N ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.702 başlık/FaRk ile birlikte,
11.702 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(22/48)
- İMKÂN değil/yerine/= OLANAK
- İMKANSIZLAŞMAK ile İMKANSIZLAŞTIRMAK ile İMKAN ile İMKANSIZ/LIK ile İMKANSIZCA
- IMMEDIATE :/yerine DERHAL, HEMEN
- IMMEDIATELY ALTERATION vs. SUDDEN ALTERATION
- IMMIGRANT :/yerine GÖÇMEN
- IMMIGRATION :/yerine GÖÇ
- IMMOBİLİZASYON/IMMOBILIZATION[İng.] değil/yerine/= SABİTLEME
- IMMÜNİZASYON/IMMUNIZATION[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLAMA
- IMMÜNOJENİK/IMMUNOGENIC[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLAŞTIRAN
- IMMÜNOMODÜLASYON/IMMUNOMODULATION[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK UYUMLAMASI
- İMPAKSİYON/IMPACTION[İng.] değil/yerine/= TAKILMA
- İMPARATORLUK ile İMPARATORLUK İYİLİKLERİ ile EMPERYALİZM ile EMPERYALİST ile EMPERYALİST ile TEHLİKE ile BUYURGAN ile BUYURGAN BİR ŞEKİLDE
( IMPERIAL vs. IMPERIAL FAVORS vs. IMPERIALISM vs. IMPERIALIST vs. IMPERIALISTIC vs. IMPERIL vs. IMPERIOUS vs. IMPERIOUSLY )
( امپراتوري ile همايوني ile شاهنشاهي ile همايون ile سلطنتي ile مراحم ملوکانه ile امپرياليسم ile استعمار طلبي ile امپرياليست ile بهره جويانه ile استعمار گراي ile درخطر انداختن ile اماره ile آمرانه )
( EMPERATORY ile همايوني ile SHANESHAHY ile CPEHMAYVAN ile SALTANTY ile MARAHAM MOLOKANEH ile EMPERYALYSAM ile ESTEMAR TALABY ile EMPERYALYSET ile BACPAREH JOYANEH ile ESTEMAR GERAY ile DARKHATAR ANDAKHTAN ile EMAREH ile AMRANEH )
- İMPLANTASYON/IMPLANTATION değil/yerine/= EKİM
- İMPLANTASYON ile İMPLANTE EDİLMİŞ
( IMPLANTATION vs. IMPLANTED )
( جايگيري ile مرکوز )
( جايگيري ile مرکوز )
- IMPLICATION :/yerine İMA, SONUÇ
- IMPLICIT FUNCTION ile/||/<> PARAMETRIC FUNCTION
( Implicit F(x,y)=0, parametric x=f(t), y=g(t). )
( Formül: Relation İLE parameter )
- IMPORT and DISCOUNTED IMPORTS and IMPORT LEVY and IMPORT REGIME and IMPORT SUBSTITUTION and SAFETY CONTROLS ON IMPORTS and SUBSIDISED IMPORTS
( İthalat. VE Dampingli ithalat. VE İthalat prelevmanı. VE İthalat rejimi. VE İthalat ikâmesi. VE İthalattaki güvenlik kontrolleri. VE Sübvansyonlu ithalat. )
- IMPRESSION :/yerine İZLENİM
- İMPRESYON/IMPRESSION[İng.] değil/yerine/= İZLENİM | ÇÖKÜNTÜ, | BASI İZİ
- İMPRİNTING ile/||/<> X-İNAKTİVASYON
( İmprinting ebeveyn özel, X-inaktivasyon dozaj. )
( Formül: Parent-specific İLE dosage compensation )
- İMRENMEK ile İMRENİLMEK ile İMRENDİRMEK ile İMREN ile İMRENCE
- İMTİHAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İMKÂN
- İMTİHAN ile İMTİHANSIZ
- İMTİHÂN[Ar. < MEHN] değil/yerine/= DENEME, SINAMA | SINAV
- İMZA ile NİŞAN
( INSIGNE vs. INSIGNIA )
( نشان افتخار ile مدال رسمي ile نشان رسمي ile آرم )
( NESHAN AFTAKHAR ile MADAL RASMY ile NESHAN RASMY ile ARM )
- ÎN/İYN[Ar. < AYNÂ] ile ÎN[Fars.]
( İri ve güzel gözlüler. İLE Bu. )
- in d[Lat. < IN DIES] değil/yerine/= HER GÜN
- İN VİVO DESENSITİZASYON/IN VIVO DESENSITIZATION[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMADA DUYARSIZLAŞTIRMA
- IN vs. WHITIN
- İN ile/ve/değil/||/<> AY İNİ
(
)
- IN :/yerine İÇİNDE
- İN ile İn ile İN
( Yaban hayvanlarının, kendilerine yuva edindikleri kovuk. | Mağara. İLE İndiyum'un simgesi. İLE İnsan. )
- INACCESSİBLE İLE MEASURABLE İLE WOODİN ile/||/<> BÜYÜK KARDİNALLER
( Set kuramı büyük sonsuzluklar. )
( Formül: Con(ZFC + LC) )
- İNAKTIVASYON/INACTIVATION[İng.] değil/yerine/= ETKINSİZLEŞME
- İN'ÂM[Ar.] ile İHSÂN[Ar.]
- İNAN ile İMAN
( DO BELIEVE vs. FAITH/FULLNESS )
- İNAN = İMAN = FAITH[İng.] = FOI[Fr.] = GLAUBE[Alm.] = FIDES[Lat.] = FE[İsp.]
