K ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 15.973 başlık/FaRk ile birlikte,
15.973 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(32/65)
- KERTENKELE ile/ve MAVİ KAMÇI KUYRUK KERTENKELE
( ... İLE/VE ABC Adaları'nda yaşamaktalardır. )
( Eril kertenkeleler, (dişil) eşlerini de avlayarak yiyebilirler. )
- KERTENKELE ile/ve MONİTÖR KERTENKELE/KAYA MONİTÖRÜ
- KERTENKELE ile/değil OLM/İNSAN BALIĞI
(
)
( Toprak altında kalmış su kanallarında yaşar ve tamamen kördür. [Ortalama olarak 20-30 santimetre boyundadır.] )
( ... cum PROTEUS ANGUINUS )
- KERTENKELE ile PEYGAMBER/PİGME KERTENKELESİ
( ... İLE Su üzerinde yürüyebilir. )
( ... İLE Çok küçük ve çok hafiftir. [Suyun zarını delmeyecek kadar hafiftir.] )
( ... İLE Brezilya'da yaşar. )
- KERTENKELE ile SAKANGUR
- KERTENKELE ile SU ANÖLÜ
( ... İLE Kosta Rika ve Orta Amerika'da görülmektedir.[Burnundan çıkardığı hava baloncuğu sayesinde su altında bulunduğu sırada tıpkı bir dalgıç gibi soluk alabiliyor.][18 dakikaya kadar su altında durabiliyor.] )
- KERTENKELE ile SU KERTENKELESİ
( ... İLE Karınaltı ölümcül bakterileri [tetradotoksin] ile kendini yutan hayvanların ölümüne neden olarak kurtulur. )
- KERTENKELE ile TUXTLA GECE KERTENKELESİ
( ... cum LEPIDOPHYMA TYXTLAE )
- KERTENKELE ile/değil UÇAN KERTENKELE
( ... İLE/DEĞİL Güneydoğu Asya'ya özgü bir kertenkele türüdür. Draco cinsinin öteki üyeleri gibi bu tür de "patagia" adı verilen cildin kanat gibi yan uzantılarını kullanarak kayma yeteneğine sahiptir.
Kuyruk da katılarak 22 cm.'e kadar uzayan bu tür, koyu ten üzerine, koyu renk beneklere sahiptir. Erilin patagium'u, koyu renkli çizgiler ile açık turuncu renktedir. Dişilin patagium'u ise çizgiler yerine düzensiz işaretlere sahiptir. Draco volans türlerinin kanatları, kanatlarının iskeletini oluşturan kaburgalarıyla desteklenir. Fakat uzun kaburga kemikleri, kanatları oluşturmaya yardımcı olmasına karşın solunum yardımcı olmaz.
Tür, gündüzleri etkindir ve genel olarak ağaçlarda yaşar. )
( ... İLE/DEĞİL
)
( ... İLE/DEĞİL
)
( ... cum DRACO VOLANS )
- KERTENKELE ile UYKULU KERTENKELE
- KERTENKELE ile VARAN
- KERTENKELE ile VASİLİS KERTENKELESİ
( ... İLE Doğadaki en hızlı hayvandır. )
- KERTENKELE ile VERDÂNE[Ar.]
( ... İLE Koca başlı kertenkele. )
- KERTENKELE ile YILAN GÖZLÜ KERTENKELE
( ... vs. OPHISOPS ELEGANS )
- KERTENKELE ile/değil YUSUFÇUK
- KERTENKELE ile ZÜMRÜT KERTENKELE
( ... cum LACERTA VIRIDIS )
- KERTERİZ[Yun.] (ALMA) değil/yerine/= ÖLÇME, ÖLÇÜ ALMA
( Bir yerin nerede bulunduğunu pusula ile ölçme. Denizcilerin, denizde sığlıkları belirlemek için kullandıkları imlerin tümü. )
- KERTERİZLEMEK ile KERTERİZ ile KERTERİZ DEFTERİ ile KERTERİZ NOKTASI
- KERTİK/KERTÜK ile ÇENTİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ekmeğin ya da benzer bir şeyin çetelesini tutmak için tahtanın üzerine açılan çentik. İLE ... )
- KERTİKLEMEK ile KERTİ ile KERTİK ile KERTİKLİ ile KERTİKSİZ
- KERTMEK = ÇENTME/SÜRTÜNME
( Bir şeyin kenarında kertik açmak. | Sertçe sürtünmek. )
- KERTMEK ile KERTİLMEK ile KER ile KERE ile KERH
- KERTÜ ile KERTÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ant, yemin. İLE Yalnızca hakikatin olduğu yer. )
- KERVAN ile/ve AĞIR KERVAN
( ... İLE/VE Hacca giden kervan. )
- KERVAN ile KERVANCI/LIK ile KERVAN YILDIZI ile KERVAN ÇULLUĞU
- KE'S[çoğ. KÂSÂT, KÜÛS] ile KES[Fars. | çoğ. KESÂN]
( İçi dolu kap/çanak. | Bardak, kadeh. | Şarap dolu bardak/kadeh. | Çanak. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların hepsi. İLE Kişi, kimse.[HER-KES: Her bir kişi, her kim olursa olsun] )
- KES ile ÇELEBİ/ELMİK
( İri saman. İLE Buğday karışık iri saman. )
- KES ile KES ile KES
( Genellikle yakmak için kullanılan iri saman. İLE Jimnastik ayakkabısı. İLE Ayırma, parçalama, doğramanın buyruk kipi. )
- KESÂFET ile/ve ARZİYET
( Yoğunluk. İLE/VE Ağırlık. )
- KESÂFET[Ar.] ile KESÂFET[Ar.]
