K ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 15.973 başlık/FaRk ile birlikte,
15.973 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(39/65)
- KIZGINLIK ile/değil AŞAĞILAMA
- KIZGINLIK ile İSYAN
( ANGER vs. REBELLION )
- KIZGINLIK ile ÖFKELİ
( ANGER vs. ANGERED )
( غيظ ile قهر ile خشم ile عصباني کردن ile برآشفتگي ile بر آشفتن ile تغير ile غضبناک کردن ile به خشم آوردن ile غضب ile خشمگين کردن ile خشمگين شدن )
( غيظ ile GHEHAR ile KHSHAM ile ASOBANY KARDAN ile BARASHOFTAGY ile BAR ASHOFTAN ile تغير ile GHZABNAK KARDAN ile BAH KHSHAM AVARDAN ile GHZAB ile KHSHMGYNE KARDAN ile KHSHMGYNE SHODAN )
- KIZGIN/LIK ile/ve TEPKİLİ/LİK
- KIZGIN/LIK ile/ve/değil/<> ÜZÜNTÜ/ÜZGÜN
( Üzüntü bir zihinsel acıdır ve bu ıstırap, mutlaka dikkat ister. Ona dikkatimizi verdiğimizde, çağrı durur ve bilgisizlik sorunu da kaybolur. )
( Üzüntülerimiz hakkında üzülmemize gerek yoktur. )
( Üzüntü, sen ve ben olduğu sürece devam eder. )
( Worry is mental pain and pain is invariably a call for attention. The moment you give attention, the call for it ceases and the question of ignorance dissolves.
You need not worry about your worries. )
- KIZIL GERDANLI DALGIÇKUŞU ile KARA GERDANLI DALGIÇKUŞU
- KIZIL KRALİÇE ETKİSİ[İng. RED QUEEN HYPOTHESIS] ile/||/<> EVRİMSEL SİLAHLANMA YARIŞI[İng. EVOLUTIONARY ARMS RACE]
( Evrimsel silahlanma yarışının (en temel manada, bir av ve bir avcının arasındaki rekabetin) doğasını açıklamakta kullanılan bir hipotez. Herhangi bir tür için, hayatta kalmaya gereken donanım, doğal seçilimle ne denli karmaşıklaşsa ve üstünleşse dahi rakip türün bir biçimde buna aynı seçilimle karşılık vererek rekabete devam etmesi ve bunun sonucunda donanımdaki artışın ve uzmanlaşmanın rakip türlerden herhangi biri için net bir kâra dönüşememesi olarak özetlenebilir. Kavram aynı türe mensup bireyler arasında belirli bir kaynak için (ışık, besin, eşi yaşam alanı) yapılan rekabetlerde de kullanılabilir. @@ Bir türün (örneğin parazitin) edindiği özelliklerden ötürü bir diğer türün (örneğin konak canlının) evrimsel başarısını düşürmesidir. Bu sebeple, birinci türün özelliklerini egale edecek ya da geçecek "karşı adaptasyonların" evrimsel süreçte desteklenmesidir. Buna karşılık olarak ilk tür de, ikinci türün (konağın) geliştirdiği "karşı adaptasyonlara" karşı "karşı-karşı adaptasyonlar" geliştirecektir ve bu böyle gidecektir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KIZIL MESCİD ile KIZIL MESCİD
( Eyüp, Kalenderhane Sokağı'ndadır. İLE Fatih-Draman'da, Tercüman Yunus Sokağı'ndadır. )
( 1581'de, Kiremitçi Süleyman Çelebi tarafından. [Kiremitçi Süleyman Çelebi adıyla da bilinir.] İLE Hüseyin Ağa tarafından. [Hüseyin Ağa Mescidi adıyla da bilinir.] )
- KIZIL MİNÂRE MESCİDİ ile KIZIL MİNÂRE MESCİDİ
( Aksaray, Horhor Caddesi'ndedir. İLE Hasköy, Kalaycı Sokak'tadır. )
( XV. yüzyılda, Kiremitçibaşı Mehmed Çelebi tarafından. [Kiremitçibaşı Mescidi adıyla tanınmıştır.] İLE 1591'de, Kiremitçi Ahmed Ağa tarafından. [Kiremitçi Mescidi adıyla da bilinir.] )
- INFRAROTSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KIZIL ÖTESİ IŞIN
- KIZIL ŞAHİN ile ŞAH KARTAL
(
ile
)
- KIZIL VEBA" ile "KIZIL VEBA"
(
| Başlık | Kızıl (Scarlet Fever) | Gerçek Veba (Yersinia pestis) | “Kızıl Veba” Adlandırması |
|---|---|---|---|
| Gerçek bir hastalık mı? | Evet - tıpta tanımlı bir bakteriyel bulaş. | Evet - Orta Çağ’dan beri bilinen ölümcül bir bakteriyel bulaş. | Hayır - Modern tıpta bu adla hiçbir hastalık yoktur. |
| Etken | Streptococcus pyogenes | Yersinia pestis | Tek bir etken yok; tarihsel halk yakıştırması ya da edebî kullanım. |
| Bulaşma yolu | Solunum damlacıkları | Genellikle pire ısırığı, nadiren hava yolu | Gerçek bir bulaşma tanımı yok. |
| Belirgin belirtiler | Kırmızı döküntü, “çilek dil”, boğaz ağrısı, ateş | Yüksek ateş, lenf düğümü şişmesi[bubon], sepsis, kanama | Gerçek belirti yok; kurgu yapıtlarda "yüz kızarması" teması kullanılır. |
| Ölüm oranı | Antibiyotiklerle oldukça düşük | Yaygın salgınlarda çok yüksek [%30 - 90] | Gerçek bir istatistik yok; kurgu metinlerde aşırı yüksek. |
| Tarihsel adlandırma | Döküntünün kızıllığından dolayı “kızıl” denmiştir. | Siyah lekelenme/doku ölümü nedeniyle bazen “kara ölüm” denmiştir. | Eski dönemlerde kızarık döküntülü ya da hızlı öldüren sayrılıklar için halk tarafından hatalı biçimde kullanılmıştır. |
| Edebî kullanım | — | — | Jack London’ın 1912 tarihli The Scarlet Plague (Kızıl Veba) romanında geçen tamamen kurgu bir salgın. |
| Modern tıp sınıflaması | Resmî tanımlı bulaş | Resmî tanımlı bulaş | Tıpta sınıflaması yoktur; sayrılık adı değildir. |
- KIZIL ile FİRFİRİ[Ar.]
