Bugün[08 Nisan 2026]
itibarı ile 8.716 başlık/FaRk ile birlikte,
8.716 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(15/36)


- HAFŞ/HAFR[Ar.] ile HAFŞ[Ar.]

( Kazma, kazılma. İLE "Tavuk karası" denilen bir göz hastalığı. )


- HAFS[Ar.] ile HAFZ[Ar.]

( Biriktirme, toplama. İLE Basıklık. | Dengeli/îtidâl, aşırı olmama durumu, ölçülülük. | Arap dilbilgisinde kesre/esre imi/işareti. )


- RELATION DE HAGEN-RUBENS[Fr.] / HAGEN-RUBENS-BEZIEHUNG, HAGEN-RUBENS-RELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAGEN-RUBENS BAĞINTISI


- HAIDINGER FRINGES[İng.] / FRANGES DE HAIDINGER[Fr.] / HAIDINGER-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAİDİNGER SAÇAKLARI


- HAIR vs. HAIRS


- HAK EDİŞ ile/ve/değil/> HAKKINDAN VAZGEÇEBİLMEK


- HAK EDİŞ ile/ve UYGUNLUK

( TO DESERVE vs./and APPROPRIATENESS )


- HAK ile HAKİ ile HAK DİNİ ile HAK EDİŞ ile HAK KUŞU ile HAK YOLU ile HAK İHLALİ ile HAK KISITLAMASI


- HAK = RIGHT[İng.] = DROIT[Fr.] = RECHT[Alm.] = JUS[Lat.]


- HAK ve/||/<> TAŞ

( Yerini bulur. VE/||/<> Gediğini bulur. )


- HAKAS ile HAKASÇA


- HAKİKATTE:
YALAN ile/ve/||/<> YANLIŞ


- HAKİM BAKIŞ ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< YAYGIN BAKIŞ


- Hâkim'e KONUŞ!!!


- Hakların için KONUŞ!!!


- HAKLISIN!/YANLIŞSIN! değil DOĞRU!/YANLIŞ!


- Hâl ehline zâten SUS!!!


- Hâl ehliyle hem sus, hem KONUŞ!!!


- HALÂS[Ar.] ile KURTULMA, KURTULUŞ

( KURTULMA, KURTULUŞ )


- HALDANE HİPOTEZİ[İng. HALDANE HYPOTHESIS] ile/||/<> HETEROGAMETİK CİNSİYET[İng. HETEROGAMETIC SEX] ile/||/<> REKOMBİNASYON ORANI[İng. RECOMBINATION RATE]

( Y kromozomu üzerindeki düşük rekombinasyon seçimi diğer kromozomlar üzerinde rekombinasyon oranlarında pleyotropik azalmaya neden olur. Bu yüzden heterogametik cinsiyetlerde (insanlarda erkek kelebeklerde dişi) rekombinasyon oranı azdır. @@ İki farklı eşey kromozomuna sahip cinsiyet. @@ Birbiriyle bağlantılı iki lokus arasında, mayoz sırasında meydana gelen çaprazlanma (crossing-over) sıklığı. "r" ile gösterilir ve 0 ile 0.5 arasında değerler alır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HÂLİK ile/ve/||/<>/> HÂDİS/MUHDİS


- HÂLİS[Ar.] ile MAHZ[Ar.]


- HALİS ile/ve/||/<> MUHLİS

( Katışık olmayan, katışıksız, saf. İLE/VE/||/<> Katkısız, hâlis. | Dostluğu, samimiyeti ve hali içten, gönülden olan. [eskiden, büyükten küçüğe yazılan resmî yazılarda, bir nezâket dili olarak "ben" anlamına gelen, "muhlisiniz" biçiminde kullanılırdı] )


- HALİS/LİK ile HALİS MUHLİS


- HALK[Ar.] ile NÂS[Ar.]


- HALKALI ODUN BORULARI = EV'İYE-İ HALKAVÎYE = VAISSEAUX ANNULAIRES, VAISSEAUX ANNELÉS


- HALL PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ HALL[Fr.] / HALLOYSIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL İŞLEMİ


- HALLWACHS EFFECT[İng.] / EFFET HALLWACHS[Fr.] / HALLWACHS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALLWACHS ETKİSİ


- HALOGEN ACIDS[İng.] / HALOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN ASİTLERİ


- INTERHALOGEN COMPOUNDS[İng.] ile/değil/yerine/= HALOJENLER ARASI BİLEŞİKLER


- HALOGENS[İng.] / HALOGÉNES[Fr.] / HALOGEN SÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENLER


- HALT[Ar.] ile LÜBS[Ar.]


- HÂM değil/yerine/= ÇİĞ/OLMAMIŞ/OLGUNLAŞMAMIŞ


- HAMA ile HAMAS

( HAMA vs. HAMAS )

( حماء ile حماس )

( حماء ile HAMAS )


- HAMILTONIAN EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHE GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON DENKLEMLERİ


- FONCTIONS HAMILTONIENNES[Fr.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON FONKSİYONLARI


- HÂMİŞ ile

( Sayfa kenarları. )


- HAMÎS[Ar.] ile HÂMİS[Ar.] ile HÂMİŞ[Ar.]

( Beşinci. | Öncü, artcı ve öteki merkezlerden oluşan büyük ordu. İLE Beşinci, dördüncüden sonra gelen sayı. İLE Mektubun altına eklenen yazı. | Yazmalarda, sayfaların kenarında/etrafında bulunan boşluk/lar. )


- HAM/KÜRE TAŞ ile/ve/||/<>/> KÜP TAŞ


- HÂMÛŞ/SÂKİT[Ar. < SÜKÛT]/SAMUT[Fars.] ile HAMÛŞ/HAMUŞ/HÂMUŞ/HÂMÜŞ[Fars.]

( Susmuş, sessiz. | Mevlânâ'nın bazı gazellerinde kullandığı takma adı/mahlası. İLE "HÂMÛŞ" sözü/sözcüğünün hafifletilmiş ve çeşitli kullanımları. [çoğ. HÂMÛŞÂN: Mevlevi mezarlıklarına verilen ad] )


- HANDERÎS[Ar.] ile HANDE-RÎZ[Ar.]

( Şarap, yıllanmış şarap. İLE Gülüp duran. )


- HÂNE ile/||/<> MENZİL ile/||/<> RAB ile/||/<> MÜSTEGAL[ÇOĞ. MÜSTEGALLÂT] ile/||/<> TARÎK-İ HÂS


- HANGİ İNSAN" ile/değil KAÇ KİŞİ (...DAN KURTULABİLMİŞ?)


