| ...IG/İG / IĞ/İĞ... |

- [...'NIN ...]
... DUYUMSANDIĞI/HİSSEDİLDİĞİ
ile/ve/değil/||/<>/< ... YANSIDIĞI

- ...'NIN "İSTEDİĞİ" / "BEKLEDİĞİ" ile/değil/yerine/>< DAVET ETTİĞİ

- ...NIN KARŞITI ile/değil ...NIN KARŞILIĞI

- ...NIN:
NE ANLAMA GELDİĞİ
ile/ve/||/<> TANIMI/BELİRTİLİŞİ/İFADESİ

- NISQ İLE FAULT-TOLERANT İLE ANALOG İLE DİGİTAL ile/||/<> KUANTUM BİLGİSAYAR ÇAĞLARI

( Kuantum hesaplama evreleri. )
( Formül: ~1000 logical qubits )

- [NİTELİĞİN GÖSTERGESİNDE]
DOST
ile ÂŞIK

( Kavgada belirli olur. İLE Vedâda belirli olur. )

- NITROCELLULOSE LACQUER[İng.] ile/değil/yerine/= NİTROSELLULOZ VERNİGİ

- NITROCELLULOSE LAQUE[Fr.] / NITROCELLULOSE LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= NİTROSELÜLOZ VERNİĞİ

- NİYET BOZUKLUĞU ile/değil NİYET EKSİKLİĞİ

- NİYET ile GELİŞİGÜZEL/LİK, GÖRELİ/LİK


- NİYETİN BEDELİ ile BİLGİSİZLİĞİN BEDELİ

- [not] NO TALKING vs. TO TALK IN RIGHT PLACE/APPROPRIATE/REASONABLE

- NOKTA değil/yerine/= DIĞ, DURA, | YER

- PUNKTFÖRMIGE STRAHLUNGSQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL IŞINIM KAYNAĞI

- PUNKTFÖRMIGE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL YÜK

- STIGMATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL

- NÖROLOJİ[İng. NEUROLOGY] ile/||/<> MUTİZM[İng. MUTISM] ile/||/<> NOZOLOJİ[İng. NOSOLOGY] ile/||/<> TAURİN[İng. TAURINE] ile/||/<> VERBİJERASYON[İng. VERBIGERATION]

( Nöroloji genel olarak beyin, beyin sapı, omurilik ve çevresel sinir sistemiyle kasların hastalıklarını inceleyen, teşhis ve cerrahi dışındaki tedavi uygulamalarını içeren tıp bilimi dalıdır. @@ Görünüşte normal bilinç düzeyi ile birlikte konuşmama durumu. Bireyin herhangi bir nörolojik ya da fiziksel katkıda bulunan etmen olmaksızın bir anda konuşmayı bıraktığı dissosiyatif (histerik); ya da bireyin bazı durumlarda hiç konuşmadığı ancak diğer durumlarda gayet iyi konuştuğu elektif (seçici) olabilir. @@ Hastalıkların tanımlanması, sınıflandırılması ve kategorize edilmesiyle ilgilenen bilim dalı. Nozoloji; kardiyovasküler hastalıklar, nörolojik bozukluklar gibi hastalıkların etiyolojileri, gelişim süreçleri ve belirtileri gibi çeşitli özelliklerini inceleyerek onları sistemli bir biçimde özgün gruplara ayırır. @@ Taurin; kimyasal formülü C2H7NO3S olan, hayvan dokusunda doğal olarak bulunan, nörolojik iletişim sistemini koruyan ve düzenleyen, iskelet kaslarının kasılmasında yardımcı, retina gelişimi ve fonksiyonu için önemli, antioksidan özellikte yarı esansiyel metiyonin ve sistinden türetilen, sülfür türevi bir aminoasittir. Safra sıvısının önemli bir bileşeni olup kalın bağırsakta bulunabilir. İnsan vücut ağırlığının %0,1'ini oluşturur. @@ Genellikle açık bir anlam ya da amaç olmaksızın kelimelerin ya da cümlelerin tekrarlanması. Yaygın olarak şizofreni, otizm ya da demans gibi belirli nörolojik ya da psikiyatrik rahatsızlığı olan bireylerde görülür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NÖROPATİ/NEUROPATHY[İng.] değil/yerine/= SİNİR SAYRILIĞI

- NÖTR ile/ve/değil/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK

- NEUTRON EXCESS[İng.] / EXCÈS DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENÜBERSCHUSS, ÜBERSCHÜSSIGE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON FAZLALIĞI


- NEUTRON OPTICS[İng.] / OPTIQUE NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON OPTİĞİ

- NÜFUS CÜZDANI değil NÜFUS KÂĞIDI/ÇOĞA/YURTTAŞ/VATANDAŞ KİMLİĞİ

- PENETRATION DEPTH[İng.] / PROFONDEUR DE PÉNÉTRATION[Fr.] / DURCHGRIFFTIEFE, EINDRINGTIEFE, EINWIRKTIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜFUZ DERİNLİĞİ

- NUTRİGENOMICS ile/||/<> NUTRİTİON SCIENCE

( Nutrigenomics beslenmenin gen ifadesine etkisini incelerken İLE nutrition science genel beslenme ve sağlık ilişkisini inceler )
( Formül: Gene-diet interaction )

- OBLIGATION vs. IF NOT BE, WILL NOT

- OBLIGATION :/yerine YÜKÜMLÜLÜK

- [not] OBLIGATION vs./and RESPONSIBILITY

- OBRİGADO[Lat.] ile OBRİGADA[Lat.]

