Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 30.885 başlık/FaRk ile birlikte,
30.885 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(54/125)


- İNANÇ ile/ve/değil/yerine TESPİT

( [not] BELIEF vs./and/but ESTABLISHING
ESTABLISHING instead of BELIEF )


- İNANCI" değil/yerine ... DÜŞÜNCE VE İNANCI


- İNANÇLAR(IM) İÇİN (YAŞIYORUM) ile/değil/yerine İNANÇLAR(IMIN) DOĞRULTUSUNDA (YAŞIYORUM)


- İNANÇ"TA:
KATI "AKILCILIK" ile/||/<> "İMANCILIK" |
ile/değil/yerine/><
ELEŞTİRİCİ AKILCILIK


- İNANDIĞINI BİLMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< BİLDİĞİNE İNANMAK


- İNANILACAK BİLİM değil/yerine GÜVENİLİR BİLİM


- İNANILMAZ BİR ŞEY/İŞ YAPMAMIZ ile/değil/yerine YAPTIĞIMIZ ŞEYİ/İŞİ, İNANILMAZ BİR BİÇİMDE YAPMAMIZ


- İNANMAK/İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖNGÖRMEK/ÖNGÖRÜ/TAHMİN


- İNANMAK ile/ve/değil/yerine AKLETMEK

( [not] TO BELIEVE vs./and/but TO REALIZE
TO REALIZE instead of TO BELIEVE )


- İNANMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAK

( MEANING vs./and TO BELIEVE )


- İNANMAK ile/değil/yerine/>< BİLMEK

( [not] TO BELIEVE vs./but/>< TO KNOW
TO KNOW instead of TO BELIEVE )


- İNANMAK ile/değil/yerine KABUL ETME(ME)K


- İNANMAK ile/yerine TEMEL ALMAK

( TO BELIEVE vs. TO GET BASE
TO GET BASE instead of TO BELIEVE )


- İNAT (ETMEK/EDEN) ile/ve/değil/yerine/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR] (GÖSTERMEK/GÖSTEREN)


- İNAT ETMEK değil/yerine/= DİRETMEK


- İNAT ETMEK ile/ve/yerine VAZGEÇMEMEK


- İNAT[Ar.] değil/yerine/= DİRETİ


- İNAT değil/yerine/>< İNCELİK

( İnat gördüğümüzde, ince/lâtif olalım.
[Keskin kılıç, yumuşak ipliği kesmez.] )


- İNAT değil/yerine/>< İNSAF


- İNAT yerine İRÂDE


- İNATÇI/ANUT[Ar.] değil/yerine/= DİRETEK/DİRETKEN


- İNATLA değil/yerine/= DİRETİYLE


- INBREEDING DEPRESSION[İng.] değil/yerine/= İÇ MELEZLENME DEPRESYONU

( Safkanlardaki yaşayabilirliğin ve üreme potansiyelinin kaybolması. Akraba evliliklerinin uzun süre devam etmesi ya da küçük bir popülasyonda görülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INCH[İng.] / ZOLL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNÇ


- INCANDESCENCE[İng.] değil/yerine/= AKKORLUK

( Bir cismin sıcaklığından dolayı ışık yaymasıdır. Bir nesne yeterince sıcak olduğunda kızılötesi ve ultraviyole radyasyon gibi diğer elektromanyetik radyasyon biçimlerinin yanı sıra görünür ışık da yayar. Bunun nedeni, nesnenin yüksek sıcaklığının atomlarının ve moleküllerinin hızla titreşmesidir. Atomlar birbirleriyle çarpıştıklarında ya da uyarıldıktan sonra normal konumlarına döndüklerinde ışık yayabilirler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- THIN FILM CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT À COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMSTROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DEVRESİ


- THIN FILM RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE EN FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILMWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DİRENÇ


- THIN FILM TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR À COUCHE MINCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- DÜNNFILMSIGNALUNFORMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM SENSÖR


- THIN FILM CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR DU FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILMKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM SIĞASI


