Bugün[12 Nisan 2026]
itibarı ile 15.972 başlık/FaRk ile birlikte,
15.972 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(59/65)


- RÜSTİK[Fr. < Lat.] değil/yerine/= KÖY EVİ

( Köy evi ya da köy görünüşü veren. )


- RUTUBET[Ar.]/NEM[Fars.] değil/yerine/= KALIKBUĞ/SUBUĞ/Çİ[dvnlgttrk]


- RÜYÂ ile KARABASAN

( DREAM vs. NIGHTMARE )

( HÂB ile KÂBÛS )


- YEL/RÜZGÂR YÖNLERİNDE:
YILDIZ ile KIBLE ile GÜNDOĞUSU ile GÜNBATISI

( Kuzey. İLE Güney. İLE Doğu. İLE Batı. )


- YEL/RÜZGÂR ile KATABATİK

( ... İLE Antarktika'nın Dry Valleys bölgesindeki koşullar katabatik[< Yun.: Alçalan.] rüzgârlardan kaynaklanmaktadır. Bu rüzgârlar, soğuk ve yoğun havanın yerçekimi kuvveti tarafından aşağı doğru çekilmesiyle meydana gelir. Bu rüzgârler saatte 320 km. hıza ulaşarak tüm nemi[su, buz ve kar] buharlaştırır. )


- RZK >/<> ZKR >/<> KZR

( RIZK > ZİKİR > KAZÛRÂT [~] )

( Doğadan kişiye/hayvana. > Kişide/hayvanda. <> Doğaya. )

( Gıda > Sindirim/işleme[Besin/posa] <> Dışkı/gübre-toprak/su-gıda )


- SAAT ile SAAT DAİRESİ ile KUM SAATİ ile SAAT İBRESİ ile SAATLİK ile SAAT

( HOUR vs. HOUR CIRCLE vs. HOUR GLASS vs. HOUR HAND vs. HOURLY vs. HOURS )

( مدت کم ile ساعت ile ساعته ile نصف النهار ile ساعت ريگي ile ساعت شمار ile ساعتي ile ساعات )

( MADAT KAM ile SAAT ile SAATEH ile نصف النهار ile SAAT RYGY ile SAAT SHMAR ile SAATY ile SAEAT )


- SABAH ile/ve/> KUŞLUK


- SABAN ile KARASABAN

( Demir uclu tarım aracı. İLE Toprağı sürmede kullanılan ilkel bir tarım aracı. )


- SABAN ile KOTAN

( ... İLE Büyük saban. )


- SABATİER İLE LANGMUİR-HİNSHELWOOD İLE ELEY-RİDEAL ile/||/<> KATALİZ MEKANİZMALARI

( Heterojen kataliz reaksiyon yolları. )

( Formül: r = kθAθB (L-H) )


- SABIR ile/ve KANAAT ile/ve MÜRÜVVET

( Tamamıyla nefs mertebesinden geçmeyen, mürüvvet sahibi olamaz. )


- SABIR ile KAYITSIZLIK/İLGİSİZLİK


- SABIR ile/ve KENDİNİ TUTMAK


- KANÛN-İ ZEVÂYÂ-İ SÂBİTE[Osm.] / LAW OF CONSTANT ANGLES[İng.] / LOI DES ANGLES CONSTANTS[Fr.] ile/değil/yerine/= SABİT AÇILAR YASASI/KANUNU


- SABİT YÖRÜNGE(GEO) ile/ve/||/<> DÜŞÜK DÜNYA YÖRÜNGESİ(LEO) ile/ve/||/<> ORTA DÜNYA YÖRÜNGESİ(MEO) ile/ve/||/<> KUTUPSAL YÖRÜNGE VE GÜNEŞ EŞZAMANLI YÖRÜNGE(SSO) ile/ve/||/<> AKTARIM YÖRÜNGELERİ VE SABİT KONUMSAL AKTARIM YÖRÜNGESİ(GTO) ile/ve/||/<> LAGRANGE NOKTALARI(L)


- SABİT ile/ve/||/<>/> KOZMİK SABİT[1917 < ARKÜTAS (M.Ö. 320)]


- [ne yazık ki]
!SABOTAJ[Fr.] ile !KOMPLO[Fr. COMPLOT]["KOMPLE" değil!] ile !KUMPAS/KOMPAS[Fr. COMPAS] ile !MANİPLE[Fr.]

( Baltalama. [Fransa'daki işçilerin, haklarını almak/savunmak üzere tepki olarak ayaklarındaki saboları[tahta ayakkabı], makinelerin içine atmasıyla] İLE Birine, bir kuruluşa karşı, toplu olarak alınan, gizli karar. | Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir tasar. İLE Dizicilerin, harfleri, satır durumuna getirirken, içine yerleştirdikleri ayarlanabilir demir yuva. | Gizli bir iş, düzen hazırlamak. İLE Telgraf imlerini göndermek için bir devredeki akımı kesmekte ya da yeniden vermekte kullanılan aygıt. | Roma ordusunda, 60 ya da 120 erden ibaret bölük. | Bazı papazların ayinlerde sol kolun bileğine yakın taktığı süslü şerit. )

( !SABOTAGE vs. !CONSPIRACY vs. !PLOT vs. !MANIPLE )


- SABUN ve KİL


- SABUN ile/ve/||/<> KÖPÜK

( ... İLE/VE/||/<> Sabun, deterjan vb.nin suda erimesinden oluşan beyaz kabarcık. | Çalkanan, kaynatılan, mayalanan, yukarıdan dökülen sıvıların üzerinde oluşan hava kabarcıkları yığını. | Yapay olarak elde edilen, yumuşak ve esnek dolgu gereci. | Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan yığın. | Hayvanların, bazı kez de kişilerin ağzında görülen salyamsı kabarcıklar. )


- SAÇ ile/ve KIL

( Kafa derisinde bulunan deri uzantısı/artığı. İLE/VE Gövdede bulunan deri uzantısı/artığı. )

( MÜCA'AD[< CA'D]: Kıvırcık, kıvrılmış, lülelenmiş saç. )

( GİSÛY-İ MÜFETTEL: Örülmüş saç. )

( ÇEVGÂN-I SÜNBÜL: Sevgilinin saçı. )

( HAIR/TRICHO vs./and A HAIR OF HAIR )


- SAÇAKBULUT/SIRRUS[Lat.] ile/ve KÜMÜLONİMBUS

( En üst/yüksek bulut katmanı. İLE/VE En alt [dokuzuncu] bulut katmanı. )

( Sirrus bulutları, 12.000 m. yükseklikte, ince bir tabakadır. Gökyüzünde tamamen buzdan oluşan tek buluttur. [Yerkürenin ısısını düzenlemeye yardımcı olur.] )


- SAÇI KEL değil KAFASI KEL


- SAÇMA(SAPAN) ile KELALÂKA


- SAÇMALIK ile/ve/değil/||/<>/> KISIR DÖNGÜ


- SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR:
BİÇİMSİZ ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> SALDIRI ile/ve/||/<> KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA ile/ve/||/<> TARTIŞMALI NEDEN ile/ve/||/<> İSTATİSTİKSEL HATA ile/ve/||/<> ŞAŞIRTMA ile/ve/||/<> YETKEYE BAŞVURMA ile/ve/||/<> DUYGULARA BAŞVURMA ile/ve/||/<> KIYASLAMA HATALARI ile/ve/||/<> SINIFLANDIRMA HATALARI

( BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR
( INFORMAL FALLACIES vs./and/||/<> FALLACIES )

BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: GÖNDERMELİ ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK
( FALLACY OF: EQUIVOCATION vs./and/||/<> ACCENT vs./and/||/<> AMPHIBOLY )

SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KARALAMA ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME
( ARGUMENT AGAINST THE MAN vs./and/||/<> CIRCUMSTANTIAL AD HOMINEM vs./and/||/<> FALLACY OF "YOU / YOU ALSO" vs./and/||/<> POISONING THE WELL )

KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
( BEGGING THE QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF IRRELEVANT PURPOSE vs./and/||/<> IRRELEVANT CONCLUSION vs./and/||/<> FALLACY OF STRAW-MAN vs./and/||/<> FALLACY OF RED HERRING )

TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER
( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )

İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YETERSİZ ÖRNEK ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ
( FALLACY OF INSUFFICIENT SAMPLE vs./and/||/<> UNREPRESENTATIVE SAMPLE vs./and/||/<> FALSE ANALOGY vs./and/||/<> SLOTHFUL INDUCTION vs./and/||/<> FALLACY OF SLANTING vs./and/||/<> GAMBLER'S FALLACY )

ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: DEVEDE KULAK ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK
( FALLACY OF THE BEARD vs./and/||/<> BLACK OR WHITE FALLACY vs./and/||/<> ARGUMENT FROM IGNORANCE vs./and/||/<> FALLACY OF SLIPPERY SLOPE vs./and/||/<> COMPLEX QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF MANY QUESTIONS vs./and/||/<> FALLACY OF LIMITED CHOICES )

YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: BİR BİLENE SORMA ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> GENETİK
( ARGUMENT TO AUTHORITY vs./and/||/<> FALLACY OF UNQUALIFIED SOURCE vs./and/||/<> APPEAL TO BELIEF vs./and/||/<> APPEAL TO COMMON PRACTICE vs./and/||/<> BANDWAGON, PEER PRESSURE vs./and/||/<> PRAGMATIC FALLACY vs./and/||/<> APPEAL TO PERSONAL INTERESTS vs./and/||/<> FALLACY OF "IS" TO "OUGHT" vs./and/||/<> STYLE OVER SUBSTANCE vs./and/||/<> GENETIC FALLACY )

DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET
( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )

SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> HATALAR
( FALLACIES vs./and/||/<> MISTAKES/WRONGS )

KIYASLAMA HATALARI: GENELLEŞTİRME ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME
( FALLACY OF CONVERSE ACCIDENT vs./and/||/<> FALLACY OF ACCIDENT )

SINIFLANDIRMA HATALARI: BÜTÜNLEME ile/ve/||/<> İNDİRGEME
( FALLACY OF COMPOSITION vs./and/||/<> FALLACY OF DIVISION ) )


- SACRED :/yerine KUTSAL


- SADE ile KEMER SIKMA

( AUSTERE vs. AUSTERITY )

( رياضت کش ile رياضت )

( RYEZAT KESH ile RYEZAT )


- SADEDE GELMEK değil/yerine/= KONUYA DÖNMEK


- SADR ile/ve KALB


- SAF KÜLTÜR TEKNİĞİ ile/||/<> KARIŞIK KÜLTÜR

( Saf kültür tek tür mikroorganizma içerir İLE karışık kültür birden fazla tür içerir. Koch agar plak yöntemi ile saf kültür elde etti İLE bu sayede bakterileri tek tek inceledi. Saf kültür bakteriyolojinin temel tekniğidir. )

( Robert Koch tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1843-1910) (Ülke: Almanya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bakteriyel hastalık teorisi, Koch postülatları, bakteriyel kültür teknikleri) )


- SAF OLMAYAN ile KİRLİLİK

( IMPURE vs. IMPURITY )

( ناپاک ile پلشت ile ژيژ ile غير خالس ile ناسره ile ناخالص ile ناصاف ile ناخالصي ile نجاست ile ناپاکي )

( NAPAK ile POLSHT ile ZHYZH ile غير خالس ile NASAREH ile NAKHALES ile NASAF ile NAKHALESY ile NAJAST ile ناپاکي )


- ŞAFAK ile/ve/||/<> KOZMİK ŞAFAK


- SAFİR ile/||/<> KUNZİT

( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )


- SAF/LAŞTIRILMIŞ AKIL ile/ve/= NİYET ile/ve/= KALP

( PURIFIED REASON vs./and INTENTION = HEART )


- SAF/LIK ile KATIŞIKSIZ/LIK, KATIKSIZLIK

( PURE vs. UNADULTERATED )


- SAĞA ÇEKMEK ile KENARA ÇEKMEK


- SAĞANAQ[Azr.] = KASNAK, ÇEMBER[Tr.]


- SÜSLEME!:
"SAĞIRA" ve/||/<> "KÖRE"

( Sözünü. VE/||/<> Yüzünü. )

( Yorma dilini. VE/||/<> Süsleme sözlerini.
[Köre yormam dilimi, sağıra süslemem sözlerimi.] )


- SAĞLAMAK ile/değil KURMAK


- SAĞLAM/LIK ile/ve/<> KALICI/LIK

( STRENGTH vs./and/<> PERMANENT/LASTING )


- ŞAH ile/ve VEZİR ile/ve FİL ile/ve AT ile/ve KALE/ROK ile/ve PİYON[Fr. < Lat.]

( ... ile/ve FERZ/FERZÎN/FERZÂNE/FERZEND[Fars.] ile/ve PÎL ile/ve ... ile/ve RUH ile/ve PİYÂDE, BEYDÂK[Ar.] )

( KING vs. QUEEN vs. BISHOP vs. KNIGHT vs. ROOK vs. PAWN )


- SÂHİB[Ar.] ile KARÎN[Ar.]


- SAHİFE ile/ve TOMAR[Yun.] ile/ve KİTAP

( ... İLE/VE Dürülerek, boru biçimi verilmiş kâğıt. İLE/VE ... )


- SAHİL[Ar.] değil/yerine/= KIYI/YAKA/YALI


- SAHİL ile KIYI ile KIYI ŞERİDİ ile KIYIYA DOĞRU ile KIYIYA DOĞRU

( COAST vs. COASTAL vs. COASTLINE vs. COASTWARD vs. COASTWARDS )

( کنار دريا ile درياکنار ile کرانه ile ساحل ile ساحل دريا ile سرازير رفتن ile ساحلي ile درياکناري ile خط ساحل ile درامتداد ساحل )

( KONAR DARYA ile DARYAKENAR ile KARANEH ile SAHEL ile SAHEL DARYA ile SARAZYR RAFTAN ile SAHELY ile DARYAKENARY ile KHAT SAHEL ile DARAMOTEDAD SAHEL )


- ŞAHİN ile KIZIL KUYRUKLU ŞAHİN

( İlgili yazı ve ayrıntıları için burayı tıklayınız... )

( ... cum BUTEO JAMAICENSIS )


- ŞAHİN ile KIZIL ŞAHİN

( ... İLE Şahinden biraz daha büyük, uzun kanatlı ve uzun kuyrukludur. )

( ... İLE Ovalar, bozkır, dağlar ve benzer açık arazilerde yaşarlar. )

( ... vs. LONG-LEGGED BUZZARD )

