Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 8.716 başlık/FaRk ile birlikte,
8.716 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(11/36)


- EKO/AKS/AKSİSEDÂ/İNİKÂS[Ar. < AKS (çoğ. İN'İKÂSÂT)] değil/yerine/= YANKI/YANSI

( Işığın, parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi. | Tepke. )


- EKOLOJİK NİŞ değil/yerine/= ÇEVRESEL ORUN


- EKOLOJİK TOLERANS değil/yerine/= ÇEVRESEL DAYANCA


- EKOLOJİK VALANS değil/yerine/= ÇEVRESEL DEĞERLİK


- EKSELANS ile HARİKA

( EXCELLENCY vs. EXCELLENT )

( جناب ile جناب آقاي ile بسيار خوب ile ممتاز ile نغز ile عالي ile نکو ile غرا ile فايق )

( JENAB ile JENAB AGAY ile BESYAR KHOB ile MOMTAZ ile NAGHZ ile ALY ile NEKO ile غرا ile فايق )


- EKSEN[İng. AXIS] ile/||/<> CORİOLİS KUVVETİ[İng. CORIOLIS FORCE] ile/||/<> SEGMENTASYON (BÖLÜTLENME)[İng. SEGMENTATION] ile/||/<> TORK[İng. TORQUE] ile/||/<> UYUMLULUK SAHASI[İng. FITNESS LANDSCAPE]

( Bir cismin etrafında döndüğü çizgi, bir tekerlek üzerinde eksen düz olarak merkezden geçer ve her iki tarafta da çıkıntı yapar. Matematikte, bir eksen bir grafiğin dikey ve yatay bölümlerini oluşturan çizgidir; grafiğin anlamını ve ölçü birimlerini ifade eder. @@ Dünyanın kendi eksenindeki dönüşünden kaynaklanan bir kuvvettir. Bu kuvvet, havaya atılan bir futbol topu ya da havada esen rüzgarlar gibi hareketli nesneleri Kuzey Yarımküre'de sağa ve Güney Yarımküre'de sola kaydırır. @@ Hayvan gövdesinin uzunlamasına olan ekseni boyunca aynı organ ya da oluşumların dizi halinde yinelenmesidir. Bu vücut planına sahip canlılarda, birbirini tekrar eden kısımlar, bölütler evrimleşmiştir. Annelidler başta olmak üzere çok sayıda öbeğin özelliğidir. @@ Kuvvetin bir cismi bir eksen etrafındaki döndürme etkisidir. Tork dönme momenti ya da kuvvet momenti olarak da bilinir. Tork Yunan alfabesindeki tau (τττ) harfi ile gösterilir, vektörel ve türetilmiş bir büyüklüktür. Torkun birimi N.m'dir ve matematiksel olarak şöyle gösterilir: @@ Sewall Wright (1931) tarafından ortaya atılan bu kavram, uyarlanmış bireylerin oluşturduğu bir evrim "uzayını" ifade eder. Bir popülasyonun üyeleri arasında uyumluluk farklarını gösterebilmek amacıyla, "uyumluluk sahası" grafiği kullanılır. Genotip ile üreme başarısı arasındaki ilişkiyi görselleştirmek için kullanılan grafikte, düşey eksen uyumluluk başarısını (fitness) gösterir. Ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir. Enlem ve boylamsa bireysel tasarımın bazı etmenlerini ele alır. Her çubuk farklı bir genotiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AXIALES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN ORANI


- MİHVER[Osm.] / AXIS[İng.] / AXE[Fr.] / ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN


- AXIAL FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT AXIAL[Fr.] / AXIALFLUSS, AXIALSTRÖMEN, AXIALSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSENEL AKIŞ


- EKSES, EXCESS ile EKSESİF

( Çokluk, fazlalık. İLE Aşırı. )


- NEGATIVE PRINCIPAL PLANES[İng.] / PLANS PRINCIPAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ASAL DÜZLEMLER


- NEGATIVE PRINCIPAL POINTS[İng.] / POINTS PRINCIPAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ASAL NOKTALAR


- NEGATIVE NODAL POINTS[İng.] / POINTS NODAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ DÜĞÜM NOKTALARI


- NEGATIVE IMPEDANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİ EMPEDANS


- MINUSGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ MERCEK


- NÂKUS[Osm.] / MINUS, NEGATIVE[İng.] / MOINS, NÉGATIF, NÉGATIVE[Fr.] / MINUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ, OLUMSUZ


- ELECTRON SUBSHELLS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ALT KABUKLARI


- ELECTRON-HOLE DROPLETS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-BOŞLUK DAMLALARI


- ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK, ELEKTRONLAR


- ELECTRON GAS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK GAZI


- ELECTRON MASS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KÜTLESİ


- ELECTRON LENS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MERCEĞİ


- ELECTRON OPTICS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK OPTİĞİ


- ELECTRON PROBE MICROANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK UCUYLA MİKROÇÖZÜMLEME


- ELECTRON RADIUS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK YARIÇAPI


- ELECTRONICS[İng.] / ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİKBİLİM/ELEKTRONİK


- EKSITUS/EXITUS[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM | ÇIKIŞ


- EKSOJEN/EXOGENOUS[İng.] değil/yerine/= DIŞ KAYNAKLI


- EKSPRES ile EKSPRES YOL


- EKÜMENİK[Fr. OECUMÉNIQUE < Lat. OECUMENICUS < EYun. OIKOUMENIKOS] ile DİASPORA[Fr.]

