Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.962 başlık/FaRk ile birlikte,
27.962 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(50/113)
- INDACAINE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDAKAİN
- INDAMINE[İng.] / INDAMINE[Fr.] / INDAMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAMİNE
- INDAN[İng.] / INDIAN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAN
- INDANDIONE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDANDİON
- INDANTHRENE[İng.] / INDANTRÈNE[Fr.] / INDANTHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDANTREN
- INDAZOLE[İng.] / INDAZOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAZOL
- INDEED :/yerine GERÇEKTEN
- İNDEKS VAKA/INDEX CASE[İng.] değil/yerine/= İLK GÖSTERGE OLGU
- İNDEKS/LEME / ENDEKS/LEME / INDEX[İng.] değil/yerine/= DİZİNLEME | LİSTE | İŞARET | GÖSTERGE
- INDEL POLYMORPHISM[İng.] değil/yerine/= İNDEL ÇOKBİÇİMLİLİĞİ
( Genlerde ilave/eksilmenin sebep olduğu çokbiçimlilik.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INDENE[İng.] / INDÉNE[Fr.] / INDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDEN
- INDEPENDENCE :/yerine BAĞIMSIZLIK
- INDEPENDENT VARIABLE[İng.] değil/yerine/= BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN
- INDEPENDENT :/yerine BAĞIMSIZ
- INDEX :/yerine DİZİN
- INDIAN :/yerine KIZILDERİLİ, HİNTLİ
- INDICATE :/yerine BELİRTMEK
- INDICATION :/yerine BELİRTİ
- INDIFERANSİYE/UNDIFFERENTIATED[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMAMIŞ
- INDIGEN[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİGEN
- INDIGO, INDIGO BLUE[İng.] / INDIGO BLEU[Fr.] / INDIGO[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO, İNDİGO MAVİ
- INDIGO CARMINE[İng.] / CARMIN D'INDIGO[Fr.] / INDIGOKARMIN, INDIGOTIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO KARMEN
- INDIGO RED[İng.] / INDIRUBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO KIRMIZISI
- INDIGOBLAUB[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO MAVİSİ
- INDIGOLD DYE[İng.] / INDIGOLD FARBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGOLD BOYA
- INDICAN[İng.] / INDICAN[Fr.] / INDICAN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKAN
- INDICATOR ELECTRODE[İng.] / INDIKATOR ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKATOR ELEKTROT
- İNDİKATÖR[Fr. < INDICATEUR] değil/yerine/= GÖSTERGE
- INDIKATÖR/INDICATOR[İng.] değil/yerine/= ENDİKATÖR
- INDICATOR[İng.] / INDICATEUR[Fr.] / INDIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKATOR
- İNDİRGEME = İRCA = REDUCTION[İng.] = RÉDUCTION[Fr.] = REDUKTION[Alm.] = REDUCTIO[Lat.] = REDUCCION[İsp.]
- İRCÂ ETMEK[Osm.] / TO REDUCE[İng.] / RÉDUIRE[Fr.] / REDUZIERTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEMEK
- MÜRCÎ[Osm.] / REDUCING AGENT, REDUCER[İng.] / RÉDUCTEUR[Fr.] / REDUCTIONSMITTEL, REDUKTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEN
- REDUCTION POTENTIAL[İng.] / REDUCTION POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENME POTANSİYELİ
- REDUCTION[İng.] / RÉDUCTION[Fr.] / REDUCTION[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENME
- İRCA OLUNMAK[Osm.] / REDUCE, TO BE REDUCED[İng.] / REDUZIERT WERDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMEK
- REDUCED PRESSURE[İng.] / PRESSION RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ BASINÇ
- REDUCED COMPTON WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DE COMPTON RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE COMPTONWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ COMPTON DALGA BOYU