- HANÎS[Ar.] ile HÂNİS[Ar.]

( Yemini bozup altından çıkmayan. İLE Ettiği yemini yerine getirmeyen. )


- Hanisiz KONUŞ!!!


- HAPİS ile HAPSEDİLMİŞ ile HAPSETME

( IMPRISON vs. IMPRISONED vs. IMPRISONMENT )

( زندانکردن ile بزندان انداختن ile حبس کردن ile زنداني کردن ile محبوس ile حبس )

( ZANDANKARDAN ile BOZANDAN ANDAKHTAN ile HEBS KARDAN ile ZANDANY KARDAN ile MOHBUS ile HEBS )


- HAPİS değil/yerine/= KISINGI


- EAU OCCLUS[Fr.] / OKKLUDIERTES WASSER, EINGESCHLOSSENES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= HAPSEDİLMİŞ SU


- INCLUSION[İng.] / INCLUSION[Fr.] / EINSCHLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= HAPSETME


- HARÇ BİTTİ ve/||/<>/> YAPI PAYDOS


- Harcadıklarını/tükenenleri unut ve SUS!!! -ve


- MOIRÉ FRINGES[İng.] / FRANGES MOIRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE SAÇAKLARI


- HARE[Ar.]/MENEVİŞ[Fars.] değil/yerine/= DALGIR

( Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. | Terementi ağacının tohumu. )


- HAREKET ve OLUŞ ve YOKOLUŞ


- HAREKET ile SES ile KONUŞMA

( MOVEMENT vs. VOICE vs. SPEECH/TO TALK )


- HAREKET ile/ve/<> TELÂŞ


- HAREKETSİZ DİRENİŞ ile/ve/||/<> SESSİZ ÇIĞLIK


- HARF-KEŞ[Ar.] ile HARF-ZEN[Ar.]

( Yazı yazan, çizgi çeken. | Saçmasapan konuşup can sıkan. İLE Çalçene, geveze. )


- HARİCİ değil/yerine/= DIŞ


- HARİKULADE/HARİKA değil/yerine/= OLAĞANÜSTÜ/EŞİ GÖRÜLMEMİŞ


- HÂRİS ile HÂRİS[< HİRÂSET] ile HARÎS[< HIRS]


- HÂRİS[Ar. < HARS] ile HÂRİS[Ar. < HİRÂSET] ile HÂRİS ile HARÎS[Ar. < HIRS] ile HÂRİŞ[Fars.]

( Çiftçi, ekinci, harâset eden. İLE Bekçi, gözcü, koruyan, koruyucu, muhâfız. İLE Son derece hırslı olan. İLE Hırslı, tamahkâr, bir şeye çok düşkün, gereğinden fazla istekli. İLE Kaşıma, kaşınma. )


- HARİTA ile/ve/||/<>/> ATLAS


- HARKER-KASPER INEQUALITIES[İng.] / INÉGALITÉS DE HARKER-KASPER[Fr.] ile/değil/yerine/= HARKER-KASPER EŞİTSİZLİKLERİ


- HARKINS RULE[İng.] / RÈGLE D'HARKINS[Fr.] / HARKINS-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKİNS KURALI


- HARMAN[Fars.] ile/ve/<>/> BADAS

( Tahıl demetlerinin üzerinden döven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. | Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. | Birçok çeşitten birer parça alıp yeni bir bileşim oluşturma işi. İLE/VE/<>/> Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü. )


- HARMONIC FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE HARMONIQUE[Fr.] / HARMONISCHE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK FREKANS


- HARMONY vs. APPROPRIATENESS


- HARRIS FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARRIS[Fr.] / HARRIS-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARRİS AKIŞI


- HARS[Ar.] ile KEZİB[Ar.]


- HARTREE UNITS[İng.] / UNITÉS DE HARTREE[Fr.] / HARTREE-EINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE BİRİMLERİ


- HAS ile HASA ile HAS UN ile HASILI


- HAS/MAHSUS[Ar.] değil/yerine/= ÖZE/ÖZGÜ

( Bir cinste ya da bireyde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde ya da bireyde rastlanılmayan. )


- HAS değil/yerine/= SOM


- HAŞÂHİŞ[Ar. < HAŞHÂŞ] ile HAŞÂİŞ/HAŞÂYİŞ[Ar. < HAŞÎŞ]

( Haşhaşlar. | Gelincikgillerden, kapsüllerinden, afyon, tohumlarından da yağ çıkarılan bitki. İLE Kuru otlar. )

( PAPAVER SOMNIFERUM cum ... )


- HASÂİS[Ar. < HÂSSİYYET] ile HASÂİS[Ar. < HASÎSE]

( Bir şeye, birine özgü/has olan nitelikler/keyfiyetler. İLE Kötü, fenâ, alçak huylar/tabiatlar. )


- HAŞEFE[Ar.]/GLANS[İng.] ile/ve/=/<>/hem de/ne de BIZIR/KLİTORİS[Yun.]

( GULFE[Ar.]: Haşefenin etrafında bulunan deri. )


- HAŞHAŞ ile HAŞHAŞ YAĞI


- FASTNESS[İng.] / RÉSISTANCE[Fr.] / FESTER ZUSTAND REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HASLIK


- HÂSS ile HÂSS

( Özel. İLE Saf, hâlis. )


- HÂSS[Ar. çoğ. HAVÂS] ile HÂSS[Ar. < HİSS] ile HASS[Ar.] ile HASS[Ar.]

( Özel, mahsus. | Hükümdarın kendine özgü olan. | Saf, hâlis. | Osmanlı döneminde, devletin büyüklerine ayrılan ve yıllık geliri yüzbin akçadan yukarı olan arazi. İLE Hisseden, duyan. İLE Birini bir işe teşvik etme, kandırıp ayartma. İLE Alçak, adi. | Marul. )


- HÂSS[Ar.] ile HUSÛS[Ar.]


