Söz(cük)leri/ni ve tutumu/nu değiştir... Dünya/n değişsin!

Bu nedir? | Nasıl kullanılır? | Nasıl okumalı/anlamalı? | Sıkça Sorulan Sorular | Yenilikler | İletişim

DİL'DE
(/DİLBİLGİSİ'NDE)

KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!

(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)






( Bugün [11 Mayıs 2021] itibariyle
Dil/bilgisi bölümünde,
8097
FaRk )





- ^ İNCELTME İMİ(olarak kullanım) ile UZATMA İMİ(olarak kullanım)



- - "..., HAYIRLI OLSUN" ile/ve/değil/||/<>/>/< "..., (... İÇİN) (DE) HAYIRLI OLSUN, HAYIRLARA VESİLE OLSUN"

( Kutlama. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Tesellî. )


- -2 ve 2

( İkisinin de karesi 4'tür. )


- -Dİ'Lİ GEÇMİŞ ile/<> -MİŞ'Lİ GEÇMİŞ

( Belirli geçmiş. İLE/<> Belirsiz geçmiş. )


- -Dİ'Lİ GEÇMİŞ ile/<> -MİŞ'Lİ GEÇMİŞ

( İstenç/irâde devrede olduğunda. İLE/<> Yapılabilecek/değiştirilebilecek herhangi bir durum olmadığında. )


- -Dİ'Lİ GEÇMİŞ ile/<> -MİŞ'Lİ GEÇMİŞ

( Farkındalıkla, sorumluluğu üstlenilmiş eylemlerde/tutumlarda. İLE/<> Farkında olunmadan/olunmayabilinenlerde. )


- -LIK EKİ

( 2./ÜST SOYUTLAMA )


- -MEK ile/ve/||/<> -LİK



- !"IRKÇI/LIK" ile/ve/değil/<> OYMAKÇI/LIK / KABİLECİ/LİK



- !ÇALIP-ÇIRPMAK



- !FİTNE-!FESAT



- !FİTNE-!FÜCUR



- !HARP ile/ve/değil !MUHAREBE

( Bütünü. İLE/VE/DEĞİL Çarpışma. )


- !HİLE-HURDA



- !KAVGA-DÖVÜŞ



- !KAVGA-GÜRÜLTÜ



- !MUŞTALAMAK değil MUŞTULAMAK

( Muşta ile vurma. DEĞİL Sevinilecek bir işin, olayın vb. olduğunu, birine haber vermek, müjdelemek. )


- !SİNDİRME ile SİNDİRME



- !TAHKİR ile/değil/yerine TENKİT/TENKİD

( Bir kaçıştır.[kendinden, utancından, küçüklüğünden] İLE/DEĞİL/YERİNE Bilmeyi zorunlu kılar. )


- !TEKME-TOKAT



- ... "FARZ" OLDU ile/değil/yerine ... ŞART OLDU



- ... "GELESİYE KADAR" değil ... GELİNCEYE KADAR



- ... "ÖZGÜRLÜĞÜ" değil ... HAKKI



- ... "ŞANSI" YOK değil ... OLASILIĞI/OLANAĞI YOK



- ... ADINA ile ... İÇİN/AÇISINDAN



- ... ANLAMDA ile/ve/değil/||/<>/< ... ALANDA



- ... ARTI ... ile/ve/değil ... AYRICA ...



- ... BÂBINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... BAĞLAMINDA



- ... BİÇİMİNDE:
OLSA/OLMASI GEREK ile OLMALI!



- ... ÇÜNKÜ, NİYE? ... değil ... NİYE?, ÇÜNKÜ ...



- ... DAHİ ... ile ... BİLE ...



- ... DE/DA ile ... VE ...



- ... DİYE BİLDİĞİ/M/İZ ile ... DİYEBİLDİĞİ/M/İZ



- ... GEREKLİDİR ile/yerine ... GEREKİR



- ... GİBİ ile ...'YA GÖRE



- ... İCABI yerine ... GEREĞİ



- ... İÇİN ile ... ÜZERE



- ... KADARIYLA ile/ve/değil ... İTİBARİYLE



- ... KERE ile/ve/||/<>/> "AŞK KERE"



- ... OLANAĞI ..:
SUNMAK ile/ve/||/<> TANIMAK



- ... OLDUĞU DOLAYISIYLA değil ... OLMASI DOLAYISIYLA



- ... OLDUĞUNDA / GEREKTİĞİNDE ile/değil ... OLURSA / GEREKİRSE



- ... OLDUĞUNU:
"DÜŞÜNEMEYİZ" değil SÖYLEYEMEYİZ/İDDİA EDEMEYİZ



- ... OLDUĞUNU:
"DÜŞÜNÜYORUM" ile/değil TAHMİN EDİYORUM



- ... OLMASINDAN/DURUMUNDAN (DA):
ANLAŞILACAĞI GİBİ ..." ile/ve/değil "HAREKET EDİLEBİLECEĞİ GİBİ ..."



- ... OLUNABİLİNECEK değil OLUNABİLECEK



- ... PEŞİNDE ile/ve/değil/<> ... DERDİNDE



- ... ŞEMASI ile ... AĞACI



- ... ÜZERİNE ile/ve/değil/||/<>/< ... ÜZERE



- ..., ...'NIN:
"GÖSTERİSİ" değil GÖSTERGESİ



- ..., BİZİ ŞURAYA "İLETEBİLİR" değil ..., BİZİ ŞURAYA "YÖNLENDİREBİLİR"



- ...:
"BÖLÜMÜ" ile/ve/||/<> ... "YANI"



- ...:
"OLMALI!" ile/değil OLABİLDİĞİ KADAR(IYLA) OLMALI(/OLABİLİR ANCAK)



- ...:
KAYNAK/LI/LIK ile/ve/||/<> ODAK/LI/LIK ile/ve/||/<> AMAÇ/LI/LIK ile/ve/||/<> HEDEF/Lİ/LİK ile/ve/||/<> TEMEL/Lİ/LİK



- ...'DA/N:
"NE ANLADIĞIN" ile/ve/değil "NE BEKLEDİĞİN"



- ...'DAN:
BERİ ile İTİBAREN



- ...'LARI:
SAYMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SIRALAMAK



- ...'NIN EVİNDE YAŞAMAK ile/yerine ...'NIN EVİNDE KALMAK



- ...'NIN SANATI ile ... SANATI



- ...'NIN:
"KARŞITI" ile/değil DIŞINDA KALAN/BIRAKILAN



- ...'NIN:
"SUÇLUSU" ile/ve/değil/yerine/<>/< SORUMLUSU



- ...'NIN:
KANITI ile/değil GÖSTERGESİ



- ...'NIN:
TANIMI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLI OLDUĞU/OLABİLECEĞİ YER



- ...'NIN(BEKLEMENİN/DÜŞÜNMENİN VB.):
"ÂLEMİ" YOK! değil GEREĞİ YOK!



- ...'YA GELİN! ile GELİN

( Kişiler/e. İLE Kişi. )


- ...'YA İLİŞKİN ile/ve ...'YA YÖNELİK



- ...'YA KARŞI ile/ve/değil ...'YA YÖNELİK



- ...'YA YOL AÇIYOR/AÇAN ile/değil ...'YI SAĞLIYOR/SAĞLAYAN



- ...'YA:
"İNDİRMEK" ile "GÖTÜRMEK"



- ...'YA:
"RAST GELME" ile/ve/değil/yerine "DENK GELME"



- ...'YI:
"BOŞVERELİM" ile/değil/yerine GEÇELİM



- ...'YI:
"UZATMAK" ile/değil/yerine SÜRDÜRMEK



- ... değil ALTYAPI



- ... değil ATASÖZÜ



- ... değil AYŞEKADIN(FASULYE)



- ... değil BALLIBABA



- ... değil BALMUMU



- ... değil BASIMEVİ



- ... değil BASMAKALIP



- ... değil BEŞİBİRLİK



- ... değil BİÇERDÖVER



- ... değil BİNDALLI



- ... değil CAMGÖBEĞİ



- ... değil ÇALAKALEM



- ... değil ÇALIKUŞU



- ... değil ÇÖREKOTU



- ... değil DEMİRYOLU



- ... değil DEVETABANI



- ... değil DIŞİŞLERİ



- ... değil DÜZTABAN



- ... değil EBEGÜMECİ



- ... değil GAZYAĞI



- ... değil GÖZDAĞI



- ... değil KATSAYI



- ... değil KAVUNİÇİ

( Pembeye çalan sarı renk. | Bu renkte olan. )


- ... değil KOŞARADIM



- ... değil KÖREBE



- ... değil KUŞBURNU

( Çalılık ve ormanlık alanlarda yetişen, soluk pembe renkte çiçekler açan bir ağaç, yaban gülü ağacı. | Bu ağacın parlak kırmızı renkli, içi tüylü ve çekirdekli meyvesi. | Bu meyveden yapılan içecek. )


- ... değil ORTAOYUN



- ... değil ÖNSÖZ



- ... değil SEMİZOTU



- ... değil SİNEKKAYDI



- ... değil VARSAYIM



- ... değil YERELMASI



- ...MELİ/MALI ile/değil/yerine OLSA GEREK



- ...MIŞ GİBİ ile/ve/değil BİLE DEĞİL



- ...YA "DEĞER"/"DEĞMEZ" ile/değil/yerine GEREKİR/GEREKMEZ



- ...YA AİT ile/ve/değil ...YA ÖZGÜ



- " ...YA YOL AÇAR" ile/ve/değil "... SAĞLAR"



- " ' "(KESME İMİ) ile " - " HECE BÖLME



- " "
değil/yerine/><
, ve/||/<> . ve/||/<> ! ve/||/<> ? ve/||/<> :

( İnsanlık, bir gün...

(,) Virgülü kaybetti:
Söyledikleri, birbirine karıştı.

(.) Noktayı kaybetti:
Düşünceleri, uzayıp gitti. Ayıramadı onları.

(!) Ünlem işaretini kaybetti bir gün de:
Sevincini, öfkesini, tüm duygularını kaybetti.

(?) Soru işaretini kaybetti bir başka gün:
Soru sormayı unuttu.
Her şeyi olduğu gibi kabul eder oldu.

(:) İki noktayı kaybetti başka bir gün:
Hiçbir açıklama yapamadı.

Yaşamının sonuna geldiğinde...
Elinde sadece (") tırnak işareti kalmıştı...

“İçinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca."

Alex Kanevsky )


- "-"(TİRE) ile "-"(EKSİ)



- "... (FİZİKİ UNSURUN) HER BİRİSİNİ ..." değil "... (FİZİKİ UNSURUN) HER BİRİNİ ..."



- "... (OLARAK) GÖRÜLÜR" ile "... (OLARAK) GÖRÜNÜR"



- "... AÇISINDAN" ile "... BAKIMINDAN"



- "... ALIŞVERİŞİ" ile/değil/yerine ... PAYLAŞIMI



- "... AMA ..." ile/değil/yerine "... DOLAYISIYLA ..."



- "... AMA ..." ile/ve/<> "KEŞKE ..."

( Onu kaybettirir. İLE/VE/<> Kendini yok ettirir. )


- "... ANLAMINDA" ile/ve/<> "... ORANINDA"



- "... ANLAŞILMAZ!" ile/değil/yerine HERKES, KABI KADARINI ALIR



- "... BÂBINDA" ile/değil/yerine ... BAĞLAMINDA



- "... BAKIMDAN" ile/değil "... BAKIMINDAN"



- "... BAZLI"[< İng. BASE] değil/yerine/= TEMELLİ



- "... BİÇİMİNDE DÜŞÜNMEK" ile "... BİÇİMİNDE BAKMAK"



- "... BİR O KADAR DA/DAHA ..." ile "... BİR-ON KADAR DA/DAHA ..."



- "... BOYUNCA" ile "... SÜRESİNCE"



- "... BURADAN GELİ(YO)R" ile/ve/değil "... BUNA/ŞUNA DAYANI(YO)R"



- "... DA" ile "... BİLE"



- "... DERLER" ile "... DEMİŞLER"



- "... DİSİPLİNİ" ile/değil/yerine ... DİLİ



- "... DİYE BİLİRİZ" ile/değil "... DİYEBİLİRİZ"



- "... DİYE" ile "... ADINA"



- "... DİYOR" ile/değil "... DA DEMİŞ OLUYOR"



- "... DÜŞÜNCELİ DÜŞÜNÜRLER" değil ... "KABULLÜ" DÜŞÜNÜRLER



- "... EŞEK DEĞİLSİN YA ..." ile/yerine "İSTER İSTEMEZ"



- "... EVRENİ" ile/ve/<> ... EVRİMİ



- "... GİBİ ŞEYLER DE":
SÖZ KONUSU ile/değil OLASI(/LIK İÇİNDE)



- "... GİBİLERİNDEN" değil ... GİBİ



- "... GİBİLERİNDEN" ile/ve/<> "...MIŞCASINA"



- "... GÖRDÜKSE/GÖRDÜMSE/GÖRDÜNSE" değil ... GÖRDÜYSEK/GÖRDÜYSEM/GÖRDÜYSEN



- "... HAKKI İÇİN" değil HAKKI BÂKÎ OLSUN/KALSIN



- "... HAKKINDA" ile/ve/<> "... ÜZERİNE"



- "... HERŞEYİN EN İYİSİNE LÂYIKTIR" ile/değil "... HERŞEYİN EN İYİSİNİ YAPAR/DI"



- "... IŞIĞINDA" ile/<> "... ÇERÇEVESİNDE"



- "... İÇİN" ile/değil/yerine "... AÇISINDAN"



- "... İÇİN" ile/değil/yerine "... GEREĞİ(NCE)"



- "... İÇİN" değil "... İÇİN GEÇERLİDİR"



- "... İDEASI" ile/değil ... İDDİASI



- "... ile ..." ile "... ile/yerine ..."



- "... İLE BAŞ ETMEK" ile MÜCADELE ETMEK



- "... İLE BURUN BURUNA GELMEK" ile "KIÇ KIÇA YATMAK"



- "... İLE" ile "... İÇİNDE"



- "... ile/yerine ..." ile "... ile ..."



- "... İNANILIR" ile/değil "... KABUL EDİLİR"



- "... KADAR" ile/ve/değil/yerine "... DOĞRULTUSUNDA"



- "... KAYDIYLA" ile/değil "... KOŞULUYLA"



- "... KESİMİ" ile/ve "... TAKIMI"



- "... MANTIĞI" ile/ve/değil/||/<>/< KABULÜ



- "... MI BARİ?" ile "... MI PEKİ?"



- "... NE ZAMAN ..." değil "... OLDUĞUNDA"



- "... NEDENİYLE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "... GEREĞİNCE"



- "... NEDENİYLE" ile "... SONUCUNDA"



- "... NIN ÂLEMİ YOK" ile "...NIN GEREĞİ YOK"



- "... OLABİLİR" ile/ve "... OLSA GEREK" ile/ve "... OLMALI"



- "... OLARAK GÖRMEK" ile "... OLARAK KABUL ETMEK"



- "... OLARAK KALMAMASI KOŞULUYLA" ile "... OLMAMAK/KALMAMAK ÜZERE"



- "... OLARAK" ile/değil/yerine "... OLARAK DA"



- "... OLARAK" ile/yerine/değil "... SIFATIYLA"



- "... OLDUĞU HALDE" ile/ve/değil/yerine "... OLMASINA KARŞIN"



- "... OLDUĞU İÇİN" ile/ve/değil/yerine ...(DAN) (OLDUĞUNDAN) DOLAYI

( [adın/ismin] -e hali. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE -den hali. )


- "... OLDUĞU İÇİN" ile/ve/değil/yerine ...(DAN) (OLDUĞUNDAN) DOLAYI

( DOYMAK İÇİN ile/ve/değil/yerine ACIKTIĞIMDAN DOLAYI )


- "... OLDUĞU KADAR" ile/ve/değil "... OLMASININ YANISIRA"



- "... OLDUĞU SEBEBİYLE" değil "... OLMASI NEDENİYLE"



- "... OLMALI" ile/değil/yerine "... OLMASA DAHA İYİ"



- "... OLMAMALI" ile/değil "... OLMASA GEREK"



- "... OLMASINI BİLMEK" değil ... OLDUĞUNU BİLMEK



- "... ONDAN SONRA ..." ile/ve "... DOLAYISIYLA ..."



- "... ÖYKÜ/SÜ" değil ... SÜRECİ



- "... ÖZELLİĞE HAİZ" değil ... ÖZELLİĞİ HAİZ



- "... SAĞLAMAK" ile "... SUNMAK"



- "... SAYESİNDE" ile/ve/değil/yerine "... ARACILIĞIYLA"



- "... SEVİYESİ İNDİRGENMİŞ" değil ... SEVİYESİ İNDİRİLMİŞ/DÜŞÜRÜLMÜŞ



- "... TANIMLANDI" ile/değil ... TANINDI



- "... TARTIŞMASI" ile/değil ... AYRIMI



- "... TASI, ODUNCUNUN VAR BALTASI" ile/ve "TATLI SÖZ YILANI DELİĞİNDEN ÇIKARIR"



- "... UĞRUNA" değil/yerine ... AMACIYLA



- "... UĞRUNA" ile/değil "... İÇİN"



- "... VARLIKLARINI SÜRDÜRÜYOR" değil "... VAROLUŞLARINI SÜRDÜRÜYOR"



- "... VAZİYETTE" yerine "... DURUMDA"



- "... YANINDA ..." ile/değil "... YANISIRA ..."



- "... YAPANA KADAR ..." ile "... YAPACAĞINA ..."



- "... YAPIYORLAR" ile/değil/yerine/< "... YAPILIYOR"

( Kişi ve sonuç odaklı/lık, merkezli/lik. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Kavram, olay, olgu ve süreç odaklı/lık. Süreç ve sonuç birlik ve bütünlüğünde. )


- "... YAPIYORLAR" ile/değil/yerine/< "... YAPILIYOR"

( Hiçbir yere ulaştırmaz. Güdük/düşük bir zihniyettir. Sorunlu ve sorun odaklıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Herşeyi anlamaya yarayacak ilk ve temel adımdır. İleri bir zihniyettir. Çözümcü ve çözüm odaklıdır. )


- "... YAPIYORLAR" ile/değil/yerine/< "... YAPILIYOR"

( "Haklısın." / "Doğru söylüyorsun" İLE/DEĞİL/YERİNE/< Doğru. )


- "... YAPIYORLAR" ile/değil/yerine/< "... YAPILIYOR"

( Belirleyici (olabilir) fakat bağlayıcı değildir. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Hem belirleyici, hem de bağlayıcıdır. )


- "... YAPIYORLAR" ile/değil/yerine/< "... YAPILIYOR"

( Kişiler, ancak çeperdedir. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Ancak, kavramlar merkezdedir ve merkezde olabilir. )


- "... YAPIYORLAR" ile/değil/yerine/< "... YAPILIYOR"

( Kavramları, olayları ve olguları bilir, içerir/barındırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Kişileri kapsar. )


- "... YAPMAYA ÇALIŞMAK" ile/ve/değil/yerine ÇABA



- "... YAPMAYAYIM" ile/ve/değil "... YAPMAMIŞ OLAYIM/YAPMIŞ OLMAYAYIM"



- "... yerine ..." ile "... değil ..."



- "... YOLUYLA" ile/ve "... ARACILIĞIYLA"



- "... YÖNETMENLİĞİ" değil ... YÖNETMELİĞİ



- "... YÜZÜNDEN" ile/ve/değil/yerine "... NEDENİYLE"



- "... ZÂTEN" değil/yerine/>< "... BİLİYORSUNUZ"



- "... ZORUNDA MIYIM?" ve/||/<> "HAKSIZ MIYIM?"

( [ne yazık ki] İkisi de bilgisiz/bilinçsiz ve çıkarcı kişilerin kullandığı, sıradan sözlerdir. )


- "...-LARLA ..." ile/değil "...'YA GÖRE"



- "..., BENİM (EN) DEMOKRATİK HAKKIM(DIR)!" değil HAKKIM(DIR)!



- "..., ŞUDUR/ŞÖYLEDİR" ile/ve/değil/yerine "..., AYNI ZAMANDA ŞUDUR/ŞÖYLEDİR"



- "...'CI" ile/ve/değil/yerine "...'NIN" DÜZENİ/DÜZENEĞİ



- "...'DA ... VARDIR" ile/değil "...'DA ... GİZLİDİR"



- "...'DA OLMAMDAN/OLUŞUMDAN DOLAYI ...(KATILAMIYORUM)" ile/ve/değil ...'DA OLDUĞUMDAN DOLAYI ...(KATILAMIYORUM)



- "...'DAN HOŞLAŞMAM" değil ...'DAN (PEK/HİÇ) HOŞLANMAM/HOŞLANMIYORUM



- "...'NIN ADINA" değil ... ADINA



- "...'NIN TANRI'SINDA" değil ...'NIN TANRI ANLAYIŞINDA



- "...'YA DİKKAT ÇEKMEK" ile/ve/<> "...'YA ATIFTA BULUNMAK"



- "...'YA GEREK YOK" ile/değil/yerine "... YETERLİ"



- "...'YA NAZARAN" ile/ve/değil "...'YA NİSPETEN"



- "...'YA NEDEN OLACAK ..." değil "...'YI SAĞLAYACAK ..."



- "...'YA NİSPETEN" ile/ve/||/<> "...'YA HÜRMETEN/SAYGIDAN"



- "...'YA SIĞMAYACAK" ile/değil ... İLE SINIRLANDIRIL(A)MAYACAK



- "...'YA":
DÖNEN ile/değil DÖNÜK



- "...'YA/NA:
"DAYANARAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜVENEREK



- "...'YI ANIMSAYACAKSINIZ ..." ile/değil "...'YI ANIMSAYACAKSANIZ ..."



- "...DAN DOLAYI" ile "... SAYESİNDE"



- "...DAN KALKARAK" ile "...DAN HAREKET EDEREK"



- "...DAN ÖNCE" ile/ve/değil "... YANISIRA"



- "...DAN ŞÜPHE ETMEK" ile "...NIN UZAK GELMESİ"



- "...GİBİ" ile "HAVASINDA"



- "...LIK HİSSETMEK" ile "...LAŞMAK"



- "...NIN KARŞITI" ile/değil ...NIN KARŞILIĞI



- "...NIN YARARLARI NEDİR?" değil ...NIN YARARLARI NELERDİR?



- "...SAL" ile/değil OLUŞTURULMUŞ



- "...YA DÖNÜK" ile/ve/değil ...YA YÖNELİK



- "...YA ERİŞMEK" ile "...YA VÂKIF OLMAK"



- "...YA YOL AÇTI" ile "...YA NEDEN OLDU"



- "...YI BOŞVER! ..." değil/yerine "...YI BİR KENAR(D)A KOYALIM/TUTALIM, ..."



- "...YI ORTAYA KOR" değil "...YI ORTAYA KOYAR"



- ".KOM" değil/yerine ".COM"



- "(...), DUŞUMU ALDIM, (...)" değil/yerine YIKANDIM / DUŞ ALDIM

( "Ben" ve/ya da "Benim" tanımları/sözcükleri, öteki kişilerden ayırma durumunda kullanılır. "Duşum" diye bir şey olmaz. Yıkanmak ya da "duş almak" diye tanımlayabiliriz. )


- "(BİR) HATA YAPMADAN" ... ile/değil (PEK/ÇOK) "FAZLA HATA YAPMADAN" ...



- "(HERŞEYE) BURNUNU SOKMAK/SOKUYOR OLMAK" ile/ve "(HERŞEYE) MAYDANOZ OLMAK"



- "(SİZİN/ONUN) İÇİN ..." ile/değil "(SİZİN/ONUN) AÇINIZDAN/AÇISINDAN ..."



- "[BİR ŞEYİ] BİLMEK" ile "[BİR ŞEYDEN] ANLAMAK"



- "10 NUMARA" ile/ve/||/<> "5 YILDIZ"



- "100 KERE SÖYLEDİM" değil (EN FAZLA) 2 YA DA 3 KEZ SÖYLEDİN!



- "1000 TARAKTA BEZİ OLMAK/OLAN" ile/değil/yerine/>< "10 PARMAĞINDA, 10 MARİFET(İ OLAN)"



- "360 DERECE DÖNMEK" değil 180 DERECE DÖNMEK



- "360 DERECE TERS" değil "180 DERECE TERS"



- "5 AŞAĞI 5 YUKARI" değil 3 AŞAĞI 5 YUKARI



- "57.Cİ ALAY" değil 57. ALAY

( Hem nokta koyup hem de -ci eki getirilmez! )


- "57.Cİ ALAY" değil 57. ALAY

( )


- "ABUK SUBUK" değil ABUK SABUK



- "ACIKLI" ile/ve/değil/yerine DUYGUSAL



- "ACIMA!" ile/değil "FAZLA ACIMA!"



- "AÇ TAVUK, KENDİNİ TAHIL AMBARINDA SANAR" ile "DEREYİ GÖRMEDEN PAÇALARI SIVAMAK"



- "AÇIK SÖYLEMEK" ile YALAN SÖYLEMEMEK



- "AÇIKÇASI ..." ile "KOLAYLIKLA ..."



- "AÇILMA" ile "KIRILMA"



- "ADÂLET YOK" ile/ve/değil/yerine/<> ADÂLET'İ, KENDİN/SEN (YAKIN ÇEVRENDE, OLANAKLARINDA) GERÇEKLEŞTİR (YAŞAT/İHYÂ ET)!



- "ADALET" değil ADÂLET



- "ADAM ADAMDIR, OLMASA DA PULU; EŞEK EŞEKTİR, OLMASA DA (ATLASTAN OLSA) ÇULU"
ile/ve
"DEVE HACI OLMAZ, GİTMEKLE MEKKE'YE, EŞEK DERVİŞ OLMAZ, TAŞ TAŞIMAKLA TEKKE'YE"



- "ADAM OLACAK ÇOCUK, BOKUNDAN BELİRLİ OLUR" değil "ADAM OLACAK ÇOCUK, BOKUNDAN BİLE BELİRLİ OLUR"



- "ADAMINA GÖRE" ile/değil/yerine ADÂBINA GÖRE



- "ADAMINA GÖRE" ile/değil/yerine MUHATABINA GÖRE



- "ADAPTASYON" ile "YAPIŞMAK"



- "ADL ETMEK" değil ADDETMEK[Ar.]

( ... DEĞİL Saymak. | Îtibâr etmek. )


- "ADL ETMEK" değil ADDETMEK[Ar.]

( ADD: Sayma, sayılma. | Îtibâr etme, edilme. )


- "AFALAMAK" değil AFALLAMAK



- "AFERİM" değil AFERİN



- "AFİLLİ" değil AFİLİ[Yun. < AFİ]

( Gösteriş, çalım, caka. )


- "AĞLAMA DUVARI" ile/değil/yerine BATI DUVARI



- "AĞUSTOS AYI(NDAKİ) GİBİ SOĞUK" ve/<> "OCAK/ŞUBAT GÜNEŞİ GİBİ YAKICI"

( Uruguay'da, mevsimlerin ve ayların, toplumdaki/dillerindeki karşılıkları. )


- "AĞZINDAN KAÇIRMAK" ile "YUMURTLAMAK"



- "AĞZINI HAYR'A AÇ!" ile/ve "AĞZINDAN YEL ALSIN!"



- "AHESTE AHESTE" ile "AVAL AVAL"



- "AHLÂK/AHLÂKSIZLIK" ile/değil/< ANATOMİ

( Eşeysel örgenlerin adlarında, "ahlâk" ya da "ahlâksızlık" aranamaz! Küfür olarak geçen sözcüklerin ve küfür edenlerin yersiz/kötü "kullanımındaki" yanlışlık, dilin ya da sözcüklerin hatası, yükü değildir! Kişilerin yanlışları da sadece o kişilerin, o ve ilgili yersiz/bağlamsız, yanlış/kötü davranış ve tutumlarıyla sınırlı tutulmak zorundadır.

Üç yaşından itibaren öğrenilmiş, fark bile olmayan "farkların", gerçekte, doğada ve bütünlükte hiçbir biçimde herhangi ciddi bir fark oluşturmadığı, herkesin her "şey"i tam olarak bildiği, gördüğü ve yaşadığı bir durumun, deneyimin de doğal ve sınırlandırılmış, kapalı koşullarda, herhangi bir ayıbı yoktur[bulunamaz ve aranamaz]! Eşeysel örgen adlarının, tıpta, anatomi ya da fizyoloji bilgisi olarak, Latince ya da başka bir dilde kullanılması da bir şeyleri "çözmekte/aşmakta" yeterli değildir.

Doğru/uygun zaman, zemin ve koşulların, duyacaklarına râzı olan/olacak kişinin, muhabbetin ve hukukun bulunmadığı ilişki ve ortamlarda, dikkatsiz, özensiz bir biçimde tüketiliyor olmasıdır tüm sorun. Söylenilen sözcüklerin değil beklenilmeyen ve istenilmeyen koşullarda, bir dayatma olmasından dolayıdır kişilerin tüm haklı tepkisi. Kişilerin, hangi konu/alan olursa olsun, seslerini yükseltmelerindeki yanlış ya da sorun kadar, kullandıkları ve seçemedikleri sözcüklerin yanlışlığındandır rahatsız olunan. Sorun, esas ya da içerik sorunu değil, yöntem(usûl) sorunudur. Kalabalığın içinde, zaman, zemin ve koşulları, kişileri dikkate almama kabalığıdır.

"Cinsiyetçi küfür" diye bir "tanım/sözcük" de olmaz! Sorun, örgen adlarında ya da "kadın"lara saygısızlık olmasında değil cahil/yetersiz/özensiz/kaba kişilerin, sonuç odaklı ve düşünmeden, özenmeden, çevresine kayıtsız ve saygısızca davranmasından dolayıdır. Eğer eşeysellikteki son aşama, "kulağa üflemek" olsaydı, her ("olumlu/olumsuz") zaman ve zeminde, her durumda, ağzından düşürmediği "söz" ve kısaltma, "AMK" değil "Hay kulağına üfleyeyim!"[KULK] olurdu. Bu durumda, bu sorun, ne kulak kepçesinin ve/ya da deliğinin, ne de bu sözcüğün, "ayıbı", "ahlâklılığı ya da ahlâksızlığı" olurdu.

Buradaki "sorun" ya da yanılsama, kapalı, sınırlı ya da bazı/çoğu ayrıntının iki kişi arasında ya da sır olarak tutulması istenilen özelin, dışarıda ve genelleştiriliyor olmasından dolayıdır.

Tıpta ve tüzede[hukukta], "ayıp", "çirkinlik" vs. ol(a)madığı gibi, zihinde ve zihin dilinde de "ayıp", "pis", "kötü" diye bir sınır(landırma) ya da sonuç(landırma) yoktur. Zihinden, "olumlu/olumsuz", "iyi/kötü" her düşünce ve ayrıntı geçebilir fakat sorumlu olunan/olunması gereken, ağızdan çıkmayabilecek olan söz(cük)ler(imiz)dir. )


- "AHLÂK/AHLÂKSIZLIK" ile/değil/< ANATOMİ

( image )


- "AİLECEK" değil AİLECE



- "AKEDEMİK" değil AKADEMİK



- "AKIL-BALİĞ" değil ÂKİL-BALİĞ



- "AKILLANMAK" ve/||/<>/< "AKIL ALMAK"



- "AKILLI" ile "AKILCI"



- "AKILSIZ" İLERLEMEK değil AKLI AŞARAK İLERLEMEK



- "AKLIMA GELMİYOR" ile/ve/değil "AKLIMA GETİREMİYORUM"



- "AKLIN" KULLANDIĞI KAVRAMLAR/DİL ve/||/<> KAVRAMLARIN/DİLİN KULLANDIĞI "AKIL"/ZİHİN/KİŞİ



- "AKLINI BAŞINA TOPLA!" ve/||/<>/> "KENDİNE GEL!"



- "AKLINI, BAŞINA TOPLAMAK" ile/ve "AYAĞINI, DENK ALMAK"



- "AKSİNE" yerine FARKLI OLARAK

( Aksine kelimesindeki gibi karşı düşünceyi reddetmek yerine karşı düşüncenin varlığını kabul ederek onun farklılığını belirtmek. )


- "ALALADE" değil ALELÂDE



- "ALEH(İNE)" değil ALEYH(İNE)



- "ALIKOYULMAK" değil ALIKONULMAK



- "ALINABİLİNİYOR" değil ALINABİLİYOR



- "ALIŞKANLIK" (İLE) ile/değil KENDİLİĞİNDENLİK (İLE)



- "ALIŞKIN" ile/değil/yerine ALIŞKANLIĞI OLAN



- "ALİ KIRAN, BAŞ KESEN" değil DAL KIRAN, BAŞ KESER



- "ALİMİNYUM" değil ALÜMİNYUM



- "ALİVYON" değil ALÜVYON/LIĞ



- "ALLAH ALLAH" ile "ALLAH ALLAH ALLAH" ile "YA ALLAH" ile "ALİMALLAH" ile "İNŞAALLAH" ile "BİSMİLLAH" ile "EVVELALLAH" ile "MAAŞALLAH" ile "EYVALLAH" ile "FESUBHANALLAH" ile "HAY ALLAH"

( Şaşırırsak. İLE İşe coşku ve heyecanla sarılınca. İLE İşin sonuna kadar gitmek istersek. İLE Azmedersek. İLE İşe başlamadan önce. İLE İşe başlarken. İLE Kendimize güvenirsek. İLE İşi başarıyla bitirince. İLE İşten vazgeçersek. İLE Canımızı sıkarlarsa. İLE Eğer işi başaramazsak. )


- "ALLAH'TAN ..." ile/ve/değil/yerine "NEYSE Kİ ..."



- "ALLAK BULLAK" ile "HALLAÇ PAMUĞU GİBİ"



- "ALT-ÜST ETMEK" ile "YERLE BİR ETMEK"



- "ALTINDA EZİLMEK" ile "İÇİNDE BOĞULMAK"



- "ALTTAN ALMAK" ile/ve "İDARE ETMEK"



- "AMA NİYE?" değil "NİYE?"



- "AMA YİNE DE ..." değil/yerine "NEYSE Kİ ..."



- "AMBULANCE" değil AMBULANS



- "AMPİRİK/EMPİRİK" değil/yerine/= DENEYSEL



- "ANA GİBİ YÂR, BAĞDAT GİBİ DİYÂR OLMAZ" değil "ENÂ GİBİ YAR(UÇURUM), BAĞDAT GİBİ DİYÂR OLMAZ"



- "ANA OMURGA" değil "OMURGA"



- "ANA" değil/yerine/= ONA



- "ANAHTAR" ile/ve ÜST BAŞLIK



- "ANLA(MA)MAK" ile "KAFANIN BASMASI"



- "ANLADIM" değil "PEKİ" / hmmm

( [belirsiz/bilinmeyen bir şeyin sorulması/konuşulması durumunda] Belirsizliğe/bilinmeyene verilecek yanıt, "peki[pekiyi]" ya da "hmmm"dır. )


- "ANLAMAMAK" ile İLGİLENMEMEK



- "ANLAMAMIŞSIN"/"YANLIŞ ANLAMIŞSIN" / "ANLAMAMIŞSIN/YANLIŞ ANLAMIŞSIN" değil SANIRIM ANLATAMAMIŞIM / ANLATAMAMIŞIMDIR BELKİ/SANIRIM



- "ANLAMIYORSUN!" / "BENİ ANLAMIYORSUN!" ile/değil/yerine SÖYLEDİKLERİMDE ANLAŞILMAYAN NEDİR?

( İkisi de, çok yanlış "ifade"lerdir! İkisinin yerine de,
"Söylediklerimde, anlaşılmayan nedir?" / "Söylediklerimde, anlaşılmayan neyse onu açayım..." vb.,
kişiyi hedef almayan, konuşulan konunun üzerinde durulacak kavramları ve ifadeleri kullanmak gerekir! )


- "ANLAMIYORSUN!" ile "BENİ ANLAMIYORSUN!"

( İkisi de, çok yanlış "ifade"lerdir! İkisinin yerine de,
"Söylediklerimde, anlaşılmayan nedir?" / "Söylediklerimde, anlaşılmayan neyse onu açayım..." vb.,
kişiyi hedef almayan, konuşulan konunun üzerinde durulacak kavramları ve ifadeleri kullanmak gerekir! )


- "ANLAMIYORUM" ile/ve/değil/||/<>/>/< "AKLIMDA(/ZİHNİMDE) TUTAMIYORUM"



- "ANLAMSIZ" ile "İLGİNÇ"



- "ANLAMSIZ" ile/değil/yerine "KOPUK"



- "ANLAŞILMASI AMACIYLA" ile/ve/değil "PEKİŞTİRMEK ÜZERE"



- "ANLATMAĞA ÇALIŞMAK/ÇALIŞAYIM" değil ANLATMAYA ÇALIŞMAK/ÇALIŞAYIM



- "ANLATTIĞIMIZ ZAMAN OLAY OLUR" değil ANLATSAK OLAY OLUR



- "ANLAYACAĞINIZ BİÇİMDE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLATABİLECEĞİM BİÇİMDE



- "ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL-ZURNA AZ" ile/ve/<> "BİR TÜMCE YETER SÖZDEN ANLAYANA, DESTAN YAZSAN FARK ETMEZ, SÖZDEN ANLAMAYANA"



- "APAÇIK" ile/ve "GÜN GİBİ"



- "APDEYT(UPDATE) ETMEK" değil GÜNCELLEMEK



- "APIŞIP KALMAK" ile/ve/||/<> "YAPIŞIP KALMAK"



- "APTALA MALUM OLUR" değil ABDALA MALUM OLUR



- "ARKADAŞIMDAYIM(ANNEMDEYİM)" ile "ARKADAŞIMIN(ANNEMİN) EVİNDEYİM"



- "ARKADAŞTILAR" değil ARKADAŞLARDI



- "ARMUT, DİBİNE DÜŞER" ile/ve/||/<> "DEDESİ KORUK YEMİŞ, TORUNUN DİŞİ KAMAŞMIŞ"



- "ARPAYI BOL BULMAK" ile/ve/||/<> "BOSTANI BOŞ BULMAK"



- "ART NİYETLİ OLMAK" ile/ve/<> "GÜNAHINI ALMAK"



- "ARTIK ..." ile "ASLINDA ..."



- "ASKIYA ALMAK" ile "RAFA KALDIRMAK"



- "ASLINDA ..." ile "GERÇEKTE ..."



- "ASLINDA ..." ile/değil/yerine ÖNCELİKLE ,,,



- "ASLINDA ŞÖYLE DEĞİL!" değil DEĞİL!



- "ASLINDA" ile "ASLINA BAKARSANIZ"



- "ASLINDA" ile/ve/değil/yerine "AYNI ZAMANDA"



- "ASLINDA" ile "BİR ANLAMDA"



- "ASLINDA" ile/<> YANİ



- "ASLINDA/ESASINDA ..." ile/ve/değil/yerine "BİR YANDAN DA ..."



- "AŞAĞI TÜKÜRSEN, SAKAL; YUKARI TÜKÜRSEN, BIYIK" ile/ve/||/<> "NE, İSA'YA; NE DE MUSA'YA YARANAMAMAK"



- "AŞAĞIYA" değil AŞAĞI



- "AŞIRI ..." değil/yerine DAHA YOĞUN ...



- "AŞK YÜZÜNDEN" değil/yerine AŞK SÂYESİNDE



- "AŞMA" ile "ESNETME"



- "AŞMAK" ile/ve "KIRMAK"



- "AŞMAK" ile "KIRMAK"



- "AT İZİ" ile "İT İZİ"



- "ATEŞ BACAYI SARDI" ile "BIÇAK KEMİĞE DAYANDI"



- "ATIŞ" değil ATIF



- "ATIYORUM" değil/yerine "SESLİ DÜŞÜNÜYORUM!"

( Örnek vermeden önce ya da bir bağlantı kurmadan önce iyi düşünmek ve bunu doğru/iyi belirtmek gerek! )


- "ATIYORUM" değil/yerine "SESLİ DÜŞÜNÜYORUM!"

( Benzetmede/teşbihte, hata olmaz/olmamalı! [Yanlış/yetersiz örnekle istenilen aktarılamaz, amaca ulaşılamaz(maksat hâsıl olmaz)!] )


- "ATLAMAK" ile "ES GEÇMEK"



- "ATLAMAK" ile/değil ALIŞIK OLMAMAK



- "ATMOSFER" değil/yerine/= ORTAM



- "AVUCUNU YALAMAK" ile "YUMRUĞUNU YALAMAK"

( Karşılık bulamamak. İLE Cimrilik. )


- "AY AYAKTA, ÇOBAN YATAKTA, AY YATAKTA ÇOBAN AYAKTA" ile/ve "ERKEN KALKAN ERKEN YOL ALIR"



- "AYAĞIMI/AYAKLARIMI (ÇIKARAYIM)" değil AYAKKABILARIMI (ÇIKARTAYIM)



- "AYAK BASMAK" ile/ve/<>/> "ADIM ATMAK"



- "AYAK UYDURMAK" ile/ve "EŞLİK ETMEK"



- "AYAKTA DURMAK/DURABİLMEK" ile/ve/<>/< KİŞİSEL YÖNETİM VE GELİŞİM



- "AYAKTA DURMAMIZA ŞÜKREDİYORUZ" değil "AYAKTA DURDUĞUMUZA ŞÜKREDİYORUZ"



- "AYIP" OLMAZ/ARANILMAZ!:
TIPTA ile/ve/||/<> HUKUKTA ile/ve/||/<> SÖZLÜKTE ile/ve/||/<>
FELSEFEDE ile/ve/||/<> BİLİMDE ile/ve/||/<> SANATTA ile/ve/||/<> SPORDA ile/ve/||/<>
DOĞADA ile/ve/||/<> HAYVANLARDA ile/ve/||/<> BİTKİLERDE ile/ve/||/<>
NESNELERDE ile/ve/||/<> DİRİMBİLİMDE ile/ve/||/<>
ANLIKTA(ZİHİNDE) ile/ve/||/<> USTA(AKILDA) ile/ve/||/<> TARİHTE ile/ve/||/<>
RIZÂDA ile/ve/||/<> GÜVENLİKTE ile/ve/||/<> İKİ KİŞİ ARASINDA ile/ve/||/<>
EŞEYSELLİKTE ile/ve/||/<> DÖRT DUVAR ARASINDA ile/ve/||/<> BATTANİYENİN ALTINDA



- "AYNAN YOKSA KOMŞUNA BAK" ile/ve "BANA ARKADAŞINI SÖYLE, SANA KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM"



- "AYNI ONUN GİBİ" ... değil AYNI ...



- "AYNI ONUN GİBİ" ... değil ONUN GİBİ ...



- "AYNI PARALELDE" değil AYNI YÖNDE ya da PARALELDE



- "AYNINDAN" değil "AYNISINDAN"



- "AYNISININ, TIPKISI" değil "AYNISI" ya da "TIPKISI"



- "AYRI AYRI" ile/ve "BAŞLI BAŞINA"



- "AYRI GÖRMEK/TUTMAK" ile/ve "DIŞINDA GÖRMEK/TUTMAK"



- "AYRIYET(T)EN" değil AYRICA



- "AZ BUÇUK" ile/ve "AZ BİRAZ"



- "AZ ÖNCE SÖYLEDİM" değil "AZ ÖNCE SÖYLEDİĞİM GİBİ"



- "AZ" / "ÇOK" değil/yerine ORANTISIZ/ORANTILI



- "AZERİ" değil AZERBAYCAN TÜRKÜ/TÜRKÇE'Sİ



- "AZITMAK" ile "DAĞITMAK" ile "TOZUTMAK"



- "AZİMLE SIÇAN BETONU DELER" değil AZİMLİ SIÇAN, BETONU DELER

( Sıçanların kemirme gücü gibi kişinin da uğraştığı oranda elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağına işaret eder! )


- "BAĞIRA BAĞIRA" ile/ve "GÖZ GÖRE GÖRE"



- "BAĞLAMAK" ile/ve "TOPARLAMAK"



- "BAĞLANTI":
"BULMAK" ile/ve/<>/> "KURMAK"



- "BAKMAK" ile/ve/<> "SAHİP ÇIKMAK"



- "BAL PETEĞİ" ile/ve/<> "İNCİR"

( Beyin. )


- "BANA GÖRE ..." ile "BANA KALIRSA ..."



- "BANA GÖRE" ... ile/değil/yerine GÖREBİLDİĞİM KADARIYLA ...



- "BANA GÖRE" ile/değil/yerine "BENİM İÇİN"



- "BANA HİTAP ETMİYOR" ile/ve "BENİ CEZBETMİYOR/ÇEKMİYOR"



- "BANA KALIRSANIZ" değil BANA KALIRSA, ...



- "BARIŞMAK" ile "BARIŞIK OLMAK"



- "BASİT/KÜÇÜK/ÖNEMSİZ" HATA ile/ve/değil/yerine/||/<> BENİM ÖZENSİZLİĞİM/DİKKATSİZLİĞİM!



- "BASİTE İNDİRGEMEK" değil BASİTE İNDİRMEK



- "BASKI (YAPMAK)" ile "AĞIRLIK (KOYMAK)"



- "BASMAK" ile/ve "TEPELEMEK"



- "BASTIRMAK" ile/ve/değil/||/<>/>/< "TUTMAK"



- "BASTIRMAK" ile "ÜSTÜNÜ ÖRTMEK"



- "BAŞA GETİRMEK" ile/değil "BAŞA GEÇİRMEK"



- "BAŞARI" ile/değil/ne yazık ki SONUÇ MERKEZLİLLİK/ODAKLILIK

( Bir şeyin/durumun, "çoğunluk" tarafından istenmesi, kabul görmesi, başarı değildir/olamaz! )


- "BAŞARISIZLIK" ile/değil İSTEKSİZLİK

( )


- "BAŞINA GELEN" ile/ve "BAŞINDAN GEÇEN"



- "BAŞINIZ SAĞOLSUN" değil YARANIZ SAĞILSIN/İYİLEŞSİN



- "BAŞKA ALTERNATİF" değil ALTERNATİF



- "BAŞKA BİR DEYİŞLE ..." ile/değil/yerine "BAŞKA BİR DİLDEKİ KARŞILIĞIYLA ..."



- "BAŞKA ŞANSI YOK" değil "BAŞKA YOLU YOK"



- "BAŞKALARI" değil BAZILARI



- "BAŞLAYASIYA KADAR" değil "BAŞLAYINCAYA KADAR"



- "BAŞLI BAŞINA" ile/ve "AYRI AYRI"



- "BAŞLI BAŞINA" ile "TAMAMEN"



- "BAŞTAN AŞAĞIYA" değil BAŞTAN AŞAĞI



- "BAŞTAN ÇIKARMAK" ile/ve "YOLDAN ÇIKARMAK"



- "BAŞTAN DÜŞÜNMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<> ZAMANINDA DÜŞÜNMEK



- "BAYICI" ile "BOĞUCU"



- "BAYIR" "DERSEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "BAĞ" "DERSEK"

( Bayır olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bağ olur. )


- "BAYIR" "DERSEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "HAYIR"("!") "DERSEK"

( Bayır olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Hayır olur. )


- "BAZEN" ile/ve ÇOKÇA/ÇOĞUNLUKLA



- "BAZI ŞEYLER KOLAYLAŞIYOR" ile/ve/değil/||/<>/< GÜÇLENİYORUZ



- "BECEREMİYORUM" değil/yerine YÜZ VERME!



- "BEKLENMEDİK ..." ile "HİÇ BEKLENMEDİK ..."



- "BELKİ GELMEZ" ile/değil/yerine GELEMEYEBİLİR



- "BELKİ OLABİLİR" değil [sadece] "BELKİ" ya da "OLABİLİR"

( Hem "belki", hem de olasılık yanyana ifade edilmez. Olasılık, "belki"yi kapsar! )


- "BELKİ OLABİLİR" değil OLABİLİR



- "BELKİ" ile/ve "HER NE KADAR ŞÖYLE ŞÖYLE OLSA DA"



- "BELLİ" değil/< BELİRLİ



- "BEN OLMA" GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> "AİT OLMA" GEREKSİNİMİ

( En temel/öncelikli gereksinimler. )


- "BEN, SENİ ..."-"BEN DE SENİ ..."
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/>
"BEN, SENİN ..."-"BEN DE SENİN ..."

( [İlişkilerin] Başlangıcında. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Sürecinde ve/ya da sonunda. )


- "BENCE YAPMAKTA YARAR OLABİLİR" değil "BENCE YAPMAKTA YARAR OLUR"



- "BENİ İLGİLENDİRMİYOR" ile/ve/değil/yerine "BENİ (ÇOK) (FAZLA) İLGİLENDİRMİYOR"



- "BENİ TUT!" ile/ve/değil/<> BANA TUTUN!



- "BENİM İÇİN" ile "BENİM AÇIMDAN"



- "BENİM OL!" değil KENDİ(N) OL(SUN)!



