Yerine bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 16.986 başlık/FaRk ile birlikte,
16.986 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(38/69)
- LOW :/yerine ALÇAK, DÜŞÜK
- LOWER :/yerine ALÇALTMAK, ALT
- LP/LUMBAR PUNCTION[İng.] değil/yerine/= LOMBER PONKSİYON
- LSTM/LONG-SHORT TERM MEMEORY[İng.] değil/yerine/= UZUN-KISA SÜRELİ BELLEK
- LUCK :/yerine ŞANS
- LUCKY :/yerine ŞANSLI
- LÛGAT[Ar.] değil/yerine/= SÖZLÜK
- LÜKS ile/değil/yerine TOKGÖZLÜLÜK
( Yapay yoksulluk. İLE/DEĞİL/YERİNE Doğal zenginlik. )
- LÜKSASYON/LUXATION[İng.] değil/yerine/= ÇIKIK
- LÜMEN/LUMEN[İng.] değil/yerine/= BORUMSU BOŞLUK
- LUNCH :/yerine ÖĞLE YEMEĞİ
- LUNG :/yerine AKCİĞER
- LUP[İng. < LOOP] değil/yerine/= DÖNGÜ
- LUSITROPİ/LUSITROPY[İng.] değil/yerine/= GEVŞEME GÜCÜ
- LÜTFEN değil/yerine/= KAYRADAN
- LÜTFETMEK değil/yerine/= KAYRALAMAK
- LÜTUF/İHSAN/ATIFET/İNAYET değil/yerine/= KAYRA/İYİDEM/KUTBAĞIŞ/KUTYARDIM
- LÜTÛFKÂR/ÂNE değil/yerine/= KAYRALI/CA
- LÜZUM/HACET/İCAP değil/yerine/= GEREK/İSTER
- LVAD/LEFT VENTRICULAR ASSIST DEVICE SOL VENTRİKÜL[İng.] değil/yerine/= SOL KARINCIK DESTEK AYGITI
- M-HEALTH/MOBILE HEALTH[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK, M-SAĞLIK
- m.[Lat. < MISCE] değil/yerine/= KARIŞTIR, BİRLEŞTİR
- M/MOLAR[İng.] değil/yerine/= MOL
- M-RNA MESSENGER RİBONUCLEİC ACİD[İng.] değil/yerine/= HABERCİ RİBONÜKLEİK ASIT
- MAL/MÜLK/MADDİ ZENGİNLİK değil/yerine/= OD, OCAK
- MAALESEF[Ar.]["MALESEF" değil!]/DERDÂ[Fars.] değil/yerine/= NE YAZIK Kİ
- MAARİF/Çİ[Ar.] değil/yerine/= EĞİTİM/Cİ
- MAAŞ/MAHİYE[Fars., Ar.]["MAYIŞ" değil!] değil/yerine/= AYLIK
- MÂBED/MÂBET[Ar.] değil/yerine/= TAPINAK
- MAÇ[İng. MATCH] değil/yerine/= KARŞILAŞMA/EŞLEŞME
- MACERA[Ar.]/SERÜVEN[Fars. SERVAN]/SERGÜZEŞT[Fars.]/AVANTÜR[Fr. AVENTURE | İng. ADVENTURE] değil/yerine/= OLAYCA
- MACERAPEREST değil/yerine/= OLAYCASEVER
- MACHINE :/yerine MAKİNE
- MAD :/yerine DELİ, SİNİRLİ
- MADDE değil/yerine/= EY/ÖZDEK/NESNE
- MADDE/(î) değil/yerine/= ÖZDEK/(SEL)
( Biçimi kabul etme olanağı. )
- MADDÎ EDİM değil/yerine/= EYCİL EDİM
- MADDÎ KEYİFLER/ZEVKLER ile/ve/değil/yerine MANEVÎ ZEVKLER
( Başta istek, sonrasında bıkkınlık verir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Başta isteksizlik, sonrasında şevk verir. )
- MADDİ MALLAR değil/yerine/= EYCİL TAVARLAR
- MADDÎ değil/yerine/= EYCİL
- MADDİYAT değil/yerine/= EYCİLLİK
- MAFSAL[Ar.] değil/yerine/= EKLEM
- MAĞARA[Ar.] değil/yerine/= İN
