Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 30.885 başlık/FaRk ile birlikte,
30.885 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(39/125)


- [ne yazık ki]:
FAİZ ile/değil/yerine/>< ÜRETİM(EKİN/KÜLTÜR)


- FAKAT ile/yerine/değil AYNI ZAMANDA


- FAKİR ile/ve/değil/yerine KANAATKÂR


- FAKİR[Ar.]/ÇIGAY[dvnlgttrk] değil/yerine/= YOKSUL


- FAKİRHANE değil/yerine/= YOKSULEVİ


- FAKİRİN CANI değil/yerine "ZENGİNİN" MALI


- FAKS değil/yerine/= BELGEÇ, BELGEGEÇER


- FAKSİMİLE[Fr. < FACSIMILÉ] değil/yerine/= TIPKIBASIM


- FAKSİYON değil/yerine/= KURUMLAR

( KURUMLAR )


- FAKTİTİF[Fr. < FACTITIF] değil/yerine/= ETTİRGEN EYLEM


- FAKTÖR[İng.] değil/yerine/= ETKEN/ETMEN


- FAKÜL[Fr. < FACULE] değil/yerine/= BENEK


- [gökbilim] FAKÜL[Fr.] değil/yerine/= BENEK


- FALANJİST[Fr. < PHALANGISTE] değil/yerine/= FALANJ ÜYESİ.[İSPANYA'DA]


- FALANKS/PHALANX[İng.] değil/yerine/= PARMAK KEMİĞİ


- FALCATE[İng.] değil/yerine/= FALKAT

( Ayası orak biçiminde kıvrık olan basit yaprak.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FALEZ[Fr. < FALAISE] değil/yerine/= YALI YAR


- FALL :/yerine DÜŞMEK, SONBAHAR


- FALSE CONSENSUS EFFECT[İng.] değil/yerine/= YANLIŞ ORTAKLIK ETKİSİ

( Başka insanlarla; davranış, tutum, inanç bakımından benzerliklerinin abartılması durumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FAMENNIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= FAMENİYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 372.200.000 ile 358.900.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir. Kaynaklarda bir örneği görülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FAMILIAR :/yerine TANIDIK


- FAMILY :/yerine AİLE


- FAMILYAL/FAMILIAL[İng.] değil/yerine/= AİLEVİ


- FAMOUS :/yerine ÜNLÜ


- FAN :/yerine HAYRAN, VANTİLATÖR


- FANATİK[Fr. < FANATIQUE] değil/yerine/= BAĞNAZ


- FANATİK değil/yerine/= BAĞNAZ/TUTKUN


- FANATİZM[Fr. < FANATISME] değil/yerine/= BAĞNAZLIK


- FANATİZM[İng. FANATICISM | Fr. < FANATISME] değil/yerine/= BAĞNAZLIK


- FÂNİ[Ar.] değil/yerine/= ÖLÜMLÜ/GELİP GEÇİCİ/KALIMSIZ


- FANNING'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE FANNING[Fr.] / FANNING-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG DENKLEMİ


- FANNING FRICTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE FROTTEMENT DE FANNING[Fr.] / FANNING-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG SÜRTÜNME KATSAYISI


- FANNO FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE FANNO[Fr.] / FANNO-STRÖMUNG, FANNO-FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNO AKIŞI


- PHANOTRON[İng.] / PHANOTRON[Fr.] / PHANOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= FANOTRON


- FANTASTİK[Fr. < FANTASTIQUE] değil/yerine/= HAYALÎ


- FANTASY :/yerine FANTEZİ


- FANTEZİ YAPMAK ile/değil/yerine FANTEZİ/LER ÜRETMEK/YARATMAK


- FANTEZİ değil/yerine/= DÜŞLEM


- FANTOM[Fr. < FANTÔME] değil/yerine/= HAYALET


- FANTOM/PHANTOM[İng.] değil/yerine/= HAYALET


- PHANTOM[Alm.] ile/değil/yerine/= FANTOM


- FAR :/yerine UZAK


- FARAD[İng.] / FARAD[Fr.] / FARAD[Alm.] ile/değil/yerine/= FARAD


- FARADAIC CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY AKIMI


- FARADAY BIREFRINGENCE[İng.] / BIRÉFRINGENCE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE DOPPELBRECHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ÇİFT KIRILMASI


