Yerine bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 30.885 başlık/FaRk ile birlikte,
30.885 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(69/125)
- CUBIC CLEAVAGE[İng.] / FENDILLEMENT CUBIQUE[Fr.] / KUBIKSPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜBİK YARILMA
- KÜÇÜĞÜN, BÜYÜĞE SELÂM VERMESİ ile/ve/değil/yerine BÜYÜĞÜN, KÜÇÜĞE SELÂM VERMESİ
- KÜÇÜK HESAP ile/değil/yerine/>< AYRINTI
( "Küçük/güdük zihin"liler "uğraşır". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Profesyoneller uğraşır. )
( Gözü, tanede olan kuşun, ayağı, tuzaktan kurtulmaz. )
( FERİ[Ar.]: Ayrıntılarla ilgili, ayrıntı niteliğinde olan. | İkinci derecede/n olan. )
- KÜÇÜK ZİHİN ile/değil/yerine/<>/> ORTA ZİHİN ile/değil/yerine/<>/> İLERİ ZİHİN
( Kişilerle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Olaylarla uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Düzenle/sistemle uğraşır. )
( "Her sorunun" kendince bir yanıtı/açıklaması vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE Deneyimlerinden öğrenir. İLE/DEĞİL/YERİNE Herşeyden ve herkesten öğrenir. )
( "Dengini" arar. İLE ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini arar. )
( "İleri zihinler, kendi çağının ötesindedir, zekiler, kendine bir şeyler çıkarır ve ahmak olan da buna karşı koyar.[The great person is ahead of their time, the smart make something out of it, and the blockhead, sets themselves against it.]" )
- KÜÇÜLMEK ile/değil/yerine İNCELMEK
- KÜÇÜMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖTEKİLEŞTİRMEK
- KUDRET değil/yerine/= ERKÜÇ
- QUERCETIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUERESETİN
- QUERCIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUERESİTOL
- QUERETAGETIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERGETAGETİN
- QUERETIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERGETİN
- QUERIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİK ASİT
- QUERICOL[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİKOL
- QUERICTRIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİKTİN
- QUERINE[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİN
- QUERCÉTINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUERSETİN
- QUERCITOL, QUERCITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUERSİTOL
- KUFASA[İng.] ile/değil/yerine/= KUFASA
- KÜFE[Ar.] değil/yerine/= SEPET
( Genellikle söğüt ya da başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. | [argo] Kaba et, kıç. | Bir küfenin alabileceği miktar. )
- KÜFRÂN ile/değil/yerine ŞÜKRÂN
- KÜFÜR ETMEK ile/değil/yerine "BU DA VAR(MIŞ)" DEMEK
- KÜFÜR ETMEK/EDEN/ŞATİM[Ar. < ŞETM] ile/değil/yerine/>< ŞÜKÜR ETMEK/EDEN
- KÜFÜR[Ar. KFR/KÂFİR: Örten. | Çiftçi.] (ETMEK) değil/yerine/= SÖVGÜ/SÖVMEK
- KÜFÜR değil/yerine/>< FİKİR
( Gerçeğin üstünü örtmek. DEĞİL/YERİNE/>< Gerçeğin örtüsünü açmak. )
- KÜFÜR değil/yerine/>< ŞÜKÜR
- KÜFÜRBAZ[Ar. + Fars.(-bâz)] değil/yerine/= SÖVGEN/SÖVÜCÜ/AĞZI BOZUK/KARA
- KUİNTET[Fr. < QUINTETTE] değil/yerine/= BEŞLİ
- KUKERSITE[İng.] ile/değil/yerine/= KUKERSİT
- VULKANISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRKLE SERTLEŞTİRME
- SULPHUR[İng.] / SOUFRE[Fr.] / SCHWEFEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRT
- VULCANIZATION[İng.] / VULCANISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRTLE SERTLEŞTİRME
- FOURNEAU À MOUFLES[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜL FIRINI
- MULTIFOLD FURNACE[İng.] ile/değil/yerine/= KÜL FRUNİ
- [ya/hem] KÜL ile/değil/yerine/hem de/ya da/||/<>/>< GÜL
( [ya/hem] Bir "bakış/algı/yorum". İLE/DEĞİL/YERİNE/HEM DE/YA DA/||/<>/>< Başka bir "bakış/algı/yorum". )
- KULA ÇATMAK ile/değil/yerine/>< KULAÇ ATMAK
- KULAK KABARTMAK ile/değil/yerine SORMAK
( Ağız aramak, ya da kulak kabartmak yerine doğrudan öğrenmeye yönelik soru sormak gerek. [her ne kadar sorulamayacak/konuşulamayacak şeyler olsa da] )
- KULE değil/yerine/= SUYRAN
- KÜLFET[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÜLFET[Ar.]
