| ...K ve K... | (K ile biten ve K ile başlayan FaRkLaR...)

- KIŞKIRTMAK ile KIŞKIRTILMAK ile KIŞKIRTABİLMEK ile KIŞKIRTI ile KIŞKIRTICI/LIK ile KIŞKIRTILI ile KIŞKIRTICI AJAN

- KIŞLAMAK ile KIŞLAMAK

( Kış mevsiminin gelmesi. | Kışı, bir yerde geçirmek. İLE Hayvanları kovalamak üzere ses çıkarmak. )

- KIŞLAMAK ile KIŞLATMAK ile KIŞLA ile KIŞLAK

- KISMAK ile KISMA AD

- KISMET ile KISMETLİ/LİK ile KISMETSİZ/LİK ile KISMET AĞACI ile KISMET KAPISI

- KİŞNEMEK ile KİŞNETMEK ile KİŞNEYEBİLMEK

- KISTIRMAK ile KISTIRILMAK ile KISTIRABİLMEK

- KISTIRMAK ile KISTIRMAK

( Kaçamayacak bir duruma getirmek, köşeye sıkıştırmak. İLE Birinin/birinden sesi kısmasını sağlatmak/istemek. )

- KİSTLEŞMEK ile KİST

- KİTAP BİLGİSİNİN EKSİKLİĞİ (VE BU DURUMUN GETİRDİĞİ BİLGİSİZLİK) ile KENDİ HAKKINDAKİ BİLGİSİZLİĞİ


- KİTAPLAŞMAK ile KİTAPLAŞTIRMAK ile KİTAPLAŞTIRABİLMEK ile KİTAP/LIK ile KİTAPLI/LIK ile KİTAPÇA ile KİTAPÇI/LIK ile KİTAPSIZ/LIK ile KİTAPLICA ile KİTAP CEBİ ile KİTAP EHLİ ile KİTAPSIZCA ile KİTAP FUARI ile KİTAP KURDU ile KİTAP DOLABI ile KİTAP SARAYI ile KİTAP AÇACAĞI ile KİTAP DÜŞKÜNÜ ile KİTAPLIK BİLİMİ ile KİTAP DÜŞKÜNLÜĞÜ ile KİTAPLIK BİLİMCİ

- KITIKLAMAK ile KITIK ile KITIKLI

- KITIRDAMAK ile KITIRDATMAK

- KITLAMAK ile KITLAŞMAK

- KIVAMLANMAK ile KIVAMLAŞTIRMAK ile KIVAM ile KIVAMLI/LIK ile KIVAMSIZ/LIK ile KIVAMLICA

- KIVANMAK ile KIVANDIRMAK ile KIVANÇLANMAK ile KIVANÇ ile KIVANÇLI

- KIVILCIMLANMAK ile KIVILCIM ile KIVILCIMLI ile KIVILCIMSIZ

- KIVIRCIK ile KIVIRCIK SAÇ

- KIVIRCIK ile KIVIRCIK ile KIVIRCIK

( Küçük küçük kıvrımları olan. İLE Marul. İLE Koyun. )

- KIVIRCIKLAŞMAK ile KIVIRCIKLAŞTIRMAK ile KIVIRCIK ile KIVIRCIK KOYUN ile KIVIRCIK MARUL


- KIVIRMAK ile KIRITMAK

- KIVIRMAK ile KIVIRCIK SAÇ ile KIVRILMIŞ ile KIVIRICI ile SAÇ MAŞASI

- KIVIRMAK ile KIVIRTMAK ile KIVIRABİLMEK ile KIVIR KIVIR ile KIVIR ZIVIR

- KIVRAKLAŞMAK ile KIVRAK/LIK ile KIVRAKÇA ile KIVRAK KIVRAK

- KIVRAMAK ile KIVRANMAK

( Bir nesnenin buruşup toplanması, kıvırcık duruma gelmesi. | Hızlı yürümek. | Harekete geçmek. İLE Ağrı, sancı gibi gövdesel ya da korku, heyecan gibi ruhsal nedenlerle gövdenin eğilip bükülmesi. | Acı çekmek, üzülmek. | Bir şeye çok gereksinim duymak. )