( Teşekkür ederim. İLE Teşekkür ederim. )
( Brezilya'lı erkeklerin kullanımı. İLE Brezilya'lı kadınların kullanımı. )

- OBSERVER BİAS değil/yerine/= GÖZLEMCİ YANLILIĞI

- PİŞİRME:
OCAKTA
ile/ve FIRINDA ile/ve GÜNEŞİN ISITTIĞI TAŞTA


- OCCUPATIONAL DISEASE[İng.] değil/yerine/= MESLEK HASTALIĞI

- ZIMMERTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ODA SICAKLIĞI

- ZOOM DISTANCE[İng.] / DISTANCE DE LA ZOOM[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DERİNLİĞİ

- ODAK NOKTASI/NESNE ile/ve/değil/||/<>/< ZİHİNDEKİ(BELLEKTEKİ) ULAŞILMAZLIĞI

- FOCAL DISTANCE[İng.] / DISTANCE FOCALE[Fr.] / BRENNWEITE, FOKALDISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK UZAKLIĞI

- ODAKLAMAK ile ODAKLANMAK ile ODAKLAŞMAK ile ODAKLANDIRMAK ile ODAKLAŞTIRMAK ile ODAKLANABİLMEK ile ODAKLAYABİLMEK ile ODA ile ODAK ile ODA HAPSİ ile ODA MÜZİĞİ ile ODA SPREYİ ile ODAK NOKTASI

- ODUN HALKALARI = HALAKÂT-I HAŞEBÎYE = ANNEAUX LIGNEUX

- ODUNLU, ODUNSU = HAŞEBÎ = LIGNEUX

- OEDIPUS KARMAŞIKLIĞI/KOMPLEKSİ ve/||/<> ELEKTRA KARMAŞIKLIĞI/KOMPLEKSİ

( Eril çocuklarda. VE/||/<> Dişil çocuklarda. )

- OF ŞOR[İng. < OFF SHORE] değil/yerine/= KIYI BANKACILIĞI


- [ÖĞRENİYORUZ/ANLIYORUZ]
OKUDUĞUMUZU
ile/ve/<> DUYDUĞUMUZU ile/ve/<>
GÖRDÜĞÜMÜZÜ
ile/ve/<>
HEM DUYUP, HEM GÖRDÜĞÜMÜZÜ
ile/ve/<>
TARTIŞTIĞIMIZI
ile/ve/<> DENEYİMLEDİĞİMİZİ ile/ve/<>
ANLATTIĞIMIZI/ÖĞRETTİĞİMİZİ

( %10 ile/ve/<> %20 ile/ve/<> %30 ile/ve/<> %50 ile/ve/<> %70 ile/ve/<> %80 ile/ve/<> %95 )

- ÖĞRENMEK ile/ve ÖĞRENDİĞİNİ GÖRMEK

- ÖĞRENMEK ile ÖĞRENİLMEK ile ÖĞRENEBİLMEK ile ÖĞRENİVERMEK ile ÖĞRENCE/LİK ile ÖĞRENCİ/LİK ile ÖĞRENCİ YURDU ile ÖĞRENCİ BİLETİ ile ÖĞRENCİ BELGESİ ile ÖĞRENCİ KİMLİĞİ

- ÖĞRETECEĞİN KADAR ile BİLMEN GEREKTİĞİ KADAR

( Leblebi kadar öğretebilmek için top kadar bilmek gerek. )
( Öğreteceğin kadar bilirsen öğretemezsin. )
( Bilmiyorsan, Öğret! )
( Öğrenmenin tek yolu uygulamadır. )
( Bir günde olmaz ama bir gün[de] olur. )
( Aramakla bulunmaz fakat bulanlar arayanlardır. )
( Arayan aradığı sürece ayrı kaldı çünkü aradığı kendindeydi. )

- ÖĞRETİM ile ÖĞRETİM YILI ile ÖĞRETİM ÜYESİ ile ÖĞRETİM BİLGİSİ ile ÖĞRETİM ELEMANI ile ÖĞRETİM PROGRAMI ile ÖĞRETİM GÖREVLİSİ ile ÖĞRETİM YARDIMCISI ile ÖĞRETİM YARDIMCILIĞI

- OK ile OK ÇENTİĞİ

- ÖKE = DÂHİ = GENIUS[İng.] = GÉNIE[Fr.] = GENIE[Alm.] = GENIUS < GIGNO:YARATIYORUM[Lat.] = GENIO[İsp.]

- ÖKÜZ ile İĞDİŞ EDİLMİŞ ÖKÜZ

- ÖKÜZDİLİ/SIĞIRDİLİ ile ÖKÜZGÖZÜ/SIĞIRGÖZÜ/MASTIÇİÇEĞİ/ARNİKA ile SIĞIRKUYRUĞU

( Sığırdiligillerin örnek bitkisi. İLE Bileşikgillerden, sarı renkte, papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi. İLE Sıracagillerden, ülkemizde yabani olarak birçok türü yetişen, tüylü yapraklı, sarı çiçekli bir kır bitkisi. )

- ÖKÜZKAKAN:
KIZIL GAGALI
ile/||/<>/< SARI GAGALI

( Afrika'da, Sahra'nın güneyinde yaşarlar. Hayvanların sırtından parazitleri toplayıp yemesiyle bilinir. İLE/||/<>/< ... )
( ile/||/<>/< ... )
( Sığırcıkgiller[STURNIDAE] ailesine yakındır. )

- ÖKÜZ/LÜK ile ÖKÜZ DAMI ile ÖKÜZ BALIĞI ile ÖKÜZ SOĞUĞU ile ÖKÜZ ARABASI

- OLABİLDİĞİNCE ...:
KÜÇÜLTELİM!/AZALTALIM!
ve/||/<> ARTIRALIM!