( ... İLE Parlak kızıl renk. | Bu renkte olan. )
- KIZIL ile KIZILTI
( ... İLE Bir yerden yansıyan hafif kızıl renk, solgun kızıl. | Bu renkte olan. )
- KIZILABA ile/||/<> PIRPIRI/PİRPİRİ ile/||/<> LATA
( Yeniçeri oçağına küçük yaşta giren oğlanların giydiği kırmızı abadan yapılmış giysi. İLE/||/<> Yeniçeri salma erlerinin giydiği kırmızı çuhadan yapılmış cüppe. İLE/||/<> İlmiyenin giydiği bir üstlük. )
- KIZILAĞAÇ ile BELEDİYE MECLİSİ ÜYESİ
( ALDER vs. ALDERMAN )
( توسه ile توسکا ile دخو )
( TOSEH ile TOSKA ile دخو )
- KIZILAY, TEVFİK (İST. 1935 - 1979) :
( Eyüpspor Kulübünden transfer edildi. Aralıklı olarak beş sezon (1961 - 1962; 1964 - 1965 ve 1969 - 1972) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 50 lig, 3 B takımlar ligi, 1 kupa maçı olmak üzere 64 resmi ve 13 özel maçla birlikte 77 maçta oynadı. 1961/62 sezonunda Taksim ile oynanan lig maçında (11.04.1962) rakip seyirciler aleyhinde tezahürat yapınca tribüne çıkarak kavga ederek bağıranlardan bir kaçını dövdü bu eylemi ile de ebedi hak mahrumiyeti aldı. 1964/65 sezon içinde çıkan Af Yasası ile affa uğradı ve tekrar sahalara döndü 1972'de Hasköy Spor Kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- KIZILAY ile KIZILHAÇ
( RED CRESENT vs. RED CROSS )
- KIZILCIK KÖŞKÜ :
( Sarıyer vadisinin tam ortasında yani bugünkü Yusuf Ziya Öniş Stadının bulunduğu bağın içinde idi. Sahibi ise Türkiye'nin ilk Baro Başkanı Mehmet Raşit Efendi (1886 - 1908) idi. Bu muhteşem köşkte zamana direnemedi, harap oldu. Bağ satıldıktan sonra ise spor alanı yapılmak üzere köşk yıktırıldı. )
- KIZILCIK ile ÇİĞDE
( ... İLE Kızılcığa benzer, kabuğu sert bir meyve. )
- KIZILCIK ile GERİMŞİK/GERMİŞİK
( ... İLE Yabani kızılcık. )
- KIZILCIK ile KIZILCIK REÇELİ ile KIZILCIK ŞURUBU ile KIZILCIK ŞERBETİ ile KIZILCIK TARHANASI
- KIZILCIK ile VİŞNE
( Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç. | Bu ağacın güzün olgunlaşan, kırmızı, tek çekirdekli, reçeli ve şerbeti yapılan, buruk bir tadı olan yemişi. İLE Gülgillerden, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç. | Bu ağacın genellikle reçel ve şerbet yapılan, kırmızı renkte ekşimtırak meyvesi, ekşi kiraz. )
( CORNELIAN CHERRY vs. SOUR CHERRY/MORELLO/AMARELLE )
( CORNUS MAS/FRUCTUS CORNI cum PRUNUS CERASUS / CERASUS VULGARIS )
- KIZILDERİLİ değil/yerine AMERİKA(N) YERLİSİ/ESKİ HİNTLİLER/OLD INDIANS
- KIZILGERDAN = | NAR BÜLBÜLÜ = KINALI = GÖĞSÜ KINALI |[yerel]
- KIZILKAYA, BAKİ (İST. 1930) :
( Emirgan'ın renkli simalarından biridir. Uzun Yıllar Sabancı Ailesinin özel fotoğrafçılığını yaptı. 1984 yılından bu yana beş dönem (25 yıl) Emirgan muhtarı olarak görev yaptı. 29 Mart 2009 seçimlerinde görevini yeni seçilen arkadaşına devrederek muhtarlık yaşamını tamamladı. )
- KIZILMAK ile KIZILLAŞMAK ile KIZIL/LIK ile KIZILCA ile KIZIL YEL ile KIZIL ISI ile KIZIL İBLİS ile KIZIL KIYAMET ile KIZILCA KIYAMET ile KIZIL SU YOSUNLARI
- KIZILÖTESİ ASTRONOMİ ile/||/<> GÖRÜNÜR IŞIK ASTRONOMİSİ
( Kızılötesi astronomi sıcaklık ve toz içi gözlem İLE görünür ışık astronomisi yıldız ve galaksi gözlemidir. Kızılötesi erken evren İLE kırmızıya kayma nedeniyle uzak nesneler görür. James Webb kızılötesi İLE ilk galaksileri inceliyor. )
( John Mather tarafından 2021 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1946-) (Ülke: ABD) (Alan: Astrofizik, Kozmoloji) (Önemli katkıları: Kozmik mikrodalga arka plan ışıması ölçümleri, COBE ve James Webb projesi, Nobel Ödülü (2006)) )
- INFRARED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT INFRAROUGE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM
- INFRARED WINDOW[İng.] / FENÊTRE INFRAROUGE[Fr.] / INFRAROTFENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ PENCERESİ
- INFRARED SPECTROPHOTOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROFOTOMETRE
- INFRARED SPECTROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROMETRE
- INFRARED SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROSKOPİSİ
- INFRA-RED[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- KIZILÖTESİ ile/||/<> IŞIN
( Kızılötesi ışınların keşfi )
( William Herschel tarafından 1800 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1738-1822) (Ülke: Almanya-İngiltere) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Uranüs gezegeni, kızılötesi ışınlar) )
- KIZILÖTESİ ile KIZILÖTESİ IŞIK ile KIZILÖTESİ IŞIN
( INFRARED vs. INFRARED LIGHT vs. INFRARED RAY )
( زيرقرمز ile اشعه فروسرخ ile اشعه مادون قرمز )
