Bugün[08 Nisan 2026]
itibarı ile 8.716 başlık/FaRk ile birlikte,
8.716 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(13/36)


- FİKS[İng. < FIX] değil/yerine/= DURAĞAN/DEĞİŞMEZ, SABİT


- CEVHER[Osm.] / ORE DRESSING[İng.] / MINERAUX, MINERAI, PRÉPARATION MÉCANIQUE DES MINERAIS[Fr.] / ERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLİZ, CEVHER ÖN HAZIRLAMA İŞLEMİ


- FİLOGENEZ[Fr. < PHYLOGENÈSE] değil/yerine/= SOY OLUŞ


- FİLOZOF ile/ve/||/<>/> DERVİŞ

( Bildikçe, ölür. İLE/VE/||/<>/> Öldükçe, bilir. )


- Filozofça KONUŞ!!!


- Filozofla KONUŞ!!!


- FİLTRE ile FİLTRE YATAĞI ile FİLTRE SİGARA ile FİLTRELENEBİLİR ile FİLTRELENMİŞ ile FİLTRELEME

( FILTER vs. FILTER BED vs. FILTER CIGARETTE vs. FILTERABLE vs. FILTERED vs. FILTERING )

( پالايه ile مشتوک ile پالودن ile پالاينده ile پالونه ile صافي شني ile سيگار مشتوکدار ile سيگار فيلتردار ile صافي کردني ile صاف کرده ile فيلتري )

( PALAYYEH ile مشتوک ile PALODAN ile PALAYNADEH ile پالونه ile SAFY SHENY ile SYGAR MOSHTOKDAR ile SYGAR FEYLATARDAR ile SAFY KARDANY ile SAF KARDEH ile FEYLATARY )


- FINANCE :/yerine FİNANS


- FİNANCIAL MATHEMATICS ile/||/<> CLASSICAL FINANCE

( Financial mathematics stochastic süreçlerle finansal araçları modellerken İLE classical finance geleneksel muhasebe ve yatırım analizi yapar )

( Formül: Black-Scholes model )


- FİNANS ile FİNANSAL


- FİNANS ile MALİ ile MALİ YETENEK ile MALİ YARDIM ile MALİ TEMSİLCİ ile MALİ SORUMLULUK ile FİNANSÇI

( FINANCE vs. FINANCIAL vs. FINANCIAL ABILITY vs. FINANCIAL AID vs. FINANCIAL REPRESENTATIVE vs. FINANCIAL RESPONSIBILITY vs. FINANCIER )

( ماليه ile سرمايهتهيه کردن ile دارايي ile مالي ile نقدي ile بضاعت ile کمک مالي ile مامورمالي ile ابولب جمعي ile سرمايه گذار ile سرمايه دار )

( MALYYEH ile SARMAYCPEHTEHYYEH KARDAN ile DARAYY ile MALY ile NAGHADY ile BEZAAT ile KAMAK MALY ile مامورمالي ile ABOLAB JAMY ile SARMAYYEH GOZAR ile SARMAYYEH DAR )


- FİNİŞ[İng. < FINISH] değil/yerine/= BİTİŞ, VARIŞ


- FİNİTE MATHEMATICS ile/||/<> INFİNİTE MATHEMATICS

( Finite mathematics sonlu kümeler ve işlemleri incelerken İLE infinite mathematics sonsuz yapılar ve limitler inceler )

( Formül: Finite fields )


- FİRÂŞ[çoğ. FÜRÜŞ] ile/ve/değil MENÂM[< NEVM]

( Döşek, yatak, yaygı, şilte. | Hasır, halı. İLE/VE/DEĞİL Uyunacak yer, yatak odası. | Uyku. | Düş, rüya. )


- FİRDEVS -ile

( CENNETLERİN ÂLÂSI, MAKSÛRE-İ RAHMÂN )


- FİRMA KURMAK ile KURULUŞ ile BİRLEŞTİRİCİ ile KURUCU ile MADDİ OLMAYAN ile MADDİ OLMAYAN VARLIKLAR ile BEDENSİZLİK

( INCORPORATE vs. INCORPORATION vs. INCORPORATIVE vs. INCORPORATOR vs. INCORPOREAL vs. INCORPOREAL BEINGS vs. INCORPOREITY )

( بهم پيوستن ile غير جسماني ile تلفيق ile يکي شدني ile وابستهبهالحاق ile يکي سازنده ile حکمي ile بي جسم ile مجردات ile غير جسماني بودن )

( BACPAM PEYVASTAN ile غير جسماني ile TALFYGH ile YKY SHODANY ile VABASTEHABEHALHAQ ile YKY SAZANDEH ile HOKAMY ile BEY JASM ile MOJARDAT ile GHYR JASMANY BODAN )


- FİRMİCUTES ile/||/<> BACTEROİDETES

( Firmicutes gram pozitif bakteriler İLE Bacteroidetes gram negatif bakterilerdir. Firmicutes/Bacteroidetes oranı obezite ile ilişkili İLE bu oranın dengesizliği metabolik hastalıklara yol açar. )

( Jeffrey Gordon tarafından 2006 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1947-) (Ülke: ABD) (Alan: Gastroenteroloji, Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bağırsak mikrobiyotasının obezite ve metabolizmadaki rolü) )


- FIRSAT ile/ve ŞANS

( OPPORTUNITY vs./and CHANCE )


- FIŞ FIŞ


- FIS FIS ile FISFIS

( Gizli ve yavaş konuşulurken çıkan seleni anlatır. İLE Koku, ilaç vb. sıvıları püskürtmek için kullanılan araç. )


- FİŞ ile FİŞE


- FISFISLAMAK ile FISFISLANMAK ile FISFISLATMAK ile FISFIS


- FİSKOS ile FİSKOS MASASI ile FİSKOS SEHPASI


- FITNAT[Ar.] ile HİZK[Ar.] ile KEYS[Ar.]


- FİTNE ile/ve TEŞVİŞ


- FITNESS :/yerine ZİNDELİK


- FIVE :/yerine BEŞ


- FİZİK[İng. PHYSICS] ile/||/<> ALLOPATRİK TÜRLEŞME[İng. ALLOPATRIC SPECIATION] ile/||/<> AMPER[İng. AMPERE] ile/||/<> ANGSTRÖM[İng. ANGSTROM] ile/||/<> ANTROPOLOJİ[İng. ANTHROPOLOGY] ile/||/<> COULOMB ile/||/<> FARAD ile/||/<> SİMPATRİK TÜRLEŞME[İng. SYMPATRIC SPECIATION]

( Maddeyi, maddenin uzay-zaman boyunca hareketlerini ve davranışlarını, maddenin enerji ile olan etkileşimlerini deneye ve gözleme dayalı olarak inceleyen bilim dalı. Fizik; kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi temel parçacıklardan galaksi süperkümelerine kadar çok geniş bir yelpazede birçok fenomeni inceler. @@ Fiziksel bariyerler sebebiyle meydana gelen coğrafi ve cinsel izolasyon sonucu oluşan türleşmedir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik akımının birimidir. Akım şiddetinin birimi olan Amper, adını Fransız fizikçi André Marie Ampère'den almaktadır. @@ Bir metrenin on milyarda birine karşılık gelen uzunluk birimidir. Yani 1 Angström 0,0000000001 metredir. Matematiksel olarak 1*10-10 m ya da 1e-10 m biçiminde gösterilir. Işın dalga boyunun ölçülmesinde kullanılır. Sembolü "Å"'dır. Angström birimi, adını İsveçli fizikçi Anders Ångström’dan almaktadır. @@ İnsanlığın evrimsel kökenlerini, bir tür olarak diğer türlerden farklılığını, zaman içinde sosyal varoluş biçimlerimizdeki büyük çeşitliliği anlamak amacıyla insanlığın sistematik olarak incelenmesi. Fiziksel (biyoloji ve evrim), kültürel (etnoloji), sosyal, dilsel ve psikolojik antropoloji dallarından oluşur. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik yükünün birimidir. C olarak kısaltılır. 1 Coulomb, 1 Amper şiddetindeki bir elektrik akımının iletken bir tel üzerinde 1 saniye boyunca akması durumunda taşınan elektrik yükü miktarıdır. Adını, Fransız fizikçi Charles Augustin de Coulomb'dan almıştır. 1 Coulomb yaklaşık 6,24*1024 elektrik yüküne eşittir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) kapasitansın birimidir ve 1 Coulomb/Volt'a tekabül eder. Adını İngiliz fizikçi Michael Faraday'dan almıştır. Farad, elektronik devreler için oldukça büyük bir birimdir, bu yüzden elektronik devrelerde kullanılan sığaçların kapasitansı mikrofarad (μF), nanofarad (nF) ve pikofarad (pF) gibi alt birimlerle ifade edilir. @@ Allopatrik türleşmenin aksine fiziksel bariyerlerle birbirlerinden ayrılmayan popülasyonlar içinde meydana gelen türleşmeye verilen addır. Genellikle çok-kromozomluluk (polyploidy) ya da zamansal bariyerler (çiftleşme dönemleri gibi) aracılığıyla meydana gelir. Türleşmenin coğrafi izolasyona bağlı olmaksızın, aynı coğrafya içerisinde, farklı tip izolasyonlar (zamansal, davranışsal, gametik, mekanik, vs.) sonucu oluşmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE[Fr.] / PHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FİZİK


- FİZİKÖTESİ = MABAD-ET-TABİİYE = METAPHYSICS[İng.] = MÉTAPHYSIQUE[Fr.] = METAPHYSIK[Alm.] = META TA PHYSIKA[Yun.]