( Lokmalarımızdaki oranı. VE/||/<> Çiğneme sayımızı. )

- (OLABİLDİĞİNCE) ÖNLERDE OTURMAK ile/ve (OLABİLDİĞİNCE) ARKALARDA VE ORTALARDA OTURMAK

( Tiyatroda. İLE/VE Sinemada ve konserlerde. )

- OLABİLDİĞİNCE ile/ve "ALABİLDİĞİNCE"

- OLABİLDİĞİNCE ile/ve ALABİLDİĞİNE

- OL(A)MADIĞIMIZ GİBİ OLMAK/OLMAYA ÇALIŞMAK ile/değil/yerine OLDUĞUMUZ GİBİ OLMAK

- OLANAKLARIN/KAZANIMLARIN/SORUNLARIN:
İÇİNDE
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞİĞİNDE
(OLMAK/OLMAMAK)

- OLANAKLI:
GENÇLİĞİNDE, YALNIZLIĞINI VE YAŞLILIĞINI YAŞAMAK
ile/ve/||/<> YAŞLILIĞINDA, TOPLUMSALLIĞINI VE GENÇLİĞİNİ YAŞAMAK

- OLASILIĞI DÜŞÜNMEYE BAŞLAMAK ile/ve OLASILIĞIN YÜKSEK OLMASI

- ... OLASILIĞI:
YÜKSEKTİR
ile/ve/||/<>/> YÜKSELİR


- OLASILIĞIN DOĞUŞU ve/||/<> ŞANSIN TERBİYE EDİLİŞİ

( Ian Hacking'in bu kitaplarını da okumanızı salık veririz. )

- CONSERVATION DE LA PROBABILITÉ[Fr.] / WAHRSCHEINLICHKEITSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OLASILIĞIN KORUNUMU

- OLASILIK'IN:
ÇOKLUĞU
ile/değil ÇEŞİTLİLİĞİ

- OLAY "AÇLIĞI" ile/ve/değil/||/<>/< ONAY AÇLIĞI

- OLAY ve/<> GELİŞİGÜZEL/LİK

- ÖLÇEYİĞLE değil ÖLÇEĞİYLE(< ÖLÇEĞİ İLE)

- ÖLÇÜLEMEZLİK ile/ve AKTARILANIN ÖLÇÜLEBİLİRLİĞİ

- OLD vs. BIG

- VER(EBİL)MEK:
OLDUĞUNDA/BOLLUKTA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLMADIĞINDA/KITLIKTA/ZORLUKTA/YOKLUKTA

- ... OLDUĞUNDA / GEREKTİĞİNDE ile/değil ... OLURSA / GEREKİRSE


- ÖLDÜĞÜNDE değil/yerine NEFSİN ÖLÜMÜ TADDIĞINDA

- OLIGO-[Fr.] ile/değil/yerine/= -OLGO-

- OLGUN KİŞİ:
"GÜZEL SÖZ SÖYLEYEN"
değil SÖYLEDİĞİNİ YAPAN VE YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEYEN

- DIGESTION[İng.] / DIGESTION[Alm.] ile/değil/yerine/= OLGUNLAŞTIRMA

- OLİGARŞİ:
ARİSTOKRASİ
ile TEOKRASİ ile MERİTOKRASİ ile TEKNOKRASİ ile TİMOKRASİ ile KRİTARŞİ ile CUNTA

- OLİGARŞİ[Fr. < Yun. OLIGOS: Az. | ARKHEIN: Buyurmak.] değil/yerine/= TAKIMERKİ

( Siyasal erkin, birkaç kişilik bir kümenin elinde bulunduğu yönetim. Aristokrasinin, daralmış biçimi. )

- OLIGO-[İng.] / OLIGO-[Alm.] ile/değil/yerine/= OLİGO-

- OLİGODENDROSİT İLE SCHWANN İLE ASTROSİT ile/||/<> GLİA GÖZELERİ

( Sinir sisteminin destek gözeleri. )
( Formül: Miyelin: 20x hız artışı )

- OLİGODENDROSİT ile/||/<> SCHWANN HÜCRESİ

( Oligodendro CNS çoklu, Schwann PNS tekli. )
( Formül: Central multiple İLE peripheral single )

- OLİGOFRENİ

( Akıl ve zekâ geriliği. )

- OLİGOKLAZ[Fr. < Yun.] ile OLİJİST[Fr. < Yun.]

( Billur kütlelerde, serpme durumunda bulunan, beyazımtrak bir tür feldispat. İLE Kızıl renkli, kayaçlarda rastlanılan, doğal demir oksidi. )

- OLIGOMER[İng.] / OLIGOMÈRE[Fr.] / OLIGOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= OLİGOMER

- OLİGONÜKLEOTİT[İng. OLIGONUCLEOTIDE] ile/||/<> OLİGOSAKKARİT[İng. OLIGOSACCHARIDE]

( Genetik çalışmalarda prob (sonda) olarak kullanılan, kısa, sentetik DNA dizisidir. @@ Üç ila altı birimlik monosakkaritlerin yaptığı bileşiklere verilen genel isim. Yunanca "birkaç" anlamına gelen ὀλίγος ("olígos") ve "şeker" anlamına gelen σάκχαρ ("sácchar") kelimelerinden oluşmuştur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- OLMADIĞINDA (EN ÇOK) ARANAN ile/ve/<> OLDUĞUNDA (EN ÇOK) TARTIŞILAN

- ...:
"OLMALI!"
ile/değil OLABİLDİĞİ KADAR(IYLA) OLMALI(/OLABİLİR ANCAK)

- ... OLMASINDAN/DURUMUNDAN (DA):
ANLAŞILACAĞI GİBİ ..."
ile/ve/değil "HAREKET EDİLEBİLECEĞİ GİBİ ..."

