FİZİK (PHYSICS)

- AĞIŞ >< YAĞIŞ

( Ağma işi. | Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı. >< Yağma işi. | Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı ya da katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı. | Yağan yağmur ya da kar miktarı. | Yağmur. )

- AGONİST İLE ANTAGONİST İLE PARTIAL AGONİST ile/||/<> İLAÇ-RESEPTÖR ETKİLEŞİMİ

( Farmakolojik etki türleri. )
( Formül: Response = Emax[A]/(EC50+[A]) )

- AGONİST ile/||/<> ANTAGONİST

( Agonist reseptörü aktive eder İLE antagonist bloke eder )
( Formül: Reseptör aktivasyonu İLE inhibisyon )

- AGOSTİC ETKİLEŞİM ile/||/<> HYDROGEN BONDİNG

( Agostic C-H→M 3c-2e, H-bonding klasik X-H···Y. )
( Formül: 3 merkezli İLE dipol )

- AGREGASYON/AGGREGATION[İng.] değil/yerine/= YIĞIŞMA, TOPLANMA, BİR ARAYA GELMEK

- AGSM/ANTI-G STRAINING MANEUVER[İng.] değil/yerine/= YER ÇEKİMiNE KARŞI KOYMA MANEVRASI

- RETINAL ILLUMINANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AĞTABAKA AYDINLANMASI

- AHARONOV-BOHM ETKİSİ ile/||/<> HALL ETKİSİ

( AB kuantum faz etkisi, Hall klasik Lorentz kuvveti. )
( Formül: Φ = ∮A·dl İLE V_H = IB/nqt )
( Georg Ohm tarafından 1827 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1854) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Ohm yasası, elektrik direnci) )

- AHARONOV-BOHM ETKİSİ ile/||/<> LORENTZ KUVVETİ

( Aharonov-Bohm etkisi potansiyelin fiziksel etkisini gösterirken İLE Lorentz kuvveti alanların doğrudan etkisidir )
( Formül: F = q(E + v×B) )
( Georg Ohm tarafından 1827 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1854) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Ohm yasası, elektrik direnci) )

- AIKIDO ile/ve JAİNİZM

( AIKIDO: "AI"=UYUM, "KI"=ENERJİ, "DO"=YOL/YÖNTEM --- ENERJİYİ UYUMLANDIRMA YÖNTEMİ/YOLU

Aikido, fiziksel ve zihinsel denge oluşturma yöntemidir.

Aikido, diğer tarafın gücünü kendine yönelik kullanabilmektir.

Aikido, %100 savunma odaklı ve bir ya da daha fazla yönden gelen her türlü saldırıya karşı kullanılabilecek bir uygulama sanatıdır.

Aikido, fizik kurallarını göz önünde bulundurarak saldırganın gücünden uygun biçimde yararlanır.

Aikido, önsezi, zamanlama, hareketlerin doğru uygulanışı, dairesellik, rakibin gücünü ele geçirip bunu ona yönelik kullanma, soluklamanın verdiği güç, doğru tutuşlar ve oldukça yüksek bir konsantrasyon ister.

Aikido, önemli temel güdülenmeleri, ahlâki standartları ve asil tarzıyla tanınır.

Aikido, kendi kendimizi sürekli olarak geliştirme ve kesin zafer üzerine kuruludur.

Aikido, rakibi etkisiz durarak getirerek var olmaya devam eder.

Aikido: Savaşmadan Kazanmak: "Uyum Kuralı"

Aikido'nun içinde yatan asıl anlam, Enerji, Anlık/Zihin ve Gövde'nin uyumudur.

Aikido'nun öncelikli özelliği enerjinin terbiye edilmesidir.

Aikido'nun ayırt edici özelliği, hareketler ve tekniklerdeki yumuşak akıcılıktır.

Aikido'nun başlangıcı savunma, devamı tekniktir.

Aikido'nun zihinsel kaynakları ikiye ayrılır:
1- Doğu kültürünün din ve Şintoculuk, Konfüçyusçuluk, Taoculuk ve Budizm gibi felsefe akımlarına dayanan ahlâkî değerleri;
2- Daha uygulamalı olan ve kolaylıkla uygulanan ahlâki değerler.

Aikido'nun ahlâkî anlayışında savunma asla saldırganı yok etme ya da ciddi biçimde yaralama amacını taşımaz.

Aikido'ya dayalı bir strateji üç ahlâki aşamayı içerir:
1- Algılama,
2- Değerlendirme,
3- Karar verme ve tepki gösterme

Aikido hareketleri, ileri derecede bir koordinasyon sonucu oluşan, sertlik ve şiddet içermeyen, akıcı ve esnek hareketlerdir.

Aikido'da el, bilek tutuşları ve düz vuruşlar[atemi] o kadar serttir ki, rakip daha fazla acıyı engellemek için teslim olmayı yeğler.

Aikido'ya dayanan bir strateji aynı zamanda ahlâkî bir yaklaşım ve düşünce tarzı gerektirir.

Aikidoka'nın[Aikido çalışan kişi] ahlâkî bir yaklaşım içinde olması gerekir.

Savunmanın asıl amacı saldırganı yok etmek değil onu yönlendirmek ya da etkisiz duruma getirmektir.

Aikido'da ego ya da kahramanlık yoktur.

Aikido, Sensei[üstad] Morihei Ueshiba (1883 - 1963) tarafından geliştirilmiştir.