( زيرقرمز ile ASHEH FOROSARKH ile ASHEH MADON GHARMAZ )
- KIZIL/QIZIL ÇÜVİT ile AL ÇÜVİT ile KÖK ÇÜVİT ile YAŞIL ÇÜVİT ile SANG ÇÜVİT
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Parlak kırmızı renk. İLE Kızıl turuncu renk. İLE Parlak mavi renk. İLE Yeşil renk. İLE Sarı renk. )
- KIZILTUĞ, AV. HÜSEYİN (SARIYER,1952) :
( Sarıyerlidir. Sarıyer İlkokulu, Sarıyer Ortaokulu ve Sarıyer Lisesini bitirdi, İ.Ü. Hukuk Fakültesinden mezun oldu ve Avukat olarak hayata atıldı. Askerlik görevini yaparken Kıbrıs Barış Harekâtına katıldı ve Gazi olarak döndü. Sarıyer Spor Kulübünde basketbol oynadı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde 3 dönem (6 yıl) Yönetim Kurulu üyesi olarak görev şaptı. Sarıyer Liseliler Derneğinde 3 dönem (6 yıl) Yönetim Kurulu üyesi, Sarıyerliler Derneği (SA - DER) ‘inde 4 dönem (8 yıl) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )
- KIZILTUĞ, İSMAİL (SARIYER, 1917 - 1983) :
( İş hayatına İstanbul Belediyesinde başladı ve Tahakkuk şefliğinden emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nün ilk takımında oynadı. 1 dönemi başkan (1961/62) olmak üzere 7 dönem Sarıyer Spor Kulübü'nde yönetici olarak görev yaptı. Kulübün amatörlük ve profesyonellik dönemlerinde görev yapan birkaç yöneticiden biridir. Kulübün Divan Kurulu üyesiydi. )
- KIZIM ile/ve/||/<>/> GELİNİM
( Sana söylüyorum. İLE/VE/||/<>/> Sen anla! )
- KIZIM/OĞLUM yerine ÇOCUĞUM
- KIZIŞMAK ile KIZIŞTIRMAK ile KIZIŞ
- KIZIYOR/LAR ile/ve/değil/yerine İSTEMİYOR/LAR
- KIZKULESİ ile/ve/||/<> KIZKULESİ SOKAĞI
( İstanbul'da. İLE/VE/||/<> Ankara'da. )
( )
- KIZLIK ile KIZLIK ZARI ile KIZLI ERKEKLİ
- KIZMA AMA ..." ile/değil/yerine/||/<>/< AÇIKÇA/DOĞRUDAN SÖYLEYECEĞİM
- KIZMA/KIZGINLIK ile/ve/değil ŞAŞIRMA/ŞAŞKINLIK
( [not] TO GET ANGRY vs./and/but BEWILDERMENT )
- KIZMAK ile/ve/||/<>/< BİLGİSİZLİK
( Ne kadar az bilirsen, o kadar kızarsın. )
- KIZMAK ile "BOZULMAK"
- KIZMAK ile/değil DOĞRUDAN SÖYLEMEK
( [not] TO GET ANGRY vs./but TO SAY DIRECT )
- KIZMAK ile/ve/değil/yerine GÜCENMEK
- KIZMAK ile HOMURDANMAK
( TO GET ANGRY vs. TO GRUMBLE )
- KIZMAK ile/ve KINAMAK
- KIZMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK
( Isıtılan ya da ısınan bir nesnenin sıcaklığının çok artması. | At, eşek vb. hayvanların çiftleşme istemesi, kösnümek. | Dişi kuşların zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermesi. | Öfkelenmek, sinirlenmek. İLE Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. İLE Bitkilerin, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınması. İLE Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. İLE Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. | Hızlanmak, hareketlenmek. )
- KIZMAK ile KIZMACA
- KIZMAK ve ÖNEMSEMEK
- KIZMAK ile RAHATSIZ OLMAK
- KIZMAK ile/ve/değil/yerine SİTEM[Fars.] (ETMEK)
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birine, yaptığı bir hareketin ya da söylediği sözün, üzüntü, alınganlık, kırgınlık vb. duygular uyandırdığını, öfkelenmeden belirtme. )
- KIZMAK ile/ve/<> "TAPASI ATMAK"
- KIZMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÜZÜLMEK
- KIZMAZ, AHMET NABİ (ÇORUM, 1946) :
( Sarıyer/Yenimahalle'de ikamet etmektedir. İlk, orta ve liseyi Çorum'da tamamladı. İ.Ü. Tıp Fakültesinden 1972'de mezun oldu. Almanya'da Erlanger Ünriversitesinde Cerrahi dalında çalıştı. Yurda döndükten sonra Beyoğlu Hastanesinde asistanlığını tamamladı. Tiroit hastalıkları ve cerrahi üzerinde çalışmalarını devam ettirdi. Tez çalışmasını Cerahpaşa Tıp Fakültesi Endoksin ve Cerrahi Anabilim dalında gerçekleştirdi. 1982'de genel cerrahi uzmanı oldu. Karabük Sigorta Hastanesinde cerrahi uzmanı, İstanbul İstirnye Hastanesinde ve İstinye Devlet hastanesinde Başhekim yardımcısı olarak çalıştı. Taksim İlk Yardım Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cerrahi Servisinde, daha sonra da Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesinde çalıştıktan sonra tekrar Haydarpaşa Numune Eğıitim Hastanesine döndü. 1999'da İstinye Devlet Hastanesine Baştabib atandı. Emekli olduktan (2003) sonra değişik özel hastanelerde çalıştı. Pek çok akademik çalışmalarda bulundu, mesleki toplantılara katıldı. )
- KIZSA ile KIZSA ile KISSA[Ar.]
( O, kızar/öfkelenir ise. İLE Erkek değil ise. İLE Ders çıkarılması gereken anlatı, olay. )
- Kırkına kadar sus, kırkından sonra KONUŞ!!!
- Kısaca DİNLE!!! (Kısaca olmadı fakat) Kısaca olmasa da DİNLE!!!
- Kızdığında DİNLE!!!
- Kızdığında SUS!!!
