Yerine bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 16.986 başlık/FaRk ile birlikte,
16.986 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(10/69)
- | 1 KİLO PAMUK ile 1 KİLO DEMİR |
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
1 KİTAP
(
)
- BİR KONU/OLGU/DURUM/YAZI/SÖZÜ ANLAMAK ile/ve/değil/yerine (ONU) YAŞAMAK
- BİR KONUYU/OLGUYU:
KENDİNE("BANA") GÖRE DÜŞÜNMEK/ÇÖZÜMLEMEK/YORUMLAMAK ile/ve/değil/yerine O KAVRAMI (/N İÇİNDE) KONUŞMAK
- BİR OLAY/DURUM:
ÖNCESİNDEKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM ile/değil/yerine SONRASINDAKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM
- BİR ORTAMDA "TAKILMAK" ile/değil/yerine BİR/KAÇ ORTAMA KATILMAK
- BİR ŞEY KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine BİR ŞEYİ/ŞEYLERİ KONUŞMAK
- BİR ŞEY OLUŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< OLUŞ
( [not] BEING SOMETHING vs./and/but/||/<>/>/< BEING
BEING instead of BEING SOMETHING )
- BİR ŞEY "YEME/ATIŞTIRMA" "İSTEĞİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ACIKMAK
- BİR ŞEYDEN[ÜRÜN/HİZMET]) MEMNUN OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> (BİR ŞEYİN[ÜRÜN/HİZMET]) (SİZİN İÇİN) UYGUN OLMASI
- BİR ŞEYE/ŞEYLERE) KARŞI OLMAK İÇİN/ÜZERE ile/ve/değil/yerine (BİR/BİRÇOK) YANLIŞA İŞARET ETMEK İÇİN/ÜZERE
- BİR ŞEYİ ANLAMAK ile/ve/<>/değil/yerine ANLAMAYI ANLAMAK
- BİR TANE DAHA RİCA EDEYİM değil/yerine ÇOK GÜZELMİŞ[Bir tane daha alabilirsem memnun olurum tabii anlamında]
- BİR YANLIŞI:
"BİLEREK YAPMAK"
ile/değil/yerine/><
BİLMEDEN YAPMAK
( Belirleyici olan, bulunç/vicdandır. )
- BİR YERE ULAŞMAK ile/değil/yerine BULUNDUĞUN YERDE KALMAMAK
- BİR YERLİ OLMAK ile/ve/değil/yerine YAŞADIĞI/YAŞAMAK İSTEDİĞİ YERLİ OLMAK(YERE AİT OLMAK)
( Tanışmalarda da ikincil/üçüncül[/ya da yeri kaçıncı sıradaysa] konulardandır. Kişinin zihnindeki, coğrafî ve kültürel arkatasarla/geçmişle ve kabulle ilgili bir durumdur. Kişiler, sorulduğu için yanıtlamak zorunluluğunda bırakılmamalıdır. Nerelisin sorusu da sorulmaması gereken sorulardandır. "Nerelisin?" yerine "Nerede yaşıyorsun?" sorusu daha anlamlıdır. İletişim ve paylaşımlarda kişinin yaşadığı ya da yaşamak istediği yeri düşünmesi ve o düşündüğü yerle özdeşleşmesi ve buna göre beyanda bulunma olanağı/fırsatı verilmelidir. )
- BIRAKMAK ile/ve/yerine/değil UZAKLAŞTIRMAK / TERCİH DEĞİŞTİRMEK [Özellikle sigara ve çeşitli bağımlılık yapıcılarda!]