( Zahmet, sıkıntı, zorluk, yorgunluk, zorlu iş. | Tören, merasim. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Alışma, kaynaşma. | Görüşme, konuşma. | Dostluk, ahbaplık. | Huy etme. )
( Külfetsiz ülfet olmaz. )
- KÜLFET[Ar.] değil/yerine/= YÜKEÇ
- KULLANIM/SAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞLEV/SEL
- KULLANMA ile/ve/değil/yerine İŞLEME
- KULLANMAK ile/ve/değil/yerine UYGULAMAK
- KÜLLİYEN[Ar.] değil/yerine/= TAMAMEN, TÜMÜYLE
- COULOMB[İng.] / COULOMB[Fr.] / COULOMB[Alm.] ile/değil/yerine/= KULOMB
- COULOMBMETER[İng.] / COULOMBMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KULOMBMETRE
- COULOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KULOMETRE
- COULOMETRIC TITRATION[İng.] ile/değil/yerine/= KULOMETRİK TİTRASYON
- COULOMB, C[İng.] ile/değil/yerine/= KULON, C
- ASHLESS FILTER PAPER[İng.] / PAPIER FILTRE[Fr.] / ASCHFREIES FILTERPAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜLSÜZ SÜZGEÇ KÂĞIDI
- KÜLT ile/değil/yerine/<> KÜLTÜR
( Din. | Yerel özellikler taşıyan dinî törenler. | Belirli bir dönemde aşırı ilgi gören film vb. İLE/DEĞİL/YERİNE/<> ... )
- KÜLT[Fr. < Lat.] değil/yerine/= TAPINÇ/TAPMA | DİN | DİNSEL TÖREN
- KÜLTÜR değil/yerine/= EKİN, ÖZGEN
- KÜLTÜR ile/ve/değil/yerine İNSANLIK/İNSANLIĞIN KÜLTÜRÜ
( [not] CULTURE vs./and/but CULTURE OF HUMANITY
CULTURE OF HUMANITY instead of CULTURE )
- KÜLTÜREL(DÖNEMSEL) "DEĞER YARGILARI"NI "ÖĞRETMEK" değil/yerine/>< EĞİTİLENİ, DEĞER(LER)İN DÜŞÜNSEL BİLGİSİYLE DONATMAK
- KÜLTÜREL KOŞULLANMIŞLIKLAR ile/değil/yerine KÜLTÜREL COŞKULAR
- KÜLTÜREL ile/ve/değil/yerine/||/<> DÖNEMSEL
- KÜLTÜREL[İng. < CULTURAL] değil/yerine/= EKİNSEL
- | (")KÜLTÜRLÜ(") ya da (")HOCA(") |
ile/değil/yerine/<>/>
BİLGE
( | Öğrenmeyi seven. YA DA Öğretmeyi seven. |
İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/>
Hem öğrenmeyi seven, hem de öğretmeyi seven. )
- ACCÉLÉRATEUR LINÉAIRE SÉLECTIONNEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= KULÜÇKA DOĞRUSAL HIZLANDIRICI
- KULÜP değil/yerine/= DERGEN
- KÜLÜSTÜR[Yun.] değil/yerine/= YIPRANMIŞ, ESKİ, BAKIMSIZ
- ÉLECTRODE DE CONTRÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUMANDA ELEKTRODU
- GRILLE DE COMMANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUMANDA IZGARASI
- CARACTÉRISTIQUE DE LA COMMANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUMANDA KARAKTERİSTİĞİ
- KUMAŞ İPLİKLERİNDE:
30'a 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 40'a 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 50'ye 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 60'a 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 70'e 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 80'e 1
- ROTATION DE DOMAINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜMELEMEME DÖNMESİ
- GEBIETSWACHSTUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜMELENME BÜYÜMESİ
- GEBIETSUMDREHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜMELENME DÖNMESİ
- THÉORIE DES DOMAINES[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜMELENME KURAMI
