Aynı ve aynı olmayanlar

"YAZIM/KULLANIM" "BENZERLİKLERİ" FAKAT FaRkLaRINI DİZİNLER...

("AYNI" / AYNI DEĞİL)

( ... ile/||/<>/= ... )

- TON[Fr. TONNE] ile TON[Fr.]/ÖTÜM/TİTREM ile TON[Fr. THON COMMUN]/İSTAVRİT AZMANI/ORKİNOS/TUNNY[İng. < Lat. THUNNUS ALALUNGA]

( Bir metreküp oylumda ve +4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. @@ İnsan ya da çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. | Konuşmada, selenin kişinin "düşünce ve duygularını yansıtacak biçimde çıkması". | Bir rengin koyuluk ya da açıklık derecesi. | Ses titreşimlerinin birbirine göre yükseklik alçaklık durumu. @@ Uskumrugillerden, boyu 2,5 metre kadar olabilen bir balık. )

- TORUM ile TORUM

( Deve yavrusu. İLE Yalan, uydurma söz. )

- TUFÛ[Ar.] ile TUFÛ'[Ar.] ile TUFÛH'[Ar.]

( "Tüh!" anlamında kullanılır. İLE Ateşin sönmesi. İLE Kabın, ağzına kadar dolması. )

- TUFÛL[Ar.] ile TUFÛL[Ar. < TIFL çoğ. ETFÂL]

( Güneşin, Batı'ya yaklaşması. İLE Çocuklar. )

- TUHAF ile TUHAF

( Acayip. | Şaşılacak, garip. | Güldürücü. | Gülünç. | Anlaşılmaz. | Şaşılan bir şey karşısında söylenilen söz. İLE Ağaçkakan türünden iri gagalı bir kuş. )

- TÜMEL ile/ve/<> TÜMEL

( Varlık. İLE/VE/<> Tür. )
( Bil(ebil)mek, tümeli bil(ebil)mektir. )

- TÜRLÜ ile TÜRLÜ

( Çeşitli. İLE Çeşitli sebzelerin karıştırılarak pişirildiği yemek. )

- TUTTURMAK ile TUTTURMAK ile TUTTURMAK

( İnat etmek. İLE İsabet, ettirmek, yakalamak, başarmak. İLE İliştirmek. )

- UÇUK ile UÇUK

( Soluk. | Açık renk. | Hafif, belirsiz. İLE Genellikle ateşli sayrılıklar, bunalımlar sonucu, deride fiskeler durumunda beliren kabarcık. )

- ÜSLÜ/ÜSTEL/EXPONENTIAL[İng.] ile ÜST EL

( Katlı/katlanan. @@ Güçlünün/güçlülerin "etkisi". )

- UYANIK/LIK ile "UYANIK/LIK"

- UYUYOR(/UM/SUN/UZ/LAR) ile UYUYOR(/UM/SUN/UZ/LAR)

( Uykuda olma. İLE Uyum gösterme. )

- vs.[Ar. < VE SAİRE] ile vs.[Lat. < VERSUS]

( Ve benzeri. İLE Karşı/t. )

- Y ile Y ile y

( Türk abecesinin yirmisekizinci harfi. Sesbilim bakımından, öndamak ünsüzlerinin ötümlüsüdür. İLE İtriyum'un simgesi. İLE Bilinmeyen, ikinci niceliği gösterir. )

- YALIM/YALIN ile YALIM

( Alev. İLE Bıçak gibi kesici araçların, keskin yüzü, keskinlik. )

- YALIN ile YALIN

( Alev. İLE Gösterişsiz, süssüz, sade. | Çıplak. )

- YAMUK YUMUK (İŞLER YAPMAK)

- YAN MASAMDA ile YANMASAM DA

- YANİ ile YANİ?