( Mutlu olmak için herhangi bir şeye bağımlı olmak, çaresizliğin son aşamasıdır. )
( Herhangi bir şeye karşı artık bağımlı olmadığınızda, payınıza düşeni yapmışsınız demektir. )
( Zihnimizi, içiyle dışıyla bilmedikçe, bağımlılıklar bizi terk etmeyecektir. )
( Bağımlılıklarımızdan vazgeçelim. Vazgeçmemiz gereken başka hiçbir şey yoktur. )
( Bilincine varmadığınız bir şeyi, terk edemezsiniz. )
( Alışkanlık ve ihtiras, kör eder ve yanlışa götürür. )
( Alışkanlık! Gereklilik değil! )
( SİGARAYI: "BIRAKTIM!" değil/yerine "İÇMİYORUM" ya da "İÇMEMEYİ YEĞLİYORUM/TERCİH EDİYORUM!" )
( Mücadelemiz içenlerle değil maddeyle!
Koruyup kolladığımız, kişiler; kovduğumuz, o sinsi madde!...
Davetimiz, sağlıklı olmak; kabul etmediğimiz, sararmak...
Çözümlerimiz, herkes için; çaresi "Hayır!"da...
Herkes için hayırlı olan, hayırsızı yakmamakta... )
( Not necessary! It's habit/addiction. )
( FEEL FREE TO SAY NO! )
( Dependence on anything for happiness is utter misery.
When you are no longer attached to anything, you have done your share.
Attachments are in the mind and will not leave you until you know your mind in and out.
Give up your addictions. There is nothing else to give up.
You cannot leave if you don't aware of it.
Habit/addiction and passion makes blind and takes to the false.
"I PREFER, NOT TO SMOKE" instead of "QUIT SMOKING/CIGARETTE" )
( [not] TO LEAVE / QUIT vs./and/but TO CHANGE PREFERENCE
TO CHANGE PREFERENCE instead of TO LEAVE / QUIT )
( PROTIMO NA MIN KAPNIZU: İÇMEMEYİ TERCİH EDİYORUM! )
- BİRBİRİMİZE ...:
"DÜŞMEK" değil/yerine/>< "DÜŞKÜN OLMAK"
- YAŞAMAK:
BİRBİRİMİZİ İDARE EDEREK ile/ve/değil/yerine/<> UZLAŞARAK (ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUŞARAK)
- BİRBİRİNDEN AYRI DEĞİL! ile/ve/değil/yerine BİRBİRİNE UZAK DEĞİL!
- BİRBİRİNDEN:
"KOPUK" ŞEYLER ile/ve/<>/değil/yerine AYRI ŞEYLER
- [ne yazık ki]
!"BİRBİRİNE DÜŞMEK" değil/yerine/>< BİRBİRİNİ DÜŞÜNMEK
- BİRBİRİNİ:
BİLMEK ile/ve/<>/değil/yerine ANLAMAK
( Dinlemeyi/görmeyi/okumayı gerektirir. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Tanışmayı gerektirir. )
- 1.5 - 2 YAŞINDAKİ, DIŞARI ÇIKMAK İSTEMEYEN ÇOCUĞA:
"DIŞARI ÇIKIYORUZ/ÇIKALIM MI?" DEMEK/SORMAK değil/yerine "TAVŞAN GİBİ Mİ, SİNCAP GİBİ Mİ ÇIKALIM?
- BIRD :/yerine KUŞ
- BİRDENBİRE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMANLA
( Çok az şey. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çoğu şey. )
- BÎ-RENG değil/yerine/= İLÂHÎ CEVHER
- BİREŞİM/SENTEZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
( Birleşik nesnelerin oluşturulması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Nesnelerin bileşenlerine ayrılması. )
- BİREŞİM/TEVHİD:
SEVGİLİNİ, HERŞEYDE/HER YERDE GÖRMEK değil/yerine HERŞEYDE/HER YERDE, SEVDİĞİNİ ANIMSAMAK
( Bir yâr için ağyâra minnet ettiğim ayıb eyleme
Bağ-ı bân bir gül için bin hâra[dikene] hizmetkâr olur )
- SANAT:
BİREYLERİ/TOPLUMU ...
