K ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 14.046 başlık/FaRk ile birlikte,
14.046 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(26/58)
- KEDİLERDE:
CEZA ile/değil/yerine ÖDÜL
( Kediler, cezaları algılayamazlar. İLE/DEĞİL/YERİNE Ödüllere tepki verebilirler. )
- KEDİLERDE:
ÖN AYAK ile ARKA AYAK
( Beş parmak bulunur. İLE Dört parmak bulunur.[Genetik bozukluğu olanlarda, ek parmaklar görülebilir.] )
( Yürürken, aynı anda hareket ettirirler. Sol/sağ ayak öndeyse arka ayak da öne çıkar.[Kedi dışında, sadece deve ve zürafalar bu biçimde yürür.] )
- ALERJİ:
"KEDİYE" değil KEDİ TÜYÜNE
- KEEP :/yerine TUTMAK, SAKLAMAK
- KEEPING vs. COLLECTING
- KEF[Ar.] ile KEF[Ar., Fars.] ile KEFF[Ar. çoğ. KÜFÛF]
( Köpük. | Sünger taşı. İLE Eski Türkçe abecesinin yirmibeşinci harfidir.[ebced hesabında yirmi sayısının karşılığıdır] İLE Eliçi, aya, avuç. RÂHE[Ar.] | Ayağın altı, taban. | El çekme, vazgeçme. | [edebiyatta] Arûz'un yedinci sâkin harfini çıkarma. )
- KEF[Ar.] ile MİSL[Ar.]
- KEFÂF/KİFÂF[Ar.] ile AZIK
( Ancak yetecek, yaşayacak kadar olan azık/yiyecek. İLE Ekmek. )
- KEFAL ile İNCİ KEFALİ
( ... İLE Sadece Van Gölü'nde yaşar/bulunur. )
( )
- KEFAL ile KEFALLER
- KEFAL ile PAÇOZ/PAÇUZ
( ... İLE Kefal türünden bir balık. | [argo] Fahişe. )
( ... cum MUGIL CEPHALUS )
- KEFAL ile UÇARKEFAL
( ... İLE Turnabalğıgillerden, kefala benzer, uzun kanatlı bir balık. )
( ... cum EXOCOETUS )
- KEFÂLET SENEDİ değil/yerine/= YÜKÜMLÜK BELGİTİ
- KEFALET ile KEFALET SENEDİ ile KEFALET MEKTUBU
- KEFALETLE SERBEST BIRAKMAK ile KAZAN ile KEFİL ile GARANTÖR
( BAIL vs. BAILER vs. BAILOR vs. BAILSMAN )
( باامانت سپردن ile ضامن شدن ile کفيل گرفتن ile کفيل دهنده ile امانت دهنده ile ضامن )
( BAAMANT SEPARDAN ile ZAMAN SHODAN ile KOFYLE GARAFTAN ile KOFYLE DAHANDEH ile EMANT DAHANDEH ile ZAMAN )
- KEFÂLET/NÂME değil/yerine/= YÜKÜMLÜK/BELGE
- KEFARET ile KEFARET
( ATONE vs. ATONEMENT )
( کفاره دادن ile تقاص پس دادن ile ديه )
( KAFAREH DADAN ile TAQAS PES DADAN ile DYYEH )
- KEFÂRET/PENANCE değil/yerine/= SUÇ ÖRTER
- KEFE[Ar. < KEFFE]["KEVE" değil!] ile KEFE
( Terazi gözlerinden her biri. İLE ... )
- KEFE ile/ve/||/<> KESE
- KEFELEMEK ile KEF ile KEFE ile KEFELİ ile KEFESİZ
- KEFELİKÖY DALYANI :
( Kefeliköy koruluğunun önünde kurulan bu dalyan şira dalyanıydı. 1950'li yıllardan beri dalyan kurulmuyor. )
- KEFELİKÖY SUYU :
( Kefeliköy'ün üst kısımlarından çıkan bu memba suyu, çok içildiğinde ku dökme özelliği olduğundan çok aranan ve beğenilen bir sudur. Sertlik derecesi 3 olan su, yörenin gecekondulaşması nedeniyle özelliğini kaybettiğinden kullanılmaktan vazgeçildi ve kapatıldı. )
- KEFELİKÖY\'DEKİ ÇINAR AĞACI :
( Kefeliköy yerleşim yerinin iç kısmındaki sokak/cadde üzerinde olup çok sağlıklı bir ağaçtır. Göğüs çevresi 5.10 m dir. 180 - 200 yaşında olduğu sanılmaktadır. )
- KEFELİKÖY :
( Kefeliköy eski bir yerleşim bölgesidir. Öteden beri ayrı bir mahalle olarak algılanan Kefeliköy önceleri Büyükdere'ye, daha sonra Çayırbaşı'na, 1984'te Cumhuriyet Mahallesi ayrı bir muhtarlık olunca buraya bağlandı. Kefeliköy'ün Bizans öncesi dönemdeki ismi Dionysos bir efsane nedeni ile Dikata Petra idi. Kefeliköy halkını Osmanlılar döneminde 1475 yılında fethedilen Kefe'den getirilen göçmenler oluşturduğundan semtin isminin buradan geldiği düşünülebilir. Bilahare Kırım Savaşı (1853 - 1856) nedeni ile getirilen göçmenler de burada iskan edildiler. )
- KEFELİOĞLU, N. LÜTFİ (KARABÜK, 1955) :
( Sanayici ve ithalatçı olarak iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurul üyesi olarak görev yaptı. )
- KEFEN KUMAŞINI:
MAKASLA KESMEK değil ELLE YIRTMAK
- KEFEN ile ÎZÂR
( ... İLE Kefende, iç gömlek. )
- KEFENİN ile KEFENİN
( Kefe'nin. İLE Kefen'in. )
- KEFENLEMEK ile KEFEN/LİK ile KEFENCİ/LİK ile KEFENLİ ile KEFENSİZ ile KEFEN BEZİ ile KEFEN PARASI ile KEFEN SOYUCU/LUK
- KEFERE'N-Nİ'METE[Ar.] ile BATİRA'N-Nİ'METE[Ar.]
