Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 8.716 başlık/FaRk ile birlikte,
8.716 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(27/36)


- PATOJEN[İng. PATHOGEN] ile/||/<> ANTİMİKROBİYAL[İng. ANTIMICROBIAL] ile/||/<> ENFEKSİYÖZ[İng. INFECTIOUS] ile/||/<> ET YİYEN BAKTERİ[İng. FLESH EATING BACTERIA] ile/||/<> İNFLAMAZOM[İng. INFLAMMASOME]

( Konak olarak bulaştığı canlının fizyolojisini bozan ve genelde hastalıklara neden olan mikroorganizmalar (virüsler, bakteriler, prionlar ve mantarlar) için kullanılır. Kelimenin kökeni Yunancadan gelmektedir ve "acı oluşum" demektir. @@ Mikroorganizmaların üremelerine engel olan ya da onları öldüren maddeler. Özellikle patojenik (hastalık yapıcı) mikroorganizmaların etkinliğini durdurmayı amaçlarlar. @@ Bir hastalığın ya da hastalığa neden olan (virüs, bakteri ya da başka bir patojen gibi) etkenin bir kişiden hayvandan ya da organizmadan diğerine doğrudan ya da dolaylı olarak bulaşarak enfeksiyona neden olması. @@ Streptococcacceae familyasına ait bir bakteri türüdür. Küre şeklinde, Gr(+), oksijenli solunum yapar, hareketsizdir ve spor üretmeyen patojen bir bakteridir. Normalde insan florasında boğaz ve burunlarda bulunur. Ancak sayısı arttığında, bu bakteri farenjite yol açar. Deri enfeksiyonlarına da neden olur. @@ İnflamazom, patojenik mikroorganizmaları ve steril stres etmenlerini tespit eden ve yüksek derecede pro-inflamatuar sitokinler olan interlökin-1beta (IL-1β) ve IL-18'i aktive eden bir göze içi multiprotein kompleksidir. İnflamazomlar ayrıca piroptoz adı verilen bir göze ölümü mekanizmasını tetikler. İnflamazomlarla ilişkili bozukluklar, bazı otoinflamatuar sendrom ve otoimmün hastalıklarla ilişkilidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PATRON ile/<> AİLE ile/<> SEVGİLİ/EŞ

( [ne yazık ki]
Köle gibi olmamızı/çalışmamızı ister/bekler. İLE/VE/||/<> Kendi istedikleri gibi olmamızı ister/bekler. İLE/VE/||/<> Sürekli değişmemizi ister/bekler. )


- PATTERSON VECTORS[İng.] / VECTEURS DE PATTERSON[Fr.] ile/değil/yerine/= PATTERSON VEKTÖRLERİ


- PATTINSON PROCESS[İng.] / PATTINSONAGE[Fr.] / PATTINSONIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTİNSON İŞLEMİ


- PAUL JOSEPH GOEBBELS ile/değil KURT GÖDEL


- PAULI PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME DE PAULI[Fr.] / PAULISCHER PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ PARAMANYETİZMASI


- PAULI SPIN MATRICES[İng.] / MATRICES DE SPIN DE PAULI[Fr.] / PAULI-SPINMATRIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ SPİN MATRİSLERİ


- PAWLOWNIA ile/ve OCALIPTUS


- PAYDOS ile PAYDOS VAKTİ ile PAYDOS BORUSU


- PAYDOS[Yun.] değil/yerine SON/ARA

( İşi ya da çalışmayı, (geçici olarak) bırakma. DEĞİL/YERİNE ... )


- PAYEN'S PROCESS[İng.] / PAYEN TRAITER[Fr.] / PAYEN BEHANDELN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAYEN İŞLEMİ


- PAYEN[Fr.]/PAGAN(US)[Lat.] ile ...

( Çok tanrılı dinden olan. )


- PÂYİDAR/PÂY-DÂR[Fars.] değil/yerine/= KALIMLI/YERLEŞMİŞ


- Paylaşım için SUS!!!


- PAZAR ile/ve/||/<> PANAYIR[Yun. < PAN AGHIOS]

( Haftalık ve/ya da belirli günlerde kurulan. İLE/VE/||/<> Yılda 1-2 kez kurulan/yapılan, sergi niteliği de taşıyan pazar. )


- PAZARLAMA ile/ve/yerine SATIŞ

( Ürünün üretiminden, son tüketiciye ulaşması ve sonrasındaki tüketici destek aşamalarının tamamını kapsar. İLE/VE/YERİNE Pazarlama etkinliklerine anlam kazandıran, hedef aşamadır. Bir ürünün üretimi, reklam edilmesi, fiyatlandırılması, pazara çıkarılması ve tüketiciye sunulacak aşamaya getirilmesini pazarlama süreci olarak değerlendirirsek; bu aşamadan sonra tüketiciye sunulması, sunum yapılması ve kabul edilebilir bir bedel karşılında takasa sokulması işlemi. Genel olarak müşteriye "evet" dedirtme etkinliğidir. )

( Net kâra bakar. İLE/VE/YERİNE Ciroya bakar. )

( Hedefi, şirketin kârlılığını sağlamaktır. İLE/VE/YERİNE Satıcının hedefi ise verilen ciro hedefini tutturmaktır. )

( Süreç yönetir. İLE/VE/YERİNE Süreci başarılı sonlandırma [ürünü verip karşılığını alma] görevini üstlenir. )

( Gereksinim belirler/oluşturur. İLE/VE/YERİNE Gereksinim giderir. [Bazı durumlarda satıcı gereksinim belirlemek ya da var olan gereksinimi açığa çıkarmak için etkin olabilir.] )

( Müşteriyi, ürüne çeker. İLE/VE/YERİNE Ürünü, müşterinin parasıyla takas eder. )


- PAZARLAMAK ile PAZARLANMAK ile PAZARLAŞMAK ile PAZARLAYABİLMEK ile PAZAR/LIK ile PAZARCI/LIK ile PAZARLAR ile PAZAR YERİ ile PAZARLIKLI ile PAZARLIKÇI/LIK ile PAZARLAMACI/LIK ile PAZARLIKSIZ ile PAZAR KAYIĞI ile PAZARLIKLI ALIŞVERİŞ


- PAZU[Fars. < BÂZÛ](BİSEPS) ile/ve TRİSEPS

( Kolun, omuz ile dirsek arasındaki bölümü. İLE/VE ... )

( BICEPS vs./and TRICEPS )


- PAZVAL ile/değil/yerine KAYIŞ

( Kunduracıların, çalışırken, kundurayı, dizleri üzerinde tutmak için kullandıkları kayış. )


- PDA/PERSONAL DATA ASSISTANT | PATENT DUCTUS ARTERIOSUS[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL VERİ YARDIMCISI | PATENT DUKTUS ARTERİYOZUS, DUKTUS ARTERİYOZUS AÇIKLIĞI


- PDI ile/||/<> MONODİSPERS

( PDI = Mw/Mn dağılım genişliği İLE monodispers PDI = 1. )

( Formül: Polidispers İLE uniform )


- PEACE :/yerine BARIŞ


- PEÇELİ BAYKUŞ ile KIR BAYKUŞLARI ile KULAKLI ORMAN BAYKUŞU ile ALACA BAYKUŞ

( Tiz bir sesle çığlık atar. İLE Genellikle ses çıkarmaz. İLE Düşük perdeden uzatılmış bir uu-uu-uu sesi çıkarır. İLE Erili huuu-huuu-huuu diye öter, dişili boğuk bir sesle kiv-vik diye ses çıkarır. )

( ile ... ile ... ile ... )


- PECULIARITY/SPECIALITY vs./and PRIVILEGENESS


- PEDER ile/||/<> PEDEREŞ

( Baba. İLE/||/<> (Onun) babası. )


- PEDİYATRİ/PEDİATRICS[İng.] değil/yerine/= ÇOCUK SAĞLIĞI VE SAYRILIKLARI BİLİMİ


- PEGASUS ve TRUVA ATI


- PEGASUS ile/ve UNICORN

( Kanatlı at. İLE/VE Boynuzlu at. )

( ASLAN - KEÇİ - YILAN )

( bkz. KİMERİZM/CHIMERISM )


- PEJMURDE[Fars.] değil/yerine/= SALAŞ

( Eski püskü, yırtık. | Dağınık, perişan. )


- PEKİN = EMİNL = CERTAIN[İng., Fr.] = GEWIß[Alm.] = CERTUS[Lat.]