ŞAŞIRTMAK (İÇİN) ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KIŞKIRTMAK (İÇİN)
- ÇIKAR:
[ne yazık ki] BİREYSEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< TOPLUMSAL
- BİREYSEL DİN ile/ve/değil/yerine DİNİN, BİREYSEL OLAN YÖNÜ/YAN(LAR)I
- BİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİRİ
- BİRİG[Fars.] değil/yerine/= ÜZÜM SALKIMI
- BİRİKTİRME ile/yerine AKIM
( TO SAVE UP vs. MOVEMENT
MOVEMENT instead of TO SAVE UP )
- BİRİNCİ DALGA" ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRİNCİ DÖNEM
- BİRİNDEN VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/>< BİRİNİ AFFETMEK
( Hiçbir zaman affedemeyeceğimizi zannettiğimizde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Hiçbir zaman vazgeçemeyeceğimizi anladığımızda. )
- BİRİNE:
2 KEZ (VE ÜZERİ) BAKMAK ile/ve/değil/yerine 1 KEZ BAKMAK
- BİRİNE, BİR ŞEY(LER)İ:
LÜTÛF ETMEK değil/yerine/>< (O) KİŞİNİN DEĞERİNİ BİLEREK, BİR ŞEY(LER)İ PAYLAŞMAK
- (BİRİNİ, BİR ŞEYİ) "GÜZEL BULMAK" ile/değil/yerine GÜZELİ BULMAK
( Yanılabilirsin. İLE/DEĞİL/YERİNE Yanılmazsın. )
- BİRİNİ BULMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> BİRBİRİNİ BULMAK
- BİRİNİ SEVMEK İSTİYORUM! ile/ve/değil/yerine BENİ SEVEN/SEVECEK, SEVEBİLECEĞİM BİRİNİ (SEVMEK) İSTİYORUM!
- BİRİNİ TANIMA:
BAŞKALARININ, ONUN HAKKINDA "SÖYLEDİKLERİ" ile/değil/yerine ONUN, BAŞKALARI HAKKINDA SÖYLEDİKLERİ
- BİRİNİN:
"EŞİ/SEVGİLİSİ/DOSTU/ARKADAŞI/KARDEŞİ VS." OLMAK ile/değil/yerine/||/<>/< (SADECE VE YETERİNCE) SEVİYOR(/SEVGİNİ GÖSTERİYOR/YAŞIYOR/YAŞATIYOR) OLMAK
( [ne yazık ki] "Yetersiz" gelebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herşey için yeterlidir. )
- BİRİNİN ...:
NE DEMEK İSTEDİĞİNİ ANLAMAK(/ANLAMAYA ÇALIŞMAK)
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
NE DEDİĞİNİ ANLAMAK(/ANLAMAYA ÇALIŞMAK)
- BİRİNİN, SANA/ONA/BİZE ...:
NE/LER VERE(BİLE)CEĞİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< NELERDEN VAZGEÇEBİLECEĞİ
- BİRİYLE YAKIN OLABİLMEK/KALABİLMEK İÇİN:
KELEPÇE ile/değil/yerine KANAT
( O kişinin/kişilerin uçabilmesine karşın yanına konuyor(lar)sa seninle birliktedir. )
- BİRLEŞİK ARAP EMİRLİĞİ'NDE:
SHARJAH ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖTEKİ ALTI EMİRLİK
( En sert İslâmî/şerî kuralların uygulandığı emirlik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> ... )
- BİRLİK ile/ve/değil/yerine AŞILMIŞ BİRLİK
- BİRMANYA/BURMA değil/yerine/= MYANMAR
( MYANMAR: Güçlü ve hızlı insan/kişiler ülkesi. )
- BİRŞEYLERİ:
ERTELEMEK ile/değil/yerine/>< ÖNCELLEMEK
( TEHİR[< AHAR] ile/değil/yerine/>< TEVİL[< EVVEL] )
- BİRTAKIM ile/yerine/değil/< BAZI[< Ar. BA'ZI]
- BIRTH :/yerine DOĞUM
- BIRTHDAY :/yerine DOĞUM GÜNÜ
- BİSİKLET:
KALDIRIMDA değil/yerine YOLDA
- BİSİKLET TEKER TELLERİ:
