S ve Ş ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.716 başlık/FaRk ile birlikte,
8.716 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(16/36)
- HIRS ile/değil/yerine/>< ÜMİT
- HIRS değil/yerine/>< YASA
- HIRSLANMAK ile HIRSLANDIRMAK ile HIR ile HIRS ile HIRT/LIK ile HIRSLI/LIK ile HIRSSIZ/LIK
- HİRSUTİZM ile/||/<> HİPERTRİKOZİS
( Kadınlarda aşırı kıllanma. İLE/||/<> gövdede aşırı kıllanma. )
- HİS DEMETİ[İng. BUNDLE OF HIS] ile/||/<> KALP ATIŞI[İng. HEART BEAT]
( Sağ atriyumdaki atriyoventriküler düğümden septum aracılığıyla sağ ve sol ventriküle geçen ve kalp atışının normal düzenini korumasına yardımcı olan koruduğu modifiye edilmiş özellemiş kas demeti. @@ Kalp atışlarını kalpteki özel elektriksel uyarılarla tetiklenir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİS/HİSSİYAT değil/yerine/= DUYGU
- HİS[Ar.] değil/yerine/= DUYU/DUYUM
- HİŞ ile HİŞT
- HİS" değil/yerine İZLENİM
- HİS ile/ve/değil KUVVE
- HIS :/yerine ONUN (ERKEK)
- HİSS[Ar. çoğ. AHSÂS] değil/yerine/= GÜÇLÜ DUYGU, DUYMA GÜCÜ
- HİSS[Ar.] ile 'ILM/İLM[Ar.]
- HİSSE SAHİBİ/HİSSEDAR değil/yerine/= PAY İYESİ/PAYDAŞ
- Hissediyorsan SUS!!!
- HİSSETMEK ile EVİNİ ÖZLEMEK ile KIZGIN HİSSETMEK ile ACIMAK ile ÜZGÜN OLMAK ile HİS ile SEVİNÇ HİSSİ ile DUYGULAR
( FEEL vs. FEEL HOMESICK vs. FEEL INDIGNANT vs. FEEL PITY vs. FEEL SORRY vs. FEELING vs. FEELING OF JOY vs. FEELINGS )
( لمس کردن ile محسوس شدن ile احساس کردن ile احساس نمودن ile دلتنگي کردن ile غيظ کردن ile رقت آوردن ile متالم شدن ile متاثف شدن ile غمگين شدن ile در رفتن ile حس ile عاطفه ile احساس ile احساس شعف ile عواطف )
( LAMS KARDAN ile MOHSUS SHODAN ile EHSAS KARDAN ile EHSAS NEMUDAN ile DELTANGY KARDAN ile GHYZ KARDAN ile RAGHT AVARDAN ile METALAM SHODAN ile METASEF SHODAN ile GHMGYNE SHODAN ile DAR RAFTAN ile HES ile ATEFEH ile EHSAS ile EHSAS SHAF ile AVATEF )
- HYSTÉRÉSIS[Fr.] / HYSTERESIS, HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTERESİS
- HİSTEREZİS ile HİSTEROJENİK ile HİSTEROİD
( HYSTERESIS vs. HYSTEROGENIC vs. HYSTEROID )
( پسماند ile شبيه حمله )
( PASMAND ile SHABYYEH HAMLEH )
- HIT/HEALTH INFORMATION TECHNOLOGİES[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ
- HIV/HUMAN IMMUNODEFICIENCY VİRUS[İng.] değil/yerine/= INSAN BAĞIŞIKLIK YETERSİZLİĞİ VİRÜSÜ
- HIZ ile/değil/yerine AKIŞ
- HIZ" ile/ve/||/<>/< "HIRS"
- HİZALAMAK ile HİZALANMIŞ ile HİZALAYICI ile HİZALAMA
( ALIGN vs. ALIGNED vs. ALIGNER vs. ALIGNMENT )
( هم تراز کردن ile هم رديف ile هم تراز کننده ile هم ترازي ile صف بندي )
( NPAM TARAZ KARDAN ile NPAM RADYFE ile NPAM TARAZ KONANDEH ile NPAM TARAZY ile SAF BANDY )
- FAST NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS RAPIDES[Fr.] / SCHNELLES NEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLI NÖTRONLAR
- Hmmm de!, SUS!!!
- HOFMANN SODIUM PRESS[İng.] / HOFMANNSCHE NATRIUM PRESSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOFMANN SODYUM PRESİ
- DUTCH PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ HOLLANDAIS[Fr.] / HOLLÄNDISCHES TOPFVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLLANDA İŞLEMİ
- HOLOLENS[İng.] değil/yerine/= KARMA GERÇEKLİK GÖZLÜĞÜ
- HOMELESS :/yerine EVSİZ
- HOMEOBOX (HOX) GENLERİ[İng. HOMEBOX GENES] ile/||/<> HOMEOSTAZİ[İng. HOMEOSTASIS]
( Transkripsiyon etmenleri sınıfında bir DNA-bağlayıcı altsınıf oluşturan, korunan bir protein dizisi. Metazoalarda (insan da dahildir), vücudun ön-arka (anterior-posterior) düzlemindeki organ ve yapıların dizilimlerini kontrol eder. Hangi organın, nerede olacağına karar veren genlerdir. @@ En genel tabiriyle "denge" olarak bilinmektedir. Ayrıca şu şekillerde tanımlanabilir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HOMEOSTASIS[İng.] değil/yerine/= İÇ DENGE/HOMEOSTASİ
( Dış ortamda meydana gelen değişiklikler karşısında iç koşullarında dengeyi sürdürme amacıyla biyolojik sistemlerin yararlandıkları bir çeşit kendi kendini düzenleme mekanizmasıdır. Canlı bir organizmanın iç ortamının, belirli sınırlar arasında değişmeksizin kaldığını ilk fark eden, 19. yüzyıl Fransız fizyoloğu Claude Bernard'dır. Genelde homeostasi, iki çeşit düzenleme sisteminden yararlanır: Aç kapa denetimi ve Geribesleme denetimi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DENGELENİM, İÇ ORTAM KARARLILIĞI/HOMEOSTAZ/HOMEOSTASIS[İng.] ile ÖZÜMLEME-YADIMLAMA/METABOLİZMA
( İç dengeyi koruma süreci. İLE Kimyasal tepkimelerin toplamı. )
- HOMEOTIC REGIONS[İng.] değil/yerine/= HEMEOTİK BÖLGELER
( Çok gözeli bir embriyo içerisinde, ürünlerinin yer bilgisini sağladığı genlerdir. Yapının oluşumunda neyin nerede olacağını belirleyen genlere denir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HOMEROS ile/ve/||/<> HESIODOS
( )
- HOMİNİD[İng. HOMINIDAE] ile/||/<> BÜYÜK İNSANSI MAYMUNLAR[İng. GREAT APES]
