Bugün[07 Nisan 2026]
itibarı ile 22.976 başlık/FaRk ile birlikte,
22.976 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(37/93)


- HAKİKAT ile/ve/||/<>/< İTİBAR


- HAKİKAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAVRAM


- HAKİKAT ile/ve/||/<>/> KEMÂLÂT

( İzi yoktur ki izinden biline, Dahi tozmaz ki tozundan biline, Sen anı sanma sözünden biline, Hakikat ehlinin olmaz nişanı. )

( GÜZELLİK/KEMÂL: * TENASÜB-Ü ÂZÂ(ÖRGENLERİN UYUMU) * AKIL * AHLÂK * ÇÖZÜM ÜRETEBİLMEK )

( Kemâlâtın en büyüğü, kişinin kendini herkesten küçük görmesidir. )

( Hakikat, tüm âleme değil ancak ehline gösterilir. )

( Hakikat karşılığında ne para alınır, ne de bir şey. )

( Hakikati biliyorsan ölümü iste! )

( Kelâmı, hakikati zamanından önce kulağımıza çalsalar, zeytinyağıyla şişirilen ve çürüyen incire benzeriz. )

( TRUTH/REALITY vs./and PERFECTIONS )


- HAKİKAT ile/ve MAHİYET

( Her hakikatin mahiyeti olur ama her mahiyetin hakikati olmayabilir. )

( TRUE NATURE/ESSENTIAL CHARACTER vs./and TRUTH )


- HAKİKAT ile/ve/değil MUTÂBAKAT

( HAKİKAT: Düşünce dünyası ile dış dünya arasındaki uyuşma/mutâbakat. )

( [not] TRUTH vs./and/but FACT | HARMONY )


- HAKİKAT ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/> DOYUM


- HAKİKAT ile/ve/<> ÖZNİTELİK

( HAKİKAT: KENDİYLE ÖZDEŞ OLAN )


- HAKİKAT ile/ve/değil SIDKİYET


- HAKİKAT ile/ve/değil SIDKİYET


- HAKİKAT ve/||/<>/= TAŞ/BİTKİ/HAYVAN


- HAKİKAT ile/ve/değil VAK'A

( [not] TRUTH vs./and/but FACT )


- HAKİKAT ile/ve VAKIA ile/ve SIDKİYET


- HAKİKATA OLAN BAĞLILIK ile/ve/<> KİŞİYE/İNSANLIĞA YAPILAN HİZMET

( Bir'e hizmet, bin'e hizmet; bin'e hizmet, bir'e hizmet. )

( DEVOTION TO TRUTH vs./and/<> SERVICE/ATTENTION TO HUMAN/ITY )


- HAKİKATE YAKLAŞMAK ile/ve HAKİKATTEN UZAKLAŞMAK

( İki uc da çıldırmaya/delirmeye neden olur. )


- HAKİKATE YAKLAŞMAK ile/ve HAKİKATTEN UZAKLAŞMAK

( İki uc da çıldırmaya/delirmeye neden olur. )


- HAKİKATE YOL ile/ve/<> HAKİKATTE YOL

( Vardır/olur. İLE/VE/<> Yoktur/olmaz. )


- HAKİKAT-İ KÂBE ve HAKİKAT-İ KIBLE


- HAKİKAT-İ MUHAMMED ve/=/<> ÖVÜLEN AHLÂK


- HAKİKAT'İ ZİKR ETMEK ile/ve HAKİKAT'İN ŞÜKRÜ


- HAKİKAT/İ ile/ve/değil/<> OLGUSALLIK/I


- HAKİKATİ:
[ya] ARAMA! ve/ya da/<> HERKESE VE HER YERDE/ZAMAN AÇIKLAMA!

( [Kişiyi] Yalnız kılar. VE/YA DA/<> Maskara eder. )


- HAKİKÂTİNİ DAĞITMAK ile/ve HAKİKÂTİNDEN VAZGEÇMEK


- HAKİKATTE:
YALAN ile/ve/||/<> YANLIŞ


- HAKİKAT'TEN ÖĞRENMEK ile/ve/<> HAKİKATEN ÖĞRENMEK

( TO LEARN BY TRUTH/REALITY vs./and/<> TO LEARN BY TRUTH )


- HAKİKÎ:
AYNÎ/HARİCÎ ile/ve/<> ZİHNÎ

( NEFS EL-EMR )


- HAKİKİ CEVHER ile/ve GÖRELİ CEVHER

( Tanrı. İLE/VE Yaratılanlar. )

( Descartes! )


- MEVCUD:
HAKİKÎ ile/ve FARAZÎ/İHTİRAÎ

( Kişiyi/zihni gerektirmez. İLE/VE Kişiyi/zihni gerektirir. )

( Muhalif değil ve fakat mutabık da değildir. İLE/VE ... )


- HAKİM BAKIŞ ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< YAYGIN BAKIŞ


- HAKİM OLMAK" ile/ve "SAHİP ÇIKMAK"


- HÂKİM OLMAK ile/ve/<> VÂKIF OLMAK


- HÂKİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLİRKİŞİ

( Yöntemi/usûlü bilir ve süreci takip etmekle görevli ve yetkilidir. Esasa dayalı bilgi, belge ve kanıtlara dayanarak son kararı belirler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Esası, içeriği[konuyu, alanı ve terimlerini] (daha) iyi/geniş/derin bilir ve/ya da belirler.[Bazı/çoğu davada, hâkimin değil/yerine bilirkişilerin ortak görüşleri ve uzlaşımsal kararı önceliklidir ya da dikkate alınmalıdır.] )


- HAKİM ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GALİP ...


