K ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.933 başlık/FaRk ile birlikte,
13.933 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(3/57)
- ANATOMİ = ANATOMY[İng.] = ANATOMIE[Fr., Alm.] = ANATOMIA[İt., İsp., Lat., Yun.] = 'İLM el-TEŞRİH[Ar.] = KÂLBUDŞENÂSÎ[Fars.] = ONTLEEDKUNDE[Felm.]
- ANATOMİ KARŞILAŞTIRMALI ANATOMİ
- ANAVAŞYA[Yun.] >< KATAVAŞYA[Yun.]
( [göçücü balıkların, ...] Akdeniz'den, Karadeniz'e çıkması. >< Karadeniz'den, Akdeniz'e geçmesi[kışa doğru]. )
- ANAVATA[Yun.] değil/yerine/= KABA İPLİK ÜZERİNDE İBRİŞİM SARARAK YAPILAN NAKIŞ
- ANCA BERABER ile/ve/||/<>/> KANCA BERABER
- ANDALUZİT ile/||/<> KİYANİT
( Renk değişimi gösterir. İLE/||/<> Mavi renkli ve sertliği değişken bir mineral. )
( Mohs Sertlik Derecesi: 7.5 İLE/||/<> 4.5 - 7
Işık Kırma İndisi: 1.63-1.64 İLE/||/<> 1.71 - 1.73
Rengi: Kahverengi, yeşil, kırmızı İLE/||/<> Mavi
Molekül yapısı: Al²SiO5 İLE/||/<> Al²SiO5 )
- ANDALUZİT ile/||/<> KRİZOBERİL
( Renk değişimi gösterir. İLE/||/<> Sarı-yeşil renkte ve sert bir mineral. )
( Mohs Sertlik Derecesi: 7.5 İLE/||/<> 8.5
Işık Kırma İndisi: 1.63-1.64 İLE/||/<> 1.74-1.75
Rengi: Kahverengi, yeşil, kırmızı İLE/||/<> Sarı-yeşil
Molekül yapısı: Al²SiO5 İLE/||/<> BeAl²O4 )
- ANEMİ/K değil/yerine/= KANSIZ/LIK
- ANEROİT[Fr. < ANEROIDE] = KADRANLI BAROMETRE
( Cıva yerine maden bir kutu kullanmak temeline dayanan kadranlı barometre. | Madenlerin esnekliği ile çalışan barometre. )
- ANGRY :/yerine KIZGIN
- ANGULAR OVERLAP MODEL ile/||/<> KRİSTAL ALAN
( AOM ligand orbital overlap, CFT nokta yük. )
( Formül: Kovalent İLE iyonik )
- ANGUT ile/ve KEPÇEBURUN
( Yaban ördeği. İLE/VE Bir tür yaban ördeği. )
- ÂN'I:
"KAYDETMEK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< KAYBETMEK
- ANIMSADIKLARIMIZ:
KOLAYLIKLA ile/ve/||/<>/> KOLAY OLMAYAN
- ANIRMA ile/<> KİŞNEME
( Eşeğin çıkardığı yüksek ses. İLE/<> Atın çıkardığı yüksek ses. )
- ANIT ve/<> KANIT
- ANJİNA ile/||/<> KALP KRİZİ
( Kalp kasına giden kan akışının geçici olarak azalması sonucu oluşan göğüs ağrısı. İLE/||/<> Kalp kasına giden kan akışının tamamen kesilmesi sonucu oluşan kriz. )
- ANJİOGENEZ İLE METASTAZ İLE EMT ile/||/<> KANSER SÜREÇLERİ
( Kanserin yayılma mekanizmaları. )
( Formül: VEGF → Anjiogenez )
- ANKÂ (KUŞU) ile KAKNÛS (KUŞU)
( Kaf Dağı'nda yaşadığı varsayılan, tüyleri renkli, yüzü insana benzer, asla yere konmayıp sürekli yükseklerde uçan ve kendinde her kuştan bir alâmet bulunduran, adı var kendi yok bir kuştur. Boynu uzun olduğu için Ankâ adıyla anılır. Efsaneye göre dişil bir kuşmuş. Başka bir söylentiye göre, cennet kuşuna benzer yeşil bir kuşmuş. Bu yüzden ona "Zümrüd-ü Ankâ" denilirmiş. İran'lıların Ankâ'ya üzerinde oturan otuz kuştan birer renk ve alâmet bulundurduğu için "Sîmurg" ya da "Sîreng" dedikleri ankâ sözcüğünün eski Oğuzca'da anmak (an-) kökünden "birşey anımsatan resim" anlamına geldiği düşünülürse, Zümrüd-ü Ankâ'nın "Simurg'a benzeyen, Simurg'u andıran" anlamında Simurg-ı Ankâ tamlamasından bozularak dilimize yerleştiği düşünülür. |
Kuşları ve çocukları yuttuğu için bu kuşa, yutan, yok eden anlamda "Mugrib" sıfatı verilerek "Anka-i Magrib" de denilir. |
Bir söylenceye göre, Ankâ Kuşu, Musa Peygamber zamanında tek ve dişil olarak dünyada yer almış. Sonra Tanrı ona bir eril eş yaratmış. Zamanla bunlar çoğalmışlar. Musa öldükten sonra Necd ve Hicaz'ı kaplamış ve o çevrede bulunan çocuklara musallat olmuşlar. Bunun üzerine zamanın peygamberi Halid b. Sinan el-Absî'nin bedduası ile yok olmuşlar.
İLE
Hümâ ve musikî kuşu. |
Kemik yiyerek yaşayan, bilinmeyen bir kuş. Eskiler bu kuşun tercihen sürekli karlarla örtülü bulunan bir bölgede yaşadığına ve yırtıcı bir kuş olduğuna inanırlarmış. Başka bir söylenceye göre, bu kuş Bahr-i Muhit adalarında yaşarmış ve güvercin büyüklüğünde, gagası sarı, kanadı zümrüt yeşilli ve beyazlı bir kuşmuş. |
Bazı Türk kabîleleri arasında çocukları koruyan bir meleğe ve can alan Azrail'e de Hümâ adı verilmiştir. )
( ... ile MÜRG-İ ÂZER-EFRÛZ [ateş gibi parlak kuş] )
( [İng., Lat.] PHOENIX vs./cum ... )
- ANKÂ KUŞU/ZÜMRÜD-Ü ANKÂ/SİMURG/PHOENIX ile/ve KAF DAĞI
- AN/LAHZA değil/yerine/= KIPI/KIRPIM
- ANLAM-ANLAYIŞ ile/ve/<> KAVRAM-KAVRAYIŞ
( MEANING-PARADIGM vs./and/<> CONCEPT-COMPREHENSION )
- ANLAM SANATLARI'NDA:
İLHAM ile/ve/<> TEVRİYE[< VERÂ] ile/ve/<> İSTİHDAM ile/ve/<> MUGALATA-İ MANEVİYE ile/ve/<> TENÂSÜB[< NİSBET] ile/ve/<> LEFF Ü NEŞR ile/ve/<> TECÂHÜL-İ ÂRİF[/ÂNE/ÎN] ile/ve/<> HÜSN-İ TA'LÎL[< İLLET] ile/ve/<> SİHR-İ HELÂL ile/ve/<> İRSÂD ile/ve/<> MÜBALAĞA ile/ve/<> TEZAD ile/ve/<> İSTİĞRÂK[< GARK][GULÜVV] ile/ve/<> TEKRÎR[< KERR] ile/ve/<> RÜCÛ ile/ve/<> TEFRÎK[< FARK] ile/ve/<> KAT' ile/ve/<> TERDÎD[< REDD] ile/ve/<> İLTİFÂT ile/ve/<> TELMİH ile/ve/<> İRSÂL-İ MESEL
( İki ya da ikiden fazla anlamı olan bir sözcüğü, bir mısra ya da beyitte tüm anlamlarıyla kullanma sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, birden fazla anlamı olan bir sözcüğü, anlamlarından sadece yakın anlamını söyleyip uzak anlamını kastetme sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, bir sözcüğü hem gerçek, hem mecaz anlamlarını kastederek kullanma sanatı. İLE/VE
Anlamı birden fazla olan sözcük ve deyimleri beyitin anlamını değişik biçimlerde açıklanabilecek biçimde kullanma sanatı. İLE/VE
Bir konuyla ilgili birden fazla sözcüğü bir mısra ya da beyitte sıralama amacı gütmeden kullanmak. İLE/VE
Bir beyitte yer alan, birbiriyle ilgili sözcüklerin sıralanmasıyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir anlam inceliği yaratmak ya da bir lâtife yapmak amacıyla, bilinmiyormuş ya da başka türlü biliniyormuş gibi gösterme sanatı. İLE/VE
Nedeni bilinen bir olayı, düşsel ya da gerçekdışı ve güzel bir olaya bağlama yoluyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir sözcüğü ya da söz öbeğini hem kendinden önceki sözcüklerin sonunda, hem sözcüklerin başında anlamlı olacak biçimde kullanma. İLE/VE
Bir mısranın secî ya da uyağını bir iki sözcükle ima etme sanatı. İLE/VE
Bir sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi abartılı biçimde az ya da çok göstererek ve lâtifeli bir biçimde anlatma. İLE/VE
İki duygu/düşünce/hayal arasındaki birbirine karşıt özellikleri birarada söyleme. İLE/VE
Över gibi görünerek yermek, yerer gibi görünerek övme sanatı. İLE/VE
Söyleyişi güçlendirmek için belirli bir anlamdaki sözcüğü ya da söz öbeğini yineleme sanatı. İLE/VE
Bir sözün anlamını, bir kavramın gücünü pekiştirmek için, o sözden/kavramdan cayar gibi görünüp cayılmış görünen sözü/kavramı daha güçlü biçimde belirtmek. İLE/VE
İki şey arasındaki farkı belirtmek. İLE/VE
Söyleyişin gücünü artırmak için, sözü [mısrayı, satırı] yarıda kesmek. İLE/VE
Sözü, beklenmedik, çarpıcı bir sonuca bağlama sanatı. İLE/VE
Şiirde bir duygulanma ya da duygu değişikliğiyle şiirdeki konuyu değiştirmeden seslenilen kişiyi ya da varolanı değiştirmek. İLE/VE
Bilinen bir olay, kişi ya da nükte, fıkra, atasözünü dolaylı biçimde anlatma, ima etme sanatı. İLE/VE
Bir düşünceyi pekiştirmek amacıyla bir atasözü ya da o değerde bir söz öbeğini alıntılamak/kullanmak. )
- ANLAM ile/ve KAVRAM
( MEANING/SENSE vs./and CONCEPT )
- ANLAM ile KAVRAM
( vs./and/||/<> CONCEPT )
- ANLAM ve KRİZ
( MEANING and CRISIS )
- ANLAMADIĞI YA DA "BEĞENMEDİĞİ" KARŞISINDA:
(NE DEMEKSE?)
