FaRkLaR KILAVUZU/"SOZLUGU"!!! - Kişisel Yönetim ve Gelişim


KİŞİSEL YÖNETİM ve GELİŞİM'DE
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
( SÜREKLİ AYIRDINDA VE FARKINDA OLUNMASI GEREKENLER!!! )



BİR ŞEY Kİ, YAPMASAN DA OLUR... YAPMA!
BİR ŞEY Kİ, SÖYLEMESEN DE OLUR... SÖYLEME!


YAPTIĞIN, "KÂR"; YAPMADIĞIN, YARAR!

 

YAPMAYABİLECEKLERİM(İZ)(/YAPMAYALIM!)
(/DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR])




- !AŞAĞILAMA ile !DIŞLAMA

- !BÖLÜCÜLÜK ile/ve/||/<> !ÖTEKİLEŞTİRME

- !CEHÂLET ve/<> !BAĞNAZLIK ve/<> !ÖFKE ve/<> !YEGİNLİK/ŞİDDET

- !DALGA GEÇMEK ile/ve/değil/||/<>/< BİLMEMEK

- !DESPOT[Fr.] değil/yerine/= !BUYURGAN

- !GENELLEME(!) ile/ve/<> !İNDİRGEME(!) ile/ve/<> !SİLME(!) ile/ve/<> !ÇARPITMA(!)

- !HEMPA[Fars.] ile/değil/yerine/>< KANKA
( Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kişi, ayaktaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kan kardeşliği kadar yakınlıkla birlikte hareket eden/ler. )

- !HINÇ/GAYZ ile !İNTİKAM
( Zayıf olan, nefret etme ve intikam alma eğilimindedir. Tembel olduğundan da, yatışır ve bu düşüncelerden vazgeçer. )

- !İFTİRA ile/ve !KARALAMA

- !KARAÇALI = ÇALIDİKENİ
( Hünnapgillerden, kurak yerlerde yetişen, çiçekleri altın sarısı renginde, dikenli bir bitki. | İki kişinin arasına girerek ilişkileri bozan kişi. )

- !KAVGA ile !SAVAŞ

- !KİN ile/ve/||/<> !İNTİKAM

- !KISKANÇLIK ile/ve/<> !KİN

- !MENFÛR[Ar. < NEFRET] değil/yerine/= İĞRENÇ

- !ÖFKE ile/ve/ne yazık ki/> !SALDIRI

- !SİGARA İÇEN ile/ve/değil/<> İÇİREN/İÇTİREN/İÇTİRTEN
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Etkin/Edilgin/Ettirgen. )

- !ŞİRK ile/ve/||/<> !KİBİR
( Tanrı'ya, başka bir şeyi/birini ortak koşmak. İLE/VE/||/<> Tanrı'ya, kendini ortak koşmak. )

- !TAHKİR ile/ve/||/<> !TEZYÎF[< ZEYF]

- !TAHKİR ile/değil/yerine TENKİT/TENKİD
( Bir kaçıştır.[kendinden, utancından, küçüklüğünden] İLE/DEĞİL/YERİNE Bilmeyi zorunlu kılar. )

- !VANDALLIK ile !BARATARYA
( Miladın, başlangıç yıllarında yaşayan ve Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşlarda, acımasızlığı ile ün salan bir Doğu Germen halkı. | Eski kültür ve sanat anıtlarını yakıp yıkan; bunların değerini bilmeyen kimse ya da halk. İLE Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre ya da sigorta ortaklığına, bilerek verdikleri zarar. )

- !ZULM ile/ve/değil/yerine/<>/< CEBR

- "... OLMALI" ile/değil/yerine "... OLMASA DAHA İYİ"

- "... YAPMAYAYIM" ile/ve/değil "... YAPMAMIŞ OLAYIM/YAPMIŞ OLMAYAYIM"

- "1000 TARAKTA BEZİ OLMAK/OLAN" ile/değil/yerine/>< "10 PARMAĞINDA, 10 MARİFET(İ OLAN)"

- "Ben" diliyle kendini merkeze koymadan KONUŞ!!!

- "Dangıl-dungul" konuşma! Biraz nazik ol öyle KONUŞ!!!

- "Elimde değil" diye kendini/başkalarını "kandır"(a)madağını bilerek KONUŞ!!!

- "Fıs-fıs" konuşma! Çevrene ayıp etmeden KONUŞ!!!

- "Niye ki?" diyerek, hazırcı değil önce kendin düşün de ona göre KONUŞ!!!

- "Sonuçta" diyerek son sözü kendine ait kılmadan KONUŞ!!!

- "ADAMDAN SAY(MA)MAK" ile/değil MUHATAB ALMA(MA)K

- "ADAMI OLMAK" değil "ADAM OLMAK"

- "ADAMINA GÖRE" ile/değil/yerine ADÂBINA GÖRE

- "AĞLAMAMAK" değil/yerine AĞLATMAMAK

- "AKILSIZ" İLERLEMEK değil AKLI AŞARAK İLERLEMEK

- "AKLINI, BAŞINA TOPLAMAK" ile/ve "AYAĞINI, DENK ALMAK"

- "ALDATMAK" ile/değil ANLATAMAMAK

- "AŞAĞI GÖRME" ya da "YUKARI GÖRME" | ile/ve/değil/yerine EŞ GÖRME

- "ASALAK" ile/değil SIĞINTI

- "AŞIRI/LIK" ile/ve/değil SIRADIŞI/LIK

- "AYI" ile/değil/yerine "ARI"
( Gibi yeme/oturma! İLE/DEĞİL/YERİNE Gibi çalış! )

- "BAK! BEN NE YAPTIM!" İÇİN YAPMAK ile/ve/değil/yerine HİZMET OLARAK YAPMAK

- "BAKIN! BEN NE YAPTIM/YAPMIŞIM" değil/yerine YAPILANIN BİLGİSİ

- "BAŞA KAKMAK" ile/ve/<> KENDİN YAPTIN ZANNETMEK

- "BENZETME" ile/ve/değil/||/<>/< ZORLAMA

- "BIÇAK, KEMİĞE DAYANINCA" ile/ve "DOĞUM SANCISI BAŞLAYINCA"

- "BİLMEMEK" ile/ve/değil/yerine İLGİLENMEMEK

- "BUNU ALDIM" <>/||/>/< "BUNALDIM" değil/yerine
YANLIŞIMIN/YANILSAMAMIN/OYUNUN FARKINDAYIM


- "BURNU BÜYÜK/LÜK" ile/değil/yerine SEÇKİN/LİK

- "ÇEKİŞMEK" ile "SİDİK YARIŞTIRMAK"
( Akıllı kişi, kimseyle yarışmaz. Böylece, kimse, onunla yarışamaz. )

- "ÇEVRE İÇİN" YAŞAMAK değil/yerine ÇEVRE İLE BİRLİKTE YAŞAMAK

- "ÇIKARLARIMIZI", BİRİLERİNDEN/ÖTEKİLERDEN ...:
!"ÖNDE/ÜSTTE TUTMAK"
ile/değil/yerine AYRI TUTMAK

- "CİNS/LİK" / "KIL/LIK" ile "UYUZ/LUK"

- "ÇİRKİN/LİK" "ARAMAK"/BULMAK ile/değil/yerine MAZERET ARAMAK/BULMAK

- "ÇOK BİLMİŞLİK" ile/ve/değil/<> HADDİNİ/AMACINI AŞAN, ANLAMSIZ(GEREKSİZ/YERSİZ) SÖZ/KONUŞMA

- "ÇOK SESLİLİK" / "İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ" ile/değil DENSİZLİK
( "Sosyal medya"da. İLE/DEĞİL Günlük yaşamda. )
( Keyfiyette. İLE/DEĞİL Gerçeklikte. )
( "Kendi çıkarlarında." İLE/DEĞİL Ortak alanda, olanaklarda ve koşullarda. )

- "ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEN, SORUNUN BİR PARÇASISINDIR" ile/ve/||/<> "YAŞAMAKLA MEŞGUL OLMAZSAN, ÖLMEKLE MEŞGUL OLURSUN"

- "DAHA ÇOK OLAN"I ARAMAK değil/yerine DAHA AZ OLANIN TADINI ÇIKARMAK

- "DENEYİM" ile/değil KUŞKUCULUK
( Bazı kisiler, yavaş yavaş, inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve tamamen kuşkucu olmayı öğrenir. Bu süreç gerçekleştiğinde de artık çok geçtir. Ne yazık ki, (bazı) "zihinlerin", "deneyim" dediği şey budur. Aklıyla bağlantısını kaybetmiş bir kişi, "deneyimli" olarak tanımlar kendini. )

- "DENİZDE YÜZÜP DEREDE BOĞULMAK" ile/<> "DİMYAT'A, PİRİNCE GİDERKEN, EVİNDEKİ BULGURDAN OLMAK"

- "DEREYİ GÖRMEDEN PAÇALARI SIVAMAK" ile "DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA DON BİÇMEK"

- "DERT/LERİNİ ANLATMAK" ile/değil/yerine (NİTELİKLİ VE YÜKSÜZ) İLİŞKİ (KURMAK)

- "DESİNLER" DİYE YAPMAK değil/yerine İŞLET FİİLİN, DUYSUN KULAĞIN

- "DOĞRU BİLDİĞİNİ" "YAPMAK" ile/değil "CANININ İSTEDİĞİNİ" "YAPMAK" [değil/yerine/daha iyisi YAPMAMAK]

- "DOĞRUYU SÖYLEMEK, HER ZAMAN DOĞRU DEĞİLDİR" değil HER DOĞRUYU, HER ZAMAN VE HER YERDE SÖYLEMEMEK GEREK
( "Doğruyu söylemek, her zaman doğru değildir" diyenler, kendileri için "en yararlı olabilecek" yanlışı söylemek için en uygun zamanı bekleyenlerdir... )

- "DÜŞMAN OLMAK" değil/yerine/>< BİRBİRİNE HAYRAN OLMAK

- "DÜŞÜNDÜĞÜNÜ", VAROLANA "GİYDİRMEK" ile/değil/yerine VAROLANI DÜŞÜNMEK

- "EDEPSİZLİK" ile/değil/yerine COŞKU

- "ENGELLEMEK" ile/değil/yerine SINIRINI/HADDİNİ BİLDİRMEK

- "ETİKET/LEMEK" ile "YAFTA/LAMAK"

- "ETİKETLEME" ile "DAMGALAMA"

- "EZMEK" ile/ve/<> "KÜÇÜK DÜŞÜRMEK"

- "FANATİK" değil/yerine/= "BAĞNAZ/TUTKUN"

- "FAŞİSTLİK" ile/değil/yerine ZORBALIK

- "GARANTİCİ/LİK" ile/ve/değil/||/< KORKAK/LIK
( Doğru yolu görüp de gitmemek, korkaklıktır. )

- "GERİLME" ile "ŞİŞME"

- "GÖNÜL HIRSIZ(LIĞ)I" ile/ve/||/<> "AÇIK KAPI ARSIZ(LIĞ)I"

- "GÖTÜ KALKMAK" ile/ve/değil/yerine "KANI BİTLENMEK"

- "GRUPLAŞ(TIR)MA" ile/ve/değil/ne yazık ki/<> "KUTUPLAŞ(TIR)MA"

- "HAKLI ÇIK(AR)MA" ÇABASI ile/ve "KÂRLI ÇIK(AR)MA" ÇABASI

- "HAKLI ÇIKMAK" ile/değil/yerine/>< HAKLI OLMAK

- "HAMAL/LIK" ve AHMAK/LIK

- "HATA/KUSUR ARAMAK/BULMAK" (İÇİN/ÜZERE) ile/değil/yerine BİR EKSİĞİNİ/HATASINI (DAHA) DÜZELTTİRMEYE ARACI OLMAK

- "HAVA ATMAK" ile "SİDİK YARIŞTIRMAK"

- "HAVA ATMAK" ile/değil/yerine PAYLAŞMAK

- "HAYATINI YAŞAMAK" ile/ve/<>/değil/yerine HAYATI YAŞAMAK

- "HAZCILIK" ile/ve/||/<> "BAŞINA BUYRUKLUK"
( "Hazcı'yım!(Hedonist'im!)" demek, kendini merkeze koyarak ve herkesten ve herşeyden, tüm sorumluluklarından soyutlandığını zannetmek, "Ateist'im!" demek kadar komik ve zavallıcadır. )

- "HER ELİNİ SIKAN" İLE ... ile/ve/<> "HER CANINI SIKAN" İLE ...
( Dost olma! İLE/VE/<> Düşman olma! )

- "HERKESE YETİŞMEYE ÇALIŞMAK" ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> KENDİNE GEÇ KALMAK

- "HİÇÇİLİK" ile/ve/||/<>/> ALAYCILIK

- "İÇSELLEŞTİRME" ile/ve/<> "ÖZDEŞLEŞTİRME"

- "İDDİA" ile KANAAT

- "IRKÇILIK" ile/değil YABANCI DÜŞMANLIĞI

- "İŞİNE GELEN" ile/değil/ne yazık ki "KOLAYINA GELEN"

- "İŞLENİLEN/İŞLENİLMEYECEK HALT" ile "YENİLEN/YENİLMEYECEK NANE"

- "İYİ OYNAYAN/LAR" ile/değil/yerine/>< İYİ OLAN/LAR

- "KAÇMAK" ile/ve/değil ANLAMSIZ/DEĞERSİZ BULMAK, DEĞER VERMEMEK

- "KALIN KAFALI/LIK" ile/ve ANLAMAK İSTEMEMEK

- "KALIN/LIK / KABA/LIK" değil/yerine/>< "İNCE/LİK"
( Kişinin, kırılma nedeni. >< Herşeyin kırıldığı nokta. )

- "KARIŞMAK":
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE
ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

( Birine, ne yapmayacağını söylemek/anlatmak/göstermek karışmak değildir! ["Karışmak", yapılacak yanlış ya da doğru olan eylem/söz için kullanılabilir ancak.] )
( Kişilerin ne söyleyeceğini ya da yapacağını söylemeye, "müdahale" ya da "karışmak" denilebilir (belki ve çoğu şey için). Fakat ortak olan kavram, ifade, durum, davranış ve tutumlarda, toplumsal birlik, düzenlilik ve sürekliliğin sağlanması için gerektiğinde, hepimizin, birbirimize neyi yapamayacağını/yapmayabileceğini söylemesi kabalık ya da karışmak değildir! )

- "KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALMAK" değil/yerine KOŞULSUZ VE BEKLENTİSİZ VERMEK/HİZMET

- "KESKİN SİRKE, KÜPÜNE ZARAR" ile/ve/||/<> "ÖFKEYLE KALKAN, ZARARLA OTURUR"

- "KİBİRLİ" ile "KASINTI"

- "KİMSEYE GÜVENME!" değil KİMSEYE (TAMAMEN) BIRAKMA!

- "KIRMIZI IŞIK:
HERKESE YANMALI"
ve/fakat/ne yazık ki/>/< "BANA YANMASIN"

- "KIZDIRMAK İÇİN" değil TERBİYESİZLİK/DENSİZLİK

- "KIZMAK" ile/ve KINAMAK

- "Konuşacağız da ne olacak?" demeden KONUŞ!!!

- "KÖTÜLÜK ETMEK" ile/ve/||/<>/< ZARAR VERMEK
( İnsanda. İLE/VE/||/<>/< Kişilerde ve hayvanlarda. )

- "KRALDAN ÇOK, KRALCI/LIK" ile/ve/değil/yerine/<> "KURALDAN ÇOK, KURALCI/LIK"

- "KÜÇÜK GÖRMEK" ile/ve/<> "KÜÇÜK DÜŞÜRMEK"

- "KÜÇÜK ŞEYLERİ KONUŞMAMAK" ve/||/<>/>/ne yazık ki BÜYÜK ŞEYLERİ KONUŞAMAMAK

- "KUL" ile/ve/||/<> KÜL
( Neye "inanıyorsak". İLE/VE/||/<> Neye "yanıyorsak". )

- "KURALCILIKTA":
AKILSIZLAŞMA
>< ROBOTLAŞMA

- "KUTUPLAŞMA" değil/yerine KUCAKLAŞMA

- "KUYRUĞU DİK TUTMAK" ile/değil "OMURGALI" DURMAK/DAVRANMAK

- "MEYDAN/CANINA OKUMAK" değil/yerine/>< KİTAP OKUMAK

- "MİMLE(N)MEK" ile/ve/||/<> "DİŞ BİLE(N)MEK"

- "MÜKEMMELİYETÇİ/LİK" ile/ve/değil/<> "GARANTİCİ/LİK"

- "NEMRUT/LUK" ile YÜZÜ/SURATI ASIKLIK

- "NEMRUTLUK" ile MESAFELİLİK

- "NESEB/SOY" değil/yerine/>< NİSBET

- "ÖLMEYE DEĞER" ile ÖLDÜRMEYE DEĞER ile/değil/yerine YAŞAMAYA DEĞER
( Birkaç şey var. İLE Hiçbir şey yok. İLE/DEĞİL/YERİNE Çok şey var. )

- "ÖNYARGI" ile/ve/değil/||/<>/> "SONUÇ ODAKLILIK"

- "ÖTEKİLEŞTİRME" değil/yerine/>< [sadece] ÖTEKİ/BAŞKASI

- "OYNAYAN/LAR" ile/yerine "GİBİ YAPANLAR"

- "PANİK YAPMA!" ile "ACELE ETME!"

- "PARA" (SAPLANTISI) değil/yerine KİŞİ/İNSAN[KARDEŞ/ARKADAŞ/OLANAKSIZ/MAĞDUR]

- "PAZU GÖSTERMEK" ile/değil/yerine/||/<>/></< GÖNLÜNÜN GENİŞLİĞİ

- "PES ETMEK" ile/ve/değil/yerine/>< AKIŞINA BIRAKMAK

- "PES ETMEK" ile/ve/değil/yerine VAZGEÇMEK

- "RAHAT" ile ÇOLPA/MELEME
( Rahatına düşkün. )

- "RAHAT/LIK" ile/ve/değil TERBİYESİZ/LİK

- "SAHİPLENME" ile/değil/yerine/< AİDİYET
( Kentte. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Köyde, doğada. )

- "SANA SÖVÜYORUM" değil/yerine/>< SENİ SEVİYORUM
( DEĞİL/YERİNE/>< )

- "SAYGISIZLIK" ile/değil/yerine (FAZLA/AŞIRI/AYKIRI) "RAHATLIK"

- "SESLİ DÜŞÜNME" ile/<>/ne yazık ki SÖYLENME

- "ŞİKÂYET ETMEK" ile/değil/yerine/>< DURUMU(NU)/ZİHNİ(Nİ) DEĞİŞTİRMEK

- "SIZLANMA" ile/ve/değil TESPİT

- "SONRA" ile/ve/ne yazık ki/||/=/<>/> HİÇBİR ZAMAN

- "SORMAK":
[ya] "MERAKTAN"
ile/ve/||/<>/ya da "ÖYLESİNE"

- "SORUN/SIKINTI":
"FARKLI OLMAK/TA"
ile/ve/||/<>/ne yazık ki FARKINDA OLMAMAK/TA
( )

- "SORUNLU" ile/değil/yerine/>< SORUMLU

- "SU KOYVERMEK" ile "YELKENLERİ SUYA İNDİRMEK"

- "SUÇLAMAK" ile/değil/yerine SORUMLU OLMAK

- "TAKILMA" ile/ve/||/<> "BÜYÜTME"

- "TAPMAK" ile/değil/yerine HAYRAN/"HASTASI" OLMAK

- "TAVİZ VER(ME)MEK" ile "GERİ ADIM ATMA(MA)K

- "TERİM SOĞUMASIN" değil/yerine DİNLENMEYİ BİLMEK

- "TÜRKÇE, LASTİK GİBİDİR/BİR DİLDİR" değil/ne yazık ki (CAHİL/AHMAK) KİŞİ, HERŞEYİ, HER YERE (OLMADIK YERLERE) ÇEKER/ÇEKEBİLİR

- "TUTMAMAK" ile/ve/değil KISKANMAK

- "UĞRAŞMAK":
AKLINDAKİLERLE
ile/ve/||/<> GÖNLÜNDEKİLERLE
( Gündüzleri. İLE/VE/||/<> Geceleri. )

- "ÜSTÜN/LÜK / GERİ/LİK" ile/ve/değil/yerine FARK/LI/LIK

- "ÜSTÜN/LÜK" ile/ve/değil/yerine KAPSAYICI/LIK

- "ÜSTÜNLÜK" ile/ve/<>/değil/yerine "FARK"

- "ÜSTÜNLÜK" ile/değil/yerine BÜTÜNLÜK
( )

- "ÜSTÜNLÜK" değil/>< SEÇİLMİŞ/LİK

- "YANLIŞ" ile/değil/yerine/||/<>/< GEREKSİZ

- "YAPMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK" ile/değil/yerine YAPAMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK

- "YARGILAMA" ile/ve/<> DAYATMA

- "YARGILAMAK" ile/değil "İNDİRGEMEK"

- "YARGILAMAK" ile "KÖTÜLEMEK"

- "YAZIK ETMEK" ile/ve "AYIP ETMEK"

- "YEMEK":
ACIKINCA
ile/ne yazık ki ÜZÜLÜNCE ile/ne yazık ki KIZINCA
( Sofradakileri. İLE/NE YAZIK Kİ Kendimizi. İLE/NE YAZIK Kİ Birbirimizi. )

- "YOK ETMEK" ile/değil/yerine/>< YAŞATMAK
( Yoketmek yerine yaşatmak )

- "YOL VERMEK" ile/değil/yerine "YER VERMEK"

- "YUVARLAMA" ile/ve/||/<> "KESTİRME"

- "YÜZ VERİLDİ DİYE ASTARINI" İSTEMEK ile "ENSEYE TOKAT, GÖTE PARMAK"

- "ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM AMA ..." ile/değil/yerine ... VE ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM

- "ZAYIF" ya da "GÜÇLÜ" ile/değil/yerine ZEKİ
( İntikam alır. YA DA Affeder. İLE/DEĞİL/YERİNE Görmemezlikten gelir. )

- "ZAYIFLIK" ile ZAAF

- "ZİHNİN BURUŞMASI" ile/değil/>< TENİN BURUŞMASI
( "Heyecanımızdan vazgeçmemizle".[Olmamalı!] İLE/DEĞİL/>< Yıllarla.[Olabilir.] )

- (")DOLDURMAK(") ile/ve/<> (")ŞİŞİRMEK(")

- (")İYİ/LİK(") ile/ve/>< (")KÖTÜ/LÜK(")
( Hesapsız/plansız. İLE/VE/>< Hesaplı/planlı. )
( İyi, yapmak ve yaratmakla; kötü, tembellik ve işsizlikle görülür. )
( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )
( Ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde, tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )
( Yapmış olduğu kötülüğü daha sonra yaptığı iyilikle yenen kişi, ayın, ışığını örten bulutlardan kurtulduğu zamanki gibi, dünyaya ışık yayar. )
( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )
( En yüksek katta şereflendirilmenin anlamı, kişinin iyiliğe olan içten aşkının doğurduğu başarıdır. )
( Olayları iyi ve kötü diye ayırdığınız sürece, haklı olabilirsiniz. Gerçekte ise, yerine getirildiklerinde, iyi kötüye, kötü de iyiye dönüşür. )
( Kötüyü kötü görebilmeliyiz ki, iyiyi arayabilelim. )
( Her şeyi iyi görürsek, tuzağa düşeriz. )
( ARETE[Hellence]: İyilik. | Erdem, yetenek, yetkinlik, yararlılık. )
( İyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği kadar, kötü; kötü şeylerin olduğu kadar da, iyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği ve bu bağlamda da, iyi/kötü tanımının olmadığı/olamayacağı, ancak ve sadece bizim alt seviye yükleme(leri)mizle ya da indirgeme(leri)mizle söz konusu olduğunu anımsamakta yarar vardır. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )

- (")KABARMA(") ile/ve/<> (")KÖPÜRME(")

- (")PARLAMA(") ile (")ALEVLENME(")
( İŞTİAL: Tutuşma, parlama, alevlenme. )

- (")YETERSİZ/LİK(") ile/ve "SIĞ/LIK"

- (ALIŞKANLIK YAPICILARDAN) UZAK DURMALI!

- (BİRŞEYE/ŞEYLERE) KARŞI OLMAK İÇİN/ÜZERE ile/ve/değil/yerine (BİR/BİRÇOK) YANLIŞA İŞARET ETMEK İÇİN/ÜZERE

- (DAHA) ("ÜST") GÜCE[OLANAKLARA/KİŞİLERE] TAPARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖYKÜNME
( Düşük bilgi/bilinç seviyesindeki ya da çıkarcı kişilerin(zihinlerin), iyiliğ(in)e yönelimde, güdülenmesini ve kötülüğ(ün)e başvurmada da kendini tutmasını sağlatan en etkili/etkin iki durum/tutum. )

- (EN FAZLA:
) KISKANÇLIK YAPMAK
ile/yerine KISKANÇLIK DUYMAK

- (HERŞEYİ) ELLEMEMELİ/DOKUNMAMALI!

- (KENDİ KENDİNE) HÜKÜM VERMEK değil/yerine İSTİŞÂRE

- (SİGARA) YASAĞI değil KISITLAMA/SI
( Yürürlüğe giren yasa, bir "YASAK" koyma değildir! Toplum yaşamında ve kişiler arasında düzenin sağlanması, hakların korunması için ortak kullanım alanı kuralları uygulanmak zorundadır. Sigarayla ilgili düzenleme, kişilerin bulunmak zorunda/durumunda olduğu -kapalı ya da açık- ortamlarda sigara kullanıcılarının keyfî uygulamalarına izin vermemek üzerinedir. Bu durumdan rahatsız olan/olabilecek kişilerin haklarının korunması üzerine de bu tür kısıtlamalar getirilmesi gerekmiştir. "YASAK" olarak ifade edilen durum, "sigara içme yasağı" değil belirli ortak kullanım alanlarında keyfî tutumda bulunulmasına engel olabilmek üzere ve çevrenin rahatsız edilmemesine yöneliktir. Doğrudan, genel bir "içmeme yasağı" getirilmemiştir. "YASAK"[< YASA][yasaya/kanuna bağlı olan] sözcüğü ve kullanımının da, kişiler [içen-içmeyen, rahatsız olan/lar] arasında anlaşamamazlık/ihtilâf [ya da olası çatışma durumunda] toplum ve devlet tarafından kabul ve onay görmüş, uyumlu bir düzen sağlanabilmesi üzerine, gereken koşulların, yazılı ve tüzel(hukukî) bir karşılığının bulunması üzerinedir. Birlik ve bütünlüğü, sürdürülebilirliği sağlayabilmenin göstergesi ve dayanakçası olarak, "YASA" ve yasal gereklilik, işlevini yerine getirmek üzere uygulanmaktadır. Kişi, kendi evinde istediği gibi [çırılçıplak] dolaşabileceği halde dışarıda/sokakta, ortak alanlarda dolaşamayacağı gibi. Bu durumu anlayan ve kabul edebilen tütün kullanıcıları, tütün ürünleri kısıtlamasının da bir uzlaşım ve çözüm gerektirdiğini rahatlıkla anlayacak ve kabul ediyor olacaklardır. )

- (YAPILMAMASI GEREKENİ) YAPMAMALI!

- ...'YI SORMAMAK ile/ve/||/<>/> ...'YA BAKMAMAK

- ...('YI/YA) YAPMAMA/UYGULAMAMA/UYMAMA:
"ÖZGÜRLÜĞÜ"
ile/ve/değil/yerine OLANAĞI/OLANAKLILIĞI/İHTİYÂRI

- 1 YUMURTA = 5 SİGARA
( Bveganyasam.blogspot.com.tr/2015/03/1-yumurta-5-sigara.html )

- ABARTI ile PALAVRA

- ABARTMAK ile/ve/değil/yerine "KÖPÜRTMEK"

- ABARTMAK ile/ve/değil/<> DURMAYI BİL(E)MEMEK/BECEREMEMEK

- ABARTMAK ile SAPTIRMAK

- ABARTMA ile/ve GAYRETKEŞLİK

- ABARTMA ile İDEALLEŞTİRME

- ABARTMA ile KABARTMA
( Zihinde[vehmin olumsuz kullanımıyla]/olaylarda/olgularda/kavramlarda. İLE Nesnelerde. )

- ABARTMA ile/ve/değil/yerine ÖNE ÇIKARMA

- ABES ile/ve/<> AYIP

- ACELE ETMEK ile SABIRSIZLANMAK

- AÇGÖZLÜLÜK ile/değil/yerine/>< GEREKSİNİM

- AÇGÖZLÜLÜK ile İŞTAH

- AÇGÖZLÜLÜK = TAMAH = AVARICE[İng.] = AVARICE/AVIDITÉ[Fr.]

- ACIMA ve/ne yazık ki/||/<>/> CİDDİYE ALMAMA

- ACIMA ile/değil KENDİNE ACIMA
( Kişiyi, acımak değil kendine acımak bitirir. )

- ÂCİZ/LİK ile/ve/<> YOKSUN/LUK

- ÂCİZ ile/ve/<> ÂTIL

- AÇLIK ÇEK(TİR)EREK EĞİT(İL)MEK:
MİDENİZE
değil/yerine "NEFRETİ(Nİ)ZE/KİNİN(İZ)E"

- ACZİYET ile/ve/<> ATÂLET

- ADÂLET BEKLEME! ve/||/<> HUZUR BEKLEME!
( [ne yazık ki] "Gücün", "haklı çıktığı/çıkarıldığı" yerlerde. VE/||/<> "Güce tapan" "kişilerin" olduğu yerde. )

- ADÂLETSİZLİK DURUMLARINDA, "TARAFSIZ"(SESSİZ/ÂTIL) DURUYORSAN, KÖTÜLERİN/KÖTÜLÜĞÜN TARAFINI TUTMUŞSUNDUR ile/ve/||/<> ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEN, SORUNUN BİR PARÇASISINDIR

- ADÂLET ve/||/<>/> HUZUR
( Gücün, "haklı olduğu" yerde bekleme! VE/||/<>/> Güce tapan bireylerin olduğu yerde bekleme! )

- ADAM ile/ve/||/<> EFENDİ
( Bir şey/ler biliyorsan, susma! İbret alsınlar. İLE/VE/||/<> Bir şey bilmiyorsan, sus ki, en azından, efendi sansınlar. )

- ADANMAK ile/yerine/değil (GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK

- ADÂVET değil/yerine/= DÜŞMANLIK, YAĞILIK

- AĞIZDAN ÇIKACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK ile/ve/||/<>/< AĞIZDAN ÇIK(A)MAYACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )

- AĞLAMAK ve/değil/yerine/<>/>< GÜLMEK :)
( Yalnız. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herkesle birlikte. :) )

- AGRESİF[İng. AGRESSIVE] değil/yerine/= SALDIRGAN

- AHLÂKSIZLIK ile/ve/değil KÖTÜ/OLUMSUZ AHLÂK

- AHLÂKSIZLIK ile/ve/değil KÖTÜ/OLUMSUZ AHLÂK

- AHLÂKSIZ ile 2 KERE AHLÂKSIZ
( Bir kişi, dindar bilindiği halde, ahlâklı değilse, ya bâtıl bir inanca, "din" adı vermektedir, ya da sahtekârdır. )

- AHMAK/LIK ile/ve/değil/ya da HAİN/LİK
( Hain, korkaktır. )

- AKIL-FİKİR SAHİBİ OLMA(MA)K ile İFLÂH OLMA(MA)K

- AKLI, DUYGULARA ARAÇ KILMAK ile/değil DUYGULARI, AKLA ARAÇ KILMAK

- ALAY (ETME) = DERISION[İng.] = DÉRISION[Fr.] = SPOTT[Alm.] = IRRISIO[Lat.]

- ALAY EDİLECEK TUTUM/DURUM ile/değil/yerine MUHABBET

- ALAYCI TUTUM/LAR yerine SAYGI GÖSTERMEK

- ALAY ile İSTİHZA
( ... İLE Gizli ya da ince alay. )

- ALDANMAK ile ALDATMAK
( Aldattığını düşünen/zanneden, kimi aldatmıştır acaba? Sadece, Kendini! )

- ALDANMA ile/ve SORUMLULUK
( Dünyayı bileceksin, aldanmamak için! Sonrayı/ahireti bileceksin, aldatmamak için! )

- ALDATMAK ile "NUMARA ÇEKMEK"

- ALDATMA ile "TEZGAH"
( Aldatmayın, incitmeyin! )
( Don't cheat, don't hurt! )

- ALDIRMAZ ile/ve/<> KALDIRMAZ
( Köleleştirince. İLE/VE/<> "Köle!" deyince. )

- ÂLİM <>/>< ZÂLİM
( Zâlim olan, âlim olabilir fakat zâlim olan, ârif ol(a)maz. )

- ALIŞILMIŞ/LIK ile/değil/yerine/>< AŞILMIŞ/LIK

- ALIŞKANLIK AHLÂKI ile/ve/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH AHLÂKI

- ALIŞKANLIK ile DADANMA

- ALIŞKINLIK ile/ve/> DUYUMSAMAMAK/HİSSETMEMEK

- ALIŞMA ile DADANMA
( Sevimsiz şeyler, put edinilmez. )

- ANLAMSIZ ile/ve/||/<> GEREKSİZ ile/ve/||/<> OLANAKSIZ

- APTALLIK ve/<> İNTİHAR

- ARSIZ ile/ve/<> UMARSIZ

- ASABİYET ile/değil/yerine/>< ADÂLET

- AŞAĞILAYICILIK ile/ve/<> DIŞLAYICILIK

- ASANSÖRDE:
DOĞRUCA ADIM ATMAK
değil/>< ADIM ATMADAN ÖNCE AYNAYI (KENDİNİ AYNADA) GÖRMEK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )

- ASIKYÜZLÜLÜK ile/değil ZİHNİ MEŞGUL(/KAFASI DOLU) OLMAK

- AŞIRI HIZ ve/||/<>/> GERÇEKLER
( Aşırı hız yapılan düşünceler, gerçeklere çarparak durur. )

- AŞIRI ŞÜPHECİ/LİK ile/ve/> SARLDIRGAN/LIK

- AŞIRI/LIK ile/ve/değil AYKIRI/LIK

- ÂTIL (KALMAK) değil/yerine/>< ÂDİL (OLMAK)

- AYAĞA BAKMAK ile/ve/değil/yerine YERE BAKMAK

- AYAK SÜRÜYEREK YÜRÜMEK ile/yerine/değil AYAK SÜRÜMEDEN YÜRÜMEK

- AYIP GÖRME!
( Görürsen de ört! )

- AYIP ile/ve/< ISTIRAP

- AYIRMAK ile KOPARMAK

- AYKIRILIK ile AŞIRILIK

- AYLAK/LIK ile ÂVÂRE/LİK
( BATÂLET[Ar.]: İşsizlik, âvârelik. | Cesaret, kahramanlık. )

- AYLAKLIK ile ÇALIŞMAMAK

- AYNILAŞTIRMAK ile/değil/yerine/>< FARKLILIKLARIN KABULÜ

- AYRICALIK (BEKLENTİSİ) ile/ve/değil/yerine NEZÂKET

- AYRIM <>/> ÇATIŞKI <>/> BİREŞİM

- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK

- AZ BİLME ve/||/ne yazık ki/<>/> ÇOK SAVUNMA

- AZARLAMAK/İTAP/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.] ile/ve/değil/yerine UYARMAK
( NUSH İLE USLANMAYANI ETMELİ TEKDÎR
TEKDÎR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR )
( Dostun azarı, olgunluğa(kemâle) götürür. )
( Kendini "azarla", kimse, seni azarlayamaz. )

- AZARLAMA ile/ve/değil/<> SORGULAMA

- AZIMSAMAK ile HAFİFE ALMAK

- AZIMSAMAK ile KÜÇÜMSEMEK

- AZMAK ile AZMAK ile AZMAK
( Taşkınlıkta ileri gitmek, kötülüğünü artırmak. | Denizin, ırmağın kabarması/yükselmesi. | Etkili, tehlikeli duruma gelmek. | Eşeysel duyguları artmak. | Çamaşırın, artık beyazlatılamaz duruma gelmesi. | İki ayrı ırktan doğmak. [Katır, Liger, Tigon gibi.] İLE Yolunu kaybetmek/şaşırmak. İLE Su birikmiş çukur ya da hendek. )

- AZMIŞ ile KUDURMUŞ

- BACAK/EL SALLAMAK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİSİZ VE SAKİN, O ANDA VE ORADA OLMAK
( Bulunulan koşullardan çıkma ya da [çeşitli ve belirli/belirsiz] sıkılma durumlarında yapılan kontrolsüz el/kol/ayak/bacak sallamalarının/hareketlerinin nedeni daha çok "bir an önce o ortamdan/koşullardan çıkma/uzaklaşma" ya da "sonraki sürece/aşamalara geçme" isteği üzerinedir. Bunu da sürenin/sürecin "kısalması/hızlanması" beklentisiyle, farkında olmadan [/"ne yaptıklarını biliyor oldukları" "iddiasıyla"/zannıyla] el/ayak/bacak sallayarak ya da nesnelerle uğraşarak [çizerek, kağıt karalayarak, kalem çevirerek, nesne parçalayarak/delerek, tespih çekerek vs.], zihinlerini başka şeylerle meşgul ederek ve ancak bir şeylerle uğraşmak yoluyla çözmeye çalışırlar. Bu hareketler, "küçük/önemsiz/değersiz hareketler" varsayıldığından dolayı yapan kişi tarafından algılanmaz. [Daha çok da gençlikte/olgunlaşmamışlıktan ve/veya cahillikten dolayı görülen/yaşanılan bir durumdur.] Bu durumlarda, çevredeki kişiler, çıkan sesle ya da gözleriyle ve zihinleriyle, yapılan harekete ister istemez takılırlar. Bu uyaranları, hem kişinin kendi için, hem de çevresindekileri düşünerek kontrol altında tutmaları gerekir. Bunu da, zihinlerini bulundukları zaman ve zeminde tutmaya çalışarak, geçmesi gereken zamana ve koşullara biraz daha sabrederek ya da odaklanarak sağlayabilirler. Sürekli olarak anımsanmalı ki, zihin, başka/çeşitli noktalarda bulunabilir fakat gövdeyi düşünce hızında bir yerlere taşımak olanaklı değildir. )

- BACAKLARIN KAPALI-AÇIK TUTULMASI('NI)

- BAĞIMLI/LIK(MÜPTELÂLIK) ile ISRARCI/LIK

- BAĞIMLI/LIK ile/yerine BAĞLI/LIK
( Onlar mı size, siz mi onlara bağlısınız? )

- BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/>< GEREKSİNİM

- BAĞIMLILIK ile/ve SAPLANTI

- BAĞIMSIZLIK ile KEYFÎLİK

- BAĞIRAN değil/yerine/>< BAĞIRMAYAN
( Değeri yüksek olmayan mal satanlar. DEĞİL/YERİNE/>< Değeri yüksek olan mal ve/veya hizmet sunanlar. )
( İşportacı, eskici. DEĞİL/YERİNE/>< Kuyumcu/sarraf. antikacılar. )
( "Pop", "rock" vb. müzikçiler. DEĞİL/YERİNE/>< Sanat müziği/klasik müzik vb. söyleyen ve dinleyenler. )

- BAĞIRMAK ile/değil YÜKSEK SESLE KONUŞMAK

- BAĞNAZ/LIK ile/ve/<> YOBAZ/LIK

- BAĞY/İSYAN[Ar.] değil/yerine/= BAŞKALDIRI
( Azgınlık, zulüm, isyan. | İstemek, talep etmek. | Yaranın şişmesi. | Yağmurun şiddetle yağması. )

- BAHANE BULMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜMÜNÜ/ÇARESİNİ BULMAK(/ARAMAK)
( "İstemediği/n" herşeye. İLE/DEĞİL/YERİNE (Gerçekten) İstediği herşeyin. )

- BAHANELERE SIĞINMAK ve/> BAHANELERE ESİR OLMAK

- BAKMAK:
KAÇIRDIKLARINA
değil/yerine YAKALAYABİLECEKLERİNE

- BAŞIBOŞ:
İŞSİZLER
ile/ve/değil/<> DAHA İYİSİNİ YAPABİLECEK OLANLAR

- BAŞINA GELEN ile/ve/||/<>/< OLMAMASI GEREKEN

- BASİRET ile/<> BASİRETSİZLİK ile/<> AYMAZLIK
( Yanlış yapmadan önce düşünmek. İLE/<> Yaparken, düşünmemek. İLE/<> Yanlış yapabileceğini düşünmemek. )

- BAŞKASINA:
BIRAKMA
ile/ve/<> "YIKMA"

- BATILILAŞMA ile "DEJENERASYON"

- BAZI ŞEYLERİ:
ÇIRPINARAK SİLMEK
ile/değil/yerine/>< BİR ÇIRPIDA SİLMEK

- BAZI ŞEYLERİ:
UNUTMAYA ÇALIŞMAK
ile/değil/yerine/>
HİÇ YAŞAMAMAK/YAŞAMAMAYA ÇALIŞMAK


- BEBEK BAKIMINDA, EN ÖNEMLİLER...
( BEBEĞİ, ÜŞÜTMEMEK VE DÜŞÜRMEMEK! )

- BEKLENTİDE/İSTEKTE:
YENİ/Sİ
ile/ve/<> DAHA FAZLASI/ÇOK

- BEKLENTİ ile/ve/<> BASKI

- BEKLENTİ ile/ve/=/||/<>/>/< BATKI/HÜSRAN

- BEKLENTİ ile/ve/=/||/<>/>/< DERT

- BEKLENTİ değil/yerine HİZMET

- BEKLENTİ değil KENDİNDEN KAÇIŞ
( Merkezden uzaklaşmak. )

- BELEŞÇİ/LİK ile/ve/<> OTLAKÇI/LIK

- BEN OLMAYAN ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME

- BEN/SEN BİLİNCİ ile/ve/<>/yerine BİZ BİLİNCİ
( Ben Var'ım!, Ben Tek'im!, Ben Anlamlı'yım! / Sen Var'sın!, Sen Tek'sin!, Sen Anlamlı'sın! İLE/YERİNE Biz Var'ız!, Biz Tek'iz!, Biz Anlamlı'yız! ( Hiçbir şey benim ya da sizin değildir - her şey bizimdir. )
( Nothing is mine or yours - everything is ours. )

- BENCİ/LİK ile BENCİL/LİK
( Bencillik, parçanın adına ve bütünün zararına, açgözlülük etmek, ele geçirmek, biriktirmek demektir. )
( Kişi, iç gerçeklerini gözardı eder etmez bencilliğe sürüklenebilir. )
( Dar görüşlü, çiğ kişiler, varlığı bencilce kullanırken, büyük kişiler sahip olduklarını başkalarının yararına değerlendirirler. )
( Başkalarına yararlı olabilmek için esneklik, bencillikten kurtulmak ve insan doğasını anlamak gerekir. )
( Bencillik ıstırabın nedenidir. )
( Bencillik tüm kötülüklerin kaynağıdır. )
( Kendinin gövde ve zihin olmadığını bilen bir insan bencil olamaz, çünkü bencillik nedeni olabilecek bir şeye sahip değildir. )
( Savunmak zorunda olduğunuz bir egonuz olduğu sürece şiddet kullanmak zorundasınız. )
( Tek kötülük, budalalık ve bencilliktir. )
( Bencillik merkezi yok olduğu zaman, tüm haz arzusu ve ıstırap korkusu biter. )

- BENCİLLİK ile/>< ELEŞTİRİ

- BENCİLLİK ile/değil/yerine KİŞİLİK/ŞAHSİYET
( Kişi, kendini dışarıdan/ötekinden koruyan değil, dışarıyı/ötekini kendinden koruyan kişidir. )

- BENDE YOK, SENDE DE OLMASIN ile/değil/yerine SENDE VAR, BENDE DE OLSUN

- BEN ile/ve/<> SEN
( Varlığım sensin, bilincin ben-im. )

- BEŞER ile/değil/yerine/>< ÂDEM
( [Kendi sorumluluğunu] Al(a)mayan/alamamış. İLE Alan/almış. )

- BEZGİN/LİK ile/ve/||/<>/>/< ÜMİTSİZ/LİK

- BİLENİN/BİLGENİN/USTANIN/HOCANIN, HER:
[hem] YAPTIĞI/NI
ile/ve/<>/||/değil/yerine/hem de DEDİĞİ/Nİ
( Yapma. İLE/VE/<>/||/DEĞİL/YERİNE Yap. )

- BİLGİSİZLİK:
BİLMEMEK
ile/ve/değil/ne yazık ki/+/||/<>/< ANLAMAYA DİRENMEK

- BİLİNÇSİZLİK ile/ve/değil BİLGİYE KAPALILIK
( BİLİNÇSİZLİK: Örtük/açık nesnellik. )

- BİLİNMEYENLE İLGİLENMEK ile/ve/<>/değil/yerine BİLİNENLE İLGİLENMEK

- BİLİP BİLMEDEN (KONUŞMAK)

- BİLİP DE:
SUSMAK
ile KONUŞMAMAK

- BİLİP DE:
SUSMAK
ile SAKLAMAK

- BİLİŞİM SUÇLARI ile/ve/||/<> ELEKTRONİK SUÇLAR ile/ve/||/<> DİJİTALSUÇLAR ile/ve/||/<> BİLGİ TEKNOLOJİLERİ SUÇLARI

- BİLMEMEK ile/ve/ne yazık ki/<>/> BİLMEYE/DÜŞÜNMEYE YANAŞMAMAK

- BİLMEMEK ile/ve/değil/<> KABUL ETMEMEK/"EDEMEMEK"

- BİLMEMEK ile/ve/değil TERBİYESİZ/LİK

- BİR ...:
SÖZCÜK
ve/||/<> DUYGU ve/||/<> İNSAN
( Kararı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Yaşamı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Seni/insanı değiştirebilir. )

- BİR DÜŞÜNCE/BİLGİ/SÖZ İLE:
TOPLUMU "BOZMAK"
ile/değil TOPLUMUN BİR BÖLÜMÜNÜ "BOZMAK" ["bozulacağına" dair ısrarcı olunuyorsa...]
( Olumsuz/kötü niyetli kasıt. İLE/DEĞİL Gelişmek/geliştirmek üzere/için. [Bazı bilgi ve durumlar, herkese değil bazı kişilere verilebilir/verilmelidir.] )

- BİR DÜŞÜNCEYİ "SAVUNAN" ile/değil/yerine/>< BİR DÜŞÜNCEYE SAHİP OLAN
( Ötekileştirir, ayrıştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bizleştirir ve birleştirir. )

- BİR KİŞİYİ:
"KÜÇÜMSEK"
ile/ve/değil/||/<>/>< "BÜYÜK GÖRMEK"
( Ahlâksızlıktır. İLE/VE/DEĞİL/>< Bilgisizliktir. )
( Akılsızlık. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>< Korkaklık. )

- BİR KOLTUĞA, İKİ KARPUZ SIĞMAZ ve/||/<> BİR İPTE, İKİ CANBAZ YÜRÜMEZ

- BİR ŞEY Kİ...
YAPMASAN DA OLUR
ve/||/<> SÖYLEMESEN DE OLUR
( Yapma! VE/||/<> Söyleme! )

- BİR ŞEYİ:
KISKANMAK
ile/ve/değil "CANI ÇEKMEK"

- BİRİNE ÇARPMAK ile/ne yazık ki BİRİNİ "ÇARPMAK"
( ... İLE/NE YAZIK Kİ Yankesicilik, üçkâğıtçılık, hırsızlık. )
( İstemeden, kazayla. İLE/NE YAZIK Kİ Amaçlı, planlı. )

- BİRİNE:
2 KEZ (VE ÜZERİ) BAKMAK
ile/ve/değil/yerine 1 KEZ BAKMAK

- BİRİNİ:
YOLDA BIRAKMAK
ile
YOLUNDA BIRAKMAK/İNDİRMEK


- BİRLİKTE OLMAYALIM!:
SEVMEDİKLERİMİZLE
ve/||/<> "UNUTAMADIKLARIMIZLA"

- BİRŞEYE:
YOK DEME!
ve KENDİNE BENZETME!

- BÖBÜRLENMEK ve/||/<> HORULDAMAK
( Gündüz. VE/||/<> Gece. )
( "Uyanıkken". VE/||/<> Uyurken. )

- BÖBÜRLENME değil/yerine/>< KİŞİNİN/İNSAN(IN) DEĞERİ(Nİ) BİLMEK

- BOL EKMEK, AZ YEMEK değil/yerine (YETERİNCE) YEMEK, AZ EKMEK
( Para/olanak olmayınca. DEĞİL/YERİNE Her koşulda. )

- BÖLÜNMEK ile/değil/yerine BÖLÜŞMEK
( Yok eder. İLE/DEĞİL/YERİNE Tok eder. )
( Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. )

- BOŞ DURMAK değil/yerine KOŞTURMAK

- BOŞ DÜŞÜNCE ile/ve/<> KÖR TUTUM/DAVRANIŞ

- BOŞ SÖZ ile/ve/değil DEDİKODU

- BUNDA, ANLAŞIL(A)MAYACAK ...:
"... BİR ŞEY Mİ VAR?" / ... NE VAR?"
ile/değil/yerine/>< ANLAŞIL(A)MAYAN BİR ŞEY VAR MI?
( İkisi de soru değil "soru" "kipinde"/"biçiminde", yukarıdan/dikey bir dille, yargı/yükleme sözleridir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlamaya çalışmak üzere ve anlayışla, yatay bir dille âdil/tarafsız/yüksüz/yargısız/nötr yaklaşım sözü/sorusu. )

- BURÇ değil GENELLEME
( Kişileri, burçlarına göre ayırmak ve tanımlamak, ciddi bir karşılığı bulunmayan, gerçekliklerden, yaşamın ayrıntılarından ve/veya kendinden kaçışlara hizmet eden genellemelerdir. )

- BÜYÜK HATA:
BİR ŞEYE/KİŞİYE, GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEK
ile/ve/değil/<> KENDİNE, HAK ETTİĞİNDEN DAHA AZ DEĞER VERMEK

- CAHİLİN, CEHALETİNE SUSMASI ile/= ÂLİMİN, İLMİNİ SAKLAMASI
( İkisi de kabul edilebilir ve doğru değildir! )

- CAHİL ile/ve/||/<> "PİSLİK"

- CÂHİL ile/ve/<> ZÂLİM
( Sorgulamayan. İLE/VE/<> Sorgulatmayan. )
( Hiçbir şey, eyleme geçen cahillik kadar korkunç olamaz. )

- ÇALIŞMA SÜRESİ/SAATİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EMEK YOĞUNLUĞU/NİTELİĞİ

- ÇALMAK ile/değil/yerine/>< ÇALIŞMAK

- CAN SIKINTISINDAN (DOLAYI) YEMEK ile/değil/yerine AÇLIKTAN (DOLAYI) YEMEK

- CANINI YAKMA! ve/||/<>/>/< 'AH'INI ALMA!
( Zayıf olanın! VE/||/<>/>/< Hiçkimsenin! )

- ÇAPUT BAĞLAMA ile/ve/<> SALAMA
( ... İLE/VE/<> Sahalar'ın, çaput bağlamaya verdikleri ad. )

- CAYDIRMA ile/ve/||/<>/> ZORLAŞTIRMA ile/ve/||/<>/> YASAKLAMA

- CEFÂKÂR ile CEFÂKEŞ
( [eziyet] Çeken. İLE Eden. )

- CEHÂLET KİBARLIĞI ile/değil/yerine NEZÂKET/KİBARLIK
( "Kibarlığını" yüzüne-gözüne bulaştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE Zamanını, zeminini, gerektiği kadar ve ölçüsünü bilerek/tutturarak, bilinçle. )

- CEHÂLET/BİLGİSİZLİK ve/<> ÇOK VE BOŞ (GEREKSİZ) KONUŞMAK

- CEHÂLET ile/ve/yerine/değil İLİM
( Dönüp dolaşmak. İLE Bilinenden bilinmeyene gitmek. )
( Dünyaya sizin cahilliğe son vermenizden daha çok yardımı olabilecek bir başka şey yoktur. )
( İLMİ: - Ya Öğreten, - Ya öğrenen, - Ya seven olmak gerek. )
( İlmin saati, feyzi belirli olmaz. )
( İlim öğrendikçe, ilim onun niyetini tashih eder. )

- CEHÂLET ile/ve/< KİN

- CEHÂLET ile/ve LAUBALİ/LİK

- CEHÂLET ve/> SABIRSIZLIK

- CEHÂLET ve/<> ŞİDDET ve/<> BAĞNAZLIK

- ÇEKİŞME ile/ve/<>/< İNATLAŞMA

- ÇEKİŞME değil/yerine/>< UYUM

- ÇENEYİ "ÇALIŞTIRMAK" değil/yerine ELİNİ "ÇALIŞTIRMAK"

- CEZALARDA:
YANLIŞ YAPILANA
ile YAPILMAYANA/KARŞILANMAYANA [zorunlu olduğu halde]
( Geliştirir. İLE [belki] Dönüştürür. )
( Verilebilir de, verilmeyebilir de. İLE Çoğunlukla verilmesi gerekir. )
( Niyete göre hafifletilebilir. İLE Ne niyet, ne özel koşullar pek değerlendirilmez. )
( Haklılık/haksızlık, yerindelik-yersizlik, adâlet aranabilir. İLE Ne haklılık, ne de herhangi bir şey aranmaz. )
( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )

- CİDDİ/BÜYÜK HATA ile PİŞMANLIK DUYULACAK EYLEM/HATA/OLGU
( Tekrar edilmedikçe, hiçbir şey hata değildir. )
( Hatanızı keşfedin ve korkudan kurtulun. )
( Zarif bir gerileme, kişinin gururunu hiç zedelemezken, pişmanlığın yol açtığı gerileme hem çevresinde hem de ruhunda derin zararlarla sonuçlanır. )
( BATÂNET[Ar.]: Büyük karınlılık. | Çok yiyicilik, oburluk. )
( BEL'AM[Ar.]: Terbiyesiz, açgözlü, pisboğaz, obur. )
( 7 büyük hata/günah: Açgözlülük | Kıskançlık | Oburluk | Şehvet | Gurur | Tembellik | Öfke )
( İlkesiz Siyaset | Emeksiz Zenginlik | Vicdansız Haz | Niteliksiz Bilgi | Ahlâksız Ticaret | İnsaniyetsiz Bilim | Özverisiz İbâdet )

- CİDDİYE ALMA(MA) ile MUHATAP ALMA(MA)/SAYMA(MA)
( İTTİHAZ: Sayma, tutma. | Alma. )

- CİDDİYET:
SURATSIZLIKLA
ile/değil İLKELERLE

- CİDDİYET ile/>< ASIKYÜZLÜLÜK

- Çıfıt ile çıfıt
( Yahudi. İLE Hileci, düzenbaz. )

- ÇİFTE STANDART ile İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ

- ÇIKAR "AHLÂKI" ile/değil/yerine FERÂGAT AHLÂKI

- ÇIKAR(LAR)INI "DÜŞÜNMEK/İSTEMEK/BEKLEMEK" değil/yerine/>< HAK ETTİKLERİNE VE/VEYA ETTİĞİN KADARINA RIZÂ GÖSTERMEK

- ÇIKAR/MENFAAT ile/<> EĞİLMEK
( Nokta kadar çıkar/menfaat için virgül kadar eğilmeye değmez. )

- ÇİRKİN/LİK ile/ve/<> ÇİĞ/LİK

- ÇOCUĞA, "GELECEK HAZIRLAMAK" değil ÇOCUĞU, GELECEĞE HAZIRLAMAK

- ÇOCUĞUN GEREKSİNİMLERİ/SORUNLARI İLE "İLGİLENMEK"/KENDİ YAPABİLECEKLERİNİ "GİDERMEK" ile/değil/ne yazık ki/> ÇOCUĞU KÖRELTMEK/KAYBETMEK

- ÇOCUĞUNA TAPMA ve ALAYCI TAVIR
( Modern kişinin, öncül ve ölümcül tutumları. )
( http://ahmetcorak.blogspot.com.tr/2010/01/ahtapor-anne.html )

- ÇOCUKLARA ABUR CUBUR ALMAK/VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK yerine MEYVE VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK
( Çikolata/gofret çeşitleri, özellikle çocuklar için olduğu gibi yetişkinler için de sağlığa zararlı ürünlerdir. Neredeyse hiç denilebilecek kadar az tüket(tir)menizi salık veririz. LÜTFEN! )
( Çocukları meyve ya da daha yararlı yiyecek ya da küçük/basit/ucuz hediye ve oyuncaklarla sevindirebiliriz. )
( Çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak, yapılmaması gerekenleri bugün yerine getirerek, sürekli doğru örnek olarak sağlanabilir. )

- ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK
değil/yerine !KIÇLARINA VURMAK

- ÇOĞUNLUĞUN:
İSTEDİĞİNİ İSTEMEMEK
ile/ve/<> İSTEMEDİĞİNİ İSTEMEK

- ÇOK KONUŞMAK değil/yerine/>< AZ KONUŞMAK
( Sık sık pişman olunur. DEĞİL/YERİNE/>< Pek az pişman olunur. )

- ÇOK SERT OLMA! ve/<> ÇOK YUMUŞAK OLMA!
( Kırılırsın. VE/<> Ezilirsin. )

- ÇOK TERBİYESİZ ile ÇOK TERBİYELİ
( İkisi de çok tehlikelidir. )

- CÖMERTLİK ile İSRAF

- ÇÖP ATMAK yerine/değil CEPTE/ÇANTADA TUTMAK

- ÇÖP/LÜK ile/değil MİDE!
( Mide çöplük değildir! "Atılmasın/günah" diye (gereksiz/fazladan) yemek de mideyi çöplük durumuna düşürür. Yiyecekler atılması gerekiyorsa atılmalıdır/atılabilmelidir. )

- ÇÖPE değil/yerine GERİ DÖNÜŞÜME

- CÜRET ile/ve/değil/||/<> BİLGİSİZLİK

- CÜRET ile/ve/<> KÜSTAHLIK

- DALGA GEÇMEK İÇİN GÜLMEK ile/değil SEVDİĞİNDEN DOLAYI GÜLMEK

- DALGA GEÇMEK ile/ve/değil CİDDİYE ALMAMAK
( Ciddiye almayabilirsiniz fakat dalga geçmek gerekmiyor! )

- DALGI/GAFLET ile/ve/<>/değil/yerine İHMAL

- DALGI/GAFLET ile YANLIŞ(HATÂ) ile DALÂLET
( Kişi, yanlışları olup da bunları düzeltmezse, bunları benimsemiş demektir. )
( Gaflet de bir nimettir. )

- DALKAVUK OLMAK değil/yerine DAL OLMAK

- DANGALAK/LIK ile ACİZ/LİK

- DARGIN/LIK ile/ve/<> DURGUN/LUK

- DAYAMA ile DAYATMA
( Nesnelerde. İLE "Davranış ve tutumlarda". )

- DAYATMA/CI "ÇÖZÜMLER" ile/değil/yerine/>< GERÇEK/SAĞLAM ÇÖZÜMLER

- DAYATMA ile/ve/"BİLDİĞİNİ OKUMA"

- DAYATMA ile/ve/= ARKASINDAN İŞ ÇEVİRMEK

- DAYATMA değil/yerine/>< DAYANIŞMA

- DAYATMA ile/ve/> İSYAN
( Etki. İLE/VE/> Tepki. )

- DEDİKODU/GIYBET:
SÖZLE
ile/ve HAREKETLE ile/ve DİNLEYEREK

- DEDİKODU/KOĞUCULUK/GIYBET ile/ve "ÇEKİŞTİRME"
( NEMÎMESÂZ: Dedikoducu. )

- DEDİKODU ile/ve/<>/= CEHÂLET

- DEDİKODU ile/ve GEVEZELİK

- DEDİKODU ile/ve/değil/< TEVÂTÜR[Ar. < VİTR]
( Söylenti. [Olumsuz/istenmeyen.] İLE/VE/DEĞİL Bir haberin/bilgi(nin) yayılması. [Olumludur.] )

- DEĞERLERİMİZİ, ÇÖP DURUMUNA DÜŞÜRMEK değil/yerine ÇÖPLERİMİZİ, DEĞER DURUMUNA ÇIKARMAK

- DEĞERSİZ/"KÜÇÜK" GÖRMEK ile/değil UZAK(LAŞMIŞ) OLMAK

- DENSİZ/LİK ile/ve/<> DANGALAK/LIK

- DERGİ/GAZETE OKUMAK ZAMANINI VE YERİNİ BİLMEK[ARKADAŞ VE YAKINLARIN YANINDA değil!]

- DERİN/YOĞUN/GENİŞ DÜŞÜN(E)MEMEK ile/değil/<> BİLGİSİZLİK/DÜŞÜNCESİZLİK
( Bilgisizlik de, bilgi de zihindedir, gerçekte değil. )
( Bilgisiz olup, doğruyu savunacağına; bilgili olup, yanlışı savun! )

- DİDİNME ile/ne yazık ki DİDİŞME
( Kendi içinde. İLE/NE YAZIK Kİ Kişilerle, olanlarla, geçmişle. )

- DİDİŞMEK ile/ve CEDELLEŞMEK

- DİDİŞMEK ile/ve ÇEKİŞMEK

- DİDİŞMEK ile HİZİPLEŞMEK

- DİĞERLERİNE GÖRE YAŞAMAK ile/değil/yerine DEĞERLERİNE GÖRE YAŞAMAK
( Kaç kuruşunun olduğu önemlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Nasıl bir duruşun olduğu önemlidir. )

- DİKKAT ÇEKMEK ile İLGİ TOPLAMAK
( CÂLİB-İ DİKKAT ile ... )

- DİKKATE ALMA(MA)K ile/ve/yerine CİDDİYE ALMAMAK

- DİLENCİ ile CERRAR
( .. İLE Çekici, sürükleyici. | Zorla para alan. | Savaş araçlarıyla donatılmış, kalabalık ordu. | Dilenci. )

- DİNLEMEK ile "KULAK KABARTMAK"
( Kulağı ve dili olana söylüyorum, kulaksız ve dilsiz olan işitiyor. )

- DİNLEMİŞ/DİNLİYOR GİBİ GÖRÜNMEK ile/değil/yerine DİNLEMEK

- DİRETME ile/ne yazık ki DAYATMA

- DİŞ MACUNU VE BENZERİ TÜPLERİNİN:
ORTASINDAN SIKMAK
yerine DİBİNDEN, YUKARI DOĞRU SIKMAK

- DIŞLAMA! ve/||/<> YARGILAMA!

- DIŞLAMA(MA)K ile/ve/||/<> KÜÇÜMSE(ME)MEK

- DIŞLAMAK ile AŞAĞILAMAK

- DIŞLAMA ile ÖTEKİLEŞTİRME

- DOKUNMA COŞKUSU/TUTKUSU ile/ve/değil/yerine/<> GÖRME COŞKUSU/TUTKUSU

- DOKUNMA!:
ÖZELİNE
ve/||/<> ÖZÜRÜNE ve/||/<> KUTSALINA

- DOLANDIRMAK ile DOLANDIRMAK
( Üçkağıt. İLE Uzatmak. )

- DÖRT İSTEK:
AÇGÖZLÜLÜK
ile/ve/||/<>/> ÇEKİŞME ile/ve/||/<>/> GÖSTERİŞ ile/ve/||/<>/> GÜÇ TUTKUSU

- DOST:
YANLIŞINI DUYURAN/YAYAN
değil YANLIŞINDA UYARAN ve/sonra KORUYAN/KOLLAYAN

- DOSTUNA, HERŞEYİ/Nİ ANLATMA! ve DÜŞMANINA, BÜYÜK/FAZLA HAKARET ETME!
( [ileride] Düşmanın olabilir. VE Dostun olabilir. )
( ...nın, yarısını göster, yarısını gösterme! )

- DÜŞKÜNLÜK ile/ve/değil/yerine ÖNCELİK (VERMEK/VERİLEN)

- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine/>< DOST/LUK
( Düşmanın en büyük hilesi, "dostluğudur". )
( Dostluğunun bedelini ödemekten kaçınanın, "düşmanlığı"nı önemsemeyebilirsin. Fakat düşmanlığının bedelini ödemeye hazır olanın, "dostluğu"nu ciddiye al! )

- DÜŞMAN:
KARŞINDAKİ
ile/ve/değil/||/<> "YANINDAKİ" ile/ve/değil/||/<> "İÇİNDEKİ"
( Elindeki kılıçla. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Arkasına sakladığı hançerle. )

- DUŞU/YIKANMAYI:
SICAK SUYLA TAMAMLAMAK
değil ILIK (ya da [DAYANILABİLİR] SOĞUĞA YAKIN) SUYLA TAMAMLAMAK

- DÜŞÜNCELERİ ÖĞRENMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMEK/BECERMEK

- DÜŞÜNCESİZLİK ile DÜŞÜNEMEMEK/DÜŞÜNEMEMİŞ OLMAK

- DÜŞÜNMEMEK ile DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK

- DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK ile/değil YETERSİZLİK/ZAYIFLIK/GERİLİK
( ... ile/değil REKÂKET )

- DÜŞÜNMEYİ BECEREMEMEK ve/||/<>/>/< DÜŞÜNMEYİ SEV(E)MEMEK

- DÜŞÜNMEYİ BİLMEMEK ile/ve/<>/= KONUŞMAYI BİLMEMEK
( Düşünmeyi bilmeyen, [sürdürmeyen ve geliştirmeyen] konuşmayı da bilemez! )

- DÜŞÜRMEK değil/yerine DÜŞÜNMEK

- DUYARSIZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KAYITSIZ/LIK

- DUYGU ile/ve/||/<> "BİR DUYGUNUN, BAŞKA BİR DUYGUYLA KARŞILANMASI/KAPATILMAYA ÇALIŞILMASI"
( Ancak, bilgi ve bilinç ile doğal işleyişin dışına çıkılabilir. )

- DUYMA(MA)K ile/ve DİNLEME(ME)K
( Her dinlemiyor gibi görünen, dinlemiyor değildir! )
( Beyin ve kulak ile. İLE/VE Zihin, veri/bilgi, düşünce ve tutum ile. )

- DÜZEN KURUCU ile "DÜZEN KORUYUCU" ile "DÜZENİN PARÇASI"

- EĞİLMEDE:
"ÇIKAR" / "ÜSTÜNLÜK"
ile/değil/yerine SAYGI
( Nokta kadar "çıkar/ın" için, virgül kadar eğilme! / Kimse, kimseden "üstün" ya da yukarıda değildir/olamaz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir kişinin, hizmetine, emeğine, çabasına saygı duyuyorsak... )

- EĞİLMEK ile/değil DİZLERİ KIRARAK YERE YAKLAŞMAK
( Belden eğilmek çok dikkat edilmesi gereken bir eylemdir. Olabildiğince dikkat ederek belden eğilmemek gerekir. Yerden bir şey alınacağı, özellikle kaldırılacağı zaman mutlaka dizleri kırarak yere yaklaşıp, bacak kuvvetiyle doğrulmaktır doğru olan. )

- EĞLENMEK ile/ve/değil/=/<> OYALANMAK

- EK OLMAK değil/yerine HAK OLMAK

- ELEŞTİRMEK ÜZERE BİLGİ TOPLAMAK/CIMBIZLAMAK ile/değil/>< (TAM/DOĞRU/SAMİMİ) DİNLEMEK

- ELİNE ile/ve DİLİNE ile/ve BELİNE SAHİP ÇIKMAK

- EMİR EDEN ile/ve/yerine HİZMET EDEN

- EMİR ile/ve EDEB
( Emir, edebten üstündür. )

- EMİR ile TÂLİMAT

- EN (")ÜSTÜNLER/BÜYÜKLER("):
AHMAKLIK/HAMÂKAT ve KENDİNİ BEĞENMEK
değil/yerine AKIL ve İYİ HUY
( Yoksulluğun. VE Korkulacakların. DEĞİL/YERİNE Zenginliğin. VE Beğenileceklerin. )

- EN BÜYÜK:
YOKSUNLUK
ile/ve/<> FAKİRLİK
( Akılsızlık. İLE/VE/<> Bilgisizlik. )

- ENDİŞE ile/ve/<> KARAMSARLIK

- ENDİŞE ile/ve/> SIKINTI
( Geçmiş ıstırabın anısı ve onun yinelenmesi korkusu, insanı gelecek hakkında endişelendirir. )

- ENDİŞE ile/ve/<> TELÂŞ

- ENGELLEYİCİ ile/değil/yerine DENGELEYİCİ

- ENGELLİ (mi?) ile/değil ENGELLENEN (mi?)
( BOLLUK-KITLIK )

- ERKEN SAMİMİYET ile/değil/yerine SAMİMİYET
( Erken samimiyet, pişmanlık doğurur. )

- EŞEK HAZZI ile SANATÇI HAZZI

- EŞEYSEL ENGELLENME ile/ve/değil VAROLUŞSAL ENGELLENME

- EŞEYSEL USANDIRI/TÂCİZ ile MOBBING

- EŞİTSİZLİK ile/ve DENGESİZLİK

- ESNEMEDE [AĞZIN EL İLE KAPANIŞINDA]:
SOL ELİN DIŞI
ile/ve/değil/yerine SAĞ ELİN AVUÇİÇİ
( Tüm genel/günlük koşullarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Namazda. )

- ETİKET[Fr. < Alm.] ile/= YAFTA[Fars.]
( Bir malın, tür, miktar vb. niteliklerini ya da kitap, defter vb. şeylerin, kime ait olduğunu belirtmek, belirli kılmak için üzerlerine konulan küçük kâğıt. | Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol.TEŞRİFAT İLE/= Üzerine asıldığı ya da yapıştırıldığı şeylerle ilgili herhangi bir bilgi veren, yazılı kâğıt parçası. )

- ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME
( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )
( Sana engel olmaya çalışanlar, başaracağına, en çok inananlardır. )
( It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent. )

- ETKİLEMEYE ÇALIŞMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (SADECE) KENDİNİ ANLATMAK/TANIMLAMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK

- EVİNİ/MUTFAĞINI/BUZDOLABINI, MARKETE ÇEVİRMEK değil/yerine EVİNİ/ZİHNİNİ, MARKETTE TUTMAK
( İstediğimiz zaman/gerektiğinde, gerektiği kadarını marketten almak varken "her an ve hemen istediğim yerine gelsin" diye onlarca gereksiz/gerekli ürünü evimizde bulundurmamız şart değil! )

- EVLİLİKTE/İLİŞKİDE:
(")KÜSME(")
ve/<>/>/< (")BAĞIRMA(")

- EZBERCİLİK ile/değil/yerine HAZIRCILIK

- FAHİŞ[Ar.] değil/>< NARH[Fars.]
( Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla. | Ahlâka ve törelere uygun olmayan. DEĞİL/>< Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle zorunlu gereksinme maddeleri için devletçe saptanan fiyat. )

- FAZLA FEDÂKÂRLIK > FAZLA VEFÂSIZLIK
( Fedâkârlığın fazlası, vefâsızlığa neden olur. )

- FAZLA SAFLIK ile/ve/> İHÂNET
( Bazen fazla saflık da ihanetin nedeni/kaynağı olabilir. )

- FAZLA ile/ve/değil HIZLI

- FEDÂKÂRLIK:
YAPTIKLARIN
ile/değil YAPMADIKLARIN
( Başkaları için. İLE/DEĞİL Kendin için. )

- FİŞFİKLEMEK ile KIŞKIRTMAK

- GASTRONOMİ değil ASTRONOMİ
( Damağını tatmin etmek için yaşamını yok eden olmak. DEĞİL Uzayın/doğanın derinliklerini araştıran olmak gerek. )

- GAZ ve/<> KABIZLIK/İNKIBAZ

- GEÇİM SIKINTISI ile/ve/> CAN SIKINTISI
( Geçim sıkıntısı olanların, can sıkıntısı yaşama fırsatları bulunmaz. )

- GEÇİŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine HIZLANDIRMAK

- GELECEKTEN ÜMİDİ/Nİ KESMEK ile/ve/değil/<> YAPACAKLARINDAN VAZGEÇMEK

- GELEN TELEFONU/MESAJI/ÇAĞRIYI/MEKTUBU:
HER ŞEYİ BİR YANA ATARAK, KONTROLDIŞI/BİLİNÇDIŞI YANITLAMAK
değil/>< ORTAMI/ÇEVREYİ/KİŞİYİ/KİŞİLERİ GÖZÖNÜNDE BULUNDURARAK UYGUN ZAMANDA, UYGUN TUTUM İLE YANITLAMAK

- GELİŞİGÜZELLİK ile/ve KEYFÎLİK

- GENELLEME:
"GENİŞ DÜŞÜNMEK"
değil GEVİŞ GETİRMEK

- GENELLEME ile/ve "BÜYÜTMEK"

- GENELLEME ile/ve/değil "SIÇRAMA"

- GENELLEME ile/ve/değil ABARTMA

- GENELLEME ile/ve/> AYRIMCILIK

- GENELLEME ile/değil BENZETME/TEŞBİH

- GENELLEME ile ÇIKARIM

- GENELLEME ile/ve/değil/yerine DEĞİLLEME

- GENELLEME ile/ve EKSİK TÜMEVARIM
( Her şeyi genelleştirmeyi seven kişi, çoğunlukla yalan söyler. )

- GENELLEME ile/ve/<> EZBERİNİ SÖYLEMEK

- GENELLEME ve/||/< GENELLEMENİN FARKINDALIĞI

- GENELLEME ile/ve/||/<>/> HATA

- GENELLEME ile/ve/değil SINIRLAMA

- GENELLEME ile TOPTANCI TUTUM

- GENELLEME ile/ve/değil YUVARLAMA

- GENELLEŞTİRME ile/ve MUTLAKLAŞTIRMA

- GENELLEŞTİRME ile/değil ÖRNEKLENDİRME

- GENELLEŞTİRME ile/ve SOYUTLAŞTIRMA

- GENELLEŞTİRME ile/ve SOYUTLAYARAK GENELLEŞTİRME

- GENELLEŞTİRME = TAMİM = GENERALIZATION[İng.] = GÉNÉRALISATION[Fr.] = GENERALISATION[Alm.] = GENERALIS[Lat.]

- GENELLİYORSAK/GENELLEYECEKSEK ile/değil/yerine/>< GENELLEMİYORSAK/GENELLEMEYECEKSEK
( [söyleyeceğimizi] Söylemeyelim ve daha çok düşünmeye devam edelim. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Söyleyebiliriz/konuşabiliriz, düşünebiliriz. )

- GENİŞ ZAMAN ile/ve/<> GENELLEŞTİRME

- GEREKLERİNİ YAP(A)MADIYSAN:
HESAP SORMA!
ve SIZLANMA!

- GEREKSİNİM DUYMAYACAKLARINI SATIN ALMAK > GEREKSİNİM DUYACAKLARINI SATMAK ZORUNDA KALMAK

- GEREKSİZ/YERSİZ/ANLAMSIZ "TEPKİ VERMEK" ile/ve/değil/yerine HAREKETE GEÇMEK
( Sadece aptallar, gereksiz/yersiz/anlamsız "tepki verir". )

- GERİ ÇEKİLMEME ve/||/<> AÇIKLAMA GETİRMEME

- GERİCİLİK ile/değil/yerine GELENEKÇİLİK

- GEVEZE/YANŞAK ile ÇAÇARON[< İt.]
( ... İLE Karşısındakini susturacak biçimde ve çok konuşan, çenesi güçlü, geveze. )

- GEVEZELİK ile/değil/yerine/>< KENDİNİ GELİŞTİRMEK

- GEVŞEK/LİK ile ESNEK/LİK

- GICIK ETMEK ile/ve İLGİ ÇEKMEK

- GÖRGÜSÜZ/LÜK ile/değil/yerine BİLGİSİZ/LİK
( Bilgisizlik, görgüsüzlükten daha ağırdır ve görgüsüzlüğe yeğdir. )
( Görgü, sürekliliğin, kalıcılığa dönüşmesiyle gerçekleşir. )

- GÖRKEME BAŞVURMAK değil/yerine/>< YALINLAŞMAK
( Zayıf "kişilikler"de. DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü kişiliklerde. )

- GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK ile/ve/<> KAÇMAK

- GÖRÜNTÜNÜN/MANZARANIN:
EN ÇİRKİNİ/KORKUNCU
ile/değil/yerine/>< EN GÜZELİ
( Somurtan bir "yüz". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülen bir yüz. :) )
( Gülen İnsan Yüzünün Görsel FaRkLaR'ı için burayı tıklayınız... )
( Kara delik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güneş. )

- GÖVDE(N):
[ne] ATMAK
ve [ne de] TAPMAK

- GÖZ KAPAĞI ve/+/||/<> DUDAK
( "Herşeyi görme!" diye vardır. VE/+/||/<> "Her sözü söyleme!" diye vardır. )
( Kulakta, sürekli takılı olması gereken iki küpe...

Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME! )

- GÜCÜN:
KENDİ ELİNDE TUTULMASI
ile BAŞKASINA UYGULANMASI
( Elinde biriktirdiğin/tuttuğun oranda sana zarar verir. İLE Başkasına zarar verir. )
( Haset vb. )

- GÜLMEK ile AYIPLAMA

- GÜNEŞE:
YAKIN OLMA! ve UZAK OLMA!
değil/yerine/><
BELİRLİ BİR UZAKLIKTA OL!

( Yanarsın. VE Donarsın. DEĞİL/YERİNE Yaşam bulursun. )

- GÜNLÜK YAŞA(MAK) ile/değil/yerine GÜNÜ YAŞA(MAK)
( Vurdumduymazlık içinde, hesapsız, düzensiz, aykırı, asalak yaşam. İLE/DEĞİL/YERİNE Gün içinde yaşanan, olan-biten herşeyi, olumlu ya da olumsuz tam anlamıyla yaşamak. )
( Temel olan, günü tam bir uyum ve bütünlük içinde yaşamak. Günü Yaşa(Carpe Diem), günlük yaşamak değildir! )

- GÜNÜ GEÇİRMEK değil/yerine GÜNÜ YAŞAMAK
( Kişi, inandığı gibi yaşayamıyorsa, yaşadığı gibi inanmaya başlar. )

- GÜRÜLTÜ YAPMAMALI!

- Gürültü yapmayacak şekilde DİNLE!!!

- GÜRÜLTÜ/DAĞDAĞA ve/<>/= DEDİKODU

- GURUR:
"GÜÇLÜ" KILAR
ve fakat MUTLU ETMEZ

- GURUR ile/değil İNAT

- GURUR ile KİBİR
( Kibir, kişinin, kendine "iltifatıdır". [iltifat, en karşı konulamaz olanlardandır] )
( BÂD-DÂR[Fars.]: Kibirli. | Şişman. | Deli. | Hiçbir işle ilgisi olmayan. )
( Kibir, bele bağlanmış taş gibidir. Onunla, ne yüzülür, ne de uçulur. )

- GURUR değil/yerine/>< MUTLULUK
( Neden, çocuklar, kavga ettikten sonra hemen barışıp birlikte oynamaya devam ederler? Çünkü, onların mutluluğu, gururdan daha değerlidir. )

- GÜZELLİK >< FAZLALIK
( Güzellik, fazlalıklardan arınmışlıktır. )

- HADDİ/Nİ AŞMA ile/ve/||/<>/>/< "RAHATLIK"
( HADDİ/Nİ AŞMA ile/ve/||/<>/>/< "RAHATLIK" )

- HAFİFE ALMAK ile/ve/<> GENELLEMEK

- HAFİFE ALMA ile/değil/yerine ELEŞTİRİ

- HAİNLİK ile/değil/ne yazık ki BİLMEMEZLİK

- HAKİKÂTİNİ DAĞITMAK ile/ve HAKİKÂTİNDEN VAZGEÇMEK

- HAKKINDA KONUŞMAK ile DEDİKODU
( Çocukların ağzı fakat "büyüklerin" içi konuşur. )
( Konuştuğunda hayır söyle ya da sus! )

- HAKLI OLANI, GÜÇLÜ KILAMAMAK ve/ne yazık ki/> GÜÇLÜ OLANI, "HAKLI KILMAK"

- HAMALLIK ile/ve/||/<> HAİNLİK
( (")Düşmanından("), bir şey almayanların durumu. İLE/VE/||/<> (")Düşmanından("), yanlış şeyler alanların durumu. )

- HARÎM ile HARÎM
( Saygısız, çekinmez, kayıtsız. İLE Biri için kutsal olan şeyler. | Harem dairesi, harem. | Evin içi gibi başkasına kapalı olan yer. | Bir evin civârı. | Avlu. | Ortak, şerîk. | Hacıların, hac zamanında büründükleri örtü. )

- HÂRİS ile HÂRİS[< HİRÂSET] ile HARÎS[< HIRS]

- HATALARINLA:
[ya] YÜZSÜZLEŞMEK
ya da/değil/yerine YÜZLEŞMEK
( Kişinin, kendiyle yüzleşmeye yüzü yoksa, başkalarının hatalarıyla oynar durur. )

- HATA ile/ve/||/<>/> İHLÂL ile/ve/||/<>/> İKRAR

- HATA ile/ve/değil/< NİYET BOZUKLUĞU

- HAYALPERESTLİK ile ABARTMA

- HAYIFLANMAK ile SIZLANMAK

- HAYIR! ve/||/<> YAPMAYABİLECEKLERİM/İZ
( Kişi, kendini, en iyi, en kolay ve en hızlı olarak yazı aynasında tanır ve gerçekleştirir. Öncelikli olarak, iki ayrı sayfada, "HAYIR!" ve "YAPMAYABİLECEKLERİM" dizinlerini oluşturmakla başlamak gerekmektedir.[Üşenmeden, ertelemeden, vazgeçmeden, en kısa sürede başlamanızı salık veririz...] )

- HAYIR >< İSRAF
( Hayırlıda israf, israfta hayır olmaz. )

- HAYVAN GİBİ YAŞAYAN "KİŞİ/İNSAN" ile/değil/>< İNSAN GİBİ HAREKET EDEN "HAYVAN"

- HAYVANSEÇER değil/yerine/>< HAYVANSEVER
( Kedi, köpek sevip inek, koyun, balık yediğinizde, hayvansever değil, hayvan seçer oluyorsunuz. Ne zaman bir köpeğe duyduğunuz sevgiyi ve dostâne yakınlaşmayı bir ineğe de duyarsınız; işte o zaman kendinizle çelişmemiş olacaksınız. )
( Kendime, evrene, çevrem(iz)e, hayvanlara, tüm canlıların yaşam hakkına saygı göstermek üzere ve sağlığım/ız için de et ve hayvansal ürünleri yememeyi yeğliyorum/z...

Bu duyarlılığı gösteren ve gösterecek herkese teşekkür ediyorum/z... )
( )

- HEP ile/değil 2 (KEZ)

- HER İŞE KARIŞMAK =/<> HİÇBİR İŞ YAPMAMAK

- HESABI:
"YIKMAK"
ile/ve/değil/yerine "YÜKLEMEK"

- HİÇKİMSEYİ:
ÖVMEMEK
ve/||/<> KÜSMEMEK ve/||/<> YAKINMAMAK ve/||/<> SUÇLAMAMAK
( Olgunluğun gereği ve göstergelerindendir. )

- HIRABE[Ar. harbe/savaşa giderken] değil/yerine/= YOL KESME

- HIRA ile HIRA
( Zayıf, cılız. İLE Çok yiyen, obur. )

- HIRS ve İSRAF değil/yerine/>< İKTİSAD ve KANAAT
( Zararlı bir küfrân. VE Nimeti, çirkin ve zararlı bir küçümseme. DEĞİL/YERİNE/>< Nimete, güzel ve yararlı bir saygı. İLE Ticaretli bir şükran. )
( Yanıltır, zelîl eder. DEĞİL/YERİNE/>< Aziz eder. )

- HIRS değil/yerine GEREKSİNİM
( Dünya, herkesin gereksinimine yetecek kadarını sunar; fakat herkesin hırsına yetecek kadarını değil. )

- HIRS değil/yerine/>< SABIR

- HISIM ile HASIM
( Akraba, yakın. İLE Yağı, düşman. )

- HIYÂNET ile İSABETSİZLİK

- HIZ REKORU ile/değil HIRS REKORU

- HIZ YAPMAMALI!

- HİZİPLEŞME ile HIRLAŞMA

- HİZMETİN:
[ne yazık ki]
KÖTÜ İŞLEMESİ
ile/ve/||/<>/< GEÇ İŞLEMESİ ile/ve/||/<>/< İŞLEMEMESİ

- HIZ değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR

- HIZ ve/<> DİKKAT
( Hız, yoğun dikkat gerektirir. )

- HIZ ile/ve HAZ
( Kişinin en büyük baş belâları. )

- HOCANIN:
YAPTIĞI
ile/ve/değil/yerine/<>/>/< SÖYLEDİĞİ/DEDİĞİ
( Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma! )

- HOR GÖRMEK değil/yerine HOŞ GÖRMEK

- HOR GÖRMEK ile KENDİNİ HOR GÖRMEK
( ZİLLET: Hakirlik, horluk, aşağılık, alçaklık. )

- HOR GÖRME ve/<> KISKANMA
( Fakirsen. VE/<> Zenginsen. )

- HUKUKSUZLUK ve/> ACIMASIZLIK

- HUKUKSUZLUK ve/> KAYITSIZLIK

- HUKUKU:
DELMEK
ile/değil/yerine DEĞİŞTİRMEK

- HÜKÜM ile ÖNYARGI

- HULUS[Ar.] ile HULUSKÂR[Ar., Fars.]
( Gönül temizliği. İLE Temiz duygulu, içten. | Dalkavuk, şakşakçı. )

- HUY değil/yerine HUY EDİNMEK
( Bilinçsiz. DEĞİL/YERİNE Farkındalıkla. )

- HÜZÜN VE ÜZÜNTÜ ile/ve ÜMİT VE KAYGI
( Geçmişte. İLE/VE Gelecekte. )
( AHZEN: Çok hüzünlü, kederli. )
( In the past. vs./AND In the future. )

- HUZURSUZLUK ile/ve/<> SIKINTI
( Dıştakilerden kaynaklı. İLE/VE/<> İçeride olanlar. )

- İÇE ATMA ile/ve/değil/yerine/<>/>YANSITMA

- İÇSEL FUKARALIK ile/ve/<> EN BÜYÜĞÜN SAHİPLENİLMESİ

- İDDİALI OLMAK ile/yerine/değil ÇABA(SINI) GÖSTERMEK
( Başarı, ancak yorulmaksızın doğru çabaları göstererek kazanılır. )
( İyi huyluluğun etkisi, alçakgönüllü ve sıralı çabalarla elde edilen kalıcı durumlarda görünür. )

- İDDİA ile DAYANAKÇA

- İDEOLOJİK TAVIR ile SONUÇ ODAKLILIK

- İFLÂH (OLMA[MA]K) ile İSLÂH (OLMA[MA]K)

- İHÂNET değil/yerine/>< SADÂKAT
( Sözler verilir, sözler unutulur; gün gelir, ihânet eden, sadâkat ister. )

- İHBAR ile/ve/değil DEDİKODU

- İHMAL ile TERK

- İKİLEM ile İKİRCİK

- İKİYÜZLÜLÜK ile/ve/>/değil/yerine GÖSTERİŞ BUDALALIĞI

- İKİYÜZLÜLÜK ile/ve/değil/||/<>/>/< KORKAKLIK

- İLİŞKİ ile/değil İLİŞKİ DIŞI İLİŞKİ

- İLKELLİK değil/yerine/>< İLKELİLİK
( İnsanı ayakta tutan, iskelet ve kas sistemi değil ilkeliliğidir. )

- İNÂ'[< EVÂNÎ] ile İ'NÂ ile ÎNÂ' ile ÎNÂ'
( Kap kacak. İLE Zahmete uğratma. İLE Yemiş toplama zamanının gelmesi. İLE Geciktirme, alıkoyma. )

- İNANDIĞI NOKTAYA ÇEKMEK İÇİN SORMAK ile SADECE SORU OLARAK SORU SORMAK
( Saptırma/çarpıtma. İLE Gerçeğe/doğruya olan bağlılıkla. )
( Kötü niyetli ya da bilgisizce. İLE Doğruyu bulmaya yönelik. )

- İNAT (EDEN) ile/ve/değil/yerine/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR] (GÖSTEREN)

- İNAT ETMEK ile/ve/||/<> PES ETMEMEK ile/ve/||/<> VAZGEÇMEMEK

- İNAT ETMEK ile/ve/yerine VAZGEÇMEMEK

- İNAT değil/yerine/>< İNSAF

- İNDİRGEMECİLİK ile/ve/||/<> GEREKİRCİLİK ile/ve/||/<> NESNELLİK

- İNDİRGEMEK ile/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK

- İNDİRGEME ile EŞDEĞER TUTMA/"GÖRME"

- İNDİRGEME ile/ve/||/<>/>/= HADDİNİ AŞMAK

- İNSANIN/KİŞİNİN AHLÂKI ile/ve HERHANGİ BİR ŞEYİN/NESNENİN "AHLÂKI"

- İNSANSIZLAŞTIRMA ile/ve/<> DİLSİZLEŞTİRME

- İNSAN ile HERHANGİ BİR ŞEY('İ)
( Kişi, başlı başına bir şeydir! Hiçbir şeyle karıştırılamaz/karıştırılmamalıdır! )

- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET

- İNTİKAM değil/yerine/>< AFFETMEK
( En etkili/büyük intikam, affetmektir. )

- İNTİKAM ve/>/= KAYBETMEK

- İRONİ ile ALAY
( Alay edenin, nasibi kesilir/kesiktir! )
( Sevgiliyle alay edilmez[edemezsin]. )

- İRONİ > ALAY ALIŞKANLIĞI

- İŞ:
[ne yazık ki]
ÖYLESİNE
ve/||/<> ŞİŞİRME

- İŞARET PARMAĞIYLA GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/|| AYAK İZİ

- ÎSÂR ile İS'ÂR ile ÎSÂR ile İS'ÂR/İSGAR["ga" uzun okunur] ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İSÂR
( Bağ, sargı. | Esirlik. İLE Fiyat biçme, narh koyma. İLE İkram, bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kendi muhtaç olduğu halde bahşiş verme. | Seçme. İLE Çocuğun diş çıkarması. İLE Sürçdürme, ayak kaydırma. | Birini, büyüklere kötüleme/zemmetme. İLE Güçleştirme. | Fakirleşme. İLE İkindi zamanında bulunma. | Gelin olma çağına gelme. | Kasırga. İLE Keçi memesine takılan kese/torba. )

- İSRAF ile NANKÖRLÜK

- İSRAF ile SUİSTİMAL

- ISRAR ETMEK değil/yerine/>< AŞMAK

- ISRAR ile DİRETMEK

- ISRAR ile/ve İBRÂM[Ar.]
( ... İLE/VE Can sıkacak derecede ısrar etme, üstüne düşme, zorlama. )

- ISRAR ile/ve İNAT
( Ne/yi yapacağın üzerindeki bilinçli kararlılıkta. İLE/VE Ne/yi yapmayacağın üzerine göstermen gereken bilgi ve bilincin, davranış ve tutumun bulunmamasında. )
( Sen varsan. İLE/VE Sen yoksan. )
( Akıllılıkta. İLE/VE Duygusallıkta. )
( Çözümleyicilikte. İLE/VE Tepkisellikte. )

- ISRAR ile/değil ŞANSINI ZORLAMAK (İÇİN)

- İSTEDİĞİN KADAR ARAMA(MA)K ile/ve/değil/hem de İSTEDİĞİN ZAMAN ARAMA(MA)K

- İSTEDİĞİNİ:
ALMAK
ile/ve/değil/<> ALDIKTAN SONRA HÂLÂ İSTİYOR OLMAK

- İSTEKSİZ/LİK ile/ve/değil KARARSIZ/LIK

- İSTEMEDEN ile RASTLANTI ile DÜŞMANCA
( 1 KEZ ile 2. KEZ ile 3. KEZ )
( Bir hata, ikinci kez yapılmaz. İkinci kez yapıyorsanız, üçüncü kez de yapacaksınız demektir. )

- İSTENÇ/İRÂDE ile/ve/değil/yerine/||/+/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR]
( Yapma becerisi/isteği/coşkusu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/+/<> Yapmama becerisi/isteği/coşkusu. )
( Zihinde, nefiste. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/+/<> Akılda. )
( Seçim. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/+/<> Tercih. )
( Cins. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/+/<> Fasl. )
( Varoluş/sal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/+/<> Varoluşunun sürekliliği için/yönünde. )

- İSTİSÂRE ile İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ (çoğ. İSTİŞÂRÂT)]
( Tozutma, toz savurma. | Fitnecilik, fesatçılık etme. İLE Fikir sorma, danışma. )

- İSYAN/KÂR/LIK ile/ve/değil/yerine/<> TEPKİ/SEL/LİK

- İTHAM ile/ve/<> GENELLEME

- İTHAM ile İSNAD

- İTİBARÎ ile/ve/değil KEYFÎ

- İYİLER:
KAYBETMEZ
<>/>/ne yazık ki KAYBEDİLİR

- İYİLİK YAPAR GİBİ GÖRÜNMEK ile/değil/>< İYİLİK YAPIP GÖRÜNMEMEK

- İYİLİKTE:
[ne yazık ki]
!"NEDEN ARAYIŞI"
ve/<> !"ÖDÜL BEKLENTİSİ"
( Herhangi bir nedeni de olmaz/olmamalıdır ve hiçbir ödül beklentisi de oluşmamalıdır. İyilik, neden-sonuç ilişkisinin tamamen dışındadır ve ancak dışındaysa iyiliktir. )

- İZİN VERME(ME)K ile "SAYGI" GÖSTERME(ME)K

- KABA/LIK ile/ve SAÇMA/LIK

- KABA/LIK ile/ve/değil/<> SAF/LIK

- KABZIMAL[Ar.] ile MADRABAZ[Fars.]
( Meyve sebze üreticileri ile satıcılar arasında, aracılık eden kişi. İLE Sebze, meyve gibi yiyecekleri, yerinden getirterek, toptan satan kişi. | Hile yapan, hileci. )

- KAÇMAK ile/ve/değil/ne yazık ki KOLAYINA KAÇMAK

- KAÇMAK ile/ve/değil/yerine UZAK DURMAK
( UZAK DUR!
* Karnı tokken sızlanandan
* Zevk sürerken sıkılandan
* El içinde ağlayandan
* Dost sözünden gocunandan
* Kuşkusuyla buz tutandan
* Düşmanına dost durandan
* Suretiyle kandırandan
* Aynalardan kovulandan
* Şeytanıyla yarışandan
* Sevabını anlatandan
* Günahına kulp takandan

Mete Özgencil )

- KAÇMAK ile/değil/yerine VAZGEÇMEYİ BİLMEK/BECERMEK

- KAÇMA ile/ve/<> KENDİNDEN KAÇMA
( Geçenlerde, bir şair arkadaşımla konuşuyordum. İlk kez yurtdışına çıkmıştı. İzlenimlerini sorduğumda, kestirme bir yanıt verip "Dünyam daraldı" dedi. Bu sözüne şaşırdığımı görünce sözlerini sürdürdü. "Eskiden, kaçıp gideceğim yerlerin var olduğunu bilmek, bir ölçüde rahatlatıyordu beni. Fakat şimdi anladım ki, kaçıp gidilecek bir yer yokmuş." )

- KADER ile/ve/||/<> KARMA
( ... ile/ve/||/<> )
( Karma ve Kader kavramlarını, kapsamlı bir şekilde anlamak ve görmek üzere "My name is Earl" dizisini baştan sona izlemenizi öneririz... )
( Karma'nın etkileyici ve ilham verici 10 yasası )

- KALLEŞ/LİK ile/değil/yerine KARDEŞ/LİK

- KALMA!:
KÖR
ve/||/<> SAĞIR ve/||/<> DİLSİZ
( Geçmiş(in)e. VE/||/<> Şimdi'(n/y)e. VE/||/<> Geleceğ(in)e. )

- KAMBURLAŞMA değil/yerine/>< DİK DURMA/OTURMA/YÜRÜME

- KANAAT ile/ve/değil/yerine KANIT

- KANDIRMAK(YEMEK) ile YANILTMAK

- KANDIRMAK ile ALDATMAK

- KANDIRMAK ile SANDIRMAK

- KANDIRMA ile/ve/<>/> "YUTTURMA"

- KANITLARI:
SAKLAMAK
ile/ve ÇARPITMAK ile/ve YOK ETMEK

- KAPILARI:
AÇIK BIRAKMAK
değil/yerine KAPALI TUTMAK
( Tuvalet kapısı gibi kapıların, içeridekiler tarafından kapatılması isteği, kendilerini saklamak üzere değil kapının önünden geçecek kişileri(/bayanları) içeriyi görmek zorunda bırakmamak içindir! [Lütfen özellikle bayanların rahatsızlığını dikkate alarak ve saygı göstererek tuvalet giriş kapılarını kapalı tutmaya özen gösterelim!...] )

- KAPIYI:
VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK
ile/değil/yerine VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK

- KARAMSAR/LIK ve/||/<>/>/< KORKAK/LIK

- KARAMSAR/LIK ile/ve KÖTÜMSER/LİK ile/ve OLUMSUZ/LUK (NEGATİF/LİK)

- KARAMSARLIK değil/yerine/>< KAVRAMSALLIK

- KARIŞTIRMAK ile İÇ İÇE GEÇİRMEK

- KARMAŞA/KARGAŞA değil/yerine YAŞAMIN OLUŞTURULMASI
( Türdeşlik ve görelilik ile. DEĞİL/YERİNE Düzen kurarak. )

- KAVGA ile/ve/değil/yerine TUTUM

- KAVRAM KARMAŞASI ile/ve/değil (KASITLI) KAVRAM SAPTIRMASI

- KAVRAM KARMAŞASI ile/değil ZİHİN/DÜŞÜNÜŞ KARMAŞASI

- KAYGI ile/ve/değil/yerine DUYARLILIK

- KAYGI ve/||/<>/> HUYSUZLUK

- KAYGI ile/ve TEDİRGİNLİK/PERTÜRBASYON

- KAYGI ile/ve/<> ÜRPERTİ

- KAYGI ile VESVESE/İŞKİLLENMEK

- KAYNAKLARDAN YARARLANMAMAK ile/ve/değil/yerine/<> ADLARINA YER VERMEMEK

- KAZANA YANAŞIRSAK ve/||/<> KÖTÜYE YANAŞIRSAK
( Karası bulaşır. VE/||/<> Belâsı bulaşır. )

- KENDİ DÜNYASINDA OLMAK/OLAN ile/ve "KENDİNİ BEĞENMİŞ"LİK
( Olgun kişi, kendini beğenmiş değildir ve işlerinde adil ve tutarlıdır. )
( NAHVET[Ar.]: Kibir, gurur, böbürlenme. Kendini beğenme. )

- KENDİ İÇİN KILMA ile/değil/yerine BELİRLEME

- KENDİMİZİ:
"YÜCELTMEK"
değil/yerine DÜZELTMEK

- KENDİNE DÖNÜŞTÜRMEK ile/değil/yerine KENDİNİ DÖNÜŞTÜRMEK

- KENDİNE YAPILAN ile EŞİNE/ÇOCUĞUNA YAPILAN
( Affedebilirsin. İLE [pek/kolay kolay] Affetmezsin. )

- KENDİNE YONTMAK değil/yerine KENDİNİ YONTMAK

- KENDİNİ "KASMAK" ile/değil KENDİNİ KISMAK

- KENDİNİ BEĞENME ile KENDİNE YETERLİK
( EGOISM/EGOIST vs. NARSISISM/NARSISIST )

- KENDİNİ BEĞENMİŞ/LİK ile/ve/<>/değil "BURNU HAVADA/LIK"

- KENDİNİ BİLMEMEK ile/ve/değil DENSİZLİK
( ... İLE/VE/DEĞİL Yakışıksız ve saygısızca davranma. )

- KENDİNİ HAKLI ÇIKARAN >< DÜRÜST
( Kendini haklı çıkaran, dürüst değildir. )

- KENDİNİ HERKESTEN "ÜSTÜN GÖRMEK" ile/değil/yerine YALNIZLIĞINI KABUL ETMİŞ OLMAK

- KENDİNİ ÖVEN ile/değil/yerine/>< KENDİNİ BİLEN

- KENDİNİ UNUTMAK ile/ve KENDİNİ ADAMAK
( Duyarlılığı artırır. İLE/VE Yaratıcılığı artırır. )
( Kişinin kendi parçalanıp dağılmadıkça, yani muhît olmadıkça, kendinden vazgeçmez. )
( Bir göz açıp kapayıncaya kadarki zaman içinde, kişi, kendinden geçebilse... )

- KENDİNİ:
"YÜCELTEN"
değil/yerine/>< ALÇALTAN
( Alçalır. DEĞİL/YERİNE/>< Yücelir. )

- KETLEMEK/ENGELLEMEK değil/yerine ÜRETİM/DÖNÜŞÜM

- KEYFÎ "DÜŞÜNMEK"/KONUŞMAK ile/değil/yerine KENDİNE GÖRE DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK
( [ne yazık ki] Kişiler, (çoğunlukla) yiyecekleri ve yatacakları bir şeyleri olduğu sürece düşünmeyi reddederler. [ya da bu yanılsamadan ve keyfiyetten vazgeçip düşün(ebil)meyi, her şeye yeğlemelidirler] )

- KEYFÎ/LİK ile/değil/yerine KENDİLİĞİNDEN/LİK

- KEYFÎ/LİK ile OLASILIK

- KEYFÎLİK ile/ve/<> ÇOCUKLUK

- KEYFÎLİK ile/>< TUTARLILIK
( Keyfîlik, yaşam içermez. Yaşam, keyfî değildir. )

- KEYFÎLİK ile/ve ZORUNLULUKTAKİ KEYFÎLİK

- KEYFİNDE/LİK ile/değil/yerine KENDİNDE/LİK

- KEYFÎ ile/ve DEĞİŞKEN

- KEYFÎ ile/değil/yerine İTİBÂRÎ
( Tüm ayrımlar, itibârîdir fakat keyfidir anlamına gelmez! )

- KEYFÎ ile/değil MUTLAK DEĞİL

- KEYİF EHLİ ile/ve İŞİNE GELDİĞİ GİBİ YAŞAYAN

- KİBİR ile/ve/değil/<> ALAYCILIK

- KİBİR değil/yerine/>< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
( Büyük görünme. / Küçüklüğün ölçüsü. DEĞİL/YERİNE/>< Küçük görünme. / Büyüklüğün ölçüsü. )

- KİBİR ile/ve/<>/değil BAĞIMLILIK
( Kibir, kişinin, sahip olduklarını, "hak etmediği" korkusundan kaynaklanır... )

- KİBİR ile/ve/<> BENCİLLİK

- KİBİR ile/değil ÇEKİNGENLİK

- KİBİR >< KISKANÇLIK/GÜNÜ/HASET
( Sahip olanda. >< Sahip ol(a)mayanda. )

- KİBİR = PRIDE[İng.] = ORGUEIL[Fr.] = HOCHMUT[Alm.] = SUPERBIA[Lat.]

- KİFÂYETSİZ MUHTERİS ile/ve/<> HEBENNEKA[Ar.]
( ... İLE/VE/<> Zeki ve becerikli olmadığı halde, kendini öyle sanan. )

- KİLO ALDIRAN ile/ve/değil YARAYAN/YARAMAYAN

- KİMYÂ' ile ...
( ARZUYU TERK, MEVCÛDA KANÂAT )

- KİN:
TUTMAK
ile/değil/yerine/>< TUTMAMAK
( Güçsüz olanlar, kin tutar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü olanlar, kin tutmaz. )

- KINAMAK ile YARGILAMAK
( Birilerini, sadece, sizden daha farklı yanlış/hata yapıyor diye kınamayınız. )

- KINAMA ile TENKİD

- KİNÂYE-İ BAÎDE ile KİNÂYE-İ HAFÎFE ile KİNÂYE-İ KARÎBE ile KİNÂYE-İ VÂZIHA
( Uzak bir ipucuna dayanan dokundurma/kinâye. İLE Dokundurmalı söz, şiir. İLE Yakın bir ipucuna dayanan dokundurma/kinâye. İLE Başka bir anlama gelme olasılığı bulunmayan apaçık dokundurma/kinâye. )

- KİNÂYE ile/yerine "DOKUNDURMA"

- KIRILMA('DA):
İNCELİK('TEN)
ile/değil/<> KALINLIK('TAN)
( Her şey. İLE/<>/DEĞİL İnsan. )

- KİŞİ ODAKLILIK ile/değil/yerine/>< OLGU(/DURUM/KAVRAM/BAĞLAM) ODAKLILIK
( [GELECEK:] "Kim gelecek? O gelecek." şeklinde algılar/yorumlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmiş ya da şimdi değil Şimdi'den sonrası olan zamansal durumu/kavramı düşünmek olarak algılar/yorumlar. )

- KİŞİ:
"YARGILAYAN"
ile/değil/yerine/>< KATILAN

- KİŞİLERİ KULLANARAK/SÖMÜREREK ile/değil/yerine/>< KİŞİLER ARACILIĞIYLA

- KİŞİLERİ:
"DENEMEK"
değil/yerine "TARTMAK"

- KİŞİLERİ:
[ne yazık ki]
!"DENEMEK/SINAMAK"
değil/yerine/>< KONUŞMAK
( "Denenilen" şeyin sonucunu "elde ettirir" belki fakat o kişiyi mutlaka ve sonsuza kadar kaybettirir. DEĞİL/YERİNE/>< Kişiyi kaybetmemek/kazanmak için özellikle de yakın olduğumuz kişileri denememek/sınamamak gerekir. Çeşitli oyunlar yaparak, tuzaklar kurarak elde edilen "bilgi/sonuç" geçersizdir. Aslolan ise her koşulda, en olumsuzu söylemek bile olsa konuşmayı yeğlemektir. )

- KİŞİSEL DÜŞÜNCEM ile/ve/değil/yerine OLMASI/OLMAMASI GEREKEN

- KISKANÇ/LIK ile/ve/değil HUYSUZLUK

- KISKANÇLIK:
HALK ARASINDA
ile SINIRLI/BELİRLİ BİR ÇEVREDE (/[eskiden] SARAYDA)
( İğne ucu gibidir. İLE Hançer ucu gibidir. )

- KISKANÇLIK ile/ve BEĞENMEME

- KISKANÇLIK ile ÇEKEMEMEZLİK

- KISKANÇLIK ile/değil/yerine GIPTA
( İlgili olanağın o kişinin elinden çıkmasını istemek. [ve gerçekleşmesi için anlamsız sorunlar çıkarmaya çabalamak.] İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi elinde de bulunmasını istemek [ve gereklerini yerine getirmeye çabalamak.] )
( Kişi, başkalarını kıskanarak, pek çok şanssızlığı üzerine çeker. )

- KISKANÇLIK ile/ve/değil İĞRENME

- KISKANMAK ile/değil "KUDURMAK"

- KIŞKIRTMA ile/ve/> FIŞKIRTMA

- KIŞKIRTMA ile/ve/</değil/yerine TETİKLEME

- KİTAP OKUMAK ile/||/<> DENİZ SUYU İÇMEK
( Okumak, deniz suyu içmek gibidir. İçtikçe susanır, susadıkça içilir. )

- KİTAP OKUYANLAR ile/>< HIRSIZLAR
( Kitap çalmaz. İLE/>< Kitap okumaz. )

- KİTAP/DEFTER VS. SAYFALARININ UCUNU BÜKEREK ÇEVİRMEK yerine/değil BÜKMEDEN (DIŞINDAN/YAPRAKLARINDAN)(ALTTAN/ÜSTTEN/YANDAN) ÇEVİRMEK

- KİTAPTA:
YAPRAĞIN UCUNU/YARISINI KATLAMAK
değil/yerine AYRAÇ KULLANMAK

- KIYAS/LAMAK ile/ve/değil/<> KISKANÇLIK

- KIYASLAMA ile "TOKUŞTURMA"

- KIYAS ile/değil YANLIŞ KIYAS
( ... İLE Bilgisizin/cahilin yaptığı. )

- KIZGINLIK ile/değil AŞAĞILAMA

- KIZMAK ile/değil/yerine/< ÜZÜLMEK

- KOLAY DEĞİL fakat (DAHA FAZLA) ZORLAŞTIRMA(YABİLİRSİN)!

- KOLAYCILIK ile/ve/||/<> KAÇIŞ

- KÖLELEŞTİRENLER:
SEVİLME İSTEĞİ
ve/||/<>/> BEĞENİLME İSTEĞİ ve/||/<>/> TAKDİR EDİLME İSTEĞİ

- KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ ile/ve/||/<> KONUŞ(MAY)ABİLECEĞİMİZ KADARIYLA KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ

- KONUŞMAMAK ile KÜSMEK
( Görüşme, birarada olma durumu söz konusudur. İLE Görüşmemek, birarada olmamak üzere. )

- KONUŞMAYA DEĞER KİŞİLERLE KONUŞMAMAK ile/ve/<> KONUŞMAYA DEĞMEZ KİŞİLERLE KONUŞMAK
( Kişileri kaybettirir. İLE/VE/<> Söz(cük)leri kaybettirir. )

- KONUŞTURAN/KONUŞULAN REKLÂM ile/ve/<>/değil/yerine SATTIRAN REKLÂM

- KONUYU:
"HAFİFLETMEK"
ile "SULANDIRMAK"

- KONUYU:
"SULANDIRMAK"
ile/ve/||/<> "BASİTLEŞTİRMEK"

- KOPMA:
(")İNCELDİĞİ(") YERDEN
ile/değil/ne yazık ki "İNCİNDİĞİ/MİZ / İNCİTTİĞİ/MİZ" YERDEN

- KOPUKLUK ile KAYITSIZLIK

- KOPUK ile AYRI/K

- KORKAK/LIK ile/ve/değil/yerine AKIL/LI/LIK
( Bir şeyin, haklı olduğunu bildiğin halde, o şeyden yana çıkmazsan, korkaksın demektir. )

- KORKMAK ile/değil SAVUNMAYA GEÇMEK

- KORKU ||/ve/yerine/|| CEHALET ||/ve/yerine/|| BİLGİ ||/ve/yerine/|| CESARET
( Korku, bilgisizlikten de, çok bilgiden de olur. )
( CESARET: Köprüyü geçmeyi göze alabilmek. )

- KORKU ile İKİRCİK

- KORKU ile/ve/> KAÇMAK

- KORKU ile/ve/||/<>/> ÖFKE

- KORKU ile/ve PANİK

- KORKU ile/ve/değil/yerine TARİH BİLİNCİ

- KORKU ile/ve/ya da/<> UKALALIK

- KÖSTEK değil/yerine/>< DESTEK

- KOŞULLARIN "AĞIRLIĞI" değil/ne yazık ki ("BAZI") "KİŞİLERİN" DUYARSIZLIĞI/KAYITSIZLIĞI

- KÖTÜ BAKIŞ(NAZAR) ile/değil/yerine GÖZLEMLEYİCİ BAKIŞ
( Yiğidi mezara, deveyi kazana götürür. İLE/DEĞİL/YERİNE ... )

- KÖTÜ NİYETLE PLAN YAPIP "KAZANMAK" ile/değil/yerine/>< İYİ NİYETLE ÜMİT EDİP KAYBETMEK

- KÖTÜ TEMEL ve/ne yazık ki/> KÖTÜ İSTEK

- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil/<> KÖTÜLÜKLERE NEDEN/VESİLE OLAN
( Kendinden çok, başkalarından az isteyen bir kişi, kendini, kötülüklerden uzak tutar. )

- KÖTÜLEME ile/ve/değil/yerine TESPİT ETME

- KÖTÜLÜK ETME! ve/<> KUYU KAZMA!
( Kötü düşersin. VE/<> Kendin düşersin. )

- KÖTÜLÜKLERLE "YÜKSELMEK" değil/yerine/><
İYİLİKLERLE "KAYBETMEK"


- KÖTÜYÜ, DOĞRUDAN GÖSTERMEK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine KÖTÜYÜ, DAHA KÖTÜSÜNÜ GÖSTEREREK GÖSTERMEK/ANLATMAK

- KÜÇÜMSEMEK ve/||/=/<> ABARTMAK/"BÜYÜLTMEK"

- KÜÇÜMSEMEK ile HOR GÖRMEK
( Kimseyi küçümseme! Nokta da küçüktür fakat bitirir tümceyi. )
( "Karıncayı bile incitmem" deme! "Bile"den incinir karınca. Söz söylemek, İrfân ister; anlamak, İnsan! )

- KÜÇÜMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖTEKİLEŞTİRMEK

- KÜÇÜMSEME = DISDAIN, CONTEMPT[İng.] = MÉSESTIME[Fr.] = UNTERSCHÄTZUNG[Alm.] = DESPECTUS[Lat.]

- KÜFR ETMEK ile/değil/yerine "BU DA VAR(MIŞ)" DEMEK

- KÜFÜR ile/ve/<> İDDİA
( Küfürlerin büyük çoğunluğu aynı zamanda birer iddiadırlar. )

- KÜFÜR ve/||/<> ŞİDDET
( [ne yazık ki] Aklında, düşünce olmayanın dilinde. VE/||/<> Kalbinde, muhabbet olmayanın (b)elinde. )

- KURALSIZLIK ile/değil/yerine/>< KURALLILIK
( En kötü "kurallılık", en iyi kuralsızlıktan iyidir. )

- KUŞKULANMA ile İŞKİLLENME[Fars.]

- KÜSKÜNLÜK ile/ve/+/||/<>/> BIKKINLIK
( Yaşama değil yanlış kişilere. İLE/VE/+/||/<>/> Yanlış/yetersiz "zihinliler"in, yüzlerine bakmak zorunda kalmaktan. )

- KUŞKU ve/||/=/<>/> KARANLIĞA KOŞMAK

- KUŞKU ile/ve KAYGI

- KÜSTAH/LIK ile FODUL/LUK[Ar.]
( ... İLE Üstünlük taslayan, kibirlenen. )

- KÜSTAH/LIK ile/ve/<>/değil ÖZENSİZ/LİK

- KÜSTAHLIK YAPMAMALI!

- KÜSTAHLIK değil "GÜÇLÜ OLMA(/GÖRÜNME)" TAKLİDİ
( Küstahlık, zayıf kişinin, güçlü olma çabasıdır/taklididir. )

- KÜSTAHLIK ile/ve/=/< HAREKETİN AŞIRISI

- KÜSTAH ile HARFENDAZ[Ar., Fars.]
( ... İLE Onur kırıcı söz söyleyen. )

- KUTSALLAŞTIRMA ile KUTSAMA

- LÂF GETİREN ile/ve/> LÂF GÖTÜREN

- LAUBALİ/LİK ile "SULU/LUK"

- LAUBALİ/LİK ile LAKAYİT/LİK

- LÂÜBÂLİ/LİK değil/yerine/= YILIŞIK/LIK

- MADDE BAĞIMLI/LIĞI ile/ve/||/<> DAVRANIŞSAL BAĞIMLI/LIK

- MADDÎ KEYİFLER/ZEVKLER ile/ve/değil/yerine MANEVÎ ZEVKLER
( Başta istek, sonrasında bıkkınlık verir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Başta isteksizlik, sonrasında şevk verir. )

- MAĞDUR[Ar.] değil/yerine/= KIYGIN
( Haksızlığa uğramış kişi. )

- MAHKÛMİYET ile/ve/> MAHRÛMİYET

- MAKUL KUŞKU ile YETERLİ KUŞKU ile AĞIRLIKLI KUŞKU
( ... İLE Dava açmadaki belirleyeci. İLE ... )

- MÂLÂYÂNÎ ile/ve GIYBET

- MALI SEVME ile/değil/yerine KENDİNİ SEVME
( Kendini sevemeyenin sevdiği. İLE ... )

- MÂNİ'[< MEN | çoğ. MENEA] ile MA'NÎ/MÂNÂ[Fars.] ile Mânî[Fars.]
( Geri bırakan, alıkoyan, engel olan, men eden. | Engel, özür. İLE Eş, benzer. İLE Ünlü Çin'li nakkaşın adı. Behram Şâpûr zamanında İran'a gelip Zerdüşt ve Îsâ dinlerinin karışımı olan bâtıl mezhebini yaymaya başlamış olmasından dolayı idam edilmiştir. [Erteng/Erjeng adlı yapıtı ünlüdür.] )

- MANİTA[İt., argo] ile MANİTA[argo]
( Tanışıyormuş gibi yaparak para sızdırma. Dolandırıcı. İLE Sevgili. )

- MAYA[Hintçe]/İLÜZYON[İng. < ILLUSION]/DOXA[Yun.] değil/yerine/= YANILSAMA

- MAYMUN ile (")ŞEBEK(")
( ... İLE Afrika'nın dağlık bölgelerinde, sürüler durumunda yaşayan, uzun ya da kısa kuyruklu türleri olan maymunlar. | Çirkin ve arsız kişi. )

- ME'YÛS[< YE'S]/NEVMÎD[Fars. < NÂ-ÜMÎD] değil/yerine/= ÜMİTSİZ

- MERHAMET:
ACIMAK
değil/yerine/< ACITMAMAK

- MESNED/SİZ[Ar.] yerine DAYANAK/SIZ

- MEZELLET[Ar.] değil/yerine/= ALÇALMA, BAYAĞILAŞMA

- MİSANTROP[Fars.]/MERDÜMGİRÎZ[Fars.] değil/yerine/= KİŞİLERDEN/İNSANDAN "KAÇAN"

- MİSKİN/LİK ile/ve/<> BEZGİN/LİK

- MIYMINTI/LIK ile MİSKİN/LİK[Ar.]
( Kişinin sabrını tüketecek derecede yavaş ve mızmızca iş gören. İLE Çok uyuşuk olan. | Hoş görülmeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen. | Âciz, zavallı. | Cüzzam hastalığına tutulmuş olan. )

- MIZIKÇI/LIK değil/yerine/= OYUNBOZAN/LIK
( Çeşitli nedenlerle oyunu bozan, yenilgiyi kabul etmeyen, kolayca darılan kişi. )

- MONDEN[Fr.]
( Toplum yaşamı ile ilgili. | Yüksek sosyete yaşamını seven. )

- MÜBEZZİR ile ...
( TEBZÎR EDEN, GEREKSİZ, YERSİZ HARCAYAN, İSRÂF EDEN )

- MÜCBİR[< CEBR] değil/yerine/= ZORLAYICI/ZORLAYAN

- MUDİL[çoğ. MUDİLÂT] ile MUDİLL[< DALÂLET]
( Güç, zor, çetin. İLE Doğru yoldan çıkarıp eğri yola saptıran, dalâlete düşüren. )

- MÜPTEZEL[Ar.] değil/yerine/= DEĞERSİZ
( Saygınlığını yitirmiş. | Çokluğundan dolayı değerini yitiren, değersiz. )

- MUSALLAT[Ar.] değil/yerine/= PEŞİNE DÜŞME/DÜŞEN
( Bir kişi ya da şeyin üzerine, bıktıracak kadar düşmek/düşen. )

- MUTCULUK(MUTLULUKCULUK) ile/ve YARARCILIK ile/ve HAZCILIK

- MÜTEADDÎ[< UDVÂN] ile MÜTEÂDÎ[< ADÛ]
( Saldıran, zulm eden, taaddî eden. | Geçişli fiil.[düşündürmek, anlatmak vb.] | Türk müziğinin en az altı yüzyıllık bir mürekkep makamı olup, zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır. İLE Düşmanlık eden, teâdî eden. )

- MÜTEREDDİT[Ar.] değil/yerine/= İKİRCİKLİ

- MUTLU İKEN ile ÜZÜNTÜLÜ İKEN ile ÖFKELİ İKEN
( Söz verme! İLE Yanıt verme! İLE Karar verme. )

- MUTLULUK:
DAHA ÇOK OLANI ARAMAK
değil/yerine/>< DAHA AZ OLANIN, TADINI ÇIKARMAK

- MUTLULUK >< KİBİR/BÖBÜRLENME

- NANKÖR ile/değil/yerine/>< VEFÂLI
( Tek bir yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse, tüm iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çok fazla yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse bile iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutmaz. )

- NARSİSİZM değil/yerine/= ÖZSEVERLİK

- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) yerine/değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)

- NE YAPACAĞINI BİLMEK
ile/ve/değil/yerine/<
NE YAPMAYACAĞINI! BİLMEK !!!

( Ne yapman gerektiğinden çok, önce ne yapmaman gerekiğini bil, yeter. Çoğu zaman ne yapman gerektiğini bilemeyebilirsin, fakat ne yapmaman gerektiğini her zaman çok iyi bilebilirsin. )
( İsabet ve kesinlik tutturulamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< İsabet ve kesinlik üzerinedir, kolaylıkla sağlanabilir, tamamen uzlaşımsal ortak bir hareket noktası sunabilir. )
( Kendini gerçekleştirmiş, saygın ve önemli birine sormuşlar:
Nasıl bu noktaya geldiniz?
Yakınlarında bulunan bir kişiyi göstererek, herşeyi ondan öğrendiğini söylemiş.

Çevresindekiler hayret içinde ve inanamayarak demişler ki:
Nasıl olur? O işaret ettiğiniz kişi, her türlü, düzenbazlığı, yalanı, rezilliği yapan biridir.

Yanıt: Heh işte!
O ne yaptıysa ben yapmadım! )
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )
( Irmağın derinliği, iki ayakla birden ölçülmez! )

- NEFRET ile/ve/||/<>/> KİN/BUĞZ
( Gereksiz/fazla/aşırı düşünce yönelimi. İLE/VE/||/<>/> Gereksiz/fazla/aşırı olan düşünceyi, süresiz ya da çok uzun süre sürdürme ve eyleme geçme düşüncesi ya da girişimi. )
( Nefret, çok gereksiz/fazla/anlamsız, isabetsiz ve olumsuz bir düşünceyi sürdürmek gerektirdiğinden dolayı, kimseye nefret gerektirecek kadar zaman/enerji/bellek ayırmanın gereği/anlamı/değeri ya da etkisi yoktur/olmaz/olmayacaktır! İLE/VE/||/<>/> Kimseye fakat özellikle de birinci derece yakınlara ve üzerimizde (çok/az) emeği geçenlere kin tut(a)mayacağımızı anımsamamızda, kabul etmemizde yarar vardır. )

- NEFRET ile/ve/değil/yerine/<> ÖFKE
( Nefretiniz, elektriğe dönüştürülebilseydi, dünyanın tamamını aydınlatırdı. )

- NEGATİF/LİK ile/ve İÇEDÖNÜK/LÜK

- NEZÂKET ile/<> İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ
( Nezâkette, çoğunlukla, bir parça ikiyüzlülük saklıdır/vardır. )

- NİFÂK ile/>< İNFÂK
( Saklıyorsan. İLE/>< Veriyorsan. )
( İnfâk, nifâğın panzehiridir. )

- NİYET BOZUKLUĞU ile/değil NİYET EKSİKLİĞİ

- NİYETSİZ/LİK ile/ve TERBİYESİZ/LİK

- ÖFKE(> ADRENALİN >) ve/> KALP KRİZİ
( Keskin sirke, küpüne zarar. )

- ÖFKE/GADAP ile CELÂLLENME
( Hiçbir şeyi gözü görmeyecek şekilde kızmak. İLE Haksızlığa karşı haklı olarak gösterilen tepki. )

- ÖFKE:
KUDRET
ile/ve/değil/yerine ŞECAAT

- ÖFKE = ANGER[İng.] = COLËRE[Fr.] = ZORN[Alm.] = ira[Lat.]

- ÖFKE ile/değil BATKI/HÜSRAN

- ÖFKE ile/değil/yerine/>< GÜLÜMSEME :)
( Öfkenin uzaklaştırdığını, gülücükler geri getiremez. )

- ÖFKE ile HIŞIM/HIŞM[Fars.]
( Öfkeyi sükûnetle, kötülüğü iyilikle, cimriliği cömertlikle ve yalanı gerçekle yenin. )
( Öfkeyi/gadabı tatmin etmek hayvanlıktır. )
( Ancak öfkesini/hışmını yenen, yiğittir. )

- ÖFKE yerine HÜZÜN

- ÖFKE ile/değil/yerine/>< ŞECÂAT
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Haksızlığa karşı olan öfke. | Yiğitlik, yüreklilik. )
( Öfkeyi, şecaate çeviren, merhamettir. )

- ÖFKE ile/ve/||/<>/> SUÇLULUK DÜŞÜNCESİ/DUYGUSU

- ÖFKE ile/<> SUSMA/SÜKÛT
( Kızmış olduğunun göstergesidir. İLE/<> Kırılmış olduğunun göstergesidir. )

- ÖFKE ile/ve/> UTANMA
( Öfke gelir, göz kararır; öfke gider, yüz kızarır. )

- ÖĞRENİLECEK OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TERK EDİLECEK OLAN

- OLMA!:
[ne] PİŞMAN
ne DÜŞMAN ne [de] KAHRAMAN

- OLMAYANLARI ARAMAK ile/değil/yerine OLANLARI BULMAK/GÖRMEK

- ÖLÜM KORKUSU < GÖVDE ZANNI

- OLUMSUZ BAKIŞ/BAKAN ile/değil/yerine/>< OLUMLU BAKIŞ/BAKAN
( Her çözüm için mutlaka bir "sorun" bulmak/bulanlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her "sorun" için en az bir çözüm bulmak/bulanlar. )

- OLUMSUZ(NEGATİF) BAKIŞ ile AŞAĞILAYICI BAKIŞ

- OLUMSUZDAN "BESLENME" ile/değil/yerine OLUMLUDAN "BESLENME"

- OLUMSUZLAMA ile/değil/yerine/<> ELEŞTİRİ

- OLUMSUZLUKLARI/OLUMSUZLUKLARDAN:
"BESLE(N)ME"
ile/ve/<> "BEZE(N)ME"

- OLUMSUZ ile/ve/değil/||/<> UYUMSUZ

- ÖNCELİK'İ:
TELEFONA/MESAJA VERMEK
değil/yerine ORTAMA/ÇEVREYE/TOPLANTIYA/KİŞİLERE VERMEK

- ÖNEMSEMEMEK ile HAFİFE ALMAK

- ÖNEMSİZ/LİK ile GÖZDEN DÜŞ(ÜR)ME

- ÖNYARGI ile/ve GENELLEME
( Ne kadar genelleme yapılıyorsa düşünce de o derece yoktur. )

- ÖNYARGI ile/ve/değil/yerine ÖN ANLAMA

- ÖNYARGI ile/ve SAPLANTI

- ÖNYARGI ile TESPİT

- ORANTISIZ GÜÇ ile/ve/||/<> ORANTISIZ HOŞGÖRÜ

- ORANTISIZ ŞİDDET ve/<> ORANTISIZ GÜÇ

- ÖRTBAS ETMEK ile BASTIRMAK ile GÖZARDI ETMEK

- OTA-BOKA (KARIŞMAK, BURNUNU SOKMAK)

- ÖTEKİLEŞMİŞ/LİK ile/değil ÖTEKİLEŞTİRİLMİŞ/LİK

- ÖTEKİLEŞTİRME ile/değil/yerine/>< HAK/LAR

- OTİZM ile/ve/<> BENCİLLİK ile/ve/<> TEKBENCİLİK

- OTURMA!:
TAŞA
ile YAŞA ile BAŞA
( Taşa, başa, yaşa oturmamak gerek. )
( Do not sit/stand on/at stone, wet, front! )

- ÖVGÜ(MEDH) >< YERGİ(TENKİD)

- ÖVME ile/ve YÜCELTME

- ÖVÜNMEK ile BÖBÜRLENMEK

- ÖZDEŞLEŞ(TİR)ME ile İNDİRGEME

- ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK
( Ne olduğunuzu bilmek için ne olmadığınızı bulun! )
( Ancak kendi farkındalığınız ve kendi çabanızla keşfettikleriniz sizin işinize her zaman yarayacak olanlardır. )
( Kendinize saygıyla ve sevgiyle yaklaşınız. )
( Kişi, kendinin ışığıdır. )
( Kendi hakkınızdaki yanlış düşünceleri terk edin. )
( Algılanabilir ya da akıl-alabilir bir şey olmadığınızı ve bilinç alanında beliren hiçbir şeyin öz varlığınız olamayacağını bir kez anladıktan sonra, daha derin bir kendini-biliş'e götürecek tek yol olan, herhangi bir şeyle özdeşleşme alışkanlığını kökünden kazıma işine girişeceksiniz. )
( Aranacak ve bulunacak hiçbir şey yoktur, çünkü kaybedilmiş bir şey yoktur. )
( Sakin kalın, sessiz kalın; o ortaya çıkacak, daha doğrusu, sizi içine alacak. )
( Herşey ya kendinde ya da başkasındadır. )

- ÖZENSİZ/LİK ile/ve/<> HAZIRLIKSIZ/LIK

- ÖZENSİZLİK ile/ve/||/<> SAYGISIZLIK

- ÖZGÜRLÜK:
KİŞİNİN, ...
"CANININ İSTEDİĞİ GİBİ DAVRANMASI"
ile/değil İSTEMEDİĞİ HİÇBİR ŞEYİ YAPMAK ZORUNDA OLMAMASI
( Özgürlük, hiçbir zaman canının istediği gibi davranmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )
( İkinci görüşün olmadığı yerde özgürlük olmaz. )
( ÖZGÜRLÜK: Belirlenimden, belirlenime geçmek. )

- ÖZGÜRLÜK ile HER İSTEDİĞİNİ YAPMAK
( Özgürlük, hiçbir zaman her istediğini yapmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )

- ÖZGÜRLÜK ile/değil/ne yazık ki/>< KEYFÎLİK
( Hak ile sınırlanmış olanda. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Hak ile sınırlanmamış olanda. )
( Sorumluluk alıyorsak. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Sorumluluk almıyorsak. )

- ÖZGÜVEN ile KİBİR

- ÖZGÜVEN ile/değil ŞIMARIKLIK

- PARA TUTKUSU ile/ve ORUN/MEVKİ TUTKUSU ile/ve RUHBANLIK/İLÂH OLMA TUTKUSU
( KÂRUN ile/ve FİRAVUN ile/ve BELÂM )
( Emeğin sömürücüsü. İLE/VE Siyasetin zâlimi. İLE/VE Maneviyatın gaspçısı. )

- PARAN:
VARSA
ile/ne yazık ki YOKSA
( Sayarlar. İLE/NE YAZIK Kİ "Satarlar." )

- PARANOYA ile KORKU

- PARAYI, MEZARA GÖTÜREN >< PARANIN, MEZARA GÖTÜRDÜĞÜ
( Yoktur. >< Çoktur. )

- PARÇALAMAK ile/değil/yerine YARGILAMAK

- PARÇALAMA ile/ve AÇIKLAMA

- PARMAKLA GÖSTERMEK ile/değil/yerine GÖSTERMEK

- PARMAKLARI:
ÇITLATMAK
ile KÜTLETMEK
( TO CRACK )

- PATLAYANA KADAR ile/değil/yerine DOYANA/DOYACAK KADAR

- PAYLAMAK değil/yerine PAYLAŞMAK
( İter. DEĞİL/YERİNE Çeker. )

- PES ETMEK ile KAÇMAK

- PİS OLMAK ile/ve/<>/değil/yerine (YETERİNCE) TEMİZ OLMAMAK

- PİS PİS (GÜLMEK)

- PİSBOĞAZ/ŞİKEMPERVER[Fars.] değil/yerine/= OBUR
( Zamansız ve ayırt etmeden, eline geçeni yiyen kişi. İLE Gereğinden çok yemek yiyen, doymak bilmeyen. )

- PISIRIK ile PİNPİRİK
( Tutuk, yüreksiz, beceriksiz. İLE Yaşlı ve güçsüz. )

- PİŞKİN/LİK ile/ve/değil/yerine EMİN/LİK

- PLASEBO (ETKİSİ) ile/ve/<>/>< NOSEBO (ETKİSİ)
( "Memnun edeceğim." İLE/VE/<>/>< "Zarar vereceğim." )

- RAHAT/LIK ile AYLAK/LIK

- RAHAT/LIK ile LAUBALİ/LİK

- RAHATSIZ ETMEK ile/ve RENCİDE[Fars. Kalbi kırılma, incinme.] ETMEK

- Rahatsız etmeyecek şekilde DİNLE!!!