OLAĞAN DİZİLİŞLİ ile/değil/yerine TUR DİZİLİŞİ
- BİSİKLET TEKER TELLERİ: OLAĞAN DİZİLİŞLİ ile/değil/yerine TUR DİZİLİŞİ
- BİSİKLET:
UZAK YERLER İÇİN ile/ve/değil/yerine/||/<> YAKIN YERLER İÇİN
( 5-6 km. çapındaki tüm çevrenize, hiçbir zorlanma ve sıkıntı çekmeden, çevreyi de gereksiz yere kirletmeden bisikletle ulaşmak olanaklıdır. )
- BİSİKLET/VELESPİT[Fr.] değil/yerine/= ÇİFTTEKER
- BİSİKLETİ:
HIZLI KULLANIM değil/yerine SAKİN/YAVAŞ KULLANIM
- BİSİKLETTE:
ELDİVEN ve/değil/yerine KESİK PARMAKLI ELDİVEN
( Soğukta. VE/DEĞİL/YERİNE Her koşulda. )
- BİSİKLETTE:
MAYO ile/ve/değil/yerine TAYT
- BİSİKLETTE:
ÖN FREN ile/ve/değil/yerine ARKA FREN
( )
- BİSİKLETTE:
PAÇALARI ÇORAP İÇİNE SOKMAK ile/ve/yerine (FOSFORLU) PAÇALIK
- BİŞNEV[Fars.] değil/yerine/= DİNLE!
- BIT/INFORMATION AND COMMUNICATION TECHNOLOGİES değil/yerine/= BİLİŞİM VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ
- BIT :/yerine BİRAZ
- BİT yerine KEHLE
- BITCOIN değil/yerine/= DİJITAL PARA BİRİMİ
- BITE :/yerine ISIRMAK
- BİTEVİYE/MÜTEMADİYEN[Ar.] değil/yerine/= ARALIKSIZ, SÜREKLİ
- BİTİK ile/ve/değil/yerine/||/<> YİTİK
- BİTİRMEK yerine NİHAYETE ERDİRMEK
- BİTİRMEK yerine NİHAYETE ERDİRMEK
- BİTİRMEK yerine TAMAMLAMAK
- BİTİRMEK ile/değil/yerine TAMAMLAMAK
( Yapılan birçok işte/ilişkilerde, "bitirmek" yerine "tamamlamış/tamamlanmış" olduğu düşüncesi/sözcüğü çok daha yerindedir. )
( TO END/FINISH vs. TO COMPLETE )
- BİTTİ yerine BEREKETLENDİ(HAKK VERE)
( Nimetler ve güzellikler için bitti kullanılmaz! )
- BİTÜM[Fr.] değil/yerine/= YERSAKIZI
( Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı. | Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb.de kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyukestane renginde madde. )
- BIVAD/BIVENTRICULAR ASSIST DEVICE BIVENTRİKÜLER değil/yerine/= DESTEK AYGITI, İKİ KARINCIĞA DESTEK AYGITI
- BIVALENT değil/yerine/= İKİ DEĞERLİKLİ
- BİYOGRAFİ ile/yerine MENÂKIB
( [>< KADH/ZEMM] )
( Allah'ın dini birdir. )
- BİYOLOG değil/yerine/= DİRİMBİLİMCİ
- BİYOLOJİ[İng. < BIOLOGY] değil/yerine/= DİRİMBİLİM/DİRİLBİLİM
- BİYOLOJİK SAAT değil/yerine/= DİRİMSEL ÖYEN
- BİYOLOJİ/K değil/yerine/= DİRİMBİLİM/SEL
- BİYOLOJİK değil/yerine/= DİRİMSEL
- BİYONİK[İng. < BIONIC] değil/yerine DİRİMKURGU
- BİYOPSİ/BIOPSY değil/yerine/= PARÇA ALIMI
- BİYOSANTRİK değil/yerine/= DİRİMÖZEKÇİ
- BİYOSENTRİZM değil/yerine/= DİRİMÖZEKÇİLİK
- BİYOSFER değil/yerine/= DİRİMYUVAR
- BİZ/DE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİREY/DE
- BİZİ:
KİMİN İNCİTTİĞİ ile/değil/yerine/>< KİMİN GÜLDÜRDÜĞÜ :)
- BİZİ SEVENİN:
NE/LER VERECEĞİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NE(LER)DEN VAZGEÇEBİLECEĞİ
- BİZİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİMİZ/İN / ÜÇÜMÜZ/ÜN ...
