FaRkLaR KILAVUZU/"SOZLUGU" "FELSEFE"


FELSEFE(LER)'DE
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
( SÜREKLİ AYIRDINDA VE FARKINDA OLUNMASI GEREKENLER!!! )

 



Doğrudan, bu bölüm/sayfa içeriğinde
arama yapmak için...

( Klavyenizde "Ctrl + F" tuşlarıyla[önce "Ctrl" tuşu ve basılı tutarken "F" tuşuna basarak] ve/veya(^/v) fareyle[mouse] sol üst köşedeki "Düzenle/Edit" kısmında "Bul/Find"'ı tıklayarak aradığınız sözcüğü yazarak aramanızı yapabilirsiniz. )
* ( Windows için geçerlidir. )
* ( Linux ve Macintosh kullanıcıları nasıl arama yapacaklarını biliyorlardır. )



FELSEFE TARİHİNDE...
ON HISTORY of PHILOSOPHY



( 379 FaRk, 582 katkı )


- ...'YI:
BAŞLATAN
ile/ve/değil/||/<>/> BAŞLATICILARDAN BİRİ

- "ARISTOTALES" değil ARISTOTELES

- "DOĞAL" ile/değil TARİHSEL

- "EN İYİ BİLDİĞİM ŞEY, HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİMDİR" ile/ve/<>/> "EROS'TAN BAŞKA HİÇBİR ŞEY BİLMİYORUM"

- "HUME ÇATALI"NDA:
OLGULAR, OLGU DURUMLARI
ile/ve/||/<> DÜŞÜNCELERİN BAĞINTILARI

- "İKİ CİSİM" ile/ve/||/<>/> "ÜÇ CİSİM"
( Dünya ve Ay. İLE/VE/||/<>/> Dünya, Ay ve Güneş. )

- "KİŞİLERİ KONUŞMAK" ile/değil/yerine KİŞİLERLE KONUŞMAK

- "SIMPLICIO" ile/ve/||/<> "SALVIATI" ile/ve/||/<> "SAGREDO"

- "SÖZÜN ÖZÜ" PROGRAMINDA:
ÖNERİLEN KİTAPLAR
ve/||/<> BÖLÜM ADLARI
( sehirisifkulubu.com/2018/11/24/sozun-ozu-programinda-tavsiye-edilen-kitaplar-ve-bolum-adlari )

- "YAPAY ZEKÂ"DA:
1972
ile/ve/||/<>/> 1972 - 1980 ARASI ile/ve/||/<>/> 1980 - 2000 ARASI ile/ve/||/<>/> 2000 VE SONRASI
( "İnsan gibi düşünen makina yapabilir miyiz?" düşüncesi/sorusu dönemi. İLE/VE/||/<>/> Kış dönemi.[Margaret Boden] İLE/VE/||/<>/> "Gelişmiş Simge/Düzen[Expert System]" dönemi. İLE/VE/||/<>/> Ticarî dönem. )

- (HÜCCETÜL İSLÂM / İMAM / EBÛ HAMİD) GAZZÂLÎ ile/ve AHMET GAZZÂLÎ
( ... İLE/VE Kardeşi. )

- (KANT'IN):
GÖRÜŞLER/İ
ile/ve/||/<> ÇÖZÜMLER/İ
( 1. Canlı kuvvetlerin, doğru tahmini üzerine düşünceler[1746]
2. Metafiziksel bilişin ilk ilkeleri üzerine yeni bir açıklama[1755]
3. Evrensel doğa tarihi ve gökler kuramı[1755]
4. Fiziksel monodoloji[1756] )

- (KUSA'LI) NICOLAUS CUSANUS ile/ve/||/<>/> GIORDANO BRUNO ile/ve/||/<>/> HENRY MORE
( 1401 - 11 Ağustos 1464 İLE/VE/||/<>/> Ocak 1548 - 17 Şubat 1600 İLE/VE/||/<>/> 12 Ekim 1614 - 01 Eylül 1687 )

- (TARİHSEL) SÜREÇ ile/ve (TARİHSEL) KOŞUL

- (TEK/BAZI) FİLOZOFLAR/DÜŞÜNÜRLER

- [ E = mc² ]
"EM, CE(KARE)"
değil ME, CE(KARE)

- [KANT'TA] KRİTİK:
ELEŞTİRİ
ile/ve/değil/||/<>/< SINIR ÇİZMEK

- [ne yazık ki]
NİCE KİŞİLER
ile NİCE GİYSİLER
( [ne yazık ki] Görürüz, üstünde giysi olmayan. İLE Görürüz, içinde insan olmayan. )

- [SORUNSAL]
AKLIN:
NEYİ BİLİP
ile/ve/||/<> NEYİ BİLEMEYECEĞİ
( IMMANUEL KANT )

- FELSEFE ile/ve/||/<>/> BİLİM
( Tanımlama ve tanıtlaması kendi içinde olan. İLE/VE Tanımlama ve tanıtlaması kendi dışında olan. )
( Kendi üzerine düşünebilme. İLE/VE Nesnesi üzerine yöntem uygulamaları. )
( Bilmediklerimiz. İLE/VE Bildiklerimiz. )
( Nesnesi, içindedir. İLE/VE Nesnesi, dışarıdadır. )
( Bilinç-bilinç ilişkisi. İLE/VE Bilinç-nesne ilişkisi. )
( Bilim, felsefenin başarılarından, felsefe de bilimin başarısızlıklarından örülmüştür. )
( FELSEFE: VARLIK ile/ve METAFİZİK ile/ve AHLÂK )
( FELSEFE: Yasaların örgünlüğünün bütünlüğü. )
( FELSEFE: BİLGİ OLARAK ile/ve/yerine YAŞAM TARZI OLARAK )
( FELSEFE: Nesillerarası mektuplaşma. Hem öldüren, hem de dirimli tutan bir özellik ve/veya durumdur. )
( Felsefe, İyonya'da doğmuştur. Felsefeye ilk biçimini kazandıran üç filozof Thales, Anaksimander ve Anaksimenes'tir. )
( Düşünmenin yetkin biçimleridir. )
( Öngörme/öngörebilme gereksinimidir. )
( Nitelikli kavramlarını, daha nitelikli hale getirmektir. )
( Dili, daha nettir. )
( Betimlemeden kavrama, yasalılığa geçişin ilkeli olmasıdır. )
( BENZER YÖNLERİ:
İkisi de akla ve düşünme yasalarına dayanarak kendilerini haklı kılmaya çalışır.
İkisi de evreni, insanı ve yaşamı, bilinçli, yöntemli ve düzenlilik içinde araştırır.
İkisinde de eleştiri süzgecinden geçirilmeyen bilgi güvenli bulunmaz.
İkisi de eleştiri sonrası kavramlar ve soyutlamalarla bazı ilke ve yasalara ulaşarak genellemeler yapar.
FARKLI YÖNLERİ:
Felsefe; evreni, insanı ve yaşamı sorgularken; bilim, kendini olgular ile sınırlar. Evreni, kendi inceleme alanına göre parçalara ayırır.
Felsefe, olgu ve olayların ardındaki gerçekliği açıklamaya çalışır. Bilim, doğa olayları arasında nedensellik bağları kurarak doğa ile ilgili yasalara ulaşmayı hedefler.
Felsefe, kurgusal(spekülatif) ve rasyonel düşünüş gibi yöntemler kullanır. Bilimler ise tümevarım ve tümdengelim yöntemlerini kullanır. )

- | AFRODİT = VENÜS | ile/ve/||/<>/> URANYA
( | Yunan'ların (en) güzele verdikleri ad. İLE/= Roma'lıların (en) güzele verdikleri ad. | İLE/VE/||/<>/> ... )
( | [Aşkın simgesi.] Yunan'da. İLE/= Latin'de. | İLE/VE/||/<>/> ... )
( | Sevgi ve güzellik. | İLE/VE/||/<>/> Bilim ve gerçekliği simgelediğinde aldığı ad. )

- AŞK
( AŞK-I CİSMÂNÎ: Maddî aşk, eşeysel arzulara dayanan sevgi.
AŞK-I DERÛN: Derinde, içte olan aşk, içten gelen arzu, istek.
AŞK-I EFLÂTÛNÎ: Platonik aşk, maddeci olmayan ideal aşk.
AŞK-I FAZL Ü HAKK: Fazilet ve doğruluk aşkı, sevgisi.
AŞK-I FÜSÛNKÂR: Sihirli, büyüleyici aşk.
AŞK-I HAKİKÎ: Gerçek sevgi, maddeye bağlı olmayan aşk.
AŞK-I İLÂHÎ: Tanrı aşkı.
AŞK-I MAKHÛR: Kahrolmuş, mahvolmuş aşk.
AŞK-I MARAZÎ: Düzensiz bir ruh halinin normal olmayan sevgisi.
AŞK-I MECÂZÎ: Allah sevgisine ulaşmak için O'nun yarattığı geçici suretlerden birini sevme.
AŞK-I MEMNÛ: Menedilmiş, yasaklanmış aşk.
AŞK-I MÜRDE: Ölmüş, bitmiş aşk.
AŞK-I RÛHÂNÎ: Manevî sevgi, Allah sevgisi.
AŞK-I SEHHÂR: Sihirleyici, büyüleyici aşk. )

- ABRAHAM ABULAFIA ve/<> İBN ARABİ

- AÇIK ile/ve SEÇİK
( Doğal, Duyusal. İLE/VE Zihne. )
( Üçgenin iç kenarı. İLE/VE Hipotenüs. )
( Descartes )

- ADLER ile/ve/<> ADLER
( Friedrich İLE/VE/<> Alfred )
( Fizik'te. İLE/VE/<> Psikoloji'de. )

- AFRODİT/VENÜS ile NİNİ ile LILLITH
( Güzel/masum kadın. İLE Güzel ve şuh/kötücül kadın[La femme fatale]. İLE İblis\'in karısı. )

- AĞLAMAK ve/değil/yerine/<>/>< GÜLMEK :)
( Yalnız. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herkesle birlikte. :) )
( Heraklitos. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Demokritos. )

- ALBERT EINSTEIN ve/||/<> CHARLIE CHAPLIN
( Sanatınızda en çok takdir ettiğim şey, evrensellik. Tek bir söz bile kullanmıyorsunuz fakat tüm dünya sizi anlıyor. VE/||/<> Doğru. Sizin ününüz daha da yüce! Tüm dünya size hayranlık duyuyor fakat kimse, dediğiniz hiçbir şeyi anlamıyor. )
( What I admire most about your art is that it is universal. You don't say any word and the whole world understands you. AND/||/<> But your glory is greater. The world admires you while no one understands you. )

- ALGI YANILSAMALARI'NDA:
MÜLLER-LYLER
ve POGGENDORFF ve WUNDT ve ZOLLNER ve BOURDON

- ALONZO CHURCH ve/||/<> ALLEN TURING

- ANAXIMANDER ile ANAXIMENES

- ANLAM ve/<> TARİH ve/<> DİL

- ANTİK YUNAN'DA:
HELEN DÖNEMİ
ile/ve/<> HELENİSTİK DÖNEM ile/ve/<> ROMA DÖNEMİ
( M.Ö. VI. - IV. yy. İLE/VE/<> M.Ö. IV. - I. yy. İLE/VE/<> M.S. I. - V. yy. )

- ANTOINE LAVOISIER ve/||/<>/> DIMITRIY MENDELEYEV
( 26 Ağustos 1743 - 08 Mayıs 1794 ve/||/<>/> 08 Şubat 1834 - 02 Şubat 1907 )

- APOLLONIUS ve/||/<> HIPPARKUS ve/||/<> BATLAMYUS ve/||/<> İBN ŞATIR ve/||/<> NASREDDİN TUSİ

- ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE IMMANUEL KANT ile/ve ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE KUTBUTTİN RÂZÎ VE IMMANUEL KANT

- ARISTO ile/ve/||/<>/> EINSTEIN

- ARISTON ile ARISTO(TELES)

- ARISTOTELES ile/ve/<> IMMANUEL KANT

- ARİSTOTELES ve/||/<> DEMOKRITOS

- AŞKINSAL İDEALİZM ile/ve/||/<> ÖZNEL İDEALİZM ile/ve/||/<> AŞKINSAL VE ÖZNEL İDEALİZM ile/ve/||/<> ESTETİK İDEALİZM ile/ve/||/<> SALTIK İDEALİZM
( Kant ve Schelling. İLE/VE/||/<> Fichte. İLE/VE/||/<> Schleiermacher. İLE/VE/||/<> Schiller. İLE/VE/||/<> Hegel. )

- ATLAS[İlk omur]:
İNSANDA
ve TARİHTE/MİTOLOJİDE
( Kafatasını taşır. VE Aklı taşır. )

- ATOM MODELLERİNDE:
DEMOCRITOS
ile/ve/||/<>/> DALTON ile/ve/||/<>/> THOMSON ile/ve/||/<>/> RUTHERFORD ile/ve/||/<>/> BOHR ile/ve/||/<>/> MODERN ATOM KURAMI
( )

- ATOM ile MONAD

- ATOM ile/ve/||/<> TO KENON
( Bölünemeyen. İLE/VE/||/<> Boşluk. )
( Fiziksel. İLE/VE/||/<> Matematiksel. )

- ATOMCU KELÂM ile/ve İBN-İ SÎNÂ'CI KELÂM

- AUGUST COMTE ve ST. SIMON

- AUGUSTINUS ile/ve/<> ABELARDUS
( Anlamak için iman ediyorum. İLE/VE/<> İman etmek için anlamaya çalışıyorum. )

- AVUKAT/EUATHLOS AÇMAZI ile/ve/||/<> KÖPRÜ AÇMAZI ile/ve/||/<> İKİ ZARF AÇMAZI ile/ve/||/<> UYUYAN GÜZEL AÇMAZI
( Hukuk fakültesini bitiren genç, ülkenin en ünlü avukatının yanında staj yapmak için başvuruda bulunur.

Avukat, gence, tek koşul ileri sürer:

"İlk davandan elde ettiğin tüm parayı bana vereceksin".

Antlaşma imzalanır ve iki yıl beraber çalışırlar. Tam staj bittiğinde, genç, antlaşmayı haksız bulduğunu, ilk davadan kazandığı parayı ona vermeyeceğini açıklar. Avukat, tazminat talebi ile mahkemeye başvurur.

Hakimin kararı ne olmalıdır?

İki davalı, duruşmada, hakimin karşısına geçtiğinde, avukat, şunu söyler:

"Sayın Yargıç. Bu davayı uzatmaya gerek yok. Çünkü, eğer ben kazanırsam, parayı alacağım; eğer kaybedersem yine alacağım. Çünkü, antlaşmamıza göre, o, ilk davasından kazandığı parayı bana verecek."

Hakim, tam avukatı haklı bulacakken, bu kez, genç avukat söz alır ve şöyle der:

"Sayın Yargıç. Evet. Avukat haklı. Bu duruşma, gerçekten gereksiz ama benim lehime. Eğer, ben bu davayı kazanırsam, ona bir şey ödemeyeceğim. Eğer, kaybedersem, antlaşmamıza göre, ilk davayı kaybettiğimden dolayı ona yine bir şey ödemeyeceğim.”

İLE/VE/||/<>

Sokrates, güçlü bir efendinin, -Platon'un- bekçiliğini yaptığı bir köprüye gelir ve geçmesine izin vermesini rica eder. Platon, şu yanıtı verir...

"Yemin ederim, ağzından çıkacak bir sonraki söz doğru olursa geçmene izin veririm, yanlış olursa seni suya atarım.

Sokrates'in yanıtı:

"Sen, beni, suya atacaksın." olur.

[Platon, Sokrates'i suya atmasa, Sokrates, yalan söylemiş olacak ve suya atılması gerekecek; suya atsa, Sokrates doğru söylemiş olacak ve suya atılmaması gerekecektir.]

İLE/VE/||/<>

...

İLE/VE/||/<>

... )

- AYDAKİ 3 ZİRVE:
ULUĞ BEY
ve/<> KOPERNIK ve/<> GALILEO
( Uluğ Bey, kurduğu sektans sistemi ile 1180 yıldızın konumunu ve bir yılın 365 gün olduğunu, Kopernik'ten 60, Galileo'dan 200 yıl önce, hemen hemen doğru olarak hesaplamıştır. )

- AYDINLANMA ile OLGUNLAŞMA
( Olgun olanlar daha çok deneyim birikimine sahip olanlardır. )
( AYDINLANMA: Aklını kullanabilme cesâreti. )
( Tüm aklını aydınlanmaya ulaşma amacına yöneltmiş ve tüm duygusal zevklerden arınmış kişiye, "akıntıya karşı giden kişi" adı verilmiştir. Çünkü, o kişi, sonsuzluğun sevincine ulaşmak için, dünya yaşamının korkunç dalgalarıyla boğuşmaktadır. )
( The ripe ones had more experience behind them. )

- AYIRDEDİLEMEZLİK ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK
( Gottfried Leibniz İLE/VE/||/<> Werner Heisenberg )

- BACON ile BACON

- BALIK ÖLÇÜSÜ[ARCHIMEDES]:
YÜKSEKLİK
ve/||/<> UZUNLUK ORANI
( Bir çemberin merkezinin, ötekinin çevresine değmesiyle oluşan balık biçimi. )
( 153.265: 3'ün kareköküne ve eşkenar üçgenin orantısına yakın tam sayı. )

- BELİRLEME, OLUMSUZLAMADIR ile/değil/yerine OLUMSUZLAYARAK BELİRLEME
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Olumsuzlama, kendini de olumsuzlayabildiğinden dolayı. )
( SPINOZA ile HEGEL )

- BİLGİ =/||/<> NE YAPMAYACAĞININ BİLGİSİ

- BİLGİDE:
TÜMELLİK
ile/ve/||/<> KESİNLİK ile/ve/||/<> ZORUNLULUK

- BİLGİDE/BİLİMDE/BİLİMSELLİKTE,
DÜŞÜNCEDE/UYGULAMADA/YAŞAMDA:
DOĞRULANABİLİRLİK
ile/ve/değil/||/<>/< YANLIŞLANABİLİRLİK
( Karl Popper )

- BİLİM TARİHİ ile/ve DÜŞÜNCE TARİHİ

- BİLİM TARİHİ'NDE:
J.J SÉDILLOT
ve/||/<> L.A SÉDILLOT
( Baba. VE/||/<> Oğul. )
( "Fuat Sezgin ile Bilim Tarihi Üzerine" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )

- BİLİM TARİHİ ile/ve DÜŞÜNCE TARİHİ

- BİLİM:
1834/1870
ve/||/<> 1930 arasında

- BİLİM:
BİLİNMEYENDEN, BİLİNEBİLECEK OLANA YAPILAN YOLCULUK
değil BİLİNENDEN, BİLİNMEYENE YAPILAN YOLCULUK

- BİLİM ile/ve AHLÂK ile/ve DİN
( KANT'IN ÜÇ SORUSUNDA: NE BİLEBİLİRİM? ile/ve NE YAPMALIYIM? ile/ve NEYİ ÜMİT EDEBİLİRİM? )