- İNAN / İNANCA ile/ve/<>/> İNANÇ
( Süreç. İLE/VE/<>/> Sonuç. )
( Bireysel. İLE/VE/<>/> Toplumsal. )
- İNANAN ile KÂFİR
- | "İNANAN" ile/ve/>< "KUŞKULANAN" |
değil/yerine/>
BAKMAYI BİLEN
( | "Mutludur." ile/ve/>< (")Bilgilidir.(") | DEĞİL/YERİNE Anlayandır. )
- [İNANÇ +] İLİM ile/ve/||/<> İRFAN ile/ve/||/<> HÜZÜN ile/ve/||/<> NEŞE ile/ve/||/<> [bunlar yoksa]
( Hikmet. İLE/VE/||/<> Rahmet. İLE/VE/||/<> Zarâfet. İLE/VE/||/<> Muhabbet. İLE/VE/||/<> Şiddet. )
- İNANÇ ile GÜVEN
( FAITH/BELIEF vs. CONFIDENCE/TRUST )
- İNANÇ ile/ve/<> İMAN
( Düşüncenin pekişmişliği. İLE/VE/<> İnancın pekişmişliği. )
( Herşeyin başlangıcı ve kaynağı olan düşünce, inancın da imanın da başlangıcı ve kaynağıdır. İLE/VE/<> İnanç, düşüncenin pekişmiş/yoğunlaşmış hali, iman da inancın pekişmiş/yoğunlaşmış halidir. )
( Kuramı, uygulamaya geçiren tek ve en önemli olgu. İLE/VE/<> ... )
( BELIEF vs./and/<> FAITH )
- İNANDIRICI ile İNANMAK ile OLASILIĞA İNANMAK ile MÜMİN ile ESHRAGH'A İNANAN
( BELIEVABLE vs. BELIEVE vs. BELIEVE IN THE POSSIBILITY vs. BELIEVER vs. BELIEVER OF ESHRAGH )
( باور کردني ile قابل قبول ile باور کردن ile اعتقاد کردن ile گمان کردن ile ايمان داشتن ile اعتقاد داشتن ile عقيدهداشتن ile معتقد بودن ile اعتقادکردن ile بر اين باور بودن ile اعتقادداشتن ile ايمان آوردن ile گمان داشتن ile احتمال دادن ile باور کننده ile اهل ايمان ile مومن ile معتقد ile اشراقي )
( BAVAR KARDANY ile GHABEL GHABOL ile BAVAR KARDAN ile ETEGAD KARDAN ile GOMAN KARDAN ile AYMAN DASHTAN ile ETEGAD DASHTAN ile AGHYDEDDASHTAN ile MOTAGHAD BODAN ile ETEGADKARDAN ile BAR AYNE BAVAR BODAN ile ETEGADDASHTAN ile AYMAN AVARDAN ile GOMAN DASHTAN ile EHTAMAL DADAN ile BAVAR KONANDEH ile اهل ايمان ile MOMEN ile MOTAGHAD ile ESHARAGHY )
- İNANILACAK (OLAN) ile/ve ALKIŞLANILACAK (OLAN)
( Alkışı, en sessiz biçimde karşılayan, alkışı, hak etmiş demektir. )
- İNANMAK/İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖNGÖRMEK/ÖNGÖRÜ/TAHMİN
- İNANMAK ile İNANILMAK ile İNANDIRMAK ile İNANABİLMEK ile İNANIVERMEK ile İNANDIRILMAK ile İNAN ile İNANÇ ile İNANCA ile İNANCI/LIK ile İNANLI ile İNANSIZ/LIK ile İNANÇLI/LIK ile İNANÇSIZ/LIK ile İNANÇLICA ile İNANÇSIZCA
- İNAT (ETMEK/EDEN) ile/ve/değil/yerine/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR] (GÖSTERMEK/GÖSTEREN)
- İNATÇI ile HARIN
( ... İLE Bir şeyden huylanıp yürümeyen, geri geri giden hayvan. | [mecaz] Hain, huysuz. | [mecaz] Obur. )
- İNCE ÜNLÜ/RAKİK/RİKKAT ile/||/<> KALIN ÜNLÜ/İŞBA ile/||/<> KALIN ÜNLÜYE EĞME/İŞBA ile/||/<> REF ile/||/<> ÜNLÜ ALAN ile/||/<> ÜNLÜ ALMAYAN ile/||/<> ÜNLÜLENME
( Ağız boşluğunun ön bölümünde oluşan ünlüler (e, i, d, ü). | Yuvarlama. İLE/||/<> Ağız boşluğunun art bölümünde oluşan ünlüler (a, ı, o, u). İLE/||/<> Vezin gerektirdiğinden, sözcüğe bir yazaç ekleyerek ya da yazacı eğerek uzatmak. İLE/||/<> Bir sözcüğü zammeli[ötre - yuvarlak ünlülü (o, ö, u, ü)] okuma. İLE/||/<> Sesçil imlerden birini alan yazaç. İLE/||/<> Sesçil im almamış yazaç. İLE/||/<> Vezinde söz konusu olan ünsüzler ve ünlüler dışında olan, okunuşta veznin içine katılan ve anlamı değiştiren bir dizi ünlünün eklenmesi. )
- İNCEDEN ile İNCEDEN İNCEYE
- İNCELEMEK ile DİSEKSİYON
( DISSECT vs. DISSECTION )
( تشريح کردن ile تشريح )
( TASHARYHE KARDAN ile TASHARYHE )
- İNCELİK ile NARİN ile NAZİKÇE
( DELICACY vs. DELICATE vs. DELICATELY )
( لطايف ile هوسانه ile ظريفي ile نازک بيني ile خوراک لذيذ ile نازک کاري ile ظريف ile نازک بين ile سيمتن ile لطيف ile ملوس ile باريک ile ظريفانه )
