Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 16.986 başlık/FaRk ile birlikte,
16.986 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(66/69)


- VARTA[Ar.] değil/yerine/= TEHLİKELİ DURUM


- VAR/VARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< O


- VARY :/yerine DEĞİŞMEK


- VARYABILITE/VARIABILITY[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞEBİLİRLİK


- VARYABL/VARIABLE[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKEN


- VARYANS/VARIANCE[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKENLİK


- VARYANS değil/yerine/= DEĞİŞKİ


- VARYANT/VARIANT[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKE/N


- VARYASYON//VARIATION[İng.] yerine ÇEŞİTLE(N)ME, DEĞİŞİK


- VARYETE[Fr.] değil/yerine/= GÖSTERİ

( Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi, aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri. )


- VASAT[Ar.]/MEDIA[İng.] değil/yerine/= BESİYERİ, ORTAM, ORTA


- VASATÎ[Ar.] değil/yerine/= ORTALAMA


- VASİ değil/yerine/= GÖZETİCİ


- VASIF[Ar. çoğ. EVSAF] değil/yerine/= NİTELİK


- VAS(I)F değil/yerine/= ÖZELLİK, NİTELİK | ÖVME


- VASIFLANDIRMA/TAVSÎF[Ar. < VASF] değil/yerine/= NİTELENDİRME, NİTELİKLERİNİ SÖYLEME | İLİM, BİLGİ


- VÂSITA[Ar.] değil/yerine/= ARAÇ/TAŞIT


- VASITA değil/yerine/= TAŞIT


- VASİYET değil/yerine/= TUTSUĞ


- VASKÜLARİZASYON/VASCULARIZATION[İng.] değil/yerine/= DAMARLANMA


- VASKÜLER/VASCULAR[İng.] değil/yerine/= DAMARLI OLUŞUM | DAMARSAL


- VAST :/yerine ENGİN, ÇOK BÜYÜK


- VATAN değil/yerine/= YURT


- VATANDAŞ değil/ile/ve/yerine/<>/= YURTTAŞ


- [ne yazık ki]
VATANDAŞIN "ÇIKARLARI/(HAKLARI)" ile/değil/yerine/>< KİŞİ(İNSAN) HAKLARI


- VATANDAŞ/LIK değil/yerine/= YURTTAŞ/LIK


- VATANSEVER(/PERVER) değil/yerine/= YURTSEVER


- VATS/VIDEO ASSISTED THORACOSCOPIC SURGERY[İng.] değil/yerine/= VİDEO YARDIMLI GÖĞÜS BOŞLUĞU GÖREÇLEME CERRAHİSİ


- VAYB"[İNG. < VIBE] değil/yerine/= TİTREŞİM


- VAZGEÇİL(E)MEZLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> TARAFTARLIK


- VAZGEÇMEK:
"ZAYIFLIK" değil/yerine/>< BIRAKABİLECEK KADAR GÜÇLÜ OLMAK


- VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> DEĞİŞMEK


- VAZGEÇMEK ile/değil/yerine DİNLENMEK/ARA VERMEK


- VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< PEŞİNDE KOŞMAMAK


- VAZGEÇMEK değil/yerine SIĞDIRMAK

( Âlimin tutumu. DEĞİL/YERİNE Ârifin tutumu. )


- VAZGEÇMEK/NÜKUL ETMEK değil/yerine/= ERTİNMEK


- VAZİFE değil/yerine/= GÖREV


- VAZÎFE[Ar.] değil/yerine/= ÖDEV/GÖREV; İŞ


- VAZİYET ETMEK değil/yerine/= EL KOYMAK


- VAZİYET değil/yerine/= DURUM


- ... VAZİYETTE[Ar.] yerine ... DURUMDA


- VAZO[İt. < VASO]/SÜRÂHÎ[Ar.] değil/yerine/= SULUK/DOLÇA

( ... İLE/DEĞİL İçecek koymaya yarar, cam, plastik vb.den yapılan kap. )


- VAZOAKTİF/VASOACTIVE[İng.] değil/yerine/= DAMAR ETKINLEŞTİRICİ


- VAZODEPRESÖR/VASODEPRESSOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR BASKILAYICI


- VAZODİLATASYON/VASODILATATION[İng.] değil/yerine/= DAMAR GENİŞLEMESİ


- VAZODİLATÖR/VASODILATOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR GENİŞLETICİ