( )
- BMI/BMG BODY MASS INDEX değil/yerine/= GÖVDE KÜTLE GÖSTERGESİ
- BLACK :/yerine SİYAH
- BLADE :/yerine BIÇAK AĞZI
- BLAME :/yerine SUÇLAMAK
- BLANKET :/yerine BATTANİYE
- BLENDER[İng.] değil/yerine/= PARÇALAYICI VE KARIŞTIRICI
- BLIND :/yerine KÖR
- BLOCK :/yerine BLOK
- BLOCKCHAIN değil/yerine/= BLOK ZİNCİR
- BLOKAJ/BLOCKADE değil/yerine/= ENGELLEME, DURDURMA
- BLOKER/BLOCKER değil/yerine/= ENGELLEYİCİ
- BLOKLAMAK değil/yerine/= ENGELLEMEK
- BLOOD :/yerine KAN
- BLOW :/yerine ÜFLEMEK
- BLUE :/yerine MAVİ
- BLUTUT/BLUETOOTH BLUETOOTH değil/yerine/= YAKIN ALAN RADYO FREKANSI
- BN/BATCH NUMBER değil/yerine/= PARTİ NUMARASI
- BOARD :/yerine TAHTA, KURUL
- BOAT :/yerine TEKNE
- BÖBÜRLENME! ve KİBİRLENME! ve KÖPÜRME! değil/yerine/>< ABART! ve ÇOĞALT! ve PARLAT!
( )
- BÖBÜRLENME değil/yerine/>< KENDİNİN/KİŞİNİN/İNSAN(IN) DEĞERİ(Nİ) BİLMEK, ONUR/GURUR DUYMAK
- BODY :/yerine VÜCUT
- BADİ GARD[İng. < BODYGUARD] değil/yerine/= KORUMA
- BOL EKMEK, AZ YEMEK değil/yerine (YETERİNCE) YEMEK, AZ EKMEK
( Para/olanak olmayınca. DEĞİL/YERİNE Her koşulda. )
- BOLD[İng.] değil/yerine/= KOYU/KALIN
- BOLOMETRE değil/yerine/= IŞINIMÖLÇER
- BÖLÜNME ile/ve/<>/değil/yerine AYRIŞMA
( Belirleyici olan, bölünme ya da birleşme değil ayrışmadır. )
( Hücreler, bölündükleri gibi, ayrılarak ve ayrışarak çoğalmaktadır. Daha sonra biraraya gelen bütünlük görüntüsü ise ayrışmışların biraradalığıdır.[Sperm de yumurtaya ulaşarak önce birleşir ve daha sonra ikiye bölünerek ayrılan ve ayrılan her bir hücrenin de ikiye bölünerek ayrışmasıyla ve daha sonra yanyanalığıyla/biraradalığıyla "organ/hayvan/insan" dediğimiz bir bütün oluştururlar. Parmakların arasında da deri/et vardır fakat zamanı gelince hücreler bütünden ayrılarak, parmaklara parmak olma özelliklerini kazandırmış olur.] )
- BÖLÜNMEK ile/değil/yerine/>< BÖLÜŞMEK
( Yok eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tok eder. )
( Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz.