- KJELDAHL FLASK[İng.] ile/değil/yerine/= KJELDAHL BALONU
- KJELDAHL METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= KJELDAHL YÖNTEMİ
- KKDS/CLINICAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KLINİK KARAR DESTEK DÜZENİ
- KKE/PERSONAL PROTECTIVE EQUİPMENT KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN, KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM -değil/yerine/=
- KLAD[İng. CLAD] ile/||/<> KLADOGRAM[İng. CLADOGRAM] ile/||/<> MONOFİLETİK GRUP[İng. MONOPHYLETIC GROUP] ile/||/<> SİNAPOMORFİ[İng. SYNAPOMORPHY] ile/||/<> TAKSONOMİK HİYERARŞİ[İng. TAXONOMIC HIERARCHY]
( Belirli bir ortak atadan evrimleşen torun türlerin tamamıdır. Monofiletik grup ile eş anlamlıdır. @@ Kladistik analizlerin sonuçlarını gösteren bir evrim ağacıdır. @@ Tek bir ortak atadan evrimleşmiş türler ya da popülasyonların tümünü anlatmak için kullanılır. Monofiletik gruplardan bahsederken, günümüzde var olan türler ile bunların ortak atalarının tamamı bilinmelidir. Günümüzde sayısız monofiletik grup tanımlanmıştır. @@ Filogenetik analizde, bir kladı diğerlerinden ya da dış öbekten ayırt eden, atalarında bulunmayan ve sonradan evrimleşmiş, torun türlerden bazıları tarafından paylaşılan özelliklerdir. @@ Sınıflandırma bilimi dahilinde, canlıların dikey bir hiyerarşi içinde sınıflandırılmasıdır. Günümüzde oldukça ayrıntılı bir hiyerarşi kullanılmaktadır. En genel hatlarıyla, aşağıdan (spesifikten) yukarıya (genele) sırasıyla tür, cins, aile, takım, sınıf, şube, alem, alan ve tip gelmektedir. Ancak bunların arasında da sayısız takson basamağı (klad) bulunur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KLADİSTİK ile/||/<> FENETİK
( Kladistik ortak ata İLE fenetik genel benzerlik sınıflamasıdır )
( Formül: Monofiletik İLE benzerlik )
- KLAN[Fr. < CLAN] değil/yerine/= BOY
- KLAN[Fr.]/SEMİYE[Osm. < Ar.] ile SOP
( Toplumun ilk ve en basit biçimi/türü. )
- KLAN ile KLANLAR
( CLAN vs. CLANS )
( قبيله ile طايفه ile قبايل ile عشاير ile طوايف )
( GHABYLAH ile TAYFAH ile GHABAYLE ile ESHAYR ile TAVAYFE )
- KLAPROTHOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KLAPROTOLİT
- EINSCHLUSSVERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLAR AT BİLEŞİKLERİ
- KLARNET ile BASKLARNET
( ... İLE Kalın sesli klarnet. )
- KLARNET ile KLARNETÇİ/LİK
- KLARNET ile/ve/değil OBUA
- KLARNET ile/ve SERKAN ÇAĞRI SOL KLARNET/İ
- KLARNET ile/ve Sİ-BEMOL/JAZZ KLARNET/İ
- KLARNET ile/ve/< ŞİLAMO
( 1690'da oluşmuştur. İLE/VE/< Şilamo, klarnetin önceki/ilk halidir. )
- KLAS[Fr. < CLASSE] değil/yerine/= SINIF
- KLASİFİKASYON/CLASSIFICATION[İng.] değil/yerine/= SINIFLAMA
- CLASSICAL FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE CLASSIQUE DU CHAMP[Fr.] ile/değil/yerine/= KLASİK ALAN KURAMI
- KLASSISCHE FELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK ALAN TEORİSİ
- KLASİK DÖNEM ANLAYIŞI ile MODERN DÖNEM ANLAYIŞI
- CLASSICAL PHYSICS[İng.] ile/değil/yerine/= KLASİK FİZİK
- KLASİK FİZİK ile/||/<> KUANTUM MEKANİĞİ
( Klasik fizik makroskopik nesnelerin davranışını açıklarken İLE kuantum mekaniği atomik ve subatomik parçacıkların davranışını açıklar )
( Max Planck tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1858-1947) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum teorisi, Planck sabiti) (Nobel: 1918) )
- KLASİK FİZİK ile/||/<> MODERN FİZİK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Klasik makro dünya, modern mikro ve yüksek hız fiziğidir )
( Formül: Newton İLE Einstein/Planck )
- KLASİK GELENEKTE ve MODERN GELENEKTE
( Mantık + Dil Felsefesi. VE Mantık + Matematik. )
( ... VE 1860 sonrası. )
- KLÂSİK GİTAR ile/ve AKUSTİK GİTAR
- KLASİK İLE MODERN İLE KUANTUM İLE RELATİVİSTİK ile/||/<> FİZİK DALLARI
( Fiziğin ana alanları. )
( Formül: ℏ İLE c sabitleri )
- KLASİK İLE RELATİVİSTİK İLE KUANTUM ile/||/<> FİZİK PARADİGMALARI
( Üç temel fizik anlayışının karşılaştırması. )
( Formül: E = mc² İLE ΔxΔp ≥ ℏ/2 )
- CLASSICAL CONDUCTIVITY THEORY[İng.] / THÉORIE CLASSIQUE DE LA CONDUCTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KLASİK İLETKENLİK KURAMI
- KLASSISCHE LEITFÄHIGKEITSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK İLETKENLİK TEORİSİ
- KLASİK KİMYA ile/||/<> KUVANTUM KİMYASI
( )
( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )
- KLÂSİK KİTAP ile DERS KİTABI
- KLASİK KOŞULLANMA ile/ve BİLİŞSEL KOŞULLANMA
- KLASİK MANTIK ile/||/<> BULANIK MANTIK
( Klasik mantık kesin doğru/yanlış değerleri kullanırken İLE bulanık mantık 0-1 arasında derecelendirilmiş üyelik değerleri kullanır )
( Formül: μ(x) ∈ [0 ile1] )
( Lotfi A. Zadeh tarafından 1965 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )
- KLÂSİK MANTIK ile/ve MODERN MANTIK
( Dile dayalı kavram, tanım, önerme ve çıkarımı esas alır. İLE/VE Simgelere dayalı önerme ve çıkarımı esas alır. )
( )
- KLASİK MANTIK ile/||/<> MODERN MANTIK
( Klasik mantık Aristoteles mantığı İLE modern mantık sembolik mantıktır. Klasik mantık doğal dil ile İLE modern mantık matematiksel gösterimle çalışır. Klasik mantık üç temel yasa İLE modern mantık önerme ve yüklem mantığı içerir. )
( Gottlob Frege tarafından 1879 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1848-1925) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik, Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Modern mantığın kurucusu, önerme mantığı, yüklem mantığı, anlam ve gönderim ayrımı, matematiksel mantık gösterimi) )
- KLASİK MEKANİK/"FİZİK" ile/ve/||/<>/> KUVANTUM MEKANİĞİ/"FİZİĞİ"
( Bağımsız nesne. İLE/VE/||/<>/> Bağımlı enerji. )
( Sürekli zaman. İLE/VE/||/<>/> Süreksiz an. )
( Sürekli mekân. İLE/VE/||/<>/> Süreksiz olasılık. )
( Belirlilik. İLE/VE/||/<>/> Belirsizlik. )
( Yerellik. İLE/VE/||/<>/> Tümellik. )
( Nedensellik. İLE/VE/||/<>/> Bütünsellik. )
( Bağımsız ölçüm. İLE/VE/||/<>/> Bağımlı ölçüm. )
( Mantık.[0 | 1 (ya / ya da)] İLE/VE/||/<>/> Eytişimsel mantık. [hem, hem de | ne, ne de] )
( 1900 - MAX PLANCK
["Kuvantum Kuramı"nı geliştirdi ve Termodinamik yasaları üzerine çalıştı. Kendi adıyla bilinen "Planck sabiti"ni ve "Planck ışınım yasası"nı buldu.] )
( 
Max Planck, Albert Einstein,
Niels Bohr, Louis de Broglie,
Max Born, Paul Dirac,
Werner Heisenberg, Wolfgang Pauli,
Erwin Schrödinger, Richard Feynman )
( Makroskopik nesnelerin devimini inceleyen fizik dalı. İLE/VE/||/<>/> Mikroskopik parçacıkların davranışını inceleyen fizik dalı. )
- CLASSICAL MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE CLASSIQUE[Fr.] / KLASSISCHE MECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK MEKANİK
- KLASİK MEKANİK ile/ve/||/<> KLASİK GÖRELİ MEKANİK
- KLÂSİK NEDENSELLİK (ELEŞTİRİSİ) ile/ve MODERN NEDENSELLİK (ELEŞTİRİSİ)
- PSİKANALİZ:
KLASİK ile/ve/||/<> İLİŞKİSEL
- KLASİK REALİZM ile NEO REALİZM
- CLASSICAL APPROXIMATION[İng.] / APPROXIMATION CLASSIQUE[Fr.] / KLASSISCHE NÄHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK YAKLAŞIM
- KLASİK ile/ve/=/||/<> ALGI KÖRLÜĞÜ OLUŞTURMAYAN
- KLASİK ile/değil ANTİK/A
( [not] CLASSIC vs. ANTIQUE )
- KLASİK ile/ve/>< BAROK
( ... İLE/VE/>< Motif, hareket ve gerilim ağırlıklıdır. )
( Heinrich Wölfflin Kuramsallığı ile...