- Pekiştirmek için SUS!!!


- PEMDAS and/sometimes/||/<> BODMAS

( Parantheses > Exponents > Multiplication > Division > Addition > Subtraction AND/SOMETIMES/||/<> Brackets > Order > Division > Multiplication > Addition > Subtraction )

( Parantez > üstler > çarpma > bölme > toplama > çıkarma VE/BAZEN/||/<> Parantez > üstler > bölme > çarpma > toplama > çıkarma )


- Pençen konuşmaktır! KONUŞ!!!


- Pençen yok! KONUŞ!!!


- PENGUEN ile/ve/değil DENİZ KUŞU(CORMORANTS)

( ... İLE/VE/DEĞİL Patagonya'da, bir çeşit karabatak olan ve uzaktan penguene benzeyen deniz kuşları bulunmaktadır. )


- PENİ ile PENİS


- PENİS ile/ve/||/<> DILAK/BIZIR[Ar. < BAZR]/KLİTORİS[Yun.]

( BAYZAR/BAZR[Ar.]: Rahmin başlangıcındaki et parçası, dilcik. )

( PREPUS: Penis ve klitorisin baş kısmını örten deri kıvrımı. )

( Klitorisin, Anlatılmayan Öyküsü )

( )

( )

( Kökeni/Etimolojisi: clitoris < Mateo Renaldo Colombo [İtal. anatomist][1516-1559] < kleítoris κλείτορις|EYun]: küçük kapalı yer < kleíō κλείω|EYun]: kapatmak, kapalı olmak, örtmek )

( )

( 4000 sinir ucu bulunmaktadır. İLE/VE/||/<> 8000 sinir ucu bulunmaktadır. )

( PENIS vs./and/||/<> CLITORIS )


- PENS[Fr.] değil/yerine/= KISKAÇ/MAŞA[Fars. < MAŞE: Tetik.]

( Çeşitli biçim ve büyüklükte, maşa ya da kıskaç. | Giysilerde, kimi yerinden içeri doğru daraltılarak dikilmiş bölüm. )


- PENS ile PENSE


- PEOPLE vs. PEOPLES


- PEPTIDES[İng.] / PEPTITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PEPTİTLER


- PEPTOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= PEPTOLİZ


- PERACIDS[İng.] ile/değil/yerine/= PERASİTLER


- PEREKLITOS ile/ve PARAKLITOS(AHMED)


- PERFORMANS değil/yerine/= BAŞARIM


- PERFORMANS ile PERFORMANS ÖDEVİ


- PERHAPS :/yerine BELKİ


- TABELLE DES PERIODENSYSTEMS, TAFEL DES PERIODENSYSTEMS[Alm.] ile/değil/yerine/= PERİYODİK TABLO


- PERKÜTAN/PERCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİ YOLUYLA, DERIDEN


- PERMANENCE vs. CONTINUOUSNESS


- PERMEANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PERMEANS


- PERMEANCE[İng.] / PERMÉANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= PERMİANS


- PEROXIDES[İng.] / PEROXYDES[Fr.] / PEROXYDE[Alm.] ile/değil/yerine/= PEROKSİTLER


- PERVEANCE[İng.] / PERVÉANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= PERVEANS


- PERVERÎ[Fars.] / PERVERİŞ[Fars.] / PERVERÎŞ-ÂMÛZ[Fars.] / PERVERÎŞ-YÂB[Fars.] / PERVERİŞ-YÂFTE[Fars.]

( Besleyicilik, büyütücülük, terbiye. | Seçme. | Sevme. İLE Besleyiş, besleme, beslenme. | İlerleme, terakkî. İLE Mânen yetiştiren, filozof. İLE Beslenen. | Yetiştirilen, terbiye gören, terbiye edilen. İLE Büyütülmüş, bakımlı, terbiyeli, terbiye edilmiş. )


- PERVERSE SHEAVES ile/||/<> CONSTRUCTİBLE SHEAVES

( Perverse sheaves intersection kohomoloji için uygun kategoriyken İLE constructible sheaves daha genel stratified uzaylarda tanımlıdır )

( Formül: Intersection cohomology )


- PEŞ[Fars.] ile PEŞ[Fars.]

( Arka. İLE Bazı giysilerin bol olması için yanlarına eklenen kumaş parçası. )


- PEŞ ile PEŞ PEŞE ile PEŞİ SIRA ile PEŞİ PEŞİNE


- PES ile PESO ile PEST ile PES SES ile PES PERDE ile PES SESLİ/LİK


- PES ile/ve/||/<>/> TİZ ile/ve/||/<>/> UYUM

( Hafif, yavaş sesle söylenen. | Yenilgiyi kabul ettiğini belirtmek için ya da birinin şaşkınlık veren davranışlarına karşılık olarak kullanılır. İLE/VE/||/<>/> İnce, keskin selen/sadâ. İLE/VE/||/<>/> ... )


- PEŞİN ile PEŞİNCİ/LİK ile PEŞİN CEVAP ile PEŞİN FİKİR ile PEŞİN HÜKÜM ile PEŞİN PEŞİN ile PEŞİN SATIŞ ile PEŞİN YARGI ile PEŞİN PİYASA ile PEŞİN PAZARLIK


- PEŞREV"[Fars. < PİŞREV] ile/ve/||/<>/> GİRİŞ


- PETROCHEMICALS[İng.] / PETROCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PETROKİMYA, PETROKİMYASAL NESNELER


- OIL GAS[İng.] / PETROLIUM GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= PETROL GAZI


- [ne yazık ki]
PEZEVENK/TERES/KAVAT[Ar. < KAVVÂD]/GODOŞ[Erm. < KODOŞ]/PIMP/COCKOLD[İng.] ile/değil PUZEVENK


- PFUND SERIES[İng.] / SÉRIES DE PFUND[Fr.] ile/değil/yerine/= PFUND DİZİLERİ


- PHARMACOGENOMICS ile/||/<> CLASSICAL PHARMACOLOGY

( Pharmacogenomics genetik varyasyonun ilaç yanıtına etkisini incelerken İLE classical pharmacology genel ilaç etki mekanizmalarını inceler )

( Formül: Drug response genetics )


- PHASE-TRANSFER CATALYSİS ile/||/<> HOMOGENEOUS CATALYSİS

( Phase-transfer catalysis farklı fazlar arası reaktant transferini sağlarken İLE homogeneous catalysis tek fazda katalizdir )

( Formül: Quaternary ammonium )


- PHENETICS[İng.] değil/yerine/= FENETİK

( Türlerin fiziksel benzerliklerine göre popülasyonları ve türleri gruplandırma şablonudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHI/PUBLIC HEALTH INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= HALK SAĞLIĞI BİLİŞİMİ


- PHILOMYTHOS ile/ve PHILOSOPHOS


- PHILONOUS ile/ve/||/<> HYLAS


- PHILOSOPHY vs. METAPHYSICS


- PHOSPHOPROTEOMICS ile/||/<> ACETYLOMICS

( Phosphoproteomics protein fosforilasyonunu incelerken İLE acetylomics protein asetilasyonunu inceler )