Hat: Serçemeli Mustafa Necateddin el-Erzurumî (1912-1991) )
- BOLUS değil/yerine/= BOL VERİŞ
- BOMB :/yerine BOMBA
- BOMBE değil/yerine/= ŞİŞKİNLİK/KABARIKLIK
- BOMBING :/yerine BOMBALAMA
- BONCUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNCİ
( İnciyi kuyumcuya götürmek gerek, semerciye götürürsen takar bir yere, boncuk diye. )
( ... ile LÜ'LÜ', DÜRR )
( BEAD vs. PEARL )
- BOND :/yerine BAĞ
- BONE :/yerine KEMİK
- BONKÖR değil/yerine/= ELİAÇIK
( NE OLUR!
Arada bir, bonkör/insan ol! )
- BOOK :/yerine KİTAP
- BOOM :/yerine PATLAMA
- BOOT :/yerine BOT
- BORÇ ile/ve/değil/yerine "EMÂNET"
- BORÇ ile/değil/yerine ÖDEME/İTA[Ar.]
( DEYN[çoğ. DÜYUN] ile/değil/yerine VEFÂ )
( [not] DEBT vs./but LOYALTY
LOYALTY instead of DEBT )
- BORCUNU/"VERGİNİ":
"ÖDEMEMEK" ile/değil/yerine ÖDEYEMEMEK
- BORCUNU ÖDE(YE)MEMEYE:
"BAHANE" değil/yerine/>< ÇARE
( Onursuz kişinin "davranışı". DEĞİL/YERİNE/>< Onurlu kişinin tutumu. )
- BORD SINAVI/BOARD EXAMINATION değil/yerine/= YETERLİK SINAVI
- BORDER :/yerine SINIR
- BORDÜR[Fr. < BORDURE] değil/yerine/= KENARTAŞI
- BOREAN değil/yerine ÖN-TÜRKÇE
- BÖRK değil/yerine/= KALPAK[Tataristan'da]
- BORN :/yerine DOĞMAK
- BORROW :/yerine ÖDÜNÇ ALMAK
- BORSA İŞLEMLERİNDE:
KALDIRAÇLI ile/değil/yerine SPOT
- BORU ile/ve/değil/yerine/||/<> HORTUM
- BORU ile/değil/yerine/>< SORU
- BOS/CEREBROSPINAL FLUİD değil/yerine/= BEYİN-OMURİLİK SIVISI
- BOŞ DURMAK değil/yerine KOŞTURMAK
- BOŞ KİŞİ ile/değil/yerine NİTELİKLİ KİŞİ
( Kişiyle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE İşiyle uğraşır. )
- BOŞ KONUŞMAK ile/değil/yerine/>< AÇIKSÖZLÜLÜK
- BOŞ ZAMANLARINDA SENİNLE KONUŞANLAR
ile/değil/yerine/><
SENİNLE KONUŞMAK İÇİN ZAMAN AYIRANLAR
- BOŞ ile/değil/yerine/>< HOŞ
( Yakından bakarsak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uzaktan bakarsak. )
- BOŞ ile/ve/<>/değil/yerine KARŞILIKSIZ
- BOŞLUK DOLDURMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> TAMAMLAMAK
- BOŞLUK ile/değil/yerine AŞKIN
( [not] FREE vs./but TRANSCENDENT
TRANSCENDENT instead of FREE )
- BOŞLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KALAN
- BOSS :/yerine PATRON
- BOŞTA KALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YALNIZ KALMAK/KALABİLMEK
- BOSTAN değil/yerine/= GÖVERİLİK
- BOSTAN[Fars. < BUSTAN] değil/yerine/= KAVUNLUK
- BOTANİK değil/yerine/= BİTKİBİLİM
- BOTH :/yerine HER İKİSİ
- BOTHER :/yerine RAHATSIZ ETMEK
- BOTTLE :/yerine ŞİŞE
- BOTTOM :/yerine DİP