- HASSA ile HASSAS

( Özgülük, özellik. İLE Duyum ve duyguları algılayan. | Çabuk duygulanan, duygun, duyar, duyarlı, içli, alıngan. | Çabuk etkilenen. | Yapımı ve bakımı özen isteyen, aksamadan, çok doğru çalışan, kesin ölçüler gerektiren işlerde kullanılan araç. )


- HASSAS değil/yerine/= DUYARLI


- HASSAS değil/yerine/= DUYARLI


- HASSAS değil/yerine/= DUYARLI


- HASSAS[Ar.]/SANTİMANTAL[Fr.] değil/yerine/= DUYARLI


- HASSAS değil/yerine/= DUYGAN


- HASTA ile KÖTÜ TAVSİYE ile KÖTÜ YETİŞTİRİLMİŞ ile KÖTÜ DÜŞÜNÜLMÜŞ ile TALİHSİZ ile KÖTÜ TERCİH EDİLEN ile KÖTÜ KAZANILMIŞ ile KÖTÜ EŞLEŞME ile KÖTÜ MUAMELE

( ILL vs. ILL ADVISED vs. ILL BRED vs. ILL CONSIDERED vs. ILL FATED vs. ILL FAVORED vs. ILL GOTTEN vs. ILL MATCHED vs. ILL TREAT )

( بدحالت ile غير دوستانه ile بطور ناقص ile بيمار ile ناخوش ile زيان آور ile دردمند ile غير عاقلانه ile غير متمدن ile نينديشيده ile موجب بدبختي ile نگون بخت ile غير جذاب ile نا مشروع ile ناهمرنگ ile بد استقبال کردن )

( بدحالت ile غير دوستانه ile BETOR NAGHS ile BEYMAR ile NAKHOSH ile ZYAN AVAR ile DARDMAND ile GHYR AGHALANEH ile GHYR MATMADAN ile نينديشيده ile MOJEB BADBAKHTY ile NEGON BAKHT ile غير جذاب ile NA MOSHRU ile NANPAMRANG ile BAD ESTEGHABAL KARDAN )


- Hastahanede SUS!!!


- Hastalarla KONUŞ!!!


- HATA ile ABES


- ERROR[İng.] / FAULSCHLAMM GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= HATA


- HATÂ değil/yerine/= YANLIŞ


- HATT-I MÜBAS değil/yerine/= TEĞET


- HAVA BASINCI[İng. AIR PRESSURE] ile/||/<> HAVA KÜTLESİ[İng. AIR MASS]

( Hava moleküllerinin, atmosferin içinde bulunan maddelere hava ağırlığından dolayı uyguladığı kuvvettir. 0°C'de ve deniz seviyesinde standart olarak 76 cmHg olarak ölçülür. 76 cmHg, yaklaşık 1 atmosferik basınç birimine (atm) ve 101325 Pascala eşdeğerdir. @@ Genellikle tutarlı bir sıcaklık ya da su buharı içeriğine sahip, bazen yüzlerce ya da binlerce kilometre kareyi kaplayan büyük hacimli havadır. Hava kütleleri genelde kıtasal, arktik ya da tropikal gibi kaynak türlerine göre sınıflandırılır. Hava kütleleri ya da diğer hava sistemleri, jet akımları ve atmosfer basınçtaki farklılıklarla Dünya yüzeyine yönlendirilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HAVA/AMBİYENS[Fr.]["AMBİYANS" değil!] değil/yerine/= ORTAM


- HAVA ile/ve SOLUK/NEFES


- HAVARİ ile/||/<> PATRİK ile/||/<> PİSKOPOS ile/||/<> VOYVODA ile/||/<> MİSYONER

( Bir öndere bağlı, onun düşünce ya da inançlarını yayan kişi. İLE/||/<> Ortodoks ve Doğu kiliselerinin başkanlarına verilen ad. İLE/||/<> Katoliklerde bir bölgenin din işlerine başkanlık eden, papalığın en yüksek aşamasında olan din görevlisi. İLE/||/<> Anadolu ve Rumeli'deki resmî Hıristiyan yöneticiler. [Slav dillerinde kumandan ya da prens anlamına gelir. Osmanlı'da, Eflak ve Boğdan'ı topraklarına katmadan önce bu ülkelerin kralları voyvoda adıyla anılmaktaydı. Osmanlı zamanında aynı terim, Eflak ve Boğdan vilayetlerine Sultan tarafından tayin edilen valiler için kullanılmaya devam etti. Voyvodalar Osmanlı'nın kadrolarında sancak beylerine eşit konumdaydı.] İLE/||/<> Bir dini, özellik Hıristiyanlığı yaymakla görevli kişi. )


- HAVAS ile HAVÂS

( Nitelikler. İLE Duygular. )


- HAVAS ile/ve/||/<> LEVÂZIM


- HAVÂSS[Ar. < HÂSSE] ile HAVÂSS[Ar. < HASS/HASSA]

( Duygular, hasseler. İLE Hassalar, keyfiyetler. | Saygın/muhterem olanlar. | Bazı manevi etkiler için okunan dualar. )


- HAVSALASI DAR ile HAVSALASI GENİŞ


- HAYA/HUSYE/BEYZE/BİLLUR/MEBİZ[Ar.]/TESTİS[Lat.] değil/yerine/= ERBEZİ/TAŞAK

( TESTICLE vs. SCROTUM )


- HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMAK ile HÜSRANA UĞRAMIŞ ile HAYAL KIRIKLIĞI

( FRUSTRATE vs. FRUSTRATED vs. FRUSTRATION )

( نااميد کردن ile هيچ کردن ile بيچاره کردن ile عقدهاي ile محروم سازي ile نا اميدي )

( NAOMYD KARDAN ile YEHYCH KARDAN ile BEYCHAREH KARDAN ile AGHODEHYAY ile MAHROM SAZY ile NA AMYDY )


- HAYAL ile/ve/değil/||/<>/< ARAYIŞ


- HAYÂT[Ar.] ile 'IYŞ[Ar.]


- Haydi SUS!!!


- Hayır! SUS!!!


- Hayırlıysa SUS!!!


- HAYKIRIŞMAK ile HAYKIRIŞ


- HAYRAN BAKIŞ ile AYRAN BAKIŞ


- HAYRET[Ar.] ile DEHŞ[Ar.]