( Formül: PTM analysis )


- PHOTOCATALYSİS ile/||/<> DARK CATALYSİS

( Photocatalysis ışık emilimi ile katalizör aktivasyonuyken İLE dark catalysis ışık gerektirmeyen katalitik süreçtir )

( Formül: Band gap excitation )


- PHYLOGENOMICS ile/||/<> CLASSICAL PHYLOGENY

( Phylogenomics tüm genom dizisi ile evrimsel ilişki kurarken İLE classical phylogeny morfolojik özelliklerle evrimsel ilişki kurar )

( Formül: Whole genome phylogeny )


- PHYSIOLOGICAL NEEDS vs./and PSYCHOLOGICAL NEEDS


- PIECE BY PIECE vs. ALL IN PIECES


- PIEZOELECTRIC HYSTERESIS[İng.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ERESİM


- PIEZOELECTRIC MATERIALS[İng.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK GEREÇLER


- MATÉRIAUX PIÉZOÉLECTRIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK MALZEMELER


- PIEZOELEKTRISCHE HYSTERESE, PIEZOELEKTRISCHE HYSTERESIS[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZOELEKTRİK HİSTEREZİS


- PİGEONHOLE İLE RAMSEY İLE ERDŐS ile/||/<> KOMBİNATORİK İLKELER

( Varlık ve sayma teoremleri. )

( Formül: R(3 ile3) = 6 )


- PIGMENTS[İng.] / PIGMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİGMENT


- PIHTILAŞABİLİR ile PIHTILAŞTIRICI ile PIHTILAŞMAK ile PIHTILAŞMIŞ ile PIHTILAŞMIŞ KAN ile PIHTILAŞMA ile PIHTI

( COAGULABLE vs. COAGULANT vs. COAGULATE vs. COAGULATED vs. COAGULATED BLOOD vs. COAGULATION vs. COAGULUM )

( انعقاد پذيري ile انعقاد پذير ile منعقد کننده ile منعقد کردن ile دلمه کردن ile دلمه شدن ile منعقد ساختن ile منعقد ile خون بسته ile لختگي ile انعقاد ile انعقاد شير )

( ENEGHAD PAZYRY ile ENEGHAD PAZYR ile MANAGHAD KONANDEH ile MANAGHAD KARDAN ile DELMEH KARDAN ile DELMEH SHODAN ile MANAGHAD SAKHTAN ile MANAGHAD ile KHON BASTEH ile LAKHTGY ile ENEGHAD ile انعقاد شير )


- PİLONİDAL SİNÜS ile/ve/||/<> PİLONİDAL APSE

( Açıklamalarını okumak için burayı tıklayınız... )


- PILOT PLANT[İng.] / INSTALLATION EXPERIMENTALE[Fr.] / VERSUCHSANLAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= PİLOT TESİS


- PINOSITOZ/PINOCYTOSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZE SIVI İÇİMİ


- PİRAMİTLER:
[BOSNA ile GİZA ile TİKAL ile MAURITIUS ile KOHKER ile GUIMAK ile ENDONEZYA ile JİLİN ile BEYAZ ile KUKULKAN ile SUDAN ile SUALTI ile KÜBA ile YONAGUNİ ile BALİ ile MAYA ile JAVA ile KAMBOÇYA ile AVUSTRALYA ile GUATEMALA] ile
MODERN PİRAMİTLER
[MOSKOVA ile KANADA ile CEITUS ile MEMPHIS ile LAS VEGAS]

( [Bosna'da. İLE Mısır'da. İLE Guatemala'da. İLE Mauritius'ta. İLE Kamboçya'da. İLE Kanarya Adaları'nda. İLE Endonezya'da. İLE Kuzeydoğu Çin'de. İLE Çin'de. İLE Meksika'da. İLE Sudan'da. İLE Portekiz açıklarında. İLE Küba açıklarında. İLE Japonya'da. İLE Bali adalarında. İLE Güney Amerika'da. İLE Java adalarında. İLE Kamboçya'da. İLE Avustralya'da. İLE Guatemala'da.]
İLE
Modern:
[Rusya'da. İLE Kanada'da. İLE Roma(İtalya)'da. İLE Amerika'da. İLE Amerika'da.] )

( En çok piramitin bulunduğu ülke, Mısır değil Sudan'dır[220 piramit bulunmaktadır.] )


- BRASS[İng.] / LATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PİRİNÇ


- PİRİNÇTE:
SİYAH TAŞ ile/ve/değil/||/<>/< BEYAZ TAŞ


- PIRLANTA[İt. BİRİYYAN < Fr. BRILLANT: Parlayıcı.] ile/ve/< ELMAS

( Birçok façetası olacak biçimde yontulmuş, foyasız, işlenmiş elmas. | Üzerinde pırlanta olan. İLE/VE/< Saf karbondan meydana gelir. Yerin 160 - 480 km. altında oluşur. [Tüm elmaslar yerin altında yüksek ısı ve basınç altında oluşur ve yer yüzeyine volkanik patlamalar sonucu gelir.] )

( Kaşıkçı Elmas'ı 86 Kırat'tır ve etrafında 49 küçük elmas bulunur. )

( Hollanda'da Elmas Müzesi'ni ziyaret edebilirsiniz. )

( Kudüs, elmasın merkezidir. )

( ... İLE/VE/< Işık elmasın içinden saniyede ancak 130.000 km. hızla geçer. )

( Kavram. İLE/VE/< Töz. )

( Çok çalışmak. İLE/VE/< Çalışmak. )

( BRILLIANT vs./and/< DIAMOND )


- PYROLYSIS[İng.] / PYROLYSE[Fr.] / PYROLISE[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROLİZ


- PYROTECHNICS[İng.] ile/değil/yerine/= PİROTEKNİK


- PÎŞ Ü PES[Fars.] ile PES Ü PÎŞ[Fars.]

( Ön ve arka. İLE Arka ve ön. )


- PİS ile/değil BİZ


- PİS ile/değil/yerine ÇİĞ


- PİS[Azr.] = KÖTÜ[Tr.]


- PÎS[Ar.] ile PİS[Ar.]

( Gövdede yer yer beyaz ya da kırmızımtırak siyah lekeler bırakan bir hastalık.[Ar. BARAS] İLE Leke, toz ya da kirle kaplı olan, kirli. | Kendinde pislik olan ya da kirlenmiş olan. | Beğenilmeyecek durumda olan, kötü, zararlı. | Kendinde pislik/kir olmamasına karşın kimi/çeşitli nedenlerden dolayı iğrenilen. | Çirkin, sevimsiz olan. | Dinleyenleri utandıracak söz. | İçinden çıkılması çok güç, karışık. )


- PİS ile PİSİ ile PİST ile PİS SU ile PİS PİS ile PİS SÖZ ile PİS BIYIK ile PİSİ PİSİ ile PİS LAKIRTI ile PİSİ BALIĞI ile PİSİ PİSİNE ile PİS SU BORUSU ile PİS SU TESİSATI


- PİS ile/değil YOĞUN


- PİŞİRİM/LİK ile PİŞİRİŞ ile PİŞİRİCİ/LİK


- PİSKOPOS ile PİSKOPOSLUK ile PİSKOPOSLUK

( BISHOP vs. BISHOPRIC vs. BISHOPRY )

( اسقف ile مقام اسقفي ile اسقفي )

( ESGHOF ile MOGHAM ESGHOFY ile اسقفي )


- Pişman olmadan önce KONUŞ!!!


- Pişman olmamak için SUS!!!