- KEFF[Ar.] ile İHCÂM[Ar.]
- KEFF[Ar.] ile MEN'[Ar.]
- KEFF[Ar.] ile TERK[Ar.]
- KEFFÂRET[Ar.] ile KEFÂLET[Ar.]
( Örtücü ve imhâ edici. | Bir mecburiyet altında ya da yanlışlıkla işlenmiş günahı affettirmek ümidiyle şeriata uygun olarak verilen sadaka ya da tutulan oruç. | Günahtan arınma. İLE Kefillik, birine kefil olma. )
- KEFİL ile/ve/değil ARACI
( ... ile/ve/değil VESÂTET[Ar.]: Aracılık. )
- KEFİL ile REFERANS
( Azamî muhabbetin, teminât-ı tâmmesi, işbu vesileyle mutazammındır. )
- KEFİL ile/ve/<> VEKİL
- KEFİL[Ar.] değil/yerine/= YÜKÜMCÜ
- KEFİLE KEFALET/SECONDARY GUARANTEE değil/yerine/= YÜKÜMCÜYE YÜKÜMLÜK/İKİNCİL GÜVENCE
- KEH KEH ile
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Köpekleri çağırmak için çıkarılan ses. )
- KEHÂNET[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ALÂMET[Ar.]
- KEHANET ile İLAHİ ile İLAHİ LÜTUF ile İLAHİ AŞK ile İLAHİ GÜÇ ile İLAHİ İRADE
( DIVINATION vs. DIVINE vs. DIVINE GRACE vs. DIVINE LOVE vs. DIVINE POWER vs. DIVINE WILL )
( تفال ile کهانت ile غيبگويي ile اللهي ile خدايي ile غيبگوئي کردن ile يزداني ile کبرياء ile وجداني ile رحماني ile سبحاني ile رباني ile الهي ile لدني ile توفق الهي ile عشق الاهي ile فروهر ile مشيت الهي )
( TAFAL ile KEYANT ile غيبگويي ile OLLAHY ile KHODAYY ile GHYBEGOIY KARDAN ile YZADANY ile کبرياء ile VAJDANY ile RAHMANY ile SOBHANY ile رباني ile ALEHY ile لدني ile TOFEGH ALEHY ile ESH ALAHY ile FARVEAR ile MOSHYT ALEHY )
- KEHÂNET değil/yerine/= ÖNBİLİ
- KEHÂNET ile ÖNGÖRÜ
( SOOTHSAYING/PREDICTION/PROPHECY/AUGURY vs. FORESIGHT/PRUDENCE )
- KEHF[Ar.] ile KEYF[Ar.]
( Mağara. İLE Araçlı "duyum"/haz.[bkz. 6532] )
- KEHL[Ar.] ile KEHL[Ar. çoğ. KİHÂL, KÜHÛL, KÜHLÂN] ile KEHL[Ar.]
( Göze sürme çekme. İLE 30 - 50 yaş arasında bulunan kişi, olgun çağı. İLE Bit. )
- KEHRİBAR ile KEHRİBARCI/LIK ile KEHRİBAR BALI
- KEK ile KEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Öc almak, intikam peşinde koşmak. İLE Sıkıntı, güçlük. )
- KEKA = KEKAH
( Zevkli bir durum anlatılırken, "ne güzel, ne iyi" anlamlarında söylenilen bir söz. )
- KEKELEME ile/ve/değil/||/<>/< GEVELEME
- KEKELEMEK ile KEK ile KEKA ile KEKE/LİK
- KEKEMELEŞMEK ile KEKEME/LİK
- KEKE / KEKEME/LİK ile/ve/||/<> GEÇ KONUŞMA
- KEKİK SOKAK :
( Merkez Sarıyer'de Dereboyu caddesinin/sokağının sağında yer alır. Bu sokağın daha önceki ismi Melek Girmez Sokak'tı. Sonraları Kekik Sokak oldu. Eski yıllarda burada Ermeni yerleşim bölgesi varmış ve bir kilise buluyordu. Bir binanın temeli kazılırken bir Haç bulunmuş ve bunun Ermenilere mahsus haç olduğu anlaşılmış. Demek ki Osmanlı döneminde, burada Ermeni kilisesi olduğu, Ermenilerin Sarıyer'den ayrılmalarından sonra kilisenin de ortadan kalktığı, sokakta Ermenilerin otarması ve kilisenin bulunması nedeni ile sokağa "Melek Girmez Sokak" denildiği ileri sürülmektedir.1950'li yıllarda sokağın ismi Kekik Sokak olarak değiştirildi. Kekik denilmesinin nedeni alanda kekik bitkisinin fazlaca bulunmasındandır. )
- KEKİK ile/ve/||/<> ANUK
- KEKİK ile İZMİR KEKİĞİ
( THYME cum OREGANO )
- KEKİK ile/ve/||/<>/> KEKİK YAĞI
( ... İLE/VE/||/<>/> Kekikten elde edilen ve genellikle geleneksel halk tedavisinde kullanılan kokulu yağ. )
- KEKİK ile KEKİKLİ ile KEKİK YAĞI
- KEKİK(ŞEYTANOTU) ile/ve KOPUZLA
