Bugün[06 Ocak 2026]
itibarı ile 13.933 başlık/FaRk ile birlikte,
13.933 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(34/57)


- KIVRILABİLMEK ile KIVRILIVERMEK


- KIVRIM KIVRIM (KIVRANMAK)


- KIVRIM ile BÜZGÜ

( ... İLE Dikişte kumaşın bir ucundan, istenilen yere kadar geçirilen bir ipliğin çekilmesi ile oluşan, kumaşın bolluğunu azaltan sık, küçük kıvrım. )


- KIVRIMLANMAK ile KIVRIM ile KIVRIMLI/LIK ile KIVRIMSIZ/LIK ile KIVRIM KIVRIM


- KIVRIMLI ile/ve/değil BOĞUMLU


- KİWİ ile KİWİ

( Meyve. İLE Kuş. )


- KİWİ ile OKARİTO KAHVERENGİ KİWİSİ

( ... İLE Yeni Zelanda'da yaşarlar. )


- KIYABİLMEK ile KIYASLAMAK ile KIYAKLAŞMAK ile KIYASLANMAK ile KIYA ile KIYAK/LIK ile KIYAM ile KIYAS ile KIYACI ile KIYAKÇI/LIK


- KIYÂFET/KİSVE/ESVAP/LİBAS[Ar.}/KOSTÜM[Fr./İng. < COSTUME] değil/yerine/= GİYSİ/GİYİM/GİYECEK/OTRAN


- KIYAFET ile/değil KİFÂYET

( Giysi/giyecek. İLE Yeterli oranda olma, yetme, kâfi gelme. | Yeterlilik. )


- KIYAFET ile KIYAFETLİ ile KIYAFETSİZ/LİK ile KIYAFET BALOSU ile KIYAFET DÜŞKÜNÜ


- KIYAK ile/ve/değil/yerine KATKI

( [not] "FAVOUR" vs./and/but CONTRIBUTION/ADDITION
CONTRIBUTION/ADDITION instead of "FAVOUR" )


- KIYAM:
FARZ NAMAZDA ve NÂFİLE NAMAZDA

( Farzdır. VE Sünnettir. )

( [çok zorunlu olmadıkça] Farz namazlar, oturarak kılınmaz! )


- KIYAM ve/<> RÜKÛ ve/<> SECDE

( Duruş. VE/<> Saygı. VE/<> Sevgi. )


- KIYÂM ve/||/<> SÜKÛNET ve/||/<> KAVL ve/||/<> HAYAT

( Hizmet ile olsun! VE/||/<> Hürmet ile olsun! VE/||/<> Hikmet ile olsun! VE/||/<> Edep ile olsun! )


- KIYAM ve/||/<> SÜKÛNET ve/||/<> KAVL(SÖZ) ve/||/<> HAYAT

( Hizmet ile. VE/||/<> Saygı ile. VE/||/<> Hikmet ile. VE/||/<> Edeb ile. )


- KIYÂMET ile/değil HELÂK


- KIYAMET ile KIYAMET GÜNÜ

( DOOM vs. DOOMSDAY )

( سرنوشت بد ile محشر ile حشر ile نشور )

( SARNOSHT BAD ile MAHSHAR ile HASHAR ile نشور )


- KIYAMET ile KIYAMET GÜNÜ ile KIYAMET ALAMETİ


- KIYÂMET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIYMET


- KİYANİT ile/||/<> ANDALUZİT

( Mavi renkli ve sertliği değişken bir mineral. İLE/||/<> Renk değişimi gösterir. )


- KİYANİT ile/||/<> STAUROLİT

( Mavi renkli ve sertliği değişken bir mineral. İLE/||/<> Çapraz biçimli ikiz kristalleri ile bilinir. )


- KIYAS KABUL ETMEZ değil/yerine/= KARŞILAŞTIRILAMAZ


- KIYAS:
MESAİL-İ ÜMMÜHATİYE ile/ve/||/<> MESAİL-İ NEVÂZİİLİYE


- KIYAS değil/yerine/= DENK SAYMA/BİR TUTMA


- KIYAS ile GIYÂS


- KIYAS ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> HAKARET

( Kimseye ve de özellikle çocuklara, ne kıyas, ne de hakaret edilir! )


- KIYAS ile/yerine KARŞILAŞTIRMA

( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum biçiminde göreceliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek). Sonuç: Kıyasın değil, karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )

( Nispet. İLE/YERİNE Oran. )

( TO COMPARE vs. COMPARISON
COMPARISON instead of TO COMPARE )


- KIYAS ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KISTAS


- KIYAS ile/değil YANLIŞ KIYAS

( ... İLE Bilgisizin/cahilin yaptığı. )


- KIYAS ile/ve YORUM

( COMPARISON vs./and INTERPRETATION/COMMENT )


- KIYASİ[Ar.] ile KIYASEN[Ar.]

( Uygulama ve benzetme ile elde edilen. | Kurala göre yapılmış, kurallı. İLE Kıyas edilerek, kıyas yoluyla. | Karşılaştırarak, oranlayarak. | Benzeterek. )


- KIYASIN ENGELLERİNDE(DEF-İ KIYAS):
MEN ile/ve/||/<> MUARAZA ile/ve/||/<> NAKZ-I İCMÂLÎ ile/ve/||/<> NAKZ-I TAFSİLÎ/ŞEBİHÎ

( EMPECHEMENT PROPREMENT DIT avec/et/||/<> CONTESTATION avec/et/||/<> REFUTATION COLLECTIVE avec/et/||/<> REFUTATION PARTIELLE OU RESSEMBLANTE )


- KIYASIYA = ŞİDDETLİ/YOĞUN BİR BİÇİMDE

( Çok şiddetli, korkunç, müthiş. | Şiddetli bir biçimde. )


- KIYASLAMA HATALARI:
GENELLEŞTİRME ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME

( FALLACY OF CONVERSE ACCIDENT vs./and/||/<> FALLACY OF ACCIDENT )


- KIYASLAMA ile "TOKUŞTURMA"

( TO COMPARE vs. "TO KNOCK" )


- KIYASLAMA ile/ve/||/<>/> YARGILAMA ile/ve/||/<>/> SUÇLAMA ile/ve/||/<>/> AŞAĞILAMA


- KIYASLAMAK ile/ve/> KARIŞTIRMAK


- KIYAS/LAMAK ile/ve/değil/<> KISKANÇLIK


- KIYASLAMAMALI!