( Tüm piskoposlukların rûhânî meclislerini ya da tüm kiliseleri içeren, dünya genelinde Hıristiyan birliğine yönelik olan. İLE Herhangi bir ulusun ya da inanç mensuplarının ana yurdu dışında azınlık olarak yaşadığıı yer. | Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu. | Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları. )


- EKÜRİ[Fr. < ÉCURIE] değil/yerine/= AHIRDAŞ


- EKVÂS[Ar. < KEVS] ile EKVÂZ[Ar. < KÛZ]

( Yaşmaklar. İLE Kadehler, kâseler, bardaklar. )


- EKZEMA ile/||/<> PSORİASİS

( deride kızarıklık, kaşıntı ve kabuklanma. İLE/||/<> Deride kalın, pullu plaklar ile ilişkili süreğen bir durum. )


- EKZON[İng. EXON] ile/||/<> EKZOSİTOZ[İng. EXOCYTOSIS]

( DNA'daki protein kodlayan bölgedir. İnsanda, bütün genlerin %2 civarını oluştururlar. (Ayrıca Bakınız: Intron) @@ Hücre içindeki büyük moleküllerin göze zarında membran oluşturarak göze dışına atılması süreci. Antik Yunancada "dış" anlamına gelen ἔξω ("éxō") sözcüğü ve gözenin yaptığı bir fenomeni belirten "-cytosis" ekinden gelmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EL ELE TUTUNMUŞ değil EL ELE TUTUŞMUŞ


- EL KİŞİ ile EL QUŞ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kötü, aşağılık kişi. İLE Akbaba. )


- EL ile EL ÖRS ile EL BOMBASI ile EL DÖVÜŞÜ ile EL CAMI ile EL DEĞİRMENİ ile BİR SAATİN ELİ ile EL BİRLİĞİ ile EL AĞZA

( HAND vs. HAND ANVIL vs. HAND BOMB vs. HAND COMBAT vs. HAND GLASS vs. HAND MILL vs. HAND OF A WATCH vs. HAND SOMENESS vs. HAND TO MOUTH )

( يک وجب ile عقربک ile چنگ ile عقربه ile آويزان شدن ile دست ile سندان چه ile بمب دستي ile جنگ تن به تن ile ساعت شني ile دستاس ile خوش اندامي ile گنجشک روزي )

( YK VOJAB ile AGHARBAK ile CHANG ile AGHARBEH ile AVYZAN SHODAN ile DAST ile SANDAN CHEH ile BAMB DASTY ile JANG TAN BAH TAN ile SAAT SHENY ile DASTAS ile KHOSH ANDAMY ile GONJESHK RUZY )


- ÉLASTANCE[Fr.] / ELASTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTANS


- ELBİSE ile GİYİNMİŞ ile TERZİ

( DRESS vs. DRESSED vs. DRESSMAKER )

( پوشاک ile لباس ile پانسمان کردن ile ملبس کردن ile جامه دربر کردن ile جامه بتن کردن ile لباس پوشيدن ile ملبس ile خياط زنانه )

( PUSHAK ile LABAS ile PANSEMAN KARDAN ile MOLBES KARDAN ile JAMEH DARBAR KARDAN ile JAMEH BATAN KARDAN ile LABAS PUSHYDAN ile MOLBES ile KHYAT ZANANEH )


- ELBİSE/ESVAP/KIYAFET/LİBAS değil/yerine/= GİYSİ/GİYİM/GİYECEK/OTRAN


- ELBİSELER (LİBÂS)


- ELBİSE/LİBAS ile/değil HÜLLE/HAL

( LİBAS/ELBİSE/İBLİS )

( Hem saklar/perdeler, hem de gösterir. )

( TEBLİS: Yanıltıcı. )


- ELE = YAVAŞ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ELECTROCATALYSİS ile/||/<> HETEROGENEOUS CATALYSİS

( Electrocatalysis elektroda elektron transfer kataliziyken İLE heterogeneous catalysis farklı faz arayüzeyinde katalizdir )

( Formül: Electrode kinetics )


- ELECTROMAGNETICS değil/yerine/= KIVILKAPAR


- ELECTRONIC vs. ELECTRONICS


- ELECTRIC FLUX[İng.] / FLUX ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK AKISI


- GÉNÉRATEUR D'IMPULSIONS ÉLECTRIQUES[Fr.] / ELEKTRISCHER IMPULSGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DARBE ÜRETECİ


- ELECTROKINETICS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVİNİM


- ELECTRIC CIRCUIT THEORY[İng.] / THÉORIE DES CIRCUITS ÉLECTRIQUES[Fr.] / ELEKTRISCHE KREISTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRE KURAMI


- ELECTRIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE SCHALTUNG, ELEKTRISCHER KREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRESİ


- ELECTRIC QUADRUPOLE TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DÖRT KUTUPLU GEÇİŞ


- ELEKTRİK ile ELEKTRİKLİ SANDALYE ile ELEKTRİKLİ OCAK ile ELEKTRİK IŞIĞI ile ELEKTRİK SANTRALİ ile ELEKTRİKLİ TIRAŞ MAKİNESİ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİK KIVILCIMI ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DEVRESİ ile ELEKTRİK GÜCÜ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİKÇİ ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DİREĞİ ile ELEKTRİKLENDİRMEK ile ELEKTROT ile ELEKTROLİZ ile ELEKTROLİTİK ile ELEKTROMIKNATIS ile ELEKTROMETRE ile ELEKTROMOTOR ile ELEKTRON ile ELEKTRONİK ile ELEKTRONİK ile ELEKTROLİZLE ile ELEKTROSKOP ile ELEKTROSTATİK ile ELEKTROTİP

( ELECTRIC vs. ELECTRIC CHAIR vs. ELECTRIC COOKER vs. ELECTRIC LIGHT vs. ELECTRIC PLANT vs. ELECTRIC RAZOR vs. ELECTRIC SHOCK vs. ELECTRIC SPARK vs. ELECTRICAL vs. ELECTRICAL CIRCUIT vs. ELECTRICAL POWER vs. ELECTRICAL SHOCK vs. ELECTRICIAN vs. ELECTRICITY vs. ELECTRICITY POLE vs. ELECTRIFY vs. ELECTRODE vs. ELECTROLYSIS vs. ELECTROLYTIC vs. ELECTROMAGNET vs. ELECTROMETER vs. ELECTROMOTOR vs. ELECTRON vs. ELECTRONIC vs. ELECTRONICS vs. ELECTROPLATE vs. ELECTROSCOPE vs. ELECTROSTATIC vs. ELECTROTYPE )

( برق دهنده ile الکتريکي ile برقي ile اعدام بوسيلهبرق ile اجاق برقي ile چراق برق ile کارخانه برق ile خودتراش ile برق زدگي ile جرقه برقي ile الکتريک ile مداربرقي ile انرژي برقي ile برق گرفتگي ile سيمکش ile مکانيک برق ile برق ile لکتريسيته ile دکل ile دکل برق ile برق زده کردن ile الکتريکي کردن ile الکترود ile برقکافت ile الکتروليتي ile الکترو مغناطيس ile کهرباسنج ile برق زا ile برق سنج ile الکتروموتور ile موتور الکتريکي ile الکترون ile الکترونيک ile الکترونيکي ile آب دادن فلزات ile آبکاري کردن ile برق نما ile برق ياب ile الکترواستاتيکي ile برق نگاري ile گراورسازي برقي )