- "BENİMDİR" yerine "YANIMDADIR"



- "BENZETME" ile/ve/değil/||/<>/< ZORLAMA



- "BERABERCE" değil BİRLİKTE



- "BEŞBETER" değil BESBETER



- "BETONU DELMEK" ile "BETONU SAĞLAMLAŞTIRMAK"



- "BIÇAK, KEMİĞE DAYANINCA" ile/ve "DOĞUM SANCISI BAŞLAYINCA"



- "BİLDİĞİNİZ GİBİ" ile/değil/yerine "BİLENLERİN BİLDİĞİ GİBİ"



- "BİLDİK" değil BİLİNDİK



- "BİLEMEM" ile "ALLAH BİLİR"



- "BİLİM" TERİMİ/KAVRAMI'NDA:
1924 ve/<>/< 1837

( Kuvantum kuramının ortaya çıkmasıyla, artık, bilim, önü açık, önceden kestirilemeyen bir düşünme tarzı olarak görülmeye başlamıştır. [Burada, büyük oranda, kast edilen, doğa bilimleri, özellikle de fiziktir.] VE/<>/< "History of Experimenatl Science"[William Whewels] kitabının yayımlanmasıyla, science[bugünkü anlamdaki bilim] terimi, tarihsel gelişimi de dikkate alınarak artık ayrı bir bilme yöntemi, tarzı olarak tanımlanmış ve kullanılmaya başlanmıştır. )


- "BİLİME İNANMAK" değil BİLİMİ/BİLİMSELLİĞİ ÖNCELİKLİ KILMAK/TUTMAK

( Bilim/bilimsellik, olay, olgu ve kavramları değerlendirmede/yorumlamada/konuşmada, olmazsa olmaz, aslolan ve öncelikli olanın, yanlı ya da keyfî davranmayarak, kendini/birini/kişiyi merkeze almadan (bu tavır ve tutumu anımsayarak/anımsatarak, göstererek), dayanakçalı düşünerek, konuşarak ve davranarak sağlanabilir/gösterilebilir. )


- "BİLİME İNANMAK" değil BİLİMİ/BİLİMSELLİĞİ ÖNCELİKLİ KILMAK/TUTMAK

( Bilim/bilimsellik, doğrulanabilirlik ya da kanıt üzerinden değil yanlışlanana kadar doğru kabul etme gerekliliği ilkesiyle işleyen ve sürdürülebilen bir araç, yaklaşım ve tutumdur. )


- "BİLİYORSUN(UZ)DUR ..." ile/ve/değil/yerine "ANIMSIYORSUN(UZ)DUR ..."



- "BİLİYORSUNUZ" değil/yerine BİLENLER, BİLİR



- "BİLMEMEK" ile/ve/değil/yerine İLGİLENMEMEK



- "BİR ANLAMIYLA ..." ile/ve/||/<> "BİR YANIYLA ..."



- "BİR BALTAYA SAP OLAMAMAK" ile/ve "DİKİLİ BİR AĞACININ OLMAMASI"



- "BİR HABER" değil BÎ-HABER/HABERSİZ



- "BİR HOŞ OLDUM" değil/< "BÎ-HÛŞ OLDUM"

( ... değil/< BÎ-HÛŞ[Fars.]: Şaşkın, sersem. | Deli. )


- "BİR İKİNCİSİ" değil İKİNCİSİ



- "BİR KISIM" ile/ve "BELİRLİ BİR SEVİYE"



- "BİR LOKMA, BİR HIRKA" ile/ve/||/<> "AZICIK AŞIM, AĞRISIZ BAŞIM"



- "BİR MUKABELE" değil BİL-MUKABELE



- "BİR NEBZE" ile BİR MİKDAR



- "BİR ŞEYLE İLGİLENMEK" ile/ve "BİR ŞEYLE UĞRAŞMAK"



- "BİR" ile DENK



- "BİRAZ" ... ile/değil TAMAMEN ...



- "BİRBİRİNDEN AYIRDETMEK" değil BİRBİRİNDEN AYIRMAK ya da [sadece] AYIRDETMEK



- "BİRBİRİNLE(N)" değil BİRBİRİYLE



- "BİRBİRLERİMİZLE/BİRBİRLERİNDEN" değil BİRBİRİMİZLE/BİRBİRİNDEN



- "BİRBİRLERİNİZE" (ANLATIN/GÖSTERİN) değil BİRBİRİNİZE



- "BİRÇOKLARINIZ" değil ÇOĞUNUZ



- "BİREYSEL TARİH" değil "BİREYSEL GEÇMİŞ"

( İnsanlığın tarihi olur fakat kişinin/bireyin "tarihi" değil geçmişi olur! )


- "BİRFİİL" değil BİLFİİL



- "BİRİ BİN PARA" değil "BİNİ BİR PARA"



- "BİRİSİ / BİRİSİNİN" değil BİRİ / BİRİNİN



- "BİRİSİ" ile BİRİ



- "BİRKAÇ BİRŞEY AÇIKLAMAK/PAYLAŞMAK" değil BİRKAÇ ŞEY AÇIKLAMAK/PAYLAŞMAK



- "BİRKAÇ BİRŞEY SÖYLEMEK" değil BİRKAÇ ŞEY SÖYLEMEK ya da BİRŞEY SÖYLEMEK



- "BİSİKLET BİNMEK" değil BİSİKLETE BİNMEK



- "BİSSÜRÜSÜ" değil BİRÇOĞU



- "BİTİK" ile/ve/değil/yerine/||/<> YİTİK



- "BİTİRİLDİ" ile/değil BÜTÜNLENDİ



- "BİTMEZ TÜKENMEZ ..." ile/ve "BİTMEK TÜKENMEK BİLMEZ ..."



- "BOĞAZINA DİZİLMEK" ile "BOĞAZINDAN GEÇMEMESİ"



- "BOĞAZLARIM AĞRIYOR / BOĞAZLARIMI ÜŞÜTMÜŞÜM" değil BOĞAZIM AĞRIYOR / BOĞAZIMI ÜŞÜTMÜŞÜM



- "BORÇLU OLMAK/KALMAK" ile "ALTTA/ALTINDA KALMAK"



- "BOŞ" ile/ve/<>/değil/yerine KARŞILIKSIZ



- "BOŞA GİTME" ile "GÜMBÜRTÜYE GİTME"



- "BOŞA KOYSAN DOLMUYOR, DOLUYA KOYSAN OLMUYOR" ile "AŞAĞI TÜKÜRSEN SAKAL, YUKARI TÜKÜRSEN BIYIK"



- "BOŞLAMAK" ile/ve HAFİFE ALMAK



- "BOŞLUK" ile "KÂBUS"



- "BOYLU BOYUNCA" ile "SERE SERPE"



- "BU BAĞLAMDA ..." ile/ve DOLAYISIYLA



- "BU BAKIMDAN" ile "BİR BAKIMA"



- "BU ÇERÇEVEDEN ..." değil BU ÇERÇEVEDE / BU PENCEREDEN ...



- "BU KADAR YETKİLERİN, ..." değil "BU KADAR YETKİNİN, ..."



- "BU NEDENLE" ile/değil/yerine "O BAKIMDAN"



- "BU SEFER DE ..." ile "ŞİMDİ DE ..."



- "BU ŞARKIYI BİL(M)İYORUM" ile/ve/değil "BU ŞARKININ SÖZLERİNİ BİL(M)İYORUM"



- "BU ŞEKİLDE" ile/ve "BU KOŞULLARDA"



- "BU" ve/||/<> "NEYSE"

( İşaret edilen/edilecek kişi çok yakınımız olsa bile hiçkimse için, hiçbir zaman, zemin ve koşulda söylenil(e)mez!["Bu" sözcüğü, ancak nesneler için kullanılır!] VE/||/<> Konuşma sırasında, konular, konuşulanlar için söylenil(e)mez! )


- "BU/O İŞTE ELİ VAR/DIR" ile/değil "BU/O İŞTE (BİR) PARMAĞI VAR/DIR"



- "BU/ŞU YÜZDEN" ile/değil "BUNDAN/ŞUNDAN DOLAYI"



- "BULMAK" ile/ve "TESPİT ETMEK"



- "BULMAK" ile "YAKALAMAK"



- "BULUŞMA NOKTASI" ile "KESİŞME NOKTASI"



- "BULUŞMAK" ile/ve ÖZDEŞLEŞMEK



- "BUNLARDAN KAÇINAMAZSIN/IZ" değil BUNLARDAN KAÇAMAZSIN/IZ



- "BUNLARIN YÜZÜNDEN" değil BUNLAR YÜZÜNDEN



- "BUNU ALDIM" <>/||/>/< "BUNALDIM" değil/yerine
YANLIŞIMIN/YANILSAMAMIN/OYUNUN FARKINDAYIM



- "BUNU DA İTİRAF ETMEK GEREK" ile/değil "BUNU DA İFADE ETMEK GEREK"



- "BUNUN/ONUN 'ANLAM'I YOK!" ile/değil BUNUN/ONUN YARARI YOK!



- "BURA DA ... DEĞİL" değil "BURASI DA ... DEĞİL"



- "BUZDAĞININ":
GÖRÜNEN BÖLÜMÜ ile/ve GÖRÜNMEYEN BÖLÜMÜ

( Gördüğünüz, olan değildir. )


- "BUZDAĞININ":
GÖRÜNEN BÖLÜMÜ ile/ve GÖRÜNMEYEN BÖLÜMÜ

( Görünüşler, aldatıcıdır. )


- "BUZDAĞININ":
GÖRÜNEN BÖLÜMÜ ile/ve GÖRÜNMEYEN BÖLÜMÜ

( Adı değiştirebilirsiniz fakat gerçek yine kalır. )


- "BUZDAĞININ":
GÖRÜNEN BÖLÜMÜ ile/ve GÖRÜNMEYEN BÖLÜMÜ

( Appearances are deceptive. )


- "BUZDAĞININ":
GÖRÜNEN BÖLÜMÜ ile/ve GÖRÜNMEYEN BÖLÜMÜ

( What you see is not what is.
You may change the name, but the fact remains. )


- "BÜTÇE/M SIKINTILI" ile/değil "BÜTÇE/M SINIRLI"



- "BÜTÜN BUNLAR" değil "BUNLARIN HEPSİ/TAMAMI"



- "BÜTÜN BUNLAR" değil BUNLARIN HEPSİ/TÜMÜ



- "BÜTÜN BUNLAR" değil TÜM BUNLAR



- "BÜTÜN HEPSİ" yerine HEPSİ/TAMAMI



- "BÜTÜN HEPSİ" ile/yerine/değil HEPSİ/TÜMÜ/TAMAMI



- "BÜTÜN" ile/değil TOPLAM



- "BÜYÜK ..." ile "DELİ ..."



- "BÜYÜK BURUN/LULUK" ve/||/<>/> BURNUNUN DİBİNDEKİ FIRSATLARI/GERÇEKLERİ GÖREMEME



- "BÜYÜK SÖZ" ile/ve/||/<> "BEYLİK SÖZ"



- "BÜYÜK SÖZ" yerine HİKMETLİ SÖZ



- "BÜYÜK" ile "GÜÇLÜ"



- "CANINA OT TIKMAK/TIKAMAK" ile "ÇARKINA SIÇMAK"

( Bahsi geçen ot, pamuktur.[Anlayana!] İLE ... )


- "CEKETİMİ GİYİNECEĞİM" değil CEKETİMİ GİYECEĞİM



- "CENAZEYE GİDİYORUM" ile/değil/yerine "AĞLAMAYA GİDİYORUM"

( Lazlar ve Mingreller, cenazenin adı yerine halini ifade etmeyi tercih ederler. )


- "CİMNASTİK/JİMLASTİK" değil JİMNASTİK[Fr.] değil ESNETİM



- "COŞMAK" ile/ve "AKMAK"



- "CÜRMÜN KADAR YER YAKARSIN" değil "CİRMİN KADAR YER YAKARSIN"

( CÜRM: Suç.
CİRM: Oylum/hacim, cisim. )


- "ÇABA HARCAMADAN" ... ile/değil/yerine "DAHA KOLAYCA" ...



- "ÇAKTIRMA(MA)K ile/ve "RENK VERMEMEK"



- "ÇALINMASIN DİYE" değil/yerine SAHİP ÇIKMAK ÜZERE



- "ÇALIŞMAK" ile/ve "BAŞLAMAK"

( Her iş, başlayana kadardır! )


- "ÇAM DEVİRMEK" ile/ve/<> "CEVİZ KIRMAK"



- "ÇANAK TUTMA(MA)" ile/ve/değil/yerine "MEYDAN VERME(ME)K"



- "ÇANAK TUTMAK" ile "PRİM VERMEK"



- "ÇARP(IL)MAK" ile "TEPELE(N)MEK"



- "ÇARPICI" ile "ÇARPITICI"



- "ÇEKİŞMEK" ile "SİDİK YARIŞTIRMAK"

( Akıllı kişi, kimseyle yarışmaz. Böylece, kimse, onunla yarışamaz. )


- "ÇERÇEVE" ile "PENCERE"



- "ÇERÇEVE" ile/ve/||/<> KAPSAM



- "ÇIKIŞ" ile/>< "ÇÖKÜŞ"



- "ÇIPLAK" ile/ve/değil/||/<>/< YABAN/Î



- "ÇIRPINMA" ile/ve/<> "CANLANMA"



- "ÇİRKİN" ile/ve/değil/yerine/<> YANLIŞ



- "ÇİZGİ" ile "DAMAR"



- "ÇİZGİ" ile/ve/||/<> "OMURGA"



- "ÇOĞU ...(KİŞİ), ... YAPABİLİYOR" değil ÇOĞU ...(KİŞİ), ... YAPIYOR

( Hem çoğul kullanıp hem de olasılık belirtmek olanaksızdır. Tanım ya da anlatım bozukluğudur. )


- "ÇOĞUNLUK" ile "AĞIRLIK"



- "ÇOĞUNLUKLA ..." ile "DAHA ÇOK ..."



- "ÇOK ..." ile "SON DERECE ..."



- "ÇOK BAMBAŞKA" değil BAMBAŞKA



- "ÇOK BİLMİŞLİK" ile/ve/değil/<> HADDİNİ/AMACINI AŞAN, ANLAMSIZ(GEREKSİZ/YERSİZ) SÖZ/KONUŞMA



- "ÇOK GÜZELSİN!" DEMENİN:
ÖNCESİ ile/ve/||/<>/> SONRASI

( )


- "ÇOK GÜZELSİN!" DEMENİN:
ÖNCESİ ile/ve/||/<>/> SONRASI

( "Çok Güzelsin!" Demenin Etkileri... yazısı için burayı tıklayınız... )


- "ÇOK MUHABBET, TEZ AYRILIK GETİRİR" ile/ve/değil/yerine/||/<> "VUSLATTA, GINA VARDIR" ile/ve/değil/yerine/||/<> "GÖZDEN IRAK/UZAK OLAN, GÖNÜLDEN DE UZAK OLUR"



- "ÇOK PARAYA GEREKSİNİMİM/İZ VAR" ile/değil PARAYA, ÇOK GEREKSİNİMİM/İZ VAR



- "ÇOK SAYIDA EKMEKLER" değil ÇOK SAYIDA EKMEK (VS.)

( Türkçe'de, İngilizce'deki gibi çoğul eki nesnelere eklenmez! )


- "ÇORBA YAPMAK" ile "HELVA YAPMAK"



- "ÇÖZMEK" ile/ve "AŞMAK"



- "ÇÖZMEK" ile/ve/değil/yerine "SÜZMEK"



- "ÇÖZMEK" ile/değil GİDERMEK



- "ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEK, SORUNUN BİR PARÇASIYIZDIR" ile/ve/||/<> "YAŞAMAKLA MEŞGUL OLMAZSAK, ÖLMEKLE MEŞGUL OLURUZ"



- "ÇÜNKÜ ..." ile "ZİRÂ ..."



- "ÇÜNKÜ NİYE ..." değil "NİYE?, ÇÜNKÜ ..."



- "ÇÜNKÜ-NİYE?" yerine "NİYE? ÇÜNKÜ ..."



- "ÇÜNKÜ-NİYE?" değil "NİYE? ÇÜNKÜ ..."



- "DAĞILMAK" değil/yerine/>< DALMAK



- "DAĞITMAK" ile "DAĞILMAK"



- "DAHA ÇOK" ile/ve/<>/değil/yerine BİR DAHA



- "DAHA FAZLA" ile "DAHA ŞİDDETLİ"



- "DAHA SONRA AKLIMA GELMEZ" değil DAHA SONRA AKLIMA GELMEZSE/GELMEYEBİLİR



- "DALGALANMA" ile/ve "ÇALKALANMA"



- "DAMARDAN" değil/yerine DOĞRUDAN



- "DAMLAYA DAMLAYA GÖL OLUR" ile/ve/||/<> "TAŞI DELEN, SUYUN GÜCÜ DEĞİL DAMLALARIN SÜREKLİLİĞİDİR"



- "DAYAN(AMA)MAK" ile "KALDIR(AMA)MAK



- "DAYANAK" ile "DÜZLEM"



- "DE-NE" DİLİ

( EN ESKİ DİLLERDEN )


- "DE(EEEEEE)RMİŞİM" yerine "ATLIYORUM!"



- "DEDİLER Kİ ..." ile "DİYORLAR Kİ ..."



- "DEDİMSE DE" değil DEDİYSEM DE



- "DEFALARCA DEFALARCA" değil DEFALARCA

( Fazla tekrarın, ne anlatım niteliği, ne mantığı, ne işlevi, ne de gerekliliği yoktur! )


- "DEĞİLDİRLER" değil DEĞİLLERDİR



- "DEĞİŞİK AÇILARDAN/YÖNLERDEN" değil ÇEŞİTLİ AÇILARDAN/YÖNLERDEN



- "DEĞİŞİYOR" ile/değil DEĞİŞEBİLİYOR



- "DEĞİŞMEZ/LİK" ile/değil TUTARLI/LIK



- "DELİ" ile/değil DONANIMLI

( Sadece aklı başında olanlar, deli olduklarını kabul ederler. )


- "DELİRTME" değil/yerine/>< BELİRTME

( Zihnin başedemediği tek şey belirsizliktir. Eğer yakınlarımızı "delirtmek" istemiyorsak, ancak zihnimizden/düşünce(ler)mizden/niyetimizden/yaklaşımımızdan ve/ya da durumumuzdan çevremizi haberdar ederek buna engel olabiliriz. Konuşmayarak, "susmayı"/"az konuşmayı" bir "beceri/fark" görerek iletişim ve paylaşım içinde olamaz, ortak alanda, birlikte hareket edemeyiz. )


- "DEMEK İSTİYOR/UM Kİ, ..." ile/değil/yerine "DİYOR/UM Kİ, ..."



- "DEMEK Kİ ..." ile/değil/yerine "BELKİ DE ..."



- "DENEME-YANILMA" değil/yerine YAŞANMIŞLIKLARDAN DERS ALMAK



- "DENK DÜŞMEK/DÜŞÜRMEK" ile/ve "DENK GELMESİ/GETİRMEK"



- "DEREYİ GÖRMEDEN PAÇALARI SIVAMAK" ile "DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA DON BİÇMEK"



- "DERİN OLAN" değil KISA OLAN

( Kuyu. DEĞİL İp. )


- "DERİNLEŞMEK" ile ve"KÖK SALMAK"



- "DERİNLİK" ile/ve/<> İÇİÇELİK



- "DESEM" ile "DE(EEE)RMİŞİM"



- "DEVRİM YAPMAK" ile/ve/<>/değil/yerine "DEVRİM YARATMAK"



- "DEVRİM YARATMAK" ile "ÇIĞIR AÇMAK"



- "DIŞ DÜNYA" ile/ve/değil/yerine TOPLUM



- "DIŞARISINDA" ile/değil DIŞINDA



- "DİBİNDE" ile YANINDA



- "DİĞERKİSİ" değil DİĞERİ/ÖTEKİ



- "DİKKATE DEĞMEZ/LİK" değil SADE/LİK



- "DİKKATİNİ ÇEKMEK" ile "MERAK ETMEK"



- "DİL SÜRÇMESİ" ile "AYAK TAKILMASI"

( Bir sözcüğü, istemeden, yanlış söyleme durumu. İLE Yürürken, yanlış adım atıp dengeyi yitirmek. | Dalgınlıkla yanlış bir iş yapmak, yanılmak. )


- "DİL YARATMAK" ile/değil DİLİN, DİLBİLGİSİNİ(GRAMERİNİ) OLUŞTURMAK



- "DİLİMİN DÖNDÜĞÜNCE ..." değil "DİLİMİN DÖNDÜĞÜ KADARIYLA ..."



- "DİLİNİN ALTI" ile "SÖZÜNÜN ARKASI"



- "DİNAMİT" ile/değil DİNAMİK



- "DİNAMİTLER" değil DİNAMİKLER



- "DİNLEMİYORSUNUZ" değil "DUYAMIYORSUNUZ SANIRIM"



- "DİREK/MAN" değil DOĞRUDAN



- "DİREKT OLARAK" değil/yerine DOĞRUDAN



- "DİSPÜTÖR" değil DİSTRİBÜTÖR



- "DİYECEKSİN Kİ ..." ile "DEMELİSİN Kİ ..."



- "DİZAYN EDİLMİŞTİR" değil/yerine/= TASARLANMIŞTIR



- "DİZE GELMEK" ile/ve/||/<> DİZ ÇÖKMEK

( Bilgi ve zekâ karşısında. İLE Sevgide. )


- "DOĞADA, BÜTÜN VARLIKLAR" değil TÜM VAROLANLAR

( Vucud = Varlık ve Mevcud = Varolan ayrımı. )


- "DOĞAL OLANI O/ŞU/BU" ile/ve/değil/yerine "DENGELİ/UYUMLU OLANI O/ŞU/BU"



- "DOĞAL OLARAK" ile/değil/yerine ARAYA, ZAMANIN GİRMESİ NEDENİYLE



- "DOĞAL" ile/ve/değil "TARİHSEL"



- "DOĞAL" ile/değil TARİHSEL



- "DOĞASI" değil YAPISI VE İŞLEYİŞİ



- "DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA DON BİÇMEK" ile/değil "DEREYİ GÖRMEDEN PAÇALARI SIVAMAK"



- "DOĞRU BİLDİĞİNİ" "YAPMAK" ile/değil "CANININ İSTEDİĞİNİ" "YAPMAK" [değil/yerine/daha iyisi YAPMAMAK]



- "DOĞRU/LUK" ile/ve/değil/yerine OLANAKLI/LIK



- "DOĞRU/YANLIŞ! SÖYLÜYORSUN!" değil DOĞRU!/YANLIŞ!



- "DOĞRUDUR YA DA YANLIŞTIR" ile/değil/yerine "ÖYLEDİR YA DA DEĞİLDİR"



- "DOĞRUDUR" ile/değil/yerine "ÖYLEDİR"



- "DOĞRUSU" ile "AÇIKÇASI"



- "DOĞRUSUN!/YANLIŞSIN!" değil DOĞRU!/YANLIŞ!



- "DOĞRUYU SÖYLEMEK, HER ZAMAN DOĞRU DEĞİLDİR" değil HER DOĞRUYU, HER ZAMAN VE HER YERDE SÖYLEMEMEK GEREK

( "Doğruyu söylemek, her zaman doğru değildir" diyenler, kendileri için "en yararlı olabilecek" yanlışı söylemek için en uygun zamanı bekleyenlerdir... )


- "DOĞRUYU/YANLIŞI KONUŞMUYORUZ" ile/değil "DOĞRU/YANLIŞ DİYE KONUŞMUYORUZ"



- "DOKANMAK" değil DOKUNMAK



- "DOKUNAKLI" ile/ve/||/<>/< DÜŞÜNDÜRÜCÜ/DUYGUSAL



- "DOKUNARAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> "YOKLAYARAK"



- "DOLANDIRMAK" ile "UZATMAK"



- "DOST, ACI SÖYLER" değil DOST, ACIYI DA SÖYLEYEBİLİR/SÖYLER



- "DOST, ACI SÖYLER" değil/yerine DOST, ACIYI, TATLI SÖYLEYEBİLİR/SÖYLEYEBİLENDİR



- "DÖKTÜRMEK" ile "DÖŞENMEK"



- "DÖNDERMEK" değil DÖNDÜRMEK



- "DÖNEMEÇ NOKTASI" değil DÖNÜM NOKTASI



- "DÖRT AYAK ÜZERİNE DÜŞMEK" ile ...



- "DÖRT DÖRTLÜK ADAM OLMAK" ile/ve "KALIBININ ADAMI OLMAK"

( Dört unsur ve dört hıltın [bkz. İnsan'da!] en uyumlu ve dengeli bir biçimde biraradalığı. İLE/VE Sözleri ve yaptıklarında tutarlı ve bütünlüklü olmak/davranmak. )


- "DÖRT LEVENT" değil "DÖRDÜNCÜ LEVENT"



- "DURAĞIN ORADA" ile "DURAKTA"



- "DUŞ ALMAK" değil/yerine YIKANMAK



- "DUYARLIK" değil DUYARLILIK



- "DUYARLILIK" ile "YUMUŞAK KARIN"



- "DUYU/HİS" ile/ve/<> "DEĞER"



- "DÜĞÜMÜ KESMEK" ile/değil/yerine "DÜĞÜMÜ ÇÖZMEK"



- "DÜNYA KADINLAR GÜNÜ" ve/değil DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

( Kadının/kişinin "günü" olmaz. Her gün, kadının günüdür! )


- "DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ" değil
DÜNYA TİYATRO GÜNÜ

(

)


- "DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ" değil
DÜNYA TİYATRO GÜNÜ

( Bu takvimleri, şu html kodlarını kopyalayıp yapıştırarak da istediğiniz yerde yayınlayabilir, kendi takviminizde yer almasını sağlayabilirsiniz...
< iframe src="https://www.google.com/calendar/embed?src=bnu9bqjgmq24m6ciq9cr2q5ne0%40group.calendar.google.com&ctz=Europe/Istanbul" style="border: 0" width="600" height="600" scrolling="no">

< iframe src="https://www.google.com/calendar/embed?src=1khlcjeeql7qblbama2s0h7sk4%40group.calendar.google.com&ctz=Europe/Istanbul" style="border: 0" width="600" height="600" scrolling="no"> )


- "DÜNYAYA GELMEK/GELDİK" değil DÜNYADAN GELMEK/GELDİK



- "DÜRZÜ" değil/>< DÜRZİ

( Ağır bir hakaret ve küfür sözü olarak kullanılır. DEĞİL/>< Suriye'nin, Havran bölgesinde yaşayan ve kendilerine özgü mezhepleri olan bir müslüman topluluğu. )


- "DÜŞÜNCEME" değil DÜŞÜNMEK



- "DÜŞÜNENDEN ÜSTÜN OLMAYA ÇALIŞMAK" değil DÜŞÜNCENİN ÜSTESİNDEN GELEBİLMEK

( [ne yazık ki] Düşüncenin üstesinden gelemeyen ya da söylenilen söze yanıt veremeyecek olan, düşünenin, söz söyleyenin "üstesinden gelmeye çalışır". )


- "DÜŞÜNMEK" ile/değil GELİŞTİRMEK



- "DÜŞÜNÜNCE" (YANITLARIM) ile/ve/değil DÜŞÜNDÜKTEN SONRA (YANITLAYAYIM)



- "DÜŞÜP BAYILMAK" değil BAYILIP DÜŞMEK



- "DÜZELTME" ile/değil/yerine ZENGİNLEŞTİRME



- "EDEPSİZLİK" ile/değil/yerine COŞKU



- "EDİT ETMEK" değil/yerine/= DÜZENLEMEK



- "EKMEK" PARASI ile "ÇORBA" PARASI

( Kim kazanmasın, bir ekmek parası
Dostunun yüzkarası, düşmanının maskarası...

M. Âkif Ersoy )


- "EKSİK" ile "YARIM"



- "EL ATMAK" ile "ELE ALMAK"



- "EL DELİSİ" ile/ve/||/<>/> "EV DELİSİ"



- "EL ELE TUTUNMUŞ" değil EL ELE TUTUŞMUŞ



- "EL, ELDEN ÜSTÜNDÜR" ile "DİNSİZİN HAKKINDAN İMANSIZ GELİR"



- "ELDE EDİNEBİLMEK İÇİN" değil ELDE EDEBİLMEK İÇİN



- "ELDE ETMEK" ile "NEDEN OLMAK"



- "ELDE ETMEK" ile/değil/yerine EDİNMEK



- "ELDE ETMEK" ile/değil/yerine GERÇEKLEŞTİRMEK



- "ELE ALMAK" ile "SUNMAK"



- "ELE GEÇİRME" ile "EL KOYMA"



- "ELE GEÇİRMEK" ile/değil/yerine "ELDE ETMEK"



- "ELE GÜNE REZİL OLMAK" değil "İL'E(DEVLET'E) KÜN'E(HALK'A) REZİL OLMAK"



- "ELE-GÜNE ..." değil "İL'E(DEVLET'E)-KÜN'E(TOPLUM'A) ..."



- "ELEKTRİKLERİ/IŞIKLARI KAPATMAK" fizik ELEKTRİĞİ KESMEK/IŞIĞI KAPATMAK

( Elektriğin ve ışığın, çoğulu olmaz! )


- "ELEŞTİRİYİ SAĞLAMAK/SAĞLAYAN" değil ELEŞTİRİYE NEDEN OLMAK/OLAN



- "ELİM, AYAĞIMA DOLAŞTI" değil ELİM, AYAĞIMA DOLANDI



- "ELİMİNE (ETMEK)"[Fr.] değil/yerine/= ELEMEK/AYIKLAMAK



- "ELİNE SAĞLIK" ile/ve "ELLERİN DERT GÖRMESİN!"



- "ELİNİN KÖRÜ" değil/< "ÖLÜNÜN GÛRU(MEZARI)"[Fars.]



- "EMİR VERMEK" ile/ve/değil/yerine/>/< DOĞRUDAN SÖYLEMEK



- "EN AZA İNDİRGEMEK" değil EN AZA İNDİRMEK



- "EN AZINDAN" ile ile "NEYSE Kİ ..."



- "EN BAŞLANGIÇTA" ile/değil (EN) BAŞINDA



- "EN KESTİRME YOL, BİLDİĞİN YOLDUR" ile/ve/||/<> BİLDİĞİN "CEHENNEM". BİLMEDİĞİN "CENNET"TEN İYİDİR



- "EN OPTİMAL" değil "OPTİMAL" ya da/daha iyisi/Türkçe'si EN ÇOK/YÜKSEK (SEVİYEDE)



- "EN ÖNEMLİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRİNCİ



- "EN SEVMEDİĞİM" (ŞEY) ile/değil/yerine PEK/HİÇ SEVMEDİĞİM (BİR ŞEY)



- "ENGEL/SORUN" ile/değil/yerine ARA/DİNLENME NOKTASI/VESİLESİ



- "ENİNDE SONUNDA" değil ÖNÜNDE SONUNDA



- "ENİNDE-SONUNDA"[değil ÖNÜNDE-SONUNDA] ile ENİNE BOYUNA



- "ENSE YAPMAK" ile "ENSELENMEK"



- "ENSELEMEK" ile "TEPELEMEK"



- "ENTERESE EDEN" değil İLGİLENDİREN



- "ENTİVİ" değil NE-TE-VE



- "ERKEK" değil/yerine ERİL



- "ERKEN KALKAN YOL ALIR" ile "ACELE GİDEN ECELE GİDER"



- "ERKEN" ile/ve/<>/değil/yerine ZAMANSIZ



- "ERKEN/DEN ..." ile/değil/yerine "ZAMANINDA/SAATİNDE ..."



- "ESEMES" değil "SEMESE/SMS"



- "ESKİ ASLI" değil ASLI



- "ESKİ KÖYE, YENİ ÂDET GETİRMEK" ve/değil/yerine/||/<> "EZBER BOZMAK"



- "ESKİ TABİRLE ..." ile/ve/değil "ESKİMEYEN TABİRLE"



- "ESKİ" ile/ve/değil/yerine "BİR ÖNCEKİ"



- "ESKİ" ile/ve/değil/yerine "ÖNCEKİ"



- "ESNEK" ile "EVRENSEL"



- "EŞİTLEME" ile EŞDEĞERLİLİK



- "EŞİTLEME" ile İNDİRGEME



- "ET-TIRNAK" ile/ve/||/<> "ET-KEMİK"



- "ETİ SENİN, KEMİĞİ BENİM!" değil ONU, ETİNDEN VE KEMİĞİNDEN (SAPLANTISINDAN) AYIR!



- "ETİKET/LEMEK" ile "YAFTA/LAMAK"



- "EVVELSİ GÜN" değil EVVELKİ GÜN



- "EVVELSİ" SENE değil EVVELKİ(ÖNCEKİ) YIL/SENE



- "EYİTİM" değil EĞİTİM



- "EZBER BOZMAK" ile "KULAĞINA KAR SUYU KAÇIRMAK"



- "EZBER BOZMAK" ile/ve/||/<>/>/< FARKLI/YENİ BİR BAKIŞ AÇISI



- "EZMEK" ile/ve/<> "KÜÇÜK DÜŞÜRMEK"



- "EZMEK" ile/ve/değil/yerine "YOĞURMAK"



- "FALAN FİLAN" ile "ŞUDUR BUDUR"



- "FALAN" ile "YANİ"



- "FANTEZİ YAPMAK" ile/değil/yerine "FANTEZİ/LER ÜRETMEK/YARATMAK"



- "FARKLI DÜŞÜNMEK" ile/ve "GENİŞ DÜŞÜNMEK"



- "FASÜLYE" değil FASULYE



- "FEVKALADE SIKINTILI" değil FAZLASIYLA SIKINTILI



- "FİKİR YÜRÜTMEK" ile/ve "ÇERÇEVE OLUŞTURMAK"



- "FİLOZOFİK" değil FELSEFÎ



- "GACIRT" ile "HAŞIRT"



- "GALVENİZ" değil GALVANİZ



- "GEÇİRMEK" ile "GİYDİRMEK"



- "GEÇİRMEK" ile "KAKALAMAK"



- "GEÇMEK" ile "AKMAK"



- "GEÇMEK" ile/ve "AŞMAK"



- "GEÇMİŞ HAYATIMIZDA" ... değil GEÇMİŞİMİZDE ...



- "GEÇMİŞE YÖNELİK" değil GEÇMİŞE DÖNÜK



- "GEÇTİĞİMİZ HAFTA" değil GEÇEN HAFTA



- "GEL DENİLEN YERE GİTMEYE AR EYLEME; GELME DENİLEN YERE GİDİP YERİNİ DAR EYLEME" ile "MİSAFİR UMDUĞUNU DEĞİL, BULDUĞUNU YER"



- "GELİŞMESİNE YOL AÇAR" değil GELİŞMESİNİ SAĞLAR



- "GELMEYİN!" ile/değil/yerine/= (SÜREKLİ) GELENLER GELMEDİĞİ ZAMAN GEL/İRSİN



- "GEMİLERİ YAKMAK" ile/ve "KÖPRÜLERİ ATMAK"



- "GENEL BİR YAKLAŞIMLAR" değil GENEL YAKLAŞIMLAR



- "GENEL KONUŞMAK" ile "LÂFI DOLANDIRMAK"



- "GENEL PLANDA" ile "GENİŞ PLANDA"



- "GENİŞ KAVRAM" ile "DERİN KAVRAM"



- "GENİŞ" ile/ve/||/<>/< KUŞATICI



- "GENİŞLEME" ile/ve "GÜÇLENME"



- "GERÇEK BİR ..." ile/değil "TAM BİR ..."



- "GERÇEK" ile/ve/değil/yerine "SAĞLAM"



- "GERÇEKLEŞMEYECEKTİ" değil "YAŞANMAYACAKTI"



- "GERÇEKTEN ..." ile/ve/değil/yerine "AYNEN ..."



- "GERÇİ ..." ile "... AYRICA"



- "GEREĞİNDEN ÇOK/AZ" ile/değil "OLABİLECEĞİNDEN ÇOK/AZ"



- "GEREK YOK" ile/ve "DEĞMEZ"



- "GEREKLİLİK/GEREKSİZLİK" ile/ve/değil ÖNCELİK

( "Gereklilik" ya da "gereksizlik" olarak "tanımlamamız/tanımladıklarımız(gördüklerimiz/görmediklerimiz)", (daha çok) kolayımıza/işimize gelen, alışageldiğimiz bellek kayıtlarımızın yoğunluğu ve önceliği oranındadır. )


- "GEREKSİZ (YERE)" HARCAMA/MASRAF ile/ve/<>/değil/yerine FAZLA HARCAMA/MASRAF



- "GEREKTİĞİ GİBİ" ile/ve "YETERİNCE"



- "GEREKTİĞİNDE" ile/ve "YERİ GELDİĞİNDE"



- "GERİ ADIM" ile/değil GERİLEME



- "GERİ KALMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> "UZAK KALMAK"



- "GERİDÖNÜŞÜMSÜZ" değil GERİ DÖNÜŞSÜZ



- "GERİSİ GELİR" ile/ve/||/<> "SONU GELMEZ"



- "GEVEZE" ile "ÇENESİ DÜŞÜK"



- "GEVŞEME" ile/ve/<> "REHAVETE KAPILMA"



- "GİDER" (YAPMAK) ile "ATAR" (YAPMAK)



- "GİDİŞAT" ile/ve/değil/yerine/<> SÜREÇ



- "GİTMEK" ile/ve "AKMAK"



- "GİTMİYOR MUSUN?" ile/değil GİDİYOR MUSUN?

( Gidiyor olman gerekirdi, neden gitmiyorsun? "Neden hâlâ buradasın?" İLE/DEĞİL Anlamak üzere sormak, beklenti içinde sormamak. )


- "GİTMİYOR" ile/yerine "YAKIŞMIYOR"



- "GİTTİKÇE ..." ile/değil/yerine "YOK YERE"



- "GİYDİKÇE AÇILIR" ile/ve/||/<> "UZADIKÇA ŞEKİL ALIR" ile/ve/||/<> "ZAMANLA UNUTURSUN"

( Tezgâhtarın "kandırmacası"/kaktırması. İLE/VE/||/<> Kuaförün "kandırmacası"/kaktırması. İLE/VE/||/<> "Arkadaşın" kayıtsızlığı. )


- "GÖĞÜSLER" değil GÖĞÜS/MEME

( CÂM-I ŞÎR: Sütlü meme. )


- "GÖMMEK" değil/yerine/>< GÖRMEK



- "GÖNDERME" ile/ve/<> ANIMSATMA



- "GÖNDERME" ile/ve/değil/yerine BAŞVURU



- "GÖNÜL VERMEK" ile/ve "GÖNÜL KOYMAK"



- "GÖRDÜĞÜM KADARIYLA" ile/ve/||/<> "BÜYÜK/AZ OLASILIKLA"



- "GÖRECE/Lİ/LİK" ile/ve/değil GÖRELİ/LİK



- "GÖREMİYORUZ" ile/değil/yerine PEK (FAZLA) GÖREMİYORUZ



- "GÖRENEDİR GÖRENE, KÖRE NEDİR KÖRE NE?" ile/ve "ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL-ZURNA AZ"



- "GÖREV"İNİ YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> GEREĞİNİ YAPMAK



- "GÖRMEYE DEĞER" değil "GÖRÜLMEYE DEĞER"



- "GÖRÜNÜRDE" değil GÖRÜNÜŞTE



- "GÖTÜ KALKMAK" ile/ve/değil/yerine "KANI BİTLENMEK"



- "GÖTÜRMEK" ile "YÜRÜTMEK"



- "GÖZ GÖRE GÖRE" ile/ve "BAĞIRA BAĞIRA"



- "GÖZ GÖRE GÖRE" ile "BAĞIRA BAĞIRA"



- "GÖZ ÖNÜNDE":
(")TUTMAK(") ile/ve/değil/<> (")BULUNDURMAK(")



- "GÖZ ÖNÜNE ALARAK/ALMAK" değil GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURARAK



- "GÖZ ÖNÜNE ALARAK/ALMAK" değil GÖZE ALARAK/ALMAK



- "GÖZ ÖNÜNE ALMAK" değil "GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK"



- "GÖZ ÖNÜNE ALMAK" değil "GÖZE ALMAK"



- "GÖZ ÖNÜNE ALMAK" değil GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK



- "GÖZ VAR, NİZAM VAR" değil "GÖZ VAR, İZAN VAR"

( İZAN: Anlama yeteneği, anlayış. | Bir şeyin, göz ve akıl yoluyla anlaşılabilmesi. )


- "GÖZDEN ÇIKARMAK" ile/değil/yerine "GÖZDEN KAÇIRMAK"



- "GÖZDEN GEÇİRMEK" ile "İRDELEMEK"



- "GÖZDEN IRAK OLAN, GÖNÜLDEN IRAK OLUR"
ile/ve/değil/yerine
"GÖNÜLE GİREN, GÖZDEN UZAK OLSA NE OLUR"



- "GÖZE ALMAK" değil "GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK"



- "GÖZE BATMA" ile/değil/yerine "GÖZE ÇARPMA"



- "GÖZLENEBİLİYOR" değil GÖZLEMLENEBİLİYOR



- "GÖZLERİM YAŞLANDI" değil "GÖZLERİM YAŞARDI"



- "GÖZLEYEN" ile/değil GÖZLEMLEYEN



- "GÖZÖNÜNDE BULUNDURMAK" ile/ve/ya da "ÇÖZMEK"



- "GÖZÜKMEK"/"GÖRÜKMEK" değil GÖRÜNMEK



- "GÖZÜKÜYOR"/"GÖZÜKTÜ" değil GÖRÜNÜYOR/GÖRÜNDÜ



- "GÜN GİBİ" ile/ve "DÜN GİBİ"



- "GÜNEŞ, BATIDAN DOĞAR" değil GÜNEŞ, BÂTI(N)DAN[İÇİMİZDEN] DOĞAR



- "GÜNLÜK/GÜNCEL ..." ile "GÜNDELİK ..."



- "GÜVENİRLİK" değil GÜVENİLİRLİK



- "GÜYA" ile "HESAPTA"



- "GÜYA" ile "KENDİNCE"



- "GÜZEL DEĞİL" değil BAKILIŞI (YETERİNCE) GÜZEL DEĞİL



- "GÜZELLİK YAPMAK" ile "KIYAK GEÇMEK"



- "HABERİM OLMADI" ile/değil/yerine HABERİM BİLE OLMADI

( Kendini merkeze koyarak. İLE/DEĞİL/YERİNE Kavramı, olguyu, süreci, ortak alanı/durumları göz önünde bulundurarak. )


- "HABERLER KÖTÜ GELSE DE" ile/değil KÖTÜ HABERLER GELSE DE

( Haberlerin, "kişinin algısına/yorumuna göre değişebilir" anlamına gelmesi/getirilebilmesi. İLE/DEĞİL Haberlerin, kötü/olumsuz haberler olduğunu bildirmesi. )


- "HABİTAT" ile/ve/||/<> "ATMOSFER" ile/ve/||/<> "AMBİYANS"



- "HAFİFE ALMAK" ile/ve/değil/<> "BOŞLAMAK"



- "HAK YEME" ile/değil ÜZERİNE GİTME



- "HAKİM ..." ile "BASKIN ..."



- "HAKİM OLMAK" ile/ve "SAHİP ÇIKMAK"



- "HAKKINI VERMEK" değil HAKKINI TESLİM ETMEK



- "HAKLI ÇIK(AR)MA" ÇABASI ile/ve "KÂRLI ÇIK(AR)MA" ÇABASI



- "HAKLI ÇIKMAK" ile/değil/yerine/>< HAKLI OLMAK



- "HAKLI OLAN" ile/ve/değil/yerine/||/<> HAKÇA OLAN



- "HAKLISIN!/YANLIŞSIN!" değil DOĞRU!/YANLIŞ!



- "HAKLISIN" yerine DOĞRU



- "HAKLISIN" ile/değil O KONUDA HAKLISIN



- "HAKSIZLIK" ile/değil BİLİNÇ FARKLILIKLARI



- "HALLETMEK" ile "BAĞLAMAK"



- "HANGİLERİNLE/N" değil HANGİLERİYLE



- "HANGİMİZ ...?" ile/ve/değil "KAÇIMIZ ...?"



- "HAR VURUP HARMAN SAVURMAK" ile "BOL KESEDEN HARCAMAK/SAVURMAK"



- "HARBİDEN" yerine "GERÇEKTEN"



- "HASSAS YAN" ile "YUMUŞAK KARIN"



- "HASTA NAKİL AMBULANSI" değil HASTA NAKİL ARACI



- "HATA PAYI" ile/ve/<> "HATA OLASILIĞI"



- "HATAYA ŞANS VERMEK" değil HATA(YA) (YAPMAYA DA) FIRSAT VERMEK



- "HAVA ATMAK" ile "SİDİK YARIŞTIRMAK"



- "HAVA CIVA" ile HAVACIVA

( Değer ve önemi olmayan, boş. İLE Sığırdiligillerden, Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen bir bitki. )


- "HAYA-TINDA" değil/< HAYATINDA



- "HAYDAN GELEN HUYA GİDER" ile "HAY'DAN GELEN HU'YA GİDER"



- "HEM ..., HEM DE ..." ile "DURUMA GÖRE ..."



- "HEP" ile/yerine/değil "DAHA ÇOK"



- "HER BİRİSİNE" değil HER BİRİNE



- "HER İKİ KAPILARIMIZ" değil İKİ KAPIMIZ



- "HER İKİSİ" değil İKİSİ ya da HER BİRİ



- "HER NEYSE" değil/yerine "NEYSE"



- "HER ŞER'DE/ŞEYDE, BİR HAYIR VARDIR" ile/değil HER ŞER'DE/ŞEYDE, BİR OLABİLİR/ARAMAK GEREK



- "HER ŞEY, DEĞİŞİR" değil HER ŞEY, (BELİRLİ/BELİRSİZ) BİR ŞEYE GÖRE DEĞİŞİR



- "HER ŞEYİ" BİLİYOR OLMAK değil ÇOĞUNLUĞUN, PEK FAZLA ŞEY BİLMİYOR OLMASI



- "HER VARLIK" değil HER VAROLAN



- "HERHALDE" ile "HER HALDE"

( Tahmin, belki. İLE Mutlaka, kesinlikle. )


- "HERKES BİLİRLERDİ" değil HERKES BİLİRDİ



- "HERKES YAPAMAZ" ile/ve/değil HERKES, HER ZAMAN (KOLAY KOLAY) YAPAMAZ



- "HERKES" ile ORTAK DİLDE "HERKES" ile AYRIMSIZ "HERKES"



- "HERKESE ...'YA DİKKAT ETMESİNİ TAVSİYE EDİYORUM" değil "HERKESİ ...'YA DİKKAT ETMESİ İÇİN UYARIYORUM"



- "HERKESTE VAR" değil HER YERİ/ŞEYİ KAPLAYAN



- "HERŞEYDEN ÖNCE ..." ile/değil/yerine "TÜM BUNLARIN YANISIRA ..."



- "HESABINI GÜDMEK/YAPMAK" ile/<> "DAVASINI GÜDMEK/YAPMAK"



- "HESABINI YAPMAK" ile/ve "HESABINI TUTMAK"



- "HESAP SORMAK" ile/değil/yerine UYARMAK



- "HESAPLAŞMA" ile/ve/değil/yerine "YÜZLEŞME"



- "HEYECANLAN(M)IYORUM" ile/ve/değil/yerine/<> "HEYECANI(MI) İÇİMDE TAŞIYORUM/TUTUYORUM"



- "HIRPINMA" değil ÇIRPINMA



- "HİÇ ..." ile/değil "HENÜZ ..."



- "HİÇ ETMEK" ile/ve/değil/<> "PİÇ ETMEK"



- "HİÇ ÖNEMİ YOK" ile/değil "ÖNEMLİ DEĞİL"



- "HİÇ SEVMEM" ile/değil/yerine PEK SEVMEM



- "HİÇ ŞEKERSİZ/MAKYAJSIZ" değil ŞEKERSİZ/MAKYAJSIZ



- "HİÇ TARTIŞMASIZ/KATKISIZ/PEŞİNATSIZ ..." değil TARTIŞMASIZ/KATKISIZ/PEŞİNATSIZ ...



- "HİÇ YOKTAN ..." değil HİÇ, YOKTAN, ...



- "HİÇBİRİSİ" değil HİÇBİRİ



- "HİÇKİMSEMİZ" değil HİÇBİRİMİZ



- "HİKÂYE" ile "BOŞ"



- "HİKÂYE" ile/ve "FASA FİSO"



- "HİSSETMEZSEM" ile/değil "HİSSETMEDİĞİM ZAMAN"



- "HİT-İT" ÜNİVERSİTESİ değil HİTİT ÜNİVERSİTESİ



- "HOMOJENLEŞME" değil/yerine/= BENZEŞME/BAĞDAŞIK



- "HOŞ ..." ile/ve/||/<> "GERÇİ ..."



- "HOŞ DEĞİL!" ile/değil ALIŞIK OLMADIĞINDAN DOLAYI!



- "HOŞUNA GİTME" ile/ve "İŞİNE GELME"



- "HUKUKTA, KARDEŞLİK" değil KARDEŞLİK HUKUKU



- "HURRA"[İng.] değil/yerine/= YAŞA!



- "HUZUR, İSLÂMDADIR" ile/ve/değil "HUZUR, TESLİMİYETTEDİR"



- "ISITMA" ile SEVDİRME



- "İ-TÜ" ÜNİVERSİTESİ değil İTÜ ÜNİVERSİTESİ



- "İÇERİK ÖNEMLİ DEĞİL" değil "İÇERİĞİ, (BURADA/BUGÜN[ÇAĞIMIZDA]) ÖNEMLİ DEĞİL"



- "İÇİ BOŞ" ile/değil "ORTASI BOŞ"



- "İÇİM 3.5 ATIYOR" değil "GÖTÜM 3.5 ATIYOR"



- "İÇİM BURKULUYOR" değil "İÇİM BURULUYOR"



- "İÇİMDEN GELMİYOR" ile/ve "ZİHNİMDEN GEÇMİYOR"



- "İDARE ETMEK" ile/değil/yerine "ÇÖZÜM BULMAK"



- "İDARE ETMEK" ile/ve/<> OYALAMAK



- "İDARE ETMEK" ile/ve/değil/yerine YETİNMEK



- "İDDİALI DEĞİL" değil İDDİA ETMİYOR



- "İDDİALI" ile ÖNEMLİ



- "İFLÂS ETMEK" ile/ve "DİBİ/Nİ BULMAK"



- "İKİ AYAĞINI BİR PABUCA SOKTURMAK" ile "BOĞAZINA DİZDİRTMEK"



- "İKİ TANE HATALARIM VAR" değil İKİ HATAM VAR



- "İKİ TERAZİNİN KEFESİ GİBİ" değil "TERAZİNİN İKİ KEFESİ GİBİ"



- "İKİSİ DE İKİZ" değil İKİZLER



- "İKTİDAR" değil/yerine İTİBAR



- "İLERİYE DÖNELİK" değil İLERİYE DÖNÜK



- "İLERİYE SÜRMEK" değil İLERİ SÜRMEK



- "İLERİYE SÜRÜLEN" ... değil İLERİ SÜRÜLEN ...