Aikido, efendilerin savunmacı sanatı olarak tanımlanır.

Gerçek ustalar, çevrelerinin kendini denetlemesine izin vermeyendir. )
( Bazı Aikido Terimleri

Aikidoka: Aikido yapan kişi.

Aikikai: Aiki topluluğu. Bu sözcük, kurucu tarafından Aikido'nun yaygınlaştırılması için oluşturulmuş organizasyon için kullanılır.

Dan: Siyah kemer derecesi.

Dojo: İdman yapılan yer.

Doşhu: Yolun başı anlamında kullanılır. Aikido'nun başında bulunan kişiye verilen unvandır. (Şu anda doşu MORİHEİ UESHİBA'nın torunu olan MORİTERU UESHİBA'dır.)

Fukhişhidoin: Eğitmenin yardımcısı anlamına gelen resmî bir ad.

Gi: Eğitim giysisi.

Hakama: Siyah ya da lacivert renkte, genellikle siyah kemer sahibi olmuş Aikido'cularca giyilen, parçalı etek.

Hambu Dojo: Organizasyonun merkezi dojosunu belirten terimdir. Genellikle Aikido Dünya Karargahları'nı belirtir. (AİKİKAİ)

Hanmi: Üç gensel duruş.

Happo: Sekiz yön. HAPPO-UNDO (8 yön egzersizi) ve HAPPO-GIRI (kılıç ile sekiz yönde kesme.) (Burada anlaşılması gereken, gerçekten her yönde hareket edebilmektir.)

Hara: Gövdenin ağırlık merkezi. (Aikido teknikleri, olabildiğince kişinin hara bölgesinde yapılmalıdır.) Jiyuwaza: Tekniklerin serbest biçimde uygulanması.

Kihon: Temel olan şey. Aikido'da genel olarak aynı teknik, farklı görülen farklı yollardan yapılabilir. Temeli, yani çekirdeği kavramak için KİHON'u iyi anlamak gerekir.

Kohai: Yeni öğrenci.

Kokyu: Soluk alma. Aikido'nun bir bölümü de KOKYU RYOKUYU, yani soluk alma gücünü geliştirilmesidir. Aikido'daki pek çok teknik, KOKYU HO yani soluk egzersizi olarak adlandırılır. Bu egzersizler, kişinin KOKYU RYOKUYU yani soluk gücünü geliştirmesini sağlar.

Ku: Boşluk. Bu boşluğun doğrudan fark edilmesi, aydınlanmadır. Bu Aikido'da bilinç açıklığının geliştirilmesi, değişen durumlara çabuk ve iç güdüsel yanıt verebilmektir.

Kumi Jo: JO (bir araç) ile eşleşerek yapılan çalışma. (eşli uygulama) Kumi Tachi: Kılıçlı çalışma. (eşli uygulama) Kyu: Beyaz kemer düzeyi/derecesi. ŞHODAN(1. DAN)'a kadar olan(6) derece.

Maai: Rakibe göre olması gereken, düzenli aralık, uzaklaşma ve zamanlamadır.

Masagatsu: Gerçek zafer. Mudansha: Siyah kuşak derecesi olmayan öğrenci.

Nagare: Akmak. Aikido'nun amaçlarından biri de fiziksel güce, fiziksel güçle karşılık vermemeyi öğrenmektir. Asıl olan, uygulanan gücü yönünde, onu kendi avantajına olacak biçimde yeniden yönlendirerek hareket etmeye çalışmaktır.

Nage (Tori): Savunan. Tekniği yapan.

Randori: Serbest biçimde eğitim.

Rei: Selâm ver!

Sempai: Eski öğrenci.

Sensei: Öğretmen.

Shikaku: Ölü açı. Rakibin atağına devam etmesinin çok zor olduğu ve sizin de rakibinizin hareket ve dengesini kolaylıkla kontrol edebildiğiniz pozisyon. Aikido'nun ilk aşaması, ŞHİKAKU'yu yerleştirebilmektir.

Shindoi: Öğretmen, eğitme anlamına gelen resmî bir ad/unvan/başlık.

Shodan: Siyah kemerde ilk derece (1. dan)

Sukashiwaza: Saldırganın sizi sarmasına ya da vuruşuna başlamasına olanak vermeden yapılan teknikler.

Sutemi: Birinin, tekniğin uygulanması için kendini bırakmasıdır.

Tai No Tenkan: 180 derece dönmeyi kapsayan yalın dönüşler. (Harman uygulaması)

Tai Sabaki: Gövde hareketi.

Taijutsu: Gövde sanatları, silahsız çalışma.

Takasumu Aiki: Aiki'nin (ruh, zekâ ve evrensel enerjinin uyumu) sonsuz (bitmek bilmeyen) üretken savaş sanatı " anlamına gelen kurucunun bir sloganıdır. Aikido'da yeni teknikler yaratmak olanaklıdır.

Tatami: Minder. Tege Tana: El kılıcı ya da elin kenarı. Tenkan: Özellikle gövdenin 180 derece döndüğü dönüş hareketi.

Tori: Uzaklaştırma, uzağa alma, elinde bıçağı alma, elinden alma.

Uchi Deshi: Dojo’nun içinde yaşayan ve kendini eğitmene, dojonun bakım ve temizliğine adamış öğrenci (Kimi zaman, dojonun Sensei'sinin kişisel işlerine de yardım eder.)

Uke: Saldıran. Tekniği alan.