- HAYRET ile/ve UYANIŞ

( Hayret ve merak, bilgeliğin şafağıdır. )

( Ancak, hayrette olduğunuz zaman, gerçeği bilebilirsiniz. )

( Wonder is the dawn of wisdom.
You can know reality only when you are astonished. )

( ASTONISHMENT/AMAZEMENT vs./and AWAKENING )


- HAYRET ile/ve UYANIŞ


- HAYS[Ar.] ile HAYZ[Ar. çoğ. HİYÂZ]

( Saygı, itibar. | İlgi. İLE Bayanlarda aybaşı durumu. )


- HAYVANLAR[İng. ANIMALIA] ile/||/<> AKSON[İng. AXON] ile/||/<> ALEM[İng. KINGDOM] ile/||/<> ALLEN KURALI[İng. ALLEN'S RULE] ile/||/<> ALYUVAR[İng. ERYTHROCYTES] ile/||/<> MEMELİLER[İng. MAMMALS] ile/||/<> METAZOA ile/||/<> MİYOGLOBİN[İng. MYOGLOBIN] ile/||/<> OMURGALILAR[İng. VERTEBRATES]

( Taksonomide bir alem. Bütün hayvanlar Animalia denilen (Hayvanlar) aleminin üyesidir. Bu alemde prokaryotik canlılar ya da protistler bulunmaz. Hayvanlar aleminin bütün bireyleri çok gözeli ve heterotroftur (gerekli besinleri almak için doğrudan ya da dolaylı olarak diğer canlılara bağlılar). @@ Sinir gözelerinin gövdelerinden çıkan ve sinir akımlarını diğer uçtaki gözelere götüren sinir uzantılarıdır. @@ Şube denilen daha küçük gruplardan oluşan taksonomik bir sınıflandırma biçimi. Alanın hemen altında yer alan en büyük ikinci taksonomik birimdir. @@ Soğuk bölgelerde yaşayan sıcakkanlı hayvanların, sıcak bölgelerde yaşayanlara göre daha kısa uzuvlarının olduğunu belirten kuraldır. Amerikalı zoolog ve ornitolog Joel Asaph Allen tarafından ileri sürülmüştür. @@ İçindeki hemoglobin ile oksijeni bağlayarak taşınmasını sağlayan kırmızı renkli kan gözesi. Omurgalı hayvanların kanında bulunur. Memelilerde yuvarlak ve çekirdeksiz, sadece lama ve devede diğer omurgalılarda olduğu gibi oval ve çekirdeklidir. Kırmızı kan gözesi ya da eritrosit olarak da bilinir. @@ Memeliler, gençlerini meme bezleri tarafından üretilen sütle besleyen omurgalı hayvanlardır. Hayatlarının herhangi bir noktasında, yalnızca birkaç tane olsa bile (çoğu balina gibi), saçları var. Genellikle endotermiktirler (sıcakkanlı), vücut ısılarını kendileri üretir. Foklar gibi bazı türler, ürettikleri metabolik ısıya ek olarak düzenli olarak güneşi ya da diğer çevresel ısı kaynaklarını kullanır. @@ Protozoanlar ve süngerler dışında bütün hayvanları içine alan alem. Bu aleme ait canlıların hepsi çok gözeli ve farklılaşmış dokuya sahiptir. @@ Hayvanların kas gözelerinde bulunan bir protein. Çalışan kaslara oksijen sağlayan oksijen depolama birimi olarak işlev görür. Balinalar, fokalar gibi dalış yapan memeliler, kaslarında diğer hayvanlara oranla daha fazla miktarda miyoglobin bulundurduklarından, daha uzun süre su altında kalabilirler. @@ Hayvanlar alemi içerisindeki kordalılar şubesine ait bir alt şube. Tüm üyelerinde notokord ve kafatası vardır. Balıkları, amfibileri, sürüngenleri, kuşları, ve memelileri (tekdelikliler, keseliler, plesantalılar) kapsar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- Hayvan/lar ile KONUŞ!!! -ile


- HAZ ile/değil/yerine HAS

( [not] PLEASURE vs./but PURE/SPECIAL
PURE/SPECIAL instead of PLEASURE )


- Hazır olmadan susamazsın, susmaya hazırlan ve SUS!!! -ve


- Hazır olmak için SUS!!!


- Hazırda SUS!!!


- HEAD :/yerine BAŞ


- HEADQUARTERS :/yerine GENEL MERKEZ


- HECE:
KAPALI/UZUN ile/ve/<> AÇIK/KISA ile/ve/<> UZATILMIŞ

( 1 harekeli, 1 sakin harf. İLE/VE/<> Harekeli harf. + 1 harf. )

( Son sadâ/hece, kısa kalamaz. )

( Sakin bitmeyen hiçbir hece, uzun hece olamaz! )

( LATİN'DE (KAPALI)
[ İz. İLE Biz. İLE Bâ. ]
[ Sesli > sessiz. İLE Sessiz > sesli > sessiz. İLE Sessiz > uzun sesli. ]
[ 1 harekeli, 1 sakin ] )

( Bir kere bakıp gülse, ölürüm, konuşamam.
[ Hafif-sakîl-veted-i mecmû ] gülse, ölürüm, konuşamam. )

( DAİRE [1]
[ 1 açık/kısa, 3 uzun heceden oluşan. ]
[ Veted-i mecmû, 2 sebeb-i hafiften oluşan. ] )


- HEDİYE[Ar.]/PEŞKEŞ[Fars.] değil/yerine/= ARMAĞAN

( MUNUS[Lat.]: Armağanlaşmak. )


- HEDVALL EFFECTS[İng.] / EFFETS HEDVALL[Fr.] ile/değil/yerine/= HEDVALL ETKİLERİ


- HEGEL ile/ve/=/||/<>/< PLATON GİBİ DAVRANAN ARİSTOTELES


- Hekim'e KONUŞ!!!


- HEKSİS ile/ve/||/<>/> FUSIS ile/ve/||/<>/> PSUKE ile/ve/||/<>/> HEGEMONİKON


- Hele bir SUS!!!


- HELEZONLU ODUN BORULARI = EV'İYE-İ HELEZONÎYE = VAISSEAUX SPIRAUX, VAISSEAUX SPIRALÉES


- HELİK ile HELİS ile HELİSEL


- HELİKS ile BETAYAPRAK

( Proteinlerin ikincil yapısındaki spiral biçimi. İLE Proteinlerin ikincil yapısındaki yassı yapı. )


- HELMHOLTZ COILS[İng.] / ENROULEMENTS D'HELMHOLTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ BOBİNLERİ


- [not] HELP vs./and BUSINESS


- HEMAFEREZ/HEMAPHERESIS[İng.] değil/yerine/= KAN AYIR-SEÇ (İŞLEMI)


- HEMAL KANAL[İng. HEMAL CANAL] ile/||/<> HEMATOFAGUS[İng. HEMATOPHAGOUS] ile/||/<> HEMATOJEN[İng. HAEMATOGENOUS] ile/||/<> HEMATOKROM[İng. HEMATOCHROME] ile/||/<> HEMATOKSİLİN[İng. HEMATOXYLIN] ile/||/<> HEMATOLOJİ[İng. HEMATOLOGY] ile/||/<> HEMATOPOİEZ[İng. HEMATOPOIESIS]