- ÖLMEK ile İLK ÖNCE ÖL ile UMUTLAR İÇİNDE HAYAL KIRIKLIĞI İÇİNDE ÖLMEK ile ZOR ÖLMEK ile DOĞUM SIRASINDA ÖLMEK ile ÖLMEK ile ANİDEN ÖLMEK

- OLTA ile OLTACI/LIK ile OLTA BALIĞI ile OLTA İĞNESİ ile OLTA TAKIMI

- ÖLÜ SERTLİĞİ ile/ve/||/<> ÖLÜ MORLUĞU ile/ve/||/<> ÖLÜ SOĞUMASI

- ÖLÜLER KİTABI değil GÜNIŞIĞINA ÇIKIŞ KİTABI


- ÖLÜM:
ANIMSA(YA)MADIĞIMIZDA
değil ANIMSANMADIĞIMIZDA

- ÖLÜMDEN SONRA, YAŞAMIN OLUP OLMADIĞI değil/yerine ÖLÜMDEN ÖNCE, SENİN, YAŞAMDA OLUP OLMADIĞIN

- OLUMSAL = MÜMKÜN = CONTINGENT[İng., Fr.] = KONTINGENT, ZUFÄLLIG[Alm.] = CONTINGENS[Lat.] = CONTINGENTE[İsp.]

- OLUMSALLIK = MÜMKÜNÂT = CONTINGENCY(ing.,) = CONTINGENCE[Fr.] = ZUFÄLLIGKEIT[Alm.] = CONTINGENTIA[Lat.]

- OMEGA MINUS PARTICLE[İng.] / PARTICULE OMÉGA MOINS[Fr.] / OMEGA-MINUS-TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OMEGA EKSİ PARÇACIĞI

- OMT/OBJECT MODELING TECHNİQUE[İng.] değil/yerine/= NESNE MODELLEME TEKNİĞİ

- OMURGA STRES KIRIĞI(SPONDILOLIZIS) ile/ve/<> OMURGA KAYMASI(SPONDILOLISTEZIS)

- OMUZ/ÇİĞİN ile/ve KOLTUKALTI

- ÖNAL, ERDEM (ELAZIĞ, 1948)

( Bandırmaspor'dan kaleci olarak transfer edildi. 3 sezon (1976 - 1979) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 51 lig, 6 kupa maçı olmak üzere 57 resmi ve ayrıca 23 özel maçla birlikte toplam olarak 80 maçta oynadı. Lig maçlarında 36, kupa maçlarında 13 ve özel maçlarda 25 olmak üzere toplam olarak 74 gol yedi. )

- ÖNAL, RECEP (ELAZIĞ, 1952 - 2007)

( İstanbulspor'dan transfer edildi ve beş sezon (1971 - 1976) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 83 lig, 4 kupa ve 1 turnuva maçı olmak üzere 88 resmi ve ayrıca 46 özel maçla birlikte 134 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 5 ve özel maçlarda 10 olmak üzere takımına 15 gol kazandırdı. Elazığspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )

- [ÖNCE] NE OLDUĞU ÜZERİNDEN BİLMEK ile/ve/değil/yerine/sonra/||/<>/< NE OLMADIĞI ÜZERİNDEN BİLMEK

- ÖNCELİK'İ:
TELEFONA/MESAJA VERMEK
değil/yerine ORTAMA/ÇEVREYE/TOPLANTIYA/KİŞİLERE VERMEK

- ÖNCELİK'İ:
TELEFONA/MESAJA VERMEK
değil/>< ORTAMA/ÇEVREYE/TOPLANTIYA/KİŞİLERE VERMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )

- ÖNCELİKLİ/ÖNCELİĞİ (OLAN) ile/ve ÖNEM(L)İ (OLAN)

( Önde gelmesi gereken, öne alınmalıdır. )

- ÖNCESİZLİK-SONRASIZLIK = EZELİYET-EBEDİYET = ETERNITY[İng.] = ÉTERNITÉ[Fr.] = EWIGKEIT[Alm.] = AETERNITAS[Lat.] = ETERNIDAD[İsp.]

- ZEHNTELWERTSDICKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ONDA BİR DEĞER KALINLIĞI

- ÖNEMİ YOK ile/değil BELİRLEYİCİLİĞİ YOK

- ÖNERME MANTIĞI ile/||/<> YÜKLEM MANTIĞI

( Önerme mantığı önermeler arası ilişkiler İLE yüklem mantığı önermelerin iç yapısını inceler. Önerme mantığı ve, ya da, değil bağlaçları İLE yüklem mantığı niceleyiciler (tüm, bazı) kullanır. Önerme mantığı daha basit İLE yüklem mantığı daha güçlü ifade gücüne sahiptir. )
( Gottlob Frege tarafından 1879 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1848-1925) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik, Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Modern mantığın kurucusu, önerme mantığı, yüklem mantığı, anlam ve gönderim ayrımı, matematiksel mantık gösterimi) )

- ONG[Çigil] ile ONGAMUK/ONGAMUQ
[<

( Sağ. [ONG ELİG: Sağ el.] İLE Sağ elini kullanan kişi. )

- ÖNGÖREBİLDİĞİMİZ ...:
ORANDA
ile/ve/||/<> DOĞRULTUDA


- ONİKİGEN ile ON İKİ YÜZLÜ

- TIP/HEKİMLİK:
ÖNLEYİCİ
ile/ve/||/<>/> KORUYUCU ile/ve/||/<>/> TEDAVİ

- ONUN/SENİN) GÜZELLİĞİNE BAKMAK ile/değil/yerine GÜZELLİĞE BAKMAK

- ONUR = HAYSİYET = DIGNITY[İng.] = DIGNITÉ (HUMAINE)[Fr.] = WÜRDE, MENSCHENWÜRDE[Alm.] = DIGNITAS[Lat.] = DIGNIDAD[İsp.]