- "İLERLEMEK" ile/ve "YÜRÜMEK"



- "İLGİ UYANDIRMAK" ile/ve "CAZİBE YARATMAK/OLUŞTURMAK"



- "İLGİ UYANDIRMAK" ile/ve "DİKKATLERİ TOPLAMAK"



- "İLGİLENDİRİR" ile "BAĞLAR"



- "İLK BAŞLANGIÇTA" değil İLK BAŞTA ya da [sadece] BAŞLANGIÇTA



- "İLK DİL" ile/ve "İKİNCİ DİL" ile/ve "ÜÇÜNCÜ DİL"

( Hiyeroglif dili. İLE/VE Simge dili. İLE/VE Mektup dili. )


- "İLK DİL" ile/ve "İKİNCİ DİL" ile/ve "ÜÇÜNCÜ DİL"

( Kutsal ya da tanrısal dil. İLE/VE İşaretler ya da kahramanlık armaları. İLE/VE Biririnden uzak kimselerin yaşamlarının halihazırdaki gereksinimlerini birbirlerine iletmeleri için. )


- "İLK DİL" ile/ve "İKİNCİ DİL" ile/ve "ÜÇÜNCÜ DİL"

( GIAMBATTISTA VICO )


- "İLK İCAT/MUCİT" değil İCAT/MUCİT



- "İLK TANIŞTIĞIMIZ GÜN" değil TANIŞTIĞIMIZ GÜN



- "İLKELERİM" ile/değil/yerine İLKELER (VE İLKESELLİK)



- "İLM-EN YAKÎN" değil İLM-EL YAKÎN



- "İMEYL/E-MAIL NUMARASI" değil E-POSTA ADRESİ



- "İMZA KOYMAK" değil "İMZA ATMAK"



- "İNANÇ" ile/ve/değil/||/<> DAVRANIŞ

( Seni, daha iyi bir insan yapan, "inançların" değil davranışlarındır. )


- "İNANÇLAR(IM) İÇİN (YAŞIYORUM)" ile/değil/yerine "İNANÇLAR(IMIN) DOĞRULTUSUNDA (YAŞIYORUM)"



- "İNCE ELEYİP SIK DOKUMAK" değil İNCE EĞİRİP SIK DOKUMAK



- "İNDİRGEMECİLİK" >< ÇEŞİTLİLİK



- "İNSAN YAŞAMI" değil/yerine YAŞAM

( Hayvanların yaşamı değil yaşam süresi olur. )


- "İNSAN YAŞAMI" değil/yerine YAŞAM

( Nesnelerin, varoluş süresi olur. )


- "İNSANIN, ...[CANI İSTİYOR/ÇEKİYOR]" ile/ve/değil BENİM/SENİN/ONUN ..."



- "İNSANOĞLU" yerine KİŞİ / İNSANLIK



- "İNŞAALLAH" ile/ve/<> "MAAŞALLAH" ile/ve/<> "DUR BAKALIM"

( Türk "felsefesi". )


- "İPİN UCUNU KAÇIRMAK" ile "EŞEĞİN KULAĞINA(/...) SU KAÇIRMAK"



- "İPİN UCUNU KAÇIRMAK" ile "OKUN YAYDAN ÇIKMASI"



- "İPTAL ETMEK" ile/ve/yerine/değil "ASKIYA ALMAK"



- "İPTAL OLMAK" ile "ŞOKE OLMAK"



- "İSPAT ETMEK" ile "ORTAYA KOYMAK"



- "İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ" değil "İSTANBUL, AYDIN ÜNİVERSİTESİ"

( Aydın şehrimizin adını düşünür/seslendirir gibi değil Aydınlanmış/Aydınlanacak olanlar/ın anlamında seslendirilmeli/vurgulanmalıdır! )


- "İSTANBUL ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ" değil "İSTANBUL, ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ"

( "İstanbul Şehri" gibi düşünür/seslendirir gibi değil Şehir Üniversitesi olarak seslendirilmeli/vurgulanmalıdır! )


- "İSTEMEDEN ..." ile YANLIŞLIKLA ...



- "İSTENMİYEN" değil İSTENİLMEYEN



- "İSTER ..., İSTER ..." ile/ve/<> "NE ..., NE DE ..."



- "İSTERSENİZ OLUR/YAPARSINIZ, İSTERSENİZ OLMAZ/YAPMAZSINIZ" değil İSTERSENİZ OLUR/YAPARSINIZ, İSTEMEZSENİZ OLMAZ/YAPMAZSINIZ



- "İSTEYEN 'ŞÖYLE' YAPAR, İSTEYEN YAPMAZ" değil İSTEYEN 'ŞÖYLE' YAPAR, İSTEMEYEN YAPMAZ



- "İSTİSNA OLMAK" değil/yerine/>< İNSAN/KİŞİ/ADAM OLMAK

( [istiyorsan] "Egemen olmak." DEĞİL/YERİNE Özgür olmak. )


- "İSTİYORUM" / "İSTEMİYORUM" ile/ve/ya da/||/<> "SEVİYORUM" / "SEVMİYORUM"

( Hiçbir zaman, bir açıklama yeterliliği ve niteliğinde değillerdir. Daha çok da, kaçmaya ya da dayatmaya yönelik yanıtlardır.

Anımsanması gereken nokta da, sizin kullandığınız oranda ve koşullardaki keyfiyetle, bir başkası da aynı keyfiyetle bunları kullanabilir, karşılık verebilir ve sonuç tam bir hüsran ve boşluk/anlamsızlık yaratır/yaratacaktır.

Dolayısıyla da, yaşamın getirdiği durumlarla/zorunluluklarla yüzleşerek, kaçmaksızın, isteyip-istememe, sevip-sevmeme alanından çıkarmak gerekir. )


- "İSTOP" değil/yerine STOP değil/yerine DURMA/DURDU



- "İŞİNE GELDİĞİ GİBİ" ile "ANLADIĞI KADAR"



- "İŞİNE GELİRSE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "UYARSA/UYUYORSA"



- "İŞLENİLEN/İŞLENİLMEYECEK HALT" ile "YENİLEN/YENİLMEYECEK NANE"



- "İTHAL ETMEK" değil/yerine İHDAS ETMEK



- "İTİ, AN; ÇOMAĞI HAZIRLA!" ile/değil/yerine "İYİ KİŞİ, SÖZÜNÜN ÜZERİNE GELİR"



- "İTİRAF EDELİM Kİ ..." değil "KABUL EDELİM Kİ ..."



- "İYİ ETMEK" ile/değil İYİLEŞTİRMEK



- "İYİ Kİ ..." ile/değil NEYSE Kİ ...



- "İYİ OYNAYAN/LAR" ile/değil/yerine/>< İYİ OLAN/LAR



- "İYİCENE, GÜZELCENE" değil İYİCE, GÜZELCE



- "İYİLİK YAPMAK" ÜZERE/İÇİN ile/ve/değil/yerine/||/<> GEREĞİNİ YAPMAK/YAPARAK



- "İZİN VERMEK" ile/ve "GÖZ YUMMAK"



- "İZİN VERMEK" ile/ve/değil "SÖZ VERMEK"



- "İZİNSİZ GÖSTERİ/YÜRÜYÜŞ" değil/yerine GÜVENLİK İÇİN HABER VERME GEREKLİLİĞİ



- "İZNİN(İZ)LE ..." ile/değil/yerine BİLGİNİZLE ...



- "KABACA ..." değil/yerine ANA AKIŞI İÇİNDE ...



- "KABACA" ile/değil/yerine "KISACA"



- "KABALIĞIM" ile/ve/değil "KALABALIKLIĞIM"



- "KABUL" ile/değil/yerine TEMELLENDİRME



- "KAÇILMAZ" ile/değil KAÇINILMAZ



- "KAÇIRMAK" ile "ISKALAMAK"



- "KAÇMAK" ile/ve/değil/yerine/<> GİTMEK

( Sevdiklerinle arana mesafe girdiği oranda, varış yerinin de hiçbir anlamı kalmaz. )


- "KAÇMAK" ile/değil/yerine KAÇINMAK

( Tüm canlılarda. İLE/DEĞİL/YERİNE Hayvanlarda[kısmen] ve insanda. )


- "KAÇTA DÖNEBİLECEĞİM HAKKINDA HİÇBİR BİLGİM YOK" değil KAÇTA DÖNEBİLECEĞİM HAKKINDA HİÇBİR FİKRİM YOK



- "KADARSIYLA" değil KADARIYLA



- "KADININ ..." ile KÂDI'NIN ...



- "KAFA KARIŞTIRIYOR" değil (BİLMEDİĞİM İÇİN) "KAFAM KARIŞIYOR"



- "KAFA TUTMAK" ile "DİKLENMEK"



- "KAFADAN ATMAK" ile "UYDURMAK"



- "KAFAM KARIŞTI" ile/ve/değil/yerine BİLMİYORUM



- "KAFANI/KIÇINI KAŞIYAMAMAK" ile "SIRTINDAN/KIÇINDAN TER AKMASI"



- "KAFAYI YEMİŞ" ile "BALATAYI SIYIRMIŞ"



- "KALBİN DERİNLİĞİ" ile/ve "DERİNLİĞİN KALBİ"



- "KALDIĞIMIZ YER" değil/yerine "KARAR KILDIĞIMIZ YER"



- "KALDIR(AMA)MAK" ile/ve "SİNDİR(EME)MEK"



- "KALINKAFALI/LIK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< HAYAL GÜCÜNÜN OLMAMASI



- "KALÖRİFER" değil KALORİFER



- "KALP ..." değil OLUMLU/OLUMSUZ, BELLEK KAYITLARI



- "KALP KALBE KARŞIDIR/KARŞIYMIŞ (DERLER)" değil KALPTEN KALBE YOL VARDIR



- "KANBUR" değil KAMBUR



- "KANDIRMAK" ile "KAFESLEMEK"[argo]

( Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek. | Aldatmak. | İçme, yeme isteğini karşılamak. İLE Çıkar sağlamak için birini aldatmak. )


- "KANSAROJEN" değil KANSEROJEN



- "KANSER/SİN/İZ" değil/yerine (GÖVDENİZDE) BİR TÜMÖR VAR



- "KANTARIN TOPUZUNU KAÇIRMAK" ile "EŞEĞİN ..INA SU KAÇIRMAK"



- "KAOTİK" değil/yerine/= KARMAŞIK



- "KAPI ÇALINIYOR" değil KAPI ÇALIYOR



- "KAPSAMAK" ile/ve "KUCAKLAMAK"



- "KAREKTER" değil KARAKTER



- "KARIŞMAK":
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

( Birine, ne yapmayacağını söylemek/anlatmak/göstermek karışmak değildir! ["Karışmak", yapılacak yanlış ya da doğru olan eylem/söz için kullanılabilir ancak.] )


- "KARIŞMAK":
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

( Kişilerin ne söyleyeceğini ya da yapacağını söylemeye, "müdahale" ya da "karışmak" denilebilir (belki ve çoğu şey için). Fakat ortak olan kavram, ifade, durum, davranış ve tutumlarda, toplumsal birlik, düzenlilik ve sürekliliğin sağlanması için gerektiğinde, hepimizin, birbirimize neyi yapamayacağını/yapmayabileceğini söylemesi kabalık ya da karışmak değildir! )


- "KARMAŞIK/LIK" ile/ve/<>/> "ZOR/LUK"



- "KARNIBAHAR" değil KARNABAHAR



- "KARŞI ÇIKMAK" ile/değil/yerine ELEŞTİRMEK



- "KARŞI KARŞIYA GELMEK" ile "AYNI DÜZLEMDE OLMAK"



- "KARŞI OLMAK" ile/yerine "UZAK OLMAK"



- "KARŞILAMAK" ile "GÖĞÜSLEMEK"



- "KARŞITLIK" değil/yerine/>< ZEKÂ

( Uzlaşmaz karşıtlıklara düşkünlük, zekânın zayıflığındandır. )


- "KASITLI" (OLARAK) ile/ve/değil/yerine ÖZELLİKLE



- "KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALMAK" değil/yerine KOŞULSUZ VE BEKLENTİSİZ VERMEK/HİZMET



- "KATOLOG" değil KATALOG



- "KATILMAK" ile "YAPIŞMAK"



- "KATKIDA BULUNMAK/BULUNMASI" ile/değil "ETKİ ETMEK/ETMESİ"



- "KAVALTILIK" değil KAHVALTILIK



- "KAVONOZ" değil KAVANOZ[Yun.]

( Plastik, cam vb. nesnelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap. )


- "KAVRAM KARGAŞASI" değil KAVRAM KARMAŞASI

( Kargaşa, kişiler arasında olandır. )


- "KAVRAM ÜRETMEK" ile/ve/değil/||/<> KURAM ÜRETMEK



- "KAYBETME ŞANSI" değil "KAYBETME OLASILIĞI"



- "KAYBOLMAK" ile/ve/değil/yerine/<>/> "KAPILMAK"



- "KAYIP" SANILAN KAZANÇ ile/ve/||/<> "KAZANÇ" SAYILAN KAYIP



- "KAYSI" değil KAYISI



- "KELLİ FELLİ" değil KERLİ FERLİ



- "KENARA KOYMAK" ile "YABANA ATMAK"



- "KENDİ BAŞINA" ile/ve/değil "TEK BAŞINA"



- "KENDİ İŞLERİNE KAPTIRIP GİTMEK" değil KENDİ İŞLERİNE KAPILIP GİTMEK



- "KENDİ KENDİNE GELİN-GÜVEY OLMAK" ile "KENDİN ÇALIP, KENDİN OYNAMAK"



- "KENDİ KENDİNE/KENDİNİ" değil KENDİNİ



- "KENDİ KENDİNLE" değil KENDİNLE



- "KENDİ KİŞİSEL ...SI" değil KENDİ DÜŞÜNCESİ/KARARI/EŞYASI VB. ya da KİŞİSEL DÜŞÜNCESİ/KARARI/EŞYASI VB.



- "KENDİMİ DÜŞÜNMEM GEREKİYOR" değil DÜŞÜNMEYE, KENDİMDEN BAŞLAMAM GEREKİYOR



- "KENDİMİ/Zİ TATMİN ETMEK/EDEMEMEK" değil "KENDİMİ/Zİ TATMİN ETMEK/EDEMEMEK"



- "KENDİMLE OYNUYORUM" değil "KENDİ KENDİME OYNUYORUM"



- "KENDİNE ÖZEL" değil "KENDİNE ÖZGÜ"



- "KENDİNE ÖZGÜN" değil KENDİNE ÖZGÜ ya da ÖZGÜN



- "KENDİNE SAKLAMAK" / "KENDİNDE SAKLI TUTMAK" ile/ve/değil/yerine İÇİNDE TUTMAK



- "KENDİNE YET(E)MEMEK" ile/ve/değil/yerine "KABUĞUNA SIĞ(A)MAMAK"



- "KENDİNİ SAKLAMAK" >< KIZMAK

( Kimse, kızdığında, kendini/özünü saklayamaz. )


- "KENDİSİNDEN" değil KENDİNDEN

( "Sahibisi" demediğimiz gibi. )


- "KESİLMEK" ile "TIKANMAK"



- "KESİNLİKLE" ile/ve/değil "TAMAMEN"



- "KESKİN SİRKE, KÜPÜNE ZARAR" ile/ve/||/<> "ÖFKEYLE KALKAN, ZARARLA OTURUR"



- "KESKİN" ile/ve/değil/yerine BELİRGİN



- "KESME" ile/ve/||/<> KETLEME



- "KESME" ile/ve/||/<> KETLEME



- "KEŞKE, YAPMAZ OLAYDIM" değil YAPMAZ OLAYDIM / KEŞKE YAPMASAYDIM



- "KEYFİNE GÖRE TAKILMAK" ile/ve "KAFANA GÖRE TAKILMAK"



- "KEYFİNİ SÜRMEK" ile/ve "ZEVKİNİ ÇIKARMAK"



- "KILLIK" ile/değil (BİLİNÇLİ) TAVIR/TUTUM



- "KIR ATIN YANINDA YATAN, YA HUYUNDAN, YA SUYUNDAN" ile "KÖRLE YATAN ŞAŞI KALKAR"



- "KIRMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GÖNÜL ALMAYI (DA) BİLMEK

( Herkesin yapabildiği/yapabileceği. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bazılarının yapabildiği/yapabileceği. )


- "KIRMAMAK" ve/||/<> "KIRILMAMAK"

( "Dil ile". VE/||/<> (B)ilim/bilgi ile. )


- "KIRPMA" ile/değil/yerine KOLAYLAŞTIRMA



- "KISA KES, AYDIN HAVASI OLSUN" değil "KISA KES, AYDIN ABASI OLSUN"

( ABA: Kumaştan yapılma giysi.[Aydın efesinin abası, kısa ve dizleri açıktır.] )


- "KISACA GEÇİŞTİRMEK" değil KISACA GEÇMEK



- "KISACA GEÇMEK" ile "HIZLICA GEÇMEK"



- "KISACASI" değil/yerine "SÖZÜN KISASI"



- "KISIRLIK" ile "KABIZLIK"



- "KIVIRMAK" ile "BECERMEK"



- "KIVIRMAK" ile "DÖNDÜRMEK"



- "KIVRAK ZEKÂ" ile "HAZIR YANIT"



- "KIZIYOR/LAR" ile/ve/değil/yerine İSTEMİYOR/LAR



- "KİLİTLE(N)ME" ile/değil "DÜĞÜMLE(N)ME"



- "KİLO KAYBETMEK" değil/yerine "KİLO VERMEK"



- "KİM KİME, TIM TIMA/DUM DUMA"



- "KİMİSİ" değil KİMİ

( "Sahibisi" demediğimiz gibi! )


- "KİMSEYE GÜVENME!" değil KİMSEYE (TAMAMEN) BIRAKMA!



- "KİRLENMEMEK" ile/değil/yerine/||/<>/< ARINMAK



- "KİŞİ, KÖTÜ" değil İŞİ(PARA DURUMU), KÖTÜ



- "KİŞİLERİ KONUŞMAK" ile/değil/yerine KİŞİLERLE KONUŞMAK



- "KİŞİYE GÖRE RENK DEĞİŞTİRMEK" ile/değil/>< KİŞİLİĞİNİN, RENKLİ OLMASI



- "KİTLE!" değil KİLİTLE!



- "KOKLATMAK" ile "KORKUTMAK"



- "KOLANYA" değil KOLONYA[İt. < COLONIA]

( İçinde limon, lavanta vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir nesne. )


- "KOLAY KOLAY" ile/değil HİÇ



- "KOLAY(LIKLA) SÖYLEMEK" ile/ve/değil/<> İNAN(M)IYOR OLMAK



- "KOLAYLIKLA BAŞARABİLMEK" ile/değil "ÜSTESİNDEN GELMEK"



- "KOMŞU, KOMŞUNUN KÜLÜNE "(BİLE)" MUHTAÇTIR" değil "KOMŞU, KOMŞUNUN 'KÜLL'ÜNE MUHTAÇTIR"

( Komşu, komşunun her şeyine muhtaçtır. "Kül"(Küllî, Külliyat), "hepsi, her, tamamı" gibi anlamlarda kullanılır. Eğer yanan şeyden arta kalan anlatılmak istenirse, "bile"(... külüne bile ...) eklenerek kullanılabilir. )


- "KOMŞU" değil KONŞU



- "KONACAK" değil KOYULACAK



- "KONJEKTÖR" değil KONJONKTÖR



- "KONJÖKTÜR/KONJUKTÜR/KONJEKTÜR" değil KONJONKTÜR



- "KONSENSÜS" değil KONSENSUS



- "KONTEKS/T" değil/yerine/= BAĞLAM



- "KONU" ile "DAVA"



- "KOPUK" ile/ve/değil/yerine/||/<> "İLGİSİZ"



- "KORKARAK SÖYLEMEK" değil/yerine İDDİALI SÖYLEMİŞ OLMAYAYIM



- "KORKMAK" ile/ve/değil UZAK KALMAK



- "KORKUTMA" ile "KORKUTMA"

( Engellemek/korumak için olan. İLE Şaşırtmak, gülmek, eğlenmek için olan. )


- "KORKUTMA" ile "KORKUTMA"

( Çocukları hiçbir biçimde korkutmayınız! [Belki sadece/ancak savaşta düşmanı olabilir![o da ancak daha fazla zarar görmemek içindir.] İLE Düşmanın bile olsa, ne şaka, ne de başka bir gerekçe ya da koşulla, hiç kimseyi korkutmayınız! )


- "KÖK SÖKTÜRMEK" ile "KAN KUSTURMAK"



- "KÖKTEN" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KALICI



- "KÖPÜRME" ile/ve/||/<> "YÜKSELME"



- "KÖPÜRTME" ile/<> "KÖRÜKLEME"



- "KÖPÜRTME" ile "PARLATMA"



- "KÖR ÖLÜR, BADEM GÖZLÜ OLUR" ile "İYİ OLUR, ALLAH'TAN; KÖTÜ OLUR, SENDEN/ELDEN BİLİRLER"



- "KÖR TALİH" ile "KARAYAZI"



- "KÖR-KÜTÜK ÂŞIK" değil SIRILSIKLAM ÂŞIK



- "KÖTÜ TÜRKÇE" (OLDU) ile/değil KÖTÜ BİR İFADE (OLDU)



- "KÖTÜ" ile/ve/değil/yerine/||/<> ZOR



- "KÖTÜ/LÜK" ile/ve/değil/||/<> "KABA/LIK"



- "KÖTÜLEDİ" değil KÖTÜLEŞTİ



- "KÖTÜMSER/LİK" >< "İYİMSER/LİK" ile/değil/yerine/>< GERÇEKÇİ/LİK

( [sadece] Tüneli "görür". >< Tünelin sonundaki ışığı "görür". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tünelle birlikte, ışığı ve gelebilecek treni görür. )


- "KÖTÜMSER/LİK" >< "İYİMSER/LİK" ile/değil/yerine/>< GERÇEKÇİ/LİK

( [sadece] Her fırsattaki "zorluğu" "görür". >< Her zorluktaki "fırsatı" "görür". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her fırsatla birlikte kolay olmayabilecekleri birlikte değerlendirir. )


- "KÖTÜMSERLİK" değil/yerine/>< KONUŞABİLMEK

( Konuşabilirsek, "kötümserlik" oluşmaz. )


- "KULAK ASMAK" ile "KULAK KABARTMAK"



- "KULLANMA" ile/ve/değil/<> YARARLANMA



- "KULLANMAK" ile "DEVREDE TUTMAK"



- "KUMAŞI FARKLI" ile "BAMBAŞKA BİR RENGİ VAR"



- "KURMAK" ile "UYDURMAK"



- "KURMAK" ile/ve "YÜRÜ(T)MEK"



- "KURTARMAK" ile "DOĞRULTMAK"



- "KURTULMAK" ile "SIYRILMAK"



- "KUSURA BAKMA AMA ..." değil/yerine "YANLIŞ ANLAMA AMA ..."



- "KUSURSUZLUK" ile/değil/yerine BÜTÜNLENME



- "KUTSALLAŞTIRMA" ile/ve/<> VAAZ (ETME)



- "KUYRUĞU DİK TUTMAK" ile/değil "OMURGALI" DURMAK/DAVRANMAK



- "KUZU KUZU" ile/ve "SS / S.KE S.KE"



- "KÜÇÜK GÖRMEK" ile/ve/<> "KÜÇÜK DÜŞÜRMEK"



- "KÜÇÜK İŞ" ile/ve/<> "BÜYÜK İŞ"

( [iş/çalışma/etkinlik] Kent içindeyse. İLE/VE/<> Kent dışındaysa. )


- "KÜÇÜK İŞ" ile/ve/<> "BÜYÜK İŞ"

( Küçük çocuklara, işe gitmenin ve geri dönüşün ne kadar süreceğini anlatmak üzere kullanılabilecek sözler. )


- "KÜFÜR" ile "PİS"



- "KÜL OLMAK" ile/ve/||/<> "GÜL OLMAK"

( Nefsini yakarak. İLE/VE/||/<> İyilik yaparak. )


- "LAF ETMEK" ile "DİL UZATMAK"



- "LAMİNAT" değil LAMİNANT



- "LANSE"[Fr.] (ETMEK) değil ÖNE SÜRMEK



- "LÂZIM GEREKEN" değil LÂZIM GELEN



- "LÖNK" ile/değil LÖK



- "LÜTFEN" ile/ve "RİCA EDERİM"



- "MAİYET" ile MAHİYET

( Birlikte bulunma. İLE Nitelik. )


- "MADARA OLMAK" ile "REZİL OLMAK"

( Kötü duruma düşmek, yalanı, yanlışı ortaya çıkmak. İLE ... )


- "MADEM Kİ ÖYLE SÖYLÜYORSA/YAPIYORSA" değil "MADEM Kİ ÖYLE SÖYLÜYOR/YAPIYOR"



- "MADUR" değil MAĞDUR



- "MAHSUR" ile MAHZUR



- "MALUMUNUZ" ... ile/ve/değil/yerine/<> ANIMSARSANIZ ...



- "MALUMUNUZ" ... ile/ve/değil/yerine/<> BİLDİĞİNİZ GİBİ



- "MALZEME" ile SONUÇ



- "MANTIK" ile/ve/<> "MAKSAT"



- "MANTIK" ile/değil/yerine UYGULAMA



- "MANTIKLI" ile/ve/değil/<> UYGUN



- "MANTIKSIZ" ile/değil/yerine TUHAF



- "MASUMDUR!" ile/ve/değil/yerine/||/<> "SUÇLU DEĞİL!"

( "Suçlu değil!" demek, her zaman, zemin ve koşulda "Masumdur!" anlamına gelmez. )


- "MATAMATİK" değil MATEMATİK



- "MATCHLEŞME" değil/yerine/= EŞLEŞME/"ÖRTÜŞME"



- "MAYDONOZ" değil MAYDANOZ



- "MAYMUN İŞTAHLI/LIK" ile/değil/yerine ÇOK YÖNLÜ/LÜK



- "MAZUR GÖRÜN" ile/değil/yerine "KUSURA BAKMAYIN"



- "MEHENG, MEHEKK" değil MİHEKK



- "MEL-ANKOLİK" değil MELANKOLİK



- "MEME YAPMAK" ile "PATLAK VERMEK"



- "MERAK EDİYORUM" değil DÜŞÜNÜYORUM



- "MERAK ETME(!)" ile/ve/değil/yerine "ENDİŞELENME(!)"



- "MERAKTAN" ile/ve "APTALCA"



- "MESAA" değil MESELA



- "MESAFE KOYMAK" ile/ve/<> "MESAFE YARATMAK"



- "MESAFELİ OLMAK" ile/ve "POLİTİK DAVRANMAK"



- "MESELE" ile "DAVA"



- "MEŞGUL OLMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ETKİN OLMAK

( 13 Fark için burayı tıklayınız... )


- "MEŞGUL" ile/değil/yerine/>< ÜRETKEN



- "MEŞHUR" ile/değil MEŞRÛ



- "METEROLOJİ" değil METEOROLOJİ



- "MEYDAN VERMEMEK" ile/ve "MEYDAN BIRAKMAMAK"



- "MEYDAN/CANINA OKUMAK" değil/yerine/>< KİTAP OKUMAK



- "MEYVA" değil MEYVE[Fars.]



- "MİMLE(N)MEK" ile/ve/||/<> "DİŞ BİLE(N)MEK"



- "MİNÜBÜS/MÜNÜBÜS" değil MİNİBÜS



- "MİNÜR" değil MÜNÎR[< NÛR]

( ... DEĞİL Işık veren, nurlandıran, parlak. )


- "MİSTİİZİM" değil MİSTİSİZM



- "MİSTİK" değil/yerine TANIMLANAMAYAN ÖĞELER



- "MODERN TÜRKÇE'MİZ" değil TÜRKÇE'NİN, MODERN KULLANIMI



- "MORALMAN" değil MORAL



- "MUHÂFAZA ve/+ KÂR" ile/değil/yerine/>< MUHÂFAZAKÂR/KORUYUCU



- "MUHAKKAK Kİ ..." ile/değil/yerine "HERHALDE ..."



- "MUM DİBİNE IŞIK VERMEZ" ile "TERZİ KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKEMEZ"



- "MUMLA ARAMAK" ile/ve "SAMANLIKTA İĞNE ARAMAK"



- "MUTLAKA ... OLABILIR" değil MUTLAKA OLUR ya da [sadece] OLABİLİR



- "MUTLAKA" ile/ve/değil/yerine/||/<> "KUŞKUSUZ"



- "MÜMKÜN MÜ?/OLANAKLI MI?" ile/değil "OLASI MI?"



- "MÜMKÜN MÜ?/OLANAKLI MI?" ile/değil "OLASI/OLASILIKLI MI?"



- "MÜMKÜN OLAMAZ" değil/yerine/= OLANAKSIZ



- "MÜNÜBÜS" değil MİNİBÜS



- "MÜREKKEP YALAMAK" ile "OKUMAK"

( Âharlanmış kağıt bezir işi mürekkebi emmediği için yanlış yazıldığında ıslatarak silmek mümkündür. Hattatlar ellerini tükürükleyerek ya da yalayarak yanlışlarını düzelttiklerinden "mürekkeb yalamak" deyimi ortaya çıkmıştır. )


- "MÜSTEKİL" değil MÜSTAKİL



- "MÜTEVAZILIK" değil TEVÂZÛ



- "NAMIK KEMÂL" FIKRALARI değil NÂM-I KEMÂL FIKRALARI



- "NASIL KULLANIŞI" değil NASIL KULLANILDIĞI



- "NASIL OLSA" (ŞU/RADA VAR) ile/değil/yerine "NEYSE Kİ", ŞU/RADA VAR



- "NASIL OLURSA OLSUN" ile/değil "NASIL OLMUŞ OLURSA OLSUN"



- "NASILSA ..." ile/ve/değil/yerine/||/<> "NEYSE Kİ ..."



- "NE DESEM BOŞ" değil/yerine NE DESEM ÇOK, NE DESEM AZ



- "NE DESEM(/DESEN) BOŞ" ile/değil/yerine "NE DESEM(/DESEN) AZ"



- "NE DİYEBİLİRİM (Kİ)?" değil "NE DENİLEBİLİR (Kİ)?"



- "NE HALE GELMİŞSİN!" ile/ve/değil/yerine "NE KADAR DEĞİŞMİŞSİN!"



- "NE KADAR GERÇEKTİR?" ile/değil "NASIL BİR GERÇEK?"



- "NE KADAR KULLANILABİLİR OLMASI" değil "NE KADAR KULLANILABİLİR OLDUĞU"



- "NE OLDUĞUNDAN ÇOK ..." ile/ve/değil "NE OLDUĞUNDAN ÖNCE ..."



- "NE OLDUĞUNUN BİR ÖNEMİ YOK" değil ADINI, NE KOYDUĞUMUZUN BİR ÖNEMİ YOK/OLMAYABİLİR



- "NE OLDUKSA" değil NE OLDUYSAK



- "NE ÖĞRENDİMSE/YAPTIMSA" değil NE ÖĞRENDİYSEM/YAPTIYSAM



- "NE ŞEKER" ile/ve "NE TUZLU"

( Bir şeyin hoşluğu anlatılmak istendiğinde. )


- "NE ŞEKER" ile/ve "NE TUZLU"

( Türkiye ve birçok kültürde. İLE/VE İran'da. )


- "NE YAPACAK BENİ Kİ?" değil NE YAPACAK Kİ BENİ?



- "NE YAPIYORSUN?" ile "NAPIYOSUN?"

( Yapılan işin ne olduğu ile ilgili soru. İLE Merhabalaşma niteliğinde "soru". )


- "NE YAZIK Kİ/MAALESEF ..." ile/değil/yerine/>< "ÇOK ŞÜKÜR (Kİ) ..."



- "NE ZAMAN KONUSU AÇILINCA" değil NE ZAMAN KONUSU AÇILIRSA



- "NEDEN OLMA" ile/ve/değil/yerine/||/<> "ZEMİN HAZIRLAMA"



- "NEDEN OLMAK" ile "YOL AÇMAK"



- "NEREDE ÇOKLUK, ORADA BOKLUK" ile/ve/değil/yerine NEREDE HAREKET, ORADA BEREKET



- "NEREDE OKUDUĞUMU BİLMİYORUM AMA ..." değil "NEREDE OKUDUĞUMU ANIMSAYAMIYORUM AMA ..."



- "NEREDE, O ESKİ BAYRAMLAR/RAMAZANLAR" değil NEREDE, O ÖNCEKİ BEN



- "NEYİ KAYBETTİK?" değil/yerine BAŞKALARI, BİR ŞEYLERİ İNŞÂ ETTİ, ETMEYE DEVAM EDİYOR

( )


- "NEYİ SEMBOLİZE EDİYOR/EDER?" değil/yerine "NEYİ SİMGELİYOR/SİMGELER?"



- "NEYİNİ BEĞENMEDİN?" değil "NESİNİ BEĞENMEDİN?"



- "NEYSE ..." değil/yerine PEKİ ...



- "NEZLİNDE" değil NEZDİNDE



- "NİTELENDİRİLEBİLİNİR" değil NİTELENDİRİLEBİLİR



- "NO ADMITTANCE | GİRİLMEZ" değil/yerine GİRİLMEZ (NO ADMITTANCE)

( Önce/üstte Türkçe'si, sonra/altında İngilizce'si. )


- "NOKTA KOYMAK":
TÜMCENİN SONUNDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİRCİKTE



- "NOT BIRAKMAK" değil NOT İLETMEK



- "NUHNEVİDEN KALMA" (ÂDETLER) değil NUH NEBÎ(PEYGAMBER)'DEN GELEN



- "NUTUK ATMAK" ile "NUTUK ÇEKMEK"



- "O AÇIDAN" ile/ve DOLAYISIYLA



- "O ANLAMDA" ile/ve "O AÇIDAN"



- "O DÖNEMDE, ..." ile/değil "O DÖNEM DE, ..."

( Dahi anlamındaki "de" ayrı yazılır! Lütfen! Sadece biraz (daha) özen! )


- "O DÖNEMDE, ..." ile/değil "O DÖNEM DE, ..."

( Konfüçyüs: "Eğer konuşulan dil doğru değilse, o zaman söylenilen şey, söylenilmek istenen şey olmaz. O zaman, yapılması gereken yapılmaz ve eğer işler yapılmadan kalırsa, maneviyat ve sanat bozulur. O zaman, adâlet, sahtekârlıkla yürür. Eğer bu olursa, kişiler kendilerini umutsuz bir karmaşanın içinde bulurlar. Bu nedenle, söylenilen şey, her şeyden önemlidir ve bu konuda dikkatsizlik yapılmamalıdır." )


- "O KADAR DA UZUN BOYLU DEĞİL" ile "ATLA, DEVE DEĞİL YA"



- "O ZAMAN" ile/ve "BU SEFER"



- "O ZAMAN" ile/ve/yerine "O HALDE"



- "O ZAMAN" ile/ve/değil/yerine O TAKDİRDE



- "O, BEN DEĞİLİM" değil "O, BEN DEĞİL"



- "O" DİLİ ve "BİZ" DİLİ ve "BEN" DİLİ



- "ODAKLAŞMAK" değil ODAKLANMAK



- "OKU, BABAN GİBİ EŞEK OLMA!"
ile/değil
OKU BABAN GİBİ, EŞEK OLMA!
ve/||/<>
A WOMAN, WITHOUT HER, MAN IS NOTHING
A WOMAN, WITHOUT HER MAN, IS NOTHING

( Virgülün/vurgunun/durağın nerede olduğu çok önemli! )


- "OKU, BABAN GİBİ EŞEK OLMA!"
ile/değil
OKU BABAN GİBİ, EŞEK OLMA!
ve/||/<>
A WOMAN, WITHOUT HER, MAN IS NOTHING
A WOMAN, WITHOUT HER MAN, IS NOTHING

( )


- "OKUN YAYDAN ÇIKMASI" ile "YIRTIK DONDAN ÇIKMAK"



- "OLA DA BİLİR, OLMAYA DA BİLİR" değil OLABİLİR DE, OLMAYABİLİR DE



- "OLABİLİR" yerine "ZAMAN GÖSTERECEK"



- "OLABİLİRLİK" değil OLASILIK



- "OLABİLİTE" değil OLASILIK



- "OLANAK SAĞLAMAK" ile/ve "OLANAKLARI SEFERBER ETMEK"



- "OLANAKLI" ile/ve/değil "YANLIŞ DEĞİL/OLMAYACAKTIR"



- "OLANAKSIZI İSTEMEK"



- "OLASI DEĞİL" yerine "KOLAY DEĞİL"



- "OLASI DEĞİL" değil "KOLAY DEĞİL"



- "OLASI" ile/ve/değil/yerine OLASILIKLI



- "OLDUKÇA ÇOK" ZORLANMAK değil OLDUKÇA ZORLANMAK



- "OLMASI GEREKİR" değil OLSA GEREK



- "OLUMLU TEPKİ" değil OLUMLU GERİBİLDİRİM



- "OLUR" ile/ve/||/<> "OLMAZ"

( Diye bir şey yok! İLE/VE/||/<> Diye bir şey yok! )


- "ON DÖNÜM BOSTAN, YAN GEL, YAT OSMAN" ile "ARMUT PİŞ, AĞZIMA DÜŞ"



- "ONLA/ŞUNLA-BUNLA" değil ONUNLA/ŞUNUNLA-BUNUNLA



- "ONLARIN TEKELİNDE" ile/ve/değil/yerine/<> "ONLARLA ÖZDEŞ"



- "ONU SÖYLEMENİN ANLAMI NE?" ile/ve "ONU SÖYLEMENİN ÂLEMİ NE?"



- "ONU/ŞUNU (ŞÖYLE ŞÖYLE) YAPACAK BİRİ DEĞİLİM" ile/değil/yerine ONU/ŞUNU (ŞÖYLE ŞÖYLE) YAPACAK ZİHNE SAHİP (BİRİ) DEĞİLİM



- "ONUN/SENİN YERİNE" değil "ONUN/SENİN İÇİN"



- "ORTADA BIRAKMA/KALMA" ile/ve/||/<>/>/< BELİRSİZLİK



- "ORTADAN KALDIRMAK" ile/ve DÖNÜŞTÜRMEK



- "ORTAYA ÇIKMA" ile "KENDİNİ GÖSTERME"



- "OSMANLI İMPARATORLUĞU/DEVLETİ" değil OSMANLI HANEDANI

( Avrupa'lıların sonradan yüklediği bir tanımdır. Osmanlı, hiçbir zaman "imparatorluk" olmamıştır! [insanı, hak ve hukuku hiçe saymak gibi bir tutumu yoktur] )


- "OSMANLICA" değil OSMANLI TÜRKÇESİ



- "OTOMATİĞE BİNME" değil OTOMATİĞE BAĞLAMA



- "OTOMATİKMAN/OTOMATİK OLARAK" ile/ve DOĞRUDAN/"DOĞAL OLARAK"



- "OTURMA" ile/ve/değil KAPLAMA



- "OYUN" ile "DÜMEN"



- "ÖDEŞMEK" ile/ve/<> "BOY ÖLÇÜŞMEK"



- "ÖĞLEN" (YEMEĞİ/TATİLİ/ARASI) değil ÖĞLE (YEMEĞİ/TATİLİ/ARASI)

( Halk dilinde. | Meridyen düzlemi.[NIFS-I NEHAR] DEĞİL Gün ortası.[Öğleden önce, öğleye doğru.] )


- "ÖHÖ ÖHÖ" ile "ÇÜŞŞŞŞ"



- "ÖLDÜ" değil/yerine "YORULDU GİTTİ"



- "ÖLENE KADAR" ile/değil ÖĞLENE KADAR



- "ÖNCEKİSİNDEN" değil ÖNCEKİNDEN



- "ÖNE ÇIKARMA" ile "TEMEL/E ALMA"



- "ÖNE ÇIKARMAK" ile "MERKEZE ALMAK"



- "ÖNE SÜRMEK" ile/ve "ÖNE ÇIKARMAK"



- "ÖNEM VERMEK / ÖNEMLİ GÖRMEK"
ile/ve/||/<>/>
"ÖNCELİKLİ GÖRMEK"



- "ÖNEMLİ BULMAK" ile/ve/değil/yerine/<> ÖNEMSEMEK



- "ÖNEMLİ DEĞİL" değil FAZLA ÖNEMLİ DEĞİL



- "ÖNEMLİ DEĞİL" ile/ve/değil/yerine ÖNEMSİZ



- "ÖNEMLİ FARK" ile/ve "BÜYÜK FARK"



- "ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA" ile/değil BİR SONRAKİ HAFTA



- "ÖNYARGI" ile/ve/değil/||/<>/> "SONUÇ ODAKLILIK"



- "ÖRNEĞİN, ... GİBİ" değil "ÖRNEĞİN, ..." ya da "... GİBİ"



- "ÖRTÜŞME" ile/ve "BULUŞMA"



- "ÖTEKİSİ" değil ÖTEKİ

( "Sahibisi" demediğimiz gibi. )


- "ÖYLE ARAÇLAR KULLANACAĞIZ" değil "ARAÇLARI, ÖYLE KULLANACAĞIZ



- "ÖYLE BİRİSİNLE" ... değil ÖYLE BİRİYLE ...



- "ÖYLE" "GÖRMEK" ile "ÖYLE" "GÖRMEMEK"



- "ÖYLECE" ile/ve "AYNEN"



- "ÖYLESİNE ..." ile/değil ÖYLESİ ...



- "ÖZ TÜRKÇE" ile/ve/değil/yerine/||/<> TAM TÜRKÇE



- "ÖZEL" BİR ... ile/ve/değil/yerine/||/<> BELİRGİN BİR ...



- "ÖZELLİK" ile/ve/değil DURUM



- "ÖZGÜR İRÂDE" değil İHTİYÂR



- "ÖZLEDİM" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "ÇOK GÖRESİM GELDİ"

( Ahmet Hamdi Tanpınar'ın, eşine yazdığı mektubu sonlandırırken, "özledim" demekten utanıp "çok göresim geldi" diye yazmış olması... )


- "ÖZÜNDE ..." ile/ve/<> "SONUÇTA ..."



- "ÖZÜR DİLERİM" ile "KUSURA BAKMA"



- "ÖZÜR DİLERİM" değil/yerine "ÖZÜR/ÖZRÜMÜ BEYAN EDİYORUM/EDERİM"



- "PABUÇ BIRAKMAMAK" ile "PABUCUNU DAMA ATMAK"



- "PAHALI" ile/değil/yerine "BANA ÇOK GELİR"



- "PANİK YAPMA!" ile "ACELE ETME!"



- "PARANTEZE ALMAK" ile "KENARA KOYMAK/ASKIYA ALMAK"



- "PARASINI ÖDEMEK" ile/değil/yerine "ÜCRETİNİ ÖDEMEK"



- "PARMAK BASMAK" ile "ALTINI ÇİZMEK"



- "PAYLAŞMAK" ile "KIRIŞMAK"



- "PAZARLIK" ile/değil/yerine TARTIŞMA



- "PAZARTESİ'NE" değil PAZARTESİ'YE



- "PAZU GÖSTERMEK" ile/değil/yerine/||/<>/></< GÖNLÜNÜN GENİŞLİĞİ



- "PEK KOLAY DEĞİL" değil "PEK OLASI DEĞİL"



- "PERŞEMBE'NİN GELİŞİ, ÇARŞAMBA'DAN, BELİRLİ OLUR" ile/<> "ADAM OLACAK ÇOCUK, BOKUNDAN BELİRLİ OLUR"



- "PEŞİNDE KOŞMAMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> VAZGEÇMEK



- "PİS" ile/değil/yerine "ÇİĞ"



- "PİŞMİŞ AŞA SU KATMAK" ile "BİR ÇUVAL İNCİRİ BERBAT ETMEK"

( BER-BÂD[Fars.]: Perîşan, harap, viran. | Pis, fenâ, kirli. )


- "POSTA KOYMAK" ile/ve "ULTİMATOM VERMEK"



- "POT KIRMAK" ile "ÇAM DEVİRMEK"



- "POZ" ile/değil/yerine KOZ



- "PRENSİP OLARAK ..."/"PRENSİPTE ..." değil/yerine İLKECE ...



- "PROBLEM" değil AYRIM



- "PROTEST" (TUTUM/TAVIR) değil/yerine TEPKİCİ/TEPKİSEL (TUTUM/TAVIR)



- "PUT KIRMAK" ile/değil "YORGAN SİLKMEK"



- "RAHATLAMAK" ile/ve "DÜZE/DÜZLÜĞE ÇIKMAK"



- "RAZI MIDIRLAR?" değil RAZILAR MIDIR?



- "RENGİ DÖNMÜŞ" ile "RENGİ ATMIŞ"



- "RENK VERME(ME)K" ile/ve/<> "KOZ VERME(ME)K"



- "RENKLENDİRMEK" " ile/ve ÇEŞİTLENDİRMEK



- "RESMEN" ile "KESİN"



- "RESMÎ GEÇİT" değil RESM-İ GEÇİT



- "REZARVASYON" değil REZERVASYON



- "RİCA EDEBİLİRSEM/EDEBİLİR MİYİM?" değil RİCA EDEYİM

( İnceliğin, duyarlılığın, nezaketin ve kibarlığın da ölçülü, mantık çerçevesinde olması, abartılmaması gerekir.

Koşulun, koşulu olmaz! İki kere eğer ya da ise olmaz! ise'den sonra tekrar "ise", eğer'den sonra tekrar "eğer" olmaz! Mantıksızdır, anlamsızdır ve işlevsizdir! )


- "ROL GEREĞİ" değil ROLÜN EREĞİ



- "ROL YAPMAK" ile "ROL KESMEK"



- "RUHSAL/LIK" değil/yerine ANLAM/LI/LIK



- "S.KLMİŞ GÖTÜN DAVASI OLMAZ" ile/ve "GEÇTİ BOLUN PAZARI, SÜR EŞEĞİNİ NİĞDE'YE"



- "SAATLER OLSUN" değil SIHHATLER OLSUN



- "SABAHA KARŞI" değil SABAHA DOĞRU



- "SABAHTAN BERİ ..."



- "SAÇI KEL" değil KAFASI KEL



- "SAÇMA-SALAK" değil SAÇMA-SAPAN



- "SAÇMA" ile/ve/değil/yerine YETERSİZ/LİK



- "SAÇMA(SAPAN)" ile "KELALÂKA"



- "SAÇMALIK" ile/ve/değil/yerine/<> ÇELİŞKİ



- "SADECE ..., SADECE ..., SADECE ... (DEĞİL)" değil/yerine/= TEK BİR ŞEY (DEĞİL)



- "SADECE ..." ile "SALT ..."



- "SADECE O MU?" ile/ve/değil O MU SADECE?



- "SADECE ŞAKAYDI" ile/ve/||/<> "BİLMİYORUM" ile/ve/||/<> "UMRUMDA DEĞİL" ile/ve/||/<> "TAMAM"

( [Ardında, en azından, küçük bir ... ]
Gerçeklik yatar. İLE/VE/||/<> Bilgi yatar. İLE/VE/||/<> Düşünce ve/ya da duygu yatar. İLE/VE/||/<> Acı yatar. )


- "SADELİ" değil(/olmaz) SADE



- "SAF ..." ile/ve/<> "SADECE ..."



- "SAF ..." değil SALT ...



- "SAĞA ÇEKMEK" ile "KENARA ÇEKMEK"



- "SAĞLAMAK" ile/değil "KURMAK"



- "SAĞLAMAK" ile "ÖNAYAK OLMAK"



- "SAĞLIKLI/SAĞLIKSIZ" ... değil/yerine ORANTILI/ORANTISIZ ...



- "SAHİP OLMAK" ile/değil/yerine "ŞAHİT OLMAK"



- "SAHİPLENME" ile/değil/yerine/< AİDİYET

( Kentte. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Köyde, doğada. )


- "SAHNE ÇALMAK" ile/değil ÖNEMİNE BİNAEN



- "SAKIN HA!" ile "AMAN HA!"



- "SAKINAN GÖZE ÇÖP BATAR" değil "SAKINILAN GÖZE ÇÖP BATAR"



- "SAKİNLEYİCİ" değil SAKİNLEŞTİRİCİ



- "SAKLA BENİ, VARKEN; BULUNAYIM SANA, YOKKEN" ile/ve "SAKLA SAMANI, GELİR ZAMANI"



- "SALDIRI" ile/değil/yerine "ÇIKIŞ"



- "SALLAMAK" ile "ATMAK"



- "SANA SÖVÜYORUM" değil/yerine/>< SENİ SEVİYORUM

( DEĞİL/YERİNE/>< )


- "SANIRIM ... OLABİLİR" değil "SANIRIM ..." ya da "... OLABİLİR"



- "SANIRSAM" değil SANIRIM



- "SANIRSAM" değil SANIRIM/SANIYORUM

( Anlatımda, bir koşulun[eğer/ise] tekrar ya da ikinci kez koşulu olmaz! Zannetmek ya da sanmak, bir koşuldur.

Zannetmek, bir şeyin, sözü geçtiği biçimde olduğunu/olacağını ya da olmadığını/olmayacağını, %51 - 99 oranında "kabul" ya da "iddia" etmenin ikinci kez ve başka bir olasılığı, belirsizliği barındırması ya da "tanımlaması" olanaksız ve anlamsızdır. )


- "SANKİ" ile "...MIŞ GİBİ"



- "SANKİ" ile "GALİBA"



- "SAPITMA" ile/değil SAPMA



- "SAPLAMA" ile/değil SAPTAMA

( Hızla batırmak. İLE/DEĞİL Bir şeyi belirgin kılma, tespit. | Yıkanmış gümüş bromürlü tabakanın, gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi. )


- "SARHOŞ İKEN" ile/değil SARHOŞ İSEN



- "SATIR ARASI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM



- "SAVUNULMASI BİZE DÜŞMEZ" değil SAVUNULMASINA GEREK KALMAZ/YOKTUR



- "SAYGI DUYMAMIZ GEREK/LÂZIM" değil "SAYGI GÖSTERMEMİZ GEREK/LÂZIM"



- "SAYIN APARTMAN YÖNETİCİLİĞİ" değil SAYIN APARTMAN YÖNETİCİSİ/YÖNETİMİ



- "SEKSÎ" ile/ve KIŞKIRTICI



- "SELFİ(E)" değil/yerine GÖRÇEK



- "SELVİ BOYLU" değil SERVİ BOYLU



- "SEMFONİ" değil SENFONİ



- "SEN ÇOK DEĞİŞTİN" ile/değil/ne yazık ki "SENİ ESKİSİ GİBİ KULLANAMIYORUM"

( (Hint Denizi'ndeki bir adanın adından) Bir cins kokulu sandal ağacı, yalancı öd ağacı. | Bir cins mısır. )


- "SEN DE Mİ BRÜTÜS?" değil "SEN DE Mİ OĞLUM?"



