FaRkLaR KILAVUZU/"SOZLUGU"!!! - (Koşulsuz) SAYGI ve SEVGİ


(KOŞULSUZ)
SAYGI ve SEVGİ'DE

KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
( SÜREKLİ AYIRDINDA VE FARKINDA OLUNMASI GEREKENLER!!! )

 



Doğrudan, bu bölüm/sayfa içeriğinde
arama yapmak için...

( Klavyenizde "Ctrl + F" tuşlarıyla[önce "Ctrl" tuşu ve basılı tutarken "F" tuşuna basarak] ve/veya(^/v) fareyle[mouse] sol üst köşedeki "Düzenle/Edit" kısmında "Bul/Find"'ı tıklayarak aradığınız sözcüğü yazarak aramanızı yapabilirsiniz. )
* ( Windows için geçerlidir. )
* ( Linux ve Macintosh kullanıcıları nasıl arama yapacaklarını biliyorlardır. )



(KOŞULSUZ) SAYGI
([UNCONDITIONAL] RESPECT)



( 4114 FaRk, 5056 katkı )


- "... ALIŞVERİŞİ" ile/değil/yerine ... PAYLAŞIMI

- "... DÜŞÜNCELİ DÜŞÜNÜRLER" değil ... "KABULLÜ" DÜŞÜNÜRLER

- "... MANTIĞI" ile/ve/değil/||/<>/< KABULÜ

- "... NEDENİYLE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "... GEREĞİNCE"

- "... NEDENİYLE" ile "... SONUCUNDA"

- "... OLDUĞU SEBEBİYLE" değil "... OLMASI NEDENİYLE"

- "... ŞEKLİNDE DÜŞÜNMEK" ile "... ŞEKLİNDE BAKMAK"

- "... YÜZÜNDEN" ile/ve/değil/yerine "... NEDENİYLE"

- "...'NIN KENDİ" ile "...'NIN NEDENİ"
( Nedenler sayısızdır, tek neden fikri bir yanılsamadır. )
( Her bir şeyin sayısız nedeni vardır. )
( Sizi güldüren ya da ağlatan bir mektup alırsınız, bunun nedeni olan postacı değildir. )
( For everything there are innumerable causes. )

- "...'YA GEREK YOK" ile/değil/yerine "... YETERLİ"

- "...'YA NEDEN OLACAK ..." değil "...'YI SAĞLAYACAK ..."

- "...NIN NEDENİ" ile/ve/değil/yerine "...NIN İLİŞKİSİ"

- "...YA YOL AÇTI" ile "...YA NEDEN OLDU"

- "AÇIK" ile/ve/değil/<> ZAAF

- "ADÂLETSİZLİK" ile/değil KARŞILIKLI HİZMET (İÇİN)

- "ADAMINA GÖRE" ile/değil/yerine MUHATABINA GÖRE

- "ADSIZ NARKOTİKLER" değil ADSIZ NARKOTİK (ARKADAŞ BİRLİĞİ)
( Adsız Narkotik Arkadaşlık Birliği Tel.: 536. 341 01 89 )

- "AĞLAMAMAK" değil/yerine AĞLATMAMAK

- "AKIL ALMAYI" İSTEMEMEK değil/yerine/> "AKLINI BAŞINA TOPLAMAK"
( Kimseden "akıl almak" istemiyorsan, aklını başına topla! )

- "AKIL VERMEK" ile/ve/değil/yerine BİLDİKLERİNİ ANLATMAK

- "AKILSIZ"/"KAFASIZ" ile YETERSİZ(/DÜŞÜNCESİZ)

- "AKL(IN)A" GÖRE "AKIL" ile/değil/yerine AKIL

- "AKLI BAŞINDALIK" ile/ve/<> YALNIZLIK

- "AKLIN" KULLANDIĞI KAVRAMLAR/DİL ve/||/<> KAVRAMLARIN/DİLİN KULLANDIĞI "AKIL"/ZİHİN/KİŞİ

- "ALET" ile/ve YÖNTEM

- "ALIŞKANLIK" (İLE) ile/değil KENDİLİĞİNDENLİK (İLE)

- "ALTINDA KALMAK" ile/değil/yerine/< "ALTINDAN KALKMAK"

- "ANLAYIŞLI" (OLMAK) ile/değil/yerine ANLAYAN (OLMAK)

- "ANORMAL" ile/değil/yerine AÇIK/ŞEFFAF//DÜRÜST

- "APTALLIK"/TAN ile/değil/ne yazık ki ÇARESİZLİK/TEN

- "ARANMAK" ile/ve/değil ARINMAK

- "ARKA ÇIKMA" ile/ve/değil/yerine KENDİNİ, ONUN YERİNE KOYMA

- "ARMUDUN SAPI" ile/ve/||/<>/< "ÜZÜMÜN ÇÖPÜ"

- "ART NİYETLİ OLMAK" ile/ve/<> "GÜNAHINI ALMAK"

- "AŞAĞI GÖRME" ya da "YUKARI GÖRME" | ile/ve/değil/yerine EŞ GÖRME

- "AŞIRI ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK" ile/ve/<>/>/< YAĞCI/LIK

- "AŞK YÜZÜNDEN" değil/yerine AŞK SÂYESİNDE

- "AŞKIN EKSİKLİĞİ" ile/değil/ne yazık ki/< ARKADAŞLIĞIN EKSİKLİĞİ

- "AYNA" ile/ve/> İKİNCİ VAROLAN
( Her varolan, her zerreye; her zerre, her varolana etki eder. )

- "AZ BİLMEK" ve/değil/için/||/<>/< ÇOK OKUMAK/DİNLEMEK/DÜŞÜNMEK

- "AZ" / "ÇOK" değil/yerine ORANTISIZ/ORANTILI

- "BAKMAK" ile/ve/<> "SAHİP ÇIKMAK"

- "BAŞARI İÇİN YAŞAMAK" ile/değil/yerine YAŞAMI/NI SÜRDÜRMEK

- "BAŞIMIZA GELEN" ile/ve/değil/||/<>/>/< NASIL TEPKİ VERDİĞİMİZ

- "BAŞTAN DÜŞÜNMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<> ZAMANINDA DÜŞÜNMEK

- "BATILILAŞMA" ile/ve/değil/yerine MODERNLEŞME

- "BAYIR" "DERSEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "BAĞ" "DERSEK"
( Bayır olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bağ olur. )

- "BEDAVAYA GETİRMEYE ÇALIŞMAK" ile/değil PARASIZLIK(TAN)

- "BEĞENİP BEĞENMEMEK" değil/yerine BECERİP BECERMEMEK
( Yapılması gerekenlerin ya da düşünülmesi gerekenlerin, beğenilip beğenilmemesi değil becerip becerememek ya da ne kadar becerebildiğindir öncelikli(önemli) olan. )

- "BEN DE SİZDENİM" ve/> "BENİM GİBİ/DURUMUMDA OLAN BAŞKA BİRİ DAHA VAR MI?"
( Çok sıradışı bir ortamda/bölgede/toplumda/durumda, kişinin ilk düşündükleri. )

- "BENLİK" "TUTUMUNDA":
KİM OLMADIĞIMIZ
ile/ve KARŞIT OLDUKLARIMIZ

- "BERABERCE" değil BİRLİKTE

- "BESLENME" ile "TUTUNMA"

- "BİÇTİĞİN" ve/||/<>/>/< "EKTİĞİN"
( "Biçtiğini" beğenmiyorsan, "ektiğine" bakmalısın! )

- "BİLİM" TERİMİ/KAVRAMI'NDA:
1924
ve/<>/< 1837
( Kuvantum kuramının ortaya çıkmasıyla, artık, bilim, önü açık, önceden kestirilemeyen bir düşünme tarzı olarak görülmeye başlamıştır. [Burada, büyük oranda, kast edilen, doğa bilimleri, özellikle de fiziktir.] VE/<>/< "History of Experimenatl Science"[William Whewels] eserinin yayımlanmasıyla, science[bugünkü anlamdaki bilim] terimi, tarihsel gelişimi de dikkate alınarak artık ayrı bir bilme yöntemi, tarzı olarak tanımlanmış ve kullanılmaya başlanmıştır. )

- "BİR ARAYA GELMEK" ile/ve/||/<>/> "BİR ARADA DURMAK" ile/ve/||/<>/> BİRLİKTE ÇALIŞMAK
( Başlangıç. İLE/VE/||/<>/> İlerleme. İLE/VE/||/<>/> Başarı. )

- "BİR TANE DAHA RİCA EDEYİM" değil/yerine "ÇOK GÜZELMİŞ"["Bir tane daha alabilirsem memnun olurum tabii" anlamında]

- "BİRİ YARDIMCI OLSUN" değil "BELKİ BİRİ YARDIMCI OLUR"

- "BİRİKTİRDİĞİN" değil PAYLAŞTIĞIN

- "BU NEDENLE" ile/değil/yerine "O BAKIMDAN"

- "BÜTÜN VARLIK/LAR" değil TÜM VAROLANLAR

- "BUZDAĞININ":
GÖRÜNEN BÖLÜMÜ
ile/ve GÖRÜNMEYEN BÖLÜMÜ
( Gördüğünüz, olan değildir. )
( Görünüşler, aldatıcıdır. )
( Adı değiştirebilirsiniz fakat gerçek yine kalır. )
( Appearances are deceptive. )

- "CESARET" ile/ve/değil/||/<> "GÖZDEN ÇIKARMAK"

- "ÇEVRE İÇİN" YAŞAMAK değil/yerine ÇEVRE İLE BİRLİKTE YAŞAMAK

- "ÇEVREMDEKİ 10 KİŞİ YAPIYORSA, BEN DE YAPARIM/ALIRIM" değil/yerine "ÇEVREMDEKİ 10 KİŞİ YAPIYORSA, BEN DE KENDİMİ YAPAR/ALIR BULUYORUM"

- "ÇIKARLAR/IMIZ GEREĞİNCE" değil/yerine İLİŞKİLER GEREĞİNCE

- "ÇOCUK DÜŞÜNCESİ" ile/değil/yerine "ŞİZOİD DÜŞÜNCE" ile/değil/yerine BİRLİK DÜŞÜNCESİ

- "ÇOK DÜŞÜNME" ile/ve/değil/yerine İYİ/DOĞRU/YETERLİ/NİTELİKLİ DÜŞÜNME
( Çok düşün(ül)memeli, iyi/doğru/yeterli/nitelikli düşün(ül)meli! )

- "ÇOK SEVMEK" ile/değil/yerine SEVMEK

- "ÇÖZÜM BULMAK" ile "ÇÖZÜM YARATMAK"

- "ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEK, SORUNUN BİR PARÇASIYIZDIR" ile/ve/||/<> "YAŞAMAKLA MEŞGUL OLMAZSAK, ÖLMEKLE MEŞGUL OLURUZ"

- "DAĞ" OLMAK ile/değil/yerine "VADİ" OLMAK
( Yağmur yağar ama akar gider. İLE/DEĞİL/YERİNE Yağmuru toplar, göl olursun. )

- "DAHA İYİ OLAN" ile/ve/||/<> "DAHA İYİ HİSSETTİREN"

- "DAVAR" ile/değil/yerine BU DA VAR
( … İLE/DEĞİL/YERİNE )

- "DELİRTME" değil/yerine/>< BELİRTME
( Zihnin başedemediği tek şey belirsizliktir. Eğer yakınlarımızı "delirtmek" istemiyorsak, ancak zihnimizden/düşünce(ler)mizden/niyetimizden/yaklaşımımızdan ve/veya durumumuzdan çevremizi haberdar ederek buna engel olabiliriz. Konuşmayarak, "susmayı"/"az konuşmayı" bir "beceri/fark" görerek iletişim ve paylaşım içinde olamaz, ortak alanda, birlikte hareket edemeyiz. )

- "DENEME-YANILMA" değil/yerine YAŞANMIŞLIKLARDAN DERS ALMAK

- "DENEYİM" ile/değil KUŞKUCULUK
( Bazı kisiler, yavaş yavaş, inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve tamamen kuşkucu olmayı öğrenir. Bu süreç gerçekleştiğinde de artık çok geçtir. Ne yazık ki, (bazı) "zihinlerin", "deneyim" dediği şey budur. Aklıyla bağlantısını kaybetmiş bir kişi, "deneyimli" olarak tanımlar kendini. )

- "DENGESİZ" ile/değil DENGİ(/N/M) DEĞİL

- "DENGİNİ" ARAYAN değil/yerine KENDİNİ ARAYAN
( "Küçük zihinliler". DEĞİL/YERİNE İleri zihinliler. )

- "DENSİZ/LİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< "HEVESLİ/LİK"

- "DERT/LERİNİ ANLATMAK" ile/değil/yerine (NİTELİKLİ VE YÜKSÜZ) İLİŞKİ (KURMAK)

- "DEVRİM YAPMAK" ile/ve/<>/değil/yerine "DEVRİM YARATMAK"

- "DOKUNAKLI" ile/ve/||/<>/< DÜŞÜNDÜRÜCÜ/DUYGUSAL

- "DÖNÜŞTÜREREK" ile/değil/<> DÖNÜŞEREK

- "DÖRT DÖRTLÜK ADAM OLMAK" ile/ve "KALIBININ ADAMI OLMAK"
( Dört unsur ve dört hıltın [bkz. İnsan'da!] en uyumlu ve dengeli bir şekilde biraradalığı. İLE/VE Sözleri ve yaptıklarında tutarlı ve bütünlüklü olmak/davranmak. )

- "DÜNYA KADINLAR GÜNÜ" ve/değil DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
( Kadının/kişinin "günü" olmaz. Her gün, kadının günüdür! )

- "DÜNYAYA GELMEK/GELDİK" değil DÜNYADAN GELMEK/GELDİK

- "DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK" ile/değil/yerine DÜNYANI[İSTEKLERİNİ/ÇEVRENİ/KOŞULLARINI] DEĞİŞTİRMEK

- "DÜNYAYI YERİNDEN OYNATMAK" ile/ve/||/<>/< OTURDUĞUMUZ YERDEN KALKMAK

- "DURUŞ" ile/ve/||/<> "BAKIŞ"

- "DÜŞMAN OLMAK" değil/yerine/>< BİRBİRİNE HAYRAN OLMAK

- "DÜŞÜNCEME" değil DÜŞÜNMEK

- "DÜŞÜNDÜĞÜNÜ", VAROLANA "GİYDİRMEK" ile/değil/yerine VAROLANI DÜŞÜNMEK

- "DÜŞÜNMEK" ile/değil GELİŞTİRMEK

- "DUYGU" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİYET

- "DÜZELTME" ile/değil/yerine ZENGİNLEŞTİRME

- "EDEPSİZLİK" ile/değil/yerine COŞKU

- "ELDE ETMEK" ile "NEDEN OLMAK"

- "ELEŞTİRİYİ SAĞLAMAK/SAĞLAYAN" değil ELEŞTİRİYE NEDEN OLMAK/OLAN

- "ELİMDEN GELDİĞİNCE" ile/ve/<>/değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR

- "EMANETİ, EHLİNE VERMEK" ile/ve/||/<>/> İŞİ, O İŞE UYGUN/YETKİN KİŞİYE VERMEK

- "EN BÜYÜK HAYAL" değil/yerine EN BÜYÜK ZENGİNLİK
( "Zenginlik". DEĞİL/YERİNE Hayal. )

- "EN ÇİRKİN" değil EN CESUR
( Lizzie Velasquez )

- "ENGELLEMEK" ile/değil/yerine SINIRINI/HADDİNİ BİLDİRMEK

- "ERKEK OLMAK" değil/yerine ÖNCE ADAM/İNSAN OLMAK, SONRA "ERKEK OLMAK"
( Ayrımlar yerine bütünlük üzerine düşünülerek yapılanmak gerek! )

- "ERKEKLİK"İN:
10'DA 9'U
değil 10'DA 1'İ
( Kaçmak. DEĞİL 1'i, varolanı/yakınlarını/sevdiklerini/seni sevenleri korumak, onların yanında olabilmek üzere geri durabilmek/çekilebilmek. )

- "ESKİ DÖNEM DÜŞÜNCEYE("AKADEMİSYENLERE") GÖRE":
ÖLÇÜLEBİLİRSE
ile ÖLÇÜLEMEZSE
( "Bilim." İLE "Şiir." )

- "EZİK" ile/değil ALÇAKGÖNÜLLÜ

- "FARKLI DÜŞÜNMEK" ile/ve "GENİŞ DÜŞÜNMEK"

- "FAYTON SEFÂSI" değil ATLARIN CEFÂSI

- "GEÇİMSİZ/LİK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< SEVGİSİZ/LİK

- "GEÇMİŞİN, BİZİ BIRAKMAMASI" değil/yerine/> BİZİM, GEÇMİŞİ BIRAKMAMIZ

- "GENİŞ KAVRAM" ile "DERİN KAVRAM"

- "GERİ ADIM ATMAK" ile/değil/yerine GEREKEN ADIM(LAR)I ATMAK

- "GEVŞEME" ile/ve/<> "REHAVETE KAPILMA"

- "GÖMMEK" değil/yerine/>< GÖRMEK

- "GÖNÜL HIRSIZ(LIĞ)I" ile/ve/||/<> "AÇIK KAPI ARSIZ(LIĞ)I"

- "GÖNÜL YAPMAK" ve/||/<> RIZÂ DEVŞİRMEK

- "GÖREV"İNİ YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> GEREĞİNİ YAPMAK

- "GÖZÜ KARA/LIK" ile/değil/yerine CESARET

- "GRUPLAŞ(TIR)MA" ile/ve/değil/ne yazık ki/<> "KUTUPLAŞ(TIR)MA"

- "GÜÇ" ile/değil/yerine/>< SEVGİ
( Amacınız zarar vermekse yeterlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herşey için yeterlidir. )

- "GÜÇLÜ OLAN" ile/ve/||/<>/< "DAHA GÜÇLÜ OLAN"
( Zayıf yönünü bilen. İLE/VE/||/<>/< Zayıf yönünü yönetebilen. )

- "GÜÇLÜ OLMAK" ile/değil/yerine/< MUTLU OLMAK
( Mutlu etmez. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Güçlü kılar. )

- "GÜCÜN" "ADÂLETİ" ile/değil/>< ADÂLETİN GÜCÜ

- "GÜREŞ" ve/> HALVET

- "GÜVEN KAPISI" ARAYIŞI >ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ/YARALANMASI

- "GÜZEL DEĞİL" değil BAKILIŞI (YETERİNCE) GÜZEL DEĞİL

- "GÜZEL İNSAN" değil/yerine İNSANDAKİ "GÜZELLİK"

- "GÜZEL OLAN, SEVGİLİDİR" değil/yerine SEVGİLİ OLAN, GÜZELDİR

- "GÜZELLİK YAPMAK" ile "KIYAK GEÇMEK"

- "HAKLI" OLAN ile/değil/yerine AKLI OLAN

- "HATA/KUSUR ARAMAK/BULMAK" (İÇİN/ÜZERE) ile/değil/yerine BİR EKSİĞİNİ/HATASINI (DAHA) DÜZELTTİRMEYE ARACI OLMAK

- "HAVA ATMAK" ile/değil/yerine PAYLAŞMAK

- "HAYATI/NI YAŞAMAK" ile/değil/yerine ADAM OLMAK

- "HER ELİNİ SIKAN" İLE ... ile/ve/<> "HER CANINI SIKAN" İLE ...
( Dost olma! İLE/VE/<> Düşman olma! )

- "HER VARLIK" değil HER VAROLAN

- "HERŞEYİ BİLEN" ile/değil KENDİNİ BİLEN

- "HESAP SORMAK" ile/değil/yerine ANLAMAK ÜZERE SORU SORMAK

- "HESAPLAŞMA" ile/ve/değil/yerine "YÜZLEŞME"

- "HUZUR" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAM

- "İÇSELLEŞTİRMEK" ile/değil (İYİ) ANLAMAK

- "İDARE ETMEK" ile/değil/yerine "ÇÖZÜM BULMAK"

- "İDARE ETMEK" ile/ve/değil/yerine YETİNMEK

- "İDEAL" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GEREKLİLİK

- "İDEALİST" OLMAK değil/yerine İLKELİ OLMAK / HAYIR DİYEBİLME GÜCÜ

- "İNANMADAN AİT OLMAK" ile/değil AİT OLMADAN İNANMAK

- "İRÂDEYE HÂKİM OL(A)MAMAK" değil İHTİYÂRI/NI DEVREDE TUTMAK/TUT(A)(MA)MAK

- "İŞİNE GELMEMESİ" ile/ve/<> "UĞRAŞMAK" İSTEMEMEK

- "İŞLENİLEN/İŞLENİLMEYECEK HALT" ile "YENİLEN/YENİLMEYECEK NANE"

- "İSTEMEDEN ..." ile YANLIŞLIKLA ...

- "İYİCENE, GÜZELCENE" değil İYİCE, GÜZELCE

- "KADIN OLMAK" değil/yerine ÖNCE ADAM/İNSAN OLMAK SONRA "KADIN OLMAK"
( Ayrımlar yerine bütünlük üzerine düşünülerek yapılanmak gerek! )

- "KAFESİN İÇİNDEN ÇIKMAK" değil "KAFESİ", İÇİNDEN ÇIKARMAK

- "KALABALIKLARDAN YANA OLMAK" ile/değil/yerine HAKTAN YANA OLMAK

- "KALITIM" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KATILIM

- "KÂR ETMEYE ÇALIŞMAK" ile/değil/yerine/< ZARAR ETMEMEYE ÇALIŞMAK

- "KÂR" değil/yerine AR

- "KARŞI OLMAK" ile/değil/yerine AŞMAK/AŞMIŞ OLMAK

- "KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALMAK" değil/yerine KOŞULSUZ VE BEKLENTİSİZ VERMEK/HİZMET

- "KATI/LIK" ile/ve/değil ISRAR/CI/LIK

- "KAVRAM KARGAŞASI" değil KAVRAM KARMAŞASI
( Kargaşa, kişiler arasında olandır. )

- "KENDİMİ AŞMAM GEREK" "DÜŞÜNCESİ"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/<
HİZMETİNİ ARTIRMAK VE SÜRDÜRMEK


- "KENDİMİ DÜŞÜNMEM GEREKİYOR" değil DÜŞÜNMEYE, KENDİMDEN BAŞLAMAM GEREKİYOR

- "KENDİNİ AŞMAK" ile/ve "KENDİNDEN UZAKLAŞABİLMEK"
( Eyleyerek/yaparak, bilerek. İLE/VE Bütünlükle ve unutabilme becerisiyle. )

- "KESKİN SİRKE, KÜPÜNE ZARAR" ile/ve/||/<> "ÖFKEYLE KALKAN, ZARARLA OTURUR"

- "KEYFİNİ SÜRMEK" ile/ve "ZEVKİNİ ÇIKARMAK"

- "KEYİF" değil/yerine/>< GEREKSİNİM

- "KEYİF/RAHATLIK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇALIŞMA/HİZMET
( % 3[daha çok] -31[en fazla, azınlıkla/bazen] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< % 96[daha çok] - 69[en az, çoğunlukla] )

- "KİM OLDUĞUMUZ" ile/ve/değil/yerine/< ADAM OLUP OLMADIĞIMIZ

- "KIRILMA" ile/> UMURSAMAZLIK
( Kırıldıkça değişir, değiştikçe güçlenir, güçlendikçe de umursamazsın. )

- "KIRMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GÖNÜL ALMAYI (DA) BİLMEK
( Herkesin yapabildiği/yapabileceği. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bazılarının yapabildiği/yapabileceği. )

- "KİŞİ/ADAM/İNSAN OLMAK" ve/||/<>/=/: "72 MİLLETİ", BİR BİLMEK

- "KİŞİLER ÜZERİNDE" değil/yerine/< KİŞİLER ÜZERİNDEN

- "KİŞİLERİ KONUŞMAK" ile/değil/yerine KİŞİLERLE KONUŞMAK

- "KOLAY(LIKLA) SÖYLEMEK" ile/ve/değil/<> İNAN(M)IYOR OLMAK

- "KONFOR" ile MUTLULUK

- "KORKMAK" ile/ve "NE DER?" [DÜŞÜNCESİ]

- "KÖRLÜK":
ZİHİNSEL
ile/ve/||/<> İŞLETME ile/ve/||/<> BENCİL
( Kendi eksiklerini "görememe". İLE/VE/||/<> Şirketinde tekrarlayan yanlışlara karşı oluşan "görememe". İLE/VE/||/<> Dost eleştirisine, "niyet okuyarak", inanmamak. )

- "KÖTÜLÜK ETMEK" ile/ve/||/<>/< ZARAR VERMEK
( İnsanda. İLE/VE/||/<>/< Kişilerde ve hayvanlarda. )

- "KRALDAN ÇOK, KRALCI/LIK" ile/ve/değil/yerine/<> "KURALDAN ÇOK, KURALCI/LIK"

- "KRALLIK" ile/ve/değil/||/<>/>/< BİLGELİK
( Davranışla. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Sessizlikle. )

- "KÜÇÜK ZİHİN" ile/değil/yerine/<>/> "ORTA ZİHİN" ile/değil/yerine/<>/> "İLERİ ZİHİN"
( "Her sorunun" kendince bir yanıtı/açıklaması vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE Deneyimlerinden öğrenir. İLE/DEĞİL/YERİNE Herşeyden ve herkesten öğrenir. )
( Kişilerle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Olaylarla uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Düzenle/sistemle uğraşır. )
( "Dengini" arar. İLE ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini arar. )
( "İleri zihinler, kendi çağının ötesindedir, zekiler, kendine bir şeyler çıkarır ve ahmak olan da buna karşı koyar.[The great person is ahead of their time, the smart make something out of it, and the blockhead, sets themselves against it.]" )

- "KÜÇÜLMEK" ile/değil/yerine "İNCELMEK"

- "KUL" ile/ve/||/<> KÜL
( Neye "inanıyorsak". İLE/VE/||/<> Neye "yanıyorsak". )

- "KULLANMA" ile/ve/değil/<> YARARLANMA

- "KULLUK İÇİN" değil İNSANLIK İÇİN/İNSANLIĞINDAN DOLAYI

- "KURMAK" ile/yerine DÜŞÜNMEK
( Kuruntu/vesvese ile zihne düşenler düşünme değildir! [kuruntulardan vazgeçebilmeli!] )
( Bırak, farklı düşünce/duygu kuşları başının üzerinden uçsunlar. Sen ancak başının üzerinde yuva yapmamalarını sağlayabilirsin! )

- "KURNAZ/LIK" ile/değil/=/<>/>/< APTAL/LIK
( İkisinin de hiçbir "kazanımı", kalıcı değildir/olamaz. )

- "KUŞKUCULUK" ile/değil/yerine GÖRELİLİK

- "KUSURSUZLUK" ile/değil/yerine BÜTÜNLENME

- "KUTSALLIK" ile/ve/değil DUYGU YÜKLÜLÜK

- "KUTUPLAŞMA" değil/yerine KUCAKLAŞMA

- "MESAFE KOYMAK" ile/ve/<> "MESAFE YARATMAK"

- "MÜKEMMELİYETÇİ/LİK" ile/ve/değil/<> "GARANTİCİ/LİK"

- "MÜLKİYET" "HAZZI" değil/yerine VAROLUŞ SEVİNCİ

- "MUTLAK" ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNME BİÇİMİ

- "NAMIK KEMÂL" FIKRALARI değil NÂM-I KEMÂL FIKRALARI

- "NASIL GÖRÜNDÜĞÜMÜZ" ile NE BİLDİĞİMİZ
( Ne bildiğimizi değiştirir. İLE Nasıl göründüğümüzü değiştirir. )

- "NASIL KULLANIŞI" değil NASIL KULLANILDIĞI

- "NASIL YARARLANIRIM?" değil/yerine/>< NASIL YARARLI OLABİLİRİM?

- "NE İSTEDİĞİMİ/Zİ BİLMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEYE GEREKSİNİMİM/İZ OLDUĞUNU BİLMEK
( Herkes "bilir". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bazıları bilir. )

- "NE KADAR GERÇEKTİR?" ile/değil "NASIL BİR GERÇEK?"

- "NE YAPARSAN YAP" değil SEN BİLİRSİN

- "NEDEN OLMA" ile/ve/değil/yerine/||/<> "ZEMİN HAZIRLAMA"

- "NEDEN OLMAK" ile "YOL AÇMAK"

- "NEDENSİZ/SEBEPSİZ" ile/değil "BİR ANDA"

- "NEREYE GELDİĞİMİZ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEREDEN GELDİĞİMİZ

- "NESEB/SOY" değil/yerine/>< NİSBET

- "NİYE KONUŞUYORUZ?" değil NEYİ KONUŞUYORUZ?
( Konuşmak/konuşabilmek esas ve önceliklidir. Bazı şeyler gerçekleşmeden, olumsuzlukları ve yetersizliklerin yaşanmasına fırsat vermemek üzere, konuşabilmek, doğadaki en güçlü ve olanaklı yetimizdir. Konuşmanın, "niye"si, "gereksizliği" vs. olmaz! )

- "O DÖNEMDE, ..." ile/değil "O DÖNEM DE, ..."
( Dahi anlamındaki "de" ayrı yazılır! Lütfen! Sadece biraz (daha) özen! )
( Konfüçyüs: "Eğer konuşulan dil doğru değilse, o zaman söylenilen şey, söylenilmek istenen şey olmaz. O zaman, yapılması gereken yapılmaz ve eğer işler yapılmadan kalırsa, maneviyat ve sanat bozulur. O zaman, adâlet, sahtekârlıkla yürür. Eğer bu olursa, kişiler kendilerini umutsuz bir karmaşanın içinde bulurlar. Bu nedenle, söylenilen şey, her şeyden önemlidir ve bu konuda dikkatsizlik yapılmamalıdır." )

- "ÖDEŞMEK" ile/ve/<> "BOY ÖLÇÜŞMEK"

- "ÖĞÜT VERMEK" ile/ve/değil/yerine İYİ/DOĞRU ÖRNEK GÖSTERMEK

- "OL(A)MADIĞIMIZ GİBİ OLMAK/OLMAYA ÇALIŞMAK" ile/değil/yerine OLDUĞUMUZ GİBİ OLMAK

- "ÖLMEK" ile/değil/yerine YAŞAM(AY)I TAMAMLAMAK/HAY(I)R'LAMAK

- "ÖLÜMDEN SONRA, YAŞAMIN OLUP OLMADIĞI" değil/yerine ÖLÜMDEN ÖNCE, SENİN, YAŞAMDA OLUP OLMADIĞIN

- "ÖNEM VERMEK / ÖNEMLİ GÖRMEK"
ile/ve/||/<>/>
"ÖNCELİKLİ GÖRMEK"


- "ÖNYARGI" ile/ve/değil/||/<>/> "SONUÇ ODAKLILIK"

- "ÖNYARGILARINI" YENİDEN DÜZENLEMEK ile/değil/yerine DÜŞÜNMEK

- "ÖRNEK ALMAK" ile "DERS ALMAK"

- "ORTAK (ALAN/PARA/BİLGİ vs.)" ile/ve/değil "TOPLAM (ALAN/PARA/BİLGİ vs.)"

- "ÖTEKİLEŞTİRME" değil/yerine/>< [sadece] ÖTEKİ/BAŞKASI

- "ÖVGÜ" ile/değil/yerine ELEŞTİRİ
( "Bilgisiz birini dost edinmek istersek..." İLE Olgun birini dost edinmek istersek... )

- "ÖZÜR DİLERİM" ile "KUSURA BAKMA"

- "ÖZÜR DİLERİM" değil/yerine "ÖZÜR/ÖZRÜMÜ BEYAN EDİYORUM/EDERİM"

- "PAZU GÖSTERMEK" ile/değil/yerine/||/<>/></< GÖNLÜNÜN GENİŞLİĞİ

- "RAHAT/LIK" ile "YAVŞAK/LIK"

- "RAHATLIK" ile/ve/değil ANLAYIŞ

- "SAFLIK" ile/ve/değil/yerine/||/<> TESLİMİYET

- "SAHİPLENME" ile/ve/||/<> KOLLAMA

- "SALAK/LIK" ile/ve/<>/değil ÇARESİZ/LİK

- "SANA SÖVÜYORUM" değil/yerine/>< SENİ SEVİYORUM
( DEĞİL/YERİNE/>< )

- "SAP, DÖNER; KESER, DÖNER ve/||/<>/> GÜN GELİR, HESAP DÖNER"

- "SAYGI DUYMAMIZ GEREK/LÂZIM" değil "SAYGI GÖSTERMEMİZ GEREK/LÂZIM"

- "SAYGISIZ/LIK" ile/ve/değil/||/<>/< ÇEKİNCESİZ/LİK

- "SAYGISIZLIK" ile/değil/yerine (FAZLA/AŞIRI/AYKIRI) "RAHATLIK"

- "SEMPATİK" ile/değil/yerine/<> YAKIŞIKLI/GÜZEL

- "SENİ, SENDEN EDEN" ile/ve/||/<> SENİ, SEN EDEN
( Aşka düşüren düşünce/kişi/durum/koşul/olay. İLE/VE/||/<> Farkında olmanı sağlayan ve/veya yardımcı olan düşünce/kişi/durum/koşul/olay. )

- "SES" ve/<> HER VAROLAN
( Sur'dan üflenmiş olan. VE/<> ... )

- "SESLİ DÜŞÜNME" ile/<>/ne yazık ki SÖYLENME

- "SİBER SAMİMİYET" ile/ve/||/<> "STERİL TEMAS"

- "ŞİKÂYET ETMEK" ile/değil/yerine/>< DURUMU(NU)/ZİHNİ(Nİ) DEĞİŞTİRMEK

- "SİNİRLİ/LİK" ile/ve/değil/<> TEPKİSEL/LİK

- "SIRTTA TAŞINAN GİYSİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜZDE TAŞINAN İFADE

- "SİZ (DE) HÂLÂ ÇOK GÜZELSİNİZ" değil SİZ (DE) HER ZAMAN ÇOK GÜZELSİNİZ

- "SİZ" KULLANIMINDA:
SAYGI
ile MESAFE ile ÇOĞUL

- "SIZLANMA" ile/ve/değil TESPİT

- "SONSUZLUK":
NİCELİKTE
ile NİTELİKTE
( Yoktur. İLE Vardır. )

- "SORUN/SIKINTI":
"FARKLI OLMAK/TA"
ile/ve/||/<>/ne yazık ki FARKINDA OLMAMAK/TA
( )

- "SÖZ DİNLEMEK" ile/ve/<> DİKKATE ALMAK
( Söylenilen ya da yapılması istenilen/beklenilen şeyin size [o an için] uymaması, o sözü/düşünceyi ya da durumu dikkate almamanızı gerektirmez. Gençlik/cehâlet düşünce ve tavırları olarak tepki gösterme eğiliminde olabilirsiniz fakat durum, söylenilen söze uyum gösterip göstermemekten çok [kulakardı etmek yerine] yeterince dikkate alıyor olmayı gerektirir. "Sırtına bir şey al/giy!" sözüne, hiç düşünmeden/değerlendirmeden, hızlıca "bana bir şey olmaz!", "gerek yok!", "sen yaşlı olduğun için söylüyorsun/önemsiyorsun" şeklinde yanıt vermek yerine yeteri kadar dikkate almakta yarar vardır. )

- "SÖZ(Ü) DİNLEMEK" ile/ve/değil/yerine SÖYLENİLENİ/İSTENİLENİ YAPMAK/YAPABİLMEK

- "SÖZLERİNİ" "DUYURMAK İÇİN":
"KİŞİLERİ TUTMAK"
değil/yerine ÇENEYİ TUTMAK

- "SÖZÜNDEN ÇIKIL(A)MAYANLAR":
SU
ile/ve/<> "EKMEK" ile/ve/<> ÖLÜM
( Çocuklukta. İLE/VE/<> Yetişkinlikte. İLE/VE/<> Yaşlılıkta. )

- "SUÇLAMAK" ile/değil/yerine SORUMLU OLMAK

- "SÜREÇ/YOL":
SABIR İLE
ve/||/<>/> NİYAZ İLE

- "TAHT" değil "BAHT"

- "TAKINTI" ile/değil "RAHATLIK"

- "TAMAM" değil/yerine/>< ÇABA/GAYRET

- "TARİHSEL" ile AŞKIN

- "TEMEL İLKE/LER" ile/ve/değil/yerine "ANAHTAR KAVRAM/LAR"

- "TİTİZLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖZEN

- "UÇMAK" için/ve/||/<>/>/< AŞAĞI ÇEKENLERİ/SIRTINDAKİLERİ BIRAKMAK

- "ULAŞMAK" ile/ve/değil "NEDEN OLMAK"

- "UNUTUL/URUNUTURUZ/UNUTURUM/UNUTURSUN" değil/yerine/></<
YAZMAZSAK/YAZMAZSAM/YAZMAZSAN UNUTULUR/UNUTURUZ/UNUTURUM/UNUTURSUN


- "ÜSTÜN" İNSAN değil OLGUN/YETKİN/KÂMİL KİŞİ

- "ÜSTÜNDE DURMAMA" ile GEÇİŞTİRME

- "ÜSTÜNLÜK" ile/ve/<>/değil/yerine "FARK"

- "ÜSTÜNLÜK" ile/değil/yerine BÜTÜNLÜK
( )

- "UYUŞUK/LUK" ile/değil/yerine/>< DİNGİN/LİK

- "VARSIL/ZENGİN" ile/değil/yerine GANÎ

- "YAKIN İLİŞKİ" ile/ve/||/<> "YOĞUN İLİŞKİ"

- "YAKINDIĞIMIZ" ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< (")YAKINIMIZ(")

- "YAKIŞAN/YAKIŞMAYAN" ile/ve/değil/||/<>/< UYGUN DÜŞEN/DÜŞMEYEN

- "YANLIŞ DÜŞÜNMEK" ile/değil FARKLI DÜŞÜNMEK

- "YANLIŞ KİŞİ/LER":
"ZAMAN KAYBI"
değil
DOĞRU KİŞİLERİ BULMA NEDENİ


- "YANLIŞ YAPMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> YALNIZ KALMAK

- "YANLIŞLARA AĞIT YAKMAK" ile/değil/yerine/>< DOĞRULARI İNŞÂ ETMEK

- "YAPILAMAZLIK" ile/ve/değil/||/=/<>/< MANTIKDIŞILIK

- "YAR/UÇURUM" OLMAK ile/değil/yerine/>< YÂR OLMAK

- "YARARLI-ZARARLI" ile/ve/<>/> DOĞRU-YANLIŞ ile/ve/<>/> İYİ-KÖTÜ ile/ve/<>/> GÜZEL-ÇİRKİN ile/ve/<>/> SEVAP-GÜNAH
( Akl-ı temyizî. İLE/VE/<>/> Akıl. Akl-ı Nazarî. İLE/VE/<>/> Akl-ı amelî. İLE/VE/<>/> İç duyular. İLE/VE/<> Vicdan. )
( ... İLE/VE/<>/> Kavram ve nesnenin uygunluğu. İLE/VE/<>/> Düşünce ve eylemin uygunluğu. İLE/VE/<>/> Biçim ve içeriğin uygunluğu. İLE/VE/<> ... )
( Spor. İLE/VE/<>/> Bilim. İLE/VE/<>/> Felsefe/Ahlâk. İLE/VE/<>/> Sanat. İLE/VE/<> Din. )
( İyi, yarar ve hazın sürekliliği olarak yorumlanır. )
( İyilik konusunda, kişiler, dört bölümdür:
1. Herkesten önce yapanlar: Bunlar, kerîmdir;
2. Taklit yoluyla yapanlar: Bunlar, hakîmdir;
3. Engelleyenler: Bunlar, eşkiyâdır;
4. Hoşlandıklarından dolayı yapanlar: Bunlar, kötü niyetlilerdir. )
( Kendiniz için neyin iyi olduğunu bilmezken, başkaları için neyin iyi olduğunu nasıl bilebilirsiniz? )
( When you do not know, what is good for yourself; how can you know, what is good for others? )
( ... VS./AND/<>/> Appropriateness of concept and object. WITH/AND/<>/> Appropriateness of thought and action. WITH/AND/<>/> Appropriateness of shape and content. WITH/AND/<> ... )
( ... VS./AND/<>/> Rational. VS./AND/<>/> Ethic. VS./AND/<>/> Aesthetics. VS./AND/<> Religious. )
( Sport. VS./AND/<>/> Science. VS./AND/<>/> Philosophy. VS./AND/<>/> Aesthetics. VS./AND/<> Religion. )

- "YARATMAK" ile "NEDEN"/VESİLE OLMAK

- "YARATMAK" değil/yerine (OLANI) DEĞİŞTİRMEK

- "YARDIM" ile "MÜDAHALE"
( [Kişi/gereksinim sahibi, çevresinden] İstemişse. İLE İstememişse. )

- "YARGILAMAK" ile/değil/yerine KEŞFETMEK

- "YASALARA UYMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> ADÂLET

- "YAŞLANDIĞIMIZDAN DOLAYI OYUN OYNAMAKTAN VAZGEÇMEK"
değil/ne yazık ki
VAZGEÇTİĞİMİZDEN DOLAYI OYUN OYNAMAMAK


- "YAVAŞLA(T)MA" ile/ve/değil/||/<>/>/< AZAL(T)MA

- "YORUM"(KEYFİYET / LÂF | KÜFÜR | HERZE) ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE

- "YÜKSEK/LİK" ile/ve/değil/yerine AŞKIN/LIK, MÜTEAL, YÜCE/LİK

- "ZAYIF" ya da "GÜÇLÜ" ile/değil/yerine ZEKİ
( İntikam alır. YA DA Affeder. İLE/DEĞİL/YERİNE Görmemezlikten gelir. )

- "ZEKÂ GÖSTERGESİ":
YANITLAR(IY)LA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SORULAR(IY)LA

- "ZEKÂ" değil/ne yazık ki BOŞLAMA(İHMAL)
( Çocukların, telefonda/tablette oyun bulup oynaması, zeki olduğunu değil ne yazık ki, boşlandığını gösterir. )

- "ZENGİNLİK":
[ya] ÇOK PARA
ile/değil/yerine/ya da/>< ÇOK DOST
( Belki ikisinden biri olur fakat ikisi birden olmaz! )
( Dostlarım! Dünyada, dost yoktur! )

- "ZENGİNLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAŞARI

- "ZİYARETİN, KISASI MAKBULDÜR" ile/ve/değil/||/<>/< "ZİYARETİN, KISAS'I[KARŞILIKLI OLANI] MAKBULDÜR"

- "ZOR" değil/yerine/< KOLAY DEĞİL

- (")ANLAMLI(") YAŞAM ile/ve/yerine MUTLU YAŞAM
( Geçmiş ve/veya gelecek üzerine kurulan. İLE/VE/YERİNE ÂN üzerine kurulan. )

- (")AYAKTA DURACAK DURUMUNUN OLMAMASI(") ile/ve/||/<>/< YAŞAMDA DURACAK NEDENLERİNİN OLMASI

- (")BİLMEK(") ile/ve/değil/||/<>/>/< HÂL'DEN, HÂL'E GEÇEREK BİLMEK

- (")BÜYÜCÜLER(") ile/ve/<> (")ARA VAROLAN/LAR(")
( Evrenin, "büyücülerden" ve "ara varolanlardan" temizlenmesini, kelâm sağlamıştır. )

- (")DOĞRU DUYU/HİS(") ile/ve NASIL ÖĞRENİLECEĞİNİ BİLMEK
( Doğru hisse sahip olan, nasıl öğreneceğini bilir. )

- (")DÜŞMAN(") ile/ve/değil KARŞI GÜÇ

- (")DÜŞMAN(") ile/değil/yerine RAKİP

- (")ELİNİ ÖP(TÜR)MEK(") ile/ve/değil/||/<>/< EĞİLMEYİ GÖ(STE)RMEK/DENEYİMLE(T)MEK

- (")GEÇMEK(") ile (")ATLAMAK(")

- (")GERÇEKLİK(") ile/ve/değil/||/<>/< GEREKSİNİM

- (")GÖNÜLLÜLÜK(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SORUMLULUK ALMAK

- (")GÜÇLÜ(") ile/ve/||/<> (")ZENGİN(") ile/ve/||/<> (")AKILLI(")
( Hırslarını yenen. İLE/VE/||/<> Durumundan memnun olan. İLE/VE/||/<> Herşeyden ve herkesten öğrenen. )

- (")İÇ(") ve/=/<> ZİHİN/DÜŞÜNCE

- (")İYİLİK(") ile/ve/değil/yerine/||/<> HİZMET

- (")İYİLİK(") değil OLDUĞU/GEREKTİĞİ ŞEKİLDE/GİBİ

- (")KANDIRMA("):
BAŞKALARINI
ile/ve/değil/||/<>/< KENDİNİ

- (")KENDİLİK("):
(")KAYITLARIMIZDA(")
ile/ve/||/<>/< BELLEĞİMİZDE

- (")KOLAY(") ile/>< (")ZOR(")
( [hiçbir şey ...] Göründüğü kadar kolay değildir. İLE/VE/>< Zannedildiği kadar zor değildir. )

- (")MAL(") ve/||/<> (")ARKADAŞLIK(") ve/||/<> (")AŞK(")
( [Değeri yoktur!] Cömertlik yoksa. VE/||/<> Vefâ yoksa. VE/||/<> Karşılık yoksa. )

- (")PİS OLMAK(") ile/ve/<>/değil/yerine (YETERİNCE) TEMİZ OLMAMAK

- (")TANIMAK(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIYANI(ZİHNİ) TANIMAK

- (")ÜSTÜN(") ve/||/=/<> İNSANI/KİŞİLERİ SEVEN
( En "üstün" kişi/ler, kişileri/insanı seven(ler)dir. )

- (B)İLİM'DE 3 KARIŞ:
1. KARIŞ
ve/||/<>/>/< 2. KARIŞ ve/||/<>/>/< 3. KARIŞ
( Kibirlendirebilir. VE/||/<>/>/< Alçakgönüllü yapar. VE/||/<>/>/< Hiçbir şeyin bilinmediği bilinir. )

- (B)İLİM ve/||/<> ZİKİR ve/||/<> AŞK
( Aklın gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Sözün gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Gönlün gereği/terbiyesi/zekâtı. )

- (BİR ŞEYDEN[ÜRÜN/HİZMET]) MEMNUN OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> (BİR ŞEYİN[ÜRÜN/HİZMET]) (SİZİN İÇİN) UYGUN OLMASI

- (BİRİNİ, BİR ŞEYİ) "GÜZEL BULMAK" ile/değil/yerine GÜZELİ BULMAK
( Yanılabilirsin. İLE/DEĞİL/YERİNE Yanılmazsın. )

- (FİZİKSEL) NEDENSELLİK ile/ve/değil/||/<>/>/< ZİHİNSEL NEDENSELLİK

- (GERÇEKTEN) İSTEMEK ve/+/||/<>/> EMEK ve/+/||/<>/> YEMEK

- (HERHANGİ BİR) DÜŞÜNCEYE:
MAHKUM
ile/ve/değil/yerine HÂKİM

- (KOŞULSUZ) SEVGİ:
(EN BÜYÜK) ZAAF
ve ERDEM

- (OLASI) BİR OLUMSUZLUĞU/KAYIBI:
"ESAS ALMAK"
değil/yerine ...'YI DA ÖNGÖRMEK/DEĞERLENDİRMEK

- (OLMUŞ) OLAN ile OLMAKTA OLAN
( Nesne/ler. İLE Özne/kişi. / İnsan. )

- (ONUN İÇİN:)
[ne] ŞER
ile/ve/değil/yerine/ne de/||/<>/< ŞEN

- (ONUN) İÇİN ile (ONDAN) DOLAYI ile (O) NEDEN(İY)LE

- (ONUN/SENİN) GÜZELLİĞİNE BAKMAK ile/değil/yerine GÜZELLİĞE BAKMAK

- (SİGARA) "YASAĞI" değil SINIRLAMASI/KISITLAMA/SI
( Yürürlüğe giren yasa, bir "YASAK" koyma değildir! Toplum yaşamında ve kişiler arasında düzenin sağlanması, hakların korunması için ortak kullanım alanı kuralları uygulanmak zorundadır. Sigarayla ilgili düzenleme, kişilerin bulunmak zorunda/durumunda olduğu -kapalı ya da açık- ortamlarda sigara kullanıcılarının keyfî uygulamalarına izin vermemek üzerinedir. Bu durumdan rahatsız olan/olabilecek kişilerin haklarının korunması üzerine de bu tür kısıtlamalar getirilmesi gerekmiştir. "YASAK" olarak ifade edilen durum, "sigara içme yasağı" değil belirli ortak kullanım alanlarında keyfî tutumda bulunulmasına engel olabilmek üzere ve çevrenin rahatsız edilmemesine yöneliktir. Doğrudan, genel bir "içmeme yasağı" getirilmemiştir. "YASAK"[< YASA][yasaya/kanuna bağlı olan] sözcüğü ve kullanımının da, kişiler [içen-içmeyen, rahatsız olan/lar] arasında anlaşamamazlık/ihtilâf [ya da olası çatışma durumunda] toplum ve devlet tarafından kabul ve onay görmüş, uyumlu bir düzen sağlanabilmesi üzerine, gereken koşulların, yazılı ve tüzel(hukukî) bir karşılığının bulunması üzerinedir. Birlik ve bütünlüğü, sürdürülebilirliği sağlayabilmenin göstergesi ve dayanakçası olarak, "YASA" ve yasal gereklilik, işlevini yerine getirmek üzere uygulanmaktadır. Kişi, kendi evinde istediği gibi [çırılçıplak] dolaşabileceği halde dışarıda/sokakta, ortak alanlarda dolaşamayacağı gibi. Bu durumu anlayan ve kabul edebilen tütün kullanıcıları, tütün ürünleri kısıtlamasının da bir uzlaşım ve çözüm gerektirdiğini rahatlıkla anlayacak ve kabul ediyor olacaklardır. )

- .. İLE SINIRLI OLDUĞUNU:
DİLE GETİRMEK
ile/ve/||/<> ANIMSATMAK

- ... "ÖZGÜRLÜĞÜ" değil ... HAKKI

- ... HAKKI ("VERMEK") ile/ve/değil/||/<>/< ... FIRSATI (TANIMAK)

- ...'YI SORMAMAK ile/ve/||/<>/> ...'YA BAKMAMAK

- ... değil BEŞİBİRLİK

- 0.99³65 = 0.03
ile/değil/yerine/><
1.01³65 = 3.78

( Her gün yaptığımız işi (ya da kendimizi), %1 iyileştirdiğimizde, 365 gün sonra vardığımız sonuç ile her gün, %1 gerilettiğimizde vardığımız sonuç arasında, ne kadar büyük FaRkLaR olduğunu görüyoruz!... )

- 1. KEMÂL ile/ve 2. KEMÂL

- 1 ve/<> 150
( İnsan. VE/<> Ağaç. )
( Bir ağaç, 150 kişinin neden olduğu hava kirliliğini önlemekte/temizlemektedir. )

- 2 KİŞİ OLARAK KONUŞMAK/KONUŞULAN ile 3 VE ÜZERİ KİŞİNİN BULUNDUĞU ORTAMDA KONUŞMAK/KONUŞULAN

- 3B:
BARIŞ(TIR)MAK ve BÖLÜŞ(TÜR)MEK ve BÜYÜ(T)MEK
ve/||/<>/>/<
3Y:
YÖN ve YÖNTEM ve YÖNETİM


- 7 KEZ ve/||/<>/> 8 KEZ
( Düşersen. VE/||/<>/> Ayağa kalk. )

- ERDEMLER('İ)

- ERDEMLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

-
AŞK ile/ve/||/<>/> EŞEYSELLİK/SEKS
( BÂH-NÂME[Ar., Fars.]: Eşeysellikten bahseden eser. )
( 16 Reasons To Have Daily Sex[Günlük seksin önemi ve FaRkLaR'ı] )

- ABES ile/ve/<> AYIP

- AÇGÖZLÜLÜK = TAMAH = AVARICE[İng.] = AVARICE/AVIDITÉ[Fr.]

- ACI ÇEKTİĞİMİZDE ve/||/<> KORKTUĞUMUZDA ve/||/<> BAZI ŞEYLER, YOLUNDA GİTMEDİĞİNDE
( Kendimize kızmayalım. VE/||/<> Kendimizi aşağılamayalım. VE/||/<> Kendimizi suçlamayalım. )

- ACI DUYABİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< (KENDİ)/(ONUN/ÖTEKİNİN) ACISINI DUYABİLEN
( Canlı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< İnsan. )
( )

- AÇIK ile/ve/||/<> AYIK

- AÇILIM ile DIŞAVURUM

- ACIMAK ile KAYGILANMAK

- ACIMA ile/değil/yerine KORUYUCU SEVGİ

- ACI ile/ve/<>/değil/yerine SUSKU/SÜKÛT

- ACZİYET ile/ve/<>/değil AŞK

- ACZ ve/> AŞK ve/> ACZ [tekrar]

- AD(İSİM):
VAROLANLARA VERİLİŞİNE GÖRE
ile/ve/<> VAROLANLARIN SAYISINA GÖRE
( Özel ad. | Tür adı. İLE/VE/<> Tekil ad. | Çoğul ad. )

- AD/I ile/ve/değil/yerine TAD/I
( Sarışının adı var, esmerin tadı var. )

- ADÂLET HEYKELİNİN GÖZLERİNİN KAPALILIĞI:
"NAMUSSUZLARA GÖZ YUMMAK İÇİN"
değil ÂDİL OLMAK İÇİN

- ADÂLET VE EŞİTLİK ve/||/<>/> UYUM VE DOSTLUK

- ADÂLET [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- ADÂLET'İN KURALI ile/ve/||/<> AKIL'IN KURALI

- ADÂLET-İ MAHZA ile/ve/||/<> ADÂLET-İ İZÂFİYE

- ADÂLET/HUKUK değil/yerine/= TÜZE

- ADÂLET:
"EN YÜKSEK İYİ"
ile/ve/değil/yerine/<> EN YÜKSEK KAMUSAL İYİ

- ADÂLET:
"EŞİTLİK"
ile/ve/değil/||/<> RIZÂ

- ADÂLET:
"KİŞİ/ŞAHIS/ŞAHSÎ" KONU(SU)
değil KİŞİLİK/ŞAHSİYET KONUSU

- ADÂLET:
BİLGİNİN KONUSU
ile/ve/değil/||/<> DÜŞÜNCENİN KONUSU

- ADÂLET:
BİRLİK
ile/ve/<> DİRLİK

- ADÂLET:
DENKLEŞTİRİCİ
ile/ve/||/<> DAĞITICI

- ADÂLET:
DIŞARIDA/UZAKTA
ve/değil/yerine/||/<>/>/< KENDİNDE
( Adâleti, dışarıda/uzakta aramak. VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Kendinde başlatmak ve oluşturmaktır, asıl ve öncelikli olan. )

- ADÂLET:
KİŞİ/KUL
ve/||/<> İLÂH'IN BİRLİĞİ

- ADÂLET:
SEVGİ
ve/||/<> DÜŞÜNCE

- ADÂLET:
SUÇU/SUÇLUYU ARAMAK
ile/ve/değil (SONUNA KADAR) MÂSUMU/MASUMİYETİ ARAMAK/BULMAK

- ADÂLET:
SUÇU/SUÇLUYU ARAMAK
ile/ve/değil/||/<>/< MASUMİYETİ ARAMAK

- ADÂLET:
VARLIĞI VE VAROLANI BİLMEK/TANIMAK
ve/||/<> HAK'I BİLMEK/TANIMAK ve/||/<> KENDİNİ BİLMEK/TANIMAK

- ADÂLET:
VELÂYET
değil RİSÂLET
( İç. DEĞİL Dış. )

- ADÂLET:
[BİR ŞEYİ] "YERLİ YERİNE KOYMAK"
değil KENDİNE AİT YERE KOYMAK/BIRAKMAK

- ADÂLET=KUTUP YILDIZI:
GÖĞE
ve/||/<>/> GÖNÜLE
( Doğar. VE/||/<>/> Işığını saçar/yayar. )

- ADÂLETSİZLİK DURUMLARINDA, "TARAFSIZ"(SESSİZ/ÂTIL) DURUYORSAK, KÖTÜLERİN/KÖTÜLÜĞÜN TARAFINI TUTMUŞUZDUR ile/ve/||/<> ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEK, SORUNUN BİR PARÇASIYIZDIR

- ADÂLETSİZLİK ve/||/<> ANLAMSIZLIK
( [Çözüm olarak ...] Tüzeyi[hukuku] bulduk fakat tüzeye ulaşamadık. VE/||/<> Sanatı bulduk fakat sanat bize ulaşamadı. )

- ADALET değil ADÂLET

- ADÂLET ile/ve AHKÂM

- ADÂLET ile/ve/<>/< BARIŞ[VARIŞ]/SULH
( Eğer dünyada barış ve uyum istiyorsanız, aklınızda ve gönlünüzde barış ve uyum olmalıdır. )
( Kendinizde düzen olmadıkça, dünyada düzen olmayacaktır. )
( AN SÜKÛT'İN SULH: Davalının susması üzerine gerçekleşen barış. )
( YURTTA SULH, CİHANDA SULH! PAZ EN EL PAIS, PAZ EN EL MUNDO! )

- ADÂLET ile/ve/<> BİLİM ile/ve/<> AŞK

- ADÂLET ve/||/<>/>/< DAYANIŞMA

- ADÂLET ile/ve/||/=/<>/< DENGE, ÖLÇÜLÜLÜK/İTİDÂL[< ADL]
( Toplumla olan ilişkide. İLE/VE/||/=/<>/< Kişide. )
( İçte. İLE/VE/||/=/<>/< Dışta. )

- ADÂLET ile/ve/<> DÜŞMANIN "ADÂLETİ"
( Adâletin gerekliliği ve önceliği, düşmanının "adâletine" maruz kalmamak ve mağdur olmamak içindir. )

- ADÂLET ve/<> EHLİYET

- ADÂLET ile/ve/<> ERDEM/FAZİLET
( Sevginin ürünleri. İLE/VE/<> Aklın ürünleri. )
( "Adâlet, erdemin bir parçası değil bütünüyle erdemdir. Adâletin tersi olan haksızlık da, kötülüğün bir parçası değil bütünüyle kötülüktür." )
( Products of love. VS./AND/<> Products of intelligence. )

- ADÂLET ile/ve/değil EŞİK

- ADÂLET ve/<> GÜÇ
( Güce dayanmayan adâlet âciz, adâlete dayanmayan güç zâlimdir. )

- ADÂLET ile/ve HAK/İSTİHKAK

- ADÂLET ve/||/<>/< HAKİKAT
( Toplumsal kurumların birincil erdemi. VE/||/<>/< Düşünce düzenlerinin birincil erdemi. )

- ADÂLET ile/ve/<> HAKKANİYET

- ADÂLET ve/<>/>/< HİDÂYET

- ADÂLET ve/<> HİKMET ve/<> DİN
( Üçü de, mülkün[egemenlik, yönetim ve siyaset] temelidir. )

- ADÂLET ve/> HİLÂFET

- ADÂLET ve/||/<>/> HUZUR
( Gücün, "haklı olduğu" yerde bekleme! VE/||/<>/> Güce tapan bireylerin olduğu yerde bekleme! )

- ADÂLET ve/||/<> İHSAN

- ADÂLET = JUSTICE[İng., Fr.] = IUSTITIA[Lat.] = GERECHTIGKEIT[Alm.] = DIKAIOSYNE[Yun.] = JUSTICIA[İsp.]

- ADÂLET yoksa/> KARGAŞA

- ADÂLET ile/ve/<> KARMA
( Karma ve Kader kavramlarını, kapsamlı bir şekilde anlamak ve görmek üzere "My name is Earl" dizisini baştan sona izlemenizi öneririz... )

- ADÂLET ve/<>/< KAYGISIZLIK

- ADÂLET ve/<> KEMÂLÂT

- ADÂLET ile/ve/+/<> KUDRET ile/ve/+/<> HİKMET ile/ve/+/<> SEVGİ
( [Simgeleri/Sûretleri] Aslan. İLE/VE/+/<> Boğa. İLE/VE/+/<> Kartal. İLE/VE/+/<> İnsan. )

- ADÂLET ile/ve/<> MANTIK

- ADÂLET ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< MERHAMET

- ADÂLET ile/ve/||/<> MERHAMET ile/ve/||/<> TİCARET

- ADÂLET ile/ve/<> MEŞRÛ EŞİTSİZLİKLER

- ADÂLET ile/ve/||/<> MÜRÜVVET

- ADÂLET ve/<> NİYET ve/<> SÜREKLİLİK

- ADÂLET ve/=/<> ÖLÇÜ/LÜLÜK
( Her konuda/hususta, itidâli ihtiyâr et! )

- ADÂLET ve RAHMET

- ADÂLET ve/||/<>/< RIZÂ ve/||/<>/< BİLGİ/HABER
( Adâletin kaynağı da, hedefi de, durumdaki/olaydaki ilgili kişilerden birinin rızâsıdır. Adâlet, insanı ve rızâsını esas almaktır! [Tabii, rızâ da, en başta, (durumdan/olaydan/tespitten/(ön) "hüküm"den) haberdar etmekle başlar.] )

- ADÂLET ile/ve/<> SAADET

- ADÂLET ve/<> SEVGİ
( Toplumda. VE/<> Bireyde. )

- ADÂLET ile/ve/değil/||/<>/< SINIRLAR

- ADÂLET ile/ve/<>/ TÜZENİN SAĞLADIĞI GÜVEN(İLİR)LİK

- ADÂLET ve/||/<> VİCDAN
( ... VE/||/<> Adâlet evi. )
( Her yerde, zamanda ve koşulda. VE/||/<> Zirvesinde.[İnsanda!] )

- ADÂLET ve/||/<> YAŞAM

- ADAM OLUP OLMADIĞIN ile/ve/>/değil NE KADAR ADAM OLDUĞUN

- ADAM:
ER KİŞİ
ile/ve/değil İNSANİYETLİ

- ADANMAK ile/yerine/değil (GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK

- ADANMA ve/<>/> DERİNLEŞME

- ADANMIŞ(LIK) ile İNANMIŞ(LIK)

- ADANMIŞ/LIK ile FEDAKÂR/LIK

- ADÂVET değil/yerine/>< ADÂLET

- ADÂVET değil/yerine/= DÜŞMANLIK, YAĞILIK

- ÂDET ile/ve/<> ÖRF
( Davranışlarla ilgilidir. İLE/VE/<> Bilgiyle ilgilidir. )

- ÂDİL ile/ve/||/<>/> AYDIN
( Dışımız. İLE/VE/||/<>/> İçimiz. )

- ADLANDIRMA ile/ve/<> KAVRAMLAŞTIRMA

- ADLANDIRMA ile KAVRAMLAŞTIRMA

- AD ile/ve TERİM ile/ve KAVRAM
( Tek başına anlaşılır olan ve zaman bildirmeksizin bir anlamı gösteren lafız addır. İLE/VE ... İLE/VE ... )

- AFFETMEK ile/ve/||/<>/< KABUL ETMEK

- AĞIZ AÇIKLIĞI ile/değil/yerine/>< ZİHİN AÇIKLIĞI
( Kişinin, zihni, ne kadar kapalıysa; ağzı, o kadar açık olur. )

- AĞIZDAN ÇIKACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK ile/ve/||/<>/< AĞIZDAN ÇIK(A)MAYABİLECEK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )

- AĞIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAK
( Daha az konuşmak üzere/için. İLE/VE/||/<>/< Daha çok dinlemek üzere/için. )
( Bir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İki. )

- AĞLAMAK:
"GÜÇSÜZLÜK"TEN
ile/değil/||/<>/< "GÜÇLÜLÜK"TEN

- AĞLAMAK:
"KIRILDIĞIN" YERDEN
değil KIRDIĞIN YERDEN
( Kırıldığın yerden değil kırdığın yerden ağlarsın. )

- AĞLAMAK ve/değil/yerine/<>/>< GÜLMEK :)
( Yalnız. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herkesle birlikte. :) )

- AĞ ile/ve BAĞ

- AĞ ile/ve BÜTÜNLÜK

- ÂHİRET ile/ve/değil/yerine ÂKIBET
( Az yaşa, çok yaşa,
Âkıbet gelecek başa! )

- AHLÂK/ERDEM ve/||/<> EYLEM/SELLİK

- AHLÂK:
KORKU
ile/ve/<> HAK ile/ve/<> FERÂGAT ile/ve/<> AŞK

- AHLÂKÎ(DİANOETİK) ERDEM/LER ile/ve ENTELLEKTÜEL ERDEM/LER

- AHLÂKIN GÜZELLEŞMESİ ile/ve/<> RIZKIN GENİŞLEMESİ

- AHLÂK ile/ve/<> ADÂLET

- AHLÂK ile/ve/<> ERDEM/FAZİLET
( Toplumsal. İLE/VE/<> Kişisel. )
( Hiçbir çiçeğin kokusu rüzgâra karşı gidemez fakat erdemlerin kokusu rüzgâra karşı gider en uca bile ulaşabilir. )
( Erdemler ve güçler kendini-idrakle birlikte gelir, daha önce değil. )
( Erdemleri korumanın en iyi yolu erdemlilerle birlikte olmaktır. )
( EUBULIA: Siyasal bir erdem. )

- AHLÂK ile EŞEYSELLİK(CİNSELLİK)

- AHLÂK ve/<>/> GÜZELLİK

- AİDİYET ile/ve/<> AYNİYET

- AİT OLMA ile/ve/||/<>/> BİREY OLMA ile/ve/||/<>/> BİRLİKTE OLMA

- AJİTASYON ile ANAFİLAKSİ
( ... İLE Aşırı duyarlılık. )

- AKIL ETMEK ile TEFEKKÜR ETMEK

- AKIL-FİKİR SAHİBİ OLMA(MA)K ile İFLÂH OLMA(MA)K

- AKIL/LI ile/ve ERDEM/Lİ
( Akıllı kişiler, sudan hoşlanırlar. Erdemli kişiler, dağlardan zevk alırlar.
Akıllılar kıpır kıpırdır, erdemliler dingindir.
Akıllılar neşelidir, erdemlilerse uzun ömürlüdür. )

- AKIL:
ÖLÇÜLEBİLİR
ile/ve/değil/||/<>/< ÖLÇEN/R

- AKILSIZ BAŞ ve/||/<>/> AYAK
( Akılsız başın cezasını, ayaklar çeker. )

- AKIL ve/ AHLÂK ve/ ADÂLET ve/ ÂDÂB ve/ AŞK

- AKIL ile/ve/> ÂKİL
( ... İLE/VE/> Kendi "aklını", evrenin aklıyla birleştirmiş/bütünleştirmiş kişi. )

- ÂKİL ile/ve ÂŞIK

- AKIL ve/||/<> GÖRME ve/||/<> DUYMA ve/||/<> KONUŞMA
( CAMİ: CEBRAİL ve/||/<> AZRAİL ve/||/<> MİKAİL ve/||/<> İSRAFİL )

- AKIL ve/değil/<> MERHAMET
( Tüm dünya, sana hizmet etse doymazsın. VE/DEĞİL/<> Kişi[sen], dünyaya rahmet ederse(n), tüm dünya doyar. )

- AKLÎ BELİRLENİM (İLE) ile/değil SEZGİSEL DENEYİM (İLE)

- AKLÎ BİRLİK ile/ve SİYASÎ BİRLİK

- AKLI BOŞ ile/değil/yerine AKLI BAŞINDA
( [(")anllatıklarından(")] "öykü" dinleriz. İLE/DEĞİL/YERİNE Yaşam(ay)ı öğreniriz. )

- AKLÎ ZORUNLULUK ile/ve/<> OLGUSAL ZORUNLULUK

- AKLIN İLKELERİ ile/ve AKLIN İŞLEVLERİ
( * ÖZDEŞLİK [birliği verir]
* ÇELİŞMEZLİK [çokluğu verir]
* 3.[ÜÇÜNCÜ] DURUMUN/ŞIKKIN OLANAKSIZLIĞI [değeri verir]
ile/ve
* TÜMEVARIM
* TÜMDENGELİM )

- AKLIN NİTELİKLERİ:
HİKMET
ve KUDRET ve SEVGİ/ŞEFKÂT ve ADÂLET
( Bunları içermeyen hiçbir söz, akılsal değildir/olamaz. )

- AKLIN SESİ ve/||/<> KALBİN SESİ ve/||/<> MİDENİN SESİ
( Herhangi bir işi yapmadan önce ve yaparken, üçünün sesi de olmalı ve olabildiğince orantılı, dengeli ve uyumlu olmalıdır. )

- AKSATMAK ile/ve/||/<> İHMAL ETMEK

- AKTARIM ile/ve PAYLAŞIM ile/ve DOLAŞIM

- AKTARIM ile/ve/değil/> ÜRETİM

- ALANINI TANIMAK ile/ve PAYLAŞIM

- ALAN ve/<> YÖNTEM

- ALAY EDİLECEK TUTUM/DURUM ile/değil/yerine MUHABBET

- ALAYCI TUTUM/LAR yerine SAYGI GÖSTERMEK

- ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK ile/ve YÜCEGÖNÜLLÜ/LÜK

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK(TEVÂZÛ GÖSTERMEK) ile/ve/<>/değil/yerine/hem de SUSMAK

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZÛ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZÛ ile/ve/değil/yerine YOK(LUK) BİLİNCİ/MAHVİYET
( Önceki alçakgönüllüklerin bellekte bulunduğu, anımsandığı alçakgönüllülük. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Önceki alçakgönüllüklerin bellekte bulundurulmadığı, unutulduğu alçakgönüllülük. )
( Takvâ. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Verâ. )
( Ebru sanatı )

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK ile CEHALET

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK ile/ve HİKMET

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK = MODESTY[İng.] = MODESTIE[Fr.] = BESCHIEDENHEIT[Alm.] = MODESTIA[Lat.]

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK ile/ve ŞANS

- ALDANAN ya da ALDATAN ile/ve/||/<> HEM ALDANAN, HEM ALDATAN
( Hayvan. İLE/VE/||/<> İnsan. )

- ALDATMA ile/değil/yerine PAYLAŞIM

- ALGISIZ KAVRAMLAR ile/ve/<> KAVRAMSIZ ALGILAR
( Boş. İLE/VE/<> Kör. )

- ALGI ile/ve/<> ANLAYIŞ

- ALIŞKANLIK ile GELENEK

- ALIŞMA ile/değil/yerine/||/<>/ne yazık ki KATLANMA

- ALLÂH'IN VARLIĞI ile/değil ALLÂH'IN BİRLİĞİ

- ALLAH'IN ZÂTINI DÜŞÜNMEK ile/ve/yerine ALLAH'IN ÂSÂR'INI DÜŞÜNMEK

- ALLEGRO[< İt. Mutlu, sevinçli.] ile ALLEGRETTO
( Hızlı, canlı çalmak/çalınan. İLE Allegro'dan daha yavaş tempoda çalmak/çalınan. )

- AMAÇ:
AYRICALIK
değil/yerine HİZMET

- AMAÇ:
BİRLİK
ve/<> BÜTÜNLÜK

- AMAÇ ile/ve/değil/||/<>/< YEĞLENİLİRLİK/TERCİH EDİLİRLİK

- AMAÇ ile/ve YÖNTEM
( YÖNTEM ARAYIŞLARI - SARTRE kitabını okumanızı salık veririz. )

- AMATÖR TUTUM ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK

- ANA KUCAĞI ve/<> BABA OCAĞI

- ANADOLU HİSARI(GÜZELCEHİSAR/YENİCEHİSAR) ile/ve ANADOLU HİSARI

- ANALİST değil/yerine/= ÇÖZÜMLEYİCİ

- ANALİZ[İng.] yerine ÇÖZÜMLEME

- ANIMSAMAK ve/<> İÇSELLEŞ(TİR)MEK

- ANIMSAMAMAK / ANIMSANMAMASI GEREKENLER
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
ANIMSAMAK / ANIMSAMAMIZ GEREKENLER

( Yaşadığımız, "olumlu"/"olumsuz", "büyük"/"küçük" herşeyi, sürekli anımsasaydık, delirirdik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bazen/çoğunlukla, bazı "olumlu"/"olumsuz", "büyük"/"küçük" bilgi ve deneyimleri, delirmemek, kendimizi kaybetmemek/korumak, korkmak/korkabilmek ve varoluşumuzun sürekliliği için anımsamamız/anımsayabilmemiz gerekir. )

- ANI ve/<> TANI

- ANLAM VAROLANI ile/ve BİLGİ VAROLANI
( Anlam üretimi varsa. İLE/VE Veri ve bilgi sahibi. )
( Aşkın. İLE/VE Özdeş. )
( İnsan. İLE/VE Beşer. )

- ANLAM-ANLAYIŞ ile/ve/<> KAVRAM-KAVRAYIŞ

- ANLAMAK/ANLAMAMAK ile/ve/değil/yerine (EN AZINDAN) BİRAZ BİLGİ SAHİBİ OLMAK

- ANLAMAK ile/ve/<> ANLAŞILMAK
( Gereken. İLE/VE/<> Gereksinim. )

- ANLAMAK ile/ve KAVRAMAK
( Anlamaya yardımcı olmak, gerçek yardımdır. )

- ANLAMAK ile/ve/||/<>/>/< YORUMLAYARAK ANLAMAK

- ANLAMLANDIRMAK ile/ve/<>/> KAVRAMAK

- ANLAMSIZLIK ve KAVRAMSIZLIK ve İNSANSIZLIK
( Kişi kendi çabalarına yön verecek ışığı hayal gücünün imgelerinden değil, açık seçik düşünülmüş kavramlardan almalıdır. )

- ANLAM ile/ve/<>/>/< BÜTÜNLÜK
( Anlam, bütünlük gerektirir. )
( Meaning needs integrity. )
( Anlamak, beğenmenin başlangıcıdır. )

- ANLAM ile/ve/||/<>/< DEĞER ile/ve/||/<>/< AMAÇ
( "Herkeste, [zannı] var." İLE/VE/||/<>/< "Herkeste var." İLE/VE/||/<>/< Herkeste yok. )

- ANLAM ile/ve KAVRAM

- ANLAM ile KAVRAM

- ANLAM ile/ve/<> MUTLULUK

- ANLAM ile/ve NEDEN/İLLET

- ANLATABİLDİĞİN ile/ve/değil/yerine (ÇOK) İYİ ANLATABİLDİĞİN

- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA
ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA
( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )
( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )

- ANLAYIŞLI/LIK ile BİLGİLİ/LİK / BİLGİSİZ/LİK

- ANLAYIŞLI ile/ve/değil FEDÂKÂR

- ANLAYIŞSIZ/LIK ile BİLİNÇLİ ANLAYIŞSIZ/LIK

- ANLAYIŞ ile/ve DEĞİŞİM

- ANLAYIŞ ile/ve HOŞGÖRÜ

- ANLAYIŞ ile/ve OLUŞ

- ANLAYIŞ ile/ve/<> TANIM

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine YAKINLIK
( Herkese ve herşeye gösterme! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Her zaman, herkese ve herşeye göster! )

- ANLAYIŞ ile/ve/||/<> YAKLAŞIM

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine/<> YOL GÖSTERMEK

- ANLAYIŞ ile/ve ZEVK

- ANLIK/ZİHİN:
SABİT
ile/değil/yerine/>< GELİŞİME AÇIK/YAKIN
( "Zeki görünme isteğinde olur." İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Öğrenme isteğine sahip olur. )
( Zorluklardan kaçınır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Zorluklara kucak açar.
Engellerde, kolaylıkla vazgeçer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Terslikler karşısında sağlam durur.
Çabayı, yararsız görür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çabayı, ustalığa giden yol olarak görür.
Yararlı olumsuz geribildirimleri "gereksiz görür." İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Eleştirilerden öğrenir. )

- ANNE/BABA-ÇOCUK ve/<> İMAM-CEMAAT
( Ebeveynlerle çocukların bazı durum ve ilişkilerinde, ebeveynlerin bazı yanlışları/hataları, "imam-cemaat" ilişkisindeki gibi dengesiz, abartılı ve uclarda olabilir. )

- ANNEDEN DOĞAN ile/ve "BABADAN" DOĞAN

- ANNEDEN DOĞAN ile/ve "MÜRŞİTTEN" DOĞAN

- ANNEDEN DOĞAN ile/ve KENDİNDEN DOĞAN
( Kendinden doğan, kendinden kurtulan kişi, insandır. )
( Kanın ve endişenin ötesine geçmeyen, insan değildir. )

- ANTLAŞAMAMAK ile/ve/en azından/||/<>/< ANTLAŞAMADIĞIMIZDA ANTLAŞMAK

- ANTLAŞMA ile/ve/<> İŞBİRLİĞİ
( Kişinin çok fazla işbirliği içinde olabildiği çeşitli düzeyler vardır. )

- APIK-SAPIK (DÜŞÜNCELER/DAVRANIŞLAR)

- APTAL OLMAK ile/değil/yerine/||/<>/< İYİ OLMAK
( Birinin hatasını, hiç olmamış gibi saymak. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Affedebilecek kadar. )

- ARA:
1. GÜN
ile 2. GÜN
( Kendin. İLE Başkaları. )

- ARAÇ AKILSALLIĞI ile/ve/<> DEĞER AKILSALLIĞI

- ARAÇ ile/ve YÖNTEM

- ARADIĞIN SÜRECE/KADAR ARARIM değil ARAMADIĞIN KADAR ARAMAM

- ARAMAK ile/ve/değil/yerine/<> BULMAK İÇİN/ÜZERE ARAMAK

- ARAMAK = SEARCH/SEEK/LOOK FOR[İng.] = CHERCHER[Fr.] = SUCHEN[Alm.] = CERCARE[İt.] = BUSCAR[İsp.]

- ARANAN ile/ve/<>/> ARINAN

- ARAŞTIRMA ile İNCELEME ile ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
( TA'MÎK[Ar. < UMK | çoğ. TA'MÎKÂT]: Derinleştirme, derin kazma. | Esasına varacak şekilde araştırma, inceleme. )

- ARDIÇ OTU ile AYRIK OTU ile BEŞPARMAK OTU ile BOĞAN OTU ile CANAVAR OTU ile ÇOREK OTU ile DALAK OTU ile DELİCE OTU(RYE GRASS) ile EĞRELTİ OTU[Lat. NEPHRODIUM FILIX MAS] ile ENGEREK OTU ile GEYİK OTU ile GÜZELAVRATOTU[Lat. ATROPA BELLADONNA] ile İDRİS OTU ile KANARYA OTU ile KELEBEK OTU ile KENE OTU ile KÜSTÜM OTU ile MELEK OTU ile MERCAN OTU ile NEVRUZ OTU ile ÖKSE OTU ile PİSİPİSİ OTU ile TAŞKIRAN OTU ile YÜKSÜK OTU[Lat. DIGITALIS PURPUREA] ile ACI OT ile SÜTLÜ OT

- ARI KAVRAM ve/<> AKIL

- ÂRİF ile/ve ZARÂFET

- ARIN(DIR)MA'DA:
| SU İLE / ATEŞ İLE / SIYIRARAK |
ile/değil/yerine/<>/>/<
DÜŞÜNCE/ZİHİN İLE


- ARINMA ile/ve/> AŞKINLIK

- ARINMA ve/||/<>/> AYDINLANMA ve/||/<>/> AŞK

- ARKADAŞ/LIK ile DOST/LUK
( Belirli seviyede tutulan iletişim ve paylaşımın, dolayısıyla ilişkinin durumu. İLE Dostlukta son derece derin ve yoğun yakınlık, iletişim ve paylaşım vardır. Bir kişinin birini "Samimi arkadaşım/kankam(kan kardeşim)" olarak tanıtması için en temelde, o iki kişinin sırlarını paylaşabilmesi ve Para ve Seks durumu hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olma durumu vardır. )
( Dostluk, duygulu, erdemli iki kişi arasında, kendiliğinden meydana geliveren bir anlaşmadır. Duygulu diyorum, çünkü bir keşiş, dünyadan el etek çekmiş biri, hiç kötü olmaz da dostluk nedir bilmeden yaşayabilir. Erdemli diyorum, çünkü kötülerin, olsa olsa suç ortakları olur, haz düşkünlerinin zevk ve eğlence arkadaşları, çıkarlarını arayanların ortakları vardır, siyaset kişileri, çevrelerine fitne fücurlar toplarlar, çoğu avarelerin bağlılıkları, prenslerin dalkavukları olur; erdemli kişilerin, yalnız onların dostları vardır. )
( İyi arkadaş, yanında, yüksek sesle konuşup düşünebileceğin kişidir. )
( Kişilerin en âcizi, dost edinmeyendir! Bundan da âcizi ise, dostunu yitirendir. )
( Eğer hiç dostun yoksa, sen bir dost ol! )

- ARKADAŞLARI ile/ve/<> DÜŞMANLARI
( Yakın tutmalı! İLE/VE/<> Daha da yakın tutmalı! )

- ARSIZ ile/değil/yerine/>< ÂDİL
( Bilgisizler güçlendiğinde. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilgeler güçlendiğinde. )

- ARZU[Ar.] ile/değil/yerine İSTEK
( Tüketme nesnesiyle. İLE Ulaşma nesnesiyle. )

- ARZU ile/ve DÜŞÜNCE
( Öznelerini ya da nesnelerini tahrip eden ya da doyurulduklarında yatışmayan arzular kendileriyle çelişen arzulardır ve onlar tatmin edilemezler. )
( Ancak sevgi, iyi niyet ve şefkatle harekete geçirilmiş arzular hem özne hem nesne için yararlıdırlar ve tamamıyla doyurulabilirler. )
( Arzuladığınız şeyi hak ediyor musunuz? )
( Arzudan kaçınmayın, sadece onun doğru kanallardan akmasına dikkat edin. )
( Siz ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )
( Şefkat ve merhametten doğan bir arzuyu yerine getirmek için tüm evren harekete geçer. )

- ASABİYET ile/değil/yerine/>< ADÂLET

- ASALAK ile/değil YATALAK

- ASÂLET ve/=/||/<>/>/< HAKKÂNİYET

- ÂŞIK OLMAK ile/ve/değil/||/<> "ÇARPILMAK"

- ÂŞIK OLMAK ile AŞK/I YAŞAMAK

- ÂŞİKÂRE ile/ve/değil ÂŞIK-ÂNE

- ÂŞIK ve (")MUM(")

- ÂŞIK ile ÂRİF
( Susarsa helâk olur. İLE Konuşursa helâk olur. )

- AŞIK ile ÂŞIK
( Baldır kemiği ile eklemleşerek, bileğin belirli başlı oynak merkezini oluşturan, ayak bileğinde bulunan, küçük kemiklerden biri. | Yapı çatılarında, uzun mertek, aşırma. | AŞIK ATMAK: Yarışmak. İLE Vurgun, tutkun. )

- ÂŞIK <> AŞK <> MAŞÛK(A)

- ÂŞIK ile/ve/değil/yerine/<> HAYRAN

- ÂŞIK ile KUL

- ÂŞIK ile/ve/||/<> MECNÛN
( Kardeşlerdir. )

- AŞIRI/ABARTILI KEYFİYET ve/||/<>/> GECİKEN/GECİKMİŞ ADÂLET

- AŞIRI/LIK ile/ve/değil AYKIRI/LIK

- ASİSTAN değil/yerine/= YARDIMCI

- AŞK'I BESLEYENLER ile AŞK'I ÖLDÜRENLER
( * MUTLULUK
* HOŞGÖRÜ
* SEVGİ
* İLGİ
* TEN UYUMU
* DOKUNMA
* BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRME
* UYUM
* NEŞE
* ÖZLEM
* FEDÂKÂRLIK
* KISKANÇLIK
* PAYLAŞIM
* SEVGİ VE AŞK SÖZCÜKLERİ
* ROMANTİZM
* SADAKAT
* ÖZEN
* SAYGI
* CESARET
* ÇILGINLIK
* ONAYLAMA
* DÜRÜSTLÜK
* DUYARLILIK

ile

* İHMAL
* İLETİŞİM AZLIĞI
* ÇATIŞAN KİŞİLİK
* BASKICI TUTUMLAR
* SÖZEL VE FİZİKSEL ŞİDDET
* ONU TANIMAMAK
* UMUTSUZLUK
* [BAZEN] EVLİLİK )

- AŞK'IN "AZALMASI/DÜŞMESİ" ile/ve/değil/<> KANIKSAMA

- AŞK'IN:
BEDELİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KUDRETİ

- AŞK-I HAKÎKÎ/İLÂHÎ ile/ve AŞK-I MECÂZÎ

- AŞK:
[önce] AKIM
ve/sonra/||/<>/> BAKIM

- ASKER[Fars.] ile ASKER, CÜND[Ar.], LEŞKER[Fars.]
( Devredici, seyyar. İLE Er. )

- AŞKIN KİŞİ ile/ve/<> AŞK('IN) KİŞİSİ

- AŞKINLIĞA ULAŞMAK ile/ve/değil/yerine AŞKINLIĞIN, KİŞİDE AÇIĞA ÇIKMASI

- AŞKINLIK ve/||/<>/< İLKELERİN OYNANAMAZLIĞI

- AŞKIN ile AŞKINSAL

- AŞKLA ve/||/<> SEVGİYLE ve/||/<> MUHABBETLE
( Doğ(ur)mak. VE/||/<> Büyü(t)mek. VE/||/<> Geliş(tir)mek. )

- AŞKTA:
ÖLMEK
ile DÖNMEK
( Var. İLE Yok. )

- AŞKTAN DOĞANLAR ile/ve/değil AŞKIN DOĞANLAR/VAROLANLAR
( Dünya/Batı. İLE/VE/DEĞİL Anadolu'da. )

- AŞKTA ve İŞTE ve DOSTTA
( Vasatından, uzak duralım! VE Kesatından, uzak duralım! VE Fesatından, uzak duralım! )

- AŞK ile/ve/<> (")TİTİZLİK(")

- AŞK = (FALL IN) LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMORE[İt.] = AMOR[İsp., Lat.] = HO ER.S, HE FILIA, HE AGAPE[Yun.] = İŞK[Ar., Fars.] = MIN[Felm.]

- AŞK ile/ve/> SEVGİ
( İçine girme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/> İçine alma isteği/coşkusu ile. )
( Dudaklarından öpme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/> Yanaklarından öpme isteği/coşkusu ile. )
( Gönüldeki durum, kişiye hâkim oluyorsa. İLE/VE/> Kişi, gönlündeki duruma hâkim olabiliyorsa. )
( Aşk, düzenliyi ve güzeli, akla ve mûsikî eğitimine uygun bir biçimde sevmektir. )
( Aşk, bilincin kaymasıdır. )
( Özne ile nesnenin, sarmal birliği. )
( Kişinin, aslını bulma zevki. )
( Muhabbet Yolu, Aşk Apartmanı, No.1, o kapıdan gir! )
( Aşkta, herşeyin mânâsı var, davası yok. )
( Aşkta, özün yanmaya, gözün ağlamaya başlar. )
( Meyl edip muhabbet ettiğin şeyin, olmaması durumu. )
( Aşk/Âşık! Ölümden ne korkarsın? Korkma! Ebedî varsın! )
( Dün olmayan. | Güzelliğe duyulan özlem. İLE/VE/> ... )
( İTİLÂK: Birinin sevgisine yakalanma, tutulma. )
( Aşk ehline, önce dert düşer, aşk değil! )

- AŞK ve/<> AF

- AŞK ile/ve/değil/<> AHİD'E VEFÂ

- AŞK ve/||/<>/>< AKIL
( Aklınızı kullandığınız kadar aşkınızı kullanmazsanız, denge/yi tutturamazsınız. )
( Sen, sen olduğun sürece o değilsin; o geldiğinde de sen olmazsın. )

- AŞK ile/ve ÂŞIK
( Çaresizlik yoktur. İLE/VE Çaresizlik çoktur/yaşayabilir. )
( Birçok şeye [herşeye/herkese] yönelik olabilir. İLE/VE Tek bir şeye/kişiye yönelmiştir. )
( Aşk, daha çok, tek taraflıdır. )
( Aşk ehline, padişahların tahtı, tahta parçasından başka bir şey değildir. )
( AŞK :/= Yasaksa!... [Aşk, ancak yasak aşk ise süreklidir/sürdürülebilirdir.] )
( Mutlu aşk/âşık yoktur.(yoktur) )
( "Kör-kütük âşık olmak" değil bir "kütüğe" âşık olup kör olmak. )
( AŞK'I, ÂŞIKLAR BİLİR
[Başka da, hiçkimse bilemez.] )
( Âşık, türkü yakmazsa, aşka katlanamaz. )
( KENDİNDE VÜCÛD OLMAYAN ZÂT )
( I love my love, but my love doesn't love me as I love my love. )
( )
( "Çıkıktır o. Âşık olsan, duramazdın." )
( )
( Aşk ile yürüyen, sırtında, dünyayı taşır...
Aşksız yürüyen, "beden" diye bir ceset taşır. )

- AŞK ve/<> AŞKINLIK

- AŞK ile/ve/değil ÇEKİM/CÂZİBE

- AŞK ile/ve/<>/> CESARET

- AŞK ile/ve/değil/yerine/<> COŞKU

- AŞK ile/ve DALÂLET

- AŞK ile/ve DALÂLET

- AŞK ile/ve/> DERT
( Aşkın gıdası, derttir. )
( Söylemem derdimi, hemderde bile! )
( Aşk adamı inletir, dert adamı söyletir. )
( Aşkın gıdası derttir. )
( Aşkın gıdası derttir. )

- AŞK ile/ve DEVAMLILIK

- AŞK ile/ve/> EŞK[Fars.]
( ... İLE/VE/> Gözyaşı. )

- AŞK ve/> FEDÂKARLIK

- AŞK ve FEDAKÂRLIK

- AŞK ile GARÂM

- AŞK ile/ve/<>/> GÜLMEK :)
( Sen gülersen, hayat güler. :) :) :) )

- AŞK ve HAKK
( Nefisle karışık aşk zillete, Allah'la karışık aşk da devlete götürür. )
( İrfaniyetle ilmin, ilimle ibâdetin araları, birer asır kadar uzaktır. Fakat aşk, bu mesafeyi bir adımda aşar gider. Aşksız da olur ama beşer ömrü yetmez. )

- AŞK ile HAYALPERESTLİK

- AŞK ile/ve/<> HELÂK OLMAK
( Aşk/âşık olmadan helâk olunmaz. )

- AŞK ile HIRS

- AŞK ve İCÂD ETMEK

- AŞK ile/ve İHLÂS
( Aşk kelâmını anlamak için âşık olmak gerektir. )
( Âşıklar ölmez! Ölen, hayvân imiş. )
( Aşkta herşeyin mânâsı var, davası yok. )
( AŞK: VASITA-İ VUSLAT-İ İLÂHÎ )

- AŞK ve/> İHSAN

- AŞK ve/> İRFAN

- AŞK ve/> İRFAN

- AŞK ile/< IŞK
( ... İLE/< Sarmaşık. )

- AŞK ile/ve İŞTİYÂK

- AŞK ve/<> KAVUŞMA(VUSLAT)
( İkisi de AN'dadır. )

- AŞK ve/<> KEMÂL
( AŞK: Kendi olgunluğuna/kemâline olan/yönelik tutku/şevk. )

- AŞK ve/||/<>/>/< MAHVİYET

- AŞK ve/<> MEŞK

- AŞK ve MUHABBET ve CEZBE
( Allah'a duyulan. VE İnsan'a duyulan. VE ... )

- AŞK ile/ve/||/<> ONUR

- AŞK ve/||/<>/> ŞAİR/ŞİİR
( Aşkın dokunuşlarıyla herkes şair olur. )

- AŞK ve/<> SAVUNMASIZLIK

- AŞK ile/ve/> SAYGI

- AŞK ile/ve/||/<> SEVDÂ
( Hevesin geçene kadar. İLE/VE/||/<> Soluğun yetene kadar. )
( ... İLE/VE/||/<> Kalbin ortasındaki kararmaya yüz tutmuş kan. | Aşk, sevgi. | Aşırı sevgiden doğan bir çeşit hastalık. | İstek, heves, arzu. | Çok kara/siyah. | Eskilerin, insan mizâcında kabul ettikleri dört hılttan biri. )

- AŞK ile/ve/> SIDKIYET
( Birinde kül olduysan, başkasını ısıtamazsın. )

- AŞK ile/ve/||/<>/> ŞİİR
( ... İLE/VE/||/<>/> Birinin unuttuğunu, öbürüne unutturmayan söz. )
( Aşk (bile), şiirin bahanesidir. )

- AŞK ile/ve ŞÜKÜR

- AŞK ile/ve ŞÜKÜR

- AŞK >< TAASSUB

- AŞK ile TAŞKIN SEVGİ, ĞARAM/GARAM

- AŞK ile/ve/>/değil VEFÂ
( NE MÜMKÜNDÜR VEFÂ BULMAK CİHANIN BÎ-VEFÂSINDAN
MUHİB-İ SÂDIKI YEĞDİR KİŞİNİN AKRABASINDAN )

- ÂŞK ile/ve/<> YANAK
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )

- AŞK ile/ve YORGUNLUK

- AŞK ve/<> ZÂT
( Zât(ın)'a yol, sadece/ancak AŞK'tır. )

- AŞK ile/ve/||/<> ZEN

- AŞMAK ile/ve/değil/yerine DEĞİŞTİRMEK/DÖNÜŞTÜRMEK

- AŞMAK ve/> ULAŞMAK

- AŞMA ile/ve/||/<> DÖNÜŞTÜRME

- ÂSÛDE değil/yerine/= RAHAT, DİNÇ OLAN

- AŞ ve/<>/|| AŞK

- ATÂLET[Ar.] değil/yerine/= EYLEMSİZLİK/SÜREDURUM

- ATÂLET ile/değil/yerine/>< ADÂLET

- ATÂLET ile/ve/değil/<>/< OLANAKSIZLIK

- ATARAK ile/değil/yerine SOYUTLAYARAK

- ATEŞ ÇİÇEĞİ ile ATLAS ÇİÇEĞİ ile ÇADIR ÇİÇEĞİ ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile GÜZELHATUN ÇİÇEĞİ HANIMELİ(HONEYSUCKLE) ile ITIR ÇİÇEĞİ ile İPEK ÇİÇEĞİ ile KAHKAHA ÇİÇEĞİ ile KÜPE ÇİÇEĞİ ile LÂVANTA ÇİÇEĞİ ile MAHMUR ÇİÇEĞİ ile MUM ÇİÇEĞİ ile PEYGAMBER ÇİÇEĞİ ile SALON ÇİÇEĞİ ile SARAY ÇİÇEĞİ ile TELGRAF ÇİÇEĞİ ile YAYLA ÇİÇEĞİ ile YILAN ÇİÇEĞİ ile YILDIZ ÇİÇEĞİ ile ÖLMEZ ÇİÇEK ile GELİNCİK ÇİÇEĞİ(POPPY)[Lat. FRITILLARIA IMPERIALIS]

- ÂTIL (KALMAK) değil/yerine/>< ÂDİL (OLMAK)

- ATILIM ile/ve/<>/< KATILIM

- ATIŞTIRMAK değil/yerine NİTELİKLİ BESİNLERİ, YAVAŞ YEMEK

- ATLATMA ve/> MUTLULUK

- ATOM ALTI/NDA ve/<> BÜTÜNLÜK/TE
( Belirsizliğin yaşandığı alanlar. )

- AVRUPA ile AVRUPA BİRLİĞİ

- AYAN ile ÂYAN
( Belirli, açık. İLE İleri gelenler. | Meclis/senato üyeleri. )

- AYDINLANMA ile OLGUNLAŞMA
( Olgun olanlar daha çok deneyim birikimine sahip olanlardır. )
( AYDINLANMA: Aklını kullanabilme cesareti. )
( Tüm aklını aydınlanmaya ulaşma amacına yöneltmiş ve tüm duygusal zevklerden arınmış kişiye "akıntıya karşı giden insan" adı verilmiştir. Çünkü o kişi sonsuzluğun sevincine ulaşmak için, dünya yaşamının korkunç dalgalarıyla boğuşmaktadır. )

- AYDINLANMA ile/ve/||/<>/> SÜKÛNET

- ÂYET ve/||/<>/< SİMGE

- ÂYİNLERİN SAĞLADIKLARI:
AŞIK'IN, AŞKINI ARTIRMAK
ile/ve GAFİL'İN GAFLETİNİ KALDIRMA

- AYIP ile/ve/< ISTIRAP

- AYIRMAK ile KOPARMAK

- AYIRMA ile/ve/değil/yerine PAYLAŞIM

- AYIRMA ile/ve/||/<> YALINLAŞTIRMA ile/ve/||/<> ARA ÇÖZÜM/LER ARAMA/BULMA
( Düşüncenin, bilgilerin, nesnelerin, kavram, olay ve olgular üzerinde en temel uygulanması gerekenlerin başında, onları bütün olarak görebilmenin yanı sıra ve ötesinde, ayırma bilgisi, becerisi ve oranı bulunmaktadır.

Bilmek ya da bilinebilenler, ancak küçültme ya da ayırma bilgi ve becerisiyle elde edilebilirler. Bu işin ustalığı da, her ustalığın temelinde bulunan çıraklık sürecinde gerçekleşir ve kaynağını, gücünü çıraklık döneminden alır. Bu bilgi, deneyim ve dönem, kalfalıkta ve ustalıkta bile olunsa, tüm sürecin neredeyse tamamıdır.

Birleştirme bilgi ve becerisi olarak tanımlanan ustalık, yetkin çıraklıktır. Hatta ustalık diye bir şeyden bile söz edilemeyecek kadar tek bir bilinç ve beceridir. Kişinin, bisiklet kullanmayı bir kere öğrenmesinden sonra, yaşam boyunca bir daha bisiklet kullanmayı öğrenmeye gerek kalmaması, kendinin değil, suyun kaldırma gücündeki gibi, kendiliğindenliğiyle, doğasıyla sağlanır. Zihnin ya da bilincin devrede olması ile değil, beynin ya da öte bir bilincin devrede olmasıyla, bilinç merdiveninde görülen, bilinçsiz bilinçlilik ya da yeterlilik ile sağlanır.

Karmaşık olan ya da öyle "algılanan" süreçlerin çözümü de, onları, oldukları yapıda değil, küçülterek ya da çok haneli sayıdan oluşan bir bölmenin, tek haneli bir sayıya doğru yalınlaştırılması ile gerçekleşir.

Çözümsüz "görünen" durumların da çözümü, köklü/kökten çözüm arayışı değil ara çözüm üretebilmektir. Yaşamımızda, karşılaşılabilecek sonsuz olumlu ya da olumsuz olasılıktaki durum ve süreçler için bazen ya da çoğunlukla, bir düşünce ya da nesneden, ödün vermeden ya da bir parçasından vazgeçmeden, bir şey elde etmek ya da yetersiz/olumsuz sürecin devam etmesine göz yumarak, bir sonuç ya da çözüm oluşturmak olanaklı değildir.

Ne herhangi bir düşünce ya da bir durum için, ne de kaygının sona erdirilmesi, olumsuz ya da yetersiz koşulların tamamen ortadan kalkma "beklentisi" ya da "dileği" ile sağlanamayacağından dolayı, ayırmayı, yalınlaştırmayı ve ara çözümler üretmeyi bilmek, becermek gerekmektedir.


"Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez." )

- AYNA:
CAM
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< CAN
( Kendi yüzünü görmek isteyenin baktığı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Özünü görmek isteyenin baktığı. )

- AYNI AÇIDAN BAKMAK ile/ve/||/<>/>/< AYNI ACIDAN BAKMAK

- AYNI DİLİ KONUŞMAK ve/||/<> AYNI DURUMU/HÂLİ PAYLAŞMAK

- AYNILAŞ(TIR)MAK değil/yerine/>< FARKLILAŞ(TIR)MAK
( Rekâbet edilirse. DEĞİL/YERİNE/>< Cesâret edilirse. )

- AYNILAŞTIRMAK ile/değil/yerine/>< FARKLILIKLARIN KABULÜ

- AYNİYET ile ANALOJİ

- AYRI-GAYRI ile/ve GÂFİL OLMAMAK

- AYRICALIK ile/ve/||/<>/< AŞK

- AYRILIK/BOZUŞMA değil/yerine/>< BİRLİK
( Ölümdür/memattır. DEĞİL/YERİNE/>< Yaşamdır/hayattır. )

- AYRILIKLARIN BİRLİĞİ ile VARLIK BİRLİĞİ
( Armoni. İLE Vahdet-i Vücud. )

- AYRILMAK ile/ve UZAKLAŞMAK

- AYRILMA ile AYRIŞMA

- AYRIMLAR İÇİNDEKİ BÜTÜNLÜK

- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK

- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK

- AYRIMLI BİRLİK ile/değil AYRIMLI, AŞILMIŞ BİRLİK

- AYRIM ile/ve/<> BİRLİK

- AYRIM ile/ve/<>/||/değil ÖTEKİLEŞTİRME

- AYRINTILARIN "ZENGİNLİĞİ" ile/ve/||/<>/< YORUM GÜCÜ "ZAYIFLIĞI"

- AYRIŞMAK değil/yerine BULUŞMAK

- AYRIŞMA ile/ve/değil/yerine/<>/>< KATILMA

- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK

- AZ ANLAYAN ile ÇOK ANLAYAN

- AZ VEREN değil/yerine ÇOK VEREN
( Candan. DEĞİL/YERİNE Maldan. )
( Az veren canından, çok veren malından olur. )

- AZAB ile/ve/<> HAZ

- AZIMSAMAK ile HAFİFE ALMAK

- AZİM ve/<> NASİP

- AZİM ve/||/<>/> SEBAT ve/||/<>/> SABIR
( Başlarken. VE/||/<>/> Sürdürürken. VE/||/<>/> Bitirirken. )

- AZITMA ile/ve/değil/yerine/> KAZITMA

- BACAKLARIN KAPALI-AÇIK TUTULMASI('NI)

- BAĞ:
ÖZERKLİK
ve/<> HAZIR OLMA ve/<> GÖNÜLLÜLÜK/RIZÂ ve/<> HAREKETE GEÇME/GEÇEBİLME ve/<> KURABİLME(SÜRDÜREBİLME/SÜREKLİLİK) ve/<> PAYLAŞIM ve/<> GÜÇ

- BAĞIMLI/LIK ile/yerine BAĞLI/LIK
( Onlar mı size, siz mi onlara bağlısınız? )

- BAĞIMSIZLIK ile/ve/yerine DAYANIŞMA

- BAĞIRMAYA ZORLAYAN ACI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SESSİZ KALMAYA ZORLAYAN ACI
( Ağırdır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çok daha ağırdır. )

- BAĞIŞ/HİBE ile/ve/değil/yerine HEDİYE

- BAĞIŞLANMAK ve/||/<>/< BAĞIŞLAMA
( Pişmanlık duymayanı bağışlamak, "suya, resim yapmak" gibidir. )

- BAĞLAMA ile/ve/||/<> ÖZNEYE DUYARLILIK

- BAĞLAM ve/> NİYET ve/> EREK

- BAĞLI/LIK ile/ve/<> SAYGILI/LIK

- BAĞLILIK ile/ve GEREKSİNİM

- BAĞNAZLIĞIN KALKMASI:
BİLİMSEL TUTUM (İLE)
değil FELSEFİ ANLAYIŞ (İLE)

- BAĞ ile/ve/||/<>/> BÜTÜNLÜK

- BAHANE BULMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜMÜNÜ/ÇARESİNİ BULMAK(/ARAMAK)
( "İstemediği/n" herşeye. İLE/DEĞİL/YERİNE (Gerçekten) İstediği herşeyin. )

- BAHANE[Ar.] = MAHANA/MAHNA
( İleri sürülen, sözde neden. )

- BAHÂNE yerine ÇÖZÜM/ÇÂRE
( [bir işi] Yapmak istemeyenin "tutumu". YERİNE Yapmak isteyenin tutumu. )
( "Çareler" yazısı için burayı tıklayınız... )

- BAHANE <> GÜZELLİK

- BAHŞİŞ ile/ve/değil/yerine/||/<> KATKI PAYI

- BAKIM ve/<> BÜTÜNLÜK

- BAKMAK:
KAÇIRDIKLARINA
değil/yerine YAKALAYABİLECEKLERİNE

- BAKTIĞIN ve/<> AKTIĞIN

- BANA/DÜŞÜNCEME/İNANCIMA:
"TERS"
ile/değil/yerine UZAK / AYKIRI

- BARIŞ MANÇO KÜLTÜR MERKEZİ ile BARIŞ MANÇO KÜLTÜR MERKEZİ
( Kadıköy'de. İLE Avcılar'da. )

- BARIŞ(TIR)MAK:
BAŞKALARINI
ile/ve/değil/<> KENDİNİ (KENDİNLE)
( Zaman zaman. İLE/VE/<>/DEĞİL Her zaman. )

- BARIŞ ve/<> KURTULUŞ

- BARIŞ = SULH = PEACE[İng.] = LA PAIX[Fr.] = DER FRIEDEN[Alm.] = LA PACE[İt.] = LA PAZ[İsp.] = PAX[Lat.] = HE EIRENE[Yun.] = SELÂM, SULH[Ar.] = ÂŞTÎ[Fars.] = VREDE[Felm.]