"BEYNİN YANMASI" ile/ve/||/<> "KULAĞIN TIRMALANMASI" ile/ve/||/<> "GÖZÜN KANAMASI"
- ANLAMAK ile ANLAŞILIR ile ANLAMA ile KAPSAYICI ile KAPSAMLI OLARAK ile KOMPRES ile SIKIŞTIRILMIŞ ile SIKIŞTIRMA ile SIKIŞTIRICI ile KOMPRESÖR
( COMPREHEND vs. COMPREHENSIBLE vs. COMPREHENSION vs. COMPREHENSIVE vs. COMPREHENSIVELY vs. COMPRESS vs. COMPRESSED vs. COMPRESSION vs. COMPRESSIVE vs. COMPRESSOR )
( درک نمودن ile قابل درک ile تفهم ile قوه ادراک ile فهم ile درک ile جامع ile عميم ile فرا گيرنده ile مشروح ile مشروحا ile کمپرس ile متراکمکردن ile فشرده ile متراکم ile متراکم سازي ile تراکم ile فشردگي ile فشاريآد ile مايه تراکم ile فشاري ile متراکم کننده ile کمپرسور )
( DARK NEMUDAN ile GHABEL DARK ile تفهم ile GHOOH EDRAK ile FANPAM ile DARK ile JAME ile عميم ile FARA GYRANDEH ile MOSHRUH ile مشروحا ile KAMPERES ile MOTERAKAMKARDAN ile FESHARDEH ile MOTERAKAM ile MOTERAKAM SAZY ile TARAKAM ile FESHARDEGY ile فشاريآد ile MAYYEH TARAKAM ile FESHARY ile MOTERAKAM KONANDEH ile KAMPERSOR )
- ANLAMAK ve/> KATLANMAK
- ANLAMAK ile/ve KAVRAMAK
( Anlamaya yardımcı olmak, gerçek yardımdır. )
( TO UNDERSTAND vs./and TO COMPREHEND
Helping to understand is real help. )
- ANLAMAMAK ile/değil ANLAYAMAMAK ile/değil KENDİNCE/KEYFİNCE ANLAMAK
( Düşünme becerisinin gelişmemiş olması nedeniyle. İLE/DEĞİL Veri yetersizliği/eksikliği nedeniyle. )
- ANLAMA(MA)K ile/değil KABUL ETME(ME)K
( [not] (NOT) TO UNDERSTAND vs./but (NOT) TO ACCEPT )
- ANLA(MA)MAK ile KAFANIN BASMA(MA)SI
- ANLAMAMAK ile/ve/değil (KONUYU) "KABUL EDEMEMEK"/KONUYA (VE AYRINTILARINA) "DİRENMEK"
- ANLAMANIN:
SESİ ile/ve KURALLARI
( Hmmm.[içinden ve/ya da sesli!] İLE/VE 1. Nötr olmak. | 2. Nitelikli soru sormak. )
- ANLAM/KAVRAM ve/||/<> NİTELİK ve/||/<> İLİŞKİ ve/||/<> KİPLİK
- ANLAMLANDIRMAK ile/ve/<>/> KAVRAMAK
- ANLAMSIZ ile/değil/yerine KOPUK
- ANLAMSIZLIK ve KAVRAMSIZLIK ve İNSANSIZLIK
( Kişi kendi çabalarına yön verecek ışığı hayal gücünün imgelerinden değil, açık seçik düşünülmüş kavramlardan almalıdır. )
- ANLAŞILMAMA ile/değil KABUL EDİLMEME/GÖRMEME
- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA
( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )
( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )
( Herkese, herkes için. İLE/VE/<>/> Yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Gençlere, yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Çocuklara, gençlere, yetişkinlere, sanatçılara. / Yetişkinler ve sanatçılarla. İLE/VE/<>/> Bilgelik aşkı olan herkese, bilgelerle, filozoflarla. )
- ANLATIMDA:
ÜLKE ADI ile/yerine/değil KENT/ŞEHİR ADI
- ANLATIMI/NI/SÖZÜ:
KISA "KESMEK" değil KISA TUTMAK
- [hem] ANLA(YA)MAMAK ile/ve/<>/değil/hem de KABUL ETMEMEK/EDEMEMEK
- ANLA(YA)MAMAK ile/ve/değil KABULLEN(E)MEMEK
- ANLA(YAMA)MAK ile/ve KAVRA(YAMA)MAK
( Anlayana, sivrisinek, saz; anlamayana, davul-zurna, az!
Anlayana, davul-zurna, saz; anlamayana, sazı soksan, az! )
( "Karga'nın Bülbül'ü, Bülbül'ün Karga'yı anlaması fakat aradakilerin anlayamaması" )
( (LACK OF) MEANING vs./and (LACK OF) COMPREHEND )
- ANNEDEN DOĞAN ile/ve KENDİNDEN DOĞAN
( Kendinden doğan, kendinden kurtulan kişi, insandır. )
( Kanın ve kaygının ötesine geçmeyen, insan değildir. )
- ANOREKSİYA ile/ve/||/<>/> KAŞEKSİA[Fr. < CACHEXIE]
( İştahsızlık. İLE/VE/||/<>/> Kötü beslenme, süreğen ya da kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu. )
- ANOT ile/||/<> KATOT
( Anotta oksitlenme İLE katotta indirgenme olur )
( Formül: Oksidasyon İLE redüksiyon )
- ARTI UC/ANOT[Fr. < ANODE] ile/ve/||/<>/>< EKSİ UC/KATOT[Fr. < CATHODE] ile/ve/||/<>/>< ANTİKATOT[Fr. < ANTICATHODE]
( Redoks tepkimelerinde, yükseltgenmenin gerçekleştiği elektrottur. Katot'un tersi olarak tanımlanabilecek, artılığı ve eksiliği duruma göre değişen iletken uc. Elektroliz tepkimesinde, anot artı ucta olur. İLE/VE/||/<>/>< İndirgenmenin gerçekleştiği elektrottur. Anot'un antisi olarak tanımlanabilecek, pozitifliği ve negatifliği duruma göre değişen iletken uctur. Devreden akım geçirmesi için dış etkiye gerek yoksa, katot, eksi uc olur. Galvanizli olan kimyasal pil reaksiyonunda ise katot, artı yüklü olur. Katot, bir elektrokimyasal hücrede, indirgenmenin meydana geldiği elektrottur. Bir elektrolizde, Hidrojen'in de açığa çıkmasını önlemek için kullanılır. Eksi uc ya da Negatif yüklü elektrot anlamını taşır. Devreden akım geçirmesi için dış etkiye gerek yoksa, katot eksi uc olur. Galvanizli olan kimyasal pil reaksiyonunda ise katot artı yüklü olur. Katot, daha çok, sıvı ve gazlar üzerinden akım iletilen düzenlerde negatif elektrottur. Elektron tüplerinde ya da lambalarda, ısıtılarak elektron yayan eleman ve elektroliz düzenlerinde bataryanın negatif kutbunun bağlandığı elektrot, katot adını alır. Elektronlar bu elektrot sayesinde sisteme girer. Elektron tüplerinde ve gazlı deşarj lambalarında kullanılan katotlar, soğuk ve sıcak (termoiyonik) olmak üzere iki bölümde incelenebilir. İLE/VE/||/<>/>< Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genellikle metal yaprak. )
( Elektronların çıktığı elektrot. İLE/VE/||/<>/>< Elektronların girdiği elektrot. İLE/VE/||/<>/>< X-ışını tüplerinde elektronların hedef aldığı elektrot. )
( [Yun.] ANOHODOS[ANO: Yukarı. HODOS: Yol.] ile/ve/||/<>/>< KATAHODOS[KATA: Aşağı. HODOS: Yol.] )
- ANOZMİ/ANOSMIA[İng.] değil/yerine/= KOKU ALAMAMA
- ANRAJE[Fr.] değil/yerine/= KUDURMUŞ
- ANŞÖVİYMAN[Fr.] değil/yerine/= KEMİK İLİĞİNE BİR BAŞKA KEMİK SOKULARAK YAPILAN BİR TÜR KIRIK KEMİK AMELİYATI
- ANSTABİL ANJİNA PEKTORİS/UNSTABLE ANGINA PECTORİS[İng.] değil/yerine/= KARARSIZ GÖĞÜS AĞRISI
- ANSTABİL/UNSTABLE, LABILE[İng.] değil/yerine/= KARARSIZ
- ANTİ-TNF TEDAVİSİ (BEHÇET) ile/||/<> KONVANSİYONEL İMMÜNSÜPRESİF TEDAVİ
( Anti-TNF biyolojik ajan İLE konvansiyonel tedavi klasik immünsüpresiflerdir. Anti-TNF hedefli tedavi İLE konvansiyonel geniş immünsüpresyon yapar. Anti-TNF dirençli Behçette etkili İLE daha pahalı ve enfeksiyon riski taşır. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- ANTİAGREGAN değil/yerine/= KÜMELEŞİM ÖNLER
- ANTİK[Lat.] ile/ve/değil KADÎM
( ANTIQUE vs./and ANCIENT )
( ... ile/ve GU )
- ANTİKOR[Yun.] değil/yerine/= KARŞIKOR
- ANTİLOP ile KARAANTİLOP
- ANTİLOP ile KARACA
( ... İLE Boynuzları küçük ve çatallıdır. )
( ... ile MA'Z, ÜM'ÛZ )
( ... cum CAPREOLUS )
- ANTİLOP ile KAYAANTİLOPU
- ANTİLOP ile KOA
( ... İLE Hilâl boynuzlu bir Afrika antilobu. )
- ANTİLOP ile KOBUS
- ANTİLOP ile KUDU
- ANTİPATİ değil/yerine/= KARŞI/T DUYGU
- ANTISPAZMOTİK[Fr.] değil/yerine/= KASILMA GİDERICİ (İLAÇ)
- ANTLAŞMA ile KESENE
( ... İLE Sözleşme, yazılı antlaşma. | Götürü ya da toptan satış. )
- ANTONİM[Fr.] değil/yerine/= KARŞIT ANLAMLI
- ANÜS ile/değil KLOAK
( İnsanda. İLE/DEĞİL Hayvanlarda. )
- ANYONİK DETERJAN ile KATYONİK DETERJAN
( Negatif yüklü deterjan molekülleri. İLE Pozitif yüklü deterjan molekülleri. )
- APAÇIK/LIK = SELFEVIDENCE/SELFEVIDENT[İng.] = ÉVIDENCE/ÉVIDENT[Fr.] = OFFENKUNDIG/OFENKUNDIGKEIT[Alm.] = EVIDENZA[İt.] = EVIDENCIA[İsp.] = EVIDENTA, PERSPICUITAS[Lat.] = ANERGEIA[Yun.] = BEDEHA(T)/BEDİHÎ, BEYYİN[Ar.] = HODPEYDÂ[Fars.] = KLAARBLIJKELIJK/HEID[Felm.]
