Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 30.885 başlık/FaRk ile birlikte,
30.885 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(81/125)


- MUTANT[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞMİŞ GEN


- MUTAROTATION[İng.] / MUTAROTATIA, MUTAROTATION[Fr.] / MUTARATATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTARATASYON


- MÜTAREKE[Ar.] değil/yerine/= ATEŞKES / BIRAKIŞMA


- MUTASARRIF değil/yerine/= KULLANIMCI


- MUTAT[Ar.] değil/yerine/= ALIŞILMIŞ/ALIŞILAN


- MUTATABBİB değil/yerine TABİB

( Hekimlik taslayan. DEĞİL/YERİNE Hekim. )


- MUTATION-SELECTION BALANCE[İng.] değil/yerine/= MUTASYON-SEÇİLİM DENGESİ

( Bir alelin mutasyonlar sebebiyle yeni kopyalarının yaratılmasıyla, seçilim nedeniyle var olan kopyalarının elenmesi arasındaki hızın eşit olması durumu. Alel, bu sayede popülasyon içinde dengede kalabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MUTÂVAAT[Ar. < TAV] değil/yerine/= BOYUN EĞME

( Baş/boyun eğme, itâat etme. | [dilb.] Dönüşlü. )


- MÜTEADDİ değil/yerine/= GEÇİŞLİ


- MÜTEADDİT[Ar.] değil/yerine/= ÇOK, BİRÇOK


- MÜTEAHHİT değil/yerine/= ÜSTENCİ


- MÜTEÂKIB[< AKAB] değil/yerine/= BİRBİRİ ARDINDAN GELEN (SIRA İLE) | ARDINDAN GELEN, ARKASI SIRA BELİREN


- MÜTEÂL[Ar. < ULÜVV] değil/yerine/= YÜKSEK, YÜCE

( Allah'ın sıfatlarından. )


- MÜTEALİYE[Ar.]/TRANSANDANTALİZM[İng..] değil/yerine/= DENEY ÜSTÜCÜLÜK/AŞKINCILIK


- MÜTEALLİK[Ar.] değil/yerine/= İLİŞKİN, İLGİLİ


- MÜTEBAHHİR[Ar.] değil/yerine/= GENİŞ/DERİN BİLGİSİ OLAN


- MUTEBER değil/yerine/= SAYGIN


- MÜTEBESSİM[< BESM] değil/yerine/= GÜLÜMSEYEN/GÜLEÇ :)


- [ne yazık ki]
!MÜTECÂVİZ[Ar.] değil/yerine/= SALDIRGAN/SALDIRICI/SATAŞKAN


- MÜTECERRİ'[< CÜR'A] değil/yerine/= YUDUMLAYARAK İÇEN

( Yudumlayarak içen, tecerrü eden. )


- MÜTECESSİS[Ar.] değil/yerine/= MERAKLI


- MÜTEDAİR, DAİR değil/yerine/= -E İLİŞKİN (- İLE İLGİLİ / – ÜZERİNE)


- MÜTEDAVİL[Ar.] değil/yerine/= ÇEVRİMDE/Kİ, YÜRÜRLÜKTE, DOLAŞIMDAKİ


- MÜTEDEYYİN[Ar.]/RELIGIOUS[İng.] değil/yerine/= DİNDAR/KÖNECİL

( ILIMLI (İNSAN) | DİNDAR. | DİN İLE GÖREVLİ. | BORÇLU OLAN )


