Bugün[06 Ocak 2026]
itibarı ile 13.933 başlık/FaRk ile birlikte,
13.933 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(54/57)


- TANIM ile/ve KANIT

( DEFINITION vs./and PROOF )


- TANIM ile/ve/||/<> KURAL

( DEFINITION vs./and/||/<> RULE )


- TANIMA:
ERKEK ve/||/<> KADIN ve/||/<> ÇOCUK ve/||/<> KARDEŞ ve/||/<> ARKADAŞ ve/||/<> DOST

( Toklukta. VE/||/<> Yoklukta. VE/||/<> Yaşlılıkta. VE/||/<> Mirasta. VE/||/<> Yolculukta. VE/||/<> Zor durumda. [GÖRÜLÜR / BELİRLİ/BELİRGİN OLUR] )


- [ne yazık ki]
SAVAŞ:
TANIMADIKLARIMIZLA ile/ve/||/<>/< TANIDIKLARIMIZLA ile/ve/||/<>/< KENDİNLE


- TANIMAK ile/ve/||/<> KENDİNİ TANIMAK ile/ve/||/<> BAŞKASINI TANIMAK

( ... İLE/VE/||/<> Aydınlatır. İLE/VE/||/<> Bilgilendirir. )

( Kişi, iç âlemini, (başka bir) insanda görür. )

( Ancak, kendini düşünmeyi, kendini düşünmenin konusu kılabilme anlayışı olanlar, kendilerini tanımaya başlayabilirler ve susabilmekle yükümlülerdir. )

( TO RECOGNIZE vs./and/<> TO RECOGNIZE THE SELF vs./and/> TO RECOGNIZE THE SOMEONE )


- TANIMAK ve/<> KİMLİK VERMEK


- TANIMLAMAK ile/ve/||/<>/> KONUMLANDIRMAK


- TANIMLAR ile KESİN ile KESİNLİKLE ile TANIM ile KESİN ile KESİNLİKLE

( DEFINIENS vs. DEFINITE vs. DEFINITELY vs. DEFINITION vs. DEFINITIVE vs. DEFINITLY )

( جمله تعريفي ile موکد ile حکماً ile تعريف ile معين کننده ile موکدا )

( JOMLEH TARYFEY ile MOKAD ile حکماً ile TARYFE ile MAYNE KONANDEH ile MOKDA )


- TANINMIŞ/LIK ile/ve/||/<> KANIKSANMIŞ/LIK


- TANITLAMA ile KANITLAMA


- TANK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KULE


- TANRI ve/<> KELÂM ve/<> HAYAT


- TANRI ile/ve KÜLTÜR


- TANRI ile/ve KUTSAL

( TANRI: Özneye yapılan yatırım. )


- TANRI/SAL ile/ve/değil KUT/SAL


- TANSİYON ALETİ/SPHYGMOMANOMETER[İng.] değil/yerine/= KAN BASINÇÖLÇER


- TANSİYON/BLOOD PRESSURE | TENSION[İng.] değil/yerine/= KAN BASINCI | GERILIM


- TANSİYON değil/yerine/= KAN BASINCI


- TANSİYON[Fr.] değil/yerine/= KAN BASINCI | GERİLİM


- TAPINAKLARDA:
GÖBEKLİTEPE ve/||/<> NEVALİ-ÇORİ ve/||/<> JERF EL AHMAR ve/||/<> ARKAİM ve/||/<> GİLGAL ve/||/<> MALTA ADASI ve/||/<> CUICUILCO ve/||/<> KURGANLAR ve/||/<> SOLOVETSY ADALARI ve/||/<> STONEHENGE ve/||/<> AVEBURRY ve/||/<> CASTLERIGG ve/||/<> NEWGRANGE

( Urfa'da. VE/||/<> Urfa'da. VE/||/<> Suriye'de. VE/||/<> Rusya'da[Kazakistan'ın kuzeyinde]. VE/||/<> Golan tepelerinde.[İsrail'in doğusu] VE/||/<> Malta'da. VE/||/<> Meksika'da. VE/||/<> Altay Dağları'nda. VE/||/<> Rusya'da. VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İrlanda'da. )


- TAPINCAK/SANEM[Ar.]/PUT[Fars. < BUT]/FETİŞ[İng. FETISH | Fr. < FETICHE] ile/ve/değil/||/<>/> KÜLT[İng. CULT | Fr. CULTE]

( Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı ya da cansız nesne. | Haç. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Din. | Yerel özellikler taşıyan dinî törenler. | Belirli bir dönemde yoğun ilgi gören. [yapıt/kitap/film vb.] )


- TAPMAK ile/değil KUTSAMAK


- TAPU ile/ve/||/<>/< KADASTRO[Fr. < CADASTRE]

( Bir taşınmazın üstündeki mülkiyet hakkını gösteren belge. | Tapu işlerinin yürütüldüğü kuruluş. İLE/VE/||/<>/< Bir ülkedeki her çeşit arazi ve mülk yerinin, alanının, sınırlarının ve değerlerinin devlet eliyle belirlenip plana bağlanması. )


- TARAF OLMAK ile/değil/yerine/||/>< KATILIMCI OLMAK


- TARAF" ile KARAKTER

( "SIDE" vs. CHARACTER )


- [ne yazık ki]
"TARAFTAR"" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KARŞICIL/MUHÂLİF[Ar.]


- TARAK ile KAŞAĞI

( ... İLE Sırtı kaşımak için kullanılan uzun saplı, ucu kaşık ya da el biçiminde, tırnaklı araç. )


- TARÇIN ve/||/<> KİMYON

( Şekerin etkisini azaltmaya ve gövdedeki dengeyi sağlamaya yarar. VE/||/<> Bakliyatların sindirimini kolaylaştırıcı etkisi/katkısı vardır. )


- TARD ile KOĞMA, SÜRME, UZAKLAŞTIRMA | GÖREVDEN, OKULDAN UZAKLAŞTIRMA


- TARİH BİLGİSİNDE:
USÛL ve/||/<>/> KAVÂRİN ve/||/<>/> AHVAL ve/||/<>/> HAVÂDİS

( Yöntemler. VE/||/<>/> Yasalar. VE/||/<>/> Durumlar. VE/||/<>/> Haberler. )


- TARİH ve/< DAYANAKÇA ve/< KAYNAK


- TARİH ve/||/<>/< KİŞİ/İNSAN ÖYKÜLERİ

( )


- TARİH ile/ve KÖKEN

( HISTORY vs./and BASIS/ORIGIN )


- TARİH ile/ve KÖKEN

( HISTORY vs./and BASIS/ORIGIN )


- TARİH ile/ve/<> KOŞUL/LAR

( HISTORY vs./and/<> CONDITION/S )


- TARİH ile/ve KOŞUL/LAR

( HISTORY vs./and CONDITION/S )


- TARİH ile/ve/<> KÜLTÜR TARİHİ

( HISTORY vs./and/<> HISTORY OF CULTURE )


- TARİH ile/ve/<> KURAL(LARINI) ÇIKARMAK


- TARİH ile/ve KURAL(LARINI) ÇIKARMAK


- TARİHİ YAPIT ile KALINTI

( ... İLE Artıp kalan şey, bakiye. | Eski çağlardan kalmış kent ya da yapı, ören, harabe. | İz, işaret. | Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. )


- TARİHSEL/LİK ile/ve/<> KATMANLI/LIK


- TARİHSEL/LİK ile/ve/||/<> KUŞKULU/LUK


- TARİK-İ AMM değil/yerine/= KAMU YOLU


- TAR'IN TELLERİNDE:
AĞ TEL ile/ve SARI TEL ile/ve KÖK TEL ile/ve BAM TELİ ile/ve 1. ÇİFT ZENG TELİ ile/ve 2. ÇİFT ZENG TELİ

( [orta oktav] Do İLE/VE [orta oktav] Sol İLE/VE [-1. oktav] Do İLE/VE [-2. oktav] Sol İLE/VE [+2. oktav] Sol İLE/VE [+2. oktav] Do )

( Suyu simgeler. [Su gibi akıcıdır.] İLE/VE Ateşi simgeler. [Ateş gibi yakıcıdır.] İLE/VE Toprağı simgeler. [Toprak gibi sabitleyicidir.] İLE/VE Kararlılık duygusu ve mutmainlik sağlar/sunar. İLE/VE 1. ve 2. çift zeng telleri, coşku, özgürlük ve rahatlama duygusu sağlar/sunar. )

( Sayın Nevcivan Özel'in Facebook sayfası için burayı tıklayınız...
[Katkıları için teşekkür eder, tüm çalışmalarında başarılarının devamını dileriz!]