( لطايف ile هوسانه ile ZARYFEY ile NAZAK BEYNEY ile KHORAK LEZYZE ile NAZAK KARY ile ZARYFE ile NAZAK BEYNE ile سيمتن ile لطيف ile MOLOS ile BARYK ile ظريفانه )
- İNCİ ile/ve/||/<> MERCAN
( [Divân Edebiyatında] Gözyaşını simgeler. İLE/VE/||/<> Kanlı gözyaşını simgeler. )
( Barış. İLE/VE/||/<> Feragat. )
( Hz. Hasan ve soyu. İLE/VE/||/<> Hz. Hüseyin ve soyu. )
( Kavuşmayı/vuslatı simgeler/nişânesidir. İLE/VE/||/<> ... )
- İNSAN/KİŞİ:
İNCİL'DE ve/||/<> KUR'ÂN'DA
( İmanı, ümidi ve şefkati olandır. VE/||/<> İman, ihlâs ve doğru/düzgün eylem/etkinlik peşinde koşandır. )
- İNCİR ve ZEYTİN
( TİN ve ZEYTÛN )
( Çok çekirdekli. VE Tek çekirdekli. )
( Tek/çok. VE 2 )
( Beyin. VE Gözbebeği. )
( KÂBE: Beyin. )
- INÇKIR ile/||/<> İNÇKİR ile/||/<> INGRAN/İNGREN
( Ağlamak[hıçkıra hıçkıra]. İLE/||/<> Ağlamak[ince sesle]. İLE Ağlamak[dertli olarak, gizli gizli ağlamak, inlemek] )
- INCREASING :/yerine ARTAN
- INDEED :/yerine GERÇEKTEN
- INDEPENDENCE ile/||/<> CORRELATION
( Independence P(A∩B)=P(A)P(B) İLE correlation linear ilişki. )
( Formül: Probability İLE linear relationship )
- INDEPENDENT VARIABLE[İng.] değil/yerine/= BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN
- INDEX :/yerine DİZİN
- INDIAN :/yerine KIZILDERİLİ, HİNTLİ
- INDICATION :/yerine BELİRTİ
- İNDİRGEME = İRCA = REDUCTION[İng.] = RÉDUCTION[Fr.] = REDUKTION[Alm.] = REDUCTIO[Lat.] = REDUCCION[İsp.]
- İNDİRGEMEK ile/ve/||/<> EN AZINDAN
- İNDİRGEN ile/||/<> YÜKSELTGEN
( İndirgen elektron verir İLE yükseltgen elektron alır )
( Formül: Red ajan İLE Ox ajan )
- İNDİRGENME/REDÜKSİYON ile/>< OKSİDASYON
( Elektron kazanan tepkime. İLE/>< Elektron kaybeden tepkime. )
- İNDİRİLEN KİTAP = İNSAN
- INDIVIDUALISM OF HUMAN vs. SOCIALISM OF HUMAN
- İNDÜKSİYON İLE DETERMİNASYON İLE DİFERANSİYASYON ile/||/<> GÖZE KADERİ
( Göze tipinin belirlenmesi aşamaları. )
( Formül: Pluripotent → Unipotent )
- İNDÜKSİYON/INDUCTION[İng.] değil/yerine/= UYARTIM
- İNDÜKSİYON/INDUCTION değil/yerine/= İRGİTİM
- İNEK ile/ve AVGAN
( ... İLE/VE Gebe inek. )
- INERVASYON/INNERVATION[İng.] değil/yerine/= SİNİR DONATISI
- INFANT :/yerine BEBEK, YENİ DOĞAN
- İNFÂZ[Ar. < NÜFÛZ | çoğ. İNFÂZÂT]/EXECUTION[İng.] değil/yerine/= YÜRÜTÜM, YERİNE GETİRME, UYGULAMA
- INFECTION :/yerine ENFEKSİYON
- INFİLTRASYON/INFILTRATION[İng.] değil/yerine/= İÇE SIZMA
- INFIXATION değil/yerine/= İÇEKLEME
- INFLATION :/yerine ENFLASYON
- INFORM vs. COMMUNICATION
- INFORM vs./and INVITATION
- INFORMATION :/yerine BİLGİ
- INFORMATION vs./and PAIN
- INFRARED RADYASYON/INFRARED RADIATION[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM
- İNFÜZE ETMEK ile İNFÜZYON
( Damar yoluyla vermek, deri altına vermek. İLE Damar yoluyla verme, deri altına verme. )
- INFÜZYON/INFUSION[İng.] değil/yerine/= DAMARDAN SIVI AKTARIMI
- İNGEK ile İNGEK[Oğuz] ile İNGEN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İnek. İLE Dişil kaplumbağa. İLE Dişil deve. )
- İNHALASYON/INHALATION[İng.] değil/yerine/= SOLUKLA ALMA
- İNHALASYON ile İNHALE ETMEK ile İNHALER
( Soluma. İLE Solumak. İLE Solunan, ilaç solutucu [aygıt]. )
- İNHİBE ile İNHİBE ETMEK ile İNHİBİSYON ile İNHİBİTOR
( Baskılanmış, engellenmiş. İLE Baskılamak, engellemek. İLE Baskılama, engelleme. İLE Baskılayıcı, engelleyici, önleyici. )
- İNHİBİSYON/INHIBITION[İng.] değil/yerine/= ENGELLE(N)ME
- İN'İSÂB[Ar.]/INNERVATION[İng./Fr.] değil/yerine/= SİNİRLERİ GÜÇLENDİRME | SİNİRLERİN GÖVDEDEKİ DAĞILIŞI
- İNİSİYASYON = DIKSHA[Sansk.]