- MUTEDİL RÜZGÂR[Ar.] değil/yerine/= ILIMLI YEL


- MUTEDİL[Ar.] değil/yerine/= DENGELİ | ILIMAN


- MUTEDİL[Ar.] değil/yerine/= ILIMAN/ILIMLI


- MÜTEESİR değil/yerine/= ETKİLENMİŞ


- MÜTEESSİF[Ar.] değil/yerine/= ÜZÜLEN, ACIYAN


- MÜTEESSİR[< ESR < ESÂRET] değil/yerine/= HÜZÜNLÜ, KEDERLİ, ÜZÜNTÜLÜ | BİRİNİN ACISIYLA ACILANAN | DUYGULANMIŞ


- MÜTEESSİR OLMAK değil/yerine/= ETKİLENMEK


- MÜTEFEKKİR[Ar.] değil/yerine/= DÜŞÜNÜR


- MÜTEFELSİF[< FELSEFE] değil/yerine/= FELSEFE YAPAN, FİLOZOFLAŞMA


- MÜTEFENNİN[Ar. < FENN] değil/yerine/= TEKNİK BİLGİ SAHİBİ, FEN BİLGİNİ


- MÜTEFERRİK[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ, DAĞINIK


- MÜTEHAMMİL[Ar.] değil/yerine/= DAYANIKLI, GÖTÜRÜMLÜ


- MÜTEHARRİK[Ar.] değil/yerine/= DEVİNGEN | İŞLEYEN/ÇALIŞAN


- MÜTEHASSIS/LIK[Ar.] değil/yerine/= UZMAN/LIK


- MÜTEKABİL[Ar.] değil/yerine/= KARŞILIKLI


- MÜTEKABİLİYET değil/yerine/= KARŞILIKLILIK


- MÜTEKAİT[Ar.]/ÇERAĞ[Fars.] değil/yerine/= EMEKLİ


- MÜTEKÂMİL[Ar.] değil/yerine/= OLGUNLAŞMIŞ


- MÜTEKARİP[Ar.] değil/yerine/= YAKINSAK

( Tek bir noktaya doğru yönelen ışınlar, çizgiler. )


- MÜTEKÂSİF[Ar.] değil/yerine/= YOĞUNLAŞMIŞ, KOYULAŞMIŞ, DERİŞİK


- MUTEKİT/MÜMİN[Ar.] değil/yerine/= DİNDAR


- MÜTEMERRİD değil/yerine/= DİRENGEN


- MÜTEMMİM CÜZ[Arç] değil/yerine/= TAMAMLAYICI PARÇA


- MÜTEMMİM[Ar.] değil/yerine/= TÜMLEÇ

( COMPLEMENT )

( Tamamlayan, bütünleyen, bitiren. | [mat.] Bütünler. | Tümleç. )


- MUTENA[Ar.]/MÜMTAZ[Ar.]/GÜZİDE[Fars.]/ELİT[Fr./İng. < ELITE] değil/yerine/= ÖZENİLMİŞ | SEÇİLMİŞ, SEÇKİN, BEĞENİLMİŞ, ÖNEMLİ | AYRI/ÜSTÜN


- MÜTENAVİP[Ar.]/ALTERNATİF[İng.] değil/yerine/= SEÇENEK, ALMAŞIK


- MÜTERÂDİF[< RİDF]/SİNONİM[İng.] değil/yerine/= EŞANLAMLI

( TERÂDÜF EDEN, BİRBİRİNİN ARDI SIRA GİDEN | YAZILIŞI AYRI, ANLAMI BİR OLAN, ANLAMDAŞ [İng., Fr. SYNONYME] )


- MÜTERCİM[Ar.] değil/yerine/= ÇEVİRMEN


- MÜTERCİM/TERCÜMAN değil/yerine/= ÇEVİRMEN/DİLMAÇ


- MÜTEREDDİT[Ar.] değil/yerine/= İKİRCİKLİ


- MÜTEŞEBBİS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİMCİ


- MÜTEŞEBBİS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞKEN/GİRİŞİMCİ


- MÜTEŞEKKİR değil/yerine/= ÖVÜŞKÜLÜ


- MÜTEVALİ[Ar.] değil/yerine/= ARDIŞIK


- MÜTEVASSIL değil/yerine/= VÂSIL OLAN, KAVUŞAN | MÜNÂSEBET VE YAKINLIK KURAN


- MÜTEVÂZI değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜ/GÖNLÜ YERDE/KOTKU


- MÜTEVEFFÂ ile/değil/yerine MERHUM


- MÜTEVEFFÂ değil/yerine/= ÖLEN


- MÜTEVELLİ HEYETİ değil/yerine/= SORUMLU KURUL/GÖZETME KURULU


- MÜTEVELLİ değil/yerine/= TURGUEGE


- MÜTEZAYİT[Ar.] değil/yerine/= ARTAN/ÇOĞALAN


- MUTFAK değil/yerine/= PİŞİRGİ


- MÜTHİŞ["MÜTİŞ" değil!] değil/yerine/= YILGILI


- MUTILASYON/MUTILATION[İng.] değil/yerine/= SAKATLAMA


- MUTİZM/MUTISM[İng.] değil/yerine/= KONUŞMAZLIK


- ABSOLUTE VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK AĞDALILIK


- ABSOLUTE ALCOHOL[İng.] / ALCOOL ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTER ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK ALKOL