)

( TAR )


- TARLA ile/ve KELE/KELEME

( ... İLE/VE Sürülmemiş, bırakılmış tarla. | Bakımsız ve bırakılmış bağ ya da bahçe. )


- TARLA ile/ve KEN

( ... İLE/VE Yeni açılmış, verimliliği fazla olan tarla. )


- TART[Fr. < TARTE] ile/||/<> TARTÖLET ile/||/<> TURTA[İt. < TORTE] ile/||/<> PAY[İng. < PIE] ile/||/<> KİŞ[< QUICHE] ile/||/<> GALETTE

( Tatlı ya da tuzlu olabilir. [Modern tartlar, genellikle meyve tabanlıdır, bazen de koyu krema ile olabilir.] İLE/||/<> Üzeri açık ve içinde dolgu kreması olan tartın küçük çeşididir. Genellikle tek kişilik minik kalıplarda pişirilir. İLE/||/<> Altı hamur, arası dolgu[meyve/sebze] üzeri ise hamurla kapatılarak yapılan ve genellikle tuzlu olabilen bir hamur çeşididir. İLE/||/<> Altı hamur, arası meyve dolgulu, üzeri rende hamur ya da kafes biçiminde hamur parçalarıyla kapatılan bir pasta çeşididir. İLE/||/<> Tart gibi altı hamur üzeri ise tamamen tuzlu olarak hazırlanan sebze dolgulu bir hamur çeşididir. İLE/||/<> Tarta benzeyen bir tatlı türüdür.[Hamurundaki farklar nedeniyle tart ile birbirinden ayrılmaktadır. Galetta hamuru, pizza hamuru gibi açılır ve tart kalıbı yerine bir yuvarlak fırın kabının içine, dışarı taşacak biçimde fırın kağıdı serilip üzerine açılan hamur yerleştirilir. İçine meyveleri dizildikten sonra hamurun fazla kalan kenarları meyvelerin üzerine doğru kapatılır.] )


- TARTIŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KONUŞMA

( Bilmediğimiz bir konuda konuşmazsak tartışma çıkmaz. )

( - Mutluluğun sırrı nedir?
- Aptallarla tartışmaya girmemektir.
- Kesinlikle katılmıyorum. Sır bu olamaz bence.
- "Doğru". )

( Konuşma ve tartışmanın, temel ve öncelikli koşulları...

- Konuşulanı anlamaya çalışmanın ilk koşulu olarak her bilinmeyen, yeni, farklı, aşırı, aykırı konu ya da durum karşısında düşünme ve konuşma sürecinde (olabildiğince) nötr olabilmek.
("Kişisel", "keyfî" "düşünce/sav/iddia", "önceki kayıtlar", "kalıp ya da kabuller", "inak/inanç" ve "yüklerle" başlamamak.)

- (Nitelikli) Soru sormak.["Hiç mi aklına gelmiyor?" gibi "yargı sözleri" kullanmadan, "Nasıl olabilir?" gibi anlamaya yönelik sorular sormak.]

- Konuşan kişiye ya da konuşanın kişiliğine saldırmamak ve sadece savlarını konuşmak/tartışmak.

- Daha kolay karşı sav üretmek amacıyla ötekinin savını yanlış tanımlamamak, abartmamak.

- Tekil ya da birkaç örnekle "kestirmeden" gitmeye çalışmamak, "genellemeler, indirgemeler, özdeşleştirmeler" yapmamak; "köktenci, toptancı ve sonuç odaklı" kişisel, keyfî ya da dayatmacı "çözümler üretme"mek.

- Kullanılan kanıta dayanan öncüllerden birini "doğru varsayarak" sav üretmemek.

- Bir olguyu, zamansal dizilimde, "daha önce de oldu" "savıyla" sonraki bir olgunun nedeni olarak iddia etmemek.

- Ortada ikiden fazla olanaklı yol varken savını sahte bir ikileme indirmemek.[Birden, "çok"; ikiden, "hep" "çıkarma"mak.]

- Bilinmeyen ya da bilmediğimiz bir "savın", doğru ya da yanlış olması gerektiğini savunmamak ve/ya da iddia etmemek.

- Kanıtlama yükümlülüğünü, savı sorgulayana yüklememek.

- Aralarında mantıksal bir bağ olmadıkça, "bir şeyin, bir şeyden türediğini" varsaymamak.

- Öncüllerin ya da sav sahibinin "tanınmış/tarihsel/bilimsel" "biri(/nden)" olmasını, bir çıkarımın kanıtı olarak sunmamak. )

( )

( image )

( [not] ARGUE vs./and/but TALKING )


- TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER

( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )


- TAŞ ile KAME

( ... İLE Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş. )


- TAŞ ile KARO[Fr. < CARREAU]/ORYA/[Yun.]

( ... İLE Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçimli benekli olanı. | Betondan yapılmış dört köşe döşeme taşı. )


- TAŞ ile KAYA ile TEPE ile DAĞ

( Kimyasal ya da fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde. | Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş. | Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme. | Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme. | Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher. | Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik ya da tahta parçalardan her biri. | Bazı örgenlerin içinde, özellikle idrar kesesi vb. oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı nesne. | Bazı kütlelerden kopan ya da koparılan parça. | Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz. İLE Büyük ve sert taş kütlesi. | Kayaç. )

( HACER, CÜMD ile/ve CELMED )

( SENG ile/ve ... )

( STONE vs./and ROCK )


- TAŞ ile KAYRAK

( ... İLE Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak. | Yassı, düz taş. | Bileği taşı. | Kayağan taş. )


- TAŞ ile KAZAN TAŞI

( ... İLE Kalsiyum tuzları kapsayan suyun ısıtıldığı kabın iç yüzeyinde oluşturduğu katman. )


- TASA ile KAYGI/ENDİŞE


- TASALLÜB[Ar.] değil/yerine/= KATILAŞMA


- TASARI/LAMA ile/ve/||/<> KURGU/LAMA


- TASARIM ve/<> KABUL


- TASARIMSAL SONSUZ ve/=/||/<> KÖTÜ SONSUZ


- TASARRUF BONOSU değil/yerine/= KESİNTİ BELGİTİ


- TASAVVUF:
HADÎS ile/ve/değil KADÎM

( [not] SUFISM: NEW vs./and/but ANCIENT )


- TASAVVUF ve/<>/|| KADÎM BİLGELİK

( SUFISM and/<>/|| ANCIENT/ETERNAL WISDOM )


- TAŞDELEN ile/ve KARAPINAR

( İçimi en hoş su. İLE/VE Mineral açısından en değerli su. )


- TASGİR[Ar.] değil/yerine/= KÜÇÜLTME


- TASIM = KIYAS/TASMİM[Ar.] = SYLLOGISM[İng.] = SYLLOGISME[Fr.] = SYLLOGISMUS[Alm.] = SYLLOGISMOS[Yun.] = SILOGISMO[İsp.]


