S ve Ş ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 6.797 başlık/FaRk ile birlikte,
6.797 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(19/29)
- MÜHENDİS değil/yerine/= ÖLÇMEN
- MÜHENDİS[Ar. < HENDESE] değil/yerine/= SAYIŞMAN
- MUHİSS[Ar. < HİSS] ile MÛHİŞ[Ar. < VAHŞET]
( Duyuran, hissettiren. İLE Korku ve dehşet veren, korkutan, ürküten. )
- MUHİT[Ar. < HAVT] ile/ve ATLAS
( Okyanus. | Kapsayıcı. )
- MUHKEM[Ar.] değil/yerine/= SAĞLAM/LAŞTRILMIŞ
- MUHLİS ile/ve MUHLÂS
- MUHLİS[Ar.] ile MUHLİS[Ar. < HULÛS]
( Saç ve sakalına kır düşmüş kişi. İLE Katkısız, hâlis. | Dostluğu, samimiyeti ve hali içten, gönülden olan. [eskiden, büyükten küçüğe yazılan resmî yazılarda, bir nezâket dili olarak "ben" anlamına gelen, "muhlisiniz" biçiminde kullanılırdı] )
- [ne yazık ki]
!MUHTELİS[Ar.] değil/yerine/= ÇALAN
( Beylik mal ya da parayı zimmetine geçiren, çalan. )
- MUHTERİS[Ar. < HİRÂSET] ile MUHTERİS[Ar. < HIRS] ile MUHTERİZ[Ar. < HIRZ]
( Sakınan, çekinen. İLE Hırs sahibi. | Çok istekli. | Ateşli. İLE Sakınan, çekinen, ihtirâz eden. )
- MUKADDES[< KUDS] ile TAKDÎS EDİLMİŞ, MÜBÂREK, KUTSAL, TEMİZ
- MUKADDES ile MÜNEZZEH
- MUKADDİME[İBN HALDUN] NÜSHALARINDA:
TUNUS ile/ve/<> MISIR ile/ve/<> ÜÇÜNCÜSÜ
- MUKARNAS ile/||/<> İSTALAKTİT ile/||/<> PANDANTİF
( Kademeli olarak taşmalar yapacak biçimde, aşırtmalı olarak yan yana ve üst üste gelen, üç boyutlu görünüm veren bir geçiş ve dolgu ögesi. Petek biçimli bir görüntü ile yarım kubbelerin içini dolgular İslâm sanatı ögesi. İLE/||/<> Sarkıtlı olan mukarnas. İLE/||/<> Kare altyapıdan kubbe eteği olan daireye geçiş ögesi. )
- MUKARRİR ile MUALLİM ile MÜDERRİS
( OKUTMAN/ÖĞRETİM GÖREVLİSİ ile DOKTOR/DOÇENT ile PROFESÖR )
- MUKASSEM[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ, BÖLÜNMÜŞ
- MUKÂVEMET/REZİSTANS değil/yerine/= DİRENMEK/DİRENÇ/DİRENİŞ
- MUKAVVES[Ar.] değil/yerine/= EĞRİ
- MÜLEVVEN[< LEVN]:
RENGARENK, TÜRLÜ TÜRLÜ, HERCAİ | BOYALI, BOYANMIŞ -<
- MÜLEVVES[< LEVS] değil/yerine/= KİRLİ, PİS | DÜZENSİZ, KARIŞIK
( TELVÎS EDİLMİŞ, KİRLİ, PİS | İNTİZAMSIZ, KARIŞIK )
- MÜLHEM[Ar.] değil/yerine/= İÇE DOĞMUŞ, ESİNLENİLMİŞ
- MÜLTECİ:
ÜLKESİNDE ile/ve/||/<> YERİNDEN EDİLMİŞ ile/ve/||/<> YERİNDE/MAHALİNDE [IDPs]
- MULTIFERROIC ile/||/<> MAGNETOELECTRİC ile/||/<> SPINTRONICS ile/||/<> ÇOK İŞLEVLİ MALZEMELER
( Birden fazla düzen parametresi. )
( Formül: P·M coupling )
- MULTİPLE SKLEROZ ile/||/<> AMYOTROFİK LATERAL SKLEROZ (ALS)
( Merkezi sinir düzeninde miyelin kılıfının hasarı ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Motor nöronların kaybı ile kas zayıflığı ve atrofisi ile ilişkili bir nörodejeneratif sayrılık. )
- MULTİVARİATE STATİSTICS ile/||/<> UNİVARİATE STATİSTICS
( Multivariate statistics çok değişkenli veri analizi yaparken İLE univariate statistics tek değişkenli analiz yapar )
( Formül: PCA analysis )
- MÜMÂRESE[Ar. < MERES] değil/yerine/= YATKINLIK
( ALIŞMA, ALIŞIKLIK, YATKINLIK, EL YATKINLIĞI )
- MÜMAS[Ar. < MÜMASS] değil/yerine/= DOKUNAN | TEĞET
( Bir eğrinin yanından geçen ve ona ancak bir noktada değen doğru. )
- MÜMKÜN ile HÂDİS
- MÜNÂFESE[< NEFS] ile ...
( BAŞKASINDA GÖRDÜĞÜ KEMÂLE İMRENİP, ONA YETİŞMEK İÇİN ÇALIŞMAK [HASED değil!] )
- MÜNÂKAŞA[< NAKŞ] ile/değil/yerine İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ]
( Atışma, çekişme. | Tartışma. | İrdeleme. İLE/DEĞİL/YERİNE Yazılı olarak bildirilmesini isteme. )
( Polemik, tartışma, "söz dalaşı" ya da atışma değil "yazılı olarak tartışma, değerlendirme" anlamına gelmektedir.
Eski deyimiyle de, "Yazı ile bildirilmesini isteme" anlamına gelen, İSTİŞ'ÂR[çoğ. İSTİŞ'ÂRÂT] kullanılmaktaydı.
Sözlü iletişimde, zihni ve düşünceyi, kavramı ya da olguyu aktarma ve paylaşmada ve özellikle de düşünce ayrılıklarındaki savların konuşulması ve tartışılmasında, yetersizlik ve (kolay/tam) takip edilemezlik durumu oluşur/oluşabilir.
Buna engel olmak için, düşünülen, savunulan şey üzerindeki savların ve ayrıntıların, yazılı olarak sunulması, olası savrulmaları da engelleyebileceği yöntem(ler)le yani yazıyla çözülebilir.
Ayrışma/tartışma konusu, yazılı olarak sunulduğunda ya da alındığında, hem kişinin kendi düşüncelerini ve ayrıntılarını, yazı aynasında tekrar (tekrar) değerlendirilebilmesi, hem de ötekinin sözünü/savını doğru/yetkin/kapsamlı takip edebilme ve anlayabilme olanağı sağlanmış olur.