- İNKÂR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNSAN
- İNKARNADİN ile ENKARNE OLMAK ile ENKARNASYON
( INCARNADINE vs. INCARNATE vs. INCARNATION )
( گلگون کردن ile صورت خارجي دادن ile متجسم ile مجسمکردن ile متجلي کردن ile متجلي ile صورت خارجي )
( GOLGON KARDAN ile SORT KHARJY DADAN ile MOTAJASM ile MOJASAMKARDAN ile MOTEJELY KARDAN ile MOTEJELY ile SORT KHARJY )
- İNKLINASYON/INCLINATION[İng.] değil/yerine/= EĞİM
- İNKONTİNANS ile/||/<> RETANSİYON
( Sidik ya da dışkı denetiminin kaybı. İLE/||/<> Sidik ya da dışkının tutulamaması. )
- İNKORPORASYON/INCORPORATION[İng.] değil/yerine/= İÇE KATIM
- İNMEK ile TORUNLARI ile İNDİ ile İMAM RIZA'NIN SOYUNDAN ile ALÇALAN ile İNİŞ
( DESCEND vs. DESCENDANTS vs. DESCENDED vs. DESCENDED FROM EMAM REZA vs. DESCENDING vs. DESCENT )
( نزول کردن ile پائين رفتن ile اعقاب ile معنعن ile رضوي ile نزولي ile نژاد ile نسب ile نزول ile هبوط )
( NEZOL KARDAN ile PAYEYNE RAFTAN ile EGHAB ile معنعن ile REZVY ile NEZOLY ile NEJAD ile NASB ile NEZOL ile CPEHBUT )
- İNOKÜLASYON/INOCULATION[İng.] değil/yerine/= AŞILAMA
- İNOVASYON/INNOVATION[İng.] değil/yerine/= YENİLEŞİM
- INR/INTERNATIONAL NORMALIZED RATIO[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI NORMALLEŞTİRİLMİŞ ORAN
- İNS Ü CİN -ile
( HERŞEY )
- İNŞAAT:
"KABA" ile/ve/değil/||/<>/< GÖRÜNEN
- İNSAF ile/ve/<>/> İMAN
- İNSAN
- İNSÂN -ile
( ÜNSİYET KURAN | ADAM | İYİ, OLGUN | VAR OLMAYAN | HAKİKAT'ÜL HAKAİK | [AÇIKLAMA YETMEZ!] )
- İNSAN BECERİLERİNE EN YAKIN OLAN -ile
( ŞEMPANZE )
- İNSAN:
DİRİMSEL(BİYO) ve/||/<> ANLIKSAL/ZİHİNSEL(PSİKO) ve/||/<> TOPLUMSAL(SOSYAL) VAROLAN
- İNSAN:
DÜNYANIN ve/||/<> TOPRAĞIN TUZU
(
)
- İNSAN:
"EN ŞEREFLİ" VAR OLAN değil TEK, ŞEREFLİ/ONURLU VAR OLAN
- İNSAN GELİŞİMİ KURAMCILARINDA:
MARGARET MAHLER ile/ve/||/<> JOHN BOWLBY ile/ve/||/<> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> ERIK ERIKSON ile/ve/||/<> JEAN PIAGET ile/ve/||/<> DANIEL STERN
- İNSAN GÖVDESİNDE, DOĞAL OLARAK BULUNAN NİKOTİN -ile
( 2 nanogram [18 nanograma ulaşırsa kişi bayılır. Daha fazlası ise ölüme götürür.] )
- İNSAN İÇİN EN ZEHİRLİ HAYVANLARI AVLAYAN -ile
( KONİK SALYANGOZ )
- İNSAN/KİŞİ:
KENDİ OLAN ile/ve/||/<> ARASINDA (SIKIŞIP) KALAN ile/ve/||/<> ÂŞIK OLAN
- İNSAN/KİŞİ:
OLGUN ile/ve/değil/<> ONURLU
- İNSAN:
KONUŞAN ile/ve/değil/||/<>/< KONUŞULAN
- İNSAN:
"YOK" VAROLAN ile/ve/=/değil "YOK OLAMAZ" VAROLAN
- İNSAN ve/<> ACZ
( Kişinin kaderi, aczdir. )
- İNSAN ile/ve ÂDEM
( HUMAN vs./and ADAM )
- İNSAN ile/ve ADEM[Ar.]/YOKLUK
( HUMAN vs./and NON-BEING )
- İNSAN = BERZAH
- İNSAN BEŞER
- İNSAN(/TOPLUM) ile/ve DOĞA
( Kişiler, başağa benzer. İçi boşken havadadır, doldukça eğrilir. )
( İnsan doğası, azalıp çoğalmaz. )
( Kişi, doğanın doğal devamıdır. )
( Düşünce rüzgâr, bilgi yelken, insanlık da kayığın kendidir. )
( İNSAN: Başkasına yararı olan. )
( Kişi, Havasız üç dakika, Susuz üç gün, Yemeksiz ancak üç hafta dayanır. )
( HUMAN(/SOCIETY) vs./and NATURE )
- İNSAN ve/<> DOĞA["DOA" değil!]
( Doğa, senin herşeyindir. Herşey, senin doğandır! )
( Kişi, doğayla arasındaki derin samimiyeti yitirdiğinde, tapınaklar, önemli bir duruma geçer. )
- İNSAN ve/< DÖNÜŞ YOLU
( Yürüyüş de, dönüş de, insana hizmet ederek gerçekleşir. )
- İNSAN ve/||/<> EMEK
- İNSAN ile/ve/değil EŞİK
- İNSAN ile/ve/||/<>/> GELECEK
( Kişi, geleceği geldirendir. )
- İNSAN[Ar.]/ZÂT[Ar.] =/||/<>/< GÖZBEBEĞİ
- İNSAN ve/||/<> GÜVEN
( İNSAN: Kendine, insan emânet edilebilen. )
- İNSAN ile HERHANGİ BİR ŞEY('İ)
( Kişi, başlı başına bir şeydir! Hiçbir şeyle karıştırılamaz/karıştırılmamalıdır! )
( HUMAN vs. ANYTHING )
- İNSAN = HUMAN, MAN[İng.] = HOMME[Fr.] = MENSCH[Alm.] = HOMO[Lat.] = ANTHROPOS[Yun.] = HUMANO/NA[İsp.]