- BAĞIŞIKLIK:
MUTLAK ile/değil/yerine/<>/>< SINIRLI


- ABSOLUTE VORTICITY[İng.] / ABSOLUTE VORTICITY[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK BURGAÇLILIK


- ABSOLUTE MAGNITUDE[İng.] / MAGNITUDE ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE MAGNITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK BÜYÜKLÜK


- MUTLAK DEĞERLİ ile/değil/yerine DEĞERLİ


- ABSOLUTE CONCENTRATION[İng.] / CONCENTRATION ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE KONZENTRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK DERİŞİM


- ABSOLUTE PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE DUCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GEÇİRGENLİK


- VORTICITÉ ABSOLUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GİRDAPLIK


- ABSOLUTE GLYCEROL[İng.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GLİSERİN


- ABSOLUTE ERROR[İng.] / ERREUR ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HATA


- ABSOLUTE VELOCITY[İng.] / VITESSE ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HIZ


- MUTLAK KABUL ETMEK ile/değil/yerine ÖNEMSEMEK


- ABSOLUTE REFRACTIVE INDEX[İng.] / INDICE DE RÉFRACTION ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTE BRECHUNGSINDEX, ABSOLUTE BRECHZAHL, ABSOLUTE REFRAKTIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK KIRILMA İNDİSİ


- MUTLAK MUVAZAA değil/yerine/= SALT DANIŞIK


- ABSOLUTE HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ ABSOLUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MUTLAK NEM


- ABSOLUTE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE ABSOLUTE[Fr.] / ABSOLUTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK SICAKLIK


- ABSOLUTE STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= MUTLAK STANDART SAPMA


- ABSOLUTE VACUUM[İng.] / VIDE ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTE UNTERDRUCK, ABSOLUTES VAKUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK VAKUM


- MUTLAK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNME BİÇİMİ


- MUTLAK ile/ve/değil/yerine ITLAK


- MUTLAK ile/değil/yerine MUTFAK

( İdeoloji. İLE/DEĞİL/YERİNE Felsefe. )


- MUTLAK[Ar.] değil/yerine/= SALT/SALTIK


- MUTLAK ile/değil/yerine UZLAŞILMIŞ


- MUTLAKA ile/ve/değil/yerine/||/<> KUŞKUSUZ


- MUTLAK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YETKİN/LİK

( Bir şeyin mutlak olması, yetkin olduğu anlamına gelmez. )


- MUTLU OLMAK İÇİN GEREKEN "BENCİLLİK":
"SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK" değil/yerine ÖNCELİKLE KENDİNİ DÜŞÜNEBİLMEK


- MUTLULUĞU ANIMSAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MUTLULUK

( [Çoğunluk için ne yazık ki] Yaşamın küçük bölümünde yaşanılan mutluluktan geriye kalan büyük bölümü. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yaşamın çok küçük bir bölümünde yaşanılan. )


- MUTLULUK ARAYIŞI değil/yerine MUTLULUK

( Mutluluğa engel olan şey, mutluluk arayışıdır. )

( Mutluluk, kelebek gibidir. Biz yakalamaya çalıştıkça, o kaçar. Ne zaman ki, dikkatimizi başka şeylere veririz, ancak o zaman gelip omzumuza konar. )

( [not] SEEKING HAPPINESS but HAPPINESS
HAPPINESS instead of SEEKING HAPPINESS )


- MUTLULUK:
DAHA ÇOK OLANI ARAMAK değil/yerine/>< DAHA AZ OLANIN, TADINI ÇIKARMAK


- MUTLULUK:
"EN"/DAHA FAZLA ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< EN/DAHA AZDAN ZEVK ALMA/ALABİLME


- MUTLULUK:
FİYATI OLANLARLA değil/yerine DEĞERİ OLANLARLA


- MUTLULUK:
GERÇEKLİK ile/ve/değil/yerine/-/||/<> BEKLENTİSİZLİK


- MUTLULUK:
İSTASYON ile/değil/yerine/>< YOLCULUK


- MUTLULUK:
KİŞİDE/MALDA/MAKAMDA değil/yerine AMAÇTA


- MUTLULUK:
SAHİP OLDUKLARIMIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NE KADAR AZ ŞEYE GEREKSİNIM DUYDUĞUMUZ


- MUTSUZLUK ya da KAYGILILIK ile/değil/yerine/>< HUZURLULUK

( Geçmişte. YA DA Gelecekte. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Şu anda ve burada/kilerle. )