( Hominidae ailesinin üyelerinin her biri. Şempanzeler ve bonobolar (Pan), goriller, (Gorilla), insanlar (Homo) ve orangutanlar (Pongo) cinsi hayvan türlerini içinde barındırır. İnsan (Homo sapiens), günümüzde yaşayan, hominid bir hayvan türü. @@ Hominidae ailesinin üyelerinin her biridir. Şempanzeler ve bonobolar (Pan), goriller, (Gorilla), insanlar (Homo) ve orangutanlar (Pongo) cinsi hayvan türlerini içinde barındırır. İnsan (Homo sapiens), günümüzde yaşayan, hominid bir hayvan türüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HOMO SAPIENS SAPIENS ile HOMO SAPIENS NEANDERTHALENSIS
- HOMO SAPIENS SAPIENS ile HUMANUS
( Beşer. İLE İnsan. )
- HOMO-LUMO İLE FUKUİ İLE HARDNESS ile/||/<> REAKTİVİTE İNDİSLERİ
( Kimyasal reaktivite tahminleri. )
( Formül: η = (I-A)/2 )
- HOMOJEN/HOMOGENOUS[İng.] değil/yerine/= AYNI YAPIDA | BAĞDAŞIK
- HOMOLOG GENLER[İng. HOMOLOGOUS GENES] ile/||/<> HOMOTALİK[İng. HOMOTHALLIC] ile/||/<> HOMOTAŞİ[İng. HOMOTACHY] ile/||/<> HOMOZİGOTLUK HARİTASI[İng. HOMOZYGOSITY MAPPING]
( Aynı atasal kökenden gelen ve farklı organizma türlerinde bulunabilen genler. Farelerde göz oluşumunda yer alan Pax6 geni ve bu genin şekildeki gibi sırasıyla; sinek, köpek balığı, mürekkep balığı ve yassı solucan gibi diğer canlılarda bulunan yüksek benzerlikteki homolog dizileri aşağıda verilmiştir. @@ Kendi de dahil olmak üzere benzer bir soydan gelen canlılarla eşeyli olarak üreyebilen organizma. Fungi, alg, bitkilerde yaygın olarak görülür. @@ Belli gen bölgelerinin evrimsel süreç içindeki değişim hızlarının aynı kalması durumudur. @@ Çekinik hastalıkların ortaya çıkması, bir allelin iki kopyası olmasını gerektirir. Bağlardaki bir dengesizlik sebebiyle hastalık taşıyan bölgeyi saran lokuslar homozigot olma eğilimindedir. Hastalık taşıyan bireylerde homozigot bölümler bulmak, hastalık geninin yerinin tespit edilmesinde yardımcı olur. Bu yöntem Homozigotluk haritası olarak bilinmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HOMOLOG/HOMOLOGUE[İng.] değil/yerine/= EŞDEŞ
- HOMONYMES
- HOMOS[Yun.] ile/değil HOMO[Lat.]
( Eş, benzer, aynı. İLE/DEĞİL İnsan. )
- HOMUNKULUS/HOMUNCULUS[İng.] değil/yerine/= INSANCIK
- HOMUNKULUS[İng. HOMUNCULUS] ile/||/<> NEOKORTEKS[İng. NEOCORTEX]
( Bilimsel çalışmalarda, insanı çeşitli özellikleri bakımından temsil eden model insan-benzeri gösterimlerin genel adıdır. En meşhuru sinirbilimcilerin beynin en üst tabakası olan neokorteksi ve bu bölgedeki beyin alanlarının vücut organlarına dağılımını göstermek için yaptıkları homunkulustur. Bu gösterimde bir organın yapısı ne kadar büyükse, beyinde yer ettiği alan da o kadar büyüktür. @@ Memelilerin zekalarındaki yükselişe sebep olan beynin serebrum kısmının en dış katmanıdır. Algıları, kas hareketlerini, uzaysal mantıklamayı, bilinçli düşünceyi ve dili kontrol eder.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HOMUS -ile
( Şamanlar, gür sesleri, yetenekleri ile iyi bir ses sanatçısılardır. Tef çalarlar. Törenlerde doğaçlama olarak, gırtlaktan hızlı tempo ile şarkılar söylerler ve dudak, dil ve ağzını iyi kullanarak "homus" çalabilmektelerdir. )
- hor. intermed.[Lat. < HORIS INTERMEDIIS] değil/yerine/= ARA SAATLERDE
- HORMONES[İng.] / HORMONES[Fr.] / HORMONE[Alm.] ile/değil/yerine/= HORMONLAR
- HOROZ ve KUŞ ve KOÇ
( Sultanların ve halkın meraklı olduğu hayvanlar. )
- HORUS ile/ve/> OSIRIS
( Boşluklar tanrısı. İLE/VE/> Tarım tanrısı. [Baş tanrı.] )
( OSIRIS = ZEUS )
- HOŞ ... ile/ve/||/<> GERÇİ ...
- HOŞ ile HOŞT ile HOŞ KOKU ile HOŞ KOKULU
- HOŞ[Fars.] ile/ve/||/<> ŞİRİN[Fars.]
( Beğenilen, keyif ve/ya da zevk veren. İLE/VE/||/<> Sevimli. )
- Hoşgörü için SUS!!!
- HOŞGÖRÜ/İYİGÖRÜ = MÜSAMAHA, TESAMUH = TOLERANS[İng. < TOLERANCE] = TOLÉRANCE[Fr.] = TOLERANZ[Alm.] = TALERANTIA < TOLERARE[Lat.]
- HOST SPECIES[İng.] değil/yerine/= KONAK TÜR
( Türdiriltimi çalışmalarında üreme organları klonlanan hayvanla aynı olan türler. Konak türün klonlanacak hayvana benzemesi önemli değildir. Örneğin kuşlar üzerindeki türdiriltimi çalışmalarında klonlama işlemi yapılırken sadece gonad klonlanmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HRİSTİYAN ile/ve/değil RAHİB/E / KEŞİŞ
- HTF ISLANDS[İng.] değil/yerine/= HTF ADACIKLARI
( Genomun metile edilmemiş, CpG bakımından zengin bölümleri. %80’i genel olarak temel genler olmak üzere, genlerde ve çevrelerinde bulunur. MHC genlerinin çoğunun Htf adacıklarının yakınlarında olmadığı tespit edilmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HUDÜS[Ar.] ile İHDÂS[Ar.]
( Sonradan oluşma. İLE Yeni bir şeyin oluşması. )
- HUDUS ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> NİSAP ile/ve/||/<> GÜN ile/ve/||/<> RES ile/ve/||/<> KÂBE ile/ve/||/<> NEŞV-Ü-NEMÂ ile/ve/||/<> KAST VE NİYET ile/ve/||/<> HÜKÜMLER ile/ve/||/<> BEKÂ ile/ve/||/<> MEŞRÛ TASARRUF
- HULUS[Ar.] ile HULUSKÂR[Ar., Fars.]