- HÂKİM ile/ve/değil/yerine/||/<> HÂDİM

( Ancak, hizmet eden [hâdim], [duruma/olguya] hâkim olur. )


- HAKİM ile/ve/<> MUHTESİB


- HAKK BİLMEK ile/ve HAKK'TAN BİLMEK

( Vahdet-i Hakk'ı bilenin, dili lâldir, aklı mat. )

( Allah, Hakk'ın küllî mertebesidir. )

( Allah bilence olsun. )

( HAKK: Kendiyle kaim olan varolan. )

( İNSAN HAKK'TA, HAKK İNSAN'DA; HAK EDENE! )


- HAKK:
DOĞA ve/<> TARİH

( HAKK: Doğa ile tarihin birliği. )

( DIVINE TRUTH: NATURE and/<> HISTORY )


- HAKK ve/<> HADD


- HAKK ile/ve/<> HÂK

( Bizzâtihî varlık. İLE/VE/<> Toprak. )

( ... İLE/VE/<> Kendine varlık vermeyen. )


- HAKK ile/ve/> HALK

( Hakk'ın zuhuru halktır. )

( Allah. İLE/VE/> Hakk'ın sıfatları. Hakk'ın perdesi. )

( Derdimiz. İLE/VE/> Kendi dertleri, kendilerine yeter. )

( Kendimiz/de/n. İLE/VE/> Başkası/nda/n. )

( DIVINE TRUTH vs./and/> CREATION/PEOPLE )


- HAKK ve/||/=/<> HAREKET[BİZÂTİHÎ]


- HAKK ve SABIR


- HAKK ve/||/=/<> VARLIK ve/||/=/<> İNSAN

( Varlıkbilimsel. VE/||/=/<> Bilgibilimsel. )

( Kişinin sırrı. VE/||/=/<> Hakk'ın zâhiri. )


- HAKK ile/ve/<> VUCUD

( Varlık.[verili olarak] | SAMED İLE/VE/<> Varlık.[kazanılmış olarak] )

( İlk doğuş. İLE/VE/<> Hakk'tan oluşan. )

( Görünmüyor. İLE/VE/<> Görünüyor. )


- HAKK'A KAVUŞMAK ile/ve/<> HAK ETTİĞİNE KAVUŞMAK


- HAKK'A RAZI OLMAK ile/ve HAKKINA RAZI OLMAK

( İltifatına aldanma, hakaretine yerinme! )

( Allah'a en yakın olduğun an, en küçük göründüğün andır. )

( HAK: Rabbin sana tahsis ettiği. )


- HAK(K)'A TESLİM OLMAK ve/||/<>/>/< KENDİNLE BARIŞIK OLMAK


- HAKK'I, KİŞİYLE TANIMAK ile/ve/||/<> KİŞİ'Yİ, HAKK'LA TANIMAK


- HAKKI TESLİM ile/ve/||/<> HAKKA VE HAKK'Â VEFÂ


- HAKKIN, SENİN YANINDA OLDUĞUNA İNANMAK ile/ve/değil/yerine/<> KENDİNİN, HAKKIN YANINDA OLDUĞUNA İNANMAK


- ... HAKKINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... ÜZERİNE


- [ne yazık ki]
HAKKINI ARAMAK ve/||/<>/></> ZULÜM/ZALİM

( Bazı "kişilerin" nasıl zâlimleştiğini görmek istiyorsak, hakkımızı aramayı denemek yeterli olacaktır. )


- HAKKINI İADE ETMEK ve/<> HAKKINI TESLİM ETMEK


- ... HAKKI ("VERMEK") ile/ve/değil/||/<>/< ... FIRSATI (TANIMAK)


- HAKK'LA İSTEMEK ve/<> HALK'LA İSTEMEK


- HAK'LA İSTEMEK ve/<> HAKK'LA İSTEMEK


- HAKLAR:
SINIRLANDIRILAMAZ OLANLAR ile/ve/||/<> SINIRLANDIRILABİLİR OLANLAR


- HAKLAR ve/||/<>/< HAKLARIN HAKLARI


- HAKLI BULMAK ile/ve/değil/yerine SAVUNMAK

( [not] TO ACKNOWLEDGE TO BE RIGHT vs./and/but DEFENCE
DEFENCE instead of TO ACKNOWLEDGE TO BE RIGHT )


- HAKLI ÇIK(AR)MA ÇABASI ile/ve KÂRLI ÇIK(AR)MA ÇABASI


- HAKLI OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<> HAKÇA OLAN


- HAKLI OLANI, GÜÇLÜ KILAMAMAK ve/ne yazık ki/> GÜÇLÜ OLANI, "HAKLI KILMAK"


- HAKLI OLARAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HALİYLE


- HAKLI OLARAK ile/ve/değil/||/<>/< YERİNDE/GEREKLİ/İSABETLİ OLARAK


- HAKLI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKLI OLMAK


- HAKLILIK/HAKSIZLIK ile/ve/değil/||/<> İSABETLİLİK/İSABETSİZLİK


- HAKLI/LIK ve/değil/||/+/<>/< AKILLI/LIK


- [ne/hem] "HAKLI/LIK" ile/ve/ya da/ne de/hem de/<>/>< KIZGIN/LIK

( Ne kadar (")haklı(") olduğumuzu zannetsek de, ne kadar kızgın olsak da,
bazı/çoğu durumu, sakinlikle ve akılla[/tüzeyle] çözerek -ve de en azından çözümleyerek- ilerlemek gerekir. )