- KIVRAMAK ile KIVRILMAK

- KIVRANMAK ile KIVRANDIRMAK

- KIVRIK ile KIVIRCIK

( Eğrilip bükülmüş, yuvarlak bir biçim verilmiş. İLE Küçük küçük kıvrımları olan. )

- KIVRILABİLMEK ile KIVRILIVERMEK

- KIVRIMLANMAK ile KIVRIM ile KIVRIMLI/LIK ile KIVRIMSIZ/LIK ile KIVRIM KIVRIM


- KIYABİLMEK ile KIYASLAMAK ile KIYAKLAŞMAK ile KIYASLANMAK ile KIYA ile KIYAK/LIK ile KIYAM ile KIYAS ile KIYACI ile KIYAKÇI/LIK

- KIYAFET ile KIYAFETLİ ile KIYAFETSİZ/LİK ile KIYAFET BALOSU ile KIYAFET DÜŞKÜNÜ

- KIYAK ile/ve/değil/yerine KATKI

- KIYASLAMAK ile/ve/> KARIŞTIRMAK

- KIYAS/LAMAK ile/ve/değil/<> KISKANÇLIK

- KIYILMAK ile KIYINMAK ile KIYIŞMAK ile KIYILAMAK ile KIYI/LIK ile KIYIK ile KIYIM/LIK ile KIYIN ile KIYIŞ ile KIYICI/LIK ile KIYIMLI ile KIYI DİLİ ile KIYI BUCAK ile KIYI SEYRİ ile KIYIM KIYIM ile KIYIN KIYIN ile KIYI TIRMIĞI ile KIYI BALIKÇILIĞI ile KIYI BANKACILIĞI

- KIYMAK ile/değil/yerine KILMAK

- KIYMAK değil/>< KILMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )

- KIYMAK ile KIYMALI ile KIYMALIK ile KIYMASIZ ile KIYMALI PİDE ile KIYMALI BÖREK ile KIYMALI MAKARNA ile KIYMALI YUMURTA ile KIYMALI ISPANAK

- KIYMETLENMEK ile KIYMETLENDİRMEK ile KIYMET ile KIYMETLİ/LİK ile KIYMETSİZ/LİK ile KIYMETLİ EVRAK


- KIYMIK ile KIYMIKLI ile KIYMIKSIZ

- KIZAKLAMAK ile KIZAK/LIK ile KIZAKLI

- KIZAMIK ile/||/<> KIZAMIKÇIK

( Morbillivirusun neden olduğu, döküntü ve yüksek ateş ile ilişkili bir çocukluk çağı hastalığı. İLE/||/<> Rubella virüsünün neden olduğu, hafif döküntü ve düşük ateş ile ilişkili bir bulaş. )

- KIZAMIK ile KIZAMIKLI

- KIZAMIK ile KIZIL ile SUÇİÇEĞİ ile KABAKULAK/KABAŞİŞ/YAZMA ile KUDUZ

- KIZARMAK ile KIZARDI

- KIZARMAK ile KIZARTMAK ile KIZARTILMAK ile KIZARTABİLMEK

- KIZDIRMAK ile KISTIRMAK

- KIZDIRMAK ile KIZDIRILMAK ile KIZDIRABİLMEK

- KIZGINLAŞMAK ile KIZGIN/LIK ile KIZGIN BULUT


- KIZILCIK ile KIZILCIK REÇELİ ile KIZILCIK ŞURUBU ile KIZILCIK ŞERBETİ ile KIZILCIK TARHANASI

- KIZILMAK ile KIZILLAŞMAK ile KIZIL/LIK ile KIZILCA ile KIZIL YEL ile KIZIL ISI ile KIZIL İBLİS ile KIZIL KIYAMET ile KIZILCA KIYAMET ile KIZIL SU YOSUNLARI