- FARADAY'S DISC[İng.] / DISQUE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE SCHEIBE, FARADAYSCHE RUNDSHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİSKİ


- DIAMAGNETISCHE WIRKUNG VON FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİYAMANYETİK ETKİSİ


- FARADAY'S LAW OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI/KANUNLARI


- FARADAY'S LAWS OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI


- FARADAYSCHES ELEKTROLYSEGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASASI


- FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET FARADAY[Fr.] / FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ETKİSİ


- FARADAY'S LAW OF INDUCTION[İng.] / FARADAYSCHES INDUKTIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY İNDÜKSİYON YASASI


- FARADAY CAGE[İng.] / CAGE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER KÄFIG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KAFESİ


- FARADAY DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER DUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KARANLIK BÖLGESİ


- FARADAY CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY SABİTİ


- FARADAY CYLINDER[İng.] / CYLINDRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY SİLİNDİRİ


- FARADAY TUBE[İng.] / TUBE DE FARADAY[Fr.] / FARADAY-RÖHRE, FARADAY-TUBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY TÜPÜ


- FARADAY[İng.] / FARADAY[Fr.] / FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY


- NONFARADIAC CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAYİK OLMAYAN AKIM


- LOIS DE L'ÉLECTROLYSE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN ELEKTROLİZ YASALARI


- LOIS DE L'INDUCTION DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN İNDÜKSİYON YASALARI


- FARADIC CURRENT[İng.] / COURANT FARADIQUE[Fr.] / FARADISCHER STROM, INDUKTIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADİK AKIM


- FARBA/FARBALA[Fr.] değil/yerine FIRFIR


- FARBALA[Fr. < FARBALA] değil/yerine/= FIRFIR


- FARENJİT[Fr. < PHARYNGITE] değil/yerine/= YUTAK İLTİHABI


- PRESSION DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= FARK BASINCI


- FARK:
CEM ÖNCESİ ile/ve/değil/yerine CEM ile/ve/değil/yerine CEM SONRASI

( Şirk. İLE/VE Zındıklık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tevhid. )


- FARK ÖNCESİNDEKİ CEM ile/değil/yerine FARK SONRASINDAKİ CEM

( Zevktelerdir. İLE/DEĞİL/YERİNE Ancak, zahmette olanlar/olabilenler içindir. )


- FARK YARATMA ÇABASI yerine BÜTÜNÜ GÖRMEYE ÇALIŞMAK

( TRYING TO SEE ENTIRE instead of TO STRIVE "TO CREATE DIFFERENCE" )


- DIFFERENTIALVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARK YÜKSELTECİ


- FARK ile/ve/değil/yerine/en azından ORTAK NOKTA

( [not] DIFFERENCE vs./and/but COMMON POINT
COMMON POINT instead of DIFFERENCE )


- DIFFERENTIATING SOLVENTS[İng.] ile/değil/yerine/= FARKLANDIRICI ÇÖZÜCÜLER


- TEMYİZ ETMEK[Osm.] ile/değil/yerine/= FARKLANDIRMAK


- FARKLAR ile/ve/<>/değil/yerine TEMEL/BELİRLEYİCİ FARKLAR


- FARKLI BAKIŞ/BAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇOK YÖNLÜ BAKIŞ/BAKMAK


- FARKLI OLMAK(/OLMAYA ÇALIŞMAK) ile/ve/değil/yerine ADAM OLMAK(/OLMAYA ÇALIŞMAK)


- FARKLI OLMAK(/OLMAYA ÇALIŞMAK) ile/ve/değil/yerine FARK YARATMAK(/YARATMAYA ÇALIŞMAK)


- FARKLILIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİK

( Dilde, anlatımda/aktarımda, parçalarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Gerçeklikte/hakikatte. )


- FARKLILIKLAR VE ÇİRKİNLİKLER ile/yerine FARKLILIKLAR VE GÜZELLİKLER


- FARM :/yerine ÇİFTLİK


- FARMAKODİNAMİK[Fr. < PHARMACODYNAMIQUE] değil/yerine/= FARMAKODİNAMİ İLE İLGİLİ


- FARMAKOLOG değil/yerine/= EMBİLİMCİ


- FARMAKOLOJİ[Fr. < PHARMACOLOGIE] değil/yerine/= İLAÇ BİLİMİ


- FARMAKOLOJİ/PHARMACOLOGY[İng.] değil/yerine/= İLAÇ BİLİMİ


- FARMAKOLOJİ değil/yerine/= EMBİLİM


- PHARMACOLOGY[İng.] / PHARMACOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARMAKOLOJİ


- FARMAKOLOJİK değil/yerine/= EMBİLİMSEL/EMSEL


- FARMAKOPE/PHARMACOPEIA[İng.] değil/yerine/= RESMİ İLAÇ BİLGİSİ


- FARMAKOVİJİLANS/PHARMACOVİGILANCE[İng.] değil/yerine/= İLAÇ TAKİP DÜZENİ


- FARMASON[Fr. < FRANCMAÇON] değil/yerine/= MASON


- FARMER :/yerine ÇİFTÇİ


- FARS[Fr. < FARCE] değil/yerine/= GÜLDÜRÜ


- ... "FARZ" OLDU ile/değil/yerine ... ŞART OLDU


- FÂŞ değil/yerine/= MEYDANA ÇIKMA, DUYULMA, AÇIĞA VURMA


- FASET/FACET(TE)[İng.] değil/yerine/= DÜZ, PÜRÜZSÜZ YÜZEY


- FASHION :/yerine MODA


- FASİKÜL/FASCICLE[İng.] değil/yerine/= DEMETÇİK


- FASİKÜLASYON/FASCICULATION[İng.] değil/yerine/= SEYİRME


- FASİLITASYON/FACILITATION[İng.] değil/yerine/= KOLAYLAŞTIRMA


- [ne yazık ki]
!"FAŞİST/LİK" ile/değil/yerine !ZORBA/LIK


- FASİT DAİRE[Ar.] değil/yerine/= KISIR DÖNGÜ


- FASİT DAİRE[Ar.] değil/yerine/= KISIR DÖNGÜ


- FASİYAL/FACIAL[İng.] değil/yerine/= YÜZ (İLİŞKİLİ)


- FAŞİZAN[Fr. < FASCISANT] değil/yerine/= FAŞİST EĞİLİMLİ


- FASON[Fr. < FAÇON] değil/yerine/= KESİM


- FAST :/yerine HIZLI


- FASTA FORMAT[İng.] değil/yerine/= FASTA FORMATI

( DNA ve protein sekansları için evrensel yazı formatıdır. ">" işareti ile başlayıp tek satırlık tanımlamadan sonra sekans bilgileri ile devam eder.>gi|129295|sp|P01013|OVAX_CHICK GENE X PROTEIN (OVALBUMIN-RELATED)

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FAT PHOBIA[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMAN FOBİSİ

( Fat phobia, isminden de anlaşılacağı üzere şişman insanlardan ve yağ tüketiminden takıntılı bir biçimde korkma anlamına gelir. Bu durum patolojik bir durumdur ve bir tutum ya da davranış içinde kendini gösterebilir. Fat phobia, çok küçük yaşlardan beri insanlar üzerinde etkilerini göstermektedir. Örneğin David Aronson tarafından 1997 yılında yapılan bir çalışmada, yaş ortalamasına göre fazla kilolu çocukların diğer çocuklar tarafından daha çok ayrımcılığa uğradığı gösterilmiştir. Aynı biçimde 1995 yılında Christian S. Crandall tarafından yürütülen şu çalışma, fazla kilolu kadınların yükseköğrenimleri için ebeveynlerinden daha az finansal destek gördüklerini ortaya koymuştur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FAT :/yerine ŞİŞMAN, YAĞ