( BARGH DAHANDEH ile ELEKTERYKY ile BARGHY ile EDAM BOSYLAHABARGH ile EJAGH BARGHY ile CHARAGH BARGH ile KARKHANEH BARGH ile KHODTARASH ile BARGH ZADEGY ile JARGHEH BARGHY ile ELEKTERYK ile مداربرقي ile ENRZHY BARGHY ile BARGH GARAFTAGY ile SYMAKESH ile MAKANYK BARGH ile BARGH ile LEKTERYSYTAH ile DEKL ile DEKL BARGH ile BARGH ZADEH KARDAN ile ELEKTERYKY KARDAN ile ELEKTROD ile BARGHEKAFT ile ELEKTROLYTY ile ELEKTRO MOGHENATYS ile KONPARBASANJ ile BARGH ZA ile BARGH SANJ ile ELEKTROMOTOR ile MOTOR ELEKTERYKY ile ELEKTRON ile ELEKTRONYK ile ELEKTRONYKY ile AB DADAN FELZAT ile ABKARY KARDAN ile BARGH NAMA ile BARGH YAB ile ELEKTROESTATYKY ile BARGH NEGARY ile GERAVARSAZY BARGHY )


- ELEKTRİKSEL ALTERNANS/ELECTRICAL ALTERNANS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKSEL DEĞİŞİMLİ


- ELEKTRİKSEL DİRENÇ ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL KAPASİTANS

( Bir iletkenin elektrik akımına karşı gösterdiği zorluk. İLE/VE/||/<> Bir kondansatörün elektrik yükünü depolama kapasitesi. )


- TRANSITION QUADRIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL DÖRTUCAY GEÇİŞ


- IMPÉDANCE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL EMPEDANS


- ELECTRIC DIPOLE TRANSITION[İng.] / TRANSITION DIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER DIPOLÜBERGANG/DIPOLTRANSITION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL KUTUPSAL GEÇİŞ


- ELECTRODYNAMICS[İng.] / ÉLECTRODYNAMIQUE[Fr.] / ELEKTRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRO DEVİNBİLİM/DİNAMİK


- SAVT-İ BERKÎ, SAVT-İ ELEKTRİKÎ[Osm.] / ELECTROACOUSTICS[İng.] / ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK


- ELECTROANALYTICAL METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROANALİTİK YÖNTEMLER


- ELECTROPHORESIS[İng.] / ÉLECTROPHORÈSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOREZ


- ELEKTROFOREZ/ELECTROPHORESIS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE AYRIŞTIRMA


- ELECTROGASDYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROGAZ DEVİNBİLİM


- ELECTROGRAVIMETRIC ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROGRAVİMETRİK ÇÖZÜMLEME/ANALİZ


- ELECTROCHEMICAL METHODS[İng.] / ELEKTROCHEMISCHE METHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL YÖNTEMLER


- ELECTROLYTIC SEPARATIONS[İng.] / ELEKTROLYTISCHE TRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK AYIRMALAR


- TAHLİL-İ ELEKTRÎKÎ[Osm.] / ELECTROLYSIS[İng.] / ÉLECTROLYSE[Fr.] / ELEKTROLISE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ


- ELEKTROLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLÜMİNESANS


- ELEKTROLUMİNESCENS ile/||/<> FOSFORESCENS

( Elektroluminescens elektrik ile ışık üretimken İLE fosforescens ışık absorbsiyonu sonrası yavaş emisyondur )

( Formül: OLED teknolojisi )


- ELECTROMAGNETIC WAVES[İng.] / ONDES ÉLECTROMAGNÉTIQUES[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK DALGALAR


- ELECTROMAGNETIC MASS[İng.] / MASSE ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK KÜTLE


- ÉLAN ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHER IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK MOMENTUM


- ELECTROMAGNETISM[İng.] / ÉLECTROMAGNÉTISME[Fr.] / ELEKTROMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİZMA


- MİKNÂTÎS-İ BERKÎ, MİKNÂTÎS-İ ELEKTRİKÎ[Osm.] / ELECTROMAGNET[İng.] / ÉLECTRO-AIMANT[Fr.] / ELEKTROMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMIKNATIS


- ÉCOULEMENT D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON AKIŞI


- SOUS-COUCHES ÉLECTRONIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ALT KABUKLARI


- MULTIPLICATEUR D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENVERVIELFACHER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ÇOĞALTICI


- PHOTOTUBE MULTIPLICATEUR D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENVERVIELFACHER-FOTOZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ÇOĞALTICILI FOTOTÜP


- FUSION PAR FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ KAYNAĞI


- GÉNÉRATEUR À FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENSTRAHLGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ ÜRETECİ


- FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ


- POMPAGE PAR FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİYLE POMPALAMA


- SOURCE D'IONS À FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETLİ İYON KAYNAĞI


- LASER À FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETLİ LAZER


- CONCENTRATION DES ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENKONZENTRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DERİŞİMİ


- GOUTTELETTES D'ÉLECTRONS ET DE TROUS[Fr.] / ELEKTRON-LOCH-TRÖPFCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-DEŞİK DAMLACIĞI/DAMLACIKLARI


- GAZ D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON GAZI


- MOBILITÉ DES ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON HAREKETLİLİĞİ


- DIFFRACTION D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON KIRINIMI


- MASSE DE L'ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENMASSE, MASSE DES ELEKTRONS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON KÜTLESİ


- PARAMAGNÉTISME ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONEN-PARAMAGNETISMUS, ELEKTRONISCHER PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON PARAMANYETİZMASI


- CANON À ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENSTRAHLERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TABANCASI


- COLLECTEUR D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENSAMMLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TOPLAYICI


- PIÈGE À ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENFALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TUZAĞI


- DONATEUR D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENDONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON VERİCİSİ


- ELEKTRONENEINFANGPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON YAKALAMA SÜRECİ


- ELEKTRONENRADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON YARIÇAPI


- ÉMISSION D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON YAYINI


- ELECTRONIC TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK GEÇİŞ


- ELECTROOPTICS[İng.] / ÉLECTRO-OPTIQUE[Fr.] / ELEKTROOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROOPTİK


- ELECTROOSMOSIS[İng.] / ÉLECTROOSMOSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROOZMOZ


- ELECTROSTATIC MACHINES[İng.] / MACHINES ÉLECTROSTATIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK MAKİNELER


- ELECTROSTATIC LENS[İng.] / LENTILLE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK MERCEK


- CRITICAL FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AKIŞ


- CRITICAL DIMENSIONS, CRITICAL SIZES[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BOYUTLAR


- CRITICAL LOCUS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK EĞRİ


- CRITICAL MASS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK KÜTLE


- CRITICAL PROPERTIES[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ÖZELLİKLER


- CRITICAL EXPONENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ÜS


- ELEŞTİRİLEBİLMEK ile ELEŞTİRİ ile ELEŞTİRİM ile ELEŞTİRİŞ ile ELEŞTİRİCİ/LİK ile ELEŞTİRİMCİ/LİK ile ELEŞTİRİSEL/LİK


- ELİ BOŞ ile ELİ BOŞ ile BOŞ KAFALI

( EMPTY-HANDED vs. EMPTY-HANDEDLY vs. EMPTY-HEADED )

( بدون هديه ile دست خالي ile تهي مغز )

( بدون هديه ile DAST KHALY ile TAHY MOGHZ )


- Elinden geleceği KONUŞ!!!


- Elinden geleni KONUŞ!!!


- Elinle KONUŞ!!!


- ELİPS ile/||/<> HİPERBOL

( Elips odak uzaklıkları toplamı sabit İLE hiperbol odak uzaklıkları farkı sabit )

( Formül: x²/a² + y²/b² = 1 (elips) İLE x²/a² - y²/b² = 1 (hiperbol) )


- ELİPS değil/yerine/= SÖBÜ


- MİKYÂS-İ KAT-İ NÂKİS[Osm.] / ELLIPSOMETER[İng.] / ELLIPS MESSINSTRUMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELİPSOMETRE


- ELMA/LIK ile ELMAS ile ELMACI/LIK ile ELMALI ile ELMASLI ile ELMA SUYU ile ELMA ÇAYI ile ELMA HOŞAFI ile ELMA ŞARABI ile ELMA ŞEKERİ ile ELMA ŞURUBU ile ELMA SİRKESİ ile ELMA YANAKLI ile ELMA KOMPOSTOSU


- ELMAS ile ACNR

( Doğadaki en sert maddedir. İLE ACNR[AGGREGATED CARBON NANOROD: TOPLANMIŞ KARBON NANO ÇUBUK] Çok güçlü karbon moleküllerini sıkıştırıp 2226 C'ye kadar ısıtarak meydana getirildi. [2005'te!][Moleküllerden her biri, beşgen ve altıgen biçiminde içiçe geçen 60 atom içerir. ] )

( Elması ancak elmas ya da ACNR çizebilir. )

( En sert/sağlam şeyler: Elmas, çelik ve Kendini Tanımak/Bilmek! )


- ELMAS ile ELMAS ŞEKLİ

( DIAMOND vs. DIAMOND SHAPE )

( الماس ile الماسي شکل )

( OLMAS ile OLMASY SHEKL )


- ELMAS ile GRAFİT

( ... İLE Kurşun kaleminin ucunun yapıldığı madde. )

( İkisi de karbondan oluşur fakat grafitin karbon atomları farklı biçimde dizilmiştir. )

( Mohs Sertlik Skalası'nda 10 değerine sahiptir. VE Mohs Sertlik Skalası'nda 1,5 değerine sahiptir. )

( Smithson Tennant [1761-1815], elmasın saf kömürün bir biçimi olduğunu gösteren ilk kişidir. )


- ELMAS ile KARAELMAS

( ... İLE Kayaları delmekte kullanılan siyah elmas, karbonado. | Maden kömürü. )


- ELMAS ve/||/<>/>/< KÖMÜR ve/||/<>/>/< "ŞEKER"

( Karbon atomlarının ilişkilerinin, dik açılı olması. VE/||/<>/>/< Farklı açılarda olması. VE/||/<>/>/< Farklı açılarda olması. )


- ELMAS ile/||/<> MOİSSANİT

( Doğadaki en sert maden. İLE/||/<> Yapay olarak üretilen ve elmasa çok benzeyen bir taş. )


- ELMAS[Ar., Fars. < Yun.] ve PLATİN[İsp.]

( Billurlaşmış arı karbon. | Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş. İLE Atom numarası 78, atom ağırlığı 195.23 olan, 21,4 yoğunluğunda, 1755 °C'de ergiyen, kolay işlenen, çok dayanıklı, değerli bir öğe. [Simgesi: Pt] )

( ÂB-GÎNE ve ... )


- ELMAS ile RENKLİ ELMAS


- ELMAS ile ROZA[İt.]

( ... İLE Bir tür pembe elmas. | Bu elmasla yapılmış takı. )


- ELMAS ile/||/<> SAFİR

( Doğadaki en sert maden. İLE/||/<> Korundum mineralinin bir çeşidi. )


- ELMAS ve TIRNAK

( Elmas doğadaki/doğal en sert maddedir. Elması eritebilen tek şey, gözyaşıdır. VE Gözyaşının eritemediği tek şey ise tırnaktır. )

( Gözyaşı, göze kaçan birçok maddeyi eritebilecek keskinliktedir. Geceleri tırnak kesilmemesinin nedeni ise gözyaşının tırnağı eritememesinden dolayı sıçrayıp da göze kaçmaması/batmaması içindir. [Yani, hurafe/bâtıl inanç değildir, dikkat etmek gerekir.] )

( Tavukların kursağı bile tırnağı eritemez. )

( Cam kesiminde elmas kullanılır. )


- EMBOLİ/EMBOLUS[İng.] değil/yerine/= TIKAÇ


- EMBRİYO[İng. EMBRYO] ile/||/<> AMNİYON SIVISI[İng. AMNIOTIC FLUID] ile/||/<> DİKOTİL[İng. DICOTS] ile/||/<> DİPLOBLAST ile/||/<> DÖTERESTOM[İng. DEUTEROSTOME]

