FaRkLaR KILAVUZU/"SOZLUGU"!!! - YAŞAR


Y




- YAYMA ile/ve/değil ALAN/INI GELİŞTİRME

- YANYANA/LIK ile/ve ART ARDA/ARDIŞIK/LIK/MÜTERÂDİF[Ar. < RİDF]
( Uzay/mekân. İLE/VE Zaman. )

- YOL ile/ve SÜREÇ
( Kendiniz bulmadıkça o sizin kendi yolunuz olmayacaktır ve sizi hiçbir yere götürmeyecektir. )
( Sürece katılmadıkça anlaşılmaz. )
( Kişiyi, yürüdüğü yol yorar. )

- "KENDİ DÜNYANDA YAŞAMAK" ile/ve/değil/yerine KENDİ DÜNYANI YAŞAMAK
( Sizi tutsak etmiş olan, kendi hakkınızda beslediğiniz fikirdir. )
( Sizi içeri kilitlemiş olan kapı aynı zamanda sizi dışarı bırakacak olan kapıdır. )
( The idea you have of yourself that keeps you in bondage.
The door that locks you in, is also the door that lets you out. )
( Bazıları. [Çoğunlukta olsa da herkes değil.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Herkes. )

- YARATICI ile/ve/değil ÖZGÜN

- YARATIM ile/ve DÖNÜŞÜM

- YENİLİKLER ve/< DELİLİKLER

- YAPICI ile/ve OLGUNLAŞTIRICI

- DOĞAYA DOĞAN ile/ve/değil YAŞAMA DOĞAN
( Behaim("hayvan"). İLE/VE/DEĞİL Beşer/İnsan. )
( Hayat, hayatla beslenir. [Doğada bu süreç zorunluludur, toplumda ise gönüllü olmalıdır.] )
( Hayatın tamir edemediğine ölüm son verir. )

- YEKPÂRE[Fars.] değil/yerine/= BÜTÜN
( Küçük olan, bütünü yansıtır ama bütünü içeremez. )
( The small, projects the whole; but it cannot contain the whole. )

- BAZI ŞEYLERİ:
ANLADIKTAN SONRA YAŞAMAK
ile/ve/<>/değil/yerine YAŞADIKTAN SONRA ANLAMAK

- YOLU BİLMEK ile/ve/> YOLDA İLERLEMEK
( Yolunuzu, kendiniz bulmalısınız. )

- GÜNÜ GEÇİRMEK değil/yerine GÜNÜ YAŞAMAK
( Kişi, inandığı gibi yaşayamıyorsa, yaşadığı gibi inanmaya başlar. )

- KISA VADELİ YARAR-UZUN VADELİ ZARAR ile/değil/yerine ÂN'I YAŞAMAK

- YORUM ile/ve/değil/yerine ÇOK ANLAMLILIK

- YORUM ile/ve YORUMUN ETKİSİ/EGEMENLİĞİ

- YORUM ile/ve DÖNÜŞTÜRÜCÜ NİTELİKTE YORUM

- YORUM ile/ve/<> DÖNÜŞÜM

- YORUM ve ERDEM

- YORUM ve VAROLUŞ

- YORUM ile/ve YÖNTEM

- YORUMLAMAK ve DÖNÜŞTÜRMEK

- YORUMLAMA ile/ve YARATMA

- YORUMLAMA ile/ve YENİDEN KURMA

- YORUMLAMA ile/değil YORUMBİLİM

- YORUMBİLİM ve SANAT

- ALTIN ORAN ve YAŞAMSALLIK

- YORUM(LAMA)DA:
VARLIK BAKIMINDAN
ile/ve ANLAM BAKIMINDAN

- YORUMLAMA ile/ve DEĞİŞİM

- YORUM ile/ve DEĞERLENDİRME

- YORUM ile/ve DÜŞÜNCE/FİKİR
( ... İLE/VE Düzenlemek, tertip etmek. | Ham düşünce, haber. )
( Fikir, varolanlar üzerine değil varolması gerekenler üzerinedir/olmalıdır. )
( Ancak sizi arzu, korku ve yanlış fikirlerden kurtaracak olan iyidir. )

- YORUM ile AÇIKLAMA

- YORUM ile YAKLAŞIM

- YAKLAŞIM ile/ve DÜZEN

- YAKLAŞMAK ile/ve YANAŞMAK

- YORUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< GERİBİLDİRİM

- YORUM ile "BAKIŞ"

- YAKLAŞMAK ile/ve/değil/<>/> YAKINLAŞMAK

- YAKINLIK/KURBİYET ile/ve KAVUŞMA/VUSLAT

- KAVRAM ile/ve/<> YAŞAM
( ... İLE/VE/<> Üzerine konuşulamayan. )

- YATAY/LIK ile/ve GEÇİŞKEN/LİK

- YÖNTEM ile/ve/değil/yerine AHLÂK

- YALNIZ ile/ve TEK

- "YAŞAMAK" ile DENEYİMLEMEK

- YETKİN BİLGİ ile/değil/yerine KESİN(YAKÎN) BİLGİ

- YETKİNLİK ve/<>/= ÖZGÜRLÜK

- YETKİN/LİK ve/<> GÜÇLÜ/LÜK ve/<> YETERLİ/LİK
( Ne zaman ki güçlülük, tek çözüm olarak kalır; o zaman anlarsın, ne kadar güçlü olduğunu. )

- YAKIN NEDEN ile UZAK NEDEN
( Kuyudaki bir kurbağa, gökteki kuşlar hakkında hiçbir şey bilmez. )

- YOĞUNLAŞMA ile/yerine DİKKAT

- YOĞUNLAŞMA ile/ve/yerine (EN AZINDAN) YAKINLAŞMA

- YOĞUNLAŞMA ile ODAKLANMA

- YOĞUNLAŞMA ile DERİNLEŞME

- YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve SIKIŞTIRMA

- YOĞUN/LUK ile SIK/LIK

- YARARLI ile YARARLI('YI)
( FEVÂİD[< FAİDE]: Menfaatler, yararlar, kârlar, kazançlar. )
( Yaptığın, "kâr"; yapmadığın, yarar! )

- YARARLI/LIK ile/ve/<> ANLAMLI/LIK

- YARARIN SAĞLANMASI ile/ve/değil/yerine/< ZARARIN UZAKLAŞTIRILMASI
( IZRAR[Ar.]: Zarar verme, zarara sokma. )

- YÜKSEK ORAN ile/ve YARAR

- ANLAMA ve YENİDEN YAŞAMA

- YAPILAN/OLAN ile YAPILMASI/OLMASI GEREKEN
( Doğa. İLE İnsan eylemi. )
( Platon'a kadar. İLE Platon sonrası. )

- YAPMAK ile/ve/değil/yerine YAPILANDIRMAK

- YAPILANDIRMA ile/ve/<>/değil/yerine İLİŞKİLENDİRME

- YAPILAN ile/ve DOLUNAN

- YAPMAK ile/ve OLUŞTURMAK

- YAPMAK ile/ve/yerine YAŞAMAK

- BİR KONU/OLGU/DURUM/YAZI/SÖZÜ ANLAMAK ile/ve/değil/yerine (ONU) YAŞAMAK

- YAŞAMAK ile/ve EYLEMİNDE BULUNMAK

- YAŞAMAK ile/ve/||/<> DENEYİMLEMEK / TECRÜBE ETMEK

- YAŞAMAK ile/ve YAŞANTILAMAK

- YAŞAMAK ile/ve DÖNÜŞTÜRMEK
( Yaşayan yaratamaz, yaratan yaşayamaz. )

- YAŞAMAK ile/ve/<>/></< ÖLMEK
( Biliyor olmak. İLE/VE/<>/< Bilmek[/Bildim!] )

- (")ANLAMLI(") YAŞAM ile/ve/yerine MUTLU YAŞAM
( Geçmiş ve/veya gelecek üzerine kurulan. İLE/VE/YERİNE ÂN üzerine kurulan. )

- YAŞAM/HAYAT ve/=/<> ÜMİT
( Hayat, teselli olmaktır. )
( Erip, eriyip, biten. VE/=/<> Hiç bitmeyen, bitmemesi gereken. )

- YAŞAMI:
GELDİĞİ GİBİ KARŞILAMAK
ile/ve/değil OLDUĞU GİBİ KARŞILAMAK

- YAŞAM/HAYAT ve/> ETKİNLİK/FAALİYET ve/> BİLİNÇ/ŞUUR

- YAŞAM ALANI ile/ve/değil HAREKET ALANI
( Bazı düşünürlerin/sanatçıların, [turistlerin ya da turist gibi yaşayanların vb.] her hareket alanlarının, yaşam alanı olmadığı gibi. )

- YAŞAM BİÇİMİ ile/ve/<> PAYLAŞIM BİÇİMİ

- YERÇEKİMİ ile/ve/<> AŞK
( Doğa'da. İLE/VE/<> İnsan'da. )
( Yerçekiminin tutumu, en yüksek bağlantıda olmaktır. )
( The attitude of the gratitude is the highest yoga. )
( In nature. VS./AND On Human. )

- SEVGİNİN NESNELEŞTİRİLMESİ ve ÖLÜMÜN, YAŞAMDAN ÇIKARILMASI

- "ÇEVRE İÇİN" YAŞAMAK değil/yerine ÇEVRE İLE BİRLİKTE YAŞAMAK

- YÜCELTME ile/ve/değil/yerine SAYGI DUYMA

- YÜCEL(T)MEK ile YÜKSEL(T)MEK
( İTİLA[Ar.]: Yükselme, yücelme. )

- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/değil ÖNCELİK

- YEĞLEME/TERCİH ile/ve ÖNCEL/LEMEK

- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/> KARAR

- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/> TUTUM

- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<> AYIRDINDALIK, FARKINDALIK

- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<> BEĞENİ

- YEĞLEME/TERCİH ve/> MUHABBET

- YAYINLARDA:
CANLI
ile/ve/değil/yerine NAKLEN

- YALIN ile BASİT

- YALINLIK ile/ve BİRLİK

- YALIN ile OLAĞAN

- YALINLIK ve AKIL

- YALIN/LIK ile/ve/<> DURU/LUK

- YALIN/LIK ve/<> GÜZEL/LİK

- YENİ ile/değil GEÇMİŞE GÖRE YENİ

- YENİ ile/ve YOĞUN

- YENİ ile/ve/değil/yerine FARKLI

- YENİ ile/ve/> YENİLEYİCİ

- İÇSELLEŞTİRME ile/ve YAŞAMA YANSITMA

- OLMAYIŞI GÖSTERMEK ile OLUŞU YAŞAMAK

- HAREKET ve/> EYLEM ve/> YAŞAM ve/> BİLİNÇ
( HAREKET: Bil-kuvve olanın, bil-fiil olması için gerekli çaba. )

- SÜRDÜRMEK ile/ve YAŞAMAK

- YETKİ ile/ve OLANAK

- YARDIMCI OLMAK ile/ve FIRSAT VERMEK
( Tekrarlanması gereken yardım, yardım değildir. )
( Yapılmaya değer tek yardım, yardıma gereksinim duymaktan kurtuluşu sağlamaktır. )
( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )
( En önemli yardımcı, gerçeğin, içimizde bulunuşudur. )

- YARDIMCI OLMAK ile VESİLE OLMAK

- YARDIM ile/ve/değil/yerine İŞ

- YOK OLMA ile/ve/değil "BUHARLAŞMA"

- YOK OLMA ile/ve RÜZGÂRLIĞI KALMAMA

- YOK OLMAK ile/ve/=/değil VAR OLMAK

- YOK OLAN ile/değil/yerine ORADA OLAN

- YOKLAMAK ile YOK-LAMAK

- YERİNDE/LİK ile/ve GEÇERLİ/LİK

- YOK/LUK ile/ve/<>/değil GÖRÜNMEZ/LİK, BİLİNMEZ/LİK
( AMÂ: Görünmezlik yeri/"ülkesi". )

- YOK ile/ve/değil/yerine GÖSTERİLEMEYEN

- YOK ile/ve/değil ZORUNLULUĞUNUN OLMAMASI

- YOK ile/ve YOKLUK

- YOK ile/ve PAYLAŞILABİLİR OLMAYAN

- YOK ile/değil HENÜZ/ŞU ANDA BİLİNMEYEN

- YOK/LUK ile/ve/değil ZİHİN
( Yok etmeyince, yok olmaz. )

- YOKLUK ile YOKLUK

- YOK/LUK ile/ve TANIMSIZ/LIK

- YOK/LUK ile/ve EKSİK/LİK

- YOKLUK ile/ve VARLIK
( Gölgesi olmaz! İLE/VE Gölgesi mutlaka vardır. )
( Yokluğun varlığa gücü yeter de, varlığın yokluğa gücü yetmez. )
( Varlığımın değerini bilmeyeni, yokluğumla terbiye ederim! [en uzun süre 7 yıldır!] )
( Yoktur. İLE/VE Vardır. )
( There is no shadow! vs./AND Shadow is exist absolutely. )
( Yokluğunuzu hissetmeyeni, varoluşunuzla "rahatsız etmeyin!" )

- YOKLUK ile YOK İKEN

- YOKLUK ile/ve BOŞLUK
( Görünmezler, tecelli etmezler. )

- YOKLUK'TA YOKLUK ile VARLIK'TA YOKLUK
( Yokluk, fazlasıyla zor ve ağır bir durumdur fakat yokluktan daha zoru da vardır ki, o da, varlıkta/olanaklar içinde yokluktur. )

- YOKLUKTAN OLUŞAN YOKLUKLAR ile/ve/değil VARLIKTAN OLUŞAN YOKLUKLAR

- YOKSUN/LUK ile YOKSUL/LUK
( Yoksullukların en kötüsü, kendini aciz görmektir. )
( VITA VERE APOSTOLICA: Yoksulluğu yüceltme. )
( Yoksulluk korkusunu tanımadıysak, kendi yoksulluğumuzu yaratırız. )
( Elini cebine attığında boşsa. İLE Elini tutan yoksa. )

- YOKSUNLUK ile/ve GEREKSİNİM

- YARATMAK ile/ve DÖNÜŞTÜRMEK

- YARATMA ile/>< YAŞAMA
( Yaşayanlar, [pek] yaratamaz; yaratanlar, [pek] yaşayamaz. )

- YARATICILIK ile/ve CANLANDIRMAK ile/ve HAREKET KATMAK
( Kuralları önce bilmek, sonra [yeri geldiğinde ve gerektiğince] unutmak/unutabilmek gerek! )

- YARATICI/LIK ve BİLGE/LİK

- ŞEKİL VERME ile YARATMA

- YAPILANDIRMA ile ŞEKİLLENDİRME

- YOL ile/ve İLETİŞİM
( Olgun kişi, etkisini tavsiyeleri ve önderliğiyle yayarak izlenecek yolu hazırlar. )

- YERİNE KOYMA ile/değil DÖNÜŞÜM

- YAZDIĞINI YAP!(MAK) ve/<> YAPTIĞINI YAZ!(MAK)
( Yapacağını yaz, yazdığını yap! )
( Yaşamak için ayağa kalkmıyorsan, yazmak için masaya oturma! )

- YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULAN (/DUYULMUŞ/DUYULACAK OLAN) ile/ve YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULMAYAN (/DUYULMAMIŞ/DUYULMAYACAK OLAN)

- YAPMAK ve SUSMAK
( Yaşamla tek buluşma noktamız, yapmak/eylem; kişiyle/insanla tek buluşma noktamız susmak/susabilmektir. )

- YEMİN ve/< TAHLÎF/TEHÂLÜF[< HALF]
( ... VE Yemin ettirme. | Yargıcın, taraflardan birine yemin ettirmesi. )

- YİN ile/ve/<> YANG
( İnsanlığın ilk simgelerindendir. ( İlki EL [çizen araç] olarak kabul edilir! [Eller beynin uzantısıdır!] )
Tüm insanlığa aittir!
Herhangi bir disiplinin ya da kültürün [özellikle Uzakdoğu'nun], tekeli altında kalamayacak kadar ortaktır.
Uyum, bütünlük ve dengeyi simgeler. (Zıtlıkla ya da "Her iyiliğin içinde kötülük, her kötülüğün içinde iyilik vardır" gibi basit tanımlarla tanımlanamayacak kadar derinliği olan bir simgedir!)
Aynı zamanda insanı, duruşunu, omurgayı simgeler!
Varolanları, yaşamı, olan biten herşeyi simgeleyebilecek kadar yalın ve sadedir. )
( Yaşam, [özellikle insan için] SABIR <> GÜDÜLENME> üzerinedir! [Yin-Yang'ın da iki ayrı ve içiçeliğini yansıtan en verimli yaklaşımlardandır] )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )

- YA/YA DA ile/ve/değil/yerine/||/+/<>
( HEM, HEM DE ve/||/<> NE, NE DE )

( Ayrım. | İLE/VE/<> Birlik/bütünlük. )
( 0 1 ile/ve/<> [ 1 ile/ve/<> 0 ] )
( "Ne, ne de", "hem, hem de" ile birliktedir![ayrı değildir!] [sadece insana/gelişmiş zihinlere özgüdür!] )
( Doğada/fizikte/hayvanlarda, deneyde/laboratuvarda. İLE/VE/<> Sadece İNSAN'da. )
( Bir şey(ler)i bildirtir. İLE/VE/<> Kendini bildirtir. )

- YA DA ile VE

- (BAZI ŞEYLERİ:
) ÖĞRENDİKTEN SONRA YAŞAMAK
ile/ve/<>/değil/yerine YAŞADIKTAN SONRA ÖĞRENMEK

- GÖSTERME ile/ve/değil/yerine YAŞAMAK

- YAKIŞTIRMAK ile/ve "YAPIŞTIRMAK"

- GİRDİLER DÖRTLÜSÜ ile/ve/<> YAŞAM DÖRTLÜSÜ ile/ve/<> UYUM DÖRTLÜSÜ ile/ve/<> DEĞERLER DÖRTLÜSÜ
( Sayın Gökçen ADAR'ın, "Yaşamla Flört" adlı kitabını okumanızı salık veririz. )
( Olumlu/Pozitif | Olumsuz/Negatif | Nötr | X [Belirsiz, merak uyandıran]. İLE/VE/<>
İş | Sosyal | Aile | Özel. İLE/VE/<>
Beklenti | Ortam | Olanak | Zaman. İLE/VE/<>
Vizyon | Misyon | Nosyon | Gusto[Zevk ve heyecan niteliği, estetik değerler]. )

- YAŞANMIŞLIK/YAŞANMAMIŞLIK ile/ve ANLAMLILIK/ANLAMSIZLIK

- YÖNTEM ile/ve LOJİ

- YÖNTEM ile/ve/<> BİLİNÇ

- YÖNTEM ile/ve/<> TUTUM

- YÖNTEM ile/ve/<>/değil/yerine YAKLAŞIM

- YÖNTEM ile/ve TARZ

- YÖNTEM ile/ve ÜSLÛB

- YÖNTEM ve/<> (BELİRLİ/BAZI) YÖNTEME, YÖNTEMLE(RLE)/BİLİNÇLE BAKMAK

- YOL/YÖNTEM ile/ve İŞ ile/ve BİLGELİK

- YAYGIN BİLGİ ile/ve/<> ÖZEL BİLGİ ile/ve/<> BİLGİ
( 1- Ammeden, ammeye aktarılan yaygın bilgi.
2- Alimlerden, alimlere aktarılan özel bilgi.
3- Tek bir kişiden, tek bir kişiye aktarılan bilgi. )

- YAYGIN/LIK ile/ve ZENGİN/LİK

- YAŞAM/BİLİNÇ ile/ve/değil/=/< BELLEK
( Bellekte, bir boşluğun olması, bilinçte (de), bir boşluğun olmasını gerektirmez. )

- YETİ ile KAZANIM

- YETİ ile/ve YETENEK/KAPASİTE
( KUVVE ile/ve İSTÎDAD )
( ... ile/ve PUISSANCE )

- YETİ ile/ve GÜÇ
( Güç ve hayırlar herkes içindir ve isteyen herkese hazırdır. )
( Olgun kişi gücünü kullanmazken onun altındaki kişi gücünü sonuna dek tüketir. )

- YANSITMA ile/ve/değil/yerine TAŞIMA

- YÖNTEM ile/ve YORDAM

- YAVAŞLATMAK ile AĞIRDAN ALMAK

- YARAR ile/ve/<> HAYIR
( Hayır! dedikleriniz, hayır/yarar getirir. )

- İNSAN/KİŞİ:
[ya] KULAKTAN İHYÂ OLUR/YAŞAM BULUR
ya da KULAKTAN İFNÂ/İMHÂ/YOK OLUR

- YARATICILIK ile YENİLİK/TİCARİLEŞTİRME

- YAŞ ile/yerine GÖRÜNÜM

- BİYOGRAFİ(TERCÜME-İ HAL) ile/değil/yerine YAŞAM ÖYKÜSÜ

- TADINI BİLMEK ile TADINI YAŞAMAK
( Deneyimlemiş olmak. İLE Deneyimin, zaman, zemin ve dengesini/dozunu doğru belirleyerek sürdürebilmek. )

- ÇOK YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine İYİ/NİTELİKLİ YAŞAMAK
( Nicelikli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Nitelikli. )
( Yaşlanılan gün/saat/dakika/ÂN. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yaşanılan gün/saat/dakika/ÂN. )

- YAŞAYAMAMAK ile/ve/değil YAŞADIĞINI, GÖNLÜNCE YAŞAYAMAMAK
( Hayallerini/istediklerini gerçekleştirememek. İLE/VE/DEĞİL Gerçekten istediklerini ve gerekenlerini yaptığın halde hayallerini gerçekleştirememek. )

- YALNIZ/LIK ile TEK BAŞINA/LIK
( Yalnız kalpleri harekete geçiren kişi, dünyayı hereket ettirir. )
( Tek başına yürüyen kişi, bir dostluk kurar. )
( Yalnızların yılmaması, kendileri için yararlı olur. )
( Kendimizi, kendimizle zaman geçirmeyi, "yalnızlık" saymayacağımız biçimde geliştiriyoruz. )
( Gereksinim duyarız. İLE Yeğleriz. )
( We need. VS. We prefer. )

- YALNIZLIK ile DÜŞÜNÜR/YAZAR "YALNIZLIĞI"
( ... İLE Azınlıkta olmanın ya da paylaşım ağının yaygın olamamasından dolayı duyumsanan. )

- YALNIZLIK ile KENDİNLE BAŞBAŞALIK

- YALNIZ/LIK ile/ve "ÇIPLAK/LIK"

- (BAZI) DUYGULARI/NI:
SÜREKLİ YAŞAMAK/DUYUMSAMAK
ile/ve/değil YOĞUN YAŞAMAK/DUYUMSAMAK

- BİR YERLİ OLMAK ile/ve/değil/yerine YAŞADIĞI/YAŞAMAK İSTEDİĞİ YERLİ OLMAK(YERE AİT OLMAK)
( Tanışmalarda da ikincil/üçüncül[/ya da yeri kaçıncı sıradaysa] konulardandır. Kişinin zihnindeki, coğrafî ve kültürel arkatasarla/geçmişle ve kabulle ilgili bir durumdur. Kişiler, sorulduğu için yanıtlamak zorunluluğunda bırakılmamalıdır. Nerelisin sorusu da sorulmaması gereken sorulardandır. "Nerelisin?" yerine "Nerede yaşıyorsun?" sorusu daha anlamlıdır. İletişim ve paylaşımlarda kişinin yaşadığı ya da yaşamak istediği yeri düşünmesi ve o düşündüğü yerle özdeşleşmesi ve buna göre beyanda bulunma olanağı/fırsatı verilmelidir. )

- YETERLİ/LİK ile/ve/> RAHAT/LIK

- YETERLİLİK ile/ve/> YETENEK

- YORULMAK ile/ve/<> YOĞRULMAK

- YAKIN/LIK ile/ve/<> YATKIN/LIK

- YÂR ile/ve/< YARDIMCI/MUÎN[Ar. < AVN: İâne eden.]

- YOLCU ile/ve GEZGİN
( ... ile/ve SEYYAH )

- YOLCU OLMAK ile/ve/değil YOLDA OLMAK

- DOĞA'YA DOĞAN ile/değil YAŞAM'A DOĞAN
( Behaim(Hayvan). İLE/DEĞİL İnsan. )

- DOĞAL/TABİÎ YAŞAM/ÖMÜR ile ÖMR-Ü SÂNİ
( ... İLE Eser bırakanların ömrü. )

- YOĞUNLUK ile/ve/<> OLGUNLUK
( Olgunluk nasıl meydana gelir? Zihninizi berrak ve temiz tutarak, hayatınızın her anını tam bir farkındalık hali içinde yaşayarak, korkularınızı ve arzularınızı belirdikleri anda hemen inceleyerek ve gidererek. )
( Meyve bir anda düşer, ama olgunlaşması zaman alır. )
( Hazır olmak olgun olmaktır. )

- YÖNETİCİ ile/ve/yerine/değil ÖNDER
( BUU/BUĞ: İnsan kümelerinin önderi/yöneticisi. [Birden fazla Buğ varsa içlerinden biri Baş Buğ olmuştur.] [Kişileri koruyup gözeten, birbirine sevgi ve saygıyla bağlayan Bağ, Buğ ve Ban olmuştur.] )
( Kişinin el parmakları, toplumsal örgütlenmeye köz/model olmuştur. Kişi öbekleri/grupları, 10'luk sisteme göre örgütlenmiştir. Buu, 10'luk düzenin önderi olmuştur. )
( İşi, doğru yapan. İLE/VE/YERİNE/DEĞİL Doğru işi yapan. )

- YÖNETİCİ ile/ve/değil/yerine GİRİŞİMCİ

- YETKİN ile YETİŞKİN

- YETİŞKİN ile/ve OLGUN
( Yaşlı olanlara rahatlık sağlamak, arkadaşlara içtenlikle, gençlere de incelikle davranmak isterim. )
( ADULTHOOD ile MATURE )

- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile/ve/değil MERHAMET/Lİ

- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile GÖZÜKARA/LIK

- YUMUŞAKBAŞLI ile YUFKAYÜREKLİ

- YANDAŞ ile YOLDAŞ

- YAPAN ile/ve/<> YAPTIRAN

- YAZAR ile SENARİST

- YAZAR ile YAZICI

- YAZAR ile/ve/değil/yerine YAZAN

- "HAYATI/NI YAŞAMAK" ile/değil/yerine ADAM OLMAK

- YUNUS ile/ve MEVLÂNÂ
( Bizim Yunus. İLE/VE Hz./Pîr Mevlânâ. )

- "YANINDA OLMAK İSTİYORUM" ile "YANIMDA OLMANI İSTİYORUM" ile "YANYANA OLMAK İSTİYORUM"

- HOŞLANMAK ile/ve "YAKIN BULMAK"

- YAKIŞIKLI ile GÜZEL
( Baylar için kullanılır. İLE Bayanlar için kullanılır. Yüz güzelliği için özel bir sözcük vardır["Sabâhat"]. [Nadiren erkekler için de kullanılıyor.] ( Öz Türkçe'de "Göz-el"dir. Göze hitap eden. Zamanla "Güzel"e dönüşmüştür. )

- YAKIŞIKLI/LIK ile/ve ŞIK/LIK

- ÖZEL YAŞAM ile/ve/değil GİZLİ YAŞAM

- ÂŞIK OLMAK ile AŞK/I YAŞAMAK

- AŞK YAŞAMI ile/ve/=/değil/yerine EŞEYSELLİK/SEKS YAŞAMI

- YAPAR ile/ve/<> YAŞAR

- YATKINLIK ile/ve/değil ALIŞKANLIK

- YETİ ile/ve YETENEK

- YETENEK ile DURUM/HAL

- YETENEK ile/ve ETKİNLİK/FAALİYET

- ŞEFKAT ile/ve YARDIMSEVERLİK
( Şefkat, kişinin eline verilmiş sevgidir. )
( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )

- BİLİMSEL TUTUM/DURUŞ ve/||/<> FELSEFÎ ANLAYIŞ ve/||/<> SANATSAL/ESTETİK DUYARLILIK ve/||/<> HAREKETLİ(SPORCUL) YAŞAM
( Hayret. VE/||/<> Hayranlık. VE/||/<> Aşk. VE/||/<> Coşku. )

- BİLİM ve YAŞAM
( Cinslerle. VE Bireylerle. )

- YEMEK İÇİN YAŞAMAK ile/yerine/değil YAŞAMAK İÇİN YEMEK
( Hayvan. DEĞİL İnsan. )
( Olgun kişi, sözlerinde dikkatli, yiyip içtiklerindeyse ölçülüdür. )
( Gıdanın ahlâkı bizde kalır, posası dışarı çıkar. )
( Kötüler, yemek için yaşarlar; iyiler ise yaşamak için yerler. )
( EŞHÂ[Ar. < ŞEHÎ]: En çok sevilen, sevilerek/istekle yenilen şey. )
( NEHEM[Ar.]: Yemeğe, şiddetli arzu duyma. )
( TELEBBÜK[Ar.]: Mide dolgunluğuna uğrama. | İMTİLÂ'[MELÂ] )
( TÛŞE | KUT-İ LÂ YEMÛT: Ölmeyecek kadar yenilecek şey, azık. )
( TÛŞE-İ RÂH: Yol yiyeceği/azığı. )

- YER FISTIĞI ile ŞAM FISTIĞI

- SORUN YAŞAMAK ile ÇİLE ÇEKMEK

- "İNSAN YAŞAMI" değil/yerine YAŞAM
( Hayvanların yaşamı değil yaşam süresi olur. )
( Nesnelerin, varoluş süresi olur. )

- ...'NIN EVİNDE YAŞAMAK ile/yerine ...'NIN EVİNDE KALMAK

- ELDE ETMEK ile/değil/yerine YAŞAMAK

- "DUYARLILIK" ile "YUMUŞAK KARIN"

- "YAŞAMI KOVALAMAK" ile "YAŞAMI YAKALAMAK"

- DİPDİBE (OTURMAK, YAŞAMAK)

- SERSEFİL (DOLAŞMAK, YAŞAMAK)

- AÇ-SEFİL (YAŞAMAK)

- BAĞ-BAHÇE (İÇİNDE YAŞAMAK)

- BAKLAVA-BÖREK (YİYEREK YAŞAMIYOR OLMAK)

- DERME-ÇATMA (BİR YERDE YAŞAMAK)

- HARALA-GÜRELE (YAŞAMAK, UĞRAŞMAK)

- KÂRINCA KARARINCA (YAŞAMAK, DAVRANMAK)

- KEYFE KEDER (TAKILMAK, YAŞAMAK)

- KIT KANAAT (GEÇİNMEK, YAŞAMAK)

- MUTLU-MESUT (YAŞAMAK)

- ORADA-BURADA (DOLAŞMAK, TAKILMAK, YAŞAMAK)

- BİYOGRAFİ değil/yerine/= YAŞAM ÖYKÜSÜ

- HAYÂT değil/yerine/= YAŞAM

- ÖMÜR değil/yerine/= YAŞAM

- YAŞAM ARALIĞI:
+50 ºC
ile -50 ºC arasındadır.

- YOL ile/ve ŞÂH-RÂH[Fars.]
( ... İLE/VE Büyük ve işlek yol, anayol, cadde. | Şaşırılması olanaksız doğru ve açık yol. )

- ŞARKI/CI ile YORUM/CU

- ŞARKICI ile YORUMCU

- EVRENİ ANLAMAK ile/ve YAŞAMAK

- YAŞAM MİTLERİ ile KURMACA MİTLER

- PAYLAŞIM ile/ve/değil PAYLAŞIMI YAŞAMAK

- KENTTE YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine KENTLİ OLMAK

- HUZUREVİ değil/yerine YAŞAMEVİ

- YAŞAMIN:
ANLAŞILMASI
ile/ve/||/<>/> YAŞANMASI
( Geriye doğru. İLE/VE/||/<>/> İleri doğru. )

- DİNİ:
ANLADIKTAN SONRA YAŞAMAK
ile/ve/değil/yerine YAŞADIKTAN SONRA ANLAMAK

- SİYASETEN BALTALAMAK yerine SARÂHATEN(AÇIKÇA) YAŞAMAK

- YAŞAM:
SOLUK ALDIĞIMIZ ANLAR
ile/ve/değil SOLUĞUMUZU KESEN ANLAR

- YAŞAMAK:
ÖTEKİLERE/DİĞERLERİNE GÖRE
ile/değil/yerine DEĞERLERİNE GÖRE
( Kaç kuruşunun olduğu önemlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Nasıl bir duruşunun olduğu önemlidir. )

- YARATICI İMGELEM ve/<> YENİ YAŞAMLAR/KOŞULLAR

- VARLIK ile/ve/değil/<> YAŞAMSALLIK/HAYATİYET

- YAŞAM/HAYAT ve/=/<> HAYIR!
( Yaşam/ın, "Hayır!"lar(ın) ile/üzerinden, "Ne yapmayacağını bilerek" oluşur/oluşturulur. )

- YAŞAMIN YALINLIĞINDA:
BİLİM
ile/ve/||/<> FELSEFE ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> DİN
( Sınırlar. İLE/VE/||/<> Yorumlar. İLE/VE/||/<> Betimler. İLE/VE/||/<> Kutsar. )

- BENZERLİK ile "YAKINLIK"

- !"HAYVANAT BAHÇESİ"(NDE YAŞATMAK) yerine DOĞAL ORTAMLARI(NDA YAŞAMALARINA FIRSAT VERMEK)

- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.])
ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve ÜVEYİK(STREPTOPELIA TURTUR[Lat.])
( Kolombiya'da, dünyadaki tüm ülkelerdeki kuş türlerinden daha fazla kuş türü bulunur. )

- "YAŞAMI ÖĞÜTMEK" değil/yerine YAŞAM ÜRETMEK

- Z: YAŞAM/HAYAT ve/||/<> ZÕIO[< ZÕION]: CANLI

- ŞEHİRDE YAŞAMAK ŞEHİRLİ OLMAK

- Yaşam için DİNLE!!!

- Yaşam için SUS!!!

- Sonsuzluğu yaşamak için SUS!!!

- TEMİZ HAVADA YAŞAMALI!

- DİN ve/<> YAŞAM ve/<> ETKİNLİK ve/<> İŞBÖLÜMÜ-İŞBİRLİĞİ

- MANTIK EYTİŞİMİ ile/ve/değil/yerine YAŞAM EYTİŞİMİ

- İNANÇ ile/ve YAŞAM

- YAŞAM ile YAŞANTI

- YAŞAM ile YAŞAMAK
( Hayat hayatla beslenir. Doğada bu süreç zorunluludur, toplumda ise gönüllü olmalıdır. )
( Sorgulanmayan yaşam, yaşam değildir. )
( Yaşam, suyun toprağa karışmasıdır. )

- YAŞAM ile/ve/değil/yerine YAŞAM DEĞERLERİNİN BİLİNCE TAŞINMASI

- YAŞAM ile/ve ÖNGÖRÜLEBİLİR YAŞAM
( ... İLE/VE Kişinin en çok istediği/"aradığı". )

- YAŞAM ile/ve PAYLAŞIM

- YAŞAM ile/ve HERŞEY

- YAŞAM ile/ve HAREKET

- YAŞAM ile/ve KOŞUL/LAR

- YAŞAM'DA:
ANLATIM
ile/ve ANLAM
( Yaşam, anlatım ile anlamın birbirinden ayrılmasıyla aydınlanır. )

- YAŞAMIN ANLAMI ile/ve YAŞAMIN DENEYİMİ

- YAŞAM ile/ve AMAÇ
( Yaşamın amacı, amacı olan bir yaşamdır. )

- YAŞAMLAR:
YARI MADDÎ
ile/ve YARI MANEVÎ
( İçinde manevî bir boşluk bulunan ve dışa sürekli neşe vuran kişi değersiz, boş zevklere kanacaktır. Mutlaka, giderek kendiyle olan bağını koparacaktır. )

- YAŞAMAK ile/ve DUYUMSAMAK

- YAŞAMAK ile/ve YAŞATMAK

- YAŞAMAKTA/YAŞIYOR OLMAK ile/ve/değil ÖLMEKTE/ÖLÜYOR OLMAK

- YAŞAM ile/ve DOĞA

- YAŞAM/HAYAT ile/ve TUTARLILIK

- YAŞAM/HAYAT ve/= SÜRPRİZ

- YAŞAM/HAYAT ve/= SONSUZLUK

- YAŞAM:
(NE) "AŞK", (NE DE) "EKMEK"
ile/ve/değil/||/< İNSAN OLABİLMEK/KALABİLMEK

- "UZUN" YAŞAMAK ile/ve/<>/değil/yerine DERİN/DÜRÜST/DOĞRU YAŞAMAK

- TOPLUMSAL YAŞAM ile EĞİTİM

- YAŞAM ile YAŞANTI

- DOĞAMIZA UYGUN OLAN/OLMAYAN ile/ve/<> "YARAYAN"/"YARAMAYAN"

- YAŞAYAN/YAŞAMAK/"YAŞAMASI" ile/ve/<>/değil VAROLAN/LAR
( İnsan için geçerlidir. İLE/VE/<>/DEĞİL İnsan ve insan/lar dışındaki herşey için geçerlidir. )
( Herkes. İLE/VE/<>/DEĞİL Herşey. )

- SANAT ve/<> YAŞAM

- "HAYATINI YAŞAMAK" ile/ve/<>/değil/yerine HAYATI YAŞAMAK

- KARMAŞA/KARGAŞA değil/yerine YAŞAMIN OLUŞTURULMASI
( Türdeşlik ve görelilik ile. DEĞİL/YERİNE Düzen kurarak. )

- YAŞAM:
İNANÇ
ve/<> SABIR

- "ÖLMEK" ile/değil/yerine YAŞAM(AY)I TAMAMLAMAK/HAY(I)R'LAMAK

- YAŞAMIN DEĞİŞTİRDİĞİ ile/ve/<>/değil/yerine YAŞAM(LAR)I/NI DEĞİŞTİREN

- GERÇEK YAŞAM ile/ve/<> SİNEMA
( Gerçek yaşamda, taklit ederiz. İLE/VE/<> Sinemada, gerçek oluruz. )

- YAŞAM ve/||/=/<> BİLİNÇ/FARKINDALIK/ŞUUR
( KENDİNİN SORUMLULUĞU )

- HAYATÎ/SURVIVAL[İng.] değil/yerine YAŞAMSAL

- HÜNER:
BİLMEK
ile/ve/değil/<> İÇİNDE YAŞAMAK

- SOLOMON ADALARI'NDA YAŞAM:
990'ı
ile/ve/değil/<> 400'ü
( 990 adadan oluşan Solomon Adaları'nın, sadece 400'ünde kişiler yerleşmiştir. )

- HAREKETİN SÜREKLİLİĞİ:
DOĞADA
ile/ve/<> YAŞAMDA
( Sürekli oluşum. İLE/VE/<> Sürekli insanlaşma. )
( Yaşamdaki temeddün, doğadaki tekevvün'ün devamıdır. [ve bunun da sonsal amacı, kişinin, daha da insanlaşarak, olgunluğa/kemâle ermesidir.] )
( DOĞA: Hareket ile sükûnun ilkesi. )

- KİŞİNİN(KENDİ) RİTMİ(N) ile/ve/||/<> YAŞAMIN RİTMİ

- YAŞAMAK:
BİRBİRİMİZİ İDARE EDEREK
ile/ve/değil/yerine/<> UZLAŞARAK (ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUŞARAK)

- "ÖLÜMDEN SONRA, YAŞAMIN OLUP OLMADIĞI" değil/yerine ÖLÜMDEN ÖNCE, SENİN, YAŞAMDA OLUP OLMADIĞIN

- YAŞAMIN:
"DAYATTIKLARI"
ile/ve/değil/yerine/<> GETİRDİKLERİ

- YAŞAM:
DALGINLIKLA
değil/yerine/>< AYIK

- YALNIZLIK:
BİREYSELLİKTE
ile/ve/<> AŞKTA
( Bireysellik, yalnızlığı (da) yönetebilmektir. İLE/VE/<> Aşk, birlikte ve/veya ayrı ayrı olmak üzere yalnızlığı (da) kabul edebilmektir. )
( Tek kişilik yalnızlık. İLE/VE/<> İki kişilik yalnızlık. )

- "ÂN'I YAŞAMAK" değil ÂN'I, YAŞAMAK
( "Ân'ı, yaşamak" sözü, "anlık düşünmek, hareket etmek, günlük öteki işleri/durumları gözardı etmek, kenara koymak, askıya almak" ya da "keyfî, ben merkezci hareket etmek" olarak DEĞİL yaşamın, olay/olguların, çevrenin, kendinin/zihnin her durum ve sürecinde, farkındalıklı ve nitelikli yaşama çabası -iddiasında değil!- içinde olunması gerektiği, gerekenin, gerektiği koşullarda ve zamanda yerine getirilmesi gerektiği anlamına gelir. Ancak, bu şekilde, farkındalıklı düşünülür, eylemsel yaşanırsa, yaşamın içinde olunacağı, sorumluluk alarak, felsefî anlayış, bilimsel tutum ve sanatsal duyarlılık ile sağlanabilir. )
( "An'ı yaşamak" ya da "An'da yaşamak" deyimleri, eksik ya da yanlış kullanılmakta, algılanmaktadır ne yazık ki.

"An'ı yaşamak", gün boyunca yaptığın/yaşadığın şekilde, An'ı(nı) da farkındalıklı, verimli yaşamaya işaret etmek, dikkat çekmek üzere kullanılır/kullanılmalıdır. Bu algı ve yorumla, hem gün içinde yapılan/yaşanılan işlerdeki zorunlulukları/gereksinimleri yerine getirir gibi, An'ı da aynı zorunluluklar oranında yaşamayı, hem de An'ın yoğunluğundaki bilinci/ni, gün içindeki işlerde de devrede tutarak, verimli bir tam gün geçirmeyi anımsa(t)maya yöneliktir.

"An'da yaşamak" da aynı şekilde, günlük işlerdeki çokluk ve verimlilik gibi An'da da zamanı verimli kılacak, farkındalıklı bir tutum içinde yaşamayı anımsa(t)maya yöneliktir.

Yani...
"AN'I YAŞAMAK" değil AN'I, FARKINDALIKLI YAŞAMAK; "AN'DA YAŞAMAK" değil AN'DA, VERİMLİ/ÜRETKEN YAŞAMAK'tır! )

- "ŞEKİLLENME" ve/<> "YOĞRULMA"

- YAŞAM(AK):
GERİYE DOĞRU
değil İLERİ DOĞRU
( Anlaşılır. DEĞİL Yaşanır. )

- TOPRAK ile AZOİK[Yun. A: Olumsuzlayan ön ek. | ZOE: Yaşam.]
( ... İLE İçinde taşıl bulunmayan toprak. | En eski yerbilimsel düzen. )

- YAŞAM:
YAŞIMIZ
ile/ve/değil/yerine/||/<> YAŞADIKLARIMIZ

- DİL ve/||/<> ZİHİN ve/||/<> YAŞAM
( Ne ki, dilinde, aynı zihninde; ne ki, zihninde, aynı dilinde! )
( Dil, ne kadar zengin; zihin, o kadar engin. )

- KULLANMAK ile/değil YAŞAMAK

- "YAKIN İLİŞKİ" ile/ve/||/<> "YOĞUN İLİŞKİ"

- YAŞAMIN MATEMATİĞİNDE:
ÇARPMA
ve/||/<> BÖLME ve/||/<> ÇIKARMA ve/||/<> TOPLAMA
( Gerçeklerle. VE/||/<> Ayrılıklara. VE/||/<> İnsanlık ölçeğinden. VE/||/<> Kendini ve/veya kendinle. )

- YAŞAM BOYU:
DERS
ile/değil/yerine/ya da/>< DOST
( Bir kişiye tamamen güvendiğinizde, kesin olarak deneyimleyeceğiniz, ikisinden biridir. )

- YAŞADIĞIN GİBİ "DÜŞÜNMEK" ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNDÜĞÜN GİBİ YAŞAMAK
( )

- "YAŞAM/IM ÇOK SIKICI" değil (YETERİNCE) PARA(N) YOKTUR

- BİLİNÇ ve/||/<> KİŞİ ve/||/<> YAŞAM
( Gövde. VE/||/<> Kişi. VE/||/<> Yaşam. )
( Tohum. VE/||/<> Ağaç. VE/||/<> Meyve. )

- DOĞA ile/ve/||/<> YAŞAM
( Doğru. İLE/VE/||/<> Yanlış. )
( Aynı. İLE/VE/||/<> Ayrı. )

- DİN:
(YAŞAMSAL BİR) OLGU
ve/<> (BİR) YANSIMA/TECELLİ ve/<> (YÜKSEK BİR) ANLAYIŞ/İDRAK ve/<> (YÜCE/ULVÎ BİR) KEŞİF ve/<> (YÜCE/ÂLÎ BİR) DENEYİM

- DEĞİŞİM:
KARARDA
ile/ve/||/<> YAŞAMDA ile/ve/||/<> KİŞİDE
( Bir sözcükle. İLE/VE/||/<> Bir duyguyla. İLE/VE/||/<> Bir kişiyle[seninle/onunla]. )

- SOYUTLAŞTIRMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞAMA GEÇİRME

- OKUMAYA DEĞER ŞEYLER YAZMAK ve/||/<> YAZILMAYA DEĞER ŞEYLER YAŞA(T)MAK

- YAŞAMINA, GÜN EKLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< GÜNÜNE, YAŞAM EKLEMEK

- BİSİKLET ve/<> YAŞAM...

- YAŞAM ve/<> BİSİKLET
( Yaşam, bisiklete binmek gibidir. Bisiklette, pedalları çevirdiğin sürece, yaşamda ise hareket ettiğin sürece yol alır ve dengede durabilirsin. )
( Yaşam, bisiklete binmek gibidir. Bisiklette, pedalları çevirdiğin sürece,
yaşamda ise hareket ettiğin sürece yol alır ve dengede durabilirsin. )

- BİRLİKTE:
YAŞAMAK
ve/||/<>/> YAŞLANMAK

- (")AYAKTA DURACAK DURUMUNUN OLMAMASI(") ile/ve/||/<>/< YAŞAMDA DURACAK NEDENLERİNİN OLMASI

- ÖNERİ ile/ve/||/<> "YOL GÖSTERMEK"

- YAŞAM = HAYAT = LIFE[İng.] = VIE[Fr.] = LEBEN[Alm.] = VITA[Lat.] = BIOS[Yun.] = VIDA[İsp.]

- YAŞAMA GÜCÜ = KUVVE-İ HAYATİYE = FORCE VITALE[Fr.] = LEBENSKRAFT[Alm.]

- YAŞAM:
"OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ"
değil OLDUĞU GİBİ

- YAŞAM ÖYKÜNÜ:
İYİ YAZ
ve/||/<> SIKLIKLA DÜZENLE

- HAYVANLAR (DOĞAL YAŞAMLARINDA)...
( * ÇÖP ÜRETEMEZ
* KİLO ALAMAZ )

- MUAMMER[Ar. < ÖMR] değil/yerine/= YAŞAYAN, YAŞAMIŞ

- SYMBIOSIS değil/yerine/= YAŞAM ORTAKLIĞI

- OKUL ile/ve/||/<>/>< YAŞAM
( Önce ders verir, sonra dener. İLE/VE/||/<>/>< Dene(yimle)terek ders aldırır. )

- YAŞAM:
OYUN
ile/ve/ne yazık ki/||/<> "KÖŞE KAPMACA" OYUNU
( Yaşam oyunu, sadece "köşe kapmaca" oyununa düşürüldüğünden ve bu oyunu da, bir köşeyi tutanın, eline geçirdiği köşeyi hiç bırakmamasından dolayı tıkanmasıyla ne oyun, ne barış, ne de huzur kalmıştır. Oyun, tekrar eşit koşullardan başlatılana kadar bir şeylerin düzelmesi de pek olası görünmüyor. )

- YAŞAM:
ANLAM
değil TUTKU

- NİTELİKLİ YAŞAM İÇİN ...:
YARISI
ile/ve/||/<> 2 KATI ile/ve/||/<> 3 KATI ile/ve/||/<> SINIRSIZ ve KOŞULSUZ
( Yemeğin. İLE/VE/||/<> Yürüyüş. İLE/VE/||/<> Gülüş. İLE/VE/||/<> Sevgi. )

- YELKEN ile RANDA[İt.]
( ... İLE Gemilerin mizana direğinin gerisindeki yelken. )

- YAŞAM:
BİR NEFES
ile KAFES ile HEVES
( Aldığımız kadar. İLE Kaldığımız kadar. İLE Daldığımız kadar. )

- "ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEK, SORUNUN BİR PARÇASIYIZDIR" ile/ve/||/<> "YAŞAMAKLA MEŞGUL OLMAZSAK, ÖLMEKLE MEŞGUL OLURUZ"

- YAŞAMDA KALMAK ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMAK
( Canlılarda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda. )

- DİĞERLERİNE GÖRE YAŞAMAK ile/değil/yerine DEĞERLERİNE GÖRE YAŞAMAK
( Kaç kuruşunun olduğu önemlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Nasıl bir duruşun olduğu önemlidir. )

- YÖNETMEK ile/ve/||/<> "YÖN VERMEK"

- YAŞAM:
MASAL
ile/ve/||/<>/> ROMAN ile/ve/||/<>/> FIKRA
( Başlangıçta. İLE/VE/||/<>/> Yaşandıkça. İLE/VE/||/<>/> Anlattıkça. )

- ŞİMŞEK ile/= YALABIK
( ... İLE/= Parlak, parıltılı, ışıltılı. | Alevin, oynayarak parıldaması, parlama, parıltı. | Şimşek. | Güzel, yakışıklı, sevimli. | İkiyüzlü, kaypak. )

- YAPITAŞI ile "YAPITAŞI"
( Yapılarda kullanılan, granit türünden taş. İLE Göze/hücre. )

- ŞAMANDIRA[Rumca] değil/yerine/= YÜZERTOP
( Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılan fıçı vb., yüzer top. | Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi ya da geçiş yolunu haber vermeye yarayan yüzer nesne. | Kapama düzenini sağlayan, metal ya DA plastikten yapılmış, suda yüzen top. | Kandilde, fitili tutmak için yağda yüzen, telli mantar düzeneği. )

- YAŞAMSAL(VİTAL) ile/ve/<> YAYILMACI/BULAŞICI(VİRAL)

- YARAR/"MANTIK" EVLİLİĞİ ile AŞK EVLİLİĞİ

- MÜEBBET[Ar.] değil/yerine/= SONU OLMAYAN, YAŞAM BOYUNCA

- TÜZE'NİN TEMEL İLKELERİ - ULPIAN[M.S. 170 - 223]:
ONURLU YAŞAMAK
ve/||/<> BAŞKASINI İNCİTMEMEK ve/||/<> HERKESE, HAKKINI TESLİM ETMEK

- ÖĞRENENLER:
ÖNCEDEN
ile/ve/<> OTORİTEDEN ile/ve/<> DENEYEREK ile/ve/<> YAŞAMDAN
( İndirimli fiyatından. İLE/VE/<> Özgürlük bedeliyle. İLE/VE/<> Etiket fiyatından. İLE/VE/<> Gecikme zammıyla. )

- "ÖLMEK" ile/değil/yerine/>< YAŞAMAK
( Yaşamakla meşgul olmazsan, ölmekle meşgul olursun. )

- YAŞAMAK ve/||/<>/>/< ÇÖZÜM ÜRETMEK
( Yaşamakla meşgul olmazsan, ölmekle meşgul olursun. VE/||/<>/>/< Çözümün bir parçası değilsen, sorunun bir parçasısındır. )

- "STAR"[İng.] değil/yerine/= "YILDIZ"

- YAŞAM/HAYAT AĞACI = AKÇAM

- ŞARJ[Fr., İng. CHARGE] değil/yerine/= YÜKLEME

- "İSTEDİĞİN GİBİ YAŞAMAK" değil/yerine/>< İSTENİLEN/BEKLENİLEN BİÇİMDE YAŞAMAK
( "Cehennemi istiyorsak..." DEĞİL/YERİNE/>< Cenneti (ne kadar çok) istiyorsak... )

- YAŞAM = FARKINDALIK || İNSAN = FARKINDALIK

- TAAYYÜŞ[Ar.] değil/yerine/= YAŞAMA, GEÇİNME

- "ÖLMEYE DEĞER" ile ÖLDÜRMEYE DEĞER ile/değil/yerine YAŞAMAYA DEĞER
( Birkaç şey var. İLE Hiçbir şey yok. İLE/DEĞİL/YERİNE Çok şey var. )

- YAŞAM/İLİŞKİ:
"NE KADAR UZUN SÜRDÜĞÜ"
ile/değil/yerine/||/<> NE KADAR NİTELİKLİ/DOLU OLDUĞU

- DEVAM ETMELİ!
YAŞAMAYA
ve/||/<>/> SEVMEYE ve/||/<>/> GÜLMEYE :)

- YAŞAMAYIP YAŞLANMAK ile/değil/yerine/>< YAŞAYIP YAŞLANMAK

- YAŞAMI ÖĞRETEN:
YAŞIMIZ
değil YAŞADIKLARIMIZ

- ÇOK BİLGİLİ OLMAK ile/ve/||/<>/> ÇOK GÜZELLİK VE ACI GÖRMEK/YAŞAMAK

- FIRSAT VERMEK:
KENDİNE
ve/||/<>/> ÖTEKİLERE ve/||/<>/> YAŞAMA ve/||/<>/> GELECEĞE

- BAĞLAM ve/||/<> YAŞAMSAL KOŞULLAR

- YAŞAM HAKKI ile/ve/||/<>/< SAVUNMA HAKKI

- "GÖZLERİM YAŞLANDI" değil "GÖZLERİM YAŞARDI"

- YAŞAM:
YORUM
ve/||/<> KELÂM
( Değişir. VE/||/<> Değişmez. )

- YAŞAMA ANLAMI/AMACI/NEDENİ[IKIGAI]:
SEVDİĞİN
ve/+/||/∩/<>/>/<
(DÜNYANIN/TOPLUMUN) GEREKSİNİM/İ
ve/+/||/∩/<>/>/<
KARŞILIĞI/MALİYETİ, İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN ŞEY DOLAYI ÖDENEN/ÖDENEBİLECEK
ve/+/||/∩/<>/>/<
İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN

( [2'liler]
[∩: Kesişim]
[1: SEVDİĞİN | 2: GEREKSİNİM | 3: KARŞILIĞI/MALİYETİ, İYİ OLDUĞUNDAN DOLAYI ÖDENEN | 4: İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN]
1 ve/∩/+/||/<> 2 = GÖREV/HEDEF(MISSION)
2 ve/∩/+/||/<> 3 = MESLEK(VOCATION)
3 ve/∩/+/||/<> 4 = UZMANLIK(PROFESSION)
4 ve/∩/+/||/<> 1 = COŞKU/TUTKU(PASSION)

ve/+/||/∩/<>/>

[3'lüler]
1 ve/∩/+/||/<> 2 ve/∩/+/||/<> 3 = Coşku/heyecan ve gönül rahatlığı fakat "kesinliğin" bulunmaması
2 ve/∩/+/||/<> 3 ve/∩/+/||/<> 4 = Rahatlık fakat boşluk duyumu
3 ve/∩/+/||/<> 4 ve/∩/+/||/<> 1 = Tatmin fakat işe yaramazlık "düşüncesi/zannı"
4 ve/∩/+/||/<> 1 ve/∩/+/||/<> 2 = Neşe, dolgunluk/doluluk fakat "servetleştirilemeyen"

ve/+/||/∩/<>/>

1 ve/∩/+/||/<> 2 ve/∩/+/||/<> 3 ve/∩/+/||/<> 4 = YAŞAMA ANLAMI/AMACI/NEDENİ[IKIGAI] )
( [2's]
[∩: Intersection]
[1: WHAT YOU LOVE | 2: WHAT THE WORLD NEEDS | 3: WHAT YOU CAN BE PAID FOR | 4: WHAT YOU ARE GOOD AT]
1 &/∩/+/||/<> 2 = MISSION
2 &/∩/+/||/<> 3 = VOCATION
3 &/∩/+/||/<> 4 = PROFESSION)
4 &/∩/+/||/<> 1 = PASSION

&/+/||/∩/<>/>

[3's]
1 &/∩/+/||/<> 2 &/∩/+/||/<> 3 = Excitement and complacency, but sense of uncertainty
2 &/∩/+/||/<> 3 &/∩/+/||/<> 4 = Comfortable but thought/"feeling" of emptiness
3 &/∩/+/||/<> 4 &/∩/+/||/<> 1 = Satisfaction but thought/"feeling" of uselesness
4 &/∩/+/||/<> 1 &/∩/+/||/<> 2 = Delight and fullness but no "wealth"

&/+/||/∩/<>/>

1 &/∩/+/||/<> 2 &/∩/+/||/<> 3 &/∩/+/||/<> 4 = REASON TO LIVE/HAVING A PURPOSE IN LIFE[IKIGAI] )
( )

- (")YAŞAMAK(") ile/ve/||/<>/> NİTELİKLİ YAŞAMAK
( Duyu, "duygu" ve hayal ile. İLE/VE/||/<> Us/akıl ile. )

- ZAMANIN:
"GEÇMEMESİ"
ile "YETMEMESİ"
( Sevdiğin, yanında değilse. İLE Sevdiğinin yanında. )

- "APIŞIP KALMAK" ile/ve/||/<> "YAPIŞIP KALMAK"

- YAŞAM ve/||/<>/>/< YAŞ

- İLİŞKÌ;
"DİKEY"
ile/değil/yerine/<>/< "YATAY"

- YAKIN İLİŞKİ ve/||/<>/< "DÖRT MEVSİM" BOYUNCA GÖRMEK/YAŞAMAK
( İlişki/yakın ilişki, dört mevsim boyunca görmeden ol(uş)maz! )

- DÜŞ KURMA ve/||/<>/> UYANIŞ YAŞAMA
( Dışa bakınca. VE/||/<>/> İçe bakarak. )

- BAZI DURUMLARIN/ENGELLERİN/SIKINTILARIN:
"SEL GİBİ GEÇMESİ"
ve/||/<> "YEL GİBİ ESMESİ"
( "Derelerde/n". VE/||/<> "Tepelerde/n". )

- YAŞAM/YAZIN/ŞİİR/MÜZİK/DANS:
KURT, ...
ve/||/<> KUŞ, ... ve/||/<> AT, ...
( ...'un, sürüsüyle gittiği gibi. VE/||/<> ...'un, havada uçtuğu gibi. VE/||/<> ..'ın, ovada koştuğu gibi. )

- BAŞKA BİR ...:
"DÜNYA"
değil YAŞAM (BİÇİMİ)
( Yoktur. DEĞİL Vardır, olanaklıdır. )

- ADÂLET ve/||/<> YAŞAM

- İSTANBUL'DA/KENTİNDE YAŞAMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< İSTANBUL'U/KENTİNİ YAŞAMAK

- YAŞAMDA/BİSİKLETTE:
KİŞİLERE ÇARPMAMA
ve/||/<> ARAÇLARA VE KİŞİLERE ÇARPILMAMA

- ÖZEL YAŞAMIN GİZLİLİĞİ ve/||/<> MUTLULUĞU ARAMA HAKKI

- YAŞAM(AY)I ÖĞRENMEK ile/ve/değil/=/||/<>/< SAÇMALAMAMAYI ÖĞRENMEK

- | "GEÇMİŞİNDE YAŞAMAK" ile/ve/<>
"GELECEKTE YAŞAMAK" |
değil/yerine/><
ŞU ANDA OLMAK

( | Pişmanlık, suçluluk, şikâyet, üzüntü ve kızgınlık yaşatır. İLE/VE/<> Kaygı, gerginlik, huzursuzluk yaşatır. |
DEĞİL/YERİNE/><
Özgürlük, neşe, hafiflik, bilgelik yaşatır. )

- YAŞAMAK ve/||/<> SEVMEK
( Direnmektir. VE/||/<> Güvenmektir. )

- YAŞAM:
YÖNETİLEN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARŞILAŞILAN

- ANLAMAK ile/ve/||/<> "YAKALAMAK"

- ŞU ANDA VE BURADA, ...:
NE OLUYOR?
ve/||/<>/> DUYULARIM NELER? ve/||/<>/> NASIL DAVRANIYORUM/DAVRANABİLİRİM? ve/||/<>/> YARARLI/YARARIMA OLAN NEDİR? ve/||/<>/> NE/LER YAPABİLİRİM?

