| ...EG/EĞ... |

- GEZEGEN ile/ve ACUN/DÜNYA

( Dünyanın 360 derecelik yapısı, her derecenin yeryüzündeki mesafe karşılığı 25 fersahtır.
Her fersah 12.000 zira(arşın)(5.685 m.)dir. Bir zira 25 parmaktır. Bir parmak, bitişik ve dışı
içine gelecek biçimde dizilmiş altı arpa tanesi uzunluğunda bir mesafedir. )
( ... İLE/VE Yüzölçümü: 509.600.000 km2 | Kara: 148.326.000 km2 )
( ... İLE/VE Asya: %30, Afrika: %20.3, Kuzey Amerika: %16.3, Güney Amerika: %11.9, Antartika: %8.9, Avrupa: %6.6, Okyanusya/Avustralya: %6.0 )
( ... İLE/VE Kara: %27, Buz: %2, Su: %71[%97 Tuzlu, %3 Tatlı] )
( Dünyanın (ekvator) çapı 12.756,28 km.dir. )
( Dünyanın yaşı 13.7 milyar yıl olarak kabul edilmektedir. )
( TÜRKÂN-İ ÇERH/SEB'A-İ SEYYÂRE: Yedi gezegen. [UTÂRİD: Merkür. | ZÜHRE: Venüs. | MİRRİH: Mars. | MÜŞTERİ: Jüpiter. | ZÜHAL: Satürn. | NEPTÜN | PLÜTON] )
( Eratosthenes [M.Ö. 276 - 194], dünyanın çevresini hesapladığı bilinen ilk kişidir. )

- GEZEGEN ile CERES GEZEGENİ(EN BÜYÜK GEZEGEN)

- GEZEGEN ile/ve FELEK

- GEZEGEN ile GEZEGEN YILI ile GEZEGENLER ARASI

- GEZEGEN ile GÖK CİSMİ

- GEZEGEN ile/||/<> HAREKET

( Kepler yasaları, eliptik yörüngeler )
( Johannes Kepler tarafından 1609 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1571-1630) (Ülke: Almanya) (Alan: Astronomi, Matematik) (Önemli katkıları: Gezegen hareket yasaları) )

- GEZEGEN ile KÜÇÜK GEZEGEN/ASTEROİD[NEA]

- GEZEGEN ile/ve/||/<> KÜÇÜK GEZEGEN(PLANETOİD)

( ... İLE/VE/||/<> Güneşin çevresinde eliptik bir yol izleyen küçük gezegenler. )
( ... İLE/VE/||/<> Pallas ve Vesta. )

- GEZEGEN ile "SERSERİ GEZEGEN"

( Bize olan uzaklığı, yaklaşık olarak 80 ışık yılı olan PSO J318.5-22 adlı "Serseri Gezegen", bir yıldıza sahip değildir. Serseri gezegenin boyutu, Güneş Sistemi'mizdeki tüm gezegenlerin toplamından daha büyüktür. Kendini öteki serseri gezegenlerden ayıransa, bu kategorideki en genç gezegen olması ve yaşam döngüsünün bu kadar erken bir evresinde yıldızı tarafından uzaya savrulmasıdır. )

- GEZEGEN = SEYYARE[Ar.] = PLANET[İng.] = PLANÈTE[Fr.] = PLANET[Alm.] = PIANETA[İt.] = PLANETA[İsp.]


- GEZEGENLER ile/ve GÖKADALAR/GALAKSİLER

(







)

- GEZEGENLER ile NEPTÜN

( ... İLE Gözle ya da her hangi bir teleskopla görülmeden, hesaplamalarla keşfedilen ilk gezegendir. )
( ... İLE Güneş Sistemi'nin sekizinci ve Güneş'e en uzak gezegenidir. Güneş'e olan uzaklığı ise 4.5 milyar kilometredir. Yüzey sıcaklığı, -220 °C olup Güneş Sistemi'nin en soğuk gezegenidir. Neptün'ün bilinen 14 doğal uydusu bulunmaktadır. )

- GEZEGENLER ile/ve/||/<> UYDULAR ile/ve/||/<> ASTEROİDLER

( )

- GEZEGENLERARASI ile MÜDAHALE ile YORUMSAL ile YORUMLAMAK ile TERCÜME ile TERCÜMAN ile TERCÜMANLIK ile YORUMLAYICI

- GEZEGENLERDE ÖZEL GİYSİSİZ YAŞAM SÜRESİ:
| GÜNEŞ ve VENÜS, JÜPİTER, SATÜRN, URANÜS, NEPTÜN ve MERKÜR, MARS |
ile/değil/yerine/><
DÜNYA

( | 1 saniye. VE 1 saniye. VE 2 dakika. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< 80 - 160 yıl. )
( )

- GEZEGENLERDEKİ YAĞIŞ TÜRLERİNDE:
SU
ile SÜLFÜRİK ASİT ile METAN ile ELMAS ile CAM ile SIVI DEMİR

( Dünya'da. İLE Venüs'te. İLE Titan'da. İLE Neptün'de. İLE HD189733b'de. İLE OGLE-TR-56b'de. )
( )

- GEZEGENLERİN ÖLÇÜMÜNDE:
GÜNEŞTEN UZAKLIK
ile/ve/||/<>/> YÖRÜNGE VE DÖNME DÖNGÜLERİ ile/ve/||/<>/> KÜTLE ile/ve/||/<>/> YARIÇAP ile/ve/||/<>/> YOĞUNLUK

(
  • Güneş’ten uzaklık: Kepler Yasaları ile ölçülür.
  • Yörünge ve dönme döngüleri: Gözlemlerle tespit edilir.
  • Kütle: Newton Yasaları ile hesaplanır.
  • Yarıçap: Açısal büyüklük yardımıyla bulunur.
  • Yoğunluk: Yarıçap ve kütle kullanılarak hesaplanır.
)

- GEZİ:
"İHYÂ"
değil İNŞÂ ["isteğiydi"]

- GIBBS PHASE RULE[İng.] / RÈGLE DES PHASES DE GIBBS[Fr.] / GIBBS-PHASENREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS FAZ KURALI

- GIBBS ADSORPTION ISOTHERM[İng.] / ISOTHERME D'ADSORPTION DE GIBBS[Fr.] ile/değil/yerine/= GİBBS YÜZEYE TUTUNMA İZOTERMİ, GİBBS YÜZEY SOĞURMA EĞRİSİ


- RÈGLE D'ADSORPTION DE GIBBS[Fr.] ile/değil/yerine/= GİBBS YÜZEYE TUTUNMA KURALI

- GIDA GÜVENCESİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GIDA EGEMENLİĞİ

- Gideceğin yeri söyleme! SUS!!!