* ÇİZGİSELLİK/LINEAR[İng., Alm.] ile/ve/>< GÖLGESELLİK/PAINTERLY[İng.]/MALERISCH[Alm.]
* DÜZLEMSELLİK/PLANE[İng.]/FLÄCHE[Alm.] ile/ve/>< DERİNLİK/RECESSION[İng.]/TIEFE[Alm.]
* KAPALI BİÇİM/TECTONIC FORM[İng.]/GESCHLOSSEN[Alm.] ile/ve/>< AÇIK BİÇİM/A-TECTONIC FORM[İng.]/OFFEN[Alm.]
* ÇOKLUK(ÇOKLUKTAKİ BİRLİK)/MULTIPLICITY[İng.]/VIELHEIT[Alm.] ile/ve/>< BİRLİK(TEKLİKTEKİ BİRLİK)/UNITY[İng.]/EINHEIT[Alm.]
* AÇIKLIK/APAÇIKLIK/ABSOLUTE CLARITY[İng.]/KLARHEIT[Alm.] ile/ve/>< GÖRECE AÇIKLIK/RELATIVE CLARITY[İng.]/UNKLARHEIT UND BEWEGTHEIT[Alm.]
"XVI. yy." İLE/VE/>< "XVII. yy." )
- KLASİK ile/ve/> BAROK ile/ve/> ROKOKO[Fr.]
( ... İLE/VE/> ... İLE/VE/> XVIII. yüzyılın başında, Fransa'da çok geçerli olan, kavisli çizgileri bol, gösterişli bir bezeme biçemi. | Bu biçimde olan eşya/mobilya, tasarım. )
( XVI. yüzyıl. ile/ve/> XVII. yüzyıl. ile/ve/> XVIII. yüzyıl. )
- KLASİK ile/ve/değil/yerine/<> GELENEKSEL
( CLASSICAL vs./and TRADITIONAL )
- KLASİK ile GELENEKSEL
( CLASSIC vs. TRADITIONAL )
- KLASİK ile/ve/değil/yerine KADÎM
( Her dönem geçerli olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE ... )
( [not] CLASSICAL vs./and/but ANCIENT
ANCIENT instead of CLASSICAL )
- KLASİK ile KLASİSİZM[Fr. < CLASSICISME]
( Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen yapıt. | XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan. | Alışılmış. | Sanatta kuralcı. | Kökleşik. | Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı ya da yapıt. | Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan. İLE Eski Yunan, Roma sanatından, yazınından kaynaklanan, XVII. yüzyılda Fransa'dan yayılan sanat ve yazın çığırı. )
- KLASİK ile/değil KLİŞE
- KLASİK ile KLOSTROFOBİK
( CLAUSTRAL vs. CLAUSTROPHOBIC )
( صومعه نشين ile تنگنا ترس )
( SOME NESHYNE ile TANGNA TARS )
- KLASİK ile MODERN
( Evrensel. İLE Bireyde. )
( CLASSIC vs. MODERN )
- KLASİKLEŞMEK ile KLASİKLEŞTİRMEK ile KLASİK/LİK
- KLASMAN[Fr. < CLASSEMENT] değil/yerine/= BÖLÜMLEME, SINIFLAMA, TASNİF
- KLAS/MAN[Fr. < CLASSE/MENT] değil/yerine/= BÖLÜM
- CLAUSIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASUS
- CLATHRATE COMPOUNDS[İng.] / CLATHRATE COMPOSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KLATRAT BİLEŞİKLERİ
- KLAVSEN[< Fr.]/ÇEMBALO[< İt.] = PİYANO[İt. < PIANO]
( Klavyeli ve telli bir çalgı. )
- KLAVSEN ile KLAVSENCİ
- KLAVYE KULLANIMI(/CISI) ile FARE KULLANIMI(/CISI)
( Üretim/üret[k]en. İLE Tüketim/tüket[k]en. )
( Büyük Harf[Caps Lock] tuşu aktifken [AltGr + Q] işaretini çıkartamazsınız. )
- KLAVYE ile KLAVYELİ ile KLAVYESİZ
- KLAVYE ile/ve/||/<>/> MEKANİK KLAVYE
- KLAYNITE[İng.] ile/değil/yerine/= KLAYNİT
- KLEIN PARADOX[İng.] / PARADOXE DE KLEIN[Fr.] / KLEIN-PARADOXON[Alm.] ile/değil/yerine/= KLEİN PARADOKSU
- KLEIN'S LIQUID[İng.] ile/değil/yerine/= KLEİN SIVISI
- KLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= KLEMM
- KLEPTOKRASİ değil/yerine/= HIRSIZERKİ
- KLEPTOKRAT değil/yerine/= HIRSIZERKÇİ
- KLEPTOKRATİK değil/yerine/= HIRSIZERKİL
- KLEPTOMAN ile KLEPTOMANİ
- KLESHA ile/||/<> TRİSHNA ile/||/<> İKHA
( Zincirler, kirlilikler, tutkular, duygusal psişik bulaşıklıklar. @@ Tutkular, aşırı istekler, yaşam için duyulan doyumsuzluk. @@ İstek, arzu. )
- KLESHA(/KİLESA) ile ...
( Zincirler, kirlilikler, tutkular, duygusal psişik bulaşıklıklar. )
- KLEZMER[< KLEY ZEMER, KLE/KLİ ile ...