- MUTSUZLUK MERKEZLERİ ile/ve/değil/yerine/>< MUTLULUK MERKEZLERİ

( 7. SAADET[SÜREKLİ MUTLULUK] MERKEZİ
------------------
6. YÜKSEK BİLİNÇ
5. KOŞULSUZ SEVGİ (BOLLUK)
4. SEVGİ
[mutluluk merkezleri]
ile/ve/değil/yerine/><
[mutsuzluk merkezleri]
3. GÜÇ
2. DUYGU
1. GÜVENLİK [en alt] )

( YÜKSEK BİLİNÇ KILAVUZU )


- MUTSUZLUK değil/yerine/></> DEĞERİNİ AZALTMAK

( Bir şeyin/kişinin, bize verdiği mutsuzluktan kurtulmak istiyorsak, ona verdiğimiz "değeri/itibarı" azaltmamız gerekiyor. )


- MUTSUZLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MUTLULUK

( Sahip olduklarımızı unuttuğumuzdan dolayı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sahip ol(a)madıklarımıza ulaşmak için. )

( En mutsuz kişi, geçmiş ve/ya da geleceğe (fazla) odaklı olandır. )


- MUTTALİ'[< TULÛ] değil/yerine/= ÖĞRENMİŞ, HABER ALMIŞ, BİLGİLİ, HABERDAR


- MUTTALİ[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRENMİŞ

( Öğrenmiş, haber almış, bilgi edinmiş. )


- MUTTASIF[Ar.]/VASIFLI değil/yerine/= NİTELENMİŞ/NİCELİKLİ


- MUTUAL :/yerine KARŞILIKLI


- MUTUALISM[İng.] değil/yerine/= MUTUALİZM

( Genellikle iki ayrı türden olan, iki ayrı bireyin, birbirleriyle olan etkileşimlerinden ikisinin de faydalanması durumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MUVAFAKAT değil/yerine/= ONAMA/ONAYLAMA


- MUVAZAA değil/yerine/= DANIŞIK


- MUVAZAA[Ar.] değil/yerine/= DANIŞIK/LIK


- MUVAZAT[Ar.]/PARALELLİK değil/yerine/= KOŞUTLUK


- MUVAZENE ETMEK değil/yerine/= DENGELEMEK


- MUVAZENE[Ar.] değil/yerine/= DENGE


- MUVAZİ[Ar.]/PARALEL[Fr. < Lat. < Yun.] değil/yerine/= KOŞUT

( ... DEĞİL/YERİNE/= Koşut. | Yeryuvarı üzerinde çizildiği varsayılan, ekvatora koşut çemberlerden her biri. | Bir dönel yüzeyin, eksene dik bir düzlemle kesiti. )


- MUVAZZAF[Ar.] değil/yerine/= GÖREVLİ

( Bir görev ve hizmetle yükümlü olan kişi. | Silahlı Kuvvetler'de çalışan, meslekten subay ve astsubaylarla, askerlik hizmetini yapan erler. )


- MUVAZZAF değil/yerine/= GÖREVLİ


- MÜVECCİBE[Ar.] değil/yerine/= TALKIM

( Ana sapın bir çiçekle sonuçlandığı, büyümeyi yan sapların sürdürdüğü bir tür uzama biçimi. )


- MÜVEKKİL değil/yerine/= YETKİVEREN


- MUZAFFER değil/yerine/= UTKAN/UTKULU


- MUZAHİR[Ar.] değil/yerine/= DESTEKLEYEN, YARDIM EDEN


- MÜZÂKERE[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= GÖRÜŞLEŞME/K


- MÜZÂYEDE[Ar. < ZİYÂDE] değil/yerine/= ARTIRMA


- MUZDARİP değil/yerine/= İÇVURUK/ÇEKENLİ


- MÜZE değil/yerine/= SERGİLİK


- MÜZEVİR/MUZEVVİR[Ar.] değil/yerine/= ARABOZAN

( İki kişinin arasındaki dostluğu ya da geçimi bozan "kişi". )