- "SEN DİLİ" KULLANMAMA GEREĞİ:
TANIMADIĞIN KİŞİ değil (YETERİNCE) SAMİMİ/YAKIN OLMADIĞIN(/DAN DOLAYI)

( Tanımadığınız ve/ya da yeterince samimi/yakın olmadığınız kişilere, "SİZ" diye hitap ediniz/edilir! )


- "SEN, İSTEDİĞİN KADAR YAPARSAN YAP" değil NE KADAR YAPARSAN YAP ya da İSTEDİĞİN KADAR YAP



- "SENİN GİBİ" ile/değil/yerine SENİNKİ GİBİ



- "SENİN, İÇİN FESAT" değil/yerine "ÖKÜZ ALTINDA, BUZAĞI ARAMAMAK GEREK"



- "SENLEN ..." değil SENİNLE ...



- "SERT" ile/ve "AĞIR"



- "SESLENDİRME" ile SÖYLEME

( Aktarım. İLE Kendinden. )


- "SEYEHAT" değil SEYAHAT



- "SIÇRAMAK" ile "GEÇMEK"



- "SIDKIN SIYRILMASI" ile/ve/<> "GÖZÜNDEN DÜŞMEK"



- "SIKINTILI" ile/değil SIKINTIDA



- "SIRADAN BİRİ" ile/yerine/değil "HERHANGİ BİRİ"



- "SIRT ÇEVİRMEK" değil YÜZ ÇEVİRMEK ya da SIRTINI DÖNMEK



- "SIRTINI DÖNMEK" değil/yerine "SIRTINI YASLAMAK"



- "SİKİK" ile "SİKİNDİRİK"



- "SİLİP ATMAK" ile "SİKİP ATMAK" -->



- "SİNDİREMEMEK/HAZMEDEMEMEK" ile/ve/<> TESLİM OLAMAMAK



- "SİVRİ" ile/ve "SERT"



- "SİVRİSİNEK" ile "DAVUL-ZURNA"

( Farkı, anlayacak olanda, anlaması gereken kişide. )


- "SİZ (DE) HÂLÂ ÇOK GÜZELSİNİZ" değil SİZ (DE) HER ZAMAN ÇOK GÜZELSİNİZ



- "SİZ" KULLANIMINDA:
SAYGI ile MESAFE ile ÇOĞUL



- "SİZİ KESEYİM/KESİYORUM" değil SÖZÜNÜZÜ KESEYİM/KESİYORUM



- "SON NİHAİ NOKTADA ..." değil EN SON NOKTADA ...



- "SONDAN" değil SONRADAN



- "SONRA" ile/ve/ne yazık ki/||/=/<>/> HİÇBİR ZAMAN



- "SONSUZA KADAR" değil/yerine ÖLENE KADAR



- "SONUÇ" ile/değil/yerine ÇIKARIM



- "SONUÇTA ..." ile/ve/değil/yerine/<> GEREKSİNİM



- "SONUÇTA" değil ...'NIN SONUCUNDA / SONUÇ İTİBARİYLE



- "SONUÇTA" yerine ÇÜNKÜ



- "SONUNU GETİRMEK" değil "SONRASINI GETİRMEK"



- "SORGULANAMAYACAK" "YANITLAR" değil/yerine/>< YANITLANAMAYACAK SOR(G)ULAR



- "SORMAK" ile "KULAK KABARTMAK"



- "SORUNLARLA/SIKINTILARLA":
"BOĞUŞMAK" değil/yerine YOĞRULMAK



- "SOVAN" değil SOĞAN



- "SOY" değil/yerine YOL



- "SÖĞÜŞLEMEK" ile "HORTUMLAMAK"



- "SÖRÇ(SEARCH) YAPMAK" değil/yerine/= ARAMA YAPMAK



- "SÖYLE! GİTSİN!" değil/yerine/> SUS! BİTSİN!



- "SÖYLEDİĞİNE GÖRE ..." ile/ve "SÖYLEDİĞİ KADARIYLA ..."



- "SÖYLEDİĞİNİZDE" değil "SÖYLEDİKLERİNİZDE"



- "SÖZ(ÜM) MECLİSTEN DIŞARI" ile "SİZİ TENZİH EDERİM"



- "SÖZCÜK PEŞİNDE KOŞMAK" değil/yerine "ANLAM PEŞİNDE KOŞMAK"



- "SÖZCÜKLER ÖNEMLİ DEĞİL" değil "SÖZCÜKLER, BURADA[BU KONUDA/ALANDA] ÖNEMLİ DEĞİL



- "SÖZE DÖKMEK" ile/ve "DİLE GETİRMEK"



- "SÖZLERİN ALTINDA KALMAK" ile/<> "TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALAMAK ZORUNDA KALMAK"



- "SÖZÜM ONA .../SÖZDE" ile "GÜYA ..." ile "AKILLARI SIRA ..."



- "STAJER" değil STAJYER



- "START ALMAK/ALDIRMAK / VERMEK" değil/yerine/= BAŞLAMAK/BAŞLATMAK



- "SU KAÇIRMA" ile/değil "KARSUYU KAÇIRMA"

( Eşeğin kulağına/...na. İLE/DEĞİL Kulağa. )


- "SU KAÇIRMAK" ile "KANTARIN TOPUZUNUN KAÇMASI"



- "SU KOYVERMEK" ile "YELKENLERİ SUYA İNDİRMEK"



- "SU KÜÇÜĞÜN, SÖZ BÜYÜĞÜN" değil "SUS KÜÇÜĞÜN, SÖZ BÜYÜĞÜN"



- "SU TESTİSİ, SU YOLUNDA KIRILIR" ile/değil/yerine "GÖRGÜLÜ KUŞLAR, GÖRDÜĞÜNÜ İŞLER"



- "SU UYUR, DÜŞMAN UYUMAZ" değil "SÜ(SUBAY/ASKER) UYUR, DÜŞMAN UYUMAZ"



- "SURATSIZ" ile "MEYMENETSİZ"



- "SURATSIZ" ile "YÜZSÜZ"



- "SUYUNA GİTMEK" ile/ve/<>/değil/yerine "AYAK UYDURMAK"



- "SUYUNA GİTMEK" ile/ve/<>/değil/yerine "KÖPRÜDEN GEÇENE KADAR, AYIYA, DAYI DEMEK"



- "SÜREKLİ KAZANMAK" ile/ve/||/<> "HİÇ KAYBETMEMEK"

( İkisi de olanaklı değildir! )


- "SÜREKLİ/DAİMA" ile/ve/||/<> AŞIRI/LIK



- "SÜRGÜN ETMEK" değil SÜR(ÜL)MEK



- "SÜRTMEK" ile "FİNK ATMAK"



- "SÜRÜKLENME" ile GECİKME



- "SÜRÜNMEK" ile "ZORLANMAK"



- "ŞAKA GİBİ" ile/ve/=/||/<>/< GİBİ GİBİ



- "ŞEHADET" değil ŞAHÂDET

( TANIKLIK, ŞÂHİTLİK ETME | BİR ŞEYİN DOĞRULUĞUNA İNANMA | DELÂLET, ALÂMET, İŞÂRET | GÖZLE GÖRÜLEN ŞEYLER )


- "ŞEYSİ" değil ŞEYİ



- "ŞİDDETLE" değil/yerine "HARARETLE"



- "ŞİMDİ (YAPACAĞIM/GİDECEĞİM vs.)" değil BİRAZDAN YAPACAĞIM/GİDECEĞİM vs.



- "ŞİMDİ ŞİMDİ" değil ŞU SIRALAR



- "ŞİMDİ YAPACAĞIMIZ GİBİ" değil BİRAZDAN YAPACAĞIMIZ GİBİ



- "ŞU AN, İCÂD ETTİĞİM BİR YANIT DEĞİL" değil "ŞU AN İÇİN İCÂD ETTİĞİM BİR YANIT DEĞİL"



- "ŞUNLAR"-"BUNLAR"



- "ŞUNUN DA İÇİNDE DAHİL OLDUĞU" değil/yerine "ŞUNUN DA İÇİNDE BULUNDUĞU"



- "TABİÎ Kİ ..." ile/ve/<> "(...) HALİYLE (...)"



- "TABİÎ Kİ DE" değil TABİÎ Kİ



- "TABİÎ Kİ" ile/ve/<> "KESİNLİKLE"



- "TABİÎ Kİ" ile/ve "KUŞKUSUZ"



- "TABİÎ Kİ" ile/ve/<> "MUTLAKA"



- "TADINI ÇIKARMAK" ile/ve "SEFASINI SÜRMEK"



- "TAHAYYÜL ETMEK" ile/ve "KIYISINDAN GEÇMEK"



- "TAHMİN ETMİYORUM" değil "SANMIYORUM"



- "TAKILMA" ile/ve/||/<> "BÜYÜTME"

( image )


- "TAKILMA" ile/ve/||/<> "KAFAYI BOZMA"



- "TAKILMAK" ile/ve/değil/yerine "BAĞLANMAK"



- "TAKILMAK" ile/değil/yerine ÜSTÜNDE DURMAK/ÖNEMSEMEK



- "TAKİP ETMEK" ile/yerine/değil "İÇİNDE (PARÇASI) OLMAK"



- "TAKLAYA GELMEK" ile "TUFAYA DÜŞMEK"



- "TAKMA KAFANA!" ile/değil/yerine "HIZLI GEÇ!"



- "TAM DOĞRU DEĞİL" değil PEK DOĞRU DEĞİL



- "TAM OLARAK ..." değil/yerine YETERİ KADAR ...



- "TAM ÜSTÜNE BASMAK" ile "CUK OTUR(T)MAK"



- "TAMAMEN" ile/değil/yerine BÜYÜK ORANDA



- "TAMAMLAYAMADI" değil TAM ANLAYAMADI



- "TANRILAŞTIRMAK" ile "TANRISALLAŞTIRMAK"



- "TANRILAŞTIRMAK" ile/değil/yerine BAŞATLAŞTIRMAK



- "TARİH OLMAK" ile/ve "TARİHE MAL OLMAK"



- "TARİH/TÜRKÇE YAZILIMI" değil TARİH YAZIMI



- "TARTIŞMA" KONUSU ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ARAŞTIRMA KONUSU



- "TARTIŞMALI" ile/ve/<> GÜÇSÜZ/YETERSİZ



- "TAŞ, YERİNDE AĞIRDIR" ile/ve/||/<> "HER 'HOROZ', KENDİ ÇÖPLÜĞÜNDE ÖTER"



- "TAŞI GEDİĞİNE KOYMAK" ile "CUK OTURTMAK"



- "TAT" değil TAD



- "TAVİZ VER(ME)MEK" ile "GERİ ADIM ATMA(MA)K



- "TAVLAMAK" ile "KAFALAMAK"



- "TBT" değil/yerine/= HGG

( "Throw Back Thursday" DEĞİL/YERİNE/= Hey Gidi Günler. )


- "TEBEDDÜN" ile/değil TECESSÜM

( "Bedenlenme". İLE/DEĞİL Boyut kazanma, cisimlenme. | Görünmeye başlama, belirme. | Göz önüne gelme, canlanma. )


- "TEDBİR" ile/ve/değil/yerine/>/< AKIL

( Dışarıda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>/< İçeride. )


- "TEDBİR" ile/ve/değil/yerine/>/< AKIL

( Bilgisizde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>/< Düşünende. )


- "TEDBİR" ile/ve/değil/yerine/>/< AKIL

( "Gelecekte." İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>/< Şu anda ve burada. )


- "TEDBİR" ile/ve/değil/yerine/>/< AKIL

( Nesne. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>/< Kavram. )


- "TEHDİT" ile/değil/yerine TESPİT



- "TEK BAŞINA ..." ile/ve/||/<> "TOPTAN ..."



- "TEK BAŞINA" ile/ve "BAŞLI BAŞINA"



- "TEK BAŞINA" ile/değil/yerine SADECE



- "TEK BİR KISALTILMASI VAR" değil TEK BİR KISALTMASI VAR



- "TEKNİK OLARAK" ile/ve/<> "SONUÇTA"



- "TEKRARDAN" değil TEKRAR



- "TELEFON ETMEYE GİTMEK" ile "FATURA YATIRMAK"

( İşemek. İLE Sıçmak. )


- "TEMEL İLKE/LER" ile/ve/değil/yerine "ANAHTAR KAVRAM/LAR"



- "TEMEL" ile/||/<> "KOŞUT(PARALEL)"



- "TEMELE ALMA" ve/<> AMAÇ



- "TEMİN/TEMİNKİ" değil DEMİN/DEMİNKİ



- "TEMPORALİTE" değil GEÇİCİLİK



- "TEMSİLİ GİBİ" değil [sadece] TEMSİLİ ya da GİBİ



- "TENEZZÜL" ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> TEVECCÜH ETMEK



- "TEPEDEN İNME" ile/ve/||/<> "SONRADAN GÖRME"



- "TEPELEMEK" yerine ANLAŞMAK



- "TEPESİ ATMAK" değil "TAPASI ATMAK"



- "TEPETAKLAK" (OLMAK) ile "ALABORA" (OLMAK)



- "TEPKİ GÖSTERMEK" ile/ve "POSTA KOYMAK"



- "TERS İLİŞKİ" ile/değil TERSİNE BİR İLİŞKİ

( "Ters ilişki" sözü daha çok anal seks için kullanılmaktadır. İLE/DEĞİL Kavramlar üzerine yapılacak süreçteki sondan başa gidiş için "tersine/tersinden bir bakışla" ifadesi kullanılabilir. )


- "TERS-DÜZ OLMAK/ETMEK" ile "ALT-ÜST OLMAK/ETMEK"



- "TESHİP" değil TEZHİP



- "TEST ETMEK" değil/yerine DENEMEK



- "TEŞBİHTE HATA ARANMAZ" değil TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMAMALI



- "TEŞBİHTE HATA OLMAZ" değil TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMASIN/OLMAMALI!

( Hangi benzetmeyi yaparsan yap, önemli değildir anlamına gelmez. Benzetme(teşbih) yapacağın zaman hata yapmama gerekliliğini anlatır! [Teşbih sözcüğünden sonra virgül/duraklama çok önemli!] )


- "TEŞBİHTE HATA OLMAZ" değil TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMASIN/OLMAMALI!

( Halk arasında daha çok, yapılan benzetmeden alınılmamasını dilemek için söylenilir ama bu yanlış kullanımdır. )


- "TEŞBİHTE HATA OLMAZ" değil TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMASIN/OLMAMALI!

( Herşey, herşeyle dolaylı olarak bağlantılandırılabileceğinden,
hiçbir şeyi, hiçbir şeyle doğrudan bağlantılandırmamakla başlar herşey. )


- "TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMAMALI!" değil/yerine "TEŞBİHİN, AYAĞI TOPALDIR"



- "TEŞVİK ETMEK" ile/değil "ÇANAK TUTMAK"



- "TEŞVİK-İ MESAİ" değil TEŞRİK-İ MESAİ/İŞBİRLİĞİ



- "TİMSAL ETMEK" değil ...NIN TİMSALİ



- "TİMSAL ETMEK" değil TEMSİL ETMEK



- "TİTİZLİK" ile/ve "ÜZERİNE TİTREMEK"



- "TİVİ" yerine TE-VE



- "TİVİ" değil TE-VE



- "TOKATLAMAK" ile "SÖĞÜŞLEMEK"



- "TONLARCA ..." değil "YÜZLERCE/BİNLERCE ..."



- "TOPLARSAK" değil TOPARLARSAK



- "TOPLU TAŞIM" değil TOPLU TAŞIMA



- "TOPLU" ile/ve "GRUP"



- "TOPTAN" ile/ve "KÖKTEN"



- "TOTAL OLARAK" değil TOPLAM OLARAK



- "TRADİSYON" değil/yerine GELENEK



- "TUFAYA DÜŞMEK" ile "TAKLAYA GELMEK"



- "TUTACAK BİR DAL/ŞEY" değil TUTUNACAK BİR DAL/ŞEY



- "TUTMAK" ile/ve/<> "ALIKOYMAK"



- "TUTTUĞUN, ALTIN OLSUN!" ile/ve/||/<>
"ALLAH, NE İSTEĞİN/MURADIN VARSA, VERSİN!"

( Gerçekleşse, ikisi de kötü dua/beddua olabilecek, bu kadar ileri/uc derecede ve olanaksız olan "düşünce", "dilek", "dua" ya da "sözlere", "dilde" ve yaşamımızda yer vermemek gerekmektedir. Niyeti ve sözü de abartmak yerine uygun/doğru davranış ve tutumlarımızla, hizmet ederek, eyleyerek, çalışarak ve daha çok vererek ya da paylaşarak yani "el duası olmadan, dil duasının olmayacağını" anlamak ve anımsamak durumundayızdır. Bilgisiz, akılsız, yetersiz yaklaşımlara ya da "üçkâğıtçılıkta", bunlar gibi abartılı sözlere de itibar etmemenin bilgisi ve bilinciyle sağlanabilmektedir. )


- "TUTTURMAK" ile "DİRETMEK"/"DAYATMAK"



- "TUZU KURU OLMAK" ile/değil "GÖTÜNDE PİRELER UÇUŞMAK"



- "TÜMÜYLE/BÜTÜNÜYLE" ile/değil/yerine "BÜYÜK ÖLÇÜDE"



- "TÜRKÇE, LASTİK GİBİDİR/BİR DİLDİR" değil/ne yazık ki (CAHİL/AHMAK) KİŞİ, HERŞEYİ, HER YERE (OLMADIK YERLERE) ÇEKER/ÇEKEBİLİR



- "TÜRKÜAZ değil TURKUAZ



- "UCU AÇIKLIK" ile/ve/||/<> ÖNGÖRÜLEMEZLİK



- "UÇUK" ile "KOPUK"



- "UÇUK" ile "SAÇMA SAPAN"



- "UFAK UFAK" ile/ve YAVAŞ YAVAŞ



- "UĞRAŞMAK" ile "TAKILMAK"



- "UĞURLAMAK" ile/ve "YOLCU ETMEK"



- "ULAŞMAK" ile/ve/değil "NEDEN OLMAK"



- "UMURUMDA DEĞİLSİNİZ" ve/değil/< EMRİMDE DEĞİLSİNİZ



- "UNUTMADAN" ile/ve/<>/değil/yerine DAHA ÇOK ANIMSAMAYA ÇALIŞARAK



- "UNUTMUŞUM" değil/yerine YETERİNCE (HIZLI) ANIMSAYAMAMIŞIM



- "UNUTMUTTUM" değil UNUTMUŞUM



- "UNUTTURMA!" değil/yerine "ANIMSATIRMISIN!"



- "UNUTUYORUM" değil/yerine BAZEN ANIMSAYAMIYORUM



- "UYDURMAK" ile "YAKIŞTIRMAK"



- "UYDURMAK" ile/yerine TÜRETMEK



- "UYGUN OLMA/MA" ile/ve/değil YETERİNCE UYGUN OLMA/MA



- "UYGUN OLMAMAK" ile "YETERİ KADAR UYGUN OLMAMAK"



- "UYMAK" ile "KARŞILIK BULMAK"



- "UYMAZ" ile "TERS DÜŞER"



- "UYUMLAŞMA" değil UYUMLULAŞMA



- "UYUŞTURMAK" ile/ve/değil OYALAMAK



- "UYUYORSAN, UYU" değil İSTİYORSAN, UYU



- "UZAK BİR YER" ile/ve/<> "UZAAAK BİR YER"

( Dilde. İLE/VE/<> Belâgatta. )


- "UZAMAK" ile "SIVIŞMAK"



- "UZAMAK" ile/değil UZAKLAŞMAK

( Argoda ve/ya da günlük düşük dilde. İLE/DEĞİL ... )


- "UZANMAK" ile "DAĞILMAK"



- "UZATMA" ile/değil SARKITMA



- "UZATMAK"(ITNÂB[Ar.]) ile/ve/değil DEVAM ETTİRMEK



- "UZATMAK" ile/ve/değil "DEVAM ETTİRMEK"



- "UZATMAYAYIM" değil UZATMIŞ OLMAYAYIM



- "UZMANLIK" ile/ve/değil/yerine/||/<> MESLEK



- "UZUN SORU" değil YANITI, UZUN (OLABİLECEK) BİR SORU



- "UZUN SÜRE" ile "SABAHTAN BERİ"



- "ÜMİT EDİLDİĞİ KADAR DÜŞÜK OLMAZ" değil "SANILDIĞI KADAR DÜŞÜK OLMAZ"



- "ÜSKÜDAR'DA SABAH OLDU" ile "GEÇTİ BORUN PAZARI, SÜR EŞEĞİNİ NİĞDE'YE"



- "ÜST SEVİYE" ile ALT KATMAN



- "ÜSTE ÇIKMAYA ÇALIŞMAK" ile/ve/değil/yerine SAVUNMA



- "ÜSTELİK ..." ile "HATTA ..."



- "ÜSTESİNDEN GELMEK" ile "ALTINDAN KALKMAK"



- "ÜSTÜN" ile/değil ÜSTTE DURAN



- "ÜSTÜNDE DURMA(MA)K" ile "CİDDİYE ALMA(MA)K



- "ÜSTÜNDE DURMAK" ile "ALTINI ÇİZMEK" ile "PEŞİNDEN KOŞMAK"



- "ÜSTÜNDE DURMAMA" ile GEÇİŞTİRME



- "ÜSTÜNE ALINMA" değil ÜSTÜNE ALMA ya da ALINMA



- "ÜSTÜNE GİDERLER" ile/değil "ÜSTÜNE GELİRLER"



- "ÜSTÜNE GİTMEK" ile "KÖŞEYE SIKIŞTIRMAK"



- "ÜSTÜNE TUZ BİBER EKMEK" ile/ve "YANGINA KÖRÜKLE GİTMEK"



- "ÜSTÜNE ÜSTELİK" değil ÜSTÜNE ÜSTLÜK ya da [sadece] ÜSTELİK



- "ÜSTÜNLÜK" ile/değil/yerine/>< (SADECE) BİLMENİN (BELKİ/BİRAZCIK) FARKI



- "ÜSTÜNÜ ÖRTMEK" ile "GÖZARDI ETMEK"



- "ÜZERİNDE DURMAK" ile/ve/yerine "ALTINI ÇİZMEK"



- "ÜZERİNDE DURMAK" ile/ve GÖZARDI ETMEMEK



- "ÜZERİNE ALINMA" değil ÜZERİNE ALMA



- "ÜZERİNE ALMA" ile ALINMA



- "ÜZERİNE BASA BASA" ile/yerine "ALTINI ÇİZEREK"



- "ÜZERİNE ÇIKMAK" ile/ve/değil/yerine ÖTESİNE GEÇMEK



- "ÜZMEK" ile/değil ZORLAMAK

( [Öğretmen, öğrencileri biraz ...] "üzmüş". İLE/DEĞİL "zorlamış". )


- "ÜZÜM, ÜZÜME, BAKA BAKA KARARIR" ile/ve/||/<> "KÖRLE YATAN, ŞAŞI KALKAR"



- "VAHİH" değil VAHİY



- "VALEYBOL" değil VOLEYBOL



- "VAROL-UŞSAL" değil VAR OLUŞSAL



- "VARSAYISAL" değil SAYISAL



- "VARSAYISAL" değil VARSAYIMSAL



- "VAZ CAYDIM" değil "VAZGEÇTİM"



- "VAZİYET ETMEK" değil VÂZ-I YED ETMEK

( ... DEĞİL Duruma el koymak. )


- "VE DE ..." ile "Kİ ..."



- "VE"[v] ile "VE/VEYA"[^/v]



- "VE" ile/ve "+(ARTI)"



- "VEHÇE" değil VECHE



- "VER PİYAZI, ÇEK AYAZI" ile ...



- "VEREBİLİNİR" değil VERİLEBİLİR



- "VERESİYE/YAPASIYA KADAR" değil/yerine VERENE/YAPANA KADAR



- "VERİRSEN ALIRSIN" değil "VERİRSEN, ALIRSIN"



- "VEYA"[v] ile "VE/VEYA"[^/v]



- "VURDULU KIRDILI" (FİLM/LER)



- "VURGULAMAK" ile/ve "ALTINI ÇİZMEK"



- "YAĞLARI/NI YAKMAK" değil YAĞLARI/NI ERİTMEK



- "YALAN SÖYLEME!" ile/değil/yerine "DOĞRUYU SÖYLE!"

( Suçlamak. İLE/DEĞİL/YERİNE Yol göstermek. )


- "YALAN SÖYLÜYORSUN!" ile/değil/yerine "HATA EDİYORSUN"



- "YALAN SÖYLÜYORSUN!" değil YALAN!

( Doğru/yanlış, tüm bireylere ve olguya/olaylara tâbidir. Dolayısıyla doğrudan ya da "dolaylı" olarak belirli/bir kişiyle sınırlanamaz/odaklanamaz! )


- "YALNIZ, İNSAN, ..." değil YALNIZCA İNSAN, ...



- "YAMULTMAK" ile "RAYINDAN ÇIKARMAK"



- "YAN" ile "DERİNLİK"



- "YANDIK" ile "AYVAYI(/...) YEDİK"



- "YANIYORUM" değil/yerine/>< UYANIYORUM



- "YANİ" ile/ve "SONUÇTA"



- "YANLIŞ ANLAŞMA" değil "YANLIŞ ANLAMA"



- "YANLIŞ DÜŞÜNMEK" ile/değil FARKLI DÜŞÜNMEK



- "YANLIŞ" ile/değil BAĞLAMINDAN KOPUK OLAN



- "YANLIŞ" ile/değil FARKLI



- "YANLIŞ" ile/değil/yerine/||/<>/< GEREKSİZ



- "YANLIŞLARA AĞIT YAKMAK" ile/değil/yerine/>< DOĞRULARI İNŞÂ ETMEK



- "YANLIŞSAM BENİ DÜZELT/İN!" değil YANLIŞSA / YANLIŞ VARSA/OLU(ŞU)RSA / YANILIYORSAM DÜZELT/İN/İZ!

( Bu "M / N" harflerinin yani "BEN / SEN" "dilinin/kullanımı", "kişi temelli/odaklı" alt seviye "düşünüş"[düşünmeyiş/düşünemeyiş] ile bağlantılı olarak ya da öteki dillerden ve özellikle İngilizce'deki kullanımdan gelen kötü/yanlış bir kullanım/ifade şeklidir. )


- "YANMAK" ile/değil/yerine "BRONZLAŞMAK"



- "YANMAK" ile "ÇOK İSTEMEK"



- "YAP(IL)ABİLİTE" değil YAPILABİLİRLİK



- "YAPABİLDİĞİM" ile "YAPABİLDİĞİMİ DÜŞÜNDÜĞÜM"



- "YAPABİLECEĞİM BİR ŞEY YOK" değil "YAPABİLECEĞİM FAZLA BİR ŞEY YOK"



- "YAPACAK ÇOK İŞ/İM VAR" değil "YAPILACAK ÇOK İŞ/İM VAR"



- "YAPACAK/YAPILACAK BİR ŞEY YOK" değil "YAPILACAK (PEK) FAZLA BİR ŞEY YOK"



- "YAPAMAM" değil/yerine/>< YAPABİLİRİM

( )


- "YAPAMAZSIN" ile/değil/yerine "YAPMAMALISIN"



- "YAPARAKTAN/EDEREKTEN" değil YAPARAK/EDEREK



- "YAPAY ZEKÂ" değil/yerine YARDIMCI ZEKÂ



- "YAPIŞMAK" ile "BİNDİRMEK"



- "YAPIŞMAK" ile "SİNMEK"



- "YAPİM/ARIYİM" değil YAPAYIM/ARAYAYIM



- "YAPMADI/M/N" ile/değil YAPAMADI/M/N



- "YAPMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK" ile/değil/yerine YAPAMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK



- "YARASI OLAN, GOCUNUR" ile/değil "KİŞİ, KENDİNDEN BİLİR"



- "YARATIR" ile/ve/değil OLUŞTURUR



- "YARATMAK" ile "NEDEN"/VESİLE OLMAK



- "YARATMAK" değil/yerine (OLANI) DEĞİŞTİRMEK



- "YARAYI DEŞMEK" ile/ve/||/<> "SIKINTIYI PERÇİNLEMEK"



- "YARIMI KADAR" değil YARISI KADAR



- "YARIN(LAR)A TAŞIMAK" değil GELECEĞE TAŞIMAK



- "YASAK" ile/değil BAŞKASINA KAPALI



- "YAŞADIKÇA ..." ile/değil "DENEYİMLEDİKÇE ..."



- "YAŞAMI KOVALAMAK" ile "YAŞAMI YAKALAMAK"



- "YATAK ODASI" değil/yerine UYKU/UYUMA ODASI



- "YAVAŞ YAVAŞ" ile "TEKER TEKER"



- "YAVAŞLA(T)MA" ile/ve/değil/||/<>/>/< AZAL(T)MA



- "YAYAN" (KALMAK) değil YAYA (KALMAK)



- "YAYILMAK" ile "KURULMAK"



- "YAZIK ETMEK" ile/ve "AYIP ETMEK"



- "YAZIK" ile "YAZIKLAR OLSUN!"



- "YAZILMAK" ile "SÜZÜLMEK"



- "YEDİ EMİN" değil YED-İ EMN

( ... DEĞİL Emin el/ler. )


- "YEDİĞİN KAP" ile "BİNDİĞİN DAL"



- "YEDİRMEK" ile/ve "GİYDİRMEK"



- "YEMİNİNE BAKIP KİŞİYE İNANMAK" ile/değil/><
KİŞİYE BAKIP YEMİNİNE İNANMAK



- "YENİDEN BAŞLANGIÇTA ..." değil YENİDEN BAŞLAMAKTA ...



- "YENİLEBİLİR" değil YENİLENEBİLİR



- "YENİLGİ":
"KAYBETTİĞİNDE" değil VAZGEÇTİĞİNDE



- "YENMEK" ile/ve "ÜSTESİNDEN GELMEK"



- "YERE BAKAN YÜREK YAKAN" ile/ve "UMMADIK TAŞ, BAŞ YARAR"



- "YERİNDEN ETME" ile/ve/<> "RAYINDAN ÇIKARMA"



- "YESYENİ" değil YEPYENİ



- "YETERSİZ BAKİYE" değil/yerine/= YETERSİZ TUTAR



- "YETİŞTİRMEK" ile/değil "MEKTEBE KOYMAK"



- "YIKIYOR/LAR" ile "YIKIYOR/LAR"

( Arabayı. İLE Binayı. )


- "YIRTINMAK" ile/ve "ÇIRPINMAK"

( Parçalanırcasına bağırmak. İLE/VE Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirmek için aşırı derecede çaba harcamak. )


- "YİNE DE" ile/ve/||/<> "İLLE DE"

( Sen! )


- "YOK ARTIK" ile "YOK DAHA NELER"



- "YOK ETMEK" ile/ve/<>/değil/yerine TIRNAK İÇİNE ALMAK "..."



- "YOK" ile "OLMAZ"



- "YOK" ile/değil/yerine "YOK DENİLEBİLECEK KADAR AZ"



- "YOKLUK, YOKTUR" değil "YOKLUK, YOKTUR", YOKTUR!



- "YOKTU" değil KAYITLARDA YOK/BULUNMUYOR



- "YOLA ÇIKMAK" ile/ve/< "YOLDAN ÇIKMAK"



- "YOLDA KALMAK" ile "SINIFTA KALMAK"



- "YOLUNU AÇMAK" ile/ve "YOLUNU OLUŞTURMAK"



- "YORULUYOR İNSAN" değil YORULUYORUM

( Kişisel ve/ya da özel olan bir durumu, genelleyerek ya da abartarak, [kendine hizmet eden/çıkarına uyan] "akla" bürümenin [rasyonalizasyonun], çevreye hiçbir etkisi/katkısı olmadığı gibi, en başta, bu sözü söyleyen kişiye ve çevresine/zihinlere olan yükü çok fazladır. Aslolan da, ne söyleyeceğini bilmek değil ne söylemeyeceğini düşünmek ve ona göre konuşmak/konuşabilmektir! )


- "YORUM"(KEYFİYET / LÂF | KÜFÜR | HERZE) ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE



- "YUKARIYA" değil YUKARI



- "YUMŞAK" değil YUMUŞAK



- "YUMULMAK" ile "GÖMÜLMEK"



- "YUMUŞATMA" ile/ve/<> DENGELEME



- "YURO" yerine "AVRO"



- "YUVALANMA" ile/ve/||/<> "YAPILANMA"



- "YUVARLAMA" ile/ve/||/<> "KESTİRME"



- "YUVARLAMAK" ile BURMAK



- "YÜKLENMEK" ile/ve/<> ABANMAK



- "YÜKSEK" ile "SAĞLAM"



- "YÜZ VERİLDİ DİYE ASTARINI" İSTEMEK ile "ENSEYE TOKAT, GÖTE PARMAK"



- "YÜZEYEL" değil YÜZEYSEL



- "YÜZÜNDEN DÜŞEN BİN PARÇA" ile/ve "KARADENİZ'DE GEMİLERİN Mİ BATTI?"



- "YÜZÜNE-GÖZÜNE BULAŞTIRMAK" ile "BİR ÇUVAL İNCİRİ BERBAT ETMEK"



- "ZAHMET OLMAZSA" ile/değil "SAKINCASI YOKSA"



- "ZAMAN GEÇİRMEK" ile/değil/yerine ZAMANI DOLDURMAK



- "ZAMAN ZAMAN" ile "OLUR OLMAZ"



- "ZAMAN(IM) YOK ile/değil "ÖNEM VERMİYORUM"



- "ZAMANI DEĞİL" ile "SIRASI DEĞİL"



- "ZAMANI GELDİĞİ ZAMAN ..." değil ZAMANI GELDİĞİNDE ...



- "ZAMANI GELİRSE" ile/ve "ZAMANI GELDİĞİNDE"



- "ZAMANI ÖLDÜRMEK" ile/değil "ZAMANI DEĞERLENDİRMEK"



- "ZAMANI/VAKTİ HARCAMAK" değil/yerine "ZAMANI/VAKTİ KULLANMAK"



- "ZAMANIN EL VERDİĞİNCE" değil "ZAMAN EL VERDİĞİNCE"

( "ZAMANIN EL VERDİĞİ KADAR" demek üzereyken "ZAMANIN" diye başlayıp bu sözü kullandıktan sonra bir anda zihne başka bir sözün gelmesiyle hızla yön değiştirerek ifadenin bozulmasıyla oluşur. [Dli yanlış kullanmaktan değil bazen konuşma koşullarının çoklu etkileri altında sözcükler arasında karmaşalar yaşanabilir.] )


- "ZARARI, AZA İNDİRGEMEK" değil ZARARI, AZA İNDİRMEK



- "ZARARLI OLMAK" ile/ve "ZARARDA OLMAK"



- "ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM AMA ..." ile/değil/yerine ... VE ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM



- "ZÂTEN ..." ile/değil/yerine "NASIL OLSA ..."



- "ZÂTEN ..." ile/değil/yerine BİRİNCİSİ, ...



- "ZÂTEN ..." ile/değil/yerine HATTA ...



- "ZÂTEN ŞÖYLEYDİ" değil/yerine "DAHA ÖNCE DE ŞÖYLEYDİ"



- "ZÂTEN" ile/ve/||/<> "HAKİKATEN"



- "ZATEN" değil/yerine BİLİNDİĞİ GİBİ/MÂLUM



- "ZAYIF" ile/değil NAİF



- "ZAYIF/LIK" ile/ve/değil/yerine "GÜÇSÜZ/LÜK"



- "ZEHİR" ile/ve/||/<> ENGEL



- "ZEKÂNIN ELVERMESİ" ile "AKLIN BASMASI"



- "ZEMİN" ile/ve/<> BAĞLAM



- "ZİYARETİN, KISASI MAKBULDÜR" ile/ve/değil/||/<>/< "ZİYARETİN, KISAS'I[KARŞILIKLI OLANI] MAKBULDÜR"



- "ZOR ANLATMAK" ile/değil/yerine "ANLATMAKTA GÜÇLÜK ÇEKMEK"



- "ZOR" ile/ve "PİS"



- "ZOR" değil/yerine/< KOLAY DEĞİL



- "ZORLAMAK" ile "SIKIŞTIRMAK"



- "ZORLUK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORLANMA

( Dışarıda/ki/ler/de. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçeride/ki/ler/de/n. )


- "ZORLUKLARI GÖZE ALMAK" ile/ve "ZORLUKLARA GÖĞÜS GERMEK"



- "ZORUMA GİDİYOR" ile "AĞIRIMA GİDİYOR"



- "ZURNANIN ZORT DEDİĞİ YER" ile "DANANIN KUYRUĞUNUN KOPTUĞU YER"



- (... AÇISINDAN) ÖNEMLİ ile (... İTİBARİYLE) YERİNDE



- (")... YAPARSAM, ...(") ile/değil ... YAPINCA, ...



- (")AŞIRI(") ile/değil/yerine/<> ÖTE



- (")AYAKTA DURACAK DURUMUNUN OLMAMASI(") ile/ve/||/<>/< YAŞAMDA DURACAK NEDENLERİNİN OLMASI



- (")BAŞ AĞRISI(") ile/ve/<> (")KARIN AĞRISI(")

( [durumlar/"sorunlar"] "Kaldırılamadığında". İLE/VE/<> "Sindirilemediğinde". )


- (")BAŞ EDİLEMEZ/LİK(") ile (")ELDE TUTULAMAZ/LIK(")



- (")BEĞENMEME("):
(")HER KOŞULDA(") ile (")HİÇBİR KOŞULDA(")



- (")BULAŞMA(") ile/ve/değil/yerine/||/<> YANKILA(N)MA



- (")ÇIKAR(") ile/değil/yerine OLASI ZARARLARI AZALTMA



- (")DOĞUŞ(") ile ORTAYA ÇIKIŞ



- (")DOLANAN(") ile/değil DOLAŞAN



- (")DOLDURMAK(") ile/ve/<> (")ŞİŞİRMEK(")



- (")EŞİTLİK(") ile/ve/değil/||/<> FIRSAT/OLANAK/KOŞULLAR EŞİTLİĞİ



- (")FARKLILIKLAR(") ile/değil FARKLAR



- (")GÜLE GÜLE(") ile/değil/yerine GÖRÜŞMEK ÜZERE

( Ayrılıkta. İLE Buluşmada/uyuşmada. )


- (")İYİLİK(") değil OLDUĞU/GEREKTİĞİ ŞEKİLDE/GİBİ



- (")KABARMA(") ile/ve/<> (")KÖPÜRME(")



- (")KABUL EDİLEMEZLİK(") ile/ve/<>/değil/yerine SİNDİRİLEMEZLİK



- (")KASILMA(") ile/ve (")TUTULMA(")



- (")KESİNLİK(") ile/ve/değil KESİNLİĞİN OLANAKSIZLIĞI



- (")KÜLTÜREL(") ile/ve/değil/yerine/||/<> DÖNEMSEL



- (")MAYALANDIRMA(") ile/ve/<> (")ÇOĞALTMA(")



- (")NUTUK(") ile/ve/değil/yerine/<>/=/||/hem de (")ÖĞÜT(")



- (")OLAY(") ve/değil/||/=/<>/< BETİMLENEN



- (")OLSUN(") ile/ve/||/<> (")OLUR ÖYLE(")



- (")ÖĞÜTMEK(") ile/ve (")SİNDİRMEK(")

( Ağızda. İLE/VE Midede ve sonrasında. )


- (")ÖĞÜTMEK(") ile/ve (")SİNDİRMEK(")

( Yediğinizi için, içtiğinizi yiyin! )


- (")ÖĞÜTMEK(") ile/ve (")SİNDİRMEK(")

( NÂCÎ[Ar.]: Sindirimi kolay yiyecek. )


- (")PİS OLMAK(") ile/ve/<>/değil/yerine (YETERİNCE) TEMİZ OLMAMAK



- (")SAHİP OLMAK(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< LÂYIK OLMAK



- (")SALLANTI(") ile (")ÇALKANTI(")



- (")SALLANTI(") ile (")SARSINTI(")



- (")SANSÜRLEME(") ile/değil/yerine DÜZENLEME



- (")SORUN("):
(")ENGEL(") ile/değil/yerine/>< (")BASAMAK(")

( Önümüze çıkana, "engel" dersek, takılıp düşebiliriz; "basamak" dersek bir basamak daha yükseliriz. )


- (")SORUN(") ile/değil/yerine FARK



- (")TANIMAK(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIYANI(ZİHNİ) TANIMAK



- (")TIRNAK İÇİNDE(") ile/ve/||/<> (")KENDİ İÇİNDE(")



- (")TIRNAK İÇİNE ALMAK(") ile/ve/||/<> (")PARANTEZ İÇİNE ALMAK(")



- (")TOHUM(") ve/||/<> (")MEYVE(") ve/||/<> (")ÇEKİRDEK(")/ÇİĞDEM[Ege'de]]



- (")UYANMAK(") ile/ve/değil/<> (")GÖZÜN AÇILMASI(")



- (")YALPALAMA(") ile/<> (")TÖKEZLEME(")



- (")YIKMAK(") ile/ve/<> (")DEVİRMEK(")



- (")YOK ETMEK(") ile/değil ÖRTMEK



- (BAZI) "ATASÖZÜ" değil/yerine AT, O SÖZÜ!

( "Kızını dövmeyen, dizini döver." DEĞİL/YERİNE ... )


- (BAZI) VAHŞİ(ETÇİL/HEPÇİL) HAYVANLAR ile/ve/yerine (BAZI) UYSAL(OTÇUL) HAYVANLAR

( [bireylerin] Olumsuz yanlarını simgelerler. İLE/VE/YERİNE Olumlu yanlarını simgelerler. )


- (BAZI) VAHŞİ(ETÇİL/HEPÇİL) HAYVANLAR ile/ve/yerine (BAZI) UYSAL(OTÇUL) HAYVANLAR

( )


- (BELİRLİ) BİR MİKDAR ile BİR ÖLÇEK



- (BİR AÇIKLAMADAN/DURUMDAN SONRA KULLANILAN) "HAYIR ..." yerine İYİ DE/OLABİLİR DE ...