- KEKİK ile/ve TARHANA/EŞEK KEKİĞİ
( ... İLE/VE Daha serttir. )
- KEKİK ile/ve/||/<> ZAHTER
- KEKLİK ile KINALI KEKLİK
( ... İLE Sülüngillerden, Balkan Yarımadası, Orta ve Doğu Asya'da yaşayan, uzunluğu 38 cm. olan bir tür kuş. )
( ... cum ALECTORIS GRAECA )
- KEKLİK ile KUM KEKLİĞİ
- KEKRE ile OT
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Acı bir ot.[develer çiğner] İLE ... )
- KEKÜŞ ile MERHEM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- KEL BAŞ >< ŞİMŞİR TARAK
- KEL KARTAL ile AK KUYRUKLU KARTAL
( ... vs. WHITE-TAILED EAGLE )
( ... cum HALIAEETUS ALBICILLA )
- KEL ile FODUL
- KEL ile KELE ile KELECİ ile KEL KAHYA
- KEL[Fars.] ile/ve/||/<> KELEK
- KEL/AYPANG[Çigil][< divanlugatturk] ile/ve/değil/||/<> KÖSE
- KEL ile SAÇSIZ ile KELLİK
( BALD vs. BALDING vs. BALDNESS )
( تاس ile طاس ile کجل ile کل ile بي مو ile کم مو ile کجلي ile داء الثعاب ile طاسي )
( TAS ile TAS ile کجل ile KEL ile BEY MO ile KAM MO ile کجلي ile داء الثعاب ile طاسي )
- KELÂM ERBÂBI ile/ve/<> KALEM ERBÂBI
- Kelâm için SUS!!!
- KELÂM ile/ve/||/<> AKAİD/AKÎDE
( Amacı dinî olmakla birlikte temellendirmesi akılsal olan bilim dalı. İLE/VE İnanca ilişkin ve sem'î[ilgili dinin kutsal metninden alınma] kanıtlara dayalı bilim dalı. )
( Matematik mutlak, fizik mukayyettir. Akaid mutlaktır. )
( NESEF-İ AKAİD'ini okumanızı salık veririz. [TAFTAZÂNİ'nin şerhinden yararlanılabilir.] )
- KELÂM ile/ve/||/<> AKÂİD
( Gövdemizi nasıl gıda büyütüyorsa, aklımızı da sevgi ve kelâm büyütür. )
( Kelâmı anladıktan sonra harfler canlanır. )
( Kelâm, söyleyenin değil dinleyenindir! )
- KELÂM ve/||/<>/< ARAP DİLBİLGİSİ/GELENEĞİ/ANLAYIŞI
- KELÂM ve/<> AŞK
- KELÂM ile/ve/<>/> CAMİ-ül-KELÂM
( Doğa varolanları. İLE/VE/<>/> İnsan. )
- KELÂM ile FELSEFE
( KÂDİR-İ MUHTAR )
- KELÂM ile/ve FELSEFÎ KELÂM
( Sem'î Kelâm. İLE/VE Nazarî kelâm. )
( CELiL'ÜL KELÂM ile/ve DAKİK'ÜL KELÂM )
( İslâm kelâm tarihinde, naklî kanıtlara dayanarak temellendirilen bilgilerin oluşturduğu dizge. Özellikle akaid ve itikada ilişkin bilgiler. İLE/VE Aklî felsefe [varlık, doğa, kişi, toplum vs...]. İslâm kelâm geleneğinde, naklî kanıtlara dayanmaksızın olgu ve olaylar hakkında aklî sınırlar içerinde üretilen bilgilerin oluşturduğu dizge. )
- KELÂM ve FIKIH ve İRFAN
- KELÂM ve İNSAN
( Kelâm, kelâm oluşu bakımından tektir. Bölünme kelâmda değil konuşulan şeydedir. Emir, yasaklama, haber verme ve istemek kelâmda tektir. )
( [İbn. Arabî, Fütuhât-ı Mekkiye] )
- KELÂM ve/<> İRFAN
- KELÂM ile/ve/<> İRFAN ile/ve/<> BURHAN
- KELÂM ile/ve/||/<>/> KÂMİL
( Kâmil, kelâmı/sözü işittirendir. )
- KELÂM ile KAVL-İ ŞÂRİH
( Söz. İLE Açıklayıcı Söz. | Tanım. | Bir şeyin ne idüğünü/olduğunu belirleyen söz öbeği. )
- KELÂM ile KELÂM-I KADÎM
- KELÂM ile KELÂM-I KADÎM ile KELÂM-I KİBAR
( Söz. | Söyleyiş biçimi, söyleme. | Başta Tanrı'nın varlığı, birliği, peygamberlik ve ahiret olmak üzere İslâmiyet'in ana ilkelerini konu edinen bilim. İLE Kur'ân-ı Ker3im. İLE Özdeyiş. )
- KELÂM ile KELİME/SÖZCÜK
( Kelâmın anlaşılmayanı kabuğu, anlaşılanı içidir. )
- KELÂM ve MÂNÂ
- KELÂM ile "ŞİÎ KELÂMI"
( ... İLE Varolanbilimi[ontoloji] ve bilgibilimi[epistemoloji] farklı. )
- KELÂM[Ar.] değil/yerine/= SÖZLEM
- KELÂM ile/ve TASAVVUF
- KELÂM[Ar.] ile TEKLÎM[Ar.]