- FATAL değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜ


- FATALİST[Fr. < FATALISTE] değil/yerine/= YAZGICI


- FATALITE/FATALITY[İng.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜLÜK


- FATALITE ORANI/FATALITY RATE[İng.] değil/yerine/= OLGU-ÖLÜM ORANI


- FATALİZM[Fr. < FATALISME] değil/yerine/= YAZGICILIK


- FATE :/yerine KADER


- FATHER :/yerine BABA


- FATURA ile/ve/değil/yerine İRSALİYELİ FATURA


- FATURA[İt. < FATTURA] değil/yerine/= SAYIŞÇA


- FATURA değil/yerine/= YASAL ÖDENDİ BELGESİ


- FAULT :/yerine HATA, KUSUR


- FAUNA değil/yerine/= DİREY


- FAUNA[İng.] değil/yerine/= FAUNA

( Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FAURE-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAURE GÖZESİ/PİLİ


- FAURE CELL[İng.] / CELLULE DE FAURE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAURE PİLİ


- FAVOR :/yerine İYİLİK, DESTEK


- FAVORITE :/yerine FAVORİ


- FAY[Fr. < FAILLE] değil/yerine/= KIRIK/YERKIRIĞI


- USEFUL BEAM[İng.] / FAISCEAU UTILE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAYDALI DEMET


- NUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI GÜÇ


- NÜTZLICHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI IŞINIM


- USEFUL PENETRATION DEPTH[İng.] / PROFONDEUR DE PÉNÉTRATION UTILE[Fr.] / NÜTZLICHE EINDRINGTIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI NÜFUZ DERİNLİĞİ


- FAYDA/LI[Ar.] değil/yerine/= YARAR/LI


- ANGLE DE LA PHASE[Fr.] / PHASENWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ AÇISI


- DISCRIMINATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENDISKRIMINATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ AYIRACI


- DIVISEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENSPLITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ BÖLÜCÜ


- PHASE SOLUBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= FAZ ÇÖZÜNÜRLÜĞÜ


- PHASE SOLUBILITY ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FAZ ÇÖZÜNÜRLÜK ANALİZİ


- PHASE EQUILIBRIA[İng.] / ÉQUILIBRE DE PHASE[Fr.] / PHASENGLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ DENGESİ


- INVERSION DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAZ DÖNMESİ


- PHASENUMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ DÖNÜŞÜMÜ


- PHASENINVERSION, PHASENUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ EVİRMESİ


- PHASENÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ GEÇİŞİ


- PHASENGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ HIZI


- FAZ/İK/PHAS/IC[İng.] değil/yerine/= EVRE/Lİ


- PHASENSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KARARLILIĞI


- PHASENSCHIEBER-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KAYDIRICI OSİLATÖR


- OSCILLATEUR À DÉPHASAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAZ KAYMALI OSİLATÖR


- DÉPHASAGE[Fr.] / PHASENVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KAYMASI


- PHASENMODULIERTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KİPLEMELİ DALGA


- MODULATION DE PHASE[Fr.] / PHASENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KİPLEMESİ


- MODULATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENMODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KİPLEYİCİ


- PHASE RULE[İng.] ile/değil/yerine/= FAZ KURALI


- FAZ[Fr. < PHASE] değil/yerine/= ELEKTRİK GERİLİMİNDE EVRE


- RELAIS DE PHASE[Fr.] / PHASENRELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ RÖLESİ


- BORNE DE LA PHASE[Fr.] / PHASENGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ SINIRI


- PHASENUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ TERS ÇEVRİMİ


- PHASE TITRATION[İng.] / PHASE TITERN[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ TİTRASYONU


- GÉNÉRATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ ÜRETECİ


- ASSORTIMENT DE LA PHASE[Fr.] / PHASENANPASSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ UYUMU