- (BİR ŞEYDEN[ÜRÜN/HİZMET]) MEMNUN OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> (BİR ŞEYİN[ÜRÜN/HİZMET]) (SİZİN İÇİN) UYGUN OLMASI



- (BİRİNİ, BİR ŞEYİ) "GÜZEL BULMAK" ile/değil/yerine GÜZELİ BULMAK

( Yanılabilirsin. İLE/DEĞİL/YERİNE Yanılmazsın. )


- (BU AY DA) GELDİ-ÇATTI



- (BUL)DOZER değil/yerine/= YOLDÜZLER



- (DAHA/EN) KORKUNÇ/VAHİM OLAN:
SOKAKTAKİ KARGAŞA ile/değil DİLDEKİ KARMAŞA

( Yaşamdaki en korkunç "durum" ya da deneyim, birini çok sevmektir.
[Sevgi kadar değerli bir duygunun nesi, nasıl korkunç olabilir? O sevgimizin yoğunluğunun o kişiyi kendimizden kaçırma olasılığının artırması ve ölümünün duyulmasından dolayı her an için geçerli ve etkisi yüksek olan çok korkutucu bir durumdur.] )


- (DİLİN) DİLBİLGİSİ ile/ve/<>/değil/yerine AKLIN DİLBİLGİSİ



- (DİYELEKTİK değil/değil/yerine/= DİYALEKTİK) değil/değil/yerine/= EYTİŞİM(SEL)



- (EN) BAŞTAN ile/değil (EN) BAŞINDAN



- (HER KOŞULDA) YAP!:
NE YAPABİLİYORSAN ile/ve/||/<> NE KADARINA SAHİPSEN ile/ve/||/<> NEREDEYSEN



- (KENDİ/MİZ) İÇİN ile (KENDİ/MİZ) OLARAK



- (ONUN) İÇİN ile (ONDAN) DOLAYI ile (O) NEDEN(İY)LE



- (SABAHTAN/DEMİNDEN ...):
"... BELLİ" değil ... BERİ



- (SİZİ):
"ODAKLADIK" değil ODAKLANDIRDIK



- (SORUN:
) "İNANMAK/İNANMAMAK" değil KAYITSIZLIK



- (SÖZ/SORU)
"YÖNLENDİRME" ile YÖNELTME



- (TÜYLERİ/M) DİKEN DİKEN



- (ÜSTÜNE) TUZ-BİBER (EKMEK)



- [ ’ ](Hemze) ile [ ‘ ](Ayn)



- [ E = mc² ]
"EM, CE(KARE)" değil ME, CE(KARE)



- [...'NIN ...]
... DUYUMSANDIĞI/HİSSEDİLDİĞİ ile/ve/değil/||/<>/< ... YANSIDIĞI



- [AKLINIZA] "HERHANGİ TÜR ... GELİRSE GELSİN" değil "HANGİ TÜR ... GELİRSE GELSİN"



- [ANLAM BAKIMINDAN] SÖZ/LÂFIZ:
HAS ile/ve/||/<> ÂAM ile/ve/||/<> MÜŞTEREK ile/ve/||/<> MÜNKER



- [Ar.] ÂLÂ ile/ve/||/<> VASAT ile/ve/||/<> EDNÂ

( En yüksek. İLE/VE/||/<> Orta. İLE/VE/||/<> En düşük. )


- [Ar.] BEYN ile BEYYİN ile BEYYİNE

( Ara, aralık. | Arada, araya, arasında. İLE Açık, âşikâr. İLE Delil, tanık/şahit. )


- [Ar.] ESVÂB[< SEVB] ile/değil ESBÂB[< SEBEB]

( Giyimler, giyilecek şeyler. İLE/DEĞİL Nedenler/sebepler, aracılar/vâsıtalar, lâzımalar. )


- [Ar.] ESVÂB[< SEVB] ile/değil ESBÂB[< SEBEB]

( ESBÂB-I MÛCİBE: Gerek(tir)en/icâb eden nedenler/sebepler. )


- [Ar.] MEDDAH ile MEDDAH

( Taklitler yaparak, hoş öyküler anlatarak halkı eğlendiren sanatçı. İLE Öven, aşırı övgüde bulunan kişi. )


- [Ar.] MÜSTEAR ile MAHLAS

( Eğreti olarak alınmış. | Türk müziğinde bir makam. İLE Bir kişinin ikinci adı. | Ozanların/yazarların, yapıtlarında kullandıkları takma ad. )


- [bazen] [ya/hem]
"KAZANÇ"/"KÂR"
ile/ve/değil/yerine/bazen/hem de/ya da/||/<>
DENEYİM/ÖĞRENME/YARAR

( "Hep mi ben kazanacağım/"kazanmalıyım"?",
Sadece benim mi yolum sürekli açık olacak/"olmalı"?
[eksik/fazla/özensiz] Yapmasam da olmaz mı?
[eksik/fazla/özensiz] Söylemesem/konuşmasam da olmaz mı? )


- [bilmecede] HECE:
"GECE" ile/değil/yerine/>< "GÜNDÜZ"

( Çözemeyene. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çözene. )


- [Bir bilgiye/konuya]:
SAHİP OLMAK ile HÂKİM OLMAK



- [BU/ŞU/O] ANLAMI:
"TAHSİL ETMEK" ile/ve/||/<>/>/< ZEVK ETMEK



- [DAHA SONRA] "... UZUN UZUN TARTIŞIRIZ" değil/yerine [DAHA SONRA] "... AYRINTILARIYLA KONUŞURUZ"



- [Fars.] -TER ile TER

( Üstünlük[Tafdîl] ve abartı[mübalaga] ilgeci[edatı] olarak sözcüklerin sonuna gelir. [MÜŞKÜL-TER: (en/pek/çok) Müşkül. | NAZİK-TER: (Daha/en/pek/çok) Nazik.] İLE Yaş, ıslak, nemli. | Taze. )


- [Fars.] DİL ile DÎL ile | [Tr.] DİL ile DİL

( Gönül, yürek/kalb. İLE Nokta. | Gönül, kalb. | Mandıra, ağıl. İLE | Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan, etli, uzun, hareketli örgen. Tat alma örgeni. İLE Kişilerin, düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle ya da işaretlerle yaptıkları anlaşma. Lisan. )


- [Fars.] DİL ve/= GÖNÜL



- [Fars.] LÎME LÎME/PARÇA PARÇA (DOĞRAMAK)



- [Fars.] MÜRG ile MÜRG

( Sümük. İLE Kuş. )


- [Fars.] MÜRG ile MÜRG

( MÜRG-ÂB: Su kuşu. | Ördek. | Kurbağa. )


- [Fars.] PERVÂZ ile -PERVÂZ ile PERVÂZE ile PERVÂZÎ

( Uçma, uçuş. | Saçak. | Göze/hücre. | Ayna. | Dolap. | Aynalı, ince ve uzun tahta. İLE "Uçan, uçucu" anlamlarıyla birleşik sözcük yapar.[BÂLÂ-PERVÂZ: Yüksekten uçan. | BÜLEND-PERVÂZ: İddialı, inatçı.] İLE Kır, gezinti için hazırlanan yemek. | Gece eğlencesi ışığı. | Altın ve gümüş yaprakların kırıntısı. İLE Divân-ı Hümâyün ve Defter-i Hâkânî kalemlerine devam ve hizmet etmeden ve de hâcegândan olmadan, yolunu bularak bu kalemlerden birinde ketebeden olduğuna dair kayıtlarına şerh verilen kişi. )


- [Fars.] PERVERENDE ile/ve/||/<>/> PERVERDE[PELVERDE değil!] ile/ve/||/<>/> PERVERD/-PERVER[çoğ. PERVERÂN]

( Yetiştirici, terbiye edici. | Besleyici, büyütücü. İLE/VE/||/<>/> Beslenmiş, büyütülmüş, yetiştirilmiş. | Üzüm şırasından yapılan bir çeşit tatlı. İLE/VE/||/<>/> "Besleyen/besleyici, büyüten, yetiştiren/yetiştirici, koruyan, terbiye eden" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[DEHÂ-PERVER: Dâhî yetiştiren. | FUKARÂ-PERVER: Yoksul besleyen.] )


- [Fars.] PESEND ile/ve/||/<> -PESEND

( Beğenme, seçme. | Bir çeşit iğne işi. | Esmerleşmiş/mat altın. | Mushaflarla yazmaların ilk sayfalarıyla sure ya da bahis başlarında boya ile perdâh edilerek altınla karışık yapılmış olan biçimler. İLE Beğenen, beğenmiş.[MÜŞKÜL-PESEND: Güç beğenir. | HOD-PESEND: Kendini beğenmiş.] )


- [Fars.] RÛ/Y ile RÛY ile -RÛ

( Yüz, çehre. İLE Tunç. İLE "biten, olan" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[HOD-RÛ: Kendiliğinden.] )


- [Fars.] TEN-PEREST ile TEN-PERVER

( Gövdesini, kendini seven. Gövdesine çok dikkat eden. İLE Kendini beslemeye, rahatına düşkünlük. )


- [FELSEFEDE/TASAVVUFTA] (BAZI/ÇOĞU) (ÖZEL ŞEY["AYRINTI/İÇERİK/DERİNLİK/YOĞUNLUK/KABALIK/İNCELİK"]):
"BAYIL" DİYE değil/yerine "AYIL!" DİYE



- [Fr. < Cerm.] MARŞ ile MARŞ

( Askerlikte, yürüyüşe geçmek için verilen komut. | Ritmi, yürüyen birinin ya da topluluğun adımlarını anımsatan müzik parçası. | Bir topluluğu simgelemek için düzenlenmiş müzik parçası. İLE Otomobil, kamyon gibi motorlu araçlarda, motoru işletme düzeneği. )


- [gökbilim] FAKÜL[Fr.] değil/yerine/= BENEK



- [HANGİ]
(")HAKLA?(") (HİZMET)
ile/ve/değil/yerine/||/<>
AKLA? (HİZMET)



- [hem, ne] ENGEL ile/ve/değil/yerine/hem de/ne de/||/<>/> KAYNAK

( [hem, ne] Kendimizden başka yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/HEM DE/NE DE/||/<>/> Kendimizden başka yoktur. )


- [hem] ŞİFRELEME ile/ve/değil/yerine/hem de/<>/>/< VERİYİ/BİLGİYİ GİZLEME



- [İt.] ORSA ile/ve ORSA ALABANDA ile/ve ORSA POCA/BOCA

( Yelkenleri, rüzgârın estiği yöne çevirmekte kullanılan, iki taraftan, yelkenlinin ortasına bağlanan ip. | Geminin rüzgâr alan yanı, rüzgâr üstü. İLE/VE Gemiyi birdenbire rüzgârın üstüne çevirme. İLE/VE Geminin, bazı rüzgâr yönüne yaklaşarak, bazen rüzgârdan uzaklaşarak yol alması. | Geminin rüzgâr almayan yanı. | [mecaz] Bata çıka, iyi kötü. )


- [Jap.] MONDO ile KOAN

( Zen öğrencisini, Zen gerçeğine uyandırmak amacı güden Zen Ustası'yla öğrencisi arasında ya da iki Zen Ustası arasında soru-yanıt biçiminde bir söyleşi. İLE Zen'de, aydınlanmak üzere kullanılan bilmece/ler, soru/lar. Paradoksal soru. Çözmesi için bir öğrenciye verilen bir problem. Zen öğrencilerine derin anlamlarını iyice anlayarak bir çözüm bulmaları için verilen bulmaca benzeri tümceler. )


- [KISMÎ ANLAM BAKIMINDAN] SÖZ/LÂFIZ:
DELÂLET ile/ve/||/<> İŞARETLE DELÂLET ile/ve/||/<> DELÂLETLE DELÂLET ile/ve/||/<> İKTİZÂ ÜZERİNE DELÂLET



- [Lat.] CARITAS ve/||/<>/>/< CUPIDITAS

( Tanrı[uhrevî] sevgisi. VE/||/<>/>/< Kişi/nesne/dünya sevgisi. )


- [MEDLÛLERİ BAKIMINDAN HAFÎ] SÖZ/LÂFIZ:
HAFÎ ile/ve/||/<> MÜŞKİL ile/ve/||/<> MÜCMEL ile/ve/||/<> MÜTEŞEBBİH



- [MEDLÛLERİ BAKIMINDAN] SÖZ/LÂFIZ:
NAS ile/ve/||/<> ZÂHİR ile/ve/||/<> MUHKEM ile/ve/||/<> MÜFESSER



- [ne yazık ki]
!TAHRİF[< HARF] ile/ve/<>/> !TAHRİB[< HARÂB]

( [ne yazık ki] Harflerin yerini değiştirme, bozma, kalem oynatma, değiştirme. | Bir tanımın anlamını değiştirme. İLE/VE/<>/> Yıkıp bozma. )


- [ne yazık ki]
ŞİŞMAN/LIK ve/||/<>/> PİŞMAN/LIK

( Ağzımızı tutmazsak. VE/||/<>/> Dilimizi tutmazsak. )


- [ne yazık ki]
!"FAŞİST/LİK" ile/değil/yerine !ZORBA/LIK



- [ne yazık ki]
!"KARALAMAK" ile/değil/yerine REDDETMEK



- [ne yazık ki]
!DEDİKODU ile/değil/yerine/>< BİLGİ

( "Dilde". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Akılda. )


- [ne yazık ki]
!ELİT/İST değil/yerine/= SEÇKİN/Cİ



- [ne yazık ki]
!HAKARET ETMEK ve/=/||/<>/> !YOK ETMEK



- [ne yazık ki]
!KÖTÜLEME ile/ve/değil/||/<> !"YAKIŞTIRMA"



- [ne yazık ki]
"BİRİLERİNİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEK" ile/ve/||/<> "HIRSIZA, YOL GÖSTERMEK"



- [ne yazık ki]
"BU/BUNA" ile/ve/||/<> "BUNLAR/A"

( Kişilere/topluluklara, hiçbir zaman ve zeminde/koşulda, "bu, bunlar" diye seslenilmez, örnek verilmez! Büyük yanlıştır! Çok ayıptır! )


- [ne yazık ki]
"FORMÜL" ile/ve/<> "SLOGAN"

( [ne yazık ki] İlkesizlerin aradıkları/başvurdukları. İLE/VE/<> Düşün(e)meyenlerin aradıkları/başvurdukları. )


- [ne yazık ki]
"HIRSIZLIK" ile/ve/<> "YOLSUZLUK"

( [yapan] Fakir ise. İLE/VE/<> Zengin ise. )


- [ne yazık ki]
"İDDİAYA GİRMEK" ile/ve/||/<> "İDDİA ETMEK"



- [ne yazık ki]
"SONUÇ ODAKLILIK/MERKEZLİLİK" ile/ve/||/<>/>/< TERBİYESİZLİK



- [ne yazık ki]
"SÖZÜ/SORUYU, TARTMADAN SÖYLEMEK" ve/||/<>/> ALACAĞIN YANITTAN İNCİNMEMEK



- [ne yazık ki]
"YOKUŞA SÜRMEK" ile/ve/<> "BİN DEREDEN SU GETİRTMEK" ile/ve/<> "ENSESİNDE BOZA PİŞİRMEK" ile/ve/<> "TOPU, TACA ATMAK"



- [ne yazık ki]
(ÇOK) BENCİL/LİK değil/yerine/>< (ÇOK) BİLGİ(Lİ/LİK)

( Ne kadar bilgi, o kadar az bencillik; ne kadar az bilgi, o kadar çok bencillik. )


- [ne yazık ki]
ASIKYÜZLÜLÜK ile GÜLÜMSEMEMEK

( Gülümsemesini kaybeden kişi, herşeyini kaybetmiştir. )


- [ne yazık ki]
ASIKYÜZLÜLÜK ile GÜLÜMSEMEMEK

( A person, who has lost their smile, has lost everything. )


- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MA ile/ve/<> YABANCILAŞ(TIR)MA



- [ne yazık ki]
BAĞIMLI ile/değil TUTKUN



- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK

( Ayrık ve bitişik 'de/da'ları, "ki'leri, "mi'leri, gerektiği gibi yaz(a)mayan/yayınlamayanların, görüntü kirliliği yaratanların "tutumu". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yazım kurallarına uyarak ve noktalamalara özen göstererek, okuyuculara ve dilimize saygı gösterenlerin, görüntü kirliliği yaratmayanların tutumu. )


- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK

( )


- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK

( )


- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK

( )


- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK

( )


- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK

( )


- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK

( )


- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK

( )


- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK

( )


- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK

( )


- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK

( )


- [ne yazık ki]
BİLGİSİZLİĞİN/BİLGİSİZLERİN:
KABALIĞI ile/ve/||/<> KALABALIĞI



- [ne yazık ki]
BOŞ SÖZ ile/ve/||/<>/> YANLIŞ DAVRANIŞ-TUTUM



- [ne yazık ki]
ÇOK ile/değil/>< AZ

( Sözcük. İLE/VE/DEĞİL/||/>< Anlam.
"Yargı". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Adâlet.
Geveze. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Konuşan.
Sevişen. İLE/VE/DEĞİL/||/>< Seven.
Yürüyen. İLE/VE/DEĞİL/||/>< İlerleyen. )


- [ne yazık ki]
DÜŞÜNMEYEN ile DÜŞÜNEMEYEN ile DÜŞÜNEMİYOR OLMASINA ALDIRMAYAN

( Tutucu. İLE Aptal. İLE Köle. )


- [ne yazık ki]
EDEPSİZ ile/değil/yerine/>< EDEPLİ

( Bildiği sözcükler kadar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilmediği sözcükler kadar. )


- [ne yazık ki]
EZÂ ve/||/<> CEFÂ (ÇEK(TİR)MEK)

( İncinme, incitme, can yakma. İLE/VE/||/<> Büyük sıkıntı, eziyet. )


- [ne yazık ki]
GENELLEME ile/ve/||/<>/< "İDDİA"

( [ne yazık ki] Ne kadar çok "genelleme" yapı(lı)yorsa, o kadar çok iddia edilir/eder. )


- [ne yazık ki]
İDAM ile/ve/değil/<> İTHAM



- [ne yazık ki]
İKİ BÜYÜK YANLIŞ(IMIZ):
DÜŞÜNMEDEN HAREKET ETMEK ve/||/<> HİÇ HAREKET ETMEDEN, SADECE/BOŞ BOŞ "DÜŞÜNMEK"



- [ne yazık ki]
İNDİRGEME ile/ve/değil/||/<> YOK SAYMA



- [ne yazık ki]
İTHAM ile İMÂ



- [ne yazık ki]
KEYFÎ "DÜŞÜNMEK"/KONUŞMAK ile/değil/yerine KENDİNE GÖRE "DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK/YAŞAMAK"

( [ne yazık ki] Kişiler, (çoğunlukla) yiyecekleri ve yatacakları bir şeyleri olduğu sürece düşünmeyi reddederler. [ya da bu yanılsamadan ve keyfiyetten vazgeçip düşün(ebil)meyi, herşeye yeğlemelilerdir] )


- [ne yazık ki]
KÖTÜ KULLANIM ile/ve/||/<>/> KÖTÜYE KULLANIM

( [... olduğunu/olacağını] "biliyorsun/biliyordun." İLE/VE/||/<>/> "ZÂTEN"/"SONUÇTA"/"ASLINDA" biliyorsun/biliyordun." )


- [ne yazık ki]
KÖTÜ KULLANIM ile/ve/||/<>/> KÖTÜYE KULLANIM

( "Bir alışveriş, bir fiş." şeklinde, fazladan/gereksiz açıklama yapmak, uyarıda bulunmak. İLE/VE/||/<>/> "Ama bunu söylemenize gerek yok ki! Ben yapınca alışverişi, ZÂTEN/SONUÇTA alıyorum satış fişi." şeklinde [soluksuz/beklemeksizin/düşünmeksizin] "yanıt vermek." )


- [ne yazık ki]
KÖTÜ KULLANIM ile/ve/||/<>/> KÖTÜYE KULLANIM

( Bir kişinin, neyi bilip bilmediğini ve/ya da o an/dönem için anımsayıp anımsamadığını "belirlemek", beklentisi içinde olmak, dilin/ifadenin kötü kullanılmasıdır. [Hiçkimsenin, neyi bilip bilmediği, isteyip istemediği ya da yapıp yapamayacağı, hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilinemez!] İLE/VE/||/<>/> Sözcüklerin yetersiz ve kötü kullanımıyla birlikte "niyet okumak" ya da genelleyici/indirgeyici/özdeştleştirici/köktenci/toptancı/sonuç odaklı bir yargı ifadesi ise sürecin ve ilişkinin tükenmesine neden olacak/olmuş bir kötüye kullanımdır. [Güç ve baskı uygulama isteği ve/ya da nedeniyle olduğu/olabileceği gibi sorumluluktan kaçmak gibi çok çeşitli anlamsız/gereksiz nedenlerden de kaynaklanmaktadır.] )


- [ne yazık ki]
KÖTÜ KULLANIM ile/ve/||/<>/> KÖTÜYE KULLANIM

( Dünyadaki Yaşamın Tehlikede Olduğunun 21 Kareyle Kanıtı )


- [ne yazık ki]
KÖTÜMSERLİK = BEDBİNLİK = PESSIMISM[İng.] = PESSIMISME[Fr.] = PESSIMISMUS[Alm.] = PESSIMUS[Lat.]



- [ne yazık ki]
ORANTISIZ GÜÇ ve/||/<>/< KÖR ŞİDDET



- [ne yazık ki]
PATAVATSIZLIK ile/ve/||/<> TOKSÖZLÜLÜK

( Sözlerinin nereye varacağını düşünmeden saygısızca konuşma, davranışlarına dikkat etmememe. İLE Hatır ve gönül dinlemeden, hiçbir şeyden "çekinmeden" konuşmak. )


- [ne yazık ki]
SAÇMA ile/ve/değil/||/<> BAĞLANTISIZ



- [ne yazık ki]
SEVGİSİZLİK ve/||/<>/> KAYITSIZLIK



- [ne yazık ki]
SORUNU ÇÖZMEYE:
NİYETİNİN OLMAMASI ile/ve/değil/||/<> KARARLILIK GÖSTERMEMEK



- [ne yazık ki]
SÖZCÜĞÜ/TERİMİ: ANLAMAMAK ile/ve/değil/||/<>/> BAŞKA ANLAM/LAR "YÜKLEMEK"



- [ne yazık ki]
TERBİYESİZ ile/değil/yerine DİK KAFALI



- [ne yazık ki]
YALAP-ŞAP / YALAP ŞALAP YARIM-YAMALAK (İŞ YAPMAK)

( Baştan savma, üstünkörü, yarım yamalak. )


- [ne yazık ki]
"ONU KASTETMEDİM" ve/||/<> "NE İLGİSİ VAR?"

( Söz sahibinin, söyleyeceği sözün olası yetersizliği/uygunsuzluğu ardından kullanmaya "saklı tuttuğu" savunma "sözü". İLE Dinleyenin, söylenilen sözün yetersizliği/uygunsuzluğu ardından kullanmaya "saklı tuttuğu" savunma "sözü". )


- [ne] "VARLIĞA YERİNİRİM" ne de "YOKLUĞA ERİNİRİM"

( Ancak, yokluğu birebir, kendin deneyimle(yebil)dikten sonra söyleyebilirsin/söylemelisin! )


- [ne] AYNI/LIK ile/ve/değil/yerine/<>/ne de AYRI/LIK



- [ne] KARDAŞ, [ne de] ARKADAŞ ile/değil/sadece HALDAŞ

( Sükût kıvâmındaki çığlığı, ne kardaş, ne de arkadaş; sadece hâldaş olanlar duyar. )


- [ÖĞRENİYORUZ/ANLIYORUZ]
OKUDUĞUMUZU ile/ve/<> DUYDUĞUMUZU ile/ve/<>
GÖRDÜĞÜMÜZÜ ile/ve/<>
HEM DUYUP, HEM GÖRDÜĞÜMÜZÜ ile/ve/<>
TARTIŞTIĞIMIZI ile/ve/<> DENEYİMLEDİĞİMİZİ ile/ve/<>
ANLATTIĞIMIZI/ÖĞRETTİĞİMİZİ

( %10 ile/ve/<> %20 ile/ve/<> %30 ile/ve/<> %50 ile/ve/<> %70 ile/ve/<> %80 ile/ve/<> %95 )


- [TENZİH-TEŞBİH ile/ve/> TENZİHTE TEŞBİH, TEŞBİHTE TENZİH] ile/ve/değil/yerine/> HEM TENZİH, HEM TEŞBİH | NE TENZİH, NE TEŞBİH



- [ya] YENİLECEĞİZ değil/yerine/ya da/>< YENİLENECEĞİZ



- "HALBUKİSİ" değil HALBUKİ



- "SAHİBİSİ" değil SAHİBİ



- DİLLER'DE



- TASAVVUF/KELÂM/İSLÂM'DA



- OSMANLI TÜRKÇESİ'NDE[LÛGAT] [A-Z]



- DİL ile/ve/||/<> VARLIK

( Dilin düzeni varlığın düzenidir, varlığın düzeni dilin düzenidir. )


- DİL ile/ve/||/<> VARLIK

( Ülkesinin yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. )


- DİL ve/<>/= İNSAN



- ADEM ile ÂDEM

( ya da "Adem" ile "adem" şeklinde) ( adem=yokluk. İLE Âdem=İnsan. )


- FALİYET değil FAALİYET



- MUHABBET ile MAHABBET



- = ile =:

( Eşittir. İLE Tanım gereği. )


- | "HER NE MENEMSE" ile "HER NE ŞEYİMSE/S....SE" |
ile/değil/yerine/||/<>/<
"HER NEYSE"



- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( BİLGİ: İnsan aklı sınırıları içerisinde evreni ve doğayı anlama çabası. )


- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( Bilgi, göklere uçabileceğimiz kanatlardır. )


- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( Yapmanız gereken şey farkında olmanın farkında olmaktır. )


- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( Tüm sonuçlarına katlanabilmektir. )


- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( Hiçbir uygarlık, varolan bilgiyle çatışmadan, bilgi üretemez. )


- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( KUTADGUBİLİG: Mutluluk/saadet veren bilgi, kutlu bilgi. Çinliler ona Edebü'l-Mülûk derler, Maçinliler onu Enîsü'l-memâlik diye adlandırırlar. Bu meşrık ilinin büyükleri buna doğruca Zînetü'l-ümerâ derler. İranlılar buna Şehnâme derler, Turanlılar ise Kutadgu bilig diye anarlar. )


- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( | Yazaç/harf. VE/> Hece. VE/> Sözcük. |

İLE/VE/+/<>/>/<

Tümce. )


- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( | ... VE/> "Ne, ne zaman, nerede, kim?" soruları ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. VE/> "Nasıl?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. |

İLE/VE/+/<>/>/<

"Neden?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. )


- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( [bilginin/kavramın/nesnenin/olgunun] | Öncesi VE/> Sonrası VE/> İçi VE/> Dışı |

İLE/VE/+/<>/>/<

Zamanı ve Zemini )


- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( | Letter, phoneme. AND/> Morpheme. AND/> Word. |

vs./AND/+/<>/>/<

Sentence. )


- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( | [by] ... AND/> "What, where, when, who?" questions and answers. AND/> "How?" question and answers. |

vs./AND/+/<>/>

"Why?" question and answers. )


- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( | Before AND/> After. AND/> Inside AND/> Outside |

vs./AND/+/<>/>/<

Time and place. )


- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( )


- | ZARF-I MÜSTEKÂR ve ZARF-I LAĞV | ile/ve/<> ZARF-I HÂS

( ... İLE/VE/<> Kur'ân-ı Kerîm, âyet ve hadislerdeki için, incelik sağlamak/sunmak üzere geçerlidir. )


- 0:
YUTAN ile ETKİSİZ

( Çarpmada. [... x ...] İLE Toplamada/çıkarmada. [ ... + ... ] )


- 1.5 - 2 YAŞINDAKİ, DIŞARI ÇIKMAK İSTEMEYEN ÇOCUĞA:
"DIŞARI ÇIKIYORUZ/ÇIKALIM MI?" DEMEK/SORMAK değil/yerine "TAVŞAN GİBİ Mİ, SİNCAP GİBİ Mİ ÇIKALIM?



- 1/0:
SONSUZ ile/değil TANIMSIZ



- 1 ve/||/<>/>/< 2 ve/||/<>/>/< 4 ve/||/<>/>/< 8

( Konuş. VE/||/<>/>/< Yaz! VE/||/<>/>/< Oku! VE/||/<>/>/< Dinle! )


- 100 NUMARA değil 00

( Fransızca'da, "sans" ve "cent" sözcükleri, "san" diye okunur. Fransızca'yı iyi bilmeyen birinin/birilerinin zamanında "sans numero"yu numarasız ["sans" = -sız] değil de 100 olarak zannetmiş ve "çevirmiş" olmasından kaynaklanmıştır tuvaletlere yüz numara denilmesi.[Fransa'da, evlerin tüm odalarına [01, 02, 03 vb.] numara verilirdi. Tuvalet ise yaşanılan bir mekân olmaması ve hoş bir ortam olarak algılanmaması nedeniyle değer/numara vermeye uygun görülmediğinden dolayı "00" olarak numaralandırılmıştır.]

II. Dünya Savaşı sonrası da Amerikan kültürü ve deyimleri bizi çok etkilediğinden dolayı bu iki sıfır da kalktı onun yerine -"çok değerli bir tanımmış gibi"- WC kullanıldı. )


- 100 NUMARA değil 00

( İngilizce'de "tuvalet" anlamına gelen olan "loo"[ > 100] sözcüğünden geldiği de iddia edilmekle birlikte Fransızca "çeviriden" kaynaklanmış olduğu daha yüksek olasılıklıdır. )


- 100/60 MUMLUK değil 100/60 WATT'LIK



- 2 YIL ÖNCE ile/değil 2. YIL/SENE



- 2./3./4.:
"MAHKEME" değil DURUŞMA



- 2(İKİ) ile Z (HARFİ)



- 2 ile 3

( [yazılışı] Üç harfli. İLE İki harfli. )


- 3 > 6 ile 3 > 6



- 3. BOYUT:
YÜKSEKLİK değil DERİNLİK



- 500 ile 105

( Beşyüz. İLE Yüzbeş. )


- 69 ile 69 ile 69 ile 69

( Rakam/sayı. İLE Yengeç burcu. İLE Oral. İLE ... )


- A-DEM değil ÂDEM



- A.-G. ("MUHABBETİ")



- a/A ile/<> a ile/<> A ile/<> A

( Türkçe abecesinin ilk yazacı(harfi). [sesbilim] Kalın ünlülerin, düz ve geniş olanını gösterir. İLE/<> Şaşma, anımsama, sevinme, acıma, üzülme, kızma gibi duyguları güçlendirir. Tümcenin, başında ya da sonunda, çoğu kez yinelenmiş olarak kullanılır. [A ne güzel! A sen burada mıydın?] | İkinci kişi çekimli eylemlerin sonuna gelir. [Alsana. Baksana.] İLE/<> Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sıralaması yazaç ile gösterildiğinde, ilk maddenin başına gelir. İLE/<> [müzik] Nota imlerini, yazaçla gösterme yönteminde, "la" sesini bildirir. )


- ALLEGORİ değil ALEGORİ



- á=Acute accent ile à=Grave accent ile â=Circumflex ile ä=Umlaut ile ã=Tilde ile å=Aring



- A ile/<> A ile/<> A ile/<> A ile/<> A/Å

( Amper. İLE/<> Anot. İLE/<> Argon. İLE/<> Angström.[10¯¹0][Santimetrenin yüz milyonda biridir. 0,1 nanometre ya da 100 pikometredir.][uzunluk birimi] )


- ABAKÜS değil/yerine/= SAYIBONCUĞU (ÇÖRKÜ)



- ABARTI ile PALAVRA



- ABARTMA ile/ve/||/<> GÜZELLEME



- ABARTMAK ile/ve/değil/yerine "KÖPÜRTMEK"



- ABDAL ile Abdal

( Eskiden, bazı gezgin dervişlere verilen ad. İLE Safeviler döneminde, İran'da yaşayan önemli Türk oymaklarından biri. | Anadolu'da yaşayan, bu addaki bir oymak. [Geygel Abdalları] )


- ABECELER('İ)

( )


- ABECELER('İ)

( )


- ABECELERDE:
GÖKTÜRK ve/||/<>/> UYGUR ve/||/<>/> ARAP ve/||/<>/> LATİN



- ABECESEL DİL ile İMGESEL/RESİMSEL DİL



- ÂBİDE değil/yerine ANIT



- ABİDİK-GUBİDİK (ŞEYLERLE UĞRAŞMAK)



- ABLUKA değil/yerine/= KUŞATMA



- ABONELİK değil/yerine/= SÜRDÜRÜMCÜ OLMAK



- ABONMAN/ABONE değil/yerine/= SÜRDÜRÜM/CÜ



- ABSÜRD yerine SAÇMA



- ABUR-CUBUR

( Gereksiz, sağlıksız yiyecekler için. )


- ACELELİKTEN ... değil ACELEDEN / ACELE ETMEKTEN ...



- ACEMCE = FARSÇA

( Bu dille yazılmış olan. )


- ACI ile/ve/değil/yerine ACIRAK

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Az acı. )


- ACI ile/ve ZOR



- ACIK değil AZICIK



- ACIMA ile ACIMAK

( Acımak eylemi. | Başka bir kişinin ya da canlının mutsuzluğuna yönelik duyulan üzüntü, merhamet. İLE Tadı, acı duruma gelme, acılaşma. | Acılı, ağrılı olma. | Başkasının acısına ortak olmak ya da durumundan üzüntü duymak. | Başkasının uğradığı/uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek, merhamet etmek. | Bir şeyi vermeye kıyamamak ya da verdiğine, elden çıkardığına üzülmek. )


- ACİZ ile ÂCİZ

( Gücü, bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. | Beceriksizlik. | Birinin, borcunu, zamanında ödeyememesi durumu. İLE Gücü bir işe yetmez olan, güçsüz. | Beceriksiz. )


- ÂCİZÂNE[Ar. < ÂCİZ + Fars. < ÂNE] ile NÂÇİZÂNE[Fars. < NAÇİZ]

( Gücü bir işe yetmez olan, güçsüz olarak. | Beceriksizlikle. İLE Değersiz, hiç sayılan, önemsiz, çok küçük bir şey olarak. )


- ACUZE ile/değil/yerine YAŞLI

( Huysuz, yaşlı kadın. İLE/DEĞİL/YERİNE ...[Yaşının/bıkkınlığının getirdiği olumsuzlukları görmemezlikten gelerek!] )


- AÇ ACINA (YOLA ÇIKMAK, DIŞARI ÇIKMAK, İŞE GİTMEK)



- AÇ-AÇIKTA



- AÇ-BİLAÇ (ÇALIŞMAK, GİTMEK)



- AÇ-SEFİL (YAŞAMAK)



- AÇAN ile AÇAR ile AÇKI ile AÇACAK

( Açma işini yapan. | Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı. [>< BÜKEN] İLE Anahtar. | İştah açmak üzere, yemekten önce içilen içecek. İLE Bir cismin, yüzeyi üzerine, sert bir madde ya da bir araç sürterek, onu düzleştirip parlatma. [PERDAH] | [demircilikte] Delik büyültmekte kullanılan araç. | Anahtar ve her türlü açma aracı. İLE Açmaya yarayan araç. | Açma işleminin yapılacak olmasını, birinin, gelecek zaman kipinde gerçekleştireceğini belirten söz. )


- AÇIK E ile KAPALI E

( Ben, sen, pembe, yelken, semt, kent.
İLE
Benzin, rende, önemli, cem, mendil, eldiven, pencere, kendi, elbise, tencere, renk, genç, elli, zengin. )


- AÇIK E ile KAPALI E

( Edebi, edepsizden öğren!
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
İLE
Penceredeki benekli tekir kedi, kendi tenceresindeki eti yedi. )


- AÇIK E ile KAPALI E

( - Kenya Büyükelçiliği, genç hakemlere, renkli kalem verdi.
- Hem Cem, hem öteki Cem, hem de Emre, mühendistir.
- Beni en beğenen, hep benim; beni, en beğenen, hep kendimim.
- Sendikanın pembe mendillerini, kendi elbisesine ekledi. )


- AÇIK GÖZ değil AÇIKGÖZ



- AÇIK KÜME ile KAPALI KÜME



- AÇIK SAÇIK[ARÂBE çoğ. ARABÂT] ile AÇIK SEÇİK



- AÇIK SEÇİK = CLEAR-CUT, CLEAR AND DISTINCT[İng.] = CLAIR(E) ET DISTINCT(E)[Fr.] = KLAR/DISTINCTEKLARE UND DEUTLICH(E)[Alm.] = CHIARO E DISTINTO[İt.] = CLARO Y DISTINTO[İsp.] = CLARUS/CLARE ET DISTINCTUS[Lat.] = SAF?S[Yun.] = VÂZIH VE MÜTEMÂYİZ[Ar., Fars.] = KLAAR EN DUIDELIJK[Felm.]



- AÇIK-SAÇIK (GİYİNMEK | KONUŞMAK)



- AÇIK-SEÇİK (KONUŞMAK)



- AÇIK ile/ve SEÇİK

( Doğal, Duyusal. İLE/VE Zihne. )


- AÇIK ile/ve SEÇİK

( Üçgenin iç kenarı. İLE/VE Hipotenüs. )


- AÇIK ile/ve SEÇİK

( Descartes )


- AÇIKLAMA ile AÇIMLAMA



- AÇIKLAMA = İZÂH/AT, TAFSİLÂT, BEYÂN = EXPLANATION[İng.] = EXPLICATION[Fr.] = ERKLÄRUNG[Alm.] = SPIEGAZIONE[İt.] = EXPLICACIÓN[İsp.] = EXPLENATIO[Lat.] = HO EKS?G?SIS[Yun.] = İZÂH, BEYÂN[Ar.] = BEYÂNKÂRÎ(far.) = VERKLARING[Felm.]



- AÇIKLIĞA KAVUŞTURMAK ile/ve/değil/||/<>/< AÇIK KILMAK



- AÇIKLIK ile/ve/<> GÖRÜNÜRLÜK



- AÇILIM ile AÇILIŞ/KÜŞAT[Fars. < GUŞÂD]

( Açılma eylemi. | Bir yıldızla, gök eşleği arasındaki uzaklık. [Kuzey'e doğru olanı, eksi imiyle ölçülür.][Güneşin, bir yıldaki açılımı, -23 derece, 27 dakikadan; +23 derece, 27 dakikaya kadar değişir.] İLE Açılma eylemi ya da biçimi. | Yeni bir yapının, yerin ya da yeni bir kurumun çalışmaya başlaması. | Tavlada bir tür oyun. | Güzellik, hoşluk. )


- AÇILIM ile DIŞAVURUM



- AÇILIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI ile/değil AÇIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI



- AÇILIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI değil AÇIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI



- AÇILMA ile/değil AÇILIM



- AÇIMLAMA ile/ve/<> GÖSTERME



- AÇIMLANAN ile/ve SERİMLENEN



- AÇINMAK ile AÇINSAMAK

( [dirimbilim] Gelişmek. | [tohum, hastalık için] İçindeki yetenekler uyanarak ereğine varmak. İLE Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak. )


- AÇIP-KAPATMAK ile/değil KAPATIP-AÇMAK



- AÇMAZ/PARADOKS ile/ve/<> ALAYSILAMA/İRONİ



- AÇMAZ ile AÇMAZ ile AÇMAZ

( Şahı koruyan taşlardan her birinin yerinden oynatılmaması durumu. İLE İçinden zor çıkılır durum. İLE Karşısındakine bir nükte ya da tekerleme söyleme olanağı veren söz. )


- AD KOYMADA, DOĞUMUN:
ZAMAN/I ile/ve/<> YER/İ

( Orta Afrika Cumhuriyeti'nde, çocukların adları, doğdukları yer ve zamana göre konuluyor. [Mbonsol: Ağacın altı. | Maseke: Dere kıyısı.] )


- AD KOYMADA, DOĞUMUN:
ZAMAN/I ile/ve/<> YER/İ

( Kişi, ahırda doğdu diye at olmadığı gibi, "nereli" olduğunun ve/ya da adının ne konulduğunun da belirleyiciliği yoktur/olmaz! )


- AD TAMLAMASI ile SIFAT TAMLAMASI



- AD TÜMCESİ ile EYLEM/YÜKLEM(FİİL) TÜMCESİ



- AD(İSİM):
VAROLANLARA VERİLİŞİNE GÖRE ile/ve/<> VAROLANLARIN SAYISINA GÖRE

( Özel ad. | Tür adı. İLE/VE/<> Tekil ad. | Çoğul ad. )


- AD(İSİM) ile YÜKLEM(FİİL)

( [Hareket ve zaman ...] Yok. İLE Var. )


- AD/İSİM ve/<> İMGE

( Dışarıdan. VE/<> İçeride/zih(n)inde. )


- AD ile AD TÜMCECİĞİ



- AD ile ADD[Ar.]

( Birini, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. | Herkesçe tanınmış ya da işitilmiş olma durumu. | Canlı ve cansız varolanları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren sözcük, isim. İLE Sayma. | Sayılma. )


- AD ile BAŞLIK



- AD ile İSİM



- AD ile/ve ÖNAD/SIFAT

( Ayırd edici. İLE/VE Nitelendirici. )


- AD ile/ve ÖNAD/SIFAT

( Sıfatı, ad yapabiliriz fakat adı, sıfat yapmamalı ya da titiz davranılmalıdır. )


- AD ile/ve/değil/||/<>/< ÖRÜNTÜ



- AD ile/ve/<>/< ÖZ



- AD ile/ve TERİM ile/ve KAVRAM

( Tek başına anlaşılır olan ve zaman bildirmeksizin bir anlamı gösteren lafız addır. İLE/VE ... İLE/VE ... )


- AD ile/ve/||/<> TÖZ(CEVHER)

( ... ile/ve/||/<> TÖZ: Çadırın direği. | Adın, adlandırdığı. )


- ADALE[Ar.] değil/yerine/= KAS



- ADÂLET VE EŞİTLİK ve/||/<>/> UYUM VE DOSTLUK



- ADÂLET:
"EŞİTLİK" ile/ve/değil/||/<> RIZÂ



- ADÂLET:
DENKLEŞTİRİCİ ile/ve/||/<> DAĞITICI



- ADÂLET:
DIŞARIDA/UZAKTA ve/değil/yerine/||/<>/>/< KENDİNDE

( Adâleti, dışarıda/uzakta aramak. VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Kendinde başlatmak ve oluşturmaktır, asıl ve öncelikli olan. )


- ADÂLET:
SEVGİ ve/||/<> DÜŞÜNCE



- ADÂLET/HUKUK değil/yerine/= TÜZE



- ADÂLET ile/ve/||/=/<>/< DENGE, ÖLÇÜLÜLÜK/İTİDÂL[< ADL]

( Toplumla olan ilişkide. İLE/VE/||/=/<>/< Kişide. )


- ADÂLET ile/ve/||/=/<>/< DENGE, ÖLÇÜLÜLÜK/İTİDÂL[< ADL]

( İçte. İLE/VE/||/=/<>/< Dışta. )


- ADÂLET ve/||/<>/> HUZUR

( Gücün, "haklı olduğu" yerde bekleme! VE/||/<>/> Güce tapan bireylerin olduğu yerde bekleme! )


- ADÂLET ve/<>/< KAYGISIZLIK



- ADÂLET ile/ve/<> MEŞRÛ EŞİTSİZLİKLER



- ADÂLET ile/ve/||/<> MÜRÜVVET



- ADÂLET ve/=/<> ÖLÇÜ/LÜLÜK

( Her konuda/hususta, itidâli ihtiyâr et! )


- ADÂLETSİZLİK ve/||/<> ANLAMSIZLIK

( [Çözüm olarak ...] Tüzeyi[hukuku] bulduk fakat tüzeye ulaşamadık. VE/||/<> Sanatı bulduk fakat sanat bize ulaşamadı. )


- ADÂLETSİZLİK ve/||/<> ANLAMSIZLIK

( Adâletsizliklerin en büyüğü, âdil olmayıp âdil gibi görünmektir. )


- ADAMAKILLI



- ADAPTASYON değil/yerine UYARLAMA



- ADAPTÖR değil/yerine UYARLAYICI/UYARLAÇ



- ADCILIK/NOMİNALİZM:
KAVRAMSAL/LIK ve/||/<> TERİMSEL/LİK



- ADDETMEK[Ar.] değil/yerine/= SAYMAK



- ADEM ile/ve ÂDEM

( Yokluk. İLE/VE Yokluğun varlığı ve darlığı. )


- ADEM ile/ve ÂDEM

( Yokluğun varlığı, bir kâmil insan! )


- ADEM ile/ve ÂDEM

( Kişi, sevdiğinde yok olmalı. )


- ADEM ile/ve ÂDEM

( ... ile TIFL- CİHEL-RÛZE: Hz. Âdem. )


- ADEM ile/ve ÂDEM

( Yokluk, hiçlik, ölüm. | Osmanlı Türkçesi sözcüklerle birleşerek, "-siz, -lik" anlamında kullanılır. [ADEM-İ MERKEZİYET: Yerinden yönetim.] İLE/VE Dinsel inançlara göre, ilk yaratılan insan ve ilk peygamber. | Kişi, adam. | İnsanda bulunması gereken olumlu özelliklere sahip olan. )


- ADEM ile/ve ÂDEM

( Nonexistence. vs./AND Existence of the nonexistence. )


- ADEM ile/ve ÂDEM

( Varlık. | İlk yaratılan insan ve peygamber. İLE Yokluk. )


- ADET ile ÂDET

( Sayı. | Herhangi bir sayıda olan şey, tane. İLE Birinin, yapmaya alışmış olduğu şey, alışkı. | Topluluk içinde, eskiden beri uyulan kural, töre. Gelenek, alışkanlık. | Aybaşı, âdet kanaması. )


- ADET ile/ve/değil DEMET



- ADET değil DEMET



- ADET ile SAYI



- ÂDETÂ değil/yerine/= NEREDEYSE



- ADETİ değil ADEDİ



- ADI-SANI (BULUNMAMAK)



- ADIL DÜŞMELİ DİL

( PRO DROP LANGUAGE )


- ADIM ADIM (GİTMEK)



- ADIM ADIM (İLERLEMEK, YOL ALMAK)



- ADIM ile/ve/değil DÜZEY



- ADIN(İSMİN) DURUMLARI(HALLERİ):
YALIN ile/ve/<> -İ HALLERİ ile/ve/<> -E HALİ ile/ve/<> -DE HALİ ile/ve/<> -DEN HALİ

( Yalın. İLE/VE/<> Belirtme. İLE/VE/<> Yönelme. İLE/VE/<> Bulunma. İLE/VE/<> Ayrılma. )


- ADINI:
"BAHŞ ETMEK" ile/ve/||/<> "BAĞIŞLAMAK"



- ADLANDIRMA ile/ve/<> KAVRAMLAŞTIRMA



- ADLANDIRMA ile KAVRAMLAŞTIRMA



- ADLANDIRMA = TESMİYE = ACTION DE NOMMER



- ADLAR ile EYLEMLER/FİİLLER ARASINDA BAĞINTI SAĞLAYAN HARFLER

( Cüveynî, bir ifâdenin lafzı ve anlamında yol açtığı değişikliğe göre dört kısma ayırmıştır: ( 1. Lafzı ve okunuşunu değiştirmeyip anlamı değiştiren harfler; 2. Lafzı ve okunuşu değiştirmeyip anlamı değiştiren harfler; 3. Hem lafzı hem de anlamı değiştiren harfler; 4. Ne lafzı ne de anlamı değiştiren harfler. )


- ADRES[İng. ADDRESS] değil/yerine/= BULUNAK



- ADSIL ÇEKİM



- AFAKAN değil HAFAKAN

( ... DEĞİL Istırap, sıkıntı. | Mustarip olmak ve deprenmek. | Yürek oynaması. )


- ÂFÂKÎ ile/ve/<> İZÂFÎ ile/ve/<> KEYFÎ



- AFAL AFAL (BAKMAK)

( Şaşkın bir biçimde bakmak. )


- AFAZİ ile AFONİ

( Söz yitimi. İLE Ses yitimi. )


- AFAZİ ile DİZARTRİ

( Edinilmiş bir dil bozukluğu. [Beynin hasar görmesi, inme oluşması gibi durumlarda ortaya çıkar.][Genellikle beynin sol bölgesinde oluşan hasarlarda görülür. İLE Konuşma kaslarının zarar görmesi sonucunda ortaya çıkar. )


- AFGANİSTAN ve/=/||/<> PEŞTUCA

( ... VE/=/||/<> Afganistan'da konuşulan, resmî dil. )


- AFİYET OLSUN değil/yerine/= YARASIN



- AFORİZMALAR ile/ve/||/<> BAHANELER



- AFRA TAFRA (YAPMAK)



- AGREGAT ile/ve/||/<> ANAGRAM

( Psişik içerik. İLE/VE/||/<> ... | Bir sözcükteki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen sözcük. )


- AĞIR AĞIR (YAPMAK)



- AĞIR-AKSAK



- AĞIR-ÂZEM



- AĞIR ile/ve/değil "BASKIN"



- AĞIT = SAĞU



- AĞIZ AÇIKLIĞI ile/değil/yerine/>< ZİHİN AÇIKLIĞI

( Kişinin, zihni, ne kadar kapalıysa; ağzı, o kadar açık olur. )


- AĞIZ UCUYLA SÖYLEMEK ile SÖYLEMEK



- AĞIZ ile AĞIZ

( Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, selenin çıkmasına, soluk alıp vermeye ve besinleri almaya yarayan boşluk. | Bu boşluğun, dudaklarla çevrelendiği bölümü. | Kapların ya da içi boş şeylerin açık yanı. | Bir suyun, denize ya da göle döküldüğü yer. | Koy, körfez, liman, yol gibi yerlerin açık yanı. | Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. | Kesici aletlerin, keskin yanı. | Bir anadilin konuşulduğu sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği, şive. | Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla, dolambaçlı bazı sözler söyleme özelliği. | [müzik] Bir bölgenin ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. | Bir akarsuyun göle ya da denize döküldüğü yer, munsap. | Bazen, "kez" anlamına gelir. [İlk ağızda, paranın yarısını ödedi.] | Tehlikeli şeyler/durumlar için pek yakın yer. [Topun/uçurumun ağzında.] İLE Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. )


- AĞIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAK

( Daha az konuşmak üzere/için. İLE/VE/||/<>/< Daha çok dinlemek üzere/için. )


- AĞIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAK

( Bir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İki. )


- AĞIZDAN ÇIKACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK ile/ve/||/<>/< AĞIZDAN ÇIK(A)MAYABİLECEK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK

( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )


- AĞRI-SIZI



- AH-VAH (ETMEK)



- AHDETMEK değil/yerine/= SÖZ VERMEK



- AHENK(ARMONİ) değil/yerine/= UYUŞUM



- AHESTE AHESTE



- AHFÂ[Ar. < HAFÎ] ile/ve/||/<> AHFİYE[Ar. < HIFÂ]

( [daha/pek/çok] Gizli, en gizli. İLE/VE/||/<> Gizli olanlar. | Ağaç çiçeğinin tomurcuğunu örten dış kabuklar. )


- ÂHIM ŞÂHIM (DEĞERDE/NİTELİKTE OLMAMA)



- ÂHIM-ŞÂHIM



- ÂHİZE ile AVİZE

( Telefon alıcısı. İLE Tavana asılan süslü aydınlatıcı. )


- AHLÂK:
KORKU ile/ve/<> HAK ile/ve/<> FERÂGAT ile/ve/<> AŞK



- AHLÂKSIZ ile/değil KÖTÜ AHLÂKLI



- AHLANIP VAHLANMAK



- AİT OLMA ve/||/<>/>/< SORUMLULUK



- AJANDA[Fr. < AGENDA] değil/yerine/= ANDAÇ

( Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter. )


- AJİTASYON değil/yerine/= KIŞKIRTMA



- AK ile BEYAZ



- AKÇA-PAKÇA



- AKIL HOCASI ile/ve/değil/<> ESİN KAYNAĞI



- AKIL-FİKİR (ERDİREMEMEK)



- AKIL-MANTIK



- AKIL-SIR (ERDİREMEMEK)



- AKIL:
SESİN YÜKSEKLİĞİNDE değil SÖZÜN İNCELİĞİNDE



- AKIL:
BÜTÜNSEL ile/ve/değil/||/<>/< BÜTÜNLEYİCİ



- AKIL ile/ve/> ÂKİL

( Us. İLE/VE/> Yiyen. | Aklı başında. )


- AKIL ile/ve/> ÂKİL

( ... İLE/VE/> Kendi "aklını", evrenin aklıyla birleştirmiş/bütünleştirmiş kişi. )


- AKIL ile/ve/||/<> FİKİR

( Varolanları[mevcudu] bilmek. İLE/VE/||/<> Varlığı[vucudu] bilmek. )


- AKIL ve/||/<> GÖRME ve/||/<> DUYMA ve/||/<> KONUŞMA

( CAMİ: CEBRAİL ve/||/<> AZRAİL ve/||/<> MİKAİL ve/||/<> İSRAFİL )


- AKIL ile/ve/||/<> KANIT



- AKILDA KESİNLİK ile/> DUYULARDA KESİNLİK



- AKILLI-USLU (DİNLEME(ME)K, KONUŞMA(MA)K)



- AKIN AKIN (GİTMEK)



- AKIŞKANLIK ile/ve SÜREKLİLİK



- AKİBET değil ÂKIBET



- ÂKİL ile AKIL



- AKİT ile ÂKİT

( Sözleşme, bağıt, mukavele. | Nikah. İLE Bir işi, karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, bağıtçı. )


- AKL-I SELÎM değil/yerine/= SAĞDUYU



- AKLA-HAYALE (GELMEYEN)



- AKLANIP PAKLANMAK



- AKLEDİLEBİLEN ile ALGILANABİLEN



- AKLEDİLEBİLİRLİK ile/ve/<> EBEDİLİK



- AKLI GELİŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< FELSEFE



- AKLI-HAVSALASI (ALMAMAK)

( HAVSALA[Ar.]: Kuş kursağı. | Mide. | Anlayış, akıl, zihin. | Leğen.[biyolojide] )


- AKLIN DİLİ ile/ve/<> GÖNLÜN DİLİ

( Düzyazı. İLE/VE/<> Şiir. )


- AKLIN HAYALİN (DURMASI/ALMAMASI)



- AKLININ BAŞINA GELMESİ ile/değil/yerine/>< AKLI BAŞINDA DAVRANMAK



- AKSAN[Fr./İng. < ACCENT] değil/yerine/= VURGU



- AKSIRIP TIKSIRMAK



- AKSİLİK değil/yerine/= TERSLİK



- AKSİNE/BİL-AKİS[Ar.] değil/yerine/= TERSİNE



- AKSİYOM[Fr.] değil/yerine/= BELİT



- AKTARIM ile/ve PAYLAŞIM ile/ve DOLAŞIM



- AKTARMA ile/ve/değil/<> YANSITMA



- AKTÜEL yerine GÜNCEL



- AL'I AL, MOR'U MOR



- AL ile AL ile Al.

( Aldatma, dek, dolap, hile. İLE Kırmızı, kızıl, kanın rengi. | Kırmızı renkte olan. | Dorunun açığı, kızıla çalan. | Yüze sürülen pembe düzgün, allık. İLE Alüminyum'un simgesi. )


- AL ile KIRMIZI



- ALÂ ile ALÂ, ALE ile A'LÂ ile ÂLÂ[Ar. < EYL] ile ÂLÂ[Fars.]

( Rütbece yükseklik, büyüklük, şeref, şan. İLE Üst, üzere. İLE [daha/çok/pek] Yüksek. İLE İhsanlar. İLE Kirleten. )


- ALA ile ALÂ ile ÂLÂ

( Karışık renkli. | Alabalık. | Açık kestane renginde olan, ela göz. | Kekliğin boynundaki siyah halka. İLE Üstün. İLE İhsanlar, bahşişler. | Kirleten. | Pekiyi. )


- ALACALI-BULACALI



- ALÂKA[Ar.] değil/yerine/= İLGİ



- ALÂKA[Ar.] değil/yerine/= İLGİ, İLİŞKİ, İLİNTİ



- ALÂKA ile MÜNÂSEBET



- ALÂLÂDE ile HERHANGİ



- ALAN TALAN

( Karmakarışık, allak bullak, darmadağınık. )


- ALAVERE DALAVERE

( ALAVERE: Bir şeyin elden ele geçmesi. | Bir şeyi elden ele vererek aktarma. | Kargaşalık. | Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. )


- ALAY ile İSTİHZA

( ... İLE Gizli ya da ince alay. )


- ALAYCI TUTUM/LAR yerine SAYGI GÖSTERMEK



- ALEGORİ ile METAFOR



- ALEM ile ÂLEM

( Bayrak. | Minare, kubbe, sancak direği gibi yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız ya da lâle biçiminde süs. İLE Yeryüzü ve gökteki nesnelerin tümü, evren. | Dünya, acun, cihan. | Aynı konu ile ilgili kişiler ya da bu kişilerin uğraşlarının tümü. | Durum ve koşullar. | Herkes, başkaları. | Ortam, çevre. | Eğlence. | Kendine özgü, birçok nitelikleri bulunan şey ya da kişi. | Duygu, düşünce, düş gücü. )


- ALEM ile REMZ ile NİŞÂNE

( Bayrak. İLE Simge. )


- ALENEN[Ar.] yerine AÇIKÇA



- ALENGİRLİ değil/yerine/= GÖSTERİŞLİ, TUHAF | HOŞ | KARMAŞIK



- ALENÎ[Ar.] ile/ve/||/<> ÂŞİKÂR[Fars.]

( Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde olan/yapılan. İLE/VE/||/<> Açık, apaçık, belirli, ortada, meydanda. )


- ÂLET-EDAVAT



- ÂLET = TOOL[İng.] = OUTIL[Fr.] = WERKZEUG[Alm.] = ARNESE[İt.] = HERRAMIENTA[İsp.] = ARNESE[Lat.] = TO ORGANON[Yun.] = ÂLET[Ar., Fars.] = WERKTUIG[Felm.]



- ALEV ALEV ile/ve/||/<> CAYIR CAYIR



- ALEV/ŞÛLE[Ar.]/ZEBÂNE[Fars.] değil/yerine/= ALAZ/YALAZ(A)/YALIM



- ALEVÎ ile/ve/değil ALEVÎ

( Hz. Ali. İLE/VE/DEĞİL Yüce[ulvî]. )


- ALFABE yerine ABECE



- ALGI ile/ve/> DEĞER ile/ve/> YARGI



- ALGILAMAK = İDRAK ETMEK = PERCEIVE[İng.] = PERCEVOIR[Fr.] = ERKENNEN/WAHRNEHMEN[Alm.] = PERCIPIO[Lat.]



- ALGISIZ KAVRAMLAR ile/ve/<> KAVRAMSIZ ALGILAR

( Boş. İLE/VE/<> Kör. )


- ALIK ALIK (BAKMAK)



- ALINTI ile ARAŞTIRMA

( Bir kişinin çalışmasını(sözünü/yazısını) "kullanmak". | Başka bir dilden alınmış sözcük. İLE Birkaç kişinin çalışmasını(sözünü/yazısını) "kullanmak". )


- ALIŞIK/ALIŞKIN ile/ve/<>/değil/yerine BİLİNDİK/TANIDIK/ÂŞİNÂ[Fars.]



- ALIŞIK ile AL IŞIK



- ALİ ile ÂLİ

( Kişi adı. İLE Yüce, yüksek. )


- ÂLİ ile ULVÎ



- ALİDAT/MASTARA[Ar.] ile MASTAR/MISTAR[Ar.]

( Açı cetveli. İLE Eylemlik. | Sıvacıların ve duvarcıların, cetvel gibi kullandıkları, ensiz, uzun ve düz tahta. )


- ALİM ile ÂLİM

( Her şeyi bilen. İLE Bilgin. )


- ALİTERASYON ile ASONANS

( Sessiz harflerin tekrarlanmasıyla oluşan uyum. İLE Sesli harflerin tekrarlanmasıyla oluşan uyum. )


- ALİTERASYON ile ASONANS

( )


- ALLAK BULLAK (OLMAK/ETMEK)



- ALLÂME ile FERİŞTAH



- ALLAYIP PULLAMA



- ALLEM KALLEM (ETMEK)

( Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurma. )


- ALLI-PULLU



- ALMAK ile/yerine EDİNMEK



- ALMANAK değil/yerine/= YILLIK



- ALO ile/ve/||/<> HELLO[İng.] ile/ve/||/<> MOSHI MOSHI[Jap.]



- ALOHA ile/ve BULA

( [Merhaba!] Hawaii'de. İLE/VE Fiji'de. )


- ALT DEĞİŞKE ile/ve ÜST DEĞİŞKE



- ALTA SIRALAMA / ALT DİZİNLEME

( SUBORDINATION )


- ALTI ÜSTÜ



- ALTI ile ALTI

( Rakam. İLE Bir nesnenin tabanı. )


- ALTIN(PARA) ile/ve/değil/yerine/||/<> SÖZ/KELÂM

( Doğada. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Kişide. )


- ALTLI ÜSTLÜ



- ALTÜST (ETMEK, OLMAK)



- AMÂ ile A'MÂ ile AMA

( Körlük, görmezlik, manevi körlük, bilgisizlik. | Yağmur bulutları. | Altında ve üstünde hava bulun(may)an bulut. İLE Kör. | Bilgisiz/cahil. İLE Bağlaç, fakat. )


- AMA ile ANCAK



- AMAÇ:
BİRLİK ve/<> BÜTÜNLÜK



- AMAÇ ile/ve/değil/yerine ARAÇ

( Amaç, aracın/araçların devrede oluş süreçlerinin tamamlanmış olduğu sonuç. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Araç, amaca/sonuca yönelik çabanın içinde kullanılanların/ uygulananların her bir ayrı işlev parçası ve/ya da bütünü. )


- AMAÇ ve/||/<>/> DEĞER



- AMATÖR değil/yerine/= ÖZENGEN



- AMBAR değil ANBAR[Fars.]



- AMBLEM[Fr. < EMBLEME] değil/yerine/= SİMGE, BELİRTGE/BELİRTKE



- AMCA-DAYI/EMMİ-DAYI



- AMERİKAN İNGİLİZCESİ ile İNGİLİZ İNGİLİZCESİ



- AMİN ile ÂMİN

( Kimya terimi. İLE Dua. )


- AMORE ve/||/<>/< MORE ve/||/<>/< ORE ve/||/<>/< RE

( Sevgi/Aşk. VE/||/<>/< Ahlâk. VE/||/<>/< Söz. VE/||/<>/< Eylem. )


- AMPİRİK ile EMPİRİK

( İkisi de aynı anlamda fakat seslendirilişleri kişilerin tercihine göre değişiyor. )


- ÂN ve MEKÂN ile/ve/||/<> ZAMAN ve ZEMİN



- ÂN-BE-ÂN

( Gittikçe, yavaş yavaş. )


- AN'ANE ile/değil ANNEANNE

( Gelenek. İLE/DEĞİL Annenin annesi. )


- AN ile DÖNEM



- ÂN ile/<> ESNÂ

( En kısa zaman birimi. İLE/<> Ara, aralı, vakit, sıra. )


- ANA ARTER değil ARTER



- ANA TÜMCE



- ANA-BABA (GÜNÜ)

( Bir ortamın çok kalabalık ve hareketli olduğu betimlenir. )


- ANAKİKLİK/PALİNDROM

( Tersinden okununca da aynı anlamı veren sözcük ya da tümce. )


- ANAKİKLİK/PALİNDROM

( SANMA ŞAHIM | HERKESİ SEN | SÂDIKÂNE | YÂR OLUR
HERKESİ SEN | DOST MU SANDIN | BELKİ O | AĞYÂR OLUR
SÂDIKÂNE | BELKİ O | ÂLEMDE BİR | DİLDÂR OLUR
YÂR OLUR | AĞYÂR OLUR | DİLDÂR OLUR | SERDÂR OLUR

YAVUZ SULTAN SELÎM )


- ANALI-KIZLI (DOLAŞMAK)



- ANALİZ[İng.] yerine ÇÖZÜMLEME



- ANALOJİ ile HOMOLOJİ



- ANARTRİ[Fr. < Yun.]

( Dil tutukluğu. )


- ANBAR değil AMBAR



- ANGAJE[Fr./İng < ENGAGE] değil/yerine/= BAĞLAMAK/BAĞLANMAK



- ANI ile ... ÂNI



- ANIMSAMA ile/ve/değil ÇAĞRIŞIM

( Şimdi'ye getirme. İLE/VE/DEĞİL Şimdi'yi, geçmişe/geçmiştekine taşıma/bağlama. )


- ANIMSAMA ile/ve/değil ÇAĞRIŞIM

( LETHOLOGICA: "Dilimin ucunda fakat söyleyemiyorum" durumu. )


- ANIMSAMA = TAHATTÜR = REMINISCENCE[İng.] = RÉMINISCENCE/RAPPELER[Fr.] = ANAMNESIS/ERINNERN[Alm.] = RECORDOR[Lat.] = ANAMNESIS[Yun.]



- ANİMASYON ile/değil/yerine CANLANDIRMA



- ANLA! ve/||/<>/> TAMAMLA!



- ANLADIN MI? ile/değil/yerine ANLATABİLDİM Mİ?



- ANLAM ARAYIŞI ile/ve/<> ANLAM ÇOKLUĞUNA YÖNELME



- ANLAM ARAYIŞI ile/ve/||/<> ANLAM VERME



- ANLAM BÜTÜNLÜĞÜ ile/ve PARÇA PARÇA ELE ALIŞ



- ANLAM ÇOKLUĞU ile/ve/||/<> ÇAĞRIŞIMSALLIK



- ANLAM İYİLEŞMESİ ile/>< ANLAM KÖTÜLEŞMESİ



- ANLAM TEKLİĞİ ile/ve/||/<> GÖRÜNÜŞ ÇOKLUĞU



- ANLAM VERMEK ile ANLAM YÜKLEMEK



- ANLAM-ANLAYIŞ ile/ve/<> KAVRAM-KAVRAYIŞ



- ANLAM:
PARÇADA ile/ve/değil/||/<>/> BÜTÜNDE



- ANLAM/LI = MEAN/ING[İng.] = SIGNIFICATION[Fr.] = BEDEUTUNG[Alm.] = SIGNIFICATO[İt.] = SIGNIFICACION[İsp.] = SIGNIFICATIO[Lat.] = HE DIANOIA, HE DÜNAMIS[Yun.] = MEDLÛL, DELÂLET[Ar., Fars.] = BETEKENIS[Felm.]



- ANLAM ve/=/||/<> FARK



- ANLAM ile/ve KAVRAM



- ANLAM ile KAVRAM



- ANLAM ve/<> TARİH ve/<> DİL



- ANLAMA = FEHM, İDRAK = UNDERSTANDING, COMPREHENSION[İng.] = COMPRENDRE[Fr.] = DAS VERSTEHEN, HET VERSTAAN[Alm.] = ENTENDER, COMPRENDER[İsp.] = COMPREHENSIO[Lat.] = HE DIANOIA[Yun.] = MEFHUM[Ar.] = DARK[Fars.]



- ANLAMA ile YORUMLAMA



- ANLAMADAN-DİNLEMEDEN



- ANLAMAK ile/ve/||/<> "YAKALAMAK"



- ANLAMAK ile/ve KAVRAMAK

( Anlamaya yardımcı olmak, gerçek yardımdır. )


- ANLAMAK ve/||/<> UYGULAMAK



- ANLAMBİLİM = SEMANTICS[İng.] = SÉMANTIQUE[Fr.] = WORTBEDEUTUNGSLEHRE, SEMANTIK[Alm.] = SEMANTICO[İt., İsp.] = İLM el-DELÂLET[Ar.] = NAMÛGÂRŞİNASÎ[Fars.] = SEMANTIEK[Felm.]



- ANLAMINA GELİYOR ile/yerine ANLAMINA DA GELİYOR



- ANLAMINDADIR/MANÂSINDADIR değil/yerine ANLAMINADIR/MANÂSINADIR



- ANLAMLANDIRMAK ile/ve/<>/> KAVRAMAK



- ANLAMSAL ÖLÇÜT ile BİÇİMBİLİMSEL ÖLÇÜT ile SESBİLİMSEL ÖLÇÜT



- ANLAMSIZ ile/ve/||/<> GEREKSİZ ile/ve/||/<> OLANAKSIZ



- ANLAMSIZ ile SAÇMA

( Saçma/abes olan bir şeye yönelmek, felsefî olarak olanaksızdır! )


- ANLAMSIZLIK ve KAVRAMSIZLIK ve İNSANSIZLIK

( Kişi kendi çabalarına yön verecek ışığı hayal gücünün imgelerinden değil, açık seçik düşünülmüş kavramlardan almalıdır. )


- ANLASAN ile ANLARSAN



- ANLAŞARAK, ANTLAŞMAK ile/ve/||/<> ANTLAŞARAK, ANLAŞMAK



- ANLAŞILAN/ANLAŞILIR ile/ve/||/<>/> AŞILAN/AŞILIR



- ANLATABİLDİĞİN ile/ve/değil/yerine (ÇOK) İYİ ANLATABİLDİĞİN



- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA

( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )


- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA

( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )


- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA

( Herkese, herkes için. İLE/VE/<>/> Yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Gençlere, yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Çocuklara, gençlere, yetişkinlere, sanatçılara. / Yetişkinler ve sanatçılarla. İLE/VE/<>/> Bilgelik aşkı olan herkese, bilgelerle, filozoflarla. )


- ANLATIM ile/ve/<> AKTARIM



- ANLATIMDA:
...'YI "BİLİYORSUNUZ" değil/yerine ...'YI BİLDİĞİNİZİ VARSAYIYORUM



- ANLATIMDA:
"İKİLEME GİRMEK" ile/değil İKİLEME DÜŞMEK



- ANLATIMDA:
BİRAZ SONRA değil DAHA SONRA



- ANLATIMDA:
"DÜNKÜ" değil "BİR GÜN ÖNCEKİ"



- ANLATIMLARDA:
BİRAZ SONRA değil DAHA SONRA, BİR SÜRE SONRA



- ANLATMAK ile/değil ANIMSATMAK



- ANLATMAK değil NAKL ETMEK



- ANLAYABİLMEK ve/||/<>/ ANLATABİLMEK

( Bir şeyi anlayabilmenin en iyi yolu, onu, en iyi biçimde anlatabilmeye çalışmaktır. )


- ANLAYAMAMA ile/ve/||/<> YORUMLAYAMAMA



- ANLAYAMAMAK ile/ve/<> AÇIKLAYAMAMAK



- ANLAYAMAMAK ile/ve/<> ANLAM VEREMEMEK



- ANLI ŞANLI



- ANLI-ŞANLI



- ANNE ile/ve/> MÜREBBÎ ile/ve/> RAB

( [bebeği/çocuğu] 1 yaşına kadar. İLE/VE/> 18 yaşına kadar. İLE/VE/> Ömrünün sonuna kadar. )


- ANONS[Fr. < ANNONCE] değil/yerine/= DUYURU



- ANORMAL ile İLGİNÇ



- ANSİKLOPEDİ ile/ve/<>/yerine INTERNET



- ANTİK ile ARKAİK



- ANTİN KUNTİN (İŞLER)



- ANTİPARANTEZ değil ANTRPARANTEZ[Fr. < ENTRE PARENTHESES] (ya da ARTIPARANTEZ) / İSTİTRAT[Ar.]

( Söz arasında, sırası gelmişken. | Ayrıca. )


- ANTLAŞMA/AHİT/MİSAK ve UYUŞMA/AHENK



- APAÇIK/LIK = SELFEVIDENCE/SELFEVIDENT[İng.] = ÉVIDENCE/ÉVIDENT[Fr.] = OFFENKUNDIG/OFENKUNDIGKEIT[Alm.] = EVIDENZA[İt.] = EVIDENCIA[İsp.] = EVIDENTA, PERSPICUITAS[Lat.] = ANERGEIA[Yun.] = BEDEHA(T)/BEDİHÎ, BEYYİN[Ar.] = HODPEYDÂ[Fars.] = KLAARBLIJKELIJK/HEID[Felm.]



- APAR TOPAR (TOPLANMAK/KAÇMAK/ÇIKMAK)



- APAYRI ile BAMBAŞKA



- APIK-SAPIK (DÜŞÜNCELER/DAVRANIŞLAR)



- APIR-SAPIR (KONUŞMAK)



- APOSTERİORİ değil/yerine/= SONSAL



- APOSTROF değil/yerine/= KESME (İMİ)



- APRİORİ değil/yerine/= İLKSEL



- APTAL ile/değil EFTAL



- AR[Fr. < Lat.] ile AR ile Ar

( Tarım alanları için yüz metrekare değerinde yüzey ölçü birimi. Bir ar, kenarı on metre olan bir karenin alanıdır. İLE Utanma, utanç duyma. İLE [kimya] Argon'un simgesi. )


- ARTTIRMA ile/değil ARTIRMA



- ARAÇ-GEREÇ



- ARAÇLAR/BİLGİLER/TUTUMLAR:
KURUCU ile/ve/||/<> TAŞIYICI ile/ve/||/<> ÖĞRETİCİ



- ARADA-DEREDE (KALMAK, İŞ GÖRMEK)



- ARALIK ile ARALIK

( 12. ay. İLE Ara, boşluk. )


- ARAMA ile/ve/||/<> TARAMA



- ARÂMÎ ile/ve ARABÎ



- ARANIP TARANMA



- ARAPÇA (TERİMLER) ile PEHLEVİCE (TERİMLER)



- ARAPÇA'DA:
GÖZ ile/ve/||/<> KÖR

( )


- ARAPÇA'DA:
GÖZ ile/ve/||/<> KÖR

( Bir noktanın eksikliği, gözü kör eder. )


- ARAPÇA ile FARSÇA

( SİBEVEYN: Arapça dilbilgisini oluşturan kişi. )


- ARAPÇA ile/ve/||/<> FARSÇA ile/ve/||/<> TÜRKÇE

( Felsefe/bilim dili. İLE/VE/||/<> Sanat dili. İLE/VE/||/<> Eylem dili. )


- ARAPÇA ile/ve/||/<> FARSÇA ile/ve/||/<> TÜRKÇE

( Fasîh. İLE/VE/||/<> Lâtif. İLE/VE/||/<> Zarif. )


- ARAŞTIRMA ile İNCELEME ile ÇÖZÜMLEME/ANALİZ

( TA'MÎK[Ar. < UMK | çoğ. TA'MÎKÂT]: Derinleştirme, derin kazma. | Esasına varacak biçimde araştırma, inceleme. )


- ARAYAN-SORAN (OLURSA)



- ARAYIP SORMAK



- ARDI ARDINA (DİZİLMEK)



- ARDI ARKASI (GELMEMEK)



- ARDIN ARDIN = GERİ GERİ/ARDI SIRA



- ARDIŞIK/LIK ile/ve/||/<> ÖNSEL/LİK



- ARDIŞIK/LIK ile/ve/||/<> ÖZDEŞ/LİK



- ARGO ile ADİCE/BAYAĞI/ÂMİYÂNE[Ar., Fars.]



- ARGO ile MÜSTEHCEN



- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Türkmen, Gagauz, Özbek, Uygur, Tatar, Başkurt, Kumuk, Karaçay-Malkar, Nogay, Kazak, Kırgız, Altay, Hakas, Tuva, Şor Türkçe'lerinde] ARGO )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Çekoslavakya'da] HANTYRKA )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Çin'de] HSIANG T'AN, HSIANG Ç'ANG )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Finlandiya'da] MONGERRUS )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Hindistan'da] SÂSÎ, DOM, NATÎ [Çingene dili asıllılardır], BALAÎBALAN )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Hollanda'da] BARGOENS )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [İran'da] LÛTRÂ, ZEBÂN-I ZERGERÎ[kuyumcu dili], LOTİZEBÂNÎ, KURBATÎ/ESSÎM ARGOSU[Ar. İran'ın kuzeyinde] )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [İspanya'da] CALO, [eskiden] GERMANIA )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [İtalya'da] FURBESCO, ZERGA[Venedik'te], GERGO[Jargon anlamına] )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Macaristan'da] TOLVANJNYELV[hırsız dili] )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Mısır'da] HALEBÎ ARGOSU )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Norveç'te] FANTESPROG )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Portekiz'de] CALAO )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Romanya'da] ŞMECHEREASCA, LIMBA CARAITORILOR )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Rusça] ARGO [Kril abecesiyle APRO], VOROVSKIY YAZIK[hırsız dili] )


- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO

( [Yunanistan'da] MALLIARA GLOSA[bayağı dil anlamına] )


- ARGÜMAN[İng. ARGUMENT] değil/yerine/= (İKNA EDİCİ, YETERLİ/YETKİN) KANIT | SAV



- ARI KAVRAM ve/<> AKIL



- ARI-DURU



- ARINMA ve/||/<>/> AYDINLANMA ve/||/<>/> AŞK



- ARIŞ/İRİŞ ile ARIŞ ile ARIŞ

( Kolun, dirsekten parmaklara kadar olan bölümü. İLE Çözgü. İLE Araba oku. )


- ARKA/SINDAKİ ile/değil ARD/INDAKİ



- ARKAİK ile KADÎM



- ARSLAN değil ASLAN



- ARŞİV[Fr./İng. < ARCHIVE/S] değil/yerine/= BELGELİK



- ART ZAMANLI/DİYAKRONİK değil/yerine/= ART ZAMANLILIK/DİYAKRONİ

( Evrim açısından ele alınan süre içinde birbirini izleyen. İLE Değişik zaman ve evrim açısından incelenen dil olaylarının özelliği. )


- ARTIK ile ARTIK

( İçildikten, yenildikten ya da kullanıldıktan sonra geriye kalan. | Bir şeyin harcandıktan ya da kullanıldıktan sonra artan bölümü. | Daha çok, daha fazla. | [müzik] Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış durumu. İLE Bundan böyle, bundan sonra. )


- ARTIK ile ARTIK

( Ad/isim. | Önad/sıfat. İLE İlgeç/zarf. )


- ARTİKÜLASYON[Fr., İng. ARTICULATION] değil/yerine/= BOĞUMLANMA



- ARÛZ:
DİL değil MÜZİK [<>ARÛZ]



- ARÛZ:
DİL değil SADÂ



- ARÛZ ve/<> BELÂGAT



- ARZ ile BEYÂN



- AS- ile AS ile AS ile As

( Ast sıfatının kısaltılmışı. Eklendiği sözcüğün, daha aşağı derecelisini anlatan, yeni sözcükler türetmeye yarayan ön ek. İLE Kutup gelinciği. Sansargillerden, yazın esmer kırmızı, kışın beyaz renkli, etçil bir hayvan. Kakım, ermin. [Lat. MUSTELA ERMINEA] İLE İskambil kâğıtlarında, bir. | Bir işte, başta gelen. [Assolist] İLE Arsenik'in simgesi. )


- ASALAK ile/değil YATALAK



- ASIL ile/değil ÖNCELİKLE



- ASILI ile ASILLI

( Asılmış olan, asma, asık, muallak. | Asılmış bir biçimde. İLE Bir kökene dayanan, kökenli. )


- ASİMİLASYON[Fr. < ASSIMILATION] değil/yerine/= ÖZÜMLEME

( Özümleme. | Benzeşme. | Farklı kökenden gelen azınlıkları ya da etnik öbekleri, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme. )


- ASİSTAN değil/yerine/= YARDIMCI



- ASKERÎ ile/değil ASGARÎ



- ASLI-ASTARI (BULUNMAMAK)

( DOĞRU OLMAMAK )


- ASLI-ESASI (BULUNMAMAK/OLMAMAK)



- ASLI-FASLI (BULUNMAMA)



- ASLINDA ile/değil/yerine AÇIKÇASI



- ASLÎ UNSURLAR ile/ve/||/<> KÜLLÎ KAİDELER



- ASLÎ ile ASİL



- ASMAK ile AŞMAK



- ASTRONOMİ değil/yerine/= UZAYBİLİM



- AŞAĞI-YUKARI



- AŞAĞI(SI)-YUKARI(SI) ile ALT(I)-ÜST(Ü)



- AŞIK ile ÂŞIK

( Baldır kemiği ile eklemleşerek, bileğin belirli başlı oynak merkezini oluşturan, ayak bileğinde bulunan, küçük kemiklerden biri. | Yapı çatılarında, uzun mertek, aşırma. | AŞIK ATMAK: Yarışmak. İLE Vurgun, tutkun. )


- ÂŞIKLAR ARASINDA:
VE ile/değil/yerine İLE

( Bireysellik. İLE/DEĞİL/YERİNE Birliktelik. )


- ÂŞIKLAR ARASINDA:
VE ile/değil/yerine İLE

( Batı'da. İLE/DEĞİL/YERİNE Doğu'da. )


- ÂŞIKLAR ARASINDA:
VE ile/değil/yerine İLE

( Romeo ve Juliet. İLE/DEĞİL/YERİNE Leylâ ile Mecnun. )


- AŞIRI DERECE yerine İLERİ DERECE



- AŞIRI/LIK ile/ve/değil AYKIRI/LIK



- AŞIRI değil/yerine/>< BAŞARI



- ÂŞİKÂR ile/değil ÂŞİNÂ



- ÂŞİKÂRE ile/ve/değil ÂŞIK-ÂNE



- AŞK-MEŞK



- AŞK:
"SÖZCÜK" değil SÖZLÜK



- AŞK ve/<> AŞKINLIK



- AŞK ve/||/<>/> ŞAİR/ŞİİR

( Aşkın dokunuşlarıyla herkes şair olur. )


- AŞK ile/ve/||/<>/> ŞİİR

( ... İLE/VE/||/<>/> Birinin unuttuğunu, öbürüne unutturmayan söz. )


- AŞK ile/ve/||/<>/> ŞİİR

( Aşk (bile), şiirin bahanesidir. )


- AŞMAK ile/ve/değil/yerine DEĞİŞTİRMEK/DÖNÜŞTÜRMEK



- ATÂLET ile/değil/yerine/>< ADÂLET

( Eylemsizliğin(atâletin) olduğu yerde, adâlet olmaz. )


- ATASÖZÜ ile/ve BERCESTE

( ... İLE/VE Kolayca hatıra geliveren ve yüksek bir anlam taşıyan mısra ya da beyit. | Sağlam ve lâtif. | Seçme. )


- ATASÖZÜ = PROVERB[İng.] = PROVERBE[Fr.] = SPRICHWORT[Alm.] = PROVERBIO[İt.] = PROVERBIO[İsp.]



- ATELYE/ATÖLYE değil/yerine İŞLİK

( Zanaatçıların ya da resim, yontu gibi sanatlarla uğraşanların çalıştıkları yer. | Gömlek. )


- ATFETMEK ile ADDETMEK



- ATIF ile TEŞMİL



- ATIK ile/değil KALINTI



- ATIP-TUTMA



- ATIŞMA ile/değil/yerine ÇAKIŞMA

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak. | Söz yarışı etmek. | Doğru, açı, yüzey gibi geometrik biçimler, üst üste konulduklarında, birbirini bütünüyle örterek eşit olmak. )


- ATIYORUM/Z değil ATF EDİYORUM/Z



- ATLA DEVE (DEĞİL)



- ATMIŞ ile/değil ALTMIŞ

( Kişinin eylemi. İLE/DEĞİL Sayı. )


- AVAL AVAL (BAKMAK)



- AVANS[Fr. < AVANCE] değil/yerine/= ÖNDELİK

( Öndelik. | Oyunda zayıf tarafa önceden verilen geçici üstünlük. )


- AVAZ AVAZ (BAĞIRMAK)



- AVUÇ AVUÇ ("GÖTÜRMEK", YEMEK)



- AY ile AY ile AY

( Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme ya da sevinç anlatan bir söz. İLE Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. | Yılın on iki bölümünden her biri. | Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen ya da yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre. İLE Dünyanın uydusu olan gök nesnesi. )


- AYAK/PA[Fars.]:
PATİ ile/||/<> PATİK ile/||/<> PATİKA ile/||/<> PABUÇ ile/||/<> PAYTAK ile/||/<> PAYİDAR ile/||/<> PİYADE[< PAYADAK] ile/||/<> PİYON[< PEDON]

( Kedi, köpek için ön ayak. İLE/||/<> Küçük çocuk ayakkabısı. İLE/||/<> Keçi yolu. İLE/||/<> Ayakkabı. İLE/||/<> Eğri bacak. İLE/||/<> Ayakta durmak. İLE/||/<> Yaya. İLE/||/<> Yaya. )


- AYAN-BEYAN (ORTADA OLMAK)

( Kanıt gerektirmemek. )


- AYAN ile ÂYAN

( Belirli, açık. İLE İleri gelenler. )


- AYAR ile AĞYAR

( Bir iş ya da davranışta gereken ölçü. İLE Başkaları, yabancılar/eller. | Dışında/ki, hariç, haricinde/ki. )


- AYAR ile AĞYAR

( Tanımdaki/ifadedeki gereklilik kuralı: Parçalarını bulunduran, dışındakilere engel olan. [Efrâdını câmi, ağyarını mâni.] )


- ÂYAR değil AYAR



- AYDINLANMA ile/ve/<>/> DEVRİM



- AYDINLANMA ile/ve/||/<>/> SÜKÛNET



- AYDINLANMIŞ/LIK ve/<> UYANDIRILMIŞ/LIK



- AYIRIP KAYIRMAK



- AYIRMA ile/ve/||/<> YALINLAŞTIRMA ile/ve/||/<> ARA ÇÖZÜM/LER ARAMA/BULMA

( Düşüncenin, bilgilerin, nesnelerin, kavram, olay ve olgular üzerinde en temel uygulanması gerekenlerin başında, onları bütün olarak görebilmenin yanı sıra ve ötesinde, ayırma bilgisi, becerisi ve oranı bulunmaktadır.

Bilmek ya da bilinebilenler, ancak küçültme ya da ayırma bilgi ve becerisiyle elde edilebilirler. Bu işin ustalığı da, her ustalığın temelinde bulunan çıraklık sürecinde gerçekleşir ve kaynağını, gücünü çıraklık döneminden alır. Bu bilgi, deneyim ve dönem, kalfalıkta ve ustalıkta bile olunsa, tüm sürecin neredeyse tamamıdır.

Birleştirme bilgi ve becerisi olarak tanımlanan ustalık, yetkin çıraklıktır. Hatta ustalık diye bir şeyden bile söz edilemeyecek kadar tek bir bilinç ve beceridir. Kişinin, bisiklet kullanmayı bir kere öğrenmesinden sonra, yaşam boyunca bir daha bisiklet kullanmayı öğrenmeye gerek kalmaması, kendinin değil, suyun kaldırma gücündeki gibi, kendiliğindenliğiyle, doğasıyla sağlanır. Zihnin ya da bilincin devrede olması ile değil, beynin ya da öte bir bilincin devrede olmasıyla, bilinç merdiveninde görülen, bilinçsiz bilinçlilik ya da yeterlilik ile sağlanır.

Karmaşık olan ya da öyle "algılanan" süreçlerin çözümü de, onları, oldukları yapıda değil, küçülterek ya da çok haneli sayıdan oluşan bir bölmenin, tek haneli bir sayıya doğru yalınlaştırılması ile gerçekleşir.

Çözümsüz "görünen" durumların da çözümü, köklü/kökten çözüm arayışı değil ara çözüm üretebilmektir. Yaşamımızda, karşılaşılabilecek sonsuz olumlu ya da olumsuz olasılıktaki durum ve süreçler için bazen ya da çoğunlukla, bir düşünce ya da nesneden, ödün vermeden ya da bir parçasından vazgeçmeden, bir şey elde etmek ya da yetersiz/olumsuz sürecin devam etmesine göz yumarak, bir sonuç ya da çözüm oluşturmak olanaklı değildir.

Ne herhangi bir düşünce ya da bir durum için, ne de kaygının sona erdirilmesi, olumsuz ya da yetersiz koşulların tamamen ortadan kalkma "beklentisi" ya da "dileği" ile sağlanamayacağından dolayı, ayırmayı, yalınlaştırmayı ve ara çözümler üretmeyi bilmek, becermek gerekmektedir.


"Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez." )


- AYİN[Fars.] değil/yerine/= DİNSEL TÖREN

( Dinî tören, ritüel. | Mevlevi tekkelerinde okunan bestelerin tamamı. )


- AYKIRI ile/ve/değil/yerine/<>/< AYRI



- AYLAK AYLAK (GEZMEK)



- AYMARA ile/ve QUECHUA

( Titicaca Gölü'nün, Bolivya sınırları içinde bulunan adalarında yaşayan yerli halkın kullandığı, eski bir yerli dil. İLE/VE Gölün Peru'da bulunan bölümünde kullanılan, İnka'lardan kalma dil. )


- AYNA ile/ve YANSIMA

( )


- AYNEN ile/ve/||/=/<> KESİNLİKLE



- AYNI DİLİ KONUŞMAK ve/||/<> AYNI DURUMU/HÂLİ PAYLAŞMAK



- AYNI ŞEYE, FARKLI ADLAR KOYMAK ya da FARKLI ŞEYLERE, AYNI ADI KOYMAK

( İkisi de, yapılmaması gerekenlerdendir. Kavramlar, durumlar, olay ve olgular arasındaki farkları ya da karıştırılmaması gerekenlerin bilinciyle gerçekleştirilebilir. )


- AYNI YÖNDE ile/ve/||/<> PARALEL



- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil AYRICA



- AYNI ZAMANDA ve/||/<> ÇOK



- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil/yerine ÜSTELİK



- AYNI ile/ve/||/<> TIRHALLI

( ... İLE Aynı koşullar altında bulunanların, aynı durumda olduklarını anlatmak için kullanılan bir söz. )


- AYRAÇ(/PARANTEZ/KAVS[Ar.]) " ( ) " ile KÖŞELİ AYRAÇ " [ ] "



- AYRI-GAYRI (OLMAMA)



- AYRI ile/ve/değil/yerine UZAK



- AYRICA ile/ve/||/<> EK OLARAK



- Ayrık de'leri, ki'leri, mi'leri önemseyerek yaz ve KONUŞ!!!



- AYRIK ile AYRIM

( Ayrılmış. | Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen. | Kuraldışı, müstesna. İLE Ayırma eylemi. | Bir kişi ya da nesnenin, ötekilerle karış(tırıl)mamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. | Alt bölüm. | Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter. | Ayrılma noktası. | Bir ya da daha çok sahne içinde geliştirilip, olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. )


- AYRILABİLECEK OLAN ile/ve/||/<> AYRI OLABİLECEK OLAN



- AYRILIK/BOZUŞMA değil/yerine/>< BİRLİK

( Ölümdür/memattır. DEĞİL/YERİNE/>< Yaşamdır/hayattır. )


- AYRILMAK ile/ve UZAKLAŞMAK



- AYRIM/AYRILIK = FASL-I KARİP = DIFFERENCE[İng.] = DIFFÉRENCE/DIVERSITÉ[Fr.] = DIFFERENZ/VERSCHIEDENHEIT[Alm.] = DIFFERENTIA/DIVERSITAS[Lat.] = DIAPHORA[Yun.] = DIFERENCIA[İsp.]



- AYRIM <>/> ÇATIŞKI <>/> BİREŞİM



- AYRIM ile/ve/||/<>/< TANIM



- AYRINCA ile/değil/yerine ÖNCÜL



- AYRINTI ile AÇIKLAMA



- AYRINTI ile İNCELİK



- AYRIŞTIRICI ile/değil KOPUK



- AYSBERG[İng. < ICEBERG] değil/yerine/= BUZDAĞI



- Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!

( "Demek ki"...
"Zaten", "herşey", "aslında" ve"sadece"
"sonuç" ile başlar/başlamış!


Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!
"Zaten" diyerek, her "işine gelene/gelmeyene" bağlamadan KONUŞ!!!
"Aslında" "öyle/şöyle" (oldu/olacak) ise zamanında düşün de ona göre KONUŞ!!!
"Sadece/sırf" diyerek onca konuşulanı gözardı etmeden KONUŞ!!!

"Sonuçta" diyerek son sözü kendine ait kılmadan KONUŞ!!!
"Son tahlilde" deyince daha bir üst perdeden konuşmadığını bilerek KONUŞ!!!
"Temelde" olanın ne olduğuna iyi bak da ona göre sağlam KONUŞ!!!
"Allah'tan" ise senin yetersiz diline/sözüne/onayına kalmayacağını anımsa da ona göre KONUŞ!!!
"Demek ki" ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!!
"Nasılsa" diyerek çıkarlarını öncellemeden KONUŞ!!!

"Ona bakarsan" diyerek sözü düşürmeden KONUŞ!!!
"Belki de" olasılıklarını düşünebiliyorsan birine ayrıcalık yapmadan KONUŞ!!!
"İlle de" o ya da öyle değil koşulsuz KONUŞ!!!
"Diyelim ki" diyorsan doğru örnek seçerek KONUŞ!!!

"Ne var?" diyerek, ahmaklık etmeden KONUŞ!!!
"Ne var ki?" diyerek, "saf görünümlü" kurnaz olmadan KONUŞ!!!
"Ne peki?" diye anlaşılması çok basit olanı karmaşıklaştırmadan KONUŞ!!!
"Niye ki?" diyerek, hazırcı değil önce kendin düşün de ona göre KONUŞ!!!

"Elimde değil" diye kendini/başkalarını "kandır"(a)madığını bilerek KONUŞ!!!
"Ne bileyim" diyorsan düşünüp, öğrenip, bilebileceğini anımsa ve ona göre KONUŞ!!!

"Herkes"i katmadan KONUŞ!!!
"Hiç kimse" demeden KONUŞ!!!
"Hep"siz KONUŞ!!!
"Her zaman"a yaymadan KONUŞ!!!
"Hiçbir zaman" diye kestirip atmadan KONUŞ!!!

"Keşke ..." ile geçmişe dönmeye çalışmadan KONUŞ!!!
"Ya ..." ile belirsiz olanı belirlemeden KONUŞ!!!

"Böyle ... Böyle ..." demeden KONUŞ!!!
"Şey - şey - şey" demeden KONUŞ!!!
"Falan-filan" diye boşluğa bağlamadan KONUŞ!!!
"Bla-bla-bla" diye başka dilde kullanmadan KONUŞ!!!
"Dedi/Dedim" tekrarsız KONUŞ!!!

"Ben" diliyle kendini merkeze koymadan KONUŞ!!!
"Sen" diliyle kişileri katmadan, hedef almadan KONUŞ!!!
"Sen de" diyerek saldırmadan ve savunmadan KONUŞ!!!

www.FaRkLaR.net/KONUS )


- Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!

( dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!! )


- Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!

( image











)


- AZ SONRA ile/değil/yerine DAHA SONRA



- AZ-BUÇUK



- AZ-BUZ (UĞRAŞMAMAK)



- AZ ile/değil/yerine ÖZ

( Deme! İLE De! )


- ÂZÂDE, HÜR, SERBEST değil/yerine/= ÖZGÜR



- AZALT ve/değil/yerine/||/<>/>/< BIRAK ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇOĞALT

( Yediğin yemeği...
Yemeğin tuzunu...
İçtiğinin şekerini...
Satın alacağın eşyaları...
Harcadığın parayı...
Boşa geçen zamanı...
Gözyaşlarını...
Kafaya taktıklarını...
Televizyon ve bilgisayar/internet başında harcadığın zamanı.
Telefonla uğraştığın süreyi...
İnsandan beklentini...

VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/<

Hız yapmayı...
Şikâyet etmeyi...
Çekingenliği...
Rezil olma korkusunu...
Alaycılığı...
Sabırsızlığı...
Çocuğuna taparlığı...
Mazeret üretmeyi...
Başkaları için yaşamayı...
"Yapamam" "düşüncesini"...
Olumsuz düşünmeyi...
Olumsuz söz(cük)leri...
Surat asmayı...
Önyargıyı...
Herkesi eleştirmeyi...
Herkesi düzeltmeye çalışmayı...

VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/<

Özen göstermeyi...
Saygı göstermeyi...
Sevmeyi...
Selâm vermeyi...
Gülümsemeyi... :)
Olumlu düşünmeyi...
Vermeyi...
Sabrını...
Şükretmeyi...
Teşekkür etmeyi...
Su içme miktarını...
Çocuklarla zaman geçirmeyi...
Özür dilemeyi...
Mazur görmeyi...
Alttan almayı...
İstikrarını...
Hayal kurmayı...
Ayırmayı...
Yalınlaştırmayı...
Ara çözümleri...
Güzel söz söylemeyi...
Kitap ve sözlük okumayı... )


- AZÂMET ile/ve ZARÂFET



- AZAR AZAR



- AZAR ile SAPARTA/ZAPARTA[İt.]

( ... İLE Gemi bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık. | Bir batarya topun, birden ateş etmesi. | Azar, tersleme. )


- AZDIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< "BAŞTAN ÇIKARMAK"



- B ile P

( B: Bel'in simgesi. [B, b] | Bor'un simgesi. [B] | Elektrik alınganlığın simgesi. [B] | Manyetik akı yoğunluğunun(indüklemenin) simgesi. [B] | Temel tanecik fiziğinde, Baryon sayısının simgesi. [B] | Basınç birimi Bar'ın simgesi. [b] | Optik gerilme katsayısı brevster'ın simgesi. [b] | Yüzeyce genleşme katsayısının simgesi. [b]

İLE

P: Basıncın simgesi. [P, p] | Dinamik ağdalılık birimi poiz'in simgesi. [P] | Ettingshausen katsayısının simgesi. [P] | Fosforun simgesi. [P] | Gücün simgesi. [P] | Paritenin simgesi. [P] | Poynting vektörünün simgesi. [P] | Atomda, yörüngesel kuvantum sayısı l = 1 'e karşılık gelen elektron tabakalarının simgesi. [p] | Momentumun simgesi. [p] | Piko [10¯¹2;] 'nun simgesi. [p] | Plank'ın simgesi. [p] | Protaktinyum'un simgesi. [Pa] | Protonun simgesi. [p, ¦p, 1p¹] | Yarı iletken tipinin [p tipi] simgesi. [p]

)


- B ve R



- BABA BABA



- BAĞ-BADEM



- BAĞ-BAHÇE (İÇİNDE YAŞAMAK)



- BAĞ ile BAĞ[Fars.]

( Bir şeyi başka bir şeye ya da çok sayıda olanı topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. | Sargı. | Bağlam, deste, demet. | İlgi, ilişki, rabıta. | Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. | Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. | Nota yazarken yan yana gelen aynı ya da farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılan yay biçimindeki işaret. İLE 1. isim Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. | Meyve bahçesi. )


- BAĞ ile/ve/<> BAĞINTI



- BAĞ ile/ve/<> İLİŞKİ



- BAĞFİİL değil/yerine/= ULAÇ



- BAĞIL ile/ve/||/<> BAĞILLIK/İZÂFİYET/RÖLATİVİTE

( Görece. | Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir nesneye uyarak sürüklenen nesnenin görünürdeki kımıldanışının niteliği. İLE/VE/||/<> Görece olma durumu. )


- BAĞIMLI BİÇİMBİRİM



- BAĞINTI ve/||/<> ÖLÇÜT



- BAĞIRA ÇIĞIRA



- BAĞIŞ/HİBE ile/ve/değil/yerine HEDİYE



- BAĞIŞ ile/<> İHSÂN ile/<> LÜTÛF ile/<> HİMMET ile/<> KEREM ile/<>
İNÂYET ile/<> İLTİFAT ile/<> ATÂ ile/<> ATIFET ile/<> HÎBE



- BAĞIŞLAMAK ile/ve/değil BAĞIŞ YAPMAK



- BAĞLAÇ ile BAĞLAM ile BAĞLANTI/BAĞLANAK ile BAĞLAŞIK ile BAĞLAYICI ile BAĞLI

( Eş görevli sözcükleri ya da önermeleri birbirine bağlayan sözcük türü. İLE Deste. | Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü ya da bağlantısı. | Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce ya da sonra gelen, çok sayıdaki durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim ya da birimler bütünü. | Bent. İLE İki ya da daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki. | İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. | Yapılacak işle ilgili sözlü ya da yazılı antlaşma. İLE Aralarında antlaşma ya da sözleşme sağlanmış olan kişi ya da topluluk, müttefik. | Sonuç, neden gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan nesne, terim. İLE Bağlama niteliği olan. | Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan. | Uyulması zorunlu. | Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu nesnelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. İLE Bir bağ ile tutturulmuş olan. | Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. | Sınırlanmış, sınırlı. | Kapatılmış olan, kapalı. | Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. | Birine, bir düşünceye, bir anıya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sâdık, tutkun. | Halk inanışına göre, büyü etkisiyle eşeysel güçten yoksun edilmiş eril. )


- BAĞLAÇ = CONJUNCTION[İng.] = CONJONCTION[Fr.] = KONJUNKTION[Alm.] = CONGIUNZIONE[İt.] = CONJUNCIÓN[İsp.] = COPULA[Lat.]



- BAĞLAM ile/ve BAĞLAÇ



- BAĞLAYICILIK ile/ve/||/<> KANIT NİTELİĞİ



- BAĞLAYICILIK ile/ve/<> ÖTEYE GEÇİLEMEZLİK



- BAHANE[Ar.] = MAHANA/MAHNA

( İleri sürülen, sözde neden. )


- BAHRİ ile BAHRÎ[Ar.]

( Uzun boyunlu, sivri gagalı, boynunun önü ve göğsü parlak beyaz olan, alçaktan ve hızlı uçan, suya bağımlı bir tür kuş. [Lat. PODICEPS CRISTATUS] İLE Denizle ilgili. )


- BAHTİYÂR ile/>< İHTİYÂR

( Bir söz ki, bir gönlü, bir ömür bahtiyâr eder;
Bir söz ki, bir gönlü, bir günde ihtiyâr eder. )


- BAK-TERİ/LER/İN değil/< BAKTERİ/LER/İN



- BAKA BAKA (ISKALAMAK)



- BAKIP BAKIŞTIRMAK



- BAKIŞ AÇISI ile/ve/||/<>/>/< TUTUM



- BÂKÎ ile/ve/||/<> ASLÎ



- BAKKAL-ÇAKKAL



- BAKLAVA-BÖREK (YİYEREK YAŞAMIYOR OLMAK)



- BALANS[Fr., İng. < BALANCE] değil/yerine/= DENGE



- BALDIZ ile/değil DALDIZ

( DALDIZ: Marangozların kullandığı, ağaç oymaya yarayan, oluklu demir kepçe, demir bıçak. )


- BALDIZ ile/değil DALDIZ

( "Baldız, baldan tatlıdır." DEĞİL Daldız, baldan tatlıdır. )


- BALIK SIRTI değil BALIKSIRTI



- BALLANDIRA BALLANDIRA (ANLATMAK)



- BAM-GÜM



- BANA GÖRE (BİR ŞEY) ile/ve/değil BANA ÖZGÜ / BENİM İÇİN (BİR ŞEY)



- BANA/DÜŞÜNCEME/İNANCIMA:
"TERS" ile/değil/yerine UZAK / AYKIRI



- BANAL[Fr.] değil/yerine SIRADAN

( Herkesin kullandığı/anladığı. | Bayağı, sıradan. İLE ... )


- BANGIR BANGIR (BAĞIRMAK)



- BARBAR[Fr. < BARBARE] ile/ve/||/<>/< BAR BAR

( Uygarlaşmamış kişi7topluluk. | Kaba saba, ilkel. | Kaba ve kırıcı. İLE/VE/||/<>/< Bağırma eylemiyle kullanılarak bağırışın öfkeli ve yüksek sesle olduğunu anlatan bir söz. | Bağırma eylemiyle "apaçık görünmek, ortada olmak" anlamında kullanılan bir söz. )


- BARDAK-ÇANAK



- BARINDIRMA ile KAPSAMA



- BARIŞ:
KENDİNLE ve/||/<> DÜNYAYLA

( Kendiyle barışmayan, dünyayla barışamaz.
Kendinde, dünyayla barışmayan, kendiyle barışamaz. )


- BÂRİ[Fars.] değil/yerine/= EN AZINDAN / HİÇ OLMAZSA



- BARİYER[< İng. BARRIER] değil/yerine/= ÖNLEÇ/ENGEL



- BÂRİZ[Ar.] değil/yerine/= BELİRGİN



- BARKOD değil/yerine/= TANITKI



- BAS BAS (BAĞIRMAK)



- BASBAYAĞI



- BASIP GİTMEK



- BASİT "BİR ŞEKİLDE" ile/ve/değil/yerine KISA BİR ANLATIMLA



- BASİT SÖZCÜK

( SIMPLE / SIMPLEX WORD )


- BASİT ile BASİT

( Kolay, pratİk. İLE Aşağılayıcı, küçümseyici kullanım. )


- BASİT ile SIRADAN



- BASKI ile/ve/değil/yerine/<> HAKİMİYET



- BASKIN ile BAŞAT



- BASKIN ile/ve/||/<> EGEMEN



- BAŞ-GÖZ (ETMEK)

( Evlendirmek. )


- BAŞA BAŞ (MÜCADELE ETMEK)



- BAŞARILI OLMAK İÇİN...:
YUMUŞAK ile/ve/||/<>/> MÂKUL ile/ve/||/<>/> DERİN ile/ve/||/<>/> ile/ve/||/<>/> YETERİNCE ile/ve/||/<>/> ŞIK ile/ve/||/<>/> KORKUSUZ ile/ve/||/<>/> SABIRLA ile/ve/||/<>/> FARKLI ile/ve/||/<>/> HOŞGÖRÜLÜ ile/ve/||/<>/> DÜRÜST ile/ve/||/<>/> DÜZENLİ ile/ve/||/<>/> AKILLI

( Konuş. İLE/VE/||/<>/> Ye. İLE/VE/||/<>/> Soluk al. İLE/VE/||/<>/> Uyu. İLE/VE/||/<>/> Giyin. İLE/VE/||/<>/> Hareket et. İLE/VE/||/<>/> Çalış. İLE/VE/||/<>/> Düşün. İLE/VE/||/<>/> Davran. İLE/VE/||/<>/> Kazan. İLE/VE/||/<>/> Biriktir. İLE/VE/||/<>/> Tüket. )


- BAŞKA (BİR ÇÖZÜM) ile/ve/değil YENİ (BİR ÇÖZÜM)



- BAŞKALAŞIM ile/ve DEĞİŞİM



- BAŞKALDIRI ile/değil/yerine ELEŞTİRİ



- BAŞKASINA:
BIRAKMA ile/ve/<> "YIKMA"



- BAŞLANGIÇ ile/ve/||/<> KÖKEN ile/ve/||/<> DOĞUM



- BAŞLANGIÇ ile MAYA



- BAŞLI BAŞINA (ELE ALMAK)



- BAŞLIBAŞINA ile BAMBAŞKA



- BAŞLIK KISALTMA

( ACRONYM )


- BAŞLIK ile TAMLAMA



- BAŞTA ile/ve/değil BAŞINDA



- BAŞTAN AŞAĞI/YA



- BAŞTAN BAŞA (SARMAK, DOLAŞMAK)



- BAŞTAN BAŞA ile BOYDAN BOYA



- BAŞTANKARA ile BAŞTAN KARA

( Kuş. İLE Gitmek, etmek. )


- BAŞUCU ile BAŞ UCU



- BATA-ÇIKA (BUGÜNLERE GELMEK)



- BATI değil BATI/RDI/LAR



- BÂTINÎ >< ZÂHİRÎ değil/yerine/= İÇREK >< DIŞRAK



- BATIRMAK ile BANDIRMAK



- BATTI ÇIKTI



- BAYRAK ile/ve/||/<>/< SANCAK/LİVA[Ar. çoğ. ELVİYE]

( Bir ulusun, belirli bir topluluğun ya da bir örgütün simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş. | Öncü. | Simge. İLE/VE/||/<>/< Bayrak. | Çoğunlukla askeri birliklere verilen, yazı işlemeli, kenarları saçaklı ve gönderli bayrak. | Osmanlı yönetim örgütünde, illerle ilçeler arasında yer alan yönetim bölümü, mutasarrıflık. | Gemilerin sağ yanı. )


- BAYRAK ile/ve/||/<>/< SANCAK/LİVA[Ar. çoğ. ELVİYE]

( Vatanı simgeler. İLE/VE/||/<>/< Dili(mizi) simgeler. )


- BAYRAK ile/ve/||/<>/< SANCAK/LİVA[Ar. çoğ. ELVİYE]

( Simgelerin işlevi, anlamı ve değeri çok büyüktür. Bayrak ve Sancak gibi.