( Hemal yayların meydana getirdiği ve içinden kan damarları geçen kanal. @@ Kanla beslenen. @@ Kan ya da bileşenlerinin bir ya da daha fazlasının üretimiyle ilgili; kandan kaynaklanan. Kan yoluyla dağılan ya da dağıtılan; kan yoluyla bulaşan. @@ Bazı kırmızı alglerde bulunan karotenoit pigment. @@ Bakkam ağacı (Haematoxylin campechianum) gövdesinden elde edilen ve doku kesitlerinin boyanmasında yaygın bir biçimde kullanılan doğal bir boya. @@ Kan ve kan oluşumunu inceleyen bilim dalı. @@ Ana gözelerden kan gözelerinin oluşumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEMCİNS değil/yerine/= EŞEYDEŞ


- HEMCİNS ile/ve/değil/||/<> HEMDERT

( Varolanların tümü. | Cinsleri bir olan, aynı soydan. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Dertleri ortak/yakın olan kişiler. )


- HEMFİKİR değil/yerine/= DÜŞÜNDEŞ/OYDAŞ


- HEMFİKİR değil/yerine/= OYDAŞ


- HEMODİNAMİ/HEMODYNAMICS[İng.] değil/yerine/= KAN DOLAŞIM DEVİNIMLİĞİ


- HEMODİYALİZ/HEMODIALYSIS[İng.] değil/yerine/= KAN ARITIM/SÜZDÜRÜM


- HEMOFOBİ[İng. HEMOPHOBIA] ile/||/<> HEMOSÖL[İng. HEMOCOEL] ile/||/<> HEMOSTAZ[İng. HEMOSTASIS]

( Kan korkusu olarak bilinen, Yunancada "kan" anlamına gelen αἷμα ("haima") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Eklem bacaklılarda gerçek sölomun yerine geçen ve içinde kanın dolaştığı geniş boşluk. @@ Kendi kendine olabilecek bir kanamayı önleyen ya da herhangi bir nedenle başlayan bir kanamayı durduran süreçlerin tümüdür. Damar bütünlüğünün bozulmasına bağlı olarak meydana gelen kanamanın durmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEMOLİZ/HEMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR YIKIMI


- HEMOLYSIS, HEMATOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= HEMOLİZ


- HEMORAJİK DİYATEZ/HEMORRHAGIC DIATHESIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA EĞİLIMİ


- HEMOSTAZ/HEMOSTASIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA DURDURMA


- HEMPA[Fars.] ile/değil/yerine/>< KANKA/ARKADAŞ

( Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kişi, ayaktaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kan kardeşliği kadar yakınlıkla birlikte hareket eden/ler. )


- HEMŞİRE/ŞVESTER değil/yerine/= SAYRICI < KARDEŞ[KADIN]


- HEPTOSES[İng.] / HEPTOSES[Fr.] / HEPTOSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTOZLAR


- Her AN SUS!!!


- HER BİR/BEHER[Fars.] ile BEHER/BEHERGLAS[Alm. < BECHER/GLAS]

( Her bir. İLE Silindir biçiminde cam deney çubuğu. )


- Her düşündüğünde SUS!!!


- Her fırsatta SUS!!!


- Her zaman SUS!!!


- HEREDOT ile/ve/değil TUKİDİDES


- HEREKE ile/ve KAYSERİ ile/ve BÜNYAN ile/ve YAHYALI ile/ve TAŞPINAR ile/ve SİVAS ile/ve KARS ile/ve BERGAMA ile/ve LADİK ile/ve MİLAS ile/ve ISPARTA


- HEREKE ile/ve SİVAS


- HERITAGE :/yerine MİRAS


- HERKES ile BİRÇOK

( EVERYBODY vs. MANY )


- HERKES ile/değil/yerine ÇOĞUNLUK


- HERKES ile/ve/değil/yerine HAZIR OLAN HERKES

( [not] EVERYBODY vs./and/but EVERYBODY WHO ARE READY
EVERYBODY WHO ARE READY instead of EVERYBODY )


- HERKES ile HEPİMİZ

( EVERYBODY vs. ALL OF US )


- HERKES(") ile/değil/||/<> HER BİR KİŞİ


- HERKES ile/ve/değil/||/<>/< HER BİREY


- HERKES ile/ve/değil/||/<> HERHANGİ BİRİ


- HERKES ile HERKES ÖYLE ile HERKES HANGİ

( EVERYONE vs. EVERYONE THAT vs. EVERYONE WHICH )

( هرکه ile هر کس ile همگان ile هر شخص ile هرآنکه )

( NPARKEH ile NPAR KES ile CPEHMGAN ile NPAR SHKHS ile NPARANKEH )


- HERKES ile "HERKES"İ

( Genelin içinde düşünülen kişiler. İLE Özelliği/farkı olan üzerine düşünülen "KİŞİ"yi. )

( EVERYBODY vs. "EVERYBODY" )


- HERKES ile MİLLET

( EVERYBODY vs. PEOPLE )


- HERKES ile ORTAK DİLDE HERKES ile AYRIMSIZ HERKES


- HERKEZ değil HERKES


- HERMANN-MAUGUIN SYMBOLS[İng.] / SYMBOLES D'HERMANN-MAUGUIN[Fr.] ile/değil/yerine/= HERMANN-MAUGUİN SİMGELERİ


- HERMES ile HERMES

( MISIR - BÂBİL - İRAN / İSLÂM'DA[İDRİS] ile YUNAN )

( TOTH ile HERMES TRIMEGISTES )


- HERMES = İDRİS(Terzi) = ERMİŞ(Anadolu Türkçe'si) = HİRAMUS = HERMESE = HERMESÜ'L-HİRAMİSE(Araplarca) = THOT(Mısır'da) = HERMİS

( )


- HERMETİK ÖĞRETİ ile HERMES


- Herşeyin (düzgün/yolunda) yürümesini istiyorsan SUS!!!


