Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 30.885 başlık/FaRk ile birlikte,
30.885 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(100/125)


- SEHER[Ar.] değil/yerine/= TAN AĞARTISI

( TAN YERİ AĞARMADAN BİRAZ ÖNCEKİ ZAMAN )


- SEHİM/SEHM[Ar.] değil/yerine/= PAY

( Pay/hisse karşılığı/bedeli. | Pay. | Yüksek çelik binaların tepesinin sürekli olarak sağa sola yaylanması. )


- TOWN GAS, COAL GAS[İng.] / GAZ DE VILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI


- ŞEHİR değil/yerine/= İL


- ŞEHİR/MEDİNE[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]

( Kişinin katıldığı, hayatı tüm yönleriyle yaşadığını hissedebildiği yer. | Konutların, araçların birarada bulunduğu yer. )

( YATUK )

( POLİS )

( BURG/BURJUVA )

( TEMEDDÜN: Kentleşme. )

( SEMERKAND: Semer'in kenti. )

( )

( ŞÂR )


- ŞEHİT/MARTYR değil/yerine/= KUTTANIK


- SEHİV[Ar.] değil/yerine/= HATA

( Unutma nedeniyle yapılan hata ve sonucu bakımından, çok önemli olmayan yanlışlık.[Akla geldiğinde telâfisi de yapılmak üzere.] )

( Bizden hatâ, Hakk'tan atâ'. )


- SEHV değil/yerine/= YANLIŞ, HATA | YANILMA


- SEHVEN[Ar.] değil/yerine/= YANLIŞLIK/LA

( YANLIŞLIKLA, BİLMEYEREK )


- ŞEHVET ile/ve/değil/yerine/<> AŞK

( Tüm canlılar arasında. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Kişiden/insandan, her şeye yönelik. )

( Herkes, dur der! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Herkes, kabul eder. )


- ŞEHVET[Ar.]/LİBİDO değil/yerine/= KÖSNÜ

( Eşeysel enerji. )


- ŞEHVETTEN ile/ve/değil/yerine AŞKTAN

( Beşer doğulur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İnsan olunur. )

( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kalıcı. )

( Beşeri aşk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi. | Tüm yetkin olanlar. )

( Mülkiyet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özgürlük. )


- SEIDEL-SUMMIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEİDEL TOPLAMI


- SEIDEL SUMS[İng.] / SOMMES DE SEIDEL[Fr.] ile/değil/yerine/= SEİDEL TOPLAMLARI


- SEISMOGRAPH[İng.] değil/yerine/= SİSMOGRAF

( Depremlerin ölçümünde kullanılan ve yer hareketlerini büyüklükleri, zamanları ve merkezleri ile birlikte sürekli olarak kaydeden cihazdır. Sismograflar, ilk olarak depremleri tespit etmek için tasarlanmış olsalar da başka amaçlar için de kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları petrol arama çalışmaları, volkanik aktivitenin izlenmesi ve yerkabuğunun araştırılmasına yönelik çalışmalardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SEIZE :/yerine EL KOYMAK, YAKALAMAK


- SEKANS/SEQUENCE[İng.] değil/yerine/= DİZİ, SIRA


- SEKANT[Fr.] değil/yerine/= KESEN

( Trigonometride, bir açının keseni.[Bu açının, kosinüsünün tersi.] )


- SEKEL/SEQUELA[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK KALINTISI


- SUGAR CANE[İng.] / SUCRE DE CANNE[Fr.] / ZUCKERRÖHR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEKER KAMIŞI


- SUGAR BEET[İng.] / SUCRE DE BETTERAVE[Fr.] / ZUCKER RÜBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEKER PANCARI


- ŞEKER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SABUN (OYUNU)


- SUGAR[İng.] / SUCRE[Fr.] / ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEKER


- SEKESTRASYON/SEQUESTRATION[İng.] değil/yerine/= KAN GÖLLENMESİ | AYRIKLAŞTIRMA | YIKILIM


- ŞEKİL değil/yerine/= BİÇİM


- SEKİR[Ar.] ile/değil/yerine/||/<> SEKİN[Ar.]