Dolayısıyla, "polemiğe girmeyelim" deyimi, tam aksine,
""bu konuda, polemik yapmalıyız" biçiminde ve daha doğrusu da "bunu, karşılıklı olarak yazılı biçimde sunmalı ve tartışmalıyız" biçiminde olmalıdır. )
( CRITIQUE avec POLEMIC )
- MÜNÂKIZ[Ar. < NAKZ] ile MÜNAKKIS[Ar. < NOKSÂN] ile MÜN'AKİS[Ar. < AKS]
( Birbirini tutmayan, nakz eden. İLE Eksilten, tenkîs eden. İLE Tersine dönmüş, çevrilmiş, in'ikâs eden. | Bir yere çarpıp geri dönmüş [ses/ışık]. )
- MÜNAKKAS[Ar. < NOKSÂN] ile MÜNAKKAŞ[Ar. < NAKŞ]
( Eksiltilmiş, tenkîs edilmiş. İLE İşlemeli, resimli, nakışlı, nakş edilmiş. | Renkli dokuma desenlerle süslü kumaşların genel adı. )
- MÜNÂZARA[Ar.] ile MÜZÂKERE/KENGEŞ[Ar.]
( Kurallara uygun olarak karşılıklı konuşma. | Bilimsel tartışma. İLE Bir konuyla ilgili görüşme, danışma. | Sözlü sınav. | Etüt, mütalaa. )
- MUNFASIL[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ
- MÛNİS[< ÜNS]/YAVAŞ[Tr.] ile MÜLÂYİM[< LE'M]
( Alışılan/alışılmış, yadırganmaz, ünsiyetli. | Cana yakın, sevimli. | Kişilerden kaçmayan. İLE Uygun. | Yumuşak huylu, yavaş. | Pekliği olmayan. )
- MÜNKARİZ[Ar.] değil/yerine/= BATMIŞ, ÇÖKMÜŞ, TÜKENMİŞ
- MÜNKEŞİF[< KEŞF]:
AÇILAN, AÇILMIŞ, MEYDANA ÇIKMIŞ | AÇIK, GÖRÜNEN | KEŞFOLUNMUŞ, YENİ BULUNMUŞ -<
- MÜNKESİR[Ar. < KESR] değil/yerine/= KIRILMIŞ, KIRIK | KIRGIN, GÜCENMİŞ
- MÜNTEKİS[Ar. < İNTİKÂS] ile MÜNTEKIŞ[Ar. < NAKŞ]
( Başaşağı dönen, intikâs eden. İLE Nakş olunan, intikâş eden. )
- MÜNTEŞİR[Ar. < NEŞR] değil/yerine/= YAYILMIŞ, AÇILMIŞ | DAĞINIK | DUYULMUŞ, ETRAFA YAYILMIŞ | BASILMIŞ VE YAYILMIŞ
- MUNZAM[Ar.] değil/yerine/= KATILMIŞ, EKLENMİŞ
- MURASSA'[Ar.] ile MURASSAS[Ar.]
( Değerli taşlarla bezenmiş. | İki mısrası ya da iki fıkrası, sözcük sözcük birbiriyle aynı ölçü ve uyakta olan söz/beyit. | Bir yazı tarzı. | [müzik] Irak perdesiyle geveşt perdesi arasında bir perde adı. İLE Kalay ya da kurşunla kaplanmış. | Lehimlenmiş. )
- MÜREN ile/değil PROTOPTERUS
( ... ile/değil
)
( ... İLE/DEĞİL Yiyecek ya da su olmayan bir ortama girdiğinde, derin uyku moduna girerek, 5 yıla kadar yaşamda kalabilmektedir. )
( ... cum PROTOPTERUS ANNECTENS )
- MÜRG / MURG/U[Fars.] değil/yerine/= KUŞ
- MURİS[Ar.] değil/yerine/= KALIT BIRAKAN
- MÛRİS[Ar. < VERÂSET] ile MU'RİZ[Ar. < ARZ]
( Getiren, veren, kazandıran, îrâs eden. | Miras bırakan. İLE Yüz çeviren, başka tarafa dönen, i'râz eden. | Dokunaklı söz söyleyen, "taş atan", ta'rîz eden. )
- MÜRTEHİS[Ar.] ile MÜRTEHİZ[Ar.]
( Ucuz sayan, irtihâs eden. İLE Rezîl olan, irtihâz eden. )
- MUŞ ile/değil HUŞ
( Yemen Türkü'sünde "Burası Muş'tur, yolu yokuştur" DEĞİL!!! "Burası Huş'tur, yolu yokuştur" biçimindedir! )
- MUŞ ile MUŞ[Fr.]
( Doğu'daki bir ilimiz. İLE Altı düz, küçük gezi teknesi. )
- MUŞ ile MUŞ LALESİ
- MUSA ve MAYMONIDES ve LEVINAS
( ... VE "II. Musa." VE !"III. Musa." )
- MUSADDAK değil/yerine/= ONAYLI/ONAMIŞ
- MÜŞAHHAS[Ar. < ŞAHS] ile MÜŞAHHIS[Ar. < ŞAHS]
( Tanınmış, teşhîs edilmiş. | Kişi görünümüne girmiş, kişileşmiş. | Somut. İLE Taslağın adını koyan, teşhîs eden. )
- MÜŞÂREKET[Ar.] değil/yerine/= İŞTEŞ
( RECIPROCAL )
- MUSCLE :/yerine KAS
- MÜSEDDES[< SÜDS] ile TESDÎS[< SÜDS] ile MÜSEMMEN[< SEMN] ile MUAŞŞER[< UŞR] ile TERKİB-İ BEND VE TERCİ-İ BEND
( Aynı vezinde altışar mısralık bendlerden oluşan nazım biçimi. | Altıgen. İLE Bir gazelin her beyitine dört mısra daha ekleyerek gazeli altılı bendler haline getirme. [tahmis türünde olduğu gibi genellikle eksik gazellere uygulanır] İLE Bendlerin mısra sayısı sekiz olan nazım biçimi. İLE Aynı ölçüde onar mısralık bendlerden oluşan nazım biçimi. İLE Uyakları nazım biçiminde düzenlenmiş "hane" adı verilen 5-10 beyitlik şiir parçalarının [genellikle 5-12 hane] "vasıta" denilen bir beyitle birbirine bağlanmasından oluşan nazım biçimi. )
- MÜSEDDES[Ar. < SÜDS] ile MÜSELLES[Ar. < SELÂSE] ile MÜSEMMEN[Ar.]