- YARICI ile YARICI

( Yarma işini yapan, parçalayan, bölen. İLE Ürünü, mal sahibi ile yarı yarıya bölüşerek çalışan işçi. )

- YARINI ÖZLEMEK" ile/ve/değil/||/<>/< YÂRINI ÖZLEMEK

( "Gelecekte yaşayabileceklerini düşlemek." İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Sevgiliyi özlemek. )

- YAZIN ile YAZIN

( Olay, düşünce, duygu ve imgelerin, dil aracılığıyla biçimlendirilmesi sanatı, edebiyat. | Bu sanatın kuralları ve ürünleri ile uğraşan bilim kolu. | Bir çağda, bir dide, bir ulusta yazılmış sanat yapıtlarının tümü. | Bir bilim kolunun, türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve yapıtların tümü, literatür. İLE Yaz mevsiminde, yaz aylarında. )

- YAZININ(YAZI-NIN) ile YAZININ(YAZIN-IN/EDEBİYATIN)

- YENİLİYOR ile YENİLİYOR

- YESEN ile YE SEN

( Yemeyi düşünmesen/istemesen/sevmesen bile yemen daha iyi olur. İLE Başkaları yemese de ve/ya da başka durum ve uğraşları olsa da ilgin yemek üzerine olsun. )

- YOLSUZLUK ile YOLSUZLUK ile YOLSUZLUK

( Parasızlık. İLE Dolandırıcılık. İLE Aidiyetsizlik. )

- YÖNTEM = USÛL = METHOD[İng.] = MÉTHODE[Fr.] = METHODE[Alm.] = METHODUS[Lat.] = METHODOS[Yun.] = METODO[İsp.]

- YORMAK ile YORMAK

( Yorgun duruma getirmek. İLE Bir nedenle bağlamak, bir duruma işaret saymak, bir anlam vermek, yorumlamak. )

- YÜRÜTME ile/ne yazık ki "YÜRÜTME"

( Sürdürme. İLE/NE YAZIK Kİ Çalma. )

- YÜZ ile YÜZ

( Doksandokuzdan sonra gelen sayını adı ve bu sayıyı gösteren im. 100 | Kez, kere sözcükleri ile birlikte kullanılarak, yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatı.[Yüz kere söyledi.] İLE Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölümü. | Keskin kenar. | Bir şeyin ön tarafta bulunan bölümü, alnaç, cephe. | Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. | Yastığa geçirilen kılıf. | Bir şeyin, görünün bölümünde kullanılan kumaş. | Utanma. | Birinin, görülegelen ya da umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. | Nedeniyle. | Yan, taraf. | Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin tümü. )

- YÜZSÜZ/LÜK ile/||/<> YÜZSÜZ/LÜK

- ZAHR[Fars.] ile/ve/||/<> ZAHR[Ar.]

( Ağu, zehir, sem, yılan/akrep vb. zehiri.[> ZAHRA: Öd, safra, öç, öfke.] İLE/VE/||/<> Çiçek, özellikle sarı çiçek. )

- ZÂMİR[Ar.] ile ZAMÎR[Ar. çoğ. ZAMÂİR]

( Neyzen, düdük çalan. İLE İç, içyüz. | Kalp, vicdan. | Gönülde gizli olan sır. | [dilbilgisinde] Adın yerini tutan sözcük. )

- ZARÎFE[Ar.] ile ZÂRİFE[Ar.]

( Zarif şey. İLE Fazla, gereksiz söz. )

- ZATİ[Ar.] ile ZATÎ[Ar.] ile ZÂTÎ[Ar.] ile Zâtî[Ar.]

( Zâten. İLE Kendine özgü. İLE Kendiyle ilgili, kendine ait, kişilik, özlük, özel. İLE Ünlü Türk şairi. [1471 - 1546] )

- ZİRÂ'[Ar.] ile ZÎRÂ[Ar.]

( Dirsekten orta parmak ucuna kadar olan bir uzunluk ölçüsü.[75-90 cm. arasındadır.] | Ay menzillerinden biri. İLE Çünkü, şundan dolayı ki. )

- ZIRVA ile ZIRVA[Fars. < ZİRE-BÂ] ile/değil/yerine/>< ZİRVE/DORUK

( Zirvelerin, zırvalar ile işi olmaz. )
( Saçma, saçma sapan, boş, anlamsız söz. İLE Nohut ve çeşitli meyveler yapılan bir tür yemek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dağın/tepenin en üst noktası. | Bir işte ulaşılan en üst aşama. )