( ... cum BUTEO RUFINUS )


- SAHİP OLMAK ile/değil KENDİNDE VAR (OLDUĞUNU BİLMEK/ANIMSAMAK)


- SAHİP OLMAK ile/yerine KURUCU(SU) OLMAK

( OWNER vs. FOUNDER
FOUNDER instead of OWNER )


- SAHİPLENME ile/ve/değil/||/<> KIŞKIRTMA/AJİTASYON


- SAHİPLENME ile/ve/||/<> KOLLAMA


- ŞAHIS[Ar.] değil/yerine/= KİŞİ/BİREY


- SAHNE ile/<> KONDÜVİT/KONDÜİT[Fr. < CONDUITE]

( ... VE/||/<> Tiyatroda sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kişi. )


- SAHNE ve/||/<>/>/< KULİS[fFr. < COULISSE]

( İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belirli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. | Görüntü. | Tanık olunan, gözlenen olay. | Bir konu ya da çalışma çevresi, çalışma dalı. | Bir oyun ya da filmin başlıca bölümlerinden her biri. VE/||/<>/>/< Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm. | Borsa dışında alışveriş yeri. | Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapılan yer. | Bir işin, bir hareketin gizli hazırlık konuşması. )


- SAHRA değil/yerine/= KIR


- SAHRA[Ar.] değil/yerine/= KIR | ÇÖL


- ŞAHSEN[Ar.] değil/yerine/= KİŞİSEL OLARAK


- ŞAHSİ (HAKLAR) değil/yerine/= KİŞİSEL (ÜLEVLER)


- ŞAHSÎ[Ar.] değil/yerine/= KİŞİSEL


- ŞAHSINA MÜNHASIR değil/yerine/= KENDİNE ÖZGÜ


- ŞAHSİYET (HAKLARI) değil/yerine/= KİŞİLİK (ÜLEVLERİ)


- ŞAHSİYET(Lİ/SİZ) değil/yerine/= KİŞİLİK(Lİ/SİZ)


- SAHTE ile KURGU

( FAKE vs. FICTION )


- SAK/SAC[İng.] değil/yerine/= KESE


- SAKAL ile KABA SAKAL

( ... İLE Gür ve geniş sakal/lı. )


- SAKİN OLMAK ile/ve/<> (KENDİNE) HÂKİM OLMAK


- SAKİN OLMAK ile/ve/||/<> SESSİZ OLMAK ile/ve/||/<> KENDİN OLMAK

( Huzur arıyorsak. İLE/VE/||/<> Bilgelik arıyorsak. İLE/VE/||/<> Aşk arıyorsak. )


- SAKİN/LİK ile/değil KAYITSIZ/LIK

( Her sakin/lik görüntüsü sakinlik olmayabilir hatta kayıtsızlıktan/ilgisizlikten/içekapanıklıktan kaynaklanıyor olabilir! )


- SAKİN/LİK ile/ve/<> KETUM/LUK

( Etkili ve yaratıcı bir konumdaysa, kişi ketum olmalıdır. )


- SAKINMAK ile KAÇINMAK

( TO PROTECT vs. ABSTAIN, SHUN )


- SAKINMAK ile/ve/değil/yerine KORUMAK


- SAKIZ ile KARDEŞKANI

( ... İLE Kardeşkanı ağacından alınan, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, koyu renkte bir sakız. )


- SAKLAMAK ile KORUMAK

( TO HIDE vs. TO SAVE )


- SAKÜLER/SACCULAR[İng.] değil/yerine/= KESELEŞMİŞ


- SALÂBET[Ar.] ile KASVET[Ar.]


- SALÂBET[Ar. < SULB] değil/yerine/= KATILIK/SAĞLAMLIK

( Peklik, katılık, sağlamlık. | Manevi kuvvet, dayanma. )


- SALÂHİYET ve/||/<> EHLİYET ve/||/<> KUDRET

( APTIDUTE et/||/<> CAPACITE et/||/<> PUISSANCE )


- SALAK YERİNE Mİ KOYUYORSUN?/SALAK MI ZANNEDİYORSUN? ile/ve/<> KENDİNİ Mİ KANDIRIYORSUN?(/KANDIRMAYA ÇALIŞIYORSUN?)


- SALATA" ile/değil/yerine KOMEDİ


- SALDIRGANLIK ile KAVGACI

( BELLIGERENCE vs. BELLIGERENT )

( کج خلقي ile متحارب )

( KAJ KHALGHY ile متحارب )


- SALGIN ile KOLERA[Fr. < CHOLERA]

( ... İLE Şiddetli ishal ve kusmalarla kendini gösteren, çok bulaşıcı, salgın ve öldürücü bir hastalık. )


- SALYANGOZ ile/ve KONİK SALYANGOZ

( Karada. İLE/VE Denizde. )

( Bir salyangoz üç yıl kesintisiz uyuyabilir. )

( ... İLE/VE Avustralya'da, resiflerde yaşarlar. )

( ... İLE/VE Dünyanın en zehirli canlılarındandır. )

( ... İLE/VE Zehirleri, çeşitli hastalıkları tedavide kullanılırlar. )

( ... İLE/VE 600 çeşidi vardır. 100'ü Avustralya Büyük Mercan Resif'lerinde bulunur. )

( ... İLE/VE İnsan için en zehirli olan hayvanları avlarlar. )


- SAMAN ALTINDAN SU YÜRÜTMEK ile/ve/||/<> KARDA YÜRÜYÜP İZİNİ GÖSTERMEMEK


- SAMAN EV ile/ve/değil/yerine HUĞ EV ile/ve/değil/yerine KERPİÇ EV ile/ve/değil/yerine BAĞDADÎ EV

( HUĞ EV/ÇUKUROVA EVİ: Duvarları murt ya da hayt çubuğu ile sepet örer gibi örülür. Çatısı saz ile kaplanır. İç duvarlarına kerpiç sıva yapılır. Yapımı kolaydır. [Taş duvar ustasına ücret verecek olanağı bulunmayanlar bu tarz evler yapardı.] )


- SAMAN ile KESMİK

( ... İLE Başakla karışık iri saman. | Taş gibi olmuş toprak parçası. )


- ŞÂMİL[< ŞEML < ŞÜMÛL] ile/ve/<> KÂMİL[< KEMÂL]

( Topluma. İLE/VE/<> Kişiye/sana! )

( Genele. İLE/VE/<> Özele. )

( İçine alan, kaplayan, çevreleyen. İLE/VE/<> Tam, eksiksiz, bütün. | Olgun. | Bilgin, âlim. )


- SANAL ile/ve KURGU/SAL

( VIRTUAL vs./and SPECULATIVE )


- SANAT BİÇİMİNDE:
SİMGESEL ile/ve/||/<>/> KLASİK ile/ve/||/<>/> ROMANTİK


- SANAT DÖNEMLERİ/NDE:
SİMGESEL ile/ve/<>/> KLASİK ile/ve/<>/> ROMANTİK ile/ve/<>/> MODERN

( Mimarlık sanatı. İLE/VE/<>/> Heykel sanatı. İLE/VE/<>/> Resim, müzik ve şiir sanatı. İLE/VE/<>/> Sürekli değişim/dönüşüm. )

( ... =/> ETİK )

( Sümer, Mısır, Çin, Hint. İLE/VE/<>/> Eski Yunan. İLE/VE/<>/> Avrupa.[XIX. yüzyıl] İLE/VE/<>/> Çağımız. )


- SANAT:
KİŞİSEL/ŞAHSÎ ve/||/<> KİŞİYE ÖZGÜ/MUHTEREM


- SANAT NESNESİNE BİÇİM VERME ile/ve/||/<> KİŞİNİN, KENDİNE BİÇİM VERMESİ


- SANAT = ART[İng., Fr.] = KUNST[Alm.] = ARS[Lat.] = TEKHNE[Yun.] = ARTE[İsp.]