---

Morihei Ueshiba: Aikido'nun kurucusu (1883-1969)

O-Sensei Morihei Ueshiba: Hocaların hocası, büyük öğretmen.

Shihan: Hocaların hocası (usta eğitmen) anlamına gelen resmî bir ad.

Ueshiba Kısshomaru: Aikido'nun kurucusunun oğlu.

Ueshiba Moriteru: Kurucunun torunu, şuan yolun başında olan kişi doşhu.

)

- AIMD İLE PIMD İLE RPMD ile/||/<> MOLEKÜLER DİNAMİK TÜRLERİ

( İleri MD simülasyon yöntemleri. )
( Formül: Nuclear quantum effects )

- AK/AQ[Oğuz] ile/||/<> AK SAY/AQ SAY ile/||/<> AK TEREK/AQ TEREK
[<

- AK ile AK

( Beyaz. İLE Sıvıların/akışkanların akması. )

- AKAÇ ile AKAK ile AKI ile AKILGA ile AKIM ile AKINDIRIK ile AKINTI ile AKIŞKANLAŞTIRICI ile AKITMALIK ile AKMA ile AKMALIK

( Birikmiş suları akıtmaya yarayan boru, oluk ve benzeri araç. | Temel düzeyindeki suları toplayıp yapıların uzağına akıtan, yeraltı su borusu. İLE Su, hava, duman gibi akışkan şeylerin geçip gitmesine yarayan, her tür yol, akımlık. İLE Işık kaynağının, 1 saniyede çevresine yaydığı ışık enerjisi/akısı.[Akı birimi, lümen'dir.] İLE Suların akması için bir duvarda bırakılan düşey yarık. İLE Üslûp niteliği taşımayan sanat görüşü, çığır. | Hava, su gibi akışkan maddelerin ya da elektrik gibi kuvvetin, herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, çereyan. İLE Ağaç sakızı, reçine. İLE Eğim. İLE Beton akışkanlaştırıcı. İLE Çatı kaplama işlerinde, yedirmelik ya da kurşun şerit ile örtülü birleştirme ya da tonoz geçmesi. İLE Bir gerece uygulanan gerilme sabit kaldığı halde biçim değiştirmenin artması. İLE Sokak ve bahçe yollarının iki yanında ya da ortasında, suların akıp gitmesi için yapılan oluk. )

- AKADEMİSYEN değil/yerine/= BİLİMCİ

- AKAR ve/||/<>/> BAKAR

( Su. VE/||/<>/> Deli. )

- SEYL[Osm.] / FLUX[İng.] / FLUX[Fr.] / FLUX, STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI, AKIŞ

- FLUX LINES[İng.] / LIGNES DE FLUX[Fr.] ile/değil/yerine/= AKI ÇİZGİLERİ

- FLUX RODS[İng.] / BARREAUX DE FLUX[Fr.] / FLUSSSTÄBE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI ÇUBUKLARI

- FLUSSUMWANDLER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- FLUX LEVELLING[İng.]RÉGLAGE DE FLUX[Fr.] / FLUXNIVELLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI DÜZLEME

- TUBE OF FLUX[İng.] / TUBE DE FLUX[Fr.] / FLUSSES GEFÄSS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI TÜPÜ

- FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX[Fr.] / FLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI YOĞUNLUĞU

- AKIL ile/ve/değil FAAL AKIL

- AKIL ve/||/<> MERKEZ ve/||/<> GÜNEŞ ve/||/<> ATEŞ ve/||/<> PİRAMİT ve/||/<> TENNÛRE ve/||/<> TANDIR ve/||/<> RAHMAN/RAHİM

- AKIL ve METAFİZİK

- AKIL ve/||/<> ZORUNLULUĞUN GETİRDİĞİ

- CURRENT COIL[İng.] ile/değil/yerine/= AKIM BOBİNİ

- RÉPARTITION DU COURANT[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIM DAĞILIMI

- UKDE-İ CEREYAN[Osm.] / CURRENT NODE[İng.] / NŒUD DE COURANT[Fr.] / STROMKNOTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM DÜĞÜMÜ


- CURRENT LOSS[İng.] / STROMVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM KAYBI

- KÂTİ-İ CEREYAN[Osm.] / CURRENT BREAKER[İng.] / STROMSPERRE, STROMUNTERBRECHER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM KESİCİ

- SOLÉNOÏDE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIM MAKARASI

- CURRENT RELAY[İng.] / RELAIS DE COURANT[Fr.] / STROMRELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM RÖLESİ

- ŞİDDET-İ CEREYAN[Osm.] / INTENSITÉ DU COURANT[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIM ŞİDDETİ

- CURRENT BALANCE[İng.] / BALANCE DU COURANT[Fr.] / ELEKTRISCHER AUSGLEICH, STROMWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM TERAZİSİ

- CURRENT TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DE COURANT[Fr.] / STROMTRANSFORMATOR, STROMWANDLER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM TRAFOSU

- STROMERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM ÜRETECİ

- AKIM VE BAKIM:
AŞKTA
ile/ve/||/<>/></> ELEKTRİKTE

( Önce akım, sonra bakım. @@ Önce bakım/tedbir, sonra akım. )

- CURRENT INTENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= AKIM YEĞİNLİĞİ


- CURRENT DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE COURANT[Fr.] / STROMDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM YOĞUNLUĞU

- CURRENT ATTENUATION[İng.] / ATTÉNUATION DU COURANT[Fr.] / STROMSCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM ZAYIFLAMASI

- AKIM ile/||/<> GERİLİM

( Akım elektron akışı İLE gerilim potansiyel fark )
( Formül: I = Q/t (amper) İLE V (volt) )

- AKIM ile/ve/<> REOSTA[Fr.]

