Söz(cük)leri/ni ve tutumu/nu değiştir... Dünya/n değişsin!

Bu nedir? | Nasıl kullanılır? | Nasıl okumalı/anlamalı? | Sıkça Sorulan Sorular | Yenilikler | İletişim
ya da



L - R

KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!

(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)




EN SON YAPILMIŞ OLAN EKLEMELER
[ 06 Kasım 2020 - 02 Aralık 2020 arasında... ]


Bugün [02 Aralık 2020] itibariyle
L - R bölümüne yapılmış olan eklemeler, aşağıdaki gibidir.
[ 06 Kasım 2020 - 02 Aralık 2020 arasında... ]
( 0 yeni ekleme, 0 katkı )

SON HARFTE

L - R



- [Fars.] KÂR-GİL ile KÂR-GÎR

( Kerpiç bina. İLE İş tutan/tutucu. | Taştan ya da tuğladan yapılmış bina. )


- [Fars.] NİGÂL ile NİGÂR ile Nigâr

( Yeni. | Yeni, son zamanlarda çıkmış. | Taze, körpe. İLE Resim. | Resim gibi güzel sevgili. | Resmedilmiş, resmi yapılmış. | Put. | Türk müziğinin en az altı yüzyıllık bir mürekkep makam. İLE Ünlü hanım şairlerimizdendir. Aks-i sadâ, Efsûs, Nîran adlı kitapları vardır.[1856 - 1918] )


- [Fars.] RİÇÂL ile RİÇÂR

( Reçel. İLE Reçel. )


- ASEL ile A'SEL ile ASER

( Bal. | Cennetteki dört sudan biri.[AHLÂT: İnsandaki dört sıvı.] İLE Eğri olan katı şey. | Eğri dişli ya da bacaklı kişi. İLE Solaklık. )


- Bİ-L-İSTİ'CÂL ile Bİ-L-İSTÎCÂR

( Acele ederek, aceleyle. İLE Kiraya vererek, kiralayarak. )


- BİDÂL ile BÎDÂR[Fars.]

( Bir şeyi başka bir şeyle değişme. İLE Uyanık, uyumayan, uykusuz. )


- BUHÛL ile BUHUR, BUHÛR

( Cimrilik. İLE ... )


- BÜSÛL[< BESR] ile BÜSÛL/BÜSÛR[Fars.]

( Gövdede çıkan sivilce, ufak çıban. İLE Lânet, beddua, ilenme, ilenç. )


- CEBL ile CEBR

( Yoktan yaratma. İLE Zor, zorlama. | Düzeltme, tamir etme. | Matematik, cebir. )


- CEHL ile CEHR

( Bilmezlik, cehâlet. İLE Yüksek sesle söyleme. )


- CEHL ile CEHR

( CEHL: Köyde/çölde kaybolmuş deve yavrusu. )


- CEZEL ile CEZER

( Bir şeyi ikiye bölme. İLE Havuç. )


- CİMÂL ile CİMÂR

( Eril develer. İLE Toplu kabîle. | Süvâri alayı. )


- ÇANGIL ÇUNGUL ile ÇANGIR ÇUNGUR

( Kaba ve zevksiz ses çıkaran. İLE Kaba ve zevksiz ses çıkararak. )


- EBCEL ile EBCER

( İri yapılı adam. İLE Büyük ve çıkık karınlı adam. )


- EBHAL[< BUHL] ile EBHÂR[< BAHR] ile EBHAR

( Daha/en/pek cimri/pinti/hasîs. İLE Denizler. İLE Ağzı/soluğu kötü kokan. )


- ECHEL[< CÂHİL] ile ECHER

( Çok cahil. | Nâdân, aksi kişi. İLE Son derece güzel hanım. | Gündüz iyi görmeyen, kamaşık gözlü adam. )


- EGVÂL[< GUL] ile EGVÂR[< GAVR]

( Büyük kazalar, felâketler. | Şeytanlar, türlü şekil alan periler. | Gulyabaniler, gövdesi olmayan hayvanlar. İLE Dipler, çukurlar. Sonlar. )


- EHVÂ'[< HEVÂ'] ile EHVÂL[< HEVL] ile EHVÂR[Fars.]

( İstekler, arzular, şehvetler, hevesler, meyiller. İLE Korkular, dehşetler. İLE Şaşkın, sersem, alık. )


- ENZÂL[< NEZL/NEZÎL] ile ENZÂR[< NAZAR]

( Soysuzlar, alçaklar, aşağılıklar. İLE Bakışlar, bakmalar. )


- EŞHEL ile EŞHER[< ŞEHÎR]

( Koyun gözlü, elâ gözlü adam, kırmızı ile karışık koyu mavi, elâ.[dişili/müennes ŞEHLÂ] İLE En/pek ünlü, çok iyi tanınmış. )


- EZHEL ile EZHER

( Pek dalgın ve unutkan. Gaflette çok bulunan. İLE Pek beyaz, güzel ve parlak. )


- HACEL ile HACER[çoğ. AHCÂR]

( Utanma, utanıp şaşırma. İLE Taş. )


- HAZÛL ile HAZÛR[< HAZER]

( Kimsesiz, yardımsız kalarak herşeyden mahrum sürünme. İLE Çok çekingen/dikkatli. )


- IKÂL[< AKL/AKIL] ile/> IK'ÂR

( Deve ayağına bağlanan bağ, köstek. İLE Derinletmek/derinletilmek, derinleştirmek/derinleştirilmek. )


- ISHAL ile İZHÂR



- İBTİZÂ' ile İBTİZÂL[< BEZL] ile İBTİZÂR

( Bir şeyin açık/meydanda olma. İLE Bir şeyin, hor kullanılması. | Bir şeyin, çokluğundan dolayı değerini kaybetmesi, bayağılaşması, ayağa düşmesi. | Bir şeyi sürekli olarak kullanma. | Genelleşmiş, ağızdan ağıza dolaştırılarak değersizleşmiş sözlerin gevelenmesi. İLE Zor ile alma, soyma. )


- İBZÂL ile İBZÂR

( Esirgemeyip bol bol harcama ve kullanma. İLE İsraf. )


- İFTİKÂL ile İFTİKAR["ka" uzun okunur]

( Fazla çalışma, bir işte çok emek harcama. İLE Fakirlik gösterme. | Büyük/çok gereksinimi olma. | Alçakgönüllülük. )


- İHDÂL ile İHDÂR ile İHDÂR[< HADR]

( Islatma, ıslatılma. İLE İptal etme, hükümsüz bırakma. İLE Bir örgenin/uzvun hissini iptal etme, uyuşturma. [İng. ANESTHESIA | Fr. ANESTHÉSIE] | Genç kızı yaşmaklandırma, ferâce giydirme. )


- İKFÂL ile İKFÂL ile İKFÂR[< KÜFR]

( Kilitleme/kilitlenme. İLE Kefil kılma, tekeffül ettirme. İLE Birine kâfir deme/denilme. )


- İSKAL["ka" uzun okunur] ile İSKAR ile İSKÂR

( Ağır şey yükletme/yükletilme. İLE Hor/hakir görme. İLE Sarhoş etme. )


- İSTÎCÂL ile İSTİ'CÂL[< ACEL] ile İSTÎCÂR[< ECR]

( Sonraya bırakılmasını, te'cîl edilmesini isteme. İLE Acele etme, tez olmasını isteme, çabuklaştırma. İLE Kira ile tutma, kiralama. )


- İSTİHÂLE[< HAVL (çoğ. İSTİHÂLÂT)] ile İSTİHÂRE[< HAYR]

( Olamama, mümkün olmayış. | Bir durumdan, başka bir duruma geçiş, değişim. | Başkalaşma. İLE Bir işin, hayırlı olup olmayacağını anlamak üzere abdest alıp, dua edip uykuya yatma. | Hayırlı olmayı isteme. )