- REDUZIERTE WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ DALGA BOYU
- REDUCED VALUE[İng.] / VALEUR RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ DEĞER
- REDUCED VOLUME[İng.] / VOLUME RÉDUIT[Fr.] / VERKÜRZTES VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ HACİM
- REDUCED EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ HAL DENKLEMİ
- REDUCED MASS[İng.] / MASSE RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ KÜTLE
- REDUCED TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ SICAKLIK
- REDUCED DISTANCE[İng.] / DISTANCE RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER ABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ UZAKLIK
- REDUCTOR[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEYİCİ
- İNDİRİM/ISKONTO[İt.][İSKONTO değil!] ile/ve/değil/yerine "İYİLEŞTİRME"
- INDIUMANTIMONID[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİUM ANTİMONİD
- INDIVIDUAL[İng.] değil/yerine/= BİREY
- INDIVIDUAL :/yerine BİREY
- INDIUM ANTIMONIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM ANTİMONÜR
- INDIUM ARSENIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM ARSENÜR
- INDIUM PHOSPHIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM FOSFÜR
- INDIUM CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM KLORÜR
- INDIUM SULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM SÜLFAT
- INDIUM[İng.] / INDIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM
- ACIDE INDOL BUTYRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNDOBÜTİRİK ASİT
- INDOGENIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDOJENİD
- INDOXYL[İng.] / OXINDOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOKSİL
- INDOLE[İng.] / INDOL[Fr.] / INDOL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOL
- INDOLEBUTYRIC ACID[İng.] / INDOL BUTTERSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOLBUTİRİK ASİT
- INDUAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= İNDUYAN EPOKU
( Günümüzden 252.200.000 ile 251.200.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INDUCED PLURIPOTENT STEM CELL[İng.] değil/yerine/= ENDÜKLENMİŞ PLURİPOTENT KÖK HÜCRE
( Kısaca iPS gözeleri (Induced pluripotent stem cells); herhangi bir vücut gözesinden belirli transkripsiyon etmenleri ile uygun kültür ortamlarında yeniden genetik olarak programlanmış pluripotent özelliğindeki gözelerdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INDUCTOR[İng.] değil/yerine/= İNDÜKTÖR
( Bir devrede manyetik alan oluşturarak elektrik enerjisini manyetik enerji olarak depolayan bileşen. Genellikle bir bobin biçiminde yapılır ve içinden geçen akımın değişimine karşı gösterdiği dirençle karakterize edilir. Birimi henri (H) olup, bu değeri endüktans (L) ile ifade edilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INDUCED FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= İNDÜKLENMİŞ FİSYON
- İNDÜKSİYON/INDUCTION[İng.] değil/yerine/= UYARTIM
- INDUCTION FORCE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDÜKSİYON KUVVETİ
- INDUCTION PERIOD[İng.] ile/değil/yerine/= İNDÜKSİYON PERİYODU
- İNDÜKSİYON/INDUCTION değil/yerine/= İRGİTİM
- INDUCTANCE BRIDGE[İng.] / PONT D'INDUCTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNDÜKTANS KÖPRÜSÜ
- INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNDÜKTANS
- INDUSTRIAL :/yerine ENDÜSTRİYEL
- INDUSTRY :/yerine ENDÜSTRİ
- İNE- ile/||/<> İNO-
( Fibröz doku ile ilgili. İLE/||/<> Fibröz doku ile ilgili. )
- INERT ELECTRODE[İng.] / INAKTIVE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNERT ELEKTROT
- BLANKETING[İng.] / INERTAGE[Fr.] / INTERISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İNERT GAZ KORUMASI
- INERT[İng.] değil/yerine/= ASAL
- INERT[İng.] ile/değil/yerine/= İNERT
- INERVASYON/INNERVATION[İng.] değil/yerine/= SİNİR DONATISI
- İNFAK değil/yerine/= GEÇİNDİRİ
- INFANT[İng.] değil/yerine/= BEBEK
- INFANT :/yerine BEBEK, YENİ DOĞAN
- INFANTICIDE[İng.] değil/yerine/= YAVRU KIYIMI
( Bir canlının, aynı türdeki bir başka yavruyu öldürmesi davranışı. Aslanlarda sık görülen bir davranıştır. Dişi aslanlar, yavruları sütten kesilmeden tekrar yavru verebilmek için çiftleşmezler. Bu durumda erkek aslan, çiftleşip yavru yapabilmek adına kendisine ait olmayan yavruyu öldürebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INFANTILİZM/INFANTILISM[İng.] değil/yerine/= BEBEKSİLİK
- INFARCTION[İng.] değil/yerine/= ENFARKTÜS
( Enfarktüs, etkilenen bölgeye yetersiz kan akışı nedeniyle doku ölümüdür. Kan akışındaki bir bozulma nedeniyle bir doku bölgesine yetersiz oksijen ve beslenme kaynağı olan uzun süreli iskeminin bir sonucu olarak ortaya çıkar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İNFAZ[Ar.] ETMEK değil/yerine/= YÜRÜTÜMLEMEK
- İNFAZ MASASI değil/yerine/= YÜRÜTÜM BİRİMİ
- İNFAZ MEMURU değil/yerine/= YÜRÜTÜM İŞYARI
- İNFÂZ[Ar. < NÜFÛZ | çoğ. İNFÂZÂT]/EXECUTION[İng.] değil/yerine/= YÜRÜTÜM, YERİNE GETİRME, UYGULAMA
- INFECTION :/yerine ENFEKSİYON
- İNFER- ile/||/<> İNFRA-
( Düşük. İLE/||/<> Alt, altta, aşağıda, altında. )
- INFERANS/INFERENCE[İng.] değil/yerine/= ÇIKARSAMA
- INFERIOR[İng.] değil/yerine/= AŞAĞI
- INFERTILITE/INFERTILITY[İng.] değil/yerine/= KISIRLIK
- İNFİAL değil/yerine/= EDİLGİ
- İNFİAL değil/yerine/= ETKİLENME
- İNFİAL değil/yerine/= KIZGINLIK/ÖFKE
- BLAST[İng.] / VENT[Fr.] ile/değil/yerine/= İNFİLAK ETMEK
- İNFİLÂK ile/değil/||/<> İNTİHAR
( Nesnelerde. İLE/DEĞİL/||/<> İnsanda. )
- İNFİLÂK[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= PATLAMA
- INFİLTRASYON/INFILTRATION[İng.] değil/yerine/= İÇE SIZMA
- INFIXATION değil/yerine/= İÇEKLEME
- INFLAKS/INFLUX[İng.] değil/yerine/= İÇ AKIM
- INFLATION :/yerine ENFLASYON
- INFLATION[İng.] değil/yerine/= ENFLASYON
( Ürün ve hizmet fiyatlarının genel seviyesinde süreklilik arz eden bir artış gözlemlenmesi sonucunda alım gücünde meydana gelen düşüştür.[1] Para arzındaki artış, mal ve hizmet miktarında meydana gelen artış ile dengeli ise fiyatların genel seviyesinde bir değişim yaşanmaması beklenir. Ancak bunlardan birinin fazla olması halinde denge bozulur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INFLOW[İng.] değil/yerine/= İÇE AKIŞ | GİRİŞ
- INFLUENCE :/yerine ETKİ, ETKİLEMEK
- INFORM :/yerine BİLGİLENDİRMEK
- INFORMATION :/yerine BİLGİ
- İNFRA- ile İNTRO- ile İZO- [EŞ İZOKORİ] ile JUKSTA-
( Alt, altında, -ötesi. İLE İç, içine. İLE Eş büyüklük [gözbebeği]. İLE Bitişik. )
- INFRARED/INFRARUJ INFRARED[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- RADIATION INFRAROUGE[Fr.] / INFRAROT STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İNFRARED IŞINLAR
- INFRARED RADYASYON/INFRARED RADIATION[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM
- İNFÜZE ETMEK ile İNFÜZYON
( Damar yoluyla vermek, deri altına vermek. İLE Damar yoluyla verme, deri altına verme. )