- GEBIET[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜMELENME
- KÜMÜLASYON/CUMULATION[İng.] değil/yerine/= BİRİKİM
- KÜMÜLATİF/CUMULATIVE[İng.] değil/yerine/= TOPLU
- KUNDT'S RULE[İng.] / RÈGLE DE KUNDT[Fr.] / KUNDT-NORM, KUNDT-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUNDT KURALI
- KUNDT'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE KUNDT[Fr.] / KUNDT-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUNDT SABİTİ
- KUNDT'S TUBE[İng.] / TUBE DE KUNDT[Fr.] / KUNDT-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUNDT TÜPÜ
- KUNGURIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= KONİYASYAN EPOKU
( Günümüzden 89.800.000 ile 86.300.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KUNGURIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= KUNGURYAN EPOKU
( Günümüzden yaklaşık olarak 279.300.000 ile 272.300.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KUNT/KUND[Fars.] değil/yerine/= DAYANIKLI, SAĞLAM, KALIN, AĞIR
- KÜNYE değil/yerine/= SANLIK
- KUNZITE[İng.] ile/değil/yerine/= KUNZİT
- KÜPEŞTE[Yun.]/PARAPET[İt. < PARAPETTO] değil/yerine/= KORKULUK
( Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk. | Duvarların üzerine, balkon ya da pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set. )
- CUPFERRON[İng.] ile/değil/yerine/= KUPFERON
- KUPLE değil/yerine BEYİT
- KUPRANITE[İng.] ile/değil/yerine/= KUPRANİT
- CUIVRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUPRİK
- KUPFER-, CUPRI-[Alm.] ile/değil/yerine/= KUPRIK
- CUPRITE[İng.] / CUPRITE[Fr.] / CUPRIT, KUPFERBLÜTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUPRİT
- CUIVREUX[Fr.] / CUPRO-[Alm.] ile/değil/yerine/= KUPRUS
- KÜR/CURE[İng.] değil/yerine/= TAM SAĞALTIM
- KURA ÇEKMEK değil/yerine/= ÇEKİ YAPMAK
- KURA değil/yerine/= ÇEKİ
- KURABİYE[Ar. < QUREYBİYYE] değil/yerine/= ÇÖREK
( Şekerli ya da tuzlu küçük çörek. )
- KURÂDA[Ar.] değil/yerine/= İŞE YARAMAZ, YIPRANMIŞ/ESKİMİŞ/BOZULMUŞ, CILIZ
- KURAL KOYMAK ile/ve/değil/yerine KURAL/LARI BELİRLEMEK
( Bilenler kurallar koyar, bilmeyenler kurallara uyar. )
( Kuraldan çok kuralcı, kraldan çok kralcı olmamak gerek! )
( [not] "TO MAKE THE RULE" vs./and/but "TO DETERMINE THE RULE/S"
"TO DETERMINE THE RULE/S" vs./and "TO MAKE THE RULE" )
- KURAL KOYUCU/LUK ile/ve/değil/yerine KURAL BULUCU/LUK
- KURAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KURUL
- KURALI KOYANIN DÜZENİ" değil/yerine KURALLARA DAYALI DÜZEN
- KURAL/LAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KOŞUL/LAR
- KURALON[İng.] ile/değil/yerine/= KURALON
- KURALSIZLIK ile/değil/yerine/>< KURALLILIK
( En kötü "kurallılık", en iyi kuralsızlıktan iyidir. )
- THÉORIE[Fr.] ile/değil/yerine/= KURAM
- KURAM ile/ve/değil/yerine YARAR
( [not] THEORY vs./and/but BENEFIT
BENEFIT instead of THEORY )
- KURAMIN:
DOĞRULUĞU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UYGUNLUĞU
- THEORETICAL CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE THÉORIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL KİMYA, TEORİK KİMYA
- THEORETICAL PLATE NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL TABAKA SAYISI