- SANAT ve/||/<>/> (< FELSEFE <) ve/||/<>/> KAVRAM ve ÖTESİ


- SANATÇIDA:
KAPRİS ve/||/<> KİBİR

( "Yakışır" )


- SANATSAL ÜRÜN VERMEK ile/ve/değil/yerine/<> (KENDİNE VE TOPLUMA) SANATSAL DUYARLILIK KAZAN(DIR)MAK/KAZANDIRABİLMEK

( Sanat ürünü, sanatçısını yanında istemez. )


- SANAYİ/Cİ ile KAPİTALİZM/KAPİTALİST


- SAND :/yerine KUM


- SANDIK ile KRATER

( CRATE vs. CRATER )

( درجعبه گذاردن ile صندوقه ile دهانه آتش فشان )

( DARJABEH GOZARDAN ile صندوقه ile DEHANEH ATASH FESHAN )


- SANDOVİÇ değil/yerine/= KISTIRMA


- SANI/ZAN/ZEHAB[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<> KANI/KANAAT(> "KANIMCA")

( Sahibi olunan düşüncenin/yorumun üzerine yargıda bulunum ve bu sürecin ilk durumu/sonucu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Bir durum/olgu üzerine düşünce/yorum sahibi olmak. )

( Gerçeği bulmak istiyorsak, kanılarımıza asılmamalıyız. )

( To find truth, we must not cling to our convictions. )

( [not] SURMISE vs./and/but/||/<> OPINION
OPINION instead of SURMISE )


- SANIKTAN, KANITA GİTMEK" değil KANITTAN, SANIĞA GİTMEK


- ŞANS (VERMEK) ile/ve/değil/||/<>/< KOZ (VERMEK)


- ŞANS ile KANAL ile ŞANSÖLYE

( CHANCE vs. CHANCEL vs. CHANCELLOR )

( امکان ile استحاله يافتن ile مجال ile شانس ile صدر کليسا ile صدر اعظم ile صدراعظم )

( EMKAN ile ESTEHALEH YAFTAN ile مجال ile SHANS ile SADAR KELYSA ile SADAR EAZAM ile SADREAZAM )


- SANSAR ile KAYA SANSARI


- SANSAR ile/ve KESELİ SANSAR


- SANSÜR[Fr. < CENSURE] ile/ve/||/<> KAMUFLAJ[Fr. < CAMOUFLAGE]

( Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükûmetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim. | Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin yayınının ve gösterilmesinin izne bağlı olması, sıkı denetim. İLE/VE/||/<> Gizleme. )


- ŞANTÖZ[Fr. < CHANTEUSE] değil/yerine/= KADIN ŞARKICI


- SANTUR ile KSİLOFON[Fr.< XYLOPHONE]

( ... İLE Değişik sayıda akortlu tahta ya da metal çubukların gam sırasıyla dizilmesinden oluşan, iki değnekle vurularak çalınan bir çalgı. )


- SAP ve/||/<> KÜPLEĞİ

( ... VE/||/<> Küreğin, baltanın sap takılan yeri. )


- ŞAPKA ile KANOTİYE[Fr. < CANOTIER]

( ... İLE Düz kenarlı şapka. )


- ŞAPKA[Rusça] ile KEP[İng. < CAP]

( Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık. | Boru, baca, direk vb. nesnelerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. | Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme örgenlerini taşıyan şapka biçimindeki örgen. | Düzeltme imi. İLE Başlık, sipersiz şapka. | Asker şapkası. | Hemşirelerin taktığı başlık. | Bazı törenlerde profesör ve öğrencilerin taktığı özel başlık. )


- ŞAPKA[Rus.] ile KASKET[Fr. CASQUETTE]

( Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık. | Boru, baca, direk vb. şeylerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. | Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme örgenlerini taşıyan, şapka biçimindeki örgen. | Düzeltme işareti. İLE Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık. )


- SAPMA ile/değil KAYMA


- SAPMAK ile KONUDAN SAPMAK ile SAPMIŞ ile SAPMA ile SAPMA ile SAPMA ile SAPKIN ile SAPMACILIK ile SAPTIRICI

( DEVIATE vs. DEVIATE FROM SUBJECT vs. DEVIATED vs. DEVIATIN vs. DEVIATING vs. DEVIATION vs. DEVIATIONAL vs. DEVIATIONISM vs. DEVIATOR )

( عدول کردن ile گريز زدن ile انحراف ورزيدن ile منحرف شدن ile مغلطه کردن ile پرت ile کجراهي ile کجراه ile عدول ile انحراف مسير ile ضلال ile انحرافي ile کجروي ile منحرف شونده ile کجرو )

( ADOL KARDAN ile GARYZ ZADAN ile ENHERAF VARZYDAN ile MONHERF SHODAN ile MOGHALTEH KARDAN ile PORT ile کجراهي ile KOJRAH ile ADOL ile ENHERAF MOSYR ile ZELAL ile ENHERAFY ile کجروي ile MONHERF SHVANDEH ile KOJROO )


- ŞARAP ile/değil KEVSER ŞARABI


- SARAWAK ve/<> KUCHING

( ... VE/<> Malezya'nın bir eyaleti olan ve Borneo Adası'nda bulunan, Sarawak'ın başkenti. )


- SARAY ile/||/<> KASR[Ar.]

( ... İLE/||/<> Küçük saray[sarayın bir küçüğü], köşk. )


- SARAY ile/ve/değil KONAK

( ... İLE/VE/DEĞİL Kışın oturulan ve surun/şehrin içinde olan. )


- SARAY ile/ve/<> KRAL


- ŞARBON[Fr. < CHARBON] değil/yerine/= KARAKABARCIK


- SARF ETMEK değil/yerine/= KULLANMAK


- SARGAÇ/KORSA/KORSE[Fr. < CORSET] ile KORSAJ[Fr. < CORSAGE]

( İnce görünmek için kullanılan esnek iç giysisi. | Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda gövdeyi düzgün tutmaya yarayan nesne. İLE Küçük, kısa sargaç. )


- SARHOŞ ile KÖR KANDİL/GÖK KANDİL

( ... İLE Aşırı derecede sarhoş. )


- SARİ ile/ve/<> CHOLİ ile/ve/<> KAMİZ

( Hindistan'lı bayanların geleneksel giysisi. [3.5 m. - 4.5 m. boylarında bir kumaş] İLE/VE/<> Sari'nin altına giyilen, dar ve kısa bluz. İLE/VE/<> Şalvar-pijama arası bir pantolon. )