- KIZILÖTESİ ile KIZILÖTESİ IŞIK ile KIZILÖTESİ IŞIN

- KIZIŞMAK ile KIZIŞTIRMAK ile KIZIŞ

- KIZLIK ile KIZLIK ZARI ile KIZLI ERKEKLİ

- KIZMAK ile/ve KINAMAK

- KIZMAK ile KISMAK

- KIZMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK

( Isıtılan ya da ısınan bir nesnenin sıcaklığının çok artması. | At, eşek vb. hayvanların çiftleşme istemesi, kösnümek. | Dişi kuşların zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermesi. | Öfkelenmek, sinirlenmek. İLE Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. İLE Bitkilerin, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınması. İLE Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. İLE Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. | Hızlanmak, hareketlenmek. )

- KIZMAK ile KIZMACA

- KLASİK FİZİK ile/||/<> KUANTUM MEKANİĞİ

( Klasik fizik makroskopik nesnelerin davranışını açıklarken İLE kuantum mekaniği atomik ve subatomik parçacıkların davranışını açıklar )
( Max Planck tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1858-1947) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum teorisi, Planck sabiti) (Nobel: 1918) )

- KLASİK MEKANİK/"FİZİK" ile/ve/||/<>/> KUVANTUM MEKANİĞİ/"FİZİĞİ"

( Bağımsız nesne. İLE/VE/||/<>/> Bağımlı enerji. )
( Sürekli zaman. İLE/VE/||/<>/> Süreksiz an. )
( Sürekli mekân. İLE/VE/||/<>/> Süreksiz olasılık. )
( Belirlilik. İLE/VE/||/<>/> Belirsizlik. )
( Yerellik. İLE/VE/||/<>/> Tümellik. )
( Nedensellik. İLE/VE/||/<>/> Bütünsellik. )
( Bağımsız ölçüm. İLE/VE/||/<>/> Bağımlı ölçüm. )
( Mantık.[0 | 1 (ya / ya da)] İLE/VE/||/<>/> Eytişimsel mantık. [hem, hem de | ne, ne de] )
( 1900 - MAX PLANCK
["Kuvantum Kuramı"nı geliştirdi ve Termodinamik yasaları üzerine çalıştı. Kendi adıyla bilinen "Planck sabiti"ni ve "Planck ışınım yasası"nı buldu.] )
(

Max Planck, Albert Einstein,
Niels Bohr, Louis de Broglie,
Max Born, Paul Dirac,
Werner Heisenberg, Wolfgang Pauli,
Erwin Schrödinger, Richard Feynman )
( Makroskopik nesnelerin devimini inceleyen fizik dalı. İLE/VE/||/<>/> Mikroskopik parçacıkların davranışını inceleyen fizik dalı. )

- KLASİK MEKANİK ile/ve/||/<> KLASİK GÖRELİ MEKANİK

- KLASİK ile/ve/değil/yerine KADÎM

( Her dönem geçerli olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE ... )

- KLASİK ile KLASİSİZM[Fr. < CLASSICISME]

( Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen yapıt. | XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan. | Alışılmış. | Sanatta kuralcı. | Kökleşik. | Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı ya da yapıt. | Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan. İLE Eski Yunan, Roma sanatından, yazınından kaynaklanan, XVII. yüzyılda Fransa'dan yayılan sanat ve yazın çığırı. )