- MÜZİK ZİYAFETİ değil/yerine/= EZGİLER TOYU


- MÜZİK değil/yerine/= KÜY, KÜĞ, ÇIĞGA


- MÜZİKOLOJİ/MÜZİKOLOG değil/yerine/= MÜZİKBİLİM/Cİ


- MUZİP değil/yerine/= TAKILGAN


- MÜZİSYEN değil/yerine/= KÜYCÜ, KÜĞCÜ


- MUZLİM[Ar.] değil/yerine/= KARANLIK | GİZLİ/BELİRSİZ


- MÜZMİN[Ar.]/CHRONIC[İng.]/KRONİK[Fr.] değil/yerine/= SÜREĞEN/SÜREGEN

( Ne kadar süreceği belirli olmaksızın sürüp giden. | Uzun zamandan beri süren. | Uzun zamandan beri süren, uzun süreli olan (hastalık). )


- MW/MICROWAVE[İng.] değil/yerine/= MİKRODALGA


- MY :/yerine BENİM


- MYA (MILLION YEARS AGO)[İng.] değil/yerine/= MYÖ (MİLYON YIL ÖNCE)

( Türlerin yaşadıkları dönemleri ya da jeolojik zamanların günümüzden kaç milyon yıl önce olduğunu anlatmak için kullanılan bir kısaltmadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MYRMECOPHYTES[İng.] değil/yerine/= MİRMEKOFİT

( Sağkalım için, mutualist bir ilişki içinde bulunduğu avcı karıncalara oldukça ya da bütünüyle muhtaç olan bitkiler (Yunanca murmēx- “karınca” ve phuton- “bitki” demektir.).

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MYS/MODEL MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= MODEL YÖNETİM DÜZENİ


- MYSELF :/yerine KENDİM


- MYSOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= MİZOFOBİ

( Mikrop korkusu olarak bilinen, Yunancada "kirlilik" anlamına gelen μύσος ("musos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MYSTERY :/yerine GİZEM


- MYTH :/yerine MİT


- N-UNIT[İng.] / UNITÉ N[Fr.] / N-EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= N BİRİMİ


- NORMAL-BUTHYLALCOHOL[İng.] / ALCOOL BUTYLIQUE NORMAL[Fr.] / BUTYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİL ALKOL


- BUTYL ACETATE[İng.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİL ASETAT


- N-BUTYLAMINE[İng.] / N-BUTYLAMINE[Fr.] / N-BUTYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİLAMİN


- N-BUTYLCHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE N-BUTYLE[Fr.] / PRIM. BUTYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİLKLORÜR


- RAIE N[Fr.] / N-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= N-ÇİZGİSİ


- N-BUTYL ETHER[İng.] / ETHER BUTYLIQUE NORMAL[Fr.] / N-BUTYLÄTTER[Alm.] ile/değil/yerine/= N-DİBÜTİL ETER


- N-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON N[Fr.] / N-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= N ELEKTRONU


- N-CHANNEL[İng.] / CANAL DE N[Fr.] / N-KANAL[Alm.] ile/değil/yerine/= N-KANALI


- N-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= N-KATMANI


- N-CHLOROSUCCINIMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= N-KLOROSÜKSİNİMİT


- N-METHYLANILINE[İng.] / N-ANILINE DE MÉTHYL[Fr.] / N-METHYLANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= N-METİL ANİLİN


- JONCTION N-N[Fr.] / NN-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= N-N EKLEMİ


- COUCHE N[Fr.] ile/değil/yerine/= N TABAKASI


- (N, ALFA) TEPKİMESİ / (N, GAMA) TEPKİMESİ / (N, P) TEPKİMESİ ile/değil/yerine/= (N, 2N) TEPKİMESİ

( RÉACTION (N, 2N) = RÉACTION (N, ALPHA) = RÉACTION (N, GAMMA) = RÉACTION (N, P) )


- GERMANIUM DE TYPE N[Fr.] ile/değil/yerine/= N TİPİ GERMANYUM


- CONDUCTIVITÉ DE TYPE N[Fr.] / N-TYP-LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= N TİPİ İLETKENLİK


- REDRESSEUR EN CRISTAL DE TYPE N[Fr.] / N-TYP-KRISTALLGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= N TİPİ KRİSTAL DOĞRULTUCU


- SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE N[Fr.] / N-TYP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= N TİPİ YARI İLETKEN


- N'T :/yerine -ME, -MA (OLUMSUZ)


- NA/NOMINA ANATOMICA[İng.] değil/yerine/= NABIZ PULSE VURU


- NAAL OIL[İng.] / NAAL OEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAAL YAĞI


- NABLA[İng.] / NABLA[Fr.] ile/değil/yerine/= NABLA


- NÂDÂN[Fars.] ile/değil/yerine/>< DÂNÂ[Fars.]