- ESPACE DES PHASES[Fr.] / PHASENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ UZAYI


- FAZ[Fr./İng. < PHASE] değil/yerine/= EVRE


- FÂZIL[Ar.] değil/yerine/= ERDEMLİ KİŞİ


- FAZÎLET[Ar.] değil/yerine/= ERDEM


- FAZLA KONUŞMAK ile/değil/yerine GEREĞİNDEN FAZLA KONUŞMAK

( Kişinin, "Fazla konuşmak" diye bir durumu ol(a)maz fakat belirli/belirsiz bir konuda/alanda/olguda, gereğinden fazla konuşması söz konusu olabilir. [Kişinin, doğadaki fiziksel donanımlarının yetersizliğini giderecek olanın, beyni ve zihni olmasından dolayı ve bunu da, geri dönülmez bir duruma girmeden önce gidermek, çözüm üretmek üzere dili ve konuşma becerisi karşılar. Modern dönemlerde gelinmiş kopukluklar, hızlı ve kısa/kesik sözler kullanma "çabası/beklentisi" nedeniyle de "konuşmanın fazlası" diye bir olgu, durum geliştirilemez ve/ya da bu kişisel/düşük "beklentinin" karşılanması, çevremizdeki kişilerden beklenilemez!] )


- FAZLA ile/ve/yerine/değil YETERİNCE

( [not] EXCESS vs./and/but ADEQUATELY/SUFFICIENTLY
ADEQUATELY/SUFFICIENTLY instead of EXCESS )


- FAZLA/BOŞ/BOŞUNA ile/ve/değil/yerine GEREKLİ/LİK


- | FAZLALIK ve GEREKSİZ | ile/değil/yerine CANIMIZ

( Kenara çekilen. VE Ardımızda olan/kalan. İLE/DEĞİL/YERİNE Yanımızda olan, yanında olduğumuz. )


- FDA/FOOD AND DRUG ADMINISTRATION[İng.] değil/yerine/= ABD GIDA VE İLAÇ DAİRESİ


- FEAR :/yerine KORKU


- FEATHER ANALYSIS[İng.] / FEATHER/SCHE-ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= FEATHER ÇÖZÜMLEMESİ


- FEATURE OF EARTH değil/yerine/= TOPAN


- FEATURE :/yerine ÖZELLİK


- feb. dur.[Lat. < FEBRE DURANTE] değil/yerine/= ATEŞ SIRASINDA, ATEŞ VARKEN


- FEBRİL/FEBRİLE[İng.] değil/yerine/= ATEŞLİ


- FEBRILE SEIZURE[İng.] değil/yerine/= FEBRİL KONVÜLSİYON

( Genellikle 6 ay ila 6 yaş arası çocuklarda görülen, ateşin 38 derece ve üstüne çıkması ile meydana gelen nöbetlere verilen isimdir. Halk arasında "ateşli havale" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FECİR değil/yerine/= TAN


- FEDÂ ETMEK değil/yerine/= YOLUĞLAMAK/GÖZDEN ÇIKARMAK


- FEDÂ[Ar. < FİDA] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DESTEK


- FEDÂ[Ar. < FİDA] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KATKI


- FEDÂ ile/değil/yerine/>< ELVEDÂ

( Sevene can fedâ; sevmeyene elvedâ. )


- FEDÂ değil/yerine/= YOLUĞ


- FEDAİ değil/yerine/= YOLUĞAN


- FEDÂKÂRLIK değil/yerine HAK/LAR


- VAZGEÇME/FEDÂKÂRLIK[Ar.] değil/yerine/= ÖZVERİ, EL ÇEKME

( Temiz ve özverili bir hayat yaşayın, bu yeter. )

( Live a clean, selfless life, that is all. )

( EXTREME DEVOTION vs. SELF-SACRIFICE )