- RAKİP ile/ve/< KURBAN
( (gerektiğinde) Rakip olabilmek/olmak için kurban da olabilmelisindir. )

- REHÂVET değil/yerine/>< CESÂRET

- RENCİDE ETMEK ile/ve/<> "KÜÇÜK DÜŞÜRMEK"

- REZİL[Ar.] ile/ve/||/<> RÜSVÂ(Y)[Fars.]
( Alçak, adi, utanmaz, hayâsız. İLE/VE/||/<> İtibarsız, ayıpları ortaya çıkarılmış, onursuz, rezil. )

- RÜYÂ ile/<> RİYÂ
( Olmadığı gibi görmek. İLE/<> Olmadığı/n gibi görünmek. )

- SABIR ile ...'A KATLANMAK

- SABİTFİKİR ile/ve/> TAKINTI ile/ve/> TAASSUB/NEVROZ
( Bir "düşüncenin", yerinden oynatılamazlığı. İLE/VE/> Sabitfikre, duygunun da katılması (ile). İLE/VE/> Sinirlilik/asabileşme ve çeşitli türlerde tepkisellikler. )

- SABRI OLMAYAN ile/ve/değil/yerine/>/<>/>< RÂZI OLAN
( İntizar eden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>/<>/>< Zevk eden. )

- SAÇLARIN BEYAZLAMASI:
YASTAN
ile/değil/yerine YAŞTAN

- SAÇMALAMAK ile/ve DENSİZLİK

- SADAKAYI:
SAKAT DİLENCİYE VERMEK
ile YOKSUL FİLOZOFA VER(E)MEMEK
( Bir gün, kötürüm ya da kör olmaktan korktuklarından, "gözünden/gördüklerinden akıllı" olmalarından dolayı. İLE Gün gelip de, felsefenin içinde olacaklarını düşünememekten dolayı. )

- SADECE KENDİ DENEYİMİNİ "YEĞLEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÖTEKİNE (DE) İNANMAK
( Bazıları, gökyüzünde 300 trilyon yıldız olduğunu söylerseniz inanır/kabul eder ama "Şu masa, boyalı!" derseniz gidip önce bir eller.

Sen söylersin, dinlemez; doktor söyler, anında yapar.

"Köleleştirirsin", aldırmaz; "köle" dersin, "kaldırmaz". )

- SAHİBİNE SORULMADAN/İZİN ALINMADAN KİŞİLERİN (ÖZEL) EŞYALARINA DOKUNULMAZ!

- ŞAKA YAPMAK değil/yerine LÂTÎFE[Ar.]/ESPRİ[Fr., Lat.] YAPMAK
( Kişiye yönelik. DEĞİL/YERİNE Duruma, olguya, kavrama yönelik. )
( Aradaki ilişki ne kadar yakın olursa olsun, hangi şakanın kimi, ne kadar etkileyeceği, rahatsız edebileceği bilinmez! )
( Aşağılama. DEĞİL/YERİNE Yüceltme. )

- ŞAKA YAPMAK ile LAUBALİLİK

- ŞAKA ile/ve/||/<>/> İNTİKAM

- SAKİN/LİK ile/değil KAYITSIZ/LIK
( Her sakin/lik görüntüsü sakinlik olmayabilir hatta kayıtsızlıktan/ilgisizlikten/içekapanıklıktan kaynaklanıyor olabilir! )

- SAKİN/LİK ile SOĞUK/LUK
( Her sakin/lik görüntüsü sakinlik olmayabilir hatta anlamamasından/uzak kalmasından kaynaklanıyor olabilir! )

- SAKLAMAK ile/ve/değil PAYLAŞMAMAK

- SAKSIYI SÜSLEMEK değil/yerine ÇİÇEĞİ SULAMAK

- SANA GÖRE ile BANA GÖRE

- SANATÇIDA:
KAPRİS
ve/||/<> KİBİR
( "Yakışır" )

- SAPKINLIK ile "DEJENERASYON"

- SAPLANTI ile/değil TİK[Fr.]
( ... İLE/DEĞİL Herhangi bir kas kümesinin, istençdışı devinmesi. | Alışkanlıkla sık sık yinelenen, gülünç, sıkıcı söz ya da el, kol, yüz devinmesi. )

- SAPMA ile/ve/<> SAPLANMA

- SARHOŞLUK ile ZAFER SARHOŞLUĞU
( ... İLE En kötü sarhoşluk. )

- ŞAŞIRTMAK ile KANDIRMAK

- ŞAŞKIN/LIK ile/ve/<> GÜVENSİZ/LİK

- SAVAŞI KAYBETMEK:
ÖLÜNCE
değil DÜŞMANA BENZEYİNCE

- SAVSAKLAMA ile/ve/<> SALLAMA

- SAVUNMA İÇİN BAHANE (BULMAK) ile/yerine/değil ŞÜKÜR İÇİN BAHANE (ARAMAK/BULMAK)
( Bulmak için değil, kaybetmek için arıyoruz. )
( Her mazharata bir mazeret bulunur. )

- SAVUNMA ile CAHİLLERİN SAVUNMASI
( Konu/olgu çerçevesinde kalarak geçerli dayanakçaları öne sürme çabası ve hakkı. İLE Konuyu/olguyu değerlendirmek yerine ya kendilerini savunurlar ya da kişileri örnek gösterir ve saldırırlar. )
( Duygular, bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır. )

- SAYGISIZLIK ile/ve/değil/<> DİKKATSİZLİK

- SAYGISIZLIK ile/ve/değil DÜŞÜNCESİZLİK

- SAYGISIZLIK ile/ve/değil EDEPSİZLİK

- SAYGISIZLIK ile/ve/değil/<> İLGİSİZLİK

- SAYGISIZLIK ile/ve/<> SEVGİSİZLİK

- SEFÂLET ile/ve/değil İÇ SEFÂLET

- ŞEFKAT >< ZULÜM
( İlimsiz şefkat, zulümdür. )

- ŞEHVET ve ŞİDDET

- SEKTER[Fr.] değil/yerine/= HOŞGÖRÜSÜZ

- SEN Mİ ÇOK "AKILLISIN"? ile BEN/BİZ Mİ, ÇOK "APTAL GÖRÜNÜYORUM/Z"?

- SENİ, SENDEN EDEN ile/değil/yerine SENİ, SEN EDEN

- SERAP ile/ve/değil ZAN
( "Görsel/görüntülü" zan. İLE/VE/DEĞİL "Görüntü"süz serap. )
( Afrika'da, bir şey, sabahın ilk ışığında gerçek, öğle saatinde ise yalandır. )

- SERBEST ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil SALLAMAK

- ŞERGİL değil/yerine/= ASKINTI, BAŞ BELÂSI

- SERKEŞ[Fars.] değil/yerine/= KAFA TUTAN, BAŞKALDIRAN

- SERSERİ/LİK ile AYLAK/LIK

- SERT ile HAŞİN[Ar.]
( ... İLE Sert, kırıcı, gönül kırıcı olan. )

- SERZENİŞ ile HAYIFLANMA

- SERZENİŞ ile SIZLANMA

- SEVEN/SÖVEN ||/>< ÖVEN
( (Fazla) Sövmek ile övmek arasında fark yoktur. )

- SEVGİNİN:
"AŞIRISI"
değil/olmaz BİLİNÇSİZİ

- SEVGİSİZ/LİK ile/ve/||/<> İLETİŞİMSİZ/LİK ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK
( [kişileri] Geçimsiz yapar. İLE/VE/||/<> Birbirine düşman eder. İLE/VE/||/<> Güzellikleri yok eder. )
( [ne yazık ki] Bireyleri sevemeyenler, "insanlık" kavramına sığınırlar... )

- SEVİYESİZ/KARŞILIKSIZ/TUTARSIZ İDDİA ile/yerine/değil SEVİYELİ İDDİA

- SEVMEMEK ile/değil/yerine/>< SEVMEK
( Ölmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ("Istırap") Yaşamak. )

- SEV ile/ve SEVMİYORSA
( Zor ise. İLE/VE Zorlama!
[Zor ise sev, sevmiyorsa zorlama!] )

- ŞİDDETTEN DOLAYI ... ile/ve/değil/ne yazık ki/<> "SEN"İN "SESSİZLİĞİNDEN/TEPKİSİZLİĞİNDEN DOLAYI ..."

- ŞİDDET =/||/<>/>/< ÖZENSİZLİK

- ŞİDDET ve/||/<> TERBİYESİZLİK

- ŞİKÂYET değil/yerine/>< HİKÂYET
( Yaşanılmış bir sorun üzerine konuşulduğunda, o konuya değinmenin gereği, sorunun kendini değil daha sonraki durum ve/veya süreçlerde, kişinin, davranış-tutumlarını ve dilini düzeltmesine, gelişerek değişmesine katkıda bulunulacak şekilde düşünülmeye/konuşulmaya çalışılmasıdır. Biri, bir sorundan konu açıyorsa, bunu, o sorundan "şikâyet ediyor" olarak değil daha sonrası için bir çözüm arıyor ve/veya sunuyor olarak düşünmek/konuşmak ve algılamaya çabalamak gerekir. Bir serzeniş ya da isyan olarak algılanmamalıdır.

Bu tür durumlarda, ötekine bilgi vererek, değinilecek konu/sorun için, "Benimki/bizimki*, bir şikâyât değil hikâyât![olan-bitenin öyküsü/hikâyesi]" şeklinde, öncelikle, kişinin kendinde ve daha sonra çevresinde, adâleti ve dengeyi sağlamasına destek vermek üzere, çevresiyle olan iletişimini ve ilişkisini sürekli kılmak üzere, bir bilgi verilir ve/veya açıklama/anımsatma/uyarı yapılır.

[ * "Bizimki" sözü/sözcüğü, "bu konuda/alanda, bu ayrıntılarda, ben ve benim gibi düşünenler" olarak/anlamında ve bencilliğe/tekbenciliğe düşülmemesi için kullanılır. ] )

- SIKÇA KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSATMAK

- SIKINTI ile/> BUNALTI

- ŞIMARIK/LIK ile/ve/değil YILIŞIK/LIK, YIVIŞIK
( Herşey yolunda gittiğinde, şımarmamak ve öteki kişileri küçük görmemek son derece önemlidir. )
( ... İLE/VE/DEĞİL Yapmacık bir gülüşle hoşa gitmeye çalışan. )

- ŞIMARIK ile/ve/<> KÜSTAH

- SİNİRLİLİK ile/ve/<>/değil İSYAN

- SİNSİ/LİK ile/ve/değil/<> BİLGİSİZ/LİK

- SIRNAŞMAK ile/ve/||/<> YILIŞMAK

- SIRTINDAN VURAN('A) ve/<> ARKANDAN KONUŞAN('A)
( Kızma! Ona güvenip arkanı dönen sensin! VE/<> Darılma! Adam yerine koyan sensin! )

- SIRTINI DAYAMAK ile/değil/yerine/>< GÜVENMEK

- SIRTINI DÖNMEK değil/yerine SIRTINI YASLAMAK

- SIZLANMA ile/değil/yerine SORGULAMA

- SIZLANMA ile SÖYLENME/SOKRANMA

- SOLİDARİST/SOLİDARİZM/SOLİDARİTE[Fr.] değil/yerine/= DAYANIŞMACI/LIK

- SÖMÜRME ile/ve/<> "SÖĞÜŞLEME"

- SÖMÜRÜ ile/ve/<> DAYATMA

- SÖMÜRÜ ile SUİSTİMAL ile MANİPÜLÂSYON

- SÖMÜRÜ ve/||/<>/< TAHRİK

- SORU KİPİNDE İNANÇSIZLIK/ÜMİTSİZLİK ile/değil/yerine SORMAK
( "Yapsa ne olacak?" İLE/DEĞİL/YERİNE ... )

- SORUMLULUK VERME ile/değil/yerine SORUMLULUK ALMA(YI SAĞLAMA)
( Sorumluluk verilmez, sorumluluk alınır. Sorumluluk alınması için şartlar uygun yapıya büründürülür. )
( It's not right to "giving responsibility". Better to arrange conditions "to taking responsibility". )

- SORUMLULUK ile KEYFÎLİK
( [ne yazık ki] Yüklenilen. İLE Üstlenilen. )

- SORUN:
"YAP(A)MAMA"
ile/ve/değil/||/<>/< BAŞLAYAMAMA

- SORUNLARI/SIKINTILARI:
ÖTELEMEK
ile/değil/yerine ÇÖZMEK

- SORUNU YOK ETMEK değil/yerine SORUNU YÖNETMEK

- SÖYLENİLECEK SÖZÜ OLMAYANIN:
[ne yazık ki]
[ya] YÜKSEK SESİ
ve/ya da/||/<> "ÖFKESİ"

- SÖYLENİLEN'İ:
YORUMLAMAK
ile/değil/yerine DİNLEMEK[Kabul etmek anlamında değil!]
( İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu. )
( Dinleyen, anlatandan ârif gerektir. )
( Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz var. )

- SÖYLENMEK ile DODURDA(N)MAK

- SÖYLENMEK değil/yerine SAKİN OLMAK

- SOYUTLAMA ile GENELLEME

- SÖZ/KONUŞMA:
"UZAMASIN!"
yerine/değil NE KADAR GEREKİYORSA O KADAR KONUŞMAK

- SÖZCÜKLERDEN, ANLAMA ULAŞMAK/"GİTMEK" ile/ve/<>/yerine/değil ANLAMDAN, SÖZCÜĞE ULAŞMAK
( Sözlerin ötesine geçmeye çalışın. )
( Sözler, gerçekleri yaratmaz; onlar ya tarif ya tahrif ederler. )
( Sözün tamamı, anlamayana söylenilir. )
( Try to go beyond the words.
Words do not create facts; they either describe them or distort. )

- SÖZÜ "UZATMAK" ve/<> SABRI ZORLAMAK

- SÖZÜ:
YANLIŞ ANLAMA
ile SAPTIRMA
( Anlamaya uğraşmayın! Yanlış anlamamanız yeter. )
( Yanlış düşüncelerden kurtulun, bu yeter. )
( Kendinize iyice bakın, tüm yanlış anlamalar ve yanlış düşünceler eriyip gideceklerdir. )
( Herkese, anlayabileceği kadar söz söyleyin. [Kellimünnâse alâ kader-i ukûlihim] )
( Bir sözü anlamak için, estetik bir hal gerek. )
( Don't try to understand! Enough if you do not misunderstand.
Get rid of wrong ideas, that is all.
Have a good look at yourself and all these misapprehensions and misconceptions will dissolve. )

- SU EKSİKLİĞİ:
KANDA
ile/ve/<> OMURLARDA ile/ve/<> KEMİKLERDE ile/ve/<> AKCİĞERDE ile/ve/<> PANKREASTA ile/ve/<> MİDEDE ile/ve/<> BAĞIRSAKLARDA ile/ve/<> HÜCREDE
( Yüksek tansiyona neden olur. İLE/VE/<> Bel/boyun fıtığına neden olur. İLE/VE/<> Gut/artrit gibi romatizmal hastalıklara neden olur. İLE/VE/<> Astıma neden olur. İLE/VE/<> Şeker hastalığına neden olur. İLE/VE/<> Ülsere neden olur. İLE/VE/<> Kabızlığa ve kolon kanserine yakalanma olasılığına neden olur. İLE/VE/<> Su eksikliği nedeniyle, beynimiz, hücreye oksijen göndermeyi keserse, oksijen kesilmesi sonucunda da hücre, kanserleşme sürecine girer! )

- SUÇ ile PAY

- SULULUK ile "SULULUK"
( Sulu olma durumu. İLE Yersiz şakalar yapma ya da kadınlara tatsız iltifatlarda bulunma durumu. )

- SÜRAT[Ar.] değil/yerine/= HIZ
( Alınan yolun, harcanan zamana oranı. | Çabukluk. | Bir hareketten doğan güç, şiddet. )

- SÜREKLİ OLAMAYACAK OLANI, SÜREKLİ KILMAYA ÇALIŞMAK ile/değil/yerine SÜREKLİ OLABİLİR OLANI, SÜREKLİ KILMAYA ÇALIŞMAK
( Gövdesel. İLE/DEĞİL/YERİNE Zihinsel. )

- SÜREKLİ:
"TOPLARSAK"
ile/değil/yerine/>< PAYLAŞIRSAK
( Hiçkimseye yetmez. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese yeter. )

- SÜRT(ÜN)MEK ile DEĞMEK

- SUSMAYALIM! ve/||/<> BEKLEMEYELİM!
( Konuşabilme olanağımız varken. VE/||/<> Değiştirme olanağımız varken. )

- TAAMMÜDEN[Ar.] değil/yerine/= KASTEN

- TAAMMÜT[Ar.] ile/<> TAAMMÜDEN
( Bir işi ya da suçu bile bile, tasarlayarak yapma. | İşlenecek bir suçun, daha önceden tasarlanması. İLE/<> Kasten. )

- TAASSUB ile TASALLUT
( Taassub, tasalluta dönüşmemelidir! )

- TAASSUB ile TUTUCULUK

- TAASSUP[Ar.] değil/yerine/= BAĞNAZLIK

- TABASBUS[Ar. < BASBASA]/MÜTEBASBIS değil/yerine/= YALTAKLANMA/YALTAK
( Birine hoş görünmek için onursuzca davranmak. )

- TAFRA[Ar.] değil/yerine/= SIÇRAMA
( Yukarıya sıçrama, atlama. | Yukarıdan atıp tutma. | İlimde, rütbe, derece alma. )

- TAFZİH[Ar.] değil/yerine/= REZİL ETME
( Birinin kötü yanlarını ortaya çıkarma. )

- TAHAKKÜM[Ar.] değil/yerine/= BASKI, ZORLAMA

- TAHAMMÜL EDEMEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ALIŞAMAMAK

- TAHKİR ile/ve/> TAHRİK
( Aşağılama, onur kırma, onuruna dokunma. İLE/VE/> Eşeysel isteği, duyguları uyandırma, artırma. | Bir kişiyi, kötü bir iş yapması için harekete geçirme, kışkırtma. | Yola çıkarma, hareket ettirme, kımıldatma. )

- TAHRİK ile KIŞKIRTMA

- TAHRİP ile/değil/yerine TENKİT/TENKİD
( Yıkma, kırıp dökme, harap etme, bozma. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir konuya özgü yazıyı ya da yapıtı, değer bakımından gözden geçirme, eleştirme. )

- TAKINTILI TUTKU ile/değil/yerine UYUMLU TUTKU

- TAKLİT ile/değil/yerine HAYRANLIK

- TAMAH[Ar. TAMA] ile/değil/yerine İSTEK
( Açgözlülük. | Bir şeyi gönülden ve/veya zihinden geçirerek netleştirmeden düşünmek, hayal etmek. İLE Tanımlı, net, bir nebze daha bilişsel karşılığı olan düşünüş. )

- TANIMADAN/ANLAMADAN YARGILAMAMALI

- TAPMAK:
GENELLEME
ve/ya da/<> İNDİRGEME ve/ya da/<> ÖZDEŞLEŞTİRME

- TARAFSIZ/LIK ile BAĞIMSIZ/LIK

- TARTIŞMA ile/değil/yerine POLEMİK
( Söz ile. İLE/DEĞİL/YERİNE Yazı ile tartışma. )

- TASIM/KIYAS ile/değil/yerine KARŞILAŞTIRMA
( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum şeklinde göreceliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek). Sonuç: Kıyasın değil, karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )
( Nispet. İLE/DEĞİL/YERİNE Oran. )
( Sabitliği dayatmaya çalışır. İLE/DEĞİL/YERİNE Özgünlük olanağı sunar/sağlar. )
( Resim. İLE/DEĞİL/YERİNE Fotoğraf. )
( Kıyas, bâtıldır. )
( Her şeye/yere kıyas sokulmaz! )

- TAŞKIN/LIK ile AZGIN/LIK

- TAŞKINLIK:
İYİLİK ODAKLILARDA
ile KÖTÜLÜK ODAKLILARDA
( Aç kaldığında. İLE Tok olduğunda. )

- TAŞKIN ile/ve/değil/yerine AŞKIN

- TEDİRGİNLİK ile/ve/<> KORKU

- TEKBENCİLİK = ENEİYE = SOLIPSISM[İng.] = SOLIPSISME[Fr.] = SOLIPSISMUS[Alm.] = SOLUS:YALNIZ, TEK, IPSE:BEN[Lat.]

- TEKNOLOJİ ile/ve/<> BAĞIMLILIK

- TEL'ÎN değil/yerine ANLAYIŞ/HOŞGÖRÜ

- TELEFONUN KAYBI ile CÜZDANIN KAYBI ile KENDİNİ KAYBETME
( 15 dakikada fark ediliyor. İLE 4 saatte fark ediliyor. İLE Farkında bile olunmuyor. )

- TEMBEL/LİK ile/ve/<> AYLAK/LIK
( TENBEL[Fars.]: Tembel, üşengeç, ağır davranan. )
( Tembele iş emredersin, ahmağa söz söylersin, o da sana hemen akıl verir. )

- TEMBEL/LİK ile/ve/<> BEZGİN/LİK

- TEMBEL/LİK ve/<>/|| SEVGİSİZ/LİK

- TEMBELLİK YAPMAMAK ile/ve TEMBELLİK YAPAMAMAK
( Bilginin, ilmin yetersizliğinden. İLE/VE Aklın yetersizliğinden. )

- TEMBELLİK ile/ve/değil/||/<> ELİNDEKİNİN DEĞERİNİ BİLMEZLİK

- TEMBEL değil/< HAREKETE GEÇİRİLEMEYEN

- TEMBEL ile HAYLAZ/HAYTA/HAYMANA
( ... İLE Hoşa gitmeyen davranışlarda bulunan kişi. | Çalışma gücü varken çalışmayan, aylaklık eden. )
( HAYTA: Osmanlılar'ın ilk dönemlerinde, eyalet askerlerinin uc boylarında görevli sınıflarından biri. | Serseri, külhanbeyi, kabadayı. )

- TENKÎD:
TEKLİFSİZ
değil/yerine/>< TEKLİFLİ
( Teklîfsiz tenkîd, tahrîptir; tahrîbat ile tamîrât yapılmaz... )

- TEPKİSELLİK ile/ve/değil/yerine İNANDIKLARINDAN VAZGEÇMEMEK

- TEPKİSİZLİK ile/ve/<> HAZIR-YANITLI OLAMAMA KAYGISI

- TERBİYESİZLİK ile/ve/değil/<> İNAT

- TERK ETMEK ile/ve VAZGEÇMEK
( Bilincine varmadığınız bir şeyi terk edemezsiniz. )
( Öteye devam etmek için terk etmek durumundasınız. )
( Önemli[öncelikli] olan, ne yaptığınız değil, ne yapmaktan vazgeçtiğinizdir. )
( Fiziksel vazgeçiş ve terk yalnızca bir içtenlik, bir samimiyet belirtisidir, fakat yalnızca içtenlik de özgürlüğe kavuşturamaz; uyanık bir idrak, istekli bir araştırma ve derin bir incelemeden doğan bir anlayışa gereksinim vardır. )
( Yapmanız gereken, tüm anıları ve beklentileri terk etmektir. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda, arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( Duyup da/bilip de terk etmelidir. )
( Birinci adımdan vazgeçmeyen, ikinci adımı atamaz. )
( [Kendine/Bilgiye] Teslim olmadan terk edemezsin. )
( Ortak etmeni bulmak için tüm ayrımları terk etmek zorundasınız. Ancak evrensel olan ortaktır. )
( Gerçek vazgeçiş, terk edilecek bir şeyin bulunmadığını, çünkü size ait hiçbir şeyin bulunmadığını idrak ediştedir. )
( Sahte olandan vazgeçin, doğru olan kendi yerini bulacaktır. )
( Yanlış anlamalarınızı ortaya çıkarın ve onları terk edin, hepsi bu kadar. )
( Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinde, ilk vazgeçeceği kişi sen olursun. )
( You cannot abandon what you do not know.
To go beyond, you must abandon them.
It is not what you do, but what you stop doing that matters.
Mere physical renunciation is only a token of earnestness, but earnestness alone does not liberate. There must be understanding which comes with alert perceptivity, eager enquiry and deep investigation.
All you have to do is to abandon all memories and expectations.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
The real giving up is in realising that there is nothing to give up, for nothing is your own.
Give up the false and the true will come into its own. )

- TERS ile TERS
( Gerekli olan duruma karşıt olarak. | Uygun olmayan, elverişsiz. | Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. | Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. | Kesici bir aygıtın kesmeyen yanı. | Bir şeyin karşıtı. İLE Hayvan pisliği. )

- TESPİT ile GENELLEME

- TETİKLEME ile KIŞKIRTMA

- TEZVÎR[< ZEVR] ile ...
( YALAN DOLAN | ARABOZUCULUK )

- TOKAT ile/ve YUMRUK
( BERKİTME/K: Tokat atma/k. )

- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:
ENGELLİ/LER
ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/< ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/< YAYA/LAR ile/ve/< BİSİKLETLİ/LER ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/< TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!] ile/ve/< ARABA/LAR ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]
( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )

- TRAFİKTE:
HIZ DÜŞÜRMEK
ve/||/<>/< SEVDİKLERİMİZİ DÜŞÜNMEK

- TRİP ATMAMALI/YAPMAMALI!

- TÜKETİM ile İSRAF
( İSTİHLAK: Tüketim, yoğaltım. )

- TUTARSIZLIĞINDAN UTANMAMAK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜYÜ SEVMEMEK

- TUT fakat TAPMA!

- ÜÇ BÜYÜK TEHLİKE:
DUYGUSUZLUK
ile/ve/<> ETKİSİZLİK ile/ve/<> AKILSIZLIK
( "Akıllı" kişilerde. İLE/VE/<> "Duygulu" kişilerde. İLE/VE/<> Etkili kişilerde. )

- UCLARDA OLMAK(DURMAK/BULUNMAK) ile/değil/yerine ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUN(/Ş)MAK

- UCLARDA OLMAK ile/ve/değil BİR UCDAN, ÖTEKİ UCA GEÇMEK
( Süreç/te. İLE/VE/DEĞİL Sonuç/ta (kalmak). )

- UĞRAŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/<>/< UĞRAŞILMAMASI GEREKEN
( Gerekeni yapmak, ciddiyetin ve içtenliğin kanıtıdır. )
( The doing is the proof of earnestness. )

- UKALALIK YAPMAMALI!

- UKALÂLIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> HAKARET

- UNUTMAK/UNUTABİLMEK ile/ve/<> BIRAKMAK/BIRAKABİLMEK
( Unutmamak, bir anlamda putperestliktir. )
( LETE: Unutma yudumu. )
( Ledün ilmi, bilineni unutma ilmidir. )
( Olursak olacağız. Evvelinin evveli, ahirinin ahiri yok. Bu kadar yaş yaşadık, ne anladık? İstikbal dersen, bir saniye ilerisinden haberimiz yok, hepsi rüya. İyisi mi, hepsini unut! )
( Huzur, rahatlıktadır. Rahatlık ise unutmakla olur. )

- ÜŞENGEÇ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> İHMALKÂR/LIK

- ÜŞENGEÇ/LİK ile/ve/değil/||/<>/>/< MUTSUZ/LUK
( Mutsuz kişiler, yorgun olur ve hiçbir şey yapmak istemezler. )

- ÜŞENME ile/ve/||/<> "GÖZÜNDE BÜYÜLTME"

- USULSÜZ/LÜK ile HAKSIZ/LIK

- UTANMA:
BAŞKALARINDAN
ile/ve/<>/değil/yerine KENDİNDEN

- ÜVEYE EDERSEK ve/||/<> GELİNE EDERSEK
( [kendi] Çocuğumuzda buluruz! VE/||/<> Kızımızda buluruz. )

- UYDURMAK ile "KAFADAN ATMAK"

- UYGULANMAYAN AHLÂK ile/değil/yerine/>< UYGULANAN AHLÂK
( Sözü edilir fakat kendi yoktur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sözü edilmez fakat uygulanır. )

- UZAK DURMALI!:
KÖRDEN değil NANKÖRDEN
<>
YÜZSÜZDEN değil İKİYÜZLÜDEN
<>
"TİPİ BOZUK"TAN değil "SÜTÜ BOZUKTAN"


- ÜZÜLMEK ile/ve/||/<>/> SÜZÜLMEK

- UZUN KOLLU ile UZUN KOLLU ile/değil/yerine UZUN KOLLU
( Giyecek. İLE Hırsız. İLE/DEĞİL/YERİNE Uzaktan erişen/erişir. )

- ÜZÜNTÜ ve SIKINTI ve ENDİŞE
( Geçmişe ait. VE Şimdide. VE Gelecek için. )

- VAHİM ile/ve/değil/> VAHŞET

- VARLIĞI İSTEMEK ve/||/<> YOKLUKTAN KAÇMAK

- VAZGEÇ! ile/ve/||/<> VAZGEÇME!
( Dünyadan. İLE/VE/||/<> Kendinden! )

- Vazgeçme! DİNLE!!!

- VAZGEÇMEK ile YEĞLEME/TERCİH

- VAZGEÇMEYELİM ve ERTELEMEYELİM ve ÜŞENMEYELİM

- VEHM ile/ve VEHİM/VÂHİME
( Kuruntu. İLE/VE Tekil/tikel anlamları tespit eden güç. )

- VESVESE ile "KUR(MAK)"

- VESVESE ile VEHM

- YABANCI DİLDE EĞİTİM ile/değil/yerine YABANCI DİL EĞİTİMİ

- YAKARMAK ile YAKINMAK
( Israrla istemek, yalvarmak. İLE Sızlanmak, sızlanarak anlatmak, şikâyet etmek. )

- YALAN SÖYLEMEK ile/değil/yerine/>< GERÇEĞİ SÖYLEMEK
( Geleceğinizin önemli/belirleyici bir parçası olur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmişinizdeki (herhangi) bir parçadır. )
( If you tell the truth, it becomes a part of your past. If you lie, it becomes a part of your future. )

- YALAN SÖYLEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK ile/ve/<> YALAN SÖYLEYEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK
( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )

- YALAN:
DÜNYADA
ve/||/<> SİYÂSETTE ve/||/<> TİCARETTE ve/||/<> FELSEFEDE ve/||/<> EDEBİYATTA ve/||/<> GAZETECİLİKTE ve/||/<> GENÇLİKTE
( Vefâ. VE/||/<> Vaad. VE/||/<> Reklam. VE/||/<> Safsata. VE/||/<> Mecaz. VE/||/<> Haber. VE/||/<> Aşk. )

- YALAN:
SAFSATA
ile/ve/<> MECAZ ile/ve/<> PROPAGANDA ile/ve/<> REKLAM ile/ve/<> HABER
( Felsefede. İLE/VE/<> Yazında(edebiyatta). İLE/VE/<> Siyasette. İLE/VE/<> Ticarette. İLE/VE/<> Gazetecilikte. )

- YALANCI/LIK ile MİTOMAN/İ
( ... İLE MİTOMANİ: Kendi söylediği yalana inanma hastalığı. ) )

- YALANCI ile/değil YANILICI

- YALAN ile HAKARET

- YALAN ile/||/<> KÖTÜ YALAN
( Kötüdür. İLE/||/<> Daha kötüdür. )

- YALNIZLAŞMA ile/ve/||/<> YABANCILAŞMA

- YALNIZLIK ve/< KUŞKU

- YANLIŞ ANLAMAK ile/ve/<> ÇARPITMAK

- YANLIŞ ANLAMAK ile/değil YANLIŞ ANLAMLANDIRMAK
( Dünya, çeşitliliği içinde zengindir, fakat sizin yabancılık ve korku duymanız yanlış anlama yüzündendir. )

- YANLIŞ ANLATIM ile/değil YETERSİZ ANLATIM

- YANLIŞ BULMAK/ARAMAK ile "YANLIŞ BULMAK"

- YANLIŞ YORUMLAMA ile/ve/değil/<> ÇARPITMA

- YANLIŞ(HATÂ) ile AYIP
( DEH ÂK: ON AYIP * ÇİRKİNLİK * BODURLUK * ZULÜM VE ADÂLETSİZLİK * OBURLUK * KÖTÜ DİLLİLİK * YALANCILIK * ACEMİLİK * AKILSIZLIK * KORKAKLIK * UTANMAZLIK )
( Ayıplara keşif bâtıldır. )

- YANLIŞ/I YAPMAYACAK KADAR/ŞEKİLDE BİLMEK ile/ve ANLATABİLECEK/AKTARABİLECEK KADAR/ŞEKİLDE BİLMEK

- YANLIŞ/LIK ile TUTARSIZLIK
( Yanlışlık, yetersiz düşüncelerdeki bilgi yoksunluğundan oluşur. )

- YANLIŞI SAVUNACAK KADAR BİLGİSİZ/LİK ile/ve/||/<> DOĞRUYU İNKÂR EDECEK KADAR NANKÖR/LÜK

- YANLIŞTA:
[ne yazık ki]
TEKRAR
ile/değil/> "KARAR"

- YANLIŞ ile "YAMUK"

- YANLIŞ ile KÖTÜ ile ÇİRKİN ile GÜNAH/YAZUK
( Akıl. İLE Ahlâk. İLE Estetik. İLE Din. )
( Kötülüğün engellenmesi, iyiyi elde etmekten önceliklidir. [Def-i mazariyat, celb-i menfaatten evlâdır.] )
( Kötülük, yanlış anlamaların ve kötüye kullanmaların yarattığı sorunlara yanlış yaklaşımdır. )
( Kötülük, dikkatsizliğin gölgesidir. )
( Kimse, bile bile kötü değildir; her kötülük, bilgi sanılan bir bilgisizlikten gelir. )
( Sadece bir iyi vardır, bilgi; sadece bir kötü vardır, cehalet. )
( Daha yüksek bilginize ters düşen her ne yaparsanız, o günahtır. )
( Rational. WITH Ethic. WITH Aesthetics. WITH Religious.
Evil is in the wrong approach to problems created by misunderstanding and misuse.
Evil is the shadow of inattention.
Whatever you do against your better knowledge is sin. )

- YAPAMAM ile YAPMAMALIYIM

- YAPILAN ile/ve/||/<>/>< YAPIL(MA)MASI GEREKEN

- YAPILMASI İSTENİLEN ile/ve/< YAPILMAMASI İSTENİLEN

- YAPILMAYACAKLAR ve/|| DİLLENDİRİLEMEYECEKLER
( [ne yazık ki] Dillendiriyorsun. VE/|| Yapıyorsun. )
( İNTAK: Konuşturma, söyletme. | Dillendirme. )

- YAPMA!:
EMİR
değil KOLAYLAŞTIRMA/HIZLANDIRMA
( Bilenlerin/tecrübelilerin/büyüklerin, "... Yapma!/Etme!" sözleri/öğütleri, bir yasak/engel/kısıtlama değil yapılmayacakların kolay ve daha az olmasından dolayı, tecrübelerinden yararlanılmasını istedikleri içindir. Hemen buyruk/emir olarak algılanıp tepki göstermemekte yarar vardır! )

- YAPMACIK OLUP "SEVİLMEK" ile/değil/yerine/>< KENDİN OLUP BEĞENİLMEMEK

- YAPMACIKLIK ile/ve GÖSTERMELİK

- YAPMAMAK ile YAPAMAMAK

- YARAMAK/YARAMAZ ile/değil YETMEZ/YETMEK

- YARGILAMAK ile/değil/yerine KEŞF ETMEK

- YAŞLA "İLGİLENENLER/UĞRAŞANLAR" ile/ve/değil "YAŞ İŞLERLE" UĞRAŞANLAR

- YAVAŞLATMAK ile AĞIRDAN ALMAK

- YAZILI OL(A)MAYAN KURALLAR ile/ve/değil KONUŞUL(A)MAYAN KURALLAR
( Gelenek-görenek, töre gibi sözel/şifâhî[Ar.] kurallar. İLE/VE/DEĞİL Bazı/birçok özel/ayrıntı konu ve kuralları. )

- YELEME ile ...
( Ciddi işlerle uğraşmayan. )

- YEMEĞE:
TUZLA BAŞLAMAK
ve/> TUZLA TAMAMLAMAK

- YEMEK İÇİN YAŞAMAK ile/yerine/değil YAŞAMAK İÇİN YEMEK
( Hayvan. DEĞİL İnsan. )
( Olgun kişi, sözlerinde dikkatli, yiyip içtiklerindeyse ölçülüdür. )
( Gıdanın ahlâkı bizde kalır, posası dışarı çıkar. )
( Kötüler, yemek için yaşarlar; iyiler ise yaşamak için yerler. )
( EŞHÂ[Ar. < ŞEHÎ]: En çok sevilen, sevilerek/istekle yenilen şey. )
( NEHEM[Ar.]: Yemeğe, şiddetli arzu duyma. )
( TELEBBÜK[Ar.]: Mide dolgunluğuna uğrama. | İMTİLÂ'[MELÂ] )
( TÛŞE | KUT-İ LÂ YEMÛT: Ölmeyecek kadar yenilecek şey, azık. )
( TÛŞE-İ RÂH: Yol yiyeceği/azığı. )

- YEMEK YEME "YARIŞI":
ÇOCUKLUKTA
ile/ve/değil/yerine YETİŞKİNLİKTE
( Oyalanmadan, "hızlıca" yemek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olabildiğince yavaş ve lokmaları çok çiğneyerek. )

- YETER! ile/ve/||/<> HAYIR!

- YETERSİZ/LİK ile SEVİYESİZ/LİK

- YETERSİZLİKLERİ/Nİ İNKÂR ETMEK ile/ve/||/<> KUSURLARI/NI İHMAL ETMEK

- YIKAR:
ASIK SURAT
ve AŞIRI SÜRAT ve ARSIZ AVRAT ve HAYIRSIZ EVLAT
( Esnafı. VE Sürücüyü. VE Zengini. VE Aileyi. )

- YIKICI YAKLAŞIM ile/ve/değil/<> KATILAŞTIRICI YAKLAŞIM

- YIKMAK ile YAKMAK/GÖYMEK

- YILGAR/SATKIN/HAİN/LİK ile/ve/<> NANKÖR/LÜK
( Nankör kişi, herşeyin "fiyatını" "bilen"/koyan, fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kişidir. )

- YILGAR/SATKIN/HAİN ile/ve/değil CAHİL

- YOLA ÇIKAMAYAN ile/ve/<> YOL ALAMAYAN
( Niyetinden kuşku duyan. İLE/VE/<> Amacından kuşku duyan. )

- YÖNETİMİN, KUSURSUZ SORUMLULUĞU:
"İLKE"
değil/>< İSTİSNA OLMALI

- YORUM ile/değil DEDİKODU

- YOZLAŞMA ile YOBAZLAŞMA

- YÜKSEKTEN KORKMAK ile/ve/değil DÜŞMEKTEN KORKMAK

- ZAMAN GEÇTİKÇE:
YÜZSÜZLEŞEN
değil HATALARIYLA YÜZLEŞEN

- ZANNETMEDEN ÖNCE ve/<> YARGILAMADAN ÖNCE ve/<> YARALAMADAN ÖNCE ve/<> KONUŞMADAN ÖNCE
( Öğren! VE/<> Anla! VE/<> Hisset! VE/<> Düşün! )

- ZANN ile/ve/||/<>/>/< "EZBER/KALIP"

- ZAN ile/ve/değil/yerine KANAAT

- ZAN ile/ve KOŞULLANMA

- ZARARLI SABİT GELENEĞE SAPLANMA değil/yerine/>< YARARLI SABİTİN TAKLİDİ

- ZAYIF/LAR ile/değil/yerine/>< GÜÇLÜ/LER ile/değil/yerine/>< ZEKİ/LER
( İntikam alırlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Affederler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Umursamazlar. )
( [not] WEAK/S vs./and/but/>< POWERFULL/S vs./and/but SMART/S )
( SMART/S and POWERFULL/S instead of WEAK/S )
( [not] Revenges. vs./AND/BUT/>< Forgives. vs./AND/BUT Don't care. )

- ZEKÂ ve/<> SORUMSUZLUK

- ZİHİNSEL ENGELLİ/LİK ile/ve DÜŞÜNME ENGELLİ/LİK
( Hastalık/ta. İLE/VE Olumsuz alışkanlık/ta. )
( Bazı bireylerde. İLE/VE Toplum(lar)da. )

- ZİLLET ve/> İZZET
( ... İLE Büyüklük, yücelik, ululuk. )

- ZIRVALAMAK ile SAÇMALAMAK

- ZOR ZAMANDA, YALNIZ BIRAKMAK değil/yerine/>< GEREKSİNİM ANINDA, YANINDA OLMAK

- ZORA DAYANAMAYAN/LAR ile/>< ÖDÜLE "DAYANAMAYAN/LAR"

- ZORLAMAK ile/değil/yerine "ÜZERİNE GİTMEK"

- ZORLAMA ile ZORBALIK

- ZORUNLU/LUK ile/değil/yerine İHTİYÂR

- [ne yazık ki!]
ÖZÜR DİLEYEMEMEK/DİLEYEMEYEN
ile/ve/<> TEŞEKKÜR EDEMEMEK/EDEMEYEN

- [ne yazık ki]
"KENDİNDE":
!AYRICALIK/ÖNCELİK ("ARAMAK"/"BULMAK")
ile !"ÖLÜMSÜZLÜK" ZANNETMEK ile !EGEMENLİK "KURMAK"
( Adâletten en uzakta olanların, en bilgisiz olanların ve kendinin en yüksekte olduğunu zannedenlerin, "kabul" ya da dayatmaları... )

- [ne yazık ki]
GENELLEME
ile/ve/ya da/||/<>/= İNDİRGEME ile/ve/ya da/||/<>/= ÖZDEŞLEŞTİRME
( Tüm genelleme ya da indirgemeler, tamamen yanlıştır! )

- [ne yazık ki]
TAGALLÜP[Ar.]
değil/yerine/= ZORBALIK

- [ne yazık ki]
!"KARALAMAK"
ile/değil/yerine REDDETMEK

- [ne yazık ki]
!"KÜÇÜMSEMEK"
ile/ve/||/<>/> KÜÇÜMSEDİĞİNE GEREKSİNİM DUYMAK/MUHTAÇ KALMAK
( Kapalı olan Antep fıstığını, bırakıp sonunda, o kapalı olanları açmaya çalışmak kadar komik, çaresiz ve vahim durumlara düşmemek için çoğu ufak/değersiz/yetersiz "görünen" şeyi ve kişiyi küçümsememek gerekir. )

- [ne yazık ki]
!"RAHAT"/LIK
ve/||/<>/>/< !KAYITSIZ/LIK

- [ne yazık ki]
!HAKARET ETMEK
ve/=/||/<>/> !YOK ETMEK

- [ne yazık ki]
!HİLE[Ar.]
ile !ŞİKE[Fr. CHIQUE]
( Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. | Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma. İLE Bir spor karşılaşmasının sonucunu değiştirmek için maddi ya da manevi bir çıkar karşılığı varılan antlaşma. | Bir çıkar karşılığı, uzlaşarak bir iş yapma, aldatma. )

- [ne yazık ki]
!İFTİRA
ile !İFK
( Birine, aslı olmayan bir suç yükleme. İLE Bir suçu, birine yükleme. )

- [ne yazık ki]
!IRKÇILIK
ile/ve/<> !EŞEYSELCİLİK

- [ne yazık ki]
!İRTİKÂB
değil/yerine/= !YİYİCİLİK, RÜŞVET YEME
( MÜRTEKİP[Ar.]: Kötü, uygunsuz işler çeviren. | Rüşvet yiyen/yiyici. )

- [ne yazık ki]
!İŞKENCE
ile/ve/<> !İNSANLIK DIŞI "UYGULAMA"

- [ne yazık ki]
!İSTİSHÂR
değil/yerine/= !ALAY ETME, EĞLENME

- [ne yazık ki]
!İTEN
ile/||/<> !TUTMAYAN

- [ne yazık ki]
!KEYFÎ "İDÂRE"
ile/ve !KEYFÎ "İRÂDE"

- [ne yazık ki]
!KIYIM
ile/ve/||/<> !"YIKIM"

- [ne yazık ki]
!MUHTERİ
ile/değil/yerine/>< MUCİT
( Yeni bir şey yaratan, icat eden. | Yalanlar uydurarak birine iftirada bulunan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yeni bir buluş ortaya koyan. | Yaratıcı, yaratan. )

- [ne yazık ki]
!MÜPTELA[Ar. < BELÂ]
değil/yerine/= BAĞIMLI | DÜŞKÜN, TUTULMUŞ

- [ne yazık ki]
!MÜTECAVİZ[Ar.]
değil/yerine/= SALDIRGAN/SALDIRICI/SATAŞKAN

- [ne yazık ki]
!ÖTEKİLEŞTİRME
ile/ve/||/<>/> !DÜŞMANLAŞTIRMA

- [ne yazık ki]
!SABOTAJ[Fr.]
ile !KOMPLO[Fr.] ile !KUMPAS[Fr.] ile !MANİPLE[Fr.]
( Baltalama. [Fransa'daki işçilerin, haklarını almak/savunmak üzere tepki olarak ayaklarındaki saboları[tahta ayakkabı], makinelerin içine atmasıyla] İLE Birine, bir kuruluşa karşı, toplu olarak alınan, gizli karar. | Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir tasar. İLE Dizicilerin, harfleri, satır durumuna getirirken, içine yerleştirdikleri ayarlanabilir demir yuva. | Gizli bir iş, düzen hazırlamak. İLE Telgraf imlerini göndermek için bir devredeki akımı kesmekte ya da yeniden vermekte kullanılan aygıt. | Roma ordusunda, 60 ya da 120 erden ibaret bölük. | Bazı papazların ayinlerde sol kolun bileğine yakın taktıkları süslü şerit. )

- [ne yazık ki]
!SAVAŞ
ile/ve/değil/||/<> !İÇ SAVAŞ/AYAKLANMA

- [ne yazık ki]
!SUÇLAMA
ile !KARALAMA

- [ne yazık ki]
!SUÇ
ve/||/<>/> CEZA

- [ne yazık ki]
!ZULM
ile/ve/||/<> !DALKAVUKLUK
( [ne yazık ki] "Küçük gördüklerine." İLE/VE/||/<> "Büyük gördüklerine." )

- [ne yazık ki]
"AYNI KEFEYE KOYMAK"
ve/||/<> "AYNI POTADA ERİTMEK"
( İkisi de bireyler ve toplumlar için çok yanlıştır ve yapılmamalıdır! )

- [ne yazık ki]
"AZ İLE YETİNMEMEK"
ve/||/<>/> ÇOK'U BULAMAMAK

- [ne yazık ki]
"BEN" DEYİP DURAN
ile KENDİNİ/KENDİNDEKİNİ DAYATAN

- [ne yazık ki]
"BİRİLERİNİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEK"
ile/ve/||/<> "HIRSIZA, YOL GÖSTERMEK"

- [ne yazık ki]
"BULUP DA BULAMAK"["BUNAMAK" değil!]
ile/ve/||/<> "AZIP DA AZIMSAMAK"

- [ne yazık ki]
"ÇOK BİLMEK"
ile/ve/||/<>/> ÇOK YANILMAK

- [ne yazık ki]
"ÇOK BİLMİŞLİK"
ile/ve/||/<> "GARANTİCİLİK"
( [ne yazık ki] Bir kişi, ne kadar bilmiyorsa, o kadar "bilir". İLE/VE/||/<> Ne kadar "korkuyor" ve "öfkeliyse", o kadar "garanticidir". )

- [ne yazık ki]
"DÜNYANIN DAR GELMESİ"
ile/ve/değil/<> "KÖŞELERİN KAPILMASI/TUTULMASI OYUNU/ÇABASI/YANILSAMASI"

- [ne yazık ki]
"GÖZ YUMMA"
ile/ve/||/<> "GÖZETİP KOLLAMA"

- [ne yazık ki]
"KABA"
ile/ve/||/<> "ÇİĞ"

- [ne yazık ki]
"KEYFÎLİK"
ile/değil/yerine GÖRELİLİK

- [ne yazık ki]
"PAY KAPMAYA ÇALIŞMAK"
değil/yerine HAK ETMEK

- [ne yazık ki]
"SONUÇ ODAKLILIK"
ile/ve/||/<> "GARANTİCİLİK"
( Bilgisiz ve anlayışsızların, süreci düşünemeyen, düşünmek istemeyenlerin, rahatı/keyfi yerinde olanların "zihni/tutumu". İLE/VE/||/<> Herşeyin, en başta hazır ve en iyi olmasını bekleyenlerin, geleceğe don biçebileceğini zannedenlerin "zihni/tutumu". )

- [ne yazık ki]
"SONUÇ ODAKLILIK"
ve/||/<>/>/< HİLEKÂRLIK

- [ne yazık ki]
"TEPKİ"
ile/değil/>YANIT VEREMEMEK
( Yanıt veremeyen, tepki verir. )

- [ne yazık ki]
"TRENİ/OTOBÜSÜ KAÇIRMAK"
ile/ve/değil/||/<>/< DOĞRU DURAKTA VE ZAMANINDA BULUNMAMAK

- [ne yazık ki]
"YOKUŞA SÜRMEK"
ile/ve/<> "TOPU, TACA ATMAK"

- [ne yazık ki]
"ZITLAŞMA"
ile/ve/değil İNATLAŞMA

- [ne yazık ki]
(B)İLİMLE (B)İLGİLENENLERE:
"OKUMUYOR"
ile/ve/||/<> "ÇALIŞMIYOR" ile/ve/||/<> "AÇGÖZLÜ" ile/ve/||/<> "İDEALSİZ"
( [ne yazık ki] Uğraşmayana "dedikleri". İLE/VE/||/<> Meşgul olana "dedikleri". İLE/VE/||/<> Hem (b)ilimle, hem ticaretle uğraşanlara "dedikleri". İLE/VE/||/<> Ne (b)ilimle, ne de ticaretle uğraşanlara "dedikleri".[Bu dedikodulara kulağımızı tıkamayı öğrendiğimiz oranda başarıyı elde ederiz.] )

- [ne yazık ki]
(ÇOK) BENCİLLİK
değil/yerine/>< (ÇOK) BİLGİ(LİLİK)
( Ne kadar bilgi, o kadar az bencillik; ne kadar az bilgi, o kadar çok bencillik. )

- [ne yazık ki]
ACELECİLİK
ile/ve/||/<> DAYATMA

- [ne yazık ki]
AĞIZ, DOLUYKEN KONUŞMAK
ile/ve/=/||/<> ZİHİN, BOŞKEN KONUŞMAK

- [ne yazık ki]
ASIKYÜZLÜLÜK
ile GÜLÜMSEMEMEK
( Gülümsemesini kaybeden kişi, herşeyini kaybetmiştir. )
( A person, who has lost their smile, has lost everything. )

- [ne yazık ki]
AŞIRI DOYUM
ve/||/<>/> KÜSTAHLIK

- [ne yazık ki]
AYRIMCILIK
ile/ve/||/<> NEFRET

- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MA
ile/ve/<> YABANCILAŞ(TIR)MA

- [ne yazık ki]
BAĞIMLI/LIK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SINIRLI/LIK

- [ne yazık ki]
BENCİL/LİK
ile/ve/<>/değil SORUMSUZ/LUK

- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK
ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK
( Ayrık ve bitişik 'de/da'ları, "ki'leri, "mi'leri, gerektiği gibi yaz(a)mayan/yayınlamayanların, görüntü kirliliği yaratanların "tutumu". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yazım kurallarına uyarak ve noktalamalara özen göstererek, okuyuculara ve dilimize saygı gösterenlerin, görüntü kirliliği yaratmayanların tutumu. )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )

- [ne yazık ki]
BOŞ SÖZ
ile/ve/||/<>/> YANLIŞ DAVRANIŞ-TUTUM

- [ne yazık ki]
CENDEREYE ALMAK
ile/ve/<> KISKACINA ALMAK

- [ne yazık ki]
DAYATMA
ve/||/+/<>/> ZORBALIK

- [ne yazık ki]
DEVİNİMSİZLİK
ile/ve/değil DEĞİŞMEZLİK

- [ne yazık ki]
DİLSİZ
ve/||/<>/< SESSİZ ve/||/<>/< BİLGİSİZ
( Haksızlıklara karşı. VE/||/<>/< Hukuksuzluklara karşı. VE/||/<>/< Devletin hukuki denetiminde. )

- [ne yazık ki]
DOĞRU OLDUĞUNU BİLDİĞİN HALDE, YAPMAMAK
ile/ve/<> YANLIŞ/HATALI/EKSİK OLANI, BİLMENE KARŞIN, YAPMAK

- [ne yazık ki]
DÜŞMAN/LIK
ile/ve/değil/yerine/||/<> KARŞIT/LIK

- [ne yazık ki]
DÜŞÜNMEYEN
ile DÜŞÜNEMEYEN ile DÜŞÜNEMİYOR OLMASINA ALDIRMAYAN
( Tutucu. İLE Aptal. İLE Köle. )

- [ne yazık ki]
EN KÖTÜ HUY
ile/ve/||/<> EN BÜYÜK HATA ile/ve/||/<> EN BÜYÜK SAFLIK
( Bazılarının karşısında bile iyi olmaktan vazgeçememek. İLE/VE/||/<> Herkesi, kendimiz gibi zannetmek. İLE/VE/||/<> Her bir kişiye güvenmek. )

- [ne yazık ki]
EZBERE YAŞAMAK
ve/||/<>/> KÖTÜLÜK

- [ne yazık ki]
FARKINDA OLMAMA
ile/ve/<> KABUL ETMEME

- [ne yazık ki]
GENELLEME
ve/||/<>/< BİLGİSİZLİK

- [ne yazık ki]
GÜÇLÜNÜN "SAZINI ÇALMAK"
ve/||/=/<> NAMUSSUZLUK
( Gerekçesi ne olursa olsun, güçsüze karşı güçlünün sazını çalmak, namussuz sayılmak için yeterlidir. )
( Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmalı! )

- [ne yazık ki]
HALKIN PARASINI, KENDİ ÇOCUKLARINA AYIRMAK
değil/>< KENDİ PARANI, HALKIN ÇOCUKLARINA BIRAKMAK

- [ne yazık ki]
HAMAKÂT
ile/<> İNAT
( Ahmaklık, "beyinsizlik", bönlük(HALÂFET, HUMK, HÜTR) İLE/<> Ne yapmayacağını bilmemek. )

- [ne yazık ki]
İDAM
ile/ve/değil/<> İTHAM

- [ne yazık ki]
İNDİRGEME
ile/ve/değil/||/<> YOK SAYMA

- [ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM
ile/ve/||/<> İŞKENCE ile/ve/||/<> AYRIMCILIK/ÖTEKİLEŞTİRME ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> NEFRET ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA
( Bağımlılaştırma - İnsanlık Suçu İlişkisi - Muharrem Balcı )

- [ne yazık ki]
İSRAF
ile/ve/||/<> ŞİDDET

- [ne yazık ki]
İSTEDİĞİN SÖZÜ SÖYLEMEK
ve/||/<>/> İSTEMEDİĞİNİ DUYMAK
( "İstediğimiz sözü" söylersek, istemediğimiz sözü de duyarız/duymak zorunda kalırız. )

- [ne yazık ki]
KARAMSARLIK
ve/||/<> KARARSIZLIK

- [ne yazık ki]
KATI/LIK
ile YILGAR/SATKIN/HAİN/LİK

- [ne yazık ki]
KİBİR
ile/ve/<> GİZLİ KİBİR

- [ne yazık ki]
KORNA:
"SELÂMLAMA/VEDÂLAŞMA"
ile/ve/||/<> "TEPKİ GÖSTERME" ile/ve/||/<> "ADÂLET ARAMA/SAĞLAMA"

- [ne yazık ki]
KÖTÜ KULLANIM
ile/ve/||/<>/> KÖTÜYE KULLANIM
( [... olduğunu/olacağını] "biliyorsun/biliyordun." İLE/VE/||/<>/> "ZÂTEN"/"SONUÇTA"/"ASLINDA" biliyorsun/biliyordun." )
( "Bir alışveriş, bir fiş." şeklinde, fazladan/gereksiz açıklama yapmak, uyarıda bulunmak. İLE/VE/||/<>/> "Ama bunu söylemenize gerek yok ki! Ben yapınca alışverişi, ZÂTEN/SONUÇTA alıyorum satış fişi." şeklinde [soluksuz/beklemeksizin/düşünmeksizin] "yanıt vermek." )
( Bir kişinin, neyi bilip bilmediğini ve/veya o an/dönem için anımsayıp anımsamadığını "belirlemek", beklentisi içinde olmak, dilin/ifadenin kötü kullanılmasıdır. [Hiçkimsenin, neyi bilip bilmediği, isteyip istemediği ya da yapıp yapamayacağı, hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilinemez!] İLE/VE/||/<>/> Sözcüklerin yetersiz ve kötü kullanımıyla birlikte "niyet okumak" ya da genelleyici/indirgeyici/özdeştleştirici/köktenci/toptancı/sonuç odaklı bir yargı ifadesi ise sürecin ve ilişkinin tükenmesine neden olacak/olmuş bir kötüye kullanımdır. [Güç ve baskı uygulama isteği ve/veya nedeniyle olduğu/olabileceği gibi sorumluluktan kaçmak gibi çok çeşitli anlamsız/gereksiz nedenlerden de kaynaklanmaktadır.] )

- [ne yazık ki]
KÖTÜMSERLİK
= BEDBİNLİK = PESSIMISM[İng.] = PESSIMISME[Fr.] = PESSIMISMUS[Alm.] = PESSIMUS[Lat.]

- [ne yazık ki]
KULLANILMAYAN METİN/KİTAP
||/<>/> MEZAR

- [ne yazık ki]
KURUCU ŞİDDET
ile/ve/||/<>/> KORUYUCU ŞİDDET

- [ne yazık ki]
KÜSTAHLIK
ile/ve/||/<>/< "ÖZGÜVEN"

- [ne yazık ki]
KÜSTAHLIK
ve/||/<>/< ÖZENSİZLİK

- [ne yazık ki]
MELÂNET[Ar. < LA'N]
değil/yerine/= BÜYÜK KÖTÜLÜK

- [ne yazık ki]
MÜDÂRÂ[T][< DERY]
ile İKİYÜZLÜLÜK
( YÜZE GÜLME, DOST GİBİ GÖRÜNME )

- [ne yazık ki]
NEYİ
BÖLÜŞEMİYORUZ?
ve/||/<> NİYE DÖVÜŞÜYORUZ?
( Hiçbir mal, bizim değil! VE/||/<> Hiçbir can, bizim değil! )

- [ne yazık ki]
ÖĞRENMEME
ve/||/<>/> ÖĞRENİLEN YANLIŞLARDAN VAZGEÇMEME ve/||/<>/> YENİDEN ÖĞRENMEME

- [ne yazık ki]
ORANTISIZ GÜÇ
ve/||/<>/< KÖR ŞİDDET

- [ne yazık ki]
ORTAK ALANDA:
"KİŞİSEL DAVRANIŞ"
ve/||/<>/< "KEYFÎ TUTUM"
( İkisi de yapılmamalı! )

- [ne yazık ki]
ÖTEKİLEŞTİRMEDE:
AYRIMCILIK
ile/ve/<> NEFRET (SÖYLEMLERİ/TUTUMLARI)

- [ne yazık ki]
ÖTEKİLEŞTİRME
ile/ve/<> TEKTİPLEŞTİRME

- [ne yazık ki]
PAYLAŞIMSIZLIK
ile/değil/< "DOYUMSUZLUK"

- [ne yazık ki]
PUTUNU, KENDİ YAPAR, KENDİ TAPAR"
ve/||/<> KÖLELEŞTİRİRSİN ALDIRMAZ; "KÖLE" DERSİN, KALDIRMAZ

- [ne yazık ki]
SAÇMA
ile/ve/değil/||/<> BAĞLANTISIZ

- [ne yazık ki]
ŞAKŞAKÇILIK
ile YALAKALIK

- [ne yazık ki]
SALDIRGAN/LIK
ile/ve "AZGIN/LIK"
( Psişik. İLE/VE Ahlâkî. )

- [ne yazık ki]
SAVSAKLAMA
ile/ve/||/<> BOŞVERME

- [ne yazık ki]
SEVGİSİZLİK
ile/ve/<> İLETİŞİMSİZLİK ile/ve/<> İLGİSİZLİK
( [ne yazık ki]
[Kişileri ...] Geçimsiz yapan. İLE/VE/<> Birbirine düşman eden. İLE/VE/<> Güzellikleri yok eden. )

- [ne yazık ki]
SEVGİSİZLİK
ve/||/<>/> KAYITSIZLIK

- [ne yazık ki]
ŞİDDETİN MEŞRÛLAŞTIRILMASI
ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME

- [ne yazık ki]
SİYASET İLE
ve/||/<> DİN İLE ve/||/<> FUTBOL İLE ve/||/<> SAVAŞ İLE
( Yanıltılırız. VE/||/<> Avutuluruz. VE/||/<> Uyutuluruz. VE/||/<> Korkutuluruz. )

- [ne yazık ki]
SORUNU ÇÖZMEYE:
NİYETİNİN OLMAMASI
ile/ve/değil/||/<> KARARLILIK GÖSTERMEMEK

- [ne yazık ki]
SÖZCÜĞÜ/TERİMİ: ANLAMAMAK
ile/ve/değil/||/<>/> BAŞKA ANLAM/LAR "YÜKLEMEK"

- [ne yazık ki]
SUÇLAMA
ile/ve/<> DIŞLAMA

- [ne yazık ki]
TEHDİT ETMEK
ile/ve/değil/||/<>/< "ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERMEK"

- [ne yazık ki]
TEZYÎF[Ar. < ZEYF]
değil/yerine/= DEĞERSİZ GÖSTERME | ALAY ETME

- [ne yazık ki]
YALAKALIK/DALKAVUKLUK
ile/ve/<> YARDAKÇILIK
( ... İLE/VE/<> Özellikle kötü işlerde birine yardım eden kişi. )

- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEYEN
ile/değil/yerine/>< DOĞRU SÖYLEYEN
( Yalan söyleyen/ler, doğru söyleyen(ler)e inanmazlar. )

- [ne yazık ki]
YALAP-ŞAP / YALAP ŞALAP
YARIM-YAMALAK (İŞ YAPMAK)
( Baştan savma, üstünkörü, yarım yamalak. )

- [ne yazık ki]
YANLIŞ OLANDAN, DOĞRUYU AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN
ile/ve/<>
DOĞRU OLANDAN, YANLIŞI AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN


- [ne yazık ki]
YIRTICI
ile/ve/<> YIKICI

- [ne yazık ki]
YOKUŞA SÜRMEK
ile/yerine ÜMİTSİZLENDİRMEK

- [ne yazık ki]
YÜZSÜZ/LÜK
ile/ve/||/<> SIRNAŞIK/LIK
( ... İLE/VE/||/<> Can sıktığına, rahatsız ettiğine aldırmadan, birinden, sürekli, yalvarırcasına istekte bulunan ve bu isteğinde direnen kişi. | Sıkıntı veren, rahatsız eden, musallat olan. )

- [ne yazık ki]
ZAN
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> İFTİRA

- [ne yazık ki]
ZAVALLILIK:
PARAYLA OLAN
ile/ve/değil/<> PARAYLA OLMAYAN

- [ne yazık ki]
ZORA KOŞMA
ile/ve/||/<> "YOKUŞA SÜRME"

- [ne yazık ki]
VEFÂ:
KİŞİYE
ile/değil ÇIKARA

- [ne/hem] "HAKLILIK" ile/ve/ya da/ne de/hem de/<>/>< KIZGINLIK
( Ne kadar (")haklı(") olduğumuzu zannetsek de, ne kadar kızgın olsak da,
bazı/çoğu durumu, sakinlikle ve akılla[/tüzeyle] çözerek -ve de en azından çözümleyerek- ilerlemek gerekir. )

- [Ortalık yerde karıştırılmamalı!]
BURUN DELİKLERİ
ve/||/<> KULAK DELİKLERİ

- | "ÖFKE GÜCÜ" ve "İSTEK/ARZU GÜCÜ" | ile/ve/değil/yerine/<>/> AKIL GÜCÜ
( Öfkeni, akılla yenemiyorsan, kendini, insandan sayma! )

- | KISKANÇLIK ile/ve ÇEKEMEMEZLİK | ile/değil/yerine İMRENMEK ile/ve KEREM
( |Benim var, onun olmasın! İLE/VE Benim yok, onun da olmasın!| İLE/DEĞİL/YERİNE Onun var, benim de olsun. İLE/VE Benim var, onun da olsun. )

TERK EDEBİLECEKLERİM(İZ)

SÖYLEMEYEBİLECEKLERİM(İZ)(/SÖYLEMEYELİM!)
(/DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR])




- !İFTİRA ile/ve !KARALAMA

- "... ZORUNDA MIYIM?" ve/||/<> "HAKSIZ MIYIM?"
( [ne yazık ki] İkisi de bilgisiz/bilinçsiz ve çıkarcı kişilerin kullandığı, sıradan sözlerdir. )

- "1000 TARAKTA BEZİ OLMAK/OLAN" ile/değil/yerine/>< "10 PARMAĞINDA, 10 MARİFET(İ OLAN)"

- "Dangıl-dungul" konuşma! Biraz nazik ol öyle KONUŞ!!!

- "Fıs-fıs" konuşma! Çevrene ayıp etmeden KONUŞ!!!

- "Nasılsa" diyerek çıkarlarını öncellemeden KONUŞ!!!

- "ANLAMIYORSUN!" / "BENİ ANLAMIYORSUN!" ile/değil/yerine SÖYLEDİKLERİMDE ANLAŞILMAYAN NEDİR?
( İkisi de, çok yanlış "ifade"lerdir! İkisinin yerine de,
"Söylediklerimde, anlaşılmayan nedir?" / "Söylediklerimde, anlaşılmayan neyse onu açayım..." vb.,
kişiyi hedef almayan, konuşulan konunun üzerinde durulacak kavramları ve ifadeleri kullanmak gerekir! )

- "BENİ İLGİLENDİRMİYOR" ile/ve/değil/yerine "BENİ (ÇOK) (FAZLA) İLGİLENDİRMİYOR"

- "ÇOK BİLMİŞLİK" ile/ve/değil/<> HADDİNİ/AMACINI AŞAN, ANLAMSIZ(GEREKSİZ/YERSİZ) SÖZ/KONUŞMA

- "DENİZDE YÜZÜP DEREDE BOĞULMAK" ile/<> "DİMYAT'A, PİRİNCE GİDERKEN, EVİNDEKİ BULGURDAN OLMAK"

- "DÜRZÜ" değil/>< DÜRZİ
( Ağır bir hakaret ve küfür sözü olarak kullanılır. DEĞİL/>< Suriye'nin, Havran bölgesinde yaşayan ve kendilerine özgü mezhepleri olan bir müslüman topluluğu. )

- "EMİR VERMEK" ile/ve/değil/yerine/>/< DOĞRUDAN SÖYLEMEK

- "EN SEVMEDİĞİM" (ŞEY) ile/değil/yerine PEK/HİÇ SEVMEDİĞİM (BİR ŞEY)

- "FAZLA KONUŞMAK" ile/değil/yerine GEREĞİNDEN FAZLA KONUŞMAK
( Kişinin, "Fazla konuşmak" diye bir durumu ol(a)maz fakat belirli/belirsiz bir konuda/alanda/olguda, gereğinden fazla konuşması söz konusu olabilir. [Kişinin, doğadaki fiziksel donanımlarının yetersizliğini giderecek olanın, beyni ve zihni olmasından dolayı ve bunu da, geri dönülmez bir duruma girmeden önce gidermek, çözüm üretmek üzere dili ve konuşma becerisi karşılar. Modern dönemlerde gelinmiş kopukluklar, hızlı ve kısa/kesik sözler kullanma "çabası/beklentisi" nedeniyle de "konuşmanın fazlası" diye bir olgu, durum geliştirilemez ve/veya bu kişisel/düşük "beklentinin" karşılanması, çevremizdeki kişilerden beklenilemez!] )

- "GİDER" (YAPMAK) ile "ATAR" (YAPMAK)

- "HER NEYSE" değil/yerine "NEYSE"

- "İDDİA" ile KANAAT

- "İŞLENİLEN/İŞLENİLMEYECEK HALT" ile "YENİLEN/YENİLMEYECEK NANE"

- "İSTİYORUM" / "İSTEMİYORUM" ile/ve/ya da/||/<> "SEVİYORUM" / "SEVMİYORUM"
( Hiçbir zaman, bir açıklama yeterliliği ve niteliğinde değillerdir. Daha çok da, kaçmaya ya da dayatmaya yönelik yanıtlardır.

Anımsanması gereken nokta da, sizin kullandığınız oranda ve koşullardaki keyfiyetle, bir başkası da aynı keyfiyetle bunları kullanabilir, karşılık verebilir ve sonuç tam bir hüsran ve boşluk/anlamsızlık yaratır/yaratacaktır.

Dolayısıyla da, yaşamın getirdiği durumlarla/zorunluluklarla yüzleşerek, kaçmaksızın, isteyip-istememe, sevip-sevmeme alanından çıkarmak gerekir. )

- "İTİ, AN; ÇOMAĞI HAZIRLA!" ile/değil/yerine "İYİ KİŞİ, SÖZÜNÜN ÜZERİNE GELİR"

- "KARIŞMAK":
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE
ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

( Birine, ne yapmayacağını söylemek/anlatmak/göstermek karışmak değildir! ["Karışmak", yapılacak yanlış ya da doğru olan eylem/söz için kullanılabilir ancak.] )
( Kişilerin ne söyleyeceğini ya da yapacağını söylemeye, "müdahale" ya da "karışmak" denilebilir (belki ve çoğu şey için). Fakat ortak olan kavram, ifade, durum, davranış ve tutumlarda, toplumsal birlik, düzenlilik ve sürekliliğin sağlanması için gerektiğinde, hepimizin, birbirimize neyi yapamayacağını/yapmayabileceğini söylemesi kabalık ya da karışmak değildir! )

- "KİMSE DİKKAT ETMİYOR" yerine/değil BEN NE YAPMAMALIYIM/YAPABİLİRİM?

- "KIRMIZI IŞIK:
HERKESE YANMALI"
ve/fakat/ne yazık ki/>/< "BANA YANMASIN"

- "KOLAY(LIKLA) SÖYLEMEK" ile/ve/değil/<> İNAN(M)IYOR OLMAK

- "Konuşacağız da ne olacak?" demeden KONUŞ!!!

- "NASIL OLURSA OLSUN" ile/değil "NASIL OLMUŞ OLURSA OLSUN"

- "NE YAPARSAN YAP" değil SEN BİLİRSİN

- "NUTUK ATMAK" ile/değil/yerine ÖĞÜT VERMEK
( Hiçbir ârif, "nutuk" atmaz. )

- "SANA (DA) BİR ŞEY SÖYLENİLMİYOR" değil/yerine NE SÖYLEYECEĞİNİ (İYİ) BİLMEK
( Ne söylediğini ve haddini iyi bilirsen beklemediğin tepkiler de almazsın. )

- "SANA SÖVÜYORUM" değil/yerine/>< SENİ SEVİYORUM
( DEĞİL/YERİNE/>< )

- "SORMAK":
[ya] "MERAKTAN"
ile/ve/||/<>/ya da "ÖYLESİNE"

- "SÖYLE! GİTSİN!" değil/yerine/> SUS! BİTSİN!

- "TUTTUĞUN, ALTIN OLSUN!" ile/ve/||/<>
"ALLAH, NE İSTEĞİN/MURADIN VARSA, VERSİN!"

( Gerçekleşse, ikisi de kötü dua/beddua olabilecek, bu kadar ileri/uc derecede ve olanaksız olan "düşünce", "dilek", "dua" ya da "sözlere", "dilde" ve yaşamımızda yer vermemek gerekmektedir. Niyeti ve sözü de abartmak yerine uygun/doğru davranış ve tutumlarımızla, hizmet ederek, eyleyerek, çalışarak ve daha çok vererek ya da paylaşarak yani "el duası olmadan, dil duasının olmayacağını" anlamak ve anımsamak durumundayızdır. Bilgisiz, akılsız, yetersiz yaklaşımlara ya da "üçkâğıtçılıkta", bunlar gibi abartılı sözlere de itibar etmemenin bilgisi ve bilinciyle sağlanabilmektedir. )

- "UYARSA/UYUYORSA" ile/ve "İŞİNE GELİRSE"

- "YALAN SÖYLÜYORSUN!" ile/değil/yerine "HATA EDİYORSUN"

- "YANLIŞSAM BENİ DÜZELT/İN!" değil YANLIŞSA / YANLIŞ VARSA/OLU(ŞU)RSA DÜZELT/İN/İZ!
( Bu "M / N" harflerinin yani "BEN / SEN" "dilinin/kullanımı", "kişi temelli/odaklı" alt seviye "düşünüş"[düşünmeyiş/düşünemeyiş] ile bağlantılı olarak ya da öteki dillerden ve özellikle İngilizce'deki kullanımdan gelen kötü/yanlış bir kullanım/ifade şeklidir. )

- "YAPAMAZSIN" ile/değil/yerine "YAPMAMALISIN"

- "YAPMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK" ile/değil/yerine YAPAMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK

- "YARAYI DEŞMEK" ile/ve/||/<> "SIKINTIYI PERÇİNLEMEK"

- "YORULUYOR İNSAN" değil YORULUYORUM
( Kişisel ve/veya özel olan bir durumu, genelleyerek ya da abartarak, [kendine hizmet eden/çıkarına uyan] "akla" bürümenin [rasyonalizasyonun], çevreye hiçbir etkisi/katkısı olmadığı gibi, en başta, bu sözü söyleyen kişiye ve çevresine/zihinlere olan yükü çok fazladır. Aslolan da, ne söyleyeceğini bilmek değil ne söylemeyeceğini düşünmek ve ona göre konuşmak/konuşabilmektir! )

- "YORUM"(KEYFİYET / LÂF | KÜFÜR | HERZE) ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE

- "ZATEN ..." ile/değil/yerine "NASIL OLSA ..."

- AĞIZDAN ÇIKACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK ile/ve/||/<>/< AĞIZDAN ÇIK(A)MAYACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )

- APTAL ile ŞAPŞAL
( ... İLE Aptalca davranışlarda bulunan, alık kişi. | Üstüne başına önem vermeyen, özen göstermeyen. | Bol, dökük ve biçimsiz (giyecek). )

- ARGO ile ADİCE/BAYAĞI/ÂMİYÂNE[Ar., Fars.]

- AŞKTA:
SAÇMALAMAK
ve/ya da SUSMAK

- Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!
( "Demek ki"...
"Zaten", "herşey", "aslında" ve"sadece"
"sonuç" ile başlar/başlamış!


Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!
"Zaten" diyerek, her "işine gelene/gelmeyene" bağlamadan KONUŞ!!!
"Aslında" "öyle/şöyle" (oldu/olacak) ise zamanında düşün de ona göre KONUŞ!!!
"Sadece/sırf" diyerek onca konuşulanı gözardı etmeden KONUŞ!!!

"Sonuçta" diyerek son sözü kendine ait kılmadan KONUŞ!!!
"Son tahlilde" deyince daha bir üst perdeden konuşmadığını bilerek KONUŞ!!!
"Temelde" olanın ne olduğuna iyi bak da ona göre sağlam KONUŞ!!!
"Allah'tan" ise senin yetersiz diline/sözüne/onayına kalmayacağını anımsa da ona göre KONUŞ!!!
"Demek ki" ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!!
"Nasılsa" diyerek çıkarlarını öncellemeden KONUŞ!!!

"Ona bakarsan" diyerek sözü düşürmeden KONUŞ!!!
"Belki de" olasılıklarını düşünebiliyorsan birine ayrıcalık yapmadan KONUŞ!!!
"İlle de" o ya da öyle değil koşulsuz KONUŞ!!!
"Diyelim ki" diyorsan doğru örnek seçerek KONUŞ!!!

"Ne var?" diyerek, ahmaklık etmeden KONUŞ!!!
"Ne var ki?" diyerek, "saf görünümlü" kurnaz olmadan KONUŞ!!!
"Ne peki?" diye anlaşılması çok basit olanı karmaşıklaştırmadan KONUŞ!!!
"Niye ki?" diyerek, hazırcı değil önce kendin düşün de ona göre KONUŞ!!!

"Elimde değil" diye kendini/başkalarını "kandır"(a)madağını bilerek KONUŞ!!!
"Ne bileyim" diyorsan düşünüp, öğrenip, bilebileceğini anımsa ve ona göre KONUŞ!!!

"Herkes"i katmadan KONUŞ!!!
"Hiç kimse" demeden KONUŞ!!!
"Hep"siz KONUŞ!!!
"Her zaman"a yaymadan KONUŞ!!!
"Hiçbir zaman" diye kestirip atmadan KONUŞ!!!

"Keşke ..." ile geçmişe dönmeye çalışmadan KONUŞ!!!
"Ya ..." ile belirsiz olanı belirlemeden KONUŞ!!!

"Böyle ... Böyle ..." demeden KONUŞ!!!
"Şey - şey - şey" demeden KONUŞ!!!
"Falan-filan" diye boşluğa bağlamadan KONUŞ!!!
"Bla-bla-bla" diye başka dilde kullanmadan KONUŞ!!!
"Dedi/Dedim" tekrarsız KONUŞ!!!

"Ben" diliyle kendini merkeze koymadan KONUŞ!!!
"Sen" diliyle kişileri katmadan, hedef almadan KONUŞ!!!
"Sen de" diyerek saldırmadan ve savunmadan KONUŞ!!!

www.FaRkLaR.net/KONUS )
( dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!! )

- BAĞIRARAK SÖYLEMEK ile/değil/yerine/= SERT SÖYLEMEK

- BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
GÖNDERMELİ
ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK

- BEYLİK SÖZLER ve/||/<>/< EZBER SÖZLER

- BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR

- BİLİRKEN SUSMAK ve/=/||/<> BİLMEZKEN KONUŞMAK/SÖYLEMEK
( İkisi de kötü ve yanlıştır. )

- BİR DURUMA ya da SÖYLENİLEN SÖZE, GERİBİLDİRİMDE:
(BEN) "ANLAMADIM"
ile/değil/yerine/||/<>/> "ANLAM VEREMEDİM"

- BİR DÜŞÜNCE/BİLGİ/SÖZ İLE:
TOPLUMU "BOZMAK"
ile/değil TOPLUMUN BİR BÖLÜMÜNÜ "BOZMAK" ["bozulacağına" dair ısrarcı olunuyorsa...]
( Olumsuz/kötü niyetli kasıt. İLE/DEĞİL Gelişmek/geliştirmek üzere/için. [Bazı bilgi ve durumlar, herkese değil bazı kişilere verilebilir/verilmelidir.] )

- BİR ŞEY Kİ...
YAPMASAN DA OLUR
ve/||/<> SÖYLEMESEN DE OLUR
( Yapma! VE/||/<> Söyleme! )

- BOŞ (BATIL) İNANÇ = SUPERSTITION[İng., Fr.] = ABERGLAUBE[Alm.] = SUPERSTITIO[Lat.]

- BOŞ KONUŞMA(MA)K ile BOŞUNA KONUŞMA(MA)K

- BUNDA, ANLAŞIL(A)MAYACAK ...:
"... BİR ŞEY Mİ VAR?" / ... NE VAR?"
ile/değil/yerine/>< ANLAŞIL(A)MAYAN BİR ŞEY VAR MI?
( İkisi de soru değil "soru" "kipinde"/"biçiminde", yukarıdan/dikey bir dille, yargı/yükleme sözleridir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlamaya çalışmak üzere ve anlayışla, yatay bir dille âdil/tarafsız/yüksüz/yargısız/nötr yaklaşım sözü/sorusu. )

- BURÇ değil GENELLEME
( Kişileri, burçlarına göre ayırmak ve tanımlamak, ciddi bir karşılığı bulunmayan, gerçekliklerden, yaşamın ayrıntılarından ve/veya kendinden kaçışlara hizmet eden genellemelerdir. )

- ÇOCUĞA İFADEDE/HİTAPTA:
"KIRARSIN/KIRACAKSIN" / "DÖKERSİN/DÖKECEKSİN" / "DÜŞERSİN/DÜŞECEKSİN"
değil/yerine SIKI TUT! / DİKKAT ET!

- ÇOCUĞUNA TAPMA ve ALAYCI TAVIR
( Modern kişinin, öncül ve ölümcül tutumları. )
( http://ahmetcorak.blogspot.com.tr/2010/01/ahtapor-anne.html )

- ÇOK KONUŞMAK değil/yerine/>< AZ KONUŞMAK
( Sık sık pişman olunur. DEĞİL/YERİNE/>< Pek az pişman olunur. )

- ÇOK SÖZ ile/ve/<> ÇOK MAL
( Yalansız olmaz. İLE/VE/<> Haramsız olmaz. )

- DENSİZ/LİK ile/ve/<> PATAVATSIZ/LIK

- DİLLENME ile/değil DİLLENDİRME

- DOĞRUDAN SÖYLEMEK ile AÇIK AÇIK SÖYLEMEK/KONUŞMAK

- DOST:
ACI SÖYLEYEN
değil ACIYI, TATLI SÖYLEYEN

- DÜŞÜNMEK ve/<>/>/< BOŞ KONUŞMAMAYI BECERMEK
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( Bir şey ki, yapmasan da olur. YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur. SÖYLEME! )
( Konuşulacak bir kişi olduğunda, onunla konuşamamak, onu yitirmek demektir. Konuşulamayacak bir kişiyle konuşmaksa sözlerin boşuna harcanması demektir. )
( Bazı şeyleri konuşmuyoruz diye aklımız/sözümüz yok zannedilmesin! )

- DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
TEHDİT
ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET

- ELİNE ile/ve DİLİNE ile/ve BELİNE SAHİP ÇIKMAK

- ETKİLEMEYE ÇALIŞMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (SADECE) KENDİNİ ANLATMAK/TANIMLAMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK

- GENELLEME ile/ve/<> EZBERİNİ SÖYLEMEK

- GEVEZE/YANŞAK ile ÇAÇARON[< İt.]
( ... İLE Karşısındakini susturacak biçimde ve çok konuşan, çenesi güçlü, geveze. )

- GÖZ KAPAĞI ve/+/||/<> DUDAK
( "Herşeyi görme!" diye vardır. VE/+/||/<> "Her sözü söyleme!" diye vardır. )
( Kulakta, sürekli takılı olması gereken iki küpe...

Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME! )

- GÜLMEK ile AYIPLAMA

- HER BİLDİĞİMİZİ ... ile/ve/||/<> HER SÖYLEDİĞİMİZİ ...
( Söylemiyoruz! İLE/VE/||/<> Biliyoruz! )

- HER ile TÜM

- HİCİV/HİCV değil/yerine/= YERGİ/TAŞLAMA
( Birini, bir toplumu, bir düşünceyş, bir nesneyi ya da bir göreneği yermek için yazılmış yazı ya da söylenmiş söz. )
( Terbiyesize, terbiyesizliğini, terbiyesizlik yapmadan ve onun seviyesine inmeden söylemek/yazmak. )

- HİÇKİMSEYLE KONUŞ(A)MAYACAĞIN/PAYLAŞ(A)MAYACAĞIN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR] ile/ve/<> KENDİNİN (BİLE) DÜŞÜNMEK İSTEMEYECEĞİN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR]

- İÇİNDEN SÖYLENİLMESİ GEREKEN ile AĞIZDAN DIŞARIYA ÇIKMASI/ÇIKMAMASI GEREKEN

- İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YETERSİZ ÖRNEK
ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ

- İTHAM ile AŞAĞILAMA
( Suçlama, suçlu görme. İLE Küçük görme. )

- İYİ DÜŞÜN!:
KALBİ
ve/||/<>/>/< KAPIYI ve/||/<>/>/< SON SÖZÜNÜ
( Kırmak yerine. VE/||/<>/>/< Çarpmak yerine. VE/||/<>/>/< Söylemeden önce. )

- KAÇMAK ile/ve/değil/yerine UZAK DURMAK
( UZAK DUR!
* Karnı tokken sızlanandan
* Zevk sürerken sıkılandan
* El içinde ağlayandan
* Dost sözünden gocunandan
* Kuşkusuyla buz tutandan
* Düşmanına dost durandan
* Suretiyle kandırandan
* Aynalardan kovulandan
* Şeytanıyla yarışandan
* Sevabını anlatandan
* Günahına kulp takandan

Mete Özgencil )

- KIYAS ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> HAKARET
( Kimseye ve de özellikle çocuklara, ne kıyas, ne de hakaret edilmez! )

- KIZGINLIK ile/değil AŞAĞILAMA

- KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KISIR DÖNGÜ
ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA

- KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ ile/ve/||/<> KONUŞ(MAY)ABİLECEĞİMİZ KADARIYLA KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ

- KONUŞMA(MA)NIN:
"ANLAMSIZLIĞI"
ile/ve/değil/yerine/<> "GEREKSİZLİĞİ"
( Konuşmak, kişinin, her koşul ve zamanda, en öncelikli yeti ve eylememidir. Dolayısıyla, kendi isteksiz ya da kopuk olduğumuz durumlar için "konuşmanın gereği yok" şeklinde düşünülmemeli ve konuşulmamalıdır. Anlamsızlığı, isabetsizliği, yersizliği/zamansızlığı olabilir fakat "gereksizliği" diye bir durum söz konusu olmadığı gibi bu ["niyetteki/kasıttaki"] söz de söylenemez/söylenmemelidir. )

- KONUŞMADA/ANLATIMDA:
(KİŞİYİ) "KESMEK"/"DÜZELTMEK"
değil/yerine (KİŞİNİN) SÖZÜNÜ "KESMEK"/"DÜZELTMEK"

- KONUŞMAK ile/yerine GEREKTİĞİ KADAR KONUŞMAK
( İTNAP: Sözü boş yere uzatmak. )

- KONUŞMAMAK ile/değil/yerine YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK
( Bir insan ne kadar çok gürültü yaparsa, sözleri de o kadar çok sessizdir. )

- KOPMA:
(")İNCELDİĞİ(") YERDEN
ile/değil/ne yazık ki "İNCİNDİĞİ/MİZ / İNCİTTİĞİ/MİZ" YERDEN

- KÜFR ETMEK ile/değil/yerine "BU DA VAR(MIŞ)" DEMEK

- KÜFÜR[Ar. KFR/KÂFİR: Örten. | Çiftçi.] (ETMEK) değil/yerine/= SÖVGÜ/SÖVMEK

- KÜFÜR ile/ve/<> İDDİA
( Küfürlerin büyük çoğunluğu aynı zamanda birer iddiadırlar. )

- KÜFÜR ile İGLÂZ[< GALÎZ, çoğ. İGLÂZÂT]
( ... İLE Kaba, kötü "söz" söyleme. )

- KÜFÜR ve/||/<> ŞİDDET
( [ne yazık ki] Aklında, düşünce olmayanın dilinde. VE/||/<> Kalbinde, muhabbet olmayanın (b)elinde. )

- MÂLÂYÂNÎ ile/ve GIYBET

- MESNED/SİZ[Ar.] yerine DAYANAK/SIZ

- ÖĞÜT ile/ve/<>/>< HAKARET
( Bir insana, başkaları yanında verilen "öğüt", öğüt değil "küçük düşürme", "aşağılama" ya da "hakaret" olabilir/olur[bazen/çoğunlukla]. Kimseye ve de özellikle çocuklara, ne kıyas, ne de öğüt, doğru/uygun zaman, zemin ve koşullar oluş(turul)madıkça, yapılmamalıdır. )

- OLASILIKLARI DÜŞÜNMEK/HESAPLAMAK ile "ŞOM AĞIZLILIK"

- ÖZGÜRLÜK:
KİŞİNİN, ...
"CANININ İSTEDİĞİ GİBİ DAVRANMASI"
ile/değil İSTEMEDİĞİ HİÇBİR ŞEYİ YAPMAK ZORUNDA OLMAMASI
( Özgürlük, hiçbir zaman canının istediği gibi davranmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )
( İkinci görüşün olmadığı yerde özgürlük olmaz. )
( ÖZGÜRLÜK: Belirlenimden, belirlenime geçmek. )

- SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR:
BİÇİMSİZ
ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> SALDIRI ile/ve/||/<> KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA ile/ve/||/<> TARTIŞMALI NEDEN ile/ve/||/<> İSTATİSTİKSEL HATA ile/ve/||/<> ŞAŞIRTMA ile/ve/||/<> YETKEYE BAŞVURMA ile/ve/||/<> DUYGULARA BAŞVURMA ile/ve/||/<> KIYASLAMA HATALARI ile/ve/||/<> SINIFLANDIRMA HATALARI
( BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR
( INFORMAL FALLACIES vs./and/||/<> FALLACIES )

BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: GÖNDERMELİ ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK
( FALLACY OF: EQUIVOCATION vs./and/||/<> ACCENT vs./and/||/<> AMPHIBOLY )

SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KARALAMA ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME
( ARGUMENT AGAINST THE MAN vs./and/||/<> CIRCUMSTANTIAL AD HOMINEM vs./and/||/<> FALLACY OF "YOU / YOU ALSO" vs./and/||/<> POISONING THE WELL )

KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
( BEGGING THE QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF IRRELEVANT PURPOSE vs./and/||/<> IRRELEVANT CONCLUSION vs./and/||/<> FALLACY OF STRAW-MAN vs./and/||/<> FALLACY OF RED HERRING )

TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER
( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )

İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YETERSİZ ÖRNEK ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ
( FALLACY OF INSUFFICIENT SAMPLE vs./and/||/<> UNREPRESENTATIVE SAMPLE vs./and/||/<> FALSE ANALOGY vs./and/||/<> SLOTHFUL INDUCTION vs./and/||/<> FALLACY OF SLANTING vs./and/||/<> GAMBLER'S FALLACY )

ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: DEVEDE KULAK ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK
( FALLACY OF THE BEARD vs./and/||/<> BLACK OR WHITE FALLACY vs./and/||/<> ARGUMENT FROM IGNORANCE vs./and/||/<> FALLACY OF SLIPPERY SLOPE vs./and/||/<> COMPLEX QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF MANY QUESTIONS vs./and/||/<> FALLACY OF LIMITED CHOICES )

YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: BİR BİLENE SORMA ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> GENETİK
( ARGUMENT TO AUTHORITY vs./and/||/<> FALLACY OF UNQUALIFIED SOURCE vs./and/||/<> APPEAL TO BELIEF vs./and/||/<> APPEAL TO COMMON PRACTICE vs./and/||/<> BANDWAGON, PEER PRESSURE vs./and/||/<> PRAGMATIC FALLACY vs./and/||/<> APPEAL TO PERSONAL INTERESTS vs./and/||/<> FALLACY OF "IS" TO "OUGHT" vs./and/||/<> STYLE OVER SUBSTANCE vs./and/||/<> GENETIC FALLACY )

DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET
( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )

SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> HATALAR
( FALLACIES vs./and/||/<> MISTAKES/WRONGS )

KIYASLAMA HATALARI: GENELLEŞTİRME ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME
( FALLACY OF CONVERSE ACCIDENT vs./and/||/<> FALLACY OF ACCIDENT )

SINIFLANDIRMA HATALARI: BÜTÜNLEME ile/ve/||/<> İNDİRGEME
( FALLACY OF COMPOSITION vs./and/||/<> FALLACY OF DIVISION ) )

- SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KARALAMA
ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME

- ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
DEVEDE KULAK
ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK

- SERBEST ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil SALLAMAK

- SIZLANMA ile SÖYLENME/SOKRANMA

- SÖYLENİLECEK SÖZÜ OLMAYANIN:
[ne yazık ki]
[ya] YÜKSEK SESİ
ve/ya da/||/<> "ÖFKESİ"

- SÖZ(CÜK):
GERÇEK
ile/ve/||/<>/> MECAZ ile/ve/||/<>/> KİNÂYE
( Çıkarımsal. VE/> Hayal/Muhayyile. VE/> Sezgi/Hads. )
( Soğan. VE/> Sarımsak. VE/> Koku. )
( )
( Söz(cük)leri/ni değiştir... Dünya/n değişsin...
)
( )

- SÖZDEN ÖNCEKİ 3 EŞİK:
İYİLİK
ve/||/<> İNCELİK ve/||/<> GEREKLİLİK

- SÖZÜ:
SÖYLEMEDEN ÖNCE
ile/ve/||/<> SÖYLEDİKTEN SONRA
( Önünde dur! İLE/VE/||/<> Ardında dur! )

- SÖZÜ:
YANLIŞ ANLAMA
ile SAPTIRMA
( Anlamaya uğraşmayın! Yanlış anlamamanız yeter. )
( Yanlış düşüncelerden kurtulun, bu yeter. )
( Kendinize iyice bakın, tüm yanlış anlamalar ve yanlış düşünceler eriyip gideceklerdir. )
( Herkese, anlayabileceği kadar söz söyleyin. [Kellimünnâse alâ kader-i ukûlihim] )
( Bir sözü anlamak için, estetik bir hal gerek. )
( Don't try to understand! Enough if you do not misunderstand.
Get rid of wrong ideas, that is all.
Have a good look at yourself and all these misapprehensions and misconceptions will dissolve. )

- SUNTURLU KÜFÜR ile SİNKAF'LI KÜFÜR
( Çok kötü, berbat, ağza alınmaz küfür. İLE S.k/me sözcüğünün geçtiği küfürlerin, "S" ve "K" harflerinin Arapça okunuşuyla ifade edilmesi. )
( SUNTURLU: Yaman, adamakıllı, dehşetli. | Gösterişli, görkemli. )

- TAHRİK ile KIŞKIRTMA

- TÂMÂT-I CÜHELÂ[Fars.] ile TÂMÂT/SÖZ
( Cahillerin, saçmasapan sözleri. )

- TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YANLIŞ NEDEN
ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER

- TARTIŞMA ile/değil/yerine POLEMİK
( Söz ile. İLE/DEĞİL/YERİNE Yazı ile tartışma. )

- UKALÂLIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> HAKARET

- YALAN SÖYLEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK ile/ve/<> YALAN SÖYLEYEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK
( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )

- YALAN SÖYLEYİP UTANMAK değil/yerine/>< DOĞRUYU SÖYLEYİP "KAYBETMEK"(/KAZANMAK)

- YALAN ile/ve YANLIŞ
( İzin verilmez. İLE/VE İzin verilebilir. )
( [argo] MAVAL[: Uydurma söz.] ile/ve ... )

- YANLIŞ/KÖTÜ/AŞIRI/ABARTILI KULLANILANLAR:
"SIKINTI YOK!"
ve/<> "AYNEN" ve/<> "KESİNLİKLE" ve/<> "HAYIRLISI" ve/<> "KISMET" ve/<> "TABİİ Kİ DE" ve/<> "YAPILACAK BİR ŞEY YOK" ve/<> "BENCE DE"

- YAPALIM/YAZALIM DA...:
"SONRA UNUTURUZ"
değil ANIMSA(YA)MAYABİLİRİZ

- YAPILMAYACAKLAR ve/|| DİLLENDİRİLEMEYECEKLER
( [ne yazık ki] Dillendiriyorsun. VE/|| Yapıyorsun. )
( İNTAK: Konuşturma, söyletme. | Dillendirme. )

- YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
BİR BİLENE SORMA
ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> "GENETİK"

- ZAMANINDA YA DA ZAMANSIZ SÖYLENMİŞ SÖZLER ile/ve GERÇEK YA DA YANLIŞ SÖZLER ile/ve HOŞ YA DA ACI SÖZLER ile/ve YARARLI YA DA YARARSIZ SÖZLER ile/ve NAZİK VE GÜCENDİRİCİ SÖZLER

- ZAN ile/ve/değil/yerine KANAAT

- [ne yazık ki]
!HAKARET ETMEK
ve/=/||/<>/> !YOK ETMEK

- [ne yazık ki]
!İFTİRA
ile !İFK
( Birine, aslı olmayan bir suç yükleme. İLE Bir suçu, birine yükleme. )

- [ne yazık ki]
!İTHAM
ile !TEKFÎR
( Çoğunlukla/bazen itham, küfürden daha ağırdır. )

- [ne yazık ki]
"SÖZÜ, TARTMADAN SÖYLEMEK"
ve/||/<>/> ALACAĞIN YANITTAN İNCİNMEMEK

- [ne yazık ki]
KÖTÜ KULLANIM
ile/ve/||/<>/> KÖTÜYE KULLANIM
( [... olduğunu/olacağını] "biliyorsun/biliyordun." İLE/VE/||/<>/> "ZÂTEN"/"SONUÇTA"/"ASLINDA" biliyorsun/biliyordun." )
( "Bir alışveriş, bir fiş." şeklinde, fazladan/gereksiz açıklama yapmak, uyarıda bulunmak. İLE/VE/||/<>/> "Ama bunu söylemenize gerek yok ki! Ben yapınca alışverişi, ZÂTEN/SONUÇTA alıyorum satış fişi." şeklinde [soluksuz/beklemeksizin/düşünmeksizin] "yanıt vermek." )
( Bir kişinin, neyi bilip bilmediğini ve/veya o an/dönem için anımsayıp anımsamadığını "belirlemek", beklentisi içinde olmak, dilin/ifadenin kötü kullanılmasıdır. [Hiçkimsenin, neyi bilip bilmediği, isteyip istemediği ya da yapıp yapamayacağı, hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilinemez!] İLE/VE/||/<>/> Sözcüklerin yetersiz ve kötü kullanımıyla birlikte "niyet okumak" ya da genelleyici/indirgeyici/özdeştleştirici/köktenci/toptancı/sonuç odaklı bir yargı ifadesi ise sürecin ve ilişkinin tükenmesine neden olacak/olmuş bir kötüye kullanımdır. [Güç ve baskı uygulama isteği ve/veya nedeniyle olduğu/olabileceği gibi sorumluluktan kaçmak gibi çok çeşitli anlamsız/gereksiz nedenlerden de kaynaklanmaktadır.] )

- [ne yazık ki]
SÖZCÜĞÜ/TERİMİ: ANLAMAMAK
ile/ve/değil/||/<>/> BAŞKA ANLAM/LAR "YÜKLEMEK"

YAPABİLECEKLERİMİZ/İRÂDE (/YAPALIM!)




- !HEMPA[Fars.] ile/değil/yerine/>< KANKA
( Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kişi, ayaktaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kan kardeşliği kadar yakınlıkla birlikte hareket eden/ler. )

- "1000 TARAKTA BEZİ OLMAK/OLAN" ile/değil/yerine/>< "10 PARMAĞINDA, 10 MARİFET(İ OLAN)"

- "AÇIK OLMAK" ile İSTEKLİ OLMAK
( YA GEL, OL VE GİT! YA GİT, OL VE GEL! )

- "ADAMDAN SAY(MA)MAK" ile/değil MUHATAB ALMA(MA)K

- "ADAMI OLMAK" değil "ADAM OLMAK"

- "ADAMINA GÖRE" ile/değil/yerine ADÂBINA GÖRE

- "AKIL" ile/ve/değil/yerine KULLANILAN/UYGULANAN AKIL

- "AKILLI OLMAK" ile/ve/değil/yerine YETERİNCE AKILLI OLMAK/DAVRANMAK

- "AKILSIZ" İLERLEMEK değil AKLI AŞARAK İLERLEMEK

- "AKLINI, BAŞINA TOPLAMAK" ile/ve "AYAĞINI, DENK ALMAK"

- "ANLAMAK" ile/ve YANLIŞ ANLAMA(MA)K

- "AYI" ile/değil/yerine "ARI"
( Gibi yeme/oturma! İLE/DEĞİL/YERİNE Gibi çalış! )

- "BABA, HİMMET!" > "OĞLUM, HİZMET!" değil "BABA, HİMMET!" =/<>/|| "OĞLUM, HİZMET!"
( "Hizmet edersen, himmet görürsün/ederim" DEĞİL Hizmet ederken himmet görürsün. )

- "BAK! BEN NE YAPTIM!" İÇİN YAPMAK ile/ve/değil/yerine HİZMET OLARAK YAPMAK

- "BİÇTİĞİN" ve/||/<>/>/< "EKTİĞİN"
( "Biçtiğini" beğenmiyorsan, "ektiğine" bakmalısın! )

- "BİRİKTİRDİĞİN" değil PAYLAŞTIĞIN

- "ÇEVRE İÇİN" YAŞAMAK değil/yerine ÇEVRE İLE BİRLİKTE YAŞAMAK

- "ÇÖZÜM BULMAK" ile "ÇÖZÜM YARATMAK"

- "ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEN, SORUNUN BİR PARÇASISINDIR" ile/ve/||/<> "YAŞAMAKLA MEŞGUL OLMAZSAN, ÖLMEKLE MEŞGUL OLURSUN"

- "DAHA ÇOK OLAN"I ARAMAK değil/yerine DAHA AZ OLANIN TADINI ÇIKARMAK

- "DESİNLER" DİYE YAPMAK değil/yerine İŞLET FİİLİN, DUYSUN KULAĞIN

- "DOĞRUYU SÖYLEMEK, HER ZAMAN DOĞRU DEĞİLDİR" değil HER DOĞRUYU, HER ZAMAN VE HER YERDE SÖYLEMEMEK GEREK
( "Doğruyu söylemek, her zaman doğru değildir" diyenler, kendileri için "en yararlı olabilecek" yanlışı söylemek için en uygun zamanı bekleyenlerdir... )

- "DÜŞMAN OLMAK" değil/yerine/>< BİRBİRİNE HAYRAN OLMAK

- "EDEPSİZLİK" ile/değil/yerine COŞKU

- "HAKLI ÇIKMAK" ile/değil/yerine/>< HAKLI OLMAK

- "HATA/KUSUR ARAMAK/BULMAK" (İÇİN/ÜZERE) ile/değil/yerine BİR EKSİĞİNİ/HATASINI (DAHA) DÜZELTTİRMEYE ARACI OLMAK

- "HAVA ATMAK" ile/değil/yerine PAYLAŞMAK

- "HAVF" >< RECÂ

- "HERŞEYİ BİLEN" ile/değil KENDİNİ BİLEN

- "İDARE ETMEK" ile/değil/yerine "ÇÖZÜM BULMAK"

- "İDDİA" ile KANAAT

- "İDEALİST" OLMAK değil/yerine İLKELİ OLMAK / HAYIR DİYEBİLME GÜCÜ

- "KALIN/LIK / KABA/LIK" değil/yerine/>< "İNCE/LİK"
( Kişinin, kırılma nedeni. >< Herşeyin kırıldığı nokta. )

- "KARIŞMAK":
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE
ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

( Birine, ne yapmayacağını söylemek/anlatmak/göstermek karışmak değildir! ["Karışmak", yapılacak yanlış ya da doğru olan eylem/söz için kullanılabilir ancak.] )
( Kişilerin ne söyleyeceğini ya da yapacağını söylemeye, "müdahale" ya da "karışmak" denilebilir (belki ve çoğu şey için). Fakat ortak olan kavram, ifade, durum, davranış ve tutumlarda, toplumsal birlik, düzenlilik ve sürekliliğin sağlanması için gerektiğinde, hepimizin, birbirimize neyi yapamayacağını/yapmayabileceğini söylemesi kabalık ya da karışmak değildir! )

- "KARIŞMAK" ile MÜDAHALE (ETMEK)

- "KARIŞMAK" ile SORGULAMAK

- "KARIŞMAK" ile UĞRAŞMAK

- "KIZMAK" ile/ve KINAMAK

- "KUTUPLAŞMA" değil/yerine KUCAKLAŞMA

- "KUYRUĞU DİK TUTMAK" ile/değil "OMURGALI" DURMAK/DAVRANMAK

- "MEYDAN/CANINA OKUMAK" değil/yerine/>< KİTAP OKUMAK

- "ÖRNEK ALMAK" ile "DERS ALMAK"

- "PATRON OLMAK" ile/değil/yerine ÖRNEK VE ÖNDER OLMAK

- "PES ETMEK" ile/ve/değil/yerine/>< AKIŞINA BIRAKMAK

- "PEŞİNDE KOŞMAMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> VAZGEÇMEK

- "ŞİKÂYET ETMEK" ile/değil/yerine/>< DURUMU(NU)/ZİHNİ(Nİ) DEĞİŞTİRMEK

- "SORUN/SIKINTI":
"FARKLI OLMAK/TA"
ile/ve/||/<>/ne yazık ki FARKINDA OLMAMAK/TA
( )

- "SORUNLU" ile/değil/yerine/>< SORUMLU

- "SÖZ(Ü) DİNLEMEK" ile/ve/değil/yerine SÖYLENİLENİ/İSTENİLENİ YAPMAK/YAPABİLMEK

- "SU KOYVERMEK" ile "YELKENLERİ SUYA İNDİRMEK"

- "SUÇLAMAK" ile/değil/yerine SORUMLU OLMAK

- "TAKINTI" ile/değil/yerine TUTARLI OLMA (ÇABASI)

- "TERİM SOĞUMASIN" değil/yerine DİNLENMEYİ BİLMEK

- "UNUTMAK" ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK

- "ÜSTÜN/LÜK" ile/ve/değil/yerine KAPSAYICI/LIK

- "VERİRSEN ALIRSIN" değil "VERİRSEN, ALIRSIN"

- "YAPMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK" ile/değil/yerine YAPAMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK

- "YOL VERMEK" ile/değil/yerine "YER VERMEK"

- "YUVARLAMA" ile/ve/||/<> "KESTİRME"

- "ZAYIF" ya da "GÜÇLÜ" ile/değil/yerine ZEKİ
( İntikam alır. YA DA Affeder. İLE/DEĞİL/YERİNE Görmemezlikten gelir. )

- "ZAYIFLIK" ile/değil KİŞİLİKLİ/OMURGALI KALMAYI YEĞLEMEK

- (")AYAKTA DURACAK DURUMUNUN OLMAMASI(") ile/ve/||/<>/< YAŞAMDA DURACAK NEDENLERİNİN OLMASI

- (")GEÇMEK(") ile (")ATLAMAK(")

- (")İLKE(") ile/ve/<> KİŞİ/İNSAN
( Bazen, bir ilke için herkesten, bazen bir kişi/insan için tüm ilkeler(imiz)den vazgeçebiliriz/vazgeçebilmeliyiz! )

- (")İYİ/LİK(") ile/ve/>< (")KÖTÜ/LÜK(")
( Hesapsız/plansız. İLE/VE/>< Hesaplı/planlı. )
( İyi, yapmak ve yaratmakla; kötü, tembellik ve işsizlikle görülür. )
( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )
( Ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde, tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )
( Yapmış olduğu kötülüğü daha sonra yaptığı iyilikle yenen kişi, ayın, ışığını örten bulutlardan kurtulduğu zamanki gibi, dünyaya ışık yayar. )
( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )
( En yüksek katta şereflendirilmenin anlamı, kişinin iyiliğe olan içten aşkının doğurduğu başarıdır. )
( Olayları iyi ve kötü diye ayırdığınız sürece, haklı olabilirsiniz. Gerçekte ise, yerine getirildiklerinde, iyi kötüye, kötü de iyiye dönüşür. )
( Kötüyü kötü görebilmeliyiz ki, iyiyi arayabilelim. )
( Her şeyi iyi görürsek, tuzağa düşeriz. )
( ARETE[Hellence]: İyilik. | Erdem, yetenek, yetkinlik, yararlılık. )
( İyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği kadar, kötü; kötü şeylerin olduğu kadar da, iyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği ve bu bağlamda da, iyi/kötü tanımının olmadığı/olamayacağı, ancak ve sadece bizim alt seviye yükleme(leri)mizle ya da indirgeme(leri)mizle söz konusu olduğunu anımsamakta yarar vardır. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )

- (")MERCİMEĞİ(") ... :
"FIRINA VERMENİN" HAZZI
ve/||/<>
EVSİZ(LER)E VERMENİN HUZURU

( EVSİZLERİ (DE) DÜŞÜN(ELİM)!!! )
( Çorbada Tuzun Olsun!... )
( Aynada gördüğün, ben(evsiz) değil(im)!

Bu işte bir Evsizlik var!

Ne yersek paylaşıyoruz!...
Bu kurda-kuşa, bu bana, bu da bir evsize...

Evlenme teklifime yardım eder misin!?

Ben - Sen - O | Biz - Siz - Evsiz

3 taş oynamak için taşta oturmak/yatmak zorunda değilsin!

Yazın kaşın, kışın taşın! (İşimiz/yaşamımız bu/böyle!)

Düşün, taşın! Ya da kaşın!

"Evde yokuz!" / "Evdeyim!"
( Senin yalanın. / Benim yalanım. )

Benim görmem için pertavsız gerekebilir fakat senin görmen(düşünmen) için bir evsiz görmen gerekmiyor!

Yaşar, ne(rede) yaşar; ne(rede) yaşamaz(. / ?)

Ah bir Çelik kapım olsa...
Evsiz Hercai

Neden, huzurlu evinizde, evsizler için bir Hadise çıkmasın? )

- (BAZI ŞEYLERİ:
) ÖĞRENDİKTEN SONRA YAŞAMAK
ile/ve/<>/değil/yerine YAŞADIKTAN SONRA ÖĞRENMEK

- (HER KOŞULDA) YAP!:
NE YAPABİLİYORSAN
ile/ve/||/<> NE KADARINA SAHİPSEN ile/ve/||/<> NEREDEYSEN

- (KENDİ KENDİNE) HÜKÜM VERMEK değil/yerine İSTİŞÂRE

- ...'YI OKUMUŞ OLMAK ile ...'YI OKUMAMIŞ OLMAK

- ...'YI SORMAMAK ile/ve/||/<>/> ...'YA BAKMAMAK

- 1 ve/||/<>/>/< 2 ve/||/<>/>/< 4 ve/||/<>/>/< 8
( Konuş. VE/||/<>/>/< Yaz! VE/||/<>/>/< Oku! VE/||/<>/>/< Dinle! )

- KAN BAĞIŞI ve ÖRGEN BAĞIŞI
( )

- OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK!
( Duyduğumu unuturum, gördüğümü hatırlarım, okuduğumu anlarım. )
( Kurnaz kişiler, okumayı küçümserler, basit kişiler, ona hayran olurlar, akıllı kişiler ise ondan yararlanırlar. )
( Okumak bir kişiyi doldurur, kişilerle konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır. )
( Kişi kendini yetiştirmek/terbiye etmek için okumalıdır! [Başkalarına bilgi satmak için değil!] )
( Kitap okumak, sevgilinin fotoğrafına bakmak gibidir. )
( Büyük buluş! )
( )

- ACIMA ile/değil KENDİNE ACIMA
( Kişiyi, acımak değil kendine acımak bitirir. )

- ADA(N)MAK ile/ve VAKFETMEK

- ADÂLETSİZLİK DURUMLARINDA, "TARAFSIZ"(SESSİZ/ÂTIL) DURUYORSAN, KÖTÜLERİN/KÖTÜLÜĞÜN TARAFINI TUTMUŞSUNDUR ile/ve/||/<> ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEN, SORUNUN BİR PARÇASISINDIR

- ADÂLET ile/ve/<>/< BARIŞ[VARIŞ]/SULH
( Eğer dünyada barış ve uyum istiyorsanız, aklınızda ve gönlünüzde barış ve uyum olmalıdır. )
( Kendinizde düzen olmadıkça, dünyada düzen olmayacaktır. )
( AN SÜKÛT'İN SULH: Davalının susması üzerine gerçekleşen barış. )
( YURTTA SULH, CİHANDA SULH! PAZ EN EL PAIS, PAZ EN EL MUNDO! )

- ADÂLET ve/||/<>/>/< DAYANIŞMA

- ADÂLET ile/ve/<> KARMA
( Karma ve Kader kavramlarını, kapsamlı bir şekilde anlamak ve görmek üzere "My name is Earl" dizisini baştan sona izlemenizi öneririz... )

- ADÂLET ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< MERHAMET

- ADÂLET ve/||/<>/< RIZÂ ve/||/<>/< BİLGİ/HABER
( Adâletin kaynağı da, hedefi de, durumdaki/olaydaki ilgili kişilerden birinin rızâsıdır. Adâlet, insanı ve rızâsını esas almaktır! [Tabii, rızâ da, en başta, (durumdan/olaydan/tespitten/(ön) "hüküm"den) haberdar etmekle başlar.] )

- ADAM ile/ve/||/<> EFENDİ
( Bir şey/ler biliyorsan, susma! İbret alsınlar. İLE/VE/||/<> Bir şey bilmiyorsan, sus ki, en azından, efendi sansınlar. )

- ADANMAK ile/yerine/değil (GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK

- ADANMIŞ/LIK ile FEDAKÂR/LIK

- AFFETMEK ile/ve/değil/yerine GÖZARDI ETMEK

- AFFETMEK ile UNUTMAK ile BARIŞMAK

- AFFETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> VAZGEÇMEK

- AĞLAMAK ve/değil/yerine/<>/>< GÜLMEK :)
( Yalnız. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herkesle birlikte. :) )

- AHLÂKLI değil AHLÂK KİŞİSİ

- AKIL-FİKİR SAHİBİ OLMA(MA)K ile İFLÂH OLMA(MA)K

- AKLI, DUYGULARA ARAÇ KILMAK ile/değil DUYGULARI, AKLA ARAÇ KILMAK

- AKLIN AHLÂKI ve/||/<> KALBİN AHLÂKI
( Mantık. VE/||/<> Edep. )

- AKLIN DİLİ ile/ve/<> GÖNLÜN DİLİ
( Düzyazı. İLE/VE/<> Şiir. )

- AKLIN:
DÜZEN VERİCİLİĞİ
ile/ve/||/<> İŞLEM GÖRÜCÜLÜĞÜ

- ALAY EDİLECEK TUTUM/DURUM ile/değil/yerine MUHABBET

- ALAYCI TUTUM/LAR yerine SAYGI GÖSTERMEK

- ALIŞILMIŞ/LIK ile/değil/yerine/>< AŞILMIŞ/LIK

- ALIŞKANLIK AHLÂKI ile/ve/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH AHLÂKI

- ANLA! ve/||/<>/> TAMAMLA!

- ANLAMAK ile/ve EYLEM
( Eylemin en yüksek biçimi, dildir/sözdür. )

- ANLAMAK ile/ve/değil/yerine/> İÇSELLEŞTİRMEK

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine/<> YOL GÖSTERMEK

- ARAMA ile/ve/<> BULMA
( Aramakla bulunmaz fakat bulanlar aramış olanlardır. )
( Arayan aradığı sürece ayrı kalır. )

- ARINMA ve/||/<>/> AYDINLANMA ve/||/<>/> AŞK

- ARSIZ ile/değil/yerine/>< HAKLI ...
( Olan yerde/için. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Suçlu" "olur"/"görülür". )

- ÂTIL (KALMAK) değil/yerine/>< ÂDİL (OLMAK)

- AYAĞA BAKMAK ile/ve/değil/yerine YERE BAKMAK

- AYIRMA ile/ve/||/<> YALINLAŞTIRMA ile/ve/||/<> ARA ÇÖZÜM/LER ARAMA/BULMA
( Düşüncenin, bilgilerin, nesnelerin, kavram, olay ve olgular üzerinde en temel uygulanması gerekenlerin başında, onları bütün olarak görebilmenin yanı sıra ve ötesinde, ayırma bilgisi, becerisi ve oranı bulunmaktadır.

Bilmek ya da bilinebilenler, ancak küçültme ya da ayırma bilgi ve becerisiyle elde edilebilirler. Bu işin ustalığı da, her ustalığın temelinde bulunan çıraklık sürecinde gerçekleşir ve kaynağını, gücünü çıraklık döneminden alır. Bu bilgi, deneyim ve dönem, kalfalıkta ve ustalıkta bile olunsa, tüm sürecin neredeyse tamamıdır.

Birleştirme bilgi ve becerisi olarak tanımlanan ustalık, yetkin çıraklıktır. Hatta ustalık diye bir şeyden bile söz edilemeyecek kadar tek bir bilinç ve beceridir. Kişinin, bisiklet kullanmayı bir kere öğrenmesinden sonra, yaşam boyunca bir daha bisiklet kullanmayı öğrenmeye gerek kalmaması, kendinin değil, suyun kaldırma gücündeki gibi, kendiliğindenliğiyle, doğasıyla sağlanır. Zihnin ya da bilincin devrede olması ile değil, beynin ya da öte bir bilincin devrede olmasıyla, bilinç merdiveninde görülen, bilinçsiz bilinçlilik ya da yeterlilik ile sağlanır.

Karmaşık olan ya da öyle "algılanan" süreçlerin çözümü de, onları, oldukları yapıda değil, küçülterek ya da çok haneli sayıdan oluşan bir bölmenin, tek haneli bir sayıya doğru yalınlaştırılması ile gerçekleşir.

Çözümsüz "görünen" durumların da çözümü, köklü/kökten çözüm arayışı değil ara çözüm üretebilmektir. Yaşamımızda, karşılaşılabilecek sonsuz olumlu ya da olumsuz olasılıktaki durum ve süreçler için bazen ya da çoğunlukla, bir düşünce ya da nesneden, ödün vermeden ya da bir parçasından vazgeçmeden, bir şey elde etmek ya da yetersiz/olumsuz sürecin devam etmesine göz yumarak, bir sonuç ya da çözüm oluşturmak olanaklı değildir.

Ne herhangi bir düşünce ya da bir durum için, ne de kaygının sona erdirilmesi, olumsuz ya da yetersiz koşulların tamamen ortadan kalkma "beklentisi" ya da "dileği" ile sağlanamayacağından dolayı, ayırmayı, yalınlaştırmayı ve ara çözümler üretmeyi bilmek, becermek gerekmektedir.


"Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez." )

- AYRILACAK ZAMAN ve/||/<> VERİLECEK SELÂM
( Vefâ bilmeyene zaman ayrılmaz/ayrılmamalı. VE/||/<> Değer bilmeyene selâm verilmez. )

- AYRIM <>/> ÇATIŞKI <>/> BİREŞİM

- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK

- AZARLAMAK/İTAP/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.] ile/ve/değil/yerine UYARMAK
( NUSH İLE USLANMAYANI ETMELİ TEKDÎR
TEKDÎR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR )
( Dostun azarı, olgunluğa(kemâle) götürür. )
( Kendini "azarla", kimse, seni azarlayamaz. )

- BAĞIMLI/LIK ile/yerine BAĞLI/LIK
( Onlar mı size, siz mi onlara bağlısınız? )

- BAĞIŞ ile/<> İHSÂN ile/<> LÜTÛF ile/<> HİMMET ile/<> KEREM ile/<> İNÂYET ile/<> İLTİFAT ile/<> ATÂ ile/<> ATIFET ile/<> HÎBE

- BAHANE BULMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜMÜNÜ/ÇARESİNİ BULMAK(/ARAMAK)
( "İstemediği/n" herşeye. İLE/DEĞİL/YERİNE (Gerçekten) İstediği herşeyin. )

- BAKMAK:
KAÇIRDIKLARINA
değil/yerine YAKALAYABİLECEKLERİNE

- BAKMAYIN! > KATILIN!

- BARIŞMAK ile/ve/değil/yerine AŞMAK

- BARIŞMAK ile/ve UNUTMAK

- BARIŞ = SULH = PEACE[İng.] = LA PAIX[Fr.] = DER FRIEDEN[Alm.] = LA PACE[İt.] = LA PAZ[İsp.] = PAX[Lat.] = HE EIRENE[Yun.] = SELÂM, SULH[Ar.] = ÂŞTÎ[Fars.] = VREDE[Felm.]

- BAŞIBOŞ:
İŞSİZLER
ile/ve/değil/<> DAHA İYİSİNİ YAPABİLECEK OLANLAR

- BAŞINA GELEN ile/ve/||/<>/< OLMAMASI GEREKEN

- BAŞKALARINI AFFETMEK ile/ve/||/<>/< KENDİNİ AFFETMEK
( Affetmek, bir mahkûmu serbest bırakmaktır ve o mahkûmun kendin olduğunu keşfetmektir. )
( AFFEDELİM!!!

Lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:

"Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?"

Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin"

Öğrenciler bunu da yaparlar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!"

Öğrenciler, bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:

"Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın,o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun."

Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:

"Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? Hep yanınızda olacaklar."

Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikâyete başlarlar:
"Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor."
"Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, kişiler, tuhaf bakıyorlar bana artık. Hem sıkıldık, Hem yorulduk!"

Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:

"Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz,

halbuki affetmek, en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir. )
( Kendini affetmeyen kişinin, tüm kusurları affedilebilir. )

- BAZI DEĞERLERİ/İLKELERİ:
"ALMIŞ/ALMAMIŞ" OLMAK
ile/ve/değil/yerine/||/<> ANLAMIŞ OLMAK

- BAZI DURUMLARDAKİ YENİLGİNİN KESİNLİĞİNDE:
ÖYLE "YENİL(MEK)" Kİ
ile/ve/değil/||/<>/> DÜŞMANIN KAZAN(A)MAMASI

- BAZI ŞEYLERİ:
ÇIRPINARAK SİLMEK
ile/değil/yerine/>< BİR ÇIRPIDA SİLMEK

- BEKLENTİ değil/yerine HİZMET

- BELİRLİ BİR ALANDA/KONUDA:
BİN KİTAP OKUMAK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< (YETKİN) BİR KİTABI, BİN KEZ OKUMAK

- BELLEĞE YÖNELİK BİLGİ (YÖNETİMİ/KULLANIMI) ile/yerine EYLEME YÖNELİK BİLGİ (YÖNETİMİ/KULLANIMI)

- BEN/SEN BİLİNCİ ile/ve/<>/yerine BİZ BİLİNCİ
( Ben Var'ım!, Ben Tek'im!, Ben Anlamlı'yım! / Sen Var'sın!, Sen Tek'sin!, Sen Anlamlı'sın! İLE/YERİNE Biz Var'ız!, Biz Tek'iz!, Biz Anlamlı'yız! ( Hiçbir şey benim ya da sizin değildir - her şey bizimdir. )
( Nothing is mine or yours - everything is ours. )

- BENDE YOK, SENDE DE OLMASIN ile/değil/yerine SENDE VAR, BENDE DE OLSUN

- BEŞER ile/değil/yerine/>< ÂDEM
( [Kendi sorumluluğunu] Al(a)mayan/alamamış. İLE Alan/almış. )

- BİLDİĞİN GİBİ ve/||/<> SEVDİĞİN GİBİ ve/||/<>
DİLEDİĞİN GİBİ
... OLSUN!:


- BİLDİĞİNE GİDEN ile/ve/değil/yerine/<> BİLMEDİĞİNE GİDEN

- BİLDİĞİNİ:
YAPMAZSAN
ile/değil/yerine YAPARSAN
( Sadece zihnin, bir miktar/bölüm bilir. İLE/DEĞİL/YERİNE Her/bir yerin (tam) bilir/yetkindir. )
( Yetersizdir. İLE/DEĞİL/YERİNE Yeterlidir. )

- BİLDİKLERİNİ YAPMAK ve/<> BİLMEDİKLERİNİ ÖĞRENMEK
( Bildiğinizle amel/hizmet edin; bilmedikleriniz, size sunulacaktır. )

- BİLENİN/BİLGENİN/USTANIN/HOCANIN, HER:
[hem] YAPTIĞI/NI
ile/ve/<>/||/değil/yerine/hem de DEDİĞİ/Nİ
( Yapma. İLE/VE/<>/||/DEĞİL/YERİNE Yap. )

- BİLEN ile/ve/||/<> ÖĞRENEN ile/ve/||/<> DİNLEYEN

- BİLGE/LİK ve/||/<> GÖNÜLLÜ/LÜK

- BİLGELİK:
(DERİNLİKLİ/KAPSAMLI) KONUŞMAK
ile/ve/<>/değil YAPMAK
( (Derinlikli/kapsamlı) Konuşmak, bilgelik değildir. Bilgelik, yapmaktır! )

- BİLGELİK ve BAŞKALARINI KARALAMAMAK

- BİLİMSEL "...DIR!" ile KENDİNİ İSPAT "...DIR!"I

- BİLİMTEY'DE:
SANATÇI YETİŞTİRMEK
ve/||/<>/< SANATÇININ DEĞERİNİ BİLMEK

- BİLİNMESİ GEREKENLER ile/ve/> YAPILMASI GEREKENLER

- BİLİNMEYENLE İLGİLENMEK ile/ve/<>/değil/yerine BİLİNENLE İLGİLENMEK

- BİLİRKEN SUSMAK ve/=/||/<> BİLMEZKEN KONUŞMAK/SÖYLEMEK
( İkisi de kötü ve yanlıştır. )

- BİLMEDİĞİN SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK ile/ve/<>/yerine [ÖZELLİKLE] BİLDİĞİN SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK

- BİLMEK VE SUSMAK ile BİLMEMEK VE SUSMAK

- BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> BAŞKASINI BİLMEK
( Başkalarının hatalarını, yaptıklarını ya da yapmadıklarını değil kendi hatalarınızı, kendi yaptıklarınızı ve yapmadıklarınızı düşünün. )
( Bir süre için başkalarını kendi hallerine bırakın ve kendinizi inceleyin. )

- BİLMEK ile/ve/değil/yerine ANLAŞILIR KILABİLMEYİ BİLMEK

- BİLMEK ile/ve/<> BİLMEDİĞİNİ BİLMEYİ BİLMEK
( "Bilmediğinizi bilmek", gerçek bilgidir. )
( "Daha iyisini bilemiyorum." [Hiç olmazsa bu kadarını biliyorsunuz.] )
( Bilmiyorsunuz, bunu bilmediğinizi de bilmiyorsunuz. )
( Bilmediğinizi ve anlamadığınızı bilmek gerçek bilgidir, alçakgönüllü bir kalbin bilgisidir. )
( Bilmediğini bilen, bellekten ve beklentiden kurtulmuş olan, ebedidir. )
( Hayatınızın her bir anında bilmeye gereksiniminiz olanı bilirsiniz. )
( Ancak bilmediğiniz zaman, araştırmak için serbest olursunuz. )
( Biliyorum diyene hiçbir şey koklatılmaz. )
( Ne kadar bilirsek, yanılmamız da o kadar. )
( Bildiğimiz, yanıldığımıza yetmez. )
( Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir. )
( O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini; çocuktur, onu eğitin/yetiştirin. O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini; cahildir, ondan uzakça durun. O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini; (belki) uykudadır, onu uyandırın. O ki, biliyor ama biliyor bildiğini; bilge kişidir, onu izleyin. )
( ŞİO ME NİHİL ŞİRE: EN İYİ BİLDİĞİM ŞEY, HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİM )

- BİLMEK ile/ve/> BULMAK ile/ve/> SUSMAK
( Çabuk iyileşmek istiyorsan ağzını kapalı tut! )
( Bilinmeden bulunmaz, bulduktan sonraki biliş de apayrıdır. )
( Kişi, ne kadar bilirse bilsin, bilmediği çok şey vardır. )

- BİLMEK ile/ve/<> OLAYLARI/ZORLUKLARI "ALTTAN ALABİLMEK"

- BİLMEK ve/> SEVMEK ve/> VERMEK ve/> BULMAK
( İlmince bilinirsin, ikramınca ihsan görürsün, sevdiğince sevilirsin. )

- BİLMEK ve/<> YAPMAK
( Yapmak, onu bildiğini göstermektir. )
( Bilmek, yapabilmektir. )
( Kişi, bildiklerini, yönetir/yönetmelidir: bilmedikleri tarafından yönetilir. )

- BİLMEYE ÇALIŞMAK ile/ve/yerine/değil ANLAMAYA ÇALIŞMAK

- BİR ...:
SÖZCÜK
ve/||/<> DUYGU ve/||/<> İNSAN
( Kararı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Yaşamı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Seni/insanı değiştirebilir. )

- BİR DÜŞÜNCEYİ "SAVUNAN" ile/değil/yerine/>< BİR DÜŞÜNCEYE SAHİP OLAN
( Ötekileştirir, ayrıştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bizleştirir ve birleştirir. )

- Bir hata görürsen 70 neden ara!

- BİR KİTAP OKUYAN ile/ve/<> İKİ KİTAP OKUYAN ile/ve/<> ÜÇ KİTAP OKUYAN
( Herşeyi bildiğini sanar. İLE/VE/<> Kuşkuya düşer. İLE/VE/<> Hiçbir şey bilmediğini anlar. )

- BİRİNE, BİR ŞEY(LER)İ:
LÜTÛF ETMEK
değil/yerine/>< (O) KİŞİNİN DEĞERİNİ BİLEREK, BİR ŞEY(LER)İ PAYLAŞMAK

- BİSİKLET ve/<> MUTLULUK

- BÖBÜRLENME değil/yerine/>< KİŞİNİN/İNSAN(IN) DEĞERİ(Nİ) BİLMEK

- BOL EKMEK, AZ YEMEK değil/yerine (YETERİNCE) YEMEK, AZ EKMEK
( Para/olanak olmayınca. DEĞİL/YERİNE Her koşulda. )

- BÖLÜNMEK ile/değil/yerine BÖLÜŞMEK
( Yok eder. İLE/DEĞİL/YERİNE Tok eder. )
( Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. )

- BOŞ DURMAK değil/yerine KOŞTURMAK

- ÇABA = EDEAVOUR[İng.] = EFFORT[Fr.] = BESTREBEN[Alm.] = CONATUS[Lat.]

- ÇALIŞMA SÜRESİ/SAATİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EMEK YOĞUNLUĞU/NİTELİĞİ

- ÇALIŞMA:
TOPLUM İÇİN
ile/ve/||/<> İNSAN/LIK İÇİN

- ÇALMAK ile/değil/yerine/>< ÇALIŞMAK

- CAN SIKINTISINDAN (DOLAYI) YEMEK ile/değil/yerine AÇLIKTAN (DOLAYI) YEMEK

- CEHÂLET KİBARLIĞI ile/değil/yerine NEZÂKET/KİBARLIK
( "Kibarlığını" yüzüne-gözüne bulaştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE Zamanını, zeminini, gerektiği kadar ve ölçüsünü bilerek/tutturarak, bilinçle. )

- CEHÂLET ile/ve/yerine/değil İLİM
( Dönüp dolaşmak. İLE Bilinenden bilinmeyene gitmek. )
( Dünyaya sizin cahilliğe son vermenizden daha çok yardımı olabilecek bir başka şey yoktur. )
( İLMİ: - Ya Öğreten, - Ya öğrenen, - Ya seven olmak gerek. )
( İlmin saati, feyzi belirli olmaz. )
( İlim öğrendikçe, ilim onun niyetini tashih eder. )

- ÇENEYİ "ÇALIŞTIRMAK" değil/yerine ELİNİ "ÇALIŞTIRMAK"

- CESARET:
KORKUNUN YOKLUĞU
ile/ve/değil/+/||/<>/< BENCİLLİĞİN BULUNMAMASI

- CESARET ile/ve KARARLILIK

- CİDDİYE ALMA(MA) ile MUHATAP ALMA(MA)/SAYMA(MA)
( İTTİHAZ: Sayma, tutma. | Alma. )

- ÇIKAR "AHLÂKI" ile/değil/yerine FERÂGAT AHLÂKI

- ÇIKAR(LAR)INI "DÜŞÜNMEK/İSTEMEK/BEKLEMEK" değil/yerine/>< HAK ETTİKLERİNE VE/VEYA ETTİĞİN KADARINA RIZÂ GÖSTERMEK

- ÇOCUĞA, "GELECEK HAZIRLAMAK" değil ÇOCUĞU, GELECEĞE HAZIRLAMAK

- ÇOCUKLARA ABUR CUBUR ALMAK/VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK yerine MEYVE VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK
( Çikolata/gofret çeşitleri, özellikle çocuklar için olduğu gibi yetişkinler için de sağlığa zararlı ürünlerdir. Neredeyse hiç denilebilecek kadar az tüket(tir)menizi salık veririz. LÜTFEN! )
( Çocukları meyve ya da daha yararlı yiyecek ya da küçük/basit/ucuz hediye ve oyuncaklarla sevindirebiliriz. )
( Çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak, yapılmaması gerekenleri bugün yerine getirerek, sürekli doğru örnek olarak sağlanabilir. )

- ÇOCUKLARA:
KONUŞMAYI "ÖĞRETMEK"
ile/ve/değil/yerine DİNLEMEYİ GÖSTERMEK/ÖĞRETMEK

- ÇOK KONUŞMAK değil/yerine/>< AZ KONUŞMAK
( Sık sık pişman olunur. DEĞİL/YERİNE/>< Pek az pişman olunur. )

- ÇOK TERBİYESİZ ile ÇOK TERBİYELİ
( İkisi de çok tehlikelidir. )

- CÖMERTLİK ile İSRAF

- ÇÖPE değil/yerine GERİ DÖNÜŞÜME

- DANIŞMA ve/||/<>/> DAYANIŞMA
( Bin bilsek de bir bilene danışmak gerek. )

- DAVRANIŞ ile/ve İSTİKRARLI DAVRANIŞ
( Kişi, beklenti ve davranışlarında sade olmalıdır. )

- DAYANIKLI/LIK ile/ve/||/<> AĞIRBAŞLI/LIK

- DAYATMA değil/yerine/>< DAYANIŞMA

- DEĞERLERİMİZİ, ÇÖP DURUMUNA DÜŞÜRMEK değil/yerine ÇÖPLERİMİZİ, DEĞER DURUMUNA ÇIKARMAK

- DENSİZ/LİK ile/ve/<> PATAVATSIZ/LIK

- DEVAM ETMELİ!
YAŞAMAYA
ve/||/<>/> SEVMEYE ve/||/<>/> GÜLMEYE :)

- DİDİNME ile/ne yazık ki DİDİŞME
( Kendi içinde. İLE/NE YAZIK Kİ Kişilerle, olanlarla, geçmişle. )

- DİĞERLERİNE GÖRE YAŞAMAK ile/değil/yerine DEĞERLERİNE GÖRE YAŞAMAK
( Kaç kuruşunun olduğu önemlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Nasıl bir duruşun olduğu önemlidir. )

- DİL ve/||/<> ZİHİN ve/||/<> YAŞAM
( Ne ki, dilinde, aynı zihninde; ne ki, zihninde, aynı dilinde! )
( Dil, ne kadar zengin; zihin, o kadar engin. )

- DİNLEYELİM! ve/||/<> YÜZLEŞELİM! ve/||/<> ANLAYALIM!
( [Yoksa ...] Dilimiz, bizi sağır eder. VE/||/<> Kalbimiz, bizi tutsak eder. VE/||/<> Zihnimiz, bizi deli eder. )

- DİNLEYEN ile/ve/||/<> OKUYAN
( Ne düşüneceğini öğrenir. İLE/VE/||/<> Nasıl düşüneceğini öğrenir. )

- DİŞ MACUNU VE BENZERİ TÜPLERİNİN:
ORTASINDAN SIKMAK
yerine DİBİNDEN, YUKARI DOĞRU SIKMAK

- DIŞARIDA ARAMAK ile/ve/değil/yerine İÇERİDE/YAKINDA ARAMAK/BULMAK
( Dışarıda aranan/bulunan, kaybedilir de. )

- DİSİPLİNLERARASILIK ile/ve/<> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

- DIŞLAMA(MA)K ile/ve/||/<> KÜÇÜMSE(ME)MEK

- DOĞAÇLAMA ile KOMPOZİSYON

- DOĞRUDAN YARDIM ile/değil/yerine DOLAYLI YARDIM
( Politikacıdan gelir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgelerden gelir. )

- DOĞRULUK ve/||/<> İYİLİK ve/||/<> YÖN(ELİM)/İSTİKÂMET
( Hak ve hakikatte. VE/||/<> Eylemde. VE/||/<> Davranışta. )

- DOST OL(A)MAYAN/A ile/değil/yerine DOST (OLAN/A, OLABİLEN/E)
( Yol ver. İLE/DEĞİL/YERİNE "Yaşamını ver." )
( KIYIM-KIYIM, KIYIL Kİ, DOST ÖNÜNE ÇIK(ABİL) )

- DOST:
YANLIŞINI DUYURAN/YAYAN
değil YANLIŞINDA UYARAN ve/sonra KORUYAN/KOLLAYAN

- DUDAK/MİDE ORUCU ile/ve/değil/||/< DİL ORUCU

- DURUMDAN/HALDEN ANLAMAK ve/||/<> GÖNÜL KIRMAMAK

- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine/>< DOST/LUK
( Düşmanın en büyük hilesi, "dostluğudur". )
( Dostluğunun bedelini ödemekten kaçınanın, "düşmanlığı"nı önemsemeyebilirsin. Fakat düşmanlığının bedelini ödemeye hazır olanın, "dostluğu"nu ciddiye al! )

- DUŞU/YIKANMAYI:
SICAK SUYLA TAMAMLAMAK
değil ILIK (ya da [DAYANILABİLİR] SOĞUĞA YAKIN) SUYLA TAMAMLAMAK

- DÜŞÜN! ve/||/<>/> OKU!
( Konuşmadan önce. VE/||/<>/> Düşünmeden önce. )

- DÜŞÜNCELERİ ÖĞRENMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMEK/BECERMEK

- DÜŞÜNMEK ve/<>/>/< BOŞ KONUŞMAMAYI BECERMEK
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( Bir şey ki, yapmasan da olur. YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur. SÖYLEME! )
( Konuşulacak bir kişi olduğunda, onunla konuşamamak, onu yitirmek demektir. Konuşulamayacak bir kişiyle konuşmaksa sözlerin boşuna harcanması demektir. )
( Bazı şeyleri konuşmuyoruz diye aklımız/sözümüz yok zannedilmesin! )

- DÜŞÜRMEK değil/yerine DÜŞÜNMEK

- DUYMA(MA)K ile/ve DİNLEME(ME)K
( Her dinlemiyor gibi görünen, dinlemiyor değildir! )
( Beyin ve kulak ile. İLE/VE Zihin, veri/bilgi, düşünce ve tutum ile. )

- DÜZEN KURUCU ile "DÜZEN KORUYUCU" ile "DÜZENİN PARÇASI"

- DÜZEN ve/<> GÜZELLİK ve/<> UYUM

- EĞİLMEK ve/||/<> BAŞAK
( Kişiler, başaklara benzer. Ne kadar bilgisizse içleri boştur ve dik durur. Ne kadar bilgiliyse o kadar eğilirler. )

- EĞİLMEK ile/değil DİZLERİ KIRARAK YERE YAKLAŞMAK
( Belden eğilmek çok dikkat edilmesi gereken bir eylemdir. Olabildiğince dikkat ederek belden eğilmemek gerekir. Yerden bir şey alınacağı, özellikle kaldırılacağı zaman mutlaka dizleri kırarak yere yaklaşıp, bacak kuvvetiyle doğrulmaktır doğru olan. )

- EĞLENMEK ile/ve/değil/=/<> OYALANMAK

- ELEŞTİRMEK ÜZERE BİLGİ TOPLAMAK/CIMBIZLAMAK ile/değil/>< (TAM/DOĞRU/SAMİMİ) DİNLEMEK

- EMÂNET ETMEK değil/yerine TEŞEKKÜR ETMEK

- EMİR EDEN ile/ve/yerine HİZMET EDEN

- EMİR ile/ve EDEB
( Emir, edebten üstündür. )

- ERKEN SAMİMİYET ile/değil/yerine SAMİMİYET
( Erken samimiyet, pişmanlık doğurur. )

- ESAS ile/ve/< USÛL/YÖNTEM
( Temel, öz. İLE/VE/< Yöntem, yol, uygulayım, metot. )
( Usûl olmadan vusûl olmaz.[Yöntem olmazsa kavuşulmaz/ulaşılmaz.] )
( Anayasa ve bazı/çoğu önemli davalar, önce usûlden sonra esastan ele alınırlar. )
( Kızgın tencere, bir kulpundan tutulmaz. )

- ESNEMEDE [AĞZIN EL İLE KAPANIŞINDA]:
SOL ELİN DIŞI
ile/ve/değil/yerine SAĞ ELİN AVUÇİÇİ
( Tüm genel/günlük koşullarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Namazda. )

- EŞYALARI/ÇANTAYI BIRAKMAK, ORTAMA GÜVENMEK YANINDA TUTMAK, SAHİP ÇIKMAK

- EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE
( El duası olmadan, dil duası olmaz. )
( Yaparak başarırsınız, tartışıp çekişerek değil. )
( Kalbi değiştiren eylemdir. )
( Herşey yapıldığında zihin sessiz kalır. )
( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )
( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )
( Evinizin eşiğini temizlemeden, komşunuzun damındaki kardan şikâyet etmeyiniz. )

- FERÂGAT ile/ve/<> TESLİMİYET

- FİİL ile/ve DAVRANIŞ ile/ve EYLEM
( İş üretir. Durumu değiştirmektir. İLE/VE Psişik durumların dışavurumu. İLE/VE Bilinçli, amaçlı etkinlik. )

- FİTRE ile/ve SADAKA
( Ramazan ayı boyunca. [Bayram namazına kadar] İLE/VE Ramazan ayı dışında. )
( ... İLE/VE Tüm nesne/bitki/hayvan ve hizmetler. )

- GAZETE OKUMAK ile/ve/<>/||/değil/yerine KİTAP OKUMAK

- GEÇMİŞE SAPLANMAMAK ve/||/<> GELECEĞE ODAKLANMAMAK

- GELİŞİM ve/||/<> ARINMA ve/||/<> YOZLAŞMAMA

- GELİŞTİRME ile/ve/<> ÖNÜNÜ/ÖTESİNİ AÇIK TUTMAK

- GENELLEŞTİRME ile/değil ÖRNEKLENDİRME

- GEREK GÖRMEMEK ile/ve/<> YEĞLEMEMEK/TERCİH ETMEMEK

- GÖRKEME BAŞVURMAK değil/yerine/>< YALINLAŞMAK
( Zayıf "kişilikler"de. DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü kişiliklerde. )

- GÖRÜNTÜNÜN/MANZARANIN:
EN ÇİRKİNİ/KORKUNCU
ile/değil/yerine/>< EN GÜZELİ
( Somurtan bir "yüz". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülen bir yüz. :) )
( Gülen İnsan Yüzünün Görsel FaRkLaR'ı için burayı tıklayınız... )
( Kara delik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güneş. )

- GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/<> SİMGELERLE/ÖYKÜLERLE/MASALLARLA ANLATMAK

- GÖZ KAPAĞI ve/+/||/<> DUDAK
( "Herşeyi görme!" diye vardır. VE/+/||/<> "Her sözü söyleme!" diye vardır. )
( Kulakta, sürekli takılı olması gereken iki küpe...

Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME! )

- GÜCÜN:
KENDİ ELİNDE TUTULMASI
ile BAŞKASINA UYGULANMASI
( Elinde biriktirdiğin/tuttuğun oranda sana zarar verir. İLE Başkasına zarar verir. )
( Haset vb. )

- GÜNEŞE:
YAKIN OLMA! ve UZAK OLMA!
değil/yerine/><
BELİRLİ BİR UZAKLIKTA OL!

( Yanarsın. VE Donarsın. DEĞİL/YERİNE Yaşam bulursun. )

- GÜNLÜK YAŞA(MAK) ile/değil/yerine GÜNÜ YAŞA(MAK)
( Vurdumduymazlık içinde, hesapsız, düzensiz, aykırı, asalak yaşam. İLE/DEĞİL/YERİNE Gün içinde yaşanan, olan-biten herşeyi, olumlu ya da olumsuz tam anlamıyla yaşamak. )
( Temel olan, günü tam bir uyum ve bütünlük içinde yaşamak. Günü Yaşa(Carpe Diem), günlük yaşamak değildir! )

- GÜNÜ GEÇİRMEK değil/yerine GÜNÜ YAŞAMAK
( Kişi, inandığı gibi yaşayamıyorsa, yaşadığı gibi inanmaya başlar. )

- Gürültü yapmayacak şekilde DİNLE!!!

- GÜVEN KAZANMA ile/ve/<>/||/değil/yerine GÜVENİ/Nİ SARSMAMA

- GÜVEN KAZANMA ile/ve/<>/değil/yerine KENDİNİ TANITMA
( Yeterli gelmeyebilir. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Hem yeterli gelir, hem geliştirir/ilerletir, hem de güven sunar/kazandırır. )

- GÜVEN!:
GÜLÜŞÜN ARDINDAKİ KEDERE
ve/||/<> ÖFKENİN ARDINDAKİ SEVGİYE ve/||/<> SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ NEDENE

- GÜVENİLİRLİK ile/ve/> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
( SİKA[< VÜSÛK]: Güven, emniyet. | Güvenilir/inanılır kişi. )

- GÜVEN ve/||/<> DERİNLİK ve/||/<> SEVGİ
( Söz ile yapılan iyilik. VE/||/<> Düşünce ile yapılan iyilik. VE/||/<> Vererek yapılan iyilik. )

- GÜVEN ile/ve/||/<> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

- HAKİKÂTİNİ DAĞITMAK ile/ve HAKİKÂTİNDEN VAZGEÇMEK

- HAKKINI İADE ETMEK ve/<> HAKKINI TESLİM ETMEK

- HAKLI/HAKSIZ ÇIKARMAYA ÇALIŞMAK ile/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK

- HAMD ile/ve ŞÜKÜR ile/ve ŞÜKÜR

- HAREKETSİZ DİRENİŞ ile/ve/||/<> SESSİZ ÇIĞLIK

- HASSAS/LIK ile DUYARLI/LIK

- HASTALIĞI, ZİHİN/DÜŞÜNCE GÜCÜYLE:
"İYİLEŞTİRMEK"
ile/ve/<>/değil/yerine İLERLEMESİNİ ENGELLEMEK

- HAYIR >< İSRAF
( Hayırlıda israf, israfta hayır olmaz. )

- HAZIR OLMAK ile/yerine AKŞAMDAN(/ÖNCEDEN) HAZIRLANMAK

- HERŞEYİ YAZMAK ile/ve/değil/yerine YAZILABİLDİĞİ KADAR/INI YAZMAK

- HERŞEYİN DÜZELECEĞİNE ve/||/<> HERŞEYİ DÜZELTEBİLECEĞİNE ve/||/<> HERŞEYİN BİTECEĞİNE
( İnanarak dileyelim! VE/||/<> İnanarak çabalayalım! VE/||/<> İnanarak sabredelim! )

- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ÖRNEK OLMAK

- HİBBE[< HİBEB] ile HİBE[< HİBÂT]
( Paçavra, kesilmiş kumaş parçası. İLE Bağışlama, bağış. )

- HIRS değil/yerine/>< SABIR

- HİZMET[bkz. HİDMET, HİDEMÂT] değil/yerine/= İŞ GÖRME, GÖREV

- HIZ değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR

- HOCANIN:
YAPTIĞI
ile/ve/değil/yerine/<>/>/< SÖYLEDİĞİ/DEDİĞİ
( Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma! )

- İ'TİZÂL[< AZL] ile İ'TİZÂR[< ÖZR | çoğ. İ'TİZÂRÂT]
( Bir tarafa çekilme. | İşten çekilme. | Ehl-i sünnet'ten Vâsıl b. Atâ'nın kurduğu mu'tezile mezhebi. | Takımdan ayrılma. İLE Özür dileme. )

- İCÂBEN ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜKLE

- İÇSELLEŞTİRME ve/+/||/<>/> İŞSELLEŞTİRME

- İÇSELLEŞTİRME ile/> SÜREKLİLİK/SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

- İDDİALI OLMAK ile/yerine/değil ÇABA(SINI) GÖSTERMEK
( Başarı, ancak yorulmaksızın doğru çabaları göstererek kazanılır. )
( İyi huyluluğun etkisi, alçakgönüllü ve sıralı çabalarla elde edilen kalıcı durumlarda görünür. )

- İFLÂH (OLMA[MA]K) ile İSLÂH (OLMA[MA]K)

- İHMAL ile TERK

- İLKELER ile/ve/değil/||/<> İLKESELLİK
( Değişebilir/değiştirilebilir, geliştirilebilir, yok edilebilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Aşılamaz, geçilemez, ertelenemez, göz ardı edilemez, askıya alınamaz, kenara konulamaz. )

- İLKELLİK değil/yerine/>< İLKELİLİK
( İnsanı ayakta tutan, iskelet ve kas sistemi değil ilkeliliğidir. )

- İLKESEL/İLKEYİ DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve İLKEYLE DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK
( Anlayışı konuşmak, aklı anlamak. İLE/VE Şeyi, olayı anlamak. )
( Varlıksal. İLE/VE Varoluşsal. )

- İLTİFAT ve/+/||/<>/> CESARET VERMEK

- İLTİFAT ile/ve ONAY

- İMECE ile FASON(/FERLAKS SİSTEMİ-FRANSIZ/PUTTING-OUT SİSTEMİ)

- İNAT (EDEN) ile/ve/değil/yerine/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR] (GÖSTEREN)

- İNAT değil/yerine/>< İNSAF

- İNFÂK ile/ve/||/<> KİŞİ

- İNSAF ile/ve HAKKÂNİYET

- İNSAN'IN/KİŞİNİN DÜŞÜNMESİ ile/ve TANRI'NIN DÜŞÜNMESİ
( [mâhiyetçe değil derece olarak!] Bilkuvve'den bilfiil'e doğru. İLE/VE Bilfiil. )

- İNTİKAM değil/yerine/>< AFFETMEK
( En etkili/büyük intikam, affetmektir. )

- İRŞÂD:
İLİM ÖĞRETMEK
değil UYKUDAN UYANDIRMAK

- İŞE YARAYAN ile/ve/değil/||/<>/< İŞ GÖREN

- İŞİTMEK ile/ve DUYMAK/DİNLEMEK
( İşlevsel. İLE/VE Katılımcı. )

- İŞLEVSEL/LİK ile/ve EYLEMSEL/LİK

- İSMET ve/<> İFFET

- ISRAR ETMEK değil/yerine/>< AŞMAK

- İSTEMEDEN VERMEK ile/değil İSTENİLMEDEN VERMEK

- İSTEMEMEK ile/ve/<>/değil/yerine GEREK GÖRMEMEK

- İSTEMEMEK ile/ve/<>/değil/yerine YEĞLEMEMEK/TERCİH ETMEMEK

- İSTİSÂRE ile İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ (çoğ. İSTİŞÂRÂT)]
( Tozutma, toz savurma. | Fitnecilik, fesatçılık etme. İLE Fikir sorma, danışma. )

- İTAAT ile/ve/değil/<> DÜZEN

- İYİLİK YAPAR GİBİ GÖRÜNMEK ile/değil/>< İYİLİK YAPIP GÖRÜNMEMEK

- İYİLİK ile/ve HİZMET
( Her kişi, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur. )
( İyilik, sağırın duyabildiği, körün görebildiği bir dildir. )

- İZİN (VERMEK) ile/ve/değil/yerine FIRSAT (VERMEK)
( Kendine kapı açıldığı halde içeri girmeyen, kovulmayı (da) hak eder. )

- İZİN İSTEMEK ile/ve/değil/yerine OLUR ALMA, BİLGİ VERME (GEREKLİLİĞİ)

- İZİN VERMEMEK ile/ve ENGEL OLMAK

- İZLEMEK ile/ve/<> DESTEKLEMEK

- KAÇMAK ile/değil/yerine VAZGEÇMEYİ BİLMEK/BECERMEK

- KALLEŞ/LİK ile/değil/yerine KARDEŞ/LİK

- KALP ve SES
( İkisini de yumuşatmak gerekiyor. )

- KAMBURLAŞMA değil/yerine/>< DİK DURMA/OTURMA/YÜRÜME

- KANAAT ile/ve/değil/yerine KANIT

- KANDIRMAK ile SANDIRMAK

- KAPILARI:
AÇIK BIRAKMAK
değil/yerine KAPALI TUTMAK
( Tuvalet kapısı gibi kapıların, içeridekiler tarafından kapatılması isteği, kendilerini saklamak üzere değil kapının önünden geçecek kişileri(/bayanları) içeriyi görmek zorunda bırakmamak içindir! [Lütfen özellikle bayanların rahatsızlığını dikkate alarak ve saygı göstererek tuvalet giriş kapılarını kapalı tutmaya özen gösterelim!...] )

- KAPIYI:
VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK
ile/değil/yerine VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK

- KAPSAYICI/LIK ile/ve/||/<> KUCAKLAYICI/LIK

- KARALAMA ile/ve/||/<>/>/< DIŞLAMA

- KARAMSARLIK değil/yerine/>< KAVRAMSALLIK

- KARMAŞA/KARGAŞA değil/yerine YAŞAMIN OLUŞTURULMASI
( Türdeşlik ve görelilik ile. DEĞİL/YERİNE Düzen kurarak. )

- KARŞI KOYMAK ile/değil/yerine FARKINDALIK

- KARŞILAMA ile/ve/||/<> UĞURLAMA
( Giydiğinle. İLE/VE/||/<> Sohbetinle.
Kişiler, giydiğiyle karşılanır, sohbetiyle uğurlanır. )
( Dress, how you want to be addressed. )

- KATKI ile/ve/<>/değil/yerine/|| DEVAM ETTİRME

- KAYGI ile/ve/değil/yerine DUYARLILIK

- KAYNAĞA/KİTABA/SÖZE/SÖYLEYENE GÜVENMEK ile/ve/değil/yerine ANLAMA GÜVENMEK

- KEMAL/OLGUNLUK ve/<> ÖZGÜR/LÜK

- KENDİ YAZAN ile YAZDIRAN

- KENDİLİĞİNDENLİK ile DOĞAÇLAMA

- KENDİNE YONTMAK değil/yerine KENDİNİ YONTMAK

- KENDİNİ "KASMAK" ile/değil KENDİNİ KISMAK

- KENDİNİ BEĞENME ile KENDİNE YETERLİK
( EGOISM/EGOIST vs. NARSISISM/NARSISIST )

- KENDİNİ GELİŞTİRMEK ile/ve/<> UNUTMAK

- KENDİNİ HAKLI ÇIKARAN >< DÜRÜST
( Kendini haklı çıkaran, dürüst değildir. )

- KENDİNİ TANI/BİL!:
HÜRMET
ve/||/<> MUHABBET ve/||/<> MERHAMET
( Kendini bilen, bilmeyenin kusuruna bakmaz. )

- KETLEMEK/ENGELLEMEK değil/yerine ÜRETİM/DÖNÜŞÜM

- KİBİR değil/yerine/>< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
( Büyük görünme. / Küçüklüğün ölçüsü. DEĞİL/YERİNE/>< Küçük görünme. / Büyüklüğün ölçüsü. )

- KİLO VERMEK/ALMAK değil/yerine KİLOYU AŞAĞIYA/YUKARIYA KONTROL ETMEK

- KISA/KÜÇÜK USÛL ile/ve UZUN/BÜYÜK USÛL

- KİŞİ UYUMU ile ...
( PERSON AGREEMENT )

- KİŞİ/KENDİ ile/ve İNSANLIK
( İnsanlık, bizden, çoluğumuzun çocuğumuzun, konu konşumuzun, milletimizin ve insanlığın yararlanmasıdır. )

- KİŞİ:
"YARGILAYAN"
ile/değil/yerine/>< KATILAN

- KİŞİLERİ KULLANARAK/SÖMÜREREK ile/değil/yerine/>< KİŞİLER ARACILIĞIYLA

- KİŞİLERİN:
İLK SÖYLEDİKLERİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SON YAPTIKLARI

- KIŞKIRTMA ile/ve/</değil/yerine TETİKLEME

- KİTAP HEDİYE ETMEK:
EHLİNE
ve İSTEKLİSİNE

- KİTAP OKUMAK:
"UYUMAK İÇİN"
değil UYANIK KALMAK/OLMAK ÜZERE

- KİTAP OKUMAK ile/||/<> DENİZ SUYU İÇMEK
( Okumak, deniz suyu içmek gibidir. İçtikçe susanır, susadıkça içilir. )

- KİTAP/DEFTER VS. SAYFALARININ UCUNU BÜKEREK ÇEVİRMEK yerine/değil BÜKMEDEN (DIŞINDAN/YAPRAKLARINDAN)(ALTTAN/ÜSTTEN/YANDAN) ÇEVİRMEK

- KİTAP/MUSHAF:
UYUYAN BİREY/TOPLUM İÇİN
değil/><
OKUYAN VE DÜŞÜNEN BİREY/TOPLUM İÇİN

( )

- KİTAPTA:
YAPRAĞIN UCUNU/YARISINI KATLAMAK
değil/yerine AYRAÇ KULLANMAK

- KONTROLÜ SONDA YAPMAK ile/yerine KONTROLÜ BAŞTA VE SÜREKLİ YAPMAK

- KONU/DURUM/BAŞLIK DEĞERLENDİRMEDE:
KOŞULLAR
ve/||/<>/> OLANAKLAR ve OLANAKSIZLIKLAR ve/||/<>/> OLASILIKLAR ve/||/<>/> (ARA) ÇÖZÜMLER

- KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ ile/ve/||/<> KONUŞ(MAY)ABİLECEĞİMİZ KADARIYLA KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ

- KONUŞMAK İÇİN SIRA BEKLEMEK değil/yerine DİNLEMEK

- KONUŞMAK/YAZMAK ile/ve/yerine/değil/hem de YAPMAK/UYGULAMAK
( Bir kişinin bir şey yapıyor ya da yapmıyor gibi görünmesi çoğu zaman yanıltıcıdır. )

- KONUŞMAK ve/||/<> ÇALIŞMAK

- KONUŞMAK ile/ve/değil/< DİNLEMEK

- KONUŞTURAN/KONUŞULAN REKLÂM ile/ve/<>/değil/yerine SATTIRAN REKLÂM

- KORKU ||/ve/yerine/|| CEHALET ||/ve/yerine/|| BİLGİ ||/ve/yerine/|| CESARET
( Korku, bilgisizlikten de, çok bilgiden de olur. )
( CESARET: Köprüyü geçmeyi göze alabilmek. )

- KÖSTEK değil/yerine/>< DESTEK

- KÖTÜLÜKLERLE "YÜKSELMEK" değil/yerine/><
İYİLİKLERLE "KAYBETMEK"


- KÜÇÜĞÜN, BÜYÜĞE SELÂM VERMESİ ile/ve/değil/yerine BÜYÜĞÜN, KÜÇÜĞE SELÂM VERMESİ

- KUŞKULANMAK ile/değil/yerine/>< YAPMAK
( )

- MADDENİN (T)ÖZÜ ve/||/<> İNSANIN (T)ÖZÜ ve/||/<> TİNİN (T)ÖZÜ
( Çekim, zorunluluk. VE/||/<> Özgürlük. VE/||/<> Eylem. )

- MADDÎ KEYİFLER/ZEVKLER ile/ve/değil/yerine MANEVÎ ZEVKLER
( Başta istek, sonrasında bıkkınlık verir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Başta isteksizlik, sonrasında şevk verir. )

- MALI SEVME ile/değil/yerine KENDİNİ SEVME
( Kendini sevemeyenin sevdiği. İLE ... )

- MENDİL HEDİYE ETMEK değil/ve İÇİNDEKİNİ GİZLEMEK
( Hediye edilen mendiller içindeki altın ya da paranın görünmemesini sağlamak içindi(r). )

- MESAİ[Ar.]/VARDİYA[İt.] değil/yerine/= ÇALIŞMA/EMEK
( Çalışma, emek. | Gemilerde, beklenen nöbet. | Gemide, nöbet yeri. | Nöbetleşe çalışma, posta. )

- MÜLTEFİT[Ar.] değil/yerine/= GÜLERYÜZLÜ

- MÜSTASHAB[< SOHBET] ile MÜSTASHİB[< SOHBET]
( Yanında arkadaş olarak bulundurulan. İLE Yanına alan, beraber olunan, istishâb eden. )

- MÜŞTEREK[Ar.] değil/yerine/= BİRLİKTE, ORTAK/LAŞA

- MUTLU OLMAK:
"HERŞEYİN YOLUNDA OLMASIYLA"
değil SORUNLARI, GÖRMEMEZLİKTEN GELEREK

- MUTLULUK:
DAHA ÇOK OLANI ARAMAK
değil/yerine/>< DAHA AZ OLANIN, TADINI ÇIKARMAK

- NANKÖR ile/değil/yerine/>< VEFÂLI
( Tek bir yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse, tüm iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çok fazla yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse bile iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutmaz. )

- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) yerine/değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)

- NE KADAR SEVDİĞİNİZ ve/+/||/<> NE KADAR NAZİK YAŞADIĞINIZ ve/+/||/<> NASIL, ZARAFETLE VAZGEÇEBİLDİĞİNİZ

- NE KADAR:
("ÇOK"/"AZ") YEDİĞİN
ile/değil/yerine/||/<>/< ÇOK ÇİĞNEDİĞİN
( Yediğini, iç; içtiğini, ye!
[ O kadar çok ve uzun süre çiğne ki, lokmanı, katı değil sıvı duruma gelene gelsin ve yediğin şeyi yutma ve ancak içmiş ol! İçtiklerini de, yavaş yavaş, çiğniyormuş gibi yut! ] )

- NE YAPABİLİRİM?:
OLAĞAN KOŞULLARDA
ve/||/<> OLUMSUZ KOŞULLARDA ve/||/<> OLUMLU KOŞULLARDA | ve/||/<> KİŞİYE YÖNELİK
( [yalın haliyle] Ne yapabilirim?.[her koşulda!] VE/||/<> Tüm olumsuz koşullara karşın ne yapabilirim? VE/||/<> Bu olanaklarla daha ne/ler yapabilirim? | VE/||/<> Senin için ne yapabilirim?[üç koşulu da ayırabilen ve anlayabilenlerin erişebileceği noktadır!] )

- NE YAPABİLİRİM? ve/> NASIL YAPABİLİRİM?
( Kişinin, kendine sorabileceği en temel sorulardır! )

- NE YAPACAĞINI BİLMEK
ile/ve/değil/yerine/<
NE YAPMAYACAĞINI! BİLMEK !!!

( Ne yapman gerektiğinden çok, önce ne yapmaman gerekiğini bil, yeter. Çoğu zaman ne yapman gerektiğini bilemeyebilirsin, fakat ne yapmaman gerektiğini her zaman çok iyi bilebilirsin. )
( İsabet ve kesinlik tutturulamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< İsabet ve kesinlik üzerinedir, kolaylıkla sağlanabilir, tamamen uzlaşımsal ortak bir hareket noktası sunabilir. )
( Kendini gerçekleştirmiş, saygın ve önemli birine sormuşlar:
Nasıl bu noktaya geldiniz?
Yakınlarında bulunan bir kişiyi göstererek, herşeyi ondan öğrendiğini söylemiş.

Çevresindekiler hayret içinde ve inanamayarak demişler ki:
Nasıl olur? O işaret ettiğiniz kişi, her türlü, düzenbazlığı, yalanı, rezilliği yapan biridir.

Yanıt: Heh işte!
O ne yaptıysa ben yapmadım! )
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )
( Irmağın derinliği, iki ayakla birden ölçülmez! )

- NEŞE = MERRIMENT, CHEERFULNESS[İng.] = GAIETÉ[Fr.] = HEITERKEIT[Alm.] = HILARITAS[Lat.]

- NEZÂKET ile/<> İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ
( Nezâkette, çoğunlukla, bir parça ikiyüzlülük saklıdır/vardır. )

- NİFÂK ile/>< İNFÂK
( Saklıyorsan. İLE/>< Veriyorsan. )
( İnfâk, nifâğın panzehiridir. )

- NİYET'TE:
SAMİMİYET, İÇTENLİK, YAKINLIK
ve TUTUM'DA:
RESMİYET, MESAFE, CİDDİYET


- ÖFKE ile/<> SUSMA/SÜKÛT
( Kızmış olduğunun göstergesidir. İLE/<> Kırılmış olduğunun göstergesidir. )

- ÖĞRENME ile/ve/||/<>/> PAYLAŞMA

- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜŞÜNMELERİNİ SAĞLAMAK

- ÖĞRETMEK ile/ve/<> FARK ETMEK/ETTİRMEK
( Öğretmek, başkalarına senin kadar iyi bildiklerini anımsatmaktır. )
( EACH ONE, TEACH ONE )

- ÖĞRETMEK ile/ve/<>/değil/yerine GÖSTERMEK

- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine KEŞF ETTİRMEK

- ÖĞÜT VERMEK ile/ve/değil/yerine İYİ/DOĞRU ÖRNEK GÖSTERMEK

- ÖĞÜT ile/ve/değil/yerine/||/<> (İYİ/YETERLİ/NİTELİKLİ) ÖRNEK
( Yolu, uzundur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Yolu, kısa ve etkilidir. )

- OKUMA:
EKRANDAN
ile/değil/yerine KÂĞITTA
( Ekrandan okuma, kâğıt üzerinden okumaya göre %25 daha yavaştır. )

- OKUMAK:
ÖNCELİKLE
ile/ve TEKRAR TEKRAR

- OKUMAK:
SABAH
ile/ve/||/<>/> AKŞAM ile/ve/||/<>/> YATARKEN/YATMADAN ÖNCE

- OKUMAK:
YOLDA
ile/ve BEKLERKEN

- OKUMAK ve/<> BİRARAYA GELMEK/GETİRMEK
( Anlamak için okursun, anlarsan okursun! )

- OKUMAK ile/ve/değil/||/<>/= DUYURMAK/İLETMEK

- OKUMAYA DEĞER ŞEYLER YAZMAK ve/||/<> YAZILMAYA DEĞER ŞEYLER YAŞAMAK

- OKUMA ile/ve/değil HECELEME

- OKUNULACAKLAR ile/ve/<> KONUŞULACAKLAR

- OLASILIKLARA "GÜVENMEK" ile/ve/değil/yerine KENDİMİZE GÜVENMEK
( Anımsa ki, her zaman şanslı olmayabilirsin! )

- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve/<> GÖRÜNDÜĞÜN/KONUŞTUĞUN GİBİ OLMAK
( Kendinizi olduğunuz gibi bilmek için tüm fikirlerden vazgeçiniz. )

- OLGUN/LUK ve/||/<>/>/< SUSKUN/LUK

- OLMAYANLARI ARAMAK ile/değil/yerine OLANLARI BULMAK/GÖRMEK

- ÖLMEK ile/ve/||/<>/>/< "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK"
( Dünyanın içinden çıkmak. İLE/VE/||/<>/>/< Dünyayı, içinden çıkarmak. )

- OLUMSUZ BAKIŞ/BAKAN ile/değil/yerine/>< OLUMLU BAKIŞ/BAKAN
( Her çözüm için mutlaka bir "sorun" bulmak/bulanlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her "sorun" için en az bir çözüm bulmak/bulanlar. )

- OLUMSUZDAN "BESLENME" ile/değil/yerine OLUMLUDAN "BESLENME"

- OLURSA, SORUN OLMAYAN/OLMAYACAK ile OLMASA/YAŞANMASA, DAHA İYİ OLACAK OLAN

- ÖNCELİK'İ:
TELEFONA/MESAJA VERMEK
değil/yerine ORTAMA/ÇEVREYE/TOPLANTIYA/KİŞİLERE VERMEK

- ÖNEM VERMEK ile DEĞER/DESTEK VERMEK

- ÖNEMSEMEK ile CİDDİYE ALMAK

- ÖNYARGILARINI DÜZENLEMEK ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNMEK

- OTURANIN, AYAKTAKİNE SELÂM VERMESİ değil AYAKTAKİNİN, OTURANA SELÂM VERMESİ

- OTURMAK ile/ve SAYGI DUYARAK VE GÖSTEREREK [TAZÎM] İLE OTURMAK

- ÖVGÜ(MEDH) >< YERGİ(TENKİD)

- ÖZELEŞTİRİ ile/ve/<> TÖVBE
( Değişmeye çalışmak. İLE/VE/<> Değişmek. )

- ÖZEN ile/ve/||/<> SAYGI

- ÖZGÜR DÜŞÜNME'Yİ:
"ÖĞRETMEK"
ile/değil/yerine OLANAKLARINI SAĞLAMAK/SUNMAK
( Özgür düşünmeyi ancak kişinin kendi gerçekleştirebileceğinden öğretilemez fakat olanaklarını sunmak/sağlamak gereklidir! )

- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/yerine ÖZGÜRLÜĞÜN KULLANILIŞI

- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<> YAPABİLME/EDEBİLME

- ÖZÜR DİLEMEK ile AF
( Alt/küçük ya da akranlara. İLE Yukarıdakilerden. )

- PAYLAMAK değil/yerine PAYLAŞMAK
( İter. DEĞİL/YERİNE Çeker. )

- POZİTİF/LİK ile/ve UYUMLU/LUK

- PUTLAŞTIRMAMAK ve/||/<> DONDURMAMAK

- Rahatsız etmeyecek şekilde DİNLE!!!

- REHÂVET değil/yerine/>< CESÂRET

- RESMİYET ile CİDDİYET ile KİBARLIK ile MESAFE/Lİ/LİK
( Olgun kişiler, başkalarıyla aralarına mesafe koyarken, bunu hiddetle değil asâletle yaparlar. )

- SANAT ile/ve/değil/yerine SINAAT/ZANAAT
( Tasarım. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yaratıcı imgelem. )
( SANAT: İşlevinden/görünüşünden arındırılmış olan. )

- SABIR ile ...'A KATLANMAK

- SABIR ile/ve/<> ŞÜKÜR

- SADAKAYI:
SAKAT DİLENCİYE VERMEK
ile YOKSUL FİLOZOFA VER(E)MEMEK
( Bir gün, kötürüm ya da kör olmaktan korktuklarından, "gözünden/gördüklerinden akıllı" olmalarından dolayı. İLE Gün gelip de, felsefenin içinde olacaklarını düşünememekten dolayı. )

- SADECE KENDİ DENEYİMİNİ "YEĞLEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÖTEKİNE (DE) İNANMAK
( Bazıları, gökyüzünde 300 trilyon yıldız olduğunu söylerseniz inanır/kabul eder ama "Şu masa, boyalı!" derseniz gidip önce bir eller.

Sen söylersin, dinlemez; doktor söyler, anında yapar.

"Köleleştirirsin", aldırmaz; "köle" dersin, "kaldırmaz". )

- SAĞDUYU ile DUYARLILIK
( AKL-I/HİSS-İ SELÎM ile HASSASİYET )

- SAĞLIK ve/||/<>/< SÜREKLİLİK

- SAHİH (OLAN) ile/ve SALİH (OLAN)
( Bilinmeli. İLE/VE Uygulanmalı. )

- SAKİN OLMAK ile/ve/<> (KENDİNE) HÂKİM OLMAK

- SAMİMİYETİN BELİRTİSİ ve/||/<> DÜRÜSTLÜĞÜN İFADESİ
( Gözler. VE/||/<> Sözler. )

- SAMİMİYET >< YALNIZLIK

- SANATSAL DUYARLILIK İÇİN SANAT(IN):
EYLEMİ
ve/ya da İLGİSİ

- SAVUNMA İÇİN BAHANE (BULMAK) ile/yerine/değil ŞÜKÜR İÇİN BAHANE (ARAMAK/BULMAK)
( Bulmak için değil, kaybetmek için arıyoruz. )
( Her mazharata bir mazeret bulunur. )

- SAYGI DUYMAK ile/ve/değil/<> SAYGILI OLMAK, SAYGI GÖSTERMEK
( İçsel. İLE/VE/DEĞİL/<> Dışsal. )
( Saygı duymak zorunda değilsinizdir fakat saygılı olmak zorundasınızdır. )

- SAYGI ile/ve/<> SABIR

- ŞEFKAT >< ZULÜM
( İlimsiz şefkat, zulümdür. )

- SELÂM ve/> İKRAM ve/> KELÂM

- SENİ, SENDEN EDEN ile/değil/yerine SENİ, SEN EDEN

- SEVGİ ile/ve/değil/yerine KOŞULSUZ SEVGİ
( Sevgi, ayırmanın, ayrımların reddidir. )
( Dünyanın eylem halindeki sevgi olduğunu bir kez anlarsanız, ona tamamen farklı bir gözle bakacaksınız. )
( Sevgide belirli bir düşünce kaynaklı ve/veya dayanaklı, beklentili bir duygulanım durumu varolabilir, fakat koşulsuz sevgide hiçbir düşünce, beklenti olmaksızın, olumlu-olumsuz her koşulda sevmek vardır. )
( KOŞULSUZ SEVGİ, "EĞER"siz, "ÇÜNKÜ"süz, "AMA"sız; "KARŞIN'LI/RAĞMEN"li SEVGİ'dir! )
( Ayırd etme ve ayrılık duygusu olmadığında, buna SEVGİ diyebilirsiniz. )
( Eğer, ne bir gövde, ne bir zihin, hatta ne de tanık, fakat bunlardan tümüyle öte olduğunuz fikrini sürekli taşırsanız, zihninizin berraklığı artacak, arzularınız saflık kazanacaklar, eylemleriniz merhametli ve sevecen olacaklardır; bu iç arınması sizi bir başka dünyaya bir gerçek ve korkusuz sevgi dünyasına götürecektir. )
( Sevgide yabancılar yoktur. )
( Sevgide "bir" bile yoktur, "iki" nasıl olabilsin? )
( Sevgi, yaradılışın önünde gelir. )
( Gerçek ve sevgi, kişinin asıl doğasıdır ve akıl ve gönül, onun ifade araçlarıdır. )
( Sevgi mutluluktan çok gelişmeyi, bilincin ve varlığın genişleyip derinleşmesini ister. Bunu her ne engellerse acıya neden olur, sevgi acıdan çekinmez. )
( İdrak edeceksiniz ki bilmek sevmektir, sevmek de bilmektir. )
( Kendini ifade etmek, teyit etmek, zorlukları yenmek sevginin doğasıdır. )
( Sevgi ve sevginin ilham ettiği irade (istek) olmadıkça, hiçbir şey yapılamaz. )
( Sevginin doğal sonucu itaattir. )
( Sever de dinlersek, o da bizi kendine alır. )
( İnsan sevdiğini omuzuna alır da yine de yorulmaz. )
( Sevgi tutkunluk ve düşkünlük göstermez, düşkünlük ise sevgi değildir. )
( Sevgi tembel değildir ve berraklık da yönetir. )
( Aşırı sevgi ihmal doğurur. )
( Sözleri ve davranışları doğru, erdem ve görüş sahibi kişiyi tüm dünya sever. )
( In love there are no strangers. )
( Love is the refusal to separate, to make distinctions.
Once you have understood that the world is love in action, you will look at it quite differently.
Unconditional love is, unless "IF", "BECAUSE", "BUT". ( If you stay vs. the idea that you are not the body nor the mind, not even their witness, but altogether beyond, your mind will grow in clarity, your desires - in purity, your actions - in charity and that inner distillation will take you to another world, a world of truth and fearless love.
Truth and love are man's real nature and mind and heart are the means of its expression.
More than happiness, love wants growth, the widening and deepening of consciousness and being. Whatever prevents becomes a cause of pain, and love does not shirk from pain.
When the sense of distinction and separation is absent, you may call it love.
To know is to love and to love is to know.
Love does not cling; clinging is not love.
Without love, and will inspired by love, nothing can be done.
It is in the nature of love to express itself, to affirm itself, to overcome difficulties.
Love is not lazy and clarity directs. )

- SEVGİ ve/<> SAYGI GÖSTERMEK

- SEVİLİYORSAK ile SEVİLMİYORSAK
( Gurur duyup sarılalım. İLE Saygı gösterip uzaklaşalım. )

- SEVİYESİZ/KARŞILIKSIZ/TUTARSIZ İDDİA ile/yerine/değil SEVİYELİ İDDİA

- SEVMEK ve/=/||/<>/< GÜVENMEK
( Sevmek, güvenmektir. )

- SEVMEMEK ile/değil/yerine/>< SEVMEK
( Ölmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ("Istırap") Yaşamak. )

- SEV ile/ve SEVMİYORSA
( Zor ise. İLE/VE Zorlama!
[Zor ise sev, sevmiyorsa zorlama!] )

- ŞİKÂYET değil/yerine/>< HİKÂYET
( Yaşanılmış bir sorun üzerine konuşulduğunda, o konuya değinmenin gereği, sorunun kendini değil daha sonraki durum ve/veya süreçlerde, kişinin, davranış-tutumlarını ve dilini düzeltmesine, gelişerek değişmesine katkıda bulunulacak şekilde düşünülmeye/konuşulmaya çalışılmasıdır. Biri, bir sorundan konu açıyorsa, bunu, o sorundan "şikâyet ediyor" olarak değil daha sonrası için bir çözüm arıyor ve/veya sunuyor olarak düşünmek/konuşmak ve algılamaya çabalamak gerekir. Bir serzeniş ya da isyan olarak algılanmamalıdır.

Bu tür durumlarda, ötekine bilgi vererek, değinilecek konu/sorun için, "Benimki/bizimki*, bir şikâyât değil hikâyât![olan-bitenin öyküsü/hikâyesi]" şeklinde, öncelikle, kişinin kendinde ve daha sonra çevresinde, adâleti ve dengeyi sağlamasına destek vermek üzere, çevresiyle olan iletişimini ve ilişkisini sürekli kılmak üzere, bir bilgi verilir ve/veya açıklama/anımsatma/uyarı yapılır.

[ * "Bizimki" sözü/sözcüğü, "bu konuda/alanda, bu ayrıntılarda, ben ve benim gibi düşünenler" olarak/anlamında ve bencilliğe/tekbenciliğe düşülmemesi için kullanılır. ] )

- SIKINTI ile/ve/> ÇÖZÜMLER / ÇARE/LER
( DERMAN ARAR İDİM, DERDİME
DERDİM, BANA DERMAN İMİŞ )
( "Çare/ler" yazısı için burayı tıklayınız... )

- SIRTINI DÖNMEK değil/yerine SIRTINI YASLAMAK

- SIZLANMA ile/değil/yerine SORGULAMA

- SOLİDARİST/SOLİDARİZM/SOLİDARİTE[Fr.] değil/yerine/= DAYANIŞMACI/LIK

- SOLUK ALMA ile/ve/değil/< SOLUK VERME
( TEBEHHÜR: Kısa ve sık soluk alma. )

- SONA BAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YOLA BAKMAK

- SORU KİPİNDE İNANÇSIZLIK/ÜMİTSİZLİK ile/değil/yerine SORMAK
( "Yapsa ne olacak?" İLE/DEĞİL/YERİNE ... )

- SORUMLULUK VERME ile/değil/yerine SORUMLULUK ALMA(YI SAĞLAMA)
( Sorumluluk verilmez, sorumluluk alınır. Sorumluluk alınması için şartlar uygun yapıya büründürülür. )
( It's not right to "giving responsibility". Better to arrange conditions "to taking responsibility". )

- SORUMLULUK ile KEYFÎLİK
( [ne yazık ki] Yüklenilen. İLE Üstlenilen. )

- SORUNLARI (SADECE) KONUŞMAK ile/ve/yerine/değil SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ARAMAK/BULMAK

- SÖZ/KONUŞMA:
"UZAMASIN!"
yerine/değil NE KADAR GEREKİYORSA O KADAR KONUŞMAK

- SÖZLÜK ÇALIŞMALI/OKUMALI!

- ŞU/O KİTABI:
"OKUMANIZI, TAVSİYE EDERİM"
ile/ve/||/<>
"OKUMAYANI, TASFİYE EDERİM"


- SÜREKLİ OLAMAYACAK OLANI, SÜREKLİ KILMAYA ÇALIŞMAK ile/değil/yerine SÜREKLİ OLABİLİR OLANI, SÜREKLİ KILMAYA ÇALIŞMAK
( Gövdesel. İLE/DEĞİL/YERİNE Zihinsel. )

- SÜREKLİ/LİK ile/ve SÜRDÜRÜLEBİLİR/LİK

- SÜREKLİ:
"TOPLARSAK"
ile/değil/yerine/>< PAYLAŞIRSAK
( Hiçkimseye yetmez. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese yeter. )

- SÜRPRİZ ile/ve BEKLENMEDİK (OLUMLU) "GELİŞME"

- SÜRPRİZ ile/ve ÜMİT/UMUT

- SUSMAK ile/ve/<>/değil/yerine DÜŞÜNMEKTE OLDUĞUNU BELİRTMEK

- TAHKİYE[< HİKÂYE] değil/yerine/= HİKÂYE ETME, ANLATMA

- TAKLİT ETMEK ile/ve/değil/yerine/<> ÖRNEK ALMAK

- TASIM/KIYAS ile/değil/yerine KARŞILAŞTIRMA
( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum şeklinde göreceliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek). Sonuç: Kıyasın değil, karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )
( Nispet. İLE/DEĞİL/YERİNE Oran. )
( Sabitliği dayatmaya çalışır. İLE/DEĞİL/YERİNE Özgünlük olanağı sunar/sağlar. )
( Resim. İLE/DEĞİL/YERİNE Fotoğraf. )
( Kıyas, bâtıldır. )
( Her şeye/yere kıyas sokulmaz! )

- TAŞKIN ile/ve/değil/yerine AŞKIN

- TEBESSÜM ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TEŞEKKÜR ve/<> TEZEKKÜR
( GÜLÜMSEME ve/<> DÜŞÜNME ve/<> KIVANÇ ve/<> ANMA/ANIMSAMA/TEKRAR )

- TEL'ÎN değil/yerine ANLAYIŞ/HOŞGÖRÜ

- TEPKİ VERMEK ile TEPKİ GÖSTERMEK

- TERK ile/ve/> HAYIR
( Güç ve hayırlar herkes içindir ve isteyen herkese hazırdır. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )
( Power and grace are for all and for the asking.
A level of mental maturity is reached when nothing external is of any value and the heart is ready to relinquish all. )

- TERK ETMEK ile/ve VAZGEÇMEK
( Bilincine varmadığınız bir şeyi terk edemezsiniz. )
( Öteye devam etmek için terk etmek durumundasınız. )
( Önemli[öncelikli] olan, ne yaptığınız değil, ne yapmaktan vazgeçtiğinizdir. )
( Fiziksel vazgeçiş ve terk yalnızca bir içtenlik, bir samimiyet belirtisidir, fakat yalnızca içtenlik de özgürlüğe kavuşturamaz; uyanık bir idrak, istekli bir araştırma ve derin bir incelemeden doğan bir anlayışa gereksinim vardır. )
( Yapmanız gereken, tüm anıları ve beklentileri terk etmektir. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda, arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( Duyup da/bilip de terk etmelidir. )
( Birinci adımdan vazgeçmeyen, ikinci adımı atamaz. )
( [Kendine/Bilgiye] Teslim olmadan terk edemezsin. )
( Ortak etmeni bulmak için tüm ayrımları terk etmek zorundasınız. Ancak evrensel olan ortaktır. )
( Gerçek vazgeçiş, terk edilecek bir şeyin bulunmadığını, çünkü size ait hiçbir şeyin bulunmadığını idrak ediştedir. )
( Sahte olandan vazgeçin, doğru olan kendi yerini bulacaktır. )
( Yanlış anlamalarınızı ortaya çıkarın ve onları terk edin, hepsi bu kadar. )
( Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinde, ilk vazgeçeceği kişi sen olursun. )
( You cannot abandon what you do not know.
To go beyond, you must abandon them.
It is not what you do, but what you stop doing that matters.
Mere physical renunciation is only a token of earnestness, but earnestness alone does not liberate. There must be understanding which comes with alert perceptivity, eager enquiry and deep investigation.
All you have to do is to abandon all memories and expectations.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
The real giving up is in realising that there is nothing to give up, for nothing is your own.
Give up the false and the true will come into its own. )

- TEŞEKKÜR ETMEK ve/||/<> ÖZÜR DİLEMEK
( Bunları bilmeyenlere, kapıları/nı kapatmak gerekir. )

- TEŞEKKÜR ETMEK ile/ve TAKDİR ETMEK

- TEŞEKKÜR ile/ve ŞÜKÜR
( İnsana teşekkür etmeyi bilmeyen, şükür etmeyi bilemez. )

- TESKİN ile/ve/||/<> TESELLİ

- TESLİMİYET ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< TERK-İ DÂVÂ

- TETİKLEME ile KIŞKIRTMA

- TOPLUMLARI:
BİLGİNLER/AYDINLAR AYDINLAT("A")MAZSA
ne yazık ki/> ŞARLATANLAR ALDATIR

- TOPLUMSAL ADÂLET'İN TANIMLARINDA:
GENEL
ile/ve TOPLUMSAL ile/ve SİYASAL
( Toplum içinde ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal yönden yoksul, mahrum ve zayıfların doğrudan doğruya toplum tarafından korunmaları. İLE/VE Kişinin, insan onuruna uygun bir düzeye, sadece emeğinin karşılığı ile çıkabilmesinin sağlanması. İLE/VE Kişilerde, kültürel ve siyasal zayıflığı doğuran olumsuz etmenlerin toplum gücüyle kaldırılması. )

- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:
ENGELLİ/LER
ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/< ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/< YAYA/LAR ile/ve/< BİSİKLETLİ/LER ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/< TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!] ile/ve/< ARABA/LAR ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]
( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )

- TRAFİKTE:
HIZ DÜŞÜRMEK
ve/||/<>/< SEVDİKLERİMİZİ DÜŞÜNMEK

- TUTARLI OLMAK ile/ve/değil/<> TUTARLI DAVRANMAK
( Zorunlu değildir. İLE/VE/DEĞİL/<> Zorunludur. )
( Sorunlu olabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Sorunsuzdur. )
( Her zaman için geçerli olamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Çoğunlukla geçerli olmalıdır. )
( "İddia"sında/zannında olabilirsin. İLE/VE/DEĞİL/<> İspat edersin. )
( Söz ile. İLE/VE/DEĞİL/<> Tutum/tavır ile. )

- TUTUM/U BENİMSEMEK ile/ve/> ALIŞKANLIK OLUŞTURMAK

- TUTUMLARI BELİRLEMEK ile/ve TUTUMLARDA TUTARLI OLMAK

- TUVALET:
OTURARAK
değil/yerine ÇÖMELEREK
( http://www.squattypotty.com )
( ALAFRANGA değil/yerine ALATURKA )

- TÜZE'NİN TEMEL İLKELERİ - ULPIAN[M.S. 170 - 223]:
ONURLU YAŞAMAK
ve/||/<> BAŞKASINI İNCİTMEMEK ve/||/<> HERKESE, HAKKINI TESLİM ETMEK

- UCLARDA OLMAK(DURMAK/BULUNMAK) ile/değil/yerine ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUN(/Ş)MAK

- UĞRAŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/<>/< UĞRAŞILMAMASI GEREKEN
( Gerekeni yapmak, ciddiyetin ve içtenliğin kanıtıdır. )
( The doing is the proof of earnestness. )

- ÜMİT ile/ve/<> EMEK
( Ümit kalacağına emek kalsın. )

- UNUTMAK/UNUTABİLMEK ile/ve/<> BIRAKMAK/BIRAKABİLMEK
( Unutmamak, bir anlamda putperestliktir. )
( LETE: Unutma yudumu. )
( Ledün ilmi, bilineni unutma ilmidir. )
( Olursak olacağız. Evvelinin evveli, ahirinin ahiri yok. Bu kadar yaş yaşadık, ne anladık? İstikbal dersen, bir saniye ilerisinden haberimiz yok, hepsi rüya. İyisi mi, hepsini unut! )
( Huzur, rahatlıktadır. Rahatlık ise unutmakla olur. )

- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine/<> AFFETMEK
( Bir hatayı, hem unutmak, hem affetmek aptallıktır. Ne unutmak, ne affetmek, hainliktir. Hatayı unutmayıp sahibini affetmek, işte bu erdemdir. )
( Söylenilmeyebilecek, yanlış/yersiz/zamansız bir söz, ancak affedilir fakat unutulmaz! )
( Aldığın dersi kaybettirir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Bakış açını değiştirir. )

- USÛL ile/ve ERKÂN
( Yöntemler. İLE/VE Esaslar, destekler. | Reisler. )

- UTANMAK değil/yerine DOĞRUYU SÖYLEYİP "KAYBETMEK"/KAZANMAK

- UTANMA ile EDEB

- UYGARLIK ve/||/=/<>/< İNSAN/LIK

- UYGULANMAYAN AHLÂK ile/değil/yerine/>< UYGULANAN AHLÂK
( Sözü edilir fakat kendi yoktur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sözü edilmez fakat uygulanır. )

- UYSAL ve/||/<> UYUMLU
( Hayvanlarda. VE/||/<> İnsanda. )

- UYUM/LU/LUK ile/ve YALIN/LIK

- UYUMLU/LUK ile/ve UYGUN/LUK

- UZAK DURMALI!:
KÖRDEN değil NANKÖRDEN
<>
YÜZSÜZDEN değil İKİYÜZLÜDEN
<>
"TİPİ BOZUK"TAN değil "SÜTÜ BOZUKTAN"


- UZUN UZUN DÜŞÜNMEK/BOŞ BOŞ OTURMAK ile/ve/değil/yerine AZ AZ (DA OLSA) EYLEMEK/BİR ŞEYLER YAPMAK
( Pek kolay olmasa da... )
( Kepçe tutan elim olsun, dış kapıda yerim olsun! )

- ÜZÜNTÜNÜN PAYLAŞIMI ve/||/<> SEVİNCİN PAYLAŞIMI
( Üzüntüyü azaltır. VE/||/<> Sevinci çoğaltır. )

- VAZGEÇ! ile/ve/||/<> VAZGEÇME!
( Dünyadan. İLE/VE/||/<> Kendinden! )

- Vazgeçme! DİNLE!!!

- VAZGEÇMEK ile YEĞLEME/TERCİH

- VEFÂ ile/ve/değil/<> SAYGI GÖSTERMEK

- VERDİĞİN ŞEYLERİ "GÖRMEMEK" ve/||/<>/>/< VEREBİLECEĞİN ŞEYLERİ ARTIRMAK

- VERİNCE, ALMAYI BEKLEMEK değil/yerine ALINCA, VERMEYİ BECERMEK

- VERMEK ile/ve/değil ZAMANINDA VERMEK/İNFÂK[Ar.]

- YABANCI DİLDE EĞİTİM ile/değil/yerine YABANCI DİL EĞİTİMİ

- YALAN SÖYLEMEK ile/değil/yerine/>< GERÇEĞİ SÖYLEMEK
( Geleceğinizin önemli/belirleyici bir parçası olur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmişinizdeki (herhangi) bir parçadır. )
( If you tell the truth, it becomes a part of your past. If you lie, it becomes a part of your future. )

- YALAN SÖYLEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK ile/ve/<> YALAN SÖYLEYEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK
( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )
( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )

- YALIN/LIK ve/<> GÜZEL/LİK

- Yanıt bulmak için DİNLE!!!

- Yanıt bulmak için SUS!!!

- YANIT:
AHLÂKSIZA
ve/||/<> BİLGİSİZE
( [ya(kı)nından] Uzaklaşmak. VE/||/<> [imâsızca] Susmak. )

- YANITI OLAN ile/ve/değil/yerine SORUSU OLAN
( Yetişkin/ler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Çocuk ve çocuksu yanını/zihnini sürdürebilen/ler. )

- YANLIŞA GİTMEMEK ve DOĞRUYA YÖNELMEK

- YAP!:
(")KİŞİLERİN(") "YAPTIĞINI"
değil/yerine
KİŞİNİN(/KENDİ) YAPABİLECEĞİNİ


- YAPICI OLMALI!

- YAPICI YAKLAŞIM ile/ve/<> İNCELTİCİ YAKLAŞIM

- YAPILACAK ile/ve YAPILABİLECEK
( Yapılan her şey sizin tarafınızdan, yani evrensel ve tükenmez enerji tarafından yapılır. )

- YAPILANDIRMA ile/ve/<>/değil/yerine İLİŞKİLENDİRME

- YAPILMASI İSTENİLEN ile/ve/< YAPILMAMASI İSTENİLEN

- YAPMAK ile/ve/değil/yerine YAPILANDIRMAK

- YAPTIĞIN İŞİ SEVMEK ile/ve/||/<>/>/< SEVDİĞİN İŞİ YAPMAK

- YAP ile/değil/yerine YAPSANA ile/değil/yerine YAPAR MISIN / YAPIYORUZ

- YARAMAK/YARAMAZ ile/değil YETMEZ/YETMEK

- YARARIN SAĞLANMASI ile/ve/değil/yerine/< ZARARIN UZAKLAŞTIRILMASI
( IZRAR[Ar.]: Zarar verme, zarara sokma. )

- YARDIMCI OLMAK ile/ve FIRSAT VERMEK
( Tekrarlanması gereken yardım, yardım değildir. )
( Yapılmaya değer tek yardım, yardıma gereksinim duymaktan kurtuluşu sağlamaktır. )
( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )
( En önemli yardımcı, gerçeğin, içimizde bulunuşudur. )

- YARDIMCI OLMAK ile/ve/<> KOLAYLIK SAĞLAMAK/SUNMAK

- YARDIM ile/ve/<> İÇ YARDIM
( Hizmet. İLE/VE/<> Himmet. )
( Başkasından/dışarıdan. İLE/VE/<> Kendinden. )

- YARGILAMAK ile/değil/yerine KEŞF ETMEK

- YAŞAM ÖYKÜNÜ:
İYİ YAZ
ve/||/<> SIKLIKLA DÜZENLE

- YAŞAMINA, GÜN EKLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< GÜNÜNE, YAŞAM EKLEMEK

- YAVAŞLATMAK ile AĞIRDAN ALMAK

- YAZDIĞINI YAP!(MAK) ve/<> YAPTIĞINI YAZ!(MAK)
( Yapacağını yaz, yazdığını yap! )
( Yaşamak için ayağa kalkmıyorsan, yazmak için masaya oturma! )

- YAZILI OL(A)MAYAN KURALLAR ile/ve/değil KONUŞUL(A)MAYAN KURALLAR
( Gelenek-görenek, töre gibi sözel/şifâhî[Ar.] kurallar. İLE/VE/DEĞİL Bazı/birçok özel/ayrıntı konu ve kuralları. )

- YAZMAK ve/=/||/<> BİRLİĞE GETİRMEK

- YEMEK İÇİN YAŞAMAK ile/yerine/değil YAŞAMAK İÇİN YEMEK
( Hayvan. DEĞİL İnsan. )
( Olgun kişi, sözlerinde dikkatli, yiyip içtiklerindeyse ölçülüdür. )
( Gıdanın ahlâkı bizde kalır, posası dışarı çıkar. )
( Kötüler, yemek için yaşarlar; iyiler ise yaşamak için yerler. )
( EŞHÂ[Ar. < ŞEHÎ]: En çok sevilen, sevilerek/istekle yenilen şey. )
( NEHEM[Ar.]: Yemeğe, şiddetli arzu duyma. )
( TELEBBÜK[Ar.]: Mide dolgunluğuna uğrama. | İMTİLÂ'[MELÂ] )
( TÛŞE | KUT-İ LÂ YEMÛT: Ölmeyecek kadar yenilecek şey, azık. )
( TÛŞE-İ RÂH: Yol yiyeceği/azığı. )

- YEMEK YEME "YARIŞI":
ÇOCUKLUKTA
ile/ve/değil/yerine YETİŞKİNLİKTE
( Oyalanmadan, "hızlıca" yemek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olabildiğince yavaş ve lokmaları çok çiğneyerek. )

- YEMEME ile ORUÇ/RİYÂZAT

- YORUM:
"DOĞRU ANLAMA" UĞRAŞI
ile/ve/değil/<> YANLIŞ ANLAMAMA ÇABASI

- ZAMAN GEÇTİKÇE:
YÜZSÜZLEŞEN
değil HATALARIYLA YÜZLEŞEN

- ZANNETMEDEN ÖNCE ve/<> YARGILAMADAN ÖNCE ve/<> YARALAMADAN ÖNCE ve/<> KONUŞMADAN ÖNCE
( Öğren! VE/<> Anla! VE/<> Hisset! VE/<> Düşün! )

- ZAN ile/ve/değil/yerine KANAAT

- ZARÂFET ile/ve/<> LETÂFET

- ZARARSIZ OLMAK ile/ve/||/<>/> YARARLI OLMAK

- ZEKİ KİŞİLERİN, İŞE ALINMA AMACI:
NE YAPACAKLARINI SÖYLEMEK
ile/değil/yerine İŞVERENLERİN, NE/LER YAPACAĞINI/YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEMELERİ

- ZENGİN ve/||/=/<> GÖNÜL AÇAN(FETHEDEN)
( En zengin kişi/ler, gönül fetheden(ler)dir. )

- [hem] BİLMEK ile/ve/||/<>/>/=/hem de YAPABİLMEK
( Bilmek, yapabilmektir! )
( Bildiklerimiz, yapabildiklerimizdir. )

- [ne yazık ki]
!"BİRBİRİNE DÜŞMEK"
değil/yerine/>< BİRBİRİNİ DÜŞÜNMEK

- [ne yazık ki]
!MUHTERİ
ile/değil/yerine/>< MUCİT
( Yeni bir şey yaratan, icat eden. | Yalanlar uydurarak birine iftirada bulunan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yeni bir buluş ortaya koyan. | Yaratıcı, yaratan. )

- [ne yazık ki]
"PAY KAPMAYA ÇALIŞMAK"
değil/yerine HAK ETMEK

- [ne yazık ki]
(ÇOK) BENCİLLİK
değil/yerine/>< (ÇOK) BİLGİ(LİLİK)
( Ne kadar bilgi, o kadar az bencillik; ne kadar az bilgi, o kadar çok bencillik. )

- [ne yazık ki]
HALKIN PARASINI, KENDİ ÇOCUKLARINA AYIRMAK
değil/>< KENDİ PARANI, HALKIN ÇOCUKLARINA BIRAKMAK

- [ne yazık ki]
NEYİ
BÖLÜŞEMİYORUZ?
ve/||/<> NİYE DÖVÜŞÜYORUZ?
( Hiçbir mal, bizim değil! VE/||/<> Hiçbir can, bizim değil! )

- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEYEN
ile/değil/yerine/>< DOĞRU SÖYLEYEN
( Yalan söyleyen/ler, doğru söyleyen(ler)e inanmazlar. )

- [ya] "BİR YOL BULMAK/AÇMAK" ve/ya da/||/<>/>/< [ya] YOL AÇMAK ve/ya da/||/<>/>/< YOLDAN ÇEKİLMEK

- | "ÖFKE GÜCÜ" ve "İSTEK/ARZU GÜCÜ" | ile/ve/değil/yerine/<>/> AKIL GÜCÜ
( Öfkeni, akılla yenemiyorsan, kendini, insandan sayma! )

(KOŞULSUZ) SAYGI ve SEVGİ
[(UNCONDITIONAL) RESPECT and LOVE]

(B)İLİM ve BİLGELİK
[/İRFAN/HİKMET/WISDOM/GNOSIS]

SOLUK/NEFES
[YAŞAM ENERJİSİ/BREATH/PRANA]




- "DUYARLILIK" ile "YUMUŞAK KARIN"

- "HASSAS YAN" ile "YUMUŞAK KARIN"

- "SIFIRI TÜKETMEK" değil ZAFİRİ TÜKETMEK
( ZAFİR: Soluk/nefes. )

- HAVA ile/ve SOLUK/NEFES

- SOLUK ÇEŞİTLERİ ve SOLUK EGZERSİZLERİ!!!

- AĞIZDAN SOLUK ALMAK ile/yerine BURUNDAN SOLUK ALMAK

- AKCİĞER ZARI YANGISI(SATLICAN/ZATÜLCENP[Ar.]) ile/ve KARACİĞER YANGISI ile/ve BRONŞİYOL YANGISI ile/ve LENF BOĞUMLARI YANGISI ile/ve MEME YANGISI(MASTİT)
( ZATÜLCENP ile/ve HEPATİT, ZATÜLKEBED ile/ve BRONŞİYOLİT ile/ve ADEONOİT )
( BİLSÂM[Ar., Fars.]/PLEURÉSIE[Fr.]: Akciğer zarı yangısı, satlıcan. )
( Dünyada en sık karşılaşılan hastalık zatürree/bronşittir. )
( AKCİĞER YANGISI / GIŞÂ-İ CENB[Ar.] / PLEVRA[İt. göğüs boşluğunun iç yüzünü ve akciğerleri saran zar] )

- AKCİĞER ZARI ile KARACİĞER ZARI

- AKCİĞER(ÖRGEN) ile/ve KARACİĞER
( ESNÂH-I RİEVİYE: Akciğer petekleri. )

- ANAXIMANDER ile ANAXIMENES

- ANOKSEMİ ile HİPOKSEMİ
( Kanda oksijen(O2) yokluğu. İLE Kanda oksijen(O2) azalması. )

- ANOKSİ ile HİPOKSİ
( Dokuda oksijen(O2) yokluğu. İLE Dokuda oksijen(O2) azalması. )

- APNE ile ASFİKSİ
( Solunumun durması. İLE Oksijen yetersizliğinden dolayı boğulma. )

- AUM:
SOLUK
ve/||/<> SESSİZLİK

- BEYİN ile/ve/<> GÖZ ile/ve/<> GÖĞÜS ile/ve/<> KALB
( En iyi/güzel kıvam. [AHSEN-İ TAKVİM] )

- DİYAFRAM:
Göğüs boşluğu ve karın boşluğunu birbirinden ayırır.


- DİYAFRAM ile KULAK ZARI, TABL, TİMPANİK ZAR
( Göğüs ve karın boşluğunu ayıran zar. İLE Kulakta sesi yankılayan zar. )

- DİYAFRAM ile/ve PLEVRA
( Göğüs ve karın boşluğunu ayıran zar. İLE/VE Göğüs zarı. )

- EUPNE ile APNE
( Solunumun normal hali. İLE Solunumun durması. )

- GÖĞÜS ile GÖĞÜS BOŞLUĞUNA AİT OLAN

- HAPŞIRMAK ile ÖKSÜRMEK

- HAPŞIRMA ile AKSIRMA
( MÜTEATTIS: Aksıran. )

- HAVA KESESİ ile AKCİĞERDEKİ HAVA KESECİĞİ

- HIÇKIRIK
( Çok yemek yeme ya da sinirsel bir nedenle ya da istemsiz olarak diyafram kasının kasılmasıyla hava akciğerlere geçerken boğazdan çıkan ya da düzgün aralıklarla yinelenen ses. )

- HİPERKAPNİ ile AKAPNİ ile HİPOKAPNİ
( Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) artması. İLE Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) yokluğu. İLE Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) azalması. )

- HIPOPNE ile HIPERPNE
( Solunum derinliğinin azalması(yüzeysel solunum). İLE Solunum derinliğinin artması. )

- HİPOVENTİLASYON ile HİPERVENTİLASYON
( [1 dakikada] Akciğerlere giren hava miktarının azalması. İLE Akciğerlere giren hava miktarının artması. )

- KALP ZARI YANGISI ile/ve KARIN ZARI YANGISI ile/ve BAĞIRSAK YANGISI ile/ve MESANE YANGISI
( İLTİHAB-I ŞEGAF ile/ve PERİTONİT ile/ve ENTERİT ile/ve ZATÜLMESANE )

- KARIN KASLARIMIZI, YERÇEKİMİNE:
DİKEY
değil YATAY
( Karın kasları, ayakta durduğumuz sürece, çeşitli mide/bağırsak "şişirme/şişkinliğinden" ve yerçekimine karşı koyamadığından dolayı, zamanla aşağı/yere doğru sarkma durumuna geçmektedir. Bu duruma, en etkili çare/çözüm/destek ise karnınızı, yere paralel olacak şekilde havada/boşlukta bırakmaktır. Karın duvarı/kasları, kendini çok hızlı toparlayacak ve sıkılaştıracaktır. [Her gün birkaç dakikalık mekik çekmeden ya da fazla zorlanmadan karın kaslarınızı sıkılaştırabilirsiniz.][Ellerinizin/dirseklerinizin üzerinde ya da bir koltuğun karşısına, karnınız havada/boşlukta kalacak şekilde, bir sandalye/koltuk/puf vs. üzerine yüzükoyun uzanarak da bunu sağlayabilirsiniz. Bu çok fazla zorlanmayacağınız uygulamayı her gün 2-3 dk. bile yapsanız etkisi/artısı büyük olacaktır. Tabii zamanla olabildiği kadar dayanmanızı ve süreyi artırmanızda yarar vardır. Belki daha sonra mekik çekmeye başlamak için güç ve güdülenme de sağlayacaktır.] )

- KARIN ZARI ile KALP DIŞ ZARI
( Bağırsakları tutan, karın iç zarı. İLE ... )

- KARIN ile GÖBEK
( BECRÂ'[Ar.]: Göbeği çıkık [kadın]. | Yüksek [yer, tepe]. )

- KARIN ile MİDE[Ar.]
( ... ile KURSAK[Halk dilinde] )
( KURSAK: Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin örgen. | Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı. )
( İnsan ve hayvanlarda, gövdenin, kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. | Dölyatağı. | Bazı şeylerde, şiş ve iç bölüm. | Mide. | [mecaz] İç, gönül, akıl, kafa. | Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda, en büyük genlikle titreşen noktalar. İLE Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında, besinlerin, sindirime hazır duruma getirildiği, omurgasız hayvanlarda, sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. | [mecaz] Karın, karın bölgesi. | [mecaz] Yemek yeme isteği. )

- MEDİYASTİN[Fr.] değil/yerine/= GÖĞÜS
( Göğsün, yanlardan akciğerle, önden göğüs kemiği, arkadan omurga ile sınırlanan orta bölgesi. )

- MENFES[< NEFES] ile MENFEZ[< NÜFÛZ | çoğ. MENÂFİZ]
( Soluk alacak yer, soluk deliği. İLE Delik, yarık, ağız, nüfûz edecek yer. )

- MÜVELLİDÜLHUMUZA[Osm. Tr.] = OKSİJEN[Fr. < Yun. OKSYS: Ekşi. | GENNAN: Doğurmak.]
( Hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, atom ağırlığı 16, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada, %20 oranında bulunan bir gaz. [Simgesi: O] )

- NEFESLİ SAZLAR değil/yerine/= SOLUKLU SAZLAR

- NEFES ve/> NEFS ve/> NEFİS

- NEFS ile/değil/yerine NEFES
( Bilmeyene. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilene. )

- NEHM[Ar.] ile ...
( Horlayarak soluma, hırıltılı soluk alma. | Kükreme. )

- OKSİJEN[Fr. < Yun. OKSYS: Ekşi. | GENNAN: Doğurmak.] ile OZON[Yun.]
( Hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, atom ağırlığı 16, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada, %20 oranında bulunan bir gaz. [Simgesi: O] İLE Molekülünde üç atom bulunan oksijenden oluşan, ağır kokulu, gaz durumundaki basit öğe.[Simgesi: O3] )

- SAĞ AKCİĞER ile/ve SOL AKCİĞER
( 3 bölüm[lob] vardır.[üst-orta-alt] İLE/VE 2 bölüm[lob] vardır.[üst-alt] )

- ŞAN değil/yerine/= ÜNLEME, SES ÇIKARMA EĞİTİMİ

- SEDÂ/SÂDÂ (ÇIKARMAK):
DİŞLERİN ISLIKLI SESİ YOLUYLA
ile/ve DİLİN HAREKET ETTİRİLMESİ YOLUYLA ile/ve DAMAĞIN BÜZÜLMESİ YOLUYLA ile/ve DUDAKLARIN BİRBİRİNE BASTIRILMASI YOLUYLA ile/ve BURUNDAN SOLUMA YOLUYLA

- SELEN TİTREŞİMLERİNDE:
BAŞ
ile/ve/||/<> BURUN ile/ve/||/<> GÖĞÜS
( Tiz selenin oluştuğu yer. İLE/VE/||/<> Nazal selenin oluştuğu yer. İLE/VE/||/<> Pes selenin oluştuğu yer. )

- SELEN/SADÂ ÇIKIŞLARINDA:
BURUN
ile/ve/||/<> DUDAK ile/ve/||/<> DİŞ ile/ve/||/<> BOĞAZ
( A, E, O, Ö, U, Ü[ön, ün, on, en, an, un, nane, Nalan vb.] İLE/VE/||/<> B, M. P[baba, biber, bebek, mama, meme, pek, pes vb.] İLE/VE/||/<> D, T[dadı, dede, tuttu, tırtıl, taktı] İLE/VE/||/<> A, E, I, İ, O, Ö, U, Ü )
( Almanca'da, daha çok, boğaz seleni; Fransızca'da, daha çok, dudak seleni; İngilizce'de, daha çok, diş seleni çıkar. )

- SES-SOLUK (ÇIKARMAMAK)

- SOLUK ALMALI!

- SOLUK ALMA ile/ve/değil/< SOLUK VERME
( TEBEHHÜR: Kısa ve sık soluk alma. )

- SOLUK BORUSU ile/ve/||/<> YEMEK BORUSU

- SOLUK DARLIĞI/DİSPNE

- SOLUK DARLIĞI = YELPİK
( Balgamlı öksürükle ortaya çıkan, süreğen göğüs sayrılığı. )

- SOLUK DELİĞİ ile/ve/<> SOLUK YOLU

- SOLUK SOLUĞA/NEFES NEFESE

- SOLUK/NEFES ile/ve/<> KELÂM
( ... İLE/VE/<> Soluğa/nefese verilen şekil. )

- SOLUK ile/ve/değil EŞİK

- SOLUK ile İLK SOLUK(GASPING)

- SOLUK = NEFES = BREATH[İng.] = SOUFFLE[Fr.] = ATEM[Alm.] = RESPIRO[İt.] = ALIENTO[İsp.]

- SOLUK ile SOLUK
( [Ten için] Donuk bir beyazlığı olan, rengi atmış olan, solmuş. | [Işık için] Parlaklığını, gücünü yitirmiş olan. | [Nesneler için] Rengi atmış olan. İLE Akciğerlere çekilen ve atılan hava ya da ciğerlere hava alıp verme. )

- SOLUK ile SOLUK VERMEK
( Derin ve sakin şekilde solunum ile canlılık artar, o da beyni etkiler ve zihnin arınmasına ve istikrar bulmasına ve derin düşünmeye elverişli hale gelmesine yardım eder. )
( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( With deep and quiet breathing vitality will improve, which will influence the brain and help the mind to grow pure and stable and fit for meditation.
Repetition will stabilise your breath. )

- SOLUNUM ve/||/<>/> DOĞRU SOLUNUM ve/||/<>/> DİYAFRAMA ALMA
( Türkçe, soluk verirken konuşulan bir dildir. Konuşmanın etkili olabilmesi ve söyleyişin düzgün olabilmesi için, konuşan kişilerin, doğru solunum uygulamalarını biliyor ve kullanıyor olmaları gerekir. VE/||/<>/> İyi bir solunum, soluk alırken, akciğerlere yeterli ölçüde havayı alıp yorgunluk duymadan geri vermektir. [İyi bir solunum elde edebilmek için diyaframı kullanarak soluk almamız gerekmektedir.] VE/||/<>/> Akciğerleri çevreleyen kaburga kafesinin altında bulunan boşluğu kullanarak soluk almaktır. [Bebeklerin soluk alış-verişi, diyafram soluğuna, en iyi örnektir.] )

- SON SOLUK

- SÖYLEYİŞ/BİÇEM/ÜSLÛP:
YALIN/SADE
ile YÜKSEK ile KARIŞIK

- SU EKSİKLİĞİ:
KANDA
ile/ve/<> OMURLARDA ile/ve/<> KEMİKLERDE ile/ve/<> AKCİĞERDE ile/ve/<> PANKREASTA ile/ve/<> MİDEDE ile/ve/<> BAĞIRSAKLARDA ile/ve/<> HÜCREDE
( Yüksek tansiyona neden olur. İLE/VE/<> Bel/boyun fıtığına neden olur. İLE/VE/<> Gut/artrit gibi romatizmal hastalıklara neden olur. İLE/VE/<> Astıma neden olur. İLE/VE/<> Şeker hastalığına neden olur. İLE/VE/<> Ülsere neden olur. İLE/VE/<> Kabızlığa ve kolon kanserine yakalanma olasılığına neden olur. İLE/VE/<> Su eksikliği nedeniyle, beynimiz, hücreye oksijen göndermeyi keserse, oksijen kesilmesi sonucunda da hücre, kanserleşme sürecine girer! )

- SUÂL-İ DÎKÎ ile SUÂL-İ KELBÎ
( Boğmaca öksürüğü. İLE Durup durup gelen şiddetli öksürük. )

- SÜREKLİ/LİK, DEVAM ile/ve TEKRAR
( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( Tekrara neden olan arzudur. )
( Arzunun olmadığı yerde tekrarlamalar da olmaz. )
( Repetition will stabilise your breath.
It is desire that causes repetition.
There is no recurrence where desire is not. )

- TAKIPNE ile BRADIPNE
( Solunum sayısının artması. İLE Solunum sayısının azalması. )

- TENÂFÜS[çoğ. TENÂFÜSÂT] ile TENEFFÜS[< NEFES]
( Kıskanma, haset etme, çekememe. İLE Soluk/nefes alma. | Yorgunluğu gidermek üzere dinlenme. | Okulda ders araları verilen dinlenme. | Tan yerinin ağarması. | Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. )

- TENEFFÜS-İ CİLDÎ ile TENEFFÜS-İ KASABÎ ile TENEFFÜS-İ SAFÎRÎ ile TENEFFÜS-İ SINÂÎ ile TENEFFÜS Bİ-L-HEVÂ
( Deri solunumu. İLE Trake solunumu. [biyolojide] İLE Havanın soluk borularına girdiği ya da çıktığı sırada doğal olmayan ses. (tıp'ta) İLE Boğazdan açılan yapay bir delik aracılığıyla sayrının soluk alması. (tıp'ta) İLE Hava ile solunum. )
( TENEFFÜS[< NEFES]: Nefes, soluk alma; Yorgunluk almak için dinlenme; Tan yeri ağarma; Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. )

- TENEFFÜS[< NEFES] ile TENEFFÜZ[< NEFZ]
( Soluk/nefes alma. | Yorgunluğu gidermek üzere dinlenme. | Okulda ders araları verilen dinlenme. | Tan yerinin ağarması. | Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. İLE Nüfuzlu, sözü geçer olma. )

- TENFÎS[< NEFES | çoğ. TENFÎSÂT] ile TENFÎŞ[çoğ. TENFÎŞÂT] ile TENFÎZ[< NÜFUZ | çoğ. TENFÎZÂT]
( Soluklandırma/nefeslendirme, soluklandırılma. İLE Pamuk atma, yün ditme. İLE Hükmünü yürütme, nâfiz kılma. )

- TİMBRE değil/yerine/= TINI, SOLUK

- TINI değil/yerine/= SOLUK

- TRAKE değil/yerine/= SOLUK BORUSU YANGISI(İLTİHABI)
( TRAKEİT )

- YARIKLAR ile/ve LOBLAR

- YAŞAM:
SOLUK ALDIĞIMIZ ANLAR
ile/ve/değil SOLUĞUMUZU KESEN ANLAR

- YAŞLANMA ve/<> DAĞA TIRMANMA
( [çıktıkça] Soluğunuz daralır, yorgunluğunuz artar. VE/FAKAT/<> Görüş/bakış açınız genişler. )

BESLENME
[NUTRITION]




- "AYI" ile/değil/yerine "ARI"
( Gibi yeme/oturma! İLE/DEĞİL/YERİNE Gibi çalış! )

- "BOĞAZINA DİZİLMEK" ile "BOĞAZINDAN GEÇMEMESİ"

- "DAHA ÇOK OLAN"I ARAMAK değil/yerine DAHA AZ OLANIN TADINI ÇIKARMAK

- "GEL DENİLEN YERE GİTMEYE AR EYLEME; GELME DENİLEN YERE GİDİP YERİNİ DAR EYLEME" ile "MİSAFİR UMDUĞUNU DEĞİL, BULDUĞUNU YER"

- "HİÇ ŞEKERSİZ/MAKYAJSIZ" değil ŞEKERSİZ/MAKYAJSIZ

- "MEYHÂNE"[Fars.] ile MEYANE[Fars.]
( İçki içilen lokanta. | Kabare. | Dergâh. | Mürşidin bulunduğu tekke veya mürşidin gönlü. | İLE Çorba gibi yiyeceklere tad kazandırmak için un ve yağla yapılan sos. )

- "NAPOLYON KİRAZ"[< ZİRAAT 0900] ile/ve/||/=/<> AKŞEHİR NAPOLYONU ile/ve/||/=/<> SALİHLİ | ALLAH DİYEN ile/ve/||/=/<> DALBASTI ile/ve/||/=/<> FISFIS ile/ve/||/=/<> SCHNEIDERS SPAETKNORPEL | ZEPPELIN | NORDWUNDER ile/ve/||/=/<> FERRORIVA
( Genel ve ziraat terimi. İLE/VE/||/=/<> Afyon bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Manisa bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Malatya bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Çanakkale bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Almanya'daki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> İtalya'daki adı/türü. )

- "ÖLMEYE DEĞER" ile ÖLDÜRMEYE DEĞER ile/değil/yerine YAŞAMAYA DEĞER
( Birkaç şey var. İLE Hiçbir şey yok. İLE/DEĞİL/YERİNE Çok şey var. )

- "SANKİ YEDİM" CAMİSİ
( Fatih'te, Sanki Yedim Sokağı'ndadır. [Hocanın, yediğini farz ederek biriktirdiği para ile yaptırılmıştır.] )

- "ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM AMA ..." ile/değil/yerine ... VE ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM

- (")KABARMA(") ile/ve/<> (")KÖPÜRME(")

- (")MAYALANDIRMA(") ile/ve/<> (")ÇOĞALTMA(")

- (")TOHUM(") ve/||/<> (")MEYVE(") ve/||/<> (")ÇEKİRDEK(")/ÇİĞDEM[Ege'de]]

- HAVA ile/ve SOLUK/NEFES

- SOLUK ÇEŞİTLERİ ve SOLUK EGZERSİZLERİ!!!

- ABDÜLLEZİZ[Ar. < HABBÜLLEZİZ: Tatlı tane.]
( Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık bir bitki. | Bu bitkinin, yemiş gibi yenilen, tatlı ve yağlı ürünü. )

- AÇAN ile AÇAR ile AÇKI ile AÇACAK
( Açma işini yapan. | Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı. [>< BÜKEN] İLE Anahtar. | İştah açmak üzere, yemekten önce içilen içecek. İLE Bir cismin, yüzeyi üzerine, sert bir madde ya da bir araç sürterek, onu düzleştirip parlatma. [PERDAH] | [demircilikte] Delik büyültmekte kullanılan araç. | Anahtar ve her türlü açma aracı. İLE Açmaya yarayan araç. | Açma işleminin yapılacak olmasını, birinin, gelecek zaman kipinde gerçekleştireceğini belirten söz. )

- AÇLIK ÇEK(TİR)EREK EĞİT(İL)MEK:
MİDENİZE
değil/yerine "NEFRETİ(Nİ)ZE/KİNİN(İZ)E"

- ACUR/AJUR ile ACUR
( Antika, gözenek. İLE Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, açık yeşil renkte, irice bir tür hıyar. )

- AĞ
( Ak. )

- AĞAÇ ile MANYOK[Brezilya yerlilerinin dilinden]
( ... İLE Sütleğengillerden, sıcak ülkelerde yetişen, yaprakları almaşık, üçü ya da yedisi birarada, yelpaze durumunda olan, büyük bir ağaç. | Orta Afrika Cumhuriyeti'nde, fakirlerin ana yiyeceği olarak ekmeğin yerine geçen gıda. )

- AĞIZDAN SOLUK ALMAK ile/yerine BURUNDAN SOLUK ALMAK

- AHLAT ile AHLÂT[< HILT] ile AHLAT
( Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yabanarmudu. | Bu ağacın, armuda benzeyen ve ancak iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. | Kaba adam, yol-iz bilmeyen kişi. İLE Bir karışım içindeki parçalar, öğeler. Karışan şeyler. | Gövde yapısının temelini oluşturan öğeler.[AHLÂT-I ERBAA: Kan, salya, safra, dalak.] İLE Bitlis'in bir ilçesi.[Tarihte, mühendis ve mimarların yetiştiği kent.] )

- AHLAT ile GELİNBOĞAN
( Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yabanarmudu. | Bu ağacın, armuda benzeyen ve ancak iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. İLE Bir ahlat türü. )

- AKMA/AKAN ile/<> DÖKÜLME/DÖKÜLEN ile/<> DÜŞME/DÜŞEN
( Sıvılar için kullanılır. İLE/<> Parçalar için kullanılır. İLE/<> Bütünler için kullanılır. )

- ALIŞMA ile DADANMA
( Sevimsiz şeyler, put edinilmez. )

- ALTIN KÖKÜ ile BOYA KÖKÜ ile EĞİR KÖKÜ ile HELVACI KÖKÜ ile MEYAN KÖKÜ ile EK KÖK ile SAÇAK KÖK ile YUMRU KÖK

- AMBAR ile SARPIN
( Tahıl kuyusu, zahire ambarı. )

- ANLAMAK ile/ve/değil/yerine/> İÇSELLEŞTİRMEK

- ANLAMANIN:
SESİ
ile/ve KURALLARI
( Hmmm.[içinden ve/veya sesli!] İLE/VE 1. Nötr olmak. | 2. Nitelikli soru sormak. )

- ARMUT ile HİNTARMUDU
( ... İLE Mersingillerden, sıcak bölgelerde yetişen, meyvesi yenilen, tahtası sert bir ağaç. )

- ASSI değil/yerine/= YARARLI

- AŞ ve/<>/|| AŞK

- ATIŞTIRMAK değil/yerine NİTELİKLİ BESİNLERİ, YAVAŞ YEMEK

- AUM:
SOLUK
ve/||/<> SESSİZLİK

- AYIP >< AYIK

- AZALT ve/değil/yerine/||/<>/>/< BIRAK ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇOĞALT
( Yediğin yemeği...
Yemeğin tuzunu...
İçtiğinin şekerini...
Satın alacağın eşyaları...
Harcadığın parayı...
Boşa geçen zamanı...
Gözyaşlarını...
Kafaya taktıklarını...
Televizyon ve bilgisayar/internet başında harcadığın zamanı.
Telefonla uğraştığın süreyi...
İnsandan beklentini...

VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/<

Hız yapmayı...
Şikâyet etmeyi...
Çekingenliği...
Rezil olma korkusunu...
Alaycılığı...
Sabırsızlığı...
Çocuğuna taparlığı...
Mazeret üretmeyi...
Başkaları için yaşamayı...
"Yapamam" "düşüncesini"...
Olumsuz düşünmeyi...
Olumsuz söz(cük)leri...
Surat asmayı...
Önyargıyı...
Herkesi eleştirmeyi...
Herkesi düzeltmeye çalışmayı...

VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/<

Özen göstermeyi...
Saygı göstermeyi...
Sevmeyi...
Selâm vermeyi...
Gülümsemeyi... :)
Olumlu düşünmeyi...
Vermeyi...
Sabrını...
Şükretmeyi...
Teşekkür etmeyi...
Su içme miktarını...
Çocuklarla zaman geçirmeyi...
Özür dilemeyi...
Mazur görmeyi...
Alttan almayı...
İstikrarını...
Hayal kurmayı...
Ayırmayı...
Yalınlaştırmayı...
Ara çözümleri...
Güzel söz söylemeyi...
Kitap ve sözlük okumayı... )

- AZ değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR

- BADEM ile ACIBADEM
( ... İLE Gülgillerden, bir meyve ağacı. | Bu ağacın, acımtırak, keskin kokulu meyvesi. )

- BAĞIMLI/LIK(MÜPTELÂLIK) ile ISRARCI/LIK

- BAHAR ile BAHAR/BAHARAT
( [Kuzey yarımküre için] 21 Mart'ta, gündüz-gece eşitliğiyle başlayarak, 22 Haziran'da, gündönümü ile biten, kış ve yaz arasındaki mevsim, ilkyaz. | Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar. | Gençlik çağı. İLE Yiyecek ve içeceklere, hoş koku ve tad vermek için kullanılan kurutulmuş ve öğütülmüş bitkiler. )
( BAHARİYE: Divan Edebiyatı'nda, bahar betimlemesi ile başlayan kaside. )
( BİBERİYE: Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde çok yetişen, yaprakları hoş kokulu bir bitki. [Lat. ROSMARINUS OFFICINALIS] )

- BAKLA[Ar.] ile ACIBAKLA/YAHUDİBAKLASI/TÜRMÜS[bot.]
( ... İLE Baklagillerden, acı olan, taneleri suda tatlılaştırılarak yenilen otsu bir bitki. )

- BAKLA ile FUL[Ar.]
( ... İLE Taşkırangillerden, çokça türü bulunan bir ağaççık ve bunun hoş kokulu, beyaz çiçeği. | Küçük taneli bir bakla türü. )

- BALSIRA ile BALSIRA
( Yaprakların üzerinde oluşan bir tür küf. İLE Bir tür kudret helvası. )

- BAOBAB AĞACI = ŞİŞE AĞACI = TERSYÜZ AĞACI = ŞEYTAN AĞACI
( )
( Anavatanı Madagaskar olan Baobab ağaçları, Mali'de de bulunmaktadır. [İçinin su dolu olması, çöl koşullarında ayakta kalmalarını sağlamaktadır.][Beyaz çiçeklerinden sos yapılmaktadır.] )
( )

- BÂŞENG
( Asma üzerinde bulunan üzüm salkımı. | Tohumluk olmak üzere alıkonulan sarı ve iri hıyar. )

- BAŞKA BİR ...:
"DÜNYA"
değil YAŞAM (BİÇİMİ)
( Yoktur. DEĞİL Vardır, olanaklıdır. )

- BAŞLANGIÇ ile MAYA

- BAZAL METABOLİZMA HIZININ:
AZALMASI
ile/değil/yerine/>< ARTMASI
( Az sayıda öğünle fazla miktarda beslenme, bazal metabolizma hızını azaltmaktadır. [İstenilen bir durum değildir.] İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Az az ve sık sık beslenme, bazal metabolizma hızını artırır.[Bazal metabolizma hızının artması, gövdemizde gerçekleşen sindirim ve emilim metabolizmalarının daha düzenli işleyişe sahip olmasını sağlar.] )
( BAZAL METABOLİZMA HIZI: Gövdenin, fiziksel anlamda dinlenme halinde iken gövdenin çalışması için harcanan enerji miktarı. )

- BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/<> ÖZÜMSEMEK

- BÎ-ZÂD[Fars.] ile Bİ-Z-ZÂT / BİZZAT
( Azıksız, zahiresiz. İLE Kendi. )

- BÎ-ZÂD[Fars.] ile/ve/<> BİZÂZ
( Azıksız, zahiresiz. İLE/VE/<> Yetersizlik/kifâyetsizlik, perişanlık, pejmürdelik.[BEZÂZET, BÜZÛZET] )

- BİR KAP YEMEK ve/||/<> BİR KALP SEVGİ

- BİR ŞEYİ:
KISKANMAK
ile/ve/değil "CANI ÇEKMEK"

- BIRAKMAK ile/ve/yerine/değil UZAKLAŞTIRMAK / TERCİH DEĞİŞTİRMEK [Özellikle sigara ve çeşitli bağımlılık yapıcılarda!]
( Mutlu olmak için herhangi bir şeye bağımlı olmak, çaresizliğin son aşamasıdır. )
( Herhangi bir şeye karşı artık bağımlı olmadığınızda, payınıza düşeni yapmışsınız demektir. )
( Zihninizi, içiyle dışıyla bilmedikçe, bağımlılıklar sizi terk etmeyeceklerdir. )
( Bağımlılıklarınızdan vazgeçin. Vazgeçmeniz gereken başka hiçbir şey yoktur. )
( Bilincine varmadığınız bir şeyi, terk edemezsiniz. )
( Alışkanlık ve ihtiras, kör eder ve yanlışa götürür. )
( Alışkanlık! Gereklilik değil! )
( SİGARAYI: "BIRAKTIM!" değil/yerine "İÇMİYORUM" ya da "İÇMEMEYİ YEĞLİYORUM/TERCİH EDİYORUM!" )
( Mücadelemiz içenlerle değil maddeyle!
Koruyup kolladığımız, kişiler; kovduğumuz, o sinsi madde!...
Davetimiz, sağlıklı olmak; kabul etmediğimiz, sararmak...
Çözümlerimiz, herkes için; çaresi "Hayır!"da...
Herkes için hayırlı olan, hayırsızı yakmamakta... )
( Not necessary! It's habit/addiction. )
( FEEL FREE TO SAY NO! )
( Dependence on anything for happiness is utter misery.
When you are no longer attached to anything, you have done your share.
Attachments are in the mind and will not leave you until you know your mind in and out.
Give up your addictions. There is nothing else to give up.
You cannot leave if you don't aware of it.
Habit/addiction and passion makes blind and takes to the false.
"I PREFER, NOT TO SMOKE" instead of "QUIT SMOKING/CIGARETTE" )

- BOCA/POCA[İt.] >< ORSA ile BOCA
( Geminin, rüzgâr almayan yanı. >< Rüzgâr altı/üstü. İLE Kaptaki/tenceredeki bir şeyi olduğu gibi dökmek. )
( BOCALAMAK: Geminin, rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmesi. | Bir işte, tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak. )

- BÖLÜNMEK ile/değil/yerine BÖLÜŞMEK
( Yok eder. İLE/DEĞİL/YERİNE Tok eder. )
( Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. )

- BOZULMA/TAGAYYÜR[Ar. < GAYR] ile/ve/değil ÇÜRÜME

- BULAŞIK YIKAMADA:
AZ DETERJAN/SABUN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ DURULAMA

- BÜYÜME ile ÇOĞALMA

- ÇAKIR ile ÇAKIR
( Mavi hareli elâ göz. | Çakırdoğan. İLE Şarap. )

- CAROTENE
( Karotin, A vitaminin ana maddesi. )

- ÇAY ile ÇAY
( Çaygillerden bir ağaççık. | Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı. | Bu yaprakların haşlanması ile elde edilen, sarımtrak kırmızı renkli içecek. | Konukların, çay, börek, çörek gibi yiyeceklerle ağırlandığı toplantı. | Müzikli toplantı. İLE Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. )

- ÇEKİRDEK ile SIMIŞKA

- ÇENEYİ KULLANMADA:
(FAZLA) KONUŞMAK İÇİN
ile/ve/değil/yerine ÇİĞNEMEK İÇİN

- CEVİZ (REÇELİ) ile/ve/değil/<> GÖVEK (REÇELİ)
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Cevizin yeşil kabuğu. )

- CEVİZ/BADEM ve/<> ÇİĞE
( ... VE/<> Ceviz ya da badem içi. )

- CEVİZ ile AKBABA CEVİZİ

- CEVİZ ile BETEL-NUT
( Asya'da ve Papua Yeni Gine'de, ilâç olarak da kullanılan bir ağaç meyvesi. )

- ÇİĞDE/HÜNNAP ile ÇILAN
( Ayrı çanakyapraklı, ikiçeneklilerden bir ağaç. | Bu ağacın, kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklüğünde, güzün olgunlaşan meyvesi. İLE İri bir çeşit çiğde. )

- ÇİLEK ile DAĞ ÇİLEĞİ/KOCAYEMİŞ/PİĞRETİN

- ÇİLEK ile/değil/ne yazık ki FRENKÇİLEĞİ
( ... İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ Kokusuz, kırmızı ve iri meyve veren çilek türü. )

- ÇİLE ile ÇİLE
( Dervişlerin, kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları perhizli dönem. | Zahmet, sıkıntı. İLE Pamuk gibi her türlü iplik kangalı. | Yay kirişi. )

- CIRLAK ile CIRTLAK
( Hoşa gitmeyen, tiz ses. | Cırcır böceği. İLE Cırlak. | Olgunluktan, ezilebilecek duruma gelmiş meyve/sebze. )

- ÇIRPICI ile/ve/||/<> PARÇALAYICI

- ÇOK değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR

- ÇÖPE değil/yerine GERİ DÖNÜŞÜME

- ÇÖP ve/<> KİLO
( Ancak/sadece kişinin oluşturdukları. )

- ÇÖP ile POSA

- CÜCE BUĞDAY ile/değil/yerine BUĞDAY

- ÇÜRÜME ile/ve/<>/değil PÖRSÜME

- D:
"VİTAMİNİ"
değil HORMONU
( Güneşlenme Takvimi )
( Tüm Yönleriyle D Hormonu )

- DARI ile HİNTDARISI
( ... İLE Buğdaygillerden, doğu ülkelerinde ekilen, taneleri yenilen, darıya benzeyen bir bitki. )

- DEMET ile SALKIM

- DEMİRHİNDİ ile
( Baklagillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. | Bu ağacın meyvesi. | Bu meyveden yapılan şerbet. | Pinti, hasis. )

- DENEYEREK DENEYİMLEDİKLERİMİZ ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEREK DENEDİKLERİMİZ

- DENGELİ ile/ve/||/<> İYİLEŞTİRİCİ

- DERECE ile GRADO[İt.]
( ... İLE Bir sıvının içindeki alkol derecesi. )

- DERE ile/ve/<> ÇATAK
( Genellikle, yazın kuruyan küçük akarsu ve bunların yatağı. | İki dağ arasındaki uzun çukur. | Damlarda, yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko ya da kiremit yol. İLE/VE/<> İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı. | Yapışık, ikiz meyve. | Kavgacı. )

- DİBEK ile DİNK
( Taştan ya da ağaçtan yapılmış, büyük havan. | Dibekte dövülmüş olan. İLE Pirinci, kabuğundan ayırmak ya da bulgur dövmek için kullanılan dibek. )

- DİŞLERİ:
YEMEKTEN HEMEN SONRA/YER-YEMEZ FIRÇALAMAK
yerine 10-15 DAKİKA SONRA FIRÇALAMAK

- DİYABET ile/ve/||/<> ALZHEIMER
( Washington Üniversitesi’nde yürütülen bir çalışma, kan şekerindeki yükselmenin, Alzheimer hastalarında rastlanılan amyloid beta kaynaklı plak oluşumunu da tetiklediğini ortaya çıkardı. Böylece, diyabet ile Alzheimer arasında doğrudan bir bağ olduğu kesinleşti.

Ayrıntıları için burayı tıklayınız... )

- DOĞAL OLANLARIN:
REDDİ, YOK SAYILMASI
değil/yerine DENETİM ALTINDA TUTULMASI

- DOĞAL VE ZORUNLU ile DOĞAL AMA ZORUNLU DEĞİL ile NE DOĞAL, NE ZORUNLU
( Doğal Hal'de, "Ben şuyum, ben oyum" yoktur. )
( There is no 'I am this', 'I am that', in the natural state. )

- DOLANA KADAR ile/ve/değil/yerine//||/<>/> OLANA KADAR
( Nicelik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Nitelik. )

- DÖLLENME ile MAYALANMA

- DOYA DOYA (YEMEK/İÇMEK, SEVMEK/ÖPMEK)

- DUA ile İSTİSKA'[< SAKY]
( ... İLE Yoğun bir şekilde su gereksinimi duyma. | Yağmur duası. | Gövdenin bir yerinde ya da karında su birikmesi. )

- DUDAK/MİDE ORUCU ile/ve/değil/||/< DİL ORUCU

- DUDAKTAN/AĞIZA GİREN ile/ve/<> DUDAKTAN/AĞIZDAN ÇIKAN
( İnsan/kişi, iki dudağı arasındadır.
1. İçeri ne gireceğini [yiyeceğini/içeceğini] bilen.
2. Dışarı ne [söz] çıka(ra)cağını bilen. )
( Dudak ise beşer'i, İnsan yapan/yapabilendir! [Dudağın altı doğadır.[doğanın/düzenin parçasıdır, doğayla ve doğada varolanlarla ortaktır.] )
( İnsan/kişi, yediğini bilen/tanıyan, doğasına uygun olanları dudağından geçirendir/geçirebilendir. )
( BİR ŞEY Kİ...
YAPMASAN DA OLUR! YAPMA!!!

BİR ŞEY Kİ...
SÖYLEMESEN DE OLUR! SÖYLEME!!!

 

BİR ŞEY Kİ...
YEMESEN DE OLUR! YEME!!!

BİR ŞEY Kİ...
İÇMESEN DE OLUR! İÇME!!!
[Özellikle abur-cuburlar ve sigara gibi...] )

- DURYAN MEYVESİ:
TATLI
ile/değil KOKULU
( "Cennet" gibi. İLE/DEĞİL "Cehennem" gibi. )

- DUT ile URMU DUTU
( .. İLE Kahramanmaraş'ın, yüksek yaylalarında yetişir. )

- DUYARLILIK ile "AÇLIK"

- ECEL ve RIZK
( Ecel, iki türlüdür:
* Ecel-i Kazâ
* Ecel-i Müsemmâ (Zamanı belirlenmiş ölüm) )
( Kişiler, ana rahmine, çoğunlukla gece düşerler. Düştükleri saatte doğar, o saatte de ölürler. Bu, Ecel-i müsemmâ'dır. )

- ELMA ile FİLELMASI
( ... İLE Turunçgillerden, Hindistan'da yetişen bir ağaç. | Bu ağacın, yenilen meyvesi. )

- EMZİRME:
ERİLDE
ile/ve DİŞİLDE
( 24 aydır. İLE/VE 18 aydır. )
( NİFÂS[Ar.]: Lohusalık. )

- EN KALIN KİTAP
( TÜRK YEMEK KİTABI )

- EN ÖNEMLİ/LER ve/ya da OLMAZSA OLMAZ/LAR
( 1.) SAĞLIKÖZGÜRLÜK ( HEALTHFREEDOM ) )
( 2.) ZAMAN ve ENERJİ (TIME & ENERGY) )
( 1.) DOĞA ve DOĞALLIK ( NATURE & NATURALNESS ) )
( 2.) UYUM ve BÜTÜNLÜK ( HARMONY & INTEGRITY ) )
( 3.) GELİŞİM ve DEĞİŞİM ( PROGRESS/DEVELOPMENT & ALTERATION/CHANGING ) )
( "EĞER"SİZ, "ÇÜNKÜ"SÜZ, "AMA"SIZ; "KARŞIN/RAĞMEN"Lİ SEVGİ! )
( Sevgi, hiçbir zaman durmaz ve dinlenmez. )
( Sevgide, "bir" bile yoktur, "iki" nasıl olabilsin? )
( SEVGİ: BÜTÜNÜN DUYUMU )
( İVAZSIZ, GARAZSIZ, ÇIKARSIZ, AİDİYETSİZ, SAHİPSİZ SEVGİ )
( Gelişim ve Değişim, ani ve süreksiz adımlarla gerçekleşir. )
( UNCONDITIONAL LOVE )
( 3.) BİLGİ ve FARKINDALIK ( INFORMATION & AWARENESS ) )
( While love will never stops or rest.
In love there is not the one even, how can there be two? )

- ERİK ile MÜRDÜMERİĞİ
( ... İLE Bir cins, küçük ve siyah erik. )

- FARK:
"ÜSTÜNLÜK"/"OLUMSUZLUK"/"YIKICI"
değil
AYRIM/ARTI/EK/ÖZELLİK/YAPICI


- FASULYE/BEZELYE ile HİNTBEZELYESİ
( ... İLE Baklagillerden, sıcak ülkelerde yetişen, tohumları fasulyeye benzeyen bir bitki. )

- FERİK[Fars.] ile FERİK[Ar.]
( Hayvanların, civcivlikten çıkmış yavruları. | Gevrek bir elma türü. İLE Tümgeneral ya da Korgeneral. )

- FERMANTASYON[Fr.]/TAHAMMÜR[Ar.] değil/yerine/= MAYALANMA
( Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimlerin etkisiyle uğradığı değişiklik. | Sıvı ya da hamur durumunda bulunan organik maddelerin, kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması durumu. )

- FESLEĞEN ile YERFESLEĞENİ
( ... İLE Sütleğengillerden, otsu ya da odunsu, sürüngen gövdeli bitki. )

- FİLTRE[Fr. < Lat.] değil/yerine/= ELEK/SÜZGEÇ/SÜZEK

- FISTIK ile KÜRKAS
( ... İLE Hintfıstığı. )

- GASTRONOMİ değil ASTRONOMİ
( Damağını tatmin etmek için yaşamını yok eden olmak. DEĞİL Uzayın/doğanın derinliklerini araştıran olmak gerek. )

- GEBREOTU ile/ve/<>/> GEBRE/KEBERE
( Gebreotugiller ailesinin, çalıya benzer örnek bitkisi. İLE/VE/<>/> Gebreotunun yemişi. )

- GEREKSİNİM DUYMAYACAKLARINI SATIN ALMAK > GEREKSİNİM DUYACAKLARINI SATMAK ZORUNDA KALMAK

- GEREKSİNİMLER:
ZARÛRÎ
ile/ve/||/<>/> HÂCÎ ile/ve/||/<>/> KEMÂLÎ
( Yaşamak için gerekli olan beslenme ve güvenlikle ilgili gereksinimler. İLE/VE/||/<>/> Zorunlu olmayan, ama varoluşu, insanı rahatlatan unsurlara duyulan gereksinimler. İLE/VE/||/<>/> Kişilerin kaygılarını ve estetik beklentilerini karşılayan gereksinimler. )

- GEREKSİNİM ve/||/<>/> DİLE GETİRMEK
( Gereksinimi olduğu halde dile getirmeyen, dilsiz kalsa daha iyidir. )

- GERGİN/LİK ile/ve/değil ŞİŞKİN/LİK

- GINAÎ ile İZÂFÎ

- GÖK TERİKE
( Henüz biçilmemiş ekin. )

- GÖYNÜK ile GÖYÜK
( Yanık. | Güneşte yanmış. | İyice olmuş yemiş/meyve. | Acısı olan, elemli. İLE Yanık, yanmış. | Sayrılık ateşi, humma. )

- GÖZ KARARI ile/ve EL KARARI

- GÖZ KARARI ile/değil/yerine ÖLÇÜ

- GÜNEŞ ile/ve/<> ATEŞ ile/ve/<> OCAK
( Gökte. İLE/VE/<> Yerde. İLE/VE/<> Evde. )

- GUT ve/||/<> SERTLEŞME SORUNU ve/||/<> KALP KRİZİ
( Erkeklerde Kol Kola Gezen Üç Rahatsızlık - Murat Kınıkoğlu [Dr.] )

- GÜZLEK ile GÜZLÜK
( Güz yağmuru. | Güz mevsiminin geçirildiği yer. İLE Güzün yapılan. | Güzün ekilen tahıl. )

- HABBE[Ar.] değil/yerine/= EVİN
( Tahıl tanesi. | Su kabarcığı. | Karagöz, Matiz, Külhanbeyi tiplerinin, "Yemek yemek" anlamında kullandığı söz. )

- HABÎS ile HABÎS[< HUBS] ile HABÎS ile HÂBİS
( Parasız olarak verilen, bağışlanan şey. İLE Kötü, alçak, pis. İLE Un helvası. İLE Hapseden, tutan. )

- HÂCET[çoğ. HÂCÂT] ile HÂCET
( Dilek. İLE Gerek, gereklilik. )

- HAMUR ile/ve/<> ÇAMUR

- HARDAL ile AKHARDAL
( Turpgillerden, deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu, tıpta kullanılan, tadı acı bir bitki. | Bu tohumun toz durumuna getirilmiş ya da sirke ile karıştırarak yapılmış macunu. İLE Hekimlikte, iç sürdürücü olarak kullanılan hardal türlerinden biri. )

- HARDAL ile HARDALA
( Sofrada kullanılan. İLE Hardal tanesi. )

- HÂRİF ile HARÎF[< HİRFET] ile HARÎF
( Yemiş toplayan. İLE Meslektaş, sanat arkadaşı. | Herif, adi ve bayağı adam.| Teklifsiz dost. İLE Sonbahar, güz. )

- HARNUP/HARRUP[Ar.] değil/yerine KEÇİBOYNUZU

- HAVAN ile DÖVEÇ
( ... İLE Ağaçtan yapılmış havan. )

- HAVUÇ ile KUM HAVUCU

- HAYIR >< İSRAF
( Hayırlıda israf, israfta hayır olmaz. )

- HAYVANLAR:
"BİZİM İÇİN"
değil BİZİMLE BİRLİKTE

- HAYVANSEÇER değil/yerine/>< HAYVANSEVER
( Kedi, köpek sevip inek, koyun, balık yediğinizde, hayvansever değil, hayvan seçer oluyorsunuz. Ne zaman bir köpeğe duyduğunuz sevgiyi ve dostâne yakınlaşmayı bir ineğe de duyarsınız; işte o zaman kendinizle çelişmemiş olacaksınız. )
( Kendime, evrene, çevrem(iz)e, hayvanlara, tüm canlıların yaşam hakkına saygı göstermek üzere ve sağlığım/ız için de et ve hayvansal ürünleri yememeyi yeğliyorum/z...

Bu duyarlılığı gösteren ve gösterecek herkese teşekkür ediyorum/z... )
( )

- HÂZIM ile HÂZIM
( Hazmeden, hazimli, ihtiyatlı, akıllı, işinde gözü açık, sağlam olan. İLE Sindiren/sindirici, hazmettiren. )

- HAZIM değil/yerine/= SİNDİRİM/SİNDİRME

- HAZM ile HAZM
( Kesin karar, sebat, direnme. | Doğru ve sağlam oy ve karar. İLE Midedeki yiyecekleri eritme, sindirme. )

- HİJYEN[Fr. < Yun.] ile TEMİZLİK
( Sağlık bilgisi/koşulları. İLE Sağlıklı olmayı/kalmayı devam ettirmek üzere sağlanması ve sürdürülmesi gereken eylem/tutum. )
( Ameliyat ya da açık yara gibi bazı ileri durumlar ve yapılacak incelikli işler için koşulların/araçların temiz olması yeterli değildir. )

- HİNDİBA değil/yerine/= GÜNEĞİK

- HIPOPNE ile HIPERPNE
( Solunum derinliğinin azalması(yüzeysel solunum). İLE Solunum derinliğinin artması. )

- HIYAR ile HİNTHIYARI/HIYARŞEMBE
( ... İLE Baklagillerden, siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka, hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki. )

- HUMUS[Lat.] ile HUMUS[Ar.]
( Organik toprak. İLE Bir tür yemek. İyice ezilmiş nohut, tahin ve baharatla hazırlanan bir yemek. )

- HURMA ile HİNTHURMASI
( ... İLE Palmiyegillerden, taze filizleri Hindistan'da sebze gibi yenilen, meyvesinden reçel yapılan çok sert bir ağaç. )

- İÂNE ile İÂRE ile İÂŞE ile İBÂTE
( Yardım. | Yardım amacıyla toplanan para. İLE Eğreti verme, ödünç verme. İLE Yedirip içirme, besleme, bakma. İLE Barındırma. )

- İÇKİ:
1 ŞİŞE (İÇEN/İ)
ile 2 ŞİŞE (İÇEN/İ) ile 3 ŞİŞE (İÇEN/İ)
( "Aslan" yapar. İLE "Maymun" yapar. İLE "Domuz" yapar. )

- İĞAĞACI ile İĞDE
( Anayurdu, Asya'nın dağlık bölgeleri olan, bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen, odunu, tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan, kömürü ile karakalem resim yapılan küçük bir ağaç. İLE İğdegillerin örnek bitkisi olan bir ağaç. | Bu ağacın, zeytin biçiminde, kabuğu kırmızıya çalan, sarı renkte, beyaz unlu, tadı mayhoş yemişi. )

- İĞTİLÂ ile İĞTİLÂL ile İHTİLÂL[< HALEL, çoğ. İHTİLÂLÂT]
( Hızlı, çabuk yürüme. İLE İçme. | Giysiyi, üst üste giyme. | Hayvanın, çok susaması. İLE Bozukluk, bozulma, karışıklık, düzensizlik. )

- İKRÂM[< KEREM | çoğ. İKRÂMÂT] ve/||/<>/>/< İNÂM[< NİMET | çoğ. İNÂMÂT]
( Saygı gösterme, hürmet. | Ağırlama. | Bir şeyi, armağan olarak verme. | Hesap dışı yapılan indirim. VE/||/<>/>/< İyilik etme, nimet verme. | Yeniçerilerin aylıklarına yapılan zam. )

- ILGIN ile ILGINCAR/KUŞKİRAZI/GELİNFENERİ
( Ilgıngillerden, Akdeniz bölgesinde yetişen bir ağaç ya da ağaççık cinsi. İLE Gülgillerden, yaprak açmadan önce beyaz çiçek veren, kaplamacılıkta kullanılan yabanıl ağaç. | Bu ağacın, reçeli yapılan meyvesi. )

- İMSAK ile İMSAK ile İMSAK
( Bir şeyden el çekerek, kendine hakim olma, perhiz. İLE Oruca başlama zamanı. İLE Cimrilik. )

- İNÂ'[< EVÂNÎ] ile İ'NÂ ile ÎNÂ' ile ÎNÂ'
( Kap kacak. İLE Zahmete uğratma. İLE Yemiş toplama zamanının gelmesi. İLE Geciktirme, alıkoyma. )

- İNCİR ile İNCİRSİMEYVE
( ... İLE Gerçek bir meyve olmayan, yumurtalardan değil çiçeklikten oluşan, incire benzer meyve. )

- İNCİR ile PATLICAN İNCİRİ
( ... İLE İncirin, iri ve mor bir türü. )

- İNHİMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BAĞIMLILIK
( Bir şeye, aşırı düşkünlük gösterme, kapılma. İLE/VE/||/<>/> ... )

- İNTIBÂ[< TAB] ile İNTİBÂH ile İNTIBÂH
( Basılma, matbû olma. | Zihinde iz bırakma. | İzlenim. İLE Uyanma, uyanış. İLE Pişme. )

- İRTİZÂK[RIZK] ile/ve/<> İRTİBAT[< RABT]
( Rızıklanma, rızk alma. İLE/VE/<> Bağlanış, bağlanma. | İlgi, ilgili olma. | Bağlantı. )

- İSBA ile İSBÂH[< SEBH] ile İŞBÂ'[< ŞİB]
( Arapların uzunluk ölçüsü.[kadem'in 1/12'si] İLE Suda yüzdürme/yüzdürülme. İLE Karnını doyurma, doyrulma. | Doyma. | Çoğalma, çoğaltılma. | Arap nazımında, vezin ve kâfiye zorunluluğundan dolayı sözcüğe bir harf katma. )

- ISIRGAN OTU değil DALGAN(DALAYAN) OTU
( Hayvan ısırır, ot dalar. )
( Isırgangillerden, her tarafı sert tüylerle kaplı, tüyleri kırılınca, karınca asidi denilen, çok kaşındırıcı bir madde çıkaran bir ot. İLE ... )

- İSKORBÜT[Fr. < Lat. < Rus.] ile İSKORPİT[Yun.]
( C vitamini eksikliği nedeniyle, dermansızlık, zayıflık ve dişetlerinin yangısı gibi belirtilerle kendini gösteren hastalık. İLE İskopitgillerden, iri başlı, yüzgeçlerinde yakıcı dikenleri bulunan bir balık. )

- İŞLEMEK ile/ve/<> YOĞURMAK

- KABAK ile SAKIZKABAĞI

- KABIZLIK ve/ne yazık ki/||/<>/> ANAL ÇATLAK/YIRTIK

- KABUK ile/ve/<> BADIÇ
( .. İLE/VE/<> Bakla, fasulye, bezelye gibi taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk. )

- KABUK ile KUKUÇ
( ... İLE Şeftali, kayısı gibi meyvelerin çekirdeklerinin sert kabuğu. )

- KABZIMAL[Ar.] ile MADRABAZ[Fars.]
( Meyve sebze üreticileri ile satıcılar arasında, aracılık eden kişi. İLE Sebze, meyve gibi yiyecekleri, yerinden getirterek, toptan satan kişi. | Hile yapan, hileci. )

- KADEH ile/ve/değil/yerine PİSAGOR'UN KADEHİ
( ... İLE Ölçüyü kaybedersen, herşeyi/ni kaybedersin. )
( ... İLE İçine konulan şarabın, kadehin ortasındaki çıkıntının seviyesini geçmesiyle, fazla olanı değil kadehin içindeki tüm sıvıyı, altındaki deliklerden akıtır. [Nerede duracağını ve ne kadar içmesi gerektiğini bilmeyenler için ve sınırlarını öğrenmeleri için yapılmıştır.] )
( | )

- KAKAO/HİNTBADEMİ ve/<> SU
( Kakaoyu suyla karıştırıp içen ilk kişiler, Mayalar'dır. )

- KALP KRİZİ ile KANSER
( Kısmen ya da büyük oranda, elimizdedir. İLE Kanser olasılığını %45 azaltan üç şey vardır: 1- Hayvansal ürünlerden uzak durmak. | 2- Yeterli miktarda lifli yiyecekler, bakliyat, tam tahıllı ürünler, sebze ve meyve yemek. | 3- Hareket etmek.[Şişmanlamamak.] )

- KAMIŞ ile ARAROT KAMIŞI/MARANTA[bitkibilimci MARANTA'nın adından]
( Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkilere verilen ad. | Bu bitkiden yapılmış olan. | Erillik örgeni, penis. İLE Birçenekliler sınıfından, Antillerde ve tüm tropikal bölgelerde yetiştirilen, kökündeki yumrulardan un[ararot] çıkarılan bir kamış çeşidi. )

- KAPLARDA:
POLİKARBON
yerine TİRİTAN KO-POLYESTER
( ... YERİNE BPA içermezler. )

- KAP ile GÜVEÇ
( ... İLE İçinde yemek pişirilen toprak kap. | Bu kapta pişirilen yemek. )

- KAP ile MUFLA[Fr.]
( ... İLE Nesneleri, aleve değdirmeden, ateşin etkisine uğratmak için kullanılan büyük toprak kap. )

- KAP ile SEFERTASI

- KARARINDA ve/||/<> KIVAMINDA

- KAVUN ile DİVLEK
( ... İLE Kalın kabuklu, olgun kavun. )

- KAYISI ile ZERDÂLİ[Fars.]
( ... İLE Kayısı ağacının, küçük meyveli bir türü. | Bu ağacın, acı çekirdekli meyvesi. )

- KEKİK ile/ve TARHANA/EŞEK KEKİĞİ
( ... İLE/VE Daha serttir. )

- KELEBEK ile FELFELEK
( ... İLE Küçük bir kelebek türü. | Hurmagillerden, kestane büyüklüğündeki yemişi, şerit düşürücü nitelik taşıyan Asya bitkisi. )

- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/||/<> KENDİNE YETERLİK

- KEREVİZ ile KIBRIS KEREVİZİ

- KEŞFEDEREK DENEYİMLEDİKLERİMİZ ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEREK KEŞFETTİKLERİMİZ

- KESİLECEK ŞEYİN ÜZERİNDE, BIÇAĞI:
İTMEK/BASTIRMAK
değil/yerine ÇEVİRMEK

- KESİMDE:
BIÇAK İLE
ile/değil/yerine İP İLE

- KİLO VERMEK/ALMAK değil/yerine KİLOYU AŞAĞIYA/YUKARIYA KONTROL ETMEK

- KİRAZ ile DALBASTI
( ... İLE Bir tür, iri, aşılı kiraz. )

- KİRAZ ile HİNTKİRAZI/MANGO[Portekizce]
( ... İLE Sumakgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, zeytin büyüklüğünde yenilir bir meyvesi olan büyük bir ağaç. )

- KİRAZ ile İDRİSAAĞACI/MAHLEP[Ar.]
( Gülgillerden bir meyve ağacı. | Bu ağacın meyvesi. İLE Meyvesi hoş kokulu, hoş bir kiraz türü, kokulu kiraz. )

- KIRK LOKMA ile/ve/<>/ya da KIRIK LOKMA

- KITLIKTA:
AÇLIK
değil TOKLUK
( Kıtlık zamanlarında, kişileri, açlık değil alışmış oldukları tokluk öldürür. )

- KIVÂM[Ar.] ile/<> TAV[Fars.]
( Koyuluk. | Bir şeyin, en uygun zaman ya da durumu. | Spor çalışmalarında başarılı olabilmek için, fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum. İLE/<> İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu. | [hayvanlarda] Semizlik. | [mecaz] En uygun durum ve zaman. )

- KOCABAŞ/FLURCUN ile YELVE/FLURYA
( İspinozgillerden, 18 cm. uzunluğunda, sırtı kahverengi, karnı pembe bir kuş türü. | Pancar, şeker pancarı. İLE İspinozgillerden, tüyleri yeşilimsi, ağaçlık ve fundalıklarda yaşayan, güzel ötüşli bir kuş. )

- KOLESTEROL'DE:
İDEAL
ile KABUL EDİLEBİLİR ile SINIRDA YÜKSEK ile YÜKSEK
( 180 altı. İLE 180 - 199 İLE 200 - 219 İLE 220 üstü. )

- KOLESTEROL ile/değil KOLESTEROLÜN ARTMASI

- KOLİN ile/ve/||/<> KARNİTİN
( Yumurta tüketimi ile alınır. İLE/VE/||/<> Et, süt ve süt ürünleri, enerji içecekleri ile alınır. )
(



)

- KOYUN ile EKTİ
( ... İLE Her yiyeceği canı çeken. | Asalak, tufeyli. | Anası ölüp başka bir koyuna alıştırılan ya da elle beslenen koyun. )

- KÜL ve/<> KURŞUN ve/<> SİRKE
( Herhangi bir nesnenin, bir sonraki aşaması bulunmayan, fiziksel ve/veya kimyasal sonları/eşikleri. )

- KUSMAK ile/ve KUSAR GİBİ OLUP KUSAMAMAK
( TEHVÎ: Kusturma, kusturulma. )

- KUSMAK ile/ve SIÇMAK/YESTEHLEMEK
( Fiziksel ve psikolojik hastalıklarda/uyumsuzluklarda. İLE/VE Doğal ve zorunlu. )

- LAHANA ile YABANİLAHANA
( Ballıbabagillerden, küçük yapraklı, hoş kokulu bir saksı bitkisi. İLE Turpgillerden, kumlu yerlerde yetişen ve sebze gibi yenen bir bitki. )

- LÂL OLANDAN ve AÇ OLANDAN ve HİÇ OLANDAN
( Sözün değerini öğreniriz. VE Ekmeğin değerini öğreniriz. VE Aşk'ın değerini öğreniriz. )
( Bir yılın değerini anlamak için, sınıfta kalmış bir öğrenciye sor.
Bir ayın değerini anlamak için, 8 aylık bir bebek doğuran anneye sor.
Bir haftanın değerini anlamak için, haftalık dergi çıkaran bir yayıncıya sor.
Bir saatin değerini anlamak için, kavuşmayı bekleyen sevgililere sor.
Bir dakikanın değerini anlamak için, trenini kaçıran yolcuya sor.
Bir saniyenin değerini anlamak için, bir kazayı önleyemeyen sürücüye sor.
Bir saniyenin yüzde birinin değerini anlamak için, olimpiyatlarda, gümüş madalya kazanan koşucuya sor.