( Bulanıklık, açık ve berrak olmayış. İLE Sıklık, tokluk. | [fizik] Kalabalık, koyuluk, kalınlık, yoğunluk. [DENSITY(İng.), DENSITÉ(Fr.)] | Saydam/şeffaf olmama. | Kalabalık, çokluk. )
- KESÂFET ile/ve KESÂFET
- KESÂFET ile TEMERKUZ
- KEŞÂN KEŞÂN[Fars.]
( Zorla, sürükleye sürükleye, çeke çeke götürerek. )
- KEŞÂN[Ar. < KEŞ][Fars.] ile KEŞÂN[Fars.]
( Çekenler, çekiciler. İLE Çeken, çekerek. )
- KESAT[Ar. < KESÂD] değil/yerine/= DURGUNLUK, YOKLUK, KITLIK
- KESATLAŞMAK ile KESAT/LIK
- KESB/KÂSIB ile/ve HALK/HÂLİK
( Kişinin istemesi. İLE/VE Onun istemesi. )
- KESB[Ar.] ile KEDH[Ar.]
- KESBE[Çigil] ile VERGİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Köyün muhtarının ark ya da çeşme yapımına katılmayanlardan aldığı tazminat. İLE ... )
- KESE[Fars. < KÎSE] ile TULUMCUK
( Organizmanın bazı boşlukları. İLE İç kulakta, yarım daire kanallarına bağlı küçük kese. | Bitkilerde yüzmeyi kolaylaştıran, tulum biçiminde küçük kese. )
- KESE ile HARTUÇ[Fr. < İt.]
( ... İLE Merminin arkasından namluya sürülen bezden ya da kartondan, barut kesesi. )
- KESE[Fars. < KÎSE] ile/değil KESE ile/değil HAVA KESESİ
( Cepte taşınan, içine para vb. konulan, kumaştan ya da örgüden küçük torba. | Bu küçük torba miktarında olan. | Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap. | Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, gövdeyi ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez. | Birinin mal varlığı. | Organizmanın bazı boşlukları. | Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik. | Beş yüz kuruşluk para birimi. @@ Kısa, kestirme yol. @@ ... )
( POUCH vs. SAC vs. AIR SAC )
- KESE ile KESECİK
( Organizmanın bazı boşlukları. İLE Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı örgen. )
- KESE/BEDRE ile ...
( 500 kuruş. )
- KESE[Fars. KİSE] ile/ve/||/<>/> KASA[İt. CASSA]
( Cepte taşınan, içine para vb. konulan, kumaştan ya da örgüden küçük torba. İLE Para ya da değerli nesne saklamaya yarayan çelik dolap. )
- KESEK ile KESEK
( Bel, çapa ya da sabanın topraktan kaldırdığı iri parça. | Çimen yapmak için üzerindeki otuyla birlikte çıkarılmış çayır parçası. İLE Tezek. )
- KESEKLENMEK ile KESEK ile KESEKLİ
- KESEL ile KESEL PERDESİ
- KESELEMEK ile KESELENMEK ile KESELETMEK ile KES ile KESE ile KESİ ile KESP ile KESELİ ile KESİCİ/LİK ile KESESİZ ile KESELİLER ile KESİCİ DİŞ ile KESE KAĞIDI ile KESE ÇİÇEĞİ ile KESELİ KURT ile KESE YOĞURDU ile KESİCİ KILIÇ
- KESELİ MEMELİLER ile/ve PLASENTALI MEMELİLER
( KÎSİYYE ile/ve ... )
( Plantigale, Keseli köstebek, Şeker Planörü, Wombat, Tazmanya Canavarı, Kanguru. İLE/VE Geyik faresi, Köstebek, Uçan sincap, Marmot, Obur, Patagonya manası. )
- KESELİ SIÇANLARDA:
KESELİ ile BASİT KESELİ ile BEYAZ KULAKLI ile BÜYÜK KULAKLI ile ANDEAN BEYAZ KULAKLI ile GUIAN BEYAZ KULAKLI ile KUZEY AMERİKA
( 
KESELİ SIÇAN
ile

BASİT KESELİ SIÇAN
ile
BEYAZ KULAKLIKESELİ SIÇAN
ile
BÜYÜK KULAKLI KESELİ SIÇAN
ile
ANDEAN BEYAZ KULAKLI KESELİ SIÇAN
ile
...
GUIANAN BEYAZ KULAKLI KESELİ SIÇAN )
( OPPOSSUMS: OPPOSSUM vs. COMMON OPPOSSUM vs. WHITE-EARED OPPOSSUM vs. BIG-EARED OPPOSSUM vs. ANDEAN WHITE-EARED OPPOSSUM vs. GUIANAN WHITE-EARED OPPOSSUM )
( DIDELPHIS: DIDELPHIS VIRGINIANA cum DIDELPHIS MARSUPIALIS cum DIDELPHIS ALBIVENTRIS cum DIDELPHIS AURITA cum DIDELPHIS PERNIGRA cum DIDELPHIS IMPERFECTA )
- KESEN ile KESENE
- KESENEK ile KESENEKÇİ/LİK
- KESER" ya da "RENDE" GİBİ OLMAK değil/yerine "TESTERE" GİBİ OLMAK
( "Hep bana, hep bana." YA DA "Hep sana, hep sana." DEĞİL/YERİNE Hem sana, hem bana. )
( Olma! Keser gibi hep bana, hep bana
ya da rende gibi hep sana, hep sana/ona...