( Bilmez. | Nobran, kaba, terbiyesi kıt. | Kendini beğenmiş, kibirli. >< Bilen, bilici, bilgiç. )


- NÂDÂN değil/yerine/>< YÂRÂN


- NADAS ile/ve/değil/yerine/||/<> NEKÂHET

( Toprakta/bitkilerde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sayrıda/kişide. )


- NADİM[Ar.]/PİŞMAN[Fars. < PAŞMAN PAŞEMAN] değil/yerine/= ÖKÜNÇLÜ


- RARE EARTH ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS DES TERRES RARES[Fr.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ


- SELTENERDMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK METALLERİ


- RARE EARTH[Fr.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK


- NÂDİR değil/yerine/= AZ


- NAFAKA[Ar.] YÜKÜMÜ değil/yerine/= GEÇİMLİK YÜKÜMÜ


- NAPHAZOLINE NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFAZOLİN NİTRAT


- NÂFİA[Ar.] değil/yerine/= BAYINDIRLIK

( Bir yeri, geliştirip güzelleştirmek için yapılan işlerin tümü. )


- NAPHSULTONE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFSULTON


- SOLVENT NAPHTHA[İng.] / SOLVANT NAPHTA[Fr.] / NAPHTA LÖSUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTA ÇÖZÜCÜSÜ


- NAPHTHA[İng.] / NAPHTA[Fr.] / NAPHTHA[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTA


- NAPHTHALDEHYDE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTALDEHİT


- NAPHTHALENE[İng.] / NAPHTHALÈNE, NAPHTALINE[Fr.] / NAPHTHALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTALİN


- NAPHTHALIZE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTALİNLESTİRMEK


- NAPHTHACENE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTASEN


- NAPHTHANES[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTENİKLER


- NAPHTENS[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTENLER


- NAPHTHIONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTİYONİK ASİT


- NAPHTHISODIAZINE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTİZODİAZEPİN


- NAPHTOL[Fr.] / NAPHTOL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTOL


- NAFTOLENS[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTOLENLER


- NAHİV[Ar.]/SENTAKS[Fr., İng.] değil/yerine/= SÖZ DİZİMİ


- NÂHİYE[Ar.] değil/yerine/= BUCAK/BÖLGE


- NAİL OLMAK değil/yerine/= ERİŞMEK/ULAŞMAK/KAVUŞMAK


- NAKARAT değil/yerine/= YİNELEME, KOŞUMCA, KAVUŞTAK


- NAKED :/yerine ÇIPLAK


- NAKİL (ETMEK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKIL (ETMEK)


- NAKİL[Ar.]/TRANSPORT[Fr.] değil/yerine/= TAŞIMACILIK/AKTARIM


- NAKRITE[İng.] ile/değil/yerine/= NAKRİT


- NÂLÂN[Fars.] değil/yerine/>< HANDÂN[Fars.]

( İnleyici, inleyen. DEĞİL/YERİNE/>< Gülen, gülücü, güler, sevinçli. )

( "Son Hıçkırık"[Hülya Koçyiğit - Kartal Tibet] filmini de izlemenizi salık veririz. )


- NÂLE[Fars.], MOAN[İng.] değil/yerine/= İNLEME


- NALIDIXIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= NALİDİKSİK ASİT


- NALOXONE HYDROCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= NALOKSON HİDROKLORÜR


- NALORPHINE HYDROCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= NALORFİN HİDROKLORÜR


- NAM/NATIONAL ACADEMY OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= ULUSAL TIP AKADEMISİ


- NAMAZ KILMAK yerine NAMAZI EDÂ ETMEK


- NAMAZI "KIL! KIL! KIL!" DEYİP "KIL ETMEK" yerine NAMAZIN ZEVKİNİ VERMEK/ANLATMAK


- NAMDAR[Fars.] değil/yerine/= ÜNLÜ


- NAME :/yerine İSİM


- NAMINA ile/değil/yerine ADINA


- NÂ-MÜTENÂHÎ[Fars., Ar.] değil/yerine/= SONSUZ


- NAMZET[Fars.] değil/yerine/= ADAY


- NAND CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT NAND[Fr.] ile/değil/yerine/= NAND DEVRESİ