- DEGAUSS[İng.] ile/değil/yerine/= GİDERMIKNATIS

- DEMAGNETIZATION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= GİDERMIKNATISLANMA EĞRİSİ

- GİRDİLER DÖRTLÜSÜ ile/ve/<> YAŞAM DÖRTLÜSÜ ile/ve/<> UYUM DÖRTLÜSÜ ile/ve/<> DEĞERLER DÖRTLÜSÜ

( Sayın Gökçen ADAR'ın, "Yaşamla Flört" adlı kitabını okumanızı salık veririz. )
( Olumlu/Pozitif | Olumsuz/Negatif | Nötr | X [Belirsiz, merak uyandıran]. İLE/VE/
İş | Sosyal | Aile | Özel. İLE/VE/
Beklenti | Ortam | Olanak | Zaman. İLE/VE/
Vizyon | Misyon | Nosyon | Gusto[Zevk ve heyecan niteliği, estetik değerler]. )

- GİZLİ = SECRET[İng.] = SECRET[Fr.] = GEHEIM[Alm.] = SEGRETO[İt.] = SECRETO[İsp.]

- GLUKOZ[İng. GLUCOSE] ile/||/<> FERMANTASYON[İng. FERMANTATION] ile/||/<> FRUKTOZ[İng. FRUCTOSE] ile/||/<> GRUP YER DEĞİŞTİRME[İng. GROUP TRANSLOCATION] ile/||/<> İNSÜLİN[İng. INSULIN] ile/||/<> KARBONHİDRAT[İng. CARBOHYDRATE] ile/||/<> MONOSAKKARİT[İng. MONOSACCHARIDE] ile/||/<> SÜKROZ[İng. SUCROSE]

( Basit şekerler (monosakkaritler) olarak bilinen bir grup karbonhidrat. Glikoz (Yunanca glykys, "tatlı") C6H12O6 molekül formülüne sahiptir. Meyvelerde ve balda bulunur ve hayvanlarda kan dolaşımında serbest olarak bulunan bir şekerdir. Hücrenin işlevinde enerji kaynağıdır ve metabolizmasının düzenlenmesi büyük önem taşır (bkz. Fermantasyon; glukoneogenez). Nişasta molekülleri, bitkilerin en büyük enerji kaynağı karbonhidratları, binlerce glikozun doğrusal bağlanmasından oluşur. Glikozdan oluşan bir başka önemli bileşik de selülozdur. Benzer bir molekül, hayvanlardaki glikojendir. Çoğu omurgalı ve omurgasız hayvan gözelerinde ve çok sayıda mantar ve protoza'nın karbohidrat deposudur. @@ Biyoloji'de ve Biyokimya'da birçok anlamı bulunur. Temel olarak, ısı alan, organik elektron kabul edicilerini kullanan, oksijensiz bir sindirim tipidir. @@ Fruktoz ya da meyve şekeri, birçok besinde bulunan altı karbonlu bir monosakkarittir. Beyaz, katı bir görünüme sahip olan fruktoz suda kolaylıkla çözünür. Fruktoz ayrıca başka bir monosakkarit olan glukozla birleşerek sükrozu oluşturur. Fruktozun aksine sükroz, 12 karbonlu bir disakkarittir. Kimyasal formülü C6H12O6 olan fruktozun moleküler kütlesi ise 180.16 g*mol-1dir. Fruktoz glukozla birlikte meyvelerde, şuruplarda ve bazı sebzelerde bulunur. Ayrıca fruktozun fosfat türevleri (örneğin; fruktoz-1-fosfat, fruktoz 1,6-difosfat) karbonhidratların metabolizmasında son derece önemlidir. @@ Prokaryotlardaki 3 taşıma sisteminden biri. (Diğer ikisi; Basit Taşıma, ABC Taşıma Sistemi) Taşınan maddenin alımı sırasında kimyasal olarak değiştirilmesi ile olur.E. coli'de glukoz ve fruktozun göze içine alımı. @@ Kandaki şeker (glukoz) seviyesini düzenleyen ve pankreas adacıklarında bulunan beta gözeleri tarafından üretilen bir hormon. Kimyasal formülü C257H383N65O77S6, molar kütlesi ise 5803 g/mol'dür. İnsülin yemeklerden sonra olduğu gibi kan şekeri yükseldiğinde de salgılanır. İnsülin ilk kez 1921'de Kanadalı bilim insanları Frederic G. Banting ve Charles H. Best ve bağımsız olarak çalışan Rumen fizyolog Nicolas C. Paulescu tarafından tanımlanmıştır. Banting ve Best insülini izole ettikten sonra saflaştırılmış bir ekstrakt elde etmek için çalışmalara başlamış, bu çalışmalar İskoç fizyolog John J. R. Macleod ile Kanadalı kimyager James B. Collip'in yardımıyla başarıyla sonuçlanmıştır. Frederic G. Banting ve John J. R. Macleod bu çalışmalarından dolayı 1923 Nobel Tıp ve Fizyoloji Ödülünü almışlardır. @@ Karbon (C), hidrojen (H) ve oksijen (O) atomlarından oluşan biyomolekül. Vücudun enerji elde etmek için yıktığı 3 temel depo maddesinden biridir. Karbonhidratlara "şeker" de denmektedir. Bunun sebebi karbonhidratların diğer adının "sakkarit" olmasıdır. Sakkarit, şeker anlamına gelmektedir. Fransızca "suyun bileşikleri, kimyasalın bileşikleri" anlamına gelen "hydrate" ve "karbon elementi" anlamına gelen "carbon" kelimelerinden gelmektedir. @@ Basit şekerler olarak bilinirler. Karbon(C), hidrojen(H) ve oksijen(O) atomlarından oluşan en az üç karbonlu bileşiklerdir. Monosakkaritler, hidroliz tepkimeleriyle daha küçük birimlere ayrılamaz. @@ Sükroz ya da diğer adıyla sakkaroz, glukoz ve fruktoz moleküllerinin birleşmesiyle oluşan 12 karbonlu bir disakkarittir. Suda çözünen, renksiz ve tatlı bir molekül olan sakkarozun kimyasal formülü C12H22O11 , moleküler kütlesi 342.30 g*mol-1'dür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- GLÜTEN ile GLÜTEN EKMEĞİ ile GLÜTEN TUTKALI