( Altıgen. İLE Üçgen. İLE Sekiz bölümden oluşan, sekizli. | Sekizer dizeli bentlerden oluşan koşuk. )
- MÜSELLES değil/yerine/= ÜÇGEN
- MUSHROOM vs. FUNGUS
- MUSICA:
MUNDANA ve/||/<> HUMANA ve/||/<> INSTRUMENTALIS
( Kürelerin uyumu. VE/||/<> Müziğin, insan tiniyle ilişkisi. VE/||/<> "Müzik" dediğimizde, düşündüğümüz. )
( BOETHIUS[M.S. 477 - 524] )
- MÛSİKÎŞİNAS ile/ve MUTRİB
( Müzikle uğraşan. )
- MÜSLÜMAN ile/ve/<> DERVİŞ
( Rikkatli kişi. İLE/VE/<> Rikkatli müslüman. )
( MUSLIM vs./and/<> DERVISH )
- MÜSTAĞRAK[< GARK]:
BATMIŞ -<
- MÜSTAHDES[Ar.] ile MÜSTAHDİS[Ar.]
( Yeni bulunmuş, yeni ortaya atılmış. İLE Yeni bir şey bulan/bulucu. )
- MÜSTEAR[Ar.] ile MAHLAS[Ar.]
( Eğreti olarak alınmış. | Türk müziğinde bir makam. İLE Bir kişinin ikinci adı. | Ozanların/yazarların, yapıtlarında kullandıkları takma ad. )
- MÜSTEHÂS[Ar. < HAVS] ile MÜSTEHÂZA[Ar.]
( Toprak altında saklı bulunan. İLE Aybaşı gören kadın. )
- MÜŞTEREK ile MÜŞTEREK BAHİS ile MÜŞTEREK BAHİSÇİ
- Müşterilerinle KONUŞ!!!
- MUTÇULUK = İSTİSADİYE = EUDAEMONISM[İng.] = EUDÉMONISME[Fr.] = EUDÄMONISMUS[Alm.] = EUDAIMONISMOS[Yun.]
- MÜTEATTIS ile ...
( Aksıran. )
- MÜTECESSİS[Ar.] değil/yerine/= MERAKLI
- MÜTEESİR değil/yerine/= ETKİLENMİŞ
- MÜTEESSİR[< ESR < ESÂRET] değil/yerine/= HÜZÜNLÜ, KEDERLİ, ÜZÜNTÜLÜ | BİRİNİN ACISIYLA ACILANAN | DUYGULANMIŞ
- MÜTEFERRİS[Ar. < FERÂSET] ile MÜTEFERRİŞ[Ar.] ile MÜTEFERRİZ[Ar. < FERZ]
( Anlayan, anlayışlı, sezişli, teferrüs eden. İLE Döşenen, mefrûş olan, teferrüş eden. İLE Ayrılan, teferrüz eden. )
- MÜTEHADDİS[Ar. < HUDÛS] ile MÜTEHADDİŞ[Ar.]
( Meydana gelen ya da çıkan, peydâ olan, tehaddüs eden. İLE Tırmalanan, ıstırap çeken, tahaddüş eden. )
- MÜTEHASSİS ile MÜTEESSİR
( Güzel bir duygunun etkisi altında kalmak.[Ayrıca; cansız maddelerden etkilenmede kullanılmaz!] İLE Üzüntü. )
- MÜTEHASSIS MÜTEHASSİS
- MÜTEHASSIS[Ar. < HUSÛS] ile MÜTEHASSİS[Ar. < HİSS]
( Bir işin bir alanını çok iyi bilen, uzman. | Sadece bir şeye ayrılmış, ayrı bir işte kullanılan. İLE Duygulanan, hislenen. )
- MÜTEKÂMİL[Ar.] değil/yerine/= OLGUNLAŞMIŞ
- MÜTEKASSÎ[Ar.] ile MÜTEKAŞŞİ'[Ar. < KAŞ]
( Dikkatle araştıran, tekassî eden. İLE Balgam söktüren ilaç. | Balgam çıkaran hasta. )
- MÜTENEFFİS[Ar. < NEFES] ile MÜTENEFFİZ[Ar. < NÜFÛZ | çoğ. MÜTENEFFİZÂN]
( Soluk alan, soluyan, teneffüs eden. | Yorgunluk alan, dinlenen. İLE Sözü geçen, nüfuzlu. )
- MÜTENEKKİS ile ...
( Başaşağı olan, ters dönen, tenekküs eden kişi, canbaz. )
- MÜTEŞEBBİS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİMCİ
- MÜTEŞEBBİS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞKEN/GİRİŞİMCİ
- MÜTEŞELŞİL = AKIŞ
( Şarıl şarıl akıp çağlayan, teşelşül eden. )
- MÜTHİŞ["MÜTİŞ" değil!] değil/yerine/= YILGILI
- MUTLAK ile MUTLAK ADRES ile MUTLAK CEHALET ile MUTLAK VEKALETNAME ile MUTLAK KURAL ile MUTLAK DEĞER ile KESİNLİKLE
( ABSOLUTE vs. ABSOLUTE ADDRESS vs. ABSOLUTE IGNORANCE vs. ABSOLUTE POWER OF ATTORNEY vs. ABSOLUTE RULE vs. ABSOLUTE VALUE vs. ABSOLUTELY )
( مطلق ile محض ile مطلقه ile نشاني مطلق ile جهل مرکب ile وکالت مطلغ ile حکومت مطلقه ile قدر مطلق ile مطلقا ile عليالاطلاق )
( MOTALGH ile MAHZ ile MOTALGHEH ile NESHANY MOTALGH ile JOHAL MARKAB ile VEKALT MOTLAGH ile HOKOMET MOTALGHEH ile GHODAR MOTALGH ile MOTALGHA ile عليالاطلاق )
- MUTLAK ile/değil/yerine UZLAŞILMIŞ
- MUTLULUK = SAADET = HAPPINESS[İng.] = BONHEUR, FELICITÉ[Fr.] = GLÜCK[Alm.] = FELICITAS[Lat.] = FELICIDAD[İsp.]
- MUTTALİ[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRENMİŞ
( Öğrenmiş, haber almış, bilgi edinmiş. )
- MÜZERKEŞ ile ...
( Altın sırmalı, altın sırma ile işlenmiş. )
- Müzik için SUS!!!