- FİZİKÎ HUSUSİYETLER[Osm.] / PROPRIÉTÉS PHYSIQUES[Fr.] / FIZIKSEL ÖZELLIKLER[Alm.] ile/değil/yerine/= FİZİKSEL ÖZELLİKLER


- Fısıldama! KONUŞ!!!


- Fısıldamadan KONUŞ!!!


- f.l.a.[Lat. < FIAT LEGE ARTIS] değil/yerine/= ALANIN YÖNTEMİNE GÖRE YAPINIZ


- FLAŞ ile EL FENERİ

( FLASH vs. FLASHLIGHT )

( تلالو ile لامپ عکاسي ile چراغ قوه )

( TALALO ile LAMP AKASY ile CHARAGH GHOOH )


- FLAŞ ile FLAŞ CONTA


- FLIGHT :/yerine UÇUŞ


- FLUORESCENCE BANDS[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESANS BANTLARI


- FLORESANS İLE FOSFORESANS İLE KEMİLÜMİNESANS ile/||/<> LÜMİNESANS TÜRLERİ

( Işık emisyon mekanizmaları. )

( Formül: τ_fluor << τ_phos )


- FLUORESCENCE[İng.] / FLUORESCENCE[Fr.] / FLUORESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESANS


- FLORESANS ile/||/<> FOSFORESAN

( Floresans hızlı singlet ns İLE fosforesan yavaş triplet μs-ms. )

( Formül: S₁→S₀ İLE T₁→S₀ )


- FLORESANS ile/||/<> FOSFORESANS

( Floresans hızlı ns singlet İLE fosforesans yavaş ms triplet. )

( Formül: S₁→S₀ İLE T₁→S₀ )


- FLORESANS ile/||/<> FOSFORESANS (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Floresans anlık, fosforesans gecikmeli ışımadır )

( Formül: Hızlı İLE yavaş )


- FLORIŞI/FLORESANS ile FLORESAN LAMBA


- FLÖRT ile GÖSTERİŞ ile KOKET ile FLÖRT ile CİLVELİ

( COQUET vs. COQUETRY vs. COQUETTE vs. COQUETTING vs. COQUETTISH )

( عشوه گر ile عشوه گري کردن ile طنازي کردن ile عشوه ile زن لاسي ile عشوهگري ile اطواري )

( ESHOOH GAR ile ESHOOH GARY KARDAN ile TANAZY KARDAN ile ESHOOH ile ZAN LASY ile ESHVEHGARY ile اطواري )


- FLOW :/yerine AKMAK, AKIŞ


- FLUCTUATION THEOREM İLE JARZYNSKİ İLE CROOKS ile/||/<> DENGE DIŞI TERMODİNAMİK

( İkinci yasanın genellemeleri. )

( Formül: e^(-ΔF/kT) = ⟨e^(-W/kT)⟩ )


- FMA/COST BENEFIT ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= YARAR BEDEL ÇÖZÜMLEMESİ


- FMT İLE PROBİOTICS İLE PREBİOTICS ile/||/<> MİKROBİYOM TEDAVİLERİ

( Mikrobiyom modülasyon stratejileri. )

( Formül: 10⁸-10⁹ CFU/doz )


- FOCUS :/yerine ODAKLANMAK


- FOKAL ile FOKUS

( Odaksal, yerel. İLE Odak. )


- FOKUS[İng. < FOCUS]/LANMA değil/yerine/= ODAK/LANMA


- FOKUSLAMAK ile FOKUSLANMAK ile FOKUS


- FOLK vs. PUBLIC DANCES


- FONOLİT[Fr. < PHONOLITE] değil/yerine/= SESLİ TAŞ


- FONOLİT değil/yerine/= SESLİTAŞ

( Vurulduğunda, çınlama sesi veren, gri ya da yeşil renkli, ortoklazlı yanardağ kayası. )


- ÉMISSION DE PHONONS[Fr.] ile/değil/yerine/= FONON YAYINI


- FONTANEL/FONTİKÜL/FONTANELLE/FONTICULUS[İng.] değil/yerine/= BINGILDAK


- FOOTNOTE vs. PARENTHESIS


- -FORM ile/||/<> MORPH-/-MORPH/-MORPHIC/MORPHO-/-MORPHOUS ile/||/<> -OID ile/||/<> -OLD ile/||/<> -PLASM ile/||/<> PAR-/PARA- ile/||/<> PSEUD-/PSEUDO-

( Biçim, biçiminde, andıran. İLE/||/<> Belirli bir biçimi olan, özel biçim ve yapı, biçim. İLE/||/<> Benzer, biçiminde, andıran. İLE/||/<> Andıran, benzeyen. İLE/||/<> Kalıp, biçim. İLE/||/<> Ötesinde, yanında, hatalı ve anormal durum, hemen andıran, yan kapasite ile ilgili, yakınında kaynak olmak, doğurmak. İLE/||/<> Yalancı, bir hastalığı bazı yönleri ile andıran. )


- FORMULA MASS[İng.] ile/değil/yerine/= FORMÜL KÜTLESİ


- FORS ile FORSA ile FORSLU/LUK


- FORSEPS -ile

( Bazı güç doğumlarda, bebeğin başını tutup dışarı çekmeye yarayan araç. )


- FORSEPS/FORCEPS[İng.] değil/yerine/= TUT ÇEK


- FORSEPS[Fr. < FORCEPS] değil/yerine/= TUTÇEK


- FORSEPS ile FORSEPS

( FORCEPS vs. FORCEPSES )

( انبر جراحي ile پنس )

( ANBAR JARAHY ile PENS )


- FÖRST KLAS/FIRST CLASS değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF, SEÇKİN YER, BAŞTAPKI


- FOŞ ile FOŞA


- PHOSPHORUS[İng.] / PHOSPHORE[Fr.] / PHOSPHOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FOSFOR


- PHOSPHORESCENCE[İng.] / PHOSPHORESCENCE[Fr.] / [Alm.] ile/değil/yerine/= FOSFORESANS


- PHOTOCATALYSIS[İng.] / PHOTOCATALYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOKATALİZ


- PHOTOCHEMICAL PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOKİMYASAL İŞLEM


- PHOTOCHEMICAL FOG[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOKİMYASAL SİS


- PHOTOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOLİZ, FOTO BOZUNMA


- PHOTON FLUX[İng.] / FLUX DE PHOTONS[Fr.] / PHOTONFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTON AKISI


- PHOTON EMISSION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'ÉMISSION DE PHOTONS[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTON SALIM TAYFI


- FOTOSENTEZ[İng. PHOTOSYNTHESIS] ile/||/<> KSİLEM (ODUNSU DOKU)[İng. XYLEM] ile/||/<> PLASTİT[İng. PLASTID]

( Fotosentez, yeşil bitkiler ve bazı diğer organizmaların ışık enerjisini organik bileşikleri oluşturmada kullandıkları tepkime. Yeşil bitkilerdeki fotosentez sırasında ışık enerjisini kullanarak; su, karbondioksit ve mineralleri oksijene ve enerjiden zengin organik bileşiklere dönüştürmek için kullanılır. @@ Evrim sürecinin üst basamaklarında yer alan bitkilerde başlıca su iletim sistemini meydana getiren doku. Bu doku topraktan aldığı mineralleri (inorganik tuzlar) içeren ham özsuyunu dallara, oradan da yapraklara iletir. Floem, odunsu dokunun aksine, fotosentez sonucu üretilen organik maddeleri ileten borucuktur. Floemde madde taşınması çift yönlüdür. Hücreler arası çeperler odunsu dokuya göre daha az eridiğinden taşınması daha yavaştır. @@ Bitki gözelerinin ve alglerin stoplazmalarında bulunan pigmentli (renkli) ya da pigmentsiz (renksiz) cisimciklerdir. Hücrenin çok önemli besin kaynaklarının üretim ve depolanma yeridir. Kimi fotosentezde görev alırken, kimi canlıya rengini veren pigmentleri içinde barındırır.Bunlar arasında klorofil içerenler (yani yeşil renkliler) "kloroplast"; başka pigment içerenler "kromoplast"; hiç pigmenti olmayanlar "lökoplast" adını alırlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHOTOSSYNTHESIS[İng.] / PHOTOSYNTHÈSE[Fr.] / FOTOSENTEZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOSENTEZ


- FOTOVOLTAİK ile/||/<> TERMAL GÜNEŞ

( PV doğrudan elektrik pn, termal ısı toplayıcı buhar. )

( Formül: Yarıiletken İLE ısı )


- FOUNDATION SPECIES[İng.] değil/yerine/= KURUCU TÜR

( Ekolojik topluluklardaki yaygınlıkları nedeniyle parçası oldukları ekosistemin yapısı üzerinde kilit rol oynayan türlerdir. Kurucu türler; birincil üreticiler, otçullar ya da etçiller gibi çeşitli trofik seviyelerde bulunan canlılar olabilmektedir. Bu türler koruma planlamalarında ön plana çıkmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FRANCOIS RABELAIS = ALCOFRIBAS NASIER / SERAPHIN CALOBARSY

( 04 Şubat 1494 - 09 Nisan 1553 )

( "Gargantua ve Pantagruel" adlı kitabın yazarıdır. )


- FRASCH PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= FRASCH YÖNTEMİ


- FRAUNHOFER SPECTRAL LINES[İng.] / RAIES SPECTRALES DE FRAUNHOFER[Fr.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER TAYF ÇİZGİLERİ


- FREEDOM vs. FREENESS


- FREEDOM vs. STRAYNESS


- FREE(DOM) vs. UNTAMED(NESS)


- FREEMAN ile ÖZGÜR ile SERBEST GİRİŞİM ile ÜCRETSİZ ile AÇGÖZLÜLÜKTEN ARINMIŞ ile SERBEST ÇALIŞAN ile ÜCRETSİZ YÜKLEME ile BEDAVA HARCAYAN ile SERBEST KONUŞMA ile ÖZGÜR DÜŞÜNCE ile ÖZGÜR İRADE ile SERBEST EL ile SERBEST BIRAKMAK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜR ADAMLAR ile OTOBAN

( FREEMAN vs. FREE vs. FREE ENTERPRISE vs. FREE FROM vs. FREE FROM GREED vs. FREE LANCE vs. FREE LOADING vs. FREE SPENDER vs. FREE SPOKEN vs. FREE THOUGHT vs. FREE WILL vs. FREEHAND vs. FREEING vs. FREELY vs. FREEMEN vs. FREEWAY )

( ميداني ile سر دادن ile آزادي بخشيدن ile مجاني ile مختار ile طلق ile بلاعوض ile آزادکردن ile آزا دکردن ile آزاد کردن ile مخير ile رها ساختن ile آزادانه ile مفتي ile آزاد ile عاري ile رايگان ile بي منت ile استخلاس کردن ile بيعوض ile کسب آزاد ile منزه ile چشم و دل سير ile مفرد کار کردن ile مفت خوري ile ولخرج ile ساده گو ile آزادي فکر ile اختيار ile طيب خاطر ile آزادي اراده ile بادست باز ile بي افزار ile بي اسباب ile آزاد سازي ile نجات ile آزادسازي ile برايگان ile مجانا ile فريمن ile آزادگان ile شارع ile شاهراه ile بزرگ راه )

( MYDANY ile SAR DADAN ile AZADY BAKHSHYDAN ile مجاني ile MOKHTAR ile TALGH ile BOLLAAVAZ ile AZADKARDAN ile آزا دکردن ile AZAD KARDAN ile MOKHYR ile RAYAA SAKHTAN ile AZADANEH ile مفتي ile AZAD ile ARY ile RAYGAN ile BEY MONT ile ESTEKHLAS KARDAN ile بيعوض ile KASB AZAD ile MANZEH ile CHESHAM VE DEL SYR ile MAFARD KAR KARDAN ile مفت خوري ile VALKHARJ ile SADEH GO ile AZADY FEKAR ile AKHTYAR ile TYBE KHATER ile AZADY ARADEH ile BADAST BAZ ile BEY AFZAR ile BEY ASBAB ile AZAD SAZY ile NAJAT ile AZADSAZY ile BARAYGAN ile مجانا ile فريمن ile AZADEGAN ile SHARE ile SHARAH ile BOZORG RAH )


- FREQUENCY SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE FRÉQUENCES[Fr.] / FREQUENZSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS TAYFI/SPEKTRUMU


- FREKANS ile/ve/||/<>/> DALGA BOYU

( Bir dalganın birim zamanda yaptığı titreşim sayısı. İLE/VE/||/<>/> Bir dalganın iki ardışık tepe noktası arasındaki mesafe. )


- FREKANS ile DERECE

( FREQUENCY vs. DEGREE )


- FREKANS ile/||/<> PERİYOT

( Frekans birim zamandaki salınım İLE periyot bir salınım süresi )

( Formül: f = 1/T İLE ω = 2πf )


- FREKANS[Fr. FRÉQUENCE/İng. FREQUENCY] değil/yerine/= SIKLIK

( Birim zamandaki titreşim sayısı. )


- FREMITUS[İng.] değil/yerine/= ELE GELEN TİTREŞİM


- FRENGİ/SİFİLİS[Lat.] ile FRENGİ

( Genellikle, eşeysel birleşmelerle bulaşan, sağaltılmazsa, inme, körlük, delilik gibi sonuçlara kadar varan, döle de geçerek, gövde ve akılca sakat çocukların doğmasına neden olan sayrılık. İLE Gemi güvertelerinde, suların dışarıya akması için bordalara açılan delik. )


- FREQUENCY :/yerine FREKANS


- FRESNEL-ARAGO LAWS[İng.] / LOIS DE FRESNEL-ARAGO[Fr.] ile/değil/yerine/= FRESNEL-ARAGO YASALARI


- FRESNEL ZONES[İng.] / RÉGIONS DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-ZONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL BÖLGELERİ


- FRESNEL EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL DENKLEMLERİ


- FRESNEL RHOMB[İng.] / LOSANGE DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-RAUTE/FRESNEL-RHOMBUS[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL EŞKENAR DÖRTGENİ


- FRESNEL INTERFERENCE FRINGES[İng.] / FRANGES D'INTERFÉRENCE DE FRESNEL[Fr.]FRESNEL-INTERFERENZERSCHEINUNGEN ile/değil/yerine/= FRESNEL GİRİŞİM SAÇAKLARI/OLAYLARI


- FRESNEL FRINGES[İng.] / FRANGES DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL SAÇAKLARI


- FRIEND :/yerine ARKADAŞ


- FROUDE NUMBERS[İng.] / FROUDE-ZAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FROUDE SAYILARI


- FRUCTOSE[İng.] / FRUCTOS[Fr.] / FRUCTOSE, FRUCHTACKER[Alm.] ile/değil/yerine/= FRÜKTOZ


- ft. pulv.[Lat. < FIAT PULVIS] değil/yerine/= TOZ DURUMUNA GETİRİNİZ


- FTA/FAULT TREE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= HATA AĞACI ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- PHTHALEIN INDICATORS[İng.] ile/değil/yerine/= FTALEİN İNDİKATÖRLERİ


- FUHŞ[Ar.] ile KUBH[Ar.]