Bayrağımız, toprağımızı, vatanımızı ve özgürlüğü simgeler! Sancağımız ise o topraklardaki varlığımızın/birliğimizin göstergesi olan dilimizi!

Bayrak düşerse vatan kaybedilmiş sayılmaz ama Sancak düşmüşse herşey kaybedilmiş demektir! )


- BAYRAK ile/ve/||/<>/< SANCAK/LİVA[Ar. çoğ. ELVİYE]

( )


- BAYRAM-SEYRAN



- BAYRAM:
SEVİNDİĞİN KADAR ile/ve/değil/||/<>/< SEVİNDİRDİĞİN KADAR



- BAZAN değil BAZEN



- BAZ değil/yerine/= TABAN | ACIT



- BAZAN değil BAZEN

( Her ne kadar [Ar. "BA'-ZÂN: VAkit vakit, ara-sıra.] gelse de, Türkçe'de BAZEN olarak yazılmakta/kulllanılmaktadır. )


- BAZEN[Ar.] değil/yerine/= ARA SIRA, ARADA BİR



- BAZEN ile BİR AÇIDAN



- BAZEN ile/ve/||/<> YER YER



- BAZEN ile/ve/değil/yerine YERİ GELDİĞİNDE



- BAZEN ile ZAMAN ZAMAN



- BAZI "SÖZ(CÜK)LERİN/DEYİMLERİN":
"KULLANIMINDA" ve/||/<>
KİŞİLERİN/ÇALIŞANLARIN "DUYDUKLARI/ANLADIKLARI"
ile/değil/yerine/><
DAHA İYİSİ

( "O, benim işim/sorunum değil!":
"Yardım etmeye yanaşmayacağımızı belirtmiş olmak ya da kısaca/doğrudan "Hayır!" demiş olmanın yararı/değeri yoktur. ve/||/<>/> "Sadece, kendim için çalışırım."
İLE/DEĞİL/YERİNE
Yapamayacağımızı söylemek ya da daha sonra yapabileceğimizi, yardım edebileceğimizi söylemek.

"Onu daha önce denemiştik.":
Bir düşünce ya da ara çözüm önermek varken, "tarihi bağlam sunma"nın ya da kişileri dinlememenin kimseye bir yararı yoktur. ve/||/<>/> "Buna katılmak istemiyorum" ya da "Ben herşeyi bilirim", "Sen/siz, hiçbir şeyi bilmezsiniz"
İLE/DEĞİL/YERİNE
Yeni bir yaklaşım için her zaman bir yer vardır.

"Onun için bütçemiz yok/uygun değil.":
Bir düşünce ya da ara çözüm önermek varken, "ekonomik" sıkıntılardan söz etmenin ya da kişileri dinlememenin kimseye bir yararı yoktur. ve/||/<>/> "Başını önüne eğ ve senden beklenileni yap!"
İLE/DEĞİL/YERİNE
Her zaman büyük düşünceler oluşturulabilir/bulunabilir ya da daha düşük bütçelerle de çok fazla şey yapılabilir.[Çalışanların yaratıcılığını ve üretimini engellememek gerekir.]


"Ben (size) söylemiştim.":
Kişiler, düşünce ve girişimlerinin kötü bir düşünce olduğunu düşünür ve o konuda bir daha hiçbir şey yapmamaya başlarlar. ve/||/<>/> "Bugüne kadar bize karşı davranmış olduklarını düşündürür."
İLE/DEĞİL/YERİNE
Çözümü, bu sözü hiçbir zaman, zemin ve koşulda kullanmamaktır ya da sadece susabilmeyi becermektir.

"İşleyişe uygun değil!":
Konuşmaların, gevezelik ya da saçma olduğunu, süreçten uzak kalındığını düşündürtür. ve/||/<>/> "Burada, işlerin yürümesi için tek bir yol bulunmaktadır."
İLE/DEĞİL/YERİNE
Kurallar, kesin sonuçlar anlamına gelmediğinden dolayı, işleyiş, gelişmeyi engelliyorsa o engelleri değiştirmek/düzeltmek gerekir. )


- BAZI DUYGULAR/DURUMLAR:
DİLLENDİR(E)MESEK DE ... ile/ve/değil/||/<>/>/< DİLLENDİRİRSEK

( ... de (")olur("). İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Bambaşka[tatlı/değerli/etkil(eşiml)i/karşılıklı/coşkulu/sevimli/sevecen] olur. )


- BAZI KAVRAMLARI:
KOPYALA-YAPIŞTIR değil/yerine TEKRAR TEKRAR DA OLSA YAZMAK



- BAZI ŞEYLERİ:
ÇIRPINARAK SİLMEK ile/değil/yerine/>< BİR ÇIRPIDA SİLMEK



- BAZI[Ar.] ile KİMİ, BİRTAKIM



- BAZI ile BELİRLİ



- BE-HEME[Fars.]-HÂL[Ar.] değil/yerine/= MUTLAKA, ELBETTE

( MUTLAKA, ELBETTE )


- BE-YANI değil/< BEYÂN'I



- BE ile BE ile Be

( Türk abecesinin ikinci harfinin adı, okunuşu. İLE Ünlem. İLE Berilyum öğesinin simgesi. )


- beberuhi ile Beberuhi

( Sevimsiz, budala. İLE Karagöz oyunundaki cüce. )


- BEDAVA[Fars.] değil/yerine/= ÜCRETSİZ



- BEDELİ/HARCAMAYI:
KABUL ETMEK ile/ve/<> GÖZDEN ÇIKARMAK



- BEDEN değil/yerine/= GÖVDE



- BEHER[Fars.] değil/yerine/= HER BİR



- BEKAR ile BEKÂR

( Nota imi. İLE Evlenmemiş/evli olmayan kişi. )


- BEKLENTİ(DE OLMAK) değil/yerine/>< KABUL (ETMEK)

( Hiçbir şey için! DEĞİL/YERİNE/>< Her şeyi. )


- BEKLENTİ(DE OLMAK) değil/yerine/>< KABUL (ETMEK)

( Expect(ation) (for) nothing but accept(ion) (for) everything! )


- BEL (EVLÂDI) değil/yerine YOL (EVLÂDI)



- BEL ile BEL ile BEL ile BEL

( İm, işaret. İLE İnsan gövdesinde, göğüs ile karın arasında, daralmış bölüm. | Bu bölümün, sırtın altına denk gelen bölgesi. | Hayvanlarda, omuz başı ile sağrı arası. | Dağ sırtlarında, geçit veren çukur yer. | Atmık, meni. | Geminin orta bölümü. İLE Toprağı kazmaya ya da kirizma yapmaya yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek ya da çatal biçiminde bir tarım aracı. İLE Ses şiddetiyle ilgili birim.[< Graham Bell] | İletişim teknolojisinde iki farklı güç ya da şiddet değerini ya da bir gücün, bir referans güce oranını karşılaştırmak için kullanılan bir logaritmik birim. İki güç değeri P1 ve P2 ise aralarındaki fark, N = log10[p2 / p1] kadardır. Simgesi: B, b )


- BELÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AŞK

( Bin. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bir. )


- BELÂGAT ile/ve/||/<> BEDÂHET

( İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği. | Söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı. Retorik. | Konuya tüm yönleriyle kavrayarak, hiçbir yanlış ve eksik anlamaya yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıklıktan uzak, düzgün anlatma sanatı. | Bir şeyde, gizli olan derin anlam. İLE/VE/||/<> Apaçık olma durumu. | Bir konuda, hazırlıksız konuşabilme yeteneği. )


- BELEK ile/değil BELLEK

( Çocuk bezi. İLE/DEĞİL Yaşantıları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini, bilinçli olarak anlıkta saklama olanağı/gücü, hafıza. | Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm. )


- BELGİ ile/ve/<> BELGİN

( Bir şeyi, benzerlerinden ayıran özellik. | Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik. İLE Tam ve kesin olarak belirlenmiş olan. )


- BELİ[Fars.] ile BELİĞ

( Evet. İLE Belagati olan, belagatli. )


- BELİĞ ile BELİK

( Belagati olan, belagatli. İLE Saç örgüsü. )


- BELİRGİNLEŞTİRME ile/ve/||/<> AÇIĞA ÇIKARMA



- BELİRLE/N/ME, BELİRLENİM = DETERMINATION[İng.] = DÉTERMINATION[Fr.] = DAS BESTIMMEN[Alm.] = DETERMINAZIONE[İt.] = DETERMINACION[İsp.] = CONSTITUTIO, DEFINITIO, DETERMINATIO[Lat.] = HO HORISMOS, HE TAKSIS[Yun.] = VUCHA(T), MÂL[Ar.] = TAYÎN[Fars.] = BEPALING[Felm.]



- BELİRLEME ile TARİF



- BELİRLEYİCİ/LİK ile/ve/<> OYALAYICI/LIK



- BELİRLEYİCİ ile/ve/<> BELİRGİNLEŞTİRİCİ



- BELİRLİ (BİR) BELİRSİZ ile BELİRLİ-BELİRSİZ



- BELİRLİ BİR:
SÜREYLE ile/ve/||/<>/>/< SIRAYLA



- BELİRLİ GEÇMİŞ ile/ve/<> BELİRSİZ GEÇMİŞ

( -di'li geçmiş. İLE/VE/<> -miş'li geçmiş. )


- BELİRLİ GEÇMİŞ ile/ve/<> BELİRSİZ GEÇMİŞ

( [Eylemin belirttiği kavramın, içinde bulunulan zamandan önce olup bittiğini]
Belirli ve kesinlikli bildiren kip. İLE/VE/<> Başkasından duyarak ya da belirsiz olarak bildiren kip. )


- BELİRLİ NEDENLER ile/ve/||/<>/> BELİRLİ KOŞULLAR ile/ve/||/<>/> BELİRLİ SONUÇLAR

( Geçmiş. İLE/VE/||/<>/> Şimdi. İLE/VE/||/<>/> Gelecek. )


- BELİRLİ OLMAZ ile BİLİNMEZ



- BELİRLİ-BELİRSİZ



- BELİRLİ ile BAŞAT



- BELİRLİ ile BELİRGİN



- BELİRME ile/ve/<> TAŞMA



- BELİRSİZ SÖZ/MUĞLAK İFADE ile/değil/yerine KAVRAM



- BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
GÖNDERMELİ ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK



- BELİRSİZLİK ile/ve/değil BULANIKLIK



- BELİRTEÇ



- BELİRTEN değil/yerine/= TAMLAYAN



- BELİRTİ ile/değil UZANTI



- BELİRTİ ile/ve/<> YANSIMA



- BELİRTKE ile BELİTKE

( Bir özlü sözle birlikte kullanılan im. | Soyut bir şeyin, bir kavramın simgesi olan varolan ya da eşya. AMBLEM | Gösterge. İLE Belitler dizgesi. [BELİT/AKSİYOM: Kendiliğinden, apaçık olan ve böyle olduğundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı olan temel önerme.] )


- BELİRTMEK ile/ve "ALTINI ÇİZMEK"



- BELİT(AKSİYOM) = MÜTEARİFE = AXIOM[İng.] = AXIOME[Fr.] = AXIOM[Alm.] = AXIOMA[Yun.] = AXIOMA[İsp.]

( Kendiliğinden, apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme. İLE Bir gücün, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. | İnsan etkinliğinin ya da iradesinin açığa çıkması. | Hareket, iş. | Anamalın, belirli bir bölümü. | Hisse senedi. | Bir oyuncunun, sahne üzerindeki hareketi. | Oyunun temasını geliştiren, başlıca olay, öykü, gelişim. )


- BELLEĞİN AŞAMALARI'NDA:
KODLAMA ile/ve/> DEPOLAMA ile/ve/> ARA-BUL-GERİYE GETİR

( Belleğe yerleştirilir. > Bellekte tutulur. > Bellekten çağrılır. )


- BELLEK ve/||/<> DİL



- BELLEME ile BELLEME

( Öğrenip akılda tutmak. | Sanmak. İLE Bel denilen araçla toprağı işlemek. )


- BEMBEYAZ APAK

( ... İLE Bembeyaz. | Çok ak bir biçimde. )


- BEN İSTEDİM DİYE değil SEN İSTER İSEN



- BEN-İM:
BENLİK ile/ve/değil ÖZNE

( Kendini merkeze koymak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Başkalarından/ötekilerden ayrı olan. )


- BEN-SEN-O ile/ve/||/<>/> BİZ-SİZ-ONLAR

( Tekil. İLE/VE/||/<>/> Çoğul. )


- BEN:
"ŞUYUM/BUYUM, BU/ŞU KADARIM!" ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< BEN'İM



- BEN/LİK ile/ve/<>/> KENDİ/LİK



- BEN/SEN ile/ve/<>/değil/yerine O/BİZ

( Kıyameti koparttıracak olan. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Birliğe getirecek/götürecek olan. )


- BEN ve/||/<>/> BEN'İ (NASIL KURTARABİLİRİM?)



- BEN ile BEN ile BEN

( Çoğu doğuştan, tende bulunan, ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. | En çok üzümde, olgunlaşma belirtisi. | Saçta, sakalda beliren beyazlık. İLE Kuşun, yavrusuna taşıdığı yem. İLE Tekil birinci kişiyi gösteren adıl. | Bireyi, öteki varolanlardan ayıran bilinç. | Bir kişinin, kişiliğini oluşturan temel öğe. )


- BEN ile/ve/<>/> BİZ ile/ve/<>/> KENDİ/LİK



- ben = me[İng.] = JE[Fr.] = ICH[Alm.] = IO[İt.] = YO[İsp.] = EGO[Lat., Yun.] = ANÂ[Ar.] = MÄN[Fars.] = IK[Felm.]



- BEN = ZÂT = I[İng.] = das SOSEIN[Alm.] = TO TI ESTIN, TO TI ÈN EINAI[Yun.] = ESSENTIA[Ortaçağ Lat.]



- BENCE ile/değil/yerine "BANA ÖYLE/ŞÖYLE GELİYOR Kİ ..."



- BENCE ile/ve/değil/yerine BENİM/SENİN İÇİN, BANA/SANA GÖRE



- BENCİL/LİK ile/değil/yerine BİREYSEL/LİK



- BENİ/SENİ/ONU:
"ENTERESE ETMEZ" değil
(FAZLA/YETERİNCE) İLGİLENDİRMİYOR



- BENİMSEME ile/ve/değil/yerine/<> İÇSELLEŞTİRME



- BENİMSEMEK ile "TUTMAK"



- BENLE(N) değil BENİMLE



- BENZER ile BENZEŞEN ile BENZEŞİM ile BENZEŞLİK ile BENZEŞME ile BENZETİ ile BENZETME ile BENZEYİŞ



- BENZERLİK ile "YAKINLIK"



- BENZERLİKTE:
AYNILIK ile/ve/||/<> FARKLILIK



- BENZETME:
AYRINTILI ile KISALTILMIŞ ile PEKİŞTİRİLMİŞ ile GÜZEL(BELİĞ)

( )


- BENZETME ile "BENZETME"



- BERÂAT ile BERÂET değil
BERÂT[çoğ. BEREVÂT] (KANDİLİ/GECESİ)

( Olgunluk, iyilik, güzellik, meziyet, erdem/fazîlet. İLE Bir dâvâ sonucunda, temiz ve ilişkisiz çıkma, aklık, arılık, aklanma. DEĞİL [eskiden] Rütbe, nişan ve ayrıcalık/imtiyaz verildiğini bildiren ferman. | Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge. )


- BERÂAT ile BERÂET değil
BERÂT[çoğ. BEREVÂT] (KANDİLİ/GECESİ)

( BERÂT GECESİ: Hz. Muhammed'e, peygamberliğinin bildirildiği, Şaban ayının beşinci gecesi. )


- BERÂET ile/ve/<> BERÂET-İ ZİMMET

( Bir dâvâ sonucunda, temiz ve ilişkisiz çıkma, aklık, arılık, aklanma. İLE/VE/<> Zimmetinde bir şey olmayış, aklık. )


- BERİ ile GERİ



- BERMUTAT[Fars. BER + Ar. MUTÂD] değil/yerine/= ALIŞILAGELEN BİÇİMDE, HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ



- BERRAK[Ar.] ile/ve NET[Fr.]

( Berraklık ve yardımseverlik elele gider - her biri hem öbürüne muhtaçtır, hem de öbürünü güçlendirir. )


- BERRAK[Ar.] ile/ve NET[Fr.]

( Ayna, güneşi çekmek için hiçbir şey yapamaz. O sadece parlaklığını koruyabilir. )


- BERRAK[Ar.] ile/ve NET[Fr.]

( Durumunuzu berrak bir biçimde görün, bu berraklık sizi serbest hale getirecektir. )


- BERRAK[Ar.] ile/ve NET[Fr.]

( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )


- BERRAK[Ar.] ile/ve NET[Fr.]

( Clarity and charity go together - each needs and strengthens the other.
The mirror can do nothing to attract the sun. It can only keep bright.
See clearly your condition, your very clarity will release you.
It is 'clarity and charity' that make us human. )


- BERRAK[Ar.] ile/ve NET[Fr.]

( Aydınlık, açık. | Duru, temiz. İLE Tüm çizgileri belirgin olan, gözün tüm ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen. | İyi duyulan ses. | Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan, safi. | Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan. | Tenis, masa tenisi gibi oyunlarda servis atışlarında topun karşı sahaya geçerken fileye değdiğini belirtmek için kullanılan bir söz. )


- BERTARAF ile TELÂFİ



- BESBELLİ



- BESLEMEK ile/ve/<> BESTELEMEK



- BESLEMEK ile/ve/<> DESTEKLEMEK



- BET-BENİZ(BETİ-BENZİ)



- BET-BEREKET (ARAMAK)



- BETİ-BENZİ (ATMAK)



- BETİMLEME ile/ve/||/<> DEĞER VERME/YÜKLEME



- BETİMLEME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIMLAMA



- BETÜL ile/değil BETÛL

( ... İLE/DEĞİL Erkeklerden çekinen, nâmuslu kadın. | Ayrı kök salan fidan. )


- BEYÂN ETMEK ile/ve/değil AKTARMAK/NAKLETMEK



- BEYÂN:
TAKRİR ve/||/<> TEFSİR ve/||/<> TAĞYİR ve/||/<> ZARURET ve/||/<> TEBDİL

( Doğrudan doğruya beyân. VE/||/<> Tefsir yoluyla beyân. VE/||/<> Tağyir yoluyla beyân. VE/||/<> Mantık sonucu beyân. VE/||/<> Başka bir sözü yerine koyarak beyân. )


- BEYÂN(/Î) ile/ve/değil/||/<> Â'YÂN/İYÂN/IYÂN(/Î)



- BEYAN ile/ve/<> İYAN



- BEYAN ile SAVUNMA



- BEYÂN ile/ve/<> ŞEHÂDET



- BEYÂNAT değil/yerine/= DEMEÇ



- BEYÂNNAME değil/yerine/= BİLDİRİ/BİLDİRGE



- BEYHUDE ile NÂFİLE



- BEYİN:
YANSITICI değil/yerine YARATICI



- BEYİN/ZİHİN:
ÜRETİCİ/ÜRETEÇ ile/ve/||/<> YANSITICI



- BEYİN ile/ve/||/<> AKIL

( Donanım/ekran. İLE/VE/||/<> Yazılım[işletim sistemi, program]. )


- BEYİS ile İHTİLÂF



- BEYLİK SÖZLER ve/||/<>/< EZBER SÖZLER



- BEYNE BEYNE[Ar.]

( Ne iyi, ne kötü. İkisinin ortası. )


- BEZÂ[Ar.]

( Konuşmada, açık-saçıklık. )


- BICI BICI (YIKANMAK)



- BICIR BICIR (KONUŞMAK, HAREKET ETMEK)

( Küçük, şirin çocuklar için söylenilen. )


- BINGIL BINGIL (SALLANMAK)

( Şişmanların ya da yaşlıların sallanan/sarkan yerleri için söylenilen. )


- BIRAKMAK ile/ve "SALMAK"



- Bİ-Z-ZÂT / BİZZAT ile/değil Bİ-L-Fİ'L / BİLFİİL

( Kendi. İLE/DEĞİL Gerçekten. / İş olarak, eylemli, edimli. )


- BÎ-ZÂD[Fars.] ile Bİ-Z-ZÂT / BİZZAT

( Azıksız, zahiresiz. İLE Kendi. )


- BİBERON değil/yerine/= EMZİK



- BİBLİYOGRAFYA[İng.] değil/yerine/= KAYNAKÇA



- BİÇİM ile KİP



- BİÇİMBİLİM

( MORPHOLOGY )


- BİÇİMBİLİMSEL KOŞULLANMA

( MORPHOLOGICAL CONDITIONING )


- BİÇİMBİLİMSEL ÖLÇÜT



- BİÇİMBİRİM ile BİÇİMBİRİMSEL



- BİÇİMLENDİRME ile/ve/<> İLİŞKİLENDİRME



- BİÇİMLENME ile/ve/<> BELİRLENME



- BİÇİMSEL SESBİLİM ile BİÇİMSEL SESBİRİM



- BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR



- BİD'AT ile KÜFÜR



- BÎD ile BİD ile BÎD[Fars.]

( Yok olma. İLE Arapça'daki bi edatının d,t ile başlayan sözcüklere katıldığı zamanki şeklidir. [Sözcüğü zarf yapar. (Bİ-D-DA'VÂ: Dâvâ ederek.)] İLE Söğüt ağacı. )


- BİL(E)MEMEK ile/ve DOĞRU/TAM TANIMLA(YA)MAMAK



- BİLDİĞİM/İNANDIĞIM ŞEYİ YAPARIM ile/değil BİLDİĞİM/İNANDIĞIM ŞEYİ, YAPARIM



- BİLDİĞİN GİBİ ve/||/<> SEVDİĞİN GİBİ ve/||/<>
DİLEDİĞİN GİBİ
... OLSUN!:



- BİLDİRME ile/ve/değil/yerine/<> ÖNERME



- BİLDİRMEK ile/ve/değil/yerine/<> UYANDIRMAK



- BİLE BİLE (YAPMAK)

( AN-KASDİN )


- BİLE değil/yerine/= İLE



- BİLEREK ile BİLE BİLE



- BİLEŞEN ile/ve/değil/<> BİLEŞİK



- BİLEŞEN ile BİLEŞİK ile BİLEŞİM

( Bir bileşiğin moleküllündeki elementler ya da alt grupların her biri. | Bir karışımın öğeleri. İLE İki ya da daha fazla maddenin belirli oranlarda tepkimeye girerek oluşturdukları ve özellikleri kendini oluşturan maddelerden farklı ve bileşenlerinin fiziksel yollarla birbirinden ayrılamadığı madde. İLE Bir materyali oluşturan öğeler ya da bileşikler. )


- BİLEŞEN ile PARAMETRE



- BİLGELİK ile/ve/||/<>/>/< KALITIMSAL BİLGELİK



- BİLGİ = (")DÜŞÜNCEDİR(") ile/ve/||/<> (")ERDEMDİR(") ile/ve/||/<> (")DÜZENDİR(") ile/ve/||/<> (")BAĞLAMDIR(")

( [ise | durumu/düşüncesi] Felsefeyi verir. İLE/VE/||/<> Ahlâk'ı verir. İLE/VE/||/<> Toplumu verir. İLE/VE/||/<> Bilgeliği verir. )


- BİLGİ ve/= "DİL"



- BİLGİ ile/ve/||/<> BİLİMLER



- BİLGİ ve/||/<>/>/< NEDEN



- BİLGİLİK = KAMUS = ENCYCLOPEDIA[İng.] = ENCYLOPÉDIE[Fr.] = ENZYKLOPÄDIE[Alm.] = ENCICLOPEDIA[İsp.]



- BİLGİNİN:

GÜVENİLİRLİĞİ ile/ve/<> ZORUNLULUĞU



- BİLGİNİN:
BAŞLANGICI ile/değil/yerine SÜRECİ

( Uzmanlaştığını ve doruğa çıktığını sanmak. İLE/DEĞİL/YERİNE İşin başında olduğuna inanır. )


- BİLGİNİN:
DAĞITIMI ile/ve/<> DENETİMİ



- BİLGİNİN:
ELDE EDİLİŞİ ile/ve/||/<> İFADE EDİLİŞİ



- BİLGİSİZ/LİK / CAHİL/LİK ile/ve/||/<>/>/< "DUYGUSAL/LIK"



- BİLGİYE GİDİŞ ve/||/<> KAYNAĞA DÖNÜŞ



- BİLİ BİLİ

( Tavuk çağırma sesiyle kızdırmaya çalışmak. )


- BİLİM ADAMI yerine BİLİM İNSANI



- BİLİM/SEL ile/ve KAVRAM/SAL



- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( İnsan olmayan herşeyden bahseder. İLE/VE/||/<> İnsanı anlatır. İLE/VE/||/<> Kişinin varoluşunu anlatır. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Varolan. İLE/VE/||/<> Var olması gereken. İLE/VE/||/<> Hayal ettiğini/n gerçekleştir(il)me(si). )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Herhangi bir işi: Bilimsellikle başlat, sanatsallıkla destekle, felsefeyle tamamla! )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Sanatın özü, içsel bir deneyimi iletebilmek için dış formları kullanmaktır. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Sanatı olmayan millet, her zaman dilencidir. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Sanat: Mekânı/zamanı iyi kullanmak. | Görüp göstermek. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Birleştirmek/birlikte tutmak gerekiyor. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( MİFTÂHÜ'S-SAÂDE ve MİSBÂHÜ'S-SİYÂDE )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( FELSEFE: Aklı kullanma sanatı. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( The essence of art is to use the outer form to convey an inner experience. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Sanat, dekoltedir. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Sanatın yolu, sanattır. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( SANAT: Ben'in, yaratıcı gücünü keşfetmek. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Sanat, bir şeyi, başka bir şey olarak görme çabasıdır. | Başka bir şey olma olanağı tanımaktır. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefe, kimsenin, itibar edip etmemesine, itibar etmeyendir/etmemektir. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefe, olan ile olması gereken arasındaki kavramsal düzendir. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefe, düşüncenin merdiveni ve mirâcıdır. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefe, ekinin/kültürün bilincine varmaktır. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( ya, ya da[0 / I] İLE/VE/||/<> hem, hem de İLE/VE/||/<> hem, hem de | ne, ne de )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( "Öğrenilmiş sanat" olmaz! )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefenin en büyük özelliği, hakikat dışındaki herşeyden uzak tutabilmesidir. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefe, üçlülük üzerinedir/üzerindendir. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( Felsefe, mantık bilimidir. )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( FELSEFE = MUHABBET'ÜL/İSÂR'ÜL HİKMET )


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( BİLİM~FELSEFE~SANAT )


- BİLİM ve/||/<> ŞİİR

( Aklın şiiri. VE/||/<> Kalbin bilimi. )


- BİLİMDE YERALAN ile/ve/değil BİLİMDE DE YERALAN



- BİLİNCE AÇIK ve/||/<> ANLAŞILIR



- BİLİNÇ'TE:
SÖZCÜK ve/<> İMGE

( Bilinç, sözcüklerle imgenin buluşmasıdır. )


- BİLİNÇLİ ile/değil BİLEREK



- BİLİNÇLİ ile/değil/yerine BİLİNÇLENMİŞ



- BİLİNİRLİK ile/ve/||/<>/>/< BELİRGİNLİK



- BİLİNMEZLİK ile/ve/<>/>/< BELİRSİZLİK



- BİLİP BİLMEDEN (KONUŞMAK)



- BİLİŞME ve/=/<> BULUŞMA



- BİLMECE ile/ve/değil/yerine/<> BULMACA



- BİLMEDİĞİN SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK ile/ve/<>/yerine [ÖZELLİKLE] BİLDİĞİN SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK



- BİLMEK(İLİM):
DİL ile/ve/||/<> KALP ile/ve/||/<> GÖVDE

( Zikreden. İLE/VE/||/<> Şükreden. İLE/VE/||/<> Sabreden. )


- BİLMEK ile/ve "ÇÖZMEK"



- BİLMEK ve/<>/> AKIBET/SON

( Yeterli ve yetkin bilgiyle. VE/<>/> Değiştirilebilir. )


- BİLMEK ile/ve/değil/||/<> BİLDİRİL(ME)MİŞ OLMA(MA)SI



- BİLMEK ile/ve/> KAVRAMAK



- BİLMEK ve/||/<>/>< MESAFE



- BİLMEK ile/ve/||/<>/> ÖNGÖRMEK



- BİLMEMEK ile/ve/ne yazık ki/<>/> BİLMEYE/DÜŞÜNMEYE YANAŞMAMAK



- BİLMEMEK ile/ve/değil/<> KABUL ETMEMEK/"EDEMEMEK"



- BİLMEYİ BİLMEK ve/||/<> BİLGİ ÜRETİMİ ve/||/<> GÜVENİLİR BİLGİ ve/||/<> BİLGİNİN UYGULANMASI/KULLANIMI



- BİLMEYİ BİLMEK ile/ve/||/<> FELSEFE/SOYUTLAMA



- BİLMEZİN ATTIĞI TAŞ ile/ve/değil DOSTUN ATTIĞI GÜL YAPRAĞI

( (belki/bazen) Canımızı (fazla) acıtmaz. İLE/VE/DEĞİL Can dayanmaz. )


- BİLMİYORUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLİMYORUM



- BİNPİŞMAN



- BİR ...:
SÖZCÜK ve/||/<> DUYGU ve/||/<> KİŞİ

( Kararı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Yaşamı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Seni/kişiyi değiştirebilir. )


- BİR ADIM (İLE) ile/ve/<> BİR "SÖZ"(ÜN) (İLE)

( Karşına geçer/geçebilir. İLE/VE/<> Düşmanın olabilir. )


- BİR ANLAMI DA ŞUDUR ile/ve ANLAMLARINDAN BİRİ (DE) ŞUDUR



- BİR DE ile HEM DE



- BİR İŞİN:
"KOLAY GELMESİ" ile/değil/ne yazık ki "KOLAYINA GELMESİ"



- BİR KERE/DE ile BİR ÇIRPIDA



- BİR KEZ DE ile BİR KEZ DAHA



- BİR KOLTUĞA, İKİ KARPUZ SIĞMAZ ve/||/<> BİR İPTE, İKİ CANBAZ YÜRÜMEZ



- BİR KONUNUN/DURUMUN/AYRINTININ:
İŞLEYİŞİ ile/ve/değil/||/<> İŞLENİŞİ



- BİR KONUYU/OLGUYU:
KENDİNE("BANA") GÖRE DÜŞÜNMEK/ÇÖZÜMLEMEK/YORUMLAMAK ile/ve/değil/yerine O KAVRAMI (/N İÇİNDE) KONUŞMAK



- BİR NEBZE ile/ve/<> NİSPETEN



- BİR NESNE/OLAY/OLGU/DURUM/KOŞUL İÇİN:
BİR "AD VEREBİLMEK", BİR ŞEY "DEMEK/DİYEBİLMEK"
ve/||/<>/<
O ...'YI DENEMEK



- BİR ÖNCEKİ HAFTA ile/değil GEÇEN HAFTA



- BİR ÖNCESİ ile/ve ÜSTÜ



- BİR ŞEYİ ...:
YAPARKEN ile/değil YAPMADAN ÖNCE



- BİR ŞEYİN:
"YOK OLMASI" ile/değil YER/BİÇİM DEĞİŞTİRMESİ



- BİR ŞEYİN:
TAKLİDİ ile/değil BENZERİ



- BİR YERE KADAR ile BİR AÇIDAN



- BİR(1) TANE ile/değil TEK



- BİR/1 ile/ve DİL



- BİR ile/ve/||/<> VAR

( Sonsal sınıflama[kategori] değillerdir. Herşeyde varlardır. )


- BİR ile/ve/||/<> VAR

( Dili olanaklı kılanlar. )


- BİR ile/ve/||/<> VAR

( Transandant terimlerdir. [bkz. KANT] )


- BİRARAYA GETİRMEK ile/ve BİRARADA TUTMAK



- BİRAZ ile AZCIK



- BİRAZ ile BİRAZ DAHA



- BİRAZ ile/ve/||/<> HATIRI SAYILIR



- BİRBİRİMİZE ...:
"DÜŞMEK" değil/yerine/>< "DÜŞKÜN OLMAK"



- BİRBİRİMİZİ:
[ya] TAMAMLAYAMAMAK ile/ve/ya da/<>/< TAM ANLAYAMAMAK



- BİRBİRİNDEN AYRI DEĞİL! ile/ve/değil/yerine BİRBİRİNE UZAK DEĞİL!



- BİRBİRİNDEN:
"KOPUK" ŞEYLER ile/ve/<>/değil/yerine AYRI ŞEYLER



- BİRBİRLERİYLE ile/değil BİRBİRİYLE



- BİRÇOK ile BİRKAÇ

( Üçten fazla. İLE İkiden fazla. )


- BİRÇOK ile ÇOĞU



- BİRDEN BİRE ile/değil BİRDENBİRE/ANSIZIN/TINGADAK/FÜC'ETEN, Fİ-L-HÂL[Ar.]



- BİRDENBİRE

( FÜC'EH, FÜCÂEH )


- BİREBİR ile BİRE BİR

( Etkili. İLE Ölçü. )


- BİRER BİRER



- BİREŞİM(TEVHİD) ve/||/<>/>/< KUŞKUDAN KURTULMAK



- BİREŞİM/TEVHİD:
AKIL ve/||/<> BEN ve/||/<> GÖNÜL



- BİREYSEL ile/değil ÖZNEL



- BİREYSELLİK ve/<>/>/< EDEB

( Yalnız kalmayı da göze alabilmek. VE/<>/>/< Yapmamayı öncelleyebilmek ve tercih edebilmek. )


- BİRİCİK/LİK ile/ve/||/<> EVRENSEL/LİK



- BİRİCİK/LİK ile/ve/<> FARKLI/LIK



- BİRİKTİRMEK ile TOPLAMAK

( Ha bir kuru emektir.
"Biriktir de biriktir." )


- BİRİNCİL OLAN(/Olma[ma]sı Gereken) ile İKİNCİL OLAN(/Olma[ma]sı Gereken)



- BİRİNE ÇARPMAK ile/ne yazık ki BİRİNİ "ÇARPMAK"

( ... İLE/NE YAZIK Kİ Yankesicilik, üçkâğıtçılık, hırsızlık. )


- BİRİNE ÇARPMAK ile/ne yazık ki BİRİNİ "ÇARPMAK"

( İstemeden, kazayla. İLE/NE YAZIK Kİ Amaçlı, planlı. )


- BİRKAÇ SAATLİĞİNE ile/değil BİRKAÇ SAAT İÇİN



- BİRLEŞİK TÜMCE

( COORDINATE SENTENCE )


- BİRLEŞİK ile/değil BİLEŞİK



- BİRLEŞİK ile/ve/değil BİTİŞİK



- BİRLEŞME/VAHDANİYET ile BİLEŞME/SENTEZ ile BİREŞME/TEVHİD

( Mekanik. İLE Kimyasal. İLE Organik. )


- BİRLEŞTİRİCİ ile AYRIŞTIRICI

( [söz/karar/tutum] Bir kesimi birleştirici olabilir ve fakat hiçbir kesimi ayrıştırıcı olmamalıdır. )


- BİRLEŞTİRME ve/||/<>/> AYDINLATMA



- BİRLEŞTİRME ile/değil BİRLİK



- BİRLİK:
DİLDE ve/||/<> DÜŞÜNCEDE ve/||/<> İŞTE



- BİRLİK ile/ve KAVRAMSALLIK



- BİRLİKTE:
YAŞAMAK ve/||/<>/> YAŞLANMAK



- BİRLİKTE ile/ve BİRLİK'TE



- BİRLİKTE ile/ve/değil KARŞILIKLI



- BİRTAKIM ile/yerine/değil/< BAZI[< Ar. BA'ZI]



- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"

( Yer, yön, nesne ya da kişi belirtiyorsa. İLE Yer, yön, nesne ya da kişi belirtmiyorsa. | Bir koşul ve/ya da durum belirtiyorsa. )


- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"

( ÖRNEKLER: Arabada, evde, odada, sinemada, yerde, havada, İstanbul'da, orada/burada, köyde, kentte, bittiğinde, yediğinde, sonuçta. İLE Oda da, sen de, o da, bu da, öyle de, şöyle de, bilse de, bitse de, olsa da, düşünse de, yapsa da, sonuç da. )


- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"

( Ayrık ve bitişik 'de/da'ları, 'ki'leri, "mi'leri, gerektiği gibi yaz(a)mayan/yayınlamayanların, okuyuculara ve dilimize saygısı olmayanların "tutumu", beyaz donla denize girenlerin neden olduğu görüntü kirliliği gibidir. Evet! İstediği biçimde yazmak, beyaz donla girmeyi yanlış gör(e)meyen herkesin hakkıdır. Fakat daha az görüntü kirliliği yaratmak varken, ıslakken üzerlerine yapışan kumaşın ve tutmayan lastiklerinin anlamsızlığını, yetersizliğini ve yanlışlığını görememek de bir kader değil orantısızlığını/ölçüsüzlüğünü bilebilecek kadardır. )


- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"

( )


- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"

( )


- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"

( )


- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"

( )


- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"

( )


- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"

( )


- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"

( )


- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"

( )


- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"

( Avrupa Yakası'ndaki bölümü izlemek için burayı tıklayınız... )


- BİTİŞİK "Kİ" ile AYRIK "Kİ"

( Yer, yön, nesne ya da kişi belirtiyorsa. İLE Yer, yön, nesne ya da kişi belirtmiyorsa. | Bir koşul ve/ya da durum belirtiyorsa. )


- BİTİŞİK "Kİ" ile AYRIK "Kİ"

( ÖRNEKLER: Ankara'daki, arabadaki/evdeki, internetteki, süreçteki, dersteki, oradaki, geldiğindeki, incideki, elmadaki, kitaptaki, sendeki/bendeki/ondaki/bizdeki, Elif'teki. İLE Öyle ki, madem ki, sanma ki, oysa ki, geldi ki, yaptı ki, söyledi ki, düştü ki, zevkli ki, yazılı ki, belgeli ki, ispatlı ki, bitti ki. )


- BİTİŞİK "Kİ" ile AYRIK "Kİ"

( Ayrık ve bitişik 'ki'leri, "mi'leri, 'de/da'ları, gerektiği gibi yaz(a)mayan/yayınlamayanların, okuyuculara ve dilimize saygısı olmayanların "tutumu", beyaz donla denize girenlerin neden olduğu görüntü kirliliği gibidir. Evet! İstediği biçimde yazmak, beyaz donla girmeyi yanlış gör(e)meyen herkesin hakkıdır. Fakat daha az görüntü kirliliği yaratmak varken, ıslakken üzerlerine yapışan kumaşın ve tutmayan lastiklerinin anlamsızlığını, yetersizliğini ve yanlışlığını görememek de bir kader değil orantısızlığını/ölçüsüzlüğünü bilebilecek kadardır. )


- BİTİŞİK "Kİ" ile AYRIK "Kİ"

( )


- BİTİŞİK "Kİ" ile AYRIK "Kİ"

( )


- BİTİŞİK "Kİ" ile AYRIK "Kİ"

( )


- BİTİŞİK "Kİ" ile AYRIK "Kİ"

( )


- BİTİŞİK "Kİ" ile AYRIK "Kİ"

( )


- BİTİŞİK "Kİ" ile AYRIK "Kİ"

( )


- BİTİŞİK "Kİ" ile AYRIK "Kİ"

( )


- BİTİŞİK "Kİ" ile AYRIK "Kİ"

( )


- BİTİŞİK | BENZER/HOMOJEN >< AYRIŞIK/HETEROJEN



- BİTİŞİK/LİK ile/ve/||/<> ÖNSEL/LİK



- BİTİŞİK ile BİTİŞKEN

( Birbirine dokunacak kadar yakınlaşmış ya da yan yana olan. | Yandaki ev, komşu. | Yan, yandaki. İLE Sözcük üretim ve çekiminde ekler getirilirken, kökü ya da gövdesi değişikliğe uğramayan dil. )


- BİTİŞKEN ile BÜKÜLGEN



- BİTMEK ile BİTMEK

( Tükenmek. İLE Yeşermek.[Bitki] )


- BİTMEZ-TÜKENMEZ



- BİTTİ-GİTTİ



- BİYOGRAFİ:
KİŞİ'NİN ÖYKÜSÜ değil CANLININ ÖYKÜSÜ



- BİYOLOJİ değil/yerine/= DİRİMBİLİM



- BİYOLOJİK değil/yerine/= DİRİMSEL



- BİYONİK değil/yerine DİRİMKURGU



- BİZ BİZE (KONUŞMAK, EĞLENMEK)



- BİZÂTİHİ ile/ve/||/<> ZÂTEN



- BİZİ:
KİMİN İNCİTTİĞİ ile/değil/yerine/>< KİMİN GÜLDÜRDÜĞÜ :)



- BİZLER(E)/SİZLER(E) değil BİZ(E)/SİZ(E)

( Çoğulun, çoğulu olamıyor. )


- BOĞAZ ÜNSÜZLERİ'NDE:
H ile/ve/||/<> K ile/ve/||/<> G



- BOĞUM BOĞUM (AĞLAMAK)



- BOK-PİSÜR



- BOMBOK



- BOMBOŞ



- BONKÖR değil/yerine/= ELİAÇIK

( NE OLUR!
Arada bir, bonkör/insan ol! )


- BORÇ-HARÇ (İŞİNİ HALLETMEK)



- BORDÜR değil/yerine/= KENARTAŞI



- BOREAN değil/yerine ÖN-TÜRKÇE



- BOSBOL



- BOŞ BİÇİM



- BOŞ SÖZ:
SÖYLEMEMEK ile/ve/değil SÖYLEME LÜKSÜ BULUNMAMA/OLMAMA



- BOŞ SÖZ ve/||/<>/>/< VAKİT HIRSIZLIĞI



- BOŞ ile/değil/yerine/>< HOŞ

( Yakından bakarsak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uzaktan bakarsak. )


- BOŞ ile TENHA



- BOŞU BOŞUNA (YAPMAK, EYLEMEK)



- BOY-POS



- BOYA-BADANA



- BOYLU BOYUNCA (UZANMAK/YATMAK)



- BOYUNA ile BOYUNCA

( Ene dik olarak, boyunca, uzunlamasına. | Ara vermeden, durmaksızın. İLE Boyu ya da uzunluğu kadar. | Sürdüğü zaman kadar, süresince. )


- BOZMA değil/yerine/>< DÜZELTME



- BOZMADAN ile/ve/değil/yerine/<> KORUYARAK



- BÖLMEK ile AYIRMAK



- BÖLÜK-PÖRÇÜK (İŞ YAPMAK)



- BÖLÜM/KISIM ile SINIF ile TÜR

( İkisi. İLE Araz. İLE Zât. )


- BÖN BÖN (BAKMAK)



- BÖREK-ÇÖREK



- BÖRTÜ-BÖCEK



- BÖRTÜ-BÖCEK (LERLE UĞRAŞMAK)



- BÖSBÜYÜK



- BÖYLE ve/||/<>/> BU DA VAR
ve/||/<>/>
GİBİ ve/||/<>/> OLABİLİR ve/||/<>/> DEĞİL ve/||/<>/> BİLE DEĞİL

( VARLIK - YOKLUK
[ l - O ]


Herhangi bir şeyden bahsedebilmemizin olanaklılığı ve/ya da tüm koşulları, ancak, varoluşla ve varolanların bilgisi ile başlar/başlatılabilir. Herhangi bir verinin de bir değer ya da nitelikli bilgi olabilmesi için varoluş kaynağına ve ilkesine yönelmiş olma zorunluluğu söz konusudur. Varoluştan bağımsız bir bilgi de söz konusu değildir.

Varolan/bilimi[ontoloji] olmadan, bilgi/bilim[epistemoloji] olmaz!

Varolanların değerinin bilinmesi ve anımsanması ise ancak o durumun, olanağın, nesnenin ya da kişinin kaybında ve/ya da yokluğunda söz konusudur. Fakat yaşamımızdaki, gövdemizdeki ve zihnimizdeki varolanların değerini bilmek içinse sahip olduklarımızın ya da ötelediğimiz ilişkilerin kaybını beklememiz gerekmemektedir.
"El duası olmadan, dil duası olmayacağını" anlayarak ve anımsayarak, bir şeylerin yaşanmasında ya da sahip olunmasında, kaygı duymanın anlamsızlığını da fark etmemizi, zamanında, araç ve olanaklarımız yerindeyken harekete geçmemiz sağlar.
İnsanın, kendini tanıma, gelişme ve gerçekleştirme sürecinde, aile, çevre, okul aracılığıyla edindiği eğitim ve öğrenim aşamaları bulunmaktadır. Bu süreçteki tüm bilgi, kayıt ve deneyimlerimizi, ekmek/sandöviç arası malzemesine benzetip, tüm bu süreç boyunca, bu malzemenin, yani bilgi ve deneyimlerimizin etrafında olmazsa olmazlarımız bulunmaktadır.
Bu olmazsa olmazlarımızın, kullanılagelenleri olarak en değerli ve öncelikli olanı, Sağlık ve Özgürlük'tür. İkinci sırada, Zaman ve Enerji'mizdir. Üçüncü sırada da, Bilgi ve Farkındalık'tır.
Uygulanagelenleri olarak, en değerli ve öncelikli olanı, Doğa ve Doğallık, ikinci sırada, Uyum ve Bütünlük'tür. Üçüncü sırada da, Gelişim ve Değişim'dir.

Bunların hepsinin temelinde, kaynağında, kökeninde ise
KOŞULSUZ SAYGI ve SEVGİ
bulunmaktadır.

Büyük çoğunluk için yaşamın tamamı, bu dönemle sınırlı kalmış, bilgi ve (b)ilim süreci olarak, az ya da çok bilgi, kayıt, yorum ve deneyimle tamamlanmış ya da tamamlanacak olmasının yanı sıra, bu süreci aşmak isteyenler için bir sonraki ve üst aşaması/dönemi olan, (d)olgun insan olma ve kendini gerçekleştirmek üzere, bilgelik(irfan/hikmet) ile sürdürme bilincine ve dönemine girilir.

Bilgi ve bilim bilinci ve dönemi, dört şeyi bilme süreci içinde devam eder. Bir şeyin, içini ve dışını, öncesini ve sonrasını [zâhir, bâtın, evvel, âhir] bilmekle tanımlanır. Bilgelik dönemi ise bu dörde ek olarak, iki şeyi daha bilmekle, bilinen her bir şeyin, zaman ve zeminini bilmekle ve İlm-i Siyâset ile gerçekleşir.
[ İlim ile İrfan arasındaki FaRkLaR için...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7688 ]


Bu, dönemsel deneyimlerin ve donanımların temelinde, içinde ve/ya da dışında, paralelinde, ötesinde düşünülmeye ve yaşanmaya çalışıldığında ise ortada, ancak tek bir bilgi ve bilinç söz konusudur. VAR(OLAN) Bilinci ve Deneyimi.

Varolan[mevcud] bilinci, iki ve dört kavramdan oluşan düşünce, bakış, algılama, yorumlama, değerlendirme sürecinde bulunarak, bilinç ve yoğunlaşma isteğine göre değişmek üzere belirlenen ilk iki [Böyle ve Bu da var] ve sonraki dört sözcük/kavram [... gibi. | ... olabilir. | ... değil. | ... bile değil.] aracılığıyla, yaklaşık 3 ilâ 6'şar aylık sürede ve süreçte gerçekleşebileşecek işler kadar, ayrı ayrı çalışılarak gerçekleşebilir.

Zihnin, bu bilince alışması ve yeniden yapılandırılması için 3 ilâ 6 boyunca, gördüğümüz tüm nesnelere ve kişilere, tüm olaylara; duyduğumuz, bildiğimiz ve düşündüğümüz tüm olgu ve kavramlara, sadece, "Böyle" gözlüğü takılarak, Böyle'nin yanına, önüne, ardına, başka hiçbir düşünce, bilgi, sözcük yanaştırılmadan düşünülmesi ve çalışılması gerekmektedir. Çalışılan "Böyle" sözcüğü ve döneminden sonra, yine herşeye, sadece, "Bu da var" gözlüğü takılarak bakılması, düşünülmesi ve çalışılması gerekmektedir.

Bu çalışmalar sonrasında ise dört kavrama daha geçilebilecektir. Öncelikle, gördüğümüz, duyduğumuz, bildiğimiz ve düşündüğümüz her bir şey, kişi, durum, süreç, imge, simge, kavram ya da ad/etiketin yanına, sadece, "... gibi." gözlüğü takılarak çalışılması gerekecektir. Sonrasında ise yine aynı koşullar ve süreyle, "... olabilir." gözlüğü takılarak çalışılması gerekecektir. Bu iki sözcükten sonra yine aynı koşullar ve süreyle fakat daha farklı bir zihin oluşturabilecek olan değilleme sürecinde, herşeyin yanına/sonuna "... değil." gözlüğü takılarak bakılacaktır. Bu sürecin dengelenmesi içinse dördüncü kavram olan "... bile değil." gözlüğü takılarak çalışılacaktır.

Varoluş bilincinin kapsayıcılığının yanı sıra, yetersizliği ya da sınırlılığı da söz konusudur. İşleyişi, "ya, ya da" "0 l" "mantığı/algısı" ya da "Newton Fiziği" ile düşünülebilen varoluş bilinci, doğa, fizik, matematik ve laboratuvarda geçerlidir.

OLuş bilincinde ise bir şeyin, ne ve ne kadar olduğundan çok ve ötesinde, şu/bu/o koşulda/biçimde olabilmesinin yanı sıra, hem belirli bir koşul, zaman ve zeminde olmakla birlikte, hem de belirli bir koşul, zaman ve zeminde olmayarak, ne belirli, ne de belirsiz bir koşul, zaman ve zeminde de bulunmadığı bilgisi ile "hem, hem de | ne, ne de" "mantığı/algısı" ya da "Kuvantum Mekaniği" ile tanımlanmaktadır. Bu bilinçte, sadece, "OLmak, OLan ya da OLuş" söz konusudur.

Tüm varoluşun, insanın, bilincin, süreçlerin ve sonuçların, herşeyin karşısında, Yokluk [O] alanı ve durumu söz konusudur. Dolayısıyla, herşeyin başında ve sonunda, yokluğu düşünmek, yok olmayı, bulun(a)mamayı, göz önünde tutmak durumundayızdır. Fakat bu bilgi ve bilinçle de bunu bilmenin ötesine geçmek zorunda olduğumuzdan dolayı, yokluğu da hem bilip, hem gözardı edebilecek kadarıyla "yok etmek", ne tek bilgi, ne de tüm bilgi ya da gerçeklik olarak kabul etmek isabetli olmayacağından dolayı, yok'un, yokluk ile ilişkisini, kendiyle sağlayamayacağımızdan dolayı da burada, elimizde kalan ve kullanılabilecek tek bilgi, "bile değil" kavramı ve sözcüğüdür. "Bile değil" bile olsa, onu kullanıyor olmak da bir varoluş alanı ve durumu oluşturacağından dolayı, "bile değil"i de "bile değil" ile devam ettirmek, bunları da yine ancak tekrar "bile değil" ile devam ettirmek ve sonsuza kadar, azalarak ve küçülerek, yok olarak gidebilecek tek kavram olan "bile değil", devam ettirilerek ve doğada, durabilerek; insanda ise susabilerek, tüm "süreç ve sonuç", "algı", "yorum", "kavramsallık", "ilkesellik", "evrensellik", "birlik" ve "bütünlük" deneyimlenir.
[Durmayabilmek ve susmayabilmek ise hâlâ insana özgülüğüyle ve ayrıcalığıyla, düşündüğünü düşünebilen, kuvantumsal ve sabit olmayan bir bilinç olmasından dolayı, insanın, zihninde, dilinde ve elinde olmaya, kısır döngü ya da nereye doğru ilerlediği bilinemeyecek eliptik bir döngü şeklinde devam eder durur.]


YOK(LUK)
[ xOx ] [ bile değil ]>[ bile değil ]>[ bile değil ] >[ bile değil ] >[ bile değil ]>[ bile değil ] ~ ]
^
|
|
OL(UŞ)[ hem O[yok] l[var] , hem de l[var] O[yok] ve ne O[yok] , ne de l[var] "mantığı/algısı" ]
( Şu/bu/o, şöyle/böyle/öyle, şu/bu/o kadar, şu/bu/o zamanda, zeminde, koşulda/biçimde, sınırlan(dır)madan ve çerçevelen(dir)meden,
herhangi bir şey(le) olmadan ve olmayan!
Sadece OLMAK, OLAN ya da OLUŞ! )
^
|
|
VAR(OLAN)
[ ya O ya da l "mantığı/algısı"]
[- BÖYLE | BU DA VAR ]
||/>
[ ... GİBİ >
... OLABİLİR >
... DEĞİL >
... BİLE DEĞİL ]

------------------------------------------------
(D)OLGUN/KÂMİL İNSAN
S~ KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ~S
[OLGUNLUK/KEMÂL]

--------------------------------------
^
|
|

İNSAN
| KENDİNİ TANIMA SÜRECİ |
(GELİŞİM)


-------------------------------------
[OLMAZSA OLMAZLAR]

[Kullanılagelenler]

1.) SAĞLIKÖZGÜRLÜK

2.) ZAMAN ve ENERJİ

3.) BİLGİ ve FARKINDALIK

----------------------------------
| TÜM BİLGİ ve DENEYİMLER |
----------------------------------
[Uygulanagelenler]

1.) DOĞA ve DOĞALLIK

2.) UYUM ve BÜTÜNLÜK

3.) GELİŞİM ve DEĞİŞİM
-------------------------------------------------
|KOŞULSUZ SAYGI ve SEVGİ|
-------------------------------------------------
)


- BÖYLE ve/||/<>/> BU DA VAR
ve/||/<>/>
GİBİ ve/||/<>/> OLABİLİR ve/||/<>/> DEĞİL ve/||/<>/> BİLE DEĞİL

( Sigorta Sözcükler/Kavramlar İLE/VE/||/<>/> Varoluşsal Sözcükler/Kavramlar )


- BÖYLECE ile BÖYLELİKLE

( Tam böyle, bu biçimde. | Sonunda, böylelikle. İLE Bu yolda yürüyerek, sonunda. )


- BÖYLESİ ile/ve/<> BU KADARI



- BRANŞ değil/yerine/= DAL/KOL



- BRİFİNG değil/yerine/= ÖZETLEM



- BRONZ[Fr.] değil/yerine/= TUNÇ

( Genellikle %1-10 kalay ve %90-99 bakırdan oluşan bir alaşım. [Günümüzde, kalay içermeyen alaşımlar için de bronz adı kullanılmaktadır. Alüminyum/manganez/berilyum bronzu gibi.] )


- BU YANIYLA ile/ve/değil BU ANLAMIYLA



- BU/ŞU:
"TABLO" ile "SAHNE"



- BUCAK BUCAK (KAÇMAK)



- BUGÜN YARIN (HALLETMEK)



- BUHÂR değil/yerine/= BUĞU



- BUJİTERİ değil BİJUTERİ



- BUKALEMUN ile/değil/yerine TRUVA ATI



- BUKET değil/yerine/= DEMET



- BUKLE(T)[Fr.] değil/yerine/= LÜLE[Fars.]

( ... YERİNE Bükülmüş, dürülmüş şey. | Bir akarsu ölçü birimi. | Saç kıvrımı. | Su akan, musluksuz boru. )


- BUKLE değil KUPLE[< COUPLE(İng.)] [bunların yerine ÇİFT/BEYİT]



- BULANIK ANLAM ile BULANIK ANLAMLI



- BULANIK DENEYİMDEN BİLGİ ile/ve İMLERDEN VE SÖZCÜKLERDEN BİLGİ

( Birinci türden bilgi. )


- BULANIK DENEYİMDEN BİLGİ ile/ve İMLERDEN VE SÖZCÜKLERDEN BİLGİ

( Yanlışın biricik nedenidir. )


- BULUNÇ/VİCDAN ile/ve/<> BİLİNÇ



- BULUNÇ/VİCDAN ve/||/=/<> TARİH

( Kişide. VE/||/=/<> Toplumda. )


- BULUNTU ile/değil BULGU



- BULUP BULUŞTURMAK



- BULUŞMA = APPOINTMENT/MEETING[İng.] = RENDEZ-VOUS[Fr.] = RENDEZVOUS/VERABREDUNG[Alm.] = APPUNTAMENTO[İt.] = CITA[İsp.]



- BULUŞMA ile/ve UZLAŞMA



- BULUŞMAK ile/ve UYUŞMAK



- BUNA BAĞLI OLARAK ile DOLAYISIYLA



- BUNDA, ANLAŞIL(A)MAYACAK ...:
"... BİR ŞEY Mİ VAR?" / ... NE VAR?" ile/değil/yerine/>< ANLAŞIL(A)MAYAN BİR ŞEY VAR MI?

( İkisi de soru değil "soru" "kipinde"/"biçiminde", yukarıdan/dikey bir dille, yargı/yükleme sözleridir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlamaya çalışmak üzere ve anlayışla, yatay bir dille âdil/tarafsız/yüksüz/yargısız/nötr yaklaşım sözü/sorusu. )


- BUNDA değil/yerine/= BURADA



- BUNLARIN "HİÇBİRİSİ" değil BUNLARIN HİÇBİRİ



- BUNLARIN DIŞINDA ile ARTI OLARAK



- BUNLARIN HEPSİ BİR "PAKET" değil BUNLARIN HEPSİ BİR BÜTÜN



- BUNU ile/ve ONU



- BUNUN/ŞUNUN/ONUN GİBİ ile/ve/||/<> BUNA/ŞUNA/ONA BENZER



- BURADAN GİDİLİYOR ile/değil/yerine BURADAN DA GİDİLİYOR



- BURAM BURAM (KOKMAK)



- BURKULMA ile/değil BURULMA



- BURUN BURUNA (ÇARPIŞMAK)



- BURUNDİ'DE:
FRANSIZCA ile/ve/değil/yerine KURUNDİ

( UMUGOFE: Kadın. | IZUBU: Gündüz. | UKWEZI: Gece )


- BÛSE ile ÖPÜCÜK



- BUTON değil/yerine/= DÜĞME



- BÜKLÜM BÜKLÜM (OLMAK)

( Eğilmek, katlanmak. )


- BÜSBÜTÜN ile/değil/yerine TÜMÜYLE/TAMAMEN



- BÜTÜN/LÜK ve/||/<> GÜVENİLİR/LİK



- BÜTÜN ile/ve/<> BÜTÜNSEL



- BÜTÜN ile/ve/||/<> GÖRÜNMEYEN



- BÜTÜN ile/ve/değil/<> PARÇA

( Bir kavramın, bireylerinin toplamı, bütünü vermez. )


- BÜTÜN ile/ve/değil/<> PARÇA

( Bütün, parçaların toplamından daha fazla birşeydir. )


- BÜTÜN ile/ve/değil/<> PARÇA

( ZIRNIK[Fars. < ZIRNÎH]: Sıçanotu, arsenik madeni ile kükürt karışığı bir madde. | Herhangi bir şeyin en küçük, önemsiz ve işe yaramaz parçası. )


- BÜTÜN ile/değil/yerine TÜM

( Parçası bulunur. İLE/DEĞİL/YERİNE Parçası bulunmaz. )


- BÜTÜN ile/değil/yerine TÜM

( Nitelikse. İLE/DEĞİL/YERİNE Nicelikse. )


- BÜTÜN ile/değil/yerine TÜM

( Tekse. İLE/DEĞİL/YERİNE Çoksa. )


- BÜTÜN ile/değil/yerine TÜM

( Bütün, ("Parçaların biraradalığı", "Bütünlük", "Entegrasyon/Integration/Integrity") anlamını taşıyan bir sözcüktür. Tüm ise, (ingilizce "Whole/All") ile karşılık bulur. Parça parça olsa da, çeşitli oranlarda eksiklikler de olsa istisnasız ve ayırımsız, tamamıyla/tümüyle kapsamadır.

Bütün elmalar, bütün insanlar, bütün arabalar, bütün kitaplar, olmaz! Parçalarının ayrı ayrı kullanılma durumu olmayanlar için gereksiz/yersiz/fazladan bir sözcüktür "bütün".

Bir saksıdaki çiçeğin tüm yaprakları söz konusuysa, "bütün yapraklar" denildiğinde, --her sözcüğün, kendi anlamını taşıdığı bilgisiyle--, ucu sararmış/kırılmış, bir parçası kopmuş yapraklar devredışı bırakılmış olur, ki biz tamamını, hepsini demek istiyoruzdur.

"Bütün parçalar" diyemeyeceğimiz ve
"Bütünden Gelim/Bütüne Varım" olamayacağı gibi! )


- BÜTÜNLENME ile/ve/||/<> TAMAMLANMA



- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> BÜTÜNCÜLLÜK



- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞILTI



- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞIMA



- BÜTÜNLÜK ile/değil TÜMEL



- BÜTÜNSEL ile BÜTÜNLÜKLÜ



- BÜYÜK DEVLET BAŞKANLARI ile/<> BÜYÜK BİLGİNLER

( Bilginlerle düşüp kalkanlar. İLE/<> Devlet başkanlarıyla düşüp kalkmayanlar. )


- BÜYÜK HATA:
BİR ŞEYE/KİŞİYE, GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEK ile/ve/değil/<> KENDİNE, HAK ETTİĞİNDEN DAHA AZ DEĞER VERMEK



- BÜYÜK TERİM ile/ve ORTA TERİM ile/ve KÜÇÜK TERİM

( Özne. İLE/VE Neden. İLE/VE Sonuç. )


- BÜYÜK TERİM ile/ve ORTA TERİM ile/ve KÜÇÜK TERİM

( Kıyasın varlıkbilimi ve fiziği. )


- BÜYÜK YANLIŞLARIN/HATALARIN/SUÇLARIN:
"NEDENİ" ile/ve/<>/> BEDELİ



- BÜYÜK YAZAÇ(İMLEÇ/HARF) ile KÜÇÜK YAZAÇ



- BÜYÜK ile BATTAL

( ... İLE İşe yaramaz, kullanılmaz. | Alışılmış olandan büyük. )


- BÜYÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> OYLUMLU/HACİMLİ



- BÜYÜKAYI ile KÜÇÜKAYI



- C ile C

( Türk abecesinin üçüncü harfi. | Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sırası harfle gösterildiğinde, üçüncü maddenin başına getirilen. | Nota imlerini harflerle gösterme yönteminde, "do" sesini gösterir. | Romen rakamlarında, 100 sayısını gösterir. İLE Karbon'un simgesi. | Elektrik sığasının simgesi. )


- C ile Ca ile C.G.S.[İng.][cm. | Gram | Second]

( Abecenin üçüncü harfi.[Sesbilim bakımından, dişeti damak ünsüzlerinin, ötümlüsüdür.] | Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sırası, harfle gösterildiğinde, üçüncü maddenin başına getirilir. | Nota imlerini, harflerle gösterme yönteminde, "do" sesini gösterir. | Karbon öğesinin simgesi. | Celsius sıcaklık derecesinin simgesi [°C]. | Isınma ısısının simgesi. | Kapasitör ve kapasitesi simgesi. | Elektrik sığasının simgesi. | Elektrik yükü birimi, Kulomb'un simgesi. | Isıl sığanın simgesi. | %1 anlamındaki santi[10¯²] simgesi. | Kritik durum ve kristal duruma işaret etmek için alt indis olarak kullanılan simge. | Işık hızını belirtmek için kullanılan simge. | Romen rakamlarında, 100 sayısını gösterir. İLE Kalsiyum'un simgesi. İLE Santimetre, gram, saniye sözcüklerinin baş harfleri ile gösterilen birim düzeni. )


- CABASI ile ÇABASI



- CADDE değil/yerine/= ANAYOL



- CAHİL:
BİLMEYEN değil/ne yazık ki BİLMEK İSTEMEYEN, BİLMEMEKTEN "MUTLU OLAN"



- CÂHİL ile/değil/yerine ÂLİM ve ÂRİF

( Kişiyi, hedef yapar. İLE/DEĞİL/YERİNE Kişiye hitap eder. )


- CÂHİL ile/değil/yerine ÂLİM ve ÂRİF

( Bilmeyenle/câhille oturup pekmez yiyeceğine, bilenle oturup kuru ekmek ye. )


- CÂHİL ile/değil/yerine ÂLİM ve ÂRİF

( "Keser atar." İLE/DEĞİL/YERİNE Temkinli/ihtiyatlı konuşur. )


- CÂHİL ile/değil/yerine ÂLİM ve ÂRİF

( [Her sözünde] Kendini aklar. İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini yoklar. )


- CÂHİL ile/değil/yerine ÂLİM ve ÂRİF

( "Cahil" dediğimizde, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir.

Yoksa, okumuş olanlardan, en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikati gören, gerçek âlimler çıkabilir. )


- CÂHİL ile/değil/yerine ÂLİM ve ÂRİF

( [Hatasını gösterdiğinde ...] Küfür ve hakaret eder. İLE/DEĞİL/YERİNE Teşekkür eder. )


- CÂHİL ile/değil/yerine ÂLİM ve ÂRİF

( (Kendi) "Sonuçlar"/ı ile hareket eder. İLE/DEĞİL/YERİNE Süreçleri bilir ve takip eder. VE Hem süreç, hem sonuç birliği ve bütünlüğüyle hareket eder. )


- CÂİZ[Ar. < CEVAZ] değil/yerine/= UYGUN / OLABİLİR, OLUR



- CALL CENTER değil ÇAĞRI MERKEZİ



- CAM KENARI değil PENCERE KENARI



- CAM ile/ve/<>/> AYNA

( Sileriz, "ayna gibi" oldu deriz. İLE/VE/<> Sileriz, "cam gibi" oldu deriz. )


- CAM ile/ve/<>/> AYNA

( ... İLE/VE/<>/> Camın sırlanmışı. )


- CAM ile/değil CAN

( Yüzünü görmek isteyenin baktığı. İLE/DEĞİL Özünü görmek isteyenin baktığı. )


- CAMBAZ değil CÂN-BÂZ[Fars.]



- CÂMİ ve/||/<> MÂNİ

( [SÖZÜN] Her bir sözcüğünü/parçası(nı)/ferdi(ni)[efrâdı/nı]. VE/||/<> Yabancı/dışta olanları/nı.[ağyârı/nı] )


- CÂMİ ve/||/<> MÂNİ

( Tanımdaki/ifadedeki gereklilik kuralı: Parçalarını bulunduran, dışındakilere engel olan. [Efrâdını câmi, ağyarını mâni.] )


- CAN-CİĞER (ARKADAŞ OLMAK)



- CAN-HIRAŞ (ÇALIŞMAK, UĞRAŞMAK)



- CAN-TEN (DAYANDIRAMAMAK)



- CAN ve/||/<>/>/< KAN



- CANHIRAŞ[< Fars.] ile CANSİPERÂNE[< Fars.]

( Yürek paralayan, kulak tırmalayan, acı, tüyler ürpertici (durum/ses). İLE Canını verircesine, özveriyle. )


- CANIM-CİCİM



- CANIM-CİĞERİM



- CANINI YAKMA! ve/||/<>/>/< 'AH'INI ALMA!

( Zayıf olanın! VE/||/<>/>/< Hiçkimsenin! )


- CANLA-BAŞLA (ÇALIŞMAK/UĞRAŞMAK)



- CANLI-KANLI



- CANLI:
[ne] BÜYÜK, [ne de] KÜÇÜK değil TEK

( Canlının, (en) "küçüğü" ya da "büyüğü" diye bir şey yoktur/olmaz! Hücreden daha büyük bir canlı yoktur. )


- CANLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNÇLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNCİNİN BİLİNCİNDE OLAN/OLABİLEN

( Uyurken. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< "Uyurgezer". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Uyanıkken. )


- CANLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNÇLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNCİNİN BİLİNCİNDE OLAN/OLABİLEN

( Bitki. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Hayvan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< İnsan. )


- CAPCANLI



- CAR CAR (KONUŞMAK)



- CAR CAR ile CARCAR

( Çok ve yüksek selenle, gürültülü bir biçimde konuşma. İLE Geveze, yaygaracı. )


- CAR ile CAR

( Çağrı, tellal ile duyurma, ilan. | Tehlike durumu, yardım, imdat. İLE Kadınların, boydan boya örtündükleri çarşaf, zar. )


- CARCUR ile CARCUR

( Gelişigüzel konuşmak. İLE Fermuar. )


- CART CURT (YAPMAK)



- CART-CURT ile/<> ZART-ZURT

( Göz korkutmak ya da övünmek amacıyla abartılı konuşma. İLE/<> Kendini önemli kişi olarak göstermek için yüksekten atıp tutarak çıkışma, kaba kuvvet gösterisi. )


- CASCAVLAK



- CAYDIRICILIK ile/ve/||/<> ISLÂH EDİCİLİK



- CAYIR CAYIR (YANMAK)

( Nesnelerde. )


- CAZIR CUZUR (YANMAK)



- CAZİB ile/ve/<> MUZİB



- CAZİBE[Ar.] değil/yerine/= ALIMLILIK/ALBENİ



- CAZİP değil/yerine/= ÇEKİM



- CEBEL(LEŞME) değil CEDEL(LEŞME)

( TARTIŞMA, SERT MÜNÂKAŞA | KAVGA )


- CEBR-ÜL es-SÂM:
MATEMATİKTE ile/ve/<> MANTIKTA ile/ve/<> ŞİİRDE

( İrrasyonel [sonu olmayan, aşkın] sayı. İLE/VE/<> Açmaz/çıkmaz[paradoks]. İLE/VE/<> Aşk. )


- CEBR-ÜL es-SÂM:
MATEMATİKTE ile/ve/<> MANTIKTA ile/ve/<> ŞİİRDE

( CEBR: Kök/köken. | SÂM: Duymak/işitmek. )


- CEBR ile/ve/değil/yerine/<>/< CEZB

( Dışsal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçsel. )


- CEDEL ile/değil/yerine/<> BURHAN

( Bir bilginin, yanlışları göstermesi. İLE/DEĞİL/YERİNE/<> Savını temellendirmek. )


- CEHENNEM değil/yerine/= TAMU[< Soğdca]



- CEMÂL:
İNSAN YÜZÜ ile/ve/değil/||/<>/< İNSAN SÖZÜ



- CENÂH ile VECHE[aslı VİCHE]

( Kanat, kuş kanadı. | Kol, pazı. | Yan, kol. | Âhiret. İLE Yüz. | Yan, taraf, semt. )


- CENİN değil/yerine/= DÖLÜT/DÖL



- CENNET'TEN:
"KOVULMA" değil İNDİRİLME



- CERBEZE

( Güzel konuşma. | Kurnazlık. )


- CEREYAN değil/yerine/= AKIM



- CEVAP ile YANIT



- CEVHER değil/yerine/= TÖZ



- CILIZ/ENEZE/İNEZE ile SISKA



- CIMBIZ ile/değil/yerine BÜYÜTEÇ



- CINGAR değil ÇINGAR



- CIR CIR (ÖTMEK)



- CIS! ile EE! ile UF!

( Nesnelere dokundurmamak üzere. İLE Pis nesneler için. İLE Can acımasında. )


- CIS! ile EE! ile UF!

( Nesnelere dokundurmamak üzere. İLE Pis nesneler için. İLE Can acımasında. )


- CIVIK CIVIK

( Hareket etmek. | Konuşmak. )


- CIVIL CIVIL

( Canlı, hareketli bir his yansıtmada. )


- CIZIR CIZIR (PİŞMEK)



- CİCİLİ-BİCİLİ



- CİDDİ ANLAMDA ile/ve/değil/||/<> CİDDİ ORANDA



- CİK CİK (ÖTMEK)



- CİLT değil/yerine/= DERİ



- CİMA' ile/ve CUMA

( Gövdelerin birleşmesi. İLE/VE Gönüllerin birleşmesi. )


- CİMA' ile/ve CUMA

( Esre ile. İLE/VE Ötre ile. )


- CİMRİ/NEKES[Fars. < NÂ+KES]/PİNTİ/MIHSIÇTI[argo] değil/yerine/= KISMIK

( Aşırı derecede tutumlu. )


- CİNÂS[Ar.]

( Sesçe aynı, anlamca farklı olan sözcükleri birarada bulundurma sanatı. )


- CİNSEL/LİK yerine EŞEYSEL/LİK



- CİSİM ile/ve/||/<>/> CİRİM ile/ve/||/<>/> CESED

( Yeryüzünde. İLE/VE/||/<>/> Gökte/uzayda. İLE/VE/||/<>/> Ölmüş olan. )


- CİVATA değil CIVATA



- CİYER değil CİĞER



- CLUB yerine KULÜP



- COK COK (EMMEK)



- COŞMAK ile/ve/<> KOŞMAK



- CUMBADAK/CUP/CUPPADAK ile CUMBURLOP ile CUMBURTU

( Suya düşen bir özdeğin çıkardığı sesi anlatmak için kullanılır. İLE Ağır bir özdeğin, suya düştüğü zaman çıkardığı sesi anlatmak için kullanılır. İLE Suya düşen bir özdeğin ya da çalkalanan suyun çıkardığı ses. )


- CUMBURLOP (DİYE ATLAMAK/DALMAK)



- CUP CUP (YÜZMEK)



- CÜMBÜR-CEMAAT (GİTMEK)



- CÜMLE/TÜMCE ile KAZİYE

( Dilbilimde. İLE Mantıkta. )


- CÜMLE yerine TÜMCE



- CÜMLETEN yerine HERKESE



- CÜRET ile/ve/değil/||/<> BİLGİSİZLİK



- CÜRÜM ile/değil CİRİM(ECRÂM)

( Suç. İLE/DEĞİL Kütle/oylum[hacim]. )


- ÇABALAMAK ile/ve/<> DEBELENMEK



- ÇABUK ile/değil/yerine BİLENMİŞ



- ÇAD'DA:
ARAPÇA ve/<> FRANSIZCA

( İkisi de, Çad'ın resmi dilidir. )


- ÇAĞATAY TÜRKÇESİ ile/ve/||/<> OSMANLI TÜRKÇESİ

( )


- ÇAĞRI ile ÇAĞRIM

( Birinin, bir yere gelmesini isteme, davet. İLE Yüksek bir sesin yetişebileceği kadarki uzaklık/mesafe. )


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/<> BAĞLAM



- ÇAĞRIŞTIRMA ile/ve/<> DÜŞÜNDÜRME



- ÇAKIR ile ÇAKIR

( Mavi hareli elâ göz. | Çakırdoğan. İLE Şarap. )


- ÇAKIŞ(TIR)MA ile/ve/değil/||/<>/< ÖRTÜŞ(TÜR)ME



- ÇAKMAK ÇAKMAK (BAKMAK)



- ÇAKMAK ile ÇAKMAK ile ÇAKMAK

( Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. | Çelik, taş ve tutuşacak maddeden yapılmış tutuşturma aygıtı. İLE Kuruyunca, kalın kabuk bağlayan, kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. İLE Vurarak sokup yerleştirmek. | Çivi ile tutturmak. | [argo] Kabul edilmeyecek bir şeyi, kurnazlıkla kabul ettirmek. | Vurmak. | Bir şeyi, başka bir şeye sürtmek, vurmak ya da çarpmak. | Sezinlemek. | İçki içmek. | Parıldamak, ışık vermek. )


- ÇAL(IN)MA ile/değil KAÇIR(IL)MA

( Nesneler için geçerlidir. İLE/DEĞİL Canlılar[insan ve/ya da hayvan] için geçerlidir. )


- ÇALI-ÇIRPI (TOPLAMAK)



- ÇALIŞMAK:
HİÇ ERİŞEMEYECEKMİŞİZ GİBİ ile/ve/ya da/||/<> HERŞEYİ YİTİRECEKMİŞİZ GİBİ



- ÇALIŞMAMAK değil/yerine/>< (B)AĞ KURMAK



- ÇALKANTI ile GULGULE



- ÇANAK-ÇÖMLEK



- ÇANGIL ÇUNGUL



- ÇANGIL ÇUNGUL ile ÇANGIR ÇUNGUR

( Kaba ve zevksiz ses çıkaran. İLE Kaba ve zevksiz ses çıkararak. )


- ÇANGIR ÇUNGUR



- ÇANTA-MANTA



- ÇAPAK ile ÇAPAK

( Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan ya da kuruyan akıntı. | Madenler dövülürken sıçrayan ince ufak parça. | Metal eşyada bulunan pürüz. İLE Sazan ailesinden, gövdesi yandan basık, boyu yarım metre kadar olabilen bir balık. )


- ÇAPAR ile ÇAPAR

( Postacı, ulak. | Benekli. [hayvan ve bitkide] | Derisi, kılları ve gözleri, renk özdeği yokluğundan dolayı renksiz olan insan ya da hayvan. AKŞIN, ALBİNO. İLE Takadan büyük bir çeşit Karadeniz kayığı. )


- ÇAR ÇUR (ETMEK)[İSRAF ETMEK]



- ÇAR-ÇUR (ETMEK)



- ÇARÇABUK



- ÇARE değil/yerine/= UMAR



- ÇARIK-ÇÜRÜK



- ÇARPILAN ile/ve/<> ÇARPAN ile/ve/<> ÇARPIM

( 12 ile/ve/<>/x 8 ile/ve/<>/= 96 )


- ÇARPIM CETVELİ yerine ÇARPIM TABLOSU



- ÇARPIŞMAK ile/ve/değil/yerine/>< TARTIŞMAK



- ÇARPTIRILMIŞ ile/değil ÇARPITILMIŞ



- ÇARPTIRMAK ile/değil ÇARPITMAK



- ÇARŞAF ÇARŞAF (YAYIMLAMAK)



- ÇARŞI-PAZAR (DOLAŞMAK)



- ÇAT-PAT



- ÇAT-PAT

( Şöyle böyle. )


- ÇAT ile ÇAT

( Sert bir şeyin, kırılırken çıkardığı ses. İLE İki derenin ya da iki yolun birleştiği yer, kavşak. )


- ÇATAL ile/ve/||/<> AYRIM



- ÇATAL ile/ve/||/<> YARIK



- ÇATIR ÇATIR (KIRILMAK | OSURMAK | HARCAMAK)



- ÇATIR ÇUTUR (KIRILMAK)



- ÇATIŞKI ile/ve/<> ÇALKANTI



- ÇATIŞMA ile/değil ÇEKİŞTİRME



- ÇATIŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÇALIŞMAK



- ÇAY ile ÇAY

( Çaygillerden bir ağaççık. | Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı. | Bu yaprakların haşlanması ile elde edilen, sarımtrak kırmızı renkli içecek. | Konukların, çay, börek, çörek gibi yiyeceklerle ağırlandığı toplantı. | Müzikli toplantı. İLE Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. )


- ÇAYIR-ÇİMEN



- ÇEKİ-DÜZEN (VERMEK)



- ÇEKİLİŞ ile/değil ÇEKİM



- ÇEKİM ile ÇEKİM EKİ



- ÇEKİMSEL BİÇİMBİLİM ile ÇEKİMSEL BİÇİMBİRİM



- ÇEKİP ÇEVİRMEK



- ÇEKİP ÇEVİRMEK



- ÇEKİP GİTMEK



- ÇEKİŞME ile ÇELİŞME



- ÇELİŞİK = MÜTENAKIZ = CONTRADICTORY[İng.] = CONTRADICTOIRE[Fr.] = KONTRADIKTORISCH, WIDERSPRECHEND[Alm.] = CONTRADICTORIUS[Lat.] = CONTRADECIR[İsp.]



- ÇELİŞKİLİ ile/ve/<> ÇEKİCİ/CÂZİBELİ



- ÇELİŞKİLİ ile/ve/değil/<> ÖZENSİZ



- ÇEMREMEK ile/ve/||/<> ÇEMRENMEK

( Kol, paça, etek gibi şeyleri sıvamak. İLE/VE/||/<> Kendi kol, etek ya da paçalarını çemremek. | Bir işe girişmek için hazırlanmak, paçaları sıvamak. )


- ÇEN ÇEN (ÇENE ÇALMAK, GEREKSİZ/FAZLA KONUŞMAK)



- ÇENBER değil ÇEMBER



- ÇEPEÇEVRE



- ÇER ÇÖP



- ÇERÇEVE ile/ve/değil/||/<> ÜST SINIR



- ÇERÇEVE ile/ve/<> YÖRÜNGE



- ÇEŞİT ÇEŞİT



- ÇEŞİT ile TÜR



- ÇEŞİTLENME/DEĞİŞKE ile/ve/||/<> ÇEVİRİ



- ÇEŞİTLERİ BAKIMINDAN ve DELÂLET BAKIMINDAN



- ÇETERE değil ÇETELE

( Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. | Esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı. )


- ÇETREFİLLİ ile NETAMELİ



- ÇEVİRİ AMAÇLI METİNDE:
ÇÖZÜMLEME ile/ve/||/<> YORUMLAMA



- ÇEVİRİ:
SPONTANE değil SİMULTANE



- ÇEVİRİ ile/ve/<> AKTARIM



- ÇEVİRİ ile/değil ÇEVİRME



- ÇEVİRİ ile ÖDÜNÇLEMELİ ÇEVİRİ

( LOAN TRANSLATION / CALQUE )


- ÇEVİRİ ile/ve/yerine TÜRKÇELEŞTİRME



- ÇEVİRİ ile/ve/değil/||/<> UYARLAMA



- ÇEVİRİ ile/ve YALINLAŞTIRMA



- ÇEVİRİ ile/ve YORUM

( Dillerin dili. İLE/VE ... )


- ÇEVRE ile ETRAF



- Çıfıt ile çıfıt

( Yahudi. İLE Hileci, düzenbaz. )


- ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA



- ÇIKAR(MENFAAT) ÇATIŞMASI ile/değil/yerine ÇIKAR İLİŞKİSİ



- ÇIKARTMAK ile ÇIKARMAK



- ÇIKIP GELMEK/GİTMEK



- ÇIKIŞ ile ÇIKIŞ

( Dışarı. İLE Yukarı. )


- ÇILDIR ÇILDIR



- ÇINGIR ÇINGIR

( Çan ya da bazı eşyaların birbirine sürtünerek ya da çarpışarak çıkardığı seste. )


- ÇIPI ÇIPI

( Suyla oynamak. )


- ÇIPLAK ile/değil BÜRÜNMÜŞ



- ÇIRA ile/ve/<> ÇIRAĞ

( Çam gibi reçineli ağaçların, yağlı çabuk yanmaya elverişli bölümü. | Lamba. İLE/VE/<> Mum, kandil, lamba gibi ışık aracı. )


- ÇIRÇIPLAK/ÇIRILÇIPLAK



- ÇIRÇIR ile CIRCIRBÖCEĞİ

( Pamuğu, çekirdeğinden ayırmaya yarayan aygıt. | Küçük pınar. İLE ... )


- ÇIT ÇIT (ÇITLATMAK)



- ÇITI PITI

( Şirin. )


- ÇITI-PITI



- ÇITIR ÇITIR (YEMEK)



- ÇİFT ANLAMLI/LIK ile/değil ÇOK ANLAMLI/LIK



- ÇİFT ile/ve/||/<> BAĞDAŞIK



- ÇİFTE STANDART ile İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ



- ÇİĞ ile/değil ÇİY/JALE[Fars.]



- ÇİL ÇİL (ALTIN)



- ÇİL ile ÇİL

( Ormantavuğügillerden, ormanlarda yaşayan bir kuş, dağtavuğu. İLE Çoğunlukla yüzde oluşan, kahverengi, küçük benekler. | Aynada oluşan leke. | Köklerdeki kıl gibi ince uzantılar. | Tüyünde, küçük benekler bulunan hayvan. | Yeni ve parlak. )


- ÇİLE değil/yerine/= SIKINTI



- ÇİN('Lİ) ile JAPONYA('LI)

( Çin-Tibet dil ailesindedir. İLE Ural-Altay dil ailesindedir.
[İkisinde de Kanji abece kullanılır.] )


- ÇİN('Lİ) ile JAPONYA('LI)

( [saçları ve kaşları] Daha seyrek. İLE Daha yoğun. )


- ÇİN('Lİ) ile JAPONYA('LI)

( [boy] Daha uzun. İLE Daha kısa. )


- ÇİN('Lİ) ile JAPONYA('LI)

( [ten] Daha koyu, buğday. İLE Daha beyaz. )


- ÇİNCE ile JAPONCA

( SİNOLOG: Çince bilen/öğreten. )


- ÇİRKİN ile/değil YETERİNCE GÜZEL DEĞİL



- ÇOCU-KEN değil/< ÇOCUKKEN



- ÇOCUĞA İFADEDE/HİTAPTA:
"KIRARSIN/KIRACAKSIN" / "DÖKERSİN/DÖKECEKSİN" / "DÜŞERSİN/DÜŞECEKSİN" değil/yerine SIKI TUT! / DİKKAT ET!



- ÇOCUĞA, "GELECEK HAZIRLAMAK" değil ÇOCUĞU, GELECEĞE HAZIRLAMAK



- ÇOCUK YETİŞTİRMEDE:
"OLDUĞU KADAR" ile/ve/değil/yerine/ ||/<>/> OLABİLDİĞİ KADAR



- ÇOCUKLARA:
KONUŞMAYI "ÖĞRETMEK" ile/ve/değil/yerine DİNLEMEYİ GÖSTERMEK/ÖĞRETMEK



- ÇOĞALTMAK ile/ve ARTIRMAK



- ÇOĞALTMAK ile/ve/<>/> YAYMAK



- ÇOĞUL TANIMLARIN ÖNÜNE/ÖNCESİNE "BİR" (SÖZCÜĞÜ) KONULMAZ/SÖYLENİLMEZ!



- ÇOĞUL ile/ve/||/<> ÇOKLU



- ÇOĞUL ile TEKİL



- ÇOĞUNLUKÇULUK ile/değil/yerine ÇOĞULCULUK



- ÇOĞUNLUKLA ile/ve/değil/yerine BAZEN



- ÇOK İSTEMEK ile/yerine GERÇEKTEN İSTEMEK



- ÇOK KONUŞMAK değil/yerine/>< AZ KONUŞMAK

( Sık sık pişman olunur. DEĞİL/YERİNE/>< Pek az pişman olunur. )


- ÇOK KULLANIM ile/ve/değil/||/<> KÖTÜ KULLANIM



- ÇOK SÖZ ile/ve/<> ÇOK MAL

( Yalansız olmaz. İLE/VE/<> Haramsız olmaz. )


- ÇOK SÖZ ile/yerine TOK SÖZ

( Sözü çoğaltan, perdeyi kalınlaştırır. )


- ÇOK/GERÇEKTEN İSTEMEK ile/ve/<> TAM/DOĞRU İSTEMEK



- ÇOK ile/ve/değil ÇOĞUL



- ÇOK ile FURYA[İt.]

( ... İLE Olağandan çok fazla bulunma durumu. )


- ÇOKTAN ile/ve/<> ZÂTEN



- ÇOLPAN değil ÇULPAN

( ... DEĞİL Venüs. )


- ÇOLUK-ÇOCUK



- ÇOTİRA ile ÇOTRA

( Çotiragillerden, dikenli, sert pullu, kısa ve geniş, siyaha yakın esmer bir balık. BALISTES CAPRISCUS[Lat.] İLE Ağaçtan yapılmış küçük su kabı. )


- ÇÖKELTME/K ile/değil ÇÖKERTME/K



- ÇÖKMEK ile/ve/değil ÇÖMELMEK



- ÇÖR/ÇER-ÇÖP



- ÇÖREKOTU değil ÇÖREOTU

( ... DEĞİL Düğünçiçeğigillerden bir bitki ve susam iriliğindeki siyah tohumu. )


- ÇÖZÜLME ile/değil ÇÖZÜMLEME



- ÇÖZÜM "BULMAK" ile ÇÖZÜM "YARATMAK"



- ÇÖZÜM ile/ve/||/<> DÜZENLEME



- ÇÖZÜMLEME = TAHLİL[Ar.] = ANALYSIS[İng.] = ANALYSE[Fr.] = ANALYSE[Alm.] = ANALYSIS < ANALYEIN[Yun.] = ANALIZAR[İsp.]



- ÇÖZÜMSEL ile/ve/değil/||/<> ÇÖZÜMLEYİCİ



- ÇUF ÇUF



- ÇUKULOTA değil ÇİKOLATA



- ÇÜNKİ değil ÇÜNKÜ



- ÇÜNKÜ < İÇİN Kİ



- ÇÜRÜK-ÇARIK (MALZEMELER KULLANMAK)



- ÇÜRÜTÜLEBİLİR ile/değil AŞILABİLİR



- DELALET ile DALÂLET



- DAĞ/DA BAYIR/DA



- DAĞILMA/SI ile/ve/<> UZAKLAŞMA/SI



- DAĞLARA-TAŞLARA



- DAHA "İYİ"/"KÖTÜ" değil/yerine NEŞE



- DAHA DEĞİL değil HENÜZ DEĞİL



- DAHA GÜZEL değil/yerine BAŞKA/AYRI BİR GÜZEL



- DAHA ÖTE ile/ve/değil/yerine DAHA FARKLI



- DAHA ile/değil/yerine HÂLÂ



- DAHA yerine HÂLÂ



- DAHA ile/ve/değil/yerine/=/||/<> HENÜZ ile/ve/değil/yerine/=/||/<> HÂLÂ



- DAHA ile/yerine KERE



- DAHİ ile DÂHİ

( Bile. İLE Yaratıcı gücü olan kişi. )


- DAHİ ile DÂHİ

( ... İLE Bir Milletin Bekâsı - Teoman Duralı... )


- DAHİL ile DÂHİL

( Karışma. İLE İç, içeri. )


- DÂHİLÎ değil/yerine/= İÇSEL



- DAİM ile BÂKÎ



- DAİMA yerine SÜREKLİ



- DAİREVİ değil/yerine/= DAİRESEL

( ... DEĞİL/YERİNE/= Daire ile ilgili. | Daire biçiminde olan. )


- DAKİK DİL ve/||/<>/> SAHİH TASAVVUR



- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( Klavyede, harflerin bulunduğu sol üst köşeye göre ad alırlar. )


- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( Hiyeroglif klavyesi... http://discoveringegypt.com/egyptian-hieroglyphic-writing/hieroglyphic-typewriter )


- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( Marcin Wichary'nin, "Sadece Türkçe bir daktiloya bakarak diller hakkında öğrendiklerim" yazısı için burayı tıklayınız... )


- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( )


- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( What I learned about languages just by looking at a Turkish typewriter )


- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( İHSAN SITKI YENER KİMDİR?

Liseyi, 1942 yılında, İzmir Ticaret Lisesi'nde bitirdi. Ortaokul yıllarında, daktiloda on parmak yazı yazmaya başlayan İhsan Sıtkı Yener, 1940'lı yıllardan itibaren standart klavye konusunda çalışmaya başladı.

Yüksek öğrenimini, 1946 yılında, İstanbul'da Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde tamamladı. Aynı yıl, Sultanahmet Lisesi'nde daktilografi öğretmenliği yaptı. Yüksek Lisans için ABD'ye giderek New York Üniversitesi'nde “Ölçme ve Değerlendirme” konusunda yüksek lisans yaptı ve aynı yıl doktorasını tamamladı.

Yener, 1946 yılında öğretmenliğe başladığı sırada, Türk dilinin özelliklerine göre yapılmış bir daktilo icat etme çalışmalarına başladı. "On parmak için ideal Türk Klavyesi"ni, 1955 yılında kabul ettirdi ve 1974 yılında tüm daktiloların F klavye olmasını sağladı. )


- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( Ümit Kıvanç'ın, "F klavye, Türkiye'de yapılmış tek düzgün iştir" yazısı için burayı tıklayınız... )


- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( )


- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( Bilgisayarınızda klavyeler tanımlanmışsa "Alt + Shift" komutu ile direkt olarak geçiş yapabilirsiniz. Aynı klavyeyi ister F, ister Q olsun, hem F, hem Q olarak kullanabilirsiniz. )


- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( F klavyenin mucidi İhsan Sıtkı Yener, yaşamını kaybetti - 02 Eylül 2016 )


- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( )


- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( )


- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE ile F KLAVYE ile Q KLAVYE

( Q klavyeyi oluşturan: Christopher Latham Sholes (1867) )


- DAL-BUDAK



- DAL-BUDAK



- DAL-TAŞAK (GEZMEK, DOLAŞMAK, ORTALIKTA GEZİNMEK)



- DAL ile DAL ile DAL ile DAL

( Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. | Kol, bölüm. | Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların biraraya gelmesiyle oluşan birlik, şube. İLE Arka, sırt. | Kol. | Boyun, ense. İLE Çıplak, yalın. İLE Zaman belirten sözcüklerin karşısına getirildiğinde sözcüğün anlamını güçlendirir. )


- DALDAN DALA (ZIPLAMAK)



- DALDIRMAK ile/ve/<> BATIRMAK



- DALEVERE değil DALAVERE

( OROSTOPOLLUK[argo]: Kurnazca iş, dalavere, dolap. )


- DALGA-DÜMEN



- DALGI/GAFLET ile/ve YANILGI/SAPKI/SAPINÇ/DALÂLET

( Tembih ile giderilir. İLE/VE Tâlim ile giderilir. )


- DALGI/GAFLET ile YANLIŞ(HATÂ) ile DALÂLET

( Kişi, yanlışları olup da bunları düzeltmezse, bunları benimsemiş demektir. )


- DALGI/GAFLET ile YANLIŞ(HATÂ) ile DALÂLET

( Gaflet de bir nimettir. )


- DALINÇ/İSTİĞRAK ile KONSANTRASYON



- DALLANDIRIP BUDAKLANDIRMAK



- DAN DUN (VURMAK)



- DAN-DUN (KOŞMAK/YÜRÜMEK)



- DANGIL-DUNGUL (KONUŞMAK)



- DAPDAR



- DAR ile DÂR

( Ensiz. İLE Ev. )


- DARI DARINA



- DARILMA ile/değil/yerine/>< DAYANMA



- DARMA DUMAN (OLMAK, HİSSETMEK)



- DARMADAĞIN (OLMAK)



- DARMADUMAN



- DÂVÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< MÂNÂ

( Bilmezler mânâsını, ederler dâvâsını. )


- DÂVÂ ile ŞEKVÂ

( ... İLE Şikâyetin, mahkemelik olmadan, dava haline getirilmesi. )


- DAYANAK = MABİH-İL-KIVAM = SUBSTRATUM[İng.] = SUBSTRAT[Fr., Alm.] = SUBSTSRATUM[Lat.] = HYPOKEIMENON[Yun.] = LECHO[İsp.]



- DAYANÇ/SABIR:
SÜREYE ile/ve/değil SÜRECE



- DAYANMA ile KATLANMA



- DAYATMA değil/yerine/>< DAYANIŞMA



- DAYATMA ile/değil/yerine ZORUNLULUK



- DAYAYIP DÖŞEMEK



- DEBDEBE[Fars.] ile GÜRÜLTÜ/PATIRTI/TANTANA

( Ululuk, haşmet, büyük bir gösteriş. | Gürültü, tantana. İLE ... )


- DEFANS değil/yerine/= SAVUNMA



- DEFAULT yerine VARSAYILAN



- DEFORMASYON değil/yerine BİÇİM BOZULMASI



- DEĞER/İNİ BİLMEK:
SAHİP OLMADAN ÖNCE ile SAHİP İKEN ile KAYBETTİKTEN SONRA

( )


- DEĞER/İNİ BİLMEK:
SAHİP OLMADAN ÖNCE ile SAHİP İKEN ile KAYBETTİKTEN SONRA

( )


- DEĞER/İNİ BİLMEK:
SAHİP OLMADAN ÖNCE ile SAHİP İKEN ile KAYBETTİKTEN SONRA

( )


- DEĞER/İNİ BİLMEK:
SAHİP OLMADAN ÖNCE ile SAHİP İKEN ile KAYBETTİKTEN SONRA

( )


- DEĞER/LER ile/ve/<> KAVRAM/LAR

( Uğruna yaşanılacak kavramlar. İLE/VE/<> ... )


- DEĞER = MERIT[İng.] = MÉRITE[Fr.] = VERDIENST[Alm.] = MERITUS[Lat.]



- DEĞERİ, ÜCRETİ yerine EDERİ



- DEĞERLENDİRME ile DEĞER-LENDİRME



- DEĞİL ile/ve/değil/yerine YERİNE



- DEĞİLLEME ve/> AŞKINLIK



- DEĞİLLEME = NEFİY, İNKÂR, SELB = NEGATION[İng., Fr., Alm.] = NEGATIO[Lat.] = APOPHASIS[Yun.]



- DEĞİM/LİYÂKAT ile HAK EDİŞ



- DEĞİN ile DEĞİN ile DEĞGİN

( "...'ya kadar/dek" gibi bir işin/durumun sona erdiği/ereceği zamanı/yeri gösteren sözcük. İLE Sincap. İLE İlişkin, üstüne, ait, dair. )


- DEĞİN ile DENLİ



- DEĞİNİLEN:
YUKARIDA değil DEMİN

( Okumada. DEĞİL Konuşmada. )


- DEĞİŞEBİLİR/LİK ile KEYFÎ/LİK



- DEĞİŞEBİLİRLER ile/ve DEĞİŞMEMESİ GEREKENLER



- DEĞİŞEN ile/ve/değil DÖNÜŞEN

( Doğa. İLE/VE/DEĞİL Zekâ. )


- DEĞİŞİM:
KARARDA ile/ve/||/<> YAŞAMDA ile/ve/||/<> KİŞİDE

( Bir sözcükle. İLE/VE/||/<> Bir duyguyla. İLE/VE/||/<> Bir kişiyle[seninle/onunla]. )


- DEĞİŞİM:
KIRILINCA ile/ve/||/<> KANDIRILINCA ile/ve/||/<> ÇOK FAZLA ŞEY ÖĞRENİNCE ile/ve/||/<> ÂŞIK OLUNCA



- DEĞİŞİM:
UZAYDA ile/ve DÜNYADA

( Tekil. İLE/VE Türsel. )


- DEĞİŞİM ile DEĞİŞİNİM



- DEĞİŞİM ile/ve/<>/yerine/değil HEMEN DEĞİŞİM

( Değişmek, acı çekmekten daha kolaydır. )


- DEĞİŞİM ile/ve/<>/yerine/değil HEMEN DEĞİŞİM

( Easier to change, than to suffer. )


- DEĞİŞİM ile/ve KENDİ KENDİNE DEĞİŞİM



- DEĞİŞİM ile/ve KENDİNDE DEĞİŞİM



- DEĞİŞİM ile/değil MAYALANMA



-