- BAŞA GELEN:
YOLDAŞTAN
ile/ve/değil/||/<>/< YOLDAN

- BAŞAK ile SAKSIGÜZELİ
( ... İLE Damkoruğugillerden, yaprakları etli, çiçekleri başak biçiminde bir süs bitkisi. )

- BAŞARI:
ZEKÂ
ve/değil/||/<>/< SORUNLARLA UĞRAŞMAKTAN VAZGEÇMEYEREK

- BAŞBAŞA/LIK ile/ve/değil BİRLİKTE/LİK

- BASİTLEŞTİRME ile/ve/değil DÜŞÜNCE

- BASİT ile BİRLİK

- BAŞKA (BİR ÇÖZÜM) ile/ve/değil YENİ (BİR ÇÖZÜM)

- BAŞKA BİR ...:
"DÜNYA"
değil YAŞAM (BİÇİMİ)
( Yoktur. DEĞİL Vardır, olanaklıdır. )

- BAŞKA:
O İŞ
ile O İŞ

- BAŞKALARI ...:
BİZİMLE YÜRÜYEBİLİR
ve/fakat BİZİM İÇİN YÜRÜ(YE)MEYEBİLİR

- BAŞKALARINI AFFETMEK ile/ve/||/<>/< KENDİNİ AFFETMEK
( Affetmek, bir mahkûmu serbest bırakmaktır ve o mahkûmun kendin olduğunu keşfetmektir. )
( AFFEDELİM!!!

Lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:

"Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?"

Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin"

Öğrenciler bunu da yaparlar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!"

Öğrenciler, bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:

"Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın,o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun."

Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:

"Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? Hep yanınızda olacaklar."

Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikâyete başlarlar:
"Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor."
"Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, kişiler, tuhaf bakıyorlar bana artık. Hem sıkıldık, Hem yorulduk!"

Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:

"Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz,

halbuki affetmek, en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir. )
( Kendini affetmeyen kişinin, tüm kusurları affedilebilir. )

- BAŞKALARINI DÜŞÜNMEK ile/değil/yerine BAŞKALARINI DA DÜŞÜNMEK

- BAŞKALARININ (")TERBİYESİZLİĞİ(") ile/değil/yerine/>< KENDİ TERBİYEN

- BAŞKALARIYLA KIYASLAMA ile/değil/yerine/>< BAŞKALARINI ÖRNEK ALMA

- BAŞKALDIRI ile/değil/yerine ELEŞTİRİ

- BAŞKASINA:
BIRAKMA
ile/ve/<> "YIKMA"

- BAŞKASININ, BİZİ KEŞFETMESİ ile/ve/>/değil/yerine KENDİNİ KEŞFETME
( Beşer. İLE/VE/>/DEĞİL/YERİNE İnsan. )

- BAŞLAMAK İÇİN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> BAŞLAMAMAK/YAPMAMAK İÇİN
( "En" doğru zamanı beklemek. İLE/VE/||/<>/> [bazen/çoğunlukla] Olumsal/keyfî "bahane" (olabilir). )

- BAŞLAMAK ve/<> BAŞARMAK
( Başlamak, başarmanın yarısıdır. )
( Her iş, başlayana kadardır. )

- BAŞLANGIÇ MİT/LERİ ile/ve KURULUŞ MİT/LERİ ile/ve KURTULUŞ MİT/LERİ ile/ve KURTARICI MİT/LER ile/ve SON/KIYÂMET MİT/LERİ ile/ve YENİDEN DİRİLİŞ MİT/LERİ ile/ve GELECEK/ESKATOLOJİ MİT/LERİ ile/ve ÜTOPYA/CENNET MİT/LERİ ile/ve BAŞLANGIÇ/KOZMOGONİ MİT/LERİ ile/ve NEDENSELLİK/ETYOLOJİ MİT/LERİ ile/ve AHLÂK MİT/LERİ ile/ve PSİŞİK MİT/LER

- BAŞLANGIÇ:
EYLEM
ile/ve/değil/||/<>/< ÖRTÜK EYLEM

- BASTIRILMA ile/ve/<> DIŞLANMA

- BASTIRILMIŞ/LIK ile/ve VAZGEÇMİŞ/LİK
( Kişiler, neden/nasıl vazgeçerler?
( Why people give up? )

Hızlı sonuç beklediklerinden dolayı...
( Expect fast results... )

Kendilerine inançlarını kestiklerinden dolayı...
( Stop believing in themselves... )

Geçmişe saplanıp kalmalarından dolayı...
( Get stuck in the past... )

Hatalarında yaşadıklarından dolayı...
( Dwell on mistakes... )

Gelecekten korktuklarından dolayı...
( Fear the future... )

Değişime direndiklerinden dolayı...
( Resist the change/alteration... )

Güçlerinden vazgeçtiklerinden dolayı...
( Give up the power... )

Güçsüzlüklerine inandıklarından dolayı...
( Believe in their weaknesses... )

Dünyaya sahip oldukları zannından dolayı...
( Feel the world owes them something... )

Başarıyı istemekten çok, hata yapma korkularından dolayı...
( Fear failure more than desire success... )

Nelerin olanaklar içinde olduğunu görememelerinden dolayı...
( Never visualize what is possible... )

Kaybedecek şeylerinin çok olduğu zannından dolayı...
( Feel they have something to lose... )

Fazla çalışmaktan dolayı...
( Overwork... )

Sorunlarının sadece kendilerine özgü ve biricik olduğunu zannetmelerinden dolayı...
( Assume their problems are unique... )

Geri dönmenin ve geri dön işaretinin, hata yaptıkları anlamına geldiğini zannetmelerinden dolayı...
( See failure as the signal to turn back... )

Kendilerini, üzgün, güçsüz, acınası hissetmelerinden dolayı...
( Feel sorry for themselves... ) )

- BASTIRMAK ile/ve/<> GÖZARDI ETMEK

- BATKI/HÜSRAN ile PİŞMANLIK

- BAYRAM:
SEVİNDİĞİN KADAR
ile/ve/değil/||/<>/< SEVİNDİRDİĞİN KADAR

- BAZI KAVRAMLARI:
KOPYALA-YAPIŞTIR
değil/yerine TEKRAR TEKRAR DA OLSA YAZMAK

- BAZI KÖPRÜLERİ ile/ve/||/<> BAZI KÖPRÜLERİ
( Geçmek gerek. VE/||/<> Yıkmak gerek. )

- BAZI ŞEYLERİ:
UNUTMAYA ÇALIŞMAK
ile/değil/yerine/>
HİÇ YAŞAMAMAK/YAŞAMAMAYA ÇALIŞMAK


- BECERİ:
SÖYLEMEK
değil/yerine DİNLEMEK
( Dinlemeyenler, öğrenemezler.
Öğrenemeyenler, bilemezler.
Bilemeyenler, olamazlar. )

- BECERİ ile/ve/||/<> TÂLİ(H)
( Kişide, ikisinin de bulunması gerek. )

- BEDENDE (OLMAK) ile/ve/değil BEDENDEN (OLMAMAK)

- BEDİÎ değil/yerine/= GÜZEL, GÜZELLİK

- BEDR-İ KEMÂL ile BEDR-İ KÂMİL
( Bir yazı çeşidi/tarzı. İLE Ayın ondördüncü gecesi. )

- BEHİYE[< BEHÂ]:
GÜZEL


- BEKLEMEK ve/> SORGULAMA

- BEKLENTİDE/İSTEKTE:
YENİ/Sİ
ile/ve/<> DAHA FAZLASI/ÇOK

- BEKLENTİ değil/yerine HİZMET

- BEKLENTİ değil KENDİNDEN KAÇIŞ
( Merkezden uzaklaşmak. )

- BELÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AŞK
( Bin. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bir. )

- BELİRLEME ile/ve SINIRLAMA

- BELİRLİ NEDENLER ile/ve/||/<>/> BELİRLİ KOŞULLAR ile/ve/||/<>/> BELİRLİ SONUÇLAR
( Geçmiş. İLE/VE/||/<>/> Şimdi. İLE/VE/||/<>/> Gelecek. )

- BELİRSİZLİK <>/>< BÜTÜNLÜK
( INDEFINITENESS <>/>< INTEGRITY )

- BELLEK-GÖVDE(/NEDENSEL-GÖVDE) ile/ve/değil/yerine/< GÖVDE

- BELLEMEK ile/yerine SORGULAMAK/DÜŞÜNMEK
( Sormaz ki bilsin, sorsa bilir; bilmez ki sorsun, bilse sorar. )

- BEN İSTEDİM DİYE değil SEN İSTER İSEN

- BEN-İM:
BENLİK
ile/ve/değil ÖZNE
( Kendini merkeze koymak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Başkalarından/ötekilerden ayrı olan. )

- BEN/LİK >< ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK
( NEFS >< TEVÂZÛ )

- BENCİL/LİK ile/değil/yerine BİREYSEL/LİK

- BENCİLLİK ile/>< ELEŞTİRİ

- BENMERKEZCİ/LİK ile/değil/yerine/>< EVRENSELLİK

- BENZETME:
AYRINTILI
ile KISALTILMIŞ ile PEKİŞTİRİLMİŞ ile GÜZEL(BELİĞ)
( )

- BEN ve/||/<>/> BEN'İ (NASIL KURTARABİLİRİM?)

- BEREKET ve/<>/< PAYLAŞIM

- BERRAK ile/ve NET
( Berraklık ve yardımseverlik elele gider - her biri hem öbürüne muhtaçtır, hem de öbürünü güçlendirir. )
( Ayna, güneşi çekmek için hiçbir şey yapamaz. O sadece parlaklığını koruyabilir. )
( Durumunuzu berrak bir şekilde görün, bu berraklık sizi serbest hale getirecektir. )
( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )

- BETİMLEMELİ/TASAVVURLU DÜŞÜNME ile BETİMLEMESİZ/TASAVVURSUZ DÜŞÜNME

- BEYİN ve/<>/||/hem de EL
( Zihninizde ne varsa, elinize o vurur. )
( )

- BÎ-GÂNE değil/yerine/= KAYITSIZ, İLGİSİZ

- BİÇİMLENDİRME (GİRİŞİMİ/ÇABASI) ile/ve/<>/değil/yerine YÖNLENDİRME (GİRİŞİMİ/ÇABASI)

- BIKMAK ile KANIKSAMAK

- BİLDİĞİN GİBİ ile/ve BİLDİĞİN KADAR
( Hiçbir şey bildiğin/gördüğün gibi/kadar değildir/olmayabilir. )

- BİLDİĞİNİ:
YAPMAZSAN
ile/değil/yerine YAPARSAN
( Sadece zihnin, bir miktar/bölüm bilir. İLE/DEĞİL/YERİNE Her/bir yerin (tam) bilir/yetkindir. )
( Yetersizdir. İLE/DEĞİL/YERİNE Yeterlidir. )

- BİLDİRGE ile/ve/değil PAYLAŞIM

- BİLENİN/BİLGENİN/USTANIN/HOCANIN, HER:
[hem] YAPTIĞI/NI
ile/ve/<>/||/değil/yerine/hem de DEDİĞİ/Nİ
( Yapma. İLE/VE/<>/||/DEĞİL/YERİNE Yap. )

- BİLEREK / BİLMEYEREK ile/ve/||/<> İSTEYEREK / İSTEMEYEREK ile/ve/||/<> DOĞRUDAN / DOLAYLI

- BİLEREK DENEYİMLEDİKLERİMİZ ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEREK BİLDİKLERİNMİZ

- BİLGE/LİK ve/||/<> GÖNÜLLÜ/LÜK

- BİLGELİK ile/ve/||/<> AYDINLANMA
( Başkalarının bilgisi. İLE/VE/||/<> Kendini tanıma. )

- BİLGELİK ve BAŞKALARINI KARALAMAMAK

- BİLGELİK ve/=/||/<> KARŞILIKSIZ HİZMET

- BİLGELİK ve/<> SANAT
( Sıradan insanı, "etik insan"a dönüştürür. VE/<> Sıradan insanı, "estetik insan"a dönüştürür. )

- BİLGE ve/||/<> ALÇAKGÖNÜLLÜ
( Herkesten farklı olduğumuzu kavrayabilecek kadar. VE/||/<> Kimseden daha iyi olmadığımızı sürekli anımsayabilecek kadar. )

- BİLGİ (VAROLANI) ile/ve/değil/yerine ANLAM (VAROLANI)
( Taşınan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özümsenen. )

- BİLGİ = (")DÜŞÜNCEDİR(") ile/ve/||/<> (")ERDEMDİR(") ile/ve/||/<> (")DÜZENDİR(") ile/ve/||/<> (")BAĞLAMDIR(")
( [ise | durumu/düşüncesi] Felsefeyi verir. İLE/VE/||/<> Ahlâk'ı verir. İLE/VE/||/<> Toplumu verir. İLE/VE/||/<> Bilgeliği verir. )

- BİLGİ AHLÂKI ile/ve/<> TEFEKKÜR AHLÂKI

- BİLGİ ÇOKLUĞU ile/ve/değil/yerine ANLAYIŞI GELİŞTİR(EBİL)MEK

- BİLGİ'NİN:
KAYNAĞI
ve/ YÖNTEMİ ve/ ÖLÇÜTÜ ve/ DEĞERİ

- BİLGİ/VERİ/HABER:
[ne yazık ki]
YOKSA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< VARSA
( "Asıp kesme." İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Saygı, sevgi, şefkat, merhamet, anlayış. )

- BİLGİ/VERİ ile/ve/<> DÜŞÜNCE/FİKİR
( Bilgi/veri sahibi olmadan, düşünce/fikir sahibi olunmaz/olunmamalı! )

- BİLGİ:
FİİLÎ
ve İNFİALÎ[YENİLENEN, TECEDDÜD EDEN]
( Bilinenden önce meydana gelen varolan bilgidir. VE Bilinenden sonra meydana gelen bilgidir. )
( Bilgi, bilinenden öncedir. VE Bilgi, bilinenden sonradır. )
( Bilgi, bilineni yaratıyor. VE ... )

- BİLGİ:
TÜMEL/LİK
ile/ve/||/<> ÖZSEL/LİK ile/ve/||/<> NEDENSEL/LİK ile/ve/||/<> KESİN/LİK

- BİLGİLİ/BİLGİSİZ ile/değil KIBLELİ/KIBLESİZ
( Kişiyi, bilgisinden çok, niyeti/yönelimi/yaklaşımı belirler. )

- BİLGİLİ ile/ve/<>/değil EDİB

- BİLGİLİ ile/ve/<>/>/< İLGİLİ

- BİLGİNİN DOĞRULUĞU ile/ve BİLGİNİN GÜZELLİĞİ
( İdrakte. İLE/VE Estetikte. )

- BİLGİNİN ELDE EDİLİŞİ ile/ve/<> BİLGİNİN PAYLAŞIMI/AKTARIMI
( Sahip olduğunuz herşeyi, her kimin gereksinimi varsa, onunla severek paylaşın. )
( Share willingly and gladly all you have with whoever needs. )

- BİLGİNİN ELDE EDİLİŞİ ile/ve BİLGİNİN PAYLAŞIMI/AKTARIMI

- BİLGİSİZLİK/CEHALET >< BİLİMSEL TUTUM ve BAĞNAZLIK >< FELSEFİ ANLAYIŞ ve GÜÇ/ŞİDDET >< SANATSAL DUYARLILIK

- BİLGİSİZLİK/CEHALET ve/> İHMAL

- BİLGİ ile/ve BİRİKİM
( Kişiler, başaklara benzerler, içleri boşken havadadır, doldukça eğrilirler. )
( Bilgi tohumdur. Bire yüz verir. Verdigi yüzün her biri bir tohumdur ki, sana bilgelik, torunlarına da ilham verir. )
( Deneyimi olmayan kavram yetersiz, kavramı olmayan deneyim boştur. )
( Zihinsel bilgi sürecinde 5 aşama:
1. Genel Tecrübe.
2. Özel Tecrübe.
3. Olgusal Bilim.
a. Deney ve Gözlem,
b. Kuram oluşturma,
4. Günlük Bilim.
5. Aşkın Bilimler. )

- BİLGİ ve/<> EMEK/EYLEM
( İşe taşınmayan bir bilgi, kişinin sahip olduğu bir bilgi değildir. )

- BİLGİ ile/ve/= ERDEM

- BİLGİ ile/ve/<>/= İLİŞKİ

- BİLGİ ve/||/<>/> İYİLİK ve/||/<>/> KARARLILIK
( Kuşkudan kurtarır. VE/||/<>/> Acı çekmekten kurtarır. VE/||/<>/> Kaygıdan kurtarır. )

- BİLGİ =/||/<> NE YAPMAYACAĞININ BİLGİSİ

- BİLGİ ve/||/<>/>/< NEDEN

- BİLGİ ve/<> TAMLIK

- BİLGİ ile/ve/yerine YÖNTEM

- BİLİM TARİHİ ile/ve DÜŞÜNCE TARİHİ

- BİLİM İLE DİN İLİŞKİSİ "YORUMLAMASINDA":
ÇATIŞTIRMACI/LIK
ile ONAYLAYICI/LIK ile GEÇİŞLİ/LİK ile BİRLİKTE/LİK
( Üst-alt. İLE Yanyana. İLE Teğet/paralel. İLE Kesişim.[bazı noktalarda ve belirli oranlarda] )

- BİLİM TARİHİ ile/ve DÜŞÜNCE TARİHİ

- BİLİM/SEL ile/ve KAVRAM/SAL

- BİLİMDEN/İLİMDEN YARARLANANLAR:
SORAN
ile/ve/||/<> YANITLAYAN ile/ve/||/<> DİNLEYEN ile/ve/||/<> SEVGİSİ/İLGİSİ OLAN

- BİLİMDE ve ADÂLETTE
( Doğrulanabilirlik değil yanlışlanabilirlik esastır. VE Şüpheden, sanık yararlanır. )

- BİLİMSEL TUTUM/DURUŞ ve/||/<> FELSEFÎ ANLAYIŞ ve/||/<> SANATSAL/ESTETİK DUYARLILIK ve/||/<> HAREKETLİ(SPORCUL) YAŞAM
( Hayret. VE/||/<> Hayranlık. VE/||/<> Aşk. VE/||/<> Coşku. )

- BİLİMSEL YÖNTEM ile/ve/değil/yerine/<>/< BİLİMSEL TUTUM

- BİLİNCİN BİLİNCİ ile/ve YÖNTEMİN YÖNTEMİ

- BİLİNCİN:
DOĞASI
ile/ve/<> NİTELİKLERİ ile/ve/<> KÖKENLERİ ile/ve/<> İŞLEVLERİ

- BİLİNÇ ve/<> ADÂLET
( Kişide. VE/<> Toplumda. )

- BİLİNÇ ile/ve ANLAYIŞ

- BİLİNÇ ile/<> HUKUKUN YAYGINLAŞTIRILMASI

- BİLİNÇ ve/=/:/||/<>/>/< ŞU ANDA VE BURADA

- BİLİNÇ = ŞUUR = CONSCIOUSNESS[İng.] = CONSCIENCE[Fr.] = BEWUSSTSEIN[Alm.] = CONSCIENTIA[Lat.] = SYNEIDESIS[Yun.] = CONCIENCIA[İsp.]

- BİLME(ME)K ile/ve ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK(/TEVÂZÛ)
( Alçakgönüllülükten başarı doğar, üstün kişi sonuna dek yılmadan devam eder. )
( Alçakgönüllülüğü elden bırakmayın. )
( Alçakgönüllü yüreklerde yaşayan düşünceler, en yüksek düşüncelerdir. )
( Alçakgönüllü yaşama biçimleri olanlar başarıya ulaşırlar. )
( Ancak olgun kişinin alçakgönüllülüğü alçakgönüllülüktür. )
( Çalışkan ve alçakgönüllü kişiler, şansı yakalayacaktır. )
( Kaynak ve meziyetlerin açığa vurulması yerine sadelikle alçakgönüllülük salık verilir. )
( Dağ, alçakgönüllülüğü simgeler. )
( Fazla tevazu gösterme, gerçek sanarlar. )
( Kişinin, bilgiden yana nasibi yoksa, zihni/gönlü, alçakgönüllülüğe râzı olmaz. )
( Fazla alçakgönüllüğün sonu, ortalama/vasat kişilerden öğüt/nasihat dinlemektir. )

- BİLME/K ile/ve/değil BİLGİSİNE SAHİP OLMA

- BİLMEK/BİLİNEN ile/ve/<> VAR ETMEK/VAROLAN

- BİLMEK ile/ve/<> DOĞAYI BİLMEK
( Bilmek, olmak demektir. )
( Bilmek, dış dünyayı, insancaya çevirmektir. )
( Doğaya tam itaatte, çaba(zorlanma) yoktur. )
( Bilinçli deneyimlerin bütünlüğü doğadır. )
( Doğayı sadece bilinç olarak görmek, farkındalıktır. )
( Gerçek doğanızı aramak için kendi içinize, derinlere daldığınızda, fark edeceksiniz ki sadece gövdeniz ufaktır ve sadece belleğiniz sınırlıdır; ama hayatın ucsuz bucaksız okyanusu sizindir. )
( Kişi, bildiği şeyi bildiğini bilmeli. Bilmediği şeyi bilmediğini bilmelidir. Gerçek bilgi işte budur. )
( Konuşanlar bilmiyor, bilenler konuşmuyor. )
( Bilin, ki güçlü olun, güçlü kalın! )

- BİLMEK ile/ve/<> FARKINDALIK
( Su. İLE/VE/<> Elektrik. [Herhangi birini tercih edemezsiniz. İkisi de aynı anda olmak durumundadır.] )
( Her gün, bir şey öğrenmek. İLE/VE/<> Her gün, "zihnimizdeki" bir bilginin/kaydın (daha) gitmesine, unutulmasına fırsat vermek. )
( Bilme; olma ve sevme'nin de yanısıra gerçek doğamızın bir yansımasıdır. )
( Yalnızca, eyleyenler bilirler, bilenler de eylerler. )
( İdrak edeceğiz ki, bilmek, sevmektir; sevmek de bilmektir. )
( Farkındalık, tüm zamanı ve uzayı içerir. )
( Kişi, bilmediğini ayağının altına alsa, başı, göğe erer. )
( Bilmek, belirlemektir. )
( Knowing is a reflection of your true nature along vs. being and loving.
Awareness contains all space and time. )

- BİLMEK ile/ve/> KAVRAMAK

- BİLMEK ile KENDİNİ BİLMEK

- BİLMEK ile/ve/<> KUDRET SAHİBİ OLMAK

- BİLMEK ve/||/<>/>< MESAFE

- BİLMEK ve/> SEVMEK ve/> VERMEK ve/> BULMAK
( Ne kadar geç verirse o kadar çok verir. )

- BİLMEMEK ile/ve/ne yazık ki/<>/> BİLMEYE/DÜŞÜNMEYE YANAŞMAMAK

- BİLMEMEK ile/değil DAHA/EN DOĞRU(YA YAKIN) OLAN TANIMI/BİLGİYİ DÜŞÜNMEK

- BİLMEZİN ATTIĞI TAŞ ile/ve/değil DOSTUN ATTIĞI GÜL YAPRAĞI
( (belki/bazen) Canımızı (fazla) acıtmaz. İLE/VE/DEĞİL Can dayanmaz. )

- BİLME ve/> ANLAMA ve/> YORUMLAMA
( Yapabilmek. VE/> Varolmak. VE/> ... )
( ... VE/> Kişiye, tarihe, topluma, kültüre ait herşeye bakarak, kişiden hareketle kişiye/kişilere bakarak kavrama yöntemi. VE/> ... )
( Bilen kişi, varolanı savunur; cahil kişi, cesur olur. )

- BİR DÜŞÜNCE/BİLGİ/SÖZ İLE:
TOPLUMU "BOZMAK"
ile/değil TOPLUMUN BİR BÖLÜMÜNÜ "BOZMAK" ["bozulacağına" dair ısrarcı olunuyorsa...]
( Olumsuz/kötü niyetli kasıt. İLE/DEĞİL Gelişmek/geliştirmek üzere/için. [Bazı bilgi ve durumlar, herkese değil bazı kişilere verilebilir/verilmelidir.] )

- BİR DÜŞÜNCEYİ "SAVUNAN" ile/değil/yerine/>< BİR DÜŞÜNCEYE SAHİP OLAN
( Ötekileştirir, ayrıştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bizleştirir ve birleştirir. )

- BİR DÜŞÜNCEYİ:
"BESLEMEK"
ile/ve/değil/yerine SADECE BİLMEK

- BİR KONUYU/DURUMU GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN:
[ya] OLANAK/LAR SAHİBİ OLMAK
ile/ve/<>/ya da "DAMARINA" SAHİP OLMAK

- BİR KONUYU/OLGUYU:
KENDİNE("BANA") GÖRE DÜŞÜNMEK/ÇÖZÜMLEMEK/YORUMLAMAK
ile/ve/değil/yerine O KAVRAMI (/N İÇİNDE) KONUŞMAK

- BİR NESNE/OLAY/OLGU/DURUM/KOŞUL İÇİN:
BİR "AD VEREBİLMEK", BİR ŞEY "DEMEK/DİYEBİLMEK"
ve/||/<>/<
O ...'YI DENEMEK


- BİR OLAY/DURUM:
ÖNCESİNDEKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM
ile/değil/yerine SONRASINDAKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM

- BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN:
ÇABALAMAK
ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> KENARA ATMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> ANLAMAK

- BİR ŞEYİN(DÜŞÜNCENİN/EYLEMİN):
EGEMEN OLMA(MA)SI
ile/ve/değil/<> ÖNÜMÜZE GEÇME(ME)Sİ

- BİR ŞEYİN/BİRİNİN, DEĞERİNİ BİLMEK ile/ve/||/<>/< KENDİ DEĞERİNİ BİLMEK
( Kendi değerimizi bilmezsek, başkası hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilmez. )

- BİR YANLIŞIN YAPILMASINDA VE YORUMLANMASINDA:
KAZÂ
ile/ve/ne yazık ki/<>/> HATA ile/ve/ne yazık ki/<>/> YEĞLEME/TERCİH
( İlk kez olmuşsa. İLE/VE/<>/> İkincei kez olmuşsa. İLE/VE/<>/> Üçüncü kez oluyorsa. )

- BİR YERE ULAŞMAK ile/değil/yerine BULUNDUĞUN YERDE KALMAMAK

- BİR-LİK ile BİRLİK

- BİR-LİK ile BİRLİK

- BIRAKMAK ile/ve/değil AŞMAK

- BİRBİRİMİZİ:
BİLEMEYİZ
ancak KEŞFEDERİZ

- BİRBİRİNİ:
BİLMEK
ile/ve/<>/değil/yerine ANLAMAK
( Dinlemeyi/görmeyi/okumayı gerektirir. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Tanışmayı gerektirir. )

- BİRDENBİRE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMANLA
( Çok az şey. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çoğu şey. )

- BİREŞİM'DE/TEVHİD'DE:
ŞAHSİYET
ile/ve BENLİK ile/ve AŞK ile/ve MÂNÂ ile/ve KURBİYET/VUSLAT
( Kendi benliğin/varoluşun da içinde olmak üzere, onun huzurunda, hiçbir şeyin varoluş iddiası olamaz. [Bunu, bu şekilde bilmektir ŞAHSİYET] İLE/VE/> Bunu, böyle düşünmeden, tevhide erdiğini zannetmeye BENLİK. İLE/VE/> Kişiyi, benlikten soyan çekime/cazibeye AŞK. İLE/VE/> Aşkla birlikte, varoluşundan da geçerek aslolan hakikate kavuşmasına MÂNÂ. İLE/VE/> Mânâya kavuşmakla birlikte, o mânânın sahibiyle yakınlaşmaya da KURBİYET/VUSLAT denilir. )

- BİREŞİM(TEVHİD) >< KORKU ve ÜZÜNTÜ

- BİREŞİM(TEVHİD) ve/||/<>/>/< KUŞKUDAN KURTULMAK

- BİREŞİM/TEVHÎD ve/<> HİZMET
( Hüvviyete/Allah'a bağlamak. VE Herkese ve her şeye. )

- BİREYLEŞME ile/ve/değil/<> BİREYSELLEŞME

- BİREYSELLİK ve/<>/> YEĞLEME/TERCİH
( Bireyselliğin olgunluğu/kemâli, yüklenilmiş ya da beklentili gerekçesi olmayan yeğlemedir/tercihtir. )

- BİREYSEL ile/değil ÖZNEL

- BİRİCİKLİK ve BİRİCİKLİĞE SAYGI GÖSTERMEK/DUYMAK

- BİRİNCİ NİTELİK(LER) ile İKİNCİ NİTELİK(LER)
( Gerçektir. İLE/VE Zihinseldir. )

- BİRİNCİL NİTELİKLER ile/ve İKİNCİL NİTELİKLER

- BİRİNE EĞİLMEK:
İBÂDET
değil TÂZİM(SAYGI)

- BİRİNE:
2 KEZ (VE ÜZERİ) BAKMAK
ile/ve/değil/yerine 1 KEZ BAKMAK

- BİRİNİN, SANA/ONA/BİZE ...:
NE/LER VERE(BİLE)CEĞİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< NELERDEN VAZGEÇEBİLECEĞİ

- BİRİNİN:
"EŞİ/SEVGİLİSİ/DOSTU/ARKADAŞI/KARDEŞİ VS." OLMAK
ile/değil/yerine/||/<>/< (SADECE VE YETERİNCE) SEVİYOR(/SEVGİNİ GÖSTERİYOR/YAŞIYOR/YAŞATIYOR) OLMAK
( [ne yazık ki] "Yetersiz" gelebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herşey için yeterlidir. )

- BİRLEŞMEK ile/ve BİRLİĞİ SÜRDÜRMEK ile/ve BİRLİKTE ÇALIŞMAK
( Başlangıç. İLE/VE Gelişme. İLE/VE Başarı. )
( Kervan gider, sen kalma geri! )

- BİRLEŞTİRİCİ ile AYRIŞTIRICI
( [söz/karar/tutum] Bir kesimi birleştirici olabilir ve fakat hiçbir kesimi ayrıştırıcı olmamalıdır. )

- BİRLEŞTİRME ile/değil BİRLİK

- BİRLEŞTİRME ile/ve/<> OLUŞTURMA

- BİRLİK, 4/4'LÜK NOTA ile 1/2'LİK, 1/4, 1/8, 1/16, 1/32, 1/64'LÜK NOTA
( Notaların başı. İçi boş daire şeklindedir. İLE Öteki tüm notalar bunun geometrik diziyle bölünmesinden oluşur. )
( 4/4'lük notanın yarı değerinde olan ikilik ya da 1/2'lik nota, yukarıdaki içi boş yuvarlağa bir kuyruk takılmasıyla belirlenir. Bunlardan iki tanesinin süre olarak toplamı birlik notanınkine eşittir. 1/64'lükten küçüğünün çalınması ve kulakla hissedilmesi kolay değildir. )

- BİRLİK:
DİLDE
ve/||/<> DÜŞÜNCEDE ve/||/<> İŞTE

- BİRLİK:
KADÎM
ile/ve/||/<>/> HÂDİS
( Zamanda, başlangıcı ve sonu olmayan. İLE/VE/||/<>/> Başlangıcı ve sonu olan. )

- BİRLİKTE ÇÖKME ile BİTİM NOKTASI
( Aslında çözünür olan türlerin, çökmekte olan katının yüzeyinde ya da onunla birlikte sürüklenerek taşınması. İLE Titrasyonda son bir damlanın tepkimeyi tamamladığı, fiziksel değişmelere bakılarak titrasyonun son erdirildiği durum. )

- BİRLİKTE HAREKET ETMEK ile/ve BİRLİKTE OLMAK
( Trinidad Tobago'nun ambleminde, "Birlikte Hareket Edersek Başarırız!" yazmaktadır. )

- BİRLİKTE OLMA GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/< BİREY OLMA GEREKSİNİMİ

- BİRLİKTE/LİK ile/ve BASKIN/LIK

- BİRLİKTE/LİK ile/ve BERABER/LİK
( Zihinsel/düşünsel. İLE/VE Mekansal/fiziksel. )
( Dikey. İLE/VE Yatay. )

- BİRLİKTE:
GÜLMEK
ile/ve/<> AĞLAMAK ile/ve/<> SUSMAK
( Mutluluktur. İLE/VE/<> Dostluktur. İLE/VE/<> Aşktır. )

- BİRLİKTE:
YAŞAMAK
ve/||/<>/> YAŞLANMAK

- BİRLİKTE ile/ve BİRLİK'TE

- BİRLİKTE ile/ve/değil KARŞILIKLI

- BİRLİK ile/ve/değil/yerine AŞILMIŞ BİRLİK

- BİRLİK ile/ve AYRIM

- BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİRLİK

- BİRLİK ile/ve BEREKET

- BİRLİK ile/ve/<> BEREKET

- BİRLİK ile/ve BÜTÜNLÜK
( Hareket bakıp dinginliği, dinginlikte hareketi anlamak birliktir. )
( En küçük bir şey için tüm evren katkıda bulunur. )
( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )
( "Ben gövdeyim" fikrini yok edin, o zaman iç ve dış bir olacak. )
( Duvarın ve onun her iki tarafının "burası" ya da "orası" gibi tanımlanamayacak tek bir alan olduğu idrak edilmeli. )
( Bir durum tanınıp anlaşıldığı anda, olaylar uygun karşılığı vermek üzere harekete geçeceklerdir. )
( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )
( İdrak edilenlerin bütünlüğü (toplamı) sizin "madde" dediğinizdir. İdrak edenlerin bütünlüğü ise sizin "evrensel zihin" dediğinizdir. )
( Kişisel gövdeniz bir parçadır ki onun içinde bütün harikülâde bir şekilde yansımaktadır. )
( Hareket eden'in içinde devinimsiz olan'ı, değişenin içinde değişmez olanı ayırt edebilmeyi öğrenin, ta ki tüm farklılıkların sadece görünüşte olduğunu ve birliğin gerçek olduğunu idrak edinceye kadar. )
( Mutlak bütünlüğün değişmezliği! )
( Doğruluk ve eylemin birliği! )
( HOLOGRAFİ[Yun. < HOLON]: Evren, üç boyutlu olan, bütünlük. )
( Toprağın üstündeki su, birliği simgeler. )
( Balıkların Stratejisi )
( Unity liberates. Freedom unites. )
( BÜTÜNLÜK: Kişinin kurtuluşu. )
( The entire universe contributes to the least thing.
Realise that the wall and both sides of it are one single space, to which no idea like 'here' or 'there' applies.
A situation has been cognised, events will move in adequate response.
The totality of the perceived is what you call "matter". The totality of all perceivers is what you call the "universal mind".
Your personal body is a part in which the whole is wonderfully reflected.
The immutability of absolute! )
( Bir'likten söz etmeyi ertele! Sen, henüz, hiç yerle bir olmamışsın. )

- BİRLİK ile/ve/<> BÜTÜNSELLİK

- BİRLİK ile/ve ÇELİŞİK BİRLİK

- BİRLİK ile/ve CEZBE

- BİRLİK ile/ve ÇIKAR BİRLİĞİ

- BİRLİK ile/ve/<> ÇOKLUK

- BİRLİK ile DONUKLUK

- BİRLİK ve DÜZEN ve KURALLILIK

- BİRLİK ile/ve FARK/LAR, FURKAN
( İçte. İLE/VE Dışta. )

- BİRLİK ile/ve FARKLILIK

- BİRLİK ile/ve FARKLILIKLAR
( Birlik altında olmayanlar, ayırd edilemezler. )

- BİRLİK ile/ve KAVRAMSALLIK

- BİRLİK ve/||/<> NOKTA ve/||/<> AN ve/||/<> AŞK
( Varlığın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Mekânın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Zamanın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Göreliliğin ilkesi/zirvesi. )

- BİRLİK ile ÖZDEŞLİK

- BİRLİK ile/ve/<> ÖZGÜRLÜK
( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )
( Unity liberates. Freedom unites. )

- BİRLİK ile/ve/<> SINIR/HADD/DEN

- BİRLİK ile/ve SÜREKLİLİK

- BİRLİK ile/ve UYUM
( Uyum, her zaman güçlüdür ve arıdır. )
( Uyum, her yanı kaplar ve onun huzuru asla bozulmaz; bu sükûn ve sessizlik gövdendir. )
( Her şeyden çok iç huzuruna gereksiniminiz var - ki bu iç ve dış arasındaki uyumu gerektirir. )
( Sevgi ve bilgelikle yarattığınız ve yarattıklarınıza bağımlı olmadığınız zaman, sonuç, barış ve uyumdur. )

- BİRLİK = VAHDET = UNITY[İng.] = UNITÉ[Fr.] = EINHEIT[Alm.] = UNITAS< UNUS[Lat.] = UNIDAD[İsp.]

- BİR ile/ve/||/<> BİRLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK
( Allah. İLE/VE/||/<> Evren. İLE/VE/||/<> İnsan. )
( The god. VS./AND/||/<> The universe. VS./AND/||/<> The human. )

- BİR ile BİRLİK ile BÜTÜNLÜK

- BİSİKLETİ, TEHLİKE YARATMAYACAK ŞEKİLDE KULLANMAK: [hem/öncelikle] KENDİ İÇİN ve/hem de ÇEVRESİ(NDEKİLER) İÇİN

- BİSİKLET ve/<> (DAHA) AZ TRAFİK SORUNU
( TRAFİĞİ TIKAMIYORUZ! TRAFİK, BİZİZ! )

- BİSİKLET ve/<> ACİL YARDIM

- BİSİKLET ve/<> AŞK

- BİSİKLET ve/<> BİRLİK

- BİSİKLET ve/<> BÜTÜNLÜK

- BİSİKLET ve/<> ÇEVRE BİLİNCİ

- BİSİKLET ve/<> ÇÖZÜM

- BİSİKLET ve/<> DAYANIŞMA

- BİSİKLET ve/<> GÜLÜMSEME

- BİSİKLET ve/<> KOŞULSUZ SEVGİ

- BİSİKLET ve/<> MUTLULUK

- BİSİKLET ve/<> PAYLAŞIM

- BİSİKLET ve/<> SAYGI

- BİSİKLET ve/<> TRAFİK EĞİTİMİ/BİLİNCİ

- BİSİKLET ve/<> UÇMA DUYGUSU/DÜŞÜNCESİ

- BİSİKLET ve/<> UYGARLIK(MEDENİYET)

- BİTİMLİ/LİK ile/ve/<> BİTİMLİLİĞİNDE(Kİ) BİTİMSİZ/LİK
( İnsan dışındaki her şey/kavram/olgu/durum. İLE/VE/<> İnsan. )

- BİZİ:
KİMİN İNCİTTİĞİ
ile/değil/yerine/>< KİMİN GÜLDÜRDÜĞÜ :)

- BİZİM:
GOETHE
ve/||/<> YUNUS

- BİZ ile/ve ALÇAKGÖNÜLÜLÜK/TEVÂZÛ

- BÖBÜRLENMEK ve/||/<> HORULDAMAK
( Gündüz. VE/||/<> Gece. )
( "Uyanıkken". VE/||/<> Uyurken. )

- BOLLUK >< KITLIK
( BOLLUK-KITLIK )

- BÖLÜNMEK ile/değil/yerine BÖLÜŞMEK
( Yok eder. İLE/DEĞİL/YERİNE Tok eder. )
( Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. )

- BOŞ DURMAK değil/yerine KOŞTURMAK

- BOŞ DÜŞÜNCE ile/ve/<> KÖR TUTUM/DAVRANIŞ

- BOŞ KİŞİ ile/değil/yerine NİTELİKLİ KİŞİ
( Kişiyle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE İşiyle uğraşır. )

- BOŞ ZAMANINDA GÖRÜŞMEK ile/değil GÖRÜŞMEK İÇİN ÖZEL ZAMAN YARATMAK

- BOŞLUK ile/değil/yerine AŞKIN

- BOŞLUK ile/ve/<> VAROLAN/VARLIK

- BULUŞARAK, ANLAŞMAK ile/ve/||/<> ANLAŞARAK, BULUŞMAK

- BUNDA, ANLAŞIL(A)MAYACAK ...:
"... BİR ŞEY Mİ VAR?" / ... NE VAR?"
ile/değil/yerine/>< ANLAŞIL(A)MAYAN BİR ŞEY VAR MI?
( İkisi de soru değil "soru" "kipinde"/"biçiminde", yukarıdan/dikey bir dille, yargı/yükleme sözleridir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlamaya çalışmak üzere ve anlayışla, yatay bir dille âdil/tarafsız/yüksüz/yargısız/nötr yaklaşım sözü/sorusu. )

- BURKİNA FASO'DA:
YOL SORMA
ve/<> HAL-HATIR SORMA
( Herhangi birine yol soracak olursanız, önce tokalaşırlar. Hal-hatır sorarak, size gideceğiniz yeri tarif eder ve sonra tekrar tokalaşarak ayrılırlar. )

- BÜTÜNLÜK

- BÜTÜNLÜK ile/ve/||/<> BİREŞİM

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> BÜTÜNCÜLLÜK

- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil DİREYSEL/ORGANİK BÜTÜNLÜK
( Parçaların biraradalığı/birliği. İLE/VE/DEĞİL Uyum. )

- BÜTÜNLÜK ile/ve DOKUNULMAZLIK

- BÜTÜNLÜK ile ESRİME
( ... İLE Esrime, duyulur olanlardan, bir başka deyişle tikel şeylerden başlayıp derece derece iç algıya ve iç algıdan da geçip bir an için bile olsa yokluğa dalmak, aslına kavuşmak demektir. )

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> İÇİÇELİK

- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞILTI

- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞIMA

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> SÜREKLİLİK

- BÜTÜNLÜK ile/değil TÜMEL

- BÜTÜNLÜK ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON

- BÜTÜNSEL ile BÜTÜNLÜKLÜ

- BÜYÜK ARMUTLU ile/ve KÜÇÜK ARMUTLU

- BÜYÜK YANLIŞLARIN/HATALARIN/SUÇLARIN:
"NEDENİ"
ile/ve/<>/> BEDELİ

- BUYURGANLIK ile/değil TOPLUMSALLIK

- BUZDAĞI ile/ve/||/<>/> EKİNSEL/KÜLTÜREL BUZDAĞI
( Easy to see: Gör(ül)mesi kolay ve olanaklılar...
Dil, Giysi, Yiyecek-İçecek, Yazın(Edebiyat), Güzel Sanatlar, Toplumsal davranışlar, tatiller ve şölenler...

Not easy to see: Gör(ül)mesi kolay olmayanlar...
İnanç ve zanlar, Aile rolleri, Otorite ilişkisi, Öz kavramı, Çekirdek değerler, Tavırlar, Yanlılıklar/taraflılıklar, Gövde dili, Güzellik düşünceleri, Yorumlar, Açık /Temiz olma/kalma, Okula yönelik tutum, Aile değerleri, Eşeysel roller, Yönetme/yürütme kuralları, Sağlık ve Tıbba yaklaşım, Mizah, Gurur, Adâlet düşüncesi ve duygusu, alçakgönüllülük, Çevre bilinci, Yarışabilme, İş ahlâkı, Çocuklaşabilme çabaları, Kabuller, Düşünce örüntüleri, Jestler, Kişisel alan, Estetik... )
( ... ile/ve/||/<>/> )

- ÇABA = EDEAVOUR[İng.] = EFFORT[Fr.] = BESTREBEN[Alm.] = CONATUS[Lat.]

- ÇABA ile/ve/değil/<>/< GİRİŞİM

- ÇABA ile/ve İYİ NİYET

- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞTIRMAK

- CAHİL/LİK ile/ve/<> APTAL/LIK
( Elif'i, mertek zannetmek. [Bir şey bilmediği halde konuşanlar için kullanılan deyim. (Elif harfini ve bu kadar basit bir şeyi bile bilmeyecek kadar bilgisiz olma durumu.)][MERTEK: Eskiden evleri yaparken kullanılan dört köşe ya da yuvarlak kalınca ağaç gövdesi.] )
( CAHİLLER...
* Her şeyde, hemen öfkelenirler.
* Yararı olmayan şeylerden konuşurlar.
* Yersiz [yanlış yerlere] sadaka verirler.
* Sırrı korumayıp açık ederler ve yayarlar.
* Dostunu ve düşmanını birbirinden ayıramazlar.
* Merhametsiz ve vicdansızdırlar. Hoşgörü, onları bırakmıştır.
* Kindar olup, fitne ve fücûr çıkarmayı severler.
* İftira atmaktan, başkasının âhını almaktan kaçınmazlar.
* Dedikodu ve yalanları çoktur.
* Güvenilmezdirler, emanete ihanet ederler.
* Dünya nimetleri için el-etek öpmeyi çok severler, utanmazlar.
* Yoldaşını yarı yolda bırakırlar, yedikleri kaba etmekten çekinmezler.
* Kalplerinde vefâ, diğergamlık, kadirşinaslık olmaz.
* Nezâket ve letâfet onlara hiç değmemiş, olmamış meyve misali hamdırlar!
* Edep, onları terk etmiştir! )

- CAHİL:
BİLMEYEN
değil/ne yazık ki BİLMEK İSTEMEYEN, BİLMEMEKTEN "MUTLU OLAN"

- CAHİLİN AĞLAYIŞI ile/değil/yerine ÂLİMİN AĞLAYIŞI

- CÂHİL ile KÂMİL
( Uzak ol/dur! İLE Yakın ol/dur! )

- ÇALIŞMA/MESAİ SAATLERİ:
20 ile 30 YAŞ ARASI
ile/ve/||/<>/> 30 ile 40 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 40 ile 50 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 50 ile 60 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 60 ile 70 YAŞ ARASI
( 8 saat. İLE/VE
7 saat. + 1 saat. İLE/VE
6 saat. + 2 saat. İLE/VE
5 saat. + 3 saat. İLE/VE
4 saat. + 4 saat. İLE/VE
2 saat. + 4 saat. )
( Zorunlu ve fiziksel. İLE/VE
Zorunlu ve fiziksel. + Gönüllü ve zihinsel/toplumsal.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve toplumsal/eğitsel.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve toplumsal/eğitsel.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve eğitsel. )

- ÇALIŞMA:
TOPLUM İÇİN
ile/ve/||/<> İNSAN/LIK İÇİN

- ÇALIŞMADA (KENDİNDEN/İŞLERİNDEN) ÖDÜN VERMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÖZVERİLİ ÇALIŞMAK

- ÇALIŞMAYA ALIŞMAK ile/ve/||/<>/> ALIŞMAYA ÇALIŞMAK
( Okulda. İLE/VE/||/<> Yaşamda. )

- CAMGÜZELİ
( Evlerde süs olarak yetiştirilen, kırmızı çiçekler açan, bir tür kınaçiçeği. [Lat. IMPATIENS SULTANİ] )

- CAMİ ile DEFTERDAR CAMİİ[1541]
(NAZLI MAHMUT EFENDİ)

( )

- CAN'IN:
"AZI"
ile/ve/||/<> "ÇOĞU"
( Can'ın, "azı", "çoğu" olmaz! )

- CANLI/CANSIZ ile/ve/değil/yerine VAROLAN

- CANLI ile/ve HAREKETLİ/HAREKET EDEBİLEN

- CANLI ile/ve/yerine VAROLAN

- ÇARESİZ/LİK ile/ve/||/<> ÂCİZ/LİK

- ÇAYIRGÜZELİ
( Buğdaygillerden bir bitki türü. [Lat. EROGROSTIS MAJOR] )

- ÇAYIRGÜZELİ ile ÇAYIROTU
( Buğdaygillerden bir bitki türü. İLE Buğdaygillerden küçük bir çayır otu. )

- ÇAYIRGÜZELİ ile ÇAYIRSEDEFİ ile ÇAYIRTİRFİLİ
( Buğdaygillerden bir bitki türü. İLE Düğünçiçeğigillerden, sulak yerlerde yetişen, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki. İLE Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. )

- CEBR ile/ve/değil/yerine/<>/< CEZB
( Dışsal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçsel. )

- CEFÂKÂR ile CEFÂKEŞ
( [eziyet] Çeken. İLE Eden. )

- ÇEKİNCE ile/değil/yerine SAYGI

- ÇEKİNGEN/LİK ile/ve/<> DAYANÇLI/LIK/SABIRLI/LIK

- ÇEKİNGEN/LİK ile İÇE KAPANIK/LIK

- ÇEKİŞME değil/yerine/>< UYUM

- ÇELİŞİK ile/ve/değil BARIŞMAMIŞ

- ÇELİŞKİYE/ÇATIŞKIYA İŞARET (ETMEK) ile/ve/değil/<> SERZENİŞ

- CEMÂL GÖRMEK ve/<> KEMÂL BULMAK ve/<> RIZÂ DEVŞİRMEK

- CEMAL:
GÜZELLİK
ile/ve YÜZ

- CEMÂL ve/||/<> KEMÂL
( Seyr eylenir. VE/||/<> Tahsil edilir. )

- CEMİYETÇİ BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> STRATEJİK BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> FARKLI BAKIŞ/ANLAYIŞ

- CENNET ve/<>/= HİZMET

- CEP TELEFONU:
"YAKINLAŞTIRICI"
ile/ve/||/<>/>< UZAKLAŞTIRICI
( Uzaktakileri, size. İLE/VE/||/<>/>< Sizi, yanınızdakilerden. )

- CEP ve/||/<>/> ÇÖP
( Çöpleri, dışarıya/yola/sokağa atmak yerine cebimizde tutma olanağımız varken, cebimiz, bir süreliğine çöp de olabilir. )

- CESÂRET/CESUR ve/<> AZİM/Lİ

- CESARET:
KORKUNUN YOKLUĞU
ile/ve/değil/+/||/<>/< BENCİLLİĞİN BULUNMAMASI

- CESÂRET:
SEÇTİKLERİMİZ
değil VAZGEÇTİKLERİMİZ

- CESARET ile/ve/<> AYKIRILIK

- CESARET ile/ve/||/<>/> GÜÇ ile/ve/||/<>/> MUTLULUK
( En kısa sürede özür dileyerek. İLE/VE/||/<>/> En kısa sürede affederek. İLE/VE/||/<>/> En kısa zamanda unutarak. )

- CESÂRET ve/||/<>/> OLASILIK/RİSK
( Almaya cesâret edemediğimiz riskleri alanlar, yaşamak istediğimiz yaşamı yaşarlar. )

- ÇEVREN ve/<>/|| EVREN

- ÇEVRE ile/ve ÇERÇEVE

- ÇEVRE ile ETRAF

- CEZÂ ile/ve/||/<> CEFÂ

- CEZBE ve/<> HİZMET

- CİCİM AYLARI ile/ve/> GEÇİM AYLARI

- CİDDİYET:
SURATSIZLIKLA
ile/değil İLKELERLE

- CİDDİYET ve/> GÜVEN ve/> YAKINLIK

- CİDDİYET ve/<> NEŞE
( Riyasız neşe. VE/<> ... )

- CİDDİYET ile/ve/değil/yerine TUTARLILIK
( KONSEKAN: Tutarlı, mantıklı davranan. Yargıları mantığa uygun olan. )

- Çıfıt ile çıfıt
( Yahudi. İLE Hileci, düzenbaz. )

- ÇİFT ile/ve/değil İKİLİ

- ÇIKAR(LAR)INI "DÜŞÜNMEK/İSTEMEK/BEKLEMEK" değil/yerine/>< HAK ETTİKLERİNE VE/VEYA ETTİĞİN KADARINA RIZÂ GÖSTERMEK

- ÇIKAR(LAR)INI DÜŞÜNME/K ile/değil/yerine ONU(N)/ÖTEKİ(Nİ)/SENİ(N) (İYİLİĞİN/ÇIKARIN) (İÇİN) DÜŞÜNME/K

- ÇIKARIM ile/değil/yerine (SADECE) DÜŞÜNME

- ÇIKAR >< GÜZEL/LİK

- ÇIKAR ile/değil/yerine HİZMET

- ÇİLECİLİK = ZÜHDİYE = ASCETISM[İng.] = ASCÉTISME[Fr.] = ASKESE, ASKETIK[Alm.] = ASKEIN[Yun.]

- ÇİRKİN ile/değil YETERİNCE GÜZEL DEĞİL

- ÇOCUĞUMUZ, BÜYÜR VE GELİŞİRKEN:
"BEKLEDİĞİMİZ"
ile/değil/yerine/>< GERÇEKTE OLAN
( )

- ÇOCUK YETİŞTİRMEDE:
"OLDUĞU KADAR"
ile/ve/değil/yerine/ ||/<>/> OLABİLDİĞİ KADAR

- ÇOCUK/LUK ile/> YETİŞKİN/LİK
( [Sorumluluğu] Dışarıda/başkalarında bekleyen/"gören". İLE/> Kendinde bulan/üstlenen. )
( Sorumsuzluk. İLE/> Sorumluluk. )
( Yabancılık. İLE/> Özdeşlik. )
( Oyunlarla aldatılır. İLE/> Yeminlerle aldatılır. )

- ÇOCUKLAR:
"İSTEDİĞİMİZ GİBİ"
değil/yerine/< YETİŞTİRDİĞİMİZ GİBİ

- ÇOCUKLARA ABUR CUBUR ALMAK/VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK yerine MEYVE VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK
( Çikolata/gofret çeşitleri, özellikle çocuklar için olduğu gibi yetişkinler için de sağlığa zararlı ürünlerdir. Neredeyse hiç denilebilecek kadar az tüket(tir)menizi salık veririz. LÜTFEN! )
( Çocukları meyve ya da daha yararlı yiyecek ya da küçük/basit/ucuz hediye ve oyuncaklarla sevindirebiliriz. )

- ÇOCUKLARI TERBİYE ETMEK ile/ve/değil/yerine KENDİMİZİ TERBİYE ETMEK

- ÇOCUKLARIN, KARANLIKTAN KORKMASI
ile/değil/ne yazık ki/>
"YETİŞKİNLERİN", AYDINLIKTAN KORKMASI


- ÇOCUKLUK VE GENÇLİK ile/ve RÜŞT VE KEMÂL

- ÇOĞALTMA ile/ve ZENGİNLEŞTİRME

- ÇOĞUNLUĞUN:
İSTEDİĞİNİ İSTEMEMEK
ile/ve/<> İSTEMEDİĞİNİ İSTEMEK

- ÇOĞUNLUK/AZINLIK değil/yerine HEP BİRLİKTE

- ÇOĞUNLUK ile NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK

- ÇOK BİLGİLİ OLMAK ile/ve/||/<>/> ÇOK GÜZELLİK VE ACI GÖRMEK/YAŞAMAK

- ÇOK SEVMEK değil/yerine SEVMEK
( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )

- ÇOK ŞEYDEN HABERDAR OLMAK ile/ve/değil/yerine BİRBİRİMİZİ DİNLEMEK

- ÇOK TERBİYESİZ ile ÇOK TERBİYELİ
( İkisi de çok tehlikelidir. )

- ÇOK YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine İYİ/NİTELİKLİ YAŞAMAK
( Nicelikli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Nitelikli. )
( Yaşlanılan gün/saat/dakika/ÂN. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yaşanılan gün/saat/dakika/ÂN. )

- ÇOKLUK ve ANLAYIŞ

- ÇOKLUK ile/ve/<>/= BİRLİK

- ÇÖPE değil/yerine GERİ DÖNÜŞÜME

- ÇÖP ve/<> KİLO
( Ancak/sadece kişinin/insanın oluşturdukları. )

- COŞMAK ile/ve/<> KOŞMAK

- ÇÖZÜLME ile/değil ÇÖZÜMLEME

- ÇÖZÜM ORTAKLIĞI ile YATIRIM ORTAKLIĞI

- ÇÖZÜM ÜRETMEK ile/ve ÇÖZÜM OTURTMAK

- ÇÖZÜMLEME/ANALİZ ile/ve ELEŞTİRİ

- ÇÖZÜMLEMELER('İ)

- ÇÖZÜMLEME ile ÇÖZÜM

- ÇÖZÜMLEME ile ETKİLE(N)ME

- ÇÖZÜMLEME ve/> GELİŞTİRME

- ÇÖZÜMLEME ile/ve ÖZGÜRLEŞTİRME

- ÇÖZÜMLEME ile/ve RAHATLATMA

- ÇÖZÜMLEME ile/ve SERİMLEME

- ÇÖZÜMLEME = TAHLİL[Ar.] = ANALYSIS[İng.] = ANALYSE[Fr.] = ANALYSE[Alm.] = ANALYSIS < ANALYEIN[Yun.] = ANALIZAR[İsp.]

- ÇÖZÜMLER ÜZERİNE KONUŞMAK ve/||/<>/> ÇÖZÜM ÜRETİR

- ÇÖZÜMSÜZLÜK ile/ve/> ÇARESİZLİK
( Çözümsüzlük hiçbir zaman çözüm değildir/olamaz! [kabul edilemez/edilmemeli, gözardı edilemez/edilmemeli, boş verilemez/verilmemeli, ertelenemez/ertelenmemeli!] )

- ÇÖZÜMÜNÜN BASİT/KOLAY OLMASI/OLMAMASI ile/ve/değil/yerine BİR ÇÖZÜMÜNÜN (VAR) OLMASI

- ÇÖZÜM ile/ve AÇIKLAMA

- ÇÖZÜM ile ÇARE
( Genel ya da kavramsal bir olguya işaret eder. İLE Belirli bir olgu ya da soruna işaret eder. )
( Çare/ler...
Bbiledegil.blogspot.com.tr/2015/02/careler.html )

- ÇÖZÜM ile/ve/||/<> DÜZENLEME

- ÇÖZÜM ile İDEAL

- ÇÖZÜM ile/ve OYUN

- ÇÖZÜM = SOLUTION[İng.] = SOLUTION[Fr.] = LÖSUNG[Alm.] = SOLUZIONE[İt.] = SOLUCIÓN[İsp.]

- ÇÖZÜM ile/ve SONUÇ

- ÇÖZÜM ile/ve/değil/yerine/> SÜREKLİ/ESASLI/KALICI/KÖKLÜ/GERÇEK ÇÖZÜM
( Bir olay ya da kişinin bir durumu/sorunu ile sınırlı/özel kalabilen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Sürekli ve her koşulda, herhangi bir özel durumla sınırlı kalmayacak sürekli/kalıcı olan. )
( Seninle. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Senden sonra da! )
( Ne olduğu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Ne/nasıl[ne/yin asıl] olması gerektiği. )

- ÇÖZÜM ile/ve TEDBİR

- ÇÖZÜM ile YANIT
( Geciken yanıt yanlış yanıttır. )
( Bir sorunun doğru çözümü, onun ancak evrensel, tarafsız bir araştırma ve sorgulama içinde çözümlenmesiyle bulunabilir. )
( Her sorunun kökeni geçmişte, çözümü gelecektedir. )

- ÇÖZÜM ile YÖNEYLEM
( ... İLE Karmaşık sorunların çözümünde ve incelenmesinde, bilimsel ve özellikle matematiksel yöntemlerin uygulanışı. )

- CUMHUR MÜEZZİNLİĞİ'NDE:
HAYYE ALE'S-SALÂH'A KADAR
ile/ve HAYYE ALE'S-SALÂH'LA BİRLİKTE
( Bir müezzin. İLE/VE Tüm müezzinler ayakta olmak üzere, cemaatle birlikte. )
( Genellikle, Hüseynî makamında okunur. )

- CÜNÛN ile FÜNÛN ile SÜKÛN
( Coşkunluk. [Aşkın öncesi]. İLE İlim. [Aşkın ortası]. İLE Sakinlik. [Aşkın sonu]. )

- CÜZDAN(/LI) değil/yerine VİCDAN(/LI)

- DAĞITIM ile/ve/<> BÖLÜŞÜM

- DAHA "AKILLI" OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DAHA DİSİPLİNLİ OLMAK

- DAHA GÜZEL değil/yerine BAŞKA/AYRI BİR GÜZEL

- DALGA GEÇMEK İÇİN GÜLMEK ile/değil SEVDİĞİNDEN DOLAYI GÜLMEK

- DALGA GEÇMEK ile/değil/yerine (SADECE) TAKLİT ETMEK
( Bozarak, yamultarak tekrar/taklit. İLE/DEĞİL/YERİNE Birinin davranışını/tutumunu, sözünü/sesisini gerçeğine en yakın durum çabasıyla tekrarlama. )
( Olumsuz. İLE/DEĞİL/YERİNE Olumlu ya da nötr. )
( Gereksiz, yersiz, anlamsız. İLE/DEĞİL/YERİNE Belirli bir ölçüde kabul görebilecek kadar/şekilde. )

- DALGI/GAFLET ile/ve/||/<> HADSİZLİK

- DALINI KIRMAMAK ve/||/<> GÜVENİNİ KIRMAMAK
( Ağaçtan, meyve almak istiyorsak... VE/||/<> Kişilerden, sevgi bekliyorsak... )

- DALKAVUK OLMAK değil/yerine DAL OLMAK

- DANIŞMAK ile/ve/||/<>/> BİLGİ VERMEK

- DANIŞMA ve/||/<>/> DAYANIŞMA
( Bin bilsek de bir bilene danışmak gerek. )

- DARILMA ile/değil/yerine/>< DAYANMA

- DÂVÂ ile/ve/değil/yerine HİZMET

- DÂVÂ değil/yerine/>< TERK-İ DÂVÂ

- DAVET:
SÖZ İLE
ile/ve/değil/||/<>/< HÂL İLE

- DAVET ve/<>/> İCÂBET

- DAVRANIŞLARIMIZ:
"İYİ/KÖTÜ"
ile/ve/değil/||/<> GÜÇLÜ/ZAYIF

- DAVRANIŞSAL YAKLAŞIM ile/ve/||/<> BİLİŞSEL YAKLAŞIM

- DAVRANIŞ ve/<> İYİ NİYET
( Davranışların en iyisi iyi niyetten, niyetin en iyisi ise bilimden ortaya çıkandır. )

- DAVRANIŞ ile/ve/<> KURTARICI DAVRANIŞ

- DAYANÇ'TA/SABIR'DA:
METÂNET
ile HOŞGÖRÜ ile DUA ile GÖZYAŞI ile HASRET ile AŞK
( Acıya sabredersek. İLE Kişilere sabredersek. İLE Dileğe sabredersek. İLE Duygulara sabredersek. İLE Özleme sabredersek. İLE Sevgiye sabredersek. )
( Madem görüyorsunuz... O zaman, hoşgörün!
[Âşık Veysel] )

- DAYANÇ/SABIR:
BOYUN EĞMEK
değil/yerine ÇABA GÖSTERMEK

- DAYANÇ/SABIR ve/||/<> BEKLEMEK

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> DİNGİNLİK

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> KATLANMA/TAHAMMÜL
( Direnmek. İLE/VE/<> Katlanmak. )
( Manevî olanlara. İLE/VE/<> Maddî olanlara. )

- DAYANIKLI/LIK ile/ve/||/<> AĞIRBAŞLI/LIK

- DAYANIKLI/LIK ile SAĞLAM/LIK

- DAYANIKLILIK ile/ve DAYANIŞMA

- DAYANIŞMA ile/ve/<> GÜVEN
( Kişiler kendilerine değil birbirleriyle dayanışma içindelerse güven duyabilir ve yansıtabilirler. [özellikle de eşler ve ortaklar!] )
( Aslanlar [ve birçok güçlü görünen hayvan] bile tek başına yeterli güçte değillerdir. Ancak birlikte ve dayanışmayla ayakta kalırlar. )
( Loncaları inceleyiniz. )

- DAYANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BIRAKMAK

- DAYANMA ile KATLANMA

- DAYATILAN ile/değil/yerine BENİMSETİLEN

- DAYATMA/CI "ÇÖZÜMLER" ile/değil/yerine/>< GERÇEK/SAĞLAM ÇÖZÜMLER

- DAYATMA değil/yerine/>< DAYANIŞMA

- DAYATMA ile/değil/yerine ZORUNLULUK

- DEĞER/LER ile/ve/<> KAVRAM/LAR
( Uğruna yaşanılacak kavramlar. İLE/VE/<> ... )

- DEĞER ile/ve/<> NİYET

- DEĞİLLEME ve/> AŞKINLIK

- DEĞİLLEME ve BÜTÜNLÜK

- DEĞİŞ(TİR)MEYE ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine/< ANLAMAYA ÇALIŞMAK

- DEĞİŞİM'DE:
ÖZ
ile/ve/<> HAL/LER ile/ve/<> HEM ÖZ, HEM HAL/LER
( Başkalaşım [tagayyür]. İLE/VE/<> Değişim [tahavvül]. İLE/VE/<> Gelişim [tekâmül]. )

- DEĞİŞİMİN:
KURBANI OLMAK
değil/yerine/>< USTASI OLMAK

- DEĞİŞİM ile/ve/||/<>/>/< AÇILIM

- DEĞİŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine ZENGİNLEŞTİRMEK

- DELİ ile/ve/değil ÂŞIK

- DELİ ile DÎVÂNE
( Dîvan'dan, bir söz çıkar, âleme sığmaz. Dîvâne'den bir söz çıkar, Dîvân'a sığmaz. )
( Ârifim ben! diye hiçbir kimseye ta'n etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!
[ Bâyezîd-i Bistâmî, bir tımarhanenin önünden talebeleriyle birlikte geçiyormuş.

Onlara ders vermek üzere hekime sorar:
"Sen akıl hastalıklarına çare buluyorsun, günah derdine de bir çâre var mı?"

Hekim, başını kaşıya dursun,
bir deli yanıt verir:
"İstiğfar kökünü tövbe yaprağıyla karıştırmalı,
gönül havanına koyup tevhid tokmağıyla dövmeli,
insaf eleğinden eleyip gözyaşıyla hamur etmeli,
aşk ateşinde pişirip muhabbet balıyla karıştırmalı
ve kanaat kaşığıyla da gece gündüz yemeli!"

Delinin bu sözü bittikten sonra, Bâyezid-i Bistâmi şöyle der:

Ârifim ben! diye hiçbir kimseye ta'n etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!] )

- DELİ ile/değil MECZUB
( "Deliyim!" demek, bir şey değil. Marifet, zırva bulabilmekte! )
( Delileri, zihinlerini yorarak sınarlardı. Zihin yorulunca kendini bırakır, delilik hali varsa böylece meydana çıkardı. )
( Delilerin sınavı, posteki saymaktı. )

- DELİ ile/ve VELÎ
( Kendini kurtarmış. İLE/VE Kendini kurtarmışlıkla birlikte bir başkasını daha kurtarabilme olanağı/kudreti bulunan. )
( [Sürekli] Anlaşılmaya çalışan. İLE/VE Anlamaya çalışan. )
( ... İLE/VE Ermiş, seven, dost, sahip. | Tüm işlerini, Allah'a sunan kişi. )

- DEMEDİKLERİMİZİ DEMESİNLER ile/değil/yerine/||/<>/< "İSTEDİKLERİNİ DESİNLER"

- DENEMEK > TAKLİT ETMEK değil/yerine/> DÜŞÜNMEK
( En acı olan. > En kolay olan. DEĞİL/YERİNE/<>/> En akıllıca olan. )

- DENETİMCİ/LİK ile/ve/<> KATILIMCI/LIK

- DENEY VE GÖZLEM ve/||/<> ÖLÇÜ VE YÖNTEM

- DENEYEREK DENEYİMLEDİKLERİMİZ ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEREK DENEDİKLERİMİZ

- DENEYİM:
YAŞLANARAK
değil YAŞAYARAK

- DENEYİME AÇIK/LIK ile/ve/<> DIŞADÖNÜK/LÜK

- DENEYİMLEMEK ile/ve/<> GÖZLEMLEMEK

- DENEYİM ile/ve BİRİKİM
( Doğrudan deneyim, tek geçerli doğrulamadır. )
( Geçmiş deneyimlere göre davranmayalım, yeniden deneyelim. )
( Tüm deneyim, imgelemeden doğmuştur. )
( Direct experience is the only valid confirmation.
All experience is born of imagination. )

- DENEYİM ile/ve PAYLAŞIM

- DENGELEYİCİLİK ile/ve BÜTÜNLÜK

- DENGELİ ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ

- DENGE ve ADÂLET

- DENGE ile/ve/<> DİNGİNLİK

- DENGE ve/<> HUZUR

- DENGE ve/||/<> SÜKÛNET

- DENKLİK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK

- DENSİZ/LİK ile/ve/<> PATAVATSIZ/LIK

- DERDE:
DERMAN
ile/ve/değil/yerine/||/<> TESELLİ

- DERDE:
DEVÂ
ile/ve/değil/yerine/<> TESELLİ
( Gövdede. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Zihinde. )

- DERDEME
( YEDİ GEZEGEN )

- DERİN DERİN (DÜŞÜNMEK)

- DERİN DÜŞÜNMEK(TEFEKKÜR) ile/ve UYUMAK
( Uykunun karanlığı bile tazeleyici ve gençleştiricidir. )
( Uyanıkken bilinçlisiniz; uyurken sadece canlısınız. )
( FİKR-İ AMÎK[Ar. < UMK]: DERİN DÜŞÜNCE )

- DERİN DÜŞÜNME ve/<> TAHAMMÜL

- DERİN/YOĞUN/GENİŞ DÜŞÜN(E)MEMEK ile/değil/<> BİLGİSİZLİK/DÜŞÜNCESİZLİK
( Bilgisizlik de, bilgi de zihindedir, gerçekte değil. )
( Bilgisiz olup, doğruyu savunacağına; bilgili olup, yanlışı savun! )

- DERS ÇALIŞMAK ile/ve/> (NİTELİKLİ/AYRICALIKLI) ÇALIŞMAK

- DERTLERİ "ÇOK/BÜYÜK" OLAN ve/||/<>/> GÜLÜŞÜ SICAK OLAN :)

- DERT ile/ve/= NİTELİK
( Baki olan bir dert edin! Bu fâni dünyada. )
( Ehl-i derdin sohbetine mahrem et! )
( Söylemem derdimi hemderde bile! )
( Allah derdinizi artırsın! )

- DESTEK ile/ve/<> DAYANIŞMA

- DESTEK ile/ve/<> PAYLAŞIM
( Ölçü, aynı şeye gülmek değil, aynı şeye ağlamaktır. )

- DESTEK ile/ve/<> SEFERBERLİK

- DEVİRLER:
GELİŞME
ve OLGUNLUK ve ORTA YAŞLILIK ve YAŞLILIK
( Yaklaşık 30 yaşa kadar olan devir. VE Yaklaşık 35'lerden 40'a kadar olan devir. VE Yaklaşık 60 yaşlarına kadar uzanan devir. VE Hayat merkezlerinin tedricen zayıflamaya başladığı ölüme kadarki devir. )

- DEVLETİN/DİN'İN:
SAĞLADIKLARI
ve KORUDUKLARI...
( * CAN GÜVENLİĞİ
* AKIL SAĞLIĞI
* NESİL SÜREKLİLİĞİ
* MAL GÜVENLİĞİ
* DİN GÜVENCESİ )
( Giderdim gönülden kini,
Kini olanın olmaz dini! )
( ZARÛRİYÂT-I DİNİYYE / MAKÂSID-I HAMSE )

- DEVLETLÜ ile/ve ŞEVKETLÜ ile/ve ASÂLETLÜ ile/ve İSMETLÜ
( Sultanlara hitapta kullanılan unvan. | Refâh, saâdet ve nîmet sahibi, vezir ve müşir gibi büyük rütbe sahiplerine verilen unvan. İLE/VE Azamet ve heybet sahibi sultanlar için kullanılırdı. İLE/VE Yabancı elçilere verilen unvan. İLE/VE Derece bakımından yüksek kimselere, sultan ve şehzâdelerin hanımlarıyla kızlarına verilen bir unvan. )

- DİDİŞMEK ile HİZİPLEŞMEK

- DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/değil/yerine ÖNEMİNİ BELİRTMEK

- DİKKAT ile/ve/<> RİKKAT
( Zihinde. İLE/VE/<> Kalpte. )
( İlgi, özen. İLE/VE/<> İncelik. | Merhamet, acıma. )

- DİLİ FARKLI OLSA DA KAVRAMLARI AYNI OLANLARI

- DİLİ, DOĞRU KULLANMAK:
HER VATANDAŞIN/KİŞİN GÖREVİ
ve/||/<>/> KENDİNE VE TOPLUMA YAPTIĞI YATIRIM

- DİLİ/Nİ ARINDIRMAK ve/<> DÜŞÜNCENİ/ZİHNİNİ ARINDIRMAK

- DİL ve/<> BİRLİK

- DİL ve/<>/= DÜŞÜNCE
( Düşünceyi sınırlandırarak gelişir ve kişiyi geliştirir. VE/<>/= Dili geliştirerek gelişir ve kişiyi geliştirir. )
( Birlikte tutmak/birleştirmek gerekiyor. )
( Zihin - Dil, Beyin - El ilişkisi! )
( Dilin tıkandığı yerde düşünce, dili, düşüncenin tıkandığı yerde dil, düşünceyi geliştirir. )
( Dil, düşünceyi, geliştirir de, ketler de. )

- DİL ve/<> DÜŞÜNCE ve/<> KÜLTÜR
( Birbirinden ayrılamaz bir bütündür. )

- DİL ile/ve/<>/= DÜŞÜNME

- DİL ve/<> İLİM ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TAKVÂ

- DİL ve/<> MANEVİYAT

- DİL ve NİYET

- DİN:
İMAN
ve/<> ÜMİT ve/<> AŞK

- DİN:
(YAŞAMSAL BİR) OLGU
ve/<> (BİR) YANSIMA/TECELLİ ve/<> (YÜKSEK BİR) ANLAYIŞ/İDRAK ve/<> (YÜCE/ULVÎ BİR) KEŞİF ve/<> (YÜCE/ÂLÎ BİR) DENEYİM

- DİNÇ/LİK ile/ve DEVİMSEL/LİK[DİNAMİK/LİK]

- DİNÇ/LİK ile/ve/<>/ya da DİNGİN/LİK

- DİNGİNCİLİK ile/ve BİLİNEMEZCİLİK

- DİNGİNCİLİK ile/ve VAROLUŞÇULUK

- DİNGİNLİK (TERVİH)

- DİNGİNLİK ve DENGE

- DİNGİNLİK ile HAREKETSİZLİK
( Hareketsiz kalma, eylemde bulun; çünkü etkinlik hareketsizliğe üstündür; hareketsizlik manevi yaşamı köreltir. )
( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )

- DİNGİNLİK ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK

- DİNLEMEK ve/||/<>/>/< AŞKINLIK

- DİNLENME:
GÖVDEDE
ile/ve/||/<> BEYİNDE ile/ve/||/<> GÖNÜLDE
( Uzanarak. İLE/VE/||/<> Uyuyarak. İLE/VE/||/<> Paylaşarak![Aynı zaman ve mekânda, aynı durumları paylaşarak!] [Söyleşerek DEĞİL susuşabilerek!] )

- DİNLENMEK ile/ve/<> DİNGİNLEŞMEK
( Dinleyen dinlenir. [başkaları da dinleyeni dinler!] Dinleyen dinlenir. [yorulmaz, dinginleşir ve gelişir!] )

- DİNLEYENİN OLMAMASI ile/değil ANLAYANIN OLMAMASI
( Dinleyeni olmadığından değil anlayanı olmadığından sessizleşir insan. )

- DİN ile/ve ASKERİYE

- DİN ve/<> YAŞAM ve/<> ETKİNLİK ve/<> İŞBÖLÜMÜ-İŞBİRLİĞİ

- DİRENİŞ değil/yerine DİRİLİŞ

- DİRİĞ/ESİRGEME ile KAYIRMA
( Anneler/babalar, tüm çocukları esirger ve fakat kendi çocuklarını (çoğunlukla/bazen) kayırırlar. )
( Herkesi esirger ve fakat bazı kişileri, bazı durum ve koşullarda kayırır.[o kişiyi korumak ve o durumun/koşulun genelleşmemesini sağlamış olmak, sürdürmek üzere/için!] )

- DIŞ "GÜZELLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İÇ GÜZELLİK

- DIŞ DÜNYADAKİ VAROLAN ile ZİHİNDEKİ VAROLAN ile DİLDEKİ VAROLAN ile YAZILI VAROLAN
( Dünya size, karşı konulmaz şekilde gerçek görünür, çünkü her an onu düşünmektesiniz; onu düşünmeyi bırakın, o sis içinde eriyip gidecektir. )

- DIŞAVURUM ve/||/<>/< AHLÂK ve/||/<>/< İHLÂS

- DIŞAVURUM ile PAYLAŞIM

- DİSFAZİ ile DİSFEMİ/REKÂKET[Ar.]
( Söz yitimi. İLE Tutukluk/kekemelik/pepemelik. )

- DIŞINDA/GAYRI ile/değil/yerine RIZÂ

- DIŞLAMA(MA)K ile/ve/||/<> KÜÇÜMSE(ME)MEK

- DIŞLAMA ile ÖTEKİLEŞTİRME

- DIŞLAMA ile/değil/yerine UYANDIRMA (ÇABASI/VESİLESİ)

- DIŞLAŞIM ile DIŞAVURUM

- DIŞSALLAYICI/LIK ile/değil/yerine/>< KAPSAYICI/LIK

- DİZGE ile/ve/<> BÜTÜNLÜK
( Aslında her biri öbürüdür. )

- DİZGE ile/ve/<> BÜTÜNLÜKLÜ DİZGE

- DOĞA VAROLANI ile/ve/<>/değil/yerine EYLEM VAROLANI

- DOĞA VAROLANI ile/ve/değil/yerine EYLEM VAROLANI (OLMAK)

- DOĞA VAROLANI ile/ve/<> SONRA/NIN VAROLANI
( Hayvan. İLE/VE/<> İnsan. )

- DOĞA:
ÖZ
ve/||/<> BİÇİMİN BİRLİĞİ

- DOĞAÇLAMA ve/=/<> MANEVİ BAĞ
( Doğaçlama, kişinin kendi manevi bağıdır. )

- DOĞADA / VERİLİ VAROLANDA:
3 KEZ VERİLİ VAROLAN
ile/ve 2 KEZ VERİLİ VAROLAN ile/ve 1 KEZ VERİLİ VAROLAN
( İnsan. İLE/VE Hayvan. İLE/VE Bitki ve nesne/ler. )
( Kendini kendine konu kılabilen. İLE/VE Güdü(m)lü. İLE/VE Âtıl. )
( Yer değiştirebilen bir merkezlilikte. İLE/VE Merkezsiz. İLE/VE Merkezsiz. )

- DOĞA ve/=/<> HAREKET VE SÜKÛNUN İLKESİ

- DOĞA ve/<> KÜLTÜR
( Birincil düzen/doğa. VE/<> İkincil düzen/doğa. )
( Işığı, gölgeyle terbiye eden. VE/<> Noktayı, virgülle devam ettiren. )

- DOĞRU DÜŞÜNME ile/ve/<> DOĞRU İSTEME
( Kazandığın zaman pişman olacağın, kaybettiğin zaman üzüleceğin şeyleri isterken dikkatli olmak gerek. )
( Bir şey iyi olduğu için istenmez, istendiği için iyidir. )

- DOĞRU İŞİN YAPILMASI ile/ve/<> İŞİN, DOĞRU YAPILMASI
( Etkililik. İLE/VE/<> Etkinlik. )

- DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE
( Genelde kötü ve iyi, bir âdet ve gelenek meselesidir ve sözcüklerin nasıl kullanıldıklarına göre, ya sakınılır, ya da hoş karşılanırlar. )
( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )
( Kötülük hiçbir zaman hem iyiliği, hem kendini tanıyamaz; iyilikse, eğitildikçe zamanla hem kendine hem de kötülüğe ilişkin bilgilerle donanır. )
( YÜCE: Fizik ya da metafizik güçlerden koruyan. )
( Usually the bad and the good are a matter of convention and custom and are shunned or welcomed, according to how the words are used. )

- DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE

- DOĞRUDAN SEN ile/ve/<> DOLAYLI SEN
( Kendin. İLE/VE/<> Çocuğun. )

- DOĞRUDAN YARDIM ile/değil/yerine DOLAYLI YARDIM
( Politikacıdan gelir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgelerden gelir. )

- DOĞRULUK ve/||/<>/>/< AŞK
( Kalemimiz olsun. VE/||/<>/>/< Mürekkebimiz olsun. )

- DOĞRULUK ile/ve/||/<>/>/< YARDIM

- DOĞRUSAL ZAMAN ANLAYIŞI ile/ve/<> DÖNGÜSEL ZAMAN ANLAYIŞI

- DOĞUM/DOĞAN:
ANADAN
ile/ve/<> EĞİTİMDEN ile/ve/<> KENDİNDEN
( Beşer/beden. İLE/VE/<> İnsan. İLE/VE/<> Adı anılan/anılmayan. )

- DOLAYISIYLA ile BU/O NEDENLE

- DOLGUNLUK ile/yerine OLGUNLUK

- DOMİNO ETKİSİ ile/ve/||/<> ZİNCİRLEME ETKİ

- DONANIMLI OLMAK ile HAZIRLIKLI OLMAK
( İlerleme ancak hazırlık(sadhana) aşamasında olur. )

- DÖRT YETİ:
CÂZİBE
ve/> MÂSIKA ve/> HÂZIMA ve/> LÂMİA

- DOST:
ACI SÖYLEYEN
değil ACIYI, TATLI SÖYLEYEN

- DOST:
KOLAY KAZANILMAZ
ve KOLAY KAYBEDİLEBİLİR

- DOSTLUK/TA:
ÜST/AŞAĞI
değil/yok DENKLİK

- DOSTLUK:
"KUSURSUZ/LUK"
değil/yerine SAMİMİYET

- DOSTLUKTA/YOLCULUKTA:
İKNÂ
ve/||/<> RIZÂ
( [ne yazık ki] Dostlukta ya da bir yol alışta, iknâ ve rızâ değil de zorlama var ise, yoldaşlar, önce birbirlerini yargılamaya sonra da birbirlerini yok etmeye başlarlar. )
( Amaçları farklı iki kişinin, aynı yolda yürümesi, onları yoldaş kılmaz, bir süreliğine yol arkadaşı kılar. Birbirlerini taşımaz, yük olurlar. )

- DOSTLUK ve/||/<> YARDIM
( Eli. VE/||/<> Seli. )

- DOYUMLULUK ve/||/<> GÜVEN
( En büyük zenginlik. VE/||/<> En iyi yakınlık/akrabalık. )

- DOYUMSUZ/LUK ile/ve/<>/|| DUYARSIZ/LIK

- DOYUM ve/||/<>/< BÜTÜNLÜK

- DRAM ile TRAJEDİ
( ... İLE Üzücü iki [ve üzeri] olmazın biraradalığı. )

- DÜĞÜM değil/yerine/>< ÇÖZÜM

- DÜNYADA, BİR KİŞİ/İNSAN OLMAK ile/ve/<>/değil BİR KİŞİ İÇİN DÜNYA OLMAK

- DURAĞANLIK/ATÂLET(OTURMA/YATMA) ile/değil/yerine/>< HAREKET
( Üşütür ve giydirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Isıtır ve soyundurur. )

- DURAN ile/ve/>/değil/yerine DÖNENDE, DURAN

- DURGUN/LUK ile/ve/değil/yerine DİNGİN/LİK

- DURMAK ve/<> DURU BAKMAK

- DÜRTÜLER ile/ve/||/<> KAYGI ile/ve/||/<> SAVUNMALAR

- DURUMDAN/HALDEN ANLAMAK ve/||/<> GÖNÜL KIRMAMAK

- DURUMUNDA OLMAK ile/ve KONUMUNDA OLMAK

- DURUM ile/ve/<> DURUŞ

- DURUP DURURKEN (AĞLAMAK, GÜLMEK VS.)

- DÜRÜST OLMAK =/||/<> "MANZARA KAPATAN AĞAÇ OLMAK"
( Ne yazık ki, bazı "kişiler" için dürüst kişilerin (istenilmeme) durumu. )

- DÜRÜST OLMAK ile/ve/||/<>/>/< TARAFSIZ OLMAK
( Dürüstlük, sizi gerçeğe götürecektir. )
( Tek yükümlülüğünüz, kendinize karşı dürüst olmaktır. )
( Dürüstlük ve arınmışlık, engelleri kaldırır. )
( Kişi, kendi tarihiyle uğraşırken, kendi mânevî dünyasıyla, anlam dünyasıyla uğraştığından dolayı tarafsız kalamaz; bu, kişinin doğasına aykırıdır fakat dürüst olabilir. )
( Integrity will take you to reality.
Integrity and purity remove the obstacles. )
( Dürüst olup olmadığınızı, size, sizden başka kim söyleyebilir? )

- DÜRÜST/LÜK >< BİLGİSİZ/LİK(CEHÂLET)

- DÜRÜSTLÜK =/> RAHATLIK

- DÜRÜSTLÜK ile/ve/<> SAYGI
( Dürüst olmayan cezalandırılır. İLE/VE Saygı göstermeyene toplumda yer verilmez. )
( Teşekkür ve özür dilemeyi bilmek/uygulamak ile. )

- DURUŞ ve/<> SAYGI ve/<> SEVGİ
( Kıyam. VE/<> Rükû. VE/<> Secde. )

- DÜŞ KURMA ve/||/<>/> UYANIŞ YAŞAMA
( Dışa bakınca. VE/||/<>/> İçe bakarak. )

- DÜŞ/ÜNÜ KURMAK ve/||/<>/> HAREKETE GEÇMEK

- DÜŞKÜNLÜK:
GÜZELLİĞE
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜRÜSTLÜĞE

- DÜŞMAN ve DELİ ile/değil/yerine/||/>< DOST ve ÂŞIK
( İşine geleni söyler. VE Ağzına geleni söyler. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gerçekleri söyler. VE Gönlünden geçeni söyler. )

- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine/>< DOST/LUK
( Düşmanın en büyük hilesi, "dostluğudur". )
( Dostluğunun bedelini ödemekten kaçınanın, "düşmanlığı"nı önemsemeyebilirsin. Fakat düşmanlığının bedelini ödemeye hazır olanın, "dostluğu"nu ciddiye al! )
( Dedikodu/nu eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uyarır/ikaz eder. )

- DÜŞMANDAN KORUNMAK ile/ve/değil/||/<> "DOST"TAN KORUNMAK
( Kendin korunabilirsin. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Bir şeylerin ve/veya birilerinin de koruması gerekir. )
( Dostlarım! Dünyada, dost yoktur! )

- DÜŞÜNCE ile/ve/<> DUYGU

- DÜŞÜNCE
( 10¯³¹ jul )

- DÜŞÜNCE [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- DÜŞÜNCE [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- DÜŞÜNCE [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- DÜŞÜNCE [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- DÜŞÜNCE, DÜŞÜNMEK yerine ZAMANINDA DÜŞÜNMEK
( Düşünce, düşünce başlar. [yere/aşağı düşünce!][düşen, düşünce/düştükten sonra anlar/bilir!] )
( "Melek Şehri" filmini de izlemenizi salık veririz. )

- DÜŞÜNCE/DÜŞÜNME ve/<> İMGELEM YETİSİ

- DÜŞÜNCE/DUYGU/DAVRANIŞ'LARDA:
KOŞMAK/EMEKLEMEK
değil/yerine YÜRÜMEK

- DÜŞÜNCE/FİKİR ile/ve/<>/< BİLGİ
( Amaca yönelik. İLE/VE/<>/< Nedene yönelik. )
( Gelecek. İLE/VE/<>/< Şimdi. )

- DÜŞÜNCE/İNANÇ/İDEAL ile/ve/<> KİŞİ
( Bazen ancak bir düşünce/inanç/ideal için herkesten vazgeçebilirsin, bazen de ancak bir kişi için tüm düşünce/inanç/ideallerinden! )

- DÜŞÜNCE:
GİZEMLİ
değil GİZLİ

- DÜŞÜNCEDEN DAHA ZARARLI OLAN:
"USTA SALDIRICI"
ile/ve/değil/||/<> ACEMİ SAVUNUCU

- DÜŞÜNCELERİ ÖĞRENMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMEK/BECERMEK

- DÜŞÜNCENİN KENDİ ile/ve/<> DÜŞÜNCENİN İÇERİĞİ

- DÜŞÜNCENİN, GELİŞİGÜZEL "KULLANILIŞI" ile/değil/yerine/>/>< FELSEFE

- DÜŞÜNCESİZLİK ile DÜŞÜNEMEMEK/DÜŞÜNEMEMİŞ OLMAK

- DÜŞÜNCEYİ/HAYALİ, DOĞAYA YANSITMAK değil/yerine DOĞAYI, ZİHİNDE İNŞÂ ETMEK

- DÜŞÜNCEYİ:
SÖZDE/YAZIDA BIRAKMAK
ile/değil/yerine UYGULAMAYA SOKMAK
( Bir düşüncene(/düşünceye/ilkeye/mirasa), ancak, sen sahip çıkarsan (uygular ve devam ettirirsen), bir anlam/değer kazanır/sın ve/veya kazandırır/sın. )

- DÜŞÜNCEYLE BAKMAK ile DÜŞÜNCE OLMADAN BAKMAK

- DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT
( Düşünceler dedikleriniz, zihnin yüzeyindeki dalgacıklardır ancak. )
( Yaşamınızdaki en önemli şeye -kendinize-, bölünmez dikkatinizi verin. )
( Zorlamasız, kendi benliği ile kısıtlanmamış bir dikkat ve ilgi gerekir. )
( Olgun kişi, dikkatini içine yönelterek, meziyetlerini geliştirir. )
( Dikkat, Şimdi'ye geri getirir. )
( Dikkat, özgürleştirir. )
( Dikkatsizlik, tutsaklaştırır. )
( Dikkatsizlik, köreltir; dikkat, berraklaştırır. )
( Öteye ulaşmak için uyanık bir sükûnete ve sessiz dikkate gereksinimimiz vardır. )
( Dikkatsizliğiniz yüzünden kendi çevrenizde inşâ etmiş olduğunuz hapishaneyi inceleyin. )
( Başparmağınız işaret parmağınıza dokunuyor. İkisi de dokunuyor ve dokunuluyor. Dikkatinizi başparmağınızda topladığınız zaman başparmak hissedendir ve işaret parmağı da nesne. Dikkat odağını değiştirin, ilişki de tersine döner. )
( Attention liberates. )
( Inattention obscures, attention clarifies. )
( It needs effortless, un-self-conscious attention.
To go beyond, you need alert immobility, quiet attention.
Attention brings you back to the present.
Study the prison you have built around yourself by inadvertence.
Your thumb touches your forefinger. Both touch and are touched. When your attention; is on the thumb, the thumb is the feeler and the forefinger - the self. Shift the focus of attention and the relationship is reversed. )

- DÜŞÜNCE ve/<> DUYGU ve/<> DAVRANIŞ/TUTUM ve/<> DEĞERLER
( Akıl[doğru bağ/lar] ve ilim ile yapılandırılır. VE/<> Çeşitli fizyolojik ve psikolojik isteklerle ve eğlencelerle doyurulur. VE/<> Çalışarak, iş yaparak, kazanarak ve kazandırarak dengelenir. )
( Düşünceler, duygulardan önce gelir. )
( %80 ve/<> %20 ve/<> ... )

- DÜŞUNCE ile EDİM

- DÜŞÜNCE ile/değil/yerine FARKLILIKLARI BİRLİĞE GETİREN DÜŞÜNCE
( En ufak bir fark gördüğün müddetçe sen gerçeğe yabancısın demektir. )
( Kederin nedeni, farklılıklar ve ayrımlar değildir. )

- DÜŞÜNCE ile FARKLILIKLARI BİRLİĞE GETİREN DÜŞÜNCE

- DÜŞÜNCE ile/ve/<> FELSEFE
( ... İLE/VE/<> Düşüncenin hesabını verebilmek. )

- DÜŞÜNCE = FİKİR = THOUGHT[İng.] = PENSÉE[Fr.] = GEDANKE[Alm.] = PENSAMIENTO[İsp.]

- DÜŞÜNCE ile/ve/değil/yerine HESABINI VEREBİLECEĞİN DÜŞÜNCE
( Her düşündüğünü seslendirmemeli/söylememelisin! )

- DÜŞÜNCE ile İNANÇ

- DÜŞÜNCE ile/ve İNANÇ

- DÜŞÜNCE ile/ve/> İNANÇ
( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )
( İNANÇ: Değişimi engelleme. )

- DÜŞÜNCE ile/ve/+/<> İNANÇ ile/ve/+/<> İMAN
( Bilgi ve/+ yorum. [D] İLE/VE/+/<> Düşüncenin karesi. [D²] İLE/VE/+/<> Düşüncenin küpü. [D³] )
( [Kanıt gereksinimi] Vardır. İLE/VE/+/<> Daha çoktur. İLE/VE/+/<> Hem vardır, hem yoktur; ne vardır, ne de yoktur. )

- DÜŞÜNCE ile/ve/değil/yerine KENDİNİ OLUŞTURAN DÜŞÜNCE

- DÜŞÜNCE ile MİSAFİR-İ GAYBÎ
( ZAMAN ZAMAN İNSANIN AKLINA GELEN KÖTÜ DÜŞÜNCELER [GELİP GEÇİCİDİR!] )

- DÜŞÜNCE ile/ve TANRI

- DÜŞÜNCE ile TEKLİF

- DÜŞÜNCE ile/değil/yerine TÜREYEBİLİR/TÜRETİLEBİLİR DÜŞÜNCE
( İyi düşünceler, hormonların dengeli salgılanmasını sağlar. )
( Yüksek düşünceler örnek kullanılmadan, hoşnut edici bir biçimde anlatılamazlar. )
( Kötü düşünce, döner-dolaşır, ne yapar-eder size ulaşır! )

- DÜŞÜNCE ile/ve TUTKU

- DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> VARLIK
( ... İLE/VE/||/<> En temel düşünce. )

- DÜŞÜNCE ile/ve VARSAYIM

- DÜŞÜNEN ile/ve/<> DÜŞÜNCELİ

- DÜŞÜNME (")YOĞUNLUĞU(") ile/değil/>< VERİ PAYLAŞIMI

- DÜŞÜNME (TAFAKKUR)

- DÜŞÜNME/KONUŞMA:
"OLANAK(LI/SIZ)"
ile/ve/değil/yerine VAROLAN

- DÜŞÜNMEDEN ÖĞRENMEK ile/ve/<> ÖĞRENMEDEN DÜŞÜNMEK
( Yararsız. İLE/VE/<> Tehlikeli. )

- DÜŞÜNMEDEN ile/ve/değil/yerine KENDİLİĞİNDEN

- DÜŞÜNMEK/TAHAYYÜL ile/ve DÜŞÜNEMEMEK/TAHAYYÜL (BİLE) EDEMEMEK
( Bazı şeyler hayal edilebilir fakat bazı şeyleri ne düşünmek, ne hayal edebilmek bile söz konusu değildir. )

- DÜŞÜNMEK/TEFEKKÜR ile/ve ÖLÇÜNMEK/TEEMMÜL
( ... İLE/VE Gerek bir olayın sebeplerini daha çok çözümleme ve daha doğru anlamak gerekse bir hareket tarzının sonuçlarını, özellikle de yarar ile sakıncalarını irdelemek amacıyla, oluşmuş/oluşturulmuş 'yargı'nın, eleştirilmek üzere, 'askı'ya alınmasıdır. Aklın benzer addettiği duyuları, dolayısıyla da 'olaylar'ı belirli bir 'kavram şemsiyesi' altında 'düşünmek'tir. O belirli 'kavram' altında düşünülen duyulardan, böylelikle de 'olaylar'dan biriyle karşılaşıldığında 'olay'a denk düşen 'kavram'ı 'akıl'da 'uyandırmak'tır. )
( Fikir yürütme, düşünme. İLE/VE Katlanmalı düşünme, idrak. )
( Kişi, herşeyin tohumudur. Neyi tefekkür ederse onun tohumudur. )
( Kişiyi kurtaracak ilâçlar, aşk ve düşünmektir. )

- DÜŞÜNMEK:
ya KAÇARKEN
ile/ve/ya da SIÇARKEN

- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine BİLDİĞİN ŞEY ÜZERİNE DÜŞÜNMEK
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tefekkür. )

- DÜŞÜNMEK ve/<>/>/< BOŞ KONUŞMAMAYI BECERMEK
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( Bir şey ki, yapmasan da olur. YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur. SÖYLEME! )
( Konuşulacak bir kişi olduğunda, onunla konuşamamak, onu yitirmek demektir. Konuşulamayacak bir kişiyle konuşmaksa sözlerin boşuna harcanması demektir. )
( Bazı şeyleri konuşmuyoruz diye aklımız/sözümüz yok zannedilmesin! )

- DÜŞÜNMEK ile DEĞERLENDİRMEK

- DÜŞÜNMEK ile DEĞERLENDİRMEK

- DÜŞÜNMEK ve/<> DÖNÜŞMEK

- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/<> DÜŞÜNDÜĞÜNÜ DÜŞÜNMEK

- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ "DERT" EDİNMEK

- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ DEĞERLENDİREREK DÜŞÜNMEK

- DÜŞÜNMEK ile/ve/<>/= ETKİNLİK
( TEFEKKÜR ile/ve/<>/= FAALİYET )

- DÜŞÜNMEK ve/||/=/<> GÖRMEK
( DÜŞÜNMEK: Görmeyi, yeniden ve tekrar tekrar öğrenmek. )

- DÜŞÜNMEK ile/ve/<> HAYAL ETMEK
( Kişinin en yüce yetisi düşünme yetisidir. Akılda bulunduğu için de en önemli varlıktır/değerdir. )

- DÜŞÜNMEK ile HESAPLAMAK

- DÜŞÜNMEK ve KENDİNİN BİLİNCİNDE OLMAK

- DÜŞÜNMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÖNGÖRMEK
( Bazı ileri/yüksek düşünceler, örnek kullanılmadan, hoşnut edici bir biçimde anlatılamazlar. )

- DÜŞÜNMEK ile TAKILMAK

- DÜŞÜNMEK ile/ve/<> TEKRARLAMAK

- DÜŞÜNMEK ile/ve VAROLMAYANI DÜŞÜN(EBİL)MEK

- DÜŞÜNMEMEK ile DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK

- DÜŞÜNMEMENİN BEDELİ(/YÜKÜ/AĞIRLIĞI) ile/değil/yerine DÜŞÜNMENİN "BEDELİ"
( Çoktur! İLE/DEĞİL/YERİNE Yoktur! )

- DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK ile/değil YETERSİZLİK/ZAYIFLIK/GERİLİK
( ... ile/değil REKÂKET )

- DÜŞÜNMENİN/KONUŞMANIN (OLASI) SONUÇLARINI:
"ÖNGÖRMEK"
ile/ve/değil/yerine/<> "GÖZE ALMAK"

- DÜŞÜNMEYİ BECEREMEMEK ve/||/<>/>/< DÜŞÜNMEYİ SEV(E)MEMEK

- DÜŞÜNMEYİ BİLMEMEK ile/ve/<>/= KONUŞMAYI BİLMEMEK
( Düşünmeyi bilmeyen, [sürdürmeyen ve geliştirmeyen] konuşmayı da bilemez! )

- DÜŞÜNME ile/ve AYIK DÜŞÜNME

- DÜŞÜNME ile/ve BÖLÜMLEME

- DÜŞÜNME ile/ve/<> DENETLEME

- DÜŞÜNME ile/ve/<> DİL
( Düşünme, sözcüklerle gerçekleşmez. İLE/VE/<> Düşünme, sözcükleri kullanır! )
( Beyin-el ilişkisi ve zihin-dil ilişkisi sürekli akılda tutulmalı! )
( Bir şey ki, söylemesen de olur! SÖYLEME! )
( Düşünme/düşünce, dil kullanımıdır. )
( Kişi, dilinin ardında gizlidir. )
( İNTÂK[< NUTK]: Dile getirme, söyletme. | Akledilen şeyleri idrak etmek. )
( Türk dilinin kökenlerini araştırmanın birinci koşulu sağlıklı bir dil felsefesi bilgisi edinmek, bu felsefenin ışığında yürümeyi bilmek, araştırılan sorunlara bu felsefenin yöntemiyle yaklaşmaktır.

Bir topluluğun dilinde, o topluluğun yaşama anlayışını, yaşama biçimini, olaylara, doğaya bakışını yansıtmayan sözcüklerin hepsi yabancı kökenlidir.

Kavramlarının üretirken somuttan soyuta yönelmeyi başaramayan bir toplumun dilinde soyut varlıkları içeren sözcüklerin bulunması bir olasılıktan öteye geçemez.

Bir toplumun düşünce ortamında bulunmayan şeyin kavramı da yoktur.

Kavramlar düşünsel içeriklerin taşıyıcısıdır.

Dilcinin bilge olması kaçınılmazdır.

Dilin gerçeğini ancak bilge dilci kavrayabilir.

Bir aydın başka dillerden aldığı kavramlarla düşünemez, üretemez, ancak aktarır, bellekten belleğe gönderir.

Doğal yapısı ağacın yetişmesine elverişli olmayan bir ülkede orman ürünleriyle ilgili kavramlar üretilebilir mi? Kişi bilmediği bir nesneye bildiği bir adı verebilir mi?

Düşünsel alanda yeri olmayan bir kavram içeriğinin sözcüğe girmesi sözkonusu değildir.

Soyut varlıklar üretemeyen bir topluluğun dilinde soyutu yansıtan kavramın yeri yoktur.

Anlamsal içerik, o sözcüğü konuşan topluluğun düşünsel çevresiyle bağlantılıdır.

Bir dille konuşup yazmak o dili bilmek değildir, önemli olan o dille düşünmek, üretmek, düşünsel bir alan yaratmaktır.

Dilin yüzeysel özellklerine bakarak kökenine inmeye çalışmak yanıltıcıdır, saptırıcıdır. Kökte bulunmayan anlamı sözcükte aramak da dil bilincinden yoksunluk demektir.

Dilin ayakta durmasını, yaşamasını, yayılmasını sağlayan yazıdır.

Dil insanla, insan dille vardır.