- APEPSİ[Fr.] değil/yerine/= KÖTÜ MİDE SİNDİRİMİ
- APOLAR/APOLAR[İng.] değil/yerine/= KUTUPSUZ
- APOSTROF[Yun.] değil/yerine/= KESME (İMİ)
- aq bull.[Lat. < AQUA BULLİENS] değil/yerine/= KAYNAR SU
- ARA İNANIŞLARDA:
TUTUM ile/ve/||/<> KURAL ile/ve/||/<> SAYILTI
- ARABA ile KALESKA[Rusça]
( ... İLE Dört tekerlekli, hafif, bir tür gezinti arabası. )
- ARACILIK ile ARACI ile ORTA SEVİYE ile ARACI ile BİTMEK BİLMEYEN ile ARALIK ile ARALIKLI ile ARALIKLI ile KARIŞIM ile KARIŞTIRILABİLİR ile MOLEKÜLLER ARASI
( INTERMEDIACY vs. INTERMEDIARY vs. INTERMEDIATE vs. INTERMEDIATOR vs. INTERMINABLE vs. INTERMIT vs. INTERMITTENT vs. INTERMITTER vs. INTERMIX vs. INTERMIXABLE vs. INTERMOLECULAR )
( ميانجي گري ile وساطت کننده ile مداخله کننده ile درميان آينده ile واسطه ile تمام نشدني ile پايان ناپذير ile نوبت داشتن ile نوبت شدن ile نوبتي ile نوبت دار ile متناوب کننده ile بهم مخلوط کردن ile ختلات پذير ile اقابل اختلات ile بين ذرات ile بين مولکولي )
( MYENJY GARY ile VASATAT KONANDEH ile MADAKHALEH KONANDEH ile DARAMYAN AYNADEH ile VASETEH ile TAMAM NESHODANY ile PAYAN NAPAZYR ile NOBAT DASHTAN ile NOBAT SHODAN ile نوبتي ile NOBAT DAR ile MOTENAVEB KONANDEH ile BACPAM MOKHLOT KARDAN ile KHTELAT PAZYR ile اقابل اختلات ile بين ذرات ile BEYNE MOLKOLY )
- ARANMAK ile/ve KAŞINMAK
- ARAPÇA'DA:
GÖZ ile/ve/||/<> KÖR
(
)
( Bir noktanın eksikliği, gözü kör eder. )
- ARASI ile BİSİKLETLER ARASI ile FAİZ ile ÜLKENİN ÇIKARLARI ile FAİZ ORANI ile İLGİLİ ile İLGİNÇ ile İLGİ ALANLARI ile SATIR ARASI ile KESİŞMEK ile KESİŞEN ile KAVŞAK ile İNTERSEKS ile ARALIK ile EYALETLERARASI ile YILDIZLARARASI ile ARALIK
( INTER vs. INTERCYCLE vs. INTEREST vs. INTEREST OF THE COUNTRY vs. INTEREST RATE vs. INTERESTED vs. INTERESTING vs. INTERESTS vs. INTERLINE vs. INTERSECT vs. INTERSECTING vs. INTERSECTION vs. INTERSEX vs. INTERSPACE vs. INTERSTATE vs. INTERSTELLAR vs. INTERSTICE )
( مدفون ساختن ile بين چرخهاي ile صرفه ile ربح ile جلب توجهکردن ile ذينفع کردن ile بهره مالک ile تنزيل ile نفع ile علاقه ile مصلحت ile علاقه مندي ile نزول ile مصاح عاليه مملکت ile نرخ بهره ile پابست ile علاقه مند ile پربهره ile علاقمند ile علاقهمند ile باتماشا ile جالب نظر ile شنيدني ile جالب ile فروع ile آلائق ile منافع ile طبايع ile طباع ile مصالح ile علائق ile آستر گذاشتن ile از هم گذشتن ile تقاطع کردن ile متلاقي ile متقاطع ile تقاطع ile چارسوق ile نر و ماده ile فاصله دار کردن ile بين ايالتي ile بين ستارهاي ile سوراخ ريز )
( MADFON SAKHTAN ile BEYNE CHARKHESAY ile SARFEH ile ربح ile JALAB TOJEKKARDAN ile ZEYNAF KARDAN ile BACPAREH MALK ile تنزيل ile NAF ile ALAGHEH ile MOSOLHAT ile ALAGHEH MANDY ile NEZOL ile MOSAH ALYYEH MOMLEKT ile NARKH BACPAREH ile PABAST ile ALAGHEH MAND ile پربهره ile ALAGHAMAND ile ALAGHESMAND ile باتماشا ile JALEB NAZAR ile SHENYDANY ile JALEB ile FORU ile آلائق ile MENAFE ile طبايع ile طباع ile MOSALEH ile ALAEGH ile ASTER GOZASHTAN ile AZ NPAM GOZASHTAN ile TAQATE KARDAN ile MOTELAGHY ile MOTEQATE ile TAQATE ile چارسوق ile NAR VE MADEH ile FASLEH DAR KARDAN ile BEYNE AYELTY ile BEYNE SETAREHYAY ile SORAKH RYZ )
- ARAYA KATMAK ile ŞEFAAT ETMEK ile HÜCRELER ARASI ile ARACILIK ile ŞEFAATÇİ ile TAKAS ile DEĞİŞTİRİLEBİLİR ile KIYILARARASI ile İLETİŞİM KURMAK ile CEMAAT ARASI ile ARA BAĞLANTI ile KITALARARASI ile İLİŞKİ ile KÜLTÜRLERARASI ile AKIMLARARASI
( INTERCALATE vs. INTERCEDE vs. INTERCELLULAR vs. INTERCESSION vs. INTERCESSOR vs. INTERCHANGE vs. INTERCHANGEABLE vs. INTERCOASTAL vs. INTERCOMMUNICATE vs. INTERCOMMUNION vs. INTERCONNECT vs. INTERCONTINENTAL vs. INTERCOURSE vs. INTERCULTURAL vs. INTERCURRENT )
( جا دادن ile شفاعت کردن ile پادر مياني کردن ile داخل سلولي ile بين ياختهاي ile بين ياخته اي ile ميانگيري ile پادرمياني ile پادرميان ile شفيع ile پايمرد ile متناوب ساختن ile جا بجا ile قابل معاوضه ile قابل مبادله ile متبادل ile قابل تبادل ile مبادله پذير ile جابجا پذير ile بين دنده اي ile مراوده داخلي داشتن ile ارتباط مشترک ile مراوده ile اقدام مشترک ile بهم وصل کردن ile بهم پيوستن ile درون بري ile مقاربت ile آميزش ile بين فرهنگي ile مداخله کننده )
( JA DADAN ile SHAFAAT KARDAN ile PADAR MYANY KARDAN ile DAKHAL SELOLY ile بين ياختهاي ile BEYNE YAKHTEH AY ile MYENGYRY ile PADRAMYANY ile PADRAMYAN ile SHOFYE ile PAYMARD ile MOTENAVEB SAKHTAN ile JA BEJA ile قابل معاوضه ile GHABEL MOBADELEH ile متبادل ile GHABEL TABADEL ile MOBADELEH PAZYR ile JABEJA PAZYR ile BEYNE DANDEH AY ile MARAVODEH DAKHALY DASHTAN ile ERTABAT MOSHTARK ile MARAVODEH ile EGDAM MOSHTARK ile BACPAM VASL KARDAN ile BACPAM PEYVASTAN ile DRON BARY ile MOGHARBAT ile AMYZESH ile BEYNE FAREANGY ile MADAKHALEH KONANDEH )
- ARAYÜZ ile MÜDAHALE ETMEK ile MÜDAHALE ETMEK ile PARAZİT YAPMAK ile MÜDAHALE EDEN ile KARIŞMAK
( INTERFACE vs. INTERFERE vs. INTERFERE WITH vs. INTERFERENCE vs. INTERFERING vs. INTERFUSE )
( فضال ile مداخله کردن ile پا بميان گذاشتن ile پارازيت دادن ile دخالت کردن ile دخل و تصرف کردن ile مداخله و فضولي کردن ile دخل و تصرف کردآن ile معارظ شدن ile فضولي ile تداخل ile فضول ile مداخله ile دخل و تصرف ile دخالت ile دخيل ile تداخلي ile بهم آميختن )
( فضال ile MADAKHALEH KARDAN ile PA BAMYAN GOZASHTAN ile PARAZYT DADAN ile DOKHALT KARDAN ile DOKHAL VE TASRAF KARDAN ile MADAKHALEH VE FOZOLY KARDAN ile DOKHAL VE TASRAF KARDAN ile MOARZ SHODAN ile FOZOLY ile TADAKHAL ile فضول ile MADAKHALEH ile دخل و تصرف ile DOKHALT ile DOKHYLE ile تداخلي ile BACPAM AMYKHTAN )
- ARBORİZASYON/ARBORIZATION[İng.] değil/yerine/= KARMAŞIK DALLANMA
- ARCTIC değil/yerine/= KUZEY YERUCU
- ARDIÇ OTU ile AYRIK OTU ile BEŞPARMAK OTU ile BOĞAN OTU ile CANAVAR OTU ile ÇOREK OTU ile DALAK OTU ile DELİCE OTU(RYE GRASS) ile EĞRELTİ OTU[Lat. NEPHRODIUM FILIX MAS] ile ENGEREK OTU ile GEYİK OTU ile GÜZELAVRATOTU[Lat. ATROPA BELLADONNA] ile İDRİS OTU ile KANARYA OTU ile KELEBEK OTU ile KENE OTU/HİNT YAĞI AĞACI ile KÜSTÜM OTU ile MELEK OTU ile MERCAN OTU ile NEVRUZ OTU ile ÖKSE OTU ile PİSİPİSİ OTU ile TAŞKIRAN OTU ile YÜKSÜK OTU[Lat. DIGITALIS PURPUREA] ile ACI OT ile SÜTLÜ OT
- ARDIÇ ile KARAARDIÇ
( ... İLE Güney Avrupa'da yetişen bir tür ardıç. )
( ... cum JUNIPERUS SABINA )
- ARDUVAZ[Fr. < ARDOISE] değil/yerine/= KAYAĞAN TAŞ, kayrak
- ARGO[Fr.] ile KÜFÜR[Ar.]