- THIN FILM TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR EN COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM TRANSİSTOR


- THIN FILM SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR EN COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM YARI İLETKEN


- THIN FILM[İng.] / FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILM[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM


- FINE STRUCTURE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE STRUCTURE FINE[Fr.] / FEINSTRUKTURFAKTOR, FEINSTRUKTURKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE YAPI SABİTİ


- FINE STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE FINE[Fr.] / FEINSTRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE YAPI


- İNCELİK/KALINLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARALIK


- İNCELMEK yerine SAĞLIK


- THINNER; DILUTING AGENT, DILUENT[İng.] / DILUANT, DILUENT[Fr.] / STRECKMITTEL, VERDÜNNUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCELTİCİ, SEYRELTİCİ


- INCENTIVE :/yerine TEŞVİK


- INCEST[İng.] değil/yerine/= ENSEST

( Ebeveyn ve çocuk ya da kardeşler arası cinsel ilişki.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INCIDENT :/yerine OLAY


- INCIDENTAL[İng.] değil/yerine/= İNSİDENTAL

( (Genel) Esas amaç, konu ya da durumun merkezinde yer almayan bir olaya ilişkin; ikincil bir sonuç ya da eşlikçi olarak ortaya çıkan ya da meydana gelen.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İNCİL ile/değil/yerine YENİ AHİT


- INCLUDE :/yerine DAHİL ETMEK


- INCLUDING :/yerine DAHİL


- INCLUSIVE[İng.] değil/yerine/= İÇLEYİCİ


- INCOME :/yerine GELİR


- INCOMPLETE DOMINANCE[İng.] değil/yerine/= EKSİK BASKINLIK

( Bir alel ifade edilmezken öbür alelin normal bir biçimde ifade edilmesi sonucu fenotipin alellerden normalde olması gerektiğinden daha az dozda etkilenmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INCONEL[İng.] ile/değil/yerine/= INCONEL (NİKEL-KROM ALAŞIMI)


- INCORPORATE :/yerine BİRLEŞTİRMEK


- INCREASE :/yerine ARTIRMAK


- INCREASED :/yerine ARTMIŞ


- INCREASING :/yerine ARTAN


- INCREASINGLY :/yerine GİDEREK


- INCREDIBLE :/yerine İNANILMAZ


- INDACAINE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDAKAİN


- INDAMINE[İng.] / INDAMINE[Fr.] / INDAMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAMİNE


- INDAN[İng.] / INDIAN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAN


- INDANDIONE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDANDİON


- INDANTHRENE[İng.] / INDANTRÈNE[Fr.] / INDANTHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDANTREN


- INDAZOLE[İng.] / INDAZOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAZOL


- INDEED :/yerine GERÇEKTEN


- İNDEKS VAKA/INDEX CASE[İng.] değil/yerine/= İLK GÖSTERGE OLGU


- İNDEKS/LEME / ENDEKS/LEME / INDEX[İng.] değil/yerine/= DİZİNLEME | LİSTE | İŞARET | GÖSTERGE


- INDEL POLYMORPHISM[İng.] değil/yerine/= İNDEL ÇOKBİÇİMLİLİĞİ

( Genlerde ilave/eksilmenin sebep olduğu çokbiçimlilik.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INDENE[İng.] / INDÉNE[Fr.] / INDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDEN


- INDEPENDENCE :/yerine BAĞIMSIZLIK


- INDEPENDENT VARIABLE[İng.] değil/yerine/= BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN


- INDEPENDENT :/yerine BAĞIMSIZ


- INDEX :/yerine DİZİN


- INDIAN :/yerine KIZILDERİLİ, HİNTLİ


- INDICATE :/yerine BELİRTMEK


- INDICATION :/yerine BELİRTİ


- İNDİFA[Ar.] değil/yerine/= PÜSKÜRME

( Yanardağlardaki püskürme. | Kızamık, kızıl vb. sayrılıklarda, gövdede kırmızı lekeler görülmesi. )