- VAZOKONSTRİKSİYON/VASOCONSTRICTION[İng.] değil/yerine/= DAMAR BÜZÜLMESİ


- VAZOKONSTRİKTÖR/VASOCONSTRICTOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR BÜZÜCÜ


- VAZOMOTOR/VASOMOTOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR DEVİNIMSEL


- VAZORÖLAKSAN/VASORELAXANT[İng.] değil/yerine/= DAMAR GEVŞETICİ


- VAZORÖLAKSASYON/VASORELAXATION[İng.] değil/yerine/= DAMAR GEVŞEMESİ


- VAZOSPAZM/VASOSPASM[İng.] değil/yerine/= ANİ DAMAR KASILMASI


- VBP/DATA SCIENCE PYRAMID[İng.] değil/yerine/= VERİ BİLİMİ PIRAMİDİ


-
değil/yerine/><
, ve/||/<> . ve/||/<> ! ve/||/<> ? ve/||/<> :

( İnsanlık, bir gün...

(,) Virgülü kaybetti:
Söyledikleri, birbirine karıştı.

(.) Noktayı kaybetti:
Düşünceleri, uzayıp gitti. Ayıramadı onları.

(!) Ünlem işaretini kaybetti bir gün de:
Sevincini, öfkesini, tüm duygularını kaybetti.

(?) Soru işaretini kaybetti bir başka gün:
Soru sormayı unuttu.
Her şeyi olduğu gibi kabul eder oldu.

(:) İki noktayı kaybetti başka bir gün:
Hiçbir açıklama yapamadı.

Yaşamının sonuna geldiğinde...
Elinde sadece (") tırnak işareti kalmıştı...

“İçinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca."

Alex Kanevsky )


- VECHE[aslı VİCHE] değil/yerine/= YAN, TARAF, SEMT | YÜZ


- VECHE yerine AÇI


- VECİBE[Ar.] değil/yerine/= ÖDEV


- VECİZE/KELÂM-I KİBAR/AFORİZMA değil/yerine/= ÖZDEYİŞ


- VEDÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VEFÂ


- VEFÂ HAKKI değil/yerine/= GERİ ALIM ÜLEVİ


- VEFÂKÂR/LIK değil/yerine/= SEVİBAĞ/LI/K


- VEGAN BESLEN("ME")MEK/OL("MA")MAK:
HAYVANLARA ve/değil/yerine/||/<>/> BİZE

( Pahalıya mal olur. VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Ucuza mal olur. )

( APUKURYA[Yun.]: Et yenilmeyen dönem. )


- VEGAN YAŞAMDA/BİLİNÇTE:
| "AZALTMACILIK" ya da "AŞAMACILIK" | değil/yerine/>< 6 İLKE

( )


- VEGETABLE :/yerine SEBZE


- VEHHÂB[< VEHB] değil/yerine/= ÇOK HÎBE EDEN, FAZLA BAĞIŞLAYAN, KARŞILIKSIZ VEREN


- VEHICLE :/yerine ARAÇ


- VEHİM/VEHM ile/değil/yerine/>< FEHİM/FEHM

( Kuruntu. İLE Anlama, düşünme. )


- VEHLETEN[Ar.] değil/yerine/= ANSIZIN


- VEJETALİN[Fr.] değil/yerine/= KATI YAĞ

( Bazı bitkilerden çıkarılan ve sade yağ yerine kullanılan katı yağ. )


- VEJETATİF HAYAT/VEGETATIVE STATE[İng.] değil/yerine/= BİTKİSEL YAŞAM


- VEJETATİF/VEGETATIVE[İng.] değil/yerine/= BİTKİSEL


- VEKÂLET SÖZLEŞMESİ değil/yerine/= YETKİDEŞLİK BAĞITI


- VEKÂLET ÜCRETİ değil/yerine/= YETKİDEŞLİK ÖDENCİ


- VEKÂLET değil/yerine/= YETKİDEŞLİK


- VEKÂLETEN değil/yerine/= YETKİDEŞÇE


- VEKÂLETNÂME değil/yerine/= YETKİDEŞLİK BELGESİ


- VEKİL değil/yerine/= YETKİDEŞ


- VEKTÖR[İng. < VECTOR ][Fr. < VECTEUR] değil/yerine/= BİLEŞKE | YÖNEY | TAŞIYICI