- TAŞIMA KARGATULUMBA[İt. < CARGA TROMBA] TAŞIMA

( ... İLE Birkaç kişinin, birini yakalayıp elleri üstünde havaya kaldırarak götürmesi. )


- TAŞIMAK ile KAYDIRMAK


- TASIM/KIYAS ile/değil/yerine KARŞILAŞTIRMA

( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum biçiminde göreliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek). Sonuç: Kıyasın değil, karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )

( Nispet. İLE/DEĞİL/YERİNE Oran. )

( Sabitliği dayatmaya çalışır. İLE/DEĞİL/YERİNE Özgünlük olanağı sunar/sağlar. )

( Resim. İLE/DEĞİL/YERİNE Fotoğraf. )

( Kıyas, bâtıldır. )

( Her şeye/yere kıyas sokulmaz! )

( [not] TO COMPARE, SYLLOGISM vs./but COMPARISON
COMPARISON instead of TO COMPARE, SYLLOGISM )


- TAŞKINLIK:
İYİLİK ODAKLILARDA ile KÖTÜLÜK ODAKLILARDA

( Aç kaldığında. İLE Tok olduğunda. )


- TASLAK ile KABATASLAK


- TAŞMA ile/ve/<> "KUSMA"


- TAŞPINAR ile/ve KARS


- TATAVLA ile KURTULUŞ

( KURTULUŞ )


- TATBİKAT[Ar.]/MANEVRA[İt. < MANOVRA] değil/yerine/= KILGILIK


- TATLISU KAPLUMBAĞALARINDA:
BENEKLİ ile FIRAT ile NİL ile ... ile YILAN BOYUNLU TATLISU KAPLUMBAĞASI ile KIRMIZI YANAK(ROTWANGEN) ile ÇİN KAPLUMBAĞASI

( [büyüklüğü] ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE 25 cm.'dir. İLE 17 cm.'dir. )

( Türkiye sularında yaşarlar. İLE Türkiye sularında yaşarlar. İLE Mısır'da yaşarlar. İLE ... İLE ... İLE Amerika'da, Doğu ve Batı Mississippi'de yaşarlar. İLE Endonezya, Japonya ve Güney Çin'de yaşarlar. )

( [kış uykusuna] ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Yatarlar.[10-12 hafta] İLE Yatmazlar. )

( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Gençleri etçil, yaşlıları otçuldur. İLE Etçildir. )

( EMYS ARBICULARIS cum TRIONYX EUPHRATICUS / RAFETUS EUPHRATICUS cum TRIONYX TRIUNGUIS cum MAUREMYS CASPICA cum CHRYSEMYS SCRIPTA ELEGANS cum CHINEMYS REEVESIL )


- TAVA ile KAÇAROLA


- TAVAN ile/ve/değil/||/<> KUBBE


- TAVİ/TRANSKATETER AORTİK VALF İMPLANTASYONU/TRANSCATHETER AORTIC VALVE İMPLANTATION[İng.] değil/yerine/= KATETERLE AORT KAPAK YERLEŞTİRME


- TAVIR ile/ve KARİZMA


- TÂVİZ VERMEK/VERMEMEK ile/ve/||/<> KAPI ARALAMAK/ARALAMAMAK


- TAVLA ile/ve/değil KENT/KENTLER

( DÜŞEŞ: 6-6 | ŞEŞBEŞ: 6-5 | ŞEŞCİHAR: 6-4 | ŞEŞÜSE: 6-3 | ŞEŞİDÜ: 6-2 | ŞEŞYEK: 6-1 )

( [Fars.] * ŞEŞ: 6[Altı]
* BEŞ: 5[Beş]
* CİHAR: 4[Dört]
* SE: 3[Üç]
* DÜ: 2[İki]
* YEK: 1[Bir] )

( [not] BACKGAMMON vs./and/but ... )


- TAVLAMAK ile KAFALAMAK


- TAVŞAN ADASI ile/ve SEDEF ADASI ile/ve BÜYÜKADA ile/ve HEYBELİADA ile/ve BURGAZADA ile/ve KINALIADA

( Vapur ve motor seferleri, Eminönü, Kabataş, Bakırköy, Kadıköy ve Bostancı'dan yapılmaktadır. )

( Sedef Adası'na belirli saatlerde sadece Bostancı'dan ulaşılmaktadır. Tavşan Adası'na ise yapılmamaktadır. )

( bkz. ADALAR SEFERLERİ )

( "Prens Adaları" ya da "Kızıl Adalar" adlarıyla da bilinirler. )

( Türkiye'nin ilk Sanatoryum'u[Fr. < Lat. Verem hastalarının iyileştirilmesi için kurulmuş hastahane] Heybeliada'da, 1924 yılında kurulmuştur. )

( İmparatorluk ailesi ile devlet ileri gelenlerinin sürgün yerleridir. )

( İmparator II. Justinus, 569 yılında Büyükada'da bir saray ile bir manastır yaptırmıştır. [Bugünkü Maden semtinde] )

( IV. Leon'un annesi Eirene, II. Justinus'un sarayının bulunduğu yere, 775-780 yıllarında kadın manastırı inşa ettirmiştir. [Manastırın duvarları ile bir sarnıcın kalıntısı günümüze ulaşmıştır.] )

( Heybeliada, adını adada işletilen bakır madeninden almıştır. )

( Kınalıada'ya Bizans devrinde iki manastır yaptırılmıştır. )

( 944'te, İmparator Romanos Lekapenos ile 1071'de Malazgirt'te Selçuklular'a yenildikten sonra, Konstantinopolis'e dönüşünde IV. Romanos Diogenes, Kınalıada'ya sürgün edilir. )

( Sedefadası'nda, VIII. yüzyılda bir erkekler manastırı inşa edilmiştir. [Günümüzdeki kalıntılar bu yapıya ait olabilir.] )

( Tarihi kaynaklarda, Tavşan Adası'nda bir manastır varolduğu kaydedilmiştir. )

( NEANDROS ile/ve TEREUINTHA, TEREBINTHOS/TEREBINTHODES/ANTEROVITHOS ile/ve PITYADES MEGALE[Plinius], PRİNKİPİ/PRINKIPO[Bizans Devri'nde] ile/ve HAKLİ (BAKIR), KHALKE, KHALKITIS ile/ve ANTİGONİ/ANTIGONEIA, [Antikçağ yazarları, Erebinthus, Bizanslı yazarlar ise Therebintos ya da Panormos adını vermişlerdir] ile/ve PROTİ/PROTA["Birincisi" anlamına gelir] )

( PRINCESS ISLANDS )

( Heybeliada'da, en önemli Bizans Devri yapısı Panagia Kamariotissa Kilisesi'dir. [XIII. ya da XIV. yüzyılda inşa edilmiş, yonca planlı, son dönemin mimari özelliklerini yansıtan önemli bir örnektir.] )

( )


- TAVŞAN ile KAYA TAVŞANI


- TAVŞAN ile KUTUP TAVŞANI


- TAVUK ile/ve/değil KAR TAVUĞU

( ... İLE/VE Kuzey Kutbu'nda yaşarlar. )


- TAVUK ile KARA, ORMAN TAVUĞU


- TAVUK ile KARATAVUK

( ... İLE Karatavukgillerden, tüyleri kara, meyve ve böceklerle beslenen ötücü kuş. )

( ... cum TURDUS MERULA )


- TAVUK ile/değil/yerine/>< KARTAL

( Kısmen ve kısa uçabilir fakat yükselemez. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< En yüksekte uçabildiği gibi alçaktan da uçabilir. )


- TAYİP[Ar.] değil/yerine/= KINAMA


- TAZE FASULYE[Yun.] ile KURU FASULYE

( Porto Riko'da bulunan Adjuntas da, kuru fasulye ve pilavıyla ünlü bir dağ kasabasıdır. )

( GREEN BEAN vs. HARICOT BEAN )