- MÜZİSYEN ile/ve/ya da MÛSİKÎŞİNAS
- MYC-/-MYCES/-MYCEES/-MYCET-/-MYCETO-/MYCO-/-MYCOSİS ile/||/<> MYC-/MYCO-
( Mantar, mantar sınıfı, mantar enfeksiyonu, bir bölümün mantar enfeksiyonları. İLE/||/<> Mukus. )
- MY-/MYO- ile/||/<> MİO-/MEİO- ile/||/<> -STALSİS ile/||/<> TEN-/TENDO-/TENO-/TENONT-/TENONTO- ile/||/<> SARC-/SARCO- ile/||/<> SPLANCHN-/SPLANCHO-
( Kas, kasla ilgili. İLE/||/<> Daha az, daha küçük, kasılmanın azalması. İLE/||/<> Kasılma. İLE/||/<> Tendon. İLE/||/<> Et, kas. İLE/||/<> İç örgenlerle ilgili. )
- MYOTIS ile ROUSETTUS ile TADARIDA
( Ufak, kahverengi yarasa. İLE Meyve Yarasası. İLE ... )
- NADAS ile/ve/değil/yerine/||/<> NEKÂHET
( Toprakta/bitkilerde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sayrıda/kişide. )
- NÂHİS[Ar.] ile NAHÎS[Ar. < NAHS]
( Kıtlık yılı. İLE Uğursuz. | Kıtlık. )
- NAHİV[Ar.]/SENTAKS[Fr., İng.] değil/yerine/= SÖZ DİZİMİ
- NAHOŞ ile FELAKET
( DISTASTEFUL vs. DISTASTROUS )
( بد مزه ile شور مزه ile ناخوش آيند ile بدمزه ile واويلا )
( BAD MAZEH ile SHOR MAZEH ile NAKHOSH AYNAD ile BADAMZEH ile واويلا )
- NAHOŞ ile/değil MAYHOŞ
- NAKÎİYE[Ar.]/INFLUSOIRES[Fr.] ile ...
( Haşlamlılar. )
- NAKÎS[Ar. < NOKSÂN] ile NÂKİS[Ar. < NEKS | çoğ. NEVÂKİS] ile NAKÎZ[Ar. < NAKZ]
( Eksik. İLE Başını sürekli öne eğen kişi. | Alçak, adi, bayağı. İLE Karşı, zıt. )
- NAKIŞ ile CİVANKAŞI
( ... İLE Bir tür nakış ve işleme. )
- NAKIŞ ile SAVAT[Ar.]
( ... İLE Gümüş üstüne, özel bir biçimde, kurşunla işlenen kara nakış. )
- NAKIŞ ile SÜZENİ[Fars.]
( ... İLE Kasnağa gerilmiş kumaşa, iğne ya da tığla yapılan bir nakış türü. )
- NÂKIS ile/||/>< ZÂİD
( Eksi/negatif. İLE/||/>< Artı/ pozitif. )
- NÂKIS/A[Ar. < NAKS] ile NAKIŞ[Ar.] ile NÂKIZ[Ar. < NAKZ]
( Eksik, noksan, tam olmayan. | Kusurlu, kusuru olan. | [matematikte] -[eksi] imi/işareti. İLE Genellikle kumaş üzerine, renkli iplikler ya da sırma ve sim kullanarak, elle, makineyle yapılan işleme. | Özellikle duvar ve tavanları süslemek için yapılan resim. | Beste ve semailerin, dört yerine iki haneli olanlarına verilen ad. | [mecaz] Hile. İLE Bozan, bozucu, bozma, çözme, kırma. )
- NAKS[Ar.] ile NAKŞ[Ar.]
( Eksiklik, noksan. | Eksiltme, azaltma. İLE Resim. | Duvarlara, tavanlara yapılan yağlı ya da sulu boya resim, süsleme sanatı. | İpekle, sırma ile işletme. | Hile, renk. )
- NAKZ ile/ve/||/<> TAHSİS ile/ve/||/<> TAMİM ile/ve/||/<> İCMÂL ile/ve/||/<> TEFSİR
( ANNULATION avec LA RESTRICTION DU SENS OU DE LA PORTEE avec EXTENSION DU SENS OU DE LA PORTEE avec COLLECTIF avec ANNOTATION )
- NAMAZ ile/ve DERS
( Kazası varsa bile. İLE/VE Kazası olmaz. )
- NAMUS ile/ve GÜVEN
- NAMUS ile NAMUSLU/LUK ile NAMUSSUZ/LUK ile NAMUSLUCA ile NAMUS SÖZÜ ile NAMUSSUZCA ile NAMUS BORCU ile NAMUS BELASI ile NAMUS DAVASI ile NAMUS CİNAYETİ
- NÂMÛS[Ar.] ile/değil/<> NOMOS[Yun.]
( Yasa. | Ar, edep, hayâ, ırz. | Temizlik, doğruluk. | Allah'a yakın olan büyük melek. | Esrâr sahibi. | Sinek. | Derinden gelen ses. İLE/DEĞİL/<> Yasa. )
- NAMUS ile ŞEREF
- NANO-CATALYSİS ile/||/<> BULK CATALYSİS
( Nano-catalysis nanoparçacık katalizör kullanırken İLE bulk catalysis makroskopik katalizör kullanır )
( Formül: High surface area )
- NÂR ile ATEŞ
- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve ÇAMURCUN ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da][Lat. SAXICOLA] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SAKARMEKE ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.]) ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve UZUNBACAK ile/ve ÜVEYİK(TURTLE DOVE[İng.], STREPTOPELIA TURTUR[Lat.]) ile/ve YEŞİLBAŞ
( Kolombiya'da, dünyadaki tüm ülkelerdeki kuş türlerinden daha fazla kuş türü bulunur. )
- NÂS ile ...
( İNSAN/BİREYLER, HERKES )
- NÂS[Ar.] ile/ve/||/<> İHTİYÂR[Ar.]
- NÂS[Ar. < İNS] ile NAS/NASS[Ar. < NUSÛS] ile NA'S/NA'SE[Ar.]
( Kişiler, halk, herkes. İLE Açıklık, sarihlik, kat'îlik. | Anlamında açıklık, kesinlik bulunan Kur'an-ı Kerîm ayetinin delil olarak gösterileni. | [felsefe] İnak, dogma. | [eskiden] Sadece bir anlama gelen sözcük. İLE Uykusu gelme, uyku bastırma, ımızganma. | Zayıflık, bitkinlik, kuvvetsizlik. )
- NÂS[Ar.] ile SUBE[Ar.]
- NÂS[Ar.] ile VERÂ[Ar.]
- NATS[Ar.] ile NATŞ[Ar.]