- GÜNEŞ TANRI ve/||/<> YAŞAM AĞACI ve/||/<> SEPET TUTAN KARTALLAR
( Göbeklitepe'de sütunlarında. VE/||/<> Sümer kil tabletlerinde. )

- AŞKTA:
"SÖNMEK"
ile/değil/yerine/>< "YANMAK"
( Yok. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Var. )

- YAŞAMAK ve/||/<>/>/< YAŞARKEN YAŞATMAK

- YAŞAMIMIZA GİRENLERİ BELİRLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAŞAMIMIZDAN ÇIKARILACAKLARI BELİRLEMEK

- YAŞAM(DA):
"ÇOK (ŞEY/İ) BİLMEK"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇOK (DURUMU) ANLAMAK

- GELİRİNİ KULLANMA/TÜKETME:
YAŞAMAK ÜZERE
ve/||/<>/> HAYIR İŞLEMEK ÜZERE ve/||/<>/> "HAYIR!" DİYEBİLMEK ÜZERE

- [ne yazık ki]
"KEYFİ/Nİ YAŞAMAK"
ile/ve/değil/||/<>/>/< KEYFİ/Nİ (VE KENDİNİ) DAYATMAK

- [ne yazık ki]
"KEYFİNİ SÜRMEK"
ile/ve/||/<>/> EZBERİNİ YAŞAMAK/DAYATMAK

- KİŞİNİN YAŞAMI:
VİTRİNLİK
ile/ve/değil/||/<>/< DERİNLİK
( Bildiğimiz. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Bilmediğimiz. )

- SARILMAK:
YAŞAMA
ve/||/<> ÇALIŞMAYA
( Dört elle! VE/||/<> Bin elle! )

- YAŞARKEN ve/||/<> ÖLÜRKEN
( Yaşamdan/yaşamaktan başka hiçbir şey yoktur/olmamalıdır. VE/||/<> Ölmekten başka hiçbir şey yoktur/olmamalıdır. )

- ERDEM:
EĞİTİMLE
ile/ve/||/<>/< ALIŞKANLIKLARLA ile/ve/||/<>/< DOĞAL

- HUY[Aniden "gelen"/çıkan.] değil/yerine/>< ERDEM

- ANLATABİLMEK ile/ve/değil/||/<>/< YALIN ANLATABİLMEK

- YÜZ ile/ve/||/<>/> GÖZ ile/ve/||/<>/> DİL ile/ve/||/<>/> SÖZ
( İnsanın süsü. İLE/VE/||/<>/> Yüzün süsü. İLE/VE/||/<>/> Aklın süsü. İLE/VE/||/<>/> Dilin süsü. )

A




- !CESÂRET ile !İNTİKAM
( İntikama yönelik çaba, cesaretten değil acziyettendir. )

- "ADÂLETSİZLİK" ile/değil KARŞILIKLI HİZMET (İÇİN)

- "ADSIZ NARKOTİKLER" değil ADSIZ NARKOTİK (ARKADAŞ BİRLİĞİ)
( Adsız Narkotik Arkadaşlık Birliği Tel.: 536. 341 01 89 )

- "AŞK YÜZÜNDEN" değil/yerine AŞK SÂYESİNDE

- "BABA, HİMMET!" > "OĞLUM, HİZMET!" değil "BABA, HİMMET!" =/<>/|| "OĞLUM, HİZMET!"
( "Hizmet edersen, himmet görürsün/ederim" DEĞİL Hizmet ederken himmet görürsün. )

- "BAK! BEN NE YAPTIM!" İÇİN YAPMAK ile/ve/değil/yerine HİZMET OLARAK YAPMAK

- "BAK! BEN NE YAPTIM!" İÇİN YAPMAK değil/>< HİZMET OLARAK YAPMAK

- "BERABERCE" değil BİRLİKTE

- "BİR ARAYA GELMEK" ile/ve/||/<>/> "BİR ARADA DURMAK" ile/ve/||/<>/> BİRLİKTE ÇALIŞMAK
( Başlangıç. İLE/VE/||/<>/> İlerleme. İLE/VE/||/<>/> Başarı. )

- "BİR TANE DAHA RİCA EDEYİM" değil/yerine "ÇOK GÜZELMİŞ"["Bir tane daha alabilirsem memnun olurum tabii" anlamında]

- "BİRİ YARDIMCI OLSUN" değil "BELKİ BİRİ YARDIMCI OLUR"

- "BİRİNİ SEVMEK İSTİYORUM!" ile/ve/değil/yerine "BENİ SEVEN/SEVECEK, SEVEBİLECEĞİM BİRİNİ (SEVMEK) İSTİYORUM!"

- "CESARET" ile/ve/değil/||/<> "GÖZDEN ÇIKARMAK"

- "CESÂRET" değil BUNALIM

- "ÇEVRE İÇİN" YAŞAMAK değil/yerine ÇEVRE İLE BİRLİKTE YAŞAMAK

- "ÇOCUK DÜŞÜNCESİ" ile/değil/yerine "ŞİZOİD DÜŞÜNCE" ile/değil/yerine BİRLİK DÜŞÜNCESİ

- "ÇOK SEVMEK" ile/değil/yerine SEVMEK

- "DUYGU" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİYET

- "DÜZELTME" ile/değil/yerine ZENGİNLEŞTİRME

- "EDEPSİZLİK" ile/değil/yerine COŞKU

- "EN BÜYÜK HAYAL" değil/yerine EN BÜYÜK ZENGİNLİK
( "Zenginlik". DEĞİL/YERİNE Hayal. )

- "EN SEVMEDİĞİM" (ŞEY) ile/değil/yerine PEK/HİÇ SEVMEDİĞİM (BİR ŞEY)

- "FANATİK" değil/yerine/= "BAĞNAZ/TUTKUN"

- "GÖZÜ KARA/LIK" ile/değil/yerine CESARET

- "GÜÇLÜ OLMAK" ile/değil/yerine/< MUTLU OLMAK
( Mutlu etmez. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Güçlü kılar. )

- "HİÇ SEVMEM" ile/değil/yerine PEK SEVMEM

- "İSTİYORUM" / "İSTEMİYORUM" ile/ve/ya da/||/<> "SEVİYORUM" / "SEVMİYORUM"
( Hiçbir zaman, bir açıklama yeterliliği ve niteliğinde değillerdir. Daha çok da, kaçmaya ya da dayatmaya yönelik yanıtlardır.

Anımsanması gereken nokta da, sizin kullandığınız oranda ve koşullardaki keyfiyetle, bir başkası da aynı keyfiyetle bunları kullanabilir, karşılık verebilir ve sonuç tam bir hüsran ve boşluk/anlamsızlık yaratır/yaratacaktır.

Dolayısıyla da, yaşamın getirdiği durumlarla/zorunluluklarla yüzleşerek, kaçmaksızın, isteyip-istememe, sevip-sevmeme alanından çıkarmak gerekir. )

- "KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALMAK" değil/yerine KOŞULSUZ VE BEKLENTİSİZ VERMEK/HİZMET

- "KENDİMİ AŞMAM GEREK" "DÜŞÜNCESİ"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/<
HİZMETİNİ ARTIRMAK VE SÜRDÜRMEK


- "KEYİF/RAHATLIK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇALIŞMA/HİZMET
( % 3[daha çok] -31[en fazla, azınlıkla/bazen] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< % 96[daha çok] - 69[en az, çoğunlukla] )

- "KONFOR" ile MUTLULUK

- "ÖZÜR DİLERİM" ile "KUSURA BAKMA"

- "ÖZÜR DİLERİM" değil/yerine "ÖZÜR/ÖZRÜMÜ BEYAN EDİYORUM/EDERİM"

- "RAHATLIK" ile/ve CESARET

- "SENİ SEVİYORUM!" ile/ve/değil "SENİ (DAHA ÇOK) SEVMEK İSTİYORUM!"

- "ÜSTÜNLÜK" ile/değil/yerine BÜTÜNLÜK
( )

- "UYUŞUK/LUK" ile/değil/yerine/>< DİNGİN/LİK

- "VARSIL/ZENGİN" ile/değil/yerine GANÎ

- "YARDIM" ile "MÜDAHALE"
( [Kişi/gereksinim sahibi, çevresinden] İstemişse. İLE İstememişse. )

- "ZENGİNLİK":
[ya] ÇOK PARA
ile/değil/yerine/ya da/>< ÇOK DOST
( Belki ikisinden biri olur fakat ikisi birden olmaz! )
( Dostlarım! Dünyada, dost yoktur! )

- "ZENGİNLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAŞARI

- (")ANLAMLI(") YAŞAM ile/ve/yerine MUTLU YAŞAM
( Geçmiş ve/veya gelecek üzerine kurulan. İLE/VE/YERİNE ÂN üzerine kurulan. )

- (")GÜÇLÜ(") ile/ve/||/<> (")ZENGİN(") ile/ve/||/<> (")AKILLI(")
( Hırslarını yenen. İLE/VE/||/<> Durumundan memnun olan. İLE/VE/||/<> Herşeyden ve herkesten öğrenen. )

- (")İYİLİK(") ile/ve/değil/yerine/||/<> HİZMET

- (B)İLİM ve/<> KÜLTÜR COŞKUSU

- (B)İLİM ve/||/<> ZİKİR ve/||/<> AŞK
( Aklın gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Sözün gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Gönlün gereği/terbiyesi/zekâtı. )

- (BİR ŞEYDEN[ÜRÜN/HİZMET]) MEMNUN OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> (BİR ŞEYİN[ÜRÜN/HİZMET]) (SİZİN İÇİN) UYGUN OLMASI

- (KOŞULSUZ) SEVMELİ!

- ... değil BEŞİBİRLİK

- AŞK ile/ve/değil/||/<> TUTKU
( Bilincin kayması. | Zihnin by-pass'ı. İLE/VE/DEĞİL ... )
( AŞK: Kendi kendini deneyimleme. )
( AŞK: Kara baht. )
( AŞK: Uykuya dalmadan önceki son düşündüğün ve uyandığındaki ilk düşündüğün. [tabii uyuyabiliyorsan] )
( AŞK: Kendi bilgisinin bittiği yerde, aczin başladığı zaman bilinebilir. )

- ACZİYET ile/ve/<>/değil AŞK

- ACZ ve/> AŞK ve/> ACZ [tekrar]

- ADÂLET:
BİRLİK
ile/ve/<> DİRLİK

- ADÂLET:
KİŞİ/KUL
ve/||/<> İLÂH'IN BİRLİĞİ

- ADÂLET ile/ve/<> BİLİM ile/ve/<> AŞK

- ADÂLET ve/||/<>/>/< DAYANIŞMA

- AĞLAMAK ve/değil/yerine/<>/>< GÜLMEK :)
( Yalnız. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herkesle birlikte. :) )
( Heraklitos. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Demokritos. )

- AĞ ile/ve BÜTÜNLÜK

- AHLÂK:
KORKU
ile/ve/<> HAK ile/ve/<> FERÂGAT ile/ve/<> AŞK

- AİT OLMA ile/ve/||/<>/> BİREY OLMA ile/ve/||/<>/> BİRLİKTE OLMA

- AKIL ETMEK ile TEFEKKÜR ETMEK

- AKIL ve/ AHLÂK ve/ ADÂLET ve/ ÂDÂB ve/ AŞK

- AKLÎ BİRLİK ile/ve SİYASÎ BİRLİK

- ALLÂH'IN VARLIĞI ile/değil ALLÂH'IN BİRLİĞİ

- ALLAH ile/ve/<> AŞK
( "Açıkladıkça" gizlenen. İLE/VE/<> Gizledikçe açığa çıkan. )

- ALLEGRO[< İt. Mutlu, sevinçli.] ile ALLEGRETTO
( Hızlı, canlı çalmak/çalınan. İLE Allegro'dan daha yavaş tempoda çalmak/çalınan. )

- AMAÇ:
AYRICALIK
değil/yerine HİZMET

- AMAÇ:
BİRLİK
ve/<> BÜTÜNLÜK

- AMAÇ ve COŞKU

- ANLAM ile/ve/<>/>/< BÜTÜNLÜK
( Anlam, bütünlük gerektirir. )
( Meaning needs integrity. )
( Anlamak, beğenmenin başlangıcıdır. )

- ANLAM ile/ve/<> MUTLULUK

- ANTLAŞMA ile/ve/<> İŞBİRLİĞİ
( Kişinin çok fazla işbirliği içinde olabildiği çeşitli düzeyler vardır. )

- ARINMA ve/||/<>/> AYDINLANMA ve/||/<>/> AŞK

- ÂŞIK OLMAK ile AŞK/I YAŞAMAK

- ÂŞIK ve (")MUM(")

- ÂŞIK ile ÂRİF
( Susarsa helâk olur. İLE Konuşursa helâk olur. )

- AŞIK ile ÂŞIK
( Baldır kemiği ile eklemleşerek, bileğin belirli başlı oynak merkezini oluşturan, ayak bileğinde bulunan, küçük kemiklerden biri. | Yapı çatılarında, uzun mertek, aşırma. | AŞIK ATMAK: Yarışmak. İLE Vurgun, tutkun. )

- ÂŞIK <> AŞK <> MAŞÛK(A)

- ÂŞIK ile/ve/değil/yerine/<> HAYRAN

- ÂŞIK ile KUL

- ÂŞIK ile/ve/||/<> MECNÛN
( Kardeşlerdir. )

- ÂŞIK ile/ve/||/<> SÂDIK ile/ve/||/<> LÂYIK

- ÂŞIK ile ŞIPSEVDİ
( ... İLE Görür görmez seven, âşık olan kişi. )

- ASİSTAN değil/yerine/= YARDIMCI

- AŞK'I BESLEYENLER ile AŞK'I ÖLDÜRENLER
( * MUTLULUK
* HOŞGÖRÜ
* SEVGİ
* İLGİ
* TEN UYUMU
* DOKUNMA
* BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRME
* UYUM
* NEŞE
* ÖZLEM
* FEDÂKÂRLIK
* KISKANÇLIK
* PAYLAŞIM
* SEVGİ VE AŞK SÖZCÜKLERİ
* ROMANTİZM
* SADAKAT
* ÖZEN
* SAYGI
* CESARET
* ÇILGINLIK
* ONAYLAMA
* DÜRÜSTLÜK
* DUYARLILIK

ile

* İHMAL
* İLETİŞİM AZLIĞI
* ÇATIŞAN KİŞİLİK
* BASKICI TUTUMLAR
* SÖZEL VE FİZİKSEL ŞİDDET
* ONU TANIMAMAK
* UMUTSUZLUK
* [BAZEN] EVLİLİK )

- AŞK'IN GETİRDİĞİ TUTKU ile/ve TUTKUNUN GETİRDİĞİ BELÂ

- AŞK-I HAKÎKÎ/İLÂHÎ ile/ve AŞK-I MECÂZÎ

- AŞK:
"SANDIĞIMIZ KADAR"
ile/değil YANDIĞIMIZ KADAR

- ASKA'[< SUK] ile ASKA'
( Bölgeler. | Çeşme duvarlarının bölmeleri. İLE Kanarya. [kuş] )

- AŞKÂR[/Â/E], ÂŞİKÂR/E[Fars.] ile AŞKAR[Ar.]
( Belirli, açık, meydanda. İLE Koyu al. | Kızıl saçlı adam. | Doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. )

- ASKER[Fars.] ile ASKER, CÜND[Ar.], LEŞKER[Fars.]
( Devredici, seyyar. İLE Er. )

- AŞKIN KİŞİ ile/ve/<> AŞK('IN) KİŞİSİ

- AŞK ile/ve/<> (")TİTİZLİK(")

- AŞK = (FALL IN) LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMORE[İt.] = AMOR[İsp., Lat.] = HO ER.S, HE FILIA, HE AGAPE[Yun.] = İŞK[Ar., Fars.] = MIN[Felm.]

- AŞK ile/ve/> SEVGİ
( İçine girme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/> İçine alma isteği/coşkusu ile. )
( Dudaklarından öpme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/> Yanaklarından öpme isteği/coşkusu ile. )
( Gönüldeki durum, kişiye hâkim oluyorsa. İLE/VE/> Kişi, gönlündeki duruma hâkim olabiliyorsa. )
( Aşk, düzenliyi ve güzeli, akla ve mûsikî eğitimine uygun bir biçimde sevmektir. )
( Aşk, bilincin kaymasıdır. )
( Özne ile nesnenin, sarmal birliği. )
( Kişinin, aslını bulma zevki. )
( Muhabbet Yolu, Aşk Apartmanı, No.1, o kapıdan gir! )
( Aşkta, herşeyin mânâsı var, davası yok. )
( Aşkta, özün yanmaya, gözün ağlamaya başlar. )
( Meyl edip muhabbet ettiğin şeyin, olmaması durumu. )
( Aşk/Âşık! Ölümden ne korkarsın? Korkma! Ebedî varsın! )
( Dün olmayan. | Güzelliğe duyulan özlem. İLE/VE/> ... )
( İTİLÂK: Birinin sevgisine yakalanma, tutulma. )
( Aşk ehline, önce dert düşer, aşk değil! )

- AŞK ve/<> AF

- AŞK ile/ve/değil/<> AHİD'E VEFÂ

- AŞK ve/||/<>/>< AKIL
( Aklınızı kullandığınız kadar aşkınızı kullanmazsanız, denge/yi tutturamazsınız. )
( Sen, sen olduğun sürece o değilsin; o geldiğinde de sen olmazsın. )

- AŞK ile/ve ÂŞIK
( Çaresizlik yoktur. İLE/VE Çaresizlik çoktur/yaşayabilir. )
( Birçok şeye [herşeye/herkese] yönelik olabilir. İLE/VE Tek bir şeye/kişiye yönelmiştir. )
( Aşk, daha çok, tek taraflıdır. )
( Aşk ehline, padişahların tahtı, tahta parçasından başka bir şey değildir. )
( AŞK :/= Yasaksa!... [Aşk, ancak yasak aşk ise süreklidir/sürdürülebilirdir.] )
( Mutlu aşk/âşık yoktur.(yoktur) )
( "Kör-kütük âşık olmak" değil bir "kütüğe" âşık olup kör olmak. )
( AŞK'I, ÂŞIKLAR BİLİR
[Başka da, hiçkimse bilemez.] )
( Âşık, türkü yakmazsa, aşka katlanamaz. )
( KENDİNDE VÜCÛD OLMAYAN ZÂT )
( I love my love, but my love doesn't love me as I love my love. )
( )
( "Çıkıktır o. Âşık olsan, duramazdın." )
( )
( Aşk ile yürüyen, sırtında, dünyayı taşır...
Aşksız yürüyen, "beden" diye bir ceset taşır. )

- AŞK ile/ve/değil ÇEKİM/CÂZİBE

- AŞK ile/ve/<>/> CESARET

- AŞK ile/ve/değil/yerine/<> COŞKU

- AŞK ile/ve DALÂLET

- AŞK ile/ve DALÂLET

- AŞK ile/ve/> DERT
( Aşkın gıdası, derttir. )
( Söylemem derdimi, hemderde bile! )
( Aşk adamı inletir, dert adamı söyletir. )
( Aşkın gıdası derttir. )
( Aşkın gıdası derttir. )

- AŞK ile/ve DEVAMLILIK

- AŞK ile/ve/> EŞK[Fars.]
( ... İLE/VE/> Gözyaşı. )

- AŞK ve/> FEDÂKARLIK

- AŞK ve FEDAKÂRLIK

- AŞK ile GARÂM

- AŞK ile/ve/<>/> GÜLMEK :)
( Sen gülersen, hayat güler. :) :) :) )

- AŞK ve HAKK
( Nefisle karışık aşk zillete, Allah'la karışık aşk da devlete götürür. )
( İrfaniyetle ilmin, ilimle ibâdetin araları, birer asır kadar uzaktır. Fakat aşk, bu mesafeyi bir adımda aşar gider. Aşksız da olur ama beşer ömrü yetmez. )

- AŞK ile HAYALPERESTLİK

- AŞK ile/ve/<> HELÂK OLMAK
( Aşk/âşık olmadan helâk olunmaz. )

- AŞK ile HIRS

- AŞK ve İCÂD ETMEK

- AŞK ile/ve İHLÂS
( Aşk kelâmını anlamak için âşık olmak gerektir. )
( Âşıklar ölmez! Ölen, hayvân imiş. )
( Aşkta herşeyin mânâsı var, davası yok. )
( AŞK: VASITA-İ VUSLAT-İ İLÂHÎ )

- AŞK ve/> İHSAN

- AŞK ve/> İRFAN

- AŞK ve/> İRFAN

- AŞK ile/< IŞK
( ... İLE/< Sarmaşık. )

- AŞK ile/ve İŞTİYÂK

- AŞK ve/<> KAVUŞMA(VUSLAT)
( İkisi de AN'dadır. )

- AŞK >< KAYITSIZLIK [NEFRET değil!]

- AŞK ve/<> KEMÂL
( AŞK: Kendi olgunluğuna/kemâline olan/yönelik tutku/şevk. )

- AŞK ve/||/<>/>/< MAHVİYET

- AŞK ve/<> MEŞK

- AŞK ve MUHABBET ve CEZBE
( Allah'a duyulan. VE İnsan'a duyulan. VE ... )

- AŞK ile/ve/||/<> ONUR

- AŞK ve/||/<>/> ŞAİR/ŞİİR
( Aşkın dokunuşlarıyla herkes şair olur. )

- AŞK ve/<> SAVUNMASIZLIK

- AŞK ile/ve/> SAYGI

- AŞK ile/ve/||/<> SEVDÂ
( Hevesin geçene kadar. İLE/VE/||/<> Soluğun yetene kadar. )
( ... İLE/VE/||/<> Kalbin ortasındaki kararmaya yüz tutmuş kan. | Aşk, sevgi. | Aşırı sevgiden doğan bir çeşit hastalık. | İstek, heves, arzu. | Çok kara/siyah. | Eskilerin, insan mizâcında kabul ettikleri dört hılttan biri. )

- AŞK ile/ve/> SIDKIYET
( Birinde kül olduysan, başkasını ısıtamazsın. )

- AŞK ile/ve/||/<>/> ŞİİR
( ... İLE/VE/||/<>/> Birinin unuttuğunu, öbürüne unutturmayan söz. )
( Aşk (bile), şiirin bahanesidir. )

- AŞK ile/ve ŞÜKÜR

- AŞK ile/ve ŞÜKÜR

- AŞK >< TAASSUB

- AŞK ile TAŞKIN SEVGİ, ĞARAM/GARAM

- AŞK ile/ve/>/değil VEFÂ
( NE MÜMKÜNDÜR VEFÂ BULMAK CİHANIN BÎ-VEFÂSINDAN
MUHİB-İ SÂDIKI YEĞDİR KİŞİNİN AKRABASINDAN )

- ÂŞK ile/ve/<> YANAK
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )

- AŞK ile/ve YORGUNLUK

- AŞK ve/<> ZÂT
( Zât(ın)'a yol, sadece/ancak AŞK'tır. )

- AŞK ile/ve/||/<> ZEN

- ÂSÛDE değil/yerine/= RAHAT, DİNÇ OLAN

- AŞ ve/<>/|| AŞK

- ATLATMA ve/> MUTLULUK

- ATOM ALTI/NDA ve/<> BÜTÜNLÜK/TE
( Belirsizliğin yaşandığı alanlar. )

- AVRUPA ile AVRUPA BİRLİĞİ

- AYRICALIK ile/ve/||/<>/< AŞK

- AYRILIK/BOZUŞMA değil/yerine/>< BİRLİK
( Ölümdür/memattır. DEĞİL/YERİNE/>< Yaşamdır/hayattır. )

- AYRILIKLARIN BİRLİĞİ ile VARLIK BİRLİĞİ
( Armoni. İLE Vahdet-i Vücud. )

- AYRIMLAR İÇİNDEKİ BÜTÜNLÜK

- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK

- AYRIMLI BİRLİK ile/değil AYRIMLI, AŞILMIŞ BİRLİK

- AYRIM ile/ve/<> BİRLİK

- AYRINTILARIN "ZENGİNLİĞİ" ile/ve/||/<>/< YORUM GÜCÜ "ZAYIFLIĞI"

- BÂDELİ ÂŞIK ile BÂDESİZ ÂŞIK

- BAĞIMSIZLIK ile/ve/yerine DAYANIŞMA

- BAĞ ile/ve/||/<>/> BÜTÜNLÜK

- BAKIM ve/<> BÜTÜNLÜK

- BAŞARMAK ile/ve/değil KAZANMA (İSTEĞİ/COŞKUSU)

- BAŞBAŞA/LIK ile/ve/değil BİRLİKTE/LİK

- BASİT ile BİRLİK

- BATIYOR ama ACITMIYOR
( Senin sevdân! )
( YAŞAR )

- BEĞENMEK ile/ve/<> SEVMEK

- BEKLENTİ değil/yerine HİZMET

- BELÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AŞK
( Bin. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bir. )

- BELİRSİZLİK <>/>< BÜTÜNLÜK
( INDEFINITENESS <>/>< INTEGRITY )

- BİLGELİK ve/=/||/<> KARŞILIKSIZ HİZMET

- BİLGİ AHLÂKI ile/ve/<> TEFEKKÜR AHLÂKI

- BİLİM İLE DİN İLİŞKİSİ "YORUMLAMASINDA":
ÇATIŞTIRMACI/LIK
ile ONAYLAYICI/LIK ile GEÇİŞLİ/LİK ile BİRLİKTE/LİK
( Üst-alt. İLE Yanyana. İLE Teğet/paralel. İLE Kesişim.[bazı noktalarda ve belirli oranlarda] )

- BİLMEK/TANIMAK ve/<> SEVMEK

- BİLMEK ve/> SEVMEK ve/> VERMEK ve/> BULMAK
( İlmince bilinirsin, ikramınca ihsan görürsün, sevdiğince sevilirsin. )
( Ne kadar geç verirse o kadar çok verir. )

- BİR SEVMEK ve/||/=/<>/> BİN KEZ ÖLMEK

- BİR-LİK ile BİRLİK

- BİR-LİK ile BİRLİK

- BİREŞİM'DE/TEVHİD'DE:
ŞAHSİYET
ile/ve BENLİK ile/ve AŞK ile/ve MÂNÂ ile/ve KURBİYET/VUSLAT
( Kendi benliğin/varoluşun da içinde olmak üzere, onun huzurunda, hiçbir şeyin varoluş iddiası olamaz. [Bunu, bu şekilde bilmektir ŞAHSİYET] İLE/VE/> Bunu, böyle düşünmeden, tevhide erdiğini zannetmeye BENLİK. İLE/VE/> Kişiyi, benlikten soyan çekime/cazibeye AŞK. İLE/VE/> Aşkla birlikte, varoluşundan da geçerek aslolan hakikate kavuşmasına MÂNÂ. İLE/VE/> Mânâya kavuşmakla birlikte, o mânânın sahibiyle yakınlaşmaya da KURBİYET/VUSLAT denilir. )

- BİREŞİM/TEVHÎD ve/<> HİZMET
( Hüvviyete/Allah'a bağlamak. VE Herkese ve her şeye. )

- BİRLEŞMEK ile/ve BİRLİĞİ SÜRDÜRMEK ile/ve BİRLİKTE ÇALIŞMAK
( Başlangıç. İLE/VE Gelişme. İLE/VE Başarı. )
( Kervan gider, sen kalma geri! )

- BİRLEŞTİRME ile/değil BİRLİK

- BİRLİK, 4/4'LÜK NOTA ile 1/2'LİK, 1/4, 1/8, 1/16, 1/32, 1/64'LÜK NOTA
( Notaların başı. İçi boş daire şeklindedir. İLE Öteki tüm notalar bunun geometrik diziyle bölünmesinden oluşur. )
( 4/4'lük notanın yarı değerinde olan ikilik ya da 1/2'lik nota, yukarıdaki içi boş yuvarlağa bir kuyruk takılmasıyla belirlenir. Bunlardan iki tanesinin süre olarak toplamı birlik notanınkine eşittir. 1/64'lükten küçüğünün çalınması ve kulakla hissedilmesi kolay değildir. )

- BİRLİK:
DİLDE
ve/||/<> DÜŞÜNCEDE ve/||/<> İŞTE

- BİRLİK:
KADÎM
ile/ve/||/<>/> HÂDİS
( Zamanda, başlangıcı ve sonu olmayan. İLE/VE/||/<>/> Başlangıcı ve sonu olan. )

- BİRLİKTE ÇÖKME ile BİTİM NOKTASI
( Aslında çözünür olan türlerin, çökmekte olan katının yüzeyinde ya da onunla birlikte sürüklenerek taşınması. İLE Titrasyonda son bir damlanın tepkimeyi tamamladığı, fiziksel değişmelere bakılarak titrasyonun son erdirildiği durum. )

- BİRLİKTE HAREKET ETMEK ile/ve BİRLİKTE OLMAK
( Trinidad Tobago'nun ambleminde, "Birlikte Hareket Edersek Başarırız!" yazmaktadır. )

- BİRLİKTE OLMA GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/< BİREY OLMA GEREKSİNİMİ

- BİRLİKTE OLMAYALIM!:
SEVMEDİKLERİMİZLE
ve/||/<> "UNUTAMADIKLARIMIZLA"

- BİRLİKTE/LİK ile/ve BASKIN/LIK

- BİRLİKTE/LİK ile/ve BERABER/LİK
( Zihinsel/düşünsel. İLE/VE Mekansal/fiziksel. )
( Dikey. İLE/VE Yatay. )

- BİRLİKTE:
GÜLMEK
ile/ve/<> AĞLAMAK ile/ve/<> SUSMAK
( Mutluluktur. İLE/VE/<> Dostluktur. İLE/VE/<> Aşktır. )

- BİRLİKTE:
YAŞAMAK
ve/||/<>/> YAŞLANMAK

- Birlikteliğin sürmesi için SUS!!!

- Birliktelik için SUS!!!

- BİRLİKTE ile/ve BİRLİK'TE

- BİRLİKTE ile/ve/değil KARŞILIKLI

- BİRLİK ile/ve/değil/yerine AŞILMIŞ BİRLİK

- BİRLİK ile/ve AYRIM

- BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİRLİK

- BİRLİK ile/ve BEREKET

- BİRLİK ile/ve/<> BEREKET

- BİRLİK ile/ve BÜTÜNLÜK
( Hareket bakıp dinginliği, dinginlikte hareketi anlamak birliktir. )
( En küçük bir şey için tüm evren katkıda bulunur. )
( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )
( "Ben gövdeyim" fikrini yok edin, o zaman iç ve dış bir olacak. )
( Duvarın ve onun her iki tarafının "burası" ya da "orası" gibi tanımlanamayacak tek bir alan olduğu idrak edilmeli. )
( Bir durum tanınıp anlaşıldığı anda, olaylar uygun karşılığı vermek üzere harekete geçeceklerdir. )
( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )
( İdrak edilenlerin bütünlüğü (toplamı) sizin "madde" dediğinizdir. İdrak edenlerin bütünlüğü ise sizin "evrensel zihin" dediğinizdir. )
( Kişisel gövdeniz bir parçadır ki onun içinde bütün harikülâde bir şekilde yansımaktadır. )
( Hareket eden'in içinde devinimsiz olan'ı, değişenin içinde değişmez olanı ayırt edebilmeyi öğrenin, ta ki tüm farklılıkların sadece görünüşte olduğunu ve birliğin gerçek olduğunu idrak edinceye kadar. )
( Mutlak bütünlüğün değişmezliği! )
( Doğruluk ve eylemin birliği! )
( HOLOGRAFİ[Yun. < HOLON]: Evren, üç boyutlu olan, bütünlük. )
( Toprağın üstündeki su, birliği simgeler. )
( Balıkların Stratejisi )
( Unity liberates. Freedom unites. )
( BÜTÜNLÜK: Kişinin kurtuluşu. )
( The entire universe contributes to the least thing.
Realise that the wall and both sides of it are one single space, to which no idea like 'here' or 'there' applies.
A situation has been cognised, events will move in adequate response.
The totality of the perceived is what you call "matter". The totality of all perceivers is what you call the "universal mind".
Your personal body is a part in which the whole is wonderfully reflected.
The immutability of absolute! )
( Bir'likten söz etmeyi ertele! Sen, henüz, hiç yerle bir olmamışsın. )

- BİRLİK ile/ve/<> BÜTÜNSELLİK

- BİRLİK ile/ve ÇELİŞİK BİRLİK

- BİRLİK ile/ve CEZBE

- BİRLİK ile/ve ÇIKAR BİRLİĞİ

- BİRLİK ile DONUKLUK

- BİRLİK ve DÜZEN ve KURALLILIK

- BİRLİK ile/ve FARK/LAR, FURKAN
( İçte. İLE/VE Dışta. )

- BİRLİK ile/ve FARKLILIK

- BİRLİK ile/ve FARKLILIKLAR
( Birlik altında olmayanlar, ayırd edilemezler. )

- BİRLİK ile/ve KAVRAMSALLIK

- BİRLİK ve/||/<> NOKTA ve/||/<> AN ve/||/<> AŞK
( Varlığın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Mekânın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Zamanın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Göreliliğin ilkesi/zirvesi. )

- BİRLİK ile ÖZDEŞLİK

- BİRLİK ile/ve/<> ÖZGÜRLÜK
( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )
( Unity liberates. Freedom unites. )

- BİRLİK ile/ve/<> SINIR/HADD/DEN

- BİRLİK ile/ve SÜREKLİLİK

- BİRLİK ile/ve UYUM
( Uyum, her zaman güçlüdür ve arıdır. )
( Uyum, her yanı kaplar ve onun huzuru asla bozulmaz; bu sükûn ve sessizlik gövdendir. )
( Her şeyden çok iç huzuruna gereksiniminiz var - ki bu iç ve dış arasındaki uyumu gerektirir. )
( Sevgi ve bilgelikle yarattığınız ve yarattıklarınıza bağımlı olmadığınız zaman, sonuç, barış ve uyumdur. )

- BİRLİK = VAHDET = UNITY[İng.] = UNITÉ[Fr.] = EINHEIT[Alm.] = UNITAS< UNUS[Lat.] = UNIDAD[İsp.]

- BİR ile/ve/||/<> BİRLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK
( Allah. İLE/VE/||/<> Evren. İLE/VE/||/<> İnsan. )
( The god. VS./AND/||/<> The universe. VS./AND/||/<> The human. )

- BİR ile BİRLİK ile BÜTÜNLÜK

- BİSİKLET ve/<> ACİL YARDIM

- BİSİKLET ve/<> AŞK

- BİSİKLET ve/<> BİRLİK

- BİSİKLET ve/<> BÜTÜNLÜK

- BİSİKLET ve/<> COŞKU

- BİSİKLET ve/<> DAYANIŞMA

- BİSİKLET ve/<> GÜLÜMSEME

- BİSİKLET ve/<> MUTLULUK

- BOLLUK >< KITLIK
( BOLLUK-KITLIK )

- BÜTÜNLÜK

- Bütünlük için DİNLE!!!

- Bütünlük için SUS!!!

- Bütünlüklü KONUŞ!!!

- BÜTÜNLÜK ile/ve/||/<> BİREŞİM

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> BÜTÜNCÜLLÜK

- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil DİREYSEL/ORGANİK BÜTÜNLÜK
( Parçaların biraradalığı/birliği. İLE/VE/DEĞİL Uyum. )

- BÜTÜNLÜK ile/ve DOKUNULMAZLIK

- BÜTÜNLÜK ile ESRİME
( ... İLE Esrime, duyulur olanlardan, bir başka deyişle tikel şeylerden başlayıp derece derece iç algıya ve iç algıdan da geçip bir an için bile olsa yokluğa dalmak, aslına kavuşmak demektir. )

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> İÇİÇELİK

- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞILTI

- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞIMA

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> SÜREKLİLİK

- BÜTÜNLÜK ile/değil TÜMEL

- BÜTÜNLÜK ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON

- BÜTÜNSEL ile BÜTÜNLÜKLÜ

- BÜYÜK ARMUTLU ile/ve KÜÇÜK ARMUTLU

- CAHİL:
BİLMEYEN
değil/ne yazık ki BİLMEK İSTEMEYEN, BİLMEMEKTEN "MUTLU OLAN"

- ÇALIŞTIĞIN YERİ/İŞİ SEVMEK ile/ve/ya da/||/<> SEVDİĞİN YERDE/İŞTE ÇALIŞMAK
( Sevdiğin işi yaparsan, çalışmış sayılmazsın. )

- CAMİLERDE:
KLASİK
ile/ve YENİ/NEO KLASİK

- CAN ve/<> COŞKU

- CEHÂLET ile/ve CESARET
( Cesaret, akıldan gelirse cesarettir. Bilgisizlikten gelirse cehalettir. )

- CENNET ve/<>/= HİZMET

- CESÂRET/CESUR ve/<> AZİM/Lİ

- CESARET:
KORKUNUN YOKLUĞU
ile/ve/değil/+/||/<>/< BENCİLLİĞİN BULUNMAMASI

- CESÂRET:
SEÇTİKLERİMİZ
değil VAZGEÇTİKLERİMİZ

- CESARET ile/ve ATILGANLIK

- CESARET ile/ve/<> AYKIRILIK

- CESARET ile/ve/değil CAHİL CESARETİ

- CESARET ile CÜRET

- CESARET ile/ve/<> GÜÇ
( Birini çok sevmek ile. İLE/VE/<> Biri tarafından çok seviliyor olmak ile. )

- CESARET ile/ve/||/<>/> GÜÇ ile/ve/||/<>/> MUTLULUK
( En kısa sürede özür dileyerek. İLE/VE/||/<>/> En kısa sürede affederek. İLE/VE/||/<>/> En kısa zamanda unutarak. )

- CESARET ve/<> GÜVEN

- CESARET ile/ve/<>/değil İSTEKLİLİK

- CESARET ile/değil KABA/LIK

- CESARET ile/ve KARARLILIK

- CESARET ve/<> MAHARET/BECERİ

- CESÂRET ve/||/<>/> OLASILIK/RİSK
( Almaya cesâret edemediğimiz riskleri alanlar, yaşamak istediğimiz yaşamı yaşarlar. )

- CESARET = ŞECÂ'AT, CESÂRET[Fars., Ar.] = COURAGE[İng., Fr.] = FORTITUDO[Lat.] = MUT[Alm.] = HË ANDREIA[Yun.] = CORRAGIO[İt.] = VALOR[İsp.] = MOED[Fel.] = MOD[Dan.] = MUJYESTVO[Rus.]

- CESARET ile/ve/değil/yerine ŞEHÂMET
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Akıllıca olan cesaret. )

- CESARET ile/ve/||/<>/>/< TESLİMİYET

- CESARET ile/ve YÜREKLİLİK

- CESÂRET ile/değil YÜZSÜZ/LÜK

- CEZBE ve/<> HİZMET

- ÇIKAR ile/değil/yerine HİZMET

- ÇOĞALTMA ile/ve ZENGİNLEŞTİRME

- ÇOĞUNLUK/AZINLIK değil/yerine HEP BİRLİKTE

- ÇOK SEVMEK değil/yerine SEVMEK
( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )

- ÇOK YEMEK ile/değil/yerine YEMEYİ SEVMEK

- ÇOKLUK ile/ve/<>/= BİRLİK

- Coşkulu KONUŞ!!!

- COŞKUNLUK ile CEZBE

- COŞKU ile DİDİŞME

- COŞKU ve ŞİMDİ/LEŞTİRME

- CUMHUR MÜEZZİNLİĞİ'NDE:
HAYYE ALE'S-SALÂH'A KADAR
ile/ve HAYYE ALE'S-SALÂH'LA BİRLİKTE
( Bir müezzin. İLE/VE Tüm müezzinler ayakta olmak üzere, cemaatle birlikte. )
( Genellikle, Hüseynî makamında okunur. )

- DALGA GEÇMEK İÇİN GÜLMEK ile/değil SEVDİĞİNDEN DOLAYI GÜLMEK

- DANIŞMA ve/||/<>/> DAYANIŞMA
( Bin bilsek de bir bilene danışmak gerek. )

- DÂVÂ ile/ve/değil/yerine HİZMET

- DAYANÇ'TA/SABIR'DA:
METÂNET
ile HOŞGÖRÜ ile DUA ile GÖZYAŞI ile HASRET ile AŞK
( Acıya sabredersek. İLE Kişilere sabredersek. İLE Dileğe sabredersek. İLE Duygulara sabredersek. İLE Özleme sabredersek. İLE Sevgiye sabredersek. )
( Madem görüyorsunuz... O zaman, hoşgörün!
[Âşık Veysel] )

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> DİNGİNLİK

- DAYANIKLILIK ile/ve DAYANIŞMA

- DAYANIŞMA ile/ve/<> GÜVEN
( Kişiler kendilerine değil birbirleriyle dayanışma içindelerse güven duyabilir ve yansıtabilirler. [özellikle de eşler ve ortaklar!] )
( Aslanlar [ve birçok güçlü görünen hayvan] bile tek başına yeterli güçte değillerdir. Ancak birlikte ve dayanışmayla ayakta kalırlar. )
( Loncaları inceleyiniz. )

- DAYATMA değil/yerine/>< DAYANIŞMA

- DEĞERLİ OLAN BİR ŞEYİ/ŞEYLERİ SEVMEK ile/ve/<>/değil/yerine DEĞERİ SEVMEK

- DEĞER ile/ve/<> NİYET

- DEĞİLLEME ve BÜTÜNLÜK

- DEĞİŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine ZENGİNLEŞTİRMEK

- DEHÂ ile/ve/değil TUTKU

- DENGELEYİCİLİK ile/ve BÜTÜNLÜK

- DENGELİ ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ

- DENGE ile/ve/<> DİNGİNLİK

- DENKLİK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK

- DERİN DÜŞÜNMEK(TEFEKKÜR) ile/ve UYUMAK
( Uykunun karanlığı bile tazeleyici ve gençleştiricidir. )
( Uyanıkken bilinçlisiniz; uyurken sadece canlısınız. )
( FİKR-İ AMÎK[Ar. < UMK]: DERİN DÜŞÜNCE )

- DERTLERİ "ÇOK/BÜYÜK" OLAN ve/||/<>/> GÜLÜŞÜ SICAK OLAN :)

- DERTLİ ile/ve/<> EDİP ile/ve/<> ÂŞIK ile/ve/<> ÂRİF
( [Derdini] Yalın anlatan. İLE/VE/<> Hoş anlatan. İLE/VE/<> Haliyle anlatan. İLE/VE/<> Gülümseyişiyle örterek anlatan. )

- DESTEK ile/ve/<> DAYANIŞMA

- DEVAM ETMELİ!
YAŞAMAYA
ve/||/<>/> SEVMEYE ve/||/<>/> GÜLMEYE :)

- DEVLET:
ÖZGÜRLÜK ve/||/<> TUTKU
ve/||/<> GENEL ve/||/<> ÖZEL ve/||/<> NESNEL ve/||/<> ÖZNEL
( Devlet, özgürlükle tutkunun, genelle özelin, nesnelle öznelin bireşimini[/tevhîdini] sağlar. [Devlet, sadece, bürokratik ve politik bir örgüt değildir!] )

- Diline hizmet edenlerle KONUŞ!!!

- DİL ve/<> BİRLİK

- DİL ve/<> İLİM ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TAKVÂ

- DİL ve NİYET

- DİN:
İMAN
ve/<> ÜMİT ve/<> AŞK

- DİNÇ/LİK ile/ve DEVİMSEL/LİK[DİNAMİK/LİK]

- DİNÇ/LİK ile/ve/<>/ya da DİNGİN/LİK

- DİNGİNCİLİK ile/ve BİLİNEMEZCİLİK

- DİNGİNCİLİK ile/ve VAROLUŞÇULUK

- Dinginliği DİNLE!!!

- Dinginliğin için DİNLE!!!

- Dinginliğin için SUS!!!

- DİNGİNLİK (TERVİH)

- DİNGİNLİK ve DENGE

- DİNGİNLİK ile HAREKETSİZLİK
( Hareketsiz kalma, eylemde bulun; çünkü etkinlik hareketsizliğe üstündür; hareketsizlik manevi yaşamı köreltir. )
( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )

- DİNGİNLİK ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK

- DİNLENMEK ile/ve/<> DİNGİNLEŞMEK
( Dinleyen dinlenir. [başkaları da dinleyeni dinler!] Dinleyen dinlenir. [yorulmaz, dinginleşir ve gelişir!] )

- DİN ile/ve ASKERİYE

- DİN ve/<> YAŞAM ve/<> ETKİNLİK ve/<> İŞBÖLÜMÜ-İŞBİRLİĞİ

- DİZGE ile/ve/<> BÜTÜNLÜK
( Aslında her biri öbürüdür. )

- DİZGE ile/ve/<> BÜTÜNLÜKLÜ DİZGE

- DOĞA:
ÖZ
ve/||/<> BİÇİMİN BİRLİĞİ

- DOĞRUDAN YARDIM ile/değil/yerine DOLAYLI YARDIM
( Politikacıdan gelir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgelerden gelir. )

- DOĞRULUK ve/||/<>/>/< AŞK
( Kalemimiz olsun. VE/||/<>/>/< Mürekkebimiz olsun. )

- DOĞRULUK ile/ve/||/<>/>/< YARDIM

- DOKUNMA COŞKUSU/TUTKUSU ile/ve/değil/yerine/<> GÖRME COŞKUSU/TUTKUSU

- DÖRT İSTEK:
AÇGÖZLÜLÜK
ile/ve/||/<>/> ÇEKİŞME ile/ve/||/<>/> GÖSTERİŞ ile/ve/||/<>/> GÜÇ TUTKUSU

- DOSTLUK ve/||/<> YARDIM
( Eli. VE/||/<> Seli. )

- DOYA DOYA (YEMEK/İÇMEK, SEVMEK/ÖPMEK)

- DOYUM ve/||/<>/< BÜTÜNLÜK

- DURGUN/LUK ile/ve/değil/yerine DİNGİN/LİK

- DURUP DURURKEN (AĞLAMAK, GÜLMEK VS.)

- DÜŞÜNCE ile/ve TUTKU

- DÜŞÜNMEK/TEFEKKÜR ile/ve ÖLÇÜNMEK/TEEMMÜL
( ... İLE/VE Gerek bir olayın sebeplerini daha çok çözümleme ve daha doğru anlamak gerekse bir hareket tarzının sonuçlarını, özellikle de yarar ile sakıncalarını irdelemek amacıyla, oluşmuş/oluşturulmuş 'yargı'nın, eleştirilmek üzere, 'askı'ya alınmasıdır. Aklın benzer addettiği duyuları, dolayısıyla da 'olaylar'ı belirli bir 'kavram şemsiyesi' altında 'düşünmek'tir. O belirli 'kavram' altında düşünülen duyulardan, böylelikle de 'olaylar'dan biriyle karşılaşıldığında 'olay'a denk düşen 'kavram'ı 'akıl'da 'uyandırmak'tır. )
( Fikir yürütme, düşünme. İLE/VE Katlanmalı düşünme, idrak. )
( Kişi, herşeyin tohumudur. Neyi tefekkür ederse onun tohumudur. )
( Kişiyi kurtaracak ilâçlar, aşk ve düşünmektir. )

- DÜŞÜNME ile/ve TEFEKKÜR
( ... İLE/VE Gördüğü şey üzerinden fikrini derinleştirmek. )

- DÜŞÜNME = TEFEKKÜR = THINK[İng.] = PENSÉE[Fr.] = DENKEN[Alm.] = COGITARE, COGITATIO[Lat.] = NOEIN, DIANOIA[Yun.] = PENSAR[İsp.]

- DUYGUSAL BİRLİK ve/< İLKESEL BİRLİK

- DUYGU ile/ve/<> COŞKU
( Kaynağı ve uyaranları, dışarıdan olanlara verilen geribildirim. İLE/VE/<> Kaynağı, içte/sende bulunanlarla verilen geribildirim. )
( İkincildir. İLE/VE/<> Birincildir. )

- DUYGU ile/ve TUTKU

- DÜZELTME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CESARET VERME

- DÜZENLİ/LİK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK/LÜ/LÜK

- EDEBÎ ZENGİNLİK ile/ve FELSEFÎ FAKİRLİK

- EDİLGİNLİK, TUTKU = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.]

- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/<>/> DAYANIŞMA

- EMÂNET ETMEK değil/yerine TEŞEKKÜR ETMEK

- EMİR EDEN ile/ve/yerine HİZMET EDEN

- EN BÜYÜK SORUNLAR:
KENDİNDEN MEMNUN OL(A)MAMA
ile/ve/||/<> TATMİN OL(A)MAMA

- EN CESUR ve/||/<> EN GÜÇLÜ ve/||/<> EN MUTLU
( İlk özür dileyen. VE/||/<> İlk affeden. VE/||/<> İlk unutan. )

- EN HOŞ DUYGU:
BİRİNİN, YÜZÜNDEKİ GÜLÜMSEMENİN NEDENİ OLDUĞUNU BİLMEK :)


- EN SEVİMLİ/LER
( * YUNUS
* PAPAĞAN
* KAPLUMBAĞA )

- EN YÜCE:
GÜLÜMSE(MEK)!


- EN YÜKSEK İBÂDET:
İNSAN(A)
ve/=/<> HİZMET
( Bir çiçeği bile yetiştirsen, İNSAN'a hizmet etmiş olursun. )

- ERDEM ile/ve MUTLULUK ile/ve BİLGELİK

- ERİNÇ, DİNGİNLİK = PEACE, REPOSE[İng.] = TRAQUILLITÉ[Fr.] = BERUHIGUNG[Alm.] = QUIETUS[Lat.]

- ERİNÇ/HUZUR ile/ve DİNGİNLİK
( BAYSAL: Erinç ve dinginlik içinde olan. )

- ESÂRET değil/yerine CESÂRET

- EŞDEĞERLİLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK

- EŞEYSELLİK ile EŞEYSEL BİRLEŞME/BİRLİKTELİK

- EŞLEME ile/ve/||/<>/> ROL DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<>/> AYNA ile/ve/||/<>/> YARDIMCI TEKNİKLER

- ESRİME (TUTKU)

- EVLİLİK ile/ve/değil/<>/< AŞK
( Tanık, rızâ, onay ister. İLE/VE/<>/< Ahde vefâ edecek bir kalp yeterlidir. )
( Akit ile. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Ahit ile. )

- EVRENDE:
İKİLEM
değil/yerine BÜTÜNLÜK

- EYLEM ve BİRLİK

- EYLEM ile/ve/değil/yerine BÜTÜNLÜK İÇİNDE EYLEM

- FAİZ ile HİZMET

- FAKİR OLUP DA SABRETMEK ile/ve/<> ZENGİN OLUP DA ŞÜKRETMEK
( İkisi de "pek kolay değil" diye "görülse/zannedilse" de asıl olan, her koşulda ve özellikle de uclarda ve uçurumlarda, yani maddî fakirlik ve zenginlikte, sabır göstermek ve şükrü edâ etmektir. )

- FAKİRİN CANI değil/yerine "ZENGİNİN" MALI

- FAKİRİN SABRI ile ZENGİNİN SABRI
( Gaflette olduğu halde, zevkte/neşede olmadığı halde, tüm olumsuz koşullara karşın istikâmet üzere devam etmek. İLE Çok yalnız olduğu, çok ikram ettiği halde bile taşkınlık yapmayarak istikâmet üzere devam etmek. )

- FARKINDALIK ile/ve/<> DAYANIŞMA

- FARKLILIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİK
( Dilde, anlatımda/aktarımda, parçalarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Gerçeklikte/hakikatte. )

- FEDÂKÂRLIK > FERÂGAT > AŞK

- FEDERASYON değil/yerine/= ÜSTBİRLİK

- FELSEFE ve/||/<> AŞK ve/||/<> SANAT
( "Evet!" diyememektir. VE/||/<> "Hayır!" diyememektir. VE/||/<> Soruyu anımsayamamaktır. )

- FELSEFE ve/<> TUTKU
( Kişi, felsefeyi, ancak tutkuyla yaşama katar. )

- FERÂGAT AHLÂKI > AŞK AHLÂKI

- FERÂGAT ve/> İŞTİYÂK ve/> AŞK

- FIRSAT ile/ve/<> CESÂRET

- FİZİKSEL İŞ YAPMAK ile HİZMET ETMEK

- GECE ve DİNGİNLİK ve DİNLENMEK

- GELİŞİMDE:
ZORUNLULUK
ile/ve/<> CESARET

- GELİŞMİŞ ÜLKE:
FAKİRLERİN BİLE ARABAYA BİNDİĞİ ÜLKE
değil/yerine/><
ZENGİNLERİN BİLE OTOBÜSE BİNDİĞİ ÜLKE


- GENÇ OLMA İSTEĞİ değil/yerine DİNÇ OLMA İSTEĞİ

- GEVREK GEVREK (GÜLMEK)

- GİRİFTÂR[Fars.] ile TUTKUN

- GÖRDÜĞÜNÜ "SEVMEK" ile/değil/yerine/>< SEVDİĞİNİ GÖRMEK

- GÜÇ ile CESARET

- GÜLME:
ŞAŞIRMA
ve/||/<>/< DÜŞÜNME

- GÜLMEK :) ile/ve/||/<>/>/< GÖZLERİNİN İÇİNİN GÜLMESİ :)

- GÜLMEK :) ile KAHKAHA :))))
( En az iki biraraya getirilemezin ya da çelişkilerin buluşması durumunda zihnin bu durumla başa çıkamaması ve/veya ağlanamaması/ağlayarak çözümlenemeyeceği durumlarda yaşanan fizyolojik ve zihinsel davranış/tutum/dışavurum/paylaşım. İLE Çelişkilerin çok fazla etkili olması durumlarında. )

- GÜLMEK ile AYIPLAMA

- GÜLMEK ile/ve/değil EŞİK
( Gülmek, devrimci bir eylemdir. )

- GÜLMEK ile/ve/<> GÜLÜMSEME :)
( ... İLE/VE/<> En etkili/kolay/hızlı eser/eylem/ibadet. )
( Sen gül ki, biz de gülelim! )
( Bir iyi hareket, bin iyi düşünceden, Bir gülüş de bin hareketten daha güçlüdür. )
( Gül ki, gül yüzünde güller açsın! )
( Gülmesini bilmeyen, dükkân açmasın! )
( Paranız yoksa, gülümsemeniz de mi yok? )
( Bir kişinin nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarsın! )
( TEBEŞBÜŞ: Güleryüz gösterme. [küçükten büyüğe] )
( Gülün de, isterseniz beni paçamdan sürükleyin. )
( MÜBTESİM[< TEBESSÜM]: Gülümseyen, tebessüm eden. )
( Haydi! Bırak zihnindeki olumsuz kayıtları ve şu AN'a dön biraz! Ve bunu, sık sık tekralamaya çalışarak olan bitenlere, kişilere/çevrene/yaşama gülümse!... :) Sadece gülümse! :) (Herhangi bir nedeni/kaynağı olmaksızın, aklına geldikçe/getirerek gülümse!) :) Yaşam, vererek başlar ve sürdürülür. Verebilecek hiçbir şeyin olmasa/kalmasa bile, boşver sıkıntıları/saçmalıkları ve hiçbir zaman elinden alınamayacak olanı vererek, o, dünyanın en güzel manzarası olan gülümsemeni paylaşarak yaşa ve yaşat! Haydi! Tekrar tekrar gülümse!... :) )

- GÜLMEK ile/ve/değil/<> GÜLÜŞÜNE MEŞRÛ KAYNAK BULMAK/BULABİLMEK
( Umberto Eco'nun, Gülün Adı adlı eserini okumanızı salık veririz. )

- GÜLMEK = SMILE/LAUGH[İng.] = RIRE[Fr.] = LACHEN[Alm.] = RIDERE[İt.] = REÍR[İsp.]