( ... İLE/VE/<> Elektrik akımının yeğinliğini azaltıp çoğaltmaya yarayan aygıt. )

- AMPERMETER[İng.] / AMPÈRMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIMÖLÇER

- AKINTI ile/ve/<>/değil DALGA/RÜZGÂR

( Suyun/denizin içinde. İLE/VE/<>/DEĞİL Suyun/denizin üstünde. )

- FLUXMETER[İng.] / FLUXMÈTRE[Fr.] / FLUSSMESSER, FLUXMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIÖLÇER

- FLOWCHART[İng.] / SCHÉMA D'ÉCOULEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞ ÇİZENEĞİ

- FLUSSDIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ DİYAGRAMI

- FLOW RATE[İng.] / VITESSE D'ÉCOULEMENT[Fr.] / FLUSSGESCHWINDIGKEIT, STRÖMUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ HIZI


- STRÖMUNGSMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ MAKİNESİ

- FLOW POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'ÉCOULEMENT[Fr.] / FLIESSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ POTANSİYELİ

- AKIŞ ile/ve/||/<>

- AKIŞ ile/ve/değil/||/<> DÖNGÜ

- AKIŞ ile/ve/<> KENDİLİĞİNDENLİK

- AKIŞ ile/ve/değil/||/<>/> LAMİNER AKIŞ

- RHEOLOGY[İng.] / RHÉOLOGIE[Fr.] / FLIESSKUNDE, FLIESSLEHRE, RHEOLOGIE, STRÖMUNGSLEHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞBİLİM, REOLOJİ

- FLUID STATICS[İng.] / STATIQUE DES FLUIDES[Fr.] / FLIESSKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN DURUK BİLİMİ

- FLUID MECHANICS[İng.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN MEKANİĞİ

- FLÜSSIGKEITSSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN STATİĞİ


- DELK-İ SEYYÂLE[Osm.] / FLUID FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DU FLUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKEITSREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN SÜRTÜNMESİ

- AKIŞKAN ile/ve DEĞİŞKEN

- AKIŞKAN ile DEVİNGEN

- SEYYÂL, MÂYÎ[Osm.] / FLUID[İng.] / FLUIDE[Fr.] / FLUID, FLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN

- HAREKET-İ SEYYÂLE[Osm.] / FLUID DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES FLUIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLAR DİNAMİĞİ/DEVİNİMİ

- AKIŞKANLAR DİNAMİĞİ ile/ve/<> AKIŞKANLAR MEKANİĞİ

( Mekâniğin, akışkanların ve gazların hareketleriyle ilgili dalı. İLE/VE/<> Akışkanların, durgun ya da hareket halindeki denge, basınç, hız, ivme, sıkışma ve genleşmelerini inceleyen bilim dalı. )

- AHVÂL-İ SEYYÂLE[Osm.] / MÉCANIQUE DES FLUIDES[Fr.] / FLÜSSIGE MECHANIK, STRÖMUNGSMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLAR MEKANİĞİ

- SEYYÂLİYET[Osm.] / FLUIDITY[İng.] / FLUIDITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLIK

- AKIŞKANLIK ile/ve SÜREKLİLİK

- AKIŞLI/LIK ile/ve/||/<> GEÇİCİ/LİK


- AKIT ile/değil ATIK

- GELÜHLÄMPENBELEUCHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKKOR IŞIMA

- INCANDESCENT LAMP[İng.] / GLÜHLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKKOR LAMBA

- LAMPE INCANDESCENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKKOR TELLİ LAMBA

- INCANDESCENT/INCANDESCENCE[İng.] / INCANDESCENCE[Fr.] / WEISSGLÜHEND[Alm.] ile/değil/yerine/= AKKOR

- AKLA YALIN ile/ve/||/<> AKLA YATKIN

- AKLEDİLEBİLEN ile ALGILANABİLEN

- AKLÎ ZORUNLULUK ile/ve/<> OLGUSAL ZORUNLULUK

- AKLIN SESİ ve/||/<> KALBİN SESİ ve/||/<> MİDENİN SESİ

( Herhangi bir işi yapmadan önce ve yaparken, üçünün sesi de olmalı ve olabildiğince orantılı, dengeli ve uyumlu olmalıdır. )

- AKMA/AKAN ile/<> DÖKÜLME/DÖKÜLEN ile/<> DÜŞME/DÜŞEN

( Sıvılar için kullanılır. İLE/<> Parçalar için kullanılır. İLE/<> Bütünler için kullanılır. )

- ZERFLIESSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKMA

- AKROMAT ile/||/<> AKROMATOPSİ

( Renk körlüğüne sahip kişileri tanımlamak için kullanılan terim. İLE/||/<> Kısmen ya da tamamen renkli görme yoksunluğu.[Artan ışık duyarlılığı ve azalan görme keskinliği ile karakterize nadir görülen, ilerleyici olmayan bir görme bozukluğu.] )

- AKROMATİK ile AKROMATİK İĞ İPLİK

( Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Gözede, boyayı kabul etmeyen bölüm. İLE Mitozun ilk evresi sonunda tüm gözelerde beliren ve göze boyalarıyla boyanamayan iğ biçimindeki oluşum. )