( İnsan biyolojisinde embriyo, fetüsden önceki zigottan sonraki büyüyen organizma evresidir. Embriyo, zigotun göze bölünmesine başlamasından hemen sonraki aşamadır. 8 hafta boyunca devam eden göze bölünmeleri ve değişim sonucunda embriyo fetüse dönüşür ve organizca bundan sonra organlaşmaya başlar. @@ Amniyon kesesi içinde bulunan ve dölütün (embriyonun) nemli, su içeren bir ortamda yüzmesini sağlayan sıvıdır. @@ Tohumlarında bir çift çeneğe sahip olan bitki grubu. Kapalı tohumlu bitkileri oluşturan 2 öbekten ikincisi. Embriyonik gelişim esnasında tohumlarında 2 tane çenek oluşumu gözlenir. Ayırt edici özellikleri ağsı damar yapısı ve düzenli dizilmiş iletim demetleri. @@ Endoderm (iç deri) ve ektoderm (dış deri) olmak üzere yalnızca iki temel embriyonik göze katmanını oluşturan, mezoderm (orta deri) katmanını oluşturmayan hayvanlardır. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan önce oluşması durumudur. Derisidikenlileri ve kordalıları kapsar. "Ağız-sonra hayvanlar" olarak da bilinirler.İnsan, döterestom bir hayvan türüdür. Embriyolojik gelişimi sırasında, diğer tüm kordalılar gibi ağzı, anüsünden sonra oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMBRİYO ile/||/<> FETÜS

( Embriyo ilk 8 hafta İLE fetüs 9. haftadan doğuma. )

( Formül: Organogenez İLE büyüme )


- EMBRYOGENESIS[İng.] değil/yerine/= EMBRİYOGENEZ

( Embriyonun oluşması ve gelişmesi sürecinin tamamıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMETİK ile EMEZİS ile HİPEREMEZ/İS

( Kusturucu. İLE Kusma. İLE Aşırı kusma. )


- EMİN" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> BİLMİŞ


- Emir verildiyse SUS!!!


- EMİR ile EMİR ABBAS ile EMİR ALİ ile EMİR FARAJ ile EMİR GHOLİ ile EMİR HASAN ile EMİR HÜSEYİN ile EMİR MANSUR ile EMİR MEHDİ ile EMİR RIZA

( AMIR vs. AMIR ABBAS vs. AMIR ALI vs. AMIR FARAJ vs. AMIR GHOLI vs. AMIR HASAN vs. AMIR HOSEYN vs. AMIR MANSUR vs. AMIR MEHDI vs. AMIR REZA )

( امير ile اميرعباس ile اميرعلي ile اميرفرج ile اميرقلي ile اميرحسن ile اميرحسين ile اميرمنصور ile اميرمهدي ile اميررضا )

( AMYR ile اميرعباس ile AMYRALY ile اميرفرج ile اميرقلي ile AMYRAHSAN ile AMYRAHASYNE ile اميرمنصور ile اميرمهدي ile AMYRAREZA )


- EMİŞMEK ile EMİŞTİRMEK ile EMİŞ


- EMPATİ ile/ve HOMEOSTASİS


- EMPATİDE:
THEODOR REIK ile/ve/||/<>/> WILHELM FLIESS ile/ve/||/<>/> DONALD WINNICOTT ile/ve/||/<>/> HEINZ KOHUT ile/ve/||/<>/> CARL ROGERS


- EMPATİK:
ANLAYIŞ ile/ve/||/<> DOĞRULAMA ile/ve/||/<> İRDELEME ile/ve/||/<> KATILIM ile/ve/||/<> YORUMLAMA


- IMPEDANCE COMPONENTS[İng.] / COMPOSANTES DE L'IMPÉDANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS BİLEŞENLERİ


- EMPEDANS İLE REAKTANS İLE ADMİTANS ile/||/<> AC DEVRE PARAMETRELERİ

( Alternatif akım devre karakteristikleri. )

( Formül: Z = √(R² + X²) )


- EMPEDANS ile/||/<> DİRENÇ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Empedans AC devrede, direnç DC devrede zorluktur )

( Formül: Z=√(R²+(XL-XC)²) İLE R )


- IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZ, SCHEINWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS


- EMPEDANS ile/||/<> REAKTANS

( Empedans toplam AC direnci (Z) İLE reaktans sadece L ve C kaynaklı kısmıdır. )

( Formül: Z = √(R² + X²) İLE X = X_L - X_C )


- EMPHASIS :/yerine VURGU


- EMPTY :/yerine BOŞ


- EMS/ELECTRONIC MEDICAL SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ DÜZEN(EK)LER


- EN BAŞ


- En büyük duadır susmak! SUS!!!


- EN BÜYÜK ELMAS -ile

( CULLINAN ELMASI ( Afrika yıldızı. Yapuk. )


- EN BÜYÜK KALIT/MİRAS -ile

( DÜRÜSTLÜK )


- EN BÜYÜK RESİF:
CAIRNS

( Avustralya'dadır.
[İkincisi ise Yeni Kaledonya'nın en büyük adası olan Grande Terre'dedir.][65 milyon yıl önce Avustralya Gondwana Karası'ndan kopmuştur.] )


- [ne yazık ki]
EN ÇOK KONUŞULANLAR:
MAAŞ ve/||/<> MAÇ ve/||/<> MAGAZİN


- EN HIZLI UÇABİLEN KUŞ -ile

( GÖKDOĞAN )


- EN HIZLI YIRTICI KUŞ -ile

( ŞAHİN )


- EN İYİ DAVRANIŞ -ile

( İYİ NİYETTEN OLUŞAN ( Davranışların en iyisi iyi niyetten, niyetin en iyisi ise bilimden ortaya çıkandır. )


- EN İYİ TEKNE ve/||/<> EN İYİ ARKADAŞ

( Arkadaşın teknesi. İLE/VE/||/<> Teknesi olan. )


- EN SAĞLAM/LAR:
ELMAS ve
KENDİNİ TANIMAK/BİLMEK!


- En sonda/uzakta olmaktan/kalmaktan kurtulmak için SUS!!!