( Bir yamaca ya da kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu. | Karst bölgelerinde, kireçtaşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yeraltı kovukları. )
- MAĞAZA değil/yerine/= KEPİTEY
- MAGAZINE :/yerine DERGİ
- MAĞDUR/İYET[Ar.] değil/yerine/= KIYGIN/LIK
( Haksızlığa uğramış kişi. )
- MAĞLUP/MAĞLUBİYET değil/yerine/= YENİK/YENİLEN/YENİLGİ/SIMAK
( Bir savaşta, yarışmada kaybetme, yenilme. | Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme. )
- MAGMA[Yun.] değil/yerine/= ISI/SICAK YUVARI
( Yerin içinde, sıvı ya da hamur kıvamında, uçucu gazlarla doymuş olarak bulunan eriyik. )
- MAGNETOSPHERE değil/yerine/= KAPARYUVAR
- MAGNETOTELLURICS değil/yerine/= KAPARBALKI
- MAGNİFİKASYON/MAGNİFICATION[İng.] değil/yerine/= BÜYÜLTME
- MAGNİTÜT/MAGNİTUDE[İng.] değil/yerine/= BÜYÜKLÜK | ÖNEM
- MAĞRUR[Ar.] değil/yerine/= GURURLU
- MAĞRUR ile/ve/değil/yerine/||/>< MAĞDUR
( Mağdur olan, mağrur olur. )
( "Mağrurun" değil mağdurun yanında olmayı yeğleriz/yeğlemeliyiz... )
- MAĞŞUŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞIK
- MAHAL/MEVZİ[Ar.] değil/yerine/= YER/YÖRE
- MAHALLİ[Ar.] değil/yerine/= YÖRESEL/YEREL
- MAHÂRET değil/yerine/= BECERİ
- MÂHÂZÂ/MAAHÂZÂ değil/yerine/= BUNUNLA BİRLİKTE, BÖYLEYKEN, BÖYLE İSE DE
- MAHCUBİYET[Ar.] değil/yerine/= UTANGAÇLIK/SIKILGANLIK
- MAHCUR[Ar.] değil/yerine/= KISITLI
- MAHCUR değil/yerine/= KISITLI
- MAHCUZ değil/yerine/= ELKOYLU
- MAHDUT değil/yerine/= DAR
- MAHDUT[Ar.] değil/yerine/= SINIRLANMIŞ
- MAHFAZA[Ar.] değil/yerine/= KORUNCAK
- MAHFAZA değil/yerine/= KORUNCAK
- MAHFİL-İ KAZÂ değil/yerine/= ADÂLET MEYDANI
- MAHFUZ[Ar.] değil/yerine/= KORUNAN/KORUNMUŞ/SAKLANMIŞ/SAKLI
- MAHFUZ[Ar.]["MAFUZ" değil!] değil/yerine/= SAKLANMIŞ/KORUNMUŞ
( MAHFUZEN: Gözaltında olarak. )
- MAHFUZ değil/yerine/= SAKLI/KORUNUK
- MAHİR[Ar.] değil/yerine/= USTA/BECERİKLİ
( MÂHİRÂNE[Ar., Fars.]: Becerikli bir biçimde, becerikli olarak, ustaca. )
- MAHİYET[Ar.] değil/yerine/= İÇYÜZ
- MAHİYET[Ar.] değil/yerine/= ÖZLÜK/İÇYÜZ
( Bir şeyin durumu. | Kişi. )
- MAHKÛK[Ar.] değil/yerine/= KAZILMIŞ
- MAHKÛM ETMEK ile/ve/yerine ELEMEK
- MAHLÛK[Ar.] değil/yerine/= YARATIK
- MAHLUL[Ar.] değil/yerine/= ÇÖZÜLMÜŞ/DAĞILMIŞ
- MAHLUL[Ar.] değil/yerine/= HALLOLMUŞ/ÇÖZÜLMÜŞ | ERİYİK
- MAHLUL/SOLÜSYON değil/yerine/= ERİYİK/ÇÖZELTİ
- MAHLUT[Ar.] değil/yerine/= KATIŞIK | KARIŞIM
- MAHMUL değil/yerine/= YÜKLETİLMİŞ/YÜKLÜ/DOLU
- MAHMUZ[Ar.] değil/yerine/= ÇIKINTI
( Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı. | Eski tür savaş gemilerinde, su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı. | Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı. )
- MAHPUS[Ar.] değil/yerine/= KAPATILMIŞ
( Kapatılmış, hapsedilmiş. | Bir çeşit tavla oyunu. )
- MAHPUS değil/yerine/= KISINIK
- MAHREC değil/yerine/= PAYDA
- MAHREK[Ar.] değil/yerine/= YÖRÜNGE
( Yürüyen bir noktanın izlediği ya da çizdiği yol. | Bir gökcisminin, devinme süresince aldığı yol. )
- MAHREM değil/yerine/= GİZLİ
- MAHREM değil/yerine/= İÇREK, GİZLİ
- MAHREMİYET değil/yerine/= GİZLİLİK
- MAHRUKAT[Ar.] değil/yerine/= YAKIT/YAKACAK
- MAHRUM[Ar.] değil/yerine/= YOKSUN
- MAHRUM/İYET değil/yerine/= YOKSUN/LUK
- MAHRUT[Ar.] değil/yerine/= KONİ
- MAHSUBEN[Ar.] değil/yerine/= SAYILCA
- MAHSUL[Ar.] değil/yerine/= ÜRÜN/VERİM
- MAHSUL/HASILAT değil/yerine/= ÜRÜN
- MAHSUP değil/yerine/= SAYIŞIK
- MAHSÛR[Ar.] değil/yerine/= KISIĞ
- MAHSUS ile/ve/değil/yerine MÂKUL
( Elimizle/gözümüzle, duyularımızla. İLE/VE/DEĞİL Beyin, akıl ile. )
- MAHSUS[Ar.]["MASUS" değil!] değil/yerine/= ÖZELLİKLE
- MAHÛLE[Ar.] değil/yerine/= DUL
( Kocası ölmüş kadın. İLE Eşi ölmüş ya da eşinden boşanmış kadın ya da erkek. )
- MAHV[Ar.] ile/değil/yerine HAVF[Ar.]
- MAİ[Ar. < MA: Su.] değil/yerine/= MAVİ/GÖKÇE
- MAIL :/yerine POSTA, E-POSTA
- MAIN :/yerine ANA
- MAİN[Ar.] değil/yerine/= KARE/EŞKENAR DÖRTGEN
- MAINLY :/yerine BAŞLICA
- MAINTAIN :/yerine SÜRDÜRMEK
- MAINTENANCE :/yerine BAKIM
- MAİŞETİ TEMİN[Ar.] değil/yerine/= GEÇİMİNİ SAĞLAMAK
- MAJOR CROSS MATCH[İng.] değil/yerine/= MAJOR ÇAPRAZ KARŞILAŞTIRMA
- MAJOR :/yerine ANA, BÜYÜK
- MAJÖR/MAJOR[İng./Fr.] değil/yerine/= BÜYÜK/ÖNEMLİ
( Büyük, önemli. | Bir makam, bir akort ya da bir aralığın oluşma biçimi. | Büyük önerme. )
- MAJORITY :/yerine ÇOĞUNLUK
- MAKABLE TEŞMİL değil/yerine/= GERİ YÜRÜTÜM
- MAKALE değil/yerine/= YAZI
- MAKAM/MANSIP/MESNET/MEVKİ değil/yerine/= ORUN
- MAKAM ŞÖFÖRÜ değil/yerine/= ORUN SÜRÜCÜSÜ
- MAKAM TAZMİNATI değil/yerine/= ORUN ÖDENEĞİ
- MAKAMDA YÜKSELİŞ ile/ve/değil/yerine HİZMETTE YÜKSELİŞ
( Allah'ın kudretiyle bitişen kişi, hepimize ücretsiz ve menfaatsiz olarak hizmet eder. )
( Bir meyve ağacı, uzaktan hep yaprak görünür. Yanına yaklaşınca meyveleri görünmeye başlar. Yaprak olmasa meyve yetişemez. O kadar yaprağın hizmeti o meyveler içindir. )
( Keşkül Dergisi'nden: Hizmet I, Hizmet II )
- MAKARA değil/yerine/= SARDIRAÇ
- MAKBUZ[Ar.] değil/yerine/= ÖDENDİ BELGESİ
- MAKE :/yerine YAPMAK
- MAKER :/yerine YAPAN, ÜRETİCİ
- MAKEUP :/yerine MAKYAJ