- BİLİM ve/||/<>/> BİLİMİN BİLİMİ
( )

- BİLİMSEL DEVRİM:
KOPERNİK
ve/<> BRAHE ve/<> KEPLER ve/<> GALILEO ve/<> NEWTON
( KOPERNİK: "Modern astronominin ilk temsilcisi" DEĞİL Antik evren anlayışının son temsilcisi. )
( KEPLER YASALARI (EPITOME | 1618 - 1621) )

- BİLMEK ile/ve BİLDİĞİNİN TARİHİNİ BİLMEK

- BİR ŞEYİN:
"YOK OLMASI"
ile/değil YER/BİÇİM DEĞİŞTİRMESİ

- BOHR KURAMI ile (BOHR) BREIT WIGNER ile (BOHR) SOMMERFELD KURAMI/ATOM MODELİ ile BOHR VAN LEEUWEN KURAMI ile BOHR WHEELER KURAMI ile BOHR MANYETONU ile (BOHR) KARŞILIKLILIK/UYUMLULUK İLKESİ/KURAMI
( Bir atomda, elektronların, çekirdek etrafında, belirli ve kesikli dairesel yörüngelerde hareket ettiğini ve elektromanyetik ışın soğurulması ve yayınlanmasının, ancak, elektronun izinli enerji düzeyleri arasındaki geçişe karşılık geldiğini ileri süren atom modeli kuramı.
İLE
Breit Wigner formülünden üretilen, çekirdek tepkimeleriyle ilgili kuram.
İLE
Elektronların, Rutherford ve Bohr atom modellerinde ileri sürdüğü gibi, dairesel yörüngelerde değil, eliptik yörüngelerde hareket ettiği varsayımına göre yer vektörü ¯r ve 0 açısına bağlı olarak, nr ve nθ radyal ve azimütal kuvantum sayıları olmak üzere [ƒpθ dθ = nθh → pθ = nθh ve ƒpr dr = nrh → pr = nrh] iki yeni kuvantlaştırma koşulu ileri süren model. [Burada, p: momentum; h: Dirac sabitidir.]
İLE
Manyetizmanın, bir kuvantum olayı olduğu ve klasik fizik sınırları içinde kalınarak anlaşılamayacağını ileri süren kuram.
İLE
Sıvı damlası modeline göre, yüzey geriliminden dolayı sıkıştırılamaz ve düzgün yüklü olduğunu varsayarak, çekirdeğin bölünmeye karşı kararlılığını hesaba katan kuram.
İLE
Elektronun manyetik momentinin, yörüngesel açısal momentumunun en yüksek değeri L = l.h ve l = 1 için μβ = e . h / 4Πm = 9.274 x 10¯24 A . m² ile verilen değeri. [Burada, h: Planck sabiti; e: elektron yükü ve m: kütlesidir.]
İLE
Mikroskobik sistemleri açıklayan kuvantum mekaniği ilkeleri, makroskobik sistemlere uygulandığında da zorunlu olarak aynı sonuçları verir. | Toplam değerleri Q1 ve Q2 olan yük dağılımlarının, uzayın herhangi bir noktasında oluşturdukları potansiyeller, sırasıyla, U1 ve U2 ise Q1 x U2 = Q2xU1 'dir. | Sınır yüzeyleriyle çevrili bir akışkan sisteminde, yüzeylere dik v1 ve v2 hız bileşenlerinden kaynaklanan basınçlar, sırasıyla P1, P2 ise tüm yüzeyler üzerinden Σv1x P2 - v2 x P1 = 0 'dır. )

- BOHR YARIÇAPI ile BOHR YÖRÜNGESİ
( [Bohr kuramında] Hidrojen atomunun temel seviye[taban enerji seviyesi] yörüngesinin yarıçapı. İLE Bir hidrojen atomunda, çekirdeğin çekim alanında dolanan bir elektronun izlediği kapalı yörünge. )

- BULUNÇ/VİCDAN ve/||/=/<> TARİH
( Kişide. VE/||/=/<> Toplumda. )

- BURHANEDDİN-İ MUHAKİK TIRMÎZÎ ve/<> HZ. MEVLÂNÂ

- CAMİ ile DEFTERDAR CAMİİ[1541]
(NAZLI MAHMUT EFENDİ)

( )

- CÂMİ ile/değil MOLLA CÂMÎ

- CANLILARI İNCELEME (B)İLİMİ ile/ve İNSANIN OTOPSİSİNİN (B)İLİMİ
( Çeşitli yöntemlerle. İLE/VE Göz, yüz, göbek deliği ve kasık bölgesi yarılmaz. )
( Sultan Abdülmecid zamanında, 1841 yılında, Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi'nin çabalarıyla, Avusturya Hastahanesi'nde, Avusturya'dan getirtilen, Charles Ambrois Bernard'ın öncülüğünde, insan cesetlerine ilk diseksiyon(teşrih) yapılmıştır. )

- CEZAYİR'Lİ HASAN PAŞA ile CEZAYİR'Lİ HASAN PAŞA
( Sadrazam ve Kaptan-ı Derya. İLE ... )

- COPERNIC ile/ve/değil İBN ŞÂTIR

- ÇEHOV değil ÇEHOF

- ÇOCUK GELİŞİMİ KURAMLARINDA:
ABRAHAM MASLOW
ve/||/<> ERIK ERIKSON ve/||/<> JEAN PIAGET ve/||/<> LAWRENCE KOHLBERG ve/||/<> JOHN BOWLBY
( Gereksinimler sıradüzenine işaret etmiştir. VE/||/<> Bireylerin, sorunlarını çözme olanaklarının bulunduğuna işaret etmiştir. Gelişimin, sekiz aşaması olduğunu öne sürmüştür. Benlik güçlerinin, gelişimsel sorunların başarılı biçimde çözülmesiyle kazanıldığına işaret etmiştir. VE/||/<> Bilişsel gelişimin aşamalarını ortaya koymuş ve çocukların, belirli gelişimsel aşamalara özgü, beceri ve davranışlarının olduğunu, kavramlarla açıklamıştır. VE/||/<> Piaget'in önerdiği, bilişsel gelişim kavramları ile ahlâkî kavramların kazanımı arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. VE/||/<> Çocuğun, duygusal ve davranışsal gelişimi ile ilgisi olduğu düşünülen, anneye bağlanmaya vurgu yapmış ve bağlanma kuramını ortaya atmıştır. )

- d'ALEMBERT İLKESİ ile/ve/<> d'ALEMBERT AÇMAZI/PARADOKSU
( m kütleli bir cisim üzerine etkiyen birden fazla dış kuvvetler, cisme, a ivmesi kazandırdığında, uygulanan kuvvetlerin vektörel toplamının F büyüklüğü, ma'ya eşittir. Eğer -ma; etkin kuvvet ya da iç kuvvet olarak kabul edilirse, bu kuvvetlerle sistemin iç kuvvetlerinin toplamı eşittir ve F - ma = 0 ile gösterilir. İLE/VE/<> İlk hızı sıfır ya da düzgün hareket eden, ağdalı olmayan ve sıkıştırılamaz çok büyük kütleli bir akışkan içinde bir doğru boyunca sabit hızla hareket eden bir cisme hiçbir kuvvet etkimez. )
( 1752 )

- DARWIN/İZM ile/değil SPENCER/İZM

- DAS CAPITAL:
1867
ile/ve/||/<>/> 1873
( I. basım. İLE/VE/||/<>/> II. basım. )

- DAVID RICARDO ile/ve/||/<>/> ADAM SMITH
( 16 Haziran 1723 - 17 Temmuz 1790 İLE/VE/||/<> 18 Nisan 1772 - 11 Eylül 1823 )

- DEĞİŞİM ile/ve/değil/||/<> [KÜTLE ve/||/<> AN ve/||/<> ENERJİ]'DEKİ DEĞİŞİMİN ORANI/DEĞİŞİMİ
( d/dt (--->mv )

- DEMOKRİTOS ATOMCULUĞU ile/ve/||/<> PLATON KOZMOLOJİSİ
( Fiziğin, Pisagor'cu süreksiz nicelik üzerinden, Zaman Paradoksları'na göre yeniden kuruluşu. İLE/VE/||/<> ... )

- DESCARTES ile/ve/||/<>/< VIETE
( ... İLE/VE/||/<>/< Descartes'in hocası. )

- DEVVÂNÎ >< DEŞTEKÎ

- DILTHEY ve/<> GADAMER

- DIŞSAL ile/ve/<> TARİHSEL

- DOĞA ARAŞTIRMALARI ile/ve DOĞA FELSEFESİ ile/ve DOĞA BİLİMİ
( Doğadaki olguları toplama. İLE/VE Bu olguların nedensel bağlarını tespit etme. İLE/VE Bu olguların "nasıl"lıklarını tespit etme. )
( Tekilleri araştırmak. İLE/VE/||/<> Hareket ve sükûn nedenlerini araştırmak. İLE/VE/||/<> Deneysel verileri, matematikselleştirerek araştırma. )

- DOĞRUSAL HAREKET ile/ve DAİRESEL/DÖNGÜSEL HAREKET
( HAREKET-İ MÜSTAKİME ile/ve HAREKET-İ MÜSTEDİRE )

- DOPPLER ETKİSİ/OLAYI ile/ve/<> DOPPLER GENİŞLEMESİ ile/ve/<> DOPPLER GENİŞLİĞİ ile/ve/<> DOPPLER KAYMASI/FREKANSI ile/ve/<> DOPPLER ORTALAMA ETKİ KESİTİ
( Bir akustik dalga ışık ya da öteki elektromanyetik dalgaların görünen frekansında, kaynağın ve gözlemcinin bağıl hareketinin neden olduğu değişim. Bu, ışık ve öteki elektromanyetik dalgalar için Optik Doppler Etkisi olarak da bilinir.
İLE/VE/<>
Uyarılmış atomlar, moleküller ya da çekirdeklerin hepsi de aynı hıza sahip olmadıkları ve her biri farklı bir Doppler kaymasına neden olduklarında, tek frekanslı bir ışında ortaya çıkan frekans yayılması. | Molekül, atom ya da çekirdeklerin ısıl hareketlerinden dolayı spektrum çizgilerinde gözlenilen genişleme. | Özel bir spektral çizgi oluşturan uyarılmış çekirdekler, atomlar ve moleküller, ısıl hareketlerinin neden olduğu Doppler etkisinden dolayı bir frekans dağılımına sahip oldukları zaman çizgi ve soğurma spektrumlarında ve çekirdek tepkimelerinde gözlenilen bir etki.
İLE/VE/<>
Bir tek gaz atomundan yayınlanan ışığın görünen frekansı, atomun gözlemciye göre olan hızına bağlıdır ve gaz atomları, bir Maxwell hız dağılımına sahip olduğundan, bir gözlemcinin algıladığı ışın frekanslarının da benzer bir dağılıma sahip olmasıyla verdiği bir tek spektral çizginin genişliği.
İLE/VE/<>
Bir dalganın kaynaklanan ve Hertz olarak ifade edilen değişim miktarı.
İLE/VE/<>
Hedef taneciklerin ısıl hareketlerini hesaba katmak için uygun ağırlık katsayılarını kullanarak, enerjiye göre ortalanmış etki kesiti. )

- DUHEM ile/ve/||/<> QUINE (TEZİ)
( 10 Haziran 1861 - 14 Eylül 1916 İLE/VE/||/<> 25 Haziran 1908 - 25 Aralık 2000 )

- DÜŞÜNMEK => VAR OLMAK
ve/||/<>/>
VAR OLMAK =< ALGILANMIŞ OLMAK

( René Descartes VE/||/<>/> George Berkeley )

- DYOGEN ile/ve KIBRIS'LI DYOGEN ile/ve ROMEN DYOGEN

- EIDOKSOS ve ARISTO
( Akademi'nin kurulmasında! )

- EINSTEIN ve/||/<> ROSEN (KÖPRÜSÜ)

- EPR(DOLAŞIKLIK) AÇMAZI(PARADOKSU):
EINSTEIN
ve/+/||/<> POTENSKI ve/+/||/<> ROSEN
( 1935 )

- ESİR ile ESİR
( Tutsak. | Köle. | [mecaz] Bir düşünceye ya da bir kişiye, körü körüne bağlı olan kişi. İLE Atomlar arasındaki boşluğu ve evrenin tamamını doldurduğu varsayılan, ağırlığı olmayan, ısı ve ışığı ileten töz. | Hava. )

- ESPERANTO ile/ve POLİGRAFİ
( 1887'de, Polonya'lı Zamenhof (Dr.) tarafından ortaya atılan ve dünyadaki tüm bireylerin anlaşabilmeleri için düzenlenmiş, 16 kurala dayanan, kolay bir yapma dil. İLE/VE ... )

- EŞLERİN ÖRTÜŞMEZLİĞİ AÇMAZI(PARADOKSU)'NDA:
LEIBNIZ ve GEOMETRİ
ile/ve/||/<> EŞLER ve ÖRTÜŞMEZLİK ile/ve/||/<> YERLERİN, UZAYDA FARKLILAŞMASI(1768)
( IMMANUEL KANT )

- EULER ve LAGRANGE ve KANT
( Klâsik mekaniğin matematiğini üretmiştir. VE Klâsik mekaniğe en mükemmel biçimini vermiştir. VE Klâsik mekaniğin felsefesini yapmıştır. )

- EVREN:
"SONLU"
değil SINIRSIZ-SONLU

- EVREN:
DÜNYA
ile/ve/<>/> MUHÎD(OKYANUS/OCEAN)/ATLAS
( Hareket ve ağırlık merkezi. İLE/VE/<>/> En son felek. )

- EVREN/KAİNAT:
OLUŞ/KEVN
ve/||/<> BOZULUŞ/FESAD

- EVRENDOĞUM = KİYANİYAT, TEŞEKKÜL-İ ÂLEM = COSMOGONY[İng.] = COSMOGONIE[Fr.] = KOSMOGONIE[Alm.] = KOSMO-GONIA[Yun.]

- EVRENSEL DİL ARAYIŞI ile/ve/||/<>/> YETER NEDEN İLKESİ
( LEIBNIZ )

- EYTİŞİM/DİYALEKTİK:
DOĞAL
ile/ve/||/<> TARİHSEL

- F. NIETZSCHE ve/||/<> S. FREUD ve/||/<> K. MARX

- FAHRENHEIT ile/ve/<> CELSIUS
( 1708 ile 1742 )

- FELSEFE TARİHİ ile/ve/değil DÜŞÜNCE TARİHİ

- FELSEFE'DE SEZGİ ile NIETZSCHE'DE SEZGİ
( Kavramlaştırılmamış her türlü düşünce. İLE İçgüdü. )

- FELSEFE/KAVRAM ANSİKLOPEDİSİNDE:
ARİSTOTELES
ile/ve HEGEL

- FELSEFE ve DİN
( Kişinin [ve evrenin] sorularına aklın sınırları içinde kalarak yanıt vermeye çalışmak. VE Anlama ilişkin soruların akıl ile değil kurguyla yapılacağına yönelik yaklaşımı felsefenin soruları içinde kalarak yanıtlamaya çalışmak. )
( GAZALİ ve KANT )

- FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE
( Düşünce, düşünce başlar. [yere/aşağı düşünce!] )
( Bir yerini/dizini incitmeyen, düşünmeye başlamaz kolay kolay. )
( Dilin dilbilgisi. İLE/VE/<> Aklın dilbilgisi. )
( Yunan ökesi/dehası. VE Roma ökesi/dehası. )
( Aristoteles. İLE/VE Büyük İskender. )
( Tekillerden, tümeli görmeye çalışmak. İLE/VE Tekilde, tümeli görmek esastır. )
( Felsefe, matematiğin çalışma odasını, röntgen ışığıyla yansıtmaya çalışır. )
( Birleştirmek/birlikte tutmak gerekiyor. )
( Hayranlık. VE Hayret. )
( Zanaat. VE Teknokrasi, işçilik. VE İdeoloji. )
( İdeoloji. İLE/DEĞİL/YERİNE Felsefe. )
( Hayret. VE/<> Hayranlık. VE/<> Aşk. )
( Hikmet, teolojik; illet, metafizik; sebep, fizik nedenleri aramaktır. )
( Hikmet: Nasıl ise onu o şekilde bilmek. )
( Hikmet: Varolanları, nasılsa o şekilde ve tâkatı kadar bilmek. )
( Hikmet: Olgunlaşmayı istemek. )
( Hikmet: Doğada ve zamanda illetlendirmek. )
( Hikmet: Gizil durumda, tüm erdemleri içerir. )
( Hikmet Tanrısı: ENKİ )
( Hikmet: İstikmal el-Nefs. )
( Hikmet: "En Yüksek Hikmet". Onu kazanmış olmaya(onun iktinâ'ına) "'İlm", o ilme meleke kazanmış olmaya "Felsefe". )
( Hikmet'in, 36 tür tarifi! )
( FELSEFE: KAVLÎ HİKMET )
( PHIL0-SOPHOS ile/ve SOPHOS )
( el-Hikmet: ilmun bi-a'yan'il-mevcudât alâ ma hiye fi'nefs'il emr bi-kaderi takat'il-beşeriyye )
( Fikir üretir. İLE/VE Tedbir üretir. )
( Nazarî hikmet. VE Amelî hikmet. )
( ... İLE HİKMET-İ HÂLİDA, CÂVİDÂN-I HIRED, PHILOSOPHIA PERENNIS )
( Genel felsefe eserlerinin adı olarak bu ad kullanılır. İLE/VE İlm-i mantık'ın başka bir adıdır. Pek çok mantık kitabı bu adı taşır. İLE/VE Abdurrahman Hazinî'nin eserinin adıdır. Eser, çekim ve cisimlerin özgül ağırlıklarından bahseder. Modern döneme kadar konuyla ilgili en önemli çalışmadır. İngilizce çevirisi de vardır. )
( Kişinin [ve evrenin] sorularına aklın sınırları içinde kalarak yanıt vermeye çalışmak. VE Anlama ilişkin soruların akıl ile değil kurguyla yapılacağına yönelik yaklaşımı felsefenin soruları içinde kalarak yanıtlamaya çalışmak. )
( GAZALİ ve KANT )
( Kişinin, kendine soru sormaya başlamasıyla devreye girer. )

- FİLOZOF CEMAL HATİPOĞLU ile/ve/||/<> HİLMİ BEY
( İbn Arabî'ci. İLE/VE/||/<> İmam Rabbânî'ci.[Marmara Kıraathanesi] )