- OCTAVALENT[İng.] / OCTAVALENT[Fr.] / ACHTWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZ DEĞERLİKLİ


- ACHTPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZ KUTUPLU


- OCTAÉDRIQUE[Fr.] / OKTAEDRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZ YÜZLÜ


- OCTOPÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SEKİZKUTUP


- OKTET KAİDESİ[Osm.] / OCTET RULE[İng.] / RÉGLE DE L'OCTKET[Fr.] / OKTET-THEORIE, OKTETREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZLİ KURALI


- OCTET[İng./Fr.] / OKTETT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZLİ, OKTET


- OCTUPOLE[İng.] ile/değil/yerine/= SEKİZUCAY


- ŞEKLAND ile/yerine AYVACIK MİDİLLİSİ


- ŞEKLEN AĞLAMAK/GÜLMEK ile/değil/yerine MUHABBETEN AĞLAMAK/GÜLMEK


- SEKONDER/SECONDARY[İng.] değil/yerine/= İKINCİL | İLİŞKİLİ


- SEKONDER/PRİMER ... değil/yerine/= İKİNCİL/BİRİNCİL ...


- SEKRESYON/SECRETION[İng.] değil/yerine/= SALGILAMA | SALGI


- SEKSÎ ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/< KIŞKIRTICI


- SEKŞIN[İng. < SECTION] değil/yerine/= GRUP


- SEKSİYON[Fr., İng. SECTION] değil/yerine/= BÖLÜM


- SEKTE[Ar.] değil/yerine/= DURMA/DURGU


- SEKTER[Fr. SECTAIRE] değil/yerine/= HOŞGÖRÜSÜZ


- SEKTÖR/SECTOR[İng.] değil/yerine/= KESİM


- SEKTÖR değil/yerine/= İŞKOLU


- SEKÜLER/LEŞME ile/değil/yerine/||/<>/< RASYONEL/LEŞME


- SEKUNDUM/SECUNDUM[İng.] değil/yerine/= İKINCİL


- ŞEKVÂ değil/yerine/= ŞİKÂYET, HOŞNUTSUZLUK

( ŞİKÂYET, HOŞNUTSUZLUK )


- ŞELÂLE/SECCÂC[Ar. < SECC] değil/yerine/= ÇAĞLAYAN/ÇAĞLAR


- SELÂM VERMEK değil/yerine/= ESENLEMEK


- SELÂMET değil/yerine/= ESENLİK

( SÂLİMLİK, EMİNLİK, KORKU VE ENDİŞEDEN UZAK OLMA | SELÂMETE ÇIKMA, KURTULMA | İYİ SONUÇ | KURTULMA | TÜMCENİN DÜZGÜN VE DOĞRU OLMASI )


- SELÂMET/LE[Ar.] değil/yerine/= ESENLİK/LE


- SELÂMLAŞMA değil/yerine/= ESENLEŞME


- SELÂMÜN ALEYKÜM değil/yerine/= ESENLİKLER/ESENLİK/ESEN OLSUN/ESENOLA/UĞROLA


- SELANDIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= SELANDİYAN EPOKU

( Günümüzden 61.700.000 ile 58.700.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CHELATE[İng.] / CHILATE[Fr.] / CHELATE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞELAT, KELAT


- CHELATE LIGAND[İng.] ile/değil/yerine/= ŞELAT LİGANDI


- CHELATION[İng.] / CHÉLATION[Fr.] / CHELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞELATLAŞMA


- CHELATING AGENTS[İng.] ile/değil/yerine/= ŞELATLAŞTIRICILAR


- CHELATOMETRY[İng.] / CHELATOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞELATOMETRİ


- ŞELATÖR/CHELATOR[İng.] değil/yerine/= ŞELATLAYICI


- ŞELAZYON/CHELATION[İng.] değil/yerine/= ŞELATLAMA, KISKAÇLAMA, METAL İYON-ORGANİK MOLEKÜL BAĞLANMASI


- SELECT :/yerine SEÇMEK


- SELECTION :/yerine SEÇİM


- SELEF ile/ve/değil/yerine/||/<> MUHALEFET


- SELEF değil/yerine/= ÖNCEL


- SELEF değil/yerine/= ÖNCEL


- SELEKSİYON/SELECTION[İng.] değil/yerine/= SEÇME | AYIKLA(N)MA | SEÇELE


- SELEKSİYON[Fr. < SÉLECTION] değil/yerine/= SEÇME. | AYIKLANMA


- SELEKTİF/SELECTIVE[İng.] değil/yerine/= SEÇİCİ


- SELEKTİVİTE/SELECTIVITY[İng.] değil/yerine/= SEÇİCİLİK


- SELEKTÖR/SELECTOR[İng.] değil/yerine/= SEÇİCİ


- SELEKTÖR[Fr., İng.] değil/yerine/= SEÇİCİ

( Tahılı, yabancı maddelerden ayırmak için kullanılan aygıt. | Araba farlarının, uzun ya da kısa uzaklıkta yanmasını sağlayan aygıt. )