- OOSE/OBJECT ORIENTED SOFTWARE ENGINEERING[İng.] değil/yerine/= NESNE YÖNELIMLİ YAZILIM MÜHENDISLİĞİ

- OPİNİON İLE EPİDEMİC İLE TRAFFİC ile/||/<> SOSYAL SİSTEM FİZİĞİ

( İnsan davranışlarının fizik modelleri. )
( Formül: dS/dt = -βSI )

- OPTICAL PROPERTIES[İng.] / PROPRIÉTÉS OPTIQUES[Fr.] / OPTISCHE EIGENSCHAFTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK ÖZELLİKLER

- ORCID/OPEN RESEARCHER AND CONTRİBUTOR IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= ARAŞTIRMACI DİJITAL KİMLİĞİ

- ÖRDEK ile ÖRDEK BALIĞI ile ÖRDEK YÜRÜYÜŞÜ

- [ne yazık ki]
ÖRGÜTLÜ BİLİNÇSİZLİK
ile/ve/||/<>/> BİLİNÇSİZLİĞİ ÖRGÜTLEMEK


- ORİENTABLE İLE NON-ORİENTABLE ile/||/<> YÜZEY YÖNLENDİRİLEBİLİRLİĞİ

( Yüzeylerin iki yüzlülük özelliği. )
( Formül: χ(Möbius) = 0 )

- ORİGAMİ ile/ve KİRİGAMİ

( Katlanarak olanı. İLE/VE Kesilerek olanı. )

- ORIGIN vs. ETYMOS

- ORIGIN :/yerine KÖKEN

- ORIGINAL :/yerine ORİJİNAL

- ORIGINAL/AUTHENTIC vs./ ve FREE

( ÖZGÜN ile/ve ÖZGÜR )

- ORIGINALLY :/yerine ASLINDA, BAŞLANGIÇTA

- ORİJİN[Fr. < ORIGINE] değil/yerine/= SOY SOP, KÖKEN

- ORİJİNAL[Fr. < ORIGINAL] değil/yerine/= ÖZGÜN

- ORMAN ile/ve IGAPO

( ... İLE/VE Amazon'un sık ormanları. )

- ORMANLAŞMAK ile ORMANLAŞTIRMAK ile ORMANSIZLAŞMAK ile ORMAN/LIK ile ORMANCI/LIK ile ORMANSIZ ile ORMAN EVİ ile ORMAN GÜLÜ ile ORMAN KÖYÜ ile ORMAN DİZİSİ ile ORMAN KANUNU ile ORMAN KEBABI ile ORMAN KİBARI ile ORMAN KUŞAĞI ile ORMAN SIÇANI ile ORMAN TAVUĞU ile ORMAN YEŞİLİ ile ORMAN ÇAYIRI ile ORMAN KAÇKINI ile ORMAN KÖYLÜSÜ ile ORMAN İŞLETMESİ ile ORMAN SARMAŞIĞI ile ORMAN TAVUĞUGİLLER ile ORMAN KORUMA MEMURU

- ÖRNEK NİTELİĞİNDE ile ÖRNEKLEMEK

- ÖRSELEMEK ile ÖRSELENMEK ile ÖRS ile ÖRS KEMİĞİ

- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇÖZÜM ORTAKLIĞI

- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine/<> GÜÇ BİRLİĞİ

- AVERAGE SPEED[İng.] / VITESSE MOYENNE[Fr.] / DURCHSCHNITTSGESCHWINDIGKEIT, MITTLERE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA HIZ

- ORUCU:
NASIL "TUTTUĞUN"
ile/ve/değil/||/<>/> NASIL AÇTIĞIN

- OSMAN REİS MEZARLIĞI

( Tarabya'da bulunan küçük bir mezarlığın adıdır. Deniz yolu ile kum taşıyan Osman Reis ile arkadaşları fırtınaya yakalanıp tekneleri batkınca hepsi boğulmuşlar ve Garaj Restaurantın bulunduğu yerin arka tarafındaki yamaca gömülmüşler. Mezar taşları mevcuttur. Bu mezarlıkta gömü yapılmamaktadır. )

- OSMANLI MEZARLIĞI

( Rumelihisarı'nın üst kısımlarında ve Küçükdere Ayazmasının yakınında bulunan bu mezarlık yıllar önce ortadan kaldırıldı. )

- YAŞAMAK:
ÖTEKİLERE/DİĞERLERİNE GÖRE
ile/değil/yerine DEĞERLERİNE GÖRE

( Kaç kuruşunun olduğu önemlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Nasıl bir duruşunun olduğu önemlidir. )

- UYANIKLIK:
"ÖTEKİNİN AÇIĞINI GÖRMEK/ARAMAK"
değil/yerine/>< KENDİNİ DENETİMDE TUTMAK

- OTHER :/yerine DİĞER

- OTHERS :/yerine DİĞERLERİ

- OTOBÜS/TREN/UÇAKTA:
KOLTUĞU
ile/ve BAŞLIĞI

( ... İLE/VE Otobüs (Pulman) koltuklarındaki ense kısmının boş olması, yolcunun rahatının düşünülmemesi değil olası bir kaza ya da çarpma durumunda kafanın arkaya çarpmasıyla boynun kırılmamasını ve kafatasının çarptığı yerin sağlam olması gerekliliği içindir. )

