Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.962 başlık/FaRk ile birlikte,
27.962 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(44/113)
- AZYKLISCHE VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALKASIZ BİLEŞİK
- HALKERKİ = HÜKÜMET-İ AMME = DEMOCRACY[İng.] = DÉMOCRATIE[Fr.] = DEMOKRATIE[Alm.] = DEMOKRATIA, DEMOS:HALK, KRATOS:ERK, EGEMENLİK[Yun.] = DEMOCRACIA[İsp.]
- HALL MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= HALL DEVİNİRLİĞİ
- HALL EFFECT MULTIPLIER[İng.] / MULTIPLICATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MULTIPLIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ ÇOĞALTICI
- HALL EFFECT MODULATOR[İng.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ KİPÇE
- MODULATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ KİPLEYİCİ
- HALL EFFECT ISOLATOR[İng.] / ISOLATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHE ISOLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ YALITICI
- HALL EFFECT[İng.] / EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİSİ
- HALL VOLTAGE[İng.] / TENSION DE HALL[Fr.] ile/değil/yerine/= HALL GERİLİMİ
- MOBILITÉ DE HALL[Fr.] / HALL-BEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL HAREKETLİLİĞİ
- HALL ACCELERATOR[İng.] / HALL-BESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL HIZLANDIRICISI
- HALL PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ HALL[Fr.] / HALLOYSIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL İŞLEMİ
- HALL GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE HALL[Fr.] / HALL-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ÜRETECİ
- HALL-SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL VOLTAJI
- HALL :/yerine SALON, KORİDOR
- HALLER ORGAN[İng.] değil/yerine/= HALLER ORGANI
( Kenelerde, konukçu hayvanın bulunmasına yarayan, yağ asitlerine duyarlı kimyasal almaçtır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HALLETMEK değil/yerine/= ÇÖZMEK/ÇÖZÜME KAVUŞTURMAK/YOLUNA KOYMAK
- HALLOYSITE, HALLOYLITE[İng.] / HALLOYSITE[Fr.] / HALIT, STEINSALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HALLOYSİT
- HAL(L)ÜSİNASYON ile HAL(L)ÜSİNOJEN
( varsanı, sanrı. İLE Varsanıya yol açan, sanrıya yol açan. )
- HALLWACHS EFFECT[İng.] / EFFET HALLWACHS[Fr.] / HALLWACHS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALLWACHS ETKİSİ
- HALO-[İng.] / HALO-[Fr.] / HALL-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALO-
- HALOGEN ACIDS[İng.] / HALOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN ASİTLERİ
- HALOGEN LAMP[İng.] / LAMPE HALOGÈNE[Fr.] / HALOGEN-GLÜHLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN LAMBA
- HALOGEN[İng.] / HALOGÉN[Fr.] / HALO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN
- HALOGENERIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENLEME
- HALOGENATION[İng.] / HALOGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= HALOJENLENME
- INTERHALOGEN COMPOUNDS[İng.] ile/değil/yerine/= HALOJENLER ARASI BİLEŞİKLER
- HALOGENS[İng.] / HALOGÉNES[Fr.] / HALOGEN SÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENLER
- HALIDE, HALOGENIDE[İng.] / HALOGÉNURE[Fr.] / HALOGENID[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENÜR
- HALONIUM ION[İng.] ile/değil/yerine/= HALONYUM İYONU
- HALOTHANE[İng.] ile/değil/yerine/= HALOTAN
- HALOTHENE[İng.] ile/değil/yerine/= HALOTEN
- HALPHEN REAGENT[İng.] ile/değil/yerine/= HALPHEN REAKTİFİ
- HALÜSİNASYON/HALLUCINATION[İng.]/BİRSAM değil/yerine/= VARSANI
- HALÜSİNASYON[Fr. < HALLUCINATION] değil/yerine/= SANRI
- HALÜSİNASYON değil/yerine/= VARSANI
- HÂM değil/yerine/= ÇİĞ/OLMAMIŞ/OLGUNLAŞMAMIŞ
- CRUDE[İng.] / BRUT[Fr.] / ROH[Alm.] ile/değil/yerine/= HAM
- HAMAL[Ar.] değil/yerine/= YÜKÇÜ
- HAMAM[Ar.] ile/ve KAPLICA[< KAPALI ILICA]
( ... İLE/VE Suyu sıcak olarak yerden çıkan hamam. )
( KAPLI: Kaplanmış olan. | Altındakini göstermeyecek kadar çok olan. | Kabı olan. )
( ... ile ÇERMİK )
- HAMAM[Ar.] değil/yerine/= YUNAK
- HAMİ[Ar.] değil/yerine/= KORUYUCU
- HÂMİL[Ar.] değil/yerine/= TAŞIYAN
- HAMİLE değil/yerine/= GEBE
- HAMİLE[Ar.] değil/yerine/= GEBE/YÜKLÜ
- HAMİLİNE MUHARRER SENET değil/yerine/= TAŞIYANA YAZILI BELGİT
- HAMILTONIAN EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHE GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON DENKLEMLERİ
- FONCTIONS HAMILTONIENNES[Fr.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON FONKSİYONLARI
- HAMILTON'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İLKESİ
- HAMILTONIAN FUNCTION[İng.] / HAMILTONSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İŞLEVİ
- HAMİLTON KURALI[İng. HAMILTON'S RULE] ile/||/<> HAMİLTONIN FEDAKARLIK TEORİSİ[İng. HAMILTON ALTRUISM THEORY]
( William Hamilton'ın akraba seçilimi konusunda ileri sürdüğü kuraldır. Hamilton akrabalar için fedakarlık gerektiren durumları matematiksel ifadeye dökmüştür. Fedakarlık gerektiren bir harekette "c" fedakarlık yapanın ödediği bedel,"r" akrabalık derecesi ve "b" fedakarlık sonucu olası kazanç olmak üzere: @@ Hamilton'a göre genetik olarak birbirlerine benzeşen ve yakın olan bireylerin başkalarına oranla birbirleriyle daha çok karşılıklı yardımlaşır. Eğer akrabalarına yardım eden canlı birey, yardım etme etkinliğini destekleyen ve teşvik eden genlere sahipse, onun akrabaları da muhtemelen bu genlere sahip olacak ve böylece bu aleller aktarılabilecektir. Buna dair klasik bir örnek, arılar ve karıncalar gibi sosyal yaşamlı böceklerdir. Kolonideki işçi böcekler asla üremezler ama bunun yerine genetik olarak onlara benzeyen kraliçenin üreyebilmesi için çalışarak yardımda bulunurlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HAMİYET[Ar.] değil/yerine/= KORUMA
( Bir kişinin, yurdunu, ulusunu ve ailesini koruma çabası. )