( Gönül temizliği. İLE Temiz duygulu, içten. | Dalkavuk, şakşakçı. )
- HULÛS değil/yerine/= SAFLIK, GÖNÜL TEMİZLİĞİ, SAMİMİYET
- HUMERUS[İng.] değil/yerine/= PAZU KEMİĞİ
( Pazu kemiği ya da Latince adıyla humerus, omuz ve ön kol arasındaki uzun kemiktir. Kürek kemiği ile ön kol kemiklerini birbirine bağlar. Humerus, Latince’de omuz ya da üst kol anlamına gelmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HUMPHREYS SERIES[İng.] / SÉRIES D'HUMPHREYS[Fr.] ile/değil/yerine/= HUMPHREYS DİZİLERİ
- HUMUS ile/ve FAVA
( Nohuttan yapılan. İLE/VE Bakladan yapılan. )
- HUMUS[Lat.] ile HUMUS[Ar.]
( Organik toprak. İLE Bir tür yemek. İyice ezilmiş nohut, tahin ve baharatla hazırlanan bir yemek. )
- HUMUS[İng.] / HUMUS[Fr.] / HUMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= HUMUS
- HUMUS ile HUMUSLU ile HUMUSSUZ
- HUMUS ile/ve/||/<> KOMPOST
( Latince, "toprak" ya da "alt, sığ" kökünden türemiştir. Kullanımı konusunda bazı yanlış anlamalar söz konusudur. Humus, kompostun alabileceği son durumdur, yani içinde çürüme sürecini devam ettirecek azot, fosfor bileşikleri kalmamıştır. Kompost ise, etrafındaki bitkilere çeşitli vadelerde farklı besin maddeleri sunan, bu nedenle bol miktarda canlıya ev sahipliği yapan, dolayısıyla çürüme işlemi az da olsa hâlâ devam eden ”canlı” bir oluşumdur. Toprağa serdikten sonra toprak ekosistemine karışır, topraktaki biyolojik süreçleri destekleyerek çeşitliliği arttırır ve zamanla humusa dönüşür. Bildiğimiz tüm yaşam türleri karbon temellidir, yani canlı ya da ölü, her şey organik maddedir. Kuru yapraklar, mantarlar, ağaçlar, canlı bir kedi, ölü bir kunduz; aklınıza yaşayan ya da yaşamış olan ne gelirse, organik madde olarak anılır. Bilimsel olarak, içinde karbon bulunan herhangi bir molekül, organik bir moleküldür.
Humusun içinde parçalanması zor olan karbon molekülleri elektrik yüklenerek mineral parçacıkların kendine yapışmasını sağlar. Dahası, bu moleküller sünger işlevi görerek topraktaki mikro yaşam için barınak oluşturur. Yukarıda sözünü ettiğimiz aşınmış minerallere organik madde eklediğinizde birçok bitkinin yaşamasına olanak tanıyan ortam neredeyse oluşmuştur.
Yaşayıp da ölmüş olan her canlı, organik madde olarak toprağa geri döner ve döngüyü tamamlar. Toprakta yetişen her türlü bitkinin yaprak, sap ve kökleriyle birlikte toprakta yaşayan mikro ve makro hayvan varlığının bu biçimde toprak organik maddesine dönüşmesi humus oluşumunun kaynağıdır. Sentetik kimyasalların etkisiyle yararlı canlıların da zarar gördüğü modern tarım yöntemleri nedeniyle bu döngünün kırılmış olması, günümüz yaygın ziraat anlayışının yol açtığı sorunların başında gelir. )
- HUMUS ile/<> TOPİK
( ... İLE/<> Nohut püresi. )
- HUND'S RULES[İng.] / RÈGLES DE HUND[Fr.] / HUNDSCHE REGELN[Alm.] ile/değil/yerine/= HUND KURALLARI
- HÜR ile HÜR TEŞEBBÜS
- HURÛŞ[Ar.] değil/yerine/= COŞMA, TAŞMA, ŞAMATA, TELÂŞ, GÜRÜLTÜ
- HUŞ ile HUŞ
( Gürgengillerden, kerestelik bir ağaç cinsi. İLE Yemen'in bir kenti. )
( BETULA cum ... )
- HUŞ ile HUŞU
- HUSÛL[Ar.] değil/yerine/= ÜREME, TÜREME, ORTAYA/MEYDANA ÇIKIŞ
- HUSUS ile HUSUSİ/LİK
- HUYGENS EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE D'HUYGENS[Fr.] / HUYGENS-OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HUYGENS GÖZMERCEĞİ
- HUYGENS' PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HUYGENS[Fr.] / HUYGENSSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HUYGENS İLKESİ
- Huzurda SUS!!!
- Huzurlu SUS!!!
- HYGİ- ile/||/<> -İA ile/||/<> -İASİS/-ASİS/SİS- ile/||/<> -İATRICS/-İATR/-İATRY ile/||/<> -İTİS ile/||/<> NOS-/NOSO-/NOSUS- ile/||/<> PATH-/-PATH/-PATHİA/-PATHİC/PATHO-/-PATHY ile/||/<> THERAP- ile/||/<> PHLOGO- ile/||/<> CAUST-
( Bir durumu, patolojik durumu anlatan son ek. İLE/||/<> Etki ve gelişim süreci, hastalık, patolojik durum. İLE/||/<> Sayrılığın sağaltımıyla ilgili, iyileşme. İLE/||/<> Sayrılık, özel bir bölümün yangısal durumu. İLE/||/<> Sayrılık, özel bir bölümün sayrılık durumu. İLE/||/<> Sağlık. İLE/||/<> Bir sayrılık ilgili, sayrılığa ait, sayrı. İLE/||/<> Sağaltım ile ilgili. İLE/||/<> Yangı ile ilgili. İLE/||/<> Yanma. )
- HYGIENE vs. CLEANLINESS
- HYPOTHESIS :/yerine HİPOTEZ
- HZ. İSA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SOKRATES
( Sevgi > Saygı > Hakikat. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Hakikat > Saygı > Sevgi. )
( Kişi üzerinden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kavram[olgu/bilgi/felsefe/bilim] üzerinden. )
- I. RAMSES ile/ve/||/<>/> II. RAMSES
( Dede. İLE/VE/||/<>/> Torun. )
( ... İLE/VE/||/<>/> [M.Ö. 1306 - 1213][6/7 evliliğinden 200 çocuğu olmuştur.[92(E) | 108(K)
Antik Mısır'da, XIX. Hanedan firavunlarından biridir. 16 yaşındayken babası I. Seti, Ramses'i, veliaht olarak seçmiştir. 20'li yaşlarının başında tahta geçen Ramses, Mısır'ı M.Ö. 1279'dan MÖ 1213'e kadar, tam altmış altı yıl yönetmiştir. )
- I. RÖNESANS ile/ve II. RÖNESANS
- Açık-Seçik KONUŞ!!!
- Akıllı-Uslu KONUŞ!!!
- Allah'tan ise senin yetersiz diline/sözüne/onayına kalmayacağını anımsa da ona göre KONUŞ!!!