- FİZİK ile/ve/<> JUL[Fizik bilgini Joule'ün adından]
( ... İLE/VE/<> Bir cisim üzerine uygulanan bir nevtonluk kuvvetin uygulama noktasını, kendi doğrultusunda bir metre değiştiren iş birimi. [ 1J = .239 cal | 1cal = 4.184 ] )
( 1 JOULE = ENERJİ )
( JOUL: Nesnenin, yerkeçimi karşısındaki 1 m. aşağı inişiyle oluşan 1 derecelik enerji. )
( J sembolü ile gösterilen joule; Uluslararası Birim Sistemi'nde enerji, iş ya da ısı miktarından türetilmiş bir birimdir. Bir metre üzerinden, bir newton'luk kuvvet uygulanarak harcanan enerjiye ya da bir saniye içinde bir ohm'luk bir direnç üzerinden geçen bir amperlik elektrik akımına eşittir. )
( ENERJİNİN KORUNUMU - JOULE )

- FREUD ile/ve NIETSZCHE ile/ve MARX
( Bilinçdışı. İLE/VE İçgüdü. İLE/VE Yabancılaşma. )

- FRIEDRICH WILHELM NIETZSCHE ve/||/<> ARTHUR SCHOPENHAUER
( 15 Ekim 1844 - 25 Ağustos 1900 VE/||/<> 22 Şubat 1788 - 21 Eylül 1860 )

- GALILEO ve/||/<>/< VINCENZO

- GALVANİ ve/||/<> VOLTA
( Kurbağalardaki elektriği keşfetti. VE/||/<> Pili, ilk kez oluşturan. )
( 1780 ve/||/<> 1799 )

- GAUSS(ÇAN) EĞRİSİ ile/ve/=/||/<> RASTGELELİK
( "Matematik, tüm bilimlerin kraliçesidir." - Carl Friedrich Gauss[Matematik Kralı][Nisan 1777 - 23 Şubat 1855] )

- GEÇERLİ BİLGİ ile GEÇERSİZ BİLGİ
( Bilginin yanlış olduğu yerde yorumun doğruluğu yanlışlığı konuşulmaz. / Usûlü yanlışın füruğu tartışılmaz. )

- GEÇERLİLİK ve/||/<> TUTARLILIK ve/||/<> TARİHSELLİK

- GEÇMİŞE YÜRÜMEZLİK/TEK YÖNDE DEĞİŞİM ile/ve/=/||/<> TERSİNEMEZLİK

- GELİŞİM ve/||/<>/>/< UYGULAMA

- GEOMETRİK ATOMCULUK ile/ve/> MATEMATİKSEL ATOMCULUK ile/ve/> FİZİKSEL ATOMCULUK

- GERARDUS MERCATOR ve/||/<> JODOCUS HONDIUS
( 1512 - 1594 ve/||/<> 1563 - 1612 )

- GERÇEĞİN, BİLİNEBİLECEK YÖNLERİNİ, DOĞRU OLARAK ALGILAMAK ve BİLİNEMEYECEK OLANLARIN, BİLİNEMEYECEĞİNİ DOĞRU OLARAK ALGILAMAK

- GERÇEK/LİK ile/ve HAKİKAT[Ar.]
( Çok. İLE/VE Tek. )
( Varoluş. İLE/VE Varlık. | İlke. )
( Bilimde. İLE/VE Felsefede. )
( ... İLE/VE Var'ı var, yok'u yok olarak bilmektir. )
( ... İLE/VE Varoluşu kişinin iradesine bağlı olmayan. )
( Sürekli değişen, değişmeye mahkum olan. / Olup da bitmeye yönelmiş olan. İLE/VE Ebedî olan. Üstündeki örtü [peçe/lethia(Yun. > alethia)] kaldırılıp altındaki biçimin ortaya çıkması. )
( Beklenmeyen ve tahmin edilemez olan gerçektir. )
( Saf, karışımsız ve bağımsız olan gerçektir. )
( Gerçek, en yüce mutluluktur. )
( Gerçekten söz etmek bile mutluluktur. )
( Gerçek, kavranamaz olandır. )
( Gerçek olan, sürekli sözsüzdür. )
( Gerçek, gerçek-olmayanda gerçeği görür. )
( Sahte olanlar gittiğinde, geride kalan, gerçek olandır. )
( Geçicilik, gerçekdışılığın en iyi kanıtıdır. )
( Gerçek, herhangi bir amaca hizmet edemez. )
( Gerçek, herkes için her zaman geçerlidir. )
( Gerçek, bilen ve bilinen ikileminin ötesindedir. )
( Gerçek, ŞU AN'da ve BURADA olandır. )
( Gerçeği bilmek, onunla uyum içinde olmak demektir. )
( Gerçeği bilmeye uğraşmayın, çünkü zihin yoluyla edinilen bilgi gerçek bilgi değildir. )
( Gerçeğe varış, sizin bir kişi olmadığınız olgusunun fark edilmesidir. )
( Gerçeğe varmış olan kişiler, çok sessizlerdir. )
( Gerçeği bir formüle bağlama arzumuz onu inkâr demek oluyor, çünkü o sözcüklere sığdırılamaz. )
( Gerçek, bir şeyi ister gibi istenemez. )
( Gerçek, herkes için birdir, ancak sahte olan kişiseldir. )
( Gerçeğin deneyimi diye bir şey yoktur. Gerçek, deneyim ötesidir. )
( Gerçeğin zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Ancak, hayrette olduğunuz zaman, gerçeği bilebilirsiniz. )
( Ancak, gerçeğin kendi olduğunuzda, gerçeği bilebilirsiniz. )
( Gerçek, keşiftedir, keşfedilmişte değil. )
( Eğer anlatabilirseniz, o gerçek olan değildir. )
( Sözler, sözleri yaratırlar; gerçek ise sessizdir. )
( Gerçek olmayanı yaratan, zihindir ve sahtenin, sahte olduğunu gören de zihindir. )
( Zaman ve uzay ile sınırlı ve bir tek kişi için geçerli olan, gerçek değildir. )
( Gerçek, sahtenin reddi ve inkârı ile ifade edilebilir -eylemle. )
( Neyin gerçek olmadığını bilebilirsiniz -ki bu da sizin sahte olandan kurtulmanıza yeter. )
( Gerçeğe varmış kişi, egosuzdur. )
( Neyle aşırı meşgulseniz, onun gerçekliğine inanırsınız. )
( Gereksiniminiz olan tek şey, gerçeğe duyulan samimi özlemdir. )
( Gerçeğin bilinmesi için "ben" ve "benimki" fikirleri gitmelidir. )
( Gerçeğin, zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Gerçeği keşfettiğimi ne zaman anlarım? "Bu doğru", "Bu doğru değil" fikri ortaya çıkmadığı zaman. )
( Gerçeği bulmak için günlük yaşamımızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalıyız. )
( Gerçeği aramak, üstlenilen tüm işler arasında en tehlikeli olandır, çünkü o sizin içinde yaşadığınız dünyayı yıkar. )
( Gerçeğin aranışında, yalan ve hile olamaz. )
( Eğer amacımız gerçek sevgisi ve yaşam sevgisi ise, korkmamıza gerek yoktur. )
( Kendinizi yeterli ve emin hissettiğiniz sürece, gerçek, sizin ulaşamayacağınız yerdedir. )
( Söyleyecek yalan bulamayanların başvurduğu son çare gerçektir. )
( Hakiki olmayanın hakiki olmadığını fark eder ve onu atarsınız. )
( Hakiki olan, zarın hem içinde, hem dışındadır. )
( Hakikat, gerçekliğin ardında duran dayanakçadır. )
( Hakikat, olguları birliğe getiren ilkedir. )
( Hakikat, "betimlenemez" olduğu ölçüde kendini ortaya koyar; karmaşıktır, anlamı belirsizdir, varlığını karşıtların buluşmasına dayalı olarak sürdürür ve ancak erginleme vahiyleri yoluyla dile getirilebilir. )
( Hakikatin üzerindeki perdelerden biri, dildir. )
( Adâlet, ancak hakikatten, saadet, ancak adâletten doğabilir. )
( HODOS TES ALETHEIA: Hakîkate götüren yol. )
( Hem, hem de. İLE/VE Ne, ne de. )
( The unexpected and unpredictable is real.
What is pure, unalloyed, unattached is real.
The real is bliss supreme.
Even to talk of real is happiness.
The real is inconceivable.
The fact is always non-verbal.
The real sees the real in the unreal.
What remains when the false is no more, is real.
Transiency is the best proof of unreality.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is for all and forever.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is, what is RIGHT NOW and RIGHT HERE.
To know reality is to be in harmony with it.
Do not try to know the truth, for knowledge by the mind is not true knowledge.
Realisation is of the fact that you are not a person.
Realised people are very quiet.
Your very desire to formulate truth denies it, because it cannot be contained in words.
The real cannot be wanted, as a thing is wanted.
Reality is common to all. Only the false is personal.
There is no such thing as the experience of the real. The real is beyond experience.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
You can know reality only when you are astonished.
You know the real by being real.
Truth is in the discovery not in the discovered.
If you can convey, it is not the real thing.
Words create words, reality is silent.
It is the mind that creates the unreal and it is the mind that sees the false as false.
What is limited in time and space, and applicable to one person only, is not real.
Truth can be expressed only by the denial of the false -in action.
You can know what is not true - which is enough to liberate you from the false.
The realised man is egoless.
Whatever you are engrossed in you take to be real.
All you need is a sincere longing for reality.
For reality to be, the ideas of 'me' and 'mine' must go.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
When do I know that I have discovered truth? When the idea 'this is true', 'that is true' does not arise.
To find reality you must be real in the smallest daily action.
The search for reality is the most dangerous of all undertakings for it will destroy the world in which you live.
There can be no deceit in the search for truth.
If your motive is love of truth and life, you need not be afraid.
As long as you feel competent and confident, reality is beyond your reach.
You can see the unreal as unreal and discard it.
The real is both within and without the skin. )
( Olduğu biçimde. İLE/VE Etkisi itibariyle. )
( 1- Gözlemleyebilsek de, gözlemleyemesek de varolanların, varoluşu.
2- Tutarlı gözlemlerden ya da deneylerden, genel sonuçlar çıkarmanın meşrû olduğu.
3- Hiçbir etkinin, ışık hızından daha hızlı yayılamayacağı.[YERELLİK/LOCALITY]

[Bernard D'Espagnat] )
( Kendinde olan. | Evrensel. | Yalansızlık. )
( Gerçekliğin ötesine ulaşmaya cesaret edemeyen, hakikati fethedemez. )

- GOETHE ve/||/<> HERDER

- GOETHE ve/||/<> SCHILLER

- GÖDEL ile/ve/||/<> MAXWELL

- GÖRELİLİK/GALILEO GÖRELİLİĞİ ile/ve/<>/< ÖZEL GÖRELİLİK ile/ve/<>/< GENEL GÖRELİLİK
( DEĞİŞMEZLİK/BAKIŞIM[SİMETRİ] İLKESİ [İng. INVARIANCE PRINCIPLE]: Fizik yasaları ya da fiziksel bir nicelik, belirli dönüşümler altında değişmezdir. | Özel görelilik kuramı. | Genel görelilik kuramı. )
( ... İLE/VE/<>/<
Birbirlerine göre düzgün doğrusal hareket eden [ivmesiz] eylemsizlik referans sistemleri için sınırlı ve geçerli, iki postüla üzerine kurulmuş olan ve matematik ifadesini, Minkowski uzay-zaman boyutları [tensörü] ile bulan kuram. [1905] [Fizik yasaları, tüm eylemsizlik referans [Galile] sistemlerinde aynı matematik şekle sahip [değişmez(invariant)] olmalılardır. Işık, uzayda, her yönde, sabit c hızıyla kaynağından ve gözlemcinin hareketinden bağımsız olarak yayılır ve hiçbir sinyal ya da enerji, ışığınkinden daha yüksek bir hızla yayılamaz.]
İLE/VE/<>/<
Özel göreliliğin değişmezliğini, sadece eylemsizlik(ivmesiz) referans sistemleri için sınırlı tutmuş olmasının açmazını tamamlayan ve fizik objektifliğin alanını genişleten ve matematik ifadesini, Riemannian uzay-zaman koordinatları ile bulan kuram. [1911] [Fizik yasaları, sürekli koordinat dönüşümleriyle birbirlerine geçilebilen, eylemli ya da eylemsiz tüm referans sistemlerinde değişmez olmalılardır.] )
( 1611 ile/ve/<>/< 1905 ile/ve/<>/< 1916[1919 yayımlama] )
( Koordinat düzenine göre bakışımlılığı[simetrikliği] ifade eder. İLE/VE/<>/< Fizik yasalarının, tüm eylemsiz koordinat düzenlerinde aynı olduğunu ifade eder. İLE/VE/<>/< Fizik yasalarının, tüm koordinat düzenlerinde geçerliliğini vurgular. )

- GRW KURAMI:
GHIRARDI
ile/ve/||/<> RIMINI ile/ve/||/<> WEBER

- GÜL BABA ile/ve GÜL BABA
( Galatasaray'da. İLE/VE Budapeşte - Macaristan'da.[Budin tepesinde, (Macarca) Gül Baba Sok.] )
( II. Bayezid döneminde/n. İLE/VE Kanuni Sultan Süleyman döneminde/n. )
( "Galatasaray Lisesi" olarak geçen okulu, Gül Baba'nın kendi için bir şey istemeyip adına bir okul yapılmasını istemesiyle Sultan II. BAYEZİD tarafından, MEKTEB-İ SULTÂNÎ olarak/adıyla yaptırılmıştır. )
( Galatasaray takımı, renklerini, Gül Baba'nın bahçesinde yetiştirdiği sarı ve kırmızı güllerinden almıştır. )

- GÜNEŞ TUTULMASI ile/ve AY TUTULMASI
( Güneş'in tutulmasını haber vermek doğal olgu ve olayları öngörmek konusunda filozoflar ile şairler arasındaki çatışmaya örnek olarak gösterilebilir. Çünkü felsefe/bilim ile şiir arasında, antik dönemde, doğadaki olgu ve olayları öngörme konusunda bir çekişme/çatışma vardı. )
( PENUMBRA: Ay ya da güneş tutulmasının başında ya da sonunda görülen yarı aydınlık, yarı gölge. TERMINATOR: Ay ya da bir gezegenin aydınlık ve karanlık kısımlarını ayıran sınır. )
( Güneş-Ay-Dünya )
( Felsefe tarihi, Thales'in güneş tutulmasındaki hayret ve gözlemleriyle başlatılır. )
( Filozoflarla şairlerin çatışması! )
( [dünya ile arasına ...] Ay girer. İLE/VE Güneş girer. )

- HÂCE BAYRAM-I VELÎ ile/ve/<> HÂCE ŞÂBAN-I VELÎ

- HAREKET ile/ve/||/<>/>< (HAREKETİN) TERS YÖN(ÜN)DE(Kİ) HAREKET

- HAYY b. YAKZAN(AYIK) = İNSAN - İBN TUFEYL

- HÂZİN ile ABDURRAHMAN el-HÂZİNÎ
( İlk dönem matematikçi, cebirci, denklemlerde rasyonel ve irrasyonel çözüm arasında ayrım yapan. Öklit ile Diophantes'i karşılıklı okuyan. Hendesî dil ile adedî dili birbirine çeviren matematikçi. İLE Fizikçi. Mîzânü'l Hikme adlı kitabın yazarı. Bu kitapta, cisimlerin özgül ağırlıklarını tespit için icat edilen ve icat ettiği âletlerden bahseder ve ayrıca pek çok maddenin özgül ağırlığını verir. )

- HEGEL'DE:
MANTIK BİLİMİ
= METAFİZİK

- HEGEL'İN:
"DİYALEKTİK FELSEFESİ"
değil
KURGUL FELSEFESİ


- HEGEL ile/ve/||/<> FEUERBACH ile/ve/||/<> MARX
( Kant'ın takipçisi ve geliştiricisi. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in öğrencisi ve Marx'ın öncüsü/hocası. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in takipçi ve geliştiricisi. Feuerbach'ın öğrencisi. )

- HEGEL ve HZ. MUHMAMMED
( Bireşimi(tevhidi), felsefede bulan, en yetkin filozof. VE Tevhidi bilen ve sunan peygamber. )

- HENRY CAVENDISH ile/ve/<> ANTOINE LAVOISIER
( [Hidrojen] Kâşifi. [1766] İLE/VE/<> Adlandıran. [1783] )
( Hidrojen )

- HERDER ve/||/<>/> GOETHE ve/||/<>/> SCHILLER
( 25 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1803 VE/||/<>/> 28 Ağustos 1749 - 22 Mart 1832 VE/||/<>/> 10 Kasım 1759 - 09 Mayıs 1805 )

- HEREDOT ile/ve/değil TUKİDİDES

- HERMES ile HERMES
( MISIR - BÂBİL - İRAN / İSLÂM'DA[İDRİS] ile YUNAN )
( TOTH ile HERMES TRIMEGISTES )

- HERŞEYİN KURAMI[THE THEORY OF EVERYTHING] ve/<> I ORIGINS
( Stephen Hawking'in yaşam öyküsü ve "Zamanın Kısa Tarihi" kitabı üzerine... VE/<> Gözün ve doğanın sınırsızlıkları, bilim ve bilin(e)meyen alanların/durumların ilişkisi ve/veya birlikteliği üzerine önemli iki film. )

- HIEROPHANTES ile/ve/<> DADOUCHOS
( Kutsalı açıklayan. İLE/VE/<> Meşale taşıyan. )

- HIGGS PARÇACIĞI/BOZONU ile/ve/||/<>/> PENTAKUARK
( Ayrıntılar için burayı tıklayınız... )
( Sayın Haluk Berkmen'in yazısını okumak için burayı tıklayınız... )

- HİSÂB-I MÂLÛMÂT ile/ve/||/<>/> HİSÂB-I MECHÛLÂT
( Aritmetik. İLE/VE/||/<>/> Cebir. )

- HİTÂBEN ile/değil İTHÂFEN

- HİYEROGLİF ile/ve/||/<> REŞİD/ROSETTA TAŞI

- HRİSTİYANLIK:
(HZ.) İSA
değil (AZİZ) PAVLUS ve PETRUS[ST. PIERRE][:
Kaya.]