( Doğrultusu, yönü, uzunluğu belirli olan ve bir ok imiyle gösterilen doğru çizgi. | Büyüklüğü ile yönü olan nicelik. | Enfeksiyon etkenini bir konaktan diğerine aktaran genellikle eklem bacaklı, omurgalı ya da omurgasız taşıyıcı dirimli. )


- VEL-HÂSIL/VEL-HÂSIL-I KELÂM değil/yerine/= KISACASI/SÖZÜN KISASI


- VELÂYET değil/yerine/= EGELİK


- VELENSE[İsp.] değil/yerine/= BATTANİYE

( Bir yüzü uzun tüylü, kalın ve ağır battaniye. )


- VELEV[Ar.] değil/yerine/= İSTER, İSTERSE, OLSA DA, KALDI Kİ, DİYELİM Kİ, HATTA


- VELHÂSIL[Ar.] değil/yerine/= KISACASI


- VELİ değil/yerine/= EGE


- VELİ değil/yerine/= ELÇİ


- VELİYY-ÜD-DİN değil/yerine/= DÎNE SIMSIKI BAĞLI


- VELOSİTE/VELOCITY[İng.] değil/yerine/= HIZ


- VELVELE[Ar.] değil/yerine/= BAĞRIŞMA

( Gürültü, bağrışma. | Gereksiz telaşa ve heyecana düşürmek. )


- VEN/VEIN[İng.] değil/yerine/= TOPLARDAMAR


- VENOGRAFİ/VENOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= TOPLARDAMAR GÖRÜNTÜLEMESİ


- VENOM[İng.] değil/yerine/= HAYVANSAL ZEHİR


- VENTILASYON/VENTILATION[İng.] değil/yerine/= SOLUTMA


- VENTILATÖR/VENTILATOR[İng.] değil/yerine/= HAVALANDIRICI | SOLUTUCU


- VENTILATUVAR/VENTILATORY SOLUTUMSAL -değil/yerine/=


- VENTRAL[İng.] değil/yerine/= ÖN | KARIN (İLİŞKİLİ)


- VENTRİKÜL/VENTRICLE[İng.] değil/yerine/= KARINCIK


- VENTROMEDİYAL/VENTROMEDIAL[İng.] değil/yerine/= ÖN-İÇ YAN


- VENTURE :/yerine GİRİŞİM, RİSK ALMAK


- ZÜHRE[Ar.]/VENÜS[Fr.] değil/yerine/= ÇULPAN/ÇOBAN YILDIZI/AKŞAMYILDIZI/KERVAN YILDIZI/KERVANKIRAN

( Merkür'den sonra, güneşe en yakın gezegen. )

( Güneş'e uzaklık bakımından ikinci sırada olmasına karşın sıcaklık bakımından 464 °C ile birinci sıradaki gezegendir. Bunun nedeni de atmosferinin gelen güneş ışınlarının dışarı çıkmasına izin vermemesidir. )

( Saat yönünde dönen tek gezegen, Venüs'tür. )


- VEP/VİZÜEL EVOK POTANSİYEL/VISUAL EVOKED POTENTIAL[İng.] değil/yerine/= GÖRSEL UYARILMIŞ GİZİL GÜÇ


- VERASET İLÂMI değil/yerine/= KALITÇILIK BELGESİ


- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ değil/yerine/= KALITÇILIK VE GEÇİNÇ VERGİSİ


- VERÂSET değil/yerine/= KALITÇILIK


- VERÂSET[Ar.] değil/yerine/= KALITIM


- VERBAL/NON-VERBAL değil/yerine/= SÖZEL/SÖZEL OLMAYAN


- VERESİYE değil/yerine KONSİNYE


- VERESİYE/YAPASIYA KADAR değil/yerine VERENE/YAPANA KADAR


- [ne yazık ki]
VERGİ KAÇIRMAK değil/yerine VERGİDEN KAÇINMAK


- VERİFİKASYON/VERİFICATION[İng.] değil/yerine/= DOĞRULAMA


- VERİLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANILMIŞ

( VEHBÎ İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< KESBÎ )


- VERİNCE, ALMAYI BEKLEMEK değil/yerine ALINCA, VERMEYİ BECERMEK


- VERİRKEN:
AVUÇ AŞAĞI BAKAR ŞEKİLDE UZATMAK yerine AÇIK AVUÇLA (YUKARI BAKAR ŞEKİLDE) UZATMAK


- VERİRKEN:
AVUÇ AŞAĞIYA BAKAR BİÇİMDE UZATMAK yerine/değil AÇIK AVUÇLA (YUKARI BAKAR BİÇİMDE) UZATMAK


- VERMEK:
SELENİNİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAĞINI

( Az kişiye. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çok kişiye. )