Her an'ını, değerlendir; her dakikanı, çok özel biriyle paylaş!
Zamanında ortak edebileceğin kadar özel biri. Unutma zaman hiçkimse için durmaz.
Geçmiş zaman, Tarih; Gelecek zaman, Gizemli; ŞU AN ise sana verilen gerçek bir armağandır. )

- LDL ile/ve HDL ile/ve VLDL
( Kötü kolestrol. İLE/VE İyi kolestrol. İLE/VE ... )

- LEZZET/TAT ile TATMAK
( Lezzet yeterli miktarda kalarak oluşur. )

- LEZZET ile/ve/<> HEYECAN

- LİMON ile LİMONİT[Fr.]
( ... İLE Sarı ya da kahverengi doğal hidratlı demir oksit. )

- MA'SÛR[< USRET | çoğ. MA'SÛRÂT] ile MA'SÛR ile MÂSÛR[Fars.]
( Zor, güç. İLE Sıkılmış, suyu ya da yağı alınmış şey. İLE Birbirine katılmış şey. )

- MADDİ HAZ ile/ve MANEVİ HAZ
( Zamana bağlı olarak. İLE/VE AN'da. )

- MADDÎ KEYİFLER/ZEVKLER ile/ve/değil/yerine MANEVÎ ZEVKLER
( Başta istek, sonrasında bıkkınlık verir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Başta isteksizlik, sonrasında şevk verir. )

- MADDÎ RIZK ile/ve MANEVÎ RIZK
( Anadan doğanlar zamanla büyüdükleri gibi, maneviyet âlemine doğanlar da zamanla büyürler. )
( Altına yok olmak yoktur, maneviyat gibidir. )
( Maneviyat da altın gibi herşeyde gizlidir ve mahvolmaz. )

- MADIMAK
( İlkbaharda, kırlarda yetişen, ufak yeşil yapraklı, yenilebilen bir kır bitkisi. )

- MÂHÂBİS[< MAHBES] ile MAHÂBÎS[< MAHBÛS] ile MAHÂBİZ[< MAHBEZE]
( Hapishaneler. İLE Hapsedilmiş, bir yere kapatılmış olanlar. İLE Ekmek fırınları/dükkanları. )

- MAHLEB ile MAHLEB[çoğ. MAHÂLİB]
( Gülgillerden, 6-10 m. yüksekliğinde bir ağaç. Kokulu kiraz, İdris ağacı. | Bu ağacın, baharat olarak kullanılan, nohut büyüklüğündeki yemişi. | Bal. İLE Aslan, kedi, doğan gibi hayvanların çengelli pençesi. )

- MAHZÛR[< HAZR] ile MAHZÛR[< HAZER]
( Haram edilmiş, yanına yaklaşılması yasak edilmiş, haram. İLE Sakınılacak, korkulacak şey. | Engel. | Sakınca. )

- MAKULÂT[< MAKULE]["ku" uzun okunur] ile MA'KULÂT[< MA'KUL]["ku" uzun okunur] ile ME'KÛLÂT
( Takımlar, çeşitler, sınıflar/kategoriler. İLE Aklın uygun bulduğu, akıl ile bilinen şeyler. [Fr. PRÉDICABLES] İLE Yiyecekler. )

- MANTAR ile/ve/<> CIVIKMANTARLAR
( ... İLE/VE/<> Bakterilerle ortak yaşayan, ilkel ve hayvanımsı yapılı, peltemsi mantarlar. )
( Vegan beslenenler de, hayvansal yapıları nedeniyle mantar yememeyi yeğlemektedir. )

- MARN[Fr.] değil/yerine/= PEKMEZTOPRAĞI
( Çok ince taneli kil minerallerinden ve kalsitin değişik oranlardaki karışımından oluşan tortul kayaç. | Üzüm şırasının tortularını çöktürmek için kullanılan, kil ile karışık kireçli toprak. )
( MARNLAMAK: Kireci az olan toprağın içine marn katarak daha iyi duruma getirmek. )

- MARUL[Yun.] ile ACIMARUL
( ... İLE Bileşikgillerden, tadı acı, dişli yapraklı, sürgününden çıkan sütü, uyuşturucu ve yatıştırıcı olarak kullanılan iki yıllık bir bitki. )

- MARUL ile/ve/<> YABANİ MARUL

- MÂŞ[Fars.] ile MAAŞ[< AYŞ]
( Börülceye benzeyen fasulyenin iki türü. İLE Yaşayış, dirlik. | Geçinilecek şey. | Çalışanlara, memurlara, emeklilere, dul ve yetimlere verilen aylık. )

- MAT'ÛM[çoğ. MAT'ÛMÂT] ile MAT'ÛN[< TA'N]
( Yenilecek yemek. İLE Ayıplanmış, ta'n olunmuş. | Vebâ'ya(taûn'a) yakalanmış. )

- MATÂBİ'[< MATBAA] ile MATÂBÎH[< TABH] ile MATÂBİH/METÂBİH[< MATBAH]
( Basımevleri. İLE Pişirilmiş, tabh olunmuş şeyler. İLE Mutfaklar. )

- MATÂİM[< MAT'AM] ile MATÂİM[< MIT'ÂM]
( Yemek yenilecek yerler, yemek odaları. İLE Başkalarını beslemeler. | Doymak bilmezler, oburlar. )

- MATBAA[< TAB | çoğ. MATÂBI'] ile MATBAH[< TABH | çoğ. MATÂBİH]
( Basımevleri. İLE Mutfak. )

- MÂÛN ile MAÛN ile MAUN[Amerika yerlilerin dilinden]
( Malın zekâtı. | Yararlanılacak şey. | Eve gerekli olan şeyler. İLE Yardım, imdat. İLE Tespihgillerden, Hindistan ve Honduras'ta yetişen, büyük bir orman ağacı. | Bu ağacın, parlak kırmızımtırak renkte, sert ve iyi cilâlanan kerestesi. | Bu keresteden yapılan eşya. )

- MAYA ile/ve/||/<> AŞI

- MAYDANOZ ile EŞEKMAYDANOZU
( ... İLE Maydanozgillerden, iki yıllık, otsu bir bitki. )

- MAYDANOZ ile KİŞNİŞ/GOLYANDRO
( Yaprakları, saplarından kesilir ve kökü, tekrar yeşermek üzere toprakta bırakılır. İLE Kökünden sökülür. )

- MAZÎF[Ar] ile ...
( Ziyafet evi. | Herkese kapısı/sofrası açık ev. )

- MEBLÛ/A[< BEL] ile MEBLÛL
( Yutulmuş, bel olunmuş. İLE Islanmış, ıslak. Nemli, yaş. )

- MELİSSA/MALISSA[Lat.] değil/yerine/= OĞULOTU

- MENAJER[Fr. < MENAGE] ile/değil MENEJER[İng. < MANAGER]
( Yemek düzeninde [menaj], masada bulunması gereken araçların genel adı ve/veya yedeklerinin bulundurulduğu küçük dolaplar. İLE/DEĞİL Yürütücü, yönetici, işgüder. )

- MENKUL[< NAKL] ile ME'KÛL
( Nakledilmiş, bir yerden, bir yere taşınmış, taşınan. | Ağızdan ağıza geçmiş. [söz, haber, öykü] İLE Ekl olunmuş, yenilmiş şey, yiyecek. )

- MERÂK ile MERAK ile MERAKK
( Bir şeyi anlamak ya da öğrenmek için duyulan istek. | Bir şeyi edinmek, yapmak. Bir şeyle uğraşma isteği. | İstek, heves, düşkünlük. | İç darlığı. | Kuruntu, telâş. | Kaygı, tasa. | Dalgınlık, kara sevdâ. İLE Çorba. İLE [atta] Sağrı. | [astr.] Dübb-i ekber adlı yıldız kümesinin dörtgeninde bulunan, ikinci derece parlak yıldız. [İng./Fr. MERAK | Lat. BETA URSUS MAJORIS] )

- MERÂRE[çoğ. MERÂİR] ile MERÂRET
( Öd kesesi. İLE Acılık, tadsızlık. )

- MERDANE[Ar.] ile MERDANE[Fars.]
( Türlü işlerde kullanılan, silindir biçiminde araç. | Oklava. İLE Erkeğe yakışır biçimde, mertçe, yiğitçe. )

- MERÎ ile MER'Î[< RİÂYET] ile MER'Î[< RÜ'YET] ile Merîh/MİRRÎH
( Mide ile gırtlak[bül'ûm] arasında bulunan yemek borusu. İLE Saygı gösterilen, riâyet edilen. | Gözetilen, yürürlükte olan. İLE Gözle görülen. İLE Dünyadan sonra güneşe en yakın olan gezegen. )

- MERSİN[Ar. < Yun.] ile YABAN MERSİNİ/KEÇİYEMİŞİ
( Mersingillerden, yaprakları yaz kış yeşil kalan, beyaz çiçekli bir ağaç. İLE Fundagillerden, çiçekleri beyaz ya da pembe, yaprakları taneli bir bitki. )

- METÂBİ'[< MATBAA] ile METÂBİH[< MATBAH]
( Basımevleri, matbaalar. İLE Mutfaklar. )

- MEVÂİD[< MÂİDE] ile MEVÂİD[< MEV'İD] ile MEVÂİD[< MEV'ÛD/MÎÂD]
( Sofralar. İLE Söz verilen yerler, söz vermeler, vaidler. İLE Va'd olunmuş şeyler. | Belirli, muayyen şeyler. | Belirli zamanlar. )

- MEY'A ile MEY'A/T
( [bitkibilim] Karagünlük. İLE Bir şeyin, tazelik zamanı. | Yere dökülen nesnenin akıp gitmesi. )

- MEYAN KÖKÜ ile MERCAN KÖŞKÜ

- MEYAN ile MEYAN/MEYANKÖKÜ ile MEYAN[Fars.]
( Şarkıların üçüncü dizesi. İLE Fasulyegillerden, tatlı olan toprakaltı bölümleri tıpta kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki. İLE Ara, orta. )

- MEZÂİK[< ZÎK] ile MEZÂK[< ZEVK]
( Sıkıntılı, dar yerler. İLE Zevk alma, tad duyma, tadma. | Zevk, lezzet. | Tad duyulan yer, damak. )

- MEZÂRÎ'[< MEZRAA] ile MEZÂRÎ[< MEZRÛ]
( Ziraat olunacak yerler, tarlalar. İLE Ziraat olunmuş, çifte sürülüp tohum atılmış yerler. )

- MİDDE ile Mİ'DE
( İrin, cerahat. İLE Mide, kursak. )

- MİDENİN BOŞ KALMASI/BIRAKILMASI ile/ve/<> ZİHNİN BOŞ KALMASI/BIRAKILMASI
( [olumlu/olumsuz şekilde] Gözlere yansır. İLE/VE/<> Sözlere yansır. )

- MİHCEM[çoğ. MEHÂCİM] ile MİHCEN
( Çekip emmeye yarayan örgen ya da âlet. | Hacamat şişesi. İLE Çomak. )

- MİLHA[< MİLH] ile MİLHÂ/T[çoğ. MELÂHÎ]
( Tuzlar. İLE Oyun, eğlence, cünbüş. )

- MÎL[çoğ. EMYÂL, MÜYÛL] ile MİLH[çoğ. EMLÂH, MİLAH, MİLÂH, MİLHA]
( Göze, sürme çekmeye özgü bir âlet. | Yollardaki mesafeyi belirlemek üzere dikilen nişan. | İğne gibi ince ve uzun bir âlet. | Ucu sivri, çelik kalem. | Sivri dağ tepesi. | Bir kilometreye yakın bir uzaklık. | Bir çarkın, üzerinde döndüğü eksen, mihver. İLE Tuz. )

- MORİTANYA'DA:
ÇAY
ve 3 SUNUM/ANLAMI
( Moritanya'da, ufak bardakta üç kez çay ikram edilir.

1. Yaşamın kendi gibi acıdır.
2. Aşk kadar tatlıdır.
3. Ölüm kadar katıdır. )

- MÜBTELÂ'[< BEL] ile MÜBTELA[< BELÂ] ile MÜBTENÂ/MÜBTENÎ[< BİNÂ]
( Yutulmuş, yenilmiş. İLE Düşkün, bağımlı.[kötü şeylere] | Tutkun, tutulmuş. İLE Kurulu, kurulmuş olan, ibtinâ eden. | Dayanan. )

- MÜCEFFEF[< CEFF] ile MÜCEFFİF[< CEFF]
( Kurutulmuş, suyu çekilmiş, nemi kalmamış, kurumuş, tecfîf olunmuş. İLE Kurutucu, tecfîf edici. )

- MÜFERRİG ile MÜFERRİK[< FARK]
( Dolu kabı boşaltan. | Yemeği kurtaran. İLE Kısaltan, taksîr eden. )

- MUHAMMER[< HİMÂR] ile MUHAMMER[< HAMR] ile MUAMMER[< ÖMR]
( Eşeğe benzetilmiş, eşek denilmiş, tahmîr olunmuş. İLE Mayalanmış, ekşiyip kabarmış. | Yoğurulmuş. Kaynayıp kıvamını bulmuş. İLE Yaşayan, yaşamış, ömür süren. )

- MUHAMMİR[< HAMR] ile MUHAMMİR ile MUHÂMÎ
( Mayalayan, ekşitip kabartan, tahmîr eden. | Yoğuran, mayalayan, kıvamını bulduran. İLE Kızdırıcı ilâç. İLE Savunan, koruyan, müdafaa eden. | Avukat. )

- MÜHLİK[Ar.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜ | TEHLİKELİ

- MUHTEMÎ ile MUHTEMİR[< HAMR]
( Perhîz eden, ihtimâ eden. İLE Mayalanarak ekşiyip kabaran. | Örtüye bürünen, yaşmaklanan. )

- MÜLAYEMET[Ar.] değil/yerine/= UYSALLIK | BAĞIRSAK YUMUŞAKLIĞI

- MÜMTELÎ[< MELÂ] ile MÜMTENİ'[< MEN]
( Mide dolgunluğuna uğramış. | Dolu, dolgun, dolmuş. İLE Çekinen, imtinâ eden. | Olamaz. | [mantık] Olamazlı. )

- MUNDAR değil MURDAR[Fars.]

- MUNTABI'[< TAB] ile MUNTABIH[< TABH]
( Basılan, basılmış, damgalanmış. | Yaratılıştan olan. | Hoş görünen, güzel. İLE Pişen, pişmiş, intibâh eden. )

- MURÂBAA[< RAB] ile MURÂBAHA[< RİBH] ile MURABBA'[< RUB] ile MURABBÂ
( Yazlığa çıkmak üzere sözleşme yapmak. İLE Malı, kâr ile satma. | Tefecilik, yasaların üstünde, aşkın faiz alma. İLE Dörde çıkarılmış, terbi' olunmuş. | Dörtlü, dört şeyden olma. | Dört köşeli. | Kare. | Dört mısralık kıtalardan oluşan manzume. | Kenzî Hasan'ın edvarında geçen makam.[1700] İLE Terbiye edilmiş. | Kaynayıp kıvama geldikten sonra dondurulmuş meyve suyu tatlısı. )

- MÜREBBEB ile MÜREBBİB
( Ergenlik çağına kadar beslenmiş. | Hoş kokulu şeylerle hoş olmuş. İLE Çocuğu, ergenliğine kadar besleyen. )

- MÜREBBÎ[< TERBİYE] değil/yerine/= EĞİTİCİ | BESLEYEN
( TERBİYE EDEN, EĞİTİCİ | BESLEYEN )

- MURTAZI'[< RIZÂ] ile MURZI'[< RIZÂ]
( Süt emen, irtizâ' eden. İLE Bebek emziren, ırza' eden. )

- MÜRTEŞÎ[< RİŞVET] ile MÜRTEŞİH[< REŞH]
( Rüşvet alan, irtişâ eden. İLE Süzülmüş. )

- MÜSÂFİR[< SEFER] ile YOLCU
( MİSÂFİR, YOLDAN GELEN, YOLCU | YOLCULUK SIRASINDA BİRİNİN EVİNE İNEN KONUK | KOMŞUYA GİDEN KİMSE )

- MÜSÂG[< SEVG] ile MÜSÂG[< İSÂGA]
( Boğazdan kolaylıkla geçirilmiş, kolay yutulmuş, isâga olunmuş. İLE Akıtılmış, kalıba dökülmüş. )

- MÜŞBİ'[< ŞİB] ile MÜŞEBBA'[< ŞİB]
( Doyuran. İLE Doymuş, tok, işbâ' olunmuş. [Fr. SATURÉ] )

- MÜSTEFİT[Ar.] değil/yerine/= YARARLANAN

- MÜŞTEHİYÂT[< ŞEHVET] ile ...
( İŞTAHLILAR, İSTEKLİLER )

- MÜSTEHLEK[< HELÂK] ile MÜSTEHLİK[< HELÂK]
( Yiyip içilerek tüketilmiş, bitirilen. İLE Yiyip içerek tüketen/bitiren. [Fr. CONSOMMATEUR] )

- MÜSTEKREH[< KERÂHET | çoğ. MÜSTEKREHÂT] ile MÜSTEKRİH[< KERÂHET]
( Tiksinilen, iğrenilen, iğrenç, istikrâh edilmiş. İLE Tiksinen, iğrenen, kerîh gören, istikrâh eden. | İştah kesen. )

- MÜSTELEZZ[< LEZZET | çoğ. MÜSTELEZZÂT] ile MÜSTELİZZ[< LEZZET]
( Lezzet alınmış, tadına varılmış. İLE Lezzet alan, tad alan, tadına varan. )

- MÜSTEZÂD[Ar. < ZİYÂDE] değil/yerine/= ARTMIŞ/ÇOĞALMIŞ
( Çoğalması istenilen, artmış. | Her dizesine bir küçük dize eklenmiş, Divan Edebiyatı şiir türü. [Bahr-i hecez vezinlerinden "mef'ûlü mefâîlü mefâîlü faûlün" vezninde söylenmiş dizelere "mef'ûlü faûlün" parçalarına denk birer parça katarak oluşturulan şiir.] )

- MUTÂRAHA ile MUTARRÂ[< TARÂVET] ile MUTARRAH[< TARH]
( Birbirine söz söyleme. İLE Taze, tarâvetli. İLE Çıkarılmış, tarh edilmiş. )

- MÜTEFESSİH[< TEFESSÜH] ile MÜTEFESSİH[< FÜSHAT]
( Çürümüş, bozulmuş, kokmuş, tefessüh etmiş. İLE Bollaşan, genişleyen. )

- MÜTEHAMMİL[< HAML | çoğ. MÜTEHAMMİLÎN] ile MÜTEHAMMİR[< HAMR]
( Dayanan, tahammül eden, yük altında bulunup ses çıkarmayan, tahammül eden. İLE Mayalanan, ekşiyen, tahammür eden. )

- MÜTEHÂZZIR ile MÜTEHÂZZIR
( Yeşillenen, yeşil renk bağlayan, tahazzur eden. İLE Huzurda bulunan, hazır olan. )

- MÜTELÂHHIZ ile MÜTELÂHIZ
( Ekşi bir şey yiyenin yanında ağzı sulanan, telâhhuz eden. İLE Gözucu ile birbirine bakan, telâhuz eden. )

- MÜTESEMMÎ ile MÜTESEMMİM[< SEMM] ile MÜTESEMMİN
( Bir ad ile adlanan, müsemmâ olan. İLE Zehirlenen, tesemmüm eden. İLE Semiren, semen kazanan, tesemmün eden. )

- MUTFAK ile GALİ[Fr. < Ar.]
( ... İLE Alçak ve altı düz gemi. | Gemilerin üst güvertelerinde ve palavralarında bulunan mutfak. )

- MUZA'FER ile MUZAFFER[< ZAFER]
( Safran renginde, sarı renkte. | Safranlı. [pilav vb.] İLE Üstün, üstünlük, zafer kazanmış. )

- NANE ile YABAN NANESİ

- NE? ve/||/<> NASIL? ve/||/<> NEDEN? ve/||/<> NİÇİN?
( Hangi şey? VE/||/<>/>/< Ne asıl? VE/||/<>/>/< Ne'den? VE/||/<>/>/< Ne için? )
( Evren/doğa/nesne/insan. VE/||/<>/>/< Bilim. VE/||/<>/>/< Sanat. VE/||/<>/>/< Felsefe. )
( Nedir sorusu, metafizik bir sorudur. )
( "What is?" question is metaphysical question. )
( Cosmos/nature/matter/human. VS./AND/||/<>/>/< Science. VS./AND/||/<>/>/< Art. VS./AND/||/<>/>/< Philosophy. )

- NEDEN? ile NİÇİN?
( Ne'den? İLE Ne için? )
( Hangi şey? VE Ne asıl? VE Ne'den? VE Ne için? )
( Nedir sorusu, metafizik bir sorudur. )
( Her biri bir ötekinin nedenidir. )
( ŞERAİT ile/ve/<> ŞERİAT )
( ... İLE Neden, sebep, vesile. | Eksik, noksan, kusur, garaz. | Yalandan özür. )
( Çocuk sorusu. İLE/VE Yetişkin sorusu. )
( "Ne?", doğa yasalarıyla bilinebilir. Ya "Kim?" )
( Felsefe ve din alanının sorularıdır. )
( Ne'den? İLE Ne için? )

- NEFES ve/> NEFS ve/> NEFİS

- NESNENİN/ÜRÜNÜN/BESİNİN:
TARİHİ
ile/ve/||/<> TARİFİ

- NİTELİKLİ YAŞAM İÇİN ...:
YARISI
ile/ve/||/<> 2 KATI ile/ve/||/<> 3 KATI ile/ve/||/<> SINIRSIZ ve KOŞULSUZ
( Yemeğin. İLE/VE/||/<> Yürüyüş. İLE/VE/||/<> Gülüş. İLE/VE/||/<> Sevgi. )

- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜŞÜNMELERİNİ SAĞLAMAK

- OLABİLECEKLER ile/ve/||/<>/>/< OLMASI GEREKENLER

- OLANIN, ZARARI değil/yerine/>< OLMASI GEREKENİN, YARARI

- OLAN ile/ve/<>/||/hem de ÖLEN ile/ve/<>/||/hem de YANAN ile/ve/<>/||/hem de YENİLEN
( Hiçbirine, çözüm yoktur. )

- OLAN ile/ve/||/<> ORAN

- OLMADIĞINDA (EN ÇOK) ARANAN ile/ve/<> OLDUĞUNDA (EN ÇOK) TARTIŞILAN

- ÖNGÖRÜMÜZ ...:
BİR YILLIK İSE
ile/ve/değil/||/<>/>/<
ON YILLIK İSE
ile/ve/değil/||/<>/>/<
YÜZ YILLIK İSE

( Tohum ekelim. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Fidan dikelim. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Çocuk eğitelim. )

- ORUÇ ile/ve/||/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR]

- ORUÇ ile TEŞYÎ[< ŞİYÂ]
( ... İLE Selâmetleme, uğurlama. | Ramazan'dan sonra altı gün[Şevval'in 1'inden, 6'sına kadar] oruç tutma. )

- ÖZ ile EVİN
( ... İLE Bir şeyin içindeki öz, lüp. | Buğday danesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe. )

- PAÇAGÜNÜ ile/ve/<> PAÇALIK
( Düğünün ertesi günü. İLE/VE/<> Düğünün ertesi günü verilen yemek. | Gelinin, paçagünü giydiği giysi. )

- PARANLA "VEZİR", AKLINLA REZİL OLMAK
ile/değil/yerine/><
PARANLA "REZİL", AKLINLA "VEZİR" OLMAK


- PASPAL[Yun.] ile PESPAYE[Fars.]
( Çok kepekli un. | Bakımsız, dağınık, pis. İLE Alçak, aşağılık. )

- PATLAK ile PIRTLAK
( ... İLE Dışarı fırlamış. | Kolayca kabuğundan dışarı çıkabilen. )

- PATLICAN ile BİRECİK PATLICANI

- PAYLAMAK değil/yerine PAYLAŞMAK
( İter. DEĞİL/YERİNE Çeker. )

- PAZI/YABANİ ISPANAK/YABANPANCARI ile IŞTIR
( Ispanakgillerden, yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. İLE Ispanakgillerden, sapları etli bir ot, yabanpazısı. )

- PAZI ile PAZU/PAZI[Fars.] ile PAZI
( Ispanakgillerden, yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki, yabanpancarı, yabanlıspanak. İLE Kolun, omuz ile dirsek arasındaki bölümünde bulunan, şişkince kas kitlesi. İLE Bir ekmeklik hamur topağı, beze. )

- PEPSİN[Fr. < Yun.] ile PEPTON[Fr. < Yun.]
( Mide mukozasının salgıladığı albüminli besinleri peptona çeviren enzim. İLE Gövdece özümlenebilecek duruma gelmiş, albüminli besin. )

- PİRİNÇ ile HİNTPİRİNCİ
( ... İLE Buğdaygillerden, Hindistan ve Etiyopya'da yetiştirilen, taneleri pirinç yerine kullanılan bir bitki. )

- PIRTLAMA ile OSURMA(YELLENME/GAZ ÇIKARMA/KAVARA/ZARTA[Ar.]/CARTA)
( Birinin/birilerinin yanında yelleniliyorsa ya çok büyük bir yakınlığa ya da kopuşa/uzaklaşmaya işarettir. )
( Sevgili/eş yanında yellenebilmek, ilk başlarda yakınlığın/rahatlığın bir göstergesi olsa da daha sonraları dikkatsiz tutumlarla uzaklaşmanın ya da fazla kanıksamanın göstergesi olabilir. )
( Kişilere ayrı oda verme gereğinin/isteğinin de en büyük olası nedenlerinden biridir. )
( ... ile OS[İsveççe]: Kötü koku. )

- PROTEİN[Fr. < Yun.] ile PEPTİD
( Canlı gözelerin ana maddesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon öğeleri bulunan amino asit bileşiminden oluşmuş, karmaşık yapılı doğal madde. İLE ... )

- PROTEİN ile/ve/<> GLOBÜLİN[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Kanı oluşturan maddelerden biri olan iri moleküllü protein. )

- RAŞİTİZM[Fr. < Yun.]
( Çocuklarda, kalsiyum, fosfor eksikliğinden ya da dengesizliğinden ileri gelen, biçim bozukluğuna neden olan kemik sayrılığı. )

- RENDE[Fars.] ile PLANYA[İt.]
( Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç. | Üzerinde küçük delik ve kesici çıkıntıları bulunan, soğan, havuç gibi şeyleri ufak parçalara ayırmak için kullanılan mutfak aracı. | Bu araçla ufak parçalara ayrılmış şey. İLE Ağaç rendelemekte kullanılan, uzun marangoz rendesi. )

- REYHAN[Ar.] ile/ve/= FESLEĞEN[Yun.]
( Ballıbabagillerden, yaprakları güzel kokulu bir süs bitkisi. iLE/VE/= Fesleğen, doğu ve güney Anadolu’da çoğunlukla reyhan olarak bilinse/kullanılsa da fesleğenin irili ufaklı yaprak çeşitliliğiyle birlikte aynıdır. )
( GÜZEL KOKU, RIZIK, RIZIK-I MÂNEVÎ | FESLEĞEN )

- RIZK >/<> KAZÛRAT >/<> RIZK
( RZK > KZR <> RZK [~] )
( Doğadan kişiye/hayvana. > Kişide/hayvanda. <> Doğaya. )
( Gıda. > Besin-posa. <> Gübre-toprak-gıda. )
( Tohum/fidan/ağaç. > Yaprak/çiçek/meyve. <> Çürük yaprak/meyve-gübre-toprak-fidan/ağaç. )
( Mürşid. > Mürid. > Mürşid. )

- RUŞEYM/SÜVEYDÂ[Ar.]/ALBUMEN[Fr.] değil/yerine/= BESİÖRÜ/OĞULCUK
( Tohumun içindeki dölütü çevreleyen ve gelişinceye kadar beslenmesini sağlayan doku. )

- RÜSUP[Ar.] değil/yerine/= TORTU/ÇÖKELTİ

- SAFRAN[Ar.] ile HİNTSAFRANI/ZERDEÇAL[Fars.]
( Süsengillerden, baharda ççek açan, küçük bir bitki. | Bu bitkinin tepeciklerinin kurutulmasıyla elde edilen, bazı yiyecek ve içeceklerde tat, koku ve sarı renk vermekte kullanılan toz. İLE Zencefilgillerden, köksaplarından safranı andıran, boyalı bir madde çıkarılan, yaprakları sivri uclu, çiçekleri sarı renkte bir bitki. )

- SAKİNLEŞME:
AKILDA
ve/||/<> GÖNÜLDE
( Bilgi ile. VE/||/<> Sevgi ile. )
( Elinde getiren, karnında götürür; aklında getiren, gönlünde götürür. )

- SALEP[Ar.] ile VANİLYA[İsp.]
( Salepgillerin örnek bitkisi. | Bu bitkinin yumru durumundaki köklerinden, dövülerek hazırlanan beyaz toz. | Bu tozun, şekerli su ile kaynatılmasıyla yapılan sıcak içecek. İLE Salepgillerden, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı küçük bir bitki. | Bu bitkinin, tatlılara hoş koku vermesi için kullanılan meyvesi. )

- ŞALGAM ile ALABAŞ
( Turpgillerden, yumru köklü bir bitki. İLE Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki. )

- SALKIM ile CINGIL/CİNGİL/ŞINGIL
( ... İLE Küçük, üzüm salkımı. | Boncuk, gümüş ya da altın para ile yapılmış, başlığa ya da giysiye takılan süs, )

- SARIMSAK ile SARIMSAKOTU
( ... İLE Turpgillerden, beyaz, küçük çiçekli, ovulduğunda sarımsak kokusu veren bir bitki. )

- SARMA ile SARMAL/YILANKAVİ/HELİSEL/HELEZONİ[Ar., Yun.] ile SARMAN ile SARMAŞAN/SARILGAN ile SARMAŞIK
( Sarma eylemi. | Saran, içine alan şey. | Yaprak ya da başka şeylerle, içlik malzeme konup sarılarak yapılan yemek. | Güreşçinin, kendi ayağını, arkasında bulunan rakibin ayağının iç tarafına sokup dolaması. | Sarılarak yapılan. İLE Sarmal biçiminde olan. İLE Azman, iri. | Sarı tüylü kedi. İLE Sarılgan. İLE Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan, küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki. )

- ŞEKER ile/ve/<> İNSÜLİN DİRENCİ
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )

- SES-SOLUK (ÇIKARMAMAK)

- SEVDÂN ile ...
( İKİ SİYAH [SU VE HURMA] )

- SEYYÂL[Ar.] değil/yerine/= AKIŞKAN

- SİLO[Yun.] değil/yerine/= SARPIN
( Tahıl kuyusu, zahire ambarı. | Ekmeği koymaya yarayan, dört gözlü sandık. )

- SİMÂT ile SİMÂT ile -SİMÂT[< SİME]
( Sofra, yemek masası. | Sofraya gelmiş yemekler. | Ziyafet. İLE Nişan, alâmet; damga, iz. İLE Damgalar, izler, işaretler. )

- SİNDİRİM'DE:
TÜKÜRÜK BEZİ
ile/ve/<> İNCEBAĞIRSAK BEZİ ile/ve/<> PANKREAS ile/ve/<> KARACİĞER

- SİNDİRİM ile EMİLİM

- SİNDİRİM ile/ve/<>/> ÖZÜMSEME

- Sînî ile SÎNÎ/SİNÎ[Fars.]
( Çin'li. | Çin'de yapılmış, Çin işi porselen. İLE Büyük tepsi. )

- SIRADAN/LIK ile YAVAN/LIK
( ... İLE Yağı az. | Katıksız. | Hoşa gitmeyen, tatsız. | Görgüsüz, bilgisiz. )

- ŞIRLAĞAN/ŞIRLANYAĞI = SUSAM YAĞI

- SIYRIK ile SIYRINTI
( Yüzeyinden, bir parça sıyrılmış olan. | Utanması olmayan. | Sıyrılmış yer. İLE Kapta kalan yemek, yemek artığı. | Bir bezden el ile koparılan uzunca parça. | Sıyrık. )

- SOĞAN ile ARPACIK SOĞANI
( ... İLE Tohumdan yetiştirilen ve tohumluk olarak kullanılan küçük soğan. )

- SOĞULMA ile/<> SOĞURMA
( Suyu ya da sütü çekilerek pörsüme. | Irmak, kuyu, pınar gibi yerlerde, suyun çekilip yok olması. İLE Bir madde, bir sıvıyı içine çekmek. | Katı ya da sıvı bir maddeyi, soğurma yoluyla bir gazı içine almak, emmek, massetmek, absorbe etmek. | Bir ortamın, ışık enerjisini belirli nicelikte emmesi. )

- SOLUK ALMALI!

- SOLUK ALMA ile/ve/değil/< SOLUK VERME
( TEBEHHÜR: Kısa ve sık soluk alma. )

- SOLUK BORUSU ile/ve/||/<> YEMEK BORUSU

- SOLUK DARLIĞI/DİSPNE

- SOLUK DELİĞİ ile/ve/<> SOLUK YOLU

- SOLUK SOLUĞA/NEFES NEFESE

- SOLUK/NEFES ile/ve/<> KELÂM
( ... İLE/VE/<> Soluğa/nefese verilen şekil. )

- SOLUK ile/ve/değil EŞİK

- SOLUK ile İLK SOLUK(GASPING)

- SOLUK = NEFES = BREATH[İng.] = SOUFFLE[Fr.] = ATEM[Alm.] = RESPIRO[İt.] = ALIENTO[İsp.]

- SOLUK ile SOLUK
( [Ten için] Donuk bir beyazlığı olan, rengi atmış olan, solmuş. | [Işık için] Parlaklığını, gücünü yitirmiş olan. | [Nesneler için] Rengi atmış olan. İLE Akciğerlere çekilen ve atılan hava ya da ciğerlere hava alıp verme. )

- SOLUK ile SOLUK VERMEK
( Derin ve sakin şekilde solunum ile canlılık artar, o da beyni etkiler ve zihnin arınmasına ve istikrar bulmasına ve derin düşünmeye elverişli hale gelmesine yardım eder. )
( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( With deep and quiet breathing vitality will improve, which will influence the brain and help the mind to grow pure and stable and fit for meditation.
Repetition will stabilise your breath. )

- SOMAK/SUMAK[Ar.] ile SOMAK
( Antepfıstığıgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, kabuğu tıpta kullanılan bir ağaç. | Bu ağacın, ekşilik vermek için dövülerek yemeklere katılan, mercimeğe benzeyen meyvesi. İLE Hayvanlarda, yüzün çıkıntılı ve az çok sivri olan ön bölümü. )

- SON SOLUK

- SORMAK ile SORMAK/SOĞURMAK
( Birine soru yönelterek, herhangi bir konuda, ondan bilgi istemek. | Bir işin sorumluluğunun kendinde olması, bir işten sorumlu bulunmak. İLE Emmek. )

- SORUŞMAK ile SORUŞMAK
( Birbirine sormak. İLE Emilip yok olmak. | Çamaşırın, kurumaya başlaması. )

- STARE MESTO ile/ve/<> NOVE MESTO
( Prag'ı, birbirinden ayıran, Vlatava Köprüsü ve birleştiren, Charles Köprüsü'dür.[Bu köprü, "Prag'ın en değerli mücevheri" olarak da anılır. Mücevher benzetmesi, köprünün iki yanında yer alan ve baş döndüren 30 heykelden kaynaklanıyor.] )
( Eski Prag. İLE/VE/<> Yeni Prag. )
( Eski Prag'ın merkezini, Staromestie Namesti oluşturur. Onbin m²'ye yakın alana sahip bu ünlü meydanın tam ortasında, XV. yüzyıldan kalma astronomik saat, bugün hâlâ çalışmaktadır.[Saatin üzerinde, hasat ve ekin zamanı, ay ve güneş düzeninin dünyaya göre konumu, mevsimler ve burçlar gösterilmektedir. Saatin en büyük özelliklerinden biri de, her saat başı, Hz. İsa ve 12 havarisini simgeleyen kuklaların, kulenin iki minik penceresi arasında gidip gelmeleridir. Daha sonra ise yeni bir 60 dakikanın başladığının işaretini, bir iskeletle gösteriyorlar.] )
( En az 650 yıllık olan Yeni Prag'ın tek farkı, Gotik üslûbun Barok 'a dönüşmesini en ince ayrıntısına kadar duyumsatmasıdır.[Ünlü Prag Baharı'nın baş kahramanlarından Wenceslas Meydanı'nda, Neo-Rönesans etkilerinin doruğa ulaştığını görebilirsiniz. Meydanın genişliği 60 m., uzunluğu ise 750 m.'dir.] )

- SUBYE[Fr. SOUS-PIED] ile SUBYE[Ar. < SABİ] ile SÜBYE[Rumca] ile SÜBYE[İt.]
( Ayağın altından geçen, tozluğa ya da pantolon paçalarına bağlanan şerit. İLE Henüz memeden kesilmemiş eril çocuk. | Üç yaşını tamamlamamış eril çocuk. İLE Mürekkep balığı. | Badem içi, kavun çekirdeği gibi şeylerden yapılan, boza koyuluğundaki şerbet. | Pirincin, boza haline gelene kadar koyulaştırılarak pişirilmesi. İLE ... )

- SUFLE[Fr.] ile SUFLE[Fr.]
( Sahnedeki oyunculara, izleyicilere duyurmadan unutulmuş bir sözü ya da tümceyi anımsatma. İLE Un, şeker vb. maddelerin yoğun sıvı kıvama gelinceye kadar çırpılıp pişirilmesiyle yapılan bir tatlı türü. )

- SUSABİLMEK/SÜKÛT ve/||/<> PERHİZ/REJİM ve/||/<> NEŞE ve/||/<> COŞKU

- SUSAM/SİMSİM/KÜNCÜ ile/değil ÜZERLİK
( ... İLE/DEĞİL Sedefotugillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan bir bitki. )

- SUSAM ile SUSAM/SÜSEN
( Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki. | Bu bitkinin yağ çıkarılan, öğütülerek tahin elde edilen ve simit vb.nin üzerine serpilen küçük sarımtırak tohumu. İLE Süsen bitkisi. )

- SÜTLÜOT ile SÜTOTU
( Çuhaçiçeğigillerden, yaprakları salata gibi yenilen bir bitki. İLE Sütotugillerden, Kuzey Amerika'da yetişen, kökleri tıpta kullanılan, otsu bir bitki. )

- TABELA[İt. TABELLA] ile PANKART[Fr. PANCARTE]
( Üzerinde tanıtıcı, belirtici bir yazı, açıklama, işaret ya da resim bulunan, tahta ya da sac parçası, levha. | Hastahane, yatılı okul, askerî birlik gibi toplu yemek verilen yerlerde, günlük yemek için çıkarılan erzakın türünü, miktarını gösteren çizelge. | Hastahanelerde, her hastanın, gündelik yemek ve ilâcının yazıldığı kâğıt. İLE Toplantı ve gösterilerde taşınan, üzerinde benimsenen amacın birkaç sözle gösterildiği karton ya da bezden levha. )

- TABLA ile/<> TABLAKÂR
( Satıcı vb.nin kullandığı tahtadan tepsi. | Soba, mangal vb. şeylerin altına konulan metalden ya da tahtadan yapılan tepsiye benzer altlık. | Bir şeyin düz ve geniş bölümü. | Ağaçtan ya da ağaç ürünlerinden hazırlanmış, büyük yüzeyli düzgün parça. | Genellikle Hindistan, Pakistan'da kullanılan, darbukaya benzer bir çalgı türü. | Denizcilikte, makaraların yüzlerini oluşturan dış bölümleri. İLE/<> Tablacı. | Büyük konaklarda mutfaktan yemek tablalarını götürüp getiren görevli. )

- TADINI BİLMEK ile TADINI YAŞAMAK
( Tecrübe etmiş olmak. İLE Tecrübenin zaman, zemin ve dengesini/dozunu doğru belirleyerek sürdürebilmek. )

- TAHIL ile FİRİK
( ... İLE Olgunlaşmak üzere olan tahıl. | Çerez olarak yenilen tahıl kavurgası. )

- TAHIL ile/ve/<> GLÜTEN[Lat.]
( ... İLE/VE/<> Katı cisimlerin parçalarını birbirine yapıştıran madde. | Tahıl unlarından, nişasta çıkarıldıktan sonra geri kalan, albüminli madde. )

- TAHTA KAŞIK'TA:
ŞİMŞİR
ile/ve/değil/yerine SANDAL AĞACINDAN

- TAHZÎL ile TAHSÎL[< HUSÛL] ile TAHZÎR
( Alçaltma, bayağılaştırma. İLE Ele geçme/geçirilme, hâsıl etme. | Vergi toplama. | İlim öğrenme. İLE ... )

- TAKİM[Ar.] ile TAKİMETRE[Fr. TACHYMETRE]
( Verimsiz duruma getirme, sonuçsuz bırakma, kısırlaştırma. | Mikrobundan arıtma. İLE Hareket durumundaki bir nesnenin hızını ölçmeye yarayan aygıt. )

- TANDIR ile İSTANBUL TANDIRI
( Pişirmek ve ısınmak üzere. İLE Isınmak üzere. )

- TAZELEYİCİ ve/||/<> GENÇLEŞTİRİCİ
( Uyku, yıkanma, sarılmak, birlik, oyun, hareket, çalışma, spor, felsefe, dil, bilim, doga, yeşil, sanat, sevgili, dost, sohbet. )

- TELÂUB[< LA'B] ile TELÂ'UB[< LA'B]
( Oynama, oynaşma.[bkz. MÜLÂABE(< LA'B, LU'B')] İLE Oynama, oyunla uğraşma, eğlenme. | Yemeklerin ağızda tükürükle karışması. | Salyanın akması. )

- TEMİZ ve/<> TEMİZLEYİCİ
( Toprak, su, oksijen, gülümseme, [doğru] bilgi. )

- TENÂFÜS[çoğ. TENÂFÜSÂT] ile TENEFFÜS[< NEFES]
( Kıskanma, haset etme, çekememe. İLE Soluk/nefes alma. | Yorgunluğu gidermek üzere dinlenme. | Okulda ders araları verilen dinlenme. | Tan yerinin ağarması. | Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. )

- TENCERE ile HELVAHANE[Ar. Fars.]
( ... İLE Genellikle helva pişirmekte kullanılmış olan, geniş ve az derin tencere. )

- TENEFFÜS[< NEFES] ile TENEFFÜZ[< NEFZ]
( Soluk/nefes alma. | Yorgunluğu gidermek üzere dinlenme. | Okulda ders araları verilen dinlenme. | Tan yerinin ağarması. | Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. İLE Nüfuzlu, sözü geçer olma. )

- TENFÎS[< NEFES | çoğ. TENFÎSÂT] ile TENFÎŞ[çoğ. TENFÎŞÂT] ile TENFÎZ[< NÜFUZ | çoğ. TENFÎZÂT]
( Soluklandırma/nefeslendirme, soluklandırılma. İLE Pamuk atma, yün ditme. İLE Hükmünü yürütme, nâfiz kılma. )

- TENKİT ile/ve/<> TENKIYE[< NAKY]
( Temizleme, fenâsını atma. İLE/VE/<> Ayıklayıp temizleme. | Kalın bağırsağa su verme ve bu iş için kullanılan araç.[HUKNE: Şırınga.][İHTİKAN | Fr. LAVMAN] )

- TEPSİ ile/değil EVSECEK
( ... İLE/DEĞİL Tahılın taşlarını ayıklamakta kullanılan, budaksız ağaçtan yapılmış az kenarlı tepsi. )

- TERBİYE ile TERBİYE
( Besleyip büyütme. | Beslenip büyütülme. | Eğitim. | Görgü. | Alıştırma. | Hafif cezalandırma. | Tavsiye. | Kayırma, koruma. İLE Bazı yiyecekleri pişirmeden önce limon, salça gibi soslarda bekletme. )

- TEREF ile TELEF[çoğ. TELEFÂT]
( Yumuşaklık. | İyi, lezzetli yemek. | İnce, güzel şey. İLE Yok etme, öldürme. | Boş yere harcama, yıpratma. )

- TERK ETMEK ile/ve VAZGEÇMEK
( Bilincine varmadığınız bir şeyi terk edemezsiniz. )
( Öteye devam etmek için terk etmek durumundasınız. )
( Önemli[öncelikli] olan, ne yaptığınız değil, ne yapmaktan vazgeçtiğinizdir. )
( Fiziksel vazgeçiş ve terk yalnızca bir içtenlik, bir samimiyet belirtisidir, fakat yalnızca içtenlik de özgürlüğe kavuşturamaz; uyanık bir idrak, istekli bir araştırma ve derin bir incelemeden doğan bir anlayışa gereksinim vardır. )
( Yapmanız gereken, tüm anıları ve beklentileri terk etmektir. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda, arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( Duyup da/bilip de terk etmelidir. )
( Birinci adımdan vazgeçmeyen, ikinci adımı atamaz. )
( [Kendine/Bilgiye] Teslim olmadan terk edemezsin. )
( Ortak etmeni bulmak için tüm ayrımları terk etmek zorundasınız. Ancak evrensel olan ortaktır. )
( Gerçek vazgeçiş, terk edilecek bir şeyin bulunmadığını, çünkü size ait hiçbir şeyin bulunmadığını idrak ediştedir. )
( Sahte olandan vazgeçin, doğru olan kendi yerini bulacaktır. )
( Yanlış anlamalarınızı ortaya çıkarın ve onları terk edin, hepsi bu kadar. )
( Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinde, ilk vazgeçeceği kişi sen olursun. )
( You cannot abandon what you do not know.
To go beyond, you must abandon them.
It is not what you do, but what you stop doing that matters.
Mere physical renunciation is only a token of earnestness, but earnestness alone does not liberate. There must be understanding which comes with alert perceptivity, eager enquiry and deep investigation.
All you have to do is to abandon all memories and expectations.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
The real giving up is in realising that there is nothing to give up, for nothing is your own.
Give up the false and the true will come into its own. )

- TEŞBÎ' ile TEŞBÎH[< ŞİBH | çoğ. TEŞBÎHÂT] ile TEŞBÎR
( Karnını doyurma, karnı doyrulma. [İŞBÂ'(< ŞİB)] İLE Benzetme, benzetilme. İLE Karışlama, karışlanma. | Endâze vs. ile ölçme. )

- TESMÎN[< SÜMN] ile TESMÎN[< SEMEN]
( Sekizleme, sekize çıkarma. | Sekize bölme. | Bir şeye, paha biçme/biçtirme. İLE Semirtme, semirtilme, yağlatma. )

- TESVÎK[< SEVK] ile TESVÎK[< MİSVÂK]
( Sürme, ileri gitme. İLE Dişleri, misvâk ile temizleme. )

- TİMBRE değil/yerine/= TINI, SOLUK

- TINI değil/yerine/= SOLUK

- TOHUM ve/||/<> MASAL
( [ölür] Ekilmezse. VE/||/<> Anlatılmazsa. )
( Bizimle Masal Toplamak İster misiniz? )

- TÖREN/MERASİM[Ar.]/SEREMONİ[Fr. CEREMONIE] ile/ve ŞÖLEN[Moğolca]
( TOY, BÂR-İ ÂM: Genel ziyâfet. )
( LİTURYA: Din töreni. )
( Bir toplulukta, üyelerin, belirli bir olayı, kişiyi ya da değeri ayırt edip simgeleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi. | Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi nedenlerle yapılan toplantı. İLE Ziyafet. | Belirli bir amaçla düzenlenen eğlence. | Sanat gösterisi. | Din töreni niteliğinde yemek toplantısı. )

- TRİGLİSERİT ve/<> İNSÜLİN

- TÜKETİM ile İSRAF
( İSTİHLAK: Tüketim, yoğaltım. )

- TÜKETMEK ile YOK ETMEK

- TÜKÜRÜK ve/<> PTİYALİN[Fr. < Yun.]
( ... VE/<> Nişastanın sindirilmesine yarayan, tükürükte bulunan bir enzim. )

- TÜRB[Fars.] ile TÜRB/TÜRÂB[çoğ. ETRİBE, TİRBÂN]
( Turp. İLE Toprak. )

- TURUNÇ ile BERGAMOT
( ... İLE Turunçgillerden bir ağaç. | Bu ağacın, kabuklarından reçel yapılan ve esans çıkarılan meyvesi. )

- UÇKUN ile UÇKUN
( Ateşten fırlayan kıvılcım. İLE Dağlardan toplanan özel bir bitki. )
( ... İLE )

- ÜZÜM/ÇALI ile FRENKÜZÜMÜ
( ... İLE Taşkırangillerden bir çalı. | Bu bitkinin, daha çok, şurubu yapılan, uzun salkım biçiminde, taneleri ufak, kırmızı ve mayhoş yemişi. )

- ÜZÜM ile/değil BEKTÂŞÎ ÜZÜMÜ
( ... İLE/DEĞİL Taşkırangillerden bir çalı. | Bu çalının, mayhoş, nohut büyüklüğünde, ak ya da kara yemişi. )

- ÜZÜM ile GELİNPARMAĞI
( ... İLE Uzun taneli bir üzüm türü. )

- VAZGEÇMEK ile YEĞLEME/TERCİH

- VEGANLIK ve/||/<> CAYNACILIK(JAİNİZM)
( Hiçbir hayvanın etini ve/veya ürünlerini yememenin yanısıra, hayvanları, mal/kaynak ya da köle olarak kullanmamayı esas alarak yaşam sürdürme tutumu. VE/||/<> Doğaya, düzene(sisteme) yük ya da olumsuz etki yaratmayacak şekilde, temel gereksinim/zorunlulukların ötesine geçmeyecek şekilde, doğayla uyumlu ve bütünlüklü bir yaşam sürdürme tutumu. )

- VERTİGO ile VİTİLİGO/ALA
( Kerevizde bulunan psoralenler, deride, melanin üretimini artırarak, vitiligodan[beyaz lekeler] kurtulmaya yardımcı olur. )

- YABANMERSİNİ ile ENİR
( ... İLE Bir tür yabanmersini. )

- YAPILAN ile/ve/||/<>/>< YAPIL(MA)MASI GEREKEN

- YAPINCAK ile YAPINCAK
( Soğuk havada, açıkta bırakılan atlara örtülen, uzun tüylü kebe/kepenek. İLE Seyrek taneli, kırmızı benekli bir tür üzüm, kınalı yapıncak. )

- YARISINI ve/||/<> İKİ KATI ve/||/<> ÜÇ KATI ve/||/<> SINIRSIZ
( Ye! VE/||/<> Yürü! VE/||/<> Gül! VE/||/<> Sev! )

- YAŞAM:
SOLUK ALDIĞIMIZ ANLAR
ile/ve/değil SOLUĞUMUZU KESEN ANLAR

- YAŞANILAN ile/ve/||/<>/>< YAŞANIL(MA)MASI GEREKEN

- YEMEK DÜZENİ ve ÇATAL-BIÇAK KULLANIMI!
( Yemek yenilebilmesi için hazırlanan, masanın üzerinde bulunan tüm araç ve gereçlere Kuver denir.
Ala Carte Kuver, Tabldot Kuver, Fiks Menü Kuveri, Kahvaltı Kuveri, Çay Kuveri olarak düzenlenir. )

( - Önce yenecek yemeğin takımı kuverin en dışına, en son yenecek yemeğin takımı en içe konulur.
- En dıştaki takımdan başlanır, içe doğru devam edilir.
- Çatal ve bıçaklar boyları itibariyle masanın kenarına, takımların saplarına göre hizalandırılır.(Büyüklüklerine göre sıralandırılmaz/hizalandırılmaz!)
- Bıçaklar, kesici tarafı tabağa bakacak biçimde, sağ tarafa konulur.
- Ekmek tabağı sol tarafınızda bulunur ve bıçağı da üzerinde, kesici tarafı sola/dışa bakacak şekilde bulundurulur.
- Bardaklar sağ tarafta ve bıçaklarınızın önünde bulundurulur.
- Tatlı takımında ise, çatal hemen tabağın üzerinde sağ tarafa dönük(sapı solda!), bıçak(keskin tarafı içe/aşağıya dönük) ve kaşık ise çatalın üstüne, sol tarafa dönük(sapı sağda!) konulmalıdır. Sadece dondurma kaşığı(ucu düz kaşık), çatalın alt tarafına(tabağın hemen üstüne), sola bakacak şekilde(sapı sağda!) konur. Tabağın önündeki tatlı takımı, tatlı gelene kadar kullanılmaz.(Yedi yaşın altındaki çocuklara verilebilir belki.)
- Çorba kaşığı sağda ve en dışta bulunur. (Sol taraftaki kaşık solunuzda oturan kişiye aittir!)
- Üzüm, kiraz gibi yiyecekler için takım bulunmaz.
- Hardal ve ketçap türevleri önceden masaya konulmaz.
- Sürahi ve şişeler için altlık kullanılmalıdır.
- Ekmek Tabağı 15 cm., Salata ve Tatlı Tabağı 17 cm., Zeytinyağlı Tabağı 19 cm., Çukur Çorba Tabağı 19 cm., Ordövr Tabağı 21 cm., Ana Yemek Tabağı ise 24 cm.dir.
- Yemek peçetesi (35 cm. X 50 cm.)dir.
( Çeşitli biçimlerde katlanmış bez peçeteler bir köşesi tabağın altına sıkıştırılarak kucağa doğru sarkıtılır. Gerektiğinde kullanılmalıdır! Kağıt peçete aranmamalıdır! Çok gereksinim duyulduğunda garsondan istenebilir ya da yanınızda bulundurulmalıdır! )
- Çatal ve bıçak, kalem tutar gibi tutulmaz! Sapları hiçbir zaman baş parmak ve işaret parmağının arasında kalmamalıdır.
- Sapı avuç içinde kalacak şekilde, işaret parmağıyla desteklenecek şekilde tutulur.
- İkide bir, el değiştirilerek kullanılmaya çalışılmaz!
- Bazı yiyecekler(pizza gibi), gerektiğinde ve/veya çevreye/çoğunluğa/ülkeye göre elle de yenilebilir.
- Salata için, ana yemek çatal ve bıçağı kullanılır.
- Çatal-bıçağı doğru tutmak için, birşeyler kesmeye alışmak için, önceden, kendi başınıza çalışma yapmanız yararlı olacaktır!
- Bıçağın üzerine birşeyler konmaz, bıçakla birşey alınmaz, bıçakla birşey yenilmez! Hiçbir zaman, hiçbir şekilde bıçak ağza götürülmez! Bıçak sadece yardımcı bir araçtır! Bıçağın işlevi, ekmekle ya da başka birşeyle karşılanmaya çalışılmaz!(Bazen, "çatalın kenarıyla bölünebilir" düşüncesinde bile, [olabildiğince] çatal yerine bıçak kullanmak gerekir.)
- Çatalı sağ elde tutmak için (sağ elle yemek için), yemek önceden lokmalara ayrılmaz, parça parça hale getirilmez!
- Tabaktan alınan parçaları çatalın alacağı kadar küçük/az tutmak gerekir. Çatalın ucu saplanarak alınan parçaları, çatalın içbükey tarafının aşağıya bakacak biçimde(sapının avuç içinde kalacak biçimde) ağza götürülmesi gerekir.
- Yere düşen çatal ve/veya bıçak, eğilip alınmaya çalışılmaz ya da herhangi bir telâfiye ya da çabaya girişilmez, utangaçlık duyulmaz, hata olarak yorumlanmamalı/algılanmamalıdır ve üstünde durmamak gerekir!(Garsondan yenisi istenir ve sağ tarafınızdan verilmesi üzerine beklemeniz gerekir.)
- Yemeğinizi bitirdiğinizde/doyduğunuzda çatal ve bıçak birleştirilerek, saat 4 ya da 5 yönünde, sapı dışta kalacak biçimde yanyana tabağın üzerine bırakılır(tamamen tabağın içine konulmaz![Garsonun tabakları üstüste koyması gerektiğinde ona yardımcı olmak açısından da.]). Eğer yemeğe devam ediliyorsa, çatal ve bıçağın ucları tabağa, sapları masaya dayanacak biçimde ya da çapraz olarak tabağın ve yemeğin üzerinde bırakılır.(Bu durumdayken tabağınızda yemek kalmasa bile garsonların tabağınızı alma girişiminde bulunmaması gerekir. [Gerekirse bunu garsona tekrar anımsatmanızda hiçbir sakınca yoktur.])
- Metaller üzerinde kesim yapılmaz!
- Servis tabağına/fayansına el değdirilmez!
- Tabaklar aşırı doldurulmamalıdır!
- Tek bir parça servis ediliyorsa, tabağın tam ortasına gelecek şekilde konulur.
- Lokmalar küçük tutulmalıdır. Çataldan düşürmemek ve dökmemek açısından da gereklidir. Ayrıca, dökmemek için tabağın üzerine fazla eğilmemek gerekir.
- Dirsekler ve kollar etrafınızdakileri rahatsız etmeyecek biçimde kontrol altında tutulmalıdır. Tabağınız ve masanın üzerinde büyük açılar oluşturacak şekilde açılmamalıdır.
- Etrafınızdakilerin sizi gözlemliyormuş düşüncesi ve duygusundan uzak kalmak gerekir.
- Gerekirse bazı ayrıntıları öğrenmek üzere bilgisinden emin olduğunuz kişilerin eylem ve tutumları gizlice gözlenebilir. Gördüklerinizi taklit etmek yerine neyin, nasıl olacağı üzerine emin olmak gerekir.
- 7-8 yaşından itibaren çatal-bıçak kullanımının özgürlüğü, fırsatı ve eğitimi verilmiş/alınmış olmalıdır! Bilgi ve kurallar yaşam boyunca her yerde, her koşulda tam olarak uygulanmalıdır!
- Afiyet olsun! :) )
( )

- YENİBAHAR
( Mersingillerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki. | Bu bitkinin olgunlaştıktan sonra kurutulup bahar olarak kullanılan meyvesi. )

- YERLİ YERİNCE ile/ve/||/<> YETERİNCE

- YETERİNCE SU: İÇMEMEK ile/değil/yerine/>< İÇMEK
( Gövdede, çok fazla, bilinmedik ve beklenmedik hastalık/sorun oluşur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sağlık durumu pek bozulmaz. )

- YETERLİ ile/ve/değil/yerine/<>/< TATMİN EDİCİ

- YOKLUĞUN ESASI VE USÛLÜ ile VARLIĞIN ESASI VE USÛLÜ

- YOKSUL/FAKİR ile/değil EZGİN
( ... İLE/DEĞİL Paraca durumu bozuk olan kişi. | Çok sıkıntı/cefa çekmiş kişi. | Çürük, ezik meyve. )

- YOKSUNLUK ile/ve GEREKSİNİM

- ZÂD[çoğ. EZVÂD/EZVİDE/ZEVÂD] ile ZÂD[< ZİYÂDET] ile ZÂT ile ZÂT ile -ZÂD[Fars.]
( Azık, yiyinti. İLE Çoğalsın, artsın. İLE Kendi. | Asıl, öz, cevher. | Saygıya değer kişi. İLE Sahip, mâlik[hanım][<(dişil/müennes) ZÛ]. | Hekimlik terimlerinde hastalık [ZÂT-ÜD-DİMÂĞ: Beyin dokusunun/nescinin yangısı/iltihabı.], bitkibilim[botanik] ve hayvanbilim[zooloji] terimlerinde "-li, -giller" gibi anlamlarıla sınıflamalar oluşturur.[ZÂT-ÜL-İBRE: İğneli böcekler.] İLE "Doğma, doğuş" anlamına gelerek birleşik sözcükler yapar.[MÂDER-ZÂD: Anadan doğup büyüme. | NEV-ZÂD: Yeni doğmuş.] )

- ZÂHİRE ile ZÂHİRE[< ZEVÂHİR] ile ZAHÎRE[< ZAHÂİR]
( Dışarı fırlamış göz, lokma göz. İLE Parlak. İLE Gerektiği zaman harcanmak üzere ambarda saklanan hubûbat, yiyecek. )

- ZAR ile KITMİR
( ... İLE Hurma ile çekirdeğinin arasındaki zar. )

- ZEHİRLİ/TOKSİK KALORİ değil/yerine TOK KALORİ

- ZENCEBÎL ile ZENCEFÎL
( Zencefil. | Şarap. İLE Hindistan ve Malezya'da kalın ve yumuşak köksaplı bir bitki. )

- ZENGİNİN YÜRÜDÜĞÜ ile/ne yazık ki FAKİRİN YÜRÜDÜĞÜ
( Sindirebilmek için. İLE/NE YAZIK Kİ Bulmak için. )

- ZERZEVÂT/SEBZEVÂT[Fars.] değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ

- ZEYREK[Fars.] ile ZEYREK[Fars.] ile ZEYREK
( Anlayışlı, uyanık, zeki. İLE Ketentohumu. İLE Fatih Sultan Mehmet'in, fetih sonrasında, "benim" diye belirlediği yerler. )

- ZEYTİN-EKMEĞİ BİRLİKTE YEMEK ile ZEYTİN, ÜSTTE VE KÜRDAN SAPLI YEMEK
( "Gariban olursun." İLE "Havalı/üst sınıf vs. olursun." )

- ZEYTİN ile MÜRVER
( ... İLE Hanımeligillerden, yaprakları karşılıklı, demet durumundaki çiçeklerinden tıpta yararlanılan, meyvesi zeytin benzer bir bitki. )

- ZİNDE/LİK[Fars.] değil/yerine/= DİNGİN/LİK, DİNÇ/LİK

- ZİRAAT ile/ve ZANAAT

- [Fars.] MERG ile MERG
( Çayır, çimen. | Sebze. İLE Ölüm. )

- [Fars.] PERHÎZ ile PERÎZ
( Sağlığı korumak ya da düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni.[REJİM, RİYAZET/RİYAZAT] | Dince yasak edilen şeylerden tamamıyla uzak kalma/durma. | İncitici sözlerden kaçınma. | Hristiyan ve Yahudiler'in, belirli günlerde, bazı yiyecekleri yemeden tuttukları oruç. İLE Bağırma, haykırma. | Su kenarında yetişen yeşil saz, ot. )

- [Fars.] TEN-PEREST ile TEN-PERVER
( Gövdesini, kendini seven. Gövdesine çok dikkat eden. İLE Kendini beslemeye, rahatına düşkünlük. )

- [ne yazık ki]
ŞİŞMAN/LIK
ve/||/<>/> PİŞMAN/LIK
( Ağzımızı tutmazsak. VE/||/<>/> Dilimizi tutmazsak. )

- [ne yazık ki]
!MÜSKİRAT[Ar. < SEKR]
değil/yerine/= SARHOŞ EDEN ŞEYLER

- [ne yazık ki]
"AZ İLE YETİNMEMEK"
ve/||/<>/> ÇOK'U BULAMAMAK

- [ne yazık ki]
AĞIZ, DOLUYKEN KONUŞMAK
ile/ve/=/||/<> ZİHİN, BOŞKEN KONUŞMAK

PSİKOLOJİ
[PSYCHOLOGY]




- "... ŞEKLİNDE DÜŞÜNMEK" ile "... ŞEKLİNDE BAKMAK"

- "AKLIN" KULLANDIĞI KAVRAMLAR/DİL ve/||/<> KAVRAMLARIN/DİLİN KULLANDIĞI "AKIL"/ZİHİN/KİŞİ

- "AŞK HASTALIĞI" değil ÂŞIK OLMAMA(NIN YARATTIĞI) SORUN/LARI

- "BAŞTAN DÜŞÜNMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<> ZAMANINDA DÜŞÜNMEK

- "BEN OLMA" GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> "AİT OLMA" GEREKSİNİMİ
( En temel/öncelikli gereksinimler. )

- "BİLİNÇ" ile/ve/değil YAKLAŞIM

- "BOĞULMA" ile/ve/değil/||/<> "BUNALMA"

- "BOZUKLUK" ile/ve/değil/||/<>/< "RAHATSIZLIK"

- "BURNU BÜYÜK/LÜK" ile/değil/yerine SEÇKİN/LİK

- "CESÂRET" değil BUNALIM

- "ÇOK DÜŞÜNME" ile/ve/değil/yerine İYİ/DOĞRU/YETERLİ/NİTELİKLİ DÜŞÜNME
( Çok düşün(ül)memeli, iyi/doğru/yeterli/nitelikli düşün(ül)meli! )

- "DARALMA" ile/ve/<> BUNALMA

- "DARALMA" ile/ve/<> SIKILMA

- "DARLIK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< FERAHLIK

- "DAYAK YEMEKTEN":
KORKMAK
ile/ve/değil/<> KENDİNE YEDİREMEMEK

- "DERT/LERİNİ ANLATMAK" ile/değil/yerine (NİTELİKLİ VE YÜKSÜZ) İLİŞKİ (KURMAK)

- "DİRENÇLİ DANIŞAN" ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZ/BECERİKSİZ SAĞALTIMCI[TERAPİST]
( Yoktur. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Vardır. )

- "DÜŞÜNCEME" değil DÜŞÜNMEK

- "DÜŞÜNDÜĞÜNÜ", VAROLANA "GİYDİRMEK" ile/değil/yerine VAROLANI DÜŞÜNMEK

- "DÜŞÜNMEK" ile/değil GELİŞTİRMEK

- "DUYGU" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİYET

- "DUYGUSAL OLMAK" ile/değil/yerine DUYGUSAL OLABİLMEK

- "DUYGUSALLIK YAPMAK" ile/değil/yerine DUYGUSAL OLABİLMEK
( Çiftler birbirlerine yönelik olarak duygusallıklarını yaşayabilmeli, duygusal olabilmelidir fakat birbirlerine ağırlık/yük yapacak türden duygusal yüklenmelerden kaçınmalıdır. )

- "EN KESTİRME YOL, BİLDİĞİN YOLDUR" ile/ve/||/<> BİLDİĞİN "CEHENNEM". BİLMEDİĞİN "CENNET"TEN İYİDİR

- "ESKİ DÖNEM DÜŞÜNCEYE("AKADEMİSYENLERE") GÖRE":
ÖLÇÜLEBİLİRSE
ile ÖLÇÜLEMEZSE
( "Bilim." İLE "Şiir." )

- "FANATİK" değil/yerine/= "BAĞNAZ/TUTKUN"

- "FARKLI DÜŞÜNMEK" ile/ve "GENİŞ DÜŞÜNMEK"

- "FENÂLAŞMAK" değil/yerine/= KENDİNDEN GEÇMEK

- "GÖZLERİM YAŞLANDI" değil "GÖZLERİM YAŞARDI"

- "GÜNAH" ile/ve/=/>/: KENDİNİ SUÇLAMA

- "HAKSIZLIK" ile/değil BİLİNÇ FARKLILIKLARI

- "HASTA SAHİBİ" ile/değil HASTA YAKINI

- "HASTA" ile/ve/değil/<> FARKLI

- "HASTA" ile/değil/yerine HAYRAN/LIK
( SNOBİZM: Moda olan herşeye, yapmacıklı ve budalaca hayranlık. )

- "HASTA" değil PARASIZLIK

- "HEYECANLAN(M)IYORUM" ile/ve/değil/yerine/<> "HEYECANI(MI) İÇİMDE TAŞIYORUM/TUTUYORUM"

- "HİSSETMEK" ile/değil SEZMEK
( Duyularla. İLE/DEĞİL Zihinle. )

- "HOŞ DEĞİL!" ile/değil ALIŞIK OLMADIĞINDAN DOLAYI!

- "KALP ..." değil OLUMLU/OLUMSUZ, BELLEK KAYITLARI

- "KENDİMİ DÜŞÜNMEM GEREKİYOR" değil DÜŞÜNMEYE, KENDİMDEN BAŞLAMAM GEREKİYOR

- "KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK" ile/ve/|| "KENDİNİ AŞMAK"
( Gereksinimler sıradüzenini(piramidini) yukarı doğru yapılandırmak. İLE/VE/|| Gereksinimler sıradüzenini(piramidini) aşağı doğru kökleştirebilmek. )

- "KILLIK" ile/değil (BİLİNÇLİ) TAVIR/TUTUM

- "KİŞİLİK BOZUKLUĞU" ile/değil/yerine KİŞİLİK ÖRGÜTLENMESİ

- "KÜÇÜK ZİHİN" ile/değil/yerine "ORTA ZİHİN" ile/değil/yerine "İLERİ ZİHİN"
( "Her sorunun" kendince bir yanıtı/açıklaması vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE Deneyimlerinden öğrenir. İLE/DEĞİL/YERİNE Herşeyden ve herkesten öğrenir. )
( Kişilerle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Olaylarla uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Düzenle/sistemle uğraşır. )
( "Dengini" arar. İLE ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini arar. )
( "İleri zihinler, kendi çağının ötesindedir, zekiler, kendine bir şeyler çıkarır ve ahmak olan da buna karşı koyar.[The great person is ahead of their time, the smart make something out of it, and the blockhead, sets themselves against it.]" )

- "KURMAK" ile/yerine DÜŞÜNMEK
( Kuruntu/vesvese ile zihne düşenler düşünme değildir! [kuruntulardan vazgeçebilmeli!] )
( Bırak, farklı düşünce/duygu kuşları başının üzerinden uçsunlar. Sen ancak başının üzerinde yuva yapmamalarını sağlayabilirsin! )

- "KUŞKUCULUK" ile/değil/yerine GÖRELİLİK

- "MAĞDUR/HASTA EDEN/ETMEK" ile/ve/değil/||/<>/< MAĞDUR/HASTA OLAN/OLMAK

- "MUTLAK" ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNME BİÇİMİ

- "ÖNYARGILARINI" YENİDEN DÜZENLEMEK ile/değil/yerine DÜŞÜNMEK

- "OYNAYAN/LAR" ile/yerine "GİBİ YAPANLAR"

- "ÖZELLİK" ile/ve/değil DURUM

- "ÖZLEM" ve/ne yazık ki/||/<> SIKILMA ve/ne yazık ki/||/<> "TUTULMA"
( Geride bıraktıklarımızı. VE/NE YAZIK Kİ/||/<> Elimizin altındakinden. VE/NE YAZIK Kİ/||/<> Ulaşamadıklarımıza. )

- "ROMANTİK" ile/değil DUYGUSAL/LIK

- "SADECE ŞAKAYDI" ile/ve/||/<> "BİLMİYORUM" ile/ve/||/<> "UMRUMDA DEĞİL" ile/ve/||/<> "TAMAM"
( [Ardında, en azından, küçük bir ... ]
Gerçeklik yatar. İLE/VE/||/<> Bilgi yatar. İLE/VE/||/<> Düşünce ve/ya da duygu yatar. İLE/VE/||/<> Acı yatar. )

- "SAPKIN" ile/değil/yerine ÇAPKIN

- "ŞEKER" HASTALIĞI ile "GİZLİ ŞEKER" HASTALIĞI

- "SEKSÎ" ile/ve KIŞKIRTICI

- "SESLİ DÜŞÜNME" ile/<>/ne yazık ki SÖYLENME

- "SIKINTILI" ile/değil SIKINTIDA

- "ŞİZOİD" ile/değil DUYUSAL

- "TAKIK" ile/değil/yerine ÂŞIK

- "TAPMAK" ile/değil/yerine HAYRAN/"HASTASI" OLMAK

- "TİTİZLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖZEN

- "UĞRAŞMAK":
AKLINDAKİLERLE
ile/ve/||/<> GÖNLÜNDEKİLERLE
( Gündüzleri. İLE/VE/||/<> Geceleri. )

- "ÜSTÜNLÜK":
BAŞKALARINDAN
değil/yerine/>< ÖNCEKİ DURUMUNDAN

- "YANLIŞ DÜŞÜNMEK" ile/değil FARKLI DÜŞÜNMEK

- "YARIM BAKMA" ile/ve/||/<> "BÖLME"

- "YAŞ GERİLETME" ile/ve/||/<> "ZAMAN İLERLETME"

- "ZAYIF/LIK" ile/ve/değil/yerine "GÜÇSÜZ/LÜK"

- (")BODRUM KAT(") ile/ve/<> (")TAVAN ARASI(")
( "Travmalar". İLE/VE/<> "Hoş anılar". )

- (")HASTALIK("):
KİŞİLERDE
ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİLERDE

- (")İÇ(") ve/=/<> ZİHİN/DÜŞÜNCE

- (")KIRILMA(") ile/<> (")ÇÖKME(")

- (")SEHER(") ve/||/<> (")BAHAR(")
( Gecenin sonu. VE/||/<> Kışın sonu. )

- (")YAŞAMAK(") ile/ve/||/<>/> NİTELİKLİ YAŞAMAK
( Duyu, "duygu" ve hayal ile. İLE/VE/||/<> Us/akıl ile. )

- (EN FAZLA:
) KISKANÇLIK YAPMAK
ile/yerine KISKANÇLIK DUYMAK

- (FİZİKSEL) NEDENSELLİK ile/ve/değil/||/<>/>/< ZİHİNSEL NEDENSELLİK

- ... GERÇEKLİK:
EVRENSEL/BÜTÜNCÜL ...
ile/ve/||/<> FİZİKSEL ... ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ... ile/ve/||/<> ÖZNEL ... ile/ve/||/<> İLİŞKİSEL ...

- ...'NIN(BEKLEMENİN/DÜŞÜNMENİN VB.):
"ÂLEMİ" YOK!
değil GEREĞİ YOK!

- 0-2 YAŞ ARASI/DÖNEMİ ve/||/<> 0-5 YAŞ ARASI/DÖNEMİ
( Kişinin, yaşamındaki en önemli[öncelikli] dönemleri... )

- 4 UNSUR(BASÂİD, ANÂSIR-I ERBAA, ÇÂR-I ANÂSIR)/ERKÂN[< RÜKN] ve/<> HILTLAR/SUYUK (İLK SIVILAR)
( TOPRAK, SU, HAVA, ATEŞ ve/<> ( KURULUK - ISLAKLIK - SOĞUKLUK - SICAKLIK )
( KALP - AKCİĞER - KARACİĞER - DALAK )
( DÖRT DÖRTLÜK ADAM OLMAK: Dört unsur ve dört hıltın en uyumlu ve dengeli bir şekilde biraradalığı. )

- HAVA ile/ve SOLUK/NEFES

- SOLUK ÇEŞİTLERİ ve SOLUK EGZERSİZLERİ!!!

- ACELE ETMEK ile SABIRSIZLANMAK

- ACI ÇEKTİĞİMİZDE ve/||/<> KORKTUĞUMUZDA ve/||/<> BAZI ŞEYLER, YOLUNDA GİTMEDİĞİNDE
( Kendimize kızmayalım. VE/||/<> Kendimizi aşağılamayalım. VE/||/<> Kendimizi suçlamayalım. )

- ACIMAK ile KAYGILANMAK

- ACIMA ile DUYGUDAŞLIK

- ACIMA ile/değil KENDİNE ACIMA
( Kişiyi, acımak değil kendine acımak bitirir. )

- ACI ile/ve/değil/yerine ACIRAK
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Az acı. )

- ACI ile/ve/||/<>/>< HAZ
( Hazzın bedeli. İLE/VE/||/<>/>< Acının ödülü. )
( Acı vererek haz alırsınız, haz alıyorum/veriyorum derken de acıtırsınız. [Haz ile acının bir olduğunu bilen kişi, huzur ve barıştadır.] )

- ACI ile ISTIRAP
( ... İLE Zihnin ve kalbin titremesi. )
( Acıya dayanmak gerekir. Acıyı yenme diye bir şey yoktur. )
( Acı çekmeyenler, başkalarının acı çekebileceğini akıllarına getirmezler. )
( Size ıstırap veren sürekli sahte (asılsız) olandır. )
( Sahte olanı terk edin, acı çekmekten kurtulursunuz. )
( Düşüncelerinde ya da duygularında olan ve olmayan şeylere karşı herhangi bir özlemin yoksa, bu acılardan kurtulmanın yoludur. )
( Istırap, kabul etmeyişten kaynaklanır. )
( Istırap, kendi yarattığımız değil midir? Evet, onu yaratmak için ayrı bir kendiniz olduğu sürece. )
( Bencillik ıstırabın nedenidir. )
( Kendim olarak tanımladığım çerçeve ne denli dar ise, arzu ve korkunun neden olduğu ıstırap da o denli keskin olur. )
( Kişisel "ben"in eriyip kayboluşuyla kişisel ıstırap da son bulur. )
( Ancak ayrılıkçılık ve çıkarcılık dünyada gerçek ıstırabın ortaya çıkmasına neden olur. )
( Istırabın nedeni bağımlılık, çaresi bağımsızlıktır. )
( Istırabın gerçek nedeni, kendini sınırlı olanla özdeşleştirmektir. )
( Uygarlık, kültür, felsefe ve din. Istıraba başkaldırıdan başka nedir ki? )
( Istırap en başta, dikkat çekmek için bir çağrıdır ve o aslında bir sevgi hareketidir. )
( Istırap tümüyle bir bağımlılık ya da direnmeden dolayıdır; bu bizim yaşam ile birlikte devinmeye ve akmaya karşı isteksizliğimizin işaretidir. )
( Istırap çeken sizin kendiniz olduğunu hayal ettiğiniz kişidir, siz değil. )
( Eğer ıstırabın ötesinde olmak istiyorsanız, onu yarı yolda karşılayıp kucaklamalısınız. )
( Akıllı kişi, zevkin değil, ıstırapsızlığın peşine düşer. )
( Daha az ıstırap "istiyorsanız", kendiniz olabilmek yerine sürünün parçası olun/olursunuz. )

- AĞIZDAN SOLUK ALMAK ile/yerine BURUNDAN SOLUK ALMAK

- AHLÂK ile/ve İÇGÜDÜ
( Sonradan. İLE/VE Doğuştan. )
( AHLÂK: Düşünmeden ve kolaylıkla yapılan davranış/tutum. )
( İNSİYÂK[Ar.]: Bir gücün etkisiyle çekilip gitme. | Ardı sıra gitme. | İçgüdü. )

- AİLE ile/ve/||/<>/> OKUL
( Sayın Şerif Mardin'in çalışmalarını, çeşitli yerli ve yabancı kaynakları (da) okumanızı salık veririz... )

- AİT OLMA ile/ve/||/<>/> BİREY OLMA ile/ve/||/<>/> BİRLİKTE OLMA

- AJİTASYON ile ANAFİLAKSİ
( ... İLE Aşırı duyarlılık. )

- AKIL-FİKİR SAHİBİ OLMA(MA)K ile İFLÂH OLMA(MA)K

- AKIL ile/ve/<> BİLİNÇ(ŞUUR)
( Akıl, bilincin, birincil aracıdır. )
( Yıkılmaya uygun/lâyık bir "akla" sahip ol! )

- AKIL ve/||/<> GÖRME ve/||/<> DUYMA ve/||/<> KONUŞMA
( CAMİ: CEBRAİL ve/||/<> AZRAİL ve/||/<> MİKAİL ve/||/<> İSRAFİL )

- AKIL ile/ve/<> ZİHİN
( Bireşimsel/tevhîdî olan. İLE/VE/<> Ayrımsal olan. )
( Bütünleştirir. İLE/VE/<> Parçalar. )

- AKRAN[Ar.] değil/yerine/= ÖĞÜR
( Yaşça yakın, yaşıt, boydaş, taydaş. | Öğrenmiş, alışmış. | Alışılmış, yadırganmaz olmuş, menus. | Takım, fırka, zümre. )

- ALDANAN ya da ALDATAN ile/ve/||/<> HEM ALDANAN, HEM ALDATAN
( Hayvan. İLE/VE/||/<> İnsan. )

- ALDANMAK/KANMAK ile HÜSRAN

- ALGI BOZUKLUĞU ile/ve GERÇEK İLE HAYALİN AYRILAMAMASI
( İkisi de deliliğin/delirmenin göstergesi olabilir. )

- ALGILAMAK = İDRAK ETMEK = PERCEIVE[İng.] = PERCEVOIR[Fr.] = ERKENNEN/WAHRNEHMEN[Alm.] = PERCIPIO[Lat.]

- ALGI ile/ve/> DEĞER ile/ve/> YARGI

- ALGI ile ESTETİK ALGI

- ALGI = İDRAK = PERCEPTION[İng., Fr.] = WAHRNEHMUNG[Alm.] = PERCEPCION[İsp.] = PERCEPTIONIS[Lat.] = HE KATALEPSIS[Yun.] = el-İDRÂK el-HİSSÎ[Ar.] = İDRÂK-İ CUZ'Î[Fars.] = GEWAARWORDING, WAARNEMING[Felm.]

- ALGI ile/ve/||/<>/> OLAY ile/ve/||/<>/> OLGU
( Duyum. İLE/VE/||/<>/> Olumsal/keyfî. İLE/VE/||/<>/> Zorunluluk. Kavram. )
( Gövdenin işlevleri. İLE/VE/||/<>/> Zihnin işleri. İLE/VE/||/<>/> Aklın edimleri. )

- ALIŞMAK ile/ve/değil KOŞULLANMAK

- ALLAH'IN ZÂTINI DÜŞÜNMEK ile/ve/yerine ALLAH'IN ÂSÂR'INI DÜŞÜNMEK

- AMELİYAT:
GÖVDEDE
ile/ve/<> ZİHİNDE
( Uyutmak gerek. İLE/VE/<> Uyandırmak gerek. )

- ANANDA
( Mutluluk. )

- ANIMSAMAK ve/<> İÇSELLEŞ(TİR)MEK

- ANIMSAMA ile/ve/değil ÇAĞRIŞIM
( Şimdi'ye getirme. İLE/VE/DEĞİL Şimdi'yi, geçmişe/geçmiştekine taşıma/bağlama. )
( LETHOLOGICA: "Dilimin ucunda fakat söyleyemiyorum" durumu. )

- ANIMSAMA ile/ve/||/<> ÖĞRENME
( Günlük dilde kullandığımız ve düşüncemizdeki gibi gerçekleşmeyen öğrenme işlevi ve sürecinin, öğrenme çeşitlerini bilmenin de kaygının nedeni/kaynağı ve sürecinde, kaygı duygu-durum bozukluklarında, hem doğru tanımlamak, hem de tersine çevirmek üzere ne kadar işe yarayacağını anımsamak durumundayız.

Bilindiği üzere, psikoloji araştırma ve deneylerinde, hayvanlardan ve özellikle de çeşitli nedenlerden dolayı sıçanlardan da yararlanılır. Kişinin, zihinsel ve bu doğrultuda, davranışsal ve tutumsal çözümlemelerinde, anımsamanın ve öğrenmenin sürecini de sıçanlar üzerinden şöyle ilginç bir deneyle anla(t)ma olanağımız bulunuyor.

Anımsama ile Öğrenme arasındaki farkları değerlendirebileceğimiz en verimli örnek ve deney ise Su Labirenti[Water Mase]'dir.

Sıçanın, sıçrayarak dışarı çıkamayacağı, ancak yüzerek bir çıkışa ulaşabileceğini düşündüren, 50 - 60 cm. derinliğindeki ve birkaç metre çaptaki, görüş mesafesi sıfır olan, boyalı bir suyla dolu havuzu, yüzeyinde, dörde böldüğümüzü varsayalım.

Havuzun bir çeyreğinde bulunan ve su üzerinde, sıçanı, batmadan taşıyabilecek bir mantarın çaprazındaki bir noktadan da sıçanı havuza bıraktığımızda, havuzun tamamında, suyun içinde ve herhangi bir yerinde yüzerken mantarı keşfetmesi ve üzerine çıkması, sıçan için bir çıkış kapısı ve bir kayıt olarak yerini almıştır.

Sıçan, yine aynı havuzun bambaşka bir noktasından tekrar havuza bırakıldığında, aynı çeyrekte bulunan mantarın, birkaç saniye daha hızlı keşfedilmeye başlandığı gözlemlenmektedir. Bu süreç ve tekrar sayısı arttıkça, sıçan, havuzun neresinden suya bırakılırsa bırakılsın, sürenin kısalmasıyla ve doğrudan bulunduğu çeyreğe ve noktaya yüzme şeklinde bir sonuca ulaşmaktadır. Bu durum, sıçanın, mantarın bulunduğu çeyreği ve yeri, öğrenmiş olması değil anımsaması ile ifade edilmektedir.

İkinci aşamada, mantar, havuzun içinden alınır ve sıçan, tekrar farklı çeyreklerden havuza bırakılır. Hangi çeyrekten ve kaç kere suya bırakılırsa bırakılsın, doğrudan, mantarın bulunduğu aynı çeyreğe yüzmekte ve mantarın bulunduğu noktanın etrafında yüzmektedir. Bu daha kapsamlı durum, süreç ve sonuç ise öğrenme ile ifade edilmektedir.

Kaygının ortadan kaldırılması için bilginin yanı sıra, zihnin işleyişinin de bilinmesi, çok belirleyici ve kolaylaştırıcı bir katkı sağlamaktadır. )

- ANLAK/ZEKÂ ile İÇGÜDÜ

- ANLAK = ZEKÂ = INTELLECT/INTELLIGENCE[İng.] = ENTENDEMENT/INTELLIGENCE[Fr.] = VERSTAND/INTELLIGENZ[Alm.] = INTELLECTUS/INTELLIGENITIA[Lat.] = INTELIGENCIA[İsp.]

- ANLAM VAROLANI ile/ve BİLGİ VAROLANI
( Anlam üretimi varsa. İLE/VE Veri ve bilgi sahibi. )
( Aşkın. İLE/VE Özdeş. )
( İnsan. İLE/VE Beşer. )

- ANLAMAK ile/ve/değil/yerine/> İÇSELLEŞTİRMEK

- ANLAYIŞSIZ/LIK ile BİLİNÇLİ ANLAYIŞSIZ/LIK

- ANLIK = ZİHİN = MIND[İng.] = MENS[Lat.]

- ANNELERİN/BABALARIN EN BÜYÜK KORKUSU ile/ve/<> ENGELLİ ANNELERİNİN/BABALARININ EN BÜYÜK KORKUSU
( Çocuklarının ölmesi. İLE/VE/<> Çocuklarından önce ölmek. )

- ANNE ile/ve/ya da/||/<> BAKICI

- ANOSOGNOZİ ile/ve/<> YARISAL BOŞLAMA(İHMAL)
( Anosognozi, daha çok felçli bireylerde görülen, gövdesinin kötürüm bölümünün, kötürüm olduğunun farkında olmamaya ya da buna inanmamaya neden olan bir sinir sayrılığıdır(hastalığıdır). [Anosognozik bir kötürüm sayrının(hastanın), elinin önüne bir kalem koyup bunu kaldırmasını isterseniz, "yorgunum" ya da "kalem gereksinimim yok" gibi yanıtlar alırsınız. Eli felçli olduğundan dolayı, alamayacağının farkında bile değildir. Bazı ileri örnekler de, körken, hâlâ görebildiğini sanabilir. Beynin sağ tarafındaki bir bozulma, bu sayrılığa yol açıyor.] İLE/VE/<> Bu beyin bozulumu sayrılığını yaşayanlar, kendilerinin ve çevrelerinin sadece yarısını algılayabiliyor. [ Sayrı, erkekse, yüzünün sadece bir yarısını traş eder. Öteki yarısının farkında bile değildir. Bir tabak yemek verseniz, sadece yarısını yiyip, yemeğin çok az olduğundan yakınırlar. Çevrelerinin ve gövdelerinin sadece yüzde ellisini algılarlar. ] )

- ANTLAŞAMAMAK ile/ve/en azından/||/<>/< ANTLAŞAMADIĞIMIZDA ANTLAŞMAK

- ARAYAN KİMSENİN OLMAMASI ile/ve ARANABİLECEK KİMSENİN OLMAMASI

- ARIN(DIR)MA'DA:
| SU İLE / ATEŞ İLE / SIYIRARAK |
ile/değil/yerine/<>/>/<
DÜŞÜNCE/ZİHİN İLE


- ARINMA ile/ve/değil/<> DUYARLILAŞ(TIR)MA

- ARKADAŞ ve/||/<> SAĞLIK
( İkisinin değeri ve önemi de kaybedilince anlaşılıyor ne yazık ki. )

- ARZU[Ar.] ile/değil/yerine İSTEK
( Tüketme nesnesiyle. İLE Ulaşma nesnesiyle. )

- ASALAK ile/değil YATALAK

- ÂŞIK OLMAK ile/ve/değil/||/<> "ÇARPILMAK"

- ÂŞIK OLMAK ile "HASTA OLMAK"

- ÂŞIK OLMAK ile/ve/||/<> TAKINTILI-ZORLAYICI(OBSESİF-KOMPULSİF) KİŞİLİK BOZUKLUĞU
( Gövdede, aynı biyokimyasal etkileri "yaratıyor"/yaratabiliyor. )

- Âşık'ını DİNLE!!!

- ÂŞİKÂRE ile/ve/değil ÂŞIK-ÂNE

- ÂŞIK ve (")MUM(")

- AŞIK ile ÂŞIK
( Baldır kemiği ile eklemleşerek, bileğin belirli başlı oynak merkezini oluşturan, ayak bileğinde bulunan, küçük kemiklerden biri. | Yapı çatılarında, uzun mertek, aşırma. | AŞIK ATMAK: Yarışmak. İLE Vurgun, tutkun. )

- ÂŞIK ile KUL

- ÂŞIK ile/ve/||/<> MECNÛN
( Kardeşlerdir. )

- AŞK'I BESLEYENLER ile AŞK'I ÖLDÜRENLER
( * MUTLULUK
* HOŞGÖRÜ
* SEVGİ
* İLGİ
* TEN UYUMU
* DOKUNMA
* BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRME
* UYUM
* NEŞE
* ÖZLEM
* FEDÂKÂRLIK
* KISKANÇLIK
* PAYLAŞIM
* SEVGİ VE AŞK SÖZCÜKLERİ
* ROMANTİZM
* SADAKAT
* ÖZEN
* SAYGI
* CESARET
* ÇILGINLIK
* ONAYLAMA
* DÜRÜSTLÜK
* DUYARLILIK

ile

* İHMAL
* İLETİŞİM AZLIĞI
* ÇATIŞAN KİŞİLİK
* BASKICI TUTUMLAR
* SÖZEL VE FİZİKSEL ŞİDDET
* ONU TANIMAMAK
* UMUTSUZLUK
* [BAZEN] EVLİLİK )

- AŞK'IN:
BEDELİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KUDRETİ

- AŞKINLIK ve/||/<>/< ZAMANSIZLIK

- AŞK ile/ve/<>/> GÜLMEK :)
( Sen gülersen, hayat güler. :) :) :) )

- AUM:
SOLUK
ve/||/<> SESSİZLİK

- AVUNÇ ile/ve/||/<> AVUNTU
( Acının hafiflemesi ya da unutulması. Teselli. İLE İnsanı avutan şey. )

- ÂYET ve/||/<>/< SİMGE

- AYIP ile/ve/< ISTIRAP

- AYKIRILIK ile AŞIRILIK

- AYRILIK ile/ve/<> HASTALIK ile/ve/<> ÖLÜM

- AYRILMA ile AYRIŞMA

- AYRIŞMA ile/değil/yerine FARKLILAŞMA ile/değil/yerine BİREYLEŞME

- AZAB ile/ve/<> HAZ

- AZAP değil/yerine/= EZİNÇ
( Şiddetli acı ya da sıkıntı. )

- BAĞIMLI/LIK(MÜPTELÂLIK) ile ISRARCI/LIK

- BAĞIMLI/LIK ile/yerine BAĞLI/LIK
( Onlar mı size, siz mi onlara bağlısınız? )

- BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/>< GEREKSİNİM

- BAĞLAMA ile/ve/||/<> ÖZNEYE DUYARLILIK

- BAŞINA GELEN ile/ve/||/<>/< OLMAMASI GEREKEN

- BAŞKALARINA "EFENDİLİK" ile/değil/yerine/>< KENDİMİZE EFENDİLİK
( "Güç" gerektirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü olmayı gerektirir. )

- BAŞKALARINI DÜŞÜNMEK ile/değil/yerine BAŞKALARINI DA DÜŞÜNMEK

- BAŞLANGIÇ ile/>< BİLİNÇ
( Başlangıca en yakın olan, bilince, en uzak olandır. )

- BASTIRILMIŞ/LIK ile/ve VAZGEÇMİŞ/LİK
( Kişiler, neden/nasıl vazgeçerler?
( Why people give up? )

Hızlı sonuç beklediklerinden dolayı...
( Expect fast results... )

Kendilerine inançlarını kestiklerinden dolayı...
( Stop believing in themselves... )

Geçmişe saplanıp kalmalarından dolayı...
( Get stuck in the past... )

Hatalarında yaşadıklarından dolayı...
( Dwell on mistakes... )

Gelecekten korktuklarından dolayı...
( Fear the future... )

Değişime direndiklerinden dolayı...
( Resist the change/alteration... )

Güçlerinden vazgeçtiklerinden dolayı...
( Give up the power... )

Güçsüzlüklerine inandıklarından dolayı...
( Believe in their weaknesses... )

Dünyaya sahip oldukları zannından dolayı...
( Feel the world owes them something... )

Başarıyı istemekten çok, hata yapma korkularından dolayı...
( Fear failure more than desire success... )

Nelerin olanaklar içinde olduğunu görememelerinden dolayı...
( Never visualize what is possible... )

Kaybedecek şeylerinin çok olduğu zannından dolayı...
( Feel they have something to lose... )

Fazla çalışmaktan dolayı...
( Overwork... )

Sorunlarının sadece kendilerine özgü ve biricik olduğunu zannetmelerinden dolayı...
( Assume their problems are unique... )

Geri dönmenin ve geri dön işaretinin, hata yaptıkları anlamına geldiğini zannetmelerinden dolayı...
( See failure as the signal to turn back... )

Kendilerini, üzgün, güçsüz, acınası hissetmelerinden dolayı...
( Feel sorry for themselves... ) )

- BATI FELSEFESİ ile/ve/yerine ZİHİN FELSEFESİ

- BAYGIN ile/değil/yerine/>< AYGIN

- BAZI DURUMLARIN/ENGELLERİN/SIKINTILARIN:
"SEL GİBİ GEÇMESİ"
ve/||/<> "YEL GİBİ ESMESİ"
( "Derelerde/n". VE/||/<> "Tepelerde/n". )

- BEBEK/ÇOCUK GELİŞİMİNDE İLİŞKİLER:
İKİLİ
ile/ve/||/<>/> ÜÇLÜ ile/ve/||/<>/> TOPLUMSAL

- BEBEK/LİK EVRELERİ/NDE:
OTİSTİK
ile/ve/> SİMBİYOTİK ile/ve/> AYRIŞMA VE BİREYLEŞME
( 0-2 ay. İLE/VE/> 2-5 ay. İLE/VE/> 6-30 ay. İLE/VE/> 30 ay sonrası. )
( [bkz.] Margaret Mahler )

- BEKLENTİ yerine BİLİNÇ

- BEKLENTİ ile/ve/=/||/<>/>/< DERT

- BELİRLENMİŞLİK ile KOŞULLANMIŞLIK

- BELLEĞİN AŞAMALARI'NDA:
KODLAMA
ile/ve/> DEPOLAMA ile/ve/> ARA-BUL-GERİYE GETİR
( Belleğe yerleştirilir. > Bellekte tutulur. > Bellekten çağrılır. )

- BELLEĞİNDEN SİLMEK ile/ve/> ETKİSİNDEN/"BÜYÜSÜNDEN" KURTULMAK

- BELLEK ve/||/<> DİL

- BELLEK ile/<> MNEMOTEKNİ[Fr. < Yun. MNEME: Bellek. | TEKHNE: Sanat.]
( ... İLE/<> Bazı alıştırma ve çağrışımlardan yararlanarak, belleği geliştirme yöntemi. )

- BELLEMEK ile/yerine SORGULAMAK/DÜŞÜNMEK

- BELLEMEK ile/yerine SORGULAMAK/DÜŞÜNMEK
( Sormaz ki bilsin, sorsa bilir; bilmez ki sorsun, bilse sorar. )

- BEN/LİK ile/ve/<>/> KENDİ/LİK

- BEN/SEN BİLİNCİ ile/ve/<>/yerine BİZ BİLİNCİ
( Ben Var'ım!, Ben Tek'im!, Ben Anlamlı'yım! / Sen Var'sın!, Sen Tek'sin!, Sen Anlamlı'sın! İLE/YERİNE Biz Var'ız!, Biz Tek'iz!, Biz Anlamlı'yız! ( Hiçbir şey benim ya da sizin değildir - her şey bizimdir. )
( Nothing is mine or yours - everything is ours. )

- BENLİK ile/ve/||/<> KENDİLİK

- BEN ile/ve/<>/> BİZ ile/ve/<>/> KENDİ/LİK

- ben = me[İng.] = JE[Fr.] = ICH[Alm.] = IO[İt.] = YO[İsp.] = EGO[Lat., Yun.] = ANÂ[Ar.] = MÄN[Fars.] = IK[Felm.]

- BEN = ZÂT = I[İng.] = das SOSEIN[Alm.] = TO TI ESTIN, TO TI ÈN EINAI[Yun.] = ESSENTIA[Ortaçağ Lat.]

- BETİMLEMELİ/TASAVVURLU DÜŞÜNME ile BETİMLEMESİZ/TASAVVURSUZ DÜŞÜNME

- BEYİN/ZİHİN:
ÜRETİCİ/ÜRETEÇ
ile/ve/||/<> YANSITICI

- BEYİN:
YANSITICI
değil/yerine YARATICI

- BEYİNDE/ZİHİNDE:
BİLİŞSEL
ve/||/<>/< DUYGUSAL ve/||/<>/< DUYUSAL ve/||/<>/< MOTOR

- BEYİN ile/ve/||/<> AKIL
( Donanım/ekran. İLE/VE/||/<> Yazılım[işletim sistemi, program]. )

- BEYİN ve/<>/||/hem de EL
( Zihninizde ne varsa, elinize o vurur. )
( )

- BEYNİN/ZİHNİN GELİŞİMİNDE:
SAĞ YARIMKÜRE
ve/||/<>/> SOL YARIMKÜRE (ÖZELLİKLERİ)
( İlk iki yılda. VE/||/<>/> İkinci iki yılda. )

- BEYNİN:
DOĞALLIĞI
ile/ve/değil/yerine TARİHSELLİĞİ

- BIKMAK ile KANIKSAMAK

- BİLGE/LİK ile/ve BİLİNÇLİ "BENCİL/LİK"

- BİLGİ DÜZENEĞİ ile/ve/||/<> DUYGU DÜZENEĞİ

- BİLGİNİN BİLİNCİ ile/ve ÂDETLERDEKİ ÖZÜ AÇIĞA ÇIKARACAK BİLİNÇ

- Bilinç için DİNLE!!!

- Bilinç için SUS!!!

- BİLİNÇ TİPİ ile/ve ALGI DÜZENEĞİ

- BİLİNÇ'TE:
SÖZCÜK
ve/<> İMGE
( Bilinç, sözcüklerle imgenin buluşmasıdır. )

- BİLİNÇ/Lİ ile KASIT/LI

- BİLİNÇ/Lİ ile/ve/değil/<>/|| ÖLÇÜ/LÜ

- BİLİNÇ/ŞUUR ile/ve/= ELEŞTİRİ

- BİLİNÇ:
TÜMEL
ile/ve/<> TİKEL

- BİLİNÇALTI ile/ve/<> BİLİNÇDIŞI
( Biraz dikkatli olmakla ve kendinizi yakından gözlemlemekle göreceksiniz ki hiçbir olay sizin bilinciniz dışında değildir. )

- BİLİNÇDIŞINA ÇIKARMAK ile/ve/ya da ÖZDEŞLEŞMEK

- BİLİNCE AÇIK ve/||/<> ANLAŞILIR

- BİLİNCE KONU OLAN ile/ve DIŞSALLIK

- BİLİNCE YANSIYAN FARKINDALIK ile/ve BİLİNÇ ÖTESİ SAF FARKINDALIK
( Saf farkındalık sanatında ustalaştığınız zaman onu kolayca geçebilirsiniz. )

- BİLİNCİN BİLİNCİ ile/ve YÖNTEMİN YÖNTEMİ

- BİLİNCİN YADSINMASI ile/ve/değil/<> BİLİNCİN, İÇERİĞİNİN YADSINMASI

- BİLİNCİN:
DOĞASI
ile/ve/<> NİTELİKLERİ ile/ve/<> KÖKENLERİ ile/ve/<> İŞLEVLERİ

- BİLİNCİNDE OLMA/OLARAK ile BİLİNÇLİ OLMA/OLARAK

- Bilinçlenmek için DİNLE!!!

- Bilinçlenmek için SUS!!!

- BİLİNÇLENME ile/ve KORUNUM/KORUMA

- BİLİNÇLENME ve VAROLUŞ

- BİLİNÇLİ ile/değil BİLEREK

- BİLİNÇLİ ile/değil/yerine BİLİNÇLENMİŞ

- BİLİNÇLİ ile/ve/değil KASTEN

- BİLİNÇLİ ile/ve/değil PLANLI

- BİLİNÇSİZ(CE) ile/ve/değil KONTROLDIŞI

- BİLİNÇSİZLİK ile/ve/değil BİLGİYE KAPALILIK
( BİLİNÇSİZLİK: Örtük/açık nesnellik. )

- BİLİNÇ ve/<> ADÂLET
( Kişide. VE/<> Toplumda. )

- BİLİNÇ ile/ve/<> AMAÇ/LILIK
( Kişi, amacı kadardır. )

- BİLİNÇ ve/<> AMAÇ ve/<> EYLEM/ETKİNLİK

- BİLİNÇ ile/ve ANLAYIŞ

- BİLİNÇ ile/ve/<> BİLİNCİN BİLİNCİ
( Konuşmak. İLE/VE/<> Yazmak. )

- BİLİNÇ ve BİLİNÇLER

- BİLİNÇ ile/ve/<> DENEYİM/TECRÜBE

- BİLİNÇ ve/||/<> EDİM/EYLEM ve/||/<> OLANAK/LI/LIK

- BİLİNÇ ile/ve/<> FARKINDALIK
( Bilincin düzeyleri vardır fakat farkındalığın yoktur. )
( Bilinç, ikilik hakkındadır. Farkındalık halinde ise ikilik yoktur. )
( Bilinç, gelir ve gider, farkındalık ise değişmeksizin parlar. )
( Bilinçten farkındalığa bir geçiş olamaz, çünkü farkındalık bir bilinç şekli değildir. )
( Devinim halindeki bilinç mutluluktur. )
( Bilinç, tümüyle değişimin bilincidir. )
( Bilinç, hareketsiz iken varlıktır. )
( Bilinç, varlığın tümü değildir. )
( Bilinç görelidir, içeriğine göredir; bilinç her zaman bir şeyle ilgili, bir şeye aittir. )
( Yaşayan her şey bilinci korumak, sürdürmek ve genişletmek için çalışır. )
( Bilinci, bilinç parlatır. )
( Bilincinde olduğunuz şey siz değildir. )
( Bilincinde olduklarınızın hiçbiri değilsiniz. )
( Bilincin ötesinde tezahür etmemiş olan yatar. )
( Bilincin ötesinde zaman ve uzay yoktur. )
( Bilincim var fakat bilincimin bilincine gereksinimim var. )
( Bilincin, bencilliğinin dürüstlüğünün ölçüsüdür. )
( Bilince ve onun içeriğine tutunmayın. )
( Bilincinizin içeriği ile büyülenmeyi bırakın. )
( Bilinçli bir varolan olarak, doğanın bir parçasısınız. Farkındalık olarak ise onun ötesindesiniz. )
( Bir kâğıttaki bir deliğin hem kâğıtta oluşu hem de kâğıttan olmayışı gibi, en yüce hal de bilincin tam merkezinde ama yine de bilinçten ötedir. )
( Gerçekten sahip olduğunuz şeyin bilincinde olmazsınız. )
( Sahip olduğunuzda artık onun bilincinde olmazsınız. )
( Farkındalık, bir nesnesi ve hedefi olduğunda bilinç olur. )
( Farkındalık, kendi başına, devinimsiz ve zamansız, burada ve şimdidir. )
( Farkındalık, zihnin kendi ötesinde gerçeğe uzandığı noktadır. )
( Farkındalık hali içindeyken aradığınız, sizi hoşnut eden değil, doğru olandır. )
( Farkındalık halinde olgularla yüzleşirsiniz, gerçek olguları sever. )
( Farkındalık, zamana ilişkin değildir. )
( Farkındalık, her zaman sizinledir. )
( Farkındalık, bütün, değişmez, sakin ve sessizdir. Ve o tüm deneyimlerin ortak matrisi(ana kalıbı)dir. )
( Farkındalık, tüm zamanı ve uzayı içerir. )
( Şefkatli farkındalık iyileştirir ve yanlıştan kurtarır. )
( Doğayı sadece bilinç olarak görmek, farkındalıktır. )
( Önce farkındalığın güneşi doğmalı - ardından hepsi gelecektir. )
( Bir kalemin minicik ucu nasıl sayısız resim çizebilirse, öylece, farkındalığın boyutsuz noktası da koskoca evrenin içeriğini çizer. Siz işte o noktayı bulun ve özgür olun. )
( Olay hoş ya da nahoş olabilir, küçük ya da önemli olabilir, farkındalık hep aynıdır, değişmez. )
( Kökenlere inin, çok geçmeden, farkındalığın sizin gerçek doğanız olduğunu ve farkında olduğunuz hiçbir şeyin kendinize ait olduğunu söyleyemeyeceğinizi fark edeceksiniz. )
( Öz-Farkındalık içinde kendinizi öğrenirsiniz. )
( Öz-Farkındalık, size her adımda ne yapılması gerektiğini bildirir. )
( Öz-farkındalık, tüm hayırların size akmasını sağlar. )
( Yolculuğun başlangıcında arınmaya ve yıkanmaya, berraklaşmaya gereksinim vardır, bunu da farkındalık hali sağlayabilir. )
( Bilincin ötesindeki Saf Farkındalık en yüce Mürşit'tir. )
( Kişi tanığa katılır, tanık farkındalığa, farkındalık ise saf varoluş katılır; bununla birlikte, kimlik kaybolmaz, yalnızca onun sınırlılığı kaybolur. )
( Gövdeyi beyin gözetir, beyni bilinç aydınlatır; bilinç farkındalığın gözetimindedir. )
( Gövdeniz ve zihniniz, her ikisi de zamana tabidirler; sadece farkındalık zaman-ötesidir. )
( Farkındalığın ötesine geçtiğinizde birlik hali vardır. )
( Farkındalığınızla işe koyulun, zihninizle değil. )
( Farkındayım, çünkü hiçbir şey imgelemiyorum. )
( Ehl-i butlânın sözün tercih eden, âdem midir?
Âdem ol! İsterse hasm olsun bütün âlem sana
[ Bâtıl ehlinin sözünü yeğleyen, insan mıdır?
İnsan ol da isterse bütün dünya düşman olsun sana ] )
( There are levels in consciousness, but not in awareness.
Consciousness is of duality. There is no duality in awareness.
Consciousness comes and goes, awareness shines immutably.
There can be no transition from consciousness to awareness, for awareness is not a form of consciousness.
Consciousness is relative to it's content; consciousness is always of something.
Awareness is total, changeless, calm and silent. And it is the common matrix of every experience.
Awareness is not of time.
Consciousness is not the whole of being.
Awareness is always with you.
All that lives, works for protecting, perpetuating and expanding consciousness.
Beyond consciousness altogether lies the unmanifested.
Beyond consciousness where are time and space?
Like a hole in the paper is both in the paper and yet not of paper, so is the supreme state in the very centre of consciousness, and yet beyond consciousness.
Consciousness in movement is happiness.
Consciousness motionless is being.
You are nothing that you are conscious of.
The body is looked after by the brain, the brain is illumined by consciousness; awareness watches over consciousness.
Cease being fascinated by the content of your consciousness.
As a conscious self you are a part of nature. As awareness, you are beyond.
Do not hold on to consciousness and its contents.
What is really your own, you are not conscious of.
When you have it, you are no longer conscious of it.
What you are conscious of is not you.
Awareness is the point at which the mind reaches out beyond itself into reality.
In awareness you seek not what pleases, but what is true.
Awareness becomes consciousness when it has an object.
Awareness by itself is motionless and timeless, here and now.
In awareness you are facing facts and reality is fond of facts.
Awareness contains all space and time.
Compassionate awareness heals and redeems.
The sun of awareness must rise first - all else will follow.
Self-awareness tells you at every step what needs be done.
The event may be pleasant or unpleasant, minor or important, awareness is the same.
Go to the root of pure awareness and you will soon realise that awareness is your true nature and nothing you may be aware of, you can call your own.
Into self-awareness all blessings flow.
The clarification and purification needed at the very start of the journey, only awareness can give.
Pure awareness beyond consciousness is the supreme Guru.
The person merges into the witness, the witness into awareness, awareness into pure being, yet identity is not lost, only its limitations are lost.
Your body and your mind are both subject to time; only awareness is timeless.
When you go beyond awareness, there is a state of non-duality.
Put your awareness to work, not your mind.
I am aware, for I imagine nothing. )

- BİLİNÇ ile/<> HUKUKUN YAYGINLAŞTIRILMASI

- BİLİNÇ ve/||/<> KİŞİ ve/||/<> YAŞAM
( Gövde. VE/||/<> Kişi. VE/||/<> Yaşam. )
( Tohum. VE/||/<> Ağaç. VE/||/<> Meyve. )

- BİLİNÇ ile/ve KOLLEKTİF BİLİNÇ
( Bilinç: Kendini, kendi olmayanlardan ayırd etme. )
( Bilinçte, devinim vardır. )
( CARL GUSTAV JUNG )

- BİLİNÇ ve KOŞUL/LAR

- BİLİNÇ ile/ve/> NÜFUZ

- BİLİNÇ ile/ve/<> ÖZBİLİNÇ
( Sen/o. VE/<>/< Ben. )

- BİLİNÇ ile/ve/<> SEZGİ
( Bilinç-ötesi bir hal vardır fakat bu bilinçsizlik hali değildir. )
( Bilinç ötesinde deneyim olamaz. )
( Kendinizi içinde her şeyin olduğu ve oluştuğu bilinç okyanusu olarak idrak edin. )
( Kişi durumun doğasını sezmeli ve kendini ona göre ayarlamalıdır. )
( SEZGİ: Aklın çalışma hızının artması. )

- BİLİNÇ = ŞUUR = CONSCIOUSNESS[İng.] = CONSCIENCE[Fr.] = BEWUSSTSEIN[Alm.] = CONSCIENTIA[Lat.] = SYNEIDESIS[Yun.] = CONCIENCIA[İsp.]

- BİLİYOR OLMAK ile/ve/<>/değil BELLEĞİN GÜÇLÜ OLMASI

- BİLMEMEK ile/ve/ne yazık ki/<>/> BİLMEYE/DÜŞÜNMEYE YANAŞMAMAK

- BİLMEMEK ile/değil DAHA/EN DOĞRU(YA YAKIN) OLAN TANIMI/BİLGİYİ DÜŞÜNMEK

- BIPOLAR DISORDER ile/değil CYCLOMATIC BIPOLAR

- BİR ...:
SÖZCÜK
ve/||/<> DUYGU ve/||/<> İNSAN
( Kararı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Yaşamı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Seni/insanı değiştirebilir. )

- BİR KONUYU/OLGUYU:
KENDİNE(BANA) GÖRE DÜŞÜNMEK/ÇÖZÜMLEMEK/YORUMLAMAK
ile/ve/değil/yerine O KAVRAMI (/N İÇİNDE) KONUŞMAK

- BİR ŞEYİN/BİRİNİN, DEĞERİNİ BİLMEK ile/ve/||/<>/< KENDİ DEĞERİNİ BİLMEK
( Kendi değerimizi bilmezsek, başkası hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilmez. )

- BIRAKMAK ile YERİNE KOYMAK

- BİRLİKTE OLMA GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/< BİREY OLMA GEREKSİNİMİ

- BİSİKLET ve/<> BİLGİ/BİLİNÇ/BİLGELİK...

- BİSİKLET ve/<> BİLİNÇ

- BİSİKLET ve/<> ÇEVRE BİLİNCİ

- BİSİKLET ve/<> TRAFİK EĞİTİMİ/BİLİNCİ

- BİYOGRAFİ ile/ve PSİKOBİYOGRAFİ
( Tanımlama. İLE/VE Açıklama. )

- BORDERLINE KİŞİLİK ÖRGÜTLENMESİ ile/ve/||/<>/>/< YÜKSEK/DÜŞÜK BORDERLINE KİŞİLİK ÖRGÜTLENMESİ

- BOZUKLUK ile/ve/değil HASTALIK
( Zihinsel/psikolojik. İLE/VE/DEĞİL Gövdesel/somatik. )
( Mekanikte. İLE/VE/DEĞİL Organikte. )
( Nedeni bilinmiyorsa. İLE/VE/DEĞİL Nedeni biliniyorsa. )
( Hastalanmamak en büyük hastalıktır. )
( Uzun sürmeyen hastalıkların değerini bilmek gerek. )

- BÜKÂ-YI ŞEDÎD ile/değil/yerine BÜKÂ-YI SÜRÛR
( Hüngür hüngür ağlama. İLE/DEĞİL/YERİNE Sevinçten doğan gözyaşı. )

- BULANTI ile/ve/||/<> BUNALTI

- BULUNÇ/VİCDAN ile/ve/<> BİLİNÇ

- BUNALIM ile/değil BUNALTI

- BUNALIM ile/ve DUYARSIZLIK

- BUNALIM ile/ve SIKINTI

- BUNALMA ile BUNAMA/ATEH

- BUNALTI ile/ve DUYARLILIK

- CAHİL/LİK ile/ve/<> APTAL/LIK
( Elif'i, mertek zannetmek. [Bir şey bilmediği halde konuşanlar için kullanılan deyim. (Elif harfini ve bu kadar basit bir şeyi bile bilmeyecek kadar bilgisiz olma durumu.)][MERTEK: Eskiden evleri yaparken kullanılan dört köşe ya da yuvarlak kalınca ağaç gövdesi.] )
( CAHİLLER...
* Her şeyde, hemen öfkelenirler.
* Yararı olmayan şeylerden konuşurlar.
* Yersiz [yanlış yerlere] sadaka verirler.
* Sırrı korumayıp açık ederler ve yayarlar.
* Dostunu ve düşmanını birbirinden ayıramazlar.
* Merhametsiz ve vicdansızdırlar. Hoşgörü, onları bırakmıştır.
* Kindar olup, fitne ve fücûr çıkarmayı severler.
* İftira atmaktan, başkasının âhını almaktan kaçınmazlar.
* Dedikodu ve yalanları çoktur.
* Güvenilmezdirler, emanete ihanet ederler.
* Dünya nimetleri için el-etek öpmeyi çok severler, utanmazlar.
* Yoldaşını yarı yolda bırakırlar, yedikleri kaba etmekten çekinmezler.
* Kalplerinde vefâ, diğergamlık, kadirşinaslık olmaz.
* Nezâket ve letâfet onlara hiç değmemiş, olmamış meyve misali hamdırlar!
* Edep, onları terk etmiştir! )

- CANLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNÇLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNCİNİN BİLİNCİNDE OLAN/OLABİLEN
( Uyurken. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< "Uyurgezer". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Uyanıkken. )
( Bitki. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Hayvan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< İnsan. )

- ÇARESİZLİK ile ACZİYET

- ÇATAL ile/ve/||/<> YARIK

- CESARET ile/ve/<> AYKIRILIK

- ÇIKAR(LAR)INI "DÜŞÜNMEK/İSTEMEK/BEKLEMEK" değil/yerine/>< HAK ETTİKLERİNE VE/VEYA ETTİĞİN KADARINA RIZÂ GÖSTERMEK

- ÇIKAR(LAR)INI DÜŞÜNME/K ile/değil/yerine ONU(N)/ÖTEKİ(Nİ)/SENİ(N) (İYİLİĞİN/ÇIKARIN) (İÇİN) DÜŞÜNME/K

- ÇIKARIM ile/değil/yerine (SADECE) DÜŞÜNME

- ÇOCUK/LUK ile/> YETİŞKİN/LİK
( [Sorumluluğu] Dışarıda/başkalarında bekleyen/"gören". İLE/> Kendinde bulan/üstlenen. )
( Sorumsuzluk. İLE/> Sorumluluk. )
( Yabancılık. İLE/> Özdeşlik. )
( Oyunlarla aldatılır. İLE/> Yeminlerle aldatılır. )

- ÇOK "PARA" ve/||/<> ÇOK "SÖZ"
( Dolansız/yanlışsız olmaz. VE/||/<> Yalansız olmaz. )

- DALGIN/LIK ile/ve/||/<> DURGUN/LUK

- DARGIN/LIK ile/ve KIRGIN/LIK

- DAVRANIŞ BOZUKLUĞU ile/ve ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU
( 18 yaş altındakilerin olumsuz davranış/tutumlarında tanımlanan. İLE/VE 18 yaş üstündekilerin olumsuz davranış/tutumlarında tanımlanan. )

- DELİ ile/değil/yerine "AKLI DALGALI"

- DELİ ile/ve/değil ÂŞIK

- DELİ ile DÎVÂNE
( Dîvan'dan, bir söz çıkar, âleme sığmaz. Dîvâne'den bir söz çıkar, Dîvân'a sığmaz. )
( Ârifim ben! diye hiçbir kimseye ta'n etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!
[ Bâyezîd-i Bistâmî, bir tımarhanenin önünden talebeleriyle birlikte geçiyormuş.

Onlara ders vermek üzere hekime sorar:
"Sen akıl hastalıklarına çare buluyorsun, günah derdine de bir çâre var mı?"

Hekim, başını kaşıya dursun,
bir deli yanıt verir:
"İstiğfar kökünü tövbe yaprağıyla karıştırmalı,
gönül havanına koyup tevhid tokmağıyla dövmeli,
insaf eleğinden eleyip gözyaşıyla hamur etmeli,
aşk ateşinde pişirip muhabbet balıyla karıştırmalı
ve kanaat kaşığıyla da gece gündüz yemeli!"

Delinin bu sözü bittikten sonra, Bâyezid-i Bistâmi şöyle der:

Ârifim ben! diye hiçbir kimseye ta'n etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!] )

- DENEMEK > TAKLİT ETMEK değil/yerine/> DÜŞÜNMEK
( En acı olan. > En kolay olan. DEĞİL/YERİNE/<>/> En akıllıca olan. )

- DENEYİME AÇIK/LIK ile/ve/<> DIŞADÖNÜK/LÜK

- DENEYİM ve/||/<>/> KENDİLİK

- DERİN DERİN (DÜŞÜNMEK)

- DERİN DÜŞÜNMEK(TEFEKKÜR) ile/ve UYUMAK
( Uykunun karanlığı bile tazeleyici ve gençleştiricidir. )
( Uyanıkken bilinçlisiniz; uyurken sadece canlısınız. )
( FİKR-İ AMÎK[Ar. < UMK]: DERİN DÜŞÜNCE )

- DERİN DÜŞÜNME ve/<> TAHAMMÜL

- DİLİN, FARKINDALIKLI KULLANIMI ile/ve FELSEFÎ BİLİNÇ

- DİL ve/<> BİLİNÇ

- DİL ile/ve/<> BİLİNÇLENME

- DİL ile/ve/<>/= DÜŞÜNME

- DİL ve/||/<> ZİHİN ve/||/<> YAŞAM
( Ne ki, dilinde, aynı zihninde; ne ki, zihninde, aynı dilinde! )
( Dil, ne kadar zengin; zihin, o kadar engin. )

- DİNLE! ve/||/<> YÜZLEŞ! ve/||/<> ANLA!
( [yoksa] Dilin, seni sağır eder. VE/||/<> Kalbin, seni eser eder. VE/||/<> Zihnin, seni deli eder. )

- DİNLENMEK ile/ve/<> DİNGİNLEŞMEK
( Dinleyen dinlenir. [başkaları da dinleyeni dinler!] Dinleyen dinlenir. [yorulmaz, dinginleşir ve gelişir!] )

- DIŞ DÜNYADAKİ VAROLAN ile ZİHİNDEKİ VAROLAN ile DİLDEKİ VAROLAN ile YAZILI VAROLAN
( Dünya size, karşı konulmaz şekilde gerçek görünür, çünkü her an onu düşünmektesiniz; onu düşünmeyi bırakın, o sis içinde eriyip gidecektir. )

- DIŞ DUYULAR ile/ve/<>/+/ve İÇ DUYULAR
( Görme, İşitme, Koklama, Tatma, Dokunma. İLE/VE/<>/+ Hiss-i Müşterek, Hayal[Hissî Suretler], Vehim[Tikel Anlamlar], Hafıza, Kuvve-i Mutasarrıfa[Hayalhane'ye dayanırsa: Muhayyile; Vehim'e dayanırsa: Müdrike.] )
( 5 DUYU ile/ve/<>/+ VİCDAN )
( İÇ DUYULAR:
( * ORTAK DUYU
* HAYALHANE
(TEKİL BİÇİM)
* VÂHİME
(TEKİL/TİKEL ANLAMLAR)
* HÂFIZA
(TEKİL ANLAMLAR)
* KUVVE-İ MUTASARRIFA (İŞLEMCİ)
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HAYALHÂNE = MUHAYYİLE
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HÂFIZA = MÜVEHHİME
KUVVE-İ MUTASARRIFA + AKIL = MÜFEKKİRE
AKIL = MÜDRİKE )

- DIŞLAŞMA ile/ve/||/<> DIŞSALLAŞ(AMA)MA

- DOĞAL BİLİNÇ ile/ve/<> EYTİŞİMSEL BİLİNÇ

- DOĞAL BİLİNÇ ve/||/<> ÖZ BİLİNÇ

- DOĞRU DÜŞÜNME ile/ve/<> DOĞRU İSTEME
( Kazandığın zaman pişman olacağın, kaybettiğin zaman üzüleceğin şeyleri isterken dikkatli olmak gerek. )
( Bir şey iyi olduğu için istenmez, istendiği için iyidir. )

- DOKTOR HASTA

- DÖRT YETİ:
CÂZİBE
ve/> MÂSIKA ve/> HÂZIMA ve/> LÂMİA

- DUDAK BÜKMEK ile DUDAK SARKITMAK
( Beğenmemek. İLE Somurtmak. )

- DÜRTÜ = DRIVE, IMPULSE[İng.] = IMPULSION[Fr.] = TRIEB[Alm.] = IMPETUS[Lat.]