- HZ. İBN ARÂBÎ ve/||/<> AZİZ PAVLUS (SEYAHATNÂMELERİ)

- HZ. İSA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SOKRATES
( Sevgi > Saygı > Hakikat. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Hakikat > Saygı > Sevgi. )
( Kişi üzerinden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kavram[olgu/bilgi/felsefe/bilim] üzerinden. )

- HZ. MEVLÂNÂ:
GÖZLENİLEN
ile/ve/||/<> ÖZLENİLEN ile/ve/||/<> GİZLENİLEN ile/ve/||/<> İZLENİLEN

- HZ. MÛSA ile MÛSA b. MEYMÛN

- HZ. TAYFUR = BAYEZİD-İ BİSTÂMÎ

- IMMANUEL KANT'IN, ÜÇ KİTABI:
ARI USUN ELEŞTİRİSİ
ile/ve/||/<>/> PRATİK USUN ELEŞTİRİSİ ile/ve/||/<>/> YARGI GÜCÜNÜN ELEŞTİRİSİ

- IMMANUEL KANT'TA, İNSANIN 4 YETENEĞİ
( * DUYARLILIK(İHSAS)
* HAYAL GÜCÜ(MUHAYYİLE)
* İDRAK(MÜDRİKE)
* US(AKIL) )

- ISAAC NEWTON ve/||/<>/> IMMANUEL KANT
( [ö.] 31 Mart 1727 VE/||/<>/> 12 Şubat 1804 )

- ISIS ve/||/<> OSIRIS
( Müziğin de koruyucuları. )

- İBN ARABÎ ile HEGEL
( Teşbihte tenzih. İLE Tenzihte teşbih. )

- İBN HALDUN ile/ve AUGUST COMTE

- İBN NEDİM[v. 385/995] ve/<> HAYYAM et-TEVHÎDÎ[v. 400/1009] ve/<> YÂKÛT-ÛL HAMEVÎ[v. 629/1229]
( İlk varrak. | İlk kez ücretle kitap istinsah eden.[Kitab-ül Fihrist'in müstensihi/yazarı.] VE/<> ... VE/<> ... )

- İBN-İ HEYSEM ile İBN-İ HEYSEM
( Filozof. İLE Matematikçi. )
( )

- İÇKİN/IMMANENT ile/ve TİNSEL/AŞKIN/TRANSANDANS
( İçrek/Ezoterik bilgi. İLE/VE Evrenselin bilgisi. )
( AŞKINSAL/TRANSANDANTAL: Ampirik deneyimi ya da matematiği vb. olanaklı kılanlar.
* Uzay - Zaman
* İmgelemin/Muhayyilenin Şemaları
* Kategoriler(Şemaların birliği)
* Saf akıl kavramları/muhakemeyi olanaklı kılanlar]
(Bunların hepsi saf ya da apriori olarak [ampirik olmayan olarak] var olanlar.)
(Kendinde şey[Ding an sich] ya da Tanrı, Ruh gibi numen değillerdir.)
(Ampirik olanı belirleyen olarak var olabilenler.)
(Ampirik deneyimin teşrihi[Alm. Zergliederung] üzerinden, anlamlı bir biçimde konuşulabilenler.)

Zergilederung (İng. Dissection): Ampirik deneyimin şerh edilmesi üzerinden söz konusu deneyimi olanaklı kılan unsurların açığa çıkarılması. )

- İDEA/LAR ile/ve/<> KATEGORİ/LER ile/ve/<> AYÂN-I SÂBİTE/LER
( Platon. İLE/VE/<> Aristoteles. İLE/VE/<> İbn Arabi. )

- İKİ MISIR'LI
( AHMES VE EMHETOP )

- İKİLİK(/DUALİTE) ile EYTİŞİM(DİYALEKTİK/CEDEL/ZÜLFİKÂR)
( Descartes. İLE Hegel. )

- İKİNCİL KAYNAKLAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANA KAYNAKLAR
( Petrol, Doğalgaz, Uranyum. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Güneş, akarsu, rüzgâr, jeotermal, hidrojen. )

- İKİNCİLLEŞTİRME ile/ve/<> TARİHSELLENDİRME

- İKLİM HARİTASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ANAKARA/KITA HARİTASI
( LEVAMİ'U'N NUR - KÂTİP ÇELEBİ )

- İKONALARDA:
HZ. MERYEM
ve HZ. MERYEM'İN YANINDAKİ
( Kilisenin kime ithâf edildiğini gösterir. )

- İLK İLKE ile/ve/||/<>/< EVREN ile/ve/||/<>/< İNSAN
( Kişi, evrenin kilit taşıdır. )

- İLK VAROLAN ile/ve/<> İLK NEDEN

- İNGİLİZ YARARCILIĞI ile/ve/||/<>/> EVRİMCİ DOĞACILIK ile/ve/||/<>/> AMERİKAN YARARCILIĞI

- İNSAN GELİŞİMİ KURAMCILARINDA:
MARGARET MAHLER
ile/ve/||/<> JOHN BOWLBY ile/ve/||/<> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> ERIK ERIKSON ile/ve/||/<> JEAN PIAGET ile/ve/||/<> DANIEL STERN

- İSLÂM FELSEFE-BİLİM TARİHİ'NDE 7 ETMEN
( * BAŞLANGIÇ
* DURAKLAMASI VE ÇÖKMESİ
* DÖNEMLENDİRME
* GENEL FELSEFE-BİLİM'DEKİ YERİ
* ZİHNİYET
* FELSEFE-BİLİMİ ÜRETEN KİŞİNİN KİMLİĞİ
* GELENEK İLE TOPLUMUN İLİŞKİSİ )

- İSTATİSTİK ve/||/<> BOLTZMANN İSTATİSTİK YASASI

- İSTATİSTİKSEL ANLAM/LILIK / YORUM ile/ve/<> TARİHSEL ANLAM/LILIK / YORUM

- JEAN JACQUES ROUSSEAU ile/ve JACQUES COUSTEAU
( ... İLE/VE Deniz araştırmacısı, okyanusbilimci, kaptan. )
( [vefât] 02 Temmuz 1778 İLE/VE 25 Haziran 1997 )

- JEAN-BAPTISTE LAMARCK ve/||/<>/> CHARLES DARWIN
( 01 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1829 ve/||/<>/> 12 Şubat 1809 - 19 Nisan 1882 )

- JEAN-BAPTISTE LAMARCK ile/ve/||/<>/> CHARLES DARWIN ile/ve/||/<>/> THOMAS HENRY HUXLEY
( 01 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1829 İLE/VE/||/<>/> 12 Şubat 1809 - 19 Nisan 1882 İLE/VE/||/<>/> 04 Mayıs 1825 - 29 Haziran 1895 )

- JOHANN GOTTLIEB FICHTE ve/||/<> WILHELM von HUMBOLDT
( İlk üniversitenin kurulması için baskın, etkin ve üstün çaba gösterenler.[1809 - Berlin] )
( 19 Mayıs 1762 - 27 Ocak 1814 ve/||/<> 22 Haziran 1767 - 08 Nisan 1835 )

- JOHN LOCKE ile/ve/||/<>/> ALEXANDER VON HUMBOLDT ile/ve/||/<>/> MARTIN HEIDEGGER ile/ve/||/<>/> FERDINAND DE SAUSSURE ile/ve/||/<>/> LUDWIG WITTGENSTEIN ile/ve/||/<>/> JACQUES DERRIDA
( 29 Ağustos 1632 - 28 Ekim 1704 İLE/VE/||/<>/> 14 Eylül 1769 - 06 Mayıs 1859 İLE/VE/||/<>/> 26 Eylül 1889 - 26 Mayıs 1976 İLE/VE/||/<>/> 26 Kasım 1857 - 22 Şubat 1913 İLE/VE/||/<>/> 26 Nisan 1889 - 29 Nisan 1951 İLE/VE/||/<>/> 15 Temmuz 1930 - 09 Ekim 2004 )

- JOHN LOCKE ile/ve/||/<>/> GEORGE BERKELEY
( 29 Ağustos 1632 - 28 Ekim 1704 İLE/VE/||/<>/> 12 Mart 1685 - 14 Ocak 1753 )

- JOSEPH-LOUIS LAGRANGE ve/||/<> PIERRE SIMON LAPLACE
( İtalyan Aydınlanma Dönemi matematikçisi ve astronomudur. Analiz, sayı kuramı ve klasik ve gök mekaniği alanlarında önemli katkıları olmuştur. VE/||/<> Fransız matematikçi ve gökbilimci. )
( 25 Ocak 1736 - 10 Nisan 1813 VE/||/<> 23 Mart 1749 - 05 Mart 1827 )

- JUNG ile JUNG

- KADIZÂDE MEHMET EFENDİ ile/değil KADIZÂDE AHMET EFENDİ

- KANALİZASYON ve/||/<> HAMAM ve/||/<> KÜTÜPHANE
( Kentin kirini alır götürür. VE/||/<> Gövdenin kiri temizlenir. VE/||/<> Aklın boşlukları/"tozları" alınır. )

- KANT'I ETKİLEYENLER:
LİZBON DEPREMİ(1755)[9.0]
ile/ve/||/<> HUME VE NEDENSELLİK SORUNU ile/ve/||/<> ROUSSEAU VE ÖZGÜRLÜK SORUNU

- KANT'IN, KRİTİK YAZIMI DÖNEMLERİNDE:
YAZIM ÖNCESİ
ile/ve/||/<> YAZIMI ile/ve/||/<> YAZIM SONRASI
( 1746 - 1770 ile/ve/||/<> 1781 - 1790 ile/ve/||/<> 1790 - 1804 )

- KANT'IN, ÖNE SÜRDÜĞÜ TEMEL VARSAYIM:
AKLÎ GÖRÜNÜN İPTALİ
ile/ve/||/<>/> MATEMATİK ZEMİNİN ORTAYA KONULMASI

- KANT'IN, YÜRÜYÜŞLERİNİN DAKİKLİĞİ ile/ve/||/<>/> BOZULMASI
( ... İLE/VE/||/<>/> 1789 Aydınlanma Devrimi'nin haberi ve coşkusundan dolayı. VE Rousseau'nun, eğitim felsefesi ile ilgili adlı "Emile" adlı kitabını okurken çok etkilenmiş olmasından dolayı. )

- KANT'TA, TEMEL AYRIMLAR:
A PRIORI | A POSTERIORI
ile/ve/||/<> TEZÂHÜR | KENDİNDE ŞEY ile/ve/||/<> GÖRÜ | KAVRAM

- KANT ile/ve/||/<>/> SCHILLER ile/ve/||/<>/> FICHTE ile/ve/||/<>/> SCHLEIERMACHER ile/ve/||/<>/> SCHLEGEL ile/ve/||/<>/> HEGEL ile/ve/||/<>/> SCHELLING ile/ve/||/<>/> SCHOPENHAUER ile/ve/||/<>/> FUERBACH ile/ve/||/<>/> DARWIN ile/ve/||/<>/> SPENCER
( [Doğum Tarihi] 1724 ile/ve/||/<>/> 1759 ile/ve/||/<>/> 1762 ile/ve/||/<>/> 1768 ile/ve/||/<>/> 1770 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1775 ile/ve/||/<>/> 1788 ile/ve/||/<>/> 1804 ile/ve/||/<>/> 1809 ile/ve/||/<>/> 1820 )

- KANT ve/||/<> SCHLEIERMACHER
( bkz. Fakültelerin Çatışması - I. Kant )

- KARL MARX ile/ve/||/<> FRIEDRICH ENGELS
( 05 Mayıs 1818 - 14 Mart 1883 İLE/VE/||/<> 28 Kasım 1820 - 05 Ağustos 1895 )

- KÂŞÂNÎ ile/ve KÂSÂNÎ
( İsfehan'ın kuzeyinde. İLE/VE Semerkand'ın kuzeyinde. )

- KATEGORİLER:
ARİSTOTELES'TE
ile/ve/||/<>/> KANT'TA ile/ve/||/<>/> HEGEL'DE

- KATOLİK/LİK ile/ve ORTODOKS/LUK
( Aristo'cu. İLE/VE Platon'cu. )

- KAVRAM ve/||/<>/> TİKEL SANAT
( KANT ve/||/<>/> HEGEL )

- KAVRAMIN:
AKILSALLIĞI
ile/değil TARİHSELLİĞİ
( Tüm filozoflarda. İLE/DEĞİL Hegel'de. )

- KENDİ İÇİN KILMA ile/değil/yerine BELİRLEME

- KENDİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> TARİHSELLİK

- KEREN ile/değil KARAN
( Boynuzlu. İLE/DEĞİL Parlamak. )
( )

- KİMLİĞİN:
TARİHSELLİĞİ
ile/değil/yerine EVRENSELLİĞİ

- KİMYA/GER ile SİMYA/GER
( Nesneleri yapılandırma/dönüştürme. İLE Bilinci/kendini yapılandırma/dönüştürme. )
( Söylediklerine göre, Avusturya'da bir altın simyacısına bir türbe yapmışlar. Türbenin yanında da bir kütüphane varmış. Altın yapmak için uğraşıp da başarılı olamayan simyacılar, yarım kalan eserlerini o kütüphaneye bırakırlarmış. )

- KİŞİ, KİŞİNİN KURDUDUR[HOMO HOMINUS LUPUS]:
"THOMAS HOBBES'UN SÖZÜ"
değil PLAUTUS'UN SÖZÜ[ASINARIA'da]

- KİŞİ ile/değil KÎŞÎ
( Birey. İLE/DEĞİL Şemseddin Kîşî.[Kutbuddin Şirâzî'nin hocasıdır.] )

- KLASİK MEKANİK/"FİZİK" ile KUVANTUM MEKANİĞİ/"FİZİĞİ"
( Bağımsız nesne. İLE Bağımlı enerji. )
( Sürekli zaman. İLE Süreksiz an. )
( Sürekli mekân. İLE Süreksiz olasılık. )
( Belirlilik. İLE Belirsizlik. )
( Yerellik. İLE Tümellik. )
( Nedensellik. İLE Bütünsellik. )
( Bağımsız ölçüm. İLE Bağımlı ölçüm. )
( Aristo mantığı.[0 | 1 (ya / ya da)] İLE Eytişimsel mantık. [hem, hem de | ne, ne de] )
( 1900 - MAX PLANCK
["Kuvantum Kuramı"nı geliştirdi ve Termodinamik yasaları üzerine çalıştı. Kendi adıyla bilinen "Planck sabiti"ni ve "Planck ışınım yasası"nı buldu.] )

- KOPERNİK:
"MODERN ASTRONOMİNİN İLKİ"
değil
ANTİK EVREN ANLAYIŞININ, SON TEMSİLCİSİ


- KORKU[PHOBOS] ile/ve/<> DEHŞET[DEIMOS]
( Mars'ın uydularının ve ["savaş tanrısı"] Ares'in aracını çeken atların adı. )
( 1877 - ASAPH HALL )

- KOZMOLOJİ ile/ve/<> TEOLOJİ ile/ve/<> İNSAN

- KOZMOLOJİK KANITLAR
( MEHMET EMİN ÜSKÜDARÂVÎ'nin kitabını okumanızı salık veririz. )

- KUSURSUZ DİL ARAYIŞI ile TEK KÖKEN VARSAYIMI
( KUSURSUZ DİL ARAYIŞI (UMBERTO ECO - LİTERATÜR) kitabını okumanızı salık veririz. )

- KUVANTUM KURAMI değil/yerine KUVANTUM MEKANİĞİ
( )
( )

- KUVANTUM ile/ve/||/<>/> SİCİM KURAMLARI

- KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI ile/ve/<> BÜYÜK KAN DOLAŞIMI
( Sağ karıncıktan çıkan akiğer atardamarı kalbin hemen üzerinde ikiye ayrılarak biri sağ öbürü sol akciğere ider. Akciğerde kan temizlendikten sonra her akciğerden bir çift toplardamar halinde çıkarak sol kulakçığa dört koldan dökülür. Kalple akciğer arasındaki bu dolaşıma "Küçük Dolaşım" denir. İLE/VE/<> Sol karıncıktan çıkan aort, sola doğru kıvrılarak bir yay yapar. Bu yaydan başa ve kollara damarlar ayrılır. Daha sonra aort aşağı doğru kıvrılarak diyaframı deler ve karın boşluğuna geçer; kalça hizasında ikiye ayrılarak bacaklara uzanır. Bu aralıkta, iç organlara ve kaslara dallar verir. Gövdenin alt kısımlarında oksijensiz kan al ana toplardamarı ile gövdenin üst kısmından toplanan oksijensiz kan ise üst ana toplardamarı ile kalbin sağ kulakçığına dökülür. Bu dolaşım sistemine de "Büyük Dolaşım" denir. )
( KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI - İBN. NEFİS, FAZIL b. NÂTIK ve HARVEY )
( Kanımızın, gövdemizi dolaşması, yalnızca 22-23 saniye sürmektedir. )
( )

- LEOPOLD LÖWENHEIM ve/||/<> THORALF SKOLEM (KURAMI)

- LEYLA ve MECNUN ile/ve/||/<> FERHAD ve ŞİRİN ile/ve/||/<> ZÜHRE ve TAHİR

- LORENTZ ve/||/<> FITZGERALD

- MAHMÛD[< HAMD] ile Mahmûd ile Mahmûd (Kaşgarlı)
( Övülmeye değer, hamdolunmuş, senâ edilmiş. | Hz. Peygamber'in adlarından biri. İLE Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkmak üzere getirdiği filin adı. İLE Türk bilgini, sözlük yazarı ve edibi. | Dîvân-ü Lügat-it Türk'ün yazarı. )

- MANDELBROT FRAKTALİ ve DENİZ KIYISI

- MARCEL CAMUS ile ALBERT CAMUS
( [21 Nisan] 1912 - [13 Ocak] 1982 ile 1913 - 1960 )

- MARIN MERSENNE ve/||/<> THOMAS HOBBES ve/||/<> PIERRE GASSENDI
( 1588 - 1648 ile 1588 - 1679 ile 1592 - 1655 )

- MARX ve FREUD
( Toplumsallık üzerine. VE Birey üzerine. )

- MATEMATİK:
MEZOPOTAMYA'DA
- M.Ö. 2300

- MATHESIS UNIVERSALIS = MATHESIS:BİLME, BİLİM[Yun.] - UNIVERSALIS:EVRENSEL[Lat.]

- MAYMONIDES - DELÂLETÜL HAİRİN

- MEKÂN:
BOŞLUK
ile/ve İÇ İÇE GEÇMİŞLİK
( Platon. İLE/VE/||/<>/> Aristoteles. )

- MEKANİK FELSEFE'DE:
DESCARTES
ile/ve LEIBNIZ ile/ve NEWTON

- MERIT PTAH ve/||/<> ENHEDUANNA ve/||/<> AGANICE ve/||/<> TAPPUTI-BELATIKALLIM ve/||/<> SONDUK ve/||/<> THEANO ve/||/<> AGLAONIKE ve/||/<> ASPASIA ve/||/<> HIPPARCHIA ve/||/<> PAN CHAO ve/||/<> HYPATIA
( Merit Ptah bilindiği kadarıyla, tarihte kayıtlı en eski kadın hekim ve bilim tarihinde adı geçen ilk kadındır. Krallar Vadisi'ndeki bir Mısır mezarına resmi çizilidir. Burada Merit Ptah, oğlu olan yüksek bir rahip tarafından "başhekim" olarak tasvir edilmiştir.