- GÖBEKLİTEPE T ŞEKİLLİ DİKİLİTAŞLAR ile/||/<> STONEHENGE MEGALİTLER

( Göbeklitepe T dikilitaşları MÖ 9600 İLE Stonehenge MÖ 3000 yapıldı. Göbeklitepe 6000 yıl daha eski İLE iki yapı arasında 6 bin yıllık fark var. Göbeklitepe avcı-toplayıcılar İLE Stonehenge tarımcılar inşa etti. İki yapı da astronomik gözlem içerir. )
( Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1953-2014) (Ülke: Almanya) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Göbeklitepe'yi keşfetti ve kazılarını yönetti (1995-2014), Neolitik Devrim teorilerini değiştirdi, tapınak-yerleşim önceliği hipotezi) )

- GÖK ile GÖK ADA ile GÖK KIR ile GÖK KUMU ile GÖK TAŞI ile GÖK CİSMİ ile GÖK GÖZLÜ ile GÖK KUBBE ile GÖK KUTBU ile GÖK YAKUT ile GÖK ATLASI ile GÖK BİLİMİ ile GÖK EKSENİ ile GÖK EŞLEĞİ ile GÖK KANDİL ile GÖK KÜRESİ ile GÖK BİLİMCİ ile GÖK BOYLAMI ile GÖK BİLİMSEL ile GÖK GÜRLEMESİ ile GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile GÖK TIRMALAYICI

- GÖKEKSENİ ile GÖKEŞLEĞİ

( İki ucu, sonsuza uzatılmış olarak düşünülen yer ekseni. | Günlük devinmede, yıldızların çevresindeki eksen. İLE Gökeksenine, yer merkezinde dik olan düzlemin, gökküresiyle arakesiti. )

- GÖLGE ile EĞLEK

( ... İLE Öğle sıcağında, sürünün dinlendiği gölgelik. | Yolcuların, geceyi geçirdiği yer, han, konak. )

- GÖLGEBALIĞI ile TAŞLEVREĞİ/MİNAKOP

( Alabalıkgillerden, uzunluğu 20-50 cm., sırt yüzgeci büyük, tatlı su balığı. İLE Gölgebalığıgillerden, büyük, Atlantik, Akdeniz ve Karadeniz'de yaşayan bir balık. )

- GOLYAT BÖCEĞİ

( Dünyanın en ağır böceği. )

- GÖMLEĞİN KOL DÜĞMELERİNDE

( BİLEK İLE DİRSEK ARASINDA KALAN DÜĞMEYİ KAPALI TUTMAK )

- GÖMLEK ile TESPİT(/DELİ) GÖMLEĞİ

- [ne yazık ki]
"GÖNÜL KIRMAK/GÖNÜLDEN ÇIKMAK"
değil/yerine/><
"GÖNÜLE GİRMEK/GÖNÜL ALMAK"

( [ne yazık ki] Zihindeki (tek ya da çoğul) olumsuz ve ölümlü kayıtlarla. DEĞİL/YERİNE/>< Zihindeki (tek) olumlu ve ölümsüz kayıtla. )
( Kişi, "nasıl" ise gireceği/çıkacağı gönül de öyledir. )

- ... GÖRDÜKSE/GÖRDÜMSE/GÖRDÜNSE değil ... GÖRDÜYSEK/GÖRDÜYSEM/GÖRDÜYSEN

- GÖREVİNİ YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> GEREĞİNİ YAPMAK


- GÖRMEK (BAKMAK) = REGARD[İng.] = CONSIDÉRER[Fr.] = BETRACHTEN[Alm.] = CONTEMPLOR[Lat.]

- GÖRMEYE DEĞER değil GÖRÜLMEYE DEĞER

- GÖRÜLME/GÖRÜLÜYOR ile KABUL ETMEK/EDİLİYOR

- VISIBLE REGION[İng.] / RÉGION VISIBLE[Fr.] / SICHTBARE REGION[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR BÖLGE

- SCHEINBARE LICHTSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR IŞIK YEĞİNLİĞİ

- EYEPIECE, OCULAR[İng.] / OCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZ MERCEĞİ

- GÖZ ile/ve GÖZ KÜRESİ ile/ve GÖZBEBEĞİ ile/ve GÖZ ÇUKURU ile/ve GÖZ KAPAĞI

( Göz açık olmalı, aklını bulunduğu yere almalı. )
( "Suyun akmaya başladığı kaynak." )
( Göz, Zât'ı; geri kalanı, sıfatı simgeler. )
( Gözlerimiz hayatımız boyunca doğduğumuz andaki boyutlarında kalıyor. Burnumuz ve kulaklarımızın ise büyümesi hiç sona ermiyor. )
( Bir gözün, 1.800.000 damarı vardır. )
( EŞFÂR[Ar. < ŞÜFR]: Gözkapağının kenarları, kirpik yerleri. )
( Her bir göz, 130 milyon görme siniri hücresinden oluşmaktadır. )
( ... İLE ... İLE Gözbebeği, ilgi çekici bir nesneye baktığımızda ya da bir olaya şahit olduğumuzda, %45 oranında büyür. İLE ... İLE ... )
( Bazı örgenimizde, işlevlerinin tamamına ulaşması zaman alırken, gözlerimiz, sürekli olarak etkindir. )
( Gözler, saatte 36.000 bit bilgiyi işleyebiliyor. )
( Gözlerimiz, tüm öteki örgenlerimizden daha fazla olarak, beyin gücünün %65'inden yararlanıyor. )
( Neredeyse herkesin bir gözü, ötekinden az da olsa daha güçlüdür. )
( Tanrı heykellerinin gözbebeği yoktur. )

- GÖZ ile KENE GÖZ

( ... İLE Çok küçük gözlü. )

- GÖZBEBEĞİ ve/||/<> SARIBENEK

( .. VE/||/<> Gözde, ağ tabakanın ortasında bulunan ve simgenin en net olarak oluştuğu, sarı renkli duygun nokta. )

- OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖZLEM MERCEĞİ


- GPRL/GAUSSIAN PROCESS REGRESSION LEARNING[İng.] değil/yerine/= GAUSS SÜREÇ GERİ ÇIKARIM ÖĞRENIMİ, GAUSS SÜREÇ REGRESYON ÖĞRENIMİ

- GRADIENT[İng.] / GRADIENT[Fr.] ile/değil/yerine/= GRADYAN, DEĞİŞİM HIZI

- GRAM-NEGATIVE, -POSITIVE[İng.] / GRAM-NÉGATIF[Fr.] / GOOCHRIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAM-NEGATİF, -POZİTİF

- GRAM POZİTİF BAKTERİ ile/||/<> GRAM NEGATİF BAKTERİ

( Gram pozitif kalın peptidoglikan tabaka içerir İLE gram negatif ince peptidoglikan ve dış zar vardır. Gram pozitif mor renk alır İLE gram negatif pembe renk alır. Bu ayrım antibiyotik seçiminde önemli İLE hücre duvarı yapısı tedaviyi etkiler. )

- GRAM POZİTİF İLE GRAM NEGATİF ile/||/<> BAKTERİ DUVARI

( Bakteri göze duvarı yapısı. )
( Formül: NAG-NAM peptidoglikan )

- GRAM POZİTİF İLE GRAM NEGATİF ile/||/<> BAKTERİ SINIFLANDIRMASI

( Gram boyama ile ayrım. )
( Formül: Mor İLE pembe )

- GRAM POZİTİF ile/||/<> GRAM NEGATİF

( Gram pozitif kalın peptidoglikan İLE gram negatif ince + dış zar )
( Formül: Tek tabakalı (G+) İLE Çift tabakalı (G-) )

- GRANİT[Fr.] ile/ve PEGMATİT/PROTOJİN[Fr. < Yun.]