Dili yaşatan, geçmişten geleceğe taşıyan yazıdır. )

- DÜŞÜNME ile/ve/değil DOĞRU DÜŞÜNME
( Aklın bilinmeyenden bilinene doğru yaptığı hareket. İLE/VE/DEĞİL Aklın bilinenden bilinmeyene doğru yaptığı hareket. )
( Aklın bilinenle bilinmeyen arasındaki hareketi. İLE/VE/DEĞİL ... )
( Düşündüğün şeye bürünürsün/bulaşırsın. )

- DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE
( Hayat. İLE/VE/<> Yaşam(/a/k). )
( Düşünce damlacıklarıyla doldurulan havuzda yüzmek. İLE/VE/<> Kişinin[düşünenin/düşünmesi gerekenin], suyun üstünde (yaşamda) kalmasını sağlayan kaldırma gücünü sağlayan yasa/zorunluluk/gereklilik. )
( Bilinenleri, bilinmeyenlere götürebilecek şekilde düzenlemek. )
( Sonsuz olanaklılıklar. )
( Her şey düşünce ile başlar. )
( Düşün-ce: Yukarıdan düşünce/inince sende ortaya çıkan. )
( Bir yerini/dizini incitmeyen düşünmeye başlamaz kolay kolay. )
( Düşünme ifade edilerek düşünce haline getirilmiş olur. )
( Aklın bilinen ile bilinmeyen arasındaki hareketidir. )
( Düşünme süreci tamamlandığında, yani anlamlı bir bütünlük oluşturulduğunda, soruya yanıt verilir. )
( Düşünmeyi kesmek zorunda değilsiniz, sadece ilgilenmeyi kesin. )
( Düşüncelerinizi gözleyin, düşüncelerinizi gözlemekte olan kendinizi gözleyin. )
( Düşüncelerinizi sokak trafiğini seyreder gibi seyredin. )
( Rüyanızda bir çölde susuzluktan ölmekte olduğunuzu görürken, başucunuzda duran bir bardak suyun size yararı olmadığı gibi. )
( Düşüncelere sarılmayın yeter. )
( Zihin fukara olunca, fikir ukala olur! )
( Tefekkür, müşâhede ile olur. )
( Kendi düşünce berraklığınıza, amaçtaki safiyetinize ve eylemdeki dürüstlüğünüze güvenin. )
( Düşünmenin hakkını verirsen, düşünme de senin hakkını sana teslim eder. )
( Düşünmek için sükûnete gereksinim vardır. )
( el-NAZAR: Düşünmek, aklın, bilinmeyenden bilinmeyene doğru yaptığı harekettir. )
( Hayat. İLE Yaşam. )
( Düşüncenin nesnesi düşüncenin içindedir. )

- DÜŞÜNME ile DÜŞÜNMEYİ DÜŞÜNMEK

- DÜŞÜNME ile/ve/||/<>/>/< DUYUMSAMA

- DÜŞÜNME EYLEM

- DÜŞÜNME ile/ve/<> HESAPLAMA
( Düşünmeyi, yeteri kadar ve ancak gerektiği/gerektirdiği kadar sürdürmek gerek. )
( Ya hesap bilmiyorsun, ya da dayak yememişsin! )

- DÜŞÜNME =/<> İÇ KONUŞMA
( İKİ BEN: İç konuşma, düşünme.
KONUŞMA: RUBÛBİYET )

- DÜŞÜNME ile/ve/değil İÇGÜDÜ
( Dolayımlı. İLE/VE/DEĞİL Dolayımsız, doğrudan. )

- DÜŞÜNME ile/ve/<> SİMGESEL DÜŞÜNME
( ... İLE/VE/<> Sayın Metin Bobaroğlu'nun, Simgesel Düşünme adlı kitabını okumanızı salık veririz. )

- DÜŞÜNME ile/ve TEFEKKÜR
( ... İLE/VE Gördüğü şey üzerinden fikrini derinleştirmek. )

- DÜŞÜNME = TEFEKKÜR = THINK[İng.] = PENSÉE[Fr.] = DENKEN[Alm.] = COGITARE, COGITATIO[Lat.] = NOEIN, DIANOIA[Yun.] = PENSAR[İsp.]

- DÜŞÜNME ile/ve/<> YANSIMALI DÜŞÜNME

- DÜŞÜNME ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON

- DÜŞÜRMEK değil/yerine DÜŞÜNMEK

- DUYARSIZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KAYITSIZ/LIK

- DUYGUNUN:
NESNESİ
ile/ve/değil/<>/< NEDENİ

- DUYGUSAL BİRLİK ve/< İLKESEL BİRLİK

- DUYGUSAL/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DUYARLI/LIK

- DUYGU ile/ve/||/<> "BİR DUYGUNUN, BAŞKA BİR DUYGUYLA KARŞILANMASI/KAPATILMAYA ÇALIŞILMASI"
( Ancak, bilgi ve bilinç ile doğal işleyişin dışına çıkılabilir. )

- DUYUMSAMAK ile/ve/<> KABUL ETMEK

- DUYUMSATABİLMEK/DUYUMSAYABİLEN ile/ve/||/<>/> DUYUMSAYABİLDİĞİNİ, DUYUMSATABİLMEK/DUYUMSATABİLEN

- DÜZ ANLAM ile TERS ANLAMLANDIRMA

- DÜZ/"DONUK" BAKIŞ ile/ve/<> YANSIZ/NÖTR BAKIŞ

- DÜZELTME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CESARET VERME

- DÜZEN'İN:
İÇTE ARANMASI
ile DIŞTA ARANMASI
( İçinize yönelin ve ne olmadığınızı keşfedin. )

- DÜZEN/Lİ/LİK ile/ve/değil DÖNGÜ/SEL/LİK

- DÜZENLEYİCİ KAVRAMLAR ile/ve/<> VAROLUŞSAL KAVRAMLAR

- DÜZENLİ/LİK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK/LÜ/LÜK

- DÜZENLİLİK ile/ve/<> BÜTÜNLÜLÜK

- DÜZEN ve/<> GÜZELLİK ve/<> UYUM

- DÜZEN ile/ve KAVRAM
( Örgütlenmiş bir bütünlüğü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirlerine bağlı maddî ya da maddî olmayan unsurların tamamı. İLE/VE ... )

- DÜZEN ve/||/<>/>/< SÜKÛNET

- DÜZGÜN ile/ve/||/<> DÜZENLİ

- EDEBÎ ZENGİNLİK ile/ve FELSEFÎ FAKİRLİK

- EDEB ve ADÂLET
( Yerli-yerince hareket etmek. VE Yerli-yerinde olmak. )

- EDEB ile/ve EMNİYET

- EDEB ile/ve/<> GÜZELLİK
( Güzeli güzel yapan edeptir, edep ise güzeli sevmeye sebeptir. )

- EDEB ile/ve/<> ZARÂFET

- EDEN > BULUR

- EDEPLİ:
FELSEFECİ
ve/||/<> MATEMATİKÇİ ve/||/<> HUKUKÇU
( Ancak, felsefeci, matematikçi ve hukukçular edeplidir.[Ancak, dile hâkim olabildikleri ve sorgulayabildikleri oranda.] [Ne hareketi/sporu temel/öncelikli alan, ne bilimsel tutarlılığı olan, ne de sanatsal duyarlılığı ile sınırları/nı aşan.] )

- EFRÂDINI CÂMÎ ve/<> ÂĞYÂRINI MÂNÎ
( Bir kavramın tüm bireylerini kuşatıp ötekileri dışarıda bıraktığında kullanılan bir deyim. )
( "İnsan düşünen bir canlıdır" tanımı verildiğinde bu tanımın içine tüm insan bireylerini içerir. Girmeyen hayvan(behaim) vs. dışarıda bırakır. )

- EFSANE[Ar.] değil/yerine/= GÜZELLEME

- EĞİLMEDE:
"ÇIKAR" / "ÜSTÜNLÜK"
ile/değil/yerine SAYGI
( Nokta kadar "çıkar/ın" için, virgül kadar eğilme! / Kimse, kimseden "üstün" ya da yukarıda değildir/olamaz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir kişinin, hizmetine, emeğine, çabasına saygı duyuyorsak... )

- EĞİLMEK ve/||/<> BAŞAK
( Kişiler, başaklara benzer. Ne kadar bilgisizse içleri boştur ve dik durur. Ne kadar bilgiliyse o kadar eğilirler. )

- EĞİTİM:
"BOŞ KABI DOLDURMAK"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIVILCIMLA ATEŞ YAKMAK

- EĞLENEBİLDİKLERİN ile/ve/||/<> ANLATABİLDİKLERİN ile/ve/||/<> AĞLAYABİLDİKLERİN
( Arkadaş. İLE/VE/||/<> Dost. İLE/VE/||/<> "Kardeş". )

- EGO/N/(/U) ile/değil/yerine BENLİK/ĞİNİ
( Yok bil! İLE/DEĞİL/YERİNE Var bil! )

- EKLENEBİLİR/LİK ile/ve/değil/||/<> EKLEMLENEBİLİR/LİK

- EKSİK NEDEN ile/ve HAZIRLAYICI NEDEN
( organ olmasın o )

- EKSİK NEDEN ile/ve HAZIRLAYICI NEDEN

- EKSİKLERİ/Nİ TAMAMLAMAK ile/ve/değil/||/<> FAZLALIKLARI/NI ATMAK

- EL-BEYİN İLİŞKİSİ/EYTİŞİMİ ile/ve/<> DİL-DÜŞÜNCE İLİŞKİSİ/EYTİŞİMİ

- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/<>/> DAYANIŞMA

- ELİNE ile/ve DİLİNE ile/ve BELİNE SAHİP ÇIKMAK

- ELLE(ME)MEK ile/ve/||/<> "EL AT(MA)MAK"

- EMÂNET ETMEK değil/yerine TEŞEKKÜR ETMEK

- EMÂNETİ:
TESLİM ETMEK
ile/ve/değil/<> TEVDÎ ETMEK

- EMEK ve/<> YETENEK(YETEN EK)

- EMİR EDEN ile/ve/yerine HİZMET EDEN

- EMİR-RİCA ile EMİR

- EMİR ile/ve/değil/yerine DİLEK

- EMNİYET ile/ve EMÂNET

- EMPATİ KURMAK ile/ve/değil/=/||/<>/< ÂDİL OLMAK

- EMPATİ:
SANA
ve/<> ONA
( Yapılmasını istemediğin şeyi, başkasına yapmamak. VE/<> Sana davranılmasını/yapılmasını istediğin şeyi/şekilde, ona yapmak. )

- EMPATİ ile/ve HOŞGÖRÜ
( Hoş gördün mü, yorgunluk kalmaz. )

- EMPOZE (ETMEK) değil/yerine/= DAYATMAK

- EN ANLAMLI YEMİN ile EN BÜYÜK İNTİKAM ile EN ADİ SÖZ ile EN GÜZEL YANIT
( Söz vermek. İLE Affetmek. İLE "Seni hiç sevmemiştim." İLE Gülüp geçmek. )

- EN BÜYÜK "GÖSTERİŞ": DOĞALLIK

- EN BÜYÜK SORUNLAR:
KENDİNDEN MEMNUN OL(A)MAMA
ile/ve/||/<> TATMİN OL(A)MAMA

- EN BÜYÜK ZAMAN HIRSIZI:
KARARSIZLIK


- EN BÜYÜK:
YOKSUN/LUK
ile/ve/<> FAKİR/LİK
( Akılsızlık. İLE/VE/<> Bilgisizlik. )

- EN CESUR ve/||/<> EN GÜÇLÜ ve/||/<> EN MUTLU
( İlk özür dileyen. VE/||/<> İlk affeden. VE/||/<> İlk unutan. )

- EN ÇOK ÖLÜM NEDENİ
( * KANSER )
( * SİGARA(TÜTÜN) )

- EN ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK ile/değil/yerine/>< EN AZ ŞEYE GEREKSİNİM DUYMAK
( Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen ve sahip olduklarına sevinen kişi, akıllı biridir. )
( Ne kadar az şeye sahip olursak, o kadar az şey, bize "sahip olur". )

- EN GÜZEL/ÖZEL YER/LER
( * KAŞMİR )

- EN HOŞ DUYGU:
BİRİNİN, YÜZÜNDEKİ GÜLÜMSEMENİN NEDENİ OLDUĞUNU BİLMEK :)


- EN İYİ DAVRANIŞ
( İYİ NİYETTEN OLUŞAN ( Davranışların en iyisi iyi niyetten, niyetin en iyisi ise bilimden ortaya çıkandır. )

- EN İYİ NİYET
( BİLİMDEN ORTAYA ÇIKAN ( Davranışların en iyisi iyi niyetten, niyetin en iyisi ise bilimden ortaya çıkandır. )

- EN NİTELİKLİ (PANAMA) ŞAPKA
( SUPERFINO [ Panama'ya özgü bir palmiye ağacının lifinden yapılır. Yapımı 5 ay sürebilir. ] )

- EN NİTELİKLİ TÜYLÜ
( MERİNOS KOYUNU )

- EN YÜKSEK İBÂDET:
İNSAN(A)
ve/=/<> HİZMET
( Bir çiçeği bile yetiştirsen, İNSAN'a hizmet etmiş olursun. )

- ENÂNİYET
( BENLİK, EGO )

- ENÂNİYET ile/yerine HALVET

- ENDİŞE ile/ve/<> TELÂŞ

- ENGEL/EMİR değil (KAVRAMSAL) OLUMSUZLUK BELİRTİMİ

- ENGELLEME ile/değil ÖTELEME

- ENGELLEYİCİ ile/değil/yerine DENGELEYİCİ

- ENGELLİLER:
GÖVDESEL
ile/ve/ne yazık ki/||/<> DUYUSAL ile/ve/ne yazık ki/||/<> İŞİTME ile/ve/ne yazık ki/||/<> KONUŞMA ile/ve/ne yazık ki/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/ne yazık ki/||/<> GEÇİCİ ile/ve/ne yazık ki/||/<> YAŞLILAR

- ENGELLİYE:
ACIMAK
ile/değil/yerine SAYGI GÖSTERMEK

- ENİNE BOYUNA (DÜŞÜNMEK, DEĞERLENDİRMEK)

- ENTELEKHEIA = KEMÂL-İ EVVEL = ENTELECHY[İng.] = ENTÉLÉCHIE[Fr.] = ENTELECHIE[Alm.] = ENTELEKHEIA[Yun.]

- ERDEM/FAZİLET ile/ve MEZİYET
( Erdem, toplum çıkarını kişisel çıkarın üstünde tutmaktır. )
( Bilgi erdem, erdem de mutluluk üretir. )
( Erdeminiz ayakta kalmanızı sağlayan şeydir. )
( Erdem kişinin kendini inşa edeceği tuğlalardır. )
( Erdemler kendileri içindir. Başka şeyler için değildir. )
( Erdemler ve güçler kendini-idrakle birlikte gelir, daha önce değil. )
( Erdemli olanlar, kaygıdan; akıllı olanlar, korkudan uzaktırlar. )
( Güçlükleri yenmeyi birinci ödevi olarak kabul eden ve ödülü sonraya bırakan bir kişiye 'erdemli' denir. )
( Erdemli kişinin önem verdiği üç şey vardır: Davranışlarında dikkatsiz ve düşüncesiz olmaktan sakınmak; yüz anlatımında içtenlik; sözlerinin kabalık ve bayağılıktan uzak olması. )
( Gerçekte olduğunuz şey, özünüz, sizin erdeminizdir, erdeminiz kendinizsiniz. )
( Özünüzü, gerçek benliğinizi anımsamak erdemdir. )
( Hiçbir çiçeğin kokusu rüzgâra karşı yayılamaz, fakat erdemlerin kokusu hiçbir engel tanımadan her yere yayılır. )
( Kişi, yaşamını meziyetlerinin yönettiğinden ve bu meziyetlerin en beklenmedik ve en sıkıcı koşullara bile direneceğinden emin olmalıdır. )
( Kişinin sınırlarını bilmesinden doğan alçakgönüllülük bir meziyettir ama vicdanla birleşmediği sürece bir zayıflık olarak görülebilir. )
( Olgun kişi, meziyetlerini parıldar hale getirir. )
( Olgun kişi, meziyetleri parıldarken ışıltıyı gizleyerek çevresiyle uyum içinde kalmayı başarır. )
( Kaynak ve meziyetlerin açığa vurulması yerine sadelikle alçakgönüllülük salık verilir. )
( Kişinin ışığı yararlı bir parlaklık sağlıyorsa, onu tartının altına gizlemelidir. Eğer sağlamıyorsa, meziyetleri geliştirmek amacıyla durmadan çalışılmalıdır. )
( Meziyet yalnız kalmaz, daima komşu bulur. )
( 4 Büyük Erdem:
* MAITRI/METTA[Palice] (Dostluk, iyi dilek, iyilik, sevgi ve merhamet göstermek. )
( Merhamet ve herkesin acılarına üzülmek. )
( Herkesin iyiliğine sevinmek. )
( Herkesin hatasını affetme ve görmezlikten gelmek. )
( Erdemin ölçüsü, tüze'dir. )
( Bir şeyin, işlevini, yerine getirmesi. İLE/VE ... )
( What you are really is your virtue.
Remembering your self is virtue. )
( Aklını, en yüksek düzeyde kullanmak, tefekkür yaşamı, kuramsal temâşâ. İLE/VE ... )

- ERDEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞER

- ERDEM = FAZİLET = VIRTUE[İng.] = VERTU[Fr.] = TUGEND[Alm.] = VIRTUS[Lat.] = ARETE[Yun.] = VIRTUD[İsp.]

- ERDEM ile FEDÂKÂRLIK

- ERDEM ile/ve MUTLULUK ile/ve BİLGELİK

- ERDEM ve/> ONUR
( Kişi, onuru için erdemli olur. )

- ERDEM ile/ve/||/<> ÖVGÜ

- ERDEM < SEKÎNE

- ERDEM ve/||/<> TÜZE(HUKUK)
( Erdemin ölçüsü, tüze'dir. )

- ERGEN/YENİYETME ile/ve/<>/> YETİŞKİN ile/ve/<>/> BİLGE
( Yetişkinlerin, mükemmel olmadığını anladığın gün. İLE/VE/<>/> Yetişkinleri affettiğin gün. İLE/VE/<>/> Kendini affettiğin gün. )

- ERİNÇ, DİNGİNLİK = PEACE, REPOSE[İng.] = TRAQUILLITÉ[Fr.] = BERUHIGUNG[Alm.] = QUIETUS[Lat.]

- ERİNÇ/HUZUR ile/ve DİNGİNLİK
( BAYSAL: Erinç ve dinginlik içinde olan. )

- ERKEN DAVRANMAK yerine DÜŞÜNMEK/FELSEFE YAPMAK

- ERKEN SAMİMİYET ile/değil/yerine SAMİMİYET
( Erken samimiyet, pişmanlık doğurur. )

- EROS ile/ve STORHI ile/ve PHILOS ile/ve AGAPE
( Eşeysellikteki sevgi. İLE/VE Akraba sevgisi. İLE/VE Dostluk sevgisi. İLE/VE Tanrısal/Aşkın sevgi. )

- EŞ(KARI/KOCA/SEVGİLİ/FLÖRT, EHVER[Fars.], PARTNER[İng.]/KORTE[İt.]) ile İŞ
( Tümüyle övgüye değer, yüce bir kimse ile karşılaştığınız zaman, sevginiz ve hayranlığınız, doğru davranma dürtüsü sağlar. )
( İş ve özel ilişkilerde, âdil ve dengeli kalmak için çaba gösterilmelidir. )
( KEBÛTER-İ HAREM: Ulaşılamayan sevgili. )
( Sevgilinin eşiğinde ölene şaşırılmaz, sağ kalana şaşırılır. )

- ESAS ile/ve/< USÛL/YÖNTEM
( Temel, öz. İLE/VE/< Yöntem, yol, uygulayım, metot. )
( Usûl olmadan vusûl olmaz.[Yöntem olmazsa kavuşulmaz/ulaşılmaz.] )
( Anayasa ve bazı/çoğu önemli davalar, önce usûlden sonra esastan ele alınırlar. )
( Kızgın tencere, bir kulpundan tutulmaz. )

- EŞDEĞERLİLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK

- ESEME/MANTIK ile/ve/<> ALGI DÜZENEĞİ(/"DÜŞÜNCE KALIBI")(/PARADİGMA)

- ESEME/MANTIK ile/ve/<> ANLAMA YÖNTEMİ

- EŞEYSELLİK/SEKS ile/ve/değil/yerine SARILMAK
( ... ile/ve/değil/yerine KOÇA )

- EŞEYSELLİK/SEKS ile/değil SEVGİNİN (ÇEŞİTLİ) (FİZİKSEL) DIŞAVURUMLARI

- EŞEYSELLİK ile EŞEYSEL BİRLEŞME/BİRLİKTELİK

- EŞİT HAK ile/ve/||/<>/>/< EŞİT PAYLAŞIM

- EŞİTLİK ADÂLETİ ve/||/<> ONUR ADÂLETİ

- EŞİTLİK ADÂLETİ ile/ve/<> ORAN ADÂLETİ

- EŞİTLİK/MÜSÂVAT ile/ve/değil/yerine/< ADÂLET
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Güçsüzün hakkının/haklarının savunulması/korunması. )
( Kişilerin eşitliği, sadece adâletin [en kısa sürede] sağlanması için [tüze/hukuk önünde] geçerlidir. [ille de bir farkı olacaksa/oldurulacaksa, sadece bilgileri/bildikleri/marifetleri iledir/kadardır.] )
( )

- EŞİTLİK ile HAKKANİYET

- EŞİTLİK ile/ve PAYLAŞIM

- ESKİ EŞYA ve/||/<< ESKİ DÜŞÜNCE
( At! VE/||/<> At! )

- EŞLEME ile/ve/||/<>/> ROL DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<>/> AYNA ile/ve/||/<>/> YARDIMCI TEKNİKLER

- ESTETİK değil/yerine/= GÜZELDUYU

- EŞVÂK[< ŞEVK] ile EŞVÂK[< ŞEVK]
( Şiddetli istekler/arzular, neşveler. İLE Bitkilerin dikenleri. | Kemiklerin uzamaları. )

- ETKEN ile NEDEN

- ETKER NEDEN = EFFICIENT CAUSE[İng.] = CAUSE EFFICIENTE[Fr.] = WIRKENDE URSACHE[Alm.] = CAUSA EFFICIENS[Lat.]

- ETKİ <> TEPKİ ile/ve/değil ETKİ <> YORUM <> TEPKİ
( Hayvanlarda. İLE/VE/DEĞİL İnsanda. )

- ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME
( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )
( Sana engel olmaya çalışanlar, başaracağına, en çok inananlardır. )
( It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent. )

- ETKİNLİK ile/ve/değil/yerine/> ÜRETİM

- ETKİ ile/ve/> NEDEN

- EVİNİ ve/||/<>/< ZİHNİNİ/KALBİNİ
( Konuk gelecekmiş gibi temiz tut! VE/||/<>/< Ölüm gelecekmiş gibi temiz tut! )

- EVLENECEĞİN KİŞİYİ:
AKŞAM/GECE GÖRMEK
ile/ve/yerine SABAH/UYANINCA GÖRMEK

- EVLİLİK ile/ve/değil/<>/< AŞK
( Tanık, rızâ, onay ister. İLE/VE/<>/< Ahde vefâ edecek bir kalp yeterlidir. )
( Akit ile. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Ahit ile. )

- EVRENDE:
İKİLEM
değil/yerine BÜTÜNLÜK

- EV ve/||/<>/> EVRE

- EYLEM/FİİL ve/> KEMÂL

- EYLEM/HAREKET ve/||/<>/>/< SAĞALTIM/TEDAVİ/ŞİFÂ

- EYLEM:
[hem/ne] SONLULUK
ile/ve/||/<>/hem de/ne de SONSUZLUK
( w/hem de/ne de )

- EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE
( El duası olmadan, dil duası olmaz. )
( Yaparak başarırsınız, tartışıp çekişerek değil. )
( Kalbi değiştiren eylemdir. )
( Herşey yapıldığında zihin sessiz kalır. )
( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )
( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )
( Evinizin eşiğini temizlemeden, komşunuzun damındaki kardan şikâyet etmeyiniz. )

- EYLEM ve BİRLİK

- EYLEM ile/ve/değil/yerine BÜTÜNLÜK İÇİNDE EYLEM

- EYLEM ve/<>/>< DÜŞÜNME

- EYLEM ile/ve/değil/||/<>/< EYLEMİN DEĞERİ
( Bilim. | Sanat. | Fizik/doğa. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Felsefe. )

- EYLEM ve/||/<>/> YOL GÖSTERİCİ/LİK

- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> ÇOKLU EYTİŞİM

- EYTİŞİM ile/ve KAVRAMSAL EYTİŞİM

- EYTİŞİM ve/||/<> YÖNTEMSEL KUŞKU

- FAHİŞ[Ar.] değil/>< NARH[Fars.]
( Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla. | Ahlâka ve törelere uygun olmayan. DEĞİL/>< Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle zorunlu gereksinme maddeleri için devletçe saptanan fiyat. )

- FAİZ ile HİZMET

- FAKİR OLUP DA SABRETMEK ile/ve/<> ZENGİN OLUP DA ŞÜKRETMEK
( İkisi de "pek kolay değil" diye "görülse/zannedilse" de asıl olan, her koşulda ve özellikle de uclarda ve uçurumlarda, yani maddî fakirlik ve zenginlikte, sabır göstermek ve şükrü edâ etmektir. )

- FAKİRİN CANI değil/yerine "ZENGİNİN" MALI

- FAKİRİN SABRI ile ZENGİNİN SABRI
( Gaflette olduğu halde, zevkte/neşede olmadığı halde, tüm olumsuz koşullara karşın istikâmet üzere devam etmek. İLE Çok yalnız olduğu, çok ikram ettiği halde bile taşkınlık yapmayarak istikâmet üzere devam etmek. )

- FARK/LI/LIK ile NİTELİK FARKI/FARKLILIĞI

- FARKINDALIK ile/ve/<> DAYANIŞMA

- FARKINDALIK ile/ve/||/<>/> OLGUNLAŞMA

- FARKINDALIK ve/<> ÜMİT
( Paylaş! VE/<> Aşıla! )
( Yeni yılda da, sağlıklı ve mutlu AN'lar yaşamak üzere, Farkındalık'larımızı paylaşıyor ve birbirimize, -en azından gülümseyerek :)- Ümit aşılamaya devam ediyoruz... :) )

- FaRkLaR (Kılavuzu/"Sözlüğü") ile/ve/<> FARKINDALIK

- FARKLILIKLAR VE ÇİRKİNLİKLER ile/yerine FARKLILIKLAR VE GÜZELLİKLER

- FARKLILIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİK
( Dilde, anlatımda/aktarımda, parçalarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Gerçeklikte/hakikatte. )

- FAZİLET ile/ve EDÂ

- FAZîLET değil/yerine/= ERDEM

- FAZÎLET ile/>< REZÎLET

- FAZLA ALÇAKGÖNÜLLÜKTE/TEVÂZÛDA:
RİYÂ
ile/ve/||/<> GERÇEK
( Fazla tevâzû gösterme, riyâdan sayarlar. İLE/VE/||/<> Fazla tevâzû gösterme, gerçek sayarlar. )
( [Fazla alçakgönüllük göstermek] İkiyüzlülük olarak yorumlanabilir. İLE/VE/||/<> İncelik olarak yorumlanmayıp çarpıtılarak, genelde de bilindiğiniz ya da göründüğünüz kadar incelikli olmadığınız şeklinde yorumlanabilir. )

- FAZLA FEDÂKÂR/LIK
ve/||/<>/>/ne yazık ki
(FAZLA) VEFÂSIZ/LIK

( Fedâkârlığın fazlası, vefâsızlığa neden olur. )

- FEDA(KÂRLIK) ile FERÂGAT
( Sadakat. İLE Sevgi. )
( Mal/dan vermek. İLE "Can vermek" ve candan vermek. )

- FEDÂKÂRLIK > FERÂGAT > AŞK

- FEDAKÂRLIK ile KATLANMA

- FEDERASYON değil/yerine/= ÜSTBİRLİK

- FELSEFE SİSTEMİ ile FELSEFİ DÜŞÜNCE TARZI

- FELSEFE TARİHİ ile/ve/değil DÜŞÜNCE TARİHİ

- FELSEFE/KAVRAM ANSİKLOPEDİSİNDE:
ARİSTOTELES
ile/ve HEGEL

- FELSEFE:
BETİMLEME
> KAVRAM
( Felsefe, betimlemeden, kavrama geçiştir. )

- FELSEFE:
DÜŞÜNME BAĞLAMI
ile/ve/<> BİLGİ TÜRÜ

- FELSEFE:
EĞİTİM
ile/ve/değil/||/<>/> YETKİNLEŞTİRME

- FELSEFE:
İYİLİK
ve/<> GÜZELLİK ve/<> DOĞRULUK

- FELSEFE:
NİTELİKLİ SORU, SORMA "SANATI"
ile/ve/||/<>
NİTELİKLİ, SORU SORMA "SANATI"


- FELSEFE ve/||/<> AŞK ve/||/<> SANAT
( "Evet!" diyememektir. VE/||/<> "Hayır!" diyememektir. VE/||/<> Soruyu anımsayamamaktır. )

- FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE
( Düşünce, düşünce başlar. [yere/aşağı düşünce!] )
( Bir yerini/dizini incitmeyen düşünmeye başlamaz kolay kolay. )
( Düşünce, düşünce başlar. [yere/aşağı düşünce!] )
( Bir yerini/dizini incitmeyen, düşünmeye başlamaz kolay kolay. )
( Dilin dilbilgisi. İLE/VE/<> Aklın dilbilgisi. )
( Yunan ökesi/dehası. VE Roma ökesi/dehası. )
( Aristoteles. İLE/VE Büyük İskender. )
( Tekillerden, tümeli görmeye çalışmak. İLE/VE Tekilde, tümeli görmek esastır. )
( Felsefe, matematiğin çalışma odasını, röntgen ışığıyla yansıtmaya çalışır. )
( Birleştirmek/birlikte tutmak gerekiyor. )
( Hayranlık. VE Hayret. )
( Zanaat. VE Teknokrasi, işçilik. VE İdeoloji. )
( İdeoloji. İLE/DEĞİL/YERİNE Felsefe. )
( Hayret. VE/<> Hayranlık. VE/<> Aşk. )
( Hikmet, teolojik; illet, metafizik; sebep, fizik nedenleri aramaktır. )
( Hikmet: Nasıl ise onu o şekilde bilmek. )
( Hikmet: Varolanları, nasılsa o şekilde ve tâkatı kadar bilmek. )
( Hikmet: Olgunlaşmayı istemek. )
( Hikmet: Doğada ve zamanda illetlendirmek. )
( Hikmet: Gizil durumda, tüm erdemleri içerir. )
( Hikmet Tanrısı: ENKİ )
( Hikmet: İstikmal el-Nefs. )
( Hikmet: "En Yüksek Hikmet". Onu kazanmış olmaya(onun iktinâ'ına) "'İlm", o ilme meleke kazanmış olmaya "Felsefe". )
( Hikmet'in, 36 tür tarifi! )
( FELSEFE: KAVLÎ HİKMET )
( PHIL0-SOPHOS ile/ve SOPHOS )
( el-Hikmet: ilmun bi-a'yan'il-mevcudât alâ ma hiye fi'nefs'il emr bi-kaderi takat'il-beşeriyye )
( Fikir üretir. İLE/VE Tedbir üretir. )
( Nazarî hikmet. VE Amelî hikmet. )
( ... İLE HİKMET-İ HÂLİDA, CÂVİDÂN-I HIRED, PHILOSOPHIA PERENNIS )
( Genel felsefe eserlerinin adı olarak bu ad kullanılır. İLE/VE İlm-i mantık'ın başka bir adıdır. Pek çok mantık kitabı bu adı taşır. İLE/VE Abdurrahman Hazinî'nin eserinin adıdır. Eser, çekim ve cisimlerin özgül ağırlıklarından bahseder. Modern döneme kadar konuyla ilgili en önemli çalışmadır. İngilizce çevirisi de vardır. )
( Kişinin [ve evrenin] sorularına aklın sınırları içinde kalarak yanıt vermeye çalışmak. VE Anlama ilişkin soruların akıl ile değil kurguyla yapılacağına yönelik yaklaşımı felsefenin soruları içinde kalarak yanıtlamaya çalışmak. )
( GAZALİ ve KANT )
( Kişinin, kendine soru sormaya başlamasıyla devreye girer. )

- FELSEFÎ ANLAYIŞ VE BİLİMSEL TUTUM/DURUŞ VE SANATSAL DUYARLILIK ve/< BEREKET

- FELSEFÎ ile/ve/değil KAVRAMSAL

- FERÂGAT AHLÂKI > AŞK AHLÂKI

- FERÂGAT ve/> İŞTİYÂK ve/> AŞK

- FERÂGAT ile/ve/<> TESLİMİYET

- FERAHLATMA ve/<> KOLAY(LIK)(ÂSÂN[Fars.])

- FERİH[Ar.] ile SÜRÛR
( Çok sevinçli, neşeli. İLE Neşe. )

- FİKİR değil/yerine/= DÜŞÜNCE

- FÎKRÎ ile LAFZÎ(MANTIK/NUTK(Düşünme-Konuşma)'da)
( Lafzî nutk, insan gövdesinin bir örgeni olan dilden kaynaklanarak, gövdenin öteki bir örgeni olan kulağa ulaşan ses ve yazaçlardan(hecelerden) oluşur; dolayısıyla cisim ve duyularla ilgilidir. Bu yüzden kelâmın ne olduğu, nasıl oluştuğu, anlamı nasıl gösterdiği(delâlet) vb. konuların mantık çerçevesinde incelenmesine Dil Mantığı(İlmu'l-Mantıki'l-luğavî) adı verilir. İLE Fikrî nutk ise, insan zihninin(nefs) varlıkların anlamını özleri itibariyle tasavvurundan başka bir şey olmayıp ruh ve akılla ilgilidir. Bu bağlamda zihnin varlıkların anlamlarını özleri itibariyle idrâki, ilham ve vahyin keyfiyeti gibi konuların mantık çerçevesinde ele alınıp incelenmesine de Felsefî Mantık (İlmu'l-Mantıki'l-felsefî) denilir. )

- FIRSAT VERMEK:
KENDİNE
ve/||/<>/> ÖTEKİLERE ve/||/<>/> YAŞAMA ve/||/<>/> GELECEĞE

- FIRSAT ile/ve/<> CESÂRET

- FISILTI ile KONUŞMA ile TRAFİK ile AĞRI DUYUSU
( 1 - 40 dB İLE 40 - 80 dB İLE 80 - 120 dB İLE 120 dB üstü )
( MUHÂCEZE: Fısıldamak. )

- FİZİKSEL İŞ YAPMAK ile HİZMET ETMEK

- FREN YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> HIZ KESMEK

- FUZÛLÎ:
BOŞUNA
değil/değil/= ERDEMLİ/FAZİLETLİ

- GAYRÎ ile/değil/yerine DAHİLÎ

- GAZETE OKUMAK ile/ve/<>/||/değil/yerine KİTAP OKUMAK

- GAZETECİ/LİK ile/ve/değil/||/<> YAZAR/LIK

- GECE-GÜNDÜZ (DÜŞÜNMEK, ÇALIŞMAK)

- GECE ve DİNGİNLİK ve DİNLENMEK

- GECİKTİRME ile/ve/değil/yerine/<> ÖTELEME

- GEÇİŞLİ ile/>< GEÇİŞSİZ
( TRANSITIVE vs./>< INTRANSITIVE )

- GEÇİŞTİRMEK ile/ve/<> ÖTELEMEK

- GEÇ ile/ve GÜÇ
[BİR ŞEYİN:
GEÇ OLMASI
ile/ve GÜÇ OLMASI/OLMAMASI]
( Olsun. İLE/VE Olmasın! )

- GELECEĞİ "TAHMİN ETMEK" değil/yerine GELECEĞİ YARATMAK

- GELEN TELEFONU/MESAJI/ÇAĞRIYI/MEKTUBU:
HER ŞEYİ BİR YANA ATARAK, KONTROLDIŞI/BİLİNÇDIŞI YANITLAMAK
değil/>< ORTAMI/ÇEVREYİ/KİŞİYİ/KİŞİLERİ GÖZÖNÜNDE BULUNDURARAK UYGUN ZAMANDA, UYGUN TUTUM İLE YANITLAMAK

- GELENEK:
SOMUT
ile/ve/||/<>/< SOYUT
( İçi boş. İLE/VE/||/<>/< Evrensel. )

- GELENEKSEL ile/ve/değil/yerine/||/<> KAVRAMSAL

- GELİŞ(TİR)ME ile/ve/değil/yerine/||/<> İYİLEŞ(TİR)ME

- GELİŞİGÜZEL "ÇOK ANLAMLILIK" ile/değil/yerine ÇOK ANLAMLILIK

- GELİŞİGÜZELLİK ile/ve KEYFÎLİK

- GELİŞİM ile/ve/||/<>/> OLGUNLAŞMA

- GELİŞME ile/ve/değil/yerine/||/<> OLGUNLAŞMA

- GELİŞMİŞ ÜLKE:
FAKİRLERİN BİLE ARABAYA BİNDİĞİ ÜLKE
değil/yerine/><
ZENGİNLERİN BİLE OTOBÜSE BİNDİĞİ ÜLKE


- GELİŞMİŞLİĞİN, OLGUNLUĞUN/KEMÂLÂTIN SONU:
YALINLIK
ve/||/<> SÜKÛT

- GENÇ OLMA İSTEĞİ değil/yerine DİNÇ OLMA İSTEĞİ

- GENELLEME:
"GENİŞ DÜŞÜNMEK"
değil GEVİŞ GETİRMEK

- GENELLEME ile/ve/<> EZBERİNİ SÖYLEMEK

- GENİŞ KAVRAM ile DERİN KAVRAM

- GERÇEK YAŞAM ile/ve/<> SİNEMA
( Gerçek yaşamda, taklit ederiz. İLE/VE/<> Sinemada, gerçek oluruz. )

- GERÇEKLERİ DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< GERÇEKLERİ ORTAYA ÇIKARABİLECEKLERİ DÜŞÜNMEK

- GERÇEKLİK TANIMI/TASAVVURU ile/ve NEDENSELLİK TANIMI/TASAVVURU ile/ve KİŞİ ZİHNİ

- GERÇEKLİK/HAKİKAT:
ÇÜRÜTEMEDİĞİMİZ
ve/||/<> TÜKETEMEDİĞİMİZ

- GEREK GÖRMEMEK ile/ve/<> YEĞLEMEMEK/TERCİH ETMEMEK

- GEREKÇE/DAYANAKÇA ile/ve/||/<> ORAN/TI
( Gerekçe/dayanakça göstermeden, "karar almak/vermek"; oran(orantı) vermeden, "söz söylemek"; olanaksız, yetersiz ve değersizdir. )

- GEREKLİLİK ile/ve NEDENSELLİK
( Öncelik-sonralık yoktur. İLE/VE Öncelik-sonralık vardır. )
( İşlevsellik. İLE/VE Birbirini açıklayıcılık. )

- GEREKSİNİMLER:
ZARÛRÎ
ile/ve/||/<>/> HÂCÎ ile/ve/||/<>/> KEMÂLÎ
( Yaşamak için gerekli olan beslenme ve güvenlikle ilgili gereksinimler. İLE/VE/||/<>/> Zorunlu olmayan, ama varoluşu, insanı rahatlatan unsurlara duyulan gereksinimler. İLE/VE/||/<>/> Kişilerin kaygılarını ve estetik beklentilerini karşılayan gereksinimler. )

- GEREKSİZ/YERSİZ/ANLAMSIZ "TEPKİ VERMEK" ile/ve/değil/yerine HAREKETE GEÇMEK
( Sadece aptallar, gereksiz/yersiz/anlamsız "tepki verir". )

- GEREKTİĞİ KADAR DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK/YAPMAK ile/ve DEĞERİ/DEĞDİĞİ KADAR DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK/YAPMAK

- GERİ GİDİŞ ile/değil/yerine AŞKINLIK

- GERİLİMDE:
GERİLEME
ile/değil/yerine İLERLEME

- GERİLİM ile/ve/değil/yerine SALINIM

- GEVREK GEVREK (GÜLMEK)

- GİDERİLEMEZ/LİK ile/ve/<> VAROLUŞU REDDEDİLEMEZ/LİK

- GİRİŞİM/GİRİŞMEK ile KALKIŞMAK

- GÖNLÜMÜZÜN, ... ve/||/<>/< GÖNLÜMÜZDEN ...
( Perişan olmasını istemiyorsak. VE/||/<>/< Perişan olanları çıkarmamak. )

- GÖNÜLLÜLÜK ile/ve/||/<> NEŞE

- GÖREV/İMİZ:
"SİYASET"
değil TESİS-İ ADÂLET

- GÖRGÜ ile/ve/> UFUK
( Görgülü kuşlar, gördüğünü işler. )

- GÖRKEME BAŞVURMAK değil/yerine/>< YALINLAŞMAK
( Zayıf "kişilikler"de. DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü kişiliklerde. )

- GÖRMEK ile/ve/||/<>/> BAKMAK
( İşlevsel/lik. İLE/VE/||/<>/> Niyetli, bilinçli, amaçlı. )
( GÖRMEK: Can kulağıyla dinlemek. )
( Görmek, dinlemek ile başlar. )

- GÖRME ile/ve/<> NÜFÛZ ETME

- GÖRÜNTÜNÜN/MANZARANIN:
EN ÇİRKİNİ/KORKUNCU
ile/değil/yerine/>< EN GÜZELİ
( Somurtan bir "yüz". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülen bir yüz. :) )
( Gülen İnsan Yüzünün Görsel FaRkLaR'ı için burayı tıklayınız... )
( Kara delik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güneş. )

- GÖRÜNTÜ ile/ve GÜZELLİK
( Rüya. İLE/VE Gerçek. )

- GÖRÜŞTÜĞÜN/GÖRÜŞTÜKLERİN değil YANINDA OLDUĞUN/OLMASINI/OLMAK İSTEDİĞİN
( Kimle/rle görüştüğün değil kimin yanında olduğundur belirleyici olan! )

- GÖRÜŞ ile/ve/değil/yerine KAVRAM

- GÖSTERİ(M) ile PAYLAŞIM

- GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN
( Gövde ve gövdeyle özdeşlik duygusu var oldukça, düş kırıklıkları kaçınılmazdır. )
( Gövde olmadığında siz gövdeden ayrılmış değilsiniz - sadece Siz'siniz. )
( Gövde, üzerinde aşırı konsantrasyon kendi amacına ters düşer ve aksi sonuç verir. )
( Kendinin, gövde ve zihin olmadığını bilen bir kişi, bencil olamaz. Çünkü, bencillik nedeni olabilecek bir şeye sahip değildir. )
( Benlik, öylesine kendinden emindir ki, cesareti tümüyle kırılmadıkça vazgeçmez. )
( Bir gövdede odaklanmış sonsuz olansınız. )
( "Ben Gövde'yim" düşüncesini yok edin, o zaman iç ve dış bir olacak. )
( "Ben Gövde'yim" düşüncesinin ötesine geçin. )
( Gövde ve zihin sınırlıdırlar, onun için de incinmeye açıktırlar, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )
( Gövde ve zihin içinde olmadığınızı, fakat her ikisinin de farkında olduğunuzu bilmek, kendini-biliştir. )
( Sükûnet ve sessizlik içinde "Ben" kabuğu erir ve iç ile dış bir olur. )
( Her kim, varoluşu hakkında bir yanıt arayarak düşünürse ve kendi kaynağını bulmayı içtenlikle isterse, her zaman mevcut olan "Ben-im" duygusunu kavrayabilir ve zihni karartan bulutlar dağılıp, varlığın özü tüm ihtişamıyla görününceye dek onun üzerinde büyük dikkatle ve sabırla durabilir. )
( As long as there is the body and the sense of identity vs. the body, frustration is inevitable.
Without the body you are not disembodied - you Just are.
The self is so self confident, that unless it is totally discouraged, it will not give up.
Go beyond the I-am-the-body idea.
The body and the mind are limited and therefore vulnerable; they need protection which gives rise to fear.
Whoever is puzzled by his very existence as a conscious being and earnestly wants to find his own source, can grasp the ever-present sense of I am and dwell on it assiduously and patiently, till the clouds obscuring the mind dissolve and the heart of being is seen in all its glory. )

- GÖZ:
GÜNEŞ
ve/<> GÜZELLİK

- GÖZDEN DÜŞME ile/ve/<>/>< YÜCELME
( İkisi de, kişiyi eşit şaşırtır. )

- GÖZÜMÜN NURU ve KALBİMİN SÜRÛRU

- GÖZÜTOK/LUK ile TUZUKURU/LUK

- GÖZ ile/ve GÖRGÜ

- GÖZ ile/ve/=/<> KİŞİLİK/AKIL

- GÜÇ/KUDRET ve/||/<> MERHAMET

- GÜÇ ile/ve GÜZELLİK

- GÜDMEK değil/yerine GÖZETMEK

- GÜDÜ:
ZİHİNSEL
ile/ve/||/<> FİZYOLOJİK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL

- GÜDÜLENME(MOTİVASYON) <- > SABIR <- > GÜDÜLENME(MOTİVASYON)

- GÜDÜLENMEDE:
ALGI
ve/||/<>/> SEÇME ve/||/<>/> ÖZERKLİK ve/||/<>/> ÖZYETKİNLİK

- GÜDÜLENMEDE:
İLİŞKİLİLİK
ve/||/<>/> GÜVEN ve/||/<>/> ŞEFKÂT ve/||/<>/> ÖZGÜNLÜK

- GÜDÜLENMEDE:
UYARILMA
ve/||/<>/> MERAK ve/||/<>/> DENETİM ve/||/<>/> OLGUNLAŞMA

- GÜDÜLENME ve/>/< DAYANÇ/SABIR ( ve/>/< GÜDÜLENME)
( Yaşam, Güdülenme ve Sabır üzerine işlemektedir. )
( Herhangi bir işe başlarken çeşitli nedenlerle zihinsel hareketlilik başlatılır fakat uzun süren/sürecek işlerde ancak bir yere kadar yeterli olur. Güdünün tükenmeye başladığı noktada sabır devreye girer/girmelidir. İşin süresine, zorluğuna göre sabrın da yetmeyeceği noktaya gelinir. Sabrın tükendiği noktada da işin tamamlanması noktasına yaklaşılmıştır ve sona yaklaşmış olmanın güdülemesiyle de süreç/iş tamamlanır. )

- GÜLME:
ŞAŞIRMA
ve/||/<>/< DÜŞÜNME

- GÜLMEK :) ile/ve/||/<>/>/< GÖZLERİNİN İÇİNİN GÜLMESİ :)

- GÜLMEK :) ile KAHKAHA :))))
( En az iki biraraya getirilemezin ya da çelişkilerin buluşması durumunda zihnin bu durumla başa çıkamaması ve/veya ağlanamaması/ağlayarak çözümlenemeyeceği durumlarda yaşanan fizyolojik ve zihinsel davranış/tutum/dışavurum/paylaşım. İLE Çelişkilerin çok fazla etkili olması durumlarında. )

- GÜLMEK ile AYIPLAMA

- GÜLMEK ile/ve/değil EŞİK
( Gülmek, devrimci bir eylemdir. )

- GÜLMEK ile/ve/<> GÜLÜMSEME :)
( ... İLE/VE/<> En etkili/kolay/hızlı eser/eylem/ibadet. )
( Sen gül ki, biz de gülelim! )
( Bir iyi hareket, bin iyi düşünceden, Bir gülüş de bin hareketten daha güçlüdür. )
( Gül ki, gül yüzünde güller açsın! )
( Gülmesini bilmeyen, dükkân açmasın! )
( Paranız yoksa, gülümsemeniz de mi yok? )
( Bir kişinin nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarsın! )
( TEBEŞBÜŞ: Güleryüz gösterme. [küçükten büyüğe] )
( Gülün de, isterseniz beni paçamdan sürükleyin. )
( MÜBTESİM[< TEBESSÜM]: Gülümseyen, tebessüm eden. )
( Haydi! Bırak zihnindeki olumsuz kayıtları ve şu AN'a dön biraz! Ve bunu, sık sık tekralamaya çalışarak olan bitenlere, kişilere/çevrene/yaşama gülümse!... :) Sadece gülümse! :) (Herhangi bir nedeni/kaynağı olmaksızın, aklına geldikçe/getirerek gülümse!) :) Yaşam, vererek başlar ve sürdürülür. Verebilecek hiçbir şeyin olmasa/kalmasa bile, boşver sıkıntıları/saçmalıkları ve hiçbir zaman elinden alınamayacak olanı vererek, o, dünyanın en güzel manzarası olan gülümsemeni paylaşarak yaşa ve yaşat! Haydi! Tekrar tekrar gülümse!... :) )

- GÜLMEK ile/ve/değil/<> GÜLÜŞÜNE MEŞRÛ KAYNAK BULMAK/BULABİLMEK
( Umberto Eco'nun, Gülün Adı adlı eserini okumanızı salık veririz. )

- GÜLMEK = SMILE/LAUGH[İng.] = RIRE[Fr.] = LACHEN[Alm.] = RIDERE[İt.] = REÍR[İsp.]

- GÜLME ile KİKİRDEME

- GÜLÜMSEME :) ve/=/||/<>/: İLÂÇ
( Kana, en hızlı karışan ilâç. )

- GÜLÜN (DAHA) GÜZELİ ve/||/<>/> DOSTUN (DAHA) GÜZELİ ve/||/<>/> İNSANIN (DAHA) GÜZELİ
( Çiçek veren. VE/||/<> Vefâsı uzun süren. VE/||/<> Selâm veren ve gülümseyen. :) )

- GÜLÜŞ(ÜN) < ACI(SI) değil/yerine ACI(N) > GÜLÜŞ(Ü)
( Olmamalı. DEĞİL/YERİNE Olabilir. )

- GUNA ile NİTELİK
( Nitelik. )

- GÜNLÜK KONUŞMALARIN SIRADANLIĞINDA/YALINLIĞIYLA:
AMAÇLI
ile/ve/||/<> BİLEREK ile/ve/||/<> BİLMEDEN ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ
( Reklam. İLE/VE/||/<> Evlilik. İLE/VE/||/<> Dostluk. İLE/VE/||/<> Sanat. )
( Kitlelere "oynanıyorsa". İLE/VE/||/<> Saygıyla bütünleşilecekse. İLE/VE/||/<> Sevgiyle yaklaşılıyorsa. İLE/VE/||/<> Susulabiliyorsa. )
( )

- GÜNÜMÜZDEKİ ENTELEKIA ile/değil/yerine KAVRAMSAL ENTELEKIA
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Ereğe bağlı nedenin bilgisi. Aynı ilke altında donanmışlık. )

- GÜPGÜZEL

- GURBETTE OLDUĞUNU:
ANLAMAYAN/ANIMSAMAYAN
değil/yerine ANLAYAN/ANIMSAYAN

- GURUR:
"GÜÇLÜ" KILAR
ve fakat MUTLU ETMEZ

- GURUR >< AŞK

- GURUR değil/yerine/>< MUTLULUK
( Neden, çocuklar, kavga ettikten sonra hemen barışıp birlikte oynamaya devam ederler? Çünkü, onların mutluluğu, gururdan daha değerlidir. )

- GURUR >< VAKUR
( Nefsini dik tutma. >< Yol(un)da olma. )

- GÜVEN KAZANMA ile/ve/<>/||/değil/yerine GÜVENİ/Nİ SARSMAMA

- GÜVEN KAZANMA ile/ve/<>/değil/yerine KENDİNİ TANITMA
( Yeterli gelmeyebilir. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Hem yeterli gelir, hem geliştirir/ilerletir, hem de güven sunar/kazandırır. )

- GÜVEN:
"KAZANILAN"
değil İNŞÂ EDİLEN

- GÜVENİLMEZLER:
KIŞ GÜNEŞİNE
ile/ve SULTANLARIN GÜLMESİNE ile/ve BAZI HANIMLARIN ZÂHİDLİĞİNE
( ŞEMS-İ ŞİTÂ ile/ve DAHK-I HÜMÂ ile/ve ZÜHD Ü NÎSÂ )

- GÜVENLİK/EMNİYET KEMERİ ve/||/<>/> YAŞAM
( Güvenlik kemeri, bizi, yaşama bağlar. )
( Trafik kazalarında yaşamını yitiren sürücülerin %80'inin, kemer takmadığı tespit edilmiştir ne yazık ki. )

- GÜVEN ile BEKLENTİ
( Beklenti sizi güvensiz kılar. )
( Amacınızın herhangi bir beklenti taşımayan salt iyi niyet olduğundan emin olun önce. )
( Elinizde mevcut olandan eminseniz, nihai olana asla ulaşamazsınız. )

- GÜVEN ve/||/<> DERİNLİK ve/||/<> SEVGİ
( Söz ile yapılan iyilik. VE/||/<> Düşünce ile yapılan iyilik. VE/||/<> Vererek yapılan iyilik. )

- GÜVEN ile/ve/değil/<> SAYGINLIK(İTİBAR)

- GÜVEN ile/ve/||/<> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

- GÜZEL (OLAN) ile/değil İSTEDİĞİM GİBİ (OLAN)

- GÜZEL AHLÂK ve/=/<> İLİM

- GÜZEL GENÇ ve/||/<> GÜZEL YAŞLI
( Doğanın eseridir. VE/||/<> Sanatın eseridir. )

- GÜZEL GÜZEL (ÇALIŞMAK, KONUŞMAK, OYUN OYNAMAK)

- GÜZEL KUR'AN OKUYOR değil AĞZI KUR'AN'A YAKIŞIYOR

- GÜZEL OLANLAR:
DURUNCA/SUSUNCA
ile/ve/yerine KONUŞUNCA ile/ve/yerine HEM DURUNCA/SUSUNCA, HEM KONUŞUNCA

- GÜZEL SÖZ ile/ve GÜZEL EYLEM

- GÜZEL/LİK ve AHLÂK

- GÜZEL/LİK ile BAKIMLI/LIK

- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜZGÜN/LÜK

- GÜZEL/LİK ile İDDİALI GÜZEL/LİK

- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> İLGİNÇ/LİK

- GÜZEL/LİK ile/ve SÜRÜKLEYİCİ/LİK

- GÜZEL/LİK ile YETERLİ/LİK

- GÜZELDE/GÜZELLİKTE ARANANLAR:
BAKIŞIM/LI(SİMETRİ/K)
ve ORANTI/LI(EURYTMIE) ve UYUM/LU(HARMONİ/K)
( DÜZGÜN ve DÜZENLİ ve DİZGELİ ve AÇIK/LIK/PARLAK/LIK(CLARITAS/MUŞÂ'ŞÂA) )

- GÜZELİ SEVMEK ile/ve/değil/yerine/<> GÜZELLİĞİ SEVMEK

- GÜZELLİĞİN 4 TÜRÜ

- GÜZELLİĞİN:
İDRAKİ
ile/ve/<> İFADESİ
( Ancak sendeki güzellik kadar. İLE/VE/<> Ancak sendeki güzellik kadar. )

- GÜZELLİK FELSEFESİ ile SANAT FELSEFESİ

- GÜZELLİK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- GÜZELLİK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- GÜZELLİK:
İZLENİLEN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞANILAN

- GÜZELLİK:
MANTIK'TA
ile ESTETİK'TE
( Doğruluk. İLE Güzellik. )
( GÜZEL: Amacı olmayan amaçlılık. )

- GÜZELLİKTE:
3 BEYAZ
ve/<> 3 SİYAH ve/<> 3 KIRMIZI
( Ten, diş ve el. VE/<> Göz, kaş ve kirpik. VE/<> Yanak, dudak ve tırnak. )

- GÜZELLİK ile/ve/hem de AKIL
( Güzellik ondur, dokuzu don-dur. )
( Güzele kırk günde doyulur, iyi huyluya kırk yılda doyulmaz. )
( Güzel bürünür, çirkin görünür. )

- GÜZELLİK ve/=/< ARINMA

- GÜZELLİK ile/ve/||/<>/>/< AŞK
( GÜZELLİK: Aşkın olmadığı yerde ne işim var?! VE AŞK: Güzelliğin olmadığı yerde ne işim var?! )
( ... İLE/VE/||/<>/>/< Güzelliğe duyulan özlem. )

- GÜZELLİK = BEAUTY[İng.] = BEAUTÉ[Fr.] = SCHÖNHEIT[Alm.] = PULCHRITUDO[Lat.]

- GÜZELLİK ile/ve BİLEŞİK

- GÜZELLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNSEL KAVRAYIŞ

- GÜZELLİK ile/ve/değil/yerine CÂZİBE

- GÜZELLİK >< ÇİRKİNLİK

- GÜZELLİK ile/ve/< DÜZEN
( GÜZELLİK: GERÇEĞE ÖZGÜ İNCELİĞİN PARLAKLIĞI [HAKİKATİN ŞÂŞA-İ LETÂFETİ - RECAİZÂDE EKREM BEY] )

- GÜZELLİK ile/ve EDÂ

- GÜZELLİK ile/ve/<> EDEB
( Güzeli güzel yapan edeptir, edep ise güzeli sevmeye sebeptir. )
( Güzeli güzel yapan edeptir, edep ise güzeli sevmeye sebeptir. )

- GÜZELLİK >< FAZLALIK
( Güzellik, fazlalıklardan arınmışlıktır. )

- GÜZELLİK ile/ve/<> İNCELİK

- GÜZELLİK ile/ve/değil IŞILTI
( Güzel yüzün, süse/boyaya/makyaja gereksinimi yoktur/olmaz! [Fars. Hâcet-i meşşâta nîst rûy-ı dil-ârâmrâ - Hâfız-ı Şirâzî] )

- GÜZELLİK ile/ve/||/<> ÖZELLİK

- GÜZELLİK ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜK
( Güzellik, özgür kılar. )

- GÜZELLİK ile/ve/||/<> SEVDÂ
( Güzelliğin beş para etmez, bende/onda bu sevdâ olmasa. )

- GÜZELLİK ve VASIF

- GÜZELLİK ile/ve/<>/>< YÜCELİK
( Hz. Muhammed. İLE/VE/<>/>< Hz. Âlî. )

- GÜZEL ile/ve/değil "HAVALI"

- GÜZEL ile/ve/değil AHSEN
( ... İLE/VE/DEĞİL Güzellerin güzeli. | Kaybedilemeyecek derecede güzellik. )

- GÜZEL ile/ve/değil DİKKAT ÇEKİCİ
( Güzel ol, âşık bol! )

- GÜZEL ile/ve/değil ETKİLEYİCİ
( Tümüyle güzellik yoktur! Her zaman, 1 [ya da 2 yanı] baskındır/etkiler ve ona göre ilgi görür. )

- GÜZEL = GÖZ-EL = BEAUTIFUL[İng.] = BEAU[Fr.] = SCHÖN[Alm.] = KALOS[Yun.] = HERMESO/SA, BELLO[İsp.]

- GÜZEL ile HOŞ

- HABER ALMA GEREKSİNİMİ ile/ve/değil/<> HABER ALMA HAKKI

- HACC:
NİYET
ve/<> TERBİYE

- HADÂLET ile HADÂRET ile HADÂRET
( Kol ve baldırı etli olma. İLE Alçakgönüllülük. İLE Yeşillik. )

- HADARA ile MEDENİYET/UYGARLIK

- HADAR ile/ve/||/<> SÜKÛN

- HAFİFE ALMAK ile/ve/<> GENELLEMEK

- HAİNLEŞTİRME ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME

- HAKARET ile/ve SÖZLÜ SALDIRI

- HAKARET ile/değil TESPİT

- HAKİKATA OLAN BAĞLILIK ile/ve/<> KİŞİYE/İNSANLIĞA YAPILAN HİZMET
( Bir'e hizmet, bin'e hizmet; bin'e hizmet, bir'e hizmet. )

- HAKİKAT ile/ve/||/<>/></< "BENLİK"
( "Konuşursa". İLE/VE/||/<>/>
- HAKİKAT ile/ve KEMÂLÂT
( İzi yoktur ki izinden biline, Dahi tozmaz ki tozundan biline, Sen anı sanma sözünden biline, Hakikat ehlinin olmaz nişanı. )
( GÜZELLİK/KEMÂL: * TENASÜB-Ü ÂZÂ(ÖRGENLERİN UYUMU) * AKIL * AHLÂK * ÇÖZÜM ÜRETEBİLMEK )
( Kemâlâtın en büyüğü, kişinin kendini herkesten küçük görmesidir. )
( Hakikat, tüm âleme değil ancak ehline gösterilir. )
( Hakikat karşılığında ne para alınır, ne de bir şey. )
( Hakikati biliyorsan ölümü iste! )
( Kelâmı, hakikati zamanından önce kulağımıza çalsalar, zeytinyağıyla şişirilen ve çürüyen incire benzeriz. )

- HAKİKAT ile/ve/<> ÖZNİTELİK
( HAKİKAT: KENDİYLE ÖZDEŞ OLAN )

- HÂKİM ile/ve/değil/yerine/||/<> HÂDİM
( Ancak, hizmet eden [hâdim], [duruma/olguya] hâkim olur. )

- HAK ile/ve/değil/||/<>/>/< AŞK

- HAK ile/değil HAZ
( Birçok şeyin, hakkınız olduğuna inanabilirsiniz fakat bir düşünün bakalım! Sadece hazzınız [için] olmasın? )

- HAK ile/ve/<> HİZMET

- HAK ve/||/<> TAŞ
( Yerini bulur. VE/||/<> Gediğini bulur. )

- HAL EHLİ ile/ve/<> AŞK EHLİ
( Sükût kıvâmındaki çığlığı, ne kardaş, ne de arkadaş; sadece hâldaş olanlar duyar. )
( Gayretlerinden doğan. İLE/VE/<> Aşkından doğan. )

- HÂL ile MAKAM
( Geçici. İLE Kalıcı. )
( Her bireye bakma, kişilerin hallerine bak. Hangisinin hâli kâmilse ona bak. )
( Seni kaldır, beni kaldır! O hali yakalayalım! )
( Bizim için ne din, ne mezhep, ne millet var, yekpâre bir hâl. )

- HÂL ve/> TEMKİN ve/> SÜKÛN

- HÂM değil/yerine/= ÇİĞ/OLMAMIŞ/OLGUNLAŞMAMIŞ

- HARAM ile/değil/yerine/>< HUZUR
( Haramda huzur ararsan, huzur sana haram olur. )

- HAREKET'İN:
NEDEN'İ
ile/ve NASIL'I

- HAREKET'TE:
YER DEĞİŞTİRMEK
değil KENDİ İÇİNDE DEĞİŞMEK

- HAREKET:
CEVHER'DE
ile NİCELİK'TE ile NİTELİK'TE ile MEKÂN'DA

- HAREKET ve/<> DİNGİNLİK

- HAREKET ve/||/<> DUYGULANIM ve/||/<> BENZETME
( İki kişi arasındaki tüm ilişkilerde ve temelinde, anne ile çocuğun ilişkisinde, yerli yerinde ve yeterince bulunması gerekenler... )

- HAREKET ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK

- HAREKET ve KEMÂL/SINIR
( Her hareket, kemâline erer/sonlanır. )

- HAREKET ve/<> SÜKÛN
( Kendi halini/yerini bulmak/bulmaya çalışmak. VE/<> Tamamlanma. )
( Hareket, sükûn ister. VE/<> Sükûn/et, hareketin ademidir/yokluğudur. )
( Kasların, harekete; zihnin, sükûna gereksinimi vardır. )
( Özde, hareket aranmaz/"bulunmaz". )
( DOĞA: Hareketin yasalarının bilimi. )
( HAREKET: Doğal yerinde bulunmama. )

- HAREM ile HAREM
( Herkesin girmesine izin verilmeyen, saygıdeğer ve kutsal yer. | Hac zamanında ihrâma girilen yerden itibaren Kâbe'ye doğru olan bölüm. | Önceleri, saraylarda ve büyük konaklarda bulunan hanımlar dairesi. | Nikâhlı hanım, zevce. İLE "mefâilün"den "me"yi atarak "fâilün" sözcüğünü "mef'ûlün"e çevirme. )

- HASED ile BUHUL ile ŞUH ile GIPTA
ile/değil/yerine/>/<
SEHÂVET ile İSÂR ile CÛD ile FAKR ile MAHV

( | "Bende yok, onda da olmasın." İLE "Bende var ama onda olmasın". İLE "Onunki, benim olsun". İLE "Onda var, bende de olsun". |

İLE/DEĞİL/YERİNE/>/<

| "Bende var ama onda da olsun". İLE "Benim değil onun olsun". İLE "Benim yok ama onun, olsun". İLE "Onda yok, bende de olmasın". İLE "[Paylaştığı/bölüştüğü halde ...] Bir şey mi vermişim/z?". | )

- HASENÂT[< HASENE] ile İNFÂK
( İYİLİKLER, HAYIRLI İŞLER, GÜZELLİKLER )

- HASEN[Ar.] değil/yerine/= GÜZEL

- HASRET ve/<> GURBET

- HASRET değil/yerine/= ÖZLEM
( (")İnsan("), (")bireyler(") içinde, birey'e özlem duyarak yaşar. )

- HASSAS/LIK ile/ve/<> PAYLAŞIM

- HASSASİYET ve/<>/>/< HAYSİYET

- HASTALIĞI, ZİHİN/DÜŞÜNCE GÜCÜYLE:
"İYİLEŞTİRMEK"
ile/ve/<>/değil/yerine İLERLEMESİNİ ENGELLEMEK

- HATALARINLA:
[ya] YÜZSÜZLEŞMEK
ya da/değil/yerine YÜZLEŞMEK
( Kişinin, kendiyle yüzleşmeye yüzü yoksa, başkalarının hatalarıyla oynar durur. )

- HATA ile/ve/||/<>/< GURUR

- HATA ile/ve/değil/< NİYET BOZUKLUĞU

- HAYAL KIRIKLIĞI ile/ve/değil/<> YAŞANABİLECEK MUTLULUK
( İnsanı en çok üzen, hayal kırıklığı değil yaşanabilecekken yaşanamayan mutluluklardır. )

- HAYAL(İN)DEN "YOLA ÇIKMAK" ile/değil/yerine HAYALLER(İN)DEN YARARLANMAK

- HAYIR İŞ(LER)İ ile/ve/değil/||/<> ADÂLET

- HAYIRSEVER/HAYIRPERVER = HAYIRHAH[Ar., Fars.]
( Yoksullara, düşkünlere, yardıma gereksinimi olanlara, iyilik ve yardım etmeyi seven, iyiliksever, yardımsever. | İyilik dileyen/isteyen, iyicil. )

- HAYIR = NO[İng., İt., İsp.] = NON[Fr.] = NEIN[Alm.]

- HAYRANLIK ile/ve AŞK
( Aşk, bir bakıştır. [Gerisi vs.] )

- HAYRANLIK ile/ve/<> ÖYKÜNME

- HAYRAN ile/ve/> HAYRAT
( Hayran olduğuna, hayrat ol! )

- HAYVAN SÜRÜSÜ ile/ve/||/>< İNSAN TOPLULUKLARI
( Kalabalıklaştıkça akıllanır. İLE/VE/||/>< Kalabalıklaştıkça aklını kaybeder. )

- HAYVANLAR:
"BİZİM İÇİN"
değil BİZİMLE BİRLİKTE

- HAZIR OLMAK ile/ve/<>/değil/yerine HAZIRLIKLI OLMAK

- HAZIR:
YERİ
ve/||/<> YOLU
( Gelenin. VE/||/<> Gidenin. )

- HAZIRLAMA ile/ve/||/<>/> SUNMA

- HAZ ile/ve/>/değil/yerine İHTİZAZ
( Gövdesel. İLE/VE/>/DEĞİL/YERİNE Zihinsel. )

- HAZ ile/değil/yerine OLGUNLUK
( Olgunluk, hazzı erteleyebilme becerisidir. )

- HER BİÇİMDEN/GÖRÜNÜŞTEN ÇÖZÜLME/UZAKLAŞMA ve/||/<>/> YENİ VE YENİDEN BİÇİMLENME

- HER BİLDİĞİMİZİ ... ile/ve/||/<> HER SÖYLEDİĞİMİZİ ...
( Söylemiyoruz! İLE/VE/||/<> Biliyoruz! )

- HER KAVRAM ve/<> HER KAHRAMAN(/KİŞİ)

- HER YERDE ve/<> HER KOŞULDA

- HERCÂÎ[Fars.] değil/yerine/= YELTEK/GELGEÇ
( İsteğinde kararlı olmayan ya da konudan konuya geçiveren. | Aşkta, değişken, vefâsız. )

- HERŞEYİ İÇİNE ALAN ile/ve HERŞEYİN İÇİNDE OLAN

- HERŞEYİ YAZMAK ile/ve/değil/yerine YAZILABİLDİĞİ KADAR/INI YAZMAK

- HEVES KIRILMASI ve/<>/> YALNIZLIĞA YÖNELİM/DÜŞKÜNLÜK

- HEVESKÂR ile/ve/değil/yerine GAYRETKÂR
( Olgun kişi, kişileri topluma yararlılık konusunda heveslendirerek, iyi çalışmalarını sağlar. )

- HEVESKÂR ile TALEBE
( İsteme(/eğilimli). İLE Gayret eden, İsteyen(talep eden). )

- HEVESLİ ile/ve HAZIR

- HEVES ile GIPTA

- HEYECAN:
"HATA YAPTIRABİLİR"
ve/fakat/||/<>/> HAK'I YAPTIRIR

- HEYECAN:
TÜMELİN
> TEKİLLEŞMESİ

- HEYÛLA ve/<> SÛRET ve/<> ŞEKİL ve/<> NİTELİK

- HİBE değil/yerine/= BAĞIŞ

- HİÇ Mİ HİÇ (DÜŞÜNMEMEK, UĞRAŞMAMAK)

- HİÇKİMSEYİ:
ÖVMEMEK
ve/||/<> KÜSMEMEK ve/||/<> YAKINMAMAK ve/||/<> SUÇLAMAMAK
( Olgunluğun gereği ve göstergelerindendir. )

- HİÇKİMSEYLE KONUŞ(A)MAYACAĞIN/PAYLAŞ(A)MAYACAĞIN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR] ile/ve/<> KENDİNİN (BİLE) DÜŞÜNMEK İSTEMEYECEĞİN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR]

- HİÇLİK ile/ve/=/<>/değil/yerine/hem de/ya da/belki BÜTÜNLÜK

- HİCRÂN değil/yerine/= AYRILIK [bkz. FIRAK, FÜRKAT, İFTİRÂK] | UNUTULMAZ ACI, KEDER, İÇ ACISI

- HİKMET ve/||/<> DENGE/İTİDAL

- HİKMET ile/ve/> İFFET ile/ve/> CESÂRET ile/ve/> ADÂLET
( Aklın dengeliliği/îtidali. İLE/VE/> Şehvetin dengeliliği/îtidali. İLE/VE/> Öfkenin dengeliliği/îtidali. =/> HİLÂFET, HİDÂYET ve KEMÂLÂT'a eriştirir. )
( Hikmetin dili, simge ve sükûttur. )
( [ucları(tefrit-ifrat)] BİLGİSİZLİK/CEHÂLET >< BİLGİÇLİK/MALÛMATFURUŞLUK ile/ve/> İLGİSİZLİK/İSTEKSİZLİK >< AZGINLIK ile/ve/> KORKAKLIK/KABALIK >< KAHRAMANLIK )

- HİKMET ve/||/<>/< MERHAMET

- HİMMET ile/ve/<>/< HİKMET ile/ve/<>/< HİZMET
( Yardım. İLE/VE/<> Bereket. İLE/VE/<> İç yardım. )
( İSLÂM: Allah'ın emirlerine tâzim, kullarına hizmet. )
( BABA, HİMMET! OĞLUM, HİZMET! )
( BİN'E HİZMET, BİR'DEN HİMMET )
( GÖRÜNMEYENE HİZMET
GÖRÜNENDEN HİZMET
[GÖRÜNENE HİZMET, GÖRÜNMEYENDEN HİMMET] )
( Onu bile, kurtuluşa erdirmek üzere hizmet et! )
( Hizmet edersen, himmet edilirsin! )

- HİNDİSTAN'DA ÖTEN HOROZUN SESİ KULAĞIMIZDADIR ile/ve/<> BİR YILDIZ KAYSA DİŞİM AĞRIR

- HIRSIZ değil/yerine/>HIRSSIZ
( Hırssız kişi, hırsızlığa gerek duymaz. )

- HIRS değil/yerine/>< SABIR

- HIRS değil/yerine/>< YASA

- HİSSETMEK ile/ve/<> FARKETMEK

- HİZİPLEŞME ile HIRLAŞMA

- HIZLI DÜŞÜNMEK ile/ve/değil HAYAL (ETMEK)

- HIZLI GİTMESİNE NEDEN OLMAK ile/değil/yerine YAVAŞ GİTMESİNİ SAĞLAMAK

- HIZLI GİTMESİNİ SAĞLAMAK ile YAVAŞ GİTMESİNE NEDEN OLMAK

- HIZLI ÖRGÜTLEN(EBİL)ME ile/ve/değil/<> NİTELİKLİ ÖRGÜTLENME

- HİZMET ETMEK ve/<> ÖTEKİLERİ İHMAL ETMEMEK

- HİZMET:
40'INA KADAR
ile/ve/<>/> 40'INDAN SONRA
( Ben, neye/kime? İLE/VE/<>/> Ne/kim, bana? )

- HİZMET:
MİNNETSİZ
ve/<> KÜLFETSİZ ve/<> ÜCRETSİZ ve/<> TEŞEKKÜRSÜZ

- HİZMET:
| YARARLANILAN ile/ve/<> ETKİLENİLEN |
ile/değil/yerine KATILINAN

- HİZMETÇİLİK

- HİZMETÇİ ile/değil/yerine HİZMETLİ

- HİZMETÇİ ile/ve/değil/||/<> TABLAKÂR

- HİZMETİN:
[ne yazık ki]
KÖTÜ İŞLEMESİ
ile/ve/||/<>/< GEÇ İŞLEMESİ ile/ve/||/<>/< İŞLEMEMESİ

- HİZMETLİ ile MÜTEFERRİKA
( ... İLE Küçük giderler için ayrılan para. | Güvenlik örgütünde, kuşkulu kişilerin ilgili yerlere gönderilmek üzere geçici olarak barındırıldıkları bölüm. | Sultan, vezir ve daha başka devlet büyüklerinin yanında, türlü hizmetlerde bulunan. )

- HİZMETNİŞİN değil/yerine/= GÖREV ALAN, HİZMET EDEN, HİZMET EDENLERDEN

- HİZMET[bkz. HİDMET, HİDEMÂT] değil/yerine/= İŞ GÖRME, GÖREV

- HİZMET ve/<> ÂRİF

- HİZMET ile/ve DESTEK

- HİZMET ile/ve/<> DEVİNİM
( Hizmet etmek/edebilmek, devindirici ve dönüştürücüdür. )

- HİZMET ve EDEB

- HİZMET ve HAKK
( HİZMET İLE BULANLAR BULDU HAKK'I
HİZMETSİZ KİMİN VAR, KİMDE HAKKI )

- HİZMET ve HİKMET

- HİZMET ile/ve/||/<> İZZET
( ... İLE/VE/||/<> Büyüklük, yücelik, ululuk. )

- HİZMET ile/ve/değil/yerine KARŞILIKSIZ HİZMET

- HİZMET ile KATKI

- HİZMET ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME
( Hizmet ederek kendini gerçekleştirir, kendini gerçekleştirirken/gerçekleştirmek için de hizmet edebilirsin/etmelisin. )

- HİZMET ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME

- HİZMET ve/||/<> SADÂKÂT ve/||/<> FEDÂKÂRLIK

- HORGÖRÜ ile/yerine HOŞGÖRÜ
( Hor görme! Hor gördüğüne muhtaç olursun. )
( Güçlü bir zihin hoşgörülü, dar bir zihin horgörülü olur. )

- HOŞ GÖRMEK ile/ve/değil NEŞEYLE NEŞELENMEK

- HOŞ SÖZ ile/ve/<> HOŞ EYLEM

- HOŞGÖRÜ ile/ve/değil KORUMA

- HOŞGÖRÜ ile/ve TAHAMMÜL

- HUBB ile/değil/yerine/>< HUBB
( Aldatıcı, kurnaz, hilekâr. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevgi. )

- HUB ile/ve/||/<>/>/< AŞK
( ... İLE/VE/||/<>~>~< Kendi olgunluğuna olan tutku. )

- HUKUK:
ZORUNLULUK
ile/ve/değil/||/<>/< GEREKLİLİK

- HÜKÜMETİ/HÜKÜMETLERİ CİDDİYE ALMAK yerine DEVLETİN/VATANIN BÜTÜNLÜĞÜ VE GELECEĞİ İÇİN ÇABA HARCAMAK/ÜRETİMDE BULUNMAYA DEVAM ETMEK

- HULUS[Ar.] ile HULUSKÂR[Ar., Fars.]
( Gönül temizliği. İLE Temiz duygulu, içten. | Dalkavuk, şakşakçı. )

- HÜNER:
BİLMEK
ile/ve/değil/<> İÇİNDE YAŞAMAK

- HÜRMET ETMEK ile/ve HİZMET ETMEK
( Bir'e hizmet, bin'e hizmet; bin'e hizmet, bir'e hizmet. )

- HÜRMET ve/<> MUHABBET ve/<> MERHAMET

- HÜSN-Ü NİYET değil/yerine/= SAĞİSTEM
( İyi niyet. )

- HÜSN ile/ve/> IŞK ile/ve/> HÜZN
( Güzellik. İLE/VE/> Aşk. İLE/VE/> Tasa. )

- HÜSRANINI BELİRTMEK/BİLDİRMEK:
"TEPKİ"
ile/değil PAYLAŞIM

- HUZUR/BARIŞ/BİRLİK/DİRLİK SAĞLA(T)MAK:
SÖZLERLE
ile/ve/<>/> YAPILANLARLA ile/ve/<>/> VAROLUŞLA
( Ne söylemeyeceğini bilerek. İLE/VE/<>/> Ne yapmayacağını bilerek. İLE/VE/<>/> (hiçbir şey söylemesen ve yapmasan bile) Varoluşun, yeterlidir![ve de bunu sürekli anımsayarak!] )

- HUZUR ve/||/<> BARIŞ
( İç/içte. VE/||/<> Dış/dışta. )

- HUZUR ve/<> SEVİNÇ

- HUZUR ile/ve SÜKÛN

- HUZUR ve/<> ZEVK ve/<> AŞK

- HZ. MEVLÂNÂ:
GÖZLENİLEN
ile/ve/||/<> ÖZLENİLEN ile/ve/||/<> GİZLENİLEN ile/ve/||/<> İZLENİLEN

- HZ. MUHAMMED('İN):
"GÖLGESİ YOK/TU"
değil KENDİNİ GÖVDE OLARAK DÜŞÜNMEZ/Dİ

- İBÂDET ve/<>/= VAROLANA VE KİŞİLERE HİZMET ETMEK
( İBÂDET: Sevgiliyi göreyim de, ona hizmet etmeyeyim mi? )
( Kazası/ertelemesi vardır. VE/||/<> Kazası/ertelemesi yoktur. )

- İBN YUNUS ile KEMALEDDIN İBN YUNUS
( Mısır'da, Fatimî döneminde yaşayan, büyük astronom ve matematikçi. Halife için hazırladığı Zicü'l-Hakimî astronomi tarihindeki önemli ziclerden kabul edilir. Bu zicte, ayrıca, trigonometrik işlevlerin algoritmasında, ilerlemeler görülür. )

- İÇ BÜTÜNLÜK ile/ve TUTARLILIK

- İÇ DÜZEN ve/||/<>/< NEDENSELLİK BAĞLARI

- İÇ SEVİNÇ ve/<> GÜLÜMSEME :)
( Aydınlanmış kişideki durum/lar. )

- İÇ TUTARLILIK ile/ve/<> İÇ BÜTÜNLÜK
( Mantık. İLE/VE/<> Şiir. )

- İÇ VAROLAN ile/ve DIŞ VAROLAN
( İç varolan ilhamın kaynağıdır. İLE Dış varolan, bellek ile hareket eder. )
( Öz varolanınız en yüce öğretmendir. )

- İÇ VE DIŞ (BİLİNCİ):
HAYVANDA
ile İNSAN'DA
( Yoktur. [Birdir!] İLE Vardır. )

- İCÂBEN ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜKLE

- İÇGÖRÜ KAZANDIRMA ile/ve/||/<> FARKINDALIK

- İÇGÜDÜ ile/ve/değil NİYET

- İÇİN İÇİN (AĞLAMAK/GÜLMEK/ÜZÜLMEK/DÜŞÜNMEK)

- İÇİNDEN SÖYLENİLMESİ GEREKEN ile AĞIZDAN DIŞARIYA ÇIKMASI/ÇIKMAMASI GEREKEN

- İÇKİYLE SARHOŞLUK ile/değil/yerine AŞK İLE SARHOŞLUK
( Biri, iki gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE İkiyi [çeşitliliği/herşeyi], bir gösterir. )

- İCRÂ ve/> İHYÂ

- İÇSEL/LİK ile/ve/||/<> İLKESEL/LİK

- İÇSELLEŞTİRME ve/||/<> COŞKU

- İÇSELLEŞTİRME ile ÖZÜMSEME

- İÇSELLEŞTİRME ile/> SÜREKLİLİK/SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

- İÇTİHAT, İÇTİHÂD değil/yerine/= GÖRÜŞ; ANLAYIŞ/KAVRAYIŞ
( Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış. | Yasada ya da örf ve âdet tüzesinde uygulanacak kuralın açıkça ve ikirciksiz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın ya da tüzecinin düşüncelerinden doğan sonuç. )

- İDAM değil/yerine ADÂLET

- İDDİA ETMEK ile/ve/değil/yerine/fakat/<> SÖYLEMEK
( Edilemez. İLE/VE/FAKAT/<>/DEĞİL/YERİNE Söylenilebilir. )

- İDDİA değil/yerine NEŞE

- İDRAK ile/ve/> NİYET

- İFADE HAKKI ve/||/<>/>/< ÖTEKİ HAKLAR

- İFFET = UT = CHASTITY[İng.] = CHASTETÉ[Fr.] = KEUSCHHEIT[Alm.] = CASTITAS[Lat.]

- İFLÂH (OLMA[MA]K) ile İSLÂH (OLMA[MA]K)

- İFLÂ ile İFLÂH
( Memeden ayırma, sütten kesme. İLE Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )

- İFNÂ / İCBÂR değil/yerine İKNÂ

- İFTİHÂR/MEMNUNİYET değil/yerine/= KIVANÇ/ÖVÜNÇ

- İHÂNET ile/değil MUHÂLEFET

- İHÂTA değil/yerine/= KAVRAYIŞ/ANLAYIŞ
( Bir şeyin etrafını çevirme, sarma, kuşatma. | Tam kavrayış, anlayış, geniş bilgi. )

- İHLÂS ve/<> EYLEM
( İhlâs, bir eylemi, o eylemin özüne özgü kılmaktır. )

- İHMAL değil/yerine/= SAVSAKLAMA/SAVSAMA

- İHTİMAM[< HEMM] ile/ve/||/<> İTİNÂ[< UNİYY]
( Dikkatle, çabayla çalışma, özenle iş görme. İLE Çok dikkat etme. )

- İHTİRÂS[< HIRS] ile/ve/değil/yerine İŞTİYÂK[< ŞEVK]
( Gövdeye/fiziğe yönelik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Aşkınlığa yönelik. )

- İHTİYÂR SAHİBİ (OLMAK/OLAN) ile/ve/<>/|| TASARRUF SAHİBİ (OLMAK/OLAN)

- İHTİYÂR ve/||/<> EDEBİ KORUMA/MUHAFAZA, SÜRDÜRME

- İHTİYAT/LI[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA/SAKINGAN
( Herhangi bir korku ya da düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak uzak durmak, içtinap etmek. | Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak. | Korumak, esirgemek, gözetmek. )

- İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT ile/ve/||/<> İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT
( Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. İLE/VE/||/<> Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. )
( Erkek için. İLE/VE/||/<> Kadın için. )

- İKİ AYRI ŞEYİN BULUŞMASI ile/ve/değil VAROLANIN ALGILANMASI

- İKİ KİŞİ ARASINDAKİ İYİLİK KURALLARI:
BİRİNİN
ve/||/<> ÖTEKİNİN
( Verdiğini, hemen unutması. VE/||/<> Aldığını, hiç unutmaması. )

- İKİ SORUN:
ADÂLETSİZLİK
ile/ve/||/<> ANLAMSIZLIK
( Tüze(hukuk) ile sağlanmaya/çözülmeye çalışılmaktadır fakat hukuka ulaşılamamıştır. İLE/VE/||/<> Sanat ile giderilmeye çalışılmaktadır fakat ne yazık ki, sanat, kişilere ulaşamamıştır. )

- İKİNCİL KAYNAKLARLA:
ÇÖZÜMLEME
değil/yerine BETİMLEME
( İkincil kaynaklarla, belki betimleyici(tasvirî) çalışmalar yapılabilir fakat çözümleyici(tahlilî) çalışmalar yapılamaz! )

- İKİSİ DE ile/ve/değil/yerine İKİSİ BİRLİKTE

- İKİYÜZLÜ/LÜK ile/ve/değil/||/<>/>/< KORKAK/LIK

- İKRAM ile/ve İNFÂK
( Birey. İLE/VE Aydın. )

- İLÂÇ ile/ve/<> İNANÇ
( Bir yere kadar. İLE/VE/<> Her yere kadar. )

- İLÂN-I AŞK ile YOLUNDA YÜRÜMEK

- İLERİ GİDEBİLMEK ve/||/<>/< GERİ GİDEBİLMEK

- İLERİCİ/LİK ile/ve/<> GENİŞ BAKIŞLI/LIK

- İLETİŞİM = COMMUNICATION[İng., Fr.] = KOMMUNIKATION[Alm.] = COMUNICAZIONE[İt.] = COMUNICACIÓN[İsp.]

- İLGİSİZLİK ile/ve/değil KAYITSIZLIK

- İLGİ ile/ve/<> BECERİ

- İLGİ ve/> BİLGİ ve/> ZEVK

- İLGİ ve/<> GEREKSİNİM
( Başlangıçta gerekli olan. VE/<> Tamamlamak ve başarmak için gerekli olan. )

- İLGİ ve/> İSTEK ve/> YÖNTEM ve/> EYLEM

- İLİM-İRFAN ve FİKİR-FELSEFE ve GÜZEL SANATLAR

- İLİM ile/ve/değil/yerine ANLAYIŞ

- İLİM ile/ve/<>/değil AŞK
( Âşk imiş her ne var âlemde
İlim bir kıyl ü kâl imiş ancak )

- İLİM ile/ve/<> HİZMET
( Kibirlendir(ebil)ir. İLE/VE/<> Erdir(ebil)ir. )
( Bilen, bilmeyenin hizmetçisi değilse hainliktir. )

- İLİM ile/ve İRFAN ile/ve AŞK ile/ve MUHABBET
( Gurur verir. İLE/VE Anlayış verir. İLE/VE Yok/ifnâ eder. İLE/VE Yaşam verir. )

- İLİM ile/ve/<> KEMÂL

- İLİM ile TEFEKKÜR
( İlâhî sıfat. İLE Tabiî sıfat. )

- İLİŞKÌ;
"DİKEY"
ile/değil/yerine/<>/< "YATAY"

- İLİŞKİLENDİRME ile/ve ORANLAMA

- İLİŞKİLİ NEDEN ile DIŞTAKİ NEDEN

- İLİŞKİLİ NEDEN ile DIŞTAKİ NEDEN

- İLİŞKİLİ ile/ve/<> BÜTÜNLÜKTE

- İLİŞKİ ile/ve BİLGİ
( Bilgi, kendini talep edene, kendini açar. )

- İLİŞKİ ile/ve/değil BİRLİKTELİK

- İLİŞKİ ile/ve/<> HİZMET/EYLEM

- İLİŞKİ ile/ve/<> İLGİ

- İLİŞKİ ile/ve/> SÜREKLİ İLİŞKİ

- İLK BİRLİKTELİK

- İLK GÜLÜCÜK

- İLK KEMÂL ile/ve İKİNCİ KEMÂL
( [Kişi ...] Ancak, insan olma olanaklarıyla doğar. İLE/VE Ancak, kendine emek verdikçe, özendikçe insanlaşır. )
( Hiçbir bitki, bitkileşmez; hiçbir hayvan, hayvanlaşmaz fakat kişi, insanlaşır. Ancak kişi, kendi seviyesine ait yeti ve yetenekleri gerçekleştirdikçe, geliştirdikçe insan olur. )

- İLK NEDEN ile/ve/<> İLKELER

- İLK NEDEN ile/ve NEDENSELLİK

- İLK VAROLAN ile/ve/<> İLK NEDEN

- İLK:
ÖZÜR DİLEYEN
ve/<>/|| AFFEDEN ve/<>/|| UNUTAN
( En cesurdur. VE/<>/|| En güçlüdür. VE/<>/|| En mutludur. )

- İLKE/LER ile/ve/<> KAVRAM/LAR
( Olmayanı oldurmak üzere/için. İLE/VE/<> ... )
( İlkelerle düşünürüz. İlkeler bizi birliğe getirir. )
( İlke'li düşünmek, niyettir. )
( Niyet, davranışları birleştiriyorsa ilkedir. )

- İLKELER:
AMAÇSAL
ile/ve/||/<> SÜREÇSEL ile/ve/||/<> SONUÇSAL

- İLKELERİN:
VAROLMA SORUNSALI
ile/ve İŞLEVSELLİĞİ ile/ve DEĞİŞİMİ ile/ve OLMAMASI ile/ve BİRLİĞİ ile/ve İNKÂRI

- İLKESEL/İLKEYİ DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve İLKEYLE DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK
( Anlayışı konuşmak, aklı anlamak. İLE/VE Şeyi, olayı anlamak. )
( Varlıksal. İLE/VE Varoluşsal. )

- İLKESİZLİK ile/ve/= DÜŞÜNCESİZLİK

- İLTİFAT ile HAKARET

- İLTİFAT ile/ve/<>/>/< İTİBAR

- İLTİFAT ile/ve ONAY

- İLTİFAT ile/ve/değil/yerine/<> ŞÜKRAN

- İLTİMAS ile ŞEFAAT ile İSAR ile TAFDİL[< FADL]
( Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma. | Birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma. İLE Birinin suçunun bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için o kişiyle Tanrı arasında, peygamberin yaptığı aracılık. İLE İkram; bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kişinin, kendi, gereksinim duymasına karşın bahşiş vermesi. | Seçme. İLE Birini, ötekilerden üstün tutma. | En üstünlük. )

- İMAN ve/||/<> EF'AL ve/||/<> İTMİNÂN

- İMAN ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜK
( Etkileşim durumunda olduğumuz ne varsa/oluyorsa, onlardan emin olduğumuz/olabildiğimiz oranda özgürüzdür/özgürleşiriz.[İman, dinsel ya da dinin sınırları/tekeli altında bir kavram değil emin olmaktır.] )

- İNÂ'[< EVÂNÎ] ile İ'NÂ ile ÎNÂ' ile ÎNÂ'
( Kap kacak. İLE Zahmete uğratma. İLE Yemiş toplama zamanının gelmesi. İLE Geciktirme, alıkoyma. )

- İNANÇ(İTİKAT) ile/ve/değil/yerine/<>/>< MÜŞÂHEDE

- İNANÇ ile/ve/değil/yerine "BAKIŞ/GÖRÜŞ"

- İNANÇ ile/ve/<> SEVGİ ile/ve/<> BİLGİ
( Toplumsal yönetimde, kişiler üzerinde oynanan alanlar. )

- İNANMAKLA değil İNANARAK

- İNANMA +/+/+ BİLME +/+/+ DÜŞÜNME +/+/+ GÜZELLİK
( Din. + Bilim. + Felsefe. + Estetik. )

- İNAN ile İMAN

- İNAT ETMEK ile/ve/||/<> PES ETMEMEK ile/ve/||/<> VAZGEÇMEMEK

- İNÂYET ile/ve/||/<> İHTİRÂ
( Dikkat, çaba, özenme. | İyilik, ihsan, lütûf. İLE Benzeri görülmemiş bir şey yaratma, vucuda getirme/getirilme. )

- İNCELİK ile/ve/||/<> DOĞRULUK ile/ve/||/<> GÜZELLİK
( Belde değil dilde. İLE/VE/||/<> Sözde değil özde. İLE/VE/||/<> Yüzde değil yürekte. )

- İNDİRGEME ile/ve/değil/yerine/>< DAYANDIRMA

- İNFÂK ile/ve/||/<> KİŞİ

- İNFİRAT ile İNHİSAR
( Topluluktan ayrı durma. İLE Tekel. | Tek başına sahip olma. )

- İNHİMAK ile İPTİLA
( Bir şeye, aşırı düşkünlük gösterme, kapılma. İLE Düşkünlük, tiryakilik. )

- İNİSİYATİF ile/ve/<> GÖNÜLLÜLÜK
( Hem bireysellikte, hem/ve de toplumsallıkta. )

- İNKÂR:
DİLDE
ile/ve/değil/||/<>/< GÖZDE
( "İnkâr edilen". İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dilin, inkâr ettiği inkâr edilen. )

- İNKÂR ile/değil İTİRAF

- İNSAF ile/ve HAKKÂNİYET

- İNSÂF ile İNSÂF
( Yaprak yaprak, lîme lîme olma, dağılma. İLE Merhamete, vicdana ya da mantığa dayanan adâlet. | Ortalama davranış. )

- İNSAN HAKLARINDA:
BAŞKALARININ HAKKI
ve/||/<>/> TOPLUMUN DÜZENİ

- İNSAN YAPITI ile/değil/yerine/< DOĞA VAROLANI

- İNSAN'IN/KİŞİNİN DÜŞÜNMESİ ile/ve TANRI'NIN DÜŞÜNMESİ
( [mâhiyetçe değil derece olarak!] Bilkuvve'den bilfiil'e doğru. İLE/VE Bilfiil. )

- İNSAN/KİŞİ:
OLGUN
ile/ve/değil/<> ONURLU

- İNSAN/KİŞİ ve/<>/= BİLİNÇ/FARKINDALIK
( İNSAN: Varolmayanın, varlaştırılma süreci. )

- İNSAN/KİŞİ ve/<> GÖRÜNMEYEN VAROLAN

- İNSAN/LIK ve/<>/= GÜZEL AHLÂK
( İNSAN: Doya doya, insanlığını yaşayan. )

- İNSAN/LIK ve/<>/= GÜZEL AHLÂK

- İNSAN:
"YOK" VAROLAN
ile/ve/=/değil "YOK OLAMAZ" VAROLAN

- İNSAN:
ANLAMAYANA
ile/ve/||/<> "ANLAYANA"
( "Eksik" geliriz. İLE/VE/||/<> "Çok" geliriz. )

- İNSANCILIK = HUMANISM[İng.] = HUMANISME[Fr.] = HUMANISMUS[Alm.] = HUMANUS[Lat.]

- İNSANIN "DOĞASI" değil (BİR/ÇOK) NİTELİĞİ, DOĞASI KILMAK
( Kişi, belirli bir doğa ile doğmaz. Bir niteliği, doğası durumuna getirebilir.[TETABBU] )

- İNSANIN İBÂDETİ ile/ve ÖTEKİ TÜM VAROLANLARIN İBÂDETİ
( Bilmek. İLE/VE İşlevsellikleri. )
( Kişinin ibâdeti ârif olmaktır. )

- İNSANIN/KİŞİNİN:
SÖZÜ
ile/ve BAKIŞI ile/ve SUSMASI
( Hikmet olmalı. İLE/VE İbret olmalı. İLE/VE Ders olmalı. )
( Gerek yok, her sözü, lâf ile beyâna
Bir bakış, bin söz eder, bakıştan anlayana... )
( )

- İNSANIN/KİŞİNİN:
TENSEL VAROLUŞ/U
ile/ve/<> TİNSEL VAROLUŞ/U
( Belirlilik. İLE/VE<> Ereklilik. )
( Belirleyici olan, zemindir/koşullarındır. )

- İNSANLAŞMA ve/||/<>/>/< "DERTLİLİK"

- İNSANLIĞIN:
KARDEŞLİĞİ
ve/||/<> BİRLİĞİ ve/||/<> ÖZGÜRLÜĞÜ

- İNSANLIK İÇİN ile İNSANLIK ADINA

- İNSANLIK:
"KURUŞ" İLE
ile/değil/yerine DURUŞ İLE

- İNSANLIK = BEŞERİYET, İNSANİYET = HUMANITY[İng.] = HUMANITÉ[Fr.] = HUMANITÄT, MENSCHHEIT[Alm.] = HUMANITAS[Lat.]