- KLASİK ile/değil KLİŞE

- KLASİK ile KLOSTROFOBİK

- KLASİKLEŞMEK ile KLASİKLEŞTİRMEK ile KLASİK/LİK

- KLİKLEMEK ile KLİKLEŞMEK ile KLİK ile KLİKÇİ/LİK

- KLİNİK ile KLİNİK VAKA ile KLİNİK ARAŞTIRMA

- KLİNİK ile KLİNİK ile KLİNİK TIP


- KLİŞELEŞMEK ile KLİŞE ile KLİŞECİ/LİK

- KLONLAMAK ile KLON

- KLOR[Fr. < CHLORE] ile KLOR HİDRAT[Fr. < CHLORHYDRATE] ile KLOR HİDRİK ASİT ile KLORİK[Fr. < CHLORIQUE] ile KLORLAMAK

( Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir öğe.[simgesi Cl] İLE Azotlu organik bir baz ile hidroklorik asitten türeyen tuz. İLE Klor ile hidrojen bileşiği (HCl). İLE Klorik asit. İLE Mikroplardan arındırmak amacıyla suya düşük oranda klor katmak. | Özellikle yünlü kumaşlara, ipliklere parlaklık vermek için klor gazına tutmak. | Savaşta insana, hayvanlara ve bitkilere zararlı olması, öldürmesi için klor püskürtmek. )

- KLORİK ile KLORİK ASİT

- KLORLAMAK ile KLORLANMAK ile KLOR ile KLORLU ile KLOR HİDRAT ile KLOR HİDRİK ASİT

- KLORÜRLENDİRMEK ile KLORÜRLEŞTİRMEK ile KLORÜR

- KNOCK :/yerine KAPIYI ÇALMAK

- KOÇAK ile KOÇAKLAMA

- KOCAKARI/LIK ile KOCAKARI İLACI ile KOCAKARI MASALI ile KOCAKARI SOĞUĞU

- KOCAMAK ile KOCALMAK ile KOCATMAK ile KOCA/LIK ile KOCALI/LIK ile KOCAALİ ile KOCAELİ ile KOCASIZ/LIK ile KOCA KOCA ile KOCAELİLİ/LİK ile KOCA BEBEK ile KOCA YEMİŞ ile KOCA KUŞLUK


- KOCAMANLAŞTIRMAK ile KOCAMA ile KOCAMAN/LIK ile KOCAMANCA

- KÖÇEK ile/değil KOÇAK

( Kadın kılığına girip çengi gibi oynayan erkeklere verilen ad. | Ağırbaşlı davranışları olmayan kişi. | Deve yavrusu, köşek. İLE Yürekli, yiğit. | Eliaçık, cömert. )

- KÖÇEK ile KÖŞEK

( Kadın kılığına girip çengi gibi oynayan erkeklere verilen ad. | Ağırbaşlı davranışları olmayan kişi. İLE Bir yaşına kadar olan deve yavrusu. )

- KÖÇEK/LİK ile KÖÇEKÇE

- KÖÇRÜM ile KÖÇÜK ile KÖÇÜT
[<

( Ani ve şiddetli korku. | Dehşet. İLE İnsanın kalçası. | Koyunun yağlı kuyruğu. İLE At. )

- KODLAMAK ile KODLATMAK ile KODLAYABİLMEK

- KOFALMAK ile/ve/||/<>/> KOFALAK

( Gururlanmak, övünmek. | Şişmek, genişlemek. | Azalmak. İLE/VE/||/<>/> Gururlu, çalımlı. | İçi boş, kof[: kuruyarak ya da çürüyerek içi boşalmış olan]. )

- KÖFTE/LİK ile KÖFTER/LİK ile KÖFTECİ/LİK ile KÖFTE HARCI

- KÖHNEMEK ile KÖHNELEŞMEK ile KÖHNE/LİK

- KÖK SÖKTÜRMEK ile KAN KUSTURMAK


- KÖK ile/ve KAYNAK

- KÖK ile KÖK[Fars. < KÛK] ile TOHUM[Fars. < TUHM]["TOĞUM/TOUM" değil!]