( SLANG vs. SWEARWORD )
- ARI KUŞU ile KIZIL ARI KUŞU
( )
(
)
- ARINDIRMA ile/ve KESİNLEŞTİRME
- ARITA PORSELENİ ile KOPYALARI
( ... İLE 3 çeşittir. )
- ARIZA ile ARIZA ANALİZİ ile ARIZA BULUCU ile ARIZA BULMA ile KUSURSUZ ile KUSURSUZLUK ile HATALAR
( FAULT vs. FAULT ANALYSIS vs. FAULT FINDER vs. FAULT FINDING vs. FAULTLESS vs. FAULTLESSNESS vs. FAULTS )
( تقصير ile حرج ile گناه ile گسله ile خطيه ile خرده ile عيب ile بدي ile عيب کاوي ile خرده گير ile خرده بيني ile خرده گيري ile بي نقص ile بي نقصي ile عيوب )
( TAQSYR ile HARJ ile GENAH ile GOSLAH ile خطيه ile KHARDEH ile EYBE ile BADY ile EYBE KAVY ile KHARDEH GYR ile KHARDEH BEYNEY ile KHARDEH GYRY ile بي نقص ile BEY NAQSY ile EYVEB )
- ARKA ÇIKMA ile/ve/değil/yerine KENDİNİ, ONUN YERİNE KOYMA
- ARKADAŞ KAYBETMEK değil KİMİN, GERÇEK ARKADAŞ OLDUĞUNU ANLAMAK
- ARKADAŞ ile/ve/<> DOST ile/ve/<> KARDEŞ
- ARKADAŞINLA KARDEŞ (GİBİ) OLMAK/OLABİLMEK ile/ve KARDEŞİNLE KARDEŞ OLMAK/OLABİLMEK
- ARKAİK ile KADÎM
- ARM :/yerine KOL
- AROMATERAPİ değil/yerine/= KOKU SAĞALTIMI/TEDAVİSİ
- ARRHENİUS İLE EYRİNG İLE MARCUS ile/||/<> KİNETİK KURAMLER
( Reaksiyon hızlarını açıklayan kuramlar. )
( Formül: k = Ae^(-Ea/RT) )
( Svante Arrhenius tarafından 1887 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1859-1927) (Ülke: İsveç) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Elektrolit teorisi, Arrhenius denklemi) (Nobel: 1903) )
- ARŞ ile/ve/= KALP
- ARŞIN ile KÜBİTAL
( CUBIT vs. CUBITAL )
( ذراع ile ساعدي )
( ZARA ile SAEDY )
- ARSLAN ve KARTAL ve BOĞA ve İNSAN
( Adâlet. VE Hikmet. VE Kudret. VE Muhabbet. )
- ARTEFAKT/ARTIFACT[İng.] değil/yerine/= KARIŞINTI | PARAZİT
- ARTİFİŞIL[İng. < ARTIFICIAL] değil/yerine/= KURGUSAL
- ASA ile KUREKEION
- AŞAĞI ile PEŞİNAT ile AŞAĞI DÖKMEK ile KAHRETSİN ile ÇÖKÜŞ ile AŞAĞI DOĞRU
( DOWN vs. DOWN PAYMENT vs. DOWN POUR vs. DOWN WITH vs. DOWNFALL vs. DOWNWARD )
( به پايين ile خراب شدن ile پيش قسط ile ربون ile بارش ile مرده باد ile ريزش ile فرو )
( BAH PAYYNE ile KHARAB SHODAN ile PEYSH GHAST ile ربون ile BARSH ile MARDEH BAD ile RYZESH ile FORO )
- AŞAĞILAMA ile/ve/||/<> KÜÇÜMSEME
- AŞAĞILAMAK ile/ve KUTSAMAK
- ASALAK ile/değil KALENDER/RİNT[Fars.]/DERVİŞ
( Başkalarının sırtından geçinen kişi. İLE/DEĞİL Parayı, malı, mülkü öncelikli saymayan, gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçakgönüllü kişi. | Yalnız biri hareketli, üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden oluşan ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine. | Özensiz, kılıksız bir biçimde. )
- ASALI MUKABELEİHİLMİSİL değil/yerine/= KARŞILIKLILIK
- AŞAMA/SAFHA ile/ve/||/<> KATMAN
- ÂSÂN[Ar.] değil/yerine/= KOLAY
- AŞI[Ar.] ile KALEMAŞISI[Ar.]
( ... İLE Ucu kalem gibi kesilmiş çubukla yapılan ağaç aşısı. )
- ÂŞIK ile KUL
- AŞILAMA ile KÜLTÜRLEME
- AŞILAMAK ile/ve/||/<> KÖKLENDİRMEK
( ... İLE/VE/||/<> Bir ağacın aşı yerini, aşı filizinin kök salması için toprağa gömmek. | Kök vermesini sağlamak. )
- AŞILARDA:
KARMA ile/ve/||/<> KAKMA(GÖZ/T) ile/ve/||/<> YARMA ile/ve/||/<> KALEM ile/ve/||/<> KABUK/KABUK ALTI ile/ve/||/<> YAN ile/ve/||/<> KÖPRÜ ile/ve/||/<> DİLCİKLİ (İNGİLİZ)
(
Bitki/Ağaç Aşılama Yöntemleri ve Kullanım Koşulları
1. Karma Aşı
Tanım: Farklı aşı tekniklerinin bir araya getirilerek uygulandığı sistemdir.
- Ne zaman? Türlere göre değişken
- Ne için? Dayanıklılık + verim kombinasyonu gerektiğinde
- Uygun bitkiler: Turunçgiller, bağ bitkileri, nar
2. Kakma Aşı (Göz Aşısı / T-Aşısı)
Tanım: Kabuk altına göz yerleştirilerek yapılır.
- Ne zaman? İlkbahar ortası veya yaz sonu
- Ne için? Genç, ince gövdelilerde hızlı çoğaltma
- Uygun bitkiler: Elma, armut, kayısı, narenciye
3. Yarma Aşı
Tanım: Kalın anaç yarılarak içine kalem yerleştirilir.
- Ne zaman? İlkbahar başında (özsu öncesi)
- Ne için? Kalın gövde, çeşit değiştirme
- Uygun bitkiler: Ceviz, kestane, kiraz
4. Diğer Aşılama Yöntemleri
a) Kalem Aşı
- İlkbaharda, dinlenme döneminde
- Genç fidanlarda elma, armut, şeftali
b) Göz Aşıları
- T-Göz: Kabuk kolay ayrıldığında yazın yapılır
- Yonga Göz: İlkbahar veya yaz sonu
c) Kabuk Altı Aşı
- Kalın anaç – ince kalem durumunda
- Kabuk kolay ayrılıyorsa (özellikle ilkbaharda)
d) Yan Aşı
- Anaç kenarına yapılan eğik kesiye kalem yerleştirilir
e) Köprü Aşı
- Fare, don veya mekanik zarar gören gövdeleri kurtarmak için
f) Dilcikli İngiliz Aşısı
- Kalem ve anaç aynı kalınlıkta olduğunda güçlü tutunma sağlar
Karşılaştırma Tablosu
| Aşı Türü | Uygulama Zamanı | Anaç Kalınlığı | Uygun Türler | Avantajı |
|---|---|---|---|---|
| Karma Aşı | Değişken | Karışık | Turunçgil, süs bitkileri | Uyum artırımı, kombinasyon sağlama |
| Kakma Aşı | Yaz / İlkbahar | İnce gövde | Elma, armut, şeftali | Hızlı ve verimli üretim |
| Yarma Aşı | İlkbahar başı | Kalın gövde | Ceviz, kiraz, elma | Çeşit değişimi için ideal |
| Kalem Aşı | İlkbahar | İnce – Orta | Şeftali, elma | Genç fidanlarda etkili |
| Kabuk Aşısı | İlkbahar | Kalın gövde | Elma, armut | Kabuk kolay ayrıldığında çok etkili |
| Göz Aşısı | Yaz / Sonbahar | İnce gövde | Narenciye, üzüm | Yüksek tutma oranı |
Hangi Durumda Hangisi Tercih Edilmeli?
| Durum | Uygun Aşı Türü |
|---|---|
| Kalın gövdeli yaşlı ağaç | Yarma Aşı, Kabuk Aşısı |
| Genç fidanlarda çoğaltma | Göz Aşısı, Kalem Aşı |
| Kabuğun kolay ayrıldığı dönem | Kakma Aşı, Kabuk Aşısı |
| Çeşit değişimi ya da gövde onarımı | Yarma Aşı, Köprü Aşı |
| Çok yönlü genetik özellik istenirse | Karma Aşı |
Sonuç İtibarı ile
- Bitki türü ve çeşidi
- Anaç ve kalem yaş/kalınlık oranı
- İklim ve mevsim koşulları
- Kabuğun ayrılma durumu
- Aşının amacı: Verim artırımı, çeşit değiştirme, zarar onarımı
- AŞİRET ile KABİLE
( Devlet örgütünün geri ve etkisiz olduğu toplumlarda bireylerin korunma ve yaşama gereksinimiyle bir şefin yönetimi altında birleşerek oluşturdukları küme. İLE ... )
- [ne yazık ki]
AŞIRI DOYUM ve/||/<>/> KÜSTAHLIK
- ASİSTOLİ/ASYSTOLE[İng.] değil/yerine/= KALP DURMASI
- ABSİSİK ASİT ile/||/<> AMİNO ASİT ile/||/<> KOLİK ASİT ile/||/<> NÜKLEİK[DNA/RNA] ASİT ile/||/<> SÜLFÜRİK ASİT/ZAÇ YAĞI[H2SO4]
( Bitkilerin büyüme, gelişme ve stres yanıtlarının düzenlenmesinde önemli rolü olan bir bitki hormonu.[Tohum ve tomurcuk dormansisi, filizlenme, stomaların kapanması, yaprakların dirimsel yaşlanması, ozmotik düzenleme, büyümenin engellenmesi gibi çoğu fizyolojik durumda etker.] İLE/||/<> Proteinleri oluşturan temel yapıtaşları.[Bilinen, beşyüz amino asit vardır. Bunların yirmiikisi canlıların yapısına katılır ve yirmisi temel amino asit olarak bilinir.][Her amino asit, DNA tarafından kodlanır. Amino asitler, hem amin, hem de karboksil öbeği içeren moleküldür.] İLE/||/<> Yağ sindirimine yardım eden ve safrada bulunan asit. İLE/||/<> Canlılardaki en büyük molekül türü. Proteinleri kodlayan ve nükleotit zinciri. İLE/||/<> Güçlü ve tehlikeli bir mineral asidi. [Akü sıvısı üretiminde kullanılır.] )
- ÂŞİYAN MEZARLIĞI değil KAYALAR MEZARLIĞI
( ÂŞİYAN[Fars.]: Yuva, ev. | Kuş[bülbül] yuvası. )
( ÂŞİYAN KÖŞKÜ: Tevfik Fikret'in yaptırdığı köşk. )
- AŞK ve/<> KAVUŞMA(VUSLAT)
( İkisi de AN'dadır. )
- AŞK >< KAYITSIZLIK [NEFRET değil!]