- PİŞMİŞ ile/ve/<>/||/değil/yerine ÇİĞ


- PİŞMİŞ ile/ve/değil/||/<>/> PİŞKİN


- PİTOZ/PTOSIS[İng.] değil/yerine/= ÖRGEN DÜŞÜKLÜĞÜ


- PİYES ve/> PERİPESİ

( ... VE Piyesi sonuçlayan olay. )


- PİYES[Fr. < PIÈCE] ile/değil/< SKEÇ["SİKEÇ" değil SIKEÇ][İng. SKETCH < Yun.]

( Oyunca. İLE/DEĞİL Daha çok radyodan yayınlanmak üzere hazırlanmış kısa oyun. )


- PİYES[Fr.] ile/ve TİYATRO

( ... İLE/VE Tiyatro, sanatların mâbedidir. )


- PİYESLEŞTİRMEK ile PİYES


- PLAN ile/ve/<>/> SAHNE ile/ve/<>/> SEKANS ile/ve/<>/> FİLM


- PLANCK MASS[İng.] / MASSE DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK KÜTLESİ


- PLASMA PHYSICS ile/||/<> SOLİD STATE PHYSICS

( Plasma physics iyonize gaz halini incelerken İLE solid state physics katı madde özelliklerini inceler )

( Formül: Debye shielding )


- PLASTIC FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= PLASTİK AKIŞ


- PLASTICS[İng.] / SUBSTANCES SLASTIQUES[Fr.] / KUNSTHARZSTOFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİKLER


- PLATINUM GROUP ELEMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= PLATİN GRUBU ELEMENTLERİ


- PLATON ve/<>/< ARISTOKRES


- PLATON ve/||/<> EUDOKSOS ve/||/<> ARİSTOTELES ve/||/<> KALLIPPOS


- PLATON ve/<>/< PINDAROS


- PLAZMA[İng. PLASMA] ile/||/<> ADERANS EKLEM[İng. ADHERENS JUNCTION] ile/||/<> AKSİYON POTANSİYELİ[İng. ACTION POTENTIAL] ile/||/<> FAZLADAN KROMOZOM KALITIMI (SİTOPLAZMİK KALITIM)[İng. EXTRACHROMOSOMAL INHERITANCE] ile/||/<> FİKOBİLİN[İng. PHYCOBILINS] ile/||/<> SİTOPLAZMA[İng. CYTOPLASM] ile/||/<> SİTOZOL[İng. CYTOSOL] ile/||/<> TELOFAZ[İng. TELOPHASE]

( Genelde, kanın tüm gözeler uzaklaştırıldıktan sonra geride kalan ve pıhtılaşma etmenlerini içeren bölümünü tanımlamak için kullanılır. Ancak biyolojide, aynı zamanda göze içi sıvısı (sitoplazma), çekirdek içi sıvısı (nükleoplazma) gibi anlamlarda da kullanılabilir. Kan plazması, şoka girmiş bir kişiyi tekrar yaşama döndürmek için kullanılabilir. @@ Plazma zarının sitoplazmik yüzünün aktin filamanlarına bağlandığı gözeler arası birleşimdir. Örneğin, bitişik epitel gözeleri birbirine bağlayan adezyon kemerleri (zonula adherens) bir aderans eklemdir. @@ Sinir ya da kas gözesi gibi bir gözenin plazma zarındaki hızlı, geçici ve kendi kendine yayılan elektriksel uyarılmadır. Sinir sisteminde uzun mesafeli sinyal aktarımını mümkün kılar. @@ Mendel kalıtımına uymayan kalıtım tipidir. Bir özelliğin ana gözeden yavruya kromozom üstünden değil, sitoplazma aracılığıyla kalıtılmasına denir. Çeşitliliğe önemli katkı sağlar.Retrieved on 24/12/2012 from @@ Fikobilinler fotosentetik pigmentlerdir. Suda çözünebilirler ve bu nedenle sitoplazmada ya da kloroplastın stromasında bulunurlar. Sadece Siyanobakteri ve Rhodophyta'da bulunur. @@ Sitoplazma, göze zarı ile göze çekirdeği arasında bulunan yarı sıvı maddeye verilen addır. Ökaryotlarda (çekirdeğe sahip gözeler) sitoplazma tüm organelleri barındırır. @@ Sitozol; göze biyolojisinde tüm canlı gözelerde bulunan, göze içi organellerinin ve maddelerinin yerleştiği, sitoplazmanın çoğunluğu sudan oluşan sıvı kısmına verilen addır. Sitozol göze zarı ile çevrelenmiştir. Sitozolde RNA, organik bileşenler, atık maddeler ve mineraller bulunabilir. Ayrıca prokaryotik gözelerde DNA sitozol içinde bulunur. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin son evresi. Bu evrede kromozomlar kromatin ipliğe dönüşür, çekirdek zarı ve çekirdekçik tekrar oluşur, iğ iplikleri yok olur ve sitoplazma bölünmeye başlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PLASMA OSCILLATIONS[İng.] / OSCILLATIONS DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SALINIMLARI


- PLAZMA ZARI İLE GÖZE DUVARI İLE GLİKOKALİKS ile/||/<> GÖZE YÜZEY YAPILARI

( Göze dış sınırını oluşturan yapılar. )

( Formül: Permeabilite: Seçici geçirgen )


- PLC/PROGRAMMABLE LOGIC CONTROLLERS[İng.] değil/yerine/= PROGRAMLANABİLİR MANTIK DENETLEYİCİLERİ


- PLEASED vs. HAPPINESS


- PLEİOTROPİ[İng. PLEIOTROPY] ile/||/<> PLEİOTROPİK GEN[İng. PLEIOTROPIC GENES]

( Tek bir genin fenotipteki birden fazla özelliği etkilemesi olayıdır. Etkileri aynı anda ya da ardışık olarak oluşabilir. @@ Birbiriyle alakasız gibi görünen fenotipik (fiziksel) özellikleri tek başına, aynı anda etkileyebilen genlere verilen bir isimdir. Bu genlerde meydana gelen mutasyonlar, söz konusu özelliklerin hepsini aynı anda etkileyebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PLEXIGLAS[İng.] ile/değil/yerine/= PLEKSİGLAS


- PLEKSUS/PLEXUS[İng.] değil/yerine/= SİNİR-DAMAR AĞI


- PLONJON[Fr.] değil/yerine/= DALIŞ


- PLOTINOS/PLOTINUS ve/||/<>/> PORPHYRIOS/PORFİRİOS ve/||/<>/> PROCLUS

( [ö.] 270 ve/||/<>/> M.S. 305 ve/||/<>/> 17 Nisan 485 )


- PLOTINUS ile/ve/<> ORIGANES ile/ve/<> LONGINUS


- PLUS :/yerine ARTI


- PNN/PROBABILISTIC NEURAL NETWORKS[İng.] değil/yerine/= OLASILIKSAL SİNİR AĞLARI


- POCKELS CELL[İng.] / CELLULE DE POCKELS[Fr.] / POCKELS-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POCKELS GÖZESİ/HÜCRESİ


- EFFET POCKELS[Fr.] ile/değil/yerine/= POCKELS OLAYI


- POD ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= POD ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- POESİS ile/değil MİMESİS


- POLARİS değil/yerine/= KUZEY YILDIZI


- POLARİZASYON ile/||/<> İNTERFERANS

( Polarizasyon titreşim yönü, interferans dalga üst üste binmesi )

( Formül: I = I₀cos²θ (Malus yasası) İLE I = I₁ + I₂ + 2√(I₁I₂)cosδ )


- POLAROGRAPHIC ANALYSIS[İng.] / POLAROGRAPHISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK ÇÖZÜMLEME


- POLEMARKHOS ve SOKRATES

( İkisinin de haksız/yersiz öldürülme nedeni, mal varlıklarıydı. )