- IANNIS -ile
( HZ. YAHYA )
- Aslında öyle/şöyle (oldu/olacak) ise zamanında düşün de ona göre KONUŞ!!!
- Belki de olasılıklarını düşünebiliyorsan birine ayrıcalık yapmadan KONUŞ!!!
- Ben diliyle kendini merkeze koymadan KONUŞ!!!
- Bilip-bilmeden konuşma! Doğrusunu öğren de KONUŞ!!!
- İBİS ile KIRMIZI İBİS
- Biz bize KONUŞ!!!
- Bıcır-bıcır konuşan çocuklardır. Sen daha dengeli KONUŞ!!!
- Bla-bla-bla diye başka dilde kullanmadan KONUŞ!!!
- İBLİS ile İBLİSÇE ile İBLİSÇİ/LİK
- İBLİS ile/ve ŞEYTAN
( Hz. Âdem'den önce. İLE/VE Hz. Âdem'den sonra. )
( Gövde/de. İLE/VE Kan/da. )
( Hakikatten ve kendimizden uzaklaştıran. İLE/VE İnatta duran. )
( Kendimizdeki. İLE/VE Ondaki. )
- İBN YUNUS ile KEMALEDDIN İBN YUNUS
( Mısır'da, Fatimî döneminde yaşayan, büyük astronom ve matematikçi. Halife için hazırladığı Zicü'l-Hakimî astronomi tarihindeki önemli ziclerden kabul edilir. Bu zicte, ayrıca, trigonometrik işlevlerin algoritmasında, ilerlemeler görülür. )
- Böyle ... Böyle ... demeden KONUŞ!!!
- İÇ > DIŞ ile/ve/||/<> DIŞ > İÇ
( Dışlaş(tır)ma, zuhurat. İLE/VE/||/<> İçselleştirme, hayalat. )
- INTERNAL WORK[İng.] / TRAVAIL INTERNE[Fr.] / INNENARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ İŞ
- DISPROPORTIONATION[İng.] ile/değil/yerine/= İÇ REDOKS
- İÇ SALGI BEZLERİ/ENDOKRİN BEZLERİ[İng. ENDOCRINE GLANDS] ile/||/<> BÖBREKÜSTÜ BEZLERİ[İng. ADRENAL GLANDS]
( Yaptıkları hormonları doğrudan doğruya kan akımına veren kanalsız salgı bezleridir. Bunlar, vücut işlevlerinin gelişimini, mineral dengesini ve metabolizmayı etkileyen çok sayıda hormon salgılar. Hipofiz, tiroid, paratiroid bezleri, böbreküstü bezleri ve pankreasın, erbezlerinin, yumurtalığın belirli bölümleri bu çeşit bez tanımına girer. @@ Böbreklerin üzerinde yer alan bir çift endokrin bezidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İÇ SES" değil SEZGİ
- KOŞULLAR:
İÇ ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> GENEL ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> KİŞİSEL ile/ve/||/<> FİZİKSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/||/<> ZORUNLU ile/ve/||/<> İTİBARİ ile/ve/||/<> YAKIN ile/ve/||/<> UZAK
- İÇ ile İÇTEN YÖNLENDİRİLMİŞ ile İÇ KIVRIMLAR ile İÇ PARÇALAR
( INNER vs. INNER DIRECTED vs. INNER FOLDS vs. INNER PARTS )
( داخله ile باطني ile تويي ile دروني ile درون گراي ile لابلا ile اندرونه ile بطون )
( DAKHALEH ile BATANY ile TOYY ile DRONY ile DRON GERAY ile لابلا ile اندرونه ile BETON )
- Car-car konuşma! Biraz dur öyle KONUŞ!!!
- İCAT ETMEK ile YALANLAR İCAT ETMEK ile İCAT EDİLMİŞ ile İCAT ETMEK ile BULUŞ ile MUCİT ile ENVANTER ile ENVANTER
( INVENT vs. INVENT LIES vs. INVENTED vs. INVENTING vs. INVENTION vs. INVENTOR vs. INVENTORIAL vs. INVENTORY )
( اختراع کردن ile ابداع کردن ile ابتکار کردن ile دروغ ساختن ile اختراعي ile من درآوردي ile ابداع کننده ile نوآورده ile اختراع ile ابداع ile جاعل ile مخترع ile موجد ile اختراع کننده ile سياههاي ile موجودي ile صورت کالا ile دفتر دارائي ile صورت موجودي ile دفتر اموال ile فهرست اموال ile فهرست موجودي ile سياهه )
( AKHTARA KARDAN ile EBDA KARDAN ile EBTEKAR KARDAN ile DROGH SAKHTAN ile اختراعي ile MAN DARAVARDY ile EBDA KONANDEH ile NOAVARDEH ile AKHTARA ile EBDA ile JAL ile MOKHTARE ile MOJED ile AKHTARA KONANDEH ile SYANPANPANAY ile MOJODY ile SORT KALA ile DAFTAR DARAYEY ile SORT MOJODY ile DAFTAR AMVAL ile FANPAREST AMVAL ile FANPAREST MOJODY ile سياهه )
- İÇEBAKIŞ[İng. INTROSPECTION] ile/||/<> İÇEBAKIŞSAL BİLİNÇLİLİK[İng. INTROSPECTIVE CONSCIOUSNESS]
( İçebakış, öznenin kendi içsel süreçlerini algılaması anlamına gelen bilinçli bir etkinliği ifade etmektedir. Özellikle içselci yaklaşımlar için önemli bir rol oynayan içebakış, özenin kendini gözlemlemesi, çıkarımlarda bulunması, kendini algılaması, arzularını ve düşüncelerini fark etmesi ve kendi içine eğilmesi anlamına gelmektedir. Bu kavram içselcilik açısından önemlidir çünkü öznenin kendi içsel süreçlerine erişebilmesi ve bunları farkında olup bilgiyi oluşturması, zihnin bir yetisi olan içebakışın çalışmasıyla olanaklı olmaktadır. Örneğin Audi bunu, hem dış dünyadan hem de kendi iç dünyamızdan aldığımız verilerimizi anlatmak için kullandığımız zihin yetisi olarak tanımlamaktadır. Öznenin içsel algısının temsili olan içebakış, zihin durumlarını analiz ederek çıkarımsal olmayan bilgilere erişmemizi sağlamaktadır. Başka bir deyişle içebakış, zihinsel ya da içsel durumlarımızı doğrudan deneyimlememizin olanağıdır. Bu bağlamda içebakış, bilinçli ve öznenin etkin olduğu bir yetiyi ifade etmektedir. Geleneksel biçimde ifade etmek gerekirse kişinin kendi içine eğilmesi ve derin düşüncelere dalması olarak açıklayabiliriz. Bunun yanında içebakış; algı ve bellek arasındaki bütünlüğü sağlayan zihinsel yeti konumundadır. @@ Audi’nin kullandığı bir kavram olarak içebakışsal bilinçlilik, farkında olmadan algıladığımız şeylerin bir süre sonra bilincine varılması anlamına gelmektedir. Örneğin bir kimsenin, t anında x nesnesini algıladığını ancak ne algısının açık olduğunu ne de algıladığı şeyin x nesnesi olduğunu farkında olmadığını düşünelim. Daha sonra aynı kimse, t anında algıladığı şeyleri yeniden çağırması ve hatırlamasıyla birlikte algıladığı şeylerin bilincine varmış olur. Artık bilinç, içebakış için zorunlu bir araç haline gelmiştir. Başka bir ifadeyle epistemik özne, farkında olmadan algıladığı şeyleri hatırladığı zaman, algısına konu olan şeyler hakkında bilinçli bir özne haline gelmiş olmaktadır. Bu bilinçlilik, öznenin kendi içsel süreçlerinin denetimini yapması ve belleğini kontrol etmesi nedeniyle içebakışla ilgilidir. Dolayısıyla bu durum, içebakışsal bilinçlilik olarak adlandırılmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- Çen-çen çene çalma! Biraz sus öyle KONUŞ!!!