( Kuvars, feldispat, ortoklaz ve mika minerallerinden bileşmiş türlü renkte, billursu, çok sert bir tür kayaç. İLE/VE Başlıca kuvars, feldispta ve moskofcamından oluşan, açık renkli bir tür magma taşı. )

- GRAVE ile LARGO ile LARGETTO ile LENTO ile ADAGIO ile ALLEGRO ile ALLEGRETTO ile ANDANTE ile ANDANTINO ile ANIMATO ile APPASIONATO ile VIVACE ile PRESTO ile PRESTESSIMO

( ...
İLE
Bir parçanın, ağır ve görkemli çalınacağını/söylenileceğini anlatır. | Bu ağırlıkta çalınan müzik parçası.
İLE
Bir parçanın, largodan daha yavaş çalınacağını belirtir.
İLE
Bir parçanın, largodan çabuk ve hafif çalınacağını anlatır. | Bu biçimde çalınan müzik parçası.
İLE
Bir parçanın, ağır çalınacağını anlatır. | Bu tempoda çalınan parça.
İLE
Yavaş, ağır olarak. | Bu biçimde çalınan beste.
İLE
Bir parçanın, canlı, neşeli ve hızlı çalınacağını anlatır.
İLE
Bir parçanın, allegrodan biraz daha ağır çalınacağını anlatır. Yarı yavaş, adagio ile andantino arası.
İLE
Andanteden daha canlı, daha hızlı.
İLE
Bir parçanın, canlı çalınacağını anlatır.
İLE
Bir parçanın, coşkunca çalınacağını anlatır.
İLE
Canlı ve hızlı.
İLE
Çabuk, çok çabuk bir tempo ile. | Bu tempo ile çalınan müzik parçası.
İLE
Çok çabuk, aşırı hızlı. )

- GRUP/GRUBU yerine ÖBEK/ÖBEĞİ, KÜME


- GÜBRELEMEK ile GÜBRELENMEK ile GÜBRELETMEK ile GÜBRE/LİK ile GÜBRELİ ile GÜBRESİZ ile GÜBRE GAZI ile GÜBRE BÖCEĞİ

- GÜÇ/KUVET:
| YAVAŞLATIR
ile/ve/ya da/||/<> DURDURUR ile/ve/ya da/||/<> DÖNDÜRÜR ile/ve/ya da/||/<> YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRİR ile/ve/ya da/||/<> BİÇİMİNİ DEĞİŞTİRİR ile/ve/ya da/||/<> HIZLANDIRIR |
ile/ve/ya da/||/<> />
| GERER
ile/ve/ya da/||/<> BÜKER ile/ve/ya da/||/<> VURUR ile/ve/ya da/||/<> SIKAR |

- GÜÇLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<> YEĞİN

- GUGUK ile GUGUKLU ile GUGUK KUŞU ile GUGU ÇİÇEĞİ ile GUGUK GUGUK ile GUGUKLU SAAT

- GÜL ile GÜL SUYU ile GÜL YAĞI ile GÜL RENGİ ile GÜL YAĞCI/LIK ile GÜLE GÜLE ile GÜL BÖCEĞİ ile GÜL BÖREĞİ ile GÜL KURUSU ile GÜLE OYNAYA

- GÜL[Fars.] ile MENEKŞEGÜLÜ

( Gülgillerin örnek bitkisi. | Bu bitkinin, katmerli, genellikle kokulu olan çiçeği. İLE Tırmanıcı, küçük çiçekli bir gül. )

- GÜLDESTE[Fars.]/ANTOLOJİ[Fr. < ANTHOLOGIE < Yun. ANTHOS: Çiçek. | LEGEIN: Seçmek.] değil/yerine/= SEÇKİ

- GÜLMEK:
GÜLÜNÇ/KOMİK OLMASINDAN
ile/ve/||/<>/> EĞLENCELİ OLMASINDAN

- GÜLMEK ve/||/<>/> EĞLENMEK ve/||/<>/> GEZMEK ve/||/<>/> DÜŞÜNMEK ve/||/<>/> ÖNERMEK ve/||/<>/> ÖNEMSEMEK ve/||/<>/> SEVMEK

( 10 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 20 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 30 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 40 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 50 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 60 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 70 yaşındaymış gibi. )

- GÜLSÜ KOROLLA, GÜL ÇİÇEĞİNDEKİ GİBİ BİR KOROLLA = TÜVEYC-İ VERDÎ = COROLLE ROSACÉE


- GÜN DEĞİŞİMİ

( 00 )

- GÜNÇİÇEĞİ/GÜNEBAKAN/GÜNDÖNDÜ = AYÇİÇEĞİ

- GÜNDÜZSEFASI = KAHKAHAÇİÇEĞİ :) )))

( İkiçeneklilerden, çoğu kenarı mavi bir çizgi ile çevrili, beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi. )

- GÜNEŞ ve/||/<>/> GEZEGEN

( Güneş, bir gezegenin yüzeyindeki sıcaklığın sürekliliğini sağlar. )

- GÜNLÜ ile GÜNLÜK ile GÜNLÜKÇÜ/LÜK ile GÜNLÜK DİL ile GÜNLÜK AĞACI ile GÜNLÜK DEĞER ile GÜNLÜK DEFTER ile GÜNLÜK KONUŞMA ile GÜNLÜK GÜNEŞLİK

- GÜPEGÜNDÜZ

- [ne yazık ki]
GÜRÜLTÜ ÇIKARMAK/KORNA ÇALMAK
ile/değil/yerine/>< SUSMAK/SESSİZLİĞİ YEĞLEMEK

( [ne yazık ki] Bilgisizlik ne kadarsa o kadar çok ve yüksektir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilgelik ve zarâfet ne kadar derinse/yüksekse. )