- İSTÎHÂLE[< HAVL | çoğ. İSTİHÂLÂT] ile İSTÎHÂRE[< HAYR]

( Olanaklı/mümkün olmayış, olanaksızlık/imkânsızlık, olamazlık. | Bir durumdan/halden başka bir duruma/hâle geçiş. [KEVN <> FESAD] | Başkalaşma. [İng. METAMORPHOSE, METAMORPHOSIS | Fr. MÉTAMORPHOSE] İLE Bir işin hayırlı olup olmayacağını öngörmek üzere abdest alıp dua edip uykuya yatma. | Hayırlı olmayı arzu etme.[Fr. ONIROMANCIE] )


- İSTİKTÂL ile İSTİKTÂR[< KATR]

( Ölümden korkmayarak kendini tehlikeye atma. İLE Damla damla akıtma, damıtma. )


- İSTİSHÂL[< SEHL] ile İSTİSHÂR

( Kolay sayma/görme. İLE Alay etme, eğlenme. )


- KÂHİL[< KÜHÛLET | çoğ. KEVÂHİL] ile KAHİR[< KAHR]["ka" uzun okunur] ile KAHR

( Olgun, orta yaşlı, erişkin, kühûlet sahibi, 30 - 50 yaş arasında bulunan. | Hareketi ağır, çabasız, tembel, durgun, râkid. İLE Zorlayan, kahreden. | Üstün gelen, ezen/ezici. | Yok eden, ortadan kaldıran. İLE Zorlama, zorla bir iş gördürme. | Batırma, ezme, üstün gelerek mahvetme. | Çok üzüntü duyma, çok kederlenme. )


- KARAYEL ile KARAYER

( Kuzeybatı'dan esen, genellikle soğuk, bazen fırtına niteliğinde yel[>< keşişleme]. | Kuzeybatı 315°'lik yön. İLE Mezar, sin, gömüt. )


- KASTÂL ile KASTAR ile KÂSTÂR[Fars.]

( Şeker tozu. İLE Yalancı. İLE Pamuk ipliğini ya DA bezini bol ve soğuk su ile yıkayarak ağartma işi. )


- KEVSEL ile KEVSER

( Geminin kıç tarafı. İLE Maddi ve manevi çokluk, kalabalık nesil. )


- KÜSÛL ile KÜSÛR

( Tembel, üşenici. İLE Parçalar, artan parçalar, atıklar. | Kesirler. )


- MAHÂZÎL[< MAHZÛL] ile MAHÂZÎR[< MAHZÛR]

( Rezil/rüsva olan kişiler. İLE Sakınılacak, korkulacak, hazer olunacak şeyler, engeller, sakıncalar. )


- ME'MÛL[< EMEL] ile ME'MÛR[< EMR | çoğ. ME'MÛRÎN, MEÂMÎR]

( Ümit olunan/edilen, beklenilen, amaç edinilen. | Ümit. İLE Emir almış olan kişi. | Bir işle görevlendirilen kişi. Devlet hizmetinde maaş ya da ücretle çalıştırılan kişi, görevli. | Emrolunan, emirle yaptırılmış olan iş/şey. )


- MEC'ÛL ile ME'CÛR[< ECR]

( Yapılmış, meydana çıkarılmış olan. İLE Ecr ve sevabı verilmiş olan. | Kiraya verilen şey. )


- MEFTÛL[< FETL] ile MEFTÛR[< FITRET] ile MEFTÛR[< FÜTÛR]

( Bükülmüş, kıvrılmış, fitil durumuna getirilmiş. İLE Yaratılmış, fıtretlenmiş. | Tabîî, cibillî. İLE Bezgin, bezmiş, kederli, ümitsiz. )


- MEHL ile MEHÎL ile MEHÎR[Fars.] ile MEHÎN

( Vâde, zaman tanıma, vakit verme, bir işi belirli bir zamana kadar bırakma. İLE Korkunç yer. İLE [astr.] Ay. İLE Hor, hakir. Zaif[: Zayıf, güçsüz/kuvvetsiz, tâkatsız, kansız, arık. | Gevşek. | Tembel.] )


- MEMTÛL ile MEMTÛR

( Çekiçle döğülmüş, işlenmiş. İLE Üzerine yağmur yağmış. )


- MESÎL ile MESÎL[< SEYELÂN] ile MESÎR/E[< SEYR]

( Benzer. İLE Suyun aktığı, geçtiği yer. İLE Seyir edilecek, gezilecek yer, gezinti yeri. )


- MEŞ'AL/E[< ŞU'L | çoğ. MEŞÂİL] ile MEŞ'AR

( Aydınlatıcı âlet, lamba, kandil. | Ucunda, alev çıkarak yanan bir madde bulunan sopa/değnek. İLE Hacı olmadan önce durulacak yerlerden her biri. | Duyu, hasse. )


- MEŞKÛL ile MEŞKÛR[< ŞÜKR]

( Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. İLE Şükre, teşekküre değer, beğenilmiş, övülmüş, makbul. )


- MU'TEZİL[< AZL] ile MU'TEZİR[< ÖZR]

( Topluluktan/toplumdan ayrılıp bir tarafa çekilen, îtizâl eden. İLE Özür dileyen. )


- MUÂTTAL[< ATAL] ile MUATTAR[< ITR]

( Bırakılmış, tâtil edilmiş. | Kullanılmaz, battal. | Boş, işsiz. İLE Hoş kokulu, ıtırlı. | Ünlü bir lâle. )


- MUBAHHAL ile MUBAHHAR[< BUHÂR]

( Eli sıkı, cimri, pinti, bahîl. | Tebhîl olunmuş. İLE Buharlaşmış, buhar durumuna geçmiş. | Tütsülenmiş. )


- MUHAYYEL[< HAYÂL] ile MUHAYYER[< HAYR]

( Hayal kurulmuş, tahayyül olunmuş. İLE Seçmeli, beğenmeye bağlı. | Beğenilmediğinde geri verilen eşya. | Türk müziğinin en eski ve en çok kullanılan makamlarından. )


- MUHAYYİL[< HAYÂL] ile MUHAYYİR[< HAYRET] ile MUHAYYİR[< HAYR]

( Hayal kuran, tahayyül eden. İLE Şaşırtan, hayret veren, hayrette bırakan. İLE İki şey arasında tercih edilmesini serbest bırakan. )


- MUHAZZİL ile MUHAZZİR

( Alçaklık, bayağılık içinde bırakan, tahzîl eden. İLE Sakındıran, tahzîr eden. )


- MUÎL ile MUİLL ile MUÎR

( Çoluğu çocuğu ve yakınları çok olan kişi. İLE Hasta eden, alîl eden. İLE Ödünç veren, iare eden. )


- MÛSİL[< VUSÛL] ile MÛSİR ile MUSİRR[< SARR]

( Ulaştıran, yetiştiren, vardıran, îsâl eden. İLE Zengin. İLE Direnen, ayak direyen, ısrâr eden. )


- MÜBÂDİL[< BEDEL] ile MÜBÂDİR[< BÜDÛR]

( Başkasının yerine getirilmiş, bir şeye bedel tutulmuş, mübâdele olunmuş. | Türkiye'den gönderilen Rumlar'a karşı Yunanistan'dan gelen Türkler'e verilen bir ad. İLE Bir işe hemen girişen. )


- MÜNZİL[< NÜZÛL] ile MÜNZİR[< NEZR][>< MÜBEŞŞİR]

( Aşağı indiren, gökten indiren, inzâl eden. İLE Sonun kötülüğünü söyleyerek korkutan. )


- MÜSTE'CEL[< ECEL] ile MÜSTE'CER[< ECR]

( Belirli bir zamana kadar geciktirilen. İLE Kira ile tutulan, istîcâr edilen. )