- KIYAS(LAMA)/TASMİM[Ar.] değil/yerine/= TASIM(LAMA)


- KIYAS/MUKAYESE değil/yerine/= KARŞILAŞTIRI/KARŞILAŞTIRMA


- KIYGI ile KIYGIN/LIK


- KIYI RESTAURANT :

( Tarabya koyunda ana cadde üzerindeki Kıyı Restaurant çok ünlü bir restaurant olup en iyi balık yenilen on restaurant arasında gösterilmektedir. )


- KIYI ve/<> BİSİKLET


- KIYI/SAHİL[Ar.]["SAYİL" değil!] ile/ve/değil KUMSAL


- KIYI ile/ve RİA

( ... İLE/VE Denizin örttüğü vadi, bir kıyı türü. )


- KIYI ile/ve/<> RIHTIM[Fars. < RİHTİM: Sıkıştırılmış taş ve toprak yer. | Kumsal.]

( ... İLE/VE/<> Bir akarsu ya da deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme-bindirme ya da yükleme-boşaltma yapabileceği yer. )


- KIYI ile UC


- KIYICI ile KIYICI/GADDAR ile KIYICI

( Kıyma işini yapan kişi. İLE Gaddar. İLE Kıyılara vuran enkazı devletten aldığı izinle toplayan kişi. )


- KIYIDA-KÖŞEDE (KALMAK)


- KIYIDAŞ ile KIYIDA KÖŞEDE ile KIYIDA BUCAKTA


- KIYILMAK ile KIYINMAK ile KIYIŞMAK ile KIYILAMAK ile KIYI/LIK ile KIYIK ile KIYIM/LIK ile KIYIN ile KIYIŞ ile KIYICI/LIK ile KIYIMLI ile KIYI DİLİ ile KIYI BUCAK ile KIYI SEYRİ ile KIYIM KIYIM ile KIYIN KIYIN ile KIYI TIRMIĞI ile KIYI BALIKÇILIĞI ile KIYI BANKACILIĞI


- KIYIM ile KIYIM ile KIYIM

( Kıyma işi. İLE Kıyılma biçimi. İLE Görev yönünden kötü bir duruma sokma, haksızlığa uğratma. )


- [ne yazık ki]
!KIYIM ile/ve/||/<> !"YIKIM"


- KIYIN KIYIN -ile

( Kıyıdan, gizli gizli. )


- KIYIN ile KIYINTI

( Güçlü birinin, yasaya ya da vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, zulüm. İLE/ Açlık nedeniyle midede duyulan eziklik. | Herhangi bir nedenle gövdede duyulan kırıklık. | İnce ince doğranmış küçük parça. )


- KIYISINDAN-KÖŞESİNDEN (BULAŞMAMAK)


- KIYIYA YAKIN ile KISACASI

( INSHORE vs. INSHORT )

( نزديک ساحل ile جلو ساحل ile نزديک کرانه ile اجمالاً )

( NAZADYK SAHEL ile JELO SAHEL ile NAZADYK KARANEH ile EJMALAN )


- KIYIYOR/UM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KINIYOR/UM


- KIYL Ü KÂL/KİL Ü KAL ile ...

( Dedikodu, kuru lâf. [GÜFT Ü GÛ] )


- KIYMAK ile/değil/yerine KILMAK


- KIYMAK değil/>< KILMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- KIYMAK ile KIYMALI ile KIYMALIK ile KIYMASIZ ile KIYMALI PİDE ile KIYMALI BÖREK ile KIYMALI MAKARNA ile KIYMALI YUMURTA ile KIYMALI ISPANAK


- KIYMATARYEN değil/yerine KIYMETARYEN

( Hayvanlara/canlılara kıyan ya da "kıyma" denilen şeyden yapılan "şeyler" yiyen. DEĞİL/YERİNE Hayvanların değerini bilip tüm canlılara saygı göstererek yaşama olanağı sunmayı yeğleme zihninde/bilincinde, tutum ve davranışında olanlar. )


- KIYMET(DEĞER) ile/ve KABİLİYET(BECERİ)

( Değerlidir(kıymetli) (belki) fakat becerikli(kabiliyetli) midir (acaba)? )


- KIYMET[Ar.] ile SEMEN[Ar.]


- KIYMET-İ HARBİYE değil/yerine/= ETKİSİ DEĞERİ


- KIYMETLENMEK ile KIYMETLENDİRMEK ile KIYMET ile KIYMETLİ/LİK ile KIYMETSİZ/LİK ile KIYMETLİ EVRAK


- KIYMET/Lİ[Ar.] değil/yerine/= DEĞER/Lİ


- KIYMIK ile KIYMIKLI ile KIYMIKSIZ


- KIYTIRIK[argo] değil/yerine/= DEĞERSİZ, BAYAĞI


- KIZ BÖCEKLERİ ile KIZ BÖCEĞİ

( Örnek hayvanı kız böceği olan, kanatları eşit, camsı, uçuşları sürekli ve hızlı, avcı böcekler takımı. İLE Eklembacaklıların kız böcekleri takımından, başı büyük, gövdesi narin, zar kanatlı bir böcek. )

( ... cum LIBELLULA DEPRESSA )


- KIZ/KADIN ile VİRAGO

( ... İLE Erkek gibi davranan ve giyinen kadın/kız. | Kavgacı/şirret kadın. )


- KIZ = KID

( Kıt, "nadir/yetersiz/az" olan demektir.
[ Eski zamanlarda annelerin doğumlarda ölmesi ve ayrıca önceliğin/değerin erile verilmesinden dolayı "eril olmayan" bebeğin/doğan-ın değersiz görülmesiyle ve dişil çocukların azalması ve yetersiz/kıt kalmasından adını almıştır. ]
[ Arapça'da KID olarak kullanılan bu sözcük, Türkçe'de hem KIT olarak, hem de D harfinin Z olarak seslendirilmesiyle KIZ olarak yerini almıştır. ] )


- KIZ ile KIZ CUMA ile KIZLAR

( GIRL vs. GIRL FRIDAY vs. GIRLS )

( صبيه ile دختر ile بنت ile معاون زن ile بنات ile صبايا )

( صبيه ile DOKHTAR ile بنت ile MOAVAN ZAN ile بنات ile صبايا )


- KIZ ile KIZ KUŞU ile KIZ KIZAN ile KIZ BAŞINA ile KIZ BÖCEĞİ ile KIZ KARDEŞ ile KIZ KİLİMİ ile KIZ KURUSU ile KIZ TAVLASI ile KIZA KÖPÜRE ile KIZ BÖCEKLERİ


- KIZ ve SÂNİYE ve SÂLİSE ve RABİA


- KIZ ile SÜTKIZI

( ... İLE Bir kadının, kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasıyla birlikte evlat olarak benimsediği kız çocuk. )