- İNSAN ve/||/<> EMEK

- İNSAN ve/||/<> GÜVEN
( İNSAN: Kendine, insan emânet edilebilen. )

- İNSAN ve/||/<>/> MECZUB
( Ne kadar insan olunabilirse, toplumun dilinde, o kadar "meczub" olunur. )

- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET

- İNTİKAM değil/yerine/>< AFFETMEK
( En etkili/büyük intikam, affetmektir. )

- İNTİKAM ile/ve/değil/yerine/<> DENGE

- İRÂDÎ ERDEMLER ile GAYRİ İRÂDÎ ERDEMLER
( Varlık[Vucud]'a yönelik. İLE Varolan[Mevcud]'a yönelik. )
( Kendini bulduran. İLE Allah'ı bulduran. )

- İRDELEME ile/ve/<> ÇÖZÜMLEME

- İRONİ ile ALAY
( Alay edenin, nasibi kesilir/kesiktir! )
( Sevgiliyle alay edilmez[edemezsin]. )

- İRONİ > ALAY ALIŞKANLIĞI

- İRŞAD HİLÂFETİ ile/ve HİZMET HİLÂFETİ

- İŞÂRÂT ile/ve/<> İBÂRÂT

- İŞARET PARMAĞI ile/ve/değil/||/<>/< ÖTEKİ ÜÇ PARMAK
( Bir yanlışın/eksiğin savunması olarak kendimizi hatasız/suçsuz göstermek için başka bir şeyi/kişiyi işaret ettiğimizde, işaret ettiğimiz parmağımız, işaret edilen şeyle ilgili olsa bile olayların/olguların kökenindekinin, kaynağının ve ağırlığın bizim "düşünce/davranış" ve "yorumumuz" olduğunu, öteki üç parmağımız bizi gösterir. )
( %25. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< %75. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )

- İŞBİRLİĞİ ve/<> AMAÇ BİRLİĞİ

- İŞBİRLİĞİ ile/ve/<> GÜÇ BİRLİĞİ

- İŞBİRLİĞİ ile/ve/<> İŞBÖLÜMÜ
( ... İLE/VE/<> Kendiyle ilgili her işi yapmamak. )

- İŞBÖLÜMÜ ile/ve/> İŞBİRLİĞİ

- İŞÇİLİK ile/ve HİZMET

- İŞE ALINMA ile/ve İŞTEN ÇIKARILMA
( Bilgi, beceri gibi özelliklerle. İLE/VE Davranış ve tutumlarla. )

- İŞE/ÇALIŞMAYA BAŞLAYAMAMAK ile/ve/<>/değil İŞİN/ÇALIŞMANIN BÖLÜNMESİ/KESİLMESİ KAYGISI
( Her iş/çalışma, başlayana, elin değene kadardır. )

- İŞİ/Nİ İYİ YAPMAK ve/||/<>/> HELÂLİNDEN KAZANMAK

- İŞİ:
BİLMEK
ile/ve/||/<>/> TUTTURMAK

- İŞİ:
BİLMEYEN
ile/değil/yerine/>< BİLEN
( "Hocası". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yapıcısı. )

- IŞIĞA, IŞIKLA BAKMAK ile/ve YÖNTEME, YÖNTEMLE BAKMAK

- IŞIK HIZI ile/değil/< DÜŞÜNCE HIZI
( Saniyede, 300.000 km. İLE/DEĞİL/< En hızlı olan. )

- IŞIK:
ÇELİŞİK BİRLİK

( Hem parça, hem dalga | Ne parça, ne dalga )

- İŞİMİZ/UĞRAŞIMIZ/HİZMETİMİZ:
| "YIKMAK" ve/ya da "YAKMAK" İLE |
değil YAPMAK İLE

- İSKAT/ISKAT[< SUKUT | çoğ. ISKATÂT]["ka" uzun okunur] ile İSKÂT[< SÜKÛT]
( Düşürme/düşürülme. | Yok etme. | Hükümsüz bırakma. | Ölünün azapsız kalması için dağıtılan sadaka. İLE Susturma, sükût ettirme. | Tartışmada yanıt veremeyecek duruma getirme, ağzını kapattırma. | Kandırma, râzı etme. )

- İSLÂM DÜŞÜNCESİ ile/ve TÜRK DÜŞÜNCESİ

- İSLÂM/MÜSLÜMANLIK:
TEK TANRI DİNİ
değil AŞKIN TANRI DİNİ

- İSLÂM/MÜSLÜMANLIK ve/<> KAVRAMAK

- İŞLEMEK ile/ve/||/<>/> GELİŞTİRMEK

- İŞLEMEK ile/ve/<> İZLEMEK

- İŞLEVSELLİK ve/||/<> İŞE YARARLIK

- İŞLEV ile/ve/<> BİÇİM ile/ve/<> NİTELİK

- İSMET ve/<> İFFET

- ISRAR ile/değil/yerine ÇÖZÜMCÜLÜK

- ISRÂR ile ISNÂ'
( Ayak direme. İLE Yardım etme. | Anla(ya)mayan birinin, gerektiği gibi öğrenmesi. )

- İSTANBUL'DA/KENTİNDE YAŞAMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< İSTANBUL'U/KENTİNİ YAŞAMAK

- İŞTE:
"GÖNÜL EĞLENDİRMEK"
ile/ve/değil/yerine/||/>GÖNÜLLÜLÜK

- İSTEDİĞİN KADAR ARAMA(MA)K ile/ve/değil/hem de İSTEDİĞİN ZAMAN ARAMA(MA)K

- İSTEDİĞİNİ:
ALMAK
ile/ve/değil/<> ALDIKTAN SONRA HÂLÂ İSTİYOR OLMAK

- İSTEK/HEVES ile/ve/değil/||/<>/>/< OLANAK/KOŞUL/ARAÇ/PARA
( Varken, olanak olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Varken, istek olmayabilir. )

- İSTEK/TALEP değil/yerine ADÂLET

- İSTEK ile/ve/<> DÜŞÜNME

- İSTEK ile/ve/||/<>/> GEREKSİNİM(İHTİYAÇ) ile/ve/||/<>/> HİZMET

- İSTEMEK ile/ve İNANMAK

- İSTEMEMEK ile/ve/<>/değil/yerine GEREK GÖRMEMEK

- İSTENÇ/İRÂDE ile/ve AŞKINLIK
( ... ile/ve GULÜV )

- İSTENÇ/İRÂDE ile/ve NİYET

- İSTENÇ/İRÂDE ve/||/<>/> SİYÂSET
( Bireydeki yapma isteği. VE/||/<>/> Toplumdaki yapma isteği. )

- İSTER İSTEMEZ (DÜŞÜNMEK)

- İSTİ'DÂD[Ar.] değil/yerine/= AKILLILIK | ANLAYIŞLILIK | DOĞAL EĞİLİM, BECERİ/KABİLİYET

- İSTİFA ile/ve/değil ÇEKİLME
( Görevden. İLE/VE/DEĞİL Önderlikten. )
( Siyasette. İLE/VE/DEĞİL Dinde. )

- İSTİKRAR ve/||/<>/< TUTARLILIK

- İSTİMDÂT[< MEDED] değil/yerine/= YARDIM İSTEME

- İŞTİRÂK[< ŞİRKET] ile/ve/<>/< İŞTİYÂK[< ŞEVK]
( Ortaklık, ortak olma, paydaşlık. | Bir işte yer alma, paydaşlık etme. | Bir işe, bir düşünceye katılma, katılım. | İktisadi devlet teşekküllerinin ya da kamu iktisadi kuruluşlarının ya da bağlı ortaklıklarının, sermayelerinin en az yüzde onbeşine, en çok yüzde ellisine sahip bulundukları anonim şirketler. | Bir ortaklık ile işletme arasında, sözkonusu ortaklığın yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılma anlamında sürekli bir bağ yaratan, doğrudan ya da dolaylı sermaye ve yönetim ilişkisi. İLE/VE/<>/< Şevklenme, göreceği gelme, özleme. )

- ISTIRAP ve/<> OLGUNLUK

- İSTİŞARE ile/ve/<> İSTİFÂDE

- İSTİSKAL[< SIKLET] değil/yerine/= SOĞUK DAVRANMA
( Ağır görme, huzurundan hoşlanmama. | Soğuk davranışlarla hoşlanmadığını belirginleştirme. Yüz vermeme, kovarcasına davranma, kovma. )

- İŞTİYÂK[< ŞEVK] değil/yerine/= ÖZLEM, HASRET | YOĞUN İSTEK/ARZU

- İSTİYÂK ile İŞTİYÂK[< ŞEVK]
( Misvak kullanma. İLE Şevklenme, göreceği gelme, özleme. )

- İSYAN (MECLİSİ) değil/yerine İSTİŞARE (MECLİSİ)

- İSYAN ile İTİRAZ

- İŞYERİNE, ÖZELLİKLE EVE YENİ GELMİŞ EŞİNİZE/BİRİNE GİRER GİRMEZ BİRŞEY SÖYLEMEK ile/yerine 5-10 DAKİKA SONRA SÖYLEMEK

- İŞ ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZÛ

- İTİBÂR/LI değil/yerine/= SAYGIN/LIK

- İTİBAR ile/ve/||/<>/> İTİMAT

- İTİBAR ile/ve/||/<> TAHAMMÜL

- ÎTİDAL ve/<> FAZÎLET

- İTİDAL ve/> KEMÂL
( İnce oranlarda karışım. VE Hareket eden maddedeki olanakların dışa çıkması. )

- İTİRAF ile/ve/değil/ne yazık ki TEHDİT

- İTİRAF ile/ve/||/<> TÖVBE

- İTİRAZ (ETMEK) ile/ve/<>/değil/yerine SORU (SORMAK)

- İTTİHÂD[< VAHDET] değil/yerine/= BİR OLMA, BİRLEŞME, BİRLİK | AYNI OLMA, AYNI ANLAMI TAŞIMA | ALLAH VARLIĞINDA YOK OLMAK

- İTTİHÂZ[< AHZ] değil/yerine/= EDİNME, EDİNİLME | KABUL ETME | SAYMA, SAYGI DUYMA

- İYİ AHLÂK ve DOĞRU DÜŞÜNME

- İYİ ANLAMAK ile/ve/||/<>/< YALIN ANLATABİLMEK
( Yalın anlatamıyorsak, yeterince / iyi anlamamışız demektir. )
( If we cannot explain simply, we don't understand it enough well. )

- İYİ BİR YÖNETİCİ OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ BİR KİŞİ OLMAK
( AKIL ve/<> ADÂLET ve/<> SİYASET ve/<> DOĞRULUK ve/<> AHLAK BİLGİ

İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/<

ADÂLET DAİRESİ
)

- İYİ EĞİTİM ile/ve/||/<>/< İYİ ÖĞRETMEN/EĞİTİMCİ
( Bazı şeyleri (yüksek oranda) değiştirebilir. İLE/VE/||/<>/< Herşeyi (tamamen) değiştirebilir. )

- İYİ NİYET(Lİ YAKLAŞIM) ile/ve/<>/değil/yerine ÇÖZÜMCÜ (VE YAPICI) YAKLAŞIM
( İyi niyet, bir şeyleri çözmekte/aşmakta yeterli değildir/olmayabilir. )

- İYİ NİYETLİLİK ile/ve/<> ANLAYIŞ GÖSTERMEK

- İYİ NİYETLİ ile ENAYİ

- İYİ NİYETLİ ile/ve/< YUFKAYÜREKLİ/RAKÎK[Ar. < RİKKAT]

- İYİ NİYET ile/ve/değil/||/<>/>/< ADÂLET

- İYİ ŞEYLER ile/ve/||/<>/> DAHA İYİ ŞEYLER ile/ve/||/<>/> EN İYİ ŞEYLER
( İnanırsak gelir. İLE/VE/||/<>/> Sabredersek gelir. İLE/VE/||/<>/> Vazgeçmezsek gelir. )

- İYİ/GÜZEL DİLEKLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- İYİ/GÜZEL DİLEKLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- İYİ/YETERİNCE DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<>/>/< İSABETLİ KARAR VERMEK

- İYİLER:
KAYBETMEZ
<>/>/ne yazık ki KAYBEDİLİR

- İYİLİĞE GEREKSİNİMİ OLANLAR ile/ve/||/<> İYİLİK YAPMAYA GEREKSİNİMİ OLANLAR
( )
( The Last Bookstore (Son Kitapçı) adlı şu kısa belgesel, Los Angeles'ta bulunan 'Son Kitapçı' adlı kitapçının sahibi ve işletmecisi Josh Spencer'ın yaşamına odaklanıyor. Belgesel, Spencer'ın bir baba, koca, küçük işletme sahibi ve paraplejik olarak hayatını gözler önüne sererken, fiziksel kitaplardan vazgeçemeyenler için bir çekim merkezi haline gelen dükkanının da öyküsünü anlatmış oluyor.

http://lastbookstorela.com

)

- İYİLİK YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> İYİ OLMAK

- İYİLİK:
BAŞKASINA YAPTIĞIMIZ
ile/ve/||/<> BİZE YAPILAN
( Unutalım! İLE/VE/||/<> Unutmayalım! )

- İYİLİK:
EMPATİ
ve/||/<> PİŞMANLIK ve/||/<> UTANMA

- İYİLİK:
SÖZ İLE
ve/||/<> VERMEK İLE ve/||/<> DÜŞÜNCE İLE
( Güven oluşturur. VE/||/<> Sevgi oluşturur. VE/||/<> Derinlik oluşturur. )

- İYİLİKSEVER/LİK ile/ve SEVGİ

- İYİLİK ile/ve HİZMET
( Her kişi, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur. )
( İyilik, sağırın duyabildiği, körün görebildiği bir dildir. )

- İYİMSER/LİK VE/VEYA ANLAYIŞLI/LIK değil/yerine GERÇEKÇİLİK VE/VEYA (İSABETLİ) ÖNGÖRÜ

- İYİMSER/LİK ile/ve/<> ANLAYIŞLI/LIK

- İYİMSER/LİK ile İYİLİKSEVER/LİK
( İyiliksever kimse kendini yetiştirirken başkalarını da yetiştirmek ister. Kendi bilgisini genişletirken başkalarının bilgisini de geliştirmeye çalışır. )
( İyiliğe iyiliği her kişi yapar, Kötülüğe iyiliği er kişi yapar. )

- İYİ ile/ve DOĞRU ile/ve GÜZEL
( Duyu ve duygu. İLE/VE Düşünce. İLE/VE Duyu ve duygu ve düşünce. )
( Davranış. İLE/VE Düşünce. İLE/VE Bütünlük. )

- İYİ ile/ve/<> GÜZEL
( Ayrıntıdır/ayrıntılardadır. İLE/VE/<> Bütündür/bütünlüktedir. | İyilerin biraradalığı/toplamıdır. )

- İZ'ÂN değil/yerine/= ANLAYIŞ, KAVRAYIŞ, AKIL | SÖZ DİNLEME | TERBİYE, EDEP

- İZİN VERME(ME)K ile "SAYGI" GÖSTERME(ME)K

- İZLEM/STRATEJİ(K)[Fr. < Yun. STRATOS: Ordu. | AGO: Gütmek.] ile/ve/<> TAKTİK
( Üst kuram, kuram kurma kuramı. İLE/VE Stratejinin uygulanması. )

- İZLENİM ile/değil YANILSAMA

- KABA/LIK ile/ve/değil/<> SAF/LIK

- KABALIK ve/||/<>/< GÜÇLÜ TAKLİDİ
( Kabalık, zayıf kişinin, güçlü taklididir. )

- KABUL ETMEK ile "BOYUN EĞMEK"

- KABUL ETMEK ile GÜZEL GÖRMEK(TAHSÎN[< HÜSN])

- KABULLENMEK değil/yerine DÜŞÜNMEK

- KABUL ile/ve MERHAMET

- KABZIMAL[Ar.] ile MADRABAZ[Fars.]
( Meyve sebze üreticileri ile satıcılar arasında, aracılık eden kişi. İLE Sebze, meyve gibi yiyecekleri, yerinden getirterek, toptan satan kişi. | Hile yapan, hileci. )

- KABZ değil/yerine/>< FERÂGAT

- KADEH ile/ve/değil/yerine PİSAGOR'UN KADEHİ
( ... İLE Ölçüyü kaybedersen, herşeyi/ni kaybedersin. )
( ... İLE İçine konulan şarabın, kadehin ortasındaki çıkıntının seviyesini geçmesiyle, fazla olanı değil kadehin içindeki tüm sıvıyı, altındaki deliklerden akıtır. [Nerede duracağını ve ne kadar içmesi gerektiğini bilmeyenler için ve sınırlarını öğrenmeleri için yapılmıştır.] )
( | )

- KADER:
TESÂDÜF
değil YEĞLEME/TERCİH

- KADIN, ...:
..., SEVMEDİĞİ KİŞİYE[ERKEK/KADIN] ...
ile/><
..., SEVDİĞİ KİŞİ[ERKEK/KADIN] İÇİN ...

( ... hiç acımaz. İLE/>< ... kendine hiç acımaz. )

- KADINLARIN:
KORUNMASI
ile/yerine/değil ANLAŞILMASI/EĞİTİLMESİ

- KADIN ile/değil KADINLIK/KADINLAR
( MER'A ile/değil NİSÂ )

- KAİM ile/ve/<> DAİM
( Kaimse daim de olur. )
( Daim değilse kaim de değildir. )

- KALBİMİZ ile/ve/<> KALBİMİZDEKİ

- KALDIRMAK ile/değil/yerine İYİLEŞTİRME

- KALKIN(DIR)MA ile UYGARLAŞMA

- KALLEŞ/LİK ile/değil/yerine KARDEŞ/LİK

- KALP ve SES
( İkisini de yumuşatmak gerekiyor. )

- KÂL ve/> HÂL ve/> SÜKÛT

- KÂMİL DİN değil DİNİN KÂMİLİ/KEMÂLİ

- KAMU
( Tüm, hep, hepsi. )

- KAN BİRLİĞİ ile/ve/yerine/değil CAN BİRLİĞİ

- KAN:
ACİL GEREKSİNİM
ile/ve/<>/değil SÜREKLİ GEREKSİNİM

- KANAAT ile/ve/değil/yerine KANIT

- KANDIRMAK ile/<> "ATLATMAK"

- KANDIRMA ile/ve/değil/yerine/<> İKNA

- KANDIRMA ile/değil OYALAMA

- KANIKSAMA ile TAHAMMÜL

- KAPSAM ile/ve/= BÜTÜNLÜK

- KAPSAYICI/LIK ile/ve/||/<> KUCAKLAYICI/LIK

- KAPSAYICILIK ile/ve/değil AŞKINLIK

- KARA KARA (DÜŞÜNMEK)

- KARALAMA ile/ve/||/<>/>/< DIŞLAMA

- KARAMSAR/LIK ve/||/<>/>/< KORKAK/LIK

- KARAMSARLIK değil/yerine/>< KAVRAMSALLIK

- KARARLI/LIK ile/ve/||/<> ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK

- KARARLI/LIK ve/||/<> TUTARLI/LIK

- KARAVAŞ ile YARDIMCI
( Cariye, yardımcı kız. )

- KARDEŞLİK ile/ve/<> BİRLİK

- KARİKATÜRİST ile/ve/değil/yerine ÇİZER

- KÂRINCA KARARINCA (YAŞAMAK, DAVRANMAK)

- KARİZMA ile/ve AŞK

- KARİZMA ile/ve İTİBAR

- KARMAŞIK ALGILAMA SÜREÇLERİ'NDE:
ÖRÜNTÜ
ve/<> HAREKET ve/<> DERİNLİK

- KARMAŞIK YAPININ DEĞERİNİ DÜŞÜRMEK ile/değil/yerine KARMAŞIK YAPIYI, BASİT/KOLAY ÇÖZÜMLE ÇÖZMEK

- KARMA[Sansk.](KAMMA[Palice]) ile KARMA/BLENDING
( Etkinlik. Eylem, özellikle sorumluluğu olan iyi ve kötü eylem. Her hareketin bir öncekine bağlandığı nedensellik döngüsü, uygun nedenlerden oluşan sonuçlar zinciri.

Karma, üç türlüdür:
Sanchita(geçmiş enkarnasyonlardan birikmiş olanlar),
Pararabdha(karma'nın şimdiki hayatta çözümlenmesi gereken bölümü),
Agami(gelecekte meyvesini verecek olan karma) )

- KARŞI KOYMAK ile/değil/yerine FARKINDALIK

- KARŞILAMA ile/ve/||/<> UĞURLAMA
( Giydiğinle. İLE/VE/||/<> Sohbetinle.
Kişiler, giydiğiyle karşılanır, sohbetiyle uğurlanır. )
( Dress, how you want to be addressed. )

- KARŞILIĞI OLMAYAN DURUMLAR/OLGULAR/KAVRAMLAR/SÖZCÜKLER ile/ve/<> BAŞKA BİR DİLDE KARŞILIĞI OLMAYAN DURUMLAR/OLGULAR/KAVRAMLAR/SÖZCÜKLER
( ... İLE/VE/<> Karşılığı Olmayan Sözcükler )

- KARŞILIKLI = MÜTEKABİL = RECIPROCAL[İng.] = RÉCIPROQUE[Fr.] = REZIPROK[Alm.]

- KARŞILIKSIZ HİZMET ile/ve/<> GÖNÜLLÜ HİZMETÇİLİK

- KARŞIT/LAR ile/ve ÇÖZÜMSÜZ KARŞIT/LAR

- KARŞITLAR ile/ve BİRLİK
( KARŞITLARIN BİRLİĞİ/CEM'UL EZDÂD[Ar.]/COINCIDENTIA OPPOSITORUM[Lat.] )

- KARŞIT ile/değil MUHATTAB

- KAS (GÜCÜ) ile/ve/<>/yerine/değil DÜŞÜNCE (GÜCÜ)

- KATILA KATILA (GÜLMEK)

- KATILIM ve/||/<>/< İLGİ

- KATILIM ile/ve PAYLAŞIM

- KÂTİP[Ar.]/SEKRETER[Fr.] değil/yerine/= YAZMAN/YÖNETİCİ YARDIMCISI

- KAVRAM KARMAŞASI ile/ve/değil (KASITLI) KAVRAM SAPTIRMASI

- KAVRAM KARMAŞASI ile/değil ZİHİN/DÜŞÜNÜŞ KARMAŞASI

- KAVRAM OLGUSU ile/ve İÇ OLGULAR

- KAVRAM'IN:
YAŞI
ve KATMANLARI

- KAVRAM/AK ile/ve SINIR/LAMAK

- KAVRAM/LAR ve ÖZDEŞLİK

- KAVRAM/LAR ile/ve/<> SINIR KAVRAM/LAR

- KAVRAM/LAR ile/ve SINIR KAVRAM/LAR

- KAVRAM/LAR ile/ve/||/<> SÖZCÜK/LER
( Mantıkta, en küçük birim. İLE/VE/||/<> Dilde, en küçük birim. )
( KAVRAM: Bilincin dilbilgisi. )
( Şeylerin kavramı, sözcüklerin anlamı olur. )
( Kavram, her defasında üretilmesi gerekli olandır. )
( Kavram, tekil şeylerin özünü değil şeylerdeki evrensel öğeyi açıklar. )
( Kavram, zaman ile ilişki içinde değil zamansal olmayan varoluş [bengilik] türü altında kavranmalıdır. )
( Kavramlar, dışsal cisimlerin imgeleri değildir. )
( Her kavram, bütünsel bir süreçtir ya da sürecin bütünselliğidir. )
( Düşünen her bir kişi için, kavram gereksinimi vardır ve bunlar, dünyanın neresinde ve ne zaman üretilirse üretilsin, artık, insanlığın malıdır. )
( Kavramlar dünyasına giren her kişi, evrensellikle bağ kurmuştur. Bunun ayırdında olmak, aydınlanmaya başlamak demektir. )
( Sözcük, bir köprüdür. )
( Sözcükler, sizi ancak kendi sınırlarına kadar götürebilirler. )
( Sözcükler, gerçekleri iletmez, onları işaret ederler. )
( Sözcükler, işaret eder ama açıklayamazlar. )
( Sözcükler ve sorular zihinden gelir ve sizi orada tutarlar. )
( Sözcük ile anlamı arasındaki bağlantı nedeniyle, sözcükler değerlidirler ve eğer kişi, sözcüğü çok büyük bir dikkatle incelerse, kavramın ötesine geçerek, onun kökenindeki deneyime ulaşır. )
( Kişilik ötesine geçtiğinizde artık sözcüklere gereksiniminiz olmaz. )
( Sözcükler olmayınca anlaşılacak ne kalır? Anlama gereksinimi, yanlış-anlamadan doğar. Söylediğim/iz doğrudur fakat size göre o sadece bir kuram. Onun, doğru olduğunu nasıl anlayabileceksiniz? Dinleyin, anımsayın, düşünün, gözünüzde canlandırın. Ve günlük yaşamınızda uygulayın! Bana/bize/ona sabır gösterin ve herşeyden çok, kendinize sabır gösterin, çünkü tek engeliniz kendinizsiniz.

Yol, sizden geçerek kendinizden öteye götürür. Siz, sadece belirli, özel olanın gerçek, bilinçli ve mutlu olduğuna inandıkça ve ikilem ötesi gerçeği, hayal ürünü bir soyut kavram olarak red ve inkâr ettikçe, benim/bizim sadaka verir gibi, kavramlar ve soyutlamalar dağıttığımı/zı düşüneceksiniz. Fakat bir kez kendi varlığınız içindeki gerçeğe dokundunuz mu, o zaman, size en yakın ve en sevgili olanı tarif etmekte olduğumu/zu göreceksiniz. )
( Without words, what is there to understand? The need for understanding arises from misunderstanding. What I say is true, but to you it is only a theory. How will you come to know that it is true? Listen, remember, ponder, visualise, experience. Also apply it in your daily life. Have patience with me and, above all have patience with yourself, for you are your only obstacle.

The way leads through yourself beyond yourself. As long as you believe only the particular to be real, conscious and happy and reject the non-dual reality as something imagined, an abstract concept, you will find me doling out concepts and abstractions. But once you have touched the real within your own being, you will find me describing what for you is the nearest and the dearest. )
( The word itself is the bridge.
Words can bring you only unto their own limit.
Words do not convey facts, they signal them.
Words indicate, but do not explain.
Words and questions come from the mind and hold you there.
Words are valuable, for between the word and its meaning there is a link and if one investigates the word assiduously, one crosses beyond the concept into the experience at the root of it.
Once you are beyond the person, you need no words. )
( Sözcükler, hem tarihsel süreçte dikey, hem de farklı alanlarda, yatay kullanımları nedeniyle çok değişik anlamlara sahip olabilirler. )
( Kavramları/karşılıkları, kişilerde(zihinlerinde) bulunmayan, sadece sözel seviyedeki "düşünme" ve "kullanımlar", kişiler arasında, iletişim kazalarına, anlaşmazlıklara ve/veya doğrudan şiddete kaynak oluşturur. )
( ... İLE/VE/||/<> Sabitlenemeyeni, sabitlemek. )
( Söz(cük)leri/ni değiştir... Dünya/n değişsin! )

- KAVRAM:
TANIMLAMAK
ile/ve/||/<> ZORUNLULUKLARINI GÖSTERMEK

- KAVRAMA(DA) ile/ve/<>/değil ANLAMA(DA)
( Kalırsın. İLE/VE/<>/DEĞİL Dönüşürsün. )
( Kavramak, anlamanın sınırında biter. )
( Tinsel. İLE/VE/<>/DEĞİL Ussal. )
( BİR ŞEYİN: Nedenlerini bilmek. İLE/<> Niyetlerini bilmek. )

- KAVRAMA/ANLAMA ile MATEMATİK/FİZİK(DIANOIA)

- KAVRAMAK ve BELLEMEK

- KAVRAMAK ve/||/<>/> HEYECAN

- KAVRAMAK ile/ve İNANMAK

- KAVRAMA ile/ve KAPSAMA

- KAVRAMA ile KAPSAMA

- KAVRAMDA değil KAVRAMIN OLGUSUNDA

- KAVRAMIN:
AKILSALLIĞI
ile/değil TARİHSELLİĞİ
( Tüm filozoflarda. İLE/DEĞİL Hegel'de. )

- KAVRAMIN:
SONSUZLUĞU
ile/ve/değil/<> SINIRLILIĞI

- KAVRAMLARDA:
HAKÎKÎ
ile/ve İTİBÂRÎ ile/ve VEHMÎ

- KAVRAMLAR ile/ve/<> KONU/LAR

- KAVRAMLAŞTIRMA ile KAVRAMSALLAŞTIRMA

- KAVRAMLAŞTIRMA ile KAVRAMSALLAŞTIRMA

- KAVRAMSAL BİRLİK ile/ve/<> ZAMANSAL AYRIM

- KAVRAMSAL/LIK ile/ve ARI KAVRAMSAL/LIK
( Şey var. İLE/VE Şey yok. Anlamanın anlamı. Bir şeyi anlamaz ama bir şeyle anlaşılır. Bilmenin bilmesini bilmek. Toplanma[cem]. )

- KAVRAMSAL/LIK ile/ve/<> KURUMSAL/LIK
( Üst kavramlar, altındakileri örgütleyen kavramlardır. )

- KAVRAMSAL/LIK ile/ve/<> OLGUSAL/LIK
( Tanımlanan her şey, kendine değil ona dairdir/yöneliktir. Tüm fizik ve metafizik, olgu ve kavramlar içindir. )

- KAVRAMSALLAŞTIRMA ve TÜMEL/LER

- KAVRAMSALLIK >< ÖZDEŞLİK

- KAVRAMSIZLIK ile/ve/<> CEHALET

- KAVRAM ile/ve/<> ANLAM
( Zihnin, nesne ve olgulara bakan tarafı. İLE/VE Sözcüklere/terimlere bakan tarafı. )
( İçi/dışı yoktur/olmaz. İçeriği vardır. İLE/VE/<> İçi/bâtını ve dışı/zâhiri vardır. )
( Nesneler/olgular/olaylar dünyasıdır. İLE/VE/<>Değerler dünyasıdır. )
( Sözcüğün anlamı, nesnenin kavramı olur. )

- KAVRAM ile/ve/<> AYRIM

- KAVRAM ile AYRINTI

- KAVRAM ve/<> BELİRGİNLİK

- KAVRAM ile/ve/<> BETİMLEME

- KAVRAM ile/ve/<> BİLİNÇ

- KAVRAM ve/<> BÜTÜN/LÜK

- KAVRAM ile/ve/<> ÇÖZÜM

- KAVRAM ile/ve/<> DERİNLİK

- KAVRAM ile/ve/değil EŞİK

- KAVRAM ile/ve/<> FİLOZOF ÇIĞLIĞI

- KAVRAM ile/ve/<> İMGE

- KAVRAM ile İMGE
( İlke. İLE Eylem. )

- KAVRAM ile KARÎNE

- KAVRAM ile/ve/<> KAVRAM BAĞLAMI

- KAVRAM ile/ve/değil KAVRAM ÇİFTLERİ

- KAVRAM ile KENDİ

- KAVRAM ve/<> KURUM

- KAVRAM ile/ve KURUM ile/ve KARŞILIK
( Zihinde. İLE/VE Toplumda. İLE/VE Gövdede. )

- KAVRAM ve/<> KURUM ve/<> UYGARLIK ve/<> VİCDAN

- KAVRAM = MEFHUM[Ar. < FEHM] = CONCEPTION, NOTION[İng.] = CONCEPT, NOTION[Fr.] = NOTIO, BEGRIFF[Alm.] = CONCEPTUS, NOTIO[Lat.] = LOGOS, ÉNNOIA, HOROS, NOEMA[Yun.] = CONCEPCÍON[İsp.]

- KAVRAM ile/ve/<> NİYET
( Felsefe. İLE/VE/<> Kavrama niyet girince ideolojiye dönüşür. )

- KAVRAM ile/ve/<>/= ÖLÇÜ

- KAVRAM ve ÖNERME ve ÇIKARIM

- KAVRAM ve SABİTE

- KAVRAM ile/>< SAÇMA

- KAVRAM ile SALTIK

- KAVRAM ile SALTIK

- KAVRAM ile/ve/<> SİMGE
( İndirgeme. İLE/VE/<> Çoğaltma. )
( ... İLE/VE/<> Bireşim/tevhid. )
( Aralarında belirli özellikleri paylaşan bir öbek nesne ya da olaya verilen simgedir. İLE/VE/<> İçinde bulunduğumuz anın ve çevrenin esiri olmaktan bizi kurtarır ve daha önceden görmüş olduğumuz dış çevreyi ve o çevre içinde yer alan deneyimlerimizi istediğimiz zaman yeniden yaratma olanağını bize verir. )
( Simgeler bizi geçmişe, geleceğe ve dışarıda gözlenmesi olanaksız olan yaratıcılığa götürür. )
( Simge, zâtı/sizi gösterir/işaret eder. )
( İndirgeme. İLE/VE Çoğaltma. )
( Aralarında belirli özellikleri paylaşan bir grup nesne ya da olaya verilen simgedir. İLE/VE İçinde bulunduğumuz anın ve çevrenin esiri olmaktan bizi kurtarır ve daha önceden görmüş olduğumuz dış çevreyi ve o çevre içinde yer alan deneyimlerimizi istediğimiz zaman yeniden yaratma olanağını bize verir. )
( Simgeler bizi geçmişe, geleceğe ve dışarıda gözlenmesi olanaksız olan yaratıcılığa götürür. )
( Olan'ı gösterir. İLE/VE/<> Olanaklı olan'ı gösterir. )
( Olguyu açıklar. İLE/VE "Kişisel deneyimler"i ansıtan ve her bireyde farklı yansımaları işaret eden bir özellik gösterir. )
( Kavramsal düşünme, öğrenmeye ve belirlemeye yardım eder. İLE/VE Simgesel düşünme, yorumlamaya olanak tanır. )
( "Küptaş", geometrinin taşta gösterimi olarak "bilimsel us"u simgeler. )
( Mâbedi, herhangi bir yapıdan ayıran en temel özellik, onun baştan sona simgesel bir donanımda olmasıdır. | Mâbedin yapımında kullanılan hemen her nesne ya da öğe, kendi nesnel ve özdeksel yapısından başka bir değeri göstermekle birer simgedir. [Bilge Süleyman, mâbedi, Tanrı'ya değil Tanrı'nın adına yaptırmıştır.] )
( Adlar, bir nesneyi/kişiyi değil de, bir değeri/erdemi ya da ilkeyi gösteriyorsa simgeseldirler. )

- KAVRAM ile/ve/<> SINIR

- KAVRAM ile/ve/<>/= SÜREÇ

- KAVRAM ile/ve/<> TAM AYIRD EDİCİ (BİLGİ)

- KAVRAM ile/ve TARTIŞMA

- KAVRAM ile/ve/> TERİM
( Genel/leştirir. İLE/VE/> Özel/leştirir. )
( Kavramlar felsefededir. İLE/VE/> Öteki disiplinlerde terim adını alır, terime dönüşür. )
( Kavramlar, terimlerin aklıdır. )

- KAVRAM ile/ve/<> TERİM
( ISTILAH: BARIŞ/SULH )
( ... İLE/VE/<> Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı olan sözcük. | Geleneksel mantıkta, özne ya da yüklem. )

- KAVRAM ile/ve TERİM

- KAVRAM ile TERİM

- KAVRAM ve/||/<>/> TIKEL SANAT
( KANT ve/||/<>/> HEGEL )

- KAVRAM ile/ve TÜMEL

- KAVRAM ve/<> TUTARLILIK

- KAVRAM ile/ve/<> YAŞAM
( ... İLE/VE/<> Üzerine konuşulamayan. )

- KAYBETME KORKUSU değil KAVUŞMA ÜMİDİ
( Yakınlıkta. DEĞİL Uzaklıkta.
Yakınlık, uzaklıktan daha sıkıntılıdır. )

- KAYGI ve/||/<>/> HUYSUZLUK

- KAYGI değil/yerine/>< SAYGI
( "Kaygı..." yazısı için burayı tıklayınız... )

- KAYITLILIK:
YAKINLIKTA
ile/>< UZAKLIKTA
( Azalır. İLE/>< Çoğalır. )

- KAYITSIZ/LIK ile/ve/||/<>/>/< ÂTIL/ATÂLET

- KAYNAKLANMA ile/ve/değil/||/<>/< KAYNAK ALMA

- KAYNAK ile/ve NEDEN

- KAYNAK ve/<> YOL ve/<> SONUÇ
( TİNSELLİK/İNSAN: Kaynağı, yolu ve sonucu kendinde olan. )

- KAZANIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DONANIM
( "Kâr". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Yarar. )

- KAZANMA ile "HAKLILIK"
( Kazanmak, haklılık gibi bir beklentili, yanlı sonuç çıkarmaz! )

- KAZÂ ile/ve/||/<>/> KADER
( Gereksinim. İLE/VE/||/<>/> Ölçü. )
( Gerekeni/gereksinimi ölçülendirmek. )
( Tekil. İLE/VE/||/<>/> Çoğul. )
( Kaderin gerçekleşmesi/vukû bulması, bilinmesi, görülmesi. İLE/VE/||/<>/> Bilinmez. )
( Göz. İLE/VE/||/<>/> Bakış/bakma. )
( Zorunluluk/cebr. İLE/VE/||/<>/> Özgürlük[seçenek/yeğleme]. )

- KAZÂ ile/ve/<>/> TESÂDÜF ile/ve/<>/> İSTİKRAR
( 1 kere olursa. İLE/VE/<>/> 2 kere olursa. İLE/VE/<>/> 3. kez olursa. )

- KÂZIM ile KÂZÎM
( Öfkesini tutan. [arasıra] İLE/VE Öfkesini tutan. [sürekli] )

- KELÂM ve/||/<>/< ARAP DİLBİLGİSİ/GELENEĞİ/ANLAYIŞI

- KELÂM ve/<> AŞK

- KEMÂL'İ TAHSİL ve GÜZEL'İ MÜŞÂHEDE
( Kemâlât, geçtiğimiz yolu unutmayıp, oraya kişileri götürmek üzere geri dönmektir. )

- KEMAL/OLGUNLUK ve/<> ÖZGÜR/LÜK

- KEMÂLÂT ve/< CEMİYET

- KEMÂL ile/ve BEKÂ

- KEMÂL ile BEKÂ

- KEMÂL ve/||/<>/< GÜZELLİK

- KEMÂL ve SÛRET
( Hareket eden maddedeki olanakların dışa çıkması. VE Her kemâl bir sûretin açığa çıkmasıdır. | Mahiyetin maddeyle bitişmiş halidir. )

- KEMAL ile/ve/<> TÜMEL

- KEMÂL ve/> ZEVÂL

- KENDİ DÜNYASINDA OLAN ile/ve/değil KENDİ DÜNYASI OLAN

- KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)
( Kendinizi olduğunuz gibi görün, dünyayı da olduğu gibi göreceksiniz. )
( Ben gövdeyim fikrini yok edin, o zaman iç ve dış bir olacak. )
( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )
( Kendini şimdi ve burada ve bir olarak bilmek yeter. )
( Yaşamınızdaki en önemli şeye -kendinize- bölünmez dikkatinizi verin. )
( Kendinizden doğrudan haberdar olmadığınızdan, sadece ikinci elden, olağan söylentilere dayanan fikirleriniz vardır. )
( Sizin dünyanın içinde değil, dünyanın sizin içinizde olduğunu idrak etmekle işe başlayın. )
( Bir kez kendi içinizde bütünleşirseniz dıştaki bilgi size kendiliğinden akar. )
( Değeri olan hiçbir şey size dıştan gelmez; konuyla ilgili olan ve belirgin edici olan ancak sizin kendi duygu ve anlayışınızdır. )
( Aradığınız, içinizdedir. )
( Her zaman içinize dalın, derinleşin, içinizi arayın. )
( Ancak dünyadan kurtulmuş olduğunuz zaman dünyada mutlu olabilirsiniz. )
( Kendinize dikkatle ve devamlı bakın - bu yeter. )
( Sizinle olana ulaşmaya gereksiniminiz yoktur. )
( Unity liberates. Freedom unites. )

- KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

- KENDİ KENDİNE DÜŞÜNMEK ile KENDİ ÜZERİNE DÜŞÜNMEK
( Düşünceleri denetleme/dayanakça gereksinimi duymadan. İLE Düzenli, uyumlu ve bütünlüklü. )
( Bırak çeşitli düşünce/duygu kuşları başının üzerinden uçsunlar. Sen ancak başının üzerinde yuva yapmamalarını sağla!/[sağlayabilirsin!] )

- KENDİ KENDİNE KONUŞMAK ile/değil "SESLİ DÜŞÜNMEK"
( Denetleyemeden. İLE/DEĞİL Farkındalıkla. )
( ... İLE/DEĞİL Kişi bazen farkında olmadan da düşündüklerini seslendirebilir. )
( Durumu iyice tartın ve düşünmekten sakın kaçınmayın. )

- KENDİ KENDİNE ile/ve KENDİNDEN KENDİNE

- KENDİ YAPISI ile ÖZNİTELİK

- KENDİN OLABİLMEK ve/||/<>/> KENDİN KALABİLMEK

- KENDİNDE DÜŞÜNCE ile/ve KENDİ İÇİN DÜŞÜNCE ile/ve KENDİNDE KENDİ İÇİN DÜŞÜNCE

- KENDİNİ "KASMAK" ile/değil KENDİNİ KISMAK

- KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ TANIMAK
( Kendinizi bilmek için kendiniz olun. )
( Kendinizi aşmak için kendinizi bilmek durumundasınız. )
( Kendini-idrak, elde edilebilecek bir şey olmaktan çok, anlaşılacak bir haldir. )
( Kendinizi bilin, öteki her şey onunla birlikte gelir. )
( Kendimi bilmekle aslında tam olarak neyi bilmiş olurum? Olmadıklarınızın hepsini. )
( Kendinizi düzeltmeye gereksiniminiz yoktur - sadece kendi hakkınızdaki fikirlerinizi düzeltin. )
( Ne olduğunuzu bilmek için önce ne olmadığınızı araştırmak ve bilmek durumundasınız. )
( İşe kendinizden ve kendinizle başlamak zorundasınız - bu değişmez yasadır. )

- KENDİNİ TANIMA ile/ve/<> KENDİNİ TAMAMLAMA
( Kişiyi/insanı tanımıyorsak/bilmiyorsak, hiçbir şey(i) bilmiyoruz/tanımıyoruz demektir. )

- KENDİNİ TANIMAK ile KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK

- KENDİNİ ANIMSAMAK ile KENDİNİ BİLMEK
( Kendini-anımsayış zihindedir. Kendini-bilme ise zihnin ötesindedir. )

- KENDİNİ ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (DİNLEYENE/ANLAMAK İSTEYENE) YARDIMCI OLMAK

- KENDİNİ AZIMSAMAK değil/yerine/>< KENDİNİ ANIMSAMAK

- KENDİNİ BEĞENME ile KENDİNE YETERLİK
( EGOISM/EGOIST vs. NARSISISM/NARSISIST )

- KENDİNİ BİL(EBİL)MEK:
ALIRKEN
ile/ve/değil VERİRKEN
( Kendini bilemezsin. İLE/VE/DEĞİL Kendini bulursun. )

- KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK
( Kendimizi bilmek için kendimiz olmalıyız. )
( Kendimizi aşmak için kendimizi bilmek durumundayız. )
( Kendini-idrak, elde edilebilecek bir şey olmaktan çok, anlaşılacak bir durumdur. )
( Kendimizi bilirsek, öteki her şey onunla birlikte gelir. )
( Kendimizi bilmeyi engelleyen, yalnızca zihindir. )
( Kendini bilişteki amaç, ne olmadığımız hakkındaki tam bilgidir. )
( Kendimizi iyice/yeterince bilmezken, başkasını nasıl bilebiliriz? )
( Kendimi bilmek ile tam olarak, neyi bilmiş olurum? Olmadıklarımızın hepsini. )
( Kendimizi bilmeyi öğrenelim, harikalar keşfederiz. )
( Kendimizi ne kadar daha çok bilirsek, o kadar daha az korkarız. )
( Kendimizi düzeltmeye gereksiniminiz yoktur - sadece kendi hakkımızdaki "düşüncelerimizi" düzeltelim. )
( Ne olduğumuzu bilmek için önce, ne olmadığımızı araştırmak ve bilmek durumundayız. )
( İşe, kendimizden ve kendimizle başlamak zorundayız - bu, değişmez yasadır. )
( Kendimizi, hiç durmaksızın gözlemleyelim, böylece, bilinç-dışı, bizim tarafımızdan, herhangi bir çaba harcanmaksızın, kendiliğinden, bilincimize akacaktır. )
( Kişinin, kendini yeterince tanımaması, çevresindekilerle çatışmasına neden olur. )
( Mutlak gerçek, mutlak sevgi, bencil olmamak, kendini-idrak için tartışılmaz etmenlerdir. )
( Sakin bir zihin, doğru bir idrak için şarttır, ki bu da kendini-biliş için gereklidir. )
( Ancak, kendini-biliş, yardımcı olabilir. )
( SEN, SENİ BİL, SEN SENİ
SORARLAR, SENDEN SENİ
ARARLAR, SENDE SENİ
BULMAZLARSA, SENDE SENİ
PATLATIRLAR ENSENİ ENSENİ )
( To know yourself, be yourself.
To go beyond yourself, you must know yourself.
Self-realisation is not an acquisition. It is more of the nature of understanding.
It is only your mind that prevents self-knowledge.
By self-knowledge means, full knowledge of what you are not.
Unless you know yourself well, how can you know another?
By knowing myself what exactly do I come to know? All that you are not.
Learn to know yourself and you will discover wonders.
The more you know yourself the less you are afraid.
Watch yourself ceaselessly and the unconscious will flow into the conscious without any special effort on your part.
To know what you are you must first investigate and know what you are not.
You must begin in yourself, with yourself - this is the inexorable law.
Absolute truth, love selflessness are the decisive factors in self-realisation.
A quiet mind is essential for right perception, which again is required for self-realisation.
Only self-knowledge can help you. )
( "Kendini Tanı! Böylece, tanrıların tüm gizemini ve evreni tanıyabileceksin"
"Gnothi seafton! Kai gnou ruzon ola ta mistria ton theon kai tou simpantos"
ΓNΩΘI ΣAYTON KAI ΘEΛEIΣ ΓNΩPIZOYN OΛA TA MYΣTHPIA TΩN ΘEΩN KAI TOY ΣYMΠANTOΣ

DELPH'teki Apollon Tapınağı'nda[Atina - Yunanistan],
Mâbed'den, Dışarı Çıkarken Okunabilen, Kapının Üstünde Yazan Yazı
[Ancak, doğayı, fizik ve kimyayı, matematiği tanırsan/anlarsan, evreni, tüm gizemleri ve kendini tanıyabilirsin.] )

- KENDİNİ BİLMEYİŞ/BULMAYIŞ:
> DÜŞMAN BULMAK
ve/ya da/yoksa da DÜŞMAN YARATMAK

- KENDİNİ GELİŞTİRMEK ile/ve/<>/> KENDİNİ YETKİNLEŞTİRMEK
( En güçlü zincirin gücü bile, zincirin en zayıf halkası kadardır. )
( MÜTEEHHİB: Kendi kendini yetiştirmiş kişi. Otodidakt. )

- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> ONAYLANMA GEREKSİNİMİ

- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> DİNGİNLİK

- KENDİNİ SAKINMAK ve/<> DAYANMAK

- KENDİNİ TANIMAK ve/<> HİZMET ETMEK
( Kendini tanımak, başkalarıyla bir olduğunu anlayarak ve anımsayarak onlara hizmet etmeyi gerektirir. )

- KENDİNİ:
KÖTÜ HİSSETTİĞİNDE
ile/ve/<> İYİ HİSSETTİĞİNDE
( Daha özel algıla/yorumla! İLE/VE/<> Daha genel düşün! )

- KENTİN, KİŞİYE/TOPLUMA ETKİSİ/KATKISI ile/ve/değil/||/<>/>/< KİŞİNİN/TOPLUMUN, KENTE KATKISI/ETKİSİ

- KENT ve/||/<>/> KAVRAM
( Kentin olmadığı yerde, sanat da olmaz. )

- KEŞFEDEREK DENEYİMLEDİKLERİMİZ ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEREK KEŞFETTİKLERİMİZ

- KEŞKE/LER(İMİZ) (İLE) değil/yerine/>< İYİLİK/LER(İMİZ) (İLE)
( Tükenirsin ve tüketirsin. DEĞİL/YERİNE/>< Güçlenirsin ve güçlendirirsin. )

- KESKİN/LİK ile/ve/<> CİDDİ/YET

- KESKİN ile/değil/yerine/>< SAKİN
( Zâhirde. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Mânâda. )

- KETLEMEK/ENGELLEMEK değil/yerine ÜRETİM/DÖNÜŞÜM

- KEYFÎ/LİK ile/değil/yerine KENDİLİĞİNDEN/LİK

- KEYFÎ/LİK değil/yerine/= OLUMSAL/LIK

- KEYFİNDE/LİK ile/değil/yerine KENDİNDE/LİK

- KEYİF ile/ve/değil/yerine/< ZEVK
( Gövdesel. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Zihinsel. )
( Maddi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Manevi. )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Kalıcı. )
( Yatarak/yatmaktan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Hareketle/hareketten. )
( Bir şey yapmadan "yaşadığın"[ı zannettiğin]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Bir şey/ler yaparak elde ettiğin. )
( Yaşandığı oranda pişmanlığa götürür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Yaşandığı oranda sevinç/neşe verir. )
( Eşekte de vardır. İLE/VE/YERİNE İnsandadır. )
( İkisi de ıstırabın eseridir. )
( İki ıstırap verici durum arasındaki bir aralıktırlar. )
( Istırap akışı içinde yalnızca bir kesintidirler. )
( Utanç verici bir keyfin, keyfi geçer, utancı kalır. )
( Keyifteki mikdar arttıkça eleme dönüşür. )
( Ancak çalıştıktan ya da bir şeyler yaptıktan sonra, kısa süreli ve hak edilen keyfin tadı olur. )
( Zevk, susabilmeyi (sükût etmeyi) öğrendikten sonra başlar. )
( Kişi, kendini ya da başkalarını utandırabilecek ucuz keyiflere, ne şimdi, ne de sonra kapılmamalıdır. )
( Araçlı "duyum"/haz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Aracısız algılayış/idrak. )

- KİBÂR[< KEBÎR] değil/yerine/= İNCE/TAYLAN/KOSTAK
( BÜYÜKLER, ULULAR | İNCE, TERBİYELİ, GÖRGÜLÜ, NÂZİK )

- KİBİR ile/ve/değil/<> ALAYCILIK

- KİBİR değil/yerine/>< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
( Büyük görünme. / Küçüklüğün ölçüsü. DEĞİL/YERİNE/>< Küçük görünme. / Büyüklüğün ölçüsü. )

- KİBİR ile/ve/<> BENCİLLİK

- KİBİR ile/değil/yerine ÖZSAYGI

- KİBİR >< SAYGI(HÜRMET)

- KIKIR KIKIR (GÜLMEK)

- KİKİR KİKİR (GÜLMEK)

- KİM?:
DEĞİŞİM İSTER?
ile DEĞİŞMEK İSTER?
( Herkes. İLE Pek az (aklını kullanma cesaretini gösteren) kişi. )

- KİMSEYİ:
(ÇOK/FAZLA) ÖVMEMELİ
ve/||/<> KÜSMEMELİ ve/||/<> YAKINMAMALI ve/||/<> SUÇLAMAMALI

- KIRAAT ile/ve/||/<> TEFEKKÜR ile/ve/||/<> HAYAT
( Dilin okuması. İLE/VE/||/<> Aklın okuması. İLE/VE/||/<> Kalbin okuması. )

- KIRGIN/LIK ile/ve/||/<> KIZGIN/LIK
( Sessizdir. İLE/VE/||/<> Gürültülüdür. )

- KIRILMA('DA):
İNCELİK('TEN)
ile/değil/<> KALINLIK('TAN)
( Her şey. İLE/<>/DEĞİL İnsan. )

- KİRLENMEKTEN KORUNMA ve/<> ERDEM

- KIS KIS (GÜLMEK)

- KİŞİ KAYBETMEK ile/değil/yerine/<> PARA KAYBETMEK

- KİŞİ ODAKLILIK ile/değil/yerine/>< OLGU(/DURUM/KAVRAM/BAĞLAM) ODAKLILIK
( [GELECEK:] "Kim gelecek? O gelecek." şeklinde algılar/yorumlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmiş ya da şimdi değil Şimdi'den sonrası olan zamansal durumu/kavramı düşünmek olarak algılar/yorumlar. )

- KİŞİ TANRI ile KAVRAM TANRI

- KİŞİ, NE YAPARSA:
KENDİ YAPAR
ve/+/<> KENDİNE YAPAR

- KİŞİ/BİREY ile/ve/değil/yerine KAVRAM/DURUM/OLAY
( Bazı durumları yaşayan/deneyimleyen değil o durumu kim yaşarsa yaşasın aynı süreç ve sonuç deneyimlenebilecek olan. )
( Kişinin özgünlüğünün, özerkliğinin üst seviyede olması, sınırlanamaz, kısıtlanamazlığı, kapsayıcılığının derinliği ve genişliği, insanla bağlantılandırılan ve bağdaştırılanların yetersizliği/düşüklüğünden dolayı apayrı olarak ve hiçbir şeyle karıştırılmaması gerekliliği. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kavramın/olayın kendi içinde ve kendine özgülüğünün gözönünde bulundurularak/dikkate alınarak değerlendirilmesi ve arı biçimde bırakılma gerekliliğinin ister kişi, isterse diğer tüm kavram ve olaylarla bağlantılandırılmasındaki/bağdaştırılmasındaki duyarlılık ve titizlik gerekliliği. )
( Kişiyi, kavramsallaştırma! Kavramı, kişiselleştirme!
[ GENEL ile ÖZEL'i karıştırma! ] )
( Düşüncenin üstesinden gelemeyen, düşünenin üstesinden gelmeye çalışır. )

- KİŞİ/İNSAN:
KÂR VAROLANI
ile/değil/yerine DEĞERLER VAROLANI

- KİŞİ/İNSAN ve/<> BİRLİK
( Benden konuşan ile senden dinleyenin birliği. )

- KİŞİ/İNSAN ile/ve/<> SAYGI

- KİŞİ/İNSAN ve/||/<>/< ZAAF
( Kişi, "zaafları"nın toplamı kadardır. )

- KİŞİ/LER değil/yerine/||/=/<>/< ZİHİN/LER

- KİŞİ:
"TAŞLANIR"
ve/||/<> "DIŞLANIR" ve/||/<> "SINANIR"
( İyiliği kadar. VE/||/<> Merhameti kadar. VE/||/<> Teslimiyeti kadar. )

- KİŞİ:
KONUŞTUĞU
ile/ve/değil/fakat/||/<>/< SUSTUĞU

- KİŞİ:
ÖLÜ ve ÖLÜMLÜ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOLU ve OLUMLU

- KİŞİ:
ŞER
ile/değil/yerine/>< ER

- KİŞİ:
CAN
ve/||/<>/> GÜÇ ve/||/<>/> /< İKRAR ve/||/<>/> /< ADÂLET ve/||/<>/> KEMÂL
( Kişi, doğar ve can kazanır. VE/||/<> />/< Canında güç kazanır/bulur. VE/||/<> />/< Gücünü, kararlarında/ikrarında bulur. VE/||/<> /< Kararında adâletli ise, erdemli olur. VE/||/<> />Adâletinde olgunluğu/kemâli bulursa, olgun/kâmil olur. )

- KİŞİLER ARASINDA:
"DUVAR ÖRMEK"
değil/yerine/>< "KÖPRÜ KURMAK"

- KİŞİLER:
YANLIŞ <> KÖTÜ
ile/değil/yerine/||/>< İYİ<> DOĞRU
( Ders bırakır. <> Deneyim bırakır. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Mutluluk bırakır. <> İz bırakır. )

- KİŞİLERDE:
(")KÖTÜ(")
ile/değil/yerine/>< (")İYİ(")
( [İlkesi]
Sahip olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Olmak.

[Simgesi]
Yılan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Elif. [ | ]

[Sıfatı]
Yalancı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dürüst.

[Hak(k)'a karşı]
Başkaldırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Boyun eğer.

[Haksızlığa karşı]
Boyun eğer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Başkaldırır.

[Öteki ile ilişkisi]
Sömürür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Öteki" diye biri yoktur.

[Etkisi]
Korku salar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ümidi yayar.

[Duygusal durumu]
Korkak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevecen.

[Görünüşü]
Her kılıfa girebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülümser. :)

[İletişimde]
Yargılar ve suçlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlar ve eğitir.

[Toplumsal etkisi]
Köleleştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Özgürleştirir.

[İş/hizmet karşısında]
Sorumluluk almaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sorumluluk alır.

[Başarı yolunda]
Sonuç odaklıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Süreç odaklıdır.

[Uygarlığa katkısı]
Aydınlığı karartır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Karanlığı aydınlatır. )

- KİŞİLERİ TANIMAK:
TANIŞIRKEN
ile/ve/değil/||/<>/>/< TARTIŞIRKEN

- KİŞİLERİ:
"DENEMEK"
değil/yerine "TARTMAK"

- KİŞİLERİN ANIMSANMASI:
"ZAYIFLIKLARI"
ile/değil/yerine/>< ÇABALARI

- KİŞİLERİN, BİZİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMASI ile/ve/değil/<>/< YANLIŞ KİŞİLERE YATIRIM YAPMAMIZ ve/ya da KİŞİLERDEN, FAZLA BEKLENTİDE OLMAK

- KİŞİLERİN:
HATASINDAN/YANLIŞINDAN/SUÇUNDA/GÜNAHINDAN
ve/fakat TÖVBESİNDEN
( Haberimiz olabilir. VE/FAKAT Haberimiz olmayabilir. [Dolayısıyla, kimseyi kınamamak gerek!] )

- KİŞİLERLE İLİŞKİDE:
ÇOK UZAKLAŞMAMAK
ve/||/<> ÇOK YAKLAŞMAMAK
( Donmamak için. VE/||/<> Yanmamak için. )

- KİŞİNİN İDÂRESİ ile/ve/<> TOPLUMUN İDÂRESİ ile/ve/<> DEVLETİN İDÂRESİ

- KİŞİNİN YAŞAMI:
VİTRİNLİK
ile/ve/değil/||/<>/< DERİNLİK
( Bildiğimiz. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Bilmediğimiz. )

- KİŞİNİN YETİŞMESİ ve/<> YETİŞMİŞ KİŞİ

- KİŞİNİN, ...:
"MİZAH GÜCÜ"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "AKIL GÜCÜ"

- KİŞİNİN, ...:
KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMESİ
ile/ve/değil/yerine KENDİNDEKİLERİ AÇIĞA ÇIKARMASI

- KİŞİNİN/İNSANIN ÖYKÜSÜ ve/<> İSÂ'NIN ÖYKÜSÜ

- KİŞİNİN/İNSANIN:
BİREYSELLİĞİ
ile/ve/<> TOPLUMSALLIĞI

- KİŞİNİN:
SESSİZLİĞİ
ile SUSKUNLUĞU
( Ağzın, kapalı tutulması. İLE Ağzın, kilitli tutulması. )
( Katlanılabilir. İLE Katlanılamaz. )

- KİŞİNİN:
"AĞZIYLA KUŞ TUTMASI"
değil "AĞZINI (KAPALI) TUTMASI"

- KISIR DÖNGÜYE NEDEN OLAN ile/yerine ARTIRMAYI SAĞLAYAN

- KİŞİSEL DÜŞÜNCEM ile/ve/değil/yerine OLMASI/OLMAMASI GEREKEN

- KİŞİYE/KİŞİNİN:
SIĞINMA
ile/ve/değil/||/<>/>/< GÜCÜNDEN YARARLANMA

- KİŞİYİ YIKAN:
DÜŞMAN(LAR)IN SÖZLERİ
ile/değil/||/<>/< DOSTLARIN SESSİZLİĞİ

- KİŞİYİ/ÇOCUĞU ELEŞTİRMEK ile/değil/yerine/></< DAVRANIŞI ELEŞTİRMEK
( Utancı artırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>
- KİŞİYİ/ÇOCUĞU ÖVMEK ile/değil/yerine/||/></< DAVRANIŞI ÖVMEK
( Kibri geliştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>
- KİŞİYİ/İNSANI:
DOĞRUDAN ANLAMAK
ile/ve/değil/yerine DOLAYLI OLARAK ANLAMAK
( Kişi/ler, dolaylı olarak, ancak, bir şeyler üzerinden anlaşılabilir. Doğrudan anlamak olanaklı değildir. Ve de kişi, ancak, kendinden bahsettiği oranda anlaşılabilir, bilinebilir/tanınabilir. )

- KİŞİYİ/KİŞİLERİ:
"KÜÇÜMSEMEK"
ve/||/<> "BÜYÜK GÖRMEK"
( Ahlâksızlıktır. VE/||/<> Korkaklıktır. )

- KİŞİYİ:
FARKLI KILAN
ve/||/<> GÜÇLÜ KILAN ve/||/<> KENDİ KILAN
( Affettiklerimiz. VE/||/<> Sabrettiklerimiz. VE/||/<> Vazgeçtiklerimiz. )

- KİŞİ ve/||/<> AYNA ve/||/<> YAZI
( Üçü de herşeyi yansıtır. )
( Ancak, üçüne baktığında, kendini görebilirsin. )
( Kişi, kendini, en iyi, yazı aynasında tanır ve gerçekleştirir. [ Öncelikli olarak, iki ayrı sayfada, şu iki dizini oluşturmakla başlamak gerek. 1- HAYIR! | 2- YAPMAYABİLECEKLERİM(İZ) ] )

- KISKANÇLIK:
HALK ARASINDA
ile SINIRLI/BELİRLİ BİR ÇEVREDE (/[eskiden] SARAYDA)
( İğne ucu gibidir. İLE Hançer ucu gibidir. )

- KISKANÇLIK ile/ve/değil İĞRENME

- KISKANÇLIK = JEALOUSY[İng.] = JALOUSIE[Fr.] = EIFERSUCHT[Alm.] = ZELOTYPIA[Lat.]

- KIŞKIRTMAK ile "KAMÇILAMAK"

- KİTAP OKUMAK:
"UYUMAK İÇİN"
değil UYANIK KALMAK/OLMAK ÜZERE

- KİTAP OKUYANLAR ile/>< HIRSIZLAR
( Kitap çalmaz. İLE/>< Kitap okumaz. )

- KİTAP ile/ve/||/<>/> KİTAP SEVDÂSI VE AŞAMALARI
( )
( KİTAP SEVDÂSI AŞAMALARI...

9- Kitapları/nı, sonraki kuşağa bırakma...
8- Kitap biriktirme...
7- Yeniden keşfetme...
6- Kitaba yer/gereksinim yok...
5- Kitaplardan beklenilenin dayanılmaz hayal kırıklığı... ["Ben bir kitap yazayım da görsünler!"]
4- Kitapları, kişilerle etkileşimde olmanın yerine koyma...
3- Kimlik olarak kitaplar...
2- Kitap aşkı...
1- Kitapların keşfi... )

- KİTAP ile/ve/<> ÖĞRETMEN/HOCA/MÜRŞİT/GURU
( Neyi/neleri nasıl yapacağını/yapabileceğini anlatır/gösterir. İLE/VE/<> Neyin/nelerin yapılmayacağını/yapılmaması gerektiğini gösterir/anlatır. )
( Veri/bilgi. İLE/VE/<> Bilgi + Tecrübe. )
( ... ile/ve/<> GURU: Can bağdaşması. )

- KITÂ değil/yerine/= ANAKARA; BİRLİK

- KIYÂM ve/||/<> SÜKÛNET ve/||/<> KAVL ve/||/<> HAYAT
( Hizmet ile olsun! VE/||/<> Hürmet ile olsun! VE/||/<> Hikmet ile olsun! VE/||/<> Edep ile olsun! )

- KIYAS ile/yerine KARŞILAŞTIRMA
( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum şeklinde göreceliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek). Sonuç: Kıyasın değil, karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )
( Nispet. İLE/YERİNE Oran. )

- KIZMAK ile/ve/||/<>/< BİLGİSİZLİK
( Ne kadar az bilirsen, o kadar kızarsın. )

- KIZMAK ile/ve/değil/yerine GÜCENMEK

- KIZMAK ile/değil/yerine/< ÜZÜLMEK

- KLASİK DÖNEM ANLAYIŞI ile MODERN DÖNEM ANLAYIŞI

- KLÂSİK NEDENSELLİK (ELEŞTİRİSİ) ile/ve MODERN NEDENSELLİK (ELEŞTİRİSİ)

- KOLAYCILIK ile/ve/değil/<> TESLİMİYET

- KOLAYCILIK ile/değil/yerine/>< YARDIM GEREKSİNİM EŞİĞİ

- KÖLELEŞTİRENLER:
SEVİLME İSTEĞİ
ve/||/<>/> BEĞENİLME İSTEĞİ ve/||/<>/> TAKDİR EDİLME İSTEĞİ

- KÖMÜR değil/yerine/>< ÖMÜR
( Kömür gibi bir hiç uğruna, yüzlerce güzelim kömür gözlümüzün, gözlerinin pırıltılarını ve gölgelerini kalbimizde yaşatmaya devam edeceğiz!

Bir şeylerin ihtirası yüzünden, ölmeden önce ölemeyip işçilerin ölmesine göz yumabilenler içinse, ne desek az, ne desek çok olacağından ve onların da sonlarının, gölgeleriyle ortada olduğunu anımsamamız, belki bir nebze daha teselli olabilir ümidiyle...

:( ((((

" 'Küçük' bireylerin, gölgeleri büyüdükçe, güneş, batıyor demektir."

)

- KONSENSUS değil/yerine/= UZLAŞIM

- KONSEPT değil/yerine/= KAVRAM

- KONSERSİYUM değil/yerine/= YARDIM YÜRÜTÜM BİRLİĞİ

- KONU/DURUM/BAŞLIK DEĞERLENDİRMEDE:
KOŞULLAR
ve/||/<>/> OLANAKLAR ve OLANAKSIZLIKLAR ve/||/<>/> OLASILIKLAR ve/||/<>/> (ARA) ÇÖZÜMLER

- KONU/KAVRAM/DURUM:
TARTIŞILABİLİR
ile/ve/değil/yerine/< TARTIŞILMAYA DEĞER

- KONUŞABİLECEĞİN BİRİ ile/ve/>/değil/yerine SUSUŞABİLECEĞİN BİRİ

- KONUŞKAN/LIK ile/ve/<> CANDAN/LIK

- KONUŞMA SIRASINDA:
KAYITLI BAŞLIKLARA UYABİLMEK
ile/ve/||/<> SÖZLERİN/BAŞLIKLARIN, DİNLEYİCİYE NE KADAR UYUP UYMAYACAĞI

- KONUŞMA/DA:
"YORGUNLUK"
ile/değil/yerine GELİŞİM/DÖNÜŞÜM

- KONUŞMA/SÖZ ile/ve DİL
( * Her konuşmanın öznesi vardır. - Dil'in yoktur.
* Her konuşmanın muhatabı vardır. - Dil'in yoktur.
* Her konuşmanın şimdisi vardır. - Dil'in zamanı yoktur.
* Her konuşma bir şeye dairdir. - Dil herşey hakkındadır. )
( Dil, konuşur; kişi, dile uyduğu kadar konuşur. )
( Hareket halindekilere konuşulmaz, duranlara/duranlarla konuşulur. )

- KONUŞMAK DÜŞÜNMEYİ BİLMEK

- KONUŞMAK/YAZMAK ile/ve/yerine/değil/hem de YAPMAK/UYGULAMAK
( Bir kişinin bir şey yapıyor ya da yapmıyor gibi görünmesi çoğu zaman yanıltıcıdır. )

- KONUŞMAK:
"AĞIZLA"
ve/değil/||/<>/< AKILLA

- KONUŞMAK ile/ve/değil/< DİNLEMEK

- KONUŞMAK ile/yerine GEREKTİĞİ KADAR KONUŞMAK
( İTNAP: Sözü boş yere uzatmak. )

- KONUŞMAYAN/KONUŞAMAYAN ile/değil/yerine SUSAN/SUSABİLEN
( Bilgisiz/cahil, bazı/birçok şey(ler)i bilmeyen/algılayamayan/anlayamayan/kavrayamayan. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilen, farkındalıklı. )

- KONUŞMAYI BİLMEK ve/= DÜŞÜNMEYİ BİLMEK

- KONUŞTURAN/KONUŞULAN REKLÂM ile/ve/<>/değil/yerine SATTIRAN REKLÂM

- KONUŞ ve/||/<>/> EĞLEN ve/||/<>/> TARTIŞ ve/||/<>/> KORU
( Arkadaş gibi. VE/||/<>/> Çocuk gibi. VE/||/<>/> Eş gibi. VE/||/<>/> Kardeş gibi. )

- KOPERNİK:
"MODERN ASTRONOMİNİN İLKİ"
değil
ANTİK EVREN ANLAYIŞININ, SON TEMSİLCİSİ


- KOPMA:
(")İNCELDİĞİ(") YERDEN
ile/değil/ne yazık ki "İNCİNDİĞİ/MİZ / İNCİTTİĞİ/MİZ" YERDEN

- KOPUK/LUK ile KAYITSIZ/LIK

- KORKAK ile/ve/<> KAYPAK

- KORKULACAK OLAN:
KİŞİNİN KAZANDIĞI PARA
değil "PARANIN KAZANDIĞI KİŞİ"

- KORKUTAN ile/ve/||/<> KORKAN
( Korkutanlarla ile korkanlar arasında sessiz bir suç ortaklığı vardır. )

- KORKUYA DAYALI "SAYGI" ile/değil/yerine SAYGI

- KORKU ile ANLAYIŞ EKSİKLİĞİ

- KORKU ile/ve/<>/değil ÇARESİZLİK

- KORKU ile/ve/yerine SAYGI
( Korkuyu yenmek, bilgeliğin başlangıcıdır. )
( Tanrı'yı düşünmeden önce, kendinizi kabul etmek zorundasınız. )
( Before you think God, you must accept yourself. )

- KORKU ve/||/<>/< ZARAR GÖRMEK

- KORUMAK:
[hem] KİŞİYİ, KENDİNDEN
hem de DOĞAYI, İNSANDAN

- KORUMA ile/ve/||/<> SÜRDÜRME

- KOŞUK ile GÜZELLEME
( ... İLE Halk yazınında, konusu sevi olan, lirik bir koşuk türü. | Şen, sevinçli duyguları anlatan türkülerde özel bir ezgi. )

- KOŞULSUZ SEVGİ ile/ve SEVİYORSAN/SEVGİ VARSA KOŞULSUZ SEVGİ

- KOŞULSUZ = HAMLİ = CATEGORICAL[İng.] = COTÉGORIQUE[Fr.] = KATEGORISCH[Alm.] = KATEGORIKOS[Yun.]

- KÖTÜ NİYETLE PLAN YAPIP "KAZANMAK" ile/değil/yerine/>< İYİ NİYETLE ÜMİT EDİP KAYBETMEK

- KÖTÜ/LÜK ile/ve/<> GEREKSİZ YERE/LİK

- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil/<> KÖTÜLÜKLERE NEDEN/VESİLE OLAN
( Kendinden çok, başkalarından az isteyen bir kişi, kendini, kötülüklerden uzak tutar. )

- KÖTÜLÜKLERLE "YÜKSELMEK" değil/yerine/><
İYİLİKLERLE "KAYBETMEK"


- KOYU ile DOLGUN

- KROZOL ve AŞK MEYVESİ
( Orta Afrika Cumhuriyeti'nde bulunan ve tatmanız önerilen iki tropikal meyve. )

- KÜÇÜĞÜN, BÜYÜĞE SELÂM VERMESİ ile/ve/değil/yerine BÜYÜĞÜN, KÜÇÜĞE SELÂM VERMESİ

- KÜÇÜMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖTEKİLEŞTİRMEK

- KUDRET ve/<> HİZMET

- KÜFR ETMEK ile/değil/yerine "BU DA VAR(MIŞ)" DEMEK

- KÜFÜR değil/yerine/>< FİKİR
( Gerçeğin üstünü örtmek. DEĞİL/YERİNE/>< Gerçeğin örtüsünü açmak. )

- KUĞU:
Güzelliğini sergilemekten, su içmeyi bile boşvererek/unutarak susuzluktan ölmüş.


- KULLANIM DEĞERİ ile/ve/<>/< PAYLAŞIM DEĞERİ ile/ve/<>/< DEĞİŞİM DEĞERİ ile/ve/<>/< ÜRETİM DEĞERİ

- KÜLTÜR ORTAKLIĞI ve/||/<> ORTAMI

- KÜLTÜR:
İÇGÜDÜ
ve/>/+ İÇTEPİ ve/>/+ DÜŞÜNCE ve/>/+ İNANÇ

- KÜLTÜR ile/ve/||/<> GELİŞİM ODAKLI DEĞERLER KÜLTÜRÜ

- KUR'ÂN-I KERÎM:
BAŞAT TAVIR
ile/ve/<> REVNAK[Fars.][: Parlaklık, güzellik, tazelik, süs.]

- KUR'AN-I KERÎM:
TEVHİD
ile/ve/<> HAŞR/ÂHİRET ile/ve/<> NÜBÜVVET ile/ve/<> İBÂDET ve ADÂLET

- KURAL(LILIK) ile/ve NEDEN(SELLİK)

- KURAL(LILIK) ile/ve NEDEN/SELLİK

- KURAL/LILIK ile/ve NEDEN/SELLİK

- KURAM ile/ve/değil ANLAYIŞ

- KURAM ile/ve/< KAVRAM
( Bir kuramın varlığı(ontolojisi) yoksa herhangi bir kuramdır. )

- KURNAZ/LIK ile/değil CERBEZE
( ... İLE/DEĞİL İyi konuşma. | Beceriklilik, girginlik. | Kurnazlık, hilekârlık. )

- KURTULMAK ile ÖZGÜRLEŞMEK
( Özgürleşme, kişinin kendi kendine empoze etmiş olduğu yanlış fikirlerden kurtulmasıdır. )
( Bir canlı varolan, kurtuluşun onun ulaşabileceği bir yerde olduğunu bir kez işitir ve anlarsa, asla unutmayacaktır. )
( Liberation is of the self from its false and self-imposed ideas.
Once a living being has heard and understood that deliverance is within his reach, he will never forget, for it is the first message from within. )

- KURU KURU (DÜŞÜNMEK)
( Bir şey yapmak yerine sadece düşünerek zaman geçirmek, işe yaramamak. )

- KURUCU BAĞLILIK ile NEDENSEL BAĞLILIK

- KURUCU KLÂSİK ile BÜYÜK SENTEZ KLÂSİĞİ ile MEDENİYETLERİ YATAY/DİKEY(/HEM YATAY, HEM DİKEY) KESEN KLÂSİKLER

- KUŞATMA/KUŞATICI ile KAPSAMA/KAPSAYICI

- KUŞKU:
NİYETTE
ile/ve/||/<> AMAÇTA
( Yola çıkarmaz. İLE/VE/||/<> Yol aldırtmaz. )

- KUŞKULU SEVGİ yerine KOŞULSUZ SEVGİ

- KUŞKU ile/değil/yerine ÇÖZÜMLEME

- KUSURLU SORUMLULUK(/HİZMET ve GÖREV) ile/ve/||/<> KUSURSUZ SORUMLULUK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL OLASILIK

- KUTSAL ile/ve/değil BÜTÜNSEL/BÜTÜNLÜKLÜ

- KUTSAL ile/ve/değil BÜTÜNSEL/BÜTÜNLÜKLÜ

- KUTSAL ile/ve/<> MUKADDES
( Kişi, inanırsa. İLE/VE/<> Kişiler/toplum, kişiye inanırsa. )

- KUVVETLER AYRILIĞI ve/> AŞILMIŞ BİRLİK

- KUVVETLER AYRILIĞI ile/ve/<>/|| KUVVETLER BİRLİĞİ

- LÂF YETİŞTİRMEK ile/değil/yerine/>< KENDİNİ YETİŞTİRMEK

- LAİKLİK ve/<> ADÂLET

- LEKSİKOLOJİ[Fr., İng.] değil/yerine/= SÖZCÜKBİLİM/SÖZLÜKBİLİM

- LEZÂYİZ-İ/LEZZET-İ CİSMÂNİYE ile/ve SIFÂT-I KEMÂLİYE

- LEZZÂT-I CİSMANİYE ile/ve SIFAT-I KEMÂLİYE

- LÜKS ile/değil/yerine TOKGÖZLÜLÜK
( Yapay yoksulluk. İLE/DEĞİL/YERİNE Doğal zenginlik. )

- MADDİ HAZ ile/ve MANEVİ HAZ
( Zamana bağlı olarak. İLE/VE AN'da. )

- MADDÎ İKRAM ile/ve/<>/|| MANEVÎ İKRAM
( Anımsayamayabilirsiniz. İLE/VE/<>/|| Unutmazsınız. )

- MADDÎ ile SURÎ ile FAİL ile GÂÎ NEDENLER

- MAHCUBİYET[Ar.] değil/yerine/= UTANGAÇLIK/SIKILGANLIK

- MAHFİL-İ KAZÂ değil/yerine/= ADÂLET MEYDANI

- MAHİYET'TE VARLIK:
AYNİYET
ile/ve GAYRİYET ile/ve CÜZZİYET

- MAKAMDA YÜKSELİŞ ile/ve/değil/yerine HİZMETTE YÜKSELİŞ
( Allah'ın kudretiyle bitişen kişi, hepimize ücretsiz ve menfaatsiz olarak hizmet eder. )
( Bir meyve ağacı, uzaktan hep yaprak görünür. Yanına yaklaşınca meyveleri görünmeye başlar. Yaprak olmasa meyve yetişemez. O kadar yaprağın hizmeti o meyveler içindir. )
( Keşkül Dergisi'nden: Hizmet I, Hizmet II )

- MANTIK ile YÖNTEM

- MANTIK/SAL ile/ve/<> KAVRAM/SAL

- MANTIKÇA DÜŞÜNMEK ile/ve/<> VARLIKÇA DÜŞÜNMEK

- MANTIKLI DÜŞÜNMEK ile/ve MANTIK BİLMEK

- MANTIKLI ile MANTIKSAL
( Mantığa uygun, usa/akla uygun. | Mantığa uygun davranan. İLE Mantıkla ilgili olan. )

- MANTIK ile/ve YÖNTEM
( ... İLE/VE Gelecekte olacak bir şeyi yakalamak. )
( ... İLE/VE Modern bilimlerin mantığı. )
( Yöntemi bilen bilgiyi elde eder. )

- MANTIK ile/ve/değil/yerine YÖNTEM

- MARDİN ÇÖREĞİ ile/ve/<> PAYLAŞIM

- MÂRUZ KALMAK ile/ve/<>/değil TÂBİ TUTULMAK

- MAŞERÎ[Ar.] değil/yerine/= ORTAK US/AKIL
( Topluluğun olan, ortaklaşa. )
( Hiçkimse, hepimiz kadar akıllı değildir/olamaz. )

- MASÛNİYET-İ ŞAHSİYE ile MASÛNİYET-İ TEŞRÎİYE
( Kişi dokunulmazlığı. İLE Yasama dokunulmazlığı. [Milletvekili dokunulmazlığı değil!] [Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının sadece meclisteki sözleri üzerine sınırlandırılmasını bekliyoruz en kısa sürede!] )
( MASÛNİYET: Eminlik, sağlamlık, mahfuzluk. | Korunma. | Dokunulmazlık. )

- MECÂZÎ AŞK ile/ve/> HAKİKÎ AŞK

- MECBURİYET/LE ile/ve/değil/yerine/||/></< MUHABBET/LE

- MECCÂNEN ile MECCÂNÎ
( Ücretsiz, parasız, bedava. İLE Parasız, bedava. | Bedavacı. )

- MECZUB OLMAK ile/ve/<>/değil/yerine CÂZİB OLMAK

- MECZÛB ve/||/<>/> DİLEKÇESİ...
( 1965 yılında vefât eden, Elazığ Tımarhanesi'ndeki bir meczubun (ortadaki) Allah'a yazdığı mektubu...

“Ben, dünya Kürresi, Türkiye karyesi ve Urfa Köyü'nden, (El-Aziz --Elazığ) Tımarhanesi (Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi) sakinlerinden; ismi önemsiz, cismi değersiz, çaresiz ve kimsesiz bir abdi acizin, ahir deminde misafiri Azrail’i beklerken, Başhekimlik üzerinden, Hâkimler Hakimi'nin dergâh-ı Ulûhiyetine son arzuhâlimdir:

Ben, gam(dertlilik) deryasında, fakirlik vatanında, horluk ve rezillik kaftanında, PADİŞAH yapılmışım.

Meyvelerden, dağdağana; çalgılardan, ney-kemana kapılmışım… Benim yatağım, akasya dikeninden; yorganım, kirpi derisinden farksızdır. Kalbim, Ayizman’ın(Hitlerin işkenceci Nazi Komutanı) fırını ve Sahrâ'nın çöl fırtınasıdır.

Ruhum, âşık-ı Hüdâ Mahbûb peresttir, lâkin aklım, kaderin cilvesi ve talihin sillesiyle gûresttir(gel-gittir).

Bana gelen, derd ü gamın kilosu beleştir. Nerede bir güzel varsa, bana karşı keleştir(yüz vermez, cesaretlidir), tüm yiğitler de bana hep ters ve terestir.

Aylar geçti, tek temizliğim, gözyaşıyla ve kara toprakla aldığım teyemmüm abdesttir. Yani, içtiğimiz, kezzap suyu; mezemiz ise ateştir.

Ol Resûl-i zişân ve Sultân-ı dü-cihân: “Cenâb-ı Allah’ın, insanları, dünya; dünyayı ise insan için yarattığını; Ruhları, vucud için, vucudları ise ruhlar için yarattığını; erkekleri, kadınlar; kadınları, erkekler için yarattığını; Cennet'i, mü’min kullar, mü’min kulları da Cennet için yarattığını; cehennemi, inkârcılar ve münâfıklar, inkârcıları ve münâfıkları da cehennem için yarattığını” hadisleriyle haber vermiştir.

Peki, acaba, benim gibi meczub divâneleri ne maksatla halk etmiştir? Bilen babayiğit, meydana çıkıp söylesin...

Allah, sana iman verdi, sen, tuğyan edersin; O in’am etti, sen, küfran(nankörlük) edersin; O, ikram etti, sen, inkâr edersin; O, ihsân etti, sen, isyân edersin; bir de kalkıp bana deli divâne diye bühtân edersin!...

Bu söylediklerimin hepsi, ruhumun içinde cenk etmektedir. Eğer, dilekçemin yanıtı gelirse bu manevralar sona erecektir.

Şimdi, adresimi arz ediyorum: Kur’ân’ı geldiği yere, yine Kur’ân’ı getiren, geri taşısın. Madem ki, ahkâmı ve ahlâkı kalmadı, Kur’ân’ın kâğıdı ve yazısı neye yarasın?! Tâ ki, Hz. Muhammed Mehdi (A.S) gelince, yeniden okunup yaşansın!

Ey, zerrelerden kürrelere, yerlerden göklere, tüm âlemlerin Rabbi!...

Ey, cemâdî, nebâtî, hayvanî, insanî, ruhanî ve nuranî, her şeyin ve herkesin yegâne sahibi!...

Ey, iman ve şuur ehl-i kalplerin, en yüce habîbi!...

Ey, dertli bedenlerin, kederli gönüllerin ve yaralı yüreklerin tabîbi!...

Ben, bi-çâre kulun ki; garipler garîbi, hüzünlerin esîri, zulümlerin mustarîbi, öksüz, yetim ve sahipsiz bir tımarhane delisi...

Ama kutsî muhabbet ve hasretinin divânesi!...

Herkesi ve her şeyimi elimden aldın ama sana sığındım, aşkına sarıldım, yegâne Sen kaldın!... Yurdumdan, yuvamdan, evimden, barkımdan ayırdın, gurbete ve hasrete saldın. Ama onları ararken, Sana ulaştım, sevdâna daldım! Böylece, fânî ve hayalî görüntülerden kurtarıp hakîkî tecellîne mazhar kıldın.

Yüceler yücesi Rabbim, Efendim!

Hakk'tan saparak ve haddimi aşarak, hâşâ, Sen'den, Burak bineği, Cebrail seyisi, Sidret'ül Münteha menzili, cümle mahlûkâtın en şereflisi, Rahmân'ın en mükemmel tecelli ve temsilcisi… Kâinâtın fahrî ebedîsi, Âhir zaman Nebî'si ve Mehdî'si, Levh-i Mahfûz'un tercümanı ve tebliğcisi, Efendiler efendisi, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem’in) Mahbubiyeti'ni mi istedim?...

Hanif Din'in üstadı ve nice Nebîlerin atası, Hz. İbrahim’in, halîliyetini; Hz. Süleyman’ın, saltanat ve servetini; Hz. Musa’nın, Celâdet ve cesâretini; Hz. İsa’nın ruhanîyetini mi istedim?...

Hz. Ebû Bekir Sıddık’ın, yüksek fazîlet ve kurbiyyetini; Hz. Ömer'ül Faruk’un, dirâyet ve teslimiyetini; Hz. Osman-ı Zinnureyn'in, asâlet ve sehâvetini; Hz. Aliy'ül Murtaza’nın, ilim ve velâyetini mi istedim?...

Senden, mülk-ü-hâkimiyet, şan-ü-şöhret, mal-ü-servet mi talep ettim? Senden, vucuduma sıhhat ve âfiyet; aklıma ziyâ ve selâmet; hayatıma, huzur ve istikâmet dilendiysem, bunlar için de bin kere tevbe ettim!

Çünkü, Şeriât'ın iptal, Tarikât'ın ihmal, Hakîkât'ın ihlâl ve mü’minlerin iğfâl edildiği bir zillet ve rezâlet döneminde, bana, akıl ve mükellefiyet verseydin, bu, sadece benim mesûliyet ve mahzûniyetimi ziyâdeleştirecekti!

Sultan'ım Efendi'm!

Ben, Senden, sadece, seni istedim; pahası, elbet böyle yüksektir ve tüm sevdiklerimi ve sahiplendiklerimi uğruna fedâ etmektir.

Rabbim, elbet vardır hikmeti ki, bu kuluna, böyle zillet ve zahmet çektirirsin. Ben, hâşâ, itiraz değil naz ederim ama umarım, Sen, niyâz kabul edersin.

Aile efrâdımı, akl-ı izânımı alıp beni hicrâna saldın. Ama yine de şükür; ya akıllı kalıp ama hâin ve hilekâr olaydım...

Ya varlıklı kalıp ama zâlim ve sahtekâr olaydım...

Ya âlim ve saygın kalıp ama gâfil ve riyâkâr olaydım...

Ya arkalı etraflı kalıp ama azgın ve zulümkâr olaydım...

Ya sağlıklı sefâlı kalıp ama sapıtmış, ahlâksız ve vicdansız olaydım!...

Derd-ü-belâ ki, sabredenlerin vesile-i mirâcıdır. Mü'minler, kalbimin tâcı; mücrimler, rahmetin muhtâcı; münkirler, hikmetin icabı; Sâdık ve âşık, ehl-i cehd adâletin ilâcıdır. Velâkin, bu münâfık, hain ve zâlimler ise çıban başıdır, akrep gibi sancıdır; şerefli insana, helâli dışında tüm kadınlar, kızlar, ana-bacıdır.

Ey Rabbim, Efendi'm!

Malûm-u âlîniz ve yüce takdirinizdir ki; ne özenli-bezekli elbiselerle gezdiğim bayramlarım oldu… Ne onurlu ve huzurlu seyahatlerim ve seyranlarım oldu… Ne etrafımda hizmet ve rağbet gösteren dostlarım ve hayranlarım oldu!...

Lezzet ne imiş, izzet ne imiş ve fazilet ne imiş tatmadım; ama şikâyet şekâvettir; tüm bu fânî ve fenâ nimetlerin asıl sahibi olan Padişahlar Padişahı'nı buldum...

Beni, yoktan var ettin, iman ve hidâyet buyurup varlığından haberdar ettin, ama aklımı alıp kulunu, bi-karar ettin. Sana, sonsuz şükürler olsun!...

Şimdi, son dileğim, beni yanına al ve bir daha huzurundan ve sonsuz nûrundan ayırma, ne olursun!

Umarım, bu dilekçeyi yazdım diye bana darılmazsın; çünkü, Zâtından gayrıya yalvarıp yakarmanın, ŞİRK olduğunu buyurdun!

Selâm ve dua ile... )

- MECZUB ile MELENG[Fars.]
( ... İLE Yalınayak, başıkabak bir halde dünya ile ilişkisini kesmiş olan. | Hakikî aşk ile sarhoş olmuş kişi. )

- MEDÂR-I İFTİHÂR değil/yerine/= ÖVÜNME NEDENİ/ARACI

- MEDDAH ile/ve/< KISSAHAN

- MEDENİYET DİLİ ile/ve/değil KÜLTÜR DİLİ

- MEDENİYET ve FELSEFE-BİLİM

- MEDENİYET ve/<> TEMEDDÜN
( Düşünülen ve konuşulanı içerir. VE/<> Aynı zamanda, yaşanılan ve yapılan süreci, sürekliliği içerir. )
( Olmuş, bitmiş örgü. VE/<> Sürekli örülmekte olan bir örüntü. )

- MEDET[Ar.] değil/yerine/= YARDIM

- MEDYATİK ZİHNİYET ile AKADEMİK ZİHNİYET ile SİSTEMİK ZİHNİYET ile BİLGE ZİHNİYET
( 50-100 günü öngermek. İLE 50-100 yılı öngermek. İLE 500-1000 yılı öngermek. İLE 5000 - ~ yılı öngörmek. )

- MEKÂN ANLAYIŞI ile/ve MUTLAK MEKÂN ANLAYIŞI
( Thomas Hobbes [1588-1679] ve/> Descartes[Kavramsallaştırılması/Kuramsallaştırılması] )

- MEKÂN SÜREKLİLİĞİ ve KÜLTÜREL BÜTÜNLÜK

- MEKÂNİK DAYANIŞMA ile/ve DAYANIŞMA

- MEKÂN[Ar. < KEVN | çoğ. EMÂKİN, EMKİNE] ile/ve/< MESKEN[Ar. < SÜKÛN | çoğ. MESÂKİN]
( Yer, mahal. | Ev, oturulan yer. | Uzay. İLE/VE Sakin olunacak, oturulacak yer, oturulan ev. )

- MEKRÜMETLÜ/MEKREMETLÜ ile FAZÎLETLÜ ile SEMÂHATLÜ ile FÜTÜVVETLÜ ile MEVEDDETLÜ ile ZEHÂDETLÜ
( İlmiyede sadreyn pâyesinin resmi unvanı. İLE İlmiye sınıfına ait olanlardan, İstanbul ve Harameyn unvanını alanlara hitapta kullanılan unvan. İLE Din âlimleri arasında kazaskerlik pâyesinde bulunanlara özel resmî takma ad. İLE Askerlikte mülâzım[teğmenler] ile kol ağası ve yüzbaşılara mülkiyede, rabia ve hâmise rütbeleri taşıyan kimselere verilen unvan. İLE Rütbesi olmayan kadılara verilen unvan. İLE Şeyhlere ve din adamlarına hitâben kullanılan unvan. )

- MEMNUN KALMAK ile MÜTEESSİR OLMAK

- MEMNUN OLMA ile/ve/değil UYGUN OLMASI

- MEMNUNİYET ile KABUL

- MEMNUNİYET ile MUTLULUK
( Tüm mutluluk, öz varlığınızı hoşnut etmekle gelir. )
( Mutluluğumuzun, nesnelere, olaylara ve kişilere bağlı olduğuna "inanmak", gerçek doğamızla ilgili bilgisizliğimizden kaynaklanır. )
( Mutluluğu, saldırıya ve değişikliğe uğratılamaz olan gerçek mutluluğu ararsanız, dünyayı, acıları ve hazları ile ardınızda bırakmalısınız. )
( Bağımsızlığınızı idrak edin ve mutlu kalın. )
( Kederin nedeni cehalettir. Mutluluk anlayışı izler. )

- MENSÛBİYET ve/||/<> MESÛLİYET
( Fikriyat, hissiayata dönüşmeden oluşmaz. VE/||/<> Hissiyat, hassasiyetlere dönüşmeden oluşmaz. )

- MERÂHİM[< MERHAMET] ile MERÂHİM[< MERHEM]
( Acımalar, merhametler. İLE Merhemler. )

- MERHAMET[< RAHM] = CLEMENCY, MERCY[İng.] = CLÉMENCE[Fr.] = MILDE[Alm.] = CLEMENTIA[Lat.]
( Şefkat gösterme, acıma. | Birini esirgeme. )

- MERHAMET ile ACIMAK

- MERHAMET ile/ve AF
( Taş kalpleri, en iyi mezar taşları yumuşatır. )

- MERHAMET ve/<> HÜRMET
( Büyüğün, küçüğe gösterdiği/göstermesi gereken. VE/<> Küçüğün, büyüğe gösterdiği/göstermesi gereken. )

- MERHAMET ile/ve/<> KALBİN MERHEMİ

- MERHAMET ile/ve SABIR

- MERYEM ile 12 MERYEM
( Bulunduğu yeri terk eden. | Uzaklaşmış (olan). İLE Hz. İsa'nın annesi Kutsal Bakire Meryem, Havari James'in annesi Meryem, Evangelist=İncil'in dördüncü kitabının yazarı Yuhanna'nın (John) annesi Meryem, kim olduğu bilinmeyen ve esrarengiz bir kadın olarak kalan ve sadece 'ÖTEKİ' [Other] diye tanıtılan Meryem, fahişe Meryem, Mary Jacoby diye adı ve soyağacıyla belirtilmiş olan Meryem, Maria Magdalena [Mecdel'li Meryem], Mark'ın yazdığı ikinci kitapta adı geçen Bethany'li Meryem ve son olarak da Mısır'lı Meryem. [16.yy'da, iki Meryem daha eklenmiştir.] )

- MESÛL ve/||/<>/> MESÛD

- MESUT/MESUD[Ar.] değil/yerine/= MUTLU

- METODİK değil/yerine/= YÖNTEMLİ

- METODOLOJİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= YÖNTEMBİLİM

- METOT(/D) değil/yerine/= YÖNTEM

- MEVEDDET ile/ve/||/<> HUB
( Kişiye özgü sevgi. İLE/VE/||/<> Sevgi. )

- MEYL ve/> MUHABBET ve/> AŞK ve/> BULMAK VE OLMAK
( MÜEBBED MUHABBET )

- MEYVENİN OLGUNLAŞMA DEVRESİ = MEVSİM-İ NAZC-İ SEMERE = PÉRIODE DE MATURATION

- MEZELLET[Ar.] değil/yerine/= ALÇALMA, BAYAĞILAŞMA

- MEZUNİYET ile EMEKLİLİK

- MİHNET ile/ve/<> TÂKAT

- MİNNET DUYMAK ile SAYGI DUYMAK

- MİSAFİRPERVER değil/yerine/= KONUKSEVER

- MİSK KOKUSU ile/ve/değil/yerine DOST KOKUSU

- MİSTİK ile/ve AŞKIN

- MİT ve/||/<>/> ÜMİT

- MİZAN ile/ve USÛL/YÖNTEM

- MIZIKÇI/LIK değil/yerine/= OYUNBOZAN/LIK
( Çeşitli nedenlerle oyunu bozan, yenilgiyi kabul etmeyen, kolayca darılan kişi. )

- MODERN DÜŞÜNÜŞ/ANLAYIŞ/YAKLAŞIM ile/ve/değil/yerine/> POSTMODERN DÜŞÜNÜŞ/ANLAYIŞ/YAKLAŞIM
( Ya, ya da ilkesiyle/yaklaşımıyla. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Hem, hem de ve Ne, ne de ilkesiyle/yaklaşımıyla. )

- MORİTANYA'DA:
ÇAY
ve 3 SUNUM/ANLAMI
( Moritanya'da, ufak bardakta üç kez çay ikram edilir.

1. Yaşamın kendi gibi acıdır.
2. Aşk kadar tatlıdır.
3. Ölüm kadar katıdır. )

- MUALLİM[Ar. < İLM] değil/yerine/= ÖĞRETMEN
( Tâlim eden, öğreten, öğretmen, hoca. )

- MUAMELE ve/<> MUHASEBE

- MUAVİN[Ar.] değil/yerine/= YARDIMCI

- MUAYEDE[Ar.] değil/yerine/= BAYRAMLAŞMA

- MUAZZEZ[Ar.] değil/yerine/= SAYILAN, SAYGI DUYULAN/GÖSTERİLEN

- MÜBÂGAME değil/yerine/= TATLI DİLLİLİK

- MÜBÂREK[< BEREKET] değil/yerine/= VERİMLİ/KUTLU
( BEREKETLİ, FEYİZLİ | UĞURLU, HAYIRLI, MUTLU, KUTLU )

- MÜBAŞERET[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİM
( Bir işe başlama. )

- MÜBTESİM[< TEBESSÜM] ile GÜLÜMSEYEN, TEBESSÜM EDEN

- MÜCBİR[< CEBR] değil/yerine/= ZORLAYICI/ZORLAYAN

- MUCİZE ile KERÂMET ile MAÛNET(Allah'ın yardımı/inâyeti.) ile İSTİDRÂC
( Peygamberlerde. İLE Velilerde. İLE Mü'minlerde. İLE Kâfirlerde. )

- MÜFLİS ile/değil/yerine/>< MÜFLİK
( İflâs eden. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Birinci sınıf şiir yazan şair. )

- MUHABBET VE SAYGILI OLMAMAK/HÜRMETSİZLİK ile/yerine MUHABBET VE SAYGI/HÜRMET
( Önceki halden daha kötü duruma getirir. İLE/YERİNE Muhabbetsiz saygı bir yere ulaştırmaz fakat kişiyi bozmaz. )

- MUHABBET ile/ve MERHAMET

- MUHABBET ile/ve/<> MERHAMET ile/ve/<> ADÂLET

- MUHÂCEZE ile MUACCİZE[< ACZ]
( Fısıldamak. İLE Sıkıntı verme, bıktırma, usandırma, tâciz etme. | Yapışkanlık, sırnaşıklık. )

- MUHAFAZAKÂRLIK ile/ve/||/<> TEPKİSELLİK

- MUHAFAZAKÂR[Ar., Fars.] değil/yerine/= TUTUCU

- MUHÂFAZA ile/ve için MERHAMET

- MÜHEYYİÇ[Ar.] değil/yerine/= COŞTURUCU

- MUHTEREM[Ar. < HÜRMET] ile SAYGIDEĞER/SAYIN
( Saygıdeğer, sayın, ihtirâm olunmuş. )

- MUİT[Ar.] değil/yerine/= YARDIMCI ÖĞRETMEN

- MUKADDES/KUTSAL ile/ve/değil MÜBÂREK/İDUK
( Kutsallık, herşeye verilmez. )

- MUKARRİN[< KARN]:
BİRLİKTE BULUNDURAN, TAKRÎN EDEN


- MUKÂVEMET[Ar.] değil/yerine/= DİRENME
( Dayanma, karşı durma, karşı koyma, direnme, direniş. | Direnç. )

- MUKÂVİM[Ar.] değil/yerine/= DİRENÇLİ
( Dayanıklı, güçlü, dirençli. | Karşı koyan, başkaldıran. )

- MÜKEMMELLİK/KEMÂL ile/ve ÖLÜM
( Ölmeden önce ölün! - MÛTÛ KABLE EN TE-MÛT )
( Ölüm, ölüler için! Diriler için ölüm yok. )
( ÂŞIKLAR ÖLMEZ YERDE ÇÜRÜMEZ ÖLEN, HAYVAN İMİŞ )

- MÜKEMMEL[< KEMÂL] ile MÜKEMMİL[< KEMÂL]
( Tam, olgun, kusursuz, eksiksiz, kemâle erdirilmiş, kemâl bulmuş, tekmîl. | Güzel, âlâ. İLE Tamamlayan, tamamlayıcı, ikmâl eden. )

- MÜKRİM[Ar.] değil/yerine/= KONUKSEVER

- MUKTESİT[Ar.] değil/yerine/= TUTUMLU

- MÜLÂHAZA[< LÂHZ] değil/yerine/= DİKKATLE BAKMA | İYİCE DÜŞÜNME | DÜŞÜNCE

- MÜLÂKAT[Ar. < LİKA] ile/ve/değil/yerine/<>/< LİYÂKAT

- MÜLKİYET ile/değil/yerine/< AİDİYET
( Kendine. İLE Kendini. )

- MÜLTEFİT[Ar.] değil/yerine/= GÜLERYÜZLÜ

- MÜNTEVÎ[< NEV]:
BİR ŞEY YAPMAYA NİYETLENEN


- MÜREBBİ ile RAB ile AŞK/LEZZÂT

- MÜRECCAH[< RÜCHÂN] ile YEĞLENEN, TERCİH EDİLEN, ÜSTÜN TUTULAN

- MÜRÜVVET[< MER] değil/yerine/= İNSÂNİYET, MERTLİK, YİĞTLİK | CÖMERTLİK, İYİLİKSEVERLİK

- MÜŞÂHEDE ve/<> MÜKÂŞEFE
( Görmek. VE/<> Perdeyi açmak. )

- MÛSİKÎŞİNAS ile/ve MUTRİB
( Müzikle uğraşan. )

- MUSLUK (OLMAK) değil/yerine SU (OLMAK)

- MUSTAFA KEMAL/ATATÜRK ile/ve/||/<>//< KÂZIM KARABEKİR

- MÜSTAHDEM/HADEME[Ar.] değil/yerine/= HİZMETLİ

- MÜSTASHAB[< SOHBET] ile MÜSTASHİB[< SOHBET]
( Yanında arkadaş olarak bulundurulan. İLE Yanına alan, beraber olunan, istishâb eden. )

- MÜSTEHLİK[Ar. < HELÂK] değil/yerine/= TÜKETİCİ | YİYİP İÇEREK TÜKETEN, BİTİREN

- MÜSTEKMİL[< KEMÂL] ile MÜSTEKMİN[< KEMN ve KÜMÛN]
( Tam, olgun bir duruma getiren, eksiksiz olarak bitiren, istikmâl eden. İLE Gizlenen, saklanan. )

- MÜŞTEREK[Ar.] değil/yerine/= BİRLİKTE, ORTAK/LAŞA

- MUTCULUK(MUTLULUKCULUK) ile/ve YARARCILIK ile/ve HAZCILIK

- MÜTEBAHHİR[Ar.] değil/yerine/= GENİŞ/DERİN BİLGİSİ OLAN

- MÜTEBESSİM[< BESM] değil/yerine/= GÜLÜMSEYEN/GÜLEÇ :)

- MUTEDİL[Ar.] değil/yerine/= DENGELİ | ILIMAN

- MÜTEKÂMİL[Ar.] değil/yerine/= OLGUNLAŞMIŞ

- MÜTENÂSIR[< NÂSIR] ile MÜTENASSIR[< NASR] ile MÜTENÂSİR[< NESR] ile MÜTENÂSİL[< NESL]
( Yardımlaşan, birbirine yardım eden. İLE Hristiyan olan, tenassur eden. İLE Saçılan, intisâr eden. İLE Doğup büyüyen, tenâsül eden. )

- MUTENA[Ar.]/GÜZİDE[Fars.]/ELİT[Fr.] değil/yerine/= ÖZENİLMİŞ | SEÇKİN/ÖNEMLİ

- MÜTEŞABİH ile/ve/değil/||/<> MESEL

- MÜTEVÂZI değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜ

- MUTLAK (KAVRAMLAR) ile/ve/değil EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK (KAVRAMLAR)
( Birbirinden ayrılamayan kavramların didişmesi. )

- MUTLAK (KAVRAMLAR) ile/ve/değil EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK (KAVRAMLAR)

- MUTLAK KABUL ETMEK ile/değil/yerine ÖNEMSEMEK

- MUTLAK ile/ve ADÂLET

- MUTLU İKEN ile ÜZÜNTÜLÜ İKEN ile ÖFKELİ İKEN
( Söz verme! İLE Yanıt verme! İLE Karar verme. )

- MUTLU OLABİLMEK ile/ve "TAM OLABİLMEK"

- MUTLU OLMAK İÇİN GEREKEN "BENCİLLİK":
"SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK"
değil/yerine ÖNCELİKLE KENDİNİ DÜŞÜNEBİLMEK

- MUTLU OLMAK:
"HERŞEYİN YOLUNDA OLMASIYLA"
değil SORUNLARI, GÖRMEMEZLİKTEN GELEREK

- MUTLU-MESUT (YAŞAMAK)

- MUTLULUK ARAYIŞI değil/yerine MUTLULUK
( Mutluluğa engel olan şey, mutluluk arayışıdır. )
( Mutluluk, kelebek gibidir. Siz yakalamaya çalıştıkça, o kaçar. Ne zaman ki, dikkatinizi başka şeylere verirsiniz, ancak o zaman gelip omzunuza konar. )

- MUTLULUK İÇİN ...:
DAHA AZ ...
ve/>< DAHA ÇOK ...
( ... nefret edelim. VE/>< ... sevelim.
... kaygılanalım. VE/>< ... dans edelim.
... alalım. VE/YERİNE/>< ... verelim.
... tüketelim. VE/YERİNE/>< ... üretelim/türetelim.
... somurtalım. VE/YERİNE/>< ... gülelim.
... konuşalım. VE/YERİNE/>< ... dinleyelim.
... korkalım. VE/YERİNE/>< ... deneyelim.
... yargılayalım. VE/YERİNE/>< ... kabul edelim.
... izleyelim. VE/YERİNE/>< ... yapalım.
... şikâyet edelim. VE/YERİNE/>< ... takdir/tebrik edelim. )

- MUTLULUK, ...:
"YAŞAM TARZIMIZDA"
değil YAŞAMA BAKIŞ TARZIMIZDA

- MUTLULUK:
DAHA ÇOK OLANI ARAMAK
değil/yerine/>< DAHA AZ OLANIN, TADINI ÇIKARMAK

- MUTLULUK:
"EN"/DAHA FAZLA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< EN/DAHA AZDAN ZEVK ALMA/ALABİLME

- MUTLULUK:
FİYATI OLANLARLA
değil/yerine DEĞERİ OLANLARLA

- MUTLULUK:
GERÇEKLİK
ile/ve/değil/yerine/-/||/<> BEKLENTİSİZLİK

- MUTLULUK:
İSTASYON
ile/değil/yerine/>< YOLCULUK

- MUTLULUK:
KİŞİDE/MALDA/MAKAMDA
değil/yerine AMAÇTA

- MUTLULUK ile AŞK ile EFSANE
( İki insan birbirini sever ve birlikte olurlarsa MUTLULUK olur. İki insandan biri sever de öbürü kaçarsa AŞK olur. İki insan birbirini sever de kavuşamazlarsa EFSANE olur. )

- MUTLULUK ile/ve/değil AVUNMAK

- MUTLULUK ve/||/<> CİVANMUKTİ
( Bedenli olarak bu dünyada yaşarken özgürlüğe, kurtuluşa, mutluluğa erişenler. )

- MUTLULUK ile/ve GÜÇ

- MUTLULUK ile/değil/yerine/>< HAZ
( Keyif (haz), şeylere bağımlıdır, mutluluk ise değil. )
( Mutlu olmak için şeylere gereksinimimiz olduğuna inandığımız sürece, onların yokluğunun bizi perişan edeceğine de inanırız. )
( Gövdenin ve zihnin doğru hali ve doğru kullanımı alabildiğine haz vericidir. Yanlış olan, haz arayışı içinde olmaktır. )
( Mutlu olmadığınızdan, mutluluğu hazda ararsınız; haz acı getirir, bunun için de ona dünyevi dersiniz; o zaman başka türlü bir hazzı, acısız bir hazzı özlersiniz, ona da ilâhi/tanrısal dersiniz. )
( Mutluluk, dünyasal ve dünyasal olmayan, içte ve dışta gerçekleşen her şeydir. )
( Mutlu olmak için kendinizi (özünüzü) bilmek dışında hiçbir şeye gereksiniminiz olmadığını bilmek bilgeliktir. )
( Haz, acının geçici olarak ertelenişidir. )
( Pleasure depends on things, happiness does not. )
( As long as we believe that we need things to make us happy, we shall also believe that in their absence we must be miserable.
The right state and use of the body and the mind are intensely pleasant. It is the search for pleasure that is wrong.
Because you are not happy you seek happiness in pleasure; pleasure brings in pain and therefore you call it worldly; you then long for some other pleasure, without pain, which you call divine.
Happiness is both worldly and unworldly, within and beyond all that happens.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom.
Pleasure is but a respite from pain. )
( Hazların büyüsüne kapıldığımız oranda/sürece, mutluluktan da uzaklaşmış oluruz. )

- MUTLULUK ile/ve/değil HUZUR
( Kişi/insan her zaman için mutluluktur fakat asla mutluluk sahibi değildir. )
( Her şeyden çok iç huzuruna gereksiniminiz var -ki bu iç ve dış arasındaki uyumu gerektirir. )
( Huzurlu olmadıkça gerçeği göremezsiniz. )
( Eğer huzur istiyorsanız o yolda çaba göstermelisiniz. )
( İçindeki huzur kişinin felâketlere daha çabuk karşı gelmesini sağlar. )
( Huzuru olan kişi özgür olur ve özgür olan kişi de başkalarını özgürlüğe ulaştırır. )
( Omurgayı hiçbir eylem rahatsız etmediğinde, huzursuz zihin yavaş yavaş rahatlar. )
( Sadece aslî olanda sükûn ve huzur vardır. )
( Ne tür bir huzur? İstediğinize sahip olmanın huzuru mu, yoksa sahip olmadığınızı istememenin huzuru mu? )
( EUDAIMONIA ile/ve/değil ... )
( Takmadığın kadar. İLE/VE/DEĞİL Boşverdiğin kadar. )
( One is always bliss, but never blissful.
You cannot see the true unless you are at peace.
If you want peace you must strive for it.
What kind of peace is it? The peace of having what you want, or not wanting what you do not have? )

- MUTLULUK ile ISTIRAP
( Herkesle paylaşılabilir. İLE Özel ve az kişiyle paylaşılabilir. )

- MUTLULUK >< KİBİR/BÖBÜRLENME

- MUTLULUK = SAADET = HAPPINESS[İng.] = BONHEUR, FELICITÉ[Fr.] = GLÜCK[Alm.] = FELICITAS[Lat.] = FELICIDAD[İsp.]