( Mal varlığından dolayı. VE Bilgi ve düşünme varlığından dolayı. )


- POLEN TÜPLERİ = ECZA-İ TALÎ'A = UTRICULES POLLINIQUES, TUBES POLLINIQUES


- POLYAMIDES[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAMİLER, POLİAMİTLER


- POLYAMINES[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAMİNLER


- POLİANDRİ[İng. POLYANDRY] ile/||/<> POLİCİNİ[İng. POLYGYNY] ile/||/<> POLİFAG[İng. POLYPHAGOUS] ile/||/<> POLİFİLETİK GRUP[İng. POLYPHYLETIC GROUP] ile/||/<> POLİMERAZ ZİNCİR TEPKİMESİ (PZT)[İng. POLYMERASE CHAIN REACTION] ile/||/<> POLİPLOİDİ[İng. POLYPLOIDY] ile/||/<> POLİSAKKARİT[İng. POLYSACCHARIDE] ile/||/<> POLİTOMİ[İng. POLYTOMY]

( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemlerdir. @@ En azından bazı erkeklerin birden fazla dişiyle çiftleştikleri cinsel sistemlerdir. @@ Bir organizmanın çok sayıda farklı besin türü ile beslenebilme özelliğidir. @@ Taksonomik analizlerde, birbirlerine benzer olan ancak yakın bir ortak ataya sahip olmayan canlı gruplarını belirtmek için kullanılır."Uçan canlılar" incelenecek olursa, yarasalar, kuşlar ve uçan sürüngenler polifiletik bir grup oluşturur. @@ Çok kısa sürede belirli DNA parçalarının amplifikasyonuna (tek bir zinciri bir yığın DNA arasından seçip çoğaltma) olanak sağlayan bir tekniktir. PCR`a dayalı RAPD, AFLP, SSR, ISSR gibi teknikler geliştirilmiştir. @@ Organizma kümesinin kromozomunun 2n den fazla olması durumudur. 3n, 4n yada daha fazla olabilir. @@ Birden fazla ve ayrı monosakkaritlerin bir araya gelmesi ile oluşan uzun zincirli polimerik karbonhidratlardır. Gıdalarda en bol bulunan karbonhidratlardır. Hücre zarından difüzyon ile geçemezler. Çoğu tatsızdır ve suda erimez. @@ Evrim ağacı üzerinde, bir ortak atadan ikiden daha fazla türün evrimleşmesi ve farklılaşması durumudur. Bir düğüm noktasından, ikiden fazla torun türün dallanmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLYAROMATIC HYDROCARBONS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAROMATİK HİDROKARBONLAR


- POLICE :/yerine POLİS


- POLYDISPERSE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİDİSPERS


- POLYGLYCOL ETHERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİKOL ETERLER


- POLYGLYCIDYL ESTERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİSERİL ESTERLER


- POLYGLYCIDYL ETHERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİSERİL ETERLER


- POLİMER ile POLİMERİ[Fr. < Yun. POLUS: Çok. | MEROS. Yan.] ile POLİMERLEŞME ile POLİMERLİK

( Yinelenen yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı bileşikler. İLE Polimerlik. İLE Benzer ya da farklı birçok küçük molekülün, "polimer" denilen büyük moleküller biçiminde birleşmesi. İLE Biri, ötekinin polimeri olan iki molekül arasındaki bağıntı. )


- POLİS ile ...

( ŞEHİR [İstanbul'un adlarından biri olarak da kullanılmıştır.] )


- POLİS = KENT/ŞEHİR

( Sözcük anlamıyla "Kent/Şehir" demektir. Şehirde ve bir arada yaşamanın gerektirdiği koşulları ilk elden sağlayan ve takipçisi, dayanakça gücü olandır. )


- POLİS[İng./Fr. POLICE < Yun. POLIS(ἡ πόλις)] ile/ve/||/<>/> KOMİSER[Fr. < COMMISSAIRE]["komser" değil!]

( ... İLE/VE/||/<>/> Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe ya da bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı ya da sivil memur. | Hükûmet komiseri. | Saha komiseri. )


- POLİS[Yun.] ile/||/<> SİT/SİTE[İng. < CITY < Yun.]

( Çevresinde sur bulunan, aşağı kent ve gerisindeki akropolis adı verilen iki tepeden oluşan kent (site) devletidir. İLE/||/<> Kapalı bir öbek oluşturan yapı toplulukları, birbirinden ayrılmadan korunması gereken alan. )


- POLYSACCHARIDES[İng.] ile/değil/yerine/= POLİSAKKARİTLER


- POLYSULFIDES[İng.] / POLYSULFURE[Fr.] / POLYSULFIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİSÜLFÜRLER


- POLITICS :/yerine SİYASET


- POLYBIUS ve/||/<> MONTESQUIEU

( Hiçbir şey insan kalbindeki vicdandan daha korkunç bir tanık ya da daha dehşet verici bir suçlayıcı olamaz. İLE " 'Önyargı' dediğimiz, bazı şeylerin bilinmemesi değil kişinin, kendini tanımamasıdır." )


- POPS İLE VOCS İLE PAHS İLE PCBS ile/||/<> ÇEVRE KİRLETİCİLERİ

( Kalıcı organik kirleticiler. )

( Formül: Bioaccumulation factor )


- POPULASYON GENETİĞİ[İng. POPULATION GENETICS] ile/||/<> GENETİK SÜRÜKLENME[İng. GENETIC DRIFT] ile/||/<> SEÇİLİM KATSAYISI[İng. SELECTION COEFFICIENT] ile/||/<> WRİGHTIN İLİŞKİ KATSAYISI (RC)[İng. WRIGHT COEFFICIENT OF RELATIONSHIP]

( Popülasyondaki alellerin sıklığı üzerine yapılan çalışmalardır. Dört ana evrimsel sürecin etkisi altındadır. Bunlar; doğal seçilim, genetik sürüklenme, mutasyon ve gen akışıdır. @@ Genetik sürüklenme ya da Sewall Wright etkisi, evrimsel sürecin temel mekanizmalarından biridir. Bir popülasyonda kuşaktan kuşağa, tümüyle şansa bağlı olaylar sonucu genlerin alel sıklıklarının değişimidir. Özellikle ana popülasyondan, ufak popülasyonların izole olması sonucu oluşur. Ancak popülasyonda ayrım oluşmaksızın da sıklıkla gözlenebilmektedir. @@ Seçilim katsayısı populasyon genetiğinde bir fenotipin, diğerlerine göre evrimsel süreç içerisindeki uyum başarısını gösteren bir ölçüttür. "s" ile ifade edilen bu katsayı 0 ile 1 değeri arasında değerler alır. Eğer bir canlı 100 döl üretir ve bunların 90'ı uyum sağlayamazsa uyum oranı %10 dur. Yani s=0.1 dir. @@ Populasyon genetiğinde Sewall Wright tarafından öne sürülmüş ilişki katsayısıdır. "r" ile ifade edilir. Verilen iki birey arasındaki akrabalık ölçüsünü ifade eder. Tek yumurta ikizlerinde bu katsayı %100 ile ifade edilirken dede-torun ikilisinde bu katsayı 25% ya da (2−2) ' dır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POPULATION :/yerine NÜFUS


- PORNOGRAFİK:
APAÇIK ile/ve/<> ÖZSÜZ GÖRÜNÜŞ


- PORTO RİKO(BORICUAS) ile ...