- İNSAN ile İKİ AYAKLI HAYVAN(CANLI)
( HUMAN vs. BIPED )
- İNSAN ile/ve İNSAN-I KÂMİL(/KÂMİL İNSAN/ÂDEM-İ MÂNÂ)
( HUMAN vs./and WISE PERSON )
- İNSAN ile İNSANOĞLU ile İNSANLAR ile İNSAN DOĞASI ile İNSAN HAKKI ile İNSAN HAKLARI ile İNSAN HAKLARI KAYDI ile HÜMANİZM ile İNSANLIK ile İNSANCILLAŞTIRMAK ile İNSANCA
( HUMAN vs. HUMAN BEING vs. HUMAN BEINGS vs. HUMAN NATURE vs. HUMAN RIGHT vs. HUMAN RIGHTS vs. HUMAN RIGHTS RECORD vs. HUMANISM vs. HUMANITY vs. HUMANIZE vs. HUMANLY )
( خاکزاد ile هومن ile هومان ile انسان ile ادم ile بشري ile بشر ile وابسته بانسان ile آدميزاد ile آدم ile اشرف مخلوقات ile ناس ile ناسوت ile حق بشر ile حقوق بشر ile پيشينه حقوق بشر ile علوم انساني ile بشريت ile نوع دوستي ile ادبيات وفرهنگ ile آدميت ile انسانيت ile آدمي ile مروت ile نوع بشر ile انسان شدن ile با مروت کردن ile بطور انساني )
( KHAKZAD ile TEOOMEN ile TEOOMAN ile ENSAN ile ADAM ile BESHARY ile BESHAR ile VABASTEH BANSAN ile ADAMYZAD ile ADAM ile ESHARF MOKHLOGHAT ile ناس ile NASUT ile HAGH BESHAR ile HOQUQ BESHAR ile PEYSHYNAH HOQUQ BESHAR ile ALUM ENSANY ile BESHARYT ile NO DOSTY ile ADABYAT VAFAREANG ile ADAMYT ile ENSANYT ile ADAMY ile MOROT ile NO BESHAR ile ENSAN SHODAN ile BA MOROT KARDAN ile BETOR ENSANY )
- İNSAN ile/ve/||/<> İSYAN
- İNSAN ve/=/<> LEYL'ÜL-KABR
- İNSAN ile/ve/||/<>/< MAYMUN/SÜRÜNGEN/BALIK
(
)
- İNSAN ve/||/<>/> MECZUB
( Ne kadar insan olunabilirse, toplumun dilinde, o kadar "meczub" olunur. )
- İNSAN ile/ve MELEK
( İbâdet eder. İLE/VE İtaat eder. )
- İNSAN ve/<> MERBÛB
- İNSAN ile/||/<> POSTHUMAN
( Transhümanizm )
( Nick Bostrom tarafından 2003 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1973-) (Ülke: İsveç) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Simülasyon hipotezi, yapay zeka riskleri) )
- İNSAN ve/||/<>/< ÜNS
( ... VE/||/<>/< Özsel yakınlık. )
- İNSAN ile/ve/||/=/<> VARLIK
- İNSAN VÜCUD(VARLIK)
- İNSANA/KİŞİYE SIĞABİLEN/SIĞAMAYAN ve/=/||/<> EVRENE SIĞABİLEN/SIĞAMAYAN
( Evren. VE/=/||/<> İnsan. )
- İNSANI İNSAN YAPAN" değil KİŞİYİ, İNSAN YAPAN ...DIR
- İNSANÎ KONULAR/DURUMLAR/OLAYLAR:
AŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAŞILMASI GEREKEN
- İNSANİÇİNCİLİK = Lİ-L-BEŞERİYE = ANTHROPOCENTRISM[İng.] = ANTHROPOCENTRISME[Fr.] = ANTHROPOZENTRISMUS[Alm.] = ANTHROPOS-KHENTRON[Yun.]
- İNSANIN, ...[CANI İSTİYOR/ÇEKİYOR] ile/ve/değil BENİM/SENİN/ONUN ...