- MAKİNE değil/yerine/= İŞLERGE
- MAKİNİST değil/yerine/= İŞLERGECİ
- MAKSAT[Ar. < KASD]/AMAÇ[Fars.] değil/yerine/= EREK
- MAKSİMAL[/MAXIMAL[[İng.] değil/yerine/= EN ÇOK | EN YÜKSEK
- MAKSİMİZASYON/MAXIMIZATION[İng.] değil/yerine/= EN ÇOKLAMA, EN ÇOKLAYIM, EN ÇOKLATIM
- MAKSİMUM/MAXIMUM[İng.] değil/yerine/= EN ÇOK | EN YÜKSEK
- MAKSİMUM değil/yerine/= EN ÇOK/YÜKSEK
- MAKSİMUM değil/yerine/= SON SINIR / EN FAZLA
- MAKSUMUN ALEYH değil/yerine/= BÖLEN
- MAKTUL[Ar.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜLEN
- MAKYAJ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜLÜMSE/MEK
( Kişinin en güzel/iyi/büyüleyici/olmazsa olmaz/değerli/etkili/sınırsız/sürekli makyajı, gülümsemesidir. )
- MAKYAJ[Fr.] değil/yerine SÜSLEM / YÜZ BOYAMA
- MAKYAJLI ile/yerine MAKYAJSIZ
- MAL/META ile/değil/yerine CAN
- MALA[Fars.] değil/yerine/= SÜRGÜ
( Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, tahta saplı, duvarcı ve sıvacı aracı. )
- MALABSORPSİYON/MALABSORPTION[İng.] değil/yerine/= EMİLİM BOZUKLUĞU
- MALADJUSTMENT[İng.] değil/yerine/= UYUM BOZUKLUĞU
- MALAKİT[Fr. MALACIHTE < Yun.] değil/yerine/= BAKIRTAŞI
( Yeşil renkli, yontulup parlatılabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat. )
- MALE :/yerine ERKEK
- MALEZYA'DA:
KENT değil/yerine KÖY
( Malezya halkı, (daha çok) yerleşim ve yaşamak için kent yerine köyleri tercih etmektedir. )
- MALFORMASYON/MALFORMATION[İng.] değil/yerine/= OLUŞUM BOZUKLUĞU | BİÇİM KUSURU
- MALI SEVMEK ile/değil/yerine KENDİNİ SEVMEK
( Kendini sevemeyenin sevdiği. İLE ... )
- MALİGNANSİ/MALİGNANCY[İng.] değil/yerine/= KÖTÜCÜLLÜK
- MALİGNİTE/MALIGNITY[İng.] değil/yerine/= KÖTÜCÜLLÜK
- MÂLİK[< MÜLK | çoğ. MÜLLEK] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SÂLİK[< SÜLÛK]
( Sahip, bir şeye sahip olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bir tarikata girmiş bulunan. | Yolcu, Allah'a giden yolu tutana, seyr hâlinde bulunduğu sürece verilen isim. )
- MALL :/yerine ALIŞVERİŞ MERKEZİ
- MALNÜTRİSYON/MALNUTRITION[İng.] değil/yerine/= KÖTÜ BESLENME
- MALPOZİSYON/MALPOSITION[İng.] değil/yerine/= KÖTÜ KONUM
- MALPRAKTİS/MALPRACTICE[İng.] değil/yerine/= HATALI TIBBİ UYGULAMA
- MALROTASYON/MALROTATION[İng.] değil/yerine/= KUSURLU DÖNÜŞ
- MALUL GAZİ değil/yerine/= SÖKEL BATUR
- MALÛL[Ar.] değil/yerine/= SÖKEL/SAKAT | GÜÇSÜZ
- MALULEN değil/yerine/= SÖKELCE/SÖKELLİKTEN
- MALUM/AKTİF değil/yerine/= ETKEN
- MALUMAT ile/ve/yerine FEYZ
- MALUMUNUZ ... ile/ve/değil/yerine/<> ANIMSARSANIZ ...