- AKROMATİK[Fr.] değil/yerine/= EŞYANIN GÖRÜNTÜLERİNİ YANAR DÖNER PARÇALAR OLMADAN GÖSTEREN OPTİK DÜZEN/EK

- AKS-ÜL-AMEL/TEAMÜL[Ar.]/REAKSİYON[Fr./İng. < REACTION] değil/yerine/= TEPKİ/TEPKİME

( Birbirini etkileyen nesneler arasında ortaya çıkan durum. )

- AKSELEROGRAF[Fr. < ACCÉLÉROGRAPHE] değil/yerine/= İVMEYAZAR

- İVMEYAZAR/AKSELEROGRAF[Fr. < ACCELEROGRAPHE] ile İVMEÖLÇER/AKSELEROMETRE[Fr. < ACCELEROMETRE]

( Bir hareketin ivmesini çizerek belirleyen araç. İLE Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç. )

- AKSELEROMETRE[Fr. < ACCÉLÉROMÈTRE] değil/yerine/= İVMEÖLÇER

- AKSİLİK değil/yerine/= TERSLİK

- AKSİYON[Fr./İng. < ACTION] değil/yerine/= EYLEM | HİSSE SENEDİ

( Bir kuvvetin, nesnel bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. | İnsan etkinliğinin ya da iradesinin açığa çıkması. | Hareket, iş. | Sermayenin belirli bir bölümü. | Hisse senedi. [AKSİYONER: Hissedar.] | Bir oyuncunun, sahne üzerindeki hareketi. | Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. )

- AKSİYON POTANSİYELİ İLE DİNLENME POTANSİYELİ ile/||/<> SİNİR İLETİMİ

( Nöronların elektriksel durumları. )
( Formül: V = -70 mV → +30 mV )

- AKSİYON POTANSİYELİ ile/||/<> DİNLENME POTANSİYELİ

( İletim. İLE/||/<> Hazır bekleme durumu.

Geçici[+30mV] depolarizasyon. İLE/||/<> Sabit [-70mV] polarize. )
( Formül: +30mV İLE -70mV )

- AKSİYON POTANSİYELİ ile/||/<> GRADUAL POTANSİYEL

( Aksiyon tümü/hiçi, gradual kademeli. )
( Formül: All-or-none İLE graded )

- AXION[İng.] / AXION[Fr.] / AXION[Alm.] ile/değil/yerine/= AKSİYON

- AKS-ÜL-AMEL değil/yerine/= TEPKİ

- AKSUNA[Lat.] değil/yerine/= VURGUN YİYEN DALGICIN, TEKRAR İNDİRİLMESİ GEREKEN SU DERİNLİĞİ

- AKTİF BAĞIŞIKLIK ile/||/<> PASİF BAĞIŞIKLIK

( Aktif kendi üretimi, pasif hazır antikor. )
( Formül: Self-made İLE received )

- AKTİF GALAKTİK ÇEKİRDEK ile/||/<> NORMAL GALAKSİ ÇEKİRDEĞİ

( Aktif galaktik çekirdek parlak enerji salınımı İLE normal galaksi çekirdeği sönük merkezdir. Aktif çekirdek süper kütleli kara delik beslenme İLE devasa enerji üretir. Kuasarlar ve blazarlar aktif çekirdek İLE en parlak evren nesneleridir. )

- AKTİF İLE PASİF ile/||/<> İMMÜNİZASYON

( Bağışıklık kazandırma yöntemleri. )
( Formül: Bellek > Primer yanıt )

- AKTİN[Lat.] ile AKTİNİK[Fr.] ile AKTİNİT[Yun.]

( Gözenin lifli yapısında bulunan kasılgan protein. İLE Çeşitli nesnelerde kimyasal etki oluşturan ışınım. İLE Radyoaktiflerin genel adı. )

- ACTINIC[İng.] / ACTINIÈRE[Fr.] / AKTINIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNİK

- ULTRA ACTINIDE[İng.] / ULTRA-ACTINIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKTİNİT ÖTESİ

- ACTINIDES[İng.] / ACTINIDES[Fr.] / AKTINOIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNİTLER

- AKTİNODERMATOZ[Fr.] ile AKTİNOGRAF[Fr.] ile AKTİNOLOJİ[Fr./İNG.] ile AKTİNOMETRE[Fr.] ile AKTİNOMETRİ[Fr.] ile AKTİNOSKOPİ[Fr.] ile AKTİNOTERAPİ[Fr.] ile AKTİNOTROPİZM[Fr.] ile AKTİNYUM[Yun.]