- INDIFERANSİYE/UNDIFFERENTIATED[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMAMIŞ


- INDIGEN[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİGEN


- INDIGO, INDIGO BLUE[İng.] / INDIGO BLEU[Fr.] / INDIGO[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO, İNDİGO MAVİ


- INDIGO CARMINE[İng.] / CARMIN D'INDIGO[Fr.] / INDIGOKARMIN, INDIGOTIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO KARMEN


- INDIGO RED[İng.] / INDIRUBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO KIRMIZISI


- INDIGOBLAUB[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO MAVİSİ


- INDIGOLD DYE[İng.] / INDIGOLD FARBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGOLD BOYA


- INDICAN[İng.] / INDICAN[Fr.] / INDICAN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKAN


- INDICATOR ELECTRODE[İng.] / INDIKATOR ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKATOR ELEKTROT


- İNDİKATÖR[Fr. < INDICATEUR] değil/yerine/= GÖSTERGE


- INDIKATÖR/INDICATOR[İng.] değil/yerine/= ENDİKATÖR


- INDICATOR[İng.] / INDICATEUR[Fr.] / INDIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKATOR


- İNDİM yerine AYRILDIM


- İNDİRGEÇ/"DÜŞÜRTEÇ"/"PARAŞÜT"[İng./Fr. < PARACHUTE]/KANOPİ[Yun. < KŌNŌPEÎON< KŌNŌPS: Cibinlik/perdeli yatak.][İng. CANOPY][Fr. CANAPÉ < Lat. CONOPEUM] ile/değil/yerine/||/<> KANAT


- İNDİRGEME ile/değil/yerine ATIF


- İNDİRGEME ile/değil/yerine AZALTMA


- İNDİRGEME ile/değil/yerine BİLME/BİLEREK


- İNDİRGEME ile/ve/değil/yerine/>< DAYANDIRMA


- [ne yazık ki]
İNDİRGEME ile/değil/yerine/>< DAYANDIRMA


- İNDİRGEME ile/değil/yerine DÖNÜŞ/KAYITIM/RÜCÛ/İRCÂ


- İNDİRGEME ile/ve/değil/yerine MODELLEME


- İNDİRGEME ile/değil/yerine/>< ÖRTÜŞTÜRME


- İNDİRGEME ile/değil/yerine YORUM/LAMA

( [not] TO REDUCE vs./but TO INTERPRET
TO INTERPRET instead of TO REDUCE )


- İNDİRGEMEK ile/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK


- İNDİRGEMEK" ile/değil/yerine/>< DAYANDIRMAK


- İRCÂ ETMEK[Osm.] / TO REDUCE[İng.] / RÉDUIRE[Fr.] / REDUZIERTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEMEK


- İNDİRGEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KISINGILAMAK/HAPSETMEK


- İNDİRGEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YALINLAŞTIRMAK/YALINLIK


- MÜRCÎ[Osm.] / REDUCING AGENT, REDUCER[İng.] / RÉDUCTEUR[Fr.] / REDUCTIONSMITTEL, REDUKTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEN


- REDUCTION POTENTIAL[İng.] / REDUCTION POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENME POTANSİYELİ


- REDUCTION[İng.] / RÉDUCTION[Fr.] / REDUCTION[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENME


- İRCA OLUNMAK[Osm.] / REDUCE, TO BE REDUCED[İng.] / REDUZIERT WERDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMEK


- REDUCED PRESSURE[İng.] / PRESSION RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ BASINÇ


- REDUCED COMPTON WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DE COMPTON RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE COMPTONWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ COMPTON DALGA BOYU


- REDUZIERTE WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ DALGA BOYU


- REDUCED VALUE[İng.] / VALEUR RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ DEĞER


- REDUCED VOLUME[İng.] / VOLUME RÉDUIT[Fr.] / VERKÜRZTES VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ HACİM


- REDUCED EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ HAL DENKLEMİ


- REDUCED MASS[İng.] / MASSE RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ KÜTLE