- MÜTEBÂDİL[< BEDEL] ile MÜTEBÂDİR[< BÜDÛR]

( Birbirinin yerine geçen, tebâdül eden. | Sıra ile değişen. | [geometri] Karşılıklı. İLE Birdenbire akla gelen. | Üstün, birinci olmak için çırpınan. )


- MÜTEBELLİL ile MÜTEBELLİR[< BİLLÛR]

( Islanan, nemlenen şey, tebellül eden. | Altını ıslatan. İLE Billurlaşan, tebellür eden. | Billurlaşmış. | Beliren, belirgin. )


- MÜTEEMMİL[< EMEL] ile MÜTEEMMİR

( Derin düşünen, dalgın, teemmül eden. İLE Âmirlenen, âmirlik eden. )


- MÜTENEMMİL ile MÜTENEMMİR

( Karınca gibi kaynaşan. İLE Kaplanlaşan, kaplan huylu olan. | Sert bir dille korkutan. )


- MÜTEŞEKKİL[< ŞEKL] ile MÜTEŞEKKİR[< ŞÜKR]

( Şekillenmiş, şekillenen, teşekkül etmiş. | Meydana gelmiş, kurulmuş, olmuş, oluşmuş, olma. İLE Teşekkür eden, iyilik bilen, iyiliğe karşı nâzik davranışla. )


- MÜTEŞEMMİL ile MÜTEŞEMMİR[< ŞEMER]

( İhrâma bürünen, teşemmül eden. İLE İşe hazırlanan, kollarını sıvayan, teşemmür eden. )


- NÂKİL ile NAKÎR[< NAKR]

( Dönen, nükûl eden. | Kaçınan, çekinen.[MUHTERİZ] İLE Hurma çekirdeğinin arkasındaki beyaz çukur. | Pek küçük, önemsiz şey. )


- NÂSİL[< NESAK] ile NÂSİR[< NESR] ile NASÎR[< NASR] ile NASL[çoğ. NİSÂL, NUSÛL] ile NASR

( Kıl dökücü ilâç. İLE Yayan, saçan. | Düzyazı/nesir yazan. İLE Yardımcı, nusret eden. İLE Ok, kargı, temren gibi şeylerin ucundaki sivri demir. İLE Yardım. | Üstünlük. )


- NÂZİL[< NÜZÛL] ile NAZÎR ile NAZÎR[< NAZAR]

( Yukarıdan aşağı inen/inici. | Bir yere konan, bir yerde konaklayan. | [müzikte] İnici, tizden pese doğru giden dizi. İLE Taze. | Altın. İLE Benzer, eş. )


- NEBÎL ile NEBÎR

( Yüksek yetenek ve onur sahibi. | Akıllı, anlayışlı. | Bilgili ve erdemli. İLE Torun. )


- NEBL ile NEBR

( Ok. | Ok yapma. İLE Yükseğe çıkarma, kaldırma, yükseltme, sesi yükselme. | Korkup çığlık atma, haykırma. )


- NEFEL ile NEFER

( Düşmandan alınan mal. | Ülül-emrin iznini almadan düşmana karşı çıkan, sayısı az bir topluluk. İLE Bir adam, tek kişi. | Rütbesi olmayan asker, er. | İnsan sayısı bildiren sözler için kullanılır. )


- NEFL ile NEFR

( Fazladan, vacib olmayan ibadet. İLE Ürküp kaçma. | İğrenme, tiksinme. )


- NEKL ile NEKR

( ... İLE Zeki, anlayışlı, akıllı. )


- NESL[çoğ. ENSÂL] ile NESR[çoğ. ENSÜR, NÜSÛR, NİSÂR] ile NESR

( Kuşak, nesil. İLE Akbaba. | Kartal. | Nûh kavminin putlarından biri. İLE Yayma, saçma. | Manzum olmayan söz. )


- NEZÎL[< NÜZL] ile NEZÎR[< NEZR | çoğ. NÜZERÂ, NÜZÜR]

( Konuk, misafir. İLE Birini, doğru yola sokmak için gözdağı vererek korkutma. | Hz. Muhammed'in adlarından. )


- NİSÂL[< NASL] ile NİSÂR ile -NİSÂR

( Temrenler, ok, kargı gibi şeylerin uclarındaki sivri demirler. İLE Saçma, serpme. | Saçı, düğünde saçılan para. İLE "Saçan/saçıcı" anlamlarına sözcükleri sıfatlandırır.[PERTEV-NİSÂR: Işık saçan.] )


- NÜHÛL[< NAHL] ile NÜHÛR[< NAHR] ile NÜHÛR[< NAHR] ile NÜHÛR[Fars.]

( Arılar, bal arıları. | Çok zayıflı, arıklık, lâgarlık. İLE Kurbanlar. İLE Akarsular, çaylar, ırmaklar. İLE Göz. )


- OLUŞUM/TEŞEKKÜL ve/<> TEŞEKKÜR



- SEDÎL[çoğ. SEDÂİL] ile SEDÎR[< SADR]

( Askı, perde, zar, örtü. İLE Odanın baş tarafına konulan döşenmiş kerevet. | Karyola. )


- SEFİL ile SEFİR



- SEYL[< SÜYÛL] ile SEYR

( Sel. | Şiddetle gelen şey. İLE Yürüme, yürüyüş, gitme, hareket. | Yolculuk. | Gezme, gezinme. | Eğlenmek üzere bakma. | Uzaktan bakıp karışmama. | Gezilecek, görülecek şey/yer. )


- ŞİKÂL ile ŞİKÂR[Fars.]

( Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. İLE Avlanan hayvan. | Ganimet, düşmandan ele geçirilen mal. | Ender bulunan şey. )


- TAATTUL ile TAATTUR[< ITR]

( İşsiz kalma, işlemez olma. İLE Güzel kokular sürünme. )


- TÂCİL ile TÂCİR

( Hızlandırma, çabuklaştırma, tezleştirme. İLE Ticaretle uğraşan kişi. )


- TAHAVVÜL[< HÂL] ile/ve/<> TAGAYYÜR[< GAYR]

( [değişim] Biçimde/sıfatta. İLE/VE/<> Öz'de/zât'ta. )


- TAHZÎL ile TAHSÎL[< HUSÛL] ile TAHZÎR

( Alçaltma, bayağılaştırma. İLE Ele geçme/geçirilme, hâsıl etme. | Vergi toplama. | İlim öğrenme. İLE ... )


- TEBEHHÜL ile TEBEHHÜR

( Okumak/tahsil için sıkıntı çekme. İLE Kısa ve sık soluk alma. )


- TEBELLÜL ile TEBELLÜR[Eski Türkçe < BİLLÛR]

( Islanma, nemlenme. İLE Billurlaşma. [Fr. CRISTALLISATION] )


- TEBESSÜL ile TEBESSÜR

( Yüz asma, somurtma, yüzünü ekşitme. İLE Sivilce çıkması. )


- TEBEZZÜL ile TEBEZZÜR

( Yarılma. İLE Sporlanma. )


- TEBHÎL[< BAHAL, BUHL] ile TEBHÎR[< BUHÂR | çoğ. TEBHÎRÂT] ile TE'BÎR

( Biri için hasis, pinti deme. İLE Buğu haline getirme. | Tütsüleme, tütsülendirilme. | Etüvden geçirme. İLE Aşılama.[Ağaç.] )


- TEGAVVÜL ile TEGAVVÜR[< GAVR]

( Renkten renge girme. İLE Derin/e dalma. | Bir şeyin aslını arama. )


- TEHÎL ile TEHÎR[< AHAR]

( Konuğa, "hoş geldiniz!" demek olan "ehlen ve sehlen" tümcesini söylemek. | Ehliyetli kılma. | Lâyık, müstahak görme/görülme. | Ürkekliği giderme, alıştırma. İLE Erteleme, sonraya/geriye bırakma. )