- HERŞEYİN KURAMI[THE THEORY OF EVERYTHING] ve/<> I ORIGINS

( Stephen Hawking'in yaşam öyküsü ve "Zamanın Kısa Tarihi" kitabı üzerine... VE/<> Gözün ve doğanın sınırsızlıkları, bilim ve bilin(e)meyen alanların/durumların ilişkisi ve/ya da birlikteliği üzerine önemli iki film. )


- HESAP[Ar. < HİSBE]/CALCULUS = ÇAKILTAŞI

( Çakıltaşlarını saymaktan gelir. )


- HESAP değil/yerine/= SAYIŞ


- HESS'S LAW[İng.] / LOI DE HESS[Fr.] / HESSSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HESS YASASI


- HETERO ile/||/<> ALKALOİD ile/||/<> DENGELEYİCİ POLİMORFİZM[İng. BALANCED POLYMORPHISM] ile/||/<> DENGELİ ÇOKBİÇİMLİLİK[İng. BALANCED POLYMORPHISM] ile/||/<> DİHİBRİT[İng. DIHYBRIT] ile/||/<> DİHİBRİT ÇAPRAZLAMA[İng. DIHYBRID CROSS]

( Yunanca "diğer" anlamına gelen ön ek. @@ Azot ve heterosiklik halka içeren, çoğunlukla fizyolojik olarak aktif ve alkali olan ikincil metabolitlerdir. Bağımlılık yapabilme özellikleri bulunmaktadır. @@ Heterozigotun seçici avantajı nedeniyle popülasyonda iki ya da daha fazla alalelin korunması. @@ Heterozigot avantajı sayesinde bir özellik için olan 2 ya da daha fazla alelin sabit bir frekansa sahip olması. @@ Her iki gen bakımından heterozigot olan birey. Dihibrit bireylerin elde edilebilmesi için her iki karakter bakımından aynı alele sahip olan homozigot baskın ve homozigot çekinik iki birey kendi aralarında çaprazlanır. @@ Her iki gen bakımından heterozigot olan bireylerin kendi aralarında çaprazlanması. Dihibrit çaprazlama fikri, Gregor Mendel tarafından bezelye bitkilerinin gözlemlenmesi sırasında ortaya çıkmıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HETEROCYCLIC COMPOUNDS[İng.] / COMPOSÉS HÉTÉROCYCLIQUES[Fr.] / HETEROZYKLISCHE VERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HETEROHALKALI BİLEŞİKLER


- HETEROJEN/HETEROGENOUS[İng.] değil/yerine/= AYRIŞIK


- HETEROPOLY ACIDS[İng.] / HETEROPOLY SÄREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HETEROPOLİ ASİTLER


- HEURISTICS[İng.] değil/yerine/= BULUŞSAL YÖNTEMLER

( Bilgisayarcılıkta hatasıza yakın sonuçlar elde etmek amaçlı, bir program tarafından yapılan tahminlere verilen isim. Filogenetik ve hesaba dayalı biyolojide yaygın olarak kullanılmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEVÂ-HEVES


- HEVES ile GIPTA


- HEVES ile/ve/değil/yerine/||/<>/> HEDEF

( [kişiyi ...] Oyalar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Yola çıkarır. )


- HEVES ile/ve HEYECAN


- HEVES ile/değil/yerine İDEAL

( Yetersiz zihinlerde. İLE/DEĞİL/YERİNE Yetkin zihinlerde. )


- HEVES değil/yerine/= KÖSEME


- HEVES ile/ve/değil/yerine/<>/> TUTKU


- HEVESLENMEK ile HEVESLENDİRMEK ile HEVES ile HEVESLİ/LİK ile HEVESSİZ/LİK


- HEYBET >< ÜNS


- HEYECANLANDIRMAK ile HEVES ile HEVESLİ

( ENTHUSE vs. ENTHUSIASM vs. ENTHUSIASTIC )

( مشتاق کردن ile جسور و متهور ساختن ile حرارت ile شوق ile شور و ذوق ile اشتعال ile گرمي ile حميت ile جوش و خورش ile غيرت ile وجد و سرور ile جوشش ile باحميت ile پر اشتياق ile باحرارت )

( MOSHTAGH KARDAN ile JASOR VE MOTEHOR SAKHTAN ile HARART ile SHOGH ile SHOR VE ZOGH ile ESHTAAL ile گرمي ile حميت ile JOOSH VE KHORSH ile GHYRAT ile VOJAD VE SARVAR ile JOOSHESH ile باحميت ile پر اشتياق ile BAHERART )


- HEYKEL ile/ve TORS

( ... İLE/VE Gövde heykeli. )


- HEYKELTRAŞ ile/ve/||/<> MİMAR

( Her mimar, heykeltraş değildir fakat her heykeltraş, aynı zamanda da mimardır. )


- HI/HEALTH INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİMİ


- HİBE değil/yerine/= BAĞIŞ


- HİBRİT[İng. HYBRID] ile/||/<> ÇAPRAZLAMA[İng. CROSS] ile/||/<> KUASİDOMİNANS[İng. KASIDOMINANS] ile/||/<> SOUTHERN BLOT ile/||/<> YARIBASKINLIK[İng. SEMI-DOMINANCE]

( Farklı tür, cins ya da ailelerden olan ebeveynlerin çiftleşerek oluşturdukları yavru. Doğal ya da yapay yollarla oluşabilirler. Ebeveynlerin genetik farklılıklarına bağlı olarak yavrunun hayatta kalıp üreme ihtimali değişiklik gösterebilir. Hibrit canlılar genetik çeşitlilik sağlamaları sebebiyle evrimde hayati bir rol oynarlar. "Melez" olarak da bilinirler. @@ Eşeyli üreyen canlılarda oluşan gametlerin birbirleri ile birleşmesi olayı. Bu olayla beraber döllenme gerçekleşir ve yeni bir yavru birey oluşur. Çaprazlama doğal ya da yapay yollarla yapılabilir. Hibrit oluşumu için kullanılabilir. Kontrol çaprazlaması, monohibrit çaprazlama ve polihibrit çaprazlama gibi farklı yöntemleri vardır. Mendel genetiğinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkması. @@ DNA parçalarının elektroforez sayesinde ayrılması, nitroselüloz/naylon bir membrana taşınması, biyokimyasal ya da radyoaktif biçimde etiketlenen bir DNA probu ile istenen dizinin hibritleştirilmesi ve otoradyografi teknikleriyle görselleştirilmesini içerek tekniktir. Teknik, spesifik bir sırayı içeren DNA parçaları belirlemekte kullanılır. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HİÇÇİLİK = ADEMİYUM MEZHEBİ = NIHILISM[İng.] = NIHILISME[Fr.] = NIHILISMUS[Alm.] = NIHIL[Lat.]


- Hiçkimse demeden KONUŞ!!!


- HİÇLİK = ADEM = NON-BEING[İng.] = NÉANT[Fr.] = NICHTS[Alm.] = NON ENS[Lat.]


- HİDÂS[Ar.] ile HİDÂŞ[Ar.]