- FUHUŞ ile/ve/||/<> GABİN

( ... İLE/VE/||/<> Alışverişte, satın alınan mala ödenilen karşılığın, malın değerinden çok fazla olması, alışverişte hile yapma. | Edimler arasında açık oransızlık. )


- FUKUS ile/ve LAMİNARYA

( Bir tür su yosunu. İLE/VE Bir tür deniz yosunu. )

( ALGEA: Su yosunları. )

( ... cum/et LAMINARIA )


- FUNCTİONAL GENOMICS ile/||/<> STRUCTURAL GENOMICS

( Functional genomics gen fonksiyonlarını incelerken İLE structural genomics genom dizisi ve organizasyonunu inceler )

( Formül: Gene expression analysis )


- FUNDAMENTAL THEOREM ile/||/<> INTEGRATION BY PARTS

( FTC ∫f'(x)dx = f(x), parts ∫udv = uv - ∫vdu. )

( Formül: Antiderivative İLE product rule )


- FUNDUS[İng.] değil/yerine/= DİP | ÇANAK


- FUNGAL ile FUNGUS ile FUNGUSİD

( Mantar [ile ilgili]. İLE Mantar. İLE Mantar öldürücü. )


- FUNGUS[İng.] değil/yerine/= MANTAR


- FÜRÛŞ[Ar. < FERŞ] ile -FÜRÛŞ[Fars.] ile -FÜRÛZ[Fars. < EFRÛZ]

( Döşemeler. İLE Satan, satıcı. İLE Parlatan, parlak. )


- GABEN-İ FÂHİŞ ile/>< GABEN-İ YESÎR

( * Piyasadaki en yüksek satılandan altın ve gümüşte %2,5 ve daha fazlasına, urûzda yâni ölçülüp tartılan ve taşınabilen mallarda %5, hayvan için %10, binâ için %20'den, ibâdet konularında gerekli olan şeylerde de piyasadaki fiyatından iki misli fazla olan aldanmalar. * Bâyi(satıcı), bu mala, şu kadar Lira veren oldu deyip, satsa, sonra gaben-i fâhiş olduğu ve başkası, o kadar Lira vermediği anlaşılsa, müşteri[alıcı] bey'i (satışı, alış-verişi) fesh edebilir, bozabilir. [Mecelle] * Yolculukta, su, gaben-i fahişle satılırsa ya da piyasa fiyatı ile alacak fazla parası yok ise, namazını teyemmüm ile kılması câiz olur. [İbn-i Âbidîn] İLE/>< Az aldanma ya da az aldatma. )

( GABEN: Aldatma, aldanma, alıcı ve satıcıdan birinin ötekini aldatması. )


- GAİLE[Ar.] değil/yerine/= UĞRAŞ

( DERT, SIKINTI, KEDER | FELÂKET, MUSÎBET | UĞRAŞTIRICI VE SIKINTILI İŞ | SAVAŞ, MUHÂREBE )


- GAL ile/ve GAS


- GALAT-I MEŞHUR ile/değil GALAT-I FÂHİŞ

( Yanlış anlama geldiği ve yanlış kullanıldığı halde çoğunluğun benimseyip kullandığı sözcükler. İLE/DEĞİL Hiçbir biçimde kullanımı uygun görülmeyen sözcükler. )


- Galat-ı meşhur'u değil doğrusunu kullanarak KONUŞ!!! -değil


- GALES ile İSFÂR

( İkisi de, sabah namazı vaktidir. İLE Sabah namazının, aydınlıkta kılınması. )


- SYSTÈMES DE RÉFÉRENCE GALILÉENS[Fr.] ile/değil/yerine/= GALİLEİ BAŞVURU SİSTEMLERİ


- GALLIC[İng.] / GALLIQUE[Fr.] / GALLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= GALLİK


- GALOŞ ile GALOŞLU ile GALOŞSUZ


- GAMOW-TELLER SELECTION RULES[İng.] / RÈGLES DE SÉLECTION DE GAMOW-TELLER[Fr.] / GAMOW-TELLER-AUSWAHLREGELN[Alm.] ile/değil/yerine/= GAMOW-TELLER SEÇİM KURALLARI


- GARİP/GARİBAN[Ar.]/BÎKES[Fars. BÎ-KES]["BÎKEZ" değil!] değil/yerine/= KİMSESİZ


- GARS ile/||/<> KAL ile/||/<> KÂL

( Ağaç, fidan dikmek. İLE/||/<> Ağaç sökme, çıkarmak. İLE/||/<> Söz, konuşmak. )


- GARY ile GARY BOSHİMP ile GARY DACREE ile GARY LEE DAVİS

( GARY vs. GARY BOSHIMP vs. GARY DACREE vs. GARY LEE DAVIS )

( گري ile گري بوشامپ ile گري داکري ile گري لي ديويس )

( GARY ile GARY BOOSHAMP ile GARY DAKERY ile GARY LEY DYVEYS )


- GAS :/yerine GAZ


- GASTRULATION İLE NEURULATION İLE ORGANOGENESİS ile/||/<> EMBRİYONİK EVRELER

( Embriyo gelişim aşamaları. )

( Formül: Ektoderm → Sinir )


- GATTERMANN ALDEHYDE SYNTHESIS[İng.] ile/değil/yerine/= GATTERMANN ALDEHİT SENTEZİ


- GAUSS' LAW OF FLUX[İng.] / LOI DU FLUX DE GAUSS[Fr.] ile/değil/yerine/= GAUSS AKI YASASI


- GAUSSIAN DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE GAUSS[Fr.] / GAUSSSCHE VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS DAĞILIMI


- GAUSSIAN PULSE[İng.] / IMPULSION GAUSSIENNE[Fr.] / GAUSSSCHER IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS DARBESİ


- GAUSSIAN CURVE[İng.] / COURBE DE GAUSS[Fr.] / GAUSSSCHE KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS EĞRİSİ


- GAUSS EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE GAUSS[Fr.] ile/değil/yerine/= GAUSS GÖZMERCEĞİ


- GAUSS THEORY[İng.] / THÉORIE DE GAUSS[Fr.] / GAUSSFLUSSGESETZ, GAUSSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS KURAMI


- GAUSSIAN OPTICS[İng.] / OPTIQUE DE GAUSS[Fr.] / GAUSSSCHE OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS OPTİĞİ


- GAUSS[İng.] / GAUSS[Fr.] / GAUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS


- GAVS[Ar. çoğ. AGVÂS] ile GAVS[Ar.]

( Yardım, muâvenet. | Yardım istemek için bağırma, medet. | Yardımcı, imdada yetişen.[GAVS-I A'ZAM: Abdülkadir-i Geylânî] İLE Suya dalma, dalgıçlık. | İçine girmek için bir şeyi derinleştirme, iyice anlama. )


- GAVS ile GAVS-I ÂZÂM

( ... İLE İki kutbiyet makamında da bulunan zât. )

( YARDIMCI, İMDÂDA YETİŞEN | VELÎYULLAH | MEDET, NUSRET ile ABDÜLKADİR-İ GEYLÂNÎ (KUTB) )


- GAVTA[Ar. çoğ. AGVÂS] ile GAVTA[Ar.]

( Toprağın çukurluğu. | Sulak yer, ağaçlık yer. Düzlük, ova. İLE Su içindeki derinlik. )


- GAS DYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ DEVİNBİLİM


- GAS KINEMATICS[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ DEVİNİM


- GAS MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE DES GAZ[Fr.] / GASMECHANIKER[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ MEKANİĞİ


- GASZENTRIFUGEPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ MERKEZKAÇLAMA İŞLEMİ


- GAS CENTRIFUGE PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ DE CENTRIFUGATION GAZEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZ SANTRİFÜJLEME İŞLEMİ


- VISCOSITY OF GAS[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ VİSKOZİTESİ


- FUEL GAS[İng.] / HEIZ GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ YAKIT


- GAS[İng.] / GAZ[Fr.] / GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ


- EXPANSION OF GAS[İng.] / EXPANSION DES GAZ[Fr.] / GASAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLARIN GENLEŞMESİ


- KINETIC THEORY OF GASES[İng.] ile/değil/yerine/= GAZLARIN KİNETİK TEORİSİ


- GBK/TEMPORARY LOSS OF CONSCIOUSNESS[İng.] değil/yerine/= GEÇİCİ BİLİNÇ KAYBI


- GECE:
BUBAŞ ile/ve/||/<>/> ARABAŞ ile/ve/||/<>/> OBAŞ

( Çay içilip çerez yenen akşam saati. İLE/VE/||/<>/> Yatmadan önceki zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> Gecenin sabaha yakın olan bölümü, sahur vakti. )


- GEÇİCİ ATEŞKES ile/ve/değil/yerine/||/<> BARIŞ


- GEÇİCİ = TRANSITIENT, TRANSITIVE[İng.] = TRANSITIF[Fr.] = ÜBERGEHEND[Alm.] = TRANSIENS[Lat.]