- SARIK ile/ve/değil KAVUK

( İmamların/mürşitlerin başlarındaki sarıklar, fesin etrafına dolandırılan kefendir. Kişi, yaşama anlam vermeyi, yaşamındaki olanaklar ya da değerler üzerinden değil ancak ve özellikle ölümü düşünerek anlamlandırabilir. Dolayısıyla yaşamın önemini ve ciddiyetini "ben ölümle hesaplaşmamı her zaman yaparım/yapabilirim!" bilgisini sunan bu sarıkla/kefenle yaymaktadır/paylaşmaktadır. Sarığın, özellikle camide ve özellikle imamın başında olması aynı zamanda cemaat için de geçerlidir. İmamın kıldığı namazdan cemaatin, cemaatin kıldığından da imamın sorumluluğu vardır. Bir bütünlerdir, birbirini tamamlarlar. Cemaate katılan her bir kişinin fiziksel olarak sarık takmasına gerek kalmadan imam bu görevi üstlenmiştir. Cemaat katılımcıları da sadece camide değil günlük yaşamda da bu bilgi üzerine ölümle ilişkilerini bu simge ve anlam üzerinden gerektikçe ve zaman zaman sürdürmelilerdir. )

( Seyr-ü sülûk'u, nefs mertebelerini ve kefeni simgeler. [7 kat sarılır] )


- SARILMA ile/ve/değil KUCAKLAŞMA/KOÇMAK

( Zaman zaman ve yakınlıkla, ortak düşünce ve duygulanımlarda. İLE/VE/DEĞİL Uzun süre görüşülememesinden dolayı buluşma/karşılaşma sırasındaki ya da coşkulu/sevinçli bir durumdaki paylaşım. )

( Dostluklarda/yakınlıklarda olabildiğince paylaşılması/yaşanması gerekenler. )

( TEÂNUK[< UNK][: Birinin boynuna sarılma.] ile/ve/değil MUÂNAKA[< UNK] )


- SARIMSAK ile KÖMÜREN

( ... İLE Yabani sarımsak. )


- SARIMSAK ile KURTLUCA/SU SARIMSAĞI

( Ballıbabagillerden, tırmanıcı sarı çiçekleri olan, kokusu sarımsağı andıran, göl, akarsu kıyıları vb. nemli yerlerde yetişen bir bitki, meşecik, yer meşesi/palamudu/pelidi. | Lohusa otu. )


- ŞARKI ile KANTO[İt. < CANTO]

( ... İLE Tuluat tiyatrolarında oyundan önce genellikle kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri. | Bu gösteri sırasında söylenen şarkı. )


- SARSILMAK ile KASILMA ile SARSICI

( CONVULSE vs. CONVULSION vs. CONVULSIVE )

( دچار تشنج کردن ile اختلاج ile تشنج ile تشنجي ile متشنج ile مختلج )

( DOCHAR TASHENJ KARDAN ile اختلاج ile TASHENJ ile تشنجي ile MOTESHENJ ile مختلج )


- ŞART değil KOLAY!


- ŞARTLI TAHLİYE değil/yerine/= KOŞULLU SALIVERİ


- ŞARTNAME/BAYLAVBETİ değil/yerine/= KOŞULLUK


- ŞAŞIRMA ve/> KORKU


- ŞAŞIRMAK ile "KIRILMAK"


- ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
DEVEDE KULAK ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK

( FALLACY OF THE BEARD vs./and/||/<> BLACK OR WHITE FALLACY vs./and/||/<> ARGUMENT FROM IGNORANCE vs./and/||/<> FALLACY OF SLIPPERY SLOPE vs./and/||/<> COMPLEX QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF MANY QUESTIONS vs./and/||/<> FALLACY OF LIMITED CHOICES )


- ŞAŞKINLIK(/HAYRET) ile/ve/||/<>/> KUŞKU

( Zihinde. İLE/VE/||/<>/> Felsefede. )


- ŞAŞKIN/LIK ile/ve/<> KARARSIZ/LIK


- ŞAŞKINLIK ile KORKU

( BEWILDERMENT vs. FEAR )


- SATIN ALMAK ile/değil/yerine/>< KENDİN YAP!


- SATIR[Ar.] değil/yerine/= KINRAK


- SATRANÇ TAHTASINDA:
AK TAŞLAR ile/ve/<>/>< KARA TAŞLAR

( a1 ile başlar. İLE/VE/<>/>< h8 ile başlar. )


- SATRANÇ TAŞLARININ HAMLE HARFLERİ/KODLARI:
Ş | V | K | F | A ile/ve/||/<> K | Q | R | B | N

( Ş[ah] | V[ezir] | K[ale] | F[il] | A[t]
ile/ve/||/<>
K[ing] | Q[ueen] | R[ook] | B[ishop] | [K]N[ight] )

( PİYON: simgesizdir/harf karşılığı yoktur
X: Alış.
o - o: Küçük rok.
o - o - o: Büyük rok.
ŞAH ÇEKME: +
ŞAH - MAT: #
)

( Türkçe'de. İLE/VE/||/<> İngilizce'de. )


- SATRANÇ ile/ve/||/<> KÖRLERİN SATRANCI ile/ve/||/<> KÖRLEME SATRANÇ

( )


- SAV/İDDİAYA KARŞI, KANIT ORTAYA KOYMA SORUMLULUĞU:
GÜMRÜKTE ve/||/<> KİŞİ(İNSAN) HAKLARINDA ve/||/<> KİŞİSEL VERİ İŞLEMEDE

( Kişiye aittir.[Bunların dışındakilerde, "sav/iddia" sahibinindir.] )


- SAVAŞ ya da KORSANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< TİCARET


- SAVAŞ ile KORSANLIK ile TİCARET


- [ne yazık ki]
!SAVAŞLAR:
RASYONEL ile/ve/<> KİTLELERİN SEFERBER EDİLDİĞİ ile/ve/<> ASİMETRİK


- SAVE :/yerine KAYDETMEK, KURTARMAK


- SAVT[Ar.] ile KELÂM[Ar.]


- SAVUNMA HAKKI ile/ve/||/<> KENDİNİ İFADE ETME HAKKI


- SAVUNMA ve/||/<> GÜDÜLENME ve/||/<> KAYGI


- SAVUNMAK ile KORU(N)MAK

( TO DEFEND vs. TO (GET) SAVE )


- SAYAÇ = KONTÖR = COUNTER[İng.]


- SAYFİYE değil/yerine/= KIRYÖRE


- SAYGI ile/ve/<> KABUL

( RESPECT vs./and/<> ACCEPTANCE )


- SAYGI ile/ve/> KRİTER

( RESPECT vs./and/> CRITERION )


- SAYGINLIK/İTİBAR ve/||/<>/>/< KÖPRÜ KURMAK


- SAYMAK ile SAYILABİLİR ile GERİ SAYIM ile SAYILIR ile TEZGAH ile KARŞI SALDIRI ile KARŞI DEVRİM ile KARŞI KOYMAK ile KARŞI TEPKİ ile KARŞI ARGÜMAN ile KARŞI SALDIRI ile DENGELEME ile KARŞI HÜCUM ile KARŞI DAVA ile SAHTE ile SAHTECİ ile TAKLİT ile KARŞI FOLYO ile KARŞI YÜRÜYÜŞ ile KARŞI ÖNLEM ile MUADİLİ ile KONTRPUAN ile DENGE ile KARŞI KOYMAK ile KARŞI İMZA ile KARŞI GÖRÜŞ ile KARŞI AĞIRLIK ile KONTES ile SAYMA ile SAYISIZ