( Güneş ışınları etkisiyle oluşan bir deri sayrılığı. İLE Kaydedici ışınım ölçer. İLE Güneş ışınlarının insan gövdesindeki etkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Işınım ölçer. İLE Işınım ölçümü. İLE Karanlık bir odada, ışık kaynağı ile aydınlatılan örgenlerin saydamlığının incelenmesi. İLE Mor ötesi ışınların sağaltım amacıyla kullanılması. İLE Bitkilerin tek yönden gelen ışık etkisiyle o yana doğru büyümesi. İLE Radyoaktif bir öğe. )

- AKTİNOMETRE İLE KUANTUM VERİMİ İLE BEER-LAMBERT ile/||/<> FOTOKİMYA ÖLÇÜMLERİ

( Fotokimyasal reaksiyon karakterizasyonu. )
( Formül: Φ = mol ürün/mol foton )

- ACTION[Fr.] / AKTINON[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNON

- ACTINIUM SERIE[İng.] / SÉRIE DE L'ACTINIUM[Fr.] / AKTINIUMREIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNYUM DİZİSİ/SERİSİ

- ACTINIUM[İng.] / ACTINIUM[Fr.] / AKTINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNYUM

- AKTİVASYON ENERJİSİ ile/||/<> REAKSİYON ENTALPİSİ

( Aktivasyon başlangıç engeli, entalpi toplam enerji farkıdır )
( Formül: Ea İLE ΔH )

- AKTİVASYON İLE REAKSİYON İLE ÜRÜN İLE DENGE ile/||/<> KİMYASAL REAKSİYON EVRELERİ

( Bir kimyasal reaksiyonun başlangıcından dengeye kadar geçirdiği evreler. )
( Formül: K = [Ürün]/[Reaktan] )

- AKTİVATÖR ile/||/<> REPRESSOR

( Aktivatör gen açar İLE repressor gen kapatır. )
( Formül: Gene on İLE gene off )

- AKTİVİTE ile/||/<> KONSANTRASYON

( Aktivite etkin konsantrasyon İLE konsantrasyon nominal. )
( Formül: a = γc )

- AKTÖR/LER ile/ve/değil/yerine/<>/>< FAKTÖR/LER

( [değerlendirmede/yorumlamada/konuşmada] Kişi/ler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Konu/kavram/olay/olgular. )

- AKÜMÜLASYON[Fr.] değil/yerine/= AKÜMÜLASYON[Fr.]

( Birikim, yığılma. İLE Akım toplar. )

- ACCUMULATOR CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ D'ACCUMULATEUR[Fr.] / AKKUMULATORKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKÜMÜLATÖR SIĞASI

- ACCUMULATOR[İng.] / AKKUMULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AKÜMÜLATÖR

- AKUPLE[Fr.] değil/yerine/= İKİ MAKİNE YA DA BİRKAÇ ELEKTRİK ARACININ BİRBİRİNE BAĞLANMASI

- AKUPUNKTUR ile/||/<> MODERN AĞRI TEDAVİSİ

( Akupunktur enerji meridyenlerine iğne batırma İLE modern tedavi ilaç ve cerrahi kullanır. )
( Çin Hekimleri tarafından -100 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- AKUSMİ[Fr.] değil/yerine/= AKUSMATİK[Yun.]

( Seslerin doğru olarak algılanmasını engelleyen işitme sanrısı. İLE Dinleyicinin ses kaynağını göremeyeceği biçimde düzenlenmiş olan. )

- AKUSTAT[Fr.] değil/yerine/= SU ISI DENETİRİ


- ACOUSTIC ALTIMETER[İng.] / AKUSTISCHES ALTIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ALTİMETRE

- ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK BASINÇ

- MAXIMALWERT DES AKUSTISCHEN DRUCKS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK BASINCIN TEPE DEĞERİ

- DOMAINE ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK BÖLGE

- TAYF-İ SAVTÎ[Osm.] / ACOUSTIC DISPERSION[İng.] / DISPERSION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE ZERSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DAĞILIM, AKUSTİK SAÇILMA

- MEVC-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC WAVES[İng.] / ONDES ACOUSTIQUES[Fr.] / AKUSTISCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DALGALAR

- ACOUSTIC RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE RESISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DİRENÇ

- ACOUSTIC TRANSDUCER[İng.] / CONVERTISSEUR ACOUSTIQUE, TRANSFORMATEUR ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER TRANSFORMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ

- DOPPLER TESÎR-İ SAVTİYESİ[Osm.] / ACOUSTICAL DOPPLER EFFECT[İng.] / EFFET DOPPLER ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER DOPPLER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DOPPLER ETKİSİ

- ACOUSTIC IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE IMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK EMPEDANS


- DENSITY OF ACOUSTIC ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ENERJİ YOĞUNLUĞU

- ATÂLET-İ SAVTİYYE, SAVTÎ ATÂLET[Osm.] / ACOUSTIC INERTIA[İng.] / INERTIE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE TRÄGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK EYLEMSİZLİK

- ACOUSTIC PHONON[İng.] / PHONON ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER PHONON[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK FONON

- ACOUSTIC FEEDBACK[İng.] / AKUSTISCHE RÜCKKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK GERİ BESLEME

- KUDRET-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC POWER[İng.] / PUISSANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / SCHALLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK GÜÇ

- ACOUSTIC VELOCITY[İng.] / VITESSE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK HIZ

- ACOUSTIC GRATING[İng.] / AKUSTISCHE VERGITTERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK IZGARA

- ACOUSTIC RECIPROCITY THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE RÉCIPROCITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES REZIPROZITÄTTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KARŞILIKLILIK KURAMI/TEOREMİ

- RÉACTANCE DE RIGIDITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KATILIK TEPKİLİ

- DENSITY OF ACOUSTIC KINETIC ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE CINÉTIQUE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTIKKINETISCHENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KİNETİK ENERJİ YOĞUNLUĞU


- ACOUSTIC MODE[İng.] / MODE ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KİP

- ACOUSTIC REFRACTION[İng.] / RÉFRACTION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE BRECHUNG, AKUSTISCHE REFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KIRILMA