- TESHÎL ile TESHÎL[< SEHL | çoğ. TESHÎLÂT] ile TESHÎR

( Öksürtme. İLE Kolaylaştırma. İLE Ele geçirme, zapt etme. | ... )


- TEŞA'UL[< ŞU'L] ile TEŞA'UR[< ŞA'R] ile TEŞÂUR[< Şİ'R] ile TEŞÂVÜR[< ŞÛRÂ]

( Parlama, tutuşma. İLE Kıllanma, tüylenme. İLE Şâir tavrı takınma, şâirlik taslama. İLE Birbirine danışma. )


- TEŞEMMÜL ile TEŞEMMÜR

( İhrama bürünme. İLE İşe hazırlanma, sıvanma. )


- TEŞMÎL ile TEŞMÎR[< ŞEMR]

( Yayma, içine aldırma, kapsamına aldırma. | Daha genel bir anlam verme. İLE Sıvama, sıvanma. )


- TIRTIL ile TIRTIR

( Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. İLE Zar kanatlılardan, uzun gövdeli, uzun duyargalı, kurtçuk evresini tarım bitkilerine zarar veren böcekler üzerinde geçiren bir tür böcek. )


- UNSUL ile UNSUR[çoğ. ANÂSIR]

( Adasoğanı.[şurubu, kalp hastalıklarına, kan bozukluğuna ve akciğer zarı yangısına/iltihabına karşı kullanılır] İLE Birleşik/bütüncül nesneleri oluşturan basit/tekil nesnelerin her biri. | Bir bütünden ayrılıpı bir parça oluşturan bölüm. | Kök, esas, madde. )


- USÛL[< ASL] ile USÛR[< ASR]

( Asıllar, kökler. | Bir ilmin ya da tekniğin asıl konusundan önce öğrenilmesi gereken esas, başlangıç, bilgi. | Başlangıç. | Yol, yöntem, tertip, metod, nizam, kaide, düzen. İLE Yüzyıllar. )


- VİCÂL[< VECL] ile VİCÂR[çoğ. EVCİRE, VÜCÜR]

( Korkaklar. İLE Kurt, aslan gibi yırtıcı hayvan yatağı, in. | Sel suyunun oyduğu yer. )


- ZÂHİL ile ZÂHİL ile ZÂHİL ile ZÂHİR

( Zakkum ağacı. İLE Sağlığı düzelen ya da sıkıntıdan sonra gönlü ferahlayan. | Unutan. İLE İhmal eden, unutan. İLE ... )


- ZEBÎL ile ZEBÎR ile ZEBL / ZEBR

( Gübre, fışkı. | Pislik. İLE Mihnet, sıkıntı. | Mektup, yazılmış şey. İLE ... )


- ZEBL ile ZEBR[Fars.]

( Deniz kaplumbağasının kabuğu. İLE Kitap, cüz. | Kitap yaprağı. | Yazı yazma. | Söz. | Yazı. | Zekâ. | Güçlü, sağlam kişi. )


- ZEBL ile ZEBR[Fars.]

( ... İLE "Vuran/vurucu" anlamına gelerek birleşik sözcükler yapar.[GÛŞ-ZED: Kulağa çalınan. | ZEBÂN-ZED: Yayılmış söz, dil persengi(gereksiz sözcük/ifade tekrarları).] )


- ZEHL ile ZEHR[çoğ. EZHÂR] ile ZEHR[Fars.] ile ZEİR/ZE'R / ZEÎR

( Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu yüzünden geciktirme. İLE Çiçek. İLE Zehir, ağu. İLE ... )


- ZENÂBÎL[< ZENBÎL/ZİNBÎL] ile ZENÂBÎR[< ZÜNBÛR]

( Zenbiller. İLE Eşek arıları. )


- ZENÂBÎL[< ZENBÎL/ZİNBÎL] ile ZENÂBÎR[< ZÜNBÛR]

( Kadınlar. | Vurucular, dövücüler. İLE "Vurarak" anlamıyla birleşik sözcükler oluşturur. [TA'NE-ZENÂN: Söverek, küfür ederek.] )


- ZİBL ile ZİBR[çoğ. ZÜBÛR]

( Süprüntü, gübre. İLE Mektup. | Kitap. | Yazı. )


- ZÜHÛL[< ZAHL] ile ZÜHÛL ile ZÜHÛR

( Düşmanlıklar, öcler, intikamlar. İLE Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu yüzünden geciktirme. İLE ... )




R - L



- [Ar.] MEMUR ile MEMUL

( Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kişi, görevli. | Bir işle görevlendirilmiş olan, yükümlü. İLE Umulan, düşünülen. )


- KÂBİR ile KABİR/KABR[çoğ. KUBÛR] ile KABL

( Büyük, ulu. İLE Gömüt, sin, mezar/lık, kabristan[Fars.]. İLE Ön, önce, öndeki, evvel/evvelki. )


- KASIR[< KASR]["ka" uzun okunur] ile KÂSİR[< KESÎR < KESRET] ile KÂSİR[< KESR] ile KASIR[< KUSÛR]["ka" uzun okunur]/KASÎR[< KASR] ile KASR[çoğ. KUSÛR] ile KASÎL

( Zorla işleten. İLE Çok olan. İLE Kıran, kesreden. İLE Kısa, boysuz. Kısa kesme, kısaltma, kısma. | Azaltma, kesme, eksiklik. | İbarenin çok kısaltılması. | Aruzda tef'ile'nin son harfinin düşürülmesi. İLE Köşk, kâşâne, saray. İLE Hayvanlara yedirmek üzere zamanından önce biçilen yeşil ot. )


- MÜTEHÂVİR ile MÜTEHÂVVİL[< HAVL]

( Birbiriyle konuşan, tehâvür eden. İLE Değişen, değişmiş, değişik, kararsız, tahavvül eden. | [matematik] Değişken. )


- MÜTENÂSIR[< NÂSIR] ile MÜTENASSIR[< NASR] ile MÜTENÂSİR[< NESR] ile MÜTENÂSİL[< NESL]

( Yardımlaşan, birbirine yardım eden. İLE Hristiyan olan, tenassur eden. İLE Saçılan, intisâr eden. İLE Doğup büyüyen, tenâsül eden. )


- SİGAR[< SAGÎR]["ga" uzun okunur] ile SİGAR ile SİGÂL[Fars.]

( Küçükler. İLE Küçüklük, ufaklık. İLE Düşünce/fikir. | Kuruntu. )


- TAHASSÜR ile TAHASSÜR[< HASRET | çoğ. TAHASSÜRÂT] ile TAHASSUL[< HUSÛL]

( Kanın pıhtılaşması.[TAHASSÜR-İ DEM] İLE Hasret çekme. | Çok istenilen ve ele geçirilemeyen şeye üzülme. İLE Sonuç olarak çıkma, hâsıl olma. | Ürüme, üretme. )


- TEFSİR[< FESR] ile/ve/< TE'VÎL[Ar. < MEAL]

( Olaylara bağlı yorum. | Kur'ân-ı Kerîm'in, anlam bakımından açıklaması. | Örtüyü açmak. İLE/VE Anlama bağlı yorum. | İlklemek, asla götürmek. | Sözü çevirme. )


- TEKÂSÜR[< KESRET] ile TEKÂSÜR[< KESR] ile TEKÂSÜL[Ar. < KESEL]

( Çoğalma.[bkz. TAADDÜD, TEKESSÜR] | Çok övünme. İLE [fiz.] Işınların sapıp kırılması, kırınım.[İng., Fr. DIFFRACTION] İLE Üşenme, tembellik; ilgisizlik. )



( Bugün [02 Aralık 2020] itibariyle
L - R bölümünde,
122
başlık/FaRk, 125 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır. )