- MUTLULUK ile/ve/değil/||/<>/< TATMİN OLMA

- MUTLULUK ile/ve/> VERİMLİLİK

- MUTLULUK ve/||/<>/>/< YETİNMEK

- MUTLU ile/ve/<> MEMNUN
( Başarının sırrı nedir bilmiyorum fakat başarısızlığın sırrı herkesi memnun etmeye çalışmaktır. )

- MUTSUZLUK MERKEZLERİ ile/ve/değil/yerine/>< MUTLULUK MERKEZLERİ
( 7. SAADET[SÜREKLİ MUTLULUK] MERKEZİ
------------------
6. YÜKSEK BİLİNÇ
5. KOŞULSUZ SEVGİ (BOLLUK)
4. SEVGİ
[mutluluk merkezleri]
ile/ve/değil/yerine/><
[mutsuzluk merkezleri]
3. GÜÇ
2. DUYGU
1. GÜVENLİK [en alt] )
( YÜKSEK BİLİNÇ KILAVUZU )

- MUTSUZLUK NEDENLERİ'NDE:
CEHÂLET
ve DALGI/GAFLET

- MUTSUZLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MUTLULUK
( Sahip olduklarımızı unuttuğumuzdan dolayı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sahip ol(a)madıklarımıza ulaşmak için. )

- MUVAZAA[Ar.] değil/yerine/= DANIŞIK/LIK

- MUZAHİR[Ar.] değil/yerine/= DESTEKLEYEN, YARDIM EDEN

- MÜZİK/ŞARKI ALBÜMLERİNDE:
10'DA BİRKAÇ
ile 10'DA 10 ile 10'DA 100/1000
( Bir sanatçının, albümlerinde yaptığı müzik ve şarkıların ancak birkaçı, ötekilere göre çok daha fazla sevilir. İLE Bazı sanatçılarımızın, bazı albümlerinde bulunan parçaların, 10'unun da tutması, çok az sanatçının yakalayabildiği bir durum ve başarıdır. İLE Ancak birkaç sanatçımız da, 10 parçalık albümleriyle, bizde 100/1000 büyük şarkılık etki ve coşku uyandırıyor. Aşk şarkıları, bunların başında geliyor. Yazdığı sözleriyle, müziğiyle, buğulu hoş sadâsı, kişilere olan saygısı ve yakınlığıyla, sanat yaşamının başlangıcından beri aynı şekilde ve artarak devam eden tüm dinleyici/hayran kitlesine de baktığımızda, özellikle Yaşar'ım/ız, bu sanatçı ve şarkılara en iyi örneklerden biridir. Başarılarının artarak devamını dileyerek, saygı, sevgi ve teşekkürümüzü sunuyoruz... )

- MÜZİSYEN ile VİRTÜÖZ

- NÂİL OLMAK ile/ve/<> LÂYIK OLMAK/OLABİLMEK

- NAMAZ:
DÜŞÜNCE
ve EYLEM BİRLİĞİ/BULUŞMASI

- NANKÖR ile/değil/yerine/>< VEFÂLI
( Tek bir yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse, tüm iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çok fazla yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse bile iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutmaz. )

- NARSİSİZM:
BİRİNCİL
ile/ve/||/<>/> İKİNCİL

- NASFET/NISFET[Ar.] değil/yerine/= HAK VE ADÂLETE UYGUNLUK

- NASIL BİLİRDİNİZ?:
ALLAH'A OLAN MUHABBETİYLE
ve/<> İNSANA OLAN HİZMETİYLE

- NASIL GÖRDÜĞÜNÜ DEĞİŞTİR ve/<>/> NASIL DEĞİŞTİĞİNİ GÖR

- NASIL? ile NE KADAR?

- NASIL? ile/yerine/değil NİÇİN?
( Ne asıl? İLE/YERİNE/DEĞİL Ne için? )
( Ne asıl? İLE/YERİNE/DEĞİL Ne için? )

- NAZARÎ ERDEM ile/ve FİKRÎ ERDEM ile/ve HULKÎ ERDEM ile/ve AMELÎ ERDEM(SANATLAR)

- NAZ ve/>< ŞEVK
( Süreksizlik. VE/>< Süreklilik. )
( İSTİĞNA: Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma. | Doygunluk, gönül doygunluğu. )

- NE ATTIĞIMIZ ve/||/<> NE KATTIĞIMIZ

- NE KADAR SEVDİĞİNİZ ve/+/||/<> NE KADAR NAZİK YAŞADIĞINIZ ve/+/||/<> NASIL, ZARAFETLE VAZGEÇEBİLDİĞİNİZ

- NE OLDU? ile/ve NASIL OLDU? ile/ve NEDEN OLDU?

- NE VAROLANI ile/ve/<> KİM VAROLANI
( İnsan dışındaki herşey. İLE/VE/<> İnsan. )

- NE'LİK(SİZ) ile/ve NİTELİK(SİZ)

- NE-LİK ile/ve NİTELİK ile/ve İLİŞKİLERİ

- NE? ve/||/<> NASIL? ve/||/<> NEDEN? ve/||/<> NİÇİN?
( Hangi şey? VE/||/<>/>/< Ne asıl? VE/||/<>/>/< Ne'den? VE/||/<>/>/< Ne için? )
( Evren/doğa/nesne/insan. VE/||/<>/>/< Bilim. VE/||/<>/>/< Sanat. VE/||/<>/>/< Felsefe. )
( Nedir sorusu, metafizik bir sorudur. )
( "What is?" question is metaphysical question. )
( Cosmos/nature/matter/human. VS./AND/||/<>/>/< Science. VS./AND/||/<>/>/< Art. VS./AND/||/<>/>/< Philosophy. )

- NEDEN OLMAK ile "YOL AÇMAK"

- NEDEN OLMAK ile SAĞLAMAK
( Olumsuz durumlarda kullanılır. İLE Olumlu durumlar için kullanılır. )

- NEDEN OLMAK ile SAĞLAMAK

- NEDEN-ETKİ ile/ve/değil EYLEM-AMAÇ

- NEDEN-SONUÇ ile İLLET-MÂLÛL

- NEDEN/AÇIKLAMA:
ŞU
ile/ve/<> ŞÖYLE

- NEDEN/ETKEN - ETKİ ile NEDEN - TEPKİ
( Cansızlarda. İLE Canlılarda. )

- NEDEN/LER ile/ve/<> KOŞUL/LAR
( Zihinde. İLE/VE/<> Fizikte. )

- NEDEN/SEBEP/MÜSEBBİB ile VESİLE

- NEDEN/SELLİK ile/ve GEREKÇE/LİLİK

- NEDEN:
400
değil 4YÜZSÜZ(/LÜK)

- NEDEN?(NE'DEN?) ile NASIL?(NE ASIL?)
( Bilimin sorularıdır. )
( Önemli[öncelikli] olan, neyi yaşadığınız değil, nasıl yaşadığınızdır. )

- NEDEN? ile/ve/<> NASIL?
( Bilimin sorularıdır. )

- NEDEN? ile NİÇİN?
( Ne'den? İLE Ne için? )
( Ne'den? İLE Ne için? )
( Hangi şey? VE Ne asıl? VE Ne'den? VE Ne için? )
( Nedir sorusu, metafizik bir sorudur. )
( Her biri bir ötekinin nedenidir. )
( ŞERAİT ile/ve/<> ŞERİAT )
( ... İLE Neden, sebep, vesile. | Eksik, noksan, kusur, garaz. | Yalandan özür. )
( Çocuk sorusu. İLE/VE Yetişkin sorusu. )
( "Ne?", doğa yasalarıyla bilinebilir. Ya "Kim?" )
( Felsefe ve din alanının sorularıdır. )
( Ne'den? İLE Ne için? )

- NEDENİN YOKLUĞU ve/||/<>/> YOKLUĞUN NEDENİ

- NEDENİNİ GÖRÜP:
GÖZARDI EDEN / KAYITSIZ KALAN(LARDAN OLMAK)
ile/değil/yerine GÖRDÜKLERİNDEN HOŞLANMAYANLARDAN OLMAK

- NEDENİ ile/yerine/değil NEDENLERİNDEN BİRİ
( Her biri bir ötekinin nedenidir. )

- NEDENİ ile/yerine/değil NEDENLERİNDEN BİRİ

- NEDENLENMEMİŞ, ZORUNLU VAROLAN ile/ve/<> NEDENLENMİŞ, ZORUNLU VAROLAN

- NEDENLERDEN BİRİNCİSİ ile/ve/değil/yerine NEDENLERDEN BİRİ

- NEDENLERİN BİLİMİ ile/ve NEDENLERİN NEDENİNİN BİLİMİ
( Bilim. İLE/VE Metafizik. )

- NEDENLİ DÜŞÜNMEK ve/=/||/<>/> DERİN DÜŞÜNMEK

- NEDENSEL/LİK ile/ve/||/<> ORANSAL/LIK

- NEDENSELLİK (ANLAYIŞI) ile YASA (ANLAYIŞI)

- NEDENSELLİK ile/değil ARDIŞIKLIK

- NEDENSELLİK ile BİTİŞKENLİK

- NEDENSELLİK ile/ve/<>/değil/yerine BÜTÜNSELLİK

- NEDENSELLİK ile/ve/değil/yerine DÖNGÜSELLİK

- NEDENSELLİK ile/ve/değil EŞZAMANLILIK

- NEDENSELLİK = İLLİYET = CAUSALITY[İng.] = CAUSALITÉ[Fr.] = KAUSALITÄT[Alm.] = CAUSALITAS[Lat.]

- NEDENSELLİK ile/ve YETER NEDEN

- NEDEN ile/ve "MADEN"

- NEDEN ile/ve/||/<> AMAÇ

- NEDEN ile BAĞLANTI

- NEDEN ile BAHÂNE[Fars.]
( ... İLE Neden, sebep, vesile. | Eksik, noksan, kusur, garaz. | Yalandan özür. )

- NEDEN ile/ve ETKİ

- NEDEN ile HİKMET

- NEDEN ile/değil İLLET
( ... İLE/DEĞİL Varoluş nedeni. )

- NEDEN = İLLET, SEBEP = CAUSE, REASON[İng.] = CAUSE, RAISON[Fr.] = URSACHE, GRUND[Alm.] = CAUSA, RATIO[Lat.] = CAUSA, RAZON[İsp.]

- NEDEN ile KANIT
( Tek kanıtınız kendinizsiniz. )

- NEDEN ile KAYNAK

- NEDEN ile/ve KENDİNİN NEDENİ
( Hiçbir şey, kendinin nedeni olamaz. )

- NEDEN ile/ve KENDİNİN NEDENİ

- NEDEN ile/ve ÖZGÜR NEDEN

- NEDEN ile SAİK

- NEDEN ile TETİKLEYİCİ
( Her şey kendi kendinin nedenidir. )

- NEFS'İ TERK ve/||/<> SABIR ve/||/<>
ZİKİR
ve/||/<> TEFEKKÜR

- NEFSANİYET ile ŞEYTANİYET
( [Kötülüğü] Kendine yapan. İLE Başkalarına yapan. )

- NERGİSZAMBAĞI = GÜZELHATUNÇİÇEĞİ
( Soğanla üretilen, iri ve güzel çiçekli bir süs bitkisi. )

- NEŞE ve/||/<> COŞKU

- NEŞE ve/<>/< GÜVEN

- NEŞE ile MUTLULUK
( İçten neşe, şans getirir. )
( Hesaplanmış neşe barış getirmez! )

- NESNE PUTU ile/ve/ZİHİN/DÜŞÜNCE PUTU

- NESNE PUTU ile/ve/ZİHİN/DÜŞÜNCE PUTU

- NESNE/KAVRAM ile/ve/> OLAY ile/ve/> OLGU
( Çıraklık. İLE/VE/> Kalfalık. İLE/VE/> Ustalık. )
( Duyusal. İLE/VE/> Tasarımsal. İLE/VE/> Düşünsel. )
( Kağıt, yazı değildir; fakat o, yazıyı taşır. )

- NESNEL KAVRAM/LAR ile/ve/<> BİLGİ İÇEREN KAVRAM/LAR
( Açıklanırlar. İLE/VE/<> Anlamlandırılırlar. )

- NESNELER ile/ve/||/<>/> KİŞİLER
( Aldığın yere bırakılmalı. İLE/VE/||/<>/> Hak ettiği yerde bırakılmalı/tutulmalı. )

- NESNENİN "GÜZELLİĞİ" ve/||/<>/> YETKİN/LİK
( Kendini oluşturan bölümlerle birlikte, göstermiş olduğu uyumdur. VE/||/<>/> Bir şeyin, kendi kavramıyla uygunluğu. )
( Doğa, en yüce uyum ve yetkinliktir. )

- NESNE ile/ve/değil/yerine/<>/>< KAVRAM
( Yıkılabilen ve yıkanabilen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Yıkılamayan ve yıkanamayan. )

- NESNE ile/ve TANIM ile/ve KAVRAM

- NEZÂKET ile/ve/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZU'/TADA'DU'[< Dİ'DA]
( Özüne varmanın ilk adımı, alçakgönüllülüktür. )

- NEZÂKET >< AZÂMET
( Nezâket, azâmetten korkar. )

- NEZÂKET ile/ve/<> KÜLTÜR

- NEZÂKET ile REZÂLET

- NİCELİKSEL MATEMATİK ile KAVRAM MATEMATİĞİ

- NİCELİK ile/ve/değil/yerine NİTELİK
( Bölünemez olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Bölünebilir olan. )
( Altın, altınlık niceliğinde, altınlık niteliklerini barındırır. )

- NİTELİK NİCELİK

- NİTELİK/LER ile/ve BOYUT

- NİTELİKLİ YAŞAM İÇİN ...:
YARISI
ile/ve/||/<> 2 KATI ile/ve/||/<> 3 KATI ile/ve/||/<> SINIRSIZ ve KOŞULSUZ
( Yemeğin. İLE/VE/||/<> Yürüyüş. İLE/VE/||/<> Gülüş. İLE/VE/||/<> Sevgi. )

- NİTELİKLİ/KAPSAMLI YANIT ve/||/<>/>/< NİTELİKLİ SORU

- NİTELİKLİ ile NİTELİKSEL

- NİTELİKLİ ile NİTELİKSEL

- NİTELİKLİ ile/ve/<>/değil SEÇKİN

- NİTELİK ile/ve ANLAM

- NİTELİK ile AYIRT EDİCİ NİTELİK

- NİTELİK ile/ve DENGE

- NİTELİK ile/ve DERİNLİK

- NİTELİK ile/ve DOZ

- NİTELİK ve/<>/> FELSEFE

- NİTELİK ile/ve GEÇERLİLİK

- NİTELİK ile/ve İKİLİ NİTELİK

- NİTELİK ile KAPASİTE

- NİTELİK ile/ve/değil KENDİLİK
( Sıfat. İLE/VE/DEĞİL Ad. )
( Siz, sadece kendinizsinizdir. )
( Adjective. VS./AND Name. )

- NİTELİK = KEYFİYET = QUALITY[İng.] = QUALITÉ[Fr.] = QUALITÄT, BESCHAFFENHEIT[Alm.] = QUALITAS[Lat.] = POIOTES[Yun.] = CALIDAD[İsp.]

- NİTELİK ile/ve KUDRET

- NİTELİK ile/ve NİCELİK
( Bölünemez olan. İLE/VE Bölünebilir olan. )
( "Nasıl?"[Ne asıl? < KEYFE] sorusunun yanıtıdır. İLE/VE "Kaç?" sorusunun yanıtıdır. )
( Nitelik olmadan nicelik olmaz. )
( Altın, altınlık niceliğinde, altınlık niteliklerini barındırır. )

- NİTELİK ile ÖZELLİK

- NİTELİK ile SINIR

- NİTELİK ile SIRADÜZEN

- NİYET BOZUKLUĞU ile/değil NİYET EKSİKLİĞİ

- NİYET DİLLERİ ile/ve/<> GERÇEK DİLLER
( Amaca bağlandıkları zaman anlam oluşur. İLE/VE/<> Anlam, doğrudan üzerinde/içinde aranır/bulunur. )
( Arâmî, Âsır, Keldânî, Süryânî, İbrânî ve giderek Arâbî dillerin yapısı "niyet dili"dir. Bu kavram "niyete bağlı", "anlam/mânâ dili" niteliğini taşımaktadır. Niyet dillerinde yazı dili yalnızca ünsüzlerle kurulur ve okunurken ünlendirilir. Yunanca Hermes olarak kodlandırılmış olan sözcük aslen "HRM" olarak kodlanmakta ve "Hiram" diye ünlendirildiğinde "Nurlanmış" anlamına gelmektedir. )

- NİYET YÖNELİM

- NİYET'TE:
SAMİMİYET, İÇTENLİK, YAKINLIK
ve TUTUM'DA:
RESMİYET, MESAFE, CİDDİYET


- NİYETİN BEDELİ ile BİLGİSİZLİĞİN BEDELİ

- NİYETSİZ/LİK ile/ve TERBİYESİZ/LİK

- NİYETSİZLİK ile/değil/yerine AKSAKLIK

- NİYET ile ...
( NİYET, MERAM | FİİL VE HAREKET | DÜNYA LEZZETLERİNİ TERK EDEREK İBADETLE ALLAH'A YÖNELMEK )

- NİYET ve/<>/= ABDEST

- NİYET ve/> ÂKIBET

- NİYET ile/ve AKLINDA TUTMAK

- NİYET ile/ve AMEL
( Niyet, kalbin ubudiyeti. İLE Amel, azaların/uzuvların ubudiyeti. )
( Önce Niyet, sonra Amel. )
( Niyet hayır, akıbet hayır. )
( Niyet bâtın, amel zâhirdir. )
( Müminin niyeti amelinden üstündür. )
( NİYET: Âdet ile ibâdeti ayıran şey. )

- NİYET ile/ve/<> BAŞARI/MUVAFFAKİYET
( Kendinden/senden. İLE/VE/<> Oradan. )

- NİYET ile/ve CİDDİYET

- NİYET ile/ve EĞİLİM

- NİYET ile/ve EREK/AMAÇ
( Akıllı kişi, amacı niyette görür. )
( Niyet, amacı gösterir. )
( Niyet hayır, âkıbet hayır. )

- NİYET ile/ve/<>/>/< EYLEM
( Niyet, eylemden önceliklidir. )
( Eylem, içtenliğin kanıtıdır. )
( Eylem, gerçeğin mihenk taşıdır. )
( Berraklık ve sevecenlik eylemdir. )
( Eylem konusunda tasa çekmeyin, aklınıza ve gönlünüze özen gösterin. )
( Gerçeği bulmak için günlük hayatınızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalısınız. )
( Gerçek, samimi eylemin meyvesidir. )
( Kalbi değiştiren eylemdir. )
( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )
( İmgenin ardında ve ötesinde olan idrak ve eylem gücüsünüz. )
( Eylem, gizli, bilinmeyen, bilinemez olandır. Sadece onun meyvesini bilebilirsiniz. )
( Hiç kimse, bir başkası adına eylemde bulunamaz. )
( Vazgeçme! Üşenme! Erteleme! )
( Nobody can act for another. )
( Do not give up! Do not dilatory! Do not delay! )
( Action is a proof of earnestness.
Action is the touchstone of reality.
Clarity and charity is action.
You need not worry about action, look after your mind and heart.
Action is hidden, unknown, unknowable. You can only know the fruit.
A man of steady understanding will not refrain from action. )
( Eylem, içtenliğin kanıtıdır. )

- NİYET EYLEM

- NİYET ve/||/<> GAYRET ve/||/<> DİRÂYET[YETENEK]

- NİYET ile GELİŞİGÜZEL/LİK, GÖRELİ/LİK

- NİYET ile/ve/<> GEREKSİNİM

- NİYET ve/> GİRİŞİM

- NİYET ile/ve/||/<> GİZEM

- NİYET +/=/> İDRAK +/=/> İLİM

- NİYET ve/>/< İDRAK ve/>/< İMAN

- NİYET ve/< İDRAK ve/< İMAN

- NİYET ile/ve İRÂDE

- NİYET ile/ve İRÂDE
( Kişi, Ahsen-i Takvim'dir, iradesi elindedir. İsterse yakasını bu âlemden kurtarır, isterse içine düşer. )

- NİYET ve İSTEK/TALEP

- NİYET ve/||/<>/> KARAR ve/||/<>/> UYGULAMA

- NİYET ile KASIT

- NİYET ile KASTETMEK

- NİYET ile/ve KIBLE

- NİYET ile/ve KIBLE

- NİYET ve/||/<>/< MECÂL

- NİYET ve/<> NAZAR(BAKIŞ AÇISI)

- NİYET ve/||/<> NAZAR ve/||/<> MÂNÂ-İ HARF ve/||/<> MÂNÂ-İ İSİM

- NİYET ve/<> TERCİH

- NİYET ile/ve ÜSLÛB

- NİYET ile/ve/değil YAKLAŞIM

- NİYET ile/ve YÖN

- NİYET ile/ve YÖNELİM

- NİYET ile/ve/<> YÖNELİM/EĞİLİM//MEYL

- NİYET ile/ve YÖNELİŞ

- NİYET ile/ve/<> YÖNTEM

- NOSYON değil/yerine/= KAVRAM
( Bir şey üzerindeki gerekli bilgi, kavram. )

- NUR ile/ve/<> ŞEFKÂT
( İlâhî sevgi. İLE/VE/<> ... )

- O SEBEPTEN yerine O NEDENLE

- ÖDEV ile/değil/yerine ERDEM
( "Yükleme." İLE/DEĞİL/YERİNE "Yüklenme." )

- ÖDEV ile/ve/||/<> GÖREV

- OEDIPUS KARMAŞIKLIĞI/KOMPLEKSİ ve/||/<> ELEKTRA KARMAŞIKLIĞI/KOMPLEKSİ
( Eril çocuklarda. VE/||/<> Dişil çocuklarda. )

- ÖFKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< "TEPKİ"

- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< ENGELLENME

- ÖFKE ile/değil/yerine/>< GÜLÜMSEME :)
( Öfkenin uzaklaştırdığını, gülücükler geri getiremez. )

- ÖFKE ile/ve/||/<>/> SUÇLULUK DÜŞÜNCESİ/DUYGUSU

- ÖFKE ile/<> SUSMA/SÜKÛT
( Kızmış olduğunun göstergesidir. İLE/<> Kırılmış olduğunun göstergesidir. )

- ÖFKE ile/ve/||/<>/>< ZARAR
( Öfkeyle kalkan, zararla oturur. )

- ÖĞRENENLER:
ÖNCEDEN
ile/ve/<> OTORİTEDEN ile/ve/<> DENEYEREK ile/ve/<> YAŞAMDAN
( İndirimli fiyatından. İLE/VE/<> Özgürlük bedeliyle. İLE/VE/<> Etiket fiyatından. İLE/VE/<> Gecikme zammıyla. )

- ÖĞRENME'DE:
KLASİK
ile/ve EDİMSEL ile/ve PEKİŞTİRME ile/ve BİLİŞSEL ile/ve BİLGİSAYAR YARDIMIYLA

- ÖĞRENMEK ile/değil/yerine/||/<>/< KAVRAMAK

- ÖĞRETİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DAHA FAZLASI

- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜŞÜNMELERİNİ SAĞLAMAK

- ÖĞRETMENİN/HOCANIN SAĞLAYABİLECEKLERİ:
EMNİYETİ SAĞLAMAK
ile/ve BAŞLANGIÇTA UYGUN OLAN(LAR)I SUNMAK

- ÖĞÜT ile/ve/değil/yerine/||/<> (İYİ/YETERLİ/NİTELİKLİ) ÖRNEK
( Yolu, uzundur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Yolu, kısa ve etkilidir. )

- ÖKE/DEHÂ ve/||/+/<>/> GÜZELLİK

- OKSİJEN ile/ve/||/<>/ KOKU
( "Oksijeni bilmem ama kokun şart!" )

- OKUR-YAZARLIK ile/ve/<> SAYISAL OKUR-YAZARLIK
( ... İLE/VE/<> Sayıları kavrayabilme ve kullanabilme yetisi.[düzeyler, basamaklar, zaman algısı] )
( LITERACY vs./and/<> NUMERIC LITERACY )
( WHIPPLES ve ABCC Endeksleri )

- OLAN/OLACAK OLAN ile "ŞU/ŞÖYLE OLURSA, ŞU/ŞÖYLE OLUR" DÜŞÜNCESİ

- OLANAKSIZ/LIK ile/değil/yerine OLANAKLI/LIK
( Aralarındaki tek fark, kararlılık derecesindedir. )

- OLANAK ve/<> VAROLAN(MEVCUT)

- OLANI BİLİRİM/BİLEYİM ile/ve/||/<>/< OLMASI GEREKENİ (")BİLEBİLİRİM(")/BİLEYİM
( Aristoteles. İLE/VE/||/<>/< Platon. )

- OLANI/ELDEKİNİ:
BEĞENMEMEK
ile/ve/<>/değil/yerine DAHA İYİSİNİ İSTEMEK

- OLAN ile/ve/<>/değil/yerine OLABİLEN
( Evren/dekiler. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE İnsan... )

- OLAN ile/ve VAROLAN

- OLAN ile VAROLAN

- OLAN ile/ve VAROLAN
( Kişinin içindeki varolanlar kimine kıyâmet, kimine alâmet olur. )

- OLASILIĞI DÜŞÜNMEYE BAŞLAMAK ile/ve OLASILIĞIN YÜKSEK OLMASI

- OLASILIKLARI DÜŞÜNMEK/HESAPLAMAK ile "ŞOM AĞIZLILIK"

- OLAY ve/<> GELİŞİGÜZEL/LİK

- ÖLÇEK ile/ve/<> NİTELİK

- OLGUN KİŞİ:
"GÜZEL SÖZ SÖYLEYEN"
değil SÖYLEDİĞİNİ YAPAN VE YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEYEN

- OLGUN/LUK:
BİLGİ İTİBARİYLE
ve/||/<>
BİLGELİK İTİBARİYLE
ve/||/<>
DURUM/KOŞULLAR İTİBARİYLE
ve/||/<>
AYDINLATMA İTİBARİYLE


- OLGUN/LUK ile/değil ÇEKİNGEN/LİK

- OLGUN/LUK ile/ve SONSUZ/LUK

- OLGUN/LUK ve/||/<>/>/< SUSKUN/LUK

- OLGUN/LUK ile/ve YETKİN/LİK

- OLGUNLAŞMA(KEMÂLÂT) ve SABİTLİK ve TEKRAR

- OLGUNLAŞMA/TEKÂMÜL (ETMEK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇEKİRDEĞİNİ KÜÇÜLTMEK

- OLGUNLAŞMA ve/||/<> "YARA ALMAMA" ve/||/<> KAZANMA
( İlgiye gereksinim duymadıkça. VE/||/<> Beklentiye girilmedikçe. VE/||/<> Bağımlı kalınmadıkça. )

- OLGUNLAŞMA ve/||/<>/> ŞAŞIRMAMA

- OLGUNLUĞUN EN ÖNEMLİ GÖSTERGELERİ:
DEDİKODUYA DAYANMA/TAHAMMÜL
ve/<>
İFTİRAYA DAYANMA/TAHAMMÜL

( Dedikodu ve iftiraya karşılığın da üç aşaması vardır.
1- Dedikodu ve iftiraya susarak[sükûnetle] karşılık vermek.
2- Dedikodu ve iftiradan "memnun olmak".
3- Dedikodu ve iftiradan "memnun olup", "dedikoducu/iftiracı" için üzülmek. )

- OLGUNLUK/KEMÂLÂT ve SÜKÛT
( Kemâlâtın sonu sükûttur. )
( KEMÂL: YEKSAN-REKSAN )
( KEM-ÂLÂTLA, KEMÂLÂT OLMAZ )
( Cemal görmek, kemal bulmak. )
( Belirli bir seviyeye (olgunluğa/kemale) ulaşmadan dönüşüm gerçekleşemez fakat dönüştürücü öğe/ler içeridedir. )

- OLGUNLUK ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK

- OLGUNLUK ile YAŞLILIK
( Olgun kişi, herşeyin iyisi için çabalar. )

- OLGUN ile/ve/değil/||/<> "DURGUN"

- OLGUN ve/||/=/<> ACIYA GÜLEBİLEN
( En olgun kişi/ler, acıya gülen(ler)dir. )

- OLGUN ile YETİK
( ... İLE Yetişmiş, erişmiş, büyümüş. | Bilgili, olgun. )

- OLGUN ile/ve/<>/+ YETKİN

- OLGU ile OLGU HAKKINDAKİ DÜŞÜNCE

- OLMAYAN MEYVEYE EL UZANMAZ ve/<> AŞILANMAYAN MEYVE TATLANMAZ

- OLMAYANLARA ve/||/<> OLANLARA
( İnanmamalıyız. VE/||/<> Kanmamalıyız. )

- ÖLÜMDE "ÖNCELİK":
[ya] SEN/O
ile/ve/ya da/||/<> BEN ile/ve/ya da/||/<> AYNI ANDA, İKİMİZ BİRDEN
( [değil/yerine/ya da]
Bu üç olasılıktan biri gerçekleşmeden, ikimiz/hepimiz[düşünebilen ve seven/sevebilen herkes], ölümle yüzleşip ölmeden önce "ölerek" ve sevdiklerimizle ölüm/ümüz konusunu da konuşabilme olanağıyla, bu üçünün de dışına çıkabilmek. )

- OLUMLAMA ile/ve/<> ONAYLAMA

- OLUMLU ile "OLGUN"

- OLUMLU ile/ve/||/<>/> OYLUMLU/HACİMLİ

- ÖLÜMSÜZ YAPITLAR:
ÇOCUK
ve KİTAP ve HAYRAT

- OLUMSUZLUK değil/yerine/>< "ÖLÜMSÜZLÜK"
( Olumsuzlukları yönetebildiğimiz ve/veya zihnimizden uzak tutabildiğimiz oranda, farkındalıkla dolu bir "ölümsüzlük" alanına çıkılır. )

- ÖLÜM ve/<> APTALLIK
( Öldüğünde, öldüğünü bilmezsin. Sadece, başkaları için zordur. VE/<> Aynı şey, aptallıkların için de geçerlidir. )

- ÖLÜM >< AŞK
( Ölümün karşısındaki tek güç ve olanak, ancak ve ancak aşktır! )

- OLUŞUM/TEŞEKKÜL ve/<> TEŞEKKÜR

- OMURGALI ile/ve BİR DURUŞU OLAN/OLABİLEN

- ONA BAKMAK ile/değil/yerine ONUNLA BAKMAK

- ONAYLAMA(MA) ile/ve/||/<>/> AYNALAMA(MA)

- ÖNCELİK'İ TELEFONA/MESAJA VERMEK değil/>< ÖNCELİK'İ ORTAMA/ÇEVREYE/TOPLANTIYA/KİŞİLERE VERMEK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )

- ÖNCELİK'İ:
TELEFONA/MESAJA VERMEK
değil/yerine ORTAMA/ÇEVREYE/TOPLANTIYA/KİŞİLERE VERMEK

- ÖNCELİK'İ:
TELEFONA/MESAJA VERMEK
değil/>< ORTAMA/ÇEVREYE/TOPLANTIYA/KİŞİLERE VERMEK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )

- ÖNCELİK-SONRALIK ve/değil BİRLİKTELİK

- ÖNCELİK/Lİ (OLAN) ile/ve ÖNEM/Lİ (OLAN)
( Önde gelmesi gereken, öne alınmalıdır. )

- ÖNCÜ ve/||/<> İNCİ

- ÖNCÜ ile/ve/||/<> ÖNCÜL

- ONDA "VAR OLMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> ONUNLA "VAR OLMAK"

- ÖNEMLİ ile/ve İLGİNÇ

- ÖNERİ ile/ve/<>/yerine ÇÖZÜM
( Burada/şurada/orada değil! Sende! )

- ÖNGÖRÜMÜZ ...:
BİR YILLIK İSE
ile/ve/değil/||/<>/>/<
ON YILLIK İSE
ile/ve/değil/||/<>/>/<
YÜZ YILLIK İSE

( Tohum ekelim. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Fidan dikelim. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Çocuk eğitelim. )

- ÖNLENEBİLİR ile/ve/değil/||/<>/>/< ÖNGÖRÜLDÜĞÜNDE ÖNLENEBİLİR

- ONU DÜŞÜNMEK/HİSSETMEK ile/ve ONUN GİBİ DÜŞÜNMEK/HİSSETMEK
( Sevgi. İLE AŞK. )
( Sevgi. İLE Koşulsuz Sevgi. )

- ÖNYARGILARINI DÜZENLEMEK ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNMEK

- ORGANİK DÜŞÜNCE ile KATEGORİK DÜŞÜNCE

- ORGANİK DÜŞÜNCE ile SINIFSAL DÜŞÜNCE

- ORGANİZMA ve KEMÂLÂT

- ÖRGÜTLENME ve/||/<> YAPILANMA

- ÖRGÜ ve/||/<>/> GÖRGÜ

- ORTAK AKLIN, ...:
SÖYLEME ÇIKIŞI
ve/||/<>/> GÖRÜNÜŞE ÇIKIŞI
( Tüze[hukuk]. VE/||/<>/> Tüzel kurumlar. )

- ORTAK KAVRAMLAR = COMMON NOTIONS[İng.] = NOTIONS COMMUNES[Fr.] = GEMEINBEGRIFFE[Alm.] = NOTIONES COMMUNES[Lat.]

- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇÖZÜM ORTAKLIĞI

- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine DAYANIŞMACI ORTAKLIK

- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine/<> GÜÇ BİRLİĞİ

- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine TOPLUMSAL ADÂLET

- ORUÇLU yerine NİYETLİ

- ÖTEDUYUM/UZADUYUM(TELEPATİ) ile DURUGÖRÜ

- ÖTEDUYUM/UZADUYUM(TELEPATİ) ile RÂBITA

- ÖTEDUYUM/UZADUYUM/RÂBITA/TELEPATİ ile/değil AYNI ŞEYİ DÜŞÜNMEK

- ÖTEKİLERE (")MUHTAÇ OLMA(") ile/ve/değil/||/<>/> ÖTEKİLER İÇİN SÜRDÜRME

- ÖTEKİLEŞMİŞ/LİK ile/değil ÖTEKİLEŞTİRİLMİŞ/LİK

- ÖTEKİLEŞTİRME ile/değil/yerine/>< HAK/LAR

- ÖTEKİLEŞTİRME ile/değil TANIYAMAMA

- OTOBÜSLERDE:
SESSİZE ALMAK
değil KAPATMAK/TAMAMEN KAPALI TUTMAK

- OTURANIN, AYAKTAKİNE SELÂM VERMESİ değil AYAKTAKİNİN, OTURANA SELÂM VERMESİ

- OTURMAK ile/ve SAYGI DUYARAK VE GÖSTEREREK [TAZÎM] İLE OTURMAK

- ÖVGÜ ve/||/<> İLGİ ve/||/<> SEVGİ
( Erilde/erkekte. VE/||/<> Dişilde/kadında. VE/||/<> Çocukta. )

- ÖVMEK ile/değil/yerine TAKDİR

- ÖVÜNME/"HAVA BASMAK" ile/değil MUTLULUĞUN DIŞAVURUMU

- ÖVÜNMEK İÇİN ile/değil/yerine (BİR) (DAMLA) (DAHA) İYİLİK/GÜZELLİK OLSUN DİYE
( İyiliğimizi yaptık, Good4Trust.org denizine attık...

Tüm ekibi, iyilikleri ve emekleri için tebrik ediyoruz...

Biz de böylesi hoş bir düşünce ve girişim için tüm ekibe teşekkürlerimizle sarılıyor ve yansımalı/dönüştürücü iyiliklerimizi paylaşmaya devam ediyoruz...

İyiliksever arkadaşlar! Siz de bu birlikteliğe katılabilirsiniz...
www.Good4Trust.org )

- OY ÇOKLUĞU ile/ve/değil/yerine OY BİRLİĞİ
( Aptal, bir oylamanın, sonucunun, "Oy çokluğu" ile alınmasına sevinir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Abdal, "Oy birliği" ile alınmasını bekler/ister. )

- ÖYKÜ ile/ve/<> ÖVGÜ

- OYUN VE OYUNCAKTA:
TAKIL
ve/||/<> KATIL ve/||/<> ATIL

- OYUN VE OYUNCAKTA:
TAŞ
ile/ve/||/<> TOPRAK ile/ve/||/<> TUĞLA

- OYUN VE OYUNCAKTA:
TON[RENK]
ile/ve/||/<> TINI ile/ve/||/<> TANIŞ

- OYUNUN KURALLARINI ÖĞRENMEK ve/||/<>/> OYNAMAK
( Önce. VE/||/<>/> Sonra. )

- ÖZ İKİCİLİĞİ ile/ve NİTELİK İKİCİLİĞİ

- ÖZDEŞLEŞTİRME ile YÜCELTME

- ÖZDEŞLİK ile/ve BİRLİK

- ÖZDEŞLİK ile/ve BÜTÜNLÜK

- ÖZDEŞLİK ile/ve İÇ BÜTÜNLÜK

- ÖZEGEÇİŞLİ ile ...
( ERGATIVE )

- ÖZEL EĞİTİM ile/ve/+/||/<>/>/< KENDİNİ GELİŞTİRMEK

- ÖZEL YAŞAMIN GİZLİLİĞİ ve/||/<> MUTLULUĞU ARAMA HAKKI

- ÖZEL YAŞAM ile/ve/değil GİZLİ YAŞAM

- ÖZELLİK ile/ve GÜZELLİK

- ÖZELLİK ile NİTELİK

- ÖZEN (GÖSTERMEK) ile/ve/<> ÖNEM (VERMEK)

- ÖZENTİ ile/değil/yerine ÖZENLİ
( Olma! İLE/DEĞİL/YERİNE Ol! )

- ÖZEN ve/||/<> ONAT
( ... VE/||/<> Özenli, düzgün. | Yararlı. | Dürüst, iyi ahlâklı. )

- ÖZEN ve/<> ÖZÜMSEME

- ÖZEN ile/ve/||/<> SAYGI

- ÖZEN ve/||/<>/>/< ŞİDDETSİZLİK

- ÖZERK/LİK ve/<> BİLİNÇLİ/LİK

- ÖZERKLİK:
BİREYSEL
ve/||/<> BİLİSEL(ENFORMASYONEL)

- ÖZGÜR DÜŞÜNME'Yİ:
"ÖĞRETMEK"
ile/değil/yerine OLANAKLARINI SAĞLAMAK/SUNMAK
( Özgür düşünmeyi ancak kişinin kendi gerçekleştirebileceğinden öğretilemez fakat olanaklarını sunmak/sağlamak gereklidir! )

- ÖZGÜR/LÜK ile/ve GÜZEL/LİK

- ÖZGÜRLÜK:
KİŞİNİN, ...
"CANININ İSTEDİĞİ GİBİ DAVRANMASI"
ile/değil İSTEMEDİĞİ HİÇBİR ŞEYİ YAPMAK ZORUNDA OLMAMASI
( Özgürlük, hiçbir zaman canının istediği gibi davranmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )
( İkinci görüşün olmadığı yerde özgürlük olmaz. )
( ÖZGÜRLÜK: Belirlenimden, belirlenime geçmek. )

- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<> AŞK (AHLÂKI)
( Külün, bir daha ateşte yanmadığı gibi, kişi de aşkta yok(fânî) olmuşsa, ne kendi aklına, ne de başkasının aklına aldanır. )
( HİLMİ ZİYA ÜLKEN'in, "AŞK AHLÂKI" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )
( )

- ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/< BİRİCİKLİK

- ÖZGÜRLÜK ve/||/<> EŞİTLİK ve/||/<> DAYANIŞMA
( Aydınlanmanın doğurduğu ilkelerdir. Bunların, topluma yansıması, toplumda karşılık bulması, bir devrim niteliğinde olmakla birlikte, tarihî bir birikimi de gösterir. )

- ÖZGÜRLÜK ile/ve MUTLULUK
( Özgür ve mutlu yaşamak için can sıkıntısını feda etmelisindir. )

- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<>/= ZENGİNLİK

- ÖZGÜVEN ile/ve İMAN

- ÖZGÜVEN ile/ve/<> ÖZSAYGI
( ... İLE Sadece kendi bildiğin sözü/düşünceyi, yerine getirmeye çalışmak. )

- ÖZÜR DİLEMEK ile AF
( Alt/küçük ya da akranlara. İLE Yukarıdakilerden. )

- ÖZ ile AŞKIN

- ÖZ ve/=/||/<>/>/< GÖZ ve/=/||/<>/>/< SÖZ

- ÖZ ile/ve/<> NİTELİK

- PARA İLE:
MAL/HİZMET ELDE ETMEK
ile/yerine/değil ZAMAN ELDE ETMEK

- PARALI ile ZENGİN

- PARANOYA:
ERDEM
ve/||/<> AMAÇTAN UZAKLAŞMA/"SOYUTLANMA"

- PARA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMAN
( Parayı, paranın satın alabileceği şeyler için tüketmek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Para ile satın alınamayacak şeyler için tüketmek. )

- PARÇALAMAK ile/değil/yerine YARGILAMAK

- PATRONAJ[Fr.] ile/ve/değil/yerine/<> YARDIM
( Cezaevinden serbest bırakılan suçlunun, toplum yaşantısına yeniden uyabilmesini sağlamak amacıyla yapılan yardım çalışması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> ... )

- PAYLAŞIM ile/ve DAĞITIM

- PAYLAŞIM ile/ve DAYANIŞMA

- PAYLAŞIM ve/> DÖNÜŞÜM

- PAYLAŞIM ile/ve/||/<> İŞLEM ile/ve/||/<> ARŞİV
( Verilerin ve özellikle de e-postaların düzenlenmesinde gerekli olan, öncelikli ve işlevsel en üst üç bölüm/leme. )

- PAYLAŞIM ile/ve/değil PAYLAŞIMI YAŞAMAK

- PAYLAŞIM ile/ve/<> SAYGINLIK

- PAYLAŞIM ile/ve YAKLAŞIM

- PAYLAŞMAK ile/ve "YÜKLENME(ME)K"

- PAYLAŞMAK ile/ve/<> PASLAŞMAK

- PEK KONUŞMAMAK ile/değil/yerine/>/< (DAHA) AZ KONUŞMAK

- PEKİŞ(TİR)ME ile/ve/<> OLGUNLAŞ(TIR)MA

- PES ETMEK ile/değil/yerine OLGUNLAŞMAK

- PEŞİN SATAN ile/ve/<> VERESİYE SATAN
( Şişman. İLE/VE/<> Pişman. )

- PİS PİS (GÜLMEK)

- PİŞMAN/LIK değil/yerine/>< DAYANÇ/LI / SABIR/LI
( Uzun süreli. DEĞİL/YERİNE/>< Kısa süreli.
[Kısa süreli dayanç, uzun süreli pişmanlıktan korur.] )

- PİŞMAN/LIK ile/ve/||/<>/> VİCDAN AZABI

- PİŞMANLIK:
YAPTIKLARIMIZDAN
ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/> YAPMADIKLARIMIZDAN

- POLİGİNİ/POLİJİNİ ile/ve POLİANDRİ ile/ve POLİGAMİ
( Erilin çok eşliliği. İLE/VE Dişilin çok eşliliği. İLE/VE Çok eşlilik. )

- POLİTİK ERDEMLER ile/ve/||/<> BİLGELİK[DİANOETİK] ERDEMLERİ
( Tedbir, itidal ve cesaret. İLE/VE/||/<> Adâlet, bilim ve aşk. )

- POTANSİYEL ENERJİ ile/ve/||/<> KİNETİK ENERJİ

- PRENSİP ile YÖNTEM

- PRESTİJ ile PERESTİJ[Fars.]
( ... İLE/DEĞİL Tapınma, taparcasına sevme. )

- PRESTİJ değil/yerine/= SAYGINLIK

- PROFESYONEL ile ÇOK ANLAYAN

- PSİKOLOJİDE/TÜZEDE KORUMA:
KENDİ İÇİN
ve/||/<>/> YAKIN ÇEVRE İÇİN ve/||/<>/> TOPLUM İÇİN

- PSİKOLOJİK VE TOPLUMSAL SORUNLARIN KÖKENİNDE:
[ya] COŞKUNUN
ile/ve/ya da/||/<> ÖFKENİN ile/ve/ya da/||/<> KORKUNUN DÜZENLENEMEMESİ

- RÂBITA/TELEPATİ ile/ve AŞK

- RAĞBET değil/yerine/= İSTEK, ARZU, İYİ KABUL EDİLME | İSTEKLE KARŞILAMA

- RAHMET:
ALLAH
ve/<> BÜTÜNLÜK

- RAHMET ile MERHAMET
( Acıma, esirgeme, koruma, yargılama. | Zahmeti, zevk edinmek. )

- RAMAZAN ve/||/<>/> TOPLUMSALLAŞMA

- RASTGELE/LALETTAYİN değil/yerine/= GELİŞİGÜZEL

- REENKARNASYON:
ZENGİNLERİN
ve FAKİRLERİN DİNİ

- REKÂBET EDERSEN değil/yerine/>< CESÂRET EDERSEN
( Aynılaş(tır)ırsın. DEĞİL/YERİNE/>< Farklılaş(tır)ırsın. )

- REKABET ile/ve/yerine İŞBİRLİĞİ

- RENKLİ GÖZ/LÜ ile GÜZELLİK

- RESİM ÖĞRETMENİ ile/ve RESSAM

- REVERANS[Fr.] değil/yerine/= SELÂMLAMA
( ... İLE Selâm ya da teşekkür için eğilerek ya da dizleri kırarak yapılan hareket. )

- RİCA ile RİCA-EMİR

- RUHANİYET ile ...
( Kendine ve başkalarına iyilik yapma. )

- RÜYÂ ile/<> RİYÂ
( Olmadığı gibi görmek. İLE/<> Olmadığı/n gibi görünmek. )

- SAÂDET ile SÜREKLİ MUTLULUK
( SÜREKLİ MUTLULUK )

- SABIR ile ...'A KATLANMAK

- SABIR ile/ve ANLAYIŞ

- SABIR ile/ve/değil/<>/ne yazık ki ÇIKAR

- SABIR ve/<> HİZMET

- SABIR ve/<> TAVIR/TUTUM
( Hiç bir şeyin yokken gösterdiğin. VE/<> Her şeyin varken sergilediğin. )

- SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR:
BİÇİMSİZ
ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> SALDIRI ile/ve/||/<> KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA ile/ve/||/<> TARTIŞMALI NEDEN ile/ve/||/<> İSTATİSTİKSEL HATA ile/ve/||/<> ŞAŞIRTMA ile/ve/||/<> YETKEYE BAŞVURMA ile/ve/||/<> DUYGULARA BAŞVURMA ile/ve/||/<> KIYASLAMA HATALARI ile/ve/||/<> SINIFLANDIRMA HATALARI
( BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR
( INFORMAL FALLACIES vs./and/||/<> FALLACIES )

BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: GÖNDERMELİ ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK
( FALLACY OF: EQUIVOCATION vs./and/||/<> ACCENT vs./and/||/<> AMPHIBOLY )

SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KARALAMA ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME
( ARGUMENT AGAINST THE MAN vs./and/||/<> CIRCUMSTANTIAL AD HOMINEM vs./and/||/<> FALLACY OF "YOU / YOU ALSO" vs./and/||/<> POISONING THE WELL )

KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
( BEGGING THE QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF IRRELEVANT PURPOSE vs./and/||/<> IRRELEVANT CONCLUSION vs./and/||/<> FALLACY OF STRAW-MAN vs./and/||/<> FALLACY OF RED HERRING )

TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER
( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )

İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YETERSİZ ÖRNEK ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ
( FALLACY OF INSUFFICIENT SAMPLE vs./and/||/<> UNREPRESENTATIVE SAMPLE vs./and/||/<> FALSE ANALOGY vs./and/||/<> SLOTHFUL INDUCTION vs./and/||/<> FALLACY OF SLANTING vs./and/||/<> GAMBLER'S FALLACY )

ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: DEVEDE KULAK ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK
( FALLACY OF THE BEARD vs./and/||/<> BLACK OR WHITE FALLACY vs./and/||/<> ARGUMENT FROM IGNORANCE vs./and/||/<> FALLACY OF SLIPPERY SLOPE vs./and/||/<> COMPLEX QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF MANY QUESTIONS vs./and/||/<> FALLACY OF LIMITED CHOICES )

YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: BİR BİLENE SORMA ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> GENETİK
( ARGUMENT TO AUTHORITY vs./and/||/<> FALLACY OF UNQUALIFIED SOURCE vs./and/||/<> APPEAL TO BELIEF vs./and/||/<> APPEAL TO COMMON PRACTICE vs./and/||/<> BANDWAGON, PEER PRESSURE vs./and/||/<> PRAGMATIC FALLACY vs./and/||/<> APPEAL TO PERSONAL INTERESTS vs./and/||/<> FALLACY OF "IS" TO "OUGHT" vs./and/||/<> STYLE OVER SUBSTANCE vs./and/||/<> GENETIC FALLACY )

DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET
( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )

SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> HATALAR
( FALLACIES vs./and/||/<> MISTAKES/WRONGS )

KIYASLAMA HATALARI: GENELLEŞTİRME ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME
( FALLACY OF CONVERSE ACCIDENT vs./and/||/<> FALLACY OF ACCIDENT )

SINIFLANDIRMA HATALARI: BÜTÜNLEME ile/ve/||/<> İNDİRGEME
( FALLACY OF COMPOSITION vs./and/||/<> FALLACY OF DIVISION ) )

- SADAKAT VE BAĞLILIK ve/||/<> FARKINDALIK VE ADÂLET ve/||/<> EDEB VE HAYÂ ve/||/<> FETA VE GÖNÜL
( HZ. EBÛ-BEKİR SIDDÎK ve/||/<> HZ. ÖMER el-FÂRUK/HATTÂB ve/||/<> HZ. OSMAN ZİNNUREYN ve/||/<> HZ. İMÂM-I ALİ )
( Çocukluk. VE/||/<> Gençlik. VE/||/<> Yetişkinlik. VE/||/<> Olgunluk. )

- SADAKAT[< SADAKA]["ka" uzun okunur] ile SADÂKAT[< SIDK]
( Sadakalar. | Müslümanların ellerinde bulunan ve fakirlere/düşkünlere verilen üç maldan biri. İLE Dostluk, içten bağlılık, vefâlılık. Doğruluk, yürek doğruluğu. )

- SADAKAT ile/ve/<> BAĞLILIK

- SADÂKAT ile/değil/yerine SAF BAKIŞ

- SADÂKAT ile/ve/<> VEFÂ
( ... İLE/VE/<> Sadakatin zirvesi. )

- SADAKA ile ISKAT[Ar.]
( ... İLE Düşürme, aşağı atma. | Düşürülme. | Ölenlerin, kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka. )

- ŞÂDÂN ile ...
( SEVİNÇLİ, NEŞELİ, KEYİFLİ | ŞAD KİMSELER )

- SADELİK ve/||/<> DAYANÇ(SABIR) ve/||/<> ŞEFKAT

- SAF/LAŞTIRILMIŞ AKIL ile/ve/= NİYET ile/ve/= KALP

- SAF/LIK ile/ve/değil İYİ NİYETLİ/LİK

- SÂFİYET AHLÂKI ile/ve/> İRFAN AHLÂKI ile/ve/> AŞK AHLÂKI
( Saflaşmadıkça, kapı/lar açılmaz. )

- SÂFİYET ve/||/<> İRFÂNİYET ve/||/<> AŞK

- SAFİYET ve/||/<> SAMİMİYET

- SAFLAŞMA ile/ve/değil/yerine/<> YALINLAŞMA

- SAFLIK ile HOŞGÖRÜ

- SAĞDUYU ve/<> DENGE

- SAĞDUYU ile/ve/||/<> SAĞGÖRÜ
( Doğru, akla uygun yargılar verme yeteneği. | Doğru ile yanlışı birbirinden ayırma ve doğru yargılama gücü. İLE/VE/||/<> Gerçekleri, yanılmadan görebilme yeteneği. )

- SAĞLIK:
"HİZMET"
ile/ve/değil/||/<>/< HAK

- ŞAHANE değil/yerine/= ÇOK GÜZEL, EŞSİZ, GÖRKEMLİ

- SAHİP OLMAK ve/||/<>/< AİT OLMAK

- SAHİP OLMAK ile/yerine KURUCU(SU) OLMAK

- SAHİP OLMAK ile/ve/fakat/||/<>/< SAHİP OLDUĞUMUZLA VE/YA DA SAHİP OLMAKLA PERDELENMEMEK

- SAHİPLENMEK ile/değil/yerine SEVMEK/SEVGİ
( Sevgi özgür bırakıcıdır, olmalıdır! Sahiplenmeden! )

- SAHİPLENME ile/ve/||/<> SÜREKLİ KILMA ile/ve/||/<> BİRİKTİRME

- SAHTE/LİK ile/değil/yerine/>< İÇTEN/LİK

- SAİKA[Ar.] değil/yerine/= YILDIRIM | NEDEN

- ŞAKA YAPMAK ile LAUBALİLİK

- ŞAKAYA/OLAYA GÜLMEK ile/yerine ESPRİYE/FIKRAYA GÜLMEK

- SAKİL[Ar.] değil/yerine/= AĞIR | KABA
( Ağır. | Sıkıntı veren, sıkıntılı. | Çirkin, kaba. | Türk müziğinde bir usûl. )

- SAKİN/LİK ile/ve/<> SESSİZ/LİK, SÜKÛNET

- SAKİNLEŞME:
AKILDA
ve/||/<> GÖNÜLDE
( Bilgi ile. VE/||/<> Sevgi ile. )
( Elinde getiren, karnında götürür; aklında getiren, gönlünde götürür. )

- SÂKİN[< SÜKÛN] / MUKÎM[< KIYAM] ile/ve ŞÂGİL[< ŞUGL]
( Konutta/meskende yaşayan/oturan, ikâmet eden. İLE/VE Meşgul eden, edici. | Meşgul olmayı gerektiren. | İşgâl eden, tutan. | Bir mülkte oturan. )

- SAKİN değil/yerine/= DİNGİN

- SAKSIYI SÜSLEMEK değil/yerine ÇİÇEĞİ SULAMAK

- SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KARALAMA
ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME

- ŞÂMİL[< ŞEML < ŞÜMÛL] ile/ve/<> KÂMİL[< KEMÂL]
( Topluma. İLE/VE/<> Kişiye/sana! )
( Genele. İLE/VE/<> Özele. )
( İçine alan, kaplayan, çevreleyen. İLE/VE/<> Tam, eksiksiz, bütün. | Olgun. | Bilgin, âlim. )

- SAMİMİYET ile AÇIKLIK ile SAYDAMLIK/ŞEFFAFLIK
( Açıklığı ve iyilikseverliği sayesinde hem çevresine, hem de sonuç olarak kendine yararlı olan biri simgelenir. )

- SAMİMİYET >< ERKÂN
( Samimiyet oluşunca, erkân kalkar. )

- SAMİMİYET ve/||/<> SAMİMİ BİR NİYET

- SANAT DÖNEMLERİ/NDE:
SİMGESEL
ile/ve/<>/> KLASİK ile/ve/<>/> ROMANTİK ile/ve/<>/> MODERN
( Antik Mısır, mimarlık sanatı. İLE/VE/<>/> Antik Yunan, heykel sanatı. İLE/VE/<>/> Avrupa, resim, müzik ve şiir sanatı. İLE/VE/<>/> Sürekli değişim/dönüşüm. )

- SANAT ESERİNİN:
"KÖKLERİ"
ve/<> "DALLARI" ve/<> "ÇİÇEKLERİ/MEYVELERİ"
( Kültürün özsuyuyla beslenir. VE/<> Öteki kültürlerin yağmurlarıyla ıslanır. VE/<> Evrensel uygarlık uzamına armağan olur. )

- SANAT ESERİNİN:
İFŞÂ ETTİĞİ
ile/ve/değil AFİŞE ETMEDİĞİ (ŞEY/LER)
( BAYKUŞ: Güzel sanatların simgesi. | Sanatın yaratıcısı. )

- SANAT NESNESİ ile/ve/> SANAT YAPITI

- SANATÇININ:
BAKTIĞINA BAKMAK
ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖRDÜĞÜNÜ GÖRMEK

- SANATÇI ile/ve/||/<> BİLGE/ÂRİF
( Dönüştürücü. İLE/VE/||/<> Geliştirici/ilerletici. )

- SANATSAL ÜRÜN VERMEK ile/ve/değil/yerine/<> (KENDİNE VE TOPLUMA) SANATSAL DUYARLILIK KAZAN(DIR)MAK/KAZANDIRABİLMEK

- SANATSAL ile/ve/fakat/<>/> SANATI AŞAN

- SANAT ve/<> SANATÇI/KİŞİ/İNSAN
( Bir resimde, bir sanat eserinde aradığım, sevdiğim şey, insandır. Sanatçının kendi! )
( Dans le tableau [l'oeuvre d'art] je cherche, j'aime l'homme l'artiste. )

- SANAYİ ve DİL BİRLİĞİ

- SANEVBER ile ...
( SEVGİLİNİN BOYU, BOSU )

- SAPLANTI ile/değil AŞK

- SAPTIRMA ile/değil/yerine SAPTAMA

- SARHOŞ ile DÎVÂNE

- SARIGÜZEL CADDESİ değil/< SARIGÖREZ CADDESİ

- SARILMAK:
MUTLULUĞU, İKİYE KATLAMAK
ve/||/<> ACIYI, İKİYE BÖLMEK

- SARILMAK:
YAŞAMA
ve/||/<> ÇALIŞMAYA
( Dört elle! VE/||/<> Bin elle! )

- ŞARKICI ile/ve/değil MÜZİSYEN

- ŞAŞKIN/LIK ile/değil/yerine AŞKIN/LIK

- SATHÎ[Ar.] değil/yerine/= YÜZEYSEL/GELİŞİGÜZEL/ÜSTÜNKÖRÜ

- SATİR[Fr.] değil/yerine/= YERGİ

- SAVAŞMA değil/yerine/<>/> TANIŞMA

- SAVSAKLAMA ile/ve/<> SALLAMA

- SAVUNMA HAKKI ile/ve/||/<> KENDİNİ İFADE ETME HAKKI

- SAVURGAN/LIK >< CİMRİ/LİK

- SAYGI DUYMAK/GÖSTERMEK:
ÖĞRENCİ(N)DEN
değil ÖĞRENCİ(N/Y)E

- SAYGI DUYMAK ile/ve/değil/<> SAYGILI OLMAK, SAYGI GÖSTERMEK
( İçsel. İLE/VE/DEĞİL/<> Dışsal. )
( Saygı duymak zorunda değilsinizdir fakat saygılı olmak zorundasınızdır. )

- SAYGI GÖSTERMEK ve/<> SAYGI AŞILAMAK

- SAYGI/İLGİ/YAKINLIK:
BİRBİRİMİZE
ile/ve/değil Bİ(RBİRİMİ)ZDEKİ HAKK'A

- SAYGILI ile SAYGIN
( Kişinin, başkalarına gösterdiği tutum dolayısıyla. İLE Başkalarının, kişiye gösterdiği tutum dolayısıyla. )

- SAYGIN/LIK ile/ve TAKİP EDİLEBİLİR/LİK

- SAYGISIZLIK ile/ve/değil/<> DİKKATSİZLİK

- SAYGISIZLIK ile/ve/değil DÜŞÜNCESİZLİK

- SAYGISIZLIK ile/ve/değil EDEPSİZLİK

- SAYGISIZLIK ile/ve/değil/<> İLGİSİZLİK

- SAYGI ile/ve/<>/< ASÂLET
( Saygı, asâletin, süreklilik kazanmış durumudur. )

- SAYGI ile/ve/<> BAĞ

- SAYGI ve/||/<>/< CİDDİYET

- SAYGI ile/ve/<> DEĞER VERMEK

- SAYGI ile/ve/||/> DÜRÜSTLÜK ile/ve/||/> GÜVEN ile/ve/||/> BAĞLILIK/SADÂKAT
( Gösterilir(se). İLE/VE/||/> Değerlenir. İLE/VE/||/> Kazanılır. İLE/VE/||/> Sağlanır. )
( Earned. vs./AND/||/> Appreciated. vs./AND/||/> Gained. vs./AND/||/> Returned. )
( Yükün dürüstlükse, gücün düşer belki fakat "başın düşmez". )

- SAYGI ile/ve/<> EDEB
( ... ile/ve/<> HUMANITAS )

- SAYGI ile/ve/<> EMPATİ

- SAYGI ile/ve/değil HAYRANLIK

- SAYGI = HÜRMET = RESPECT[İng., Fr.] = ACHTUNG[Alm.] = RESPECTO[İsp.]

- SAYGI ile/ve/<> İMAN

- SAYGI ile/ve/<> KABUL

- SAYGI ile/ve/> KRİTER

- SAYGI ile/ve/<> MESAFE

- SAYGI ile/ve/<> MUHABBET

- SAYGI ile/ve/< ÖZSAYGI
( HÜRMET ile/ve/< EDEB )

- SAYGI ile/ve/<> SABIR

- SAYGI ile/ve/> SELÂM

- SAYGI ve/||/<>/> SEVGİ ve/||/<>/> SELÂM
( Üçü de koşulsuzdur, koşulsuz olmalıdır! )

- SAYGI ile/ve/||/<>/> YÜKSEK SAYGI/TAZİMAT[Ar.]

- SAYISAL OLMAYAN ve/<> AŞKIN

- SAZ ŞAİRLERİ ile ORTAÇAĞ OZANLARI ile AŞKA DAİR KISA KOŞUKLAR SÖYLEYENLER

- SEBEP ile NEDEN

- SEBT GÜNÜ:
DİNLENME GÜNÜ
değil/yerine DİNGİNLİK/DÖNÜŞÜM GÜNÜ
( YEVM-İ SEBT[Ar.]: Cumartesi günü. )

- ŞECÂAT değil/yerine/= YİĞİTLİK, YÜREKLİLİK, CESARET

- SEÇENEK ile "ÖNCELİK"
( Onun yaşamında, onun için seçeneksek; onu, öncelik yapmayalım. )

- SEÇİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< STRATEJİ

- ŞEFKAT:
SAĞIR DA DUYABİLİR
ve/||/<> KÖR DE OKUYABİLİR

- ŞEFKATLİ/MÜŞFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN

- ŞEFKAT ile/ve AŞK
( İnsan ne kadar şefkatli ise o kadar diridir. )
( Şefkat benliğin arkasındadır. Benlik gitmeyince şefkat meydana çıkmaz. )
( ŞEFKAT: İmbikten geçirilmiş aşk. )

- ŞEFKÂT ve/=/|| BAKIM/ÖZEN(İHTİMAM)

- ŞEFKAT ve/||/<>/>< CELÂL
( Beslemek/bakmak fakat yaptıklarını anlamasını beklememek. VE/||/<>/>< (bazı şeyleri) Anlamasını sağlamak fakat beslenip beslenmemesine bakmayarak. )

- ŞEFKAT ve DÜRÜSTLÜK ve İYİLİK
( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )

- ŞEFKAT ile/ve/<> KARŞILIKLI (KOŞULSUZ) SEVGİ
( Verili. İLE/VE/<> Kendi oluşturacağımız. )
( Birinci/l Sevgi. İLE/VE/<> İkinci/l Sevgi. )
( Anne sevgisi. İLE/VE/<> Senin/sizin sevgin/iz [çevrendekilerle]. )
( FEYZ-İ AKDES ile/ve/<> FEYZ-İ MUKADDES )

- ŞEFKAT ve/> KEMÂL
( Şefkatiniz tüm âlemi kaplamadıkça kemâle eremezsiniz. )

- ŞEFKAT ile MERHAMET

- ŞEFKAT ile/ve YARDIMSEVERLİK
( Şefkat, kişinin eline verilmiş sevgidir. )
( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )

- ŞEHİR ve/<> MEDENİYET

- ŞEHVETTEN ile/ve/değil/yerine AŞKTAN
( Beşer doğulur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İnsan olunur. )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kalıcı. )
( Beşeri aşk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi. | Tüm yetkin olanlar. )
( Mülkiyet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özgürlük. )

- ŞEHVET ile ...
( AŞIRI İSTEK | MADDEYE OLAN BAĞIMLILIK | NEFİS )

- ŞEHVET ile/ve/değil/yerine AŞK
( Tüm canlılar arasında. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kişiden/insandan, herşeye yönelik. )
( Herkes, dur der! İLE/VE/DEĞİL/<>/>/< Herkes, kabul eder. )

- ŞEHVET ve ŞİDDET

- ŞEKİLLENDİRMEK ile/ve/||/<>/> "YEŞİLLENDİRMEK"

- ŞEKİL ile/> KAVRAM/MEFHUM ile/> BURHAN
( Gözün ikna olmasını sağlar. İLE Zihnin ikna olmasını sağlar. > İkisinin birlikteliğiyle burhan oluşur. )

- SEKÎNET ile/ve SÜKÛNET(SAMA[Sansk.])
( Gönül Huzuru/Sessizliği. İLE/VE Zihin Huzuru/Sessizliği. )
( Sekine'nin yaşama geçirilmesi, zaman-mekân-imkân ile olanaklıdır. Bengidir(ebedi). Belirli zaman, belirli mekân ve belirli imkânların elverdiği ölçüde yaşama geçirilir. )

- ŞEKLEN AĞLAMAK/GÜLMEK ile/değil/yerine MUHABBETEN AĞLAMAK/GÜLMEK

- SEKTER[Fr.] değil/yerine/= HOŞGÖRÜSÜZ

- SELÂMI VERMEK ile/ve/> SELÂMI ÇOĞALTMAK

- SELÂM ve/> İKRAM ve/> KELÂM

- SELEN/SADÂ/ÇATI ve/<> ÖZ
( SADÂ: Kişinin özü. )

- SEMPATİKO ile/ve/||/<> SEMPATİ ile/ve/||/<> EMPATİ ile/ve/||/<> CONPATİ

- SEMPATİ ile EMPATİ ile APATİ ile ANTİPATİ ile TELEPATİ
( Duygudaşlık, yakınlık, sıcakkanlılık. İLE Duyumsama, kendini ötekinin yerine koyma çabası. İLE [hiçbir şey] Duyumsamama. İLE Karşıduyum, soğukluk. İLE Uzaduyum. | Zihinsel, uzaktan [işaretsiz, yazısız, sözsüz] iletişim kurma (becerisi). )
( PATHOS[Yun.]: Duyum/samak, his/setmek. )

- SEN Mİ ÇOK "AKILLISIN"? ile BEN/BİZ Mİ, ÇOK "APTAL GÖRÜNÜYORUM/Z"?

- SEN(İN)LE (DALGA GEÇİYORUM) ile/yerine/değil SEN(İN)LE BİRLİKTE (DALGA GEÇİYORUM)

- SENDEN FARKLI DÜŞÜNEN(E TAHAMMÜL) ile SENDEN FARKLI İNANAN(A TAHAMMÜL)

- SENİ, SENDEN EDEN ile/değil/yerine SENİ, SEN EDEN

- SEN ve/=/<> NEŞE

- ŞERBET ile/ve/değil/||/<>/< "ŞERBET"
( Boğazdan akan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dilden dökülen. )

- ŞERİAT ve/değil/=/<> TÜZE(HUKUK)/HAK/ADÂLET

- SESSİZ ADÂLET ile/ve SESLİ ADÂLET
( Para. İLE/VE Yöneticiler. )

- SESSİZLEŞME/SUSKUNLAŞMA:
DİNLEYENİMİZ OLMADIĞINDA
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ANLAYANIMIZ OLMADIĞINDA

- SESSİZLİK ile/ve DİNGİNLİK

- SESSİZLİK ile/ve/<> SİZSİZLİK

- SES ile/ve/değil/yerine SESSİZLİK(SÜKÛNET)
( Sessizlik, baş etmendir. )
( Sessizlikle Bilgelik, Davranışlarla Krallık. )
( Sessizlik ve sükûn - öte yol budur. )
( Sessizlikten başka hiçbir belirli düşünce, zihnin doğal hali olamaz. )
( Sessizliğe ulaştığınızda, herşey doğal biçimde, sizin tarafınızdan bir girişim olmaksızın kendiliğinden oluşacaktır. )
( Aklın, davranışlardaki en açık belirtisi sükûnet ile zarâfettir. )
( Sessizlik ve sükûnet içinde, gelişirsiniz. )
( Sükûnet ve sessizlik içinde, büyürsünüz. )
( Size yardım edecek olan, sessizliktir. )
( Sükûnet ve sessizlik içinde "Ben" kabuğu erir ve iç ile dış bir olur. )
( Umudunuz, zihninizde sessiz ve gönlünüzde sakin kalmakta yatar. )
( Öteye varabilmek için sessizliğe râzı olmalısınız. )
( Tüm gereksinimim(iz), SESSİZLİK. )
( Kendinize tam bir sessizlik içinde bakın, kendinizi tarif etmeyin. )
( Sessiz ve sakin kalın. )
( Gerçeğe varmış olan kişiler çok sessizdirler. )
( İlim, hâle inkılâp edince ses çıkmaz. )
( Sadece aslî olanda sükûn ve huzur vardır. )
( Sessizlik bir kez idrak edildiğinde, o, değişebilir olanı derin biçimde etkiler, kendi etkilenmeden kalarak. )
( Sessizlik hakkındaki tüm konuşmalar, gürültüden ibarettir. )
( YAZIT

Gürültü patırtının ortasında sükûnetle dolaş; sessizliğin içinde, huzur bulunduğunu unutma! Başka türlü davranmak, açıkça gerekmedikçe, herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık, unutmak olsun. Bağışla ve unut! Fakat kimseye teslim olma! İçten ol; telâşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları; çünkü, dünyada, herkesin bir öyküsü vardır.

Yalnız planlarının değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; yaşamdaki dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen, yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle seveceksin ki, başarıların, gövdeni ve yüreğini güçlendirirken, verdiklerinle de yepyeni yaşamlar başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene, önerilerde bulun fakat hükmetme. Kişileri yargılarsan, onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığın, yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciğinden daha fazla değildir.

Aşka burun kıvırma sakın; o, çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye uygun bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma gereksinimi olduğunu unutma.

Kaybetmeyi, ahlâksız kazanca yeğle. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azâbı, yaşam boyu sürer. Bazı idealler, o kadar değerlidir ki, o yolda yenilmen bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras, dürüstlüktür.

Yılların geçmesine öfkelenme; gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin, yapabileceklerini engellemesine izin verme.

Rüzgârın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini, rüzgâra göre ayarla. Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil gemiyi, limana getirip getiremediğinle ilgilenir. Ara sıra isyana yönelecek olsan da anımsa ki, evreni yargılamak olanaksızdır. Ondan dolayı, kavgalarını sürdürürken bile kendinle barış içinde ol.

Anımsar mısın doğduğun zamanları: Sen ağlarken, herkes, sevinçle gülüşüyordu. Öyle bir yaşam geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse. :) Sabırlı, sevecen, erdemli ol. Önünde sonunda, tüm servetin, sensin. Görmeye çalış ki, tüm pisliğine ve kalleşliğine karşın, dünya, yine de kişinin biricik güzel mekânıdır.

Eski Bir Tapınak Yazıtı (Xsenius İ.Ö. IX. yy.) )
( HÂMÛŞÂN[Fars.]: Sessizler, susmuşlar. | Mevlevî mezarlıkları. )

- SEVDİĞİNE "İTAAT" ile/ve/||/<> "İTAAT ETTİĞİNİ" SEVMEK

- SEVDİĞİNİ:
"SÖYLEYEN"
ile/ve/değil/||/<>/> GÖSTEREN

- SEVDİĞİN ile/değil/yerine GÜVENDİĞİN

- SEVDİKÇE > GÜLER YÜZ/LER :)

- SEVEBİLMEK ve/||/<>/< YALNIZ KALABİLMEK

- SEVEN/SÖVEN ||/>< ÖVEN
( (Fazla) Sövmek ile övmek arasında fark yoktur. )

- SEVGİ > İTİDAL < ADÂLET

- SEVGİ GÜLÜCÜĞÜ ile GÜLÜMSEME

- SEVGİ VE SADELİK ve/||/<>/< GÜLÜMSEME :) VE SAMİMİYET

- SEVGİ-SAYGI ile/ve/<> TESLİMİYET

- SEVGİ/MUHABBET VE SAYGILI OLMAMAK/SAYGISIZLIK/HÜRMETSİZLİK ile/yerine MUHABBET VE SAYGI/HÜRMET
( Önceki halden daha kötü duruma getirir. İLE/YERİNE Muhabbetsiz saygı, bir yere ulaştırmaz fakat kişiyi de bozmaz. )

- SEVGİ:
YANLIŞLARI ÖRTMEK İÇİN
değil ZORLUKLARI AŞMAK İÇİN

- SEVGİ:/=/<
"ANTLAŞMAK"
değil/yerine NEDENSİZ DE
( Sevgi, antlaşmak değildir,
Nedensiz de sevilir.
Bazen küçük bir an için
Ömür bile verilir. )

- SEVGİ:
İYİLİK
ve/||/<> MERHAMET ve/||/<> NEŞE ve/||/<> SAKİNLİK

- SEVGİDE:
"İSPAT"
değil İKNÂ

- SEVGİDE:
KOŞULSUZLUK
ve/||/<> HESAPSIZLIK ve/||/<>
SÜREKLİLİK
ve/||/<> VEREREK BAŞLAMAK(< ALMA DÜŞÜNCESİNİN/BEKLENTİSİNİN OLMAMASI)

- SEVGİLİ ile/ve ÂŞIK
( Sultan. İLE/VE Kul. )
( Âşıksan, o da sana âşık olur. [Âşık-mâşuk ayrımı/farkı da kalmaz.] )
( Sevgili ile başbaşa olana, ağyâr gerekmez. )
( Birbirinin güneşinde ısınırlar. İLE/VE Yanarlar. )
( DAVUD: Sevgili. )

- SEVGİLİ ile/ve SEVDİĞİM
( Kişi, sevdiğinden ne zaman ayrılır?

Onu sevme nedenini, ondan daha çok sevdiği zaman. )

- SEVGİNİN:
"AŞIRISI"
değil/olmaz BİLİNÇSİZİ

- SEVGİ ile/ve/<>/değil ALIŞKANLIK

- SEVGİ ile/ve/<> ANLAYIŞ
( Anlayış, zihnin çiçek açmasıdır. )
( Anlayış, özgürlüğe götürür. )
( "Anlayış yoluyla özgürleşme" kadim ve basit bir yoldur. )
( Hiçbir çaba ve uğraş sizi öz varlığınıza götüremez, sadece anlayış berraklığı götürebilir. )
( Doğru anlayış tek çaredir, ona istediğiniz adı verin. O en ilk ve en son öğretidir, çünkü o zihnin gerçek doğasıyla meşguldür. )
( Değeri olan hiçbir şey size dıştan gelmez; konuyla ilgili olan ve belirgin olan ancak sizin kendi duygu ve anlayışınızdır. )
( Anlayışta berraklık düzeyleri ve sevgide yoğunluk düzeyleri vardır, fakat onun nimetleri sonsuzdur. )
( Yanlış anlamalarınızı ortaya çıkarın ve onları terk edin, hepsi bu kadar. )
( Understanding leads to freedom. )

- SEVGİ ve/||/<>/> BİREŞİM(TEVHÎD)

- SEVGİ ile/ve/<> DAYANIŞMA

- SEVGİ ve/<> GÜLÜMSEME :) ve/<> ADAMLIK ve/<> MUTLULUK
( Gözde. VE/<> Yüzde. VE/<> Özde. VE/<> Azda. )

- SEVGİ ile/ve/<> GÜZELLİK
( Sevdiğinden dolayı güzel bulmak, güzel olduğundan dolayı sevmek. )

- SEVGİ ve/||/<> İLETİŞİM
( Kişinin/kişinin, en temel, öncelikli/olmazsa olmaz iki gereksinimi. )

- SEVGİ ile/ve/<> İŞBİRLİĞİ

- SEVGİ ile/ve/değil/yerine KOŞULSUZ SEVGİ
( Sevgi, ayırmanın, ayrımların reddidir. )
( Dünyanın eylem halindeki sevgi olduğunu bir kez anlarsanız, ona tamamen farklı bir gözle bakacaksınız. )
( Sevgide belirli bir düşünce kaynaklı ve/veya dayanaklı, beklentili bir duygulanım durumu varolabilir, fakat koşulsuz sevgide hiçbir düşünce, beklenti olmaksızın, olumlu-olumsuz her koşulda sevmek vardır. )
( KOŞULSUZ SEVGİ, "EĞER"siz, "ÇÜNKÜ"süz, "AMA"sız; "KARŞIN'LI/RAĞMEN"li SEVGİ'dir! )
( Ayırd etme ve ayrılık duygusu olmadığında, buna SEVGİ diyebilirsiniz. )
( Eğer, ne bir gövde, ne bir zihin, hatta ne de tanık, fakat bunlardan tümüyle öte olduğunuz fikrini sürekli taşırsanız, zihninizin berraklığı artacak, arzularınız saflık kazanacaklar, eylemleriniz merhametli ve sevecen olacaklardır; bu iç arınması sizi bir başka dünyaya bir gerçek ve korkusuz sevgi dünyasına götürecektir. )
( Sevgide yabancılar yoktur. )
( Sevgide "bir" bile yoktur, "iki" nasıl olabilsin? )
( Sevgi, yaradılışın önünde gelir. )
( Gerçek ve sevgi, kişinin asıl doğasıdır ve akıl ve gönül, onun ifade araçlarıdır. )
( Sevgi mutluluktan çok gelişmeyi, bilincin ve varlığın genişleyip derinleşmesini ister. Bunu her ne engellerse acıya neden olur, sevgi acıdan çekinmez. )
( İdrak edeceksiniz ki bilmek sevmektir, sevmek de bilmektir. )
( Kendini ifade etmek, teyit etmek, zorlukları yenmek sevginin doğasıdır. )
( Sevgi ve sevginin ilham ettiği irade (istek) olmadıkça, hiçbir şey yapılamaz. )
( Sevginin doğal sonucu itaattir. )
( Sever de dinlersek, o da bizi kendine alır. )
( İnsan sevdiğini omuzuna alır da yine de yorulmaz. )
( Sevgi tutkunluk ve düşkünlük göstermez, düşkünlük ise sevgi değildir. )
( Sevgi tembel değildir ve berraklık da yönetir. )
( Aşırı sevgi ihmal doğurur. )
( Sözleri ve davranışları doğru, erdem ve görüş sahibi kişiyi tüm dünya sever. )
( In love there are no strangers. )
( Love is the refusal to separate, to make distinctions.
Once you have understood that the world is love in action, you will look at it quite differently.
Unconditional love is, unless "IF", "BECAUSE", "BUT". ( If you stay vs. the idea that you are not the body nor the mind, not even their witness, but altogether beyond, your mind will grow in clarity, your desires - in purity, your actions - in charity and that inner distillation will take you to another world, a world of truth and fearless love.
Truth and love are man's real nature and mind and heart are the means of its expression.
More than happiness, love wants growth, the widening and deepening of consciousness and being. Whatever prevents becomes a cause of pain, and love does not shirk from pain.
When the sense of distinction and separation is absent, you may call it love.
To know is to love and to love is to know.
Love does not cling; clinging is not love.
Without love, and will inspired by love, nothing can be done.
It is in the nature of love to express itself, to affirm itself, to overcome difficulties.
Love is not lazy and clarity directs. )

- SEVGİ ve/||/<>/< RIZÂ

- SEVGİ ve/<> SAYGI GÖSTERMEK

- SEVGİ ile/ve/değil/yerine ŞEVK/İŞTİYAK

- SEVGİ ve/||/<> SIĞINMA

- SEVİLEN ve SEVİLENİN ARKADAŞLARI/ÇEVRESİ ve SEVİLENİ SEVENLERİ SEVMEK

- SEVİLİYORSAK ile SEVİLMİYORSAK
( Gurur duyup sarılalım. İLE Saygı gösterip uzaklaşalım. )

- SEVİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ ile/ve/değil/yerine/||/<> SEVMEK
( Hiçbir zaman doymazsın. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Ancak, sevdikçe doyarsın. )

- SEVİLMEK ile/ve/değil/<> ANLAŞILMAK

- SEVİLMEYEN İŞ ile/yerine SEVİLEN İŞ
( Zor/çetin gelir. İLE/YERİNE Kolay gelir. )

- SEVİNÇ:
İYİ ŞEYLER OLDUĞUNDA
ve/||/<> KÖTÜ ŞEYLER OLMADIĞINDA
( Her zaman. VE/||/<> Çoğunlukla ve/ya da bazen. )

- SEVİNÇTEN/MUTLULUKTAN AĞLAMAK ile ÜZÜNTÜDEN AĞLAMAK

- SEVİNÇ ile/ve/değil/yerine NEDENSİZ SEVİNÇ

- SEVİNÇ ile/ve/değil/<> NEDENSİZ SEVİNÇ

- SEVİ = AŞK = LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMOR, CARITAS[Lat.] = PHILIA, EROS, AGAPE[Yun.] = AMOR[İsp.]

- ŞEVK-I DİL ile/<> ŞEVK Ü TARAB
( Gönül şevki, neşesi, sevinci. | Türk müziğinde, bir bileşik makam olup en az, iki yüzyıllıktır. [Abdullah Ağa tarafından oluşturulmuş olabilir.][Rast ile suzinâk makamlarından oluşup her iki dizinin ortak seslerinden yararlanılmıştır.] İLE/<> Neşe, sevinç, coşkunluk. | Türk müziğinde, bir bileşik makamdır. [III. Selim tarafından oluşturulmuştur.][Sabâ ve acem aşîran ile hüseynî aşîranda (mi) kürdî dörtlüsünden oluşmaktadır.] )

- ŞEVKAT[Ar. < ŞEVK | çoğ. EŞVÂK] ile/değil ŞEFKAT/ŞEFAKAT[Ar.]
( Şiddetli istek, keyif, neşe, sevinç. İLE/DEĞİL Sevecenlik. | Acıyarak, esirgeyerek, merhamet ederek sevme. )

- ŞEVKÎ ile ŞEVKÎ
( Dikenle ilgili. İLE Şevkle, neşe ile ilgili. )

- ŞEVK[çoğ. EŞVÂK] ile ŞEVK[çoğ. EŞVÂK]
( Diken. İLE Yoğun arzu, keyif, neşe, sevinç. Işık.[Türkçe'de] )

- ŞEVK ile/ve İŞTİYÂK

- ŞEVK ve/> ŞAVK ve/> ŞIK ve/> ŞAN

- ŞEVK ve/> SEVK

- SEVMEK:
"İŞİNE GELDİĞİ GİBİ"
ile/değil/>< İÇİNDEN GELDİĞİ GİBİ

- SEVMEK:
"SAHİP OLMAK"
ile/değil/yerine/< DEĞER VERMEK

- SEVMEK:
ÖZLEMEK
ve/||/<>/>/< GÖRÜNCE SEVİNMEK

- SEVMEK ile/ve/+/||/<>/>/< (DAHA ÇOK) SEVMEYİ İSTEMEK/YEĞLEMEK

- SEVMEK ve/=/||/<>/< GÜVENMEK
( Sevmek, güvenmektir. )

- SEV ile/ve SEVMİYORSA
( Zor ise. İLE/VE Zorlama!
[Zor ise sev, sevmiyorsa zorlama!] )

- SEYYİE[Ar.] değil/yerine/= KÖTÜLÜK

- SEZGİYİ HAREKETE GEÇİRMEK ile/ve SEZGİYİ OLGUNLAŞTIRMAK

- SICAK YİYECEĞİ/İÇECEĞİ:
ÜFLEMEK
değil/yerine SOĞUMASINI BEKLEMEK

- ŞİDDET değil/yerine/>< ÖZEN

- ŞİDDET =/||/<>/>/< ÖZENSİZLİK

- SIFAT-I NOKSAN ile/değil/yerine/||/<>/>< SIFAT-I KEMÂL
( Bilgisizlik/cehalet. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Bilgililik/bilgelik. )
( Cehl. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< İlim. )

- SIFAT ile NİTELİK

- SİGARAYLA MÜCADELEDE:
"ZORLAMA"
değil/yerine MERAK ETMESİNİ SAĞLAMA
( Burayı tıklayarak izleyiniz... )

- SİGORTA ile/ve/<> TEDBİR

- ŞIK/LIK ile GÜZEL/LİK

- ŞİKÂYET ETMEK/SÖYLENMEK değil/yerine NE YAPABİLECEĞİNİ VE NASIL YAPABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEK VE EYLEME GEÇMEK

- ŞİKÂYET[Ar.] ile SERZENİŞ[Fars.]/TAKAZA[Ar.]
( Hoşnutsuzluk belirten söz ya da yazı, sızlanma, yakınma. İLE Başa kakma, sitem etme. )

- ŞİKÂYET ile/değil YAKINMA
( You create disharmony and then complain! )
( Uyumsuzluk yaratıyor, sonra da yakınıyorsunuz. )

- SIKÇA KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSATMAK

- SIKINTI ile/ve/> ÇÖZÜMLER / ÇARE/LER
( DERMAN ARAR İDİM, DERDİME
DERDİM, BANA DERMAN İMİŞ

BURHAN ARARDIM, ASLIMA
ASLIM, BANA BURHAN İMİŞ )
( "Çare/ler" yazısı için burayı tıklayınız... )
( I was seeking the recipe to my trouble...
I saw that, my trouble was the recipe...

I was seeking the evidence to my essense...
I saw that, my essense was the evidence... )

- ŞIMARMAK ve/<> SÖMÜRMEK

- ŞIMARMA ile ŞIRNAMA

- SİMGE:
İÇKİN
ile/ve/||/<> AŞKIN

- SİMGESEL DÜŞÜNME ile/ve/> DÜŞÜNCENİN, KENDİNİ ÖRMESİ

- SİMGESEL YAPI(/BİLİNÇ) ile/ve/<> KAVRAMSAL YAPI(/BİLİNÇ)
( Mahal. İLE/VE/<> Mekân. )
( Yaşanır. İLE/VE/<> Kuşatır. )
( Açıklanamaz.[Anlamlandırılır.] İLE/VE/<> Açıklanabilir. )

- SİMGESEL/LİK ile/ve/<> AŞKIN/LIK
( Aşkınlığın imgesi. İLE/VE/<> Aşkınlığın gerçekleşmesi. )
( Simgelerin hem örtücü, hem de açıcı özellikleri vardır. )

- SİMGE ile/ve/<> KAVRAM

- SİMGE ile KAVRAM

- SINIR KAVRAMLAR ile/ve İLİŞKİSEL KAVRAMLAR

- SİNİRCE ile/değil/yerine KORUYUCULUK

- SINIRLI ile/ve/||/<> SINIRLAYICI

- SINIRSIZ ile SONSUZ
( Mekânda. İLE Zamanda. )
( Bir gövdede odaklanmış sonsuz olansınız. )
( Sonsuz bölünemez. )
( Sonsuz sonsuzdan büyük ya da küçük olamaz. )
( Sonsuzluk nicelik değildir. )

- SINIR ile/ve/<>/değil/yerine ÇERÇEVE

- SIRADANLAŞTIRMA ile/ve/<> KANIKSAMA

- ŞİRİN/LİK ile GÜZEL/LİK

- SIRITMAK ile/yerine GÜLMEK
( Aptallık, şaşkınlık, kurnazlık ya da alay belirtir biçimde gülmek. [Durumdaki hoşluğa ya da durumun algılanamamasında düşünsel/duygusal karşılığı olmadan yüz kaslarını düşünce komutlarıyla güler konuma getirmek.] İLE ... )

- ŞİRKETLER, HİZMETLERİNDE:
UCUZ İSE
ile/ya da/<> HIZLI İSE ile/ya da/<> NİTELİKLİ İSE
( Niteliksiz ve hızlıdır. İLE/YA DA/<> Ucuz ve niteliksizdir. İLE/YA DA/<> Pahalı ve yavaştır. )
( Dünyada, hiçbir şirket, bir işi, hem ucuz, hem hızlı, hem de nitelikli yapamaz. )

- SİYASETNAMELERDE:
NAS
ile/ve/değil/||/<>/< MASLAHAT

- SİYASETNAMELERDE:
SULTAN OLMAK
ile/ve/||/<>/< İYİ BİR KİŞİ OLMAK

- SİYÂSETNAME ile/ve/değil/||/<>/< NASİHATNAME

- SİYÂSET ve/< ADÂLET

- SİYASET ile İLM-İ SİYASE/T

- SİZİ SEVEN BİRİNİN UYARISI/İKAZI ile/>< SİZİ SEVMEYEN BİRİNİN İLTİFATI

- SIZLANMA/YAKINMA değil/yerine/>< SORUMLULUK ALMAK

- SLOGAN[İng.]/KLİŞE değil/yerine/>< DÜŞÜNME
( Kısa ve çarpıcı, propaganda sözü. DEĞİL/YERİNE/>< Düşünülmüş söz. )

- SNOP[İng.] değil/yerine/= ZÜPPE/KÜSTAH
( Seçkin görünmek için bazı çevrelerdeki düşünceleri benimseyen, hayranlık duyan ve onlar gibi davranmaya özenen kişi. )

- SOHBET ve/<> BAHANE(GÜZELLİK)

- SOHBET ve/<> HİZMET

- SOLGUN değil/yerine/< OLGUN

- SOLİDARİST/SOLİDARİZM/SOLİDARİTE[Fr.] değil/yerine/= DAYANIŞMACI/LIK

- SOMUT ve/=/||/<> EYLEM

- SON BİRLİKTELİK

- SON GÜLÜŞ

- SONLANDIRMA ile/değil BÜTÜNE ERME

- SONSAL NEDEN ile/ve ETKİLİ/ETKER NEDEN

- SONSUZLUK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK

- SONUÇLARA DAYANÇ/SABIR ile/ve NEDENLERE DAYANÇ/SABIR
( Nedenlere sabretmek, çok daha zordur. )

- SONUÇ ve/||/<>/< KISIR/LIK

- SONUÇ ile/ve/<> NEDEN/SEBEP

- SONUÇ ile/ve NEDEN/SEBEP OLAMAYAN SONUÇ

- SORAN ile YANITLAYAN
( İstediği her şeyi sorabilen/sorabilecek olan. İLE Her şeyden yanıt veremeyecek olan. )

- SORAN ile YANITLAYAN ile DİNLEYEN ile SEVGİSİ/İLGİSİ OLAN

- SORGULAMA ile/ve/> ÇÖZÜMLEME

- SORGULAMA ile/ve/> DÜŞÜNCE/FİKİR AYRILIĞI

- SORGULANABİLİR/LİK ile/ve/||/<> BİLİNEBİLİRLİK

- SORMAK = ASK[İng.] = DEMANDER[Fr.] = FRAGEN[Alm.] = DOMANDARE[İt.] = PREGUNTAR[İsp.]

- SORMAK ile ÖNCE KENDİNE SORDUKTAN SONRA SORMAK
( Sadece sormuş olmak için soru sorulmaz! )
( Bir şey ki, yapmasan da olur. YAPMA! Bir şey ki, söylemesen/sormasan da olur. SÖYLEME/SORMA! )

- SORUMLULUK DUYMAK ile/ve/||/<>/> SORUMLU OLMAK

- SORUMLULUK ile/ve OLGUNLUK

- SORUNLAR SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ARAMAK/BULMAK

- SORUNLARA ODAKLANMAK ile/değil/yerine/>< OLASILIKLARA VE (ARA) ÇÖZÜMLERE ODAKLANIRSAK
( Daha çok sorun/umuz olur/oluşturur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Daha çok seçeneğimiz ve çözümümüz olur/oluşur. )

- SORUNLARI (SADECE) KONUŞMAK ile/ve/yerine/değil SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ARAMAK/BULMAK
( Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez. )
( Problems cannot be solved at the same level of awareness that created them. )

- SORUNLARI:
SORUN OLARAK KONUŞMAK
ile/yerine/değil İLERLEME/GELİŞİM ARACI OLARAK KONUŞMAK/DEĞERLENDİRMEK

- SORUN ve/||/<>/> HEDEF ve/||/<>/> ENGEL ve/||/<>/> GÜÇ KAYNAĞI

- SORU ile/ve/değil HAKARET

- SORU ile/ve/||/<>/> İLKE

- SORU = QUESTION[İng.] = QUESTION[Fr.] = FRAGE[Alm.] = QUESTIONE[İt.] = CUESTIÓN[İsp.]

- SOVYET:
SO
ve/||/<> VYET
( Birlikte, birarada. VE/||/<> Düşünme, konuşma. )

- SÖYLEMEK ile/ve KAVRAMAK

- SÖYLENİLECEK SÖZÜ OLMAYANIN:
[ne yazık ki]
[ya] YÜKSEK SESİ
ve/ya da/||/<> "ÖFKESİ"

- SÖYLEYİŞ/BİÇEM/ÜSLÛP:
YALIN/SADE
ile YÜKSEK ile KARIŞIK

- SOYUTLAMA ile/ve BÜTÜNLÜKLÜ SOYUTLAMA

- SOYUTLANMA ve/<> GÜZELLİK

- SÖZ SÖYLEMEK ile/ve/||/<> ANLAMAK
( İrfan ister. İLE/VE/||/<> İnsan/kişi ister. )

- SÖZ VERMEK/VEREN ve/||/+/<>/> SÖZÜNDE DURMAK/DURAN

- SÖZ VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜVEN VERMEK
( Güven veriyorsan, ayrıca söz vermen gerekmez. )

- SÖZ:
DİLLERDE
ile/ve/||/<> GÖNÜLLERDE
( Destan olur. İLE/VE/||/<> Şiir olur. )

- SÖZCÜK TÜRETMEK ile/ve/değil/yerine KAVRAM/SÖZCÜK OLUŞTURMAK

- SÖZCÜK/KAVRAM ile " " İÇİNDE SÖZCÜK/KAVRAM
( ... ile SÖZÜMONA/GÜYA/ONA GÖRE )

- SÖZLEŞMEDE:
İYİ NİYET
ve/||/<>/> SADAKAT ve/||/<>/> İÇERİK
( Adının geçmesiyle. VE/||/<> İmza atarak. VE/||/<> Uygulayarak. )

- SÖZLU KÜLTÜR(/GELENEK) ile/ve/<> YAZILI KÜLTÜR(/GELENEK)
( Göçerlerin. İLE/VE/<> Yerleşiklerin. )
( [daha çok] Doğu'da. İLE/VE/<> Batı'da. )

- SÖZLÜK KULLANIMI:
[hem] BİLMEDİĞİN/KAVRAMLAR/TERİMLER SÖZCÜKLER İÇİN
ile/ve/değil/hem de/||/<>/>/< BİLDİĞİN SÖZCÜKLER/KAVRAMLAR/TERİMLER İÇİN

- SÖZÜ/DÜŞÜNCEYİ:
"KALDIRMAK"
ile/ve "TAŞIMAK"

- SÖZ ile/ve/<> ÇÖZÜM

- SÖZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< NİYET

- SÖZ ile/ve/||/<>/> SUSABİLME/SÜKÛT
( "Gümüş." İLE/VE/||/<>/> "Altın." )

- SÖZ ile/ve/<> YEMİN
( Doğru söz yeminden ileri! )
( HULF[Ar.]: Verdiği sözü tutmama, üzerinde durmama. | [mantıkta/matematikte] Saçmaya indirgeme. )

- STAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> EFSANE
( Hem işinde, hem de magazinde "iyi olan." İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> İşinde iyi olan fakat magazinde "kötü olan." )
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Yaşar... | Şair Sanatçımız, Yaşar... | Radyo Programı - Nisan 2016 )

- SÜKSE[Fr.]/SUCCESS[İng.] değil/yerine/= BAŞARI | GÖSTERİŞ, İLGİ ÇEKECEK DURUM

- SÜKÛN SÜKÛT

- SÜKÛN/ET ile/ve/> SEKÎN/E(T)
( Zihnin sessizliği, gürültüden/düşünceden arınmışlığı. İLE/VE/> Kalbin sessizliği. )
( Simge bulunmayan bilinç. İLE/VE/> İmge bile bulunmayan bilinç. )
( Sükûnet ve durağanlık yarar sağlar. )
( Kişi, güvenle içinden gelen sese kulak vermelidir. )
( Dik arka, derin iç sükûnetin simgesidir. )
( Düşünmek için sükûnete gereksinim vardır. )
( Zevk, sükût etmesini öğrendikten sonra başlar. )

- SÜKÛNET ile ...
( ZİHNİN HUZURU | DURGUNLUK, DİNGİNLİK | RAHAT )

- SÜKÛNET ve/<>/= MUTLULUK
( Evrensel bir nimet olan sessizlikten zevk alabilenler dünyanın en mutlu kişileridir. )

- SÜKÛNET ile SÜKÛT
( Durum. İLE Tutum. )
( Öteye ulaşmak için uyanık bir sükûnete ve sessiz dikkate gereksiniminiz var. )
( Sakinlik, hareketsizlik. İLE Sessizlik. )
( Sükût, Allah'ın ihsanıdır. )
( Sükût, kazanç mahâlidir; konuşma ise sarf mahâli. )

- SÜKÛN ve/<> UYUM, BÜTÜNLÜK
( UYUM: Hareketin dinginliği. )

- SÜKÛN ile/ve YOKLUK

- SÜKÛT:
ZORUNLU(ZARÛRÎ)
ile/ve/<> DOĞAL(TABİÎ)

- SUKUT["ku" uzun okunur] ile SÜKÛT
( Düşme, aşağı inme. | Sarkma. | Büyük bir görevden ayrılma. | Çocuğun eksik ya da ölü olarak doğması. İLE Susma, söz söylememe. )

- SÜKÛT[Ar.] değil/yerine/= SUSKU

- SÜKÛT ile UZLET

- SULHPERVER/SULHÇU[Ar., Fars.] değil/yerine/= BARIŞSEVER/BARIŞÇIL

- SULH[Ar.] değil/yerine/= BARIŞ

- SULH ve/||/<> SÜKÛN

- SÜNEPE/LİK ile/değil/yerine ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK

- SÜREÇTE (OLMAK) ve/||/<> AKIŞTA (OLMAK)

- SÜREÇ ile/ve/<> AŞAMALI BİRLİK

- SÜREÇ ile/ve/||/<>/< DAYANÇ/ÇIDAM/SABIR
( Ancak, anlayış, aydınlatır. )

- SÜREKLİ EMEK ve/||/<>/= İNSANLIK

- SÜREKLİ İLİŞKİ ile/ve/değil/en azından DÜZENLİ İLİŞKİ
( Kur(a)mayabilirsin. İLE Kurabilirsin. )
( Düzen/siz. İLE Düzen-siz. )

- SÜREKLİ:
"TOPLARSAK"
ile/değil/yerine/>< PAYLAŞIRSAK
( Hiçkimseye yetmez. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese yeter. )

- SÛRETLERİ KAVRAMADA:
ZİHİN/AKIL
değil HAYAL

- SÜRTÜŞME ile/ve/değil ÇEKİŞME

- SUSABİLMEK/SÜKÛT ve/||/<> PERHİZ/REJİM ve/||/<> NEŞE ve/||/<> COŞKU

- SUSABİLMEK:
İCÂBEN
ile/ve/değil/||/<>/< EDEBEN

- SUSABİLMEK ve/||/<> GÜLÜMSEYEBİLMEK :)
( Tüm sorulara, en iyi yanıt. VE/||/<> Tüm durumlara, en iyi karşılık. )

- SÜSLÜ/LÜK ile/değil/yerine/||/<>/< BAKIMLI/LIK
( SÜRRE DEVESİ GİBİ SÜSLENMEK )

- SUSMA HAKKININ TARİHÇESİNDE, DÖNÜM NOKTALARI:
JOHN LILBURNE'NİN TUTUMU
ve/||/<>/>/< MIRANDA UYARILARI
( 1637 yılında, İngiliz tarihinin en renkli, en dramatik kişilerinden biri olan John Lilburne’un, halkı yönetime karşı kışkırtan bir kitap yayımladığından dolayı tutuklanıp bu mahkeme önüne çıkarılması, susma hakkı konusunda bir dönüm noktası olmuştur. Lilburne, mahkemede, açıkça neyle suçlandığı hakkında bilgilendirilene kadar, sorulan sorulara yanıt vermeyi reddetti. Bu durum, ceza yargılaması açısından, tarihin bize taşıdığı, susma hakkının kullanılması ile ilgili ilk durumdur.