- KELÂM ile/ve VAHDET-İ VÜCÛD
- KELÂMÂT-I DİNNİYE ile/ve/değil/yerine/<>/> KELÂMÂT-I FENNİYE
- KELÂMCI(MÜTEKELLİM) ile FİLOZOF(HUKEMA)
( Onlar, "Ve nefahtü"den, yani kelâmdan gıda alırlar. )
- KELÂMCILAR ile/ve/||/<> BÂTINÎLER ile/ve/||/<> FİLOZOFLAR ile/ve/||/<> SÛFÎLER
- KELÂMCILAR ile/ve/||/<> SÛFÎLER ile/ve/||/<> İŞRÂKİLER ile/ve/||/<> MUHAKKİKLER
- KELÂM-I İHBARÎ ile KELÂM-I İNŞAİ
( Önerme. İLE Temenni, emir ve benzeri tümceler. )
- KELÂM'IN:
İHMÂLİ değil/yerine/>< İMÂLİ
( Kelâmın imâli, ihmâlinden evlâdır. )
( Kelâmın imâli, mümkün olmaz ise ihmâl olunur. / Kelâm, imâl olunmazsa, ihmâl olunur. )
- KELDANİ'LER
- KELEBEK BİÇİMİNDE/KELEBEKSİ KOROLLA = TÜVEYC-İ FERÂŞÎ = COROLLE PAPILIONACÉE
- KELEBEK OTU ile KELEBEK ÇİÇEĞİ
( Bir cins yaban yoncası. İLE İki çeneklilerden, aydınlık oda ve salonlarda zengin renkli ve çok dallı bir süs bitkisi. )
- KELEBEK ile AKKELEBEK
( ... İLE Hemen hemen tüm meyve ağaçlarında tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları bulunan, kalın ve kara damarlı bir kelebek. )
( ... cum APORIA CRATAEGI )
- KELEBEK ile AMİRAL KELEBEĞİ
- KELEBEK ile ANADOLU MELİKESİ KELEBEĞİ
- KELEBEK ile BALKELEBEĞİ
( Bal kovanlarına çok zarar veren bir böcek. [Lat. GALLERIA CEREANA] )
- KELEBEK ile BAYKUŞ KELEBEĞİ
(
)
( ... cum CALIGO )
- KELEBEK ile FELFELEK
( ... İLE Küçük bir kelebek türü. | Hurmagillerden, kestane büyüklüğündeki yemişi, şerit düşürücü nitelik taşıyan Asya bitkisi. )
( ... cum ... | ARECA CATECHU )
- KELEBEK/FERÂŞE[Ar. FİRÂŞA] ile FELFELEK
- KELEBEK ile FERÂŞE/PERVÂNE
( ... İLE Gece kelebeği. )
- KELEBEK ile/ve GECE KELEBEĞİ/PERVÂNE
( Tad alma duyusu ayağında olan hayvan. İLE/VE Geceleri ışığın etrafında dönen küçük kelebek. )
( Işık pervaneleri çekmez, onlara yönlerini şaşırtır. )
( Pervaneler giysileri yemezler. Giysileri yiyen onların tırtıllarıdır. )
- KELEBEK ile KELEBEK ile KELEBEK ile KELEBEK
( Pul kanatlılardan, gövdesi, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türü olan böceklere verilen genel ad. İLE Biçim olarak bu böceklere benzeyen. İLE Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan. | Bu hayvanın neden olduğu hastalık. İLE Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. )
- KELEBEK ile KELEBEKLER ile KELEBEK OTU ile KELEBEK CAMI ile KELEBEK GÖZLÜK ile KELEBEK ÇİÇEĞİ
- KELEBEK/KEPELİ[dvnlgttrk] ile KRAL KELEBEĞİ
( İspanya'dan Rusya'ya kadarlık coğrafyada 500 tür varken sadece Türkiye'de 400 tür kelebek bulunmaktadır. )
( TENÂSÜH: Bazı hayvanların kurttan kelebek haline dönüşmesi durumu. )
( "Türkiye'nin Kelebekleri" (Ahmet BAYTAŞ) kitabını incelemenizi salık veririz. )
(
ile ... )
( Kelebekler, arka ayakları ile koku alır ve duyargaları, dokunma ile etkinleşir. )
( BUTTERFLY vs. ... )
( EL MARIPOSA con ... )
- KELEBEK ile KRALİÇE ALEXANDRA KELEBEĞİ
( ... İLE Papua Yeni Gine'de yaşar. [Dişileri, erillerine oranla çok daha büyüktür. Yaklaşık olarak erillerin üç katı büyüklüğe sahiptir. Kanat genişliği, yaklaşık 30 santime kadar çıkabilmektedir.] )
- KELEBEK ile KURUKAFA
( ... İLE Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek. )
( ... cum ACHERANTIA ADROPHOS )
- KELEBEK ile MADEİRAN BÜYÜK BEYAZ KELEBEĞİ
- KELEBEK ile/ve/||/<> MAYMUN
( ["zihni" ve "düşünme sürecimizi/hızımızı" anlatmada]
Batı'da[Yunan]. İLE/VE/||/<> Doğu'da. )
- KELEBEK ile/ve/değil SİVRİSİNEK
( ... İLE/VE/DEĞİL Papua Yeni Gine'nin, Sepik Irmak'ında bulunan çok çeşitli sivrisineklerinin arasında, kelebeğe benzeyenleri de bulunmaktadır. [Bu bölgedeki sivrisinekler, sabah, öğle ve akşam olmak üzere ayrı sivrisineklerdir.] )
- KELEBEK ile/ve/<> SÖĞÜT KELEBEĞİ
- KELEBEKLER VADİSİ ile/ve/||/<>/> KELEBEKLER BAHÇESİ
( Fethiye'de. [Ölüdeniz'in yanındaki koy.] @@ Konya'da. [Yapay bir ortam ve gezilmesi gereken müze.] )
- KELEÇ ile ...