- GÜRÜLTÜ ile AKŞAM YEMEĞİ ile YEMEK MASASI

- GÜVE ile ATLAS GÜVESİ/KELEBEĞİ

( ... İLE Böceklerin en büyüğüdür. )
( ... İLE Ancak, bir haftadan biraz fazla yaşarlar. )
( ... İLE Büyürlerken, dört kez deri değiştirirler. )
( ... İLE Kanat uzunlukları, 30 cm.'yi bulabilir. )
( ... İLE Kanat ucları, kobranın başına benzer. )
( ... İLE Ağızları olmadığından dolayı, tüm enerjilerini, eş bulmak için kullanırlar. )

- GÜVEYİ/LİK ile GÜVEYİ YEMEĞİ


- GÜZEL/LİK (ARAYIŞI) ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< "YENİ/LİK" ("İSTEĞİ/BEKLENTİSİ")

- GÜZEL DEĞİL değil BAKILIŞI (YETERİNCE) GÜZEL DEĞİL

- GVKY/GENERAL DATA PROTECTION REGULATION[İng.] değil/yerine/= GENEL VERİ KORUMA YÖNETMELİĞİ

- HABERİN/BİLİNİN "DEĞERİ":
"DOLAŞIM GÜCÜ"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞRULUK

- HABERSİZ AYRILMADA/UZAKLAŞMADA:
VAROLUP OLMAMANI UMURSAMAMAK
ile/ve/<>/< VAROLUŞUNUN, ÖNEMİ/ANLAMI/DEĞERİ/FARKI YOK

- HABİTAT YIKIM VE BOZUMU ile İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

( Doğal yaşam alanlarının bozulması ve yok edilmesi. İLE Dünyanın ortalama sıcaklığının ve hava örneklerinin uzun sürede değişmesi. )

- HÂCE[Ar. < HÂCET] ile HÂCE[Fars. | çoğ. HÂCEGÂN]

( Gereklilik, ihtiyaç, lüzum. İLE Hoca, efendi, ağa, çelebi, sahip, muallim, öğretmen, müderris. | Tüccar. )

- VOLUMEN ÄNDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM DEĞİŞİMİ

- HADDEHANE[Ar. HADDE + Fars. HÂNE] değil/yerine/= EĞREÇEVİ

( Büyük yassı levhaların eritildiği, merdanelerden geçirildiği yer. )

- HADDİNDEN FAZLA değil/yerine/= GEREĞİNDEN ÇOK


- LIGHT WATER[İng.] / EAU LÉGÈRE[Fr.] / LEICHTWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= HAFİF SU

- HAKİKAT:
ACITSA DA
ile/ve/||/<>/> ACI DEĞİLDİR

- HAKİM/HÜKÜMRAN değil/yerine/= EGEMEN

- HAKİMİYET ile BASKIN ile HAKİM OLMAK ile EGEMENLİK

- HAKİMİYET değil/yerine/= EGEMENLİK

- HAKKIYLA değil/yerine/= GEREĞİYLE

- AGGREGATZUSTANDSÄNDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HÂL DEĞİŞİMİ

- HAL DEĞİŞİMİ ile/||/<> FAZ GEÇİŞİ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Hal değişimi genel, faz geçişi spesifik dönüşümdür )
( Formül: katı-sıvı-gaz )

- HALKA[Ar.] değil/yerine/= DEĞREK/DOLANGI

- HALKERKİ = HÜKÜMET-İ AMME = DEMOCRACY[İng.] = DÉMOCRATIE[Fr.] = DEMOKRATIE[Alm.] = DEMOKRATIA, DEMOS:HALK, KRATOS:ERK, EGEMENLİK[Yun.] = DEMOCRACIA[İsp.]


- MOBILITÉ DE HALL[Fr.] / HALL-BEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL HAREKETLİLİĞİ

- HAMAMBÖCEĞİ ile AMERİKA HAMAMBÖCEĞİ

- HAMAMBÖCEĞİ ile TISLAYAN HAMAMBÖCEĞİ

- HAMAM/LIK ile HAMAMCI/LIK ile HAMAM OTU ile HAMAM TASI ile HAMAM ANASI ile HAMAM BÖCEĞİ ile HAMAM KESESİ ile HAMAM TAKIMI ile HAMAM BOHÇASI ile HAMAM BÖCEĞİGİLLER

- HANÇERLEMEK ile HANÇERLENMEK ile HANÇERLETMEK ile HANÇER ile HANÇERE ile HANÇER ÇİÇEĞİ

- HÂNE ile/||/<> MENZİL ile/||/<> RAB ile/||/<> MÜSTEGAL[ÇOĞ. MÜSTEGALLÂT] ile/||/<> TARÎK-İ HÂS

- HANIMBÖCEĞİ = GELİNBÖCEĞİ

- HANIMLAŞMAK ile HANIM/LIK ile HANIMELİ ile HANIM BÖCEĞİ ile HANIM EVLADI ile HANIM İĞNESİ ile HANIM HANIMCIK/LIK

- HAREKET EDEN/ETTİREN ile/ve DEĞİŞEN

( Bir cismin belirli konumlarda belirli aralıklarda bulunması. İLE/VE ... )
( * Hareket nedir?
* Şey nedir?
* İlke nedir?
* Aralarındaki ilişki nedir? İLE/VE
Değişenin bilgisi elde edilebilen şey değildir, kesin olarak elde edilemez. )

- MOTION, MOVEMENT[İng.] / MOUVEMENT[Fr.] / BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HAREKET


- HAREKET ile/ve/değil YER DEĞİŞTİRME(İNTİKAL)

( Basit düzeydeki zihinlerde, hareket, yer değiştirme olarak yorumlanır. )

- HAREKET'TE:
YER DEĞİŞTİRMEK
değil KENDİ İÇİNDE DEĞİŞMEK

- HARFLERİN BİT DEĞERİ:
8
ile/ve/||/<>/> 16

( A/a, B/b, C/c, D/d, E/e, F/f, G/g, H/h, I/i, J/j, K/k, L/l, M/m, N/n, O/o, P/p, R/r, S/s, T/t, U/u, V/v, Y/y, Z/z

İLE/VE/||/<>/>

Ç/ç, Ğ/ğ, İ/ı, Ö/ö, Ş/ş, Ü/ü )

- HARKER-KASPER INEQUALITIES[İng.] / INÉGALITÉS DE HARKER-KASPER[Fr.] ile/değil/yerine/= HARKER-KASPER EŞİTSİZLİKLERİ

- HARKINS RULE[İng.] / RÈGLE D'HARKINS[Fr.] / HARKINS-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKİNS KURALI