( COUNT vs. COUNTABLE vs. COUNTDOWN vs. COUNTED vs. COUNTER vs. COUNTER ATTACK vs. COUNTER REVOLUTION vs. COUNTERACT vs. COUNTERACTION vs. COUNTERARGUMENT vs. COUNTERATTACK vs. COUNTERBALANCE vs. COUNTERCHARGE vs. COUNTERCLAIM vs. COUNTERFEIT vs. COUNTERFEITER vs. COUNTERFIT vs. COUNTERFOIL vs. COUNTERMARCH vs. COUNTERMEASURE vs. COUNTERPART vs. COUNTERPOINT vs. COUNTERPOISE vs. COUNTERPOSE vs. COUNTERSIGN vs. COUNTERVIEW vs. COUNTERWEIGHT vs. COUNTESS vs. COUNTING vs. COUNTLESS )

( محسوب داشتن ile بشمار آوردن ile به شمار آوردن ile حساب کردن ile بر شمردن ile محسوب کردن ile شمردن ile شمارش پذير ile شمارش معکوس ile محسوب ile شمرده ile باجه ile شمارشگر ile گيشه ile پيشخوان ile ضد حمله ile انقلاب متقابل ile خنثي کردن ile خنثي نمودن ile اقدام متقابل ile استدلال مخالف ile حمله متقابل کردن ile موازنه کردن ile اتهام متقابل ile دعوي متقابل ile جعل کردن ile تقلبي ile ساخته کار ile غش ile ته چک ile ته قبض ile عقب گرد کردن ile همتا ile نقطهمقابل ile نيروي مقاوم ile وزنه متقابل ile متقابل ساختن ile ظهر نويسي ile نظريه مخالف ile وزنه تعادل ile کنتس ile شمارش ile احصاء ile بي حساب ile بيشمار ile ناشمرده ile بي شمار ile نامعدود )

( MOHSUB DASHTAN ile BESHMAR AVARDAN ile BAH SHMAR AVARDAN ile HASAB KARDAN ile BAR SHMARDAN ile MOHSUB KARDAN ile SHMARDAN ile SHMARSH PAZYR ile SHMARSH MAKOOS ile MOHSUB ile SHMARDEH ile BAJEH ile SHMARSHGAR ile GYSHEH ile PEYSHKHAN ile ZED HAMLEH ile ENGHALAB MOTEGHABEL ile KHONSY KARDAN ile KHONSY NEMUDAN ile EGDAM MOTEGHABEL ile ESTEDELAL MOKHALEF ile HAMLEH MOTEGHABEL KARDAN ile MOVAZNEH KARDAN ile ATEHAM MOTEGHABEL ile DOUY MOTEGHABEL ile JAL KARDAN ile TAGHALABY ile SAKHTEH KAR ile GHESH ile ته چک ile TAH GHABZ ile AGHAB GARD KARDAN ile CPEHMETA ile نقطهمقابل ile NEYROY MOGHAVAM ile VAZNEH MOTEGHABEL ile MOTEGHABEL SAKHTAN ile ZANPAR NOYSY ile NAZARYYEH MOKHALEF ile VAZNEH TAADEL ile KONTS ile SHMARSH ile AHESAE ile BEY HASAB ile BEYSHMAR ile NASHMARDEH ile BEY SHMAR ile نامعدود )


- SAZ ŞAİRİ/ŞAİRLİĞİ değil/yerine/= KOŞUKÇU/LUK


- SAZ ŞİİRİ değil/yerine/= KOŞUK


- SAZ ile/değil KOÇKARCA


- SAZ ile KOPUZ/KHUMUZ(TAMUR, PANDUR)

( ... İLE Ozanların çaldığı telli Türk sazı. )


- SAZAN ile KABABURUN

( tatlı su balığıdır. Göl ve yavaş akan derelerde bulunur. Uzun gövdeli, solucan, böcek larvaları ve bitkilerle beslenen bir dip balığıdır. 1,5 metre boyunda, 35 kg. ağırlıkta olanları vardır. Yaşamı, 40-50 yıla kadar varabilir. İLE Sazangillerden, ırmak ve göllerde yaşayan bir balık. )

( CYPRINUS CARPIO cum CHONDROSTOMA NASUS )


- SAZAN ile KİLİZ BALIĞI

( ... İLE Sazangillerden bir tür balık. )

( ... cum TINCA TINCA )


- SCARED :/yerine KORKMUŞ


- SCD/ANİ KARDİYAK ÖLÜM/SUDDEN CARDIAC DEATH[İng.] değil/yerine/= KALP YETMEZLİĞINE DAYALI ANİ ÖLÜM


- SCHOTTKY İLE FRENKEL İLE RENK MERKEZİ ile/||/<> KRİSTAL KUSURLARI

( Kristallerdeki nokta kusur türleri. )

( Formül: n_defect = N exp(-E/kT) )


- SCHWARZSCHİLD KARA DELİĞİ ile/||/<> KERR KARA DELİĞİ

( Schwarzschild kara deliği dönmez İLE Kerr kara deliği döner. Schwarzschild küresel simetri İLE Kerr eksenel simetri gösterir. Schwarzschild kuramk model İLE Kerr gerçekçi astrofizik nesnesidir. )

( Roy Kerr tarafından 1963 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1934-) (Ülke: Yeni Zelanda) (Alan: Matematik, Astrofizik) (Önemli katkıları: Dönen kara delik çözümü (Kerr metriği 1963), gerçekçi kara delik modeli) )


- SCOOTER[İng.]/TROTİNET[Fr.] değil/yerine/= KAYKAY

( Bir ayakla üzerine binilip öbür ayakla yeri teperek yol alınan ve bir yönetme kolu ile arka arkaya iki tekerleği bulunan araç ve çocuk oyuncağı. )


- SCOPE :/yerine KAPSAM


- SEAT :/yerine KOLTUK, OTURMAK


- SECÂ değil/yerine/= KARARLI/LIK


- SECDE/YÜKÜNÇ:
KULLUK İÇİN ile/ve KULLUKTAN MAHRUM KALMAMAK İÇİN

( İlk secde. İLE/VE İkinci secde. )

( Secde, başı yere koymak demek değildir. Asıl secde, arzusuz, menfaatsiz, Allah rızası için sevgidir. )

( Secdede bile İsm-i Nebî hali vardır. )


- SECÎ ile/değil KÂFİYE ile/değil FÂSILA

( Düzyazıda. İLE Şiirde. DEĞİL Kur'an'da. )

( SECÎ: Düzyazı[nesir] içinde uyak{kâfiye]. Düzyazıda tümce ve tümceciklerin sonunu, kulakta aynı sesi bırakan sözcüklerle uyaklayarak süsleme sanatı. ( TESCİ': Secî yapmak. )

( MÜSECCA: Secî yapılarak yazılmış kitaplar. )


- KAVÂİD-İ İNTİHAB[Osm.] / SELECTION RULES[İng.] / RÈGLES DE SÉLECTION[Fr.] / AUSWAHLREGELN, AUSWAHLRICHTLINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİM KURALLARI


- SEÇİM ile/ve KATILIM

( TO CHOOSE vs./and PARTICIPATION )


- SEDİR ile KATRANAĞACI

( Kozalaklılardan, boyu kırk metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. İLE Lübnan ve Toroslar'da yetişen bir sedir türü. )

( CEDRUS cum CEDRUS LIBANI )


- SEDYE[İt.] değil/yerine/= KATLANABİLİR YATAK


- SEFER değil/yerine/= KEZ


- SEFERTUHÛ[Ar.] ile KENENTUHÛ[Ar.]