( Söz. )
- KELEÇÜ[Oğuz] ile KELEGÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sözcüklerle anlatma, konuşmak. İLE Tarla sıçanı soyundan, uzun arka ayakları olan küçük bir hayvan. )
- KELEM/DÜRME/KAPUSKA[Slav]/LAHANA[Yun.] ile BRÜKSEL LAHANASI
( Turpgillerden, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve çok çeşitli türü olan bitki. İLE Ceviz büyüklüğünde, bir lahana türü. )
( KOLZA: Lahana tohumu. )
( MELFUF ile ... )
( CABBAGE vs. BRUSSELS SPROUTS )
( BRASSICA OLERACEA cum BRASSICA OLERACEA GEMMIFERA )
- KELEM ile KELEME
- KELEPÇE:
AŞAĞILAYICI değil KORUYUCU
( Zanlı kişinin ellerinin/kollarının önden [ya da duruma/kişiye göre arkadan] kelepçelenmesi, olası ve çeşitli panik, korku ya da kaygılarla, ilk başta kendine daha sonra da çevresine zarar verme olasılığını engelleyebilmek ve kişiyi korumak üzeredir. Hakaret ya da aşağılayıcı bir davranış olarak düşünülmemeli/algılanmamalıdır. )
- KELEPÇE[Fars. < KELEBÇE] ile/ve/||/<>/> PRANGA[İt. < BRANCA]
( El bileklerine takılan. İLE/VE/||/<>/> Ayak bileklerine takılan. )
- KELEPİR ile KELEPİRCİ/LİK
- KELEPLEMEK ile KELEPÇELEMEK ile KELEPÇELENMEK ile KELEPÇELETMEK ile KELEP ile KELEPÇE ile KELEPÇİ/LİK ile KELEPÇELİ ile KELEPÇESİZ
- KELER ile GÜNEY KAYA KELERİ
( ... İLE Güney Afrika'da yaşarlar. )
- KELER ile KAFKAS KELERİ
( ... İLE Ağrı Dağı eteklerindeki kayalıklarda yaşar. )
( ... cum PARALAUDAKIA CAUCASIA )
- KELER ile KELER BALIĞI
- KELER ile SIRTAR
( ... İLE Bir keler türü. )
- KELER ile SUKELERİ/KİLİS
( Köpekbalıkları takımının, kelergiller ailesinden, ılık ve tropik denizlerde yaşayan, uzunluğu 1,5 metre kadar olan, bir defada 20 yavru doğuran bir tür balık. İLE Kurbağagillerden, durgun sularda ve karada yaşayan bir tür küçük hayvan. )
( RHINA SQUATINA cum LOPHIUS )
- KELER ile VEZEGA[Ar.]
( ... İLE Bir çeşit büyük keler. )
- KELGİN ile SEL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gel-git döngüsünde, suların kabarması ve bu nedenle oluşan seller. İLE ... )
- KELİK ile ...
( Eski ayakkabı. )
- KELÎM[Ar. < KİLÂM] ile KELİM[Ar. < KELİME]
( Söz söyleyen, konuşan. | İkinci kişi.[muhâtab] İLE Sözler. )
- KELİME HAZİNESİ[Ar.] değil/yerine/= SÖZ AĞIŞI/DAĞARCIĞI/VARLIĞI
- KELÎME değil KELİME
- KELİME[Ar.] ile/yerine/= SÖZCÜK
- KELİME-İ ŞEHÂDET ile/ve/||/<> ŞEYTANIN LÂNETLENMESİ
( İslâm'da. İLE/VE/||/<> Hristiyanlık'ta. )
( HÜSN-EL HÂTİME )
- KELİME-İ TEVHÎD:
"ALLAH'TAN BAŞKA İLÂH YOKTUR" ve/||/<> ÖLÜM VAR!
- KELİME-İ TEVHÎD ve/||/<> KUR'ÂN-I MECÎD
- KELİMELEŞMEK ile KELİME/LİK ile KELİMESİZ ile KELİME TÜRÜ ile KELİME OYUNU ile KELİME CAMBAZI ile KELİME KADROSU ile KELİME SIKLIĞI ile KELİME VURGUSU ile KELİME HAZİNESİ ile KELİME CAMBAZLIĞI ile KELİME KARIŞIKLIĞI
- KELÎMULLAH ile KELİMETULLAH
( Hz. Musa. İLE Hz. İsa. )
( [Eski Ahit'e göre] Hakk'la yüzyüze konuşan. İLE ... )
- KELİN İLACI OLSA BAŞINA SÜRER ile/ve/||/<> OĞLAN DOĞUR, KIZ DOĞUR; KENDİ HAMURUNU, KENDİN YOĞUR
- KELİSER ile ...