- ACOUSTIC DOMAIN[İng.] / AKUSTISCHES GEBIET, KÜMELENME / DER AKUSTICHE BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KÜMELE(N)ME

- ACOUSTIC MASS REACTANCE[İng.] / AKUSTISCHE MASSENREAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KÜTLE TEPKİLİ/REAKTANSI

- ACOUSTIC MASS[İng.] / MASSE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KÜTLE

- ACOUSTIC MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES MIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK MİKROSKOP

- ACOUSTIC OHM[İng.] / OHM ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES OHM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK OHM

- AKUSTISCHE OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK OPTİK

- DENSITY OF ACOUSTIC POTENTIAL ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE POTENTIELLE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE POTENTIALENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK POTANSİYEL ENERJİ YOĞUNLUĞU

- ACOUSTIC REACTANCE[İng.] / AKUSTISCHE REAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK REAKTANS


- ACOUSTIC RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE RESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK REZONANS

- AKUSTISCHER SIGNALUMFORMER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SENSÖR

- ACOUSTIC STIFFNESS REACTANCE[İng.] / AKUSTISCHE STEIFHEITSREAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SERTLİK REAKTANSI

- ACOUSTIC STIFFNESS[İng.] / DURETÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE STEIFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SERTLİK

- SAVTÎ ŞİDDET, ŞİDDET-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE INTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ŞİDDET

- ACOUSTIC CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE KAPAZITÄTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SIĞA

- ACOUSTIC FILTER[İng.] / FILTRE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SÜZGEÇ

- ACOUSTIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TAYF/SPEKTRUM

- RÉACTANCE ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TEPKİL

- AKUSTISCHER MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TİP


- ACOUSTIC TRANSFORMER[İng.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TRANSFORMATÖR

- ACOUSTIC REFLECTIVITY[İng.] / RÉFLECTIVITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES REFLEXIONSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK YANSITICILIK

- ACOUSTIC EMISSION[İng.] / ÉMISSION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK YAYIN

- ACOUSTIC ATTENUATION[İng.] / ATTÉNUATION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE SCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ZAYIFLAMA

- İLM-İ SADÂ, İLM-İ SAVT, MEBHAS-İ ESVÂT, SAVTÎ, SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC[İng.] / ACOUSTIQUE, PHONÉTIQUE[Fr.] / AKUSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK

- AKUSTİK[Fr./İng. < ACOUSTIC] değil/yerine/= YANKILANIM | YANKIBİLİM | İŞİTSEL, İŞİTME (YLE İLGİLİ) | SESBİLİM | SESSEL

( Sesin üretimini, denetimini, aktarımını ve etkilerini konu alan fizik kolu. | Kapalı bir yerde seslerin dağılımı. )

- ACOUSTOELECTRONICS[İng.] / ACUSTOELECTRONIQUE[Fr.] / AKUSTOELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOELEKTRONİK

- ACOUSTOOPTICAL INTERACTION[İng.] / AKUSTISCH-OPTISCHE ABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK ETKİLEŞME

- ACOUSTOOPTIC MODULATOR[İng.] / MODULATEUR ACOUSTO-OPTIQUE[Fr.] / AKUSTISCH-OPTISCHER MODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK KİPLEYİCİ

- ACOUSTOOPTICAL FILTER[İng.] / FILTRE ACOUSTO-OPTIQUE[Fr.] / AKUSTISCH-OPTISCHER FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK SÜZGEÇ


- ACOUSTOOPTICS[İng.] / ACOUSTOOPTIQUE[Fr.] / ACOUSTOOPTICS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK

- ÂL ile/||/<> ÂL ile/||/<> ÂL ile/||/<> AL
[<

( Hanların sancağını yapmak için kullanılan turuncu renkte, süslü bir kumaş.[Turuncu renge de âl denir.] İLE Hile, dalavere. İLE Alin arslân. İLE Al çüvit. | Parlak ve kırmızımsı turuncu renk. )

- ALACA ile Alaca

( Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. | İki ya da daha çok renkli. | Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. | Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. | Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. İLE Çorum iline bağlı ilçelerden biri. )

- ALÂKA[Ar.] değil/yerine/= İLGİ

- ALÂKA[Ar.] ile MÜNÂSEBET[Ar.]

- ALAKRİT[Fr.] değil/yerine/= İÇİNE TUNGSTEN VE KARBON DA KATILAN KOBALT VE KROM KARIŞIMI

- FELDLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ÇİZGİSİ

- FIELD EFFECT DIODE[İng.] / DIODE À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ DİYOT

- FIELD EFFECT PHOTOTRANSISTOR[İng.] / PHOTOTRANSISTOR À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKT-FOTOTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ FOTOTRANSİSTÖR

- FIELD EFFECT CAPACITOR[İng.] / CAPACITEUR À L'EFFET DU CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ SIĞAÇ


- FIELD EFFECT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ TRANSİSTÖR

- AREA EFFECT[İng.] / EFFET DE DOMAINE[Fr.] / FELDEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİSİ

- VELOCITY OF FIELD[İng.] / VITESSE DE CHAMP[Fr.] / FELDGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN HIZI

- FIELD IONIZATION[İng.] / IONISATION PAR CHAMP[Fr.] / FELDIONISATION, FELDIONISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN İYONLAŞMASI

- FIELD MAGNET[İng.] / AIMANT D'ESPACE[Fr.] / FELDMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN MIKNATISI

- FELDEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN SALIMI

- FIELD CHARGE[İng.] / FELDLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN YÜKÜ