- INFÜZYON/INFUSION[İng.] değil/yerine/= DAMARDAN SIVI AKTARIMI
- INFUSION[İng.] / INFUSION[Fr.] / AUFGUB, INFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= İNFÜZYON
- INGREDIENT :/yerine İÇERİK, MALZEME
- İNGUİNAL ile İNGUİNAL HERNİ
( Kasık [ile ilgili]. İLE Kasık fıtığı. )
- inhal.[Lat. < INHALETUR] değil/yerine/= SOLUKLA İÇERİ ÇEK
- İNHALAN/INHALANT[İng.] değil/yerine/= UÇUCU MADDE
- İNHALASYON/INHALATION[İng.] değil/yerine/= SOLUKLA ALMA
- İNHALASYON ile İNHALE ETMEK ile İNHALER
( Soluma. İLE Solumak. İLE Solunan, ilaç solutucu [aygıt]. )
- İNHALER[İng.] değil/yerine/= SOLUMLATICI
- INHERITANCE OF ACQUIRED CHARACTERISTICS[İng.] değil/yerine/= EDİNİLMİŞ ÖZELLİKLERİN KALITIMI
( Çevresiyle kurduğu karşılıklı ilişkiler sonucu organizmada meydana gelen değişiklikler. 1801'de Lamarck, bu edinilmiş özelliklerin kalıtım yoluyla sonraki nesillere iletilebileceğinden bahseden bir çeşit evrim kuramı ileri sürdü. Günümüzde, bu kuram neredeyse tamamen yanlışlandı. Lamarck'a göre; zürafa, yılan, leylek ve kuğu gibi hayvanların vücut şekilleri, bu hayvanların uzun dönemler boyunca edinilmiş alışkanlıklarının sonucu. Ancak günümüzde türlerin yeni karakterleri bu biçimde kazanmadıklarını, evrimsel değişimlerin nesiller içerisindeki varyasyonlara ve seçilim sürecine bağlı olarak geliştiğini bilmekteyiz.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İNHİBE/INHIBITED[İng.] değil/yerine/= ENGELLENMİŞ
- İNHİBE ile İNHİBE ETMEK ile İNHİBİSYON ile İNHİBİTOR
( Baskılanmış, engellenmiş. İLE Baskılamak, engellemek. İLE Baskılama, engelleme. İLE Baskılayıcı, engelleyici, önleyici. )
- İNHİBİSYON/INHIBITION[İng.] değil/yerine/= ENGELLE(N)ME
- İNHİBİTÖR[İng.] değil/yerine/= ENGELLEYİCİ
- INHIBITOR[İng.] / INHIBITEURS[Fr.] / INHIBITOR, STABILISATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNHİBİTOR
- İNHİMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BAĞIMLILIK
( Bir şeye, aşırı düşkünlük gösterme, kapılma. İLE/VE/||/<>/> ... )
- İNHİSÂR[Ar. < HASR]/MONOPOL[Fr.] değil/yerine/= TEKEL
( Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum. | Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu. | Bir kişi ya da kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç. )
- İN'İSÂB[Ar.]/INNERVATION[İng./Fr.] değil/yerine/= SİNİRLERİ GÜÇLENDİRME | SİNİRLERİN GÖVDEDEKİ DAĞILIŞI
- İNİSİYASYON = DIKSHA[Sansk.]
- İNİSİYATİF[Fr./İng. < INITIATIVE] değil/yerine/= ÖNCE(Cİ)LİK, ÖNCÜLÜK
- INITIAL :/yerine İLK
- INITIALLY :/yerine BAŞLANGIÇTA
- INITIATIVE :/yerine GİRİŞİM
- inj./inject.[Lat. < INJECTIO, INJICIATUR] değil/yerine/= ENJEKSİYON, ENJEKTE EDİNİZ
- INJURY :/yerine YARALANMA
- INCA STONE[İng.] / INCA STEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNKA TAŞI
- İNKILÂP değil/yerine/=/= DEVRİM
- İNKİŞÂF[< KEŞF] değil/yerine/= AÇILMA, AÇINIM | MEYDANA ÇIKMA | MANEVİ SIRLARIN GÖRÜNMESİ
( AÇILMA | MEYDANA ÇIKMA | MANEVİ SIRLARIN GÖRÜNMESİ )
- İNKİŞAF/TEKÂMÜL[Ar.] değil/yerine/= GELİŞİM/GELİŞME
- İNKITÂ[Ar.] ile KESİLME, ARASI KESİLME, TÜKENME, BİTME
( KESİLME; ARASI KESİLME )
- İNKLINASYON/INCLINATION[İng.] değil/yerine/= EĞİM
- İNKOMPATIBIL/INCOMPATIBLE[İng.] değil/yerine/= UYUŞMAZ, | GEÇİMSİZ
- İNKOMPLET/INCOMPLETE[İng.] değil/yerine/= TAM OLMAYAN | TAMAMLANMAMIŞ
- İNKORPORASYON/INCORPORATION[İng.] değil/yerine/= İÇE KATIM
- INLET[İng.] değil/yerine/= GİRİM
- INNER :/yerine İÇ
- INNOCENT :/yerine MASUM