- SEFİNE ile/ve KEŞKÜL(ÇUVAL)

( Muhtelif eserler, notlar, kayıtlar. İLE/VE Muhtelif bilgiler. )


- ŞEFKÂT ve NEZÂKET :
SAĞIRIN DA DUYABİLDİĞİ ve/||/<> KÖRÜN DE GÖREBİLDİĞİ


- ŞEFKÂT VE NEZÂKET:
GÜÇSÜZLÜK VE ÜMİTSİZLİK değil KUVVET VE METÂNET


- ŞEFKÂT ile/ve/<> KARŞILIKLI (KOŞULSUZ) SEVGİ

( Verili. İLE/VE/<> Kendi oluşturacağımız. )

( Birinci/l Sevgi. İLE/VE/<> İkinci/l Sevgi. )

( Anne sevgisi. İLE/VE/<> Senin/sizin sevgin/iz [çevrendekilerle]. )

( FEYZ-İ AKDES ile/ve/<> FEYZ-İ MUKADDES )


- ŞEFKÂT ve/> KEMÂL

( Şefkatimiz tüm âlemi kaplamadıkça olgunluğa/kemâle eremeyiz. )


- ŞEFTALİ ile KAYISI ile NEKTAR

( BERKUK: Şeftali, kayısı, zerdâli. )

( Gülgillerden, ılıman bölgelerde yetişen, çiçekleri pembe renkli bir ağaç. | Bu ağacın tatlı ve sulu meyvesi. İLE ... İLE ... )

( HAVH ile MIŞMIŞ ile ... )

( PEACH and APRICOT vs. NECTAR )

( PRUNUS PERSICA et PRUNUS ARMENIACA cum ... )


- ŞEFTALİ ile KIZMEMESİ

( ... İLE Bir tür şeftali. )


- SEĞİRTMEK ile "KOŞTURMAK"


- ŞEHİR/MEDİNE[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]

( Kişinin katıldığı, hayatı tüm yönleriyle yaşadığını hissedebildiği yer. | Konutların, araçların birarada bulunduğu yer. )

( YATUK )

( POLİS )

( BURG/BURJUVA )

( TEMEDDÜN: Kentleşme. )

( SEMERKAND: Semer'in kenti. )

( )

( ŞÂR )


- ŞEHİT/MARTYR değil/yerine/= KUTTANIK


- ŞEHVET[Ar.]/LİBİDO değil/yerine/= KÖSNÜ

( Eşeysel enerji. )


- SEKANT[Fr.] değil/yerine/= KESEN

( Trigonometride, bir açının keseni.[Bu açının, kosinüsünün tersi.] )


- ŞEKER ile KİŞNİŞ ŞEKERİ

( ... İLE İçinde bir kişniş tanesi bulunan ufak şeker. )


- SEKESTRASYON/SEQUESTRATION[İng.] değil/yerine/= KAN GÖLLENMESİ | AYRIKLAŞTIRMA | YIKILIM


- ŞEKİL ve/<> KANIT


- ŞEKİL ile/> KAVRAM/MEFHUM ile/> BURHAN

( Gözün ikna olmasını sağlar. İLE Zihnin ikna olmasını sağlar. > İkisinin birlikteliğiyle burhan oluşur. )


- SEKSÎ ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/< KIŞKIRTICI


- SEKTÖR/SECTOR[İng.] değil/yerine/= KESİM


- SEL[Ar. < SEYL] ile KAYAN

( Sürekli yağan yağmurdan ya da eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını. | Hareket durumundaki büyük kalabalık, yığın. | Etki ve iz bırakan güçlü durum ya da davranış. | Yoğunluk. İLE Kayarak yer değiştiren. | Yassı, düz, kat kat oluşmuş taş. | [yerel] Dağdan inen sel. )


- SEL ile/ve/||/<>/> KUM

( Gider. İLE/VE/||/<>/> Kalır. )


- SELÂM ve/> İKRAM ve/> KELÂM


- SELÂM ve/> KELÂM

( Önce. VE/> Sonra. )


- ŞELAT ile/||/<> KOMPLEKS

( Şelat çok dişli ligand İLE kompleks genel koordinasyon bileşiğidir )

( Formül: EDTA İLE [Cu(NH₃)₄]²⁺ )


- SELF-EXPANDABLE[İng.] değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN GENİŞLEYEBİLEN


- SELF :/yerine KENDİLİK


- SELPAK değil/yerine/= KÂĞIT MENDİL


- SELÜLİT ile/değil KARINÇATLAĞI


- SELÜLOZ[Fr.] ile KOLODYUM[Lat.]

( Bitkilerde, göze yapısının büyük bir bölümünü oluşturan, kâğıt, yapay ipek ve patlayıcı maddelerin yapımında kullanılan bir karbonhidrat. [C6H10O5]n. İLE Fotoğraf makinesi camı yapımında ve cerrahlıkta kullanılan, alkol ve eter karışımı içinde sıvı durumuna getirilen nitroselüloz. )


- ŞEMALAR:
KOŞULLU ile/ve/||/<> KOŞULSUZ


- ŞEMA/LAR ile/ve/||/<> KATEGORİ/LER ile/ve/||/<> SAF AKIL AKIL KAVRAMLARI


- SEMENDER ile CÜCE/KÜÇÜK/PÜRÜZSÜZ SEMENDER

( ... cum LISSOTRITON SCHMIDTLERI )


- ŞEMSİYE ve/<> KELÂM

( ... VE/<> İlimleri koruyan. )


- SEN BİLİRSİN" ile/değil/yerine/||/<>/< KARARI SANA BIRAKAYIM


- SENFONİ[Fr., İng. SYMPHONIE] ile/= KÂR[Osmanlı Tr.]

( Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik yapıtı. )


- SENIOR :/yerine KIDEMLİ, YAŞLI


- SENTROMER[İng. CENTROMERE] ile/||/<> DİSENTRİK KROMOZOM[İng. DICENTRIC CHROMOSOME] ile/||/<> KİNETOKOR[İng. KINETOCHORE] ile/||/<> METASENTRİK KROMOZOM[İng. METACENTRIC CHROMOSOME] ile/||/<> SUBMETASENTRİK KROMOZOM[İng. SUBMETACENTRIC CHROMOSOME]

( Mitotik kromozomlarda kardeş kromatidlerin birbirlerine tutturulduğu sınırlandırılmış bölge. Sentromerler genellikle tekrarlanan DNA dizilerinden oluşur ve kopyalanması geç olur. Sentromer yaklaşık 130 bazlık bir A-T bölgesidir. @@ İki sentromere sahip kromozomdur. @@ Kromozomlarda sentromerin üzerinde iğ ipliklerinin bağlandığı özelleşmiş proteinler. @@ Sentromeri ortada bulunan ve bu nedenle kromozom kolları birbirine eşit olan, V biçiminde görünen kromozom. Bu kromozom cinsinde p ve q kolları aynı boydadır. @@ Sentromerin konumundan dolayı bir kromozom kolunun (p) diğerinden (q) biraz daha kısa olduğu kromozom cinsi (asimetri akrosentrik kromozoma göre daha azdır). İnsan kromozomunun 4 ve 12 numaralı kromozomları buna örnektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SENTROMER ile/||/<> KİNETOKOR