- İNDİRGENMİŞ RASYONEL/LİK ile/ve/değil/yerine RASYONEL/LİK


- REDUCED TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ SICAKLIK


- REDUCED DISTANCE[İng.] / DISTANCE RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER ABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ UZAKLIK


- REDUCTOR[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEYİCİ


- İNDİRİM/ISKONTO[İt.][İSKONTO değil!] ile/ve/değil/yerine "İYİLEŞTİRME"


- INDIUMANTIMONID[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİUM ANTİMONİD


- INDIVIDUAL :/yerine BİREY


- INDIVIDUAL[İng.] değil/yerine/= BİREY


- INDIUM ANTIMONIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM ANTİMONÜR


- INDIUM ARSENIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM ARSENÜR


- INDIUM PHOSPHIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM FOSFÜR


- INDIUM CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM KLORÜR


- INDIUM SULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM SÜLFAT


- INDIUM[İng.] / INDIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM


- ACIDE INDOL BUTYRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNDOBÜTİRİK ASİT


- INDOGENIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDOJENİD


- INDOXYL[İng.] / OXINDOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOKSİL


- INDOLE[İng.] / INDOL[Fr.] / INDOL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOL


- INDOLEBUTYRIC ACID[İng.] / INDOL BUTTERSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOLBUTİRİK ASİT


- INDUAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= İNDUYAN EPOKU

( Günümüzden 252.200.000 ile 251.200.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INDUCED PLURIPOTENT STEM CELL[İng.] değil/yerine/= ENDÜKLENMİŞ PLURİPOTENT KÖK HÜCRE

( Kısaca iPS gözeleri (Induced pluripotent stem cells); herhangi bir vücut gözesinden belirli transkripsiyon etmenleri ile uygun kültür ortamlarında yeniden genetik olarak programlanmış pluripotent özelliğindeki gözelerdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INDUCTOR[İng.] değil/yerine/= İNDÜKTÖR

( Bir devrede manyetik alan oluşturarak elektrik enerjisini manyetik enerji olarak depolayan bileşen. Genellikle bir bobin biçiminde yapılır ve içinden geçen akımın değişimine karşı gösterdiği dirençle karakterize edilir. Birimi henri (H) olup, bu değeri endüktans (L) ile ifade edilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INDUCED FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= İNDÜKLENMİŞ FİSYON


- İNDÜKSİYON/INDUCTION[İng.] değil/yerine/= UYARTIM


- INDUCTION FORCE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDÜKSİYON KUVVETİ


- INDUCTION PERIOD[İng.] ile/değil/yerine/= İNDÜKSİYON PERİYODU


- İNDÜKSİYON/INDUCTION değil/yerine/= İRGİTİM


- INDUCTANCE BRIDGE[İng.] / PONT D'INDUCTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNDÜKTANS KÖPRÜSÜ


- INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNDÜKTANS


- INDUSTRIAL :/yerine ENDÜSTRİYEL


- INDUSTRY :/yerine ENDÜSTRİ


- İNEKSİZ KALMAK ile/değil/yerine/>< İNEĞİ KAZANMAK

( Gelenekten kopmak, ilâhî feyzin kesilmesi. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tanrılarla yeniden bağ kurmak. )

( "İnek, Ateş ve Kahraman" (İzzet Erş) kitabını da okumanızı salık veririz... )

( )


- INERT ELECTRODE[İng.] / INAKTIVE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNERT ELEKTROT


- BLANKETING[İng.] / INERTAGE[Fr.] / INTERISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İNERT GAZ KORUMASI