- THEORETISCHE CHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL/TEORİK KİMYA
- KUR'AN-I KERÎM:
EMİR ile/değil/yerine NASİHAT/ÖĞÜT
- KÜRATİF/CURATIVE[İng.] değil/yerine/= SAĞALTICI | İYİLEŞTİRICİ
- KURBAN BAYRAMI değil/yerine/= YAKINLIK BAYRAMI
- KURBAN ile/değil/yerine MAĞDUR
- KURBAN ile/değil/yerine/>< SORUMLU
(
)
- KURCHATOVIUM[İng.] ile/değil/yerine/= KURÇATOVYUM
- KURD yerine YIRTICI
- KÜRDAN ile/ve/değil/yerine/||/<> HILTAN
( ... İLE/VE/||/<> Top durumundaki çiçekleri kuruduktan sonra sapları kürdan olarak kullanılan yabani bir bitki. )
- KÜRE değil/yerine/= YUVAR
- KUREHALON[İng.] ile/değil/yerine/= KUREHALON
- KÜREK ÇEKMEK ile/ve/değil/yerine/<>/>< LAVA[İt.]
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herhangi bir yere yanaşmış filikanın, kürek çekmeden ilerlemesi için söylenilen söz/emir. )
- KUREMONA[İng.] ile/değil/yerine/= KUREMONA
- SPHERICAL MIRROR[İng.] / MIROIR SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL AYNA
- EBÂD-İ KÜREVÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL BOYUTLAR
- KÜREVÎ MEVC[Osm.] / SPHERICAL WAVE[İng.] / ONDE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL DALGA
- SPHERICAL HARMONICS[İng.] / HARMONIQUES SPHÉRIQUES[Fr.] / KUGELFÖRMISCHE HARMONIKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL HARMONİKLER
- KUGELABSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL KESİT
- SPHERICAL REFRACTING SURFACE[İng.] / SURFACE RÉFRACTANTE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELBRECHENDE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL KIRICI YÜZEY
- SPHERICAL COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES SPHÉRIQUES[Fr.] / KUGEL KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL KOORDİNATLAR
- ASPHERICAL MIRROR[İng.] / MIROIR ASPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL OLMAYAN AYNA
- ASPHERICAL LENS[İng.] / LENTILLE ASPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL OLMAYAN MERCEK
- SPHERICAL ABERRATION[İng.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SAPINÇ
- KÜREVÎ İNHİRAF[Osm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SAPMA
- KÜREVÎ RAKKAS[Osm.] / SPHERICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGES PENDEL, KUGELPENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SARKAÇ
- SPHERICAL CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGER KONDENSATOR, KUGELKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SIĞAÇ
- KÜRESELLEŞ(TİR)MEK ile/ve/değil/yerine EVRENSELLEŞ(TİR)MEK
( )
- KÜREYVE değil/yerine/= YUVAR
( Organizmadaki çeşitli sıvılarda[kan, lenf, süt] bulunan, genellikle yuvarlak ya da oval küçük cisim.[Alyuvar, akyuvar.] | Yeryuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim. )
- KURGU ile/ve/değil/yerine/></< OLGU
( [not] FICTION vs./> FACT instead of FICTION )
- KURGUL ile/ve/değil/yerine SİMGESEL
- KURGU/SAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KURAM/SAL
- CURIE[İng.] / CURIE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜRİ
- KURIE DIAGRAM[İng.] / COURBE DE KURIE, DIAGRAMME DE KURIE[Fr.] / KURIE-DIAGRAMM, KURIE-KURVE, KURIE-PLOT[Alm.] ile/değil/yerine/= KURİE ÇİZGESİ/GRAFİĞİ
- KURIE PLOT[İng.] ile/değil/yerine/= KURİE ÇİZİMİ
- KURIE CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= KURİE EĞRİSİ
- CURIUM[İng.] / CURIUM[Fr.] / CURIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRİYUM/KÜRYUM
- KÜRKAS[Fr. < CURCAS] değil/yerine/= HİNT FISTIĞI
( Sütleğengillerden, meyve çekirdekleri zehirli bir bitki. )
- KURMACA GERÇEKLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜNDELİK GERÇEKLİK
- KURMAK ile/yerine DÜŞÜNMEK
( Kuruntu/vesvese ile zihne düşenler düşünme değildir! [kuruntulardan vazgeçebilmeli!] )
( Bırak, farklı düşünce/duygu kuşları başının üzerinden uçsunlar. Sen ancak başının üzerinde yuva yapmamalarını sağlayabilirsin! )
- KURNAZLIK ile/değil/yerine AKIL
- KURNAZLIK ile/değil/yerine ZEKÂ/ZEKİ
- KURNAZ/LIK ile/değil/yerine ZEKİ/LİK
- KURROL'S SALT[İng.] / KURROL'S SALTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KURROL TUZU
- KURS değil/yerine/= ÖĞRENEK
- KURS[Fr.] değil/yerine/= ÖĞRENEK
- KURS[Fr. < COURS] değil/yerine/= ÖĞRETİ/ÖĞRENEK
- KURSİYER[Fr. < COURSIER] değil/yerine/= KURS ÖĞRENCİSİ
- KÜRSÜ[Ar. < KÜRSİ] değil/yerine/= KONUŞAK
- KÜRSÜ[Ar. < KÜRSÎ] değil/yerine/= SEKİ
( Kalabalığa karşı konuşma yapanların önünde bulunan yüksekçe yer. | Ana bilim dalı. | Sandalye. | Bir fakültede araştırma ve öğretim birimi, bölüm. )
- LEAD[İng.] / PLOMB[Fr.] / BLEI[Alm.] ile/değil/yerine/= KURŞUN
- ESCAPING VELOCITY[İng.] / VITESSE DE LIBÉRATION[Fr.] / ENTWEICHGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KURTULMA HIZI
- KURTULMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< SINAMAK
- CARBON DIOXIDE SNOW, DRY ICE[İng.] / KOHLENSAURESCHNEE, TROCKENEIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KURU BUZ
- DRY CELL[İng.] ile/değil/yerine/= KURU GÖZE/HÜCRE
- DRY ASHING[İng.] ile/değil/yerine/= KURU KÜL ETME
- KURU KURU "ÜZÜLMEK" / "ÜZÜLÜYORUM" DEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YAPABİLECEĞİN BİR ŞEY/LER
( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Var. )
- KURUCU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KOLAYLAŞTIRICI
- KURUL ile/ve/yerine/değil KOORDİNASYON
( [not] COMMITTEE vs./and/but COORDINATION
COORDINATION instead of COMMITTEE )
- KURUM ile/ve/değil/yerine/< KURUL
- SOOT[İng.] / SUIE[Fr.] / RUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUM
- BLOTTING PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= KURUMA KÂĞIDI
- KURUMSAL BİR KARARI(/A):
BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> UYMAK
- KURUNTU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VERİ
- İNSANLIK:
"KURUŞ" İLE ile/değil/yerine DURUŞ İLE
- KILN[İng.] / TOURAILLE, SÈCHOIR[Fr.] / DARRE, TROCKNER[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUTMA FIRINI
- PAPIER BUVARD[Fr.] / LÖSCHPAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUTMA KÂĞIDI
- DRIER, SICCATIVE; DRIER[İng.] / SICCATIF, DESSÉCHANT[Fr.] / SIKKATIV, TROCKENMITTEL, KURUTUCU:[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUTUCU
- KURYE[Fr. < COURRIER] değil/yerine/= TAŞIYICI
( Genellikle elçilik postasını yerine ulaştırmakla görevli kişi. | Posta, kargo, mektup vb. gönderileri alıcıya ulaştıran kişi. | Uçakla gönderilen mektup, koli ya da havale. | Düzenli olarak ticari bir hizmet gören taşıt. )
- KÜŞADE[Fars. < GUŞÂDE] değil/yerine/= AÇIK, AÇILMIŞ
- KUSAMBA[İng.] ile/değil/yerine/= KUSAMBA
- KUŞANMA ile/ve/değil/yerine BÜRÜNME
- KUŞKU SORUSU ile/yerine ANLAMA SORUSU
( Yanıtlarını bildiğiniz, boş sorular sormamalısınız. )
( [Felsefede] BED-GÜMÂN[Fars.]/SEPTİK[İng.]: Şüpheci, her şeyden şüphe eden. )
( QUESTION IN DOUBT vs. COMPREHENSION QUESTION
COMPREHENSION QUESTION instead of QUESTION IN DOUBT
You must not ask idle questions, to which you already know the answers. )
- KUŞKU/ŞÜPHE ile/ve/değil/yerine TERK
- KUŞKU değil/yerine/>< BİLGİ
( BİLGİ: Kuşkuyu yok eden neyse, o! | Kuşkunun giderildiği kavrayış. )
- KUŞKU ile/değil/yerine ÇÖZÜMLEME
( DOUBT vs. ANALYSIS )
- KUŞKU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< EMİN OLMA[İMAN]
- KUŞKU ile/değil/yerine FELSEFİ KUŞKU
- KUŞKU ile/ve/değil/yerine/></<> İYİMSERLİK ve DAYANÇ/SABIR
( Hastalıkların yarısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< İlâçların yarısı. VE/||/<> İyileşmenin ilk adımı. )
- KUŞKU ile/yerine SORGULAMA
( Sorgulamak ve reddetmek gereklidir. )
( Gerçek soruşturma bir şeyin içine doğru yapılır, dışa doğru değil. )
( Sorgulanmamış bir yaşam, yaşamaya değmez. )
( Bilinecek/bilinebilecek şeye yaklaşmanın biricik yolu soru sormaktır. )
( Kuşkuculuğumuz hakkında bile kuşkucu olmalıyız. )
( Temel sorun, aptalların kendilerinden son derece emin, akıllıların ise sürekli kuşku içinde olmalarıdır. )
( SUSPICION vs. INTERROGATE
INTERROGATE instead of SUSPICION
To question and deny is necessary.
True enquiry is always into something, not out of something. )
- KUŞKUCULUK ile/değil/yerine GÖRELİLİK
- KUŞKULANMAK ile/değil/yerine/>< YAPMAK
(
)
( [not] DOUBT vs./but/>< DO
DO instead of DOUBT )
- KUŞKULU SEVGİ yerine KOŞULSUZ SEVGİ
( UNCONDITIONAL LOVE instead of SUSPICIOUS LOVE )
- KUŞKULU SEVGİ yerine KOŞULSUZ SEVGİ
( UNCONDITIONAL LOVE instead of SUSPICIOUS LOVE )
- KÜSKÜT[Fr. CUSCUTE] değil/yerine/= ŞEYTANSAÇI/BAĞBOĞAN
( Çit sarmaşığıgillerden, ince uzun ipliksi saplarıyla, asma, baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren, klorofilsiz, asalak bir bitki. )
( CUSCUTA )
- KÜSMEK ile/değil/yerine KONUŞMAMAK
( "Görüşmemek, birarada olmamak üzere". İLE/DEĞİL/YERİNE Görüşme, birarada olma durumu söz konusudur. )
- [ne yazık ki]
KÜSTAHLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "ÖZGÜVEN"
- BRECHWEINSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUSTURUCU TARTARAT
- EMETIC, TARTAR EMETIC[İng.] / ÉMÉTIQUE, TARTRE ÉMÉTIQUE[Fr.] / BRECHMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUSTURUCU
- KUSURA BAKMA AMA ... değil/yerine YANLIŞ ANLAMA AMA ...
- KUSUR/LU ile/değil/yerine/>< HUZUR/LU
( [kişi/kul hakkına]
Dikkat etmeyenin "yaşamı". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dikkat edenin yaşamı. )
(1996'dan beri)