( Keliserli hayvanların tipik özelliği olan pençe biçimindeki beslenme öğesi. [KELİSERLİLER] )
( Atnalı yengeçlerini, akrepleri, keneleri, örümcekleri ve soyu tükenmiş bir öbek olan su akreplerinin yer aldığı hayvan şubesinin üyeleri. )
- KELLEŞMEK ile KELLE ile KELLECİ/LİK
- KELLİ FELLİ değil KERLİ FERLİ
( Saçı olmayan ve yarmak. DEĞİL Güç/kuvvet ve erk/iktidar. )
- KELLİ ile KELLİK ile KELLİ FELLİ
- KEL/LİK ile/değil/yerine SAÇSIZ/LIK
- KELPETEN, YUSUF (İST. 1947) :
( Kuruçeşme Spor Kulübünden transfer edildi ve üç sezon (1970 - 1972 ve 1978 - 1979) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 34 lig, 3 kupa olmak üzere 38 resmi ve 12 özel maçla birlikte 50 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 3, kupa maçlarında 1 ve özel maçlarda 5 olmak üzere 9 gol kaydetti. )
- KELT ile KELT HAÇI
( CELTIC vs. CELTIC CROSS )
( زبان سلتي ile سلتي ile ضرب در )
( ZABAN SALATY ile سلتي ile ZAB DAR )
- KELTLER ile/ve İTALİKLER ile/ve GERMENLER
- KEM-KÜM (ETMEK)
( Sözü ağızda gevelemek, söylenmek isteneni söyleyememek. )
- KEM[Ar.] ile KEM[Ar.]
( Soru edatı.[bir şeyin mikdarını öğrenmek üzere kullanılır][kaç?, ne kadar? vb.] İLE Az, eksik. | Kötü, fena; bozuk. )
- KEM ile KEM[Fars.]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sayrılık. İLE Kötü, eksik. )
- KEM ile KEME ile KEM GÖZ ile KEM KÜM
- KEMAL ATATÜRK LİSESİ :
( Tarabya'da İstek Vakfı tarafından 1987/1988 öğretim ve eğitim döneminde açıldı. 1997/1998 ders döneminde Güzel Sanatlar Lisesi, İlköğretim Okulu ile Ana Okulu açıldı. )
- KEMAL/OLGUNLUK ve/<>/> ÖZGÜR/LÜK
- KEMAL SUNAL PARKI :
( Taraya Mahallesindedir. 4.556,00 m²'lik bir alan üzerindedir. 2.593,00 m²'lik yeşil alanı, 190 m²'lik çocuk oyun alanı ve 425,00 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )
- KEMÂL ile/ve BEKÂ
- KEMÂL ile BEKÂ
- KEMÂL ve/||/<>/< GÜZELLİK
- KEMAL ile/ve/||/<>/> İHSAN
- KEMÂL ve/||/<>/< KELÂM
( Olgunluğumuz/olgunlaşmamız(kemâlimiz], sözlerimizin altındadır/ardındadır.
[Kemâlimiz, kelâmımızın altındadır.]
)
( PERFECTION and/||/<>/< THEOLOGY/SPEECH )
- KEMÂL ve/||/<>/< KELÂM
( PERFECTION and/||/<>/< THEOLOGY/SPEECH )
- KEMAL ile KEMALİST ile KEMALİZM
- KEMÂL ve SÛRET
( Hareket eden maddedeki olanakların dışa çıkması. VE Her kemâl bir sûretin açığa çıkmasıdır. | Mâhiyetin maddeyle bitişmiş halidir. )
- KEMÂL[Ar.] ile TAMÂM[Ar.]
- KEMAL ile/ve/<> TÜMEL
- KEMÂL ve/> ZEVÂL
- KEMÂLÂT ve/< CEMİYET
- KEMÂL'İ TAHSİL ve GÜZEL'İ MÜŞÂHEDE
( Kemâlât, geçtiğimiz yolu unutmayıp, oraya kişileri götürmek üzere geri dönmektir. )
- KEMALPAŞA ile KEMALPAŞA TATLISI
- KEMAN ile/ve ERHU
( ... İLE/VE Çin kemanı. )
- KEMAN ile KEMANE ile KEMANİ ile KEMANCI/LIK ile KEMANÇE ile KEMAN YAYI ile KEMANE ÇEKME ile KEMANE BALIĞI
- KEMAN ile KEMENÇE ile KEMAN SOPASI
( FIDDLE vs. FIDDLEBACK vs. FIDDLESTICK )
( کار بيهوده کردن ile زرزر کردن ile ويولن زدن ile شبيه کمانچه ile آرشه ويولون )
( KAR BEYTEOODEH KARDAN ile ZARZAR KARDAN ile VEYVALAN ZADAN ile SHABYYEH KAMANCHEH ile ARSHEH VEYVOLON )
- KEMAN ile/ve SARİNDA
( ... İLE/VE Hint kemanı. )
- KEMAN[Fars. :Yay.] ile/ve/> VİYOLA(ALTO)[İt.]
( ... İLE/VE/> Kemandan biraz büyükçe dört telli saz. | Kontralto. )
- KEMAN/VARDI GELDİ ile/ve/<>/> VİYOLA ile/ve/<>/> ÇELLO/VİYOLONSEL[İt. < VIOLONCELLO] ile/ve/<>/> KONTRBAS[Fr.]