- İÇERİK ile/ve/||/<> İŞLEYİŞ
- İÇERMEK ile DAHİL OLMAK ile DAHİL OLMUŞ ile DAHİL OLMAK ile KATILIM ile İÇEREN
( INVOLVE vs. INVOLVE IN vs. INVOLVED vs. INVOLVED IN vs. INVOLVEMENT vs. INVOLVING )
( درگير کردن ile گرفتار شدن ile گرفتار کردن ile گرفتار ساختن ile دچار کردن ile دامنگير ile دچار ile دامن گير ile درگير ile در گير ile گرفتار ile دوچار ile مورد بحث ile درگير در ile دستاندر کار ile درگيري ile دوچاري ile گرفتاري ile دچاري ile طرفيت ile متضمن )
( DARGYR KARDAN ile GARAFTAR SHODAN ile GARAFTAR KARDAN ile GARAFTAR SAKHTAN ile DOCHAR KARDAN ile DAMANGYR ile DOCHAR ile DAMAN GYR ile DARGYR ile DAR GYR ile GARAFTAR ile دوچار ile MOORD BAHS ile DARGYR DAR ile DASTANDER KAR ile DARGYRY ile دوچاري ile GARAFTARY ile دچاري ile طرفيت ile MOTAZMAN )
- İÇERMEK ile İÇEBİLMEK ile İÇERLEMEK ile İÇEREBİLMEK ile İÇE BAKIŞ ile İÇE DÖNÜK/LÜK ile İÇE KAPALI/LIK ile İÇE KAPANIK/LIK ile İÇE YÖNELİKLİK
- İÇGÜDÜ/DOĞALİTKİ = SEVK-İ TABİÎ, GARİZE, İNSİYAK = INSTINCT[İng., Fr.] = INSTINKT[Alm.] = INSTINCTUS[Lat.] = INSTINTO[İsp.]
- İÇİ BOŞ ile/değil ORTASI BOŞ
- İÇİ YAKAN ATEŞ ile DIŞI YAKAN ATEŞ
( ŞÛLE: Mum ateşinin her bir kezlik kıpırtısı. )
( "WHICH THE FIRE BURNS INSIDE" vs. "WHICH THE FIRE BURNS OUTSIDE" )
- İÇİLMEK ile İÇİRMEK ile İÇİRİLMEK ile İÇİLEBİLMEK ile İÇİREBİLMEK ile İÇİM/LİK ile İÇİN ile İÇİT ile İÇİŞ ile İÇİMLİ ile İÇİ BOŞ ile İÇİ DAR ile İÇİ TEZ ile İÇİ FESAT ile İÇİ GENİŞ ile İÇİN İÇİN ile İÇİ DIŞI BİR ile İÇİ ÇIFIT ÇARŞISI
- İçinde fırtınalar koptuğunda SUS!!!
- İçine kapanmadan SUS!!!
- Cıvık-cıvık konuşma! Mide bulandırmadan KONUŞ!!!
- İÇKİN = MÜNDEMİÇ = IMMANENT[İng., Fr., Alm.] = IMMANENS[Lat.]
- ICP-MS ile/||/<> AAS
( ICP-MS çoklu element ppb İLE AAS tek element ppm. )
( Formül: Plazma İLE alev )
- İÇTEN BOZULUŞ ile/ve DIŞTAN BOZULUŞ
( INNER CORRUPTION/SPOIL vs./and OUTER CORRUPTION/SPOIL )
- İCTİHÂD[Ar.] ile KIYAS[Ar.]
- Dangıl-dungul konuşma! Biraz nazik ol öyle KONUŞ!!!
- İDANTİK/IDENTICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ
- İDDİA ile/ve/değil/yerine GÖRÜŞ
( [not] CLAIM vs./and/but OPINION
OPINION instead of CLAIM )
- İDDİA ile HEVES
( Yüksek zihinlerin iddiası, düşük zihinlerin hevesi olur. )
- IDEAL GAS[İng.] / GAZ PARFAIT[Fr.] / IDEALE GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL GAZ
- İDEAL İLE GERÇEK İLE VAN DER WAALS ile/||/<> GAZ DAVRANIŞLARI
( Gazların farklı koşullardaki davranış modelleri. )
( Formül: (P + a/V²)(V - b) = RT )
( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )
- İDEAL İLE REEL İLE VAN DER WAALS ile/||/<> GAZ YASALARI
( Gaz davranışı modelleri. )
( Formül: (P + a/V²)(V - b) = RT )
( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )
- INDUCTANCE IDÉALE[Fr.] / IDEALE INDUKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL İNDÜKTANS
- İDEFİKS değil/yerine/= SAPLANTI
- Demek ki ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!! -ile/ve
- IDIODYNAMICS değil/yerine/= ÖZGÜDEVİNİM
- İDİŞ[YAGMA/TUKSI/YEMEK/OĞUZ/ARGU] ile TAS
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kadeh. İLE Her türlü çanak, kap. )
- Diyelim ki diyorsan doğru örnek seçerek KONUŞ!!!
- Diz dize KONUŞ!!!
- İDRÂK[Ar.] ile İHSÂS[Ar.]