( CICER ARIETINUM cum PHASEOLUS VULGARIS )


- TAZE ÜZÜM ile KURU ÜZÜM

( image )

( [100 gr.'daki kalori] 67 ile 299 )

( [100 gr.'daki fruktoz/şeker] 16 ile 59 )


- TAZI[Fars. < TÂZÎ] ile KÖPEK

( SELUKIY ile KELB )

( GRAYHOUND vs. DOG )

( CANIS FAMILIARIS GRAJUS HIPERNICUS cum CANIS FAMILIARIS )


- TEBEŞİR[Fars.] ile/ve/||/<>/< KALSİT

( Toz zerreciklerinden oluşan, çizdiği yerde iz bırakan, beyaz ya da açık renkte kireçli kaya. | Bu nesneden yapılan, kara tahta, duvar vb. yüzeylere yazı yazmak için kullanılan, beyaz ya da renkli çubuk.[Tebeşir, bir tür kalsittir.] İLE/VE/||/<>/< Billurlaşmış doğal kalsiyum karbonatı. )


- TEBRİK ETMEK ile KUTLAMA AMAÇLI ile TEBRİK ETMEK ile TEBRİK ile TEBRİKLER

( CONGRADULATE vs. CONGRADULATORY vs. CONGRATULATE vs. CONGRATULATION vs. CONGRATULATIONS )

( تهنيت گفتن ile تهنيت آميز ile شادباش گفتن ile تبريک گفتن ile مبارک باد گفتن ile تبريک ile تهنيت ile مبارک باد ile مبارک باشد ile چشم ما روشن ile شادباش )

( TAHANYT GOFTAN ile TAHANYT AMYZ ile SHADBASH GOFTAN ile TABARYK GOFTAN ile MOBARK BAD GOFTAN ile TABARYK ile TAHANYT ile MOBARK BAD ile MOBARK BASHOD ile CHESHAM MA ROSHEN ile SHADBASH )


- TEBRİK ETMEK değil/yerine/= KUTLAMAK


- TEBRİK değil/yerine/= KUTLAMA


- TECEZZÜV[Ar. < CÜZ]/TECEZZÎ değil/yerine/= KISIM KISIM BÖLÜNME, DOĞRANMA, UFALMA

( KISIM KISIM BÖLÜNME, DOĞRANMA, UFALMA )


- TECİM/TİCARET:
KAZANMAK ya da GEREKSİNİMİNİ KARŞILAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIRMAK ya da GEREKSİNİMİ KARŞILAMAK


- TEDBİRLİ/LİK ile/ve/değil/||/<>/< KARAMSAR/LIK


- TEDİRGİNLİK ile/ve/<> KORKU


- TEELLÜH ve KEMÂL


- TEESSÜS[Ar.] değil/yerine/= KURULMA, ORTAYA ÇIKMA | YERLEŞME, TEMELLEŞME, KÖKLEŞME


- TEFE ile KEFE[Ar. < KEFFE] ile KEFE

( Dokuma tezgâhında, tarağı tutan ağaç ya da metal parça. İLE Terazi gözlerinden her biri. İLE Atların tüylerini parlatmak için kullandığı bir araç türü. )


- TEFEKKÜR ile DALGIN ile ÇAĞDAŞLIK ile ÇAĞDAŞ ile MODERN ile KÜÇÜMSEME ile AŞAĞILIK ile AŞAĞILAYICI

( CONTEMPLATION vs. CONTEMPLATIVE vs. CONTEMPORANEITY vs. CONTEMPORANEOUS vs. CONTEMPORARY vs. CONTEMPT vs. CONTEMPTIBLE vs. CONTEMPTUOUS )

( غور ile تفکري ile معقول ile معاصر بودن ile همزماني ile هم عصر ile معاصر ile هم دوره ile همزمان ile استحقار ile خواري ile حقارت ile استهزاء آميز ile قابل تحقير )

( غور ile تفکري ile MAGHOL ile MOASER BODAN ile CPEHMAZMANY ile NPAM ASR ile MOASER ile NPAM DOREH ile CPEHMAZMAN ile ESTAHGHAR ile KHARY ile HAGHART ile ESTEHAZA AMYZ ile GHABEL TAHGHYR )


- TEFSİR ile/ve/||/<> HADİS ile/ve/||/<> FIKIH ile/ve/||/<> KELAM ile/ve/||/<> TASAVVUF


- TEGU/LAGARTO[İsp.] ile KIRMIZI TEGU ile ALTIN/SİYAH TEGU/KAPLAN KERTENKELE

( Teiidae ailesindeki bir kertenkele türüdür. İLE Batı Arjantin, Bolivya ve Paraguay'a özgü bir kertenkele. İLE Bir tegu türüdür. )

( SALVATOR MERIANAE cum TUPINAMBIS RUFESCENS cum TUPINAMBIS TUGUIXIN/TUPINAMBIS NIGROPUNCTATUS )

( TEGU vs. RED TEGU vs. GOLD TEGU )


- TEHDİT ile/değil/yerine KESİN UYARI/ULTİMATOM

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kesin ve dönülmez söz. Son söz. | Bir devletin öteki devlete karşı zora başvuracağını bildirmesi. )

( [not] THREAT vs./and/but ULTIMATUM
ULTIMATUM instead of THREAT )


- TEHDİT ile/ve/> KORKU

( MENACE vs./and/> FEAR )


- TEHDİT değil/yerine/= KORKUTU/GÖZDAĞI


- TEHDİTKÂR[Ar.] değil/yerine/= KORKUTULU/GÖZDAĞILI


- TEHDİTSİZ[Ar.] değil/yerine/= KORKUTUSUZ/GÖZDAĞISIZ/GÖZDAĞI VERMEDEN/OLMADAN


- TEHLİKE ve/> KURTULUŞ

( Kişi, düştüğü çukurdan, ancak, kendi çıkabilir. )

( MUHÂTARA[< HATAR] ve/> NECÂT )

( DANGER and/> SALVATION )


- TEİN[Fr.] ile/ve/||/<> KAFEİN[Fr.]

( Çayda bulunan ve kafein niteliğinde olan etkili madde. İLE/VE/||/<> Kahve ve çayda bulunan etkili madde. )

( İÇMEMEYİ YEĞLİYORUZ!

Yediğimiz, "kâr"; yemediğimiz, yarar!
Yaptığımız, "kâr"; yapmadığımız, yarar!
Aldığımız, "kâr"; verdiğimiz, yarar!

(Bir şey ki, yemesen de olur... YEME!
Bir şey ki, içmesen de olur... İÇME!
[tüm abur-cuburlar, et ve tüm hayvansal "ürünler",
kahve ve de özellikle sigara!] )


- TEK BAŞINA YÜRÜMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KARANLIKTA YÜRÜMEK


- TEK ÇOCUK ile KARDEŞİ OLAN

( 10 oturum/seans gerektirir. İLE 5 oturum/seans yeterlidir. )


- TEK TIRNAK ( ' ) ile KESME ( ' )


- TEK YÖN ile/ve/||/<> KARŞIT/TERS YÖN ile/ve/||/<> ÇOKLU YÖN


- TEK YÖNLÜ SEVGİ ile/ve KOŞULSUZ SEVGİ


- ÖZDEŞ(TEK YUMURTA) İKİZLERİ ile KARDEŞ(ÇİFT YUMURTA) İKİZLERİ

( MÜTÂEMET: İkiz doğurma. )

( Siyam İkizleri yazısı için burayı tıklayınız... )

( Her zaman aynı cinsiyete sahiplerdir. İLE Farklı cinsiyetlere sahip olabilirler. )