- INERT[İng.] değil/yerine/= ASAL


- INERT[İng.] ile/değil/yerine/= İNERT


- INERVASYON/INNERVATION[İng.] değil/yerine/= SİNİR DONATISI


- İNFAK değil/yerine/= GEÇİNDİRİ


- INFANT[İng.] değil/yerine/= BEBEK


- INFANT :/yerine BEBEK, YENİ DOĞAN


- INFANTICIDE[İng.] değil/yerine/= YAVRU KIYIMI

( Bir canlının, aynı türdeki bir başka yavruyu öldürmesi davranışı. Aslanlarda sık görülen bir davranıştır. Dişi aslanlar, yavruları sütten kesilmeden tekrar yavru verebilmek için çiftleşmezler. Bu durumda erkek aslan, çiftleşip yavru yapabilmek adına kendisine ait olmayan yavruyu öldürebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INFANTILİZM/INFANTILISM[İng.] değil/yerine/= BEBEKSİLİK


- INFARCTION[İng.] değil/yerine/= ENFARKTÜS

( Enfarktüs, etkilenen bölgeye yetersiz kan akışı nedeniyle doku ölümüdür. Kan akışındaki bir bozulma nedeniyle bir doku bölgesine yetersiz oksijen ve beslenme kaynağı olan uzun süreli iskeminin bir sonucu olarak ortaya çıkar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İNFAZ[Ar.] ETMEK değil/yerine/= YÜRÜTÜMLEMEK


- İNFAZ MASASI değil/yerine/= YÜRÜTÜM BİRİMİ


- İNFAZ MEMURU değil/yerine/= YÜRÜTÜM İŞYARI


- İNFÂZ[Ar. < NÜFÛZ | çoğ. İNFÂZÂT]/EXECUTION[İng.] değil/yerine/= YÜRÜTÜM, YERİNE GETİRME, UYGULAMA


- INFECTION :/yerine ENFEKSİYON


- INFERANS/INFERENCE[İng.] değil/yerine/= ÇIKARSAMA


- INFERIOR[İng.] değil/yerine/= AŞAĞI


- INFERTILITE/INFERTILITY[İng.] değil/yerine/= KISIRLIK


- İNFİAL değil/yerine/= EDİLGİ


- İNFİAL değil/yerine/= ETKİLENME


- İNFİAL değil/yerine/= KIZGINLIK/ÖFKE


- BLAST[İng.] / VENT[Fr.] ile/değil/yerine/= İNFİLAK ETMEK


- İNFİLÂK[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= PATLAMA


- INFİLTRASYON/INFILTRATION[İng.] değil/yerine/= İÇE SIZMA


- INFIX değil/yerine/= İÇEK


- INFIXATION değil/yerine/= İÇEKLEME


- INFLAKS/INFLUX[İng.] değil/yerine/= İÇ AKIM


- INFLATION :/yerine ENFLASYON


- INFLATION[İng.] değil/yerine/= ENFLASYON

( Ürün ve hizmet fiyatlarının genel seviyesinde süreklilik arz eden bir artış gözlemlenmesi sonucunda alım gücünde meydana gelen düşüştür.[1] Para arzındaki artış, mal ve hizmet miktarında meydana gelen artış ile dengeli ise fiyatların genel seviyesinde bir değişim yaşanmaması beklenir. Ancak bunlardan birinin fazla olması halinde denge bozulur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INFLOW[İng.] değil/yerine/= İÇE AKIŞ | GİRİŞ


- INFLUENCE :/yerine ETKİ, ETKİLEMEK


- INFO yerine BİLGİ


- INFORM :/yerine BİLGİLENDİRMEK


- INFORMATION :/yerine BİLGİ


- INFRARED/INFRARUJ INFRARED[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ


- RADIATION INFRAROUGE[Fr.] / INFRAROT STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İNFRARED IŞINLAR


- INFRARED RADYASYON/INFRARED RADIATION[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM


- INFÜZYON/INFUSION[İng.] değil/yerine/= DAMARDAN SIVI AKTARIMI


- INFUSION[İng.] / INFUSION[Fr.] / AUFGUB, INFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= İNFÜZYON


- İNGİLİZCE'Yİ:
İng.-TÜRKÇE SÖZLÜKTEN ÇALIŞMAK ile/ve/<>/||/değil/yerine TÜRKÇE-İng. SÖZLÜKTEN ÇALIŞMAK