- HAKLI/LIK ile/ve VERİCİ/LİK


- "HAKLIYIM" ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> HAKLAYACAĞIM


- HAKSIZLIĞA/YANLIŞ ANLAŞILMAYA:
MÂRUZ KALMAK ile/ve/+/değil/yerine/> MAĞDUR OLMAK ile/ve/+/değil/yerine/> MÜŞTEKÎ OLMAK


- HAKSIZLIK ile/ve/||/<> AYIP


- HAKSIZLIK ve/||/<> İYİLİK

( Toza yaz. VE/||/<> Mermere yaz. )


- [ne yazık ki]
HAKSIZLIK ve/||/<>/>/< ÖFKE

( Haksızlık etme. öfkenle hareket etme! )


- HAKSIZ/LIK ile/ve/||/=/<>/> ZULÜM/ZÂLİM


- HAL EHLİ ile/ve/<> AŞK EHLİ

( Gayretlerinden doğan. İLE/VE/<> Aşkından doğan. )

( Sükût kıvâmındaki çığlığı, ne kardaş, ne de arkadaş; sadece hâldaş olanlar duyar. )


- HAL ile/ve AN


- HAL ile/ve AN


- HAL ve/< ÂSÂN[Fars.]

( Durum. VE/< Kolaylık. )


- HAL ile/ve/< DİL

( Her dille karışıktır hal dili. )

( Herkes kendi halini iyi bilir ve kendi halini söyler. )

( Tasavvuf ve hâl, kelâmın bittiği yerde başlar. )

( Tasavvuf âlemi, ilme değil hâle sığar. )

( Yerini beğenen hapı yutmuştur. Sürekli düşer. )

( Dilden sonra hâl başlar. )


- HAL ile/ve HAKK

( Peygamber ve büyük kişilerin halleri, ardından gelenlere yardımda bulunabilmelidir. )


- KİŞİ/İNSAN:
HAL ve/<> HAL


- HAL ile/ve/||/<> HAREKET


- HAL ile/ve HAVA


- HAL ile/ve HAVA


- HÂL[Ar.] ile/ve/||/<> HÂY[Ar.]


- HAL ve/> MAHAL ve/> TAHALLÜL


- HAL ile/ve/||/<>/> MELEKE

( Geçici. İLE/VE/||/<>/> Kalıcı. )


- HAL ile/ve/||/<> TAKAT


- HÂL ve/> TEMKİN ve/> SÜKÛN


- HÂLÂ ile/ve/||/<> DAİMA/SÜREKLİ


- HÂLÂ ile/ve/değil/||/<> HENÜZ


- HÂLÂ ile/ve/değil/||/<> HER ZAMAN


- HALÂ ile/ve MELÂ

( Fârâbî'nin, HALÂ risâlesinin okunmasını salık veririz. )


- HALA ile/ve TEYZE

( Babayla kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi. İLE/VE Anneyle kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi. )

( BÎBÎ[: Sayın bayan, hanım, ev hanımı. | Hala.] ile/ve ... )

( AUNT[Father's sister]. vs./and AUNT[Mother's sister]. )


- HALÂKA ile/ve/||/<> İBDÂ'

( Bir şey aracılığıyla yaratmak. İLE/VE Örneksiz, malzemesiz yaratmak. )

( Gelenek. İLE/VE/||/<> Örneksiz olarak bir şey meydana getirme, yaratma. | Yeni ve güzel bir yapıt oluşturma. | Yoktan ortaya koyma, icâd. )


- HALAT ile/ve/<> ÇIMA/CI[İt. CİMA]

( ... İLE/VE/<> Gemiyi iskeleye bağlamak için kullanılan halat. | Halat ucu. )


- HALAT ile/ve SART

( ... İLE/VE Hasır halat. )


- HALAT'LARDA:
BRAGA/MARSPET/PATRISA ile/ve GOMANA ile/ve KANDİLİSA ile/ve İSTRUMAÇA ile/ve VARAGELE ile/ve YOMA

( Gemilerde kullanılan halat. İLE/VE Gemi demirinin bağlı olduğu halat. İLE/VE Gemideki serenleri kaldırmaya yarayan halat. İLE/VE Birbirine takılmış halat. İLE/VE Bir şeyi bir yerden başka bir yere çekmek için kullanılan halat. İLE/VE 3-4 kat kol bükülmüş halat. )


- HALAT/ZİNCİR ile/ve/||/<> AGANTA[İt. < AGGUANTA]

( ... İLE/VE/||/<> Yısa ya da laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir. )


- HALEP ve/> ARŞIN

( Orada. [ise] VE/> Burada. )


- HALEP" ile/ve/||/<>/> "ARŞIN"

( Halep, orada ise arşın, burada. )


- HALI/KİLİM ile/ve BERCED[Ar.]

( ... İLE/VE Kalın kilim. | Türk halısı. )


- HALI ile/ve KİLİM ile/ve SUMAK


- HALİFE ve/<> HANİFE


- HALİFE ile/ve KUL


- HÂLİK ile/ve/||/<>/> HÂDİS/MUHDİS


- HÂLİK ile/ve/||/<>/> MAHLÛK


- HALİL ve DUHÛL


- HALÎL[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HABİB[Ar.]