- KIZAKLAMAK ile KIZAK/LIK ile KIZAKLI


- KIZAMIK ile/||/<> KIZAMIKÇIK

( Morbillivirusun neden olduğu, döküntü ve yüksek ateş ile ilişkili bir çocukluk çağı hastalığı. İLE/||/<> Rubella virüsünün neden olduğu, hafif döküntü ve düşük ateş ile ilişkili bir bulaş. )


- KIZAMIK ile KIZAMIKLI


- KIZAMIK ile KIZIL ile SUÇİÇEĞİ ile KABAKULAK/KABAŞİŞ/YAZMA ile KUDUZ

( MEASLES vs. SCARLET FEVER vs. CHICKENPOX vs. MUMPS vs. RABIES )


- KIZAN ile KIZAN

( Erkek çocuk. | Silahlı köy delikanlısı. | Çoluk çocuk. İLE Dişi köpek, kedi gibi hayvanların çiftleşme isteği gösterdikleri durum ya da zaman. )


- KIZARIP BOZARMAK


- KIZARMAK ile KIZARDI

( BLUSH vs. BLUSHED )

( روژ ile سرخ کردن )

( ROZH ile SARKH KARDAN )


- KIZARMAK ile KIZARTMAK ile KIZARTILMAK ile KIZARTABİLMEK


- KIZARMIŞ ile KIZARMIŞ YAĞ

( FRIED vs. FRIED FAT )

( سرخ کرده ile جزغال )

( SARKH KARDEH ile جزغال )


- KIZARTI ile KIZARTIŞ ile KIZARTILI


- KIZDIRMAK İÇİN değil TERBİYESİZLİK/DENSİZLİK


- KIZDIRMAK ile KISTIRMAK


- KIZDIRMAK ile KIZDIRILMAK ile KIZDIRABİLMEK


- KIZDIRMAK ile SIKINTI ile SİNİRLİ ile SİNİR BOZUCU

( ANNOY vs. ANNOYANCE vs. ANNOYED vs. ANNOYING )

( بيحوصله کردن ile دلتنگ کردن ile مزاحم شدن ile دلخورکردن ile برسرلج آوردن ile رنجه کردن ile آزردن ile رنجه دادن ile آسوده نگذاشتن ile مردم آزاري کردن ile رنجاندن ile آزرده کردن ile بستوه آوردن ile اذيت کردن ile ملا خاطر ile دلخوري ile رنجش ile آزردگي ile تاذي ile موي دماغ ile ملال ile دلخور ile آزرده ile آزرده خاطر ile ضجور ile مدم آزار ile رنجاننده ile اذيت کننده ile سرخوري ile آزار دهنده )

( BEYHOSELEH KARDAN ile DELTANG KARDAN ile MOZAHAM SHODAN ile DELKHORKARDAN ile BARSARLAJ AVARDAN ile RANJEH KARDAN ile AZORDAN ile RANJEH DADAN ile ASOODEH NAGOZASHTAN ile MARDAM AZARY KARDAN ile RANJANDAN ile AZORDEH KARDAN ile BASTOOH AVARDAN ile AZYT KARDAN ile MOLA KHATER ile DELKHORY ile RANJESH ile آزردگي ile تاذي ile MOY DAMAGH ile MOLAL ile DELKHOR ile AZORDEH ile AZORDEH KHATER ile ضجور ile MADAM AZAR ile RANJANANDEH ile AZYT KONANDEH ile سرخوري ile AZAR DAHANDEH )


- KIZGIN ile KIZGIN ile ÖFKE ile AŞAĞILAMA

( INDIGN vs. INDIGNANT vs. INDIGNATION vs. INDIGNITY )

( فاقد شايستگي ile غير مستحق ile نا مطلوب ile خشمگينانه ile رنجش ile غيظ ile خشم ile هتک آبرو )

( FAGHAD SHAYSATGY ile غير مستحق ile NA MOTLUB ile KHSHMGYNANEH ile RANJESH ile غيظ ile KHSHAM ile CPEHTAK ABRO )


- KIZGINLAŞMAK ile KIZGIN/LIK ile KIZGIN BULUT


- KIZGINLIK ile/değil AŞAĞILAMA


- KIZGINLIK ile İSYAN

( ANGER vs. REBELLION )


- KIZGINLIK ile ÖFKELİ

( ANGER vs. ANGERED )

( غيظ ile قهر ile خشم ile عصباني کردن ile برآشفتگي ile بر آشفتن ile تغير ile غضبناک کردن ile به خشم آوردن ile غضب ile خشمگين کردن ile خشمگين شدن )

( غيظ ile GHEHAR ile KHSHAM ile ASOBANY KARDAN ile BARASHOFTAGY ile BAR ASHOFTAN ile تغير ile GHZABNAK KARDAN ile BAH KHSHAM AVARDAN ile GHZAB ile KHSHMGYNE KARDAN ile KHSHMGYNE SHODAN )


- KIZGIN/LIK ile/ve TEPKİLİ/LİK


- KIZGIN/LIK ile/ve/değil/<> ÜZÜNTÜ/ÜZGÜN

( Üzüntü bir zihinsel acıdır ve bu ıstırap, mutlaka dikkat ister. Ona dikkatimizi verdiğimizde, çağrı durur ve bilgisizlik sorunu da kaybolur. )

( Üzüntülerimiz hakkında üzülmemize gerek yoktur. )

( Üzüntü, sen ve ben olduğu sürece devam eder. )

( Worry is mental pain and pain is invariably a call for attention. The moment you give attention, the call for it ceases and the question of ignorance dissolves.
You need not worry about your worries. )


- KIZIL GERDANLI DALGIÇKUŞU ile KARA GERDANLI DALGIÇKUŞU


- KIZIL MESCİD ile KIZIL MESCİD

( Eyüp, Kalenderhane Sokağı'ndadır. İLE Fatih-Draman'da, Tercüman Yunus Sokağı'ndadır. )

( 1581'de, Kiremitçi Süleyman Çelebi tarafından. [Kiremitçi Süleyman Çelebi adıyla da bilinir.] İLE Hüseyin Ağa tarafından. [Hüseyin Ağa Mescidi adıyla da bilinir.] )


- KIZIL MİNÂRE MESCİDİ ile KIZIL MİNÂRE MESCİDİ

( Aksaray, Horhor Caddesi'ndedir. İLE Hasköy, Kalaycı Sokak'tadır. )

( XV. yüzyılda, Kiremitçibaşı Mehmed Çelebi tarafından. [Kiremitçibaşı Mescidi adıyla tanınmıştır.] İLE 1591'de, Kiremitçi Ahmed Ağa tarafından. [Kiremitçi Mescidi adıyla da bilinir.] )