( Tek zigot oluşur. İLE İki zigot oluşur.
[İkisinde de göbek bağı bulunmaktadır. Çift yumurta ikizlerinde ayrı ayrı plasenta ve su kesesi varken bu durum, tek yumurta ikizlerinde farklılık göstermektedir. Tek yumurta ikizlerinde döllenmenin gerçekleştiği zamana göre plasentalarının ve su keselerinin ayrılıp ayrılmayacağı durumu farklılık göstermektedir. Döllenmenin, 1 ile 4 arasında gerçekleştiği durumlarda, ikizlerin ayrı ayrı su kesesi ve plasentaları olabilir. Ancak, 4 ile 8 gün arası döllenmelerde, su kesesi ve plasenta ortaktır.] )

( Bir yumurtanın döllendikten hemen sonra ikiye bölünerek ortaya çıkan iki göze öbeğinin gelişimiyle. İLE İki ayrı yumurtanın, iki ayrı spermle döllenmesinden oluşan. )

( IDENTICAL/MONOZYGOTIC TWINS vs. DIZYGOTIC TWINS )


- TEKABÜL ETMEK değil/yerine/= KARŞILIK GELMEK


- TEKBİRLEME ve KEMER KUŞATMA/FATİHA'SINI OKUMA


- TEKDÜZELİK ile KANIKSAMAK


- TEKDÜZELİ/LİK ile/değil KURALLI/LIK


- TEKFİN[Ar.] değil/yerine/= KEFENLEME


- TEKİL ile/ve/||/<>/< KOPUK


- TEKKE ile/ve/||/<> KELÂMÎ TEKKESİ

( KELÂMÎ TEKKESİ

Fatih, Şehremini Odabaşı'nda, İbrahim Çavuş Mah. Yayla Cad. Kelâmi Tekkesi Sokağı'ndadır. Nakşî, Halvetî, Rıfâî (Kâdirî) tekkesidir. Mukâbele günü Salı'dır. Kuruluş tarihi ve bânisi(bina eden, kuran) hakkında bilgi bulunamamıştır.

Tekke binası vakıflar tarafından kiraya verilmişse de sonradan yıkılarak yerine Kelâmî Dergâhı apartmanı yapılmıştır. Apartmanların önünde bir mezar kalmıştır.

 

Şeyhleri:

1) Kelâmî Mustafa Halvetî (i. 1151/1738) Hasan Burhâneddîn-i Cihângîrî'nin halîfelerinden, Fethullâh Efendi (i. 1115/1703)'nin halîfesidir.

2) Ahmed Halvetî (i. 1168/1754) Kelâmî Mustafa Efendi'nin kardeşinin oğludur.

3) Feyzullâh Halvetî (i. 1183/1769) Kelâmî Mustafa Efendi'nin oğludur.

4) Kolancı İbrâhîm Sabri (i. 1221/1806) Sa'diyeden Karabacak Ali Hulûsî Efendi'nin halîfesi olup, Remli ve Abdüsselâm Tekkesi şeyhliğinde de bulunmuştur.

5) Kemaleddîn Baba Rıfâî (i. 1200/1785).

6) İbrâhîm Edhem Vehbî Sâdî (i. 1267/1850).

7) Öküz Ahmed Efendi Rıfâî (i. 1270/1854) Helvâî Tekkesi şeyhidir.

8) Çadırcı M. Râşid Kâdirî (i. 1295/1878).

9) M. Ali Alemi Rıfâî (i. 1304/1886).

10) Seyyid el-Hâc Ali Efendi Cerrâhî (i. 1322/1904) Âsitâne postnişîni Yahyâ Gâlib Efendi halîfesidir. Birâderinin irtihâliyle(ölümüyle), Halil Nizâmî Tekkesi şeyhliğine geçmiştir. Oniki sene şeyhlikten sonra, irtihâlinde tekkesinde defnedilmiştir.

11) Muhammed Esad Erbîlî (i. 1349/1931) Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfesi Hidâyetullâh Efendi, dedesidir. Musul'da doğmuştur. Tâhâ el-Harîrî'nin halîfesidir. Münhal bulunan Kelâmi Tekkesi'nin şeyhliğine tâyini için Kâdirî icâzeti şart olduğundan Abdülhamid Rifkânî'den Kâdirî icâzeti almıştır. 1883-1900 tarihleri arasındaki ilk şeyhliğinden sonra Sultan II. Abdülhamid Hân tarafından memleketine nefyedilmiştir(sürgün edilmiştir). 1908'de II. Meşrutiyetle İstanbul'a dönerek, tekkelerin seddi tarihi olan 1925'e kadar bu tekkenin meşîhatini(şeyhliğini) sürdürmüştür.

 

Tekkelerin seddinden bir süre önce iki hafta kadar burada misâfir olan Danimarka'lı psikolog Carl Vett'in hatıraları Dervish Diary adıyla 1953'te Los Angeles'te, Kelâmi Dergâhı'ndan Hatıralar (trc. Ethem Cebecioğlu) adıyla 1993'te Ankara'da yayımlanmıştır. )


- TEKMÎL[< KEMÂL] değil/yerine/= KEMÂLE ERDİRME | TAMAMLAMA, TAMAMLANMA, BİTİRME | TAM, EKSİKSİZ, BÜTÜN, HEP


- TEKNE[Yun.] ile KANO[Fr. < CANOT]

( ... İLE Kürekle yürütülen dar, uzun, hafif tekne. )


- TEKNOLOJİ ile/ve KONFOR


- TEKSÎF[Ar. < KESÂFET] değil/yerine/= KOYU VE SIK YAPMA, BİR SIVIYI KOYULAŞTIRMA | DOKUMA VE SÂİREYİ SIKLAŞTIRMA | ŞEFFAFLIĞINI GİDERME | YIĞMA, TOPLAMA


- TELÂKİ[Ar. < LİKA] değil/yerine/= KAVUŞMA


- TELANJİYEKTAZİ/TELANGİECTASIA[İng.] değil/yerine/= KILCAL DAMAR GENİŞLEMESİ


- TELA'SÜM[Ar.] değil/yerine/= KEKELEME

( Yanıt verilecek yerde veremeyip kekeleme. | Saçmasapan yanıt verme, kemküm etme. | Dil dolaşma. )


- TELEFONUN KAYBI ile CÜZDANIN KAYBI ile KENDİNİ KAYBETME

( 15 dakikada fark ediliyor. İLE 4 saatte fark ediliyor. İLE Farkında bile olunmuyor. )


- TELEPORTATION İLE DENSE CODİNG İLE CRYPTOGRAPHY ile/||/<> KUANTUM İLETİŞİM

( Kuantum bilgi transfer protokolleri. )

( Formül: |ψ⟩AB → |ψ⟩C )


- TELEVİZYON (İZLEMEK)
ile/ve/değil/yerine/><
KİTAP (OKUMAK)

( )


- TELEVİZYON ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KANAL

( Kişi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kavram. )


- TELİN[Ar.] değil/yerine/= KARGIMA, KARGIŞ

( !Kargıma, lânet okuma, lânetleme. )


- TELVİS[Ar.] değil/yerine/= KİRLETME


- TEMBELLİK ile/ve/değil/<> "KENDİNE"(KEYFİNE/RAHATINA) GÖRE DÜŞÜNME


- TEMEL BİLİMLER ile KLİNİK BİLİMLER


- TEMEL ile KAYNAK

( BASE vs. SOURCE )


- TEMEL ile KLASİK

( BASE vs. CLASSIC )


- TEMEL ile/||/<> KOŞUT(PARALEL)


- TEMEL:
"KARGAŞA/SI" değil KARMAŞA/SI


- TEMELLİ ... ile/ve/değil/||/<> KALICI OLARAK


- TEMENNÂ ile KANDİLLİ TEMENNÂ/SELÂM

( Öne doğru eğildikten sonra doğrulurken eli başa götürerek verilen selam. İLE El etek öperek, yerlere kadar eğilerek verilen selam. )