( Musevi eğlence müziği. | Sesin iletimi. )
- KLİAD ile/||/<> GRADDE
( Kliad evrimsel grup İLE gradde gelişim seviyesi. )
( Formül: Evolutionary İLE developmental )
- KLİKLEMEK ile KLİKLEŞMEK ile KLİK ile KLİKÇİ/LİK
- KLİMA ile KLİMALI ile KLİMASIZ
- KLİMAKS ile SÜKSESYON
( Bir ekodüzenin, son ve dengeli durumu. İLE Bir ekodüzenin değişim ve gelişim süreci. )
- KLİN ile/||/<> ANHEDONİ[İng. ANHEDONIA] ile/||/<> ÇİFT SARMAL[İng. DOUBLE HELIX] ile/||/<> DOĞAL ÖLDÜRÜCÜ HÜCRELER[İng. NATURAL KILLER CELLS] ile/||/<> DOĞRULUĞA UYGUNLUK KURAMI[İng. CORRESPONDENCE THEORY OF TRUTH] ile/||/<> HİDROJEN BAĞI[İng. HYDROGEN BOND]
( Bir genotipte ya da fenotipin coğrafi değişime paralel olarak görülen sistematik değişimi. @@ Eskiden keyif alınan aktivitelere olan ilginin azalması ve zevk alma yeteneğinin azalması. Anhedoni, depresyon, şizofreni ve diğer bazı akıl hastalıklarının temel klinik özelliklerinden biri. @@ Birbirine burgulu bir biçimde bağlanan iki doğrusal yapı bloğudur. Merdiven şekline benzetilmektedir ve moleküler biyolojide DNA'ya atfedilmektedir. @@ Hızlıca salgıladıkları sitokinlerle kemokinlerle ve infekte konak gözelerini doğrudan öldürebilme yetenekleri ile konak savunmasına katılan gözelerdir. Dentritik gözelerle birlikte patojenlere karşı oluşan adaptif immün yanıtı şekillendirirler ve otoimmün hastalıkların oluşmasında ve klinik seyirlerinde etki gösterirler. @@ Geleneksel bilgi tanımının üç koşulundan ilki olan Doğruluk Koşulu, geleneksel olarak gerçeklik ya da olguya uygun olma anlamına gelir. Epistemolojide doğruluk ile ilgili ifadeler zihinsel yapı ve özelliklerden değil, zihnimizden bağımsız varlıklarla ifadelerimizin uygunluğu anlamına gelir. Burada doğrunun, olgularla tekabül etme ilişkisine dayanan tekabüliyet/benzeşme (correspondence) kuramını varsaymaktayız. Bu kuramdan yola çıkacak olursak, doğru olmayan şey bilinemez; bu açıdan bilginin ilk koşulu tanımlamış olur. Bu koşulu daha iyi anlamak adına şu soruyu kendimize tekrar sorabiliriz; “Doğru olmayan şey bilinebilir mi?”, “Bildiğimizi iddia ettiğimiz şeyin doğru olmaması mümkün mü?”. Çoğu epistemolog için iki sorunun cevabı da “Hayır.” şeklindedir. Çoğu epistemolog için bilinen, bilme eyleminin diğer tarafından bulunan belirli türden bir gerçeklik varsayılmalıdır. Çünkü çoğu zaman x’i bilmek türünden bir eylem, belirli bir tür gerçekliği (x’in kendisini ya da x’i bilen öznenin kendisini) varsayar. Birşeyin doğru olduğunu iddia ederken ya da doğruluğa uygunluk kuramı ile düşünürken kast ettiğimiz çoğu zaman şudur: ifade ettiğimiz önerme (önerme doğru ya da yanlış olabilen yargı cümleleridir lütfen unutmayın), işaret ettiği nesneye uygunluk sergiler. Yani “Duvar beyazdır” dediğim zaman, bu yargı bildiren cümle; yani önerme, eğer duvar beyaz ise işaret ettiğini nesneye uygundur. Öyleyse “Duvar beyazdır” önermesi doğrudur ve doğruluğu uygunluk kuramına uygundur. @@ Hidrojen bağı, elektronlar için yüksek afiniteye sahip bir çift atom arasında bulunan bir hidrojen atomunu içeren etkileşim; böyle bir bağ, iyonik bir bağ ya da kovalent bağdan zayıf ancak van der Waals kuvvetlerinden daha güçlüdür. Hidrojen bağları, farklı moleküllerin atomları arasında ya da aynı molekülünün farklı bölgelerinde olabilir. Yapısındaki hidrojen bağları sebebiyle su, kendi büyüklüğündeki bir molekül için beklenenden çok daha geniş sıvı faz yelpazesine sahiptir. Doğrusal protein molekülündeki amino asitler arasındaki hidrojen bağları, proteninin işlevsel konfigürasyonuna katlanma şeklini belirler. DNA'nın iki ipliği üzerindeki nükleotidlerdeki azotlu bazlar (sitozinli guanin çiftleri, timinli adenin) arasındaki hidrojen bağları, genetik bilginin aktarımı için çok önemli olan çift sarmal yapısına neden olur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KLİNİK BİBLİYOTERAPİ ile/ve/||/<> GELİŞİMSEL BİBLİYOTERAPİ
- KLİNİK BİYOKİMYA ile MOLEKÜLER TIP
( Hastalıkları teşhis ve tedavisinde kullanılan biyokimyasal yöntemleri inceleyen bir bilim dalı. İLE Moleküler düzeyde hastalıkların teşhisi ve tedavisi ile ilgilenen bir tıp dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, genetik testler ve moleküler ilaçlar geliştirilmektedir. )
- KLİNİK PSİKOLOJİ ile/ve/değil/||/<> PSİKOPATOLOJİ
- KLİNİK ile KLİNİK VAKA ile KLİNİK ARAŞTIRMA
- KLİNİK ile KLİNİK ile KLİNİK TIP
( CLINIC vs. CLINICAL vs. CLINICAL MEDICINE )
( مطب ile درمانگاه ile درمانکده ile باليني ile طب باليني ile پزشکي باليني )
( MOTB ile DARMANGAH ile DARMANKDEH ile BALYNEY ile TAB BALYNEY ile PEZESHKY BALYNEY )
- CLINKER[İng.] / MÂCHEFER, SCORIE[Fr.] ile/değil/yerine/= KLİNKER
- KLİNOMETRE[Fr.] değil/yerine EĞİMÖLÇER
( Bir yüzey, düzlem, yol ya da aygıtın, yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç. )
- KLİP ile KLİP ÇİVİ ile KIRPILMIŞ ile KESME MAKİNESİ ile KIRPMA ile KIRPMA DEVRESİ
( CLIP vs. CLIP NAILS vs. CLIPPED vs. CLIPPER vs. CLIPPING vs. CLIPPING CIRCUIT )
( گيره ile ناخن چيدن ile چيده ile قيچي باغباني ile طياره تندرو ile جمع در ile مدارکوتاه کننده )
( GYRAH ile NAKHAN CHYDAN ile CHYDAH ile GHYCHY BAGHABANY ile TYAREH TANDRO ile JAM DAR ile MADARKOTAH KONANDEH )
- KLİP ile KLİPS
- KLİŞE[Fr. < CLICHÉ] değil/yerine/= BASMAKALIP SÖZ / TANIKLIK