- KIZIL ŞAHİN ile ŞAH KARTAL

( ile )


- KIZIL VEBA" ile "KIZIL VEBA"

(

Başlık Kızıl (Scarlet Fever) Gerçek Veba (Yersinia pestis) “Kızıl Veba” Adlandırması
Gerçek bir hastalık mı? Evet - tıpta tanımlı bir bakteriyel bulaş. Evet - Orta Çağ’dan beri bilinen ölümcül bir bakteriyel bulaş. Hayır - Modern tıpta bu adla hiçbir hastalık yoktur.
Etken Streptococcus pyogenes Yersinia pestis Tek bir etken yok; tarihsel halk yakıştırması ya da edebî kullanım.
Bulaşma yolu Solunum damlacıkları Genellikle pire ısırığı, nadiren hava yolu Gerçek bir bulaşma tanımı yok.
Belirgin belirtiler Kırmızı döküntü, “çilek dil”, boğaz ağrısı, ateş Yüksek ateş, lenf düğümü şişmesi[bubon], sepsis, kanama Gerçek belirti yok; kurgu yapıtlarda "yüz kızarması" teması kullanılır.
Ölüm oranı Antibiyotiklerle oldukça düşük Yaygın salgınlarda çok yüksek [%30 - 90] Gerçek bir istatistik yok; kurgu metinlerde aşırı yüksek.
Tarihsel adlandırma Döküntünün kızıllığından dolayı “kızıl” denmiştir. Siyah lekelenme/doku ölümü nedeniyle bazen “kara ölüm” denmiştir. Eski dönemlerde kızarık döküntülü ya da hızlı öldüren sayrılıklar için halk tarafından hatalı biçimde kullanılmıştır.
Edebî kullanım Jack London’ın 1912 tarihli The Scarlet Plague (Kızıl Veba) romanında geçen tamamen kurgu bir salgın.
Modern tıp sınıflaması Resmî tanımlı bulaş Resmî tanımlı bulaş Tıpta sınıflaması yoktur; sayrılık adı değildir.
)


- KIZIL ile FİRFİRİ[Ar.]

( ... İLE Parlak kızıl renk. | Bu renkte olan. )


- KIZIL ile KIZILTI

( ... İLE Bir yerden yansıyan hafif kızıl renk, solgun kızıl. | Bu renkte olan. )


- KIZILABA ile/||/<> PIRPIRI/PİRPİRİ ile/||/<> LATA

( Yeniçeri oçağına küçük yaşta giren oğlanların giydiği kırmızı abadan yapılmış giysi. İLE/||/<> Yeniçeri salma erlerinin giydiği kırmızı çuhadan yapılmış cüppe. İLE/||/<> İlmiyenin giydiği bir üstlük. )


- KIZILAĞAÇ ile BELEDİYE MECLİSİ ÜYESİ

( ALDER vs. ALDERMAN )

( توسه ile توسکا ile دخو )

( TOSEH ile TOSKA ile دخو )


- KIZILAY, TEVFİK (İST. 1935 - 1979) :

( Eyüpspor Kulübünden transfer edildi. Aralıklı olarak beş sezon (1961 - 1962; 1964 - 1965 ve 1969 - 1972) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 50 lig, 3 B takımlar ligi, 1 kupa maçı olmak üzere 64 resmi ve 13 özel maçla birlikte 77 maçta oynadı. 1961/62 sezonunda Taksim ile oynanan lig maçında (11.04.1962) rakip seyirciler aleyhinde tezahürat yapınca tribüne çıkarak kavga ederek bağıranlardan bir kaçını dövdü bu eylemi ile de ebedi hak mahrumiyeti aldı. 1964/65 sezon içinde çıkan Af Yasası ile affa uğradı ve tekrar sahalara döndü 1972'de Hasköy Spor Kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- KIZILAY ile KIZILHAÇ

( RED CRESENT vs. RED CROSS )


- KIZILCIK KÖŞKÜ :

( Sarıyer vadisinin tam ortasında yani bugünkü Yusuf Ziya Öniş Stadının bulunduğu bağın içinde idi. Sahibi ise Türkiye'nin ilk Baro Başkanı Mehmet Raşit Efendi (1886 - 1908) idi. Bu muhteşem köşkte zamana direnemedi, harap oldu. Bağ satıldıktan sonra ise spor alanı yapılmak üzere köşk yıktırıldı. )


- KIZILCIK ile ÇİĞDE

( ... İLE Kızılcığa benzer, kabuğu sert bir meyve. )


- KIZILCIK ile GERİMŞİK/GERMİŞİK

( ... İLE Yabani kızılcık. )


- KIZILCIK ile KIZILCIK REÇELİ ile KIZILCIK ŞURUBU ile KIZILCIK ŞERBETİ ile KIZILCIK TARHANASI


- KIZILCIK ile VİŞNE

( Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç. | Bu ağacın güzün olgunlaşan, kırmızı, tek çekirdekli, reçeli ve şerbeti yapılan, buruk bir tadı olan yemişi. İLE Gülgillerden, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç. | Bu ağacın genellikle reçel ve şerbet yapılan, kırmızı renkte ekşimtırak meyvesi, ekşi kiraz. )

( CORNELIAN CHERRY vs. SOUR CHERRY/MORELLO/AMARELLE )

( CORNUS MAS/FRUCTUS CORNI cum PRUNUS CERASUS / CERASUS VULGARIS )


- KIZILDERİLİ değil/yerine AMERİKA(N) YERLİSİ/ESKİ HİNTLİLER/OLD INDIANS


- KIZILGERDAN = | NAR BÜLBÜLÜ = KINALI = GÖĞSÜ KINALI |[yerel]


- KIZILKAYA, BAKİ (İST. 1930) :

( Emirgan'ın renkli simalarından biridir. Uzun Yıllar Sabancı Ailesinin özel fotoğrafçılığını yaptı. 1984 yılından bu yana beş dönem (25 yıl) Emirgan muhtarı olarak görev yaptı. 29 Mart 2009 seçimlerinde görevini yeni seçilen arkadaşına devrederek muhtarlık yaşamını tamamladı. )


- KIZILMAK ile KIZILLAŞMAK ile KIZIL/LIK ile KIZILCA ile KIZIL YEL ile KIZIL ISI ile KIZIL İBLİS ile KIZIL KIYAMET ile KIZILCA KIYAMET ile KIZIL SU YOSUNLARI