- DÜRTÜ ile/ve/<> GÜDÜ(MOTİVASYON)
( Fiziksel kaynaklı gereksinim. İLE/VE/<> Zihinsel/düşünsel kaynaklı gereksinim. )

- DÜRTÜ ve/||/<> ÖRÜNTÜ KURMA DÜRTÜSÜ

- DURUP DURURKEN (AĞLAMAK, GÜLMEK VS.)

- DÜŞMAN:
KARŞINDAKİ
ile/ve/değil/||/<> "YANINDAKİ" ile/ve/değil/||/<> "İÇİNDEKİ"
( Elindeki kılıçla. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Arkasına sakladığı hançerle. )

- DÜŞME KORKUSU ile/ve/||/<> YÜKSEK SES KORKUSU
( İnsanın, doğduğunda,sahip olduğu, sadece iki korku. [Öteki tüm korku ve kaygıları sonradan öğrenir.] )

- DÜŞÜNCE, DÜŞÜNMEK yerine ZAMANINDA DÜŞÜNMEK
( Düşünce, düşünce başlar. [yere/aşağı düşünce!][düşen, düşünce/düştükten sonra anlar/bilir!] )
( "Melek Şehri" filmini de izlemenizi salık veririz. )

- DÜŞÜNCE/DÜŞÜNME ve/<> İMGELEM YETİSİ

- DÜŞÜNCELERİ ÖĞRENMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMEK/BECERMEK

- DÜŞÜNCEYİ/HAYALİ, DOĞAYA YANSITMAK değil/yerine DOĞAYI, ZİHİNDE İNŞÂ ETMEK

- DÜŞÜNME (")YOĞUNLUĞU(") ile/değil/>< VERİ PAYLAŞIMI

- DÜŞÜNME (TAFAKKUR)

- DÜŞÜNME/KONUŞMA:
"OLANAK(LI/SIZ)"
ile/ve/değil/yerine VAROLAN

- DÜŞÜNMEDEN ÖĞRENMEK ile/ve/<> ÖĞRENMEDEN DÜŞÜNMEK
( Yararsız. İLE/VE/<> Tehlikeli. )

- DÜŞÜNMEDEN ile/ve/değil/yerine KENDİLİĞİNDEN

- Düşünmek için DİNLE!!!

- DÜŞÜNMEK/TAHAYYÜL ile/ve DÜŞÜNEMEMEK/TAHAYYÜL (BİLE) EDEMEMEK
( Bazı şeyler hayal edilebilir fakat bazı şeyleri ne düşünmek, ne hayal edebilmek bile söz konusu değildir. )

- DÜŞÜNMEK/TEFEKKÜR ile/ve ÖLÇÜNMEK/TEEMMÜL
( ... İLE/VE Gerek bir olayın sebeplerini daha çok çözümleme ve daha doğru anlamak gerekse bir hareket tarzının sonuçlarını, özellikle de yarar ile sakıncalarını irdelemek amacıyla, oluşmuş/oluşturulmuş 'yargı'nın, eleştirilmek üzere, 'askı'ya alınmasıdır. Aklın benzer addettiği duyuları, dolayısıyla da 'olaylar'ı belirli bir 'kavram şemsiyesi' altında 'düşünmek'tir. O belirli 'kavram' altında düşünülen duyulardan, böylelikle de 'olaylar'dan biriyle karşılaşıldığında 'olay'a denk düşen 'kavram'ı 'akıl'da 'uyandırmak'tır. )
( Fikir yürütme, düşünme. İLE/VE Katlanmalı düşünme, idrak. )
( Kişi, herşeyin tohumudur. Neyi tefekkür ederse onun tohumudur. )
( İnsanı kurtaracak ilâçlar, aşk ve tefekkürdür. )

- DÜŞÜNMEK:
ya KAÇARKEN
ile/ve/ya da SIÇARKEN

- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine BİLDİĞİN ŞEY ÜZERİNE DÜŞÜNMEK
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tefekkür. )

- DÜŞÜNMEK ve/<>/>/< BOŞ KONUŞMAMAYI BECERMEK
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( Bir şey ki, yapmasan da olur. YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur. SÖYLEME! )
( Konuşulacak bir kişi olduğunda, onunla konuşamamak, onu yitirmek demektir. Konuşulamayacak bir kişiyle konuşmaksa sözlerin boşuna harcanması demektir. )
( Bazı şeyleri konuşmuyoruz diye aklımız/sözümüz yok zannedilmesin! )

- DÜŞÜNMEK ile DEĞERLENDİRMEK

- DÜŞÜNMEK ile DEĞERLENDİRMEK

- DÜŞÜNMEK ve/<> DÖNÜŞMEK

- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/<> DÜŞÜNDÜĞÜNÜ DÜŞÜNMEK

- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ "DERT" EDİNMEK

- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ DEĞERLENDİREREK DÜŞÜNMEK

- DÜŞÜNMEK ile/ve/<>/= ETKİNLİK
( TEFEKKÜR ile/ve/<>/= FAALİYET )

- DÜŞÜNMEK ve/||/=/<> GÖRMEK
( DÜŞÜNMEK: Görmeyi, yeniden ve tekrar tekrar öğrenmek. )

- DÜŞÜNMEK ile/ve/<> HAYAL ETMEK
( Kişinin en yüce yetisi düşünme yetisidir. Akılda bulunduğu için de en önemli varlıktır/değerdir. )

- DÜŞÜNMEK ile HESAPLAMAK

- DÜŞÜNMEK ve KENDİNİN BİLİNCİNDE OLMAK

- DÜŞÜNMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÖNGÖRMEK
( Bazı ileri/yüksek düşünceler, örnek kullanılmadan, hoşnut edici bir biçimde anlatılamazlar. )

- DÜŞÜNMEK ile TAKILMAK

- DÜŞÜNMEK ile/ve/<> TEKRARLAMAK

- DÜŞÜNMEK ile/ve VAROLMAYANI DÜŞÜN(EBİL)MEK

- DÜŞÜNMELİ!

- DÜŞÜNMEMEK ile DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK

- DÜŞÜNMEMENİN BEDELİ(/YÜKÜ/AĞIRLIĞI) ile/değil/yerine DÜŞÜNMENİN "BEDELİ"
( Çoktur! İLE/DEĞİL/YERİNE Yoktur! )

- DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK ile/değil YETERSİZLİK/ZAYIFLIK/GERİLİK
( ... ile/değil REKÂKET )

- DÜŞÜNMENİN/KONUŞMANIN (OLASI) SONUÇLARINI:
"ÖNGÖRMEK"
ile/ve/değil/yerine/<> "GÖZE ALMAK"

- DÜŞÜNMEYİ BECEREMEMEK ve/||/<>/>/< DÜŞÜNMEYİ SEV(E)MEMEK

- DÜŞÜNMEYİ BİLMEMEK ile/ve/<>/= KONUŞMAYI BİLMEMEK
( Düşünmeyi bilmeyen, [sürdürmeyen ve geliştirmeyen] konuşmayı da bilemez! )

- DÜŞÜNME ile/ve AYIK DÜŞÜNME

- DÜŞÜNME ile/ve BÖLÜMLEME

- DÜŞÜNME ile/ve/<> DENETLEME

- DÜŞÜNME ile/ve/<> DİL
( Düşünme, sözcüklerle gerçekleşmez. İLE/VE/<> Düşünme, sözcükleri kullanır! )
( Beyin-el ilişkisi ve zihin-dil ilişkisi sürekli akılda tutulmalı! )
( Bir şey ki, söylemesen de olur! SÖYLEME! )
( Düşünme/düşünce, dil kullanımıdır. )
( Kişi, dilinin ardında gizlidir. )
( İNTÂK[< NUTK]: Dile getirme, söyletme. | Akledilen şeyleri idrak etmek. )
( Türk dilinin kökenlerini araştırmanın birinci koşulu sağlıklı bir dil felsefesi bilgisi edinmek, bu felsefenin ışığında yürümeyi bilmek, araştırılan sorunlara bu felsefenin yöntemiyle yaklaşmaktır.

Bir topluluğun dilinde, o topluluğun yaşama anlayışını, yaşama biçimini, olaylara, doğaya bakışını yansıtmayan sözcüklerin hepsi yabancı kökenlidir.

Kavramlarının üretirken somuttan soyuta yönelmeyi başaramayan bir toplumun dilinde soyut varlıkları içeren sözcüklerin bulunması bir olasılıktan öteye geçemez.

Bir toplumun düşünce ortamında bulunmayan şeyin kavramı da yoktur.

Kavramlar düşünsel içeriklerin taşıyıcısıdır.

Dilcinin bilge olması kaçınılmazdır.

Dilin gerçeğini ancak bilge dilci kavrayabilir.

Bir aydın başka dillerden aldığı kavramlarla düşünemez, üretemez, ancak aktarır, bellekten belleğe gönderir.

Doğal yapısı ağacın yetişmesine elverişli olmayan bir ülkede orman ürünleriyle ilgili kavramlar üretilebilir mi? Kişi bilmediği bir nesneye bildiği bir adı verebilir mi?

Düşünsel alanda yeri olmayan bir kavram içeriğinin sözcüğe girmesi sözkonusu değildir.

Soyut varlıklar üretemeyen bir topluluğun dilinde soyutu yansıtan kavramın yeri yoktur.

Anlamsal içerik, o sözcüğü konuşan topluluğun düşünsel çevresiyle bağlantılıdır.

Bir dille konuşup yazmak o dili bilmek değildir, önemli olan o dille düşünmek, üretmek, düşünsel bir alan yaratmaktır.

Dilin yüzeysel özellklerine bakarak kökenine inmeye çalışmak yanıltıcıdır, saptırıcıdır. Kökte bulunmayan anlamı sözcükte aramak da dil bilincinden yoksunluk demektir.

Dilin ayakta durmasını, yaşamasını, yayılmasını sağlayan yazıdır.

Dil insanla, insan dille vardır.

Dili yaşatan, geçmişten geleceğe taşıyan yazıdır. )

- DÜŞÜNME ile/ve/değil DOĞRU DÜŞÜNME
( Aklın bilinmeyenden bilinene doğru yaptığı hareket. İLE/VE/DEĞİL Aklın bilinenden bilinmeyene doğru yaptığı hareket. )
( Aklın bilinenle bilinmeyen arasındaki hareketi. İLE/VE/DEĞİL ... )
( Düşündüğün şeye bürünürsün/bulaşırsın. )

- DÜŞÜNME ile/ve/<> DÜŞÜNCE
( Hayat. İLE/VE/<> Yaşam(/a/k). )
( Düşünce damlacıklarıyla doldurulan havuzda yüzmek. İLE/VE/<> Kişinin[düşünenin/düşünmesi gerekenin], suyun üstünde (yaşamda) kalmasını sağlayan kaldırma gücünü sağlayan yasa/zorunluluk/gereklilik. )
( Bilinenleri, bilinmeyenlere götürebilecek şekilde düzenlemek. )
( Sonsuz olanaklılıklar. )
( Her şey düşünce ile başlar. )
( Düşün-ce: Yukarıdan düşünce/inince sende ortaya çıkan. )
( Bir yerini/dizini incitmeyen düşünmeye başlamaz kolay kolay. )
( Düşünme ifade edilerek düşünce haline getirilmiş olur. )
( Aklın bilinen ile bilinmeyen arasındaki hareketidir. )
( Düşünme süreci tamamlandığında, yani anlamlı bir bütünlük oluşturulduğunda, soruya yanıt verilir. )
( Düşünmeyi kesmek zorunda değilsiniz, sadece ilgilenmeyi kesin. )
( Düşüncelerinizi gözleyin, düşüncelerinizi gözlemekte olan kendinizi gözleyin. )
( Düşüncelerinizi sokak trafiğini seyreder gibi seyredin. )
( Rüyanızda bir çölde susuzluktan ölmekte olduğunuzu görürken, başucunuzda duran bir bardak suyun size yararı olmadığı gibi. )
( Düşüncelere sarılmayın yeter. )
( Zihin fukara olunca, fikir ukala olur! )
( Tefekkür, müşâhede ile olur. )
( Kendi düşünce berraklığınıza, amaçtaki safiyetinize ve eylemdeki dürüstlüğünüze güvenin. )
( Düşünmenin hakkını verirsen, düşünme de senin hakkını sana teslim eder. )
( Düşünmek için sükûnete gereksinim vardır. )
( el-NAZAR: Düşünmek, aklın, bilinmeyenden bilinmeyene doğru yaptığı harekettir. )
( Hayat. İLE Yaşam. )
( Düşüncenin nesnesi düşüncenin içindedir. )

- DÜŞÜNME ile DÜŞÜNMEYİ DÜŞÜNMEK

- DÜŞÜNME ile/ve/||/<>/>/< DUYUMSAMA

- DÜŞÜNME EYLEM

- DÜŞÜNME ile/ve/<> HESAPLAMA
( Düşünmeyi, yeteri kadar ve ancak gerektiği/gerektirdiği kadar sürdürmek gerek. )
( Ya hesap bilmiyorsun, ya da dayak yememişsin! )

- DÜŞÜNME =/<> İÇ KONUŞMA
( İKİ BEN: İç konuşma, düşünme.
KONUŞMA: RUBÛBİYET )

- DÜŞÜNME ile/ve/değil İÇGÜDÜ
( Dolayımlı. İLE/VE/DEĞİL Dolayımsız, doğrudan. )

- DÜŞÜNME ile/ve/<> SİMGESEL DÜŞÜNME
( ... İLE/VE/<> Sayın Metin Bobaroğlu'nun, Simgesel Düşünme adlı kitabını okumanızı salık veririz. )

- DÜŞÜNME ile/ve TEFEKKÜR
( ... İLE/VE Gördüğü şey üzerinden fikrini derinleştirmek. )

- DÜŞÜNME = TEFEKKÜR = THINK[İng.] = PENSÉE[Fr.] = DENKEN[Alm.] = COGITARE, COGITATIO[Lat.] = NOEIN, DIANOIA[Yun.] = PENSAR[İsp.]

- DÜŞÜNME ile/ve/<> YANSIMALI DÜŞÜNME

- DÜŞÜNME ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON

- DÜŞÜRMEK değil/yerine DÜŞÜNMEK

- DUYARLILIK/HASSASİYET ile/ve/değil/yerine ENDİŞE [>< BİLGİ/BİLİNÇ]

- DUYGUDAŞLIK = TECAZÜP = SYMPATHY[İng.] = SYMPATHIE[Fr., Alm.] = SYMPATHEIA[Yun.] = SIMPETIA[İsp.]

- DUYGULANIM = TEESSÜR = AFFECTION[İng., Fr.] = AFFEKT, AFFEKTION[Alm.] = CARIÑO[İsp.]

- DUYGUNUN:
NESNESİ
ile/ve/değil/<>/< NEDENİ

- DUYGUSAL YALNIZLIK ile "ENTELLEKTÜEL YALNIZLIK"

- DUYGUSAL/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DUYARLI/LIK

- DUYGUSALLIK ve/> KONTROLSÜZLÜK

- DUYGUSALLIK ve/> MUTSUZLUK

- DUYGUSAL = HİSSÎ = SENTIMENTAL[İng., Fr.] = SENTIMENTAL, EMPFINDSAM[Alm.]

- DUYGU ile/ve/||/<> "BİR DUYGUNUN, BAŞKA BİR DUYGUYLA KARŞILANMASI/KAPATILMAYA ÇALIŞILMASI"
( Ancak, bilgi ve bilinç ile doğal işleyişin dışına çıkılabilir. )

- DUYGU ile/ve DUYU/HİS

- DUYGU = HİS = FEELING, SENTIMENT, (EMOTION)[İng.] = SENTIMENT[Fr.] = GEFÜHL[Alm.] = SENTIMIENTO[İsp.]

- DUYGU ile/ve TUTKU

- DUYULAR'DA:
MEKANİK
ile/ve/<> KİMYASAL ile/ve/<> TERMAL ile/ve/<> ELEKTROMANYETİK

- DUYUSAL = HİSSÎ = SENSITIVE[İng.] = SENSITIF[Fr.] = SENSITIV, EMPFINDLICH[Alm.] = SENSITIVO[İsp.]

- DUYUSAL ile/ve/<> USSAL
( Geçici. İLE/VE/<> Kalıcı. )

- EDİLGEN ALICI ile/ve/değil/yerine/<>/< ETKİN KURUCU

- EGO ile SÜPER EGO

- EKİN/KÜLTÜR ve/<> BİLİNÇ

- EKİN/KÜLTÜR ile/ve/<> BİLİNÇDIŞI
( Kültür: Unuttuklarından geri kalan. )

- EKSİKLİK ile/ve YOKSUNLUK

- ELÎM[< ELEM]
( ÇOK DERT VE KEDER VEREN, ACIKLI | SIZLATAN, AĞRITAN, ACITAN )

- EN BÜYÜK DOST
( ÖZGÜVEN )

- EN BÜYÜK HASTALIK
( HASTALANMAMAK )

- EN BÜYÜK SORUNLAR:
KENDİNDEN MEMNUN OL(A)MAMA
ile/ve/||/<> TATMİN OL(A)MAMA

- EN SIK KARŞILAŞILAN HASTALIK/LAR
( * BRONŞİT/ZATÜRREE
* İSHAL
* AIDS/HIV
* DEPRESYON )

- EN UZUN YAŞAYAN/LAR:

( * BİTLİS'Lİ ZARO AĞA [1774 - 1934] [160 yıl]
( Mezarı, Eyüp Sultan mezarlığındadır.[Ziyaret edebiliriz/edebilirsek...] )
( 7 Sultan, 3 Cumhurbaşkanı'nı görmüştür. )

* JEANNE CALMENT [1875 - 1997] [122 yıl]

* CHRISTIAN MORTENSE [1882 - 1998] [116 yıl] )

- ENİNE BOYUNA (DÜŞÜNMEK, DEĞERLENDİRMEK)

- ERİL YALANCI EŞEYSEL BOZUKLUK ile DİŞİL YALANCI EŞEYSEL BOZUKLUK ile ANORMAL EŞEYSEL GELİŞİM
( Erillik göstergesi/örgeni baskın gelen hünsâ. İLE Dişillik göstergesi/örgeni baskın gelen hünsâ. İLE [hukukta] Erillik ya da dişillik örgenlerinden her ikisi kendinde bulunan fakat bu örgenlerden birinin etkinliği, hareketi ve oluşumu ötekine baskın gelmediği ya da önde olmadığı gözönünde bulundurularak durumu belirgin olmayan hünsâ. )

- ERKEN DAVRANMAK yerine DÜŞÜNMEK/FELSEFE YAPMAK

- EŞEŞEYSEL/LİK ile/değil HEMEŞEYSEL/LİK
( Eşeysel işlevler, beyin ve eşeşeysellik - Sinan Canan )

- EŞLEME ile/ve/||/<>/> ROL DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<>/> AYNA ile/ve/||/<>/> YARDIMCI TEKNİKLER

- ESTETİK ALGI ile ESTETİK DEĞER

- ETKİ > TEPKİ ile/değil/yerine/> ETKİ > ANLAM > TEPKİ

- ETKİNLİK ile/ve/||/<> NESNELERİN BÜTÜNLÜĞÜ

- EVLİLİK ile/ve/değil KUTSAL EVLİLİK
( Bir başkasıyla. İLE/VE/DEĞİL Kendinle. )
( Gövdeyle. İLE/VE/DEĞİL Zihninde. )
( MÜTEEHHİL[< EHL]: Evlenmiş, evli, teehhül etmiş. )

- EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE
( El duası olmadan, dil duası olmaz. )
( Yaparak başarırsınız, tartışıp çekişerek değil. )
( Kalbi değiştiren eylemdir. )
( Herşey yapıldığında zihin sessiz kalır. )
( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )
( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )
( Evinizin eşiğini temizlemeden, komşunuzun damındaki kardan şikâyet etmeyiniz. )

- EYLEM ve/||/<>/> ANDA OLMAK ve/||/<>/> KENDİLİĞİNDENLİK ve/||/<>/> YARATICILIK

- EYLEM ve/<>/>< DÜŞÜNME

- EZİNÇ ile EZİNTİ
( Korku ya da heyecan nedeniyle duyulan, şiddetli acı ya da sıkıntı. İLE Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik, acıkma duyusu. )

- FARKINDALIK BİLİNÇ

- FARKLI AÇILARDAN ve/||/<> BÜTÜNCÜL BAKMAK

- FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI ile/ve/değil/||/<> FARKLI BİR TANIM

- FELSEFE:
DÜŞÜNME BAĞLAMI
ile/ve/<> BİLGİ TÜRÜ

- FELSEFE ve/||/<> DEVLET
( Aklın/düşüncenin, gelişmişlikteki son seviyesi. VE/||/<> Kurumların/toplumun, gelişmişlikteki son seviyesi. )

- FELSEFE ve/||/<>/> ÖZBİLİNÇ

- FÎKRÎ ile LAFZÎ(MANTIK/NUTK(Düşünme-Konuşma)'da)
( Lafzî nutk, insan gövdesinin bir örgeni olan dilden kaynaklanarak, gövdenin öteki bir örgeni olan kulağa ulaşan ses ve yazaçlardan(hecelerden) oluşur; dolayısıyla cisim ve duyularla ilgilidir. Bu yüzden kelâmın ne olduğu, nasıl oluştuğu, anlamı nasıl gösterdiği(delâlet) vb. konuların mantık çerçevesinde incelenmesine Dil Mantığı(İlmu'l-Mantıki'l-luğavî) adı verilir. İLE Fikrî nutk ise, insan zihninin(nefs) varlıkların anlamını özleri itibariyle tasavvurundan başka bir şey olmayıp ruh ve akılla ilgilidir. Bu bağlamda zihnin varlıkların anlamlarını özleri itibariyle idrâki, ilham ve vahyin keyfiyeti gibi konuların mantık çerçevesinde ele alınıp incelenmesine de Felsefî Mantık (İlmu'l-Mantıki'l-felsefî) denilir. )

- GADDAR ile CANİ

- GAYRET ile GERİLİM

- GECE-GÜNDÜZ (DÜŞÜNMEK, ÇALIŞMAK)

- GECE ve/<> İÇ ÂLEM

- GEÇİM SIKINTISI ile/ve/> CAN SIKINTISI
( Geçim sıkıntısı olanların, can sıkıntısı yaşama fırsatları bulunmaz. )

- GELEN TELEFONU/MESAJI/ÇAĞRIYI/MEKTUBU:
HER ŞEYİ BİR YANA ATARAK, KONTROLDIŞI/BİLİNÇDIŞI YANITLAMAK
değil/>< ORTAMI/ÇEVREYİ/KİŞİYİ/KİŞİLERİ GÖZÖNÜNDE BULUNDURARAK UYGUN ZAMANDA, UYGUN TUTUM İLE YANITLAMAK

- GENEL DUYULAR ile/ve/<> ÖZEL DUYULAR
( Görme, İşitme, Dokunma. İLE/VE/<> Koklama, Tatma. )
( Bellek kayıtları yoğundur. İLE/VE/<> Bellek kayıtları hafiftir. )

- GENELLEME:
"GENİŞ DÜŞÜNMEK"
değil GEVİŞ GETİRMEK

- GERÇEKLERİ DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< GERÇEKLERİ ORTAYA ÇIKARABİLECEKLERİ DÜŞÜNMEK

- GEREKSİNİMLER ve İLİŞKİLER SIRADÜZENİ:
DİRİMSEL
ve/||/<>/> BİLİŞSEL ve/||/<>/> DAVRANIŞSAL

- GEREKTİĞİ KADAR DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK/YAPMAK ile/ve DEĞERİ/DEĞDİĞİ KADAR DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK/YAPMAK

- GERİNME ile KASILMA

- GERİZEKÂLI değil/yerine/>< GEZİ ZEKÂLI

- GINAÎ ile İZÂFÎ

- GINA ile/ve/||/<>/< KANIKSAMA
( İlişki(ler)de, "sahip olmakta", [kendinden ve/veya ötekinden] "eminlikte", en önemli eşik, kanıksama noktasıdır. [Kavuşmakta/vuslatta, gına/kanıksama vardır.]

Bu eşik, ancak, bunun bilgi ve bilinciyle, sürekli anımsanarak, ilişkiyi besleyecek/destekleyecek davranış ve tutumla, iletişim ve paylaşımla aşılabilir. )

- GÖMÜT[Alm.] = GÖNÜL

- GÖRMEK ile/ve/||/<>/> BAKMAK
( İşlevsel/lik. İLE/VE/||/<>/> Niyetli, bilinçli, amaçlı. )
( GÖRMEK: Can kulağıyla dinlemek. )
( Görmek, dinlemek ile başlar. )

- GÖRME >< ŞİZOFRENİ
( Doğuştan görme engelli olan kişiler, şizofreni hastalığına yakalanmıyor. )

- GÖRÜLMEMİŞ HASTALIK ile/ve/<> GÖRÜLMÜŞ OLSA DA TEDAVİ EDİLEMEYEN HASTALIK

- GÖVDE ve/||/<> ANLIK(ZİHİN) ve/||/<> TİN
( Çap/çeper. VE/||/<> Yarıçap. VE/||/<> Merkez. )

- GÖVDE ile/ve/<> BİLİNÇ
( Zuhur. İLE/VE Tecelli. )
( Kişi, önce gövdesine bakmalıdır. )
( İnsan gövdesi, doktoru, eczanesi kendinde olan bir yapıya sahiptir. )
( MENZİL-İ CÂN: İnsan gövdesi. | Ulvî âlem. )
( TENÂVÜR[Ar.]: İri gövdeli kişi. )

- GÖVDE ile/ve/<> ZİHİN
( Gövde ile gövdede barınan bilinç arasında zihin yer alır. )
( Gövde, ölçüsünü bilir, ama zihin bilmez. )
( Gövde ve zihin sınırlıdırlar, onun için de incinmeye açıktırlar, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )
( Gövde, dış varlığı, bilinç iç varlığı tanımlar, saf farkındalık halinde ise En Yüce Olan'la temas kurulur. )
( Gövdenin ötesine geçmek için sağlıklı olmalısınız; zihnin ötesine geçmek için ise zihniniz kusursuz bir düzen içinde olmalı. )

- GÖVDE ve/||/<> ZİHİN ve/||/<> KALP ve/||/<> HİÇ
( Deneyim aradığında. VE/||/<> Bilgiyi aradığında. VE/||/<> Tanrı'yı aradığında. VE/||/<> Hakikati aradığında. )

- GÖZ ve/<> BİLİNÇ
( Göz ve bilinç, tüm dünyayı gördüğü halde, kendini (pek) (kolay kolay) göremez. )

- GÜDÜLENME ve/>/< DAYANÇ/SABIR ( ve/>/< GÜDÜLENME)
( Yaşam, Güdülenme ve Sabır üzerine işlemektedir. )
( Herhangi bir işe başlarken çeşitli nedenlerle zihinsel hareketlilik başlatılır fakat uzun süren/sürecek işlerde ancak bir yere kadar yeterli olur. Güdünün tükenmeye başladığı noktada sabır devreye girer/girmelidir. İşin süresine, zorluğuna göre sabrın da yetmeyeceği noktaya gelinir. Sabrın tükendiği noktada da işin tamamlanması noktasına yaklaşılmıştır ve sona yaklaşmış olmanın güdülemesiyle de süreç/iş tamamlanır. )

- GÜDÜLENME ve/> KATILIM

- GÜDÜLENME ve/> VERİMLİLİK

- GÜDÜLENME ile/ve/> YÖNELME/YÖNLENME

- GÜDÜSEL ile DUYGUSAL

- GÜDÜ ile CEZBE
( İtim. İLE Çekim. )

- GÜDÜ ile HEVES

- GÜLME:
ŞAŞIRMA
ve/||/<>/< DÜŞÜNME

- GÜLMEK ile AYIPLAMA

- GÜNEŞ ile/ve/<> AY
( Arı bilinç. İLE/VE/<> Süreçteki bilinç. )
( Tümel, kavramsal. İLE/VE/<> Kavramsal. )

- GURUR = GLORY, SELF-EXALTATION[İng.] = GLOIRE[Fr.] = EHRE[Alm.] = GLORIA[Lat.]

- HALSİZLİK ile REHÂVET

- HALÜSİNASYON ile SİMÜLASYON

- HAREKET ile/ve/||/<> DUYGU

- HAREKET ve/> EYLEM ve/> YAŞAM ve/> BİLİNÇ
( HAREKET: Bil-kuvve olanın, bil-fiil olması için gerekli çaba. )

- HÂRİS ile HÂRİS[< HİRÂSET] ile HARÎS[< HIRS]

- HASSAS/LIK ile DUYARLI/LIK

- Hastahanede SUS!!!

- Hastalarla KONUŞ!!!

- HASTALIĞI, ZİHİN/DÜŞÜNCE GÜCÜYLE:
"İYİLEŞTİRMEK"
ile/ve/<>/değil/yerine İLERLEMESİNİ ENGELLEMEK

- HASTALIKLARDA:
GEÇTİ
ile DÜZELDİ ile İYİLEŞTİ

- HASTALIKLARI TEDAVİDE:
DURDURMA
ile/ve/||/<>/>/< GERİLETME

- HASTALIK ile/ve BÖLGESEL HASTALIK

- HASTALIK ile/ve/||/<> EN AĞIR HASTALIK
( Akılda ya da mantıkta/algıda/yorumda ise. [Çözüm/ü yoktur!] İLE/VE/||/<> Bunları hafife almaktır. )

- HASTALIK ile/ve/değil/yerine HAL

- HASTALIK ile/ve/<> HASAR
( Daha çok, geçicidir. İLE/VE/<> Daha çok, kalıcıdır. )

- HASTALIK ile/ve/değil HASTA
( Hastalık yoktur, hasta vardır! [Her hastanın kendi özel/"karmaşık" durumu ve hastalığı vardır.] )

- HASTALIK ile KALITSAL/IRSİ HASTALIK

- HASTA ile/değil DANIŞAN

- HAVAYA GİRMEK ve BUNALIMA GİRMEK

- HAVF/FOBİ değil/yerine/= YILGI, KORKU, KORKMA
( Belirli nesneler ya da durumlar karşısında duyulan, olağandışı güçlü korku, dehşet. )

- HAYAL KIRIKLIĞI ile/ve/||/<> MUTSUZLUK

- HAZIR (OLMAK) ile/ve/> RAHAT (OLMAK)

- HAZIR OLMAK/OLAN ile/ve/<> İSTEKLİ OLMAK/OLAN

- HEYECAN:
TÜMELİN
> TEKİLLEŞMESİ

- HEYECAN ile HELECAN
( ... İLE Yürek çarpıntısı, çarpıntı. )

- HİÇ Mİ HİÇ (DÜŞÜNMEMEK, UĞRAŞMAMAK)

- HİÇKİMSEYLE KONUŞ(A)MAYACAĞIN/PAYLAŞ(A)MAYACAĞIN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR] ile/ve/<> KENDİNİN (BİLE) DÜŞÜNMEK İSTEMEYECEĞİN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR]

- HİPOKONDRİASİS ile HİPERKONDRİASİS
( Hastalık hastalığı/saplantısı. İLE Tıbbî yardım almama/istememe saplantısı. )

- HİSSİY(Y)ÂT[Ar.] değil/yerine/= DUYGULAR, SEZİŞLER

- HİSS[Ar. çoğ. AHSÂS] değil/yerine/= GÜÇLÜ DUYGU, DUYMA GÜCÜ

- HIZLI DÜŞÜNMEK ile/ve/değil HAYAL (ETMEK)

- HÜCRE/BEYİN/ZİHİN GÖVDE

- HÜSN ile/ve/> IŞK ile/ve/> HÜZN
( Güzellik. İLE/VE/> Aşk. İLE/VE/> Tasa. )

- HUYSUZLAŞMAK ile/değil HUYSUZLANMAK

- HÜZÜN ve/<> HAZİNE

- HÜZÜN = MELANCHOLY[İng.] = MÉLANCOLIE[Fr.] = MELANCHOLIE[Alm.] = MELANCHOLIA[Lat.]

- HUZURSUZ/LUK ile RAHATSIZ/LIK
( Her insan huzur verir. Kimileri gelince, kimileri gidince. )

- HZ. MUHAMMED('İN):
"GÖLGESİ YOK/TU"
değil KENDİNİ GÖVDE OLARAK DÜŞÜNMEZ/Dİ

- İÇ > DIŞ ile/ve/||/<> DIŞ > İÇ
( Dışlaş(tır)ma, zuhurat. İLE/VE/||/<> İçselleştirme, hayalat. )

- İÇ VE DIŞ (BİLİNCİ):
HAYVANDA
ile İNSAN'DA
( Yoktur. [Birdir!] İLE Vardır. )

- İÇE ATMA ile/ve/değil/yerine/<>/>YANSITMA

- İÇGÖRÜ KAZANDIRMA ile/ve/||/<> FARKINDALIK

- İÇGÖRÜ:
"DUYGUSAL"
ile/ve/değil/yerine/||/<> DÜŞÜNSEL/ZİHİNSEL

- İÇGÜDÜ ile/ve GEN

- İÇGÜDÜ ile/ve/değil NİYET

- İÇGÜDÜ = SEVK-İ TABİİ, GARİZE, İNSİYAK = INSTINCT[İng., Fr.] = INSTINKT[Alm.] = INSTINCTUS[Lat.] = INSTINTO[İsp.]

- İÇİN İÇİN (AĞLAMAK/GÜLMEK/ÜZÜLMEK/DÜŞÜNMEK)

- İÇSELLEŞTİRME ile ÖZÜMSEME

- İÇSELLEŞTİRME ile/> SÜREKLİLİK/SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

- İÇTEPİ ile İÇGÜDÜ
( Toplumda(kilerde)n. İLE Doğadan. )

- İDRAR YOLLARI HASTALIKLARI ile/ve/||/<> "İDRAK YOLLARI HASTALIKLARI"
( Gövdede. İLE/VE/||/<> Zihinde. )

- İFLÂH (OLMA[MA]K) ile İSLÂH (OLMA[MA]K)

- İFLÂ ile İFLÂH
( Memeden ayırma, sütten kesme. İLE Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )

- İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT ile/ve/||/<> İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT
( Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. İLE/VE/||/<> Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. )
( Erkek için. İLE/VE/||/<> Kadın için. )

- İLİM:
KÜÇÜK ZİHİNLERİ
ile ORTA ZİHİNLERİ ile İLERİ ZİHİNLERİ
( Kibirlendirir. İLE Şaşırtır. İLE Alçakgönüllü yapar. )

- İLİŞKİ ile/değil İLİŞKİ DIŞI İLİŞKİ

- İLK BÜYÜK KAYIP

- İLKESEL/İLKEYİ DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve İLKEYLE DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK
( Anlayışı konuşmak, aklı anlamak. İLE/VE Şeyi, olayı anlamak. )
( Varlıksal. İLE/VE Varoluşsal. )

- İMGELERDEN ARINMA ve/> SAF BİLİNÇ > MÂBED

- İNANÇ/İNANDIRILMA ile KOŞULLANMA/KOŞULLANDIRILMA

- İNANÇ ile/ve/değil/yerine "BAKIŞ/GÖRÜŞ"

- İNANÇ ile/ve/<> SEVGİ ile/ve/<> BİLGİ
( Toplumsal yönetimde, kişiler üzerinde oynanan alanlar. )

- İNANMA ile/ve/değil/||/<>/>/< BIKMA

- İNANMA +/+/+ BİLME +/+/+ DÜŞÜNME +/+/+ GÜZELLİK
( Din. + Bilim. + Felsefe. + Estetik. )

- İNSAN FELSEFESİNDE:
FİZİK ÖTESİ/METAFİZİK
ve/<> VARLIKBİLİM/ONTOLOJİ ve/<> BİLGİBİLİM/EPİSTEMOLOJİ ve/<> ZİHİNBİLİM/PSİKOLOJİ ve/<> TOPLUMBİLİM/SOSYOLOJİ

- İNSAN GELİŞİMİ KURAMCILARINDA:
MARGARET MAHLER
ile/ve/||/<> JOHN BOWLBY ile/ve/||/<> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> ERIK ERIKSON ile/ve/||/<> JEAN PIAGET ile/ve/||/<> DANIEL STERN

- İNSAN'IN/KİŞİNİN DÜŞÜNMESİ ile/ve TANRI'NIN DÜŞÜNMESİ
( [mâhiyetçe değil derece olarak!] Bilkuvve'den bilfiil'e doğru. İLE/VE Bilfiil. )

- İNSAN/KİŞİ ve/<>/= BİLİNÇ/FARKINDALIK
( İNSAN: Varolmayanın, varlaştırılma süreci. )

- İNSANIN/KİŞİNİN:
SÖZÜ
ile/ve BAKIŞI ile/ve SUSMASI
( Hikmet olmalı. İLE/VE İbret olmalı. İLE/VE Ders olmalı. )
( Gerek yok, her sözü, lâf ile beyâna
Bir bakış, bin söz eder, bakıştan anlayana... )
( )

- İNSANLAŞMA ve/||/<>/>/< "DERTLİLİK"

- İP ile TARAZ/DARAZ
( ... İLE Taramak. | Düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik. Dokumanın taraktan geçirilirken kopan ipliklerinden oluşan kabartılar. | (Saç için) Dağınık, biçim verilmemiş, kabarık. | Taraz sözcüğü Anadolu halk ağzında daraz biçiminde de söylenir. Bu sözcüğün kökünde daralmak, sıkılmak, dağılmak, kopmak, üşümekten tüyleri dikilmek vb. anlamlar vardır. )

- İRADE ile BİLİNÇ

- İSTEK/TAMAH ile/ve/değil/yerine/>< KANAAT
( Zahmet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Rahatlık. )

- İSTEKSİZ/LİK ile GÖNÜLSÜZ/LÜK
( ... İLE %51 isteksizlik ya da isteyip istemediği belirli olmama. )

- İSTEK ile/ve/<> DÜŞÜNME

- İSTEK ile/ve/<> İÇGÜDÜ

- İSTEME EDİMİ = VOLITION[İng., Fr.] = WOLLEN, WOLLENSAKT[Alm.] = VOLITIONE[Lat.]

- İSTENÇ(İRÂDE) ile BİLİNÇ
( Kavram olarak bilinç, aklın gözüdür. )

- İSTER İSTEMEZ (DÜŞÜNMEK)

- ISTIRAP/B ile AZAB
( ... ile İKAB["ka" uzun okunur] )

- ISTIRAP ile ARUF[Ar.]
( ... İLE Uzun süre ıstırap çeken. )

- ISTIRAP ile/ve DAYANÇ/SABIR
( Annesi ölene, "öksüz"; babası ölene, "yetim"; eşi ölene, "dul" denilir. Fakat çocuğu ölene, hiçbir şey diyemezler. Çünkü bu, öyle bir ıstıraptır ki, o ıstırabı anlatabilecek bir sözcük bile yoktur. )

- ISTIRAP ve HAREKET

- İTİRAF ile AĞZINDAN KAÇIRMAK
( Kişiler, fiziksel açıdan yorgun olduğunda, dürüst olmaya daha eğilimliler. Bu nedenle, gece geç saatte yapılan konuşmalarda, itiraflar daha sık oluyor. )

- İTKİ ile İÇGÜDÜ

- İYİ AHLÂK ve DOĞRU DÜŞÜNME

- İYİ/YETERİNCE DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<>/>/< İSABETLİ KARAR VERMEK

- KABULLENMEK değil/yerine DÜŞÜNMEK

- KAPILMA ile DUYGULANIM

- KARA KARA (DÜŞÜNMEK)

- KARMAŞIK ALGILAMA SÜREÇLERİ'NDE:
ÖRÜNTÜ
ve/<> HAREKET ve/<> DERİNLİK

- KAS BİLGİSİ/BİLİNCİ ve/<> KEMİK BİLGİSİ/BİLİNCİ

- KAVRAM KARMAŞASI ile/değil ZİHİN/DÜŞÜNÜŞ KARMAŞASI

- KAVRAM ile/ve/<> BİLİNÇ

- KAYBETME KORKUSU değil KAVUŞMA ÜMİDİ
( Yakınlıkta. DEĞİL Uzaklıkta.
Yakınlık, uzaklıktan daha sıkıntılıdır. )

- KAYGI ile/ve/||/<>/> KAÇINMA

- KAYGI ile/ve/<> ÜRPERTİ

- KAYNAKLANMA ile/ve/değil/||/<> KAYNAK ALMA

- KENDİ DIŞINDAKİ DÜNYAYI: BİLMEYEN >< BİLEN ile İÇ DÜNYASINI: BİLMEYEN >< BİLEN
( Câhil. >< Âlim. İLE Gâfil. >< Ârif. )

- KENDİ DÜNYASINDA OLAN ile/ve/değil KENDİ DÜNYASI OLAN

- KENDİ DÜNYASINDA OLMAK/OLAN ile/ve "KENDİNİ BEĞENMİŞ"LİK
( Olgun kişi, kendini beğenmiş değildir ve işlerinde adil ve tutarlıdır. )
( NAHVET[Ar.]: Kibir, gurur, böbürlenme. Kendini beğenme. )

- KENDİ KENDİNE DÜŞÜNMEK ile KENDİ ÜZERİNE DÜŞÜNMEK
( Düşünceleri denetleme/dayanakça gereksinimi duymadan. İLE Düzenli, uyumlu ve bütünlüklü. )
( Bırak çeşitli düşünce/duygu kuşları başının üzerinden uçsunlar. Sen ancak başının üzerinde yuva yapmamalarını sağla!/[sağlayabilirsin!] )

- KENDİ KENDİNE KONUŞMAK ile/değil "SESLİ DÜŞÜNMEK"
( Denetleyemeden. İLE/DEĞİL Farkındalıkla. )
( ... İLE/DEĞİL Kişi bazen farkında olmadan da düşündüklerini seslendirebilir. )
( Durumu iyice tartın ve düşünmekten sakın kaçınmayın. )

- KENDİ KENDİNE KONUŞMAK ile SAYIKLAMAK
( Zihinsel bozukluklarda. İLE Uykuda ya da hastalıkta. )

- KENDİLİĞİN BÖLÜNMESİ(ŞİZOFRENİ) ile ÇOKLU KİŞİLİK BOZUKLUĞU
( Gerçeklerle olan ilişkilerin büyük ölçüde azalması, düşünce, duygu ve davranış alanlarında önemli bozulmaların ortaya çıkması vb. belirtiler gösteren bir akıl hastalığı. İLE ... )

- KENDİLİĞİNDENLİK ile/ve/||/<> YARATICILIK ile/ve/||/<> ÜRETİCİLİK ile/ve/||/<> KENDİNİ ÜRETİM(POLİTERASYON)

- KENDİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> TARİHSELLİK

- KENDİN OLABİLMEK ve/||/<>/> KENDİN KALABİLMEK

- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> ONAYLANMA GEREKSİNİMİ

- KENDİNİ TANI = RECOGNIZE YOURSELF[İng.] = GNOTHI SEAUTONU

- KEYFÎ "DÜŞÜNMEK"/KONUŞMAK ile/değil/yerine KENDİNE GÖRE DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK
( [ne yazık ki] Kişiler, (çoğunlukla) yiyecekleri ve yatacakları bir şeyleri olduğu sürece düşünmeyi reddederler. [ya da bu yanılsamadan ve keyfiyetten vazgeçip düşün(ebil)meyi, her şeye yeğlemelidirler] )

- KİBİR ile/ve/<>/değil BAĞIMLILIK
( Kibir, kişinin, sahip olduklarını, "hak etmediği" korkusundan kaynaklanır... )

- KİBİR ile/değil ÇEKİNGENLİK

- KIBLE ||/<>/= ÖZBİLİNÇ

- KİFÂYETSİZ MUHTERİS ile/ve/<> HEBENNEKA[Ar.]
( ... İLE/VE/<> Zeki ve becerikli olmadığı halde, kendini öyle sanan. )

- KİMLİK ile/ve/<> BENLİK ile/ve/<> BİREYSELLİK

- KİMLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİLİK

- KIRGIN/LIK ile/ve/||/<> KIZGIN/LIK
( Sessizdir. İLE/VE/||/<> Gürültülüdür. )

- KİŞİ/İNSAN:
BİLGİSİZLİĞİNİN ESİRİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
BİLGELİĞİNİN ESERİ


- KİŞİ/İNSAN:
HAL
ve/<> HAL

- KİŞİ/KENDİ ile/ve İNSANLIK
( İnsanlık, bizden, çoluğumuzun çocuğumuzun, konu konşumuzun, milletimizin ve insanlığın yararlanmasıdır. )

- KİŞİ/LER değil/yerine/||/=/<>/< ZİHİN/LER

- KİŞİ:
ÜMİT
ve/<> BATKI/HÜSRÂN['ın biraradalığı]
( Kişilerin ümitleriyle oynama! Belki ve bazen/çoğunlukla, tek sahip oldukları şey odur. )
( "Ümit Yitimi" değil/yerine Ümit... yazısını okumak için burayı tıklayınız... )

- KİŞİDE:
VARLIK
ve/> SEVİNÇ
( Oluşan/oluşmuş/oluşursa. VE/> Göstergesi. )

- KİŞİLİK BOZUKLUĞU ile KİŞİLİK YARILMASI

- KİŞİLİK ÖRGÜTLENMELERİ/BOZUKLUKLARI:
[PARANOİD ile ŞİZOİD ile ŞİZOTİPAL]
ile [ANTİSOSYAL ile NARSİSİSTİK ile BORDERLINE ile HİSTRİONİK] ile [BAĞIMLI KİŞİLİK ile ÇEKİNGEN ile OBSESİF-KOMPULSİF] ile [PASİF AGRESİF ile KENDİNİ TEKRARLAYAN(SELF REPEATING)]

- KİŞİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KENDİLİK
( Masterson'ın, Kendilik kuramı ve çalışmalarını okumanızı/incelemenizi salık veririz... )

- KİŞİLİK ve/||/<>/>/< ONUR

- KİŞİYİ/İNSANI:
DOĞRUDAN ANLAMAK
ile/ve/değil/yerine DOLAYLI OLARAK ANLAMAK
( Kişi/ler, dolaylı olarak, ancak, bir şeyler üzerinden anlaşılabilir. Doğrudan anlamak olanaklı değildir. Ve de kişi, ancak, kendinden bahsettiği oranda anlaşılabilir, bilinebilir/tanınabilir. )

- KIŞKIRTMA ile/ve/> FIŞKIRTMA

- KIZMAK ile/ve/<> "TAPASI ATMAK"

- KIZMAK ile/ve/değil/yerine GÜCENMEK

- KIZMAK ile RAHATSIZ OLMAK

- KLASİK KOŞULLANMA ile/ve BİLİŞSEL KOŞULLANMA

- KOGNİTİF[İng. < COGNITIVE] değil/yerine/= BİLİŞSEL

- KOMEDİ ile KOMİK
( Sanatçının yaptığı. İLE Abartanın, dozu kaçıranın yaptığı. )

- KONUŞMA BOZUKLUĞU/SORUNLARI ile KEKELEMEK

- KONUŞMAK DÜŞÜNMEYİ BİLMEK

- KONUŞMASINI BİLMEK ve/= DÜŞÜNMEYİ BİLMEK

- KONUŞTURAN/KONUŞULAN REKLÂM ile/ve/<>/değil/yerine SATTIRAN REKLÂM

- KOORDİNASYON/EŞGÜDÜM ile/değil EŞZAMANLI/LIK(SENKRON/İZASYON)

- KOORDİNASYON değil/yerine/= DÜZENLEME/EŞGÜDÜM

- KORKU ile/ve/||/<>/> AĞRI ile/ve/||/<>/> GERGİNLİK

- KORKU ile/ve/||/<> AKIL
( İşin içine korku girdiği oranda, "akıl" da etkinleşir. Bir kişi, ne kadar korkusuz ise "aklını" o kadar az kullanır. )

- KORKU değil/yerine/>< ŞÜKRAN

- KORKU ile/ve/değil/yerine TARİH BİLİNCİ
( Milletlerin uygarlık seviyelerini, tarih incelemelerindeki çaba ve becerilerine göre belirlemek olanaklıdır. )

- KORKU ile/ve/değil/yerine TARİH BİLİNCİ
( Milletlerin uygarlık seviyelerini, tarih incelemelerindeki çaba ve becerilerine göre belirlemek olanaklıdır. )

- KÖRLÜK ile "DAĞ KÖRLÜĞÜ"

- KÖRLÜK ile/<> YOKLUK

- KOŞULLANMA ile/ve/değil ALIŞKANLIK

- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil/<> KÖTÜLÜKLERE NEDEN/VESİLE OLAN
( Kendinden çok, başkalarından az isteyen bir kişi, kendini, kötülüklerden uzak tutar. )

- KÖTÜLEME ile/ve/değil/yerine TESPİT ETME

- KÜLTÜR:
BİLİNÇDIŞINI
ile/ve BİLİNÇALTINI ile/ve BİLİNÇLE
( Örgütler. İLE/VE Besler. İLE/VE Gelişir. )

- KÜLTÜR:
İÇGÜDÜ
ve/>/+ İÇTEPİ ve/>/+ DÜŞÜNCE ve/>/+ İNANÇ

- KURAM ve/||/<> KİŞİ ve/||/<> HASTALIK ve/||/<> KİŞİLİK BOZUKLUĞU
( Davranışçı Terapi | Benedict | Paraonoid Bozukluk | Depresif Kişilik

Bilişsel Kuram | Beck | Obsesif Kompulsif Bozukluk | Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu

Bireysel Psi.(Adler) | Adler | Karşı Olma, Karşı Gelme Bozukluğu | Şizotipal

Ego state | Ecstein | Paylaşılmış Psikotik bozukluk | Pasif Agresif

Psikotoplumsal Gelişim | E.Erickson | Eşeysel İşlev Bozukluğu | Antisosyal

Kendilik Psikolojisi | Kohut | Uyku Bozukluğu | Mazoşistik

DDDT | Ellis | Özgül Fobiler | Çekingenlik

Evrimsel Psikiyatri | Maslow | Vajinismus | Paranoid

Roger'cı Sağaltım | Rogers | Yaygın Kaygı Bozukluğu | Histriyonik

Ego Psikolojisi | Anna Freud | Travma Sonrası Stres Bozukluğu[PTSB] | Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu

Varoluşçu Terapi | Yalom | Yaz Etkileşimi | Self-defeating

Bireysel Psikoloji(Adler) | Bandura | Somatizasyon Bozukluğu | Pasif Agresif

Ayrılma-Bireyleşme | Mahler | Panik Bozukluk | Çekingenlik

Masterson Kuramı | Masterson | Şizofreni | Narsisistik

Transpersonel Psi. | Jung | Depresyon | Şizoid

Fenomenolojik Kuram | Kernberg | Sosyal Fobi | Borderline

Dürtü-Savunma Kuramı | Fairbairn | Madde Bağımlılığı | Şizoid

Biyolojik Kuram | E. Fromm | Egodistonik | Eşeşeysellik | Antisosyal

T.A | Watkins | Tikler | Sadistik

Oyun ve Gerçeklik | Winnicott | Kimlik krizi | Paranoid

Dürtü-Savunma Kuramı | Freud | Fobiler | Antisosyal

Logoterapi | Frankl | Dürtü Kontrol Bozukluğu | Pasif agresif

Hümanistik Psi. | Otto Rank | Konversiyon Bozukluğu | Histriyonik

Nöropsikanaliz | Schore | Hiperaktivite | Karışık tip

Nesne ilişkileri | Sullivan | Yeme Bozukluğu | Depresif Kişilik

Varoluşçuluk | Rollo May | Bipolar Bozukluk | Bağımlı

T.A. | Jacobson | İntihar | Self-Defeating

Gestalt | Bowlby | Davranım Bozukluğu(Ergen) | Narsisistik

Toplumsal Travama | Vamık Volkan | Toplumsal Travmanın Çözümü | Onarıcı ve Yıkıcı Önder

Şema Terapi | Risley | Parafidiler | Borderline )

- KÜRE ile YARIKÜRE
( ... İLE Yer ya da gökküresinin, ekvatorla bölünmüş iki yarısından her biri. )

- KURU KURU (DÜŞÜNMEK)
( Bir şey yapmak yerine sadece düşünerek zaman geçirmek, işe yaramamak. )

- KURUCU ile/ve SAVUNUCU

- MADDE ve/<> BİLİNÇ
( Yayılan/a. VE/<> Kavranılan/a. )

- MADDE ile EVRENSEL ZİHİN
( "İdrak edilenlerin bütünlüğü/toplamı" denilen. İLE "İdrak edenlerin bütünlüğü" denilen. )
( MADDE: KÜTLE ve HACİM ve EYLEMSİZLİK )
( Her düzeyde berrak bir zihne gereksinim vardır. )
( Zihin ve dünya ayrı değildir! )
( Dünyanın ne olduğunu düşünüyorsanız, o, sizin kendi zihninizdir. )
( Tüm uzay ve zaman, zihindedir. )
( Gerçeğin zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Ortak etmeni bulmak için tüm ayrımları terk etmek zorundasınız. Ancak evrensel olan ortaktır. )

- MADDE ile/ve/<> ZİHİN
( Madde, şekildir; zihin, isimdir. )

- MADDÎ KEYİFLER/ZEVKLER ile/ve/değil/yerine MANEVÎ ZEVKLER
( Başta istek, sonrasında bıkkınlık verir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Başta isteksizlik, sonrasında şevk verir. )

- MANTIKÇA DÜŞÜNMEK ile/ve/<> VARLIKÇA DÜŞÜNMEK

- MANTIKLI DÜŞÜNMEK ile/ve MANTIK BİLMEK

- MASTÜRBASYON ile DÜZÜŞME
( ["argo/kaba"] 31 ÇEKMEK[Ar. İSTİMNÂ Bİ-L-YED] ile SİKİŞME )

- MÂTEM[Ar.] değil/yerine/= YAS

- MATUH[Ar.] değil/yerine/= BUNAK

- MECNÛN ile MECLÛB[< CELB]
( Delice seven, tutkun. İLE Başka yerden getirilmiş olan. | Taraftarlığı kazanılmış bulunan. | Tutkun. )

- MEMÂT[Ar.] değil/yerine/= ÖLÜM
( ÖLÜM )

- MİHNET[Ar.] değil/yerine/= SIKINTI/ÜZÜNTÜ
( ZAHMET, EZİYET | GAM, KEDER, SIKINTI, DERT | BELÂ, MUSİBET )

- MİNNET DUYMAK ile SAYGI DUYMAK

- MİT/MİTOS[Fr. < Yun.] ile/ve/<>/> MİTOLOJİ[Fr. < Yun.]/ESÂTÎR[Ar.]
( Tarih öncesine dayanan efsane. Dirimli öykü. Şiirsel felsefe. | Geleneksel olarak yayılan ya da toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren, tanrı, tanrıça, evrenin doğuşu ile ilgili imgesel, alegorik bir anlatımı olan halk öyküsü. İLE/VE/<>/> Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. | Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ilişkin mitlerin, efsanelerin tümü. )
( Antik Yunan'da Ksenophanes (M.Ö. 565-470), Homeros ve Hesiodos'un tanrısal mitos anlatımlarını eleştirmiş ve yadsımıştır. Bu eleştiri sonucunda mitler, din ve metafizikten arındırılmış ve bağımsız bir mitos öğretisi ortaya çıkmıştır. Ancak yaşamdan yansıtılarak oluşturulmuş mitoslar, bu kez, yaşamdan kopuk ansal kurgular biçimini almıştır. )
( Toplumların yaratıp yaşattığı mitler, geleneği yaşatmakla birlikte, özlem, umut ve beklentilerin yansıtıldığı bir geleceğin dünyası niteliğine de bürünmektedir. Bu tür mitler, gerçek yaşamın zorlukları karşısında bunalan bireylerin, özledikleri yaşamı kurmayı gelecek nesillere bıraktıkları birtakım tasarımlar niteliğindedir. Bireysel olarak ele alındığında mitos dönemi, ana rahminden konuşmanın başlamasına kadar geçen ve bebeklik süreci olarak adlandırılan döneme karşılık gelmektedir. )
( Bir mit duygusal bağlılık yönünden içi boşaldığında masala dönüşür. Duyguları etkileme gücünü yitirir. Ansal yorumlama ile de kurgu biçimini alır. )
( Mit ilk önce metafiziksel kozmogoni ile aşılmıştır. Artık mitsel simgeler arasındaki anlamlı bağ (ritus) yerini düşünceler arasındaki anlam bağına, mantık'a(düşünbiçim) bırakmıştır. Metafiziksel kozmogoni bir yandan felsefi spekülasyon biçimini alırken öte yandan miti dine dönüştürmüştür. Dinsel mit ise "tarih bilinci" ile aşılmıştır. Kişinin varoluşu, tarihsel bilinç yoluyla, gerçek ve olgusal kavranışına yükselmiştir. )
( Paganist (putperest) mitler, kişinin karşısında eşyayı, doğa parçalarını ve hayvanları yüceltmiş ve kutsallaştırmıştır. Buna karşın imgesel (imgetapar, hayalperest) mitler, doğaüstü imgeleri kişinin karşısında yüceltmiş ve kutsallaştırmıştır. Aydınlanmaya temel oluşturan mitler ise, insan yaşamını ve özellikle insan aklının tutsaklıktan ve yanılsamadan kurtuluşunu simgelemiş olanlardır. Ezoterik okullar bu tür mitlerden yararlanmışlardır. )
( Yaşamdan yansıtılarak oluşturulmalarına karşın mitler tarihsel değildir. Bir başka deyişle, tarihsel bir zaman ve mekân göstermezler. Mitlerin zamanı ve mekânı aşkındır. Mitler okunduğunda ya da ritüel eşliğinde canlandırıldığında, kişi mitsel zaman ve mekâna geçer. Mite katılır ve onu coşkuyla yaşar. Tarihsel olaylar bir kere olur ve geri dönüşsüzdür. Oysa mitler, canlandırılıp yaşanabilir. )
( Günümüzde, psikolojide ortaya çıkan gelişmeler, insan davranışlarının arkasında simgesel (arketipal) bir altyapının etkin olduğunu ortaya çıkarttığı için, mitos yeniden önem kazanmıştır. Artık mitosa, bir zamanlar olmuş bitmiş fantastik masallar gözüyle bakılmamakta, aksine, yaşayıp gelen ve halen yaşamakta olan, insan davranışlarını etkileyen ve yaşamın anlamlandırılmasında etkinliği olan bir öğe gözüyle bakılmaktadır. )
( Mitosu, bireyin duygu ve hayal dünyasında oluşan, gelişen bir psişik gereksinim olarak ele aldığımızda, modern toplumların modern mitlerin halen önemini koruduğu anlaşılmaktadır. )
( Mitoloji, evrendeki(insandaki/doğadaki) kaderi araştırma işidir. )
( Mitoloji, kişinin bulunduğu yeri anlamlandırma işidir. )
( Mitler yazıldıklarından itibaren mit olmaktan çıkmaya başlamıştır. )
( Mitte tipoloji yoktur, arkeler vardır. )
( Mitler, düzyazıya döküldüğü anda doktrindir. )

- MİT ile/ve KOLLEKTİF BİLİNÇALTI

- MİZÂC ile/ve/<>/> BÜNYE ile/ve/<>/> DİMAĞ

- MOTİVASYON[İng.] değil/yerine/= GÜDÜLE(N)ME

- MÜLÂHAZA[< LÂHZ] değil/yerine/= DİKKATLE BAKMA | İYİCE DÜŞÜNME | DÜŞÜNCE

- MUSTARİP ile MÜTEESSİR
( Acı çeken. İLE Kederli, hüzünlü, üzüntülü. | Birinin acısıyla acılanan. | Etkilenen. )

- MUTLAK ZAMAN ile/ve MUKAYYET ZAMAN ile/ve PSİKOLOJİK ZAMAN

- MUTLU İKEN ile ÜZÜNTÜLÜ İKEN ile ÖFKELİ İKEN
( Söz verme! İLE Yanıt verme! İLE Karar verme. )

- MUTLULUK İÇİN ...:
DAHA AZ ...
ve/>< DAHA ÇOK ...
( ... nefret edelim. VE/>< ... sevelim.
... kaygılanalım. VE/>< ... dans edelim.
... alalım. VE/YERİNE/>< ... verelim.
... tüketelim. VE/YERİNE/>< ... üretelim/türetelim.
... somurtalım. VE/YERİNE/>< ... gülelim.
... konuşalım. VE/YERİNE/>< ... dinleyelim.
... korkalım. VE/YERİNE/>< ... deneyelim.
... yargılayalım. VE/YERİNE/>< ... kabul edelim.
... izleyelim. VE/YERİNE/>< ... yapalım.
... şikâyet edelim. VE/YERİNE/>< ... takdir/tebrik edelim. )

- MUTSUZLUK ile/ve/> HASTALIK

- NARSİSİZM ile/ve/||/<> KÖTÜCÜL(MALIGNANT) NARSİSİZM

- NEDENLİ DÜŞÜNMEK ve/=/||/<>/> DERİN DÜŞÜNMEK

- NEFES ve/> NEFS ve/> NEFİS

- NEFSÂNÎ ile/ve/||/<>/< ŞEHVÂNÎ/ŞEHVETLİ

- NEFS ile/ve/<> KAN

- NEM <> GAM
( Duvarı yıkar. <> İnsanı yıkar/bitirir[/öldürür]. )

- NEŞE >< HASTALIK ya da KURUNTU
( Neşeli olmayan kişiden, iki türlü kuşkulanılır. Ya hastadır ya da o kişinin, başkalarına bildirmek istemediği bir kuruntusu vardır. [ATATÜRK] )

- NEŞE değil/yerine/= SEVİNÇ

- NESNE AKTARIMI ile/değil/yerine KENDİLİK AKTARIMI

- NESNE PUTU ile/ve/ZİHİN/DÜŞÜNCE PUTU

- NESNE PUTU ile/ve/ZİHİN/DÜŞÜNCE PUTU

- NESNEL/OBJEKTİF DUYGULAR ile/ve PAY ALMA/KATILMA DUYGULARI ile/ve DURUM (İÇERİKSİZ) DUYGULARI

- NESNENİN BİLİNCİ ile/ve KENDİ-NİN BİLİNCİ

- NESNENİN MERKEZİ ve/||/<> BİLİNCİN MERKEZİ ve/||/<> ÖZGÜRLÜĞÜN MERKEZİ
( Kendi dışındadır. VE/||/<> Kendini bilmedir. VE/||/<> Kendine yeten varolmadır. )

- NETLEŞTİRME ve/||/<>/> YÜZLEŞ(TİR)ME ve/||/<>/> YORUMLAMA

- NETLEŞTİRME ile/ve/<> YÜZLEŞTİRME ile/ve/<> YORUMLAMA
( Psikoterapi yöntem ve süreçleri. )

- ODAKLANMAK ile/ve KOŞULLANMAK

- OEDIPUS KARMAŞIKLIĞI/KOMPLEKSİ ve/||/<> ELEKTRA KARMAŞIKLIĞI/KOMPLEKSİ
( Eril çocuklarda. VE/||/<> Dişil çocuklarda. )

- ÖFKE(> ADRENALİN >) ve/> KALP KRİZİ
( Keskin sirke, küpüne zarar. )

- ÖFKE = ANGER[İng.] = COLËRE[Fr.] = ZORN[Alm.] = ira[Lat.]

- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< ÇARESİZLİK

- ÖFKE ile HIŞIM/HIŞM[Fars.]
( Öfkeyi sükûnetle, kötülüğü iyilikle, cimriliği cömertlikle ve yalanı gerçekle yenin. )
( Öfkeyi/gadabı tatmin etmek hayvanlıktır. )
( Ancak öfkesini/hışmını yenen, yiğittir. )

- ÖFKE yerine HÜZÜN

- ÖFKE ile/ve/> UTANMA
( Öfke gelir, göz kararır; öfke gider, yüz kızarır. )

- ÖĞRENME'DE:
KLASİK
ile/ve EDİMSEL ile/ve PEKİŞTİRME ile/ve BİLİŞSEL ile/ve BİLGİSAYAR YARDIMIYLA

- ÖĞRENME ile/ve/değil/yerine KOŞULLANMA

- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜŞÜNMELERİNİ SAĞLAMAK

- OLASILIĞI DÜŞÜNMEYE BAŞLAMAK ile/ve OLASILIĞIN YÜKSEK OLMASI

- OLASILIKLARI DÜŞÜNMEK/HESAPLAMAK ile "ŞOM AĞIZLILIK"

- ÖLÜM KORKUSU < GÖVDE ZANNI

- OLUMLU-OLUMSUZ ALGISI ile/ve VARLIK-YOKLUK ALGISI

- ÖNCE/Sİ ve/<> BİLİNC/İ

- ÖNLEME ile BASTIRMA

- ONU DÜŞÜNMEK/HİSSETMEK ile/ve ONUN GİBİ DÜŞÜNMEK/HİSSETMEK
( Sevgi. İLE AŞK. )
( Sevgi. İLE Koşulsuz Sevgi. )

- ÖNYARGILARINI DÜZENLEMEK ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNMEK

- ORANTISIZ GÜÇ ile/ve/||/<> ORANTISIZ HOŞGÖRÜ

- ÖRÜNTÜ KURMA DÜRTÜSÜ ve/||/<> KEŞİF ve/||/<> DUYUSAL/EŞEYSEL ve/||/<> BAĞLANMA ve/||/<> BAKICILIK ve/||/<> YAKINLIK ve/||/<> GERİ ÇEKİLME/KAÇINMA/ÖFKE/ZITLIK
( Kişinin ve bebeğin, ilk harekete geç(iril)en, yönelim, donanım ve gereksinimleri... )

- ÖTEDUYUM/UZADUYUM/RÂBITA/TELEPATİ ile/değil AYNI ŞEYİ DÜŞÜNMEK

- ÖZDEŞİM ile/ve/||/<> YANSITMALI ÖZDEŞİM

- ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK
( Ne olduğunuzu bilmek için ne olmadığınızı bulun! )
( Ancak kendi farkındalığınız ve kendi çabanızla keşfettikleriniz sizin işinize her zaman yarayacak olanlardır. )
( Kendinize saygıyla ve sevgiyle yaklaşınız. )
( Kişi, kendinin ışığıdır. )
( Kendi hakkınızdaki yanlış düşünceleri terk edin. )
( Algılanabilir ya da akıl-alabilir bir şey olmadığınızı ve bilinç alanında beliren hiçbir şeyin öz varlığınız olamayacağını bir kez anladıktan sonra, daha derin bir kendini-biliş'e götürecek tek yol olan, herhangi bir şeyle özdeşleşme alışkanlığını kökünden kazıma işine girişeceksiniz. )
( Aranacak ve bulunacak hiçbir şey yoktur, çünkü kaybedilmiş bir şey yoktur. )
( Sakin kalın, sessiz kalın; o ortaya çıkacak, daha doğrusu, sizi içine alacak. )
( Herşey ya kendinde ya da başkasındadır. )

- ÖZERK/LİK ve/<> BİLİNÇLİ/LİK

- ÖZGÜR DÜŞÜNME'Yİ:
"ÖĞRETMEK"
ile/değil/yerine OLANAKLARINI SAĞLAMAK/SUNMAK
( Özgür düşünmeyi ancak kişinin kendi gerçekleştirebileceğinden öğretilemez fakat olanaklarını sunmak/sağlamak gereklidir! )

- ÖZGÜR ile/ve/değil ÖZGÜVENLİ

- ÖZLEMEK ile/ve/||/<>/> SEVMEK
( Rüyanda görmüşsen. İLE/VE/||/<>/> Rüyanda görmek ümidiyle yatıyorsan. )

- ÖZLEM ve/<> ZEVK

- ÖZVARLIK'TA:
BİLİNÇ
ve SEVGİ
( Sizi, bilinenin dar çerçevesi içinde tutanın ne olduğunu bilmek yararlıdır. )
( Sevgi ve iradenin de sırası gelecektir, fakat önce zemin hazırlanmış olmalıdır. )
( Her zaman, öz varlığımızın eşliğindeyiz. )
( Herşeyden önce, öz varlığınızla devamlı bir temas kurun, her an kendinizle olun. )
( Bir gözlem merkezi olarak bilme ve tanıma niyetiyle işe başlayın ve eylem halindeki bir sevgi merkezine dönüşün. )
( Eylem halindeki sevgi. )
( Love in action. )

- ÖZYİNELEME ile YİNELEMELİ

- PANİK ATAK ile PANİK BOZUKLUK

- PARAMİMİ ile ...
( Düşünceler ile yüz ifadeleri arasındaki uyuşmazlık. )

- PARAMNEZİ ile ...
( Bellek bozukluğu. )

- PDR ile/ve/||/<> RPD
( Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik. İLE/VE/||/<> Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık. )

- PERFORMANS =/ve İLETİŞİM =/ve GÜDÜLENME =/ve YETKİNLİK/LER
( NE? ve NEDEN? ve NASIL? )

- PES ETMEK ile KAÇMAK

- PISIRIK ile PİNPİRİK
( Tutuk, yüreksiz, beceriksiz. İLE Yaşlı ve güçsüz. )

- PİŞMAN/LIK ile/ve/||/<>/> VİCDAN AZABI

- PROAKTİF ZİHİN ile REAKTİF ZİHİN
( Proaktif zihniyetliler, kendilerini harekete geçirerek, teşvik ederek, inisiyatif alırlar. İLE Reaktif zihniyetliler, sorumluluğu üstlenecek birinin ortaya çıkmasını beklerler. )

- PSİKO-TOPLUMSAL BEN ile/ve/||/<> TEMSİLİ BEN ile/ve/||/<> EYLEYEN BEN

- PSİKODRAMADA:
ISINMA
ve/||/<>/> OYUN ve/||/<>/> PAYLAŞIM

- PSİKOLOJİ'DE
( * YAKLAŞIM TÜRLERİ'NDE:
NÖROBİYOLOJİK ile/ve DAVRANIŞSAL ile/ve BİLİŞSEL ile/ve PSİKOANALİTİK ile/ve FENOMENOLOJİK
* PSİKOLOJİ ALANLARI'NDA:
DENEYSEL ile/ve FİZYOLOJİK ile/ve GELİŞİMSEL ile/ve KİŞİLİK ile/ve SOSYAL ile/ve BİLİŞSEL ile/ve KLİNİK VE DANIŞMANLIK ile/ve OKUL VE EĞİTİM ile/ve ENDÜSTRİ
* ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ'NDE:
DENEYSEL ile/ve GÖZLEM ile/ve TARAMA ile/ve TEST ile/ve VAK'A TARİHÇESİ )

- PSİKOLOJİ:
BİLİMSEL
ve/||/<> SANATSAL
( Gövde. VE/||/<> Zihin. )

- PSİKOLOJİDE/TÜZEDE KORUMA:
KENDİ İÇİN
ve/||/<>/> YAKIN ÇEVRE İÇİN ve/||/<>/> TOPLUM İÇİN

- PSİKOLOJİK VE TOPLUMSAL SORUNLARIN KÖKENİNDE:
[ya] COŞKUNUN
ile/ve/ya da/||/<> ÖFKENİN ile/ve/ya da/||/<> KORKUNUN DÜZENLENEMEMESİ

- PSİKOLOJİK ile/değil/yerine PSİKOJENİK

- PSİKOLOJİK ile/değil PSİŞİK

- PSİKOLOJİSİ BOZUK OLAN ile KARAKTERİ BOZUK OLAN
( Düzelir. İLE Düzelmez. )

- PSYCHOLOGY vs. PSYCHIATRY

- RAHATLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARINMA

- RAHATSIZ OLMAK ile GOCUNMAK

- RAHATSIZLIK ile ŞİKÂYET

- RAHİMDEN AYRILIŞ ile/ve/+/||/<>/> MEMEDEN AYRILIŞ

- RÂZI OLUNAN ÖFKE ile RÂZI OLUNMAYAN ÖFKE
( Bizi mahkum eden şey, huylarımız, ahlâkımızdır. )

- REFLEKS(İNSİYÂK) ile ALARM/UYARI

- RİÂYET ile ...
( GÜTME, GÖZETME | UYMAK, SAYGI, SAYMA | AĞIRLAMA )

- RÛH ile RUH[Fars.]
( Can, nefes. | Canlılık, duygu/his. | En önemli nokta, öz. | İspirto gibi uçucu gaz. | Melek, cin, hayali varolan. | Türk müziğinde en az beş-altı yüzyıllık bir mürekkep makam.[Zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır.] İLE Yanak, yüz/çehre. | Anka kuşu. | Anka kuşuna adına verilen satranç taşlarından biri. | Dizgin. | Taç. | Taraf, yön. | Hasırotu. )

- RÜYÂ ile/<> RİYÂ
( Olmadığı gibi görmek. İLE/<> Olmadığı/n gibi görünmek. )

- SABİTFİKİR ile/ve/> TAKINTI ile/ve/> TAASSUB/NEVROZ
( Bir "düşüncenin", yerinden oynatılamazlığı. İLE/VE/> Sabitfikre, duygunun da katılması (ile). İLE/VE/> Sinirlilik/asabileşme ve çeşitli türlerde tepkisellikler. )

- SAÇLARIN BEYAZLAMASI:
YASTAN
ile/değil/yerine YAŞTAN

- ŞÂDÎ[< ŞEDÂ] ile ŞÂDÎ[Fars.]
( Mahkeme hademesi, mübaşir. | Zamanında, sultan sarayına odun götüren yeniçeri, odun ambarı memuru. | Nağme ile şiir okuyan. | İlimden, edebiyattan payı olan. | Torba oğlanı, Acemi Ocağı neferi. İLE Memnuniyet, sevinçlilik, gönül ferahlığı. )

- SAĞALTIM:
DAVRANIŞÇI ve/ya da BİLİŞSEL
ile/ve/||/<> DİNAMİK ile/ve/||/<> VAROLUŞÇU

- SAĞDUYU ile DUYARLILIK
( AKL-I/HİSS-İ SELÎM ile HASSASİYET )

- SAHİP OLMAK ve/||/<>/< AİT OLMAK

- SAKİN/LİK ile "AĞIR/LIK"
( Zihinsel. İLE Davranış ve tutumlarla. )
( Bilinçli/farkındalıklı iç devinimle. İLE Çevredekilerin bağdaştırdıkları/bekledikleri sıfatla. | [Mizactan dolayı da olabilir] )
( Sakin bir yaşama biçimine sahip kişiler, sıkı ve alçakgönüllü çalışmalarını sürdürmeli. )

- SAKİN/LİK ile İÇİNE KAPANIK/LIK
( Bilinçle. İLE Olumsuz, zihinsel dalgalanmalarla. )

- SAKIRDAMAK ile ŞAKIRDAMAK
( Korkudan ya da soğuktan dolayı titremek. İLE "Şakır" diye ses çıkarmak. )

- SALTIK/LIK ile/ve/||/<>/< ETKİLENMEYİŞ

- SAMİMİYET >< YALNIZLIK

- SANAT ve/||/<>/> SAĞALTIM ARACI

- SANAT ile SAYRILIK

- SANI ile DEJAVU

- SAPLANTI ile/değil AŞK

- SAPLANTI = FİKR-İ SABİT = FIXED IDEA[İng.] = IDÉE FIXE[Fr.] = FIXE IDEE[Alm.] = FIXUS[Lat.]

- SAPLANTI ile/değil TİK[Fr.]
( ... İLE/DEĞİL Herhangi bir kas kümesinin, istençdışı devinmesi. | Alışkanlıkla sık sık yinelenen, gülünç, sıkıcı söz ya da el, kol, yüz devinmesi. )

- SAPMA ile/ve/<> SAPLANMA

- ŞAŞKIN/LIK ile/ve/<> GÜVENSİZ/LİK

- SAVAŞMAK ve/||/<>/> KAÇMAK ve/||/<>/> DONAKALMAK
( [Olanaklar(ımız)/koşullar(ımız)] Yetiyorsa, uygunsa. VE/||/<>/> Yetmiyorsa, uygun değilse. VE/||/<>/> İkisi arasında kalmış ya da hiçbir karar veremiyorsak. )

- SAVUNMA MEKANİZMALARINDA:
FİZİKSEL OLARAK KAZANILMIŞ SAVUNMA SİLAHLARI
ile/ve DAVRANIŞSAL OLARAK KAZANILMIŞ SAVUNMA HAREKETLERİ

- SAVUNMA ve/||/<> GÜDÜLENME ve/||/<> KAYGI

- SAYRI/HASTA/HİPOKONDRİAK ile/değil SAYRIMSAK
( ... İLE/DEĞİL Gerçekte sayrı olmadığı halde, kendini sayrı gösteren/sanan. )

- SAYRILIK/HASTALIK/MARAZ değil/yerine/>< ESENLİK

- ŞEHVETTEN ile/ve/değil/yerine AŞKTAN
( Beşer doğulur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İnsan olunur. )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kalıcı. )
( Beşeri aşk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi. | Tüm yetkin olanlar. )
( Mülkiyet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özgürlük. )

- ŞEHVET ile ...
( AŞIRI İSTEK | MADDEYE OLAN BAĞIMLILIK | NEFİS )

- ŞEHVET ile/ve/değil/<>/>/< AŞK
( Herkes, dur der! İLE/VE/DEĞİL/<>/>/< Herkes, kabul eder. )

- ŞEHVET ve ŞİDDET

- SEMPATİKO ile/ve/||/<> SEMPATİ ile/ve/||/<> EMPATİ ile/ve/||/<> CONPATİ

- SEMPATİK ile/ve/<> PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ

- SEREBRUM'DA:
YARIK
ile/ve OLUK

- ŞEREF = HONOUR[İng.] = HONNEUR[Fr.] = EHRE[Alm.] = ONORE[İt.] = HONOR[İsp.]

- SES-SOLUK (ÇIKARMAMAK)

- SESİMİZİ:
DOĞRUDAN DUYMAK
ile/ve/||/<> KAYIT ARACINDAN DUYMAK
( Ses Kaydımızı Dinlediğimizde Sesimizi Neden Kendi Duyduğumuzdan Farklı Algılarız?

Ses, havada basınç dalgaları oluşturarak yayılır. Kulağımıza ulaşan ses dalgaları, kulak kanalı boyunca ilerler ve iç kulaktaki koklea olarak adlandırılan salyangoz şeklindeki yapıda bulunan tüy hücreleri tarafından algılanır. Tüy hücreleri, ses dalgalarını, sinir iletilerine dönüştürür. Bu sinyaller, sinir hücreleri tarafından beyne iletilir ve böylece ses duyulmuş olur.

Kendi ses kaydımızı dinlediğimizde, çoğunlukla duyduğumuz sesten rahatsız olur ve kayıttakinin kendi sesimize benzemediğini düşünürüz. Çünkü, normalde kendi sesimizi iki şekilde algılarız. Konuştuğumuzda oluşan ses dalgaları öteki dış kaynaklı sesler gibi havada yayılırken kulağımıza ulaşır ve kokleadaki tüy hücreleri tarafından algılanır. Ancak, ses dalgalarını oluşturan ses telleri titreştiğinde, bu titreşimler, boynumuzdaki ve başımızdaki kemikler tarafından da iletilir. Kokleaya ulaşan bu titreşimlerin frekansı havada yayılan sesin frekansından daha düşüktür. Kendi sesimizi bu iki farklı yoldan ulaşan ses dalgalarının birleşimi şeklinde algılarız.

Ses kayıt araçları, sadece havada yayılan ses dalgalarını algıladığı için sesimizin vücudumuzun içinde iletilen bileşenini duyamamış oluruz. Dışarıdan gelen sesleri engelleyen kulaklıkları taktığımızda ise sadece "kendi iç sesimizi" algılarız. )

- SEVGİLİ ile/ve ÂŞIK
( Sultan. İLE/VE Kul. )
( Âşıksan, o da sana âşık olur. [Âşık-mâşuk ayrımı/farkı da kalmaz.] )
( Sevgili ile başbaşa olana, ağyâr gerekmez. )
( Birbirinin güneşinde ısınırlar. İLE/VE Yanarlar. )
( DAVUD: Sevgili. )

- SEVGİNİN:
"AŞIRISI"
değil/olmaz BİLİNÇSİZİ

- SEVİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ ile/ve/değil/yerine/||/<> SEVMEK
( Hiçbir zaman doymazsın. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Ancak, sevdikçe doyarsın. )

- SEVİLMEK ile/ve/değil/<> ANLAŞILMAK

- SEVİNÇTEN/MUTLULUKTAN AĞLAMAK ile ÜZÜNTÜDEN AĞLAMAK

- SEVİNÇ ile/ve/değil/yerine NEDENSİZ SEVİNÇ

- SEVİNÇ >< ÜZÜNTÜ/KEDER
( Dostunla paylaşırsan artar. >< Dostunla paylaşırsan azalır. )

- SEVMEK ile/ve/+/||/<>/>/< (DAHA ÇOK) SEVMEYİ İSTEMEK/YEĞLEMEK

- SEYR Ü SÜLÛK:
ZİHİN İLE
değil KALP İLE

- SEZGİ/ÖKE(DEHÂ):
ZEKÂ
ve/+ İÇGÜDÜ

- SEZGİ ile İÇGÜDÜ

- ŞİKÂYET ETMEK/SÖYLENMEK değil/yerine NE YAPABİLECEĞİNİ VE NASIL YAPABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEK VE EYLEME GEÇMEK

- SIKILMAK ile/ve/değil/<> YORULMAK

- SIKINTI ile/> BUNALTI

- SIKINTI ile/ve/değil HOŞNUTSUZLUK

- SIKINTI ile ISTIRAP

- SIKINTI ile KASVET[Ar.]
( ... İLE İç sıkıntısı, gönül darlığı. | Katılık, sertlik. | Merhametsizlik, acımasızlık. )
( BANYO YAP, SPOR YAP, GIDANA DİKKAT ET, [zayıfsan] KİLO AL / [şişmansan] KİLO VER )

- SİMGE:
İÇKİN
ile/ve/||/<> AŞKIN

- SİMGESEL DÜŞÜNME ile/ve/> DÜŞÜNCENİN, KENDİNİ ÖRMESİ

- SİMGESEL YAPI(/BİLİNÇ) ile/ve/<> KAVRAMSAL YAPI(/BİLİNÇ)
( Mahal. İLE/VE/<> Mekân. )
( Yaşanır. İLE/VE/<> Kuşatır. )
( Açıklanamaz.[Anlamlandırılır.] İLE/VE/<> Açıklanabilir. )

- SIZMAK ile BAYILMAK
( Yorgunluk ya da içki gibi nedenlerle kendinden geçerek uyuyakalmak. İLE Çeşitli fizyolojik[sıcak, açlık/susuzluk, yorgunluk gibi] ve/veya psikolojik nedenlerle dayanma gücünü kaybetmek, kendinden geçmek. )

- SLOGAN[İng.]/KLİŞE değil/yerine/>< DÜŞÜNME
( Kısa ve çarpıcı, propaganda sözü. DEĞİL/YERİNE/>< Düşünülmüş söz. )

- SOLUK ALMALI!

- SOLUK ALMA ile/ve/değil/< SOLUK VERME
( TEBEHHÜR: Kısa ve sık soluk alma. )

- SOLUK DARLIĞI/DİSPNE

- SOLUK DELİĞİ ile/ve/<> SOLUK YOLU

- SOLUK SOLUĞA/NEFES NEFESE

- SOLUK/NEFES ile/ve/<> KELÂM
( ... İLE/VE/<> Soluğa/nefese verilen şekil. )

- SOLUK ile/ve/değil EŞİK

- SOLUK ile İLK SOLUK(GASPING)

- SOLUK = NEFES = BREATH[İng.] = SOUFFLE[Fr.] = ATEM[Alm.] = RESPIRO[İt.] = ALIENTO[İsp.]

- SOLUK ile SOLUK
( [Ten için] Donuk bir beyazlığı olan, rengi atmış olan, solmuş. | [Işık için] Parlaklığını, gücünü yitirmiş olan. | [Nesneler için] Rengi atmış olan. İLE Akciğerlere çekilen ve atılan hava ya da ciğerlere hava alıp verme. )

- SOLUK ile SOLUK VERMEK
( Derin ve sakin şekilde solunum ile canlılık artar, o da beyni etkiler ve zihnin arınmasına ve istikrar bulmasına ve derin düşünmeye elverişli hale gelmesine yardım eder. )
( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( With deep and quiet breathing vitality will improve, which will influence the brain and help the mind to grow pure and stable and fit for meditation.
Repetition will stabilise your breath. )

- SÖMÜRÜ ve/||/<>/< TAHRİK

- SON SOLUK

- SORUN ve/||/<>/> HEDEF ve/||/<>/> ENGEL ve/||/<>/> GÜÇ KAYNAĞI

- SÜPER EGO ile/değil ÜST BEN

- SÛRETLERİ KAVRAMADA:
ZİHİN/AKIL
değil HAYAL

- SÜRÛR[Ar.] ile NEŞE/SEVİNÇ | TESKİN/TESELLİ

- SUSMAK ile/ve/<>/değil/yerine DÜŞÜNMEKTE OLDUĞUNU BELİRTMEK

- ŞUURSUZLUK değil/yerine/= BİLİNÇSİZLİK

- ŞUUR değil/yerine/= BİLİNÇ/US
( ŞUUR[Ar.]: Çatlak, sızıntı. = Kendi varoluşunun, sorumluluğu ve denetimi. )

- SUYUN, GÖVDEDEKİ VE ZİHİNDEKİ:
ARINDIRICILIĞI
ve/<> DENGELEYİCİLİĞİ
( Çeşitli ve olası sıkıntı/yoğunluk durumlarında, banyo yapmanın, sıcak suyun ve ılık suyla tamamlamanın etkisinden/katkısından ve özelliğinden her zaman yararlanabilirsiniz... )

- TAHÂDU'[< HUD'A] ile TAHADDU'/TAHAZZU'[< HUDÛ'/HUZÛ'] ile TAHADDUR[< HIDR/HIZR] ile TAHAZZUR[< HÂZIR] ile TAHADDÜR[< HADER] ile TAHADDÜR[< HADR] ile TAHAZZÜR[< HAZER] ile TAHATTUR[çoğ. TAHATTURÂT]
( Aldanmış gibi görünme. İLE Alçakgönüllülük gösterme. İLE Yeşilleşme, yeşil renk bağlama. İLE Hazır olma/bulunma. İLE Örtünmek, tesettür. | Uyuşma, uyuşturulma. İLE Yokuş aşağı inme. | Yukarıdan aşağı akıp gitme. İLE Sakınma, korunma, çekinme. İLE Anımsama, hatıra getirme/getirilme, unutulduktan sonra anımsanan şey. )

- TAHASSÜSÂT[< TAHASSÜS < HİSS] değil/yerine/= DUYGULANMA/DUYGULANIM
( DUYGULANMALAR, HİSLENMELER | KALPLE İSTEMEK )

- TAHŞİYE[< HAŞY] ile TAHŞİYE[< HAŞYET]
( Hâşiye yazma. | Dipnot yazma, çıkma yapma. İLE Ürperme, ürpertilme. )

- TAHTEŞŞUUR[Ar.] değil/yerine/= BİLİNÇALTI

- TAKINTILI TUTKU ile/değil/yerine UYUMLU TUTKU

- TAKLİT:
(SADECE/BİR) DAVRANIŞ
ile/ve/değil/||/<>/< KİMLİĞİNİ BULMA (ÇABASI)

- TAKLİT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYNALAMA

- TANI/MA:
"HASTALIK"
değil BELİRTİLERİ

- TANIKLIK ile/ve/||/<> İÇ TANIKLIK ile/ve/||/<> GELİŞTİRİCİ TANIKLIK

- TANIMA ile/<> AYRILMA
( Kişilerin birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır. )

- TANRI ile/ve EN ÜSTÜN BİLİNÇ

- TARİH BİLİNCİ ve/<> SORUMLULUK

- TARİH BİLİNCİ ve/<> SORUMLULUK

- TASAVVURLU DÜŞÜNME ile TASAVVURSUZ DÜŞÜNME

- TE'SÎR[< İSR | çoğ. TE'SÎRÂT] ile/ve TES'ÎR[< SA'R] ile/ve TESHÎR[< SİHRİYY] ile/ve TESHÎR[< SİHR/SEHHAR | çoğ. TESHÎRÂT]
( Alâmet, nişan bırakma. | İşleme, dokunma, içe işleme. | Kederlendirme. İLE/VE Değer/kıymet/narh koyma. | Ateşi yakıp alevlendirme. İLE/VE Zapt ve istila etme, ele geçirme, elde etme. İLE/VE Büyü yapma, büyüleme, aldatma/aldatılma, kendini bağlama. )

- TEDAVİ ile/ve DÖNÜŞÜM

- TEDAVİ ile SAĞALTIM

- TEDİRGİNLİK ile/ve/<> KORKU

- TEFRÎH[< FERAH] ile TEFRÎH[< FERH]
( Ferahlandırma, gönül açma. İLE Korkusuz kalma. | Gelişme, filizlenme. | Yumurtadan çıkma zamanı. )

- TEKNOLOJİ ile/ve/<> BAĞIMLILIK

- TEMBELLİK ile/ve/değil/<> "KENDİNE"(KEYFİNE/RAHATINA) GÖRE DÜŞÜNME

- TEMİZ ZİHİN ile/ve/<> TEMİZ GÖNÜL

- TENÂFÜS[çoğ. TENÂFÜSÂT] ile TENEFFÜS[< NEFES]
( Kıskanma, haset etme, çekememe. İLE Soluk/nefes alma. | Yorgunluğu gidermek üzere dinlenme. | Okulda ders araları verilen dinlenme. | Tan yerinin ağarması. | Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. )

- TENEFFÜS[< NEFES] ile TENEFFÜZ[< NEFZ]
( Soluk/nefes alma. | Yorgunluğu gidermek üzere dinlenme. | Okulda ders araları verilen dinlenme. | Tan yerinin ağarması. | Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. İLE Nüfuzlu, sözü geçer olma. )

- TENFÎS[< NEFES | çoğ. TENFÎSÂT] ile TENFÎŞ[çoğ. TENFÎŞÂT] ile TENFÎZ[< NÜFUZ | çoğ. TENFÎZÂT]
( Soluklandırma/nefeslendirme, soluklandırılma. İLE Pamuk atma, yün ditme. İLE Hükmünü yürütme, nâfiz kılma. )

- TEPKİSİZLİK ile/ve/<> HAZIR-YANITLI OLAMAMA KAYGISI

- TERAPİLER('İ)

- TERZİ:
[hem] "ORTOPEDİST"
ve/||/<>/hem de "PSİKOLOG"

- TİMBRE değil/yerine/= TINI, SOLUK

- TINI değil/yerine/= SOLUK

- TİN ile İÇGÜDÜ

- TRAFİKTE:
HIZ DÜŞÜRMEK
ve/||/<>/< SEVDİKLERİMİZİ DÜŞÜNMEK

- TRAJEDİ ile KOMEDİ
( Hayata, yakından baktığında. İLE Hayata, uzaktan baktığında. )

- TUTKU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< AŞK

- TUTUM:
GELİŞMİŞ
ile/ve/||/<> "ÖĞRENİLMİŞ" ile/ve/||/<> SİNMİŞ

- ÜMİT YİTİMİ ile/ve/||/<>/>/< UTANÇ
( Ormana/adaya düşen ya da ağır doğa koşullarına maruz kalanların ölümü, koşulların zorluğundan değil o duruma nasıl düştüğünün utancından["düşüncesinden"] ve daha yeterli/yetkin düşünebilmek yerine gittikçe ümidini yitirmesinden kaynaklanırmış. )
( "Esaretin Bedeli"[Shawshank Redemption - 1993], "Yaşamak İçin[Alive - 1993]", "İhanet[The Edge - 1997]" [Anthony Hopkins - Alec Baldwin], "Yeni Hayat[Cast Away - Tom Hanks], "127 Saat" filmlerini de özellikle izlemenizi salık veririz. )
( "Ümit Yitimi" değil/yerine Ümit... - B )

- ÜMİTSİZ/LİK ile/ve/> HASTA/LIK

- UNUTABİLMEK ile/değil BİLGELEŞME

- UNUTMAK(UNUTKANLIK) ile/değil ZİHNİN(AKLIN/"KAFANIN") YOĞUN/BİR YER(LER)DE OLMASI

- UNUTMAK/UNUTABİLMEK ile/ve/<> BIRAKMAK/BIRAKABİLMEK
( Unutmamak, bir anlamda putperestliktir. )
( LETE: Unutma yudumu. )
( Ledün ilmi, bilineni unutma ilmidir. )
( Olursak olacağız. Evvelinin evveli, ahirinin ahiri yok. Bu kadar yaş yaşadık, ne anladık? İstikbal dersen, bir saniye ilerisinden haberimiz yok, hepsi rüya. İyisi mi, hepsini unut! )
( Huzur, rahatlıktadır. Rahatlık ise unutmakla olur. )

- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSAMAMAK
( Unutmak, belki olanaklı değildir fakat anımsamamak, olanaklıdır/olasılıklıdır. )

- UNUTMAK ile/değil/yerine ASKIYA ALMAK

- ÜŞÜMEK ile/ve/değil/<> ÜŞÜTMEK

- US ile ZİHİN

- UTANMAK ile/ve/değil KAÇMAK
( Utanmak, başkalarından olabilir fakat en çok da kendinden kaçmaktır. )

- UTANMA ile/ve/||/<> KENDİNE YAKIŞTIR(A)MAMA

- UT ile UD[Ar.]
( Utanma. İLE Türk müziği araçlarından, iri karınlı, kirişli, çalgıçla çalınan bir çalgı. )

- UYARICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UYARAN

- UYKU ile UYKU HASTALIĞI
( ... İLE Botswana'nın Okavanga vadisinde bulunan çeçe[tsetse] sineğinin bulaştırdığı bu hastalık, kurtuluşu olmayan ve ölümle sonuçlanan bir hastalıktır.[Bu hastalığa tutulan kişi, sürekli uyur, uyanınca acıkır, yemek yer ve tekrar uyur. Zaman içinde, aşırı şişmanlamadan dolayı da çatlarmış.] )

- UZAGÖRÜ/ÖTEGÖRÜ/TELEPATİ ile/değil AYNI ŞEYİ DÜŞÜNMEK

- ÜZÜLMEK ile DÜŞÜNMEK

- ÜZÜLMEK ile/ve HESAP SORMAK

- ÜZÜLMEK ile/ve/||/<>/> SÜZÜLMEK

- UZUN UZUN DÜŞÜNMEK/BOŞ BOŞ OTURMAK ile/ve/değil/yerine AZ AZ (DA OLSA) EYLEMEK/BİR ŞEYLER YAPMAK
( Pek kolay olmasa da... )
( Kepçe tutan elim olsun, dış kapıda yerim olsun! )

- ÜZÜNTÜNÜN PAYLAŞIMI ve/||/<> SEVİNCİN PAYLAŞIMI
( Üzüntüyü azaltır. VE/||/<> Sevinci çoğaltır. )

- ÜZÜNTÜ ile/ve/<> RAHATSIZLIK

- VARLIĞI İSTEMEK ve/||/<> YOKLUKTAN KAÇMAK

- VARLIĞIN BİLİNCİ ile/ve BİLİNCİN VARLIĞI

- YA/YA DA ile/ve/değil/yerine/||/+/<>
( HEM, HEM DE ve/||/<> NE, NE DE )

( Ayrım. | İLE/VE/<> Birlik/bütünlük. )
( 0 1 ile/ve/<> [ 1 ile/ve/<> 0 ] )
( "Ne, ne de", "hem, hem de" ile birliktedir![ayrı değildir!] [sadece insana/gelişmiş zihinlere özgüdür!] )
( Doğada/fizikte/hayvanlarda, deneyde/laboratuvarda. İLE/VE/<> Sadece İNSAN'da. )
( Bir şey(ler)i bildirtir. İLE/VE/<> Kendini bildirtir. )

- YAKINLAŞMA ile/ve/||/<>/> BEKLENTİ > HÜSRAN ile/ve/||/<>/> ÖFKE

- YAKINLAŞMA ile/ve/||/<>/> UZAKLAŞMA GEREKSİNİMİ

- YAKINLIK-UZAKLIK ile/ve/||/<> BAŞATLIK-ÇEKİNGENLİK

- YAKINLIK:
FİZİKSEL
ile/ve/||/<> UYGULAYIMSAL ile/ve/||/<> DUYGUSAL ile/ve/||/<> EŞEYSEL

- YALANCI/LIK ile MİTOMAN/İ
( ... İLE MİTOMANİ: Kendi söylediği yalana inanma hastalığı. ) )

- YALIN DÜŞÜNCE ve/||/<>/> SEZGİ ve/||/<>/> TASARIM ve/||/<>/> KAVRAM

- YALNIZ/LIK ile/ve "ÇIPLAK/LIK"

- YALNIZ/LIK ile/ve/<> ÇARESİZ/LİK
( İnsanı katılaştırır. )

- YALNIZ/LIK ile/ve/> GÜVENSİZ/LİK

- YALNIZLAŞMA ile/ve/||/<> YABANCILAŞMA

- YALNIZLIK:
FARKINDA OLUNMAYAN
ile/değil/yerine FARKINDA OLUNAN
( Hakkında, "konuşabildiğin". İLE/DEĞİL/YERİNE Susmaktan başka çarenin olmadığı. )

- YALNIZLIK ile/ve/||/<> İLİŞKİ
( Yanılsama[ilüzyon]. İLE/VE/||/<> Nesnesiz "algı"[halüsünasyon]. )

- YALNIZLIK ile KENDİNLE BAŞBAŞALIK

- YALNIZLIK ve/< KUŞKU

- YALNIZLIK ile/ve SIKINTI

- YANILMA ile/ve/<>/>/< YARILMA

- YANILSAMA(İLÜZYON) ile/değil ZİHİNSEL(MENTAL)
( Yapılacak işlem/eylem, önceden söylenmez. İLE/DEĞİL Zihin/düşünce gücüyle gerçekleştirilecek olan, önceden söylenir/belirtilir. )

- YANLIŞ/I YAPMAYACAK KADAR/ŞEKİLDE BİLMEK ile/ve ANLATABİLECEK/AKTARABİLECEK KADAR/ŞEKİLDE BİLMEK

- YANSIMA ile/ve/||/<> BAKIŞIM/SİMETRİ

- YAPISAL BULANIKLIK ile ...
( STRUCTURAL AMBIGUITY )

- YAR'LA BİR OL(A)MAMAK ||/=/<> YERLE BİR OLMAK

- YARIKLAR ile/ve LOBLAR

- YARILMA > FARKINDALIK

- YAŞADIĞIN GİBİ "DÜŞÜNMEK" ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNDÜĞÜN GİBİ YAŞAMAK
( )

- YAŞAM/BİLİNÇ ile/ve/değil/=/< BELLEK
( Bellekte, bir boşluğun olması, bilinçte (de), bir boşluğun olmasını gerektirmez. )

- YAŞAM/HAYAT ve/> ETKİNLİK/FAALİYET ve/> BİLİNÇ/ŞUUR

- YAŞAM:
YAŞIMIZ
ile/ve/değil/yerine/||/<> YAŞADIKLARIMIZ

- YAŞAM:
SOLUK ALDIĞIMIZ ANLAR
ile/ve/değil SOLUĞUMUZU KESEN ANLAR

- YAŞAM ve/||/=/<> BİLİNÇ/FARKINDALIK/ŞUUR
( KENDİNİN SORUMLULUĞU )

- YAŞAM ile/ve/değil/yerine YAŞAM DEĞERLERİNİN BİLİNCE TAŞINMASI

- YAŞLANMA ve/<> DAĞA TIRMANMA
( [çıktıkça] Soluğunuz daralır, yorgunluğunuz artar. VE/FAKAT/<> Görüş/bakış açınız genişler. )

- YENİDEN/TEKRAR "BEDENLENME"(RE-ENKARNASYON):
GÖVDEYLE/BEDENLE
değil SÖZ/KELÂM İLE(KULAKTAN KULAĞA, ZİHİNDEN ZİHİNE)

- YER DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<> YANLIŞ (YERE) YERLEŞTİRME

- YEREL DİL/LER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖVDE DİLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZİHİN DİLİ
( İşaretler/simgeler[yazılar/sözcükler], sesler aracılığıyla sürdürülen dil. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Durum/duruş, davranış/tutum, el/yüz/göz[bakış, jest, mimik], işaret/simge, ses tonu/vurgusu aracılığıyla sürdürülen dil. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İmgeler, nesneler, kavramlar, olay/olgu ve durumların kayıtlarının yoğrulduğu dil. )
( Ülkelerin/bölgelerin, toplulukların/bireylerin, ortak/uzlaşımsal olarak belirlediği/kullandığı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Sınırların, bölgesel/yerel farklılıkların bulun(a)madığı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bireyin donanımı(geliş[me]mişliği] oranındaki. )
( IQ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EQ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SQ )

- YEŞİL YOL(THE GREEN MILE) ile/ve/||/<> HÜCRE NO: 7 MUCİZESİ(MIRACLE IN CELL NO: 7)
( Filmlerini izlemenizi salık veririz... )

- YETENEK ile/ve/> MİRAC
( Yetenek varolabilir fakat mirac da etmelidir. )

- YETİ ve/||/<>/> YETENEK
( Melek. VE/||/<>/> Meleke. )

- YOK/LUK ile/ve/değil ZİHİN
( Yok etmeyince, yok olmaz. )

- YOKSUNLUK ile/ve/değil/> GEREKSİNİM

- YÖNETME ile/ve/||/<>/> YÖNLENDİRME

- YÖNTEM ve/<> (BELİRLİ/BAZI) YÖNTEME, YÖNTEMLE(RLE)/BİLİNÇLE BAKMAK

- YÖNTEM ile/ve/<> BİLİNÇ

- YORULMA:
ZİHİNDE
ile/ve/||/<> GÖVDEDE
( Uyku kaçar. İLE/VE/||/<> Uyku gelir. )
( Yeterince düşünmekten kaçmak ve/veya uykunuzun gelmesini istiyorsanız, fiziksel işler yapınız, (daha çok) hizmet ediniz. )

- YÜKLENME ile/değil/yerine DÜŞÜNME

- YÜZ ile YÜZ
( Doksandokuzdan sonra gelen sayını adı ve bu sayıyı gösteren im. 100 | Kez, kere sözcükleri ile birlikte kullanılarak, yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatı.[Yüz kere söyledi.] İLE Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölümü. | Keskin kenar. | Bir şeyin ön tarafta bulunan bölümü, alnaç, cephe. | Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. | Yastığa geçirilen kılıf. | Bir şeyin, görünün bölümünde kullanılan kumaş. | Utanma. | Birinin, görülegelen ya da umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. | Nedeniyle. | Yan, taraf. | Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin tümü. )

- ZAMAN ve ZEMİN(BAĞLAM) ile/ve/değil/yerine/||/<> ZİHİN ve ZEMİN(KOŞULLAR)
( Bir şeyin(/durumun/olgunun/olayın), öyle olması ya da olmamasındaki, az ya da çok oranında(etmenliliğinde) olmasındaki belirleyiciler. )
( Dış. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> İç. )
( İkincil. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Birincil. )

- ZEKÂ-İÇGÜDÜ ile ZEKÂ-İÇTEPİ

- ZEKÂ:
(HIZLI) (İSÂBETLİ) "BİRLEŞTİRME/BAĞLANTILANDIRMA/KESKİNLEŞTİRME" BİLGİSİ
ile/ve/değil/||/<> AYIRMA BİLGİSİ/YETİSİ

- ZEKÂ ile/ve/<> "YATIRIM"

- ZEKÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< EMEK

- ZEKÎ[< ZEKÂ), ZEKİYYE ile ...
( TEMİZ, HÂLİS, HÂLİ TEMİZ OLAN KİMSE | AKLINI SAFLAŞTIRMIŞ, ARI, DURU HALE GETİRMİŞ KİŞİ )

- ZEVK ile/>< ACI
( İkisi de inletir. )

- ZEVK ve/<> GÜVENLİK

- ZEVK ile HAZ

- ZEVK ve/||/<>/< ZEKÂ

- ZİHİN > AKIL ve/||/<>/> BETİMLEME > KAVRAM ve/||/<>/> OLASILIK > ZORUNLULUK

- ZİHİN FELSEFESİ ile/ve ESTETİK FELSEFESİ

- ZİHİN FELSEFESİ ile/ve YORUM FELSEFESİ

- ZİHİN SÖZLÜĞÜ ile ...

- ZİHİN YOĞUNLUĞU ile/ve LİBİDO DÜŞÜKLÜĞÜ

- ZİHİN/LER ve/<> GÜNEŞ
( Kırık ayna parçaları. VE/<> Bütünlük. )

- ZİHİNDE:
OLGU
değil [ya] NESNE [ya da] OLAY

- ZİHİNLE KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> "KALBİNLE" BAKMAK

- ZİHİNSEL ENGELLİ/LİK ile/ve DÜŞÜNME ENGELLİ/LİK
( Hastalık/ta. İLE/VE Olumsuz alışkanlık/ta. )
( Bazı bireylerde. İLE/VE Toplum(lar)da. )

- ZİHİNSEL FELSEFE ile/ve SAPTAMAK

- ZİHİNSEL SEZGİ ile/ve/değil AKILSAL SEZGİ
( Zihin, fukarâ olursa; akıl, ukalâ olur. )

- ZİHİNSEL YALNIZ/LIK ile GÖVDESEL(BEDENSEL) YALNIZ/LIK
( Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil. )
( "Ben Gövde'yim" düşüncesinin ötesine geçin! )
( Yalnızlık çekmenize gerek yok. )
( Tek başına olsa da bir ağaç kadar sağlam durabilmeli ve hayatı neşeyle algılamalıdır. )

- ZİHİN değil/yerine/= ANLIK

- ZİHİN ile/ve/<> BEYİN

- ZİHİN ve/||/<>/> BİR(LİK)

- ZİHİN ile/ve/değil/yerine BİRLEŞTİRİCİ/KAPSAYICI ZİHİN
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Koşullara karşı mücadele eden, başlangıçta düş kırıklığına uğrasa da zafere ulaşan, eylem halindeki sevgi. )

- ZİHİN ile DOĞA

- ZİHİN ile/ve/<> DOĞA

- ZİHİN ile/ve/<> FARKINDALIK
( Zihin, olaylarla ilgilenir, farkındalık ise zihnin kendiyle ilgilenir. )
( Zihin, her durumu ile kendini bilmelidir. )
( Zihninizi içiyle dışıyla bilmedikçe, bağımlılıklar sizi terk etmeyeceklerdir. )
( Zihin, iki halde bulunur; su gibi ve bal gibi. Su en ufak bir sallanışta titreşir, halbuki bal ne kadar karıştırılırsa karıştırılsın, hemen hareketsizliğe döner. )
( Yanılsamayı yaratan zihindir ve ondan kurtulan da zihindir. )
( Zihnin size yardım edeceğinden değil, fakat zihni iyi bilirseniz, onun sizi kısıtlamasından sakınabilirsiniz. )
( Başlangıçta önde gelenin zihin olması gerekir. )
( Zihin dili şekillendirir ve dil de zihne şekil verir. )
( Zihnin bilgisi gerçek bilgi değildir. )
( Zihne ait olan göreli olandır, onu bir "mutlak" haline getirmek hatadır. )
( Zihin, arzudan azade ve rahat olmalıdır. )
( Anlayan bir zihin, arzulardan ve korkulardan azâdedir. )
( Zihin yanlış anlar, yanlış anlama onun doğası gereğidir. )
( Zihin anlayamaz, çünkü zihin kavramak, tutmak ve devam ettirmek üzere eğitilmiştir. )
( Şimdiye kadar zihni bilen olarak kabul ettiniz, fakat öyle değildir. )
( Zihin, sizi imgelerle ve düşüncelerle tıkamakta ve onlar bellekte yara izleri bırakmaktalar. )
( Zihin diye bir şey yoktur. Düşünceler vardır ve bunlardan bazıları yanlıştır. Yanlış olan düşünceleri terk edin, çünkü onlar sahtedirler ve kendi hakkınızdaki görüşünüzü bulandırırlar. )
( Zihnin kurduğunu, zihin yıkmalıdır. )
( Sakin bir zihin, doğru bir idrak için şarttır, ki bu da kendini-biliş için gereklidir. )
( Zihin, karanlık ya da çalkantılıyken, kaynak fark edilmez. )
( Zihin, sakin olduğu zaman gerçeği yansıtır. )
( Zihin, telaş halinde olmadığı ve endişelerden uzak olduğu zaman sessizleşir ve sessizlik içinde, genelde kolay idrak edilemeyecek kadar süptil olan bazı şeylerin işitilebilmesi olanaklaşır. )
( Zihin, görebilmek için açık ve sessiz olmalıdır. )
( Zihin yatıştırıldığında ve artık iç âlemi rahatsız etmediğinde, gövde yeni bir anlam kazanır ve onun değişimi hem gerekli hem olanaklı hale gelir. )
( Zihin tamamen hareketsiz olduğu zaman, erir, yalnızca gerçek kalır. )
( Zihninizi ya da gövdenizi değiştirebilirsiniz fakat değişmiş olan sürekli sizin dışınızda olan bir şeydir, kendiniz değil. )
( Zihin ve gönül olgunluğu vazgeçilmez gerekliliktir. )
( Durgun ya da huzursuz olan zihindir, siz değilsiniz. )
( Cildinizin dış tarafındaki dünya ile iç tarafındaki dünyayı birbirinden ayıran ve onları karşıt konumlara getiren sizin zihninizdir. )
( Dünyayı projekte eden zihin onu kendi tarzında renklendirir. )
( Zihni huzursuz eden arzular ve korkulardır. )
( Sürekli düşünmek, zihninizi yıpratır ve bozar. )
( Zihninizi durmadan çalıştırmayın. )
( Zihin, büyük bir işçidir ve dinlenmeye gereksinimi vardır. )
( Zihninizi toparlayıp güçlendirin, göreceksiniz ki düşünceleriniz ve duygularınız, sözleriniz ve eylemleriniz sizin iradeniz yönünde hizaya gireceklerdir. )
( Onun istekleri sayısız ve sınırsızdır. Zihninizi büyük dikkatle, sebatla gözlemleyin, çünkü tutsaklığınız da özgürlüğünüzün anahtarı da onda yatar. )
( Elbet ki gövdenizi ve zihninizi işletin, fakat onların sizi sınırlamalarına izin vermeyin. )
( Tüm gereksiniminiz sakin bir uyanıklığı koruyarak kendi gerçek doğanızı araştırmaktır. )
( Tüm yapılması gereken, Öz ile özdeşliğinin farkına varılabilmesi için zihni arındırmaktır. )
( Tüm gereksiniminiz sadece sakin bir zihindir. )
( Zihninize, tarafsızlıkla bakın, bu onu sakinleştirmeye yeter. )
( Zihin, aşırı meşguliyetlerden uzak tutulduğu zaman sakinleşir. )
( Sessizlikten başka hiçbir belirli düşünce zihnin doğal hali olamaz. )
( Zihnin ötesinde tüm farklılıklar biter. )
( Zihnin ötesindesiniz fakat zihninizle bilirsiniz. )
( Zihin, hazır olur olmaz güneş onun içinde parlar. )
( Zihninizi yatıştırın ve arındırın, berraklaştırın, o zaman kendinizi gerçekte olduğunuz gibi göreceksiniz. )
( Zihniniz sakinleştiğinde öteki herşey gereğince ve doğru şekilde gerçekleşecektir. )
( Kişinin kendi gerçek doğasına nüfuz etmesini engelleyen şey, zihnin zayıflığı, duygusuzluğu ve süptil olanı atlayıp sadece kaba olan üzerinde odaklanmasıdır. )
( Zihninizi durdurun ve sadece OLun! )
( Kendinizi her şey ve her şeyden öte olarak bilmenize engel olan, belleğe dayanan zihindir. )
( Kendiniz olarak imgelediğiniz kişiyi, zihninizde algıladığınız dünyanın bir parçası olarak görün ve zihninize dışarıdan bakın, çünkü siz zihin değilsiniz. )
( Kendi zihninizi anlayın, böylece onun sizin üzerinizdeki bağlayıcılığı son bulacaktır. )
( Öz varlığınız olmanız için zihnin ötesine geçmeniz, kendinizi bulmanız gerekir. )
( Zihnin ötesine geçmek için sessiz ve sakin olmak zorundasınız. )
( Zihninizin aynasında imgeler görünür ve kaybolurlar. Ayna kalır. )
( Zihni, olması gereken yerde ve kendi işiyle meşgul tutarsanız, bu zihnin kurtuluşudur. )
( Yapmaya çalışacağımız şey, gerçek olanı anlamak için zihni uygun duruma getirmektir. )
( Dünya, zihnin sadece yüzeyidir ve zihin sonsuzdur. )
( Düşünceler dediklerimiz, zihnin yüzeyindeki dalgacıklardır ancak. )
( Her şeyin sizin zihninizde olduğunu, sizin zihinden öte olduğunuzu ve gerçekten yalnız başınıza olduğunuzu ne zaman idrak ederseniz, işte o zaman her şey sizsiniz. )
( Bağımsız, yaratılmamış, ebedi ve değişmez ama yeni ve taze olan, zihnin ötesidir. )
( Resim, ressamın zihninde ve resmin içinde; resim, ressamın zihnindeki resmin içindeki ressamın zihninde! )
( Zihninizi düzene koyun, doğrultun, herşey düzelecektir. )
( Kendinizi bilmeyi engelleyen yalnızca zihindir. )
( Mind is interested in what happens, while awareness is interested in the mind itself.
The mind must know itself in every mood.
What is of the mind is relative, it is a mistake to make it into an absolute.
The mind exists in two states: as water and as honey. The water vibrates at the least disturbance, while the honey, however disturbed, returns quickly to immobility.
It is the mind that creates illusion and it is the mind that gets free of it.
Not that the mind will help you, but by knowing your mind you may avoid your mind disabling you.
The mind cannot understand, for the mind is trained for grasping and holding.
For it is the mind that is primary in the beginning.
The mind shapes the language and the language shapes the mind.
To keep the mind in its own place and on its own work is the liberation of the mind.
There is no such thing as mind. There are ideas and some of them are wrong. Abandon the wrong ideas, for they are false and obstruct your vision of yourself.
When the mind is dark or turbulent, the source is not perceived.
What the mind has done the mind must undo.
The mind misunderstands, misunderstanding is its very nature.
All else will happen rightly, once your mind is quiet.
Ripeness of heart and mind is indispensable.
You took the mind for the knower, but it is just not so.
The mind clogs you up with images and ideas, which leave scars in memory.
It is the mind that is dull or restless, not you.
It is your mind that has separated the world outside your skin from the world inside and put them in opposition.
The mind that projects the world, colours it its own way.
It is desires and fears that make the mind restless.
Constant thinking makes the mind decay.
Do not keep your mind busy all the time.
Mind is the great worker and it needs rest.
Collect and strengthen your mind and you will find that your thoughts and feelings, words and actions will align themselves in the direction of your will.
You may change your mind or your body, but it is always something external to you that has changed, not yourself.
It's appetites are numberless and limitless. Watch your mind with great diligence, for there lies your bondage and also the key to freedom.
When you are not in a hurry and the mind is free from anxieties, it becomes quiet and in the silence something may be heard which is ordinarily too fine and subtle for perception.
The mind must be open and quiet to see.
When the mind has been put to rest and disturbs no longer the inner space (chidakash), the body acquires a new meaning and its transformation becomes both necessary and possible.
All you need is to keep quietly alert, enquiring into the real nature of yourself.
When it is motionless through and through, it dissolves and only reality remains.
A quiet mind is all you need.
Look at your mind dispassionately; this is enough to calm it.
When the mind is kept away from its preoccupations, it becomes quiet.
You are beyond the mind, but you know with your mind.
As soon as the mind is ready, the sun shines in it.
Calm and clarify your mind and you will know yourself as you are.
Understand your own mind and its hold on you will snap.
To go beyond the mind, you must be silent and quiet.
What prevents the insight into one's true nature is the weakness and obtuseness of the mind and its tendency to skip the subtle and focus on the gross only.
Stop your mind - and just be.
What prevents you from knowing yourself as all and beyond all, is the mind based on memory.
Just see the person you imagine yourself to be as a part of the world you perceive within your mind and look at the mind from the outside, for you are not the mind.
To be what you are, you must go beyond the mind, into your own being.
What we are trying to do here is to bring our minds into the right state for understanding what is real.
The world is but the surface of the mind and the mind is infinite.
What we call thoughts are just ripples in the mind.
What is independent, uncreated, timeless and changeless, and yet ever new and fresh, is beyond the mind.
The picture is in the mind of the painter and the painter is in the picture, which is in the mind of the painter who is in the picture!
It is your mind's attitude that determines what he is to you. )

- ZİHİN ile HARİÇ ile NEFS EL-EMR

- ZİHİN ve/<> KALP/GÖNÜL
( Eril. VE/<> Dişil. )
( Dışa açıktır. VE/<> Herkese ve her zaman açılmaz/açılmamalıdır. )
( Karanlık, dipsiz uçurumu yaratır. VE/<> Tüm sınırları aşıp geçer. )
( "Olmaz"ından öte olmaz, zihninden öte konmazın yok! )

- ZİHİN ile/ve ZEVK

- ZİHNİN:
"DOLULUĞU"
ile/ve/değil/yerine/||/<> "YÜKLÜLÜĞÜ"

- ZİHNİNİ ...:
"YORMAK"
değil KULLANMAK

- ZORA DAYANAMAYAN/LAR ile/>< ÖDÜLE "DAYANAMAYAN/LAR"

- ZORLANMA ile SIKINTI

- [hem, ne] ENGEL ile/ve/değil/yerine/hem de/ne de/||/<>/> KAYNAK
( [hem, ne] Kendimizden başka yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/HEM DE/NE DE/||/<>/> Kendimizden başka yoktur. )

- [ne yazık ki]
!"BİRBİRİNE DÜŞMEK"
değil/yerine/>< BİRBİRİNİ DÜŞÜNMEK

- [ne yazık ki]
"ÇOK BİLMİŞLİK"
ile/ve/||/<> "GARANTİCİLİK"
( [ne yazık ki] Bir kişi, ne kadar bilmiyorsa, o kadar "bilir". İLE/VE/||/<> Ne kadar "korkuyor" ve "öfkeliyse", o kadar "garanticidir". )

- [ne yazık ki]
"KÖTÜLÜK"
değil/yerine/>< İYİLERİN ÇABASI
( Kötülüğün baskın gelmemesi için tek koşul, iyilerin, çaba göstermeleridir. )

- [ne yazık ki]
AĞIZ, DOLUYKEN KONUŞMAK
ile/ve/=/||/<> ZİHİN, BOŞKEN KONUŞMAK

- [ne yazık ki]
DÜŞÜNMEYEN
ile DÜŞÜNEMEYEN ile DÜŞÜNEMİYOR OLMASINA ALDIRMAYAN
( Tutucu. İLE Aptal. İLE Köle. )

- [ne yazık ki]
FARKINDA OLMAMA
ile/ve/<> KABUL ETMEME

- [ne yazık ki]
PSİKOLOJİDE/PSİKİYATRİDE:
GERÇEK "HASTA/LAR"
ile/ve/değil/<>/> GERÇEK HASTANIN, "HASTA ETTİKLERİ"

- [ne yazık ki]
PSİKOPAT/LIK
ile/ve/||/<> İNSAFSIZ/LIK

- [ne yazık ki]
ZAVALLILIK:
PARAYLA OLAN
ile/ve/değil/<> PARAYLA OLMAYAN

- [ne/hem] "HAKLILIK" ile/ve/ya da/ne de/hem de/<>/>< KIZGINLIK
( Ne kadar (")haklı(") olduğumuzu zannetsek de, ne kadar kızgın olsak da,
bazı/çoğu durumu, sakinlikle ve akılla[/tüzeyle] çözerek -ve de en azından çözümleyerek- ilerlemek gerekir. )

- | "DÜŞÜNMEK" ve "İNANMAK" ve "SEVMEK" |
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/>
EYLEMEK

( Çok fazla. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Çok az. )

- | "ÖFKE GÜCÜ" ve "İSTEK/ARZU GÜCÜ" | ile/ve/değil/yerine/<>/> AKIL GÜCÜ
( Öfkeni, akılla yenemiyorsan, kendini, insandan sayma! )

- | KORKU ile/ve/||/<> ÖFKE ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<> UTANÇ[>< AÇGÖZLÜLÜK] ile/ve/||/<> TİNSİNTİ | ile/ve/||/<> NEŞE ile/ve/||/<> ŞAŞIRMA
( Farklı coğrafyalarda yaşayıp farklı dilleri konuşsa da, yeryüzünde yaşayan tüm bireyler, şu 6 duygu-durum için aynı yüz ifadesi ve mimikleri kullanıyor. )
( )

FİZYOLOJİ
[PHYSIOLOGY]




- "UZUN KLİTORİSLİ KADIN" (ERİL) ve "KISA PENİSLİ ERKEK" (DİŞİL):
İNSAN


- "ZİHNİN BURUŞMASI" ile/değil/>< TENİN BURUŞMASI
( "Heyecanımızdan vazgeçmemizle".[Olmamalı!] İLE/DEĞİL/>< Yıllarla.[Olabilir.] )

- 10 °C ve 30 °C:
Altı üşütür. VE Üstü terletir.


- 4S:
SPOR
ve/ SEKS[UYKU / GÜNEŞ] ve/ SANAT ve/ SEYAHAT

- HAVA ile/ve SOLUK/NEFES

- SOLUK ÇEŞİTLERİ ve SOLUK EGZERSİZLERİ!!!