- TEMETTÜ değil/yerine/= KAZANÇ


- TEMİZ ile TEMİZ KOPYA ile TEMİZLEMEK ile TEMİZLENMİŞ ile KUMLA TEMİZLENDİ ile TEMİZLİK ile TEMİZLEYİCİ ile TEMİZLİK ile TEMİZLİK ile TEMİZLEMEK ile TEMİZLEYİCİ ile TEMİZLİK

( CLEAN vs. CLEAN COPY vs. CLEAN UP vs. CLEANED vs. CLEANED WITH SAND vs. CLEANEDNESS vs. CLEANER vs. CLEANING vs. CLEANNESS vs. CLEANSE vs. CLEANSER vs. CLEANSING )

( نقي ile نظيف کردن ile پاکيزه کردن ile بدون آلودگي ile چرک گرفتن ile تروتميز ile نظيف ile چرک کردن ile تميز کردن ile تنظيف کردن ile بي گند ile طاهر ile پاکيزه ile تميز ile بي آلايش ile پاک ile صريح ile زدودن ile پاک نويس ile پاک کردن ile جمع و جور کردن ile پاک کرده ile پاک شده ile ريگمال ile پاک شدگي ile زداينده ile تميز کننده ile پاک کننده ile زدايش ile تميز کاري ile رفت و روب ile پاک سازي ile طهر ile صفا ile تميزي ile زدودگي ile پاکيزگي ile تطهير کردن ile زداي ile پاکسازي )

( نقي ile NEZYFE KARDAN ile PAKYZAH KARDAN ile BEDON ALODEGY ile CHARK GARAFTAN ile تروتميز ile نظيف ile CHARK KARDAN ile TAMYZ KARDAN ile TANZYFE KARDAN ile BEY GAND ile TANPAR ile PAKYZAH ile TAMYZ ile BEY ALAYSH ile PAK ile SARYHE ile ZADUDAN ile PAK NOYS ile PAK KARDAN ile JAM VE JOR KARDAN ile PAK KARDEH ile PAK SHODEH ile ريگمال ile PAK SHODEGY ile ZADAYNADEH ile TAMYZ KONANDEH ile PAK KONANDEH ile ZADAYSH ile TAMYZ KARY ile RAFT VE ROB ile PAK SAZY ile TAHAR ile SAFA ile TAMYZY ile ZADOODEGY ile PAKYZAGY ile TATEHYR KARDAN ile ZADAY ile PAKSAZY )


- TEMMUZ ile/ve/||/<>/> KIZIL ISI

( Yılın yedinci ayı. İLE/VE/||/<>/> Temmuz'un çok sıcak olan ikinci yarısı. )


- TEMSİLCİ DEMOKRASİ ile/yerine KATILIMCI DEMOKRASİ

( REPRESENTATIVE DEMOCRACY vs. PARTICIPATIVE DEMOCRACY
PARTICIPATIVE DEMOCRACY instead of REPRESENTATIVE DEMOCRACY )


- TENEKE ile/ve KİLE

( Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac. | Bu sacdan yapılmış olan. | Bu sacdan yapılan, yaklaşık yirmi litre hacmindeki kap. | Bu kabın aldığı miktarda olan.[13-14 kilo alır.]
İLE/VE
Tahıl ölçümlerinde kullanılır. Tenekeden 5 cm. daha kısadır. [10-12 kilo alır.] )

( KEYL[çoğ. EKYÂL]: Ölçme. | Kile ile ölçmek. | Tahıl, hubûbat ölçüsü, ölçek. | KEYLÎ: Kile ile ölçülen. | TEKYÎL[Ar. < KİLE]: Kile ile ölçme. )

( ... ile/ve YÜ [bir kile], FU [kilenin dörtte biri] )


- TENEŞİR[Fars. < TENŞÜR] ile/ve/||/<> MUSALLA[Ar.] ile/ve/||/<> KATAFALK[Fr. < CATAFALQUE]

( Kırkından sonra azanı, teneşir paklar. )

( Üstünde ölü yıkanılan mermer/kerevet. İLE Namaz kılmaya yarayan, açık yer. | Camilerde, cenaze konulup önünde namaz kılınan yer. İLE Önünden geçilerek kendine saygı gösterilmek istenen ölünün tabutunun konulması için yapılmış yüksek yer. )


- TENEZZÜL ve KERÂMET


- TENHADA ile/ve/||/<> KALABALIKTA

( Dayılığın. İLE Affı olmaz. )


- TENTENE[yerel]/DANTEL[Fr. < DENTELLE] ile KOPANAKİ[Yun.]

( Her türlü iplikle örülen ya da bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü. İLE El ile bir tür dantel örmek için kullanılan silindir biçimli araç. | Bu araç üstünde örülen bir dantel türü. )


- TEOGONİ ile/ve KOZMOGONİ ile/ve ANTROPOGONİ ile/ve ESKATOLOJİ(MEAD)


- TEOLOJİ ile/ve/< KOZMOLOJİ

( Fiziği atlayarak felsefe, kozmolojiyi atlayarak ilâhiyat olmaz! )


- TEORİK/NAZARİ değil/yerine/= KURAMSAL


- TEORİSYEN değil/yerine/= KURAMCI


- TEPE ile KAÛR/KUMUL/ERG/EKSİBE

( ... İLE Çölde, rüzgârın yığdığı kum tepeleri. )


- TEPE ile KURGAN

( ... İLE İlk Çağ'da, mezar üzerine toprak yığılarak yapılan küçük tepe. | Tepe biçiminde mezar. )


- TEPKİ (OLARAK) ile/değil/yerine KATKI (OLARAK)


- TEPKİ ile "KARŞI DURMAK"


- TEPSERMEK = KURUYUP ÇATLAMAK


- TER KOKUSU ile KOLTUKALTI KOKUSU

( Koku koltukaltından geliyorsa, "koltukaltın kokuyor" ya da "koltukaltından koku geliyor" demek gerekir. "Kokuyosun!" ya da "Ter kokuyosun! / Terlemişsin sen!" denilmez! )

( PERSPIRATION SMELL/STINK vs. ARMPIT SMELL/STINK )


- TERAZİ ile KABBÂN[Ar.] (KEPAN[Fars.])

( ... İLE Büyük terazi. )


- TERBİYE ETMEK:
ÇOCUKLARIMIZI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİMİZİ


- [ne yazık ki]
TERBİYESİZLİK ile/ve/||/<>/< KEYFİYET


- TERE[Fars.] ile KAZTERESİ

( ... ile )


- TERMAL[Fr.] değil/yerine/= KAPLICA


- TERMODİNAMİK ile KİNETİK

( Enerji ve iş ile ilgili bilim dalı. İLE Hareket ve hız ile ilgili bilim dalı. )


- TERMODİNAMİK ile/||/<> KİNETİK

( )

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )


- TERMOKİMYA ile/||/<> KALORİMETRE

( Bomba kalorimetre )

( Pierre Eugène Marcellin Berthelot tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1827-1907) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Organik sentez, termokimya) )


- TERMS :/yerine KOŞULLAR, TERİMLER


- TERRIBLE :/yerine KORKUNÇ, BERBAT


- TERS ile/ve/<> KESİŞME


- TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ ile KARGAŞA ile KANSER

( Doğada. | Nesnelerde. İLE Toplumda. İLE Biyolojide. )


- TERSİNEMEZLİK ve/||/<> KARANLIK ENERJİ ve/||/<> KARANLIK MADDE


- TERZİ, KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKEMEZ ile/ve/||/<> KEL, İLACI OLSA BAŞINA SÜRER/MİŞ