- İDRARINI TUTAMAMA ile KITA ile KITASAL ile BEKLENMEDİK DURUM ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ile DEVAM ETTİRİCİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ETTİ ile DEVAM EDİYOR ile SÜREKLİLİK ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ FORM ile SÜREKLİ KAĞIT ile SÜREKLİ GEÇMİŞ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİLİK
( CONTINENCE vs. CONTINENT vs. CONTINENTAL vs. CONTINGENCY vs. CONTINOUS vs. CONTINUAL vs. CONTINUALLY vs. CONTINUATE vs. CONTINUATION vs. CONTINUATOR vs. CONTINUE vs. CONTINUED vs. CONTINUING vs. CONTINUITY vs. CONTINUOUS vs. CONTINUOUS FORM vs. CONTINUOUS PAPER vs. CONTINUOUS PAST vs. CONTINUOUSE vs. CONTINUOUSLY vs. CONTINUUM )
( پرهيزگاري ile قاره ile اقليم ile پرهيزگار ile بري ile اقليمي ile احتمال وقوع ile پي در پي ile مدام ile مداوم ile همواره ile عليالتوالي ile مستمرا ile متصلا ile سريع الاتصال ile ادامه ile پيگيري ile عقبه ile دنباله ile ادامه دهنده ile استمرار داشتن ile ادامه داشتن ile بکاري ادامه دادن ile ادامه يافتن ile ادامه دادن ile مستدام ile دنباله دار ile برقرار ile تسلسل ile پيوستگي ile لاينقطع ile پي درپي ile بيوقفه ile پياپي ile استمراري ile ورقه پيوسته ile کاغذ پيوسته ile ماضي استمراري ile بدون وقفه ile همچنان ile دمادم ile دم بدم ile پيوسته ile بطور پيوسته ile پي اندر پي ile عليالدوام ile زنجيره )
( پرهيزگاري ile GHAREH ile EGLYM ile PAREHYZEGAR ile BARY ile EGLYMY ile EHTAMAL VAGHU ile PEY DAR PEY ile MADAM ile MADAVAM ile NPAMVAREH ile عليالتوالي ile MOSTMARA ile متصلا ile سريع الاتصال ile EDAMEH ile PEYGYRY ile AGHABEH ile DANBALEH ile EDAMEH DAHANDEH ile ESTMARAR DASHTAN ile EDAMEH DASHTAN ile BEKARY EDAMEH DADAN ile EDAMEH YAFTAN ile EDAMEH DADAN ile MOSTEDAM ile DANBALEH DAR ile BARGHARAR ile تسلسل ile PEYVASTGY ile لاينقطع ile PEY DARPY ile بيوقفه ile PEYOPY ile استمراري ile VARGHEH PEYVASTEH ile KAGHZ PEYVASTEH ile ماضي استمراري ile BEDON VAQFEH ile NPAMCHENAN ile DAMADAM ile DAM BADAM ile PEYVASTEH ile BETOR PEYVASTEH ile پي اندر پي ile عليالدوام ile ZANJYRAH )
- IEEE/THE INSTITUTE OF ELECTRICAL AND ELECTRONICS ENGINEERS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK VE ELEKTRONİK MÜHENDISLERİ ENSTİTÜSÜ
- Elimde değil diye kendini/başkalarını kandır(a)madağını bilerek KONUŞ!!!
- IF-THEN LOOPS[İng.] değil/yerine/= EĞER-İSE DÖNGÜLERİ
- İFADE[Ar.] değil/yerine/= DEYİŞ/SÖYLEYİŞ
- Falan-filan diye boşluğa bağlamadan KONUŞ!!!
- İFFET = UT = CHASTITY[İng.] = CHASTETÉ[Fr.] = KEUSCHHEIT[Alm.] = CASTITAS[Lat.]
- Fıs-fıs konuşma! Çevrene ayıp etmeden KONUŞ!!!
- İFLAS ETMİŞ ile İFLAS
( BANKRUPT vs. BANKRUPTCY )
( ورشکست ile اعسار ile افلاس ile ورشکستگي )
( VARSHKAST ile ASAR ile افلاس ile VARSHKASTGY )
- İFLÂS[Ar.] ile/değil/yerine/>< İFLÂH[Ar.]
( Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilân olunan iş adamının durumu. | Yenilgiye uğrama, değerini yitirme. | İşlevini ya da görevini yapamama. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )
- İFLAS ile İFLAS DAVASI ile İFLAS MASASI
- İFLAS ile İFLAS ETMİŞ
( INSOLVENCY vs. INSOLVENT )
( اعسار ile معسر )
( ASAR ile MASAR )
- İFLÂS[Ar.] ile/değil/yerine/>< İHLÂS[Ar.]
- İFTİRÂS[Ar.] ile İFTİRÂZ[Ar. < FARZ]
( Yırtıp paralama, zorla yere yıkma. İLE Gerekli sayma, farz kılma. )
- İĞDİŞ EDİLMİŞ ile İĞDİŞ EDİLMİŞ HAYVAN
( GELD vs. GELDING )
( بي تخمدانکردن ile اسب اخته )
( BEY TAKHMDANKARDAN ile ASB AKHTEH )
- İGİŞ = UGUŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Huysuzlaşmış, denetimden çıkmış hayvan. )
- IGNATIA BEANS[İng.] ile/değil/yerine/= İGNATİA FASULYESİ
- IGNAZ SEMMELWEIS ile/ve/||/<> LOUIS PASTEUR
( 01 Temmuz 1818 - 13 Ağustos 1865 İLE/VE/||/<> 27 Aralık 1822 - 28 Eylül 1895 )
( )
- İĞNEMSİ YAPRAKLAR = SERÎDİYYÜ'L-EVRÂK = FEUILLES ACICULAIRES
- IGNEOUS[İng.] ile/değil/yerine/= İGNEOUS, MAGMATİK
- IGNORANCE vs. CARELESSNESS
- FEUERSTEIN, FLINTSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İGNUS
- İGSÂS[Ar.] -ile
( Güzel yemek yedirme/yedirilme. )
- İGSÂS[Ar.] ile İGSÂS[Ar.]
( Güzel yemek yedirme/yedirilme. İLE Sıkıştırma, tazyik etme; bir yer halkını sıkıntıya düşürme. )
- İGTİMÂS[Ar.] ile İGTİMÂZ[Ar.]
( Suya dalma. İLE Gözünü yumma. )
- İHÂTA değil/yerine/= KAVRAYIŞ/ANLAYIŞ
( Bir şeyin etrafını çevirme, sarma, kuşatma. | Tam kavrayış, anlayış, geniş bilgi. )
- Havadan-cıvadan konuşacağına işe yarar bir şey için KONUŞ!!!
- İHBÂS[Ar.] ile İHBÂS[Ar.]
( Hayır ve iyilik için mal ve hayvan vakfetme. İLE Birinin hakkını yok etme. )
- Hepsiz KONUŞ!!!
- Her zamana yaymadan KONUŞ!!!
- Herkesi katmadan KONUŞ!!!
- Hiçbir zaman diye kestirip atmadan KONUŞ!!!