- GECİKME ile GECİKMİŞ

( DELAY vs. DELAYED )

( دير کرد ile تاني ile درنگ ile دير کردن ile پا بپا کردن ile تاخير کردن ile تاخيرا کردن ile تاخير ile معطلي ile بتعويق انداختن ile به تعويق انداختن ile معوق کردن ile به تاخير انداختن ile تعويق ile بتاخير انداختن ile بتاخير افتادن ile معوق گذاردن ile تعويق کردن ile معطل کردن ile عقب انداختن ile معطل ile موخر ile معوق )

( DYR KARD ile تاني ile DARANG ile DYR KARDAN ile PA BEPA KARDAN ile TAKHYR KARDAN ile TAKHYRA KARDAN ile TAKHYR ile معطلي ile BOTAVYGH ANDAKHTAN ile BAH TAVYGH ANDAKHTAN ile MOAVAGH KARDAN ile BAH TAKHYR ANDAKHTAN ile TAVYGH ile BETAKHYR ANDAKHTAN ile BETAKHYR AFTADAN ile MOAVAGH GOZARDAN ile TAVYGH KARDAN ile MOATAL KARDAN ile AGHAB ANDAKHTAN ile MOATAL ile موخر ile MOAVAGH )


- RETARDED FIELDS[İng.] / CHAMPS RETARDÉS[Fr.] / VERZÖGERTE FELDER[Alm.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ ALANLAR


- DELAYED NEUTRON FRACTION[İng.] / FRACTION DE NEUTRONS RETARDÉS[Fr.] / VERZÖGERTE-NEUTRONEN-ANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ NÖTRON KESRİ


- RETARDED POTENTIALS[İng.] / POTENTIELS RETARDÉS[Fr.] / VERZÖGERTE POTENTIALE[Alm.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ POTANSİYELLER


- GECİKMİŞ ile GECİKMİŞ ile BORÇLAR

( ARREAR vs. ARREARED vs. ARREARS )

( درپشت ile عقبافتاده ile پس افت )

( DARPASHT ile AGHABAFTADEH ile PES AFT )


- COMPATIBILITY, TOLERANCE[İng.] / COMPATIBILITÉ, TOLÉRANCE[Fr.] / VERTRÄGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİMLİLİK, TOLERANS


- GEÇİŞ ile AYRIM


- GEÇİŞ ile/ve/değil/||/<>/< EŞİK


- GEÇİŞ ile/ve/||/<> KIRILIM


- GEÇİŞ ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK


- TRANSITION[İng.] / TRANSITION[Fr.] / ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ


- GEÇİŞLER/KAPILAR:
DAR değil/yerine GENİŞ


- GEÇİŞMEK ile GEÇİŞTİRMEK ile GEÇİŞTİRİLMEK ile GEÇİŞ ile GEÇİŞLİ/LİK ile GEÇİŞSİZ/LİK ile GEÇİŞ HAKKI ile GEÇİŞ ÖNCELİĞİ ile GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜ


- GEÇİT ile GEÇİŞ


- TRANSIT TIME[İng.] / TEMPS DE PARCOURS[Fr.] / DURCHFAHRTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇME SÜRESİ


- GEÇMEK ile ÇAPRAZ ÇUBUK ANAHTARI ile ÇAPRAZ ÇUBUK SİSTEMİ ile MEMLEKET BOYUNCA ile ŞAŞI ile ÇAPRAZ BESLEME ile ÇAPRAZ GÜBRELEME ile ÇAPRAZ İNDEKS ile GEÇİŞ NOKTASI ile ÇAPRAZ AMAÇ ile ÇAPRAZ REFERANS ile ENİNE KESİT ile ÇAPRAZ KESİM ile GEÇİŞ ile ÇAPRAZ OLARAK

( CROSS vs. CROSS BAR SWITCH vs. CROSS BAR SYSTEM vs. CROSS COUNTRY vs. CROSS EYED vs. CROSS FEED vs. CROSS FERTILIZATION vs. CROSS INDEX vs. CROSS OVER POINT vs. CROSS PURPOSE vs. CROSS REFER vs. CROSS SECTION vs. CROSSCUT vs. CROSSING vs. CROSSWISE )

( ضربدر ile خاج ile عبور کردن ile از هم گذشتن ile صليب ile چليپا ile چارميخ ile گزينه شطرنجي ile سيستم شطرنجي ile ورزش هاي ile چپ چشم ile خورد متقابل ile لقاح متقابل ile فهرست تقابلي ile شاخص متقابل ile نقطه همگذري ile قصد متقابل ile مراجعه متقابل کردن ile مقطع عرضي ile ميان بر ile محل تقاطع ile متقاطع ile گذرگاه ile همگذري ile از پهنا )

( ZARBADAR ile KHAJ ile OBUR KARDAN ile AZ NPAM GOZASHTAN ile SELYBE ile چليپا ile چارميخ ile GOZYNAH SHATRANJY ile SYSETAM SHATRANJY ile VARZESH CPEHAY ile CHAP CHESHAM ile KHORD MOTEGHABEL ile LAGHAH MOTEGHABEL ile FANPAREST TAQABELY ile SHAKHS MOTEGHABEL ile NAGHTEH CPEHMGOZARY ile GHSAD MOTEGHABEL ile MARAJEEH MOTEGHABEL KARDAN ile مقطع عرضي ile MYAN BAR ile MOHAL TAQATE ile MOTEQATE ile GOZARGAH ile CPEHMGOZARY ile AZ PPEHNA )


- GEÇMİŞ ile GEÇMİŞLİ ile GEÇMİŞSİZ ile GEÇMİŞ ZAMAN ile GEÇMİŞİ KINALI ile GEÇMİŞİ KANDİLLİ


- GEÇMİŞ ile/ve/değil GEÇMİŞTEKİ


- GEÇMİŞ ile/ve/değil GEÇMİŞTEKİ


- GEÇMİŞ ile/ve/<>/> ŞİMDİ ile/ve/<>/> GELECEK

( Anılardadır. İLE/VE/<>/> Hayal gücündedir. )

( Değişmezdir. İLE/VE/<>/> Belirsizdir. )

( Değiştiremeyiz fakat bilebiliriz. İLE/VE/<>/> Bilemeyiz fakat değiştirebiliriz. )

( Constant. vs./AND/<>/> Unknown/indefinite.
In memory. vs./AND/<>/> In imagination.
We cannot change but we can/should know. vs./AND/<>/> We cannot know but we can/might/should change. )

( "Şimdi"ye odaklanmış olan bir şey, benimledir. Çünkü ben, sonsuz şimdiyim, an içinde var olanım. Şimdi olan olaya verdiğim de kendi gerçekliğimdir. )

( A thing focussed in the now is with me, for I am ever present; it is my own reality that I impart to the present event. )

( Nesneler ve düşünceler, sürekli değişmektedir. Şu anda olanın gerçek olduğu deneyimi ise asla değişmez; düşlerde bile. )

( Things and thoughts have been changing all the time. But the feeling/experience that what is now is real has never changed, even in dream. )

( PAST vs./and/<>/> FUTURE )


- GEÇMİŞ ile/ve/değil/||/<> GELENEK


- GEÇMİŞ ile/ve/fakat/ne yazık ki SENDE/ONDA GEÇMEMİŞ


- GEÇMİŞE ODAKLILIK ile ÜST BİLİŞ

( PAST FOCUSED/RUMINATION va. METACOGNITION )


- Geçmişin için SUS!!!


- GEDİZ ile/değil GÖRDES


- GEIGER-BRIGGS RULE[İng.] / RÈGLE DE GEIGER-BRIGGS[Fr.] / GEIGER-BRIGGSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= GEİGER-BRİGGS KURALI


- Gel SUS!!!


- Geleceğin için SUS!!!


- GELENEK ile ÖZEL TASARLANMIŞ ile ÖZEL YAPILMIŞ ile GELENEKSEL ile GELENEKSEL KURAL ile MÜŞTERİ ile MÜŞTERİ ODAKLI ile MÜŞTERİLER ile GÜMRÜK ile GÜMRÜK ile GÜMRÜK VERGİLERİ ile GÜMRÜK MEMURU ile GÜMRÜK TARİFESİ

( CUSTOM vs. CUSTOM DESIGNED vs. CUSTOM-MADE vs. CUSTOMARY vs. CUSTOMARY RULE vs. CUSTOMER vs. CUSTOMERILY vs. CUSTOMERS vs. CUSTOMHOUSE vs. CUSTOMS vs. CUSTOMS DUTIES vs. CUSTOMS OFFICER vs. CUSTOMS TARIFF )

( عادت ile عرف ile داب ile آيين ile هنجار ile رسم ile باطرح سفارشي ile سفارشي ile عادتي ile مرسوم ile عادت مرسوم ile مشتري ile طبق مرسوم ile بر حسب مرسوم ile مشتريان ile گمرک خانه ile عادات ile گمرک ile گمرکي ile اداره گمرک ile رسوم ile رسومات ile حقوق گمرکي ile گمرک چي ile تعرفه گمرکي )

( ADAT ile AROF ile DAB ile AYYNE ile NPANJAR ile RASM ile BATRH SEFARSHY ile SEFARSHY ile عادتي ile MORSOM ile عادت مرسوم ile MOSHTARY ile TABAGH MORSOM ile BAR HASB MORSOM ile MOSHTARYAN ile GOMRAK KHANEH ile ADAT ile GOMRAK ile GOMRAKY ile EDAREH GOMRAK ile RESOM ile RESOMAT ile HOQUQ GOMRAKY ile GOMRAK CHY ile TARAFEH GOMRAKY )


- GELİNCİK ile/<> KAKIM/KAKUM/ERMİN/AS/AZ[dvlgtrk]