- KIZILÖTESİ ASTRONOMİ ile/||/<> GÖRÜNÜR IŞIK ASTRONOMİSİ

( Kızılötesi astronomi sıcaklık ve toz içi gözlem İLE görünür ışık astronomisi yıldız ve galaksi gözlemidir. Kızılötesi erken evren İLE kırmızıya kayma nedeniyle uzak nesneler görür. James Webb kızılötesi İLE ilk galaksileri inceliyor. )

( John Mather tarafından 2021 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1946-) (Ülke: ABD) (Alan: Astrofizik, Kozmoloji) (Önemli katkıları: Kozmik mikrodalga arka plan ışıması ölçümleri, COBE ve James Webb projesi, Nobel Ödülü (2006)) )


- KIZILÖTESİ ile/||/<> IŞIN

( Kızılötesi ışınların keşfi )

( William Herschel tarafından 1800 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1738-1822) (Ülke: Almanya-İngiltere) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Uranüs gezegeni, kızılötesi ışınlar) )


- KIZILÖTESİ ile KIZILÖTESİ IŞIK ile KIZILÖTESİ IŞIN

( INFRARED vs. INFRARED LIGHT vs. INFRARED RAY )

( زيرقرمز ile اشعه فروسرخ ile اشعه مادون قرمز )

( زيرقرمز ile ASHEH FOROSARKH ile ASHEH MADON GHARMAZ )


- KIZIL/QIZIL ÇÜVİT ile AL ÇÜVİT ile KÖK ÇÜVİT ile YAŞIL ÇÜVİT ile SANG ÇÜVİT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Parlak kırmızı renk. İLE Kızıl turuncu renk. İLE Parlak mavi renk. İLE Yeşil renk. İLE Sarı renk. )


- KIZILTUĞ, AV. HÜSEYİN (SARIYER,1952) :

( Sarıyerlidir. Sarıyer İlkokulu, Sarıyer Ortaokulu ve Sarıyer Lisesini bitirdi, İ.Ü. Hukuk Fakültesinden mezun oldu ve Avukat olarak hayata atıldı. Askerlik görevini yaparken Kıbrıs Barış Harekâtına katıldı ve Gazi olarak döndü. Sarıyer Spor Kulübünde basketbol oynadı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde 3 dönem (6 yıl) Yönetim Kurulu üyesi olarak görev şaptı. Sarıyer Liseliler Derneğinde 3 dönem (6 yıl) Yönetim Kurulu üyesi, Sarıyerliler Derneği (SA - DER) ‘inde 4 dönem (8 yıl) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )


- KIZILTUĞ, İSMAİL (SARIYER, 1917 - 1983) :

( İş hayatına İstanbul Belediyesinde başladı ve Tahakkuk şefliğinden emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nün ilk takımında oynadı. 1 dönemi başkan (1961/62) olmak üzere 7 dönem Sarıyer Spor Kulübü'nde yönetici olarak görev yaptı. Kulübün amatörlük ve profesyonellik dönemlerinde görev yapan birkaç yöneticiden biridir. Kulübün Divan Kurulu üyesiydi. )


- KIZIM ile/ve/||/<>/> GELİNİM

( Sana söylüyorum. İLE/VE/||/<>/> Sen anla! )


- KIZIM/OĞLUM yerine ÇOCUĞUM


- KIZIŞMAK ile KIZIŞTIRMAK ile KIZIŞ


- KIZIYOR/LAR ile/ve/değil/yerine İSTEMİYOR/LAR


- KIZKULESİ ile/ve/||/<> KIZKULESİ SOKAĞI

( İstanbul'da. İLE/VE/||/<> Ankara'da. )

( )


- KIZLIK ile KIZLIK ZARI ile KIZLI ERKEKLİ


- KIZMA/KIZGINLIK ile/ve/değil ŞAŞIRMA/ŞAŞKINLIK

( [not] TO GET ANGRY vs./and/but BEWILDERMENT )


- KIZMAK ile/ve/||/<>/< BİLGİSİZLİK

( Ne kadar az bilirsen, o kadar kızarsın. )


- KIZMAK ile "BOZULMAK"


- KIZMAK ile/değil DOĞRUDAN SÖYLEMEK

( [not] TO GET ANGRY vs./but TO SAY DIRECT )


- KIZMAK ile/ve/değil/yerine GÜCENMEK


- KIZMAK ile HOMURDANMAK

( TO GET ANGRY vs. TO GRUMBLE )


- KIZMAK ile/ve KINAMAK


- KIZMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK

( Isıtılan ya da ısınan bir nesnenin sıcaklığının çok artması. | At, eşek vb. hayvanların çiftleşme istemesi, kösnümek. | Dişi kuşların zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermesi. | Öfkelenmek, sinirlenmek. İLE Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. İLE Bitkilerin, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınması. İLE Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. İLE Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. | Hızlanmak, hareketlenmek. )


- KIZMAK ile KIZMACA


- KIZMAK ve ÖNEMSEMEK


- KIZMAK ile RAHATSIZ OLMAK


- KIZMAK ile/ve/değil/yerine SİTEM[Fars.] (ETMEK)

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birine, yaptığı bir hareketin ya da söylediği sözün, üzüntü, alınganlık, kırgınlık vb. duygular uyandırdığını, öfkelenmeden belirtme. )


- KIZMAK ile/ve/<> "TAPASI ATMAK"


- KIZMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÜZÜLMEK


- KIZMAZ, AHMET NABİ (ÇORUM, 1946) :

( Sarıyer/Yenimahalle'de ikamet etmektedir. İlk, orta ve liseyi Çorum'da tamamladı. İ.Ü. Tıp Fakültesinden 1972'de mezun oldu. Almanya'da Erlanger Ünriversitesinde Cerrahi dalında çalıştı. Yurda döndükten sonra Beyoğlu Hastanesinde asistanlığını tamamladı. Tiroit hastalıkları ve cerrahi üzerinde çalışmalarını devam ettirdi. Tez çalışmasını Cerahpaşa Tıp Fakültesi Endoksin ve Cerrahi Anabilim dalında gerçekleştirdi. 1982'de genel cerrahi uzmanı oldu. Karabük Sigorta Hastanesinde cerrahi uzmanı, İstanbul İstirnye Hastanesinde ve İstinye Devlet hastanesinde Başhekim yardımcısı olarak çalıştı. Taksim İlk Yardım Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cerrahi Servisinde, daha sonra da Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesinde çalıştıktan sonra tekrar Haydarpaşa Numune Eğıitim Hastanesine döndü. 1999'da İstinye Devlet Hastanesine Baştabib atandı. Emekli olduktan (2003) sonra değişik özel hastanelerde çalıştı. Pek çok akademik çalışmalarda bulundu, mesleki toplantılara katıldı. )


- KIZSA ile KIZSA ile KISSA[Ar.]