- GÜLME ile KİKİRDEME

- GÜLÜMSEME :) ve/=/||/<>/: İLÂÇ
( Kana, en hızlı karışan ilâç. )

- GÜLÜŞ(ÜN) < ACI(SI) değil/yerine ACI(N) > GÜLÜŞ(Ü)
( Olmamalı. DEĞİL/YERİNE Olabilir. )

- GÜNLÜK KONUŞMALARIN SIRADANLIĞINDA/YALINLIĞIYLA:
AMAÇLI
ile/ve/||/<> BİLEREK ile/ve/||/<> BİLMEDEN ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ
( Reklam. İLE/VE/||/<> Evlilik. İLE/VE/||/<> Dostluk. İLE/VE/||/<> Sanat. )
( Kitlelere "oynanıyorsa". İLE/VE/||/<> Saygıyla bütünleşilecekse. İLE/VE/||/<> Sevgiyle yaklaşılıyorsa. İLE/VE/||/<> Susulabiliyorsa. )
( )

- GURUR:
"GÜÇLÜ" KILAR
ve fakat MUTLU ETMEZ

- GURUR >< AŞK

- GURUR değil/yerine/>< MUTLULUK
( Neden, çocuklar, kavga ettikten sonra hemen barışıp birlikte oynamaya devam ederler? Çünkü, onların mutluluğu, gururdan daha değerlidir. )

- GÜVEN!:
GÜLÜŞÜN ARDINDAKİ KEDERE
ve/||/<> ÖFKENİN ARDINDAKİ SEVGİYE ve/||/<> SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ NEDENE

- GÜVENİLMEZLER:
KIŞ GÜNEŞİNE
ile/ve SULTANLARIN GÜLMESİNE ile/ve BAZI HANIMLARIN ZÂHİDLİĞİNE
( ŞEMS-İ ŞİTÂ ile/ve DAHK-I HÜMÂ ile/ve ZÜHD Ü NÎSÂ )

- GÜZELİ SEVMEK ile/ve/değil/yerine/<> GÜZELLİĞİ SEVMEK

- GÜZELLİK ile/ve/||/<>/>/< AŞK
( GÜZELLİK: Aşkın olmadığı yerde ne işim var?! VE AŞK: Güzelliğin olmadığı yerde ne işim var?! )
( ... İLE/VE/||/<>/>/< Güzelliğe duyulan özlem. )

- HAKİKATA OLAN BAĞLILIK ile/ve/<> KİŞİYE/İNSANLIĞA YAPILAN HİZMET
( Bir'e hizmet, bin'e hizmet; bin'e hizmet, bir'e hizmet. )

- HAK ile/ve/değil/||/<>/>/< AŞK

- HAK ile/ve/<> HİZMET

- HAL EHLİ ile/ve/<> AŞK EHLİ
( Sükût kıvâmındaki çığlığı, ne kardaş, ne de arkadaş; sadece hâldaş olanlar duyar. )
( Gayretlerinden doğan. İLE/VE/<> Aşkından doğan. )

- HALÂVET değil/yerine SEVİMLİLİK/ŞİRİNLİK/TATLILIK

- HAREKET ve/<> DİNGİNLİK

- HAREKET ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK

- HAYAL KIRIKLIĞI ile/ve/değil/<> YAŞANABİLECEK MUTLULUK
( İnsanı en çok üzen, hayal kırıklığı değil yaşanabilecekken yaşanamayan mutluluklardır. )

- HAYRANLIK ile/ve AŞK
( Aşk, bir bakıştır. [Gerisi vs.] )

- HAYVANLAR:
"BİZİM İÇİN"
değil BİZİMLE BİRLİKTE

- HEM, HEM DE ve NE, NE DE:
[İkisi birlikte kullanılır!/kullanılmalıdır!]


- HERŞEY ve CESARET

- HEVES ile/ve/değil/yerine/<>/> TUTKU

- HEZEYAN/SABUKLANMA ile/değil/yerine/>< COŞKU

- HİÇLİK ile/ve/=/<>/değil/yerine/hem de/ya da/belki BÜTÜNLÜK

- HİKMET ile/ve/> İFFET ile/ve/> CESÂRET ile/ve/> ADÂLET
( Aklın dengeliliği/îtidali. İLE/VE/> Şehvetin dengeliliği/îtidali. İLE/VE/> Öfkenin dengeliliği/îtidali. =/> HİLÂFET, HİDÂYET ve KEMÂLÂT'a eriştirir. )
( Hikmetin dili, simge ve sükûttur. )
( [ucları(tefrit-ifrat)] BİLGİSİZLİK/CEHÂLET >< BİLGİÇLİK/MALÛMATFURUŞLUK ile/ve/> İLGİSİZLİK/İSTEKSİZLİK >< AZGINLIK ile/ve/> KORKAKLIK/KABALIK >< KAHRAMANLIK )

- HİMMET ile/ve/<>/< HİKMET ile/ve/<>/< HİZMET
( Yardım. İLE/VE/<> Bereket. İLE/VE/<> İç yardım. )
( İSLÂM: Allah'ın emirlerine tâzim, kullarına hizmet. )
( BABA, HİMMET! OĞLUM, HİZMET! )
( BİN'E HİZMET, BİR'DEN HİMMET )
( GÖRÜNMEYENE HİZMET
GÖRÜNENDEN HİZMET
[GÖRÜNENE HİZMET, GÖRÜNMEYENDEN HİMMET] )
( Onu bile, kurtuluşa erdirmek üzere hizmet et! )
( Hizmet edersen, himmet edilirsin! )

- HİZMET ETMEK ve/<> ÖTEKİLERİ İHMAL ETMEMEK

- HİZMET:
40'INA KADAR
ile/ve/<>/> 40'INDAN SONRA
( Ben, neye/kime? İLE/VE/<>/> Ne/kim, bana? )

- HİZMET:
MİNNETSİZ
ve/<> KÜLFETSİZ ve/<> ÜCRETSİZ ve/<> TEŞEKKÜRSÜZ

- HİZMET:
| YARARLANILAN ile/ve/<> ETKİLENİLEN |
ile/değil/yerine KATILINAN

- HİZMETÇİLİK

- HİZMETÇİ ile/değil/yerine HİZMETLİ

- HİZMETÇİ ile/ve/değil/||/<> TABLAKÂR

- HİZMETİN:
[ne yazık ki]
KÖTÜ İŞLEMESİ
ile/ve/||/<>/< GEÇ İŞLEMESİ ile/ve/||/<>/< İŞLEMEMESİ

- HİZMETLİ ile MÜTEFERRİKA
( ... İLE Küçük giderler için ayrılan para. | Güvenlik örgütünde, kuşkulu kişilerin ilgili yerlere gönderilmek üzere geçici olarak barındırıldıkları bölüm. | Sultan, vezir ve daha başka devlet büyüklerinin yanında, türlü hizmetlerde bulunan. )

- HİZMETNİŞİN değil/yerine/= GÖREV ALAN, HİZMET EDEN, HİZMET EDENLERDEN

- HİZMET[bkz. HİDMET, HİDEMÂT] değil/yerine/= İŞ GÖRME, GÖREV

- HİZMET ve/<> ÂRİF

- HİZMET ile/ve DESTEK

- HİZMET ile/ve/<> DEVİNİM
( Hizmet etmek/edebilmek, devindirici ve dönüştürücüdür. )

- HİZMET ve EDEB

- HİZMET ve HAKK
( HİZMET İLE BULANLAR BULDU HAKK'I
HİZMETSİZ KİMİN VAR, KİMDE HAKKI )

- HİZMET ve HİKMET

- HİZMET ile/ve/||/<> İZZET
( ... İLE/VE/||/<> Büyüklük, yücelik, ululuk. )

- HİZMET ile/ve/değil/yerine KARŞILIKSIZ HİZMET

- HİZMET ile KATKI

- HİZMET ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME
( Hizmet ederek kendini gerçekleştirir, kendini gerçekleştirirken/gerçekleştirmek için de hizmet edebilirsin/etmelisin. )

- HİZMET ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME

- HİZMET ve/||/<> SADÂKÂT ve/||/<> FEDÂKÂRLIK

- HUB ile/ve/||/<>/>/< AŞK
( ... İLE/VE/||/<>~>~< Kendi olgunluğuna olan tutku. )

- HÜRMET ETMEK ile/ve HİZMET ETMEK
( Bir'e hizmet, bin'e hizmet; bin'e hizmet, bir'e hizmet. )

- HUZUR/BARIŞ/BİRLİK/DİRLİK SAĞLA(T)MAK:
SÖZLERLE
ile/ve/<>/> YAPILANLARLA ile/ve/<>/> VAROLUŞLA
( Ne söylemeyeceğini bilerek. İLE/VE/<>/> Ne yapmayacağını bilerek. İLE/VE/<>/> (hiçbir şey söylemesen ve yapmasan bile) Varoluşun, yeterlidir![ve de bunu sürekli anımsayarak!] )

- HUZUR ve/<> ZEVK ve/<> AŞK

- HZ. YÛŞÂ'NIN:
"UZUNLUĞU"
değil ÇOK SEVİLMİŞLİĞİ(NDEN)

- İBÂDET ve/<>/= VAROLANA VE KİŞİLERE HİZMET ETMEK
( İBÂDET: Sevgiliyi göreyim de, ona hizmet etmeyeyim mi? )
( Kazası/ertelemesi vardır. VE/||/<> Kazası/ertelemesi yoktur. )

- İÇ BÜTÜNLÜK ile/ve TUTARLILIK

- İÇ SEVİNÇ ve/<> GÜLÜMSEME :)
( Aydınlanmış kişideki durum/lar. )

- İÇ TUTARLILIK ile/ve/<> İÇ BÜTÜNLÜK
( Mantık. İLE/VE/<> Şiir. )

- İÇGÜDÜ ile/ve/değil NİYET

- İÇİN İÇİN (AĞLAMAK/GÜLMEK/ÜZÜLMEK/DÜŞÜNMEK)

- İÇKİYLE SARHOŞLUK ile/değil/yerine AŞK İLE SARHOŞLUK
( Biri, iki gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE İkiyi [çeşitliliği/herşeyi], bir gösterir. )

- İÇSELLEŞTİRME ve/||/<> COŞKU

- İDRAK ile/ve/> NİYET

- İFTİHÂR/MEMNUNİYET değil/yerine/= KIVANÇ/ÖVÜNÇ

- İHTİRÂS değil/yerine/= TUTKU

- İKİSİ DE ile/ve/değil/yerine İKİSİ BİRLİKTE

- İLÂHÎ HİKMET ile/ve İLÂHÎ AŞK ile/ve İLÂHÎ KUDRET
( İrfanî. İLE/VE Mistik. İLE/VE Ezoterik. )
( Düzenli. İLE/VE Düzensiz. İLE/VE Düzenli. )
( Ne'liksiz, niteliksiz, muhattabsızdır ilâhî aşk. )

- İLÂN-I AŞK ile YOLUNDA YÜRÜMEK

- İLİM ile/ve/<>/değil AŞK
( Âşk imiş her ne var âlemde
İlim bir kıyl ü kâl imiş ancak )

- İLİM ile/ve/<> HİZMET
( Kibirlendir(ebil)ir. İLE/VE/<> Erdir(ebil)ir. )
( Bilen, bilmeyenin hizmetçisi değilse hainliktir. )

- İLİM ile/ve İRFAN ile/ve AŞK ile/ve MUHABBET
( Gurur verir. İLE/VE Anlayış verir. İLE/VE Yok/ifnâ eder. İLE/VE Yaşam verir. )

- İLİM ile TEFEKKÜR
( İlâhî sıfat. İLE Tabiî sıfat. )

- İLİŞKİLİ ile/ve/<> BÜTÜNLÜKTE

- İLİŞKİ ile/ve/değil BİRLİKTELİK

- İLİŞKİ ile/ve/<> HİZMET/EYLEM

- İLK BİRLİKTELİK

- İLK GÖRÜŞTE AŞK ile/ve/||/<> HER GÖRÜŞTE AŞK

- İLK GÜLÜCÜK

- İLK:
ÖZÜR DİLEYEN
ve/<>/|| AFFEDEN ve/<>/|| UNUTAN
( En cesurdur. VE/<>/|| En güçlüdür. VE/<>/|| En mutludur. )

- İLKELERİN:
VAROLMA SORUNSALI
ile/ve İŞLEVSELLİĞİ ile/ve DEĞİŞİMİ ile/ve OLMAMASI ile/ve BİRLİĞİ ile/ve İNKÂRI

- İLTİFAT ve/+/||/<>/> CESARET VERMEK

- İNANMAK/İNANMAMAK ve/<> SEVMEK/SEVMEMEK

- İNSANLIĞIN:
KARDEŞLİĞİ
ve/||/<> BİRLİĞİ ve/||/<> ÖZGÜRLÜĞÜ

- İRŞAD HİLÂFETİ ile/ve HİZMET HİLÂFETİ

- İŞBİRLİĞİ ve/<> AMAÇ BİRLİĞİ

- İŞBİRLİĞİ ile/ve/<> GÜÇ BİRLİĞİ

- İŞBİRLİĞİ ile/ve/<> İŞBÖLÜMÜ
( ... İLE/VE/<> Kendiyle ilgili her işi yapmamak. )

- İŞBÖLÜMÜ ile/ve/> İŞBİRLİĞİ

- İŞÇİLİK ile/ve HİZMET

- IŞIK:
ÇELİŞİK BİRLİK

( Hem parça, hem dalga | Ne parça, ne dalga )

- İŞİMİZ/UĞRAŞIMIZ/HİZMETİMİZ:
| "YIKMAK" ve/ya da "YAKMAK" İLE |
değil YAPMAK İLE

- İSTEK ile/ve/||/<>/> GEREKSİNİM(İHTİYAÇ) ile/ve/||/<>/> HİZMET

- İSTENÇ/İRÂDE ile/ve NİYET

- İSTİMDÂT[< MEDED] değil/yerine/= YARDIM İSTEME

- İTKİ ile/ve/||/<> TUTKU

- İTTİHÂD[< VAHDET] değil/yerine/= BİR OLMA, BİRLEŞME, BİRLİK | AYNI OLMA, AYNI ANLAMI TAŞIMA | ALLAH VARLIĞINDA YOK OLMAK

- İYİLİK ile/ve/||/<> DOĞRULUK ile/ve/||/<> CESÂRET ile/ve/||/<> VEFÂ
( Kötülüğe karşın. İLE/VE/||/<> Yanlışa karşın. İLE/VE/||/<> Zorluğa karşın. İLE/VE/||/<> Mesafeye karşın. )

- İYİLİK ile/ve HİZMET
( Her kişi, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur. )
( İyilik, sağırın duyabildiği, körün görebildiği bir dildir. )

- KADIN, ...:
..., SEVMEDİĞİ KİŞİYE[ERKEK/KADIN] ...
ile/><
..., SEVDİĞİ KİŞİ[ERKEK/KADIN] İÇİN ...

( ... hiç acımaz. İLE/>< ... kendine hiç acımaz. )

- KAN BİRLİĞİ ile/ve/yerine/değil CAN BİRLİĞİ

- KAPSAM ile/ve/= BÜTÜNLÜK

- KARAR VERELİM! ve/||/<> HAZIRLANALIM! ve/||/<> BAŞLAYALIM! ve/||/<> ÖĞRENELİM! ve/||/<> ÇALIŞALIM! ve/||/<> DİNLEYELİM! ve/||/<> ÇABALAYALIM! ve/||/<> GÜLÜMSEYELİM! :)
( [başkaları] Ertelese de. VE/||/<> Hayallere dalsa da. VE/||/<> Sonraya bıraksa da. VE/||/<> Uyusa da. VE/||/<> Dilese de. VE/||/<> Konuşsa da. VE/||/<> Vazgeçse de. VE/||/<> Kaşlarını çatsa da. )

- KARAVAŞ ile YARDIMCI
( Cariye, yardımcı kız. )

- KARDEŞLİK ile/ve/<> BİRLİK

- KARİZMA ile/ve AŞK

- KARMAŞIK ile/değil/yerine "SARMAŞIK"

- KARŞILIKSIZ HİZMET ile/ve/<> GÖNÜLLÜ HİZMETÇİLİK

- KARŞITLAR ile/ve BİRLİK
( KARŞITLARIN BİRLİĞİ/CEM'UL EZDÂD[Ar.]/COINCIDENTIA OPPOSITORUM[Lat.] )

- KATILA KATILA (GÜLMEK)

- KÂTİP[Ar.]/SEKRETER[Fr.] değil/yerine/= YAZMAN/YÖNETİCİ YARDIMCISI

- KAVRAMSAL BİRLİK ile/ve/<> ZAMANSAL AYRIM

- KAVRAM ile/ve/<> NİYET
( Felsefe. İLE/VE/<> Kavrama niyet girince ideolojiye dönüşür. )

- KAVUŞAMAYANLARIN YAŞADIĞI AŞK ile/ve/değil/<> KAVUŞANLARIN YAŞATTIĞI AŞK

- KELÂM ve/<> AŞK

- KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)
( Kendinizi olduğunuz gibi görün, dünyayı da olduğu gibi göreceksiniz. )
( Ben gövdeyim fikrini yok edin, o zaman iç ve dış bir olacak. )
( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )
( Kendini şimdi ve burada ve bir olarak bilmek yeter. )
( Yaşamınızdaki en önemli şeye -kendinize- bölünmez dikkatinizi verin. )
( Kendinizden doğrudan haberdar olmadığınızdan, sadece ikinci elden, olağan söylentilere dayanan fikirleriniz vardır. )
( Sizin dünyanın içinde değil, dünyanın sizin içinizde olduğunu idrak etmekle işe başlayın. )
( Bir kez kendi içinizde bütünleşirseniz dıştaki bilgi size kendiliğinden akar. )
( Değeri olan hiçbir şey size dıştan gelmez; konuyla ilgili olan ve belirgin edici olan ancak sizin kendi duygu ve anlayışınızdır. )
( Aradığınız, içinizdedir. )
( Her zaman içinize dalın, derinleşin, içinizi arayın. )
( Ancak dünyadan kurtulmuş olduğunuz zaman dünyada mutlu olabilirsiniz. )
( Kendinize dikkatle ve devamlı bakın - bu yeter. )
( Sizinle olana ulaşmaya gereksiniminiz yoktur. )
( Unity liberates. Freedom unites. )

- KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

- KENDİNİ ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (DİNLEYENE/ANLAMAK İSTEYENE) YARDIMCI OLMAK

- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> DİNGİNLİK

- KENDİNİ TANIMAK ve/<> HİZMET ETMEK
( Kendini tanımak, başkalarıyla bir olduğunu anlayarak ve anımsayarak onlara hizmet etmeyi gerektirir. )

- KIKIR KIKIR (GÜLMEK)

- KİKİR KİKİR (GÜLMEK)

- KIRAAT ile/ve/||/<> TEFEKKÜR ile/ve/||/<> HAYAT
( Dilin okuması. İLE/VE/||/<> Aklın okuması. İLE/VE/||/<> Kalbin okuması. )

- KIS KIS (GÜLMEK)

- KİŞİ/İNSAN ve/<> BİRLİK
( Benden konuşan ile senden dinleyenin birliği. )

- KİTAP OKUMAYI SEVMEYEN ile/değil/yerine/<> ARADIĞI KİTABI HENÜZ BULAMAMIŞ OLAN

- KITÂ değil/yerine/= ANAKARA; BİRLİK

- KLASİK ile/ve/değil/yerine/<> GELENEKSEL

- KLASİK ile/ve/değil/yerine KADÎM
( Her dönem geçerli olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE ... )

- KOLAYCILIK ile/değil/yerine/>< YARDIM GEREKSİNİM EŞİĞİ

- KÖLELEŞTİRENLER:
"SEVİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ"
ve/||/<>/> "BEĞENİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ" ve/||/<>/> "TAKDİR EDİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ"

- KONSERSİYUM değil/yerine/= YARDIM YÜRÜTÜM BİRLİĞİ

- KORKUSUZ/LUK ile/değil/yerine CESARET
( Cesaret, korkusuz olmak demek değildir. Cesaret, korkuyla dolu olmana karşın, kontrolü, korkunun eline vermemektir. )

- KORKU ||/ve/yerine/|| CEHALET ||/ve/yerine/|| BİLGİ ||/ve/yerine/|| CESARET
( Korku, bilgisizlikten de, çok bilgiden de olur. )
( CESARET: Köprüyü geçmeyi göze alabilmek. )

- KROZOL ve AŞK MEYVESİ
( Orta Afrika Cumhuriyeti'nde bulunan ve tatmanız önerilen iki tropikal meyve. )

- KUDRET ve/<> HİZMET

- KÜLTÜREL ŞARTLANMIŞLIKLAR ile/değil/yerine KÜLTÜREL COŞKULAR

- KÜLTÜR ve/||/<> TUTKU/COŞKU

- KUSURLU SORUMLULUK(/HİZMET ve GÖREV) ile/ve/||/<> KUSURSUZ SORUMLULUK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL OLASILIK

- KUTSAL ile/ve/değil BÜTÜNSEL/BÜTÜNLÜKLÜ

- KUTSAL ile/ve/değil BÜTÜNSEL/BÜTÜNLÜKLÜ

- KUVVETLER AYRILIĞI ve/> AŞILMIŞ BİRLİK

- KUVVETLER AYRILIĞI ile/ve/<>/|| KUVVETLER BİRLİĞİ

- MA'ŞÛK(A)[< IŞK]:
SEVİLEN, SEVİLMİŞ


- MAKAMDA YÜKSELİŞ ile/ve/değil/yerine HİZMETTE YÜKSELİŞ
( Allah'ın kudretiyle bitişen kişi, hepimize ücretsiz ve menfaatsiz olarak hizmet eder. )
( Bir meyve ağacı, uzaktan hep yaprak görünür. Yanına yaklaşınca meyveleri görünmeye başlar. Yaprak olmasa meyve yetişemez. O kadar yaprağın hizmeti o meyveler içindir. )
( Keşkül Dergisi'nden: Hizmet I, Hizmet II )

- MALI SEVME ile/değil/yerine KENDİNİ SEVME
( Kendini sevemeyenin sevdiği. İLE ... )

- MALİ'DE:
CENNE
ile/ve/<> TİMBUKTU ile/ve/<> BANDIAGARA FALEZİ ile/ve/<> ASKİA MEZARI
( Mali'nin, UNESCO Dünya Mirası dizininde bulunan, görülmeye değer 4 önemli mekânı. )

- MECÂZÎ AŞK ile/ve/> HAKİKÎ AŞK

- MEDET[Ar.] değil/yerine/= YARDIM

- MEKÂN SÜREKLİLİĞİ ve KÜLTÜREL BÜTÜNLÜK

- MEKÂNİK DAYANIŞMA ile/ve DAYANIŞMA

- MEMNUN KALMAK ile MÜTEESSİR OLMAK

- MEMNUN OLMA ile/ve/değil UYGUN OLMASI

- MEMNUNİYET ile KABUL

- MEMNUNİYET ile MUTLULUK
( Tüm mutluluk, öz varlığınızı hoşnut etmekle gelir. )
( Mutluluğumuzun, nesnelere, olaylara ve kişilere bağlı olduğuna "inanmak", gerçek doğamızla ilgili bilgisizliğimizden kaynaklanır. )
( Mutluluğu, saldırıya ve değişikliğe uğratılamaz olan gerçek mutluluğu ararsanız, dünyayı, acıları ve hazları ile ardınızda bırakmalısınız. )
( Bağımsızlığınızı idrak edin ve mutlu kalın. )
( Kederin nedeni cehalettir. Mutluluk anlayışı izler. )

- MESUT/MESUD[Ar.] değil/yerine/= MUTLU

- MEYL ve/> MUHABBET ve/> AŞK ve/> BULMAK VE OLMAK
( MÜEBBED MUHABBET )

- MİĞFER[Ar.]/KASK değil/yerine/= TOLGA/BAŞLIK
( Başı, dış darbelerden koruyan, demir, çelik vb.'den yapılmış başlık. )

- MUAVİN[Ar.] değil/yerine/= YARDIMCI

- MÜBTESİM[< TEBESSÜM] ile GÜLÜMSEYEN, TEBESSÜM EDEN

- MUCİZE ile KERÂMET ile MAÛNET(Allah'ın yardımı/inâyeti.) ile İSTİDRÂC
( Peygamberlerde. İLE Velilerde. İLE Mü'minlerde. İLE Kâfirlerde. )

- MUİT[Ar.] değil/yerine/= YARDIMCI ÖĞRETMEN

- MUKARRİN[< KARN]:
BİRLİKTE BULUNDURAN, TAKRÎN EDEN


- MÜREBBİ ile RAB ile AŞK/LEZZÂT

- MÜSÂVEME[< SEVM] ile ...
( Pazarlık etme. | Bir malın önceki değerini dikkate almadan herhangi bir değer ile satmak. )

- MÜSTAHDEM/HADEME[Ar.] değil/yerine/= HİZMETLİ

- MÜŞTEREK[Ar.] değil/yerine/= BİRLİKTE, ORTAK/LAŞA

- MUTCULUK(MUTLULUKCULUK) ile/ve YARARCILIK ile/ve HAZCILIK

- MÜTEBESSİM[< BESM] değil/yerine/= GÜLÜMSEYEN/GÜLEÇ :)

- MUTLU İKEN ile ÜZÜNTÜLÜ İKEN ile ÖFKELİ İKEN
( Söz verme! İLE Yanıt verme! İLE Karar verme. )

- MUTLU OLABİLMEK ile/ve "TAM OLABİLMEK"

- MUTLU OLMAK İÇİN GEREKEN "BENCİLLİK":
"SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK"
değil/yerine ÖNCELİKLE KENDİNİ DÜŞÜNEBİLMEK

- MUTLU OLMAK:
"HERŞEYİN YOLUNDA OLMASIYLA"
değil SORUNLARI, GÖRMEMEZLİKTEN GELEREK

- MUTLU-MESUT (YAŞAMAK)

- MUTLULUK ARAYIŞI değil/yerine MUTLULUK
( Mutluluğa engel olan şey, mutluluk arayışıdır. )
( Mutluluk, kelebek gibidir. Siz yakalamaya çalıştıkça, o kaçar. Ne zaman ki, dikkatinizi başka şeylere verirsiniz, ancak o zaman gelip omzunuza konar. )

- MUTLULUK İÇİN ...:
DAHA AZ ...
ve/>< DAHA ÇOK ...
( ... nefret edelim. VE/>< ... sevelim.
... kaygılanalım. VE/>< ... dans edelim.
... alalım. VE/YERİNE/>< ... verelim.
... tüketelim. VE/YERİNE/>< ... üretelim/türetelim.
... somurtalım. VE/YERİNE/>< ... gülelim.
... konuşalım. VE/YERİNE/>< ... dinleyelim.
... korkalım. VE/YERİNE/>< ... deneyelim.
... yargılayalım. VE/YERİNE/>< ... kabul edelim.
... izleyelim. VE/YERİNE/>< ... yapalım.
... şikâyet edelim. VE/YERİNE/>< ... takdir/tebrik edelim. )

- MUTLULUK, ...:
"YAŞAM TARZIMIZDA"
değil YAŞAMA BAKIŞ TARZIMIZDA

- MUTLULUK:
DAHA ÇOK OLANI ARAMAK
değil/yerine/>< DAHA AZ OLANIN, TADINI ÇIKARMAK

- MUTLULUK:
"EN"/DAHA FAZLA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< EN/DAHA AZDAN ZEVK ALMA/ALABİLME

- MUTLULUK:
FİYATI OLANLARLA
değil/yerine DEĞERİ OLANLARLA

- MUTLULUK:
GERÇEKLİK
ile/ve/değil/yerine/-/||/<> BEKLENTİSİZLİK

- MUTLULUK:
İSTASYON
ile/değil/yerine/>< YOLCULUK

- MUTLULUK:
KİŞİDE/MALDA/MAKAMDA
değil/yerine AMAÇTA

- MUTLULUK ile AŞK ile EFSANE
( İki kişi, birbirini sever ve birlikte olurlarsa MUTLULUK olur. İki kişiden, biri sever de öbürü kaçarsa AŞK olur. İki kişi, birbirini sever de kavuşamazlarsa EFSANE olur. )

- MUTLULUK ile/ve/değil AVUNMAK

- MUTLULUK ve/||/<> CİVANMUKTİ
( Bedenli olarak bu dünyada yaşarken özgürlüğe, kurtuluşa, mutluluğa erişenler. )

- MUTLULUK ile/ve GÜÇ

- MUTLULUK ile/değil/yerine/>< HAZ
( Keyif (haz), şeylere bağımlıdır, mutluluk ise değil. )
( Mutlu olmak için şeylere gereksinimimiz olduğuna inandığımız sürece, onların yokluğunun bizi perişan edeceğine de inanırız. )
( Gövdenin ve zihnin doğru hali ve doğru kullanımı alabildiğine haz vericidir. Yanlış olan, haz arayışı içinde olmaktır. )
( Mutlu olmadığınızdan, mutluluğu hazda ararsınız; haz acı getirir, bunun için de ona dünyevi dersiniz; o zaman başka türlü bir hazzı, acısız bir hazzı özlersiniz, ona da ilâhi/tanrısal dersiniz. )
( Mutluluk, dünyasal ve dünyasal olmayan, içte ve dışta gerçekleşen her şeydir. )
( Mutlu olmak için kendinizi (özünüzü) bilmek dışında hiçbir şeye gereksiniminiz olmadığını bilmek bilgeliktir. )
( Haz, acının geçici olarak ertelenişidir. )
( Pleasure depends on things, happiness does not. )
( As long as we believe that we need things to make us happy, we shall also believe that in their absence we must be miserable.
The right state and use of the body and the mind are intensely pleasant. It is the search for pleasure that is wrong.
Because you are not happy you seek happiness in pleasure; pleasure brings in pain and therefore you call it worldly; you then long for some other pleasure, without pain, which you call divine.
Happiness is both worldly and unworldly, within and beyond all that happens.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom.
Pleasure is but a respite from pain. )
( Hazların büyüsüne kapıldığımız oranda/sürece, mutluluktan da uzaklaşmış oluruz. )

- MUTLULUK ile/ve/değil HUZUR
( Kişi/insan her zaman için mutluluktur fakat asla mutluluk sahibi değildir. )
( Her şeyden çok iç huzuruna gereksiniminiz var -ki bu iç ve dış arasındaki uyumu gerektirir. )
( Huzurlu olmadıkça gerçeği göremezsiniz. )
( Eğer huzur istiyorsanız o yolda çaba göstermelisiniz. )
( İçindeki huzur kişinin felâketlere daha çabuk karşı gelmesini sağlar. )
( Huzuru olan kişi özgür olur ve özgür olan kişi de başkalarını özgürlüğe ulaştırır. )
( Omurgayı hiçbir eylem rahatsız etmediğinde, huzursuz zihin yavaş yavaş rahatlar. )
( Sadece aslî olanda sükûn ve huzur vardır. )
( Ne tür bir huzur? İstediğinize sahip olmanın huzuru mu, yoksa sahip olmadığınızı istememenin huzuru mu? )
( EUDAIMONIA ile/ve/değil ... )
( Takmadığın kadar. İLE/VE/DEĞİL Boşverdiğin kadar. )
( One is always bliss, but never blissful.
You cannot see the true unless you are at peace.
If you want peace you must strive for it.
What kind of peace is it? The peace of having what you want, or not wanting what you do not have? )

- MUTLULUK ile ISTIRAP
( Herkesle paylaşılabilir. İLE Özel ve az kişiyle paylaşılabilir. )

- MUTLULUK >< KİBİR/BÖBÜRLENME

- MUTLULUK = SAADET = HAPPINESS[İng.] = BONHEUR, FELICITÉ[Fr.] = GLÜCK[Alm.] = FELICITAS[Lat.] = FELICIDAD[İsp.]

- MUTLULUK ile/ve/değil/||/<>/< TATMİN OLMA

- MUTLULUK ile/ve/> VERİMLİLİK

- MUTLULUK ve/||/<>/>/< YETİNMEK

- MUTLU ile/ve/<> MEMNUN
( Başarının sırrı nedir bilmiyorum fakat başarısızlığın sırrı herkesi memnun etmeye çalışmaktır. )

- MUTSUZLUK MERKEZLERİ ile/ve/değil/yerine/>< MUTLULUK MERKEZLERİ
( 7. SAADET[SÜREKLİ MUTLULUK] MERKEZİ
------------------
6. YÜKSEK BİLİNÇ
5. KOŞULSUZ SEVGİ (BOLLUK)
4. SEVGİ
[mutluluk merkezleri]
ile/ve/değil/yerine/><
[mutsuzluk merkezleri]
3. GÜÇ
2. DUYGU
1. GÜVENLİK [en alt] )
( YÜKSEK BİLİNÇ KILAVUZU )

- MUTSUZLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MUTLULUK
( Sahip olduklarımızı unuttuğumuzdan dolayı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sahip ol(a)madıklarımıza ulaşmak için. )

- MUZAHİR[Ar.] değil/yerine/= DESTEKLEYEN, YARDIM EDEN

- NAMAZ:
DÜŞÜNCE
ve EYLEM BİRLİĞİ/BULUŞMASI

- NASIL BİLİRDİNİZ?:
ALLAH'A OLAN MUHABBETİYLE
ve/<> İNSANA OLAN HİZMETİYLE

- NEFS'İ TERK ve/||/<> SABIR ve/||/<>
ZİKİR
ve/||/<> TEFEKKÜR

- NEŞE ve/||/<> COŞKU

- NEŞE ile MUTLULUK
( İçten neşe, şans getirir. )
( Hesaplanmış neşe barış getirmez! )

- NEZÂKET ile CESÂRET

- NİYET ile ...
( NİYET, MERAM | FİİL VE HAREKET | DÜNYA LEZZETLERİNİ TERK EDEREK İBADETLE ALLAH'A YÖNELMEK )

- NİYET ve/<>/= ABDEST

- NİYET ve/> ÂKIBET

- NİYET ile/ve AKLINDA TUTMAK

- NİYET ile/ve AMEL
( Niyet, kalbin ubudiyeti. İLE Amel, azaların/uzuvların ubudiyeti. )
( Önce Niyet, sonra Amel. )
( Niyet hayır, akıbet hayır. )
( Niyet bâtın, amel zâhirdir. )
( Müminin niyeti amelinden üstündür. )
( NİYET: Âdet ile ibâdeti ayıran şey. )

- NİYET ile/ve/<> BAŞARI/MUVAFFAKİYET
( Kendinden/senden. İLE/VE/<> Oradan. )

- NİYET ile/ve CİDDİYET

- NİYET ile/ve EĞİLİM

- NİYET ile/ve EREK/AMAÇ
( Akıllı kişi, amacı niyette görür. )
( Niyet, amacı gösterir. )
( Niyet hayır, âkıbet hayır. )

- NİYET ile/ve/<>/>/< EYLEM
( Niyet, eylemden önceliklidir. )
( Eylem, içtenliğin kanıtıdır. )
( Eylem, gerçeğin mihenk taşıdır. )
( Berraklık ve sevecenlik eylemdir. )
( Eylem konusunda tasa çekmeyin, aklınıza ve gönlünüze özen gösterin. )
( Gerçeği bulmak için günlük hayatınızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalısınız. )
( Gerçek, samimi eylemin meyvesidir. )
( Kalbi değiştiren eylemdir. )
( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )
( İmgenin ardında ve ötesinde olan idrak ve eylem gücüsünüz. )
( Eylem, gizli, bilinmeyen, bilinemez olandır. Sadece onun meyvesini bilebilirsiniz. )
( Hiç kimse, bir başkası adına eylemde bulunamaz. )
( Vazgeçme! Üşenme! Erteleme! )
( Nobody can act for another. )
( Do not give up! Do not dilatory! Do not delay! )
( Action is a proof of earnestness.
Action is the touchstone of reality.
Clarity and charity is action.
You need not worry about action, look after your mind and heart.
Action is hidden, unknown, unknowable. You can only know the fruit.
A man of steady understanding will not refrain from action. )
( Eylem, içtenliğin kanıtıdır. )

- NİYET EYLEM

- NİYET ve/||/<> GAYRET ve/||/<> DİRÂYET[YETENEK]

- NİYET ile GELİŞİGÜZEL/LİK, GÖRELİ/LİK

- NİYET ile/ve/<> GEREKSİNİM

- NİYET ve/> GİRİŞİM

- NİYET ile/ve/||/<> GİZEM

- NİYET +/=/> İDRAK +/=/> İLİM

- NİYET ve/>/< İDRAK ve/>/< İMAN

- NİYET ve/< İDRAK ve/< İMAN

- NİYET ile/ve İRÂDE

- NİYET ile/ve İRÂDE
( Kişi, Ahsen-i Takvim'dir, iradesi elindedir. İsterse yakasını bu âlemden kurtarır, isterse içine düşer. )

- NİYET ve İSTEK/TALEP

- NİYET ve/||/<>/> KARAR ve/||/<>/> UYGULAMA

- NİYET ile KASIT

- NİYET ile KASTETMEK

- NİYET ile/ve KIBLE

- NİYET ile/ve KIBLE

- NİYET ve/||/<>/< MECÂL

- NİYET ve/<> NAZAR(BAKIŞ AÇISI)

- NİYET ve/||/<> NAZAR ve/||/<> MÂNÂ-İ HARF ve/||/<> MÂNÂ-İ İSİM

- NİYET ve/<> TERCİH

- NİYET ile/ve ÜSLÛB

- NİYET ile/ve/değil YAKLAŞIM

- NİYET ile/ve YÖN

- NİYET ile/ve YÖNELİM

- NİYET ile/ve/<> YÖNELİM/EĞİLİM//MEYL

- NİYET ile/ve YÖNELİŞ

- NİYET ile/ve/<> YÖNTEM

- O'nunla birlikte KONUŞ!!!

- ÖFKE ile/değil/yerine/>< GÜLÜMSEME :)
( Öfkenin uzaklaştırdığını, gülücükler geri getiremez. )

- ÖĞRENME'DE:
KLASİK
ile/ve EDİMSEL ile/ve PEKİŞTİRME ile/ve BİLİŞSEL ile/ve BİLGİSAYAR YARDIMIYLA

- ÖLÜM >< AŞK
( Ölümün karşısındaki tek güç ve olanak, ancak ve ancak aşktır! )

- OLUŞUM/TEŞEKKÜL ve/<> TEŞEKKÜR

- ÖNCELİK-SONRALIK ve/değil BİRLİKTELİK

- ONU SEVMEK ile/ve/<>/değil SENDEKİ "O"YU SEVMEK

- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine DAYANIŞMACI ORTAKLIK

- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine/<> GÜÇ BİRLİĞİ

- ÖVÜNME/"HAVA BASMAK" ile/değil MUTLULUĞUN DIŞAVURUMU

- OY ÇOKLUĞU ile/ve/değil/yerine OY BİRLİĞİ
( Aptal, bir oylamanın, sonucunun, "Oy çokluğu" ile alınmasına sevinir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Abdal, "Oy birliği" ile alınmasını bekler/ister. )

- ÖZDEŞLİK ile/ve BİRLİK

- ÖZDEŞLİK ile/ve BÜTÜNLÜK

- ÖZDEŞLİK ile/ve İÇ BÜTÜNLÜK

- ÖZEL YAŞAMIN GİZLİLİĞİ ve/||/<> MUTLULUĞU ARAMA HAKKI

- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<> AŞK (AHLÂKI)
( Külün, bir daha ateşte yanmadığı gibi, kişi de aşkta yok(fânî) olmuşsa, ne kendi aklına, ne de başkasının aklına aldanır. )
( HİLMİ ZİYA ÜLKEN'in, "AŞK AHLÂKI" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )
( )

- ÖZGÜRLÜK ile/ve CESARET

- ÖZGÜRLÜK ve/||/<> EŞİTLİK ve/||/<> DAYANIŞMA
( Aydınlanmanın doğurduğu ilkelerdir. Bunların, topluma yansıması, toplumda karşılık bulması, bir devrim niteliğinde olmakla birlikte, tarihî bir birikimi de gösterir. )

- ÖZGÜRLÜK ile/ve MUTLULUK
( Özgür ve mutlu yaşamak için can sıkıntısını feda etmelisindir. )

- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<>/= ZENGİNLİK

- ÖZGÜVEN ile/ve/<> CESARET
( Turn within and you will come to trust yourself. )
( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesaret yayar. )
( İçinize dönün, böylece özgüveninizi bulacaksınız. )
( Kendinize güvenmediğiniz sürece, bir başkasına da güvenemezsiniz. )
( Kendinize inanmaya başlamadıkça, kendinize ait bir yaşamınız da ol(a)mayacaktır. )
( Kılıcın tahtadan ise bırak kınında kalsın! )

- ÖZLEMEK ile/ve/||/<>/> SEVMEK
( Rüyanda görmüşsen. İLE/VE/||/<>/> Rüyanda görmek ümidiyle yatıyorsan. )

- ÖZÜR DİLEMEK ile AF
( Alt/küçük ya da akranlara. İLE Yukarıdakilerden. )

- PARA İLE:
MAL/HİZMET ELDE ETMEK
ile/yerine/değil ZAMAN ELDE ETMEK

- PARA TUTKUSU/HAMAN ile/ve ORUN/MEVKİ TUTKUSU/BELÂM ile/ve RUHBANLIK/İLÂH OLMA TUTKUSU
( KÂRUN ile/ve FİRAVUN ile/ve BELÂM )
( Emeğin sömürücüsü. İLE/VE Siyasetin zâlimi. İLE/VE Maneviyatın gaspçısı. )

- PARALI ile ZENGİN

- PATRONAJ[Fr.] ile/ve/değil/yerine/<> YARDIM
( Cezaevinden serbest bırakılan suçlunun, toplum yaşantısına yeniden uyabilmesini sağlamak amacıyla yapılan yardım çalışması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> ... )

- PAYLAŞIM ile/ve DAYANIŞMA

- PİS PİS (GÜLMEK)

- PORTMANTO[Fr.] değil/yerine/= ASKILIK
( Palto, şapka gibi şeyleri asmak için yapılmış, raflı ve bazısı aynalı askı yeri. )

- PSİKOLOJİK VE TOPLUMSAL SORUNLARIN KÖKENİNDE:
[ya] COŞKUNUN
ile/ve/ya da/||/<> ÖFKENİN ile/ve/ya da/||/<> KORKUNUN DÜZENLENEMEMESİ

- RÂBITA/TELEPATİ ile/ve AŞK

- RAHATLIK ile/ve CESARET
( Gereksiniminiz, içinizde bulacağınız cesarettir. )

- RAHMET:
ALLAH
ve/<> BÜTÜNLÜK

- REENKARNASYON:
ZENGİNLERİN
ve FAKİRLERİN DİNİ

- REHÂVET değil/yerine/>< CESÂRET

- REKÂBET EDERSEN değil/yerine/>< CESÂRET EDERSEN
( Aynılaş(tır)ırsın. DEĞİL/YERİNE/>< Farklılaş(tır)ırsın. )

- REKABET ile/ve/yerine İŞBİRLİĞİ

- RİSK/MUHÂTARA[Ar. < HATAR] ile/ve CESARET

- SAÂDET ile SÜREKLİ MUTLULUK
( SÜREKLİ MUTLULUK )

- SABIR ve/<> HİZMET

- SÂFİYET AHLÂKI ile/ve/> İRFAN AHLÂKI ile/ve/> AŞK AHLÂKI
( Saflaşmadıkça, kapı/lar açılmaz. )

- SÂFİYET ve/||/<> İRFÂNİYET ve/||/<> AŞK

- SAĞLIK:
"HİZMET"
ile/ve/değil/||/<>/< HAK

- SAHİPLENMEK ile/değil/yerine SEVMEK/SEVGİ
( Sevgi özgür bırakıcıdır, olmalıdır! Sahiplenmeden! )

- ŞAKAYA/OLAYA GÜLMEK ile/yerine ESPRİYE/FIKRAYA GÜLMEK

- SAKİN değil/yerine/= DİNGİN

- SANAYİ ve DİL BİRLİĞİ

- SAPLANTI ile/değil AŞK

- SARILMAK:
MUTLULUĞU, İKİYE KATLAMAK
ve/||/<> ACIYI, İKİYE BÖLMEK

- SARMAŞIK ile BAĞBOĞAN/KÜSKÜT[< Fr. < Ar.]
( ... İLE Çitsarmaşığıgillerden, ince, uzun ipliksi saplarıyla, asma, baklagiller ve kimi meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren, klorofilsiz bir asalak bitki, şeytansaçı, cinsaçı. )

- SARMAŞIK ile ÇİTSARMAŞIĞI
( ... İLE Çitsarmaşığıgillerin örnek bitkisi olan, daha çok, tarla kenarlarında yetişen, beyaz çiçekli, sarılıcı, otsu bitki. )

- SARMAŞIK ile FRENKASMASI
( ... İLE Asmagillerden, sonbaharda, yaprakları güzel bir renk alan, süs sarmaşığı. )

- SARMAŞIK ile JAPONSARMAŞIĞI
( Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki. İLE Asmagillerden, ana vatanı Çin ve Japonya olan, sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan, sarılcı süs bitkisi. )

- SARMAŞIK ile LOĞUSAOTU
( Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki. İLE İkiçeneklilerden, çiçekleri koyu kahverengi ve pis kokulu, tırmanıcı bir bitki. )

- SARMAŞIK ile MORSALKIM
( ... İLE Baklagillerden, salkım durumunda mavi, mor, beyaz, pembe renkli çiçekler açan bir sarmaşık. )

- SARMAŞIK ile ORMANSARMAŞIĞI/AKASMA

- SARMAŞIK ile SARILGAN
( ... İLE Sapı yakınındaki başka bitkilere ya da başka şeylere sarılıp yükselen, otsu ya da odunsu bitki. )

- SARMAŞIK ile YERSARMAŞIĞI
( ... İLE Gebreotugillerden, nemli yerlerde, duvar diplerinde yetişen bir bitki. )

- SAZ ŞAİRLERİ ile ORTAÇAĞ OZANLARI ile AŞKA DAİR KISA KOŞUKLAR SÖYLEYENLER

- SEBT GÜNÜ:
DİNLENME GÜNÜ
değil/yerine DİNGİNLİK/DÖNÜŞÜM GÜNÜ
( YEVM-İ SEBT[Ar.]: Cumartesi günü. )

- ŞECÂAT değil/yerine/= YİĞİTLİK, YÜREKLİLİK, CESARET

- ŞEFKAT ile/ve AŞK
( İnsan ne kadar şefkatli ise o kadar diridir. )
( Şefkat benliğin arkasındadır. Benlik gitmeyince şefkat meydana çıkmaz. )
( ŞEFKAT: İmbikten geçirilmiş aşk. )

- ŞEFKAT ile/ve YARDIMSEVERLİK
( Şefkat, kişinin eline verilmiş sevgidir. )
( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )

- ŞEHVETTEN ile/ve/değil/yerine AŞKTAN
( Beşer doğulur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İnsan olunur. )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kalıcı. )
( Beşeri aşk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi. | Tüm yetkin olanlar. )
( Mülkiyet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özgürlük. )

- ŞEHVET ile/ve/değil/yerine AŞK
( Tüm canlılar arasında. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kişiden/insandan, herşeye yönelik. )
( Herkes, dur der! İLE/VE/DEĞİL/<>/>/< Herkes, kabul eder. )

- ŞEKLEN AĞLAMAK/GÜLMEK ile/değil/yerine MUHABBETEN AĞLAMAK/GÜLMEK

- SEN(İN)LE (DALGA GEÇİYORUM) ile/yerine/değil SEN(İN)LE BİRLİKTE (DALGA GEÇİYORUM)

- SENİ SEVMEYENE GÖSTERME!:
SABIR
ve/||/<> FEDÂKÂRLIK ve/||/<> SEVGİ
( [gösterirsek, onun için ...] ... "Yüzsüzlük" "olur". VE/||/<> ... "Eziklik" "olur". VE/||/<> ... "Kişiliksizlik" "olur". )

- ŞEREF ve CESARET

- SESSİZLİK ile/ve DİNGİNLİK

- SEVDİĞİNE "İTAAT" ile/ve/||/<> "İTAAT ETTİĞİNİ" SEVMEK

- SEVGİ GÜLÜCÜĞÜ ile GÜLÜMSEME

- SEVGİ VE SADELİK ve/||/<>/< GÜLÜMSEME :) VE SAMİMİYET

- SEVGİ:
CAN
ve/<> HEYECAN

- SEVGİLİ ile/ve SEVDİĞİM
( Kişi, sevdiğinden ne zaman ayrılır?

Onu sevme nedenini, ondan daha çok sevdiği zaman. )

- SEVGİ ile/ve/<> DAYANIŞMA

- SEVGİ ve/<> GÜLÜMSEME :) ve/<> ADAMLIK ve/<> MUTLULUK
( Gözde. VE/<> Yüzde. VE/<> Özde. VE/<> Azda. )

- SEVGİ ile/ve/<> İŞBİRLİĞİ

- SEVGİ ile/ve/||/<> SEZGİ ile/ve/||/<> COŞKU

- SEVGİ ile TUTKU

- SEVİLEN ve SEVİLENİN ARKADAŞLARI/ÇEVRESİ ve SEVİLENİ SEVENLERİ SEVMEK

- SEVİLİYORSAK ile SEVİLMİYORSAK
( Gurur duyup sarılalım. İLE Saygı gösterip uzaklaşalım. )

- SEVİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ ile/ve/değil/yerine/||/<> SEVMEK
( Hiçbir zaman doymazsın. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Ancak, sevdikçe doyarsın. )

- Sevilmek için DİNLE!!!

- Sevilmek için SUS!!!

- SEVİLMEK ile/ve/değil/<> ANLAŞILMAK

- SEVİLMEYEN İŞ ile/yerine SEVİLEN İŞ
( Zor/çetin gelir. İLE/YERİNE Kolay gelir. )

- SEVİMLİ ile/ve GÖSTERİŞLİ
( Ördek. İLE/VE Kuğu. )

- SEVİNÇTEN/MUTLULUKTAN AĞLAMAK ile ÜZÜNTÜDEN AĞLAMAK

- SEVİ = AŞK = LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMOR, CARITAS[Lat.] = PHILIA, EROS, AGAPE[Yun.] = AMOR[İsp.]

- Sevmek için DİNLE!!!

- Sevmek için SUS!!!

- SEVMEK-SEVİLMEK ile/ve/<> ANIMSAMAK-ANIMSANMAK ile/ve/<> BAĞIŞLAMAK-BAĞIŞLANMAK
( Üçü de güzeldir fakat ilkleriyle de yetin(ebil)mek gerekir. )

- SEVMEK:
"ÇİFTLEŞMEK"
değil TEKLEŞMEK

- SEVMEK:
"İŞİNE GELDİĞİ GİBİ"
ile/değil/>< İÇİNDEN GELDİĞİ GİBİ

- SEVMEK:
"SAHİP OLMAK"
ile/değil/yerine/< DEĞER VERMEK

- SEVMEK:
ÖZLEMEK
ve/||/<>/>/< GÖRÜNCE SEVİNMEK

- SEVMEK:
SIRADIŞI ŞEYLER YAPMAK
değil SIRADAN ŞEYLERİ, ÖZENLE YAPMAK

- SEVMEK ile/ve "TUTMAK"

- SEVMEK ile/ve/+/||/<>/>/< (DAHA ÇOK) SEVMEYİ İSTEMEK/YEĞLEMEK

- SEVMEK ve/> BENZEMEK/BENZEŞMEK

- SEVMEK ile/ve/<> DEĞER VERMEK

- SEVMEK ve/<> GÖZE ALMAK

- SEVMEK ve/=/||/<>/< GÜVENMEK
( Sevmek, güvenmektir. )

- SEVMEK ile/ve HUY

- SEVMEK ile/değil/yerine İSTEKLİ SEVMEK
( Sevmek, ihtiyârî değildir! )

- SEVMEK ile/ve KORUMAK

- SEVMEK ile/ve/<> OKŞAMAK

- SEVMEK ile/ve/değil ÖNEMSEMEK

- SEVMEK ile/ve/<> ONUNLA/ONUN İÇİN SEVİNMEK

- SEVMEK ve/> ÖZENMEK

- SEVMEK ve/<>/= ÖZLEMEK

- SEVMEK ile/ve/değil SAHİP OLMA İSTEĞİ

- SEVMEK ve/||/<>/> SEVDİRMEK ve/||/<>/> SEVİNDİRMEK

- SEVMEK ve/||/<>/>/< SEVİLMEK
( Bir şey. VE/||/<>/>/< Çok şey. )
( Cesaret verir. VE/||/<>/>/< Güç verir. )
( Kimseye, kendinizi sevdirmeye kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, kendinizi sevilmeye bırakmaktır. )

- SEVMEK ve/<>/|| TANIMAK

- SEVMEMEK ile/değil/yerine/>< SEVMEK
( Ölmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ("Istırap") Yaşamak. )

- SEVMEMEK ve/<>/|| TANIMAMAK

- SEVMEZ ve GİTMEZ
( Her gelen. VE Hiçbir seven. )

- SEVMİYORUM ile/ve/değil/yerine "BANA HİTAP ETMİYOR"

- SEV ile/ve SEVMİYORSA
( Zor ise. İLE/VE Zorlama!
[Zor ise sev, sevmiyorsa zorlama!] )

- ŞİRİN değil/yerine/= SEVİMLİ

- SIRITMAK ile/yerine GÜLMEK
( Aptallık, şaşkınlık, kurnazlık ya da alay belirtir biçimde gülmek. [Durumdaki hoşluğa ya da durumun algılanamamasında düşünsel/duygusal karşılığı olmadan yüz kaslarını düşünce komutlarıyla güler konuma getirmek.] İLE ... )

- ŞİRKETLER, HİZMETLERİNDE:
UCUZ İSE
ile/ya da/<> HIZLI İSE ile/ya da/<> NİTELİKLİ İSE
( Niteliksiz ve hızlıdır. İLE/YA DA/<> Ucuz ve niteliksizdir. İLE/YA DA/<> Pahalı ve yavaştır. )
( Dünyada, hiçbir şirket, bir işi, hem ucuz, hem hızlı, hem de nitelikli yapamaz. )

- SİZİ SEVEN BİRİNİN UYARISI/İKAZI ile/>< SİZİ SEVMEYEN BİRİNİN İLTİFATI

- SOHBET ve COŞKU

- SOHBET ve/<> HİZMET

- SOLİDARİST/SOLİDARİZM/SOLİDARİTE[Fr.] değil/yerine/= DAYANIŞMACI/LIK

- SON BİRLİKTELİK

- SON GÜLÜŞ

- SONSUZLUK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK

- SOYUTLAMA ile/ve BÜTÜNLÜKLÜ SOYUTLAMA

- SÖZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< NİYET

- STRES ile/değil/yerine/>< TUTKU
( İstemediğin bir şey için çok çalışmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevdiğin bir şey için çok çalışmak. )

- SÜKÛNET ve/<>/= MUTLULUK
( Evrensel bir nimet olan sessizlikten zevk alabilenler dünyanın en mutlu kişileridir. )

- SÜKÛN ve/<> UYUM, BÜTÜNLÜK
( UYUM: Hareketin dinginliği. )

- SÜREÇ ile/ve/<> AŞAMALI BİRLİK

- SUSABİLMEK/SÜKÛT ve/||/<> PERHİZ/REJİM ve/||/<> NEŞE ve/||/<> COŞKU

- SUSABİLMEK ve/||/<> GÜLÜMSEYEBİLMEK :)
( Tüm sorulara, en iyi yanıt. VE/||/<> Tüm durumlara, en iyi karşılık. )

- SUSMA HAKKI ve/||/<> ADİL YARGILANMA HAKKI ve/||/<> KENDİNE YÜKLENEN SUÇU ÖĞRENME HAKKI ve/||/<> SAVUNMA HAKKI ve/||/<> İFADE SERBESTLİĞİ ve/||/<> MASUMİYET GÖSTERGESİ ve/||/<> SİLAHLARIN EŞİTLİĞİ ve/||/<> AVUKAT YARDIMI ve/||/<> AYDILATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ ve/||/<> HUKUK DEVLETİ İLKESİ

- SUSMAK ile TEFEKKÜR

- TAABBÜD ile/ve TEFEKKÜR ile/ve TEVEKKÜL

- TÂBİ ile SEVMEK
( İkisinin de, "Nasıl?"ı olmaz/sorulmaz. )
( Tâbi olan ve seven, herşeyini sunar, hiçbir şey beklemez/sakınmaz. )

- TAKDİR ETMEK ile/ve/<> SEVME(ME)K
( Sevmeyebilirsiniz fakat takdir edebilirsiniz![/etmelisinizdir!] )

- TAKINTILI TUTKU ile/değil/yerine UYUMLU TUTKU

- TAKINTI ile TUTKU
( Geçmişin büyük kişileri sadece yolu gösterirler. Çaba göstermesi ve bu yolda yürümesi gereken kişi sizsiniz. Derin derin düşünün ve bu yolu izleyerek tutkulardan ve yanılgılardan kurtulun. )

- TANI! ve/<> UYUMLU OL! ve/<> MUTLU YAŞA!

- TANRI'NIN VARLIĞI ile/değil TANRI'NIN BİRLİĞİ

- TANRI'NIN VARLIĞI ile/değil TANRI'NIN BİRLİĞİ

- TANRI:
NOUS
ve/||/<>/> LOGOS'UN, AŞKINSAL BİRLİĞİ

- TATMİN ile/ve MEMNUNİYET

- TEBESSÜM ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TEŞEKKÜR ve/<> TEZEKKÜR
( GÜLÜMSEME ve/<> DÜŞÜNME ve/<> KIVANÇ ve/<> ANMA/ANIMSAMA/TEKRAR )

- TEDBİR ve/||/<> İTİDAL ve/||/<> CESARET

- Tefekkür için DİNLE!!!