- İNOKÜLASYON/INOCULATION[İng.] değil/yerine/= AŞILAMA
- İNOMINA/T / INNOMINATE[İng.] değil/yerine/= ADSIZ
- İNOP./INOPERABIL/INOPERABLE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT EDİLEMEZ
- GAYRI UZVÎ[Osm.] / INORGANIC[İng.] / ANORGANISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK, ANORGANİK
- INORGANIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK ASİT
- İNORGANİK KİMYA[İng. INORGANIC CHEMISTRY] ile/||/<> ORGANİK KİMYA[İng. ORGANIC CHEMISTRY]
( Genellikle karbon içermeyen, organik olmayan bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özelliklerini inceleyen bilim dalıdır. Asitler, bazlar, tuzlar, mineraller, metaller ve ametaller buna örnek olarak verilebilir. İnorganik kimya ya da anorganik kimya; mermerin, seramiklerin, tuzların yapısını da inceler. @@ Temel yapısını karbon atomunun oluşturduğu, karbon atomunun yanında hidrojen, oksijen, azot, fosfor gibi atomları da içeren bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özelliklerini inceleyen bilim dalıdır. Organik bileşikler doğada daha çok biyolojik organizmaların yapısında bulunur. Organik bileşiklere olan ilgi geçmişten günümüze giderek artmıştır. Bu bağlamda organik bileşikler laboratuvar ortamında üretilmeye çalışılmıştır. Laboratuvar ortamında üretilen ilk organik bileşik üredir (CH4N2O). Alman kimyager Friedrich Wöhler 1828'de amonyum siyanatı ısıtarak üreyi elde etti. Bu çalışmadan sonra birçok bileşik laboratuvarda yapay olarak üretilebilmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INORGANIC CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE MINÉRALE[Fr.] / ANORGANISCHE CHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK KİMYA
- İNORGANİK KİMYASAL SAVUNMA[İng. INORGANIC CHEMICAL DEFENSE] ile/||/<> ELEMENTSEL SAVUNMA[İng. ELEMENTAL DEFENSE] ile/||/<> KİMYASAL SAVUNMA[İng. CHEMICAL DEFENSE]
( Canlı bir organizma tarafından üretilmeyen, çevreden tedarik edilmesi gereken kimyasal savunma (bknz. elementsel savunma). @@ Topraktan soğurulup bitki kofullarında, göze duvarlarında ve trikomlarda depolanan ve otçulluğu azaltan toksik elementler. @@ Otçulluğu doğrudan caydıran ya da kısıtlayan, kimyasal özelliklere sahip bileşikler ve elementler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INORGANIC PEROXIDE[İng.] / ANORGANISCHE PEROXYDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK PEROKSİT
- INORGANIC PIGMENT[İng.] / ANORGANISCHE PIGMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK PİGMENT
- INORGANIC POLYMER[İng.] / ANORGANISCHE POLYMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK POLİMER
- INORGANIC LIQUID LASER[İng.] / LASER LIQUIDE INORGANIQUE[Fr.] / ANORGANISCHER FLÜSSIGLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK SIVI LAZER
- INOSITOL[İng.] ile/değil/yerine/= İNOSİTOL
- İNOTROPİ/INOTROPY[İng.] değil/yerine/= KASILMA GÜCÜ
- İNOTROPİK/INOTROPIC[İng.] değil/yerine/= KASILIM ETKİLER
- İNOVASYON/INNOVATION[İng.] değil/yerine/= YENİLEŞİM
- İNOVATİF/INNOVATIVE[İng.] değil/yerine/= YENİLİKÇİ
- INOSITOL[Fr.] / INSITOL, MUSKELZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNOZİTOL
- INPUT[İng.] değil/yerine/= GİRDİ
- INQUIRY :/yerine SORUŞTURMA, SORGU
- INR/INTERNATIONAL NORMALIZED RATIO[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI NORMALLEŞTİRİLMİŞ ORAN
- İNŞAD ile ŞİİR OKUMA
- İNSAF/LI değil/yerine/= DUYUŞ/LU
- İNSAN = HUMAN, MAN[İng.] = HOMME[Fr.] = MENSCH[Alm.] = HOMO[Lat.] = ANTHROPOS[Yun.] = HUMANO/NA[İsp.]