Ol! Testere gibi hem sana, hem bana... )
- | KESER ya da RENDE | ile/değil/yerine/>< KOL HIZARI
( | Kendine yontar. YA DA Ötekine/dışarıya yontar. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İki tarafa da yontar. )
- KESER, ERDAL (SİVAS, 1951) :
( Borussia Dordmund (Almanya) kulübünden transfer edildi ve iki sezon (1987 - 1989) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 57 lig, 8 kupa olmak üzere 65 resmi ve 10 özel maçla birlikte 75 maçta oynadı. Lig maçlarında 29, kupa maçlarında 3 olmak üzere resmi maçlarda 32 ve özel maçlarda 13 olmak üzere toplam olarak takımına 45 gol kazandırdı. Galatasaray'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Antrenör ve teknik direktör lisansına sahiptir. Galatasaray'da teknik eleman olarak görev yaptı. 25 kez A Milli takımda oynadı. )
- KESER ile AYDEMİR
( ... İLE Yüzü kavisli olan bir çeşit keser. )
- KEŞF ETMEK ile/ve AÇIKLAMAK ile/ve YARARLANMAK
( Deney/İcat. İLE/VE Temsil, tasvir. İLE/VE ... )
( TO DISCOVER vs./and TO DESCRIBE vs./and TO BENEFIT )
- KEŞF ile AÇMA, MEYDANA ÇIKARMA | GİZLİ BİR ŞEYİ BULMA | BİR SIRRI ÖĞRENME | BİR ŞEYİN OLACAĞINI ÖNCEDEN ANLAMA | ALLAH TARAFINDAN İLHAM OLUNMA | KALDIRMAK
( AÇMA, MEYDANA ÇIKARMA | GİZLİ BİR ŞEYİ BULMA | BİR SIRRI ÖĞRENME | BİR ŞEYİN OLACAĞINI ÖNCEDEN ANLAMA | ALLAH TARAFINDAN İLHAM OLUNMA | KALDIRMAK )
- KEŞF ile İCÂD ile İNŞÂ
- KEŞF ile/ve/değil SONUÇ
( Felsefede/tasavvufta. İLE/VE/DEĞİL Bilimde. )
- KEŞFEDECEK" değil KEŞFEDİLECEK
- KEŞFEDEREK DENEYİMLEDİKLERİMİZ ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEREK KEŞFETTİKLERİMİZ
- KEŞFETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FARKETMEK
- KEŞFETMEK ile KEŞFEDİLDİ ile KAŞİF ile KEŞFETMEK ile KEŞİF
( DISCOVER vs. DISCOVERED vs. DISCOVERER vs. DISCOVERING vs. DISCOVERY )
( پيدا کردن ile کشف کردن ile مکشوف کردن ile مکشوف ساختن ile منکشف کردن ile يافتن ile دريافتن ile منکشف ile کشف شده ile مکشوف ile کاشف ile يابنده ile پي بري ile يابش ile کشف ile اکتشاف )
( PEYDA KARDAN ile KESHOF KARDAN ile MAKESHOOF KARDAN ile MAKESHOOF SAKHTAN ile MANKESHOF KARDAN ile YAFTAN ile دريافتن ile منکشف ile KESHOF SHODEH ile MAKESHOOF ile KASHOF ile يابنده ile PEY BARY ile يابش ile KESHOF ile EKTESHAF )
- KEŞFETMEK ile KEŞFEDİLMEK ile KEŞFETTİRMEK ile KEŞFEDEBİLMEK ile KEŞFEDİVERMEK
- KEŞFETMELİ!
- KEŞF-İ KUBÛR ile/ve KEŞF-İ KULÛB
- KE'SÎ[Ar. < KE'S] ile KESÎ[Fars.]
( Kadehle, bardakla, çanakla ilgili, onlara benzer. | [botanik] Çanaksı. İLE Bir kişi. | İnsanlık, mertlik. )
- KESİCİ DİŞLER ile/ve KÖPEK DİŞLERİ ile/ve ÖĞÜTÜCÜ DİŞLER (KÜÇÜK AZI DİŞLERİ ile/ve BÜYÜK AZI DİŞLERİ)
( ... ile/ve ... ile/ve TÂHİNE[çoğ. TAVÂHİN] (NÂB[çoğ. ENYÂB] ile/ve ÂZİME) )
( INCISORS vs./and CANINE vs./and (PREMOLARS vs./and MOLARS) )
( ... avec/et ... avec/et MOLAIRE )
- KESİCİ ile/ve/||/<> DELİCİ ile/ve/||/<> AŞINDIRICI
- KEŞÎDE[Fars.]/KÂF-I FARSÎ değil/yerine/= ÇEKİLİŞ
( Banka ve her tür piyango ikramiyesinde çekme. | Arap harfli yazıda bazı yazaçların baş tarafı yazıldıktan sonra süs için çekilen uzatma. )
- KEŞİDE ile KEŞİDECİ
- KEŞİF ile/ve/> AYIRDINDALIK
( CONSCIENCE/CONSCIOUS vs./and/> DISTINGUISHNESS )
- KEŞİF değil/yerine/= BULUŞ
- KEŞİF ile/ve/||/<>/> DOĞRULAMA YAKLAŞIMI/YÖNTEMİ/ZİHNİ
- KEŞİF ile/ve/> FARKINDALIK
( CONSCIENCE/CONSCIOUS vs./and/> AWARENESS )
- KEŞİF ile/ve/= HAKİKAT
( Ancak hakikat/i olanlar keşfedilir. )
- KEŞİF ile/ve/||/<>/> İŞGAL ile/ve/||/<>/> YERLEŞME ile/ve/||/<>/> SÖMÜRÜ
- KEŞİF ile KEŞİF AMAÇLI ile KEŞFETMEK ile UZAYI KEŞFETMEK ile KAŞİF ile KEŞFETMEK
( EXPLORATION vs. EXPLORATORY vs. EXPLORE vs. EXPLORE SPACE vs. EXPLORER vs. EXPLORING )
( استخراج ile استکشاف ile پي گردي ile سياحت ile سياحت اکتشافي ile اکتشاف ile اکتشافي ile اکتشاف کردن ile سياحت کردن ile فضانوردي کردن ile پيگرد ile سياح ile مکتشف ile جستجوگر ile کاوشگر )