( Son, nihâyet, bitim. İLE Tırmalama. )


- HIDIRELLEZ[< HIZIR-İLYAS] ile/ve/||/<>/> HIZIR AYLARI

( 06 Mayıs sabahı. İLE/VE/||/<>/> 06 Kasım'a kadar. )


- HYDRATED, HYDROUS[İng.] / HYDRATISIERT, WASSERHALTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRATLI, SULU


- HYDRODYNAMICS[İng.] / HYDRODYNAMIQUE[Fr.] / HYDRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRODİNAMİK


- RADIUS DES WASSERSTOFFATOMS[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ATOMU YARIÇAPI


- HYDROLOGIC PRESS[İng.] / HYDROLISCHE PRESSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK PRES


- HYDROLYSIS[İng.] / HYDROLYSE[Fr.] / HYDROLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİZ


- HYDROMECHANICS[İng.] / HYDROMÉCANIQUE[Fr.] / HYDROMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROMEKANİK


- MUVÂZENE-İ MÂYİAT[Osm.] / HYDROSTATICS[İng.] / HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK


- HIEROPHANTES ile/ve/<> DADOUCHOS

( Kutsalı açıklayan. İLE/VE/<> Meşale taşıyan. )


- HIGGS / HICKS(-KALDOR)


- HİGH ENTROPY İLE QUASİCRYSTAL İLE AMORPHOUS ile/||/<> DÜZENSİZ MALZEMELER

( Kristal olmayan yapılar. )

( Formül: ΔSmix > 1.5R )


- HİKÂYE ile BOŞ


- HİLE ile HİLECİ/LİK ile HİLELİ ile HİLESİZ/LİK ile HİLELİ İFLAS


- HİLKAT değil/yerine/= YARATILIŞ


- HİN[Azr.] = KÜMES[Tr.]


- HINÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HIRS

( Öç alma düşünce ve duygusu ile dolu öfke, kin; gayz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir şeyi elde etmek için duyulan, önüne geçilmez derecede güçlü istek, aşırı tutku. | öfke. )


- HI(N)K ile/ve/||/<>/> BURNU(NDAN)

( Demiş. İLE/VE/||/<>/> Düşmüş. )


- INDIAN YELLOW[İng.] / JAUNE DE COBALT, JOUNE DES INDES[Fr.] ile/değil/yerine/= HİNT SARISI


- HYPERFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPER FREKANS


- HİPEREMESİS ile/||/<> BULANTI

( Aşırı ve sürekli kusma. İLE/||/<> Mide bulantısı. )


- HİPOFİZ BEZİ ile KALKANBEZİ/TİROİD BEZİ ile PARATİROİD BEZİ ile LENF BEZİ ile BÖBREK ÜSTÜ BEZİ ile PANKREAS BEZİ ile EŞEYSEL BEZ ile İÇ SALGI BEZLERİ ile GASTRİT SUYU BEZİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ARKASINDA BULUNAN İÇSALGI BEZİ/TİMUS

( PITUITARY GLAND vs. THYROID GLAND vs. PARATHYROID GLAND vs. ADENOID (GLAND) vs. ADRENAL (GLAND) vs. PANCREATIC GLAND vs. GONADIAL GLAND vs. ENDOCRINE GLANDS vs. PEPTIC GLAND vs. THYMUS )


- HİPOFİZ İLE TİROİD İLE ADRENAL İLE PANKREAS ile/||/<> ENDOKRİN BEZLER

( Hormon salgılayan organlar. )

( Formül: TSH → T3/T4 )


- HİPOKONDRİASİS ile HİPERKONDRİASİS

( Hastalık hastalığı/saplantısı. İLE Tıbbî yardım almama/istememe saplantısı. )


- HİPOSTAZ/HYPOSTASIS[İng.] değil/yerine/= KAN GÖLLENİMİ


- HYPOSULFITE PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFİT SÜRECİ


- HİPOTALAMUS[İng. HYPOTHALAMUS] ile/||/<> VAZOPRESSİN (ANTİDİÜRETİK HORMON)[İng. VASOPRESSIN]

( Hipotalamus, beyin bölgesinin talamusun altına uzananan ve üçüncü serebral ventrikül zeminini oluşturan yapı. Hipotalamus beynin ayrılmaz bir parçasıdır. Beynin altından çıkıntı yapan küçük koni biçimli bir yapıdır. Hipotalamus, otonom sinir sisteminin birçok fonksiyonu için bir kontrol merkezidir ve hipofiz beziyle olan karmaşık etkileşiminden dolayı endokrin sistemi üzerinde etkisi vardır. @@ Antidiüretik hormon (ADH) ile eş anlamlı olarak kullanılır. Hipotalamus ve arka Hipofiz Bezi tarafından salgılanan, hafif bir damar daraltıcı etkisi olan ancak başlıca işlevi idrarla su kaybını önlemek olan bir hormondur. Homeostaz açısından son derece önemli bir hormondur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HİPOTALAMUS ve/||/<> EPİFİZ ve/||/<> HİPOFİZ

( Beyinde, tek olanlar. )

( Hz. İbrahim. VE/||/<> Hz. İshak. VE/||/<> Hz. Yakub. )


- HİPOTEZ[İng. HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ HİPOTEZ[İng. NULL HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ MODEL[İng. NULL MODEL] ile/||/<> EKZON KARIŞMASI[İng. EXON SHUFFLING] ile/||/<> GAİA HİPOTEZİ[İng. GAIA HYPOTHESIS] ile/||/<> İSTATİSTİKİ ÖNEM[İng. STATISTICAL SIGNIFICANCE] ile/||/<> P DEĞERİ[İng. P-VALUE]