- TEFEKKÜR[< FİKR] ile ...
( DÜŞÜNME, ZİHİN YORMA | DÜŞÜNÜLME | İNSANIN KENDİNİ, KENDİNDE ARAMASI | ZİKİR )

- TEFEKKÜR ile ASLINA DÖNDÜREN TEFEKKÜR

- TEFEKKÜR ile/ve ASLINA DÖNDÜREN TEFEKKÜR

- TEFEKKÜR ve/> İSTİ'DÂD

- TEFEKKÜR ile/ve/> TAAKKUL
( Her kişinin becerisidir. [kendince ve kabı kadar] İLE/VE/> Er kişinin becerisidir. )

- TEFEKKÜR ve TEAMÜL
( Nazarî hikmet. VE Amelî hikmet. )

- TEFEKKÜR ile TEFAKKUR[< FAKR]
( Düşünme. İLE Fukaralaşma. )

- TEFEKKÜR ile/ve/<>/> TEMÂŞÂ
( MEDİTASYON ile/ve/<>/> KONTEMPLASYON )
( Düşünme. İLE/VE/<>/> Bakıp izleme. | Bakan ve bakılanın, eşzamanlı hareketi. | Gezme. )

- TEFEKKÜR ile/ve/<> TEŞEKKÜR

- TEFEKKÜR ile TEZEKKÜR

- TEFEKKÜR ile/ve TEZEKKÜR
( FRONESİS ile/ve NOESİS )

- TEFEKKÜR ile TEZEKKÜR ile TEFAKKUH ile İTTİKA ile İSTİMA' ile YAKÎN

- TEK BİR KİŞİNİN:
ÜZÜNTÜSÜ
ve/||/<> MUTLULUĞU
( Tüm bireyleri mutsuz edebilir. VE/||/<> Herkesin yüzünü güldürebilir. :) )

- TEKLİFSİZ BİRLİKTELİK ile/ve NEDENSİZ BİRLİKTELİK

- TEKLİK ile/ve/değil/yerine ÇOKLUKTAKİ BİRLİK

- TEMEL ile NİYET

- TEŞEKKÜL[< ŞEKL | çoğ. TEŞEKKÜLÂT] ile TEŞEKKÜR[< ŞÜKR | çoğ. TEŞEKKÜRÂT]
( Şekillenme. | Kurulma, kuruluş, meydana geliş. | Oluşum. | Yoğrum. | Oluş. | Örgüt, topluluk. İLE Şükr etme, yapılan bir iyilikten memnun kalma ve memnun kaldığını ifade etme sözleri. )

- TEŞEKKÜR ETMEK ve/||/<> ÖZÜR DİLEMEK
( Bunları bilmeyenlere, kapıları/nı kapatmak gerekir. )

- TEŞEKKÜR ETMEK ile/ve TAKDİR ETMEK

- TEŞEKKÜR[Ar.]/MERSİ[Fr.] değil/yerine/= SAĞ OL! / ALKIŞ

- TEŞEKKÜR ile/ve ALLAH'A ŞÜKÜR

- TEŞEKKÜR ile/ve ŞÜKÜR
( Kişilere ve topluma teşekkür etmeyi bilmeyen, şükür etmeyi bilemez. )

- TESLİMİYET ile/ve/> AŞK

- TEVEKKÜL ve/||/<> AŞK

- TEVHİD:
FARK
ve/<> HİZMET

- TOPLAM ile/ve/değil AŞILMIŞ BİRLİK

- TOPLULUK ile/ve BİRLİK

- TOPLUMA HİZMET ve/||/<> TOPLAMA HİZMET

- TOPLUMSAL HİZMET ve/||/<>/= AKIL

- TUTARSIZLIĞINDAN UTANMAMAK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜYÜ SEVMEMEK

- TUTKU (ŞEREH)

- TUTKUN/LUK ile/değil DÜŞKÜN/LÜK

- TUTKU ile/ve/<> AŞK
( Zamanın unutturduğu. İLE/VE/<> Zamanın unutturmadığı. )

- TUTKU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< AŞK

- TUTKU ile/ve ÇİLE

- TUTKU ile/ve/değil/yerine/>< FERÂGAT

- TUTKU ile FETİŞ

- TUTKU = İHTİRAS = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.] = PATHOS[Yun.] = PASION[İsp.]

- TUTKU ile KÖSNÜ/ŞEHVET
( ŞEHVET: Maddeye olan bağımlılık. )
( ŞEHVET: Anımsamak - imgelemek - ummak/beklentide olmak. )
( Kişiyi yenik düşüren her istek, kösnüdür/şehvettir. )
( LUST: Bondage to matter. )
( LUST: Remembering - imagining - anticipating. )

- TUTKU ile/ve/değil/yerine TUTUM

- TUTKU ile/ve ZAAF

- TUTUM ile/ve/< NİYET
( ... İLE/VE Neden değil Niçin[Ne İçin]. )
( İlke'li düşünmek, niyettir. )
( Niyet, davranışları birleştiriyorsa ilkedir. )
( Onun, sizin için ne olduğunu, zihinsel tutumunuz belirler. )
( Özbilincim'in, "vicdânım" doğrultusunda eylemek isteğini beslemesi de, 'niyet'tir. )
( ... İLE/VE Neden değil Niçin(Ne İçin). )
( Niyet davranışları birleştiriyorsa ilkedir. )
( Onun sizin için ne olduğunu zihinsel tutumunuz belirler. )

- ÜÇ AKIL:
MUTLU
ve/||/<> YARDIMSEVER ve/||/<> EVRENSEL

- UCUZ "MUTLULUK" değil/yerine YÜCELTEN "ISTIRAP"

- ULUSAL BİRLİK ile/ve/<> KABİLE BİRLİĞİ
( Toplumların/ulusların birliğini sağlayan, en önemli ve öncelikli olgu, dilidir. İLE/VE/<> "Tek ağız" anlamına gelen Vantok Kültürü, Papua Yeni Gine'de bulunan bir kabilenin, üyelerinin aynı dili kullanmalarıyla, birbirlerini her yönden korudukları bir kültür de, buna en iyi örneklerdendir. )

- ÜMİT/UMUT BURNU ile/ve/değil ANGULUS
( Afrika'nın en uc noktası, Ümit Burnu değil Angulus'tur. Angulus'a ulaşım kolay olmadığından Ümit Burnu ün kazanmıştır. )

- ÜMİTLİ/UMUTLU OLMAK ile/ve/<> MUTLU OLMAK
( UMUTLU/LUK ile/ve/<> MUTLU/LUK )
( )

- ÜMİT ile/ve/<> CESARET
( Ümitsizliğe kapılmadan gerçeklerle yüzleşmek ve sahip olduklarımızda mutlu olmak gereklidir. )
( Cesaret, tehlike karşısında akıl ve zekânın kullanılmasıdır. )
( Doğru olanı gördüğü halde yapmamak, cesaretsizliktir. )
( Ümidimizi kesmeyiz, kesemeyiz! )
( Kişinin ümitsizlik hakkı yoktur. )
( Ümitsizlik, bir üçgende, dördüncü köşeden bahsetmek gibidir. )

- ÜMİT ile/ve/<>/|| MUTLULUK

- ÜRPERTİ ile/ve/> TUTKU

- UYAK(KAFİYE) ÇEŞİTLERİNDE:
YARIM
ile/ve/<> TAM ile/ve/<> ZENGİN ile/ve/<> TUNÇ ile/ve/<> CİNASLI
( )

- UZLAŞIM ile/ve/değil/yerine UYUMLU BİRLİK

- VARLIK BİRLİĞİ ile/ve ÖZDEŞLİK

- VARLIK ile/ve BİRLİK
( Çeşitlilik içinde birlik, doğaldır ve iyidir. )

- VARLIK ile/ve BİRLİK
( Herkes diye bir şey yok. Varlık birdir fakat biz kendimizi yok edersek görürüz. )

- VARLIK ve/=/<> BÜTÜNLÜK

- VAROLAN/LAR'DA:
BİRLİK
ve ÖZDEŞLİK ve SÜREKLİLİK ve TÜRDEŞLİK

- VARSAYIM ve CESARET

- VARSIL/LIK(ZENGİN/LİK) ile/ve/<>/=/>< YOKSUL/LUK(FAKİR/LİK)
( Malı. İLE/VE/<>/=/>< Çenesine vurur. )
( Rezilliğin yardımcısı. İLE/VE/<>/=/>< Erdemin düşmanı. )
( ... İLE/VE/<>/=/>< Suçsuz olmasına karşın, "düzenden"/"erkten" korkan. )
( Paranın satın alamayacağı bir şeye sahip olana kadar zengin değilsinizdir. )

- VARSIL/ZENGİN
ile/ve/değil/yerine/=/||/</<>/><
YOKSUL/FAKİR

( )

- VARSIL/ZENGİN ile/ve/<> GÖNÇ
( ... İLE Varlıklı. )

- VARSIL/ZENGİN ile/>< YOKSUL/FAKİR

- VATANINI SEVMEK ve/||/<> ALLAH'I SEVMEK

- VENA:
AŞK
ve/<> ŞARAP

- YALINLIK ile/ve BİRLİK

- YALNIZ OLMAK/KALMAK/BIRAKILMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> SENİ, YALNIZ HİSSETTİREN KİŞİLERLE BİRLİKTE OLMAK
( Daha kötü. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> En kötüsü. )

- YALNIZLIK:
BİREYSELLİKTE
ile/ve/<> AŞKTA
( Bireysellik, yalnızlığı (da) yönetebilmektir. İLE/VE/<> Aşk, birlikte ve/veya ayrı ayrı olmak üzere yalnızlığı (da) kabul edebilmektir. )
( Tek kişilik yalnızlık. İLE/VE/<> İki kişilik yalnızlık. )

- YAPMACIK OLUP "SEVİLMEK" ile/değil/yerine/>< KENDİN OLUP BEĞENİLMEMEK

- YAPMACIK OLUP SEVİLMEK değil/yerine/>< KENDİN OLUP SEVİLMEMEK

- YAPTIĞIN İŞİ SEVMEK ile/ve/||/<>/>/< SEVDİĞİN İŞİ YAPMAK

- YAPTIKLARINI, "SEVMEYE ÇALIŞMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVDİKLERİNİ YAPMAYA ÇALIŞMAK

- YARAR/"MANTIK" EVLİLİĞİ ile AŞK EVLİLİĞİ

- YARDIM DİLENMEK ile/değil KONUŞMAK
( İSTİANE: Yardım isteme. )

- Yardım edebilmek için DİNLE!!!

- YARDIM EDİLMİŞ YOKSULLAR ile/değil/yerine ORTADAN KALDIRILMIŞ YOKSULLUK
( Kabul edilemeyecek olmasına karşın ne yazık ki, "istenilen", desteklenen, beklenilen, göz yumulan, gözardı edilen. İLE/DEĞİL/YERİNE İstediğimiz, her birimizin ayrı ayrı ve/veya hep birlikte taşın altına elini koyarak gerçekleştirmesi gereken. )

- YARDIM... YÜKÜN, ...:
"YERE BIRAKILMASINDA"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
"KALDIRILMASINDA"

( Kendi sorumluluğundan kaçmaya çalışanlara yardım edilmemesi gerektiği ve tembelliği/hazcılığı teşvik etmenin, büyük yanlış olduğu anımsatılmaktadır. )

- YARDIMCI DOÇENT değil/yerine/= BİLGER

- YARDIMCI OLMAK ile/ve FIRSAT VERMEK
( Tekrarlanması gereken yardım, yardım değildir. )
( Yapılmaya değer tek yardım, yardıma gereksinim duymaktan kurtuluşu sağlamaktır. )
( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )
( En önemli yardımcı, gerçeğin, içimizde bulunuşudur. )

- YARDIMCI OLMAK ile/ve/<> KOLAYLIK SAĞLAMAK/SUNMAK

- YARDIMCI OLMAK ile VESİLE OLMAK

- YARDIMCI ÖNERME = LEMMA[İng., Lat.] = LEMME[Fr.] = HILFSATZ[Alm.]

- YARDIMCILARIN:
ÇOKLUĞU
ile/yerine/değil YARARLILIĞI
( Bazı koşullarda, kimse, bize yardımcı olamaz. )

- YARDIMCI ile/ne yazık ki !YARDAK/ÇI
( ... İLE Özellikle kötü işlerde birine yardım eden kişi. )

- Yardımlı KONUŞ!!!

- Yardımsız KONUŞ!!!

- YARDIM ile/ve/||/<> DESTEK

- YARDIM ile/ve/<> İÇ YARDIM
( Hizmet. İLE/VE/<> Himmet. )
( Başkasından/dışarıdan. İLE/VE/<> Kendinden. )

- YARDIM ile/ve/değil/yerine İŞ

- YARDIM ile/ve/<> YATAKLIK

- YARGILAMANIN TARİHÇESİNDE:
İTHAM
ile/ve/||/<> TAHKİK ile/ve/||/<> İŞBİRLİĞİ

- YÂR ile/ve/< YARDIMCI/MUÎN[Ar. < AVN: İâne eden.]

- YAŞAM:
ANLAM
değil TUTKU

- YAŞAMAK ve/||/<> SEVMEK
( Direnmektir. VE/||/<> Güvenmektir. )

- YAŞAMIN "ZORLUKLARINI" KOLAYLAŞTIRMADA:
AŞK
ve/||/<> (KOŞULSUZ) SAYGI VE SEVGİ ve/||/<> SANAT

- YAVER[Fars.] değil/yerine/= YARDIMCI
( Yardımcı. | Devlet ve hükümet başkanlarıyla komutanların yanında bulunan ve onların komutlarını yazmakla, gereğinde yerine ulaştırmakla görevli subay, emir subayı. )

- YAYGIN/LIK ile/ve ZENGİN/LİK

- YEME-İÇME ve/||/<> SOLUK ve/||/<> YÜRÜME ve/||/<> HAREKET ve/||/<> UYKU ve/||/<> DÜŞÜNCE ve/||/<> CESARET ve/||/<> GÜNEŞLENME
( Hayvanlar gibi olsun... VE/||/<> Kaplumbağalar gibi olsun... VE/||/<> Güvercinler gibi olsun... VE/||/<> Maymunlar gibi olsun... VE/||/<> Köpekler gibi olsun... VE/||/<> Fil gibi olsun... VE/||/<> Dişi Aslan gibi olsun... VE/||/<> Ayı gibi olsun... )

- YENİ BASKIDA:
GELİŞTİRİLMİŞ
ile/ve/||/<> GENİŞLETİLMİS ile/ve/||/<> ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ

- YENİLGİ/HEZÎMET[Ar.] ile/değil/yerine/>< HİZMET
( Hezîmete uğramamak için sürekli ve her türlü hizmet etmek gerekir. )

- YERÇEKİMİ ile/ve/<> AŞK
( Doğa'da. İLE/VE/<> İnsan'da. )
( Yerçekiminin tutumu, en yüksek bağlantıda olmaktır. )
( The attitude of the gratitude is the highest yoga. )
( In nature. VS./AND On Human. )

- YÖNELİM/KIBLE:
NAMAZ
ile DUA ile ÂŞIK ile İŞ
( Kâbeye. İLE Her yöne. İLE Kişiye(mâşuğa)/kavrama. İLE Uğraşa. )

- ZAMAN VE ZEMİNDE NESNE değil BİRLİKTE OLUŞMAYLA

- ZARARSIZ OLMAK ile/ve/değil/yerine/<> HİZMET ETMEK

- ZENGİN/LİK ile/ve/değil/yerine/||/< ENGİN/LİK

- ZENGİN/LİK ile GÜÇLÜ/LÜK

- ZENGİN/LİK ile KALKINMIŞ/LIK

- ZENGİNİN YÜRÜDÜĞÜ ile/ne yazık ki FAKİRİN YÜRÜDÜĞÜ
( Sindirebilmek için. İLE/NE YAZIK Kİ Bulmak için. )

- ZENGİNKEN, FAKİR DÜŞMEK ile/ve/||/<> ZÂLİMLER ARASINDA, ÂLİM OLMAK ile/ve/||/<> HATIRLIYKEN, İTİBARSIZLAŞMAK

- ZENGİNLİK ile BAŞARI

- ZENGİNLİK ile/ve/<> BEREKET

- ZENGİNLİK ile/ve/<>/değil/yerine BOLLUK

- ZENGİN ve/||/=/<> GÖNÜL AÇAN(FETHEDEN)
( En zengin kişi/ler, gönül fetheden(ler)dir. )

- ZENGİN ile KALANTOR[İt.]
( ... İLE Gösterişi seven varlıklı kişi. )

- ZENGİN ile REFHÂN
( ... İLE Varlık içinde yaşayan. )
( MELİ: Zengin, malı çok olan. )
( BÂNEVÂ/BÂNÜVÂ[Fars.]: Mal, mülk sahibi, zengin. | Ünlü/meşhur. )

- ZENGİN ile/değil/yerine VARLIKLI
( Yılmaz Özdil'in, Mustafa Koç yazısı için burayı tıklayınız... )

- ZENGİN değil/yerine/= VARSIL

- ZEVK ile/ve BİRLİK/TEVHİD

- ZEYTİN-EKMEĞİ BİRLİKTE YEMEK ile ZEYTİN, ÜSTTE VE KÜRDAN SAPLI YEMEK
( "Gariban olursun." İLE "Havalı/üst sınıf vs. olursun." )

- ZİHNİ ve GÖNLÜ:
DAR OLAN
ile/değil/yerine/>< ZENGİN OLAN
( Dünyayı da sunsan, "Daha yok mu?" der. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kuru ekmek de versen, şükreder. :) )
( Yüzünü asar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yüzü güler. :) )

- ZİHNİYET ile/ve/<> NİYET

- ZİNDE/LİK[Fars.] değil/yerine/= DİNGİN/LİK, DİNÇ/LİK

- ZITLARIN BİRLİĞİ ile PARADOKSLARIN BİRLİĞİ

- ZÜLCENAHEYN:
İLİM
ve/ HİKMET ve/ AŞK ve/ MUHABBET

- [Ar.] MEMNUNİYET ile MEMNUİYET
( Kıvanma, kıvanç. İLE Yasak olma, yasak edilme durumu. )

- [HANGİ]
(")HAKLA?(") (HİZMET)
ile/ve/değil/yerine/||/<>
AKLA? (HİZMET)


- [ne yazık ki!]
ÖZÜR DİLEYEMEMEK/DİLEYEMEYEN
ile/ve/<> TEŞEKKÜR EDEMEMEK/EDEMEYEN

- [ne yazık ki]
!SAVAŞ
ile ASKERİCİLİK/MİLİTARİZM

- [ne yazık ki]
"YARIM AKILLI/LIK"
ile/ve/değil/||/<>/>/< YARDIM "AKILLI/LIK"

- [ne yazık ki]
ASIKYÜZLÜLÜK
ile GÜLÜMSEMEMEK
( Gülümsemesini kaybeden kişi, herşeyini kaybetmiştir. )
( A person, who has lost their smile, has lost everything. )

- [ne yazık ki]
BAĞIMLI
ile/değil TUTKUN

- [ne yazık ki]
MÜDÂRÂ[T][< DERY]
ile İKİYÜZLÜLÜK | YÜZE GÜLME, DOST GİBİ GÖRÜNME

- [SEVGİLİNLE/EŞİNLE] TEK KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK ile ÇİFT KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK

- | "DÜŞÜNMEK" ve "İNANMAK" ve "SEVMEK" |
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/>
EYLEMEK

( Çok fazla. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Çok az. )

- | BİRLİK ve/+ ÇOKLUK | ve/||/<>/> TÜMELLİK

- | YALIN VE DOLAYSIZ ve/||/<> AYRIM VE DOLAYLI BİRLİK |
ve/||/<>
BUNLARIN BİRLİKTELİĞİ

Ş




- ŞÂYİ'[< ŞÜYÛ] ile ŞÂYİA
( Duyulmuş, herkesçe bilinmiş. Belirli olan, duyulan. | Bölüşülmemiş ortak hisse. | Bir şeyin her noktasıyla ilgili bulunan. İLE Yayılmış haber, yaygın söylenti, duyultu. )

- BEREKET ile/ve ŞÜKÜR
( BEREKÂT[< BEREKET]: Bolluklar, hayırlar. | Meymenetleri saâdetler, mutluluklar, hayırlar. )
( Geleneğin, içsel etkiyle verilmesi ve içselleştirilmesi.İLE/VE ... )

- ADÂLET ve/<> SEVGİ
( Toplumda. VE/<> Bireyde. )

- BİLMEK ile/ve/<> SEVGİ
( Hakkında ne kadar çok bilirsen o kadar çok seversin. )

- BU ile ŞU ile O

- ŞEY:
CİSİM ANLAMINDA
ile/ve VAR ANLAMINDA

- ŞEYLERİ:
HAYAL ETTİĞİN GİBİ GÖRMEK
yerine (ONLARI) OLDUKLARI GİBİ GÖRMEK
( Hayal ettiklerinizin varlığını reddetmeniz daha akıllıca olurdu. )
( Eğer kendinizi her zaman sınamazsanız, gerçek ile hayali ayırt edemezsiniz. )
( Sizi kendinize karşı kör eden, sizin davranışlarınızdır. )
( Düşüncelerinizi ve duygularınızı, sözlerinizi ve eylemlerinizi yakından izlemedikçe ve nedenini ve nasılını bilmeden sizde meydana gelen değişimlere hayretle bakmadıkça, gerçeğe vardığınızı nasıl söyleyebileceksiniz? )
( Düşünülüp hayal edilebilen hiçbir şeyin kendiniz olamayacağını bir kez anladığınızda, imgelemelerinizden kurtulmuş olursunuz. )
( You would be wiser to deny the existence of what you imagine.
If you do not test yourself all the time, you will not be able to distinguish between reality and fancy.
It is your behaviour that blinds you to yourself.
How do you know that you have realised unless you watch your thoughts and feelings, words and actions and wonder at the changes occurring in you without your knowing why and how?
Once you have understood that nothing perceivable, or conceivable can be yourself, you are free of your imaginations. )

- SEVGİ:
SÖZ/SES
ve/||/<> GÖZ ve/||/<> ÖZ
( Sevgi, gözden alınır, gözden verilir.
Sonra da, özden ve özden yaşanır. )
( Kaynağı sende olanı, başkasından bekleme! )

- ZAMAN ile/ve/<> SEVGİ
( Sevdiklerinize zaman ayırın! Yoksa, zaman, sizi sevdiklerinizden ayırır. )

- SORAN ile YANITLAYAN ile DİNLEYEN ile SEVGİSİ/İLGİSİ OLAN

- EKİN/KÜLTÜR ve/<> SEVGİ

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> ŞÜKÜR

- ŞÜKÜR ve/=/> ÇALIŞMA

- ŞÜKÜR:
DİL İLE
ile/ve KALP İLE ile/ve EYLEM İLE

- İLGİ ile/ve/<> SEVGİ

- ŞİİRSEL/LİK ile/ve/değil/yerine SİMGESEL/LİK

- ŞİFRE OLARAK KALMASI GEREKEN ile/ve DEŞİFRE EDİLMESİ GEREKEN

- COŞKU ve ŞİMDİ/LEŞTİRME

- BİLGİ ve/> SEVGİ ve/> VERGİ
( Bilmeyen sevemez. )

- ÖZVARLIK'TA:
BİLİNÇ
ve SEVGİ
( Sizi, bilinenin dar çerçevesi içinde tutanın ne olduğunu bilmek yararlıdır. )
( Sevgi ve iradenin de sırası gelecektir, fakat önce zemin hazırlanmış olmalıdır. )
( Her zaman, öz varlığımızın eşliğindeyiz. )
( Herşeyden önce, öz varlığınızla devamlı bir temas kurun, her an kendinizle olun. )
( Bir gözlem merkezi olarak bilme ve tanıma niyetiyle işe başlayın ve eylem halindeki bir sevgi merkezine dönüşün. )
( Eylem halindeki sevgi. )
( Love in action. )

- SİSTEM[İng., Fr.] ile/ve ŞABLON[Alm. SCHABLONE]
( Düzen. | Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. | Yol, yöntem. | Bir aracı oluşturan düzen, düzenek/tertibat. | Model, tip. | [felsefe] Dizge. İLE Üzerindeki harf ve şekillerin çevre çizgileri kalem ucu girecek biçimde oyuk olan, bu çizgilerden kalemle istenilen biçim elde edilen, metal ya da plastikten cetvel. | Değişik alanlarda düzeltme, belirleme, ölçme, denetleme işlerinde kullanılan ve yaptığı işe göre yapısı değişen araç. | Çok kez tekrarlandığından, kanıksanmış basmakalıp örnek. )

- CESARET ile/ve/değil/yerine ŞEHÂMET
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Akıllıca olan cesaret. )

- ÜMİT ile/ve/<> İMAN ile/ve/<> SEVGİ

- AŞK ile/ve/> SEVGİ
( İçine girme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/> İçine alma isteği/coşkusu ile. )
( Dudaklarından öpme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/> Yanaklarından öpme isteği/coşkusu ile. )
( Gönüldeki durum, kişiye hâkim oluyorsa. İLE/VE/> Kişi, gönlündeki duruma hâkim olabiliyorsa. )
( Aşk, düzenliyi ve güzeli, akla ve mûsikî eğitimine uygun bir biçimde sevmektir. )
( Aşk, bilincin kaymasıdır. )
( Özne ile nesnenin, sarmal birliği. )
( Kişinin, aslını bulma zevki. )
( Muhabbet Yolu, Aşk Apartmanı, No.1, o kapıdan gir! )
( Aşkta, herşeyin mânâsı var, davası yok. )
( Aşkta, özün yanmaya, gözün ağlamaya başlar. )
( Meyl edip muhabbet ettiğin şeyin, olmaması durumu. )
( Aşk/Âşık! Ölümden ne korkarsın? Korkma! Ebedî varsın! )
( Dün olmayan. | Güzelliğe duyulan özlem. İLE/VE/> ... )
( İTİLÂK: Birinin sevgisine yakalanma, tutulma. )
( Aşk ehline, önce dert düşer, aşk değil! )

- AŞK ile TAŞKIN SEVGİ, ĞARAM/GARAM

- SEVGİ ile/ve HAL

- SAYGI/SEVGİ ve/> VEFÂ
( ... VE/> Arkanda bıraktığını, giderken yaktığını, yabana atmamak. )

- SEVGİ ve KEŞF ve SEZGİ

- SEVGİ ile/ve/||/=/<>/>/< FEDÂKÂRLIK
( Hoş gör sen, boş ver sen! Sevgin kazanır! )

- SEVGİ ile/ve/değil/yerine KOŞULSUZ SEVGİ
( Sevgi, ayırmanın, ayrımların reddidir. )
( Dünyanın eylem halindeki sevgi olduğunu bir kez anlarsanız, ona tamamen farklı bir gözle bakacaksınız. )
( Sevgide belirli bir düşünce kaynaklı ve/veya dayanaklı, beklentili bir duygulanım durumu varolabilir, fakat koşulsuz sevgide hiçbir düşünce, beklenti olmaksızın, olumlu-olumsuz her koşulda sevmek vardır. )
( KOŞULSUZ SEVGİ, "EĞER"siz, "ÇÜNKÜ"süz, "AMA"sız; "KARŞIN'LI/RAĞMEN"li SEVGİ'dir! )
( Ayırd etme ve ayrılık duygusu olmadığında, buna SEVGİ diyebilirsiniz. )
( Eğer, ne bir gövde, ne bir zihin, hatta ne de tanık, fakat bunlardan tümüyle öte olduğunuz fikrini sürekli taşırsanız, zihninizin berraklığı artacak, arzularınız saflık kazanacaklar, eylemleriniz merhametli ve sevecen olacaklardır; bu iç arınması sizi bir başka dünyaya bir gerçek ve korkusuz sevgi dünyasına götürecektir. )
( Sevgide yabancılar yoktur. )
( Sevgide "bir" bile yoktur, "iki" nasıl olabilsin? )
( Sevgi, yaradılışın önünde gelir. )
( Gerçek ve sevgi, kişinin asıl doğasıdır ve akıl ve gönül, onun ifade araçlarıdır. )
( Sevgi mutluluktan çok gelişmeyi, bilincin ve varlığın genişleyip derinleşmesini ister. Bunu her ne engellerse acıya neden olur, sevgi acıdan çekinmez. )
( İdrak edeceksiniz ki bilmek sevmektir, sevmek de bilmektir. )
( Kendini ifade etmek, teyit etmek, zorlukları yenmek sevginin doğasıdır. )
( Sevgi ve sevginin ilham ettiği irade (istek) olmadıkça, hiçbir şey yapılamaz. )
( Sevginin doğal sonucu itaattir. )
( Sever de dinlersek, o da bizi kendine alır. )
( İnsan sevdiğini omuzuna alır da yine de yorulmaz. )
( Sevgi tutkunluk ve düşkünlük göstermez, düşkünlük ise sevgi değildir. )
( Sevgi tembel değildir ve berraklık da yönetir. )
( Aşırı sevgi ihmal doğurur. )
( Sözleri ve davranışları doğru, erdem ve görüş sahibi kişiyi tüm dünya sever. )
( In love there are no strangers. )
( Love is the refusal to separate, to make distinctions.
Once you have understood that the world is love in action, you will look at it quite differently.
Unconditional love is, unless "IF", "BECAUSE", "BUT". ( If you stay vs. the idea that you are not the body nor the mind, not even their witness, but altogether beyond, your mind will grow in clarity, your desires - in purity, your actions - in charity and that inner distillation will take you to another world, a world of truth and fearless love.
Truth and love are man's real nature and mind and heart are the means of its expression.
More than happiness, love wants growth, the widening and deepening of consciousness and being. Whatever prevents becomes a cause of pain, and love does not shirk from pain.
When the sense of distinction and separation is absent, you may call it love.
To know is to love and to love is to know.
Love does not cling; clinging is not love.
Without love, and will inspired by love, nothing can be done.
It is in the nature of love to express itself, to affirm itself, to overcome difficulties.
Love is not lazy and clarity directs. )

- KOŞULSUZ SEVGİ ile/ve SEVİYORSAN/SEVGİ VARSA KOŞULSUZ SEVGİ

- TEK YÖNLÜ SEVGİ ile/ve KOŞULSUZ SEVGİ

- KUŞKULU SEVGİ yerine KOŞULSUZ SEVGİ

- KUŞKUSUZ SEVGİ ile/ve/||/<>/>/< KOŞULSUZ SEVGİ

- SEVGİ ve/> NEŞE

- SEVGİ ile/ve/değil/< ÇEKİM
( İnsanda. İLE/VE/DEĞİL/< Doğada. )
( Önce akım, sonrası bakım. )
( [not] For human. vs./AND/BUT/< In nature. )

- SEVGİ ile/ve/<> GÜZELLİK
( Sevdiğinden dolayı güzel bulmak, güzel olduğundan dolayı sevmek. )

- SEVGİ ile/ve/<> İŞBİRLİĞİ

- SEVGİ ile/ve/<> SÖZ
( Sizi sevmesem, size söz söyler miyim? )
( Siz beni sevmeseniz, beni dinler misiniz? )

- SEVGİ ile/ve/<> DAYANIŞMA

- SEVGİ ile/ve ZORUNLULUK

- SEVGİ ile/ve BAĞIMLILIK
( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )

- SEVGİ ve/<> BİLGİ

- SEVGİ-SAYGI ile/ve/<> TESLİMİYET

- SEVDÂ ile SEVGİ

- SEVGİ ile/ve/<> YAKINLIK

- SEVGİ ile/ve/<> SEVİ/ŞEFKÂT
( İrade dışı. İLE/VE/<> İradeli. )
( Şefkatli ol! Bil ki, karşılaştığın herkes, kolay olmayan bir yaşam mücadelesi veriyor. )
( ŞEFKAT: İmbikten geçirilmiş aşk. )
( Sadece şefkat, iyileştiricidir. Çünkü, kişinin içindeki tüm hastalıklar, sevginin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. )
( Without will. VS./AND/<> Strong-willed. )

- SEVGİ ile/ve/<> KUT/SAL

- SEVGİ ile/ve/<> TAKDİR

- SEVGİ ile/ve/<> SEÇİM/SEÇİCİLİK

- SEVGİ ve/<> ANLAM

- SEVGİ ile TUTKU

- AŞIRI SEVGİ ile/yerine SEVGİ

- SEVGİ ile/ve/<> İLİŞKİ

- SEVGİ ile/ve/değil/yerine ŞEVK/İŞTİYAK

- SEVGİNİ PAYLAŞMAK değil SEVGİNİ DIŞLAŞTIRMAK/YANSITMAK
( İçindeki sevgiyi paylaşamazsın fakat karşılığını/yansımasını çeşitli (doğru/uygun) araçlarla/yöntemlerle gösterebilirsin. )

- KORKU ile/değil/yerine SEVGİ
( Bir kez, her şeyin içten geldiğini, içinde yaşadığınız dünyanın size değil, sizin tarafınızdan projekte edildiğini idrak ettiğinizde, korkularınız sona erer. )
( Bazen, bazı korkular da sevgiye dönüşebilmektedir. [STOCKHOLM SENDROMU] )

- SEVGİ ile/ve/<>/değil ALIŞKANLIK

- SEVGİ ile/ve/<> ANLAYIŞ
( Anlayış, zihnin çiçek açmasıdır. )
( Anlayış, özgürlüğe götürür. )
( "Anlayış yoluyla özgürleşme" kadim ve basit bir yoldur. )
( Hiçbir çaba ve uğraş sizi öz varlığınıza götüremez, sadece anlayış berraklığı götürebilir. )
( Doğru anlayış tek çaredir, ona istediğiniz adı verin. O en ilk ve en son öğretidir, çünkü o zihnin gerçek doğasıyla meşguldür. )
( Değeri olan hiçbir şey size dıştan gelmez; konuyla ilgili olan ve belirgin olan ancak sizin kendi duygu ve anlayışınızdır. )
( Anlayışta berraklık düzeyleri ve sevgide yoğunluk düzeyleri vardır, fakat onun nimetleri sonsuzdur. )
( Yanlış anlamalarınızı ortaya çıkarın ve onları terk edin, hepsi bu kadar. )
( Understanding leads to freedom. )

- SEVGİ ile/ve DİKKAT

- SEVGİ ile ARAYIŞ

- NEFRET ile/değil/yerine/>< SEVGİ
( 3 DEREKE[Cehâletle orantılı olarak] ile/değil/yerine/>< 3 DERECE )
( Kendinden. Yanındakilerden. Onu sevenlerden. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kendini. Yanındakileri de. Onu sevenleri de. )
( Eden uzaklaşır. >< Yakınlaştırır. )
( Düşmanlarımızdan nefret etmemek gerek. Bu, algılama ve yargılama yetimizi sınırlar. )
( Nefret, başarısızlığa uğramış sevgidir. )

- SEVGİNİN NESNELEŞTİRİLMESİ ve ÖLÜMÜN, YAŞAMDAN ÇIKARILMASI

- SEVGİ ile/ve/<> ENERJİ
( Enerji, içtenlik ve ciddiyetten kaynaklanarak akıp gelir. )
( Enerji, tıpkı ateş gibi yıkıcı değil yapıcı olması amacıyla kontrol edilmelidir. )
( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )

- SELÂM ile/ve/<> SEVGİ

- SAHİPLENMEK ile/değil/yerine SEVMEK/SEVGİ
( Sevgi özgür bırakıcıdır, olmalıdır! Sahiplenmeden! )

- SEVGİ ile/ve/<> SAYGI
( Zaman. İLE/VE/<> Mekân. )
( Sevgi, saygıyla devam eder. )
( Mum. İLE/VE/<> Mumun etrafındaki cam/fanus. )
( Hz. Musa. İLE/VE/<> Hz. İsa.
[İkisini de birliğe getiren, Hz. Muhammed.] )

- SEVGİ-SAYGI ile SAYGI-SEVGİ

- SEVGİ/MUHABBET VE SAYGILI OLMAMAK/SAYGISIZLIK/HÜRMETSİZLİK ile/yerine MUHABBET VE SAYGI/HÜRMET
( Önceki halden daha kötü duruma getirir. İLE/YERİNE Muhabbetsiz saygı, bir yere ulaştırmaz fakat kişiyi de bozmaz. )

- SAYGISIZLIK ile/ve/<> SEVGİSİZLİK

- İNANÇ ile/ve/<> SEVGİ ile/ve/<> BİLGİ
( Toplumsal yönetimde, kişiler üzerinde oynanan alanlar. )

- ŞEY'İN/BİLGİNİN/(B)İLİMİN/KİŞİNİN:
KENDİ
ile/ve ZAMANI, MEKÂNI ve KOŞULLARI
( Kavram. İLE/VE Matematik geometri, aritmetik. [Hareketi de katarsak bilim olur.] )

- ŞANS ile/değil OLASILIK
( Mantıkla açıklanamayan birtakım rastlantısal olayların nedeni olan güç. | Bir olayın olabilirliği. | Bir kimsenin bilgi ve emeğinden çok, rastlantı sonucu elde ettiği elverişli durum. İLE ... )

- ŞANS ile/ve/değil OLANAK
( Şans, cesaretlinin yanındadır. )
( Kendini kanıtlaması için kendinize bir şans verin. )
( Doğru olana tutunun; şans yakında şanssızlığı alt edecektir. )
( Tedbirli ve alçakgönüllü[mütevazı] olun, şansı yakalarsınız. )
( Çalışkan ve alçakgönüllü kişiler, şansı yakalayacaktır. )
( Olgun kişi, şanssızlığın doğasını izleyerek kendini hazırlar. )
( İçten neşe, şans getirir. )
( Şanssızlık ve düşüş, kişinin kendini yönetme şekline bağlıdır. )

- ŞANS ile/değil DENKLİK/DENK GELME

- ŞANS ile/ve/değil AYRICALIK

- ŞANS ile/ve/değil/yerine NİMET
( Bir nimetin çok olması, onun nimet olmadığını göstermez. )

- ŞANS ile/ve ADIM

- ŞANS ile/ve ÜMİT

- ŞANS ile/ve BAHT

- FIRSAT ile/ve ŞANS

- ŞEKİL VERME ile YARATMA

- ŞEKİLLENDİRME ile/ve BELİRLEME

- ŞİMDİ ile/ve "ŞİMDİLİK"

- AKLIN NİTELİKLERİ:
HİKMET
ve KUDRET ve SEVGİ/ŞEFKÂT ve ADÂLET
( Bunları içermeyen hiçbir söz, akılsal değildir/olamaz. )

- BÜTÜNSELLİK ile/ve/<> SEVGİ

- FARKINDALIK ile/ve/<> SEVGİ
( Farkındalık dinamiktir, sevgi ise varoluştur. )
( Farkındalık, eylem halindeki sevgidir. )

- BİLME ZEVKİ ile/ve/<> ÖĞRENME ZEVKİ/SEVGİSİ
( Eğer uyanık ve zeki isek, her şeyden öğreniriz. )
( ZAİKA/ZEVK: Dil. )
( Öğrenmeye yönelik bir sevgi beslemeden, iyilik yapmaktan hoşlanmak, kişiyi, basitliğe götürür.
Öğrenme sevgisi olmadan, bir şeyi anlamaya çalışmak, kişiyi, karışıklığa götürür.
Öğrenme sevgisi olmadan, içtenliği istemek, kişiyi, zararlı sonuca götürür.
Öğrenme sevgisi olmadan, doğruluğu istemek, kişiyi, başkaldırıya götürür.
Öğrenme sevgisi olmadan, dayanıklı olmayı istemek, kişiyi, gereksiz davranışlarda bulunmaya götürür. )
( We learn from everything, if we are alert and intelligent. )

- BEYÂN ile/ve/<> ŞEHÂDET

- AÇLIK ile ŞİDDETLİ AÇLIK
( Aç kalan kişi, herşeye tenezzül eder. )
( Aç köpek, fırın yakar. )

- ŞAHİT ile/ve/değil GÖZLEMCİ

- SEVGİ GÜLÜCÜĞÜ ile GÜLÜMSEME

- DALGA GEÇMEK İÇİN GÜLMEK ile/değil SEVDİĞİNDEN DOLAYI GÜLMEK

- DAMAR ile ŞAH DAMARI
( ... ile HABL-ÜL-VERÎD )
( ... İLE Boynun iki yanında, kanı, başa taşıyan aort damarlarından her biri. | En önemli nokta. )

- GÖZ RENKLERİNDE:
SEVDÂ
ile SERKÂ ile ŞEHLÂ ile ŞEVLÂ
( Siyah renkte. İLE Yeşil ya da mavi renkte. İLE Elâ ya da açık kahverengi renkte. [Gözlerin "iki ayrı yönde" gibi bakışı.] [Kadının en arzulu bakışı.] İLE Koyu kahverengi. )

- TARİH ile ŞEHNÂME[Fars. ŞEH+NÂME]
( ... İLE Hükümdarların niteliklerini, üstün başarılarını anlatan, mesnevi biçiminde yazılmış manzume. | Manzum olarak yazılmış tarih. )

- SES'TE/SELEN'DE:
YÜKSEKLİK/PERDE
ile/ve ŞİDDET ile/ve TON

- SEVGİLİNİN/MÂŞUK'UN YANAĞI ile/ve ÂŞIĞIN YANAĞI
( Pembe ve/veya kırmızıya yakındır. İLE/VE Sarıdır. )

- EŞ(KARI/KOCA/SEVGİLİ/FLÖRT, EHVER[Fars.], PARTNER[İng.]/KORTE[İt.]) ile İŞ
( Tümüyle övgüye değer, yüce bir kimse ile karşılaştığınız zaman, sevginiz ve hayranlığınız, doğru davranma dürtüsü sağlar. )
( İş ve özel ilişkilerde, âdil ve dengeli kalmak için çaba gösterilmelidir. )
( KEBÛTER-İ HAREM: Ulaşılamayan sevgili. )
( Sevgilinin eşiğinde ölene şaşırılmaz, sağ kalana şaşırılır. )

- ŞİİR ile/ve/değil/<> NEŞÎDE
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Bir toplulukta, okunmaya değer şiir. | Atasözü derecesinde kullanılan ünlü beyit ya da mısra. | [müzik] Eski Arap müziğinde usullü olmak koşuluyla, kendiliğinden ya da hazırlanarak söylenilen güfteli müzik eseri. )

- İYİLİKSEVER/LİK ile/ve SEVGİ

- DÜŞKÜNLÜK ile/ve/değil/yerine SEVGİ
( Sevgi, tutkunluk ve düşkünlük göstermez, düşkünlük ise sevgi değildir. )

- ŞÖHRET ile "YILDIZ"("STAR")

- JİGOLO ile/değil GENÇ SEVGİLİ

- İTİBAR ile ŞEREF

- ŞİRİN/LİK ile GÜZEL/LİK

- ŞİRİN/LİK ile/ve CANA YAKIN/LIK

- ŞIK/LIK ile GÜZEL/LİK

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK ile/ve ŞANS

- ARKADAŞLIK/DOSTLUK ile/ve EŞEYSELLİK
( BAHNÂME: Eşeysellik ilminden bahseden kitaplardır. [Daha önceleri tıp kitabı olarak çalışılmıştır.] )

- SEVGİLİ ile/ve SEVDİĞİM
( Kişi, sevdiğinden ne zaman ayrılır?

Onu sevme nedenini, ondan daha çok sevdiği zaman. )

- SEVGİLİ ile METRES

- NAZ ve/>< ŞEVK
( Süreksizlik. VE/>< Süreklilik. )
( İSTİĞNA: Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma. | Doygunluk, gönül doygunluğu. )

- SEVGİLİ ile/ve ÂŞIK
( Sultan. İLE/VE Kul. )
( Âşıksan, o da sana âşık olur. [Âşık-mâşuk ayrımı/farkı da kalmaz.] )
( Sevgili ile başbaşa olana, ağyâr gerekmez. )
( Birbirinin güneşinde ısınırlar. İLE/VE Yanarlar. )
( DAVUD: Sevgili. )

- "SENİ SEVİYORUM" (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK

- "SEVDALI" ile/ve "MERAKLI"

- EŞEYSELLİK/SEKS ile/değil SEVGİNİN (ÇEŞİTLİ) (FİZİKSEL) DIŞAVURUMLARI

- [SEVGİLİNLE/EŞİNLE] TEK KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK ile ÇİFT KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK

- SEV(İL)MEK ile ŞIMART(IL)MAK

- MASTÜRBASYON ile/ve SEVGİLİ/EŞ ÜZERİNDE MASTÜRBASYON
( Eşeysellik, zihinde başlayan ve yaşanan bir süreç olduğundan, sevişmek de eş üzerinde/n ve/veya eşle birlikte yapılan bir mastürbasyon olarak değerlendirilebilmektedir. )

- ÜSLÛP'TA:
BİREYSELLİĞİN YÜCELİĞİ
ve GÜZELLİK SEVGİSİ

- ŞOK ile ŞOKE OLMAK

- ŞOKE OLMAK ile BLOKE OLMAK

- KORKU yerine SEVGİ
( Korkutamazsın beni, seviyorum seni! )

- ŞAŞIRMAK ile/ve AFALLAMAK

- ŞAŞMAK ile ŞAŞIRMAK
( Şaşan ve şaşıran kişi, bilmediğini bilen kişidir. )

- DERMAN ile ŞİFÂ

- ŞİFA ile/ve/<> TEDAVİ
( İçeriden. İLE/VE/<> Dışarıdan. )

- NAMUS ile ŞEREF

- ŞEREF[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= ONUR[Fr. HONNEUR | İng. HONOR ] (HAYSİYET)
( Toplumsal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/= Bireysel. )
( Mal, mülk ve makamla, kişinin toplumsal konumuyla ilişkilidir. [Şerefim, develerimin sırtındadır.] )
( ŞEREFİYE: Bir kişinin geldiği makam şerefine dağıttığı bahşiş. | Kamunun karar ve etkinlikleri sonucunda, belli bir yerdeki taşınmaz malların artan değerleri üzerinden yerel yönetimlerin aldığı bir tür taşınmaz vergisi. )
( Kendi özüne bağlılık. )
( Başkasının, birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur. | Toplumca benimsenmiş iyi ün. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/= Kişinin, kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzet-i nefis. | Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar. )

- ŞEFKAT ile MERHAMET

- ŞEFKAT ile/ve YARDIMSEVERLİK
( Şefkat, kişinin eline verilmiş sevgidir. )
( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )

- TEŞEKKÜR ile/ve ŞÜKÜR
( Kişilere ve topluma teşekkür etmeyi bilmeyen, şükür etmeyi bilemez. )

- ŞAŞIRTMAK ile KANDIRMAK

- BİLİM ile/ve SEVGİ

- BİLİMDEN/İLİMDEN YARARLANANLAR:
SORAN
ile/ve/||/<> YANITLAYAN ile/ve/||/<> DİNLEYEN ile/ve/||/<> SEVGİSİ/İLGİSİ OLAN

- ARİTMETİK/ASTRONOMİ ile/ve GEOMETRİ ile/ve ŞİİR ile/ve MÜZİK
( Zamanı hesap ettiğinizde Aritmetik, Astronomi; mekânı ölçmeye başladığınızda geometri; dili ölçmeye başladığınızda da şiir ortaya çıkar. Zaman ve dili beraber ölçtüğünüzde müzik ortaya çıkar. )

- TÂLİB ile/ve ŞÂRİ
( ... İLE/VE Bir ilme başlayan. )
( Mantık ilmini tasavvur etmezsen, mutlak belirsizin(mechûlün) tâlibi olursun! )

- ŞEKİL ve/<> KANIT

- ŞEKİL ile/ve SÛRET-İ NEVİYYE ile/ve SÛRET-İ CİSMİYYE ile/ve HEYÛLÂ

- YEMEK PİŞİRMEK ve/<> SEVGİ
( TABH: Pişirme, pişirilme. | İlâç kaynatma. )
( TABHİYYE: Pişirmek/pişirilmek üzere birine verilen ücret, pişirmelik. )
( TANZÎH: Gereği gibi pişirme/pişirilme. )
( Gönülsüz yapılan aş, ya karın ağrıtır, ya da baş. )

- ŞİŞMEK ile/ve/değil/yerine DOYMAK

- (SEVDİĞİN)(BİR ŞEYİ)TOK KARNINA YEMEK ile/yerine AÇKEN (KARARINCA) YEMEK

- NİMET ve/<> ŞÜKÜR
( Nimetin şükrü, nimetten daha değerlidir. )
( Bir nimetin çok olması, onun nimet olmadığını göstermez. )

- ÜZÜM SUYU ile/> ŞIRA/ŞÎRE[Fars.] ile/> ŞARAP ile/> SİRKE
( CEM ŞÎT: Şarabı bulan. )
( ... İLE Henüz mayalanmamış üzüm suyu. | Bazı meyve ve sebzelerin özü. İLE ... İLE ... )

- TURP ile ŞALGAM/ÇOMUR

- ŞARAP[Ar. < ŞERÂB]/MÜDÂME/MEY[Fars.] ile/değil HAMR

- ŞAHIS ZAMİRİ ile/ve İŞARET ZAMİRİ

- ŞİİR ile/ve/= NEFES

- POETİK değil/yerine/= ŞİİRSEL

- DEMİN ile ŞİMDİ

- "ISITMA" ile SEVDİRME

- ŞÂHİKA[Ar.] ile FERİŞTAH[Fars. FİRİŞTE]
( Doruk, zirve. | En üst derece. İLE En iyi, en üstün. )

- [Ar.] MİNNET ile/ve ŞÜKRAN
( Bir iyiliğe, bir iyilik yapana yönelik, kendini borçlu görme. | Görülen iyiliğe yönelik teşekkürde bulunma. İLE/VE İyilik bilme, gönül borcu. )

- ŞÖVALE[Fr. CHEVALET] ile ŞÖVALYE[Fr. CHEVALIER]
( Tabloların üzerine konulup resim yapıldığı sehpa. İLE Eski Roma'da, üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. | Orta Çağ Avrupası'nda, özel eğitimle yetişmiş, belirli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı. | Derebeylik düzeninde, soyluluk unvanlarının en alt basamağı. | Günümüzde, Fransız hükûmetinin verdiği şeref belgesi ve nişanı. )

- ŞAKIR ŞAKIR (AKMAK)

- ŞAR ŞAR / ŞARIL ŞARIL (AKMAK)
( Su ya da yağmurun, bol ve sesli bir biçimde akması, yağması. )

- ŞIKIDIM ŞIKIDIM (OYNAMAK)

- ŞIKIR ŞIKIR (İŞLEMEK)

- ŞIRIL ŞIRIL (AKMAK)
( Suyun, sürekli ve ses çıkararak akması. )

- ŞAN/LI-ŞEREF/Lİ

- ŞAN-ŞÖHRET

- ŞARTSIZ-ŞURTSUZ (KABUL ETMEK, ÖNE SÜRMEK)

- ŞEKK/SİZ-ŞÜPHE/SİZ

- ŞEKİL-ŞEMÂL/ŞEKLİ-ŞEMÂLİ (ARAMAK/İSTEMEK | OLMAMASI)

- ŞEN-ŞAKRAK (BİRİ)

- ŞAHIS ile ŞÂHIS
( Kimse, kişi. İLE Sırık. )

- ŞIK[Fr. CHIC] ile ŞIK[Ar. ŞİKK]
( Güzel, zarif, modaya uygun. | Güzel, modaya uygun giyinmiş olan. | Yerinde, uygun. İLE Seçenek. )

- ŞURA ile ŞÛRA
( Şu yer. İLE Danışma kurulu. )

- ŞEFFAF[Ar.] ile SAYDAM

- ŞAHAB/ŞİHÂB[Ar.]/METEOR(İT) değil/yerine/= GÖKTAŞI
( Havayuvarı içinde oluşan sıcaklık değişmeleri, yel, yıldırım, yağmur, dolu gibi olaylara verilen ad. | Akanyıldız. )

- ŞAHESER değil/yerine/= BAŞYAPIT

- ŞOK OLMAK değil ŞOKE OLMAK

- ŞARZ değil ŞARJ

- FESTİVAL değil/değil/yerine/= ŞENLİK/ŞÖLEN

- HÂLÂ değil/yerine/= ŞİMDİYE DEK

- HÂLEN değil/yerine/= ŞİMDİ/ŞİMDİLİK

- ŞAFAK[Ar. < ŞEFAK] değil/yerine/= TAN
( Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık. )

- ŞAHANE değil/yerine/= ÇOK GÜZEL, EŞSİZ, GÖRKEMLİ

- ŞAHIS değil/yerine/= KİŞİ

- ŞAHSÎ değil/yerine/= KİŞİSEL

- ŞAHSİYET değil/yerine/= KİŞİLİK

- ŞAHİT[Ar.] değil/yerine/= TANIK

- ŞAİR[Ar.] değil/yerine/= OZAN
( Şiir söyleyen ya da yazan kişi. | Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu kişi. )
( )

- ŞANS değil/yerine/= UĞUR/YOM

- ŞEHİR değil/yerine/= İL

- ŞEKİL değil/yerine/= BİÇİM

- ŞELÂLE değil/yerine/= ÇAĞLAYAN/ÇAĞLAR

- ŞEMA değil/yerine/= ÇİZEM/DİZELGE

- ŞOV değil/yerine/= GÖSTERİ

- ŞOFÖR[Fr.] değil/yerine/= SÜRÜCÜ

- ŞÖHRET değil/yerine/= ÜN/SAN

- ŞUUR değil/yerine/= BİLİNÇ/US
( ŞUUR[Ar.]: Çatlak, sızıntı. = Kendi varoluşunun, sorumluluğu ve denetimi. )

- AĞAÇ ile/ve ŞATOK/ŞADOK
( ... İLE Bir tür ağaç ve meyvesi. )

- ŞUBE = ŞU'BE = BRANCHE
( Bir kurumun, bir kuruluşun alt mevkilerindeki iş yerlerinden her biri. | Okullarda aynı düzeydeki sınıflardan her biri. | [dirimb.] Dal. )

- ŞAHS/FERT/INDIVIDU değil/yerine/= BİREY

- ŞEKİLLER = EŞKÂL = FORMES

- KULLANICI ADI ile ŞİFRE

- TRANSPOZE ile ŞET
( ... İLE Türk musikîsinde bir makamı kendi perdelerinden daha tiz ya da pes perdelerde çalma. )

- ŞEHNÂZ[Fars.] ile ŞEHNÂZ[Fars.]
( Makam. İLE Kişi/ye. )

- [Ar.] ŞEVK Ü TARÂB ile ŞEVK Ü TARÂB
( Makam. İLE Neşe, sevinç ve coşkunluk. )

- SEVGİ ve/||/=/<> YARAR/LILIK
( Sevmek, "bir işe yarar mı"?
Tek iş, odur! )

- ŞARKI ile MÜZİK

- ŞARKI ile ŞANSON
( ... İLE Hafif şarkı. )

- ŞARKI OKUMAK/SÖYLEMEK ile/yerine/değil ŞARKI İCRÂ ETMEK

- "ŞARKI MEŞK ETMEK" değil ŞARKI/YI İCRÂ ETMEK

- ŞARKI/CI ile YORUM/CU

- ŞARKI ile/değil MEHTÂBİYE

- ŞARKI ile/ve TÜRKÜ
( Bestecisi bilinir. İLE/VE Bestecisi bilinmez. )
( YIR / IR: Ezgi, türkü, nağme. | Şiir. | Şarkı. )

- TÜRKÜ ile ŞANSONET
( ... İLE Tiyatro oyuncularından birinin mızıka eşliğinde söylediği türkü. )

- KLARNET ile/ve/< ŞİLAMO
( 1690'da oluşmuştur. İLE/VE/< Şilamo, klarnetin önceki/ilk halidir. )

- ŞAH AKORD ile/ve ŞAH ÂHENK

- ŞECÂAT ile ŞECCÂT[< ŞECCE]
( Haksızlığa karşı olan öfke. | Yiğitlik, yüreklilik. İLE Başta ve yüzde oluşturulan yaralar. )

- ŞAPKA[Rus.] ile KASKET[Fr. CASQUETTE]
( Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık. | Boru, baca, direk vb. şeylerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. | Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme örgenlerini taşıyan, şapka biçimindeki örgen. | Düzeltme işareti. İLE Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık. )

- ŞAPKA ile KEP

- İP ile/ve ŞİRÂZE[Fars.]
( ... İLE/VE Kitap ciltlerinin iki ucunda bulunan ve yaprakları düzenli tutan, ibrişimden örülmüş ince şerit. | Pehlivan kispetinin paçası. )

- BERE ile ŞAPKA

- FULAR[Fr.] ile ŞAL[Fars.]
( Genellikle boyna bağlanan, bir tür ince kumaş. İLE Genellikle Hindistan'da dokunan, özel motifleri olan değerli bir tür kumaş. | Kadınların, omuzlarını örtmek için kullandıkları, geniş atkı. )

- ŞERİT ile ÇİZGİ

- ŞAMDAN ile MENORA
( ... İLE Museviliğin simgesi olan sekiz kollu şamdan. )

- ŞİFRE ile/ve/değil KAPI

- ŞİRKET ADI ile MARKA

- İSTANBUL'UN ADLARI ve ŞANLARI
( BYZAS, BUZIS, BYSE, BYSANTE [İlk adlarından.] )
( BYZANTION [Byzas'ın kenti.][Roma dönemine kadar kullanılmıştır.] )
( ANTONEIA, ANTHUSA, DEUTERA ROME [Roma'lıların kullanımı.] )
( KONSTANTINOPOLIS [Uzun süre bu adla tanımlanmıştır.] )
( TSARIGRA [İmparator kenti.][Slav kaynaklarında.] ( MIKLEGARD [İmparator Mikhael?in kenti.][Vikingler'de.] )
( TEKFURİYE, ZAVEGOROD [Rus'ların kullanımı.] [TEKFUR: Bizans hudud valisi] )
( VİZENDOVAR [Macar'ların kullanımı.] )
( KANATORYA/KANATURİYE [Polonya'lıların kullanımı.] )
( AYLANA [Çek'lerin kullanımı.] )
( KONSTANTİNAPOL [Avusturya'lıların kullanımı.][Nemçe] )
( HERAKLİYAN [İsveç'lilerin kullanımı.] )
( İSTEFANYA, İSTEFANİYE [Hollanda'lıların kullanımı.] )
( AGRANDONE [Frank'ların kullanımı.] )
( YAĞFURİYE, POZANTİYAM, KONSTANTİNİYE [Frenk'lerin kullanımı.] )
( KOSTİYE, KOSTİN [Portekiz'lilerin kullanımı.] )
( MAKEDONYA [Latin'lerin kullanımı.] )
( KONSTANTİNİYYE-İ KÜBRA [Arap'ların kullanımı.] )
( KAYSER-İ ZEMİN[Yeryüzü imparatoru] [Fars'ların/Acem'lerin kullanımı.] )
( TAHT-I RUM [Hint'lerin kullanımı.] )
( ÇAKDURYAN, ÇAKDURKAN [Moğol'ların kullanımı.] )
( SAKALYA [Tatar'ların kullanımı.] )
( VİZENDOVİNA [Ermeni'lerin kullanımı.] )
( YANKOVİÇE, ALEKSANDRA [Süryani'lerin kullanımı.] )
( PÜZANT [Ermeni'lerin kullanımı.] )
( ÂSİTÂNE [Osmanlı'larda!] )
( ÂSİTÂNE-İ SAADET[Sultan Sarayı] )
( DÂR-ÜL HİLÂFE[Halife'nin evi] )
( DÂRÜ'S SALTANA[Saltanat'ın evi] )
( DERGÂH-I SELÂTİN[Sultanlar kapısı] )
( DERSAADET, DERALİYE )
( MAHRÛSE: Türklere göre, İstanbul'un Büyük Kent anlamına gelen bir adı. )
( MAHRÛSE-İ KONSTANTİNİYE: Konstantiniye Büyük Kenti. )
( İSTİMBOLİ [Verilen adlardan biri.] )
( KONSTANTİNİYYEBULİN [Verilen adlardan biri.] )
( POZANTİYAM [Verilen adlardan biri.] )
( SÜDDE-İ SALTANAT Saltanatın Eşiği. [Verilen adlardan biri.] )
( İstanbul, en çok adı olan şehirdir. )