- [Ar.] MEMUR ile MEMUL

( Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kişi, görevli. | Bir işle görevlendirilmiş olan, yükümlü. İLE Umulan, düşünülen. )


- [Fars.] KÂR-GİL ile KÂR-GÎR

( Kerpiç bina. İLE İş tutan/tutucu. | Taştan ya da tuğladan yapılmış bina. )


- [Fars.] NİGÂL ile NİGÂR ile Nigâr

( Yeni. | Yeni, son zamanlarda çıkmış. | Taze, körpe. İLE Resim. | Resim gibi güzel sevgili. | Resmedilmiş, resmi yapılmış. | Put. | Türk müziğinin en az altı yüzyıllık bir mürekkep makam. İLE Ünlü hanım şairlerimizdendir. Aks-i sadâ, Efsûs, Nîran adlı kitapları vardır.[1856 - 1918] )


- [Fars.] RİÇÂL ile RİÇÂR

( Reçel. İLE Reçel. )


- ASEL ile A'SEL ile ASER

( Bal. | Cennetteki dört sudan biri.[AHLÂT: İnsandaki dört sıvı.] İLE Eğri olan katı şey. | Eğri dişli ya da bacaklı kişi. İLE Solaklık. )


- Bİ-L-İSTİ'CÂL ile Bİ-L-İSTÎCÂR

( Acele ederek, aceleyle. İLE Kiraya vererek, kiralayarak. )


- BİDÂL ile BÎDÂR[Fars.]

( Bir şeyi başka bir şeyle değişme. İLE Uyanık, uyumayan, uykusuz. )


- BİRİM ile/ve/||/<>/> BİLİM



- BUHÛL ile BUHUR, BUHÛR

( Cimrilik. İLE ... )


- BÜSÛL[< BESR] ile BÜSÛL/BÜSÛR[Fars.]

( Gövdede çıkan sivilce, ufak çıban. İLE Lânet, beddua, ilenme, ilenç. )


- CEBL ile CEBR

( Yoktan yaratma. İLE Zor, zorlama. | Düzeltme, tamir etme. | Matematik, cebir. )


- CEHL ile CEHR

( Bilmezlik, cehâlet. İLE Yüksek sesle söyleme. )


- CEHL ile CEHR

( CEHL: Köyde/çölde kaybolmuş deve yavrusu. )


- CEZEL ile CEZER

( Bir şeyi ikiye bölme. İLE Havuç. )


- CİMÂL ile CİMÂR

( Eril develer. İLE Toplu kabîle. | Süvâri alayı. )


- ÇANGIL ÇUNGUL ile ÇANGIR ÇUNGUR

( Kaba ve zevksiz ses çıkaran. İLE Kaba ve zevksiz ses çıkararak. )


- EBCEL ile EBCER

( İri yapılı adam. İLE Büyük ve çıkık karınlı adam. )


- EBHAL[< BUHL] ile EBHÂR[< BAHR] ile EBHAR

( Daha/en/pek cimri/pinti/hasîs. İLE Denizler. İLE Ağzı/soluğu kötü kokan. )


- ECHEL[< CÂHİL] ile ECHER

( Çok cahil. | Nâdân, aksi kişi. İLE Son derece güzel hanım. | Gündüz iyi görmeyen, kamaşık gözlü adam. )


- EGVÂL[< GUL] ile EGVÂR[< GAVR]

( Büyük kazalar, felâketler. | Şeytanlar, türlü şekil alan periler. | Gulyabaniler, gövdesi olmayan hayvanlar. İLE Dipler, çukurlar. Sonlar. )


- EHVÂ'[< HEVÂ'] ile EHVÂL[< HEVL] ile EHVÂR[Fars.]

( İstekler, arzular, şehvetler, hevesler, meyiller. İLE Korkular, dehşetler. İLE Şaşkın, sersem, alık. )


- ENZÂL[< NEZL/NEZÎL] ile ENZÂR[< NAZAR]

( Soysuzlar, alçaklar, aşağılıklar. İLE Bakışlar, bakmalar. )


- EŞHEL ile EŞHER[< ŞEHÎR]

( Koyun gözlü, elâ gözlü adam, kırmızı ile karışık koyu mavi, elâ.[dişili/müennes ŞEHLÂ] İLE En/pek ünlü, çok iyi tanınmış. )


- EZHEL ile EZHER

( Pek dalgın ve unutkan. Gaflette çok bulunan. İLE Pek beyaz, güzel ve parlak. )


- HACEL ile HACER[çoğ. AHCÂR]

( Utanma, utanıp şaşırma. İLE Taş. )


- HAZÛL ile HAZÛR[< HAZER]

( Kimsesiz, yardımsız kalarak herşeyden mahrum sürünme. İLE Çok çekingen/dikkatli. )


- IKÂL[< AKL/AKIL] ile/> IK'ÂR

( Deve ayağına bağlanan bağ, köstek. İLE Derinletmek/derinletilmek, derinleştirmek/derinleştirilmek. )


- ISHAL ile İZHÂR



- İBTİZÂ' ile İBTİZÂL[< BEZL] ile İBTİZÂR

( Bir şeyin açık/meydanda olma. İLE Bir şeyin, hor kullanılması. | Bir şeyin, çokluğundan dolayı değerini kaybetmesi, bayağılaşması, ayağa düşmesi. | Bir şeyi sürekli olarak kullanma. | Genelleşmiş, ağızdan ağıza dolaştırılarak değersizleşmiş sözlerin gevelenmesi. İLE Zor ile alma, soyma. )


- İBZÂL ile İBZÂR

( Esirgemeyip bol bol harcama ve kullanma. İLE İsraf. )


- İFTİKÂL ile İFTİKAR["ka" uzun okunur]

( Fazla çalışma, bir işte çok emek harcama. İLE Fakirlik gösterme. | Büyük/çok gereksinimi olma. | Alçakgönüllülük. )


- İHDÂL ile İHDÂR ile İHDÂR[< HADR]

( Islatma, ıslatılma. İLE İptal etme, hükümsüz bırakma. İLE Bir örgenin/uzvun hissini iptal etme, uyuşturma. [İng. ANESTHESIA | Fr. ANESTHÉSIE] | Genç kızı yaşmaklandırma, ferâce giydirme. )


- İKFÂL ile İKFÂL ile İKFÂR[< KÜFR]

( Kilitleme/kilitlenme. İLE Kefil kılma, tekeffül ettirme. İLE Birine kâfir deme/denilme. )


- İSKAL["ka" uzun okunur] ile İSKAR ile İSKÂR

( Ağır şey yükletme/yükletilme. İLE Hor/hakir görme. İLE Sarhoş etme. )


- İSTÎCÂL ile İSTİ'CÂL[< ACEL] ile İSTÎCÂR[< ECR]

( Sonraya bırakılmasını, te'cîl edilmesini isteme. İLE Acele etme, tez olmasını isteme, çabuklaştırma. İLE Kira ile tutma, kiralama. )


- İSTİHÂLE[< HAVL (çoğ. İSTİHÂLÂT)] ile İSTİHÂRE[< HAYR]

( Olamama, mümkün olmayış. | Bir durumdan, başka bir duruma geçiş, değişim. | Başkalaşma. İLE Bir işin, hayırlı olup olmayacağını anlamak üzere abdest alıp, dua edip uykuya yatma. | Hayırlı olmayı isteme. )


- İSTÎHÂLE[< HAVL | çoğ. İSTİHÂLÂT] ile İSTÎHÂRE[< HAYR]

( Olanaklı/mümkün olmayış, olanaksızlık/imkânsızlık, olamazlık. | Bir durumdan/halden başka bir duruma/hâle geçiş. [KEVN <> FESAD] | Başkalaşma. [İng. METAMORPHOSE, METAMORPHOSIS | Fr. MÉTAMORPHOSE] İLE Bir işin hayırlı olup olmayacağını öngörmek üzere abdest alıp dua edip uykuya yatma. | Hayırlı olmayı arzu etme.[Fr. ONIROMANCIE] )