- SAHA[Osm.] / FIELD/AREA[İng.] / CHAMP[Fr.] / FELD/FEINSAMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN

- LEGIERUNGSÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAŞIM EKLEMİ

- HALÎTA[Osm.] / ALLOY[İng.] / ALLIAGE[Fr.] / LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAŞIM


- ALLOY JUNCTION[İng.] / JONCTION PAR ALLIAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= ALAŞIMLI EKLEM

- ALBASTER

( [eskiden] Camlara renk vermek için ince kesit olarak kesilmiş renkli mineraller kullanılan yöntemin adı. )

- ALBEDO/METRE[Lat.] değil/yerine/= IŞIĞI YANSITAN BİR YÜZEYİN YANSITMA GÜCÜ / ARACI

- ALBEDO[İng.] / ALBEDO[Fr.] / ALBEDO[Alm.] ile/değil/yerine/= ALBEDO

- ZÂİF TAZYİK[Osm.] / LOW PRESSURE[İng.] / BASSE PRESSION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK BASINÇ

- LOW FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE BASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK FREKANS

- LOW FREQUENCY CURRENT[İng.] / COURANT À BASSE FRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK FREKANSLI AKIM

- LOW VOLTAGE[İng.] / BASSE TENSION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK GERİLİM

- ALÇALMA/SI ile/değil AZALMA/SI

- ALÇAK/ALÇAQ ile/||/<> AMUL
[<

( Yumuşak huylu, uslu. İLE Herhangi bir şeyin hareketsiz[sâkin] olanı. | Yumuşak huylu. )

- ALÇITAŞI ile/değil KAYMAKTAŞI/SUMERMERİ/ALBATR[Fr.]

( Toprak içinde katman olarak bulunan ve pişirilip toz durumuna getirilerek alçı yapmaya yarayan, hidratlı kalsiyum sülfat. İLE/DEĞİL Parlatılmaya elverişli, yumuşak, beyaz, yarı saydam bir mermer türü. [Kar beyazı ve yarı şeffaftır.] [Heykel/büst ve vazo yapımında kullanılır.] )
( ... İLE/DEĞİL Yapay olarak boyanabilir. Pişirilerek mermere benzetilebilir. )

- ALDEHİT ile FORMALDEHİT ile FORMOL

( Alkolleri, oksitlendirme ya da asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı. İLE Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan H-CHO formülündeki aldehit. İLE Formaldehidin %40'lık değişik sulu çözeltisine verilen ad. )

- ALDEHİT ile/||/<> KETON

( Aldehit uç karbonil İLE keton orta karbonildir )
( Formül: R-CHO İLE R-CO-R )

- ALDOL REAKSİYONU ile/||/<> CLAİSEN KONDENZASYONU

( Aldol aldehit/keton C-C bağı, Claisen ester kondenzasyonudur. )
( Formül: Enolat + karbonil )

- ALEM İLE ŞUBE İLE SINIF İLE TAKIM İLE FAMİLYA ile/||/<> TAKSONOMİK HİYERARŞİ

( Canlı sınıflandırma seviyeleri. )
( Formül: Homo sapiens )

- ÂLEM(/KAPLAM) ile EVREN(/İÇLEM)

( Bilinebileceklerin, anlamlandırılabilenlerin tümü/tamamı. Kişinin bilmesine açık olan bütünlük. İLE
Fizik yasalarına ait olanların tümü. )
( İlim, Âlem'i bilme işidir. )
( Anlamlandırılabilenlerin tümü. İLE Fizik yasalarına ait olanların tümü. )

- ALENEN[Ar.] yerine AÇIKÇA

- ALEV ALEV ile/ve/||/<> CAYIR CAYIR

- FLAME EMISSION SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV EMİSYON SPEKTROSKOPİSİ

- ALEV/ŞÛLE[Ar.]/ZEBÂNE[Fars.] değil/yerine/= ALAZ/YALAZ(A)/YALIM


- ALPHA DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION ALPHA[Fr.] / ALPHA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA BOZUNMASI

- ALFA BOZUNUMU ile/||/<> BETA BOZUNUMU

( Alfa He-4 çekirdeği yayar, beta elektron/pozitron yayar. )
( Formül: α: ⁴₂He İLE β: e⁻/e⁺ )

- ALFA ÇEŞİTLİLİK ile/||/<> BETA ÇEŞİTLİLİK

( Alfa lokal tür sayısı, beta habitatlar arası fark. )
( Formül: Nokta İLE karşılaştırma )

- ALPHA ACTIVE WASTE[İng.] / AKTIVER RESTLAPHASTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA ETKİN/AKTİF ATIK

- RÉSIDU ALPHA-ACTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ALFA ETKİN ATIK

- ALFA İLE BETA İLE GAMA ile/||/<> BİYOÇEŞİTLİLİK ÖLÇEKLERİ

( Farklı mekansal ölçeklerde çeşitlilik. )
( Formül: γ = α × β )

- ALFA İLE BETA İLE GAMA ile/||/<> RADYASYON TÜRLERİ

( Üç temel radyoaktif bozunma türü. )
( Formül: α: ²³⁸U → ²³⁴Th + ⁴He )

- ALFA IŞIMASI ile/||/<> BETA IŞIMASI (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Alfa helyum çekirdeği, beta elektron/pozitron yayımıdır )
( Formül: ⁴₂He İLE e⁻/e⁺ )