- EN UC NOKTA:
PUNTO ARENAS

( Güney Amerika'nın en uc noktasıdır ve Şili'nin, Antartika'ya açılan kapısıdır. )


- EN UZUN SÜRE VE EN UZAĞA UÇABİLEN KUŞ -ile

( ALBATROS )


- EN YAKIN:
ÇOCUK değil EŞ

( [özel bölgelerde sorun(çıban vs.) çıksa:] Eş bulunmuyorsa bakabilecekler. DEĞİL En rahat bakabilecek/ilgilenebilecek olan. )


- EN YAVAŞ HAREKET EDEN HAYVAN:
BRADIPUS değil SLOTH

( ... DEĞİL 3 parmaklı, üç tırnaklıdır. Saatte en çok 0.0048 km. hıza ulaşabiliyor. Amerika'da yaşar. )


- EN YAVAŞ HAREKET EDEN KUŞ -ile

( HOATZİN )


- HÖCHSTFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EN YÜKSEK FREKANS


- ENÂM[Ar.] ile NÂS[Ar.]


- ENANTIOMERS[İng.] ile/değil/yerine/= ENANTİOMERLER


- ENDEKSLEMEK ile ENDEKSLENMEK ile ENDEKSLETMEK ile ENDEKS ile ENDEKSLİ


- ENDİREKT ile ENDİREKT ATIŞ


- ENDOFİT[İng. ENDOPHYTE] ile/||/<> ENDOSİMBİYONT[İng. ENDOSYMBIONT] ile/||/<> ENDOSİMBİYOZ[İng. ENDOSYMBIOSIS]

( Bitki dokularının göze içi boşluklarında yaşayan mantarlar; bazıları otçulları caydırmada kullanılan kimyasal toksinleri üretirler. @@ Bir organizmanın içinde yaşayan diğer bir organizmaya verilen isim. @@ Bir organizmanın diğer bir organizmanın içinde yaşaması biçiminde olan ortak yaşam türüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ENDOJEN/ENDOGENOUS[İng.] değil/yerine/= İÇ KAYNAKLI


- ENDOSITOZ/ENDOCYTOSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZEİÇİ ALIM


- INDUKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜKTANS


- ENERGIA ile/ve/||/<> KINESIS

( Bilfiil. İLE/VE/||/<> Hareket. )


- ENERJİYİ KESMEK ile ENERJİSİ KESİLMİŞ

( DEENERGIZE vs. DEENERGIZED )

( قطع انرژي ile بي انرژي )

( GHATE ENRZHY ile BEY ENRZHY )


- ENFARKTÜS[Fr. < INFARCTUS] değil/yerine/= TIKANCA


- ENFEKSİYÖZ/INFECTIOUS[İng.] değil/yerine/= BULAŞKAN


- ENFEKTE/INFECTED[İng.] değil/yerine/= BULAŞMIŞ


- ENFES ile ENFES ŞEYLER

( EXQUISITE vs. EXQUISITE THINGS )

( نفيس ile نفائس )

( NAFYS ile نفائس )


- ENFORMATİK/INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= BİLİŞİM


- ENFÜS[< NEFS] -ile

( CANLAR, YAŞAYANLAR )


- ENGELLEYİM ile ENGELLEYİŞ ile ENGELLEYİCİ


- ENGES ile ...
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yabancıymış gibi sağına soluna bakınan kişi. İLE ... )


- ENGİNAR[Yun.] ile/ve/<> KUŞKONMAZ/ASPARAGUS[Lat.]

( Bileşikgillerden, çok yıllık, dikenli bitki. | Bu bitkinin, çiçekliği, sebze olarak yenilen iri, topuz biçimindeki yeşil ürünü. İLE/VE/<> Zambakgillerden, uc dalları yapraksı görünüşte, toprakaltı köksaplarından çıkan taze sürgünleri yenilen bir bitki. | Aynı aileden, saksılarda yetiştirilen, uzun saplı, ince ve küçük yapraklı bir süs bitkisi. )

( CYNARA SCOLYMUS cum/et/<> ASPARAGUS OFFICINALIS | ASPARAGUS PLUMOSUS )


- ENGINEER :/yerine MÜHENDİS


- ENGİNEERİNG MATHEMATICS ile/||/<> APPLİED MATHEMATICS

( Engineering mathematics mühendislik problemlerine özgü matematik çözümler sağlarken İLE applied mathematics daha genel uygulama alanları kapsar )

( Formül: Differential equations )


- TRANSVERSE WAVES[İng.] / ONDES TRANSVERSALES[Fr.] / QUERWELLEN, TRANSVERSALWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE DALGALAR


- TRANSVERSALELEKTRISCHER MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK MODU


- TRANSVERSALELEKTROMAGNETISCHER MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTROMANYETİK MOD


- TRANSVERSE MASS[İng.] / MASSE TRANSVERSALE[Fr.] / QUERMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE KÜTLE


- TRANSVERSALMAGNETISCHER MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETİK MOD


- ENİS ile/ve/||/<> KURBİYET


- ENJEKTE[Fr. < INJECTÉ] değil/yerine/= İÇ İTİLMİŞ


- ENKAS[Ar.] ile ENKAZ[ka uzun okunur!][Ar. < NUKZ]

( Daha/pek/çok eksik. İLE Binâ yıkıntıları, moloz. | Eski hayvanların artıkları. )


- ENORMOUS :/yerine MUAZZAM


- ENTEGRE[Fr. < INTÉGRÉ] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞMİŞ


- ENTHALPY İLE ENTROPY İLE GİBBS ile/||/<> TERMODİNAMİK FONKSİYONLAR

( Enerji ve düzensizlik ölçüleri. )

( Formül: ΔG = ΔH - TΔS )

( Josiah Willard Gibbs tarafından 1876 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1839-1903) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Kimyasal termodinamik, Gibbs serbest enerjisi) )


- ENTRANCE :/yerine GİRİŞ


- ENTRY :/yerine GİRİŞ


- ENÜREZ/İS ile ENÜREZİS NOKTÜRNA

( Sidik kaçırma. İLE Gece işemesi, yatak ıslatma. )


- ENÜREZİS ile/||/<> İNKONTİNANS

( Sidik kaçırma ya da yatağı ıslatma. İLE/||/<> Sidik ya da dışkı denetiminin kaybı. )


- ENÜREZİS ile/||/<> İNKONTİNANS

( Sidik kaçırma.[Genellikle çocuklarda görülür.] İLE/||/<> Sidik ya da dışkı denetiminin kaybı. )


- ENVİRONMENTAL GENOMICS ile/||/<> LABORATORY GENOMICS

( Environmental genomics doğal çevre örneklerinden genom analizi yaparken İLE laboratory genomics kontrollü laboratuvar koşullarında genom analizi yapar )