( ESTEKHARAJ ile استکشاف ile PEY GARDY ile سياحت ile سياحت اکتشافي ile EKTESHAF ile اکتشافي ile EKTESHAF KARDAN ile SYEHT KARDAN ile FAZANORDY KARDAN ile PEYGARD ile سياح ile مکتشف ile JASTAJVGAR ile KAVESHGAR )
- KESİF[Ar.] ile KEŞİF[Ar. < KEŞF]
( Yoğun. | Saydam olmayan. | Sık. İLE Ortaya çıkarma, meydana çıkarma. | Var olduğu bilinmeyen bir şeyin ortaya çıkarılması. | Gizli olan bir şey hakkında geniş bilgi edinme. | Bir şeyin olacağını önceden anlama, sezme, tahmin. | Bir olay ya da durumun oluş nedenlerini anlayabilmek için yerinde inceleme yapma. )
- KEŞİF ile KEŞİF KOLU
- KEŞİF ile/ve/||/<>/> ORTAYA ÇIKARMA
- KEŞİF ile/ve RİYÂZÂT
( Mistisizm(İşrâkilik). İLE/VE Tasavvuf. )
- KEŞİF ile/ve RİYÂZÂT(UYGULAMA)
( Mistisizm (İşrâkîlik). İLE/VE Tasavvuf. )
- KESİF[Ar.] değil/yerine/= YOĞUN
( Oylumuna oranla, ağırlığı çok olan. | Koyu, kalın. | Etkisi güçlü olan.[koku vb.] | Artmış, çoğalmış bir durumda olan. | Dolu, sıkı, çok. | Kaba, kalın, iri.[elek, iğne için] )
- KEŞİF(/KAŞİF) ile İCAT(/MUCİT)
- KESİF/LİK ile KESİF YEM
- KESİK, REFİK (İST. 1954) :
( Sarıyer'de ikamet eder. İlk ve ortaokulu Kocamustafa Paşa da okudu. Davutpaşa Lisesini bitirdikten sonra, Yabancı Diller Yüksek Okulunun İngilizce Bölümünden mezun oldu. Kısa bir süre öğretmenlik yaptı. Sonra ticaret hayatına atıldı. Anavatan Partisinde siyasi çalışmalara başladı. ANAP da Sarıyer İlçe Yönetim Kurulu Üyesi, İlçe Başkanı, İl Yönetim Kurulu Üyesi ve Kurultay Delegesi olarak görev aldı. Sarıyer Belediyesi Başkanı Sedat Özsoy'un danışmanı olarak 5 yıl süre ile görev yaptı. Türk Hava Kurumu (THK) Sarıyer Şubesinde Yönetim Kurulu Üyesi ve Şube Başkanlığı yaptı ve Kurultay delegesi oldu. Sarıyer Spor Kulübünde Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Sarıyerliler Deneği (SA - DER) de ve Sarıyer Yeni Merkez Camiinde, 1940 Sarıyerli Sporcular Derneğinde ve Kastamonulular Derneği üyesi ve bu dernekte Genel Sekreter olarak görev yaptı. )
- KESİK ile/ve/||/<> KÂĞIT KESİĞİ
- KEŞİKLEŞMEK ile KEŞİK ile KEŞİKLEME
- BATCH PROCESS[İng.] / PROCESSUS INTERMITTENT[Fr.] ile/değil/yerine/= KESİKLİ İŞLEM
- SPECTRE DISCONTINU[Fr.] / UNTERBROCHENES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİKLİ TAYF/SPEKTRUM
- KESİK/Lİ ile EKSİK/Lİ
- KESİKLİ ile/||/<> SÜREKLİ
( Kesikli sayılabilir İLE sürekli ölçülebilir değişkendir )
( Formül: Discrete İLE continuous )
- KESİK/LİK ile KESİKLİ ile KESİKSİZ ile KESİK HAVA ile KESİK KONİ ile KESİK KEREM ile KESİK KESİK ile KESİK KELİME ile KESİK PRİZMA ile KESİK PİRAMİT
- KESYL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= KESİL ALKOL
- KESİLECEK ŞEY ÜZERİNDE BIÇAĞI ÇEVİRMEK[İTMEK/BASTIRMAK değil!]
- KESİLECEK ŞEYİN ÜZERİNDE, BIÇAĞI:
İTMEK/BASTIRMAK değil/yerine ÇEVİRMEK
- KESİLECEK ŞEYİN ÜZERİNDE BIÇAĞI:
İTMEK/BASTIRMAK değil/yerine ÇEVİRMEK/YUVARLAMAK
- CEREYÂN-İ İNKİTA[Osm.] / BREAKDOWN CURRENT[İng.] / COURANT DE RUPTURE[Fr.] / DURCHBRUCHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİLME AKIMI
- BREAKDOWN REGION[İng.] / RÉGION DE CLAQUAGE[Fr.] / DURCHBRUCHBEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİLME BÖLGESİ
- BREAKDOWN DIODE[İng.] ile/değil/yerine/= KESİLME DİYODU
- BREAKDOWN IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE DE COUPURE[Fr.] / DURCHBRUCHIMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİLME EMPEDANSI
- BREAKDOWN VOLTAGE[İng.] / DURCHSCHLAGSPANNUNG, DURCHBRUCHSPANNUNG[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= KESİLME GERİLİMİ
- KESİLMEK ile KESİLEBİLMEK ile KESİLİVERMEK
- KESİLMEK ile TIKANMAK
- KESİLMİŞ VE BEKLETİLMİŞ KARPUZ/KAVUN'UN KESİK YÜZEYİNİ:
BIÇAKLA TARAMAK ya da İNCECİK KESEREK SUNMAK!