- OTOMATİĞE BİNME değil OTOMATİĞE BAĞLAMA

- OTOMATİK ile/değil KENDİLİĞİNDEN

- OTOMATİKLEŞMEK ile OTOMATİKLEŞTİRMEK ile OTOMATİK/LİK ile OTOMATİK SİGORTA

- OTOZOM[İng. AUTOSOME] ile/||/<> HAPLOYETERSİZLİK[İng. HAPLOINSUFFICIENCY] ile/||/<> MARFAN SENDROMU[İng. MARFAN SYNDROME] ile/||/<> TAY-SACHS HASTALIĞI[İng. TAY-SACHS DISEASE]

( Cinsiyet kromozomu dışında kalan bütün kromozomlar. @@ Diploit organizmalarda, bir genin sadece bir fonksiyonel grubunun taşınması, diğerinin mutasyonla susturulması. Tek kopyayla üretilen protein miktarı normal fenotip için yetersiz olduğundan anormal bir fenotipe yol açar. İnsanlarda bir çoğu otozomal dominant hastalıkta görülür. @@ Otozomal dominant mutasyondan kaynaklanan, bağdoku proteini olan fibrilini etkileyen hastalık. @@ Otozomal resesif kalıtımı vardır. Ölümcül yağ-metabolizması hastalığı. Anormal bir enzim içerir; Heksosaminidaz A. Yeni doğanlar ilk bir kaç ay fenotip olarak normal görünür. Daha sonraları gelişimsel gerilik, felç ve körlük görülür. Çoğu çocuk 3 yaşları civarında ölür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- OVOGON ile OVOGON DAĞARCIĞI

- OY ÇOKLUĞU ile/ve/değil/yerine OY BİRLİĞİ

( Aptal, bir oylamanın, sonucunun, "Oy çokluğu" ile alınmasına sevinir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Abdal, "Oy birliği" ile alınmasını bekler/ister. )

- OY PUSULASI ile OY SANDIĞI

- OY ile OY HAKKI ile OY KAĞIDI ile OY BİRLİĞİ ile OY SANDIĞI ile OY ÇOKLUĞU ile OY PUSULASI

- ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLMADIĞI "YANLIŞLANDI"("YALANLANDI" DA DEĞİL!) değil ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLMADIĞI DOĞRULANDI
(YA DA ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLDUĞU YANLIŞLANDI/YALANLANDI)

( "ne ..., ne de ..." örneğindeki gibi olumsuzdan sonra tekrar olumsuz olmaz. )

- OYNAMAK ile OYNANMAK ile OYNATMAK ile OYNAŞMAK ile OYNATILMAK ile OYNATTIRMAK ile OYNANABİLMEK ile OYNATABİLMEK ile OYNATIVERMEK ile OYNAYABİLMEK ile OYNAYIVERMEK ile OYNAK/LIK ile OYNAŞ/LIK ile OYNAKÇA ile OYNAK KEMİĞİ

- OYUNLAŞTIRMAK ile OYUNLAŞTIRILMAK ile OYUN/LUK ile OYUNCU/LUK ile OYUN ALANI ile OYUN EBESİ ile OYUN HAVASI ile OYUN KAĞIDI ile OYUN KURUCU ile OYUN MASASI ile OYUN SAHASI ile OYUN SALONU ile OYUN YAZARI ile OYUN YAZARLIĞI ile OYUNCU KADROSU ile OYUN KURUCULUĞU

- ZÂTÎ TAZYİK[Osm.] / INTRINSIC PRESSURE[İng.] / PRESSION INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENTLICHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ BASINÇ

- KIYMET-İ ZÂTÎ[Osm.] / EIGENVALUE[İng.] / VALEUR PROPRE[Fr.] / EIGENWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ DEĞER

- EIGENSTATE[İng.] / ÉTAT PROPRE[Fr.] / EIGENZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ DURUM

- EIGENINDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ ENDÜKSİYON, KATKISIZ İNDÜKLEME

- SELF-INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE PROPRE[Fr.] / EIGENINDUKTIVITÄT, INDUKTIVITÄT, SELBSTINDUKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ ENDÜKTANS/İNDÜKTANS


- TEVÂLÎ-İ ZÂTÎ[Osm.] / FRÉQUENCE PROPRE[Fr.] / EIGENFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ FREKANS

- ÖZ İKİCİLİĞİ ile/ve NİTELİK İKİCİLİĞİ

- EIGENFUNCTION[İng.] / FONCTION PROPRE[Fr.] / EIGENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ İŞLEV

- INTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENPHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ/KATKISIZ FOTO SALIM/YAYINI

- EIGENLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ/KATKISIZ İLETKENLİK

- INTRINSIC PARITY[İng.] / PARITÉ INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENPARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ PARİTE

- INTRINSIC TEMPERATURE RANGE[İng.] / INTERVALLE DE TEMPÉRATURE INTRINSÈQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ SICAKLIK ARALIĞI

- SELF-CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ PROPRE[Fr.] / EIGENKAPAZITÄT, SELBSTKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ SIĞA

- EIGENFREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ SIKLIK

- EIGENVECTOR[İng.] / VECTEUR PROPRE[Fr.] / EIGENVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ VEKTÖR


- INTRINSIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ YARI İLETKEN, KATKISIZ YARI İLETKENLER

- ÖZCÜ VAROLUŞ DÜŞÜNCESİ ve/||/<>/> DOĞANIN MANTIKSAL ALGILANMASINDA, MATEMATİĞİN ÖNEMİ/YERİ

- ÖZDEĞİN YOK EDİLEMEZLİĞİ ve/||/<> DEVİMİN SÜREKLİLİĞİ ve/||/<> KUVVETİN SÜREKLİLİĞİ

- ÖZDEŞLİK:
"MANTIĞI"
değil İLKESİ

- ÖZDEŞLİK ile/ve ÇELİŞMEZLİK ile/ve 3. OLASILIĞIN/ŞIKKIN OLANAKSIZLIĞI

( Bir şey, hem siyah, hem de siyah olmayan olamaz.
A=B ve A=B' ==> muhal[olması, gerçekleşmesi olanaksız]
İLE
Bir şey, ya siyahtır ya da siyah olmayandır.
A=B ya da A=B' ==> zorunlu )