- İNSANBİÇİMCİLİK = MÜŞEBBİHE = ANTHROPOMORPHISM[İng.] = ANTHROPOMORPHISME[Fr.] = ANTHROPOMORPHISMUS[Alm.] = ANTHROPOS:İNSAN. MORPHE:BİÇİM[Yun.]
- İNSANBİLİM = BEŞERİYAT = ANTHROPOLOGY[İng.] = ANTHROPOLOGIE[Fr., Alm.] = ANTHROPOS:İNSAN. LOGOS:BİLİM[Yun.] = ANTROPOLOGÍA[İsp.]
- İNSANCILIK = HUMANISM[İng.] = HUMANISME[Fr.] = HUMANISMUS[Alm.] = HUMANUS[Lat.]
- İNSANCILLIK = POLITENESS, COURTESY[İng.] = HUMANITÉ[Fr.] = MENSCHENFEUNDLICHKEIT[Alm.] = HUMANITAS[Lat.]
- İNSANÎ değil/yerine/= KİŞİCİL
- İNSANİÇİNCİLİK = Lİ-L-BEŞERİYE = ANTHROPOCENTRISM[İng.] = ANTHROPOCENTRISME[Fr.] = ANTHROPOZENTRISMUS[Alm.] = ANTHROPOS-KHENTRON[Yun.]
- İNSANLIK = BEŞERİYET, İNSANİYET = HUMANITY[İng.] = HUMANITÉ[Fr.] = HUMANITÄT, MENSCHHEIT[Alm.] = HUMANITAS[Lat.]
- İNSANOĞLU" yerine KİŞİ / İNSANLIK
- INSEKTISIT/INSECTICIDE[İng.] değil/yerine/= BÖCEKKIRAN
- INSEMINASYON/INSEMINATION[İng.] değil/yerine/= TOHUMLAMA
- İNSİDANS/INCIDENCE[İng.] değil/yerine/= GÖRÜLME SIKLIĞI
- INSIDE :/yerine İÇERİDE
- INSIGHT :/yerine İÇGÖRÜ, SEZGİ
- İNŞİKÂK[< ŞAKK] değil/yerine/= YARILMA, ÇATLAMA | İKİYE AYRILMA
- İNŞİKAK-I/ŞAKK-I KAMER değil/yerine/= AYIN YARILMASI
- INSIST :/yerine ISRAR ETMEK
- İNSİYÂK[Ar.] değil/yerine/= İÇGÜDÜ | ARDI SIRA GİTME | BİR GÜCÜN ETKİSİYLE ÇEKİLİP GİTME
- INSİZYON/INCISION[İng.] değil/yerine/= KESİ
- İNSOMNİ/INSOMNIA[İng.] değil/yerine/= UYKUSUZLUK, UYUYAMA, UYKU YİTİMİ, UYKU ZORU
- INSPEKSİYON/INSPECTION[İng.] değil/yerine/= GÖZLE İZLEME
- INSPIRASYON/INSPIRATION[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM
- İNSPİRATIONAL değil/yerine/= ESİN VERİCİ
- INSPIRATUVAR/INSPIRATORY[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM İLİŞKİLİ
- INSPIRE :/yerine İLHAM VERMEK
- INSPIRYUM/INSPIRIUM[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM
- INSTABIL/INSTABLE[İng.] değil/yerine/= DENGESİZ
- INSTABILITE/INSTABILITY[İng.] değil/yerine/= DENGESİZLİK
- INSTALL :/yerine KURMAK, YÜKLEMEK
- INSTANCE :/yerine ÖRNEK
- INSTANTON[İng.] / INSTANTON[Fr.] / INSTANTON[Alm.] ile/değil/yerine/= İNSTANTON
- INSTEAD :/yerine YERİNE
- instill.[Lat. < INSTILLANDUS] değil/yerine/= DAMLA DAMLA AKITILSIN
- INSTITUTION :/yerine KURUM
- INSTITUTIONAL :/yerine KURUMSAL
- INSTRUCTION :/yerine TALİMAT
- INSTRUCTOR :/yerine EĞİTMEN
- INSTRUMENT :/yerine ENSTRÜMAN
- INSÜFLATÖR/INSUFFLATOR[İng.] değil/yerine/= GAZ ÜFLEYİCİ
- INSULA[İng.] değil/yerine/= ADACIK
- INSULIN[İng.] / INSULINA[Fr.] / INSULIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNSULİN
- INSURANCE :/yerine SİGORTA
- int.[Lat. < INTERNUS] değil/yerine/= DAHİLÎ, İÇİLİR
- İNTÂ[Ar.] değil/yerine/= ÇOK TERLEMEK | KUSMAK