- AŞK ve/<> KEMÂL
( AŞK: Kendi olgunluğuna/kemâline olan/yönelik tutku/şevk. )
- AŞK:
DOKUNMAYA KIYAMAMA ile/ve/||/<>/>< KIYASIYA DOKUNMA İSTEĞİ (ARASINDALIK)
- ASKER ile KAPIKULU
( ... İLE Osmanlı'larda, devletten ödenek alan, sürekli görev yapan atlı ve yaya askerlerden oluşan teşkilat. )
- ASKER ile/ve/||/<> KARACI
( Kara kuvvetlerine bağlı subay, astsubay ya da er. )
- ASKER ile KARAKULLUKÇU
( ... İLE Yeniçeri Ocağı bölüklerinde odaları ve odaya gelen konukların ayakkabılarını temizleme, yemek kaplarını yıkama vb. işlerle görevli er. )
- ASKER ile KOMANDO[Fr. < COMMANDO]
( ... İLE Özel yetiştirilmiş askerlerden oluşan birlik. | Bu birlikte görevli asker. | Vurucu güç. )
- AŞK'IN "AZALMASI/DÜŞMESİ" ile/ve/değil/<> KANIKSAMA
- AŞKIN YAKIŞTIĞI:
"CANI SENİ/ONU ÇEKENE" değil KENDİNDEN/CANINDAN GEÇENE
- AŞKINLAŞTIRMA ile KRİSTALLEŞTİRME
- AŞKINLIK ve/||/<> KUŞATICILIK
- AŞKTA:
DOYAMAMAK ile/ve/||/<>/> KIYAMAMAK
( Uyuma! Konuşalım... İLE/VE/||/<>/> Haydi uyu! Geç oldu. )
- ASLAN ile/||/<> ASYA ASLANI ile/||/<> KONGO ASLANI ile/||/<> GÜNEY AFRİKA ASLANI ile/||/<> BARBARY ASLANI
( Afrika ve Hindistan'a özgü olan büyük bir kedi türüdür. [Genellikle Afrika savanalarında ve Hindistan'ın bazı bölgelerinde yaşarlar.] [Erkek aslanlar, dişilere göre daha büyük ve güçlüdür.] İLE/||/<> Asya'nın bazı bölgelerinde bulunan bir aslan alt türüdür.[Öteki aslan türlerine göre daha küçük bir yapısı vardır.[ İLE/||/<> Kongo Irmağı bölgesinde bulunan bir aslan alt türüdür. [Öteki aslan türlerine göre daha koyu renklidir.] İLE/||/<> Güney Afrika'nın bazı bölgelerinde yaşayan bir aslan alt türüdür. [Öteki aslan türlerine göre daha büyük bir yapısı vardır.] İLE/||/<> Kuzey Afrika'da bulunan bir aslan alt türüdür. [Ne yazık ki, bu alt tür, soyu tükenmiş durumdadır ve doğada yaşamamaktadır.] )
( PANTHERA LEO vs./||/<> PANTHERA LEO PERSICA vs./||/<> PANTHERA LEO AZANDICA vs./||/<> PANTHERA LEO KRUGERI vs./||/<> PANTHERA LEO LEO )
- ASLAN ile KAPLAN/ESRİ[dvnlgttrk]
( Yemek için avlanır. Toksa saldırmaz. İLE Aç ya da tok olsa da saldırır. )
( Afrika'da yaşar. İLE Asya'da yaşar. )
( Dişilleri, hem daha hızlı, hem de daha çeviktir. İLE ... )
( Yüksek kolesterol hastalarıdır. İLE ... )
( Kükremeleri, birbiriyle iletişim kurmak içindir. [avını yıldırmak için değil!] İLE ... )
( Kükreyebilirler fakat mırıldanamazlar. [Boğaz kemikleri kedilerinki gibi katı değildir. Esnek bir kirişle bağlanmıştır. Böylece gırtlakları genişleyebilmekte ve titreşmektedir] İLE ... )
( En çok kaplan, Amerika'da yaşar. )
( 300 kadar vahşi Asya Aslanı, Hindistan'ın kuzeyindeki Gujarat'ta bulunan Gir Ormanı'nda yaşamaktadır. İLE Güney Çin Kaplanı'ndan sadece 30 tane kalmıştır. )
( Dünyada 5100 ile 7500 vahşi kaplan kaldığı tahmin edilmektedir. )
( ... İLE Hindistan kaplanları 3000 ila 4700 arasındadır. [100 yıl önce 40.000 kadardı] )
( ... İLE 3 m. ve 300 kg. kadar olanları vardır. )
( ... İLE 35 kg. kadar et yiyebilirler. )
( ... İLE Yalnız yaşar ve avlanırlar. )
( ... İLE Kendi bölgelerini oluşturmak üzere 200 km. kadar yol alabilirler. )
( ... İLE Yalnızca tüyleri değil, derileri de çizgilidir. )
( ... İLE Ayakları perdeli olduğundan çok iyi bir yüzücülerdir. 15 mil kadar yüzebilirler. )
( ... İLE Alkol kokusuna dayanamazlar. İçkili herkese saldırırlar. )
( Yavruların sadece %10'u 2 yaşını geçebilir. [ve de sadece şanslı olanlar 10 yaş ve üzerine ulaşabilir] İLE ... )
( Bir dişil aslan, kızıştığında, eril aslan dört gün boyunca sürekli ve belirli aralıklarla çiftleşir. [Günde 50 keze kadar çıkabilir] [Hayatta kalan her bir yavru için yaklaşık 3000 kez ilişkiye girmektelerdir] İLE ... )
( Gebelik süreleri 105-112 gündür. İLE Gebelik süreleri 155 gündür. )
( Güneşi simgeler. İLE [şiirlerde, Dîvân Edebiyatı'nda] "Leyla" sözü geçen/görülen yerde kaplan, karanlık ve yıldız vardır/aramak gerekir. )
( Saldırmayı simgeler. İLE Kibiri simgeler. )
( VERD[Ar.]: Rengi doru olan aslan. )
( EKLEF: Koyu renkli aslan. )
( ŞİBL: Aslan yavrusu. )
( YAGUS[Ar.]["gu" uzun okunur]: Aslan biçiminde olan eski bir putun adı. )
(
ile
ile 

)
( Bir günde, 50 kez çiftleşebilirler. İLE ... )
( ESED[çoğ. ÂSÂD], DIRGAM/ZIRGAM[çoğ. ZARÂGIM], DIRGAME/ZIRGAME["ga" uzun okunur], ABBÂS, HAYDAR, HERSEME, HİZEBR/HİZBER[çoğ. HEZÂBİR], LEYS, MEHÎB[< HEYBET], MERHÛB, NECÎD ile NEMİR, NİMR[çoğ. NİMÂR, NÜMÛR/NİMÜR], NİMRE[: Dişil kaplan.]
NEHÎM: Aslan kükremesi ve fil sesi. | ZEİR/ZE'R: Aslan kükremesi. )
( ŞÎR/NERRE-ŞÎR[: Eril aslan.] | ŞÎR-İ MÂDE: Dişil aslan. | ŞÎR-İ YELE: Güçlü, saldırıcı aslan. )
( Maalesef, Kafkaslar'daki son aslan X. yy.'da, Türkiye'de XIX. yy. sonlarında, İran'da ise 1941'de öldürülmüştür. İLE Hazar Denizi civarındaki kaplanların soyu 1950'lerde, Java ve Bali adalarındaki kaplanlar 1937 ile 1972 arasında tükenmiştir.
LION vs. TIGER )
( FELIS/PANTHERA LEO cum FELIS/PANTHERA TIGRIS )
( EL LEON con EL TIGRE )
- ASLEN değil/yerine/= KÖKÇE/SOYCA
- ASLÎ UNSURLAR ile/ve/||/<> KÜLLÎ KAİDELER
- AŞMAK ile/ve KIRMAK
- AŞMAK ile KIRMAK
- ASSIT/ASCITES[İng.] değil/yerine/= KARINDA SIVI TOPLANMASI
- ASSİT değil/yerine/= KARINDA SIVI BİRİKİMİ
- ASTEROİT KUŞAĞI ile/ve KUİPER KUŞAĞI ile/ve OORT BULUTU
(
)
( Oort Bulutu:
Adını, Jan Oort'tan alan Oort Bulutu'nun, Güneş Sistemi'ne yaklaşık 1000 - 100.000 AB/AU uzaklıkta bir bölge olduğu ve Güneş Sistemi'ni çok büyük bir küre gibi çevrelediği düşünülüyor.
1 AB/AU(astronomi birimi), Güneş ile Dünya arasındaki uzaklık olup yaklaşık 150 milyon kilometredir. Bilinen en uzak gezegen olan Neptün, Güneş'e, yaklaşık 30 AB/AU uzaklıktadır.
Oort Bulutu'nun iç sınırı ile dış sınırı arasındaki uzaklık, o kadar büyüktür ki, NASA'nın, günde 1,5 milyon kilometre yol alan uzay aracı Voyager 1'in, bu hızla Oort Bulutu'na ulaşması, yaklaşık 300 yılı, Oort Bulutu'ndan çıkması ise 30.000 yılı bulabilir. )
- ASTEROİT ile/ve KUYRUKLU YILDIZ
( İkisi de gezegenler oluşurken ortaya çıkmıştır ve güneş sisteminin içinde hareket eder durumdalardır. )
( Kayaç ve metallerden oluşur. İLE/VE Tuz ve organik nesnelerden oluşur. )
( Kuyruklu yıldızların yörüngeleri, asteroidlere göre daha düzensiz ve dairesel olmaktan uzaktır. )
( Genelde, Mars ve Jüpiter asteroid kuşağında bulunurlar. İLE/VE Uzayın daha derinlerinde bulunurlar. )
- ASTIM ile/ve/||/<> KOAH
- ASTRONOMİ ile/ve/||/<> KOZMOLOJİ
( Nicelik. İLE/VE/||/<> Nitelik. )
( ASTRONOMY vs. COSMOLOGY )
- ASTRONOT[Fr. < ASTRONAUTE] = KOZMONOT[Fr. < COSMONAUTE]
( Uzaya çıkan kişi, uzay araştırmacısı. )
- AT BUNLARI DIŞARI:
BAŞKALARINI değil KENDİNİ
( Kendinde bulunan farklı/çeşitli "zihinleri/kişileri", kendi kulağını tutarak dışarı atmak. )
- AT:
GEYİK ve KAYIK ve HÖYÜK
( Önden bakınca. VE Yandan bakınca. VE Arkadan bakınca. )
- AT[Fars.] ile EŞEK/AFRİKA EŞEĞİ ile KATIR
( At ve eşek kendi neslinin devamı olan hayvanlardır. Hem kendi içlerinde, hem de at ile eşek arasındaki farkları bilmek gerekir. Katır ise, at ile eşeğin çiftleştirilmesi ile oluşan bir hayvandır. Üçü de geviş getirmeyenler[non rumminants] sınıfındadır. )
( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE Gebelik süreleri 348-377 gündür. İLE ... )
( Atlarda safra kesesi yoktur. )
( Eşeklerin kulakları, atlarınkinden çok daha uzundur. )
( FERESİYYE: Atgiller. )
( AKRAH: Alnı beyaz at. )
( BELAK: Ayakları alacalı at. )
( BÛR[Fars.]/KÜMEYT[Ar..]: Doru, kızıla çalar at. [KÜRÂN, KÜREND, KÜRENG[Fars.]: Kırmızı/al renkli at.] )
( EBREŞ: Sisli, alaca benekli at. )
( GARRÂ': Alnında beyaz bir lekesi, akıtması olan at vs. )
( SABÂH-ÜL-HAYR: Bazı atların alnında bulunan beyaz leke. [beyazlık alnından burnunun üstüne kadar uzarsa buna "akıtma" denilir.] )
( HACÎL[Ar.]/ŞİKÂL[Fars.]: Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. )
( HANEB[Ar.]: Atın arka ayaklarının ortasında bulunan dirsek gibi dışarı çıkık bölümü. )
( İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]: Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )
( KARAKUŞ: Atların ayağında görülen bir hastalık. )
( MEŞBÛB[Ar. çoğ. MEŞÂBÎB]: İki ayağı beyaz olan at. )
( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. )
( NEVEND/E[Fars.]: Hızlı giden at. )
( ESB-İ YELE[Fars.]: Koşucu at. )
( PÂLÂ/PÂLÂD/PÂLÂDE/PÂLÂY[Fars.]: Yedek at. )
( PULÂD-REG[Fars.]: Sert damarlı, dayanıklı at. )
( PÂY-İ SEMEND: At ayağı. )
( RÜMMÂNÎ[Ar.]: Kır ile doru arasında bir donu olan at. )
( SABÂ-REFTÂR[Ar., Fars.]: Rüzgâr gibi hafif ve çabuk giden. )
( SARÎH[Ar. çoğ. SARÂİH]: Safkan Arap atı. )
( SEBBAK[Ar.]: Yüğrük[İyi yürüyen/koşan. | Çalışkan. | Çevik, güçlü.] at. )
( SEMEND[Fars.]: Kula[: al ile kır arası] at. | Çevik ve güzel at. )
( ŞU'LE[Fars. çoğ. ŞUAL]: Atlarda beyaz tüylerden oluşan benekler. )
( TAHCÎL[< Ar. HACLE]: Atların ayağında beyaz siğil bulunması. )
( TEKÂVER[Fars.]: Koşucu, seğirtici at. | ESB-İ TEKÂVER: Koşu atı. )
( URNE[Ar.]: Bıcılgan hastalığı.[atların topuklarına yakın yerlerin iltihaplanması] )
( ÜSTÛR[Fars.]: Davar, at ve katır gibi dört ayaklı hayvan. )
( VERD, VERD-İ AĞBES[Ar.]: Doru at. | Hz. Muhammed'in yedi atından birinin adı. )
( YA'FUR[Ar. | çoğ. YAÂFİR]: Hz. Muhammed'in Hayber Vak'ası'nda ganîmet olarak aldığı bir eşeğin adı. )
( HEDÎR[Ar.] / ŞÎHE[Fars.]: At kişnemesi. )
( NEHÂK/NEHÎK/NÜHÂK[< NEHK]: Eşek anırtısı. )
( 6000 - 8000 yıl önce, Türkistan'da evcileştirilmişlerdir. İLE 6000 yıl önce, Etiyopya ve Somali'de evcileştirilmişlerdir. İLE ... )
( Eşek, şehveti simgeler. )
( HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]: Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )
( PÂDE[Fars.]: Eşek ve sığır sürüsü. )
( [Ermenice] ... ile AVANAK ile ... )
(
ile
ile
)
( Süleymaniye Kütüphanesi'nde, incelenmeyi bekleyen 57 adet yazma bulunmaktadır. )
( * SAKARYA: ATATÜRK'ün atı/nın adı.