- DEVLETLÜ ile/ve ŞEVKETLÜ ile/ve ASÂLETLÜ ile/ve İSMETLÜ
( Sultanlara hitapta kullanılan unvan. | Refâh, saâdet ve nîmet sahibi, vezir ve müşir gibi büyük rütbe sahiplerine verilen unvan. İLE/VE Azamet ve heybet sahibi sultanlar için kullanılırdı. İLE/VE Yabancı elçilere verilen unvan. İLE/VE Derece bakımından yüksek kimselere, sultan ve şehzâdelerin hanımlarıyla kızlarına verilen bir unvan. )

- ŞARKICI ile YORUMCU

- ŞARKICI ile/ve/değil MÜZİSYEN

- ŞİİR ile/ve/<> MÜZİK
( Şiir, ifade edilemez olanı sözlere dökme sanatıdır. )
( Tanrı Toth'un konuşmasının taklidi. )
( Şiir şişmanlatmaz fakat (egoyu) şişirir. )

- ŞİİR ile/ve İCAZ
( ... İLE/VE Az sözle çok şey anlatma. )

- ŞİİR ile/ve DEME
( ... İLE/VE Halk edebiyatında şiir. )

- ŞİİR ile/ve OD
( ... İLE/VE Bir tür lirik şiir. )

- ŞİİR ile/ve KOŞMA
( ... İLE/VE Sazla beraber okunan halk şiiri. )

- ŞİİR ile/ve/değil MÂNİ
( ... İLE/VE/DEĞİL Eğin'deki Mâni Yolu'nda yürümenizi salık veririz. )

- ŞİİR ile/ve SONE[Fr.]
( ... İLE/VE İki dörtlü ve iki üçlüden oluşan, ondört dizeli bir batı koşuk türü. )

- ŞİİR ve/<> ŞUUR

- ŞİİR-ŞİFA BULMAK

- ŞİİR ile/ve/değil DUYGU BOŞALIMI

- KASÎDE ile ŞİTÂİYYE
( ... İLE Giriş bölümü kıştan bahseden ya da kış betimlemeleriyle başlayan kasîde. )

- ŞAİR ile ŞAHİR
( İsmet Özel'in, "Şiir Okuma Kılavuzu" kitabında, açıklamasını bulabilirsiniz. )
( Bir şaire, bir beyit yeter. )
( Şairlerin en kötü "şiirleri", yaşamlarıdır. )

- ŞİİR OKUMAK ile/ve/değil/yerine ŞİİR YAZMAK

- MURABBA'[< RUB] ile ŞARKI ile TERBİ'
( Dörtlü, dört şeyden olma. İLE Divan şiirinde bestelenmeye uygun vezin kalıplarıyla yazılan nazım biçimi. İLE Bir gazelin beyitlerine, bir başka şair tarafından aynı vezinle ikişer mısra eklenerek yazılan murabba türü. )

- BEYİT ile/ve ŞAH BEYİT/BEYTÜ'L GAZEL
( ... İLE/VE Gazelin, en güzel beyiti. )

- DÜZYAZI ile/ve ŞİİR/Şİ'R[Ar.]
( Anlatım. İLE/VE Yaratım. )
( Başka dile çevrilebilir. İLE Çevrilemezler ve/fakat yeniden/tekrar kurulabilir. )
( NESİR/MENSÛR ile/ve NAZIM/MANZUM )
( ... İLE/VE Zengin simgelerle, ritmli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk. | Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey. )

- ŞAİRİN ŞİİRİ ile ŞİİRİN ŞİİRİ

- ZEKÂSIZ SEVGİ ile SEVGİSİZ ZEKÂ

- ŞÖHRET ile TANINMIŞ

- SAHNE ile ŞANO
( ... İLE Tiyatro sahnesi. )

- SEVGİ ve/<> BENZETME
( Kişi, sevdiğine benzer (ve/veya benzetir). )

- ZAMAN ile/ve SEVGİ

- ŞUKKA ile/ve TAİRE
( Küçük kağıt parçalarına yazılan kitaba ilişkin notlar. İLE/VE Küçük kağıt parçalarına yazılan notlar. )

- ŞEKİL ve/< SEVGİ

- FELSEFE ve SEVGİ

- FELSEFE ile/ve ŞİİR

- EVRENSELLERİN:
ŞEYLERDEN ÖNCELİĞİ
ile/ve ŞEYLERİN İÇİNDELİĞİ ile/ve ŞEYLERDEN SONRALIĞI

- METAFİZİK ile/ve/<> ONTOLOJİ ile/ve/<> EPİSTEMOLOJİ ile/ve/<> ŞUUR ile/ve/<> SÖZCÜK

- TEVİL ile/ve ŞİİR ile/ve METAFİZİK

- ŞEKİL ile/> KAVRAM/MEFHUM ile/> BURHAN
( Gözün ikna olmasını sağlar. İLE Zihnin ikna olmasını sağlar. > İkisinin birlikteliğiyle burhan oluşur. )

- SEVGİLİNİN:
SÖZLERİ
ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖZLERİ
( Dürüstlüğün göstergesi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Samimiyetin belirtisi. )

- ŞEFKAT ve DÜRÜSTLÜK ve İYİLİK
( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )

- SEVGİ ile/ve/yerine KOŞULSUZ SEVGİ
( Sevgide belirli bir düşünce kaynaklı ve/veya dayanaklı, beklentili bir duygulanım durumu varolabilir, fakat koşulsuz sevgide hiçbir düşünce, beklenti olmaksızın, olumlu-olumsuz her koşulda sevmek vardır. )
( KOŞULSUZ SEVGİ, "EĞER"siz, "ÇÜNKÜ"süz, "AMA"sız; "RAĞMEN"li SEVGİ'dir! )
( Ayırt etme ve ayrılık duygusu olmadığında, buna SEVGİ diyebilirsiniz. )
( İdrak edeceksiniz ki bilmek sevmektir, sevmek de bilmektir. )
( Sevgi ve sevginin ilham ettiği irade (istek) olmadıkça, hiçbir şey yapılamaz. )
( Sevgi tutkunluk ve düşkünlük göstermez, düşkünlük ise sevgi değildir. )

- KUŞKULU SEVGİ yerine KOŞULSUZ SEVGİ

- "SENİ SEVİYORUM" (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK

- KORKU ile/değil/yerine SEVGİ
( Bir kez, her şeyin içten geldiğini, içinde yaşadığınız dünyanın size değil, sizin tarafınızdan projekte edildiğini idrak ettiğinizde, korkularınız sona erer. )

- ŞAHSULTAN ÇEŞMESİ ile ŞAHSULTAN SEBİLİ
( İkisi de Eyüp'te, Zal Mahmud Paşa Camisi yakınında, Şah Sultan Camisi yanındadır. )
( İkisi de 1800'de, Sultan III. Mustafa'nın kızı Şahsultan tarafından yaptırılmıştır. )

- ŞEKER SUYU ile ŞEKER SUYU
( Çamlıca'da çıkan iyi bir su. İLE Yakacık'ta çıkan iyi bir su. )

- ŞU ÖZELLİKTEN ile/ve/<> ŞU YÜZDEN ile/ve/<> ŞU YÖNDEN

- ŞAHSİYYE ile TABİYYE

- EL-BURHÂN ile CEDEL ile HATÂBE(T) ile ŞİİR ile MUĞÂLATA/SAFSATA
( İspat. Kesin sonuç olmak amacıyla kesinlik taşıyan öncüllerden oluşturulan kıyas. İLE Diyalektik. Yaygın olarak bilinen önermelerden oluşan kıyas. İLE Retorik. Güvene bağlı olarak kabullenilen(makbûlât) önermelerden oluşan kıyas. İLE Poetik. İnsan ruhunu mutluluğa ya da mutsuzluğa yöneltici etkisi olan önermelerden oluşan kıyas. İLE Sofistik. Gerçeğe benzer ya da yaygınlık kazanmış yalan ya da kuruntudan oluşan önermelerden oluşan kıyas. )
( Safsata Türleri )

- ŞERH ile CERH

- ŞERH ile HÂŞİYE

- ŞEKK ile ZAN ile TASDİK
( %50 %50; ne - ne. İLE [Öteki ucu: İlim.] İLE Câzim, sâbit, vakıaya mutabık. )

- ŞEKK ile/ve/< ZANN ile/ve/< ZAN-I GALİP ile/ve/< VEHİM ile/ve/< ŞÜPHE[< TEŞBİH]
( Birbirine muhalif iki şeyden birini, ötekine yeğleme sırasında kişide ortaya çıkan ikircik. Bir yargıda herhangi birini yeğlemeksizin "...dır" ile "...değildir" arasında yaşanan ikircik(tereddüt). İLE/VE Birinin yeğlenip ötekinin terk edilememesi. İLE/VE Birinin yeğlenip ötekinin terk edilebilmesi. [Yakîn(kesinlik) derecesindedir.] İLE/VE Yargının yeğlenen tarafı. İLE/VE Kavramın/olgunun gizliliği, karmaşıklığı ve kapalılığı. )

- ŞEKK ile ZANN ile TAHYİL
( %50 %50; ne o - ne o. İLE [Zıttı İlim.] İLE Câzim değil, sabit değil, vakıaya mutabık değil.[Tasavvur][Tasdikatten değil!] )

- ŞA'B[çoğ. ŞUÛB] ile ŞÂB/ŞÂBB[< ŞEBÂB | çoğ. ŞÜBBÂN] ile ŞÂB[Fars.]
( Cemaat, taife, kabile. | Kızıldeniz'den çıkarılan dallı budaklı taşlar. | Bölünmüş, parçalanmış şey. | Kafatasındaki çatlaklık. İLE Genç, delikanlı; yiğit. İLE Şap. )

- ŞÂFİ'[< ŞEFÂAT] ile ŞÂFÎ[< ŞİFÂ] ile ŞÂFİÎ ile ŞÂFİÎ
( Şefaat eden, hatalı kişinin affı için araya girip yalvaran. İLE Hastayı iyi eden, şifa veren. | Yeter görünen, kifâyet eden. İLE İmam-ı Şâfiî mezhebinden olan kişi. İLE Dört mezhepten birinin imamı olan kişi. [İdris][Hicrî: 150 - 204] )

- ŞÂHİD[< ŞEHÂDET | çoğ. ŞEVÂHİD] ile ŞÂHİD[Fars.]
( Tanık. | Senet yerine geçecek şekilde büyük bir eserden ya da kimseden alınan örnek. İLE Sevgili. | Güzel. )

- ŞAÎR ile ŞÂİR[< Şİ'R | çoğ. ŞÂİRÂN, ŞUARÂ]
( Arpa. İLE Şair, ozan. )

- ŞÂM[< ŞÂME] ile ŞÂM[Fars.]
( [gövdede] Benler. İLE Akşam. )

- ŞÂME[çoğ. ŞÂM, ŞÂMÂT] ile ŞÂME[Fars.]
( [gövdede] Ben. İLE Akşam. )

- ŞÂT ile ŞAT/ŞATT[çoğ. ŞUTÛT] ile ŞATH ile ŞAT[Fr. CHATTE]
( Koyun. İLE Büyük ırmak. İLE Ciddi bir hissi ya da düşünceyi mizahî bir edayla anlatan şiir. İLE Sığ sularda, ağır yükleri taşımak için kullanılan, altı düz, bir çeşit tekne. )

- ŞÂTIR[< ŞETÂRET | çoğ. ŞUTTÂR] ile ŞÂTR[Fars.]
( Neşeli, keyifli, şen. | Büyük bir kişinin atı yanında gitmekle görevli ağa. | Tören ve alaylarda, padişahın, vezirin yanında yürüyen görevliler. İLE Yarı, yarım. | Bölüm, parça, kısım. | Mısra. )

- ŞEBB ile ŞEB[Fars.]
( Şap. İLE Gece. )

- ŞEB'ÂN[< ŞİB | çoğ. ŞİBÂ'] ile ŞEBÂN[Fars.]
( Tok, doymuş. [Fars. SÎR] İLE Geceler. )

- ŞECERE[çoğ. ŞECERÂT] ile ŞECÎR
( Soyağacı. | Atların soyunun yazılı olduğu çizelge. | Küçük ağaç, tek bir ağaç. | Olgun insan./İnsan-ı Kâmil. İLE Kısa, küçük ağaç. )

- ŞEGAF["ga" uzun okunur] ile ŞEGAF
( Kalp zarı. İLE Delicesine sevme. )

- ŞEHR[çoğ. EŞHÜR, ŞÜHÛR] ile ŞEHÎR[< ŞÖHRET] ile ŞEHİR/ŞEHR[Fars.]
( Yeni ay, hilâl. | Otuz günlük zaman. İLE Ünlü, namlı, şöhret. İLE Kent, il, büyük belde. )

- ŞEHRÎ/ŞEHRİYYE ile ŞEHRÎ[Fars.]
( Aylık, ayla ilgili. İLE Şehirli. | İstanbul'lu, İstanbul'da doğup büyüme. | İnce, kibar. )

- ŞE'N ile ŞENN/ŞEN[çoğ. EŞNÂN] ile ŞEN[Fars.]
( İş. | Yeni iş, yeni çıkan hal, olay. İLE Şaraba su karıştırma. İLE Naz ve edâ. | Göze ve gönüle hoş görünen hal. | Ferahlı, sevinçli. | Kendir. | Bayındır. )

- ŞE'NÎ ile ŞENÎ'[< ŞENÂAT]
( Gerçek. İLE Kötü, fena, ayıp, utanılacak. )

- ŞERÎR[çoğ. ŞERÂİR] ile ŞERÎR[< ŞER | çoğ. EŞİRRÂ, EŞRÂR]
( Kıvılcım. İLE Kötü, kötülük işleyen, fesatçı. )

- ŞEVÂÎL[< ŞÂİLE] ile ŞEVÂÎR[< ŞÂİRE]
( Ateş alevleri. İLE Bayan şairler. )

- ŞEVK[çoğ. EŞVÂK] ile ŞEVK[çoğ. EŞVÂK]
( Diken. İLE Yoğun arzu, keyif, neşe, sevinç. Işık.[Türkçe'de] )

- ŞEVKÎ ile ŞEVKÎ
( Dikenle ilgili. İLE Şevkle, neşe ile ilgili. )

- ŞİMÂLEN ile ŞİMÂLÎ[Fars.]
( Soldan, sol taraftan olarak, şimal, kuzey tarafından. İLE Şimâle ait, şimal ile, kuzeyle ilgili. )

- Şİ'R[çoğ. EŞ'ÂR] ile ŞÎR[Fars.]
( Anlama. | Şiir, edebî değeri olan nazımlı ve uyaklı söz. İLE Arslan. | Süt. | Yiğit, yürekli. )

- ŞİRÂ' ile ŞİRÂ'/Şİ'RÂ' ile Şİ'RÂ'
( Satın alma/alınma. İLE Yelken, gemi yelkeni. İLE İki yıldızın adı. )

- ŞUÛR ile ŞUÛR[< ŞA'R] ile ŞÜHÛR[< ŞEHR]
( Anlama, anlayış, duyumsama/hissetme. İLE Kıllar. İLE Aylar. )

- ŞÜRÛ' ile ŞÜRÛH[< ŞERH]
( Başlama. İLE Açıklamalar, izahlar, şerhler. )

- ŞÜYÛ' ile ŞÜYÛH[< ŞEYH]
( Herkesçe duyulma, bilinme, yayılma, dağılma. | Ortaklardan birinin, aralarındaki ortak malların her bir parçasının üzerine hisselerinin yayılmış olması. İLE Şeyhler. | Yaşlılar. )

- ŞEHİR ile/ve/<> İNSAN-I KÂMİL

- ŞEHİR ile/değil EYALET

- ŞEHİR ve/<> MEDENİYET

- ŞEHİR[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]
( Kişinin katıldığı, hayatı tüm yönleriyle yaşadığını hissedebildiği yer. | Konutların, araçların birarada bulunduğu yer. )
( YATUK )
( POLİS )
( BURG/BURJUVA )
( TEMEDDÜN: Kentleşme. )
( SEMERKAND: Semer'in kenti. )

- TASAVVUF ve ŞİİRSEL FELSEFE

- SEVGİ:
İNSAN İÇİN
ile/ve ALLAH İÇİN
( Gereksinimdir. İLE/VE Hak(k)'tır. )
( Hakk İnsan"da, İnsan Hakk'ta. )

- BİLİNMEYİ "İSTEDİM/İSTEMEK" değil BİLİNMEYİ SEVDİM/SEVERİM

- ŞAHÂDET ÂLEMİ ile/ve GAYB ÂLEMİ

- İMAN:
BİLGİ
ve/+ SEVGİ
( Birbirimizi sevmedikçe eminlik/imân sağlanamaz! Emin olmadıkça da hiçbir adım atamayız! )

- SEVGİ ile/ve HAL
( Sevgi, kesretin, ikiliğin bittiği yerdir. )
( Sevgi zuhur ettikten sonra, ne sen var, ne ben! )
( Sevmek, ihtiyarî değildir! )
( Mal, hal ehlinin, bilenin, sevenin, yararlananındır. )

- ŞEFKAT ile ACIMAK

- ŞEVK ile/ve İŞTİYÂK

- ŞEVK ve/> SEVK

- ŞİFÂ ile/ve ÂFİYET

- ŞİFRE ile/ve/değil KAPI

- ŞÜHÛD ile VÜCUT

- ŞERRA ile ŞERR

- TEVHİD ve SEVGİ
( AKLIM BENİ YANILTMADI KALBİM DE AKLIMI TEKZİP ETMEDİ )

- ŞEFÂAT[Ar.] değil/yerine/= BAĞIŞLAMA

- 32 FARZ ile/ve 54 FARZ

- ŞAİR-SÛFÎ ile/ve SÛFÎ-ŞAİR

- ŞAİR ile/ve DERVİŞ

- ŞEHÂDET ile/ve ŞEFAAT

- MUHÂFAZA ile/ve için SEVGİ

- ŞUUR ile/ve HÜRMET
( Kur'an'î akıl ile furkanî aklın birliği. İLE/VE ... )

- ŞÂMİL[< ŞEML < ŞÜMÛL] ile/ve/<> KÂMİL[< KEMÂL]
( Topluma. İLE/VE/<> Kişiye/sana! )
( Genele. İLE/VE/<> Özele. )
( İçine alan, kaplayan, çevreleyen. İLE/VE/<> Tam, eksiksiz, bütün. | Olgun. | Bilgin, âlim. )

- SEVGİ ve/<> AHLÂK
( Sevgini ahlâka bağla, sevgi seni bulsun! )

- AŞK ile/ve/||/<> SEVDÂ
( Hevesin geçene kadar. İLE/VE/||/<> Soluğun yetene kadar. )
( ... İLE/VE/||/<> Kalbin ortasındaki kararmaya yüz tutmuş kan. | Aşk, sevgi. | Aşırı sevgiden doğan bir çeşit hastalık. | İstek, heves, arzu. | Çok kara/siyah. | Eskilerin, insan mizâcında kabul ettikleri dört hılttan biri. )

- SEVGİLİ ve/değil GÖLGE

- SEVGİ ve/<> DÜZEN ve/<> İLERLEME
( İlkemiz. VE/<> Temelimiz. VE/<> Amacımız. )

- ŞEFKAT ile/ve/<> KARŞILIKLI (KOŞULSUZ) SEVGİ
( Verili. İLE/VE/<> Kendi oluşturacağımız. )
( Birinci/l Sevgi. İLE/VE/<> İkinci/l Sevgi. )
( Anne sevgisi. İLE/VE/<> Senin/sizin sevgin/iz [çevrendekilerle]. )
( FEYZ-İ AKDES ile/ve/<> FEYZ-İ MUKADDES )

- SEVGİ ile/ve/<> ÖZDEYİŞ
( Özün özü. İLE/VE/<> Özün sözü. )

- ŞÂMİL[< ŞEML ve/< ŞÜMÛL]:
İÇİNE ALAN, KAPLAYAN, ÇEVRELEYEN


- KADÎM ve/<> ŞİMDİ
( Bugüne, şu AN'a (da) etki ediyorsa, kadîmdir. )

- DURUŞ ve/<> SAYGI ve/<> SEVGİ
( Kıyam. VE/<> Rükû. VE/<> Secde. )

- (KOŞULSUZ) SEVGİ:
(EN BÜYÜK) ZAAF
ve ERDEM

- ŞİFRE ile/ve/değil EŞİK

- İLK AŞK/SEVDA

- ŞEHİRDE YAŞAMAK ŞEHİRLİ OLMAK

- SEVGİ KOŞULSUZ SEVGİ

- KORKU değil/yerine SEVGİ

- Sevgiyle KONUŞ!!!

- Sevgilinle KONUŞ!!!

- Eşini/sevgilini iyi DİNLE!!!

- Şu AN için DİNLE!!!

- Şu AN için SUS!!!

- Seni sevdiğim için SUSuyorum!

- (KOŞULSUZ) SEVMELİ!

- ŞAMANLAR'IN SEVDİĞİ RENKLER:
AÇIK MAVİ
ve SÜT MAVİSİ ve ALTIN SARISI ve FİLİZ YEŞİLİ ve LEYLAK

- ŞEFKÂT ve/=/|| BAKIM/ÖZEN(İHTİMAM)

- ŞÜKÜR ve/> NİMETİN ARTIŞI

- HERHANGİ BİR ARKADAŞININ, SENİ, PARA İSTEMEK İÇİN ARAMASI ile TANIDIĞIN VE SEVDİĞİN BİR ARKADAŞININ, SENİ, PARA İSTEMEK İÇİN ARAMASI

- SEVGİ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- EŞ/SEVGİLİ [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]

- SEVGİ [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- EŞ/SEVGİLİ [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- SEVGİ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- EŞ/SEVGİLİ [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]

- SEVGİ [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- ŞİİR ve/<> SES

- ŞERBET ve/gibi/kadar ŞELÂLE

- RUH ve/=/|| SEVGİ
( Sevdiğimiz, Azrail'imizdir. )

- SEVGİ ile/ve/değil MİNNET

- ŞANS ile/değil FIRSAT

- SEVGİ >< TAKLİT
( Taklitte, sevgi ahlâkı tecellî etmez. )

- ŞEMSİYE ve/<> KELÂM
( ... VE/<> İlimleri koruyan. )

- ŞİİR ile/ve/<> GELİŞ(TİRİL)MİŞ DİL

- BİLGİ ve/<> SEVGİ

- ŞU/BU "OLMAK" ile/ve/<>/değil/yerine İNSAN OLMAK

- TEMBEL/LİK ve/<>/|| SEVGİSİZ/LİK

- ŞER'Î ile/değil ŞERHÎ

- SİTEM ile/ve/< SEVGİ

- İHÂNET değil/yerine/>< SEVGİ
( İhânet, sevgiyi öldürür. )
( KÂBİL >< HÂBİL )

- SEVGİ ve/<> SEVİNÇ

- ŞEYİN FELSEFESİ ile/ve/değil/yerine FELSEFE

- ŞARAP ile/ve/değil/> SERAP

- SEVGİ ve/<> SAYGI GÖSTERMEK

- "GÜÇ" ile/değil/yerine/>< SEVGİ
( Amacınız zarar vermekse yeterlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herşey için yeterlidir. )

- SEVGİ ve/<> DİL
( Kişi, ancak bu iki kanatla uçar. )

- SEVGİ VE SADELİK ve/||/<>/< GÜLÜMSEME :) VE SAMİMİYET

- SEVGİ ve/||/<>/< RIZÂ

- [SEVGİ] DAHA ÇOK ile/değil AYRI (AYRI)

- ŞEMSİYE ile TİMKAT
( ... İLE Kudüs'te kullanılan rengârenk şemsiyelere verilen ad. )

- SEVDİĞİNE "İTAAT" ile/ve/||/<> "İTAAT ETTİĞİNİ" SEVMEK

- ŞUUR ile İŞRAK(AYDINLANMA)
( EŞ'AR[< ŞUUR]: Sızıntı. )

- GÜZELLİK ile/ve/||/<> SEVDÂ
( Güzelliğin beş para etmez, bende/onda bu sevdâ olmasa. )

- ŞART ile ŞATR
( Koşul. | Durum, hal, vaziyet. | Yemin. İLE Yarı, yarım. | Bölüm, kısım, parça. | Mısra. )

- ACIMA ile/değil/yerine KORUYUCU SEVGİ

- ŞEVK ve/> ŞAVK ve/> ŞIK ve/> ŞAN

- SEVGİ > İTİDAL < ADÂLET

- ŞART değil KOLAY!

- ŞAİR ile MÜFLİK
( ... İLE Birinci sınıf şair. )

- HEDİYE ile/ve/||/<> SEVGİ
( Kendinden çok, onun gereksinimi olan önceliği[nesneyi/olanağı], ona veriyorsan. İLE/VE/||/<> Ondan çok, kendi gereksinimin olan önceliği[nesneyi/olanağı], ona veriyorsan. )

- ZÂTEN ile/değil/yerine ŞİMDİLİK/HENÜZ

- [ne yazık ki]
SEVGİSİZ/LİK
ile/ve/||/<> İLETİŞİMSİZ/LİK ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK
( [kişileri] Geçimsiz yapar. İLE/VE/||/<> Birbirine düşman eder. İLE/VE/||/<> Güzellikleri yok eder. )
( [ne yazık ki] Bireyleri sevemeyenler, "insanlık" kavramına sığınırlar... )

- ÇALIŞTIĞIN YERİ/İŞİ SEVMEK ile/ve/ya da/||/<> SEVDİĞİN YERDE/İŞTE ÇALIŞMAK
( Sevdiğin işi yaparsan, çalışmış sayılmazsın. )

- ADÂLET ile/ve/+/<> KUDRET ile/ve/+/<> HİKMET ile/ve/+/<> SEVGİ
( [Simgeleri/Sûretleri] Aslan. İLE/VE/+/<> Boğa. İLE/VE/+/<> Kartal. İLE/VE/+/<> İnsan. )

- ŞAMPİYON değil/yerine/= BÖKE

- ZEKÂ ve/||/<> SEVGİ
( [İnsan] Zekâ karşısında dize gelir. VE/||/<> Sevgi karşısında diz çöker. )

- SEVGİ ve/||/<> SIĞINMA

- MESLEK ile/ve/||/<>/> SEVDÂ
( "Karşılık" alınıyorsa/bekleniyorsa. İLE/VE/||/<>/> "Karşılık" alınmıyorsa/beklenmiyorsa. )

- SEVGİ ve/<> GÜLÜMSEME :) ve/<> ADAMLIK ve/<> MUTLULUK
( Gözde. VE/<> Yüzde. VE/<> Özde. VE/<> Azda. )

- SEVDİKLERİNİZE VERİN!:
KANAT/LAR
ve/||/<> KÖK/LER ve/||/<> NEDEN/LER
( Uçmaları için. VE/||/<> Geri dönebilmeleri için. VE/||/<> Yanınızda kalmaları için. )

- SEVGİ:/=/<
"ANTLAŞMAK"
değil/yerine NEDENSİZ DE
( Sevgi, antlaşmak değildir,
Nedensiz de sevilir.
Bazen küçük bir an için
Ömür bile verilir. )

- BİLİM ve/||/<> ŞİİR
( Aklın şiiri. VE/||/<> Kalbin bilimi. )

- (")ÜMİTSİZLİK(") değil/yerine/>< SEVGİ

- ŞEFKAT VE NEZÂKET:
GÜÇSÜZLÜK VE ÜMİTSİZLİK
değil KUVVET VE METÂNET

- ŞİİR:
YAZMAK
ile/ve/değil/||/<> İNŞÂ ETMEK
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Akrostiş. )

- GÖRDÜĞÜNÜ "SEVMEK" ile/değil/yerine/>< SEVDİĞİNİ GÖRMEK

- BİR KAP YEMEK ve/||/<> BİR KALP SEVGİ

- SEVGİNİN:
"AŞIRISI"
değil/olmaz BİLİNÇSİZİ

- AŞKLA ve/||/<> SEVGİYLE ve/||/<> MUHABBETLE
( Doğ(ur)mak. VE/||/<> Büyü(t)mek. VE/||/<> Geliş(tir)mek. )

- YAPTIĞIN İŞİ SEVMEK ile/ve/||/<>/>/< SEVDİĞİN İŞİ YAPMAK

- ŞİİR ile/ve/||/<> GARAMİ[Ar.]
( ... İLE/VE/||/<> Düşünceden çok, canlı duygulara ve aşka dayanan sanat yapıtı. )

- ŞİİRDE, (")MANTIK("):
"YOK"
değil ARANMAZ!

- ŞİİR:
SANATTA
ile/ve FELSEFEDE
( En üstte. İLE/VE En altta. )

- BABA:
EVE, "EKMEK" GETİREN
ile/ve/değil/||/<> SEVGİSİNE, EMEK VEREN

- SEVGİ ile/ve/değil/||/<> BİR BAŞKASINDA, KENDİ

- ŞİİR:
"BELA"
ile/ve/değil/<> "DEVA"
( Başa. İLE/VE/DEĞİL/<> Kalbe. )

- ŞİİR:
"GENİŞ"
ve/<> "KIRMIZI"

- ŞEHİR ile/ve/<> ÇÖL
( Hz. İshak. İLE/VE/<> Hz. İsmail. )

- SEVGİ ve/||/<> SÜCÛD

- CEBR-ÜL es-SÂM:
MATEMATİKTE
ile/ve/<> MANTIKTA ile/ve/<> ŞİİRDE
( İrrasyonel [sonu olmayan, aşkın] sayı. İLE/VE/<> Açmaz/çıkmaz[paradoks]. İLE/VE/<> Aşk. )
( CEBR: Kök/köken. | SÂM: Duymak/işitmek. )

- ŞİİR/LER ve/||/<>/>/< ŞAİR/LER
( Az bilinen ["]çoklar["]. )

- ŞİİR:
"DUYGULANMAK" İÇİN
değil DUYUMSAMAK İÇİN

- BİREŞİM/TEVHİD:
SEVGİLİNİ, HERŞEYDE/HER YERDE GÖRMEK
değil/yerine HERŞEYDE/HER YERDE, SEVDİĞİNİ ANIMSAMAK
( Bir yâr için ağyâra minnet ettiğim ayıb eyleme
Bağ-ı bân bir gül için bin hâra[dikene] hizmetkâr olur )

- BİREŞİM/TEVHİD ve/||/<>/> SEVDİĞİNİ ÖZLEMEK

- ADÂLET:
SEVGİ
ve/||/<> DÜŞÜNCE

- SEVGİ ve/||/<>/>/< ÖZÜNE YOLCULUK

- ŞAH değil/yerine/></< AH
( Mazlumun "AH"ı; indirir, "ŞAH"ı. )

- ŞAN değil/yerine/= ÜNLEME, SES ÇIKARMA EĞİTİMİ

- ŞARKI değil/yerine/= EZGİ, ÇIĞGA

- ŞEF[Fr. CHEF] değil/yerine/= UNGAN/ÖNDER

- ŞOV değil/yerine/= GÖSTERİ

- BİSİKLET ve/<> SEVGİ

- BİSİKLET ve/<> KOŞULSUZ SEVGİ

- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL OLMAYAN/LAR]:
BAHÂRİYE
ile/ve/<> CEMREVİYE ile/ve/<> FAHRİYE ile/ve/<> IYDİYE ile/ve/<> MEDHİYE ile/ve/<> MERSİYE ile/ve/<> HİCVİYE ile/ve/<> GAZAVATNÂME ile/ve/<> SAKİNÂME ile/ve/<> HAMAMNÂME ile/ve/<> SAHİLNÂME ile/ve/<> KIYÂFETNÂME ile/ve/<> SURNÂME ile/ve/<> LÛGAZ ile/ve/<> MUAMMÂ ile/ve/<> HEZLİYÂT ile/ve/<> TARİH DÜŞÜRME ile/ve/<> ŞEHR-ENGİZ ile/ve/<> DÂRİYE
( XIII. yy.'dan, XIX. yy.'a kadar, 3182 Dîvân Şairi vardır. )
( Bahar nitelemeleriyle başlanarak birini övmek için yazılan kasîde. | Baharın gelişiyle doğanın uyanışını, değişimini, güzelleşmesini konu edinen kasîdeler. İLE/VE/<>
Bayramlar, baharlar gibi cemre vesilesiyle, dönemlerindeki önemli kişiler için yazılan şiirler. İLE/VE/<>
Bir kişinin[devletli, bir başka şair ya da şairin kendinin] övüldüğü şiirler. İLE/VE/<>
Dönem büyüklerinden birini bayramın gelişi dolayısıyla öven kasîde türü. İLE/VE/<>
Bir kişiyi [devlet ya da tasavvuf ileri gelenlerini] övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir ölenin/vefâtın ardından duyulan acıyı anlatmak, öleni övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir kişiyi, kurumu, toplumsal olayı, geleneği yeren/taşlayan manzum türü. [Siham-ı Kaza - Nef'î] İLE/VE/<>
Savaşları, kahramanlıkları, zaferleri anlatan manzum ya da mensur yapıtlar. [İlk gazavatnameler XV. yy.'da yazılmaya başlanmıştır] İLE/VE/<>
İçki ve içki âlemlerinin övülerek anlatıldığı manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hamamları, hamam eğlencelerini ve hamamdaki güzelleri betimlemek üzere yazılan manzum yapıtlar. [ilki: Deli Birader - Gazalî] İLE/VE/<>
İstanbul kıyıları ile buralardaki yerlerinin anlatıldığı şiirlerin genel adı. [Fennî] İLE/VE/<>
Kişilerin karakterlerini, fiziksel görünümlerini [göz rengi, boy uzunluğu/kısalığı vb.] temel alarak açıklamaya çalışan yapıtlar. İLE/VE/<>
Sarayın mutlu günlerini [evlenme, doğum şenlikleri vb.] anlatann manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hece vezniyle yazılmış manzum bilmece. İLE/VE/<>
Belirli kurallara göre düzenlenip çözülebilen manzum bilmece. İLE/VE/<>
Alaylı bir dille yazılmış manzum türü. [zarif bir nükte ya da güzel bir mazmun kadar kaba şakalara, taşlamalara ve sövgülere de yer verilir] İLE/VE/<>
Önem verilen bir olayın ya da bir yapının kuruluş yılını bildiren bir tümce, bir mısra ya da beyit yazmak. İLE/VE/<>
[Fars.: "Şehir karıştıran"] Bir kenti, o kentin güzelliklerini, doğal ve sosyal özelliklerini anlatan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Yeni yaptırılmış saray, köşk, yalı benzeri binalar için yazılmış kasîdeler. )

- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL]:
TEVHÎD
ile/ve/<> MÜNÂCÂT[< NECV] ile/ve/<> NAAT ile/ve/<> MİRÂCİYE ile/ve/<> MAKTEL-İ HÜSEYİN ile/ve/<> HİLYE ile/ve/<> MEVLİD ile/ve/<> KIRK HADİS ile/ve/<> MENÂKIBNÂME ile/ve/<> KISSA ile/ve/<> SİYER
( Tanrı'nın birliğini ve ululuğunu anlatan şiir/ler. İLE/VE/<>
Allah'a dua etme, yalvarma. | Allah'a dua konulu şiirler/manzûme. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'i övmek, ona yakarma, şefaat dileme amacıyla yazılmış şiir/ler. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in mirâcını anlatan şiirler. İLE/VE/<>
Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilişini konu alan ve acıklı bir üslûpta yazılan eserler. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in fiziksel ve kişisel özelliklerini, örnek davranışlarını konu alan eserler. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in doğumunu ve kısaca yaşamını övgüyle anlatan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in kırk sözünden oluşan yapıtlar. İLE/VE/<>
Din büyüklerinin, tarikat kurucularının, ermişlerin olağanüstü yaşamlarını anlatan yapıtlardır. İLE/VE/<>
Öğüt verici ve öğretici öykü, fıkra, masal, menkıbe türü eserler. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in hayatını anlatan yapıtlar. )

- FELSEFE = PHILOSOPHY[İng.] = PHILOSOPHIE[Fr., Alm.] = PHILOSOPHIA(PHILIA:SEVGİ, SOPHIA:BİLGELİK)[Yun.] = FILOSOFIA[İsp.]

- ŞEREF = HONOUR[İng.] = HONNEUR[Fr.] = EHRE[Alm.] = ONORE[İt.] = HONOR[İsp.]

- ŞİİR = POEM[İng.] = POÈME[Fr.] = GEDICHT[Alm.] = POEMA[İt., İsp.]

- ŞU ANDA VE BURADA = HIC ET NUNC[Lat.]

- ŞİMDİ = NOW[İng.] = MAINTENANT[Fr.] = JETZT[Alm.] = ORA[İt.] = AHORA[İsp.]

- SEVGİ:
İYİLİK
ve/||/<> MERHAMET ve/||/<> NEŞE ve/||/<> SAKİNLİK

- ŞİİR ile AKROSTİŞ/İSTİHRÂC[< HURÛC]/MUVAŞŞAH[< VİŞÂH]
( ... İLE Mısra başlarındaki harflerden, şiirin ithaf edildiği kişinin adı okunan şiir biçimi. )

- ŞİİR ile/ve/<> BESTE
( Bir şarkının, makam ile uyumu. | Kapalı, bağlı, bitiştirilmiş, bağlanmış. | Donmuş. )

- ŞİİR ile NA'T-I ŞERİF
( HZ. PEYGAMBER HAKKINDA YAZILAN ŞİİRLER )

- ŞÂDÂN ile ...
( SEVİNÇLİ, NEŞELİ, KEYİFLİ | ŞAD KİMSELER )

- ŞÂFÎ[< ŞİFÂ] ile ...
( ŞİFÂ VEREN | ALLAH )

- ŞÂHÂNE ile ...
( Padişah'ın kullandığı herşey bu adla birlikte kullanılırdı. [Padişah'ın "Minder-i Şâhânesi" gibi.] )

- ŞAKAİK değil/yerine/= GELİNCİK ÇİÇEĞİ
( GELİNCİK ÇİÇEĞİ )

- ŞÂKİR[< ŞÜKÜR] ile MİNNETTÂR
( Şükreden, gördüğü iyilik için dua eden. İLE Birinden gördüğü iyiliğe karşı kendini borçlu sayan, gönül borcu olan kişi, gönül borçlusu. )

- ŞÂM U SEHER[Fars.] değil/yerine/= AKŞAM-SABAH

- ŞÂR ile ...
( ŞEHİR | İNSANIN GÖNLÜ, GÖVDESİ )

- ŞAVK/ŞEVK[Ar.] değil/yerine/= IŞIK

- ŞÂYÂN[Fars.] değil/yerine/= UYGUN, YAKIŞIR, YARAŞIR, DEĞER

- ŞEB-ÇERAĞ ile ...
( ONİKİ KÖŞELİ KANDİL | GECE ÇIRASI, GECE PARLAYAN YAKUT VE İNCİ )

- ŞEB-İ HİCRÂN ile ...
( Âşık'ın geceler boyu ağlayıp inlemesi. )

- ŞEBNEM, BEŞG, BEŞM[Fars.]/CELÎD, SAKÎ[Ar.]/DROSOSTALIDA[Yun.] ile ÇİY
( Çiy tanesi, jale. | Nedâ (hediye). )

- ŞECÂAT değil/yerine/= YİĞİTLİK, YÜREKLİLİK, CESARET

- ŞECERETÜ'L-KEVN ile ...
( Varoluş Ağacı. | Kainat Ağacının Meyvesi. İLE İnsan. )

- ŞEDD ile ...
( SIKI BAĞLAMAK | BOYUN ATKISI, KUŞAK | TASVİR )

- ŞEF(A)KAT ile ...
( ESİRGEYEREK SEVME )

- ŞEFE[Ar.] ile ...
( Dudak. | Su içmek. )

- ŞEFKATLÜ ile ...
( Babalar hakkında kullanılan unvan. )

- ŞEHREMİNİ ile ŞEHREMÂNETİ
( Belediye başkanı. İLE Belediye, yerel yönetim. | Belediyeciliğin, ilk biçimi. )

- SEVDÂN ile ...
( İKİ SİYAH [SU VE HURMA] )

- ŞİİR ile ...
( (ERİL) ARSLAN )
( SÜT (HEMŞİRE) )

- SOFRA ile ŞİLAN
( Padişah sofrası. )

- ŞÎRÂZE[Fars.] ile ...
( Ciltçilikte, kitap yapraklarını düzgün tutmaya yarayan ibrişimden örülmüş ince şerit. | Pehlivan kispetinin paçası. | Esas, düzen, nizam. )

- ŞU'LE ile ...
( ALEV, ATEŞ ALEVİ | IŞIK | ATLARDA BEYAZ TÜYLERDEN OLUŞAN BENEKLER )

- ŞUÂ' ile ...
( IŞIK )

- ŞÜK(Ü)R ile ...
( GÖRÜLEN İYİLİĞE GÖSTERİLEN MEMNUNLUK, MİNNETTARLIK (ŞÜKR LİSÂNEN, ŞÜKR KALBEN, ŞÜKR FİİLEN) )

- ŞUÛR ile ...
( ANLAMA, ANLAYIŞ, HİSSETME, DUYMA )

- ŞAHSEN ile/ve/||/<> BİZZAT

- SEVMEK ve/||/<>/> SEVDİRMEK ve/||/<>/> SEVİNDİRMEK

- YAKINLIK[< KURBİYET / KURBAN] BAYRAMIMIZ:
HAYVAN KESEREK / CAN ALARAK
değil/yerine
SEVDİKLERİMİZİ, BİRBİRİMİZİ ANLAMAK VE
YAKINLAŞMAK[< KURBİYET / KURBAN] İÇİN BİR ŞEYLER(İN)DEN VAZGEÇEREK/VEREREK...


- SEVDİKÇE > GÜLER YÜZ/LER :)

- PHILLIP[PHILIA: Sevgi/si. | HIP: At.]:
( At sevgisi/sever. )

- SANAT ve/||/<> SEVGİ ve/||/<> FELSEFE
( Kişileri sevmekten daha sanatsal ve bilgece bir şey yoktur. )

- [ne yazık ki]
SEVGİSİZLİK
ile/ve/<> İLETİŞİMSİZLİK ile/ve/<> İLGİSİZLİK
( [ne yazık ki]
[Kişileri ...] Geçimsiz yapan. İLE/VE/<> Birbirine düşman eden. İLE/VE/<> Güzellikleri yok eden. )

- ŞAMANDIRA[Rumca] değil/yerine/= YÜZERTOP
( Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılan fıçı vb., yüzer top. | Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi ya da geçiş yolunu haber vermeye yarayan yüzer nesne. | Kapama düzenini sağlayan, metal ya DA plastikten yapılmış, suda yüzen top. | Kandilde, fitili tutmak için yağda yüzen, telli mantar düzeneği. )

- SÛFİLER ve ŞİİR ve/||/<> ORDU ve/||/<> BÜROKRASİ
( Türkçe'mizin yaygınlaşmasında öncelikli ve ağırlıklı etkisi olanlar... )

- "GÜZEL OLAN, SEVGİLİDİR" değil/yerine SEVGİLİ OLAN, GÜZELDİR

- [ne yazık ki]
"TEDBİR"
ile/değil/yerine/>< SEVGİ
( Her konuda tedbirli olabiliriz; ancak, "severken/sevdiğimize karşı tedbirli olmak", gerçek mutluluk için en zararlısıdır. )

- NE KADAR SEVDİĞİNİZ ve/+/||/<> NE KADAR NAZİK YAŞADIĞINIZ ve/+/||/<> NASIL, ZARAFETLE VAZGEÇEBİLDİĞİNİZ

- SEVGİ:
YANLIŞLARI ÖRTMEK İÇİN
değil ZORLUKLARI AŞMAK İÇİN

- FELSEFÎ MİT ile/ve/<> ŞİİRSEL MİT

- GÜVEN!:
GÜLÜŞÜN ARDINDAKİ KEDERE
ve/||/<> ÖFKENİN ARDINDAKİ SEVGİYE ve/||/<> SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ NEDENE

- ŞURTA ile SAHİBÜ'Ş-ŞURTA
( Önde gidip düşmanla savaşan asker. | Yelkene uygun rüzgâr. İLE Başkent ve öteki büyük merkezlerde, asayiş, şurta teşkilâtı tarafından sağlanırdı. Başlangıçta kadılık makamına bağlı olarak çalışan ve kadıların verdiği cezaları uygulayan bu teşkilât, bir süre sonra müstakil hale getirilmiştir. Görevi, suçluları takip ederek yakalamak olan şurta teşkilâtının başında, merkezde, genellikle nüfûzlu ailelerden seçilen bir görevli bulunurdu. Kentlerde, valilerin emrinde çalışan şurtanın görevi de asayişi korumak ve suçluların yakalanmasını sağlamaktı. )

- ŞİRKET UNVANI ile/ve/<> MARKA

- ŞEVKAT[Ar. < ŞEVK | çoğ. EŞVÂK] ile/değil ŞEFKAT/ŞEFAKAT[Ar.]
( Şiddetli istek, keyif, neşe, sevinç. İLE/DEĞİL Sevecenlik. | Acıyarak, esirgeyerek, merhamet ederek sevme. )

- ŞEVK-I DİL ile/<> ŞEVK Ü TARAB
( Gönül şevki, neşesi, sevinci. | Türk müziğinde, bir bileşik makam olup en az, iki yüzyıllıktır. [Abdullah Ağa tarafından oluşturulmuş olabilir.][Rast ile suzinâk makamlarından oluşup her iki dizinin ortak seslerinden yararlanılmıştır.] İLE/<> Neşe, sevinç, coşkunluk. | Türk müziğinde, bir bileşik makamdır. [III. Selim tarafından oluşturulmuştur.][Sabâ ve acem aşîran ile hüseynî aşîranda (mi) kürdî dörtlüsünden oluşmaktadır.] )

- ŞEC ile ŞECC
( ... İLE Geminin, denizi yararak yol alması. )

- ŞÂD[Fars.] değil/yerine/= NEŞELİ, SEVİNÇLİ

- ŞAH[Fars.] ile ŞAH
( İran ya da Afgan hükümdarı. | Satranç oyununda, her yönde tek hane gidebilen en önemli taş. | Alevilik, Bektaşilik'te, Pîr. | Benzerlerine oranla en üstün, en güzel, en iyi. İLE Atın, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde ayakta durması. )

- ŞAHIS[Ar. ŞAHS] ile ŞÂHIS
( Kişi. İLE Yer ölçme işlerinde kullanılan, dereceli ve işaretli sırık. )

- ŞAKIMAK ile "ŞAKIMAK"
( Ötücü kuşlar ezgili ses çıkarmak, ötmek, şakramak, terennüm etmek. İLE Çok konuşmak, çenesi düşmek. | Şarkıları/şiirleri hoş söylemek ya da okumak. )

- ŞAKKADAK değil/yerine/= ANSIZIN

- ŞAKRAK ile ŞAKRAK
( Şen, neşeli, hayat dolu. İLE İspinozgillerden, başı siyah, boynu kırmızı, ötücü bir kuş. )

- ŞAKŞAK ile ŞAK ŞAK
( Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa. İLE Eller birbirine vurulduğunda çıkan ses. )

- ŞÂKÜL[Ar.] değil/yerine/= ÇEKÜL
( Ucuna, küçük bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yer çekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç. )

- ŞÂKÛLÎ[Ar.] ile ŞÂKÛLÎ[Ar.]
( Çekülle ilgili. İLE [matematik] Düşey. )

- ŞALTER[Alm.] ile ŞALTER[Alm.] ile ŞALTER[Alm.]
( Anahtar. İLE [fizik] Genellikle, binaların girişine gelen, elektrik akımını açıp kapamaya yarayan araç. İLE Gişe. )

- ŞARJ[Fr., İng. CHARGE] değil/yerine/= YÜKLEME

- ŞAŞAA değil/yerine/= GÖRKEM | PARILTI, PARLAKLIK

- ŞATAFAT değil/yerine/= GÖRKEM

- SEVGİDE:
"İSPAT"
değil İKNÂ

- ŞÂYET[Fr.] değil/yerine/= EĞER

- ŞÂZZ[Ar.] değil/yerine/= AYRIK, KURALDIŞI

- ŞEBEKE[Ar.] değil/yerine/=
( Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü, ağ. | Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı. | Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kişilerin tümü. )

- ŞEDDADİ[Ar.]
( Çok büyük ve sağlam yapı. )

- ŞEDDE[Ar.] ile İM
( Arap yazısında, iki kez okunması gereken ünsüzün üstüne konulan im. )

- ŞEFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN

- ŞEH = ŞAH

- ŞEREF ve/||/<> ŞEREFYÂB[Ar., Fars.]
( ... VE/||/<> Şeref kazanan kişi. )

- ŞERÎF[Ar.] ile ŞERİF[İng. SHERIFF]
( Kutsal, şerefli. | Temiz. | Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in soyundan olan kişi. İLE Büyük Britanya'da, kendi bölgesi içinde kralı temsil eden, yasalara saygı gösterilmesini sağlamakla görevli yönetici. | Amerika Birleşik Devletleri'nde, seçimle iş başına gelen, tüzel yetkisi sınırlı olan yönetici. )

- ŞEVKET[Ar.] değil/yerine/= BÜYÜKLÜK, ULULUK, YÜCELİK

- ŞINGIR ŞINGIR = ŞINGIRDAYARAK

- ŞİAR[Ar.] değil/yerine/= BELGİ | ÜLKÜ
( Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik. )

- ŞİFÂHEN ile/ve/||/<> ŞİFÂHÎ[>< TAHRİRÎ]
( Ağızdan, sözle söyleyerek. İLE Sözlü. )

- ŞİFRE[Fr. CHIFFRE] = KOD[Fr., İng. CODE]
( Gizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü, kod. | Gizliliği olan kasa, kapı, çanta vb. şeylerin açılması için gereken rakam/harf. )

- ŞİİR ile ŞİTAİYE[Ar.]
( Divan edebiyatında, kış mevsimini konu olarak işleyen şiir. | Bir kasidenin, kışı anlatan giriş bölümü. )

- ŞERBET[Ar.] ile ŞURUP[Ar.]
( Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılan içecek. | Belirli törenlerde, konuklara sunulan şekerli içecek. | Bazı maddelerin suda eritilmişi. | Sözlenmek ya da nişanlanmak üzere tarafların antlaşması durumunda tören yapılarak içilen içecek. İLE Çok kaynatılarak koyulaştırılmış şerbet.| Çeşitli meyve özleri ve şekerin kaynatılmasıyla elde edilen içecek. | İçinde çok miktarda şeker bulunan, koyu sıvı kıvamda olan ilâç. )

- ÖVGÜ ve/||/<> İLGİ ve/||/<> SEVGİ
( Erilde/erkekte. VE/||/<> Dişilde/kadında. VE/||/<> Çocukta. )

- TRAFİKTE:
HIZ DÜŞÜRMEK
ve/||/<>/< SEVDİKLERİMİZİ DÜŞÜNMEK

- SEVDİĞİN ile/değil/yerine GÜVENDİĞİN

- SEVGİDE:
KOŞULSUZLUK
ve/||/<> HESAPSIZLIK ve/||/<>
SÜREKLİLİK
ve/||/<> VEREREK BAŞLAMAK(< ALMA DÜŞÜNCESİNİN/BEKLENTİSİNİN OLMAMASI)

- BİLDİĞİN GİBİ ve/||/<> SEVDİĞİN GİBİ ve/||/<>
DİLEDİĞİN GİBİ
... OLSUN!:


- GÜVEN ve/||/<> DERİNLİK ve/||/<> SEVGİ
( Söz ile yapılan iyilik. VE/||/<> Düşünce ile yapılan iyilik. VE/||/<> Vererek yapılan iyilik. )

- SAYGI ve/||/<>/> SEVGİ ve/||/<>/> SELÂM
( Üçü de koşulsuzdur, koşulsuz olmalıdır! )

- [ne yazık ki]
SEVGİSİZLİK
ve/||/<>/> KAYITSIZLIK

- ŞU ANLAMDA ile/ve/değil/yerine ŞU BAĞLAMDA

- SEVGİDE:
GECE
ile/ve/<>/> SABAH
( Senin olsun. İLE/VE/<>/> Benim olsun. )

- SEVGİ ve/||/<> İLETİŞİM
( Kişinin/kişinin, en temel, öncelikli/olmazsa olmaz iki gereksinimi. )

- BİRİNİN:
"EŞİ/SEVGİLİSİ/DOSTU/ARKADAŞI/KARDEŞİ VS." OLMAK
ile/değil/yerine/||/<>/< (SADECE VE YETERİNCE) SEVİYOR(/SEVGİNİ GÖSTERİYOR/YAŞIYOR/YAŞATIYOR) OLMAK
( [ne yazık ki] "Yetersiz" gelebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herşey için yeterlidir. )

- YAŞAMA ANLAMI/AMACI/NEDENİ[IKIGAI]:
SEVDİĞİN
ve/+/||/∩/<>/>/<
(DÜNYANIN/TOPLUMUN) GEREKSİNİM/İ
ve/+/||/∩/<>/>/<
KARŞILIĞI/MALİYETİ, İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN ŞEY DOLAYI ÖDENEN/ÖDENEBİLECEK
ve/+/||/∩/<>/>/<
İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN

( [2'liler]
[∩: Kesişim]
[1: SEVDİĞİN | 2: GEREKSİNİM | 3: KARŞILIĞI/MALİYETİ, İYİ OLDUĞUNDAN DOLAYI ÖDENEN | 4: İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN]
1 ve/∩/+/||/<> 2 = GÖREV/HEDEF(MISSION)
2 ve/∩/+/||/<> 3 = MESLEK(VOCATION)
3 ve/∩/+/||/<> 4 = UZMANLIK(PROFESSION)
4 ve/∩/+/||/<> 1 = COŞKU/TUTKU(PASSION)

ve/+/||/∩/<>/>

[3'lüler]
1 ve/∩/+/||/<> 2 ve/∩/+/||/<> 3 = Coşku/heyecan ve gönül rahatlığı fakat "kesinliğin" bulunmaması
2 ve/∩/+/||/<> 3 ve/∩/+/||/<> 4 = Rahatlık fakat boşluk duyumu
3 ve/∩/+/||/<> 4 ve/∩/+/||/<> 1 = Tatmin fakat işe yaramazlık "düşüncesi/zannı"
4 ve/∩/+/||/<> 1 ve/∩/+/||/<> 2 = Neşe, dolgunluk/doluluk fakat "servetleştirilemeyen"

ve/+/||/∩/<>/>

1 ve/∩/+/||/<> 2 ve/∩/+/||/<> 3 ve/∩/+/||/<> 4 = YAŞAMA ANLAMI/AMACI/NEDENİ[IKIGAI] )
( [2's]
[∩: Intersection]
[1: WHAT YOU LOVE | 2: WHAT THE WORLD NEEDS | 3: WHAT YOU CAN BE PAID FOR | 4: WHAT YOU ARE GOOD AT]
1 &/∩/+/||/<> 2 = MISSION
2 &/∩/+/||/<> 3 = VOCATION
3 &/∩/+/||/<> 4 = PROFESSION)
4 &/∩/+/||/<> 1 = PASSION

&/+/||/∩/<>/>

[3's]
1 &/∩/+/||/<> 2 &/∩/+/||/<> 3 = Excitement and complacency, but sense of uncertainty
2 &/∩/+/||/<> 3 &/∩/+/||/<> 4 = Comfortable but thought/"feeling" of emptiness
3 &/∩/+/||/<> 4 &/∩/+/||/<> 1 = Satisfaction but thought/"feeling" of uselesness
4 &/∩/+/||/<> 1 &/∩/+/||/<> 2 = Delight and fullness but no "wealth"

&/+/||/∩/<>/>

1 &/∩/+/||/<> 2 &/∩/+/||/<> 3 &/∩/+/||/<> 4 = REASON TO LIVE/HAVING A PURPOSE IN LIFE[IKIGAI] )
( )

- KİTAP ile/ve/||/<>/> KİTAP SEVDÂSI VE AŞAMALARI
( )
( KİTAP SEVDÂSI AŞAMALARI...

9- Kitapları/nı, sonraki kuşağa bırakma...
8- Kitap biriktirme...
7- Yeniden keşfetme...
6- Kitaba yer/gereksinim yok...
5- Kitaplardan beklenilenin dayanılmaz hayal kırıklığı... ["Ben bir kitap yazayım da görsünler!"]
4- Kitapları, kişilerle etkileşimde olmanın yerine koyma...
3- Kimlik olarak kitaplar...
2- Kitap aşkı...
1- Kitapların keşfi... )

- KADIN, ...:
..., SEVMEDİĞİ KİŞİYE[ERKEK/KADIN] ...
ile/><
..., SEVDİĞİ KİŞİ[ERKEK/KADIN] İÇİN ...