- VERMEK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİ İÇİNDE OLMADAN VERMEK


- VERMEK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİ İÇİNDE OLMADAN VERMEK

( [not] TO GIVE vs./and/but TO GIVE WITHOUT EXPECTATION
TO GIVE WITHOUT EXPECTATION instead of TO GIVE )


- VERMEK ile/ve/değil/yerine DEVRETMEK

( [not] TO GIVE vs./and/but TO TRANSFER
TO TRANSFER instead of TO GIVE )


- VERMEK ile/ve/değil/yerine HEDİYE ETMEK

( TUHFE: Armağan, hediye. | İlâhî hediye. )

( [not] TO GIVE vs./and/but TO GIVE AS A GIFT
TO GIVE AS A GIFT instead of TO GIVE )


- VERMEK ile/ve/yerine İKRAM


- VERMEK ile/ve/değil/yerine SUNMAK

( [not] TO GIVE vs./and/but TO OFFER
TO OFFER instead of TO GIVE )


- VERNİK[Yun.] değil/yerine/= KORUYUCU

( Sürüldükleri yüzeyde, koruyucu katman yapan katı cisimlerle ya da kuruyan yağlarla, bunları eritme özelliğindeki sıvılardan hazırlanan gereç. )


- VERONİKA[İt.] değil/yerine/= YAVŞANOTU


- VERSION :/yerine SÜRÜM, VERSİYON


- VERSİYON[Fr., İng. VERSION] değil/yerine/= SÜRÜM/UYARLAMA


- VERSUS :/yerine -E KARŞI


- VERTEKS/VERTEX[İng.] değil/yerine/= TEPE | KAFA TEPESİ


- VERTİGO[İng.] değil/yerine/= BAŞ DÖNMESİ


- VERY :/yerine ÇOK


- VESAİT[Ar.] değil/yerine/= ARAÇ


- VESAİT değil/yerine/= TAŞITLA


- VESAİT değil/yerine/= TAŞITLIK


- VESÂYET[Ar.] değil/yerine/= GÖZETME


- VESİLE OLMAK değil/yerine/= ARACI OLMAK


- VESİLE[Ar.] değil/yerine/= NEDENCE


- VESİLESİYLE ile/ve/değil/yerine/||/<> ÜZERİNDEN


- VESSEL :/yerine DAMAR, GEMİ


- VESTIBÜL/VESTIBULE[İng.] değil/yerine/= GİRİŞ BOŞLUĞU | İÇ KULAK


- VESTIBÜLER/VESTIBULER[İng.] değil/yerine/= İÇ KULAKLA İLGILİ)


- VETERAN :/yerine EMEKTAR, KIDEMLİ


- VETO (ETMEK) değil/yerine/= OLMAZ/LAMAK


- VETO HAKKI değil/yerine/= OLMAZ ÜLEVİ


- VETO ile/değil/yerine/= İPTAL

( Bir yetkinin/yasanın/kararın yürürlüğe girmesine karşı çıkma hakkı. )


- VEZİKÜL/VESICLE[İng.] değil/yerine/= KESECİK | SULU KABARCIK


- VIA :/yerine ARACILIĞIYLA


- VİBRASYON/VİBRATION[İng.] değil/yerine/= TİTREŞİM


- VİBRATÖR değil/yerine/= TİTREŞTİRİCİ


- VİCÂHÎ HÜKÜM[Ar.] değil/yerine/= YÜZE KARŞI YARGI


- VİCÂHÎ değil/yerine/= YÜZ YÜZE


- VİCDAN AZÂBI değil/yerine/= BULUNÇ/DUYUNÇ ACISI


- VİCDAN[Ar. < VCD]["VİJDAN" değil!] değil/yerine/= BULUNÇ/DUYUNÇ


- VİCDÂNEN değil/yerine/= BULUNÇÇA


- VİCDÂN-I MUNSİFÂNE değil/yerine/= DUYUŞLU BULUNÇ


- VİCDÂNÎ[Ar.] değil/yerine/= BULUNCUL


- VİCDANSIZ FİKİR/FİKİRSİZ VİCDAN yerine AKIL

( REASON instead of IDEA WITHOUT CONSCIENCE/CONSCIENCE WITHOUT IDEA )