( O, kızar/öfkelenir ise. İLE Erkek değil ise. İLE Ders çıkarılması gereken anlatı, olay. )


- Kırkına kadar sus, kırkından sonra KONUŞ!!!


- Kısaca DİNLE!!! (Kısaca olmadı fakat) Kısaca olmasa da DİNLE!!!


- Kızdığında DİNLE!!!


- Kızdığında SUS!!!


- KKDS/CLINICAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KLINİK KARAR DESTEK DÜZENİ


- KKE/PERSONAL PROTECTIVE EQUİPMENT KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN, KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM -değil/yerine/=


- KLADİSTİK ile/||/<> FENETİK

( Kladistik ortak ata İLE fenetik genel benzerlik sınıflamasıdır )

( Formül: Monofiletik İLE benzerlik )


- KLAN[Fr.]/SEMİYE[Osm. < Ar.] ile SOP

( Toplumun ilk ve en basit biçimi/türü. )


- KLAN ile KLANLAR

( CLAN vs. CLANS )

( قبيله ile طايفه ile قبايل ile عشاير ile طوايف )

( GHABYLAH ile TAYFAH ile GHABAYLE ile ESHAYR ile TAVAYFE )


- KLARNET ile BASKLARNET

( ... İLE Kalın sesli klarnet. )


- KLARNET ile KLARNETÇİ/LİK


- KLARNET ile/ve/değil OBUA


- KLARNET ile/ve SERKAN ÇAĞRI SOL KLARNET/İ


- KLARNET ile/ve Sİ-BEMOL/JAZZ KLARNET/İ


- KLARNET ile/ve/< ŞİLAMO

( 1690'da oluşmuştur. İLE/VE/< Şilamo, klarnetin önceki/ilk halidir. )


- KLASİFİKASYON/CLASSIFICATION[İng.] değil/yerine/= SINIFLAMA


- KLASİK DÖNEM ANLAYIŞI ile MODERN DÖNEM ANLAYIŞI


- KLASİK FİZİK ile/||/<> KUANTUM MEKANİĞİ

( Klasik fizik makroskopik nesnelerin davranışını açıklarken İLE kuantum mekaniği atomik ve subatomik parçacıkların davranışını açıklar )

( Max Planck tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1858-1947) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum teorisi, Planck sabiti) (Nobel: 1918) )


- KLASİK FİZİK ile/||/<> MODERN FİZİK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Klasik makro dünya, modern mikro ve yüksek hız fiziğidir )

( Formül: Newton İLE Einstein/Planck )


- KLASİK GELENEKTE ve MODERN GELENEKTE

( Mantık + Dil Felsefesi. VE Mantık + Matematik. )

( ... VE 1860 sonrası. )


- KLÂSİK GİTAR ile/ve AKUSTİK GİTAR


- KLASİK İLE MODERN İLE KUANTUM İLE RELATİVİSTİK ile/||/<> FİZİK DALLARI

( Fiziğin ana alanları. )

( Formül: ℏ İLE c sabitleri )


- KLASİK İLE RELATİVİSTİK İLE KUANTUM ile/||/<> FİZİK PARADİGMALARI

( Üç temel fizik anlayışının karşılaştırması. )

( Formül: E = mc² İLE ΔxΔp ≥ ℏ/2 )


- KLASİK KİMYA ile/||/<> KUVANTUM KİMYASI

( )

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )


- KLÂSİK KİTAP ile DERS KİTABI


- KLASİK KOŞULLANMA ile/ve BİLİŞSEL KOŞULLANMA


- KLASİK MANTIK ile/||/<> BULANIK MANTIK

( Klasik mantık kesin doğru/yanlış değerleri kullanırken İLE bulanık mantık 0-1 arasında derecelendirilmiş üyelik değerleri kullanır )

( Formül: μ(x) ∈ [0 ile1] )

( Lotfi A. Zadeh tarafından 1965 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )


- KLÂSİK MANTIK ile/ve MODERN MANTIK

( Dile dayalı kavram, tanım, önerme ve çıkarımı esas alır. İLE/VE Simgelere dayalı önerme ve çıkarımı esas alır. )

( )


- KLASİK MANTIK ile/||/<> MODERN MANTIK

( Klasik mantık Aristoteles mantığı İLE modern mantık sembolik mantıktır. Klasik mantık doğal dil ile İLE modern mantık matematiksel gösterimle çalışır. Klasik mantık üç temel yasa İLE modern mantık önerme ve yüklem mantığı içerir. )

( Gottlob Frege tarafından 1879 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1848-1925) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik, Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Modern mantığın kurucusu, önerme mantığı, yüklem mantığı, anlam ve gönderim ayrımı, matematiksel mantık gösterimi) )


- KLASİK MEKANİK/"FİZİK" ile/ve/||/<>/> KUVANTUM MEKANİĞİ/"FİZİĞİ"

( Bağımsız nesne. İLE/VE/||/<>/> Bağımlı enerji. )

( Sürekli zaman. İLE/VE/||/<>/> Süreksiz an. )

( Sürekli mekân. İLE/VE/||/<>/> Süreksiz olasılık. )

( Belirlilik. İLE/VE/||/<>/> Belirsizlik. )

( Yerellik. İLE/VE/||/<>/> Tümellik. )

( Nedensellik. İLE/VE/||/<>/> Bütünsellik. )

( Bağımsız ölçüm. İLE/VE/||/<>/> Bağımlı ölçüm. )

( Mantık.[0 | 1 (ya / ya da)] İLE/VE/||/<>/> Eytişimsel mantık. [hem, hem de | ne, ne de] )

( 1900 - MAX PLANCK
["Kuvantum Kuramı"nı geliştirdi ve Termodinamik yasaları üzerine çalıştı. Kendi adıyla bilinen "Planck sabiti"ni ve "Planck ışınım yasası"nı buldu.] )

(

Max Planck, Albert Einstein,
Niels Bohr, Louis de Broglie,
Max Born, Paul Dirac,
Werner Heisenberg, Wolfgang Pauli,
Erwin Schrödinger, Richard Feynman )

( Makroskopik nesnelerin devimini inceleyen fizik dalı. İLE/VE/||/<>/> Mikroskopik parçacıkların davranışını inceleyen fizik dalı. )


- KLASİK MEKANİK ile/ve/||/<> KLASİK GÖRELİ MEKANİK


- KLÂSİK NEDENSELLİK (ELEŞTİRİSİ) ile/ve MODERN NEDENSELLİK (ELEŞTİRİSİ)