- NANDININE[İng.] ile/değil/yerine/= NANDİNİN


- NANDROLONE PHENYLPROPIONATE[İng.] ile/değil/yerine/= NANDROLON FENİLPROPİONAT


- NANKÖR[Fars.]["NAMKÖR" değil!] değil/yerine/= İYİLİKBİLMEZ


- NANKÖR[Fars.] ile/değil/yerine/>< VEFÂLI

( Tek bir yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse, tüm iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çok fazla yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse bile iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutmaz. )


- NANO-[İng.] değil/yerine/= NANO-

( Milyarda bir anlamına gelen bir birim ön ekidir. "n" ile gösterilir ve 10⁻⁹'a eşdeğerdir. Son derece küçük ölçekli yapıları ifade etmek için kullanılır. Örneğin, nanosaniye saniyenin milyarda birine eşitken; nanometre ise metrenin milyarda birine eşittir. Bilimde ve elektronikte zaman ile uzunluk birimlerinin ön eki için yaygın olarak kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NANO-[İng.] / NANO[Fr.] / NANO[Alm.] ile/değil/yerine/= NANO-


- NANOELECTRONICS[İng.] / NANOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NANOELEKTRONİK


- NANOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= NANOGEN


- NANOMETER[İng.] / NANOMETRE[Fr.] / NANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NANOMETRE


- NANTOKITE[İng.] ile/değil/yerine/= NANTOKİT


- NAPALIN[İng.] ile/değil/yerine/= NAPALİN


- NAPALITE[İng.] ile/değil/yerine/= NAPALİT


- NAPALM[İng.] ile/değil/yerine/= NAPALM


- NAPALM değil/yerine/= YANGIN KÖPÜĞÜ

( Yangın tüplerinin doldurulmasında kullanılan, alüminyum ya da sodyum palmitatla kıvamlaştırılmış madde. [Sodyum ve Palmitat] )


- NAPELLINE[İng.] ile/değil/yerine/= NAPELİN


- NARASYON/U değil/yerine/= ÖYKÜ/SÜ


- NARATOR[İng. < NARRATOR] değil/yerine/= ANLATICI


- NARENCİYE[Ar.] değil/yerine/= TURUNÇGİLLER


- NARH[aslı NİRH] değil/yerine/= NARK, ÇARŞIDA, PAZARDA SATILAN ŞEYLER İÇİN RESMÎ MAKAMLARCA GÖSTERİLEN FİYAT


- NARİN/NAZENİN değil/yerine/= İNCEYİN/YEPELEK


- NARCOTIQUE[Fr.] / NARKOTIKUM, RAUSCHGIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= NARKOTİK


- NARRATIVE :/yerine ANLATI


- NARROW :/yerine DAR


- NARSİSIST/NARCISSIST[İng.] değil/yerine/= ÖZSEVER


- NARSİSİZM[Fr. < NARCISSISME] değil/yerine/= ÖZSEVERLİK


- NARSİSİZM değil/yerine/= ÖZSEVERLİK


- NARSİST[Fr. < NARCISSISTE] değil/yerine/= ÖZSEVER


- NASFET/NISFET[Ar.] değil/yerine/= HAK VE ADÂLETE UYGUNLUK


- NASFET değil/yerine/= DUYUŞLUK


- NASH EQUILIBRIUM[İng.] değil/yerine/= NASH DENGESİ

( Oyun teorisinde bir tarafın karşı tarafın seçimini bildiği için stratejisini değiştirmek istemediği özel durum. Yani birinci taraf, ikinci tarafın seçimini göz önünde bulundurarak kendi seçimini belirler. Adını Amerikalı matematikçi ve iktisatçı John Forbes Nash'ten alır. Nash dengesinin görüldüğü en meşhur sistemlerden biri mahkûm ikilemidir. Mahkûm ikileminde her ne kadar tek bir nash dengesi olsa da farklı sistemlerde birden fazla bulunabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NAŞİ[Ar.] değil/yerine/= ÖTÜRÜ/DOLAYI


- NASİHAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NASIL


- NASİHAT değil/yerine/= ÖĞÜT