- İSTİKTÂL ile İSTİKTÂR[< KATR]

( Ölümden korkmayarak kendini tehlikeye atma. İLE Damla damla akıtma, damıtma. )


- İSTİSHÂL[< SEHL] ile İSTİSHÂR

( Kolay sayma/görme. İLE Alay etme, eğlenme. )


- KÂBİR ile KABİR/KABR[çoğ. KUBÛR] ile KABL

( Büyük, ulu. İLE Gömüt, sin, mezar/lık, kabristan[Fars.]. İLE Ön, önce, öndeki, evvel/evvelki. )


- KÂHİL[< KÜHÛLET | çoğ. KEVÂHİL] ile KAHİR[< KAHR]["ka" uzun okunur] ile KAHR

( Olgun, orta yaşlı, erişkin, kühûlet sahibi, 30 - 50 yaş arasında bulunan. | Hareketi ağır, çabasız, tembel, durgun, râkid. İLE Zorlayan, kahreden. | Üstün gelen, ezen/ezici. | Yok eden, ortadan kaldıran. İLE Zorlama, zorla bir iş gördürme. | Batırma, ezme, üstün gelerek mahvetme. | Çok üzüntü duyma, çok kederlenme. )


- KARAYEL ile KARAYER

( Kuzeybatı'dan esen, genellikle soğuk, bazen fırtına niteliğinde yel[>< keşişleme]. | Kuzeybatı 315°'lik yön. İLE Mezar, sin, gömüt. )


- KASIR[< KASR]["ka" uzun okunur] ile KÂSİR[< KESÎR < KESRET] ile KÂSİR[< KESR] ile KASIR[< KUSÛR]["ka" uzun okunur]/KASÎR[< KASR] ile KASR[çoğ. KUSÛR] ile KASÎL

( Zorla işleten. İLE Çok olan. İLE Kıran, kesreden. İLE Kısa, boysuz. Kısa kesme, kısaltma, kısma. | Azaltma, kesme, eksiklik. | İbarenin çok kısaltılması. | Aruzda tef'ile'nin son harfinin düşürülmesi. İLE Köşk, kâşâne, saray. İLE Hayvanlara yedirmek üzere zamanından önce biçilen yeşil ot. )


- KASTÂL ile KASTAR ile KÂSTÂR[Fars.]

( Şeker tozu. İLE Yalancı. İLE Pamuk ipliğini ya DA bezini bol ve soğuk su ile yıkayarak ağartma işi. )


- KEVSEL ile KEVSER

( Geminin kıç tarafı. İLE Maddi ve manevi çokluk, kalabalık nesil. )


- KÜSÛL ile KÜSÛR

( Tembel, üşenici. İLE Parçalar, artan parçalar, atıklar. | Kesirler. )


- MAHÂZÎL[< MAHZÛL] ile MAHÂZÎR[< MAHZÛR]

( Rezil/rüsva olan kişiler. İLE Sakınılacak, korkulacak, hazer olunacak şeyler, engeller, sakıncalar. )


- ME'MÛL[< EMEL] ile ME'MÛR[< EMR | çoğ. ME'MÛRÎN, MEÂMÎR]

( Ümit olunan/edilen, beklenilen, amaç edinilen. | Ümit. İLE Emir almış olan kişi. | Bir işle görevlendirilen kişi. Devlet hizmetinde maaş ya da ücretle çalıştırılan kişi, görevli. | Emrolunan, emirle yaptırılmış olan iş/şey. )


- MEC'ÛL ile ME'CÛR[< ECR]

( Yapılmış, meydana çıkarılmış olan. İLE Ecr ve sevabı verilmiş olan. | Kiraya verilen şey. )


- MEFTÛL[< FETL] ile MEFTÛR[< FITRET] ile MEFTÛR[< FÜTÛR]

( Bükülmüş, kıvrılmış, fitil durumuna getirilmiş. İLE Yaratılmış, fıtretlenmiş. | Tabîî, cibillî. İLE Bezgin, bezmiş, kederli, ümitsiz. )


- MEHL ile MEHÎL ile MEHÎR[Fars.] ile MEHÎN

( Vâde, zaman tanıma, vakit verme, bir işi belirli bir zamana kadar bırakma. İLE Korkunç yer. İLE [astr.] Ay. İLE Hor, hakir. Zaif[: Zayıf, güçsüz/kuvvetsiz, tâkatsız, kansız, arık. | Gevşek. | Tembel.] )


- MEMTÛL ile MEMTÛR

( Çekiçle döğülmüş, işlenmiş. İLE Üzerine yağmur yağmış. )


- MESÎL ile MESÎL[< SEYELÂN] ile MESÎR/E[< SEYR]

( Benzer. İLE Suyun aktığı, geçtiği yer. İLE Seyir edilecek, gezilecek yer, gezinti yeri. )


- MEŞ'AL/E[< ŞU'L | çoğ. MEŞÂİL] ile MEŞ'AR

( Aydınlatıcı âlet, lamba, kandil. | Ucunda, alev çıkarak yanan bir madde bulunan sopa/değnek. İLE Hacı olmadan önce durulacak yerlerden her biri. | Duyu, hasse. )


- MEŞKÛL ile MEŞKÛR[< ŞÜKR]

( Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. İLE Şükre, teşekküre değer, beğenilmiş, övülmüş, makbul. )


- MU'TEZİL[< AZL] ile MU'TEZİR[< ÖZR]

( Topluluktan/toplumdan ayrılıp bir tarafa çekilen, îtizâl eden. İLE Özür dileyen. )


- MUÂTTAL[< ATAL] ile MUATTAR[< ITR]

( Bırakılmış, tâtil edilmiş. | Kullanılmaz, battal. | Boş, işsiz. İLE Hoş kokulu, ıtırlı. | Ünlü bir lâle. )


- MUBAHHAL ile MUBAHHAR[< BUHÂR]

( Eli sıkı, cimri, pinti, bahîl. | Tebhîl olunmuş. İLE Buharlaşmış, buhar durumuna geçmiş. | Tütsülenmiş. )


- MUHAYYEL[< HAYÂL] ile MUHAYYER[< HAYR]

( Hayal kurulmuş, tahayyül olunmuş. İLE Seçmeli, beğenmeye bağlı. | Beğenilmediğinde geri verilen eşya. | Türk müziğinin en eski ve en çok kullanılan makamlarından. )


- MUHAYYİL[< HAYÂL] ile MUHAYYİR[< HAYRET] ile MUHAYYİR[< HAYR]

( Hayal kuran, tahayyül eden. İLE Şaşırtan, hayret veren, hayrette bırakan. İLE İki şey arasında tercih edilmesini serbest bırakan. )


- MUHAZZİL ile MUHAZZİR

( Alçaklık, bayağılık içinde bırakan, tahzîl eden. İLE Sakındıran, tahzîr eden. )


- MUÎL ile MUİLL ile MUÎR

( Çoluğu çocuğu ve yakınları çok olan kişi. İLE Hasta eden, alîl eden. İLE Ödünç veren, iare eden. )


- MÛSİL[< VUSÛL] ile MÛSİR ile MUSİRR[< SARR]

( Ulaştıran, yetiştiren, vardıran, îsâl eden. İLE Zengin. İLE Direnen, ayak direyen, ısrâr eden. )


- MÜBÂDİL[< BEDEL] ile MÜBÂDİR[< BÜDÛR]

( Başkasının yerine getirilmiş, bir şeye bedel tutulmuş, mübâdele olunmuş. | Türkiye'den gönderilen Rumlar'a karşı Yunanistan'dan gelen Türkler'e verilen bir ad. İLE Bir işe hemen girişen. )