- SELENA[İng.] ile/değil/yerine/= SELENA


- SELENATE[İng.] / SELENAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENAT


- SELENIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SELENİK ASİT


- SELENINYL[İng.] ile/değil/yerine/= SELENİLİN


- SELENINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SELENİNİK ASİT


- SELENINO-[İng.] / SELÉNINO[Fr.] / SELENINI[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENİNO-


- SELENITE[İng.] / SELENIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENİT


- SELENO-[İng.] / SELENO[Fr.] / SELENO[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENO-


- SELENOPHANE[İng.] ile/değil/yerine/= SELENOFEN


- SELENOFURAN[İng.] ile/değil/yerine/= SELENOFURAN


- -SELENOL[İng.] ile/değil/yerine/= SELENOL


- SELENIOUS ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SELENÖZ ASİT


- SELENIOUS OXIDE[İng.] / BIOVIDE DE SÉLÉNIUM[Fr.] / SELENDIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENÖZ OKSİT, SELEN DİOKSİT


- SELENIDE[İng.] / SÉLÉNIRE[Fr.] / SELENID[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENÜR


- SELENIUM DIODE[İng.] / DIODE EN SÉLÉNIUM[Fr.] / SELENDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENYUM DİYOTU


- SELENIUM RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR AU SÉLÉNIUM[Fr.] / SELENGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENYUM DOĞRULTUCU


- SELENZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENYUM GÖZESİ/HÜCRESİ


- SELENIUM OXYCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= SELENYUM OKSİKLORÜR


- SELENIUM CELL[İng.] / CELLULE DU SÉLÉNIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SELENYUM PİLİ


- SELENIUM[İng.] / SELENIUM, SÉLÉNIUM[Fr.] / SELEN, SELENIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENYUM


- SELF-ASSESSMENT[İng.] değil/yerine/= ÖZ DEĞERLENDİRİM


- SELF-AWARENESS[İng.] değil/yerine/= ÖZ FARKINDALIK


- SELF DETERMİNASYON değil/yerine/= ÖZ BELİRLEME/KENDİ SEÇME


- SELF-EXPANDABLE[İng.] değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN GENİŞLEYEBİLEN


- SELF-IDENTITY[İng.] değil/yerine/= ÖZ KİMLİK


- SELF SERVİS değil/yerine/= ÖZ İŞGÖRÜ


- SELF :/yerine KENDİLİK


- SELF[İng.] değil/yerine/= ÖZ, KENDİ


- SELFI(E) değil/yerine GÖRÇEK/ÖZÇEKİM/KENDİCE


- SELL :/yerine SATMAK


- SELLA TURSİKA/SELLA TURCICA[İng.] değil/yerine/= TÜRK EYERİ


- SELLA[İng.] değil/yerine/= EYER


- SHELLAC[İng.] / GOMME-LAQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞELLAK


- SELLAR[İng.] değil/yerine/= EYERSİ


- SELLMEIER EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE SELLMEIER[Fr.] / SELLMEIER-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SELLMEİER DENKLEMİ


- CELLOBIOSE[İng.] / ZELLOBIOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELOBİYOZ


- CELLOPHANE, ZELLGLAS[İng.] / CELLOPHANE, PELLICULE CELLULOSIQUE[Fr.] / ZELLGLAS, VISKOSEFOLIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELOFAN


- SELPAK değil/yerine/= KÂĞIT MENDİL


- SELÜLER/CELLULAR[İng.] değil/yerine/= GÖZESEL


- SELÜLİSIDAL/CELLULICİDAL[İng.] değil/yerine/= GÖZE ÖLDÜRÜCÜ ETKİ


- CELLULOID[İng.] / CELLULOIDE[Fr.] / CELLULOID[Alm.] ile/değil/yerine/= SELULOİD


- ACÉTOBUTYRATE DE CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSE AZETOBUTYRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ ASETAT BUTİRAT ESTERİ


- CELLULOSE ACETATE BUTYRATE[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ ASETAT BÜTİRAT


- CELLULOSE ACETATE[İng.] / ACETATE DE CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSEACETAT, AZETYLZELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ ASETAT