( ... hiç acımaz. İLE/>< ... kendine hiç acımaz. )

- ŞEFKAT ve/||/<>/>< CELÂL
( Beslemek/bakmak fakat yaptıklarını anlamasını beklememek. VE/||/<>/>< (bazı şeyleri) Anlamasını sağlamak fakat beslenip beslenmemesine bakmayarak. )

- BİLİNÇ ve/=/:/||/<>/>/< ŞU ANDA VE BURADA

- YAPTIKLARINI, "SEVMEYE ÇALIŞMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVDİKLERİNİ YAPMAYA ÇALIŞMAK

- ŞU ANDA VE BURADA, ...:
NE OLUYOR?
ve/||/<>/> DUYULARIM NELER? ve/||/<>/> NASIL DAVRANIYORUM/DAVRANABİLİRİM? ve/||/<>/> YARARLI/YARARIMA OLAN NEDİR? ve/||/<>/> NE/LER YAPABİLİRİM?

- "GEÇİMSİZ/LİK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< SEVGİSİZ/LİK

- ŞEKİLLENDİRMEK ile/ve/||/<>/> "YEŞİLLENDİRMEK"

- SEVDİĞİNİ:
"SÖYLEYEN"
ile/ve/değil/||/<>/> GÖSTEREN

- ŞAİR ve/||/<> SARAYBOSNA'LI ŞAİR
( )

- ŞERBET ile/ve/değil/||/<>/< "ŞERBET"
( Boğazdan akan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dilden dökülen. )

- SEVGİ ve/||/<>/> BİREŞİM(TEVHÎD)

- ŞİİR:
ŞAİRİN
ile/ve/değil/||/<>/< HAKİKATİN

- ŞİİR:
HAKİKATTEN DEĞİLSE
ile/değil/yerine HAKİKATTEN İSE
( "Baykuşun sesi". İLE/DEĞİL/YERİNE "Bülbülün sesi". )

- SENİ SEVMEYENE GÖSTERME!:
SABIR
ve/||/<> FEDÂKÂRLIK ve/||/<> SEVGİ
( [gösterirsek, onun için ...] ... "Yüzsüzlük" "olur". VE/||/<> ... "Eziklik" "olur". VE/||/<> ... "Kişiliksizlik" "olur". )

- YAŞAMIN "ZORLUKLARINI" KOLAYLAŞTIRMADA:
AŞK
ve/||/<> (KOŞULSUZ) SAYGI VE SEVGİ ve/||/<> SANAT

- YÜZ ile/ve/||/<>/> GÖZ ile/ve/||/<>/> DİL ile/ve/||/<>/> SÖZ
( İnsanın süsü. İLE/VE/||/<>/> Yüzün süsü. İLE/VE/||/<>/> Aklın süsü. İLE/VE/||/<>/> Dilin süsü. )

A




- ÖZDEŞLİK ile/ve İÇ BÜTÜNLÜK

- AĞ ile/ve BÜTÜNLÜK

- GÜZELLİK ile/ve/||/<>/>/< AŞK
( GÜZELLİK: Aşkın olmadığı yerde ne işim var?! VE AŞK: Güzelliğin olmadığı yerde ne işim var?! )
( ... İLE/VE/||/<>/>/< Güzelliğe duyulan özlem. )

- GÜZELİ SEVMEK ile/ve/değil/yerine/<> GÜZELLİĞİ SEVMEK

- ÖNCELİK-SONRALIK ve/değil BİRLİKTELİK

- KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)
( Kendinizi olduğunuz gibi görün, dünyayı da olduğu gibi göreceksiniz. )
( Ben gövdeyim fikrini yok edin, o zaman iç ve dış bir olacak. )
( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )
( Kendini şimdi ve burada ve bir olarak bilmek yeter. )
( Yaşamınızdaki en önemli şeye -kendinize- bölünmez dikkatinizi verin. )
( Kendinizden doğrudan haberdar olmadığınızdan, sadece ikinci elden, olağan söylentilere dayanan fikirleriniz vardır. )
( Sizin dünyanın içinde değil, dünyanın sizin içinizde olduğunu idrak etmekle işe başlayın. )
( Bir kez kendi içinizde bütünleşirseniz dıştaki bilgi size kendiliğinden akar. )
( Değeri olan hiçbir şey size dıştan gelmez; konuyla ilgili olan ve belirgin edici olan ancak sizin kendi duygu ve anlayışınızdır. )
( Aradığınız, içinizdedir. )
( Her zaman içinize dalın, derinleşin, içinizi arayın. )
( Ancak dünyadan kurtulmuş olduğunuz zaman dünyada mutlu olabilirsiniz. )
( Kendinize dikkatle ve devamlı bakın - bu yeter. )
( Sizinle olana ulaşmaya gereksiniminiz yoktur. )
( Unity liberates. Freedom unites. )

- KENDİNİ ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (DİNLEYENE/ANLAMAK İSTEYENE) YARDIMCI OLMAK

- ÖZGÜRLÜK ile/ve CESARET

- ÖZGÜRLÜK ile/ve MUTLULUK
( Özgür ve mutlu yaşamak için can sıkıntısını feda etmelisindir. )

- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<>/= ZENGİNLİK

- BAĞIMSIZLIK ile/ve/yerine DAYANIŞMA

- İÇGÜDÜ ile/ve/değil NİYET

- DEHÂ ile/ve/değil TUTKU

- DEĞİŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine ZENGİNLEŞTİRMEK

- OLUŞUM/TEŞEKKÜL ve/<> TEŞEKKÜR

- OY ÇOKLUĞU ile/ve/değil/yerine OY BİRLİĞİ
( Aptal, bir oylamanın, sonucunun, "Oy çokluğu" ile alınmasına sevinir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Abdal, "Oy birliği" ile alınmasını bekler/ister. )

- BİRLİK ile/ve BÜTÜNLÜK
( Hareket bakıp dinginliği, dinginlikte hareketi anlamak birliktir. )
( En küçük bir şey için tüm evren katkıda bulunur. )
( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )
( "Ben gövdeyim" fikrini yok edin, o zaman iç ve dış bir olacak. )
( Duvarın ve onun her iki tarafının "burası" ya da "orası" gibi tanımlanamayacak tek bir alan olduğu idrak edilmeli. )
( Bir durum tanınıp anlaşıldığı anda, olaylar uygun karşılığı vermek üzere harekete geçeceklerdir. )
( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )
( İdrak edilenlerin bütünlüğü (toplamı) sizin "madde" dediğinizdir. İdrak edenlerin bütünlüğü ise sizin "evrensel zihin" dediğinizdir. )
( Kişisel gövdeniz bir parçadır ki onun içinde bütün harikülâde bir şekilde yansımaktadır. )
( Hareket eden'in içinde devinimsiz olan'ı, değişenin içinde değişmez olanı ayırt edebilmeyi öğrenin, ta ki tüm farklılıkların sadece görünüşte olduğunu ve birliğin gerçek olduğunu idrak edinceye kadar. )
( Mutlak bütünlüğün değişmezliği! )
( Doğruluk ve eylemin birliği! )
( HOLOGRAFİ[Yun. < HOLON]: Evren, üç boyutlu olan, bütünlük. )
( Toprağın üstündeki su, birliği simgeler. )
( Balıkların Stratejisi )
( Unity liberates. Freedom unites. )
( BÜTÜNLÜK: Kişinin kurtuluşu. )
( The entire universe contributes to the least thing.
Realise that the wall and both sides of it are one single space, to which no idea like 'here' or 'there' applies.
A situation has been cognised, events will move in adequate response.
The totality of the perceived is what you call "matter". The totality of all perceivers is what you call the "universal mind".
Your personal body is a part in which the whole is wonderfully reflected.
The immutability of absolute! )
( Bir'likten söz etmeyi ertele! Sen, henüz, hiç yerle bir olmamışsın. )

- BİRLİK ile/ve/<> BÜTÜNSELLİK

- ADÂLET:
BİRLİK
ile/ve/<> DİRLİK

- BİRLİK ile/ve BEREKET

- BİRLİK ile/ve/<> SINIR/HADD/DEN

- BİRLİK ile/ve CEZBE

- BİRLİK ve DÜZEN ve KURALLILIK

- BİRLİK ile/ve FARK/LAR, FURKAN
( İçte. İLE/VE Dışta. )

- BİRLİK ile/ve FARKLILIK

- BİRLİK ile DONUKLUK

- AYRIM ile/ve/<> BİRLİK

- KAVRAMSAL BİRLİK ile/ve/<> ZAMANSAL AYRIM

- TEKLİK ile/ve/değil/yerine ÇOKLUKTAKİ BİRLİK

- KARDEŞLİK ile/ve/<> BİRLİK

- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK

- BİRLİK ile/ve FARKLILIKLAR
( Birlik altında olmayanlar, ayırd edilemezler. )

- BİRLİK ile/ve/değil/yerine AŞILMIŞ BİRLİK

- BİRLİK ile ÖZDEŞLİK

- BİRLİK ile/ve SÜREKLİLİK

- BİRLİK ile/ve UYUM
( Uyum, her zaman güçlüdür ve arıdır. )
( Uyum, her yanı kaplar ve onun huzuru asla bozulmaz; bu sükûn ve sessizlik gövdendir. )
( Her şeyden çok iç huzuruna gereksiniminiz var - ki bu iç ve dış arasındaki uyumu gerektirir. )
( Sevgi ve bilgelikle yarattığınız ve yarattıklarınıza bağımlı olmadığınız zaman, sonuç, barış ve uyumdur. )

- BİRLİK ile/ve KAVRAMSALLIK

- BİRLİK ile/ve/<> ÖZGÜRLÜK
( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )
( Unity liberates. Freedom unites. )

- | BİRLİK ve/+ ÇOKLUK | ve/||/<>/> TÜMELLİK

- BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİRLİK

- BİRLİK ile/ve ÇELİŞİK BİRLİK

- BİRLİK ile/ve AYRIM

- BİRLİK ile/ve ÇIKAR BİRLİĞİ

- AKLÎ BİRLİK ile/ve SİYASÎ BİRLİK

- BÜTÜNLÜK ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON

- BÜTÜNLÜK ile ESRİME
( ... İLE Esrime, duyulur olanlardan, bir başka deyişle tikel şeylerden başlayıp derece derece iç algıya ve iç algıdan da geçip bir an için bile olsa yokluğa dalmak, aslına kavuşmak demektir. )

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> İÇİÇELİK

- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil DİREYSEL/ORGANİK BÜTÜNLÜK
( Parçaların biraradalığı/birliği. İLE/VE/DEĞİL Uyum. )

- BÜTÜNLÜK ile/ve DOKUNULMAZLIK

- İÇ BÜTÜNLÜK ile/ve TUTARLILIK

- HİKMET ile/ve/> İFFET ile/ve/> CESÂRET ile/ve/> ADÂLET
( Aklın dengeliliği/îtidali. İLE/VE/> Şehvetin dengeliliği/îtidali. İLE/VE/> Öfkenin dengeliliği/îtidali. =/> HİLÂFET, HİDÂYET ve KEMÂLÂT'a eriştirir. )
( Hikmetin dili, simge ve sükûttur. )
( [ucları(tefrit-ifrat)] BİLGİSİZLİK/CEHÂLET >< BİLGİÇLİK/MALÛMATFURUŞLUK ile/ve/> İLGİSİZLİK/İSTEKSİZLİK >< AZGINLIK ile/ve/> KORKAKLIK/KABALIK >< KAHRAMANLIK )

- ÖZÜR DİLEMEK ile AF
( Alt/küçük ya da akranlara. İLE Yukarıdakilerden. )

- BİLMEK/TANIMAK ve/<> SEVMEK

- BİLMEK ve/> SEVMEK ve/> VERMEK ve/> BULMAK
( İlmince bilinirsin, ikramınca ihsan görürsün, sevdiğince sevilirsin. )

- HAK ile/ve/<> HİZMET

- EMÂNET ETMEK değil/yerine TEŞEKKÜR ETMEK

- İDRAK ile/ve/> NİYET

- ANLAM ile/ve/<>/>/< BÜTÜNLÜK
( Anlam, bütünlük gerektirir. )
( Meaning needs integrity. )
( Anlamak, beğenmenin başlangıcıdır. )

- ANLAM ile/ve/<> MUTLULUK

- SESSİZLİK ile/ve DİNGİNLİK

- SÜKÛNET ve/<>/= MUTLULUK
( Evrensel bir nimet olan sessizlikten zevk alabilenler dünyanın en mutlu kişileridir. )

- SÜKÛN ve/<> UYUM, BÜTÜNLÜK
( UYUM: Hareketin dinginliği. )

- DEĞER ile/ve/<> NİYET

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> DİNGİNLİK

- DAYANIKLILIK ile/ve DAYANIŞMA

- DAYANÇ'TA/SABIR'DA:
METÂNET
ile HOŞGÖRÜ ile DUA ile GÖZYAŞI ile HASRET ile AŞK
( Acıya sabredersek. İLE Kişilere sabredersek. İLE Dileğe sabredersek. İLE Duygulara sabredersek. İLE Özleme sabredersek. İLE Sevgiye sabredersek. )
( Madem görüyorsunuz... O zaman, hoşgörün!
[Âşık Veysel] )

- TEFEKKÜR ile/ve/<> TEŞEKKÜR

- DÜŞÜNCE ile/ve TUTKU

- DERİN DÜŞÜNMEK(TEFEKKÜR) ile/ve UYUMAK
( Uykunun karanlığı bile tazeleyici ve gençleştiricidir. )
( Uyanıkken bilinçlisiniz; uyurken sadece canlısınız. )
( FİKR-İ AMÎK[Ar. < UMK]: DERİN DÜŞÜNCE )

- TEFEKKÜR ile/ve/> TAAKKUL
( Her kişinin becerisidir. [kendince ve kabı kadar] İLE/VE/> Er kişinin becerisidir. )

- DÜŞÜNMEK/TEFEKKÜR ile/ve ÖLÇÜNMEK/TEEMMÜL
( ... İLE/VE Gerek bir olayın sebeplerini daha çok çözümleme ve daha doğru anlamak gerekse bir hareket tarzının sonuçlarını, özellikle de yarar ile sakıncalarını irdelemek amacıyla, oluşmuş/oluşturulmuş 'yargı'nın, eleştirilmek üzere, 'askı'ya alınmasıdır. Aklın benzer addettiği duyuları, dolayısıyla da 'olaylar'ı belirli bir 'kavram şemsiyesi' altında 'düşünmek'tir. O belirli 'kavram' altında düşünülen duyulardan, böylelikle de 'olaylar'dan biriyle karşılaşıldığında 'olay'a denk düşen 'kavram'ı 'akıl'da 'uyandırmak'tır. )
( Fikir yürütme, düşünme. İLE/VE Katlanmalı düşünme, idrak. )
( Kişi, herşeyin tohumudur. Neyi tefekkür ederse onun tohumudur. )
( Kişiyi kurtaracak ilâçlar, aşk ve düşünmektir. )

- TEFEKKÜR ile/ve/<>/> TEMÂŞÂ
( MEDİTASYON ile/ve/<>/> KONTEMPLASYON )
( Düşünme. İLE/VE/<>/> Bakıp izleme. | Bakan ve bakılanın, eşzamanlı hareketi. | Gezme. )

- TEFEKKÜR ile ASLINA DÖNDÜREN TEFEKKÜR

- KAVRAM ile/ve/<> NİYET
( Felsefe. İLE/VE/<> Kavrama niyet girince ideolojiye dönüşür. )

- KAPSAM ile/ve/= BÜTÜNLÜK

- KENDİNİ TANIMAK ve/<> HİZMET ETMEK
( Kendini tanımak, başkalarıyla bir olduğunu anlayarak ve anımsayarak onlara hizmet etmeyi gerektirir. )

- HİZMET ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME
( Hizmet ederek kendini gerçekleştirir, kendini gerçekleştirirken/gerçekleştirmek için de hizmet edebilirsin/etmelisin. )

- HİZMET ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME

- HİZMET ile/ve/<> DEVİNİM
( Hizmet etmek/edebilmek, devindirici ve dönüştürücüdür. )

- HİZMET ile/ve/değil/yerine KARŞILIKSIZ HİZMET

- HİZMET ve/||/<> SADÂKÂT ve/||/<> FEDÂKÂRLIK

- YENİLGİ/HEZÎMET[Ar.] ile/değil/yerine/>< HİZMET
( Hezîmete uğramamak için sürekli ve her türlü hizmet etmek gerekir. )

- HAKİKATA OLAN BAĞLILIK ile/ve/<> KİŞİYE/İNSANLIĞA YAPILAN HİZMET
( Bir'e hizmet, bin'e hizmet; bin'e hizmet, bir'e hizmet. )

- DESTEK ile/ve/<> DAYANIŞMA

- DAYANIŞMA ile/ve/<> GÜVEN
( Kişiler kendilerine değil birbirleriyle dayanışma içindelerse güven duyabilir ve yansıtabilirler. [özellikle de eşler ve ortaklar!] )
( Aslanlar [ve birçok güçlü görünen hayvan] bile tek başına yeterli güçte değillerdir. Ancak birlikte ve dayanışmayla ayakta kalırlar. )
( Loncaları inceleyiniz. )

- MEKÂNİK DAYANIŞMA ile/ve DAYANIŞMA

- AMAÇ ve COŞKU

- DUYGU ile/ve/<> COŞKU
( Kaynağı ve uyaranları, dışarıdan olanlara verilen geribildirim. İLE/VE/<> Kaynağı, içte/sende bulunanlarla verilen geribildirim. )
( İkincildir. İLE/VE/<> Birincildir. )

- COŞKU ve ŞİMDİ/LEŞTİRME

- VARLIK ile/ve BİRLİK
( Çeşitlilik içinde birlik, doğaldır ve iyidir. )

- VARLIK BİRLİĞİ ile/ve ÖZDEŞLİK

- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<> AŞK (AHLÂKI)
( Külün, bir daha ateşte yanmadığı gibi, kişi de aşkta yok(fânî) olmuşsa, ne kendi aklına, ne de başkasının aklına aldanır. )
( HİLMİ ZİYA ÜLKEN'in, "AŞK AHLÂKI" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )
( )

- BİLGİ AHLÂKI ile/ve/<> TEFEKKÜR AHLÂKI

- SÂFİYET AHLÂKI ile/ve/> İRFAN AHLÂKI ile/ve/> AŞK AHLÂKI
( Saflaşmadıkça, kapı/lar açılmaz. )

- BİR-LİK ile BİRLİK

- BİR ile/ve/||/<> BİRLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK
( Allah. İLE/VE/||/<> Evren. İLE/VE/||/<> İnsan. )
( The god. VS./AND/||/<> The universe. VS./AND/||/<> The human. )

- KARŞITLAR ile/ve BİRLİK
( KARŞITLARIN BİRLİĞİ/CEM'UL EZDÂD[Ar.]/COINCIDENTIA OPPOSITORUM[Lat.] )

- BİRLİKTE HAREKET ETMEK ile/ve BİRLİKTE OLMAK
( Trinidad Tobago'nun ambleminde, "Birlikte Hareket Edersek Başarırız!" yazmaktadır. )

- BİRLİKTE/LİK ile/ve BERABER/LİK
( Zihinsel/düşünsel. İLE/VE Mekansal/fiziksel. )
( Dikey. İLE/VE Yatay. )

- BİRLİKTE/LİK ile/ve BASKIN/LIK

- DİNGİNLİK ile HAREKETSİZLİK
( Hareketsiz kalma, eylemde bulun; çünkü etkinlik hareketsizliğe üstündür; hareketsizlik manevi yaşamı köreltir. )
( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )

- ÇOĞALTMA ile/ve ZENGİNLEŞTİRME

- SOYUTLAMA ile/ve BÜTÜNLÜKLÜ SOYUTLAMA

- İYİLİK ile/ve HİZMET
( Her kişi, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur. )
( İyilik, sağırın duyabildiği, körün görebildiği bir dildir. )

- HİZMET ile/ve DESTEK

- BELİRSİZLİK <>/>< BÜTÜNLÜK
( INDEFINITENESS <>/>< INTEGRITY )

- DEĞİLLEME ve BÜTÜNLÜK

- DENGELEYİCİLİK ile/ve BÜTÜNLÜK

- RAHATLIK ile/ve CESARET
( Gereksiniminiz, içinizde bulacağınız cesarettir. )

- CESARET ile CÜRET

- CESARET ile/ve/<> GÜÇ
( Birini çok sevmek ile. İLE/VE/<> Biri tarafından çok seviliyor olmak ile. )

- CESARET ve/<> GÜVEN

- CESARET ile/ve ATILGANLIK

- CESARET ile/ve/<>/değil İSTEKLİLİK

- CESARET ve/<> MAHARET/BECERİ

- ÖZGÜVEN ile/ve/<> CESARET
( Turn within and you will come to trust yourself. )
( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesaret yayar. )
( İçinize dönün, böylece özgüveninizi bulacaksınız. )
( Kendinize güvenmediğiniz sürece, bir başkasına da güvenemezsiniz. )
( Kendinize inanmaya başlamadıkça, kendinize ait bir yaşamınız da ol(a)mayacaktır. )
( Kılıcın tahtadan ise bırak kınında kalsın! )

- CEHÂLET ile/ve CESARET
( Cesaret, akıldan gelirse cesarettir. Bilgisizlikten gelirse cehalettir. )

- CESARET ile/ve/değil CAHİL CESARETİ

- CESARET ile/ve/değil/yerine ŞEHÂMET
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Akıllıca olan cesaret. )

- HERŞEY ve CESARET

- ŞEREF ve CESARET

- ÜMİT ile/ve/<> CESARET
( Ümitsizliğe kapılmadan gerçeklerle yüzleşmek ve sahip olduklarımızda mutlu olmak gereklidir. )
( Cesaret, tehlike karşısında akıl ve zekânın kullanılmasıdır. )
( Doğru olanı gördüğü halde yapmamak, cesaretsizliktir. )
( Ümidimizi kesmeyiz, kesemeyiz! )
( Kişinin ümitsizlik hakkı yoktur. )
( Ümitsizlik, bir üçgende, dördüncü köşeden bahsetmek gibidir. )

- CESARET ile/ve KARARLILIK

- CESARET ile/ve YÜREKLİLİK

- (")ANLAMLI(") YAŞAM ile/ve/yerine MUTLU YAŞAM
( Geçmiş ve/veya gelecek üzerine kurulan. İLE/VE/YERİNE ÂN üzerine kurulan. )

- AŞK ile/ve/> SEVGİ
( İçine girme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/> İçine alma isteği/coşkusu ile. )
( Dudaklarından öpme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/> Yanaklarından öpme isteği/coşkusu ile. )
( Gönüldeki durum, kişiye hâkim oluyorsa. İLE/VE/> Kişi, gönlündeki duruma hâkim olabiliyorsa. )
( Aşk, düzenliyi ve güzeli, akla ve mûsikî eğitimine uygun bir biçimde sevmektir. )
( Aşk, bilincin kaymasıdır. )
( Özne ile nesnenin, sarmal birliği. )
( Kişinin, aslını bulma zevki. )
( Muhabbet Yolu, Aşk Apartmanı, No.1, o kapıdan gir! )
( Aşkta, herşeyin mânâsı var, davası yok. )
( Aşkta, özün yanmaya, gözün ağlamaya başlar. )
( Meyl edip muhabbet ettiğin şeyin, olmaması durumu. )
( Aşk/Âşık! Ölümden ne korkarsın? Korkma! Ebedî varsın! )
( Dün olmayan. | Güzelliğe duyulan özlem. İLE/VE/> ... )
( İTİLÂK: Birinin sevgisine yakalanma, tutulma. )
( Aşk ehline, önce dert düşer, aşk değil! )

- AŞK ve/||/<>/>< AKIL
( Aklınızı kullandığınız kadar aşkınızı kullanmazsanız, denge/yi tutturamazsınız. )
( Sen, sen olduğun sürece o değilsin; o geldiğinde de sen olmazsın. )

- AŞK ile/ve ÂŞIK
( Çaresizlik yoktur. İLE/VE Çaresizlik çoktur/yaşayabilir. )
( Birçok şeye [herşeye/herkese] yönelik olabilir. İLE/VE Tek bir şeye/kişiye yönelmiştir. )
( Aşk, daha çok, tek taraflıdır. )
( Aşk ehline, padişahların tahtı, tahta parçasından başka bir şey değildir. )
( AŞK :/= Yasaksa!... [Aşk, ancak yasak aşk ise süreklidir/sürdürülebilirdir.] )
( Mutlu aşk/âşık yoktur.(yoktur) )
( "Kör-kütük âşık olmak" değil bir "kütüğe" âşık olup kör olmak. )
( AŞK'I, ÂŞIKLAR BİLİR
[Başka da, hiçkimse bilemez.] )
( Âşık, türkü yakmazsa, aşka katlanamaz. )
( KENDİNDE VÜCÛD OLMAYAN ZÂT )
( I love my love, but my love doesn't love me as I love my love. )
( )
( "Çıkıktır o. Âşık olsan, duramazdın." )
( )
( Aşk ile yürüyen, sırtında, dünyayı taşır...
Aşksız yürüyen, "beden" diye bir ceset taşır. )

- ÂŞIK ile/ve/||/<> MECNÛN
( Kardeşlerdir. )

- AŞK ve/<> AF

- AŞK ile/ve/> EŞK[Fars.]
( ... İLE/VE/> Gözyaşı. )

- AŞK ile/< IŞK
( ... İLE/< Sarmaşık. )

- AŞK ve/<> MEŞK

- AŞK ve MUHABBET ve CEZBE
( Allah'a duyulan. VE İnsan'a duyulan. VE ... )

- AŞK ile/ve/>/değil VEFÂ
( NE MÜMKÜNDÜR VEFÂ BULMAK CİHANIN BÎ-VEFÂSINDAN
MUHİB-İ SÂDIKI YEĞDİR KİŞİNİN AKRABASINDAN )

- AŞK ile/ve/<>/> GÜLMEK :)
( Sen gülersen, hayat güler. :) :) :) )

- AŞK ve/<> KEMÂL
( AŞK: Kendi olgunluğuna/kemâline olan/yönelik tutku/şevk. )

- AŞK ile/ve/||/<> ZEN

- AŞK ve/> İRFAN

- AŞK ile/ve/değil/yerine/<> COŞKU

- AŞK ile/ve/> SAYGI

- AŞK ve/> FEDÂKARLIK

- AŞK ile/ve DEVAMLILIK

- AŞK ile TAŞKIN SEVGİ, ĞARAM/GARAM

- AŞK ile/ve DALÂLET

- AŞK ile/ve ŞÜKÜR

- AŞK ile/ve/> DERT
( Aşkın gıdası, derttir. )
( Söylemem derdimi, hemderde bile! )

- AŞK ile/ve/<>/> CESARET

- AŞK ile/ve/> SIDKIYET
( Birinde kül olduysan, başkasını ısıtamazsın. )

- AŞK ile/ve/<> (")TİTİZLİK(")

- AŞK >< KAYITSIZLIK [NEFRET değil!]

- TESLİMİYET ile/ve/> AŞK

- YERÇEKİMİ ile/ve/<> AŞK
( Doğa'da. İLE/VE/<> İnsan'da. )
( Yerçekiminin tutumu, en yüksek bağlantıda olmaktır. )
( The attitude of the gratitude is the highest yoga. )
( In nature. VS./AND On Human. )

- MECÂZÎ AŞK ile/ve/> HAKİKÎ AŞK

- TUTKU ile/ve/<> AŞK
( Zamanın unutturduğu. İLE/VE/<> Zamanın unutturmadığı. )

- "SENİ SEVİYORUM!" ile/ve/değil "SENİ (DAHA ÇOK) SEVMEK İSTİYORUM!"

- SEVGİ ile/ve/||/<> SEZGİ ile/ve/||/<> COŞKU

- FEDÂKÂRLIK > FERÂGAT > AŞK

- SEVGİ ile/ve/<> İŞBİRLİĞİ

- SEVİLMEYEN İŞ ile/yerine SEVİLEN İŞ
( Zor/çetin gelir. İLE/YERİNE Kolay gelir. )

- SEVGİ ile/ve/<> DAYANIŞMA

- SEVDÂ ile SEVGİ

- SEVGİ ile TUTKU

- SEVİLEN ve SEVİLENİN ARKADAŞLARI/ÇEVRESİ ve SEVİLENİ SEVENLERİ SEVMEK

- "ÇEVRE İÇİN" YAŞAMAK değil/yerine ÇEVRE İLE BİRLİKTE YAŞAMAK

- SEVMEK ile/değil/yerine İSTEKLİ SEVMEK
( Sevmek, ihtiyârî değildir! )

- SEVMEK ile/ve/<> ONUNLA/ONUN İÇİN SEVİNMEK

- MALI SEVME ile/değil/yerine KENDİNİ SEVME
( Kendini sevemeyenin sevdiği. İLE ... )

- DEĞERLİ OLAN BİR ŞEYİ/ŞEYLERİ SEVMEK ile/ve/<>/değil/yerine DEĞERİ SEVMEK

- SEVMEK ile/ve/<> DEĞER VERMEK

- SEVMEK ve/||/<>/>/< SEVİLMEK
( Bir şey. VE/||/<>/>/< Çok şey. )
( Cesaret verir. VE/||/<>/>/< Güç verir. )
( Kimseye, kendinizi sevdirmeye kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, kendinizi sevilmeye bırakmaktır. )

- SEVMEK ve/<>/= ÖZLEMEK

- SEVMEK ve/> ÖZENMEK

- SEVMEK ile/ve HUY

- SEVMEK ve/> BENZEMEK/BENZEŞMEK

- SEVMEK ile/ve KORUMAK

- SEVMEK ile/ve/değil ÖNEMSEMEK

- ONU SEVMEK ile/ve/<>/değil SENDEKİ "O"YU SEVMEK

- SAHİPLENMEK ile/değil/yerine SEVMEK/SEVGİ
( Sevgi özgür bırakıcıdır, olmalıdır! Sahiplenmeden! )

- TAKDİR ETMEK ile/ve/<> SEVME(ME)K
( Sevmeyebilirsiniz fakat takdir edebilirsiniz![/etmelisinizdir!] )

- ÜMİTLİ/UMUTLU OLMAK ile/ve/<> MUTLU OLMAK
( UMUTLU/LUK ile/ve/<> MUTLU/LUK )
( )

- İNANMAK/İNANMAMAK ve/<> SEVMEK/SEVMEMEK

- BEĞENMEK ile/ve/<> SEVMEK

- MEYL ve/> MUHABBET ve/> AŞK ve/> BULMAK VE OLMAK
( MÜEBBED MUHABBET )

- TOPLULUK ile/ve BİRLİK

- CAN ve/<> COŞKU

- YALINLIK ile/ve BİRLİK

- BASİT ile BİRLİK

- KLASİK ile/ve/değil/yerine KADÎM
( Her dönem geçerli olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE ... )

- KLASİK ile/ve/değil/yerine/<> GELENEKSEL

- YARDIMCI OLMAK ile/ve FIRSAT VERMEK
( Tekrarlanması gereken yardım, yardım değildir. )
( Yapılmaya değer tek yardım, yardıma gereksinim duymaktan kurtuluşu sağlamaktır. )
( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )
( En önemli yardımcı, gerçeğin, içimizde bulunuşudur. )

- YARDIMCI OLMAK ile VESİLE OLMAK

- YARDIM ile/ve/değil/yerine İŞ

- DOĞRUDAN YARDIM ile/değil/yerine DOLAYLI YARDIM
( Politikacıdan gelir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgelerden gelir. )

- YARDIM ile/ve/<> YATAKLIK

- VAROLAN/LAR'DA:
BİRLİK
ve ÖZDEŞLİK ve SÜREKLİLİK ve TÜRDEŞLİK

- HİÇLİK ile/ve/=/<>/değil/yerine/hem de/ya da/belki BÜTÜNLÜK

- MUTSUZLUK MERKEZLERİ ile/ve/değil/yerine/>< MUTLULUK MERKEZLERİ
( 7. SAADET[SÜREKLİ MUTLULUK] MERKEZİ
------------------
6. YÜKSEK BİLİNÇ
5. KOŞULSUZ SEVGİ (BOLLUK)
4. SEVGİ
[mutluluk merkezleri]
ile/ve/değil/yerine/><
[mutsuzluk merkezleri]
3. GÜÇ
2. DUYGU
1. GÜVENLİK [en alt] )
( YÜKSEK BİLİNÇ KILAVUZU )

- MUTLULUK ile/ve/değil HUZUR
( Kişi/insan her zaman için mutluluktur fakat asla mutluluk sahibi değildir. )
( Her şeyden çok iç huzuruna gereksiniminiz var -ki bu iç ve dış arasındaki uyumu gerektirir. )
( Huzurlu olmadıkça gerçeği göremezsiniz. )
( Eğer huzur istiyorsanız o yolda çaba göstermelisiniz. )
( İçindeki huzur kişinin felâketlere daha çabuk karşı gelmesini sağlar. )
( Huzuru olan kişi özgür olur ve özgür olan kişi de başkalarını özgürlüğe ulaştırır. )
( Omurgayı hiçbir eylem rahatsız etmediğinde, huzursuz zihin yavaş yavaş rahatlar. )
( Sadece aslî olanda sükûn ve huzur vardır. )
( Ne tür bir huzur? İstediğinize sahip olmanın huzuru mu, yoksa sahip olmadığınızı istememenin huzuru mu? )
( EUDAIMONIA ile/ve/değil ... )
( Takmadığın kadar. İLE/VE/DEĞİL Boşverdiğin kadar. )
( One is always bliss, but never blissful.
You cannot see the true unless you are at peace.
If you want peace you must strive for it.
What kind of peace is it? The peace of having what you want, or not wanting what you do not have? )

- MUTLULUK ile/ve/> VERİMLİLİK

- MUTLULUK ARAYIŞI değil/yerine MUTLULUK
( Mutluluğa engel olan şey, mutluluk arayışıdır. )
( Mutluluk, kelebek gibidir. Siz yakalamaya çalıştıkça, o kaçar. Ne zaman ki, dikkatinizi başka şeylere verirsiniz, ancak o zaman gelip omzunuza konar. )

- MUTLULUK ile/ve/değil AVUNMAK

- MUTLULUK ile/ve GÜÇ

- ERİNÇ/HUZUR ile/ve DİNGİNLİK
( BAYSAL: Erinç ve dinginlik içinde olan. )

- DİNGİNLİK ve DENGE

- ANTLAŞMA ile/ve/<> İŞBİRLİĞİ
( Kişinin çok fazla işbirliği içinde olabildiği çeşitli düzeyler vardır. )

- İŞBİRLİĞİ ile/ve/<> İŞBÖLÜMÜ
( ... İLE/VE/<> Kendiyle ilgili her işi yapmamak. )

- İŞBİRLİĞİ ile/ve/<> GÜÇ BİRLİĞİ

- İŞBİRLİĞİ ve/<> AMAÇ BİRLİĞİ

- UZLAŞIM ile/ve/değil/yerine UYUMLU BİRLİK

- FERÂGAT ve/> İŞTİYÂK ve/> AŞK

- AKIL ETMEK ile TEFEKKÜR ETMEK

- İLKELERİN:
VAROLMA SORUNSALI
ile/ve İŞLEVSELLİĞİ ile/ve DEĞİŞİMİ ile/ve OLMAMASI ile/ve BİRLİĞİ ile/ve İNKÂRI

- DİZGE ile/ve/<> BÜTÜNLÜK
( Aslında her biri öbürüdür. )

- DİZGE ile/ve/<> BÜTÜNLÜKLÜ DİZGE

- YAYGIN/LIK ile/ve ZENGİN/LİK

- ATOM ALTI/NDA ve/<> BÜTÜNLÜK/TE
( Belirsizliğin yaşandığı alanlar. )

- FARKINDALIK ile/ve/<> DAYANIŞMA

- TANI! ve/<> UYUMLU OL! ve/<> MUTLU YAŞA!

- ÖĞRENME'DE:
KLASİK
ile/ve EDİMSEL ile/ve PEKİŞTİRME ile/ve BİLİŞSEL ile/ve BİLGİSAYAR YARDIMIYLA

- AKIL ve/ AHLÂK ve/ ADÂLET ve/ ÂDÂB ve/ AŞK

- İSTENÇ/İRÂDE ile/ve NİYET

- KUDRET ve/<> HİZMET

- TUTUM ile/ve/< NİYET
( ... İLE/VE Neden değil Niçin[Ne İçin]. )
( İlke'li düşünmek, niyettir. )
( Niyet, davranışları birleştiriyorsa ilkedir. )
( Onun, sizin için ne olduğunu, zihinsel tutumunuz belirler. )
( Özbilincim'in, "vicdânım" doğrultusunda eylemek isteğini beslemesi de, 'niyet'tir. )

- NİYET ile/ve EREK/AMAÇ
( Akıllı kişi, amacı niyette görür. )
( Niyet, amacı gösterir. )
( Niyet hayır, âkıbet hayır. )

- NİYET ile/ve/değil YAKLAŞIM

- NİYET ve/<> NAZAR(BAKIŞ AÇISI)

- NİYET ile/ve YÖN

- NİYET ile/ve YÖNELİM

- NİYET ile/ve YÖNELİŞ

- NİYET ile/ve EĞİLİM

- NİYET ile/ve/<> GEREKSİNİM

- NİYET ile/ve KIBLE

- NİYET ile/ve İRÂDE

- NİYET ile/ve CİDDİYET

- NİYET ile/ve/<> BAŞARI/MUVAFFAKİYET
( Kendinden/senden. İLE/VE/<> Oradan. )

- NİYET ile KASIT

- NİYET ile/ve AKLINDA TUTMAK

- NİYET ve/>/< İDRAK ve/>/< İMAN

- NİYET ile/ve ÜSLÛB

- NİYET ile GELİŞİGÜZEL/LİK, GÖRELİ/LİK

- NİYET ile/ve/<>/>/< EYLEM
( Niyet, eylemden önceliklidir. )
( Eylem, içtenliğin kanıtıdır. )
( Eylem, gerçeğin mihenk taşıdır. )
( Berraklık ve sevecenlik eylemdir. )
( Eylem konusunda tasa çekmeyin, aklınıza ve gönlünüze özen gösterin. )
( Gerçeği bulmak için günlük hayatınızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalısınız. )
( Gerçek, samimi eylemin meyvesidir. )
( Kalbi değiştiren eylemdir. )
( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )
( İmgenin ardında ve ötesinde olan idrak ve eylem gücüsünüz. )
( Eylem, gizli, bilinmeyen, bilinemez olandır. Sadece onun meyvesini bilebilirsiniz. )
( Hiç kimse, bir başkası adına eylemde bulunamaz. )
( Vazgeçme! Üşenme! Erteleme! )
( Nobody can act for another. )
( Do not give up! Do not dilatory! Do not delay! )
( Action is a proof of earnestness.
Action is the touchstone of reality.
Clarity and charity is action.
You need not worry about action, look after your mind and heart.
Action is hidden, unknown, unknowable. You can only know the fruit.
A man of steady understanding will not refrain from action. )

- SÖZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< NİYET

- EYLEM ve BİRLİK

- EYLEM ile/ve/değil/yerine BÜTÜNLÜK İÇİNDE EYLEM

- KİŞİ/İNSAN ve/<> BİRLİK
( Benden konuşan ile senden dinleyenin birliği. )

- DOKUNMA COŞKUSU/TUTKUSU ile/ve/değil/yerine/<> GÖRME COŞKUSU/TUTKUSU

- DİNLENMEK ile/ve/<> DİNGİNLEŞMEK
( Dinleyen dinlenir. [başkaları da dinleyeni dinler!] Dinleyen dinlenir. [yorulmaz, dinginleşir ve gelişir!] )

- GÜLMEK :) ile KAHKAHA :))))
( En az iki biraraya getirilemezin ya da çelişkilerin buluşması durumunda zihnin bu durumla başa çıkamaması ve/veya ağlanamaması/ağlayarak çözümlenemeyeceği durumlarda yaşanan fizyolojik ve zihinsel davranış/tutum/dışavurum/paylaşım. İLE Çelişkilerin çok fazla etkili olması durumlarında. )

- SIRITMAK ile/yerine GÜLMEK
( Aptallık, şaşkınlık, kurnazlık ya da alay belirtir biçimde gülmek. [Durumdaki hoşluğa ya da durumun algılanamamasında düşünsel/duygusal karşılığı olmadan yüz kaslarını düşünce komutlarıyla güler konuma getirmek.] İLE ... )

- GÜLME ile KİKİRDEME

- GÜLMEK ile/ve/<> GÜLÜMSEME :)
( ... İLE/VE/<> En etkili/kolay/hızlı eser/eylem/ibadet. )
( Sen gül ki, biz de gülelim! )
( Bir iyi hareket, bin iyi düşünceden, Bir gülüş de bin hareketten daha güçlüdür. )
( Gül ki, gül yüzünde güller açsın! )
( Gülmesini bilmeyen, dükkân açmasın! )
( Paranız yoksa, gülümsemeniz de mi yok? )
( Bir kişinin nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarsın! )
( TEBEŞBÜŞ: Güleryüz gösterme. [küçükten büyüğe] )
( Gülün de, isterseniz beni paçamdan sürükleyin. )
( MÜBTESİM[< TEBESSÜM]: Gülümseyen, tebessüm eden. )
( Haydi! Bırak zihnindeki olumsuz kayıtları ve şu AN'a dön biraz! Ve bunu, sık sık tekralamaya çalışarak olan bitenlere, kişilere/çevrene/yaşama gülümse!... :) Sadece gülümse! :) (Herhangi bir nedeni/kaynağı olmaksızın, aklına geldikçe/getirerek gülümse!) :) Yaşam, vererek başlar ve sürdürülür. Verebilecek hiçbir şeyin olmasa/kalmasa bile, boşver sıkıntıları/saçmalıkları ve hiçbir zaman elinden alınamayacak olanı vererek, o, dünyanın en güzel manzarası olan gülümsemeni paylaşarak yaşa ve yaşat! Haydi! Tekrar tekrar gülümse!... :) )

- TEBESSÜM ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TEŞEKKÜR ve/<> TEZEKKÜR
( GÜLÜMSEME ve/<> DÜŞÜNME ve/<> KIVANÇ ve/<> ANMA/ANIMSAMA/TEKRAR )

- SEVGİ GÜLÜCÜĞÜ ile GÜLÜMSEME

- DALGA GEÇMEK İÇİN GÜLMEK ile/değil SEVDİĞİNDEN DOLAYI GÜLMEK

- SEVİNÇTEN/MUTLULUKTAN AĞLAMAK ile ÜZÜNTÜDEN AĞLAMAK

- ŞAKAYA/OLAYA GÜLMEK ile/yerine ESPRİYE/FIKRAYA GÜLMEK

- [ne yazık ki]
ASIKYÜZLÜLÜK
ile GÜLÜMSEMEMEK
( Gülümsemesini kaybeden kişi, herşeyini kaybetmiştir. )
( A person, who has lost their smile, has lost everything. )

- "RAHATLIK" ile/ve CESARET

- YÂR ile/ve/< YARDIMCI/MUÎN[Ar. < AVN: İâne eden.]

- GENÇ OLMA İSTEĞİ değil/yerine DİNÇ OLMA İSTEĞİ

- KAN BİRLİĞİ ile/ve/yerine/değil CAN BİRLİĞİ

- PARALI ile ZENGİN

- ZENGİN ile REFHÂN
( ... İLE Varlık içinde yaşayan. )
( MELİ: Zengin, malı çok olan. )
( BÂNEVÂ/BÂNÜVÂ[Fars.]: Mal, mülk sahibi, zengin. | Ünlü/meşhur. )

- ZENGİN ile KALANTOR[İt.]
( ... İLE Gösterişi seven varlıklı kişi. )

- ZENGİN/LİK ile KALKINMIŞ/LIK

- ZENGİNLİK ile/ve/<> BEREKET

- ZENGİNLİK ile BAŞARI

- ZENGİN/LİK ile GÜÇLÜ/LÜK

- HİZMETÇİ ile/değil/yerine HİZMETLİ

- YARDIMCILARIN:
ÇOKLUĞU
ile/yerine/değil YARARLILIĞI
( Bazı koşullarda, kimse, bize yardımcı olamaz. )

- İÇKİYLE SARHOŞLUK ile/değil/yerine AŞK İLE SARHOŞLUK
( Biri, iki gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE İkiyi [çeşitliliği/herşeyi], bir gösterir. )

- CESARET ile/değil KABA/LIK

- DİNÇ/LİK ile/ve/<>/ya da DİNGİN/LİK

- DİNÇ/LİK ile/ve DEVİMSEL/LİK[DİNAMİK/LİK]

- ZİNDE/LİK[Fars.] değil/yerine/= DİNGİN/LİK, DİNÇ/LİK

- BÜTÜNLÜK ile/değil TÜMEL

- ZENGİN ve/||/=/<> GÖNÜL AÇAN(FETHEDEN)
( En zengin kişi/ler, gönül fetheden(ler)dir. )

- MEMNUNİYET ile MUTLULUK
( Tüm mutluluk, öz varlığınızı hoşnut etmekle gelir. )
( Mutluluğumuzun, nesnelere, olaylara ve kişilere bağlı olduğuna "inanmak", gerçek doğamızla ilgili bilgisizliğimizden kaynaklanır. )
( Mutluluğu, saldırıya ve değişikliğe uğratılamaz olan gerçek mutluluğu ararsanız, dünyayı, acıları ve hazları ile ardınızda bırakmalısınız. )
( Bağımsızlığınızı idrak edin ve mutlu kalın. )
( Kederin nedeni cehalettir. Mutluluk anlayışı izler. )

- MUTLULUK ile/değil/yerine/>< HAZ
( Keyif (haz), şeylere bağımlıdır, mutluluk ise değil. )
( Mutlu olmak için şeylere gereksinimimiz olduğuna inandığımız sürece, onların yokluğunun bizi perişan edeceğine de inanırız. )
( Gövdenin ve zihnin doğru hali ve doğru kullanımı alabildiğine haz vericidir. Yanlış olan, haz arayışı içinde olmaktır. )
( Mutlu olmadığınızdan, mutluluğu hazda ararsınız; haz acı getirir, bunun için de ona dünyevi dersiniz; o zaman başka türlü bir hazzı, acısız bir hazzı özlersiniz, ona da ilâhi/tanrısal dersiniz. )
( Mutluluk, dünyasal ve dünyasal olmayan, içte ve dışta gerçekleşen her şeydir. )
( Mutlu olmak için kendinizi (özünüzü) bilmek dışında hiçbir şeye gereksiniminiz olmadığını bilmek bilgeliktir. )
( Haz, acının geçici olarak ertelenişidir. )
( Pleasure depends on things, happiness does not. )
( As long as we believe that we need things to make us happy, we shall also believe that in their absence we must be miserable.
The right state and use of the body and the mind are intensely pleasant. It is the search for pleasure that is wrong.
Because you are not happy you seek happiness in pleasure; pleasure brings in pain and therefore you call it worldly; you then long for some other pleasure, without pain, which you call divine.
Happiness is both worldly and unworldly, within and beyond all that happens.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom.
Pleasure is but a respite from pain. )
( Hazların büyüsüne kapıldığımız oranda/sürece, mutluluktan da uzaklaşmış oluruz. )

- ATLATMA ve/> MUTLULUK

- MUTCULUK(MUTLULUKCULUK) ile/ve YARARCILIK ile/ve HAZCILIK

- MUTLU İKEN ile ÜZÜNTÜLÜ İKEN ile ÖFKELİ İKEN
( Söz verme! İLE Yanıt verme! İLE Karar verme. )

- MUTLU OLABİLMEK ile/ve "TAM OLABİLMEK"

- MUTLU ile/ve/<> MEMNUN
( Başarının sırrı nedir bilmiyorum fakat başarısızlığın sırrı herkesi memnun etmeye çalışmaktır. )

- MEMNUNİYET ile KABUL

- NEŞE ile MUTLULUK
( İçten neşe, şans getirir. )
( Hesaplanmış neşe barış getirmez! )

- ZEVK ile/ve BİRLİK/TEVHİD

- HAYRANLIK ile/ve AŞK
( Aşk, bir bakıştır. [Gerisi vs.] )

- DURGUN/LUK ile/ve/değil/yerine DİNGİN/LİK

- ÖVÜNME/"HAVA BASMAK" ile/değil MUTLULUĞUN DIŞAVURUMU

- KARİZMA ile/ve AŞK

- NEZÂKET ile CESÂRET

- İLİŞKİ ile/ve/değil BİRLİKTELİK

- SEVGİLİ ile/ve SEVDİĞİM
( Kişi, sevdiğinden ne zaman ayrılır?

Onu sevme nedenini, ondan daha çok sevdiği zaman. )

- TUTKU ile/ve ÇİLE

- TUTKU ile/ve ZAAF

- TUTKU ile FETİŞ

- ÂŞIK ile KUL

- ÂŞIK ve (")MUM(")

- ÂŞIK ile ÂRİF
( Susarsa helâk olur. İLE Konuşursa helâk olur. )

- ÂŞIK OLMAK ile AŞK/I YAŞAMAK

- AŞK ile/ve/değil/||/<> TUTKU
( Bilincin kayması. | Zihnin by-pass'ı. İLE/VE/DEĞİL ... )
( AŞK: Kendi kendini deneyimleme. )
( AŞK: Kara baht. )
( AŞK: Uykuya dalmadan önceki son düşündüğün ve uyandığındaki ilk düşündüğün. [tabii uyuyabiliyorsan] )
( AŞK: Kendi bilgisinin bittiği yerde, aczin başladığı zaman bilinebilir. )

- AŞKIN KİŞİ ile/ve/<> AŞK('IN) KİŞİSİ

- AŞK'IN GETİRDİĞİ TUTKU ile/ve TUTKUNUN GETİRDİĞİ BELÂ

- ÂŞK ile/ve/<> YANAK
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )

- RÂBITA/TELEPATİ ile/ve AŞK

- AŞK-I HAKÎKÎ/İLÂHÎ ile/ve AŞK-I MECÂZÎ

- AŞK ile HIRS

- AŞK ile/ve DERT
( Aşk adamı inletir, dert adamı söyletir. )
( Aşkın gıdası derttir. )

- GURUR >< AŞK

- AŞK'I BESLEYENLER ile AŞK'I ÖLDÜRENLER
( * MUTLULUK
* HOŞGÖRÜ
* SEVGİ
* İLGİ
* TEN UYUMU
* DOKUNMA
* BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRME
* UYUM
* NEŞE
* ÖZLEM
* FEDÂKÂRLIK
* KISKANÇLIK
* PAYLAŞIM
* SEVGİ VE AŞK SÖZCÜKLERİ
* ROMANTİZM
* SADAKAT
* ÖZEN
* SAYGI
* CESARET
* ÇILGINLIK
* ONAYLAMA
* DÜRÜSTLÜK
* DUYARLILIK

ile

* İHMAL
* İLETİŞİM AZLIĞI
* ÇATIŞAN KİŞİLİK
* BASKICI TUTUMLAR
* SÖZEL VE FİZİKSEL ŞİDDET
* ONU TANIMAMAK
* UMUTSUZLUK
* [BAZEN] EVLİLİK )

- MUTLULUK ile AŞK ile EFSANE
( İki kişi, birbirini sever ve birlikte olurlarsa MUTLULUK olur. İki kişiden, biri sever de öbürü kaçarsa AŞK olur. İki kişi, birbirini sever de kavuşamazlarsa EFSANE olur. )

- AŞK ile HAYALPERESTLİK

- AŞK ile/ve YORGUNLUK

- TUTKU ile KÖSNÜ/ŞEHVET
( ŞEHVET: Maddeye olan bağımlılık. )
( ŞEHVET: Anımsamak - imgelemek - ummak/beklentide olmak. )
( Kişiyi yenik düşüren her istek, kösnüdür/şehvettir. )
( LUST: Bondage to matter. )
( LUST: Remembering - imagining - anticipating. )

- ŞEHVET ile/ve/değil/yerine AŞK
( Tüm canlılar arasında. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kişiden/insandan, herşeye yönelik. )

- EŞEYSELLİK ile EŞEYSEL BİRLEŞME/BİRLİKTELİK

- [SEVGİLİNLE/EŞİNLE] TEK KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK ile ÇİFT KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK

- SEVMEK ile/ve/değil SAHİP OLMA İSTEĞİ

- SEVMEK ile/ve/<> OKŞAMAK

- "BİRİNİ SEVMEK İSTİYORUM!" ile/ve/değil/yerine "BENİ SEVEN/SEVECEK, SEVEBİLECEĞİM BİRİNİ (SEVMEK) İSTİYORUM!"

- TATMİN ile/ve MEMNUNİYET

- TAKINTI ile TUTKU
( Geçmişin büyük kişileri sadece yolu gösterirler. Çaba göstermesi ve bu yolda yürümesi gereken kişi sizsiniz. Derin derin düşünün ve bu yolu izleyerek tutkulardan ve yanılgılardan kurtulun. )

- TUTKU ile/ve/değil/yerine TUTUM

- PARA TUTKUSU/HAMAN ile/ve ORUN/MEVKİ TUTKUSU/BELÂM ile/ve RUHBANLIK/İLÂH OLMA TUTKUSU
( KÂRUN ile/ve FİRAVUN ile/ve BELÂM )
( Emeğin sömürücüsü. İLE/VE Siyasetin zâlimi. İLE/VE Maneviyatın gaspçısı. )

- TUTKUN/LUK ile/değil DÜŞKÜN/LÜK

- ERDEM ile/ve MUTLULUK ile/ve BİLGELİK

- KORKU ||/ve/yerine/|| CEHALET ||/ve/yerine/|| BİLGİ ||/ve/yerine/|| CESARET
( Korku, bilgisizlikten de, çok bilgiden de olur. )
( CESARET: Köprüyü geçmeyi göze alabilmek. )

- ÜRPERTİ ile/ve/> TUTKU

- NİYET ile KASTETMEK

- TEMEL ile NİYET

- DUYGU ile/ve TUTKU

- AMAÇ:
AYRICALIK
değil/yerine HİZMET

- HİZMET ile KATKI

- FAİZ ile HİZMET

- FİZİKSEL İŞ YAPMAK ile HİZMET ETMEK

- İŞÇİLİK ile/ve HİZMET

- ŞEFKAT ile/ve YARDIMSEVERLİK
( Şefkat, kişinin eline verilmiş sevgidir. )
( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )

- İSTEK ile/ve/||/<>/> GEREKSİNİM(İHTİYAÇ) ile/ve/||/<>/> HİZMET

- TEŞEKKÜR ETMEK ile/ve TAKDİR ETMEK

- TEŞEKKÜR ile/ve ŞÜKÜR
( Kişilere ve topluma teşekkür etmeyi bilmeyen, şükür etmeyi bilemez. )

- İLİM ile/ve/<>/değil AŞK
( Âşk imiş her ne var âlemde
İlim bir kıyl ü kâl imiş ancak )

- İLİM ile/ve İRFAN ile/ve AŞK ile/ve MUHABBET
( Gurur verir. İLE/VE Anlayış verir. İLE/VE Yok/ifnâ eder. İLE/VE Yaşam verir. )

- NİYET +/=/> İDRAK +/=/> İLİM

- ÇOK YEMEK ile/değil/yerine YEMEYİ SEVMEK

- DİL ve/<> BİRLİK

- DİL ve NİYET

- İKİSİ DE ile/ve/değil/yerine İKİSİ BİRLİKTE

- BİRLİKTE ile/ve BİRLİK'TE

- TEŞEKKÜR[Ar.]/MERSİ[Fr.] değil/yerine/= SAĞ OL! / ALKIŞ

- SEVMEK ile/ve "TUTMAK"

- BAŞBAŞA/LIK ile/ve/değil BİRLİKTE/LİK

- SEVMİYORUM ile/ve/değil/yerine "BANA HİTAP ETMİYOR"

- "ÖZÜR DİLERİM" ile "KUSURA BAKMA"

- SEN(İN)LE (DALGA GEÇİYORUM) ile/yerine/değil SEN(İN)LE BİRLİKTE (DALGA GEÇİYORUM)

- MEMNUN KALMAK ile MÜTEESSİR OLMAK

- "ÖZÜR DİLERİM" değil/yerine "ÖZÜR/ÖZRÜMÜ BEYAN EDİYORUM/EDERİM"

- KIS KIS (GÜLMEK)

- GEVREK GEVREK (GÜLMEK)

- İÇİN İÇİN (AĞLAMAK/GÜLMEK/ÜZÜLMEK/DÜŞÜNMEK)

- KATILA KATILA (GÜLMEK)

- KIKIR KIKIR (GÜLMEK)

- KİKİR KİKİR (GÜLMEK)

- DOYA DOYA (YEMEK/İÇMEK, SEVMEK/ÖPMEK)

- DURUP DURURKEN (AĞLAMAK, GÜLMEK VS.)