VE/||/<>

Astronom, matematikçi ve şair. Ay Tanrısı Nanna'nın Ur Kenti'ndeki ana tapınağının başrahibesi Enheduanna, yıldızlar ve ayın döngülerini kaydetmek için gözlemciler görevlendiren ilk rahibedir. Döneminde, gökcisimlerinin hareketlerini gösteren haritalar yapılmıştır. Enheduanna,ilk dinsel takvimlerden biri olan ay takviminin oluşturulmasına katkıda bulunur. Bu takvim, günümüzde hâlâ Paskalya Yortusu, Hamursuz Bayramı gibi dinsel uygulamaları tarihlendirmek için kullanılır. Çalışmalarının ve ilahilerinin yanında, Enheduenna'nın 42 epik şiiri de tabletler üzerinde günümüze ulaşmıştır. Kayıtlı edebiyat tarihinde birinci tekil şahıs kullanarak yazan ilk kişidir. Enheduanna'ya ait taştan bir disk ve iki mühür günümüze kadar ulaşmıştır. Disk üzerinde üç yardımcısıyla birlikte görülen Enheduenna'nın kabartması profildendir. Bu kabartmanın arkasında, Enheduanna, "Nanna'nın (Ay Tanrısı) karısı ve Sargon'un kızı" olarak tanımlanır.

VE/||/<>

Doğa filozofu. Aganice, gezegenlerin hareketlerini tahmin edebilmek için bir sistem geliştirmiştir.

VE/||/<>

Mezopotamyalı kimyager. Tapputi-Belatikallim, çeşitli kimyasallarla çalışmalar yaparak parfüm ve kozmetik malzemeler elde etmiştir. Tapputi Belatikallim'in adı, günümüze bir tablet üzerinde gelmiştir. Parfüm üretimi Mezopotamya'da çok önemliydi. Çünkü aromatik maddeler, kozmetik dışında ilaç ve dinsel amaçlarla da kullanılırdı. Parfümcülük araçları ve tarifleri, aşçılıkta kullanılanlara benzerdi. Parfüm üretiminde kullanabilmek için, bitkilerin özütlerini çıkaracak farklı kimyasal teknikler geliştirilmişti.

VE/||/<>

Silla Krallığı'nın kraliçesi ve astronom. Sonduk, Uzakdoğu'da bilinen ilk gözlemevini inşa ettirmiştir. Hanedanındaki tüm erkeklerin ölmüş olması nedeniyle MÖ 634'de tahta oturan Kraliçe Sonduk, MÖ 647'ye kadar Silla Krallığı'nı (bugünkü Kore) yönetir. Bu krallığa yöneticilik yapacak üç kadından ilkidir. Savaşlarla geçen hükümranlığı sırasında, krallığını bir arada tutabilmeyi başarır ve Çin'le ilişkilerini geliştirir. Sonduk'un yaptırdığı, ay ve yıldızların kulesi (Ch'omsong-dae) adıyla anılan gözlemevi, eski Silla Başşehri Kyongju'da, günümüze kadar ulaşmıştır.

VE/||/<>

Pisagorcu, Antik Ege'li filozof. Pisagor'un yandaşı ve karısı olan Theano, Pisagor'dan sonra Pisagorcu topluluğu yönetmiştir. Onun döneminde Pisagor öğretisi, Antik Ege'nin tümüne ve Mısır'a dek yayılır. Theano, yaşadığı zamanda hastalık sağaltıcı özelliğiyle de tanınmaktadır. Theano başlangıçta, Pisagor'un dinleyicisidir. Ciddi ve sert ahlaklı filozofu, erdemleri ve bilgiye susamışlığıyla etkiler, böylece evlenirler. Yerel yönetim üzerindeki etkileriyle tepki çeken Pisagor'cu topluluk, en sonunda düşmanlarının saldırısına uğrar. Pisagor'un bu saldırıdan sağ çıkıp çıkmadığı bilinmemektedir. Ama bu olaylardan sonra dağılan Pisagor'cu topluluğu tekrar toparlayan Theano olmuştur. Kızları Damo, Mya, Arignote birlikte topluluğu manevi olarak bir arada tutmaya çalışmıştır. Theano'dan bize anlamlı, kısa sözler ve ahlak öğütlerinden oluşan toplu anlatılar kalmıştır. Bir yandan kendi düşüncelerini, ama öbür yandan Pisagor'un düşüncelerini yazmıştır.

VE/||/<>

Antik Egeli, astronom. Aglaonike, ay tutulmalarının zaman ve konumunu tahmin etme konusunda uzmanlaşmıştır. Teselya'da yaşadı. Zamanın insanları Aglaonike'nin istediğinde ayı kaybedebildiğini sanmış; bu niteliğini cinsiyetinden ötürü, bilimsel birikiminden çok güçlü bir büyücü olmasına bağlamışlardır. Tarihin ilk kadın astronomlarından olan Aglaonike'nin adını Venüs gezegeninde bir krater yaşatıyor.

VE/||/<>

Antik Ege'de yaşamış, Milet'li filozof. Aspasia Antik Ege düşüncesinde, özellikle Sokrates üzerinde etkili olmuştur. Sokrates'in Aspasia ile felsefi konuşmalar yaptığı ve bu düşünce alışverişinden çok şeyler öğrendiği bilinir. Hatta Sokratik yöntem olarak bilinen yöntemin, gerçekte Aspasia'nın yöntemi olduğunu ve öğrencisi Sokrates'in bunu gençlik yıllarında ondan öğrendiği tahmin edilmektedir. Aspasia, 20'li yaşlarında Atina'ya gider ve kendisinden 30 yaş büyük devlet adamı Perikles'le evlenir. Aspaisa'nın Perikles'in politikaları üzerinde çok etkili olduğu bilinir. Hatta, Perikles'in bazı konuşmalarını Aspasia'nın yazdığına ilişkin kanıtlar vardır. Aspasia Atina'da Anaxagoras, Archimedes, Sophokles ve Sokrates gibi birçok filozofun müdavimleri arasında olduğu, devlet adamları, sanatçılar ve iyi eğitim almış kadınların geldiği, tartışmaların yapıldığı bir salon açar. Böylelikle bir kadın, Atina düşünce yaşamını derinden etkileyen bir oluşumu gerçekleştirmiş olur. Aspasia'nın salonu uzun yıllar açık kalır ve Aspasia "üst düzeyde diyalektik ve retorik hocası" olarak aranan bir kişi olmayı sürdürür. Bugün Aspasia'nın bir büstü, İzmir Arkeoloji Müzesi'nde de yer almaktadır.

VE/||/<>

Kinik okulundan, Antik Ege'li filozof. Hipparchia felsefesiyle, Sokrates'in öğrencisi Antisthenes'in kurduğu Kinik okulundan sayılır. Kadınların geleneksel rollerinden kurtulmaları için de mücadele etmiştir. Ailesi, soylu ve zengindir. Hipparchia erkek kardeşi aracılığıyla, Kinik filozoflardan Krates ile tanışır. Kinizm, gereksinimsizlik öğretisini temsil etmektedir. Bu öğreti, gereksinimlerin insanı toplumun kurallarına ve zorlamalarına bağladığını söylerdi. Hipparchia, Krates'in öğretisinden o kadar etkilenir ki ailesinin karşı çıkmasına rağmen onunla evlenir ve devamında onun yoksul, göçebe hayatına katılır.

VE/||/<>

Çin'li tarihçi ve yazar. Pan Chao, Çin İmparatorluğu'nun tarihini anlatan ve birkaç kuşak tarihçinin üzerinde çalıştığı Han'ın Kitabı'nı tamamlamıştır. Ayrıca 8 adet kronolojik tablo hazırlamış ve astronomi üzerine bir de tez yazmıştır. En ünlü yapıtı ise, Kadınlar İçin Dersler'dir (Nu Jie). Ahlaki öğütler içeren bu kitapta Chao, kadınların erkeklere "mutlak itaatini" önerir. Pan Chao, edebiyatçıların ürünleri üzerine yorumlar ve şiirler de yazmıştır.

VE/||/<>

İskenderiye'li filozof ve matematikçi. Hypatia, Antikçağ'ın son dönemlerinin en etkili ve önemli bilgini, Yeni Platoncu felsefenin temsilcisidir. Üniversitede felsefe, matematik ve astronomi dersleri vermiştir. Hypatia, İskenderiye Üniversitesi'nde matematik dersleri veren ve bu okulun yöneticiliğini de yapan babası Theon tarafından, "yetkin bir insan olması" amacıyla yetiştirilir. Hypatia daha genç yaşlarda, soru sormayı, araştırmayı ve kuşku duymayı öğrenir. Babası onun, el sanatları, şiir, felsefe, din, astronomi, astroloji ve matematik konularında eksiksiz bilgilenmesi için elinden geleni yapar. Hypatia hitabet sanatında da gelişir; güzel ve etkili konuşmasını öğrenir. Hypatia biraz büyüdüğünde, dünyayı dolaşmaya çıkar. Roma'ya ve Atina'ya gider. Yeni Platoncu düşünür Plutarkhos'dan dersler alır. Kimi kaynağa göre 1 yıl, kimine göre 10 yıl sonra İskenderiye'ye döner. Aranan ve sevilen bir öğretmen olur. Avrupa, Asya ve Afrika'nın çeşitli bölgelerinden gelen öğrenciler, sınıfını ve evini doldurur. Hypatia, güzelliği, bilgisi ve zekâsıyla, saygı ve hayran lık uyandırmaktadır. Hypatia matematik üzerine birçok yapıt yazmıştır. Ne yazık ki, çoğu ünlü İskenderiye yangınında zarar gören bu yapıtlardan günümüze parçalar ulaşmıştır. En önemli yapıtı, cebirin babası sayılan Diophantos'un Aritmetica'sına yaptığı 13 ciltlik yorumdur. Hypatia, Diophantos'un eşitliklerine alternatif çözümler üzerinde çalışmıştır. Bunlar sonradan, Diophantos'un yapıtları içine alınmıştır. Hypatia'nın Diophantos'un astronomi üzerine çalışmalarına katkıda bulunan bir yapıtı daha vardır. Yine, Pergeli Apollonius'un konikleri hakkında 8 ciltlik bir çalışma kaleme aldığı bilinmektedir. Bu yapıtında, Apollonius'un teorisini anlaşılır bir şekilde açıklamaya çalışmıştır. Bundan başka babasıyla birlikte, Öklit üzerine en az bir kitap yazdığı sanılmaktadır. MS 4. yüzyılda İskenderiye yeni yeni gelişen Hıristiyanlık ve pagan dinlerin çatışmasına sahne olmaya başlamıştır. İskenderiye Patrikhanesi'nin başına, Kiril adında sofu bir Hıristiyan atanır. Hypatia da pagan olduğu için, Kiril tarafından kışkırtılmış insanların saldırısına uğrar. Saldırganlar üniversitenin önünde, arabasında yakaladıkları Hypatia'yı, önce soyar; sonra bedenini parçalara ayırıp, yakarlar. Hypatia'nın ölümü, Roma'nın Hıristiyanlaştığını ve aynı zamanda antik bilimlerin gerilediğini de gösterir. Hypatia, bugün Antikçağ'ın en çok tanınan bilim kadınlarındandır. )
( M.Ö. 2700

VE/||/<>

M.Ö. 22354

VE/||/<>

M.Ö. 1878

VE/||/<>

M.Ö. 1200

VE/||/<>

M.Ö. 600'ler

VE/||/<>

M.Ö. 500'ler

VE/||/<>

M.Ö. 500'ler

VE/||/<>

M.Ö. 460-401

VE/||/<>

M.Ö. 360-280

VE/||/<>

M.Ö. 50-112

VE/||/<>

M.Ö. 370-415 )

- MERYEM ile HODIGITRIA MERYEM
( ... İLE Doğru yolu gösteren. )

- MEVLÂNÂ ile HZ. MEVLÂNÂ (CELÂLEDDİN RÛMÎ)

- MEVLÂNÂ ile/ve İBN ARABÎ
( Şiir. İLE/VE Nesir/Düzyazı. )
( Lâfz-ı Mevlânâ'dan, Zât-ı Mevlâ'dır garaz. )

- MEVLÂNÂ ile/ve/<> ŞEMS

- MICHELSON ve/||/<> MORLEY

- MISIR TAKVİMİ ile/ve/||/<> ÖMER HAYYAM TAKVİMİ
( En dakik takvimler. )

- MİMAR SİNAN(SİNAN-I CEDİD) ile/ve SİNAN-I ATİK
( ... İLE/VE Fatih Camii'nin mimarı. [Fatih'in yaptırdığı ilk yapıttır.] )
( Kanunî Sultan Süleyman ve II. Selim döneminde yaşayan. İLE/VE Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşayan. )

- MİZAN el-HİKME ile/ve MİZAN el-HİKME ile/ve MİZAN el-HİKME
( Genel felsefe kitaplarının adı olarak bu ad kullanılır. İLE/VE İlm-i mantık'ın başka bir adıdır. Pek çok mantık kitabı bu adı taşır. İLE/VE Abdurrahman Hazinî'nin eserinin adıdır. Eser, çekim ve cisimlerin özgül ağırlıklarından bahseder. Modern döneme kadar konuyla ilgili en önemli çalışmadır. İngilizce çevirisi de vardır. )

- MONET ile MANET
( 14 Kasım 1840 ? 05 Aralık 1926 ile 23 Ocak 1832 ? 30 Nisan 1883 )
( ... İLE "Kırda Yemek" tablosu. )

- MORION ile/ve/||/<> HIGGS

- MOTORUN İCADINDAN ÖNCESİ ile MOTORUNDAN İCADINDAN SONRASI

- MÖBİUS ŞERİDİ ile/ve KLEIN ŞİŞESİ

- MUSA ve MAYMONIDES ve LEVINAS
( ... VE "II. Musa." VE !"III. Musa." )

- MUSTAFA KEMAL/ATATÜRK ile/ve/||/<>//< KÂZIM KARABEKİR

- MÜSÛL ile MÜSÜL[< MİSÂL]
( Saygıdan dolayı ayakta durma. İLE Örnekler. | Platon'un, "İdealar" olarak bahsettiği. )

- MÜTEFERRİKA ile İBRAHİM MÜTEFERRİKA

- NAPOLYON ile/ve/<> VIII. HENRY

- NE YAPACAĞINI BİLMEK
ile/ve/değil/yerine/<
NE YAPMAYACAĞINI! BİLMEK !!!

( Ne yapman gerektiğinden çok, önce ne yapmaman gerekiğini bil, yeter. Çoğu zaman ne yapman gerektiğini bilemeyebilirsin, fakat ne yapmaman gerektiğini her zaman çok iyi bilebilirsin. )
( İsabet ve kesinlik tutturulamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< İsabet ve kesinlik üzerinedir, kolaylıkla sağlanabilir, tamamen uzlaşımsal ortak bir hareket noktası sunabilir. )
( Kendini gerçekleştirmiş, saygın ve önemli birine sormuşlar:
Nasıl bu noktaya geldiniz?
Yakınlarında bulunan bir kişiyi göstererek, herşeyi ondan öğrendiğini söylemiş.

Çevresindekiler hayret içinde ve inanamayarak demişler ki:
Nasıl olur? O işaret ettiğiniz kişi, her türlü, düzenbazlığı, yalanı, rezilliği yapan biridir.

Yanıt: Heh işte!
O ne yaptıysa ben yapmadım! )
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )
( Irmağın derinliği, iki ayakla birden ölçülmez! )
( Bilme sanatı, neyi gözardı edeceğini bilmektir. )
( )

- NEDENLENMEMİŞ, ZORUNLU VAROLAN ile/ve/<> NEDENLENMİŞ, ZORUNLU VAROLAN

- NEDENSELLİK ile/ve/değil/yerine DÖNGÜSELLİK

- NEWTON ile/ve/<> EINSTEIN ile/ve/<> FEYNMAN

- NEWTON ve/||/<> EINSTEIN ve/||/<> PLANCK

- NEWTON ve LOCKE

- NEWTON ile NEVTON[< NEWTON]
( ... İLE Uluslararası birim sisteminde, kütlesi 1 kg. olan cisme, saniye karede 1 metrelik bir ivme veren güç birimi. )

- NEWTON ve VOLTAIRE
( Isaac Newton - The Last Magician [BBC Documentary] )

- NEWTON ve/||/<>/> VOLTAIRE

- NICOLAS COPERNICUS

- NICOLAUS CUSANUS ile/ve/||/<> ANAXAGORAS

- NOEL (SANTA CRUZ) ile/ve/değil YILBAŞI (ST. SYLVESTER)
( )

- NOESIS ile FRONESIS ile POESIS
( Dışarıda. İLE İçte. İLE ... )
( Akılda. İLE Özde. İLE ... )
( Aristoteles. İLE Platon. İLE ... )

- OLANI BİLİRİM/BİLEYİM ile/ve/||/<>/< OLMASI GEREKENİ (")BİLEBİLİRİM(")/BİLEYİM
( Aristoteles. İLE/VE/||/<>/< Platon. )

- OLMASI GEREKEN ile/ve/||/<> OLANIN FELSEFESİ
( Platon. İLE/VE/||/<> Aristoteles. )

- ONDALIK SAYILARIN KULLANIMI 1570

- ÖKLİD GEOMETRİSİ:
YER/DÜNYA İÇİN
değil GÖK İÇİN

- ÖNGÖRÜ ile/ve/||/<>/> ÖNERME

- ÖZDEĞİN YOK EDİLEMEZLİĞİ ve/||/<> DEVİMİN SÜREKLİLİĞİ ve/||/<> KUVVETİN SÜREKLİLİĞİ

- ÖZDEŞLİK:
"MANTIĞI"
değil İLKESİ

- PARÇALARDA, PARÇAYI/LARI GÖRMEK ile/değil/yerine PARÇALARDA, BÜTÜNÜ GÖRMEK

- PARMENİDES ile/ve/||/<> ZENON

- PASKAL[Fr.] ile (BLAISE) PASCAL
( Bireyleri, güldürüp eğlendiren kişi. İLE Matematikçi, fizikçi ve düşünür. [19 Haziran 1623 – 19 Ağustos 1662] )

- PEREKLITOS ile/ve PARAKLITOS(AHMED)