( Formül: Metagenomics )


- ENZYME SUBSTRATE COMPLEX[İng.] ile/değil/yerine/= ENZİM SUBSTRAT KOMPLEKSİ (ES)


- EOSEN[İng. EOCENE] ile/||/<> EOSEN DÖNEM[İng. EOCENE EPOCH] ile/||/<> NÜKLEOSENTEZ[İng. NUCLEOSYNTHESIS] ile/||/<> OLİGOSEN[İng. OLIGOCENE]

( Eosen (56-34 myö) bir jeolojik zaman dilimidir. Yaklaşık olarak 56 milyon yıl önce ile 33.9 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Paleojen'in orta kısmıdır. Non-avian dinozorların soyunun tükendiği K/T Yok Oluşu'ndan sonra geldiği için Yunanca "yeni şafak" anlamını taşır. Öncesinde Paleosen, sonrasında ise Oligosen gelmektedir. @@ Günümüzden 54 ila 38 milyon yıl önce yaşanmış dönemdir. Memeli canlılar bu çağda baskın kara hayvanları haline gelmiştir. İlk olarak İngiliz jeolog Charles Lyell tarafından 1833 yılında tanımlandı. Eosen Dönemi'nin sınırları kitlesel yok oluşlar ve diğer kronolojik olaylar ile belirlenmez, daha esnektir. İsmini, Yunancada "şafak" anlamına gelen ἠώς ("eos") ve "yakın zaman" anlamına gelen καινός ("koinos") kelimelerinden almaktadır. @@ Hazır bulunan proton ve nötronlardan yeni atomik çekirdeklerin oluşmasıdır. Nükleosenteze yönelik teoriler, izotop miktarı hesaplamalarının sonuçlarıyla gözlemlerden elde edilen sonuçların karşılaştırılması ile incelenir ve test edilir. @@ Oligosen (34-23 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık olarak 33.9 milyon yıl önce ile 23 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Oligosen'den önce Eosen, sonrasında ise Miyosen gelmektedir. Paleojen'in üçüncü ve son zaman dilimidir. Kendi içinde Şattiyen ve Rupeliyen olmak üzere iki küçük zaman diliminde incelenir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EÖTVÖS EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSSCHES EXPERIMENT, EÖTVÖSSCHES VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS DENEYİ


- EÖTVÖS RULE[İng.] / RÈGLE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS KURALI


- EÖTVÖS CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSKONSTANTE, EÖTVÖSSCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS SABİTİ


- EPITHERMAL NEUTRONS[İng.] ile/değil/yerine/= EPİ-ISIL NÖTRONLAR


- EPİDERMAL ile EPİDERMİS

( EPIDERMAL vs. EPIDERMIS )

( بشره اي ile روپوست )

( BESHAREH AY ile ROPOST )


- EPİDERMİS ile/ve/||/<>/< DERMİS

( Derinin dış tabakası, üst deri. İLE/VE/||/<>/< Derinin alt tabakası, alt deri. )


- EPİDERM/İS ile EPİDERMAL

( Üst deri. İLE Deriden. )


- EPİGENEZ[Fr. < ÉPIGÉNÈSE] değil/yerine/= SIRALI OLUŞ


- EPİKRİZ/EPICRISIS[İng.] değil/yerine/= ÇIKIŞ ÖZETİ


- EPİLOG değil/yerine/= SONDEYİŞ


- EPIMERS[İng.] ile/değil/yerine/= EPİMERLER


- EPİSTAKSİS ile/||/<> HEMOPTİZİ

( Burun kanaması. İLE/||/<> Ağızdan kan tükürme. )


- EPİSTASİS ile/||/<> EPİSTEMİK OTORİTE[İng. EPISTEMIC AUTHORITY] ile/||/<> EPİSTEMİK SUÇ[İng. EPISTEMIC FAILURE]

( Bir gen çiftinin anlatımının, ifadesinin; başka bir gen çiftini maskelemesi ya da değiştirmesi durumu. @@ Bu yaklaşımı ele almadan önce iki önerme ileri sürelim: @@ Epistemik suç, epistemik deontoloji gibi içselci yaklaşımların ön plana çıkarttığı bir kavramdır. Gerekçelendirmenin deontolojik bir unsur olduğunu savunanlara göre öznenin, bir inancın doğruluğuna ilişkin kanıtlara inanma yükümlülüğü vardır. Başka bir ifadeyle bilen özne, p önermesine, kanıtlar doğrultusunda inanabilir. Yani öznenin, kendi inançlarına yönelik bir sorumluluğu vardır. Öte yandan öznenin kanıtlanmamış bir inanca inanması ve kanıtlanmış bir inanca inanmaması epistemik suç işlediği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla epistemik suç, epistemik sorumluluğun yerine getirilmemesine de işaret etmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EPİSTEMOLOJİ = MEBHAS-I MARİFET = EPISTEMOLOGY[İng.] = ÉPISTÉMOLOGIE[Fr.] = EPISTEMOLOGIE[Alm.] = EPISTEMELOGOS[Yun.]


- TRANSISTOR À ÉLÉMENTS ÉPITAXIAUX DIFFUSÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= EPİTAKSİYEL YAYINIK ELEMANLI TRANSİSTÖR


- EPOCHES/AGES vs. CENTURIES vs. PERIODS


- EQUUS ile AEQUUS

( At. İLE Düz, yatay, eşit; uygun, elverişli, dost, haklı, haktanır; sakin. )

( Pegaus'a işaret eder. İLE İnsana işaret eder. )


- ER ile ERGEN ile ERMİŞ


- ER değil/yerine NÜFUS


- ER ile/ve/||/<>/> ONBAŞI ile/ve/||/<>/> ÇAVUŞ ile/ve/||/<>/> YÜZBAŞI ile/ve/||/<>/> BİNBAŞI ile/ve/||/<>/> AĞA ile/ve/||/<>/> BAŞ AĞA[> PAŞA]


- ERATOSTHENES ve/||/<>/> STRABON

( M.Ö. 276 - 194 ve/||/<>/> M.Ö. 63 - M.S. 23 )

( Ἐρατοσθένης VE/||/<>/> Στράβων )


- Erbâbına konuşulur! SUS!!!