- INGREDIENT :/yerine İÇERİK, MALZEME


- inhal.[Lat. < INHALETUR] değil/yerine/= SOLUKLA İÇERİ ÇEK


- İNHALAN/INHALANT[İng.] değil/yerine/= UÇUCU MADDE


- İNHALASYON/INHALATION[İng.] değil/yerine/= SOLUKLA ALMA


- İNHALER[İng.] değil/yerine/= SOLUMLATICI


- INHERITANCE OF ACQUIRED CHARACTERISTICS[İng.] değil/yerine/= EDİNİLMİŞ ÖZELLİKLERİN KALITIMI

( Çevresiyle kurduğu karşılıklı ilişkiler sonucu organizmada meydana gelen değişiklikler. 1801'de Lamarck, bu edinilmiş özelliklerin kalıtım yoluyla sonraki nesillere iletilebileceğinden bahseden bir çeşit evrim kuramı ileri sürdü. Günümüzde, bu kuram neredeyse tamamen yanlışlandı. Lamarck'a göre; zürafa, yılan, leylek ve kuğu gibi hayvanların vücut şekilleri, bu hayvanların uzun dönemler boyunca edinilmiş alışkanlıklarının sonucu. Ancak günümüzde türlerin yeni karakterleri bu biçimde kazanmadıklarını, evrimsel değişimlerin nesiller içerisindeki varyasyonlara ve seçilim sürecine bağlı olarak geliştiğini bilmekteyiz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İNHİBE/INHIBITED[İng.] değil/yerine/= ENGELLENMİŞ


- İNHİBİSYON/INHIBITION[İng.] değil/yerine/= ENGELLE(N)ME


- İNHİBİTÖR[İng.] değil/yerine/= ENGELLEYİCİ


- INHIBITOR[İng.] / INHIBITEURS[Fr.] / INHIBITOR, STABILISATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNHİBİTOR


- İNHİDAM[Ar.] değil/yerine/= ÇÖKME/YIKILMA


- İNHİMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BAĞIMLILIK

( Bir şeye, aşırı düşkünlük gösterme, kapılma. İLE/VE/||/<>/> ... )


- İNHİSÂR[Ar. < HASR]/MONOPOL[Fr.] değil/yerine/= TEKEL

( Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum. | Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu. | Bir kişi ya da kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç. )


- İN'İSÂB[Ar.]/INNERVATION[İng./Fr.] değil/yerine/= SİNİRLERİ GÜÇLENDİRME | SİNİRLERİN GÖVDEDEKİ DAĞILIŞI


- İN'İSÂM[Ar.] ile/değil/yerine/>< İN'İSÂR[Ar.]

( Sıkılma. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Koruma. )


- İNİSİYATİF[Fr./İng. < INITIATIVE] değil/yerine/= ÖNCE(Cİ)LİK, ÖNCÜLÜK


- INITIAL :/yerine İLK


- INITIALLY :/yerine BAŞLANGIÇTA


- INITIATIVE :/yerine GİRİŞİM


- inj./inject.[Lat. < INJECTIO, INJICIATUR] değil/yerine/= ENJEKSİYON, ENJEKTE EDİNİZ


- INJURY :/yerine YARALANMA


- INCA STONE[İng.] / INCA STEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNKA TAŞI


- İNKÂR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNSAN


- İNKÂR ile/ve/değil/yerine OLUMSUZLAMA

( İnkârın inkârı yapılarak ikrâra varılır. )

( [not] TO DENY vs./and/but NEGATORY
NEGATORY instead of TO DENY )


- İNKILÂP değil/yerine/=/= DEVRİM


- İNKİŞÂF[< KEŞF] değil/yerine/= AÇILMA, AÇINIM | MEYDANA ÇIKMA | MANEVİ SIRLARIN GÖRÜNMESİ

( AÇILMA | MEYDANA ÇIKMA | MANEVİ SIRLARIN GÖRÜNMESİ )