- HASBEL MEMURİYE değil/yerine/= İŞYARLIK GEREĞİ

- HASH[İng.] değil/yerine/= ÖZET DEĞER

- HATIR ile DEĞER

- HATM-İ HÂCEGÂN

( NAKŞÎ TARİKATİ MÜRİTLERİNİN, ŞEYH HUZURUNDA DİZ ÇÖKÜP, FİKRÎ VE NAZARÎ MÂSİVÂDAN TECERRÜD EDEREK ŞEYHE VE DOLAYISIYLA HAKK'A VASL İLE YÖNELİP, ŞEYHİN İŞARETLERİYLE "FÂTİHA, İHLÂS, İNŞİRAH" SÛRELERİNİ BELİRLİ SAYIDA OKUMASI )

- HATT-I MÜBAS değil/yerine/= TEĞET


- HAUSDORFF ile/||/<> REGULAR

( Hausdorff farklı nokta ayrık açık İLE regular nokta-kapalı ayrık. )
( Formül: Point separation İLE point-closed separation )

- HAYAT GÜZEL YAŞAMAYA DEĞER"
değil
HAYAT, GÜZEL! YAŞAMAYA DEĞER!
ile/ve/ya da/||/<>
HAYAT, GÜZEL YAŞAMAYA DEĞER

( Yazıda noktalamanın/virgülün ve konuşmada vurgunun/duraklamanın/yuvarlamamanın önemi. )

- HAYDÂRÎ ile/ve DESTEGÜL[KEMER]

( Dervişlerin giydiği, kolsuz, kısa, aba hırka. İLE/VE ... )

- HAYIR ile/ve DEĞİL ile/ve YOK ile/ve HİÇ

( Hiç, yoktan iyidir. )

- HAYNE METALLLEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HAYNE ALAŞIMI

- HAYVAN:
"RİYÂKÂR DEĞİLDİR"
değil İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂKÂRLIK YAPAMAZ

- HAYVAN ile BEĞNEK

( ... İLE Kuyruğu kesik, güdük hayvan. )

- HAYVANLAR:
YEMEK
ve/||/<> BİNEK ve/||/<> DENEK
DEĞİLDİR!

- HAZ" ve "GÜÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAM ve DEĞER

- HAZ ile/ve DEĞER


- HAZİRAN ile HAZİRAN BÖCEĞİ

- HEDEF ile/değil GÖZLEĞİ

( ... İLE/DEĞİL Gözetleme yeri. | Dağların yüksek yerlerinde, nişan almak için ağaç ya da taştan yapılan belirli yer. )

- HEGEL ile/ve/||/<> FEUERBACH ile/ve/||/<> MARX

( Kant'ın takipçisi ve geliştiricisi. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in öğrencisi ve Marx'ın öncüsü/hocası. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in takipçi ve geliştiricisi. Feuerbach'ın öğrencisi. )

- HEGEL ve HZ. MUHMAMMED

( Bireşimi(tevhidi), felsefede bulan, en yetkin filozof. VE Tevhidi bilen ve sunan peygamber. )

- HEGEL ile KEGEL

- HEGEL ile/ve/=/||/<>/< PLATON GİBİ DAVRANAN ARİSTOTELES

- HEGEL'DE:
MANTIK BİLİMİ
= METAFİZİK

- HEGEL'İN:
"DİYALEKTİK FELSEFESİ"
değil
KURGUL FELSEFESİ

- HEGEMON ile/değil/yerine/>< EGEMEN

- HEGEMONYA[Yun. < HEGEMONIA]["HEGAMONYA" değil!] ile BASKI

( ... İLE Bir devletin, başka bir devlet üzerindeki siyasi üstünlüğü ve baskısı. )

- HEXAGONAL CRYSTAL SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEGZAGONAL KRİSTAL SİSTEM

- HEKSİS ile/ve/||/<>/> FUSIS ile/ve/||/<>/> PSUKE ile/ve/||/<>/> HEGEMONİKON

- HEMEN DEĞİŞİM ile/ve ÂNÎ DEĞİŞİM

- HEMORAJİK DİYATEZ/HEMORRHAGIC DIATHESIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA EĞİLIMİ

- HEPATİK ile HEPATOLOJİ ile HEPATOMEGALİ ile HEPATOSİT ile HEPATOSPLENOMEGALİ ile HEPATOTOKSİK

( Karaciğer [ile ilgili]. İLE Karaciğerbilim. İLE Karaciğer büyümesi. İLE Karaciğer gözesi. İLE Karaciğer/dalak büyümesi. İLE Karaciğere zararlı. )

- HEPATOMEGALİ ile/||/<> SPLENOMEGALİ

( Karaciğerin olağandışı büyümesi. İLE/||/<> Dalağın olağandışı büyümesi. )

- HEPİMİZ:
AYNIYIZ
değil AYNI DEĞERDEYİZ

- HER BABAYİĞİDİN HARCI DEĞİL ile HER BABAYİĞİDİN KÂRI DEĞİL

- HER BİR KİŞİ, DÜŞÜNCENİN, DİLİN, SÖZCÜĞÜN VE HER ÖNEMLİ DEĞERİN:
TEMSİLCİSİ
ve/||/<>/> BEKÇİSİ

- HER SEFERİNDE değil/yerine/= DEĞME KEZ


- HER ŞEY, DEĞİŞİR değil HER ŞEY, (BELİRLİ/BELİRSİZ) BİR ŞEYE GÖRE DEĞİŞİR

- HERHANGİ ile ARTIK DEĞİL

- HERITAGE and LEGACY

- HERKES, "HER ŞEYİN FARKINDA"
ile/değil/||/<>/<
"HİÇKİMSE, HİÇBİR ŞEYİN FARKINDA DEĞİL" DEĞİL

- HERKESİN:
"BEYNİ"
değil ZİHNİ
:FARKLI ÇALIŞIR

- HERMETİK EĞİTİM

( 1. Gövde Eğitimi.
2. Hayvansal Ruh Eğitimi.
3. İnsani Ruh Eğitimi. )

- HERSCHEL-CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE HERSCHEL-CASSEGRAIN[Fr.] / HERSCHEL-CASSEGRAIN-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= HERSCHEL-CASSEGRAİN TELESKOBU

- HERŞEYİN DÜZELECEĞİNE ve/||/<> HERŞEYİ DÜZELTEBİLECEĞİNE ve/||/<> HERŞEYİN BİTECEĞİNE

( İnanarak dileyelim! VE/||/<> İnanarak çabalayalım! VE/||/<> İnanarak sabredelim! )