( Kendini sevdiren. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kendi sevilen. )


- HÂL/İM ile/ve/değil/||/<>/< HALÎM[Ar.]

( Durumum. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yumuşak huylu olan. )


- [ne yazık ki]
"HALININ ALTINA SÜPÜRMEK" ile/ve/||/<> "SÜMEN ALTINDA TUTMAK"


- HALİS ile/ve/||/<> MUHLİS

( Katışık olmayan, katışıksız, saf. İLE/VE/||/<> Katkısız, hâlis. | Dostluğu, samimiyeti ve hali içten, gönülden olan. [eskiden, büyükten küçüğe yazılan resmî yazılarda, bir nezâket dili olarak "ben" anlamına gelen, "muhlisiniz" biçiminde kullanılırdı] )


- HALK (ETMEK) ile/ve SEVK (ETMEK)

( Sevgi. )


- HALK MECLİSİ ile/ve BULE


- HALK MÛSİKÎSİ'NDE:
UZUN HAVA/LAR ile/ve KIRIK HAVA/LAR

( BU TOPRAĞIN SESİ [Halk Mûsikîmiz] - ADNAN ATAMAN - TÜRK EDEBİYATI VAKFI YAYINLARI kitabını okumanızı salık veririz. )


- HALK MÜZİĞİ'NDE:
YAYLI SAZLAR ile/ve NEFESLİ SAZLAR ile/ve VURMALI SAZLAR

( Kabak kemane, Karadeniz kemençesi, Tırnak kemençe, Iklığ/Iklık. İLE/VE Kaval, Zurna, Mey, Tulum, Sipsi, Çifte, Argun, Zimbon[Buğday sapından çocuk çalgısı]. İLE/VE Davul, Tef, Darbuka, Kaşık, Çalpara, Zil, Çifte nara, Balaban, Tepsi, Dümbelek. )


- HALK YÖNETİMİ ile/ve/||/<> ÜNİVERSİTE ile/ve/||/<> TİYATRO ile/ve/||/<> SPOR

( İyonya'lıların, insanlığın gelişimindeki önemli katkı eşikleri. )


- HALK ile/ve/değil/yerine ÂRİF

( Zanlarıyla hareket eder. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İrfan sahibidir. )


- HALK ve/<>/>< HAŞR


- HALK[Ar.] ile/ve/değil KAMU


- HALTER'DE:
SİLKME ile/ve KOPARMA


- HALUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/= MEVCUD


- HALVET ile/ve/değil/> CELVET


- HALVET ile/ve İTİKÂF

( İkisinde de, beş vakit namaz kılınan yerde olma koşulu vardır.[Bayanlar için ibâdet yeri belirlenmiş/aynı olarak evde de itikâfe girme olanağı/hakkı saklıdır.] )


- HALVET'E GİRMEK ile/ve/yerine YAPILMAYACAKLARIN YAPILMAMASI


- HAM ile/ve/değil/||/<> BİÇİMSİZ


- HAM ile/ve/||/<> KEKRE

( ... İLE/VE/||/<> Tadı acımtırak, ekşimsi ve buruk olan. )


- HAMÂKÂT ile/ve AHMAKLIK

( Aptallık. İLE/VE Aptallığın da ötesinde aptallık. )


- [ne yazık ki]
HAMAKAT/AHMAK ile/ve/||/<> İHANET/HAİN


- HAMAL/LIK" ve AHMAK/LIK


- HAMAL/LIK ile/ve/||/<> HAİN/LİK

( (")Düşmanından("), bir şey almayanların durumu. İLE/VE/||/<> (")Düşmanından("), yanlış şeyler alanların durumu. )


- HAMAM[Ar.] ile/ve KAPLICA[< KAPALI ILICA]

( ... İLE/VE Suyu sıcak olarak yerden çıkan hamam. )

( KAPLI: Kaplanmış olan. | Altındakini göstermeyecek kadar çok olan. | Kabı olan. )

( ... ile ÇERMİK )


- HAMD ve/<>/>/< AHAD


- HAMD:
HAMÎD ile/ve/||/<>/> AHMED ile/ve/||/<>/> MUHAMMED

( Tevrat. İLE/VE/||/<>/> İncil. İLE/VE/||/<>/> Kur'ân-ı Kerîm. )


- HAMD ve/<> MEDH


- HAMD ile/ve/<> ŞÜKÜR/ŞÜKR

( Allah'a. İLE/VE/<> Nimete. )

( Bil(e)mediğin tüm (olası) nimetler/olanaklar için. İLE/VE/<> Bildiğin/gördüğün nimetler/olanaklar için. )

( Kendi varoluşunun değerini bilmek/bilen. İLE/VE/<> Varolanların değerini bilmek. )

( Yüceltme. İLE/VE/<> ... )

( Allah'ı, cemâl ve celâl sıfatlarına uyar biçimde övmek. | İyi ki varım. )


- HAMD/MEDED ile/ve ŞÜKÜR ile/ve MEDİH ile/ve HİMMET

( Genel. İLE/VE Özel. İLE/VE ... )

( Gövdemin her zerresi gelse de dile şükrünün binde birini yapamaz bile )