- İHLÂS ve/<> EYLEM
( İhlâs, bir eylemi, o eylemin özüne özgü kılmaktır. )
- İHLÂS[Ar.] ile İHLÂS[Ar. < HULÛS | çoğ. İHLÂSÂT]
( Bozma, sakatlama, halel getirme. İLE Temiz/doğru/hâlis sevgi. | Gönülden gelen dostluk, samimiyet, doğruluk, bağlılık. | Yalandan uzaklaşma. )
( HULUS[Ar.]: Gönül temizliği. )
- İHLAS ile İHLASLI/LIK ile İHLASSIZ/LIK ile İHLASLICA ile İHLASSIZCA
- İHLÂS ile/ve İLİM
( Rab. İLE/VE Süs. )
- İHLÂS ve/||/<>/> İSLÂM[< SLM] ve/||/<>/> İMÂN[< EMN] ve/||/<>/> İKÂN[< YAKÎN] ve/||/<>/> İHSÂN[< HÜSN]
( Elimizde ve dilimizde. VE/||/<>/> Zihnimizde.[İSLÂM: Bilinçli ihlâs.] VE/||/<>/> Kalbimizde. VE/||/<>/> Kalbimizde. VE/||/<>/> Kalbimizde. )
(
)
- İHLÂS ve/> MUHLÎS ve/> MUHLÂS/MUKARREB(ÎN)
( Hâlis, temiz, doğru sevgi. | Gönülden gelen dostluk, samimiyet, doğruluk. | Arı kavramsallığın doruğu. VE/> Herşeyden önce Allah'ı isteyen. VE/> Bu isteğini, duyuran/yayan. )
( ... VE/> Kişinin kendi gönlü ile. VE/> Allah'ın rızâsı ile. )
( İHLÂS: Melek bilmez ki yazsın, şeytan bilmez ki bozsun. )
- İHLÂS ile/ve/= RABB
- İHLÂS ile/ve SAMİMİYET
- İHLÂS ve/||/<> SEKÎNE
- İhsanlı KONUŞ!!!
- İHSAS ile/ve AKIL
( MAHSUSAT ve MAKULÂT )
- İHSAS[Ar.] değil/yerine/= DUYUM
- İHSÂS[Ar.] ile İHSÂS[Ar.] ile İHSÂS[Ar. < HİSS | çoğ. İHSÂSÂT]
( Hisse verme/verilme, pay etme. İLE Kandırma. İLE Üstü kapalı anlatma, duyurma, sezdirme. | Duyum. )
- İHTİKÂR ile İHTİLAS
( Vurgunculuk, vurgun. İLE Aşırma, para aşırma, aşırtı. )
- ÎHTİLÂF-ÜL MENZAR/PARALAKS değil/yerine/= IRAKLIK
- İHTİRA ile İHTİRAM ile İHTİRAS ile İHTİRAZ ile İHTİRASLI/LIK ile İHTİRASSIZ/LIK ile İHTİRASLICA ile İHTİRA BERATI ile İHTİRAM DURUŞU ile İHTİRAM KITASI ile İHTİRAM BİRLİĞİ
- İHTİRÂS[Ar. < HİRÂSET] ile İHTİRÂS[Ar. < HIRS] ile İHTİRÂZ[Ar. < HIRZ]
( Çekinme, sakınma, korunma. İLE Şiddetli istek/arzu. İLE Sakınma, çekinme. | Korkma. )
- İHTİRÂS[< HIRS] ile/ve/değil/yerine İŞTİYÂK[< ŞEVK]
( Gövdeye/fiziğe yönelik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Aşkınlığa yönelik. )
- İHTİRAS ile İTİRAZ
- İHTİRÂS değil/yerine/= TUTKU
- İHTİRAS ile/ve/> YABANCILAŞMA
- İHTİSÂS[Ar. < HİSS | çoğ. İHTİSÂSÂT] ile İHTİSÂS[Ar. < HUSÛS] ile İHTİZÂZ[Ar.] ile İ'TİSÂS[Ar.]
( Duyumsama/hissetme. | Duygulanma. İLE Bir ilim ya da sanat üzerinde fazla çalışarak onda derinleşmiş olma, uzmanlık. İLE Gece gezip dolaşma, bekçilik görevi görme. )
- İHTİSAS ile/ve ÂSÂR
- İHTİSAS ile/ve/değil/yerine İHSAS
- İHTİSASLAŞMAK ile İHTİSAS
- İHTİZAZ[Ar.]/VİBRASYON[Fr./İng.]/REZONANS[Fr./İng. < RESONANCE] değil/yerine/= TİTREŞİM/SESELİM/TINLAŞIM
- İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar. çoğ. İHTİZÂZÂT] ile İHTİSÂS[Ar.]
( Hazzetme, gönül ferahlığı. İLE Kendini alçak tutma, alçalma. İLE Titreme, deprenme. | Sıçrayıp oynama, sallanma. İLE ... )
- II. RAMSES ile/ve/||/<> HZ. MUSA
( Aynı dönemde yaşamışlardır. )
- İleri-Geri konuşacağına hesabını bil de KONUŞ!!!
- İlle de o ya da öyle ile koşulsuz KONUŞ!!!
- Kaba-saba konuşacak kadar yalnız değilsin! Haddini bil de KONUŞ!!!
- Keşke ... ile geçmişe dönmeye çalışmadan KONUŞ!!! -ile
- İki canlı KONUŞ!!!
- İKİCİLİK = SÜNAİYE = DUALISM[İng.] = DUALISME[Fr.] = DUALISMUS[Alm.] = DUALIS[Lat.]
- İKİLİ ile İKİLİK ile İKİLİ KÖK ile İKİLİ ÇATI ile İKİLİ ÜNLÜ ile İKİLİ BAHİS ile İKİLİ YATAK ile İKİLİ AVERAJ ile İKİLİ SİGORTA
- ZWEITE SCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ SES
- SECONDARY ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRONS SECONDAIRES[Fr.] / SEKUNDÄRE ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL ELEKTRONLAR
- ŞUÂÂT-İ TÂLÎ[Osm.] / SECONDARY RADIATIONS[İng.] / SEKUNDÄRE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL IŞINIMLAR
- SECONDARY COSMIC RAYS[İng.] / SEKUNDÄRE KOSMISCHE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL KOZMİK IŞINLAR
- İKİNCİL/ESAS OLMAYAN ÖRGENLER = A'ZÂ-İ REDÎFE = ORGANES ACCESSOIRES
- SECONDARY OPTIC AXIS[İng.] / AXE OPTIQUE SECONDAIRE[Fr.] / SEKUNDÄRE OPTISCHE ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL OPTİK EKSEN
- İKİYE BÖLMEK ile İKİYE BÖLÜNMÜŞ ile İKİYE BÖLME ile İKİYE BÖLÜNMÜŞ ile AÇIORTAY
( BISECT vs. BISECTED vs. BISECTION vs. BISECTIONAL vs. BISECTOR )
( دو بخش کردن ile دونيم کردن ile دونيم ile دو نيم ile تنصيف ile دو نيمي ile نيمساز ile منصف )
( DO BAKHSH KARDAN ile DONYM KARDAN ile دونيم ile DO NEYM ile تنصيف ile DO NEYMY ile NEYMOSAZ ile MANSEF )
- İKNA ETMEK ile İKNA EDİLMİŞ ile İKNA EDİCİ ile İNANDIRICI
( CONVINCE vs. CONVINCED vs. CONVINCER vs. CONVINCING )
( قانع کردن ile متقاعد کردن ile معتقد ile متقاعد ile مجاب ile متقاعد کننده ile قانع کننده )
( GHANE KARDAN ile MOTEGAED KARDAN ile MOTAGHAD ile MOTEGAED ile MOJAB ile MOTEGAED KONANDEH ile GHANE KONANDEH )
- Konuşa konuşa anlaşmak için KONUŞ!!!