- CUT OFF BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= KESİM BESLEMESİ
- TENSION DE COUPURE[Fr.] ile/değil/yerine/= KESİM GERİLİMİ
- CUT-OFF PARABOLA[İng.] ile/değil/yerine/= KESİM PARABOLİ
- KESİM ve/||/<>/> DİKİM
- KESİMDE:
BIÇAK İLE ile/değil/yerine İP İLE
- ... KESİMİ ile/ve ... TAKIMI
- KESİM/LİK ile KESİMCİ/LİK
- KESİN BİLGİ ile/ve/değil/yerine YETKİN BİLGİ
- KESİN DÜŞÜNCE ile/değil/yerine TEMEL DÜŞÜNCE
- KESİN İFADE ile OLANAKLIYSA/MÜMKÜNSE
- KESİN İFADELER ile GENİŞ ZAMANLI İFADELER
( Vardır. İLE Var. )
- KESİN KÜME ile/||/<> BULANIK KÜME
( Kesin kümede bir eleman ya üyedir ya değildir (0 veya 1) İLE bulanık kümede üyelik derecesi 0 ile 1 arasında değişir )
( Formül: A = {x İLE μA(x) | x ∈ X} )
( Lotfi A. Zadeh tarafından 1965 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )
- KESİN OLAN ÜZERİNE ile/ve/değil/yerine OLASILIK ÜZERİNE
( [not] ON CERTAINTY vs./and/but ON PROBABLITY
ON PROBABLITY instead of ON CERTAINTY )
- KESİN ile KESİN' ile KESİNLİKLE ile KESİNLİKLER ile KESİNLİK
( CERTAIN vs. CERTAIN' vs. CERTAINLY vs. CERTAINTIES vs. CERTAINTY )
( معين ile محقق ile حتمي الاجراء ile متيقن ile حتم ile حتمي ile خاطرجمع ile محرز ile واثق ile مطمئن ile البته ile عليالتحقيق ile يقينا ile به تحقيق ile همانا ile حتما ile بيگمان ile مسلمان ile تحقيقاً ile بطور محرز ile مطمئنا ile بطور حتم ile بطور خاطر ile مسلمات ile يقين ile تحقق ile خاطرجمعي ile حتميت ile عيناليقين )
( MAYNE ile MAHGH ile حتمي الاجراء ile متيقن ile HATAM ile حتمي ile KHATRAJMA ile MOHARZ ile VASAGH ile MOTMAEN ile ALBATEH ile عليالتحقيق ile يقينا ile BAH TAHGHYGH ile CPEHMANA ile HATMA ile BEYGOMAN ile MOSLAMAN ile تحقيقاً ile BETOR MOHARZ ile MOTMAENA ile BETOR HATAM ile BETOR KHATER ile مسلمات ile YGHYNE ile TAHGH ile KHATRAJMAY ile حتميت ile عيناليقين )
- KESİN ile KESKİN
( DEFINITE vs. KEEN )
- KESİN ile MÜKEMMEL
( Siz, zâten mükemmelsiniz. )
( Mükemmelsiniz, yalnızca bunu bilmiyorsunuz. )
( Mükemmel olan, tüm mükemmelliklerin kaynağına geri döner. )
( Şeyler, kendi mükemmelliklerinden ötürü yıkılır. )
( Mutlak mükemmellik, Şimdi ve Burada'dır. )
( DEFINITE vs. EXCELLENT
You are already perfect.
You are perfect, only you don't know it.
What is perfect, returns to the source of all perfection.
Things get destroyed by their own perfection. )
- KESİN ile/ve/||/<> "TEMİZ"
- KESİNCİLİK/ABSOLUTİZM ile GÖRELİLİK/RELATİVİZM
( Mutlak ve evrensel doğruların varlığını savunan görüş. İLE Doğruların kişi, kültür ya da bağlama göre değiştiğini savunan görüş. )
- KESİNKES/KESİN KEZ = KESİNLİKLE
- KESİNLEŞTİRME ile/değil/yerine/>< BULANIKLAŞTIRMA
( TO BECOME DEFINITE vs./and TO BECOME TURBIDITY )
- KATİYET MÜŞÎRİ[Osm.] / PRECISION INDEX[İng.] / INDICE DE PRÉCISION[Fr.] / GENAUIGKEITSINDEX, PRÄZISIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİNLİK İNDİSİ
- KESİNLİK ile/ve/değil BAĞLAMA/İTİKAD
- KESİNLİK ile/ve/değil BİLGİ
( [not] CERTAINTY vs./and/but KNOWLEDGE )
- KESİN/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLİM/SEL
- KESİNLİK ile/ve DAKİKLİK
- KESİNLİK ile DOĞRULUK KONTROLÜ ile KESİN
( ACCURACY vs. ACCURACY CONTROL vs. ACCURATE )
( صحت ile دقت ile کنترل دقت ile راستين ile دقيق )
( SAHAT ile DAGHT ile KONTERL DAGHT ile RASTYNE ile DAGHYGH )
- KESİNLİK ile/ve/||/<> DURAĞANLIK/DURGUNLUK
- KESİNLİK ile/ve/||/<> ELE AVUCA SIĞMAMA
- KESİNLİK(YAKÎN) ve/<> HUZUR
- KESİN/LİK ile KATI/LIK
( CERTAINTY vs. STERN/NESS )
- KESİN/LİK ile "KATI/LIK"
- KESİNLİK ile/ve/değil KESİNLİĞİN OLANAKSIZLIĞI
( [not] CERTAINTY vs./and/but IMPOSSIBILITY OF CERTAINTY )
- KESİNLİK ile/ve/değil/yerine MATEMATİKSELLİK
- KESİNLİK ile/ve/değil/yerine/|| OLASILIKLI KESİNLİK
( [not] CERTAINTY vs./and/but/|| PROBABLE CERTAINTY
PROBABLE CERTAINTY instead of CERTAINTY )
- KESİNLİK ile/ve/değil/||/<>/> PEKİNLİK
( Nesneler/doga/fizik/matematik için. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Kişide, zihinde, kavramda, süreçte. )
- PRECISION[İng.] / PRÉCISION[Fr.] / PRÄZISION[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİNLİK
- KESİN/LİK ile SABİT/LİK
( DEFINITE vs. FIXED )
- KESİNLİK = YAKÎN, MEVSUKİYET = CERTAINTY, CERTITUDE[İng.] = CERTITUDE[Fr.] = GEWISSHEIT[Alm.] = CERTITUDO[Lat.]