( PRAISE/HELP/SUPPORT vs./and GRATITUDE vs./and EULOGY vs./and SPIRITUAL SUPPORT )


- HAMD ile/ve ŞÜKÜR ile/ve ŞÜKÜR


- HÂMÎ ile/ve/||/<>/> MAHMÎ

( Koruyan, kollayan/kollayıcı, sahip çıkan. İLE/VE/||/<>/> Korunulan. )


- HAMÎD ve MECÎD


- HAMİDİYE ÇEŞMESİ ile/ve HAMİDİYE ÇEŞMESİ

( Yıldız Sarayı bahçesinde. [II. Abdülhamid] [1888] İLE/VE Galatasaray Lisesi bahçesinde. [II. Abdülhamid] [1902] [Tahttaki 25. yılının anısına] )


- HAMILTON ve/||/<> LAGRANGE ÇÖZÜMLEMELERİ


- HAMILTON ve/||/<>/> MAXWELL


- HAM/KÜRE TAŞ ile/ve/||/<>/> KÜP TAŞ


- HAMLIK ile/ve/değil/||/<> TOYLUK


- HAMSİ ile/ve/değil/||/<>/< HAMSE


- HAMUR ile/ve/<> ÇAMUR


- HAMUR/SUZ ile/ve/=/||/<> DÜNYA


- HANE[Ar.] ve/> KÖY[Fars. < KÛY] ve/> NÂHİYE[Ar.] ve/> KAZÂ[Ar.]

( Ev/ocak. VE/> Yerleşim birimi. VE/> Bucak, bölge. VE/> İlçe. )


- [HANGİ]
(")HAKLA?(") (HİZMET)
ile/ve/değil/yerine/||/<>
AKLA? (HİZMET)


- HANGİMİZ ...? ile/ve/değil KAÇIMIZ ...?


- HANİ ile/ve/||/<> ASLINDA


- HANNÂN ile/ve/+ MENNÂN ile/ve/+ DEYYÂN ile/ve/+ SÜBHÂN

( Hakk yönünden. İLE/VE/+ Halk yüzünden. İLE/VE/+ ... İLE/VE/+ Hakikatte. )

( FİRAVUN ile/ve/+ KÂRUN ile/ve/+ BELÂM ile/değil/yerine KENDİN )


- TİMSAH:
HANTAL ile/ve/değil/>< ÇEVİK

( Karada. İLE/VE/DEĞİL/>< Suda. )


- HANTALLIK ile/ve/> ATÂLET

( Hantallık, atâlete ve sonrasında da gittikçe kişinin kendini tüketmesine yöneltir/neden olur. )


- HANTAL/LIK ile/ve/değil/||/<>/< HAM/LIK


- HAPI YUTTUK" ile/ve/||/<> "AYVAYI YEDİK"


- HARÂBAT EHLİ[Ar.] ile/ve/||/<> DİVÂNE[Fars.]

( Harabat ehlini hor görme! Defineye mâlik virâneler var." @@ "Ârifim ben!" diye hiçbir kimseye tan etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden! )


- HARAÇ[Ar. < HARÂC] ile/ve/||/<> BAÇ[Fars. < BÂC] ile/ve/||/<> BÂD-I HAVA

( Bir yerden, bir kimseden zorbalıkla alınan para. | Osmanlı Devleti'nde Müslüman olmayanların devlete ödemekle yükümlü oldukları vergi. | Osmanlı Türklerinde genellikle toprak sahiplerinden devletçe alınan vergi. @@ Osmanlı Devleti'nde gümrük vergisi. | Zorla alınan para. @@ Topraksız köylüden alınan kazanç vergisi. )


- HARAKİRİ ile/ve/||/<> SEPPUKU


- HARAM Lİ AYNİHÎ ile/ve HARAM Lİ GAYRIHÎ


- HARAM ve HADD

( Haram nedir? Kendi nefsine revâ görmediğini başkasına yapmaktır. )

( Bir kiloluk demirden havayı çekseler, bir tondan ağır gelir. )


- HARAM ile/ve HARAMA YAKIN MEKRUH


- [ne yazık ki]
HARAM ile/ve/değil/yerine/>< HELÂL

( Helâl damlar, haram akar. )

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Dinin hükümleri bakımından kullanılabilen. | Haram olmayan. )


- HARAM ve/>/hem de HÜRMET

( FORBIDDEN and/>/also RESPECT/REVERENCE )


- HARAM ile/ve/||/<> MEKRUH ile/ve/||/<> MÜFSİD[Ar. < FESÂD]


- HARÂMÎ/KORSAN[İt./Lat. < KORSO] ile/ve IZBANDUT[İt. SBANDATO < Cerm.] ile/ve EŞKIYÂ/PİRAT

( Bir devletin koruması altında ve uluslararası kurallara göre tâbi olarak hareket eder/di. İLE/VE Görünüşü ve davranışı ile korku veren, iriyarı adam. | Rum korsanlarına verilen ad. İLE/VE Deniz haydutu. )

( Haksız saldırıları dava etme olanağı/hakkı söz konusudur. İLE/VE ... İLE/VE Hiçbir hak söz konusu değildir. )


- HARÇ BİTTİ ve/||/<>/> YAPI PAYDOS


- HARÇ[Ar. < HARC] ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< HARAÇ[Ar. < HARÂC]/BAÇ[Fars. < BÂC]

( Harcanan para. | Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. İLE Bir yerden, birinden zorbalıkla alınan para. )