- İNSAN/KİŞİ:
NE İSTEDİĞİNİ BİLEBİLEN ile/ve/değil/||/<>/< NE İSTEMEDİĞİNİ BİLEBİLEN
- İNSAN/KİŞİ ve/<> GÖRÜNMEYEN VAROLAN
- İNSANLIK İÇİN ile İNSANLIK ADINA
- İNSAN/LIK:
MAĞARADAN ve/||/<>/> MARS'A GİDEN VE SÜRECİ
- İNSANSI(HOMİNİD) ile/ve/||/<>/> İNSAN(HOMİNİN)
(
HOMİNİD ve HOMİNİN
İnsanın Evrimsel Sınıflandırması: Kapsamlı Çözümleme ve Karşılaştırma
Temel Tanımlar
- Goril
- Orangutan
- Şempanze
- Bonobo
- İnsan (Homo sapiens)
- Tüm fosil ataları
- Modern insan (Homo sapiens)
- Australopithecus türleri
- Neandertal
- Denisovan
- Homo erectus, Homo habilis
- İnsanın tüm doğrudan ataları
Taksonomi
Ayrıntılı Karşılaştırma
| Özellik | HOMİNİD (Hominidae) | HOMİNİN (Hominini) |
|---|---|---|
| Taksonomik Seviye | Aile | Kabile |
| Kapsam | Tüm büyük maymunlar + İnsan | Sadece insan |
| Üye Sayısı | ~15 - 20 yaşayan tür | Bir yaşayan tür (Homo sapiens) |
| Evrimsel Ayrılma | ~15 - 20 milyon yıl önce | ~7 milyon yıl önce |
| Coğrafi Dağılım | Afrika, Asya (doğal); Dünya geneli (insan) | Afrika kökeni; dünya geneli (bugün) |
| Yürüyüş Biçimi | Çeşitli (Knuckle-walking, bipedal, arboreal) | İki ayak üzerinde (Bipedal) |
| Beyin Oylumu | 300 - 1400 cc arası | 400 - 1400 cc (evrim boyunca artış) |
| Âlet Kullanımı | Basit (bazı türlerde) | Gelişmiş ve düzenli |
| Toplumsal Yapı | Değişken toplumsal öbekler | Karmaşık toplumsal organizasyon |
| İletişim | Sesler, jestler, yüz ifadeleri | Gelişmiş dil yeteneği |
Evrimsel Zaman Çizelgesi
Ayırt Edici Özellikler
Homininlere Özgü Özellikler
- Bipedalizm: Dik yürüme yeteneği
- Büyük beyin: Gövde oranına göre büyük beyin oylumu
- Küçük köpek dişleri: İndirgenmiş köpek dişler
- Âlet yapımı: Düzenli âlet üretimi ve kullanımı
- Dil yeteneği: Karmaşık iletişim düzeneği
- Ateş kullanımı: Denetimli ateş yönetimi
- Simgesel düşünce: Sanat ve kültür
Tüm Hominidlerde Ortak
- Kuyruksuzluk: Kuyruk yokluğu
- Büyük gövde: Görece iri gövde yapısı
- Uzun kollar: Daldan dala atlama yeteneği
- Gelişmiş görme: Derinlik algısı
- Toplumsal yaşam: Topluluk olarak yaşama
- Uzun yaşam: Yavaş gelişim ve uzun yaşam
- Sorun çözme: Temel bilişsel yetenekler
Önemli Fosil Örnekleri
| Tür Adı | Sınıflandırma | Yaş (MYÖ) | Önemli Özellikler | Bulunma Yeri |
|---|---|---|---|---|
| Sahelanthropus tchadensis | Hominin | 7 | En eski olası hominin, bipedal? | Çad |
| Australopithecus afarensis | Hominin | 3.9 - 2.9 | "Lucy" fosili, kesin bipedal | Etiyopya |
| Homo habilis | Hominin | 2.8 - 1.5 | İlk Homo, âlet yapıcı | Tanzanya |
| Homo erectus | Hominin | 1.9 - 0.1 | Afrika dışına göç, ateş kullanımı | Afrika, Asya |
| Homo neanderthalensis | Hominin | 0.4 - 0.04 | Avrupa'ya uyum, kültürel gelişim | Avrupa, Batı Asya |
| Homo sapiens | Hominin (Yaşayan) | 0.3 - Günümüz | Modern insan, gelişmiş kültür | Dünya geneli |
| Gigantopithecus | Hominid | 2 - 0.3 | Dev maymun, soyu tükenmiş | Asya |
Terminolojinin Tarihsel Gelişimi
Eski Kullanım (1990 öncesi)
- Hominid: Sadece insan ve ataları
- Pongid: Büyük maymunlar (goriller, şempanzeler, orangutanlar)
- İnsan ve maymunlar ayrı aileler olarak görülürdü
Modern Kullanım (1990 sonrası)
- Hominid: Tüm büyük maymunlar + insan
- Hominin: Sadece insan soyu
- DNA çözümlemeleri, insanın büyük maymunlarla yakın akraba olduğunu gösterdi
- Filogenetik sınıflandırma düzenine geçiş
Moleküler çalışmalar, insanın şempanzelerle gorillere orangutanlardan daha yakın akraba olduğunu kanıtladı. Bu nedenle, taksonomik sınıflandırma, evrimsel ilişkileri yansıtacak biçimde güncellendi.
Özet ve Anahtar Noktalar
Anımsanması Gereken Ana Noktalar:
- Her hominin, bir hominiddir, ancak her hominid, bir hominin değildir.
- Hominid = Aile düzeyi (büyük maymunlar + insan)
- Hominin = Kabile düzeyi (sadece insan soyu)
- Homininler, yaklaşık 7 milyon yıl önce şempanzelerden ayrıldı.
- İki ayak üzerinde yürüme(bipedalizm), homininlerin ayırt edici özelliğidir.
- Günümüzde, Homo sapiens, hominin soyunun tek yaşayan üyesidir.
- Modern veri ve terimlerle DNA kanıtlarına dayanarak güncellenmiştir.
- INSEKTISIT/INSECTICIDE[İng.] değil/yerine/= BÖCEKKIRAN
- INSEMINASYON/INSEMINATION[İng.] değil/yerine/= TOHUMLAMA
- İNSÎ[Ar.] ile İNSÂN[Ar.]
- INSISTENCE vs. ASSERTION
- INSISTENCE vs. COMPULSION
- İNSİYYÜ'L-CİNNÎ[Ar.] ile ŞEYTÂN[Ar.]