- MÜNZİL[< NÜZÛL] ile MÜNZİR[< NEZR][>< MÜBEŞŞİR]

( Aşağı indiren, gökten indiren, inzâl eden. İLE Sonun kötülüğünü söyleyerek korkutan. )


- MÜSTE'CEL[< ECEL] ile MÜSTE'CER[< ECR]

( Belirli bir zamana kadar geciktirilen. İLE Kira ile tutulan, istîcâr edilen. )


- MÜTEBÂDİL[< BEDEL] ile MÜTEBÂDİR[< BÜDÛR]

( Birbirinin yerine geçen, tebâdül eden. | Sıra ile değişen. | [geometri] Karşılıklı. İLE Birdenbire akla gelen. | Üstün, birinci olmak için çırpınan. )


- MÜTEBELLİL ile MÜTEBELLİR[< BİLLÛR]

( Islanan, nemlenen şey, tebellül eden. | Altını ıslatan. İLE Billurlaşan, tebellür eden. | Billurlaşmış. | Beliren, belirgin. )


- MÜTEEMMİL[< EMEL] ile MÜTEEMMİR

( Derin düşünen, dalgın, teemmül eden. İLE Âmirlenen, âmirlik eden. )


- MÜTEHÂVİR ile MÜTEHÂVVİL[< HAVL]

( Birbiriyle konuşan, tehâvür eden. İLE Değişen, değişmiş, değişik, kararsız, tahavvül eden. | [matematik] Değişken. )


- MÜTENÂSIR[< NÂSIR] ile MÜTENASSIR[< NASR] ile MÜTENÂSİR[< NESR] ile MÜTENÂSİL[< NESL]

( Yardımlaşan, birbirine yardım eden. İLE Hristiyan olan, tenassur eden. İLE Saçılan, intisâr eden. İLE Doğup büyüyen, tenâsül eden. )


- MÜTENEMMİL ile MÜTENEMMİR

( Karınca gibi kaynaşan. İLE Kaplanlaşan, kaplan huylu olan. | Sert bir dille korkutan. )


- MÜTEŞEKKİL[< ŞEKL] ile MÜTEŞEKKİR[< ŞÜKR]

( Şekillenmiş, şekillenen, teşekkül etmiş. | Meydana gelmiş, kurulmuş, olmuş, oluşmuş, olma. İLE Teşekkür eden, iyilik bilen, iyiliğe karşı nâzik davranışla. )


- MÜTEŞEMMİL ile MÜTEŞEMMİR[< ŞEMER]

( İhrâma bürünen, teşemmül eden. İLE İşe hazırlanan, kollarını sıvayan, teşemmür eden. )


- NÂKİL ile NAKÎR[< NAKR]

( Dönen, nükûl eden. | Kaçınan, çekinen.[MUHTERİZ] İLE Hurma çekirdeğinin arkasındaki beyaz çukur. | Pek küçük, önemsiz şey. )


- NÂSİL[< NESAK] ile NÂSİR[< NESR] ile NASÎR[< NASR] ile NASL[çoğ. NİSÂL, NUSÛL] ile NASR

( Kıl dökücü ilâç. İLE Yayan, saçan. | Düzyazı/nesir yazan. İLE Yardımcı, nusret eden. İLE Ok, kargı, temren gibi şeylerin ucundaki sivri demir. İLE Yardım. | Üstünlük. )


- NÂZİL[< NÜZÛL] ile NAZÎR ile NAZÎR[< NAZAR]

( Yukarıdan aşağı inen/inici. | Bir yere konan, bir yerde konaklayan. | [müzikte] İnici, tizden pese doğru giden dizi. İLE Taze. | Altın. İLE Benzer, eş. )


- NEBÎL ile NEBÎR

( Yüksek yetenek ve onur sahibi. | Akıllı, anlayışlı. | Bilgili ve erdemli. İLE Torun. )


- NEBL ile NEBR

( Ok. | Ok yapma. İLE Yükseğe çıkarma, kaldırma, yükseltme, sesi yükselme. | Korkup çığlık atma, haykırma. )


- NEFEL ile NEFER

( Düşmandan alınan mal. | Ülül-emrin iznini almadan düşmana karşı çıkan, sayısı az bir topluluk. İLE Bir adam, tek kişi. | Rütbesi olmayan asker, er. | İnsan sayısı bildiren sözler için kullanılır. )


- NEFL ile NEFR

( Fazladan, vacib olmayan ibadet. İLE Ürküp kaçma. | İğrenme, tiksinme. )


- NEKL ile NEKR

( ... İLE Zeki, anlayışlı, akıllı. )


- NESL[çoğ. ENSÂL] ile NESR[çoğ. ENSÜR, NÜSÛR, NİSÂR] ile NESR

( Kuşak, nesil. İLE Akbaba. | Kartal. | Nûh kavminin putlarından biri. İLE Yayma, saçma. | Manzum olmayan söz. )


- NEZÎL[< NÜZL] ile NEZÎR[< NEZR | çoğ. NÜZERÂ, NÜZÜR]

( Konuk, misafir. İLE Birini, doğru yola sokmak için gözdağı vererek korkutma. | Hz. Muhammed'in adlarından. )


- NİSÂL[< NASL] ile NİSÂR ile -NİSÂR

( Temrenler, ok, kargı gibi şeylerin uclarındaki sivri demirler. İLE Saçma, serpme. | Saçı, düğünde saçılan para. İLE "Saçan/saçıcı" anlamlarına sözcükleri sıfatlandırır.[PERTEV-NİSÂR: Işık saçan.] )


- NÜHÛL[< NAHL] ile NÜHÛR[< NAHR] ile NÜHÛR[< NAHR] ile NÜHÛR[Fars.]

( Arılar, bal arıları. | Çok zayıflı, arıklık, lâgarlık. İLE Kurbanlar. İLE Akarsular, çaylar, ırmaklar. İLE Göz. )


- OLUŞUM/TEŞEKKÜL ve/<> TEŞEKKÜR



- RİBÂS[Fars.] ile LİBÂS

( Hekimlikte kullanılan bir ilâç, bir râvent türü.[karabuğdaygillerden][Lat. RHEUM RIBES] İLE Giysi. )


- SEDÎL[çoğ. SEDÂİL] ile SEDÎR[< SADR]

( Askı, perde, zar, örtü. İLE Odanın baş tarafına konulan döşenmiş kerevet. | Karyola. )


- SEFİL ile SEFİR



- SEYL[< SÜYÛL] ile SEYR

( Sel. | Şiddetle gelen şey. İLE Yürüme, yürüyüş, gitme, hareket. | Yolculuk. | Gezme, gezinme. | Eğlenmek üzere bakma. | Uzaktan bakıp karışmama. | Gezilecek, görülecek şey/yer. )


- SİGAR[< SAGÎR]["ga" uzun okunur] ile SİGAR ile SİGÂL[Fars.]

( Küçükler. İLE Küçüklük, ufaklık. İLE Düşünce/fikir. | Kuruntu. )


- SOĞULMA ile/<> SOĞURMA

( Suyu ya da sütü çekilerek pörsüme. | Irmak, kuyu, pınar gibi yerlerde, suyun çekilip yok olması. İLE Bir madde, bir sıvıyı içine çekmek. | Katı ya da sıvı bir maddeyi, soğurma yoluyla bir gazı içine almak, emmek, massetmek, absorbe etmek. | Bir ortamın, ışık enerjisini belirli nicelikte emmesi. )


- ŞİKÂL ile ŞİKÂR[Fars.]

( Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. İLE Avlanan hayvan. | Ganimet, düşmandan ele geçirilen mal. | Ender bulunan şey. )


- TAATTUL ile TAATTUR[< ITR]

( İşsiz kalma, işlemez olma. İLE Güzel kokular sürünme. )


- TÂCİL ile TÂCİR

( Hızlandırma, çabuklaştırma, tezleştirme. İLE Ticaretle uğraşan kişi. )


- TAHASSÜR ile TAHASSÜR[< HASRET | çoğ. TAHASSÜRÂT] ile TAHASSUL[< HUSÛL]

( Kanın pıhtılaşması.[TAHASSÜR-İ DEM] İLE Hasret çekme. | Çok istenilen ve ele geçirilemeyen şeye üzülme. İLE Sonuç olarak çıkma, hâsıl olma. | Ürüme, üretme. )


- TAHAVVÜL[< HÂL] ile/ve/<> TAGAYYÜR[< GAYR]

( [değişim] Biçimde/sıfatta. İLE/VE/<> Öz'de/zât'ta. )


- TAHZÎL ile TAHSÎL[< HUSÛL] ile TAHZÎR

( Alçaltma, bayağılaştırma. İLE Ele geçme/geçirilme, hâsıl etme. | Vergi toplama. | İlim öğrenme. İLE ... )


- TEBEHHÜL ile TEBEHHÜR

( Okumak/tahsil için sıkıntı çekme. İLE Kısa ve sık soluk alma. )


- TEBELLÜL ile TEBELLÜR[Eski Türkçe < BİLLÛR]

( Islanma, nemlenme. İLE Billurlaşma. [Fr. CRISTALLISATION] )


- TEBESSÜL ile TEBESSÜR

( Yüz asma, somurtma, yüzünü ekşitme. İLE Sivilce çıkması. )


- TEBEZZÜL ile TEBEZZÜR

( Yarılma. İLE Sporlanma. )


- TEBHÎL[< BAHAL, BUHL] ile TEBHÎR[< BUHÂR | çoğ. TEBHÎRÂT] ile TE'BÎR

( Biri için hasis, pinti deme. İLE Buğu haline getirme. | Tütsüleme, tütsülendirilme. | Etüvden geçirme. İLE Aşılama.[Ağaç.] )


- TEFSİR[< FESR] ile/ve/< TE'VÎL[Ar. < MEAL]

( Olaylara bağlı yorum. | Kur'ân-ı Kerîm'in, anlam bakımından açıklaması. | Örtüyü açmak. İLE/VE Anlama bağlı yorum. | İlklemek, asla götürmek. | Sözü çevirme. )


- TEGAVVÜL ile TEGAVVÜR[< GAVR]

( Renkten renge girme. İLE Derin/e dalma. | Bir şeyin aslını arama. )


- TEHÎL ile TEHÎR[< AHAR]

( Konuğa, "hoş geldiniz!" demek olan "ehlen ve sehlen" tümcesini söylemek. | Ehliyetli kılma. | Lâyık, müstahak görme/görülme. | Ürkekliği giderme, alıştırma. İLE Erteleme, sonraya/geriye bırakma. )


- TEKÂSÜR[< KESRET] ile TEKÂSÜR[< KESR] ile TEKÂSÜL[Ar. < KESEL]

( Çoğalma.[bkz. TAADDÜD, TEKESSÜR] | Çok övünme. İLE [fiz.] Işınların sapıp kırılması, kırınım.[İng., Fr. DIFFRACTION] İLE Üşenme, tembellik; ilgisizlik. )


- TESHÎL ile TESHÎL[< SEHL | çoğ. TESHÎLÂT] ile TESHÎR

( Öksürtme. İLE Kolaylaştırma. İLE Ele geçirme, zapt etme. | ... )


- TEŞA'UL[< ŞU'L] ile TEŞA'UR[< ŞA'R] ile TEŞÂUR[< Şİ'R] ile TEŞÂVÜR[< ŞÛRÂ]

( Parlama, tutuşma. İLE Kıllanma, tüylenme. İLE Şâir tavrı takınma, şâirlik taslama. İLE Birbirine danışma. )


- TEŞEMMÜL ile TEŞEMMÜR

( İhrama bürünme. İLE İşe hazırlanma, sıvanma. )


- TEŞMÎL ile TEŞMÎR[< ŞEMR]

( Yayma, içine aldırma, kapsamına aldırma. | Daha genel bir anlam verme. İLE Sıvama, sıvanma. )


- TIRTIL ile TIRTIR

( Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. İLE Zar kanatlılardan, uzun gövdeli, uzun duyargalı, kurtçuk evresini tarım bitkilerine zarar veren böcekler üzerinde geçiren bir tür böcek. )


- UNSUL ile UNSUR[çoğ. ANÂSIR]

( Adasoğanı.[şurubu, kalp hastalıklarına, kan bozukluğuna ve akciğer zarı yangısına/iltihabına karşı kullanılır] İLE Birleşik/bütüncül nesneleri oluşturan basit/tekil nesnelerin her biri. | Bir bütünden ayrılıpı bir parça oluşturan bölüm. | Kök, esas, madde. )


- USÛL[< ASL] ile USÛR[< ASR]

( Asıllar, kökler. | Bir ilmin ya da tekniğin asıl konusundan önce öğrenilmesi gereken esas, başlangıç, bilgi. | Başlangıç. | Yol, yöntem, tertip, metod, nizam, kaide, düzen. İLE Yüzyıllar. )


- VİCÂL[< VECL] ile VİCÂR[çoğ. EVCİRE, VÜCÜR]

( Korkaklar. İLE Kurt, aslan gibi yırtıcı hayvan yatağı, in. | Sel suyunun oyduğu yer. )


- ZÂHİL ile ZÂHİL ile ZÂHİL ile ZÂHİR

( Zakkum ağacı. İLE Sağlığı düzelen ya da sıkıntıdan sonra gönlü ferahlayan. | Unutan. İLE İhmal eden, unutan. İLE ... )


- ZEBÎL ile ZEBÎR ile ZEBL / ZEBR

( Gübre, fışkı. | Pislik. İLE Mihnet, sıkıntı. | Mektup, yazılmış şey. İLE ... )


- ZEBL ile ZEBR[Fars.]

( Deniz kaplumbağasının kabuğu. İLE Kitap, cüz. | Kitap yaprağı. | Yazı yazma. | Söz. | Yazı. | Zekâ. | Güçlü, sağlam kişi. )


- ZEBL ile ZEBR[Fars.]

( ... İLE "Vuran/vurucu" anlamına gelerek birleşik sözcükler yapar.[GÛŞ-ZED: Kulağa çalınan. | ZEBÂN-ZED: Yayılmış söz, dil persengi(gereksiz sözcük/ifade tekrarları).] )


- ZEHL ile ZEHR[çoğ. EZHÂR] ile ZEHR[Fars.] ile ZEİR/ZE'R / ZEÎR

( Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu yüzünden geciktirme. İLE Çiçek. İLE Zehir, ağu. İLE ... )


- ZENÂBÎL[< ZENBÎL/ZİNBÎL] ile ZENÂBÎR[< ZÜNBÛR]

( Zenbiller. İLE Eşek arıları. )


- ZENÂBÎL[< ZENBÎL/ZİNBÎL] ile ZENÂBÎR[< ZÜNBÛR]

( Kadınlar. | Vurucular, dövücüler. İLE "Vurarak" anlamıyla birleşik sözcükler oluşturur. [TA'NE-ZENÂN: Söverek, küfür ederek.] )


- ZİBL ile ZİBR[çoğ. ZÜBÛR]

( Süprüntü, gübre. İLE Mektup. | Kitap. | Yazı. )


- ZÜHÛL[< ZAHL] ile ZÜHÛL ile ZÜHÛR

( Düşmanlıklar, öcler, intikamlar. İLE Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu yüzünden geciktirme. İLE ... )


Bu sayfa 01 Ocak 2020 itibariyle 169 kez incelenmiş/okunmuştur.