- VİCDANSIZ/LIK değil/yerine/>< YÜREKLİ/LİK


- VICTIM :/yerine KURBAN


- VICTORY :/yerine ZAFER


- VİDEO değil/yerine/= GÖREZ


- VIDEO :/yerine VİDEO


- VIEW :/yerine MANZARA, GÖRÜŞ


- VIEWER :/yerine İZLEYİCİ


- VİGLA[İt.] değil/yerine/= NÖBET YERİ

( Savaş ve ticaret gemilerinin direklerine ve dalyanlarda, dikine gömülmüş gönderler üzerine, gözcülerin nöbet tutmaları için yapılmış yer. )


- VİJİLANS/VİGILANCE[İng.] değil/yerine/= UYANIKLIK | SÜREÇ İZLEM


- VİLADİ[Ar.] değil/yerine/= DOĞUŞTAN


- VİLÂYET değil/yerine/= İL


- VILLAGE :/yerine KÖY


- VİLÜS/VILLUS, VILLI[İng.] değil/yerine/= PARMAKSI ÇIKINTI


- VIOLATE :/yerine İHLAL ETMEK


- VIOLATION :/yerine İHLAL


- VIOLENCE :/yerine ŞİDDET


- VIOLENT :/yerine ŞİDDETLİ


- VİP değil/yerine/= ÇÖK (ÇOK ÖNEMLİ KONUKLAR)


- VİRA[İt.] değil/yerine/= DURMADAN/ARALIKSIZ


- VİRAJ[Fr. < VIRAGE] değil/yerine/= DÖNEMEÇ


- VİRAN[Fars.] değil/yerine/= YIKIK


- VİRÂNE[Fars.] değil/yerine/= YIKINTI/ÖREN

( Yıkık, harap yer. | Yıkılmış ya da yanmış olan yapılardan geriye kalan. )


- VİRGÜL değil/yerine/= ÇEKİK


- VİRMAN[İng. < VIREMENT] değil/yerine/= AKTARIM


- VİRTOPSİ/VIRTOPSY[İng.] değil/yerine/= KAPALI ÖLÜ TANILAMA


- VIRTUAL DOM/VIRTUAL DOCUMENT OBJECT MODEL[İng.] değil/yerine/= SANAL BELGE NESNESİ MODELİ


- VİRTUAL REALITY TERAPİSİ/VIRTUAL REALITY THERAPY[İng.] değil/yerine/= SANAL GERÇEKLİK SAĞALTIMI


- VIRTUAL REALITY[İng.] değil/yerine/= SANAL GERÇEKLİK


- VIRTUAL[İng.] değil/yerine/= SANAL


- VIRTUALIZATION[İng.] değil/yerine/= SANALLAŞTIRMA


- VIRTUALLY :/yerine NEREDEYSE


- VIRTUE :/yerine ERDEM


- VİRÜLAN/VIRULENT[İng.] değil/yerine/= SAYRILANDIRAN


- VİRÜLANS/VIRULENCE[İng.] değil/yerine/= SAYRILANDIRMA YETISİ


- VIRUS :/yerine VİRÜS


- VİSER/VISCUS (VISCERA)[İng.] değil/yerine/= İÇ ÖRGEN


- VİSERAL/VISCERAL[İng.] değil/yerine/= İÇE AIT | İÇ ÖRGENE AIT


- VISIBLE :/yerine GÖRÜNÜR


- VISIT :/yerine ZİYARET ETMEK


- VISITOR :/yerine ZİYARETÇİ


- VİSKÖZ/VISCOUS[İng.] değil/yerine/= AKIŞMAZ


- VİSKOZİTE/VISCOSITY[İng.] değil/yerine/= AKIŞMAZLIK


- VISUAL :/yerine GÖRSEL


- VITAL KAPASİTE/VITAL CAPACITY[İng.] değil/yerine/= YAŞAMSAL SIĞA


- VITAL :/yerine HAYATİ, ÇOK ÖNEMLİ


- VITALİTE/VITALITY[İng.] değil/yerine/= YAŞAMA GÜCÜ


- VİTALİZM değil/yerine/= DİRİMSELCİLİK


- VİTAMİN[Lat.] değil/yerine/= DİRİLEK


- VİTES değil/yerine/= HIZLIK


- VİTRAY[Fr.] değil/yerine/= REVZEN[Fars.]