- BLOWPIPE[İng.] / CHALUMEAU[Fr.] ile/değil/yerine/= HAMLAÇ
- HAMLAÇ[Ar.] değil/yerine ÜFLEÇ
( ... İLE Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç. | Laboratuvarlarda, yüksek ısı elde edilen araç. | Kirli havayı dışarı atan ya da temiz hava veren aygıt, aspiratör, vantilatör. )
- HAMLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÜFLEÇ/KAMIŞÇIK
( Kuyumcuların, bir ucunu aleve yakın tutup öbür ucunu üfleyerek alevi, altın ve gümüşün yumuşatmak istedikleri noktasına yönelttikleri eğri boru. )
- HAMLE[Ar.] değil/yerine/= ATILIM/ATAK
( İleri atılma, atılım. | Saldırış, savlet. | Satrançta ve damada, taş sürme eylemi. | Atak. )
- HAMLE değil/yerine/= SÜRME
- HAMMADDE değil/yerine/= ÇİĞÖZDEK
- HAMUR[Ar. < HAMİR] değil/yerine/= SUVUN/YOĞRUM
- HAND :/yerine EL
- HANDFUL :/yerine AVUÇ DOLUSU, AZ MİKTAR
- HANDİKAP"[İng. < HANDICAP] değil/yerine/= ENGEL
- HANDLE :/yerine İDARE ETMEK, SAP
- HÂNE[Fars.] ile/değil/yerine/||/<>/< BASAMAK
- HANEDÂN değil/yerine/= SOY
- HANG :/yerine ASMAK
- HANÜMAN[Fars.] değil/yerine EV/BARK/OCAK
- HANUS SOLUTION[İng.] / HANUS LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HANUS ÇÖZELTİSİ
- TABLET[İng.] / COMPRIMÉ[Fr.] / TABLETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAP
- HAPHEPHOBIA[İng.] değil/yerine/= HAFEFOBİ
( Dokunma korkusu. Yunancada "dokunma" anlamına gelen ἁφή ("haphḗ") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HAPİS değil/yerine/= KISINGI
- HAPİSHANE değil/yerine/= KISINGIDAM
- HAPLODIPLOIDY[İng.] değil/yerine/= HAPLODİPLOİDİ
( Erkeklerin döllenmemiş, haploid (tek set kromozomlu) yumurtalardan gelişip, dişilerin döllenmiş, diploid (çift set kromozomlu) yumurtalardan geliştiği üreme sistemidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HAPLOİT/HAPLOID[İng.] değil/yerine/= YARI KROMOZOMLU
- HAPLOLOJİ[Fr. < HAPLOLOGIE] değil/yerine/= ORTA HECE DÜŞMESİ
- HAPPEN :/yerine OLMAK, MEYDANA GELMEK
- HAPPY :/yerine MUTLU
- EAU OCCLUS[Fr.] / OKKLUDIERTES WASSER, EINGESCHLOSSENES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= HAPSEDİLMİŞ SU
- INCLUSION[İng.] / INCLUSION[Fr.] / EINSCHLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= HAPSETME
- HAPSETMEK değil/yerine/= KISINGILAMAK
- HAPSOLMAK değil/yerine/= KISINGILANMAK
- HAPTİK DISKRİMINASYON/HAPTIC DISCRIMINATION[İng.] değil/yerine/= DOKUNSAL AYIRT ETME
- HAPTİK/HAPTIC[İng.] değil/yerine/= DOKUNSAL
- HAPTO NOMENCLATURE[İng.] ile/değil/yerine/= HAPTO ADLANDIRMA
- HARARET[Ar.] değil/yerine/= COŞKUNLUK
- HARÂRET[Ar.] değil/yerine/= ISI
- HARÂRET değil/yerine/= SICAKLIK; ISI; SUSUZLUK
- HARARET değil/yerine/= SICAKLIK/KIZINÇ
- HARARET-İ GARÎZİYYE değil/yerine/= DOĞAL ISI
- HARARETLİ değil/yerine/= COŞKUN/COŞKULU
- HARBİDEN yerine GERÇEKTEN
- HARBOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= HARBOLİT
- HARCAMA değil/yerine/= GİDER