VE/||/<>/>/<

1. Sessiz kalma hakkınız vardır.
2. Söyleyeceğiniz her şey, mahkemede, aleyhinize kullanılabilir.
3. Herhangi bir soruya yanıt vermeden önce, avukat ile konuşma hakkınız vardır ve soruları yanıtlarken, avukatınız, yanınızda bulunabilir.
4. Eğer bir avukat tutamıyorsanız ve dilerseniz, size bir avukat belirlenecektir.
5. İfade sırasında, herhangi bir anda, soruların öncesinde ya da sonrasında, susma hakkınızı ve avukattan yararlanma hakkını kullanabilirsiniz. [1966 Arizona - ABD] )
( 1- You have the right to remain silent.
2- Anything you say can and will be used against you in a court of law.
3- You have the right to an attorney.
4- If you cannot afford an attorney, one will be appointed for you. )

- SUSMA HAKKI ve/||/<> ADİL YARGILANMA HAKKI ve/||/<> KENDİNE YÜKLENEN SUÇU ÖĞRENME HAKKI ve/||/<> SAVUNMA HAKKI ve/||/<> İFADE SERBESTLİĞİ ve/||/<> MASUMİYET GÖSTERGESİ ve/||/<> SİLAHLARIN EŞİTLİĞİ ve/||/<> AVUKAT YARDIMI ve/||/<> AYDILATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ ve/||/<> HUKUK DEVLETİ İLKESİ

- SUSMA HAKKI ile/ve/||/<> SAVUNMA HAKKI

- SUSMAK ile/ve/<>/değil/yerine DÜŞÜNMEKTE OLDUĞUNU BELİRTMEK

- SUSMAK ile/ve/değil/yerine SUSABİLMEK
( Kişi, susuyorsa; ya çok az şey biliyordur ya da çok fazla. )

- SUSMAK ile TEFEKKÜR

- TAABBÜD ile/ve TEFEKKÜR ile/ve TEVEKKÜL

- TAANNÜT[Ar.] değil/yerine/= DİRENME, DİRENİM

- TAASSUB ile AKIL TUTULMASI

- TAASSUB ile/ve/değil BİLGİ/DENEYİM EKSİKLİĞİ

- TAB-I MÜSTAKÎM ve/||/<> AKL-I SELÎM

- TAFZİH[Ar.] değil/yerine/= REZİL ETME
( Birinin kötü yanlarını ortaya çıkarma. )

- TAHÂDU'[< HUD'A] ile TAHADDU'/TAHAZZU'[< HUDÛ'/HUZÛ'] ile TAHADDUR[< HIDR/HIZR] ile TAHAZZUR[< HÂZIR] ile TAHADDÜR[< HADER] ile TAHADDÜR[< HADR] ile TAHAZZÜR[< HAZER] ile TAHATTUR[çoğ. TAHATTURÂT]
( Aldanmış gibi görünme. İLE Alçakgönüllülük gösterme. İLE Yeşilleşme, yeşil renk bağlama. İLE Hazır olma/bulunma. İLE Örtünmek, tesettür. | Uyuşma, uyuşturulma. İLE Yokuş aşağı inme. | Yukarıdan aşağı akıp gitme. İLE Sakınma, korunma, çekinme. İLE Anımsama, hatıra getirme/getirilme, unutulduktan sonra anımsanan şey. )

- TAHAMMÜL EDEMEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ALIŞAMAMAK

- TAHAMMÜL ETMEK ile/ve/değil MÜSAMAHA GÖSTERMEK

- TAHAMMÜLFERSA[Ar.+Fars.] değil/yerine/= DAYANILMAZ

- TAHAMMÜLÜN/ÜN:
"DÜŞÜKLÜĞÜ"
ile/ve/<>/değil YETERSİZLİĞİ

- TAHAMMÜL[< HAML | çoğ. TAHAMMÜLÂT] ile TAHAMMÜR[< HAMR | çoğ. TAHAMMÜRÂT]
( Yüklenme, bir yükü üstüne alma. | Dayanma, katlanma. | Kaldırma. İLE Mayalanma, ekşime. )

- TAHAMMÜL[Ar.] değil/yerine/= DAYANMA, KATLANMA
( Nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması. | Kişinin kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma. )

- TAHAMMÜL ile/ve/değil/yerine/||/<> DİRENÇ/İHTİYÂR

- TAHAMMÜL ile TAVİZ

- TAHAMMÜL ile/ve/<> TESLİMİYET

- TAHASSUN[Ar.] değil/yerine/= SIĞINMA
( Korunmak için bir yere çekilme. )

- TAHFİF değil/yerine/>< TÂZİM

- TAHKİYE[< HİKÂYE] değil/yerine/= HİKÂYE ETME, ANLATMA

- TAHMİN ile/ve/değil TEMENNİ/DİLEK

- TAKARRÜP[Ar.] değil/yerine/= YAKINLAŞMA/YAKLAŞMA/YANAŞMA

- TAKDİM[Ar.] değil/yerine/= TANITMA
( Bir şeyi, karşılıksız olarak birine verme, sunma. | Tanıtma, tanıştırma. | Öne alma, önceye alma. )

- TAKDİR ile/ve/<> TALTİF

- TAKINTI ile/ve/<> BEKLENTİ

- TAKİP değil/yerine/= İZLEM

- TAKLİT ETMEK ile/yerine DİKKATE ALMAK

- TAKLİT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYNALAMA

- TAKSİRAT[Ar.] değil/yerine/= HATALAR

- TAKTİK ile YÖNTEM

- TÂLİB[< TULLÂB, TULLEB, TALEBE] ile ...
( İSTEYEN, İSTEKLİ | ÖĞRENCİ )

- TAM-LIK ile KEMÂL
( Ayrılmaz olanı, ayırmamalısınız. )
( KEMÂL: Eril ve dişilliğin aşılmasındaki birlik. )
( GÜZELLİK/KEMÂL:
* TENASÜB-Ü ÂZÂ(ÖRGENLERİN UYUMU)
* AKIL
* AHLÂK
* ÇÖZÜM ÜRETEBİLMEK )
( You must not separate the inseparable. )

- TAMAMLA(N)MAK ile/ve/<> BÜTÜNLE(N)MEK

- TANIMA ile/ve/<> ANIMSAMA
( Tanıma, size verilen bir uyarıcıyla daha önce karşılaşıp karşılaşmadığınıza karar vermenizi gerektirir. )
( Tanıma durumunda daha fazla sayıda ara-bul-geriye getir ipucu bulunduğundan, belleğiniz ipuclarının hepsini ya da birçoğunu kullanır ve sizi anımsama olayına götürür. )
( Ne kadar çok ara-bul-geriye getir ipucu varsa, anımsama da o derece iyi olur. )
( Anımsamayla ilgili araştırmalarda, ara-bul-geriye getir ipucları kaybolmasının, anımsayamama olayının en belli başlı nedenlerinden biri olduğunu gösterir. )
( Kodlama sırasında kullanılan örgütleme düzeni, ara-bul-geriye getir anında ipucu olarak kullanılır. )
( Örgütleme düzenini, büyüdüğünüz ve iyi bildiğiniz bir mahalleye benzetebiliriz. Kodlama sırasında bu mahallenin belirli sokaklarını ve bu sokaklarda daha önceden bildiğiniz evleri ziyaret eder ve size verilen, yeni bilgileri bu evlere bırakırsınız. Sizden bilgiler yeniden geri istendiğinde, başka bir deyişle anımsama sırasında, yerlerini çok iyi bildiğiniz evleri yeniden sırayla ziyaret eder ve bırakmış olduğunuz bilgilere ulaşırsınız. )
( Her olay bir bağlam içinde oluşur. Öğrenme anındaki bağlam, anımsama anındaki bağlama ne kadar benzerse, anımsama o kadar kolay olur. -örnek ise- Sınav ortamına benzer bir ortamda bilgi öğrenilirse, sınavda anımsanması daha kolay olur. Neşeliyken öğrendiğiniz bir şiiri, üzüntülü bir hal içindeyken anımsamanız zorlaşır. Hüzünlü bir ortamda öğrenilen bilgiler hüzünlü bir ortamda; sevinçli ve mutlu bir haldeyken öğrenilen bilgiler ya da meydana gelen olaylar sevinçli ve mutlu durumlarda daha kolay anımsanır. )
( Anımsanması istenen şeyleri örgütleyerek ara-bul-geriye getir ipucunun verimliliği artırılabilir. )

- TANIMLAYICI ile/ve/||/<>/> TAMAMLAYICI

- TANIM ile/ve/<> NEDEN
( Tanım, nedene giden, en kısa yoldur. )

- TANIŞIKLIK ve/<> GÜVEN

- TANRI'NIN VARLIĞI ile/değil TANRI'NIN BİRLİĞİ

- TANRI'NIN VARLIĞI ile/değil TANRI'NIN BİRLİĞİ

- TANRI:
NOUS
ve/||/<>/> LOGOS'UN, AŞKINSAL BİRLİĞİ

- TANRI ile/ve/değil TANRI ANLAYIŞI

- TAPON değil/yerine/= NİTELİKSİZ

- TARİH:
OLGUSAL
ile/ve/||/<> KAVRAMSAL

- TARİHİ DEĞER(İ OLAN) ile/ve/<> SANATSAL DEĞER(İ OLAN)

- TARİHİ PERSPEKTİF ile/ve MEDENİYET PERSPEKTİFİ ile/ve FELSEFE-BİLİM

- TARİHTE KALAN DÜŞÜNCE ile/ve/değil/yerine/<> DÜŞÜNCENİN TARİHİ

- TARİH ile/ve/||/<> DÜŞÜNCE TARİHİ
( [Kişilerin] Nasıl, düşünmeden hareket ettiklerinin öyküsü. İLE/VE/||/<> Nasıl, hareket etmeden düşündüklerinin öyküsü. )

- TARİH ile/ve/değil/||/<>/< TARİH YAZIMI

- TARİK:
ÖRGÜT
değil YOL/YORDAM/YÖNTEM

- TARİKA(T) ve/<> AŞK
( Çeperden merkeze. VE/<> Merkezden çepere. )

- TARTIŞMAK GEREKİR ile/değil TARTIŞMA GEREKTİRİR

- TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YANLIŞ NEDEN
ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER

- TARZ ile YÖNTEM

- TASARRUF[< SARF] değil/yerine/= ARTIRIM
( SAHİP OLMA | İDÂRE İLE KULLANMA, TUTUM, EKONOMİ | ARTIRMA, ARTIRILMA )

- TASAVVUF ve/<> SAYGI/HÜRMET
( TASAVVUF: Aşk ve muhabbetle çerçevesi çizilen, kişiyi, saygıya yönlendiren ilim. )

- TASAVVUR(KAVRAM) ile TASDİK(YARGI)
( Yargısız kavram. İLE Yargı ile birlikte bulunan kavram. Yargı/hüküm içermesi gereken kavram/tasavvur. )
( Kavram. İLE/VE Önerme + Çıkarım. )
( NEDİR? - HANGİ? ile/ve HEL - LİME )
( MA - EYYU ile/ve -MIDIR? - NİÇİN? )
( Felsefecilere(hukemaya) göre Tasavvur: * Tasavvur-ı sazic[çıplak/salt/yargısız tasavvur] * Tasavvur mea hükm(in)[Yargıyla birlikte bulunan tasavvur] Kelâmcılara(mütekellime) göre Tasavvur: Tasavvurat-ı Selâse + Hüküm = Kaziye = Tasdik )

- TASAVVURLU DÜŞÜNME ile TASAVVURSUZ DÜŞÜNME

- TAŞKIN ile/ve/değil/yerine AŞKIN

- TAŞRADA ve/||/<> EVDE
( Adâlet. VE/||/<> Muhabbet. )

- TATMİN ile/ve MEMNUNİYET

- TAVIR ile YAKLAŞIM

- TAVSİYE ve/> İSTİŞÂRE

- TAYİN ile TAKDİR

- TEÂSÜR[Ar.] değil/yerine/= GÜZEL GEÇİNME, DİRLİK ETME

- TEBESSÜM ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TEŞEKKÜR ve/<> TEZEKKÜR
( GÜLÜMSEME ve/<> DÜŞÜNME ve/<> KIVANÇ ve/<> ANMA/ANIMSAMA/TEKRAR )

- TECAVÜZ değil/yerine/>< ANLAMA (ÇABASI)
( Tecavüz eden, anlayamaz ve anla(/ya)mamıştır. )

- TECELLİ ile/ve GÜZELLİK
( AHLÂK: Vahiy yoluyla gelen tecellî. )

- TEELLÜH ve KEMÂL

- TEFEKKÜR[< FİKR] ile ...
( DÜŞÜNME, ZİHİN YORMA | DÜŞÜNÜLME | İNSANIN KENDİNİ, KENDİNDE ARAMASI | ZİKİR )

- TEFEKKÜR ile ASLINA DÖNDÜREN TEFEKKÜR

- TEFEKKÜR ile/ve ASLINA DÖNDÜREN TEFEKKÜR

- TEFEKKÜR ve/> İSTİ'DÂD

- TEFEKKÜR ile/ve/> TAAKKUL
( Her kişinin becerisidir. [kendince ve kabı kadar] İLE/VE/> Er kişinin becerisidir. )

- TEFEKKÜR ve TEAMÜL
( Nazarî hikmet. VE Amelî hikmet. )

- TEFEKKÜR ile TEFAKKUR[< FAKR]
( Düşünme. İLE Fukaralaşma. )

- TEFEKKÜR ile/ve/<>/> TEMÂŞÂ
( MEDİTASYON ile/ve/<>/> KONTEMPLASYON )
( Düşünme. İLE/VE/<>/> Bakıp izleme. | Bakan ve bakılanın, eşzamanlı hareketi. | Gezme. )

- TEFEKKÜR ile/ve/<> TEŞEKKÜR

- TEFEKKÜR ile TEZEKKÜR

- TEFEKKÜR ile/ve TEZEKKÜR
( FRONESİS ile/ve NOESİS )

- TEFEKKÜR ile TEZEKKÜR ile TEFAKKUH ile İTTİKA ile İSTİMA' ile YAKÎN

- TEHDİT değil/yerine/>< İKNA

- TEHDİT değil/yerine TEKLİF

- TEHLİKE ve/|| ÇÖZÜM

- TEK BAŞINA YEMEK ile/yerine/değil BİRİ(LERİ)YLE (PAYLAŞARAK) YEMEK
( Her açıdan daha bereketlidir. )

- TEK BİR KİŞİNİN:
ÜZÜNTÜSÜ
ve/||/<> MUTLULUĞU
( Tüm bireyleri mutsuz edebilir. VE/||/<> Herkesin yüzünü güldürebilir. :) )

- TEK ELİNİ KALDIRMAK ile İKİ ELİNİ BİRDEN KALDIRMAK
( "Durumu" kabul etmek. İLE "Durumu" kabul etmemek. )

- TEK EL ve/değil/yerine/||/<>/> İKİ EL
( 'in, nesi var? VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> 'in sesi var! )

- TEK NEDEN ile/ve/değil ÖNEMLİ NEDEN

- TEK YÖNLÜ SEVGİ ile/ve KOŞULSUZ SEVGİ

- TEKÂMÜL[< KEMÂL] değil/yerine/= OLGUNLAŞMA

- TEKEMMÜL[Ar. < KEMÂL] değil/yerine/= YETKİNLEŞME
( KEMÂLE GELME, KEMÂL BULMA, OLGUNLAŞMA )

- TEKLEŞTİRME ile/değil/yerine/>< BİREŞTİRME/TEVHİD

- TEKLİFSİZ BİRLİKTELİK ile/ve NEDENSİZ BİRLİKTELİK

- TEKLİK ile/ve/değil/yerine ÇOKLUKTAKİ BİRLİK

- TEKMÎL[< KEMÂL] ile ...
( KEMÂLE ERDİRME | TAMAMLAMA, TAMAMLANMA, BİTİRME | TAM, EKSİKSİZ, BÜTÜN, HEP )

- TEKNİK ile YÖNTEM

- TEL'ÎN değil/yerine ANLAYIŞ/HOŞGÖRÜ

- TELEFONUN KAYBI ile CÜZDANIN KAYBI ile KENDİNİ KAYBETME
( 15 dakikada fark ediliyor. İLE 4 saatte fark ediliyor. İLE Farkında bile olunmuyor. )

- TELEFONUN SESİ yerine TİTREŞİMİ

- TELEVİZYON (İZLEMEK)
ile/ve/değil/yerine/><
KİTAP (OKUMAK)

( )

- TELKİN ile/ve/<> TEMKİN

- TEMBEL/LİK ve/<>/|| SEVGİSİZ/LİK

- TEMBELLİK ile/ve/değil/<> "KENDİNE"(KEYFİNE/RAHATINA) GÖRE DÜŞÜNME

- TEMBELLİK ile/ve/<> ART NİYET

- TEMELLENDİRMEK ile NEDENSELLEŞTİRMEK

- TEMEL ve ÇÖZÜM/LEME

- TEMEL ile NİYET

- TEMİZ NİYET ve TEVEKKÜL

- TEMİZ/LİK ve/<> GÜZEL/LİK

- TENEZZÜL ETME(ME)K ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBAR ETME(ME)K

- TENEZZÜL ile/ve/değil/<> TEŞEBBÜS

- TEPKİ (OLARAK) ile/değil/yerine KATKI (OLARAK)

- TEPKİSELLİK ile/değil/yerine İKNÂ

- TEPKİSİZLİK ile/ve/<> HAZIR-YANITLI OLAMAMA KAYGISI

- TEPKİ ile/ve/değil TEDİRGİNLİK

- TERBİYE ETMEK:
ÇOCUKLARIMIZI
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİMİZİ

- TERBİYE ile TERBİYE
( Besleyip büyütme. | Beslenip büyütülme. | Eğitim. | Görgü. | Alıştırma. | Hafif cezalandırma. | Tavsiye. | Kayırma, koruma. İLE Bazı yiyecekleri pişirmeden önce limon, salça gibi soslarda bekletme. )

- TEREDDİ[Ar.] değil/yerine/= YOZLUK

- TERHÎM[< RAHM, RAHUM, RAHÂMET] ile TERHÎM[< RAHMET, MERHAMET, RUHM/RUHUM | çoğ. TERHÎMÂT] ile TERHÎN[< REHN]
( Bir adı kısaltma. İLE "Allah, rahmet eylesin." sözünü söylemek. İLE Rehin olarak verme, emânet bırakma. )

- TERK-İ DÜNYA ve/<>/> TERK-İ UKBÂ ve/<>/> TERK-İ HESTÎ ve/<>/> TERK-İ TERK
( * TERK-İ DÜNYA (Budizm'deki Yansıması: NİRMANAKAYA)
* TERK-İ UKBÂ(Dünyayı terk etmenin vereceği mutluluğu terk)(Cenneti ve nimetlerini terk) "(B.Y.: DHARMAKAYA)"
* TERK-İ TERK(/HESTÎ)(Kendi varlığını terk edip Hakk'ta fâni olmak) "(B.Y: SAMBOGAKAYA)" )

- TEŞEKKÜL[< ŞEKL | çoğ. TEŞEKKÜLÂT] ile TEŞEKKÜR[< ŞÜKR | çoğ. TEŞEKKÜRÂT]
( Şekillenme. | Kurulma, kuruluş, meydana geliş. | Oluşum. | Yoğrum. | Oluş. | Örgüt, topluluk. İLE Şükr etme, yapılan bir iyilikten memnun kalma ve memnun kaldığını ifade etme sözleri. )

- TEŞEKKÜR ETMEK ve/||/<> ÖZÜR DİLEMEK
( Bunları bilmeyenlere, kapıları/nı kapatmak gerekir. )

- TEŞEKKÜR ETMEK ile/ve TAKDİR ETMEK

- TEŞEKKÜR ile/ve ALLAH'A ŞÜKÜR

- TEŞEKKÜR ile/ve ŞÜKÜR
( Kişilere ve topluma teşekkür etmeyi bilmeyen, şükür etmeyi bilemez. )

- TEŞHİR/EKSİBİSYON[< EXHIBITION]/UTAÇICILIK değil/yerine/= GÖSTERMECİLİK

- TESLİMİYET/KABUL EDİLME/AFFEDİLME:
TÖVBE
ve/||/<> DOĞRU/DÜZGÜN İŞ YAPMAK / SÂLİH AMEL

- TESLİMİYET:
BOYUN EĞMEK
değil ANLAMAK

- TESLİMİYET ile/ve/> AŞK

- TEVÂZÛ ("ETME[ME]K") ile/değil TENEZZÜL (ETME[ME]K)
( Küçük gibi görülen tenezzül makamı, saltanat makamından daha yüksektir. )

- TEVÂZÛ GÖSTERMEK ile TEVÂZU GÖSTERİSİNDE BULUNMAK

- TEVÂZU'[< VAZ (çoğ. TEVÂZUÂT)] değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK (GÖSTERME)
( ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK (GÖSTERME) )

- TEVÂZU'[< VAZ | çoğ. TEVÂZUÂT] ile TEVAZZU' ile TEVAZZUH/TAVAZZUH[< VUZÛH | çoğ. TETEBBUÂT]
( Alçakgönüllülük (gösterme). İLE Konulma, konuluş. İLE Açıklanma, açıklığa kavuşma, aydınlanma. )

- TEVÂZÛ ile DAAT

- TEVÂZÛ ile/ve HİKMET

- TEVÂZÛ ile SAFÂ'[Ar.]
( ... İLE Saflık, berraklık. | Kişinin kendine ve başkasına iltifat etmediği hali. )
( ... İLE Bazı kabullerde, ilim ve iltifat tecellinin tertemiz olmasına engeldir. Telvin[< LEVN Ar.(: renk verme, boyama)] bu ilim ve iltifattır. )

- TEVÂZÛ ile/değil/< TEFÂHÜR[< FAHR)

- TEVÂZÛ ile/ve TEZELLÜL

- TEVBE ile ...
( TÖVBE, İŞLENMİŞ BİR GÜNAH YA DA SUÇUN BİR DAHA İŞLENMEYECEĞİNE DÂİR VERİLEN SÖZ | KULUN SAF BİR KALPLE HAKK'A YÖNELMESİ, TEKRAR GÜNAH İŞLEMEMEYE AHD ETMESİ )

- TEVEKKELÎ[Ar.] değil/yerine/= NEDENSİZ, BOŞ YERE/BOŞUNA

- TEVEKKÜL ve/||/<> AŞK

- TEVHİD:
FARK
ve/<> HİZMET

- TEVHİD ve/< ADÂLET ve/< MUHABBET

- TEVHİD ve SÜKÛNET
( Tevhîd, sükûnettir. )

- TİNSEL BENLİK ile/ve/<> AŞKIN BENLİK

- TOPARLANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> SİLKELENMEK

- TOPLAM ile/ve/değil AŞILMIŞ BİRLİK

- TOPLULUK ile/ve BİRLİK

- TOPLUM(SALLIK) ve/||/<>/< ÖRGÜTLÜLÜK
( Örgütsüz toplum, toplum değildir. )

- TOPLUMA HİZMET ve/||/<> TOPLAMA HİZMET

- TOPLUMSAL ADÂLET'İN TANIMLARINDA:
GENEL
ile/ve TOPLUMSAL ile/ve SİYASAL
( Toplum içinde ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal yönden yoksul, mahrum ve zayıfların doğrudan doğruya toplum tarafından korunmaları. İLE/VE Kişinin, insan onuruna uygun bir düzeye, sadece emeğinin karşılığı ile çıkabilmesinin sağlanması. İLE/VE Kişilerde, kültürel ve siyasal zayıflığı doğuran olumsuz etmenlerin toplum gücüyle kaldırılması. )

- TOPLUMSAL DIŞLA(N)MA ile/ve/||/<> KÜLTÜREL DIŞLA(N)MA

- TOPLUMSAL HİZMET ve/||/<>/= AKIL

- TOPLUMSAL KALKINMA ile/ve/<> BİREYSEL DONANIM

- TOPLUMSAL/LAŞMA ile KAMUSAL/LAŞMA

- TOPLUMSAL ile/ve/||/<>/>/< BİREYSEL/ÖZNEL
( Kumaş. İLE/VE/||/<>/>/< Giysi. )
( Saygı. İLE/VE/||/<>/>/< Sevgi. )

- TOPLUMUN:
"ANLAMAMASI"
değil İTİBAR ETMEMESİ

- TÖRE ile/ve/<> KAVRAM ile/ve/<> KURUM

- TÖVBE ET/MEK ve/||/<>/> YAKLAŞ/MAK

- TÖVBE ile/ve/||/<>/> AFFETME

- TRAFİK IŞIĞI ile SEMAFOR[Fr. < Yun.]
( ... İLE Demiryollarında, gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren aygıt. | İki gemi ya da gemi ile kıyı istasyonu arasında haberleşmede kullanılan, üç kollu, işaret sütunu. )

- TRAFİK KURALLARI ve/<> PSİKİYATRİ

- TRAFİK'TE:
SİLECEKLERLE SÜRÜCÜ EMNİYETİ
ve LASTİK PATLARSA ve TAŞITI EKONOMİK KULLANMAK

- TRAFİKTE:
HIZ DÜŞÜRMEK
ve/||/<>/< SEVDİKLERİMİZİ DÜŞÜNMEK

- TRAFİKTE:
"SİNİRLİ OLMAK"
değil/yerine SORUMLU OLMAK
( www.plakanialdim.com )
( Facebook, KENDİNE GEL!!! sayfasına katılın, uyarın!

Kişi, kurum ve kuruluşların, "yaptıkları" fakat yapmayabilecekleri yanlış(lık)ları göstererek anlatmak üzere kurulmuş bir uyarı sayfasıdır!

Sen de uyar! )
( Sivil Yaya Girişimi )
( Emniyet Şeridi İhlâli, Makas Atanlar, Yaya Geçidine park edenlere sinirlenip söyleneceğinize, fotoğraflayıp internetten İHBAR edin! Cezası, ilgiliye gitsin... )

- TRAFİK ile/ve/<> SIKIŞAN TRAFİK
( ... İLE/VE/<> TAPONES: Porto Riko'daki adı. )

- TRAFİK = TRAFFIC[İng.] = CIRCULATION[Fr.] = VERKEHR[Alm.] = TRAFFICO[İt.] = TRÁFICO[İsp.]

- TÜKETİCİ ile/ve/değil/yerine/<> TÜRETİCİ

- TÜKETİM ile/ve/değil/yerine/||/<> PAYLAŞIM

- TÜM DÜŞÜNCELERİN, ...:
BAŞLADIĞI/KAYNAĞI
ve/||/<> DURDUĞU/SONLANDIĞI
( Akıl. VE/||/<> Akıl. )

- TÜM NESNE/ŞEY VE/YA DA KAVRAMLARIN/DEĞERLERİN ADI ile/ve/> İNSAN/KİŞİ ADI/ADLARI

- TÜMELLER ile/ve/değil ARI KAVRAMLAR

- TÜMEL ile/ve/<> KAVRAM

- TUPAMAROS ve/<> SOL DÜŞÜNCE
( 60'lı yıllarda, güç koşullarda yaşayan Uruguay'lı köylülerin, sendikalaşma hareketi olarak başlayıp, kentlerdeki sol düşünce ile birleşen örgüt. VE/<> ... )

- TÜRK DÜŞÜNCESİ ve DİVÂN EDEBİYATI

- TÜRKİYE'NİN EN TEHLİKELİ YOLLARI ile/değil/yerine/>< DÜNYANIN EN GÜZEL YOLLARI
( Görmek için burayı tıklayınız... İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Görmek için burayı tıklayınız... )

- TURNUSOL (KÂĞIDI) ile MİHENK (TAŞI) ile KİLİT (TAŞI)
( Birtakım bitkilerden elde edilen mavi boya maddesi. İLE Altının gerçeğini sahtesinden ayırmak ve ayarını belirlemek üzere kullanılan sert ve siyah taş. )

- TÜR ile NİTELİK

- TUTARSIZLIĞINDAN UTANMAMAK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜYÜ SEVMEMEK

- TUTKU ile/ve/<> AŞK
( Zamanın unutturduğu. İLE/VE/<> Zamanın unutturmadığı. )

- TUTKU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< AŞK

- TUTUM NİYET

- TUTUM:
ORTADAN KALDIRICI
değil/yerine DÖNÜŞTÜRÜCÜ

- TUTUMLARI BELİRLEMEK ile/ve TUTUMLARDA TUTARLI OLMAK

- TUTUM ile/ve/< NİYET
( ... İLE/VE Neden değil Niçin[Ne İçin]. )
( İlke'li düşünmek, niyettir. )
( Niyet, davranışları birleştiriyorsa ilkedir. )
( Onun, sizin için ne olduğunu, zihinsel tutumunuz belirler. )
( Özbilincim'in, "vicdânım" doğrultusunda eylemek isteğini beslemesi de, 'niyet'tir. )
( ... İLE/VE Neden değil Niçin(Ne İçin). )
( Niyet davranışları birleştiriyorsa ilkedir. )
( Onun sizin için ne olduğunu zihinsel tutumunuz belirler. )

- TUTUM ile/ve/||/<>/> SİYASET
( İnsanda. İLE/VE/||/<>/> Toplumda. )

- TÜZE(HUKUK) ile/ve ADÂLET
( ... İLE/VE Lâyık olana, lâyık olunanı vermek/verebilmektir. )
( Adâlet ancak hakikatten, saadet ancak adâletten doğabilir. )
( Attika mahkemelerinde, suçlu, suçu tespit edildikten sonra, bazı hallerde, kendine uygun gördüğü cezayı kendi isteyebilirdi. )
( Adâlette gecikme olmaz! | Adâletin gecikmesi olmaz/olmamalı! | Adâletin gecikmişi olmaz! )
( "BURNU SÜRTMEK": Yavuz Sultan Selim, hükümdarlığında, hırsızlık yapanları bir direğe bağlar, tanınması için günlerce çarşının içinde dolaştırtırmış. Bugünkü deyimle yüz kızartıcı suçlar dediğimiz çeşitli ahlâki suçlarda ise suçluyu burnu yere sürtecek şekilde bir arabaya yatırtır, burnunu yere sürttürürmüş. "Bırak, burnu sürtsün biraz!" gibi deyimler buradan gelmektedir. Yavuz Sultan Selim'in ilk sekiz yılında yaptığı bu uygulamalarla toplum büyük bir huzura ulaşmış ve hem devletin gücünü, hem de bütçesini üç kat büyütmüştür. )
( ZEMBİLLİ ALİ EFENDİ(CEMÂLÎ)'nin adâlet anlayışını ve uygulamalarını yani kendine neden "Zembilli" denildiğini de araştırmanızı salık veririz. )
( ADÂLET DAİRESİ

Adâlet, dünya barışının temelidir.
Dünya bağının sınırlarını devlet belirler.
İşte bu devlet duvarını inşâ edecek, devlete düzen sağlayacak olan hukuktur.
Siyasi güç olmaksızın hukuk, yaptırımlarını yerine getiremez.
Siyasi gücü, askeriye korur.
Askeri gücün yaşamasını ekonomi sağlar.
Ekonomik gücü halk sunar.
Halkın birliğini sağlayacak olan ise adâlettir.

Adl'dir mucib-i salâh-ı cihan
Cihan bir bağdır, divan devlet
Devletin nâzımı şeriattır
Şeriata olamaz hiç hâris illâ mülk
Mülk zabteylemez illâ leşker
Leşkeri cem edemez illâ mal
Malı cem eyleyen raiyettir
Raiyeti kul eder padişah-ı âleme adl. )
( Sayın Muharrem Balcı'nın yayınlarını paylaştığı adresi... www.MuharremBALCI.com )
( Türk Hukuk Lügâtı'na, burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz... )
( Elimizde kudret olmadığı sürece, özgürlük isteriz.
Kudreti ele geçirince üstün olmak isteriz.
Ama başaramazsak, adâlet isteriz. )

- TÜZEL/HUKUKÎ SORUMLULUK ile/ve/değil/=/||/<>/>/< İNSANÎ/BİREYSEL SORUMLULUK

- ÜÇ AĞLAMA ŞEKLİ/NEDENİ
( * KORKU -
* MUHABBET - BÜKÂ'ALİLLLAH
* HAYRET VE AŞK - BÜKÂ'ALLAH )

- ÜÇ AKIL:
MUTLU
ve/||/<> YARDIMSEVER ve/||/<> EVRENSEL

- ÜÇ BÜYÜK TEHLİKE:
DUYGUSUZLUK
ile/ve/<> ETKİSİZLİK ile/ve/<> AKILSIZLIK
( "Akıllı" kişilerde. İLE/VE/<> "Duygulu" kişilerde. İLE/VE/<> Etkili kişilerde. )

- UCLARDA OLMAK(DURMAK/BULUNMAK)
ile/değil/yerine
ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUN(/Ş)MAK


- UCLARDA OLMAK ile/ve/değil BİR UCDAN, ÖTEKİ UCA GEÇMEK
( Süreç/te. İLE/VE/DEĞİL Sonuç/ta (kalmak). )

- UÇURTMALARIN UÇMASI:
YEL GÜCÜ
ile/ve/değil/||/<>/>/< YELE KARŞI KOYARAK

- UCUZ "MUTLULUK" değil/yerine YÜCELTEN "ISTIRAP"

- UCUZ İŞ ile/değil/yerine/>< İYİ İŞ
( İyi değildir. İLE/>< Ucuz değildir. )

- UĞRAŞ:
KİŞİYLE
ile/değil/yerine İŞİYLE
( Boş kişinin uğraşı. İLE/DEĞİL/YERİNE Hoş (nitelikli) kişinin uğraşı.
[ Hoş (nitelikli) kişi, işiyle uğraşır; boş kişi, kişiyle uğraşır. ] )
( Ayinesi iştir kişinin, lâfına bakılmaz! )

- UHUVVET ile ADÂLET
( KARDEŞLİK | DOSTLUK, BAĞLILIK )

- UKALÂ/LIK ile/ve SAYGISIZ/LIK

- ULUSAL BİRLİK ile/ve/<> KABİLE BİRLİĞİ
( Toplumların/ulusların birliğini sağlayan, en önemli ve öncelikli olgu, dilidir. İLE/VE/<> "Tek ağız" anlamına gelen Vantok Kültürü, Papua Yeni Gine'de bulunan bir kabilenin, üyelerinin aynı dili kullanmalarıyla, birbirlerini her yönden korudukları bir kültür de, buna en iyi örneklerdendir. )

- ULUSÇULUK ile/değil/yerine/>/< VATANSEVERLİK

- ÜMİT/UMUT BURNU ile/ve/değil ANGULUS
( Afrika'nın en uc noktası, Ümit Burnu değil Angulus'tur. Angulus'a ulaşım kolay olmadığından Ümit Burnu ün kazanmıştır. )

- ÜMİTLİ/UMUTLU OLMAK ile/ve/<> MUTLU OLMAK
( UMUTLU/LUK ile/ve/<> MUTLU/LUK )
( )

- ÜMİT ile/ve/<>/|| MUTLULUK

- ÜNİVERSİTE ile/ve/değil/||/<>/>/< UÇAN ÜNİVERSİTE
( "Uçan Üniversite" kitabının özetini okumak için burayı tıklayınız... )

- UNUTMA(K) değil UNUTABİLME(K)
( Kavram. DEĞİL Kişinin/kişinin olanağı, becerisi, bilgisi, bilgeliği(irfanı), istenci(irâdesi) ve direnci(ihtiyârı). )

- UNUTMAK/UNUTABİLMEK ile/ve/<> BIRAKMAK/BIRAKABİLMEK
( Unutmamak, bir anlamda putperestliktir. )
( LETE: Unutma yudumu. )
( Ledün ilmi, bilineni unutma ilmidir. )
( Olursak olacağız. Evvelinin evveli, ahirinin ahiri yok. Bu kadar yaş yaşadık, ne anladık? İstikbal dersen, bir saniye ilerisinden haberimiz yok, hepsi rüya. İyisi mi, hepsini unut! )
( Huzur, rahatlıktadır. Rahatlık ise unutmakla olur. )

- UNUTMAK ile/değil/yerine ASKIYA ALMAK

- ÜREME ve/||/<>/> KORUMA

- ÜRETİM ARTIŞI ile/ve NİTELİK ARAYIŞI
( Rüzgâr ve gökgürültüsünün birbirini tamamlaması artışı simgeler. )

- ÜŞENGEÇ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> İHMALKÂR/LIK

- ÜŞENGEÇ/LİK ile/ve/değil/||/<>/>/< MUTSUZ/LUK
( Mutsuz kişiler, yorgun olur ve hiçbir şey yapmak istemezler. )

- ÜŞENMEK ile YÜKSÜNMEK
( ... İLE Bir şeyi, kendine yük saymak, bir şeyi kendine yük olarak kabul etmek. | Üşenmek, tembellik etmek. )

- ÜSLÛP'TA:
BİREYSELLİĞİN YÜCELİĞİ
ve GÜZELLİK SEVGİSİ

- USSAL ile/ve/||/<> KAVRAMSAL

- USTALIK:
USTANI GEÇMEK
ve/||/<> SENİ GEÇECEK USTA YETİŞTİRMEK

- USTALIKLA ile/ve/<> USÛLÜNCE

- USTALIK ile/ve ANLAYIŞ

- USTA ile KALFA ile ÇIRAK

- ÜSTÜN KAVRAMLAŞMIŞ DİL(LER) ile YETERİNCE KAVRAMLAŞAMAMIŞ DİL(LER)

- ÜST ile/ve NİTELİKLİ

- USÛL:
İLKE
ve/||/<> YÖNTEM

- USÛL ile/ve ERKÂN
( Yöntemler. İLE/VE Esaslar, destekler. | Reisler. )

- UTANÇ VERİCİ ile/ve/||/<> KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ

- UTANMA:
BAŞKALARINDAN
ile/ve/<>/değil/yerine KENDİNDEN

- UTANMAK ve/> UYANMAK

- UTANMA ve/||/<>/> DOĞRULUK

- UT ile UD[Ar.]
( Utanma. İLE Türk müziği araçlarından, iri karınlı, kirişli, çalgıçla çalınan bir çalgı. )

- UYAK(KAFİYE) ÇEŞİTLERİNDE:
YARIM
ile/ve/<> TAM ile/ve/<> ZENGİN ile/ve/<> TUNÇ ile/ve/<> CİNASLI
( )

- UYARAN ile UYARILAN

- UYGAR/MEDENÎ ile MODERN

- UYGARLIK(MEDENİYET)'TA:
SU
ve YOL

- UYGARLIK/MEDENİYET ile/ve KÜLTÜR
( Evrensel. İLE/VE Yerel. )
( Kontrollü. İLE/VE Bilinçdışı. )
( Toprak, kişiye aittir. İLE/VE Kişi, toprağa aittir. )
( Uygarlık, olay ve olguları birbirinden büyük titizlikle ayırd edebilmektir. )
( Kültür, en geniş tanımıyla yaşam biçimini gösterir. )
( Kültür, insan-doğa ve kişi-kişi[toplum] ilişkilerinin toplamıdır. )
( Uygar kişi, dünyanın neresinde ve hangi kültürde üretilirse üretilsin, insanlık değerlerine sahip çıkan, onu benimseyen ve yaşamına katan kişidir. )
( Evrenseller kültürler içinde yer almış olmalıdır. )
( UYGARLIK/MEDENİYET = ZANAAT-FEN ve AHLÂK )
( MEDENİYET OLUŞTURABİLMEK İÇİN:
* TANRI/İLK İLKE,
* EVREN/DOĞA,
* İNSAN )
( Farkındalık ile. İLE/VE Farkında olmadan. )
( Yöntemli. İLE/VE Alışkanlıklar. )
( İnsan - İnsan ilişkisi (ile). İLE/VE Doğa - İnsan ilişkisi (ile). )
( Sanat. İLE/VE Zanaat. )
( Öğrenilir. İLE/VE Yaşanır. )
( Kimsin/iz? İLE/VE Kimlerdensin/iz? / Nerelisin/iz? )
( Uluslararası. İLE/VE Ulusal. )
( ZAMAN: Doğrusal. İLE/VE Döngüsel. )
( Us. İLE/VE Us dışı. )
( Yasa. İLE/VE Töre. )
( Medine. İLE/VE Yesrib. )
( Çatışmalar içinde. İLE Zahmetler içinde. )
( Kâmil kültür, kendinden sonra gelecek kültürün gübresidir. )
( Gerçek üstü. İLE/VE Gerçek. )
( Ancak, felsefenin getirebildiği/sağladığı/sunduğu. İLE/VE Sanat ve dinin getirdiği. )
( Bilim. İLE/VE Felsefe. )

- UYGARLIK ve/||/<>/< ADÂLET
( Ayakta durabilmek için. VE/||/<>/< Sürdürülebilirlik için. )

- UYGARLIK ve/<> KAVRAMSALLIK

- UYGARLIK = MEDENİYET = CIVILIZATION[İng.] = CIVILISATION[Fr.] = ZIVILISATION[Alm.] = CIVIS[Lat.] = CIVILIZACIÓN[İsp.]

- UYGARLIK ve/<> SAYGI

- UYGARLIK ve/||/<> ZEKÂ

- UYUMLU/LUK ile/ve GÜZEL/LİK

- UYUM = AHENK = HARMONY[İng.] = HARMANIE[Fr.] = HARMONIE[Alm.] = HARMONIA[Yun. Zarafet ve uyum tanrıçası.] = ARMONÍA[İsp.]

- UYUM ve/<> BOŞLUK/ARA

- UYUM >< UYUMSUZLUK
( Küçük şeyleri büyütür. >< Büyük şeylerin çürümesine neden olur. )

- UZADUYUM GÖSTERGE

- UZAGÖRÜ/ÖTEGÖRÜ/TELEPATİ ile/değil AYNI ŞEYİ DÜŞÜNMEK

- UZAK İLİŞKİLER ile/ve/||/<> YAKIN İLİŞKİLER

- UZAKLAŞMAK ile/değil/yerine/>< UZLAŞMAK

- ÜZGÜN/LÜK ve/||/<>/> DÜZGÜN/LÜK

- UZLAŞ(TIR)MA ile/değil ANLAŞ(TIR)MA

- UZLAŞIM ile/ve/değil/yerine UYUMLU BİRLİK

- UZLAŞMA ile/değil ERDEM

- UZMANLAŞMA ile "KÖK SALMA"

- ÜZÜLMEK ile DÜŞÜNMEK

- UZUN UZUN DÜŞÜNMEK/BOŞ BOŞ OTURMAK ile/ve/değil/yerine AZ AZ (DA OLSA) EYLEMEK/BİR ŞEYLER YAPMAK
( Pek kolay olmasa da... )
( Kepçe tutan elim olsun, dış kapıda yerim olsun! )

- ÜZÜNTÜNÜN PAYLAŞIMI ve/||/<> SEVİNCİN PAYLAŞIMI
( Üzüntüyü azaltır. VE/||/<> Sevinci çoğaltır. )

- VAR ETMEK ile/ve/<> SAHİP ÇIKMAK

- VAR KOŞULLARINDA
ile/ve/değil/||/<>/<
DAR KOŞULLARINDA


- VAR'DAN VAROLAN ile/ve/değil/||/<>/> YOK'TAN VAROLAN
( Doğa. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsan. )

- VAR/OLANI:
TÜKETMEK
ile/ve/değil/yerine/<>/< YÖNETMEK

- VARLIK BİRLİĞİ ile/ve ÖZDEŞLİK

- VARLIK İLKELERİ ile/ve/> VAROLUŞ NİTELİKLERİ

- VARLIK-VAROLAN-ANLAM/BİLGİ

- VARLIK-VAROLAN-ANLAM/BİLGİ

- VARLIK/VUCUD ile/ve/değil/||/<>/> VAROLAN/VAROLUŞ/MEVCUDİYET
( Anlamın olduğu yerdir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Anlam aranmaz/bulunmaz. )
( Nedeni, kendinde olan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Nedeni, dışarıda olan. )
( Aklın alanında/sınırlarında. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Zihnin alanında/sınırlarında. )
( VARLIK [< BARLIK] [Türkçe'de V ile başlayan sözcük yoktur.] )
( Tektir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Çoktur. )
( Varlık, ölçülebilir ile ölçülemezin; sınırlı ile sınırsızın; oranlanabilir ile oranlanamazın harmanıdır. )
( Kendi özüne bağlı olarak varoluş! )
( Varlığın, görünüşte ne başlangıcı ne de sonu vardır, çünkü o her an yeniden başlar. )
( Evrende, herhangi bir şey, ancak, ilişkileriyle varlaşır. )
( Birlik, barış ve varlık üretir. )
( Kendiyle çelişkide olanın, varlığı yoktur. Ya da anlık bir varlığı vardır ki, bu da aynı anlama gelir. )
( Varlaşma, ilişkilerin belirmesi; değişme, ilişkilerin değişmesi; gelişme, ilişkilerin çözülerek, ilgili nesne, olay, olgu için daha üst bir konumda, yeniden kurulmasıdır. )
( Varlığın ve yokluğun ötesinde, hakiki olanın sonsuzluğu yatar. )
( Varlığın, kendi hakkında bilinçli olması gerekmez. )
( Her ne görürseniz, o gördüğünüz, sürekli olarak sizin kendi varoluşunuzdur. )
( Bilincinde olmadığım bir şeyin, "var olmadığı"nı söylemek, tümüyle yanlıştır. )
( Bilinçli deneyiminiz dışında, var olduğunu iddia ettikleriniz, eldeki bilgilerden çıkarılmış sonuçlardır. )
( Bildiğinizi, sonuna kadar araştırın, inceleyin! Varoluşunuzun, bilinmeyen katmanlarına ulaşacaksınız. )
( VARLIK: İçerik(mahiyet) olarak harf, dışlaşmış(tezahür etmiş) olarak rakam. )
( Dış dünyada bulunan varolanların biçimleri, zihinde, kavramlar olarak bulunur. )
( Gerçek varoluşunuzun derin katmanlarına ulaştıkça, zihninizin, yüzeydeki oyunlarının sizi pek az etkilediğini göreceksiniz. )
( Varoluşta, süreklilik olamaz. )
( Kişi, kendi emeğinin varolanıdır. )
( Varlığın dört tarzı: * VÜCUD-İ AYNÎ * VÜCUD-İ ZİHNÎ * VÜCUD-İ LİSANÎ * VÜCUD-İ HATTÎ )
( VARLIK:
* Özne-nesne ilişkisinde somut(vucûd fi'l-a'yân [Ar.])
* Zihnî (vucûd fi'l-ezhân [Ar.])
* Sözlü (vucûd fi'l-ibâre [Ar.])
* Yazılı (vucûd fi'l-kitâbe [Ar.]) )
( VUCÛD-U HARİCÎ: Varoluşunu, benim istencime/irâdeme borçlu olmayan. )
( VARLIK: Ne yapacağının araçlarını bilmek açısından bilmek. )
( Bütünlük. İLE/VE/DEĞİL/<> Parça. )
( İlkeseldir. İLE/VE/DEĞİL/<> Olmayabilir. )
( Becoming has, apparently, no beginning and no end, for it restarts every moment.
What contradicts itself, has no being. Or it has only momentary being, which comes to the same.
Beyond being and not-being lies the immensity of the real.
Being need not be self-conscious.
To say that what I am not conscious of does not exist, is altogether wrong.
What you claim exists outside conscious experience is inferred.
Whatever you see it is always your own being that you see.
Investigate what you know to its very end and you will reach the unknown layers of your being.
When you reach the deep layers of your true being, you will find that the mind's surface-play affects you very little.
There can be no continuity in existence. )
( Bâtın. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Zâhir. )

- VARLIK ile/ve BİRLİK
( Çeşitlilik içinde birlik, doğaldır ve iyidir. )

- VARLIK ile/ve BİRLİK
( Herkes diye bir şey yok. Varlık birdir fakat biz kendimizi yok edersek görürüz. )

- VARLIK ve/=/<> BÜTÜNLÜK

- VARLIK ile/ve/<> VAROLAN ile/ve/<> TİN
( Hakk. İLE/VE/<> Halk. İLE/VE/<> Hüve. )

- VARLIK ile/ve YÖNTEM

- VAROLAN

- VAROLAN [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- VAROLAN [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- VAROLAN [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]

- VAROLAN [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]

- VAROLAN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- VAROLAN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- VAROLAN'DA:
DOĞRULUK
ile/ve GEÇİCİLİK

- VAROLAN/LAR'DA:
BİRLİK
ve ÖZDEŞLİK ve SÜREKLİLİK ve TÜRDEŞLİK

- VAROLAN/LAR ile/ve KULLANIMI
( Kullanın, fakat kötü(ye) kullanmayın! )

- VAROLAN/MEVCÛD ile/ve/=/<> BİLİNEN/MALUM

- VAROLAN/VAROLUŞ GÜDÜSÜ:
AZ ENERJİ HARCAMA
ile/ve ÇOK ENERJİ DEPOLAMA
( Kişi, ikisinin de dengesini kuran/sağlayandır. )

- VAROLAN/VAROLUŞ ile/ve GEÇİCİ VAROLAN/VAROLUŞ

- VAROLANLARDA:
YANSIMA
ile/ve İKİNCİLLİK

- VAROLANLARIN, VAROLMASI...:
GÖZLEMLEYEBİLSEK DE
ve/||/<> GÖZLEMLEYEMESEK DE

- VAROLANLAR ile/ve ARA-VAROLAN/LAR(NOUS)
( Önce gerçek varlığınıza dönün ve sevginin yüreğinden harekete geçin. )

- VAROLAN ile BELİRLENİM

- VAROLAN ile BELİRLENİM

- VAROLAN ile/ve/değil DUYU

- VAROLAN ile/ve/değil DUYUMLANAN

- VAROLAN ve/<> GÖLGE

- VAROLAN ve/<> GÖRÜNMEYEN VAROLAN
( Evrendeki her şey. VE/<> İnsan. )

- VAROLAN ile/ve/değil GÖRÜNÜŞ

- VAROLAN ile/ve HAREKET

- VAROLAN ve KARŞILAŞTIRMA

- VAROLAN ile/ve KAVRAM

- VAROLAN ile/ve/<> OLANAKLI ile/ve/<> OLASILIKLI

- VAROLAN ile/ve OLMAZSA OLMAZ

- VAROLAN ile/ve OLMAZSA OLMAZ

- VAROLAN ile/değil OLUMSUZLANMIŞ VAROLAN

- VAROLAN ile/ve/değil ŞEKİLLENDİRİLMİŞ

- VAROLAN ile/ve/değil/<> SÖZ KONUSU OLAN
( Bulunuş. İLE/VE Buluş. )
( ... İLE Fiziğin konusu olanları/olabilecekleri konu kılmaz. )
( Varlık, metafiziğin söz konusudur. )

- VAROLAN ile/ve/||/<> TÜRÜM
( ... İLE/VE/||/<> Varolanların oluşumu. )

- VAROLAN ile/ve/<> VAR OLMASI GEREKEN ile/ve/<> HAYAL ETTİĞİNİ/N GERÇEKLEŞTİR(İL)ME(Sİ)
( Bilim. İLE/VE/<> Felsefe. İLE/VE/<> Sanat. )

- VAROLAN ile VAROLUŞ

- VAROLAN ile/ve VAROLUŞ

- VAROLUŞ:
TÖZ
ile/ve/> ERK ile/ve/> ETKİ ile/ve/> EDİM ile/ve/> NEDENSELLİK

- VAROLUŞUNDAN RÂZI OLUNMUŞLUK ile/ve/<>/>/< AHLÂKINDAN RÂZI OLUNMUŞLUK
( RÂZİYE ile/ve/<>/>/< MARZİYE )

- VAROLUŞ ile/ve/değil/<> VAROLAN
( Varolan, olasıların en iyisidir. )
( Saf varoluşta, parça fikri yoktur. )
( Varoluş başlangıçsızdır ve sonsuzdur. )

- VARSIL/LIK(ZENGİN/LİK) ile/ve/<>/=/>< YOKSUL/LUK(FAKİR/LİK)
( Malı. İLE/VE/<>/=/>< Çenesine vurur. )
( Rezilliğin yardımcısı. İLE/VE/<>/=/>< Erdemin düşmanı. )
( ... İLE/VE/<>/=/>< Suçsuz olmasına karşın, "düzenden"/"erkten" korkan. )
( Paranın satın alamayacağı bir şeye sahip olana kadar zengin değilsinizdir. )

- VARSIL/ZENGİN
ile/ve/değil/yerine/=/||/</<>/><
YOKSUL/FAKİR

( )

- VARSIL/ZENGİN ile/ve/<> GÖNÇ
( ... İLE Varlıklı. )

- VARSIL/ZENGİN ile/>< YOKSUL/FAKİR

- VASIF[Ar.] değil/yerine/= NİTELİK

- VASİYET ile/ve/<> NASİHAT

- VATANDAŞ ile/ve/<> BİREY

- VAZGEÇMEK:
"ZAYIFLIK"
değil/yerine/>< BIRAKABİLECEK KADAR GÜÇLÜ OLMAK

- VAZGEÇMEK ile/ve ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK

- VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> DEĞİŞMEK

- VAZGEÇMEK ile YERİNE KOYMAK

- VEDALAŞMAK ile/ve HELÂLLEŞMEK

- VEFÂ ile ...
( SÖZÜNDE DURMA, SÖZÜNÜ YERİNE GETİRME )
( DOSTLUĞU DEVAM ETTİRME )
( ONUN YANINDAYKEN NASILSAN, UZAKTAYKEN DE AYNI OLMAK )

- VEFÂ ile/ve/değil/<> SAYGI GÖSTERMEK

- VEGAN BESLEN("ME")MEK/OL("MA")MAK:
HAYVANLARA
ve/değil/yerine/||/<>/> BİZE
( Pahalıya mal olur. VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Ucuza mal olur. )

- VEGAN/LIK ve/||/<> CAYNACI/LIK(JAİNİZM)
( Hiçbir hayvanın etini ve/veya ürünlerini yememenin yanısıra, hayvanları, mal/kaynak ya da köle olarak kullanmamayı esas alarak yaşam sürdürme tutumu. VE/||/<> Doğaya, düzene(sisteme) yük ya da olumsuz etki yaratmayacak şekilde, temel gereksinim/zorunlulukların ötesine geçmeyecek şekilde, doğayla uyumlu ve bütünlüklü bir yaşam sürdürme tutumu. )

- VENUS URANIA ile/ve/||/<> VENUS PANDEMUS
( Saf Aşk. İLE/VE/||/<> Duygularla olan. )
( Gökte. İLE/VE/||/<> Yerde. )

- VERDİĞİN ŞEYLERİ "GÖRMEMEK" ve/||/<>/>/< VEREBİLECEĞİN ŞEYLERİ ARTIRMAK

- VERİ/BİLGİ/HABER:
"HEVESİMİZİ KAÇIRMAK İÇİN"
değil SÜRECİMİZİ KOLAYLAŞTIRSIN VE YOĞUNLAŞALIM DİYE

- VERİLİ ile/ve/||/<>/> VAROLAN
( Doğa. İLE/VE/||/<>/> Kültür. )

- VERİMLİLİK ve/||/<> BEREKET ve/||/<> ÜRETKENLİK

- VERİRKEN:
AVUÇ AŞAĞI BAKAR ŞEKİLDE UZATMAK
yerine AÇIK AVUÇLA (YUKARI BAKAR ŞEKİLDE) UZATMAK

- VERİRKEN:
AVUÇ AŞAĞIYA BAKAR ŞEKİLDE UZATMAK
yerine/değil AÇIK AVUÇLA (YUKARI BAKAR ŞEKİLDE) UZATMAK

- VERMEK ile/ve/<>/< NASIL VERECEĞİNİ BİLMEK
( Aslolan/esas. İLE/VE/<>/< Yöntem/usûl. )

- VESİLE değil/yerine/= NEDENCE

- VİCDAN ile AKIL
( Değerlere dayanır. İLE Kurallara dayanır. )

- VİCDAN ile/ve NAZAR
( İç duyuların kendini gözlemlemesi. Duyuların içe yönelik olması. İLE/VE Aklın kendini gözlemlemesi. )

- VOYVO[İsp.] değil/yerine/= SATAŞMA
( Alay ederek sataşmak için söylenir. )

- VUSÛL ve/||/<>/< USÛL
( Yöntem olmadan, kavuşma olmaz. / Usûlsüz, vusûl olmaz. )

- YABANCILAŞMA ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME

- YADIRGAMA ile/değil/yerine/<> BENİMSE(YE)MEME

- YAD ile YÂD[Fars.]
( Yabancı. İLE Anma. | Hatır, gönül. )

- YAHUDİLİK'TE:
SEFERADLAR
ile/ve AŞKENAZLAR ile/ve KARAİLER

- YAKARMAK ile YAKINMAK
( Israrla istemek, yalvarmak. İLE Sızlanmak, sızlanarak anlatmak, şikâyet etmek. )

- YAKIN NEDEN ile UZAK NEDEN
( Kuyudaki bir kurbağa, gökteki kuşlar hakkında hiçbir şey bilmez. )

- YAKIN NEDEN ile UZAK NEDEN

- YAKIN/LIK ile SICAK/LIK

- YAKINLAŞMA ile/ve/||/<>/> UZAKLAŞMA GEREKSİNİMİ

- YAKINLIK[< KURBİYET / KURBAN] BAYRAMIMIZ:
HAYVAN KESEREK / CAN ALARAK
değil/yerine
SEVDİKLERİMİZİ, BİRBİRİMİZİ ANLAMAK VE
YAKINLAŞMAK[< KURBİYET / KURBAN] İÇİN BİR ŞEYLER(İN)DEN VAZGEÇEREK/VEREREK...


- YAKIŞIKLI ile GÜZEL
( Baylar için kullanılır. İLE Bayanlar için kullanılır. Yüz güzelliği için özel bir sözcük vardır["Sabâhat"]. [Nadiren erkekler için de kullanılıyor.] ( Öz Türkçe'de "Göz-el"dir. Göze hitap eden. Zamanla "Güzel"e dönüşmüştür. )

- YAKLAŞMAK ile/ve/değil/<>/> YAKINLAŞMAK

- YALAN SÖYLEYİP UTANMAK değil/yerine/>< DOĞRUYU SÖYLEYİP "KAYBETMEK"(/KAZANMAK)

- YALAN SÖYLEYİP UTANMAK değil/yerine DÜRÜST OLUP KAYBETMEK

- YALAN ile/değil/yerine/>< DOĞRU
( [ne yazık ki] Yalan, öyle işlemiş ki bireylerin diline, "doğruyu söylemek gerekirse" diye bir kalıp "var". )
( Ocağını batırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Onurunu artırır. )
( Doğruları biliyorsak, yalanları dinlemek, eğlencelidir. )

- YALAN ile/değil/yerine/>< GERÇEK
( Yüksek sesle çıkar, gürültülüdür ve çok söz söyletir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sessizdir ve az söz söyletir. )

- YALIN/LIK ve/<> GÜZEL/LİK

- YALINLIK ile/ve BİRLİK

- YALNIZ OLMAK/KALMAK/BIRAKILMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> SENİ, YALNIZ HİSSETTİREN KİŞİLERLE BİRLİKTE OLMAK
( Daha kötü. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> En kötüsü. )

- YALNIZ OLMAK ile/değil YALNIZ KALMAK

- YALNIZLIK:
BİREYSELLİKTE
ile/ve/<> AŞKTA
( Bireysellik, yalnızlığı (da) yönetebilmektir. İLE/VE/<> Aşk, birlikte ve/veya ayrı ayrı olmak üzere yalnızlığı (da) kabul edebilmektir. )
( Tek kişilik yalnızlık. İLE/VE/<> İki kişilik yalnızlık. )

- YALNIZLIK ve/< KUŞKU

- YANITI OLAN ile/ve/değil/yerine SORUSU OLAN
( Yetişkin/ler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Çocuk ve çocuksu yanını/zihnini sürdürebilen/ler. )

- YANLIŞ ANLA(ŞIL)MAK ile/ve/<>/değil BEKLENTİ

- YANLIŞ ANLAMAK ile/ve/<> ÇARPITMAK

- YANLIŞ BULMAK/ARAMAK ile "YANLIŞ BULMAK"

- YANLIŞTA:
[ne yazık ki]
TEKRAR
ile/değil/> "KARAR"

- YANLIŞ ile/ve/<>/< YANLI İŞ

- YANYANA KOYMAK ile BİRARAYA GETİRMEK

- YAPAMAYACAĞINI ZANNEDEN değil/yerine/>< YAPABİLECEĞİNE İNANAN

- YAPICI YAKLAŞIM ile/ve/<> İNCELTİCİ YAKLAŞIM

- YAPICI/LIK ve/||/<>/>/< YAPILANDIRICI/LIK

- YAPICI ile/ve OLGUNLAŞTIRICI

- YAPILACAK ile/ve YAPILABİLECEK
( Yapılan her şey sizin tarafınızdan, yani evrensel ve tükenmez enerji tarafından yapılır. )

- YAPILMAYACAKLAR ve/|| DİLLENDİRİLEMEYECEKLER
( [ne yazık ki] Dillendiriyorsun. VE/|| Yapıyorsun. )
( İNTAK: Konuşturma, söyletme. | Dillendirme. )

- YAPMAK İSTENİLEN ile/ve YAPILMASINA İZİN VERİLENLER ile/ve YAPILABİLENLER
( Güdülenme. İLE/VE Görev tanımı. İLE/VE Yetkinlikler. )

- YAPMAK ile/ve/||/<>/< YAPILANDIRMAK

- YAPTIĞIN İŞİ SEVMEK ile/ve/||/<>/>/< SEVDİĞİN İŞİ YAPMAK

- YAPTIĞINI "ÖVMEK" değil/ne yazık ki/> YAPTIĞINI YIKMAK

- YAPTIKLARINI, "SEVMEYE ÇALIŞMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVDİKLERİNİ YAPMAYA ÇALIŞMAK

- YAR'LA BİR OL(A)MAMAK ||/=/<> YERLE BİR OLMAK

- YÂRÂN[Fars. < YÂR]/YÂREN ile YARAN
( Dostlar. | Bir erek çevresinde toplanmış ya da aynı ereği güttükleri için biraraya gelmiş olanların tümü. İLE Yarma işlemini/eylemini gerçekleştiren kişi. )

- YARAR/"MANTIK" EVLİLİĞİ ile AŞK EVLİLİĞİ

- YARARLI/LIK ile/ve/<> ANLAMLI/LIK

- YARARLI ile DOĞRU ile İYİ ile GÜZEL ile SEVAP
( Akıl. İLE Ahlâk. İLE Estetik. İLE Din. )
( Kavram ve nesnenin uygunluğu. İLE Düşünce ve eylemin uygunluğu. İLE Biçim ve içeriğin uygunluğu. İLE ... )
( Kendiniz için neyin iyi olduğunu bilmezken, başkaları için neyin iyi olduğunu nasıl bilebilirsiniz? )
( İyilik konusunda, kişiler, dört bölümdür:
1. Herkesten önce yapanlar: bunlar kerimdir.
2. Taklid yoluyla yapanlar: bunlar hakîmdir.
3. Engelleyenler: bunlar eşkiyadır.
4. Hoşlandıklarından dolayı yapanlar: bunlar kötü niyetlilerdir. )
( [sansk.] SATYAM ile SHIVAM ile SUNDARAM ile ... )

- YARATICI İMGELEM ile/ve/<> KAVRAMSALLIK/GÖRÜNÜRLÜK

- YARATICI/LIK ile/ve/||/<> ÇÖZÜMCÜ/LÜK

- YARATILAN değil/yerine VAROLAN

- YARATTIĞIN ETKİ ile/ve/<> BIRAKTIĞIN ETKİ/İZ

- YARDIM DİLENMEK ile/değil KONUŞMAK
( İSTİANE: Yardım isteme. )

- YARDIM EDİLMİŞ YOKSULLAR ile/değil/yerine ORTADAN KALDIRILMIŞ YOKSULLUK
( Kabul edilemeyecek olmasına karşın ne yazık ki, "istenilen", desteklenen, beklenilen, göz yumulan, gözardı edilen. İLE/DEĞİL/YERİNE İstediğimiz, her birimizin ayrı ayrı ve/veya hep birlikte taşın altına elini koyarak gerçekleştirmesi gereken. )

- YARDIM... YÜKÜN, ...:
"YERE BIRAKILMASINDA"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
"KALDIRILMASINDA"

( Kendi sorumluluğundan kaçmaya çalışanlara yardım edilmemesi gerektiği ve tembelliği/hazcılığı teşvik etmenin, büyük yanlış olduğu anımsatılmaktadır. )

- YARDIMCI DOÇENT değil/yerine/= BİLGER

- YARDIMCI OLMAK ile/ve FIRSAT VERMEK
( Tekrarlanması gereken yardım, yardım değildir. )
( Yapılmaya değer tek yardım, yardıma gereksinim duymaktan kurtuluşu sağlamaktır. )
( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )
( En önemli yardımcı, gerçeğin, içimizde bulunuşudur. )

- YARDIMCI OLMAK ile/ve/<> KOLAYLIK SAĞLAMAK/SUNMAK

- YARDIMCI OLMAK ile VESİLE OLMAK

- YARDIMCI ÖNERME = LEMMA[İng., Lat.] = LEMME[Fr.] = HILFSATZ[Alm.]

- YARDIMCILARIN:
ÇOKLUĞU
ile/yerine/değil YARARLILIĞI
( Bazı koşullarda, kimse, bize yardımcı olamaz. )

- YARDIM ile/ve/||/<> DESTEK

- YARDIM ile/ve/<> İÇ YARDIM
( Hizmet. İLE/VE/<> Himmet. )
( Başkasından/dışarıdan. İLE/VE/<> Kendinden. )

- YARDIM ile/ve/değil/yerine İŞ

- YARDIM ile/ve/<> YATAKLIK

- YARGILAMANIN TARİHÇESİNDE:
İTHAM
ile/ve/||/<> TAHKİK ile/ve/||/<> İŞBİRLİĞİ

- YARGI ile/ve/<> ÇÖZÜM

- YARININI İYİLEŞTİRMENİN YOLU/YÖNTEMİ ve/||/<>/</: BUGÜN, NEYİ YANLIŞ YAPTIĞINI BİLMEK

- YARISINI ve/||/<> İKİ KATI ve/||/<> ÜÇ KATI ve/||/<> SINIRSIZ
( Ye! VE/||/<> Yürü! VE/||/<> Gül! VE/||/<> Sev! )

- YÂR ile/ve/< YARDIMCI/MUÎN[Ar. < AVN: İâne eden.]

- YAŞADIĞIN GİBİ "DÜŞÜNMEK" ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNDÜĞÜN GİBİ YAŞAMAK
( )

- YASAK ile/ve/değil/yerine/||/<> VİCDAN

- YAŞAM BİÇİMİ ile/ve/<> PAYLAŞIM BİÇİMİ

- YAŞAM(AY)I ÖĞRENMEK ile/ve/değil/=/||/<>/< SAÇMALAMAMAYI ÖĞRENMEK

- YAŞAM(DA):
"ÇOK (ŞEY/İ) BİLMEK"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇOK (DURUMU) ANLAMAK

- YAŞAM/İLİŞKİ:
"NE KADAR UZUN SÜRDÜĞÜ"
ile/değil/yerine/||/<> NE KADAR NİTELİKLİ/DOLU OLDUĞU

- YAŞAM/YAZIN/ŞİİR/MÜZİK/DANS:
KURT, ...
ve/||/<> KUŞ, ... ve/||/<> AT, ...
( ...'un, sürüsüyle gittiği gibi. VE/||/<> ...'un, havada uçtuğu gibi. VE/||/<> ..'ın, ovada koştuğu gibi. )

- YAŞAM:
"ÇARPMA"
ile/ve/||/<> "BÖLME" ile/ve/||/<> "ÇIKARMA" ile/ve/||/<> "TOPLAMA"
( Gerçeklerle. İLE/VE/||/<> Ayrılıklarla. İLE/VE/||/<> İnsanlıktan. İLE/VE/||/<> Kendini. )

- YAŞAM:
"YANLIŞ(LAR)A KATLANMAK İÇİN"
ile/değil/yerine/>< YANLIŞ(LAR)I DÜZELTMEK ÜZERE

- YAŞAM:
(NE) "AŞK", (NE DE) "EKMEK"
ile/ve/değil/||/< İNSAN OLABİLMEK/KALABİLMEK

- YAŞAM:
BİR NEFES
ile KAFES ile HEVES
( Aldığımız kadar. İLE Kaldığımız kadar. İLE Daldığımız kadar. )

- YAŞAM:
YÖNETİLEN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARŞILAŞILAN

- YAŞAMAK:
BİRBİRİMİZİ İDARE EDEREK
ile/ve/değil/yerine/<> UZLAŞARAK (ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUŞARAK)

- YAŞAMAK:
ÖTEKİLERE/DİĞERLERİNE GÖRE
ile/değil/yerine DEĞERLERİNE GÖRE
( Kaç kuruşunun olduğu önemlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Nasıl bir duruşunun olduğu önemlidir. )

- YAŞAMAK ve/||/<>/>/< ÇÖZÜM ÜRETMEK
( Yaşamakla meşgul olmazsan, ölmekle meşgul olursun. VE/||/<>/>/< Çözümün bir parçası değilsen, sorunun bir parçasısındır. )

- YAŞAMAK ve/||/<> SEVMEK
( Direnmektir. VE/||/<> Güvenmektir. )

- YAŞAMAK ve/||/<>/>/< YAŞARKEN YAŞATMAK

- YAŞAMAYIP YAŞLANMAK ile/değil/yerine/>< YAŞAYIP YAŞLANMAK

- YAŞAMIMIZA GİRENLERİ BELİRLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAŞAMIMIZDAN ÇIKARILACAKLARI BELİRLEMEK

- YAŞAMIN "ZORLUKLARINI" KOLAYLAŞTIRMADA:
AŞK
ve/||/<> (KOŞULSUZ) SAYGI VE SEVGİ ve/||/<> SANAT

- YAŞAMIN DEĞİŞTİRDİĞİ ile/ve/<>/değil/yerine YAŞAM(LAR)I/NI DEĞİŞTİREN

- YAŞAMIN:
"UZUNLUĞU"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GENİŞLİĞİ

- YAŞAM ile/ve PAYLAŞIM

- YAŞARKEN ve/||/<> ÖLÜRKEN
( Yaşamdan/yaşamaktan başka hiçbir şey yoktur/olmamalıdır. VE/||/<> Ölmekten başka hiçbir şey yoktur/olmamalıdır. )

- YAŞAYAN/YAŞAMAK/"YAŞAMASI" ile/ve/<>/değil VAROLAN/LAR
( İnsan için geçerlidir. İLE/VE/<>/DEĞİL İnsan ve insan/lar dışındaki herşey için geçerlidir. )
( Herkes. İLE/VE/<>/DEĞİL Herşey. )

- YAŞA ve/||/<> SEV ve/||/<> DİNLE ve/||/<> KONUŞ
( Mış gibi yapmadan. VE/||/<> Dayanmadan. VE/||/<> Savunmadan. VE/||/<> İncitmeden. )
( [Without] Pretending. AND/||/<> Depending. AND/||/<> Defending. AND/||/<> Offending. )
( DİNLE ve/||/<> KONUŞ )

- YAŞLI/LIK ile/yerine OLGUN/LUK
( Yaşlıları ziyaret etmek, yararlıdır! )

- YAVER[Fars.] değil/yerine/= YARDIMCI
( Yardımcı. | Devlet ve hükümet başkanlarıyla komutanların yanında bulunan ve onların komutlarını yazmakla, gereğinde yerine ulaştırmakla görevli subay, emir subayı. )

- YAYGIN/LIK ile/ve ZENGİN/LİK

- YAYGINLAŞMA ile/ve/değil/||/<>/< İTİBAR GÖRME

- YAYGIN ile/değil/yerine SAYGIN

- YAZILI (OLAN/OLABİLİR/OLMALI) ile/ve/||/<> KAZILI (OLAN/OLABİLİR/OLMALI)
( Us'a/akıl'a. İLE/VE/||/<> Bulunç'a/vicdan'a. )

- YAZILIM UZMANI ile/ve/<> YAZILIM GELİŞTİRİCİ ile/ve/<> YAZILIM KORSANI
( )
( Çoğu yazılım uzmanı ve geliştiriciler bile yazılım korsanlarının göz önünde bulundurdukları kadar yaratıcı değildir. İLE/VE/<> Çoğu yazılım uzmanı ve yazılım korsanı, geliştiricilerin eğitim ve deneyimlerine sahip değildir. İLE/VE/<> Tüm yazılım korsanları, aynı zamanda yazılım "uzmanı ve geliştiricisidir". )
( Many programmers, and even developers, are not creative enough to be considered hackers. VS./AND/<> Many programmers, and even hackers, are not educated or experienced enough to be considered developers. VS./AND/<> All hackers and developers are programmers. )
( The Difference Between a Programmer, a Hacker, and a Developer )

- YAZIN/EDEBİYAT (TARİHİ) ve/<>/|| MANEVİYAT (TARİHİ)

- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/ve/||/<> ÖNE ÇIKARMAK

- YENİ BASKIDA:
GELİŞTİRİLMİŞ
ile/ve/||/<> GENİŞLETİLMİS ile/ve/||/<> ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ

- YENİLGİ/HEZÎMET[Ar.] ile/değil/yerine/>< HİZMET
( Hezîmete uğramamak için sürekli ve her türlü hizmet etmek gerekir. )

- YERÇEKİMİ ile/ve/<> AŞK
( Doğa'da. İLE/VE/<> İnsan'da. )
( Yerçekiminin tutumu, en yüksek bağlantıda olmaktır. )
( The attitude of the gratitude is the highest yoga. )
( In nature. VS./AND On Human. )

- YERYÜZÜ ile/ve/||/<>/> (")DÜNYA(")
( Doğa. İLE/VE/||/<>/> İnsan ve anlam ile. )

- YEŞİL ALAN ile/ve/||/<>/> BAHÇE

- YEŞİL YOL(THE GREEN MILE) ile/ve/||/<> HÜCRE NO: 7 MUCİZESİ(MIRACLE IN CELL NO: 7)
( Filmlerini izlemenizi salık veririz... )

- YETERLİ NEDEN ile/ve YETERSİZ/BÖLÜMSEL NEDEN
( Etkin/lik doğar. İLE/VE Edilgin/lik doğar. )
( Etkisi kendi yoluyla açık ve seçik olarak anlaşılabilen. İLE/VE Etkisi dışarıdan ve net olarak anlaşılamayan. )

- YETERLİ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> KABUL EDİLEBİLİR/LİK

- YETERLİ = ADEQUATE[İng.] = ADÉQUATE[Fr.] = ADEQUATUS[Lat.]

- YETERSİZ ÇÖMEZ ile/ve ORTA NİTELİKLİ ÇÖMEZ ile/ve İYİ ÇÖMEZ
( Yetersiz bir çömez, öğretmenin ününden yararlanır. İLE/VE Orta nitelikli bir çömez, öğretmenin sevecenliğine hayrandır. İLE/VE İyi bir çömez ise öğretmenin düzencesiyle(disipliniyle) güçlenir, gelişir. )

- YETERSİZ/LİK ile/ve/değil/yerine YETENEKSİZ/LİK

- YETERSİZLİKLERİ/Nİ İNKÂR ETMEK ile/ve/||/<> KUSURLARI/NI İHMAL ETMEK

- YETİŞKİN ile/ve OLGUN
( Yaşlı olanlara rahatlık sağlamak, arkadaşlara içtenlikle, gençlere de incelikle davranmak isterim. )
( ADULTHOOD ile MATURE )

- YETİŞKİN ile/ve/<>/değil YENİYETME

- YETİ ile/ve/<> NİTELİK

- YETİ ile/ve/||/<> NİTELİK

- YETİ ve/||/<>/> YETENEK
( Melek. VE/||/<>/> Meleke. )

- YETKİNLİK ile/ve ERDEM
( ARETA )

- YIKICI YAKLAŞIM ile/ve/değil/<> KATILAŞTIRICI YAKLAŞIM

- YILDIRMA ile/ve/<> BEZDİRME

- YILDIRMA ile/ve/<> SİNDİRME

- YILGAR/SATKIN/HAİN/LİK ile/ve/<> NANKÖR/LÜK
( Nankör kişi, herşeyin "fiyatını" "bilen"/koyan, fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kişidir. )

- YILMAZ ile/ve/<> YORULMAZ ile/ve/<> YENİLMEZ

- YİN ile/ve/<> YANG
( İnsanlığın ilk simgelerindendir. ( İlki EL [çizen araç] olarak kabul edilir! [Eller beynin uzantısıdır!] )
Tüm insanlığa aittir!
Herhangi bir disiplinin ya da kültürün [özellikle Uzakdoğu'nun], tekeli altında kalamayacak kadar ortaktır.
Uyum, bütünlük ve dengeyi simgeler. (Zıtlıkla ya da "Her iyiliğin içinde kötülük, her kötülüğün içinde iyilik vardır" gibi basit tanımlarla tanımlanamayacak kadar derinliği olan bir simgedir!)
Aynı zamanda insanı, duruşunu, omurgayı simgeler!
Varolanları, yaşamı, olan biten herşeyi simgeleyebilecek kadar yalın ve sadedir. )
( Yaşam, [özellikle insan için] SABIR <> GÜDÜLENME> üzerinedir! [Yin-Yang'ın da iki ayrı ve içiçeliğini yansıtan en verimli yaklaşımlardandır] )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )

- YİRMİ YIL ÇALIŞAN ÖĞRETMEN:
[ya] BİR YILLIK "DENEYİMİNİ", YİRMİ YIL BOYUNCA TEKRAR EDEN
ile/değil/yerine/ne yazık ki/ya da/><
YİRMİ YILLIK DENEYİMİ OLAN


- YOĞUNLUK ile/ve/<> OLGUNLUK
( Olgunluk nasıl meydana gelir? Zihninizi berrak ve temiz tutarak, hayatınızın her anını tam bir farkındalık hali içinde yaşayarak, korkularınızı ve arzularınızı belirdikleri anda hemen inceleyerek ve gidererek. )
( Meyve bir anda düşer, ama olgunlaşması zaman alır. )
( Hazır olmak olgun olmaktır. )

- YOĞUNLUK ile/ve PAYLAŞIM

- YOK/LUK ile/değil/yerine YETERSİZ/LİK

- YOKSULLUĞU SONLANDIRMAK:
HAYIR İŞİ
ile/ve/değil/||/<> ADÂLET

- YOKTUR:
YOLA ÇIKIP VARMAYAN
ve/||/<> YOLDAN ÇIKIP VARAN

- YOL ÜSTÜNDE TAŞ GÖRSEK, ...:
"YOLDAN VAZGEÇMEK"
ile/değil/yerine/>< ÜSTÜNDEN GEÇMEK

- YOL/CULUK:
DIŞARI DOĞRU
değil İÇERİ DOĞRU

- YOL/YÖNTEM ile/ve İŞ ile/ve BİLGELİK

- YOLA ÇIKAMAYAN ile/ve/<> YOL ALAMAYAN
( Niyetinden kuşku duyan. İLE/VE/<> Amacından kuşku duyan. )

- YOLA ÇIKMAK:
"YAŞAMDAN KAÇMAK İÇİN"
ile/değil/yerine/>< YAŞAMI KAÇIRMAMAK ÜZERE

- YOLUN BAŞI ile/ve/||/=/<> YOLUN SONU

- YOL ve/<> YORDAM ve/<> YÖNTEM

- YÖNELİM/KIBLE:
NAMAZ
ile DUA ile ÂŞIK ile İŞ
( Kâbeye. İLE Her yöne. İLE Kişiye(mâşuğa)/kavrama. İLE Uğraşa. )

- YÖNETİMDE:
YETKİ
ve/||/<> BİÇİM/ŞEKİL ve/||/<> NEDEN ve/||/<> KONU ve/||/<> AMAÇ

- YÖNETİM ile/ve/<> ADÂLET

- YÖNETİM ve/||/<> TAKIM
( )

- YÖNETME ile/ve/||/<>/> YÖNLENDİRME

- YÖNTEM (ÂDAB)

- YÖNTEM, METOD, SİSTEM = TARÎK = MÉTHODE, SYSTÈME

- YÖNTEM/METOD ile YOL

- YÖNTEM/TARZ/YAKLAŞIM SORUNU ile/ve/değil/daha çok SONUÇ ÇIKARMA SORUNU

- YÖNTEMBİLİM = USULİYAT = METHODOLOGY[İng.] = MÉTHODOLOGIE[Fr.] = METHODOLOGIE, METHODENLEHRE[Alm.]

- YÖNTEM ve/<> (BELİRLİ/BAZI) YÖNTEME, YÖNTEMLE(RLE)/BİLİNÇLE BAKMAK

- YÖNTEM ile/ve/değil/yerine AHLÂK

- YÖNTEM ile/ve/<> BİLİNÇ

- YÖNTEM ile FORMÜL

- YÖNTEM ve/<> KOŞULLAR

- YÖNTEM ile/ve LOJİ

- YÖNTEM ile/ve SORU
( Doğru bir yanıtı nasıl alabilirim? Doğru bir soru sorarak! )
( Soru sorma, soru konusu yapılan alana ilişkin sorunların çözümü üzerine düşünüldüğünü gösterir. )
( Bellekte toplanan unsurları kullanma süreci soru ya da sorunla başlar. )

- YÖNTEM ile SÜREÇ

- YÖNTEM ile/ve TARZ

- YÖNTEM ile/ve/<> TUTUM

- YÖNTEM ile/ve ÜSLÛB

- YÖNTEM ile/ve USÛL

- YÖNTEM = USUL = METHOD[İng.] = MÉTHODE[Fr.] = METHODE[Alm.] = METHODUS[Lat.] = METHODOS[Yun.] = METODO[İsp.]

- YÖNTEM ile/ve/<>/değil/yerine YAKLAŞIM

- YÖNTEM ile/ve/<>/değil/yerine YÖNTEMSELLİK
( Bir şeyler için önceden belirli bir yöntem yoktur(aranamayabilir/bulunamayabilir). İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Herşeye uygun bir yöntemsellik vardır(aranabilir/bulunabilir). )

- YÖNTEM ile YÖNTEMSİZ YÖNTEM

- YÖNTEM ile/ve YORDAM

- YÖNTEM ile YORDAM(MELEKE)

- YORULMAK ile/ve/<> YOĞRULMAK

- YORUM ile/ve DÖNÜŞTÜRÜCÜ NİTELİKTE YORUM

- YORUM ve ERDEM

- YORUM ile/ve YÖNTEM

- YÜCELTME ile/ve/değil/yerine SAYGI DUYMA

- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile/ve/değil MERHAMET/Lİ

- YÜKLENME ile/değil/yerine DÜŞÜNME

- YÜKLENME ile/değil/yerine ÜSTLENME

- YÜRÜTMEK ile/ve/||/<> TAKİP ETMEK

- YÜZLEŞMEK ile/ve/||/<>/> GERİDE BIRAKMAK

- YÜZSÜZLEŞMEK değil/yerine YÜZLEŞMEK
( Ya hatalarınızla yüzleşirsiniz ya da hatalarınızla yüzsüzleşirsiniz. )

- YÜZÜSTÜ ile YÜZÜSTÜ
( Yüzü yere gelecek biçimde. İLE Başlanmış fakat tamamlanmamış bir durumda. )

- ZAFER ile/ve/değil/<>/< ÇABA
( Süreçsiz, sonuç olmaz! )
( Tatmin, elde edilende değil çabada yatar. Zafer de, tüm çabayı ortaya koymaktır. )

- ZAMAN VE ZEMİNDE NESNE değil BİRLİKTE OLUŞMAYLA

- ZAMANA YAYMAK ile/ve/<> SONRAYA BIRAKMAK

- ZAMANI:
NEREDE GEÇİRDİĞİMİZ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NASIL GEÇİRDİĞİMİZ
( Gövdemizle ilişkilidir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Anlığımızla(zihnimizle) ilişkilidir. )
( Nicelikseldir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Nitelikseldir. )

- ZAMANIN:
"GEÇMEMESİ"
ile "YETMEMESİ"
( Sevdiğin, yanında değilse. İLE Sevdiğinin yanında. )

- ZARÂFET ve IŞILTI ve GÜZELLİK

- ZARÂFET ile/ve/<> LETÂFET

- ZARAR/HASAR:
CANA
ile/değil/yerine MALA

- ZARARSIZ OLMAK ile/ve/değil/yerine/<> HİZMET ETMEK

- ZARÎF değil/yerine/= GÜZEL, ŞIK, ZARÂFETLİ | NÂZİK, İNCE, YAKIŞIKLI | İNCE NÜKTELİ, İNCE NÜKTELERLE KONUŞAN

- ZAVALLILAR ile/değil/yerine/>< KİŞİLER
( Sadece, güc(ün)e/olanaklar(ın)a "saygı gösterirler". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese saygı gösterirler.
Çoğunlukla dedikodu yaparlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşüncelerini açıkça paylaşırlar.
Sadece, çıkarları olduğunda yardımseverlerdir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kibar ve her zaman yardımseverlerdir.
Gösterişin hastalarıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gösterişi sevmezler.
Kolay söz verir, nadiren tutarlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Verdikleri sözü tutmak için çabalarlar.
İlgi manyaklarıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Alçakgönüllülerdir. )

- ZECREN ile ZECRİ
( Yasaklayarak. | Zorlayarak. | Eziyet ederek. İLE Zorlayıcı, zorlayan, yasaklayan. )

- ZEDELEME ile/ve/<> SARSMA

- ZEHİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ŞİFÂ

- ZEKÂT ve/||/<>/>/< ZEKÂ

- ZEKÂ ve/||/<> DUYARLILIK

- ZEKÂ ile GÖRÜNTÜ
( Zekâsını beğendiğin kişinin, görüntüsünü merak etme!
Zekâsını kullanmayan birininse, görüntüsünden etkilenme! )

- ZEKÂ ile/ve/<> KUVVET ile/ve/<> MADDE

- ZEKÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ŞEFKÂT
( [karşısında] Eğiliriz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Diz çökeriz. )

- ZEKÂ ve/||/<>/< SOYUTLAMA GÜCÜ / STİL

- ZEKÎ[< ZEKÂ), ZEKİYYE değil/yerine/= TEMİZ, HÂLİS, HÂLİ TEMİZ OLAN KİMSE | AKLINI SAFLAŞTIRMIŞ, ARI, DURU HALE GETİRMİŞ KİŞİ

- ZENGİN/LİK ile/ve/değil/yerine/||/< ENGİN/LİK

- ZENGİN/LİK ile GÜÇLÜ/LÜK

- ZENGİN/LİK ile KALKINMIŞ/LIK

- ZENGİNİN YÜRÜDÜĞÜ ile/ne yazık ki FAKİRİN YÜRÜDÜĞÜ
( Sindirebilmek için. İLE/NE YAZIK Kİ Bulmak için. )

- ZENGİNKEN, FAKİR DÜŞMEK ile/ve/||/<> ZÂLİMLER ARASINDA, ÂLİM OLMAK ile/ve/||/<> HATIRLIYKEN, İTİBARSIZLAŞMAK

- ZENGİNLİK ile BAŞARI

- ZENGİNLİK ile/ve/<> BEREKET

- ZENGİNLİK ile/ve/<>/değil/yerine BOLLUK

- ZENGİN ve/||/=/<> GÖNÜL AÇAN(FETHEDEN)
( En zengin kişi/ler, gönül fetheden(ler)dir. )

- ZENGİN ile KALANTOR[İt.]
( ... İLE Gösterişi seven varlıklı kişi. )

- ZENGİN ile REFHÂN
( ... İLE Varlık içinde yaşayan. )
( MELİ: Zengin, malı çok olan. )
( BÂNEVÂ/BÂNÜVÂ[Fars.]: Mal, mülk sahibi, zengin. | Ünlü/meşhur. )

- ZENGİN ile/değil/yerine VARLIKLI
( Yılmaz Özdil'in, Mustafa Koç yazısı için burayı tıklayınız... )

- ZENGİN değil/yerine/= VARSIL

- ZERÎ' ile ZER'Î ile ZERİ'
( Araya giren, şefaat edici. İLE Arşınla ölçülen şey. İLE Çabuk, kolay olan. )

- ZEVKİNDE/LİK ile/ve/değil/yerine/<> KENDİNDE/LİK

- ZEVK ile/>< ACI
( İkisi de inletir. )

- ZEVK ile/ve BİRLİK/TEVHİD

- ZEYTİN-EKMEĞİ BİRLİKTE YEMEK ile ZEYTİN, ÜSTTE VE KÜRDAN SAPLI YEMEK
( "Gariban olursun." İLE "Havalı/üst sınıf vs. olursun." )

- ZİHİN > AKIL ve/||/<>/> BETİMLEME > KAVRAM ve/||/<>/> OLASILIK > ZORUNLULUK

- ZİHİNSEL ENGELLİ/LİK ile/ve DÜŞÜNME ENGELLİ/LİK
( Hastalık/ta. İLE/VE Olumsuz alışkanlık/ta. )
( Bazı bireylerde. İLE/VE Toplum(lar)da. )

- ZİHNİ ve GÖNLÜ:
DAR OLAN
ile/değil/yerine/>< ZENGİN OLAN
( Dünyayı da sunsan, "Daha yok mu?" der. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kuru ekmek de versen, şükreder. :) )
( Yüzünü asar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yüzü güler. :) )

- ZİHNİN: "KÖLESİ OLMAK" değil/yerine/>< USTASI OLMAK

- ZİHNİYET ile/ve/<> NİYET

- ZİHNİYET ile YAKLAŞIM

- ZİNDE/LİK[Fars.] değil/yerine/= DİNGİN/LİK, DİNÇ/LİK

- ZIRVALAMAK ile SAÇMALAMAK

- ZİRVELERİ/Nİ...
( ZİRVELERİ/Nİ
[NE YAZIK Kİ]

ŞEFKÂTSİZLİĞİ/MİZİ, ANNEDE/N ÖĞREN/DİK
ANLAYIŞSIZLIĞI/MIZI, BABADA/N ÖĞREN/DİK
ÖTEKİLEŞTİRME/MİZİ, KARDEŞLERDE/N ÖĞREN/DİK
UZAKLIĞI/MIZI, YAKINLARIMIZDA/N ÖĞREN/DİK

ACIMASIZLIĞI/MIZI, KADINLARDA/N ÖĞREN/DİK
TAKINTILARI/MIZI, ERKEKLERDE/N ÖĞREN/DİK
KEYFİYETİ/MİZİ, EŞEŞEYSELLERDE/N ÖĞREN/DİK

SEFİLLİĞİ/MİZİ, ZENGİNLERDE/N ÖĞREN/DİK
KAYITSIZLIĞI/MIZI, ÜNLÜLERDE/N ÖĞREN/DİK

İKİYÜZLÜLÜĞÜ/MÜZÜ, POLİTİKACILARDA/N ÖĞREN/DİK
SAPLANTILARI/MIZI, BAŞ(BA)KANLARDA/N ÖĞREN/DİK

DİNSİZLİĞİ/MİZİ, DİN(İ)DARLARDA/N ÖĞREN/DİK
TUTARSIZLIĞI/MIZI, HOCALARDA/N ÖĞREN/DİK
ZEVZEKLİĞİ/MİZİ, AYDINLARDA/N ÖĞREN/DİK

SİNSİLİĞİ/MİZİ, TÜCCARLARDA/N ÖĞREN/DİK
DEDİKODUCULUĞU/MUZU, ESNAFTA/N ÖĞREN/DİK
İLGİSİZLİĞİ/MİZİ, BİLGİSAYARCILARDA/N ÖĞREN/DİK
DEĞERSİZLEŞTİRMEYİ/MİZİ, GAZETECİLERDE/N ÖĞREN/DİK

AKILSIZLIĞI/MIZI, BİLİMKİŞİLERİNDE/N ÖĞREN/DİK
YÜZEYSELLİĞİ/MİZİ, FELSEFECİLERDE/N ÖĞREN/DİK
DUYARSIZLIĞI/MIZI, SANATÇILARDA/N ÖĞREN/DİK

SAYGISIZLIĞI/MIZI, YAYADAN ÖĞREN/DİK
DİKKATSİZLİĞİ/MİZİ, ONDAN ÖĞREN/DİK
ÖZENSİZLİĞİ/MİZİ İSE SENDEN ÖĞREN/DİK

DİDİŞME/MİZİ, KOMŞUDAN ÖĞREN/DİK
SATAŞMA/MIZI, ARKADAŞTAN ÖĞREN/DİK
KAVGAYI DA, TARAFTARLARDA/N ÖĞREN/DİK

[FAKAT/YERİNE]

BARIŞI, HALKTA/N ÖĞREN/DİK

BAYRAMI, ÇOCUKLARDA/N ÖĞREN/DİK

DENGEYİ, DOĞADA/N ÖĞREN/DİK

KENDİMİZİ, EVRENDE/N ÖĞREN/DİK



[ Sürekli/doğrudan erişim adresi...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32793 ] )

- ZITLARIN BİRLİĞİ ile PARADOKSLARIN BİRLİĞİ

- ZORLA GÜZELLİK OLMAZ değil ZORLAMAYLA/ZORLAYARAK, GÜZELLİK OLMAZ

- ZORLUKLARA/SIKINTILARA:
KATLANMAK
ile/ve/||/<> AYAK UYDURMAK

- ZORUNLU/LUK / ZARÛRÎ ile/değil/yerine/=/< KAÇINILMAZ/LIK

- ZORUNLULUK ve/||/<>/> GÜZELLİK
( Bazı/çoğu zorluk ve/veya zorunluluklar, bazı/bazen güzelliklere yönelebilir ve/veya dönüşebilirler. )

- ZORUNLU ile/değil/yerine GÖNÜLLÜ

- ZÜLCENAHEYN:
İLİM
ve/ HİKMET ve/ AŞK ve/ MUHABBET

- ZULÜM ile KAHR
( Dışarıdan. İLE İçeriden. )

- [Ar.] MEMNUNİYET ile MEMNUİYET
( Kıvanma, kıvanç. İLE Yasak olma, yasak edilme durumu. )

- [Ar.] ŞEVK Ü TARÂB ile ŞEVK Ü TARÂB
( Makam. İLE Neşe, sevinç ve coşkunluk. )

- [DURUM > DUYGU > DÜŞÜNCE > DAVRANIŞ >= ... ]
ile
[DURUM > DÜŞÜNCE > DAVRANIŞ > DUYGU >= ... ]
ile
[DUYGU > DURUM > DAVRANIŞ >= ... ]
ile
[DÜŞÜNCE > DAVRANIŞ > DURUM > DUYGU >= ... ]

( Sorun. İLE Çözüm. İLE Âşık. Düşünme[sonradan]. İLE Biliminsanı. )

- [Fars.] DİL ile DÎL ile | [Tr.] DİL ile DİL
( Gönül, yürek/kalb. İLE Nokta. | Gönül, kalb. | Mandıra, ağıl. İLE | Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan, etli, uzun, hareketli örgen. Tat alma örgeni. İLE Kişilerin, düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle ya da işaretlerle yaptıkları anlaşma. Lisan. )

- [Fars.] DÜRÜŞT ile/değil/yerine/>< DÜRÜST
( Sert; gücendirici, kırıcı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sözünde ve davranışlarında, doğruluktan ayrılmayan, doğru, onurlu. | Doğru, yanlışsız. )

- [Fars.] HÂMÛŞ/SÂKİT[Ar. < SÜKÛT]/SAMUT[Ar.] ile HAMÛŞ/HAMUŞ/HÂMUŞ/HÂMÜŞ
( Susmuş, sessiz. | Mevlânâ'nın bazı gazellerinde kullandığı takma adı/mahlası. İLE "HÂMÛŞ" sözü/sözcüğünün hafifletilmiş ve çeşitli kullanımları. [çoğ. HÂMÛŞÂN: Mevlevi mezarlıklarına verilen ad] )

- [HANGİ]
(")HAKLA?(") (HİZMET)
ile/ve/değil/yerine/||/<>
AKLA? (HİZMET)


- [hem] ÇOK OKUYAN ile/ve/||/<>/hem de ÇOK GEZEN
( Hangisi daha çok bilir?" sorusuna, birinden yana, iki yaklaşımda bulunuluyor. Doğru yanıt diye birşey yok! İkisi de doğru ya/ya da yanlış olabilir. Fakat bilinebilecek birşey varsa, o da her ikisini de yapanın hiçbir şey bilmediğidir. Yani ne kadar bilmediğini anlayarak ve ne kadar daha anlaması gerektiğini anlar. "ŞİO ME NİHİL ŞİRE"[En iyi bildiğim şey, hiçbir şey bilmediğim!"] )

- [Lat.] CARITAS ve/||/<>/>/< CUPIDITAS
( Tanrı[uhrevî] sevgisi. VE/||/<>/>/< Kişi/nesne/dünya sevgisi. )

- [ne yazık ki]
TAGALLÜP[Ar.]
değil/yerine/= ZORBALIK

- [ne yazık ki]
"ARSIZLIK"
ile/değil ACIMASIZLIK
( Arsız, "güçlü" olunca, haklıyı, suçlu çıkarır. )

- [ne yazık ki]
"AZ İLE YETİNME(ME)K"
ve/||/<>/> ÇOK'U BUL(AMA)MAK

- [ne yazık ki]
"BİLİNMEYEN CENNET"
ile/"değil"/"yerine"
"BİLİNEN CEHENNEM"İ YEĞLEMEK


- [ne yazık ki]
"GÖNÜL KIRMAK/GÖNÜLDEN ÇIKMAK"
değil/yerine/><
"GÖNÜLE GİRMEK/GÖNÜL ALMAK"

( [ne yazık ki] Zihindeki (tek ya da çoğul) olumsuz ve ölümlü kayıtlarla. DEĞİL/YERİNE/>< Zihindeki (tek) olumlu ve ölümsüz kayıtla. )
( Kişi, "nasıl" ise gireceği/çıkacağı gönül de öyledir. )

- [ne yazık ki]
"KAYGILARIMIZA" BOYUN EĞMEK
ve/=/||/<>/>
ÖZGÜRLÜĞÜMÜZE SIRT ÇEVİRMEK


- [ne yazık ki]
"KEYFÎLİK"
ile/değil/yerine GÖRELİLİK

- [ne yazık ki]
"KÖTÜLÜK"
değil/yerine/>< İYİLERİN ÇABASI
( Kötülüğün baskın gelmemesi için tek koşul, iyilerin, çaba göstermeleridir. )

- [ne yazık ki]
"KÜÇÜK ŞEYLERİ KONUŞMAMAK"
ve/||/<>/>/ne yazık ki BÜYÜK ŞEYLERİ KONUŞAMAMAK

- [ne yazık ki]
"KULLUK"
ile/ve/değil/<> GÖNÜLLÜ "KÖLELİK"
( Annelik. )

- [ne yazık ki]
"NİYET OKUMA"
ile/ve/||/<> "AKIL OKUMA"
( İkisi de yanlıştır ve olanaksızdır. Hiçbir zaman, zemin ve koşulda yapılmamalıdır! )

- [ne yazık ki]
"PAY KAPMAYA ÇALIŞMAK"
değil/yerine HAK ETMEK

- [ne yazık ki]
"SONUÇ ODAKLILIK/MERKEZLİLİK"
ile/ve/||/<>/>/< TERBİYESİZLİK

- [ne yazık ki]
"SÖZÜ/SORUYU, TARTMADAN SÖYLEMEK"
ve/||/<>/> ALACAĞIN YANITTAN İNCİNMEMEK

- [ne yazık ki]
"TEPKİ"
ile/değil/></< YANIT VEREMEMEK
( Yanıt veremeyen, tepki verir. )

- [ne yazık ki]
"YARIM AKILLI/LIK"
ile/ve/değil/||/<>/>/< YARDIM "AKILLI/LIK"

- [ne yazık ki]
(")UYARI("):
(")AŞIRI(")
ile/ve/||/<> (")YETERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YANLIŞ(")

- [ne yazık ki]
(")VATAN("):
BARIŞTA
ve/||/<> SAVAŞTA
( Varsılların. VE/||/<> Yoksulların. )

- [ne yazık ki]
(ÇOK) BENCİL/LİK
değil/yerine/>< (ÇOK) BİLGİ(Lİ/LİK)
( Ne kadar bilgi, o kadar az bencillik; ne kadar az bilgi, o kadar çok bencillik. )

- [ne yazık ki]
ACELECİLİK
ile/ve/||/<> DAYATMA

- [ne yazık ki]
AKILLILARIN DURUMU
ile/ve/||/<> APTALLARIN TUTUMU
( [ne yazık ki] Sürekli, kuşku içinde. İLE "Küstahça, kendinden emin." )

- [ne yazık ki]
ASIKYÜZLÜLÜK
ile GÜLÜMSEMEMEK
( Gülümsemesini kaybeden kişi, herşeyini kaybetmiştir. )
( A person, who has lost their smile, has lost everything. )

- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MA
ile ÖTEKİLEŞ(TİR)ME

- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MA
ile/ve/<> YABANCILAŞ(TIR)MA

- [ne yazık ki]
BAĞIMLI/LIK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SINIRLI/LIK

- [ne yazık ki]
BASİRETSİZLİK
ve/||/<>/> İHÂNET
( Sorumluları "yoksa". VE/||/<>/> Sorumluları bulunamaz. )

- [ne yazık ki]
BAZI KİŞİLERİN, HATALARI/SUÇLARI:
"ÇUVALA BASMASI"
ile/ve/||/<> "DUVARA ASMASI"
( Kendilerininkileri. İLE/VE/||/<> Bizimkileri/seninkileri. )
( Özellikle daha büyük olanlarını. İLE/VE/||/<> Özellikle daha küçük olanlarını. )

- [ne yazık ki]
BENCİL/LİK
ile/ve/<>/değil SORUMSUZ/LUK

- [ne yazık ki]
BOŞ SÖZ
ile/ve/||/<>/> YANLIŞ DAVRANIŞ-TUTUM

- [ne yazık ki]
BÜYÜK SORUN/YANILSAMA:
"ACI ÇEKMEMEK"
ve/||/<>/>/< "KENDİMİZİ KANDIRMAK" / KANDIRDIĞIMIZI/KANDIRABİLECEĞİMİZİ ZANNETMEK

- [ne yazık ki]
CEBR
ve/||/<> HİLE

- [ne yazık ki]
ÇEKİŞME
ile/ve/<>/< İNATLAŞMA

- [ne yazık ki]
ÇOCUĞUNA TAPMA
ve ALAYCI TAVIR
( Modern kişinin, öncül ve ölümcül tutumları. )
( http://ahmetcorak.blogspot.com.tr/2010/01/ahtapor-anne.html )

- [ne yazık ki]
DAYATMA
ve/||/+/<>/> ZORBALIK

- [ne yazık ki]
DİKENLİ TELLER

( DİKENLİ TELLER

Madenlerden tel ekme tekniğini bulmakla yetinmeyen kişi, bu icadından çeşitli sanat ve sanayi dalları yarattı. Kafes ve kümes telinden, gelin ve telgraf teline uzanan tel türlerinden biri de dikenli teldir. Kadayıf telinden çok devedikenine benzeyen dikenli tele "teldikeni" de denebilirmiş ama, adı konmuş bir kere, değişmesi zor. Bozkırda sığır güden kovboylar için üretilen dikenli tel, savaşlarda toplama kamplarında kullanılmış. Kimi ülkeler telin üretimini, kimi ticaretini yasaklamış; ötekiler de tüketimi. Ülkemizde dikenli telle ilgili yasal kısıtlamalar olup olmadığı kesin bilinmiyor. Ancak nerede "yasak" levhası varsa onun yakınında dikenli tel örgü bulunması yabancı konuklarımızın hemen dikkatini çekiyor. Çünkü, yasak ya da tehlikeli bölge simgesi olan dikenli telin tüketim düzeyi, ülkenin kültür düzeyi ile yapısal ve açısal sorunlarını gösteriyor. Filtreli sigara ve Calcium(kuvvet) iğnesi türünden Frenk icatlarına fazlaca düşkün olan milletlerin dikenli tel tüketme eğiliminin giderek yükseldiği saptanmış. Yakın geleceğin üst düzey devlet yöneticiliğine aday olan sevgili evlatlarımıza karşı dikenli telin saldırganca kullanıldığı da anlaşılmış. Üstelik, eskiçağlarda "dikendutu" olarak bilinen böğürtlen çitleri yerine, günümüzde dikenli telörgüler kullanılması da çocuklarımızı hiç mutlu etmiyormuş. Nüfusunun yüzde elli oranında şehirli, yüzde yetmiş oranında okuryazar olmasıyla övünen Türkiye'deki dikenli tel tüketimi, plancılarla iktisatçıların tüylerini diken diken eden bir artış hızına ulaşmış. Kesin olmayan ilk hesaplamalara göre yıllık yüzde yüzyirmisekiz dolayındaki tüketim artışı, resmi enflasyon rakamlarını üçe katlayabilen tek tüketim kalemidir.

Bu denemede, dikenli telin şehir halkı ile topluma etkileri üzerinde durulmakta, güncelleşen milli soruna medeni bir çözüm yolu aranmaktadır.

Dikenli telin güvenilir tarihçesi ne yazık ki hâlâ yazılmamış. Tüm bildiklerimiz, yabancı dillerdeki ünlü ansiklopedilerden aktarılıyor. İlk üretim patenti 1874 yılında alınmış. Amerikalı mucit, madeni tele diken takmanın teknik kolayını (aletini) bulmuş. Erkeksi görüntüsünü vurgulamak için, bu yeni icada "sakallı tel" adı verilmiş. Çoğu sakallı olan yiğitlerimiz, Birinci Dünya Savaşı sırasında Mısır'da tanıştıkları yeni silaha "dikenli tel" adını koymuşlar. Sakalın traş çaresi var da dikeninki yok. Dikenli tel örgüler, o gün bugündür, düşmanlara, kaçakçılara, hırsızlara, savaş esirlerine tutuklulara, gözaltına alınanlara karşı bir güvenlik önlemi (aracı) olarak, inşaat şantiyelerinde, Hazine'den tahsisli resmi konutlarda, spor-eğitim ve turizm tesislerinde, yasak ve hassas bölgelerde, saray, köşk, müze ve çocuk bahçelerinde kullanılıyor. Kendi ülkelerinde dikenli teli belki hiç görmemiş olan kimi diplomatlar, bizdeki yaygın kullanıma özenerek, Kançılarya ve Rezidansların bahçe duvarlarını dikenli tellerle takviye etmeye başlamışlar. Bilinen çoğu örnek olaylar, dikenli tel çitlerin, aslında etkili olmadığını ve sadece "yasak" anlamında kullanıldığını ortaya koyuyormuş.

Genellikle güvenilir kaynaklardan alınan derlenen doğrulanmamış bilgilere göre, 1890'da 2000 ton olan dünya dikenli tel üretimi, 1930'da yaklaşık 200.000 tona, 1980'de 22.888.900 metrik tona ulaşmış. Avrupa, Akdeniz ve İslam ülkeleri arasındaki tüketim hızı artışında Türkiye yıllardır ilk sıraları koruyormuş. BM istatistikleri, sanayi ülkelerinde üretilen üstün kaliteli dikenli tellerin daha çok gelişmekte olan ülkelerde tüketildiğini gösteriyormuş. Sivil amaçlı projelerde, DT-7-ASA 9000 TSE standardına uygun (galvanizli çelikten yapılmış) piyasada "Kirpi" mal diye bilinen ithal mallar ihracatında adı geçen ülkeler, dikenli tel kullanılmasını tümden yasaklamışlar. Hatta, et ve süt paketleri üzerinde "Dikenli telsiz çiftliklerde üretilmiştir" damgası vuruluyormuş. Afrika İnsan Hakları Derneği'nin 1986 tarihli araştırması da, dikenli telin hayvanlardan çok yurttaşlara ve şehirlilere karşı kullanıldığı gerçeğini ortaya koymuş.