( Birbirine bağlı kurşun bölmelere yerleştirilmiş, renkli cam parçalarından oluşan, saydam pencere süslemesi ya da resim. )


- VITREOUS HUMOR[İng.] değil/yerine/= GÖZ İÇİ SIVISI


- VİTRİN[Fr.] değil/yerine/= CAMLI DOLAP


- VİTRİNLERE/TEZGAHLARA UZUN UZUN BAKMAK ile/yerine GEREKENE, GEREKTİĞİ KADAR BAKMAK

( SHOPPING IN LONG PERIOD vs. LOOKING TO THE NECESSITY
LOOKING TO THE NECESSITY instead of SHOPPING IN LONG PERIOD )


- VİTRÖZ/VITREOUS[İng.] değil/yerine/= CAMSI


- VİYABIL/VIABLE[İng.] değil/yerine/= CANLI


- VİYABILITE/VIABILITY[İng.] değil/yerine/= YAŞAYABİLİRLİK, CANLILIK


- VİYADÜK[Fr. < VIADUC] değil/yerine/= KÖPRÜYOL/AŞIT

( ... İLE Bir vadi, bir ırmak üzerinden, bir demiryolu ya da karayolunun geçişini sağlayan, ayaklar üzerine oturtulmuş yüksek ve uzun köprü. )


- VİYAL/VIAL[İng.] değil/yerine/= SIVI İLAÇ ŞİŞESİ


- VİZÜEL AGNOZİ/VISUAL AGNOSIA[İng.] değil/yerine/= GÖRSEL TANIMAZLIK


- VİZÜEL ALGI/VISUAL PERCEPTION[İng.] değil/yerine/= GÖRSEL ALGI


- VİZÜEL/VISUAL[İng.] değil/yerine/= GÖRSEL


- VİZÜEL değil/yerine/= GÖRSEL


- VİZÜELİZASYON/VISUALIZATION[İng.] değil/yerine/= GÖRSELLEŞTİRME


- VİZYON[İng. VISION] değil/yerine/= GÖRÜŞ, GENİŞ ÖNGÖRÜ, GÖRME, GÖSTERİM | UZAKGÖRÜ, UZGÖRÜ | ÜLKÜ


- VİZYONA GİRMEK değil/yerine/= GÖSTERİME GİRMEK


- GÖRÜM/SEL/VİZYON/EL[İng. VISIONAL] değil/yerine/= İLERİ GÖRÜŞ(LÜ)/UZAK GÖRÜ(LÜ)/[VİZYON/ER[İng.


- VK/VİTAL KAPASİTE/VITAL CAPACITY[İng.] değil/yerine/= YAŞAMSAL SIĞA


- VLOG/VIDEO BLOG[İng.] değil/yerine/= VİDEO KAYDI İLE WEB BLOG UYGULAMASI


- VOG/VİDEO OKÜLOGRAFİ/VIDEO OCULOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= VİDEO GÖZ ÇİZGELEMESİ


- VOICE :/yerine SES


- VOKAL KORT/VOCAL CORD[İng.] değil/yerine/= SES TELİ


- VOKALİST/HANENDE[Fars.] değil/yerine YORUMCU


- VOLATIL/VOLATILE[İng.] değil/yerine/= UÇUCU


- VOLKAN[Fr.] değil/yerine/= YANARDAĞ


- VOLONTER/VOLUNTARY[İng.] değil/yerine/= GÖNÜLLÜ


- VOLTAJ[Fr.] değil/yerine/= GERİLİM


- VOLÜM/HACİM/VOLUME[İng.] değil/yerine/= OYLUM


- VOLÜM değil/yerine/= OYLUM, | SES YÜKSEKLİĞİ


- VOLUME :/yerine HACİM, CİLT


- VOLÜMETRİK/HACİMSEL/VOLUMETRIC[İng.] değil/yerine/= OYLUMSAL


- VOLUNTEER :/yerine GÖNÜLLÜ


- VÖRKŞOP[İng. < WORKSHOP] değil/yerine/= ÇALIŞTAY


- VOTE :/yerine OY VERMEK


- VOTER :/yerine SEÇMEN


- VOYVO[İsp.] değil/yerine/= SATAŞMA

( Alay ederek sataşmak için söylenir. )