- ÖZEL YAŞAMIN GİZLİLİĞİ ve/||/<> MUTLULUĞU ARAMA HAKKI

- ÖZEL ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖZELLİĞİ OLAN

- ... "ÖZELLİĞE HAİZ" değil ... ÖZELLİĞİ HAİZ

- VASIF[Osm.] / PROPERTY[İng.] / EIGENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZELLİK

- NÂKİLİYET-İ ZÂTÎ[Osm.] / SPECIFIC CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL İLETKENLİK


- SPECIFIC HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISI SIĞASI

- ÖZGÜL ISI ile/||/<> ISI SIĞASI

( Özgül ısı birim kütle için (c), ısı sığası toplam kütle için (C = mc). )
( Formül: Q = mcΔT İLE Q = CΔT )

- ÖZGÜLÜK = HASSA = PROPERTY, PROPRIETY, OWNERSHIP[İng.] = PROPRIÉTÉ[Fr.] = EIGENSCHAFT[Alm.] = PROPRIETAS[Lat.] = PROPIEDAD[İsp.]

- ÖZGÜRLÜK:
"(HER) İSTEDİĞİNİ YAPMAK"
değil İSTEMEDİĞİNİ YAPMAMAK

( Özgürlük, hiçbir zaman her istediğini yapmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )

- ÖZGÜRLÜK:
KİŞİNİN, ...
"CANININ İSTEDİĞİ GİBİ DAVRANMASI"
ile/değil İSTEMEDİĞİ HİÇBİR ŞEYİ YAPMAK ZORUNDA OLMAMASI

( Özgürlük, hiçbir zaman canının istediği gibi davranmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )
( İkinci görüşün olmadığı yerde özgürlük olmaz. )
( ÖZGÜRLÜK: Belirlenimden, belirlenime geçmek. )

- ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK

- ÖZGÜRLÜK ile/ve ÖZGÜRLÜĞE TUTSAKLIK/MAHKUMİYET

- ÖZGÜVEN:
"HERKESTEN DAHA İYİ OLDUĞUMUZU DÜŞÜNMEK/SANMAK"
değil KENDİMİZİ, BAŞKALARIYLA KIYASLAMANIN ANLAMSIZLIĞINI FARKETMEK

- OZMOTİK/FRAJİLITE OSMOTIC FRAGILITY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİM KIRILGANLIĞI

- ÖZTÜRKÇE SÖZCÜKLERİN BAŞLAMADIĞI HARFLER

( C
F
Ğ
H
J
L
M
N
P
R
S
V
Z )

- ÖZÜN ÖLÜMSÜZLÜĞÜ ile/ve/||/<> TANRI'NIN "VARLIĞI/YOKLUĞU"

- P-TYP-ELEKTRISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ ELEKTRİKSEL İLETKENLİK

- P-VALUE ile/||/<> SIGNIFICANCE LEVEL

( P-value gözlenen data olasılığı, significance α eşik. )
( Formül: Observed İLE threshold )

- PAÇAVRALAŞMAK ile PAÇAVRA ile PAÇAVRACI/LIK ile PAÇAVRA HASTALIĞI

- PALIGORSKITE[İng.] ile/değil/yerine/= PALİGORSKİT

- PAMUKLANMAK ile PAMUK ile PAMUKLU ile PAMUKÇU/LUK ile PAMUK OTU ile PAMUK BALI ile PAMUK BEZİ ile PAMUK TAŞI ile PAMUK YAĞI ile PAMUK BALIĞI ile PAMUK ELMASI ile PAMUK İPLİĞİ ile PAMUK ŞEKERİ ile PAMUK HELVASI

- PANKREATİK ENZİM EKSİKLİĞİ ile/||/<> PANKREATİK YETMEZLİK

( Pankreasın yeterli enzim üretememesi. İLE/||/<> Pankreasın işlevlerini yerine getirememesi. )

- PANSUMAN[Fr. < PANSEMENT] değil/yerine/= YARA BAKIMI/TEMİZLİĞİ

- PAPA/LIK ile PAPAK ile PAPAZ/LIK ile PAPAZ BALIĞI ile PAPAZ YAHNİSİ ile PAPAZ BALIĞIGİLLER

- PAPATYA ile/ve HOROZGÖZÜ, KOYUNGÖZÜ, SIĞIRGÖZÜ, TAVUKGÖZÜ


- PAPATYA ile/ve SIĞIRGÖZÜ

- PAPİRUS <> KÜREK KEMİĞİ <> CEYLAN DERİSİ <> KİL TABLETLERİ

- PAPUS = KANZA'A = AIGRETTE

- PARADİGMA ile/||/<> DEVRİM

( Bilimsel devrimler )
( Thomas Kuhn tarafından 1962 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1922-1996) (Ülke: ABD) (Alan: Bilim Felsefesi) (Önemli katkıları: Paradigma kayması, bilimsel devrimler) )

- PARADİGMA ile KESİNLİK

- PARADİGMA ile PERSPEKTİF

- PARADIGM vs./and ALTERATION

- PARANIN KAYBI ile/ve/||/<> SAĞLIĞIN KAYBI ile/ve/||/<> KARAKTERİN KAYBI

( Çok da etkileyici olmayabilir. İLE/VE/||/<> Kaybımız, önemli, etkileyici ve büyük olabilir. İLE/VE/||/<> Herşeyi kaybetmiş oluruz. )