- KLİŞE[Fr. < CLICHE] değil/yerine/= KALIP/BASMAKALIP
( Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, biçim, yazı çıkarılmış metal levha. | Basmakalıp söz, görüş vb. )
- KLİŞE ile/değil KLASİK
- KLİŞE ile TEK TİP
- KLİŞE ile YARGI/HÜKÜM
- KLİŞELEŞMEK ile KLİŞE ile KLİŞECİ/LİK
- KLYSTRON[İng./Fr./Alm.] ile/değil/yerine/= KLİSTRON
- KLİTORAL ile KLİTORİS
( CLITORIAL vs. CLITORIS )
( بظري ile چو چوله ile بظر ile چوچوله )
( بظري ile CHO CHOLEH ile بظر ile CHOCHOLEH )
- KLON SEÇİLİMİ ile/||/<> KLON EKSPANSİYONU
( Klon seçilimi belirli özellikteki hücreleri seçerken İLE klon ekspansiyonu seçili hücreleri çoğaltır )
( Formül: Seçici basınç )
- KLON değil/yerine/= EŞÇE
- KLON ile/||/<> KİMERA
( Klon identik kopya İLE kimera farklı DNA karışım. )
( Formül: Identical İLE mixed DNA )
- KLON ile KLONLAMA
( CLONE vs. CLONING )
( مشابه ile مشابه سازي )
( MOSHABEH ile MOSHABEH SAZY )
- KLONLAMA ile HİBRİTİZASYON
( Genetik olarak aynı bireylerin laboratuvar ortamında üretilmesi. İLE Farklı türlerin ya da genetik çeşitlenmelerin melezlenmesi. )
- KLONLAMAK ile KLON
- KLOR[Fr. < CHLORE] ile KLOR HİDRAT[Fr. < CHLORHYDRATE] ile KLOR HİDRİK ASİT ile KLORİK[Fr. < CHLORIQUE] ile KLORLAMAK
( Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir öğe.[simgesi Cl] İLE Azotlu organik bir baz ile hidroklorik asitten türeyen tuz. İLE Klor ile hidrojen bileşiği (HCl). İLE Klorik asit. İLE Mikroplardan arındırmak amacıyla suya düşük oranda klor katmak. | Özellikle yünlü kumaşlara, ipliklere parlaklık vermek için klor gazına tutmak. | Savaşta insana, hayvanlara ve bitkilere zararlı olması, öldürmesi için klor püskürtmek. )
- CHLORINE HEPTOXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOR HEPTOKSİT
- KLOR[Fr. < CHLORE] ile KLORÜR[Fr. < CHLORURE]
( Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir öğe.[simgesi Cl] İLE Klorun, oksijen ve flor dışındaki elementlerle yaptığı birleşik. )
- CHLORAL[İng.] / CHLORAL[Fr.] / CHLORAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORAL
- CHLORALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= KLORALKOL
- CHLORAMINE T[İng.] / CHLORAMINE T[Fr.] / CHLORAMIN T, P-TOLUENSULFONCHLORAMIDNATRIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORAMİN T
- CHLORAMINE[İng.] / CHLORAMINE[Fr.] / CHLORAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORAMİN
- CHLORANIL[İng.] / CHLORANILE[Fr.] / CHLORANIL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORANİL
- ACID CHLOROACÉTIQUE[Fr.] / CHLORESSIGSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORASETİK ASİT
- CHLORACETONE[İng.] / CHLORAZON[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORASETON
- CHLORATES[İng.] / CHLORATES[Fr.] / CHLORATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORATLAR
- CHLORAURIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KLORAURİK ASİT
- CHLORBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORBENZEN
- CHLORINE DIOXIDE[İng.] / DIOXYDE DE CHLORE[Fr.] / CHLORDIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORDİOKSİT
- ROUGE DE CHLOROPHÉNOL[Fr.] / CHLORPHENOLROT[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORFENOL KIRMIZISI
- KLORİK ile KLORİK ASİT
- CHLORITE[İng.] / CHLORIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORİT
- CHLOROTHYMOL[Fr.] / CHLOROTHYMOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORİTMOL
- CHLORINATION[İng.] / CHLORATION, CHLORURATION[Fr.] / CHLORIERUNG, VERCHLORUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORLAMA
- KLORLAMAK ile KLORLANMAK ile KLOR ile KLORLU ile KLOR HİDRAT ile KLOR HİDRİK ASİT
- CHLORINE WATER[İng.] / EAU DE CHLORE[Fr.] / CHLOR WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORLU SU
- CHLORONITROBENZOIL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORNİTROBENZEN
- CHLORO ETHANOIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KLORO ETANOİK ASİT
- CHLORO-[İng.] / CHLORO-[Fr.] / CHLORO-[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORO-
- CHLOROACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROASETİK ASİT
- CHLOROBENZALDEHYDE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROBENZALDEHİT
- CHLOROBENZENE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROBENZEN
- CHLOROETHANE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROETAN
- CHLOROPHENOL RED[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROFENOL KIRMIZISI
- KLOROFİL[Fr. < CHLOROPHYLLE] ile KLOROFORM ile KLOROMETRİ/KLORÖLÇER ile KLOROPLAST[Fr. < CHLOROPLASTE] ile KLOROZ/SARICALIK
( Güneş ışığını soğurarak bitkilerde karbon özümlemesini sağlayan ve bitkilere yeşil renklerini veren nesne. İLE Renksiz, hoş kokulu, genellikle anestezide kullanılan, yatıştırıcı ve uyuşturucu birleşik. [CHCI3] | Bir tür organik yağ çözücü. İLE Bir sıvının içindeki erimiş bulunan klor miktarını ölçmeye yarayan araç. İLE Yeşil bitkilerde gözelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast. İLE Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. | Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı. )
- CHLOROPHYLL[İng.] / CHLOROPHYLLE[Fr.] / CHLOROPHYLL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROFİL
- KLOROFİL ile/ve HEMOGLOBİN[Fr. < Yun: HAIMA: Kan. | BUS: Yuvarlak.]