( Kanıtlanmamış ancak test edilebilir bilimsel önerme. Test edilmiş, yanlışlanamamış, başka bilim insanlarınca da kontrol edilmiş ve yeniden yanlışlanamamış olan hipotezler, kuramların inşâsında kullanılır. Doğada kendini tekrar eden ve uzun vadede değişmeyen "doğa yasaları" ("bilimsel gerçekler") ile kuramsal açıklamaları birbirine bağlamak için hipotezler kullanılır. Hipotezlerin doğruluğu ispatlanınca teori olmaz. Teorilerin doğruluğu ispatlanınca kanun olmaz. Teoriler, doğadaki olguların neden ve nasıllarını açıklamak için kullanılan kapsamlı bilimsel önermelerdir. Hipotezler, bu önermelerin alt birimleridir ve teoriye güç katarlar. Doğada "kanun" olan olgulara rastlamayız, zira hiçbir şey "kesin doğru" olamaz, her şey değişmeye açıktır. Doğa gerçekleri (bilimsel gerçekler) kimi zaman kanunlar olarak geçerler. Ancak bunlar da, "neden" ve "nasıl" sorularının cevabını vermezler, "ne" sorusuna cevap verirler. Doğa yasalarını (bir nevi "kanunları") sorgulayan önermelere hipotez, bu hipotezleri bir arada barındıran bilimsel açıklamalara ise teori denir. Bu sebeple, bilimsel önermelerin en üst düzeyi teorilerdir. @@ Bir deney ya da gözlemin, yapılabilecek en basit varsayımlara dayanarak sonuçlarına dair çıkarımlar içeren hipotez türleri. Genellikle boş hipotezlerde, popülasyon içerisindeki değişimlerin var olmadığı, varsa da hiçbir nedene bağlı olmadan var olduğunu kabul eder. Boş hipotezler, daha kapsamlı hipotezlerin geliştirilmesi için doğru yolların tespiti açısından önem taşır. @@ Bir araştırmacının boş hipotez geliştirebilmesi amacıyla yaptığı basit ve açık varsayımların toplamıdır. @@ Ayrık yapısal öğeleri kodlayan ekzonların yerelerinin yeniden düzenlenerek yeni proteinlerin evrimleştiğini öneren bir hipotez. @@ Gaia teorisi ya da Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'nın canlı ve cansız elemanlarının etkileşimini tek bir canlı organizmaya benzeten model. 1972 yılında İngiliz kimyacı James E. Lovelock ve Amerikalı biyolog Lynn Margulis tarafından geliştirilmiştir ve Yunan Tanrıçası Gaia (Gaea)'dan adını alır. Tüm canlıların, yaşamın genelini teşvik eden Dünya'nın çevre üzerinde düzenleyici bir etkiye sahip olduklarını varsayar. @@ Bir veriyle ilgili yeterli miktarda kanıt olduğunu belirtmeye yarayan istatistiki bir iddiadır. Eğer boş hipotezin gözlenen ihlalleri, şans etkilerine bağlı olarak oluşuyorsa ve bir sonucun olasılığı 0.05 değerine eşit ya da daha düşükse, istatistiki olarak önemli kabul edilir. @@ Verilerdeki şablonlar ile ilgili iddialarda bulunabilmek açısından istatistiki destek miktarını gösteren bir tahmindir. Küçük değerleri, istatistiki verilerin iddiayı daha fazla desteklediğini gösterir. Bir diğer deyişle ise, boş hipotezi ihlal eden durumların ve farklılıkların, gerçekten de şans eseri olma ihtimalini göstermektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE[Fr.] / VERAUSSETZUNG, ANNAHME[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPOTEZ


- HİPOTEZ/HYPOTHESIS[İng.] değil/yerine/= VARSAYIM


- HİPOTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPOTONIC SOLUTION] ile/||/<> DEPLAZMOLİZ[İng. DEPLASMOLYSIS] ile/||/<> HEMOLİZ[İng. HEMOLYSIS] ile/||/<> MİKROSKOP[İng. MICROSCOPE] ile/||/<> SAF SU[İng. PURIFIED WATER]

( Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha az olan çözeltilerdir. Eğer bir bitki gözesi hipotonik bir ortama konulursa, göze şişerek turgor durumuna geçer. Hayvan gözesi ise aşırı su alımına bağlı olarak patlayabilir. Bu durum sitolojide hemoliz olarak adlandırılır. Hayvan gözelerinin yoğunluğu, saf suyun yoğunluğundan fazla olduğundan, saf su içerisine konmaları durumunda da hemolize uğrayabilir. Bu nedenle çoğu hayvan gözesi mikroskop altında incelenirken izotonik ortam sağlayan %0,9 NaCl (sodyum klorür) çözeltisiyle beraber incelenir. @@ Bir gözenin kendisinden daha az yoğun (çözünmüş madde yoğunluğu az) bir ortama konulduğunda, plazmolize uğramış bir gözenin su alarak şişmesi (kaybettiği suyu geri kazanması) olayıdır. Bu biçimde olan ortama hipotonik çözelti adı verilir. @@ Kırmızı kan gözelerinin göze zarının yıkılması durumu. İngilizce "hemolysis" olan bu kelimede "hemo" kan, "lysis" ise kırılma demektir. @@ Küçük olan bir şeyi büyüterek inceleme imkanı veren ve ışıkla ya da elektronla çalışmasına bağlı olarak değişik tipleri bulunan alet. @@ Organik ve inorganik maddelerden arıtılmış sudur. Laboratuvarlarda ve bilimsel çalışmalarda genellikle saf su kullanılmaktadır. Araştırmada saf su ile çalışılmadıysa bu durum bilimsel çalışmada belirtilir. Saf su iletken özellik göstermez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HIPPOCAMPUS[İng.] değil/yerine/= HİPOKAMPUS

( Duyguların oluşumunda, bellekte, uzaysal navigasyonda görev alan beyin bölgesidir. Beynin zeka açısından en önemli bölgelerinden biridir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HIRS ile/değil/yerine/>< AKIL


- HIRS = AMBITIO[İng.] = AMBITION[Fr.] = EHRGEIZ, EHRSUCHT[Alm.] = AMBITIO[Lat.]


- HIRS ile/yerine AZİM

( Kişiyi bitirir. İLE/YERİNE Kişiyi geliştirir. )

( Hırs, başarısızlığın son sığınağıdır. )

( Hırs, gözü kör, kulağı sağır, aklı felç eder. )


- HIRS" ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE/DÜŞÜNMEK


- HIRS değil/yerine GEREKSİNİM

( Dünya, herkesin gereksinimine yetecek kadarını sunar; fakat herkesin hırsına yetecek kadarını değil. )


- HIRS ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HEVES


- HIRS ile HEVESLE

( AVIDITY vs. AVIDLY )

( حرص ile مشتاقانه )

( HARS ile MOSHTAGHANEH )


- HIRS[Ar.] ile HIRS[Ar.]

( Takdir ve kıyas. İLE Ayı. )


- HIRS ile/ve/<> HIZ

( GREED vs./and/<> SPEED )


- HIRS ile İHTİRAS

( Kontrol edebiliriz. İLE Kontrolü altındayızdır. )

( Sevdiğimiz şeyler, arzu ve ihtiraslarımız, en büyük düşmanımızdır. )

( We can control it. VS. We are under control of it. )

( HIRS: Devenin, dilini ısırıp kendi kanını emmesi. İLE Kişinin, kendini yiyip bitirmesi. )

( GREED vs. PASSION )

( AMBITIO cum ... )


- HIRS değil/yerine/>< SABIR


- [ne yazık ki]
HIRS ile/ve/||/<>/>/< TEERRÜB

( Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku. | Öfke, kızgınlık. İLE/VE/||/<>/>/< Kendini zeki göstermeye çalışma. )