- MUTLU-MESUT (YAŞAMAK)

- PİS PİS (GÜLMEK)

- AŞIK ile ÂŞIK
( Baldır kemiği ile eklemleşerek, bileğin belirli başlı oynak merkezini oluşturan, ayak bileğinde bulunan, küçük kemiklerden biri. | Yapı çatılarında, uzun mertek, aşırma. | AŞIK ATMAK: Yarışmak. İLE Vurgun, tutkun. )

- "BERABERCE" değil BİRLİKTE

- ... değil BEŞİBİRLİK

- ASİSTAN değil/yerine/= YARDIMCI

- "FANATİK" değil/yerine/= "BAĞNAZ/TUTKUN"

- FEDERASYON değil/yerine/= ÜSTBİRLİK

- İFTİHÂR/MEMNUNİYET değil/yerine/= KIVANÇ/ÖVÜNÇ

- İHTİRÂS değil/yerine/= TUTKU

- KITÂ değil/yerine/= ANAKARA; BİRLİK

- KONSERSİYUM değil/yerine/= YARDIM YÜRÜTÜM BİRLİĞİ

- MÜŞTEREK[Ar.] değil/yerine/= BİRLİKTE, ORTAK/LAŞA

- SOLİDARİST/SOLİDARİZM/SOLİDARİTE[Fr.] değil/yerine/= DAYANIŞMACI/LIK

- ŞİRİN değil/yerine/= SEVİMLİ

- BİRLİK, 4/4'LÜK NOTA ile 1/2'LİK, 1/4, 1/8, 1/16, 1/32, 1/64'LÜK NOTA
( Notaların başı. İçi boş daire şeklindedir. İLE Öteki tüm notalar bunun geometrik diziyle bölünmesinden oluşur. )
( 4/4'lük notanın yarı değerinde olan ikilik ya da 1/2'lik nota, yukarıdaki içi boş yuvarlağa bir kuyruk takılmasıyla belirlenir. Bunlardan iki tanesinin süre olarak toplamı birlik notanınkine eşittir. 1/64'lükten küçüğünün çalınması ve kulakla hissedilmesi kolay değildir. )

- SEVİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ ile/ve/değil/yerine/||/<> SEVMEK
( Hiçbir zaman doymazsın. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Ancak, sevdikçe doyarsın. )

- SEVMEK ve/<> GÖZE ALMAK

- AYRIMLI BİRLİK ile/değil AYRIMLI, AŞILMIŞ BİRLİK

- BİRLİK:
DİLDE
ve/||/<> DÜŞÜNCEDE ve/||/<> İŞTE

- KELÂM ve/<> AŞK

- İLİŞKİLİ ile/ve/<> BÜTÜNLÜKTE

- ALLEGRO[< İt. Mutlu, sevinçli.] ile ALLEGRETTO
( Hızlı, canlı çalmak/çalınan. İLE Allegro'dan daha yavaş tempoda çalmak/çalınan. )

- SAZ ŞAİRLERİ ile ORTAÇAĞ OZANLARI ile AŞKA DAİR KISA KOŞUKLAR SÖYLEYENLER

- TEFEKKÜR ve TEAMÜL
( Nazarî hikmet. VE Amelî hikmet. )

- DİN ile/ve ASKERİYE

- DİN:
İMAN
ve/<> ÜMİT ve/<> AŞK

- "ÇOCUK DÜŞÜNCESİ" ile/değil/yerine "ŞİZOİD DÜŞÜNCE" ile/değil/yerine BİRLİK DÜŞÜNCESİ

- EDEBÎ ZENGİNLİK ile/ve FELSEFÎ FAKİRLİK

- KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

- VARSAYIM ve CESARET

- VARLIK ile/ve BİRLİK

- AYRILIKLARIN BİRLİĞİ ile VARLIK BİRLİĞİ
( Armoni. İLE Vahdet-i Vücud. )

- ZITLARIN BİRLİĞİ ile PARADOKSLARIN BİRLİĞİ

- AŞK ile/ve/||/<>/> ŞİİR
( ... İLE/VE/||/<>/> Birinin unuttuğunu, öbürüne unutturmayan söz. )
( Aşk (bile), şiirin bahanesidir. )

- BEKLENTİ değil/yerine HİZMET

- TANRI'NIN VARLIĞI ile/değil TANRI'NIN BİRLİĞİ

- BİR-LİK ile BİRLİK

- BİR ile BİRLİK ile BÜTÜNLÜK

- AYRIMLAR İÇİNDEKİ BÜTÜNLÜK

- ÖZDEŞLİK ile/ve BÜTÜNLÜK

- ÖZDEŞLİK ile/ve BİRLİK

- DİNGİNCİLİK ile/ve BİLİNEMEZCİLİK

- DİNGİNCİLİK ile/ve VAROLUŞÇULUK

- MEKÂN SÜREKLİLİĞİ ve KÜLTÜREL BÜTÜNLÜK

- TUTUM ile/ve NİYET
( ... İLE/VE Neden değil Niçin(Ne İçin). )
( Niyet davranışları birleştiriyorsa ilkedir. )
( Onun sizin için ne olduğunu zihinsel tutumunuz belirler. )

- NİYET ile/ve EYLEM
( Eylem, içtenliğin kanıtıdır. )

- "HİÇ SEVMEM" ile/değil/yerine PEK SEVMEM

- "EN SEVMEDİĞİM" (ŞEY) ile/değil/yerine PEK/HİÇ SEVMEDİĞİM (BİR ŞEY)

- "BAK! BEN NE YAPTIM!" İÇİN YAPMAK ile/ve/değil/yerine HİZMET OLARAK YAPMAK

- BÜYÜK ARMUTLU ile/ve KÜÇÜK ARMUTLU

- CAMİLERDE:
KLASİK
ile/ve YENİ/NEO KLASİK

- ÂŞIK <> AŞK <> MAŞÛK(A)

- TEFEKKÜR ile TEZEKKÜR

- ASKA'[< SUK] ile ASKA'
( Bölgeler. | Çeşme duvarlarının bölmeleri. İLE Kanarya. [kuş] )

- ASKER[Fars.] ile ASKER, CÜND[Ar.], LEŞKER[Fars.]
( Devredici, seyyar. İLE Er. )

- AŞKÂR[/Â/E], ÂŞİKÂR/E[Fars.] ile AŞKAR[Ar.]
( Belirli, açık, meydanda. İLE Koyu al. | Kızıl saçlı adam. | Doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. )

- TEFEKKÜR ile TEFAKKUR[< FAKR]
( Düşünme. İLE Fukaralaşma. )

- ÜMİT/UMUT BURNU ile/ve/değil ANGULUS
( Afrika'nın en uc noktası, Ümit Burnu değil Angulus'tur. Angulus'a ulaşım kolay olmadığından Ümit Burnu ün kazanmıştır. )

- İLÂHÎ HİKMET ile/ve İLÂHÎ AŞK ile/ve İLÂHÎ KUDRET
( İrfanî. İLE/VE Mistik. İLE/VE Ezoterik. )
( Düzenli. İLE/VE Düzensiz. İLE/VE Düzenli. )
( Ne'liksiz, niteliksiz, muhattabsızdır ilâhî aşk. )

- ALLAH ile/ve/<> AŞK
( "Açıkladıkça" gizlenen. İLE/VE/<> Gizledikçe açığa çıkan. )

- ALLÂH'IN VARLIĞI ile/değil ALLÂH'IN BİRLİĞİ

- TEŞEKKÜR ile/ve ALLAH'A ŞÜKÜR

- TANRI'NIN VARLIĞI ile/değil TANRI'NIN BİRLİĞİ

- SOHBET ve COŞKU

- SOHBET ve/<> HİZMET

- TEFEKKÜR ile TEZEKKÜR ile TEFAKKUH ile İTTİKA ile İSTİMA' ile YAKÎN

- TEFEKKÜR ile/ve TEZEKKÜR
( FRONESİS ile/ve NOESİS )

- TEFEKKÜR ile/ve ASLINA DÖNDÜREN TEFEKKÜR

- TEFEKKÜR ve/> İSTİ'DÂD

- DÜŞÜNME ile/ve TEFEKKÜR
( ... İLE/VE Gördüğü şey üzerinden fikrini derinleştirmek. )

- SUSMAK ile TEFEKKÜR

- MÜREBBİ ile RAB ile AŞK/LEZZÂT

- VARLIK ile/ve BİRLİK
( Herkes diye bir şey yok. Varlık birdir fakat biz kendimizi yok edersek görürüz. )

- BİRLİK ile/ve/<> BEREKET

- BİREŞİM'DE/TEVHİD'DE:
ŞAHSİYET
ile/ve BENLİK ile/ve AŞK ile/ve MÂNÂ ile/ve KURBİYET/VUSLAT
( Kendi benliğin/varoluşun da içinde olmak üzere, onun huzurunda, hiçbir şeyin varoluş iddiası olamaz. [Bunu, bu şekilde bilmektir ŞAHSİYET] İLE/VE/> Bunu, böyle düşünmeden, tevhide erdiğini zannetmeye BENLİK. İLE/VE/> Kişiyi, benlikten soyan çekime/cazibeye AŞK. İLE/VE/> Aşkla birlikte, varoluşundan da geçerek aslolan hakikate kavuşmasına MÂNÂ. İLE/VE/> Mânâya kavuşmakla birlikte, o mânânın sahibiyle yakınlaşmaya da KURBİYET/VUSLAT denilir. )

- AŞK ile GARÂM

- AŞK ile/ve İŞTİYÂK

- AŞK ile/ve İHLÂS
( Aşk kelâmını anlamak için âşık olmak gerektir. )
( Âşıklar ölmez! Ölen, hayvân imiş. )
( Aşkta herşeyin mânâsı var, davası yok. )
( AŞK: VASITA-İ VUSLAT-İ İLÂHÎ )

- AŞK ve/> İHSAN

- AŞK ve/> İRFAN

- AŞK ile/ve ŞÜKÜR

- AŞK ile/ve DERT
( Aşkın gıdası derttir. )

- AŞK ve İCÂD ETMEK

- AŞK ve FEDAKÂRLIK

- AŞK ve HAKK
( Nefisle karışık aşk zillete, Allah'la karışık aşk da devlete götürür. )
( İrfaniyetle ilmin, ilimle ibâdetin araları, birer asır kadar uzaktır. Fakat aşk, bu mesafeyi bir adımda aşar gider. Aşksız da olur ama beşer ömrü yetmez. )

- AŞK ile/ve DALÂLET

- ŞEFKAT ile/ve AŞK
( İnsan ne kadar şefkatli ise o kadar diridir. )
( Şefkat benliğin arkasındadır. Benlik gitmeyince şefkat meydana çıkmaz. )
( ŞEFKAT: İmbikten geçirilmiş aşk. )

- İLÂN-I AŞK ile YOLUNDA YÜRÜMEK

- HAL EHLİ ile/ve/<> AŞK EHLİ
( Sükût kıvâmındaki çığlığı, ne kardaş, ne de arkadaş; sadece hâldaş olanlar duyar. )
( Gayretlerinden doğan. İLE/VE/<> Aşkından doğan. )

- MAKAMDA YÜKSELİŞ ile/ve/değil/yerine HİZMETTE YÜKSELİŞ
( Allah'ın kudretiyle bitişen kişi, hepimize ücretsiz ve menfaatsiz olarak hizmet eder. )
( Bir meyve ağacı, uzaktan hep yaprak görünür. Yanına yaklaşınca meyveleri görünmeye başlar. Yaprak olmasa meyve yetişemez. O kadar yaprağın hizmeti o meyveler içindir. )
( Keşkül Dergisi'nden: Hizmet I, Hizmet II )

- İRŞAD HİLÂFETİ ile/ve HİZMET HİLÂFETİ

- ZÜLCENAHEYN:
İLİM
ve/ HİKMET ve/ AŞK ve/ MUHABBET

- NİYET ile/ve AMEL
( Niyet, kalbin ubudiyeti. İLE Amel, azaların/uzuvların ubudiyeti. )
( Önce Niyet, sonra Amel. )
( Niyet hayır, akıbet hayır. )
( Niyet bâtın, amel zâhirdir. )
( Müminin niyeti amelinden üstündür. )
( NİYET: Âdet ile ibâdeti ayıran şey. )

- NİYET ve/< İDRAK ve/< İMAN

- NİYET ile/ve KIBLE

- NİYET ile/ve İRÂDE
( Kişi, Ahsen-i Takvim'dir, iradesi elindedir. İsterse yakasını bu âlemden kurtarır, isterse içine düşer. )

- NİYET ve İSTEK/TALEP

- NİYET ve/<> TERCİH

- BİLMEK ve/> SEVMEK ve/> VERMEK ve/> BULMAK
( Ne kadar geç verirse o kadar çok verir. )

- BÂDELİ ÂŞIK ile BÂDESİZ ÂŞIK

- HİMMET ile/ve/<>/< HİKMET ile/ve/<>/< HİZMET
( Yardım. İLE/VE/<> Bereket. İLE/VE/<> İç yardım. )
( İSLÂM: Allah'ın emirlerine tâzim, kullarına hizmet. )
( BABA, HİMMET! OĞLUM, HİZMET! )
( BİN'E HİZMET, BİR'DEN HİMMET )
( GÖRÜNMEYENE HİZMET
GÖRÜNENDEN HİZMET
[GÖRÜNENE HİZMET, GÖRÜNMEYENDEN HİMMET] )
( Onu bile, kurtuluşa erdirmek üzere hizmet et! )
( Hizmet edersen, himmet edilirsin! )

- KUTSAL ile/ve/değil BÜTÜNSEL/BÜTÜNLÜKLÜ

- FAKİRİN SABRI ile ZENGİNİN SABRI
( Gaflette olduğu halde, zevkte/neşede olmadığı halde, tüm olumsuz koşullara karşın istikâmet üzere devam etmek. İLE Çok yalnız olduğu, çok ikram ettiği halde bile taşkınlık yapmayarak istikâmet üzere devam etmek. )

- HÜRMET ETMEK ile/ve HİZMET ETMEK
( Bir'e hizmet, bin'e hizmet; bin'e hizmet, bir'e hizmet. )

- HİZMET ve HİKMET

- HİZMET ve EDEB

- HİZMET ve HAKK
( HİZMET İLE BULANLAR BULDU HAKK'I
HİZMETSİZ KİMİN VAR, KİMDE HAKKI )

- ZARARSIZ OLMAK ile/ve/değil/yerine/<> HİZMET ETMEK

- DİL ve/<> İLİM ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TAKVÂ

- GÜVENİLMEZLER:
KIŞ GÜNEŞİNE
ile/ve SULTANLARIN GÜLMESİNE ile/ve BAZI HANIMLARIN ZÂHİDLİĞİNE
( ŞEMS-İ ŞİTÂ ile/ve DAHK-I HÜMÂ ile/ve ZÜHD Ü NÎSÂ )

- MUCİZE ile KERÂMET ile MAÛNET(Allah'ın yardımı/inâyeti.) ile İSTİDRÂC
( Peygamberlerde. İLE Velilerde. İLE Mü'minlerde. İLE Kâfirlerde. )

- ŞEKLEN AĞLAMAK/GÜLMEK ile/değil/yerine MUHABBETEN AĞLAMAK/GÜLMEK

- SEBT GÜNÜ:
DİNLENME GÜNÜ
değil/yerine DİNGİNLİK/DÖNÜŞÜM GÜNÜ
( YEVM-İ SEBT[Ar.]: Cumartesi günü. )

- EMİR EDEN ile/ve/yerine HİZMET EDEN

- "BİR TANE DAHA RİCA EDEYİM" değil/yerine "ÇOK GÜZELMİŞ"["Bir tane daha alabilirsem memnun olurum tabii" anlamında]

- "BİRİ YARDIMCI OLSUN" değil "BELKİ BİRİ YARDIMCI OLUR"

- ESRİME (TUTKU)

- TUTKU (ŞEREH)

- DİNGİNLİK (TERVİH)

- FERÂGAT AHLÂKI > AŞK AHLÂKI

- ŞEHVET ile/ve/değil/<>/>/< AŞK
( Herkes, dur der! İLE/VE/DEĞİL/<>/>/< Herkes, kabul eder. )

- ÇOK SEVMEK değil/yerine SEVMEK
( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )

- YARDIM DİLENMEK ile/değil KONUŞMAK
( İSTİANE: Yardım isteme. )

- BİRLEŞTİRME ile/değil BİRLİK

- AŞK ile/ve/||/<> SEVDÂ
( Hevesin geçene kadar. İLE/VE/||/<> Soluğun yetene kadar. )
( ... İLE/VE/||/<> Kalbin ortasındaki kararmaya yüz tutmuş kan. | Aşk, sevgi. | Aşırı sevgiden doğan bir çeşit hastalık. | İstek, heves, arzu. | Çok kara/siyah. | Eskilerin, insan mizâcında kabul ettikleri dört hılttan biri. )

- NASIL BİLİRDİNİZ?:
ALLAH'A OLAN MUHABBETİYLE
ve/<> İNSANA OLAN HİZMETİYLE

- BİREŞİM/TEVHÎD ve/<> HİZMET
( Hüvviyete/Allah'a bağlamak. VE Herkese ve her şeye. )

- HZ. YÛŞÂ'NIN:
"UZUNLUĞU"
değil ÇOK SEVİLMİŞLİĞİ(NDEN)

- ÂŞIK ile/ve/||/<> SÂDIK ile/ve/||/<> LÂYIK

- MA'ŞÛK(A)[< IŞK]:
SEVİLEN, SEVİLMİŞ


- ACZ ve/> AŞK ve/> ACZ [tekrar]

- RAHMET:
ALLAH
ve/<> BÜTÜNLÜK

- TEVHİD:
FARK
ve/<> HİZMET

- ŞEHVETTEN ile/ve/değil/yerine AŞKTAN
( Beşer doğulur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İnsan olunur. )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kalıcı. )
( Beşeri aşk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi. | Tüm yetkin olanlar. )
( Mülkiyet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özgürlük. )

- MUKARRİN[< KARN]:
BİRLİKTE BULUNDURAN, TAKRÎN EDEN


- ESÂRET değil/yerine CESÂRET

- ÂŞIK ile/ve/değil/yerine/<> HAYRAN

- HUZUR/BARIŞ/BİRLİK/DİRLİK SAĞLA(T)MAK:
SÖZLERLE
ile/ve/<>/> YAPILANLARLA ile/ve/<>/> VAROLUŞLA
( Ne söylemeyeceğini bilerek. İLE/VE/<>/> Ne yapmayacağını bilerek. İLE/VE/<>/> (hiçbir şey söylemesen ve yapmasan bile) Varoluşun, yeterlidir![ve de bunu sürekli anımsayarak!] )

- İLİM ile TEFEKKÜR
( İlâhî sıfat. İLE Tabiî sıfat. )

- "İSTİYORUM" / "İSTEMİYORUM" ile/ve/ya da/||/<> "SEVİYORUM" / "SEVMİYORUM"
( Hiçbir zaman, bir açıklama yeterliliği ve niteliğinde değillerdir. Daha çok da, kaçmaya ya da dayatmaya yönelik yanıtlardır.

Anımsanması gereken nokta da, sizin kullandığınız oranda ve koşullardaki keyfiyetle, bir başkası da aynı keyfiyetle bunları kullanabilir, karşılık verebilir ve sonuç tam bir hüsran ve boşluk/anlamsızlık yaratır/yaratacaktır.

Dolayısıyla da, yaşamın getirdiği durumlarla/zorunluluklarla yüzleşerek, kaçmaksızın, isteyip-istememe, sevip-sevmeme alanından çıkarmak gerekir. )

- NİYET ve/> GİRİŞİM

- TÂBİ ile SEVMEK
( İkisinin de, "Nasıl?"ı olmaz/sorulmaz. )
( Tâbi olan ve seven, herşeyini sunar, hiçbir şey beklemez/sakınmaz. )

- HUZUR ve/<> ZEVK ve/<> AŞK

- BİRLİKTE:
GÜLMEK
ile/ve/<> AĞLAMAK ile/ve/<> SUSMAK
( Mutluluktur. İLE/VE/<> Dostluktur. İLE/VE/<> Aşktır. )

- IŞIK:
ÇELİŞİK BİRLİK

( Hem parça, hem dalga | Ne parça, ne dalga )

- ADÂLET ve/||/<>/>/< DAYANIŞMA

- (B)İLİM ve/<> KÜLTÜR COŞKUSU

- YARDIM ile/ve/<> İÇ YARDIM
( Hizmet. İLE/VE/<> Himmet. )
( Başkasından/dışarıdan. İLE/VE/<> Kendinden. )

- !CESÂRET ile !İNTİKAM
( İntikama yönelik çaba, cesaretten değil acziyettendir. )

- GÜLMEK ile/ve/değil EŞİK
( Gülmek, devrimci bir eylemdir. )

- HİZMETÇİLİK

- HEM, HEM DE ve NE, NE DE:
[İkisi birlikte kullanılır!/kullanılmalıdır!]


- SON BİRLİKTELİK

- SON GÜLÜŞ

- İLK GÜLÜCÜK

- İLK BİRLİKTELİK

- VARSIL/ZENGİN ile/>< YOKSUL/FAKİR

- NİYET EYLEM

- Bütünlüklü KONUŞ!!!

- Diline hizmet edenlerle KONUŞ!!!

- Coşkulu KONUŞ!!!

- O'nunla birlikte KONUŞ!!!

- Yardımlı KONUŞ!!!

- Yardımsız KONUŞ!!!

- Dinginliği DİNLE!!!

- Bütünlük için DİNLE!!!

- Yardım edebilmek için DİNLE!!!

- Sevmek için DİNLE!!!

- Sevilmek için DİNLE!!!

- Dinginliğin için DİNLE!!!

- Tefekkür için DİNLE!!!

- Bütünlük için SUS!!!

- Sevmek için SUS!!!

- Sevilmek için SUS!!!

- Dinginliğin için SUS!!!

- Birliktelik için SUS!!!

- Birlikteliğin sürmesi için SUS!!!

- BÜTÜNLÜK

- (KOŞULSUZ) SEVMELİ!

- (BİR ŞEYDEN[ÜRÜN/HİZMET]) MEMNUN OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> (BİR ŞEYİN[ÜRÜN/HİZMET]) (SİZİN İÇİN) UYGUN OLMASI

- SEV ile/ve SEVMİYORSA
( Zor ise. İLE/VE Zorlama!
[Zor ise sev, sevmiyorsa zorlama!] )

- VARLIK ve/=/<> BÜTÜNLÜK

- TEKLİFSİZ BİRLİKTELİK ile/ve NEDENSİZ BİRLİKTELİK

- DİN ve/<> YAŞAM ve/<> ETKİNLİK ve/<> İŞBÖLÜMÜ-İŞBİRLİĞİ

- EN YÜKSEK İBÂDET:
İNSAN(A)
ve/=/<> HİZMET
( Bir çiçeği bile yetiştirsen, İNSAN'a hizmet etmiş olursun. )

- HİZMET ve/<> ÂRİF

- "BAK! BEN NE YAPTIM!" İÇİN YAPMAK değil/>< HİZMET OLARAK YAPMAK

- NAMAZ:
DÜŞÜNCE
ve EYLEM BİRLİĞİ/BULUŞMASI

- GECE ve DİNGİNLİK ve DİNLENMEK

- SÂFİYET ve/||/<> İRFÂNİYET ve/||/<> AŞK

- İŞBÖLÜMÜ ile/ve/> İŞBİRLİĞİ

- REKABET ile/ve/yerine İŞBİRLİĞİ

- PARA İLE:
MAL/HİZMET ELDE ETMEK
ile/yerine/değil ZAMAN ELDE ETMEK

- BİRLEŞMEK ile/ve BİRLİĞİ SÜRDÜRMEK ile/ve BİRLİKTE ÇALIŞMAK
( Başlangıç. İLE/VE Gelişme. İLE/VE Başarı. )
( Kervan gider, sen kalma geri! )

- BAŞARMAK ile/ve/değil KAZANMA (İSTEĞİ/COŞKUSU)

- ÇIKAR ile/değil/yerine HİZMET

- KUVVETLER AYRILIĞI ve/> AŞILMIŞ BİRLİK

- AVRUPA ile AVRUPA BİRLİĞİ

- RİSK/MUHÂTARA[Ar. < HATAR] ile/ve CESARET

- GÜÇ ile CESARET

- KUTSAL ile/ve/değil BÜTÜNSEL/BÜTÜNLÜKLÜ

- PAYLAŞIM ile/ve DAYANIŞMA

- FELSEFE ve/||/<> AŞK ve/||/<> SANAT
( "Evet!" diyememektir. VE/||/<> "Hayır!" diyememektir. VE/||/<> Soruyu anımsayamamaktır. )

- | YALIN VE DOLAYSIZ ve/||/<> AYRIM VE DOLAYLI BİRLİK |
ve/||/<>
BUNLARIN BİRLİKTELİĞİ


- HAREKET ve/<> DİNGİNLİK

- HAREKET ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK

- DİNGİNLİK ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK

- TAABBÜD ile/ve TEFEKKÜR ile/ve TEVEKKÜL

- AŞK ile/ve/değil ÇEKİM/CÂZİBE

- ÇOKLUK ile/ve/<>/= BİRLİK

- TARİKA(T) ve/<> AŞK
( Çeperden merkeze. VE/<> Merkezden çepere. )

- İÇ TUTARLILIK ile/ve/<> İÇ BÜTÜNLÜK
( Mantık. İLE/VE/<> Şiir. )

- SEVMEK ve/<>/|| TANIMAK

- SEVMEMEK ve/<>/|| TANIMAMAK

- AŞ ve/<>/|| AŞK

- TAKINTILI TUTKU ile/değil/yerine UYUMLU TUTKU

- SEVİMLİ ile/ve GÖSTERİŞLİ
( Ördek. İLE/VE Kuğu. )

- "ÜSTÜNLÜK" ile/değil/yerine BÜTÜNLÜK
( )

- CESARET ile/ve/<> AYKIRILIK

- ACZİYET ile/ve/<>/değil AŞK

- YÖNELİM/KIBLE:
NAMAZ
ile DUA ile ÂŞIK ile İŞ
( Kâbeye. İLE Her yöne. İLE Kişiye(mâşuğa)/kavrama. İLE Uğraşa. )

- VARSIL/LIK(ZENGİN/LİK) ile/ve/<>/=/>< YOKSUL/LUK(FAKİR/LİK)
( Malı. İLE/VE/<>/=/>< Çenesine vurur. )
( Rezilliğin yardımcısı. İLE/VE/<>/=/>< Erdemin düşmanı. )
( ... İLE/VE/<>/=/>< Suçsuz olmasına karşın, "düzenden"/"erkten" korkan. )
( Paranın satın alamayacağı bir şeye sahip olana kadar zengin değilsinizdir. )

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> SÜREKLİLİK

- BAKIM ve/<> BÜTÜNLÜK

- DENKLİK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK

- AŞK ile/ve/<> HELÂK OLMAK
( Aşk/âşık olmadan helâk olunmaz. )

- İLK:
ÖZÜR DİLEYEN
ve/<>/|| AFFEDEN ve/<>/|| UNUTAN
( En cesurdur. VE/<>/|| En güçlüdür. VE/<>/|| En mutludur. )

- YARDIMCI OLMAK ile/ve/<> KOLAYLIK SAĞLAMAK/SUNMAK

- SİZİ SEVEN BİRİNİN UYARISI/İKAZI ile/>< SİZİ SEVMEYEN BİRİNİN İLTİFATI

- COŞKU ile DİDİŞME

- "BABA, HİMMET!" > "OĞLUM, HİZMET!" değil "BABA, HİMMET!" =/<>/|| "OĞLUM, HİZMET!"
( "Hizmet edersen, himmet görürsün/ederim" DEĞİL Hizmet ederken himmet görürsün. )

- ZİHNİYET ile/ve/<> NİYET

- ÜMİT ile/ve/<>/|| MUTLULUK

- ZENGİNLİK ile/ve/<>/değil/yerine BOLLUK

- BİR SEVMEK ve/||/=/<>/> BİN KEZ ÖLMEK

- DENGE ile/ve/<> DİNGİNLİK

- AŞK >< TAASSUB

- COŞKUNLUK ile CEZBE

- FELSEFE ve/<> TUTKU
( Kişi, felsefeyi, ancak tutkuyla yaşama katar. )

- İBÂDET ve/<>/= VAROLANA VE KİŞİLERE HİZMET ETMEK
( İBÂDET: Sevgiliyi göreyim de, ona hizmet etmeyeyim mi? )
( Kazası/ertelemesi vardır. VE/||/<> Kazası/ertelemesi yoktur. )

- BOLLUK >< KITLIK
( BOLLUK-KITLIK )

- NİYET ve/<>/= ABDEST

- CENNET ve/<>/= HİZMET

- CEZBE ve/<> HİZMET

- REENKARNASYON:
ZENGİNLERİN
ve FAKİRLERİN DİNİ

- KUVVETLER AYRILIĞI ile/ve/<>/|| KUVVETLER BİRLİĞİ

- İLİM ile/ve/<> HİZMET
( Kibirlendir(ebil)ir. İLE/VE/<> Erdir(ebil)ir. )
( Bilen, bilmeyenin hizmetçisi değilse hainliktir. )

- SEVGİ:
CAN
ve/<> HEYECAN

- SANAYİ ve DİL BİRLİĞİ

- CESÂRET ile/değil YÜZSÜZ/LÜK

- DUYGUSAL BİRLİK ve/< İLKESEL BİRLİK

- NİYET ve/> ÂKIBET

- CESÂRET/CESUR ve/<> AZİM/Lİ

- HİZMET:
MİNNETSİZ
ve/<> KÜLFETSİZ ve/<> ÜCRETSİZ ve/<> TEŞEKKÜRSÜZ

- NİYET ile/ve/<> YÖNELİM/EĞİLİM//MEYL

- SEVİLMEK ile/ve/değil/<> ANLAŞILMAK

- EN YÜCE:
GÜLÜMSE(MEK)!


- SONSUZLUK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK

- KROZOL ve AŞK MEYVESİ
( Orta Afrika Cumhuriyeti'nde bulunan ve tatmanız önerilen iki tropikal meyve. )

- ULUSAL BİRLİK ile/ve/<> KABİLE BİRLİĞİ
( Toplumların/ulusların birliğini sağlayan, en önemli ve öncelikli olgu, dilidir. İLE/VE/<> "Tek ağız" anlamına gelen Vantok Kültürü, Papua Yeni Gine'de bulunan bir kabilenin, üyelerinin aynı dili kullanmalarıyla, birbirlerini her yönden korudukları bir kültür de, buna en iyi örneklerdendir. )

- AŞK ve/<> ZÂT
( Zât(ın)'a yol, sadece/ancak AŞK'tır. )

- MEMNUN OLMA ile/ve/değil UYGUN OLMASI

- SEVGİ VE SADELİK ve/||/<>/< GÜLÜMSEME :) VE SAMİMİYET

- MALİ'DE:
CENNE
ile/ve/<> TİMBUKTU ile/ve/<> BANDIAGARA FALEZİ ile/ve/<> ASKİA MEZARI
( Mali'nin, UNESCO Dünya Mirası dizininde bulunan, görülmeye değer 4 önemli mekânı. )

- KARŞILIKSIZ HİZMET ile/ve/<> GÖNÜLLÜ HİZMETÇİLİK

- CUMHUR MÜEZZİNLİĞİ'NDE:
HAYYE ALE'S-SALÂH'A KADAR
ile/ve HAYYE ALE'S-SALÂH'LA BİRLİKTE
( Bir müezzin. İLE/VE Tüm müezzinler ayakta olmak üzere, cemaatle birlikte. )
( Genellikle, Hüseynî makamında okunur. )

- SABIR ve/<> HİZMET

- AŞK ve/<> KAVUŞMA(VUSLAT)
( İkisi de AN'dadır. )

- KAVUŞAMAYANLARIN YAŞADIĞI AŞK ile/ve/değil/<> KAVUŞANLARIN YAŞATTIĞI AŞK

- DÂVÂ ile/ve/değil/yerine HİZMET

- SAPLANTI ile/değil AŞK

- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine DAYANIŞMACI ORTAKLIK

- SEVDİĞİNE "İTAAT" ile/ve/||/<> "İTAAT ETTİĞİNİ" SEVMEK

- İÇ SEVİNÇ ve/<> GÜLÜMSEME :)
( Aydınlanmış kişideki durum/lar. )

- KÜLTÜREL ŞARTLANMIŞLIKLAR ile/değil/yerine KÜLTÜREL COŞKULAR

- "EDEPSİZLİK" ile/değil/yerine COŞKU

- AŞK ile/ve/değil/<> AHİD'E VEFÂ

- DANIŞMA ve/||/<>/> DAYANIŞMA
( Bin bilsek de bir bilene danışmak gerek. )

- BİRLİKTE ile/ve/değil KARŞILIKLI

- HEZEYAN/SABUKLANMA ile/değil/yerine/>< COŞKU

- BİRLİK ve/||/<> NOKTA ve/||/<> AN ve/||/<> AŞK
( Varlığın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Mekânın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Zamanın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Göreliliğin ilkesi/zirvesi. )

- VENA:
AŞK
ve/<> ŞARAP

- BİLİM İLE DİN İLİŞKİSİ "YORUMLAMASINDA":
ÇATIŞTIRMACI/LIK
ile ONAYLAYICI/LIK ile GEÇİŞLİ/LİK ile BİRLİKTE/LİK
( Üst-alt. İLE Yanyana. İLE Teğet/paralel. İLE Kesişim.[bazı noktalarda ve belirli oranlarda] )

- NİYET ve/||/<> GAYRET ve/||/<> DİRÂYET[YETENEK]

- GÜLMEK ile/ve/değil/<> GÜLÜŞÜNE MEŞRÛ KAYNAK BULMAK/BULABİLMEK
( Umberto Eco'nun, Gülün Adı adlı eserini okumanızı salık veririz. )

- AMAÇ:
BİRLİK
ve/<> BÜTÜNLÜK

- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞIMA

- AHLÂK:
KORKU
ile/ve/<> HAK ile/ve/<> FERÂGAT ile/ve/<> AŞK

- FIRSAT ile/ve/<> CESÂRET

- TUTKU ile/ve/değil/yerine/>< FERÂGAT

- YALNIZLIK:
BİREYSELLİKTE
ile/ve/<> AŞKTA
( Bireysellik, yalnızlığı (da) yönetebilmektir. İLE/VE/<> Aşk, birlikte ve/veya ayrı ayrı olmak üzere yalnızlığı (da) kabul edebilmektir. )
( Tek kişilik yalnızlık. İLE/VE/<> İki kişilik yalnızlık. )

- MUTLULUK >< KİBİR/BÖBÜRLENME

- TEVEKKÜL ve/||/<> AŞK

- TEŞEKKÜL[< ŞEKL | çoğ. TEŞEKKÜLÂT] ile TEŞEKKÜR[< ŞÜKR | çoğ. TEŞEKKÜRÂT]
( Şekillenme. | Kurulma, kuruluş, meydana geliş. | Oluşum. | Yoğrum. | Oluş. | Örgüt, topluluk. İLE Şükr etme, yapılan bir iyilikten memnun kalma ve memnun kaldığını ifade etme sözleri. )

- [ne yazık ki]
BAĞIMLI
ile/değil TUTKUN

- YARDIM EDİLMİŞ YOKSULLAR ile/değil/yerine ORTADAN KALDIRILMIŞ YOKSULLUK
( Kabul edilemeyecek olmasına karşın ne yazık ki, "istenilen", desteklenen, beklenilen, göz yumulan, gözardı edilen. İLE/DEĞİL/YERİNE İstediğimiz, her birimizin ayrı ayrı ve/veya hep birlikte taşın altına elini koyarak gerçekleştirmesi gereken. )

- AŞK ve/<> SAVUNMASIZLIK

- "AŞK YÜZÜNDEN" değil/yerine AŞK SÂYESİNDE

- İLİŞKİ ile/ve/<> HİZMET/EYLEM

- SARILMAK:
MUTLULUĞU, İKİYE KATLAMAK
ve/||/<> ACIYI, İKİYE BÖLMEK

- YARDIM ile/ve/||/<> DESTEK

- ZENGİN/LİK ile/ve/değil/yerine/||/< ENGİN/LİK

- (")İYİLİK(") ile/ve/değil/yerine/||/<> HİZMET

- MUTLULUK:
KİŞİDE/MALDA/MAKAMDA
değil/yerine AMAÇTA

- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine/<> GÜÇ BİRLİĞİ

- CESÂRET:
SEÇTİKLERİMİZ
değil VAZGEÇTİKLERİMİZ

- "CESÂRET" değil BUNALIM

- "GÖZÜ KARA/LIK" ile/değil/yerine CESARET

- GÜLME:
ŞAŞIRMA
ve/||/<>/< DÜŞÜNME

- BAĞ ile/ve/||/<>/> BÜTÜNLÜK

- ÇALIŞTIĞIN YERİ/İŞİ SEVMEK ile/ve/ya da/||/<> SEVDİĞİN YERDE/İŞTE ÇALIŞMAK
( Sevdiğin işi yaparsan, çalışmış sayılmazsın. )

- CESARET ile/ve/||/<>/> GÜÇ ile/ve/||/<>/> MUTLULUK
( En kısa sürede özür dileyerek. İLE/VE/||/<>/> En kısa sürede affederek. İLE/VE/||/<>/> En kısa zamanda unutarak. )

- SARMAŞIK ile BAĞBOĞAN/KÜSKÜT[< Fr. < Ar.]
( ... İLE Çitsarmaşığıgillerden, ince, uzun ipliksi saplarıyla, asma, baklagiller ve kimi meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren, klorofilsiz bir asalak bitki, şeytansaçı, cinsaçı. )

- EŞDEĞERLİLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK

- MUTLULUK:
GERÇEKLİK
ile/ve/değil/yerine/-/||/<> BEKLENTİSİZLİK

- KOLAYCILIK ile/değil/yerine/>< YARDIM GEREKSİNİM EŞİĞİ

- "BİR ARAYA GELMEK" ile/ve/||/<>/> "BİR ARADA DURMAK" ile/ve/||/<>/> BİRLİKTE ÇALIŞMAK
( Başlangıç. İLE/VE/||/<>/> İlerleme. İLE/VE/||/<>/> Başarı. )

- CESARET ile/ve/||/<>/>/< TESLİMİYET

- "DÜZELTME" ile/değil/yerine ZENGİNLEŞTİRME

- TOPLAM ile/ve/değil AŞILMIŞ BİRLİK

- KORKUSUZ/LUK ile/değil/yerine CESARET
( Cesaret, korkusuz olmak demek değildir. Cesaret, korkuyla dolu olmana karşın, kontrolü, korkunun eline vermemektir. )

- HAYAL KIRIKLIĞI ile/ve/değil/<> YAŞANABİLECEK MUTLULUK
( İnsanı en çok üzen, hayal kırıklığı değil yaşanabilecekken yaşanamayan mutluluklardır. )

- SEVGİ ve/<> GÜLÜMSEME :) ve/<> ADAMLIK ve/<> MUTLULUK
( Gözde. VE/<> Yüzde. VE/<> Özde. VE/<> Azda. )

- GÜLÜŞ(ÜN) < ACI(SI) değil/yerine ACI(N) > GÜLÜŞ(Ü)
( Olmamalı. DEĞİL/YERİNE Olabilir. )

- MUTLULUK:
FİYATI OLANLARLA
değil/yerine DEĞERİ OLANLARLA

- NİYET ve/||/<> NAZAR ve/||/<> MÂNÂ-İ HARF ve/||/<> MÂNÂ-İ İSİM

- REKÂBET EDERSEN değil/yerine/>< CESÂRET EDERSEN
( Aynılaş(tır)ırsın. DEĞİL/YERİNE/>< Farklılaş(tır)ırsın. )

- SUSABİLMEK ve/||/<> GÜLÜMSEYEBİLMEK :)
( Tüm sorulara, en iyi yanıt. VE/||/<> Tüm durumlara, en iyi karşılık. )

- ZEYTİN-EKMEĞİ BİRLİKTE YEMEK ile ZEYTİN, ÜSTTE VE KÜRDAN SAPLI YEMEK
( "Gariban olursun." İLE "Havalı/üst sınıf vs. olursun." )

- SARMAŞIK ile ÇİTSARMAŞIĞI
( ... İLE Çitsarmaşığıgillerin örnek bitkisi olan, daha çok, tarla kenarlarında yetişen, beyaz çiçekli, sarılıcı, otsu bitki. )

- MUTLULUK:
İSTASYON
ile/değil/yerine/>< YOLCULUK

- DÜZENLİ/LİK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK/LÜ/LÜK

- ARINMA ve/||/<>/> AYDINLANMA ve/||/<>/> AŞK

- SÜREÇ ile/ve/<> AŞAMALI BİRLİK

- BÜTÜNSEL ile BÜTÜNLÜKLÜ

- ÖFKE ile/değil/yerine/>< GÜLÜMSEME :)
( Öfkenin uzaklaştırdığını, gülücükler geri getiremez. )

- GÖRDÜĞÜNÜ "SEVMEK" ile/değil/yerine/>< SEVDİĞİNİ GÖRMEK

- ÖZLEMEK ile/ve/||/<>/> SEVMEK
( Rüyanda görmüşsen. İLE/VE/||/<>/> Rüyanda görmek ümidiyle yatıyorsan. )

- EVLİLİK ile/ve/değil/<>/< AŞK
( Tanık, rızâ, onay ister. İLE/VE/<>/< Ahde vefâ edecek bir kalp yeterlidir. )
( Akit ile. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Ahit ile. )

- "ADÂLETSİZLİK" ile/değil KARŞILIKLI HİZMET (İÇİN)

- YENİ BASKIDA:
GELİŞTİRİLMİŞ
ile/ve/||/<> GENİŞLETİLMİS ile/ve/||/<> ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ

- "KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALMAK" değil/yerine KOŞULSUZ VE BEKLENTİSİZ VERMEK/HİZMET

- UCUZ "MUTLULUK" değil/yerine YÜCELTEN "ISTIRAP"

- HİZMET:
40'INA KADAR
ile/ve/<>/> 40'INDAN SONRA
( Ben, neye/kime? İLE/VE/<>/> Ne/kim, bana? )

- ÖLÜM >< AŞK
( Ölümün karşısındaki tek güç ve olanak, ancak ve ancak aşktır! )

- SARMAŞIK ile FRENKASMASI
( ... İLE Asmagillerden, sonbaharda, yaprakları güzel bir renk alan, süs sarmaşığı. )

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> BÜTÜNCÜLLÜK

- YAPTIĞIN İŞİ SEVMEK ile/ve/||/<>/>/< SEVDİĞİN İŞİ YAPMAK

- VARSIL/ZENGİN ile/ve/<> GÖNÇ
( ... İLE Varlıklı. )

- [HANGİ]
(")HAKLA?(") (HİZMET)
ile/ve/değil/yerine/||/<>
AKLA? (HİZMET)


- SEVMEK-SEVİLMEK ile/ve/<> ANIMSAMAK-ANIMSANMAK ile/ve/<> BAĞIŞLAMAK-BAĞIŞLANMAK
( Üçü de güzeldir fakat ilkleriyle de yetin(ebil)mek gerekir. )

- HALÂVET değil/yerine SEVİMLİLİK/ŞİRİNLİK/TATLILIK

- KİTAP OKUMAYI SEVMEYEN ile/değil/yerine/<> ARADIĞI KİTABI HENÜZ BULAMAMIŞ OLAN

- GURUR:
"GÜÇLÜ" KILAR
ve fakat MUTLU ETMEZ

- ZENGİN ile/değil/yerine VARLIKLI
( Yılmaz Özdil'in, Mustafa Koç yazısı için burayı tıklayınız... )

- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/<>/> DAYANIŞMA

- BİRLİKTE ÇÖKME ile BİTİM NOKTASI
( Aslında çözünür olan türlerin, çökmekte olan katının yüzeyinde ya da onunla birlikte sürüklenerek taşınması. İLE Titrasyonda son bir damlanın tepkimeyi tamamladığı, fiziksel değişmelere bakılarak titrasyonun son erdirildiği durum. )

- "YARDIM" ile "MÜDAHALE"
( [Kişi/gereksinim sahibi, çevresinden] İstemişse. İLE İstememişse. )

- DOSTLUK ve/||/<> YARDIM
( Eli. VE/||/<> Seli. )

- STRES ile/değil/yerine/>< TUTKU
( İstemediğin bir şey için çok çalışmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevdiğin bir şey için çok çalışmak. )

- GURUR değil/yerine/>< MUTLULUK
( Neden, çocuklar, kavga ettikten sonra hemen barışıp birlikte oynamaya devam ederler? Çünkü, onların mutluluğu, gururdan daha değerlidir. )

- ZENGİNKEN, FAKİR DÜŞMEK ile/ve/||/<> ZÂLİMLER ARASINDA, ÂLİM OLMAK ile/ve/||/<> HATIRLIYKEN, İTİBARSIZLAŞMAK

- YARDIMCI DOÇENT değil/yerine/= BİLGER

- DOĞRULUK ile/ve/||/<>/>/< YARDIM

- "VARSIL/ZENGİN" ile/değil/yerine GANÎ

- REHÂVET değil/yerine/>< CESÂRET

- EVRENDE:
İKİLEM
değil/yerine BÜTÜNLÜK

- BİRLİK:
KADÎM
ile/ve/||/<>/> HÂDİS
( Zamanda, başlangıcı ve sonu olmayan. İLE/VE/||/<>/> Başlangıcı ve sonu olan. )

- ZAMAN VE ZEMİNDE NESNE değil BİRLİKTE OLUŞMAYLA

- HEVES ile/ve/değil/yerine/<>/> TUTKU

- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞILTI

- GÜNLÜK KONUŞMALARIN SIRADANLIĞINDA/YALINLIĞIYLA:
AMAÇLI
ile/ve/||/<> BİLEREK ile/ve/||/<> BİLMEDEN ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ
( Reklam. İLE/VE/||/<> Evlilik. İLE/VE/||/<> Dostluk. İLE/VE/||/<> Sanat. )
( Kitlelere "oynanıyorsa". İLE/VE/||/<> Saygıyla bütünleşilecekse. İLE/VE/||/<> Sevgiyle yaklaşılıyorsa. İLE/VE/||/<> Susulabiliyorsa. )
( )

- (")GÜÇLÜ(") ile/ve/||/<> (")ZENGİN(") ile/ve/||/<> (")AKILLI(")
( Hırslarını yenen. İLE/VE/||/<> Durumundan memnun olan. İLE/VE/||/<> Herşeyden ve herkesten öğrenen. )

- SARMAŞIK ile JAPONSARMAŞIĞI
( Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki. İLE Asmagillerden, ana vatanı Çin ve Japonya olan, sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan, sarılcı süs bitkisi. )

- DERTLİ ile/ve/<> EDİP ile/ve/<> ÂŞIK ile/ve/<> ÂRİF
( [Derdini] Yalın anlatan. İLE/VE/<> Hoş anlatan. İLE/VE/<> Haliyle anlatan. İLE/VE/<> Gülümseyişiyle örterek anlatan. )

- AYRILIK/BOZUŞMA değil/yerine/>< BİRLİK
( Ölümdür/memattır. DEĞİL/YERİNE/>< Yaşamdır/hayattır. )

- AŞK ve/||/<>/>/< MAHVİYET

- SARMAŞIK ile LOĞUSAOTU
( Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki. İLE İkiçeneklilerden, çiçekleri koyu kahverengi ve pis kokulu, tırmanıcı bir bitki. )

- "CESARET" ile/ve/değil/||/<> "GÖZDEN ÇIKARMAK"

- HİZMET ile/ve/||/<> İZZET
( ... İLE/VE/||/<> Büyüklük, yücelik, ululuk. )

- TUTKU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< AŞK

- SAKİN değil/yerine/= DİNGİN

- BİSİKLET ve/<> DAYANIŞMA

- BİSİKLET ve/<> ACİL YARDIM

- BİSİKLET ve/<> BİRLİK

- BİSİKLET ve/<> GÜLÜMSEME

- BİSİKLET ve/<> MUTLULUK

- BİSİKLET ve/<> AŞK

- BİSİKLET ve/<> COŞKU

- GÜLÜMSEME :) ve/=/||/<>/: İLÂÇ
( Kana, en hızlı karışan ilâç. )

- BİSİKLET ve/<> BÜTÜNLÜK

- ZENGİN değil/yerine/= VARSIL

- SARMAŞIK ile ORMANSARMAŞIĞI/AKASMA

- ŞİRKETLER, HİZMETLERİNDE:
UCUZ İSE
ile/ya da/<> HIZLI İSE ile/ya da/<> NİTELİKLİ İSE
( Niteliksiz ve hızlıdır. İLE/YA DA/<> Ucuz ve niteliksizdir. İLE/YA DA/<> Pahalı ve yavaştır. )
( Dünyada, hiçbir şirket, bir işi, hem ucuz, hem hızlı, hem de nitelikli yapamaz. )

- BİRLİKTE:
YAŞAMAK
ve/||/<>/> YAŞLANMAK

- FAKİR OLUP DA SABRETMEK ile/ve/<> ZENGİN OLUP DA ŞÜKRETMEK
( İkisi de "pek kolay değil" diye "görülse/zannedilse" de asıl olan, her koşulda ve özellikle de uclarda ve uçurumlarda, yani maddî fakirlik ve zenginlikte, sabır göstermek ve şükrü edâ etmektir. )

- AŞK = (FALL IN) LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMORE[İt.] = AMOR[İsp., Lat.] = HO ER.S, HE FILIA, HE AGAPE[Yun.] = İŞK[Ar., Fars.] = MIN[Felm.]

- BİRLİK = VAHDET = UNITY[İng.] = UNITÉ[Fr.] = EINHEIT[Alm.] = UNITAS< UNUS[Lat.] = UNIDAD[İsp.]

- CESARET = ŞECÂ'AT, CESÂRET[Fars., Ar.] = COURAGE[İng., Fr.] = FORTITUDO[Lat.] = MUT[Alm.] = HË ANDREIA[Yun.] = CORRAGIO[İt.] = VALOR[İsp.] = MOED[Fel.] = MOD[Dan.] = MUJYESTVO[Rus.]

- DÜŞÜNME = TEFEKKÜR = THINK[İng.] = PENSÉE[Fr.] = DENKEN[Alm.] = COGITARE, COGITATIO[Lat.] = NOEIN, DIANOIA[Yun.] = PENSAR[İsp.]

- EDİLGİNLİK, TUTKU = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.]

- ERİNÇ, DİNGİNLİK = PEACE, REPOSE[İng.] = TRAQUILLITÉ[Fr.] = BERUHIGUNG[Alm.] = QUIETUS[Lat.]

- GÜLMEK = SMILE/LAUGH[İng.] = RIRE[Fr.] = LACHEN[Alm.] = RIDERE[İt.] = REÍR[İsp.]

- MUTLULUK = SAADET = HAPPINESS[İng.] = BONHEUR, FELICITÉ[Fr.] = GLÜCK[Alm.] = FELICITAS[Lat.] = FELICIDAD[İsp.]

- SEVİ = AŞK = LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMOR, CARITAS[Lat.] = PHILIA, EROS, AGAPE[Yun.] = AMOR[İsp.]

- TUTKU = İHTİRAS = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.] = PATHOS[Yun.] = PASION[İsp.]

- YARDIMCI ÖNERME = LEMMA[İng., Lat.] = LEMME[Fr.] = HILFSATZ[Alm.]