( Bitkileri toprağa bağlayan, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm. | Kök sap, kök. | Bazı şeylerde dip bölüm. | Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane. | Dip, temel, esas. | Kaynak, köken. | Birini bir yere bağlayan manevi temel güçlerin bütünü. | Sözcüğün her türlü ek çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü. | Olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan ancak çok çeşitli tepkimeyi nitelik değiştirmeden kalabilen atom kümesi. | Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek ya da birleşik değer.
İLE
Sazı kurmaya yarayan burgu. | Sap.
İLE
Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. | Soy sop, döl, nesil, sülale. | Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. | Spermatozoit. )

- KÖK ile KÖK SAP ile KÖK HÜCRE ile KÖK KURDU ile KÖK SAPLI ile KÖK ÖRNEK ile KÖK BOYASI ile KÖK MANTAR ile KÖK BİLGİSİ ile KÖK İŞARETİ ile KÖK KAPLAMA ile KÖK KIRMIZISI ile KÖK BACAKLILAR ile KÖK DOĞRAYICISI

- KÖK ile KÖK ile KÖM ile KÖK ile KÖKŞİN
[<

( Kök, köken, menşe. İLE Koyu kurşunî renk. [Gökyüzünün rengine benzeyen her renk böyle adlandırılır.] İLE Kurşunî rengi pekiştirmek için kullanılan bir ilgeç. İLE Kentin çevresi, dış bölgeleri.[Bölgenin yeşilliğine gönderme yapılmaktadır.] İLE Gök mavisi renginde olan herhangi bir şey. )

- KÖK ile KÖKEN

- KÖK ile/ve/||/<> KÖKSÜ ile/ve/||/<> KÖKSÜZ

( ... İLE/VE/||/<> Ciğer otlarında ve yosunlarda kökü andıran, bitkinin tutunmasına yarayan bölüm. İLE/VE/||/<> Kökü olmayan. | Temeli, dayanağı ya da aslı olmayan. )

- KOK ile/ve KUKA

- KOKAK ile KOKAK AĞAÇ

- KOKAK ile KOKAK/KOKAR AĞAÇ/AYLANDIZ

( Kötü, pis kokan. İLE Sedefotugillerden, Avrupa'ya, Çin'den getirilmiş, kısa zamanda yetişip boy attığından, bir gölge ağacı olarak dikilen, kötü kokan bir ağaç. )

- KÖKÇÜ/LÜK ile KÖKÇÜK


- KÖKENLENMEK ile KÖKEN ile KÖKENLİ ile KÖKENSEL ile KÖKENSİZ/LİK ile KÖKEN BİLİMİ ile KÖKEN BELGESİ ile KÖKEN BİLGİSİ ile KÖKEN BİLİMCİ ile KÖKEN BİLİMSEL

- KÖKERTMEK ile/= KÖKLEMEK

( Köklemek. | Fide, sebze ya da asma çubuğunun ufaklarını köküyle çıkararak başka yere dikmek. )

- KOKLAMAK ile KOKLATMAK ile KOKLAŞMAK ile KOKLATILMAK ile KOKLAŞTIRMAK ile KOKLATABİLMEK ile KOKLAYABİLMEK

- KOKLAŞARAK/KOKLAŞA KOKLAŞA ile/değil KONUŞARAK/KONUŞA KONUŞA

- KOKLATMAK ile KORKUTMAK

- KÖKLEMEK ile KÖKLEMEK

( Ağaç ya da bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak, kökertmek. | Toprakta kalan bitki köklerini ayıklamak. | Bağ çubuklarını ya da fidanları köklendirip dikmek. | Minder, şilte vb.nin iki yüzünü yer yer dikişlerle tutturmak. | İnce saç örgülerinden birkaçını yeniden bir arada örmek. | Motorlu araçlarda gaz pedalına sonuna kadar basmak. İLE Sazı kurmak. )

- KÖKLEMEK ile KÖKLENMEK ile KÖKLEŞMEK ile KÖKLENDİRMEK ile KÖKLEŞTİRMEK

- KÖKLENMEK ile KÖKLEŞMEK

( Bitkide kök oluşmak, bitki kök salmak, kök tutmak. | Köklü, temelli bir biçimde yerleşmek. İLE Güçlü bir biçimde yerleşmek, yer etmek, kök salmak. )

- KÖKLÜ/LÜK ile KÖKLÜ AİLE

- KOK(MA)MAK ile/ve KORK(MA)MAK


- KOKOROZLANMAK ile KOKOROZ

- KOKOZLANMAK ile KOKOZ/LUK

- KOKOZLUK ile KOKOZLAMAK

( Parasız, züğürt olma durumu. İLE Parayı tüketmek, parasız kalmak. )