( Nadas. İLE Bünyenin gücü ve şiddeti. )
- NATURA NATURANS ile/ve NATURA NATURATA
( Doğuran doğa. İLE/VE Doğan doğa. )
( Hakikat. İLE/VE Zâhir. )
( NOMEN ile/ve FENOMEN )
- NATÜRMORT ile/ve/||/<>/> VANITAS
- NAZ ile NAS
- NAZ ile NAS
- NAZAR-I DİKKAT değil/yerine/= İNCE BAKIŞ
- NAZİK ile NAZİK SEKS ile KİBARLAR ile BEYEFENDİ ile CENTİLMENCE ile NEZAKET ile BEYEFENDİ
( GENTLE vs. GENTLE SEX vs. GENTLEFOLK vs. GENTLEMAN vs. GENTLEMANLY vs. GENTLENESS vs. GENTLEWOMAN )
( سليم الطبع ile معتدل ile با تربيت ile نرم ile جنس زن ile مردمان شريف ile سميو ile جنتلمن ile شخص محترم ile آقامنشانه ile آقامنش ile آقا منش ile ملايمت ile نرمي ile زن باتربيت ile زن نجيب )
( سليم الطبع ile MOTADEL ile BA TARBYT ile NARAM ile JENS ZAN ile MARDAMAN SHARYFE ile سميو ile JENTELMAN ile SHKHS MOHTARAM ile AGAMNASHANEH ile AGAMNASH ile AGA MONASH ile MOLAYMAT ile NARAMY ile ZAN BATARBYT ile ZAN NAJYBE )
- NAZIM BİÇİMLERİNDE:
TERKİB-İ BENT ile/<> TERCİ-İ BENT ile/<> TERBİ ile/<> TAHMİS ile/<> TAŞTIR ile/<> TESDİS ile/<> MUHAMMES ile/<> TARDİYE ile/<> MÜSEDDES ile/<> NAZİRE ile/<> TEHZİL
( 7-10 beyit. İLE 7-10 beyit. İLE Gazel + 2 beyit. | Dördün. | Dörtleme. İLE Gazel + 3 beyit. İLE Gazel + 3 beyit. İLE Gazel + 4 beyit. İLE 5 dizelik. İLE 5 dizelik.[Muhammes'in, özel bir biçimi.] İLE 6 dizelik.İLE Beğendiğine benzer. İLE Alay etmek üzere yazılan nazire. )
( )
- Ne bileyim diyorsan düşünüp, öğrenip, bilebileceğini anımsa ve ona göre KONUŞ!!!
- Ne dediysek SUS!!!
- NE DESEM BOŞ değil/yerine NE DESEM ÇOK, NE DESEM AZ
- NE DESEM(/DESEN) BOŞ ile/değil/yerine NE DESEM(/DESEN) AZ
- Ne diye susayım? diyorsan SUS!!!
- [ne] KARDAŞ, [ne de] ARKADAŞ ile/değil/sadece HALDAŞ
( Sükût kıvâmındaki çığlığı, ne kardaş, ne de arkadaş; sadece hâldaş olanlar duyar. )
- Ne konuşacaksan KONUŞ!!!
- Ne söylesen az! olduğu için SUS!!!
- Ne söylesen çok! olduğu için SUS!!!
- Ne yaparsan yap SUS!!!
- Ne yapmadıysan SUS!!!
- Ne yaptıysan SUS!!!
- [ne yazık ki]
AYNI HAMAM ile/ve/||/<> AYNI TAS
- [ne yazık ki]
HIZ ile/ve/değil/||/<>/< TELÂŞ
- [ne yazık ki]
YANLIŞA/SUÇA:
TEŞEBBÜS ile/ve/||/<>/< TENEZZÜL
- NECÂT değil/yerine/= KURTULMA, KURTULUŞ
- NECÂT[Ar.] ile TEHALLUS[Ar.]
- Necâtî'ye KONUŞ!!!
- NECESSARY(NECESSITY) vs. COMPULSIVE(NESS)
- NECİS[Ar.] ile NECÎS[Ar.]
( Pis, murdar. İLE Pis, kirli, murdar. | Onulmaz hastalık. )
- NEDENSEL ile NEDENSELLİK ile NEDEN ile KAYBA NEDEN OLMAK ile SEBEP VE SONUÇ ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile GECİKMEYE NEDEN OLMAK ile ZORLUK ÇIKARMAK ile ANLAŞMAZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile İLİŞKİLENDİRMEYE NEDEN OLMAK ile DANS ETMEYE NEDEN OLMAK ile ÇÜRÜMEYE NEDEN OLMAK ile ORTADAN KAYBOLMASINA NEDEN OLMAK ile KAÇMASINA NEDEN OLMAK ile UÇMAYA NEDEN OLMAK ile VEBAYA NEDEN OLMAK ile GÖÇ ETMEYE NEDEN OLMAK ile GEÇMESİNE NEDEN OLMAK ile SALLANMASINA NEDEN OLMAK ile AYAKTA DURMAYA NEDEN OLMAK ile AĞLAMAYA NEDEN OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSER ile NEDENLERİ ile ŞÖHRETİN NEDENLERİ ile SEBEP OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSİNG TROUBLES
( CAUSAL vs. CAUSALITY vs. CAUSE vs. CAUSE A LOSS vs. CAUSE AND EFFECT vs. CAUSE ANNOYANCE vs. CAUSE DELAY vs. CAUSE DIFFICULTY vs. CAUSE DISCORD vs. CAUSE INCONVENIENCE vs. CAUSE OF ANNOYANCE vs. CAUSE OF INCONVENIENCE vs. CAUSE TO ASSOCIATE vs. CAUSE TO DANCE vs. CAUSE TO DECAY vs. CAUSE TO DISAPPEAR vs. CAUSE TO ESCAPE vs. CAUSE TO FLY vs. CAUSE TO GET PLAGUE vs. CAUSE TO MIGRATE vs. CAUSE TO PASS vs. CAUSE TO SHAKE vs. CAUSE TO STAND vs. CAUSE TO WEEP vs. CAUSE TROUBLE vs. CAUSER vs. CAUSES vs. CAUSES OF GLORY vs. CAUSING vs. CAUSING TROUBLE vs. CAUSING TROUBLES )
( سببي ile علتي ile سببيت ile عليت ile مورث ile موجد ile باعث شدن ile باعث گرديدن ile موجب شدن ile مسسب شدن ile باني شدن ile موجب ile نهضت ile به بار آوردن ile سبب ساز ile سبب ile مسبب ile سبب شدن ile سلسله جنبان ile باعث ile علت ile ضرر زدن ile علت و معلول ile کدورت ايجاد کردن ile وقفه ايجاد کردن ile باعث تاخير شدن ile پيسي بالا آوردن ile دوبهمزني کردن ile تفرقه انداختن ile مزاحمت دادن ile مزاحمت فراهم کردن ile مايهء کدورت ile اسباب ناراحتي ile محشور کردن ile محشور ساختن ile رقصاندن ile پوساندن ile ناپديد ساختن ile متواري کردن ile پراندن ile دچار طاعون کردن ile کوچانيدن ile عبور دادن ile مرتعش ساختن ile ايستاندن ile گرياندن ile سبب اختلاف شدن ile تفتين کردن ile مفسده برپا کردن ile مفسده برانگيختن ile آشوب بپا کردن ile دسته گل به آب دادن ile آشوب کردن ile ايجاد کننده ile عوامل ile علل ile مفاخر ile منتج ile تفتين ile پردردسر )