- [ne yazık ki]
TERZİL[Ar.] değil/yerine/= KÜÇÜK DÜŞÜRME


- TEŞBİH ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIYAS


- TESCİL ETMEK değil/yerine/= KÜTÜKLEMEK


- TESELLİ EDİLEBİLİR ile TESELLİ ile TESELLİ EDİCİ ile KONSOL ile PEKİŞTİRMEK ile KONSOLİDE ile KONSOLİDASYON

( CONSOLABLE vs. CONSOLATION vs. CONSOLATORY vs. CONSOLE vs. CONSOLIDATE vs. CONSOLIDATED vs. CONSOLIDATION )

( تسلي پذير ile دلداري ile تسليتي ile پيشانه ile دلداري دادن ile تسليت دادن ile ميزفرمان ile تحکيم کردن ile يک رقم کردن ile مستحکم کردن ile يک پارچه کردن ile مستحکم ile تشييد ile تحکيم )

( TASLY PAZYR ile DELDARY ile تسليتي ile PEYSHANEH ile DELDARY DADAN ile TASLYT DADAN ile ميزفرمان ile TAHAKYM KARDAN ile YK RAGHAM KARDAN ile MOSTAHKAM KARDAN ile YK PARCHEH KARDAN ile MOSTAHKAM ile تشييد ile TAHAKYM )


- TESELLİ ile KENDİNİ KANDIRMAK


- TEŞENNÜC[Ar. < ŞENC]/İSPAZMOS/SPASM[İng.]/SPASME[Fr.] değil/yerine/= KASILMA

( Kasların kasılması, gerilip/çekilip büzülmesi. )


- TEŞEVVÜŞ[< ŞEVEŞE] değil/yerine/= KARIŞMA, KARMAKARIŞIK OLMA, KARIŞIKLIK


- TEŞEVVÜŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞIKLIK


- TESEYYÜP[Ar.] değil/yerine/= KAYITSIZLIK, TEMBELLİK, İHMALCİLİK


- TESİS[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= KURMAK/OLUŞTURMAK


- TESİS değil/yerine/= KURULUŞ/KURULMA


- TESİT[Ar.] değil/yerine/= KUTLAMA


- TESLİM ETMEK ile MESAJ İLETMEK ile BİR KONUŞMA YAPMAK ile KURTULUŞ ile TESLİM EDİLMİŞ ile TESLİMATÇI ile TESLİMAT

( DELIVER vs. DELIVER A MESSAGE vs. DELIVER A SPEECH vs. DELIVERANCE vs. DELIVERED vs. DELIVERER vs. DELIVERY )

( رستگار کردن ile تخليص کردن ile رساندن ile به دنيا آوردن ile ايراد کردن ile ارائه دادن ile خلاصي بخشيدن ile پيغام رساندن ile نطق کردن ile سخنراني کردن ile رهيي ile رسته ile رساننده ile رهان ile تحويل ile زه ile وضع حمل )

( RASTGAR KARDAN ile TAKHALYSE KARDAN ile RESANDAN ile BAH DANYA AVARDAN ile AYRAD KARDAN ile ARAEH DADAN ile KHLASY BAKHSHYDAN ile PEYGHAM RESANDAN ile NOTGH KARDAN ile SOKHENRANY KARDAN ile رهيي ile RASTEH ile RESANANDEH ile رهان ile TAHVYLE ile ZAH ile VAZE HAMEL )


- TESLİM OLMAK ile/değil/yerine/>< KAYBETMEK


- TESTERE ile KATRAK

( ... İLE Marangozlukta tomrukları biçmeye yarayan ve birden çok testeresi olan biçme makinesi. )


- TESTİ ile/ve KANATA

( ... İLE/VE Ağzı geniş tek kulplu testi. )


- TESTİ ile/ve KUMKUMA[Ar. < KUMKUME]

( ... İLE/VE Küçük testi. | Kötü, olumsuz bir özelliği kendinde fazlasıyla toplayan kişi, olay, olgu ya da yer. )


- TESTİ ile/ve KÛZE[Fars.]

( ... İLE/VE Su testisi. )


- TEŞVÎŞ[< ŞEVEŞE] ile KARIŞTIRMA, BULANDIRMA

( KARIŞTIRMA, KARMAKARIŞIK ETME, KARIŞIKLIK )


- TESVİT[Ar.] değil/yerine/= KARALAMA

( Müsvedde yapma. )


- TETANİ/TETANY[İng.] değil/yerine/= KASINIM


- TETANOZ/TETANOS[Fr.] değil/yerine/= KAZIKLI HUMMA

( İnsan ve hayvan gövdesine açık yaralardan giren, genellikle toprakta, gübrede yaşayan bir basilin yol açtığı, kasların sürekli ağrılı kasılmasıyla kendini gösteren ateşli ve tehlikeli bir hastalık. )


- TETİKLEME ile KIŞKIRTMA

( TRIGGER vs. PROVOKE )


- TETİKLEME ile/ve KIŞKIRTMA


- TETİKLEMEK ile KÖRÜKLEMEK


- TETİKLE(N)ME" ile/ve "KÖRÜKLE(N)ME" ile/ve "YÜKSELME" ile/ve "HOŞLANMA"


- TETRAHEDRAL İLE OKTAHEDRAL İLE KARE DÜZLEM ile/||/<> KOORDİNASYON GEOMETRİLERİ

( Metal kompleks şekilleri. )

( Formül: sp³ İLE sp³d² İLE dsp² )


- TEVEKKÜL ETMEK değil/yerine/= KUTGÜVENMEK


- TEVEKKÜLLÜ değil/yerine/= KUTGÜVENÇLİ


- TEVKİÎ ile/||/<> SÜLÜS ile/||/<> RİK\'A ile/||/<> KÛFÎ ile/||/<> NESİH ile/||/<> MURAKKA ile/||/<> MÜSELSEL ile/||/<> DİVANÎ

( Sözcüklerin arası birleştirilerek yazılan bir yazı biçimi.[Resmî yazışmalarda kullanılan bir yazı çeşidiydi.][Sülüse benzeyen daha yumuşak hatlı ve hareketli büyük boy yazılar.] İLE/||/<> Yuvarlak karakterli, daha çok kitabelerde kullanılan, kitaplarda ise başlıklara mahsus büyük boy bir yazı üslûbu. İLE/||/<> Türklerin ortaya çıkardığı bir yazı çeşidi. "Mim"lerin gözü kapanmış, "Sin" ve benzeri harflerin dişleri kalkmış, noktalar çizgilere dönüşmüştür. Daha çok el yazısında kullanılır. İLE/||/<> Arap harflerinin düz ve köşeli olarak kullanılmasıyla oluşmuş erken dönem İslâm yazı türü ve bundan geliştirilmiş bir yazı türü. İLE/||/<> Metinlerin kopya edilerek çoğaltılmasında kullanılan yuvarlak karakterli bir yazı üslûbu. İLE/||/<> İstenilen kalınlığı sağlayacak kadar kâğıdın birinin suyunu ötekinin aksi yöne gelecek biçimde kola ile yapıştırılmasıyla elde edilen mukavvadan yapılan albüm. Üzerine hatların ayrı ayrı kâğıtlara yazılarak hatlar, minyatürler, varaklar v.s. yapıştırılır. İLE/||/<> Tüm yazaçları/harfleri ve sözcükleri birbirine bitişik olarak yazılan bir yazı biçimi. İLE/||/<> Türklere özgü hareketli ve girişik bir yazı üslûbudur. Harfler ve sözcükler, birbirine kaynaşmıştır. )


- TEZ ile TEZLER ile REDDETMEK ile KÖTÜLÜK

( DISSERTATION vs. DISSERTATIONS vs. DISSERVE vs. DISSERVICE )

( رساله ile تز ile پايان نامه ile رسائل ile بدخدمت کردن ile بدخدمتي )

( RESALEH ile TEZ ile PAYAN NAMEH ile رسائل ile BADKHODAMAT KARDAN ile بدخدمتي )