- INSİZYON/INCISION[İng.] değil/yerine/= KESİ
- INSPEKSİYON/INSPECTION[İng.] değil/yerine/= GÖZLE İZLEME
- INSPIRASYON/INSPIRATION[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM
- INSPİRASYON ile/||/<> EKSPİRASYON
( İnspirasyon nefes alma, ekspirasyon nefes vermedir )
( Formül: Soluk alma İLE verme )
- INSPIRATION vs. INTUITION
- instill.[Lat. < INSTILLANDUS] değil/yerine/= DAMLA DAMLA AKITILSIN
- INSTITUTION :/yerine KURUM
- INSTRUCTION :/yerine TALİMAT
- INSTRUCTOR :/yerine EĞİTMEN
- INSTRUMENT :/yerine ENSTRÜMAN
- İNSÜLİN İLE GLUKAGON İLE SOMATOSTATİN ile/||/<> GLİKOZ DÜZENLEYİCİLER
( Kan şekeri kontrolünde rol alan hormonlar. )
( Formül: HbA1c < %7 (hedef) )
- İNSÜLİN ile/||/<> GLUKAGON
( İnsülin kan şekerini düşürür İLE glukagon yükseltir )
( Formül: β hücreleri (insülin) İLE α hücreleri (glukagon) )
- İNSÜLİN ile/ve/||/<> HOMA-IR
- İNSÜLİN ile İNSÜLİN İĞNESİ
- İNTAN ile İNTANİ
- INTEGRABLE İLE CHAOTİC İLE SOLİTON ile/||/<> DOĞRUSAL OLMAYAN SİSTEMLER
( Nonlineer dinamik ve çözümler. )
( Formül: ∂u/∂t + 6u∂u/∂x + ∂³u/∂x³ = 0 )
- İNTEGRAL ile İNTEGRAL HESABI ile AYRILMAZ PARÇA ile İNTEGRAND ile ENTEGRE ETMEK ile ENTEGRE ile ENTEGRASYON ile BÜTÜNLÜK
( INTEGRAL vs. INTEGRAL CALCULUS vs. INTEGRAL PART vs. INTEGRAND vs. INTEGRATE vs. INTEGRATED vs. INTEGRATION vs. INTEGRITY )
( لاينفک ile انتگرال ile بي کسر ile حساب جامعه ile جز لازم ile جزء لاينفک ile انتگرالده ile انتگران ile اختلاط ile يکپارچه ile مجتمع سازي ile يکپارچگي ile تماميت )
( LAYNAFAK ile ENTEGARAL ile BEY KASAR ile HASAB JAMEH ile JAZ LAZM ile JOZ LAYNAFAK ile ENTEGARALDEH ile ENTEGARAN ile AKHTELAT ile YKAPARCHEH ile MOJTAM SAZY ile YKAPARCHAGY ile TAMAMYT )
- INTEGRATION vs. TO GET COMPLETION
- INTEGRITY vs. CONCENTRATION
- INTENSE :/yerine YOĞUN
- İNTENSİF/İNTENSIVE[İng.] değil/yerine/= YOĞUN
- INTENSIFY vs. DEEPEN
- INTENTION :/yerine NİYET
- INTENTION vs./and ACTION
- İNTER- ile İNTRA- ile DİA- ile SİN- ile SUB- ile -LEMMA
( -arası. İLE iç, içine. İLE İçinden, arasından. İLE Bitişik, yapışık, kaynaşık. İLE -altı. İLE ... zarı. )
- INTERACTION vs. COMMUNICATION
- INTERACTION :/yerine ETKİLEŞİM
- INTERAKSİYON/INTERACTION[İng.] değil/yerine/= ETKİLEŞİM
- İNTERAKSİYON değil/yerine/= ETKİLEŞİM
- INTEREST vs./and REACTION
- INTERNALİZASYON/INTERNALIZATION[İng.] değil/yerine/= İÇSELLES¸TİRME
- INTERPOZİSYON/INTERPOSITION[İng.] değil/yerine/= ARAYA KONUMLAMA
- INTERPRETASYON/INTERPRETATION[İng.] değil/yerine/= YORUM
- INTERPRETATION :/yerine YORUM
- INTERPRETATION/COMMENT vs. SPECULATION
- INTERSECTION vs. TO CONJUNCTION
- INTERVENTION :/yerine MÜDAHALE
- İNTİBAK[Ar.]/ENTEGRASYON[İng. < INTEGRATION] değil/yerine/= ÖLÇÜDEŞLİK/ÖLÇÜ UYUM, UYUM
- İNTİHAR/MÜNTEHİR[: İntihar eden.] ile/değil ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]
- İNTİKALEN["ka" uzun okunur] ile İNTİKALÎ["ka" uzun okunur]
( İntikal suretiyle. İLE İntikal ile ilgili. )
- İNTİZÂ'[Ar. < NEZ]/DISSOCIATION[İng./Fr.] ile İNTİZÂH[Ar.]