( ... İLE/<> Kutup gelinciği. Sansargillerden, yazın, esmer kırmızı, kışın beyaz renkli gelincik. )

( İLE/<> )

( WEASEL vs./<> ERMINE )

( MUSTELA NIVALIS cum/<> MUSTELA ERMINEA )


- GELİŞ ile/ve/||/<> DOĞUŞ


- GELİŞ ile MACERACI ile MACERA ile MACERACI ile MACERAPEREST ile MACERACI

( ADVENT vs. ADVENTIVE vs. ADVENTURE vs. ADVENTURER vs. ADVENTURESS vs. ADVENTUROUS )

( ظهور ile نابومي ile خوان ile ماجريي ile ماجرا ile ماجراجو ile ماجرا جو ile حادثه جو ile زن جسور ile پرماجرا ile پر سرگذشت ile مخاطره آميز ile ماجراجويانه ile مخاطره طلب )

( ZEHOR ile نابومي ile KHAN ile ماجريي ile MAJERA ile MAJERAJO ile ماجرا جو ile HADESEH JO ile ZAN JASOR ile PORMAJERA ile PAR SARGOZASHT ile MOKHATEREH AMYZ ile MAJERAJOYANEH ile MOKHATEREH TALAB )


- GELİŞMEK ile GELİŞTİRMEK ile GELİŞEBİLMEK ile GELİŞİVERMEK ile GELİŞTİRİLMEK ile GELİŞ


- GELİŞMEKTE OLAN ile GELİŞMEMİŞ

( TO MATURE vs. IMMATURE )


- GELİŞTİREBİLMEMİŞ değil GELİŞTİREMEMİŞ


- GELMİŞ-GEÇMİŞ


- GEMİ ile BALTABAŞ

( ... İLE Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi. )


- GEN HAVUZU[İng. GENE POOL] ile/||/<> GENETİK UYUM BAŞARISI[İng. GENETIC FITNESS] ile/||/<> İNTROGRESYON[İng. INTROGRESSION]

( Bir popülasyonda, gelecek popülasyona aktarılabilecek olan ya da bu konuda potansiyeli olan bütün genler ve kopyalarıdır. Popülasyon içinde var olan genlerin tamamı olarak düşünülebilir. @@ Kimi Türkçe kaynaklarda "uyum başarısı" ya da "uyum gücü" olarak da geçmektedir, (genelde popülasyon genetiğinde w olarak ifade edilir) evrim kuramında önde gelen merkezi bir fikirdir. Hem genotipe göre, hem de fenotipe göre tanımlanabilir. Her iki durumda da, hayatta kalma ve üreme kabiliyetini açıklar ve belirgin genotip ya da fenotipteki ortalama bir bireyin, bir sonraki neslin gen havuzuna yaptığı katkının ortalamasına eşittir. Eğer belirli bir geni etkileyen aleller arasında farklılıklar mevcutsa, o zaman alellerin frekansları da nesiller boyunca değişim gösterecektir; daha yüksek seçilim değerine sahip olan aleller, daha yaygın hale gelirler. @@ Gen sızması: bir türden diğer bir türün gen havuzuna gen aktarımı. Türler arası melezlerin ana türlerden bir bireyle tekrar tekrar geri çaprazlaşması yoluyla bir türe ait alellerin bir başka türün gen havuzuna hareketi ya da yayılması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GEN ile -GEN ile GEN[Yun. < GENESIS] / -JEN/JENİK/JENETİK

( Geniş. | Üçgen, dörtgen gibi geometri terimlerinde, "kenarlı" anlamıyla kullanılan ek sözcük. | İşlenmemiş, boş bırakılmış tarla. İLE Olan/olma, var olan/mevcud, varlık, sahip olma. [-gen ekinin kökeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, Orhun Yazıtları'nda da bulunan "-gän" ekinin türevi olduğu düşünülmektedir.] İLE İçinde bulunduğu göze ya da organizmada özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve gözeden gözeye geçen kalıtımsal öğe. )


- GEN ile SOYBİLİMCİ ile ŞECERE ile DOĞUŞ

( GENE vs. GENEALOGIST vs. GENEALOGY vs. GENESIS )

( ژن ile شجره نويس ile سلسله نامه ile نسب نامه ile شجره نامه ile سويه شناسي ile شجرشناسي ile تکوين ile طرز تشکيل )

( ZHEN ile SHOJREH NOYS ile SALSALEH NAMEH ile NASB NAMEH ile SHOJREH NAMEH ile SOYYEH SHENASY ile SHOJRESHENASY ile TAKOYNE ile TARZ TASHKYLE )


- GENÇ GÖVDE, GÖVDECİK = RÎŞ = TIGELLE


- GENDLIN ile/ve/||/<>/< ROGERS


- GENEL ile/ve GENİŞ

( GENERAL vs./and EXTENSIVE )


- GENEL = UMUMÎ = GENERAL[İng., İsp.] = GÉNÉRAL[Fr.] = ALLGEMEIN[Alm.] = GENERALIS[Lat.]


- GENELCİ BİTKİLER[İng. GENERALIST PLANTS] ile/||/<> GENETİK AKRABALIK (R)[İng. GENETIC RELATEDNESS] ile/||/<> GENETİK BAĞLANTI[İng. GENETIC LINKAGE] ile/||/<> GENETİK DETERMİNİZM[İng. GENETIC DETERMINISM] ile/||/<> GENETİK HARİTALAMA[İng. GENETIC MAPPING] ile/||/<> GENETİK YÜK[İng. GENETIC LOAD]

( Geniş bir kaynak tabanına sahip organizma; genelci otçullar tek bir bitkinin savunmasına karşı iyi bir adaptasyon geliştirmez. @@ Bireyler arasındaki genetik akrabalığın sayısal ölçüsüdür. Diploit türlerde, tam kardeşler ya da ebeveyn çocuk arasında r = 1/2; üvey kardeşlerde, hala, amca ile yeğenler arasında, büyük anne büyük baba ile torunlar arasında r = 1/4; birinci kuzenlerde r = 1/8; akraba olmayanlarda r = 0 @@ İki ya da daha fazla genin birlikte bir birim olarak ayrılması durumudur. Genetik bağlantı birlikte daha iyi görev yapabilen genleri bir araya getirmek için ortaya çıktığı düşünülür. Genetik bağlantı iki gen arasındaki miyotik çapraz geçişin yokluğunu ifade eder. @@ Genlerin fiziksel ve davranışsal fenotipleri belirlediği görüşüdür. Bir canlının özelliklerinin tamamının genlerce belirlendiği düşüncesidir. Büyük oranda doğru olsa da, modern bilim dahilinde, çevrenin etkisi de tartışılmaz bir değere sahiptir. @@ Bir genin ya da genetik işaretin, kromozomdaki fiziksel yerini tespit etme işidir. Daha önceleri genetik bağlanma ve ilişkilendirme yoluyla yapılan bu yöntem, genom projelerinın bir genomdaki aşağı yukarı bütün genleri tespit etmesi sayesinde daha kolay yapılmaktadır. @@ Popülasyon genetiğinde seçilimin ya da mutasyonların sebep olduğu alel kayıplarının maliyetinin ölçüsüdür. 0 ile 1 arasında bir değer ile ifade edilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- Genelde KONUŞ!!!


- Genellemeden KONUŞ!!!


- VITESSES GÉNÉRALISÉES[Fr.] ile/değil/yerine/= GENELLEŞTİRİLMİŞ HIZLAR


- GENERALIZED COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES GÉNÉRALISÉES[Fr.] / VERALLGEMEINERTE KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GENELLEŞTİRİLMİŞ KOORDİNATLAR


- FORCES GÉNÉRALISÉES[Fr.] ile/değil/yerine/= GENELLEŞTİRİLMİŞ KUVVETLER


- ÉLAN GÉNÉRALISÉ[Fr.] / GENERALISIERTES MOMENTUM, VERALLGEMEINERTER IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= GENELLEŞTİRİLMİŞ MOMENTUM


- GENELLEŞTİRME = TAMİM = GENERALIZATION[İng.] = GÉNÉRALISATION[Fr.] = GENERALISATION[Alm.] = GENERALIS[Lat.]