- PSİKANALİZ:
KLASİK ile/ve/||/<> İLİŞKİSEL


- KLASİK REALİZM ile NEO REALİZM


- KLASİK ile/ve/=/||/<> ALGI KÖRLÜĞÜ OLUŞTURMAYAN


- KLASİK ile/değil ANTİK/A

( [not] CLASSIC vs. ANTIQUE )


- KLASİK ile/ve/>< BAROK

( ... İLE/VE/>< Motif, hareket ve gerilim ağırlıklıdır. )

( Heinrich Wölfflin Kuramsallığı ile... * ÇİZGİSELLİK/LINEAR[İng., Alm.] ile/ve/>< GÖLGESELLİK/PAINTERLY[İng.]/MALERISCH[Alm.] * DÜZLEMSELLİK/PLANE[İng.]/FLÄCHE[Alm.] ile/ve/>< DERİNLİK/RECESSION[İng.]/TIEFE[Alm.] * KAPALI BİÇİM/TECTONIC FORM[İng.]/GESCHLOSSEN[Alm.] ile/ve/>< AÇIK BİÇİM/A-TECTONIC FORM[İng.]/OFFEN[Alm.] * ÇOKLUK(ÇOKLUKTAKİ BİRLİK)/MULTIPLICITY[İng.]/VIELHEIT[Alm.] ile/ve/>< BİRLİK(TEKLİKTEKİ BİRLİK)/UNITY[İng.]/EINHEIT[Alm.] * AÇIKLIK/APAÇIKLIK/ABSOLUTE CLARITY[İng.]/KLARHEIT[Alm.] ile/ve/>< GÖRECE AÇIKLIK/RELATIVE CLARITY[İng.]/UNKLARHEIT UND BEWEGTHEIT[Alm.]
"XVI. yy." İLE/VE/>< "XVII. yy." )


- KLASİK ile/ve/> BAROK ile/ve/> ROKOKO[Fr.]

( ... İLE/VE/> ... İLE/VE/> XVIII. yüzyılın başında, Fransa'da çok geçerli olan, kavisli çizgileri bol, gösterişli bir bezeme biçemi. | Bu biçimde olan eşya/mobilya, tasarım. )

( XVI. yüzyıl. ile/ve/> XVII. yüzyıl. ile/ve/> XVIII. yüzyıl. )


- KLASİK ile/ve/değil/yerine/<> GELENEKSEL

( CLASSICAL vs./and TRADITIONAL )


- KLASİK ile GELENEKSEL

( CLASSIC vs. TRADITIONAL )


- KLASİK ile/ve/değil/yerine KADÎM

( Her dönem geçerli olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE ... )

( [not] CLASSICAL vs./and/but ANCIENT
ANCIENT instead of CLASSICAL )


- KLASİK ile KLASİSİZM[Fr. < CLASSICISME]

( Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen yapıt. | XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan. | Alışılmış. | Sanatta kuralcı. | Kökleşik. | Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı ya da yapıt. | Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan. İLE Eski Yunan, Roma sanatından, yazınından kaynaklanan, XVII. yüzyılda Fransa'dan yayılan sanat ve yazın çığırı. )


- KLASİK ile/değil KLİŞE


- KLASİK ile KLOSTROFOBİK

( CLAUSTRAL vs. CLAUSTROPHOBIC )

( صومعه نشين ile تنگنا ترس )

( SOME NESHYNE ile TANGNA TARS )


- KLASİK ile MODERN

( Evrensel. İLE Bireyde. )

( CLASSIC vs. MODERN )


- KLASİKLEŞMEK ile KLASİKLEŞTİRMEK ile KLASİK/LİK


- KLAS/MAN[Fr. < CLASSE/MENT] değil/yerine/= BÖLÜM


- KLAVSEN[< Fr.]/ÇEMBALO[< İt.] = PİYANO[İt. < PIANO]

( Klavyeli ve telli bir çalgı. )


- KLAVSEN ile KLAVSENCİ


- KLAVYE KULLANIMI(/CISI) ile FARE KULLANIMI(/CISI)

( Üretim/üret[k]en. İLE Tüketim/tüket[k]en. )

( Büyük Harf[Caps Lock] tuşu aktifken [AltGr + Q] işaretini çıkartamazsınız. )


- KLAVYE ile KLAVYELİ ile KLAVYESİZ


- KLAVYE ile/ve/||/<>/> MEKANİK KLAVYE


- KLEPTOKRASİ değil/yerine/= HIRSIZERKİ


- KLEPTOKRAT değil/yerine/= HIRSIZERKÇİ


- KLEPTOKRATİK değil/yerine/= HIRSIZERKİL


- KLEPTOMAN ile KLEPTOMANİ


- KLESHA(/KİLESA) ile ...

( Zincirler, kirlilikler, tutkular, duygusal psişik bulaşıklıklar. )


- KLEZMER[< KLEY ZEMER, KLE/KLİ ile ...

( Musevi eğlence müziği. | Sesin iletimi. )


- KLİAD ile/||/<> GRADDE

( Kliad evrimsel grup İLE gradde gelişim seviyesi. )

( Formül: Evolutionary İLE developmental )


- KLİKLEMEK ile KLİKLEŞMEK ile KLİK ile KLİKÇİ/LİK


- KLİMA ile KLİMALI ile KLİMASIZ


- KLİMAKS ile SÜKSESYON

( Bir ekodüzenin, son ve dengeli durumu. İLE Bir ekodüzenin değişim ve gelişim süreci. )


- KLİNİK BİBLİYOTERAPİ ile/ve/||/<> GELİŞİMSEL BİBLİYOTERAPİ


- KLİNİK BİYOKİMYA ile MOLEKÜLER TIP

( Hastalıkları teşhis ve tedavisinde kullanılan biyokimyasal yöntemleri inceleyen bir bilim dalı. İLE Moleküler düzeyde hastalıkların teşhisi ve tedavisi ile ilgilenen bir tıp dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, genetik testler ve moleküler ilaçlar geliştirilmektedir. )


- KLİNİK PSİKOLOJİ ile/ve/değil/||/<> PSİKOPATOLOJİ


- KLİNİK ile KLİNİK VAKA ile KLİNİK ARAŞTIRMA


- KLİNİK ile KLİNİK ile KLİNİK TIP

( CLINIC vs. CLINICAL vs. CLINICAL MEDICINE )

( مطب ile درمانگاه ile درمانکده ile باليني ile طب باليني ile پزشکي باليني )

( MOTB ile DARMANGAH ile DARMANKDEH ile BALYNEY ile TAB BALYNEY ile PEZESHKY BALYNEY )