- İNKİŞAF/TEKÂMÜL[Ar.] değil/yerine/= GELİŞİM/GELİŞME


- İNKLINASYON/INCLINATION[İng.] değil/yerine/= EĞİM


- İNKOMPATIBIL/INCOMPATIBLE[İng.] değil/yerine/= UYUŞMAZ, | GEÇİMSİZ


- İNKOMPLET/INCOMPLETE[İng.] değil/yerine/= TAM OLMAYAN | TAMAMLANMAMIŞ


- İNKORPORASYON/INCORPORATION[İng.] değil/yerine/= İÇE KATIM


- İNLEME ile/değil/yerine/>< DİNLEME

( Bilgisizlikten, geç kalmış olmaktan dolayı inlemek istemiyorsan, (daha çok) dinlemelisin! )


- INLET[İng.] değil/yerine/= GİRİM


- INNER :/yerine İÇ


- INNOCENT :/yerine MASUM


- İNOKÜLASYON/INOCULATION[İng.] değil/yerine/= AŞILAMA


- İNOMINA/T / INNOMINATE[İng.] değil/yerine/= ADSIZ


- İNOP./INOPERABIL/INOPERABLE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT EDİLEMEZ


- GAYRI UZVÎ[Osm.] / INORGANIC[İng.] / ANORGANISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK, ANORGANİK


- INORGANIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK ASİT


- INORGANIC CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE MINÉRALE[Fr.] / ANORGANISCHE CHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK KİMYA


- INORGANIC PEROXIDE[İng.] / ANORGANISCHE PEROXYDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK PEROKSİT


- INORGANIC PIGMENT[İng.] / ANORGANISCHE PIGMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK PİGMENT


- INORGANIC POLYMER[İng.] / ANORGANISCHE POLYMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK POLİMER


- INORGANIC LIQUID LASER[İng.] / LASER LIQUIDE INORGANIQUE[Fr.] / ANORGANISCHER FLÜSSIGLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK SIVI LAZER


- INOSITOL[İng.] ile/değil/yerine/= İNOSİTOL


- İNOTROPİ/INOTROPY[İng.] değil/yerine/= KASILMA GÜCÜ


- İNOTROPİK/INOTROPIC[İng.] değil/yerine/= KASILIM ETKİLER


- İNOVASYON/INNOVATION[İng.] değil/yerine/= YENİLEŞİM


- İNOVATİF/INNOVATIVE[İng.] değil/yerine/= YENİLİKÇİ


- INOSITOL[Fr.] / INSITOL, MUSKELZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNOZİTOL


- INPUT[İng.] değil/yerine/= GİRDİ


- INQUIRY :/yerine SORUŞTURMA, SORGU


- INR/INTERNATIONAL NORMALIZED RATIO[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI NORMALLEŞTİRİLMİŞ ORAN


- İNSAF/LI değil/yerine/= DUYUŞ/LU


- İNSAN YAPITI ile/değil/yerine/< DOĞA VAROLANI


- İNSAN YAŞAMI değil/yerine YAŞAM

( Hayvanların yaşamı değil yaşam süresi olur. )

( Nesnelerin, varoluş süresi olur. )


- İNSANÎ KONULAR/DURUMLAR/OLAYLAR:
AŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAŞILMASI GEREKEN


- İNSANÎ değil/yerine/= KİŞİCİL


- İNSANIN ÇÖPÜ ile/değil/yerine DOĞANIN DÜZENİ


- İNSAN(KİŞİ/KENDİN):
OKYANUSUN İÇİNDE BİR DAMLA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİR DAMLANIN İÇİNDEKİ OKYANUS


- İNSANOĞLU" yerine KİŞİ / İNSANLIK


- INSEKTISIT/INSECTICIDE[İng.] değil/yerine/= BÖCEKKIRAN


- INSEMINASYON/INSEMINATION[İng.] değil/yerine/= TOHUMLAMA