( Çekip koparma, koparıp alma. İLE Dışkılama sonrası temizlenme, tahâret alma. )
- İNTİZAM[Ar.] değil/yerine/= DÜZEN/ÇEKİDÜZEN
- INTRODUCTION :/yerine GİRİŞ
- İNTROJEKSİYON/INTROJECTION[İng.] değil/yerine/= İÇE ATIM
- İNTRON ile/||/<> EKZON
( Kesikli genler İLE intron ve ekzon keşfi )
( Richard J. Roberts tarafından 1977 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1943-) (Ülke: İngiltere) (Alan: Moleküler Biyoloji) (Önemli katkıları: Split genler, intronlar) (Nobel: 1993) )
- İNTROSPEKSİYON/INTROSPECTION[İng.] değil/yerine/= İÇE BAKIS¸
- İNTROVERSİYON/INTROVERSION[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNÜKLÜK
- INTROVERT[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNÜK BİREY/ÖRGEN
- İNVAJİNASYON/INVAGINATION[İng.] değil/yerine/= İÇ İÇE GEÇME
- INVASION :/yerine İSTİLA
- İNVAZYON/İNVASION[İng.] değil/yerine/= YAYILMA
- INVENTION vs. INNOVATION
- İNVERSİYON/INVERSION[İng.] değil/yerine/= TERSINE DÖNME
- INVESTIGATION :/yerine SORUŞTURMA
- İNVOLÜSYON/İNVOLUTION[İng.] değil/yerine/= İÇE ÇEKİLME
- INVOLVED :/yerine DAHİL OLAN
- IOLİT ile/||/<> TURMALİN
( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )
- İP ile İP TORBA ile İP CAMBAZI ile İP TORBALI ile İP İSKELESİ ile İP MERDİVEN
- İPEK MAYMUN/TAMARİN ile PEMBE MAYMUN
( SAGUINUS TAMARIN vs. LEONTOCEBUS ROSALIA )
- İPEKBÖCEĞİ ve/<> KARATABAN
( ... VE/<> İpek böceklerinde geniş çapta ölüme yol açan kelebek hastalığı. )
- İP/KUMAŞ:
PAMUKTAN ile/<>/> MISIR PÜSKÜLÜNDEN ile/<>/> KAVAK AĞACI YAPRAĞINDAN
- İPSİLATERAL/IPSILATERAL[İng.] değil/yerine/= AYNI YAN
- İPTAL ETMEK ile İPTAL EDİLDİ ile KÜRTAJ YAPAN ile KÜRTAJ ile KÜRTAJ NEDEN OLUYOR ile SONUÇSUZ
( ABORT vs. ABORTED vs. ABORTIFACIENT vs. ABORTION vs. ABORTION CAUSING vs. ABORTIVE )
( نارس ماندن ile سقط کردن ile ريشه نکردن ile عقيم ماندن ile ساقط ile سقط جنيني ile بچهانداز ile عدم تکامل ile سقط ile سقط جنين ile بچهاندازي ile سقطجنين ile کورتاژ ile عقيم )
( NARS MANDAN ile SAGHAT KARDAN ile RYSHEH NAKARDAN ile AGHYM MANDAN ile SAGHAT ile SAGHAT JANYNEY ile BECHEHANDAZ ile ADAM TAKAMEL ile SAGHAT ile سقط جنين ile BECHEHANDAZY ile سقطجنين ile KORTAZH ile AGHYM )
- İRAN[Ar.] ile İRÂN[Ar.]
( Ülke. İLE Neşeli olma. | Tabut. )
- İRAN ile İRAN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI ile İRANLI ÖĞRENCİLER BASIN ile İRAN DÖNÜMÜ ile İRAN
( IRAN vs. IRAN MINISTRY OF FOREIGN AFFAIRS vs. IRANIAN STUDENTS PRESS vs. IRANIAN ACRE vs. IRANIAN )
( ايران ile وزارت خارجه ايران ile وابسته به ايران ile فارسي ile ايراني ile جريب ile خبرگزاري دانشجويان ايران )
( AYRAN ile VAZART KHARJEH AYRAN ile VABASTEH BAH AYRAN ile FARSY ile AYRANY ile جريب ile KHBARGOZARY DANESHJUYAN AYRAN )
- İRCÎ:
GEL! değil DÖN!
- İRCÎ:
GEL! değil DÖN!
- İRFÂN ile ARA/F
( BİLME, ANLAMA | İLÂHÎ BİR FEYİZ OLARAK KÂİNATIN SIRLARINI BİLME KUDRETİ | KÜLTÜR )
- İRFAN ile ENTELEKTÜEL SEZGİ
( WISDOM vs. INTELLECTUAL INTUITION )
( ... ile/ve LIXING ZHIJUE )
- İRFAN ve/> FERÂSET/FİRÂSET
( ... VE/> Gözle bir şeyi fark etmek. İrfanın, gözden zuhur etmesi. )
( Menşei/menbaı, kalptir. VE/> Menşei, irfandır. )
- İRFAN ve/||/<> İNSAN
- İRFAN ve SADÂKAT
- İRFAN ve/> SEYR
- İRGEN -ile
( Erkekler topluluğu. )
- İRİ ile BALABAN
( ... İLE İri, büyük. | Nazik. | Şişman, gürbüz kişi, çocuk. | Atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş. )
- İRİGASYON/IRRIGATION[İng.] değil/yerine/= YIKAMA
- İRİN ile YANGI/İLTİHAP
( Tutankamon, dizinin iltihap kapması nedeniyle ölmüştür. [Kardeşi tarafından değil!] )
( CERAHAT, MİDDE, KAYH[çoğ. KUYÛH], KÎH ile ...
TAKAYYUH/TEKAYYUH: İrinlenme. | TEKAZZU': Çıbanın irinlenmesi. )
( ÇİRK, RÎM ile ... )
- İRİNLENMEK ile İRİ ile İRİN ile İRİS ile İRİNLİ ile İRİ İRİ ile İRİ LAF ile İRİNSİZ ile İRİ YARI ile İRİ KIYIM ile İRİ YAPILI/LIK
- İRK ile KOYUN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dört yaşındaki koyun. İLE ... )
- İRKİN ile İRKİN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Belirli bir yerde biriktirilmiş olan. İLE Günlerce süren. )
- IRMAK ile/ve/<> GELEĞEN
( ... İLE Ana ırmağa karışan akarsu. )
- IRMAK ile IRMAKLAŞMAK ile IRMAK ROMAN
- İRMÂN[Fars.] ile ÎRMÂN[Fars.]
( Eğreti. İLE Dalkavuk. | Davetsiz olarak bir yere giren kişi. | Eğreti. | İstek, arzu. | Pişmanlık. )
(1996'dan beri)