( Çenenin altına dayanarak çalınan telli çalgı. İLE/VE/<>/> Kemandan biraz büyükçe dört sürtme telli saz. İLE/VE/<>/> Viyoladan büyük, kontrobastan küçük dört sürtme telli saz. İLE/VE/<>/> En kalın sesli yaylı çalgı. )
( )
- KEMANCI YENGECİNİN:
ERİLİNDE ile DİŞİSİNDE
( [Beslenme kıskaçları] Tektir. İLE Çifttir. )
- KEMÂNE ile KEMÂNE ile KEMÂNE ile KEMÂNE
( Keman ve kemençe yayı. İLE Bir tür halk çalgısı. İLE Delgi ya da küçük torna çevirmek için kullanılan ok yayı biçimindeki araç. İLE Ahşap gemilerde talimarın üst ucundaki kıvrım.[TALİMAR[İt. < TAGLIAMARE]: Baş bodoslamasından omurgaya kadar uzanan, cıvadra donanımına desteklik etmek amacıyla konulan ekleme.] )
- KEMEK ile KEMEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İşlemeli ve çizgili pamuklu bir kumaş. İLE ... )
( Harmaniye dikilir. İLE Kıpçaklar, yağmurluk yapımında kullanır. )
- KEMENÇE ile/ve KEMANÇE
( SMALL VIOLIN OTTOMAN vs./and ... )
- KEMENÇE ile SARANGİ
( ... İLE Kuzey Hindistan klâsik müziğinde kullanılır. )
- KEMENTLEMEK ile KEMENT ile KEMENÇE ile KEMENÇECİ/LİK
- KEMER-BEND ile KEMER-BESTE
( Derviş. İLE Bekâşî dervişi. | Eline, beline ve diline sahip olan. )
- KEMER MAHALLESİ :
( Bahçeköy Belde Belediyesinin yeni mahallelerinden biridir. Kemerden Bahçeköy'e girişte sol taraftaki yerleşim bölgesidir. Önceleri Karadeniz Mahallesi gecekondu bölgesi iken, Bahçeköy'e bağlı muhtarlık olunca ismi de Kemer Mahallesi oldu. )
- KEMER MEZARLIĞI :
( Bahçeköy, Kemer mahallesindeki Nuray Artam Camiinin üst tarafındaki yamaçtadır. Yeni bir mezarlıktır. )
- KEMER[Fars.] değil/yerine/= EĞME/TÜMSEKLİ
- KEMER[Fars. :Bel.] ile/ve/değil KAMBERİYE
- KEMER ile KAŞ KEMERİ ile KEMERLİ ile ARŞİV ile ARŞİVLER ile KEMERLİ GEÇİT
( ARCH vs. ARCH OF THE EYEBROW vs. ARCHED vs. ARCHIVE vs. ARCHIVES vs. ARCHWAY )
( تاق ile طاق ile خم ابرو ile طاقدار ile بيگاني کردن ile آرشيو ile بيگاني ile دروازه طاقدار ile گذر سرپوشيده )
( TAGH ile TAGH ile KHAM EBRO ile طاقدار ile BEYGANY KARDAN ile ARSHYVE ile بيگاني ile DARVAZEH TAGHDAR ile GOZAR SARPUSHYDAH )
- KEMER değil/yerine/= KAYIŞ
- KEMER ile Kemer ile Kemer
( Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, ya da metalden yapılan bel bağı. | Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü. | Emniyet kemeri. | Tümsekli. | Kemiklerden oluşan yay biçimindeki yapı. | Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. | İki sütun ya da ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. | Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan kuşak. İLE Antalya iline bağlı ilçelerden biri. İLE Burdur iline bağlı ilçelerden biri. )
- KEMER ile KÖPRÜ
( AQUEDUCT vs. BRIDGE )
- KEMER ile KUŞAK
( NİTÂK[Ar.]: Kuşak, kemer. | Peştemal. | Kuşak yeri. | Bir çeşti Arap giysisi. )
- KEMERLEMEK ile KEMER/LİK ile KEMERE ile KEMERCİ/LİK ile KEMERLİ ile KEMERSİZ ile KEMER GÖZÜ ile KEMER BAĞLAMA ile KEMER PATLICANI
- KEMERLER
- KEMER/SEMER değil/yerine/= ÇIKAÇ
- KEMİK YANGISI ile/ve KIKIRDAK DOKUSU YANGISI ile/ve EKLEM YANGISI ile/ve EKLEM SIVISI İÇEREN KESELERİN YANGISI
( OSTEOMİYELİT ile/ve POLİKONDRİT ile/ve ARTRİT ile/ve BURŞİT )
- KEMİK ve/||/<> FREN ve/||/<> İNSAF
- KEMİK ile/ve/<> İLİK
( AZM ile/ve/<> MAĞZ/MUHH[çoğ. MİHÂH] )
( BONE vs./and/<> BONE MARROW )
- KEMİK ile KABURGA/GÖĞÜS KEMİĞİ
( EĞE KEMİĞİ(AZM-İ DIL'Î): (HZ. ADEM'İN) SOL KABURGA(SI) )
( ... ile BEVÂNÎ )
( BONE vs. RIB/STERNUM/BREAST BONE )
- KEMİK ile KALBUR KEMİĞİ
( ... İLE Alın kemiğinin arkasında, kalbur gibi küçük delikleri olan, kafatasının alt ve ön bölümünü oluşturan kemik. )
- KEMİK ile KEMİK İLİĞİ ile KEMİK KIRMA
( BONE vs. BONE MARROW vs. BONESETTING )
( استخوان ile عظم ile مغز استخان ile شکستهبندي )
( ESTEKHAN ile عظم ile MOGHZ ESTEKHAN ile SHKASTEHABANDY )
- KEMİK ile KEMİKÇİK
( ... İLE Küçük kemik. )
- KEMİK ile OMACA
( ... İLE Kesilen ağaç kökü, asma kütüğü. | İri kemik. )
- KEMİK ile PARMAK KEMİĞİ
( BONE vs. PHALANX )
- KEMİK ile/ve/||/<>/> PETROUS KEMİĞİ
( BONE vs./and/||/<>/> PETROUS BONE )
- KEMİK ile SABANKEMİĞİ
( ... İLE Burun boşluklarını birbirinden ayıran çeperin arkasında bulunan, ince, uzun bir kemik. )
- Kemiklerini DİNLE!!!