- PARAPSİKOLOJİ ile/||/<> PARANORMAL ile/||/<> PARAFİZİK ile/||/<> PARADİGMA ile/||/<> PARALEL ile/||/<> PARAZİT ile/||/<> PARALİMPİK ile/||/<> PARAMEDİK

(
Parapsikoloji Psikolojinin ötesindeki ruhsal/psişik olayları inceleyen alan.
Paranormal Normalin dışında olan, açıklanamayan (örnek: hayaletler, "UFO"lar)
Parafizik Fiziğin ötesindeki, fizik yasalarıyla açıklanamayan olaylarla ilgili.
Paradigma Bir düşünce yapısının yanındaki örnek, model, kalıp, çerçeve.
Paralel Yan yana giden, aynı doğrultuda. (matematiksel ya da mecâzî anlamda)
Parazit Yanında yaşayıp zarar veren canlı. [mecâzen de "gereksiz ses vb."]
Paralimpik Olimpiyatların yanında/desteğiyle düzenlenen engelli spor oyunları.
Paramedik Doktorun yanında çalışan sağlık görevlisi [acil tıp teknikeri].
)

- LIGHTNING CONDUCTOR[İng.] / PARATONNERRE[Fr.] / BILTZABLEITER, BLITZSCHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATONER


- PARTICLE DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES PARTICULES[Fr.] / TEILCHENDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK DEVİNBİLİM/DİNAMİĞİ

- PARKINSON DISEASE[İng.] ile/değil/yerine/= PARKİNSON HASTALIĞI

- BRIGHTNESS FACTOR[İng.] / FACTEUR DE LUMINOSITÉ[Fr.] / HELLIGKEITSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ

- BRIGHTNESS[İng.] / LUMINOSITÉ[Fr.] / GLANZ, HELLIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK

- PARLAMENTO ile/ve/||/<> AMERİKA YENİ KUVVETLER AYRILIĞI

- PARMAK(LAR)/ELİG/ELEK ile/ve/||/<>/> AYA ile/ve/||/<>/> AVUÇ ile/ve/||/<>/> KOL ya da/= EL

( Elin/kolun ucuyla ayanın başladığı beş uzantı/çıkıntı. İLE/VE/||/<>/> Parmakların dibiyle bilek arasındaki iç bölüm. İLE/VE/||/<>/> Parmakların içi ve aya bölümü. İLE/VE/||/<>/> Parmak uclarından omuz başına kadar uzanan bölüm.

)
( ELGE/ELİGE/ELİG/ELEG/ELEK: Elemek[: parmaklar arasından geçirmek] | İlk elek.[Daha sonraları elek görevini gören nesneler ve araçlar üretilmiştir.] )

- PARMAKSI PARÇALI YAPRAK = VARAK-I ISBI'Î = FEUILLE DIGITÉE

- PARTICLE PHYSICS[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK FİZİĞİ

( Parçacık fiziği ya da yüksek enerji ve plazma fiziği, atom altı parçacıkları inceleyen bilim dalıdır.[1] Daha kapsamlı bir ifadeyle parçacık fiziği; baryonlar, mezonlar, kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi atom altı parçacıkları, ve bu parçacıkların yapılarını ve özelliklerini inceler. Bilindiği üzere, 20. yüzyılın başlarında bilim insanları en küçük yapı taşının atom olduğunu düşünüyorlardı. Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda atom çekirdeğinin +1 yüklü protonlar ile yüksüz nötronlardan oluştuğu, çekirdeğin etrafında ise negatif yüklü elektronların bulunduğu anlaşıldı.[2] Daha sonrasında Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) gibi elektrik alanlar ve manyetik alanlar kullanılarak yapılan parçacık hızlandırıcılar sayesinde birçok yeni parçacık daha keşfedildi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PAS ile PASO ile PAS RENGİ ile PAS MANTARI ile PAS MANTARIGİLLER

- STAINLESS/CHROMIUM STEEL[İng.] / NICHTBESTAND STAHL, ROSTFREIERSTAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASLANMAZ ÇELİK, KROM ÇELİĞİ


- PASTEL[Fr.] ile/ve İNDİGO

( Resim yapmakta kullanılan renkli boya kalemi. | Böyle kalemlerle yapılan resim. | Soluk renk. İLE ... )

- PATERJİ TESTİ POZİTİFLİĞİ ile/||/<> DERİ AŞIRI DUYARLILIK TESTİ

( Paterji testi iğne batırma sonrası papül oluşumu İLE deri aşırı duyarlılık testi allerjen reaksiyonudur. Paterji Behçet hastalığına özgü İLE alerji testi spesifik antijenlere yanıt gösterir. Paterji nötrofil aşırı yanıtı İLE alerji IgE aracılı reaksiyondur. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )

- PATİKA[Slavca/Bulgarca] değil/yerine/= İZLEK/İZYOLU/KEÇİ YOLU/YOLAK/ÇIĞIR[dvnlgtturk]

- PATTERN MINING[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ MADENCİLİĞİ

- PAZARLAMAK ile PAZARLANMAK ile PAZARLAŞMAK ile PAZARLAYABİLMEK ile PAZAR/LIK ile PAZARCI/LIK ile PAZARLAR ile PAZAR YERİ ile PAZARLIKLI ile PAZARLIKÇI/LIK ile PAZARLAMACI/LIK ile PAZARLIKSIZ ile PAZAR KAYIĞI ile PAZARLIKLI ALIŞVERİŞ

- PAZI ile PAZILI ile PAZI KEMİĞİ