* HAYYAM: Halife Abdülmecid'in atı/nın adı.
* DERVİŞ: Enver Paşa'nın atı/nın adı.
* MARENGO: Napolyon'un atı/nın adı.
* BUKEFALOS / ÖKÜZ KAFA: İskender'in atı/nın adı.
* İNKİTATUS(SENATÖ): Kaligu'nın atı/nın adı. )
( RAHVAN: Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan at. )
( ÇAVAA[Batı Moğolistan Tsengel Tuvaları'nda]: 1 yaşındaki at. )
( ... ile MERKEB, HIMAR, AYR[çoğ. A'YÂR] ile BAGL/[BAGLE: Dişil katır], BAĞLÜ )
( ESB, FERES, RAHŞ[: Gösterişli, yürük ve güzel.], BÂRE, BÂR-GÎR ile HAR/MARSIVAN ile ESTER )
( HORSE vs. DONKEY[< DUN&MONKEY][end of XVIII. century] [JACK/JACKASS(male) | JENNY(female)] vs. MULE )
( EQUUS CABALLUS cum EQUUS ASINUS cum EQUUS MULUS )
( EL CABALLO con ... con ... )
- AT ile KAMIŞKULAK
( ... İLE Kulakları ince, düzgün ve dik at. )
- AT ile KARAYAĞIZ AT
( ... ile EDHEM )
- AT ile/ve/değil/yerine KATIR
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Atın yapamadıklarını sağlama olanağı sunar. )
- AT ile KIR AT
( ... ile EŞHEB )
- AT ve/||/<> KÖPEK
( Sezgi. VE/||/<> Sadakat. )
- AT ile KÜHEYLAN
( ... İLE Hızlı koşan arap atı. | Gözü sürmeli, cins arap atı. )
( HORSE vs. MUSTANG )
- Ata/ların ile KONUŞ!!!
- ATARDAMAR YANGISI ile/ve TOPLARDAMAR DUVARLARI YANGISI ile/ve AK KAN BEZİ YANGISI(ADENİT) ile/ve KALP KAPAKÇIĞI YANGISI
( ARTERİT ile/ve FLEBİT/TROMBOFLEBİT ile/ve VALVULITIS )
- ATEŞ ÇİÇEĞİ[Lat. SALVIA SPLENDENS] ile ATLAS ÇİÇEĞİ ile ÇADIR ÇİÇEĞİ ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile GÜZELHATUN ÇİÇEĞİ HANIMELİ(HONEYSUCKLE) ile ITIR ÇİÇEĞİ ile İPEK ÇİÇEĞİ ile KAHKAHA ÇİÇEĞİ/GÜNDÜZ SEFASI ile KOHLERIA ÇİÇEĞİ ile KÜPE ÇİÇEĞİ ile LÂVANTA ÇİÇEĞİ ile MAHMUR ÇİÇEĞİ ile MUM ÇİÇEĞİ ile PEYGAMBER ÇİÇEĞİ ile SALON ÇİÇEĞİ ile SARAY ÇİÇEĞİ ile TELGRAF ÇİÇEĞİ ile YAYLA ÇİÇEĞİ ile YILAN ÇİÇEĞİ ile YILDIZ ÇİÇEĞİ ile ÖLMEZ ÇİÇEK ile GELİNCİK ÇİÇEĞİ(POPPY)[Lat. FRITILLARIA IMPERIALIS]
- ATEŞ ve/<> KORUK
- ATEŞBALIĞI/SARDALYA/SARDALYE[İt.][Lat. CLUPEA PILCHARDUS] ile VONOZ[Yun.] ile SARDUNYA(SARDINE) ile SAZAN(CARP)[Lat. CYPRINUS CARPIO] ile KOLYOS ile HAMSİ(ANCHOVY) ile BAKALYARO[Lat. MERLANGUIS MERLANGUS] ile ÇİNGENE PALAMUDU ile MALTAPALAMUDU[Lat. NAUCRATES DUCTOR] ile TORİK(BONITO) ile ALTIPARMAK ile LÜFER/KUNBER[Ar.] ile ÇİNAKOP/TEMNODON SALTATOR[Lat.] ile ÇİPURA/AURATA AURATA[Lat.] ile HANİ/SERRANUS CARILLA[Lat.] ile HARHARYAS/CARCHARHINUSLAMIA[Lat.] ile İSTRONGİLOS[Lat. SMARIS VULGARIS] ile İŞKİNE[Lat. SCIAENA UMBRA ] ile İZMARİT[Lat. MAENA VULGARIS] ile KOFANA[Yun.] ile TEKİR[MUGIL SURMULLETUS] ile BARBUNYA/BERBUNİ[Ar.]/MULLUS BARBATUS[Lat.] ile KÂĞITBALIĞI ile KALKAN ile KILIÇ ile LAHOS/LAGOS/KAYAHANİSİ[Yun.] ile LİPSOS[Yun.][Lat. SCORPAENA PORCUS] ile MAZAK[Lat. TRIGIA LINEATA] ile MELANURYA[Lat. SPARUS MELANURYA] ile MORİNA[Lat. GADUS MORRHUA] ile MERLİN BALIĞI ile PİSİ ile PLATİKA[Lat. ACERINA CERNUA] ile RİNA/TIRPANA[Lat. RAJA BATIS] ile SARIAĞIZ[Lat. SCIAENA AQUILLA] ile SARIBALIK[Lat. IDUS JESSES] ile SARIGÖZ[Lat. SARGUS SALVIERI] ile SARIHANİ[Lat. EPINEPHELES GIGAS] ile SARPA[Yun.][Lat. BOOPS SALPA] ile SİNAGUD ile SİVRİ ile KARAGÖZ ile MARANGOZBALIĞI/TESTEREBALIĞI[Lat. PRISTIS PRISTIS] ile MERCAN ile USKUMRU(MACKEREL)[Lat. SCOMBER SCOMBRUS] ile ÇİTARİ/BOX SALPA[Lat.] ile ÇOPRABALIĞI/COBITIS[Lat.] ile ÇOPURİNA ile ÇOTİRA/BALISTES CAPRISCUS[Lat.] ile ÇURÇUR/CRENILABRUS[Lat.] ile DAĞALASI/SALMA ALPINUS[Lat.] ile YAYINBALIĞI[Lat. SILURUS GLANIS] ile YAZILIHANİ[Lat. SERRANUS SCRIBA]
- ÂTIFET[Ar. çoğ. AVÂTIF] değil/yerine/= KARŞILIK BEKLEMEDEN GÖSTERİLEN SEVGİ, İYİLİKSEVERLİK
- ÂTIFET değil/yerine/= KUTSEVGİ
- ATİK ile/değil KADÎM
( Eski. İLE/DEĞİL Eskiyi ardına alarak ve sağlam köklere dayanarak bugüne karşılık verecek ve geleceğe yönelik olabilmesidir. )
- ATİK[Ar.] ile KADÎM[Ar.]
- ATÎK ile/||/<> KADÎM ile/||/<> MİNEL-KADÎM ile/||/<> CEDÎD
( Eski. İLE/||/<> Eski. İLE/||/<> Oluşuna, kimsenin bilemeyeceği kadar eski olan bir zaman. İLE/||/<> Yeni. )
- ATIK ile/değil KALINTI
- ATILGAN ile KAPILGAN
( ... İLE Kolayca etkilenen, her şeye çabuk kapılan. )
- ATILIM ile/ve/<>/< KATILIM
- ATLAS KEMİĞİ[Boyun omurlarının birincisi] ile AŞIK KEMİĞİ ile BEL KEMİĞİ/AMUDUFIKARİ ile ÇEKİÇ KEMİĞİ ile DİRSEK KEMİĞİ ile ELMACIK KEMİĞİ ile KOL KEMİĞİ ile ÖRS KEMİĞİ
- ATLAS OKYANUSU ile/ve/||/<> BÜYÜK OKYANUS ile/ve/||/<> HİNT OKYANUSU ile/ve/||/<> GÜNEY OKYANUSU ile/ve/||/<> KUZEY BUZ DENİZİ
- ATLATMAK ile KAÇAN ile KAÇMAK
( DODGE vs. DODGER vs. DODGING )
( جا خالي دادن ile جاخالي دادن ile جا خالي کردن ile گريز زدن ile جاخالي کن ile جاخالي )
( JA KHALY DADAN ile JAKHALY DADAN ile JA KHALY KARDAN ile GARYZ ZADAN ile JAKHALY KON ile جاخالي )
- ATLI KARINCA ile AT ile KARACA[Erkek çocuklar atlara, kız çocukları Karaca'ya bindirmekten!]