- CELLODEXTRIN[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ DEKSTRİN


- CELLULOSE LACQUER[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ LAK


- ZELLULOSE LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ LAKI


- CELLULOSE NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ NİTRAT


- CELLULOSE TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTATE DE CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSETRIACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ TRİASETAT


- CELLULOSE[İng.] / CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSE, ZELLSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ


- SELÜLOZ değil/yerine/= GÖZECİK


- CELLULOSICS[İng.] / DÉRIVÉS CELLULOSIQUES[Fr.] / CELLULOSEHARZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZİK NESNE


- SEM/SCANNING ELECTRON MICROSCOPY[İng.] değil/yerine/= TARAMA ELEKTRON MİKROSKOBU


- ŞEMA değil/yerine/= ÇİZEM/DİZELGE


- SEMÂ değil/yerine/= GÖK/GÖKYÜZÜ


- ŞEMAİL[Ar.] değil/yerine/= DIŞ GÖRÜNÜŞ


- SEMANTIC DATABASE[İng.] değil/yerine/= ANLAMSAL VERITABANI


- SEMANTİK ANALİZ/SEMANTIC ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= ANLAMSAL ÇÖZÜMLEME


- SEMANTİK BELLEK/SEMANTIC MEMORY[İng.] değil/yerine/= ANLAMSAL BELLEK


- SEMANTİK[Fr., < SEMANTIQUE / İng. < SEMANTICS] değil/yerine/= ANLAMBİLİM/ANLAMSAL


- ŞEMATİK değil/yerine/= ÇİZEMSEL


- SEMÂVÎ DİNLER yerine SEMÂVÎ DİN

( Allah'ın dini birdir. )


- SEMÂVÎ[Ar.] değil/yerine GÖKÇÜL/GÖKSEL


- SEMÂVÎ[Ar.] değil/yerine/= GÖKSEL


- SEMBOL[Fr. < SYMBOLE] değil/yerine/= SİMGE


- RUMUZ[Osm.] ile/değil/yerine/= SEMBOL


- SEMBOLİK[Fr. < SYMBOLIQUE] değil/yerine/= SİMGESEL


- SEMBOL/İK[Fr., İng. SYMBOL < Yun.] değil/yerine/= SİMGESEL


- SEMBOLİST[Fr. < SYMBOLISTE] değil/yerine/= SİMGECİ


- SEMBOLİZE EDEN değil/yerine SİMGELEYEN


- SEMBOLİZMA değil/yerine/= SİMGESELLİK


- SEMELPARITY[İng.] değil/yerine/= SEMELPAROZ

( Tipik bir ömür içinde yalnızca bir defa üreyen popülasyon ya da türlerdir.Somon balığı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CEMENTATION[İng.] / CÉMENTATION[Fr.] / ZEMENTATION, AUSFALLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEMENTASYON


- SEMERE/Lİ[Ar.] değil/yerine/= MEYVE, ÜRÜN | VERİM

( YARAR(LI), VERİM(Lİ) | SONUÇ | BİR ŞEYDEN ELDE EDİLEN GELİR )


- SEMIDINE REARRANGEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİDİN ÇEVRİLMESİ


- SEMIDINES[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİDİNLER


- SEMIKANTITATİF/SEMIQUANTITATIVE[İng.] değil/yerine/= YARI NICEL


- SEMICARBAZIDE[İng.] / SEMICARBAZIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SEMİKARBAZİT


- SEMICARBAZONE[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİKARBAZON


- SEMIPERMEABIL/SEMIPERMEABLE[İng.] değil/yerine/= YARI GEÇİRGEN


- SEMİSİRKÜLER/SEMICIRCULAR[İng.] değil/yerine/= YARIM DAIRE


- SEMİYOLOJİ[Fr.]/SEMIOLOGY[İng.] değil/yerine/= GÖSTERGEBİLİM/BELİRTİ BİLİMİ

( Hastalıkların belirti ve işaretleriyle ilgilenen tıp dalı. | Göstergebilim. )

( )


- SEMPATİ[Fr. < SYMPATHIE] değil/yerine/= SICAKKANLILIK


- SEMPATİ/SYMPATHY[İng.] değil/yerine/= HOŞ DUYUM


- SEMPATİK/SYMPATHETIC[İng.] değil/yerine/= SEMPATİK (SİNİR BİLİMİ) | SEVİMLİ, CANA YAKIN


- SEMPATİK[Fr. < SYMPATHIQUE] değil/yerine/= SICAKKANLI


- SEMPATİK ile/değil/yerine/<> YAKIŞIKLI/GÜZEL

( LIKABLE vs./and/<> HANDSOME/BEAUTIFUL )