( SABEBY ile ALATY ile سببيت ile ALYT ile MOORS ile MOJED ile BAES SHODAN ile BAES GARDYDAN ile MOJEB SHODAN ile MOSASB SHODAN ile BANY SHODAN ile MOJEB ile NAHAZAT ile BAH BAR AVARDAN ile SABEB SAZ ile SABEB ile MASBEB ile SABEB SHODAN ile SALSALEH JONBAN ile BAES ile ALAT ile ZAR ZADAN ile ALAT VE MALOOL ile KODORT AYJAD KARDAN ile VAQFEH AYJAD KARDAN ile BAES TAKHYR SHODAN ile PEYSY BALA AVARDAN ile DOBEBMZANY KARDAN ile TAFARGHEH ANDAKHTAN ile MOZAHMAT DADAN ile MOZAHMAT FARANPAM KARDAN ile MAYCPEYE KODORT ile ASBAB NARAHATY ile MAHSHOR KARDAN ile MAHSHOR SAKHTAN ile رقصاندن ile POOSANDAN ile NAPADYD SAKHTAN ile MOTVARY KARDAN ile PARANDAN ile DOCHAR TAOON KARDAN ile کوچانيدن ile OBUR DADAN ile MORTEASH SAKHTAN ile AYSETANDAN ile GARYANDAN ile SABEB AKHTELAF SHODAN ile TAFTYNE KARDAN ile MOFSADEH BARPA KARDAN ile MOFSADEH BARANGYKHTAN ile ASHUB BEPA KARDAN ile DASTEH GOL BAH AB DADAN ile ASHUB KARDAN ile AYJAD KONANDEH ile AVAMEL ile ALAL ile MOFAKHAR ile MONTEJ ile تفتين ile PARDARDASAR )
- NEDENSELLİK = İLLİYET = CAUSALITY[İng.] = CAUSALITÉ[Fr.] = KAUSALITÄT[Alm.] = CAUSALITAS[Lat.]
- Nedensiz SUS!!!
- NEDY[Ar.] ile MECLİS[Ar.] ile MUKÂME[Ar.]
- NEFES ile ...
( SOLUK | SOLUK ALACAK KADAR GEÇEN ZAMAN, AN | BEKTÂŞÎ İLÂHİLERİ | MÂNEN YARDIM ETMEK )
- NEFES ile NEFES ALMAK ile NEFES ALMAK ile NEFESSİZ ile NEFES DARLIĞI ile NEFES KESİCİ
( BREATH vs. BREATHE vs. BREATHING vs. BREATHLESS vs. BREATHLESSNESS vs. BREATHY )
( دم ile نفس ile نفس کشيدن ile تنفس کردن ile دم بر آوردن ile هوا خوردن ile استنشاق کردن ile ذينفس ile تنفس ile متنفس ile بي جان ile بي نفس ile بي جاني ile درمعرض نسيم )
( DAM ile NAFS ile NAFS KESHYDAN ile TANFES KARDAN ile DAM BAR AVARDAN ile NPAVA KHORDAN ile ESTANESHAGH KARDAN ile ذينفس ile TANFES ile متنفس ile BEY JAN ile BEY NAFS ile BEY JANY ile DARMARZ NESYM )
- NEFES ve/> NEFS ve/> NEFİS
- NEFES = NUTUK
- NEFİS ile/ve/||/<>/> ENFES
( Pek hoş, çok güzel. İLE/VE/||/<>/> Çok güzel, en güzel. )
- NEFİS değil/yerine/= PEK HOŞ
- NEFROLİTİYAZİS ile/||/<> ÜRETEROLİTİYAZİS
( Böbreklerde taş oluşumu. İLE/||/<> Üreterde taş oluşumu. )
- NEFROLİTİYAZİS ile/||/<> ÜROLİTİYAZİS
( Böbreklerde taş oluşumu. İLE/||/<> Sidik yollarında taş oluşumu. )
- NEFROLİTİYAZİS ile/||/<> ÜROLİTİYAZİS
( Böbreklerde taş oluşumu. İLE/||/<> Sidik yollarında taş oluşumu. )
- NEFS ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZ/LİK / CEHÂLET/CAHİL
- NEFS/KAN ve/> GÖNÜL
( ... VE/> Nefsin imana gelmiş hali. )
( SELF/BLOOD and/> HEART )
- NEFS ile/ve/<> KAN
- NEFS ve/<> KORKU
- NEFS ile LEYH
( Kendi nefsinin siyaseti ile başlayan, kişilerin siyasetini de idrak eder. )
( "Ancak nefis terbiyesi(tehzîb) ve istikâmet üzere olma(takvim) ile ıslah gerçekleşir." )
- NEFS ve/<> MUHÂLEFET
( DİN: MUHALEFETÜN NEFS[Nefsine muhalefet olmak.] )
- NEFS ile/değil/yerine NEFES
( Bilmeyene. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilene. )
- NEFS > NEFÎS
( Nefs'i, nefîs'e taşımak/dönüştürmek gerek! )
- NEFS[Ar.] ile NEFS[Ar.]
( Tükürükle üfleme. Üfleme. İLE Can, yaşam/hayat. | Kişinin yeme-içme gibi dirimsel gereksinimleri. | Kendi, kişi. | Asıl, maya, töz/cevher. | Bir şeyin ta kendi. | Döl suyu. | İç, iç taraf. | Bir kentin içinden olan kişi. )
- NEFS ile NEFS-İ CEBÂBİRE
( BİR ŞEYİN ZÂTI, KENDİ. RUH, CAN, HAYAT, KALB, HEVES | İNSANIN YEME-İÇME GİBİ BİYOLOJİK GEREKSİNİMLERİ | ASIL, MAYA, CEVHER | DÖLSUYU | İÇ, İÇ TARAF | RUHUN MADDEYLE BİRLEŞMESİ )
- NEFS ile/ve NEFSLER
- NEFS ile ŞEYTAN
( ... İLE Kötülüğe meyl/"emir" eden nefs. )
- NEFS ile/ve/<> VİCDAN
( Öğretmeni ol! İLE/VE/<> Öğrencisi ol! )
- NEGATORY vs. TO REMOVE THE COVERS
- NEKAİS[Ar. < NAKÎSA]["ka" uzun okunur] ile NEKAİZ[Ar. < NAKÎZA]["ka" uzun okunur]
( Eksiklikler, noksanlar. İLE Birbirine zıt olan, birbirini çelen şeyler. )
- NEKROZ/NECROSIS[İng.] değil/yerine/= DOKU ÖLÜM
- NEKS[Ar.] ile NEKS[Ar.] ile NEKS[Ar.] ile NEKZ[Ar.]