- PHILONOUS ile/ve/||/<> HYLAS

- PLATON ve/<>/< ARISTOKRES

- PLATON ve/||/<> EUDOKSOS ve/||/<> ARISTOTELES ve/||/<> KALLIPPOS

- PLATON ile GEMISTUS PLETHON
( Sokrates'in öğrencisi, Aristoteles hocası Yunan filozof. İLE Bizanslı düşünür. Platon'u çok sevdiği için adının Bizans Rumcası'nda okunuşunu kendine soyad edinmiştir. Uzun süre Osmanlı coğrafyasında sufî çevrelerde bulundu; İbn Arabî sisteminden etkilendi. Dinlerin aşkın birliğini savundu. Öte yandan Bizans'ın yeniden dirilmesi için Ahî teşkilâtını model alan bir çalışma başlattı ve Eski Yunan mitolojisini inceleyen bir eser kaleme aldı. Rumcası yakılan bu eserin Fatih Sultan Mehmed'in emriyle yapılan Arapça tercümesi günümüze gelmiştir. )

- PLATON ve/<>/< PINDAROS

- PLOTINUS ile/ve/<> ORIGANES ile/ve/<> LONGINUS

- POLEMARKHOS ve SOKRATES
( İkisinin de haksız/yersiz öldürülme nedenleri, varlıklarıydı. )
( Mal varlığından dolayı. VE Bilgi ve düşünme varlığından dolayı. )

- POLYBIUS ve/||/<> MONTESQUIEU
( Hiçbir şey insan kalbindeki vicdandan daha korkunç bir tanık ya da daha dehşet verici bir suçlayıcı olamaz. İLE " 'Önyargı' dediğimiz, bazı şeylerin bilinmemesi değil kişinin, kendini tanımamasıdır." )

- PROMETHEUS ile/ve EPIMETHEUS

- PUŞKİN ve/||/<> GOGOL ve/||/<> GONÇAROV ve/||/<> DOSTOYEVSKİ ve/||/<> TURGENYEV ve/||/<> TOLSTOY ve/||/<> ÇEHOV ve/||/<> GORKİ ve/||/<> ZAMYATİN ve/||/<> BULGAKOV ve/||/<> PASTERNAK
( 1799 - 1837 ve/||/<> 1809 - 1852 ve/||/<> 1812 - 1891 ve/||/<> 1821 - 1881 ve/||/<> 1818 - 1883 ve/||/<> 1828 - 1910 ve/||/<> 1860 - 1904 ve/||/<> 1868 - 1936 ve/||/<> 1884 - 1937 ve/||/<> 1891 - 1940 ve/||/<> 1890 - 1960 )
( )

- RAFAEL/RAPHAEL/RAFFAELLO ile GUIDO RENI
( ... İLE Rafael'in çalışmalarının/tablolarının taklitlerini yapmıştır. )
( 06 Nisan 1483 - 06 Nisan 1520 İLE 04 Kasım 1575 - 18 Ağustos 1642 )

- RASTGELELİK:
TANIMLAMADA
ile TANIMLAMAMADA

- RASTLANTI ile/ve/<> YAPISAL RASTLANTI
( Fizik yasalar/ı ve fraktal geometri, yapısal rastlantılardır. )
( )

- REVÂKİYUN ile/ve/değil/yerine MEŞŞAİYUN[Ar.]/PERİPATETİZM[Fr. < Yun.]
( Belirli ve kapalı bir ortamda aktarımda/paylaşımda bulunanlar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yürüyerek ve açık havada aktarımda/paylaşımda bulunanlar. )
( Platon ve Aristoteles uygulaması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sokrates uygulaması/tutumu. )

- ROBERT HOOKE ile/ve/<> ROBERT BOYLE
( 1635 - 1703 ile/ve/<> 1627 - 1691 )

- RUSSELL AÇMAZI ile/ve/||/<> CANTOR AÇMAZI ile/ve/||/<> RICHARD AÇMAZI ile/ve/||/<> YALANCI AÇMAZI ile/ve/||/<> CURRY AÇMAZI ile/ve/||/<> YABLO AÇMAZI ile/ve/||/<> BERRY AÇMAZI ile/ve/||/<> HETEROLOJİK AÇMAZ

- SABİT ile/ve/||/<>/> KOZMİK SABİT[1917 < ARKÜTAS (M.Ö. 320)]

- SANAT değil SANATÇI ve/<> TARİH değil TARİHÇİ
( Sanat diye bir şey yoktur, sadece sanatçı/lar vardır. VE/<> Gerçekleri incelemeye başlamadan önce tarihçiyi inceleyin! )

- SANAT YAPITINDA:
DUYUSAL/LIK
ve/||/<> TİNSEL/LİK
( Tinselleşir. VE/||/<> Duyusallaşır. )

- SCHILLER ve/||/<> GOTTFRIED KÖRNER İLE KALLIAS (GÜZELLİK ÜZERİNE)

- SCHLEIERMACHER ile/ve DILTHEY

- SIGMUND FREUD (1895 ve 1896 ve 1897)

- SIGMUND FREUD ve/||/<> LUDWIG BINSWANGER

- SINIRLI EVREN TASAVVURU ile/değil/yerine SINIRSIZ EVREN TASAVVURU

- SIR ISAAC NEWTON
( 1687 - PRINCIPIA )

- SİCİM KURAMI ile/ve/||/<> TÜM FİZİK KURAMLARI

- SİYASİ/DİPLOMATİK/ASKERİ TARİH ile/> TARİH

- SOKRATES

- SOKRATES:
ÖNCESİ
ile/ve/<>/> SONRASI
( THALES: [yaklaşık][M.Ö.] 625 - 546
ANAKSİMANDROS: [yaklaşık][M.Ö.] 610 - 546
ANAKSİMENES: [yaklaşık][M.Ö.] 585 - 525
PYTHAGORAS: [yaklaşık][M.Ö.] 570 - 496
HERAKLEITOS: [yaklaşık][M.Ö.] 540 - 480
PARMENİDES: [yaklaşık][M.Ö.] 515 - 450
EMPEDOKLES: [yaklaşık][M.Ö.] 494 - 434
ANAXAGORAS: [yaklaşık][M.Ö.] 500 - 428
PROTOGORAS: [yaklaşık][M.Ö.] 481 - 420
DEMOKRİTOS: [yaklaşık][M.Ö.] 460 - 360

ile/ve/<>/>

SOKRATES: [yaklaşık][M.Ö.] 470 - 399

PLATON: [yaklaşık][M.Ö.] 427 - 347
ARİSTOTELES: [yaklaşık][M.Ö.] 384 - 322 )
( Sokrates öncesi düşünce, Thales ile başlıyor.
Anaksimandros, Anaksimenes tarafından devam ettiriliyor.
Pythagoras, mistik ve matematiksel yaklaşımı geliştiriyor.
Herakleitos, değişim ve oluşa işaret ediyor.
Parmenides, değişim ve varlık'a işaret ediyor.
Empedokles, dört unsur, iki karşıt kuvvet[sevgi ve nefret]'e işaret ediyor.
Anaxagoras, "şey" sayısı kadar unsur, akıl[nous] olduğuna işaret ediyor.
Protogoras, kişinin, herşeyin ölçüsü olduğuna işaret ediyor.
Atomcular, Leucippus ve Demokritos, niteliğin nicelik ile yer değiştirmesi.

İLE/VE/<>/>

Sokrates ile antik yunan doğa anlayışı, doğadan, insana yöneliyor.

Plato ve Aristotles, bu iki anlayışı, evreni anlamak için genişletiyor ve derinleştiriyorlar. )
( SOKRATES: Sağlam güç sahibi. )
( )

- SOKRATES'İN DEDİKLERİ ile/ve/ya da SOKRATES ÜZERİNDEN SÖYLENİLENLER/"SOKRATES'E SÖYLETTİRİLENLER"

- SOKRATES ve/||/<>/> DESCARTES ve/||/<>/> FICHTE
( FICHTE: Çam ağacı. )

- SOKRATES ile/ve/||/<> PATANJALI

- SOKRATES ile/değil PLATON'UN "SOKRATES"İ

- SOKRATES ve/<>/> PLATON ve/<>/> ARİSTOTELES
( ... VE/<>/> Olması gerekeni bilirim/bileyim. VE/<>/> Olanı (")bilebilirim(")/bileyim. )

- SONSUZ KÜÇÜKLER:
FİZİĞİN
değil MATEMATİĞİN KONUSU/ALANI

- SONSUZLUĞUN:
"VAROLUŞU"
ile/değil ADI/ETİKETİ

- SOPHOS ile SOPHOS ile SOPHOS
( Tanrı. İLE Bilge. İLE Usta. )

- SOY ile "SOYLU"
( Adamın biri, Sokrat'ı, soy üzerinden aşağılamaya çalışınca, Sokrat şöyle dedi: "Senin soyun sende bitti, benimki ise benden başlar". )

- SPINOZA SİSTEMİ ile DESCARTES SİSTEMİ ile LEIBNIZ SİSTEMİ

- ST. ANSELM ile/ve/||/<>/> ABELARD
( 1033 - 1109 ile/ve/||/<>/> 1079 - 1142 )

- ST. BOETHIUS ile/ve ST. AMBROSSIUS ile/ve ST. GREGORIUS
( "Enstrümantal Ses, Sadâ ve Evrenin Sesi" olarak ele alır. İLE/VE Halkı esas alır. İLE/VE Kiliseyi esas alır. )

- ST. THOMAS ve İBN ARABİ
( En çok yazmış olanlar. )

- STOACILIK = REVÂKİYE
( Aklın egemenliğini, doğaya uygun yaşamayı, ruhun duyumsamazlığı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç edinen, Kıbrıs'lı Zenon'un kurduğu, öğretiye ilişkin derslerin stoa denilen direkli galeride verildiği öğreti. )

- SÜLEYMAN'IN:
MÜHRÜ
ile/ve/<> SİMGESİ
( Beşgen. İLE Altıgen. )
( Kendi. İLE 6 ilke. [Eline, diline ve beline sahip ol! | İşine, aşına ve eşine sahip çık!] )

- SÜREÇ ile/ve/||/<> SİLSİLE

- ŞAİR ve/||/<> SARAYBOSNA'LI ŞAİR
( )

- ŞAMPOLYON
( 1822 yılında, hiyeroglifleri başarılı bir şekilde çözen kişi. [1790-1832] )

- ŞEHÂBEDDİN SÜHREVERDÎ ile/ve ÖMER SÜHREVERDÎ

- ŞERH[Ar.] değil/yerine/= AÇMA, AYIRMA | AÇIKLAMA
( Bir kitabın ibâresini, sözcük sözcük açıp açıklayarak yazılan kitap. )

- TABİÎYYUN ile/ve TALİMÎYYUN
( Aristotelesciler. İLE/VE Platoncular. )

- TAMAMLAMAK ile BİTİRMEK
( FaRkLaR Kılavuzu dışında, hiçbir İngilizce sözlüğü, şu iki sözcük arasındaki farkı açıklamaz.

TAMAMLAMAK ile BİT(İR)MEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15835 ]

Bazı kişiler, aralarında hiçbir farkın olmadığını söylese de FaRkLaR'ı vardır!

Eğer doğru biriyle evlenirseniz, tamamlanırsınız; eğer yanlış biriyle evlenirseniz, bitersiniz.

Eğer eşiniz, sizi başka biriyle yakalarsa tamamen bitersiniz; eğer eşiniz, alışverişi çok seviyorsa öyle bir bitmişsinizdir ki...

Bu arada, Sokrates'in önemli sözünü anımsamakta yarar var...
"Her koşulda evlenin! Eğer eşiniz, iyi çıkarsa mutlu olursunuz. Eğer kötü çıkarsa filozof olursunuz."

)

- TAMAMLANMAZLIK ve/||/<> GÖDEL

- TARİH BİLGİSİNDE:
USÛL
ve/||/<>/> KAVÂRİN ve/||/<>/> AHVAL ve/||/<>/> HAVÂDİS
( Yöntemler. VE/||/<>/> Yasalar. VE/||/<>/> Durumlar. VE/||/<>/> Haberler. )

- TARİH FELSEFESİNİN:
YAPILABİLİRLİĞİ
ile/ve/||/<> YAPILAMAZLIĞI

- TARİH METAFİZİĞİ ile/ve/<> TARİH EPİSTEMOLOJİSİ
( Büyük oranda, tarihin belirli bir amaca, hedefe göre okunmasıdır. İLE/VE/<> Tarihsel bilginin kaynakları, yapısı, yöntemleri üzerinde durur. )
( Büyük oranda, Alman tarih-felsefe okulunun etkisini taşır. İLE/VE/<> Anglo-sakson merkezli bir okuldur. )
( Tarihi, daha çok, bir milletin gelecek hedefi açısından ele alır. İLE/VE/<> Tarihî bilginin çözümlemesini yapar. )

- TARİH-FELSEFE İLİŞKİSİNDE:
I. AŞAMA
ile/ve/<> II. AŞAMA ile/ve/<> III. AŞAMA
( Aristoteles - İbn Sînâ'cı aşama. İLE/VE/<> Fahrettin Râzî - İbn Haldun'cu aşama. İLE/VE/<> Kant - Dilthey aşaması. )

- TARİH:
OLGUSAL
ile/ve/||/<> KAVRAMSAL

- TARİH:
"GEÇMİŞ"
değil YARIN
( Tarih, geçmiş değil yarındır! )

- TARİH:
OLDUĞU GİBİ
ile/değil/ne yazık ki "OKUNDUĞU" GİBİ

- TARİH ile/ve/<> ANLAM
( Kişinin, eylemlerinin incelenmesi. )

- TARİH ile/ve/<> BAĞLAM

- TARİH ve/< DAYANAKÇA ve/< KAYNAK

- TARİH ile/ve/||/<> DÜŞÜNCE TARİHİ
( [Kişilerin] Nasıl, düşünmeden hareket ettiklerinin öyküsü. İLE/VE/||/<> Nasıl, hareket etmeden düşündüklerinin öyküsü. )

- TARİH ve/||/<>/< İNSAN/LIK
( Tarihin öznesi, insanlıktır. )

- TARİH ile/ve/||/<> TİN

- TARİHİ PERSPEKTİF ile/ve MEDENİYET PERSPEKTİFİ ile/ve FELSEFE-BİLİM

- TARİHSEL/LİK ile/ve/<> BİLİMSEL/LİK

- TARİHSEL/LİK ile/ve/<> KATMANLI/LIK

- TARİHSEL/LİK ile/ve/||/<> KUŞKULU/LUK

- TEALİMİYYÛN ile/ve/||/<> TABİÎYYÛN ile/ve/||/<> İŞRAKİYYÛN ile/ve/||/<> MENAZİRÛN
( Matematikçiler. İLE/VE/||/<> Fizikçiler. İLE/VE/||/<> Aydınlanmacılar. İLE/VE/||/<> İbn Heysem'ciler. )

- TEOLOJİ ile/ve/||/<>/> METAFİZİK ile/ve/||/<>/> POZİTİVİZM

- TEŞBİH/İ YOKTUR ile/değil TARİH/İ YOKTUR

- THALES KURAMI ile ...
( Bir dik üçgende, dik açının tepe noktasından hipotenüse indirilen dikmenin, iki tarafında kalan iki üçgen, birbirine ve asıl üçgene benzer üçgenlerdir. )

- THALES ve/||/<>/> ANAKSİMANDROS/ANAKSİMENDER
( ...[M.Ö. 624 - 546] VE/||/<>/> Thales'in öğrencisi.[M.Ö. 610 - 546/545] )
( Anaksimandros, dünyanın tepsi gibi değil küre gibi olduğundan ilk kuşkulanmış olan kişidir.[Dünyanın eğimini bile ölçmüştür.] )

- THALES ile/ve/değil PARMENİDES
( İlk filozof, Thales değil Parmenides olarak kabul edilir. )
( PARMENİDES - PERİ PHYSEOS(DOĞA ÜZERİNE) )

- TİN ile/ve TARİHSEL/LİK

- TİNSEL/LİK ile/ve/<> TARİHSEL/LİK

- TOBAR İLKESİ ile ...
( Bir iktidar, anayasaya aykırı bir yol ile [hükümet darbesi vb.] el değiştirdiğinde, yeni iktidar, ulus tarafından kendi temsilcisi olarak kabul edilmedikçe öteki devletlerce o hükümetin tanınmaması ilkesi. [Ekvator Dışişleri Bakanı Dr. Tobar tarafından] [15 Mart 1907] )

- TOPLUM BİLİMLERİ yerine TARİH/TİN/KÜLTÜR BİLİMLERİ

- TRAGEDYA'DA:
ASKİLOS
ile/ve/<> SOFOKLES ile/ve/<> EURUPIDES

- TÜMDENGELİM ile/ve/||/<>/> AŞKINSAL/TRANSANDANTAL TÜMDENGELİM

- TÜZE'NİN TEMEL İLKELERİ - ULPIAN[M.S. 170 - 223]:
ONURLU YAŞAMAK
ve/||/<> BAŞKASINI İNCİTMEMEK ve/||/<> HERKESE, HAKKINI TESLİM ETMEK

- UNIVERSALIS ANTE REM ile/ve UNIVERSALIS INREBUS ile/ve UNIVERSALIS POST REM
( Platon. İLE/VE/||/<> Aristoteles. İLE/VE/||/<> St. Thomas. | Hegel. )
( Şeyden önce. İLE/VE/||/<> Şeyde. İLE/VE/||/<> Şeyden sonra. )

- ÜÇGEN ile PENROSE ÜÇGENİ
( ... ile )

- VAR OLMAK =< ALGILANMIŞ OLMAK
ile/ve/||/<>/>
ALGILAMAK ya da ALGILAYAN OLMAK

( Nesne. VE/||/<>/> Tin. )
( George Berkeley )

- VİGİZM(WHIGGISM) ile/ve ANAKRONİZM
( Bugünün kavramlarını/olgularını, geçmişe taşımak. | Zamanın, gelenek ve ahlâk anlayışına uymayan tutum. | Olay tarihinde yanılma. İLE/VE Geçmişi, bugünün kavramlarını verecek biçimde düzenlemek. | Tarihî gelişimi, günümüzdeki herhangi bir kavramı ortaya çıkaracak şekilde örgütlemek. )

- WILHELM von HUMBOLDT ve/||/<>/> ALEXANDER von HUMBOLDT
( 22 Haziran 1767 - 08 Nisan 1835 ve/||/<>/> 14 Eylül 1769 - 06 Mayıs 1859 )

- WTER ile/ve/<> GAICHA ile/ve/<> LOSSI
( Yeni Kaledonya'nın üç önemli adasından biri olan Lifou'da yaşayan 3 kabile.
[Lifou'nun başkentinin adı ise "We"dir.] )

- XSONOFENES:
FİLOZOF (OLAN)
ile SOKRATES'İN ÖĞRENCİSİ

- YAKLAŞIK OLARAK ile/ve/||/<>/> SONSUZ İŞ/GÖREV
( Newton. İLE/VE/||/<>/> Kant. )