İlk "Dikenli Tel Yasası" 1894'te İngiltere'de yürürlüğe girmiş. Yasa, dikenli telin insana ve hayvanlara zarar verecek şekilde kullanılmasını yasaklamış. Meskûn yerlerde ve yol kenarında kurulu tel örgüler kaldırılmış, yasaya uymayan kişi ve kurumlara ağır cezalar kesilmiş. Yasa başarılı olmuş. Medeni ülkelere sokulmayan dikenli teller, günümüzde artık medeniyet merkezi sayılan şehirlerde görülüyor. "Gülü seven dikenine katlanır" sözü uyarınca, dikenl tel, en çok da, anıt ve sanat yapıları, okullar, luna-parklar ile çocuk bahçelerinde "yasak" (girilmez/geçilmez/dokunulmaz) anlamında kullanılıyor. Kime karşı, neden yasak? Malı mı koruduğu yoksa canı mı sakındığı? belirsiz olan yasağın kendi, tehlikesinden büyük bir simge! "Dikkat Köpek Var!" ihbarı gibi, "Dikkat Dikenli Tel" diye uyarmak gerekir hemşerileri.

Dikenli telden korunmak için neler yapılabilir? Telin dikenlerini traşlayan elektriklitraş makine patenti 1974'te alınmışsa da, yapılan pazar araştırmaları sonunda, talep azlığı nedeniyle üretime geçilememiş. Uluslararası Hayvanları Koruma Derneği'nin dergisine göre, en basit ve ucuzundan bir tel makası ve iki kalifiye işçi ile yaklaşık 200.000 metrelik tel örgünün üç günde kesilip kaldırılacağı; diken-traş makinelerine hiç ihtiyaç bulunmadığı anlaşılmış. Bu yüzden diken traşlama makinesi yerine, çim-biçme makineleri alınması tavsiye ediliyor.

En kolay ve etkili çözümü Türk çocukları bulmuş. Dikenli telleri, birer yay teli gibi gerip birbirine bağlayarak tel örgülerde 40-50 santimetrelik pencereler açmayı öğrenmişler. Çok büyük değil ama geçmeye yetiyor. Gönüller şen olsun! Büyüklerce tasarlanan tel engellerin çocuklara karşı etkili olmadığı görülüyor. Uzun sözün kısası, dikenli tel, öyle aşılmaz, geçilmez, sağlam ya da dayanıklı bir engel değildir. Tırmalar, yaralar, belki sakatlar ama kararlı kişileri durduramaz. Hele bizim mahalle çocuklarını asla!

Dikenli telle yıllardır içli-dışlı yaşamaya alışmış bir toplumdaki dikenli tel alışkanlığı nasıl giderilebilir? Günlük hayatımızın parçası olan tellerden vazgeçilebilir mi? Şili, Peru ve Uruguay'daki ilk denemeler, yasağın karaborsaya yol açtığı ve milli standarda uymayan malların piyasaya sürüldüğünü göstermiş. Halkın taklitlerden sakınması güçleşmiş. Ayrca, "Dikenli tel kullanmak yasaktır" levhalarının dikenli telle çevrilmesi de -resmi tüketimin artmasına yol açarken- muhalefet basınında çıkan karikatürlere konu olmuş.

Dikenli telin sakıncası yalnızca ele-göze batmasından, gelip geçen vatandaşların elbise ve eteklerini yırtmasından, her ay yüzler ve binlerce çocuğa yok yere tetanoz serumu yapılmasından ibaret değildir. Asıl üzerinde durulması gereken sorun, dikenli telin gelişigüzel kullanımından doğan duygusal tepki ve manevi yıkıntılardır. AT ülkeleri, Belediyeler Biriği Genel Kurulu, dikenli telle korunmuş kent mekânlarının, hemşeriye hakaret, çocuklara saldırı, milli onura saygısızlık, kamu yararına "muzır" olduğuna karar vermiş.

Güney Amerika'da 1985'te yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre, dikenli telli şehirlerde yetişen çocukların, küçüklerini sevmediği, büyüklerini saymadığı, vatandaşlık görevlerini yerine getirmediği görülmüş.* Yakın Doğu'nun Sincan özerk yöresinde at koşturan soydaşlarımızla geçen yaz yapılan bilimsel söyleşide, Uygurlar'ın dikenli tel örgüleri hiç bilmedikleri anlaşılmış. New York Belediyesi de, Batı Yakası'nın Öyküsü filminden sonra okul bahçeleri çevresindeki tel örgüleri tümden kaldırmaya karar vermiş. Çünkü bu okullarda yetişmiş çocukların 2-3 katlı binalara merdivensiz tırmandıkları görülmüş.

Dikenli telden yapılmış en ünlü engel, Birinci Savaş'ta Avusturya (Alp) Cephesi'nde savaşan ve zafer kazanan İtalyan piyadelerinin "Konçertino" (Küçük Konçerto) adını verdikleri istihkam (savaş) aracıdır. Akordiyon körüğü gibi açılıp kapanabilen, rüzgarlı kış gecelerinde, memleket ezgilerini anımsatan özlem dolu sesler çıkaran dikenli kangallar bir dönem Napoliten serenadlar kadar ün kazanmış. İtalyan savaşçılarn kara mizahı, medeniyet yolunda ilerleyen insanlık onuru için görkemli bir esin kaynağı olabilir mi? diye düşünüyorum.

Fantastik çözüm yolları geliyor insanın aklına. Önce, dikenli tel örgülerin önünde ya da arkasına yerleştirilecek sanayi tipi, kuvvetli hava üfüren vantilatörlerle, dikenli tellerin müzik yapma gücü kanıtlanabilir ve amatör müzikseverlerin bu telleri dev akordiyonlar gibi çalması sağlanabilir. İkinci ve daha etkili çözüm yolu olarak şehir merkezi (Centrum) çevresinden sökülecek dikenli tellerden yapılacak Santurlar, Belediye konservatuvar öğrencilerine parasız dağıtılabilir. Hele bir düşünün, değerli dostlarım: "Konser ya da Konçerto alanı: Giriş Serbesttir! Alışageldiğimiz, dikenli yasaklar yerine kulağa ne kadar hoş geliyor, değil mi?

Yasaklar konusunu işleyip de, dikenli tel örgülere yer vermeyen kimi usta sanatçılarımıza buradan kişisel bir çağrıda bulunmak istiyorum. Yaşar Kemal gibi yazarlar dikenli tel yasaklarına karşı bir kampanya açabilirler. Kampanyanın koordinatörlüğünü belirlemek üzere uluslararası yarışmalar da düzenlenebilir. Belediye Başkanlığı, İl Eğitim Müdürlüğü ile İlçe Zabıta Amirliği'nin açılacak yarışmaya danışman olarak katılması sağlanabilir. En çok (kilo veya kilometre) dikenli teli en kısa zamanda söküp kaldıran yerel örgüte, çocuk ve yaşlı hemşerilerden kurulu yarışma jürisi tarafından Büyük Belde Belediyeler Birliği (BBBB)'nin Başarı Beratı (BB) verilebilir. Yarışmayı kazanan örgüt bandosu ile Konservatuvar Santur Heyeti'nin şehir merkezinde konserler vermesi de düşünülebilir. Tanıtma Vakıflarımız, yeni spor dalının, Akdeniz ve Balkan Oyunları ile Olimpiyat programına alınması için harekete geçirilebilir. Uluslararası yarışmalardaki ulusal başarılara yıllardır özlem duyan ülkemiz, bir yandan altın madalyaları toplarken, barışcı çabalarındaki başarısından dolayı Nobel'e aday da olabilir. Belki hayal denecek ama dikenli tel örgülerimizin kaldırılabileceğini ve şehir merkezlerinin dikensiz, toplu-taşıma raylar ile örülebileceğini sanıyorum. Dikensiz şehir merkezlerinde yetişen kuşakların güllere karşı daha duyarlı ve saygılı olacaklarını da hayal ediyorum.

Dikenli tel, ekili tarlaları, başıboş sürülere karşı başarıyla korumuştur. Endüstrileşen ülkelerde bostana giren danalar tasarım önlemleriyle durduruldu. Zamana ayak uyduramayan ve geri kalmış ülkelerde, şehirlerin konut, eğitim, sağlık, üretim, ulaşım, dinlenme ve savunma bölgeleri birbirine karışınca, tel örgülü yasaklar kaçınılmaz olmuş. Çağdaş Belediyeler, savaşı anımsatan yasakları yaşatmak yerine dikensiz mekanlar yaratmak yolunu seçti. Kent bölgeleri yasalarla belirlenince dikenli tel yasaklara gerek kalmamış. Parklarda, hipodromda, Hisarda, stadyumda, okulda ve otoyoldaki dikenli "yasak"ların yerini biz de deneyebiliriz. Halk dilinde "köşeyi dönmek" başarmak anlamına gelir. Oysa Hemşeri, köşeleri değil, kestirmelerin dikkenarlardan yaklaşık, üçte-bir oranında daha kısa ve kârlı olduğunu keşfetmiştir. Dikdörtgen prizmanın köşegenleri yaya trafiğe açılınca, köşeleri bekleyen dikenler işlevsiz kalır. Böylece, uygar davranışa duyarlı şehir tasarımı, dikenli telin kullanma gerekçesini ortadan kaldırır. Dikenli tele çözüm bulan Belediye (Başkanı), "Gidemediğin yer senin değildir." sözüyle ünlü Sivas Valisi Halil Rıfat Paşa gibi, tarihe geçebilir. Gidilen her yer belediyenin, vatandaşın malı olur, vatan olur. Bu öneri de, kuşkusuz, biraz hayal-kurgudur ama gerçek-üstü kuruntu değildir.

Vatandaşımıza, "Girebildiğin her yer senindir. Bu vatan senindir" diyebilmeliyiz.

* Manuel Scorza, Dikenli Tel adlı belgesel romanında (Türkçesi 1975), dikenli teli bir silah gibi kullanan sömürgecilere yenik düşen ve tüm otlaklarını yitiren Peru'lu köylülerin öyküsünü anlatır. Köyün rahibi, dikenli tel örgüyü "Şeytanla top oynayan kişinin işine", Yerli-köylülerse, "Tanrı'nın Gazabına" benzetmişler, Tanrı'ya yalvarmışlarsa da sonuç hiç değişmemiş!

Sayın Bozkurt Güvenç'in, İnsan ve Kültür adlı kitabından... )

- [ne yazık ki]
DÜŞÜNMEYEN
ile DÜŞÜNEMEYEN ile DÜŞÜNEMİYOR OLMASINA ALDIRMAYAN
( Tutucu. İLE Aptal. İLE Köle. )

- [ne yazık ki]
EDEPSİZ
ile/değil/yerine/>< EDEPLİ
( Bildiği sözcükler kadar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilmediği sözcükler kadar. )

- [ne yazık ki]
ENGEL OLMAYA ÇALIŞANLAR
ve/||/<>/>/< BAŞARACAĞIMIZA EN ÇOK İNANANLAR

- [ne yazık ki]
FARKINDA OLMAMA
ile/ve/<> KABUL ETMEME

- [ne yazık ki]
GENELLEME
ile/ve/||/<>/< "İDDİA"
( [ne yazık ki] Ne kadar çok "genelleme" yapı(lı)yorsa, o kadar çok iddia edilir/eder. )

- [ne yazık ki]
HAMAKÂT
ile/<> İNAT
( Ahmaklık, "beyinsizlik", bönlük(HALÂFET, HUMK, HÜTR) İLE/<> Ne yapmayacağını bilmemek. )

- [ne yazık ki]
HAYRANLIK DUYANI
ve/||/<> GÖRMEMEZLİKTEN GELENE
( Görmemezlikten geliyoruz. VE/||/<> Hayranlık duyuyoruz. )

- [ne yazık ki]
HAZ
ve/+/||/<>/> BEN MERKEZCİLİK ve/+/||/<>/> YALNIZLIK ve/+/||/<>/> MUTSUZLUK

- [ne yazık ki]
HERHANGİ BİR YERDEKİ ADÂLETSİZLİK
ile/değil/yerine/> HER YERDEKİ ADÂLET
( Tehdit. İLE/DEĞİL/YERİNE/> Düzen. )
( Herhangi bir yerdeki adâletsizlik, adâleti tehdit eder her yerde. )
( Injustice anywhere is a threat to justice everywhere. )

- [ne yazık ki]
İDDİA
ile/ve/||/<>/< ÖFKE

- [ne yazık ki]
İHLÂL
ile/ve/||/<> JUS COGENS İHLÂLLERİ

- [ne yazık ki]
İLETİŞİMSİZLİK:
"ANLAMSIZ KIRGINLIKLAR"
ve/||/<> "BEKLENTİ" ve/||/<> "ZAMAN KAYBI"

- [ne yazık ki]
İLİŞKİLERİN/EVLİLİKLERİN BİTİŞİ:
AŞKIN BİTMESİNDEN
ile/ve/||/<>/< ARKADAŞLIĞIN OLMAMASINDAN

- [ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM
ile/ve/||/<> İŞKENCE/ŞİDDET ile/ve/||/<> TERÖR ile/ve/||/<> NEFRET/DÜŞMANLIK ile/ve/||/<> IRKÇILIK ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> ORGAN TİCARETİ ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA ile/ve/||/<> "HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMAK"
( Bağımlılaştırma - İnsanlık Suçu İlişkisi - Muharrem Balcı )

- [ne yazık ki]
ISTIRAP:
HAFİF
ile DERİN
( Konuşulabilir. İLE Konuşulamaz, dile gel(e)mez/getiril(e)mez. )

- [ne yazık ki]
KANDIRMADA:
"APTAL/LIĞIMIZ"
ile/ve/değil/||/<>/< "ONUN/ONLARIN" KARAKTERSİZ/LİĞİ
( Olmuyor. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Oluyor. )

- [ne yazık ki]
KEYFÎ "DÜŞÜNMEK"/KONUŞMAK
ile/değil/yerine KENDİNE GÖRE "DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK/YAŞAMAK"
( [ne yazık ki] Kişiler, (çoğunlukla) yiyecekleri ve yatacakları bir şeyleri olduğu sürece düşünmeyi reddederler. [ya da bu yanılsamadan ve keyfiyetten vazgeçip düşün(ebil)meyi, her şeye yeğlemelidirler] )

- [ne yazık ki]
KİBİR
ile/ve/<> GİZLİ KİBİR

- [ne yazık ki]
KOPUK/LUK
ve/< GÜVENSİZ/LİK

- [ne yazık ki]
KÖR ŞİDDET
ile NEDENSİZ ŞİDDET

- [ne yazık ki]
KORNA:
"SELÂMLAMA/VEDÂLAŞMA"
ile/ve/||/<> "TEPKİ GÖSTERME" ile/ve/||/<> "ADÂLET ARAMA/SAĞLAMA"

- [ne yazık ki]
KÖTÜLERİN, "BASKISI"
ile/değil/||/<> İYİLERİN, KAYITSIZLIĞI

- [ne yazık ki]
KÜSTAH/LIK
ve/||/<>/< ÖZENSİZ/LİK

- [ne yazık ki]
MANTIK DIŞI/LIK
ile/değil "DUYGUSAL/LIK"

- [ne yazık ki]
MELÂNET[Ar. < LA'N]
değil/yerine/= BÜYÜK KÖTÜLÜK

- [ne yazık ki]
MERKEZİYETÇİ/LİK
ile/ve/<> KEYFİYETÇİ/LİK

- [ne yazık ki]
MÜDÂRÂ[T][< DERY]
ile İKİYÜZLÜLÜK | YÜZE GÜLME, DOST GİBİ GÖRÜNME

- [ne yazık ki]
NEYİ
BÖLÜŞEMİYORUZ?
ve/||/<> NİYE DÖVÜŞÜYORUZ?
( Hiçbir mal, bizim değil! VE/||/<> Hiçbir can, bizim değil! )

- [ne yazık ki]
OKUYAN
ile/ve/||/<> ANLAYAN
( Az. İLE/VE/||/<> Sınırlı/kıt. )

- [ne yazık ki]
ORANTISIZ GÜÇ
ve/||/<>/< KÖR ŞİDDET

- [ne yazık ki]
ÖTEKİLEŞTİRMEDE:
AYRIMCILIK
ile/ve/<> NEFRET (SÖYLEMLERİ/TUTUMLARI)

- [ne yazık ki]
ÖTEKİLEŞTİRME
ile/ve/<> TEKTİPLEŞTİRME

- [ne yazık ki]
ÖZENSİZ/LİK
ile/ve/||/<> SAYGISIZ/LIK

- [ne yazık ki]
PARA/NIZ:
VARSA
ile/ve/değil/yerine YOKSA
( Sadece kendiniz, kim olduğunuzu unutursunuz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tüm dünya, kim olduğunuzu unutur. )

- [ne yazık ki]
PAYLAŞIMSIZ/LIK
ile/değil/< "DOYUMSUZ/LUK"

- [ne yazık ki]
PSİKOPAT/LIK
ile/ve/||/<> İNSAFSIZ/LIK

- [ne yazık ki]
SAVAŞ DÖNEMLERİNDE:
RİTÜELLEŞMİŞ
ile SINIRLAMACI OLAN ile FETİH ile MUTLAK AMACI OLAN ile SINIRI OLMAYAN

- [ne yazık ki]
SAVAŞLARDA:
PARTİZAN
ile/<> GERİLLA ile/<> TERÖR

- [ne yazık ki]
SAVSAKLAMA
ile/ve/||/<> BOŞVERME

- [ne yazık ki]
SEVGİSİZ/LİK
ile/ve/||/<> İLETİŞİMSİZ/LİK ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK
( [kişileri] Geçimsiz yapar. İLE/VE/||/<> Birbirine düşman eder. İLE/VE/||/<> Güzellikleri yok eder. )
( [ne yazık ki] Bireyleri sevemeyenler, "insanlık" kavramına sığınırlar... )

- [ne yazık ki]
SEVGİSİZLİK
ile/ve/<> İLETİŞİMSİZLİK ile/ve/<> İLGİSİZLİK
( [ne yazık ki]
[Kişileri ...] Geçimsiz yapan. İLE/VE/<> Birbirine düşman eden. İLE/VE/<> Güzellikleri yok eden. )

- [ne yazık ki]
ŞİDDETİN MEŞRÛLAŞTIRILMASI
ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME

- [ne yazık ki]
ŞİKÂYET ile İSRAF ile ANARŞİ ile BASKI/İSTİBDÂD ile İFRÂD-TEFRÎT
değil/yerine/><
KANAAT ile İNFAK ile HUZUR/SELÂMET ile ADÂLET ile İSTİKÂMET

( [ne yazık ki]
Bilgisizlik + Yoksulluk >= Şikâyet İLE
Bilgisizlik + Varsıllık >= İsraf İLE
Bilgisizlik + Özgürlük >= Anarşi İLE
Bilgisizlik + Güç >= Baskı/İstibdâd İLE
Bilgisizlik + Din >= İfrâd - Tefrit İLE

DEĞİL/YERİNE/><

Bilgi/(b)ilim + Yoksulluk >= Kanaat İLE
Bilgi/(b)ilim + Varsıllık >= İnfâk İLE
Bilgi/(b)ilim + Özgürlük >= Huzur, Barış/Selâmet İLE
Bilgi/(b)ilim + Güç >= Adâlet İLE
Bilgi/(b)ilim + Din >= Yön/İstikâmet )

- [ne yazık ki]
SORUNU ÇÖZMEYE:
NİYETİNİN OLMAMASI
ile/ve/değil/||/<> KARARLILIK GÖSTERMEMEK

- [ne yazık ki]
SÖZDE, ÖLÇÜ BİLMEMEK/BİLMEYEN
ve/||/<> EDEPSİZLİKTE SINIR TANIMAMAK/TANIMAYAN

- [ne yazık ki]
SUÇLAMA
ile/ve/<> DIŞLAMA

- [ne yazık ki]
TEMBEL/LİK
ile/ve/değil/||/<> ELİNDEKİNİN DEĞERİNİ BİLMEZ/LİK

- [ne yazık ki]
TEZYÎF[Ar. < ZEYF]
değil/yerine/= DEĞERSİZ GÖSTERME | ALAY ETME

- [ne yazık ki]
TÖREYE DOĞAN
ve/||/<> İSVİÇRE TÜZESİYLE EVLENEN ve/||/<> ALMAN YÖNETİM ZİHNİYETİYLE YÖNET(İL)EN ve/||/<> İTALYAN TÜZESİYLE CEZALANDIR(IL)AN ve/||/<> İSLÂMÎ KURALLARA GÖRE GÖMÜLEN

- [ne yazık ki]
YAPAYALNIZ KALMAK
ile/değil YAPAYALNIZ HİSSETMEYE NEDEN OLANLARLA YAŞAMAK

- [ne yazık ki]
YIRTICI
ile/ve/<> YIKICI

- [ne yazık ki]
[ne] "SÖZ DİNLEMEK"
ile/ve/ne de/||/<>/< RİCÂ TANIMAK

- [ne/hem] "HAKLI/LIK" ile/ve/ya da/ne de/hem de/<>/>< KIZGIN/LIK
( Ne kadar (")haklı(") olduğumuzu zannetsek de, ne kadar kızgın olsak da,
bazı/çoğu durumu, sakinlikle ve akılla[/tüzeyle] çözerek -ve de en azından çözümleyerek- ilerlemek gerekir. )

- [ne] "VARLIĞA YERİNİRİM" ne de "YOKLUĞA ERİNİRİM"
( Ancak, yokluğu birebir, kendin deneyimle(yebil)dikten sonra söyleyebilirsin/söylemelisin! )

- [ne] EMİR ve/ne de ÖĞÜT
( Alma! )

- [ne] KUSURSUZ KİŞİ ne de KİŞİDE/İNSANDA KUSUR
( Seveceksen, öylece sev! Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur. )
( Kusursuz olsaydık, başkalarının kusurlarını bulup çıkarmaya o kadar meraklı olmazdık. )

- [önce] İÇ YÜZ(Ü) ve/<> [sonra] SON SÖZ(Ü)
( [önce] Öğren/bil. VE/<> [sonra] Söyle. )

- [SEVGİLİNLE/EŞİNLE] TEK KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK ile ÇİFT KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK

- [SEVGİ] DAHA ÇOK ile/değil AYRI (AYRI)

- [ya] YENİLECEĞİZ değil/yerine/ya da/>< YENİLENECEĞİZ

- | "DÜŞÜNMEK" ve "İNANMAK" ve "SEVMEK" |
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/>
EYLEMEK

( Çok fazla. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Çok az. )

- | "GEÇMİŞİNDE YAŞAMAK" ile/ve/<>
"GELECEKTE YAŞAMAK" |
değil/yerine/><
ŞU ANDA OLMAK

( | Pişmanlık, suçluluk, şikâyet, üzüntü ve kızgınlık yaşatır. İLE/VE/<> Kaygı, gerginlik, huzursuzluk yaşatır. |
DEĞİL/YERİNE/><
Özgürlük, neşe, hafiflik, bilgelik yaşatır. )

- | "İNANAN" ile/ve/>< "KUŞKULANAN" |
değil/yerine/>
BAKMAYI BİLEN

( | "Mutludur." ile/ve/>< (")Bilgilidir.(") | DEĞİL/YERİNE Anlayandır. )

- | İFTAR ||/<>/> İSRAF |
ile/değil/yerine/><
ORUÇ

( "Kaptırıp koyvermek." İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini tutmak. )

- | KAFTAN ve CÜBBE | ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HIRKA
( | Sultan'da. VE Yargıç'ta. | İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Derviş'te. )

- | KARMAŞIKLIKTA ve/||/<> UYUŞMAZLIKTA ve/||/<> ZORLUKTA | ve/||/<>
SÜREKLİLİKTE

( Yalınlığı bulmak. VE/||/<> Uyumu bulmak. VE/||/<> Çözümü bulmak. VE/||/<> Kendini bulmak/tanımak! )

- | KESER ya da RENDE | ile/değil/yerine/>< KOL HIZARI
( | Kendine yontar. YA DA Ötekine/dışarıya yontar. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İki tarafa da yontar. )

- | KISKANÇLIK ile/ve ÇEKEMEMEZLİK | ile/değil/yerine İMRENMEK ile/ve KEREM
( |Benim var, onun olmasın! İLE/VE Benim yok, onun da olmasın!| İLE/DEĞİL/YERİNE Onun var, benim de olsun. İLE/VE Benim var, onun da olsun. )

- | KORKU ile/ve/||/<> ÖFKE ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<> UTANÇ[>< AÇGÖZLÜLÜK] ile/ve/||/<> TİNSİNTİ | ile/ve/||/<> NEŞE ile/ve/||/<> ŞAŞIRMA
( Farklı coğrafyalarda yaşayıp farklı dilleri konuşsa da, yeryüzünde yaşayan tüm bireyler, şu 6 duygu-durum için aynı yüz ifadesi ve mimikleri kullanıyor. )
( )

- | YALIN VE DOLAYSIZ ve/||/<> AYRIM VE DOLAYLI BİRLİK |
ve/||/<>
BUNLARIN BİRLİKTELİĞİ

(KOŞULSUZ) SEVGİ
([UNCONDITIONAL] LOVE)



( 3751 FaRk, 4743 katkı )


- "... ALIŞVERİŞİ" ile/değil/yerine ... PAYLAŞIMI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9265 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "... ŞEKLİNDE DÜŞÜNMEK" ile "... ŞEKLİNDE BAKMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8873 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "...'YA (ÇOK) DÜŞKÜN" ile/ve/değil/yerine "...'YI (ÇOK) SEVEN"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6165 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "...'YA GEREK YOK" ile/değil/yerine "... YETERLİ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50237 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AÇIK" ile/ve/değil/<> ZAAF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34499 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ADÂLETSİZLİK" ile/değil KARŞILIKLI HİZMET (İÇİN)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36521 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ADSIZ NARKOTİKLER" değil ADSIZ NARKOTİK (ARKADAŞ BİRLİĞİ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49633 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Adsız Narkotik Arkadaşlık Birliği Tel.: 536. 341 01 89 )

- "AĞLAMAMAK" değil/yerine AĞLATMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48122 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AHLÂK/AHLÂKSIZLIK" ile/değil/< ANATOMİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44494 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eşeysel örgenlerin adlarında, "ahlâk" ya da "ahlâksızlık" aranamaz! Küfür olarak geçen sözcüklerin ve küfür edenlerin yersiz/kötü "kullanımındaki" yanlışlık, dilin ya da sözcüklerin hatası, yükü değildir! Kişilerin yanlışları da sadece o kişilerin, o ve ilgili yersiz/bağlamsız, yanlış/kötü davranış ve tutumlarıyla sınırlı tutulmak zorundadır.

Üç yaşından itibaren öğrenilmiş, fark bile olmayan "farkların", gerçekte, doğada ve bütünlükte hiçbir şekilde herhangi ciddi bir fark oluşturmadığı, herkesin her "şey"i tam olarak bildiği, gördüğü ve yaşadığı bir durumun, deneyimin de doğal ve sınırlandırılmış, kapalı koşullarda, herhangi bir ayıbı yoktur[bulunamaz ve aranamaz]! Eşeysel örgen adlarının, tıpta, anatomi ya da fizyoloji bilgisi olarak, Latince ya da başka bir dilde kullanılması da bir şeyleri "çözmekte/aşmakta" yeterli değildir.

Doğru/uygun zaman, zemin ve koşulların, duyacaklarına râzı olan/olacak kişinin, muhabbetin ve hukukun bulunmadığı ilişki ve ortamlarda, dikkatsiz, özensiz bir şekilde tüketiliyor olmasıdır tüm sorun. Söylenilen sözcüklerin değil beklenilmeyen ve istenilmeyen koşullarda, bir dayatma olmasından dolayıdır kişilerin tüm haklı tepkisi. Kişilerin, hangi konu/alan olursa olsun, seslerini yükseltmelerindeki yanlış ya da sorun kadar, kullandıkları ve seçemedikleri sözcüklerin yanlışlığındandır rahatsız olunan. Sorun, esas ya da içerik sorunu değil, yöntem(usûl) sorunudur. Kalabalığın içinde, zaman, zemin ve koşulları, kişileri dikkate almama kabalığıdır.

"Cinsiyetçi küfür" diye bir sözcük de olmaz! Sorun, örgen adlarında ya da "kadın"lara saygısızlık olmasında değil cahil/yetersiz/özensiz/kaba kişilerin, sonuç odaklı ve düşünmeden, özenmeden, çevresine kayıtsız ve saygısızca davranmasından dolayıdır. Eğer eşeysellikteki son aşama, "kulağa üflemek" olsaydı, her ("olumlu/olumsuz") zaman ve zeminde, her durumda, ağzından düşürmediği "söz" ve kısaltma, "AMK" değil "Hay kulağına üfleyeyim!"[KULK] olurdu. Bu durumda, bu sorun, ne kulak kepçesinin ve/veya deliğinin, ne de bu sözcüğün, "ayıbı", "ahlâklılığı ya da ahlâksızlığı" olurdu.

Buradaki "sorun" ya da yanılsama, kapalı, sınırlı ya da bazı/çoğu ayrıntının iki kişi arasında ya da sır olarak tutulması istenilen özelin, dışarıda ve genelleştiriliyor olmasından dolayıdır.

Tıpta ve tüzede[hukukta], "ayıp", "çirkinlik" vs. ol(a)madığı gibi, zihinde ve zihin dilinde de "ayıp", "pis", "kötü" diye bir sınır(landırma) ya da sonuç(landırma) yoktur. Zihinden, "olumlu/olumsuz", "iyi/kötü" her düşünce ve ayrıntı geçebilir fakat sorumlu olunan/olunması gereken, ağızdan çıkmayabilecek olan söz(cük)ler(imiz)dir. )

- "AHLAKSIZLIK" ile/değil AHLAK ÖLÇÜTLERİNİN BULUNMAMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48051 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AKIL ALMAYI" İSTEMEMEK değil/yerine/> "AKLINI BAŞINA TOPLAMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30900 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kimseden "akıl almak" istemiyorsan, aklını başına topla! )

- "AKIL VERMEK" ile/ve/değil/yerine BİLDİKLERİNİ ANLATMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32875 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AKL(IN)A" GÖRE "AKIL" ile/değil/yerine AKIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33751 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AKLI BAŞINDALIK" ile/ve/<> YALNIZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30214 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AKLIN" KULLANDIĞI KAVRAMLAR/DİL ve/||/<> KAVRAMLARIN/DİLİN KULLANDIĞI "AKIL"/ZİHİN/KİŞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36956 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ALIŞKANLIK" (İLE) ile/değil KENDİLİĞİNDENLİK (İLE)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47515 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ALTINDA KALMAK" ile/değil/yerine/< "ALTINDAN KALKMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49872 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ANLAYIŞLI" (OLMAK) ile/değil/yerine ANLAYAN (OLMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5897 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ANORMAL" ile/değil/yerine AÇIK/ŞEFFAF//DÜRÜST
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44531 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "APTALLIK"/TAN ile/değil/ne yazık ki ÇARESİZLİK/TEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47836 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ARANMAK" ile/ve/değil ARINMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33005 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ARKA ÇIKMA" ile/ve/değil/yerine KENDİNİ, ONUN YERİNE KOYMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29886 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ARMUDUN SAPI" ile/ve/||/<>/< "ÜZÜMÜN ÇÖPÜ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50017 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AŞAĞI GÖRME" ya da "YUKARI GÖRME" | ile/ve/değil/yerine EŞ GÖRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7291 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AŞIRI ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK" ile/ve/<>/>/< YAĞCI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36720 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AŞK YÜZÜNDEN" değil/yerine AŞK SÂYESİNDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34068 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AŞKIN EKSİKLİĞİ" ile/değil/ne yazık ki/< ARKADAŞLIĞIN EKSİKLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46238 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AZ BİLMEK" ve/değil/için/||/<>/< ÇOK OKUMAK/DİNLEMEK/DÜŞÜNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49807 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AZ" / "ÇOK" değil/yerine ORANTISIZ/ORANTILI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48554 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BAKMAK" ile/ve/<> "SAHİP ÇIKMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31496 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BAŞARI İÇİN YAŞAMAK" ile/değil/yerine YAŞAMI/NI SÜRDÜRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50306 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BAŞIMIZA GELEN" ile/ve/değil/||/<>/>/< NASIL TEPKİ VERDİĞİMİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50233 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BAŞTAN DÜŞÜNMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<> ZAMANINDA DÜŞÜNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35037 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BATILILAŞMA" ile/ve/değil/yerine MODERNLEŞME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31240 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BAYIR" "DERSEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "BAĞ" "DERSEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49984 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bayır olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bağ olur. )

- "BEDAVAYA GETİRMEYE ÇALIŞMAK" ile/değil PARASIZLIK(TAN)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31991 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BEĞENİP BEĞENMEMEK" değil/yerine BECERİP BECERMEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34646 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yapılması gerekenlerin ya da düşünülmesi gerekenlerin, beğenilip beğenilmemesi değil becerip becerememek ya da ne kadar becerebildiğindir öncelikli(önemli) olan. )

- "BENLİK" "TUTUMUNDA":
KİM OLMADIĞIMIZ
ile/ve KARŞIT OLDUKLARIMIZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31152 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BERABERCE" değil BİRLİKTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11577 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BESLENME" ile "TUTUNMA"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46936 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BİÇTİĞİN" ve/||/<>/>/< "EKTİĞİN"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33620 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Biçtiğini" beğenmiyorsan, "ektiğine" bakmalısın! )

- "BİLİM" TERİMİ/KAVRAMI'NDA:
1924
ve/<>/< 1837
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32813 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuvantum kuramının ortaya çıkmasıyla, artık, bilim, önü açık, önceden kestirilemeyen bir düşünme tarzı olarak görülmeye başlamıştır. [Burada, büyük oranda, kast edilen, doğa bilimleri, özellikle de fiziktir.] VE/<>/< "History of Experimenatl Science"[William Whewels] eserinin yayımlanmasıyla, science[bugünkü anlamdaki bilim] terimi, tarihsel gelişimi de dikkate alınarak artık ayrı bir bilme yöntemi, tarzı olarak tanımlanmış ve kullanılmaya başlanmıştır. )

- "BİR ARAYA GELMEK" ile/ve/||/<>/> "BİR ARADA DURMAK" ile/ve/||/<>/> BİRLİKTE ÇALIŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35757 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başlangıç. İLE/VE/||/<>/> İlerleme. İLE/VE/||/<>/> Başarı. )

- "BİR TANE DAHA RİCA EDEYİM" değil/yerine "ÇOK GÜZELMİŞ"["Bir tane daha alabilirsem memnun olurum tabii" anlamında]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21043 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BİRİ YARDIMCI OLSUN" değil "BELKİ BİRİ YARDIMCI OLUR"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21137 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BİRİKTİRDİĞİN" değil PAYLAŞTIĞIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46294 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BUZDAĞININ":
GÖRÜNEN BÖLÜMÜ
ile/ve GÖRÜNMEYEN BÖLÜMÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/197 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gördüğünüz, olan değildir. )
( Görünüşler, aldatıcıdır. )
( Adı değiştirebilirsiniz fakat gerçek yine kalır. )
( Appearances are deceptive. )

- "CESARET" ile/ve/değil/||/<> "GÖZDEN ÇIKARMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38147 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÇEVRE İÇİN" YAŞAMAK değil/yerine ÇEVRE İLE BİRLİKTE YAŞAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3182 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÇOCUK DÜŞÜNCESİ" ile/değil/yerine "ŞİZOİD DÜŞÜNCE" ile/değil/yerine BİRLİK DÜŞÜNCESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15156 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÇOK DÜŞÜNME" ile/ve/değil/yerine İYİ/DOĞRU/YETERLİ/NİTELİKLİ DÜŞÜNME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1377 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çok düşün(ül)memeli, iyi/doğru/yeterli/nitelikli düşün(ül)meli! )

- "ÇOK SEVMEK" ile/değil/yerine SEVMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49971 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEK, SORUNUN BİR PARÇASIYIZDIR" ile/ve/||/<> "YAŞAMAKLA MEŞGUL OLMAZSAK, ÖLMEKLE MEŞGUL OLURUZ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45036 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DAĞ" OLMAK ile/değil/yerine "VADİ" OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31372 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yağmur yağar ama akar gider. İLE/DEĞİL/YERİNE Yağmuru toplar, göl olursun. )

- "DAHA İYİ OLAN" ile/ve/||/<> "DAHA İYİ HİSSETTİREN"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49789 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DAVAR" ile/değil/yerine BU DA VAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49860 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( … İLE/DEĞİL/YERİNE )

- "DELİRTME" değil/yerine/>< BELİRTME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32693 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zihnin başedemediği tek şey belirsizliktir. Eğer yakınlarımızı "delirtmek" istemiyorsak, ancak zihnimizden/düşünce(ler)mizden/niyetimizden/yaklaşımımızdan ve/veya durumumuzdan çevremizi haberdar ederek buna engel olabiliriz. Konuşmayarak, "susmayı"/"az konuşmayı" bir "beceri/fark" görerek iletişim ve paylaşım içinde olamaz, ortak alanda, birlikte hareket edemeyiz. )

- "DENEME-YANILMA" değil/yerine YAŞANMIŞLIKLARDAN DERS ALMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45478 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DENEYİM" ile/değil KUŞKUCULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34599 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bazı kisiler, yavaş yavaş, inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve tamamen kuşkucu olmayı öğrenir. Bu süreç gerçekleştiğinde de artık çok geçtir. Ne yazık ki, (bazı) "zihinlerin", "deneyim" dediği şey budur. Aklıyla bağlantısını kaybetmiş bir kişi, "deneyimli" olarak tanımlar kendini. )

- "DENGESİZ" ile/değil DENGİ(/N/M) DEĞİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50258 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DENGİNİ" ARAYAN değil/yerine KENDİNİ ARAYAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46595 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Küçük zihinliler". DEĞİL/YERİNE İleri zihinliler. )

- "DERT/LERİNİ ANLATMAK" ile/değil/yerine (NİTELİKLİ VE YÜKSÜZ) İLİŞKİ (KURMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48831 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DEVRİM YAPMAK" ile/ve/<>/değil/yerine "DEVRİM YARATMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31084 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DOKUNAKLI" ile/ve/||/<>/< DÜŞÜNDÜRÜCÜ/DUYGUSAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49760 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DÖNÜŞTÜREREK" ile/değil/<> DÖNÜŞEREK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34706 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DÖRT DÖRTLÜK ADAM OLMAK" ile/ve "KALIBININ ADAMI OLMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8750 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dört unsur ve dört hıltın [bkz. İnsan'da!] en uyumlu ve dengeli bir şekilde biraradalığı. İLE/VE Sözleri ve yaptıklarında tutarlı ve bütünlüklü olmak/davranmak. )

- "DÜNYA KADINLAR GÜNÜ" ve/değil DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48896 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kadının/kişinin "günü" olmaz. Her gün, kadının günüdür! )

- "DÜNYAYA GELMEK/GELDİK" değil DÜNYADAN GELMEK/GELDİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50225 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK" ile/değil/yerine DÜNYANI[İSTEKLERİNİ/ÇEVRENİ/KOŞULLARINI] DEĞİŞTİRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30490 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DÜNYAYI YERİNDEN OYNATMAK" ile/ve/||/<>/< OTURDUĞUMUZ YERDEN KALKMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50000 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DURUŞ" ile/ve/||/<> "BAKIŞ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48133 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DÜŞMAN OLMAK" değil/yerine/>< BİRBİRİNE HAYRAN OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47247 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DÜŞÜNCEME" değil DÜŞÜNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11545 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DÜŞÜNDÜĞÜNÜ", VAROLANA "GİYDİRMEK" ile/değil/yerine VAROLANI DÜŞÜNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46302 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DÜŞÜNMEK" ile/değil GELİŞTİRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35373 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DUYGU" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49136 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DÜZELTME" ile/değil/yerine ZENGİNLEŞTİRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35835 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "EDEPSİZLİK" ile/değil/yerine COŞKU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33288 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ELİMDEN GELDİĞİNCE" ile/ve/<>/değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30898 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "EN BÜYÜK HAYAL" değil/yerine EN BÜYÜK ZENGİNLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49945 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Zenginlik". DEĞİL/YERİNE Hayal. )

- "EN ÇİRKİN" değil EN CESUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35103 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Lizzie Velasquez )

- "EN SEVMEDİĞİM" (ŞEY) ile/değil/yerine PEK/HİÇ SEVMEDİĞİM (BİR ŞEY)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32395 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ERKEK OLMAK" değil/yerine ÖNCE ADAM/İNSAN OLMAK, SONRA "ERKEK OLMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6705 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ayrımlar yerine bütünlük üzerine düşünülerek yapılanmak gerek! )

- "ERKEKLİK"İN:
10'DA 9'U
değil 10'DA 1'İ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48396 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kaçmak. DEĞİL 1'i, varolanı/yakınlarını/sevdiklerini/seni sevenleri korumak, onların yanında olabilmek üzere geri durabilmek/çekilebilmek. )

- "EZİK" ile/değil ALÇAKGÖNÜLLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7167 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "FARKLI DÜŞÜNMEK" ile/ve "GENİŞ DÜŞÜNMEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9765 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "FAYTON SEFÂSI" değil ATLARIN CEFÂSI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49401 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GEÇİMSİZ/LİK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< SEVGİSİZ/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49741 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GEÇMİŞİN, BİZİ BIRAKMAMASI" değil/yerine/> BİZİM, GEÇMİŞİ BIRAKMAMIZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45020 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GENİŞ KAVRAM" ile "DERİN KAVRAM"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4153 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GERİ ADIM ATMAK" ile/değil/yerine GEREKEN ADIM(LAR)I ATMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30817 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GEVŞEME" ile/ve/<> "REHAVETE KAPILMA"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31500 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÖMMEK" değil/yerine/>< GÖRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45958 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÖNÜL HIRSIZ(LIĞ)I" ile/ve/||/<> "AÇIK KAPI ARSIZ(LIĞ)I"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48723 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÖNÜL YAPMAK" ve/||/<> RIZÂ DEVŞİRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50095 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÖREV"İNİ YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> GEREĞİNİ YAPMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35176 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÖZÜ KARA/LIK" ile/değil/yerine CESARET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34667 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GRUPLAŞ(TIR)MA" ile/ve/değil/ne yazık ki/<> "KUTUPLAŞ(TIR)MA"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36659 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÜÇ" ile/değil/yerine/>< SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31680 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Amacınız zarar vermekse yeterlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herşey için yeterlidir. )

- "GÜÇLÜ OLAN" ile/ve/||/<>/< "DAHA GÜÇLÜ OLAN"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50081 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zayıf yönünü bilen. İLE/VE/||/<>/< Zayıf yönünü yönetebilen. )

- "GÜÇLÜ OLMAK" ile/değil/yerine/< MUTLU OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50260 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mutlu etmez. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Güçlü kılar. )

- "GÜCÜN" "ADÂLETİ" ile/değil/>< ADÂLETİN GÜCÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44493 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÜVEN KAPISI" ARAYIŞI >ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ/YARALANMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47190 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÜZEL DEĞİL" değil BAKILIŞI (YETERİNCE) GÜZEL DEĞİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32346 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÜZEL İNSAN" değil/yerine İNSANDAKİ "GÜZELLİK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48765 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÜZEL OLAN, SEVGİLİDİR" değil/yerine SEVGİLİ OLAN, GÜZELDİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45937 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÜZELLİK YAPMAK" ile "KIYAK GEÇMEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10023 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HAKLI" OLAN ile/değil/yerine AKLI OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31160 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HATA/KUSUR ARAMAK/BULMAK" (İÇİN/ÜZERE) ile/değil/yerine BİR EKSİĞİNİ/HATASINI (DAHA) DÜZELTTİRMEYE ARACI OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16042 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HAVA ATMAK" ile/değil/yerine PAYLAŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31455 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HAYATI/NI YAŞAMAK" ile/değil/yerine ADAM OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6352 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HAYVANSEÇER" değil/yerine/>< HAYVANSEVER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35191 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kedi, köpek sevip inek, koyun, balık yediğinizde, hayvansever değil, hayvan seçer oluyorsunuz. Ne zaman bir köpeğe duyduğunuz sevgiyi ve dostâne yakınlaşmayı bir ineğe de duyarsınız; işte o zaman kendinizle çelişmemiş olacaksınız. )
( Kendime, evrene, çevrem(iz)e, hayvanlara, tüm canlıların yaşam hakkına saygı göstermek üzere ve sağlığım/ız için de et ve hayvansal ürünleri yememeyi yeğliyorum/z...

Bu duyarlılığı gösteren ve gösterecek herkese teşekkür ediyorum/z... )
( )

- "HER ELİNİ SIKAN" İLE ... ile/ve/<> "HER CANINI SIKAN" İLE ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48364 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dost olma! İLE/VE/<> Düşman olma! )

- "HERŞEYİ BİLEN" ile/değil KENDİNİ BİLEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47732 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HESAP SORMAK" ile/değil/yerine ANLAMAK ÜZERE SORU SORMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49049 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HESAPLAŞMA" ile/ve/değil/yerine "YÜZLEŞME"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9967 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HEYECANLAN(M)IYORUM" ile/ve/değil/yerine/<> "HEYECANI(MI) İÇİMDE TAŞIYORUM/TUTUYORUM"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32440 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HİÇ SEVMEM" ile/değil/yerine PEK SEVMEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32394 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HUZUR" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45031 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İÇSELLEŞTİRMEK" ile/değil (İYİ) ANLAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48691 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İDARE ETMEK" ile/ve/değil/yerine YETİNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33518 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İDEALİST" OLMAK değil/yerine İLKELİ OLMAK / HAYIR DİYEBİLME GÜCÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6042 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İNANMADAN AİT OLMAK" ile/değil AİT OLMADAN İNANMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50121 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İRÂDEYE HÂKİM OL(A)MAMAK" değil İHTİYÂRI/NI DEVREDE TUTMAK/TUT(A)(MA)MAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32854 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İŞİNE GELMEMESİ" ile/ve/<> "UĞRAŞMAK" İSTEMEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35783 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ISITMA" ile SEVDİRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9232 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İŞLENİLEN/İŞLENİLMEYECEK HALT" ile "YENİLEN/YENİLMEYECEK NANE"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8773 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İSTEMEDEN ..." ile YANLIŞLIKLA ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47434 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İYİCENE, GÜZELCENE" değil İYİCE, GÜZELCE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11575 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KADIN OLMAK" değil/yerine ÖNCE ADAM/İNSAN OLMAK SONRA "KADIN OLMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6704 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ayrımlar yerine bütünlük üzerine düşünülerek yapılanmak gerek! )

- "KAFESİN İÇİNDEN ÇIKMAK" değil "KAFESİ", İÇİNDEN ÇIKARMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50253 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KALABALIKLARDAN YANA OLMAK" ile/değil/yerine HAKTAN YANA OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49811 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KALITIM" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KATILIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48927 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KÂR ETMEYE ÇALIŞMAK" ile/değil/yerine/< ZARAR ETMEMEYE ÇALIŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50259 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KÂR" değil/yerine AR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35891 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KARŞI OLMAK" ile/değil/yerine AŞMAK/AŞMIŞ OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30858 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALMAK" değil/yerine KOŞULSUZ VE BEKLENTİSİZ VERMEK/HİZMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36671 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KATI/LIK" ile/ve/değil ISRAR/CI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6339 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KAVRAM KARGAŞASI" değil KAVRAM KARMAŞASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11482 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kargaşa, kişiler arasında olandır. )

- "KAYBOLMAK" ile/ve/değil/yerine/<>/> "KAPILMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37704 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KENDİMİ AŞMAM GEREK" "DÜŞÜNCESİ"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/<
HİZMETİNİ ARTIRMAK VE SÜRDÜRMEK

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50184 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KENDİMİ DÜŞÜNMEM GEREKİYOR" değil DÜŞÜNMEYE, KENDİMDEN BAŞLAMAM GEREKİYOR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47243 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KENDİNİ AŞMAK" ile/ve "KENDİNDEN UZAKLAŞABİLMEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4898 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eyleyerek/yaparak, bilerek. İLE/VE Bütünlükle ve unutabilme becerisiyle. )

- "KESKİN SİRKE, KÜPÜNE ZARAR" ile/ve/||/<> "ÖFKEYLE KALKAN, ZARARLA OTURUR"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41960 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KEYFİNİ SÜRMEK" ile/ve "ZEVKİNİ ÇIKARMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9874 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KEYİF" değil/yerine/>< GEREKSİNİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33528 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KEYİF/RAHATLIK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇALIŞMA/HİZMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50254 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( % 3[daha çok] -31[en fazla, azınlıkla/bazen] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< % 96[daha çok] - 69[en az, çoğunlukla] )

- "KİM OLDUĞUMUZ" ile/ve/değil/yerine/< ADAM OLUP OLMADIĞIMIZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29984 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KIRILMA" ile/> UMURSAMAZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34601 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kırıldıkça değişir, değiştikçe güçlenir, güçlendikçe de umursamazsın. )

- "KIRMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GÖNÜL ALMAYI (DA) BİLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49445 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herkesin yapabildiği/yapabileceği. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bazılarının yapabildiği/yapabileceği. )

- "KİŞİ/ADAM/İNSAN OLMAK" ve/||/<>/=/: "72 MİLLETİ", BİR BİLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49019 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KİŞİLER ÜZERİNDE" değil/yerine/< KİŞİLER ÜZERİNDEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49016 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KİŞİLERİ KONUŞMAK" ile/değil/yerine KİŞİLERLE KONUŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48955 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KOLAY(LIKLA) SÖYLEMEK" ile/ve/değil/<> İNAN(M)IYOR OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31674 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KONFOR" ile MUTLULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49540 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KÖRLÜK":
ZİHİNSEL
ile/ve/||/<> İŞLETME ile/ve/||/<> BENCİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50218 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendi eksiklerini "görememe". İLE/VE/||/<> Şirketinde tekrarlayan yanlışlara karşı oluşan "görememe". İLE/VE/||/<> Dost eleştirisine, "niyet okuyarak", inanmamak. )

- "KÖTÜLÜK ETMEK" ile/ve/||/<>/< ZARAR VERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47605 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsanda. İLE/VE/||/<>/< Kişilerde ve hayvanlarda. )

- "KRALDAN ÇOK, KRALCI/LIK" ile/ve/değil/yerine/<> "KURALDAN ÇOK, KURALCI/LIK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32007 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KRALLIK" ile/ve/değil/||/<>/>/< BİLGELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49384 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Davranışla. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Sessizlikle. )

- "KÜÇÜK ZİHİN" ile/değil/yerine/<>/> "ORTA ZİHİN" ile/değil/yerine/<>/> "İLERİ ZİHİN"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28059 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Her sorunun" kendince bir yanıtı/açıklaması vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE Deneyimlerinden öğrenir. İLE/DEĞİL/YERİNE Herşeyden ve herkesten öğrenir. )
( Kişilerle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Olaylarla uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Düzenle/sistemle uğraşır. )
( "Dengini" arar. İLE ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini arar. )
( "İleri zihinler, kendi çağının ötesindedir, zekiler, kendine bir şeyler çıkarır ve ahmak olan da buna karşı koyar.[The great person is ahead of their time, the smart make something out of it, and the blockhead, sets themselves against it.]" )

- "KÜÇÜLMEK" ile/değil/yerine "İNCELMEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6680 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KUL" ile/ve/||/<> KÜL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48525 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Neye "inanıyorsak". İLE/VE/||/<> Neye "yanıyorsak". )

- "KULLANMA" ile/ve/değil/<> YARARLANMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33516 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KULLUK İÇİN" değil İNSANLIK İÇİN/İNSANLIĞINDAN DOLAYI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39785 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KURMAK" ile/yerine DÜŞÜNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1403 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuruntu/vesvese ile zihne düşenler düşünme değildir! [kuruntulardan vazgeçebilmeli!] )
( Bırak, farklı düşünce/duygu kuşları başının üzerinden uçsunlar. Sen ancak başının üzerinde yuva yapmamalarını sağlayabilirsin! )

- "KURNAZ/LIK" ile/değil/=/<>/>/< APTAL/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41975 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İkisinin de hiçbir "kazanımı", kalıcı değildir/olamaz. )

- "KUSURSUZLUK" ile/değil/yerine BÜTÜNLENME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35870 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KUTSALLIK" ile/ve/değil DUYGU YÜKLÜLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35640 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KUTUPLAŞMA" değil/yerine KUCAKLAŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48071 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "MÜKEMMELİYETÇİ/LİK" ile/ve/değil/<> "GARANTİCİ/LİK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35100 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "MÜLKİYET" "HAZZI" değil/yerine VAROLUŞ SEVİNCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31243 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "MUTLAK" ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNME BİÇİMİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31384 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "NASIL GÖRÜNDÜĞÜMÜZ" ile NE BİLDİĞİMİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50228 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ne bildiğimizi değiştirir. İLE Nasıl göründüğümüzü değiştirir. )

- "NASIL YARARLANIRIM?" değil/yerine/>< NASIL YARARLI OLABİLİRİM?
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49788 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "NE İSTEDİĞİMİ/Zİ BİLMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEYE GEREKSİNİMİM/İZ OLDUĞUNU BİLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49783 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herkes "bilir". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bazıları bilir. )

- "NE YAPARSAN YAP" değil SEN BİLİRSİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "NEREYE GELDİĞİMİZ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEREDEN GELDİĞİMİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49490 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "NESEB/SOY" değil/yerine/>< NİSBET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35369 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "NİYE KONUŞUYORUZ?" değil NEYİ KONUŞUYORUZ?
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50016 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Konuşmak/konuşabilmek esas ve önceliklidir. Bazı şeyler gerçekleşmeden, olumsuzlukları ve yetersizliklerin yaşanmasına fırsat vermemek üzere, konuşabilmek, doğadaki en güçlü ve olanaklı yetimizdir. Konuşmanın, "niye"si, "gereksizliği" vs. olmaz! )

- "O DÖNEMDE, ..." ile/değil "O DÖNEM DE, ..."
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32429 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dahi anlamındaki "de" ayrı yazılır! Lütfen! Sadece biraz (daha) özen! )
( Konfüçyüs: "Eğer konuşulan dil doğru değilse, o zaman söylenilen şey, söylenilmek istenen şey olmaz. O zaman, yapılması gereken yapılmaz ve eğer işler yapılmadan kalırsa, maneviyat ve sanat bozulur. O zaman, adâlet, sahtekârlıkla yürür. Eğer bu olursa, kişiler kendilerini umutsuz bir karmaşanın içinde bulurlar. Bu nedenle, söylenilen şey, her şeyden önemlidir ve bu konuda dikkatsizlik yapılmamalıdır." )

- "ÖDEŞMEK" ile/ve/<> "BOY ÖLÇÜŞMEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37434 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÖĞÜT VERMEK" ile/ve/değil/yerine İYİ/DOĞRU ÖRNEK GÖSTERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4200 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "OL(A)MADIĞIMIZ GİBİ OLMAK/OLMAYA ÇALIŞMAK" ile/değil/yerine OLDUĞUMUZ GİBİ OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49809 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÖLMEK" ile/değil/yerine YAŞAM(AY)I TAMAMLAMAK/HAY(I)R'LAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30846 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÖLÜMDEN SONRA, YAŞAMIN OLUP OLMADIĞI" değil/yerine ÖLÜMDEN ÖNCE, SENİN, YAŞAMDA OLUP OLMADIĞIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32954 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÖNEM VERMEK / ÖNEMLİ GÖRMEK"
ile/ve/||/<>/>
"ÖNCELİKLİ GÖRMEK"

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50223 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÖNYARGI" ile/ve/değil/||/<>/> "SONUÇ ODAKLILIK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47518 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÖNYARGILARINI" YENİDEN DÜZENLEMEK ile/değil/yerine DÜŞÜNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47875 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÖRNEK ALMAK" ile "DERS ALMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28996 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÖTEKİLEŞTİRME" değil/yerine/>< [sadece] ÖTEKİ/BAŞKASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35915 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÖVGÜ" ile/değil/yerine ELEŞTİRİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50227 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Bilgisiz birini dost edinmek istersek..." İLE Olgun birini dost edinmek istersek... )

- "ÖZLEM" ve/ne yazık ki/||/<> SIKILMA ve/ne yazık ki/||/<> "TUTULMA"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45962 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geride bıraktıklarımızı. VE/NE YAZIK Kİ/||/<> Elimizin altındakinden. VE/NE YAZIK Kİ/||/<> Ulaşamadıklarımıza. )

- "ÖZÜR DİLERİM" ile "KUSURA BAKMA"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9246 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÖZÜR DİLERİM" değil/yerine "ÖZÜR/ÖZRÜMÜ BEYAN EDİYORUM/EDERİM"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9788 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "PAZU GÖSTERMEK" ile/değil/yerine/||/<>/></< GÖNLÜNÜN GENİŞLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44567 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "RAHAT/LIK" ile "YAVŞAK/LIK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5138 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "RAHATLIK" ile/ve/değil ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5147 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ROMANTİK" ile/değil DUYGUSAL/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34638 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SAFLIK" ile/ve/değil/yerine/||/<> TESLİMİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34645 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SAHİPLENME" ile/ve/||/<> KOLLAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48917 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SALAK/LIK" ile/ve/<>/değil ÇARESİZ/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30345 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SANA SÖVÜYORUM" değil/yerine/>< SENİ SEVİYORUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33954 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( DEĞİL/YERİNE/>< )

- "SAP, DÖNER; KESER, DÖNER ve/||/<>/> GÜN GELİR, HESAP DÖNER"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49862 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SEMPATİK" ile/değil/yerine/<> YAKIŞIKLI/GÜZEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6642 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SENİ SEVİYORUM" (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6780 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SENİ SEVİYORUM" (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16089 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SENİ, SENDEN EDEN" ile/ve/||/<> SENİ, SEN EDEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46169 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aşka düşüren düşünce/kişi/durum/koşul/olay. İLE/VE/||/<> Farkında olmanı sağlayan ve/veya yardımcı olan düşünce/kişi/durum/koşul/olay. )

- "SESLİ DÜŞÜNME" ile/<>/ne yazık ki SÖYLENME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48226 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SEVDALI" ile/ve "MERAKLI"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6785 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SEVİYORUM" ile/ve/değil/yerine YEĞLİYORUM / TERCİH EDİYORUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3345 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SİBER SAMİMİYET" ile/ve/||/<> "STERİL TEMAS"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46895 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ŞİKÂYET ETMEK" ile/değil/yerine/>< DURUMU(NU)/ZİHNİ(Nİ) DEĞİŞTİRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48673 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SİNİRLİ/LİK" ile/ve/değil/<> TEPKİSEL/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35732 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SIRTTA TAŞINAN GİYSİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜZDE TAŞINAN İFADE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50070 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SİZ (DE) HÂLÂ ÇOK GÜZELSİNİZ" değil SİZ (DE) HER ZAMAN ÇOK GÜZELSİNİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11506 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SIZLANMA" ile/ve/değil TESPİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2757 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SONSUZLUK":
NİCELİKTE
ile NİTELİKTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35010 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yoktur. İLE Vardır. )

- "SORUN/SIKINTI":
"FARKLI OLMAK/TA"
ile/ve/||/<>/ne yazık ki FARKINDA OLMAMAK/TA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48853 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )

- "SÖZ DİNLEMEK" ile/ve/<> DİKKATE ALMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16027 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Söylenilen ya da yapılması istenilen/beklenilen şeyin size [o an için] uymaması, o sözü/düşünceyi ya da durumu dikkate almamanızı gerektirmez. Gençlik/cehâlet düşünce ve tavırları olarak tepki gösterme eğiliminde olabilirsiniz fakat durum, söylenilen söze uyum gösterip göstermemekten çok [kulakardı etmek yerine] yeterince dikkate alıyor olmayı gerektirir. "Sırtına bir şey al/giy!" sözüne, hiç düşünmeden/değerlendirmeden, hızlıca "bana bir şey olmaz!", "gerek yok!", "sen yaşlı olduğun için söylüyorsun/önemsiyorsun" şeklinde yanıt vermek yerine yeteri kadar dikkate almakta yarar vardır. )

- "SÖZLERİNİ" "DUYURMAK İÇİN":
"KİŞİLERİ TUTMAK"
değil/yerine ÇENEYİ TUTMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49399 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SUÇLAMAK" ile/değil/yerine SORUMLU OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49151 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SÜREÇ/YOL":
SABIR İLE
ve/||/<>/> NİYAZ İLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49987 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "TAHT" değil "BAHT"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47948 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "TAKIK" ile/değil/yerine ÂŞIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35924 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "TAKINTI" ile/değil "RAHATLIK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31679 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "TAMAM" değil/yerine/>< ÇABA/GAYRET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33603 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "TARİHSEL" ile AŞKIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15703 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "TEMEL İLKE/LER" ile/ve/değil/yerine "ANAHTAR KAVRAM/LAR"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4016 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "TİTİZLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖZEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48834 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "UÇMAK" için/ve/||/<>/>/< AŞAĞI ÇEKENLERİ/SIRTINDAKİLERİ BIRAKMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48514 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "UNUTUL/URUNUTURUZ/UNUTURUM/UNUTURSUN" değil/yerine/></<
YAZMAZSAK/YAZMAZSAM/YAZMAZSAN UNUTULUR/UNUTURUZ/UNUTURUM/UNUTURSUN

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49576 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÜSTÜNDE DURMAMA" ile GEÇİŞTİRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29188 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÜSTÜNLÜK" ile/ve/<>/değil/yerine "FARK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30051 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÜSTÜNLÜK" ile/değil/yerine BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30052 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )

- "UYUŞUK/LUK" ile/değil/yerine/>< DİNGİN/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48658 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "VARSIL/ZENGİN" ile/değil/yerine GANÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37572 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "VİCDÂNÎ" DİN ve/+/||/<> AHLÂKSIZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35646 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YAKIN İLİŞKİ" ile/ve/||/<> "YOĞUN İLİŞKİ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35846 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YAKINDIĞIMIZ" ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< (")YAKINIMIZ(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49767 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YAKIŞAN/YAKIŞMAYAN" ile/ve/değil/||/<>/< UYGUN DÜŞEN/DÜŞMEYEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49432 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YANINDA OLMAK İSTİYORUM" ile "YANIMDA OLMANI İSTİYORUM" ile "YANYANA OLMAK İSTİYORUM"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6531 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YANLIŞ DÜŞÜNMEK" ile/değil FARKLI DÜŞÜNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28080 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YANLIŞ YAPMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> YALNIZ KALMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35098 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YANLIŞLARA AĞIT YAKMAK" ile/değil/yerine/>< DOĞRULARI İNŞÂ ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37761 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YAPILAMAZLIK" ile/ve/değil/||/=/<>/< MANTIKDIŞILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50272 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YAR/UÇURUM" OLMAK ile/değil/yerine/>< YÂR OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49504 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YARARLI-ZARARLI" ile/ve/<>/> DOĞRU-YANLIŞ ile/ve/<>/> İYİ-KÖTÜ ile/ve/<>/> GÜZEL-ÇİRKİN ile/ve/<>/> SEVAP-GÜNAH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2554 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akl-ı temyizî. İLE/VE/<>/> Akıl. Akl-ı Nazarî. İLE/VE/<>/> Akl-ı amelî. İLE/VE/<>/> İç duyular. İLE/VE/<> Vicdan. )
( ... İLE/VE/<>/> Kavram ve nesnenin uygunluğu. İLE/VE/<>/> Düşünce ve eylemin uygunluğu. İLE/VE/<>/> Biçim ve içeriğin uygunluğu. İLE/VE/<> ... )
( Spor. İLE/VE/<>/> Bilim. İLE/VE/<>/> Felsefe/Ahlâk. İLE/VE/<>/> Sanat. İLE/VE/<> Din. )
( İyi, yarar ve hazın sürekliliği olarak yorumlanır. )
( İyilik konusunda, kişiler, dört bölümdür:
1. Herkesten önce yapanlar: Bunlar, kerîmdir;
2. Taklit yoluyla yapanlar: Bunlar, hakîmdir;
3. Engelleyenler: Bunlar, eşkiyâdır;
4. Hoşlandıklarından dolayı yapanlar: Bunlar, kötü niyetlilerdir. )
( Kendiniz için neyin iyi olduğunu bilmezken, başkaları için neyin iyi olduğunu nasıl bilebilirsiniz? )
( When you do not know, what is good for yourself; how can you know, what is good for others? )
( ... VS./AND/<>/> Appropriateness of concept and object. WITH/AND/<>/> Appropriateness of thought and action. WITH/AND/<>/> Appropriateness of shape and content. WITH/AND/<> ... )
( ... VS./AND/<>/> Rational. VS./AND/<>/> Ethic. VS./AND/<>/> Aesthetics. VS./AND/<> Religious. )
( Sport. VS./AND/<>/> Science. VS./AND/<>/> Philosophy. VS./AND/<>/> Aesthetics. VS./AND/<> Religion. )

- "YARATMAK" değil/yerine (OLANI) DEĞİŞTİRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31615 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YARDIM" ile "MÜDAHALE"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37303 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Kişi/gereksinim sahibi, çevresinden] İstemişse. İLE İstememişse. )

- "YARGILAMAK" ile/değil/yerine KEŞFETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34230 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YASALARA UYMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35737 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YAŞLANDIĞIMIZDAN DOLAYI OYUN OYNAMAKTAN VAZGEÇMEK"
değil/ne yazık ki
VAZGEÇTİĞİMİZDEN DOLAYI OYUN OYNAMAMAK

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50256 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YAVAŞLA(T)MA" ile/ve/değil/||/<>/>/< AZAL(T)MA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29022 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YÜKSEK/LİK" ile/ve/değil/yerine AŞKIN/LIK, MÜTEAL, YÜCE/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3473 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YURTSEVERLİK" "SÖYLEMİ" ile/değil/yerine YURTTAŞLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41974 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ZAYIF" ya da "GÜÇLÜ" ile/değil/yerine ZEKİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35744 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İntikam alır. YA DA Affeder. İLE/DEĞİL/YERİNE Görmemezlikten gelir. )

- "ZEKÂ GÖSTERGESİ":
YANITLAR(IY)LA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SORULAR(IY)LA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49902 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ZEKÂ" değil/ne yazık ki BOŞLAMA(İHMAL)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50211 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çocukların, telefonda/tablette oyun bulup oynaması, zeki olduğunu değil ne yazık ki, boşlandığını gösterir. )

- "ZENGİNLİK":
[ya] ÇOK PARA
ile/değil/yerine/ya da/>< ÇOK DOST
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45932 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belki ikisinden biri olur fakat ikisi birden olmaz! )
( Dostlarım! Dünyada, dost yoktur! )

- "ZENGİNLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAŞARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49541 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ZİYARETİN, KISASI MAKBULDÜR" ile/ve/değil/||/<>/< "ZİYARETİN, KISAS'I[KARŞILIKLI OLANI] MAKBULDÜR"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49743 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ZOR" değil/yerine/< KOLAY DEĞİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28805 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")ANLAMLI(") YAŞAM ile/ve/yerine MUTLU YAŞAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3075 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geçmiş ve/veya gelecek üzerine kurulan. İLE/VE/YERİNE ÂN üzerine kurulan. )

- (")BİLMEK(") ile/ve/değil/||/<>/>/< HÂL'DEN, HÂL'E GEÇEREK BİLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49959 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")ELİNİ ÖP(TÜR)MEK(") ile/ve/değil/||/<>/< EĞİLMEYİ GÖ(STE)RMEK/DENEYİMLE(T)MEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49528 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")GEÇMEK(") ile (")ATLAMAK(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7246 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")GÖNÜLLÜLÜK(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SORUMLULUK ALMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35553 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")GÜÇLÜ(") ile/ve/||/<> (")ZENGİN(") ile/ve/||/<> (")AKILLI(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37716 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hırslarını yenen. İLE/VE/||/<> Durumundan memnun olan. İLE/VE/||/<> Herşeyden ve herkesten öğrenen. )

- (")İYİLİK(") ile/ve/değil/yerine/||/<> HİZMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34486 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")İYİLİK(") değil OLDUĞU/GEREKTİĞİ ŞEKİLDE/GİBİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33263 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")KANDIRMA("):
BAŞKALARINI
ile/ve/değil/||/<>/< KENDİNİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")KENDİLİK("):
(")KAYITLARIMIZDA(")
ile/ve/||/<>/< BELLEĞİMİZDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50160 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")KOLAY(") ile/>< (")ZOR(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49213 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [hiçbir şey ...] Göründüğü kadar kolay değildir. İLE/VE/>< Zannedildiği kadar zor değildir. )

- (")MAL(") ve/||/<> (")ARKADAŞLIK(") ve/||/<> (")AŞK(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36176 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Değeri yoktur!] Cömertlik yoksa. VE/||/<> Vefâ yoksa. VE/||/<> Karşılık yoksa. )

- (")PİS OLMAK(") ile/ve/<>/değil/yerine (YETERİNCE) TEMİZ OLMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30765 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")TANIMAK(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIYANI(ZİHNİ) TANIMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50282 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")ÜMİTSİZLİK(") değil/yerine/>< SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35963 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")ÜSTÜN(") ve/||/=/<> İNSANI/KİŞİLERİ SEVEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31392 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En "üstün" kişi/ler, kişileri/insanı seven(ler)dir. )

- (B)İLİM'DE 3 KARIŞ:
1. KARIŞ
ve/||/<>/>/< 2. KARIŞ ve/||/<>/>/< 3. KARIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49768 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kibirlendirebilir. VE/||/<>/>/< Alçakgönüllü yapar. VE/||/<>/>/< Hiçbir şeyin bilinmediği bilinir. )

- (B)İLİM ve/<> KÜLTÜR COŞKUSU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31885 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (B)İLİM ve/||/<> ZİKİR ve/||/<> AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50079 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aklın gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Sözün gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Gönlün gereği/terbiyesi/zekâtı. )

- (BİR ŞEYDEN[ÜRÜN/HİZMET]) MEMNUN OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> (BİR ŞEYİN[ÜRÜN/HİZMET]) (SİZİN İÇİN) UYGUN OLMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32430 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (BİRİNİ, BİR ŞEYİ) "GÜZEL BULMAK" ile/değil/yerine GÜZELİ BULMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41969 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yanılabilirsin. İLE/DEĞİL/YERİNE Yanılmazsın. )

- (GERÇEKTEN) İSTEMEK ve/+/||/<>/> EMEK ve/+/||/<>/> YEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47443 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (KOŞULSUZ) SEVGİ:
(EN BÜYÜK) ZAAF
ve ERDEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31789 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (OLMUŞ) OLAN ile OLMAKTA OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3088 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nesne/ler. İLE Özne/kişi. / İnsan. )

- (ONUN İÇİN:)
[ne] ŞER
ile/ve/değil/yerine/ne de/||/<>/< ŞEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49981 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (ONUN/SENİN) GÜZELLİĞİNE BAKMAK ile/değil/yerine GÜZELLİĞE BAKMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31165 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (SİGARA) "YASAĞI" değil SINIRLAMASI/KISITLAMA/SI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16035 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yürürlüğe giren yasa, bir "YASAK" koyma değildir! Toplum yaşamında ve kişiler arasında düzenin sağlanması, hakların korunması için ortak kullanım alanı kuralları uygulanmak zorundadır. Sigarayla ilgili düzenleme, kişilerin bulunmak zorunda/durumunda olduğu -kapalı ya da açık- ortamlarda sigara kullanıcılarının keyfî uygulamalarına izin vermemek üzerinedir. Bu durumdan rahatsız olan/olabilecek kişilerin haklarının korunması üzerine de bu tür kısıtlamalar getirilmesi gerekmiştir. "YASAK" olarak ifade edilen durum, "sigara içme yasağı" değil belirli ortak kullanım alanlarında keyfî tutumda bulunulmasına engel olabilmek üzere ve çevrenin rahatsız edilmemesine yöneliktir. Doğrudan, genel bir "içmeme yasağı" getirilmemiştir. "YASAK"[< YASA][yasaya/kanuna bağlı olan] sözcüğü ve kullanımının da, kişiler [içen-içmeyen, rahatsız olan/lar] arasında anlaşamamazlık/ihtilâf [ya da olası çatışma durumunda] toplum ve devlet tarafından kabul ve onay görmüş, uyumlu bir düzen sağlanabilmesi üzerine, gereken koşulların, yazılı ve tüzel(hukukî) bir karşılığının bulunması üzerinedir. Birlik ve bütünlüğü, sürdürülebilirliği sağlayabilmenin göstergesi ve dayanakçası olarak, "YASA" ve yasal gereklilik, işlevini yerine getirmek üzere uygulanmaktadır. Kişi, kendi evinde istediği gibi [çırılçıplak] dolaşabileceği halde dışarıda/sokakta, ortak alanlarda dolaşamayacağı gibi. Bu durumu anlayan ve kabul edebilen tütün kullanıcıları, tütün ürünleri kısıtlamasının da bir uzlaşım ve çözüm gerektirdiğini rahatlıkla anlayacak ve kabul ediyor olacaklardır. )

- .. İLE SINIRLI OLDUĞUNU:
DİLE GETİRMEK
ile/ve/||/<> ANIMSATMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49428 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ... HAKKI ("VERMEK") ile/ve/değil/||/<>/< ... FIRSATI (TANIMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49438 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ...'YI SORMAMAK ile/ve/||/<>/> ...'YA BAKMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49319 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ... değil BEŞİBİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11954 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- 0.99³65 = 0.03
ile/değil/yerine/><
1.01³65 = 3.78

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49435 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Her gün yaptığımız işi (ya da kendimizi), %1 iyileştirdiğimizde, 365 gün sonra vardığımız sonuç ile her gün, %1 gerilettiğimizde vardığımız sonuç arasında, ne kadar büyük FaRkLaR olduğunu görüyoruz!... )

- 1 ve/<> 150
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32413 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsan. VE/<> Ağaç. )
( Bir ağaç, 150 kişinin neden olduğu hava kirliliğini önlemekte/temizlemektedir. )

- 3B:
BARIŞ(TIR)MAK ve BÖLÜŞ(TÜR)MEK ve BÜYÜ(T)MEK
ve/||/<>/>/<
3Y:
YÖN ve YÖNTEM ve YÖNETİM

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49774 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- 7 KEZ ve/||/<>/> 8 KEZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36278 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düşersen. VE/||/<>/> Ayağa kalk. )

- ERDEMLER('İ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15224 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ERDEMLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
[
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29313 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/||/<>/> EŞEYSELLİK/SEKS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6802 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BÂH-NÂME[Ar., Fars.]: Eşeysellikten bahseden eser. )
( 16 Reasons To Have Daily Sex[Günlük seksin önemi ve FaRkLaR'ı] )

- AÇGÖZLÜLÜK = TAMAH = AVARICE[İng.] = AVARICE/AVIDITÉ[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39147 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ACI ÇEKTİĞİMİZDE ve/||/<> KORKTUĞUMUZDA ve/||/<> BAZI ŞEYLER, YOLUNDA GİTMEDİĞİNDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49348 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendimize kızmayalım. VE/||/<> Kendimizi aşağılamayalım. VE/||/<> Kendimizi suçlamayalım. )

- ACI DUYABİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< (KENDİ)/(ONUN/ÖTEKİNİN) ACISINI DUYABİLEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33313 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Canlı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< İnsan. )
( )

- AÇIK ile/ve/||/<> AYIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35222 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AÇILIM ile DIŞAVURUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31576 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ACIMAK ile KAYGILANMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29905 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ACIMA ile/değil/yerine KORUYUCU SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33300 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ACI ile/ve/<>/değil/yerine SUSKU/SÜKÛT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7416 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ACZİYET ile/ve/<>/değil AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30082 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ACZ ve/> AŞK ve/> ACZ [tekrar]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32339 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AD/I ile/ve/değil/yerine TAD/I
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6668 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sarışının adı var, esmerin tadı var. )

- ADÂLET HEYKELİNİN GÖZLERİNİN KAPALILIĞI:
"NAMUSSUZLARA GÖZ YUMMAK İÇİN"
değil ÂDİL OLMAK İÇİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38172 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET VE EŞİTLİK ve/||/<>/> UYUM VE DOSTLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36725 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29271 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET'İN KURALI ile/ve/||/<> AKIL'IN KURALI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37446 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET-İ MAHZA ile/ve/||/<> ADÂLET-İ İZÂFİYE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47556 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET/HUKUK değil/yerine/= TÜZE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11993 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
"EN YÜKSEK İYİ"
ile/ve/değil/yerine/<> EN YÜKSEK KAMUSAL İYİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37445 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
"EŞİTLİK"
ile/ve/değil/||/<> RIZÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33868 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
"KİŞİ/ŞAHIS/ŞAHSÎ" KONU(SU)
değil KİŞİLİK/ŞAHSİYET KONUSU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49906 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
BİLGİNİN KONUSU
ile/ve/değil/||/<> DÜŞÜNCENİN KONUSU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37448 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
BİRLİK
ile/ve/<> DİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/546 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
DENKLEŞTİRİCİ
ile/ve/||/<> DAĞITICI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36600 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
DIŞARIDA/UZAKTA
ve/değil/yerine/||/<>/>/< KENDİNDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37450 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Adâleti, dışarıda/uzakta aramak. VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Kendinde başlatmak ve oluşturmaktır, asıl ve öncelikli olan. )

- ADÂLET:
KİŞİ/KUL
ve/||/<> İLÂH'IN BİRLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49161 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
SEVGİ
ve/||/<> DÜŞÜNCE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37815 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
SUÇU/SUÇLUYU ARAMAK
ile/ve/değil (SONUNA KADAR) MÂSUMU/MASUMİYETİ ARAMAK/BULMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50060 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
SUÇU/SUÇLUYU ARAMAK
ile/ve/değil/||/<>/< MASUMİYETİ ARAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49869 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
VARLIĞI VE VAROLANI BİLMEK/TANIMAK
ve/||/<> HAK'I BİLMEK/TANIMAK ve/||/<> KENDİNİ BİLMEK/TANIMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50085 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
VELÂYET
değil RİSÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37576 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İç. DEĞİL Dış. )

- ADÂLET:
[BİR ŞEYİ] "YERLİ YERİNE KOYMAK"
değil KENDİNE AİT YERE KOYMAK/BIRAKMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36601 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET=KUTUP YILDIZI:
GÖĞE
ve/||/<>/> GÖNÜLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50065 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğar. VE/||/<>/> Işığını saçar/yayar. )

- ADÂLETSİZLİK DURUMLARINDA, "TARAFSIZ"(SESSİZ/ÂTIL) DURUYORSAK, KÖTÜLERİN/KÖTÜLÜĞÜN TARAFINI TUTMUŞUZDUR ile/ve/||/<> ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEK, SORUNUN BİR PARÇASIYIZDIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33702 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLETSİZLİK ve/||/<> ANLAMSIZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44572 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Çözüm olarak ...] Tüzeyi[hukuku] bulduk fakat tüzeye ulaşamadık. VE/||/<> Sanatı bulduk fakat sanat bize ulaşamadı. )

- ADALET değil ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11831 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve AHKÂM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/623 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/<>/< BARIŞ[VARIŞ]/SULH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/638 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eğer dünyada barış ve uyum istiyorsanız, aklınızda ve gönlünüzde barış ve uyum olmalıdır. )
( Kendinizde düzen olmadıkça, dünyada düzen olmayacaktır. )
( AN SÜKÛT'İN SULH: Davalının susması üzerine gerçekleşen barış. )
( YURTTA SULH, CİHANDA SULH! PAZ EN EL PAIS, PAZ EN EL MUNDO! )

- ADÂLET ile/ve/<> BİLİM ile/ve/<> AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45411 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<>/>/< DAYANIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37449 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/||/=/<>/< DENGE, ÖLÇÜLÜLÜK/İTİDÂL[< ADL]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/621 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toplumla olan ilişkide. İLE/VE/||/=/<>/< Kişide. )
( İçte. İLE/VE/||/=/<>/< Dışta. )

- ADÂLET ile/ve/<> DÜŞMANIN "ADÂLETİ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37443 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Adâletin gerekliliği ve önceliği, düşmanının "adâletine" maruz kalmamak ve mağdur olmamak içindir. )

- ADÂLET ve/<> EHLİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31074 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/<> ERDEM/FAZİLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/637 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sevginin ürünleri. İLE/VE/<> Aklın ürünleri. )
( "Adâlet, erdemin bir parçası değil bütünüyle erdemdir. Adâletin tersi olan haksızlık da, kötülüğün bir parçası değil bütünüyle kötülüktür." )
( Products of love. VS./AND/<> Products of intelligence. )

- ADÂLET ile/ve/değil EŞİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25124 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/<> GÜÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/634 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güce dayanmayan adâlet âciz, adâlete dayanmayan güç zâlimdir. )

- ADÂLET ile/ve HAK/İSTİHKAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/632 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<>/< HAKİKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46906 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toplumsal kurumların birincil erdemi. VE/||/<>/< Düşünce düzenlerinin birincil erdemi. )

- ADÂLET ile/ve/<> HAKKANİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/631 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/<>/>/< HİDÂYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/641 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/<> HİKMET ve/<> DİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31955 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üçü de, mülkün[egemenlik, yönetim ve siyaset] temelidir. )

- ADÂLET ve/> HİLÂFET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/640 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<>/> HUZUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39095 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gücün, "haklı olduğu" yerde bekleme! VE/||/<>/> Güce tapan bireylerin olduğu yerde bekleme! )

- ADÂLET ve/||/<> İHSAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32639 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET = JUSTICE[İng., Fr.] = IUSTITIA[Lat.] = GERECHTIGKEIT[Alm.] = DIKAIOSYNE[Yun.] = JUSTICIA[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39150 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET yoksa/> KARGAŞA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/626 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/<> KARMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/627 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karma ve Kader kavramlarını, kapsamlı bir şekilde anlamak ve görmek üzere "My name is Earl" dizisini baştan sona izlemenizi öneririz... )

- ADÂLET ve/<>/< KAYGISIZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36259 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/<> KEMÂLÂT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/642 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/+/<> KUDRET ile/ve/+/<> HİKMET ile/ve/+/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35390 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Simgeleri/Sûretleri] Aslan. İLE/VE/+/<> Boğa. İLE/VE/+/<> Kartal. İLE/VE/+/<> İnsan. )

- ADÂLET ile/ve/<> MANTIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/635 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< MERHAMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/633 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/||/<> MERHAMET ile/ve/||/<> TİCARET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37645 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/<> MEŞRÛ EŞİTSİZLİKLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37444 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/||/<> MÜRÜVVET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37447 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/<> NİYET ve/<> SÜREKLİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/624 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/=/<> ÖLÇÜ/LÜLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/620 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Her konuda/hususta, itidâli ihtiyâr et! )

- ADÂLET ve RAHMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/625 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<>/< RIZÂ ve/||/<>/< BİLGİ/HABER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32648 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Adâletin kaynağı da, hedefi de, durumdaki/olaydaki ilgili kişilerden birinin rızâsıdır. Adâlet, insanı ve rızâsını esas almaktır! [Tabii, rızâ da, en başta, (durumdan/olaydan/tespitten/(ön) "hüküm"den) haberdar etmekle başlar.] )

- ADÂLET ile/ve/<> SAADET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/636 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/619 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toplumda. VE/<> Bireyde. )

- ADÂLET ile/ve/değil/||/<>/< SINIRLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45077 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/<>/ TÜZENİN SAĞLADIĞI GÜVEN(İLİR)LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36485 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<> VİCDAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32719 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... VE/||/<> Adâlet evi. )
( Her yerde, zamanda ve koşulda. VE/||/<> Zirvesinde.[İnsanda!] )

- ADÂLET ve/||/<> YAŞAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49386 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADAM OLUP OLMADIĞIN ile/ve/>/değil NE KADAR ADAM OLDUĞUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29985 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADANMAK ile/yerine/değil (GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16262 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADANMA ve/<>/> DERİNLEŞME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47345 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADANMIŞ(LIK) ile İNANMIŞ(LIK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14805 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADANMIŞ/LIK ile FEDAKÂR/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14804 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂVET değil/yerine/>< ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/622 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂVET değil/yerine/= DÜŞMANLIK, YAĞILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39837 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂDİL ile/ve/||/<>/> AYDIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50064 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dışımız. İLE/VE/||/<>/> İçimiz. )

- ADLANDIRMA ile/ve/<> KAVRAMLAŞTIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1620 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADLANDIRMA ile KAVRAMLAŞTIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15438 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AD ile/ve TERİM ile/ve KAVRAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8650 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tek başına anlaşılır olan ve zaman bildirmeksizin bir anlamı gösteren lafız addır. İLE/VE ... İLE/VE ... )

- AFFETMEK ile/ve/||/<>/< KABUL ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33622 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AĞIZ AÇIKLIĞI ile/değil/yerine/>< ZİHİN AÇIKLIĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50281 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişinin, zihni, ne kadar kapalıysa; ağzı, o kadar açık olur. )

- AĞIZDAN ÇIKACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK ile/ve/||/<>/< AĞIZDAN ÇIK(A)MAYABİLECEK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8725 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )

- AĞIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49223 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Daha az konuşmak üzere/için. İLE/VE/||/<>/< Daha çok dinlemek üzere/için. )
( Bir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İki. )

- AĞLAMAK:
"GÜÇSÜZLÜK"TEN
ile/değil/||/<>/< "GÜÇLÜLÜK"TEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49969 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AĞLAMAK:
"KIRILDIĞIN" YERDEN
değil KIRDIĞIN YERDEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33114 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kırıldığın yerden değil kırdığın yerden ağlarsın. )

- AĞLAMAK ve/değil/yerine/<>/>< GÜLMEK :)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47087 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yalnız. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herkesle birlikte. :) )

- AĞ ile/ve BAĞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/193 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AĞ ile/ve BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/194 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂHİRET ile/ve/değil/yerine ÂKIBET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31346 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Az yaşa, çok yaşa,
Âkıbet gelecek başa! )

- AHLÂK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK/ERDEM ve/||/<> EYLEM/SELLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33745 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK:
KORKU
ile/ve/<> HAK ile/ve/<> FERÂGAT ile/ve/<> AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33591 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂKÇILIK ile/ve/<> VAROLUŞÇULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30973 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂKÎ OLAN ile/ve/<> TÜZEL OLAN ile/ve/<> POLİTİK OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45222 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂKÎ(DİANOETİK) ERDEM/LER ile/ve ENTELLEKTÜEL ERDEM/LER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7046 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂKIN GÜZELLEŞMESİ ile/ve/<> RIZKIN GENİŞLEMESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30637 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂKÎ ile/ve İNSANÎ/BİREYSEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1958 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂKLI değil AHLÂK KİŞİSİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6374 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂKSIZLIK ile APTALLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16858 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Kişiden] Hakikat isteniyor da dalga geçercesine yanıt veriliyorsa. İLE [Kişiyle] Dalga geçiliyor da kesin yanıt veriliyorsa. )

- AHLÂKSIZLIK ile/ve/değil KÖTÜ/OLUMSUZ AHLÂK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1983 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂKSIZLIK ile/ve/değil KÖTÜ/OLUMSUZ AHLÂK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9319 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂKSIZLIK ile/ve TANIMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20334 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nuh diyor, peygamber demiyor. )
( AHLÂK-I ZEMÎME: KÖTÜ AHLÂK )

- AHLÂKSIZ ile/değil KÖTÜ AHLÂKLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31888 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve/değil/<> ÂDÂB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1931 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Değişmez. İLE/VE/<>/DEĞİL Değişir. )
( Bireysel. İLE/VE/<>/DEĞİL Kurumsal. )
( !Ahbaplık arttıkça, âdâb kalkar. [fazla yüz-göz olmamaya dikkat etmek gerek!] )
( Yükselmiş davranış ve tutumlar. İLE/VE/<>/DEĞİL Olağan davranış ve tutumlar. )

- AHLÂK ile/ve/<> ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1939 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK = AKIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1933 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK değil/yerine/= AKTÖRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38253 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve/<> DİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1940 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karanlıkla savaşmaya çalışır. İLE/VE/<> İçerideki saklı ışığı uyandırmaya çalışır. )
( Ailede. İLE/VE/<> Toplumda. )

- AHLÂK ile DİNDARLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33094 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğrudan ilişkilendirilemezler. )

- AHLÂK ile/ve DÖNÜŞTÜRÜCÜ AHLÂK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1979 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve/<> DÜŞÜNÜŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1947 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve/<> ERDEM/FAZİLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1938 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toplumsal. İLE/VE/<> Kişisel. )
( Hiçbir çiçeğin kokusu rüzgâra karşı gidemez fakat erdemlerin kokusu rüzgâra karşı gider en uca bile ulaşabilir. )
( Erdemler ve güçler kendini-idrakle birlikte gelir, daha önce değil. )
( Erdemleri korumanın en iyi yolu erdemlilerle birlikte olmaktır. )
( EUBULIA: Siyasal bir erdem. )

- AHLÂK ile EŞEYSELLİK(CİNSELLİK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31385 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve/değil EŞİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25125 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ve/<> EYLEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1952 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ve/<>/> GÜZELLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32711 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve/<> HADD
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1956 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ahlâk, haddini bilmektir. )
( Başkasından nefret edeceğimize, kendi ahlâkımızdan nefret edelim. )

- AHLÂK ile/ve HAKİKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1934 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ve/< HİLKÂT/YARATILIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1935 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve/<> HUY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1945 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve İÇGÜDÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1937 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sonradan. İLE/VE Doğuştan. )
( AHLÂK: Düşünmeden ve kolaylıkla yapılan davranış/tutum. )
( İNSİYÂK[Ar.]: Bir gücün etkisiyle çekilip gitme. | Ardı sıra gitme. | İçgüdü. )

- AHLÂK ile/ve/<> İLİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32670 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dünya. İLE/VE/<> Âhiret. )

- AHLÂK ve/<> İLİM ve/<> İŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30442 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ve/< İSTENÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1936 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve İŞTİYÂK AHLÂKI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1948 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve/<> KAVRAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1949 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve/<> KURAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1950 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK = MORALS[İng.] = MORALE[Fr.] = MORALE[Alm.] = MORALIDAD[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39153 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve OLMAZSA OLMAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1941 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ve/<> ÖTEKİ/LER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1957 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve/<> ÖZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1944 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve/<> SİYASET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1955 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuramsal tüze(hukuk). İLE/VE/<> Uygulamalı tüze. )
( Olması gereken(ler)e dayanır. İLE/VE/<> Olan(lar)a dayanır. )

- AHLÂK ile/ve/<> SÖZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1943 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve TESPİH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1951 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ve TIP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1942 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve TOPLUM ile/ve SİYASET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15353 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişinin; Kendi ile ilikisi. İLE/VE Başkası ile ilişkisi. İLE/VE Kamusal alandaki yetki. )

- AHLÂK ile/ve/<> TUTUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1953 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ve/<> YAŞATMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1946 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AİT OLMA ile/ve/||/<>/> BİREY OLMA ile/ve/||/<>/> BİRLİKTE OLMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47974 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AJİTASYON ile ANAFİLAKSİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5467 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Aşırı duyarlılık. )

- AKIL ETMEK ile TEFEKKÜR ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4045 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKIL-FİKİR SAHİBİ OLMA(MA)K ile İFLÂH OLMA(MA)K
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7528 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKIL/LI ile/ve ERDEM/Lİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7051 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akıllı kişiler, sudan hoşlanırlar. Erdemli kişiler, dağlardan zevk alırlar.
Akıllılar kıpır kıpırdır, erdemliler dingindir.
Akıllılar neşelidir, erdemlilerse uzun ömürlüdür. )

- AKIL:
ÖLÇÜLEBİLİR
ile/ve/değil/||/<>/< ÖLÇEN/R
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49318 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKILSIZ BAŞ ve/||/<>/> AYAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49409 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akılsız başın cezasını, ayaklar çeker. )

- AKIL ve/ AHLÂK ve/ ADÂLET ve/ ÂDÂB ve/ AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4505 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKIL ile/ve/> ÂKİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29938 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/> Kendi "aklını", evrenin aklıyla birleştirmiş/bütünleştirmiş kişi. )

- ÂKİL ile/ve ÂŞIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5908 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKIL ve/||/<> GÖRME ve/||/<> DUYMA ve/||/<> KONUŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47349 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( CAMİ: CEBRAİL ve/||/<> AZRAİL ve/||/<> MİKAİL ve/||/<> İSRAFİL )

- AKIL ve/değil/<> MERHAMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32343 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tüm dünya, sana hizmet etse doymazsın. VE/DEĞİL/<> Kişi[sen], dünyaya rahmet ederse(n), tüm dünya doyar. )

- AKLÎ BELİRLENİM (İLE) ile/değil SEZGİSEL DENEYİM (İLE)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32219 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKLÎ BİRLİK ile/ve SİYASÎ BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/585 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKLI BOŞ ile/değil/yerine AKLI BAŞINDA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49826 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [(")anllatıklarından(")] "öykü" dinleriz. İLE/DEĞİL/YERİNE Yaşam(ay)ı öğreniriz. )

- AKLÎ ZORUNLULUK ile/ve/<> OLGUSAL ZORUNLULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31954 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKLIN AHLÂKI ve/||/<> KALBİN AHLÂKI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48012 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mantık. VE/||/<> Edep. )

- AKLIN İLKELERİ ile/ve AKLIN İŞLEVLERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4022 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( * ÖZDEŞLİK [birliği verir]
* ÇELİŞMEZLİK [çokluğu verir]
* 3.[ÜÇÜNCÜ] DURUMUN/ŞIKKIN OLANAKSIZLIĞI [değeri verir]
ile/ve
* TÜMEVARIM
* TÜMDENGELİM )

- AKLIN NİTELİKLERİ:
HİKMET
ve KUDRET ve SEVGİ/ŞEFKÂT ve ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4024 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bunları içermeyen hiçbir söz, akılsal değildir/olamaz. )

- AKLIN SESİ ve/||/<> KALBİN SESİ ve/||/<> MİDENİN SESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50216 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herhangi bir işi yapmadan önce ve yaparken, üçünün sesi de olmalı ve olabildiğince orantılı, dengeli ve uyumlu olmalıdır. )

- AKSATMAK ile/ve/||/<> İHMAL ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35228 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKTARIM ile/ve PAYLAŞIM ile/ve DOLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8562 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKTARIM ile/ve/değil/> ÜRETİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49574 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKTÖRE/AHLÂK ile ETİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1930 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eylemin eylemselliği. İLE Eylemin kuramsallığı. )
( Toplumda, ateş, ahlâkî ve kültürel yapılanmayı, kişilerdeyse, ruhsal bilinci simgeler. )
( Ahlâk, ayırıcı aklın üzerindedir. )
( Ahlâk alanı, tercih alanıdır. )
( Ahlâk, düşünmeden ve kolaylıkla yapılandır/yaptıklarınızdır. [olumlu/olumsuz] )
( Kendi doğası ve evrensel ilkelerle uyum içinde olmak. )
( Dış[zahir] ve iç[bâtın] tüm ilimler, ahlâkın arkasındadır. )
( Ahlâk tamam olmayınca, ne ilmin değeri olur, ne de servetin. )
( Yaşamsal. İLE Felsefesi. )

- ALANINI TANIMAK ile/ve PAYLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28995 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALAY EDİLECEK TUTUM/DURUM ile/değil/yerine MUHABBET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39109 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK ile/ve YÜCEGÖNÜLLÜ/LÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4408 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK(TEVÂZÛ GÖSTERMEK) ile/ve/<>/değil/yerine/hem de SUSMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16294 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZÛ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29267 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZÛ ile/ve/değil/yerine YOK(LUK) BİLİNCİ/MAHVİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20405 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Önceki alçakgönüllüklerin bellekte bulunduğu, anımsandığı alçakgönüllülük. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Önceki alçakgönüllüklerin bellekte bulundurulmadığı, unutulduğu alçakgönüllülük. )
( Takvâ. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Verâ. )
( Ebru sanatı )

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK ile CEHALET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4410 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK ile/ve HİKMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4409 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK = MODESTY[İng.] = MODESTIE[Fr.] = BESCHIEDENHEIT[Alm.] = MODESTIA[Lat.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39157 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK ile/ve ŞANS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6692 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALDANAN ya da ALDATAN ile/ve/||/<> HEM ALDANAN, HEM ALDATAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37765 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayvan. İLE/VE/||/<> İnsan. )

- ALDATMA ile/değil/yerine PAYLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7490 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALGISIZ KAVRAMLAR ile/ve/<> KAVRAMSIZ ALGILAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1623 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Boş. İLE/VE/<> Kör. )

- ALGI ile/ve/<> ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4486 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALGI ile/ve ESTETİK ALGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4488 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALIŞKANLIK AHLÂKI ile/ve/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH AHLÂKI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1962 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALIŞKANLIK ile GELENEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32987 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALIŞMA ile/değil/yerine/||/<>/ne yazık ki KATLANMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47769 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALLÂH'IN VARLIĞI ile/değil ALLÂH'IN BİRLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19179 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALLAH'IN ZÂTINI DÜŞÜNMEK ile/ve/yerine ALLAH'IN ÂSÂR'INI DÜŞÜNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20933 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALLEGRO[< İt. Mutlu, sevinçli.] ile ALLEGRETTO
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13650 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hızlı, canlı çalmak/çalınan. İLE Allegro'dan daha yavaş tempoda çalmak/çalınan. )

- AMAÇ:
AYRICALIK
değil/yerine HİZMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32125 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AMAÇ:
BİRLİK
ve/<> BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33580 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AMAÇ ve COŞKU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1811 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AMAÇ ile/ve/değil/||/<>/< YEĞLENİLİRLİK/TERCİH EDİLİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49408 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AMATÖR TUTUM ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4412 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANA KUCAĞI ve/<> BABA OCAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5850 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANADOLU HİSARI(GÜZELCEHİSAR/YENİCEHİSAR) ile/ve ANADOLU HİSARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16390 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANIMSAMAK ve/<> İÇSELLEŞ(TİR)MEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31976 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANIMSAMAMAK / ANIMSANMAMASI GEREKENLER
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
ANIMSAMAK / ANIMSAMAMIZ GEREKENLER

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49907 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaşadığımız, "olumlu"/"olumsuz", "büyük"/"küçük" herşeyi, sürekli anımsasaydık, delirirdik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bazen/çoğunlukla, bazı "olumlu"/"olumsuz", "büyük"/"küçük" bilgi ve deneyimleri, delirmemek, kendimizi kaybetmemek/korumak, korkmak/korkabilmek ve varoluşumuzun sürekliliği için anımsamamız/anımsayabilmemiz gerekir. )

- ANI ve/<> TANI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30482 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAM-ANLAYIŞ ile/ve/<> KAVRAM-KAVRAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1568 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAMAK/ANLAMAMAK ile/ve/değil/yerine (EN AZINDAN) BİRAZ BİLGİ SAHİBİ OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/692 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAMAK ile/ve/<> ANLAŞILMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30982 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gereken. İLE/VE/<> Gereksinim. )

- ANLAMAK ile/ve KAVRAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4415 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anlamaya yardımcı olmak, gerçek yardımdır. )

- ANLAMAK ile/ve/||/<>/>/< YORUMLAYARAK ANLAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49162 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAMLANDIRMAK ile/ve/<>/> KAVRAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48432 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAMSIZLIK ve KAVRAMSIZLIK ve İNSANSIZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/241 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişi kendi çabalarına yön verecek ışığı hayal gücünün imgelerinden değil, açık seçik düşünülmüş kavramlardan almalıdır. )

- ANLAM ile/ve/<>/>/< BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/818 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anlam, bütünlük gerektirir. )
( Meaning needs integrity. )
( Anlamak, beğenmenin başlangıcıdır. )

- ANLAM ile/ve/||/<>/< DEĞER ile/ve/||/<>/< AMAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/809 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Herkeste, [zannı] var." İLE/VE/||/<>/< "Herkeste var." İLE/VE/||/<>/< Herkeste yok. )

- ANLAM ile/ve KAVRAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4003 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAM ile KAVRAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15447 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAM ile/ve/<> MUTLULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/820 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLATABİLDİĞİN ile/ve/değil/yerine (ÇOK) İYİ ANLATABİLDİĞİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3995 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA
ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33277 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )
( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )

- ANLAYIŞLI/LIK ile BİLGİLİ/LİK / BİLGİSİZ/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5898 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞLI ile/ve/değil FEDÂKÂR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29965 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞSIZ/LIK ile BİLİNÇLİ ANLAYIŞSIZ/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28019 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve DEĞİŞİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4454 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve HOŞGÖRÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28222 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve OLUŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4452 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve/<> TANIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33049 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine YAKINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31920 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herkese ve herşeye gösterme! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Her zaman, herkese ve herşeye göster! )

- ANLAYIŞ ile/ve/||/<> YAKLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47928 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine/<> YOL GÖSTERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32083 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve ZEVK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4453 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLIK/ZİHİN:
SABİT
ile/değil/yerine/>< GELİŞİME AÇIK/YAKIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50058 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Zeki görünme isteğinde olur." İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Öğrenme isteğine sahip olur. )
( Zorluklardan kaçınır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Zorluklara kucak açar.
Engellerde, kolaylıkla vazgeçer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Terslikler karşısında sağlam durur.
Çabayı, yararsız görür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çabayı, ustalığa giden yol olarak görür.
Yararlı olumsuz geribildirimleri "gereksiz görür." İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Eleştirilerden öğrenir. )

- ANNE/BABA-ÇOCUK ve/<> İMAM-CEMAAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34064 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ebeveynlerle çocukların bazı durum ve ilişkilerinde, ebeveynlerin bazı yanlışları/hataları, "imam-cemaat" ilişkisindeki gibi dengesiz, abartılı ve uclarda olabilir. )

- ANTİPATİK değil/yerine/= SEVİMSİZ, İTİCİ, SOĞUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38339 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANTLAŞAMAMAK ile/ve/en azından/||/<>/< ANTLAŞAMADIĞIMIZDA ANTLAŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48839 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANTLAŞMA ile/ve/<> İŞBİRLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3900 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişinin çok fazla işbirliği içinde olabildiği çeşitli düzeyler vardır. )

- APTAL OLMAK ile/değil/yerine/||/<>/< İYİ OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49753 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birinin hatasını, hiç olmamış gibi saymak. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Affedebilecek kadar. )

- ARA:
1. GÜN
ile 2. GÜN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47185 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendin. İLE Başkaları. )

- ARAÇ AKILSALLIĞI ile/ve/<> DEĞER AKILSALLIĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36325 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ARADIĞIN SÜRECE/KADAR ARARIM değil ARAMADIĞIN KADAR ARAMAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33115 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ARAMAK ile/ve/değil/yerine/<> BULMAK İÇİN/ÜZERE ARAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33037 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ARAMAK = SEARCH/SEEK/LOOK FOR[İng.] = CHERCHER[Fr.] = SUCHEN[Alm.] = CERCARE[İt.] = BUSCAR[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39173 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ARANAN ile/ve/<>/> ARINAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33504 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ARDIÇ OTU ile AYRIK OTU ile BEŞPARMAK OTU ile BOĞAN OTU ile CANAVAR OTU ile ÇOREK OTU ile DALAK OTU ile DELİCE OTU(RYE GRASS) ile EĞRELTİ OTU[Lat. NEPHRODIUM FILIX MAS] ile ENGEREK OTU ile GEYİK OTU ile GÜZELAVRATOTU[Lat. ATROPA BELLADONNA] ile İDRİS OTU ile KANARYA OTU ile KELEBEK OTU ile KENE OTU ile KÜSTÜM OTU ile MELEK OTU ile MERCAN OTU ile NEVRUZ OTU ile ÖKSE OTU ile PİSİPİSİ OTU ile TAŞKIRAN OTU ile YÜKSÜK OTU[Lat. DIGITALIS PURPUREA] ile ACI OT ile SÜTLÜ OT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13106 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ARI KAVRAM ve/<> AKIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32536 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂRİF ile/ve ZARÂFET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20061 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ARINMA ile/ve/> AŞKINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3435 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ARINMA ve/||/<>/> AYDINLANMA ve/||/<>/> AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36116 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ARKADAŞ/LIK ile DOST/LUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5713 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belirli seviyede tutulan iletişim ve paylaşımın, dolayısıyla ilişkinin durumu. İLE Dostlukta son derece derin ve yoğun yakınlık, iletişim ve paylaşım vardır. Bir kişinin birini "Samimi arkadaşım/kankam(kan kardeşim)" olarak tanıtması için en temelde, o iki kişinin sırlarını paylaşabilmesi ve Para ve Seks durumu hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olma durumu vardır. )
( Dostluk, duygulu, erdemli iki kişi arasında, kendiliğinden meydana geliveren bir anlaşmadır. Duygulu diyorum, çünkü bir keşiş, dünyadan el etek çekmiş biri, hiç kötü olmaz da dostluk nedir bilmeden yaşayabilir. Erdemli diyorum, çünkü kötülerin, olsa olsa suç ortakları olur, haz düşkünlerinin zevk ve eğlence arkadaşları, çıkarlarını arayanların ortakları vardır, siyaset kişileri, çevrelerine fitne fücurlar toplarlar, çoğu avarelerin bağlılıkları, prenslerin dalkavukları olur; erdemli kişilerin, yalnız onların dostları vardır. )
( İyi arkadaş, yanında, yüksek sesle konuşup düşünebileceğin kişidir. )
( Kişilerin en âcizi, dost edinmeyendir! Bundan da âcizi ise, dostunu yitirendir. )
( Eğer hiç dostun yoksa, sen bir dost ol! )