( Çok çekinme, kaçınma. İLE Ters çevirme, başaşağı etme, altüst etme. | Geri dönme. | Hastalığın geri dönmesi, depreşmesi.[NÜKS] İLE Ayırma, parçalama, parçalara bölme. İLE Çok çabalama, gayret etme. )
- NERGİS ile/ve ÇAKAL NERGİSİ
- NERGİS ile/ve/<> FULYA
( ... İLE/VE/<> Nergisgillerden, soğan köklü bir bitki ve bu bitkinin, zerrin ve nergis adlarıyla da anılan, hoş kokulu çiçekleri. )
( ... cum NARCISSUS JONPUILLA )
- NERGİS[Fars.] ile KARDELEN
( Nergisgillerden, bazı türlerinde beyaz, bazılarında sarı renkte olan çiçekleri ayrı ya da bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda, açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan, 20-80 cm. yüksekliğinde, soğanlı bir süs bitkisi. İLE Nergisgillerden, baharda çok erken çiçek açan ve eczacılıkta kullanılan soğanlı bir bitki. )
( NARCISSUS cum GALANTHUS NIVALIS )
- NERGİS ile NERGİS ZAMBAĞI
- NERVOUS :/yerine GERGİN
- NERVUS[İng.] değil/yerine/= SİNİR
- NES'[Ar.] ile NEZ'[Ar.]
( "Eşhür-ül-Hurum"un muayyen vaktini geçirme. İLE Bir şeyi yerinden koparma, sökme. | Kaldırma, yok etme. | Bozma. | Halkı birbirine düşürme. )
- NEŞE = NEŞVE = MERRIMENT, CHEERFULNESS[İng.] = GAIETÉ[Fr.] = HEITERKEIT[Alm.] = HILARITAS[Lat.]
- Nesneyi KONUŞ!!!
- NEVÂFİS[Ar. < NEFSÂ] ile NEVÂFİZ[Ar. < NÂFİZE]
( Loğusalar. İLE Nüfuz edici şeyler. )
- Nevai'ye KONUŞ!!!
- NEVÂKIS[Ar. < NAKÎSA] ile NEVÂKIS[Ar. < NÂKİS] ile NEVÂKÎS[Ar. < NÂKUS]
( Eksikler, noksanlar. İLE Başlarını sürekli önüne eğen adamlar. İLE İbâdet zamanlarında kilisede çalınan çanlar. )
- NEVERTHELESS :/yerine YİNE DE
- NEVRES-İ KADÎM ile/ve/değil/||/<> NEVRES-İ CEDÎD
( )
( ABDÜRREZZAK NEVRES ile/ve/değil/||/<> OSMAN NEVRES )
( XVIII. yüzyılda yaşamıştır. İLE/VE/DEĞİL/||/<> XIX. yüzyılda yaşamıştır. )
- NEWS :/yerine HABER
- Neyi, nasıl ve ne zaman söyleyeceğini bilmediğin için SUS!!! -ve
- Neyse ki! de, SUS!!!
- CUSANUS ve/||/<>/> KOPERNİK ve/||/<>/> PARASELSUS
( 1401 - 11 Ağustos 1464 VE/||/<>/> 19 Şubat 1473 - 24 Mayıs 1543 VE/||/<>/> 1493 - 24 Eylül 1541 )
- NICE :/yerine HOŞ
- NİCELİK = KEMİYET = QUANTITY[İng.] = QUANTITÉ[Fr.] = QUANTITÄT[Alm.] = QUANTITAS[Lat.] = POSOFEI[Yun.] = CANTIDAD[İsp.]
- NICOLAS COPERNICUS
- NICOLAUS CUSANUS ile/ve/||/<> ANAXAGORAS
- NİDUS[İng.] değil/yerine/= YUVA
- NIELS HENRIK ABEL ve/||/<> EVARISTE GALOIS ve/||/<> ŞÂNİZÂDE ATÂULLAH EFENDİ
( 05 Ağustos 1802 - 06 Nisan 1829 VE/||/<> 25 Ekim 1811 - 31 Mayıs 1832 VE/||/<> 1771 - ? )
( GALOIS KURAMI: Gauss'un kullandığı bazı teknikleri genelleştirerek, derecesi dörtten büyük olan her polinom için çalışacak bir kök bulma yöntemi oluşturmanın neden olanaksız olduğunu açıklar. İçinde kökleri aradağımız sayı dizgeleri "nesneler" ile kökleri kendi arasında döndüren permütasyon "öbekleri" arasında daha önce gözlemlenmemiş ilişkiler bulur. Bu ilişkiler yumağına, bugün genel olarak verilen addır. )
- NİGÂH[Fars.] ile BAKIŞ
( BAKIŞ, BAKMA )
- NİKRİS/NİKRÎS[Ar. < NEKARÎS] ile NÎKRÎZ/NÎRÎZ[Fars.]
( Ayak parmaklarında, topuklarda ve eklemlerde meydana gelen ağrılı hastalık. [Fr. GOUTTE] İLE Türk müziğinin en eski bileşik makamlarından. )
- NİMBUS[Lat.] değil/yerine/= KARA BULUT
- NİŞ ile HABİTAT
( Bir organizmanın ekodüzendeki rolü. İLE Bir organizmanın yaşadığı çevre. )
- NİŞ ile/||/<> HABİTAT
( Niş ekolojik rol İLE habitat yaşam yeridir )
( Formül: İşlev İLE yer )
- NİŞ ile/||/<> MÜCEVHER ile/||/<> YAŞAM/HAYAT AĞACI
( Duvarda küçük ölçüde ve düzgün girinti. İLE/||/<> Kıymetli taşlarla bezenmiş. İLE/||/<> İpek ve İslâm öncesi süsleme sanatlarında ve benzeri ağaçlar.[Cenneti simgeleyen resimlerde ya da süslemelerde bakışım ekseni olarak çokça görülür.] )
- NÎŞ[Fars.] ile NİŞ[Fr./İng. < NICHE]
( İğne[arı, akrep gibi böceklerde]. | Zehir, ağı. | Diken. İLE Duvar içinde bırakılan oyuk. )
( Niş pazarlama, pazardaki hizmetlerdeki boşlukların doldurulması amacı ile yapılmaktadır. Bu pazarlama çeşidinde herkese hizmet verilmemektedir. Daha küçük bir grup niş pazarlamadan yararlanabilmektedir. Niş pazarlama, hedefindeki kişilerin isteği doğrultusunda sürekli bir biçimde yenilikler yapmak zorundadır.