- KESİNLİK değil/yerine/>< YAKLAŞIM / YAKINLIK
- KESİN/LİK ile/ve/değil/yerine YETKİN/LİK
- KESİNLİKLE" ile/ve/değil "TAMAMEN"
( KATİYEN ile/ve/değil KÜLLİYEN )
- KESİNMEK ile KESİNLEMEK ile KESİNLEŞMEK ile KESİNLEŞTİRMEK ile KESİN/LİK ile KESİN BİLGİ ile KESİN FİYAT ile KESİN KAYIT ile KESİNSİZLİK
- KESİNTİ ile DÜŞÜLDÜ ile İNDİRİLEBİLİR ile TÜMDENGELİMLİ
( DEDUCT vs. DEDUCTED vs. DEDUCTIBLE vs. DEDUCTIVE )
( وضع کردن ile کاسته ile ماليات پذير ile استدلالي )
( VAZE KARDAN ile KASTEH ile MALYAT PAZYR ile ESTEDELALY )
- KESİNTİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞİK
- KESİNTİ ve FARKINDALIK
( INTERRUPTION and AWARENESS )
- KESİNTİ ile KESENEK
( Kesilen parça, kırpıntı. | Bir işin bir süre için durması, inkıta. | Ödenilen bir paradan herhangi bir nedenle kesilen bölüm. İLE Görevlilerin aylıklarından her ay belirli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para. | Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam. )
- KESİNTİ ile KESİNTİLİ ile KESİNTİSİZ/LİK ile KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAĞI
- KESİNTİLİ DENGE[İng. INTERMITTENT EQUILIBRIUM] ile/||/<> KESİŞİMSELLİK[İng. INTERSECTIONALITY]
( Türlerin uzun süre değişmediklerini, çevrelerinde meydana gelen büyük değişiklikler sonucu bir anda değiştiklerini söyleyen evrimsel modelleme. @@ Kişisel deneyimin, bireyin kimliğinin farklı yönlerinin birleşimi tarafından şekillendirilmesi. Kişinin sosyal deneyimlerinde özellikle ırk, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, sosyal statü, cinsel yönelim, din, engellilik gibi birçok etmenin etkili olduğunu ifade eder.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- UNINTERRUPTIBLE POWER SYSTEM[İng.] / SYSTÈME D'ALIMENTATION SANS INTERRUPTION[Fr.] / UNUNTERBROCHENE STROMVERSORGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAĞI
- KESÎR[Ar. < KESRET] ile KESÎR[Ar.] ile KESR[Ar. çoğ. KÜSÛR]
( Çok çok olan, bol. | Sık olan, çok kez olan. İLE Kırılmış. İLE Kırma/kırılma, paralama. | Bozma, halel getirme. | [dilb.] Bir harfin esre i okunması. | [mat.] Kesir. )
- KESİR ile BAYAĞI/ADİ KESİR
( ... İLE Ondalık olmayan kesir. )
- KESİR ile BİLEŞİK KESİR
( ... İLE Payı, paydasına eşit ya da paydasından büyük olan kesir. 4/4 | 9/6 )
- KESİR ile KESİRLİ ile KESİRSİZ ile KESİR ÖLÇEK ile KESİRLİ SAYI
- KESÎR[Ar.] ile VÂFİR[Ar.]
- KESİR-KUSUR (ARAMAK)
- KEŞİŞ ile İNZİVA YERİ
( HERMIT vs. HERMITAGE )
( منزوي ile صومعه نشين ile تارک دنيا ile کهبد ile جاي انزوا )
( MANZOY ile SOME NESHYNE ile TARK DANYA ile کهبد ile JAY ENZVA )
- KESİŞEN ile KESİT
( Bir nokta ya da çizgi üzerinde birbirini kesip geçen çizgiler ya da yüzeyler. İLE Bir şey enlemesine ya da boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey. | Bir toplumun bölümü, kesim. | Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç. | Bir nesne düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta. )
- KEŞİŞFOKU ile HAWAII KEŞİŞFOKU
( ... cum MONACHUS SCHAUINSLANDI )
- KEŞİŞFOKU ile KARAYİP KEŞİŞFOKU
( Tropik ya da astropik bölgelerde yaşayan. İLE Karayip'lerde yaşayan fok. )
( ... cum MONACHUS TROPICALIS )
- KESİŞİM ile/ve/<> AYRIM
- KEŞİŞ/LİK ile/ve/<>/değil/yerine DERVİŞ/LİK
( [not] MONK/CENOBITE vs./and/<>/but DERVISH
DERVISH instead of MONK/CENOBITE )
- KEŞİŞ/LİK ile KEŞİŞLEME
- KESİŞME ile/ve BİRLEŞME
( INTERSECTION vs./and TO CONJUNCTION )
- KESİŞME ile/ve/değil ÇAKIŞMA
- KESİŞMEK ile KESİŞTİRMEK ile KESİŞEBİLMEK ile KESİŞİVERMEK ile KESİŞ
- FRACTION EN COUPE[Fr.] ile/değil/yerine/= KESİT ORANI
- KESİT ile ARA KESİT
( Bir şey enlemesine ya da boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey. | Bir toplumun bölümü, kesim. | Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç. | Bir nesne düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta. İLE Çizgilerin, yüzeylerin, katı nesnelerin birbirine rastladıkları ve kesiştikleri yer. )
- KESİT ile/ve KATMAN
( CROSS-SECTION vs./and LAYER )
- KESİT ile KESİT CEKET
( CUTAWAY vs. CUTAWAY COAT )
( دامن گرد ile کت دامن گرد )
( DAMAN GARD ile KAT DAMAN GARD )
- KESİT ile KESİTLİ
- KESİT ile ÖZKESİT
( ... İLE Tomruğun, boyu yönünde alınan ve özünden geçen kesit yüzeyi. )
- KESİT ile/ve/değil/yerine/||/<> "SONUÇ"
- Keşke dememek için DİNLE!!!