( Bitkilere rengini veren. İLE/VE Kana rengini veren. | Soluk alma aygıtıyla organizmanın gözeleri arasında oksijen ve karbon gazını iletmeyi sağlayan, bileşiminde, demir, azot, oksijen, hidrojen, kömür ve kükürt bulunan alyuvarların en önemli maddesi. )
- HIZIR/KLOROFİL değil/yerine/= YEŞERMİK, YEŞİLİZ
- CHLOROFORM[İng.] / CHLOROFORME[Fr.] / CHLOROFORM, TRICHLORMETHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROFORM
- CHLOROMETHANE[İng.] / MONOCHLORMETHAN, METHYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROMETAN
- CHLORONEB[İng.] ile/değil/yerine/= KLORONEB
- CHLORONITROBENZENE[İng.] ile/değil/yerine/= KLORONİTROBENZEN
- CHLOROPICRIN[İng.] / CHLOROPICINE[Fr.] / CHLOROPICRIN, NITROCHLOROFORM[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPİKRİN
- CHLOROPLATIN (IV)SÄURE, PLATINCHLOR-WASSERSTOFF-SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPLASTİNİK ASİT
- CHLOROPLATINATE[İng.] / HEXACHLOROPLATINAT, CHLOROPLATINAT (IV)[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPLATİNAT
- CHLOROPLATINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROPLATİNİK ASİT
- CHLOROPRENE RESIN (RUBBER)[İng.] / CHLOROPREN KAUTSCHUK, POLYCHLOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPREN REÇİNESİ
- CHLOROPRENE[İng.] / CHLOROPREN, 2-CHLOR-1, 3-BUTADIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPREN
- CHLOROSULFONIC ACID[İng.] / ACIDE CHLOROSOLFONIQUE[Fr.] / CHLORSULFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROSÜLFONİK ASİT
- CHLOROSULPHURIC ACID[İng.] / CHLORHYDRINE SULFURIQUE[Fr.] / CHLORSCHEFELSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROSULFÜRİK ASİT
- CHLOROTHYMOL[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROTİMOL
- CHLOROUS ACID[İng.] / CHLORIGE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORÖZ ASİT
- CHLORPROMAZINE[İng.] / CHLORPROMAZINE[Fr.] / CHLORPROMAZIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORPROMAZİN
- KLORÜRLENDİRMEK ile KLORÜRLEŞTİRMEK ile KLORÜR
- KLOSTROFOBİ[Fr./ing. < Yun.]["KLASTROFOBİ" değil!] değil/yerine/= KAPALI YER KORKUSU
- KLOSTROFOBİ ile KLOSTROFOBİK
- KLOZET[Fr. < CLOSETTE] değil/yerine/= ALAFRANGA TUVALET
- KLOZET[Fr. < CLOSETTE] ile/ve/<> BİDE[Fr. < BIDET]
( ... İLE/VE/<> Gövdenin, belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan, çoğunlukla klozet yanında bulunan tuvalet aracı. )
- KM/BY/KNOWLEDGE MANAGEMENT değil/yerine/= BİLGİ YÖNETİMİ
- KMML ile/||/<> JMML
( KMML'nin ayrıntıları için burayı tıklayınız... İLE/||/<> JMML'nin ayrıntıları için burayı tıklayınız... )
- KMR/CARDIAC MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= KARDİYAK MANYETİK REZONANS
- KMY/BONE MINERAL DENSITY[İng.] değil/yerine/= KEMİK MINERAL YOĞUNLUĞU
- KNEE :/yerine DİZ
- NEOID[Fr.] ile/değil/yerine/= KNET
- KNEZ ile ...
( Rus Beyi. )
- KNEZLİK ile/||/<> VOYVODA
( Prensliğin genellikle Slav devletlerine verilen adı. İLE/VE/||/<>/> Slav dillerinde kumandan ya da prens. )
- KNİDARİA ile/||/<> KTENOFORA
( Knidaria knidosit iğne İLE ktenofora taraklı. )
( Formül: Stinging İLE comb plates )
- KNIFE :/yerine BIÇAK
- KNOCK :/yerine KAPIYI ÇALMAK
- KNOXVILLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KNOKSİLLİT
- KNOT İLE LİNK İLE BRAİD ile/||/<> DÜĞÜM KURAMSİ
( 3-boyutlu uzayda kapalı eğriler. )
( Formül: V(K) Jones polinomu )
- KNOT INVARİANT ile/||/<> LİNK INVARİANT
( Knot invariant tek döngü için tanımlanırken İLE link invariant çoklu döngü sistemi için tanımlanır )
( Formül: Jones polynomial )
- KNOT[İng.] ile/değil/yerine/= KNOT
- KNOW :/yerine BİLMEK
- KNOW-HOW ile/ve/değil/||/<>/< DATABASE
( Yöntem bilgisi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Veri tabanı. )
( deneme )
- KNOWING THAT ONE KNOWS[İng.] değil/yerine/= BİLDİĞİNİ BİLMEK
( Bildiğini bilmek, epistemik öznenin hali hazırda edindiği bilgileri biliyor olduğunu ifade etmektedir. Daha açık bir deyişle epistemik öznenin, belleğinde bulunan bilgileri, hangi biçimde ve nasıl bildiğinin farkında olmasıdır. Böylelikle bildiğini bilmek, öznenin içsel süreçlerine erişiminin olmasını, rasyonel ve bilinçli bir biçimde bilgilerini denetleyebilmesini gerektirmektedir. Bu nedenle içselci yaklaşımların, bildiğini bilmenin, bilgiyi meydana getirmekte önemli bir koşul olarak gördüğünü söylemek mümkündür. Bildiğini bilmekle ilgili tartışmalar geleneksel epistemolojide Pryyhon’un bilgi için bir ölçüt aramasından başlamıştır. Bu konu çağdaş epistemolojide Gettier’in karşı örnekleri ile farklı bir boyuta taşınmıştır. Çünkü Gettier’in örnekleri, ‘biliyor olduğunu bilmek’ ile ‘bilmek’ arasındaki ayrıma işaret etmektedir. Bu örneklerden yola çıkarak dışsalcılık, yalnızca ‘biliyorum’ demenin şans faktörünü dışarıda bırakmak için yeterli olduğunu savunurken içselcilik daha farklı bir tutum sergileyerek bilgide, ‘biliyor olduğunu bilme’nin şans faktörünü engelleyeceğini ileri sürmüştür. Bu doğrultuda bilgide şans faktörünü engelleyecek bir dördüncü koşul arayışına girilmiştir. (Bkz: Teminat Koşulu).
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KNOWING WHAT I REQUEST vs. REQUESTING WHAT I KNOW
( noving vat ay rikuest vit rikuesting vat ay nov )
(1996'dan beri)