- FEDERAL :/yerine FEDERAL


- FEDERASYON[Fr./İng. < FEDERATION] değil/yerine/= ÜSTBİRLİK


- FEE :/yerine ÜCRET


- FEED :/yerine BESLEMEK


- FEEL :/yerine HİSSETMEK


- FEELING :/yerine HİS, DUYGU


- FELÂKET ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SELÂMET


- FELÂKET değil/yerine/= YIKIM/YIKINÇ


- FELÇ/C[Ar.] değil/yerine/= İNME


- FELICI BALANCE[İng.] / ÉQUILIBRE DE FELICI[Fr.] / FELICI-ABGLEICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FELİCİ DENGESİ


- FELLOW :/yerine ARKADAŞ, DOST


- FELSEFE ÖĞRENMEK değil/yerine FELSEFE YAPMAK


- FELSEFE ÖĞRENMEK ile/yerine/değil FELSEFE YAPMAYI ÖĞRENMEK


- FELSEFE:
"ÖĞRETMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖĞRETİLENLERİ DÜŞÜNMEK


- FELSEFE:
UYURGEZER/LİK değil/yerine/>< GELİŞMİŞ BİLİNÇ/LİLİK


- FELSEFE ÜZERİNE KONUŞMAK:
"KEYFÎ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORUNLULUKLA


- FELSEFE:
"YAPTIRIMLARI OLAN" değil/yerine YARGILARI OLAN


- [FELSEFEDE/TASAVVUFTA] (BAZI/ÇOĞU) (ÖZEL ŞEY["AYRINTI/İÇERİK/DERİNLİK/YOĞUNLUK/KABALIK/İNCELİK"]):
"BAYIL" DİYE değil/yerine "AYIL!" DİYE


- FELSEFEYE GİRİŞ KİTAPLARI ile/ve/değil/yerine/<> FELSEFE TARİHİ KİTAPLARI


- FELSEFÎ SÖZLÜK ile/ve/değil/yerine FELSEFÎ ANSİKLOPEDİK SÖZLÜK


- FELSEFÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAVRAMSAL


- FELSEFÎ ile/değil/yerine YORUMSAL


- FEMALE :/yerine KADIN, DİŞİ


- FEMİNEN[Fr. < FÉMININ] değil/yerine/= KADINSI


- FEMİNİST EKOLOJİ/EKOFEMİNİZM değil/yerine/= DİŞİCİ ÇEVREBİLİM/ÇEVREDİŞİCİLİK


- FEMİNİST değil/yerine/= DİŞİCİ


- FEMİNİZM değil/yerine/= DİŞİCİLİK


- FEMTO-[İng.] / FEMTO-[Fr.] / FEMTO[Alm.] ile/değil/yerine/= FEMTO-


- FEMUR[İng.] değil/yerine/= UYLUK KEMİĞİ

( Uyluk kemiği; memeli iskelet sistemindeki en uzun, en güçlü ve en hacimli kemiktir. Kalçanın bir bölümünü oluşturan bu kemik dizin bir bölümüne kadar uzanır ve vücut yükünün önemli bir bölümünü taşır. Latince’de uyluk anlamına gelen femur sözcüğü uyluk kemiği anlamına gelen os femoris sözcüğünden türetilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FENÂLAŞMAK değil/yerine/= KENDİNDEN GEÇMEK


- FENCE :/yerine ÇİT


- FENESTRASYON/FENESTRATION[İng.] değil/yerine/= PENCERELEME


- ASİT FENİK[Osm.] / PHENOL[İng.] / PHÉNOL, ACID PHENIQUE[Fr.] / PHENOL[Alm.] ile/değil/yerine/= FENOL


- PHENOLS[İng.] / PHENOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= FENOLLER


- FENOLOJİ[Fr. < PHÉNOLOGIE] değil/yerine/= BELİRTİ BİLİMİ


- PHENOLOGY[İng.] / PHÉNOLOGIE[Fr.] / PHENOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FENOLOJİ