- GENETİK DAĞILIM[İng. GENETIC VARIANCES] ile/||/<> GENETİK HETEROJENİTE[İng. GENETIC HETEROGENEITY] ile/||/<> KAŞİF ETKİSİ[İng. FOUNDER EFFECT]

( Bir popülasyondaki genetik heterojenitenin sebep olduğu fenotipik dağılım. @@ Birkaç farklı genotipin varlığının o genotipin hastalığının bileşenlerine katkı sağlamasıdır. Aynı hastalığa sebep olan çeşitli gen bozukluklarının varlığı, ki bu bozukluklar aynı genin farklı pozisyonlarındaki mutasyon sebebiyle oluşmuş olabilir, genetik heterojenite ile ilişkilidir. Alzheimer hastalığı, kistik fibroz ve lipoprotein lipaz rahatsızlıkları. @@ Başlangıçtaki bir popülasyondan rastgele seçilen (ya da doğal yollarla izole olan) daha küçük öbekteki bireylerin genetik dağılımlarından ötürü, bu küçük popülasyondan gelecekte oluşacak büyük popülasyondaki bireylerin, rastgele seçilen bireylerin genetik yapısını temsil ediyor olmasıdır. Genetik sürüklenmenin ana unsurlarından biridir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GENETİK[İng. GENETICS] ile/||/<> ADAPTASYON[İng. ADAPTATION] ile/||/<> AMNİYOSENTEZ[İng. AMNIOCENTESIS] ile/||/<> ANNE ETKİSİ[İng. MATERNAL EFFECT] ile/||/<> APOPTOZ[İng. APOPTOSIS] ile/||/<> CAENORHABDİTİS ELEGANS ile/||/<> DOĞUM ÖNCESİ TANI[İng. PRENATAL DIAGNOSIS] ile/||/<> DOWN SENDROMU[İng. DOWN SYNDROME]

( Biyolojinin organizmalardaki kalıtım ve çeşitliliği inceleyen bilim dalıdır. "Genesis", yani "köken" sözcüğünden gelmektedir. Kalıtım bilimi olarak da bilinir. Biyolojinin bir alt dalı olup, canlı organizmalardaki kalıtım ve çeşitliliğin bilimidir. Canlıların özelliklerinin kalıtsal olduğunun bilinci ile, tarih öncesi çağlardan beri bitki ve hayvanlar ıslah edilmiştir. Bununla birlikte, kalıtımsal aktarım mekanizmalarını anlamaya çalışan modern genetik bilimi ancak 19. yüzyılın ortalarında, Gregor Mendel'in çalışmasıyla başlamıştır. Mendel, kalıtımın fiziksel temelini bilemediyse de, bu özelliklerin ayrık (kesikli) bir tarzda aktarıldığını gözlemlemiştir ve günümüzde bu kalıtım birimlerine "gen" adı verilmektedir. @@ Genetik dağılım üzerine uzun süreli etki eden doğal seçilim sonucunda, türlerin çevresel ihtiyaçlara uygun özellikler kazanması ya da var olan özelliklerin değişimidir. Örneğin, yassı balıkların atalarında, gözler çift taraflı simetriye uygun olarak gözün iki yanında bulunmaktayken balıkların nesiller boyunca okyanus tabanlarında ve yatay biçimde yaşamaya adapte olmaları nedeniyle gözlerden tabana bakan, vücudun diğer tarafında okyanusun içine bakan gözün yanına doğru kaymıştır. Yassı balıklar, okyanus tabanında yaşadıkları için sadece yukarıdan gelebilecek saldırılara karşı bu biçimde bir adaptasyon geçirmişlerdir. @@ Genellikle hamileliğin ikinci ya da üçüncü trimesterinde yapılan doğum öncesi test. Fetüsteki Down sendromu gibi genetik bozukluklar ya da kromozonal bir durum olup olmadığının teşhis edilebilmesi için kullanılır. Amniyosentez sırasında fetüsü çevreleyen amniyotik keseden az miktarda amniyotik sıvıyı çıkarmak için ince bir iğne kullanılır. Bu sıvı örneği daha sonra laboratuvarda test edilir. Hamilelik sırasında fetüs, amniyotik kesenin içinde büyür. Amniyotik sıvı, fetüsü çevreler ve korur. Ayrıca fetüsün bazı gözelerini de içerir. @@ Bireylerin sadece annelerinden kaynaklı, genetik olmayan etkilerden ötürü tür içinde çeşitliliğin oluşması durumudur. @@ Hücrelerin genetik olarak embroyonik morfogenez ve gelişim, metamorfoz ve imün sisteminin B ve T gözelerinin gelişimi sırasında, belirli zamanlarda programlı bir biçimde ölümü. Apoptozdaki bozukluklar, kanserle ilişkilendirilebilir. Anti-apoptoz proteinleri Bcl-2 ve HSP ailelerini kapsar. Apoptoz genellikle tümör nekroz etmen reseptör (TNFR) ailesine ait ölüm reseptörlerinin (DR) aktivasyonu ile tetiklenir. @@ Normalde kendi kendisini dölleyen, gelişim genetiği ayrıntılı olarak çalışılmış bir kara nematodu. Uzunluğu 1 mm kadardır. Mayotik ayrılma sırasında kaybolan X kormozomu erkeklerin olmuşmasına sebep olur. Apoptozun (planlı göze ölümü) genetik temelleri ilk defa 1986 yılında C.elegans üstünde gösterilmiştir. Eşit boyda 5 kromozomu bulunur ve 1998 yılında bütün genomu dizilmiştir. 97 Mbp uzunluğundaki genomu 19.000 gen bulundurur. İnsan geninin %74’ünün C.elegans genomunda homoloğu bulunur. @@ Tek gen hastalıkları ya da diğer genetik anormalliklerin görülme olasılığının yüksek olduğu gebeliklerde amniyosentez 16-18 haftalık gebelik ya da cvs, 10-12 haftalık gebelik hakkında elde edilen gözeleri DNA`yı kullanarak tanılama. @@ Ekstradan 21.kromozomun kalıtılmasıyla oluşan zihinsel özürlülüğe sebep olan genetik hastalık. Down sendromlu bireyler genelde; kısa ve uzuvları bodur olur. Geniş ve yuvarlak suratları, eyer biçimli burunları, genelde ağızlarından sarkan kalın dilleri vardır. Down sendromunun olasılığı annenin artan yaşı ile hızla artar, özellikle 40 yaşından sonra.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GENETİK/GENETICS[İng.] değil/yerine/= GEN BİLİMİ


- BROAD SPECTRUM ANTIBIOTIC[İng.] / ANTIBIOTIQUES[Fr.] / BREITBAND-ANTIBIOTIKUM[Alm.] ile/değil/yerine/= GENİŞ TAYFLI/SPEKTRUMLU ANTİBİYOTİK


- GENİŞ ile GENİŞ YAPRAKLI ile GENİŞ YAPRAKLI ile GENİŞ OMUZLU ile GENİŞLETMEK ile GENİŞ KILIÇ ile GENİŞ KUYRUKLU

( BROAD vs. BROAD LEAFED vs. BROAD LEAVED vs. BROAD SHOULDERED vs. BROADEN vs. BROADSWORD vs. BROADTAIL )

( زن هرزه ile فراخ ile عريض ile پهن ile گشاد ile غير سوزني ile چارشانه ile وسيع کردن ile غداره ile پوست بره ile گوسفند دنبهدار )

( ZAN NPARZEH ile FARAKH ile ARYZE ile PPEHN ile GOSHAD ile GHYR SOZANY ile CHARSHANEH ile VESYE KARDAN ile غداره ile POOST BAREH ile GOSFAND DANBEHDAR )


- GENİŞ ile KAPASİTANS ile KAPASİTİF ile KAPASİTE

( CAPACIOUS vs. CAPACITANCE vs. CAPACITIVE vs. CAPACITY )

( گنجا ile جادار ile گنجايش دار ile ظرفيت خازني ile خازني ile اهليت ile ظرفيت ile گنجايش ile گنج )

( گنجا ile JADAR ile GONJAYSH DAR ile ZARFYT KHAZANY ile KHAZANY ile HALYT ile ZARFYT ile GONJAYSH ile GONJ )


- GENİŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAPSAMLI


- GENİŞ ile/ve/||/<>/< KUŞATICI


- GENİŞ ile YAYVAN

( ... İLE Eni, boyundan ve derinliğinden çok olan, basık ve geniş. )


- GENİŞ ile YUVARLAK


- GENİŞLETMEK ile GENİŞLETİLEBİLİR ile GENİŞLETİLMİŞ ile GENİŞLETİCİ ile GENİŞLEYEN

( EXPAND vs. EXPANDABLE vs. EXPANDED vs. EXPANDER vs. EXPANDING )

( ريع کردن ile منبسط ساختن ile توسعه يافتن ile بسط يافتن ile گسترده کردن ile منبسط شدن ile بسط دادن ile منبسط کردن ile قابل انبساط ile متسع ile منبسط ile مبسوط ile منبسط شده ile منبسط کننده ile توسيع )