( Sentromer kromozom merkez İLE kinetokor protein kompleksi. )

( Formül: DNA bölgesi İLE protein )


- SEPET ile KAZEVİ[Ar. < GAZEVÎ]

( ... İLE Saz ya da kamıştan örülmüş büyük sepet. )


- SEPETLEMEK" ile/değil/yerine KOVMAK


- SEPSIS[İng.] değil/yerine/= KAN ZEHİRLENMESİ


- SEPTİK[Fr. < SCEPTIQUE] değil/yerine/= KUŞKUCU


- SEPTISEMI/SEPTICEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ZEHİRLENMESİ


- SEPTİSİZM[Fr. < SCEPTICISME] değil/yerine/= KUŞKUCULUK


- CERAMICS[İng.] / CÉRAMIQUE[Fr.] / KERAMISCH, KERAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SERAMİK


- SERAMİK'TE:
İZNİK ile/ve KÜTAHYA


- SERAMİKTE:
ONARIM ile/ve/||/<> KINTSUGI

( ... İLE/VE/||/<> Japon seramik sanatında, kırılan ya da çatlayan parçaları daha anlamlı ve değerli duruma getirmek için hasarlarını göstererek toz altın ile onarma sanatı. )


- SERÇE PARMAK ile/ve/||/<>/> BAŞ PARMAK ile/ve/||/<>/> ÜÇ PARMAK ile/ve/||/<>/> YUMRUK ile/ve/||/<>/> İŞARET-SERÇE PARMAK ARASI ile/ve/||/<>/> KARIŞ

( 1 cm. İLE/VE/||/<>/> 2 cm. İLE/VE/||/<>/> 5 cm. İLE/VE/||/<>/> 10 cm. İLE/VE/||/<>/> 15 cm. İLE/VE/||/<>/> 20 cm. )

( image )


- SERÇE ile KARKUŞU

( ... İLE Serçegillerden, karlı dağların doruklarında yaşayan, bacakları ve parmakları tüylü bir kuş. )

( ... cum PLECTROPHENAX NIVALIS )


- SERÇE ile KÜÇÜK SERÇE ile AĞAÇ SERÇESİ ile SÖĞÜT SERÇESİ ile KAYA SERÇESİ ile KAR SERÇESİ ile BOZ SERÇE ile SARIBOĞAZLI SERÇE

( )


- SEREBRAL PALSİ ile/||/<> KAS DİSTROFİSİ

( Beyin hasarı nedeniyle kas denetimi ve koordinasyonunda bozukluk. İLE/||/<> Kasların zayıflaması ve kaybı ile ilişkili genetik bir durum. )


- (ŞER'Î) ADLÎ DELİL:
MADDENİN VUCUDA GETİRDİĞİ ile/ve/||/<> KANUN TESİS ETMİŞ BULUNAN ile/ve/||/<> ŞEHADET ile/ve/||/<> KARİNE ile/ve/||/<> YEMİN

( PREUVES JUDICIAIRES )


- ŞER'Î HÜKÜMLERDE:
HÜSN >< KUBUH


- ŞERİAT ile/değil "KÖKTEN DİNCİLİK"


- SERKEŞ[Fars.] değil/yerine/= KAFA TUTAN, BAŞKALDIRAN


- SÖZ:
SERT ile/ve/||/<> TERS ile/ve/||/<> KİTABIN ORTASINDAN


- SERT ile KALIN


- SERUM[İng.] değil/yerine/= KAN SIVISI


- SES DUVARINI AŞAN İLK NESNE:
UÇAK değil KIRBAÇ

( 7 bin yıl önce, Çin'de icat edilmiştir. Kırbaç "şaklaması"nın, mini bir ses duvarı patlaması olduğunun anlaşılması ancak 1927'de yüksek hızda fotoğrafçılığıyla sağlandı. )


- SESİMİZİ:
DOĞRUDAN DUYMAK ile/ve/||/<> KAYIT ARACINDAN DUYMAK

( Ses Kaydımızı Dinlediğimizde Sesimizi Neden Kendi Duyduğumuzdan Farklı Algılarız?

Ses, havada basınç dalgaları oluşturarak yayılır. Kulağımıza ulaşan ses dalgaları, kulak kanalı boyunca ilerler ve iç kulaktaki koklea olarak adlandırılan salyangoz biçimindeki yapıda bulunan tüy hücreleri tarafından algılanır. Tüy hücreleri, ses dalgalarını, sinir iletilerine dönüştürür. Bu sinyaller, sinir hücreleri tarafından beyne iletilir ve böylece ses duyulmuş olur.

Kendi ses kaydımızı dinlediğimizde, çoğunlukla duyduğumuz sesten rahatsız olur ve kayıttakinin kendi sesimize benzemediğini düşünürüz. Çünkü, normalde kendi sesimizi iki biçimde algılarız. Konuştuğumuzda oluşan ses dalgaları öteki dış kaynaklı sesler gibi havada yayılırken kulağımıza ulaşır ve kokleadaki tüy hücreleri tarafından algılanır. Ancak, ses dalgalarını oluşturan ses telleri titreştiğinde, bu titreşimler, boynumuzdaki ve başımızdaki kemikler tarafından da iletilir. Kokleaya ulaşan bu titreşimlerin frekansı havada yayılan sesin frekansından daha düşüktür. Kendi sesimizi bu iki farklı yoldan ulaşan ses dalgalarının birleşimi biçiminde algılarız.

Ses kayıt araçları, sadece havada yayılan ses dalgalarını algıladığı için sesimizin vücudumuzun içinde iletilen bileşenini duyamamış oluruz. Dışarıdan gelen sesleri engelleyen kulaklıkları taktığımızda ise sadece "kendi iç sesimizi" algılarız. )


- SETR ile KÜFR


- SEVDİĞİNE KAVUŞAMAMAK ile/ve/||/<> KAVUŞTUĞUNU SEVEMEMEK


- SEVDİKLERİNİZE VERİN!:
KANAT/LAR ve/||/<> KÖK/LER ve/||/<> NEDEN/LER

( Uçmaları için. VE/||/<> Geri dönebilmeleri için. VE/||/<> Yanınızda kalmaları için. )


- SEVGİ BAĞLARININ:
BOZULMASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< KURULMASI

( bkz. John Bowlby )


- SEVGİ/İRFAN:
[KUSURLARI/HATALARI ...]
YOK EDEN değil KABUL EDEN


- SEVGİ:
"YEĞLEME ya da SEÇİM ya da BAĞIMLILIK" ile/değil/yerine/!=/>< KOŞULSUZLUK

( Sevgi, ne yeğleme, ne seçim, ne de bağımlılık konusudur. Her şeyi sevilmeye değer ve sevilebilir kılan bir olanak ve güçtür. )

( The love is which is neither prefer or choice, nor attachment. But a power and possibility which makes all things love-worthy and lovable. )


- SEVGİ ile/>< KÂR

( [Pozitivizm ve kapitalizmin ...] Sevmediği. İLE/>< "Sevdiği". )


- SEVGİ ile/ve/||/<> KAYRA/LÜTÛF/İHSAN

( ... İLE/VE/||/<> Tanrısal. )


- SEVGİ ve KEŞF ve SEZGİ

( LOVE and CONSCIENCE/CONSCIOUS and INTIUTION )