( 50 ırmak ve 1200 dere yer almaktadır. )


- p.os[Lat. < PER OS] değil/yerine/= AĞIZ YOLUYLA, AĞIZDAN


- POSALANMAK ile POS ile POSA ile POST ile POSALI ile POSTLU ile POSASIZ ile POSTSUZ ile POS BIYIK ile POS BIYIKLI ile POST KAVGASI


- POSSESS :/yerine SAHİP OLMAK


- POSTNİŞİN ile/ve SERTARÎK ile/ve SERTABBÂH ile/ve SERZÂKİR ile/ve İMÂM ile/ve MEYDANCI ile/ve TÜRBEDÂR ile/ve ÂSÂDÂR ile/ve NAKÎB ile/ve PAZARCI ile/ve ÇERÂĞÎ ile/ve SÂKÎ ile/ve FERRÂŞ ile/ve KAPUCU


- POT ile POTA ile POTALI ile POT YERİ ile POTALI ATIŞ


- POTANSİYEL AKIŞ ile/||/<> ROTASYONEL AKIŞ

( Potansiyel ∇×v=0 girdapsız, rotasyonel ∇×v≠0 girdaplıdır. )

( Formül: ∇×v = 0 İLE ∇×v ≠ 0 )


- TOPFKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYOMETRE DEVRESİ


- POTAS ile POTAS KOSTİK


- POTATO :/yerine PATATES


- POWER SERİES ile/||/<> LAURENT SERİES

( Power Series ∑aₙxⁿ, Laurent ∑aₙxⁿ n negatif olabilir. )

( Formül: Non-negative powers İLE negative allowed )


- ÉMISSION DE POSITRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= POZİTRON YAYINI


- PRAGMACILIK = PRAGMATISM[İng.] = PRAGMATISME[Fr.] = PRAGMATISMUS[Alm.] = PRAGMA[Yun.]


- PRAGMATİK ANALİZ/PRAGMATICS[İng.] değil/yerine/= EDİMBİLİMSEL ÇÖZÜMLEME


- PRAGMATİK/PRAGMATICS[İng.] değil/yerine/= YARARCILIK, EDİMBİLİM


- PRAKSİ/PRAXIS[İng.] değil/yerine/= EDİM


- PREFORMASYON >< EPIGENESIS


- PREIMPLANTATION GENETIC DIAGNOSIS[İng.] değil/yerine/= İMPLANTASYON ÖNCESİ GENETİK TANI

( İmplantasyon (tıpta embriyonun rahime gömülmesidir) ve gebelik öncesinde embriyoda gerçekleştirilecek erken genetik analizi sağlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRENS[Fr./İng. < PRINCE] ile/||/<> GİRAY ile/||/<> ARŞİDÜK[Fr. < ARCHIDUC]/ARŞİDUKA ile/||/<> VOYVODA

( Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen unvan. | Bir prensliğin başında bulunan. | Bazı ülkelerde en yüksek "!soyluluk" unvanıydı. İLE/||/<> Kırım hanlarına ve han ailesinden olan prenslere verilen san. İLE/||/<> Avusturya - Macaristan prenslerine verilen unvan. İLE/||/<> Slav dillerinde kumandan ya da prens anlamına gelir. [Osmanlı'da, Eflak ve Boğdan'ı topraklarına katmadan önce bu ülkelerin kralları voyvoda adıyla anılmaktaydı. Osmanlı zamanında aynı terim, Eflak ve Boğdan vilâyetlerine Sultan tarafından tayin edilen valiler için kullanılmaya devam etti. Voyvodalar, Osmanlı'nın kadrolarında sancak beylerine eşit konumdaydı.][Anadolu ve Rumeli'deki resmî Hıristiyan yöneticilere de bu ad verilmiştir.] )


- PRESE[Fr. < PRESSÉ] değil/yerine/= SIKIŞTIRILMIŞ


- PRESLEMEK ile PRESLENMEK ile PRES ile PRESE ile PRESÇİ/LİK


- PRES(S)[İng.] değil/yerine/= BASIN


- PRESS :/yerine BASIN, BASMAK


- not PRETEXT vs. MEANS


- PREVIOUS :/yerine ÖNCEKİ


- PRÉVOST'S THEORY OF EXCHANGES[İng.] ile/değil/yerine/= PRÉVOST DEĞİŞ-TOKUŞ KURAMI


- PRÉVOSTS THEORIE DES THERMISCHEN GLEICHGEWICHTS[Alm.] ile/değil/yerine/= PRÉVOST ISIL DENGE KURAMI


- PRIMARIES, REMIGES[İng.] değil/yerine/= EŞ ANLAMLAR: UÇUŞ TÜYLERİ

( Primer kanat tüyleri ya da telekler, kuşların gökyüzüne yükselmesine olanak tanır. Diğer tüylerden farklı olarak uçuşun ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri ve hassas bir biçimde konumlandırılabilmeleri için güçlü bağ dokuları ile kemiğe tutturulur. Telekler, uçuş tüylerinin en uzunlarıdır. Kanatın dış yarısını işgal ederler, sert parmaklar gibi kontrol edilip döndürülebilirler ve kuşun ileri itiş gücünün çoğunu sağlarlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRIMITIVE RELIGIONS vs./and MORAL RELIGIONS vs./and COSMIC RELIGIONS


- PRINCIPAL :/yerine MÜDÜR, ESAS


- PRINCIPLE vs./and HYPOTHESIS


- PRİON ile/||/<> VİRUS

( Prion sadece protein olan infektif ajanyken İLE virus nükleik asit içeren infektif ajandır )

( Formül: PrP protein )


- pro rat. aet.[Lat. < PRO RATIONE AETATIS] değil/yerine/= YAŞA GÖRE


- PROBLEM/Lİ yerine SORUN/LU


- PROBLEM/ISSUE vs. DISTRESS


- PROCEDURE vs./and/<> PROCESS

( İşlem. İLE Süreç. )


- PROFİL/PROFILE[İng.] değil/yerine/= DÖKÜM | YANDAN GÖRÜNÜŞ


- PROFİLAKSİ/PROPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= ÖNLEME


- PROGNOSİS ile/||/<> TANI

( Sayrılığın olası seyri ve sonucu hakkında yapılan öngörü. İLE/||/<> Sayrılığın belirlenmesi ve adlandırılması işlemi. )


- PROGNOZ/PROGNOSIS[İng.]/AKIBET[Ar.] değil/yerine/= SONLANIM


- PROGRES/PROGRESS[İng.] değil/yerine/= İLERLEME | GÜNLÜK


- PROGRESS :/yerine İLERLEME


- PROGRESYON/PROGRESSION[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİŞ


- PROJEKTIL/PROJECTILE[İng.] değil/yerine/= MERMİ, ATIŞ


- PROKOPE ile/ve/||/<>/> PROFECTUS ile/ve/||/<>/> PROGRESS

( Antik çağda. İLE/VE/||/<>/> Orta çağda. İLE/VE/||/<>/> Modern çağda. )


- PROLAPSUS[İng.] değil/yerine/= SARKMA


- PROLOG[Fr.] değil/yerine/= ÖNDEYİŞ


- PROMETHEUS ile/ve EPIMETHEUS


- PROPYL GROUPS[İng.] ile/değil/yerine/= PROPİL GRUPLARI


- PROSES/PROCESS[İng.] değil/yerine/= SÜREÇ


- PROSPEKTÜS[Fr./İng. < PROSPECTUS] değil/yerine/= TANITMALIK


- PROSTAT BEZİ ile/||/<> TESTİS ile/||/<> VAZEKTOMİ/VASEKTOMİ

( Mesane tabanında olmak üzere sidik borusunu[üretra] kuşatan ve meni salgılayan eril üreme bezi.[Bu meni, erbezlerinde yapılan spermleri penise taşır. Yaşlılıkta prostatın iyi huylu olarak büyümesi, sık görülen bir durumdur ve mesanede sidik birikmesine neden olabilir. Yaşlılarda prostat kanseri de sık görülür. İki biçimde de sayrıya cerrahi girişim yararlı olur.] İLE/||/<> Hayvanda, sperm ve eril hormonları olan androjenleri üreten örgen.[İnsanda, testisler iki tanedir ve oval biçimindedir.[Penisin hemen arkasında ve anüsün önünde bulunan skrotal kesede bulunur.] İLE/||/<> Bir erilin spermini taşıyan tüpleri, gebeliği kalıcı olarak önlemek için kesmek ya da kapatmak amacıyla yapılan cerrahi işlem.[Genellikle lokal anestezi altında yapılır. İşlemin gerçekleşmesi yaklaşık olarak 15 dakika sürer.] )