- MALUMUNUZ ... ile/ve/değil/yerine/<> BİLDİĞİNİZ GİBİ
- MALZEME[Ar.] değil/yerine/= GEREÇ
- MAMUR[Ar.] değil/yerine/= BAYINDIR
( Gelişip güzelleşmesi, yaşayış koşullarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan. )
- man. pr.[Lat. < MANE PRIMO] değil/yerine/= SABAH ERKENDEN
- MAN :/yerine ADAM
- MÂNÂ[Ar.] değil/yerine/= ANLAM
- MANAGE :/yerine YÖNETMEK
- MANAGEMENT :/yerine YÖNETİM
- MANAGER :/yerine YÖNETİCİ
- MANCANA[İt.] değil/yerine/= FIÇI
( Gemilerde, içme suyu konulan, büyük, yassı fıçı. )
- MANDREN/MANDRİN[İng.] değil/yerine/= DALGI KILAVUZU
- MANEN değil/yerine/= ÖZCE
- MANEVİ TAZMİNAT değil/yerine/= ÖZCÜL ÖDENCE
- MANEVİ değil/yerine/= ÖZCÜL
- MANEVİYAT değil/yerine/= ÖZCÜLLÜK
- MANEVRA[Fr.] değil/yerine/= DÖNÜŞ/HAREKET
( Bir aygıtın işleyişini düzenleme, yönetme eylemi ya da biçimi. | Geminin bir yere yanaşmak ya da bir yerden çıkmak için yaptığı hareket. | Lokomotifin, katar katmak ya da katar dağıtmak için ileri geri giderek hattan hasa geçmesi. | Hareket, gidiş-geliş. | Asker birliklerini, savaşa hazırlamak amacıyla, arazi üzerinde yapılan geniş ölçüde savaş denemesi, tatbikat. | İstenilen amaca ulaşmak için tutulması gereken yol. )
- MÂNİ OLMAK değil/yerine/= ÖNLEMEK
- MÂNİ[Ar.]/ENGEL[Fars. :Parazit.] değil/yerine/= ENGEL
- MÂNİ[Ar.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ/ENGEL
- MANİFATURA[İt. < Lat.] değil/yerine/= KUMAŞ/DOKUMA
( Fabrika yapımı her türlü kumaş ve bez gibi dokumalar. )
- MANİFESTASYON/MANIFESTATION[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNÜR BELİRTİ-BULGU
- MANİFESTO[İt. < Lat.] değil/yerine/= BİLDİRİ
- MANİK ATAK/MANIC EPISODE[İng.] değil/yerine/= TAŞKINLIK DÖNEMİ
- MANİK-DEPRESİF PSİKOZ değil/yerine/= TAŞKIN-ÇÖKÜMLÜ ÇILDIRI
- MANİKA[İt. < MANICA] değil/yerine/= BACA[Fars. < BÂCE]
( Gemilerde, ambarlara ve makine bölümüne hava vermek için güverteye açılan baca. )
- MANİKÜR[Fr.] değil/yerine/= EL/TIRNAK BAKIMI
- MANİPÜLASYON/MANİPULATION[İng.] değil/yerine/= YÖNLENDİRME | GÜDÜMLEME | HİLEYLE YÖNLENDİRME | KARŞIDAKİYLE OYNAMA, KARŞIDAKINİ ÇIKARI İÇİN KULLANMA. | ELLE KULLANMA
- MANİPÜLASYON değil/yerine/= YÖNLENDİRİM
- MANİPÜLATİF değil/yerine/= YÖNLENDİRİMLİ
- MANİPÜLATÖR/MANİPLE değil/yerine/= YÖNLENDİREÇ/YÖNLENDİRİMCİ/YÖNLENDİREÇÇİ
- MANNER :/yerine TAVIR, TUTUM
- MANOMETRE[Fr. < Yun. MANOS: Seyrek, yumuşak. | METRON: Ölçü.] değil/yerine/= BASIÖLÇER
- MANŞET[Fr. < MANCHETTE] değil/yerine/= ÖNBAŞLIK
- MANSİYON[Fr.] değil/yerine/= ÖZENDİRME ÖDÜLÜ
( Bir yarışmada, konulan ödüle yeterli nitelikte görülmemekle birlite, anılmaya değer bulunan kişiye ya da yapıta verilen derece. )
- MANŞON/CUFF[İng.] değil/yerine/= SARGAN
- MANTAR(/LAMAK)" ile/değil/yerine/>< KANTAR/TERAZİ (ÖLÇÜ/T)
- MANTIK EYTİŞİMİ ile/ve/değil/yerine YAŞAM EYTİŞİMİ
- MANTIK KALIPLARI ile/ve/değil/yerine MANTIK
- MANTIK, MANTIKLI/LIK ile/ve/<>/değil/yerine TUTARLI/LIK
( LOGIC, LOGICAL/NESS vs./and/<> CONSISTENCY
CONSISTENCY instead of LOGIC, LOGICAL/NESS )
- MANTIK ile/değil/yerine UYGULAMA
- MANTIK ile/ve/değil/yerine YÖNTEM
- MANTIKEN değil/yerine/= ESTEMCE
- MANTIKÎ/MANTIKSAL değil/yerine/= ESTEMLİ
- MANTIKLI ile/ve/değil/yerine/||/<> YERİNDE/İSABETLİ
- MANTIKSIZ" ile/değil/yerine TUHAF
- MANUEL/MANUAL[İng.] değil/yerine/= EL KITABI | ELLE YAPILAN
- MANUFACTURER :/yerine ÜRETİCİ
- MANUFACTURING :/yerine ÜRETİM
- MANY :/yerine BİRÇOK
- MANYETİK değil/yerine/= KAPGILI
- MANYETİZMA değil/yerine/= KAPGIBİLİM | KAPGILAMA/KAPGILIK
- MANZARA değil/yerine/= GÖRÜNÜM/GÖREY
- MAP :/yerine HARİTA
- MARABA/RENÇBER[Fars.]/IRGAT[Yun.] değil/yerine/= ÇİFTÇİ/ORTAKÇI
- MARASMUS[İng.] değil/yerine/= ZAFİYET, ARIKLIK
- MARATON değil/yerine/= UZUN KOŞU
- MAREŞAL/MÜŞİR değil/yerine/= SAVAŞHAN
- MARGARİN yerine ZEYTİNYAĞI!