- HARC ile/ve/> MECZ


- HARÇ ile/ve/||/<> SIVA

( Harcanan para, masraf. | Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. | Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı ya da süsleyici şeyler. | Bahçıvanlıkta, değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. | Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin tümü. | Resmî işlerde, devlet veznesine yatırılan para. | Yapıda tuğla ya da taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılan karışım. İLE/VE/||/<> Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı ya da toprak harç. | Bir yapının, duvarlarına sürülen, ince harç tabakası. )


- Harcadıklarını/tükenenleri unut ve SUS!!! -ve


- HARCAMA ile/ve/<>/> YALNIZLIK

( Kazanmak için etrafındakileri harcayanların elde edeceği şey "galibiyet" değil yalnızlıktır. )


- HARCANILACAK PARA ile/ve BİRİKTİRİLECEK/SAKLANILACAK PARA

( THE MONEY TO SPEND vs./and THE MONEY TO SAVE )


- HAREKET DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> DOLAŞIM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SOLUNUM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SİNİR DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SİNDİRİM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> BOŞALTIM DÜZENİ/SİSTEMİ

( Kemikler, eklemler ve kaslar. İLE/VE/||/<> Kalp, damar, kan. İLE/VE/||/<> Solunum yolu ve akciğerler. İLE/VE/||/<>. İLE/VE/||/<> Beyin, beyincik, omurilik, omurilik soğanı. İLE/VE/||/<> Dil ve dişler, yemek borusu, mide, karaciğer, safra kesesi, pankreas, bağırsaklar. İLE/VE/||/<> Böbrek, sidik/idrar kesesi, sidik/idrar kanalları. )

( Zehirlenmelerde genel belirtiler:
Sindirim sistemi bozuklukları: Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal.
Sinir sistemi bozuklukları: Bilinç kaybı, havale, rahatsızlık hissi, hareketlerde uyumsuzluk.
Solunum sistemi bozuklukları: Soluk darlığı, morarma, solunum durması.
Dolaşım sistemi bozuklukları: Nabız bozukluğu, kalp durması. )


- HAREKET EDEN/ETTİREN ile/ve DEĞİŞEN

( Bir cismin belirli konumlarda belirli aralıklarda bulunması. İLE/VE ... )

( * Hareket nedir? * Şey nedir? * İlke nedir? * Aralarındaki ilişki nedir? İLE/VE Değişenin bilgisi elde edilebilen şey değildir, kesin olarak elde edilemez. )

( ACTIVATOR vs./and ALTERATION )


- HAREKET:
GÖRELİ ile/ve/<> BAĞIL


- HAREKET:
NESNENİN/DURANIN, KENDİNİ BULUNDUĞU DURUMDAN/NOKTADAN OLUMSUZLAMASI/DIŞARI ÇIKARMASI ile/ve/||/<>/> YENİDEN OLUMLAMASI/YAPILANMASI


- HAREKET:
NOKTA ve/<> HAT ve/<> SATIH/YÜZEY ve/<> HACİM/CİSİM


- HAREKET ile/ve ARDIŞIKLIK


- HAREKET ile/ve/||/<> BAĞIL HAREKET/HIZ


- HAREKET ile/ve BELİRLEYİCİLİK

( MOVEMENT vs./and DETERMINATION )


- HAREKET ile/ve BELİRSİZLİK

( MOVEMENT vs./and INDEFINITENESS )


- HAREKET ve/<> BEREKET

( Varoluşu sağlar. VE/<> Varoluşun sürekliliğini sağlar. )


- HAREKET ve/<> BİÇİM ve/<> UZAM


- DEVİNİM/HAREKET[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/> DAVRANIŞ

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Bilinçsiz/bilinçli hareket. )

( [not] MOVEMENT vs./and/but/||/<>/> BEHAVIOUR )


- HAREKET ve/<> DİNGİNLİK


- HAREKET ile/ve DİRİLİK


- HAREKET ile/ve/||/<> DUYGU

( MOTION vs./and/||/<> EMOTION )


- HAREKET ve/||/<> DUYGULANIM ve/||/<> BENZETME

( İki kişi arasındaki tüm ilişkilerde ve temelinde, anne ile çocuğun ilişkisinde, yerli yerinde ve yeterince bulunması gerekenler... )


- HAREKET ile/ve ETKİLEŞİM


- HAREKET ile/ve ETKİNLİK

( Hareket, tamamlanmamış etkinlik; etkinlik ise tamamlanmış harekettir. )

( Geçmiş-Şimdi-Gelecek'in bütünlüğü. )

( MOVEMENT vs./and ACTIVITY )


- HAREKET ve/> EYLEM ve/> YAŞAM ve/> BİLİNÇ

( HAREKET: Bil-kuvve olanın, bil-fiil olması için gerekli çaba. )

( MOVEMENT and/> ACTION and/> LIFE and/> CONSCIOUSNESS )


- HAREKET ile/ve FİİL


- HAREKET ve/||/<>/>/< HAKİKAT


- HAREKET ve/= HAKK


- HAREKET ile/ve/değil/||/<>/> HARARET


- HAREKET ile/ve HAREKETİN AMACI

( MOVEMENT vs./and THE AIM OF THE MOVEMENT )


- HAREKET ile/ve/||/<>/>< (HAREKETİN) TERS YÖN(ÜN)DE(Kİ) HAREKET


- HAREKET ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK


- HAREKET ile/ve HİKMET


- HAREKET ile/ve İMAR

( MOVEMENT vs./and TO IMPROVE )