- Keşke! dememek için SUS!!!
- KEŞKE, YAPMAZ OLAYDIM değil YAPMAZ OLAYDIM / KEŞKE YAPMASAYDIM
- KEŞKE ile EN AZINDAN/BARİ[Fars.]
( ... ile LÂ-AKALL )
( I WISH vs. AT LEAST )
- KEŞKE ... değil/yerine/>< FARKINDALIK
( Ne kadar farkında olursak, "keşke"lerimiz de o kadar az olur. )
- KEŞKE ile İNŞAALLAH
- KEŞKE ... ile İYİ Kİ ...
( Geçmiş zamanın olumsuzu. İLE Geçmiş zamanın olumlusu. )
( LEYTE ile ... )
( "I WISH ..." vs. "LUCKILY ..."
Negative of the past. WITH Positive of the past. )
- KEŞKE ile KEŞKEK ile KEŞKEKÇİ
- KEŞKE ile/değil UMARIM
- KEŞKE/LER(İMİZ) (İLE) değil/yerine/>< İYİLİK/LER(İMİZ) (İLE)
( Tükenirsin ve tüketirsin. DEĞİL/YERİNE/>< Güçlenirsin ve güçlendirirsin. )
- KES/KESEK ile KES
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Herhangi bir şeyin bir parçası. İLE Kıçı temizlemek için kullanılan bir parça kurutulmuş kil. )
- KESKİ ile KESKİ DİŞ ile YONTULMUŞ
( CHISEL vs. CHISEL TOOTH vs. CHISELED )
( اسکنه ile قلم درز ile منقاش ile دندان پيش ile اسکنه مانند )
( ESKONEH ile GHALAM DARZ ile منقاش ile DANDAN PEYSH ile ESKONEH MANAND )
- KESKİN SİRKE, KÜPÜNE ZARAR ile/ve/||/<> ÖFKEYLE KALKAN, ZARARLA OTURUR
- KESKİN SİRKE, KÜPÜNE ZARAR ile/ve/||/<> RÜZGÂR EKEN, FIRTINA BİÇER
- KESKİN, HAKKI (OF, 1932) :
( Kömür İşletmecisidir. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- KESKİN ile BASKIN
- KESKİN ile/ve/değil/yerine BELİRGİN
- KESKİN ile/değil/yerine/>< SAKİN
( Zâhirde. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Mânâda. )
- KESKİN ile/ve/değil/||/<> SİVRİ
- KESKİN ile YOĞUN
- KESKİNLETMEK ile KESKİNLEŞMEK ile KESKİNLEŞTİRMEK ile KESKİ ile KESKİN/LİK ile KESKİNCİ/LİK ile KESKİN NİŞANCI/LIK
- KESKİN/LİK ile/ve/<> CİDDİ/YET
- KEŞKÛL ile ...
( HİNDİSTAN CEVİZİ KABUĞU | GEZGİN DERVİŞLERİN KULLANDIĞI ARAÇ )
- KEŞKÜL ile/ve CİLBENT ile/ve SOFRA
( Gezgin dervişlerin âletleridir. )
( Bknz. Tarikat Kıyafetlerinde Sembolizm - Ocak Yay. )
- KESLİNÇÜ ile KERTENKELE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Büyük kertenkele. İLE ... )
- COURANT DE COUPURE[Fr.] ile/değil/yerine/= KESME AKIMI
- ABSCHALTSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KESME GERİLİMİ
- ' (KESME İMİ) ile - HECE BÖLME
- KESME TAŞ ile/||/<> DEVŞİRME MALZEME
( Düzenli yontulmuş taş. Hem duvar öğesi hem bezeme öğesi olarak kullanılan taş ve bu taşlarla örülmüş duvar tekniği.[Çoğunlukla kaplama malzemesi olarak yüzeylerde kullanılır.] İLE/||/<> Başka yapılardan derlenmiş ve ikinci kez kullanılmış yapı ya da süsleme malzemesi.[Aynı dönemden olabileceği gibi daha eski dönemden de devşirilmiş malzeme kullanmak, her dönemde yaygın bir değerlendirme yöntemi olmuştur.] )
- KESME ile KESME
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Demirden yapılmış, geniş bir uc/temren. İLE Perçem. )
- KESME ile/ve/||/<> KETLEME
- KESME ile/ve/||/<> KETLEME
- Kesmeden DİNLE!!!