- KEMİKLEŞMEK ile KEMİKLEŞTİRMEK ile KEMİK ile KEMİKLİ ile KEMİKSİZ/LİK ile KEMİK DOKU ile KEMİK ZARI ile KEMİK RENGİ ile KEMİK BİLİMİ ile KEMİK BİLİMCİ ile KEMİK ERİMESİ ile KEMİK YALAYICI/LIK ile KEMİK BİLİMSEL ile KEMİKLİ BALIKLAR
- KEMİKSİ ile KEMİKSİ BÖLGE
- KEMÎN[Ar. çoğ. KEMÂÎN] ile KEMÎN[Ar.]
( Pusuya gizlenmiş kişi. | Pusu. İLE Çok az. | Pek küçük. )
- KEMİNE ile ...
( Pek küçük. )
- KEMİRGEN ile ...
( RODENT )
- KEMİRGEN ile BÜYÜK KEMİRGEN
( ... İLE Ne yazık ki, soyu tükenmiştir. :( )
( ... cum JOSEPHOARTIGASIA MONES )
- KEMİRGEN ile KUMKAZAN
( ... İLE Kemirgenlerden, Afrika'nın güneyinde yaşayan bir tür memeli. )
( ... cum BATHYERGUS MARITIMUS )
- KEMİRGEN/LİK ile KEMİRGENLER
- KEMİRİCİ ile ÇİNÇİLYA
( ... İLE Çinçilyagillerden, yumuşak ve gümüş rengi tüyleri olan, kemirici bir hayvan. )
( ... cum CHINCHILLA LANIGER )
- KEMİRİCİ/LER ile/ve/<> ÇİFTDİŞLİ/LER
( ... İLE/VE/<> Omurgalılardan, üstçenedeki bir çift, kemirmeye yarayan dişin arasında bir çift daha küçük dişleri bulunan, kemiriciler takımının bir alttakımı. )
- KEMİRMEK ile KEMİRİLMEK ile KEMİREBİLMEK ile KEMİRİCİ/LİK ile KEMİRİCİLER
- KEMİRMEK ile/ve/||/<> SÖMÜRMEK
- KEMOLİTOTROF BAKTERİ ile/||/<> FOTOTROF BAKTERİ
( Kemolitotrof inorganik bileşiklerden enerji alır İLE fototrof ışıktan enerji alır. Kemolitotrof nitrifikasyon ve sülfür oksidasyonu yapar İLE fototrof fotosentez yapar. Winogradsky kemolitotrofları keşfetti İLE toprak mikrobiyolojisinin temelini attı. )
( Sergei Winogradsky tarafından 1888 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1856-1953) (Ülke: Rusya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Kemolitotrofi, nitrojen döngüsü bakterileri, toprak mikrobiyolojisi) )
- KEMOLİZ/CHEMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL AYRIŞIM
- KEMOPREVANTİF/CHEMOPREVENTIVE[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA ÖNLER
- KEMOPROFİLAKSİ/CHEMOPROPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA KORUMA
- KEMOSENTEZ ile FOTOSENTEZ
( Bazı bakterilerin kimyasal nesnelerden enerji üreterek besin üretmesi ve üretme süreci. İLE Bitkilerin güneş ışığını kullanarak besin üretmesi ve üretme süreci. )
- KEMOTAKSİ/CHEMOTAXIS[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL YÖNELIM
- KEMOTAKTİK/CHEMOTACTIC[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL YÖNELIMLİ
- KEMOTERAPİ/CHEMOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA KANSER SAĞALTIMI | İLAÇLA SAĞALTIM
- KEMOTERAPİ İLE RADYOTERAPİ İLE İMMÜNOTERAPİ ile/||/<> KANSER TEDAVİLERİ
( Başlıca kanser tedavi yaklaşımları. )
( Formül: PD-1/PD-L1 blokajı )
- KEMOTERAPİ değil/yerine/= KİMYASAL/KİMYEVÎ SAĞALTIM/TEDAVİ
- KEMOTERAPÖTİK/CHEMOTHERAPEUTIC[İng.] değil/yerine/= KANSER İLACI
- KEMOTROP ile FOTOTROP
( Kemotrop, kimyasal nesnelere yönelen organizmalar. İLE Fototrop, ışığa yönelen organizmalar. )
- KEMRE ile KEMRE
( Gübre, tezek. İLE Deride kalınlaşmış kir tabakası. | Başta olan kepek. )
- KEMRELEMEK ile KEMRE/LİK
- KEMRÜK = KERTÜK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Tahtanın üzerindeki çentik. )
- KEM-TER değil/yerine/= AŞAĞIDA BULUNAN, HAKÎR, İTİBARSIZ | EKSİK
( AŞAĞIDAN BULUNAN, HAKÎR, İTİBARSIZ | EKSİK )
- KEN ile KEND/KENT[Soğd] ile KEND[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Doğu bölgelerindeki tüm kentlere verilen genel ad. İLE Yüksek sayıda kişinin yaşadığı yer. İLE Köy. )
( SEMERKAND[Fars. < SEMİZ KEND]: Büyüklüğü nedeniyle "besili kent". )
- KENAN İLİ ile ...
( FİLİSTİN [Adanmış toprak] )
- KENAN PARS SAĞLIKÇILAR PARKI :
( İstinye Mahallesindedir. 1.801,57 m²lik bir alan üzerindedir, 900,52 m²lik yeşil alanı ve 98,87 m²lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- KENAN ile KENANİT
( CANAAN vs. CANAANITE )
( کنعان ile کنعاني )
( KONAAN ile کنعاني )
- KENAN ile YUNAN
( Tenzih. İLE Teşbih. )
( CANAAN vs. GREEK )
(1996'dan beri)