- YANLIŞ/I YAPMAYACAK KADAR/ŞEKİLDE BİLMEK ile/ve ANLATABİLECEK/AKTARABİLECEK KADAR/ŞEKİLDE BİLMEK

- YAPILAN/OLAN ile YAPILMASI/OLMASI GEREKEN
( Doğa. İLE İnsan eylemi. )
( Platon'a kadar. İLE Platon sonrası. )

- YARARCILIKTA/PRAGMATİZMDE:
JOHN STUART MILL
ve/||/<>/> CHARLES SANDERS PEIRCE ve/||/<>/> WILLIAM JAMES ve/||/<>/> JOHN DEWEY
( 20 Mayıs 1806 - 08 Mayıs 1873 ve/||/<>/> 10 Eylül 1839 - 19 Nisan 1914 ve/||/<>/> 11 Ocak 1842 - 26 Ağustos 1910 ve/||/<>/> 20 Ekim 1859 - 01 Haziran 1952 )

- YERÇEKİMİ ile/ve/||/<> ENERJİ
( F = G M1 M2 / r²

İLE

F = G q1 q2 / r² )

- YILDIZ PARALAKSI/IRAKLIK AÇISI ve/||/<>/> DOPPLER ETKİSİ/KAYMASI ve/||/<>/> FAUCAULT SARKACI
( 1838 ve/||/<>/> 1842 ve/||/<>/> 1851 )

- YÖNTEMLER:
AŞKINSAL
ile/ve/||/<>/> KURGUL ile/ve/||/<>/> EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> OLGUSAL/FENOMENOLOJİK
( Kant'ta. İLE/VE/||/<>/> Hegel'de. İLE/VE/||/<>/> Marx'ta. İLE/VE/||/<>/> XX. yüzyılda. )

- YUNUS ile/ve MEVLÂNÂ
( Bizim Yunus. İLE/VE Hz./Pîr Mevlânâ. )

- ZAMAN:
PLATON'DA
ile/ve/||/<>/> ARISTOTELES'TE
( Gökyüzü hareketi. İLE/VE/||/<>/> Hareketin sayımı. )

- ZAMAN ve/<> UZAY
( Zaman ve uzayın kökeni, her bir neden-sonuç zincirinin ilk nedeni olarak deneyimlenebilir. )
( Bir kez zaman ve uzayı gerçek olarak kabul etmişseniz, kendinizi de ufacık, önemsiz ve kısa ömürlü sayacaksınız. )
( Zaman ve uzayın içinde değilsiniz, zaman ve uzay sizin içinizdedir. )
( Tüm uzay ve zaman, zihindedir. )
( Siz, uzay ve zaman ötesisiniz! )
( Zaman ve uzay zihinde, zihne ait olduklarından, siz zaman ve uzayın ötesindesiniz, ebedi ve her yerde hazır olan. )
( The origin and the end of all manifestation, the root of time and space, the prime cause in every chain of causation.
Once you accept time and space as real, you will consider yourself minute and short-lived.
Space and time are in you and not you in space and time.
All space and time are in the mind.
You are beyond space and time.
Time and space are in the mind, you are beyond time and space, eternal and omnipresent. )
( Sonsal Sınıflama[Kategori] değildir![bkz. KANT] )

- ZAMANDA OLMAYAN ile/ve/fakat/||/<> ZAMANDA OLAN
( Kant'a göre, nedensellik kategorisi altında, zamandaki süreklilik içinde, AN'lar arasında fenomen olarak varolan bir şey ile başka bir fenomen olarak varolan bir şeyin, belirli bir kurala göre birbirini izlemesi, bilinebilecek bir şeydir. İLE/VE/FAKAT/||/<> Kendi, zamanda olmayanın, zamanda olanla ilişkisinin nasıl bir kurallılığının olabileceği, hiçbir biçimde bilemeyeceğimiz bir şeydir. )

- ZAMANSALLIK ile TARİHSELLİK

www.FaRkLaR.net/Bilim

www.FaRkLaR.net/Sanat

www.FaRkLaR.net/Spor

www.FaRkLaR.net/Insan

www.FaRkLaR.net/Dil

www.FaRkLaR.net/BEN-ben

www.FaRkLaR.net/kisiler

www.FaRkLaR.net/AYDIN

www.FaRkLaR.net/Mantik

www.FaRkLaR.net/kisiselgelisim

www.FaRkLaR.net/Davranis-Tutum

www.FaRkLaR.net/Durum-Tutum

www.FaRkLaR.net/ilim-irfan

www.FaRkLaR.net/saygi-sevgi

www.FaRkLaR.net/hizmet

www.FaRkLaR.net/SABIR

www.FaRkLaR.net/Terk

www.FaRkLaR.net/OLMALI

www.FaRkLaR.net/Paylasim

www.FaRkLaR.net/YANLIS

www.FaRkLaR.net/toplum


www.FaRkLaR.net/bisiklet

www.FaRkLaR.net/tuze

www.FaRkLaR.net/Doga

www.FaRkLaR.net/TIP

www.FaRkLaR.net/Beslenme

www.FaRkLaR.net/vegan

www.FaRkLaR.net/Hayvanlar

www.FaRkLaR.net/Bitkiler

www.FaRkLaR.net/simge

www.FaRkLaR.net/Tarih



AÇIKLAMALAR/ÖNSÖZ
[Mutlaka okuyunuz!!!]

 

- Bazı sözcüklerin, hem sözlüklerdeki karşılığına yer verilmekte, bazılarına da özellikle yer vermeyip psikolojik, felsefi, bilimsel, sanatsal, göreceli, uygulayımsal, belirli bir sınırlılık ve yaklaşımlardan yararlanılarak parantezler açılmıştır.

- Bu çalışmada, başlıkların altlarındaki bilgilere/açıklamalara (parantezlere), kişilerin, kendilerinin düşünmelerine fırsat verebilme amacıyla ve özellikle pek fazla yer verilmemektedir. Zihinlerce/kişilerce uygun bulunmayabilecek bilgiler/parantezler, gözardı edilebilir.
[ Kavramların yanında bulunan ( ) parantezler, ek bilgi ya da açıklama olarak, [ ] köşeli parantezler ise ayrıntı/teknik bilgi vermek üzere kullanılmıştır. ]

- Çoğu sözcüğe, özellikle ve belirli bir yaklaşımla yer verilmemiştir. Hayır! / Evet!

- Bu çalışmada, çoğu sözcüğün/kavramın altında, bazılarında “açıklama/ları” bulunmakta, bazılarında da -özellikle ve çeşitli nedenlerden dolayı- bulunmamaktadır.

- Bazı başlıkların altına, veri/bilgi girmemizin çeşitli nedenlerinden biri ise ulaşım/erişim kolaylığı sağlamak üzere, hazır veri/bilgi karşılıklarını sunmak üzeredir! [Dolayısıyla sizin de FaRkLaR Kılavuzu'na destek olabilmek amacıyla üyeliğinizi şimdi başlatmanızı dileriz! Teşekkür ederiz!] )

- Bu çalışmanın, sadece sözlük olarak algılanmamasını ve kullanılmamasını da sağlamak amacıyla ve özellikle “:”[iki nokta üst üste] ya da “...dır!” şeklinde belirtilmemiştir!

- Bu çalışmada, başlıkların [kavram ya da olguların], ne olduklarından çok, ne olmadıklarına işaret etme çabası güdülmektedir. [ Bir DEĞİL’leme çalışması olarak değerlendirilmelidir! ]

- Bu çalışmada bulunan tüm karşılaştırmaların, tanımlan(a)mayan, sözcük olarak karşılığı/adı tam olarak oluşturul(a)mamış, fakat zihinlerimizde karşılığı bulunan/bulunabilen “3.” anlamları ve/veya ara anlamları düşünülebilir.

- Bu kılavuz/sözlük, dil(d)e/kavramlar(d)a/sözcükler(d)e ilginizin daha da artması ve sözlük/ahit kullanımını artırmayı amaçlamaktadır.

- İngilizce’ye ve öteki dillere yer verme nedenimiz, öteki dillerle karşılaştırmalı yaklaşımla belirli bir bilince sahip olmanıza, aracı olabilmektir.

- Çoğu sözcüğün, zaman içinde, kökenbilimsel(etimolojik) derinliklerine ve öteki dillerdeki karşılıklarına da yer verilecektir. (Bu konuda her türlü destek ^v(ve/veya) katkınızı görmekten mutluluk duyarız!)

- Bu kılavuzdaki bilgiler, SDP(Sinir Dili Programlası)(NLP) üzerine de kılavuzluk edebilir.

- Bu kılavuz, soru sorma/sorgulama, yoğun/derin düşünme aracı/vesilesi olarak kullanılabilir.

- Bu kılavuz/sözlük üzerine olan tüm katkı/destek/uyarı/yorum ve önerilerinizi görmek ve değerlendirmekten mutluluk duyarız! Ayrıca burayı tıklayarak, dille ve buradaki içerikle ilgilenebileceğini düşündüğünüz kişilere tavsiye edebilirsiniz.



"... ile/ve/değil/yerine ..."
[bağlaçların kullanımı/okunuşu...]

- Kavramların aralarında kullanılan/bulunan
"... ile/ve/değil/yerine ..."
bağlaçları, ilgili satırı 2/3/4 kez ve ayrı ayrı şekilde okumanız ve satırları tekrarlamamak içindir.
( - UCLAR ile FARKLAR [karıştırılmamalı!]
- UCLAR ve FARKLAR [ayrı olmalarının yanısıra birlikte de düşünülebilir/kullanılabilir!]
- UCLAR değil FARKLAR [dır!]
- UCLAR yerine FARKLAR [düşünülmeli/kullanılmalıdır!] )



... ile ...
[ÖNCESİ | SONRASI]

- Sözcükleri dizerken ya da "... ile" öncesiyle "ile ..." sonrası arasında bir öncelik/fark/özellik/tercih/vurgu yoktur. Her ikisini de kesinlikle birbirine karıştırmamak, her ikisinin de derinliğine/önemine ve ciddiyetine yer/destek verilmesi gerekmektedir.

- Belirlemelerin/karşılaştırmaların daha da oturması/derinleşmesi için, "ile"den sonraki sözcüğün yanına tekrar "ile"den önceki sözcüğü düşünerek/koyarak değerlendiriniz.
( "- FELSEFE ile İDEOLOJİ" ise "- FELSEFE ile İDEOLOJİ (ile FELSEFE)" gibi. )

EN SON YAPILMIŞ OLAN EKLEMELER
[ 06 Eylül - 18 Eylül 2019 arasında... ]

 Sadece sayın üyelerimizin/destekçilerimizin görebileceği şekilde, sayfanın en alt bölümündedir...
[ Üyeliğinizi/Katılımınızı başlatmak için burayı tıklayınız... ]

 


 

 

KASIM AYININ ÜÇÜNCÜ PERŞEMBE GÜNÜ, DÜNYA FELSEFE GÜNÜDÜR!

- FELSEFE ile/ve İNSAN BİLGİSİ

- FELSEFE ve ANTROPOLOJİ

( Felsefe, insanı tanıma çabasıdır. )

- FELSEFE ve/<> İNSAN İNSAN İLİŞKİSİ

- FELSEFE ile/ve/<> FİLOZOF

( Felsefe, filozofla konuşmaktır. )

- FELSEFE ve KİŞİSEL YÖNETİM

- FELSEFE ile/ve/değil FELSEFE-BİLİM

- FELSEFE ile/ve FELSEFE ÜZERİNE FELSEFE

- FELSEFE ile/ve BİLİM

( Tanımlama ve tanıtlaması kendi içinde olan. İLE/VE Tanımlama ve tanıtlaması kendi dışında olan. )
( Kendi üzerine düşünebilme. İLE/VE Nesnesi üzerine yöntem uygulamaları. )
( Bilmediklerimiz. İLE/VE Bildiklerimiz. )
( Nesnesi, içindedir. İLE/VE Nesnesi, dışarıdadır. )
( Bilinç-bilinç ilişkisi. İLE/VE Bilinç-nesne ilişkisi. )
( Bilim, felsefenin başarılarından, felsefe de bilimin başarısızlıklarından örülmüştür. )
( FELSEFE: VARLIK ile/ve METAFİZİK ile/ve AHLÂK )
( FELSEFE: Yasaların örgünlüğünün bütünlüğü. )
( FELSEFE: BİLGİ OLARAK ile/ve/yerine YAŞAM TARZI OLARAK )
( FELSEFE: Nesillerarası mektuplaşma.
Hem öldüren, hem de dirimli tutan bir özellik ve/veya durumdur. )
( Felsefe, İyonya'da doğmuştur. Felsefeye ilk biçimini kazandıran üç filozof Thales, Anaksimander ve Anaksimenes'tir. )
( Düşünmenin yetkin biçimleridir. )
( Öngörme/öngörebilme gereksinimidir. )
( Nitelikli kavramlarını daha nitelikli hale getirmektir. )
( Dili daha nettir. )
( Betimlemeden kavrama, yasalılığa geçişin ilkeli olmasıdır. )

- FELSEFE: PHILO ve SOPHIA
( Sevgi. VE Bilgelik. [Bilgelik Sevgisi] )
( BİLGE değil BİLGE/LİK SEVGİSİ )
( Etkin. VE Edilgin. )

- "FELSEFE ÖĞRENMEK" değil/yerine "FELSEFE YAPMAK"

- FELSEFE ÖĞRENMEK ile/yerine/değil FELSEFE YAPMAYI ÖĞRENMEK

- FELSEFÎ SÖZLÜK ile/ve/değil/yerine FELSEFÎ ANSİKLOPEDİK SÖZLÜK

- FELSEFE/KAVRAM ANSİKLOPEDİSİNDE: ARİSTOTELES ile/ve HEGEL

- FELSEFE ile/ve DURUŞ

- FELSEFE ile/ve/< AMAÇ

( Amacı bilinmeyen şey, felsefeye konu olamaz. )

- FELSEFE ile/ve DÜŞÜNCE
( Düşünce, düşünce başlar. [yere/aşağı düşünce!] )
( Bir yerini/dizini incitmeyen düşünmeye başlamaz kolay kolay. )

- FELSEFE ile/ve/<> DİL
( Dilin dilbilgisi. İLE/VE/<> Aklın dilbilgisi. )

- FELSEFE ve DİLİN EVRENSELLEŞTİRİLMESİ

- FELSEFE ve HUKUK

( Yunan ökesi/dehası. VE Roma ökesi/dehası. )

- FELSEFE ve SEVGİ

- FELSEFE'DE: SORUN ÇÖZMEK ile/ve FAALİYET

- FELSEFE ve BİLDİRİŞİM

- FELSEFE ile/ve KÜLTÜR

- FELSEFE ve AYIRIM

- FELSEFE ile/ve SAVAŞ TARİHİ

( Aristoteles. İLE/VE Büyük İskender. )

- FELSEFE ile/ve KURAMSAL/TEORİK AKIL

- FELSEFE: KAVRAMSAL MATEMATİK

- FELSEFE ile/ve MATEMATİK

( Tekillerden tümeli görmeye çalışmak. İLE/VE Tekilde tümeli görmek esastır. )
( Felsefe matematiğin çalışma odasını röntgen ışığıyla yansıtmaya çalışır. )

- FELSEFE: ANLAMANIN ANLAŞILMASININ ÇABASI

- FELSEFE: BİÇİMSELLEŞTİRİLMİŞ MANTIĞIN DORUĞU

- BİLİM VE SANAT VE FELSEFE

( Birleştirmek/birlikte tutmak gerekiyor. )

- SANAT ve FELSEFE
( Hayranlık. VE Hayret. )

- FELSEFESİZ SANAT ve FELSEFESİZ BİLİM ve FELSEFESİZ FELSEFE
( Zanaat. VE Teknokrasi, işçilik. VE İdeoloji. )

- FELSEFE ve SANAT ve GÖRELİLİK

- MUTLAK ile/değil/yerine MUTFAK

( İdeoloji. İLE/DEĞİL/YERİNE Felsefe. )

- BİLİMSEL TUTUM/DURUŞ ve/<> SANATSAL DUYARLILIK ve/<> FELSEFÎ ANLAYIŞ
( Hayret. VE/<> Hayranlık. VE/<> Aşk. )

- FELSEFÎ ANLAYIŞ VE BİLİMSEL TUTUM/DURUŞ VE SANATSAL DUYARLILIK ve/< BEREKET

- FELSEFE ile İDEOLOJİ

- FELSEFE ile VARLIK

- FELSEFE ile TEFELSÜF

- FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( Hikmet teolojik, illet metafizik, sebep fizik nedenleri aramaktır. )
( Hikmet: Nasıl ise onu o şekilde bilmek. )
( Hikmet: Varolanların kendisini nasılsa o şekilde tâkatı kadar bilmek. )
( Hikmet: Olgunlaşmayı istemek. )
( Hikmet: Doğada ve zamanda illetlendirmek. )
( Hikmet: Gizil halde, tüM erdemlerin hepsini içerir. )
( Hikmet Tanrısı: ENKİ )
( Hikmet: İstikmal el-Nefs. )
( Hikmet: "En Yüksek Hikmet". Onu kazanmış olmaya(onun iktinâ'ına) "'İlm", o ilme meleke kazanmış olmaya "Felsefe". )
( Hikmet'in, 36 tür tarifi! )
( FELSEFE: KAVLÎ HİKMET )
( PHIL0-SOPHOS ile/ve SOPHOS )
( el-Hikmet: ilmun bi-a'yan'il-mevcudât alâ ma hiye fi'nefs'il emr bi-kaderi takat'il-beşeriyye )

- NAZARÎ HİKMET ile/ve AMELÎ HİKMET
( Fikir üretir. İLE/VE Tedbir üretir. )

- TEFEKKÜR ve TEAMÜL
( Nazarî hikmet. VE Amelî hikmet. )

- HİKMET ÜÇGENİ:
TANRI - EVREN - İNSAN
NÜBÜVVET - HİKMET - HİLÂFET
DİN - FELSEFE - BİLGİ
= ERDEM/FAZİLET

- FELSEFE ile BENGİ BİLGELİK
( ... İLE HİKMET-İ HÂLİDA, CÂVİDÂN-I HIRED, PHILOSOPHIA PERENNIS )

- FELSEFE TARİHİ ile/ve/değil DÜŞÜNCE TARİHİ

- MİZAN el-HİKME ile/ve MİZAN el-HİKME ile/ve MİZAN el-HİKME

( Genel felsefe eserlerinin adı olarak bu ad kullanılır. İLE/VE
İlm-i mantık'ın başka bir adıdır. Pek çok mantık kitabı bu adı taşır. İLE/VE
Abdurrahman Hazinî'nin eserinin adıdır. Eser, çekim ve cisimlerin özgül ağırlıklarından bahseder. Modern döneme kadar konuyla ilgili en önemli çalışmadır. İngilizce çevirisi de vardır. )

- TABİÎ ile/ve MANTIKSAL ile/ve AKLÎ


 

Bu sayfanın devamı için üyeliğiniz/katılımınız gerekmektedir!...
( This part needs your membership/participation to continue on this page!... )

Kullanıcı Adı / Username


Şifre / Password




  • Yeni Üyeliğinizi/Katılımınızı başlatmak için burayı tıklayınız...
    ( Click here to start your membership/participation... )



  • SÖZLER

     

    Felsefe, koşulsuz sorgulamadır.