- HAREKET ve KEMÂL/SINIR

( Her hareket, kemâline erer/sonlanır. )


- HAREKET ile/ve/değil KESİNTİSİZLİK


- HAREKET ile/ve KIMILDAMA


- HAREKET ile/ve KUVVET

( MOVEMENT vs./and POWER )


- HAREKET ve NESNE

( MOVEMENT and MATTER )


- HAREKET" ile/ve "NUMARA"


- HAREKET ve OLUŞ ve YOKOLUŞ


- HAREKET ve SABİTLİK

( MOVEMENT and CONSTANCY )


- HAREKET ile/ve ŞEY

( Çırpıntı ve su ayrı değildir. Bizi suyun var oluşundan haberdar eden de o çırpıntıdır. )

( vs./and/||/<> THING )


- HAREKET ile/ve SINIRLILIK


- HAREKET ve/<> SÜKÛN

( Kendi halini/yerini bulmak/bulmaya çalışmak. VE/<> Tamamlanma. )

( Hareket, sükûn ister. VE/<> Sükûn/et, hareketin ademidir/yokluğudur. )

( Kasların, harekete; zihnin, sükûna gereksinimi vardır. )

( Özde, hareket aranmaz/"bulunmaz". )

( DOĞA: Hareketin yasalarının bilimi. )

( HAREKET: Doğal yerinde bulunmama. )


- HAREKET ve/> SÜREKLİLİK

( MOVEMENT/MOTION and/> CONTINUITY )


- HAREKET ile/ve SÜRÜKLENME

( MOVEMENT vs./and TO DRAG )


- HAREKET ile/ve/<> TELÂŞ


- HAREKET ve/> TİN/PSİŞE ve/> ZEKÂ

( Değiştirir. VE/> Birleştirir. VE/> Dönüştürür. )

( Alterates. AND/> Combines. AND/> Tranforms. )

( MOVEMENT and/> PSYCHE and/> INTELLIGENCE )


- HAREKET ve/> ÜMİT/UMUT

( MOVEMENT and/> HOPE )


- HAREKET ile/ve/||/<> UYUMLULAŞTIRILMIŞ HAREKET


- HAREKET ile/ve/değil YER DEĞİŞTİRME(İNTİKAL)

( Basit düzeydeki zihinlerde, hareket, yer değiştirme olarak yorumlanır. )


- HAREKET ve/> YÖN

( Hareketin başladığı andan itibaren yön oluşmaya başlar. )

( Hareketin, yöne gereksinimi vardır. )

( Yön, İbni Sinâ'nın tüm kitapları, ayrı ayrı ve başlı başına bir bölümdür. )

( MOVEMENT and/> DIRECTION )


- HAREKET/DEVİM ile/ve ETKİNLİK/DEVİNİM

( MOVEMENT vs./and ACTION )


- HAREKETİN:
KAYNAĞI ile/ve/||/<>/> SÜREKLİLİĞİ


- HAREKET'İN:
NEDEN'İ ile/ve NASIL'I


- HAREKETİN SÜREKLİLİĞİ:
DOĞADA ile/ve/<> YAŞAMDA

( Sürekli oluşum. İLE/VE/<> Sürekli insanlaşma. )

( Yaşamdaki temeddün, doğadaki tekevvün'ün devamıdır. [ve bunun da sonsal amacı, kişinin, daha da insanlaşarak, olgunluğa/kemâle ermesidir.] )

( DOĞA: Hareket ile sükûnun ilkesi. )

( TEKEVVÜN ile/ve/<> TEMEDDÜN )


- HAREKETLİ/LİK ile/ve/<> ETKİN/LİK


- HAREKETSİZ DİRENİŞ ile/ve/||/<> SESSİZ ÇIĞLIK


- HAREKETSİZLİK ve/||/<>/> ÇÜRÜME


- HAREKET'TE:
İŞÂRÂT-I HİSSİYE ile/ve MAKSADÜ'L HAREKET


- HAREKETTE YETENEK:
ÖNGÖRÜLEBİLİR ile/ve/||/<> ÖNGÖRÜLEMEYEN


- HAREM DAİRESİ ile/ve HAREM DAİRESİ

( HAREM-İ HÜMÂYÛN: Sultan'ın Harem'i. )

( Topkapı Sarayı'nda. İLE/VE Dolmabahçe Sarayı'nda. )

( İkinci ve üçüncü bahçelerin solunda. [1588] İLE/VE Pembe Salon. )

( 259 oda, 46 tuvalet, 12 sandık odası, 8 hamam, 4 mutfak, 6 kiler bulunmaktadır. [6720 m2] İLE/VE ... )


- HAREM ile/ve/<> HAREMEYN

( EHLİ DIŞINDA GİRMESİ YASAK OLAN YER ile/ve/<> MEKKE İLE MEDÎNE-İ MÜNEVVERE [MÜSLÜMAN OLMAYANLAR GİREMEZ )


- HARF ABECESİ ile/ve/||/<>/< HECE ABECESİ


- HARF (KULLANIMI) ile/ve RAKAM (KULLANIMI)

( Sürekli nicelik ve süreksiz nicelik farkını karşılayabilmeye yarar. )

( Rakamların, değerlerle karışmamasını da sağlar. )

( NAKŞ ETMEK )

( Türk abecesinde en yüksek dereceye sahip olan yani en sık kullanılan yazaçlar, A, E, İ, N, R, L; üst-orta derecede olanlar, I, D, K, M; alt-orta derecede olanlar, U, Y, T, S, B, O; düşük dereceli olanlar, Ü, Ş, Z, G, Ç, H, Ğ, V, C, Ö, P, F, J'dir.