- ATMAK ile/değil/yerine/||/<>/< KAYDIRMAK
- ATOM NUMARASI ile/ve KÜTLE NUMARASI
( Bir atomun çekirdeğindeki protonların sayısı. [Her bir öğe/element için kendine özgü atom numarası vardır.] İLE/VE Bir atomun çekirdeğindeki protonların ve nötronlarının sayısının toplamı. [Kütle numarası, atom çekirdeğindeki proton ve nötronların toplamına eşittir.] )
( vs./and/||/<> MASS NUMBER )
- ATOM ile/ve/< ÇEKİRDEK ile/ve/< PROTON/NÖTRON(NÜKLEON[Fr. < Lat.]) ile/ve/< MEZON[Fr. < Yun.] ile/ve/< ELEKTRON ile/ve/< KUARK
( 10¯8 cm. İLE/VE/< 10¯¹² cm. İLE/VE/< 10¯¹³ cm. | Elektrondan ağır, protondan hafif bir atom nesneciği. İLE/VE/< 10¯¹6 cm. İLE/VE/< 10¯¹6 cm. )
( ATOM vs./and/< NUCLEUS vs./and/< PROTON/NEUTRON vs./and/< MÉSON vs./and/< ELECTRON vs./and/< QUARK )
- ATOMİK KATMAN BİRİKTİRME ile/||/<> KİMYASAL BUHAR BİRİKTİRME
( ALD monatomik tabakalar halinde kontrolle büyütürken, CVD sürekli film oluşumu sağlar )
( Formül: Kendini sınırlayan )
- ATOPİK DERMATİT ile/||/<> KONTAKT DERMATİT
( Genetik ve çevresel etmenlerin neden olduğu süreğen bir deri yangısı. İLE/||/<> Derinin alerjen ya da irritan nesnelerle teması sonucu oluşan yangılanma. )
- ATREZİ/ATRESIA[İng.] değil/yerine/= KÖRLENİM
- ATRİYUM/ATRIUM[İng.] değil/yerine/= KULAKÇIK
- ATRİYUM değil/yerine/= KULAKÇIK
- ATROFİ/ATROPHY[İng.] ile KÖRELİM/KÖRELME
( Körelme, dumur. Örgen ya da dokunun beslenemeyerek küçülmesi. )
- ATTAPULGIT ile/ve/<> KAOLIN(IT)
( İspanya toprağı. İLE/VE/<> ... )
- ATTEND :/yerine KATILMAK
- AUGUSTE RODIN ile/ve/||/<>/> KEMAL KÜNMAT
( "Düşünen Adam" heykelini yapan. İLE/VE/||/<>/> Bakırköy Akıl Hastahanesi'ndeki "Düşünen Adam" heykelini yapan. )
- AVALOKITESVARA[Sansk.] = KWAN-YIN[Çince] = KWANNON[Jap.]
- AVERSİYON/AVERSION[İng.] değil/yerine/= KAÇINMA
- AVOID :/yerine KAÇINMAK
- AVRAT değil/yerine/= KADIN
- AVRUPA ISTAKOZU[Lat. HOMARUS GAMMARUS] ile AMERİKAN ISTAKOZU[Lat. HOMARUS AMERICANUS] ile ÇEKİRGE ISTAKOZU ile KADİFE YÜZGEÇLİ ISTAKOZ ile KÜRKLÜ ISTAKOZ
- AVRUPA SUSAMURU ile KANADA SUSAMURU ile BREZİLYA SUSAMURU ile HİNT SUSAMURU ile AVUSTRALYA SUSAMURU ile TIRNAKSI SUSAMURU ile KÜÇÜK TIRNAKLI SUSAMURU ile DENİZ SUSAMURU
- AVUÇLAMAK ile KISIMLAMAK
( ... İLE Tek elle avuçlamak. )
- AVUÇ/LAMAK ile/ve KOŞAM/LAMAK
( ... İLE/VE İki elle avuç/lamak. )
- AVUKAT/EUATHLOS AÇMAZI ile/ve/||/<> KÖPRÜ AÇMAZI ile/ve/||/<> İKİ ZARF AÇMAZI ile/ve/||/<> UYUYAN GÜZEL AÇMAZI
( Hukuk fakültesini bitiren genç, ülkenin en ünlü avukatının yanında staj yapmak için başvuruda bulunur.
Avukat, gence, tek koşul ileri sürer:
"İlk davandan elde ettiğin tüm parayı bana vereceksin".
Antlaşma imzalanır ve iki yıl beraber çalışırlar. Tam staj bittiğinde, genç, antlaşmayı haksız bulduğunu, ilk davadan kazandığı parayı ona vermeyeceğini açıklar. Avukat, tazminat talebi ile mahkemeye başvurur.
Hakimin kararı ne olmalıdır?
İki davalı, duruşmada, hakimin karşısına geçtiğinde, avukat, şunu söyler:
"Sayın Yargıç. Bu davayı uzatmaya gerek yok. Çünkü, eğer ben kazanırsam, parayı alacağım; eğer kaybedersem yine alacağım. Çünkü, antlaşmamıza göre, o, ilk davasından kazandığı parayı bana verecek."
Hakim, tam avukatı haklı bulacakken, bu kez, genç avukat söz alır ve şöyle der:
"Sayın Yargıç. Evet. Avukat haklı. Bu duruşma, gerçekten gereksiz ama benim lehime. Eğer, ben bu davayı kazanırsam, ona bir şey ödemeyeceğim. Eğer, kaybedersem, antlaşmamıza göre, ilk davayı kaybettiğimden dolayı ona yine bir şey ödemeyeceğim.”
İLE/VE/||/<>
Sokrates, güçlü bir efendinin, -Platon'un- bekçiliğini yaptığı bir köprüye gelir ve geçmesine izin vermesini rica eder. Platon, şu yanıtı verir...
"Yemin ederim, ağzından çıkacak bir sonraki söz doğru olursa geçmene izin veririm, yanlış olursa seni suya atarım.
Sokrates'in yanıtı:
"Sen, beni, suya atacaksın." olur.
[Platon, Sokrates'i suya atmasa, Sokrates, yalan söylemiş olacak ve suya atılması gerekecek; suya atsa, Sokrates doğru söylemiş olacak ve suya atılmaması gerekecektir.]
İLE/VE/||/<>
...
İLE/VE/||/<>
... )
- AVUNMA ile KANIKSAMA
( TO BE CONSOLED vs. TO BE INURED TO )
- AVUN(/T)MAK ile KAN(DIR)MAK
( TO BE CONSOLED(/TO SOOTHE/DIVERT) vs. TO (BE) DECEIVE(D) )
- AVUNTU ile/ve KETLE(N)ME[Erm.]
( CONSOLATION vs./and OBSTACLE | TO IMPEDE )
- AWFUL :/yerine KORKUNÇ
- AY ile/ve/||/<> KAMO OALEWA
( Dünyanın iki uydusu. )
- AYAĞIM, ELİM/KOLUM VB.:
SORUNLU ile RAHATSIZ ile SAKAT
- AYAĞINA TAŞ DEĞMESİN" ile/ve/||/<> "KİRPİĞİNE TOZ DEĞMESİN"
- AYAKKABI / KALOŞ[Yun.]/GALOŞ
( Sağlık kurumları, müzeler vb. yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabıya geçirilen ince ve şeffaf kılıf. | Tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı. )
- AYAKKABI ile KASKAL(/LAMAK)
( ... İLE Eski ayakkabı. )
- AYAKKABI ile KUNDURA[İt. < CONDURA}
( ... İLE Kaba işlenmiş, bağsız, konçsuz ayakkabı. )
- AYAKTA DURMAK/DURABİLMEK ile/ve/<>/< KİŞİSEL YÖNETİM VE GELİŞİM
- AYAR SİMETRİSİ
ile/ve/||/<>
AYAR GRUBU
ile/ve/||/<>
KONFİGÜRASYON UZAYI
ile/ve/||/<>
DENKLİK SINIFI
( Bir kuramın fiziksel olmayan simetrilerine verilen addır. Bir kuramda bazı ayar dönüşümleri yapıyorsak ve gözlemlenebilen fiziksel nicelikler bundan etkilenmiyorsa deriz ki, kuram belirli bir ayar simetrisine sahiptir. [Newton'un klasik mekaniği, tüm evrenin ötelemeleri altında simetriktir. Evrendeki maddeyi bir metre yukarı (bunun yerine kendi favori yönünüzü de seçebilirsiniz) taşıdığımızda evren yine bildiğimiz evrendir. Hiçbir şey değişmemiştir. Bundan dolayı Newton mekaniğinin öteleme simetrisi vardır diyebiliriz.]
İLE/VE/||/<>
Ayar dönüşümlerinin oluşturduğu gruptur. Bunun için ayar dönüşümlerinin bazı özellikleri sağlaması gerekir (bunlara grup belitleri/aksiyomları denir):
– Birim öğe. [Sisteme hiçbir işlem yapmayan bir simetri vardır.]
– Ters öğe. Bir simetri dönüşümünün etkilerini geri alabilecek bir simetri dönüşümü vardır. [Newton mekaniğinde tüm evreni bir metre yukarı kaydırdık. Sonra da bir metre aşağı kaydırdık. Aşağı kaydırma işlemi, yukarı kaydırma işleminin tersidir. Ve birbirine ters olan dönüşümlerin art arda uygulanması birim elemanı verir.]
– Kapalılık. [Art arda uygulanan ayar dönüşümlerinin de bir ayar dönüşümü olması gerekir.]
– Birleşme özelliği. [Birer ayar dönüşümü olsun ve art arda uygulansın. 'dan önce ikilisini uygulamakla 'dan sonra ikilisini uygulamak arasında fark yoktur.]
İLE/VE/||/<>
Bir kuramın izin verdiği tüm hallerin bir kümesidir, uzayıdır.
İLE/VE/||/<>
Bir kümenin birbirine denk [birbirine denk demek bir denklik bağıntısıyla birbirine bağlı olmak demektir] olan öğelerinin oluşturduğu kümedir. )
- AYAR ile KIRAT[Ar.]
( Değerli maddelerin saflık derecesi. İLE Elmas, zümrüt vb. değerli taşların tartısında kullanılan, 0,20043 g. olan ağırlık ölçü birimi. | Nitelik, değer, düzey, seviye. )
- AYARTICI ile KIŞKIRTICI
- AYASOFYA MÜZESİ ve TOPKAPI SARAYI ve/||/<> HALUK DURSUN ve/||/<> KUMRULAR
( Makam odasını kumrulara terk eden bürokrat: Haluk Dursun
"Topkapı Sarayı'nda müdürlük yaptığım dönemde, makam odamda otururken bir kumrunun
açık pencereden girerek avizenin etrafında uçtuğunu gördüm. Hiç kımıldamadan seyretmeye
başladım.
Kumru, sanki tavaf eder gibi odanın her tarafında dolaştı, avizenin üzerine kondu, bir süre
oturdu. Sonra geldiği gibi uçup gitti. Biraz sonra yanında başka bir kumru ile tekrar geldi.
Bu sefer sanki bir ev (saray) sahibi edasıyla onu gezdirdi. Yeni geleni elinden, (kanadından)
tutar gibi aldı ve avizenin içine oturttu. Bir süre koklaştılar. Sonra uçup gittiler.
Ertesi gün ikisi birlikte ağızlarında dal parçacıkları ile geri geldi ve avizenin içine bir yuva
kurmaya başladılar. Yuva birkaç gün içinde kuruldu.
Olup biteni hiç ses çıkarmadan izliyordum. Dişi kuş, yumurtlama hazırlığı yapıyordu.