- KÖKTEN ile KÖKTENCİ/LİK ile KÖKTEN DİNCİ/LİK ile KÖKTEN SÜRME ile KÖKTEN ÇİÇEKLİ

- KÖKTÜRK ile KÖKTÜRKÇE

- KOKULANMAK ile KOKULANDIRMAK ile KOK ile KOKA ile KOKU ile KOKUCU/LUK ile KOKULU ile KOKUSUZ/LUK ile KOK KÖMÜRÜ ile KOKULU KİRAZ ile KOKULU SABUN ile KOKU TEDAVİSİ ile KOKU ALMA DUYUSU ile KOKU ALMA ORGANI ile KOKULU ÇAYIR OTU

- [ne yazık ki]
"KOKULU" ŞAMPUANLARLA:
"YIKANMAK"
değil KİRLENMEK/KÖTÜ/AĞIR KOKMAK

- KOKUŞMAK ile/değil KOKLAŞMAK

- KOKUŞMAK ile KOKUŞ

- KOLAN ile KOLANCI/LIK ile KOLAN BALIĞI


- KOLAY ile/ve/||/<> KOLAYCA ile/ve/||/<> KOLAYCACIK ile/ve/||/<> KOLAYLAMAK

( Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç(II) ve zor karşıtı. | Kolaylık. | Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe. İLE Oldukça kolay. | Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden. İLE Çok kolay. | Çok kolay bir biçimde: İLE Bir işi bitirmek üzere olmak, bir işin sonuna yaklaşmak. )

- KOLAYCILIK ile/ve/||/<> KAÇIŞ

- KOLAYLAMAK ile KOLAYLANMAK ile KOLAYLAŞMAK ile KOLAYLAŞTIRMAK ile KOLAYLAŞTIRILMAK ile KOLAY/LIK ile KOLAYCA ile KOLAYCI/LIK ile KOLAY KOLAY

- KOLAYLAŞTIRMAK ile KOLAYLAŞTIRMA ile TESİSLER

- KOLÇAK ile KOLÇAKLI ile KOLÇAKLI SANDALYE

- KOLÇAK ile KOLLUK ile KOLLUK

( Yalnız başparmağı ayrı, öteki dört parmağı bir örülmüş eldiven.
Ceket ya da gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti/çakma kolluk. | Kadınların dirseklerine kadar taktıkları basmadan yapılan süs eşyası. | Kola geçirilen işaretli bağ, pazubent. | Zırhın kola geçirilen parçası. | Koltuk ya da sandalyenin kol konacak parçası. | Çark kolu. İLE Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet. | İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola geçirilen, genellikle koyu renkli kumaştan dikilmiş parça. | Kollara takılan ve dikkati çekmesi istenen görevlilerin kimliklerini gösteren şerit. İLE Güvenliği sağlamakla görevli polis ya da jandarma. )

- KOLEKTİFLEŞMEK ile KOLEKTİFLEŞTİRMEK ile KOLEKTİF/LİK ile KOLEKTİF ŞİRKET ile KOLEKTİF ORTAKLIK

- KÖLELEŞMEK ile KÖLELEŞTİRMEK ile KÖLE/LİK ile KÖLECİ ile KÖLELİ ile KÖLESİZ ile KÖLELİK DÜZENİ

- KÖLELEŞTİRMEK ile KÖLELEŞTİRİLMİŞ ile KÖLELEŞTİRME

- KÖLİK ile KÖLİGE ile KÖLİKLİG/KÖŞİKLİG ile KÖŞİGE ile KÖLÜK
[<

( Gölge. İLE Koyu gölge. İLE Gölgelik yer. İLE Zayıf gölge. İLE Ödünç alınan. )