- ÂSÛDE değil/yerine/= RAHAT, DİNÇ OLAN

- MUTLULUK ve/||/<> CİVANMUKTİ
( Bedenli olarak bu dünyada yaşarken özgürlüğe, kurtuluşa, mutluluğa erişenler. )

- EN SEVİMLİ/LER
( * YUNUS
* PAPAĞAN
* KAPLUMBAĞA )

- GİRİFTÂR[Fars.] ile TUTKUN

- NİYET ile/ve/||/<> GİZEM

- SEVMEK:
"ÇİFTLEŞMEK"
değil TEKLEŞMEK

- HİZMET[bkz. HİDMET, HİDEMÂT] değil/yerine/= İŞ GÖRME, GÖREV

- HİZMETNİŞİN değil/yerine/= GÖREV ALAN, HİZMET EDEN, HİZMET EDENLERDEN

- İSTİMDÂT[< MEDED] değil/yerine/= YARDIM İSTEME

- İTTİHÂD[< VAHDET] değil/yerine/= BİR OLMA, BİRLEŞME, BİRLİK | AYNI OLMA, AYNI ANLAMI TAŞIMA | ALLAH VARLIĞINDA YOK OLMAK

- KARAVAŞ ile YARDIMCI
( Cariye, yardımcı kız. )

- | "DÜŞÜNMEK" ve "İNANMAK" ve "SEVMEK" |
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/>
EYLEMEK

( Çok fazla. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Çok az. )

- YALNIZ OLMAK/KALMAK/BIRAKILMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> SENİ, YALNIZ HİSSETTİREN KİŞİLERLE BİRLİKTE OLMAK
( Daha kötü. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> En kötüsü. )

- MUAVİN[Ar.] değil/yerine/= YARDIMCI

- MÜBTESİM[< TEBESSÜM] ile GÜLÜMSEYEN, TEBESSÜM EDEN

- [ne yazık ki]
MÜDÂRÂ[T][< DERY]
ile İKİYÜZLÜLÜK | YÜZE GÜLME, DOST GİBİ GÖRÜNME

- MÜSÂVEME[< SEVM] ile ...
( Pazarlık etme. | Bir malın önceki değerini dikkate almadan herhangi bir değer ile satmak. )

- MUZAHİR[Ar.] değil/yerine/= DESTEKLEYEN, YARDIM EDEN

- NİYET ile ...
( NİYET, MERAM | FİİL VE HAREKET | DÜNYA LEZZETLERİNİ TERK EDEREK İBADETLE ALLAH'A YÖNELMEK )

- SAÂDET ile SÜREKLİ MUTLULUK
( SÜREKLİ MUTLULUK )

- ŞECÂAT değil/yerine/= YİĞİTLİK, YÜREKLİLİK, CESARET

- TEFEKKÜR[< FİKR] ile ...
( DÜŞÜNME, ZİHİN YORMA | DÜŞÜNÜLME | İNSANIN KENDİNİ, KENDİNDE ARAMASI | ZİKİR )

- YAPMACIK OLUP "SEVİLMEK" ile/değil/yerine/>< KENDİN OLUP BEĞENİLMEMEK

- VARSIL/ZENGİN
ile/ve/değil/yerine/=/||/</<>/><
YOKSUL/FAKİR

( )

- CAHİL:
BİLMEYEN
değil/ne yazık ki BİLMEK İSTEMEYEN, BİLMEMEKTEN "MUTLU OLAN"

- SEVMEMEK ile/değil/yerine/>< SEVMEK
( Ölmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ("Istırap") Yaşamak. )

- İLK GÖRÜŞTE AŞK ile/ve/||/<> HER GÖRÜŞTE AŞK

- BELÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AŞK
( Bin. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bir. )

- YAŞAM:
ANLAM
değil TUTKU

- GÜLMEK :) ile/ve/||/<>/>/< GÖZLERİNİN İÇİNİN GÜLMESİ :)

- AYRICALIK ile/ve/||/<>/< AŞK

- SEVMEK ve/||/<>/> SEVDİRMEK ve/||/<>/> SEVİNDİRMEK

- İYİLİK ile/ve/||/<> DOĞRULUK ile/ve/||/<> CESÂRET ile/ve/||/<> VEFÂ
( Kötülüğe karşın. İLE/VE/||/<> Yanlışa karşın. İLE/VE/||/<> Zorluğa karşın. İLE/VE/||/<> Mesafeye karşın. )

- PATRONAJ[Fr.] ile/ve/değil/yerine/<> YARDIM
( Cezaevinden serbest bırakılan suçlunun, toplum yaşantısına yeniden uyabilmesini sağlamak amacıyla yapılan yardım çalışması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> ... )

- PORTMANTO[Fr.] değil/yerine/= ASKILIK
( Palto, şapka gibi şeyleri asmak için yapılmış, raflı ve bazısı aynalı askı yeri. )

- KARMAŞIK ile/değil/yerine "SARMAŞIK"

- NİYET ve/||/<>/> KARAR ve/||/<>/> UYGULAMA

- SEVMEK:
SIRADIŞI ŞEYLER YAPMAK
değil SIRADAN ŞEYLERİ, ÖZENLE YAPMAK

- HUB ile/ve/||/<>/>/< AŞK
( ... İLE/VE/||/<>~>~< Kendi olgunluğuna olan tutku. )

- [ne yazık ki]
!SAVAŞ
ile ASKERİCİLİK/MİLİTARİZM

- SEVMEZ ve GİTMEZ
( Her gelen. VE Hiçbir seven. )

- NİYET ile/ve/<> YÖNTEM

- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> DİNGİNLİK

- DOĞA:
ÖZ
ve/||/<> BİÇİMİN BİRLİĞİ

- GELİŞMİŞ ÜLKE:
FAKİRLERİN BİLE ARABAYA BİNDİĞİ ÜLKE
değil/yerine/><
ZENGİNLERİN BİLE OTOBÜSE BİNDİĞİ ÜLKE


- TUTARSIZLIĞINDAN UTANMAMAK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜYÜ SEVMEMEK

- ADÂLET ile/ve/<> BİLİM ile/ve/<> AŞK

- TEDBİR ve/||/<> İTİDAL ve/||/<> CESARET

- YARDIMCI ile/ne yazık ki !YARDAK/ÇI
( ... İLE Özellikle kötü işlerde birine yardım eden kişi. )

- YAVER[Fars.] değil/yerine/= YARDIMCI
( Yardımcı. | Devlet ve hükümet başkanlarıyla komutanların yanında bulunan ve onların komutlarını yazmakla, gereğinde yerine ulaştırmakla görevli subay, emir subayı. )

- SARMAŞIK ile YERSARMAŞIĞI
( ... İLE Gebreotugillerden, nemli yerlerde, duvar diplerinde yetişen bir bitki. )

- "ZENGİNLİK":
[ya] ÇOK PARA
ile/değil/yerine/ya da/>< ÇOK DOST
( Belki ikisinden biri olur fakat ikisi birden olmaz! )
( Dostlarım! Dünyada, dost yoktur! )

- KÖLELEŞTİRENLER:
"SEVİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ"
ve/||/<>/> "BEĞENİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ" ve/||/<>/> "TAKDİR EDİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ"

- TEK BİR KİŞİNİN:
ÜZÜNTÜSÜ
ve/||/<> MUTLULUĞU
( Tüm bireyleri mutsuz edebilir. VE/||/<> Herkesin yüzünü güldürebilir. :) )

- MEDET[Ar.] değil/yerine/= YARDIM

- MUTLULUK:
"EN"/DAHA FAZLA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< EN/DAHA AZDAN ZEVK ALMA/ALABİLME

- [Ar.] MEMNUNİYET ile MEMNUİYET
( Kıvanma, kıvanç. İLE Yasak olma, yasak edilme durumu. )

- MESUT/MESUD[Ar.] değil/yerine/= MUTLU

- MİĞFER[Ar.]/KASK değil/yerine/= TOLGA/BAŞLIK
( Başı, dış darbelerden koruyan, demir, çelik vb.'den yapılmış başlık. )

- SARMAŞIK ile MORSALKIM
( ... İLE Baklagillerden, salkım durumunda mavi, mor, beyaz, pembe renkli çiçekler açan bir sarmaşık. )

- AŞK ile/ve/||/<> ONUR

- TEŞEKKÜR ETMEK ve/||/<> ÖZÜR DİLEMEK
( Bunları bilmeyenlere, kapıları/nı kapatmak gerekir. )

- AŞK ve/||/<>/> ŞAİR/ŞİİR
( Aşkın dokunuşlarıyla herkes şair olur. )

- DAYATMA değil/yerine/>< DAYANIŞMA

- YARAR/"MANTIK" EVLİLİĞİ ile AŞK EVLİLİĞİ

- MUİT[Ar.] değil/yerine/= YARDIMCI ÖĞRETMEN

- MÜSTAHDEM/HADEME[Ar.] değil/yerine/= HİZMETLİ

- MÜTEBESSİM[< BESM] değil/yerine/= GÜLÜMSEYEN/GÜLEÇ :)

- HİZMETLİ ile MÜTEFERRİKA
( ... İLE Küçük giderler için ayrılan para. | Güvenlik örgütünde, kuşkulu kişilerin ilgili yerlere gönderilmek üzere geçici olarak barındırıldıkları bölüm. | Sultan, vezir ve daha başka devlet büyüklerinin yanında, türlü hizmetlerde bulunan. )

- MUTLULUK ve/||/<>/>/< YETİNMEK

- GÜVEN!:
GÜLÜŞÜN ARDINDAKİ KEDERE
ve/||/<> ÖFKENİN ARDINDAKİ SEVGİYE ve/||/<> SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ NEDENE

- SARMAŞIK ile SARILGAN
( ... İLE Sapı yakınındaki başka bitkilere ya da başka şeylere sarılıp yükselen, otsu ya da odunsu bitki. )

- KÂTİP[Ar.]/SEKRETER[Fr.] değil/yerine/= YAZMAN/YÖNETİCİ YARDIMCISI

- DÖRT İSTEK:
AÇGÖZLÜLÜK
ile/ve/||/<>/> ÇEKİŞME ile/ve/||/<>/> GÖSTERİŞ ile/ve/||/<>/> GÜÇ TUTKUSU

- [ne yazık ki!]
ÖZÜR DİLEYEMEMEK/DİLEYEMEYEN
ile/ve/<> TEŞEKKÜR EDEMEMEK/EDEMEYEN

- AĞLAMAK ve/değil/yerine/<>/>< GÜLMEK :)
( Yalnız. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herkesle birlikte. :) )
( Heraklitos. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Demokritos. )

- UYAK(KAFİYE) ÇEŞİTLERİNDE:
YARIM
ile/ve/<> TAM ile/ve/<> ZENGİN ile/ve/<> TUNÇ ile/ve/<> CİNASLI
( )

- HİZMET ETMEK ve/<> ÖTEKİLERİ İHMAL ETMEMEK

- SEVMEK ile/ve/+/||/<>/>/< (DAHA ÇOK) SEVMEYİ İSTEMEK/YEĞLEMEK

- HAYVANLAR:
"BİZİM İÇİN"
değil BİZİMLE BİRLİKTE

- AYRINTILARIN "ZENGİNLİĞİ" ile/ve/||/<>/< YORUM GÜCÜ "ZAYIFLIĞI"

- NİYET ve/||/<>/< MECÂL

- ÂŞIK ile ŞIPSEVDİ
( ... İLE Görür görmez seven, âşık olan kişi. )

- ZİHNİ ve GÖNLÜ:
DAR OLAN
ile/değil/yerine/>< ZENGİN OLAN
( Dünyayı da sunsan, "Daha yok mu?" der. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kuru ekmek de versen, şükreder. :) )
( Yüzünü asar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yüzü güler. :) )

- DERTLERİ "ÇOK/BÜYÜK" OLAN ve/||/<>/> GÜLÜŞÜ SICAK OLAN :)

- SEVİLİYORSAK ile SEVİLMİYORSAK
( Gurur duyup sarılalım. İLE Saygı gösterip uzaklaşalım. )

- MUTLU OLMAK:
"HERŞEYİN YOLUNDA OLMASIYLA"
değil SORUNLARI, GÖRMEMEZLİKTEN GELEREK

- MUTLULUK:
DAHA ÇOK OLANI ARAMAK
değil/yerine/>< DAHA AZ OLANIN, TADINI ÇIKARMAK

- CESARET:
KORKUNUN YOKLUĞU
ile/ve/değil/+/||/<>/< BENCİLLİĞİN BULUNMAMASI

- İLTİFAT ve/+/||/<>/> CESARET VERMEK

- KIRAAT ile/ve/||/<> TEFEKKÜR ile/ve/||/<> HAYAT
( Dilin okuması. İLE/VE/||/<> Aklın okuması. İLE/VE/||/<> Kalbin okuması. )

- SEVMEK ve/=/||/<>/< GÜVENMEK
( Sevmek, güvenmektir. )

- ZENGİNİN YÜRÜDÜĞÜ ile/ne yazık ki FAKİRİN YÜRÜDÜĞÜ
( Sindirebilmek için. İLE/NE YAZIK Kİ Bulmak için. )

- AİT OLMA ile/ve/||/<>/> BİREY OLMA ile/ve/||/<>/> BİRLİKTE OLMA

- DEVLET:
ÖZGÜRLÜK ve/||/<> TUTKU
ve/||/<> GENEL ve/||/<> ÖZEL ve/||/<> NESNEL ve/||/<> ÖZNEL
( Devlet, özgürlükle tutkunun, genelle özelin, nesnelle öznelin bireşimini[/tevhîdini] sağlar. [Devlet, sadece, bürokratik ve politik bir örgüt değildir!] )

- DEVAM ETMELİ!
YAŞAMAYA
ve/||/<>/> SEVMEYE ve/||/<>/> GÜLMEYE :)

- EN CESUR ve/||/<> EN GÜÇLÜ ve/||/<> EN MUTLU
( İlk özür dileyen. VE/||/<> İlk affeden. VE/||/<> İlk unutan. )

- ÖZGÜRLÜK ve/||/<> EŞİTLİK ve/||/<> DAYANIŞMA
( Aydınlanmanın doğurduğu ilkelerdir. Bunların, topluma yansıması, toplumda karşılık bulması, bir devrim niteliğinde olmakla birlikte, tarihî bir birikimi de gösterir. )

- TOPLUMA HİZMET ve/||/<> TOPLAMA HİZMET

- GELİŞİMDE:
ZORUNLULUK
ile/ve/<> CESARET

- İÇSELLEŞTİRME ve/||/<> COŞKU

- EN BÜYÜK SORUNLAR:
KENDİNDEN MEMNUN OL(A)MAMA
ile/ve/||/<> TATMİN OL(A)MAMA

- "UYUŞUK/LUK" ile/değil/yerine/>< DİNGİN/LİK

- İTKİ ile/ve/||/<> TUTKU

- BİLGELİK ve/=/||/<> KARŞILIKSIZ HİZMET

- FAKİRİN CANI değil/yerine "ZENGİNİN" MALI

- DENGELİ ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ

- HİZMET:
| YARARLANILAN ile/ve/<> ETKİLENİLEN |
ile/değil/yerine KATILINAN

- KUSURLU SORUMLULUK(/HİZMET ve GÖREV) ile/ve/||/<> KUSURSUZ SORUMLULUK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL OLASILIK

- HİZMETİN:
[ne yazık ki]
KÖTÜ İŞLEMESİ
ile/ve/||/<>/< GEÇ İŞLEMESİ ile/ve/||/<>/< İŞLEMEMESİ

- NEŞE ve/||/<> COŞKU

- DÜZELTME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CESARET VERME

- HİZMETÇİ ile/ve/değil/||/<> TABLAKÂR

- MUTLULUK ile/ve/değil/||/<>/< TATMİN OLMA

- TANRI:
NOUS
ve/||/<>/> LOGOS'UN, AŞKINSAL BİRLİĞİ

- EŞLEME ile/ve/||/<>/> ROL DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<>/> AYNA ile/ve/||/<>/> YARDIMCI TEKNİKLER

- TOPLUMSAL HİZMET ve/||/<>/= AKIL

- SEVMEK:
ÖZLEMEK
ve/||/<>/>/< GÖRÜNCE SEVİNMEK

- GÜLMEK ile AYIPLAMA

- BÜTÜNLÜK ile/ve/||/<> BİREŞİM

- FARKLILIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİK
( Dilde, anlatımda/aktarımda, parçalarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Gerçeklikte/hakikatte. )

- VATANINI SEVMEK ve/||/<> ALLAH'I SEVMEK

- BİRLİKTE OLMA GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/< BİREY OLMA GEREKSİNİMİ

- MUTLULUK İÇİN ...:
DAHA AZ ...
ve/>< DAHA ÇOK ...
( ... nefret edelim. VE/>< ... sevelim.
... kaygılanalım. VE/>< ... dans edelim.
... alalım. VE/YERİNE/>< ... verelim.
... tüketelim. VE/YERİNE/>< ... üretelim/türetelim.
... somurtalım. VE/YERİNE/>< ... gülelim.
... konuşalım. VE/YERİNE/>< ... dinleyelim.
... korkalım. VE/YERİNE/>< ... deneyelim.
... yargılayalım. VE/YERİNE/>< ... kabul edelim.
... izleyelim. VE/YERİNE/>< ... yapalım.
... şikâyet edelim. VE/YERİNE/>< ... takdir/tebrik edelim. )

- ADÂLET:
KİŞİ/KUL
ve/||/<> İLÂH'IN BİRLİĞİ

- "DUYGU" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİYET

- PSİKOLOJİK VE TOPLUMSAL SORUNLARIN KÖKENİNDE:
[ya] COŞKUNUN
ile/ve/ya da/||/<> ÖFKENİN ile/ve/ya da/||/<> KORKUNUN DÜZENLENEMEMESİ

- BİRLİKTE OLMAYALIM!:
SEVMEDİKLERİMİZLE
ve/||/<> "UNUTAMADIKLARIMIZLA"

- KADIN, ...:
..., SEVMEDİĞİ KİŞİYE[ERKEK/KADIN] ...
ile/><
..., SEVDİĞİ KİŞİ[ERKEK/KADIN] İÇİN ...

( ... hiç acımaz. İLE/>< ... kendine hiç acımaz. )

- SUSABİLMEK/SÜKÛT ve/||/<> PERHİZ/REJİM ve/||/<> NEŞE ve/||/<> COŞKU

- YARGILAMANIN TARİHÇESİNDE:
İTHAM
ile/ve/||/<> TAHKİK ile/ve/||/<> İŞBİRLİĞİ

- SUSMA HAKKI ve/||/<> ADİL YARGILANMA HAKKI ve/||/<> KENDİNE YÜKLENEN SUÇU ÖĞRENME HAKKI ve/||/<> SAVUNMA HAKKI ve/||/<> İFADE SERBESTLİĞİ ve/||/<> MASUMİYET GÖSTERGESİ ve/||/<> SİLAHLARIN EŞİTLİĞİ ve/||/<> AVUKAT YARDIMI ve/||/<> AYDILATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ ve/||/<> HUKUK DEVLETİ İLKESİ

- ÖZEL YAŞAMIN GİZLİLİĞİ ve/||/<> MUTLULUĞU ARAMA HAKKI

- YAŞAMAK ve/||/<> SEVMEK
( Direnmektir. VE/||/<> Güvenmektir. )

- "KONFOR" ile MUTLULUK

- "ZENGİNLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAŞARI

- "ADSIZ NARKOTİKLER" değil ADSIZ NARKOTİK (ARKADAŞ BİRLİĞİ)
( Adsız Narkotik Arkadaşlık Birliği Tel.: 536. 341 01 89 )

- KÜLTÜR ve/||/<> TUTKU/COŞKU

- YAPTIKLARINI, "SEVMEYE ÇALIŞMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVDİKLERİNİ YAPMAYA ÇALIŞMAK

- DOYUM ve/||/<>/< BÜTÜNLÜK

- HAK ile/ve/değil/||/<>/>/< AŞK

- EN HOŞ DUYGU:
BİRİNİN, YÜZÜNDEKİ GÜLÜMSEMENİN NEDENİ OLDUĞUNU BİLMEK :)


- KARAR VERELİM! ve/||/<> HAZIRLANALIM! ve/||/<> BAŞLAYALIM! ve/||/<> ÖĞRENELİM! ve/||/<> ÇALIŞALIM! ve/||/<> DİNLEYELİM! ve/||/<> ÇABALAYALIM! ve/||/<> GÜLÜMSEYELİM! :)
( [başkaları] Ertelese de. VE/||/<> Hayallere dalsa da. VE/||/<> Sonraya bıraksa da. VE/||/<> Uyusa da. VE/||/<> Dilese de. VE/||/<> Konuşsa da. VE/||/<> Vazgeçse de. VE/||/<> Kaşlarını çatsa da. )

- SEVMEK:
"İŞİNE GELDİĞİ GİBİ"
ile/değil/>< İÇİNDEN GELDİĞİ GİBİ

- SAĞLIK:
"HİZMET"
ile/ve/değil/||/<>/< HAK

- YARDIM... YÜKÜN, ...:
"YERE BIRAKILMASINDA"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
"KALDIRILMASINDA"

( Kendi sorumluluğundan kaçmaya çalışanlara yardım edilmemesi gerektiği ve tembelliği/hazcılığı teşvik etmenin, büyük yanlış olduğu anımsatılmaktadır. )

- YEME-İÇME ve/||/<> SOLUK ve/||/<> YÜRÜME ve/||/<> HAREKET ve/||/<> UYKU ve/||/<> DÜŞÜNCE ve/||/<> CESARET ve/||/<> GÜNEŞLENME
( Hayvanlar gibi olsun... VE/||/<> Kaplumbağalar gibi olsun... VE/||/<> Güvercinler gibi olsun... VE/||/<> Maymunlar gibi olsun... VE/||/<> Köpekler gibi olsun... VE/||/<> Fil gibi olsun... VE/||/<> Dişi Aslan gibi olsun... VE/||/<> Ayı gibi olsun... )

- MUTSUZLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MUTLULUK
( Sahip olduklarımızı unuttuğumuzdan dolayı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sahip ol(a)madıklarımıza ulaşmak için. )

- YAPMACIK OLUP SEVİLMEK değil/yerine/>< KENDİN OLUP SEVİLMEMEK

- "EN BÜYÜK HAYAL" değil/yerine EN BÜYÜK ZENGİNLİK
( "Zenginlik". DEĞİL/YERİNE Hayal. )

- ÇOĞUNLUK/AZINLIK değil/yerine HEP BİRLİKTE

- "ÇOK SEVMEK" ile/değil/yerine SEVMEK

- NEFS'İ TERK ve/||/<> SABIR ve/||/<>
ZİKİR
ve/||/<> TEFEKKÜR

- [ne yazık ki]
"YARIM AKILLI/LIK"
ile/ve/değil/||/<>/>/< YARDIM "AKILLI/LIK"

- MUTLULUK ile ISTIRAP
( Herkesle paylaşılabilir. İLE Özel ve az kişiyle paylaşılabilir. )

- MUTLU OLMAK İÇİN GEREKEN "BENCİLLİK":
"SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK"
değil/yerine ÖNCELİKLE KENDİNİ DÜŞÜNEBİLMEK

- (B)İLİM ve/||/<> ZİKİR ve/||/<> AŞK
( Aklın gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Sözün gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Gönlün gereği/terbiyesi/zekâtı. )

- CESÂRET ve/||/<>/> OLASILIK/RİSK
( Almaya cesâret edemediğimiz riskleri alanlar, yaşamak istediğimiz yaşamı yaşarlar. )

- İŞİMİZ/UĞRAŞIMIZ/HİZMETİMİZ:
| "YIKMAK" ve/ya da "YAKMAK" İLE |
değil YAPMAK İLE

- DOĞRULUK ve/||/<>/>/< AŞK
( Kalemimiz olsun. VE/||/<>/>/< Mürekkebimiz olsun. )

- SENİ SEVMEYENE GÖSTERME!:
SABIR
ve/||/<> FEDÂKÂRLIK ve/||/<> SEVGİ
( [gösterirsek, onun için ...] ... "Yüzsüzlük" "olur". VE/||/<> ... "Eziklik" "olur". VE/||/<> ... "Kişiliksizlik" "olur". )

- "KENDİMİ AŞMAM GEREK" "DÜŞÜNCESİ"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/<
HİZMETİNİ ARTIRMAK VE SÜRDÜRMEK


- İNSANLIĞIN:
KARDEŞLİĞİ
ve/||/<> BİRLİĞİ ve/||/<> ÖZGÜRLÜĞÜ

- YAŞAMIN "ZORLUKLARINI" KOLAYLAŞTIRMADA:
AŞK
ve/||/<> (KOŞULSUZ) SAYGI VE SEVGİ ve/||/<> SANAT

- ÜÇ AKIL:
MUTLU
ve/||/<> YARDIMSEVER ve/||/<> EVRENSEL

- "KEYİF/RAHATLIK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇALIŞMA/HİZMET
( % 3[daha çok] -31[en fazla, azınlıkla/bazen] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< % 96[daha çok] - 69[en az, çoğunlukla] )

- "GÜÇLÜ OLMAK" ile/değil/yerine/< MUTLU OLMAK
( Mutlu etmez. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Güçlü kılar. )

- MUTLULUK, ...:
"YAŞAM TARZIMIZDA"
değil YAŞAMA BAKIŞ TARZIMIZDA

- SEVMEK:
"SAHİP OLMAK"
ile/değil/yerine/< DEĞER VERMEK

- BATIYOR ama ACITMIYOR
( Senin sevdân! )
( YAŞAR )

- AŞK:
"SANDIĞIMIZ KADAR"
ile/değil YANDIĞIMIZ KADAR

R




- AMORE ve/||/<>/< MORE ve/||/<>/< ORE ve/||/<>/< RE
( Sevgi/Aşk. VE/||/<>/< Ahlâk. VE/||/<>/< Söz. VE/||/<>/< Eylem. )

- ROTASYON ile SİRKÜLASYON

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> RIZÂ

- DESTEK VERMEK ile REKLÂMINI YAPMAK
( Yap fakat tapma! )

- VARLIK ve RAHMET

- VARLIK ile/ve RIZÂ'

- DİKKAT ile/ve/<> RİKKAT
( Zihinde. İLE/VE/<> Kalpte. )
( İlgi, özen. İLE/VE/<> İncelik. | Merhamet, acıma. )

- "HAZM ETMEK" ile RÂZI OLMAK

- RAHATLIK ile/ve CESARET
( Gereksiniminiz, içinizde bulacağınız cesarettir. )

- RAHATLIK ile/ve YAKINLIK

- RAHAT/LIK ile/ve ÖZGÜR/LÜK
( ÖZGÜR: Varoluş ve etkinliği öz belirlenimli. )

- HOŞNUT/LUK ile/ve/<> RIZÂ/RÂZI

- REKLÂM ile/değil HABER

- İLKE ile/ve REFERANS

- ANIMSAMA ile/ve REKLÂM
( En az bilineni, en çok bilinen aracılığıyla imgeleme. İLE Az bilinenin, çok bilinen ve/veya tanınan aracılığıyla sunulması. )
( Yapıcı bir yaklaşım daha çok etkindir. İLE/VE Yıkıcı bir yaklaşım daha çok etkindir. )

- HAZIR (OLMAK) ile/ve/> RAHAT (OLMAK)

- RNA ile/ve/<> DNA
( Ribonükleik asit. İLE/VE/<> Deoksiribonükleik asit. )

- mRNA ile/ve/<> tRNA ile/ve/<> rRNA
( Messenger RNA. İLE/VE/<> Transfer RNA. İLE/VE/<> Ribozomal RNA. )

- ARKADAŞ ile/ve REFÂKATÇİ

- ÇOCUKLUK VE GENÇLİK ile/ve RÜŞT VE KEMÂL

- BÜLÛĞ ile REŞİT
( En erken başlangıcı erilde 12, dişilde 9 yaşındadır. Sonu, her ikisinde de 15-16'dır. [İklime ve kişiye göre değişebilir.] İLE Reşit olma yaşı, [yasalarca] 18 yaşını tamamlayıncadır. )

- BÜLÛĞA ERMEK ile/değil RÜŞTÜNÜ İSPAT ETMEK

- ZENGİN ile REFHÂN
( ... İLE Varlık içinde yaşayan. )
( MELİ: Zengin, malı çok olan. )
( BÂNEVÂ/BÂNÜVÂ[Fars.]: Mal, mülk sahibi, zengin. | Ünlü/meşhur. )

- REHBER ile MİHMÂN-DÂR[Fars.]
( ... İLE Konuk ağırlayan kişi. | Misafire eşlik etmek üzere verilen kişi. )

- REHBER ile ÖNDER[LİDER değil!]
( İçten doğru gelmeyen hiçbir rehberliği kabul etmeyin, o zaman bile, tüm anıları ayıklayın, çünkü onlar sizi yanlışa götürürler. )
( Yollar ve araçlar hakkında tümüyle cahil olsanız bile, sessiz kalın ve içinize bakın; rehberlik mutlaka gelecektir. )

- MÜHENDİS MİMAR ile RESSAM MİMAR

- PROAKTİF ZİHİN ile REAKTİF ZİHİN
( Proaktif zihniyetliler, kendilerini harekete geçirerek, teşvik ederek, inisiyatif alırlar. İLE Reaktif zihniyetliler, sorumluluğu üstlenecek birinin ortaya çıkmasını beklerler. )

- KEFİL ile REFERANS
( Azamî muhabbetin, teminât-ı tâmmesi, işbu vesileyle mutazammındır. )

- RÂBITA/TELEPATİ ile/ve AŞK

- ROMANTİK ile HAYALÎ

- REFLEKS(İNSİYÂK) ile ALARM/UYARI

- REFLEKS ile ATILIM

- ÖTEDUYUM/UZADUYUM(TELEPATİ) ile RÂBITA

- RİCA ile RİCA-EMİR

- EMİR-RİCA ile EMİR

- "TAPINMA" ile/değil/yerine RÂBITA

- NAZAR ile/ve RASAT/RASAD

- RUB-UL MÜCEYYEB ile RUB-UL MUKANTAR ile USTURLAB
( Sinüs'ün dörtte biri. İLE ... İLE ... )
( ... İLE ... İLE İlk kez M.Ö. II. yy.'da Hipark tarafından bulunumuş ve Batlamyus tarafından kullanılmıştır. Bu alet ile yıldızların Arz'dan uzaklıkları ölçülürdü. Üstüne gökyüzü haritası çizilmiş hilâlî daire şeklinde bir tahtadan ibarettir. Akrep ya da ankebût denilen bir ibresi vardır. Bu ibre, ucuna fındık büyüklüğünde taş bağlanmış bir ipten ibarettir. Yıldızların seyri bu ip ile gösterilir, ölçümler bunun üzerinden ortaya çıkar. Kenarlarda da açılar, milyem ve grat hesapları yazılıdır. Halen astronomlar ve denizciler geliştirilmiş usturlap kullanırlar. )

- RADYODA:
TAŞIYICI DALGA
ile/ve MODÜLER DALGA

- ALT HAVA YUVARI ile GÖZ YUVARI ile HAVA YUVARI ile ISI/SICAK YUVARI(MAGMA KATMANI) ile IŞIK YUVARI ile İYON YUVARI ile RENK YUVARI ile SU YUVARI ile TAŞ YUVARI ile YER YUVARI
( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Yer gazyuvarındaki atom ve moleküllerin, güneş ışınlarıyla iyonlaştığı, 80-400 km. yükseklikler arasındaki katman. İLE ... İLE 12 km. İLE 150 km. İLE ... İLE 5000 km. )

- AĞIR YUVAR ile DÜZLEM YUVAR ile HAVA YUVARI ile IŞIK YUVARI ile RENK YUVARI ile SU YUVARI ile TAŞ YUVARI ile YARI YUVAR ile YARIM YUVAR

- SAYI ile/ve/değil/yerine RAKAM

- HARF (KULLANIMI) ile/ve RAKAM (KULLANIMI)
( Sürekli nicelik ve süreksiz nicelik farkını karşılayabilmeye yarar. )
( Rakamların, değerlerle karışmamasını da sağlar. )
( NAKŞ ETMEK )

- RASYONEL ile İRRASYONEL

- LOKMA ile/ve/<> RIZÂ

- SANAT DÖNEMLERİ/NDE:
SİMGESEL
ile/ve/<>/> KLASİK ile/ve/<>/> ROMANTİK ile/ve/<>/> MODERN
( Antik Mısır, mimarlık sanatı. İLE/VE/<>/> Antik Yunan, heykel sanatı. İLE/VE/<>/> Avrupa, resim, müzik ve şiir sanatı. İLE/VE/<>/> Sürekli değişim/dönüşüm. )

- ILLUSTRE ile/ve CARDINALE ile/ve REGALE ile/ve CURIALE
( Işık saçan dil. İLE/VE Kılavuz ve kural işlevi gören dil. İLE/VE Ulusal bir hükümdarlığın sarayında yer almaya lâyık dil. İLE/VE Hükümetin, yargının, bilgeliğin dili. )

- LÜTFEN[< LÂTİF]/LÜTÛFEN ile/ve/< RİCÂ[< REC' | çoğ. RÜCÛ]
( Kabalaşmış/kesif olandan değil en ince olandan (noktadan), hepimizin başlangıç/hareket/buluşma noktasından sesleniyorum/istiyorum. İLE/VE En ince olana (noktaya) geri dönüyorum. Orada buluşuyor ve oradan sesleniyorum/istiyorum. )

- RİCA[< REC'] ile/ve/< RİCA[< RECÂ']
( Geri döndürme. İLE/VE Ümit, umma. | Yalvarma. | İstek, dilek.] )

- ROMANTİK değil/yerine/= ROMANSI

- GÖREV ile/ve ROL

- TEVÂTÜR ile RİVÂYET

- KURBİYET ile RÂBITA
( Bir râbıta, bin zâbıtaya yeter. )

- EMÂRE ile REMZ

- ALEM ile REMZ
( Bayrak. İLE Simge. )

- RAHİM ile RAHîM
( Döl yatağı. İLE Koruyan, merhamet eden. )

- "RESMÎ GEÇİT" değil RESM-İ GEÇİT

- "REZARVASYON" değil REZERVASYON

- KOŞUK ile ROMANS[İsp.]
( ... İLE Sekiz hecelik dizelerden oluşmuş bir İspanyol koşuk türü. | Şarkı türünde ve piyano için hazırlanmış, genellikle kıtalar biçiminde beste. )

- DOĞA ile/ve/=/değil RAHMET/RAHMAN

- GÖKADALAR/GALAKSİLER'DE:
SIRIUS
ile/ve/< POLLUX ile/ve/< ARCTURUS ile/ve/< RIGEL ile/ve/< ALDEBARAN ile/ve/< BETELGEUSE ile/ve/< ANTARES

- KOYAK ile/ve RİA
( ... İLE/VE Denizin örttüğü vadi. )

- DAĞ, KÛH[Fars.] ile/ve RÂG[Fars.]
( ... İLE/VE Dağ eteği. | Çayırlık, çimenlik, bağlık, bahçelik. )

- KEPEZ ile/ve RESİF[Fr. < Ar.]
( Deniz kenarındaki kaya. İLE/VE Su yüzeyine kadar çıkan kaya. )

- KIYI ile/ve RİA
( ... İLE/VE Denizin örttüğü vadi, bir kıyı türü. )

- MAYISTRA[İt.] ile/değil/yerine RÜZGÂR/YELKEN
( Grandi direğinin en alt sereni ve bu serene çekilen yelken. | Kuzeybatı rüzgârı. İLE ... )

- RÜZGÂR ile ŞİNUK

- RİYÂH-I MUNTAZAMA ile RİYÂH-I GAYRİ MUNTAZAMA
( Altı ay bir yönden, altı ay öteki yönden esen rüzgârlar, mevsim rüzgârları. İLE/VE Yönleri genellikle değişik olan ve ne zaman tekrar esecekleri belirli olmayan rüzgârlar. )

- PALMİYE ile/ve RAFİT
( ... İLE/VE Bir tür palmiye. )

- IŞIN = ŞUÂ' = RAYON

- SONAR ile RADAR

- MELODİ ile/ve/||/<> RİTİM ile/ve/||/<> ARMONİ
( EZGİ ile/ve/||/<> DİZEM ile/ve/||/<> UYUM )
( Tek sesli. | Kurallı ses dizisi. İLE/VE/||/<> Düzenli aralıklarla yineleme niteliği. | Bir dizede ya da notada, vurgu, uzunluk ya da ses özelliklerinin, durakların, düzenli bir biçimde yinelenmesinden doğan ses uygunluğu. | Uyumlu üslûp. | Vezin. [DÜZÜN/TARTIM] İLE/VE/||/<> Çok sesli/porteli. )
( Müziğin, ikinci kategorisidir. [Tek sesli(monofonik) ya da eş sesli(homofonik) olabilir.] [Melodi dünyasındaki hareket yeteneği, 30 hz. ile 15.000 hz. arasında sınırlıdır.] İLE/VE/||/<> Müziğin, ilk ve en temel kategorisidir. Müziğin her tarzı, ritme sahiptir; ritim olmaksızın hiç bir müzik var değildir. İLE/VE/||/<> Müziğin, üçüncü ve son kategorisidir. Ritim ve melodi, ardışıktır. Armoni ise kendi içinde, art ardalığa ve bir birlikte oluşa sahiptir. )

- [Fars.] RÂST ile RÂST
( Makam. İLE Doğru/müstakim. | Sağ. | Haklı, doğru, gerçek. | Uygunluk. )

- NUR BAĞI ile/ve/<> RUH BAĞI

- KONSER ile RESİTAL[Fr. < İng.]
( ... İLE Tek bir sanatçının tek bir aletle sunumu. )

- PROVA[İt.] ve REPETİSYO
( Bir şeyin amacına uygun, istenilen düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılan deneme. | Bir giysiye son biçimini vermeden önce giysiyi giyecek kişinin üzerinde yapılan düzeltme. | Yazar ya da düzeltmence, üstünde düzeltmeler yapılan basılı metin. İLE Müzik ve tiyatroda prova. )

- MÛSÎKÂR ve RÛZİGÂR

- KİTAP/YAZMA ile/ve/değil RİSÂLE
( ... İLE/VE/DEĞİL Kısa yazılmış küçük kitap. )

- KALORİFER[Fr.] ile RADYATÖR[Fr.]
( Merkez ve depo durumunda olan bir kazandan çıkan sıcak hava, su ya da buharı, borularla dolaştırmak yoluyla bir yapının her yanını ısıtan aygıt. İLE Bir akaryakıtın yanmasından ya da sıcak bir akışkandan aldığı ısıyı dışarı ileten, dilimli borulardan oluşan ısıtma aygıtı. )

- ŞAPKA ile RELÖVE
( ... İLE Kenarı yüksek şapka. )

- RENK/AKIL KÜPÜ ile RUBİKS

- HELYOGRAF[Fr.] ve RADAR YANSITICI BALON
( Güneşten yayılan ısı miktarını ölçmeye yarayan aygıt. | Güneşin ışıldadığı saatlerin süresini saptamaya yarayan aygıt. | Güneş ışınlarından gelen yararlanan optik telgraf aygıtı. | 30 km.ye kadar yansıtıcı. VE 38 km.ye kadar, özel folyo malzemeden, 5 güne kadar şişik kalan yer belirleyici. )

- PATEN ile ROLLERBLADE

- VİTRAY[Fr.] değil/yerine/= REVZEN[Fars.]
( Birbirine bağlı kurşun bölmelere yerleştirilmiş, renkli cam parçalarından oluşan, saydam pencere süslemesi ya da resim. )

- SPONSOR ile REKLÂM VEREN

- ELMAS'TA:
SIRÇA
ile/ve KARAVANA ile/ve PERO ile/ve ROZA ile/ve CULLINAN
( Ham. İLE/VE Yassı ve ince. İLE/VE Armut şeklinde tek parça. İLE/VE Pembe. Hollanda taşı. İLE/VE Dünyanın en büyük elması. Afrika yıldızı. Yapuk. )

- CUMHURİYET ALTINI ile REŞAT ALTINI
( Öteki altınlarla arasında fark yoktur! İkisi de 24 ayar ve 6.66 gramdır. )
( ... İLE Sultan Mehmet Reşat'ın [1844-1918] iktidarı sırasında çıkarılmış altın. )
( Değeri daha fazladır. İLE İlk çıkarıldığında değeri 108 kuruştu. Zamanla kâğıt para ile arası açılmıştır. )

- TİRAJ ile RATING
( Kitap, gazete, kitap gibi şeylerin baskı sayısı. İLE Televizyon programlarının izlenme/izleyici oranı. )

- DEVLETLÜ RE'FETLÜ ile RİF'ATLÜ ile SAÂDETLÜ
( Seraskerelere verilen unvan. İLE Askerlikte binbaşılarla, mülkiyede üçüncü rütbe sahiplerinin unvanı.[SÂLİSE] İLE Askerlikte albay/miralay ile korgeneral[birinci ferik], sivilde vezir ile mîrülümerâlık rütbeleri arasındaki kişilerin resmî unvanı. )

- RESİM ÖĞRETMENİ ile/ve RESSAM

- SALSA ile/ve RUEDA

- ŞİİR ile RETORİK

- UYAK/KÂFİYE[Ar.] ve/> REDİF[Ar.]
( ... VE/> Koşuklarda uyaktan sonra yinelenen aynı anlamdaki sözcük ya da ek. )
( Aynı anlam, aynı görev. İLE Farklı anlam, aynı görev. )
( Çeşidi vardır. İLE Çeşidi yoktur. )
( )
( )

- GRAVÜR[Fr.] ile RÖLYEF[Fr.]
( Kazıma resim. İLE Kabartma. )

- RESİM ile RESMİN, MİMARÎ YAPIYLA OLAN İLİŞKİSİ

- ÖYKÜ(HİKÂYE) ile ROMAN
( TAHKİYE[< HİKÂYE]: Hikâye etme, anlatma. )
( )

- DALGA SÖRFÜ ile RÜZGÂR SÖRFÜ

- MÜSVEDDE ile/ve SEVAD ile/ve RİSÂLE ile/ve FEVAİD ile/ve ŞUKKA ile/ve TAİRE ile/ve KÜLLİYET ile/ve MECMUA ile/ve SEFİNE ile/ve KEŞKÜL ile/ve CÖNK ile/ve DİVÂN ile/ve MURAKKA

- HİCRÎ ile/ve İSKENDERÎ ile/ve MİLÂDÎ ile/ve TÜRKÎ ile/ve FARSÎ/YEZDİGER ile/ve RAKAMLA ile/ve EBCED ile/ve LUĞAZ

- KETEBE ile/ve SEVVEDE ile/ve NESEHA ile/ve HARRERE ile/ve NEMEKA ile/ve RAKAME ile/ve NAKALE ile/ve ZEBERE ile/ve SATARE ile/ve İSTİRAHE

- SÜLÂSİ ile/ve RUBAİ
( Üçlü. İLE/VE Dörtlü. )

- MANTIKİYAT ile/ve/> TABİİYAT ile/ve/> RİYÂZİYAT ile/ve/> İLÂHİYAT

- İNDİRGENMİŞ RASYONEL/LİK ile/ve/değil/yerine RASYONEL/LİK

- RATIO ile REASON ile INTELLECT
( Oran, karşılaştırma. Mevcut olanların karşılaştırma bilgisi. İLE/VE Nedenleri el/dikkate almak. İlliyet. İLE/VE Erekbilimsel akıl tipi. Olmayanın/Olmamış olanın aklı/bilgisi. )

- MÂNÂ ile/ve/> MAHMUL ile/ve/> HADD ile/ve/> RÂBITA ile/ve/> İLLET

- DİYALEKTİK ile/ve/<> LOGIC ile/ve/<> RETORIC
( Varlığın düzeni. İLE/VE/<> Aklın düzeni. İLE/VE/<> Dilin düzeni. )

- NOMİNALİZM ile REALİZM ile KONSEPTUALİZM

- RES COGITANS ile/ve RES EXTENSA

- KEŞİF ile/ve RİYÂZÂT
( Mistisizm(İşrâkilik). İLE/VE Tasavvuf. )

- BAĞIŞ ve RAHMET

- RÂCİ'/RÂCİA[< RÜCÛ] ile RÂCÎ[< RECÂ]
( Geri dönen. | İlgisi/münâsebeti olan. | [dilb.] Bir kişiden kinâye olan zamir. İLE Ricâ eden, yalvaran. | Ümitli. )

- RÂH[Fars.] ile RÂH[Fars.] ile RÂH
( Yol. | Tutulan yol, meslek, yöntem/usûl. İLE Kaygı, keder. | Zan, sanma. İLE Şarap. )

- [Fars.] RÂH-BER[çoğ. PÎŞE-GÂN] ile RÂH-DÂN
( Rehber. İLE Yol bilen. )

- RÂÎ/RÂİYE[< RA'Y] ile RÂÎ/RÂİYYE
( Çoban, sığırtmaç. | Çobansı, çoban ve kır hayatını anlatan şiir. [İng., Fr. PASTORAL] İLE Rü'yet eden. | R harfine ait, r ile ilgili. )

- [Fars.] RÂZ-BÂN ile RÂZ-DÂN ile RÂZ-DÂR ile RÂZ-PÛŞ
( Sır saklayan. İLE Sırrı bilen. İLE Sır tutan. İLE Sır gizleyen. )

- VATAN:
MEZAR
ve/<> İNSAN ve/<> DÜZEN/NİZAM ve/<> TARİH ve/<> DESTAN/LAR ve/<> GAZÂVATNÂME ve/<> TÜRKÜ VE AĞIT ve/<> NİNE VE NİNNİ ve/<> ROMAN ve/<> HATIRAT

- MESNEVÎ ile/ve RUBÂÎ
( İkili. İLE/VE Dörtlü. )

- NİMET ve/<> RAHMET

- NEFSÂNÎ SOHBET ile RAHMÂNÎ SOHBET

- VUSLAT ile RÜCÛ

- TÖVBE ile/ve RÜCÛ
( Tövbe bir kere olur, iki kere olan tövbe, tövbe değildir. )
( Tövbeyle büyük günahlar küçülür, ihmal ile küçük günahlar büyür. )

- MÜREBBİ ile RAB ile AŞK/LEZZÂT

- KISMET ile/ve RIZK
( Bu meyve rızkım mıdır? Yiyebilirsen rızkındır! )

- İLİM'DE:
RÜSÛH EDEN/LER
ile/ve RÜŞTE EREN/LER

- AKIL ile/ve RIZÂ

- SÂZENDE ile/ve HÂNENDE[Fars.] ile/ve RAKKÂSE
( Enstrüman çalan. İLE/VE Musikî icra eden. İLE/VE Semâ eden. )

- BEREKET ile/ve RAHMET

- KEŞİF ile/ve RİYÂZÂT(UYGULAMA)
( Mistisizm (İşrâkîlik). İLE/VE Tasavvuf. )

- TALEP ile/ve/<> RAĞBET

- VAHİY ile İLHÂMÂT ile RÜYÂ ile FERÂSET
( Cebrail ile gelen. İLE Cebrail'siz gelen. İLE Cebrail'siz gelen. İLE Kendi öngördüğün. )

- DOSTLUKTA/YOLCULUKTA:
İKNÂ
ve/||/<> RIZÂ
( [ne yazık ki] Dostlukta ya da bir yol alışta, iknâ ve rızâ değil de zorlama var ise, yoldaşlar, önce birbirlerini yargılamaya sonra da birbirlerini yok etmeye başlarlar. )
( Amaçları farklı iki kişinin, aynı yolda yürümesi, onları yoldaş kılmaz, bir süreliğine yol arkadaşı kılar. Birbirlerini taşımaz, yük olurlar. )

- NEZÂHET[< NEZH] ve/||/<> RİKKAT
( Ahlâk temizliği. | İncelik. VE/||/<> İncelik. | Merhamet, acıma. )

- REDİF[Ar.] ile REDİF[Ar.]
( Son dönem Osmanlı ordusunda, askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er. İLE Koşuklarda, uyaktan sonra yinelenen, aynı anlamdaki sözcük ya da ek. )

- PLEASURE vs./and RENUNCIATION
( ZEVK ile/ve FERAGAT )

- KADER ile/ve RASTLANTI/TESADÜF

- FERAH ile REFAH

- TANITIM ile REKLÂM

- ŞEFFAFLIK ile REKLÂM

- "ZAHMET"/Lİ ile/ve/değil/||/<>/> RAHMET/Lİ
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> "Zahmet"i, zevk edinmek. )
( Zahmet ile Rahmet arasında, sadece bir nokta fark vardır. )

- ŞART (SÜRMEK) ile/değil/yerine RİCA (ETMEK)

- ÇÖZÜMLEME ile/ve RAHATLATMA

- RENK/LER ile/ve/değil/< RENK/LER ile/ve/değil/< TON/LARI
( MAVİ: İffeti ve ilmi simgeler. )

- KOMPLEKS ile RAFİNE

- İSTANBUL ve ROMA ve PRAG
( Boğaz, ikiye böler. VE Tiber Irmağı, ikiye böler. VE Vltava Irmağı, ikiye böler. )

- BENLİK:
EMİR ALTINDA
ile/ve/> SORGULAYAN ile/ve/> SEZGİSEL ile/ve/> BEKLENTİSİZ ile/ve/> RIZÂ SAHİBİ ile/ve/> RÂZI OLUNAN ile/ve/> SAFLAŞMIŞ

- İRTİFÂ ile/değil RAKIM

- ANTİK YUNAN'DA:
HELEN DÖNEMİ
ile/ve/<> HELENİSTİK DÖNEM ile/ve/<> ROMA DÖNEMİ
( M.Ö. VI. - IV. yy. İLE/VE/<> M.Ö. IV. - I. yy. İLE/VE/<> M.S. I. - V. yy. )

- AHLÂKIN GÜZELLEŞMESİ ile/ve/<> RIZKIN GENİŞLEMESİ

- ÖYKÜDE:
MİTOLOJİK KAHRAMAN
ile ROL KAHRAMAN
( Anti-tinle karşılaştığında, kendini bilir. İLE Anti-tin ile karşılaştığında, ona dönüşür. )

- CEMÂL GÖRMEK ve/<> KEMÂL BULMAK ve/<> RIZÂ DEVŞİRMEK

- TELESKOP ile/ve/<> RADYO TELESKOPU
( Dünyanın en büyük ve en duyarlı single-dish radyo teleskopu, Porto Riko'dadır. )

- SEVGİ ve/||/<>/< RIZÂ

- ADÂLET ve/||/<>/< RIZÂ ve/||/<>/< BİLGİ/HABER
( Adâletin kaynağı da, hedefi de, durumdaki/olaydaki ilgili kişilerden birinin rızâsıdır. Adâlet, insanı ve rızâsını esas almaktır! [Tabii, rızâ da, en başta, (durumdan/olaydan/tespitten/(ön) "hüküm"den) haberdar etmekle başlar.] )

- AD:
ULÛHİYET
ile/değil RUBÛBİYET

- INTELLECTUS ile RATIO
( Evrenselliği olanlar/da. İLE Tüm varolanlar/da. )

- B ve R

- RIZK ile/ve/||/<> NASİB ile/ve/||/<> KISMET

- NAKŞ:
HARF[HRF]
ile/ve/<> RAKAM[RKM]

- SABRI OLMAYAN ile/ve/değil/yerine/>/<>/>< RÂZI OLAN
( İntizar eden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>/<>/>< Zevk eden. )

- ANLAM SANATLARI'NDA:
İLHAM
ile/ve/<> TEVRİYE[< VERÂ] ile/ve/<> İSTİHDAM ile/ve/<> MUGALATA-İ MANEVİYE ile/ve/<> TENÂSÜB[< NİSBET] ile/ve/<> LEFF Ü NEŞR ile/ve/<> TECÂHÜL-İ ÂRİF[/ÂNE/ÎN] ile/ve/<> HÜSN-İ TA'LÎL[< İLLET] ile/ve/<> SİHR-İ HELÂL ile/ve/<> İRSÂD ile/ve/<> MÜBALAĞA ile/ve/<> TEZAD ile/ve/<> İSTİĞRÂK[< GARK][GULÜVV] ile/ve/<> TEKRÎR[< KERR] ile/ve/<> RÜCÛ ile/ve/<> TEFRÎK[< FARK] ile/ve/<> KAT' ile/ve/<> TERDÎD[< REDD] ile/ve/<> İLTİFÂT ile/ve/<> TELMİH ile/ve/<> İRSÂL-İ MESEL
( İki ya da ikiden fazla anlamı olan bir sözcüğü, bir mısra ya da beyitte tüm anlamlarıyla kullanma sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, birden fazla anlamı olan bir sözcüğü, anlamlarından sadece yakın anlamını söyleyip uzak anlamını kastetme sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, bir sözcüğü hem gerçek, hem mecaz anlamlarını kastederek kullanma sanatı. İLE/VE
Anlamı birden fazla olan sözcük ve deyimleri beyitin anlamını değişik biçimlerde açıklanabilecek biçimde kullanma sanatı. İLE/VE
Bir konuyla ilgili birden fazla sözcüğü bir mısra ya da beyitte sıralama amacı gütmeden kullanmak. İLE/VE
Bir beyitte yer alan, birbirleriyle ilgili sözcüklerin sıralanmasıyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir anlam inceliği yaratmak ya da bir lâtife yapmak amacıyla, bilinmiyormuş ya da başka türlü biliniyormuş gibi gösterme sanatı. İLE/VE
Nedeni bilinen bir olayı, düşsel ya da gerçekdışı ve güzel bir olaya bağlama yoluyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir sözcüğü ya da söz öbeğini hem kendinden önceki sözcüklerin sonunda, hem sözcüklerin başında anlamlı olacak biçimde kullanma. İLE/VE
Bir mısranın secî ya da uyağını bir iki sözcükle ima etme sanatı. İLE/VE
Bir sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi abartılı biçimde az ya da çok göstererek ve lâtifeli bir şekilde anlatma. İLE/VE
İki duygu/düşünce/hayal arasındaki birbirlerine karşıt özellikleri birarada söyleme. İLE/VE
Över gibi görünerek yermek, yerer gibi görünerek övme sanatı. İLE/VE
Söyleyişi güçlendirmek için belirli bir anlamdaki sözcüğü ya da söz öbeğini yineleme sanatı. İLE/VE
Bir sözün anlamını, bir kavramın gücünü pekiştirmek için, o sözden/kavramdan cayar gibi görünüp cayılmış görünen sözü/kavramı daha güçlü biçimde belirtmek. İLE/VE
İki şey arasındaki farkı belirtmek. İLE/VE
Söyleyişin gücünü artırmak için, sözü [mısrayı, satırı] yarıda kesmek. İLE/VE
Sözü, beklenmedik, çarpıcı bir sonuca bağlama sanatı. İLE/VE
Şiirde bir duygulanma ya da duygu değişikliğiyle şiirdeki konuyu değiştirmeden seslenilen kişiyi ya da varolanı değiştirmek. İLE/VE
Bilinen bir olay, kişi ya da nükte, fıkra, atasözünü dolaylı biçimde anlatma, ima etme sanatı. İLE/VE
Bir düşünceyi pekiştirmek amacıyla bir atasözü ya da o değerde bir söz öbeğini alıntılamak/kullanmak. )

- ÂSÛDE değil/yerine/= RAHAT, DİNÇ OLAN

- HALAT ile RODA[İt.]
( ...İLE Düzgün sarılmış halat yumağı. )

- STOACILIK = REVÂKİYE
( Aklın egemenliğini, doğaya uygun yaşamayı, ruhun duyumsamazlığı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç edinen, Kıbrıs'lı Zenon'un kurduğu, öğretiye ilişkin derslerin stoa denilen direkli galeride verildiği öğreti. )

- TEVEKKÜL ve/||/<>/> RIZÂ ve/||/<>/> SABIR
( Ulaşamadığına gösterdiğin. VE/||/<>/> Ulaştığına gösterdiğin. VE/||/<>/> Kaybettiğine gösterdiğin. )

- REFİK/ZEVC[Ar.] ile/ve/||/<> REFİKA/ZEVCE[Ar.]
( Eril olan eş. Koca. İLE/VE/||/<> Dişil olan eş. Karı. )

- ARÛZ[Ar.] ile REMEL[Ar.]
( ... İLE Aruz ölçülerinden biri. | Türk müziğinde bir usûl. )

- KROMOSFER değil/yerine/= RENK YUVARI
( Güneşin ışıkyuvarını saran, yaklaşık olarak 10.000 km. kalınlığındaki küre kabuğu. )

- AKIM ile/ve/<> REOSTA[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Elektrik akımının yeğinliğini azaltıp çoğaltmaya yarayan aygıt. )

- REVERANS[Fr.] değil/yerine/= SELÂMLAMA
( ... İLE Selâm ya da teşekkür için eğilerek ya da dizleri kırarak yapılan hareket. )

- KIYI ile/ve/<> RIHTIM[Fars.]
( ... İLE/VE/<> Bir akarsu ya da deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme-bindirme ya da yükleme-boşaltma yapabileceği yer. )

- EL YAZISI ile RİKA[Ar.]
( ... İLE Arap harflerinin en çok kullanılan el yazısı biçimi. )

- ELMAS ile ROZA[İt.]
( ... İLE Bir tür pembe elmas. | Bu elmasla yapılmış takı. )

- DESTAN > HALK ÖYKÜSÜ > MESNEVÎ > ROMAN

- RİSK YÖNETİMİ ile/ve/||/<>/> KRİZ YÖNETİMİ
( Hem kişisel, hem de kurumsal/şirket yönetimimizde, öncelikli olarak risk yönetimimizi, planlamalarımızı yapmak, daha sonra da olası büyük sorunlarda nasıl düşünebileceğimizi ve hareket edebileceğimizi iyi hesaplamak ve öngörmek durumundayız/zorundayız! )

- DÜRÜSTLÜK =/> RAHATLIK

- TATMİN ve/||/<> İKNÂ ve/||/<> RIZÂ

- TAHAKKUK ve/||/<> RUBÛBİYET

- EV ile/ve/değil RAB
( ... İLE/VE/DEĞİL Mısır'da. )

- GEOMETRİ ve/||/<> RİTİM

- PDR ile/ve/||/<> RPD
( Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik. İLE/VE/||/<> Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık. )

- UNUTULMA HAKKI'NDA:
RIGHT TO OBLIVION
ile/ve/||/<> RIGHT TO BE FORGOTTEN

- AĞAÇ ile RÜZGÂR AĞAÇLARI

- İLLET-İ CELÎ ile/ve/||/<> İLLET-İ HAFÎ ile/ve/||/<> MÜNÂSEBET ile/ve/||/<> REY-İ HÜZZAK
( Zahir ve açık bir nedene dayanan yol. İLE/VE/||/<> Gizli bir nedene dayanan yol. İLE/VE/||/<> Mantıkî bir ilişkiye dayanan yol. İLE/VE/||/<> Bu alanda uğraşan âlimlerin oylarına dayanan yol. )

- DIŞINDA/GAYRI ile/değil/yerine RIZÂ

- RAMAK ile/ve/||/<>/> SEDD-İ RAMAK
( Yaşam kalıntısı. [Ancak, soluk alabilecek kadar gövdede kalan yaşam.] | Pek az şey. İLE/VE/||/<>/> Ölmeyecek kadar ile geçinme/yaşama. )

YAŞAR (AKROSTİŞLERİ)




- ŞİİR ile AKROSTİŞ/İSTİHRÂC[< HURÛC]/MUVAŞŞAH[< VİŞÂH]
( ... İLE Mısra başlarındaki harflerden, şiirin ithaf edildiği kişinin adı okunan şiir biçimi. )



YAŞAR'ım/z
Aşkı
Şarkılarınla...
Aşksız Yaşa(nılı)
R mı yaşam




Yaşam öpücüğü
Aldık
Şarkılarındaki
Aşk
Rüzgârlarıyla




Yorulmadan,
Ard arda,
Şakır,
Aşıkla
R

'a




Yâr
Ân,
Ş
Ai
R




Yazdıklarıyla
Aradık ve bulduk
Şair gönülleri ve de
Aşkı, ancak onun şarkılarıyla
Resm ettik




Yaşar'ız
Aşklarımızı,
Şarkılarının
Azâmeti ve
Rikkatiyle




Yeşerir
Aşk tohumları
Şevk ilimize
Adana'dan gelen
Rengiyle




YAŞAR('ız)
Aşk'ı,
Şarkılarındaki
Aşk
Ritmiyle




Yaşk "Çeşme"sinden
Akanlar,
Şerîrleri
Ateşlere
Revân ettirirler

[ ŞERÎR: Kıvılcım. | REVÂN: Akan, su gibi akıp giden. | Hemen, derhal. ]
[ Yaşk: "İlk harfler"dekinin aşkı. ]




Yazgısında yok olan
Â
Şık,
Aşkın Bâkî
Raylarındadır




Yolumuz,
Aşk yoludur.
Şayet,
Aşkım(ız)a
Râzıysa/n...




Yaşar'sın
Aşkların aynasında,
Şenlen(dir)irsin
AN'larımızda, aşk
Râyihasıyla...




Yirmi yıldır
Andım/k
Şarkılarını
Aşk
Rüyalarım(ız)da




Yaşar"(ım/z),
Ankara'da,
Şarkılarıyla...
ATA'mızın
Rotasında...




Ya
Aşk şarkılarıyla, ATA'mıza
Şakır(ız) ya da
ATA'mızla birlikte, ANKA
Ra'ya




Yunus'luğuyla
Aşk'ıyla
Şair'liğiyle... Biz de
Alırız kaynağımızı
Râsih'imizden

[ Râsih: Sağlam, temelli, güçlü. | Bilgisi çok geniş olan. ]




Yaşadım/k
Aşkımı(zı)
Şarkılarınla...
Aşılmaz
Rakımlarında...




Yerim(iz),
Ardındır.
Şen(liğ)im(iz),
Aşkımı(zı)n
Râbıtasıyladır...

[ ŞEN: Oluş. | RÂBITA: Bağlantı, ilişki. ]




Yaşarım/z
Ararım/z
Şaşarım/z
Âşığınım/z
Refîkânım/z...




Böylesi büyük bir aşk .................. Yaşar(ız)
Başkası olmaz! Sadece seni ....... Arar(ız)
Her görüşümüzde, ...................... Şaşar(ız)
Yoktur çaresi!... İşte! AAAAAAA Âşık(ınız)
Gönül sofrandaki ....................... Rakı(nız)




Yaşar heyecanı
Alır benliğimizi
Şahidiyiz etrafındaki kuşların
Aşkınla divâneyiz
Ranâ gülüşündeyiz...




Yine yaşattın beni/bizi
Aşk(')ın
Şahane nağmelerinde ve
Aşk(')ın yüksek
Ritimlerinde...




Yanak yanağa dans ederiz
Aşk
Şarkılarının eşliğinde
Âşık
Rasathanelerinde...




Yaşattın yine bana/bize
Aşkınla
Şaşkına çevirip naralar
Attırdın bize
Rıhtımlarda ve şehrin/in yalnızlığında...




Yaşaaaa
Ar!
Şımartıyorsun bizi
Aşk! Aşk! naralarınla
Rahatlatıyorsun bizi...




Ya(şa)rımı gördüm rüyamda
Anlatamam, ne sana, ne de ona buna
Şair oldum/k
Aşkıyla
Refaha erdik, şarkılarıyla...




Yaşar
Ankara'mızda...
Şenlendirir herkesi (ve ATA'mızı),
Aşkın doruklarındaki
Rezonanslarıyla......




Yaşar'sın
Aramızda...
Şakırsın
An(ı)larımızda...
Resmen!




Y
A
Ş
A
R yaşar; Yaşar yaşarım/z...




Yaşar'ım(ız)ı ve
A
Şkı,
Aşktan daha çok sevdim/k ve seviyo
Rum/z...




Yarın değil bugün
Ararız gün-be-gün
Şarkıları dürbün
Aşkı düğün
Rengâr(h)enk göğün




Yeniden doğduk seninle ve şarkılarınla birlikte biz de...
Aşkı/mızı anlatamazken, anlayan/anla(ya)mayan herkese...
Şen olduk her an, şarkılarınla ayrı bir şen'de...
Aydınlattın zihnimizi ve gönlümüzü, gönül evinde...
Râzıyız her halinden ve lütfen sen de ol bizden, her halimizle...




Yanıbaşımızdasın...
An be an, aklımızdasın...
Şölen gibidir aşkın...
Aşkın şarkılarının,
Rumuzundasın...




Yar'dır,
Ardın...
Şen'dir,
AŞK'ın...
Rahatlatır...




Yeeeaaahhh
Aaaaaa
Şk'a
Âşıklar(l)a
Rap rap rap...




Yaşar ve yaşatır gençler,
Aşk'ın(')ı... Canım Türkiye'mizin...
Şen'liği ve şanıyla...
ATA'mızın
Refakatiyle...

[19 Mayıs 2018]




Yaşa(tı)r'sın
Aheste aheste
Şiir kadar İnce
Aşk(ın)('ı) bilince
Resmini gördükçe




Yazarım(ız)
Arananım(ız)
Şairim(iz)
Aşkım(ız)
Rüyam(ız)




Dünyanın neresinde olursan/k ol(alım)...

Yaşamayız
Ayrı ayrı
Şehirlerde ve her yeri
Aynı ölümsüz şarkıları/nla
Renklen(dir)iriz




Yunus'un
Aşkıncadır ve
Şaşkıncadır,
Ahvâlimiz...
Rızâ'ncadır, sualimiz...




Yaşar'sın
Aşklarını
Şakıya şakıya...
Ardından çıkarız
Rakımlarına...




Yoktur şakası bu
Aşkın...
Şaşkınlıktır her
An'ım...
Radarında kalayım...




Yakalarız
Aşkı/nı,
Şarkılarının
Ardında Yaşar'ız...
Rıhtımındayız...




Yürüyüşüne değil yok yok o sımsıcak gülüşüne
Aşığız...
Şerbet değil mi ki o harika şarkıların...
Adama ne aşkla
R yaşatırsın... Ve daha nicesi için Yaşar ve yaşatırsın...




Yeldeğirmenlerine biz de savaş
Açarım/z...
Şaşkınlığımızı
Alan şarkıların ve aşkınla
Ranzandayız...




Yorumlanamaz
Aşkının
Şahidi ve şehidiyiz
Aşılamaz
Rakımındayız...




Yer, gök
Aynıdır
Şarkılarınla...
Aşığı(nı)z
Ramağınla...




Y
A
Ş
A
R




Y
A
Ş
A
R




Y
A
Ş
A
R




Y
A
Ş
A
R








KUŞLAR (KILAVUZU)...





YAŞAR ...

 



Bu sayfa, 07 Temmuz 2018 itibariyle 42 kez incelenmiş/okunmuştur.