- AÇIK ile/ve/değil YARIK

- AĞIZDAN SOLUK ALMAK ile/yerine BURUNDAN SOLUK ALMAK

- ANNE SÜTÜ ve/=/<> ŞEFKAT

- ANOSOGNOZİ ile/ve/<> YARISAL BOŞLAMA(İHMAL)
( Anosognozi, daha çok felçli bireylerde görülen, gövdesinin kötürüm bölümünün, kötürüm olduğunun farkında olmamaya ya da buna inanmamaya neden olan bir sinir sayrılığıdır(hastalığıdır). [Anosognozik bir kötürüm sayrının(hastanın), elinin önüne bir kalem koyup bunu kaldırmasını isterseniz, "yorgunum" ya da "kalem gereksinimim yok" gibi yanıtlar alırsınız. Eli felçli olduğundan dolayı, alamayacağının farkında bile değildir. Bazı ileri örnekler de, körken, hâlâ görebildiğini sanabilir. Beynin sağ tarafındaki bir bozulma, bu sayrılığa yol açıyor.] İLE/VE/<> Bu beyin bozulumu sayrılığını yaşayanlar, kendilerinin ve çevrelerinin sadece yarısını algılayabiliyor. [ Sayrı, erkekse, yüzünün sadece bir yarısını traş eder. Öteki yarısının farkında bile değildir. Bir tabak yemek verseniz, sadece yarısını yiyip, yemeğin çok az olduğundan yakınırlar. Çevrelerinin ve gövdelerinin sadece yüzde ellisini algılarlar. ] )

- AŞK'I BESLEYENLER ile AŞK'I ÖLDÜRENLER
( * MUTLULUK
* HOŞGÖRÜ
* SEVGİ
* İLGİ
* TEN UYUMU
* DOKUNMA
* BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRME
* UYUM
* NEŞE
* ÖZLEM
* FEDÂKÂRLIK
* KISKANÇLIK
* PAYLAŞIM
* SEVGİ VE AŞK SÖZCÜKLERİ
* ROMANTİZM
* SADAKAT
* ÖZEN
* SAYGI
* CESARET
* ÇILGINLIK
* ONAYLAMA
* DÜRÜSTLÜK
* DUYARLILIK

ile

* İHMAL
* İLETİŞİM AZLIĞI
* ÇATIŞAN KİŞİLİK
* BASKICI TUTUMLAR
* SÖZEL VE FİZİKSEL ŞİDDET
* ONU TANIMAMAK
* UMUTSUZLUK
* [BAZEN] EVLİLİK )

- AŞKÂR[/Â/E], ÂŞİKÂR/E[Fars.] ile AŞKAR[Ar.]
( Belirli, açık, meydanda. İLE Koyu al. | Kızıl saçlı adam. | Doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. )

- ÂŞK ile/ve/<> YANAK
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )

- ATLAS KEMİĞİ[Boyun omurlarının birincisi] ile AŞIK KEMİĞİ ile BEL KEMİĞİ ile ÇEKİÇ KEMİĞİ ile DİRSEK KEMİĞİ ile ELMACIK KEMİĞİ ile KOL KEMİĞİ ile ÖRS KEMİĞİ

- AUM:
SOLUK
ve/||/<> SESSİZLİK

- BAKULUM ile/değil PENİS
( Penis kemiği. [Kemirgenlerde, rakun, mors, binturong ve bazı memelilerde bulunur.] [İnsan ve örümcek maymunları bu kemiğe sahip olmayan tek primatlardır.] )

- BELİĞ ile BELİK
( Belagati olan, belagatli. İLE Saç örgüsü. )

- BEYNİN:
DOĞALLIĞI
ile/ve/değil/yerine TARİHSELLİĞİ

- BİLİYOR OLMAK ile/ve/<>/değil BELLEĞİN GÜÇLÜ OLMASI

- BIRAKMAK ile AYIRMAK

- BÖBÜRLENMEK ve/||/<> HORULDAMAK
( Gündüz. VE/||/<> Gece. )
( "Uyanıkken". VE/||/<> Uyurken. )

- BULANTI ile/ve/||/<> BUNALTI

- BÜSÛL[< BESR] ile BÜSÛL/BÜSÛR[Fars.]
( Gövdede çıkan sivilce, ufak çıban. İLE Lânet, beddua, ilenme, ilenç. )

- CEBRÂİL ile/ve/<> MİKÂİL ile/ve/<> İSRÂFİL ile/ve/<> AZRÂİL
( Cebrail'in görevi, haber vermektir, yani ağız. İLE/VE/<> Mikail'in görevi, Doğu'dan Batı'ya, tüm sesleri işitmekmiş, Kulak. İLE/VE/<> İsrafil'in öttürdüğü surlardan biri, kişileri öldürecek, öbürüyse diriltecekmiş, değil mi? Burnumuzdan aldığımız solukla biz de diriliyoruz, kanımızdaki canlılar da. Kapa bakalım birisinin burnunu, ölüyor mu, ölmüyor mu? Burun da, her soluk alış-verişte iki sur öttürüyor. İLE/VE/<> Azrail gözdür. İnsan ölürken, önce gözleri solar. )
( ... İLE/VE/<> Sevgi. | Cazibe. | Vahdetin gölgesi. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Amellerin toplamı. )
( TÂVUS-İ SİDRE: Cebrail aleyhisselâm. )
( KERRÛBİYYÛN: Dört büyük melek. )
( GREŞTA GABET: Dört büyük melek. )
( BÂNG-İ REVÂREV[Fars.]: İsrafil'in üfleyeceği sûrun ikinci derecesi. )
( ... İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Alıp, saklayan. )
( Epistemelojik. İLE/VE/<> Ontolojik. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... )
( Ağız/a. İLE/VE/<> Kulak/a. İLE/VE/<> Dil/e. İLE/VE/<> Göz/e. )
( ... İLE/VE/<> Allah'ın adını taşıyan melek. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... )
( Azrail'e can vermeyen,
Hakk'a, Hakikat'e varamaz. )

- DELİK ile AYRIK

- DELİK ile GÖZENEK

- DELİK ile KESİK

- DELİK ile OYUK

- DELİK ile YARIK

- DIŞ BURUN DELİKLERİ ile/ve İÇ BURUN DELİKLERİ
( ... ile/ve KONKA/CHOANNE[Yun.]: Huniler. )

- DIŞ DUYULAR ile/ve/<>/+/ve İÇ DUYULAR
( Görme, İşitme, Koklama, Tatma, Dokunma. İLE/VE/<>/+ Hiss-i Müşterek, Hayal[Hissî Suretler], Vehim[Tikel Anlamlar], Hafıza, Kuvve-i Mutasarrıfa[Hayalhane'ye dayanırsa: Muhayyile; Vehim'e dayanırsa: Müdrike.] )
( 5 DUYU ile/ve/<>/+ VİCDAN )
( İÇ DUYULAR:
( * ORTAK DUYU
* HAYALHANE
(TEKİL BİÇİM)
* VÂHİME
(TEKİL/TİKEL ANLAMLAR)
* HÂFIZA
(TEKİL ANLAMLAR)
* KUVVE-İ MUTASARRIFA (İŞLEMCİ)
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HAYALHÂNE = MUHAYYİLE
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HÂFIZA = MÜVEHHİME
KUVVE-İ MUTASARRIFA + AKIL = MÜFEKKİRE
AKIL = MÜDRİKE )

- DOKUNMAK ile/ve DUYUMSAMAK/HİSSETMEK

- DURAĞANLIK/ATÂLET(OTURMA/YATMA) ile/değil/yerine/>< HAREKET
( Üşütür ve giydirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Isıtır ve soyundurur. )

- DÜRTÜ ile/ve/<> GÜDÜ(MOTİVASYON)
( Fiziksel kaynaklı gereksinim. İLE/VE/<> Zihinsel/düşünsel kaynaklı gereksinim. )

- DUYGU ile/ve/||/<> "BİR DUYGUNUN, BAŞKA BİR DUYGUYLA KARŞILANMASI/KAPATILMAYA ÇALIŞILMASI"
( Ancak, bilgi ve bilinç ile doğal işleyişin dışına çıkılabilir. )

- DUYUM ile/ve HAZ

- ECEL ve RIZK
( Ecel, iki türlüdür:
* Ecel-i Kazâ
* Ecel-i Müsemmâ (Zamanı belirlenmiş ölüm) )
( Kişiler, ana rahmine, çoğunlukla gece düşerler. Düştükleri saatte doğar, o saatte de ölürler. Bu, Ecel-i müsemmâ'dır. )

- EL TERLEMESİ'NDE:
SOĞUK
ile SICAK
( Stres. İLE Hipertroid. )

- EMMEK ile ÇEKMEK

- EN UZUN YAŞAYAN/LAR:

( * BİTLİS'Lİ ZARO AĞA [1774 - 1934] [160 yıl]
( Mezarı, Eyüp Sultan mezarlığındadır.[Ziyaret edebiliriz/edebilirsek...] )
( 7 Sultan, 3 Cumhurbaşkanı'nı görmüştür. )

* JEANNE CALMENT [1875 - 1997] [122 yıl]

* CHRISTIAN MORTENSE [1882 - 1998] [116 yıl] )

- EŞEŞEYSEL/LİK ile/değil HEMEŞEYSEL/LİK
( Eşeysel işlevler, beyin ve eşeşeysellik - Sinan Canan )

- EŞEYSEL BOŞALMA ile/ve HEYECANSAL BOŞALMA
( En doğal haliyle, gövdenin ve eşeysel örgenlerin fiziksel devinim ile gerçekleştiği yakınlık ve paylaşımın, titreme, sarsılma, penisten/vajinadan özel sıvının(belsuyu) dışarı çıkması gibi çeşitli dışavurumlar ve yoğunluklar yaşanması. İLE Bir düşüncenin/hayalin/projenin/işin gerçekleşmesi yönündeki enerjinin içinde bulunulan ana yaklaşması, geç kalma, bir aracı kaçırmada yaşanan heyecan gibi çok çeşitli özel durumlar ile yaşanabilen heyecanlar ve kendinden geçiş derecesindeki mutlulukların yaşanması durumu ve eşeysel uyarılma/yoğunluk ve boşalım tecrübesi. )

- EVREN ve/<> BEYİN
( Makro beyin. VE/<> Mikro evren. )

- FIŞKIR(T)MA ile/ve/değil PÜSKÜR(T)ME

- GAZ ve/<> KABIZLIK/İNKIBAZ

- GENEL DUYULAR ile/ve/<> ÖZEL DUYULAR
( Görme, İşitme, Dokunma. İLE/VE/<> Koklama, Tatma. )
( Bellek kayıtları yoğundur. İLE/VE/<> Bellek kayıtları hafiftir. )

- GENZEL ve/||/<> GENZEK
( Genizle ilgili. | Genizden çıkarılan (selen), genizsi. VE/||/<> Genizden konuşan, hımhım. )

- GEVŞEK/LİK ile ESNEK/LİK

- GEVŞEK ile LAÇKA[İt.]
( ... İLE Gemi halatının, gevşetilip boşa bırakılması. | Gevşemiş, verimsiz duruma gelmiş, düzeni bozulmuş. )

- GÖRME >< ŞİZOFRENİ
( Doğuştan görme engelli olan kişiler, şizofreni hastalığına yakalanmıyor. )

- HASSAS/LIK ile DUYARLI/LIK

- HIÇKIRIK
( Çok yemek yeme ya da sinirsel bir nedenle ya da istemsiz olarak diyafram kasının kasılmasıyla hava akciğerlere geçerken boğazdan çıkan ya da düzgün aralıklarla yinelenen ses. )

- HİS ile/ve/değil KUVVE

- İÇKİYLE SARHOŞLUK ile/değil/yerine AŞK İLE SARHOŞLUK
( Biri, iki gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE İkiyi [çeşitliliği/herşeyi], bir gösterir. )

- İNSANIN/KİŞİNİN DOĞUMU ile HAYVANIN DOĞUMU

- İP ile TARAZ/DARAZ
( ... İLE Taramak. | Düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik. Dokumanın taraktan geçirilirken kopan ipliklerinden oluşan kabartılar. | (Saç için) Dağınık, biçim verilmemiş, kabarık. | Taraz sözcüğü Anadolu halk ağzında daraz biçiminde de söylenir. Bu sözcüğün kökünde daralmak, sıkılmak, dağılmak, kopmak, üşümekten tüyleri dikilmek vb. anlamlar vardır. )

- ÎSÂR ile İS'ÂR ile ÎSÂR ile İS'ÂR/İSGAR["ga" uzun okunur] ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İSÂR
( Bağ, sargı. | Esirlik. İLE Fiyat biçme, narh koyma. İLE İkram, bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kendi muhtaç olduğu halde bahşiş verme. | Seçme. İLE Çocuğun diş çıkarması. İLE Sürçdürme, ayak kaydırma. | Birini, büyüklere kötüleme/zemmetme. İLE Güçleştirme. | Fakirleşme. İLE İkindi zamanında bulunma. | Gelin olma çağına gelme. | Kasırga. İLE Keçi memesine takılan kese/torba. )

- İTİRAF ile AĞZINDAN KAÇIRMAK
( Kişiler, fiziksel açıdan yorgun olduğunda, dürüst olmaya daha eğilimliler. Bu nedenle, gece geç saatte yapılan konuşmalarda, itiraflar daha sık oluyor. )

- KAN ÖBEKLERİNDE:
0
ile/değil BOMBAY
( ... İLE/DEĞİL 250 bin kişide bir görüldüğü tahmin edilmektedir. Beklenilenden farklı bir kan öbeğiyle olan doğumda, Bombay olabilir şüphesiyle yaklaşılabilir. Yani, çiftlerin her ikisinin kanı 0 öbeği olduğu durumda, çocuğun kan öbeğininin A ya da B olması pek beklenmez, ancak bu tarz bir durumda çiftlerden herhangi birinin kan öbeğinin Bombay olma olasılığı üzerinde durulabilir. )

- KAN:
ACİL GEREKSİNİM
ile/ve/<>/değil SÜREKLİ GEREKSİNİM

- KAZ AYAĞI ile KAZ AYAĞI
( Kumaş deseni. İLE Göz kenarlarındaki kırışıklık. )

- KİŞİNİN YETİŞMESİ ve/<> YETİŞMİŞ KİŞİ

- KORKU ile/ve/||/<>/> ÖFKE

- KÜRE ile YARIKÜRE
( ... İLE Yer ya da gökküresinin, ekvatorla bölünmüş iki yarısından her biri. )

- MASAJ[Fr.] ile/değil/yerine/||/<> OVMAK

- MAYMUN ile (")ŞEBEK(")
( ... İLE Afrika'nın dağlık bölgelerinde, sürüler durumunda yaşayan, uzun ya da kısa kuyruklu türleri olan maymunlar. | Çirkin ve arsız kişi. )

- MEMÂT[Ar.] değil/yerine/= ÖLÜM
( ÖLÜM )

- NEFES ve/> NEFS ve/> NEFİS

- NEFS ile/ve/<> KAN

- OKSİTOSİN ile/ve/<> VAZOPRESİN
( Annelik içgüdüsü. Doğumla başlayan annelerde salgılanan hormon. İLE/VE/<> Babalık içgüdüsü. Doğumla başlayan babalarda salgılanan hormon. )

- ÖLÜMCÜL ile ÖLDÜRÜCÜ

- OTURMAK ile DIŞKILADIKTAN/SIÇTIKTAN SONRA OTURMAK

- PÜSKÜRME ile FIŞKIRMA

- REFLEKS ile ATILIM

- RİKAB[< RAKABE]["ka" uzun okunur] ile RİKÂB[çoğ. RÜKÜB]
( Boyun, ense kökü. İLE Üzengi. | Büyük bir kimsenin katı, önü. | Türk müziğinde kullanılmış usullerden biri.[Zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır.] )

- RÛH ile RUH[Fars.]
( Can, nefes. | Canlılık, duygu/his. | En önemli nokta, öz. | İspirto gibi uçucu gaz. | Melek, cin, hayali varolan. | Türk müziğinde en az beş-altı yüzyıllık bir mürekkep makam.[Zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır.] İLE Yanak, yüz/çehre. | Anka kuşu. | Anka kuşuna adına verilen satranç taşlarından biri. | Dizgin. | Taç. | Taraf, yön. | Hasırotu. )

- SAKIRDAMAK ile ŞAKIRDAMAK
( Korkudan ya da soğuktan dolayı titremek. İLE "Şakır" diye ses çıkarmak. )

- SEDÂ/SÂDÂ (ÇIKARMAK):
DİŞLERİN ISLIKLI SESİ YOLUYLA
ile/ve DİLİN HAREKET ETTİRİLMESİ YOLUYLA ile/ve DAMAĞIN BÜZÜLMESİ YOLUYLA ile/ve DUDAKLARIN BİRBİRİNE BASTIRILMASI YOLUYLA ile/ve BURUNDAN SOLUMA YOLUYLA

- SEDYE[İt.] değil/yerine/= KATLANABİLİR YATAK

- ŞEFKAT >< ŞEHVET

- ŞEHVET ile/ve/değil/yerine AŞK
( Tüm canlılar arasında. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İnsandan herşeye yönelik. )

- ŞEHVET ve/<>/> ŞEFKAT
( [ile] Doğulur. VE/<>/> Büyünür. )

- SEREBRUM'DA:
YARIK
ile/ve OLUK

- SES-SOLUK (ÇIKARMAMAK)

- SIKILMAK ile/ve/değil/<> YORULMAK

- SİNDİRİM:
AĞIZDA
ile/ve/> MİDEDE ile/ve/> İNCE BAĞIRSAKLARDA

- ŞİŞMAN ile/ve/değil/yerine YAPILI

- SOLUK ALMALI!

- SOLUK ALMA ile/ve/değil/< SOLUK VERME
( TEBEHHÜR: Kısa ve sık soluk alma. )

- SOLUK BORUSU ile/ve/||/<> YEMEK BORUSU

- SOLUK DARLIĞI/DİSPNE

- SOLUK DARLIĞI = YELPİK
( Balgamlı öksürükle ortaya çıkan, süreğen göğüs sayrılığı. )

- SOLUK DELİĞİ ile/ve/<> SOLUK YOLU

- SOLUK SOLUĞA/NEFES NEFESE

- SOLUK/NEFES ile/ve/<> KELÂM
( ... İLE/VE/<> Soluğa/nefese verilen şekil. )

- SOLUK ile/ve/değil EŞİK

- SOLUK ile İLK SOLUK(GASPING)

- SOLUK = NEFES = BREATH[İng.] = SOUFFLE[Fr.] = ATEM[Alm.] = RESPIRO[İt.] = ALIENTO[İsp.]

- SOLUK ile SOLUK
( [Ten için] Donuk bir beyazlığı olan, rengi atmış olan, solmuş. | [Işık için] Parlaklığını, gücünü yitirmiş olan. | [Nesneler için] Rengi atmış olan. İLE Akciğerlere çekilen ve atılan hava ya da ciğerlere hava alıp verme. )

- SOLUK ile SOLUK VERMEK
( Derin ve sakin şekilde solunum ile canlılık artar, o da beyni etkiler ve zihnin arınmasına ve istikrar bulmasına ve derin düşünmeye elverişli hale gelmesine yardım eder. )
( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( With deep and quiet breathing vitality will improve, which will influence the brain and help the mind to grow pure and stable and fit for meditation.
Repetition will stabilise your breath. )

- SON SOLUK

- SPERM ile/ve/<> BELSUYU/ERSUYU
( Sperm, belsuyu/ersuyu içinde varolan bir organizmadır. Günlük dilde daha rahat kullanılan "sperm" sözcüğünde daha çok meni kast edilir. İLE/VE/<> Belsuyu/ersuyu, erilin/penisin boşaldığı(ejakülasyon) anda fışkırarak çıkan, koyu, süt rengine yakın [yapışkan, kopmadan uzayan(lüzûcî[Ar.])] sıvı/mâyi'[Ar.]/sekresyondur[gövde sıvılarının genel adı]. )

- SÜREKLİ/LİK, DEVAM ile/ve TEKRAR
( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( Tekrara neden olan arzudur. )
( Arzunun olmadığı yerde tekrarlamalar da olmaz. )
( Repetition will stabilise your breath.
It is desire that causes repetition.
There is no recurrence where desire is not. )

- TEFRÎH[< FERAH] ile TEFRÎH[< FERH]
( Ferahlandırma, gönül açma. İLE Korkusuz kalma. | Gelişme, filizlenme. | Yumurtadan çıkma zamanı. )

- TENÂFÜS[çoğ. TENÂFÜSÂT] ile TENEFFÜS[< NEFES]
( Kıskanma, haset etme, çekememe. İLE Soluk/nefes alma. | Yorgunluğu gidermek üzere dinlenme. | Okulda ders araları verilen dinlenme. | Tan yerinin ağarması. | Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. )

- TENEFFÜS-İ CİLDÎ ile TENEFFÜS-İ KASABÎ ile TENEFFÜS-İ SAFÎRÎ ile TENEFFÜS-İ SINÂÎ ile TENEFFÜS Bİ-L-HEVÂ
( Deri solunumu. İLE Trake solunumu. [biyolojide] İLE Havanın soluk borularına girdiği ya da çıktığı sırada doğal olmayan ses. (tıp'ta) İLE Boğazdan açılan yapay bir delik aracılığıyla sayrının soluk alması. (tıp'ta) İLE Hava ile solunum. )
( TENEFFÜS[< NEFES]: Nefes, soluk alma; Yorgunluk almak için dinlenme; Tan yeri ağarma; Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. )

- TENEFFÜS[< NEFES] ile TENEFFÜZ[< NEFZ]
( Soluk/nefes alma. | Yorgunluğu gidermek üzere dinlenme. | Okulda ders araları verilen dinlenme. | Tan yerinin ağarması. | Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. İLE Nüfuzlu, sözü geçer olma. )

- TENFÎS[< NEFES | çoğ. TENFÎSÂT] ile TENFÎŞ[çoğ. TENFÎŞÂT] ile TENFÎZ[< NÜFUZ | çoğ. TENFÎZÂT]
( Soluklandırma/nefeslendirme, soluklandırılma. İLE Pamuk atma, yün ditme. İLE Hükmünü yürütme, nâfiz kılma. )

- TEN ve/<>/>< TİN

- TESVÎK[< SEVK] ile TESVÎK[< MİSVÂK]
( Sürme, ileri gitme. İLE Dişleri, misvâk ile temizleme. )

- TİMBRE değil/yerine/= TINI, SOLUK

- TINI değil/yerine/= SOLUK

- TRAKE değil/yerine/= SOLUK BORUSU YANGISI(İLTİHABI)
( TRAKEİT )

- UZANMAK ile/ve KIVRILMAK

- VAROLAN/VAROLUŞ GÜDÜSÜ:
AZ ENERJİ HARCAMA
ile/ve ÇOK ENERJİ DEPOLAMA
( Kişi, ikisinin de dengesini kuran/sağlayandır. )

- YAPIŞIK KULAK MEMESİ ile AYRIK KULAK MEMESİ

- YARIKLAR ile/ve LOBLAR

- YARIK ile/ve/değil ÇATLAK

- YAŞAM:
SOLUK ALDIĞIMIZ ANLAR
ile/ve/değil SOLUĞUMUZU KESEN ANLAR

- YAŞLANMA ve/<> DAĞA TIRMANMA
( [çıktıkça] Soluğunuz daralır, yorgunluğunuz artar. VE/FAKAT/<> Görüş/bakış açınız genişler. )

- YAŞ ile/yerine GÖRÜNÜM

- YATMAK/UYUMAK:
SIRTÜSTÜ
ile/ve/<> YAN ile/ve/<> YÜZÜKOYUN

- YETENEK ile/ve/> MİRAC
( Yetenek varolabilir fakat mirac da etmelidir. )

- YOĞUN/LUK ile/ve/değil/||/<>/> YORGUN/LUK

- YOKSUNLUK ile/ve GEREKSİNİM

- YÜZÜSTÜ ile YÜZÜSTÜ
( Yüzü yere gelecek biçimde. İLE Başlanmış fakat tamamlanmamış bir durumda. )

- ZİGOT[Fr. < Yun.] ile/ve/> EMBRİYON ile/ve/> CENİN/FETÜS
( Döllenmiş hücre. İLE/VE/> 3-10 hafta arası. İLE/VE/> 10-38 hafta arası. )
( 24 haftadan sonraki doğumlarda, yaşam hakkı gereği bebekler yaşatılmaya çalışılmaktadır. )
( SPERM(ATOZOA): Boyu, kuyrukla birlikte 41-52 mikron; başı, 3-5 mikron (armuta benzer). Kuyruğunu vura vura saniyede 1-3 mm. ilerler. Tuba Fallopi'ye (16-20 cm.) 45 saniyede ulaşır. )
( Annenin 1 mm.nin 1/5'i, babanın 1 mm.nin 1/18-20'si. )
( DÖLLENME(FECUNDATIO): İlk 8 gün Tuba Uteri'de geçer. Bir yuvarlak oluşur(MORULA). )
( YUVALANMA(EMPLANTASYON) gerçekleşir. )
( BLASTUAL FAZ'I: Tüm organizma, hazırlanmaya başlar. Çok fazla fiziksel değişiklik olur. )
( Doğduğunda, ilk durumundan, 2500 kere büyük, 800 milyon kere ağırdır. )
( 1 göze/hücre, 26 milyar gözeye ulaşır. )
( ANNE KARNINDA YOLCULUK )
( )
( ... İLE Kısarak kapamak, sıkarak kapalı duruma getirmek. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

- [Fars.] DİL ile DÎL ile | [Tr.] DİL ile DİL
( Gönül, yürek/kalb. İLE Nokta. | Gönül, kalb. | Mandıra, ağıl. İLE | Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan, etli, uzun, hareketli örgen. Tat alma örgeni. İLE Kişilerin, düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle ya da işaretlerle yaptıkları anlaşma. Lisan. )

EŞEYSELLİK
[SEXOLOGY]




- "AHLÂK/AHLÂKSIZLIK" ile/değil/< ANATOMİ
( Eşeysel örgenlerin adlarında, "ahlâk" ya da "ahlâksızlık" aranamaz! Küfür olarak geçen sözcüklerin ve küfür edenlerin yersiz/kötü "kullanımındaki" yanlışlık, dilin ya da sözcüklerin hatası, yükü değildir! Kişilerin yanlışları da sadece o kişilerin, o ve ilgili yersiz/bağlamsız, yanlış/kötü davranış ve tutumlarıyla sınırlı tutulmak zorundadır.

Üç yaşından itibaren öğrenilmiş, fark bile olmayan "farkların", gerçekte, doğada ve bütünlükte hiçbir şekilde herhangi ciddi bir fark oluşturmadığı, herkesin her "şey"i tam olarak bildiği, gördüğü ve yaşadığı bir durumun, deneyimin de doğal ve sınırlandırılmış, kapalı koşullarda, herhangi bir ayıbı yoktur[bulunamaz ve aranamaz]! Eşeysel örgen adlarının, tıpta, anatomi ya da fizyoloji bilgisi olarak, Latince ya da başka bir dilde kullanılması da bir şeyleri "çözmekte/aşmakta" yeterli değildir.

Doğru/uygun zaman, zemin ve koşulların, duyacaklarına râzı olan/olacak kişinin, muhabbetin ve hukukun bulunmadığı ilişki ve ortamlarda, dikkatsiz, özensiz bir şekilde tüketiliyor olmasıdır tüm sorun. Söylenilen sözcüklerin değil beklenilmeyen ve istenilmeyen koşullarda, bir dayatma olmasından dolayıdır kişilerin tüm haklı tepkisi. Kişilerin, hangi konu/alan olursa olsun, seslerini yükseltmelerindeki yanlış ya da sorun kadar, kullandıkları ve seçemedikleri sözcüklerin yanlışlığındandır rahatsız olunan. Sorun, esas ya da içerik sorunu değil, yöntem(usûl) sorunudur. Kalabalığın içinde, zaman, zemin ve koşulları, kişileri dikkate almama kabalığıdır.

"Cinsiyetçi küfür" diye bir sözcük de olmaz! Sorun, örgen adlarında ya da "kadın"lara saygısızlık olmasında değil cahil/yetersiz/özensiz/kaba kişilerin, sonuç odaklı ve düşünmeden, özenmeden, çevresine kayıtsız ve saygısızca davranmasından dolayıdır. Eğer eşeysellikteki son aşama, "kulağa üflemek" olsaydı, her ("olumlu/olumsuz") zaman ve zeminde, her durumda, ağzından düşürmediği "söz" ve kısaltma, "AMK" değil "Hay kulağına üfleyeyim!"[KULK] olurdu. Bu durumda, bu sorun, ne kulak kepçesinin ve/veya deliğinin, ne de bu sözcüğün, "ayıbı", "ahlâklılığı ya da ahlâksızlığı" olurdu.

Buradaki "sorun" ya da yanılsama, kapalı, sınırlı ya da bazı/çoğu ayrıntının iki kişi arasında ya da sır olarak tutulması istenilen özelin, dışarıda ve genelleştiriliyor olmasından dolayıdır.

Tıpta ve tüzede[hukukta], "ayıp", "çirkinlik" vs. ol(a)madığı gibi, zihinde ve zihin dilinde de "ayıp", "pis", "kötü" diye bir sınır(landırma) ya da sonuç(landırma) yoktur. Zihinden, "olumlu/olumsuz", "iyi/kötü" her düşünce ve ayrıntı geçebilir fakat sorumlu olunan/olunması gereken, ağızdan çıkmayabilecek olan söz(cük)ler(imiz)dir. )

- "AKLIN" KULLANDIĞI KAVRAMLAR/DİL ve/||/<> KAVRAMLARIN/DİLİN KULLANDIĞI "AKIL"/ZİHİN/KİŞİ

- "AKLIN"/ODAĞIN:
ya/ne DUDAKLARINDA
ya da/ne de DUDAKLARDA OLMASIN/OLMAMALI

- "AMPİRİK/EMPİRİK" değil/yerine/= DENEYSEL

- "APIŞIP KALMAK" ile/ve/||/<> "YAPIŞIP KALMAK"

- "AYIP" ile/ve/değil/yerine SAÇMA

- "BEN OLMA" GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> "AİT OLMA" GEREKSİNİMİ
( En temel/öncelikli gereksinimler. )

- "BÜYÜME" ile/ve/değil/yerine HAREKET

- "ÇİRKİN/LİK" ile/değil/yerine BAKIMSIZ/LIK
( "Çirkinlik"ten değil bakımsızlıktandır! )

- "ÇOK MUHABBET, TEZ AYRILIK GETİRİR" ile/ve/değil/yerine/||/<> "VUSLATTA, GINA VARDIR"

- "DOĞASI" değil YAPISI VE İŞLEYİŞİ

- "DÜZÜŞGEN" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVİŞGEN

- "ERKEK (MİLLETİ)/KADIN (KISMI) DEĞİL Mİ, HEPSİ AYNI!(BÖYLE/ŞÖYLE) / ŞÖYLE/ŞUNU İSTER/YAPAR" değil/yerine "HER BİRİ AYRIDIR!"
( Genellememek gerekir! Büyük yanlıştır! )

- "G NOKTASI" ile/değil "G NOKTASI"
( İnsanda. İLE/DEĞİL Mali'nin başkenti Bamako'da bulunan bir tepenin adı. )

- "HEYECANLAN(M)IYORUM" ile/ve/değil/yerine/<> "HEYECANI(MI) İÇİMDE TAŞIYORUM/TUTUYORUM"

- "İKTİDAR" >/ne yazık ki "ŞİDDET"
( "iktidarın bitmeye başladığı yerde, şiddet başlar." )

- "KADIN OLMAK" değil/yerine ÖNCE ADAM/İNSAN OLMAK SONRA "KADIN OLMAK"
( Ayrımlar yerine bütünlük üzerine düşünülerek yapılanmak gerek! )

- "KALITIM" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KATILIM

- "KÜÇÜK ZİHİN" ile/değil/yerine "ORTA ZİHİN" ile/değil/yerine "İLERİ ZİHİN"
( "Her sorunun" kendince bir yanıtı/açıklaması vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE Deneyimlerinden öğrenir. İLE/DEĞİL/YERİNE Herşeyden ve herkesten öğrenir. )
( Kişilerle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Olaylarla uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Düzenle/sistemle uğraşır. )
( "Dengini" arar. İLE ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini arar. )
( "İleri zihinler, kendi çağının ötesindedir, zekiler, kendine bir şeyler çıkarır ve ahmak olan da buna karşı koyar.[The great person is ahead of their time, the smart make something out of it, and the blockhead, sets themselves against it.]" )

- "ÖZLEM" ve/ne yazık ki/||/<> SIKILMA ve/ne yazık ki/||/<> "TUTULMA"
( Geride bıraktıklarımızı. VE/NE YAZIK Kİ/||/<> Elimizin altındakinden. VE/NE YAZIK Kİ/||/<> Ulaşamadıklarımıza. )

- "ŞEHVET" ile/ve/<> ŞÖHRET

- "SEKSÎ" ile/ve KIŞKIRTICI

- "UYANDIRMA" ile UYARMA

- "UZUN KLİTORİSLİ KADIN" (ERİL) ve "KISA PENİSLİ ERKEK" (DİŞİL):
İNSAN


- "YAKIN İLİŞKİ" ile/ve/||/<> "YOĞUN İLİŞKİ"

- "YANAĞI DEĞDİRİP, ÖPÜCÜK SESİ ÇIKARMAK" ile/yerine YANAĞI ÖPMEK

- "YATAK ODASI" değil/yerine UYKU/UYUMA ODASI

- (")DOĞRU DUYU/HİS(") ile/ve NASIL ÖĞRENİLECEĞİNİ BİLMEK
( Doğru hisse sahip olan, nasıl öğreneceğini bilir. )

- (")İÇ(") ve/=/<> ZİHİN/DÜŞÜNCE

- (")İLİŞKİYE GİRMEK(") ile/ve/||/<> (")İLİŞKİDE BULUNMAK(")

- (")KESİNLİK(") ile/ve/değil KESİNLİĞİN OLANAKSIZLIĞI

- (")MERCİMEĞİ(") ... :
"FIRINA VERMENİN" HAZZI
ve/||/<>
EVSİZ(LER)E VERMENİN HUZURU

( EVSİZLERİ (DE) DÜŞÜN(ELİM)!!! )
( Çorbada Tuzun Olsun!... )
( Aynada gördüğün, ben(evsiz) değil(im)!

Bu işte bir Evsizlik var!

Ne yersek paylaşıyoruz!...
Bu kurda-kuşa, bu bana, bu da bir evsize...

Evlenme teklifime yardım eder misin!?

Ben - Sen - O | Biz - Siz - Evsiz

3 taş oynamak için taşta oturmak/yatmak zorunda değilsin!

Yazın kaşın, kışın taşın! (İşimiz/yaşamımız bu/böyle!)

Düşün, taşın! Ya da kaşın!

"Evde yokuz!" / "Evdeyim!"
( Senin yalanın. / Benim yalanım. )

Benim görmem için pertavsız gerekebilir fakat senin görmen(düşünmen) için bir evsiz görmen gerekmiyor!

Yaşar, ne(rede) yaşar; ne(rede) yaşamaz(. / ?)

Ah bir Çelik kapım olsa...
Evsiz Hercai

Neden, huzurlu evinizde, evsizler için bir Hadise çıkmasın? )

- (BAZI) DUYGULARI/NI:
SÜREKLİ YAŞAMAK/DUYUMSAMAK
ile/ve/değil YOĞUN YAŞAMAK/DUYUMSAMAK

- (FİZİKSEL) NEDENSELLİK ile/ve/değil/||/<>/>/< ZİHİNSEL NEDENSELLİK

- ... GERÇEKLİK:
EVRENSEL/BÜTÜNCÜL ...
ile/ve/||/<> FİZİKSEL ... ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ... ile/ve/||/<> ÖZNEL ... ile/ve/||/<> İLİŞKİSEL ...

- 10 °C ve 30 °C:
Altı üşütür. VE Üstü terletir.


- 4 UNSUR(BASÂİD, ANÂSIR-I ERBAA, ÇÂR-I ANÂSIR)/ERKÂN[< RÜKN] ve/<> HILTLAR/SUYUK (İLK SIVILAR)
( TOPRAK, SU, HAVA, ATEŞ ve/<> ( KURULUK - ISLAKLIK - SOĞUKLUK - SICAKLIK )
( KALP - AKCİĞER - KARACİĞER - DALAK )
( DÖRT DÖRTLÜK ADAM OLMAK: Dört unsur ve dört hıltın en uyumlu ve dengeli bir şekilde biraradalığı. )

- 4S:
SPOR
ve/ SEKS[UYKU / GÜNEŞ] ve/ SANAT ve/ SEYAHAT

- BEBEK ile/ve/<>/> ÇOCUK
( Ortalama 1 yaşına ulaşana kadar "Bebek", daha sonra "Çocuk" tanımına geçer. )
( ÇAĞA: Çocuk, bebek. )

- HAVA ile/ve SOLUK/NEFES

- SOLUK ÇEŞİTLERİ ve SOLUK EGZERSİZLERİ!!!

- BEBEK ile/ve/değil YENİ DOĞAN
( Yeni doğan bebekler, 440 hz yüksekliğinde ve la notasıyla ağlar. )

- AÇIK ile/ve/değil YARIK

- ACI ile/ve/değil/yerine ACIRAK
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Az acı. )

- ACI ile/ve/||/<>/>< HAZ
( Hazzın bedeli. İLE/VE/||/<>/>< Acının ödülü. )
( Acı vererek haz alırsınız, haz alıyorum/veriyorum derken de acıtırsınız. [Haz ile acının bir olduğunu bilen kişi, huzur ve barıştadır.] )

- ACI ile SIZI

- ADANMAK ile/yerine/değil (GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK

- ÂDET/AYBAŞI/REGL ile YAŞDÖNÜMÜ/MENAPOZ
( 28 günde bir, 3 ilâ 7 gün arasındadır. Normal koşullarda bir çay bardağının 2/3'ü kadar kan kaybı oluşur. İLE ... )
( TUHR: İki âdet arasında geçen zaman. [En az 15 gündür] )
( SİNN-İ BUHRÂN/YE'S: Adetten kesilme yaşları. )

- AFRODİT/VENÜS ile NİNİ ile LILLITH
( Güzel/masum kadın. İLE Güzel ve şuh/kötücül kadın[La femme fatale]. İLE İblis\'in karısı. )

- AFRODİT ile/= VENÜS
( Yunan'ların (en) güzele verdikleri ad. İLE/= Roma'lıların (en) güzele verdikleri ad. )
( [Aşkın simgesi.] Yunan'da. İLE/= Latin'de. )

- AĞIZDAN SOLUK ALMAK ile/yerine BURUNDAN SOLUK ALMAK

- AĞIZ ile AĞIZ
( Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, selenin çıkmasına, soluk alıp vermeye ve besinleri almaya yarayan boşluk. | Bu boşluğun, dudaklarla çevrelendiği bölümü. | Kapların ya da içi boş şeylerin açık yanı. | Bir suyun, denize ya da göle döküldüğü yer. | Koy, körfez, liman, yol gibi yerlerin açık yanı. | Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. | Kesici aletlerin, keskin yanı. | Bir anadilin konuşulduğu sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği, şive. | Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla, dolambaçlı bazı sözler söyleme özelliği. | [müzik] Bir bölgenin ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. | Bir akarsuyun göle ya da denize döküldüğü yer, munsap. | Bazen, "kez" anlamına gelir. [İlk ağızda, paranın yarısını ödedi.] | Tehlikeli şeyler/durumlar için pek yakın yer. [Topun/uçurumun ağzında.] İLE Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. )

- AĞIZ ile/ve DİL

- AĞIZ ile/ve/<> DUDAK/LAR
( [Divan şiirinde] YÂKUT, FİKR-İ DEHÂN ile/ve ... )
( NUN harfi ve NOKTA ile simgelenir. İLE/VE ... )

- AĞRIYA DUYARLI OLMAYAN ÖRGENLER(ORGANLAR) ile AĞRIYA DUYARLI OLAN ÖRGENLER
( SEDATİF: Ağrı dindiren/kesen. )

- AHLÂK ile EŞEYSELLİK(CİNSELLİK)

- AHLAT ile AHLÂT[< HILT] ile AHLAT
( Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yabanarmudu. | Bu ağacın, armuda benzeyen ve ancak iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. | Kaba adam, yol-iz bilmeyen kişi. İLE Bir karışım içindeki parçalar, öğeler. Karışan şeyler. | Gövde yapısının temelini oluşturan öğeler.[AHLÂT-I ERBAA: Kan, salya, safra, dalak.] İLE Bitlis'in bir ilçesi.[Tarihte, mühendis ve mimarların yetiştiği kent.] )

- AKCİĞER ZARI YANGISI(SATLICAN/ZATÜLCENP[Ar.]) ile/ve KARACİĞER YANGISI ile/ve BRONŞİYOL YANGISI ile/ve LENF BOĞUMLARI YANGISI ile/ve MEME YANGISI(MASTİT)
( ZATÜLCENP ile/ve HEPATİT, ZATÜLKEBED ile/ve BRONŞİYOLİT ile/ve ADEONOİT )
( BİLSÂM[Ar., Fars.]/PLEURÉSIE[Fr.]: Akciğer zarı yangısı, satlıcan. )
( Dünyada en sık karşılaşılan hastalık zatürree/bronşittir. )
( AKCİĞER YANGISI / GIŞÂ-İ CENB[Ar.] / PLEVRA[İt. göğüs boşluğunun iç yüzünü ve akciğerleri saran zar] )

- AKIL ve/ AHLÂK ve/ ADÂLET ve/ ÂDÂB ve/ AŞK

- ÂKİL ile/ve ÂŞIK

- AKIL ve/||/<> GÖRME ve/||/<> DUYMA ve/||/<> KONUŞMA
( CAMİ: CEBRAİL ve/||/<> AZRAİL ve/||/<> MİKAİL ve/||/<> İSRAFİL )

- AKIL ile/ve/<> ZİHİN
( Bireşimsel/tevhîdî olan. İLE/VE/<> Ayrımsal olan. )
( Bütünleştirir. İLE/VE/<> Parçalar. )

- ALÂKA ile MÜNÂSEBET

- AMELİYAT:
GÖVDEDE
ile/ve/<> ZİHİNDE
( Uyutmak gerek. İLE/VE/<> Uyandırmak gerek. )

- ANDROJİNİ/HÜNSÂ(ERSELİK)/HERMAFRODİT
( Bir bireyde, hem erile, hem dişile özgü özelliklerin bulunması durumu. )

- ANLAK/ZEKÂ ile İÇGÜDÜ

- ANLIK = ZİHİN = MIND[İng.] = MENS[Lat.]

- ANNE-ÇOCUK İLİŞKİSİ ile/ve/değil/< ANNE-BEBEK İLİŞKİSİ

- ANNE ve/||/<> YAVRUSU
( Ayrı kaldıkları takdirde, hangisi tamdır? Yan yana geldiklerinde hangisi fazladır? )

- ARGO ile ADİCE/BAYAĞI/ÂMİYÂNE[Ar., Fars.]

- ARGO ile KÜFÜR

- ARGO ile MÜSTEHCEN

- ARGO ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO
( [Türkmen, Gagauz, Özbek, Uygur, Tatar, Başkurt, Kumuk, Karaçay-Malkar, Nogay, Kazak, Kırgız, Altay, Hakas, Tuva, Şor Türkçe'lerinde] ARGO )
( [Çekoslavakya'da] HANTYRKA )
( [Çin'de] HSIANG T'AN, HSIANG Ç'ANG )
( [Finlandiya'da] MONGERRUS )
( [Hindistan'da] SÂSÎ, DOM, NATÎ [Çingene dili asıllılardır], BALAÎBALAN )
( [Hollanda'da] BARGOENS )
( [İran'da] LÛTRÂ, ZEBÂN-I ZERGERÎ[kuyumcu dili], LOTİZEBÂNÎ, KURBATÎ/ESSÎM ARGOSU[Ar. İran'ın kuzeyinde] )
( [İspanya'da] CALO, [eskiden] GERMANIA )
( [İtalya'da] FURBESCO, ZERGA[Venedik'te], GERGO[Jargon anlamına] )
( [Macaristan'da] TOLVANJNYELV[hırsız dili] )
( [Mısır'da] HALEBÎ ARGOSU )
( [Norveç'te] FANTESPROG )
( [Portekiz'de] CALAO )
( [Romanya'da] ŞMECHEREASCA, LIMBA CARAITORILOR )
( [Rusça] ARGO [Kril abecesiyle APRO], VOROVSKIY YAZIK[hırsız dili] )
( [Yunanistan'da] MALLIARA GLOSA[bayağı dil anlamına] )

- ARIN(DIR)MA'DA:
| SU İLE / ATEŞ İLE / SIYIRARAK |
ile/değil/yerine/<>/>/<
DÜŞÜNCE/ZİHİN İLE


- ARINMA ile/ve/değil/<> DUYARLILAŞ(TIR)MA

- ARKADAŞLIK/DOSTLUK ile/ve EŞEYSELLİK
( BAHNÂME: Eşeysellik ilminden bahseden kitaplardır. [Daha önceleri tıp kitabı olarak çalışılmıştır.] )

- AR ile HİCAP

- AR ile NAMUS/İFFET
( Hayatta namuslu yaşamanın en gerçek yolu, olduğun gibi görünmektir. )
( ... ile SİLİG: Namuslu. )

- ÂŞIK OLMAK ile/ve/değil/||/<> "ÇARPILMAK"

- ÂŞIK OLMAK ile AŞK/I YAŞAMAK

- Âşık'ını DİNLE!!!

- ÂŞİKÂRE ile/ve/değil ÂŞIK-ÂNE

- ÂŞIK ve (")MUM(")

- AŞIK ile ÂŞIK
( Baldır kemiği ile eklemleşerek, bileğin belirli başlı oynak merkezini oluşturan, ayak bileğinde bulunan, küçük kemiklerden biri. | Yapı çatılarında, uzun mertek, aşırma. | AŞIK ATMAK: Yarışmak. İLE Vurgun, tutkun. )

- ÂŞIK <> AŞK <> MAŞÛK(A)

- ÂŞIK ile KUL

- ÂŞIK ile/ve/||/<> MECNÛN
( Kardeşlerdir. )

- AŞK YAŞAMI ile/ve/=/değil/yerine EŞEYSELLİK/SEKS YAŞAMI

- AŞK:
KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) ÖNCE
değil/yerine/<> KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) SONRA

- AŞKTAN DOĞANLAR ile/ve/değil AŞKIN DOĞANLAR/VAROLANLAR
( Dünya/Batı. İLE/VE/DEĞİL Anadolu'da. )

- AŞK = (FALL IN) LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMORE[İt.] = AMOR[İsp., Lat.] = HO ER.S, HE FILIA, HE AGAPE[Yun.] = İŞK[Ar., Fars.] = MIN[Felm.]

- AŞK ile/ve/değil/<> AHİD'E VEFÂ

- AŞK ile/ve/değil ÇEKİM/CÂZİBE

- AŞK ile/ve/değil/yerine/<> COŞKU

- AŞK ile/ve/<>/> GÜLMEK :)
( Sen gülersen, hayat güler. :) :) :) )

- AŞK ile HAYALPERESTLİK

- AŞK ve/<> KAVUŞMA(VUSLAT)
( İkisi de AN'dadır. )

- AŞK ve/<> MEŞK

- AŞK ve MUHABBET ve CEZBE
( Allah'a duyulan. VE İnsan'a duyulan. VE ... )

- AŞK ve/<> SAVUNMASIZLIK

- AŞK ile/ve/||/<> SEVDÂ
( Hevesin geçene kadar. İLE/VE/||/<> Soluğun yetene kadar. )
( ... İLE/VE/||/<> Kalbin ortasındaki kararmaya yüz tutmuş kan. | Aşk, sevgi. | Aşırı sevgiden doğan bir çeşit hastalık. | İstek, heves, arzu. | Çok kara/siyah. | Eskilerin, insan mizâcında kabul ettikleri dört hılttan biri. )

- ATLAS KEMİĞİ[Boyun omurlarının birincisi] ile AŞIK KEMİĞİ ile BEL KEMİĞİ ile ÇEKİÇ KEMİĞİ ile DİRSEK KEMİĞİ ile ELMACIK KEMİĞİ ile KOL KEMİĞİ ile ÖRS KEMİĞİ

- ATOM DÜZEYİ ile/ve/> MOLEKÜLER DÜZEY ile/ve/> ORGANEL DÜZEYİ ile/ve/> HÜCRE DÜZEYİ ile/ve/> DOKU DÜZEYİ ile/ve/> ORGAN DÜZEYİ ile/ve/> ORGAN DÜZENİ(SİSTEMİ) DÜZEYİ ile/ve/> ORGANİZMA DÜZEYİ
( Hücrenin İç Yapısı'nı izlemek için burayı tıklayınız... )

- ÂTÛN, BEÇEDÂN, ZÂK, ZÂK-DÂN[Fars.], MEŞÎME[Ar.], RAHİM[Ar.] değil/yerine/= DÖLYATAĞI

- AUM:
SOLUK
ve/||/<> SESSİZLİK

- AYAKTA DURMAK ve/fakat/||/<>/>/< HAYATTA KALMAK
( Yeterince gücün olmayabilir/kalmayabilir. VE/FAKAT/||/<>/>/< Nedenlerin vardır ve yeterince çoktur. )

- AYIP ile/ve < TEZAD

- AYIP ile/ve/<>/> KAYIP

- AYRILIKLARDA, UNUTABİLMEK İÇİN:
ZAMAN
ile/ve/ya da BAŞKA BİRİ
( Ayrılıklar umutsuzluğa düşürmesin. Bir daha buluşmak için bir elveda gereklidir. )
( Buluşmak, dost olanlar için kaçınılmazdır. )

- AZAB ile/ve/<> HAZ

- AZMIŞ ile KUDURMUŞ

- AZOOSPERMİ ile ASPERMİ ile NEKROSPERMİ
( Azoospermi; Spermada olgun spermium'ların bulunmayışıdır. Bu durumdaki kişilerin spermasında spermiogenesis'in değişik olgunlaşma kademelerindeki hücreler vardır, fakat olgun spermium yoktur. İLE Aspermi; Ejakulat'ta ne spermium ve ne de Testis kanalcıklarına ait hiçbir hücrenin bulunmamasıdır. İLE Nekrospermi; Eğer tüm spermiumlar hareketsiz ise ve bunlar özel metodlarla yeniden hareketlendirilemeyendir. )

- BAĞDAŞIK = MÜTECÂNİS = HOMOGENEOUS[İng.] = HOMOGÈNE[Fr.] = GLEICHARTIG[Alm.] = OMOGENO[İt.] = HOMOGÉNEO[İsp.] = EIUSDEM GENERIS[Lat.] = HOMOGENES, HOMOIOMERES[Yun.] = MUTECÂNİS[Ar.] = MOTECÂNES[Fars.] = GELIJKSOORTIG[Felm.]

- BAĞIMLI/LIK(MÜPTELÂLIK) ile ISRARCI/LIK

- BAĞIMLI/LIK ile/yerine BAĞLI/LIK
( Onlar mı size, siz mi onlara bağlısınız? )

- BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/>< GEREKSİNİM

- BAĞLILIK ile/ve GEREKSİNİM

- BAKIMLI/LIK ile/ve/> ALIMLI/LIK

- BAKIM ve/<> BÜTÜNLÜK

- BAKIM ve KÜLTÜR ve UYGARLIK

- BAKIM ile/ve/<> ÖZEN

- BAKIM ile/ve/<> TEMİZLİK

- BAKIŞMAK ile/ve YİYİŞMEK/SEVİŞMEK

- BAKULUM ile/değil PENİS
( Penis kemiği. [Kemirgenlerde, rakun, mors, binturong ve bazı memelilerde bulunur.] [İnsan ve örümcek maymunları bu kemiğe sahip olmayan tek primatlardır.] )

- BÂLİĞ değil/yerine/= ERİN

- BAŞINA GELEN ile/ve/||/<>/< OLMAMASI GEREKEN

- BASINÇ ile/ve/<> ISI

- BASKIN/HAKİM GEN ile/ve/<> SAKLI GEN
( Kişinin geni olduğu gibi, dünyanın da geni, insandır. )

- BASKIN ile/ve/||/<> EGEMEN

- BATI FELSEFESİ ile/ve/yerine ZİHİN FELSEFESİ

- BEBEK ile/ve/<>/> ÇOCUK ile/ve/<>/> ERGEN ile/ve/<>/> GENÇ ile/ve/<>/> ORTA YAŞ ile/ve/<>/> YAŞLI
( [yaş arası] 0-1 İLE/VE/<>/> 1-12. İLE/VE/<>/> 12-18. İLE/VE/<>/> 18-65. İLE/VE/<>/> 66-79. İLE/VE/<>/> 79-99.[Dünya Sağlık Örgütü'nün kabulü olarak] )

- BEĞEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SARIL
( Facebook'ta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< www.Good4Trust.org 'da. )

- BELİRLİ BİR:
SÜREYLE
ile/ve/||/<>/>/< SIRAYLA

- BELSOĞUKLUĞU ile GLANS[PENİS BAŞI] YANGISI(İLTİHABI)
( GONORE ile BALANİT )

- BELSUYU/ATMIK(MENİ) ile/ve/> DÖL

- BELSUYU/ERSUYU ile/ve/<> COWPER BEZİ SIVISI
( SEMİNAL VEZİKÜL: Spermleri besleyen ve üreme kanallarını kayganlaştıran, meni içindeki sıvıyı salgılayan bez. )
( MENÎ, SÂİL-İ MENEVÎ, HUVEYNÂT-I/HÜCEYRÂT-I MENEVİYYE ile/ve MEZİ/MEZİYY )
( Belsuyu/ersuyu, erilin/penisin boşaldığı(ejakülasyon) anda fışkırarak çıkan, koyu, süt rengine yakın, içinde sperm/ata bulunan sıvı/sekresyondur[gövde sıvılarının genel adı]. İLE/VE/<> Sevişme/düzüşme esnasında, boşalma öncesi penisten akan/akmaya devam eden şeffaf sıvı, Cowper Bezi ve birçok bileşimden gelen kaydırıcılığa/ıslaklığa yarayan/sağlayan sıvıdır. )

- BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/<> ÖZÜMSEMEK

- ben ile/değil EŞEYSEL ÖRGEN

- BEVL/TEBEVVÜL ile TEŞÂŞÜR
( İşemek. [BEVLE )

- BEYİN GİRİNTİLERİ ve/<> BAĞIRSAK GİRİNTİLERİ

- BEYİNDE/ZİHİNDE:
BİLİŞSEL
ve/||/<>/< DUYGUSAL ve/||/<>/< DUYUSAL ve/||/<>/< MOTOR

- Bİ'L KUVVE[Ar.]/POTANSİYEL[Fr., İng. POTENTIAL] = GİZİL GÜÇ

- BİÇİMİNİ KORUMAK ve ÜREMEK
( HIFZ-I TERKİB )

- BİLEŞEN ile BİLEŞİK ile BİLEŞİM ile BİLEŞKE
( Fizikte ve dilde. İLE Kimyada, doğada, dilde, felsefede. İLE Kimyada. İLE Fizikte. )
( Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri. | Bileşim yoluyla bir sözcüğün yapısına giren sözcük. [Sivrisinek] İLE Bileşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. | Kİmyasal tepkimeler sonucunda, iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız, fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek/madde. [Su] | Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası. İLE İki ya da daha çok öğenin biraraya gelerek yeni bir öğe oluşturması, terkip. | Bir maddenin, hangi kimyasal türlerden oluştuğun belirleyen verilerin tümü. | Bileşme sonucu oluşan cisim. İLE Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet. )

- BİLGİ ile/ve/<> GEREKÇELENDİRİLMİŞ BİLGİ(EPİSTEMOLOJİ)
( Bilgi, erdem; erdem de mutluluk üretir. )

- BİLİMSEL TUTUM >< CEHALET ve FELSEFİ ANLAYIŞ >< BAĞNAZLIK ve SANATSAL DUYARLILIK >< GÜÇ/ŞİDDET

- BİLİNÇ = ŞUUR = CONSCIOUSNESS[İng.] = CONSCIENCE[Fr.] = BEWUSSTSEIN[Alm.] = CONSCIENTIA[Lat.] = SYNEIDESIS[Yun.] = CONCIENCIA[İsp.]

- BİR ŞEYİN:
İYİ OLDUĞUNDAN DOLAYI İSTENMESİ
ile/ve/değil/<> İSTENİYOR OLMASINDAN DOLAYI İYİ OLDUĞU

- BİREŞİM/TEVHİD:
SEVGİLİNİ, HERŞEYDE/HER YERDE GÖRMEK
değil/yerine HERŞEYDE/HER YERDE, SEVDİĞİNİ ANIMSAMAK

- BİREŞİM/TEVHİD ve/||/<>/> SEVDİĞİNİ ÖZLEMEK

- BİRİNCİL VE İKİNCİL DUYULAR'DA:
İNSAN
ile HAYVAN
( İnsanda birincil duyular görme ve işitme örgenleri üzerindedir. İLE Hayvanın türüne göre değişir. )

- BİRLİKTE OLMA GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/< BİREY OLMA GEREKSİNİMİ

- BİTİMLİ/LİK ile/ve/<> BİTİMLİLİĞİNDE(Kİ) BİTİMSİZ/LİK
( İnsan dışındaki her şey/kavram/olgu/durum. İLE/VE/<> İnsan. )

- BİTKİ HÜCRESİ ile HAYVAN HÜCRESİ
( * Hücre çeperi/duvarı bulunur.
* Köşeleri vardır.
* Sitoplâzmada, plastitler vardır.
* Kloroplast vardır.
* Kofullar çok ve büyüktür.
* Lisozom, sentrozom ve sentriyol bulunmaz.
* Anket yapamaz.
İLE
Hayvan hücresinde:
* Hücre çeperi/duvarı bulunmaz.
* Oval bir yapıdadır.
* Plastitler yoktur.
* Kloroplast yoktur.
* Kofullar az ve küçüktür.
* Lisozom, sentrozom ve sentriyol bulunur.
* Anket organeli bulunur. )
( )

- BİYO ORGANİZMA ile/ve/değil KOZMİK ORGANİZMA

- BİYOLOJİ ile/ve FİZİK
( Canlı bilimi. İLE/VE Matematik diliyle yapılan iletişim. )
( ... İLE/VE Temek/taşıyıcı bilim. )
( Modern Fizik ve Felsefe )

- BLASTULA[< Lat. < Yun.] ile/ve/||/<> MORULA[< Lat.]
( Yumurta gözesi, embriyon olurken, morulanın, gelişerek, içi boş ve yuvarlak biçime girmesi durumu. İLE/VE/||/<> Yumurta gözesinin, embriyon oluşurken, gelişerek aldığı ilk biçim. )

- BÖLÜNGÜ ile BÖLÜNTÜ ile BÖLÜT
( Bir siyasi partinin politikasını, mecliste, yerel yönetimlerde ve çeşitli örgülerde yürütmek üzere örgütlenmiş öbek/grup. Fraksiyon. | Bir siyasal partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasal çizgiye karşı olan, ayrı bir örgüt merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşım veren parti içi öbek. İLE Bölünmüş parça. İLE Eklembacaklıların, gövdelerini oluşturan, yan yana dizili parçaların her biri, halka. | Zigotun bölünmesinden sonra embriyonda ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri. )

- BUNALTI ile/ve DUYARLILIK

- BÜTÜNLENME ile/ve/||/<> TAMAMLANMA

- BÜYÜK DUDAKLAR ile/ve/<> KÜÇÜK DUDAKLAR
( VESTİBÜL: Küçük dudaklar tarafından sarılan boşluk. )
( LABIA MAJOR ile/ve LABIA MINOR )

- BÜYÜME ile ÇOĞALMA

- ÇAĞMAK ile ÇAĞNAK
( Güneş ışığının vurması. İLE Döl kesesini dolduran ve dölütü içinde bulunduran sıvı, amnios suyu. )

- CANI İSTEMEK ile CANI ÇEKMEK

- CANLI/LIK ile/ve CANSIZ-LIK
( MOLEKÜL/LER > DNA > HÜCRE > ORGANİZMA/İNSAN ile/ve KRİSTAL/LER > GÜNEŞ DÜZENİ > EVREN )

- CANLI/LIK ile/ve/değil DİRİ/LİK

- CANLILIK = TİRİGLİG = SERZENDEGÎ[Fars.] = el-HAYAVİYE/T[Ar.] = LIVELINESS[İng.] = VITALITÉ[Fr.] = VITALITAS[Lat.] = DIE BELEBUNG, DIE BELEBHEIT, DIE LEBENDIGKEIT, DAS LEBENDIGSEIN[Alm.] = HË EMPSÜKHË[Yun.] = VITALITA[İt.] = VIDALIDAD[İsp.] = LEVENDIGHEID[Fel.] = LIVLIGHED[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]

- CANLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNÇLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNCİNİN BİLİNCİNDE OLAN/OLABİLEN
( Uyurken. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< "Uyurgezer". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Uyanıkken. )
( Bitki. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Hayvan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< İnsan. )

- CANLI ile/ve/<> CAN
( Görünür. İLE/VE/<> Görünmez. )

- CANLI ile/ve HAREKETLİ/HAREKET EDEBİLEN

- CANLI ile/ve ORGANİK

- CANLI ile ORGANİZMA

- CANLI = TİRİG = ZENDE, CÂNAVAR(CÂNOMANDÂN: CANLILAR)[Fars.] = HAYY[Ar.] = LIVING THING[İng.] = ÊTRE VIVANT[Fr.] = VIVO, ANIMAL[Lat.] = DAS BESEELTE, DAS LEBEWSESEN, DAS LEBENDIGE, DAS BELEBTE[Alm.] = TO ZÕN[Yun.] = VIVENTE[İt.] = LO VIVO[İsp.] = LEVEND WEZEN[Fel.] = LEVENDE VÆSEN[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]

- CANSIZ ile/ve/<> CANLI
( Sadece kendi. İLE/VE/<> [Üreyerek] Kendini taklit ve tekrar eden/edebilen. )

- CANSIZ ile/ve CANLI OLMAYAN
( Canlılıktan sonraki durum. İLE/VE Hiçbir zaman canlanmamış. )
( Organik. İLE/VE İnorganik. )

- CAN ve/||/<>/>/< KAN

- ÇATAL ile/ve/||/<> YARIK

- CENİN değil/yerine/= DÖLÜT/DÖL

- ÇEŞİTLERİ BAKIMINDAN ve DELÂLET BAKIMINDAN

- CEZBE/CAZİBE ile/ve TAHRİK

- ÇIBAN ile CIDAĞI
( ... İLE Derin, işleyen yara, büyük çıban. | Atın, iki omuzunun arası. )

- CİDDİ/BÜYÜK HATA ile PİŞMANLIK DUYULACAK EYLEM/HATA/OLGU
( Tekrar edilmedikçe, hiçbir şey hata değildir. )
( Hatanızı keşfedin ve korkudan kurtulun. )
( Zarif bir gerileme, kişinin gururunu hiç zedelemezken, pişmanlığın yol açtığı gerileme hem çevresinde hem de ruhunda derin zararlarla sonuçlanır. )
( BATÂNET[Ar.]: Büyük karınlılık. | Çok yiyicilik, oburluk. )
( BEL'AM[Ar.]: Terbiyesiz, açgözlü, pisboğaz, obur. )
( 7 büyük hata/günah: Açgözlülük | Kıskançlık | Oburluk | Şehvet | Gurur | Tembellik | Öfke )
( İlkesiz Siyaset | Emeksiz Zenginlik | Vicdansız Haz | Niteliksiz Bilgi | Ahlâksız Ticaret | İnsaniyetsiz Bilim | Özverisiz İbâdet )

- ÇİFT KİŞİLİK YATAKTA TEK YATMAK ile/ve/yerine ÇİFT KİŞİLİK YATAKTA ÇİFT YATMAK

- ÇİFTLEŞ(TİR)ME/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞME
( Hayvanlarda. İLE/VE/DEĞİL İnsanda. )
( DENİZ YILDIZI: Etkin olmayan eşlere verilen ad. )
( MİKSOSKOPİ: Birleşmeyi seyretmekten hoşlanma/hoşlanan. )
( PORNO/GRAFİ: Açık, apaçık olan. [Eşeyselliğin tekelinde bir terim/sözcük değildir. (Güneşin görünürlüğü/varoluşu kadar açık/kesin/net olanlara da "pornografik" denilebileceği gibi)] )
( MEVSİM-İ SİFÂD[Ar.]: Hayvanların çiftleşme mevsimi/dönemi/zamanı. )
( VENERYEN/VENEREAL[İng.]: Eşeysel ilişkiyle ilgili, zührevî. )

- CİNSELLİK yerine EŞEYSELLİK

- CİNSEL yerine EŞEYSEL

- ÇOĞALMA ile/<> BÖLÜNEREK ÇOĞALMA

- COK COK (EMMEK)

- D:
"VİTAMİNİ"
değil HORMONU
( Güneşlenme Takvimi )
( Tüm Yönleriyle D Hormonu )

- DEFORMASYON değil/yerine BİÇİM BOZULMASI

- DEĞİŞEBİLİR/LİK ile KEYFÎ/LİK

- DEĞİŞEBİLİRLER ile/ve DEĞİŞMEMESİ GEREKENLER

- DEĞİŞİM:
KİMYASAL
ile/ve/<> FİZİKSEL
( * Maddenin molekül yapısı değişir.
* Maddenin görünür yapısı değişir.
* Hem moleküler yapısı, hem de görünür yapısı itibariyle yeni bir madde meydana gelir. [kâğıdın yanması]
* Ortaya çıkan yeni madde, eski durumuna kesinlikle geri dönemez. [Yanan nesneden [kağıttan vs.] arta kalan küllerle yeni bir nesne [kağıt vs.] meydana getirilemez.]
[Örnekler: Yanıcı madde olan hidrojen ve oksijen moleküllerinin tepkimeye girerek; yanıcı olmayan suyun ortaya çıkması. | Kâğıdın yakılması. | Un helvası yapımı. | Mumun yanması. | Demirin paslanması. | Odunun yanması. | Sebzelerin çürümesi.

İLE/VE/<>

Maddenin molekül yapısında değişme meydana gelmez.
Maddenin sadece şekli, görüntüsü değişir.
Sadece görünür yapısı değişen, moleküler yapısı değişim göstermemiş yeni bir madde ortaya çıkar [Suyun buharlaşması]
Ortaya çıkan bu madde, eski durumuna dönebilir.[Buharlaşan suyun, tekrar suya dönüşebilmesi. Bulut ve yağmur]
[Örnekler: Eriyen mumun tekrar donarak tekrar kullanılması. | Kağıdın yırtılması. | Çaydanlıkta bulunan suyun kaynaması ve ortaya çıkan buharın tekrar yoğunlaşarak suya dönüşmesi.] )

- DEĞİŞİM ile/ve/değil DEVİNİM

- DEĞİŞMEK ile DEĞİŞTİRİL(E)ME(ME)K

- DELİK ile/değil/yerine AÇIKLIK

- DELİK ile AYRIK

- DELİK ile YARIK

- DELİ ile/ve/değil ÂŞIK

- DENEY ile/ve DENEYİM
( Dışta. İLE/VE İçte. )
( En önemli sözcüklerden biri, "Denemek"tir. )
( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesaret yayar. )
( Geçmiş deneyimlere göre davranmayalım, yeniden ve tekrar tekrar deneyelim. )
( Doğrudan deneyim, en son kanıttır. )
( Deneyim eşsizdir/benzersizdir, kuşku götürmez ve yanlış anlaşılmaz. )
( Sürekli olan deneyimlenemez, çünkü onun sınırları yoktur. )
( Tüm deneyim, zihindedir. )
( Denemezsek, saplanıp kalırız. )
( Deneyelim! Her seferinde, bir adım daha kolaydır. )
( Deneyin ve yine deneyin! )
( Tekrar deneyin! Denemeye devam edersek, bir şey olabilir. )
( Başarıncaya kadar, denemeye devam edelim! )
( Laboratuvarda. İLE/VE İnsan(lar)da/ki. )
( Outside. VS./AND Inside.
Experiment anew, don't go by past experience.
Direct experience is the final proof.
The experience is unique and unmistakable.
The continuous cannot be experienced, for it has no borders.
All experience is in the mind.
If you don't try, you are stuck.
Try. One step at a time is easy.
Try and try again.
Try again. If you keep on trying, something may happen.
You just keep on trying until you succeed. )

- DEŞARJ ile/ve/değil/yerine ORGAZM
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Küçük ölüm. )

- DİL ve/||/<> ZİHİN ve/||/<> YAŞAM
( Ne ki, dilinde, aynı zihninde; ne ki, zihninde, aynı dilinde! )
( Dil, ne kadar zengin; zihin, o kadar engin. )

- DİRİL ile DİRİL[Alm. < DRILL]
( DİRİKSEL. Diri/canlı ile ilgili, diriler üzerinde olan. İLE Şilte yüzü ya da gömlek yapmaya yarayan, pamuklu bir kumaş. )

- DİRİMBİLİM(BİYOLOJİ) ile/ve KİMYA

- DİRİMBİLİM = BIOLOGY[İng.] = BIOLOGIE[Fr.] = BIOLOGIE[Alm.] = BIOLOGIA[İt.] = BIOLOGÍA[İsp.]

- DİRİMSEL/CANLI ile/ve/<> DEVİNGEN

- DIŞ DÜNYADAKİ VAROLAN ile ZİHİNDEKİ VAROLAN ile DİLDEKİ VAROLAN ile YAZILI VAROLAN
( Dünya size, karşı konulmaz şekilde gerçek görünür, çünkü her an onu düşünmektesiniz; onu düşünmeyi bırakın, o sis içinde eriyip gidecektir. )

- DIŞ DUYULAR ile/ve/<>/+/ve İÇ DUYULAR
( Görme, İşitme, Koklama, Tatma, Dokunma. İLE/VE/<>/+ Hiss-i Müşterek, Hayal[Hissî Suretler], Vehim[Tikel Anlamlar], Hafıza, Kuvve-i Mutasarrıfa[Hayalhane'ye dayanırsa: Muhayyile; Vehim'e dayanırsa: Müdrike.] )
( 5 DUYU ile/ve/<>/+ VİCDAN )
( İÇ DUYULAR:
( * ORTAK DUYU
* HAYALHANE
(TEKİL BİÇİM)
* VÂHİME
(TEKİL/TİKEL ANLAMLAR)
* HÂFIZA
(TEKİL ANLAMLAR)
* KUVVE-İ MUTASARRIFA (İŞLEMCİ)
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HAYALHÂNE = MUHAYYİLE
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HÂFIZA = MÜVEHHİME
KUVVE-İ MUTASARRIFA + AKIL = MÜFEKKİRE
AKIL = MÜDRİKE )

- DIŞLAŞMA ile/ve/||/<> DIŞSALLAŞ(AMA)MA

- DNA:
TÜM CANLILAR
ile AHTAPOTLAR
( Oldukça gelişmiş beyinleri ve mükemmel seviyede problem çözme becerileriyle omurgasız hayvanların en karizmatik üyeleri olan ahtapotların gen dizilimlerinin öteki tüm canlılardan farklı olduğu ortaya çıktı.

33 bin protein kodlayan gen ile daha önce hiç karşılaşılmamış bir yapıda genoma sahip olduğu ortaya çıkan ahtapotlarla ilgili Chicago Üniversitesi’nden Dr. Clifton Ragsdale şunları söyledi:
"Bu zamana kadar yapılan araştırmalar, 8 kola sahip olan bu canlıların dünya üzerinde yaşayan tüm hayvanlardan farklı bir yapıda olduklarını ortaya çıkardı. Ahtapotlar, müthiş büyüklükte bir beyne ve sıradışı problem çözme yeteneğine sahipler."

Araştırmacılara göre ahtapotun genomu, zıplayan gen adına sahip olan transpozon dizilerine sahip. Kendini genom içinde tekrar düzenleyebilen transpozonun ahtapotlar üzerinde ne gibi bir etki yarattığı henüz net olarak bilinmese de sinir dokularında yüksek seviyede bulunduğunu tespit edilmiş.

Yine Chicago Üniversitesi’nden Caroline Albertin:
"Birkaç değer farkı dışında ahtapotun genomunun yeniden düzenlenmiş bir omurgasızın genomunu andırdığı görülüyor. Bunu, genomu blender’a koyup karıştırmak gibi düşünebilirsiniz. Bu da genlerin farklı bir ortamda yer almalarına sebep oluyor ki bu hiç karşılaşmayı beklediğimiz bir şey değildi" dedi. )

- DOĞADA / VERİLİ VAROLANDA:
3 KEZ VERİLİ VAROLAN
ile/ve 2 KEZ VERİLİ VAROLAN ile/ve 1 KEZ VERİLİ VAROLAN
( İnsan. İLE/VE Hayvan. İLE/VE Bitki ve nesne/ler. )
( Kendini kendine konu kılabilen. İLE/VE Güdü(m)lü. İLE/VE Âtıl. )
( Yer değiştirebilen bir merkezlilikte. İLE/VE Merkezsiz. İLE/VE Merkezsiz. )

- DOĞAL/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİLİĞİNDEN/LİK

- DOĞALLIK ile EŞEŞEYSELLİK/"İBNELİK"/HOMOSEKSÜELLİK

- DOĞAYA DOĞAN ile/ve/değil YAŞAMA DOĞAN
( Behaim("hayvan"). İLE/VE/DEĞİL Beşer/İnsan. )
( Hayat, hayatla beslenir. [Doğada bu süreç zorunluludur, toplumda ise gönüllü olmalıdır.] )
( Hayatın tamir edemediğine ölüm son verir. )

- DOĞA ile/ve/<> DOĞALLIK
( Aşılamaz! İLE/VE/<> Aşılabilir [ve fakat aşılmadığı oranda da isabet kaydedilir.] )

- DOĞA ile/ve/||/<> YAŞAM
( Doğru. İLE/VE/||/<> Yanlış. )
( Aynı. İLE/VE/||/<> Ayrı. )

- DOĞUM ve/> BÜYÜME ve/> GELİŞİM
( Aşk ile. VE/> Şevkât ile. VE/> Muhabbet ile. )
( İSTİHLÂL[Ar. < HİLÂL]: Çocuğun doğar doğmaz ağlamaya başlaması. )
( TELAHHUM[Ar. < LAHM]: Semirme, etlenme. )
( TERBİYE[Ar.< RÜBÜV]: Besleyip büyütme, beslenip büyütülme. | Eğitim. | Görgü. | Alıştırma. | Hafif cezalandırma. | Bazı yemeklere konulan limon, sirke, salça gibi şeyler. | Alıştırma.[hayvan] | Tavsiye, kayırma, koruma. )

- DOĞUŞTAN = VEHBİ, FITRİ = INNATE[İng.] = INNÉ[Fr.] = ANGEBOREN[Alm.]

- DOKUNMAK ile/ve DUYUMSAMAK/HİSSETMEK

- DOKUNMA ile/ve EŞEYSELLİK/SEKS

- DOKU = NESİÇ, NESC = TISSU

- DÖLLENME ile ÇİÇEKLERDE DÖLLENME

- DÖLLENME = İLKÂH = FÉCONDATION

- DÖLLENME ile MAYALANMA

- DOMİNO ETKİSİ ile/ve/||/<> ZİNCİRLEME ETKİ

- DÖNÜŞÜM ile/ve/değil/||/<>/< DÖNGÜ

- DÖRT UNSUR/ANASIR-I ERBAA[Ar.]/ÇÂR-RÜKN[Fars.]:
TOPRAK VE SU
ve HAVA VE ATEŞ
( Hafiftirler ve yukarı doğru hareket ederler. VE Ağırdırlar ve aşağı doğru hareket ederler. )
( Ateşe bakanın ömrü az, suya bakanınsa uzun olur. )
( Ateş, Celâl; su, Cemâl'dir. )

- DÖRT YETİ:
CÂZİBE
ve/> MÂSIKA ve/> HÂZIMA ve/> LÂMİA

- DÖVÜŞ ile/değil GÜÇLÜ GENİN AKTARILMASI

- DOYA DOYA (YEMEK/İÇMEK, SEVMEK/ÖPMEK)

- DUDAK ile/ve/değil EŞİK

- DUDAK ile/ve/değil YANAK

- DÜNYADA EŞEYSELLİK/SEKS ile/ve UZAYDA/BOŞLUKTA/YERÇEKİMSİZ ALANDA EŞEYSELLİK/SEKS

- DÜRTÜ = DRIVE, IMPULSE[İng.] = IMPULSION[Fr.] = TRIEB[Alm.] = IMPETUS[Lat.]

- DÜRTÜ ile/ve/<> GÜDÜ(MOTİVASYON)
( Fiziksel kaynaklı gereksinim. İLE/VE/<> Zihinsel/düşünsel kaynaklı gereksinim. )

- DÜŞÜNCEYİ/HAYALİ, DOĞAYA YANSITMAK değil/yerine DOĞAYI, ZİHİNDE İNŞÂ ETMEK

- DÜŞÜNME ile/ve/||/<>/>/< DUYUMSAMA

- DUYARLILIK/HASSASİYET ile TİTİZLİK
( Durumunuzun ne denli nazik olduğunu fark ettiğiniz anda uyanık ve tetiksizsinizdir. )

- DUYARLILIK ile "AÇLIK"

- DUYARLILIK = HASSASİYET = SENSIBILITY[İng.] = SENSIBILITÉ[Fr.] = SENSIBILITÄT, SINNLICHKEIT[Alm.] = SENSIBILIDAD[İsp.]

- DUYARLILIK ile/ve/<> İÇSELLEŞTİRME

- DUYARLILIK ile/ve İMGELEM
( DUYUSALLIK + DUYGUSALLIK = DUYARLILIK )
( DUYUSALLIK + DUYGUSALLIK = DUYARLILIK )

- DUYARLILIK ile İMGELEM

- DUYGUNUN:
NESNESİ
ile/ve/değil/<>/< NEDENİ

- DUYGU ile/ve TUTKU

- DUYULAR'DA:
MEKANİK
ile/ve/<> KİMYASAL ile/ve/<> TERMAL ile/ve/<> ELEKTROMANYETİK

- DUYULARDA:
GÖRME VE DUYMA
ile TATMA VE KOKLAMA VE DOKUNMA/LÂMİSE[Ar.]
( Temsil edilebilirlik sağlayan. İLE Temsil edilebilirlik sağlayamayan. )
( "Süreklilik" sağlar. İLE "Geçici"dir. )
( Duyulara açık olan, en örtük olandır! )

- DUYULAR ile/ve/<>/değil FARKINDALIK

- DUYUM ile/ve HAZ

- DÜZÜŞME ile/ve/=/<> (ENERJETİK) SPOR

- DÜZÜŞME ile GİDİP GELME

- EL/PARMAK İLE ile ARAÇ İLE ile [tazyikli] SU İLE

- ELLEMEK ile/ve PARMAKLAMAK

- ELLEŞMEK ile/ve/> YİYİŞMEK ile/ve/> SEVİŞMEK ile/ve/> DÜZÜŞMEK (SİKİŞMEK)
( Gövdenin her ayrı noktasını elle hissetmek/keşfetmek/yaşamak. İLE/VE/> Omuz üstündeki bölgede yaşanan bakışma, öpüşme, yalama, emme, dudakların arasında sıkıştırma, üfleme/soluk verme/soluk alma, dişleme, ısırma. İLE/VE/> Tüm gövde üzerinde gözlerin, ağzın(dudakların, dişlerin), yanakların, ellerin, parmakların birlikte işlemesi. İLE/VE/> Farklı, çeşitli pozisyonlarda penis-vajina giriş-çıkış döngüsü[siklon/siklus]. )
( Çevrenin ilgisini çekmeyecek yakınlaşma hareketleri. İLE/VE/> Çevrede birilerinin olma ve/veya bulunma ya da gözlenme olasılığının zihinde bulunmasında yaşanan. İLE/VE/> Çevresel etmenlerin bulunmamasına karşın zihinsel/kişisel sınırların devrede bulunmasında yaşanan. İLE/VE/> Ne çevresel, ne kişisel/zihinsel hiçbir sınırın bulunmadığında yaşanan. )

- EL ve/||/<> DUDAKLAR
( Eller, zihnin/beynin uzantısıdır. VE/||/<> Kişi/kişi, iki dudağında saklıdır.[1- Ne girmeyeceğini[Beslenme!]; 2- Ne çıkmayacağını[dilini/sözünü!] bilmelidir!] )

- EL ve/<> TÜM ÖRGENLER

- EMEKLEME ve/||/<>/>/< MEMEYE EMEKLEME
( İlgili yazı için burayı tıklayınız... )
( )

- EMMEK ile ÇEKMEK

- ERGEN ile ERKEN

- ERİL YALANCI EŞEYSEL BOZUKLUK ile DİŞİL YALANCI EŞEYSEL BOZUKLUK ile ANORMAL EŞEYSEL GELİŞİM
( Erillik göstergesi/örgeni baskın gelen hünsâ. İLE Dişillik göstergesi/örgeni baskın gelen hünsâ. İLE [hukukta] Erillik ya da dişillik örgenlerinden her ikisi kendinde bulunan fakat bu örgenlerden birinin etkinliği, hareketi ve oluşumu ötekine baskın gelmediği ya da önde olmadığı gözönünde bulundurularak durumu belirgin olmayan hünsâ. )

- ERİLLİK ile/ve/> İSTİKRAR

- ERİL ile/ve DİŞİL
( Yaprağı daha küçük olur. Meyve vermez. İLE/VE Yaprağı erile göre daha büyük olur. Meyve verir. )

- ERİN ve ERİŞKİN ile/ve/||/<>/> ERGİN
( 13-15 yaş civarına gelmiş, bülûğa ermişler. VE 18-21 yaşlarını doldurmuşlar. İLE/VE/||/<>/> İhtiyârını devrede tutanlar, nelere, ne kadar HAYIR! diyeceğini ve istencini/irâdesini neye, ne kadar yönelteceklerini bilenler/uygulayanlar. )

- ERKÂN[Ar. < RÜKN] ile ANÂSIR(UNSUR)
( Tıpta. İLE Fizikte. )

- ERKEĞİN PC'Sİ ile KADININ PC'Sİ
( Porno Collection. İLE Period Calendar. )

- ERK = İKTİDAR, KUDRET = POWER[İng.] = POUVOIR, PUISSANCE[Fr.] = MACHT[Alm.] = PODER[İsp.]

- EROTİK ile/ve PORNOGRAFİK
( İnsan gövdesinin, sevişmenin, düzüşmenin belli bir sınır/konu çerçevesinde, çıplaklığını, eşeysel uyarıcılığını yansıtması/taşıması. İLE Sevişme ve düzüşmenin, eşeysel örgenlerin tüm çıplaklığı, yoğunluğu ve yakın çekimiyle sunulması. )
( Keyifli. İLE/VE Heyecanlandırıcı. )

- ESAS ile/ve/< USÛL/YÖNTEM
( Temel, öz. İLE/VE/< Yöntem, yol, uygulayım, metot. )
( Usûl olmadan vusûl olmaz.[Yöntem olmazsa kavuşulmaz/ulaşılmaz.] )
( Anayasa ve bazı/çoğu önemli davalar, önce usûlden sonra esastan ele alınırlar. )
( Kızgın tencere, bir kulpundan tutulmaz. )

- EŞEŞEYSEL/LİK ile/değil HEMEŞEYSEL/LİK
( Eşeysel işlevler, beyin ve eşeşeysellik - Sinan Canan )

- EŞEYSEL BOŞALMA ile/ve HEYECANSAL BOŞALMA
( En doğal haliyle, gövdenin ve eşeysel örgenlerin fiziksel devinim ile gerçekleştiği yakınlık ve paylaşımın, titreme, sarsılma, penisten/vajinadan özel sıvının(belsuyu) dışarı çıkması gibi çeşitli dışavurumlar ve yoğunluklar yaşanması. İLE Bir düşüncenin/hayalin/projenin/işin gerçekleşmesi yönündeki enerjinin içinde bulunulan ana yaklaşması, geç kalma, bir aracı kaçırmada yaşanan heyecan gibi çok çeşitli özel durumlar ile yaşanabilen heyecanlar ve kendinden geçiş derecesindeki mutlulukların yaşanması durumu ve eşeysel uyarılma/yoğunluk ve boşalım tecrübesi. )

- EŞEYSEL ENGELLENME ile/ve/değil VAROLUŞSAL ENGELLENME

- EŞEYSEL USANDIRI/TÂCİZ ile MOBBING

- EŞEYSELLİK/"SEKS YAPMAK" ile/ve/değil/yerine EŞEYSELLİĞİN HAKKINI TESLİM ETMEK

- EŞEYSELLİK/SEKS:
"GÜÇ KAYBETMEK"
ile/değil/yerine DENGELENMEK/UYUMLANMAK/FABRİKA AYARLARINA GERİ DÖN(DÜR)MEK

- EŞEYSELLİK/SEKS ve/> (İLK) TÖREN

- EŞEYSELLİK/SEKS ile/ve/değil/yerine SARILMAK
( ... ile/ve/değil/yerine KOÇA )

- EŞEYSELLİK/SEKS ile/değil SEVGİNİN (ÇEŞİTLİ) (FİZİKSEL) DIŞAVURUMLARI

- EŞEYSELLİK ile EŞEYSEL BİRLEŞME/BİRLİKTELİK

- EŞEYSELLİK = SEXOLOGY[İng.]

- EVLİLİK:
GELECEĞİN TAAHHÜDÜ
değil İLİŞKİ SÜRESİNCE SÖZLEŞME
( Birlikteliğin toplumsallığı, kurumsallığı ve kuramsallığı olan "evlilik", [dişil ya da eril fark etmeksizin] İNSAN için, koşullara/olanaklara bağlı, itibarî olan ve [doğal koşullarda olmayanlar için ve özellikle kentlerde yaşayanlarda] zorunlu olmayan bir süreç ya da kabul olarak değerlendirilmektedir.

Eşeysel birlikteliğin, kentlerde, eskisi gibi belirleyici/bağlayıcı olması ise pek fazla devrede olmayabilmektedir. )

- EVRENSELLİK ile/ve/<>/< ZORUNLULUK

- EV ile LAGINA
( ... İLE Mali'de, menapoza girmiş kadınların yaşadığı evler. )

- FAMİLYA = FASÎLE = FAMILLE

- FARK ile/ve/||/<> MÜBÎN[Ar. BEYN/BEYÂN]
( ... İLE/VE/||/<> İyiyi, kötüyü [hayr'ı, şer'i] ayıran/ayırabilen. | Açık, apaçık, belirli. )

- FELSEFÎ ANLAYIŞ VE BİLİMSEL TUTUM/DURUŞ VE SANATSAL DUYARLILIK ve/< BEREKET

- FEVERÂN[Fars.] ile KAYNAMA | FIŞKIRMA
( KAYNAMA, GALEYAN ETME | FIŞKIRMA )

- FIŞKIR(T)MA ile/ve/değil PÜSKÜR(T)ME

- FITRAT ile DOĞA

- FİZİK ve/<> KİMYA ile/ve/değil/<> ORGANİK
( Etkileş(tir)ir. VE/<> Dönüştürür. İLE/VE/DEĞİL/<> Örgütlenir. )

- FİZYOLOJİ ile/ve/değil/<> ANATOMİ

- FOSFOR ile FOSFORİK ASİT ile FOSFAT[Fr. < Yun.]
( Atom numarası 15, atom ağırlığı 30.97 olan, yarısaydam, balmumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, 1.83 yoğunluğunda, zehirli bir öğe. [Simgesi P] İLE Sabun, deterjan yapımında ve eczacılıkta kullanılan, renksiz sıvı anlamına gelen madde. [H3PO4] İLE Fosforik asidin tuzu ya da esteri. )

- GAY(HOMO/"İBNE") ile TRAVESTİ/TRANSVESTİ ile TRANSEKSÜEL("DÖNME")
( Gay: Homoseksüel. Lezbiyenler için de kullanılır. Gay(Daha çok bilinen): Eril görünümde olup, öteki eril görünümlü kişilerle yakın ilişki kuran ve eşeysel/anal(pasif ve/veya aktif) ilişkiye giren kişilere verilen ad. İLE Tra(ns)vesti: Eril gövde doğumlu olup, daha sonra dış görünümünde dişilliğe bürünen fakat penis ve testisleri(ya da sadece penisleri) yerinde durmaya devam eden(bazılarının testislerin olduğu bölgeye, (penis aynı yerinde kalarak) penisin altına, görünümü ve işlevselliğini taşıyan vajina oluşturan, eril gövdelerle ilişkiye(daha çok para/maddi çıkar karşılığı) giren kişilere verilen ad. İLE Transeksüel: Gövdesini tamamen öteki gövdenin biçimine büründürmüş, göğüs ve eşeysel örgenlerini tamamıyla ve birebir değiştiren, çeşitli "homoseksüel" ilişkiler kuran kişilere verilen ad. )

- GEBELİKTE:
İLK 3 AY
ile/ve/<> İKİNCİ 3 AY ile/ve/<> ÜÇÜNCÜ 3 AY
( http://www.DilaraKocak.com.tr/gebelik )

- GELİN ile/değil KUMA

- GELİŞİP BÜYÜME = NEŞV Ü NEMÂ = DÉVELOPPEMENT

- GENETİK ile/ve/<> EPİGENETİK

- GENİŞLEME ile/ve/<> SEYRELME

- GERDEK/GİRDEK[Fars.]/ZİFÂF, ARÎS[Ar.] ile/ve/> TÜM GÜN VE GECELER
( TAHCÎL[Ar. < HACLE]: Gerdeğe sokma. | HACLE: Gelin odası. )

- GERİNME ile KASILMA

- GEVŞEK/LİK ile ESNEK/LİK

- GEVŞEK ile LAÇKA[İt.]
( ... İLE Gemi halatının, gevşetilip boşa bırakılması. | Gevşemiş, verimsiz duruma gelmiş, düzeni bozulmuş. )

- GEVŞEME ile/ve/<> MAYIŞMA
( ... İLE/VE/<> Çok yemekten, sıcaktan ya da zevkten gevşemek. )

- GINA ile/ve/||/<>/< KANIKSAMA
( İlişki(ler)de, "sahip olmakta", [kendinden ve/veya ötekinden] "eminlikte", en önemli eşik, kanıksama noktasıdır. [Kavuşmakta/vuslatta, gına/kanıksama vardır.]

Bu eşik, ancak, bunun bilgi ve bilinciyle, sürekli anımsanarak, ilişkiyi besleyecek/destekleyecek davranış ve tutumla, iletişim ve paylaşımla aşılabilir. )

- GİRİNTİ-ÇIKINTI

- GİZ/SIR[Ar.] ile SIR
( Varlığı ya da bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. | İnsan usunun, yeterince açıklık getiremediği şey. | Bir işin, bir şeyin, dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen, en zor, en ince yanı. | Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan, özel ve gizli yazılar yazdırılan kişi. İLE Bazı nesnelere parlaklık vermek, dış etkilerden korumak, sızmalarını önlemek gibi amaçlarla sürülen, saydam ya da donuk vernik. | Aynaların arkasına ve kaplam metal eşyanın yüzüne sürülen, ince, metal tabaka. )

- GÖBEK ile GEBELİK/BEBEK
( İRTİKÂZ[Ar.]: Gebelikte çocuğun karında hareket etmesi. )

- GÖRÜNÜŞ ile/ve DUYARLILIK

- GÖVDENİN ANATOMİK YAPISI = SÂKIN İNTİSÂC-I TEŞRÎHÎSİ = STRUCTURE ANATOMIQUE DE LA TIGE

- GÖVDE ve/||/<> ANLIK(ZİHİN) ve/||/<> TİN
( Çap/çeper. VE/||/<> Yarıçap. VE/||/<> Merkez. )

- GÖVDE ile/ve/<> ZİHİN
( Gövde ile gövdede barınan bilinç arasında zihin yer alır. )
( Gövde, ölçüsünü bilir, ama zihin bilmez. )
( Gövde ve zihin sınırlıdırlar, onun için de incinmeye açıktırlar, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )
( Gövde, dış varlığı, bilinç iç varlığı tanımlar, saf farkındalık halinde ise En Yüce Olan'la temas kurulur. )
( Gövdenin ötesine geçmek için sağlıklı olmalısınız; zihnin ötesine geçmek için ise zihniniz kusursuz bir düzen içinde olmalı. )

- GÖVDE ve/||/<> ZİHİN ve/||/<> KALP ve/||/<> HİÇ
( Deneyim aradığında. VE/||/<> Bilgiyi aradığında. VE/||/<> Tanrı'yı aradığında. VE/||/<> Hakikati aradığında. )

- GÖZ KAPAĞI ve/+/||/<> DUDAK
( "Herşeyi görme!" diye vardır. VE/+/||/<> "Her sözü söyleme!" diye vardır. )
( Kulakta, sürekli takılı olması gereken iki küpe...

Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME! )

- GÖZE ORGANELLERİNDE:
KLOROPLAST
ile/ve/<> KROMOPLAST ile/ve/<> LÖKOPLAST
( )

- GÖZE ile ZOOSPOR[Fr. < Yun. ZOON: Hayvan. | SPOROS: Tohum.]
( ... İLE Suda yaşayan mantarlarda ve suyosunlarında bulunan, selüloz zardan yoksun, üzerindeki iki ya da daha çok titrek tüyle devinen üreme gözesi. )

- GUDÜVV ile GUDVE[çoğ. GADÂT]
( Sabah vaktinde bir iş yapma ya da yola çıkma. İLE Sabahla güneş doğması arasındaki zaman. )

- GÜDÜ ile CEZBE
( İtim. İLE Çekim. )

- GÜDÜ ile HEVES

- GÜNAH ile AYIP

- GÜNEŞ
( FELEĞİN GÖZÜ | ATEŞ | ŞEMS | ZİYÂ | ZÜKÂ | AFİTAB(ÂF-TÂB) | HURŞÎD | TÂBE-İ ZER(ALTIN TAVA) | TÂC-I GERDÛN | TÂVUS-I ÂTEŞ-PER | GÜN-EŞ(Güne eş [olan]) | R (harfi) )

- GÜZEL/LİK ile BAKIMLI/LIK

- GÜZELDE/GÜZELLİKTE ARANANLAR:
BAKIŞIM/LI(SİMETRİ/K)
ve ORANTI/LI(EURYTMIE) ve UYUM/LU(HARMONİ/K)
( DÜZGÜN ve DÜZENLİ ve DİZGELİ ve AÇIK/LIK/PARLAK/LIK(CLARITAS/MUŞÂ'ŞÂA) )

- HAK ile/değil HAZ
( Birçok şeyin, hakkınız olduğuna inanabilirsiniz fakat bir düşünün bakalım! Sadece hazzınız [için] olmasın? )

- HAMAK değil/yerine/= AĞYATAK

- HAREKET EDEN ŞEY ile HAREKET ETMESİ BAKIMINDAN ŞEY

- HAREKET:
GÖRELİ
ile/ve/<> BAĞIL

- HAREKETİN SÜREKLİLİĞİ:
DOĞADA
ile/ve/<> YAŞAMDA
( Sürekli oluşum. İLE/VE/<> Sürekli insanlaşma. )
( Yaşamdaki temeddün, doğadaki tekevvün'ün devamıdır. [ve bunun da sonsal amacı, kişinin, daha da insanlaşarak, olgunluğa/kemâle ermesidir.] )
( DOĞA: Hareket ile sükûnun ilkesi. )

- HAREKET ile KIPIRTI

- HAS/MAHSUS[Ar.] değil/yerine/= ÖZE/ÖZGÜ
( Bir cinste ya da bireyde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde ya da bireyde rastlanılmayan. )

- HASRET değil/yerine/= ÖZLEM
( (")İnsan("), (")bireyler(") içinde, birey'e özlem duyarak yaşar. )

- HASSAS/LIK ile DUYARLI/LIK

- HASSAS değil/yerine/= DUYARLI

- HASTALIĞI, ZİHİN/DÜŞÜNCE GÜCÜYLE:
"İYİLEŞTİRMEK"
ile/ve/<>/değil/yerine İLERLEMESİNİ ENGELLEMEK

- HAYA/HUSYE/BEYZE/MEBİZ[Ar.]/TESTİS değil/yerine/= ERBEZİ/TAŞAK

- HAYATÎ GÖREV = Fİ'L-İ HAYÂTÎ = FONCTION VITALE

- HAYAT[Ar.] ile HAYAT
( Yaşam, dirim. | Doğumdan, ölüme kadar geçen süre, ömür. | Yaşam biçimi, içinde yaşanılan koşulların tümü, yaşantı. | Meslek ve durum. | Geçim koşullarının tümü. | Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. | Canlı varoluşu, yaşamayı sağlayan koşulların tümü. | Bir kişinin yaşamöyküsü. İLE Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir ya da birkaç yanı açık sofa. | Avlu. | Balkon. )

- HAYVAN(CANLI) = BEHAİM = ANIMAL[İng., Fr., İsp.] = TIER[Alm.] = ANIMALE[İt.]

- HAZIRLANMA (İ'TİDÂD)

- HAZZ ile HAZ/HAZZ[çoğ. HUZÛZ, HUZÛZÂT] ile HÂZ[Fars.]
( Kesme, kısaltma. | Kazıma, yırtma, silme. İLE Hoşlanma, zevklenme, sevinç, memnunluk. Hoşa giden duygulanım, hoşlanma. | Bir şeyden duyusal ya da tinsel sevinç duyma. | Sürdürülmesi istenilen ılımlı ve doygunluk veren coşku. | Baht, tâlih, nasip, saadet, kıymet. İLE Kir, pas. )

- HAZ ile/ve DEĞER

- HAZ ile/ve/<>/< HAD

- HAZ ile/ve/>/değil/yerine İHTİZAZ
( Gövdesel. İLE/VE/>/DEĞİL/YERİNE Zihinsel. )

- HAZ ile/ve YARGI

- HEMEN DEĞİŞİM ile/ve ÂNİ DEĞİŞİM

- HEYECAN ile/ve ENERJİ

- HEYECAN ile HELECAN
( ... İLE Yürek çarpıntısı, çarpıntı. )

- HİDROSEL ile/ve/||/<> VARİKOSEL

- HİJYEN[Fr. < Yun.] ile TEMİZLİK
( Sağlık bilgisi/koşulları. İLE Sağlıklı olmayı/kalmayı devam ettirmek üzere sağlanması ve sürdürülmesi gereken eylem/tutum. )
( Ameliyat ya da açık yara gibi bazı ileri durumlar ve yapılacak incelikli işler için koşulların/araçların temiz olması yeterli değildir. )

- HİKMET ile/ve İLLET ile/ve SEBEP
( Teolojik. İLE/VE Ontolojik metafizik. Kozmolojik. Numenal. İLE/VE Fizik. Fenomenal. )

- HİKMET = TEMİZLİK

- HİPOFİZ BEZİ ile KALKANBEZİ/TİROİD BEZİ ile PARATİROİD BEZİ ile LENF BEZİ ile BÖBREK ÜSTÜ BEZİ ile PANKREAS BEZİ ile EŞEYSEL BEZ ile İÇ SALGI BEZLERİ ile GASTRİT SUYU BEZİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ARKASINDA BULUNAN İÇSALGI BEZİ/TİMUS

- HİS ile/ve/değil KUVVE

- HÜCRE/BEYİN/ZİHİN GÖVDE

- HÜCRE:
ÖRGÜTLÜ
ile/ve/||/<>/> ÖZGÜR
( Örgen. İLE/VE/||/<>/> Sperm. )

- HÜCRELERİ SIKICA BİTİŞİK BİR KÜTLE = HACM-I MÜTELÂSIKA = MASSE COHÉRENTE

- HÜCRELER = HÜCERÂT = CELLULES

- HÜCRE = HÜCRE = CELLULE

- HULÛS değil/yerine/= SAFLIK, GÖNÜL TEMİZLİĞİ, SAMİMİYET

- İÇGÖRÜ:
"DUYGUSAL"
ile/ve/değil/yerine/||/<> DÜŞÜNSEL/ZİHİNSEL

- İÇGÜDÜ ile/ve GEN

- İDRAR YOLLARI HASTALIKLARI ile/ve/||/<> "İDRAK YOLLARI HASTALIKLARI"
( Gövdede. İLE/VE/||/<> Zihinde. )

- İDRÂR değil/yerine/= SİDİK

- İFFET[Ar. < ŞEHVET] ile/ve/>< ŞECAAT[Ar. < ÖFKE]
( Kendini savunur/korur. İLE/VE/>< Hakk'ı savunur/korur. )
( Temizlik. | Namus. İLE/VE/>< Yiğitlik, yüreklilik, koçaklık. )

- İFRAĞ[Ar.] değil/yerine BOŞALTIM
( Bir şeyi, başka bir biçime çevirme. | Boşaltım. DEĞİL/YERİNE ... )

- İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT ile/ve/||/<> İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT
( Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. İLE/VE/||/<> Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. )
( Erkek için. İLE/VE/||/<> Kadın için. )

- İKİEŞEYLİ ile İKİEVCİKLİ
( Eril ve dişil eşey örgenleri bir arada bulunan, ikicinslikli. İLE Eril ve dişil çiçekleri ayrı ayrı bitkilerde bulunan bitki. )

- İKTİDÂR ile/ve İHTİYÂR

- İLİM:
KÜÇÜK ZİHİNLERİ
ile ORTA ZİHİNLERİ ile İLERİ ZİHİNLERİ
( Kibirlendirir. İLE Şaşırtır. İLE Alçakgönüllü yapar. )

- İLİŞKİ ile/değil İLİŞKİ DIŞI İLİŞKİ

- İLK GÖRÜŞTE AŞK ile/ve/||/<> HER GÖRÜŞTE AŞK

- İLK SEVİŞME

- İLKLER ve/<>/> İZLER

- İMPULS değil/yerine/= UYARIM/UYARAN

- İNCE DERİ, ZAR = ZAR = MEMBRANE

- İNORGANİK ile/||/<>/> KİMYASAL ile/||/<>/> ORGANİK

- İNSAN FELSEFESİNDE:
FİZİK ÖTESİ/METAFİZİK
ve/<> VARLIKBİLİM/ONTOLOJİ ve/<> BİLGİBİLİM/EPİSTEMOLOJİ ve/<> ZİHİNBİLİM/PSİKOLOJİ ve/<> TOPLUMBİLİM/SOSYOLOJİ

- İNSANIN/KİŞİNİN:
TENSEL VAROLUŞ/U
ile/ve/<> TİNSEL VAROLUŞ/U
( Belirlilik. İLE/VE<> Ereklilik. )

- İNTÂ[Ar.] değil/yerine/= ÇOK TERLEMEK | KUSMAK

- İRÂDE ile/ve/değil/<> İKTİDAR

- İRÂDE ile/ve/<> ŞEHVET ile/ve/<> TAMAH
( Varoluş ve sürdürme isteği. İLE/VE/<> Dürtü ve/veya "güdü"ler aracılığıyla isteme. İLE/VE/<> İstemenin aşırılıkları. Açgözlülük, hırs. )

- İŞ, GÖREV = Fİ'L = FONCTION

- İŞEME ile/değil SİYME
( ... İLE/DEĞİL Kedi, köpeğin işemesi. )

- IŞIK ile/ve/<> GÜNEŞ IŞIĞI

- İŞTAH ve ŞEHVET

- İSTEK ile/ve ŞEHVET

- ISTIFÂ' değil/yerine/= AYIKLAMA, AYIKLANMA | BİR ŞEYİN HÂLİSİNİ, TEMİZİNİ SEÇİP ALMA | SEÇME, SEÇKİNLİK

- İŞTİHÂ'[< ŞEHVET] ile İŞTİHÂR[< ŞÖHRET]
( İstek, meyil. | Yemek yeme isteği, iştah. İLE Ün alma, ünlü olma, şöhret bulma, şöhretlenme, meşhur olma. )

- İSTİKRAR ile İKTİDAR

- İSTİNCÂ' değil/yerine/= PİSLİKTEN/NECASETTEN TEMİZLENME

- İŞTİYÂK[< ŞEVK] değil/yerine/= ÖZLEM, HASRET | YOĞUN İSTEK/ARZU

- İTTİSAL ile/ve VUSLAT

- İZDİVAÇ[Ar.] değil/yerine/= EVLENME

- İZOMORF değil/yerine EŞBİÇİM
( Başka bir şeyin biçim ya da yapı bakımından aynısı olan şey. )

- KADIN
( PARTHENOS )

- KADIN ve ERKEK:
EŞİT
ile/ve/değil/||/<>/>/<
( Eşitlik, ancak hak ve koşullar/olanaklar itibariyle, tüze ve tıpta geçerli olmak üzere, hâkim ve hekim önünde söz konusudur.

Hiçkimse de kimseyle kıyaslanamaz ve ölçülendirilemezdir. Kadın ve erkek "farkı/ayrımı" ise anlamsız bir genelleme sonucunda oluşan gereksiz, yersiz, karşılıksız, anlamsız ve boş bir "çabadır"/zorlamadır. )

- KADINLARIN:
KORUNMASI
ile/yerine/değil ANLAŞILMASI/EĞİTİLMESİ

- KADIN değil/yerine DİŞİL
( Erkek, dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde, Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde. Nazarımızda kadın, erkek farkı yok. Noksanlıkla senin görüşlerinde. )

- KADIN ile/değil KADINLIK/KADINLAR
( MER'A ile/değil NİSÂ )

- KADIN ile KARI
( HÜRRE: Cariye(eme) ya da esir olmayan kadın. )

- KAMET[Ar.] ile GAMET[Fr. < Yun.]
( Boy. | Camide, namaza kalkmak için okunan ezan. İLE Eril ya da dişil üreme gözesi. )

- KARIN ile MİDE[Ar.]
( ... ile KURSAK[Halk dilinde] )
( KURSAK: Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin örgen. | Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı. )
( İnsan ve hayvanlarda, gövdenin, kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. | Dölyatağı. | Bazı şeylerde, şiş ve iç bölüm. | Mide. | [mecaz] İç, gönül, akıl, kafa. | Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda, en büyük genlikle titreşen noktalar. İLE Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında, besinlerin, sindirime hazır duruma getirildiği, omurgasız hayvanlarda, sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. | [mecaz] Karın, karın bölgesi. | [mecaz] Yemek yeme isteği. )

- KARMAŞIK ALGILAMA SÜREÇLERİ'NDE:
ÖRÜNTÜ
ve/<> HAREKET ve/<> DERİNLİK

- KAŞINMA:
RAHİMDE
değil VAJİNADA
( İç yüzeyde. [olmaz!] DEĞİL Dış bölgede/yüzeyde. )
( "Rahmim kaşınıyor" diye bir söz olmaz. DEĞİL "Vajina(m)da kaşıntı var/oluyor" olabilir. )

- KAVRAM KARMAŞASI ile/değil ZİHİN/DÜŞÜNÜŞ KARMAŞASI

- KAVUŞAMAYANLARIN YAŞADIĞI AŞK ile/ve/değil/<> KAVUŞANLARIN YAŞATTIĞI AŞK

- KAYBETME KORKUSU değil KAVUŞMA ÜMİDİ
( Yakınlıkta. DEĞİL Uzaklıkta.
Yakınlık, uzaklıktan daha sıkıntılıdır. )

- KEMİK ve/||/<> FREN ve/||/<> İNSAF

- KESİNLİK ile/ve/değil/yerine/|| OLASILIKLI KESİNLİK

- KEYFÎ/LİK ile OLASILIK

- KİFÂYET ile YETİŞME, ELVERME | YETERLİK | İKTİDAR, YARARLIK
( YETİŞME, ELVERME | YETERLİK | İKTİDAR, YARARLIK )

- KILLI (GÖVDE/YÜZ/YANAK/ÇENE/BURUN/KULAK/SIRT/GÖĞÜS/PENİS/TESTİS/VAJİNA/PUBIC/LABIA MAJOR/KIÇ/BACAK) ile/yerine KILSIZ (GÖVDE/YÜZ/YANAK/ÇENE/BURUN/KULAK/SIRT/GÖĞÜS/PENİS/TESTİS/VAJİNA/PUBIC/LABIA MAJOR/KIÇ/BACAK)

- KİMYANIN İNCELEDİĞİ:
MADDE
değil DEĞİŞİM

- KİMYA ile/ve/<> ÇEKİRDEK KİMYASI
( ... İLE/VE/<> Atom çekirdeğindeki değişimlerle ilgilenen kimya dalı. )

- KİŞİ/LER değil/yerine/||/=/<>/< ZİHİN/LER

- KİŞİNİN:
ÖZELİ
ile/ve/||/<>/> ÖZELİ OLARAK KALMASI GEREKENLER

- KİST/UR:
SIVI
ile/ya da KATI

- KİST ile UR(TÜMÖR) ile YAĞ BEZESİ
( İçi, sıvı dolu kesecik. [Her kistten korkmamak ve bilgili/bilinçli olmak gerekir.] İLE Gövdenin bir yerindeki kistin olağandışı büyümüşlüğüne işaret eder. İLE Yağ ve/veya bağ dokusunun [lipom] katı ya da sıvı oluşuna göre birikinti, beze, kist şeklinde olabilir.[Yangılı(iltihaplı) olanlarına apse/li denilmektedir.] )
( ... İLE ... İLE/ Bir yağ hücresinin içinde depoladığı yağ miktarını sınırlayamaması ve aşırı yağ depolaması ile oluşur. (Yağlı yiyecek ya da (ne az, ne de çok) yağlı yemekten kaynaklanmamaktadır.] )

- KIZ/KADIN ile VİRAGO
( ... İLE Erkek gibi davranan ve giyinen kadın/kız. | Kavgacı/şirret kadın. )

- KOKU KULLANMAK ile/değil/yerine ÖNCE TEMİZ OLMAK/TUTMAK

- KOLTUKALTI BEZLERİ ve KULAK ARKASI BEZLERİ ve KASIKTAKİ BEZLER
( Kalpteki fazlalıklar depolanır. VE Beyindeki fazlalıklar depolanır. VE Karaciğerdeki fazlalıklar depolanır. )
( Kanın gereksinim duyulduğunda ve besin sağlayabilmek için özel değişikliğe tâbi tutabilmek üzere çukurlarda ve boşluklarda depo edilmesi zorunluluğu vardır. Nispeten daha güçlü örgenlerdeki fazlalıklar, genellikle daha zayıf örgenlere geçer. )

- KOMPLEKS ile KARMAŞA/KARMAŞIK

- KOORDİNASYON/EŞGÜDÜM ile/değil EŞZAMANLI/LIK(SENKRON/İZASYON)

- KOORDİNASYON değil/yerine/= DÜZENLEME/EŞGÜDÜM

- KÖSNÜ, ŞEHVET = LUST[İng.] = LUBRICETÉ[Fr.] = LÜSTERNHEIT[Alm.] = LIBIDO[Lat.]

- KÖSNÜ/ŞEHVET ile İŞRET

- KROMOZOM ve/<> KİNETOKOR
( )

- KROMOZOM değil/yerine/= SOYAKTARAN

- KÜÇÜK DELİKLER = MESÂMMÂT = PORES

- KÜÇÜK HÜCRELER = HÜCERÂT-I SIĞÂR = PETITES LOGES

- KÜÇÜK/BÜYÜK(MİKRO/MAKRO) EVREN(KOZMOS)

- KULAK ve/= VAJİNA
( Düşüncenin başlangıcı/girişi. VE/= Gövdelenmenin başlangıcı/girişi. )
( İkisi de varoluşun başlangıcıdır. )

- KUNİK ile ...
( Eskimoların burunlarını birbirlerine sürtmezler! Şefkatli koklaşmadır. [Eşeysel değildir!] )

- KURAL = KAİDE = RULE[İng.] = RÈGLE[Fr.] = REGEL[Alm.] = REGULA < REGERE[Lat.] = MANDO, REGLA[İsp.]

- KUVÂ[çoğ. KUVVET]:
KUVÂ-YI TABİİYE
ile/ve KUVÂ-YI HAYVÂNİYE ile/ve KUVÂ-YI NEFSÂNİYE

- LEZYON[Fr.] değil/yerine/= DOKU BOZUKLUĞU

- MADDENİN (T)ÖZÜ ve/||/<> İNSANIN (T)ÖZÜ ve/||/<> TİNİN (T)ÖZÜ
( Çekim, zorunluluk. VE/||/<> Özgürlük. VE/||/<> Eylem. )

- MADDE ile EVRENSEL ZİHİN
( "İdrak edilenlerin bütünlüğü/toplamı" denilen. İLE "İdrak edenlerin bütünlüğü" denilen. )
( MADDE: KÜTLE ve HACİM ve EYLEMSİZLİK )
( Her düzeyde berrak bir zihne gereksinim vardır. )
( Zihin ve dünya ayrı değildir! )
( Dünyanın ne olduğunu düşünüyorsanız, o, sizin kendi zihninizdir. )
( Tüm uzay ve zaman, zihindedir. )
( Gerçeğin zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Ortak etmeni bulmak için tüm ayrımları terk etmek zorundasınız. Ancak evrensel olan ortaktır. )

- MADDE ile/ve/<> ZİHİN
( Madde, şekildir; zihin, isimdir. )

- MADDİ HAZ ile/ve MANEVİ HAZ
( Zamana bağlı olarak. İLE/VE AN'da. )

- MAHFUZ[Ar.] değil/yerine/= SAKLANMIŞ/KORUNMUŞ
( MAHFUZEN: Gözaltında olarak. )

- MAKYAJLI ile/yerine MAKYAJSIZ

- MAKYAJ[Fr.] değil/yerine SÜSLEM / YÜZ BOYAMA

- MÂLUM ile/ve ÂŞİKÂR

- MAMOGRAFİ ÇEKİMİ!:
YILDA BİR KEZ
ve/<> ÂDET SONRASINDA
( Kanser durumunda/olasılığında, tedavi süresinin yeterli olabilmesi için 40 yaşından sonra her yıl çekilmesinde yarar vardır.[Kişisel/yetersiz yorum, "ağrı" ya da radyasyon nedeniyle çektirmeme tutumu yersizdir/isabetsizdir.] VE/<> Âdet öncesi ya da süresince çektirmek yerine âdet sonrasında, olası "ağrı/acı" daha azdır ve bu dönem daha uygundur. )

- MANİKÜR[Fr.] değil/yerine/= EL/TIRNAK BAKIMI

- MANİTA[İt., argo] ile MANİTA[argo]
( Tanışıyormuş gibi yaparak para sızdırma. Dolandırıcı. İLE Sevgili. )

- MASAJ[Fr.] ile/değil/yerine/||/<> OVMAK

- MASTÜRBASYON ile DÜZÜŞME
( ["argo/kaba"] 31 ÇEKMEK[Ar. İSTİMNÂ Bİ-L-YED] ile SİKİŞME )

- MAS[Ar.] değil/yerine/= SOĞURMA/EMME

- MATRİARKAL[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ANAERKİL

- MEME KANSERİNDE:
İLERİ EVRE / ÖLÜM
değil/yerine TARAMA
( Memedeki olası kanserleri hücrelerin, 2., 3., 4. evrelerde tespit edilmesi ya da ölümle sonuçlanabilecek çok geç evrelerde tanı koymak. DEĞİL/YERİNE Mamografinin, 40 yaşından sonra her yıl düzenli olarak yaptırılması ve elle takip edilmesiyle gecikmiş olmamak için tarama ve korunmanın önemi/farkı çok büyüktür. )

- MEME KANSERİ ve/<>/< ALKOL VE SİGARA

- MEME:
BEBEĞİ/ÇOCUĞU BESLEYEN
ve/||/<> KENDİNİ/DİŞİLİ/ANNEYİ BESLEYEN

- MEME ile KULAK MEMESİ
( CİCİK: İnsan ya da hayvan memesi. )

- MENÎ ile MENÎ' ile MENÎ[Fars.] ile MENHÎ[Ar. | çoğ. MENÂHÎ]
( Ersuyu. İLE Sarp, erişmesi/ulaşması zor yer. İLE Benlik. İLE Haram olmuş, yapılması şer'an yasaklanmış şey. )

- MESANE[Ar.] değil/yerine/= KAVUK/SİDİKTORBASI

- MEŞİME/PLASENTA değil/yerine/= ETENE/SON/DÖLEŞİ
( Memelilerde, ana ile dölüt arasında kan alıp verme işini sağlayan örgen. | Meyveyaprağında yumurtacıkların bağlı olduğu bölüm. )

- MEŞK ile MEŞK[Fars.]
( Yazı örneği. | Alışmak, öğrenmek üzere yapılan çalışma, alışma/alıştırma. | Yazı ya da müzik dersi. İLE Tulumdan yapılmış su kabı, saka kırbası. )

- MEYL ve/> MUHABBET ve/> AŞK ve/> BULMAK VE OLMAK
( MÜEBBED MUHABBET )

- MİKOLOJİ[Fr.] değil/yerine/= MANTARBİLİM

- MİKROKOK ile STREPTOKOK
( Nokta biçimdeki mikroplara verilen genel ad. İLE Sıvı ortamda zincir biçimde koloniler oluşturan, çoğu zaman patojen olan bir mikrokok. )

- MİTOKONDRİYAL DNA ile/ve/<> NÜKLEER DNA
( Anneden. İLE/VE/<> Babadan. )

- MİYOM ile POLİP
( Rahimdeki iyi huylu ur/lar. İLE Sindirim kanalı boşluğu içinde görülen iyi huylu doku kabarıklığı. )
( Her dört kadından birinde bulunmaktadır. [Dünyada, en çok 45 kg.'ya kadar olanı da görülmüştür.] İLE Bazı hallerde kansere dönüşebilir. Kalınbağırsakta daha sık olur. [Teşhis ve tedavisi endoskopi yöntemiyle yapılan, çıkarılarak kanserleşme tehlikesi önlenen polipler, tüm sindirim kanalı boyunca, en çok bağırsaklarda rastlanan lezyonlar olarak kabul edilir.] )
( Rahimde, her ay oluşabilen ve fakat atılan, 2 cm.lik, olağan fizyolojik kistlerden korkulmaması gerekmektedir. İLE ... )

- mRNA ile/ve/<> tRNA ile/ve/<> rRNA
( Messenger RNA. İLE/VE/<> Transfer RNA. İLE/VE/<> Ribozomal RNA. )

- MUÂNAKA[< UNK]: BİRBİRİNİN BOYNUNA SARILMA, SARMAŞMA, KUCAKLAŞMA

- MÜDÎR[< DEVR | çoğ. MÜDÎRÂN] ile MÜDİRR[< İDRAR]
( Çeviren, bakan, idâre eden. | İdâre eden anlayan. | İdâre memuru. | Yönetici. | Bölgedeki en büyük memur. İLE İdrar veren/verici. )

- MUHABBET ve/<> MÜNÂSEBET

- MÜKÂFÂT[< KİFÂYET] ile ...
( BERÂBERLİK | BİR HİZMET VE İYİLİĞE KARŞI EDİLEN İYİLİK | ÇALIŞKAN TALEBEYE HOCASININ VERDİĞİ TAKDİR )

- MÜNÂSİB[< NİSBET] ile ...
( UYGUN, YERİNDE | YAKIŞIK, YARAŞIK )

- MÜNASİP değil/yerine/= UYGUN

- MÜRAHİKA[< RAHİK] ile MÜŞTEHÂT[< ŞEHVET]
( Dokuz yaşına girmiş fakat ergen[baliğ] olmamış kız çocuk. İLE Evlenebilecek yaşa/duruma gelmiş kız. )

- MÜRAHİK[< RAHİK] ile MÜRAHİKA
( Oniki yaşına girmiş fakat bâliğ olmamış erkek çocuk. İLE Dokuz yaşına girmiş fakat baliğ olmamış kız çocuk. )

- MÜSTEHCEN[< HÜCNET] değil/yerine/= AÇIK SAÇIK

- MÜSTEHCEN[< HÜCNET] ile MÜSTEHCİN[< HÜCNET]
( Açık açık, edepsizce, istihcân edilmiş. İLE Çirkin, kötü, kötü gören, istihcân eden. )

- MÜŞTEHİYÂT[< ŞEHVET] ile ...
( İŞTAHLILAR, İSTEKLİLER )

- MÜŞTEREK[Ar.] değil/yerine/= BİRLİKTE, ORTAK/LAŞA

- MUTA NİKÂHI değil NİKÂH-I MUVAKKAT
( Hz. Muhammed, savaş zamanı için geçerli kılmıştır. [Hz. Ömer, tamamen kaldırmıştır.] DEĞİL Belirli bir süre için yapılan nikâh. [Caiz değildir.] )

- MÜTEMMİM CÜZ değil/yerine/= TAMAMLAYICI PARÇA

- MUTLULUK ile/değil/yerine/>< HAZ
( Keyif (haz), şeylere bağımlıdır, mutluluk ise değil. )
( Mutlu olmak için şeylere gereksinimimiz olduğuna inandığımız sürece, onların yokluğunun bizi perişan edeceğine de inanırız. )
( Gövdenin ve zihnin doğru hali ve doğru kullanımı alabildiğine haz vericidir. Yanlış olan, haz arayışı içinde olmaktır. )
( Mutlu olmadığınızdan, mutluluğu hazda ararsınız; haz acı getirir, bunun için de ona dünyevi dersiniz; o zaman başka türlü bir hazzı, acısız bir hazzı özlersiniz, ona da ilâhi/tanrısal dersiniz. )
( Mutluluk, dünyasal ve dünyasal olmayan, içte ve dışta gerçekleşen her şeydir. )
( Mutlu olmak için kendinizi (özünüzü) bilmek dışında hiçbir şeye gereksiniminiz olmadığını bilmek bilgeliktir. )
( Haz, acının geçici olarak ertelenişidir. )
( Pleasure depends on things, happiness does not. )
( As long as we believe that we need things to make us happy, we shall also believe that in their absence we must be miserable.
The right state and use of the body and the mind are intensely pleasant. It is the search for pleasure that is wrong.
Because you are not happy you seek happiness in pleasure; pleasure brings in pain and therefore you call it worldly; you then long for some other pleasure, without pain, which you call divine.
Happiness is both worldly and unworldly, within and beyond all that happens.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom.
Pleasure is but a respite from pain. )
( Hazların büyüsüne kapıldığımız oranda/sürece, mutluluktan da uzaklaşmış oluruz. )

- NÂMÛS[Ar.] ile/değil/<> NOMOS[Yun.]
( Yasa. | Ar, edep, hayâ, ırz. | Temizlik, doğruluk. | Allah'a yakın olan büyük melek. | Esrâr sahibi. | Sinek. | Derinden gelen ses. İLE/DEĞİL/<> Yasa. )

- NASIL? ile/yerine/değil NİÇİN?
( Ne asıl? İLE/YERİNE/DEĞİL Ne için? )

- NE OLDU? ile/ve NASIL OLDU? ile/ve NEDEN OLDU?

- NE? ve/||/<> NASIL? ve/||/<> NEDEN? ve/||/<> NİÇİN?
( Hangi şey? VE/||/<>/>/< Ne asıl? VE/||/<>/>/< Ne'den? VE/||/<>/>/< Ne için? )
( Evren/doğa/nesne/insan. VE/||/<>/>/< Bilim. VE/||/<>/>/< Sanat. VE/||/<>/>/< Felsefe. )
( Nedir sorusu, metafizik bir sorudur. )
( "What is?" question is metaphysical question. )
( Cosmos/nature/matter/human. VS./AND/||/<>/>/< Science. VS./AND/||/<>/>/< Art. VS./AND/||/<>/>/< Philosophy. )

- NEDEN?(NE'DEN?) ile NASIL?(NE ASIL?)
( Bilimin sorularıdır. )
( Önemli[öncelikli] olan, neyi yaşadığınız değil, nasıl yaşadığınızdır. )

- NEDEN? ile NİÇİN?
( Ne'den? İLE Ne için? )
( Hangi şey? VE Ne asıl? VE Ne'den? VE Ne için? )
( Nedir sorusu, metafizik bir sorudur. )
( Her biri bir ötekinin nedenidir. )
( ŞERAİT ile/ve/<> ŞERİAT )
( ... İLE Neden, sebep, vesile. | Eksik, noksan, kusur, garaz. | Yalandan özür. )
( Çocuk sorusu. İLE/VE Yetişkin sorusu. )
( "Ne?", doğa yasalarıyla bilinebilir. Ya "Kim?" )
( Felsefe ve din alanının sorularıdır. )
( Ne'den? İLE Ne için? )

- NEDEN = İLLET, SEBEP = CAUSE, REASON[İng.] = CAUSE, RAISON[Fr.] = URSACHE, GRUND[Alm.] = CAUSA, RATIO[Lat.] = CAUSA, RAZON[İsp.]

- NEFES ve/> NEFS ve/> NEFİS

- NEFSÂNÎ ile/ve/||/<>/< ŞEHVÂNÎ/ŞEHVETLİ

- NEFSİ:
"TEMİZE ÇIKARMA KAYGISI"
ile/değil/yerine/>< TEZKİYE ETME ÇABASI

- NESNE PUTU ile/ve/ZİHİN/DÜŞÜNCE PUTU

- NESNE PUTU ile/ve/ZİHİN/DÜŞÜNCE PUTU

- NİSAİYE/JİNEKOLOJİ değil/yerine/= KADIN-DOĞUM SAYRILIKLARI

- NODÜL ile KİST
( İçi dolu kitle. İLE İçi boş kitle. )
( ŞÂMİHA: Beyinde, kemikte ve gövdenin çeşitli yerlerinde doğal olarak görülen çıkıntılar. )

- ÖD/SAFRA KESESİ ile SİDİK/İDRAR KESESİ

- ÖĞELER, UNSURLAR, ELEMENTLER = CEVÂHİR-İ BASÎTE = ORGANES ÉLÉMENTAIRES

- ÖĞELERİN/ELEMENTLERİN YAPILARI:
FİZİKİ
ile/ve/||/<> KİMYEVİ
(

ADI

SİMGESİ

ATOM

NUMARASI

ATOM

AĞIRLIĞI

KAYNAMA

NOKTASI C

ERİME

NOKTASI C

YOĞUNLUĞU

9 / CM3

ERİME

NOKTASI K

KAYNAMA

NOKTASI K

OKSİDASYON

SAYISI

BRİNELL

SERTLİĞİ
AKTİNYUM
Ac
89
(227)
3200
1050
---
---
---
3
---
ALTIN
Au
79
196.967
2970
1063
19.3
1337.95
2980.15
3
---
ALÜMİNYUM
Al
13
26.9815
2450
660
2.7
932.15
2720.15
3
16
AMERİKYUM
Am
95
(223)
2607
995
11.7
---
---
---
---
ANTİMON
Sb
51
121.75
1380
630.5
6.62
903.65
1910.15
3
30
ARGON
Ar
18
39.948
185.8
189.4
1.4
---
---
---
---
ARSENİK
As
33
74.922
613
817
5.72
1088.15
886.15
3
---
ASATATİN
At
85
(210)
(337)
(302)
---
---
---
1
---
AZOT
N
7
14.0067
195.8
210
0.81
---
---
4
---
BAKIR
Cu
29
63.5
2595
1083
8.96
1356.15
2868.15
2
50
BARYUM
Ba
56
137.34
1640
714
3.5
983.15
1910.15
2
42
BERKELYUM
Bk
97
(247)
---
---
---
---
---
---
---
BERİLYUM
Be
4
9.0122
2770
1277
1.85
2477
2750.15
2
60
BİZMUT
Bi
83
208.98
1560
271.3
9.8
---
---
3
---
BOR
B
5
10.811
(2550)
(2030)
(2.34)
2303
4173.15
3
---
BROM
Br
35
79.909
58
7.2
3.12
---
---
1
---
ÇiNKO
Zn
30
65.37
906
419.5
7.14
692.65
1180.15
2
35
CiVA
Hg
80
200.59
357
38.4
13.6
234.25
629.85
2
---
CURiYUM
Cm
96
(247)
---
1340
---
---
---
3
---
DEMİR
Fe
26
55.847
3000
1536
7.86
1809.15
3343.15
2
45
DİSPROSYUM
Dy
66
162.5
2600
1407
8.27
---
---
3
---
EINSTEINYUM
Es
99
(254)
---
---
---
---
---
---
---
ERBİYUM
Er
68
167.26
2900
1497
9.05
---
---
3
---
EUROPYUM
Eu
63
151.96
1439
826
5.26
---
---
3
---
FRANSİYUM
Fr
87
(223)
(677)
(27)
---
---
---
1
---
FERMİYUM
Fm
100
(253)
---
---
---
---
---
---
---
FLOUR
F
9
18.9984
188.2
219.6
1.5
53.55
85.15
1
---
FOSFOR
P
15
30.9738
280
44.2
1.82
317.35
554.15
3
---
GADOLİNYUM
Gd
64
157.25
3000
1312
7.89
---
---
3
---
GALYUM
Ga
31
69.72
2337
29.8
5.91
---
---
3
---
GERMANYUM
Ge
32
72.59
2830
937.4
5.32
---
---
4
---
GÜMÜŞ
Ag
47
107.870
2210
960.8
10.5
1234.34
2453.15
1
20
HAFNİYUM
H
72
178.49
5400
2222
13.1
---
---
4
---
HAHNYUM
Ha
105
(262)
---
---
---
---
---
5
---
HELYUM
He
2
4.0026
268.9
269.7
0.126
---
---
---
---
HİDROJEN
H
1
1.0079
252.7
259.2
0.071
---
---
1
---
HOLMİYUM
Ho
67
164.93
2600
1461
8.80
---
---
3
---
İNDİYUM
In
53
114.82
2000
156.2
7.31
---
---
3
---
İRİDYUM
Ir
77
192.2
5300
2454
22.5
---
---
---
---
İTTERBİYUM
Yb
70
173.04
1427
824
6.98
---
---
---
---
İTRİYUM
Y
39
88.905
2927
1509
4.47
---
---
---
---
İYOD
I
53
126.904
183
113.7
4.94
---
---
1
---
KADMİNYUM
Cd
48
112.4
765
320.9
8.65
594.15
1038.15
2
35
KALAY
Sn
50
118.69
2270
231.9
7.3
2128.15
4653
4
160
KALSİYUM
Ca
20
40.08
1440
838
1.55
1123.15
1760.15
2
13
KALİFORNİYUM
Cf
98
(249)
---
---
---
---
---
3
---
KARBON
C
6
12.0115
4830
3727
2.26
3800
---
4
---
KLOR
Cl
17
35.453
34.7
101
1.56
---
---
1
---
KRİPTON
Kr
36
83.8
152
157.3
2.6
---
---
---
---
KURCHATOVVUM
Ku
104
(206)
---
---
---
---
---
4
---
KROM
Cr
24
51.996
2665
1875
7.19
2176.15
2915.15
6
70
KOBALT
Co
27
58.933
2900
1495
8.9
1765.15
3153.15
2
125
KSENON
Xe
54
131.3
108
111.9
3.06
---
---
---
---
KURŞUN
Pb
82
207.19
1725
327.4
11.4
---
---
4
---
KÜKÜRT
S
16
32.064
444.6
119
2.7
388.5
717.75
2
---
LANTAN
La
57
138.91
3470
920
6.17
---
---
3
---
LAWRENCİYUM
Lr
103
(257)
---
---
---
---
---
---
---
LİTYUM
Li
3
6.939
1330
180.5
0.53
---
---
1
---
LUTESYUM
Lu
71
174.97
3327
1652
9.84
---
---
3
---
MANGAN
Mn
25
54.938
2150
1245
7.43
1517.15
2368.15
---
---
MAGNEZYUM
Mg
12
24.312
1107
650
1.74
922.65
1393.15
2
---
MENDELEVYUM
Md
101
(256)
---
---
---
---
---
---
---
MOBİLBEN
Mo
42
95.94
5560
2610
10.2
2893.15
5073.15
---
160
NEODİM
Nd
60
144.24
(2460)
(1027)
6.77
---
---
3
---
NEON
N
10
20.183
246
248.6
1.2
---
---
---
---
NEPTUNYUM
Np
93
(257)
(3902)
637
19.5
---
---
---
---
NİKEL
Ni
28
58.71
2730
1453
8.9
1728.15
3073.15
2
70
NİOBYUM
Nb
41
92.906
3300
2468
8.4
2741.15
5173.15
5
250
NOBELYUM
No
102
(254)
---
---
---
---
---
---
---
OKSİJEN
O
8
15.9994
183
218.8
1.14
---
---
2
---
OSMİYUM
Ds
76
190.2
5500
3000
22.6
---
---
4
---
PALLADYUM
Pd
46
106.4
3980
1552
12
---
---
3
---
PLATİN
Pt
78
195.09
4530
1769
21.4
---
---
4
---
PLUTONYUM
Pu
94
(242)
3235
640
19.84
---
---
4
---
PRASEODİM
Pr
59
140.907
3127
935
6.77
---
---
3
---
PROMETYUM
Pm
61
(147)
2460
(1027)
6.77
---
---
3
---
PROTAKTİNYUM
Pa
91
231
---
1230
15.4
---
---
5
---
POLONYUM
Po
84
210
962
254
9.2
---
---
2
---
POTASYUM
K
19
39.102
760
63.7
0.86
366.35
1026.95
1
0.03
SAMARYUM
Sm
62
150.35
1900
1072
7.54
---
---
3
---
SELENYUM
Se
34
78.96
685
217
4.79
---
---
2
---
SERYUM
Ce
58
140.12
3468
795
6.67
1070.15
3743.15
3
21
SEZYUM
Cs
55
132.905
690
28.7
1.9
---
---
1
---
SİLİSYUM
Si
14
28.086
2680
1410
2.33
---
---
4
---
SKANDİYUM
Sc
21
44.956
2730
1539
3
---
---
3
---
SODYUM
Na
11
22.989
892
97.8
0.97
370.95
1163.15
1
0.07
STRONSİYUM
Sr
38
37.62
1380
768
2.6
---
---
2
---
RADON
Rn
86
(222)
61.8
71
4.4
---
---
---
---
RADYUM
Ra
88
(226)
1140
700
5
---
---
2
---
RENYUM
Re
75
186.2
5900
3180
21
2233.15
4233.15
6
110
RODYUM
Rh
45
102.905
4500
1966
12.4
---
---
3
---
RUBİDYUM
Rb
37
85.47
688
38.9
1.53
---
---
1
---
RUTENYUM
Ru
44
101.05
4900
2500
12.2
---
---
4
---
TALYUM
Tl
81
204.37
1457
303
11.85
---
---
3
---
TANTAL
Ta
73
130.948
5425
2996
16.6
3269.15
5400
5
30
TEKNESYUM
Tc
43
(98)
4877
2140
11.5
---
---
7
---
TERBİYUM
Tb
65
158.924
2800
1356
8.27
---
---
3
---
TELLUR
Te
52
127.6
989.8
449.5
6.24
---
---
2
---
TİTAN
Ti
22
4970
3260
1668
4.51
1941.15
3553.15
4
160
TULYUM
Tm
69
168.934
1727
1545
9.33
---
---
3
---
TORYUM
Th
90
232.038
3850
1750
11.7
---
---
4
---
URANYUM
U
92
238.03
3818
1132
19.07
1403.15
4203.15
5
160
VANDANYUM
B
23
50.942
3450
1900
5.1
2163.15
3653
4
260
VOLFRAM
W
74
183.85
5930
3410
6.49
3663.15
5773.15
4
250
ZİRKONYUM
Zr
40
91.22
3580
1852
6.49
2128.15
4653
4
160
)

- ÖĞE ile/ve/||/<>/> BİLEŞİK ile/ve/||/<>/> TEK HÜCRELİ ile/ve/||/<>/> CANLI ile/ve/||/<>/> ÇOK HÜCRELİ ile/ve/||/<>/> İNSAN

- OKŞAMAK ile/ve/değil/||/<> OVMAK

- OKSİJEN[Fr. < Yun. OKSYS: Ekşi. | GENNAN: Doğurmak.] ile OZON[Yun.]
( Hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, atom ağırlığı 16, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada, %20 oranında bulunan bir gaz. [Simgesi: O] İLE Molekülünde üç atom bulunan oksijenden oluşan, ağır kokulu, gaz durumundaki basit öğe.[Simgesi: O3] )

- OLASILIK'IN:
ÇOKLUĞU
ile/değil ÇEŞİTLİLİĞİ

- OLASILIK = İHTİMALİYET = PROBABILITY[İng.] = PROBABILITÉ[Fr.] = WAHRSCHEINLICHKEIT[Alm.] = PROBABILITAS[Lat.] = PROBABILIDAD[İsp.]