- İNTAKT/İNTACT[İng.] değil/yerine/= ETKİLENMEMIŞ
- İNTEGRAZ[İng. INTEGRASE] ile/||/<> İNTERPOLASYON[İng. INTERPOLATION]
( Bir profaj ve bakteri kromozomu bulunduran, bölgeye özel rekombinasyonları katalizleyen enzim. @@ Bilinen veri noktaları arasındaki değerleri tahmin etmek ya da hesaplamak için kullanılan matematiksel bir yöntem. Temel olarak, veri noktaları arasında bir işlev tanımlayarak, bu işlev yardımıyla eksik ya da bilinmeyen ara değerleri bulmayı sağlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INTELLECTUAL :/yerine ENTELEKTÜEL
- INTELLIGENCE :/yerine ZEKA
- INTEND :/yerine NİYET ETMEK
- INTENSE :/yerine YOĞUN
- İNTENSİF/İNTENSIVE[İng.] değil/yerine/= YOĞUN
- INTENSITY :/yerine YOĞUNLUK
- INTENTION :/yerine NİYET
- İNTER- ile İNTRA- ile DİA- ile SİN- ile SUB- ile -LEMMA
( -arası. İLE iç, içine. İLE İçinden, arasından. İLE Bitişik, yapışık, kaynaşık. İLE -altı. İLE ... zarı. )
- INTERACTION :/yerine ETKİLEŞİM
- INTERAKSİYON/INTERACTION[İng.] değil/yerine/= ETKİLEŞİM
- İNTERAKSİYON değil/yerine/= ETKİLEŞİM
- INTERAKTİF/INTERACTIVE[İng.] değil/yerine/= ETKİLEŞİMLİ
- İNTERAKTİF yerine ETKİLEŞİMLİ
- İNTERAKTİF değil/yerine/= ETKİLEŞİMLİ
- İNTERAKTİVİTE değil/yerine/= ETKİLEŞİMLİLİK
- INTEREST :/yerine İLGİ, FAİZ
- INTERESTED :/yerine İLGİLİ
- INTERESTING :/yerine İLGİNÇ
- INTERFERANS/INTERFERENCE[İng.] değil/yerine/= PARAZİT | KARIŞMA
- INTERİKTAL/INTERICTAL[İng.] değil/yerine/= NÖBETLER ARASI
- INTERİYOR/INTERIOR[İng.] değil/yerine/= İÇ BÖLÜM
- INTERMEDİYER/INTERMEDIATE[İng.] değil/yerine/= ORTA, ARA
- INTERMITAN/INTERMİTTENT[İng.] değil/yerine/= ARALIKLARLA GELEN, ARALIKLI
- INTERNAL :/yerine DAHİLİ
- INTERNAL[İng.] değil/yerine/= İÇ | İÇERLİ
- INTERNALİZASYON/INTERNALIZATION[İng.] değil/yerine/= İÇSELLES¸TİRME
- INTERNATIONAL :/yerine ULUSLARARASI
- İNTERNET[İng. INTERNET] ile/||/<> SİBERKONDRİ[İng. CYBERCHONDRIA]
( Dünya'nın çeşitli yerlerindeki bilgisayar ağlarını birbirine bağlayarak bilgisayarlar arasında veri aktarılmasını sağlayan araç. Kelime, İngilizce "bilgisayar ağı" anlamına gelen "network" sözcüğü ile "arası" anlamındaki "inter-" ön ekinin birleşiminden türetilmiştir. @@ İnternette takıntılı bir biçimde hastalık arayıp kişinin kendini hasta zannetmesine verilen isim. Yunanca "hypochondrium" sözcüğünden gelip aşırı derecede ciddi bir durumu olduğunu zannedip gereksiz endişeye kapılanlar için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INTERNET :/yerine İNTERNET
- INTERNEURON[İng.] değil/yerine/= ARA NÖRON
( Gelen ve giden duyusal bilgileri koordine eden nöron tipidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)