- İKRAM ile/ve BAĞIŞ
( VÂHİB[Ar. < VEHB]: Hibe eden, bağış yapan kişi. )
( MEVHİBE: Bahşiş, ihsan, bağış. )
( MEVHÛB[Ar. < VEHB]: Bağışlanan mal. )
- İKRAR ve TEKRİS
- İKTER/US ile İKTERİK ile İKTERUS NEONATORUM
( Sarılık. İLE Sarılıklı. İLE Yenidoğan sarılığı. )
- İKTİBÂS[Ar.] ile/ve/<> İKRAZ[Ar.]
( Ödünç alma. | Alıntı. İLE/VE/<> Borç ya da ödünç verme. )
- İKTİBÂS ve/< İNTIBAK[Ar. < TIBK: Tıpkı, aynı. | çoğ. İNTIBÂKAT]
( Alıntı, uygunluk gerektirir. )
( Teşbihte, hata olmamalı/olmaz! )
- İKTİBÂS[Ar.] ile/ve/<> İSTİKRAZ[Ar.]
( Ödünç alma. | Alıntı. İLE/VE/<> Ödünç alma, borçlanma. )
- İKTİBÂS ile İSTİMLÂK[< MİLK]
( Ödünç alma. | Bir sözcüğü, tümceyi ya da bunların anlamlarını, olduğu gibi alma/aktarma. İLE Bir yeri satın alma, mülk alma. | Kamulaştırma. Devletin, genelin yararına olarak bir şeyi sahibinden satın alması. )
- İKTİBÂS ve MEHAZ[< AHZ | çoğ. MEÂHİZ]
( Ödünç alma. | Bir sözcüğü, tümceyi ya da bunların anlamlarını, olduğu gibi alma/aktarma. VE Bir şeyin alındığı, çıkarıldığı yer; kaynak. [Bir yapıt yazılırken başvurulan.] )
- İKTİBÂS ile/değil/yerine TAHSİL
- İKTİBÂS ile/ve/<> TAKLİT
- İKTİRÂS[Ar.] ile İKTİRÂZ[Ar. < KARZ]
( Kederli olma. | Bir işe/şeye önem verme. İLE Borç alma. )
- İKTİSÂS[Ar.] ile İKTİSÂS[Ar.]
( İzinden, ardından gitme. | Kısas isteme ya da etme. | Öykü, kıssa söyleme. İLE Çekip koparma/koparılma. )
- İKTİSAT[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< İHTİSAS[Ar.]
- İLAÇ ile/ve/||/<>/> KODEKS
( ... İLE/VE/||/<>/> Tedavi edici etkisi kesin olarak kabul edilen ilaçların formüllerini, fiziksel ve kimyasal özelliklerini, tanınma etkileşimlerini, saflık kontrollerini, ölçü belirlemelerini ve saklama koşullarını içeren resmî kuruluş tarafından onaylı başvuru kaynağı. )
- Laga-luga etmeden düzgün KONUŞ!!!
- İLÂHİ ile/ve NEFES
- İLÂN[Ar.]/ANONS[Fr. < ANNONCE] değil/yerine/= DUYURU/DUYURMAK/DUYUT
( Söz ve yazı yoluyla verilen kısa haber. )
( ANONSE[Fr.]: Bildirilmiş, ilân edilmiş. )
- İLBÂS -ile
( ALIKOYMA, DURDURMA )
- İLBÂS[Ar.] ile İLBÂS[Ar. < LİBS]
( Alıkoyma, durdurma. İLE Giydirme/giydirilme, örtme/örtülme. )
- İLBAY/VALİ[Ar.]/SATRAP[Fars.] ile/ve İLÇEBAY/İLÇEBAŞ/KAYMAKAM[Ar.]
( VALİ[< VELİ: Koruyup kollayan.] ile/ve ... )
( TEKFUR[Bizans döneminde] ile/ve ... )
( [Slav] VOYVODA ile/ve ... )
( EMİR ile/ve ... )
( ÂRENG ile/ve ... )
- İLERİ ile İLERİCİ/LİK ile İLERİ UÇ ile İLERİ GERİ ile İLERİ GELEN ile İLERİ GÖRÜŞ ile İLERİ VİTES ile İLERİ GÖRÜŞLÜ/LÜK ile İLERİ KARAKOL ile İLERİ TEKNOLOJİ ile İLERİ GÖZETLEYİCİ/LİK ile İLERİ UÇ OYUNCUSU
- İLERLEME = TERAKKİ = PROGRESS[İng.] = PROGRÈS[Fr.] = FORTSCHRITT[Alm.] = PROGRESSUS < GRESSUS:YÜRÜME, ADIM. PRO:ÖNDE, İLERİYE[Lat.] = PROGRESO[İsp.]
- İLERLEME ile/ve/değil YOL ALIŞ
- İLERLEMEK ile AVANS ÜCRETİ ile AVANS PARASI ile PEŞİN ÖDEME ile PEŞİN SATIN ALMA ile AVANS ÜCRETİ ile GELİŞMİŞ ile İLERLEME ile İLERLEYEN
( ADVANCE vs. ADVANCE FARE vs. ADVANCE MONEY vs. ADVANCE PAYMENT vs. ADVANCE PURCHASE vs. ADVANCE WAGE vs. ADVANCED vs. ADVANCEMENT vs. ADVANCING )
( پيش افتادن ile پيشرفت کردن ile جلو افتادن ile جلو آمدن ile جلو رفتن ile ترقي دادن ile جلو بردن ile ترقي کردن ile راقي ile پيش رفتن ile پيشروي ile پيشروي کردن ile پيش کريه ile سلم ile پيش پرداخت ile مساعده ile سلف خري ile پيش مزد ile پيشرفته ile ترفيع ile پيشرفتگي ile پيشرفت )
( PEYSH AFTADAN ile PEYSHRAFT KARDAN ile JELO AFTADAN ile JELO AMADAN ile JELO RAFTAN ile TARGHY DADAN ile JELO BARDAN ile TARGHY KARDAN ile راقي ile PEYSH RAFTAN ile PEYSHROY ile PEYSHROY KARDAN ile PEYSH KARYYEH ile SALAM ile PEYSH PARDAKHT ile مساعده ile SOLF KHARY ile PEYSH MOZD ile PEYSHRAFTEH ile TARFYE ile PEYSHRAFTAGY ile PEYSHRAFT )
- İLERLEMELİ GÖRÜNÜŞ -ile
( PROGRESSIVE ASPECT )
(1996'dan beri)