- ÖLÇÜT = MISDAK, MİYAR, KISTAS = CRITERION[İng.] = CRITÉRIUM, CRITÈRE[Fr.] = KRITERIUM[Alm.] = KRITERION < KRINEIN:AYIRMA, YARGILAMA[Yun.] = CRITERIO[İsp.]

- ÖLÜM >< AŞK
( Ölümün karşısındaki tek güç ve olanak, ancak ve ancak aşktır! )

- ÖLÜM ile/ve KÜÇÜK ÖLÜM
( ... İLE/VE Orgazm. )

- OLUŞUM = TEŞEKKÜL = FORMATION[İng., Fr.] = BILDUNG[Alm.] = FORMACIÓN[İsp.]

- OLUŞ = SAYRURET, TEKEVVÜN = BECOMING, GENESIS[İng.] = DEVENIR, GENÉSE[Fr.] = WERDEN, GENESIS[Alm.] = FIERI < IN FIERE: OLUŞ HALİNDE[Lat.] = GENESIS[Yun.]

- OLUŞ ve/||/<>/>/< SONSUZLUK
( İkisinin de tek sözcüğü/aracı... "... bile değil!" )

- ÖLÜ ile/ve/değil/||/<>/< ÖLÜMLÜ

- ONTOGENEZ değil/yerine/= BİREYOLUŞ

- ÖPMEK:
DUDAĞINDAN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YANAĞINDAN
( (")Seviyorsa/n("). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Çok seviyorsa/n. )

- ÖPMEK ile/ve ISIRMAK

- ÖPMEK ile ÖPÜLMEK ile ÖPÜŞMEK

- ÖPMEK ile ÖPÜŞMEK

- Öpüşmek istiyorsan SUS!!!

- ÖPÜŞMEK ile YUMULMAK

- ÖPÜŞMELİ!

- ORGANEL ile/ve/> ORGAN ile/ve/> ORGANİZMA

- ORGANİK ile/ve/= MEKANİK DEĞİL

- ÖRGEN/ORGAN, UZUV = ÂLET = ORGANE

- ÖRGENLER/ORGANLAR, UZUVLAR, ÂLETLER = ÂLÂT = ORGANES

- ORTAK/LIK ile/ve/<> ÖZDEŞ/LİK

- ORTAM ile/ve/||/<> KOŞULLAR

- OVUM[Fr. < Yun.] ile/değil/<> OVOGON[Fr. < Yun. ]
( Yumurta. İLE/DEĞİL/<> İlkel bitkilerde, dişillik gözesi. )
( OVOGON DAĞARCIĞI: Çiçeksiz bitkilerin çoğunda, üreme örgenlerini barındıran boşluk. )

- OVUM[Fr. < Yun.] ile OVOLİT[Fr. < Yun. OVUM: Yumurta. | LITHOS: Taş. ]
( Yumurta. İLE İç içe mineral kabuklardan oluşan balık yumurtası biçiminde kalker. )

- ÖZELLİKLER, ALÂMETLER = ALÂMÂT = CARACTÈRES

- ÖZLEMEK ile/ve/||/<>/> SEVMEK
( Rüyanda görmüşsen. İLE/VE/||/<>/> Rüyanda görmek ümidiyle yatıyorsan. )

- ÖZLEM = LONGING, REGRET[İng.] = SOUHAIT, FRUSTRÉ[Fr.] = SEHNSUCHT[Alm.] = DESIDERIUM[Lat.]

- ÖZLEM ve/<> ZEVK

- ÖZ ile EVİN
( ... İLE Bir şeyin içindeki öz, lüp. | Buğday danesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe. )

- ÖZ ve/=/||/<>/>/< GÖZ ve/=/||/<>/>/< SÖZ

- PAK[Fars.] değil/yerine/= TEMİZ

- PARÇALANMA ile KOPYALANMA

- PARÇALARDA, PARÇAYI/LARI GÖRMEK ile/değil/yerine PARÇALARDA, BÜTÜNÜ GÖRMEK

- PATLAYANA KADAR ile/değil/yerine DOYANA/DOYACAK KADAR

- PENİS (SİK/YARAK/PİPİ/ÇÜK/FALLUS) / VAJİNA (AM/KUKU) ile KASIK
( [çiçeklerde] ANDROECIUM[eril] - PISTIL[dişil] )

- PENİS ile/ve/<> DILAK/BIZIR[Ar. < BAZR]/KLİTORİS
( BAYZAR/BAZR[Ar.]: Rahmin başlangıcındaki et parçası, dilcik. )
( PREPUS: Penis ve klitorisin baş kısmını örten deri kıvrımı. )
( Klitorisin, Anlatılmayan Öyküsü )

- PERFORMANS =/ve İLETİŞİM =/ve GÜDÜLENME =/ve YETKİNLİK/LER
( NE? ve NEDEN? ve NASIL? )

- PÖÇ/UCA değil/yerine/= KUYRUKSOKUMU

- POLİP[Fr. < Yun.] ile LİPOM[Fr.] ile SARKOM[Fr.]
( İyi huylu ur. Selenterelerden, toplu ya da tek başına yaşayabilen, basit yapılı hayvan. | Mukoza ile kaplı boşluklar içinde gelişen, yumuşak, telsel, genellikle saplı ve armut biçiminde ur. İLE Zararsız ur. Yağ dokusunun, bulunduğu yerde büyümesiyle oluşan iyicil ur. İLE Tehlikeli bir ur. )

- PORNO/GRAFİ

- PORNOGRAFİK:
APAÇIK
ile/ve/<> ÖZSÜZ GÖRÜNÜŞ

- POTANSİYEL ENERJİ ile/ve/||/<> KİNETİK ENERJİ

- PROAKTİF ZİHİN ile REAKTİF ZİHİN
( Proaktif zihniyetliler, kendilerini harekete geçirerek, teşvik ederek, inisiyatif alırlar. İLE Reaktif zihniyetliler, sorumluluğu üstlenecek birinin ortaya çıkmasını beklerler. )

- PÜSKÜRME ile FIŞKIRMA

- PUS ile PUS[Fr.]
( Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür hafif sis. | Bazı meyvelerin üzerinde oluşan, zamk ya da sakıza benzeyen madde. | Yaprakların üzerinde görülen, örümcek ağını andıran böcek ya da kurt yuvası. | Ağaçların kütük ve dallarındaki yosun. | Bazen, meme başında oluşan kabuk. İLE Parmak ölçüsü, İngiliz uzunluk ölçüsü olan ayak'ın 1/12'si, inç.[25,4 milimetre] )

- RAHMİN, DOĞUŞTAN OLMAMASI [ROKITANSKY KUSTER HAUSER MAYER BOZUKLUĞU (RKM)] ile/<>
ERİL DUYARLILIK BOZUKLUĞU (TESTİKÜLER FEMİNİZASYON)

( Açıklamaları için burayı tıklayınız... İLE/<> Açıklamaları için burayı tıklayınız... )
( Ayşe Arman'ın, "Vajinası olmayan kadın" söyleşisi için burayı tıklayınız... )

- REFLEKS(İNSİYÂK) ile ALARM/UYARI

- RİSK ile/değil HEYECAN

- RİSK ile/ve/<>/değil POTANSİYEL

- RİSK ile/ve/değil/yerine/<>/>< RIZK

- SALGILAMAK ile BOŞALTMAK

- SAMANYA ile ...
( Tümellik. )

- ŞAP ŞAP (TOKATLAMAK/ÖPMEK)

- ŞAP ŞUP (ÖPMEK)

- SAPKINLIK ile "DEJENERASYON"

- SAPLANTI ile/değil AŞK

- ŞAPUR ŞUPUR (YALAMAK, ÖPMEK)

- SARILMAK:
MUTLULUĞU, İKİYE KATLAMAK
ve/||/<> ACIYI, İKİYE BÖLMEK

- SARILMAK ile SARINMAK
( Sarma eyleminin yapılması. | Bir şeyin üzerine, bir ya da birkaç kez dolanmak. | Kollarını dolamak, kucaklamak. | Tüm gücü ile ele almak. | Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek. | Hemen yapmaya koyulmak, girişmek. İLE Kendi üstüne sarmak. )

- SARILMAK ve/<> SIRTLAŞMAK
( İlişkiler, yüz yüze başlar, yan yana gelerek pekiştirilir, sırt sırta vererek devam ettirilir. )

- SARILMA ile/ve/değil KUCAKLAŞMA
( Zaman zaman ve yakınlıkla, ortak düşünce ve duygulanımlarda. İLE/VE/DEĞİL Uzun süre görüşülememesinden dolayı buluşma/karşılaşma sırasındaki ya da coşkulu/sevinçli bir durumdaki paylaşım. )
( Dostluklarda/yakınlıklarda olabildiğince paylaşılması/yaşanması gerekenler. )

- SAVUNMA MEKANİZMALARINDA:
FİZİKSEL OLARAK KAZANILMIŞ SAVUNMA SİLAHLARI
ile/ve DAVRANIŞSAL OLARAK KAZANILMIŞ SAVUNMA HAREKETLERİ

- SEDYE[İt.] değil/yerine/= KATLANABİLİR YATAK

- ŞEFKAT ve/=/|| BAKIM/ÖZEN(İHTİMAM)

- ŞEFKAT >< ŞEHVET

- ŞEHVET/LE ile/ve/<>/>/>< ŞEFKAT/LE
( Yaratılırsın. İLE/VE/<>/>/>< Büyütülürsün. )

- ŞEHVETTEN ile/ve/değil/yerine AŞKTAN
( Beşer doğulur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İnsan olunur. )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kalıcı. )
( Beşeri aşk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi. | Tüm yetkin olanlar. )
( Mülkiyet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özgürlük. )

- ŞEHVET ile ...
( AŞIRI İSTEK | MADDEYE OLAN BAĞIMLILIK | NEFİS )

- ŞEHVET ile/ve/değil/yerine AŞK
( Tüm canlılar arasında. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İnsandan herşeye yönelik. )
( Herkes, dur der! İLE/VE/DEĞİL/<>/>/< Herkes, kabul eder. )

- ŞEHVET ve/> İFFET/UT

- ŞEHVET ile/ve İFRAT

- ŞEHVET ve/<>/> ŞEFKAT
( [ile] Doğulur. VE/<>/> Büyünür. )

- ŞEHVET ve ŞİDDET

- SELEN/SADÂ ÇIKIŞLARINDA:
BURUN
ile/ve/||/<> DUDAK ile/ve/||/<> DİŞ ile/ve/||/<> BOĞAZ
( A, E, O, Ö, U, Ü[ön, ün, on, en, an, un, nane, Nalan vb.] İLE/VE/||/<> B, M. P[baba, biber, bebek, mama, meme, pek, pes vb.] İLE/VE/||/<> D, T[dadı, dede, tuttu, tırtıl, taktı] İLE/VE/||/<> A, E, I, İ, O, Ö, U, Ü )
( Almanca'da, daha çok, boğaz seleni; Fransızca'da, daha çok, dudak seleni; İngilizce'de, daha çok, diş seleni çıkar. )

- ŞEMAİL[Ar.] değil/yerine/= DIŞ GÖRÜNÜŞ

- SEMPATİK ile/ve/<> PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ

- SES-SOLUK (ÇIKARMAMAK)

- SEVGİLİNİN/MÂŞUK'UN YANAĞI ile/ve ÂŞIĞIN YANAĞI
( Pembe ve/veya kırmızıya yakındır. İLE/VE Sarıdır. )

- SEVGİLİ ile/ve ÂŞIK
( Sultan. İLE/VE Kul. )
( Âşıksan, o da sana âşık olur. [Âşık-mâşuk ayrımı/farkı da kalmaz.] )
( Sevgili ile başbaşa olana, ağyâr gerekmez. )
( Birbirinin güneşinde ısınırlar. İLE/VE Yanarlar. )
( DAVUD: Sevgili. )

- SEVİŞME/DÜZÜŞME:
ZAMANI
ile/ve ZEMİNİ (/KOŞULLARI)
( Yoktur. İLE/VE Vardır. )
( Olmaz. İLE/VE Olmalıdır. )
( Her zaman olabilir fakat her koşulda/yerde olmaz. )

- SEVİŞME/DÜZÜŞME ile/ve TARTIŞMA/"KAVGA" SONRASI SEVİŞME/DÜZÜŞME

- Sevişmek için SUS!!!

- SEVİŞMEK ile "YİYİŞMEK"

- SEVİŞMEK ile OYNAŞMAK

- SEVİŞME ile/ve/||/<> DÜZÜŞME
( Sevişme, sevgi/ilgi/istek/dürtü(fiziksel gereksinim) ile iki gövde arasındaki eş zamanlı ve eş eylemli, el, ayak, dudak, göz ve söz aracılığı ile uyarılması ve bunun sürekliliği. İLE Düzüşme ise, sevişmenin bir parçası olan, eşeysel örgenlerin(sadece vajina ve penisin) birbirlerine kenetlenmesinin, giriş-çıkışının devinimi, dinamiği ve sürekliliği. )

- SEVİ = AŞK = LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMOR, CARITAS[Lat.] = PHILIA, EROS, AGAPE[Yun.] = AMOR[İsp.]

- SEVMEK:
ÖZLEMEK
ve/||/<>/>/< GÖRÜNCE SEVİNMEK

- SEYR Ü SÜLÛK:
ZİHİN İLE
değil KALP İLE

- ŞEY ile PENİS(SİK/YARAK) / VAJİNA/VULVA/MEHBİL/FERC(AM)
( FALLUS cum ... )

- SEZGİ ile İÇGÜDÜ

- SICAKLIK ile ISI
( Bir nesnenin, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji. İLE Sıcak olan şeyin etkisi ya da niteliği. )

- SIR ve/=/||/<>/< BİLİM

- SİTOLOJİ[Fr., İng.] ile GÖZEBİLİM
( Hücre bilimi. )

- SÖLPÜK ile SÖLPÜMEK
( Gevşeyip kendini koyuvermiş. İLE Şişmanken zayıflamak. | Gevşemek, pörsümek. )

- SOLUK ALMALI!

- SOLUK ALMA ile/ve/değil/< SOLUK VERME
( TEBEHHÜR: Kısa ve sık soluk alma. )

- SOLUK DARLIĞI/DİSPNE

- SOLUK DELİĞİ ile/ve/<> SOLUK YOLU

- SOLUK SOLUĞA/NEFES NEFESE

- SOLUK/NEFES ile/ve/<> KELÂM
( ... İLE/VE/<> Soluğa/nefese verilen şekil. )

- SOLUK ile/ve/değil EŞİK

- SOLUK ile İLK SOLUK(GASPING)

- SOLUK = NEFES = BREATH[İng.] = SOUFFLE[Fr.] = ATEM[Alm.] = RESPIRO[İt.] = ALIENTO[İsp.]

- SOLUK ile SOLUK
( [Ten için] Donuk bir beyazlığı olan, rengi atmış olan, solmuş. | [Işık için] Parlaklığını, gücünü yitirmiş olan. | [Nesneler için] Rengi atmış olan. İLE Akciğerlere çekilen ve atılan hava ya da ciğerlere hava alıp verme. )

- SOLUK ile SOLUK VERMEK
( Derin ve sakin şekilde solunum ile canlılık artar, o da beyni etkiler ve zihnin arınmasına ve istikrar bulmasına ve derin düşünmeye elverişli hale gelmesine yardım eder. )
( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( With deep and quiet breathing vitality will improve, which will influence the brain and help the mind to grow pure and stable and fit for meditation.
Repetition will stabilise your breath. )

- SOLUNUM ve/||/<>/> DOĞRU SOLUNUM ve/||/<>/> DİYAFRAMA ALMA
( Türkçe, soluk verirken konuşulan bir dildir. Konuşmanın etkili olabilmesi ve söyleyişin düzgün olabilmesi için, konuşan kişilerin, doğru solunum uygulamalarını biliyor ve kullanıyor olmaları gerekir. VE/||/<>/> İyi bir solunum, soluk alırken, akciğerlere yeterli ölçüde havayı alıp yorgunluk duymadan geri vermektir. [İyi bir solunum elde edebilmek için diyaframı kullanarak soluk almamız gerekmektedir.] VE/||/<>/> Akciğerleri çevreleyen kaburga kafesinin altında bulunan boşluğu kullanarak soluk almaktır. [Bebeklerin soluk alış-verişi, diyafram soluğuna, en iyi örnektir.] )

- SOMUT = MÜŞAHHAS = CONCRETE[İng.] = CONCRET[Fr.] = KONKRET[Alm.] = CONCRETUS[Lat.] = CONCRETO[İsp.]

- SON SOLUK

- SORUMLULUK ve/<> BAKIM

- SÖYLEYİŞ/BİÇEM/ÜSLÛP:
YALIN/SADE
ile YÜKSEK ile KARIŞIK

- SÖZCÜK ve SPERM(ATA)

- SÖZÜN:
ÇEŞİTLERİ
ile/ve/<> DERECELERİ/DEREKELERİ
( ŞİİR
   ^
KELÂM-I KİBAR [Vecize, Atasözü]
   ^
--- SÖZ ---
   v
LÂF / KÜNGE / JÂJ[Fars.] [Evin içinden çıkan çer-çöp.]
   v
KÜFÜR [Ar. < KFR: Örtme, gizleme.]
   v
HİCV
   v
HERZ[Ar.: Anlamsız, boş, saçma. | Hakaret. ], YÂVE, TÜRREHÂT / HERZE/BESBÂS[Fars.] )

- SPERM vs. SEMEN

- SPERMA ile/ve OVÜL
( En küçük hücre. İLE/VE En büyük hücre. )

- SPERM ile/ve/<> BELSUYU/ERSUYU
( Sperm, belsuyu/ersuyu içinde varolan bir organizmadır. Günlük dilde daha rahat kullanılan "sperm" sözcüğünde daha çok meni kast edilir. İLE/VE/<> Belsuyu/ersuyu, erilin/penisin boşaldığı(ejakülasyon) anda fışkırarak çıkan, koyu, süt rengine yakın [yapışkan, kopmadan uzayan(lüzûcî[Ar.])] sıvı/mâyi'[Ar.]/sekresyondur[gövde sıvılarının genel adı]. )

- SU EKSİKLİĞİ:
KANDA
ile/ve/<> OMURLARDA ile/ve/<> KEMİKLERDE ile/ve/<> AKCİĞERDE ile/ve/<> PANKREASTA ile/ve/<> MİDEDE ile/ve/<> BAĞIRSAKLARDA ile/ve/<> HÜCREDE
( Yüksek tansiyona neden olur. İLE/VE/<> Bel/boyun fıtığına neden olur. İLE/VE/<> Gut/artrit gibi romatizmal hastalıklara neden olur. İLE/VE/<> Astıma neden olur. İLE/VE/<> Şeker hastalığına neden olur. İLE/VE/<> Ülsere neden olur. İLE/VE/<> Kabızlığa ve kolon kanserine yakalanma olasılığına neden olur. İLE/VE/<> Su eksikliği nedeniyle, beynimiz, hücreye oksijen göndermeyi keserse, oksijen kesilmesi sonucunda da hücre, kanserleşme sürecine girer! )

- SU:
[hem] ÇÜRÜTÜR
ve/||/<>/hem de CANLANDIRIR

- SÜMÜK ile/ve SÜMÜKDOKU/MUKOZA[Lat.]
( Sümük doku hücrelerinin ve üzerinde bulunan bezlerin, doku yüzünde, nemli, akıcı, kaygan bir tabaka oluşturan salgısı. İLE/VE Üzerinde çok sayıda ince memecik ve salgı bezi delikleri bulunan, iç örgenleri kaplayan koruyucu doku. )

- SÜREKLİ/LİK, DEVAM ile/ve TEKRAR
( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( Tekrara neden olan arzudur. )
( Arzunun olmadığı yerde tekrarlamalar da olmaz. )
( Repetition will stabilise your breath.
It is desire that causes repetition.
There is no recurrence where desire is not. )

- SÜREKLİLİK ile/ve/<> DUYARLILIK(HASSASİYET)

- SÜREKLİLİK ile/ve/<> ÖLÜMSÜZLÜK

- SÛRETLERİ KAVRAMADA:
ZİHİN/AKIL
değil HAYAL

- SÜSLÜ/LÜK ile/değil/yerine/||/<>/< BAKIMLI/LIK
( SÜRRE DEVESİ GİBİ SÜSLENMEK )

- SÜT RENGİ MENİ ile/> ŞEFFAF MENİ
( Yetişkinlikte. İLE/> Boşaldıktan bir süre sonra. | Ergenliğin başladığı dönemden yetişkinliğe doğru ilk dönemlerdeki yapısı/rengi. [Birkaç yıla kadar sürebilir!] )
( Boşalmadaki rengi. İLE/> 10-15 dk. sonra su kıvamına ve rengine dönüşür. )

- SÜT ile AĞIZ
( Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. )

- SUYUN, GÖVDEDEKİ VE ZİHİNDEKİ:
ARINDIRICILIĞI
ve/<> DENGELEYİCİLİĞİ
( Çeşitli ve olası sıkıntı/yoğunluk durumlarında, banyo yapmanın, sıcak suyun ve ılık suyla tamamlamanın etkisinden/katkısından ve özelliğinden her zaman yararlanabilirsiniz... )

- SU ile ÖZSU/USÂRE[Ar.]
( ... İLE Bitki ve hayvan dokularında bulunan sıvılara verilen ad. | Salgı ile oluşan ve içinde enzimler bulunan organik sıvı. )

- S ile SS
( Seve seve. İLE "S.ke s.ke."/"S.kile s.kile." )

- TAHÂRET[Ar.] değil/yerine/= TEMİZLENME
( TEMİZLİK | TEMİZLENME )

- TAHASSÜR[< HASRET] değil/yerine/= ÖZLEM
( HASRET ÇEKME | ÇOK İSTENİLEN VE ELE GEÇİRİLEMEYEN ŞEYE ÜZÜLME )

- TAHRİK OLMAK ile AZMAK

- TAMAMLANMA İSTEĞİ ve/||/<> EKSİKLİKTEN UZAKLAŞMA İSTEĞİ

- TARİF EDİLEMEZ ile/yerine/değil/ve DUYULARA GETİRİLEMEZ

- TAZELEYİCİ ve/||/<> GENÇLEŞTİRİCİ
( Uyku, yıkanma, sarılmak, birlik, oyun, hareket, çalışma, spor, felsefe, dil, bilim, doga, yeşil, sanat, sevgili, dost, sohbet. )

- TEBEVVÜL-İ SÜKKER ile TEBEVVÜL-İ SÜKKERÎ ile TEBEVVÜL-İ ZÜLÂL ile TEBEVVÜL-ÜD-DEM
( Şekerin sidik yoluyla çıkması, şeker işeme. İLE Sidikte şeker bulunması. İLE Sidikte albümin bulunması. İLE Kan işeme, sidiğin kana karışarak kan zehirlenmesi. )

- TEK ÇOCUK ile/<> SON ÇOCUK

- TEK KİŞİLİK YATAKTA:
TEK YATMAK
ile/ve/yerine ÇİFT YATMAK

- TEKİL ile/değil BİRİCİK

- TEMİZ HAVADA YAŞAMALI!

- TEMİZ OLMALI!

- TEMİZ ZİHİN ile/ve/<> TEMİZ GÖNÜL

- TEMİZ/LİK ve/<> GÜZEL/LİK

- TEMİZLENME ile/ve EVRİM

- TEMİZLİK ile/ve/<> DÜZEN/DÜZENLEME/TERTİP

- TEMİZ ve/<> TEMİZLEYİCİ
( Toprak, su, oksijen, gülümseme, [doğru] bilgi. )

- TENÂFÜS[çoğ. TENÂFÜSÂT] ile TENEFFÜS[< NEFES]
( Kıskanma, haset etme, çekememe. İLE Soluk/nefes alma. | Yorgunluğu gidermek üzere dinlenme. | Okulda ders araları verilen dinlenme. | Tan yerinin ağarması. | Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. )

- TENEFFÜS[< NEFES] ile TENEFFÜZ[< NEFZ]
( Soluk/nefes alma. | Yorgunluğu gidermek üzere dinlenme. | Okulda ders araları verilen dinlenme. | Tan yerinin ağarması. | Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. İLE Nüfuzlu, sözü geçer olma. )

- TENFÎS[< NEFES | çoğ. TENFÎSÂT] ile TENFÎŞ[çoğ. TENFÎŞÂT] ile TENFÎZ[< NÜFUZ | çoğ. TENFÎZÂT]
( Soluklandırma/nefeslendirme, soluklandırılma. İLE Pamuk atma, yün ditme. İLE Hükmünü yürütme, nâfiz kılma. )

- TEN ve/<>/>< TİN

- TEVHİD'DE:
ŞAHSİYET
ile/ve BENLİK ile/ve AŞK ile/ve MÂNÂ ile/ve KURBİYET/VUSLAT
( Kendi benliğin/varoluşun da dahil onun huzurunda hiçbir şeyin varlık iddiası olamaz. [Bunu bu şekilde bilmektir ŞAHSİYET] İLE Bunu böyle düşünmeden tevhide erdiğini zannetmeye BENLİK. İLE/VE/> İnsanı, benlikten soyan çekime/cazibeye AŞK. İLE/VE/> Aşkla beraber varoluşundan da geçerek aslolan hakikate kavuşmasına MÂNÂ. İLE/VE/> Mânâya kavuşmakla birlikte o mânânın sahibiyle yakınlaşmaya da KURBİYET/VUSLAT denilir. )

- TİMBRE değil/yerine/= TINI, SOLUK

- TINI değil/yerine/= SOLUK

- TOHUM:
YUMURTA
ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNCE

- TOHUMUN:
İLK DURUMU
ile/ve/<> SON DURUMU
( Toprak içinde/altında. İLE/VE/<> Meyvesinin içinde. )
( İdea. İLE/VE/<> İdeal. )

- TÜMDENGELİM ile/ve/||/<> TÜMEVARIM[< TEMSİL]
( Analiz. İLE/VE/||/<> Sentez. )
( Matematik. İLE/VE/||/<> Fizik. )
( Tam. İLE/VE/||/<> Eksikli. )
( TA'LİL[< İLLET]: İlletlendirme, neden/sebep gösterme
İLE/VE/||/<>
İSTİKRÂ[< KIRAAT]: TOPLAMAK | [KIRAAT: Harfleri toplamak.] )
( İlletlendirme, [Ta'lil].
İLE/VE/||/<>
Genelleme, [İstikra][-Tam, -Eksik(Nakıs)]
[İLE/VE/||/<>
Bir cüzziden başka bir cüzziye geçiş.(Hüküm -> Hüküm, İllet -> İllet)(Kıyas-ı Fıkhî)(Analoji)] )
( [Mantıkçılar] Uğraşır. İLE/VE/||/<> Uğraşmaz. )

- TÜMÜYLE HAZ >< TÜMÜYLE YARAR/ÇIKAR
( Tümüyle haz, yarardan/çıkardan vazgeçmeyi; tümüyle yarar/çıkar, hazdan vazgeçmeyi gerektirir. Dolayısıyla, hem haz, hem de yarar, ne haz, ne de yarar; dengelisi olarak da, biraz haz, biraz da yarar üzerinden düşünülebilir, hareket edilebilir fakat [0-1 şeklinde "ya / ya da" ile] biri birine, tercih edilemez ve/veya üzerine inşâ olunamaz/olunmamalıdır! )

- TÜP BEBEK ile/değil/yerine/> AŞILAMA
( )

- TUTKU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< AŞK

- TUTKU ile KÖSNÜ/ŞEHVET
( ŞEHVET: Maddeye olan bağımlılık. )
( ŞEHVET: Anımsamak - imgelemek - ummak/beklentide olmak. )
( İnsanı yenik düşüren her arzu şehvettir. )
( LUST: Bondage to matter. )
( LUST: Remembering - imagining - anticipating. )

- TÜY ile/değil ÖLKER/ÜLGER
( ... İLE/DEĞİL Kadife, şeftali vb.'nin üzerinde bulunan ince tüy. )

- TÜZE(HUKUK) ve/<>/|| FİZİK

- ÜREME ÖRGENLERİ = TENÂSÜL ÂLETLERİ = ORGANES DE REPRODUCTION

- ÜREME ile ÇOĞALMA

- ÜREME ile/ve DOĞURMA

- ÜREME ile DÖLLENMESİZ ÜREME

- ÜREME ve/||/<>/> KORUMA

- ÜREME = TENASÜL, TENÂSÜL = REPRODUCTION

- ÜREMİ[Fr. < Yun. URON: Sidik. | HAİMA: Kan.]
( Ürenin, sidikle çıkmayıp kanda birikmesi sonucu ortaya çıkan hastalık. )

- ÜRETER ile ÜRETRA
( Böbrek ile mesane arasındaki iki kanal. İLE Mesaneden sidiği dışarıya taşıyan kanal. )

- UR ile MİYOM
( ... İLE İyi huylu. )
( ... İLE 8-9 cm.'den küçük ve 3'ten az olması durumunda laparoskopi/histeroskopi uygulanabilmektedir. )

- US ile ZİHİN

- UTANMA:
BAŞKALARINDAN
ile/ve/<>/değil/yerine KENDİNDEN

- UYARAN ile UYARILAN

- UYARICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UYARAN

- UYGUN OLMAMAK ile YETERİ KADAR UYGUN OLMAMAK

- UYUM ve/<> BOŞLUK/ARA

- UZANMAK ile/ve KIVRILMAK

- VAHDET ile VUSLAT

- VAJİNA ile/ve DÖLYATAĞI

- VAJİNA ile/ve/değil EŞİK

- VARLIK = MEVCUDİYET = BEING[İng.] = ÊTRE[Fr.] = SEIN, SEIENDE[Alm.] = ENS, ESSE[Lat.] = TO ON, EINAI[Yun.]

- VARLIK ve/<> VAROLUŞ ve/<> İNSAN

- VAROLAN/VAROLUŞ GÜDÜSÜ:
AZ ENERJİ HARCAMA
ile/ve ÇOK ENERJİ DEPOLAMA
( Kişi, ikisinin de dengesini kuran/sağlayandır. )

- VAROLAN ile/ve/||/<> TÜRÜM
( ... İLE/VE/||/<> Varolanların oluşumu. )

- VAROLUŞ = VÜCUT, MEVCUDİYET = EXISTENCE[İng., Fr.] = DASEIN, EXISTENZ[Alm.] = EXISTENTIA[Lat.] = EXISTENCIA[İsp.]

- VERİ ile/ve/> SPERMATA
( Bilgi nesnesi. İLE/VE/> Dönüştürücü/dölleyici bilgi. )

- VUSLAT'TAN ÖNCEKİ SÖZ ile/ve VUSLAT'TAN SONRAKİ SÖZ
( Eski haline getiremeyeceğin şeyi yapma/söyleme! )

- VUSLAT/VÂSIL ve/< CEM

- VUSLAT ile/ve HALVET
( Yaşanılan. İLE/VE Mekân ve mekânda. )
( ... İLE/VE Kişinin, kendiyle meşgul olmama durumu. )
( Kendinden uzaklaşmak için halvete girilir, başkalarından uzaklaşmak için değil! )
( Kavuşma. İLE Yalnız/tenha kalma, tenhaya çekilme. | Tenha yer. | Hamamın sıcak bölmesi. | bkz. Tasavvuf'ta )

- VUSLAT ile/ve HASRET
( Her lezzetin vuslatı, hasretindedir. Doğada ise, vuslattan sonra hasret kalmaz. O Âlem, bu âlem gibi değildir. )
( Ses ayrılıkta çıkar, vuslatta ses olmaz. )

- VUSLAT ile İLTİSÂK[< LÜSÛK]
( Bir şeye ulaşma/yetişme. | Kavuşma. İLE [Sevgiliye] Kavuşma, birleşme, bitişme. | [tıp] İki örgenin birbirine yapışması. )

- VUSLAT ile RÜCÛ

- VUSLAT ile/ve ÜLFET ile/ve HİDÂYET

- VUSLAT ile/ve/<> VAHDET

- YA/YA DA ile/ve/değil/yerine/||/+/<>
( HEM, HEM DE ve/||/<> NE, NE DE )

( Ayrım. | İLE/VE/<> Birlik/bütünlük. )
( 0 1 ile/ve/<> [ 1 ile/ve/<> 0 ] )
( "Ne, ne de", "hem, hem de" ile birliktedir![ayrı değildir!] [sadece insana/gelişmiş zihinlere özgüdür!] )
( Doğada/fizikte/hayvanlarda, deneyde/laboratuvarda. İLE/VE/<> Sadece İNSAN'da. )
( Bir şey(ler)i bildirtir. İLE/VE/<> Kendini bildirtir. )

- YAĞ BEZELERİ:
LİPOM
ile YAĞ KİSTİ
( Katı. İLE Daha çok sıvı. )
( Genelde/çoğunlukla ağrı yapmazlar.[çok ileri derecede ve bir yere bası olmadıkça] )

- YAKINLAŞMA ile/ve/||/<>/> UZAKLAŞMA GEREKSİNİMİ

- YAKINLIK/KURBİYET ile/ve KAVUŞMA/VUSLAT

- YAKINLIK:
FİZİKSEL
ile/ve/||/<> UYGULAYIMSAL ile/ve/||/<> DUYGUSAL ile/ve/||/<> EŞEYSEL

- YALAMAK ile "DİL ATMAK"

- YALNIZLIK:
BİREYSELLİKTE
ile/ve/<> AŞKTA
( Bireysellik, yalnızlığı (da) yönetebilmektir. İLE/VE/<> Aşk, birlikte ve/veya ayrı ayrı olmak üzere yalnızlığı (da) kabul edebilmektir. )
( Tek kişilik yalnızlık. İLE/VE/<> İki kişilik yalnızlık. )

- YANILSAMA(İLÜZYON) ile/değil ZİHİNSEL(MENTAL)
( Yapılacak işlem/eylem, önceden söylenmez. İLE/DEĞİL Zihin/düşünce gücüyle gerçekleştirilecek olan, önceden söylenir/belirtilir. )

- YANLIŞ(HATÂ) ile AYIP
( DEH ÂK: ON AYIP * ÇİRKİNLİK * BODURLUK * ZULÜM VE ADÂLETSİZLİK * OBURLUK * KÖTÜ DİLLİLİK * YALANCILIK * ACEMİLİK * AKILSIZLIK * KORKAKLIK * UTANMAZLIK )
( Ayıplara keşif bâtıldır. )

- YAPIŞ YAPIŞ
( Tenin/cildin, terleme nedeniyle aldığı durumlarda. )

- YAPIŞTIRMAK ile "YAPIŞTIRMAK"

- YAPMAYABİLME:
"İKTİDÂRI"
değil İHTİYÂRI

- YARIK ile/ve/değil ÇATLAK

- YAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YAREN

- YAŞAM:
ANLAM
değil TUTKU

- YAŞAM:
SOLUK ALDIĞIMIZ ANLAR
ile/ve/değil SOLUĞUMUZU KESEN ANLAR

- YAŞAMA GÜCÜ = KUVVE-İ HAYATİYE = FORCE VITALE[Fr.] = LEBENSKRAFT[Alm.]

- YAŞAMAK ve/||/<>/>/< ÇÖZÜM ÜRETMEK
( Yaşamakla meşgul olmazsan, ölmekle meşgul olursun. VE/||/<>/>/< Çözümün bir parçası değilsen, sorunun bir parçasısındır. )

- YAŞAMSAL(VİTAL) ile/ve/<> YAYILMACI/BULAŞICI(VİRAL)

- YAŞAM = HAYAT = LIFE[İng.] = VIE[Fr.] = LEBEN[Alm.] = VITA[Lat.] = BIOS[Yun.] = VIDA[İsp.]

- YAŞAM ile/ve ÖNGÖRÜLEBİLİR YAŞAM
( ... İLE/VE Kişinin en çok istediği/"aradığı". )

- YAŞLANMA ile/ve/değil/yerine/||/<> YIPRANMA
( FERSUDE[Fars.]: Eskimiş, yıpranmış, aşınmış. )

- YATAK [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- YATAK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- YATAK-DÖŞEK (YATMAK)
( Hasta olmak. )

- YATAK ile AĞ YATAK/HAMAK[Karaib dilinden]
( ... İLE İki ağaç/direk/duvar arasına asılarak içine yatılan ve sallanılabilen, ağdan ya da bezden yapılmış yatak, ağ yatak. )

- YATAK ile/ve BERHÂBE[Fars.]
( ... İLE/VE Minder, döşek, yatak. | Bir döşekte birlikte yatılan kişi. )

- YATAK ve SANDALYE/KOLTUK ve AYAKKABI
( Zamanımızın en uzun süre üzerinde geçtiği nesneler. )
( Olabildiğince nitelikli olanlarını tercih etmek ve kullanmakta yarar vardır! )

- YATAY DUDAKLAR ile/ve DİKEY DUDAKLAR

- YAZILI OL(A)MAYAN KURALLAR ile/ve/değil KONUŞUL(A)MAYAN KURALLAR
( Gelenek-görenek, töre gibi sözel/şifâhî[Ar.] kurallar. İLE/VE/DEĞİL Bazı/birçok özel/ayrıntı konu ve kuralları. )

- YEKTÂ değil/yerine/= BİRİCİK
( TEK, EŞSİZ, BENZERSİZ )

- YEMEK ile/ve SEVİŞME SONRASI YEMEK

- YENİDEN/TEKRAR "BEDENLENME"(RE-ENKARNASYON):
GÖVDEYLE/BEDENLE
değil SÖZ/KELÂM İLE(KULAKTAN KULAĞA, ZİHİNDEN ZİHİNE)

- YEREL DİL/LER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖVDE DİLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZİHİN DİLİ
( İşaretler/simgeler[yazılar/sözcükler], sesler aracılığıyla sürdürülen dil. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Durum/duruş, davranış/tutum, el/yüz/göz[bakış, jest, mimik], işaret/simge, ses tonu/vurgusu aracılığıyla sürdürülen dil. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İmgeler, nesneler, kavramlar, olay/olgu ve durumların kayıtlarının yoğrulduğu dil. )
( Ülkelerin/bölgelerin, toplulukların/bireylerin, ortak/uzlaşımsal olarak belirlediği/kullandığı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Sınırların, bölgesel/yerel farklılıkların bulun(a)madığı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bireyin donanımı(geliş[me]mişliği] oranındaki. )
( IQ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EQ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SQ )

- YIKIM ile/ve/||/<> ÇÜRÜME

- YOK/LUK ile/ve/değil ZİHİN
( Yok etmeyince, yok olmaz. )

- YORULMA:
ZİHİNDE
ile/ve/||/<> GÖVDEDE
( Uyku kaçar. İLE/VE/||/<> Uyku gelir. )
( Yeterince düşünmekten kaçmak ve/veya uykunuzun gelmesini istiyorsanız, fiziksel işler yapınız, (daha çok) hizmet ediniz. )

- YÜKLÜ ile/ve/<>/> AĞIRAYAK
( Karnında yavru(bebek/fetüs) bulunan. İLE/VE/<>/> Doğurması yakın yüklü. )

- YUMURTA ve OLUŞUM

- YUMURTA ile/ve/<> VİTELLÜS[Lat.]
( ... İLE/VE/<> Yumurtada, kabuk ve çekirdek dışında kalan maddelerin tümü. )

- Z: YAŞAM/HAYAT ve/||/<> ZÕIO[< ZÕION]: CANLI

- ZAMAN ve ZEMİN(BAĞLAM) ile/ve/değil/yerine/||/<> ZİHİN ve ZEMİN(KOŞULLAR)
( Bir şeyin(/durumun/olgunun/olayın), öyle olması ya da olmamasındaki, az ya da çok oranında(etmenliliğinde) olmasındaki belirleyiciler. )
( Dış. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> İç. )
( İkincil. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Birincil. )

- ZAR ile DERİ
( BEHREK[Fars.]: Çok çalışmadan dolayı el ve ayak derilerinin sertleşmesi. | Yaralardan gelen irin. )
( ... İLE Bir kişi, yaşamı boyunca, yaklaşık 22 kilogram deri kaybeder. )

- ZEHİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İLÂÇ
( Kullanım/uygulama/katkı oranındadır. )

- ZEVK ile/>< ACI
( İkisi de inletir. )

- ZEVK ile HAZ

- ZİGOT[Fr. < Yun.] ile/ve/> EMBRİYON ile/ve/> CENİN/FETÜS
( Döllenmiş hücre. İLE/VE/> 3-10 hafta arası. İLE/VE/> 10-38 hafta arası. )
( 24 haftadan sonraki doğumlarda, yaşam hakkı gereği bebekler yaşatılmaya çalışılmaktadır. )
( SPERM(ATOZOA): Boyu, kuyrukla birlikte 41-52 mikron; başı, 3-5 mikron (armuta benzer). Kuyruğunu vura vura saniyede 1-3 mm. ilerler. Tuba Fallopi'ye (16-20 cm.) 45 saniyede ulaşır. )
( Annenin 1 mm.nin 1/5'i, babanın 1 mm.nin 1/18-20'si. )
( DÖLLENME(FECUNDATIO): İlk 8 gün Tuba Uteri'de geçer. Bir yuvarlak oluşur(MORULA). )
( YUVALANMA(EMPLANTASYON) gerçekleşir. )
( BLASTUAL FAZ'I: Tüm organizma, hazırlanmaya başlar. Çok fazla fiziksel değişiklik olur. )
( Doğduğunda, ilk durumundan, 2500 kere büyük, 800 milyon kere ağırdır. )
( 1 göze/hücre, 26 milyar gözeye ulaşır. )
( ANNE KARNINDA YOLCULUK )
( )
( ... İLE Kısarak kapamak, sıkarak kapalı duruma getirmek. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

- ZİHİN > AKIL ve/||/<>/> BETİMLEME > KAVRAM ve/||/<>/> OLASILIK > ZORUNLULUK

- ZİHİN FELSEFESİ ile/ve ESTETİK FELSEFESİ

- ZİHİN FELSEFESİ ile/ve YORUM FELSEFESİ

- ZİHİN SÖZLÜĞÜ ile ...

- ZİHİN YOĞUNLUĞU ile/ve LİBİDO DÜŞÜKLÜĞÜ

- ZİHİN/LER ve/<> GÜNEŞ
( Kırık ayna parçaları. VE/<> Bütünlük. )

- ZİHİNDE:
OLGU
değil [ya] NESNE [ya da] OLAY

- ZİHİNLE KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> "KALBİNLE" BAKMAK

- ZİHİNSEL ENGELLİ/LİK ile/ve DÜŞÜNME ENGELLİ/LİK
( Hastalık/ta. İLE/VE Olumsuz alışkanlık/ta. )
( Bazı bireylerde. İLE/VE Toplum(lar)da. )

- ZİHİNSEL FELSEFE ile/ve SAPTAMAK

- ZİHİNSEL SEZGİ ile/ve/değil AKILSAL SEZGİ
( Zihin, fukarâ olursa; akıl, ukalâ olur. )

- ZİHİNSEL YALNIZ/LIK ile GÖVDESEL(BEDENSEL) YALNIZ/LIK
( Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil. )
( "Ben Gövde'yim" düşüncesinin ötesine geçin! )
( Yalnızlık çekmenize gerek yok. )
( Tek başına olsa da bir ağaç kadar sağlam durabilmeli ve hayatı neşeyle algılamalıdır. )

- ZİHİN değil/yerine/= ANLIK

- ZİHİN ile/ve/<> BEYİN

- ZİHİN ve/||/<>/> BİR(LİK)

- ZİHİN ile/ve/değil/yerine BİRLEŞTİRİCİ/KAPSAYICI ZİHİN
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Koşullara karşı mücadele eden, başlangıçta düş kırıklığına uğrasa da zafere ulaşan, eylem halindeki sevgi. )

- ZİHİN ile DOĞA

- ZİHİN ile/ve/<> DOĞA

- ZİHİN ile/ve/<> FARKINDALIK
( Zihin, olaylarla ilgilenir, farkındalık ise zihnin kendiyle ilgilenir. )
( Zihin, her durumu ile kendini bilmelidir. )
( Zihninizi içiyle dışıyla bilmedikçe, bağımlılıklar sizi terk etmeyeceklerdir. )
( Zihin, iki halde bulunur; su gibi ve bal gibi. Su en ufak bir sallanışta titreşir, halbuki bal ne kadar karıştırılırsa karıştırılsın, hemen hareketsizliğe döner. )
( Yanılsamayı yaratan zihindir ve ondan kurtulan da zihindir. )
( Zihnin size yardım edeceğinden değil, fakat zihni iyi bilirseniz, onun sizi kısıtlamasından sakınabilirsiniz. )
( Başlangıçta önde gelenin zihin olması gerekir. )
( Zihin dili şekillendirir ve dil de zihne şekil verir. )
( Zihnin bilgisi gerçek bilgi değildir. )
( Zihne ait olan göreli olandır, onu bir "mutlak" haline getirmek hatadır. )
( Zihin, arzudan azade ve rahat olmalıdır. )
( Anlayan bir zihin, arzulardan ve korkulardan azâdedir. )
( Zihin yanlış anlar, yanlış anlama onun doğası gereğidir. )
( Zihin anlayamaz, çünkü zihin kavramak, tutmak ve devam ettirmek üzere eğitilmiştir. )
( Şimdiye kadar zihni bilen olarak kabul ettiniz, fakat öyle değildir. )
( Zihin, sizi imgelerle ve düşüncelerle tıkamakta ve onlar bellekte yara izleri bırakmaktalar. )
( Zihin diye bir şey yoktur. Düşünceler vardır ve bunlardan bazıları yanlıştır. Yanlış olan düşünceleri terk edin, çünkü onlar sahtedirler ve kendi hakkınızdaki görüşünüzü bulandırırlar. )
( Zihnin kurduğunu, zihin yıkmalıdır. )
( Sakin bir zihin, doğru bir idrak için şarttır, ki bu da kendini-biliş için gereklidir. )
( Zihin, karanlık ya da çalkantılıyken, kaynak fark edilmez. )
( Zihin, sakin olduğu zaman gerçeği yansıtır. )
( Zihin, telaş halinde olmadığı ve endişelerden uzak olduğu zaman sessizleşir ve sessizlik içinde, genelde kolay idrak edilemeyecek kadar süptil olan bazı şeylerin işitilebilmesi olanaklaşır. )
( Zihin, görebilmek için açık ve sessiz olmalıdır. )
( Zihin yatıştırıldığında ve artık iç âlemi rahatsız etmediğinde, gövde yeni bir anlam kazanır ve onun değişimi hem gerekli hem olanaklı hale gelir. )
( Zihin tamamen hareketsiz olduğu zaman, erir, yalnızca gerçek kalır. )
( Zihninizi ya da gövdenizi değiştirebilirsiniz fakat değişmiş olan sürekli sizin dışınızda olan bir şeydir, kendiniz değil. )
( Zihin ve gönül olgunluğu vazgeçilmez gerekliliktir. )
( Durgun ya da huzursuz olan zihindir, siz değilsiniz. )
( Cildinizin dış tarafındaki dünya ile iç tarafındaki dünyayı birbirinden ayıran ve onları karşıt konumlara getiren sizin zihninizdir. )
( Dünyayı projekte eden zihin onu kendi tarzında renklendirir. )
( Zihni huzursuz eden arzular ve korkulardır. )
( Sürekli düşünmek, zihninizi yıpratır ve bozar. )
( Zihninizi durmadan çalıştırmayın. )
( Zihin, büyük bir işçidir ve dinlenmeye gereksinimi vardır. )
( Zihninizi toparlayıp güçlendirin, göreceksiniz ki düşünceleriniz ve duygularınız, sözleriniz ve eylemleriniz sizin iradeniz yönünde hizaya gireceklerdir. )
( Onun istekleri sayısız ve sınırsızdır. Zihninizi büyük dikkatle, sebatla gözlemleyin, çünkü tutsaklığınız da özgürlüğünüzün anahtarı da onda yatar. )
( Elbet ki gövdenizi ve zihninizi işletin, fakat onların sizi sınırlamalarına izin vermeyin. )
( Tüm gereksiniminiz sakin bir uyanıklığı koruyarak kendi gerçek doğanızı araştırmaktır. )
( Tüm yapılması gereken, Öz ile özdeşliğinin farkına varılabilmesi için zihni arındırmaktır. )
( Tüm gereksiniminiz sadece sakin bir zihindir. )
( Zihninize, tarafsızlıkla bakın, bu onu sakinleştirmeye yeter. )
( Zihin, aşırı meşguliyetlerden uzak tutulduğu zaman sakinleşir. )
( Sessizlikten başka hiçbir belirli düşünce zihnin doğal hali olamaz. )
( Zihnin ötesinde tüm farklılıklar biter. )
( Zihnin ötesindesiniz fakat zihninizle bilirsiniz. )
( Zihin, hazır olur olmaz güneş onun içinde parlar. )
( Zihninizi yatıştırın ve arındırın, berraklaştırın, o zaman kendinizi gerçekte olduğunuz gibi göreceksiniz. )
( Zihniniz sakinleştiğinde öteki herşey gereğince ve doğru şekilde gerçekleşecektir. )
( Kişinin kendi gerçek doğasına nüfuz etmesini engelleyen şey, zihnin zayıflığı, duygusuzluğu ve süptil olanı atlayıp sadece kaba olan üzerinde odaklanmasıdır. )
( Zihninizi durdurun ve sadece OLun! )
( Kendinizi her şey ve her şeyden öte olarak bilmenize engel olan, belleğe dayanan zihindir. )
( Kendiniz olarak imgelediğiniz kişiyi, zihninizde algıladığınız dünyanın bir parçası olarak görün ve zihninize dışarıdan bakın, çünkü siz zihin değilsiniz. )
( Kendi zihninizi anlayın, böylece onun sizin üzerinizdeki bağlayıcılığı son bulacaktır. )
( Öz varlığınız olmanız için zihnin ötesine geçmeniz, kendinizi bulmanız gerekir. )
( Zihnin ötesine geçmek için sessiz ve sakin olmak zorundasınız. )
( Zihninizin aynasında imgeler görünür ve kaybolurlar. Ayna kalır. )
( Zihni, olması gereken yerde ve kendi işiyle meşgul tutarsanız, bu zihnin kurtuluşudur. )
( Yapmaya çalışacağımız şey, gerçek olanı anlamak için zihni uygun duruma getirmektir. )
( Dünya, zihnin sadece yüzeyidir ve zihin sonsuzdur. )
( Düşünceler dediklerimiz, zihnin yüzeyindeki dalgacıklardır ancak. )
( Her şeyin sizin zihninizde olduğunu, sizin zihinden öte olduğunuzu ve gerçekten yalnız başınıza olduğunuzu ne zaman idrak ederseniz, işte o zaman her şey sizsiniz. )
( Bağımsız, yaratılmamış, ebedi ve değişmez ama yeni ve taze olan, zihnin ötesidir. )
( Resim, ressamın zihninde ve resmin içinde; resim, ressamın zihnindeki resmin içindeki ressamın zihninde! )
( Zihninizi düzene koyun, doğrultun, herşey düzelecektir. )
( Kendinizi bilmeyi engelleyen yalnızca zihindir. )
( Mind is interested in what happens, while awareness is interested in the mind itself.
The mind must know itself in every mood.
What is of the mind is relative, it is a mistake to make it into an absolute.
The mind exists in two states: as water and as honey. The water vibrates at the least disturbance, while the honey, however disturbed, returns quickly to immobility.
It is the mind that creates illusion and it is the mind that gets free of it.
Not that the mind will help you, but by knowing your mind you may avoid your mind disabling you.
The mind cannot understand, for the mind is trained for grasping and holding.
For it is the mind that is primary in the beginning.
The mind shapes the language and the language shapes the mind.
To keep the mind in its own place and on its own work is the liberation of the mind.
There is no such thing as mind. There are ideas and some of them are wrong. Abandon the wrong ideas, for they are false and obstruct your vision of yourself.
When the mind is dark or turbulent, the source is not perceived.
What the mind has done the mind must undo.
The mind misunderstands, misunderstanding is its very nature.
All else will happen rightly, once your mind is quiet.
Ripeness of heart and mind is indispensable.
You took the mind for the knower, but it is just not so.
The mind clogs you up with images and ideas, which leave scars in memory.
It is the mind that is dull or restless, not you.
It is your mind that has separated the world outside your skin from the world inside and put them in opposition.
The mind that projects the world, colours it its own way.
It is desires and fears that make the mind restless.
Constant thinking makes the mind decay.
Do not keep your mind busy all the time.
Mind is the great worker and it needs rest.
Collect and strengthen your mind and you will find that your thoughts and feelings, words and actions will align themselves in the direction of your will.
You may change your mind or your body, but it is always something external to you that has changed, not yourself.
It's appetites are numberless and limitless. Watch your mind with great diligence, for there lies your bondage and also the key to freedom.
When you are not in a hurry and the mind is free from anxieties, it becomes quiet and in the silence something may be heard which is ordinarily too fine and subtle for perception.
The mind must be open and quiet to see.
When the mind has been put to rest and disturbs no longer the inner space (chidakash), the body acquires a new meaning and its transformation becomes both necessary and possible.
All you need is to keep quietly alert, enquiring into the real nature of yourself.
When it is motionless through and through, it dissolves and only reality remains.
A quiet mind is all you need.
Look at your mind dispassionately; this is enough to calm it.
When the mind is kept away from its preoccupations, it becomes quiet.
You are beyond the mind, but you know with your mind.
As soon as the mind is ready, the sun shines in it.
Calm and clarify your mind and you will know yourself as you are.
Understand your own mind and its hold on you will snap.
To go beyond the mind, you must be silent and quiet.
What prevents the insight into one's true nature is the weakness and obtuseness of the mind and its tendency to skip the subtle and focus on the gross only.
Stop your mind - and just be.
What prevents you from knowing yourself as all and beyond all, is the mind based on memory.
Just see the person you imagine yourself to be as a part of the world you perceive within your mind and look at the mind from the outside, for you are not the mind.
To be what you are, you must go beyond the mind, into your own being.
What we are trying to do here is to bring our minds into the right state for understanding what is real.
The world is but the surface of the mind and the mind is infinite.
What we call thoughts are just ripples in the mind.
What is independent, uncreated, timeless and changeless, and yet ever new and fresh, is beyond the mind.
The picture is in the mind of the painter and the painter is in the picture, which is in the mind of the painter who is in the picture!
It is your mind's attitude that determines what he is to you. )

- ZİHİN ile HARİÇ ile NEFS EL-EMR

- ZİHİN ve/<> KALP/GÖNÜL
( Eril. VE/<> Dişil. )
( Dışa açıktır. VE/<> Herkese ve her zaman açılmaz/açılmamalıdır. )
( Karanlık, dipsiz uçurumu yaratır. VE/<> Tüm sınırları aşıp geçer. )
( "Olmaz"ından öte olmaz, zihninden öte konmazın yok! )

- ZİHİN ile/ve ZEVK

- ZÜRRİYET[Ar.] değil/yerine/= DÖL/SOY

- [ASLOLAN] DÜZÜŞMEK SEVİŞMEK!

- [Fars.] DİL ile DÎL ile | [Tr.] DİL ile DİL
( Gönül, yürek/kalb. İLE Nokta. | Gönül, kalb. | Mandıra, ağıl. İLE | Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan, etli, uzun, hareketli örgen. Tat alma örgeni. İLE Kişilerin, düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle ya da işaretlerle yaptıkları anlaşma. Lisan. )

- [Fr. < Yun.] MAYOZ (BÖLÜNME) ile MİTOZ/KARYOKİNEZ (BÖLÜNME)
( ... İLE Çokgözeli canlılarda, gözenin, belirli evrelerden geçerek çoğalması. )
( ile )

- [ne yazık ki]
!IRKÇILIK
ile/ve/<> !EŞEYSELCİLİK

- [ne yazık ki]
AĞIZ, DOLUYKEN KONUŞMAK
ile/ve/=/||/<> ZİHİN, BOŞKEN KONUŞMAK

- [SEVGİLİNLE/EŞİNLE] TEK KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK ile ÇİFT KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK

- [SEVİŞİRKEN/DÜZÜŞÜRKEN] YATAĞI:
DİKİNE KULLANMAK
ile/ve/yerine YATAY KULLANMAK
( Yatak gıcırtısından kurtulmak için. )

İLETİŞİM
[COMMUNICATION]




- "... ALIŞVERİŞİ" ile/değil/yerine ... PAYLAŞIMI

- "... GİBİ ŞEYLER DE":
SÖZ KONUSU
ile/değil OLASI(/LIK İÇİNDE)

- "..., ŞUDUR/ŞÖYLEDİR" ile/ve/değil/yerine "..., AYNI ZAMANDA ŞUDUR/ŞÖYLEDİR"

- "100 KERE SÖYLEDİM" değil (EN FAZLA) 2 YA DA 3 KEZ SÖYLEDİN!

- "100 KERE SÖYLEDİM" değil (EN FAZLA) 2 YA DA 3 KEZ SÖYLEDİN!

- "Açık-Seçik" KONUŞ!!!

- "Akıllı-Uslu" KONUŞ!!!

- "Allah'tan" ise senin yetersiz diline/sözüne/onayına kalmayacağını anımsa da ona göre KONUŞ!!!

- "Aslında" "öyle/şöyle" (oldu/olacak) ise zamanında düşün de ona göre KONUŞ!!!

- "Belki de" olasılıklarını düşünebiliyorsan birine ayrıcalık yapmadan KONUŞ!!!

- "Ben" diliyle kendini merkeze koymadan KONUŞ!!!

- "Bıcır-bıcır" konuşan çocuklardır. Sen daha dengeli KONUŞ!!!

- "Bilip-bilmeden" konuşma! Doğrusunu öğren de KONUŞ!!!

- "Biz bize" KONUŞ!!!

- "Bla-bla-bla" diye başka dilde kullanmadan KONUŞ!!!

- "Böyle ... Böyle ..." demeden KONUŞ!!!

- "Car-car" konuşma! Biraz dur öyle KONUŞ!!!

- "Çen-çen" çene çalma! Biraz sus öyle KONUŞ!!!

- "Cıvık-cıvık" konuşma! Mide bulandırmadan KONUŞ!!!

- "Dangıl-dungul" konuşma! Biraz nazik ol öyle KONUŞ!!!

- "Dedi/Dedim" tekrarsız KONUŞ!!!

- "Demek ki" ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!!

- "Diyelim ki" diyorsan doğru örnek seçerek KONUŞ!!!

- "Diz dize" KONUŞ!!!

- "Elimde değil" diye kendini/başkalarını "kandır"(a)madağını bilerek KONUŞ!!!

- "Falan-filan" diye boşluğa bağlamadan KONUŞ!!!

- "Fıs-fıs" konuşma! Çevrene ayıp etmeden KONUŞ!!!

- "Havadan-cıvadan" konuşacağına işe yarar bir şey için KONUŞ!!!

- "Hep"siz KONUŞ!!!

- "Her zaman"a yaymadan KONUŞ!!!

- "Herkes"i katmadan KONUŞ!!!

- "Hiç kimse" demeden KONUŞ!!!

- "Hiçbir zaman" diye kestirip atmadan KONUŞ!!!

- "İleri-Geri" konuşacağına hesabını bil de KONUŞ!!!

- "Kaba-saba" konuşacak kadar yalnız değilsin! Haddini bil de KONUŞ!!!

- "Keşke ..." ile geçmişe dönmeye çalışmadan KONUŞ!!!

- "Konuşa konuşa" anlaşmak için KONUŞ!!!

- "Laga-luga" etmeden düzgün KONUŞ!!!

- "Nasılsa" diyerek çıkarlarını öncellemeden KONUŞ!!!

- "Ne bileyim" diyorsan düşünüp, öğrenip, bilebileceğini anımsa ve/< ona göre KONUŞ!!!

- "Ne peki?" diye anlaşılması çok basit olanı karmaşıklaştırmadan KONUŞ!!!

- "Ne var ki?" diyerek, "saf görünümlü" kurnaz olmadan KONUŞ!!!

- "Ne var?" diyerek, ahmaklık etmeden KONUŞ!!!

- "Niye ki?" diyerek, hazırcı değil önce kendin düşün de ona göre KONUŞ!!!

- "Olur-olmaz" zamanda konuşacağına gerektiğinde KONUŞ!!!

- "Ona bakarsan" diyerek sözü düşürmeden KONUŞ!!!

- "Sadece/sırf" diyerek onca konuşulanı gözardı etmeden KONUŞ!!!

- "Sen de" diyerek saldırmadan ve savunmadan KONUŞ!!!

- "Sen" diliyle kişileri katmadan, hedef almadan KONUŞ!!!

- "Şey - şey - şey" demeden KONUŞ!!!

- "Son tahlilde" deyince daha bir üst perdeden konuşmadığını bilerek KONUŞ!!!

- "Sonuçta" diyerek son sözü kendine ait kılmadan KONUŞ!!!

- "Sus-pus" oturacağına KONUŞ!!!

- "Temelde" olanın ne olduğuna iyi bak da ona göre sağlam KONUŞ!!!

- "Uzun uzadıya" anlatmasan da olur. Beklenildiği kadarını anlat ve KONUŞ!!!

- "Vıdı-vıdı" konuşma! Zorlamadan KONUŞ!!!

- "Vır-vır" konuşma! Biraz ara ver öyle KONUŞ!!!

- "Ya ..." ile belirsiz olanı belirlemeden KONUŞ!!!

- "Yerli-yerinde" KONUŞ!!!

- "Zaten" diyerek, her "işine gelene/gelmeyene" bağlamadan KONUŞ!!!

- "AÇIK SÖYLEMEK" ile YALAN SÖYLEMEMEK

- "AÇIK" KONUŞMAK AYRINTILI İFADE ETMEK

- "AÇIK" KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine AYRINTILI İFADE ETMEK

- "ALDATMAK" ile/değil ANLATAMAMAK

- "ANLAMIYORSUN!" / "BENİ ANLAMIYORSUN!" ile/değil/yerine SÖYLEDİKLERİMDE ANLAŞILMAYAN NEDİR?
( İkisi de, çok yanlış "ifade"lerdir! İkisinin yerine de,
"Söylediklerimde, anlaşılmayan nedir?" / "Söylediklerimde, anlaşılmayan neyse onu açayım..." vb.,
kişiyi hedef almayan, konuşulan konunun üzerinde durulacak kavramları ve ifadeleri kullanmak gerekir! )

- "ARSLAN" ve "KARTAL" ve "BOĞA" ve İNSAN
( Adâlet. VE Hikmet. VE Kudret. VE Muhabbet. )

- "ASLINDA ŞÖYLE DEĞİL!" değil DEĞİL!

- "Atmadan" KONUŞ!!!

- "AYNAN YOKSA KOMŞUNA BAK" ile/ve "BANA ARKADAŞINI SÖYLE, SANA KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM"

- "AZ ÖNCE SÖYLEDİM" değil "AZ ÖNCE SÖYLEDİĞİM GİBİ"

- "BELKİ" ile/ve "HER NE KADAR ŞÖYLE ŞÖYLE OLSA DA"

- "BİRKAÇ BİRŞEY SÖYLEMEK" değil BİRKAÇ ŞEY SÖYLEMEK ya da BİRŞEY SÖYLEMEK

- "Bu kadar konuşmaya gerek yok!" demeden KONUŞ!!!

- "Çince" değil TÜRKÇE KONUŞ!!!

- "ÇOK BİLMİŞLİK" ile/ve/değil/<> HADDİNİ/AMACINI AŞAN, ANLAMSIZ(GEREKSİZ/YERSİZ) SÖZ/KONUŞMA

- "Çok konuştuk!" demeden KONUŞ!!!

- "DOĞRUYU SÖYLEME ZORUNLULUĞU" ile/ve/değil/||/<> GÜVENİLİRLİK
( Hukukçular, güvenilir kişilerdir; ancak, doğruyu söylemek zorunda değillerdir. )

- "DOĞRUYU SÖYLEMEK, HER ZAMAN DOĞRU DEĞİLDİR" değil HER DOĞRUYU, HER ZAMAN VE HER YERDE SÖYLEMEMEK GEREK
( "Doğruyu söylemek, her zaman doğru değildir" diyenler, kendileri için "en yararlı olabilecek" yanlışı söylemek için en uygun zamanı bekleyenlerdir... )

- "DOĞRUYU/YANLIŞI KONUŞMUYORUZ" ile/değil "DOĞRU/YANLIŞ DİYE KONUŞMUYORUZ"

- "DOST, ACI SÖYLER" değil DOST, ACIYI DA SÖYLEYEBİLİR/SÖYLER

- "DOST, ACI SÖYLER" değil/yerine DOST, ACIYI, TATLI SÖYLEYEBİLİR/SÖYLEYEBİLENDİR

- "EMİR VERMEK" ile/ve/değil/yerine/>/< DOĞRUDAN SÖYLEMEK

- "ERKEK (MİLLETİ)/KADIN (KISMI) DEĞİL Mİ, HEPSİ AYNI!(BÖYLE/ŞÖYLE) / ŞÖYLE/ŞUNU İSTER/YAPAR" değil/yerine "HER BİRİ AYRIDIR!"
( Genellememek gerekir! Büyük yanlıştır! )

- "FAZLA KONUŞMAK" ile/değil/yerine GEREĞİNDEN FAZLA KONUŞMAK
( Kişinin, "Fazla konuşmak" diye bir durumu ol(a)maz fakat belirli/belirsiz bir konuda/alanda/olguda, gereğinden fazla konuşması söz konusu olabilir. [Kişinin, doğadaki fiziksel donanımlarının yetersizliğini giderecek olanın, beyni ve zihni olmasından dolayı ve bunu da, geri dönülmez bir duruma girmeden önce gidermek, çözüm üretmek üzere dili ve konuşma becerisi karşılar. Modern dönemlerde gelinmiş kopukluklar, hızlı ve kısa/kesik sözler kullanma "çabası/beklentisi" nedeniyle de "konuşmanın fazlası" diye bir olgu, durum geliştirilemez ve/veya bu kişisel/düşük "beklentinin" karşılanması, çevremizdeki kişilerden beklenilemez!] )

- "GENEL KONUŞMAK" ile "LÂFI DOLANDIRMAK"

- "Gerçek diller" ile "Niyet dilleri"ni karıştırmadan KONUŞ!!!

- "Hani"siz KONUŞ!!!

- "İşlet fiilin, duysun kulağın!" sen sonra KONUŞ!!!

- "İSTEYEN 'ŞÖYLE' YAPAR İSTEYEN YAPMAZ" değil İSTEYEN 'ŞÖYLE' YAPAR, İSTEMEYEN YAPMAZ

- "KARIŞMAK":
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE
ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

( Birine, ne yapmayacağını söylemek/anlatmak/göstermek karışmak değildir! ["Karışmak", yapılacak yanlış ya da doğru olan eylem/söz için kullanılabilir ancak.] )
( Kişilerin ne söyleyeceğini ya da yapacağını söylemeye, "müdahale" ya da "karışmak" denilebilir (belki ve çoğu şey için). Fakat ortak olan kavram, ifade, durum, davranış ve tutumlarda, toplumsal birlik, düzenlilik ve sürekliliğin sağlanması için gerektiğinde, hepimizin, birbirimize neyi yapamayacağını/yapmayabileceğini söylemesi kabalık ya da karışmak değildir! )

- "KARIŞMAK" ile HAKKINDA/ÜZERİNE KONUŞMAK
( Konuşmayı bilmeden, kişileri tanımak olanaksızdır. )

- "KIRILMAMA NOKTASINDAKİ" KİŞİ İÇİN SÖYLENİLECEK OLAN:
[ya] "KALPSİZ"
ile/ya da "GÜÇLÜ"

- "KİŞİLERİ KONUŞMAK" ile/değil/yerine KİŞİLERLE KONUŞMAK

- "KOLAY(LIKLA) SÖYLEMEK" ile/ve/değil/<> İNAN(M)IYOR OLMAK

- "Konu-konşu ne der?" demeden KONUŞ!!!

- "Konuşacağız da ne olacak?" demeden KONUŞ!!!

- "Konuşma!" değil SUS!!!

- "Konuşmaya ne gerek var?!" demeden KONUŞ!!!

- "KÖTÜMSERLİK" değil/yerine/>< KONUŞABİLMEK
( Konuşabilirsek, "kötümserlik" oluşmaz. )

- "KÜÇÜK ŞEYLERİ KONUŞMAMAK" ve/||/<>/>/ne yazık ki BÜYÜK ŞEYLERİ KONUŞAMAMAK

- "Ne söylesen az!" olduğu için DİNLE!!!

- "Ne söylesen az!" olduğu için SUS!!!

- "Ne söylesen çok!" olduğu için DİNLE!!!

- "Ne söylesen çok!" olduğu için SUS!!!

- "NE ZAMAN KONUSU AÇILINCA" değil NE ZAMAN KONUSU AÇILIRSA

- "ONU SÖYLEMENİN ANLAMI NE?" ile/ve "ONU SÖYLEMENİN ÂLEMİ NE?"

- "ONU/ŞUNU (ŞÖYLE ŞÖYLE) YAPACAK BİRİ DEĞİLİM" ile/değil/yerine ONU/ŞUNU (ŞÖYLE ŞÖYLE) YAPACAK ZİHNE SAHİP (BİRİ) DEĞİLİM

- "SANA (DA) BİR ŞEY SÖYLENİLMİYOR" değil/yerine NE SÖYLEYECEĞİNİ (İYİ) BİLMEK
( Ne söylediğini ve haddini iyi bilirsen beklemediğin tepkiler de almazsın. )

- "SESLENDİRME" ile SÖYLEME
( Aktarım. İLE Kendinden. )

- "SESLİ DÜŞÜNME" ile/<>/ne yazık ki SÖYLENME

- "SÖYLE! GİTSİN!" değil/yerine/> SUS! BİTSİN!

- "SÖYLEDİĞİNE GÖRE ..." ile/ve "SÖYLEDİĞİ KADARIYLA ..."

- "SÖYLEDİĞİNİZDE" değil "SÖYLEDİKLERİNİZDE"

- "SÖZ(Ü) DİNLEMEK" ile/ve/değil/yerine SÖYLENİLENİ/İSTENİLENİ YAPMAK/YAPABİLMEK

- "TARTIŞMA" KONUSU ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ARAŞTIRMA KONUSU

- "UNUTMAK" ÜZERİNE KONUŞMAMAK

- "UNUTMAK" ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK

- "UNUTMAK" ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK

- "Ya şimdi konuş, ya da sonsuza kadar SUS!!!"

- "Yabancı dil" değil TÜRKÇE KONUŞ!!!

- "YALAN SÖYLEME!" ile/değil/yerine "DOĞRUYU SÖYLE!"
( Suçlamak. İLE/DEĞİL/YERİNE Yol göstermek. )

- "Yani"siz KONUŞ!!!

- "YURTSEVERLİK" "SÖYLEMİ" ile/değil/yerine YURTTAŞLIK

- "ZATEN ŞÖYLEYDİ" değil/yerine "DAHA ÖNCE DE ŞÖYLEYDİ"

- (Bazen/bazı durumlarda) Konuşulacak yerde SUS!!!

- (ÇOK KONUŞMAK ile/ve BOŞ KONUŞMAK) ile/ve/yerine ÇOK/BOŞ KONUŞMAMAK

- (FAZLA) YALAN SÖYLEMEMELİ!

- (ya da) "Gel! OL ve git!" öyle KONUŞ!!!

- (ya) "Git! OL ve gel!" sonra KONUŞ!!!

- 2 KİŞİ OLARAK KONUŞMAK/KONUŞULAN ile 3 VE ÜZERİ KİŞİNİN BULUNDUĞU ORTAMDA KONUŞMAK/KONUŞULAN

- 6 yönden(/şeş cihetten) KONUŞ!!!

- HAVA ile/ve SOLUK/NEFES

- SOLUK ÇEŞİTLERİ ve SOLUK EGZERSİZLERİ!!!

- Abartmadan KONUŞ!!!

- Abeceleri karıştırmadan ve saygı göstererek KONUŞ!!!

- Açık KONUŞ!!!

- AÇIK-SAÇIK (GİYİNMEK | KONUŞMAK)

- AÇIK-SEÇİK (KONUŞMAK)

- Açıkta KONUŞ!!!

- AÇILIŞ KONUŞMASI değil AÇIŞ KONUŞMASI

- AÇILIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI ile/değil AÇIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI

- AÇILIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI değil AÇIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI

- Âdâbınca KONUŞ!!!

- ADÂLET:
BİLGİNİN KONUSU
ile/ve/değil/||/<> DÜŞÜNCENİN KONUSU

- ADÂLET ve/||/<>/>/< DAYANIŞMA

- AĞIZ UCUYLA SÖYLEMEK ile SÖYLEMEK

- AĞIZDAN SOLUK ALMAK ile/yerine BURUNDAN SOLUK ALMAK

- Ahitleşerek KONUŞ!!!

- Ahmedî KONUŞ!!!

- AKIL'IN KONUSU ile/ve VEHİM'İN KONUSU
( Üçgenlik. İLE/VE Üçgen. )

- AKILLI-USLU (DİNLEME(ME)K, KONUŞMA(MA)K)

- AKIL ve/||/<> GÖRME ve/||/<> DUYMA ve/||/<> KONUŞMA
( CAMİ: CEBRAİL ve/||/<> AZRAİL ve/||/<> MİKAİL ve/||/<> İSRAFİL )

- Akla KONUŞ!!!

- Aklınla KONUŞ!!!

- AKTARIM ile/ve PAYLAŞIM ile/ve DOLAŞIM

- ALANINI TANIMAK ile/ve PAYLAŞIM

- ALDATMA ile/değil/yerine PAYLAŞIM

- Âlimce düşün ve âlimce KONUŞ!!!

- Altına-Üstüne bak da KONUŞ!!!

- Amansız KONUŞ!!!

- Âmel et ve KONUŞ!!!

- AMORE ve/||/<>/< MORE ve/||/<>/< ORE ve/||/<>/< RE
( Sevgi/Aşk. VE/||/<>/< Ahlâk. VE/||/<>/< Söz. VE/||/<>/< Eylem. )

- Ana ile KONUŞ!!!

- ANHÂ MİNHÂ : ŞUNDAN BUNDA, ŞU BU, ÖTEBERİ, ŞÖYLE BÖYLE EDEREK

- Anında KONUŞ!!!

- Anla-ş-mak için KONUŞ!!!

- Anlamadıklarını, anlamanın kurallarıyla KONUŞ!!!

- Anlamlı KONUŞ!!!

- Anlaşarak KONUŞ!!!

- Anlaşılmak için KONUŞ!!!

- Anlatarak KONUŞ!!!

- ANLATMAK ile/ve ÖYLE/ŞÖYLE/BÖYLE ANLATMAK

- Anlayarak KONUŞ!!!

- Anlayışlı ol ve KONUŞ!!!

- Antlaşarak KONUŞ!!!

- Apansız KONUŞ!!!

- APIR-SAPIR (KONUŞMAK)

- Ara ara KONUŞ!!!

- Arada bir KONUŞ!!!

- Aralıklı KONUŞ!!!

- ARAYAN KİMSENİN OLMAMASI ile/ve ARANABİLECEK KİMSENİN OLMAMASI

- Ardından konuşma! Yüzüne KONUŞ!!!

- Ârifçe sus, ârifçe KONUŞ!!!

- Arkadaşınla KONUŞ!!!

- Artıksız KONUŞ!!!

- Artılı KONUŞ!!!

- AŞILANMA/MAYALANMA:
ŞÜPHEYİ SÖYLEMEK
ile/değil/yerine İMANI SÖYLEMEK

- ATA'yı tanı ve öyle KONUŞ!!!

- Ata/ların ile KONUŞ!!!

- AUM:
SOLUK
ve/||/<> SESSİZLİK

- Avukatınla KONUŞ!!!

- Ayakta KONUŞ!!!

- AYIRMA ile/ve/değil/yerine PAYLAŞIM

- Aynı şeyi KONUŞ!!!

- Aynı yöne bakarak KONUŞ!!!

- Ayrık de'leri, ki'leri, mi'leri önemseyerek yaz ve KONUŞ!!!

- Ayrılırken KONUŞ!!!

- Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!
( "Demek ki"...
"Zaten", "herşey", "aslında" ve"sadece"
"sonuç" ile başlar/başlamış!


Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!
"Zaten" diyerek, her "işine gelene/gelmeyene" bağlamadan KONUŞ!!!
"Aslında" "öyle/şöyle" (oldu/olacak) ise zamanında düşün de ona göre KONUŞ!!!
"Sadece/sırf" diyerek onca konuşulanı gözardı etmeden KONUŞ!!!

"Sonuçta" diyerek son sözü kendine ait kılmadan KONUŞ!!!
"Son tahlilde" deyince daha bir üst perdeden konuşmadığını bilerek KONUŞ!!!
"Temelde" olanın ne olduğuna iyi bak da ona göre sağlam KONUŞ!!!
"Allah'tan" ise senin yetersiz diline/sözüne/onayına kalmayacağını anımsa da ona göre KONUŞ!!!
"Demek ki" ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!!
"Nasılsa" diyerek çıkarlarını öncellemeden KONUŞ!!!

"Ona bakarsan" diyerek sözü düşürmeden KONUŞ!!!
"Belki de" olasılıklarını düşünebiliyorsan birine ayrıcalık yapmadan KONUŞ!!!
"İlle de" o ya da öyle değil koşulsuz KONUŞ!!!
"Diyelim ki" diyorsan doğru örnek seçerek KONUŞ!!!

"Ne var?" diyerek, ahmaklık etmeden KONUŞ!!!
"Ne var ki?" diyerek, "saf görünümlü" kurnaz olmadan KONUŞ!!!
"Ne peki?" diye anlaşılması çok basit olanı karmaşıklaştırmadan KONUŞ!!!
"Niye ki?" diyerek, hazırcı değil önce kendin düşün de ona göre KONUŞ!!!

"Elimde değil" diye kendini/başkalarını "kandır"(a)madağını bilerek KONUŞ!!!
"Ne bileyim" diyorsan düşünüp, öğrenip, bilebileceğini anımsa ve ona göre KONUŞ!!!

"Herkes"i katmadan KONUŞ!!!
"Hiç kimse" demeden KONUŞ!!!
"Hep"siz KONUŞ!!!
"Her zaman"a yaymadan KONUŞ!!!
"Hiçbir zaman" diye kestirip atmadan KONUŞ!!!

"Keşke ..." ile geçmişe dönmeye çalışmadan KONUŞ!!!
"Ya ..." ile belirsiz olanı belirlemeden KONUŞ!!!

"Böyle ... Böyle ..." demeden KONUŞ!!!
"Şey - şey - şey" demeden KONUŞ!!!
"Falan-filan" diye boşluğa bağlamadan KONUŞ!!!
"Bla-bla-bla" diye başka dilde kullanmadan KONUŞ!!!
"Dedi/Dedim" tekrarsız KONUŞ!!!

"Ben" diliyle kendini merkeze koymadan KONUŞ!!!
"Sen" diliyle kişileri katmadan, hedef almadan KONUŞ!!!
"Sen de" diyerek saldırmadan ve savunmadan KONUŞ!!!

www.FaRkLaR.net/KONUS )
( dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!! )

- Az ve öz KONUŞ!!!

- AZARLAMA ile/değil SÖYLENME

- B ile KONUŞ!!!

- BAĞ:
ÖZERKLİK
ve/<> HAZIR OLMA ve/<> GÖNÜLLÜLÜK/RIZÂ ve/<> HAREKETE GEÇME/GEÇEBİLME ve/<> KURABİLME(SÜRDÜREBİLME/SÜREKLİLİK) ve/<> PAYLAŞIM ve/<> GÜÇ

- BAĞIMSIZLIK ile/ve/yerine DAYANIŞMA

- BAĞIRARAK SÖYLEMEK ile/değil/yerine/= SERT SÖYLEMEK

- BAĞIRMAK ile/değil YÜKSEK SESLE KONUŞMAK

- Bağlamında KONUŞ!!!

- Bağlamlı KONUŞ!!!

- Bağlantılı KONUŞ!!!

- Barış ve KONUŞ!!!

- Barışçıl KONUŞ!!!

- Başarılı sonuç için süreçte KONUŞ!!!

- Başkalarıyla da KONUŞ!!!

- BAŞKASINA SÖYLEDİĞİN/SÖYLEYEBİLDİĞİN ile ANCAK/SADECE KENDİNE SÖYLEYEBİLECEĞİN

- BECERİ:
SÖYLEMEK
değil/yerine DİNLEMEK
( Dinlemeyenler, öğrenemezler.
Öğrenemeyenler, bilemezler.
Bilemeyenler, olamazlar. )

- Bekletmeden KONUŞ!!!

- Belirsizliği giderecek kadar konuş, sonra SUS!!!

- Ben ol da bil, O ol da KONUŞ!!!

- BENCE ile/değil/yerine "BANA ÖYLE/ŞÖYLE GELİYOR Kİ ..."

- BEREKET ve/<>/< PAYLAŞIM

- BICIR BICIR (KONUŞMAK, HAREKET ETMEK)
( Küçük, şirin çocuklar için söylenilen. )

- BİLDİĞİNDEN DOLAYI KONUŞMAYAN ile BİLMEDİĞİNDEN DOLAYI KONUŞMAYAN
( Bilgelik/le, bilgelikte. İLE Özgüvensizlik/ten, taklitte. )

- BİLDİĞİNİ/BİLMEDİĞİNİ GÖSTERMEK İÇİN KONUŞMAK değil/yerine GERİBİLDİRİM

- Bildiklerine KONUŞ!!!

- Bildiklerini KONUŞ!!!

- Bildiklerinle KONUŞ!!!

- Bildirerek KONUŞ!!!

- BİLDİRGE ile/ve/değil PAYLAŞIM

- Bildirişimli KONUŞ!!!

- Bilenler konuşmuyor,

- Bilerek KONUŞ!!!

- BİLGELİK:
(DERİNLİKLİ/KAPSAMLI) KONUŞMAK
ile/ve/<>/değil YAPMAK
( (Derinlikli/kapsamlı) Konuşmak, bilgelik değildir. Bilgelik, yapmaktır! )

- BİLGİNİN ELDE EDİLİŞİ ile/ve/<> BİLGİNİN PAYLAŞIMI/AKTARIMI
( Sahip olduğunuz herşeyi, her kimin gereksinimi varsa, onunla severek paylaşın. )
( Share willingly and gladly all you have with whoever needs. )

- BİLGİNİN ELDE EDİLİŞİ ile/ve BİLGİNİN PAYLAŞIMI/AKTARIMI

- BİLİM'İN:
TANIMI
ile/ve KONUSU ile/ve SORUN ALANI ile/ve AMACI

- BİLİMSEL DEĞER:
KONUSUYLA
ile/değil SORUSUYLA

- Bilimsel tutumla KONUŞ!!!

- BİLİNEMEYEN ile/ve/değil SÖYLENİLEMEYEN

- BİLİP BİLMEDEN (KONUŞMAK)

- BİLİP DE:
SUSMAK
ile KONUŞMAMAK

- BİLİRKEN SUSMAK ve/=/||/<> BİLMEZKEN KONUŞMAK/SÖYLEMEK
( İkisi de kötü ve yanlıştır. )

- BİR DURUMA ya da SÖYLENİLEN SÖZE, GERİBİLDİRİMDE:
(BEN) "ANLAMADIM"
ile/değil/yerine/||/<>/> "ANLAM VEREMEDİM"

- BİR KONUYU/OLGUYU:
KENDİNE(BANA) GÖRE DÜŞÜNMEK/ÇÖZÜMLEMEK/YORUMLAMAK
ile/ve/değil/yerine O KAVRAMI (/N İÇİNDE) KONUŞMAK

- BİR ŞEY Kİ...
YAPMASAN DA OLUR
ve/||/<> SÖYLEMESEN DE OLUR
( Yapma! VE/||/<> Söyleme! )

- BİR ŞEY KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine BİR ŞEYİ/ŞEYLERİ KONUŞMAK

- BİRİNİ TANIMA:
BAŞKALARININ, ONUN HAKKINDA "SÖYLEDİKLERİ"
ile/değil/yerine ONUN, BAŞKALARI HAKKINDA SÖYLEDİKLERİ

- BİSİKLET ve/<> DAYANIŞMA

- BİSİKLET ve/<> PAYLAŞIM

- Bitki ile KONUŞ!!!

- BİZ BİZE (KONUŞMAK, EĞLENMEK)

- BOŞ KONUŞMA(MA)K ile BOŞUNA KONUŞMA(MA)K

- BOŞ KONUŞMA(MA)K ile BOŞUNA/BEYHUDE[Fars.] KONUŞMA(MA)K
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( HERZE[Fars.]: Boş lakırdı, saçma. )

- Boş konuşmadan KONUŞ!!!

- Boş konuştuğun için SUS!!!

- BOŞ SÖZ:
SÖYLEMEMEK
ile/ve/değil SÖYLEME LÜKSÜ BULUNMAMA/OLMAMA

- Boşa konuşmadan isabetli KONUŞ!!!

- Boşalmak için KONUŞ!!!

- Boşaltmak için KONUŞ!!!

- Bulamazsan "71'inci bir neden vardır! diye düşün öyle KONUŞ!!!

- Buluşmada, selamlaş ve KONUŞ!!!

- Bütünlüklü KONUŞ!!!

- Büyük konuşmamak için DİNLE!!!

- Canlı KONUŞ!!!

- CAR CAR (KONUŞMAK)

- CEHÂLET/BİLGİSİZLİK ve/<> ÇOK VE BOŞ (GEREKSİZ) KONUŞMAK

- ÇEN ÇEN (ÇENE ÇALMAK, GEREKSİZ/FAZLA KONUŞMAK)

- ÇENEYİ KULLANMADA:
(FAZLA) KONUŞMAK İÇİN
ile/ve/değil/yerine ÇİĞNEMEK İÇİN

- CEP TELEFONU KULLANIMI DOĞRUDAN KONUYU KONUŞMAK

- CEP TELEFONU'NDA:
SELAMLAŞMA/HATIR
yerine DOĞRUDAN KONUYU KONUŞMAK

- Çevrenle KONUŞ!!!

- Çocuğunla KONUŞ!!!

- Çocukça/sına KONUŞ!!!

- ÇOCUKLARA:
KONUŞMAYI "ÖĞRETMEK"
ile/ve/değil/yerine DİNLEMEYİ GÖSTERMEK/ÖĞRETMEK

- Çocuklarla göz hizasında KONUŞ!!!

- Çocuklarla KONUŞ!!!

- ÇOĞUL TANIMLARIN ÖNÜNE/ÖNCESİNE "BİR" (SÖZCÜĞÜ) KONULMAZ/SÖYLENİLMEZ!

- Çok konuşmadan KONUŞ!!!

- ÇOK KONUŞMAK değil/yerine/>< AZ KONUŞMAK
( Sık sık pişman olunur. DEĞİL/YERİNE/>< Pek az pişman olunur. )

- Çok konuştuğun için SUS!!!

- Coşkulu KONUŞ!!!

- Çözümü KONUŞ!!!

- DANGIL-DUNGUL (KONUŞMAK)

- DANIŞMA ve/||/<>/> DAYANIŞMA
( Bin bilsek de bir bilene danışmak gerek. )

- Dayanakçalı KONUŞ!!!

- Dayanamayacakların için önceden düşün ve KONUŞ!!!

- DAYANIKLILIK ile/ve DAYANIŞMA

- DAYANIŞMA ile/ve/<> GÜVEN
( Kişiler kendilerine değil birbirleriyle dayanışma içindelerse güven duyabilir ve yansıtabilirler. [özellikle de eşler ve ortaklar!] )
( Aslanlar [ve birçok güçlü görünen hayvan] bile tek başına yeterli güçte değillerdir. Ancak birlikte ve dayanışmayla ayakta kalırlar. )
( Loncaları inceleyiniz. )

- DAYATMA değil/yerine/>< DAYANIŞMA

- Değişimin için KONUŞ!!!

- DEMEK ile SÖYLEMEK
( Sözün aktarımı/seslendirilişi. İLE Düşüncenin/kavramın/olgunun/durumun bildirimi/paylaşımı. )

- DENEYİM ile/ve PAYLAŞIM

- Dengeli KONUŞ!!!

- Derin kalın değil! KONUŞ!!!

- Derin KONUŞ!!!

- Derin KONUŞ!!!

- Derinlemesine KONUŞ!!!

- Derinlikli KONUŞ!!!

- Dermanlı KONUŞ!!!

- Dersten sonra KONUŞ!!!

- DERTLEŞME ile/ve "DERS" (ÇIKARMAK)

- DERTLEŞME ile/ve "DERS" (ÇIKARMAK)

- Dervişçe sus, dervişçe KONUŞ!!!

- DESTEK ile/ve/<> DAYANIŞMA

- DESTEK ile/ve/<> PAYLAŞIM
( Ölçü, aynı şeye gülmek değil, aynı şeye ağlamaktır. )

- Didiklemeden KONUŞ!!!

- Didikleyerek KONUŞ!!!

- Dikkatli KONUŞ!!!

- DİL (BİLGİSİ) YAZIP KONUŞMAK ile/ve/değil KONUŞUP, DİL (BİLGİSİ) YAZMAK
( TASHÎF[Ar. < SAHF | çoğ. TASHÎFÂT]: Yazı yazarken sözcüğü yanlış yazma, yanılıp yanlış sözcük yazma. )

- Dil konuşur, insan dile uyduğu kadar konuşur.

- Dilimli KONUŞ!!!

- Dilimsiz KONUŞ!!!

- Diline hizmet edenlerle KONUŞ!!!

- Diline sahip çıkanlarla KONUŞ!!!

- Dilinle KONUŞ!!!

- Dilinle KONUŞ!!!

- DİLLENME ile/değil DİLLENDİRME

- Dilsiz ve gönülsüz KONUŞ!!!

- Dilsizlerle KONUŞ!!!

- DİL ile/ve İLETİŞİM

- DİL ile/ve GÜNLÜK/KONUŞULAN DİL
( Papua Yeni Gine'de, dünyanın başka herhangi bir yerinde olduğundan daha fazla dil vardır. )
( Dil, dile değmeden, dil öğrenilmez! )

- DİNÎ SÖYLEM ile TEOLOJİK SÖYLEM

- DİNLE! KONUŞ!!!

- Dinlemeyi bil! Sonra KONUŞ!!!

- Dinlenilecek şekilde KONUŞ!!!

- Dinlenilecek şeyleri KONUŞ!!!

- Dinleyendir konuşan! DİNLE!!!

- Dinleyendir konuşan! KONUŞ!!!

- Dinleyenin dilinden KONUŞ!!!

- Dinli KONUŞ!!!

- Dirimli KONUŞ!!!

- DIŞ KONUŞMA ile/ve İÇ KONUŞMA
( Konuşma, nutuk. İLE/VE Düşünme. )
( Kavramlarla düşünülür, sözcüklerle konuşulur. )

- DIŞAVURUM ile PAYLAŞIM

- DİSKUR değil/yerine/= SÖYLEM

- Dizimli KONUŞ!!!

- Dizinli KONUŞ!!!

- DODUR DODUR (DODURDANMAK, SÖYLENMEK)

- Doğa ile KONUŞ!!!

- Doğru KONUŞ!!!

- Doğru söyleyerek KONUŞ!!!

- DOĞRU SÖYLÜYORSUN yerine SÖYLEDİĞİN SÖZ DOĞRU

- DOĞRUDAN SÖYLEMEK ile AÇIK AÇIK SÖYLEMEK/KONUŞMAK

- Dolandırmadan KONUŞ!!!

- Dolansız KONUŞ!!!

- Doldukça KONUŞ!!!

- Donanımlıysan KONUŞ!!!

- Dönüşümün için KONUŞ!!!

- DOST:
ACI SÖYLEYEN
değil ACIYI, TATLI SÖYLEYEN

- Dostlarını ara ve KONUŞ!!!

- Dostunla KONUŞ!!!

- Dozunda KONUŞ!!!

- DUDU DUDU (KONUŞMAK)

- Dumanla KONUŞ!!!

- Dur ve KONUŞ!!!

- Durarak KONUŞ!!!

- Durum ne kadarını gerektiriyorsa onu KONUŞ!!!

- Durumu KONUŞ!!!

- Düşmanınla KONUŞ!!!

- Düşük sesle KONUŞ!!!

- Düşün ve KONUŞ!!!

- Düşünerek KONUŞ!!!

- DÜŞÜNME (")YOĞUNLUĞU(") ile/değil/>< VERİ PAYLAŞIMI

- DÜŞÜNME/KONUŞMA:
"OLANAK(LI/SIZ)"
ile/ve/değil/yerine VAROLAN

- DÜŞÜNMEK ve/<>/>/< BOŞ KONUŞMAMAYI BECERMEK
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( Bir şey ki, yapmasan da olur. YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur. SÖYLEME! )
( Konuşulacak bir kişi olduğunda, onunla konuşamamak, onu yitirmek demektir. Konuşulamayacak bir kişiyle konuşmaksa sözlerin boşuna harcanması demektir. )
( Bazı şeyleri konuşmuyoruz diye aklımız/sözümüz yok zannedilmesin! )

- DÜŞÜNMENİN/KONUŞMANIN (OLASI) SONUÇLARINI:
"ÖNGÖRMEK"
ile/ve/değil/yerine/<> "GÖZE ALMAK"

- DÜŞÜNMEYİ BİLMEMEK ile/ve/<>/= KONUŞMAYI BİLMEMEK
( Düşünmeyi bilmeyen, [sürdürmeyen ve geliştirmeyen] konuşmayı da bilemez! )

- DÜŞÜNME =/<> İÇ KONUŞMA
( İKİ BEN: İç konuşma, düşünme.
KONUŞMA: RUBÛBİYET )

- Duygulu KONUŞ!!!

- Duyumsayarak KONUŞ!!!

- Düzelterek KONUŞ!!!

- Düzeltmek için KONUŞ!!!

- Düzenli KONUŞ!!!

- Düzgün KONUŞ!!!

- Edebinle KONUŞ!!!

- EFSANE değil/yerine/= SÖYLENCE

- EĞEREK-BÜKEREK (SÖYLEMEK/ANLATMAK)

- Eğiterek KONUŞ!!!

- Eğlenceli KONUŞ!!!

- Eğlendirerek KONUŞ!!!

- Ehline KONUŞ!!!

- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/<>/> DAYANIŞMA

- Elinden geleceği KONUŞ!!!

- Elinden geleni KONUŞ!!!

- Elinle KONUŞ!!!

- Erbâbına konuşulur! SUS!!!

- EŞİT HAK ile/ve/||/<>/>/< EŞİT PAYLAŞIM

- EŞİTLİK ile/ve PAYLAŞIM

- ETKİLEMEYE ÇALIŞMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (SADECE) KENDİNİ ANLATMAK/TANIMLAMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK

- ETKİLEŞİM

- Etkileşimli KONUŞ!!!

- ETKİLEŞİM ile/ve DEĞİŞİM

- ETKİLEŞİM ile/ve DÖNÜŞÜM

- ETKİLEŞİM ile/ve/değil/yerine ETKİNLEŞMEK
( Duygusallık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Koşulsuz sevgi. )
( Alışveriş. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Veriş. )

- ETKİLEŞİM ile/ve/<>/> İLETİŞİM

- ETKİLEYİŞ ile/değil ETKİLEŞİM

- Etkili KONUŞ!!!

- Evrenle KONUŞ!!!

- Eyle ve KONUŞ!!!

- Eylemle KONUŞ!!!

- Eylemli KONUŞ!!!

- Ezberden konuşuyorsan SUS!!!

- EZİLE BÜZÜLE (İSTEMEK, SÖYLEMEK, SORMAK)

- EZKÂR[< ZİK[İ]R]:
ZİKİRLER | ANMALAR, ANIMSAMALAR, SÖYLEMELER


- Fakat "ıııııı"sız KONUŞ!!!

- Fakat en başta kendinle KONUŞ!!!

- FARKINDALIK ile/ve/<> DAYANIŞMA

- Fatih'in dil ordusunu bil de KONUŞ!!!

- Felsefî anlayışla KONUŞ!!!

- FELSEFÎ SÖYLEM/DİSKUR ile/ve FELSEFÎ EDİM

- Fikrinle KONUŞ!!!

- FÎKRÎ ile LAFZÎ(MANTIK/NUTK(Düşünme-Konuşma)'da)
( Lafzî nutk, insan gövdesinin bir örgeni olan dilden kaynaklanarak, gövdenin öteki bir örgeni olan kulağa ulaşan ses ve yazaçlardan(hecelerden) oluşur; dolayısıyla cisim ve duyularla ilgilidir. Bu yüzden kelâmın ne olduğu, nasıl oluştuğu, anlamı nasıl gösterdiği(delâlet) vb. konuların mantık çerçevesinde incelenmesine Dil Mantığı(İlmu'l-Mantıki'l-luğavî) adı verilir. İLE Fikrî nutk ise, insan zihninin(nefs) varlıkların anlamını özleri itibariyle tasavvurundan başka bir şey olmayıp ruh ve akılla ilgilidir. Bu bağlamda zihnin varlıkların anlamlarını özleri itibariyle idrâki, ilham ve vahyin keyfiyeti gibi konuların mantık çerçevesinde ele alınıp incelenmesine de Felsefî Mantık (İlmu'l-Mantıki'l-felsefî) denilir. )

- Filozofça KONUŞ!!!

- Filozofla KONUŞ!!!

- FIS FIS (KONUŞMAK)

- Fısıldama! KONUŞ!!!

- Fısıldamadan KONUŞ!!!

- FISILTI ile KONUŞMA ile TRAFİK ile AĞRI DUYUSU
( 1 - 40 dB İLE 40 - 80 dB İLE 80 - 120 dB İLE 120 dB üstü )
( MUHÂCEZE: Fısıldamak. )

- FISILTI ile KONUŞMA ile TRAFİK ile AĞRI DUYUSU:
1 - 40 dB İLE 40 - 80 dB İLE 80 - 120 dB İLE 120 dB üstü.


- Galat-ı meşhur'u değil doğrusunu kullanarak KONUŞ!!!

- Genelde KONUŞ!!!

- Genellemeden KONUŞ!!!

- GENELLEME ile/ve/<> EZBERİNİ SÖYLEMEK

- Gereğince KONUŞ!!!

- Gereğince SUS! Gereğince KONUŞ!!!

- Gerekli olduğu için KONUŞ!!!

- Gereksiz olmadığı için KONUŞ!!!

- GEREKTİĞİ KADAR DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK/YAPMAK ile/ve DEĞERİ/DEĞDİĞİ KADAR DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK/YAPMAK

- Gerektiği kadar KONUŞ!!!

- Geri dön ve KONUŞ!!!

- Geribildirimli KONUŞ!!!

- GEVEZE/YANŞAK, "ÇENESİ DÜŞÜK" ile/değil/yerine KONUŞKAN

- Gideceğin yeri söyleme! SUS!!!

- Gidenle KONUŞ!!!

- Gidimli KONUŞ!!!

- Gönlünle/dilinle KONUŞ!!!

- Gönül gözünle KONUŞ!!!

- Gönül koymadan KONUŞ!!!

- Gönüle KONUŞ!!!

- GÖSTERİ(M) ile PAYLAŞIM

- Gözeterek KONUŞ!!!

- Gözlemleyerek KONUŞ!!!

- GÖZLEM ile/ve/> İÇ KONUŞMA

- Gözlerinin içine bakarak KONUŞ!!!

- Gözlerle konuşabilmek için SUS!!!

- Gözünle KONUŞ!!!

- Güdümsüz KONUŞ!!!

- GÜNLÜK KONUŞMALARIN SIRADANLIĞINDA/YALINLIĞIYLA:
AMAÇLI
ile/ve/||/<> BİLEREK ile/ve/||/<> BİLMEDEN ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ
( Reklam. İLE/VE/||/<> Evlilik. İLE/VE/||/<> Dostluk. İLE/VE/||/<> Sanat. )
( Kitlelere "oynanıyorsa". İLE/VE/||/<> Saygıyla bütünleşilecekse. İLE/VE/||/<> Sevgiyle yaklaşılıyorsa. İLE/VE/||/<> Susulabiliyorsa. )
( )

- Güvenliğin için KONUŞ!!!

- GÜZEL GÜZEL (ÇALIŞMAK, KONUŞMAK, OYUN OYNAMAK)

- GÜZEL OLANLAR:
DURUNCA/SUSUNCA
ile/ve/yerine KONUŞUNCA ile/ve/yerine HEM DURUNCA/SUSUNCA, HEM KONUŞUNCA

- HABERLEŞME ile İLETİŞİM

- Haddini bildirmek için KONUŞ!!!

- Haddini bilmek için KONUŞ!!!

- Hâkim'e KONUŞ!!!

- HAKKINDA KONUŞMAK ile DEDİKODU
( Çocukların ağzı fakat "büyüklerin" içi konuşur. )
( Konuştuğunda hayır söyle ya da sus! )

- Hakların için KONUŞ!!!

- Hâl ehliyle hem sus, hem KONUŞ!!!

- HANEK[Ar. :
Damak.]
değil/yerine SÖZ/KONUŞMA

- HAREKET ile/ve ETKİLEŞİM

- HAREKET ile SES ile KONUŞMA

- HASSAS/LIK ile/ve/<> PAYLAŞIM

- Hastalarla KONUŞ!!!

- HAVADAN-CIVADAN (KONUŞMAK)

- Hayvan/lar ile KONUŞ!!!

- Hekim'e KONUŞ!!!

- HER BİLDİĞİMİZİ ... ile/ve/||/<> HER SÖYLEDİĞİMİZİ ...
( Söylemiyoruz! İLE/VE/||/<> Biliyoruz! )

- Herkesle herşeyi konuşma fakat her ayrıntıyı KONUŞ(ABİL)!!!

- HERŞEY ile/ve HERŞEYE HERŞEYİ SÖYLEYEBİLMEK
( HER SÖYLEDİĞİN DOĞRU OLMALI HER DOĞRUYU SÖYLEMEK DOĞRU DEĞİLDİR HER SÖYLEDİĞİN HAKK OLMALI HER HAKK'I SÖYLEMEK HAKKIN DEĞİLDİR )

- HİÇBİR ŞEY HAKKINDA KONUŞMAMAK ile/ve/= HERŞEY HAKKINDA KONUŞUYOR OLMAK
( Bir metafizikçi olmak, hiçbir şey hakkında konuşmamak demektir. )

- HİTÂBE değil/yerine/= SÖYLEV

- HOCANIN:
YAPTIĞI
ile/ve/değil/yerine/<>/>/< SÖYLEDİĞİ/DEDİĞİ
( Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma! )

- HOCA ile/ve/değil KONUŞMACI

- İBÂDET:
GÖZ İLE
ve/||/<>/< DİL/LİSAN İLE ve/||/<>/< KONUŞMA/KÂL İLE
( Belleyerek, hıfz ile. VE/||/<>/< Sadakat/sıdk ile. VE/||/<>/< Düşünce/fikir ile. )

- İÇ KONUŞMA ile/ve DIŞ KONUŞMA ile/ve ÜÇÜNCÜ KONUŞMA

- İÇİNDEN SÖYLENİLMESİ GEREKEN ile AĞIZDAN DIŞARIYA ÇIKMASI/ÇIKMAMASI GEREKEN

- İDDİA ETMEK ile/ve/değil/yerine/fakat/<> SÖYLEMEK
( Edilemez. İLE/VE/FAKAT/<>/DEĞİL/YERİNE Söylenilebilir. )

- İhsanlı KONUŞ!!!

- İki canlı KONUŞ!!!

- İLERİ-GERİ (KONUŞMAK)

- İLETİM DOKUSU = NESC-İ Vİ'ÂÎ = TISSU CONDUCTEUR

- İLETİŞİM

- İletişim için DİNLE!!!

- İletişim için SUS!!!

- İLETİŞİM İÇİNDE OLMALI!

- İLETİŞİM ile/ve/> BAĞ

- İLETİŞİM ile/ve BİLDİRİŞİM

- İLETİŞİM = COMMUNICATION[İng., Fr.] = KOMMUNIKATION[Alm.] = COMUNICAZIONE[İt.] = COMUNICACIÓN[İsp.]

- İLETİŞİM ile KOORDİNASYON

- İLETİŞİM ile/ve PİKTOGRAFİ
( ... İLE/VE Resim ve çizim aracılığıyla iletişim. )

- İLETİŞİM ile TEKELLÜM

- İlişkide KONUŞ!!!

- İlişkili KONUŞ!!!

- İlişkili KONUŞ!!!

- İLK KONUŞMA

- İLKESEL/İLKEYİ DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve İLKEYLE DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK
( Anlayışı konuşmak, aklı anlamak. İLE/VE Şeyi, olayı anlamak. )
( Varlıksal. İLE/VE Varoluşsal. )

- İlm-i Siyâse(t) ile KONUŞ!!!

- İndirgemeden KONUŞ!!!

- İngilizce'de Sıklıkla Yanlış Söylenilen 100 Sözcük ve Deyimler
( Bütün, ("Parçaların biraradalığı", "Bütünlük", "Entegrasyon/Integration/Integrity") anlamını taşıyan bir sözcüktür.

Tüm ise, (ingilizce "Whole/All") ile karşılık bulur. Parça parça olsa da, çeşitli oranlarda eksiklikler de olsa istisnasız ve ayırımsız, tamamıyla/tümüyle kapsamadır.

Bütün elmalar, bütün bireyler, bütün arabalar, bütün kitaplar, bütün örnekler, bütün ayrıntılar, bütün parçalar olmaz! Parçalarının ayrı ayrı kullanılma durumu olmayanlar için gereksiz/yersiz/fazladan bir sözcüktür "bütün".

Bir saksıdaki çiçeğin tüm yaprakları söz konusuysa, "bütün yapraklar" dendiğinde, --her sözcüğün, kendi anlamını taşıdığı bilgisiyle--, ucu sararmış/kırılmış, bir parçası kopmuş yapraklar devredışı bırakılmış olur, ki biz tamamını, hepsini demek istiyoruzdur.

Fransızca'da "sans" ve "cent" sözcükleri "san" diye okunur. Fransızca'yı iyi bilmeyen birinin/birilerinin zamanında "sans numero"yu numarasız ["sans" = -sız] değil de 100 olarak zannetmiş olmasından kaynaklanmıştır tuvaletlere yüz numara denmesi. II. Dünya Savaşı sonrası da Amerikan kültürü ve deyimleri bizi çok etkilediğinden dolayı bu iki sıfır da kalktı onun yerine -"çok değerli bir tanımmış gibi"- WC kullanıldı. )

- İngilizce değil TÜRKÇE KONUŞ!!!

- İnsan ile KONUŞ!!!

- İnsana KONUŞ!!!

- İnsanca KONUŞ!!!

- İNTERAKTİF yerine ETKİLEŞİMLİ

- Irsî bağlarınla KONUŞ!!!

- İş arkadaşlarınla KONUŞ!!!

- İş işten geçmeden KONUŞ!!!

- İsabetli KONUŞ!!!

- İşaret dilini öğren! Öyle KONUŞ!!!

- İşaretle KONUŞ!!!

- İşi KONUŞ!!!

- İŞİTMEK ile/ve DUYMAK/DİNLEMEK
( İşlevsel. İLE/VE Katılımcı. )

- İşle KONUŞ!!!

- İşle! KONUŞ!!!

- Islıkla KONUŞ!!!

- ISLIK ile/ve ASADOLU
( ... İLE/VE Çoban ıslığı. )

- İşte KONUŞ!!!

- İşten sonra KONUŞ!!!

- İsteşli KONUŞ!!!

- İşteşli KONUŞ!!!

- İSTİHÂB değil/yerine/= SAKLAMA, GİZLEME | DOSTLUK KURMA | KONUŞMA, MUSÂHEB ETME

- İsyan etmeden KONUŞ!!!

- İŞYERİNE, ÖZELLİKLE EVE YENİ GELMİŞ EŞİNİZE/BİRİNE GİRER GİRMEZ BİRŞEY SÖYLEMEK ile/yerine 5-10 DAKİKA SONRA SÖYLEMEK

- İTİRAF ile AĞZINDAN KAÇIRMAK
( Kişiler, fiziksel açıdan yorgun olduğunda, dürüst olmaya daha eğilimliler. Bu nedenle, gece geç saatte yapılan konuşmalarda, itiraflar daha sık oluyor. )

- İyi anladıktan KONUŞ!!!

- İyi dinle sonra KONUŞ!!!

- İyi düşün ve KONUŞ!!!

- İyi KONUŞ!!!

- İyiyi KONUŞ!!!

- Kaba değil argo KONUŞ!!!

- KABA-SABA (KONUŞMAK)

- KABUL ile SÖYLEM

- KABUL ile SÖYLEM

- Kâl ehliyle bol bol KONUŞ!!!

- Kalanla(rla) KONUŞ!!!

- KARBON ATOMU ETKİLEŞİM DERECELERİ:
+120 ºC ile -20 ºC arasındadır.


- Karınla/kocanla KONUŞ!!!

- Karıştırmadan KONUŞ!!!

- KARŞIT ile/değil MUHATTAB

- KATILIM ile/ve PAYLAŞIM

- Katıştırmadan KONUŞ!!!

- KAYNAĞA/KİTABA/SÖZE/SÖYLEYENE GÜVENMEK ile/ve/değil/yerine ANLAMA GÜVENMEK

- Kâzım ol! sonra KONUŞ!!!

- KENDİ KENDİNE KONUŞMAK ile/değil "SESLİ DÜŞÜNMEK"
( Denetleyemeden. İLE/DEĞİL Farkındalıkla. )
( ... İLE/DEĞİL Kişi bazen farkında olmadan da düşündüklerini seslendirebilir. )
( Durumu iyice tartın ve düşünmekten sakın kaçınmayın. )

- KENDİ KENDİNE KONUŞMAK ile SAYIKLAMAK
( Zihinsel bozukluklarda. İLE Uykuda ya da hastalıkta. )

- Kendin için KONUŞ!!!

- KENDİNE SÖYLEYEBİLDİĞİN ile/ve KENDİNE (BİLE) SÖYLEYEMEDİĞİN

- KENDİNLE KALMAK ile KENDİNE KALMAK
( Hoştur. İLE Kolay değildir. )

- Kendinsiz KONUŞ!!!

- KEYFÎ "DÜŞÜNMEK"/KONUŞMAK ile/değil/yerine KENDİNE GÖRE DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK
( [ne yazık ki] Kişiler, (çoğunlukla) yiyecekleri ve yatacakları bir şeyleri olduğu sürece düşünmeyi reddederler. [ya da bu yanılsamadan ve keyfiyetten vazgeçip düşün(ebil)meyi, her şeye yeğlemelidirler] )

- Kinâyesiz KONUŞ!!!

- Kinsiz KONUŞ!!!

- Kırkına kadar sus, kırkından sonra KONUŞ!!!

- KİŞİLERİ:
[ne yazık ki]
!"DENEMEK/SINAMAK"
değil/yerine/>< KONUŞMAK
( "Denenilen" şeyin sonucunu "elde ettirir" belki fakat o kişiyi mutlaka ve sonsuza kadar kaybettirir. DEĞİL/YERİNE/>< Kişiyi kaybetmemek/kazanmak için özellikle de yakın olduğumuz kişileri denememek/sınamamak gerekir. Çeşitli oyunlar yaparak, tuzaklar kurarak elde edilen "bilgi/sonuç" geçersizdir. Aslolan ise her koşulda, en olumsuzu söylemek bile olsa konuşmayı yeğlemektir. )

- KİŞİLERİN:
İLK SÖYLEDİKLERİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SON YAPTIKLARI

- Kişisel Gelişim'in için KONUŞ!!!

- Kişisel Yönetim'in için KONUŞ!!!

- Kişiye KONUŞ!!!

- Kitaplı KONUŞ!!!

- Kitlelere KONUŞ!!!

- KIZMAK ile/değil DOĞRUDAN SÖYLEMEK

- Komşularınla KONUŞ!!!

- KOMÜNİKASYON değil/yerine/= İLETİŞİM

- KON! UÇ! ve KONUŞ!!!

- Kon, KONUŞ!!!

- Konarak, KONUŞ!!!

- KONFERANS değil/yerine/= KONUŞMA

- Konuş da KONUŞ!!!

- KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ ile/ve/||/<> KONUŞ(MAY)ABİLECEĞİMİZ KADARIYLA KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ

- Konuş, KONUŞ!!!

- KONUŞA KONUŞA (ANLAŞMAK)

- KONUŞABİLECEĞİN BİRİ ile/ve/>/değil/yerine SUSUŞABİLECEĞİN BİRİ

- Konuşabilmek için SUS!!!

- Konuşacaklarına KONUŞ!!!

- Konuşacaklarınla KONUŞ!!!

- Konuşamayanları anlamak için SUS!!!

- KONUŞAN/KONUŞABİLEN/KONUŞABİLECEK OLAN ile SÖYLEYEN/SÖYLEYEBİLEN/[SADECE BİR ŞEY/LER] SÖYLEME HAKKI OLAN
( Yetkin/bilgili olan/lar. İLE Bilgisiz olan/lar. )

- Konuşandır dinleyen! DİNLE!!!

- Konuşandır dinleyen! KONUŞ!!!

- Konuşanı DİNLE!!!

- Konuşanlar bilmiyor! SUS!!!

- Konuşarak KONUŞ!!!

- Konuşarak KONUŞ!!!

- KONUŞKAN/LIK ile/ve/<> CANDAN/LIK

- KONUŞLANDIRMAK ile/değil KONUMLANDIRMAK

- KONUŞMA ANI/ ZAMANI ile ...

- KONUŞMA BOZUKLUĞU/SORUNLARI ile KEKELEMEK

- KONUŞMA DİLİ ile/ve YAZI DİLİ
( Konuşurken (belki) yeterince dikkat edilemeyebilir fakat yazarken sözcüklere, dile ve Türkçe'mize sahip çıkabiliriz! )

- KONUŞMA(MA)NIN:
"ANLAMSIZLIĞI"
ile/ve/değil/yerine/<> "GEREKSİZLİĞİ"
( Konuşmak, kişinin, her koşul ve zamanda, en öncelikli yeti ve eylememidir. Dolayısıyla, kendi isteksiz ya da kopuk olduğumuz durumlar için "konuşmanın gereği yok" şeklinde düşünülmemeli ve konuşulmamalıdır. Anlamsızlığı, isabetsizliği, yersizliği/zamansızlığı olabilir fakat "gereksizliği" diye bir durum söz konusu olmadığı gibi bu ["niyetteki/kasıttaki"] söz de söylenemez/söylenmemelidir. )

- KONUŞMA/DA:
YORGUNLUK
ile/değil/yerine GELİŞİM/DÖNÜŞÜM

- KONUŞMA/SÖZ ile/ve DİL
( * Her konuşmanın öznesi vardır. - Dil'in yoktur.
* Her konuşmanın muhatabı vardır. - Dil'in yoktur.
* Her konuşmanın şimdisi vardır. - Dil'in zamanı yoktur.
* Her konuşma bir şeye dairdir. - Dil herşey hakkındadır. )
( Dil konuşur, insan dile uyduğu kadar konuşur. )
( Hareket halindekilere konuşulmaz, duranlara/duranlarla konuşulur. )

- KONUŞMADA/ANLATIMDA:
(KİŞİYİ) "KESMEK"/"DÜZELTMEK"
değil/yerine (KİŞİNİN) SÖZÜNÜ "KESMEK"/"DÜZELTMEK"

- KONUŞMAK İÇİN SIRA BEKLEMEK değil/yerine DİNLEMEK

- Konuşmak için SUS!!!

- KONUŞMAK DÜŞÜNMEYİ BİLMEK

- KONUŞMAK GEREKTİĞİ KADAR/ŞEKİLDE KONUŞMAK

- KONUŞMAK/YAZMAK ile/ve/yerine/değil/hem de YAPMAK/UYGULAMAK
( Bir kişinin bir şey yapıyor ya da yapmıyor gibi görünmesi çoğu zaman yanıltıcıdır. )
( Bir kişinin bir şey yapıyor ya da yapmıyor gibi görünmesi çoğu zaman yanıltıcıdır. )

- KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> SUSMAK
( Sessizlikle Bilgelik, Davranışlarla Krallık. )
( Konuşmak gereksinim olabilir fakat susmak sanattır. )
( İnsana konuşmayı öğrenebilmesi için iki yıl, dilini tutmasını öğrenebilmesi için altmış yıl gereklidir. )
( Yarışılamaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Yarışılabilir. )
( Yaşam, konuşanların birbirleriyle dalaşı, susanların ise barışıyladır. )
( Dışarıdakileri(nesneleri/kişileri/olayları/olguları/durumları) değiştirmek/geliştirmek istiyorsan... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> İçeriyi/içerdekileri/yaşamını(zihnindekileri) yani kendini değiştirmek/geliştirmek istiyorsan... )
( Konuşan, susabilenin hizmetkârıdır. )
( Wisdom by silence, royalty by behaviours. )

- KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine AKTARMAK

- KONUŞMAK ile/ve ANIMSAMAK/ANIMSATMAK

- KONUŞMAK ile ANLATMAK
( Herhangi bir şey üzerine. İLE Konuya ya da kişilere bağlı olarak. )

- KONUŞMAK ile/ve/<>/değil/yerine BİR ŞEYİ KONUŞMAK

- KONUŞMAK ve/||/<> ÇALIŞMAK

- KONUŞMAK ile/ve/yerine DEMLEN(DİR)MEK

- KONUŞMAK ile/ve/değil DEMLEN(DİR)MEK

- KONUŞMAK ile/ve/<> DİNLEMEK
( Konuşmak iki kişi/yi gerektirir.
1. Doğru/yu konuşan.
2. Doğru/yu dinleyen. )
( Konuşanı konuşturan, dinleyenin ihlâsıdır. )

- KONUŞMAK ile/ve/değil/< DİNLEMEK

- KONUŞMAK ile/ve/değil/< DİNLEMEK

- KONUŞMAK ve EYLEM
( Kişi, konuşmadan önce eyleme geçer ve [ancak] daha sonra eylemine göre konuşur. )
( Düşünce goncadır, dil tomurcuk, eylem ise bunların ardındaki meyve. )

- KONUŞMAK ile/değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR KONUŞMAK
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( Lisanen konuşmak, halen anlaşmak! )
( Konuşmama gereksinimi/n kadar, konuşma gereksinimini anımsayarak KONUŞ!!!
Konuşma gereksinimi/n kadar, konuşmama gereksinimini anımsayarak KONUŞ!!!
Konuşmama gereği kadar, konuşma gereğini anımsayarak KONUŞ!!!
Konuşma gereği kadar, konuşmama gereğini anımsayarak KONUŞ!!! )
( İTNAP: Sözü boş yere uzatmak. )

- KONUŞMAK ile GEVEZELİK

- KONUŞMAK ile/ve İLETİŞİM

- KONUŞMAK değil/>< İSPATLAMAK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )

- KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine KANITLAMAK

- KONUŞMAK ile SÖYLEŞMEK

- Konuşmama hakkını korumak için SUS!!!

- Konuşmamak için SUS!!!

- Konuşmamak yerine KONUŞ!!!

- KONUŞMAMAK ile KÜSMEK
( Görüşme, birarada olma durumu söz konusudur. İLE Görüşmemek, birarada olmamak üzere. )

- KONUŞMAMAK ile/değil/yerine YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK

- KONUŞMAMAK ile/değil/yerine YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK
( Bir insan ne kadar çok gürültü yaparsa, sözleri de o kadar çok sessizdir. )

- KONUŞMAMAK değil/yerine YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK

- KONUŞMAMAYI, KONUŞMAYA YEĞLEYEN (OLMAK) ile/ve/değil/yerine KONUŞMAYI, KONUŞMAMAYA YEĞLEYEN (OLMAK)
( Konuşmak (bile) (belki) birçok/bazı konuları/sorunları halletmeye yetmeyebilir fakat konuşmayarak hiçbir çözüm bulunmaz! )

- KONUŞMASINI BİLMEK ve/= DÜŞÜNMEYİ BİLMEK

- KONUŞMAYA DEĞER KİŞİLERLE KONUŞMAMAK ile/ve/<> KONUŞMAYA DEĞMEZ KİŞİLERLE KONUŞMAK
( Kişileri kaybettirir. İLE/VE/<> Söz(cük)leri kaybettirir. )

- Konuşmayacaklarınla SUS!

- KONUŞMAYAN/KONUŞAMAYAN ile/değil/yerine SUSAN/SUSABİLEN
( Bilgisiz/cahil, bazı/birçok şey(ler)i bilmeyen/algılayamayan/anlayamayan/kavrayamayan. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilen, farkındalıklı. )
( Bilgisiz/cahil, bazı/birçok şey(ler)i bilmeyen/algılayamayan/anlayamayan/kavrayamayan. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilen, farkındalıklı. )

- Konuşmayı ehline bırakmak için SUS!!!

- KONUŞMA ile HUTBE

- KONUŞMA ile/ve KOŞMA

- KONUŞMA ile/ve/< MUHÂVERÂT[Ar. < MUHÂVERE]
( ... İLE/VE Karşılıklı konuşma/lar. )

- KONUŞMA ile/ve/> SOHBET
( ... İLE/VE/> Edeb varsa/girince. )
( İNSIBÂĞ[< SIBG]: Ortamda/mecliste bulunan kişinin boyasıyla boyanma. | Temizlenme. )

- KONUŞMA ile TARTIŞMA

- Konuşmuyorsan KONUŞ!!!

- KONUŞTUĞUMUZU:
SAN(M)IYORUM
ile/değil/yerine ANIMS(AM)IYORUM

- Konuştuğun için SUS!!!

- Konuştuğunda hayır söyle ya da SUS!!!

- Konuştuklarınla KONUŞ!!!

- KONUŞTURAN/KONUŞULAN REKLÂM ile/ve/<>/değil/yerine SATTIRAN REKLÂM

- Konuşturanı DİNLE!!!

- KONUSU OLMAK ile PARÇASI OLMAK

- KONUŞULABİLİR HİKMET ile KONUŞULAMAZ HİKMET
( Hikmetin dili, simge ve sükûttur. )

- KONUŞULABİLİR HİKMET ile/ve KONUŞULAMAZ HİKMET ile/ve ARADA OLAN

- Konuşurken duraksamamak için SUS!!!

- Konuşursan KONUŞ!!!

- Konuşuyorsan KONUŞ!!!

- KONUŞ ve/||/<>/> EĞLEN ve/||/<>/> TARTIŞ ve/||/<>/> KORU
( Arkadaş gibi. VE/||/<>/> Çocuk gibi. VE/||/<>/> Eş gibi. VE/||/<>/> Kardeş gibi. )

- Korkarak KONUŞ!!!

- Korkmadan KONUŞ!!!

- Koşmadan KONUŞ!!!

- Koşulsuz KONUŞ!!!

- Kucakta KONUŞ!!!

- KÜFÜR ile AÇIK AÇIK SÖYLENEMEYENLER(EUPHEMISM)

- KULLANIM DEĞERİ ile/ve/<>/< PAYLAŞIM DEĞERİ ile/ve/<>/< DEĞİŞİM DEĞERİ ile/ve/<>/< ÜRETİM DEĞERİ

- Küsme! KONUŞ!!!

- Küsmeden KONUŞ!!!

- Lâf ebeliği yapmadan KONUŞ!!!

- Lâf etmeden KONUŞ!!!

- Lâf ettirmeyecek şekilde KONUŞ!!!

- Lâf taşımadan KONUŞ!!!

- Lâtif KONUŞ!!!

- LOGOS = LEGEIN[Yun.] = SÖYLEMEK, KONUŞMAK

- Lütfî KONUŞ!!!

- MANYETİK ETKİLEŞİM ile/ve/<> ZAYIF ETKİLEŞİM

- MARDİN ÇÖREĞİ ile/ve/<> PAYLAŞIM

- MARKA YÖNETİMİ ile/ve/||/<> MARKA İLETİŞİMİNİ YÖNETMEK

- MEKÂNİK DAYANIŞMA ile/ve DAYANIŞMA

- Merak etme, hepsi anlar! Yeter ki, sen ona göre KONUŞ!!!

- MESAJ değil/yerine/= İLETİ/BİLDİRİ
( Bir devlet büyüğünün, bir sorumlunun, belirli bir nedenle ilgililere gönderdiği bildiri. | Yazı ya da sözle verilen, gönderilen bilgi. | Yazı ya da sözle anlatılması amaçlanan duygu ya da düşünce. )

- Meşrebini söyleme! SUS!!!

- METİN OKUMALI KONUŞMADA:
"AŞAĞIDA"
değil BİRAZ/AZ SONRA

- Metîn ol! sonra KONUŞ!!!

- Metni KONUŞ!!!

- Metnî KONUŞ!!!

- MEVZUBAHİS[Ar.] değil/yerine/= SÖZ KONUSU

- MÜBAHASE[Ar.] değil/yerine/= KONUŞMA

- MUHATAP[Ar.] değil/yerine/= KONUŞULAN

- MÜLÂKAT[Ar. < LİKA] değil/yerine/= SÖYLEŞİ/GÖRÜŞME

- MUSAHABE[Ar.] değil/yerine/= KONUŞMA, GÖRÜŞME

- Müşterilerinle KONUŞ!!!

- Ne konuşacaksan KONUŞ!!!

- NEDEN/AÇIKLAMA:
ŞU
ile/ve/<> ŞÖYLE

- NEFES ve/> NEFS ve/> NEFİS

- NESNESİNE/KONUSUNA GÖRE İLİM ile/ve AMACINA GÖRE İLİM

- Nesneyi KONUŞ!!!

- Neyi, nasıl ve ne zaman söyleyeceğini bilmediğin için SUS!!!

- Nisyan etmeden KONUŞ!!!

- Nitelikli soru sorarak KONUŞ!!!

- NUTUK/HİTÂBE/DİSKUR değil/yerine/= SÖYLEV

- NUTUK:
İÇ KONUŞMA
ve/||/<> DIŞ KONUŞMA
( Düşünme/düşünce. VE/||/<> Dil/söz. )

- O'nsuz KONUŞ!!!