- HARCIRAH[Ar., Fars.] değil/yerine YOLLUK
- HARCIRAH[Ar.] değil/yerine/= YOLLUK
- TONKETTEN, MÖRTELMISCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HARÇLAMA
- HARD :/yerine ZOR, SERT
- HARDLY :/yerine NEREDEYSE HİÇ
- HARESCHES ARÄOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HARE AREOMETRESİ
- MOIRÉ EFFECT[İng.] / EFFET MOIRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE ETKİSİ
- HYDROMÈTRE D'HARE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE HİDROMETRESİ
- PILE DE HARE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE PİLİ
- MOIRÉ FRINGES[İng.] / FRANGES MOIRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE SAÇAKLARI
- HARE'S HYDROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= HARE SIVIÖLÇERİ
- HARE[Ar.]/MENEVİŞ[Fars.] değil/yerine/= DALGIR
( Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. | Terementi ağacının tohumu. )
- HAREKAT değil/yerine/= EYLEMGE
- HAREKET/AKSİYON değil/yerine/= DEVİM/DEVİNİM
- HAREKET ETMEK değil/yerine/= DAVRANMAK
- HAREKET ETMEK değil/yerine/= DEVİNMEK/KIMILDA(N)MAK/KIPIRDA(N)MAK
- HAREKET ETMEK değil/yerine/= YOLA GİTMEK/YOLA ÇIKMAK
- HAREKET ETTİRİLMEK değil/yerine/= DEVİNDİRİLMEK/KIMILDATILMAK/KIPIRDATILMAK
- HAREKET ETTİRMEK değil/yerine/= DEVİNDİRMEK/KIMILDATMAK/KIPIRDATMAK
- HAREKET:
NOKTA ve/<> HAT ve/<> SATIH/YÜZEY ve/<> HACİM/CİSİM
- MOTION, MOVEMENT[İng.] / MOUVEMENT[Fr.] / BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HAREKET
- HARF[Ar.] değil/yerine/= İMCE/İMLEÇ/YAZAÇ/TANIK/KIMSA
- HARF[Ar.] yerine KIMSA/YAZAÇ/İMCE
- HARF ile/ve/<>/> SESLEM/HECE
( HARF ile/ve el-MAKTA )
- HARİÇ değil/yerine/= DIŞINDA
- HARICEN/EXTERNAL[İng.] değil/yerine/= DIŞTAN
- HARİCEN[Ar.] değil/yerine/= DIŞARIDAN/DIŞTAN
- HÂRİC-İ KISMET değil/yerine/= BÖLÜM
- HARİCİ değil/yerine/= DIŞ
- HARICİYE/GENERAL SURGERY[İng.] değil/yerine/= GENEL CERRAHİ
- HARİÇ/MÜSTESNA değil/yerine/= DIŞINDA/-DEN BAŞKA
- HARİKA değil/yerine/= OLAĞANÜSTÜLÜK
- HARİKULADE/HARİKA değil/yerine/= OLAĞANÜSTÜ/EŞİ GÖRÜLMEMİŞ
- HARING-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HARİNG GÖZESİ/HÜCRESİ
- HARING CELL[İng.] ile/değil/yerine/= HARİNG PİLİ
- HARİTA[Ar.] değil/yerine/= ÇİZİNÇ
- HARKER-KASPER-UNGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKER-KASPER EŞİTSİZLİĞİ
- HARKER-KASPER INEQUALITIES[İng.] / INÉGALITÉS DE HARKER-KASPER[Fr.] ile/değil/yerine/= HARKER-KASPER EŞİTSİZLİKLERİ
- HARKINS RULE[İng.] / RÈGLE D'HARKINS[Fr.] / HARKINS-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKİNS KURALI
- HARMANİ/YE, PELERİN değil/yerine ÜST GİYSİSİ
( Gövdeyi saran, kolsuz ve bazen kukuletalı bir çeşit üst giysisi. )
- BLENDING[İng.] / MÉLANGE[Fr.] / MISCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMANLAMA
- HARMONIC DISTORTION[İng.] / DÉFORMATION HARMONIQUE[Fr.] / HARMONISCHE VERZERRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK BOZULMA
- HARMONIC ANALYSER[İng.] / HARMONISCHER ANALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK ÇÖZÜMLEYİCİ
- HARMONIC FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE HARMONIQUE[Fr.] / HARMONISCHE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK FREKANS
- INHARMONIC MOTION[İng.] / MOUVEMENT ANHARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK OLMAYAN HAREKET
- INHARMONIC OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR ANHARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK OLMAYAN SALINGAÇ
- HARMONIC OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR HARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK SALINGAÇ
- HARMONISCHER OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK SALINICI
- HARMONIC[İng.] / HARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK
- INHARMONICITY[İng.] ile/değil/yerine/= HARMONİKSİZLİK
- KEÇİBOYNUZU / HARNUP/HARRUP[Ar.] ile KEÇİ BOYNUZU
( Bitki. İLE Keçinin boynuzu. )
- HARP/CENK değil/yerine/= SAVAŞ
- HARRIS FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARRIS[Fr.] / HARRIS-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARRİS AKIŞI
- HARTAMA değil/yerine/= PEDAVRA
- HARTMANN FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN AKIŞI
- HARTMANN FORMULA[İng.] / FORMULE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN FORMÜLÜ
- HARTMANN NUMBER[İng.] / NOMBRE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN SAYISI
- HARTREE UNITS[İng.] / UNITÉS DE HARTREE[Fr.] / HARTREE-EINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE BİRİMLERİ
- HARTREE-FOCK-NÄHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YAKLAŞIKLIĞI
- HARTREE-FOCK APPROXIMATION[İng.] / APPROXIMATION D'HARTREE-FOCK[Fr.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YAKLAŞIMI
- HARTREE-FOCK METHOD[İng.] / MÉTHODE DE HARTREE-FOCK[Fr.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YÖNTEMİ
- HARTREE[İng.] / HARTREE[Fr.] / HARTREE[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE
- HARVESTING[İng.] değil/yerine/= ELDE EDİM
- HAS/MAHSUS/TİPİK değil/yerine/= ÖZGÜ
- HAS/MAHSUS[Ar.] değil/yerine/= ÖZE/ÖZGÜ
( Bir cinste ya da bireyde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde ya da bireyde rastlanılmayan. )
- HAS değil/yerine/= SOM
- HASAR[Ar.]/DAMAGE[İng.] değil/yerine/= ZEDELENME
- HASAR[Ar.] değil/yerine/= ÇIĞIM
- HAŞARI değil/yerine YARAMAZ
( Çok yaramaz çocuk. | Huysuz, azgın hayvan. )
- HASBEL MEMURİYE değil/yerine/= İŞYARLIK GEREĞİ
- HASEBİYLE/SEBEBİYLE/HAYSİYETİYLE değil/yerine/= NEDENİYLE/-DEN ÖTÜRÜ/DOLAYI, DOLAYISIYLA
- HASED/HASET değil/yerine/= KISKANÇLIK, ÇEKEMEMEZLİK | HAKKI ÖRTMEK [KÖKÜ KÜFÜRDÜR]
- HAŞERE değil/yerine/= BÖCEK
- HASET ETMEK değil/yerine/= KISKANMAK/ÇEKEMEMEK/KISKANÇLIK ETMEK
- HASET değil/yerine/= KISKANÇLIK/ÇEKEMEMEZLİK/GÜNÜ
- HASET/HASUT değil/yerine/= KISKANÇ/GÜNÜCÜ
- HASH FUNCTION[İng.] değil/yerine/= ÖZETLEME İŞLEVİ
- HASH[İng.] değil/yerine/= ÖZET DEĞER
- HASHISH, INDIAN HEMP[İng.] / CANNABIS, CHANURE INDIEN[Fr.] / HASCHISCH, INDISCHER HANF[Alm.] ile/değil/yerine/= HAŞHAŞ/HAŞİŞ, KANNABİS, HİNT KENEVİRİ
- HÂSIL OLMAK değil/yerine/= OLUŞMAK/ORTAYA ÇIKMAK/TÜREMEK
- HASILAT değil/yerine/= TÜM GELİR
- HAŞİV[Ar.] değil/yerine DOLDURMA
( Doldurma. | Yazıyı ya da konuşmayı gereksiz ayrıntılarla uzatma. )
- FASTNESS[İng.] / RÉSISTANCE[Fr.] / FESTER ZUSTAND REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HASLIK
- HAŞMET[Ar.] yerine GÖRKEM
- HAŞR Ü NEŞR[Ar.] değil/yerine/= TOPLANMA VE DAĞILMA
- HAŞR değil/yerine/= TOPLA(N)MA
- HASRET değil/yerine/= ÖZLEM
( (")İnsan("), (")bireyler(") içinde, birey'e özlem duyarak yaşar. )
- HASRETMEK[Ar.] değil/yerine/= ÖZGÜLEMEK
- HAŞR[Ar.]-KALKMAK/KOPMAK -ile/ve/||/<>
( Gizlendiği yerden ortaya çıkmak.[HA-ŞA-RA > HA-ŞA-RE: Açıkta olmayan. Gizlendiği yerden çıkan.] İLE/VE/||/<> Oturduğu/görüldüğü yerden kalkmak.[Kıyam, kıyamet.] )
- HASSAS değil/yerine/= DUYARLI
- HASSAS değil/yerine/= DUYARLI
- HASSAS değil/yerine/= DUYARLI
- HASSAS[Ar.]/SANTİMANTAL[Fr.] değil/yerine/= DUYARLI
- HASSAS değil/yerine/= DUYGAN
- HASSASİYET değil/yerine/= DUYARLILIK
- HASSASİYET değil/yerine/= DUYARLILIK/DUYGUNLUK
- HASSAS/LIK ile DUYARLI/LIK
( SENSITIVE/NESS vs. AWARE/NESS )
- HASSATEN[Ar.] değil/yerine AYRICA, ÖZELLİKLE
- HASTA/LIK değil/yerine/= SAYRI/LIK / SAYRU
- HASTAHANE[Fars.] değil/yerine/= SAĞALTAY
- LINE VOLTAGE[İng.] / TENSION DE LIGNE[Fr.] / LINIE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HAT GERİLİMİ
- HAT[Osm.] / LINE[İng.] / LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAT
- HAT ile/||/<> HATT MÜSTAKÎM
( Çizgi. İLE/||/<> Doğru. | Varsayılan iki nokta arasını bağlayan en kısa çizgi. )
- HAT değil/yerine/= İLETİR
- HAT :/yerine ŞAPKA
- ERROR[İng.] / FAULSCHLAMM GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= HATA
- HATÂ[Ar.] ile/değil HATTÂ[Ar.]/DAHASI ile/değil HATTA
( Yanlış. İLE Dahası. İLE Sınırda[hat üzerinde]. )
- HATÂ değil/yerine/= YANLIŞ
- HATE :/yerine NEFRET ETMEK
- HATİP değil/yerine/= SÖZEN
- HATIRA[Ar.]/BERGÜZAR[Fars.]/YÂDİGÂR[Fars.] değil/yerine/= ANMALIK, ARMAĞAN
- HATIRA[Ar.] ile ANI
- HATIRLAMAK[Ar.] ile/değil/yerine/= ANIMSAMAK
- HATTA[Ar.]["HATA" değil!] değil/yerine/= DAHASI
- HATT-I MÜBAS değil/yerine/= TEĞET
- HAUTERIVIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= HATERVİYAN EPOKU
( Günümüzden 132.900.000 ile 129.400.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HAÜY'S LAW[İng.] / LOI D'HAÜY[Fr.] / HAÜYSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAÜY YASASI
- HAVA BASINCI[İng. AIR PRESSURE] ile/||/<> HAVA KÜTLESİ[İng. AIR MASS]
( Hava moleküllerinin, atmosferin içinde bulunan maddelere hava ağırlığından dolayı uyguladığı kuvvettir. 0°C'de ve deniz seviyesinde standart olarak 76 cmHg olarak ölçülür. 76 cmHg, yaklaşık 1 atmosferik basınç birimine (atm) ve 101325 Pascala eşdeğerdir. @@ Genellikle tutarlı bir sıcaklık ya da su buharı içeriğine sahip, bazen yüzlerce ya da binlerce kilometre kareyi kaplayan büyük hacimli havadır. Hava kütleleri genelde kıtasal, arktik ya da tropikal gibi kaynak türlerine göre sınıflandırılır. Hava kütleleri ya da diğer hava sistemleri, jet akımları ve atmosfer basınçtaki farklılıklarla Dünya yüzeyine yönlendirilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HERMETIC[İng.] / HERMÉTIQUE[Fr.] / HERMETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= HAVA GEÇİRMEZ
- LUFTBLASE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAVA KABARCIĞI
- HAVA MUHALEFETİ değil/yerine/= KALIK ELVERİŞSİZLİĞİ
- AIR[İng.] / LUFT[Alm.] ile/değil/yerine/= HAVA
- HAVA[Ar.] değil/yerine/= GÜNZEL | EZGİ | KALIK
- HAVA/AMBİYENS[Fr.]["AMBİYANS" değil!] değil/yerine/= ORTAM
- HAVA/CI/LIK değil/yerine/= GÖĞEY/Cİ/LİK
- HAVAÎ değil/yerine/= GÖĞELİ
- HAVAİ değil/yerine/= YELEME
( Ciddi olmayan, ciddi işlerle uğraşmayan, ciddi işler yapmayan. )
- HAVALANDIRMAK değil/yerine/= GÖĞELTMEK
- HAVALANMAK değil/yerine/= GÖĞELMEK
- HAVE :/yerine SAHİP OLMAK
- HAVELOCK'S LAW[İng.] / LOI D'HAVELOCK[Fr.] / HAVELOCK-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAVELOCK YASASI
- HAVF[Ar.]/FOBİ[İng.] değil/yerine/= YILGI, KORKU, KORKMA
( Belirli nesneler ya da durumlar karşısında duyulan, olağandışı güçlü korku, dehşet. )
- HÂVÎ[Ar.] değil/yerine/= İÇİNE ALAN, İÇERME, KAPSAYAN
- HAVUZ değil/yerine/= DOLGAN
- HAVZA-İ FAHMİYE değil/yerine/= KÖMÜR BÖLGESİ
- HAWKING RADIATION[İng.] değil/yerine/= EŞ ANLAMLAR: HAWKİNG RADYASYONU
( İngiliz fizikçi Stephen Hawking (1942-2018) tarafından ilk kez öne sürülen ve kuantum mekaniği ile kütleçekim özelliklerinin birleşimi nedeniyle, bir kara deliği çevreleyen bükülmüş uzay-zamanın az miktarda ısı yaydığını belirten bir teoridir. Bu enerji kaybını telafi etmek üzere kütle biriktirmeyen kara deliklerde Hawking radyasyonu, olay ufkunun zamanla küçülmesine neden olur ve böyle bir kara delik nihayetinde enerjik parçacıklar ve gama ışınlarından oluşan bir parlama ile buharlaşacaktır. Yıldız kütleli kara deliklerin buharlaşması evrenin şimdiki yaşının onlarca katı kadar zaman alırken süper kütleli kara deliklerinki daha da uzun zaman alacaktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HAY BRIDGE[İng.] / PONT DE HAY[Fr.] / HAY-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAY KÖPRÜSÜ
- HAY TEK[İng. < HIGH TECH] değil/yerine/= YÜKSEK TEKNOLOJİ
- HAYA/HUSYE/BEYZE/BİLLUR/MEBİZ[Ar.]/TESTİS[Lat.] değil/yerine/= ERBEZİ/TAŞAK
( TESTICLE vs. SCROTUM )
- HAYA[Fars.] ile HAYÂ'[Ar.] ile AYA
( Erbezi, husye/husâ, testis. İLE Utanma, utanç. | Namus, edep. | Günahtan kaçınma. İLE Avuç içi. )
(1996'dan beri)