- BOUNDARY :/yerine SINIR
- BOWL :/yerine KASE
- BOX :/yerine KUTU
- BOY :/yerine OĞLAN
- BOYA ile/değil/yerine KINA[Ar. < HİNNÂ]
( ... İLE Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen, saç ve elleri boyamakta kullanılan toz. )
- BOYFRIEND :/yerine ERKEK ARKADAŞ
- BOYNUZ ile/ve/yerine IŞIK
( KARN )
- BOYUN BÜKTÜRMEK değil/yerine BOYUN BÜKMEK
- BOYUT" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM
- BOYUT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞİŞKEN
( vs./and/||/<>/but/< VARIABLE
VARIABLE instead of DIMENSION )
- BOZMA değil/yerine/>< DÜZELTME
( İFSÂD[< FESÂD] değil/yerine/>< ISLAH[< SULH] )
- BOZMA değil/yerine/= ÖZÜLDEN
- BOZMADAN ile/ve/değil/yerine/<> KORUYARAK
- BP/BLOOD PRESSURE değil/yerine/= KAN BASINCI
- BPM/BEAT PER MINUTE değil/yerine/= DAKİKA VURU SAYISI (KALP)
- BRADİ- değil/yerine/= BRAKİ-
( Yavaş[lama]. İLE Kısa. )
- BRAIN :/yerine BEYİN
- BRAKİTERAPİ değil/yerine/= İÇ IŞIN TEDAVİSİ
- BRANCH :/yerine DAL
- BRANCHING değil/yerine/= DALLANMA
- BRAND :/yerine MARKA
- ŞUBE[Ar.]/BRANŞ[Fr. < BRANCHE] değil/yerine/= DAL/KOL/DALKOL
- BREAD :/yerine EKMEK
- BREAK :/yerine KIRMAK
- BREAKFAST :/yerine KAHVALTI
- BREAST :/yerine GÖĞÜS
- BREATH :/yerine NEFES
- BREATHE :/yerine NEFES ALMAK
- BRİÇ[İng. < BRİDGE] değil/yerine/= KÖPRÜ
- BRICK :/yerine TUĞLA
- BRIDGE :/yerine KÖPRÜ
- BRIEF :/yerine KISA
- BRIEFLY :/yerine KISACA
- BRİFİNG değil/yerine/= ÖZETLEM
- BRİFİNG değil/yerine/= ÖZETLEM
- BRIGHT :/yerine PARLAK
- BRILLIANT :/yerine PARLAK (ZEKA)
- BRING :/yerine GETİRMEK
- BRİT değil/yerine/= YAPIŞIKLIK
- BRITISH :/yerine BRİTANYALI
- BROAD :/yerine GENİŞ
- BROKEN :/yerine KIRIK
- BRONZ[Fr.] değil/yerine/= TUNÇ/ÇODIN[dvnlgttrk]
( Genellikle %1-10 kalay ve %90-99 bakırdan oluşan bir alaşım. [Günümüzde, kalay içermeyen alaşımlar için de bronz adı kullanılmaktadır. Alüminyum/manganez/berilyum bronzu gibi.] )
- BROTHER :/yerine ERKEK KARDEŞ
- BRÖVE değil/yerine/= UZBELGE
- BROWN :/yerine KAHVERENGİ
- BRUİT değil/yerine/= UĞULTU
- BRÜLÖR[Fr. < BRÛLEUR] değil/yerine/= YAKMAÇ
( Sıvı yakıtı kolayca yanabilecek taneciklere ayırarak püskürten aygıt. )
- BRUSH :/yerine FIRÇA
- BRÜT değil/yerine/= KESİNTİSİZ
- BT/COMPUTERIZED/COMPUTED TOMOGRAPHY TOMOGRAPHY | INFORMATION TECHNOLOGY değil/yerine/= BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ | BİLİŞİM TEKNOLOJİSİ
- BU ANLAMDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOLAYISIYLA
- BU DÜNYADA OLMAK ile/ve/değil/yerine BU DÜNYADAN OLMAMAK
- BU NEDENLE ile/değil/yerine O BAKIMDAN
- BU YÜZDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BU BAĞLAMDA/ANLAMDA
- BUCK :/yerine DOLAR
- BUDALALIK ile/değil/yerine/>< "BUDA'LIK"
- BUDGET[İng./Fr.] :/yerine BÜTÇE
( Devletin, bir kuruluşun, bir aile ya da birinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. | Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. | Bir senelik varidat ve masarifin muvazenesi. )
- BUĞDAY değil/yerine/= KAPLICA
( ... İLE Taneleri ufak bir tür buğday. )
( ... cum TRITICUM MONOCOCCUM )
- BUĞDAY ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< "NEFES"
( "Adam olmayı" simgeler. VE/||/<> Nefsi simgeler. )
- BUGÜNKÜ AKLIM ile/ve/değil/yerine/<>/< DÜNKÜ YAPTIKLARIM
( Bugünkü aklım olsaydı, dünkü yaptıklarımı yapmazdım.
Ama dünkü yaptıklarımı yapmayabilseydim, bugünkü aklım da olmayabilirdi. )
- BUHÂR değil/yerine/= BUĞU
- BUILD :/yerine İNŞA ETMEK
- BUILDING :/yerine BİNA
- BUKALEMUN ile/değil/yerine TRUVA ATI
- BÜKÂ-YI ŞEDÎD ile/değil/yerine BÜKÂ-YI SÜRÛR
( Hüngür hüngür ağlama. İLE/DEĞİL/YERİNE Sevinçten doğan gözyaşı. )
- BUKET[Fr. < BOUQUETE] değil/yerine/= DEMET
- BUKKAL değil/yerine/= YANAK İÇİ
- BUKLE(T)[Fr.] değil/yerine/= LÜLE[Fars.]
( ... YERİNE Bükülmüş, dürülmüş şey. | Bir akarsu ölçü birimi. | Saç kıvrımı. | Su akan, musluksuz boru. )
- BÜKMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DÖNÜŞTÜRMEK
- BULAŞIK YIKAMADA:
AZ DETERJAN/SABUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ DURULAMA
- BULAŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<> YANKILA(N)MA
- BULBUS değil/yerine/= SOĞANCIK | OMURİLİK SOĞANI | YUMRU
- (BUL)DOZER değil/yerine/= YOLDÜZLER
- bull.[Lat. < BULLI] değil/yerine/= KAYNAT, KAYNATINIZ
- BULLET :/yerine MERMİ
- BÜLTEN ile/ve/değil/yerine BELLETEN
- BÜLUĞ değil/yerine/= ERGENLİK/ERİNLİK/YENİYETMELİK
- BÜLUĞA ERMEK değil/yerine/= ERGEN/ERİN OLMAK
- BULUNÇ/VİCDAN[Ar.]:
DIŞARIDA ile/değil/yerine/>< İÇERİDE
( İlâh. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ölçü. )
- BULUNDUĞUN YER ile/ve/değil/yerine YÖNÜNÜN NERESİ OLDUĞU
- BULUŞMADA ve YAŞAMDA:
GEÇ ile/değil/yerine/>< ZAMANINDA ile/değil/yerine/>< (")ERKEN(")
( Kabul edilemez olan/olabilen. İLE/DEĞİL Geç kalınmış olan/olabilen. İLE/DEĞİL/YERİNE Zamanında olan/olabilen. )
( Unacceptable. VS. Late. VS. On time. )
( AT MEETING and LIFE:
[not] LATE vs./but ON TIME vs./but (")EARLY(") )
(1996'dan beri)