- VR/VIRTUAL REALITY[İng.] değil/yerine/= SANAL GERÇEKLİK


- VRML/VIRTUAL REALITY MODELING LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= SANAL GERÇEKLİK MODELLEME DİLİ


- vs. değil/yerine ><


- VS :/yerine KARŞI, -E KARŞI


- VUCA:
VOLATILITY | UNCERTAINTY | COMPLEXITY | AMBIGUITY ile/değil/yerine/>/>< VISION | UNDERSTANDING | CLARITY | AGILITY

( Değişkenlik, Oynaklık | Belirsizlik | Karmaşıklık | Anlaşılmazlık İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< İleri Görüş/Ülkü | Anlayış | Belirginlik | Kavrayış, Çeviklik )

( image )


- VUCUT değil/yerine/= EĞİN


- VÜCUT ile/ve/değil/yerine GÖVDE(BEDEN)

( Vücut/vücud, "Varlık" demektir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Gövde, fiziği/örgenleri tanımlar. )

( Gövde olmadığında gövdeden ayrılmış değiliz -sadece Biz'iz. )

( Ne gövdeyiz, ne de gövde içindeyiz. )

( Küre ile gövde birdir. )

( Gövde üzerinde aşırı yoğunlaşma, kendi amacına ters düşer ve ters sonuç verir. )

( Gövdemiz [3 Boyutlu] [Google] [tarayıcınızın gelişmiş olması gerekmektedir] )

( Gövdemizde... )

( ... ile/ve/değil/yerine BER )

( SOMA: Hapis. )

( - En küçük göze: Sperm
- En büyük göze: Kadın yumurtası
- Gebelik dönemi: 280 gün [40 hafta]
- Ortalama yeni doğan bebek ağırlığı: 3 kg
- Kromozom Sayısı: 46 (23 çift)
- Normal gövde ısısı: 37 °C [98.4 f°]
- Yaşam döngüsü: 10 - 15 gün
- Yaşam döngüsünde kırmızı kan gözeleri: 120 gün
- Ortalama kan oylumu: 4 - 5 lt.
- Bir dakikada nabız oranı: 72 kez
- Kan viskosu: 4.5'e 5.5
- Evrensel bağışçı kan öbeği: 0
- Evrensel alıcı kan öbeği: AB
- En büyük akyuvar: Monocito
- Daha küçük beyaz kan gözesi: Lenfocito
- Alyuvar sayımının artması: Policitemia
- Gövdedeki kan bankası ve en büyük lenf örgeni: Dalak
- En büyük atardamar: Aort
- Normal tansiyon: 120/80 Mmhg
- Kan Ph: 7.4
- Normal kan kolesterol seviyesi: 100 mg/dl
- Kanın akıcı bölümü: Plazma - Kalpte pompa sayısı: 2
- Ortalama ince bağırsak uzunluğu: 7 m
- Ortalama kalın bağırsak uzunluğu: 1.5 m
- Kemik sayısı: 206 [Yeni doğan: 306]
- Kaburga sayısı: 24 [12 çift]
- Omurga sayısı: 33
- Boyundaki omurga sayısı: 7
- Kafatasındaki kemik sayısı: 22
- Orta kulaktaki kemik sayısı: 6
- Yüzdeki kemik sayısı: 14
- Süt dişi sayısı: 20
- Göğüs kemik sayısı: 25
- Kollardaki kemik sayısı: 6
- Ayaklardaki kemik sayısı: 33
- Her bilekteki kemik sayısı: 8
- Eldeki kemik sayısı: 27
- En büyük ve güçlü kemik: Uyluk kemiği
- En küçük kemik: Orta kulak istilası
- En küçük kas: Orta kulak(Stapedius)
- Kas sayısı: 639
- Koldaki kas sayısı: 72
- En geniş örgen: Deri
- En büyük bez: Karaciğer
- En büyük endokrin bezi: Tiroidler
- Böbrek sayısı: 2
- İlk örgen nakli: Böbrek
)

( You are neither the body nor in the body.
Too much concentration on the body defeats its own purpose. )

( ESSE cum/et CORPUS HUMANUM )


- VÜCUT[Ar.] değil/yerine/= GÖVDE


- VUKÛ BULMAK/CEREYAN ETMEK değil/yerine/= OLMAK/GERÇEKLEŞMEK


- VULNERABLE :/yerine SAVUNMASIZ


- VURDUMDUYMAZ/LIK ile/değil/yerine NEŞELİ/LİK