- SEMPATİZAN[Fr.] değil/yerine/= DUYGUDAŞ


- SEMPOZYUM/SYMPOSIUM[İng.] değil/yerine/= BİLGİ ŞÖLENİ


- SEMPTOMATİK/SYMPTOMATIC[İng.] değil/yerine/= BELİRTILİ


- SEMPTOMATİK TEDAVİ/SYMPTOMATIC TREATMENT[İng.] değil/yerine/= BELİRTİ SAĞALTIMI


- SEMPTOMATOLOJİ/SYMPTOMATOLOGY[İng.] değil/yerine/= BELİRTİ BİLİMİ


- ŞEMSİYE[Ar.] değil/yerine/= GÜNEŞLİK/GÜNCEK


- SEMT değil/yerine/= YÖNCE


- SEN BİLİRSİN" ile/değil/yerine/||/<>/< KARARI SANA BIRAKAYIM


- SEN yerine SİZ


- BEN/SEN ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/< ZEN

( [bir şey] Yaptığımızda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/=/<>/< Yapmadığımızda/yapmayabildiğimizde[yapmamayı yeğleyebilmemizde)]. )


- SENARMONTITE[İng.] / SÉNARMONTITE[Fr.] / SENARMONTIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SENARMONTİT


- SENATE :/yerine SENATO


- SENATOR :/yerine SENATÖR


- SEND :/yerine GÖNDERMEK


- SENDROM/SYNDROME[İng.] değil/yerine/= BELİRGE


- SENE[Ar.] değil/yerine/= YIL


- SENE-İ DEVRİYE değil/yerine/= YILDÖNÜMÜ


- SENESKI[İng.] ile/değil/yerine/= SENESKİ


- SENEVÎ değil/yerine/= YILLIK


- SENİ, SENDEN EDEN ile/değil/yerine SENİ, SEN EDEN


- SENİ SEVİYORUM (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK


- SENİ SEVİYORUM (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK


- SENİ SEVİYORUM! ile/belki/yerine/değil AYAK SESİNİ SEVİYORUM! (AMA SENİ DEĞİL)


- SENİ SEVİYORUM! ile/belki/yerine/değil SENİN, BENİ SEVEBİLME OLASILIĞINI SEVİYORUM!


- SENİ:
SEVMEYENİ ile/ve/değil/yerine/>< SEVENİ

( Tatlı olsa da unut. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Zehir olsa da yut. )

( Sevme! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Sev... [Sevenin/sevginin ölçütü de tüm davranış, tutum ve sözlerinde ne kadar saygılı olduğu/davrandığıdır.] )


- SENİL/SENILE[İng.] değil/yerine/= YAŞLI


- SENİLİTE/SENILITY[İng.] değil/yerine/= YAŞLILIK


- (SENİN) DEDİĞİN (GİBİ) OLSUN (DİYE) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖNLÜN OLSUN (DİYE)


- SENİN GİBİ ile/değil/yerine SENİNKİ GİBİ


- SENİN, İÇİN FESAT değil/yerine ÖKÜZ ALTINDA, BUZAĞI ARAMAMAK GEREK


- SEN(İN)LE (DALGA GEÇİYORUM) ile/yerine/değil SEN(İN)LE BİRLİKTE (DALGA GEÇİYORUM)


- SENIOR :/yerine KIDEMLİ, YAŞLI


- SENKOP/SYNCOPE[İng.] değil/yerine/= BAYGINLIK


- SENKRETİZM değil/yerine/= BAĞDAŞTIRMACILIK


- SENKRON NÖRAL NETWORK/SYNCHRONOUS NEURAL NETWORK[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI SİNİR AĞI


- SENKRON/SYNCHRONOUS[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI


- SENKRON TRAMSMİSYON/SYNCHRONOUS TRANSMİSSION[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI İLETIM


- SENKRON değil/yerine/= EŞOĞUR


- SENKRONİ[Fr. < SYNCHRONIE] değil/yerine/= EŞ ZAMANLILIK


- SENKRONİK/SYNCHRONICAL[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI


- SENKRONİK[Fr. < SYNCHRONIQUE] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI


- SENKRONİK değil/yerine/= EŞOĞURLU


- SENKRONİ/SENKRONİZM değil/yerine/= EŞOĞURLULUK


- SENKRONİZASYON[İng. < SYCHRONIZATION] değil/yerine/= EŞLEME


- SENKRONİZASYON[Fr. < SYNCHRONISATION] değil/yerine/= EŞLEME


- SENKRONİZASYON/SYNCHRONIZATION[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLAMA


- SENKRONİZASYON değil/yerine/= EŞLEME


- SENKRONİZE/SYNCHRONIZED[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI


- SENKRONİZM/SYNCHRONISM[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLILIK


- SYNCHROZYKLOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROSİKLOTRON


- SYNCHROTRONSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROTRON IŞINIMI


- SYNCHROTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROTRON


- SENSASYON/SENSATION[İng.] değil/yerine/= DUYUM


- SENSE :/yerine DUYU, ANLAM


- SENSE[İng.] değil/yerine/= UYARI ALGILAMA


- SENSIBILITE/SENSIBILITY[İng.] değil/yerine/= DUYUMSALLIK


- SENSİTİF PERİYOT/SENSITIVE PERIOD[İng.] değil/yerine/= DUYARLI DÖNEM


- SENSITİF/SENSITIVE[İng.] değil/yerine/= DUYARLI


- SENSITIVE :/yerine HASSAS


- SENSITİVİTE/SENSITIVITY[İng.] değil/yerine/= DUYARLILIK


- SENSITİZASYON/SENSITIZATION[İng.] değil/yerine/= DUYARLILAŞMA


- SENSÖR/SENSOR[İng.] değil/yerine/= DUYARGA, ALGILAYICI


- SENSÖR değil/yerine/= ALICI/ALGILAYICI


- SENSOR[İng.] değil/yerine/= DUYAR


- MESSGRÖSSENAUFNEHMER, MESSGRÖSSENFÜHRER[Alm.] ile/değil/yerine/= SENSÖR


- SENSORİYEL/SENSORIAL[İng.] değil/yerine/= DUYUMSAL


- SENSORY GATING[İng.] değil/yerine/= DUYUSAL KAPILAMA


- CENT[İng.] / CENT[Fr.] / CENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SENT


- SENTAKS ANALİZ/SYNTAX ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= SÖZDİZİMSEL ÇÖZÜMLEME


- SE(/İ)NTAKS[İng. < SYNTAX]/NAHİV[Ar.] değil/yerine/= SÖZDİZİMİ/YAZAÇ(HARF) DİZİMİ


- SENTAKTİK[İng.] değil/yerine/= SÖZDİZİMSEL


- SENTENCE :/yerine CÜMLE, HÜKÜM


- SENTETİK/SYNTHETIC[İng.] değil/yerine/= YAPAY | BİLEŞİMLİ


- SUN’İ[Osm.] / SYNTHETIC[İng.] / SYNTHÉTIQUE[Fr.] / SYNTHETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SENTETİK


- SENTEZ/CENTESIS[İng.] değil/yerine/= SIVI ALIMI


- SYNTHESIS GAS[İng.] / GAZ DE SYNTHÈSE[Fr.] / SYNTHEGESE[Alm.] ile/değil/yerine/= SENTEZ GAZI


- SENTEZ/SYNTHESIS[İng.] değil/yerine/= BİREŞİM


- SENTIENTİZM değil/yerine/= SEZİŞÇİLİK


- SENTIL/CENTILE[İng.] değil/yerine/= YÜZDE BİRLİK


- SENTIMENT ANALİZ/SENTIMENT ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= DUYGU ÇÖZÜMLEME


- SENTIMENTAL[İng.] değil/yerine/= DUYGUSAL


- SENTINEL[İng.] değil/yerine/= NÖBETÇİ


- SENTRİOL değil/yerine/= ÇEKİLGEN


- SEPARASYON/SEPARATION[İng.] değil/yerine/= AYRILMA


- SEPARATE :/yerine AYIRMAK, AYRI


- SEPARATÖR/SEPARATOR[İng.] değil/yerine/= AYIRICI


- SEPETLEMEK" ile/değil/yerine KOVMAK


- SEPIOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= SEPİYOLİT


- SEPSIS[İng.] değil/yerine/= KAN ZEHİRLENMESİ


- SEPTA, SEPTI[İng.] ile/değil/yerine/= SEPTA, SEPTİ