- KOLLAMAK ile KOLLANMAK ile KOLLAYABİLMEK

- KOLLARI:
SIYIRMAK
ile/değil KIVIRMAK

- KOLLİGATİF ÖZELLİK ile/||/<> KİMYASAL ÖZELLİK

( Kolligatif sayıya, kimyasal yapıya bağlıdır )
( Formül: Kaynama noktası yükselmesi )

- KOLLU ile KOLLUK ile KOLLUK KUVVETİ

- KOLONYALAMAK ile KOLONYALANMAK ile KOLONYA ile KOLONYAL ile KOLONYALI ile KOLONYASIZ ile KOLONYALİST ile KOLONYALİZM ile KOLONYAL ŞAPKA ile KOLONYALI MENDİL

- KOLTUK ile KOLTUK

- KOLTUKLAMAK ile KOLTUKLANMAK ile KOLTUK/LUK ile KOLTUKLU ile KOLTUKÇU/LUK ile KOLTUK ALTI ile KOLTUK GÖZÜ ile KOLTUK KAPISI ile KOLTUK TAKIMI ile KOLTUK DEĞNEĞİ ile KOLTUK DÜŞKÜNÜ ile KOLTUK KAVGASI ile KOLTUK MEYHANESİ ile KOLTUK DÜŞKÜNLÜĞÜ

- KOM ile KOMA/LIK ile KOMİ

- KOMİK ile KOMİK

- KOMİKLEŞMEK ile KOMİKLEŞTİRMEK ile KOMİK/LİK


- KOMPLEKS ile KOMPLEKSLİ/LİK ile KOMPLEKSSİZ/LİK ile KOMPLEKSSİZCE

- KOMPLO ile KOMPLOCU/LUK ile KOMPLO KURBANI ile KOMPLO KURAMI

- KOMŞU/LUK ile KOMŞU AÇI ile KOMŞU HATIRI ile KOMŞU KAPISI

- KÖMÜRLEŞMEK ile KÖMÜRLEŞTİRMEK ile KÖMÜRLEŞTİRİLMEK ile KÖMÜR/LÜK ile KÖMÜRCÜ/LÜK ile KÖMÜRLÜ ile KÖMÜRSÜZ/LÜK ile KÖMÜR KALEM

- KONABİLMEK ile KONAKLAMAK ile KONAKLATMAK ile KONAKLAYABİLMEK ile KONAK/LIK ile KONAKÇI/LIK ile KONA GÖÇE ile KONAK YAVRUSU

- KONACAK değil KOYULACAK

- KONAK ile/ve KÂŞÂNE

- KONAK ile KONAK ile Konak

( Büyük ve gösterişli ev. | Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. | Konakçı. | Araçla bir günde alınan yol. | Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. İLE Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. | Gözde oluşan ince tabaka. İLE İzmir iline bağlı ilçelerden biri. )

- KONDURMAK ile KONDURABİLMEK ile KONDURUVERMEK ile KONDU ile KONDUCU/LUK

- KONFEDERASYON ile MÜTTEFİK ile KONFEDERASYON


- KONFEKSİYON ile KONFEKSİYONCU/LUK ile KONFEKSİYON MAĞAZASI

- KONFOR "ZİNCİRİNİ":
"KORUMAK/SÜRDÜRMEK"
ile KIRMAK

- KONFOR ile KONFORLU ile KONFORSUZ/LUK ile KONFORMİST ile KONFORMİZM

- KÖNGLEK ile KÖNGÜL/KÖNGÜLLÜG
[<

( Gömlek. İLE Kalp, gönül, akıl. )

- KONİK ile KONİK ile KONİKLER

- KONMAK ile KONULMAK

( Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek. | Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak. | Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek. | Bir şeyi emeksiz edinmek. İLE Koyma işinin yapılması, yapılmış olması. )