- PROTEİN SAAT HİPOTEZİ[İng. PROTEIN CLOCK HYPOTHESIS] ile/||/<> MOLEKÜLER SAAT HİPOTEZİ[İng. MOLECULAR CLOCK HYPOTHESIS]

( Moleküler saat hipotezinin diğer adıdır. Belirli bir protein ailesi (ribozomal, sitokromal vb.) içinde sabit oranda amino asit meydana getirilir ve iki tür arasındaki ayrışma derecesi akrabalık derecelerini test etmek için kullanılan bir moleküler evrim analizi yöntemidir. Proteinleri oluşturan aminoasitlerin genler üzerindeki kodlarında meydana gelen mutasyonların, göreceli olarak sabit bir hızda meydana gelmesine dayanır. Dolayısıyla, aynı protein dizisindeki genetik farklılıklara bakarak, bir türün diğerinden ne zaman ayrıldığı, sabit zaman aralıklarında meydana gelen mutasyonlardan anlaşılabilir. @@ Belirli bir protein ailesi (ribozomal, sitokromal vb.) içinde sabit oranda amino asit meydana getirilir ve iki tür arasındaki ayrışma derecesi akrabalık derecelerini test etmek için kullanılan bir moleküler evrim analizi yöntemi. Evrim saati ya da gen saati olarak da adlandırılır. Proteinleri oluşturan aminoasitlerin genler üzerindeki kodlarında meydana gelen mutasyonların, göreceli olarak sabit bir hızda meydana gelmesine dayanır. Dolayısıyla, aynı protein dizisindeki genetik farklılıklara bakarak, bir türün diğerinden ne zaman ayrıldığı, sabit zaman aralıklarında meydana gelen mutasyonlardan anlaşılabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROTEİN SENTEZİ[İng. PROTEIN SYNTHESIS] ile/||/<> EKSPRESYON[İng. EXPRESSION] ile/||/<> GEN OKUNUMU[İng. GENE EXPRESSION] ile/||/<> GTP (GUANOZİN 5' TRİFOSFAT)[İng. GTP (GUANOSINE 5-TRIPHOSPHATE)] ile/||/<> İNTERFAZ[İng. INTERPHASE] ile/||/<> TRANSLASYON[İng. TRANSLATION] ile/||/<> 5' UTR[İng. 5' UNTRANSLATED REGION (5' UTR)]

( Canlıların protein yapımı için kullandığı mekanizmanın genel adıdır. Herhangi bir canlı organizmada bulunan tüm proteinler sürekli bir yıkılma ve yeniden yapılma durumundadır. Sentezlenme sırasında, genetik materyalden okunarak üretilen aminoasitler, peptit bağları sayesinde proteinleri oluştururlar. @@ Genetik bir yapıdan kaynaklanan yapı ya da aktivitedir. Bir genin, uygun şartların olması halinde ya da zamanın gelmesi durumunda okunarak içeriğindeki bilginin aminoasit ve protein sentezinde kullanılmasıdır. Gen ifadesi olarak da bilinir. @@ Protein yapımında, RNA dizisini aminoasit zincirine dönüştürme işlemi.Translasyon metionin (AUG) içeren kodon ile başlar. Protein sentezini sonlandırmada mRNA üzerinde 3 kodon etkili olur ve bunlara terminasyon kodonları (stop kodon) adı verilir (UAG: amber; UAA: ochre ve UGA: opal). @@ Guanozin trifosfat olarak bilinir. Protein sentezinde rol alan RNA sentezinin öncüsü bir nükleotitdir. GTP @@ Hücrenin normal hayat döngüsünü gerçekleştirdiği evre. Hücre döngüsünün %90'ını oluşturur. G1, S ve G2 olmak üzere üç evreden oluşur. G1 evresinde ATP ve protein sentezi yapılır, organel sayısı artar. S evresinde DNA kendini eşler. Son evre olan G2 evresinde ise bölünme için son hazırlıklar yapılır. @@ Protein yapımında, RNA dizisini aminoasit zincirine dönüştürme işlemi.Translasyon metionin (AUG) içeren kodon ile başlar. Protein sentezini sonlandırmada mRNA üzerinde 3 kodon etkili olur ve bunlara terminasyon kodonları (stop kodon) adı verilir. @@ Transkripsiyon başlatma bölgesi ile translasyon başlangıcı arasındaki mRNA'da saklanan ancak translasyon olmayan bölge. Ribozomal bağlanma bölgesini (lider dizisi) ve sinyal sırasını içerir. Ekzon 1'in başlangıcıdır. Çoğu mRNA'nın 5 'UTR'leri, protein sentezinin başlatılmasında rol oynayan bir konsensüs dizisi; 5'-CCAGCCAUG-3 içerir. Translasyona uğramamış olmasına karşın, bu bölge mRNA sekonder yapısını ve sabitliğini, translasyon başlangıcının istikarını ya da sekansa spesifik mRNA-bağlayıcı proteinlerin bağlanmasını etkileyebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROTEİN ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ[İng. ADAPTIVE IMMUNE SYSTEM] ile/||/<> ADAPTÖR PROTEİN[İng. ADAPTOR PROTEIN] ile/||/<> AKTİN[İng. ACTIN] ile/||/<> AKUAPORİN[İng. AQUAPORIN] ile/||/<> MİKROTÜBÜL[İng. MICROTUBULE] ile/||/<> TAŞIYICI PROTEİNLER[İng. CARRIER PROTEINS]

( Bir ya da birden fazla aminoasit zincirinden oluşan kompleks organik moleküller. Proteinler, başka moleküllere bağlanma yetenekleri sayesinde çok sayıda değişik görev üstlenebilir. Proteinler; enzim, hormon, antikor, yapısal elementler ya da gaz taşıyan moleküller olabilirler. @@ Omurgalılarda patojenlere karşı oldukça spesifik ve uzun süreli savunma sağlayan lenfosit sistemidir. İki ana lenfosit sınıfından oluşur: Patojene ya da patojen kaynaklı moleküllere spesifik olarak bağlanan antikorları salgılayan B lenfositleri (B gözeleri) ve patojen tarafından enfekte edilmiş gözeleri doğrudan öldürebilen ya da patojeni ortadan kaldırabilecek diğer gözeleri uyaran sinyal proteinleri (bunlar göze yüzeyi proteinleri ya da göze dışına salgılanan proteinler olabilir) üreten T lenfositleri (T gözeleri). @@ Temel görevi, iki ya da daha fazla sayıda proteini bir göze içi sinyal yolağında ya da protein kompleksinde birbirine bağlamak olan proteinlerin genel adı. @@ Miyozinin yardımı ile kasın kasılma ya da gevşeme işlemini yerine getiren bir tür proteindir. @@ Hücre zarında bulunan, suyun göze içi ve dışı geçişini hızlandıran taşıyıcı proteinlerdir. @@ Ökaryot gözelerde, göze iskeletinin yapısına katılan, kamçılı ve sillilerde ise sillerin yapısına katılan içi boş protein yapılı tüpçükler. Hücre iskeletinin ana bileşenlerinde birisi olan mikrotübüller yaklaşık 25 nanometre yarıçapındadır. Aktin filamentleri gibi mikrotübüller de göze içinde sürekli bir araya gelip parçalanan dinamik yapılardır. Hem göze şeklini belirlemede hem de göze hareketlerinin bazı biçimleri, organellerin göze içi taşınması ve mitoz sırasında kromozomların ayrılması dahil olmak üzere çeşitli göze hareketlerinde işlev görürler. @@ Çözünen bir kimyasalın konsantrasyon farkına zıt yönde taşıyan, göze zarında bulunan proteinler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROTEINS[İng.] / PROTÉINES[Fr.] / PROTEINE[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTEİNLER


- PROTEOGENOMICS ile/||/<> GENOMICS

( Proteogenomics genom ve proteom verilerini entegre ederken İLE genomics sadece DNA dizi bilgisi kullanır )

( Formül: Integrated omics )


- PROTEOME DYNAMICS ile/||/<> STATİC PROTEOMICS

( Proteome dynamics protein seviyelerinin zamana bağlı değişimini incelerken İLE static proteomics belirli andaki protein miktarlarını ölçer )

( Formül: Temporal protein analysis )


- PROTEOMİK ile/||/<> GLYCOMICS

( Proteomik protein analizi yaparken İLE glycomics karbohidrat analizi yapar )

( Formül: LC-MS/MS )


- PROTEZ /PROSTHESIS[İng.] değil/yerine/= TAKMA


- PROTON MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À PROTONS[Fr.] / PROTONENMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON MANYETOMETRESİ


- PROTON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À PROTONS[Fr.] / PROTONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON MİKROSKOBU


- PROTON SCATTERING MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À DIFFUSION DE PROTONS[Fr.] / PROTONENSTREUMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON SAÇILMA MİKROSKOBU


- PROTON SYNCHROTRON[İng.] / SYNCHROTRON À PROTONS[Fr.] / PROTONENSYNCHROTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON SENKROTRONU


- PROVING vs./and PLAUSIBILITY/PERSUASIVENESS


- PROZODİ ANALİZ/PROSODY ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= VEZİN ÇÖZÜMLEMESİ


- PSEUDOSPECIES[İng.] değil/yerine/= SÖZDE TÜR

( Tüm populasyondaki ilgili virüs çeşitliliğinin tek bir bireyi enfekte etmesidir. Yüksek oranda mutasyona maruz kalmış HIV, HCV gibi virüsler bu biçimde gözlenebilirler. Kıyaslama olması açısından şu söylenebilir: tek bir bireydeki HIV virüsü çeşitliliği, bir salgın sırasında tüm dünyadaki grip virüsü çeşitliliğinden daha fazla olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PSİKANALİZ/PSYCHOANALYSIS[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL ÇÖZÜMLEMESİ


- PSİKOLOJİK ile PSİKOLOJİK SAVAŞ


- PSİKOPOS ile MATRÂN/MITRÂN

( Katoliklerde bölge papazı. İLE Taç giymiş psikopos. )


- PSİŞE[Yun.]/ANIMA[Lat.] ile/ve/||/<> SOMA[Yun.]/CORPUS[Lat.] ile/ve/||/<> PNEUMA[Yun.]/SPIRIT[Lat.]


- PSEUDO AROMATICS[İng.] ile/değil/yerine/= PSÖDO AROMATİKLER


- PTEROZOR ile/ve/||/<> ARCHAEOPTERYX ile/ve/||/<> COMPSOGNATHUS

( İlgili konuşmayı izlemek için burayı tıklayınız... )


- PULSE/PULSUS[İng.] değil/yerine/= NABIZ


- PULSED-FIELD GEL ELECTROPHORESIS[İng.] değil/yerine/= ATIM ALANLI JEL ELEKTROFOREZİ

( Büyük DNA moleküllerini birbirlerinden ayırmak için kullanılan bir elektroforez tekniğidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- pulv.[Lat. < PULVIS] değil/yerine/= TOZ, PUDRA


- PUNCTUATIONS


- PUPİLLA ile/||/<> ANİZOKORİ[İng. ANISOCORIA] ile/||/<> DİLATE ile/||/<> İZOKORİ[İng. ISOCORIA] ile/||/<> MİDRİYAZİS[İng. MYDRIASIS]

( Gözdeki iris tabakasının ortasında bulunan, ışığın göze girmesini sağlayan dairesel açıklık. Türkçe'de "göz bebeği" olarak bilinir. Işığın miktarına bağlı olarak genişler ya da daralır; bu süreç, göze giren ışık miktarını kontrol eder ve görme kalitesini optimize eder. @@ İki göz bebeğinin (pupilla) çaplarının birbirinden farklı olması durumu. Normalde her iki göz bebeği de aynı boyutta olmalıdır, ancak anizokori, bir göz bebeğinin diğerinden belirgin biçimde büyük ya da küçük olması durumunda ortaya çıkar. @@ Tıbbi ve biyolojik bağlamda genişlemek, açılmak. Özellikle pupilla (göz bebeği) gibi vücut yapılarının genişlemesini ifade etmek için kullanılır. Örneğin, düşük ışık koşullarında göz bebeğinin genişlemesine "pupillanın dilate olması" denir. Bu terim, vücuttaki diğer kanalların ya da damarların genişlemesi için de kullanılabilir. @@ İki göz bebeğinin (pupilla) boyutlarının eşit olması durumu. Sağlıklı bireylerde her iki göz bebeği de aynı büyüklükte olur. @@ Gözbebeğinin yani pupillanın genişlemesi (dilatasyon) anlamına gelmektedir. Bunun tam tersi ise miyozis, yani pupil daralmasıdır. Gözbebeği (pupilla), anatomik olarak ışığın merceğe ulaşmadan önce içinden geçtiği iris içindeki açıklıktır. Boyutu parlak ışıkta hızla daralırken loş ışıkta genişleyen iris kasları tarafından belirlenir. Pupilla tipik olarak her iki gözde de aynı boyuttadır. Fizyolojik süreçler dışında atropin gibi göz damlaları ya da beyinsapı hasarına neden olan travmalar midriyazise neden olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PUREX-PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= PÜREKS SÜRECİ


- PUREX PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ PUREX[Fr.] ile/değil/yerine/= PUREX YÖNTEMİ


- -PÛŞ[Fars.] ile PÛŞ[Fars.]

( Örten, giyen, giyinmiş" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[PÂ-PÛŞ: Pabuç, ayakkabı. | Ayağı örten. | SER-PÛŞ: Başı örten.] İLE Örtü, örtünülecek şey, giysi. | Zırh. )


- PUS ile PUS[Fr.]

( Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür hafif sis. | Bazı meyvelerin üzerinde oluşan, zamk ya da sakıza benzeyen madde. | Yaprakların üzerinde görülen, örümcek ağını andıran böcek ya da kurt yuvası. | Ağaçların kütük ve dallarındaki yosun. | Bazen, meme başında oluşan kabuk. İLE Parmak ölçüsü, İngiliz uzunluk ölçüsü olan ayak'ın 1/12'si, inç.[25,4 milimetre] )


- PÜS ile/||/<> PÜSE

( Erik, kayısı, badem vb. ağaçlardan sızan zamk, kedibalı, keven bitkisinden elde edilen zamk, kitre. İLE/||/<> Çamların çıralı yerlerinden elde edilen siyah katran. )


- PÜSKÜRTÜ ile PÜSKÜRTÜŞ ile PÜSKÜRTÜCÜ


- PÜSKÜRÜK ile PÜSKÜRÜK TAŞ ile PÜSKÜRÜK KÜLTE