Niş Pazarlama, İngilizce'de Niche marketing adı ile anılmaktadır. Bu pazarın belirli başlı özellikleri bulunur.
- Niş pazarlama, küçük kitleleri hedef almış olan bir pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkar.
- Niş pazarlama, yönteminde maliyetin üzerine ciddi bir kâr konulmaktadır. Bu nedenle de önemli oranlarda kâr elde etmek olanaklıdır.
- Niş pazarlamada, üretim ve pazarlama oldukça düşüktür. Ancak kazanılan paralar oldukça tatmin edicidir.
- Niş pazarlamada, müşteri gereksinimine göre ürün üretilmektedir.
- Niş pazarlama, kitlesi küçük olması nedeni ile pazarlama iletişimine ayrılan para oldukça azdır.
- Niş pazarlama yapılırken, üretimin özgün olması ve üretimi yapan şirketin alanında uzman olması oldukça önemlidir.
- Tüketici güvenini kazanmak ve tüketiciyi memnun etmek, niş pazarlamada çok daha kolay bir biçimde yapılabilmektedir.
Niş Ürün, Niş Parfüm, Niş Pazar ve Niş Boyut Ne Anlama Gelir?
Niş pazarlamada üretilen niş ürünlerin herhangi bir alternatifinin bulunmaması oldukça önemli bir konudur. Niş pazarlama stratejilerinde hedef kitle oldukça küçük olmaktadır. Bazı kişiler tarafından bu pazar türünde rekabet olmadığı düşünülebilir. Ancak niş pazarlamadaki rekabet oldukça fazladır.
Niş pazarlama, yapmak oldukça dar bir bölgede pazarlama yapmak demektir. Bunun yanında bu dar bölgede pek çok rekabet eden şirket olması da olanaklıdır. )
- NİSPET ile KIYAS
( Hind felsefesindeki temel kavram RTA, Yol (Rota, route, road) anlamına gelmektedir. Ratio'nun kaynağı olan Ratis ise, Lâtince'de, bağ çubuklarını boylarına göre düzlemektir, denk etmektir. Eski Yunan'da, muntazam dizilmiş kolye anlamında, "cosmos", düzenli evren ("Cosmos") ile, akıl, dil, "Logos (uyumlu dil ve Akıl)", "Nomos", "Ethos" [yüce değerlere yönelme] arasındaki eşdeğerlik demektir. Japonların "Kannagara no michi"si, Arapların "Şeria"sı da aynı, doğru yol, anlamındadır. )
( RATIO vs. TO COMPARE )
- Nisyan etmeden KONUŞ!!!
- NİSYÂN[Ar.] değil/yerine/= UNUTUŞ
- NİTELİK = KEYFİYET = QUALITY[İng.] = QUALITÉ[Fr.] = QUALITÄT, BESCHAFFENHEIT[Alm.] = QUALITAS[Lat.] = POIOTES[Yun.] = CALIDAD[İsp.]
- Nitelikli soru sorabilmek için SUS!!!
- Nitelikli soru sorarak KONUŞ!!!
- Niye? diye sormuyorsan SUS!!!
- Niye? diye soruyorsan SUS!!!
- NİYEMİŞ değil NİYEYMİŞ?/NİYE İMİŞ?
- NİYET ile/ve YÖNELİŞ
- NK/NATURAL KİLLER CELLS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL ÖLDÜRÜCÜ GÖZELER
- NLP/NATUREL LANGUAGE PROCESS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL DİL İŞLEME
- NMR İLE IR İLE UV-VİS İLE MS ile/||/<> ANALİTİK SPEKTROSKOPİ
( Molekül karakterizasyon teknikleri. )
( Formül: ΔE = hν )
- NMR/NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= NÜKLEER MANYETİK REZONANS
- NMR/NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= NÜKLEER MANYETİK REZONANS
- NOESIS ile EPISTEME
- NOESIS ile FRONESIS ile POESIS
( Dışarıda. İLE İçte. İLE ... )
( Akılda. İLE Özde. İLE ... )
( Aristoteles. İLE Platon. İLE ... )
- NOESIS ile/ve NOUS
( ... ile/ve CEBRAİL )
- NOEZİS/NOESIS[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNME
- NON-LİNEAR OPTICS ile/||/<> LİNEAR OPTICS
( Non-linear optics yoğun ışıkta malzeme yanıtının lineer olmadığı durumken İLE linear optics ışık-madde etkileşiminin lineer olduğu durumudur )
( Formül: Kerr effect )
- NON-PARAMETRIC STATİSTICS ile/||/<> PARAMETRIC STATİSTICS
( Non-parametric statistics dağılım varsayımı olmadan analiz yaparken İLE parametric statistics belirli dağılım varsayımları kullanır )
( Formül: Rank-based tests )
- NON- ile DİS-
( ... olmayan, ... dışı. İLE Bozuk, kötü, güç. )
- NONETHELESS :/yerine YİNE DE
- NON-PAROUS vs. NON-POROUS
- NONWOVEN[İng.] değil/yerine/= DOKUNMAMIŞ
- NORMAL ile ALIŞILMIŞ
( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )
( NORMAL vs. USUAL/ORDINARY )
- NÖROGENEZ/NEUROGENESIS[İng.] değil/yerine/= SİNİR GÖZE GELİŞİMİ
- (NOT) TO INTEREST vs. NEARNESS/STRANGENESS
- NÖTR ile BOŞ
( NEUTER vs. EMPTY )
- NOUS[Yun.] değil/yerine/= EVRENİN DÜZENLEYİCİ İLKESİ
- NOUS <> KOZMOS
- n.p.o.[Lat. < NULLA PER OS] değil/yerine/= AĞIZDAN HİÇBİR ŞEY ALINMAYACAK
- NÜANS ile ...
( Resim sanatındaki renk derecesi. )
- NÜANS ile FARK
- NÜFUS ile NÜFUSLU ile NÜFUSÇU ile NÜFUS KAYDI ile NÜFUS BİLİMİ ile NÜFUS KAĞIDI ile NÜFUS KÜTÜĞÜ ile NÜFUS SAYIMI ile NÜFUS BİLİMCİ ile NÜFUS CÜZDANI ile NÜFUS BİLİMSEL ile NÜFUS KESAFETİ ile NÜFUS PATLAMASI ile NÜFUS TEZKERESİ ile NÜFUS YOĞUNLUĞU ile NÜFUS COĞRAFYASI ile NÜFUS PLANLAMASI
- NÜFUS NÜFÛZ
- NÜFÛS[Ar. < NEFS] ile NÜFÛZ/İÇEGEÇİ[Ar.]
( Canlar. | Kişiler. İLE İçe geçme/işleme. | Sözü geçme/dinlenme. )
(1996'dan beri)