Galiba onlar da beni izliyordu ki, hiç tedirgin olmuş gibi görünmüyorlardı. Buna karşılık dışarıdan odaya başka biri girince, hemen ürküp pencereden kaçıyorlardı. Baktım olmayacak, makam odamı onlara bırakıp hemen karşıda bulunan küçük bir odaya geçtim.
Bir gün, televizyon çekimi için Topkapı Sarayı'na gelen gazeteci dostum rahmetli Savaş Ay,
"Hocam, niye bu küçücük odada oturuyorsun?" diye sordu.
"Ben hâlden anlarım, bir kumru arkadaşım, sevgilisine, “ben seni saraylarda yaşatacağım"
diye söz vermiş, insan yuva kurana yardımcı olmaz mı?" dedim.
"Hocam, ne olur göster şu yuvayı bana” dedi ve kapıdan odadaki yuvanın fotoğrafını çekti.
Ertesi gün beni Ankara'dan arayan arayana...
"Derhal makam odası açılsın, kumruların yuvası dağıtılsın,
saray bakımsızlıktan perişan olmuş görüntüsü verilmesin" dediler.
Meğer Savaş Ay haber yapmış bizim kumrunun öyküsünü...
Hemen aradım, “üstad sen ne yaptın?” diye sordum.
"Hocam bu kadar güzel malzeme (haber) buldum, yazılmaz mı Allah aşkına" dedi.
"Gazetede sabah toplantısında anlattım, herkes ayağa kalktı ve seni alkışladı" diye ekledi.
Sadece gazetedekiler değil Ankara da ayağa kalktı sayende" diye yanıt verdim.
Şimdi ne yapacaktım? Çifte kumrulara kol kanat gerip onların saadetlerini korumaya mı çalışacaktım, yoksa odayı kullanıma açarak bir yuvanın dağıtılmasına mı neden olacaktım?
Bir biçimde, ya ben makamı, ya da o kumrular makam odamdaki yuvalarını kaybedeceklerdi.
Akşama kadar bakanlıktan beni aramayan kalmadı...
“En azından yumurtadan yavru kuşlar çıksın, uçup gidene kadar bekleyelim” diye düşündüm.
“Ben yuvayı almam, siz beni görevden alın isterseniz” dedim.
Ertesi gün, yuvaya bakmaya gittim ki, ne göreyim, yuva yerinde duruyordu ama kumrular yoktu.
Yuva yerinde durmasa, "Biri kuşları ürküttü, kovaladı" diyecektim. Hâlbuki yuva yerli yerinde duruyordu. Kumrular, sanki durumu hissetmiş ve sessizce çekip gitmişlerdi. Bir daha da hiç gelmediler.
Daha sonra Topkapı Sarayı'ndan, Müsteşar ve Bakan Yardımcısı olarak Ankara'ya gittim.
"Kuşların yuvası dağıtılsın, makama sahip çıkılsın" diyenlerin ise hiçbiri Bakanlık'ta makamlarında kalamamıştı.
Muhakkak ki, biz de bir gün bu makamlardan uçup gideceğiz. Kuşlar ise hep sevmeye, uçmaya ve yuva kurmaya devam edecek.
Haluk DURSUN )
(
)
- AYASOFYA ile KÜÇÜK AYASOFYA CAMİSİ
( ... İLE Sultanahmet'in aşağısında, Küçük Ayasofya Caddesi'nin sonundadır. )
( ... İLE 1505'te, Bâbüssaâde Ağası Hadım Hüseyin Ağa emriyle Bizans kilisesinden[527] camiye dönüştürülmüştür. )
- AYASOFYA'DA:
İMAM ile/ve/değil KÜRSÜ ŞEYHİ
- AYDAKİ 3 DORUK:
ULUĞ BEY ve/<> KOPERNIK ve/<> GALILEO
( Uluğ Bey, kurduğu sektans sistemi ile 1180 yıldızın konumunu ve bir yılın 365 gün olduğunu, Kopernik'ten 60, Galileo'dan 200 yıl önce, hemen hemen doğru olarak hesaplamıştır. )
- AYDINLANMA:
AYDINLIĞI "DÜŞLEYEREK" değil KARANLIĞIN BİLİNCINE VARARAK
- ÂYET (YAPIŞTIRMAK) ile/ve/||/<> KÜLTÜR (YAPIŞTIRMAK)
- ÂYET ile HADİS ile İCMÂ ile KIYAS
( Tefsir edilir. İLE Şerh edilir. )
( Âyet + Hadis = Nass )
( BELGÜ ile ... )
- AYGIR ile KISRAK
( Eril at. İLE Dişil at. )
( HİSÂN ile FERÂSE )
( ... vs. MARE, MÂDİYÂN )
- AYI ile/ve KANADA AYISI
( ... İLE/VE Avlanmak için suyun içine dalma özelliği geliştirmiştir. )
- AYI ile KESELİ AYI
( ... cum PHASCOGILLERCTOS CINEREUS )
- AYI ile KISA YÜZLÜ AYI
( 11.000 yıl önce, Kuzey Amerika'da yaşamış ve soyu tükenmiş eski bir ayı. )
(
)
- AYI ile KODYAK AYISI
(
)
- AYI ile KUTUPAYISI
( Bozayılar, simsiyah renkte de olabilmektedir. İLE Kutupayıları, beyaz değildir. Derileri siyah renktedir, kürkleri yarı saydamdır. [Beyaz görünümleri, ışığın saydam yüzeylerden kırılarak yansımasının bir sonucudur] )
( EBÛ-HAMÎD / EBÛ-HÛMİD: Ayı. )
(
ile
)
( What to do if you see a bear? )
( ... İLE 160 km. yüzebilirler. )
( What To Do If You See A Bear (And Why) )
( How To Be Safe Around Bears )
( DÜBB/DÜBBE[dişil], DÜBBİYYE[: Ayıgiller] ile DÜBB-İ ŞİMÂLÎ )
( HIRS ile ...
HIRS-BEÇE: Ayı yavrusu. )
( URSUS ARCTOS cum URSUS MARITIMUS )
- AYIP[Ar. < AYB] ile/ve/<>/> KAYIP[Ar. < GAYB]
- AYIRICI AKIL ile/ve UYGULAMALI AKIL ile/ve KURAMSAL AKIL
( Yararlı-Zararlı. İLE/VE İyi-Kötü. İLE/VE Doğru-Yanlış. )
- AYIRMA ile/ve KAYIRMA
- AYIRMAK ile KOPARMAK
( TO SEPARATE vs. TO BREAK OFF )
- AYNA:
| DOĞA NESNELERİ ve/||/<> NESNELER | ve/||/<> KİŞİ/İNSAN ve/||/<> YAZI
- AYNA ile KÖRLER PAZARINDA AYNA
- AYNEN ile/ve/||/=/<> KESİNLİKLE
- AYNI TÜR ile İMAN KARDEŞİ ile YURTTAŞ ile İKAMET ARKADAŞI ile ASKER ARKADAŞI ile KARDEŞLİK
( FELLOW vs. FELLOW BELIEVER vs. FELLOW CITIZEN vs. FELLOW RESIDENT vs. FELLOW SOLDIER vs. FELLOWSHIP )
( همتا ile هم مسلک ile هموطن ile همشهري ile خيلتاش ile هم صحبتي ile پژوهانه )
( CPEHMETA ile NPAM MOSLAK ile CPEHMOOTAN ile CPEHMASHEHARY ile خيلتاش ile NPAM SAHBATY ile PAZHVEYANEH )
- AYNI/LIK ile/ve/||/<> KALICI/LIK
- AYRAÇ(/PARANTEZ/KAVS[Ar.]) " ( ) " ile KÖŞELİ AYRAÇ " [ ] "
- AYRI SEPALLİ KALİKS, DİALİSEPAL KALİKS, KORİSEPAL KALİKS = KE'S-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = CALICE POLYSÉPALE, CALICE DIALYSÉPALE
- AYRIK OLAY ile/||/<> KESİŞEN OLAY
( Ayrık aynı anda olmaz, kesişen olabilir )
( Formül: A∩B=∅ İLE A∩B≠∅ )
- AYRILIKTA:
[SEVGİLİNİN, ...]
HÜZNÜNÜN YARALAMASINA ve/||/<> KARANLIĞININ ÜŞÜTMESİNE
( Dayanılmaz. VE/||/<> Alışılmaz. )
- AYRILMA ile/ve KOPUŞ/KOPMA
( [bir şeyi/kavramı/durumu/olayı] Süreç ve sonucun(un) birlik ve bütünlüğüyle görerek tanımlama ve/ya da değerlendirme. İLE/VE Süreç merkezli/odaklı (aşırı) "yorum"/"okuma". )
( Davranış ve tutum, yeğleme/tercih. İLE/VE Durum. )
( Kişide. İLE/VE Nesnelerde.[Benzetme olarak, tırnak içinde] )
( Tekrar biraraya gelebilme, buluşabilme olanağıyla. İLE/VE Bir daha birleşmemek üzere. )
( "AYRIŞMA"yı da karşılıklılık/işteşlik durumu olduğundan dolayı AYRILMA ile birlikte ya da ayrı ayrı kullanmak olanaklı olduğu gibi bunlarla da karıştırmamak gerekiyor. )
( DEVIATION vs./and TO BREAK OFF )
- AYRILMAK ile AYRILIŞ ile BÖLÜMLERE AYIRMAK ile KALKIŞ
( DEPART vs. DEPARTING vs. DEPARTMENTALIZE vs. DEPARTURE )
( تشريف بردن ile عزيمت کردن ile هجرت کردن ile روانه شدن ile رهسپار ile چند شعبه کردن ile عزيمت ile هجرت ile ذهاب ile رحيل )
( TASHARYFE BARDAN ile AZYMAT KARDAN ile NPAJRAT KARDAN ile RAVANEH SHODAN ile RAYASPAR ile CHAND SHABEH KARDAN ile AZYMAT ile NPAJRAT ile ZEHAB ile رحيل )
- AYRINTILI ile/ve/<> KAPSAMLI
- AYRIŞMA ile/ve/değil/yerine/<>/>< KATILMA
( İFTİRÂK ile/ve/değil/yerine/<>/>< İŞTİRÂK )
- AYRIŞTIRICI ile/değil KOPUK
- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK
- AZ ile DAHA AZ TEHLİKELİ ile DAHA AZ ile KİRAYA VEREN
( LESS vs. LESS DANGEROUS vs. LESS THAN vs. LESSOR )
( کمتر ile کم خطر ile کمتر از ile موجر )
( KAMTAR ile KAM KHATAR ile KAMTAR AZ ile MOJER )
- AZALMA ile KÜÇÜCÜK ile KÜÇÜLTME ADI
( DIMINUTION vs. DIMINUTIVE vs. DIMINUTIVE NOUN )
( نقص ile مصغر ile اسم مسغر )
( NAQS ile مصغر ile اسم مسغر )
- AZAR/TEKDİR/TEVBİH değil/yerine/= KIZGI/PAYLAMA
- AZIK ile/||/<> KUMANYA[İt. < COMPAGNA]
( ... İLE/||/<> Yolculuk için hazırlanan yiyecek. | Sefer durumundaki askerler için hazırlanan yiyecek. )
- AZIMSAMAK ile KÜÇÜMSEMEK
( UNDERESTIMATE vs. DESPISE )
(1996'dan beri)