( RYE KARDAN ile MONBAST SAKHTAN ile TOSEEH YAFTAN ile BAST YAFTAN ile GOSTARDEH KARDAN ile MONBAST SHODAN ile BAST DADAN ile MONBAST KARDAN ile GHABEL ANBASAT ile MOTAS ile MONBAST ile MOBASOOT ile MONBAST SHODEH ile MONBAST KONANDEH ile توسيع )


- GENOM[İng. GENOME] ile/||/<> BALON BALIĞI (PUFU)[İng. PUFFER FISH] ile/||/<> ÇİFT SARMALLI RNA[İng. DOUBLE-STRANDED RNA] ile/||/<> ENTREZ ile/||/<> EPİGENETİK[İng. EPIGENETICS]

( Bir organizmanın içerisindeki genetik materyalin tamamına verilen addır. Bir canlının (genellikle tek bir gözesinin) sahip olduğu bütün genetik kodu belirtir. @@ Balon balığı, Fugu rubripes, aslında insan genomuyla aynı sayıda gen içerir ama genomu insan genomundan sekiz kat daha kompakttır. (3 Gb'ye kıyasla yaklaşık 400 Mb). @@ Ökaryotlarda,yazılım sürecinde kaza ile oluşan bir üründür.Bu ürün belirli bir virüsün genomu olarak karşımıza çıkabilir ya da virüslerin çoğalması sırasında üretililip,v iral enfeksiyonun bir işareti olarak görülebilir. Çift sarmal RNA nın, sitokin üretimini artırdığı için, viral enfeksiyonunun genel semptomlarının sorumlusu olan zehirli bir madde olduğu düşünülüyor. Çift sarmal RNA, antivirus bağışıklık mekanizmasının ana maddesi olan PKR enziminin ana aktivatörüdür. @@ Kansere neden olan genlerin bulunduğu kromozomların, gen kitaplarının, genlerin ve genom gibi genetik materyale ait kaynaklara ulaşmayı sağlayan bir erişim sistemidir. @@ Hücrenin gelişimi ve sürekliliği çok sayıda kimyasal reaksiyon tarafından kontrol edilir. Bazı stratejik zamanlarda genomun bazı kısımları "kapatılır", diğer zamanlarda bu kısımlar "açılır". Epigenetik çalışma, bu reaksiyonları ve onları etkileyen etmenlerin araştırılmasıdır. Kısaca, genetik işlemlere sebep olacak tepkimelerin ve bu tepkimeleri kontrol eden biyokimyasal içeriğin araştırılması bilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GEOMETRICAL OPTICS[İng.] / OPTIQUE GÉOMÉTRIQUE[Fr.] / GEOMETRISCHE OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= GEOMETRİK OPTİK


- GEOPHYSICS[İng.] değil/yerine/= JEOFİZİK

( Jeofizik, fizik, matematik ve jeolojiyi birleştirerek, yeryüzünde meydana gelen fiziksel süreçleri ve olayları inceleyen bilim dalıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GERARDUS MERCATOR ve/||/<> JODOCUS HONDIUS

( 1512 - 1594 ve/||/<> 1563 - 1612 )


- Gerçek diller ile Niyet dillerini karıştırmadan KONUŞ!!! -ile


- GERÇEK ile GERÇEK ADRES ile GERÇEK ARGÜMAN ile GERÇEK ANAHTAR ile GERÇEKLİK ile GERÇEKLEŞTİRMEK ile ASLINDA

( ACTUAL vs. ACTUAL ADDRESS vs. ACTUAL ARGUMENT vs. ACTUAL KEY vs. ACTUALITY vs. ACTUALIZE vs. ACTUALLY )

( حالي ile نشاني واقعي ile نشانوند واقعي ile کليد واقعي ile امرمسلم ile واقعي کردن ile عملا ile بالفعل ile واقعا ile فعلا ile در حقيقت )

( HALY ile NESHANY VAGHEY ile NESHANAVAND VAGHEY ile KELYD VAGHEY ile امرمسلم ile VAGHEY KARDAN ile AMALA ile بالفعل ile VAGHEA ile FELA ile DAR HAGHYGHT )


- GERÇEKLEŞEN NİŞ ile/||/<> TEMEL NİŞ

( Gerçekleşen rekabet sınırlı, temel maksimum potansiyel. )

( Formül: Actual İLE fundamental )


- Gerçekleşmeden önce SUS!!!


- Gerçekleştirmeden önce SUS!!!


- GERÇEKLİK ile/ve/<>/değil/yerine GÖRÜNÜŞ

( Düzen vardır. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Düzen yoktur. )

( Kişinin durduğu yere göre değişir. )

( Suda dans eden ay suda görünür, ama onun nedeni su değil gökteki aydır. )

( Dünya size, karşı konulmaz biçimde gerçek görünür, çünkü her an onu düşünmektesiniz; onu düşünmeyi bırakın, o sis içinde eriyip gidecektir. )

( Berrak görebilmeniz için zihniniz saf ve bağımlılıktan yoksun olmalıdır. )

( Sadece söze dayanan kanı yeterli değildir. Ancak katı gerçekler, kişinin, kendi hakkında kurduğu imajın hiçbir şey ifade etmediğini gösterebilir. )

( Kendiniz olduğuna inandığınız varolana bakın ve anımsayın - siz, gördüğünüz değilsiniz. )

( Kendi gerçeğinizi kendi bulduğunuzca, içtenlikle yaşayın. )

( Hareket eden'in içinde devinimsiz olan'ı, değişenin içinde değişmez olanı ayırt edebilmeyi öğrenelim, ta ki tüm farkların sadece görünüşte olduğunu ve birliğin gerçek olduğunu idrak edinceye kadar. )

( Gerçeklik, dönüştürülmesi olanaklı olandır. )

( )

( PHENOMENON instead of REALITY
Changes indepence of the position of the person.
The moon dancing on the water is seen in the water, but it is caused by the moon in the sky and not by the water.
The world appears to you so overwhelmingly real, because you think of it all the time; cease thinking of it and it will dissolve into thin mist.
To see clearly, your mind must be pure and unattached.
Mere verbal conviction is not enough. Hard facts alone can show the absolute nothingness of the self-image.
Look at the being you believe you are and remember - you are not what you see.
Earnestly live your truth as you have found it.
Learn to distinguish the immovable in the movable, the unchanging in the changing, till you realise that all differences are in appearance only and oneness is a fact.
The moon dancing on the water is seen in the water, but it is caused by the moon in the sky and not by the water. )

( ŞE'NİYYET[< ŞE'NÎ: Gerçek] ile/ve/<>/değil/yerine KİSVET[çoğ. KÜSÂ][KİSVE değil!]: Elbise. | Özel kıyafet. | Kisbet, yağlı güreş yapan pehlivanların giydikleri paçalı meşin pantolon. | Bir kimsenin/şeyin dış görünüşü. )

( [not] REALITY vs./and/<>/but PHENOMENON )

( RÉALITÉ avec/et/<> ASPECT )


- GERÇEKLİK = TRUTH[İng.] = VÉRITÉ[Fr.] = WAHRHEIT[Alm.] = VERITAS[Lat.]


- GERDEK/GİRDEK[Fars.]/ZİFÂF, ARÎS[Ar.]/EVANGADİ[Etiyopya'da] ile/ve/> TÜM GÜN VE GECELER

( TAHCÎL[Ar. < HACLE]: Gerdeğe sokma. | HACLE: Gelin odası. )


- Gereğince KONUŞ!!!


- Gereğince SUS! Gereğince KONUŞ!!!


- Gerekli gereksiz SUS!!!


- Gerekli olduğu için KONUŞ!!!


- Gereksiz olmadığı için KONUŞ!!!


- Gerektiği kadar KONUŞ!!!


- Gerektiğinde SUS!!!


- GERİ ÇEKİLME ile GELGİT VE AKIŞ

( EBB vs. EBB AND FLOW )

( جزر ile جزر و مد ile جزر ومد )

( JAZAR ile JAZAR VE MAD ile JAZAR VOMAD )


- Geri dön ve KONUŞ!!! -ve


- REFLUX[İng.] / REFLUX[Fr.] / RUCKFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ DÖNDÜRME


- GERİ DÖNÜŞ ile/değil/yerine GERİDEN BESLENME


- GERİ GİDİŞ ile/değil/yerine AŞKINLIK


- RECOIL NUCLEUS[İng.] / NOYAU DE RECUL[Fr.] / RÜCKSTOSSKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ TEPME ÇEKİRDEĞİ


- Geribildirimli KONUŞ!!!


- GERİLEYİŞ ile GERİLEYİCİ BENZEŞME


- VOLTAGE RATIO[İng.] / RAPPORT DE TENSION[Fr.] / SPANNUNGSVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM ORANI


- GERİLİM ile/ve/değil/||/<>/< GİDİŞ-GELİŞ


- STRESS[İng.] ile/değil/yerine/= GERİLME