- HESAP CÜZDANI değil/yerine/= SAYANAK BETLEĞİ

- HİÇ ÖNEMİ YOK ile/değil ÖNEMLİ DEĞİL


- HİÇÇİLİK/NİHİLİZM ile VAROLUŞÇULUK/EGZİSTANSİYALİZM

( Her türlü anlam, değer ve amaç reddini savunan felsefi görüş. İLE Bireyin özgürlüğünü ve varoluşsal sorumluluğunu vurgulayan felsefi görüş. )

- HİÇKİMSEYLE KONUŞ(A)MAYACAĞIN/PAYLAŞ(A)MAYACAĞIN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR] ile/ve/<> KENDİNİN (BİLE) DÜŞÜNMEK İSTEMEYECEĞİN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR]

- HİÇ/LİK ile/ve/değil/<> DEĞERSİZ/LİK

- HİCRÎ TAKVİM ile/ve MÎLÂDÎ TAKVİM(EFRENCÎ/GREGORYEN TAKVİM) ile/ve MUSEVÎ TAKVİMİ

( Güneş yılına göre ayarlanmış olan Musevî takvimi. M.S. 2000=5761 )
( İslâm'ın takvimi olmaz, takvim müslümanlarındır, kullanım(ı) içindir. )
( 103 ile/ve 100 ile/ve ... )
( 309 ile/ve 300 )

- HİDRASYON/HYDRATION[İng.] değil/yerine/= SIVIYLA BİRLEŞTİRME, SU EKLEME, SIVI DESTEĞİ

- HİDROFİL değil/yerine/= SU BÖCEĞİ

- HYDROGEN EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN EŞDEĞERİ

- HİGHER CATEGORY ile/||/<> CLASSICAL CATEGORY

( Higher category n-morphism içeren genelleştirilmiş kategoriyken İLE classical category sadece 1-morphism içerir )
( Formül: (∞ ile1)-category )

- HİLAT[Ar.] ile/değil/||/<>/> HİLAT-İ BEYZÂ[Ar.] ile/değil/||/<>/> HİLAT-İ FÂHİRE ile/değil/||/<>/> HİLAT-BAHÂ[Fars. :DEĞER.]/ ile/değil/||/<>/> HİLAT-DÛZ[Fars. :DİKEN.]

( Sultanlar ve vezirler tarafından, birine iltifat ya da ödül olarak giydirilen, işlemeli ve değerli kaftan. @@ Şey­hü­lislâmla­ra giy­di­ri­len be­yaz kaf­tan. @@ Çok değerli kaftan. @@ Konumu hilat giydirilecek kadar yüksek olmayanlara armağan olarak verilen hilat parası. | Osmanlı'da yeni devşirilen acemi oğlanlarının devşirildiği yerden kendine giydirilecek giysi karşılığı olarak alınan para["Kul akçesi"]. @@ Zihî hayyât-ı hilat-dûz-i bâzâr-ı hakāyık kim / Kadd-i manâyı etmiş câme-i terkîb ile ber-pâ [Nâbî] )

- HIMSS/HEALTHCARE INFORMATION AND MANAGEMENT SYSTEMS SOCIETY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ VE YÖNETİM SİSTEMLERİ DERNEĞİ


- HİNDİBA[Ar.]/ANDİV[Fr.] değil/yerine/= GÜNEĞİK

- GÜNEĞİK/KARAKAVUK/HİNDİBÂ[Ar.] ile KARAHİNDİBA

( Birleşikgillerden, yaprakları haşlanarak salata gibi yenebilen, birkaç yıllık otsu bir bitki. İLE Birleşikgillerden, uzun ve dişli yapraklı, çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde bir bitki. )

- HİPERAKUT/HYPERACUTE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI IVEGEN

- HİPOTEZ[İng. HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ HİPOTEZ[İng. NULL HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ MODEL[İng. NULL MODEL] ile/||/<> EKZON KARIŞMASI[İng. EXON SHUFFLING] ile/||/<> GAİA HİPOTEZİ[İng. GAIA HYPOTHESIS] ile/||/<> İSTATİSTİKİ ÖNEM[İng. STATISTICAL SIGNIFICANCE] ile/||/<> P DEĞERİ[İng. P-VALUE]

( Kanıtlanmamış ancak test edilebilir bilimsel önerme. Test edilmiş, yanlışlanamamış, başka bilim insanlarınca da kontrol edilmiş ve yeniden yanlışlanamamış olan hipotezler, kuramların inşâsında kullanılır. Doğada kendini tekrar eden ve uzun vadede değişmeyen "doğa yasaları" ("bilimsel gerçekler") ile kuramsal açıklamaları birbirine bağlamak için hipotezler kullanılır. Hipotezlerin doğruluğu ispatlanınca teori olmaz. Teorilerin doğruluğu ispatlanınca kanun olmaz. Teoriler, doğadaki olguların neden ve nasıllarını açıklamak için kullanılan kapsamlı bilimsel önermelerdir. Hipotezler, bu önermelerin alt birimleridir ve teoriye güç katarlar. Doğada "kanun" olan olgulara rastlamayız, zira hiçbir şey "kesin doğru" olamaz, her şey değişmeye açıktır. Doğa gerçekleri (bilimsel gerçekler) kimi zaman kanunlar olarak geçerler. Ancak bunlar da, "neden" ve "nasıl" sorularının cevabını vermezler, "ne" sorusuna cevap verirler. Doğa yasalarını (bir nevi "kanunları") sorgulayan önermelere hipotez, bu hipotezleri bir arada barındıran bilimsel açıklamalara ise teori denir. Bu sebeple, bilimsel önermelerin en üst düzeyi teorilerdir. @@ Bir deney ya da gözlemin, yapılabilecek en basit varsayımlara dayanarak sonuçlarına dair çıkarımlar içeren hipotez türleri. Genellikle boş hipotezlerde, popülasyon içerisindeki değişimlerin var olmadığı, varsa da hiçbir nedene bağlı olmadan var olduğunu kabul eder. Boş hipotezler, daha kapsamlı hipotezlerin geliştirilmesi için doğru yolların tespiti açısından önem taşır. @@ Bir araştırmacının boş hipotez geliştirebilmesi amacıyla yaptığı basit ve açık varsayımların toplamıdır. @@ Ayrık yapısal öğeleri kodlayan ekzonların yerelerinin yeniden düzenlenerek yeni proteinlerin evrimleştiğini öneren bir hipotez. @@ Gaia teorisi ya da Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'nın canlı ve cansız elemanlarının etkileşimini tek bir canlı organizmaya benzeten model. 1972 yılında İngiliz kimyacı James E. Lovelock ve Amerikalı biyolog Lynn Margulis tarafından geliştirilmiştir ve Yunan Tanrıçası Gaia (Gaea)'dan adını alır. Tüm canlıların, yaşamın genelini teşvik eden Dünya'nın çevre üzerinde düzenleyici bir etkiye sahip olduklarını varsayar. @@ Bir veriyle ilgili yeterli miktarda kanıt olduğunu belirtmeye yarayan istatistiki bir iddiadır. Eğer boş hipotezin gözlenen ihlalleri, şans etkilerine bağlı olarak oluşuyorsa ve bir sonucun olasılığı 0.05 değerine eşit ya da daha düşükse, istatistiki olarak önemli kabul edilir. @@ Verilerdeki şablonlar ile ilgili iddialarda bulunabilmek açısından istatistiki destek miktarını gösteren bir tahmindir. Küçük değerleri, istatistiki verilerin iddiayı daha fazla desteklediğini gösterir. Bir diğer deyişle ise, boş hipotezi ihlal eden durumların ve farklılıkların, gerçekten de şans eseri olma ihtimalini göstermektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HİSSETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DEĞERLENDİRMEK

- HYSTERESEKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTEREZİS EĞRİSİ

- HİSTERİ/K["İSTERİ/K" değil!] ile EPİLEPSİ

- HIZLI DEĞİŞİM (-İN FARKINDALIĞI) ile YAVAŞ DEĞİŞİM (-İN FARKINDALIĞI)

( Örnek: Sıcak suya atılmış kurbağa.[hemen zıplar] İLE Kaynayacak olan sudaki kurbağa. [hiçbir şeyin farkına var(a)maz] )
( Emek ve çaba harcayarak değişebileceğinizi hayal etmeyin. )

- HİZMET ile HİZMETLİ/LİK ile HİZMETÇİ/LİK ile HİZMET ERİ ile HİZMET AKDİ ile HİZMETE ÖZEL ile HİZMET İÇİ EĞİTİM

- HOMEOTIC REGIONS[İng.] değil/yerine/= HEMEOTİK BÖLGELER

( Çok gözeli bir embriyo içerisinde, ürünlerinin yer bilgisini sağladığı genlerdir. Yapının oluşumunda neyin nerede olacağını belirleyen genlere denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HOŞ DEĞİL! ile/değil ALIŞIK OLMADIĞINDAN DOLAYI!

- HÜKMETMEK değil/yerine/= EGEMENLENMEK

- HUKUKU:
DELMEK
ile/değil/yerine DEĞİŞTİRMEK

- HÜKÜMDAR["KRAL/PAPA"]:
"YASALARLA BAĞLANMIŞ/SINIRLANDIRILMIŞ DEĞİLDİR"
ve/||/<> AKILLA BAĞLANMIŞ/SINIRLANDIRILMIŞ DEĞİLDİR

- HÜKÜMETİ/HÜKÜMETLERİ CİDDİYE ALMAK yerine DEVLETİN/VATANIN BÜTÜNLÜĞÜ VE GELECEĞİ İÇİN ÇABA HARCAMAK/ÜRETİMDE BULUNMAYA DEVAM ETMEK

- HÜKÜMRAN[Fars.] değil/yerine/= EGEMEN

- HUME-ROTHERY RULE[İng.] / HUME-ROTHERY REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HUME-ROTHERY KURALI

- HUNDSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HUND KURALI

- HUND'S RULES[İng.] / RÈGLES DE HUND[Fr.] / HUNDSCHE REGELN[Alm.] ile/değil/yerine/= HUND KURALLARI

- HÜSNÜYUSUF değil/yerine/= GUGUÇİÇEĞİ

( Karanfilgillerden, bazı türleri bahçelere süs olarak dikilen bir bitki. )

- HUYGENS EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE D'HUYGENS[Fr.] / HUYGENS-OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HUYGENS GÖZMERCEĞİ

- HZ. MUHAMMED'E SEVDİRİLMİŞ OLANLAR["SEVDİKLERİ" olarak değil!]:
KOKU
ve/||/<>/> DİŞİL(KADIN) ve/||/<>/> (GÖZÜMÜN NURU) NAMAZ

- İBN ARABÎ ile HEGEL

( Teşbihte tenzih. İLE Tenzihte teşbih. )

- EGEMENLİK:
İÇ
ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> EVRENSEL

- İÇ GEZEGENLER ile/ve DIŞ GEZEGENLER ile/ve OLUŞUMLAR

( Mars, Venüs, Dümya ve Mars. İLE/VE Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün. İLE/VE ... )
( Güneşaltı. İLE/VE Güneşüstü. İLE/VE ... )
( Kayasal nesneler ve bunların uyduları ile asteroitler[küçük gezegenler], göktaşları. İLE/VE Temel olarak gazdan[başlıca hidrojen] oluşan nesneler ve Güneş. İLE/VE Kayasal nesnelerle donmuş su, metan ve amonyak karışımından oluşanlar. )

- İCÂB-I HÂL[Ar.] değil/yerine/= DURUM GEREĞİ/İSTERİ

- ... İCABI yerine ... GEREĞİ

- İCABINA BAKMAK değil/yerine/= GEREĞİNİ YAPMAK

- KONKAVER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇBÜKEY AYNA

- İÇEGÜ ile ÖRGEN
[<

( Kaburga kemikleri tarafından çevrilen örgenlerin tümüne verilen ad. İLE ... )

- İÇERİK DEĞER ile/ve/<> KÜLTÜREL DEĞER

( İç değerimizi bilmeliyiz, ona güvenmeliyiz ve günlük yaşantımızda istek ve korkularımızı fedâ ederek bunu belirgin kılmalıyız. )
( We must know our inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear. )

- İÇERİK ÖNEMLİ DEĞİL değil İÇERİĞİ, (BURADA/BUGÜN[ÇAĞIMIZDA]) ÖNEMLİ DEĞİL

- İÇERİK ile/ve/||/<> DEĞER

- ... İÇİN ile/değil/yerine ... GEREĞİ(NCE)

- İD ile/ve/||/<> EGO ile/ve/||/<> SÜPER EGO

- İDDİA ile YÂDES/T[< Fars. YÂD DÂŞ][LÂDES değil!]

( ... İLE Bellekte/hatırda tutulan şey. )

- İDDİALI DEĞİL değil İDDİA ETMİYOR

- İDEA/LAR ile/ve/<> KATEGORİ/LER ile/ve/<> AYÂN-I SÂBİTE/LER

( Platon. İLE/VE/<> Aristoteles. İLE/VE/<> İbn Arabi. )

- IF-THEN LOOPS[İng.] değil/yerine/= EĞER-İSE DÖNGÜLERİ