- FENOLOJİK[Fr. < PHÉNOLOGIQUE] değil/yerine/= BELİRTİ BİLİMSEL


- FENOMEN[Fr. < PHÉNOMÈNE] değil/yerine/= OLAY. | GÖRÜNGÜ


- FENOMEN değil/yerine/= GÖRÜNGÜ


- FENOMENİST[Fr. < PHÉNOMÉNISTE] değil/yerine/= GÖRÜNGÜCÜ


- FENOMENİZM[Fr. < PHÉNOMÉNISME] değil/yerine/= GÖRÜNGÜCÜLÜK


- FENOMENOLOJİ[Fr. < PHÉNOMÉNOLOGIE] değil/yerine/= GÖRÜNGÜ BİLİMİ


- FENOMENOLOJİK[Fr. < PHÉNOMÉNOLOGIQUE] değil/yerine/= GÖRÜNGÜ BİLİMSEL


- FENOTİP değil/yerine/= DIŞYAPI


- FENOTİP/İK / PHENOTYP/IC[İng.] değil/yerine/= DIŞ GÖRÜNÜM/SEL


- FEODAL[Fr. < FÉODAL] değil/yerine/= DEREBEYLİKLE İLGİLİ


- FEODALİTE A[Fr. < FÉODALITÉ] değil/yerine/= DEREBEYLİK


- FEODALİTE değil/yerine/= DEREBEYLİK


- FEODALİZM[Fr. < FÉODALISME] değil/yerine/= DEREBEYLİK DÜZENİ


- FEODAL/İZM değil/yerine/= DEREBEYCİ/LİK


- FERÂGAT AHLÂKI ile/ve/değil/yerine ANNELİK AHLÂKI

( [not] MORALS OF ABNEGATION vs./and/but MORALS OF MOTHER
MORALS OF MOTHER instead of MORALS OF ABNEGATION )


- FERÂGAT değil/yerine/= ELÇEKİ


- FERAHLAMAK değil/yerine/= İNÇLEMEK


- FERAHLATMAK değil/yerine/= İNÇLETMEK


- FERAH/LIK değil/yerine/= İNÇ/LİK


- FERÂSET[Ar. < FERES(Çok hızlı giden at)] değil/yerine/= SEZGİ/SEZİ/SEZİŞ/ANLAYIŞ

( ZEKÂNIN İNCELMİŞ VE HIZLANMIŞI | EDEB'İN KALBE İNİŞİ | ANLAYIŞTA ÖNE GEÇME | ZEKÂNIN GÖVDEYİ KONTROL ALTINA ALMIŞ ŞEKLİ. (AKIL-ZEKÂ-FERASET) [AYNI ŞEYİN DEĞİŞİK MERTEBELERDE ALDIĞI ADLAR] )


- FERDÎ HİKMET[Ar.] değil/yerine/= BİREYSEL BİLGELİK/AYDINLANMA/UYANIŞ/ARINMA


- FERDÎ değil/yerine/= BİREYSEL/KİŞİSEL


- FERFORJE[Fr. < FER FORGÉ] değil/yerine/= DÖKME DEMİR

( Kapılara, pencerelere ya da evlerin iç bölümlerine süsleme amacıyla yapılıp takılan dövme demir. )


- FER-İ TÂLÎ değil/yerine/= SÜRGÜN

( Bitkinin dibinden süren filiz. )


- FERİŞTAH[Fars. < FİRİŞTE] değil/yerine/= UZMAN / EN YETKİLİ


- FERMAN[Fars.] değil/yerine/= YARLIK/BUYRUK


- FERMANTASYON[Fr. < FÉRMANTATION] değil/yerine/= MAYALANMA


- FERMANTASYON/FERMENTATION[İng.] değil/yerine/= MAYALANMA


- FERMANTASYON[Fr.]/TAHAMMÜR[Ar.] değil/yerine/= MAYALANMA

( Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimlerin etkisiyle uğradığı değişiklik. | Sıvı ya da hamur durumunda bulunan organik maddelerin, kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması durumu. )


- FERMAT PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE FERMAT[Fr.] / FERMATSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMAT İLKESİ