- TEZAD ile/ve KOMİK


- TEZAD ile KONTRAST

( OPPOSITION vs. CONTRAST )


- TEZAT ile KONTRAST

( OPPOSITION vs. CONTRAST )


- TEZENELİ SAZLARDA:
[büyükten küçüğe] MEYDAN SAZI ile/ve DİVAN SAZI ile/ve KARA DÜZEN SAZ(BOZUK DÜZEN) ile/ve TAMBURA/DÜNBÜRE/DÜNBÛRE[Fars.] ile/ve BAĞLAMA ile/ve CURA ile/ve TAR


- TEZGAH ile KALİTE TESTİ

( BENCH vs. BENCHMARK )

( نيمکت ile محک )

( NEYMOKT ile MOHAK )


- THEMSELVES :/yerine KENDİLERİ


- THICK :/yerine KALIN


- TİCARET ile/değil KAÇAKÇILIK


- TIFIL[Ar. < TIFL | çoğ. ETFÂL] değil/yerine/= KÜÇÜK ÇOCUK


- TİFO[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KARAHUMMA

( Kirli sularda, bu sularla sulanmış sebzelerde bulunan, mikroplarla oluşan, ortalama üç hafta süren, ateşli ve tehlikeli bir bağırsak hastalığı. )


- TİFO ile/||/<> KOLERA

( Salmonella typhi bakterisinin neden olduğu, ateş ve karın ağrısı ile ilişkili bir bulaş. İLE/||/<> Vibrio cholerae bakterisinin neden olduğu, şiddetli sürgün ve dehidrasyon ile ilişkili bir bulaş. )


- [ne yazık ki]
TIKANIKLIK ile/ve/||/<> KISIR DÖNGÜ


- TİLÂVET ile/ve/||/<>/> KIRAAT ile/ve/||/<>/> TERTİL ile/ve/||/<>/> MAKAM

( [Kur'ân-ı Kerîm'i, ...] Dil ile okumak. İLE/VE/||/<>/> Akıl ile okumak. İLE/VE/||/<>/> Gönül ile okumak. İLE/VE/||/<>/> ... )


- TİLKİ ile KIZILTİLKİ

( ... İLE Yeryüzündeki en yaygın ve sayıca kalabalık vahşi etobur türüdür. )

( ... İLE Dünyanın her yerinde ve koşulunda yaşayabilmektelerdir. [Özellikle şehir tilkileri, çok çeşitli hayvan ve sebze/meyveyle beslenebilirler.] )

( ... İLE Fare avlamada kedilerden daha başarılılardır. [Ürken fare yukarı doğru zıplar fakat tilkiler 90 cm. yukarı kadar zıplayabilir ve "fare dalışı" denilen biçimde tepelerine inerler.] )

( Tilki ile Kızıl Tilki )


- TİLKİ ile KORSAK/KARSAK

( ... İLE Köpekgillerden, soluk kahverengi, karnı beyaz tüylü, kısa kulaklı bir tür memeli. )

( VULPES cum VULPES CORSAC )


- TİLKİ ile KUTUP TİLKİSİ


- TİN[Azr.] = KÖŞE[Tr.]


- TİN ile/ve KÜLTÜR

( Üretilenlerin, birlik sezgisi. | İnsan eliyle üretilmişler/oluşturulmuşlar. | İnsanı oluşturan ve insandan oluşan herşey. | Nedenselliği, kendinde/içkin olan. | Düşüncenin kaynağı olan (düşünce). )

( TİN: Düşüncenin edimselliği. )

( SPIRIT vs./and CULTURE )

( JINGSHEN ile/ve VENHUA )


- TINNITUS[İng.] değil/yerine/= KULAK ÇINLAMASI


- TIP:
İYİ ile/ve/||/<> ORTA ile/ve/||/<> KÖTÜ

( Önler. İLE/VE/||/<> Hastalık/sorun, belirmeden, yok eder. İLE/VE/||/<> Tedavi eder. )


- TIP TIP = KÜÇÜK VE HAFİF BİÇİMDE


- TİPOLOJİ değil/yerine/= KİŞİTÜRLEM


- TİPOLOJİK TASNİF değil/yerine/= KİŞİTÜRLEMSEL ÖBEKLEME


- TİPOLOJİK değil/yerine/= KİŞİTÜRLEMSEL


- TIPTA:
GENEL CERRAHİ ile/ve/||/<> İÇ(DAHİLİYE) ile/ve/||/<> KADIN-DOĞUM ile/ve/||/<> ÇOCUK HASTALIKLARI


- TIRMIK ile/ve KARTUK

( Tırnak beresi/yarası. | Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç. İLE/VE Büyük tarla tarağı. )


- TIRNAK İÇİNDE ile/ve/||/<> KENDİ İÇİNDE


- TİROİT[Fr./İng. < THRYOIDE] değil/yerine/= KALKAN BEZİ

( Gırtlağın ön ve alt bölümünde bulunan, çok damarlı, salgısını kana veren bir bez. )


- TIRTIL ile KESE BÖCEĞİ TIRTILI


- TIRTIL ile KIRLANGIÇ KUYRUĞU TIRTILI


- TIRTIL ile/değil/<>/> NİMFA ile/değil/<>/> KELEBEK

( Tırtılın, "son" dediği şeye, dünyanın geri kalanı, "kelebek" der. )


- TITICACA GÖLÜ:
GÜNEYBATI ile/ve/<> KUZEYBATI

( %40'nın bulunduğu Bolivya'daki bölümü. İLE/VE/<> %60'ının bulunduğu Peru'daki bölümü. [Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )

( Dünyanın en yüksek [3810 m.] gölüdür ve Maracaibo Gölü'nden sonra, Güney Amerika'nın ikinci büyük gölüdür. [8287 km²] )

( Ortalama derinliği, 122 - 183 m. arasında değişmektedir. [Bolivya kıyısına doğru derinlik birden artmaktadır.][Soto Adası açıklarında 280 m.'yi bulmaktadır.] )

( Gölün suyu, berrak ve az tuzludur. )

( Yüzeyde 14 °C olan ortalama su ısısı, 20 m. derinlikte 11 °C'ye düşmektedir. )

( Sadece dört çeşit [ufak cins] balık bulunmaktadır. )

( Göl üzerinde, yoğun nüfuslu 41 ada bulunmaktadır.[Buralarda yaşayan yerli halk, çoğunlukla dış dünyadan kopuk, ellerindekilerle yetinmektedir.] )

( Bolivya sınırları içinde bulunan adalarında yaşayan yerli halk, eski bir yerli dili olan Aymara dilini kullanmaktadır. İLE/VE/<> Peru'da bulunan bölümünde, İnka'lardan kalma Quechua dili konuşulmaktadır. )


- TİYATRO ile/ve/||/<> KUMPANYA[İt. < COMPAGNIA]

( ... İLE/VE/||/<> Genellikle yabancı sınai, ticari ortaklık. | Tiyatro topluluğu. | Aynı görüşü paylaşan, aynı eylemi yapanlar topluluğu. )


- TMS/TRANSKRANİYAL MANYETİK STIMÜLASYON TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION[İng.] değil/yerine/= KAFATASINDAN MANYETİK UYARIM


- TMU/TRANSKRANİYAL MANYETİK UYARIM TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION[İng.] değil/yerine/= KAFATASINDAN MANYETİK UYARIM


- TOHUM KABUĞU, TESTA = KIŞR-I BEZR = ÉPISPERME, TÉGUMENT


- TOHUM ile/ve/||/<>/> FİLİZ ile/ve/||/<>/> FİDAN ile/ve/||/<>/> GENÇ AĞAÇ ile/ve/||/<>/> YETİŞKIN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> ÇİÇEK VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> MEYVE VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN

( )


- TOHUM ile KENDİ KENDİNE AÇILMAYAN TOHUM

( SEED vs. INDEHISCENT )