Gazete köşe yazıları ve 9 yazara ait 37 kitaptan elde edilmiş, 11 milyon karakterden oluşan 13.4 MB boyutundaki metin seti üzerinden elde edilmiş Türkçe yazaçlara ait kullanım sıklıkları aşağıdaki adreste belirtilmiştir. Türk abecesindeki yazaçların kullanım sıklıkları )

( İngilizce'de:
E T A O I N S H R D L C U M W F G Y P B V K J X Q Z

Almanca'da:
E N I S R A T D H U L G C O M W B F K Z Ü V P Ö Ä ß J Y X Q

İspanyolca'da:
E A O S R N I D L C T U M P B G V Y Q H F Z J X W K

Fransızca'da:
E S A I T N R U L O D C P M É V Q F B G H J À X Y È Ê Z W Ç Ù K Î Œ Ï Ë

Çekçe'de:
O E A N T I V L S R D K U P Í M C H Á Z Y J B Ř Ě É Č Ž Ý Š Ů G F Ú Ň W Ď Ó X Ť (Q) (časopis, 2500 besed)

Lehçe'de:
A I E O N Z W S C R Y T K D P M J U L Ł G B H Ą Ę Ó Ź Ś Ć Ń F Ż X V (Q) (časopis, 11.000 besed)

Rusça'da:
О Е А И Н Т С В Л Р К Д М П У Ы Я Г Б З Ч Й Х Ж Ш Ю Ц Щ Э Ф Ё (Solženicin, 86.000 besed)
О Е А И Н Т С Р В Л К М Д П У Ы Я Г З Б Ч Й Ж Х Ю Ш Ц Щ Э Ф Ё (časopis 25.000 besed) )

( FaRkLaR Kılavuzu'ndaki sözcüklerin yazaçlara göre kayıt oranı )


- HARF ile/ve/<> ANTROPOMORF HARF

( ... İLE/VE/<> İnsan yüzü biçiminde büyük harf. [Bu harfleri, özellikle VIII. - XI. yy.lar arasında, minyatürcüler kullanmışlardır.] )


- HARF ile/ve/<>/> HECE ile/ve/<>/> CÜZ ile/ve/<>/> TEFİLE ile/ve/<>/> VEZİN ile/ve/<>/> BAHRİ


- HARF ile/ve/<>/> SESLEM/HECE

( HARF ile/ve el-MAKTA )


- HARFLER'DE:
ARAP ile/ve İBRÂNÎ

( Ayn, Ba, Cim, Dad, Dal, Elif, Fa, Gayın, Ha, Kaf, Kha, Lam, Mim, Nun, Ra, Sat, Sin, Şın, Ta, Tha, Vav, Ya, Za, Zay İLE/VE He, Kapt, Koph, Lamedh, Mem, Neth, Nun, Pe, Resh, Sadhe, Shin, Sin, Tav, Teth, Vav, Yodh, Zayın )


- HARFLERİN BİT DEĞERİ:
8 ile/ve/||/<>/> 16

( A/a, B/b, C/c, D/d, E/e, F/f, G/g, H/h, I/i, J/j, K/k, L/l, M/m, N/n, O/o, P/p, R/r, S/s, T/t, U/u, V/v, Y/y, Z/z

İLE/VE/||/<>/>

Ç/ç, Ğ/ğ, İ/ı, Ö/ö, Ş/ş, Ü/ü )


- HARİ ile/ve/||/<> HAR

( Dişil. İLE/VE/||/<> Eril. )


- HARİCÎ ile/ve AYNÎ

( EXTERNAL vs./and ... )


- HÂRİCÎ ile/ve ZİHNÎ ile/ve LİSÂNÎ ile/ve LUGÂVÎ/KİTÂBÎ


- HARIDVAR ve/> GANGAMAYA ve/> GANJ


- HARİKA ile/ve/||/<> ŞAHİKA


- HARİKULÂDE ve/<> MÛCİZE


- HARİTA ile/ve/||/<>/> ATLAS


- HARİTALAR ile/ve/<> KROKİ

( ... İLE/VE/||/<> Bir konu ya da nesnenin başlıca özelliklerini yansıtacak biçimde hazırlanmış taslağı. )

( ATLAS: Haritaları birarada bulunduran. [XVII. yüzyıldan beri bu tanım kullanılmaktadır] | Yunan mitolojisinde dünyayı omuzları üzerinde taşıyan Tanrı. )

( MAP vs./and SKETCH )


- HARİTA ile/ve/<> PLANÇETE[Fr. < Yun.]

( ... İLE/VE/<> Harita çıkarmaya yarayan bir aygıt. )


- HARİTASI/REÇETESİ/MATEMATİĞİ" ile/ve/||/<> ÖLÇÜSÜ


- HARMAN[Fars.] ile/ve/<>/> BADAS

( Tahıl demetlerinin üzerinden döven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. | Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. | Birçok çeşitten birer parça alıp yeni bir bileşim oluşturma işi. İLE/VE/<>/> Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü. )