- MARGIN :/yerine KENAR, MARJ
- MARİFETİYLE değil/yerine/= ELİYLE/ARACILIĞIYLA
- MARJ/MARGIN[İng.] değil/yerine/= SINIR
- MARJ[Fr.] değil/yerine/= PAY
( Ticari bir işlemde zarar tehlikesine karşı ayrılan pay. | Yazılmış ya da basılı bir kâğıdın kenarında bırakılmış boşluk. )
- MARJİNAL FAYDA değil/yerine/= SONBİRİM YARARI
- MARJİNAL/MARGINAL[İng.] değil/yerine/= SINIRDA | SIRA DIŞI
- MARJİNAL değil/yerine/= AYKIRI/SIRADIŞI
- MARK :/yerine İŞARETLEMEK
- MARKER[İng.] değil/yerine/= BELİRTEÇ
- MARKER değil/yerine/= BELİRTİCİ
- MARKET :/yerine PAZAR, PİYASA
- MARKETING :/yerine PAZARLAMA
- MARKETİNG[İng.] yerine PAZARLAMA
- MARN[Fr.] değil/yerine/= PEKMEZTOPRAĞI
( Çok ince taneli kil minerallerinden ve kalsitin değişik oranlardaki karışımından oluşan tortul kayaç. | Üzüm şırasının tortularını çöktürmek için kullanılan, kil ile karışık kireçli toprak. )
( MARNLAMAK: Kireci az olan toprağın içine marn katarak daha iyi duruma getirmek. )
- MARON[Fr. < MARRON] değil/yerine/= KESTANE RENGİ
- MARRIAGE :/yerine EVLİLİK
- MARRIED :/yerine EVLİ
- MARRY :/yerine EVLENMEK
- MARŞ[Fr. < Cerm.] değil/yerine/= ÇIĞIRI
- MARS değil/yerine/= MERÎH[Ar.]/SAKIT[Ar.]
( Güneşe olan uzaklığı, Yer'in Güneş'e olan uzaklığından daha çok olan dış gezegenlerin ilki. )
( Mars gezegeninde bulunan Olympus Mons, Güneş Sistemi'nde bilinen en yüksek volkan ve dağdır. Dağın yüksekliği, 26.4 km. olup Everest ile karşılaştırılırsa üç kat daha yüksektir. )
( el-KAHİRE[Ar.](al-QAHIRAH )
- MARTAVAL (OKUMAK) ile/ve/değil/yerine MASAL (ANLATMAK)
- MARUF değil/yerine/= SANLI
- MARUZ KALMAK ile/değil/yerine TÂBÎ OLMAK
- MÂRUZ[Ar.] değil/yerine/= EDİK
- MÂRUZAT[Ar.] değil/yerine/= SUNUŞLUK
- MAS[Ar.] değil/yerine/= SOĞURMA/EMME
- MASADA ile/ve/değil/yerine YERDE
( Daha çok yenilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yeterince, gerektiği kadarı yenilir. )
- MASAJ[Fr.] ile/değil/yerine/||/<> OVMAK
( ... ile/değil/yerine/||/<> DELK )
- MASALLAR:
ÇOCUKKEN ile/değil/yerine BÜYÜYÜNCE
( Uyuyana kadar. İLE/DEĞİL/YERİNE Uyanana kadar. )
(1996'dan beri)