    Felsefe, düşüncenin mikroskopudur.

    Felsefe, düşüncenin hareketlerini dışlaştırmadır.

    Felsefe, eleştirel, yaratıcı düşünce kaynağıdır.

    Felsefe, düşünce ile eylem arasındaki ilişkiyi gözlemleme ve çelişkileri giderme çabasıdır.

    Felsefe, hayatın kılavuzudur.

    Felsefe, bildiklerimizi sıfırlayabilme(nötralize edebilme) çabasıdır.

    Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir.

    Felsefe, bilgiyi kendisine konu alır.

    Felsefe, yöntem arayışlarıdır.

    Felsefe, yöntem üzerine yöntem aramaktır.

    Felsefe, bütünü görme çabasıdır.

    Felsefe, sürekli soru sormayı gerektirir.

    Felsefe, soru sorma(/sorgulama) ve sorun oluşturabilme sanatıdır.

    Ancak sorgulayıcı felsefe, felsefe olmaya layıktır.

    Felsefe, aynı soruya farklı/yeni yanıtlar verebilmektir.

    Felsefe, doğa karşısında hayretle başlar.

    Felsefe, hayreti ortadan kaldıran bilgidir.

    Felsefe, alternatifli düşünm(/c)e sanatıdır.

    Felsefe, alternatifli düşünm(/c)e sürecidir.

    Felsefe, sürekli yolda olmayı gerektirir.

    Felsefe, yanıt değil, soru alanıdır.

    Felsefe, son derece teknik bir disiplindir.

    Felsefe, edebiyat biçiminde olmamalıdır.

    Felsefe, resmî olmalıdır.

    Felsefe, yanıtların öğrenilmesi ile değil, soruların sorulması ile sağlanır.

    Felsefe, tüm olanaklılıkları düşünme yöntemidir.

    Felsefe, düşüncenin düşüncesidir.

    Felsefe, kavramlar üzerine kavramlarla düşünmektir.

    Felsefe, kavramlarla düşünmek ve kavramları düşünmektir.

    Felsefe, kavram matematiğidir.

    Felsefe, içerik zenginliğinin/derinliğinin tanımlanması çabasıdır.

    Felsefe, aşılmış olanın tekrar ele alınmasıdır.

    Felsefe, sohbet değildir.

    Felsefe, kendi aklını kullanma sanatından söz eder.

    Felsefe, anlam verme işi; ideoloji, yaptırım işidir.

    Felsefe, varlıkbilim ve bilgi bilim ile başlayıp, etik ve politik ile devam ettirilir.

    Felsefe, asgari metafizik talep eder.

    Felsefenin felsefeleşmiş hali metafiziktir.

    Felsefe hayretle başlar, hayranlıkla devam eder daha sonra da manâ başlar.

    Felsefe, komuta durumundadır.

    Felsefe, varolan esasından hareket etmektedir.

    Felsefe, sağaltıcıdır.

    Felsefe, düşünceleri kağıda döküp, düşünülenlerin/düşündüklerinin(/o yazılanların/yazdıklarının) üzerine düşünmektir.

    Felsefe, kanaatlerimi sarsmaya da yönelik olmalıdır.

    Felsefe, düşünülmüş olanı düşünmektir.

    Felsefe, en basit(yalın), en göz önünde olanı düşünmektir.

    Felsefe, herkesin bildiğini zannettiği şeye dair soru sormaktır.

    Felsefe, "Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!"dır.

    Felsefe, hiçbir etkinliğin kendine özel alanıyla uğraşmaz.

    Felsefe, bilginin bilgisiyle uğraşır.

    Felsefe, katlanmalı bir uğraştır.

    Felsefe, bütünlüklü soyutlamaya gider.

    Felsefe, betimlemeden kavrama geçiştir.

    Felsefe, görelilikleri aşıp ortak noktaları bulma çabasıdır.

    Felsefe, bir alana girmeden önce alana ilişkin soruları sorma çabasıdır.

    Felsefe, filozofsuz öğrenilmez.

    Felsefe, (birşey/ler) hakkında konuşmalar değildir.

    Felsefe, insanların, Varlık'ı (Bilgi ve Değeri de) anlamış ve bilmiş, ona göre davranmış olmalarıdır.

    Varlık'ın ne olduğunu bilmek bilimdir.
    Varlık'ın ne olduğunu anlamak felsefedir.

    Varlık ile Varolan'a ilişkin her tutum(bilmek) ve davranış(eylemek) felsefe'dir.

    Hakkında bilgi ve haber verilen(önerme) her şey varlıktır.

    Felsefede çok yavaş gidilmelidir.

    Felsefede referanslar çok açık olmalıdır.

    Felsefenin kaynağı düşüncedir/kavramdır.

    Felsefenin okulu kağıtla kalem arasındadır.

    Felsefenin çıkış noktası özdeşliktir.

    Felsefesiz yol dışta, felsefeli yol içte yürütür.

    Felsefesizlik esarettir.

    Felsefeyi terk etmek, us'u terk etmektir.

    Felsefî düşünme, doğruluğun bilincine varma sanatıdır.

    Kavramlar aklın mikroskopudur.

    Kavramlar tümeldir.

    Kavramları, dikkatle birbirinden ayırmak felsefe yapmaktır.

    Felsefenin laboratuvarı dildir.

    Filozof, tuvalinde sözcükler olan bir ressamdır.

    Felsefe çalışanlar, fen bilimi çalışmalıdır.

    İnsan hangi konuda eğilim gösterirse felsefeye girmiş olur.

    Felsefeyle dalga geçmek bile felsefedir.

    Doğaya hayret etmeyen zihin felsefe yapamaz.

    Yokuşu çıkan kişi, tepede filozof ile ilâhiyatçının konuştuğunu görür.

    Sessizlikle bilgelik, davranışlarla krallık.

    Tarih okumak insanları bilge, şiir esprili, matematik zeki, felsefe derin düşünceli, ahlâk ciddi yapar. Mantık ve belagat(dil uzluğu) da tartışma niteliği sağlar.

    Nesneleri düşünmek, duyuları düşünmek ve duyuların üzerinden düşünmektir.

    Dış dünya, kendi değerini ve anlamını içinde taşır.

    Tek görüş hatalı olabileceği gibi; tek akıl da yanlış yapabilir.

    "Demediğimi reddetme konusunda dediğimi reddetmekten daha fazla muktedirim".

    Adamın biri, Sokrat'ı soyundan dolayı ayıplayınca, Sokrat şöyle dedi:
    "Senin soyun sende bitti, benimki ise benden başlar".

    Immanuel Kant'ın soruları:
    - Neyi bilebilirim?(was kann ich wissen?)
    - Neyi düşünebilirim?
    - Neyi ümit edebilirim?(was darf ich hoffen?)
    - Neye inanabilirim?
    - Neyi eyleyebilirim?(was soll ich tun?)
    - İnsan nedir?(was ist der Mensch?)

     

     

     

     

     

     

    Ne içindeyim zamanın
    Ne de tümuyle dışında
    Yekpâre, geniş bir ÂN'ın
    Parçalanmaz akışında

     



     

     

    FELSEFE

    Felsefe... size ün, servet elde etmek, ya da çalıştığınız yerde ilerlemek için yardım sağlamaz; size ünlü kişilerin övgüsünü kazandırmada, öteki insanlarla ilişkilerinizde daha kibar ve geçimli olmanıza da yardımcı olmaz. Felsefe okumakla huyunuzun daha soylu olacağını, ya da halkın “Filozofça tavır” dediği o çok aranan tavrı kazanacağınızı da beklemeyiniz; diş ağrısına katlanmada, yaşamın güçlüklerine göğüs germede herhangi bir kimseden farkınız olmayacaktır. Filozof da herkes gibi ayakkabı bağı koptuğunda, ya da treni kaçırdığında küfretmekten kendini alamaz; bir çiviye bastığında, ya da dilini dişlediğinde, herkes gibi o da ne duyduğu acıyı, ne de kızgınlığını gizleyecektir.

    Filozoflar yaşamlarını yoluna koymada hiç kimseden daha başarılı değillerdir. Astroloji, Spiritüalizm, Psikanaliz ve insanlığın manevi başarıları için bulunmuş öteki çağdaş aspirinlerin tam tersine, felsefe öğrencilere ne kendilerini nasıl idare edecekleri, ne de geleceği nasıl kestirecekleri bakımından herhangi özel bir bilgi sağlamaz. Dünya çapında ünlü hiçbir filozof size dostluk kurma, başkaları üzerinde etkili olma, aşağılık duygusunu yenme konusunda bir şey söylemez. Aynı şekilde felsefe, sizi ne beklenen bir tehlikeden korur, ne yalnızlığınızı giderebilir, ne de korkunuzu dağıtabilir veya çağdaş dünyanın giderek artan kaosu karşısında size sığınabileceğiniz bir yer gösterebilir.

    O halde felsefenin gereği nedir? Okuması çetin, anlaması zor bir konu; incelediği şeyler açık olmaktan uzak, üstelik profesörleri de yazdıklarında oldukça karanlık. Felsefeyi anlayarak okumak için bir rehber hocanın yardımına ve tartışma fırsatına gereksinim var. Bu güçlüklere karşın, pratik hiçbir yararı da yok. Filozofun çabalarının ödülle şereflendirilmesi diye bir şey de yok ortada; felsefe bilgisi hiçbir işverenin değerlendirdiği bir nitelik olmadığı gibi, kişiyi yaşamında başarılı kılacak bir güçle de donatmamaktadır. Öyle ise felsefe öğreniminin gereği var mıdır?

    Bu sorunun tek yanıtı vardır: Anlama gereksinimini tatmin etmek. Bazılarımız kendimizi içinde bulunduğumuz bu şaşırtıcı dünyanın anlamını bilmek, genellikle insan yaşamının, özel olarak kendi kişisel varlığımızın önemini ve mümkünse amacını anlamak ister.

    Yaşamın amacı nedir ve nasıl yaşanmalıdır?

    Felsefe bu tür sorularla ilgilenir: Bunlara kesin yanıtlar bulmak için değil, sadece üzerinde düşünmek ve tartışmak, bizden daha ilerideki kişilerle, akla yakın görünen yanıtları gözden geçirmek için ilgilenir. Öyle ise diyeceksiniz ki, felsefe ruhun evren üzerindeki serüveninin bir tasviridir. Bir kısım insanlar bu zihinsel ve spiritüel macerayı izlemede büyük zevk buluyorlar; bunlara filozof diyoruz.

    Onların açtıkları ışıklı yolda adım atmayı, yalnız bu zevki paylaşanlara öğütleriz.

    C.M.E. Joad

     

     





     

     

    KÜRESEL EKONOMİ POLİTİKTE TEMEL PARADİGMALAR

     

    KLÂSİK İDEALİZM

    1. İnsan, doğası gereği, iyileştirilebilir yapıdadır.
    2. İnsanlar arasında ve toplumlar (uluslar) arasında çıkar uyumu vardır.
    3. Savaş hiçbir zaman anlaşmazlıkları çözmenin uygun yolu değildir. Onun yerine, temeldeki çıkar uyumu keşfedilip öne çıkarılmalıdır.
    4. Doğru yasalar ve kurumlar insan davranışına yön verebilir; böylelikle insanlardaki iyilik ve güzelliği dışarı çıkarabilir.
    5. Uluslararası barışın güvencesi, ulusal self-determinasyondur.

    KLÂSİK REALİZM

    1. İnsanların yaşama (ayakta kalma) iradeleri vardır. Bu irade onları bencilleştirir.
    2. Yaşama iradesi, çevreye hükmetme iradesi demektir. Bu çevvreye öteki insanlar da dahildir!
    3. Bu durum, egemen olma yarışına yol açtığından, yaşama iradesi bir iktidar (güç) arayışı meydana getirir.

    YAPISALCI REALİZM

    1. Devletler, uluslararası ilişkilerde (yegâne değilse de) en önemli oyunculardır.
    2. Devletler, üniter ve akılcı (rasyonel) oyunculardır.
    3. Uluslararası sistem anarşiktir.
    4. Böyle bir ortamda kendi çıkarlarını korumak için, devletler, güçlerini ençoklaştırma peşinde olurlar.

    KLÂSİK MARKSÇILIK

    1. Sosyal sınıflar, siyaset sahnesindeki en önemli oyunculardır.
    2. Sınıflar, kendi maddî çıkarlarına uygun hareket ederler.
    3. Artı (fazla) değere el konması sömürüdür.

    ARAÇSAL MARKSÇILIK

    1. Sosyal sınıflar, siyaset sahnesindeki en önemli oyunculardır.
    2. Sınıflar, kendi maddî çıkarlarına uygun hareket ederler.
    3. Artı (fazla) değere el konması sömürüdür.
    4. Devletler, kendi kapitalist sınıflarının çıkarlarına uygun hareket ederler.

    MODERN DÜNYA-SİSTEM ANALİZİ

    1. Dünya yapısal bir bütündür ve en uygun analiz birimidir.
    2. Sistemin çeşitli parçaları, uluslararası iş bölümü sayesinde, fonksiyonel ilişki içindedirler.
    3. Devletler ve piyasalar, temeldeki toplumsal (yani sınıfsal) dinamiğin ürünüdürler.

    KLÂSİK LİBERALİZM

    1. Bireyler en önemli oyunculardır (kişi, hâne ve şirket).
    2. Bireyler akılcı ve üniter oyunculardır.
    3. Bireyler, yararlarını ençoklaştırırlar.
    4. Her şey alınıp satılabilir niteliktedir.
    5. Binaenaleyh, ticaret işbirliği ve barışa giden yoldur.
    6. Bireylerin kendi tercihlerini dile getirdikleri ulusal self-determinasyon, uluslararası barış ve anlayışa giden yoldur.

    KARMAŞIK KARŞILIKLI-BAĞIMLILIK

    1. Devletler her zaman uluslararası ilişkilerdeki en önemli oyuncular değildir.
    2. Devletler rasyonel üniter oyuncular değil, birçok değişik gruplardan, bürokrat, birey ve firmalardan oluşan yapılardır.
    3. Devletin, ülkenin bekâsını sağlamanın ötesine giden görev ve amaçları vardır; iktidar bu amaçların en önemlisi olmayabilir.

     

     

    Dünya nimetlerine önem vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Dyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek olası değildir. Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa:

    - "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der.

    Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:

    - "Ben çekilirim."


     

    Kendi soyunu övmek için, Sokrates'i küçük görmeye çalışan birine, Sokrates şöyle dedi:

    - "Senin soyun sende bitti, benimki ise benimle başlar."


     

    Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış.

    Sokrates, gayet sakin:

    - "Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak bekliyordum zaten" demiş.


     

    Ünlü bir filozofa:

    - "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda:

    - "Ona ulaşmak için eğilmek gerek de ondan" demiş.

     

     

     

    - Gel yavrum kalk bakalım tahtaya, sana bir sorum var.
    - Buyurun, sorun öğretmenim.

    - Canlılar kaça ayrılır?
    - Dörde ayrılır öğretmenim...

    - Bana yanlış gibi geldi ama say bakalım...
    - Bitkiler, Hayvanlar, İnsanlar, Çocuklar...

    - Çocuklar da insan değil mi kızım?
    - Haklısınız! O zaman canlılar üçe ayrılır öğretmenim...

    - Peki, şimdi yeniden say bakalım!
    - Bitkiler, Hayvanlar ve Çocuklar...

    - Kızım insanlara ne oldu?

    - Düşünebilenleri hep çocuk kaldılar, düşünemeyenleri de hayvanlaştılar öğretmenim...

     

     

     

    KAÇ SAAT ÇALIŞIYORSUN?

    Seksen yaşını aşmış bir akademisyenin, odasındaki duvarda fotoğrafı asılı duran hocası ile arasında geçen bir konuşma, belki de başarısının sırrını, başka bir deyişle ilmin görkeminin sırrını veriyordu:

    "Günde kaç saat çalışıyorsun?"

    Vereceği rakamın etkisinden emin olan akademisyen, ikirciksiz şöyle der:
    "Onyedi saat Hocam!"

    Yüzünü ekşiten hocası,
    "Günde onyedi saat çalışarak âlim olamazsın!"
    diye karşılık verince şaşıran akademisyen:

    "Peki Hocam! Âlim olmam için günde kaç saat çalışmam gerekiyor?" diye sorar.

    Hocası'nın yanıtı ilginç, bir o kadar da çarpıcıdır:

    "Benim hocam günde 26 saat çalışırdı;
    ben ancak 25 saat çalışabiliyorum;

    senin de âlim olmak için günde en az 24 saat çalışman gerek!"

     

     

     


     

    Sayın İhsan FAZLIOĞLU'na, Metin BOBAROĞLU'na, Cengiz ERENGİL'e, Teoman DURALI'ya, Mustafa ÖZEL'e;
    MAHARAJ'a, KRISHNAMURTI'ye, İsmail EMRE'ye;
    Namdar Rahmi KARATAY'a, Haydar TOLUN'a,
    Ali KUŞÇU'ya, RÂZİ'ye, GAZZÂLÎ'ye, Muhyiddin b. ÂRÂBÎ'ye, İbn-i SİNÂ'ya,
    NIETZSCHE'ye, DILTHEY'e, POPPER'a, HEGEL'e, KANT'a, BODDHIDHARMA'ya, HYPATIA'ya, SOKRATES'e ...
    BSV'ye ve AAV'ye...
    tarihteki, (adı/kendi bilinsin/bilinmesin, kaydı bulunsun/bulunmasın), doğrudan ya da dolaylı olarak Felsefe, Bilim ve Sanata hizmeti/katkısı/çabası/desteği olmuş herkese...
    kitaplarından, sohbetlerinden ve sözlüklerinden yararlandığımız yazarlara, paylaşımları/katkıları için çok teşekkür ederiz.


       
     

     

    Bu sayfa 01 Ocak 2019 itibariyle 2276 kez incelenmiş/okunmuştur.

     

     

    FaRkLaR Kılavuzu Facebook Grubu             FaRkLaR Kılavuzu Twitter Sayfası
    grubumuza da katılabilirsiniz...             'dan da takip edebilirsiniz...
     

    6D Bilgi Hizmetleri vs. | www.6Dtr.com       FaRkLaR Kılavuzu       GösterGe Bilişim ve İnternet Hizmetleri

    Yenilikler ve Duyurular | Desteğiniz Lüt(û)fen!!!