- O'nunla birlikte KONUŞ!!!

- O'nunla KONUŞ!!!

- O'nunla KONUŞ!!!

- Ocakta KONUŞ!!!

- Öğrendikten sonra KONUŞ!!!

- Okuduktan sonra KONUŞ!!!

- OKUNULACAKLAR ile/ve/<> KONUŞULACAKLAR

- OLAN/OLACAK OLAN ile "ŞU/ŞÖYLE OLURSA, ŞU/ŞÖYLE OLUR" DÜŞÜNCESİ

- Olaydan önce KONUŞ!!!

- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve/<> GÖRÜNDÜĞÜN/KONUŞTUĞUN GİBİ OLMAK
( Kendinizi olduğunuz gibi bilmek için tüm fikirlerden vazgeçiniz. )

- Olduktan sonra KONUŞ!!!

- Oldurtarak KONUŞ!!!

- OLGUN KİŞİ:
"GÜZEL SÖZ SÖYLEYEN"
değil SÖYLEDİĞİNİ YAPAN VE YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEYEN

- Olguyu KONUŞ!!!

- Olmadan önce KONUŞ!!!

- Olumlu KONUŞ!!!

- Olumlu KONUŞ!!!

- Olumluyu KONUŞ!!!

- OLUR OLMAZ (İŞLER YAPMAK, YERDE KONUŞMAK)

- Omurgalı KONUŞ!!!

- Ona göre KONUŞ!!!

- Önce dinle, sonra nötr ol ve öyle KONUŞ!!!

- Önce gözlerin konuşsun sonra sen KONUŞ!!!

- Önce selâm ederek KONUŞ!!!

- Önce söz ver sonra KONUŞ!!!

- Önce susmayı öğren! sonra KONUŞ!!!

- Önceden KONUŞ!!!

- Öncesini-Sonrasını bil de KONUŞ!!!

- Öngör ve KONUŞ!!!

- Öngörülü KONUŞ!!!

- Önkabulsüz KONUŞ!!!

- Önsüz KONUŞ!!!

- ONUN/SENİN "İÇİN" KONUŞMAK ile/yerine ONUN/SENİN YERİNE KONUŞMAK

- Önünü-Ardını düşün de KONUŞ!!!

- Önyargısız KONUŞ!!!

- Oranlı KONUŞ!!!

- Orantılı KONUŞ!!!

- Örnek alarak KONUŞ!!!

- Örnek olarak KONUŞ!!!

- ORTAK AKLIN, ...:
SÖYLEME ÇIKIŞI
ve/||/<>/> GÖRÜNÜŞE ÇIKIŞI
( Tüze[hukuk]. VE/||/<>/> Tüzel kurumlar. )

- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine DAYANIŞMACI ORTAKLIK

- Öteduyumsal/uzaduyumsal/telepatik KONUŞ!!!

- Öteki dillerden de yararlan fakat kapılmadan KONUŞ!!!

- Oturarak KONUŞ!!!

- ÖYLESİNE ile ŞÖYLESİNE

- Özel KONUŞ!!!

- Özelde KONUŞ!!!

- Özelde KONUŞ!!!

- Özelden KONUŞ!!!

- Özele KONUŞ!!!

- Özeli KONUŞ!!!

- Özgürlüğün için KONUŞ!!!

- ÖZGÜRLÜK ve/||/<> EŞİTLİK ve/||/<> DAYANIŞMA
( Aydınlanmanın doğurduğu ilkelerdir. Bunların, topluma yansıması, toplumda karşılık bulması, bir devrim niteliğinde olmakla birlikte, tarihî bir birikimi de gösterir. )

- Özgüvenin için KONUŞ!!!

- Özünle KONUŞ!!!

- Paranı söyleme! SUS!!!

- PATLAYANA KADAR ile/değil/yerine DOYANA/DOYACAK KADAR

- Paylaşım için DİNLE!!!

- Paylaşım için SUS!!!

- PAYLAŞIM ile/ve DAĞITIM

- PAYLAŞIM ile/ve DAYANIŞMA

- PAYLAŞIM ve/> DÖNÜŞÜM

- PAYLAŞIM ile/ve/||/<> İŞLEM ile/ve/||/<> ARŞİV
( Verilerin ve özellikle de e-postaların düzenlenmesinde gerekli olan, öncelikli ve işlevsel en üst üç bölüm/leme. )

- PAYLAŞIM ile/ve/değil PAYLAŞIMI YAŞAMAK

- PAYLAŞIM ile/ve/<> SAYGINLIK

- PAYLAŞIM ile/ve YAKLAŞIM

- Pençen konuşmaktır! KONUŞ!!!

- Pençen yok! KONUŞ!!!

- PERFORMANS =/ve İLETİŞİM =/ve GÜDÜLENME =/ve YETKİNLİK/LER
( NE? ve NEDEN? ve NASIL? )

- Pişman olmadan önce KONUŞ!!!

- Rikkatli KONUŞ!!!

- RİVÂYET değil/yerine/= SÖYLENTİ

- RÖPORTAJ[ROPÖRTAJ değil!] değil/yerine/= SÖYLEŞİ

- Saçmalamadan KONUŞ!!!

- SAÇMASAPAN(BERHÛD[Fars.]/TÜRREHÂT[Ar.]) (KONUŞMAK)

- Safsatasız KONUŞ!!!

- Sağını-Solunu gör de KONUŞ!!!

- SAKİN/LİK ile/ve/<> KETUM/LUK
( Etkili ve yaratıcı bir konumdaysa, kişi ketum olmalıdır. )

- Sallamadan KONUŞ!!!

- Sanatsal duyarlılıkla KONUŞ!!!

- ŞARKI OKUMAK/SÖYLEMEK ile/yerine/değil ŞARKI İCRÂ ETMEK

- SATIR'DAN ile/ve/yerine SADIR'DAN (OKUMAK/KONUŞMAK)

- Saydırmadan KONUŞ!!!

- Saygılı KONUŞ!!!

- Sayıklama! KONUŞ!!!

- SAZ ŞAİRLERİ ile ORTAÇAĞ OZANLARI ile AŞKA DAİR KISA KOŞUKLAR SÖYLEYENLER

- SEDÂ/SÂDÂ (ÇIKARMAK):
DİŞLERİN ISLIKLI SESİ YOLUYLA
ile/ve DİLİN HAREKET ETTİRİLMESİ YOLUYLA ile/ve DAMAĞIN BÜZÜLMESİ YOLUYLA ile/ve DUDAKLARIN BİRBİRİNE BASTIRILMASI YOLUYLA ile/ve BURUNDAN SOLUMA YOLUYLA

- Selâm ederek KONUŞ!!!

- Sen de ona göre KONUŞ!!!

- Sen sus! Gözlerinle KONUŞ!!!

- SES-SOLUK (ÇIKARMAMAK)

- Sesini ayarla öyle KONUŞ!!!

- Sesli KONUŞ!!!

- Sessiz KONUŞ!!!

- Sevgilinle KONUŞ!!!

- SEVGİSİZ/LİK ile/ve/||/<> İLETİŞİMSİZ/LİK ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK
( [kişileri] Geçimsiz yapar. İLE/VE/||/<> Birbirine düşman eder. İLE/VE/||/<> Güzellikleri yok eder. )
( [ne yazık ki] Bireyleri sevemeyenler, "insanlık" kavramına sığınırlar... )

- Sevgiyle KONUŞ!!!

- SEVGİ ile/ve/<> DAYANIŞMA

- SEVGİ ve/||/<> İLETİŞİM
( Kişinin/kişinin, en temel, öncelikli/olmazsa olmaz iki gereksinimi. )

- SEVİLMEK ile/ve/değil/<> ANLAŞILMAK

- Sıhrî bağlarınla KONUŞ!!!

- ŞİKÂYET ETMEK/SÖYLENMEK değil/yerine NE YAPABİLECEĞİNİ VE NASIL YAPABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEK VE EYLEME GEÇMEK

- ŞİKÂYET ile SÖYLENME

- SIKÇA KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSATMAK

- Sıkıntılı olanları dinle ve çaresiyle KONUŞ!!!

- SİMGESEL/LİK ile/ve/<> AŞKIN/LIK
( Aşkınlığın imgesi. İLE/VE/<> Aşkınlığın gerçekleşmesi. )
( Simgelerin hem örtücü, hem de açıcı özellikleri vardır. )

- Sıranı bekleyerek KONUŞ!!!

- SIRTINDAN VURAN('A) ve/<> ARKANDAN KONUŞAN('A)
( Kızma! Ona güvenip arkanı dönen sensin! VE/<> Darılma! Adam yerine koyan sensin! )

- Sızlanma! KONUŞ!!!

- SIZLANMA ile SÖYLENME/SOKRANMA

- Sohbette dinle ve gerektiğince KONUŞ!!!

- SOHBET ile SÖYLEŞİ

- SOKRATES'İN DEDİKLERİ ile/ve/ya da SOKRATES ÜZERİNDEN SÖYLENİLENLER/"SOKRATES'E SÖYLETTİRİLENLER"

- SOLİDARİST/SOLİDARİZM/SOLİDARİTE[Fr.] değil/yerine/= DAYANIŞMACI/LIK

- SOLUK ALMALI!

- SOLUK ALMA ile/ve/değil/< SOLUK VERME
( TEBEHHÜR: Kısa ve sık soluk alma. )

- SOLUK DARLIĞI/DİSPNE

- SOLUK DELİĞİ ile/ve/<> SOLUK YOLU

- SOLUK SOLUĞA/NEFES NEFESE

- SOLUK/NEFES ile/ve/<> KELÂM
( ... İLE/VE/<> Soluğa/nefese verilen şekil. )

- SOLUK ile/ve/değil EŞİK

- SOLUK ile İLK SOLUK(GASPING)

- SOLUK = NEFES = BREATH[İng.] = SOUFFLE[Fr.] = ATEM[Alm.] = RESPIRO[İt.] = ALIENTO[İsp.]

- SOLUK ile SOLUK
( [Ten için] Donuk bir beyazlığı olan, rengi atmış olan, solmuş. | [Işık için] Parlaklığını, gücünü yitirmiş olan. | [Nesneler için] Rengi atmış olan. İLE Akciğerlere çekilen ve atılan hava ya da ciğerlere hava alıp verme. )

- SOLUK ile SOLUK VERMEK
( Derin ve sakin şekilde solunum ile canlılık artar, o da beyni etkiler ve zihnin arınmasına ve istikrar bulmasına ve derin düşünmeye elverişli hale gelmesine yardım eder. )
( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( With deep and quiet breathing vitality will improve, which will influence the brain and help the mind to grow pure and stable and fit for meditation.
Repetition will stabilise your breath. )

- Son pişmanlık fayda etmez! KONUŞ!!!

- SON SOLUK

- Sonlu KONUŞ!!!

- Sonsuz KONUŞ!!!

- SONSUZ KÜÇÜKLER:
FİZİĞİN
değil MATEMATİĞİN KONUSU/ALANI

- SORMAK ile/ve SÖYLEMEK

- Sorumlu KONUŞ!!!

- SORUN/LAR ile/ve/<> İLETİŞİM KOPUKLUĞU

- SORUNLARI (SADECE) KONUŞMAK ile/ve/yerine/değil SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ARAMAK/BULMAK

- SORUNLARI:
SORUN OLARAK KONUŞMAK
ile/yerine/değil İLERLEME/GELİŞİM ARACI OLARAK KONUŞMAK/DEĞERLENDİRMEK

- Sorunu KONUŞ!!!

- Sövmeden, küfürsüz KONUŞ!!!

- Şöyle bir uzan ve SUS!!!

- ŞÖYLE-BÖYLE(ESTEK KÖSTEK)

- SÖYLEDİĞİN ile/ve/değil EŞİK

- SÖYLEDİKLERİMİZ ile/ve/<> SÖYLEYEMEDİKLERİMİZ
( ... İLE/VE/<> Söylediklerimizden daha çok pişmanlığa neden olur. )

- SÖYLEMEDİĞİN ile/ve/değil EŞİK

- Söylemek için SUS!!!

- SÖYLEMEKTEN/YAPMAKTAN (")KURTULMAK(") ile/ve/<>/değil SORUMLULUKTAN (")KURTULMAK(")

- SÖYLEMEK ile/değil "AĞZINDAN KAÇIRMAK"

- SÖYLEMEK ile/ve/değil AKTARMAK/NAKLETMEK

- SÖYLEMEK ile/ve/değil AKTARMAK/NAKLETMEK

- SÖYLEMEK ile BAHSETMEK

- SÖYLEMEK ile/değil DİLE GETİRMEK

- SÖYLEMEK ile/ve KAVRAMAK

- SÖYLEMEK ile/ve KONUŞMAK
( Yılan imgesi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Değnek imgesi. )
( dd İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> mdw
)
( Sonuç [odaklılık]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Süreç ve sonuç [birlikteliği ve bütünlüğü]. )
( "Kendini merkeze alma" ve ötekileri önemsizleştirmeye neden olur/olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Ötekiyle birlikte kendini ve herkesin olası düşüncesini, durumunu/sürecini dikkate almayı gerektirir/sağlar. )

- SÖYLEMEK ile/ve ÖNERMEK

- SÖYLEMEK ile/ve/yerine ÖRNEK VERMEK

- SÖYLEMEK ile SAPTAMAK

- SÖYLEMEK ile SÖYLEMEMEK

- SÖYLEMEK ile UYARMAK/İKÂZ ETMEK

- Söylememek için SUS!!!

- SÖYLEME ile ANLATMA
( ... İLE Düşüncenin/konunun/olgunun/durumun aktarımı/paylaşımı. )

- SÖYLEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM

- SÖYLEM ile SÖYLEV

- SÖYLENCEBİLİM = İLM-İ ESATİR = MYTHOLOGY[İng.] = MYTHOLOGIE[Fr., Alm.] = MYTHOLOGIA[Yun.] = MITOLOGIA[İsp.]

- SÖYLENCE ile SÖYLENTİ

- SÖYLENCE = ÜSTURE = MYTHE[İng., Fr.] = MYTHOS[Alm., Yun.] = MITO[İsp.]

- SÖYLENENLER ile/değil SÖYLENİLENLER

- SÖYLENİLECEK SÖZÜ OLMAYANIN:
[ne yazık ki]
[ya] YÜKSEK SESİ
ve/ya da/||/<> "ÖFKESİ"

- SÖYLENİLEMEYEN ile/ve/<> SESLENDİRİLEMEYEN
( ARETA ile/ve/<> APORETA )

- SÖYLENİLEN'İ:
YORUMLAMAK
ile/değil/yerine DİNLEMEK[Kabul etmek anlamında değil!]
( İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu. )
( Dinleyen, anlatandan ârif gerektir. )
( Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz var. )
( Doğruyu konuşmak iki kişi ister; doğru söyleyen, doğru dinleyen. )
( İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu. )

- Söylenileni DİNLE!!!

- SÖYLENİLEN ile/ve SÖYLENİLMEK İSTENİLEN
( Özellikle şiirde! )
( Satırlardan çok, satır aralarını iyi okumak gerekir! )

- SÖYLENİŞ VE YAZILIŞLARI AYNI, ANLAMLARI FARKLI SÖZCÜKLERİ(ADAŞ)(HOMONYME)

- SÖYLENİŞ/SÖYLEYİŞ ile SESLENDİRİŞ

- Söylenme! KONUŞ!!!

- SÖYLENMEK ile DODURDA(N)MAK

- SÖYLENMEK değil/yerine SAKİN OLMAK

- Söyleyebilmek için SUS!!!

- Söyleyeceklerin kaldırılmayacaksa SUS!!!

- SÖYLEYİŞ/TELÂFFUZ ile/ve/<> İTİRAF

- SÖYLEYİŞ ile/ve/<> DEĞİNİ

- SÖYLEYİŞ ile SÖYLENİŞ

- SÖYLEYİŞ ve VURGU YANLIŞLARI

- ŞÖYLE ile BÖYLE ile ŞÖYLE YA DA BÖYLE ile ŞÖYLE VE BÖYLE

- Söz dinleyerek KONUŞ!!!

- Söz KONUŞ!!!

- SÖZ SÖYLEMEK ile/ve/||/<> ANLAMAK
( İrfan ister. İLE/VE/||/<> İnsan ister. )

- Söz söyleyebilmek için SUS!!!

- Söz vererek KONUŞ!!!

- SÖZ(CÜK):
GERÇEK
ile/ve/||/<>/> MECAZ ile/ve/||/<>/> KİNÂYE
( Çıkarımsal. VE/> Hayal/Muhayyile. VE/> Sezgi/Hads. )
( Soğan. VE/> Sarımsak. VE/> Koku. )
( )
( Söz(cük)leri/ni değiştir... Dünya/n değişsin...
)
( )

- SÖZ/KONUŞMA:
"UZAMASIN!"
yerine/değil NE KADAR GEREKİYORSA O KADAR KONUŞMAK

- Sözcüklerin değerini anımsayarak KONUŞ!!!

- Sözcüklerin kökenini öğren/bil de KONUŞ!!!

- Sözel KONUŞ!!!

- SÖZLÜ İLETİŞİM/BİLDİRİŞİM ile/ve SÖZSÜZ İLETİŞİM/BİLDİRİŞİM
( Doğal | Aklî | Uzlaşımsal İLE/VE Doğal | Aklî | Uzlaşımsal )
( Ah/oh gibi seslerle. | Görülmediği halde duyulan sözlerden durumun ne olduğunu çıkarsayarak. | Dil/konuşma/sözcükler ile. İLE/VE Yüzün kızarması/saraarması gibi durumlardan yansıyarak. | Dumanın göründüğü yerde ateşin varolabileceğini düşünerek. | Trafik işaretleri gibi ortak kullanımda olan üzerinde uzlaşılmış işaretlerle. )
( Sözün tamamı, anlamayana söylenilir. )

- Sözlü KONUŞ!!!

- Sözlükle KONUŞ!!!

- Sözlüklü KONUŞ!!!

- Sözlükten KONUŞ!!!

- Sözsüz KONUŞ!!!

- Sözü dinleyerek KONUŞ!!!

- Sözü KONUŞ!!!

- SÖZÜ/KONUŞMAYI:
"UZATMA!"
değil UZAMASIN

- SÖZÜ:
SÖYLEMEDEN ÖNCE
ile/ve/||/<> SÖYLEDİKTEN SONRA
( Önünde dur! İLE/VE/||/<> Ardında dur! )

- Sözün çeşitlerini bilerek KONUŞ!!!

- Sözün farklarını bilerek KONUŞ!!!

- SÖZÜN/KONUŞMANIN:
BAŞINDA SÖYLENİLECEK (OLAN)
ile/ve/değil/yerine SONUNDA SÖYLENİLECEK (OLAN)

- Sözünle KONUŞ!!!

- Sözünü tutacak şekilde KONUŞ!!!

- SUS! KONUŞ!!!


- SUS! ve/>/< DİNLE! ve/>/< KONUŞ!!!
( bkz. www.FaRkLaR.net/SUS | www.FaRkLaR.net/Dinle | www.FaRkLaR.net/KONUS )

- SUS-PUS (OLMAK[SESSİZLEŞMEK/KONUŞAMAMAK])

- Susarak konuşmak için SUS!!!

- SUSKUN KİTAP ile/ve KONUŞAN KİTAP

- TA'DÂD[Ar. < ADED] değil/yerine/= SAYMA; SAYI | BİRER BİRER SÖYLEME, SAYIP DÖKME; SAYIM
( SAYMA; SAYI | BİRER BİRER SÖYLEME, SAYIP DÖKME; SAYIM )

- Takılmadan KONUŞ!!!

- TAM, DOĞRU VE DÜZENLİ YAZMAK ile/ve VURGULU KONUŞMAK

- Tamamlayabileceğin şeyi KONUŞ!!!

- Tane tane KONUŞ!!!

- TARTIŞMA ile/ve/değil KONUŞMA
( Bilmediğin bir konuda konuşmazsan tartışma çıkmaz. )

- Taş-toprak ile KONUŞ!!!

- TEKLİ KONUŞMA / SALT DİYALOG ile/değil/yerine ÇOKLU KONUŞMA/DİYALOG
( İdeolojiye gider. İLE/DEĞİL/YERİNE Felsefeye gider. )

- TELÂFFUZ[Ar.] değil/yerine/= SÖYLEN(/Y)İŞ

- TELEFON değil/yerine/= SESİLETİR

- TELEKOMÜNİKASYON değil/yerine/= UZİLETİŞİM

- TELEPATİ ile !TLpati
( ... İLE (Düşük) Para hırsı. )

- Telsiz KONUŞ!!!

- Telsizle konuşurken arada SUS!!!

- TENÂFÜS[çoğ. TENÂFÜSÂT] ile TENEFFÜS[< NEFES]
( Kıskanma, haset etme, çekememe. İLE Soluk/nefes alma. | Yorgunluğu gidermek üzere dinlenme. | Okulda ders araları verilen dinlenme. | Tan yerinin ağarması. | Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. )

- TENEFFÜS[< NEFES] ile TENEFFÜZ[< NEFZ]
( Soluk/nefes alma. | Yorgunluğu gidermek üzere dinlenme. | Okulda ders araları verilen dinlenme. | Tan yerinin ağarması. | Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. İLE Nüfuzlu, sözü geçer olma. )

- TENFÎS[< NEFES | çoğ. TENFÎSÂT] ile TENFÎŞ[çoğ. TENFÎŞÂT] ile TENFÎZ[< NÜFUZ | çoğ. TENFÎZÂT]
( Soluklandırma/nefeslendirme, soluklandırılma. İLE Pamuk atma, yün ditme. İLE Hükmünü yürütme, nâfiz kılma. )

- TEZEKKÜR[< ZİKR]:
HATIRA GETİRME | BİR KONUYU KONUŞMA


- TİMBRE değil/yerine/= TINI, SOLUK

- TINI değil/yerine/= SOLUK

- Tırnak içinde "KONUŞ"!!!

- TÜKETİM ile/ve/değil/yerine/||/<> PAYLAŞIM

- Tüm konuşulanlar boş! SUS!!!

- TÜRK DİLİ KOLLARINDA:
YAZI DİLLERİ
ile/ve/<> KONUŞMA DİLLERİ
( 1. OĞUZ GRUBU: Gagauzca, Türkçe [Türkiye Türkçe'si, Kıbrıs'taki de içinde olmak üzere], Azerbaycan Türkçe'si, Türkmence.

2. KARLUK GRUBU: Özbekçe, Uygurca

3. KIPÇAK GRUBU: Kırım Tatarcası, Tatarca (Kazan ya da Tataristan Tatarcası), Başkortça, Karaçay-Balkarca, Kumukça, Nogayca, Kazakça, Karakalpakça, Kırgızca, Karayca [Litvanya Karayları'nın yazı dili]

4. ALTAY GRUBU: Altayca, Tuvaca (Tubaca), Hakasça

5. SAHA GRUBU: Sahaca [Yakutça]

6. BULGAR GRUBU: Çuvaşça

ile/ve/<>

1. İRAN'DA: Halaçça [eski Hun Türkçe'sinin devamı), Kaşgayca, Horasanca, Güney Oğuzca [çok sayıda, irili ufaklı, Türk konuşma dilleri]

2. ÇİN'DE: Salarca [Karluk-Oğuz karışımı -Kansu bölgesi], Sarı-Uygurca[Şaro-yugurca "Eski Uygurca'nın devamı" - Kansu bölgesi], Füyü-Kırgızca [Heilungjiyan, Mançurya bölgesi - Eski Kırgızca'nın devamı, bugünkü Kırgızca'dan ayrı!]

3. RUSYA'DA: Dolganca [artık, Sahaca/Yakutça yazı dili kullanılıyor], [XIX. yy. sonlarında, Alman asıllı Rus Türkoloğu Vilhelm Raddloff, Çarlık Rusya'sının, geniş Sibirya bölgesinde, 20 kadar birbirinden ayrı Türk konuşma dillerini belirlemiş, onların konuşma dilinden metinler yayımlamıştı. Ancak, bu dillerin çoğu son 60 yıl içinde yitip gitti, en son 1998'de Rusya'da yayımlanan bir araştırmada, bunların bir bölümünün hâlâ konuşulduğu belirtilmiştir.] )

- Türkçe'sini önemseyenlerle KONUŞ!!!

- Tutarlı KONUŞ!!!

- ÜSLÛP değil/yerine/= SÖYLEYİŞ/BİÇEM

- UTANMAK değil/yerine DOĞRUYU SÖYLEYİP "KAYBETMEK"/KAZANMAK

- Uydurmadan KONUŞ!!!

- Uygun dille KONUŞ!!!

- Uygun KONUŞ!!!

- Uzatmadan KONUŞ!!!

- ÜZERİNE BİRŞEYLER SÖYLEMEK ile BELİRLEMEK
( Bir şey ki söylemesen de olur, söyleme! Bir şey ki yapmasan da olur, yapma! )

- ÜZERİNE KONUŞULAMAZ/LAR ile/ve/değil İFADE EDİLEMEZ/LER

- UZUN UZADIYA (KONUŞMAK/ANLATMAK)

- UZUN UZUN (KONUŞMA ANLATMAK)

- UZUN UZUN KONUŞMAK ile "UZATMAK"

- UZUN UZUN KONUŞMAK ile "UZATMAK"

- ÜZÜNTÜNÜN PAYLAŞIMI ve/||/<> SEVİNCİN PAYLAŞIMI
( Üzüntüyü azaltır. VE/||/<> Sevinci çoğaltır. )

- VAHİM/ÜZÜCÜ OLAN:
YALAN SÖYLEMİŞ OLMASI
ile/ve/değil/||/<>/> ONA BİR DAHA GÜVENEMEYECEK OLMAK

- VAROLAN ile/ve/değil/<> SÖZ KONUSU OLAN
( Bulunuş. İLE/VE Buluş. )
( ... İLE Fiziğin konusu olanları/olabilecekleri konu kılmaz. )
( Varlık, metafiziğin söz konusudur. )

- Vâz et ve KONUŞ!!!

- Vâz-ı yed et sonra KONUŞ!!!

- Vaziyet neyi gerektiriyorsa onu KONUŞ!!!

- VIDI VIDI (KONUŞMAK)

- VIR VIR (KONUŞMAK)

- Vurgulu KONUŞ!!!

- Ya az konuş, ya da SUS!!!

- Yâl ehliyle de (gerektiği kadar) KONUŞ!!!

- YALAN KONUŞMAK değil YALAN SÖYLEMEK

- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil DOĞRUYU SÖYLEYEMEMEK

- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil/<> DUYMAK İSTENİLENİ (İSTENİLDİĞİ ŞEKİLDE) SÖYLEMEK

- YALAN SÖYLEMEK ile/değil/yerine/>< GERÇEĞİ SÖYLEMEK
( Geleceğinizin önemli/belirleyici bir parçası olur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmişinizdeki (herhangi) bir parçadır. )
( If you tell the truth, it becomes a part of your past. If you lie, it becomes a part of your future. )

- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil/<>/< GİZLEMEK

- YALAN SÖYLEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK ile/ve/<> YALAN SÖYLEYEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK
( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )
( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )

- YALAN SÖYLEYİP UTANMAK değil/yerine/>< DOĞRUYU SÖYLEYİP "KAYBETMEK"(/KAZANMAK)

- Yalansız KONUŞ!!!

- YALAN ile/değil BİRŞEY SÖYLEMEMEK

- Yalın KONUŞ!!!

- Yanyana KONUŞ!!!

- Yapacağını YAZ! Yazdığını KONUŞ!!!

- Yaparak KONUŞ!!!

- Yapıcı KONUŞ!!!

- Yararlı KONUŞ!!!

- YARDIM DİLENMEK ile/değil KONUŞMAK
( İSTİANE: Yardım isteme. )

- Yardımlı KONUŞ!!!

- Yardımsız KONUŞ!!!

- YAŞAM BİÇİMİ ile/ve/<> PAYLAŞIM BİÇİMİ

- YAŞAM:
SOLUK ALDIĞIMIZ ANLAR
ile/ve/değil SOLUĞUMUZU KESEN ANLAR

- YAŞAM ile/ve PAYLAŞIM

- YAŞA ve/||/<> SEV ve/||/<> DİNLE ve/||/<> KONUŞ
( Mış gibi yapmadan. VE/||/<> Dayanmadan. VE/||/<> Savunmadan. VE/||/<> İncitmeden. )
( [Without] Pretending. AND/||/<> Depending. AND/||/<> Defending. AND/||/<> Offending. )
( DİNLE ve/||/<> KONUŞ )

- Yavaş KONUŞ!!!

- Yaymadan KONUŞ!!!

- YAZILI OL(A)MAYAN KURALLAR ile/ve/değil KONUŞUL(A)MAYAN KURALLAR
( Gelenek-görenek, töre gibi sözel/şifâhî[Ar.] kurallar. İLE/VE/DEĞİL Bazı/birçok özel/ayrıntı konu ve kuralları. )

- YAZILMASI GEREKENLER ile/ve SÖYLENİLMESİ GEREKENLER

- YAZIM/YAZI DİLİ ile SESLENDİRİŞ/KONUŞMA DİLİ

- Yenilir yutulur olmayan sözler söyleceksen SUS!!!

- YERLEŞMEK ile/ve/<> KONUŞLANMAK

- YERLİ-YERİNDE (DAVRANMAK, KONUŞMAK)

- Yeteri kadar KONUŞ!!!

- Yetiştirmek üzere KONUŞ!!!

- Yetkili KONUŞ!!!

- Yetkin KONUŞ!!!

- YOĞUNLUK ile/ve PAYLAŞIM

- YOKSUNLUK ile/ve GEREKSİNİM

- Yolculukta KONUŞ!!!

- Yolcuyla KONUŞ!!!

- Yolda KONUŞ!!!

- YOL ile/ve İLETİŞİM
( Olgun kişi, etkisini tavsiyeleri ve önderliğiyle yayarak izlenecek yolu hazırlar. )

- Yöneticilerle KONUŞ!!!

- Yorumlu KONUŞ!!!

- Yorumsuz KONUŞ!!!

- Yüzyüze KONUŞ!!!

- Zaman zaman KONUŞ!!!

- Zamanında KONUŞ!!!

- ZAMANINDA YA DA ZAMANSIZ SÖYLENMİŞ SÖZLER ile/ve GERÇEK YA DA YANLIŞ SÖZLER ile/ve HOŞ YA DA ACI SÖZLER ile/ve YARARLI YA DA YARARSIZ SÖZLER ile/ve NAZİK VE GÜCENDİRİCİ SÖZLER

- ZANNETMEDEN ÖNCE ve/<> YARGILAMADAN ÖNCE ve/<> YARALAMADAN ÖNCE ve/<> KONUŞMADAN ÖNCE
( Öğren! VE/<> Anla! VE/<> Hisset! VE/<> Düşün! )

- ZEKİ KİŞİLERİN, İŞE ALINMA AMACI:
NE YAPACAKLARINI SÖYLEMEK
ile/değil/yerine İŞVERENLERİN, NE/LER YAPACAĞINI/YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEMELERİ

- Zemininde KONUŞ!!!

- ZİHİNLE KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> "KALBİNLE" BAKMAK

- Zihne KONUŞ!!!

- [DAHA SONRA] "... UZUN UZUN TARTIŞIRIZ" değil/yerine [DAHA SONRA] "... AYRINTILARIYLA KONUŞURUZ"

- [ne yazık ki]
"SÖZÜ, TARTMADAN SÖYLEMEK"
ve/||/<>/> ALACAĞIN YANITTAN İNCİNMEMEK

- [ne yazık ki]
AĞIZ, DOLUYKEN KONUŞMAK
ile/ve/=/||/<> ZİHİN, BOŞKEN KONUŞMAK

- [ne yazık ki]
İSTEDİĞİN SÖZÜ SÖYLEMEK
ve/||/<>/> İSTEMEDİĞİNİ DUYMAK
( "İstediğimiz sözü" söylersek, istemediğimiz sözü de duyarız/duymak zorunda kalırız. )

- [ne yazık ki]
ÖTEKİLEŞTİRMEDE:
AYRIMCILIK
ile/ve/<> NEFRET (SÖYLEMLERİ/TUTUMLARI)

- [ne yazık ki]
PAYLAŞIMSIZLIK
ile/değil/< "DOYUMSUZLUK"

- [ne yazık ki]
SEVGİSİZLİK
ile/ve/<> İLETİŞİMSİZLİK ile/ve/<> İLGİSİZLİK
( [ne yazık ki]
[Kişileri ...] Geçimsiz yapan. İLE/VE/<> Birbirine düşman eden. İLE/VE/<> Güzellikleri yok eden. )

- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEMEK
ile/ve/||/<>/> KENDİ YALANINA İNANMAK

- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEYEN
ile/değil/yerine/>< DOĞRU SÖYLEYEN
( Yalan söyleyen/ler, doğru söyleyen(ler)e inanmazlar. )

KENDİNİ TANI.com

YENİLİKLER / EN SON YAPILMIŞ OLAN EKLEMELER
[ 06 Nisan - 25 Nisan 2018 arasında... ]

 

Bugün [25 Nisan 2018] itibariyle
Kişisel Yönetim ve Gelişim bölümüne yapılmış olan eklemeler aşağıdaki gibidir.
[ 06 Nisan - 25 Nisan 2018 arasında... ]
( 129 yeni ekleme, 64 katkı )


-@ SUSABİLMEK/SÜKÛT ve/||/<> PERHİZ/REJİM ve/||/<> NEŞE ve/||/<> COŞKU
[ Eklenme Tarih ve Saati: 25 Nisan | 02:28 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49367 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ SÖZ(CÜK)LERİ/Nİ ve/||/<> TUTUMU/NU DEĞİŞTİR...
DÜNYA/N DEĞİŞSİN!

[ Eklenme Tarih ve Saati: 25 Nisan | 02:20 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49366 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ BAŞKA BİR ...:
"DÜNYA"
değil YAŞAM (BİÇİMİ)
[ Eklenme Tarih ve Saati: 23 Nisan | 19:30 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49363 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Yoktur. DEĞİL Vardır, olanaklıdır. )

-@ YAYGINLAŞMA ile/ve/değil/||/<>/< İTİBAR GÖRME
[ Eklenme Tarih ve Saati: 23 Nisan | 17:40 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49353 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ MİT ile/ve/||/<> SAKLAMA
[ Eklenme Tarih ve Saati: 23 Nisan | 17:39 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49352 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ BESLENMEDE, ...:
YEŞİL
ve/||/<> SARI ve/||/<> TURUNCU ve/||/<> KIRMIZI ve/||/<> MOR
[ Eklenme Tarih ve Saati: 23 Nisan | 17:32 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49350 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Zehir atıcı. VE/||/<> Güzellik. VE/||/<> Kanserden koruyucu. VE/||/<> Kemik sağlığı. VE/||/<> Uzun yaşam. )
( )

-@ (")GÜZEL/LİK(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜRÜST/LÜK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 22 Nisan | 15:43 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49349 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ ACI ÇEKTİĞİMİZDE ve/||/<> KORKTUĞUMUZDA ve/||/<> BAZI ŞEYLER, YOLUNDA GİTMEDİĞİNDE
[ Eklenme Tarih ve Saati: 20 Nisan | 11:11 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49348 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Kendimize kızmayalım. VE/||/<> Kendimizi aşağılamayalım. VE/||/<> Kendimizi suçlamayalım. )

-@ BİRLİKTE OLMAYALIM!:
SEVMEDİKLERİMİZLE
ve/||/<> "UNUTAMADIKLARIMIZLA"
[ Eklenme Tarih ve Saati: 20 Nisan | 11:08 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49347 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ SORUN ve/||/<>/> HEDEF ve/||/<>/> ENGEL ve/||/<>/> GÜÇ KAYNAĞI
[ Eklenme Tarih ve Saati: 19 Nisan | 16:58 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49346 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ ÇÖZÜMLER ÜZERİNE KONUŞMAK ve/||/<>/> ÇÖZÜM ÜRETİR
[ Eklenme Tarih ve Saati: 19 Nisan | 15:46 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49344 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ (")HASTALIK("):
KİŞİLERDE
ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİLERDE
[ Eklenme Tarih ve Saati: 19 Nisan | 15:44 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49343 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> ONAYLANMA GEREKSİNİMİ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 19 Nisan | 13:57 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49342 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ GERÇEKLİĞİN ...:
KOŞULLARI
ile/ve/||/<>/>/< YASASI
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 18:00 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49337 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Nesnelerde. İLE/VE/||/<>/>/< Akılda. )

-@ YERÇEKİMİ OLGUSU ile/ve/||/<> YERÇEKİMİ KAVRAMI
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 17:56 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49335 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Herkes için. İLE/VE/||/<> Bilgin//aydın/âlim/filozof için. )

-@ GERÇEKLİK:
AKIL SAYESİNDE/ARACILIĞIYLA
ve/||/<> AKILDA
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 17:54 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49334 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ TÜM DÜŞÜNCELERİN, ...:
BAŞLADIĞI/KAYNAĞI
ve/||/<> DURDUĞU/SONLANDIĞI
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 17:47 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49330 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Akıl. VE/||/<> Akıl. )

-@ YALIN DÜŞÜNCE ve/||/<>/> SEZGİ ve/||/<>/> TASARIM ve/||/<>/> KAVRAM
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 17:45 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49329 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ MÜTEŞABİH ile/ve/değil/||/<> MESEL
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 17:37 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49326 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ ÂYET ve/||/<>/< SİMGE
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 17:25 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49325 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ MÜTEŞEBBİH:
"BENZER"
ile/ve/değil/||/<>/< ŞÜPHE
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 17:24 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49324 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ AŞKINLIK ve/||/<>/< İLKELERİN OYNANAMAZLIĞI
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 17:21 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49322 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ "MUTLAK DEĞERLİ" ile/değil/yerine DEĞERLİ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 17:17 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49321 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ "GİTMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UNUTMAK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 16:52 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49320 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Eylem. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Devrim. )

-@ ...'YI SORMAMAK ile/ve/||/<>/> ...'YA BAKMAMAK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 16:37 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49319 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ AKIL:
ÖLÇÜLEBİLİR
ile/ve/değil/||/<>/< ÖLÇEN/R
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 16:36 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49318 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ AŞKINLIK ve/||/<>/< ZAMANSIZLIK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 16:35 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49317 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ SİMGE:
İÇKİN
ile/ve/||/<> AŞKIN
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 16:17 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49315 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ SONUÇ ve/||/<>/< KISIR/LIK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 16:15 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49314 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ YAPILANMA ve/||/<>/< ACI-KEDER
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 16:07 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49313 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ SEVMEK:
ÖZLEMEK
ve/||/<>/>/< GÖRÜNCE SEVİNMEK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 15:47 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49310 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ SEMPATİKO ile/ve/||/<> SEMPATİ ile/ve/||/<> EMPATİ ile/ve/||/<> CONPATİ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 15:22 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49309 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ SAĞLIK ve/||/<>/< SÜREKLİLİK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 15:21 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49308 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ AKLA YALIN ile/ve/||/<> AKLA YATKIN
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 15:16 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49307 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ "MAĞDUR/HASTA EDEN/ETMEK" ile/ve/değil/||/<>/< MAĞDUR/HASTA OLAN/OLMAK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 14:22 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49304 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ "ÇARESİZLİK" ile/ve/||/<>/>/< HİÇBİR ŞEY YAPAMAMA
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 14:21 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49303 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ BAZI DUYGULAR/DURUMLAR:
DİLLENDİR(E)MESEK DE ...
ile/ve/değil/||/<>/>/< DİLLENDİRİRSEK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 15:26 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49299 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( ... de (")olur("). İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Bambaşka[tatlı/değerli/etkil(eşiml)i/karşılıklı/coşkulu/sevimli/sevecen] olur. )

-@ ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< ÇARESİZLİK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 15:19 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49298 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ İÇGÖRÜ KAZANDIRMA ile/ve/||/<> FARKINDALIK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 15:00 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49296 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ YAKIN İLİŞKİ ve/||/<>/< "DÖRT MEVSİM" BOYUNCA GÖRMEK/YAŞAMAK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 14:56 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49295 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( İlişki/yakın ilişki, dört mevsim boyunca görmeden ol(uş)maz! )

-@ YAKINLAŞMA ile/ve/||/<>/> BEKLENTİ > HÜSRAN ile/ve/||/<>/> ÖFKE
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 14:54 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49294 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ ... GERÇEKLİK:
EVRENSEL/BÜTÜNCÜL ...
ile/ve/||/<> FİZİKSEL ... ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ... ile/ve/||/<> ÖZNEL ... ile/ve/||/<> İLİŞKİSEL ...
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 14:50 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49292 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ YAKINLIK:
FİZİKSEL
ile/ve/||/<> UYGULAYIMSAL ile/ve/||/<> DUYGUSAL ile/ve/||/<> EŞEYSEL
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 14:47 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49291 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ TAVIR ile/ve/değil/||/<>/< AKIL
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 14:45 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49290 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Tavrının olması için aklın olması gerekmez. )

-@ YALNIZLIK ile/ve/||/<> İLİŞKİ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 14:38 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49288 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Yanılsama[ilüzyon]. İLE/VE/||/<> Nesnesiz "algı"[halüsünasyon]. )

-@ BİRLİKTE OLMA GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/< BİREY OLMA GEREKSİNİMİ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 14:34 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49287 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ YAKINLAŞMA ile/ve/||/<>/> UZAKLAŞMA GEREKSİNİMİ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 14:33 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49286 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ KENDİLİĞİNDENLİK ile/ve/||/<> YARATICILIK ile/ve/||/<> ÜRETİCİLİK ile/ve/||/<> KENDİNİ ÜRETİM(POLİTERASYON)
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 13:41 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49285 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ İLİŞKİ:
EMEK
ile/ve/değil/||/<>/< ÖZEN
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 13:39 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49284 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ TUTUM:
GELİŞMİŞ
ile/ve/||/<> "ÖĞRENİLMİŞ" ile/ve/||/<> SİNMİŞ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 13:37 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49283 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ BEDÂVET ile/değil/yerine/>< HADÂRET
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 13:31 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ MARCEL CAMUS ile ALBERT CAMUS
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 13:19 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49277 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( [21 Nisan] 1912 - [13 Ocak] 1982 ile 1913 - 1960 )

-@ ERTELEME ile/ve/||/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 12:37 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49276 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ BAŞINA GELECEK ile/ve/||/<>/> GÖZÜNE GÖRÜNECEK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 16 Nisan | 12:34 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49275 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ [ne yazık ki]
"BULUP DA BULAMAK"["BUNAMAK" değil!]
ile/ve/||/<> "AZIP DA AZIMSAMAK"
[ Eklenme Tarih ve Saati: 12 Nisan | 22:34 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49273 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ KİM OLDUĞUNU BELİRTMEMEK ile/ve/||/<>/> KİM OLDUĞUNU ANLATMA GEREKLİLİĞİ/ZORUNLULUĞU
[ Eklenme Tarih ve Saati: 12 Nisan | 16:12 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49272 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Bazen ve bazı durumlarda/koşullarda/ortamlarda, gereklilik ya da yeğleme/olumsallık[keyfiyet]. İLE/VE/||/<>/> Zorunluluk. )

-@ NETLEŞTİRME ve/||/<>/> YÜZLEŞ(TİR)ME ve/||/<>/> YORUMLAMA
[ Eklenme Tarih ve Saati: 12 Nisan | 00:03 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49271 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ DENEYİM ve/||/<>/> KENDİLİK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 23:52 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49265 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ F ve/||/<> S ve/||/<> T ve/||/<> K ve/||/<> Ç ve/||/<> Ş ve/||/<> H ve/||/<> P
[FISTIKÇI ŞAHAP]

[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 16:31 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49263 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Bu harfler, ayrık de'lerin kullanımı dışında, ancak, buradaki öteki harflerle kullanılırlar.
Levent'te | Erdinç'te | Sınıfta | Geçitte, Geçişte | Sancak'ta | Sehpada | Edip'te | Sevinçte, Sevinç'te | Eletkrikçi )

-@ KALIN U ile İNCE (UZUN) U
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 16:13 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49262 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Uçak, ucuz, uçurum, uykucu, ufak, kutu.
İLE
Rûya, rûzgar, hûlya, gûya, lûtfen, lûgat, mahkûm, sükûnet, hükûmet. )

-@ KALIN O ile İNCE O
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 16:24 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49261 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Ot, ova, ocak, ordu, orman, ortak, bando, solo, fono, foto, biblo. İLE Lokomotif, Lodos, Gol, Lokanta, Londra, Psikolog, Sosyolog, Alkol, Mentol, Meteoroloji. )
( Lobutları, loş locasında notalayan normal lort, losyoncusunun lokantasında, nohutları, lokumlarla karıştırdı. )
( - Londra yolundaki loş evlerde, nohut, noksan lokmadır.
- Alkolik lort, lokantanın locasında, lokumları, lokma lokma yuttu.
- Hollanda’da, psikolog olan lokomotifçi, orduda, bandocu oldu.
- Doğramacı oğlu, doğduğu zaman, doğru, yoğurtçuya koşmuş. )

-@ KISA İ ile UZUN İ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 16:07 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49260 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( İzci, işaret, iletişim, isim, ikiz, iplik.
İLE
İcat, bitap, bitaraf, veli. )

-@ AÇIK E ile KAPALI E
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 16:22 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49259 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Ben, sen, pembe, yelken, semt, kent.
İLE
Benzin, rende, önemli, cem, mendil, eldiven, pencere, kendi, elbise, tencere, renk, genç, elli, zengin. )
( Edebi, edepsizden öğren!
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
İLE
Penceredeki benekli tekir kedi, kendi tenceresindeki eti yedi. )
( - Kenya Büyükelçiliği, genç hakemlere, renkli kalem verdi.
- Hem Cem, hem öteki Cem, hem de Emre, mühendistir.
- Beni en beğenen, hep benim; beni, en beğenen, hep kendimim.
- Sendikanın pembe mendillerini, kendi elbisesine ekledi. )

-@ KALIN A ile İNCE A ile UZUN A
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 16:19 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49258 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Adam, akıl, ak, sakın, taka.
İLE
Lâla, lâstik, hâl, hâlbuki, lâf, lâkırdı, lâle, lâl, kâse, lânet, lâzım, kâzım, dükkân, kâtip, Hakkâri, zekâ, helâl, hattâ, sıhhât.
[Lâla, Lâtif lâleli lâmbasını, lâcivert lâke lâvabodan, nâzik ve nâdide Şefkâte verdi.]
İLE
Nâne, nâdir, nâme, câhil, câhit, sâdık, sâbit, kâtil, nâzik, târih, mâvi, hatâ, nâmus, mütevâzı, nâmert, âfet, gâye.
[Kısa okunacak sözcükler: Bakiye, yarın, hayır demokrasi, laik, hakem, sait, rakip, fakir, tarikat] )
( ALIŞTIRMA: "Aptallar, abdalın ibadethanesinde, aptallıklarını, abdallardan ayrımlaştırırlarken, adlarının anlamsızlaştırılmasını anlamlandıramadılar." )
( - Hâkim hakem, yarın, rakiplerimizle demokrasi ve laiklik dersine devam edecek.
- Nalan, nahoş namesiyle hakemlere, nane verdi.
- Cahit'in kâsesine, Nadir’in kâtibi, kağıt koyuyordu.
- Halit, Sait’e, "Hayır!" diyemedi. )

-@ SOLUNUM ve/||/<>/> DOĞRU SOLUNUM ve/||/<>/> DİYAFRAMA ALMA
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 13:48 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49257 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Türkçe, soluk verirken konuşulan bir dildir. Konuşmanın etkili olabilmesi ve söyleyişin düzgün olabilmesi için, konuşan kişilerin, doğru solunum uygulamalarını biliyor ve kullanıyor olmaları gerekir. VE/||/<>/> İyi bir solunum, soluk alırken, akciğerlere yeterli ölçüde havayı alıp yorgunluk duymadan geri vermektir. [İyi bir solunum elde edebilmek için diyaframı kullanarak soluk almamız gerekmektedir.] VE/||/<>/> Akciğerleri çevreleyen kaburga kafesinin altında bulunan boşluğu kullanarak soluk almaktır. [Bebeklerin soluk alış-verişi, diyafram soluğuna, en iyi örnektir.] )

-@ SELEN TİTREŞİMLERİNDE:
BAŞ
ile/ve/||/<> BURUN ile/ve/||/<> GÖĞÜS
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 13:32 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49255 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Tiz selenin oluştuğu yer. İLE/VE/||/<> Nazal selenin oluştuğu yer. İLE/VE/||/<> Pes selenin oluştuğu yer. )

-@ SELEN/SADÂ ÇIKIŞLARINDA:
BURUN
ile/ve/||/<> DUDAK ile/ve/||/<> DİŞ ile/ve/||/<> BOĞAZ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 13:28 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49254 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( A, E, O, Ö, U, Ü[ön, ün, on, en, an, un, nane, Nalan vb.] İLE/VE/||/<> B, M. P[baba, biber, bebek, mama, meme, pek, pes vb.] İLE/VE/||/<> D, T[dadı, dede, tuttu, tırtıl, taktı] İLE/VE/||/<> A, E, I, İ, O, Ö, U, Ü )
( Almanca'da, daha çok, boğaz seleni; Fransızca'da, daha çok, dudak seleni; İngilizce'de, daha çok, diş seleni çıkar. )

-@ SÖYLEYİŞ/BİÇEM/ÜSLÛP:
YALIN/SADE
ile YÜKSEK ile KARIŞIK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 13:13 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49253 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ DİLİ, DOĞRU KULLANMAK:
HER VATANDAŞIN/KİŞİN GÖREVİ
ve/||/<>/> KENDİNE VE TOPLUMA YAPTIĞI YATIRIM
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 13:06 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49252 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ HOŞ VE ETKİLİ KONUŞMAK:
"FEDÂKÂRLIK"
değil GEREKLİLİK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 13:03 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49251 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ ÇİFT YARIK ile/ve/||/<> ÇOKLU YARIK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 12:26 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49246 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ BUNDA, ANLAŞIL(A)MAYACAK ...:
"... BİR ŞEY Mİ VAR?" / ... NE VAR?"
ile/değil/yerine/>< ANLAŞIL(A)MAYAN BİR ŞEY VAR MI?
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 12:22 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49245 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( İkisi de soru değil "soru" "kipinde"/"biçiminde", yukarıdan/dikey bir dille, yargı/yükleme sözleridir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlamaya çalışmak üzere ve anlayışla, yatay bir dille âdil/tarafsız/yüksüz/yargısız/nötr yaklaşım sözü/sorusu. )

-@ DÜZELTME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CESARET VERME
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 11:58 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49244 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ YETİ ve/||/<>/> YETENEK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 11:56 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49242 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Melek. VE/||/<>/> Meleke. )

-@ DÜŞÜNCENİN, GELİŞİGÜZEL "KULLANILIŞI" ile/değil/yerine/>/>< FELSEFE
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 11:54 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49240 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ ALGI ile/ve/||/<>/> OLAY ile/ve/||/<>/> OLGU
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 11:51 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49239 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Duyum. İLE/VE/||/<>/> Olumsal/keyfî. İLE/VE/||/<>/> Zorunluluk. Kavram. )
( Gövdenin işlevleri. İLE/VE/||/<>/> Zihnin işleri. İLE/VE/||/<>/> Aklın edimleri. )

-@ (")OLAY(") ve/değil/||/=/<>/< BETİMLENEN
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 11:48 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49238 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ EYLEM ile/ve/değil/||/<>/< EYLEMİN DEĞERİ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 11:44 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49237 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Bilim. | Sanat. | Fizik/doğa. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Felsefe. )

-@ TOHUM:
YUMURTA
ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNCE
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 11:37 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49235 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ FELSEFE ve/||/<> DEVLET
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 11:36 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49234 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Aklın/düşüncenin, gelişmişlikteki son seviyesi. VE/||/<> Kurumların/toplumun, gelişmişlikteki son seviyesi. )

-@ "KUŞKU" ile/değil/yerine FELSEFİ KUŞKU
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 11:32 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49233 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ VERİLİ ile/ve/||/<>/> VAROLAN
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 10:42 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49230 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Doğa. İLE/VE/||/<>/> Kültür. )

-@ TOPLUMSAL ile/ve/||/<>/>/< BİREYSEL/ÖZNEL
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 10:40 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49229 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Kumaş. İLE/VE/||/<>/>/< Giysi. )
( Saygı. İLE/VE/||/<>/>/< Sevgi. )

-@ KİŞİNİN:
"AĞZIYLA KUŞ TUTMASI"
değil "AĞZINI (KAPALI) TUTMASI"
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 10:35 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49227 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ YEŞİL YOL(THE GREEN MILE) ile/ve/||/<> HÜCRE NO: 7 MUCİZESİ(MIRACLE IN CELL NO: 7)
[ Eklenme Tarih ve Saati: 10 Nisan | 22:58 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49226 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Filmlerini izlemenizi salık veririz... )

-@ AĞIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 10 Nisan | 17:40 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49223 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Daha az konuşmak üzere/için. İLE/VE/||/<>/< Daha çok dinlemek üzere/için. )
( Bir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İki. )

-@ YAŞAM ve/||/<>/>/< YAŞ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 03:11 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49219 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ YAPMAK ile/ve/||/<>/< YAPILANDIRMAK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 03:09 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49217 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ OKUMA:
DOĞRUSU
ile/ve/||/<>/> GÜZELLEŞTİRME
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 03:08 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49215 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ PİŞMANLIK ile/ve/||/<> SON PİŞMANLIK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 03:07 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49214 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Yarar getirir/getirebilir. İLE/VE/||/<> Yarar getirmez. )

-@ (")KOLAY(") ile/>< (")ZOR(")
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 03:05 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49213 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( [hiçbir şey ...] Göründüğü kadar kolay değildir. İLE/VE/>< Zannedildiği kadar zor değildir. )

-@ ÇOK "PARA" ve/||/<> ÇOK "SÖZ"
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 02:58 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49210 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Dolansız/yanlışsız olmaz. VE/||/<> Yalansız olmaz. )

-@ DÜŞ KURMA ve/||/<>/> UYANIŞ YAŞAMA
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 02:56 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49209 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Dışa bakınca. VE/||/<>/> İçe bakarak. )

-@ TARAMA ve/||/<>/> TANIMA
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 02:55 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49208 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ MASALLAR:
ÇOCUKLARA
ile/ve/||/<> YETİŞKİNLERE
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 02:53 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49206 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Uyutmak için. İLE/VE/||/<> Uyandırmak için. )

-@ LEYLÂ ile/ve/||/<>/> MEVLÂ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 02:46 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49205 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ POTANSİYEL ENERJİ ile/ve/||/<> KİNETİK ENERJİ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 02:36 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49197 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ 3/4 BOYUT ile/ve/değil/||/<>/< 11 BOYUT
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 02:32 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49195 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ ETKİNLİK ile/ve/||/<> NESNELERİN BÜTÜNLÜĞÜ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 02:06 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49193 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ RAMAZAN ve/||/<>/> TOPLUMSALLAŞMA
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 01:26 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49190 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ AİLE ile/ve/||/<>/> OKUL
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 01:23 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49188 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Sayın Şerif Mardin'in çalışmalarını, çeşitli yerli ve yabancı kaynakları (da) okumanızı salık veririz... )

-@ KENT ve/||/<>/> KAVRAM
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 00:47 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49176 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Kentin olmadığı yerde, sanat da olmaz. )

-@ TARTIŞMAK GEREKİR ile/değil TARTIŞMA GEREKTİRİR
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 00:40 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49174 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ GELENEK:
SOMUT
ile/ve/||/<>/< SOYUT
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 00:31 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49173 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( İçi boş. İLE/VE/||/<>/< Evrensel. )

-@ GELENEK:
DÜZ
değil KIRILMALI
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 00:27 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49172 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ YERYÜZÜ ile/ve/||/<>/> (")DÜNYA(")
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 00:26 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49171 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Doğa. İLE/VE/||/<>/> İnsan ve anlam ile. )

-@ BİRİNİN:
"EŞİ/SEVGİLİSİ/DOSTU/ARKADAŞI/KARDEŞİ VS." OLMAK
ile/değil/yerine/||/<>/< (SADECE VE YETERİNCE) SEVİYOR(/SEVGİNİ GÖSTERİYOR/YAŞIYOR/YAŞATIYOR) OLMAK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 00:21 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49169 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( [ne yazık ki] "Yetersiz" gelebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herşey için yeterlidir. )

-@ HÜSRANINI BELİRTMEK/BİLDİRMEK:
"TEPKİ"
ile/değil PAYLAŞIM
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 00:12 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49167 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ KAYNAKLANMA ile/ve/değil/||/<>/< KAYNAK ALMA
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 23:56 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49166 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ YAZILI (OLAN/OLABİLİR/OLMALI) ile/ve/||/<> KAZILI (OLAN/OLABİLİR/OLMALI)
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 23:52 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49165 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Us'a/akıl'a. İLE/VE/||/<> Bulunç'a/vicdan'a. )

-@ YAŞAM:
YORUM
ve/||/<> KELAM
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 23:47 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49164 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Değişir. VE/||/<> Değişmez. )

-@ "HIZLI OKUMA" ile/değil ANLAYARAK HIZLI OKUMA
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 23:42 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49163 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ ANLAMAK ile/ve/||/<>/>/< YORUMLAYARAK ANLAMAK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 23:39 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49162 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ [ne yazık ki]
KULLANILMAYAN METİN/KİTAP
||/<>/> MEZAR
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 21:46 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49160 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ YORUMLAMA ile/ve/||/<>/> DİRİLTME
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 21:44 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49159 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ HAYRANLIK ile/ve/||/<>/> İÇSELLEŞTİRME
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 21:42 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49158 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ BİLİNÇ ve/||/<> EDİM/EYLEM ve/||/<> OLANAK/LI/LIK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 21:08 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49156 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ ÖLÜM/İLİŞKİ İÇİN:
"BAŞLANGIÇ"
>"SON" DA YOKTUR
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 20:53 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49155 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ EVREN/KAİNAT:
OLUŞ/KEVN
ve/||/<> BOZULUŞ/FESAD
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 18:26 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49154 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


-@ ESTETİK ile/ve/<> SANAT
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Nisan | 00:41 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14789 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Estetik, sanatın ahlâkıdır. )
( Estetik, duyarlılıkta oluşan tikel anlamın şeyleşmesini/nesneleşmesini hem duyarlılık, hem de nesneleşme yönünden inceleyen bilimdir. )
( Sanatın nesneleri, estetiktir fakat estetiğin nesneleri, sorun yaratır. )
( Estetik duygulanım, estetik değildir. )
( Estetik için süreklilik gerekir. )
( Estetik duyuş, kavrama dayanmaz. )
( Estetiği kuran, şiirdir. )

-@ DİL'İN:
ÇEŞİTLERİ
ile/ve LEHÇELERİ ile/ve ŞİVELERİ ile/ve AĞIZLARI
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Nisan | 13:00 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8563 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( ŞİVE[Fars.]: Söyleyiş özelliği. | Naz, eda, cilve. | Ağız. )
( ... İLE/VE Bir dilin, bilinmeyen, çok eski dönemlerinde, kendinden ayrılmış kolları. İLE/VE Bir dilin, izlenebilen tarihi dönemlerinde ayrılmış kolu. İLE/VE Herhangi bir şivenin, daha çok, söyleyiş(telaffuz) özelliklerine bağlı olarak oluşan yerel kolları. )

-@ DİL ile/ve TARİH
[ Eklenme Tarih ve Saati: 13 Nisan | 12:19 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8455 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Herşeye yayılmış olan en genel temsil. İLE/VE ... )
( Dil, zihin tarafından, zihin için meydana getirilmiştir. )
( Dil, varlığın evidir. )
( Zihin, dili şekillendirir ve dil de zihne şekil verir. )
( Konfüçyüs: "Eğer konuşulan dil doğru değilse, o zaman söylenilen şey, söylenilmek istenen şey olmaz. O zaman, yapılması gereken yapılmaz ve eğer işler yapılmadan kalırsa, maneviyat ve sanat bozulur. O zaman, adâlet, sahtekârlıkla yürür. Eğer bu olursa, kişiler, kendilerini umutsuz bir karmaşanın içinde bulurlar. Bu nedenle, söylenilen şey her şeyden önemlidir ve bu konuda dikkatsizlik yapılmamalıdır." )
( Language is an instrument of the mind. It is made by the mind, for the mind. )

-@ ESAS ile/ve/< USÛL/YÖNTEM
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 14:42 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3094 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Temel, öz. İLE/VE/< Yöntem, yol, uygulayım, metot. )
( Usûl olmadan vusûl olmaz.[Yöntem olmazsa kavuşulmaz/ulaşılmaz.] )
( Anayasa ve bazı/çoğu önemli davalar, önce usûlden sonra esastan ele alınırlar. )
( Kızgın tencere, bir kulpundan tutulmaz. )

-@ DENEYİM ile/ve BİRİKİM
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 15:09 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2159 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Doğrudan deneyim, tek geçerli doğrulamadır. )
( Geçmiş deneyimlere göre davranmayalım, yeniden deneyelim. )
( Tüm deneyim, imgelemeden doğmuştur. )
( Direct experience is the only valid confirmation.
All experience is born of imagination. )

-@ DENEY ile/ve DENEYİM
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 14:48 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2126 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Dışta. İLE/VE İçte. )
( En önemli sözcüklerden biri, "Denemek"tir. )
( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesaret yayar. )
( Geçmiş deneyimlere göre davranmayalım, yeniden ve tekrar tekrar deneyelim. )
( Doğrudan deneyim, en son kanıttır. )
( Deneyim eşsizdir/benzersizdir, kuşku götürmez ve yanlış anlaşılmaz. )
( Sürekli olan deneyimlenemez, çünkü onun sınırları yoktur. )
( Tüm deneyim, zihindedir. )
( Denemezsek, saplanıp kalırız. )
( Deneyelim! Her seferinde, bir adım daha kolaydır. )
( Deneyin ve yine deneyin! )
( Tekrar deneyin! Denemeye devam edersek, bir şey olabilir. )
( Başarıncaya kadar, denemeye devam edelim! )
( Laboratuvarda. İLE/VE İnsan(lar)da/ki. )
( Outside. VS./AND Inside.
Experiment anew, don't go by past experience.
Direct experience is the final proof.
The experience is unique and unmistakable.
The continuous cannot be experienced, for it has no borders.
All experience is in the mind.
If you don't try, you are stuck.
Try. One step at a time is easy.
Try and try again.
Try again. If you keep on trying, something may happen.
You just keep on trying until you succeed. )

-@ KİŞİ/İNSAN ile/ve/> İNSAN/LIKTA OLAN KİŞİ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 21:50 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1644 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( KİŞİ/İNSAN: Yolu, özgürlük; yönü, özgünlük... )

-@ KAVRAM/LAR ile/ve/||/<> SÖZCÜK/LER
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 18:27 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1532 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Mantıkta, en küçük birim. İLE/VE/||/<> Dilde, en küçük birim. )
( KAVRAM: Bilincin dilbilgisi. )
( Şeylerin kavramı, sözcüklerin anlamı olur. )
( Kavram, her defasında üretilmesi gerekli olandır. )
( Kavram, tekil şeylerin özünü değil şeylerdeki evrensel öğeyi açıklar. )
( Kavram, zaman ile ilişki içinde değil zamansal olmayan varoluş [bengilik] türü altında kavranmalıdır. )
( Kavramlar, dışsal cisimlerin imgeleri değildir. )
( Her kavram, bütünsel bir süreçtir ya da sürecin bütünselliğidir. )
( Düşünen her bir kişi için kavram gereksinimi vardır ve bunlar dünyanın neresinde ve ne zaman üretilirse üretilsin, artık tüm insanlığın malıdır. )
( Kavramlar dünyasına giren her kişi, evrensellikle bağ kurmuştur. Bunun ayırdında olmak, aydınlanmaya başlamak demektir. )
( Sözcük, bir köprüdür. )
( Sözcükler, sizi ancak kendi sınırlarına kadar götürebilirler. )
( Sözcükler, gerçekleri iletmez, onları işaret ederler. )
( Sözcükler, işaret eder ama açıklayamazlar. )
( Sözcükler ve sorular zihinden gelir ve sizi orada tutarlar. )
( Sözcük ile anlamı arasındaki bağlantı nedeniyle, sözcükler değerlidirler ve eğer kişi, sözcüğü çok büyük bir dikkatle incelerse, kavramın ötesine geçerek, onun kökenindeki deneyime ulaşır. )
( Kişilik ötesine geçtiğinizde artık sözcüklere gereksiniminiz olmaz. )
( Sözcükler olmayınca anlaşılacak ne kalır? Anlama gereksinimi, yanlış-anlamadan doğar. Söylediğim/iz doğrudur fakat size göre o sadece bir kuram. Onun, doğru olduğunu nasıl anlayabileceksiniz? Dinleyin, anımsayın, düşünün, gözünüzde canlandırın. Ve günlük yaşamınızda uygulayın! Bana/bize/ona sabır gösterin ve herşeyden çok, kendinize sabır gösterin, çünkü tek engeliniz kendinizsiniz.

Yol, sizden geçerek kendinizden öteye götürür. Siz, sadece belirli, özel olanın gerçek, bilinçli ve mutlu olduğuna inandıkça ve ikilem ötesi gerçeği, hayal ürünü bir soyut kavram olarak red ve inkâr ettikçe, benim/bizim sadaka verir gibi, kavramlar ve soyutlamalar dağıttığımı/zı düşüneceksiniz. Fakat bir kez kendi varlığınız içindeki gerçeğe dokundunuz mu, o zaman, size en yakın ve en sevgili olanı tarif etmekte olduğumu/zu göreceksiniz. )
( Without words, what is there to understand? The need for understanding arises from misunderstanding. What I say is true, but to you it is only a theory. How will you come to know that it is true? Listen, remember, ponder, visualise, experience. Also apply it in your daily life. Have patience with me and, above all have patience with yourself, for you are your only obstacle.

The way leads through yourself beyond yourself. As long as you believe only the particular to be real, conscious and happy and reject the non-dual reality as something imagined, an abstract concept, you will find me doling out concepts and abstractions. But once you have touched the real within your own being, you will find me describing what for you is the nearest and the dearest. )
( The word itself is the bridge.
Words can bring you only unto their own limit.
Words do not convey facts, they signal them.
Words indicate, but do not explain.
Words and questions come from the mind and hold you there.
Words are valuable, for between the word and its meaning there is a link and if one investigates the word assiduously, one crosses beyond the concept into the experience at the root of it.
Once you are beyond the person, you need no words. )
( Sözcükler, hem tarihsel süreçte dikey, hem de farklı alanlarda, yatay kullanımları nedeniyle çok değişik anlamlara sahip olabilirler. )
( Kavramları/karşılıkları, kişilerde(zihinlerinde) bulunmayan, sadece sözel seviyedeki "düşünme" ve "kullanımlar", kişiler arasında, iletişim kazalarına, anlaşmazlıklara ve/veya doğrudan şiddete kaynak oluşturur. )
( ... İLE/VE/||/<> Sabitlenemeyeni, sabitlemek. )
( Söz(cük)leri/ni değiştir... Dünya/n değişsin! )

-@ UYGARLIK/MEDENİYET ile/ve KÜLTÜR
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Nisan | 17:42 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1154 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Evrensel. İLE/VE Yerel. )
( Kontrollü. İLE/VE Bilinçdışı. )
( Toprak, kişiye aittir. İLE/VE Kişi, toprağa aittir. )
( Uygarlık, olay ve olguları birbirinden büyük titizlikle ayırd edebilmektir. )
( Kültür, en geniş tanımıyla yaşam biçimini gösterir. )
( Kültür, insan-doğa ve insan-insan ilişkilerinin toplamıdır. )
( Uygar kişi, dünyanın neresinde ve hangi kültürde üretilirse üretilsin, insanlık değerlerine sahip çıkan, onu benimseyen ve yaşamına katan insandır. )
( Evrenseller kültürler içinde yer almış olmalıdır. )
( UYGARLIK/MEDENİYET = ZANAAT-FEN ve AHLÂK )
( MEDENİYET OLUŞTURABİLMEK İÇİN: * TANRI/İLK İLKE, * EVREN/DOĞA, * İNSAN )
( Farkındalık ile. İLE/VE Farkında olmadan. )
( Yöntemli. İLE/VE Alışkanlıklar. )
( İnsan - İnsan ilişkisi (ile). İLE/VE Doğa - İnsan ilişkisi (ile). )
( Sanat. İLE/VE Zanaat. )
( Öğrenilir. İLE/VE Yaşanır. )
( Kimsin/iz? İLE/VE Kimlerdensin/iz? / Nerelisin/iz? )
( Uluslararası. İLE/VE Ulusal. )
( ZAMAN: Doğrusal. İLE/VE Döngüsel. )
( Us. İLE/VE Us dışı. )
( Yasa. İLE/VE Töre. )
( Medine. İLE/VE Yesrib. )
( Çatışmalar içinde. İLE Zahmetler içinde. )
( Kâmil kültür, kendinden sonra gelecek kültürün gübresidir. )
( Gerçek üstü. İLE/VE Gerçek. )
( Ancak, felsefenin getirebildiği/sağladığı/sunduğu. İLE/VE Sanat ve dinin getirdiği. )

-@ ZEKÂ ile/ve/<> AKIL
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Nisan | 18:34 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/374 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Birleştirme/bağlantılandırma üzerine ve becerisi. İLE/VE/||/<> Ayırabilme, dışarıda bırakabilme üzerine ve becerisi. )
( Kendini düşünür. İLE/VE/||/<> [Önce kendiyle birlikte] Başkalarını da düşünür. )
( "Savaşta". İLE/VE/||/<> Barış için! )
( Dün zekiydim, dünyayı değiştirmek isterdim. İLE/VE/||/<> Bugün akıllıyım, kendimi değiştiriyorum. )
( ... İLE/VE/||/<> Bağ. | Eskiden, develerin ayağına bağladıkları bağ. | Kendini, gereksinimi duyulan şeyi, kendi aracılığıyla elde edilen özel bir sıfatla kayıtlandırmış zât. )
( Sözel/yazınsal. İLE/VE/||/<> Matematik. )
( )
 



 


 

 


 

 

( Bugün [25 Nisan 2018] itibariyle
Kişisel Yönetim ve Gelişim bölümünde,
7864 başlık/FaRk yer almaktadır.
)



(BİLİNMESİ/SÜREKLİ ANIMSANMASI, UYGULANMASI)
OLMAZSA OLMAZLAR


- !"KENDİMİ TANIYORUM" YANILGISI değil/yerine KENDİNİ TANIMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4295 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "... ALIŞVERİŞİ" ile/değil/yerine ... PAYLAŞIMI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9265 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "... NEDENİYLE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "... GEREĞİNCE"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45954 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "... NEDENİYLE" ile "... SONUCUNDA"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8829 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "... OLDUĞU SEBEBİYLE" değil "... OLMASI NEDENİYLE"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29950 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "... YAPMAYA ÇALIŞMAK" ile/ve/değil/yerine ÇABA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29901 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "... YAPMAYAYIM" ile/ve/değil "... YAPMAMIŞ OLAYIM/YAPMIŞ OLMAYAYIM"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48788 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "... YÜZÜNDEN" ile/ve/değil/yerine "... NEDENİYLE"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8830 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "...'NIN KENDİ" ile "...'NIN NEDENİ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/277 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nedenler sayısızdır, tek neden fikri bir yanılsamadır. )
( Her bir şeyin sayısız nedeni vardır. )
( Sizi güldüren ya da ağlatan bir mektup alırsınız, bunun nedeni olan postacı değildir. )
( For everything there are innumerable causes. )

- "...'YA NEDEN OLACAK ..." değil "...'YI SAĞLAYACAK ..."
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33543 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "...NIN NEDENİ" ile/ve/değil/yerine "...NIN İLİŞKİSİ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/278 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "...YA YOL AÇTI" ile "...YA NEDEN OLDU"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9041 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "Ben" diliyle kendini merkeze koymadan KONUŞ!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26160 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "Elimde değil" diye kendini/başkalarını "kandır"(a)madağını bilerek KONUŞ!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26146 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "Nasılsa" diyerek çıkarlarını öncellemeden KONUŞ!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26137 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AÇ TAVUK KENDİNİ TAHIL AMBARINDA SANAR" ile "DEREYİ GÖRMEDEN PAÇALARI SIVAMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9756 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ACELE ETMEK" ile/değil/yerine HIZLI HAREKET ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6901 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hızlı hareket edin ama önce kendi kendinizle barışmanın ve çevreye uyum sağlamanın bir yolunu bulun. )
( Fazla ağırdan almayın ama gereksiz yere acele de etmeyin; yolunuzda ilerleyin yeter. )
( Fazla acele eden kişi, kendini her zaman ya birkaç adım önde ya da birkaç dakika geride bulur. )

- "ADÂLET YOK" ile/ve/değil/yerine/<> ADÂLET'İ, KENDİN/SEN (YAKIN ÇEVRENDE, OLANAKLARINDA) GERÇEKLEŞTİR (YAŞAT/İHYÂ ET)!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32447 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ADAMINA GÖRE" ile/değil/yerine MUHATABINA GÖRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48956 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AHLÂK/AHLÂKSIZLIK" ile/değil/< ANATOMİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44494 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eşeysel örgenlerin adlarında, "ahlâk" ya da "ahlâksızlık" aranamaz! Küfür olarak geçen sözcüklerin ve küfür edenlerin yersiz/kötü "kullanımındaki" yanlışlık, dilin ya da sözcüklerin hatası, yükü değildir! Kişilerin yanlışları da sadece o kişilerin, o ve ilgili yersiz/bağlamsız, yanlış/kötü davranış ve tutumlarıyla sınırlı tutulmak zorundadır.

Üç yaşından itibaren öğrenilmiş, fark bile olmayan "farkların", gerçekte, doğada ve bütünlükte hiçbir şekilde herhangi ciddi bir fark oluşturmadığı, herkesin her "şey"i tam olarak bildiği, gördüğü ve yaşadığı bir durumun, deneyimin de doğal ve sınırlandırılmış, kapalı koşullarda, herhangi bir ayıbı yoktur[bulunamaz ve aranamaz]! Eşeysel örgen adlarının, tıpta, anatomi ya da fizyoloji bilgisi olarak, Latince ya da başka bir dilde kullanılması da bir şeyleri "çözmekte/aşmakta" yeterli değildir.

Doğru/uygun zaman, zemin ve koşulların, duyacaklarına râzı olan/olacak kişinin, muhabbetin ve hukukun bulunmadığı ilişki ve ortamlarda, dikkatsiz, özensiz bir şekilde tüketiliyor olmasıdır tüm sorun. Söylenilen sözcüklerin değil beklenilmeyen ve istenilmeyen koşullarda, bir dayatma olmasından dolayıdır kişilerin tüm haklı tepkisi. Kişilerin, hangi konu/alan olursa olsun, seslerini yükseltmelerindeki yanlış ya da sorun kadar, kullandıkları ve seçemedikleri sözcüklerin yanlışlığındandır rahatsız olunan. Sorun, esas ya da içerik sorunu değil, yöntem(usûl) sorunudur. Kalabalığın içinde, zaman, zemin ve koşulları, kişileri dikkate almama kabalığıdır.

"Cinsiyetçi küfür" diye bir sözcük de olmaz! Sorun, örgen adlarında ya da "kadın"lara saygısızlık olmasında değil cahil/yetersiz/özensiz/kaba kişilerin, sonuç odaklı ve düşünmeden, özenmeden, çevresine kayıtsız ve saygısızca davranmasından dolayıdır. Eğer eşeysellikteki son aşama, "kulağa üflemek" olsaydı, her ("olumlu/olumsuz") zaman ve zeminde, her durumda, ağzından düşürmediği "söz" ve kısaltma, "AMK" değil "Hay kulağına üfleyeyim!"[KULK] olurdu. Bu durumda, bu sorun, ne kulak kepçesinin ve/veya deliğinin, ne de bu sözcüğün, "ayıbı", "ahlâklılığı ya da ahlâksızlığı" olurdu.

Buradaki "sorun" ya da yanılsama, kapalı, sınırlı ya da bazı/çoğu ayrıntının iki kişi arasında ya da sır olarak tutulması istenilen özelin, dışarıda ve genelleştiriliyor olmasından dolayıdır.

Tıpta ve tüzede[hukukta], "ayıp", "çirkinlik" vs. ol(a)madığı gibi, zihinde ve zihin dilinde de "ayıp", "pis", "kötü" diye bir sınır(landırma) ya da sonuç(landırma) yoktur. Zihinden, "olumlu/olumsuz", "iyi/kötü" her düşünce ve ayrıntı geçebilir fakat sorumlu olunan/olunması gereken, ağızdan çıkmayabilecek olan söz(cük)ler(imiz)dir. )

- "AKIL" ile/ve/değil/yerine KULLANILAN/UYGULANAN AKIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4038 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AKLINI BAŞINA TOPLA!" ve/||/<>/> "KENDİNE GEL!"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37745 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AKLINI, BAŞINA TOPLAMAK" ile/ve "AYAĞINI, DENK ALMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9734 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÂN'I YAŞAMAK" değil ÂN'I, YAŞAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34233 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Ân'ı, yaşamak" sözü, "anlık düşünmek, hareket etmek, günlük öteki işleri/durumları gözardı etmek, kenara koymak, askıya almak" ya da "keyfî, ben merkezci hareket etmek" olarak DEĞİL yaşamın, olay/olguların, çevrenin, kendinin/zihnin her durum ve sürecinde, farkındalıklı ve nitelikli yaşama çabası -iddiasında değil!- içinde olunması gerektiği, gerekenin, gerektiği koşullarda ve zamanda yerine getirilmesi gerektiği anlamına gelir. Ancak, bu şekilde, farkındalıklı düşünülür, eylemsel yaşanırsa, yaşamın içinde olunacağı, sorumluluk alarak, felsefî anlayış, bilimsel tutum ve sanatsal duyarlılık ile sağlanabilir. )
( "An'ı yaşamak" ya da "An'da yaşamak" deyimleri, eksik ya da yanlış kullanılmakta, algılanmaktadır ne yazık ki.

"An'ı yaşamak", gün boyunca yaptığın/yaşadığın şekilde, An'ı(nı) da farkındalıklı, verimli yaşamaya işaret etmek, dikkat çekmek üzere kullanılır/kullanılmalıdır. Bu algı ve yorumla, hem gün içinde yapılan/yaşanılan işlerdeki zorunlulukları/gereksinimleri yerine getirir gibi, An'ı da aynı zorunluluklar oranında yaşamayı, hem de An'ın yoğunluğundaki bilinci/ni, gün içindeki işlerde de devrede tutarak, verimli bir tam gün geçirmeyi anımsa(t)maya yöneliktir.

"An'da yaşamak" da aynı şekilde, günlük işlerdeki çokluk ve verimlilik gibi An'da da zamanı verimli kılacak, farkındalıklı bir tutum içinde yaşamayı anımsa(t)maya yöneliktir.

Yani...
"AN'I YAŞAMAK" değil AN'I, FARKINDALIKLI YAŞAMAK; "AN'DA YAŞAMAK" değil AN'DA, VERİMLİ/ÜRETKEN YAŞAMAK'tır! )

- "ANLADIM" değil "PEKİ" / hmmm
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30266 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [belirsiz/bilinmeyen bir şeyin sorulması/konuşulması durumunda] Belirsizliğe/bilinmeyene verilecek yanıt, "peki[pekiyi]" ya da "hmmm"dır. )

- "ARKA ÇIKMA" ile/ve/değil/yerine KENDİNİ, ONUN YERİNE KOYMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29886 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ARSLAN" ve "KARTAL" ve "BOĞA" ve İNSAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31374 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Adâlet. VE Hikmet. VE Kudret. VE Muhabbet. )

- "ART NİYETLİ OLMAK" ile/ve/<> "GÜNAHINI ALMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31499 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AŞKIN EKSİKLİĞİ" ile/değil/ne yazık ki/< ARKADAŞLIĞIN EKSİKLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46238 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AT BUNLARI DIŞARI":
BAŞKALARINI
değil KENDİNİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32544 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendinde bulunan farklı/çeşitli "zihinleri/kişileri", kendi kulağını tutarak dışarı atmak. )

- "AYAKTA DURMAK/DURABİLMEK" ile/ve/<>/< KİŞİSEL YÖNETİM VE GELİŞİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4549 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BEN OLMA" GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> "AİT OLMA" GEREKSİNİMİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45075 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En temel/öncelikli gereksinimler. )

- "BENLİKTEN/EGODAN" "VAZGEÇMEMEK" ve/ne yazık ki/> KENDİNDEN VAZGEÇMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48793 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BİRİNİ SEVMEK İSTİYORUM!" ile/ve/değil/yerine "BENİ SEVEN/SEVECEK, SEVEBİLECEĞİM BİRİNİ (SEVMEK) İSTİYORUM!"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6850 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BU NEDENLE" ile/değil/yerine "O BAKIMDAN"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8828 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BUZDAĞININ":
GÖRÜNEN BÖLÜMÜ
ile/ve GÖRÜNMEYEN BÖLÜMÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/197 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gördüğünüz, olan değildir. )
( Görünüşler, aldatıcıdır. )
( Adı değiştirebilirsiniz fakat gerçek yine kalır. )
( Appearances are deceptive. )

- "ÇOK GÖRMEK/GÖRDÜĞÜMÜZ" ile/değil/yerine HAK GÖRMEK/GÖRDÜĞÜMÜZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49003 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Kendimize" hak gördüğümüzü, başkasına "çok" görmeyelim! )

- "ÇOK GÜZELSİN!" DEMENİN:
ÖNCESİ
ile/ve/||/<>/> SONRASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45245 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )
( "Çok Güzelsin!" Demenin Etkileri... yazısı için burayı tıklayınız... )

- "ÇOK MUHABBET, TEZ AYRILIK GETİRİR" ile/ve/değil/yerine/||/<> "VUSLATTA, GINA VARDIR"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38823 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÇÖZÜM BULMAK" ile "ÇÖZÜM YARATMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9941 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEN, SORUNUN BİR PARÇASISINDIR" ile/ve/||/<> "YAŞAMAKLA MEŞGUL OLMAZSAN, ÖLMEKLE MEŞGUL OLURSUN"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45036 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DAĞ" OLMAK ile/değil/yerine "VADİ" OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31372 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yağmur yağar ama akar gider. İLE/DEĞİL/YERİNE Yağmuru toplar, göl olursun. )

- "DENGİNİ" ARAYAN değil/yerine KENDİNİ ARAYAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46595 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Küçük zihinliler". DEĞİL/YERİNE İleri zihinliler. )

- "DERT/LERİNİ ANLATMAK" ile/değil/yerine (NİTELİKLİ VE YÜKSÜZ) İLİŞKİ (KURMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48831 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK" ile/değil/yerine DÜNYANI[İSTEKLERİNİ/ÇEVRENİ/KOŞULLARINI] DEĞİŞTİRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30490 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DÜŞMEMEK" değil/yerine KALKABİLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47026 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hiç. DEĞİL/YERİNE Her düştüğünde. )

- "DUYGU" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49136 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ELDE ETMEK" ile "NEDEN OLMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9033 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ELEŞTİRİYİ SAĞLAMAK/SAĞLAYAN" değil ELEŞTİRİYE NEDEN OLMAK/OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30431 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ELİMİNE (ETMEK)"[Fr.] değil/yerine/= ELEMEK/AYIKLAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45160 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "EN ÇİRKİN" değil EN CESUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35103 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Lizzie Velasquez )

- "ERKEK (MİLLETİ)/KADIN (KISMI) DEĞİL Mİ, HEPSİ AYNI!(BÖYLE/ŞÖYLE) / ŞÖYLE/ŞUNU İSTER/YAPAR" değil/yerine "HER BİRİ AYRIDIR!"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6761 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genellememek gerekir! Büyük yanlıştır! )

- "EŞİĞİNİ YÜKSELTMEK" ile/yerine KENDİNİ GELİŞTİRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28574 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "Gerçek diller" ile "Niyet dilleri"ni karıştırmadan KONUŞ!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26111 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GİTMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UNUTMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49320 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eylem. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Devrim. )

- "GÜÇLÜ OLAN" ile/değil/yerine (")HAKLI(") OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33376 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güçlü olan, haklı değildir! Haklı olan ise güçlü olandır! )

- "GÜNAH" ile/ve/=/>/: KENDİNİ SUÇLAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48960 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HAKLI/LIK" ve/değil/||/+/<>/< AKILLI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47319 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HERKES, KENDİ İŞİNE BAKSIN!" değil "HERKES, KENDİ İÇİNE BAKSIN!"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46831 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HERŞEYİ BİLEN" ile/değil KENDİNİ BİLEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47732 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HERŞEYİN ANLAMINI ÇÖZMEK" ve/=/||/<>/> HİÇBİR ŞEYİN ANLAMININ, (PEK DE FAZLA) OLMADIĞINI ANLAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47083 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HESAP SORMAK" ile/değil/yerine ANLAMAK ÜZERE SORU SORMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49049 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HIZLI OKUMA" ile/değil ANLAYARAK HIZLI OKUMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49163 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İDARE ETMEK" ile/değil/yerine "ÇÖZÜM BULMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34586 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İDDİA" ile KANAAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7507 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İDEAL" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GEREKLİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49336 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İKTİDAR" değil/yerine İTİBAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38096 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İNSAN DOĞMAK" değil İNSAN OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33564 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsan olarak doğulmaz, ancak insan olunur! )

- "İRÂDEYE HÂKİM OL(A)MAMAK" değil İHTİYÂRI/NI DEVREDE TUTMAK/TUT(A)(MA)MAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32854 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İSTİSNA OLMAK" değil/yerine/>< İNSAN/KİŞİ/ADAM OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41979 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [istiyorsan] "Egemen olmak." DEĞİL/YERİNE Özgür olmak. )

- "İYİ OLMAK" ile/ve/değil/=/||/<>/< ÂDİL OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36266 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KADIN OLMAK" değil/yerine ÖNCE ADAM/İNSAN OLMAK SONRA "KADIN OLMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6704 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ayrımlar yerine bütünlük üzerine düşünülerek yapılanmak gerek! )

- "KAFANIN ÇALIŞMASI" ile/ve/değil/+/||/<>/> KAFANIN ÇALIŞTIRILMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47699 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zekâ. İLE/VE/DEĞİL/+/||/<>/> Akıl. )

- "KALIN/LIK / KABA/LIK" değil/yerine/>< "İNCE/LİK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46961 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişinin, kırılma nedeni. >< Herşeyin kırıldığı nokta. )

- "KARIŞMAK":
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE
ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birine, ne yapmayacağını söylemek/anlatmak/göstermek karışmak değildir! ["Karışmak", yapılacak yanlış ya da doğru olan eylem/söz için kullanılabilir ancak.] )
( Kişilerin ne söyleyeceğini ya da yapacağını söylemeye, "müdahale" ya da "karışmak" denilebilir (belki ve çoğu şey için). Fakat ortak olan kavram, ifade, durum, davranış ve tutumlarda, toplumsal birlik, düzenlilik ve sürekliliğin sağlanması için gerektiğinde, hepimizin, birbirimize neyi yapamayacağını/yapmayabileceğini söylemesi kabalık ya da karışmak değildir! )

- "KAYBETMEK" ile/ve/+/||/<>/>< "KAZANMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47799 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ne yazık ki, doğayla savaş durumundayız. Kazanırsak, kaybedeceğiz. )

- "KENDİ KENDİNE" değil KENDİNİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45372 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KENDİNİ AŞMAK" ile/ve "KENDİNDEN UZAKLAŞABİLMEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4898 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eyleyerek/yaparak, bilerek. İLE/VE Bütünlükle ve unutabilme becerisiyle. )

- "KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK" ile/ve/|| "KENDİNİ AŞMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4897 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gereksinimler sıradüzenini(piramidini) yukarı doğru yapılandırmak. İLE/VE/|| Gereksinimler sıradüzenini(piramidini) aşağı doğru kökleştirebilmek. )

- "KENDİNİ SAKLAMAK" >< KIZMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41983 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kimse, kızdığında, kendini/özünü saklayamaz. )

- "KENDİNİ UNUTMAK" ile/ve "KENDİNİ VERMEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4899 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Duyarlılığı artırır. İLE/VE Yaratıcılığı artırır. )

- "KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/251 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )
( Yaşayan her şeyde kendinizi görün, o zaman, davranışlarınız, görüşünüzü ifade edecek. )
( Ne kadar çok keşfederseniz, o kadar daha keşfedilecek olan vardır. )
( Neyi keşfederim? Keşfedecek birşey bulunmadığını keşfedersiniz. )
( Kendini-keşifte ne şiddet vardır ne şiddetsizlik. )
( Özgürleşme, keşfetme özgürlüğü demektir. )
( Zihni sessiz tutun, keşfedeceksiniz! )
( Arzuları, ihtirasları terk edin, zihninizi sessiz tutun, keşfedeceksiniz. )
( Hatanızı keşfedin ve korkudan kurtulun. )
( Siz sadece kendinizsinizdir. )
( Ancak kendi farkındalığınız ve kendi çabanızla keşfettikleriniz sizin işinize her zaman yarayacak olanlardır. )
( Kendinizi düzeltmeye gereksiniminiz yoktur - sadece kendi hakkınızdaki fikirlerinizi düzeltin. )

- "KEŞKE ..." değil/yerine/>< FARKINDALIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47840 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ne kadar farkında olursak, "keşke"lerimiz de o kadar az olur. )

- "KİŞİ/ADAM/İNSAN OLMAK" ve/||/<>/=/: "72 MİLLETİ", BİR BİLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49019 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KİŞİLERİ KONUŞMAK" ile/değil/yerine KİŞİLERLE KONUŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48955 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KUŞKU" ile/değil/yerine FELSEFİ KUŞKU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49233 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KUŞKUCULUK" ile/değil/yerine GÖRELİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48840 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "MAĞDUR/HASTA EDEN/ETMEK" ile/ve/değil/||/<>/< MAĞDUR/HASTA OLAN/OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49304 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "MEŞGUL" ile/değil/yerine/>< ÜRETKEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46285 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "MÜKEMMEL/LİK" >< KİŞİ/İNSAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31164 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "MUTLAK DEĞERLİ" ile/değil/yerine DEĞERLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49321 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "NASIL KULLANIŞI" değil NASIL KULLANILDIĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11702 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "NASIL OLSA" (ŞU/RADA VAR) ile/değil/yerine "NEYSE Kİ", ŞU/RADA VAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31996 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "NASIL OLURSA OLSUN" ile/değil "NASIL OLMUŞ OLURSA OLSUN"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48468 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "NE KADAR GERÇEKTİR?" ile/değil "NASIL BİR GERÇEK?"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33039 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "NE OLDUĞUN" ile/değil/yerine NE OLACAĞIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35385 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belirlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Belirli değildir. )

- "NE OLDUM!" ile/değil/yerine "NE OLACAĞIM?"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48992 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "NEDEN OLMA" ile/ve/değil/yerine/||/<> "ZEMİN HAZIRLAMA"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39047 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "NEDEN OLMAK" ile "YOL AÇMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8924 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "NEDENSİZ/SEBEPSİZ" ile/değil "BİR ANDA"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/240 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "O DÖNEMDE, ..." ile/değil "O DÖNEM DE, ..."
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32429 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dahi anlamındaki "de" ayrı yazılır! Lütfen! Sadece biraz (daha) özen! )
( Konfüçyüs: "Eğer konuşulan dil doğru değilse, o zaman söylenilen şey, söylenilmek istenen şey olmaz. O zaman, yapılması gereken yapılmaz ve eğer işler yapılmadan kalırsa, maneviyat ve sanat bozulur. O zaman, adâlet, sahtekârlıkla yürür. Eğer bu olursa, kişiler kendilerini umutsuz bir karmaşanın içinde bulurlar. Bu nedenle, söylenilen şey, her şeyden önemlidir ve bu konuda dikkatsizlik yapılmamalıdır." )

- "ÖLMEYE DEĞER" ile ÖLDÜRMEYE DEĞER ile/değil/yerine YAŞAMAYA DEĞER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47898 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birkaç şey var. İLE Hiçbir şey yok. İLE/DEĞİL/YERİNE Çok şey var. )

- "ÖNYARGI" ile/ve/değil/||/<>/> "SONUÇ ODAKLILIK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47518 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ORTAYA ÇIKMA" ile "KENDİNİ GÖSTERME"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9234 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÖZÜR DİLERİM" ile "KUSURA BAKMA"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9246 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÖZÜR DİLERİM" değil/yerine "ÖZÜR/ÖZRÜMÜ BEYAN EDİYORUM/EDERİM"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9788 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "PANİK YAPMA!" ile "ACELE ETME!"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7583 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "PARA" (SAPLANTISI) değil/yerine KİŞİ/İNSAN[KARDEŞ/ARKADAŞ/OLANAKSIZ/MAĞDUR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46152 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "PES ETMEK" ile/ve/değil/yerine VAZGEÇMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4128 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "RİSK ALMAK" ile/değil/yerine/>< ÖNLEM ALMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48602 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "Sabır törpüsü" olmamak için SUS!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26901 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SAVUNULMASI BİZE DÜŞMEZ" değil SAVUNULMASINA GEREK KALMAZ/YOKTUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36243 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ŞEKİLLENME" ve/<> "YOĞRULMA"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34511 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SENİ SEVİYORUM" (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6780 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SENİ, SENDEN EDEN" ile/ve/||/<> SENİ, SEN EDEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46169 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aşka düşüren düşünce/kişi/durum/koşul/olay. İLE/VE/||/<> Farkında olmanı sağlayan ve/veya yardımcı olan düşünce/kişi/durum/koşul/olay. )

- "ŞİKÂYET ETMEK" ile/değil/yerine/>< DURUMU(NU)/ZİHNİ(Nİ) DEĞİŞTİRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48673 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SORUN/SIKINTI":
"FARKLI OLMAK/TA"
ile/ve/||/<>/ne yazık ki FARKINDA OLMAMAK/TA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48853 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )

- "SÖZÜNDEN ÇIKIL(A)MAYANLAR":
SU
ile/ve/<> EKMEK ile/ve/<> ÖLÜM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36170 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çocuklukta. İLE/VE/<> Yetişkinlikte. İLE/VE/<> Yaşlılıkta. )

- "SU TESTİSİ, SU YOLUNDA KIRILIR" ile/değil/yerine "GÖRGÜLÜ KUŞLAR, GÖRDÜĞÜNÜ İŞLER"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9726 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SUÇLAMAK" ile/değil/yerine SORUMLU OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49151 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SÜREKLİ KAZANMAK" ile/ve/||/<> "HİÇ KAYBETMEMEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41987 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İkisi de olanaklı değildir! )

- "TİTİZLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖZEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48834 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "TOPLUMSAL KABUL/LER" ile/ve "TOPLUMSAL 'KALIP/LAR'"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2821 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aynı toplumdaki birçok birey [ve çoğunluk] tarafından, [kendileri için ne kadar uygun olmasa da] -sözlü ya da sözsüz, yazılı ya da yazısız- sürdürülen kurallara/geleneklere işaret eder. İLE/VE Daha çok, içleri boş [dayanaksız] olarak algılanan [ve olumsuz olarak değerlendirilen] alışkanlıklara/geleneklere işaret eder. )

- "TÜRKÇE, LASTİK GİBİDİR/BİR DİLDİR" değil/ne yazık ki (CAHİL/AHMAK) KİŞİ, HERŞEYİ, HER YERE (OLMADIK YERLERE) ÇEKER/ÇEKEBİLİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8735 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "TUTTUĞUN, ALTIN OLSUN!" ile/ve/||/<>
"ALLAH, NE İSTEĞİN/MURADIN VARSA, VERSİN!"

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49134 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gerçekleşse, ikisi de kötü dua/beddua olabilecek, bu kadar ileri/uc derecede ve olanaksız olan "düşünce", "dilek", "dua" ya da "sözlere", "dilde" ve yaşamımızda yer vermemek gerekmektedir. Niyeti ve sözü de abartmak yerine uygun/doğru davranış ve tutumlarımızla, hizmet ederek, eyleyerek, çalışarak ve daha çok vererek ya da paylaşarak yani "el duası olmadan, dil duasının olmayacağını" anlamak ve anımsamak durumundayızdır. Bilgisiz, akılsız, yetersiz yaklaşımlara ya da "üçkâğıtçılıkta", bunlar gibi abartılı sözlere de itibar etmemenin bilgisi ve bilinciyle sağlanabilmektedir. )

- "UĞRAŞMAK":
AKLINDAKİLERLE
ile/ve/||/<> GÖNLÜNDEKİLERLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36265 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gündüzleri. İLE/VE/||/<> Geceleri. )

- "ULAŞMAK" ile/ve/değil "NEDEN OLMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9067 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÜSTÜNLÜĞÜN", "TÜZESİ" değil/>< TÜZENİN, ÜSTÜNLÜĞÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38805 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sakın Ha! - Sami Selçuk )

- "ÜSTÜNLÜK" ile/değil/yerine/>< (SADECE) BİLMENİN (BELKİ/BİRAZCIK) FARKI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48637 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YANAĞI DEĞDİRİP, ÖPÜCÜK SESİ ÇIKARMAK" ile/yerine YANAĞI ÖPMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6822 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YANLIŞ KİŞİ/LER":
"ZAMAN KAYBI"
değil
DOĞRU KİŞİLERİ BULMA NEDENİ

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48473 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YANLIŞ" ile/değil/yerine/||/<>/< GEREKSİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49087 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YAPABİLECEĞİM BİR ŞEY YOK" değil "YAPABİLECEĞİM FAZLA BİR ŞEY YOK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8946 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YAPAMAM" değil/yerine/>< YAPABİLİRİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47824 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )

- "YAPMA!":
EMİR
değil KOLAYLAŞTIRMA/HIZLANDIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16025 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilenlerin/tecrübelilerin/büyüklerin, "... Yapma!/Etme!" sözleri/öğütleri, bir yasak/engel/kısıtlama değil yapılmayacakların kolay ve daha az olmasından dolayı, tecrübelerinden yararlanılmasını istedikleri içindir. Hemen buyruk/emir olarak algılanıp tepki göstermemekte yarar vardır! )

- "YARARLI-ZARARLI" ile/ve/<>/> DOĞRU-YANLIŞ ile/ve/<>/> İYİ-KÖTÜ ile/ve/<>/> GÜZEL-ÇİRKİN ile/ve/<>/> SEVAP-GÜNAH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2554 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akl-ı temyizî. İLE/VE/<>/> Akıl. Akl-ı Nazarî. İLE/VE/<>/> Akl-ı amelî. İLE/VE/<>/> İç duyular. İLE/VE/<> Vicdan. )
( ... İLE/VE/<>/> Kavram ve nesnenin uygunluğu. İLE/VE/<>/> Düşünce ve eylemin uygunluğu. İLE/VE/<>/> Biçim ve içeriğin uygunluğu. İLE/VE/<> ... )
( Spor. İLE/VE/<>/> Bilim. İLE/VE/<>/> Felsefe/Ahlâk. İLE/VE/<>/> Sanat. İLE/VE/<> Din. )
( İyi, yarar ve hazın sürekliliği olarak yorumlanır. )
( İyilik konusunda, kişiler, dört bölümdür:
1. Herkesten önce yapanlar: Bunlar, kerîmdir;
2. Taklit yoluyla yapanlar: Bunlar, hakîmdir;
3. Engelleyenler: Bunlar, eşkiyâdır;
4. Hoşlandıklarından dolayı yapanlar: Bunlar, kötü niyetlilerdir. )
( Kendiniz için neyin iyi olduğunu bilmezken, başkaları için neyin iyi olduğunu nasıl bilebilirsiniz? )
( When you do not know, what is good for yourself; how can you know, what is good for others? )
( ... VS./AND/<>/> Appropriateness of concept and object. WITH/AND/<>/> Appropriateness of thought and action. WITH/AND/<>/> Appropriateness of shape and content. WITH/AND/<> ... )
( ... VS./AND/<>/> Rational. VS./AND/<>/> Ethic. VS./AND/<>/> Aesthetics. VS./AND/<> Religious. )
( Sport. VS./AND/<>/> Science. VS./AND/<>/> Philosophy. VS./AND/<>/> Aesthetics. VS./AND/<> Religion. )

- "YARATMAK" ile "NEDEN"/VESİLE OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9859 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YAŞAM/IM ÇOK SIKICI" değil (YETERİNCE) PARA(N) YOKTUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36174 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YAŞAMI ÖĞÜTMEK" değil/yerine YAŞAM ÜRETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31782 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YATAK ODASI" değil/yerine UYKU/UYUMA ODASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18893 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YETERSİZ" ile/değil/yerine/>< AKILLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35632 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Daha fazla bilinmek için "uğraşırlar". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Daha fazla bilmek için çalışırlar. )

- "ZATEN ..." ile/değil/yerine "NASIL OLSA ..."
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35784 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ZAYIFLIK" ile/değil KİŞİLİKLİ/OMURGALI KALMAYI YEĞLEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48121 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ZEMİN" ile/ve/<> BAĞLAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35810 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ZENGİNLİK":
[ya] ÇOK PARA
ile/değil/yerine/ya da/>< ÇOK DOST
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45932 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belki ikisinden biri olur fakat ikisi birden olmaz! )
( Dostlarım! Dünyada, dost yoktur! )

- (")AYAKTA DURACAK DURUMUNUN OLMAMASI(") ile/ve/||/<>/< YAŞAMDA DURACAK NEDENLERİNİN OLMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39043 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")BÜYÜMEK(") ile/ve/||/<>/>/< "ÇOCUKLAŞABİLMEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46036 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zamanın etkisi. İLE/VE/||/<>/>/< Kişinin becerisi. )
( İçindeki çocuğa sarıl! Sana, insanı anlatır... )
( )

- (")DOĞRU DUYU/HİS(") ile/ve NASIL ÖĞRENİLECEĞİNİ BİLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4362 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğru hisse sahip olan, nasıl öğreneceğini bilir. )

- (")GÜZEL/LİK(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜRÜST/LÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49349 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")HASTALIK("):
KİŞİLERDE
ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİLERDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49343 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")İLİŞKİYE GİRMEK(") ile/ve/||/<> (")İLİŞKİDE BULUNMAK(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48776 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")İLKE(") ile/ve/<> KİŞİ/İNSAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6043 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bazen, bir ilke için herkesten, bazen bir kişi/insan için tüm ilkeler(imiz)den vazgeçebiliriz/vazgeçebilmeliyiz! )

- (")İYİ/LİK(") ile/ve/>< (")KÖTÜ/LÜK(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2701 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hesapsız/plansız. İLE/VE/>< Hesaplı/planlı. )
( İyi, yapmak ve yaratmakla; kötü, tembellik ve işsizlikle görülür. )
( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )
( Ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde, tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )
( Yapmış olduğu kötülüğü daha sonra yaptığı iyilikle yenen kişi, ayın, ışığını örten bulutlardan kurtulduğu zamanki gibi, dünyaya ışık yayar. )
( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )
( En yüksek katta şereflendirilmenin anlamı, kişinin iyiliğe olan içten aşkının doğurduğu başarıdır. )
( Olayları iyi ve kötü diye ayırdığınız sürece, haklı olabilirsiniz. Gerçekte ise, yerine getirildiklerinde, iyi kötüye, kötü de iyiye dönüşür. )
( Kötüyü kötü görebilmeliyiz ki, iyiyi arayabilelim. )
( Her şeyi iyi görürsek, tuzağa düşeriz. )
( ARETE[Hellence]: İyilik. | Erdem, yetenek, yetkinlik, yararlılık. )
( İyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği kadar, kötü; kötü şeylerin olduğu kadar da, iyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği ve bu bağlamda da, iyi/kötü tanımının olmadığı/olamayacağı, ancak ve sadece bizim alt seviye yükleme(leri)mizle ya da indirgeme(leri)mizle söz konusu olduğunu anımsamakta yarar vardır. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )

- (")KESİNLİK(") ile/ve/değil KESİNLİĞİN OLANAKSIZLIĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2500 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")KOLAY(") ile/>< (")ZOR(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49213 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [hiçbir şey ...] Göründüğü kadar kolay değildir. İLE/VE/>< Zannedildiği kadar zor değildir. )

- (")OLAY(") ve/değil/||/=/<>/< BETİMLENEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49238 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")SAHİP OLMAK(") ile/ve/değil/yerine/ya da/||/<> OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34756 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Erich Fromm'un, "Sahip Olmak ya da Olmak" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )

- (")ÜSTÜN(") ve/||/=/<> İNSANI/KİŞİLERİ SEVEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31392 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En "üstün" kişi/ler, insanı seven(ler)dir. )

- (")YAŞAMAK(") ile/ve/||/<>/> NİTELİKLİ YAŞAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49076 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Duyu, "duygu" ve hayal ile. İLE/VE/||/<> Us/akıl ile. )

- (AĞIZDA) 30 SN. ile/yerine (MİDEDE) 2,5 SAAT'E ÖNEM/DEĞER/ÖNCELİK VERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8140 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (BAZI ŞEYLERİ:
) ÖĞRENDİKTEN SONRA YAŞAMAK
ile/ve/<>/değil/yerine YAŞADIKTAN SONRA ÖĞRENMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3998 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (FİZİKSEL) NEDENSELLİK ile/ve/değil/||/<>/>/< ZİHİNSEL NEDENSELLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/239 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (HER KOŞULDA) YAP!:
NE YAPABİLİYORSAN
ile/ve/||/<> NE KADARINA SAHİPSEN ile/ve/||/<> NEREDEYSEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37644 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (KOŞULSUZ) SEVGİ:
(EN BÜYÜK) ZAAF
ve ERDEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31789 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (ONUN) İÇİN ile (ONDAN) DOLAYI ile (O) NEDEN(İY)LE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9179 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (SİGARA) YASAĞI değil KISITLAMA/SI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16035 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yürürlüğe giren yasa, bir "YASAK" koyma değildir! Toplum yaşamında ve kişiler arasında düzenin sağlanması, hakların korunması için ortak kullanım alanı kuralları uygulanmak zorundadır. Sigarayla ilgili düzenleme, kişilerin bulunmak zorunda/durumunda olduğu -kapalı ya da açık- ortamlarda sigara kullanıcılarının keyfî uygulamalarına izin vermemek üzerinedir. Bu durumdan rahatsız olan/olabilecek kişilerin haklarının korunması üzerine de bu tür kısıtlamalar getirilmesi gerekmiştir. "YASAK" olarak ifade edilen durum, "sigara içme yasağı" değil belirli ortak kullanım alanlarında keyfî tutumda bulunulmasına engel olabilmek üzere ve çevrenin rahatsız edilmemesine yöneliktir. Doğrudan, genel bir "içmeme yasağı" getirilmemiştir. "YASAK"[< YASA][yasaya/kanuna bağlı olan] sözcüğü ve kullanımının da, kişiler [içen-içmeyen, rahatsız olan/lar] arasında anlaşamamazlık/ihtilâf [ya da olası çatışma durumunda] toplum ve devlet tarafından kabul ve onay görmüş, uyumlu bir düzen sağlanabilmesi üzerine, gereken koşulların, yazılı ve tüzel(hukukî) bir karşılığının bulunması üzerinedir. Birlik ve bütünlüğü, sürdürülebilirliği sağlayabilmenin göstergesi ve dayanakçası olarak, "YASA" ve yasal gereklilik, işlevini yerine getirmek üzere uygulanmaktadır. Kişi, kendi evinde istediği gibi [çırılçıplak] dolaşabileceği halde dışarıda/sokakta, ortak alanlarda dolaşamayacağı gibi. Bu durumu anlayan ve kabul edebilen tütün kullanıcıları, tütün ürünleri kısıtlamasının da bir uzlaşım ve çözüm gerektirdiğini rahatlıkla anlayacak ve kabul ediyor olacaklardır. )

- (YAPILMAMASI GEREKENİ) YAPMAMALI!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27478 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ...'NIN:
"ONURU"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLURU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44634 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ...'YI SORMAMAK ile/ve/||/<>/> ...'YA BAKMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49319 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ...('YI/YA) YAPMAMA/UYGULAMAMA/UYMAMA:
"ÖZGÜRLÜĞÜ"
ile/ve/değil/yerine OLANAĞI/OLANAKLILIĞI/İHTİYÂRI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4539 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- 0-2 YAŞ ARASI/DÖNEMİ ve/||/<> 0-5 YAŞ ARASI/DÖNEMİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49139 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişinin, yaşamındaki en önemli[öncelikli] dönemleri... )

- 0:
YUTAN
ile ETKİSİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35012 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çarpmada. [... x ...] İLE Toplamada/çıkarmada. [ ... + ... ] )

- 1 ve/||/<>/>/< 2 ve/||/<>/>/< 4 ve/||/<>/>/< 8
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44648 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Konuş. VE/||/<>/>/< Yaz! VE/||/<>/>/< Oku! VE/||/<>/>/< Dinle! )

- 2 GÖZ ile/ve/||/<> 3. GÖZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34750 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dışa bakar. İLE/VE/||/<> İçe bakar. )
( Aklın gözüdür. İLE/VE/||/<> Anlayışın gözüdür. )
( Bilinenleri/bilinebilecekleri, anlaşılabilecekleri görür. İLE/VE/||/<> İki gözün anlayamadıklarını görür. )
( Gördüklerinden rahatsız olunabilir. İLE/VE/||/<> Şikâyet etmekten uzaklaştırır. )
( Lobsang Rampa'nın, "3. Göz" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )

- 3 KİŞİ/ARKADAŞ ile/yerine/ve 2, 4, 5, 6 [< üzeri] KİŞİ/ARKADAŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6707 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üç kişi, olanaksız bir üçgen oluşturduğundan, biri, öbeği[grubu] terk etmelidir. )
( Üç kişi, birlikte yürürken, birini yitirirler. )

- 3/4 BOYUT ile/ve/değil/||/<>/< 11 BOYUT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49195 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- <20 ile/ve/<> >20 ile/ve/<> >40 ile/ve/<> >60 ile/ve/<> >80
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30439 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tomurcuk. İLE/VE/<> Turşuluk. İLE/VE/<> Olgunluk[meyve]. İLE/VE/<> Durgunluk. İLE/VE/<> Yolculuk. )

- YOK ile/ve/değil/yerine VAR DEĞİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3726 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AD ile/ve UNVAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4849 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FELSEFE ile/ve İNSAN BİLGİSİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15007 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAVA ile/ve SOLUK/NEFES
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29205 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SOLUK ÇEŞİTLERİ ve SOLUK EGZERSİZLERİ!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16015 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16016 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Duyduğumu unuturum, gördüğümü hatırlarım, okuduğumu anlarım. )
( Kurnaz kişiler, okumayı küçümserler, basit kişiler, ona hayran olurlar, akıllı kişiler ise ondan yararlanırlar. )
( Okumak bir kişiyi doldurur, kişilerle konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır. )
( Kişi kendini yetiştirmek/terbiye etmek için okumalıdır! [Başkalarına bilgi satmak için değil!] )
( Kitap okumak, sevgilinin fotoğrafına bakmak gibidir. )
( Büyük buluş! )
( )

- ACELE ETMEK ile SABIRSIZLANMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6904 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ACI ÇEKTİĞİMİZDE ve/||/<> KORKTUĞUMUZDA ve/||/<> BAZI ŞEYLER, YOLUNDA GİTMEDİĞİNDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49348 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendimize kızmayalım. VE/||/<> Kendimizi aşağılamayalım. VE/||/<> Kendimizi suçlamayalım. )

- ACI DUYABİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< (KENDİ)/(ONUN/ÖTEKİNİN) ACISINI DUYABİLEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33313 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Canlı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< İnsan. )
( )

- AÇIK E ile KAPALI E
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49259 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ben, sen, pembe, yelken, semt, kent.
İLE
Benzin, rende, önemli, cem, mendil, eldiven, pencere, kendi, elbise, tencere, renk, genç, elli, zengin. )
( Edebi, edepsizden öğren!
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
İLE
Penceredeki benekli tekir kedi, kendi tenceresindeki eti yedi. )
( - Kenya Büyükelçiliği, genç hakemlere, renkli kalem verdi.
- Hem Cem, hem öteki Cem, hem de Emre, mühendistir.
- Beni en beğenen, hep benim; beni, en beğenen, hep kendimim.
- Sendikanın pembe mendillerini, kendi elbisesine ekledi. )

- ACIMA ile/değil KENDİNE ACIMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47823 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişiyi, acımak değil kendine acımak bitirir. )

- ADÂLET:
DIŞARIDA/UZAKTA
ve/değil/yerine/||/<>/>/< KENDİNDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37450 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Adâleti, dışarıda/uzakta aramak. VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Kendinde başlatmak ve oluşturmaktır, asıl ve öncelikli olan. )

- ADÂLETSİZLİK DURUMLARINDA, "TARAFSIZ"(SESSİZ/ÂTIL) DURUYORSAN, KÖTÜLERİN/KÖTÜLÜĞÜN TARAFINI TUTMUŞSUNDUR ile/ve/||/<> ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEN, SORUNUN BİR PARÇASISINDIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33702 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<>/>/< DAYANIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37449 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/<> HAKKANİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/631 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<>/> HUZUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39095 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gücün, "haklı olduğu" yerde bekleme! VE/||/<>/> Güce tapan bireylerin olduğu yerde bekleme! )

- ADÂLET ile/ve/<> KARMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/627 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karma ve Kader kavramlarını, kapsamlı bir şekilde anlamak ve görmek üzere "My name is Earl" dizisini baştan sona izlemenizi öneririz... )

- ADÂLET ve/<> NİYET ve/<> SÜREKLİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/624 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<>/< RIZÂ ve/||/<>/< BİLGİ/HABER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32648 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Adâletin kaynağı da, hedefi de, durumdaki/olaydaki ilgili kişilerden birinin rızâsıdır. Adâlet, insanı ve rızâsını esas almaktır! [Tabii, rızâ da, en başta, (durumdan/olaydan/tespitten/(ön) "hüküm"den) haberdar etmekle başlar.] )

- ADÂLET ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/619 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toplumda. VE/<> Bireyde. )

- ADÂLET ve/||/<> VİCDAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32719 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... VE/||/<> Adâlet evi. )
( Her yerde, zamanda ve koşulda. VE/||/<> Zirvesinde.[İnsanda!] )

- ADAM OLUP OLMADIĞIN ile/ve/>/değil NE KADAR ADAM OLDUĞUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29985 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADAM:
ER KİŞİ
ile/ve/değil İNSANİYETLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6353 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADEM
|------VEHM------|ŞEKK|------ZANN------|
ile/ve/değil//yerine/=/||/<>/>/<
YAKÎN

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1128 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 0
|------%50 altı.[1-49]------|%50-50|------%50 üzeri.[51-99]------|
ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/>/<
%100 )
( Anımsadığınız şeylerle, onlar gerçekmişlercesine meşgul oluyorsunuz. )
( YOK(LUK)
|------ KURUNTU------|BELKİ|------KUŞKU------|
ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/>/<
KESİN(LİK) )

- ADINI BİLMEK ile TADINI BİLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4942 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Haberdar olmak. İLE Deneyimlemiş olmak. )
( İLM el-YAKÎN ile HAKK el-YAKÎN )

- AFFETMEK ile UNUTMAK ile BARIŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/658 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AFFETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> VAZGEÇMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36686 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AĞACI:
[ne yazık ki]
!KESERSENİZ
ile/değil/yerine/>< KESMEZSENİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37057 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kazık kalır, üstüne oturursunuz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gölge olur, altına oturursunuz. )
( )

- AĞIZDAN ÇIKACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK ile/ve/||/<>/< AĞIZDAN ÇIK(A)MAYACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8725 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )

- AĞIZDAN SOLUK ALMAK ile/yerine BURUNDAN SOLUK ALMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5164 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AĞIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49223 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Daha az konuşmak üzere/için. İLE/VE/||/<>/< Daha çok dinlemek üzere/için. )
( Bir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İki. )

- AĞLAMAK ve/değil/yerine/<>/>< GÜLMEK :)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47087 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yalnız. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herkesle birlikte. :) )

- AĞNİYÂN-İ ŞÂKİRÎN ile/ve/<> FUKARÂ-İ SÂBİRÎN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35389 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK:
KORKU
ile/ve/<> HAK ile/ve/<> FERÂGAT ile/ve/<> AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33591 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂKÎ ile/ve İNSANÎ/BİREYSEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1958 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve/değil/<> ÂDÂB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1931 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Değişmez. İLE/VE/<>/DEĞİL Değişir. )
( Bireysel. İLE/VE/<>/DEĞİL Kurumsal. )
( !Ahbaplık arttıkça, âdâb kalkar. [fazla yüz-göz olmamaya dikkat etmek gerek!] )
( Yükselmiş davranış ve tutumlar. İLE/VE/<>/DEĞİL Olağan davranış ve tutumlar. )

- AİDİYET ile/ve/<> AYNİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36518 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AİLE ile/ve/||/<>/> OKUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49188 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sayın Şerif Mardin'in çalışmalarını, çeşitli yerli ve yabancı kaynakları (da) okumanızı salık veririz... )

- AKIL-FİKİR SAHİBİ OLMA(MA)K ile İFLÂH OLMA(MA)K
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7528 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKIL:
ÖLÇÜLEBİLİR
ile/ve/değil/||/<>/< ÖLÇEN/R
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49318 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKILLA TARTMAK ile/değil KALPLE DİNLEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21099 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKIL ile/ve/> ÂKİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29938 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/> Kendi "aklını", evrenin aklıyla birleştirmiş/bütünleştirmiş kişi. )

- AKIL ile/ve/||/<> BİLGİ ile/ve/||/<> HİKMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4178 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akıl kavramsal olup akla; Bilgi simgesel olup sezgiye; Hikmet mistik olup iç görüye ve iç deneyime hitap eder. )
( Aklın bilgiye ve hikmete kavuşması, neredeyse tüm uygarlıklarda ortak olarak Güneş, Işık, Nur simgeleri ile belirtilmektedir. )
( Genç ve kuvvetli iken uyanmayan ve uyandığı zaman çaba göstermeyen, böylelikle tembelliğe ve karar yoksunluğuna düşen kişi, hiçbir zaman hikmet yolunu bulamaz. )
( Gölgesinin bir insanı izlemesi gibi, saf olan akılla konuşan ve davranan kişiyi de sevinç izler. )
( Uyanmak için bir şoku beklemeyen akıllıdır. [ki bu çok sert olabilir] )
( Herşeyin akılla kavranamayacağını akıl edemeyen, akılsızdır. )
( Hikmetin dili, simge ve sükûttur. )
( HİKMET: Cehaleti kaldıran herşey! )
( HİKMET: Kuramsal aklın, erdemi. )
( Wise is he who does not wait for a shock, which can be quite rude. )

- AKIL ile/ve DAYANÇ/SABIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28049 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKLA YALIN ile/ve/||/<> AKLA YATKIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49307 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKLI, DUYGULARA ARAÇ KILMAK ile/değil DUYGULARI, AKLA ARAÇ KILMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4504 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKLIN İLKELERİ ve/+/<> 4.[DÖRDÜNCÜ] DURUM[: KESİNLİKLE (HİÇBİR ŞEKİLDE/ZAMAN) BİLİNEMEZ/LİK/LER]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4023 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKLIN İLKELERİ ile/ve AKLIN İŞLEVLERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4022 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( * ÖZDEŞLİK [birliği verir]
* ÇELİŞMEZLİK [çokluğu verir]
* 3.[ÜÇÜNCÜ] DURUMUN/ŞIKKIN OLANAKSIZLIĞI [değeri verir]
ile/ve
* TÜMEVARIM
* TÜMDENGELİM )

- AKLIN NİTELİKLERİ:
HİKMET
ve KUDRET ve SEVGİ/ŞEFKÂT ve ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4024 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bunları içermeyen hiçbir söz, akılsal değildir/olamaz. )

- AKLIN:
DÜZEN VERİCİLİĞİ
ile/ve/||/<> İŞLEM GÖRÜCÜLÜĞÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35236 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKŞAM YEMEĞİ ile/değil/yerine KAHVALTI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8061 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yoksul gibi ye. İLE/DEĞİL/YERİNE Zengin gibi yap. )
( )

- AKTARIM ile/ve PAYLAŞIM ile/ve DOLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8562 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALÂKA ile MÜNÂSEBET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47513 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALANINI TANIMAK ile/ve PAYLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28995 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK(TEVÂZÛ GÖSTERMEK) ile/ve/<>/değil/yerine/hem de SUSMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16294 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALDANMA ile/ve SORUMLULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7486 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dünyayı bileceksin, aldanmamak için! Sonrayı/ahireti bileceksin, aldatmamak için! )

- ALDATMA ile/değil/yerine PAYLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7490 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALGI ile/ve/||/<>/> OLAY ile/ve/||/<>/> OLGU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49239 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Duyum. İLE/VE/||/<>/> Olumsal/keyfî. İLE/VE/||/<>/> Zorunluluk. Kavram. )
( Gövdenin işlevleri. İLE/VE/||/<>/> Zihnin işleri. İLE/VE/||/<>/> Aklın edimleri. )

- ALIŞ-VERİŞ ile/ve/değil/yerine VERİŞ-ALIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4109 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Veren, her zaman vermeye hazırdır. )
( Kendilerinde olanlar, verebilirler. )
( Verirsin ve alırsın! Verirsen alırsın! Verdikçe alırsın! Ver/verebil ki, alabil! )
( Biriktiren biriktirmeye memur, harcayan harcamaya. Veren ise, hazineyi kullanma yetkisine sahiptir. )
( Verdiğine engel olabilecek, vermediğini de verebilecek kimse yoktur. )

- ALIŞKANLIK AHLÂKI ile/ve/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH AHLÂKI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1962 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALNI ile/ve KALBİ ile/ve KAPISI AÇIK OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4857 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALT ÇENE:
HAYVANLARDA
ile/+/> İNSANDA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37224 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İki yönde hareket eder. [Aşağı/yukarı./Açma-kapama. VE Sağa-sola.] İLE/+/> Üç yönde hareket edebilir.[Aşağı/yukarı./Açma-kapama. VE Sağa-sola. VE İleri-geri.] )
( Yakalama, ısırma. VE Çiğnemeyi sağla(tı)r. İLE/+/> Konuşmayı sağla(tı)r. )

- AMAÇ ile/ve/değil/yerine ARAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31015 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Araç, amaca/sonuca yönelik çabanın içinde kullanılanların/ uygulananların her bir ayrı işlev parçası ve/veya bütünü. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Amaç, aracın/araçların devrede oluş süreçlerinin tamamlanmış olduğu sonuç. )

- AMAÇ ve/||/<>/> DEĞER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35179 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANALİST değil/yerine/= ÇÖZÜMLEYİCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38336 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANALİZ[İng.] yerine ÇÖZÜMLEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11451 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANIMSAMA ile/ve/||/<> ÖĞRENME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48923 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Günlük dilde kullandığımız ve düşüncemizdeki gibi gerçekleşmeyen öğrenme işlevi ve sürecinin, öğrenme çeşitlerini bilmenin de kaygının nedeni/kaynağı ve sürecinde, kaygı duygu-durum bozukluklarında, hem doğru tanımlamak, hem de tersine çevirmek üzere ne kadar işe yarayacağını anımsamak durumundayız.

Bilindiği üzere, psikoloji araştırma ve deneylerinde, hayvanlardan ve özellikle de çeşitli nedenlerden dolayı sıçanlardan da yararlanılır. Kişinin, zihinsel ve bu doğrultuda, davranışsal ve tutumsal çözümlemelerinde, anımsamanın ve öğrenmenin sürecini de sıçanlar üzerinden şöyle ilginç bir deneyle anla(t)ma olanağımız bulunuyor.

Anımsama ile Öğrenme arasındaki farkları değerlendirebileceğimiz en verimli örnek ve deney ise Su Labirenti[Water Mase]'dir.

Sıçanın, sıçrayarak dışarı çıkamayacağı, ancak yüzerek bir çıkışa ulaşabileceğini düşündüren, 50 - 60 cm. derinliğindeki ve birkaç metre çaptaki, görüş mesafesi sıfır olan, boyalı bir suyla dolu havuzu, yüzeyinde, dörde böldüğümüzü varsayalım.

Havuzun bir çeyreğinde bulunan ve su üzerinde, sıçanı, batmadan taşıyabilecek bir mantarın çaprazındaki bir noktadan da sıçanı havuza bıraktığımızda, havuzun tamamında, suyun içinde ve herhangi bir yerinde yüzerken mantarı keşfetmesi ve üzerine çıkması, sıçan için bir çıkış kapısı ve bir kayıt olarak yerini almıştır.

Sıçan, yine aynı havuzun bambaşka bir noktasından tekrar havuza bırakıldığında, aynı çeyrekte bulunan mantarın, birkaç saniye daha hızlı keşfedilmeye başlandığı gözlemlenmektedir. Bu süreç ve tekrar sayısı arttıkça, sıçan, havuzun neresinden suya bırakılırsa bırakılsın, sürenin kısalmasıyla ve doğrudan bulunduğu çeyreğe ve noktaya yüzme şeklinde bir sonuca ulaşmaktadır. Bu durum, sıçanın, mantarın bulunduğu çeyreği ve yeri, öğrenmiş olması değil anımsaması ile ifade edilmektedir.

İkinci aşamada, mantar, havuzun içinden alınır ve sıçan, tekrar farklı çeyreklerden havuza bırakılır. Hangi çeyrekten ve kaç kere suya bırakılırsa bırakılsın, doğrudan, mantarın bulunduğu aynı çeyreğe yüzmekte ve mantarın bulunduğu noktanın etrafında yüzmektedir. Bu daha kapsamlı durum, süreç ve sonuç ise öğrenme ile ifade edilmektedir.

Kaygının ortadan kaldırılması için bilginin yanı sıra, zihnin işleyişinin de bilinmesi, çok belirleyici ve kolaylaştırıcı bir katkı sağlamaktadır. )

- ANLA! ve/||/<>/> TAMAMLA!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39039 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAM ARAYIŞI ile/ve/||/<> ANLAM VERME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35235 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAM VAROLANI ile/ve BİLGİ VAROLANI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4798 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anlam üretimi varsa. İLE/VE Veri ve bilgi sahibi. )
( Aşkın. İLE/VE Özdeş. )
( İnsan. İLE/VE Beşer. )

- ANLAMAK/ANLAMAMAK ile/ve/değil/yerine (EN AZINDAN) BİRAZ BİLGİ SAHİBİ OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/692 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAMAK ve/||/<> ANILARI OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35371 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ancak, anıları olanlar, anlarlar. )

- ANLAMAK ve/||/<> UYGULAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35531 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAMAK ile/ve/||/<>/>/< YORUMLAYARAK ANLAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49162 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAMANIN:
SESİ
ile/ve KURALLARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/679 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hmmm.[içinden ve/veya sesli!] İLE/VE 1. Nötr olmak. | 2. Nitelikli soru sormak. )

- ANLAM ile/ve NEDEN/İLLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2102 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLATABİLDİĞİN ile/ve/değil/yerine (ÇOK) İYİ ANLATABİLDİĞİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3995 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYABİLMEK ve/||/<>/ ANLATABİLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35268 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeyi anlayabilmenin en iyi yolu, onu, en iyi şekilde anlatabilmeye çalışmaktır. )

- ANLAYIŞLI ile/ve/değil FEDÂKÂR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29965 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine/<> YOL GÖSTERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32083 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANNEDEN DOĞAN ile/ve "BABADAN" DOĞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20161 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANNEDEN DOĞAN ile/ve "MÜRŞİTTEN" DOĞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20160 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANNEDEN DOĞAN ile/ve KENDİNDEN DOĞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20162 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendinden doğan, kendinden kurtulan kişi, insandır. )
( Kanın ve endişenin ötesine geçmeyen, insan değildir. )

- ANNENİ:
İNCİTME!
ve/||/<> AZARLAMA!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39138 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANNE ile/ve/ya da/||/<> BAKICI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49148 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANTLAŞAMAMAK ile/ve/en azından/||/<>/< ANTLAŞAMADIĞIMIZDA ANTLAŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48839 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan e