Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 30.885 başlık/FaRk ile birlikte,
30.885 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(65/125)


- DIFFRACTION RINGS[İng.] / BOUCLES DE LA DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSRINGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM HALKALARI


- BEUGUNGSGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM IZGARASI


- DIFFRACTION FRINGES[İng.] / FRANGES DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSFRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM SAÇAKLARI


- DIFFRACTION SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM SİMETRİSİ


- DIFFRACTION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM TAYFI/SPEKTRUMU


- DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM


- DIFFRACTOMETER[İng.] / DIFFRACTOMÈTRE[Fr.] / BEUGUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIMÖLÇER


- KIRIŞIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KIVRIM

( Kırışmış olan. | Kırışmış yer, kırışıklık. | Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım. )


- KIRK AKIL ile/değil/yerine/>< AKIL

( Kararsız, bir konuda belirgin görüş ve karar belirtemeyen kişi. | Her konuda düşüncesi ve sözü olan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ... )


- KİRLENMEMEK ile/değil/yerine/||/<>/< ARINMAK


- KİRLİ/LİK ile/değil/yerine RENKLİ/LİK


- KNAP[İng.] ile/değil/yerine/= KIRMA


- KIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GÖNÜL ALMAYI (DA) BİLMEK

( Herkesin yapabildiği/yapabileceği. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bazılarının yapabildiği/yapabileceği. )


- RED PHOSPHORUS[İng.] ile/değil/yerine/= KIRMIZI FOSFOR


- KIRMIZI[Ar.] değil/yerine/= AL


- KIRMIZI[Ar.] değil/yerine/= AL / KIZIL

( Parlak kırmızı renk. | Bu renkte olan. | Aşırı derecede olan. | Komünist. | Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. | Altın. )


- RED SHIFT[İng.] / DÉPLACEMENT VERS LE ROUGE, GLISSEMENT VERS LE ROUGE[Fr.] / ROTVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRMIZIYA KAYMA


- KİROTERAPİ/CHIROTHERAPY[İng.] değil/yerine/= ELLE SAĞALTIM


- KIROTIP[İng.] değil/yerine/= KİROTİP

( Bir takson için tip olarak belirlenmiş ancak henüz tanımlanmamış birey.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KIRPMA ile/değil/yerine KOLAYLAŞTIRMA


- KISA/UZUN VÂDELİ[Ar.] değil/yerine/= KISA/UZUN ERİMLİ


- KISA VADELİ YARAR-UZUN VADELİ ZARAR ile/değil/yerine ÂN'I YAŞAMAK


- KISACA ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< KABACA


- KISACASI değil/yerine SÖZÜN KISASI


- KİŞİ ADEDİ[Ar.] değil/yerine/= KİŞİ SAYISI


- KİŞİ/BİREY ile/ve/değil/yerine KAVRAM/DURUM/OLAY

( Bazı durumları yaşayan/deneyimleyen değil o durumu kim yaşarsa yaşasın aynı süreç ve sonuç deneyimlenebilecek olan. )

( Kişinin özgünlüğünün, özerkliğinin üst seviyede olması, sınırlanamaz, kısıtlanamazlığı, kapsayıcılığının derinliği ve genişliği, insanla bağlantılandırılan ve bağdaştırılanların yetersizliği/düşüklüğünden dolayı apayrı olarak ve hiçbir şeyle karıştırılmaması gerekliliği. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kavramın/olayın kendi içinde ve kendine özgülüğünün gözönünde bulundurularak/dikkate alınarak değerlendirilmesi ve arı biçimde bırakılma gerekliliğinin ister kişi, isterse diğer tüm kavram ve olaylarla bağlantılandırılmasındaki/bağdaştırılmasındaki duyarlılık ve titizlik gerekliliği. )

( Kişiyi, kavramsallaştırma! Kavramı, kişiselleştirme!
[ GENEL ile ÖZEL'i karıştırma! ] )

( Düşüncenin üstesinden gelemeyen, düşünenin üstesinden gelmeye çalışır. )

( PERSON vs./and CONCEPT/EVENT )


- KİŞİ:
"HINZIR'IN ÜSTÜNDE HINZIR'LAŞMIŞ" ile/değil/yerine/>< HIZIR'IN ÜSTÜNDE HIZIR'LAŞMIŞ


- KİŞİ/İNSAN, GÖVDENİN İÇİNDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖVDE, KİŞİNİN DIŞINDA


- KİŞİ KAYBETMEK ile/değil/yerine/<> PARA KAYBETMEK


- KİŞİ ODAKLILIK ile/değil/yerine/>< OLGU(/DURUM/KAVRAM/BAĞLAM) ODAKLILIK

( [GELECEK:] "Kim gelecek? O gelecek." biçiminde algılar/yorumlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmiş ya da şimdi değil Şimdi'den sonrası olan zamansal durumu/kavramı düşünmek olarak algılar/yorumlar. )


- KİŞİ:
ŞER ile/değil/yerine/>< ER


- KİŞİ ile/ve/değil/yerine OLGUN/KÂMİL KİŞİ(/İNSAN-I KÂMİL)

( Başkasının sözünü taşıyan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi sözünü söyleyebilen/söyleyen. )

( Anadan doğma insan yoktur. )

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendini aşma iradesini gösteren. )

( ... ile İSKENDERİYE FENERİ/MİSFALA )


- KİŞİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖZLÜK


- İSTEMEK/SORMAK(SUAL ETMEK):
KİŞİDEN ile/ve/değil/yerine/||/<> ALLAH'TAN

( Verirse, (")minnet("); vermezse, (")zillet("). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Verirse, nimet; vermezse, hikmet. )


- KİŞİDEN/BİRİNDEN KORKMAK ile/değil/yerine KENDİNDEN KORKMAK

( Onun/onların sana verebileceği zarardan korkmak/çekinmek. İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi yapabileceklerinden, deliliğinden, gözü karalığından korkmak/çekinmek, düşünmek. )


- KİŞİDEN KORKMAK ile/değil/yerine KİŞİNİN CEHALETİNDEN KORKMAK


- KİŞİ/İNSAN:
BİLGİSİZLİĞİNİN ESİRİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>
BİLGELİĞİNİN ESERİ


- KİŞİ/İNSAN:
DÜŞKÜN ile/değil/yerine/>< İÇKİN

( Gövde/haz odaklı/lık. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Akıl öncelikll/lik. )


- KİŞİLER ARASINDA:
"DUVAR ÖRMEK" değil/yerine/>< "KÖPRÜ KURMAK"


- KİŞİLER ÜZERİNDE değil/yerine/< KİŞİLER ÜZERİNDEN


- MERAK":
KİŞİLER ÜZERİNE/ÜZERİNDEN ile/değil/yerine/< DÜŞÜNCELER/ZİHİNLER ÜZERİNE/ÜZERİNDEN


- KİŞİLER:
YANLIŞ <> KÖTÜ ile/değil/yerine/||/></<> İYİ<> DOĞRU

( Ders bırakır. <> Deneyim bırakır. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Mutluluk bırakır. <> İz bırakır. )


- KİŞİ/LER değil/yerine/||/=/<>/< ZİHİN/LER


- KİŞİLERDE:
(")KÖTÜ(") ile/değil/yerine/>< (")İYİ(")

( [İlkesi]
Sahip olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Olmak.

[Simgesi]
Yılan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Elif. [ | ]

[Sıfatı]
Yalancı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dürüst.

[Hak(k)'a karşı]
Başkaldırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Boyun eğer.

[Haksızlığa karşı]
Boyun eğer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Başkaldırır.

[Öteki ile ilişkisi]
Sömürür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Öteki" diye biri yoktur.

[Etkisi]
Korku salar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ümidi yayar.

[Duygusal durumu]
Korkak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevecen.

[Görünüşü]
Her kılıfa girebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülümser. :)

[İletişimde]
Yargılar ve suçlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlar ve eğitir.

[Toplumsal etkisi]
Köleleştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Özgürleştirir.

[İş/hizmet karşısında]
Sorumluluk almaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sorumluluk alır.

[Başarı yolunda]
Sonuç odaklıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Süreç odaklıdır.

[Uygarlığa katkısı]
Aydınlığı karartır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Karanlığı aydınlatır. )


- KİŞİLERE:
"ACIMAM!" değil/yerine KENDİMİ, ACIMAMAM GEREKTİĞİNE İKNÂ EDERSEM, ACIMAM/ACIMAYABİLİRİM


- KİŞİLERİ:
[ne yazık ki]
!"DENEMEK/SINAMAK" değil/yerine/>< KONUŞMAK

( "Denenilen" şeyin sonucunu "elde ettirir" belki fakat o kişiyi mutlaka ve sonsuza kadar kaybettirir. DEĞİL/YERİNE/>< Kişiyi kaybetmemek/kazanmak için özellikle de yakın olduğumuz kişileri denememek/sınamamak gerekir. Çeşitli oyunlar yaparak, tuzaklar kurarak elde edilen "bilgi/sonuç" geçersizdir. Aslolan ise her koşulda, en olumsuzu söylemek bile olsa konuşmayı yeğlemektir. )


- KİŞİLERİ:
"DENEMEK" değil/yerine "TARTMAK"


- KİŞİLERİ:
"EZMEK" ile/değil/yerine "YÜKLENMEK"


- KİŞİLERİ KONUŞMAK ile/değil/yerine KİŞİLERLE KONUŞMAK


- KİŞİLERİ KULLANARAK/SÖMÜREREK ile/değil/yerine/>< KİŞİLER ARACILIĞIYLA


- KİŞİLERİ:
"OLANAK/FIRSAT OLARAK GÖRMEK" ile/değil/yerine/>< İNSAN/KENDİ OLARAK GÖRMEK


- KİŞİLERİ TANIMAK:
TANIŞIRKEN ile/ve/değil/yerine/>< TARTIŞIRKEN


- KİŞİLERİ:
"YENMEK" ile/değil/yerine/>< KAZANMAK


- KİŞİLERİN ANIMSANMASI:
"ZAYIFLIKLARI" ile/değil/yerine/>< ÇABALARI


- KİŞİLERİN, BİRBİRİNİ:
SEÇMESİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BELİRLEMESİ


- KİŞİLERİN:
İLK SÖYLEDİKLERİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SON YAPTIKLARI


- KİŞİLERİN/İKİ KİŞİNİN:
ÖNÜNDEN/ARASINDAN GEÇMEK değil/yerine/>< ARKASINDAN GEÇMEK


- KİŞİLERİN, "ROBOTLAŞMASI" değil/yerine/>< ROBOTLARIN, KİŞİLERİ TAKLİT ETMESİ


- KİŞİLERİN/ÜNLÜLERİN:
DOĞUM TARİHİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖLÜM TARİHİ

( Kişilerin doğum tarihini değil ölüm tarihini ölçüt almak gerekir. Nedenlerini yeterince düşünürüz umarız...

Onlarca nedenin özeti olarak;
doğduğumuzda, kendimiz olamamışızdır henüz.

Ölene kadar da her düşüncemizi,
tutum, karar ve adımızı bile değiştirebiliriz. )


- KİŞİLERLE "AYNI OLMAK" ile/değil/yerine/>< KİŞİLERE AYNA OLMAK


- KİŞİLERLE MÜCADELE ile/değil/yerine/< KEYFİYETLE MÜCADELE


- KİŞİLİK BOZUKLUĞU ile/değil/yerine KİŞİLİK ÖRGÜTLENMESİ


- KİŞİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KENDİLİK

( Masterson'ın, Kendilik kuramı ve çalışmalarını okumanızı/incelemenizi salık veririz... )


- KİŞİNİN:
ANLAYACAĞI DİL ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "KENDİ DİLİ"

( Aklına ulaşı(lı)r. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> "Kalbine" ulaşı(lı)r. )


- [hem] KİŞİNİN "HATIRI" ile/ve/değil/yerine/hem de/||/<>/< HAKKIN HATIRI


- KİŞİNİN, ...:
KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMESİ ile/ve/değil/yerine KENDİNDEKİLERİ AÇIĞA ÇIKARMASI


- [ne yazık ki]
KİŞİNİN, ...:
KİŞİLERLE DİDİŞMESİ
ile/değil/yerine/><
DOĞAYLA UĞRAŞMASI


- KİŞİNİN, ...:
"MİZAH GÜCÜ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "AKIL GÜCÜ"


- KİŞİNİN:
(")ÖZ GEÇMİŞİ(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖZ GEÇMİŞİ


- KISIR DÖNGÜYE NEDEN OLAN ile/yerine ARTIRMAYI SAĞLAYAN

( WHICH THE REASON TO VICIOUS CIRCLE vs./and WHICH TO GET TO SAVING )


- KİŞİSEL ÇELİŞİM ile/değil/yerine/>< KİŞİSEL GELİŞİM


- KİŞİSEL DÜŞÜNCEM ile/ve/değil/yerine OLMASI/OLMAMASI GEREKEN

( [not] MY PERSONAL IDEA vs./and/but THAT IS THE WAY SHOULD/SHOULDN'T BE
THAT IS THE WAY SHOULD/SHOULDN'T BE instead of MY PERSONAL IDEA )


- KİŞİSEL GELİŞİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KİŞİSEL YÖNETİM

( Kişi, ne yaparsa kendi yapar, kendine yapar. )

( [not] SELF DEVELOPMENT vs./and/but/||/<>/>/< SELF MANAGEMENT
SELF MANAGEMENT instead of SELF DEVELOPMENT )


- KİŞİSEL İSTEK ile/ve/değil/yerine İYİ İSTEK

( [not] PERSONAL REQUEST vs./and/but GOOD REQUEST
GOOD REQUEST instead of PERSONAL REQUEST )


- KİŞİSEL) "KABUL" ile/ve/değil/yerine/></< TANIM


- KİŞİSEL MÜLK ile/ve/değil/yerine VAKIF MÜLKÜ


- KİŞİSEL) YORUM ile/ve/değil/yerine/<> NESNELLİK

( Yorum niteliğindeki hiçbir yaklaşım/açıklama, nesnellik iddiasında bulunamaz. )


- KİŞİYE BIRAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< KİŞİYE GÜVENMEK


- KİŞİYİ/ÇOCUĞU ELEŞTİRMEK ile/değil/yerine/></< DAVRANIŞI ELEŞTİRMEK

( Utancı artırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ahlâkı artırır. )


- KİŞİYİ/ÇOCUĞU ÖVMEK ile/değil/yerine/||/></< DAVRANIŞI ÖVMEK

( Kibri geliştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>


- KİŞİYİ/İNSANI:
DOĞRUDAN ANLAMAK ile/ve/değil/yerine DOLAYLI OLARAK ANLAMAK

( Kişi/ler, dolaylı olarak, ancak, bir şeyler üzerinden anlaşılabilir. Doğrudan anlamak olanaklı değildir. Ve de kişi, ancak, kendinden bahsettiği oranda anlaşılabilir, bilinebilir/tanınabilir. )


- KLAMMER, HALTER, QUETSCHHAHN, KLEMMHAHN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIŞKAÇ


- | KISKANÇLIK ile/ve ÇEKEMEMEZLİK | ile/değil/yerine İMRENMEK ile/ve KEREM

( |Benim var, onun olmasın! İLE/VE Benim yok, onun da olmasın!| İLE/DEĞİL/YERİNE Onun var, benim de olsun. İLE/VE Benim var, onun da olsun. )


- KISKANÇLIK ile/değil/yerine GIPTA

( İlgili olanağın o kişinin elinden çıkmasını istemek. [ve gerçekleşmesi için anlamsız sorunlar çıkarmaya çabalamak.] İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi elinde de bulunmasını istemek [ve gereklerini yerine getirmeye çabalamak.] )

( Kişi, başkalarını kıskanarak, pek çok şanssızlığı üzerine çeker. )

( HASED, GAYRA ile/değil/yerine GIBTA )

( REŞK ile/değil/yerine BÜJHÂN )

( [not] JEALOUSY vs./but ADMIRE
ADMIRE instead of JEALOUSY )

( ZELOTYPIA cum/et ... )


- KIŞKIRTMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "GIDIKLAMA"


- KIŞKIRTMA ile/ve/</değil/yerine TETİKLEME


- PARTIAL PRESSURE[İng.] / PRESSION PARTIELLE[Fr.] / PARTIALDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= KISMİ BASINÇ


- KISMÎ/PARSİYEL/PARTIAL[İng.] değil/yerine/= BÖLÜMSEL/BÖLÜMLÜ/BÖLÜNMÜŞ


- PARTIAL[İng.] / PARTIAL[Fr.] / PARTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KISMİ


- KISS :/yerine ÖPMEK


- KISSA[Ar.] değil/yerine/= OLAY/DURUM ANLATI


- KIST/CYST[İng.] değil/yerine/= KESE


- KISTAS[Ar.]/CRITERION, CRITERIA[İng.]/KRİTER[Fr. < CRITERE] değil/yerine/= ÖLÇÜT/ÖLÇEK


- KİSVE[Ar.] değil/yerine/= KILIK


- KİT KEMIK İLİĞİ TRANSPLANTASYONU/BONE MARROW TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= KEMIK İLİĞİ AKTARIMI


- KITÂ[Ar.] değil/yerine/= ANAKARA | BİRLİK | DÖRTLÜK


- KITA[Ar.] değil/yerine/= KESİT


- KITAL[Ar. < KİTAL] değil/yerine/= SAVAŞ

( Vuruşma, birbirini öldürme. | Savaş. )


- KİTAP OKUMAYI SEVMEYEN ile/değil/yerine/<> ARADIĞI KİTABI HENÜZ BULAMAMIŞ OLAN


- KİTAP ile/yerine/değil YAPIT/ESER

( ... İLE/YERİNE/DEĞİL Bir şeyin varlığına delâlet eden başka bir şeyin hasıl olması. Sonuç. )

( [not] BOOK vs./but WORK
WORK instead of BOOK )


- KİTAP/DEFTER VS. SAYFALARININ UCUNU BÜKEREK ÇEVİRMEK yerine/değil BÜKMEDEN (DIŞINDAN/YAPRAKLARINDAN)(ALTTAN/ÜSTTEN/YANDAN) ÇEVİRMEK


- KİTAPSIZLIK ile/değil/yerine "HESAPSIZLIK"


- KİTAPTA:
YAPRAĞIN UCUNU/YARISINI KATLAMAK değil/yerine AYRAÇ KULLANMAK

( ON BOOK: TO FOLD UP HALF OF(/TIP OF) THE PAPER -> TO USE SEPARATOR
ON BOOK: TO USE SEPARATOR instead of TO FOLD UP HALF OF(/TIP OF) THE PAPER )


- KITCHEN :/yerine MUTFAK


- KITİPİYOZ[Yun.] değil/yerine/= DEĞERSİZ, BAYAĞI, KÖTÜ


- KİTLE ile/ve/değil/yerine HALK


- KİTLE değil/yerine/= TOPLULUK


- KITOL[İng.] ile/değil/yerine/= KİTOL


- KITSCH değil/yerine/= BAYAĞI/ZEVKSİZLİK


- KITTEL PLATES[İng.] ile/değil/yerine/= KİTTEL PLAKALARI


- KITTOOL FIBER[İng.] ile/değil/yerine/= KİTTELLİF


- KIVAM[Ar.] değil/yerine/= KOYULUK/YOĞUNLUK


- CONSISTENCY[İng.] ile/değil/yerine/= KIVAMLIK


- TEKASÜFİYET[Osm.] / CONSISTENCE[İng.] / CONSISTANCE, VISCOSITÉ, CONSTANCE, VISCOSITÉ[Fr.] / KONSISTENZ, DICHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KIVAMLILIK, KIVAM


- ÉCLATEUR, SPARK GAP[İng.] / ÉCLATEUR, ESPACE D'ÉTINCELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM ARALIĞI


- FUNKENINDUKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM BOBİNİ,EKLATÖR


- FUNKENEROSIONSBEARBEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM EROZYONU İŞLEME


- SPARK[İng.] / ÉTINCELLE[Fr.] / FUNKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM


- VISCOSITÉ CINÉMATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIVILGÖR AĞDALILIK


- KIYÂFET/KİSVE/ESVAP/LİBAS[Ar.}/KOSTÜM[Fr./İng. < COSTUME] değil/yerine/= GİYSİ/GİYİM/GİYECEK/OTRAN


- KIYAK ile/ve/değil/yerine KATKI

( [not] "FAVOUR" vs./and/but CONTRIBUTION/ADDITION
CONTRIBUTION/ADDITION instead of "FAVOUR" )


- KIYÂMET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIYMET


- KIYAS KABUL ETMEZ değil/yerine/= KARŞILAŞTIRILAMAZ


- KIYAS değil/yerine/= DENK SAYMA/BİR TUTMA


- KIYAS ile/yerine KARŞILAŞTIRMA

( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum biçiminde göreceliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek). Sonuç: Kıyasın değil karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )

( Nispet. İLE/YERİNE Oran. )

( TO COMPARE vs. COMPARISON
COMPARISON instead of TO COMPARE )


- KIYAS ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KISTAS


- KIYAS(LAMA)/TASMİM[Ar.] değil/yerine/= TASIM(LAMA)


- KIYAS/MUKAYESE değil/yerine/= KARŞILAŞTIRI/KARŞILAŞTIRMA


- KIYIYOR/UM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KINIYOR/UM


- KIYMAK ile/değil/yerine KILMAK


- KIYMATARYEN değil/yerine KIYMETARYEN

( Hayvanlara/canlılara kıyan ya da "kıyma" denilen şeyden yapılan "şeyler" yiyen. DEĞİL/YERİNE Hayvanların değerini bilip tüm canlılara saygı göstererek yaşama olanağı sunmayı yeğleme zihninde/bilincinde, tutum ve davranışında olanlar. )


- KIYMET-İ HARBİYE değil/yerine/= ETKİSİ DEĞERİ


- KIYMET/Lİ[Ar.] değil/yerine/= DEĞER/Lİ


- KIYTIRIK[argo] değil/yerine/= DEĞERSİZ, BAYAĞI


- KIESERITE[İng.] / KIESERITE[Fr.] / KIESERIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİZERİT


- SUPERHEATED[İng.] / SURCHAUFFÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIZGIN


- INFRAROTSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KIZIL ÖTESİ IŞIN


- KIZILDERİLİ değil/yerine AMERİKA(N) YERLİSİ/ESKİ HİNTLİLER/OLD INDIANS


- INFRARED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT INFRAROUGE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM


- INFRARED WINDOW[İng.] / FENÊTRE INFRAROUGE[Fr.] / INFRAROTFENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ PENCERESİ


- INFRARED SPECTROPHOTOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROFOTOMETRE


- INFRARED SPECTROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROMETRE


- INFRARED SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROSKOPİSİ


- INFRA-RED[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ


- KIZIM/OĞLUM yerine ÇOCUĞUM


- KIZIYOR/LAR ile/ve/değil/yerine İSTEMİYOR/LAR


- KIZMA AMA ..." ile/değil/yerine/||/<>/< AÇIKÇA/DOĞRUDAN SÖYLEYECEĞİM


- KIZMAK ile/ve/değil/yerine GÜCENMEK


- KIZMAK ile/ve/değil/yerine SİTEM[Fars.] (ETMEK)

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birine, yaptığı bir hareketin ya da söylediği sözün, üzüntü, alınganlık, kırgınlık vb. duygular uyandırdığını, öfkelenmeden belirtme. )


- KIZMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÜZÜLMEK


- KJELDAHL FLASK[İng.] ile/değil/yerine/= KJELDAHL BALONU


- KJELDAHL METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= KJELDAHL YÖNTEMİ


- KKDS/CLINICAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KLINİK KARAR DESTEK DÜZENİ


- KKE/PERSONAL PROTECTIVE EQUİPMENT KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN, KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM -değil/yerine/=


- KLAN[Fr. < CLAN] değil/yerine/= BOY


- KLAPROTHOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KLAPROTOLİT


- EINSCHLUSSVERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLAR AT BİLEŞİKLERİ


- KLAS[Fr. < CLASSE] değil/yerine/= SINIF


- KLASİFİKASYON/CLASSIFICATION[İng.] değil/yerine/= SINIFLAMA


- CLASSICAL FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE CLASSIQUE DU CHAMP[Fr.] ile/değil/yerine/= KLASİK ALAN KURAMI


- KLASSISCHE FELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK ALAN TEORİSİ


- CLASSICAL PHYSICS[İng.] ile/değil/yerine/= KLASİK FİZİK


- CLASSICAL CONDUCTIVITY THEORY[İng.] / THÉORIE CLASSIQUE DE LA CONDUCTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KLASİK İLETKENLİK KURAMI


- KLASSISCHE LEITFÄHIGKEITSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK İLETKENLİK TEORİSİ


- CLASSICAL MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE CLASSIQUE[Fr.] / KLASSISCHE MECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK MEKANİK


- CLASSICAL APPROXIMATION[İng.] / APPROXIMATION CLASSIQUE[Fr.] / KLASSISCHE NÄHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK YAKLAŞIM


- KLASİK ile/ve/değil/yerine/<> GELENEKSEL

( CLASSICAL vs./and TRADITIONAL )


- KLASİK ile/ve/değil/yerine KADÎM

( Her dönem geçerli olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE ... )

( [not] CLASSICAL vs./and/but ANCIENT
ANCIENT instead of CLASSICAL )


- KLASMAN[Fr. < CLASSEMENT] değil/yerine/= BÖLÜMLEME, SINIFLAMA, TASNİF


- KLAS/MAN[Fr. < CLASSE/MENT] değil/yerine/= BÖLÜM


- CLAUSIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASUS


- CLATHRATE COMPOUNDS[İng.] / CLATHRATE COMPOSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KLATRAT BİLEŞİKLERİ


- KLAYNITE[İng.] ile/değil/yerine/= KLAYNİT


- KLEIN PARADOX[İng.] / PARADOXE DE KLEIN[Fr.] / KLEIN-PARADOXON[Alm.] ile/değil/yerine/= KLEİN PARADOKSU


- KLEIN'S LIQUID[İng.] ile/değil/yerine/= KLEİN SIVISI


- KLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= KLEMM


- KLEPTOKRASİ değil/yerine/= HIRSIZERKİ


- KLEPTOKRAT değil/yerine/= HIRSIZERKÇİ


- KLEPTOKRATİK değil/yerine/= HIRSIZERKİL


- CLINKER[İng.] / MÂCHEFER, SCORIE[Fr.] ile/değil/yerine/= KLİNKER


- KLİNOMETRE[Fr.] değil/yerine EĞİMÖLÇER

( Bir yüzey, düzlem, yol ya da aygıtın, yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç. )


- KLİŞE[Fr. < CLICHÉ] değil/yerine/= BASMAKALIP SÖZ / TANIKLIK


- KLİŞE[Fr. < CLICHE] değil/yerine/= KALIP/BASMAKALIP

( Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, biçim, yazı çıkarılmış metal levha. | Basmakalıp söz, görüş vb. )


- KLYSTRON[İng./Fr./Alm.] ile/değil/yerine/= KLİSTRON


- KLON değil/yerine/= EŞÇE


- CHLORINE HEPTOXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOR HEPTOKSİT


- CHLORAL[İng.] / CHLORAL[Fr.] / CHLORAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORAL


- CHLORALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= KLORALKOL


- CHLORAMINE T[İng.] / CHLORAMINE T[Fr.] / CHLORAMIN T, P-TOLUENSULFONCHLORAMIDNATRIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORAMİN T


- CHLORAMINE[İng.] / CHLORAMINE[Fr.] / CHLORAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORAMİN


- CHLORANIL[İng.] / CHLORANILE[Fr.] / CHLORANIL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORANİL


- ACID CHLOROACÉTIQUE[Fr.] / CHLORESSIGSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORASETİK ASİT


- CHLORACETONE[İng.] / CHLORAZON[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORASETON


- CHLORATES[İng.] / CHLORATES[Fr.] / CHLORATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORATLAR


- CHLORAURIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KLORAURİK ASİT


- CHLORBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORBENZEN


- CHLORINE DIOXIDE[İng.] / DIOXYDE DE CHLORE[Fr.] / CHLORDIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORDİOKSİT


- ROUGE DE CHLOROPHÉNOL[Fr.] / CHLORPHENOLROT[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORFENOL KIRMIZISI


- CHLORITE[İng.] / CHLORIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORİT


- CHLOROTHYMOL[Fr.] / CHLOROTHYMOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORİTMOL


- CHLORINATION[İng.] / CHLORATION, CHLORURATION[Fr.] / CHLORIERUNG, VERCHLORUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORLAMA


- CHLORINE WATER[İng.] / EAU DE CHLORE[Fr.] / CHLOR WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORLU SU


- CHLORONITROBENZOIL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORNİTROBENZEN


- CHLORO ETHANOIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KLORO ETANOİK ASİT


- CHLORO-[İng.] / CHLORO-[Fr.] / CHLORO-[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORO-


- CHLOROACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROASETİK ASİT


- CHLOROBENZALDEHYDE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROBENZALDEHİT


- CHLOROBENZENE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROBENZEN


- CHLOROETHANE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROETAN


- CHLOROPHENOL RED[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROFENOL KIRMIZISI


- CHLOROPHYLL[İng.] / CHLOROPHYLLE[Fr.] / CHLOROPHYLL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROFİL


- HIZIR/KLOROFİL değil/yerine/= YEŞERMİK, YEŞİLİZ


- CHLOROFORM[İng.] / CHLOROFORME[Fr.] / CHLOROFORM, TRICHLORMETHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROFORM


- CHLOROMETHANE[İng.] / MONOCHLORMETHAN, METHYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROMETAN


- CHLORONEB[İng.] ile/değil/yerine/= KLORONEB


- CHLORONITROBENZENE[İng.] ile/değil/yerine/= KLORONİTROBENZEN


- CHLOROPICRIN[İng.] / CHLOROPICINE[Fr.] / CHLOROPICRIN, NITROCHLOROFORM[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPİKRİN


- CHLOROPLATIN (IV)SÄURE, PLATINCHLOR-WASSERSTOFF-SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPLASTİNİK ASİT


- CHLOROPLATINATE[İng.] / HEXACHLOROPLATINAT, CHLOROPLATINAT (IV)[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPLATİNAT


- CHLOROPLATINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROPLATİNİK ASİT


- CHLOROPRENE RESIN (RUBBER)[İng.] / CHLOROPREN KAUTSCHUK, POLYCHLOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPREN REÇİNESİ


- CHLOROPRENE[İng.] / CHLOROPREN, 2-CHLOR-1, 3-BUTADIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPREN


- CHLOROSULFONIC ACID[İng.] / ACIDE CHLOROSOLFONIQUE[Fr.] / CHLORSULFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROSÜLFONİK ASİT


- CHLOROSULPHURIC ACID[İng.] / CHLORHYDRINE SULFURIQUE[Fr.] / CHLORSCHEFELSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROSULFÜRİK ASİT


- CHLOROTHYMOL[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROTİMOL


- CHLOROUS ACID[İng.] / CHLORIGE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORÖZ ASİT


- CHLORPROMAZINE[İng.] / CHLORPROMAZINE[Fr.] / CHLORPROMAZIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORPROMAZİN


- KLOSTROFOBİ[Fr./ing. < Yun.]["KLASTROFOBİ" değil!] değil/yerine/= KAPALI YER KORKUSU


- KLOZET[Fr. < CLOSETTE] değil/yerine/= ALAFRANGA TUVALET


- KM/BY/KNOWLEDGE MANAGEMENT değil/yerine/= BİLGİ YÖNETİMİ


- KMR/CARDIAC MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= KARDİYAK MANYETİK REZONANS


- KMY/BONE MINERAL DENSITY[İng.] değil/yerine/= KEMİK MINERAL YOĞUNLUĞU


- KNEE :/yerine DİZ


- NEOID[Fr.] ile/değil/yerine/= KNET


- KNIFE :/yerine BIÇAK


- KNOCK :/yerine KAPIYI ÇALMAK


- KNOXVILLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KNOKSİLLİT


- KNOT[İng.] ile/değil/yerine/= KNOT


- KNOW :/yerine BİLMEK


- KNOWING THAT ONE KNOWS[İng.] değil/yerine/= BİLDİĞİNİ BİLMEK

( Bildiğini bilmek, epistemik öznenin hali hazırda edindiği bilgileri biliyor olduğunu ifade etmektedir. Daha açık bir deyişle epistemik öznenin, belleğinde bulunan bilgileri, hangi biçimde ve nasıl bildiğinin farkında olmasıdır. Böylelikle bildiğini bilmek, öznenin içsel süreçlerine erişiminin olmasını, rasyonel ve bilinçli bir biçimde bilgilerini denetleyebilmesini gerektirmektedir. Bu nedenle içselci yaklaşımların, bildiğini bilmenin, bilgiyi meydana getirmekte önemli bir koşul olarak gördüğünü söylemek mümkündür. Bildiğini bilmekle ilgili tartışmalar geleneksel epistemolojide Pryyhon’un bilgi için bir ölçüt aramasından başlamıştır. Bu konu çağdaş epistemolojide Gettier’in karşı örnekleri ile farklı bir boyuta taşınmıştır. Çünkü Gettier’in örnekleri, ‘biliyor olduğunu bilmek’ ile ‘bilmek’ arasındaki ayrıma işaret etmektedir. Bu örneklerden yola çıkarak dışsalcılık, yalnızca ‘biliyorum’ demenin şans faktörünü dışarıda bırakmak için yeterli olduğunu savunurken içselcilik daha farklı bir tutum sergileyerek bilgide, ‘biliyor olduğunu bilme’nin şans faktörünü engelleyeceğini ileri sürmüştür. Bu doğrultuda bilgide şans faktörünü engelleyecek bir dördüncü koşul arayışına girilmiştir. (Bkz: Teminat Koşulu).

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KNOWLEDGE :/yerine BİLGİ


- KNUDSEN'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE KNUDSEN[Fr.] / KNUDSEN-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KNUDSEN DENKLEMİ


- KNUDSEN GAUGE[İng.] / JAUGE DE KNUDSEN[Fr.] / KNUDSEN-LEHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KNUDSEN ÖLÇERİ


- KNUDSEN NUMBER[İng.] / NOMBRE DE KNUDSEN[Fr.] / KNUDSEN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KNUDSEN SAYISI


- COAGULASE[Fr.] / KOAGULASE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOAGULAS


- KOAGÜLASYON/COAGULATION[İng.] değil/yerine/= PIHTILAŞMA


- COAGULATION PLASMA[İng.] ile/değil/yerine/= KOAGÜLASYON PLAZMASI


- COAGULATION[İng.] ile/değil/yerine/= KOAGÜLASYON


- COAGULATE[İng.] ile/değil/yerine/= KOAGÜLAT


- COAGULATOR[İng.] ile/değil/yerine/= KOAGÜLATÖR