- ARKADAŞLARI ile/ve/<> DÜŞMANLARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48403 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yakın tutmalı! İLE/VE/<> Daha da yakın tutmalı! )

- ARKADAŞLIK/DOSTLUK ile/ve EŞEYSELLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6702 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BAHNÂME: Eşeysellik ilminden bahseden kitaplardır. [Daha önceleri tıp kitabı olarak çalışılmıştır.] )

- ARSIZ ile/değil/yerine/>< ÂDİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31795 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilgisizler güçlendiğinde. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilgeler güçlendiğinde. )

- ARZU[Ar.] ile/değil/yerine İSTEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33122 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tüketme nesnesiyle. İLE Ulaşma nesnesiyle. )

- ASABİYET ile/değil/yerine/>< ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46905 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ASALAK ile/değil YATALAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34997 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂŞIK OLMAK ile/ve/değil/||/<> "ÇARPILMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39792 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂŞIK OLMAK ile AŞK/I YAŞAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6753 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂŞIK OLMAK ile/ve/||/<> TAKINTILI-ZORLAYICI(OBSESİF-KOMPULSİF) KİŞİLİK BOZUKLUĞU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35359 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdede, aynı biyokimyasal etkileri "yaratıyor"/yaratabiliyor. )

- ÂŞİKÂRE ile/ve/değil ÂŞIK-ÂNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9532 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂŞIK ve (")MUM(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6745 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂŞIK ile ÂRİF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6746 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Susarsa helâk olur. İLE Konuşursa helâk olur. )

- AŞIK ile ÂŞIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11174 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baldır kemiği ile eklemleşerek, bileğin belirli başlı oynak merkezini oluşturan, ayak bileğinde bulunan, küçük kemiklerden biri. | Yapı çatılarında, uzun mertek, aşırma. | AŞIK ATMAK: Yarışmak. İLE Vurgun, tutkun. )

- ÂŞIK <> AŞK <> MAŞÛK(A)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16766 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂŞIK ile/ve/değil/yerine/<> HAYRAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33619 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂŞIK ile KUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6744 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂŞIK ile/ve/||/<> MECNÛN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3100 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kardeşlerdir. )

- AŞIRI SEVGİ ile/yerine SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3167 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞIRI/ABARTILI KEYFİYET ve/||/<>/> GECİKEN/GECİKMİŞ ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34236 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ASİSTAN değil/yerine/= YARDIMCI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12018 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK'I BESLEYENLER ile AŞK'I ÖLDÜRENLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6782 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( * MUTLULUK
* HOŞGÖRÜ
* SEVGİ
* İLGİ
* TEN UYUMU
* DOKUNMA
* BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRME
* UYUM
* NEŞE
* ÖZLEM
* FEDÂKÂRLIK
* KISKANÇLIK
* PAYLAŞIM
* SEVGİ VE AŞK SÖZCÜKLERİ
* ROMANTİZM
* SADAKAT
* ÖZEN
* SAYGI
* CESARET
* ÇILGINLIK
* ONAYLAMA
* DÜRÜSTLÜK
* DUYARLILIK

ile

* İHMAL
* İLETİŞİM AZLIĞI
* ÇATIŞAN KİŞİLİK
* BASKICI TUTUMLAR
* SÖZEL VE FİZİKSEL ŞİDDET
* ONU TANIMAMAK
* UMUTSUZLUK
* [BAZEN] EVLİLİK )

- AŞK'IN "AZALMASI/DÜŞMESİ" ile/ve/değil/<> KANIKSAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35738 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK'IN:
BEDELİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KUDRETİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36239 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK-I HAKÎKÎ/İLÂHÎ ile/ve AŞK-I MECÂZÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6774 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK:
ARAYIŞ
ile/değil/yerine/>/< ADAYIŞ/ADANIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48556 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK:
[bazen]
CAN
ile/<> GAM ile/<> HİÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47904 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK:
[önce] AKIM
ve/sonra/||/<>/> BAKIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49939 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ASKER[Fars.] ile ASKER, CÜND[Ar.], LEŞKER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16999 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Devredici, seyyar. İLE Er. )

- AŞKIN KİŞİ ile/ve/<> AŞK('IN) KİŞİSİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6765 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞKINLIĞA ULAŞMAK ile/ve/değil/yerine AŞKINLIĞIN, KİŞİDE AÇIĞA ÇIKMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3476 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞKINLIK ve/||/<>/< İLKELERİN OYNANAMAZLIĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49322 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞKIN ile AŞKINSAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34979 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞKLA ve/||/<> SEVGİYLE ve/||/<> MUHABBETLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36709 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğ(ur)mak. VE/||/<> Büyü(t)mek. VE/||/<> Geliş(tir)mek. )

- AŞKTA:
ÖLMEK
ile DÖNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47838 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Var. İLE Yok. )

- AŞKTA:
"SÖNMEK"
ile/değil/yerine/>< "YANMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49758 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yok. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Var. )

- AŞKTAN DOĞANLAR ile/ve/değil AŞKIN DOĞANLAR/VAROLANLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5780 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dünya/Batı. İLE/VE/DEĞİL Anadolu'da. )

- AŞKTA ve İŞTE ve DOSTTA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47268 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Vasatından, uzak duralım! VE Kesatından, uzak duralım! VE Fesatından, uzak duralım! )

- AŞK[Ar.] değil/yerine/= SEVİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46932 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/<> (")TİTİZLİK(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3122 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK = (FALL IN) LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMORE[İt.] = AMOR[İsp., Lat.] = HO ER.S, HE FILIA, HE AGAPE[Yun.] = İŞK[Ar., Fars.] = MIN[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39174 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3097 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçine girme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/> İçine alma isteği/coşkusu ile. )
( Dudaklarından öpme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/> Yanaklarından öpme isteği/coşkusu ile. )
( Gönüldeki durum, kişiye hâkim oluyorsa. İLE/VE/> Kişi, gönlündeki duruma hâkim olabiliyorsa. )
( Aşk, düzenliyi ve güzeli, akla ve mûsikî eğitimine uygun bir biçimde sevmektir. )
( Aşk, bilincin kaymasıdır. )
( Özne ile nesnenin, sarmal birliği. )
( Kişinin, aslını bulma zevki. )
( Muhabbet Yolu, Aşk Apartmanı, No.1, o kapıdan gir! )
( Aşkta, herşeyin mânâsı var, davası yok. )
( Aşkta, özün yanmaya, gözün ağlamaya başlar. )
( Meyl edip muhabbet ettiğin şeyin, olmaması durumu. )
( Aşk/Âşık! Ölümden ne korkarsın? Korkma! Ebedî varsın! )
( Dün olmayan. | Güzelliğe duyulan özlem. İLE/VE/> ... )
( İTİLÂK: Birinin sevgisine yakalanma, tutulma. )
( Aşk ehline, önce dert düşer, aşk değil! )

- AŞK ve/<> AF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3102 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/değil/<> AHİD'E VEFÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33299 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ve/||/<>/>< AKIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3098 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aklınızı kullandığınız kadar aşkınızı kullanmazsanız, denge/yi tutturamazsınız. )
( Sen, sen olduğun sürece o değilsin; o geldiğinde de sen olmazsın. )

- AŞK ile/ve ÂŞIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3099 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çaresizlik yoktur. İLE/VE Çaresizlik çoktur/yaşayabilir. )
( Birçok şeye [herşeye/herkese] yönelik olabilir. İLE/VE Tek bir şeye/kişiye yönelmiştir. )
( Aşk, daha çok, tek taraflıdır. )
( Aşk ehline, padişahların tahtı, tahta parçasından başka bir şey değildir. )
( AŞK :/= Yasaksa!... [Aşk, ancak yasak aşk ise süreklidir/sürdürülebilirdir.] )
( Mutlu aşk/âşık yoktur.(yoktur) )
( "Kör-kütük âşık olmak" değil bir "kütüğe" âşık olup kör olmak. )
( AŞK'I, ÂŞIKLAR BİLİR
[Başka da, hiçkimse bilemez.] )
( Âşık, türkü yakmazsa, aşka katlanamaz. )
( KENDİNDE VÜCÛD OLMAYAN ZÂT )
( I love my love, but my love doesn't love me as I love my love. )
( )
( "Çıkıktır o. Âşık olsan, duramazdın." )
( )
( Aşk ile yürüyen, sırtında, dünyayı taşır...
Aşksız yürüyen, "beden" diye bir ceset taşır. )

- AŞK ve/<> AŞKINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37422 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/değil ÇEKİM/CÂZİBE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29774 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/<>/> CESARET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3120 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/değil/yerine/<> COŞKU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3112 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve DALÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3117 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve DALÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19840 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/> DERT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3119 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aşkın gıdası, derttir. )
( Söylemem derdimi, hemderde bile! )
( Aşk adamı inletir, dert adamı söyletir. )
( Aşkın gıdası derttir. )
( Aşkın gıdası derttir. )

- AŞK ile/ve DEVAMLILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3115 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/> EŞK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3103 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/> Gözyaşı. )

- AŞK ve/> FEDÂKARLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3114 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ve FEDAKÂRLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19838 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile GARÂM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19830 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/<>/> GÜLMEK :)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3108 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sen gülersen, hayat güler. :) :) :) )

- AŞK ve HAKK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19839 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nefisle karışık aşk zillete, Allah'la karışık aşk da devlete götürür. )
( İrfaniyetle ilmin, ilimle ibâdetin araları, birer asır kadar uzaktır. Fakat aşk, bu mesafeyi bir adımda aşar gider. Aşksız da olur ama beşer ömrü yetmez. )

- AŞK ile HAYALPERESTLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6788 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/<> HELÂK OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30327 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aşk/âşık olmadan helâk olunmaz. )

- AŞK ile HIRS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6775 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ve İCÂD ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19837 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve İHLÂS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19832 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aşk kelâmını anlamak için âşık olmak gerektir. )
( Âşıklar ölmez! Ölen, hayvân imiş. )
( Aşkta herşeyin mânâsı var, davası yok. )
( AŞK: VASITA-İ VUSLAT-İ İLÂHÎ )

- AŞK ve/> İHSAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19833 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ve/> İRFAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3111 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ve/> İRFAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19834 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/< IŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3104 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/< Sarmaşık. )

- AŞK ile/ve İŞTİYÂK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19831 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ve/<> KAVUŞMA(VUSLAT)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32732 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İkisi de AN'dadır. )

- AŞK ve/<> KEMÂL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3109 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( AŞK: Kendi olgunluğuna/kemâline olan/yönelik tutku/şevk. )

- AŞK ve/||/<>/>/< MAHVİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38060 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ve/<> MEŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3105 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ve MUHABBET ve CEZBE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3106 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Allah'a duyulan. VE İnsan'a duyulan. VE ... )

- AŞK ile/ve/||/<> ONUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46273 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ve/||/<>/> ŞAİR/ŞİİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46306 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aşkın dokunuşlarıyla herkes şair olur. )

- AŞK ve/<> SAVUNMASIZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34067 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/> SAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/||/<> SEVDÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33060 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hevesin geçene kadar. İLE/VE/||/<> Soluğun yetene kadar. )
( ... İLE/VE/||/<> Kalbin ortasındaki kararmaya yüz tutmuş kan. | Aşk, sevgi. | Aşırı sevgiden doğan bir çeşit hastalık. | İstek, heves, arzu. | Çok kara/siyah. | Eskilerin, insan mizâcında kabul ettikleri dört hılttan biri. )

- AŞK ile/ve/> SIDKIYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3121 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birinde kül olduysan, başkasını ısıtamazsın. )

- AŞK ile/ve/||/<>/> ŞİİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33326 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/||/<>/> Birinin unuttuğunu, öbürüne unutturmayan söz. )
( Aşk (bile), şiirin bahanesidir. )

- AŞK ile/ve ŞÜKÜR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3118 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve ŞÜKÜR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19835 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK >< TAASSUB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30966 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile TAŞKIN SEVGİ, ĞARAM/GARAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3116 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/>/değil VEFÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3107 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( NE MÜMKÜNDÜR VEFÂ BULMAK CİHANIN BÎ-VEFÂSINDAN
MUHİB-İ SÂDIKI YEĞDİR KİŞİNİN AKRABASINDAN )

- ÂŞK ile/ve/<> YANAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6770 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )

- AŞK ile/ve YORGUNLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6790 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ve/<> ZÂT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32584 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zât(ın)'a yol, sadece/ancak AŞK'tır. )

- AŞK ile/ve/||/<> ZEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3110 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ASLÎ ile/ve AHLÂKÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1984 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞMAK ile/ve/değil/yerine DEĞİŞTİRMEK/DÖNÜŞTÜRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33322 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞMAK ve/> ULAŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48491 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞMA ile/ve/||/<> DÖNÜŞTÜRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34726 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂSÛDE değil/yerine/= RAHAT, DİNÇ OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40072 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞ ve/<>/|| AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30005 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATÂLET[Ar.] değil/yerine/= EYLEMSİZLİK/SÜREDURUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46659 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATÂLET ile/değil/yerine/>< ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33653 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATÂLET ile/ve/değil/<>/< OLANAKSIZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33041 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATARAK ile/değil/yerine SOYUTLAYARAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32327 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATEŞ ÇİÇEĞİ ile ATLAS ÇİÇEĞİ ile ÇADIR ÇİÇEĞİ ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile GÜZELHATUN ÇİÇEĞİ HANIMELİ(HONEYSUCKLE) ile ITIR ÇİÇEĞİ ile İPEK ÇİÇEĞİ ile KAHKAHA ÇİÇEĞİ ile KÜPE ÇİÇEĞİ ile LÂVANTA ÇİÇEĞİ ile MAHMUR ÇİÇEĞİ ile MUM ÇİÇEĞİ ile PEYGAMBER ÇİÇEĞİ ile SALON ÇİÇEĞİ ile SARAY ÇİÇEĞİ ile TELGRAF ÇİÇEĞİ ile YAYLA ÇİÇEĞİ ile YILAN ÇİÇEĞİ ile YILDIZ ÇİÇEĞİ ile ÖLMEZ ÇİÇEK ile GELİNCİK ÇİÇEĞİ(POPPY)[Lat. FRITILLARIA IMPERIALIS]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13039 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATİK ile ATİK/A
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35287 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çabuk davranan, çevik. İLE Eski, eski zamanla ilgili. )

- ÂTIL (KALMAK) değil/yerine/>< ÂDİL (OLMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34623 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATILIM ile/ve/<>/< KATILIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32968 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATIŞTIRMAK değil/yerine NİTELİKLİ BESİNLERİ, YAVAŞ YEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29781 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATLATMA ve/> MUTLULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6512 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATOM ALTI/NDA ve/<> BÜTÜNLÜK/TE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4247 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belirsizliğin yaşandığı alanlar. )

- AVRUPA ile AVRUPA BİRLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28680 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYAN ile ÂYAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35297 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belirli, açık. İLE İleri gelenler. | Meclis/senato üyeleri. )

- AYDINLANMA ile/ve/||/<>/> SÜKÛNET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3438 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂYET ve/||/<>/< SİMGE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49325 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYILMA ile FARKINDALIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4253 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂYİNLERİN SAĞLADIKLARI:
AŞIK'IN, AŞKINI ARTIRMAK
ile/ve GAFİL'İN GAFLETİNİ KALDIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19249 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYIRDINDA/LIK ile/ve/<> FARKINDA/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4251 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ayırt edebilme bağımlılıklardan kurtuluşa götürür. )
( Ayırt edebilme yeteneği sizi bağımlılıklardan kurtuluşa, tutkusuzluğa götürecektir; bu hal ise doğru davranışı, eylemi sağlayacaktır; doğru davranış ise sizi gerçek varlığınıza ulaştıran içsel köprüyü kuracaktır. )
( Ayırt etme ve ayrılık duygusu olmadığında, buna sevgi diyebilirsiniz. )
( Olgun kişi toplulukları düzenleyerek neyi birbirinden ayırması gerektiğini bilir. )
( Kişinin kendi için doğru olanı ayırd etmesi ve sıkı çalışması er ya da geç ödüllendirilecektir. )
( Kişi durumunun mükemmel olduğunun ve hatta daha da ilerleyeceğinin ayrımına varmalıdır. )
( Farkındalık her şeyin ötesidir - hem varlığın, hem yokluğun. )
( Farkına varın ki, her ne olursa, size, sizin tarafınızdan, sizin aracılığınızla olur ve siz, her ne algılarsanız, onun yaratanı, tadına varanı ve yok edenisiniz. )
( Önemli[öncelikli] olan, yalnızca farkındalıktır, onun içerdikleri değil. )
( Tam farkındalık halinde temas kurulmuştur. )
( Bir ilişki kurmak ve sürdürmek için, doğrudan eylemle ifade edilen sevecen bir farkındalık hali gereklidir. )
( Yeni ve özel bir farkındalık biçimi gerekmez. )
( Kişinin gönlünü görebilecek berrak içgörüye sahip olmadıkça ayırt edemezsiniz. )
( Kendi hakkınızdaki farkındalığınızı derinleştirin ve genişletin, o zaman tüm hayırlar ve lütûflar akacaktır. )
( Şimdi yapılmakta olan ayırt edebilme ve ihtirassız olma uygulaması, zamanı geldiğinde meyvesini verecektir. )
( Tüm gereksiniminiz, varoluşunuzun, bir sözlü beyan şeklinde değil, fakat her an mevcut bir gerçek olarak farkında olmaktır. )
( Varoluşunuzun farkındalığı, gerçek varlığınızı görmenizi sağlayacaktır. )
( Sadece var olduğunuzun farkında olun ve farkında kalın. )
( Discrimination leads to detachment. )
( In full awareness the contact is established.
Discrimination will lead to detachment; detachment will ensure right action; right action will build the inner bridge to your real being.
Awareness is beyond all - being as well as not-being.
Awareness itself is all important, not the content of it.
Deepen and broaden your awareness of yourself and all the blessings will flow.
You cannot, unless you have a clear insight into the heart of person.
Be aware that whatever happens, happens to you, by you, through you, that you are the creator, enjoyer and destroyer of all you perceive.
For establishing and maintaining relationship affectionate awareness expressed in direct action is required.
No new, or special kind of awareness is needed.
Discrimination and dispassion practised now will yield their fruits at the proper time.
All you need is to be aware of being, not as a verbal statement, but as an ever-present fact.
The awareness that you are, will open your eyes to what you are.
Just be aware that you are and remain aware. )

- AYIRMAK ile KOPARMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2210 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYIRMA ile/ve/değil/yerine PAYLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2191 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYNA:
CAM
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< CAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50232 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendi yüzünü görmek isteyenin baktığı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Özünü görmek isteyenin baktığı. )

- AYNI AÇIDAN BAKMAK ile/ve/||/<>/>/< AYNI ACIDAN BAKMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49792 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYNI DİLİ KONUŞMAK ve/||/<> AYNI DURUMU/HÂLİ PAYLAŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35996 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYNILAŞ(TIR)MAK değil/yerine/>< FARKLILAŞ(TIR)MAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35923 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Rekâbet edilirse. DEĞİL/YERİNE/>< Cesâret edilirse. )

- AYNILAŞTIRMAK ile/değil/yerine/>< FARKLILIKLARIN KABULÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31034 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRI-GAYRI ile/ve GÂFİL OLMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31462 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRICALIK ile/ve/||/<>/< AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44597 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRILIK/BOZUŞMA değil/yerine/>< BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38057 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ölümdür/memattır. DEĞİL/YERİNE/>< Yaşamdır/hayattır. )

- AYRILIKLARIN BİRLİĞİ ile VARLIK BİRLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15381 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Armoni. İLE Vahdet-i Vücud. )

- AYRILMAK ile/ve UZAKLAŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28595 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRILMA ile AYRIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28596 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRIMLAR İÇİNDEKİ BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15573 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/563 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19991 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRIMLI BİRLİK ile/değil AYRIMLI, AŞILMIŞ BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33144 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRIM ile/ve/<> BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/556 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRIM ile/ve/<>/||/değil ÖTEKİLEŞTİRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29881 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRINTILARIN "ZENGİNLİĞİ" ile/ve/||/<>/< YORUM GÜCÜ "ZAYIFLIĞI"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47576 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRIŞMAK değil/yerine BULUŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33014 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRIŞMA ile/ve/değil/yerine/<>/>< KATILMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35942 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31506 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AZ ANLAYAN ile ÇOK ANLAYAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5990 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AZ VEREN değil/yerine ÇOK VEREN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30855 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Candan. DEĞİL/YERİNE Maldan. )
( Az veren canından, çok veren malından olur. )

- AZIMSAMAK ile HAFİFE ALMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31442 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AZİM ve/<> NASİP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29843 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AZİM ve/||/<>/> SEBAT ve/||/<>/> SABIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49998 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başlarken. VE/||/<>/> Sürdürürken. VE/||/<>/> Bitirirken. )

- AZITMA ile/ve/değil/yerine/> KAZITMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37742 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BABA:
EVE, "EKMEK" GETİREN
ile/ve/değil/||/<> SEVGİSİNE, EMEK VEREN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37145 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BABALAR:
KAHRAMAN
ve/||/<> İLK ÂŞIK OLUNAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49968 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞ:
ÖZERKLİK
ve/<> HAZIR OLMA ve/<> GÖNÜLLÜLÜK/RIZÂ ve/<> HAREKETE GEÇME/GEÇEBİLME ve/<> KURABİLME(SÜRDÜREBİLME/SÜREKLİLİK) ve/<> PAYLAŞIM ve/<> GÜÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31283 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞIMLI/LIK ile/yerine BAĞLI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7321 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Onlar mı size, siz mi onlara bağlısınız? )

- BAĞIMSIZLIK ile/ve/yerine DAYANIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/353 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞIRMAYA ZORLAYAN ACI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SESSİZ KALMAYA ZORLAYAN ACI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49793 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağırdır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çok daha ağırdır. )

- BAĞIŞ/HİBE ile/ve/değil/yerine HEDİYE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33675 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞIŞLANMAK ve/||/<>/< BAĞIŞLAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35407 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Pişmanlık duymayanı bağışlamak, "suya, resim yapmak" gibidir. )

- BAĞLAMA ile/ve/||/<> ÖZNEYE DUYARLILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49144 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞLILIK ile/ve GEREKSİNİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7324 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞNAZLIĞIN KALKMASI:
BİLİMSEL TUTUM (İLE)
değil FELSEFİ ANLAYIŞ (İLE)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32338 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞ ile/ve/||/<>/> BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34996 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAHANE BULMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜMÜNÜ/ÇARESİNİ BULMAK(/ARAMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47187 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "İstemediği/n" herşeye. İLE/DEĞİL/YERİNE (Gerçekten) İstediği herşeyin. )

- BAHANE[Ar.] = MAHANA/MAHNA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45852 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İleri sürülen, sözde neden. )

- BAHANE <> GÜZELLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32299 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAHŞİŞ ile/ve/değil/yerine/||/<> KATKI PAYI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33877 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAKIM ve/<> BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30239 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAKMAK:
KAÇIRDIKLARINA
değil/yerine YAKALAYABİLECEKLERİNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30785 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAKTIĞIN ve/<> AKTIĞIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31415 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BARIŞ MANÇO KÜLTÜR MERKEZİ ile BARIŞ MANÇO KÜLTÜR MERKEZİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48958 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kadıköy'de. İLE Avcılar'da. )

- BARIŞ(TIR)MAK:
BAŞKALARINI
ile/ve/değil/<> KENDİNİ (KENDİNLE)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32724 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zaman zaman. İLE/VE/<>/DEĞİL Her zaman. )

- BARIŞ ve/<> KURTULUŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31043 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BARIŞ = SULH = PEACE[İng.] = LA PAIX[Fr.] = DER FRIEDEN[Alm.] = LA PACE[İt.] = LA PAZ[İsp.] = PAX[Lat.] = HE EIRENE[Yun.] = SELÂM, SULH[Ar.] = ÂŞTÎ[Fars.] = VREDE[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39191 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞAK ile SAKSIGÜZELİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46638 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Damkoruğugillerden, yaprakları etli, çiçekleri başak biçiminde bir süs bitkisi. )

- BAŞARI:
ZEKÂ
ve/değil/||/<>/< SORUNLARLA UĞRAŞMAKTAN VAZGEÇMEYEREK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47037 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞARMAK ile/ve/değil KAZANMA (İSTEĞİ/COŞKUSU)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28377 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞBAŞA/LIK ile/ve/değil BİRLİKTE/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9120 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BASİT ile BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3420 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞKA BİR ...:
"DÜNYA"
değil YAŞAM (BİÇİMİ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49363 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yoktur. DEĞİL Vardır, olanaklıdır. )

- BAŞKA:
O İŞ
ile O İŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49975 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞKALARI ...:
BİZİMLE YÜRÜYEBİLİR
ve/fakat BİZİM İÇİN YÜRÜ(YE)MEYEBİLİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48699 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞKALARINI AFFETMEK ile/ve/||/<>/< KENDİNİ AFFETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/663 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Affetmek, bir mahkûmu serbest bırakmaktır ve o mahkûmun kendin olduğunu keşfetmektir. )
( AFFEDELİM!!!

Lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:

"Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?"

Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin"

Öğrenciler bunu da yaparlar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!"

Öğrenciler, bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:

"Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın,o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun."

Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:

"Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? Hep yanınızda olacaklar."

Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikâyete başlarlar:
"Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor."
"Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, kişiler, tuhaf bakıyorlar bana artık. Hem sıkıldık, Hem yorulduk!"

Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:

"Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz,

halbuki affetmek, en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir. )
( Kendini affetmeyen kişinin, tüm kusurları affedilebilir. )

- BAŞKALARINI DÜŞÜNMEK ile/değil/yerine BAŞKALARINI DA DÜŞÜNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30946 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞKALARININ (")TERBİYESİZLİĞİ(") ile/değil/yerine/>< KENDİ TERBİYEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36060 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞKALARIYLA KIYASLAMA ile/değil/yerine/>< BAŞKALARINI ÖRNEK ALMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49111 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞKALDIRI ile/değil/yerine ELEŞTİRİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31171 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞKASINA:
BIRAKMA
ile/ve/<> "YIKMA"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32392 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞKASININ, BİZİ KEŞFETMESİ ile/ve/>/değil/yerine KENDİNİ KEŞFETME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1654 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Beşer. İLE/VE/>/DEĞİL/YERİNE İnsan. )

- BAŞLAMAK İÇİN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> BAŞLAMAMAK/YAPMAMAK İÇİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49575 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "En" doğru zamanı beklemek. İLE/VE/||/<>/> [bazen/çoğunlukla] Olumsal/keyfî "bahane" (olabilir). )

- BAŞLAMAK ve/<> BAŞARMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31457 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başlamak, başarmanın yarısıdır. )
( Her iş, başlayana kadardır. )

- BAŞLANGIÇ MİT/LERİ ile/ve KURULUŞ MİT/LERİ ile/ve KURTULUŞ MİT/LERİ ile/ve KURTARICI MİT/LER ile/ve SON/KIYÂMET MİT/LERİ ile/ve YENİDEN DİRİLİŞ MİT/LERİ ile/ve GELECEK/ESKATOLOJİ MİT/LERİ ile/ve ÜTOPYA/CENNET MİT/LERİ ile/ve BAŞLANGIÇ/KOZMOGONİ MİT/LERİ ile/ve NEDENSELLİK/ETYOLOJİ MİT/LERİ ile/ve AHLÂK MİT/LERİ ile/ve PSİŞİK MİT/LER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15626 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞLANGIÇ:
EYLEM
ile/ve/değil/||/<>/< ÖRTÜK EYLEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49577 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BASTIRILMA ile/ve/<> DIŞLANMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46160 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BASTIRMAK ile/ve/<> GÖZARDI ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31210 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BATKI/HÜSRAN ile PİŞMANLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32726 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAYRAM:
SEVİNDİĞİN KADAR
ile/ve/değil/||/<>/< SEVİNDİRDİĞİN KADAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45028 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAZI KAVRAMLARI:
KOPYALA-YAPIŞTIR
değil/yerine TEKRAR TEKRAR DA OLSA YAZMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16081 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAZI KÖPRÜLERİ ile/ve/||/<> BAZI KÖPRÜLERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geçmek gerek. VE/||/<> Yıkmak gerek. )

- BAZI ŞEYLERİ:
UNUTMAYA ÇALIŞMAK
ile/değil/yerine/>
HİÇ YAŞAMAMAK/YAŞAMAMAYA ÇALIŞMAK

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48511 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BECERİ:
SÖYLEMEK
değil/yerine DİNLEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47509 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dinlemeyenler, öğrenemezler.
Öğrenemeyenler, bilemezler.
Bilemeyenler, olamazlar. )

- BEDENDE (OLMAK) ile/ve/değil BEDENDEN (OLMAMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31375 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEDİÎ değil/yerine/= GÜZEL, GÜZELLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40229 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEĞENMEK ile/ve/<> SEVMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3344 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEHİYE[< BEHÂ]:
GÜZEL

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21250 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEKLEMEK ve/> SORGULAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31703 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEKLENTİDE/İSTEKTE:
YENİ/Sİ
ile/ve/<> DAHA FAZLASI/ÇOK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31640 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEKLENTİ ile/ve/değil/yerine HEYECAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32935 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEKLENTİ değil/yerine HİZMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33985 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEKLENTİ değil KENDİNDEN KAÇIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32324 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Merkezden uzaklaşmak. )

- BELÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44576 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bin. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bir. )

- BELİRLEME ile/ve SINIRLAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2927 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BELİRSİZLİK <>/>< BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2924 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( INDEFINITENESS <>/>< INTEGRITY )

- BELLEMEK ile/yerine SORGULAMAK/DÜŞÜNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16293 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sormaz ki bilsin, sorsa bilir; bilmez ki sorsun, bilse sorar. )

- BELLETİCİ AHLÂK ile/yerine DÖNÜŞTÜRÜCÜ AHLÂK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1971 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEN İSTEDİM DİYE değil SEN İSTER İSEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30099 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEN-İM:
BENLİK
ile/ve/değil ÖZNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36081 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendini merkeze koymak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Başkalarından/ötekilerden ayrı olan. )

- BEN-İM ile BENİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1682 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Benim" bir kişiye özgü, ötekileri hesaba katmayan ayrımcılık demektir. )
( BENİM!

Uzun boylu, ay yüzlü bir kız vardı kasabanın birinde. Onun sevgisiyle herkes yolunu yitirmişti. İşi gücü dilberlikti, bez yıkarken saçlarını çözer, eteğini beline toplar, âşıklarının gönüllerine ateş çalardı.

Kemâle ermiş, yaşını başını almış bir adam da âşık oldu ona ve tez vakitte kemâlini yitirdi, tecrübeli aklı deliliğe yaklaştı, yüzünün aşkıyla beli iki kat olup gönlü belâ zinciriyle bir girdapta kaldı. Sonunda dayanamadı, kendini ona vakfetti, her işi onun için, herşeyi onun adına yapmaya başladı. Ücretle iş yapsa kazancını ona sunar, eline altın geçse gider o gümüş gövdeliye verirdi. Bir gün genç kız kendisine dedi ki:

- Yanışın her an biraz daha artmada ama aşkta masraf ziyâde gerek, sendeki sermaye yalnızca âşk olursa mutfak boş kalır, daha fazlaya gücün yetmezse geç bu sevdadan, davul dengi dengine demişler...

- Sevgili, dedi âşık, gövdemde bir avuç ilikten, bir parça deriden başka bir şey kalmadı yolunda harcayacak. Bari beni sat da elde ettiğinle bir müddet daha hoş ol.

- Genç kız âşığını derhal Mısır'a götürdü, orada bir kürsü kurmuşlar, âdet etmişler, satıcı kürsüye oturur, kölesi ayakta durup müşteri beklerdi. Bir müddet beklediler. Adam hiç üzüntü göstermiyor, hiç boynunu bükmüyor, hatta müşteri çıktığı vakit baş gösterecek ayrılığı da aklına getirmiyordu. Bir adam gelip genç kıza sordu:

- Şu ayakta bekleyen ihtiyar senin kulun mu?
- Evet, benim kulumdur!...

O sırada ihtiyar bayılıp düştü. Adam pazarlık ile onu satın aldı ve kendine geldiğinde şehrin dışında bir mezarlığa götürdü. Meğer o adamın babası ölmüş, o da babasının ruhu için bir köle azâd etmeyi ahdetmiş, ihtiyarı satın alması bundanmış. Mezarın başında zavallı ihtiyarı azâd edip cebini de altınla doldurduktan sonra gönlünü şâd etmek için dedi ki:

- Diliyorsan ey ihtiyar, Mısır'da kal, malın eksilmez, seni gözetirim. Dilersen de var git, çünkü artık hürsün, kendi kendinin sultanısın.

İhtiyar teşekkür ederek genç kızın ardınca koşup yetişti ve altınları avucuna sayıp gönlünü alana yine gönlünü teslim etti. Dünyayı onun yüzünde apaydın görüyordu ve dedi ki:

- A sevgili! Şu gönül, senin için satılmaktan aldığı lezzeti bugüne dek hiçbir şeyden almadı. Hele "benim kulumdur" dediğin andaki saadetim, sanmam ki başka bir kimsede olsun!

Haydi yine beni pazara götürüp sat ki,
tekrar "Benim!" dediğini duyayım! )

- BEN/LİK >< ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29975 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( NEFS >< TEVÂZÛ )

- BENCİL/LİK ile/değil/yerine BİREYSEL/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35623 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BENCİLLİK ile/>< ELEŞTİRİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35624 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BENMERKEZCİ/LİK ile/değil/yerine/>< EVRENSELLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33512 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BENZETME:
AYRINTILI
ile KISALTILMIŞ ile PEKİŞTİRİLMİŞ ile GÜZEL(BELİĞ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47154 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )

- BEREKET ve/<>/< PAYLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35833 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BERRAK ile/ve NET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2529 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Berraklık ve yardımseverlik elele gider - her biri hem öbürüne muhtaçtır, hem de öbürünü güçlendirir. )
( Ayna, güneşi çekmek için hiçbir şey yapamaz. O sadece parlaklığını koruyabilir. )
( Durumunuzu berrak bir şekilde görün, bu berraklık sizi serbest hale getirecektir. )
( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )

- BETİMLEMELİ/TASAVVURLU DÜŞÜNME ile BETİMLEMESİZ/TASAVVURSUZ DÜŞÜNME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1431 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEYİN GİRİNTİLERİ ve/<> BAĞIRSAK GİRİNTİLERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5236 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEYİN ve/<>/||/hem de EL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29994 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zihninizde ne varsa, elinize o vurur. )
( )

- BÎ-GÂNE değil/yerine/= KAYITSIZ, İLGİSİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40338 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLİM ve/||/<> FELSEFE ve/||/<> SANAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14658 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİÇİMLENDİRME (GİRİŞİMİ/ÇABASI) ile/ve/<>/değil/yerine YÖNLENDİRME (GİRİŞİMİ/ÇABASI)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30450 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BIKMAK ile KANIKSAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35910 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLDİĞİN GİBİ ile/ve BİLDİĞİN KADAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/801 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hiçbir şey bildiğin/gördüğün gibi/kadar değildir/olmayabilir. )

- BİLDİĞİNİ:
YAPMAZSAN
ile/değil/yerine YAPARSAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31709 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sadece zihnin, bir miktar/bölüm bilir. İLE/DEĞİL/YERİNE Her/bir yerin (tam) bilir/yetkindir. )
( Yetersizdir. İLE/DEĞİL/YERİNE Yeterlidir. )

- BİLDİRGE ile/ve/değil PAYLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4152 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLENİN/BİLGENİN/USTANIN/HOCANIN, HER:
[hem] YAPTIĞI/NI
ile/ve/<>/||/değil/yerine/hem de DEDİĞİ/Nİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30506 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yapma. İLE/VE/<>/||/DEĞİL/YERİNE Yap. )

- BİLEREK / BİLMEYEREK ile/ve/||/<> İSTEYEREK / İSTEMEYEREK ile/ve/||/<> DOĞRUDAN / DOLAYLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48557 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLEREK DENEYİMLEDİKLERİMİZ ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEREK BİLDİKLERİNMİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34678 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGE/LİK ve/||/<> GÖNÜLLÜ/LÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48486 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGELİK ile/ve/||/<> AYDINLANMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35094 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başkalarının bilgisi. İLE/VE/||/<> Kendini tanıma. )

- BİLGELİK ve BAŞKALARINI KARALAMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5887 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGELİK ve/=/||/<> KARŞILIKSIZ HİZMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48681 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGE ve/||/<> ALÇAKGÖNÜLLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50169 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herkesten farklı olduğumuzu kavrayabilecek kadar. VE/||/<> Kimseden daha iyi olmadığımızı sürekli anımsayabilecek kadar. )

- BİLGİ = (")DÜŞÜNCEDİR(") ile/ve/||/<> (")ERDEMDİR(") ile/ve/||/<> (")DÜZENDİR(") ile/ve/||/<> (")BAĞLAMDIR(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33677 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [ise | durumu/düşüncesi] Felsefeyi verir. İLE/VE/||/<> Ahlâk'ı verir. İLE/VE/||/<> Toplumu verir. İLE/VE/||/<> Bilgeliği verir. )

- BİLGİ AHLÂKI ile/ve/<> TEFEKKÜR AHLÂKI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1967 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİ ÇOKLUĞU ile/ve/değil/yerine ANLAYIŞI GELİŞTİR(EBİL)MEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2148 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİ/VERİ/HABER:
[ne yazık ki]
YOKSA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< VARSA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49580 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Asıp kesme." İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Saygı, sevgi, şefkat, merhamet, anlayış. )

- BİLGİ:
FİİLÎ
ve İNFİALÎ[YENİLENEN, TECEDDÜD EDEN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1921 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilinenden önce meydana gelen varolan bilgidir. VE Bilinenden sonra meydana gelen bilgidir. )
( Bilgi, bilinenden öncedir. VE Bilgi, bilinenden sonradır. )
( Bilgi, bilineni yaratıyor. VE ... )

- BİLGİLİ/BİLGİSİZ ile/değil KIBLELİ/KIBLESİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30970 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişiyi, bilgisinden çok, niyeti/yönelimi/yaklaşımı belirler. )

- BİLGİLİ ile/ve/<>/değil EDİB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30085 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİLİ ile/ve/<>/>/< İLGİLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5870 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİNİN DOĞRULUĞU ile/ve BİLGİNİN GÜZELLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2157 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İdrakte. İLE/VE Estetikte. )

- BİLGİNİN ELDE EDİLİŞİ ile/ve/<> BİLGİNİN PAYLAŞIMI/AKTARIMI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4172 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sahip olduğunuz herşeyi, her kimin gereksinimi varsa, onunla severek paylaşın. )
( Share willingly and gladly all you have with whoever needs. )

- BİLGİNİN ELDE EDİLİŞİ ile/ve BİLGİNİN PAYLAŞIMI/AKTARIMI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15478 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİSİZLİK/CEHALET >< BİLİMSEL TUTUM ve BAĞNAZLIK >< FELSEFİ ANLAYIŞ ve GÜÇ/ŞİDDET >< SANATSAL DUYARLILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32320 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİSİZLİK/CEHALET ve/> İHMAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31071 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİYE ERİŞİM:
GÖZLEM
ve/+/||/<>/>/< SEZGİ ve/+/||/<>/>/< FARKINDALIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46155 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİ ile AHLÂK ile ESTETİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3469 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİ ile AHLÂK ile ESTETİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15351 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİ ile/ve BİRİKİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2132 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişiler, başaklara benzerler, içleri boşken havadadır, doldukça eğrilirler. )
( Bilgi tohumdur. Bire yüz verir. Verdigi yüzün her biri bir tohumdur ki, sana bilgelik, torunlarına da ilham verir. )
( Deneyimi olmayan kavram yetersiz, kavramı olmayan deneyim boştur. )
( Zihinsel bilgi sürecinde 5 aşama:
1. Genel Tecrübe.
2. Özel Tecrübe.
3. Olgusal Bilim.
a. Deney ve Gözlem,
b. Kuram oluşturma,
4. Günlük Bilim.
5. Aşkın Bilimler. )

- BİLGİ ve/<> EMEK/EYLEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1923 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İşe taşınmayan bir bilgi, kişinin sahip olduğu bir bilgi değildir. )

- BİLGİ ile/ve/= ERDEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2143 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİ ile/ve/<>/= İLİŞKİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1922 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİ ve/||/<>/> İYİLİK ve/||/<>/> KARARLILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50293 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuşkudan kurtarır. VE/||/<>/> Acı çekmekten kurtarır. VE/||/<>/> Kaygıdan kurtarır. )

- BİLGİ =/||/<> NE YAPMAYACAĞININ BİLGİSİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47872 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİ ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30208 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİ ve/> SEVGİ ve/> VERGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1926 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilmeyen sevemez. )

- BİLGİ ve/<> TAMLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1927 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLİM İLE DİN İLİŞKİSİ "YORUMLAMASINDA":
ÇATIŞTIRMACI/LIK
ile ONAYLAYICI/LIK ile GEÇİŞLİ/LİK ile BİRLİKTE/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33470 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üst-alt. İLE Yanyana. İLE Teğet/paralel. İLE Kesişim.[bazı noktalarda ve belirli oranlarda] )

- BİLİM/SEL ile/ve KAVRAM/SAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7638 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLİMDEN/İLİMDEN YARARLANANLAR:
SORAN
ile/ve/||/<> YANITLAYAN ile/ve/||/<> DİNLEYEN ile/ve/||/<> SEVGİSİ/İLGİSİ OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7712 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLİMDE ve ADÂLETTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32590 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğrulanabilirlik değil yanlışlanabilirlik esastır. VE Şüpheden, sanık yararlanır. )

- BİLİMSEL TUTUM/DURUŞ ve/||/<> FELSEFÎ ANLAYIŞ ve/||/<> SANATSAL/ESTETİK DUYARLILIK ve/||/<> HAREKETLİ(SPORCUL) YAŞAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7601 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayret. VE/||/<> Hayranlık. VE/||/<> Aşk. VE/||/<> Coşku. )

- BİLİM ile/ve AHLÂK ile/ve DİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7618 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KANT'IN ÜÇ SORUSUNDA: NE BİLEBİLİRİM? ile/ve NE YAPMALIYIM? ile/ve NEYİ ÜMİT EDEBİLİRİM? )

- BİLİM ile/ve SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7658 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLİNCE YANSIYAN FARKINDALIK
ile/ve
BİLİNÇ ÖTESİ SAF FARKINDALIK

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4274 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saf farkındalık sanatında ustalaştığınız zaman onu kolayca geçebilirsiniz. )

- BİLİNCİN:
DOĞASI
ile/ve/<> NİTELİKLERİ ile/ve/<> KÖKENLERİ ile/ve/<> İŞLEVLERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31464 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLİNÇ ve/<> ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4258 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişide. VE/<> Toplumda. )

- BİLİNÇ ile/ve ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4528 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLİNÇ ile/ve/<> FARKINDALIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4255 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilincin düzeyleri vardır fakat farkındalığın yoktur. )
( Bilinç, ikilik hakkındadır. Farkındalık halinde ise ikilik yoktur. )
( Bilinç, gelir ve gider, farkındalık ise değişmeksizin parlar. )
( Bilinçten farkındalığa bir geçiş olamaz, çünkü farkındalık bir bilinç şekli değildir. )
( Devinim halindeki bilinç mutluluktur. )
( Bilinç, tümüyle değişimin bilincidir. )
( Bilinç, hareketsiz iken varlıktır. )
( Bilinç, varlığın tümü değildir. )
( Bilinç görelidir, içeriğine göredir; bilinç her zaman bir şeyle ilgili, bir şeye aittir. )
( Yaşayan her şey bilinci korumak, sürdürmek ve genişletmek için çalışır. )
( Bilinci, bilinç parlatır. )
( Bilincinde olduğunuz şey siz değildir. )
( Bilincinde olduklarınızın hiçbiri değilsiniz. )
( Bilincin ötesinde tezahür etmemiş olan yatar. )
( Bilincin ötesinde zaman ve uzay yoktur. )
( Bilincim var fakat bilincimin bilincine gereksinimim var. )
( Bilincin, bencilliğinin dürüstlüğünün ölçüsüdür. )
( Bilince ve onun içeriğine tutunmayın. )
( Bilincinizin içeriği ile büyülenmeyi bırakın. )
( Bilinçli bir varolan olarak, doğanın bir parçasısınız. Farkındalık olarak ise onun ötesindesiniz. )
( Bir kâğıttaki bir deliğin hem kâğıtta oluşu hem de kâğıttan olmayışı gibi, en yüce hal de bilincin tam merkezinde ama yine de bilinçten ötedir. )
( Gerçekten sahip olduğunuz şeyin bilincinde olmazsınız. )
( Sahip olduğunuzda artık onun bilincinde olmazsınız. )
( Farkındalık, bir nesnesi ve hedefi olduğunda bilinç olur. )
( Farkındalık, kendi başına, devinimsiz ve zamansız, burada ve şimdidir. )
( Farkındalık, zihnin kendi ötesinde gerçeğe uzandığı noktadır. )
( Farkındalık hali içindeyken aradığınız, sizi hoşnut eden değil, doğru olandır. )
( Farkındalık halinde olgularla yüzleşirsiniz, gerçek olguları sever. )
( Farkındalık, zamana ilişkin değildir. )
( Farkındalık, her zaman sizinledir. )
( Farkındalık, bütün, değişmez, sakin ve sessizdir. Ve o tüm deneyimlerin ortak matrisi(ana kalıbı)dir. )
( Farkındalık, tüm zamanı ve uzayı içerir. )
( Şefkatli farkındalık iyileştirir ve yanlıştan kurtarır. )
( Doğayı sadece bilinç olarak görmek, farkındalıktır. )
( Önce farkındalığın güneşi doğmalı - ardından hepsi gelecektir. )
( Bir kalemin minicik ucu nasıl sayısız resim çizebilirse, öylece, farkındalığın boyutsuz noktası da koskoca evrenin içeriğini çizer. Siz işte o noktayı bulun ve özgür olun. )
( Olay hoş ya da nahoş olabilir, küçük ya da önemli olabilir, farkındalık hep aynıdır, değişmez. )
( Kökenlere inin, çok geçmeden, farkındalığın sizin gerçek doğanız olduğunu ve farkında olduğunuz hiçbir şeyin kendinize ait olduğunu söyleyemeyeceğinizi fark edeceksiniz. )
( Öz-Farkındalık içinde kendinizi öğrenirsiniz. )
( Öz-Farkındalık, size her adımda ne yapılması gerektiğini bildirir. )
( Öz-farkındalık, tüm hayırların size akmasını sağlar. )
( Yolculuğun başlangıcında arınmaya ve yıkanmaya, berraklaşmaya gereksinim vardır, bunu da farkındalık hali sağlayabilir. )
( Bilincin ötesindeki Saf Farkındalık en yüce Mürşit'tir. )
( Kişi tanığa katılır, tanık farkındalığa, farkındalık ise saf varoluş katılır; bununla birlikte, kimlik kaybolmaz, yalnızca onun sınırlılığı kaybolur. )
( Gövdeyi beyin gözetir, beyni bilinç aydınlatır; bilinç farkındalığın gözetimindedir. )
( Gövdeniz ve zihniniz, her ikisi de zamana tabidirler; sadece farkındalık zaman-ötesidir. )
( Farkındalığın ötesine geçtiğinizde birlik hali vardır. )
( Farkındalığınızla işe koyulun, zihninizle değil. )
( Farkındayım, çünkü hiçbir şey imgelemiyorum. )
( Ehl-i butlânın sözün tercih eden, âdem midir?
Âdem ol! İsterse hasm olsun bütün âlem sana
[ Bâtıl ehlinin sözünü yeğleyen, insan mıdır?
İnsan ol da isterse bütün dünya düşman olsun sana ] )
( There are levels in consciousness, but not in awareness.
Consciousness is of duality. There is no duality in awareness.
Consciousness comes and goes, awareness shines immutably.
There can be no transition from consciousness to awareness, for awareness is not a form of consciousness.
Consciousness is relative to it's content; consciousness is always of something.
Awareness is total, changeless, calm and silent. And it is the common matrix of every experience.
Awareness is not of time.
Consciousness is not the whole of being.
Awareness is always with you.
All that lives, works for protecting, perpetuating and expanding consciousness.
Beyond consciousness altogether lies the unmanifested.
Beyond consciousness where are time and space?
Like a hole in the paper is both in the paper and yet not of paper, so is the supreme state in the very centre of consciousness, and yet beyond consciousness.
Consciousness in movement is happiness.
Consciousness motionless is being.
You are nothing that you are conscious of.
The body is looked after by the brain, the brain is illumined by consciousness; awareness watches over consciousness.
Cease being fascinated by the content of your consciousness.
As a conscious self you are a part of nature. As awareness, you are beyond.
Do not hold on to consciousness and its contents.
What is really your own, you are not conscious of.
When you have it, you are no longer conscious of it.
What you are conscious of is not you.
Awareness is the point at which the mind reaches out beyond itself into reality.
In awareness you seek not what pleases, but what is true.
Awareness becomes consciousness when it has an object.
Awareness by itself is motionless and timeless, here and now.
In awareness you are facing facts and reality is fond of facts.
Awareness contains all space and time.
Compassionate awareness heals and redeems.
The sun of awareness must rise first - all else will follow.
Self-awareness tells you at every step what needs be done.
The event may be pleasant or unpleasant, minor or important, awareness is the same.
Go to the root of pure awareness and you will soon realise that awareness is your true nature and nothing you may be aware of, you can call your own.
Into self-awareness all blessings flow.
The clarification and purification needed at the very start of the journey, only awareness can give.
Pure awareness beyond consciousness is the supreme Guru.
The person merges into the witness, the witness into awareness, awareness into pure being, yet identity is not lost, only its limitations are lost.
Your body and your mind are both subject to time; only awareness is timeless.
When you go beyond awareness, there is a state of non-duality.
Put your awareness to work, not your mind.
I am aware, for I imagine nothing. )

- BİLİNÇ ile/<> HUKUKUN YAYGINLAŞTIRILMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47812 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLİNÇ ve/=/:/||/<>/>/< ŞU ANDA VE BURADA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49530 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLİNÇ = ŞUUR = CONSCIOUSNESS[İng.] = CONSCIENCE[Fr.] = BEWUSSTSEIN[Alm.] = CONSCIENTIA[Lat.] = SYNEIDESIS[Yun.] = CONCIENCIA[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39211 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLİNMEYİ "İSTEDİM/İSTEMEK" değil BİLİNMEYİ SEVDİM/SEVERİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19316 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLME ZEVKİ ile/ve/<> ÖĞRENME ZEVKİ/SEVGİSİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4346 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eğer uyanık ve zeki isek, her şeyden öğreniriz. )
( ZAİKA/ZEVK: Dil. )
( Öğrenmeye yönelik bir sevgi beslemeden, iyilik yapmaktan hoşlanmak, kişiyi, basitliğe götürür.
Öğrenme sevgisi olmadan, bir şeyi anlamaya çalışmak, kişiyi, karışıklığa götürür.
Öğrenme sevgisi olmadan, içtenliği istemek, kişiyi, zararlı sonuca götürür.
Öğrenme sevgisi olmadan, doğruluğu istemek, kişiyi, başkaldırıya götürür.
Öğrenme sevgisi olmadan, dayanıklı olmayı istemek, kişiyi, gereksiz davranışlarda bulunmaya götürür. )
( We learn from everything, if we are alert and intelligent. )

- BİLME(ME)K ile/ve ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK(/TEVÂZÛ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4407 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alçakgönüllülükten başarı doğar, üstün kişi sonuna dek yılmadan devam eder. )
( Alçakgönüllülüğü elden bırakmayın. )
( Alçakgönüllü yüreklerde yaşayan düşünceler, en yüksek düşüncelerdir. )
( Alçakgönüllü yaşama biçimleri olanlar başarıya ulaşırlar. )
( Ancak olgun kişinin alçakgönüllülüğü alçakgönüllülüktür. )
( Çalışkan ve alçakgönüllü kişiler, şansı yakalayacaktır. )
( Kaynak ve meziyetlerin açığa vurulması yerine sadelikle alçakgönüllülük salık verilir. )
( Dağ, alçakgönüllülüğü simgeler. )
( Fazla tevazu gösterme, gerçek sanarlar. )
( Kişinin, bilgiden yana nasibi yoksa, zihni/gönlü, alçakgönüllülüğe râzı olmaz. )
( Fazla alçakgönüllüğün sonu, ortalama/vasat kişilerden öğüt/nasihat dinlemektir. )

- BİLME/K ile/ve/değil BİLGİSİNE SAHİP OLMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/675 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLMEK/TANIMAK ve/<> SEVMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/669 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLMEK ile/ve/<> DOĞAYI BİLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/768 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilmek, olmak demektir. )
( Bilmek, dış dünyayı, insancaya çevirmektir. )
( Doğaya tam itaatte, çaba(zorlanma) yoktur. )
( Bilinçli deneyimlerin bütünlüğü doğadır. )
( Doğayı sadece bilinç olarak görmek, farkındalıktır. )
( Gerçek doğanızı aramak için kendi içinize, derinlere daldığınızda, fark edeceksiniz ki sadece gövdeniz ufaktır ve sadece belleğiniz sınırlıdır; ama hayatın ucsuz bucaksız okyanusu sizindir. )
( Kişi, bildiği şeyi bildiğini bilmeli. Bilmediği şeyi bilmediğini bilmelidir. Gerçek bilgi işte budur. )
( Konuşanlar bilmiyor, bilenler konuşmuyor. )
( Bilin, ki güçlü olun, güçlü kalın! )

- BİLMEK ile/ve/<> FARKINDALIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Su. İLE/VE/<> Elektrik. [Herhangi birini tercih edemezsiniz. İkisi de aynı anda olmak durumundadır.] )
( Her gün, bir şey öğrenmek. İLE/VE/<> Her gün, "zihnimizdeki" bir bilginin/kaydın (daha) gitmesine, unutulmasına fırsat vermek. )
( Bilme; olma ve sevme'nin de yanısıra gerçek doğamızın bir yansımasıdır. )
( Yalnızca, eyleyenler bilirler, bilenler de eylerler. )
( İdrak edeceğiz ki, bilmek, sevmektir; sevmek de bilmektir. )
( Farkındalık, tüm zamanı ve uzayı içerir. )
( Kişi, bilmediğini ayağının altına alsa, başı, göğe erer. )
( Bilmek, belirlemektir. )
( Knowing is a reflection of your true nature along vs. being and loving.
Awareness contains all space and time. )

- BİLMEK ile FARKINDALIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8048 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLMEK ile/ve/> KAVRAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4285 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLMEK ile KENDİNİ BİLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16282 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLMEK ile/ve/<> KUDRET SAHİBİ OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32205 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLMEK ile/ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/668 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hakkında ne kadar çok bilirsen o kadar çok seversin. )

- BİLMEK ve/> SEVMEK ve/> VERMEK ve/> BULMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/670 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İlmince bilinirsin, ikramınca ihsan görürsün, sevdiğince sevilirsin. )
( Ne kadar geç verirse o kadar çok verir. )

- BİLMEMEK ile/ve/ne yazık ki/<>/> BİLMEYE/DÜŞÜNMEYE YANAŞMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48444 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLMEMEK ile/değil DAHA/EN DOĞRU(YA YAKIN) OLAN TANIMI/BİLGİYİ DÜŞÜNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4248 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLMEZİN ATTIĞI TAŞ ile/ve/değil DOSTUN ATTIĞI GÜL YAPRAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32807 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( (belki/bazen) Canımızı (fazla) acıtmaz. İLE/VE/DEĞİL Can dayanmaz. )

- BİLME ve/> ANLAMA ve/> YORUMLAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/673 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yapabilmek. VE/> Varolmak. VE/> ... )
( ... VE/> Kişiye, tarihe, topluma, kültüre ait herşeye bakarak, kişiden hareketle kişiye/kişilere bakarak kavrama yöntemi. VE/> ... )
( Bilen kişi, varolanı savunur; cahil kişi, cesur olur. )

- BİR DÜŞÜNCEYİ "SAVUNAN" ile/değil/yerine/>< BİR DÜŞÜNCEYE SAHİP OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48448 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ötekileştirir, ayrıştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bizleştirir ve birleştirir. )

- BİR KAP YEMEK ve/||/<> BİR KALP SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36361 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİR KONUYU/DURUMU GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN:
[ya] OLANAK/LAR SAHİBİ OLMAK
ile/ve/<>/ya da "DAMARINA" SAHİP OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30638 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİR KONUYU/OLGUYU:
KENDİNE("BANA") GÖRE DÜŞÜNMEK/ÇÖZÜMLEMEK/YORUMLAMAK
ile/ve/değil/yerine O KAVRAMI (/N İÇİNDE) KONUŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30188 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİR NESNE/OLAY/OLGU/DURUM/KOŞUL İÇİN:
BİR "AD VEREBİLMEK", BİR ŞEY "DEMEK/DİYEBİLMEK"
ve/||/<>/<
O ...'YI DENEMEK

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48938 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİR SEVMEK ve/||/=/<>/> BİN KEZ ÖLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45022 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN:
ÇABALAMAK
ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> KENARA ATMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> ANLAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49947 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİR ŞEYİN/BİRİNİN, DEĞERİNİ BİLMEK ile/ve/||/<>/< KENDİ DEĞERİNİ BİLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48895 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendi değerimizi bilmezsek, başkası hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilmez. )

- BİR YANLIŞIN YAPILMASINDA VE YORUMLANMASINDA:
KAZÂ
ile/ve/ne yazık ki/<>/> HATA ile/ve/ne yazık ki/<>/> YEĞLEME/TERCİH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48426 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İlk kez olmuşsa. İLE/VE/<>/> İkincei kez olmuşsa. İLE/VE/<>/> Üçüncü kez oluyorsa. )

- BİR YERE ULAŞMAK ile/değil/yerine BULUNDUĞUN YERDE KALMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31919 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİR-LİK ile BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2029 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİR-LİK ile BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15571 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BIRAKMAK ile/ve/değil AŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33107 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRBİRİMİZİ:
BİLEMEYİZ
ancak KEŞFEDERİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32549 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRBİRİNİ:
BİLMEK
ile/ve/<>/değil/yerine ANLAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30468 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dinlemeyi/görmeyi/okumayı gerektirir. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Tanışmayı gerektirir. )

- BİRDENBİRE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMANLA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50288 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çok az şey. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çoğu şey. )

- BİREŞİM'DE/TEVHİD'DE:
ŞAHSİYET
ile/ve BENLİK ile/ve AŞK ile/ve MÂNÂ ile/ve KURBİYET/VUSLAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19788 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendi benliğin/varoluşun da içinde olmak üzere, onun huzurunda, hiçbir şeyin varoluş iddiası olamaz. [Bunu, bu şekilde bilmektir ŞAHSİYET] İLE/VE/> Bunu, böyle düşünmeden, tevhide erdiğini zannetmeye BENLİK. İLE/VE/> Kişiyi, benlikten soyan çekime/cazibeye AŞK. İLE/VE/> Aşkla birlikte, varoluşundan da geçerek aslolan hakikate kavuşmasına MÂNÂ. İLE/VE/> Mânâya kavuşmakla birlikte, o mânânın sahibiyle yakınlaşmaya da KURBİYET/VUSLAT denilir. )

- BİREŞİM(TEVHİD) >< KORKU ve ÜZÜNTÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31370 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİREŞİM(TEVHİD) ve/||/<>/>/< KUŞKUDAN KURTULMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37804 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİREŞİM/TEVHİD:
SEVGİLİNİ, HERŞEYDE/HER YERDE GÖRMEK
değil/yerine HERŞEYDE/HER YERDE, SEVDİĞİNİ ANIMSAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37800 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİREŞİM/TEVHÎD ve/<> HİZMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32483 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hüvviyete/Allah'a bağlamak. VE Herkese ve her şeye. )

- BİREYLEŞME ile/ve/değil/<> BİREYSELLEŞME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48392 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİREYSELLİK ve/<>/> YEĞLEME/TERCİH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33561 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bireyselliğin olgunluğu/kemâli, yüklenilmiş ya da beklentili gerekçesi olmayan yeğlemedir/tercihtir. )

- BİRİNCİ NİTELİK(LER) ile İKİNCİ NİTELİK(LER)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15827 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gerçektir. İLE/VE Zihinseldir. )

- BİRİNCİL NİTELİKLER ile/ve İKİNCİL NİTELİKLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8038 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRİNİN, SANA/ONA/BİZE ...:
NE/LER VERE(BİLE)CEĞİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< NELERDEN VAZGEÇEBİLECEĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49400 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRİNİN:
"EŞİ/SEVGİLİSİ/DOSTU/ARKADAŞI/KARDEŞİ VS." OLMAK
ile/değil/yerine/||/<>/< (SADECE VE YETERİNCE) SEVİYOR(/SEVGİNİ GÖSTERİYOR/YAŞIYOR/YAŞATIYOR) OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49169 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [ne yazık ki] "Yetersiz" gelebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herşey için yeterlidir. )

- BİRLEŞMEK ile/ve BİRLİĞİ SÜRDÜRMEK ile/ve BİRLİKTE ÇALIŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28372 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başlangıç. İLE/VE Gelişme. İLE/VE Başarı. )
( Kervan gider, sen kalma geri! )

- BİRLEŞTİRİCİ ile AYRIŞTIRICI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32644 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [söz/karar/tutum] Bir kesimi birleştirici olabilir ve fakat hiçbir kesimi ayrıştırıcı olmamalıdır. )

- BİRLEŞTİRME ile/değil BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32064 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLEŞTİRME ile/ve/<> OLUŞTURMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33181 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK, 4/4'LÜK NOTA ile 1/2'LİK, 1/4, 1/8, 1/16, 1/32, 1/64'LÜK NOTA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13556 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Notaların başı. İçi boş daire şeklindedir. İLE Öteki tüm notalar bunun geometrik diziyle bölünmesinden oluşur. )
( 4/4'lük notanın yarı değerinde olan ikilik ya da 1/2'lik nota, yukarıdaki içi boş yuvarlağa bir kuyruk takılmasıyla belirlenir. Bunlardan iki tanesinin süre olarak toplamı birlik notanınkine eşittir. 1/64'lükten küçüğünün çalınması ve kulakla hissedilmesi kolay değildir. )

- BİRLİK:
DİLDE
ve/||/<> DÜŞÜNCEDE ve/||/<> İŞTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32096 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK:
KADÎM
ile/ve/||/<>/> HÂDİS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37599 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zamanda, başlangıcı ve sonu olmayan. İLE/VE/||/<>/> Başlangıcı ve sonu olan. )

- BİRLİKTE ÇÖKME ile BİTİM NOKTASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37260 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aslında çözünür olan türlerin, çökmekte olan katının yüzeyinde ya da onunla birlikte sürüklenerek taşınması. İLE Titrasyonda son bir damlanın tepkimeyi tamamladığı, fiziksel değişmelere bakılarak titrasyonun son erdirildiği durum. )

- BİRLİKTE HAREKET ETMEK ile/ve BİRLİKTE OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2035 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Trinidad Tobago'nun ambleminde, "Birlikte Hareket Edersek Başarırız!" yazmaktadır. )

- BİRLİKTE OLMA GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/< BİREY OLMA GEREKSİNİMİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49287 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİKTE/LİK ile/ve BASKIN/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2037 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİKTE/LİK ile/ve BERABER/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2036 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zihinsel/düşünsel. İLE/VE Mekansal/fiziksel. )
( Dikey. İLE/VE Yatay. )

- BİRLİKTE:
GÜLMEK
ile/ve/<> AĞLAMAK ile/ve/<> SUSMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33189 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mutluluktur. İLE/VE/<> Dostluktur. İLE/VE/<> Aşktır. )

- BİRLİKTE:
YAŞAMAK
ve/||/<>/> YAŞLANMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38991 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİKTE ile/ve BİRLİK'TE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8937 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİKTE ile/ve/değil KARŞILIKLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33330 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve/değil/yerine AŞILMIŞ BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/568 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve AYRIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/583 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/581 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve BEREKET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/547 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve/<> BEREKET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19710 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/544 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hareket bakıp dinginliği, dinginlikte hareketi anlamak birliktir. )
( En küçük bir şey için tüm evren katkıda bulunur. )
( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )
( "Ben gövdeyim" fikrini yok edin, o zaman iç ve dış bir olacak. )
( Duvarın ve onun her iki tarafının "burası" ya da "orası" gibi tanımlanamayacak tek bir alan olduğu idrak edilmeli. )
( Bir durum tanınıp anlaşıldığı anda, olaylar uygun karşılığı vermek üzere harekete geçeceklerdir. )
( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )
( İdrak edilenlerin bütünlüğü (toplamı) sizin "madde" dediğinizdir. İdrak edenlerin bütünlüğü ise sizin "evrensel zihin" dediğinizdir. )
( Kişisel gövdeniz bir parçadır ki onun içinde bütün harikülâde bir şekilde yansımaktadır. )
( Hareket eden'in içinde devinimsiz olan'ı, değişenin içinde değişmez olanı ayırt edebilmeyi öğrenin, ta ki tüm farklılıkların sadece görünüşte olduğunu ve birliğin gerçek olduğunu idrak edinceye kadar. )
( Mutlak bütünlüğün değişmezliği! )
( Doğruluk ve eylemin birliği! )
( HOLOGRAFİ[Yun. < HOLON]: Evren, üç boyutlu olan, bütünlük. )
( Toprağın üstündeki su, birliği simgeler. )
( Balıkların Stratejisi )
( Unity liberates. Freedom unites. )
( BÜTÜNLÜK: Kişinin kurtuluşu. )
( The entire universe contributes to the least thing.
Realise that the wall and both sides of it are one single space, to which no idea like 'here' or 'there' applies.
A situation has been cognised, events will move in adequate response.
The totality of the perceived is what you call "matter". The totality of all perceivers is what you call the "universal mind".
Your personal body is a part in which the whole is wonderfully reflected.
The immutability of absolute! )
( Bir'likten söz etmeyi ertele! Sen, henüz, hiç yerle bir olmamışsın. )

- BİRLİK ile/ve/<> BÜTÜNSELLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/545 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve ÇELİŞİK BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/582 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve CEZBE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/549 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve ÇIKAR BİRLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/584 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve/<> ÇOKLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/580 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile DONUKLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/554 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ve DÜZEN ve KURALLILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/550 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve FARK/LAR, FURKAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/552 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçte. İLE/VE Dışta. )

- BİRLİK ile/ve FARKLILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/553 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve FARKLILIKLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/567 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birlik altında olmayanlar, ayırd edilemezler. )

- BİRLİK ile/ve KAVRAMSALLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/578 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ve/||/<> NOKTA ve/||/<> AN ve/||/<> AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33390 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Varlığın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Mekânın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Zamanın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Göreliliğin ilkesi/zirvesi. )

- BİRLİK ile ÖZDEŞLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/569 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve/<> ÖZGÜRLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/579 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )
( Unity liberates. Freedom unites. )

- BİRLİK ile/ve/<> SINIR/HADD/DEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/548 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve SÜREKLİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/570 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRLİK ile/ve UYUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/577 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uyum, her zaman güçlüdür ve arıdır. )
( Uyum, her yanı kaplar ve onun huzuru asla bozulmaz; bu sükûn ve sessizlik gövdendir. )
( Her şeyden çok iç huzuruna gereksiniminiz var - ki bu iç ve dış arasındaki uyumu gerektirir. )
( Sevgi ve bilgelikle yarattığınız ve yarattıklarınıza bağımlı olmadığınız zaman, sonuç, barış ve uyumdur. )

- BİRLİK = VAHDET = UNITY[İng.] = UNITÉ[Fr.] = EINHEIT[Alm.] = UNITAS< UNUS[Lat.] = UNIDAD[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39214 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİR ile/ve/||/<> BİRLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2030 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Allah. İLE/VE/||/<> Evren. İLE/VE/||/<> İnsan. )
( The god. VS./AND/||/<> The universe. VS./AND/||/<> The human. )

- BİR ile BİRLİK ile BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15572 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLETİ, TEHLİKE YARATMAYACAK ŞEKİLDE KULLANMAK: [hem/öncelikle] KENDİ İÇİN ve/hem de ÇEVRESİ(NDEKİLER) İÇİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38744 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> (DAHA) AZ TRAFİK SORUNU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38729 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( TRAFİĞİ TIKAMIYORUZ! TRAFİK, BİZİZ! )

- BİSİKLET ve/<> ACİL YARDIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38647 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38669 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38658 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38703 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> ÇEVRE BİLİNCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38684 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> COŞKU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38674 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> DAYANIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38645 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> GÜLÜMSEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38662 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> HEYECAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38673 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> KOŞULSUZ SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38706 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> MUTLULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38663 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> PAYLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38655 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38671 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> TRAFİK EĞİTİMİ/BİLİNCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38745 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİTİMLİ/LİK ile/ve/<> BİTİMLİLİĞİNDE(Kİ) BİTİMSİZ/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31284 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsan dışındaki her şey/kavram/olgu/durum. İLE/VE/<> İnsan. )

- BİZİ:
KİMİN İNCİTTİĞİ
ile/değil/yerine/>< KİMİN GÜLDÜRDÜĞÜ :)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50285 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİZİM:
GOETHE
ve/||/<> YUNUS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49021 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİZ ile/ve ALÇAKGÖNÜLÜLÜK/TEVÂZÛ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19668 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÖBÜRLENMEK ve/||/<> HORULDAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35243 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gündüz. VE/||/<> Gece. )
( "Uyanıkken". VE/||/<> Uyurken. )

- BOLLUK >< KITLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31092 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BOLLUK-KITLIK )

- BÖLÜNMEK ile/değil/yerine BÖLÜŞMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33002 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yok eder. İLE/DEĞİL/YERİNE Tok eder. )
( Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. )

- BORÇ ile MİNNETTARLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28448 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BOŞ DURMAK değil/yerine KOŞTURMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30784 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BOŞ KİŞİ ile/değil/yerine NİTELİKLİ KİŞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33416 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişiyle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE İşiyle uğraşır. )

- BOŞ ZAMANINDA GÖRÜŞMEK ile/değil GÖRÜŞMEK İÇİN ÖZEL ZAMAN YARATMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44647 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BOŞLUK ile/değil/yerine AŞKIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3478 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BULUŞARAK, ANLAŞMAK ile/ve/||/<> ANLAŞARAK, BULUŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33936 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BUNDA, ANLAŞIL(A)MAYACAK ...:
"... BİR ŞEY Mİ VAR?" / ... NE VAR?"
ile/değil/yerine/>< ANLAŞIL(A)MAYAN BİR ŞEY VAR MI?
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49245 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İkisi de soru değil "soru" "kipinde"/"biçiminde", yukarıdan/dikey bir dille, yargı/yükleme sözleridir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlamaya çalışmak üzere ve anlayışla, yatay bir dille âdil/tarafsız/yüksüz/yargısız/nötr yaklaşım sözü/sorusu. )

- BURKİNA FASO'DA:
YOL SORMA
ve/<> HAL-HATIR SORMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32619 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herhangi birine yol soracak olursanız, önce tokalaşırlar. Hal-hatır sorarak, size gideceğiniz yeri tarif eder ve sonra tekrar tokalaşarak ayrılırlar. )

- BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27467 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜTÜNLÜK ile/ve/||/<> BİREŞİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49014 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> BÜTÜNCÜLLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36825 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil DİREYSEL/ORGANİK BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/602 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parçaların biraradalığı/birliği. İLE/VE/DEĞİL Uyum. )

- BÜTÜNLÜK ile/ve DOKUNULMAZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/603 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜTÜNLÜK ile ESRİME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/600 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Esrime, duyulur olanlardan, bir başka deyişle tikel şeylerden başlayıp derece derece iç algıya ve iç algıdan da geçip bir an için bile olsa yokluğa dalmak, aslına kavuşmak demektir. )

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> İÇİÇELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/601 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞILTI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37700 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞIMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33589 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> SÜREKLİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30213 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜTÜNLÜK ile/değil TÜMEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31582 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜTÜNLÜK ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/599 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜTÜNSELLİK ile/ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4052 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜTÜNSEL ile BÜTÜNLÜKLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36231 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜYÜK ARMUTLU ile/ve KÜÇÜK ARMUTLU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16451 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜYÜK YANLIŞLARIN/HATALARIN/SUÇLARIN:
"NEDENİ"
ile/ve/<>/> BEDELİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45145 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BUYURGANLIK ile/değil TOPLUMSALLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33111 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇABA = EDEAVOUR[İng.] = EFFORT[Fr.] = BESTREBEN[Alm.] = CONATUS[Lat.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39230 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇABA ile/ve/değil/<>/< GİRİŞİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31995 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞTIRMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49430 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CAHİL/LİK ile/ve/<> APTAL/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6186 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Elif'i, mertek zannetmek. [Bir şey bilmediği halde konuşanlar için kullanılan deyim. (Elif harfini ve bu kadar basit bir şeyi bile bilmeyecek kadar bilgisiz olma durumu.)][MERTEK: Eskiden evleri yaparken kullanılan dört köşe ya da yuvarlak kalınca ağaç gövdesi.] )
( CAHİLLER...
* Her şeyde, hemen öfkelenirler.
* Yararı olmayan şeylerden konuşurlar.
* Yersiz [yanlış yerlere] sadaka verirler.
* Sırrı korumayıp açık ederler ve yayarlar.
* Dostunu ve düşmanını birbirinden ayıramazlar.
* Merhametsiz ve vicdansızdırlar. Hoşgörü, onları bırakmıştır.
* Kindar olup, fitne ve fücûr çıkarmayı severler.
* İftira atmaktan, başkasının âhını almaktan kaçınmazlar.
* Dedikodu ve yalanları çoktur.
* Güvenilmezdirler, emanete ihanet ederler.
* Dünya nimetleri için el-etek öpmeyi çok severler, utanmazlar.
* Yoldaşını yarı yolda bırakırlar, yedikleri kaba etmekten çekinmezler.
* Kalplerinde vefâ, diğergamlık, kadirşinaslık olmaz.
* Nezâket ve letâfet onlara hiç değmemiş, olmamış meyve misali hamdırlar!
* Edep, onları terk etmiştir! )

- CAHİL:
BİLMEYEN
değil/ne yazık ki BİLMEK İSTEMEYEN, BİLMEMEKTEN "MUTLU OLAN"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44484 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CAHİLİN AĞLAYIŞI ile/değil/yerine ÂLİMİN AĞLAYIŞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29709 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CÂHİL ile KÂMİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31431 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uzak ol/dur! İLE Yakın ol/dur! )

- ÇALIŞMA/MESAİ SAATLERİ:
20 ile 30 YAŞ ARASI
ile/ve/||/<>/> 30 ile 40 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 40 ile 50 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 50 ile 60 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 60 ile 70 YAŞ ARASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49071 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 8 saat. İLE/VE
7 saat. + 1 saat. İLE/VE
6 saat. + 2 saat. İLE/VE
5 saat. + 3 saat. İLE/VE
4 saat. + 4 saat. İLE/VE
2 saat. + 4 saat. )
( Zorunlu ve fiziksel. İLE/VE
Zorunlu ve fiziksel. + Gönüllü ve zihinsel/toplumsal.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve toplumsal/eğitsel.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve toplumsal/eğitsel.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve eğitsel. )

- ÇALIŞMA:
TOPLUM İÇİN
ile/ve/||/<> İNSAN/LIK İÇİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33714 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇALIŞMADA (KENDİNDEN/İŞLERİNDEN) ÖDÜN VERMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÖZVERİLİ ÇALIŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30509 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇALIŞMAYA ALIŞMAK ile/ve/||/<>/> ALIŞMAYA ÇALIŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44649 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Okulda. İLE/VE/||/<> Yaşamda. )

- ÇALIŞTIĞIN YERİ/İŞİ SEVMEK ile/ve/ya da/||/<> SEVDİĞİN YERDE/İŞTE ÇALIŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35044 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sevdiğin işi yaparsan, çalışmış sayılmazsın. )

- CAMGÜZELİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40470 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Evlerde süs olarak yetiştirilen, kırmızı çiçekler açan, bir tür kınaçiçeği. [Lat. IMPATIENS SULTANİ] )

- CAMİ ile DEFTERDAR CAMİİ[1541]
(NAZLI MAHMUT EFENDİ)

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50231 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )

- CAN'IN:
"AZI"
ile/ve/||/<> "ÇOĞU"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50035 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Can'ın, "azı", "çoğu" olmaz! )

- CANLI ile/ve HAREKETLİ/HAREKET EDEBİLEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3410 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CAN ve/<> COŞKU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3404 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇARESİZ/LİK ile/ve/||/<> ÂCİZ/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34984 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇAYIRGÜZELİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40491 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Buğdaygillerden bir bitki türü. [Lat. EROGROSTIS MAJOR] )

- ÇAYIRGÜZELİ ile ÇAYIROTU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35691 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Buğdaygillerden bir bitki türü. İLE Buğdaygillerden küçük bir çayır otu. )

- ÇAYIRGÜZELİ ile ÇAYIRSEDEFİ ile ÇAYIRTİRFİLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38845 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Buğdaygillerden bir bitki türü. İLE Düğünçiçeğigillerden, sulak yerlerde yetişen, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki. İLE Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. )

- CEBR-ÜL es-SÂM:
MATEMATİKTE
ile/ve/<> MANTIKTA ile/ve/<> ŞİİRDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37586 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İrrasyonel [sonu olmayan, aşkın] sayı. İLE/VE/<> Açmaz/çıkmaz[paradoks]. İLE/VE/<> Aşk. )
( CEBR: Kök/köken. | SÂM: Duymak/işitmek. )

- CEBR ile/ve/değil/yerine/<>/< CEZB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37573 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dışsal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçsel. )

- CEFÂKÂR ile CEFÂKEŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49211 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [eziyet] Çeken. İLE Eden. )

- ÇEKİNGEN/LİK ile/ve/<> DAYANÇLI/LIK/SABIRLI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46719 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇEKİNGEN/LİK ile İÇE KAPANIK/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35555 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇEKİŞME değil/yerine/>< UYUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48548 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇELİŞİK ile/ve/değil BARIŞMAMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32215 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇELİŞKİYE/ÇATIŞKIYA İŞARET (ETMEK) ile/ve/değil/<> SERZENİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33524 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEMÂL GÖRMEK ve/<> KEMÂL BULMAK ve/<> RIZÂ DEVŞİRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31350 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEMAL:
GÜZELLİK
ile/ve YÜZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20881 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEMİYETÇİ BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> STRATEJİK BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> FARKLI BAKIŞ/ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37767 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CENNET ve/<>/= HİZMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31099 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEP TELEFONU:
"YAKINLAŞTIRICI"
ile/ve/||/<>/>< UZAKLAŞTIRICI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38062 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uzaktakileri, size. İLE/VE/||/<>/>< Sizi, yanınızdakilerden. )

- CEP ve/||/<>/> ÇÖP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49133 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çöpleri, dışarıya/yola/sokağa atmak yerine cebimizde tutma olanağımız varken, cebimiz, bir süreliğine çöp de olabilir. )

- CESÂRET/CESUR ve/<> AZİM/Lİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31465 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CESARET:
KORKUNUN YOKLUĞU
ile/ve/değil/+/||/<>/< BENCİLLİĞİN BULUNMAMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47742 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CESÂRET:
SEÇTİKLERİMİZ
değil VAZGEÇTİKLERİMİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34577 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CESARET ile/ve/<> AYKIRILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30053 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CESARET ile/ve/||/<>/> GÜÇ ile/ve/||/<>/> MUTLULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35194 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En kısa sürede özür dileyerek. İLE/VE/||/<>/> En kısa sürede affederek. İLE/VE/||/<>/> En kısa zamanda unutarak. )

- CESÂRET ve/||/<>/> OLASILIK/RİSK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50082 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Almaya cesâret edemediğimiz riskleri alanlar, yaşamak istediğimiz yaşamı yaşarlar. )

- ÇEVRE ile ETRAF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9273 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEZÂ ile/ve/||/<> CEFÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34521 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEZBE ve/<> HİZMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31106 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CİCİM AYLARI ile/ve/> GEÇİM AYLARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5744 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CİDDİYET:
SURATSIZLIKLA
ile/değil İLKELERLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38833 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CİDDİYET ve/> GÜVEN ve/> YAKINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32445 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CİDDİYET ve/<> NEŞE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31781 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Riyasız neşe. VE/<> ... )

- CİDDİYET ile/ve/değil/yerine TUTARLILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7298 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KONSEKAN: Tutarlı, mantıklı davranan. Yargıları mantığa uygun olan. )

- Çıfıt ile çıfıt
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35727 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yahudi. İLE Hileci, düzenbaz. )

- ÇİFT ile/ve/değil İKİLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6706 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇIKAR "AHLÂKI" ile/değil/yerine FERÂGAT AHLÂKI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1975 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇIKAR(LAR)INI "DÜŞÜNMEK/İSTEMEK/BEKLEMEK" değil/yerine/>< HAK ETTİKLERİNE VE/VEYA ETTİĞİN KADARINA RIZÂ GÖSTERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34653 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇIKAR(LAR)INI DÜŞÜNME/K ile/değil/yerine ONU(N)/ÖTEKİ(Nİ)/SENİ(N) (İYİLİĞİN/ÇIKARIN) (İÇİN) DÜŞÜNME/K
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28412 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇIKARIM ile/değil/yerine (SADECE) DÜŞÜNME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1894 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇIKAR >< GÜZEL/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30632 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇIKAR ile/değil/yerine HİZMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28411 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇİLECİLİK = ZÜHDİYE = ASCETISM[İng.] = ASCÉTISME[Fr.] = ASKESE, ASKETIK[Alm.] = ASKEIN[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39241 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇİRKİN ile/değil YETERİNCE GÜZEL DEĞİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33552 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOCUĞUMUZ, BÜYÜR VE GELİŞİRKEN:
"BEKLEDİĞİMİZ"
ile/değil/yerine/>< GERÇEKTE OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50236 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )

- ÇOCUK YETİŞTİRMEDE:
"OLDUĞU KADAR"
ile/ve/değil/yerine/ ||/<>/> OLABİLDİĞİ KADAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37501 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOCUK/LUK ile/> YETİŞKİN/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31757 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Sorumluluğu] Dışarıda/başkalarında bekleyen/"gören". İLE/> Kendinde bulan/üstlenen. )
( Sorumsuzluk. İLE/> Sorumluluk. )
( Yabancılık. İLE/> Özdeşlik. )
( Oyunlarla aldatılır. İLE/> Yeminlerle aldatılır. )

- ÇOCUKLAR:
"İSTEDİĞİMİZ GİBİ"
değil/yerine/< YETİŞTİRDİĞİMİZ GİBİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50307 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOCUKLARA ABUR CUBUR ALMAK/VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK yerine MEYVE VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16140 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çikolata/gofret çeşitleri, özellikle çocuklar için olduğu gibi yetişkinler için de sağlığa zararlı ürünlerdir. Neredeyse hiç denilebilecek kadar az tüket(tir)menizi salık veririz. LÜTFEN! )
( Çocukları meyve ya da daha yararlı yiyecek ya da küçük/basit/ucuz hediye ve oyuncaklarla sevindirebiliriz. )

- ÇOCUKLARI TERBİYE ETMEK ile/ve/değil/yerine KENDİMİZİ TERBİYE ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48048 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOCUKLARIN, KARANLIKTAN KORKMASI
ile/değil/ne yazık ki/>
"YETİŞKİNLERİN", AYDINLIKTAN KORKMASI

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47276 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOĞALTMA ile/ve ZENGİNLEŞTİRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2072 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOĞUNLUĞUN:
İSTEDİĞİNİ İSTEMEMEK
ile/ve/<> İSTEMEDİĞİNİ İSTEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31909 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOĞUNLUK/AZINLIK değil/yerine HEP BİRLİKTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49948 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOĞUNLUK ile NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5906 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOK BİLGİLİ OLMAK ile/ve/||/<>/> ÇOK GÜZELLİK VE ACI GÖRMEK/YAŞAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48503 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOK SEVMEK değil/yerine SEVMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32105 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )

- ÇOK ŞEYDEN HABERDAR OLMAK ile/ve/değil/yerine BİRBİRİMİZİ DİNLEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33641 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOK TERBİYESİZ ile ÇOK TERBİYELİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29935 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İkisi de çok tehlikelidir. )

- ÇOK YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine İYİ/NİTELİKLİ YAŞAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4967 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nicelikli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Nitelikli. )
( Yaşlanılan gün/saat/dakika/ÂN. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yaşanılan gün/saat/dakika/ÂN. )

- ÇOK YEMEK ile/değil/yerine YEMEYİ SEVMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8103 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOKLUK ve ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/587 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOKLUK ile/ve/<>/= BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29817 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇÖPE değil/yerine GERİ DÖNÜŞÜME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48449 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇÖP ve/<> KİLO
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32550 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ancak/sadece kişinin/insanın oluşturdukları. )

- COŞKUNLUK ile CEZBE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31030 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- COŞKU ile DİDİŞME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30635 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- COŞKU ve ŞİMDİ/LEŞTİRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1815 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- COŞMAK ile/ve/<> KOŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31634 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇÖZÜMLER ÜZERİNE KONUŞMAK ve/||/<>/> ÇÖZÜM ÜRETİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49344 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CUMHUR MÜEZZİNLİĞİ'NDE:
HAYYE ALE'S-SALÂH'A KADAR
ile/ve HAYYE ALE'S-SALÂH'LA BİRLİKTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32715 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir müezzin. İLE/VE Tüm müezzinler ayakta olmak üzere, cemaatle birlikte. )
( Genellikle, Hüseynî makamında okunur. )

- CÜNÛN ile FÜNÛN ile SÜKÛN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19849 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Coşkunluk. [Aşkın öncesi]. İLE İlim. [Aşkın ortası]. İLE Sakinlik. [Aşkın sonu]. )

- DAĞITIM ile/ve/<> BÖLÜŞÜM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46907 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAHA "AKILLI" OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DAHA DİSİPLİNLİ OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49997 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAHA ÇOK İNANAN:
CAMİLERDE
ve/değil/||/<> HASTAHANELERDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50127 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAHA ÇOK SARILMA:
DÜĞÜNLERDE
ve/değil/||/<> OTOGARLARDA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50126 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAHA GÜZEL değil/yerine BAŞKA/AYRI BİR GÜZEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9326 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DALGA GEÇMEK İÇİN GÜLMEK ile/değil SEVDİĞİNDEN DOLAYI GÜLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5038 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DALGA GEÇMEK ile/değil/yerine (SADECE) TAKLİT ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5047 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bozarak, yamultarak tekrar/taklit. İLE/DEĞİL/YERİNE Birinin davranışını/tutumunu, sözünü/sesisini gerçeğine en yakın durum çabasıyla tekrarlama. )
( Olumsuz. İLE/DEĞİL/YERİNE Olumlu ya da nötr. )
( Gereksiz, yersiz, anlamsız. İLE/DEĞİL/YERİNE Belirli bir ölçüde kabul görebilecek kadar/şekilde. )

- DALINI KIRMAMAK ve/||/<> GÜVENİNİ KIRMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49797 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağaçtan, meyve almak istiyorsak... VE/||/<> Kişilerden, sevgi bekliyorsak... )

- DALKAVUK OLMAK değil/yerine DAL OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31561 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DANIŞMAK ile/ve/||/<>/> BİLGİ VERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47993 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DANIŞMA ve/||/<>/> DAYANIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33315 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bin bilsek de bir bilene danışmak gerek. )

- DARILMA ile/değil/yerine/>< DAYANMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37722 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÂVÂ ile/ve/değil/yerine HİZMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32749 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÂVÂ değil/yerine/>< TERK-İ DÂVÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31345 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAVET:
SÖZ İLE
ile/ve/değil/||/<>/< HÂL İLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49991 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAVET ve/<>/> İCÂBET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29973 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAVRANIŞLARIMIZ:
"İYİ/KÖTÜ"
ile/ve/değil/||/<> GÜÇLÜ/ZAYIF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49512 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAVRANIŞSAL YAKLAŞIM ile/ve/||/<> BİLİŞSEL YAKLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48883 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAVRANIŞ ve/<> İYİ NİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Davranışların en iyisi iyi niyetten, niyetin en iyisi ise bilimden ortaya çıkandır. )

- DAVRANIŞ ile/ve/<> KURTARICI DAVRANIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30385 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAYANÇ'TA/SABIR'DA:
METÂNET
ile HOŞGÖRÜ ile DUA ile GÖZYAŞI ile HASRET ile AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1260 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Acıya sabredersek. İLE Kişilere sabredersek. İLE Dileğe sabredersek. İLE Duygulara sabredersek. İLE Özleme sabredersek. İLE Sevgiye sabredersek. )
( Madem görüyorsunuz... O zaman, hoşgörün!
[Âşık Veysel] )

- DAYANÇ/SABIR:
BOYUN EĞMEK
değil/yerine ÇABA GÖSTERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49740 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAYANÇ/SABIR ve/||/<> BEKLEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48478 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> DİNGİNLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1251 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAYANIKLI/LIK ile/ve/||/<> AĞIRBAŞLI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34954 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAYANIKLI/LIK ile SAĞLAM/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7512 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAYANIKLILIK ile/ve DAYANIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1255 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAYANIŞMA ile/ve/<> GÜVEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1784 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişiler kendilerine değil birbirleriyle dayanışma içindelerse güven duyabilir ve yansıtabilirler. [özellikle de eşler ve ortaklar!] )
( Aslanlar [ve birçok güçlü görünen hayvan] bile tek başına yeterli güçte değillerdir. Ancak birlikte ve dayanışmayla ayakta kalırlar. )
( Loncaları inceleyiniz. )

- DAYANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BIRAKMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35853 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAYANMA ile KATLANMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35797 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAYATILAN ile/değil/yerine BENİMSETİLEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7305 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAYATMA değil/yerine/>< DAYANIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46311 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAYATMA ile/değil/yerine ZORUNLULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31498 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DEĞER/LER ile/ve/<> KAVRAM/LAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1577 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uğruna yaşanılacak kavramlar. İLE/VE/<> ... )

- DEĞERLİ OLAN BİR ŞEYİ/ŞEYLERİ SEVMEK ile/ve/<>/değil/yerine DEĞERİ SEVMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3192 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DEĞER ile/ve/<> NİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1021 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DEĞİLLEME ve/> AŞKINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46949 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DEĞİLLEME ve BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2957 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DEĞİŞ(TİR)MEYE ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine/< ANLAMAYA ÇALIŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34961 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DEĞİŞİM'DE:
ÖZ
ile/ve/<> HAL/LER ile/ve/<> HEM ÖZ, HEM HAL/LER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33388 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başkalaşım [tagayyür]. İLE/VE/<> Değişim [tahavvül]. İLE/VE/<> Gelişim [tekâmül]. )

- DEĞİŞİMİN:
KURBANI OLMAK
değil/yerine/>< USTASI OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45000 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DEĞİŞİM ile/ve/||/<>/>/< AÇILIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49644 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DEĞİŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine ZENGİNLEŞTİRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/409 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DELİ ile/ve/değil ÂŞIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6152 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DELİ ile DÎVÂNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6154 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dîvan'dan, bir söz çıkar, âleme sığmaz. Dîvâne'den bir söz çıkar, Dîvân'a sığmaz. )
( Ârifim ben! diye hiçbir kimseye ta'n etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!
[ Bâyezîd-i Bistâmî, bir tımarhanenin önünden talebeleriyle birlikte geçiyormuş.

Onlara ders vermek üzere hekime sorar:
"Sen akıl hastalıklarına çare buluyorsun, günah derdine de bir çâre var mı?"

Hekim, başını kaşıya dursun,
bir deli yanıt verir:
"İstiğfar kökünü tövbe yaprağıyla karıştırmalı,
gönül havanına koyup tevhid tokmağıyla dövmeli,
insaf eleğinden eleyip gözyaşıyla hamur etmeli,
aşk ateşinde pişirip muhabbet balıyla karıştırmalı
ve kanaat kaşığıyla da gece gündüz yemeli!"

Delinin bu sözü bittikten sonra, Bâyezid-i Bistâmi şöyle der:

Ârifim ben! diye hiçbir kimseye ta'n etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!] )

- DELİ ile/değil MECZUB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6151 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Deliyim!" demek, bir şey değil. Marifet, zırva bulabilmekte! )
( Delileri, zihinlerini yorarak sınarlardı. Zihin yorulunca kendini bırakır, delilik hali varsa böylece meydana çıkardı. )
( Delilerin sınavı, posteki saymaktı. )

- DELİ ile/ve VELÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6153 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendini kurtarmış. İLE/VE Kendini kurtarmışlıkla birlikte bir başkasını daha kurtarabilme olanağı/kudreti bulunan. )
( [Sürekli] Anlaşılmaya çalışan. İLE/VE Anlamaya çalışan. )
( ... İLE/VE Ermiş, seven, dost, sahip. | Tüm işlerini, Allah'a sunan kişi. )

- DEMEDİKLERİMİZİ DEMESİNLER ile/değil/yerine/||/<>/< "İSTEDİKLERİNİ DESİNLER"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49980 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENEMEK > TAKLİT ETMEK değil/yerine/> DÜŞÜNMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45471 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En acı olan. > En kolay olan. DEĞİL/YERİNE/<>/> En akıllıca olan. )

- DENETİMCİ/LİK ile/ve/<> KATILIMCI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32405 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENEYEREK DENEYİMLEDİKLERİMİZ ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEREK DENEDİKLERİMİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34679 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENEYİM:
YAŞLANARAK
değil YAŞAYARAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47274 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENEYİME AÇIK/LIK ile/ve/<> DIŞADÖNÜK/LÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30021 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENEYİMLEMEK ile/ve/<> GÖZLEMLEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48227 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENEYİM ile/ve BİRİKİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2159 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğrudan deneyim, tek geçerli doğrulamadır. )
( Geçmiş deneyimlere göre davranmayalım, yeniden deneyelim. )
( Tüm deneyim, imgelemeden doğmuştur. )
( Direct experience is the only valid confirmation.
All experience is born of imagination. )

- DENEYİM ile/ve PAYLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2127 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENGELEYİCİLİK ile/ve BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2981 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENGELİ ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48763 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENGE ve ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28709 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENGE ile/ve/<> DİNGİNLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30845 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENGE ve/<> HUZUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32764 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENGE ve/||/<> SÜKÛNET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33590 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENKLİK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30248 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENSİZ/LİK ile/ve/<> PATAVATSIZ/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31335 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DERDE:
DERMAN
ile/ve/değil/yerine/||/<> TESELLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33179 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DERDE:
DEVÂ
ile/ve/değil/yerine/<> TESELLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32120 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdede. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Zihinde. )

- DERDEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40653 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( YEDİ GEZEGEN )

- DERİN DERİN (DÜŞÜNMEK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10314 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DERİN DÜŞÜNMEK(TEFEKKÜR) ile/ve UYUMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1423 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uykunun karanlığı bile tazeleyici ve gençleştiricidir. )
( Uyanıkken bilinçlisiniz; uyurken sadece canlısınız. )
( FİKR-İ AMÎK[Ar. < UMK]: DERİN DÜŞÜNCE )

- DERİN DÜŞÜNME ve/<> TAHAMMÜL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1425 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DERS ÇALIŞMAK ile/ve/> (NİTELİKLİ/AYRICALIKLI) ÇALIŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5087 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DERTLERİ "ÇOK/BÜYÜK" OLAN ve/||/<>/> GÜLÜŞÜ SICAK OLAN :)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47695 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DERT ile/ve/= NİTELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19779 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baki olan bir dert edin! Bu fâni dünyada. )
( Ehl-i derdin sohbetine mahrem et! )
( Söylemem derdimi hemderde bile! )
( Allah derdinizi artırsın! )

- DESTEK ile/ve/<> DAYANIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1780 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DESTEK ile/ve/<> PAYLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1781 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ölçü, aynı şeye gülmek değil, aynı şeye ağlamaktır. )

- DESTEK ile/ve/<> SEFERBERLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1782 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİDİŞMEK ile HİZİPLEŞMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7268 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/değil/yerine ÖNEMİNİ BELİRTMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30378 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKAT ile/ve/<> RİKKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2322 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zihinde. İLE/VE/<> Kalpte. )
( İlgi, özen. İLE/VE/<> İncelik. | Merhamet, acıma. )

- DİLİ FARKLI OLSA DA KAVRAMLARI AYNI OLANLARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15314 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİLİ, DOĞRU KULLANMAK:
HER VATANDAŞIN/KİŞİN GÖREVİ
ve/||/<>/> KENDİNE VE TOPLUMA YAPTIĞI YATIRIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49252 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİLİN, FARKINDALIKLI KULLANIMI ile/ve FELSEFÎ BİLİNÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8501 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİL ve/<> BİRLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8450 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİL ile/ve/<>/= DÜŞÜNME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8446 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİL ve/<> İLİM ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TAKVÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20588 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİL ve/<> MANEVİYAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32126 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİL ve NİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8493 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİL ve/||/<> SANAT ve/||/<> AHLÂK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3471 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişilerin, düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek üzere, işaret ya da sözcüklerle yaşadıkları anlaşma. VE/||/<> Kişinin, hem kendine, hem de hemcinslerine yönelik 'iyilik' ülküsüne yaklaşma çabası ile hak-ödev bağlantısı çerçevesinde kurduğu ilişkiler manzumesini ve bunları belirleyen kurallar düzeni. VE/||/<> Yarar kaygısından git gide uzaklaşıp 'güzellik' değerlendirişine, elden geldiğince uygun ürün ortaya koymanın anlamını dışavurmanın yolu yordamıdır. )
( Dilde, mucize olmaz. )

- DİN:
İMAN
ve/<> ÜMİT ve/<> AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15064 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİN:
(YAŞAMSAL BİR) OLGU
ve/<> (BİR) YANSIMA/TECELLİ ve/<> (YÜKSEK BİR) ANLAYIŞ/İDRAK ve/<> (YÜCE/ULVÎ BİR) KEŞİF ve/<> (YÜCE/ÂLÎ BİR) DENEYİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37051 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİNÇ/LİK ile/ve DEVİMSEL/LİK[DİNAMİK/LİK]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6361 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİNÇ/LİK ile/ve/<>/ya da DİNGİN/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6360 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİNGİNCİLİK ile/ve BİLİNEMEZCİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15889 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİNGİNCİLİK ile/ve VAROLUŞÇULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15890 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİNGİNLİK (TERVİH)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21205 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİNGİNLİK ve DENGE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3812 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİNGİNLİK ile HAREKETSİZLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2039 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hareketsiz kalma, eylemde bulun; çünkü etkinlik hareketsizliğe üstündür; hareketsizlik manevi yaşamı köreltir. )
( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )

- DİNGİNLİK ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29731 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİNLEMEK ve/||/<>/>/< AŞKINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2806 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİNLENME:
GÖVDEDE
ile/ve/||/<> BEYİNDE ile/ve/||/<> GÖNÜLDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33678 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uzanarak. İLE/VE/||/<> Uyuyarak. İLE/VE/||/<> Paylaşarak![Aynı zaman ve mekânda, aynı durumları paylaşarak!] [Söyleşerek DEĞİL susuşabilerek!] )

- DİNLENMEK ile/ve/<> DİNGİNLEŞMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4936 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dinleyen dinlenir. [başkaları da dinleyeni dinler!] Dinleyen dinlenir. [yorulmaz, dinginleşir ve gelişir!] )

- DİNLEYENİN OLMAMASI ile/değil ANLAYANIN OLMAMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48125 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dinleyeni olmadığından değil anlayanı olmadığından sessizleşir insan. )

- DİN ile/ve ASKERİYE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15062 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİN ve/<> YAŞAM ve/<> ETKİNLİK ve/<> İŞBÖLÜMÜ-İŞBİRLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31515 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİRENİŞ değil/yerine DİRİLİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31957 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİRİĞ/ESİRGEME ile KAYIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19651 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anneler/babalar, tüm çocukları esirger ve fakat kendi çocuklarını (çoğunlukla/bazen) kayırırlar. )
( Herkesi esirger ve fakat bazı kişileri, bazı durum ve koşullarda kayırır.[o kişiyi korumak ve o durumun/koşulun genelleşmemesini sağlamış olmak, sürdürmek üzere/için!] )

- DIŞ "GÜZELLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İÇ GÜZELLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48936 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DIŞAVURUM ve/||/<>/< AHLÂK ve/||/<>/< İHLÂS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48618 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DIŞAVURUM ile PAYLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29004 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİSFAZİ ile DİSFEMİ/REKÂKET[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4890 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Söz yitimi. İLE Tutukluk/kekemelik/pepemelik. )

- DIŞINDA/GAYRI ile/değil/yerine RIZÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49990 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DIŞLAMA(MA)K ile/ve/||/<> KÜÇÜMSE(ME)MEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35218 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DIŞLAMA ile ÖTEKİLEŞTİRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32330 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DIŞLAMA ile/değil/yerine UYANDIRMA (ÇABASI/VESİLESİ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32210 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DIŞLAŞIM ile DIŞAVURUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31575 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DIŞSALLAYICI/LIK ile/değil/yerine/>< KAPSAYICI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31414 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİZGE ile/ve/<> BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4072 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aslında her biri öbürüdür. )

- DİZGE ile/ve/<> BÜTÜNLÜKLÜ DİZGE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4073 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DOĞA:
ÖZ
ve/||/<> BİÇİMİN BİRLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45356 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DOĞAÇLAMA ve/=/<> MANEVİ BAĞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32331 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğaçlama, kişinin kendi manevi bağıdır. )

- DOĞAL AHLÂK ile/ve AKLÎ AHLÂK ile/ve ŞER'Î AHLÂK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1980 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DOĞA ve/=/<> HAREKET VE SÜKÛNUN İLKESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37587 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DOĞA ve/<> KÜLTÜR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31109 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birincil düzen/doğa. VE/<> İkincil düzen/doğa. )
( Işığı, gölgeyle terbiye eden. VE/<> Noktayı, virgülle devam ettiren. )

- DOĞA ile/ve/= TÜMEL AHLÂK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12635 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DOĞRU DÜŞÜNME ile/ve/<> DOĞRU İSTEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1399 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kazandığın zaman pişman olacağın, kaybettiğin zaman üzüleceğin şeyleri isterken dikkatli olmak gerek. )
( Bir şey iyi olduğu için istenmez, istendiği için iyidir. )

- DOĞRU İŞİN YAPILMASI ile/ve/<> İŞİN, DOĞRU YAPILMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16064 (Bu başlığa, sürekli/do