- ERDEM = FAZİLET = VIRTUE[İng.] = VERTU[Fr.] = TUGEND[Alm.] = VIRTUS[Lat.] = ARETE[Yun.] = VIRTUD[İsp.]


- EREBOS ile/ve NYKS

( Mutlak karanlık. İLE/ve Gece. )


- EREK = GAYE = PURPOSE, END[İng.] = FIN[Fr.] = ZWECK[Alm.] = FINIS[Lat.] = TELOS[Yun. < TELEUTE]


- ERES[Ar.] ile ER'ES[Ar.]

( Çiftçilik, çiftçi olma. İLE Başı büyük, kocakafa. )


- HYSTERESIS[İng.] / HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= ERESİM/HİSTEREZİS


- HYSTERESIS LOSS[İng.] ile/değil/yerine/= ERESİM KAYBI


- ERGONOMICS[İng.] ile/değil/yerine/= ERGONOMİ


- ERİNÇ, DİNGİNLİK = PEACE, REPOSE[İng.] = TRAQUILLITÉ[Fr.] = BERUHIGUNG[Alm.] = QUIETUS[Lat.]


- ERİNÇ/HUZUR ve/||/<> BARIŞ

( İç/içte. VE/||/<> Dış/dışta. )


- ERÎS ile ERÎS[Fars.] ile ERİŞ[Fars.]

( Çiftçi, ekinci. İLE Zeki, uyanık, akıllı, uslu. İLE Bilek. | Endâze, arşın. )


- ERİŞİLEBİLİRLİK[İng. ACCESSIBILITY] ile/||/<> ERİŞKİN KÖK GÖZELERİ[İng. ADULT STEM CELLS]

( Erişilebilirlik, doğru inançların bilgiyi meydana getirebilmesi için gerekli olan kanıtlara, nedenlere ve gerekçelere öznenin ulaşabilmesi anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle erişilebilirlik, Hasan Yücel Başdemir’in de kitabında belirttiği gibi, öznenin, inancının gerekçelendirmesini yaparken kullandığı gerekçeleyicilere (justifiers) [gerekçelendirmeyi sağlayan kanıtlara anlamına gelir ve bu ifadeyi ilk kez Alston kullanmıştır] ulaşabilmesini ve bu gerekçeleyicilerin bilinebilir olmasını ifade eder. Ancak buradaki temel nokta, öznenin erişimine açık olan gerekçeleyicilerin, içsel süreçlerle ilgili olmasıdır. Bu bakımdan erişilebilirlik, öznenin kendi içsel süreçlerine erişebilmesi, bu süreçlerin farkında olması ve bilmesi anlamına gelmektedir. Bilen öznenin, bir inancının gerekçeleyicilerine ya da kanıtlarına erişebiliyor olması demek, aynı zamanda bu gerekçeleyicilerin ya da kanıtların sorumluluğunu alması ve onlara inanıyor olmasını gerektirmektedir. Dolayısıyla bu kavram, içselciliğin gerektirdiği şartlardan birini ifade etmektedir. @@ Erişkin kök gözesi, farklılaşmış bir dokuda ayrışmamış halde bulunan ve kendini yenileyip köken aldığı organın spesifik gözesine dönüşebilen gözelerdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ERİŞMEK ile ERİŞİLMEK ile ERİŞTİRMEK ile ERİŞEBİLMEK ile ERİŞTİRİLMEK ile ERİŞ


- FLUXES[İng.] / SCHMELZMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ERİTİŞ NESNELERİ


- ENERGY BANDS[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE KUŞAKLARI


- ENERGY DISSIPATION, ENERGY LOSS[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE YİTİMİ


- ERKE = KUDRET = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ACTUS[Lat.] = ENERGEIA[Yun.] = ENERGÍA[İsp.]


- ERKEKLENMEK ile ERKEKLEŞMEK ile ERKEKLEŞTİRMEK ile ERKEK/LİK ile ERKEKLİ ile ERKEKÇE ile ERKEKSİZ/LİK ile ERKEK FİŞ ile ERKEK İŞİ ile ERKEK BAKIR ile ERKEK DEMİR ile ERKEK FATMA ile ERKEK ORGAN ile ERKEK ERKEĞE ile ERKEK ANAHTAR ile ERKEK BERBERİ ile ERKEK MİLLETİ ile ERKEK TERZİSİ ile ERKEKLER HAMAMI ile ERKEKLİ KADINLI ile ERKEKLİK ORGANI


- ERKEN TANI/TEŞHİS ile/ve/yerine BAŞINDAN/ÖNCEDEN TANI/TEŞHİS


- ERKEN TAŞ DEVRİ[İng. EARLY STONE AGE] ile/||/<> ERKEN ULAŞMA[İng. EARLY ACCESS]

( Yaklaşık 2,6 milyon yıl önceden başlayıp 400.000 ila 250.000 yıl önceye kadar süren ve Oldowan ve Acheulean denen taş alet kullanımını içeren bir zaman aralığıdır. Afrika’daki Erken Taş Devri yaklaşık olarak Avrupa ve Asya’daki İlk Yontma Taş Devri denen döneme denk gelir. @@ Gerek avlayarak gerekse de leş yiyerek ölü hayvan gövdesini tüketmede erken sıralarda (genellikle ilk sırada) yer alarak kaynak elde etme.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ERKEN ile ERKENCİ KUŞ ile ERKEN GELİYOR ile AKŞAMIN ERKEN SAATLERİ ile ERKEN MEYVELER ile SABAHIN ERKEN SAATLERİ ile ERKEN OLGUNLAŞMA ile ERKEN KALKMA ile ERKEN İLKBAHAR ile ERKEN UYARI

( EARLY vs. EARLY BIRD vs. EARLY COMING vs. EARLY EVENING vs. EARLY FRUITS vs. EARLY MORNING vs. EARLY RIPENING vs. EARLY RISING vs. EARLY SPRINGTIME vs. EARLY WARNING )

( سحري ile زودي ile عتيق ile زود ile سحرخيز ile زودرس ile دم شب ile نوبر ile صبحدم ile زودخيز ile زودخيزي ile نو بهار ile پيش آژير )

( SAHARY ile ZUDY ile ATYGH ile ZUD ile سحرخيز ile ZUDARS ile DAM SHAB ile NOBAR ile SOBHDOM ile زودخيز ile زودخيزي ile NO BACPEHAR ile PEYSH AZHYR )