- KLİNOMETRE[Fr.] değil/yerine EĞİMÖLÇER

( Bir yüzey, düzlem, yol ya da aygıtın, yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç. )


- KLİP ile KLİP ÇİVİ ile KIRPILMIŞ ile KESME MAKİNESİ ile KIRPMA ile KIRPMA DEVRESİ

( CLIP vs. CLIP NAILS vs. CLIPPED vs. CLIPPER vs. CLIPPING vs. CLIPPING CIRCUIT )

( گيره ile ناخن چيدن ile چيده ile قيچي باغباني ile طياره تندرو ile جمع در ile مدارکوتاه کننده )

( GYRAH ile NAKHAN CHYDAN ile CHYDAH ile GHYCHY BAGHABANY ile TYAREH TANDRO ile JAM DAR ile MADARKOTAH KONANDEH )


- KLİP ile KLİPS


- KLİŞE[Fr. < CLICHÉ] değil/yerine/= BASMAKALIP SÖZ / TANIKLIK


- KLİŞE[Fr. < CLICHE] değil/yerine/= KALIP/BASMAKALIP

( Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, biçim, yazı çıkarılmış metal levha. | Basmakalıp söz, görüş vb. )


- KLİŞE ile/değil KLASİK


- KLİŞE ile TEK TİP


- KLİŞE ile YARGI/HÜKÜM


- KLİŞELEŞMEK ile KLİŞE ile KLİŞECİ/LİK


- KLİTORAL ile KLİTORİS

( CLITORIAL vs. CLITORIS )

( بظري ile چو چوله ile بظر ile چوچوله )

( بظري ile CHO CHOLEH ile بظر ile CHOCHOLEH )


- KLON SEÇİLİMİ ile/||/<> KLON EKSPANSİYONU

( Klon seçilimi belirli özellikteki hücreleri seçerken İLE klon ekspansiyonu seçili hücreleri çoğaltır )

( Formül: Seçici basınç )


- KLON değil/yerine/= EŞÇE


- KLON ile/||/<> KİMERA

( Klon identik kopya İLE kimera farklı DNA karışım. )

( Formül: Identical İLE mixed DNA )


- KLON ile KLONLAMA

( CLONE vs. CLONING )

( مشابه ile مشابه سازي )

( MOSHABEH ile MOSHABEH SAZY )


- KLONLAMA ile HİBRİTİZASYON

( Genetik olarak aynı bireylerin laboratuvar ortamında üretilmesi. İLE Farklı türlerin ya da genetik çeşitlenmelerin melezlenmesi. )


- KLONLAMAK ile KLON


- KLOR[Fr. < CHLORE] ile KLOR HİDRAT[Fr. < CHLORHYDRATE] ile KLOR HİDRİK ASİT ile KLORİK[Fr. < CHLORIQUE] ile KLORLAMAK

( Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir öğe.[simgesi Cl] İLE Azotlu organik bir baz ile hidroklorik asitten türeyen tuz. İLE Klor ile hidrojen bileşiği (HCl). İLE Klorik asit. İLE Mikroplardan arındırmak amacıyla suya düşük oranda klor katmak. | Özellikle yünlü kumaşlara, ipliklere parlaklık vermek için klor gazına tutmak. | Savaşta insana, hayvanlara ve bitkilere zararlı olması, öldürmesi için klor püskürtmek. )


- KLOR[Fr. < CHLORE] ile KLORÜR[Fr. < CHLORURE]

( Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir öğe.[simgesi Cl] İLE Klorun, oksijen ve flor dışındaki elementlerle yaptığı birleşik. )


- KLORİK ile KLORİK ASİT


- KLORLAMAK ile KLORLANMAK ile KLOR ile KLORLU ile KLOR HİDRAT ile KLOR HİDRİK ASİT


- KLOROFİL[Fr. < CHLOROPHYLLE] ile KLOROFORM ile KLOROMETRİ/KLORÖLÇER ile KLOROPLAST[Fr. < CHLOROPLASTE] ile KLOROZ/SARICALIK

( Güneş ışığını soğurarak bitkilerde karbon özümlemesini sağlayan ve bitkilere yeşil renklerini veren nesne. İLE Renksiz, hoş kokulu, genellikle anestezide kullanılan, yatıştırıcı ve uyuşturucu birleşik. [CHCI3] | Bir tür organik yağ çözücü. İLE Bir sıvının içindeki erimiş bulunan klor miktarını ölçmeye yarayan araç. İLE Yeşil bitkilerde gözelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast. İLE Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. | Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı. )


- KLOROFİL ile/ve HEMOGLOBİN[Fr. < Yun: HAIMA: Kan. | BUS: Yuvarlak.]

( Bitkilere rengini veren. İLE/VE Kana rengini veren. | Soluk alma aygıtıyla organizmanın gözeleri arasında oksijen ve karbon gazını iletmeyi sağlayan, bileşiminde, demir, azot, oksijen, hidrojen, kömür ve kükürt bulunan alyuvarların en önemli maddesi. )


- HIZIR/KLOROFİL değil/yerine/= YEŞERMİK, YEŞİLİZ


- KLORÜRLENDİRMEK ile KLORÜRLEŞTİRMEK ile KLORÜR


- KLOSTROFOBİ[Fr./ing. < Yun.]["KLASTROFOBİ" değil!] değil/yerine/= KAPALI YER KORKUSU


- KLOSTROFOBİ ile KLOSTROFOBİK


- KLOZET[Fr. < CLOSETTE] ile/ve/<> BİDE[Fr. < BIDET]

( ... İLE/VE/<> Gövdenin, belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan, çoğunlukla klozet yanında bulunan tuvalet aracı. )


- KM/BY/KNOWLEDGE MANAGEMENT değil/yerine/= BİLGİ YÖNETİMİ


- KMML ile/||/<> JMML

( KMML'nin ayrıntıları için burayı tıklayınız... İLE/||/<> JMML'nin ayrıntıları için burayı tıklayınız... )


- KMR/CARDIAC MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= KARDİYAK MANYETİK REZONANS


- KMY/BONE MINERAL DENSITY[İng.] değil/yerine/= KEMİK MINERAL YOĞUNLUĞU


- KNEE :/yerine DİZ


- KNEZ ile ...

( Rus Beyi. )


- KNEZLİK ile/||/<> VOYVODA

( Prensliğin genellikle Slav devletlerine verilen adı. İLE/VE/||/<>/> Slav dillerinde kumandan ya da prens. )


- KNİDARİA ile/||/<> KTENOFORA

( Knidaria knidosit iğne İLE ktenofora taraklı. )

( Formül: Stinging İLE comb plates )