- KESMEK ile/değil BUDAMAK
- KESMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DELMEK
- KESMEK ile DEMİR TESTERESİ ile DEMİR TESTERESİ
( HACK vs. HACK SAW vs. HACKSAW )
( نويسنده مزدور ile درشکه کرايه ile اره اهنبر ile اره آهن بر )
( NOYSANDEH MOZDOR ile DARSHKEH KARAYYEH ile AREH HANBAR ile AREH AHAN BAR )
- KESMEK ile DOĞRANMIŞ ile PİRZOLA
( CHOP vs. CHOPPED vs. CHOPS )
( ريزه کردن ile ريزه ريزه کردن ile ريز ريز کردن ile ريز ريز ile لب و لوچه ile دک و پوز )
( RYZAH KARDAN ile RYZAH RYZAH KARDAN ile RYZ RYZ KARDAN ile RYZ RYZ ile LAB VE LOCHEH ile DAK VE POZ )
- KESMEK ile KESİLMİŞ VE KURUTULMUŞ ile KES VE KURUT ile ELMAS KESTİ ile SAÇ KESMEK ile KESMEK ile İKİYE BÖLDÜM ile KATMANLAR HALİNDE KESİLMİŞ ile PARÇALARA AYIRMAK ile AYIRMAK ile KESMEK
( CUT vs. CUT AND DRIED vs. CUT AND DRY vs. CUT DIAMOND vs. CUT HAIR vs. CUT IN vs. CUT IN HALF vs. CUT INTO LAYERS vs. CUT INTO PIECES vs. CUT OFF vs. CUT OUT )
( جر ile گسيختگي ile گسستگي ile برش ile شکاف ile جراحت ile بريدگي ile دريدگي ile شکافتن ile مقطع ile خراش ile بريدن ile شکافدار ile گسيخته ile تراش دار ile بريده ile تکه کردن ile پاره کردن ile گسسته ile تراشه کردن ile قطعه کردن ile تراش دادن ile شکافته ile پارهکردن ile تقطيع کردن ile تقطيع ile شسته وروفته ile الماس تراشيده ile مو زدن ile چاک خورده ile شقه کردن ile ورقه ورقه کردن ile قطعه قطعه کردن ile ريزريز کردن ile قطع کردن ile منقطع ساختن ile بريده شده ile منقطع کردن ile منقطع ile برش دادن ile قطع جريان )
( JAR ile GOSYKHTGY ile گسستگي ile BARSH ile SHKAF ile JARAHAT ile BARYDEGY ile دريدگي ile SHKAFTAN ile MOGHATE ile KHARASH ile BARYDAN ile SHKAFDAR ile GOSYKHTEH ile TARASH DAR ile BARYDAH ile TAKEH KARDAN ile PAREH KARDAN ile GOSESTEH ile TARASHEH KARDAN ile GHATE KARDAN ile TARASH DADAN ile SHKAFTEH ile PARECKARDAN ile TAGHATYE KARDAN ile تقطيع ile SHASTEH VARVAFTEH ile OLMAS TARASHYDAH ile MO ZADAN ile CHAK KHORDEH ile SHGHEH KARDAN ile VARGHEH VARGHEH KARDAN ile GHATE GHATE KARDAN ile RYZARYZ KARDAN ile GHATE KARDAN ile MONAGHATE SAKHTAN ile BARYDAH SHODEH ile MONAGHATE KARDAN ile MONAGHATE ile BARSH DADAN ile قطع جريان )
- KESMEK ile KESMECE ile KESMELİK ile KESME İMİ ile KESME TAŞ ile KESME KAYA ile KESME ŞEKER ile KESME İŞARETİ
- KESMEK ile/değil KETMEK
( Nesnelerde. İLE/DEĞİL Sözde/konuşmada. )
- KESMEK ile/ve KIRPMAK
- KESMEK ile/ve/değil/yerine KISMAK
- KESMEK ile/ve/||/<> LASER İLE YAKMAK
- KEŞMEKEŞ ile CURCUNA
- KESMEMELİ!
- KESMİK ile KESMİKLİ
- KESRE ile KESRET
- KESRET ile/ve/||/<>/> VAHDET
( Senlik benlik zuhur edince, ahlâk meydana çıkar. Kesreti vahdet yaptın mı, ne din, ne millet, ne birşey... )
( Sevgi, kesretin, ikiliğin bittiği yerdir. )
( Çokluk, bolluk, ziyâdelik. İLE/VE/||/<>/> Birlik, teklik. )
- KEŞŞÂF[Ar.] değil/yerine/= İZCİ
- KESSEL K LINES[İng.] ile/değil/yerine/= KESSEL K ÇİZGİLERİ
- KESSO OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KESSO YAĞI
- KESTANE SUYU ÇEŞMESİ :
( Sarıyer'in önemli mesirelerinden Kestane Suyu mesiresi içinde bulunuyor. Mesire kapatıldıktan sonra su halka açık olmaktan çıktı. 1954'te mesire sahibi Emin Akkaya tarafından yapılan çeşmenin suyu vardır ve tek muslukludur. Kitabesinde "Kestane Suyu" yazmaktadır. Suyun sertlik derecesi 3' tür. )
- KESTANE SUYU FABRİKASI :
( Sarıyer'de Hünkâr bayırından çıkışta solda ve Kestane Suyu Mesiresi içindedir. Kestane memba suyu şişelenerek satılmaktadır. Suyun sertlik derecesidir 3 tür. )
- KESTANE SUYU :
( Kestane suyu mesiresi içinden çıkan içimi güzel bir memba suyudur. Sertlik derecesi 3 tür. )
- KESTANE ile/ve/||/<> BARBUNYA
( İkisinin de tadı ve nişastası apayrı birer lezzet durağı ve haz kaynağı. )
- KESTANE ile CASSAVA
( ... İLE Kestaneye benzeyen, büyükçe bir kök.[Uganda] )
- KESTANE ile GÖLKESTANESİ
( ... İLE Meyvesi kestane gibi yenilen ve suda yetişen bir bitki. )
( ... cum TRAPA NATANS )
- KESTANE ile KESTANE RENGİ
( CHESTNUT vs. CHESTNUT COLOR )
( بلوط ile شاه بلوط ile شاه بلوطي )
( BELOT ile SHAH BELOT ile SHAH BELOTY )
- KESTANE/LİK ile KESTANECİ/LİK ile KESTANE RENGİ ile KESTANE DORUSU ile KESTANE FİŞEĞİ ile KESTANE KABAĞI ile KESTANE ŞEKERİ ile KESTANE KARGASI
- KESTEM ile SOFRA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Önceden sözleşmeden, aniden konuk olarak gelenler için verilen ziyafet. İLE ... )
- KESTER[UÇ] ile
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çanak çömlek. İLE ... )
- KESTERE = KİTRE
( Gevenden çıkarılan bir zamk türü. )
- KESTİRİP ATMAK ile/değil/yerine BAĞLAMAK
- Kestirme yolu aramak DİNLE!!! -yerine
- KESTİRME ile KESTİRMECE
- KESTİRMEK ile KESTİRMEK
( Kesme işlemini birine yaptırmak. İLE Uyumak/uyuklamak. )
(1996'dan beri)