- KONSANTRASYON ile KONSANTRE OLMAK ile KONSANTRE ile YOĞUNLAŞTIRICI ile EŞMERKEZLİ

- KONSOLOS ile KONSOLOSLUK ile KONSOLOSLUK ile BAŞKONSOLOSLUK ile DANIŞMAK ile DANIŞMANLIK

- KONTAK ile KONTAK LENS ile KONTAK ANAHTARI

- KONTÖR/LÜK ile KONTÖRLÜ ile KONTÖRLÜ TELEFON


- KONTROL ETMEK ile ALANI KONTROL ET ile KONTROL LİSTESİ ile ÇEK TOPLAMI ile KONTROL ETMEK ile DENETLEYİCİ ile DAMALI ile DAMA ile KONTROL ETMEK ile KONTROL ETMEK

- KONTROL ile KONTROLCÜ/LÜK ile KONTROL SAATİ ile KONTROL KALEMİ ile KONTROL KULESİ

- KONTROLÜ SONDA YAPMAK ile/yerine KONTROLÜ BAŞTA VE SÜREKLİ YAPMAK

- KONU BİRLİĞİ ve/||/<>/> KAVRAMSAL TUTARLILIK ve/||/<>/> KURUMSAL OLUŞUM

- KONU OLMAKTAN:
ÇIKARMAK
ile/ve/||/<>/> DÜŞÜRMEK

- KONUK ile/değil/||/<> KONAK/ÇI

( Bir yere ya da birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kişi. | Konakçının üzerindeki asalak. İLE/||/<> Asalağın erginini ya da gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı. | Sefere çıkan askerlerin önünden gidip konak yeri sağlamakla görevli subay. | Toplu olarak yapılan yolculukta konak yeri sağlamakla görevli kişi. )

- KONUŞLAN(DIR)MAK ile/değil KONUMLAN(DIR)MAK

- KONUŞMA ile KONUŞMACI/LIK ile KONUŞMA DİLİ ile KONUŞMA ENGELLİ ile KONUŞMA GÜÇLÜĞÜ ile KONUŞMA KORKUSU ile KONUŞMA MERKEZİ ile KONUŞMA ÇİZGİSİ ile KONUŞMA BOZUKLUĞU ile KONUŞMA YETERSİZLİĞİ

- KONUŞMADA/ANLATIMDA:
(KİŞİYİ) "KESMEK"/"DÜZELTMEK"
değil/yerine (KİŞİNİN) SÖZÜNÜ "KESMEK"/"DÜZELTMEK"

- KONUŞMAK/KONUŞ(A)MAMAK ile/ve/||/<>/> KAVUŞMAK/KAVUŞ(A)MAMAK


- KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine KANITLAMAK

- Konuşmamak yerine KONUŞ!!!

- KONUŞMAMAYI, KONUŞMAYA YEĞLEYEN (OLMAK) ile/ve/değil/yerine KONUŞMAYI, KONUŞMAMAYA YEĞLEYEN (OLMAK)

( Konuşmak (bile) (belki) birçok/bazı konuları/sorunları halletmeye yetmeyebilir fakat konuşmayarak hiçbir çözüm bulunmaz! )

- KONUŞMAYA DEĞER KİŞİLERLE KONUŞMAMAK ile/ve/<> KONUŞMAYA DEĞMEZ KİŞİLERLE KONUŞMAK

( Kişileri kaybettirir. İLE/VE/<> Söz(cük)leri kaybettirir. )

- KONUŞTURMAK ile KONUŞTURTMAK ile KONUŞTURABİLMEK

- KONUŞU ile KONUŞUR ile KONUŞUŞ ile KONUŞUCU/LUK ile KONUŞUMLUK

- KONUYU/SORUNU ...:
"ELE ALMAK"
ile/ve/||/<> "MASAYA YATIRMAK"

- KONUYU:
"SULANDIRMAK"
ile/ve/||/<> "BASİTLEŞTİRMEK"

- KONUYU/VERİLERİ/AYRINTILARI:
TEKRAR ETMEK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "AÇMAK"

- KONYA ile KONYAK ile KONYALI/LIK


- KOOPERATİFLEŞMEK ile KOOPERATİF ile KOOPERATİFÇİ/LİK

- KOPARMAK ile KOPARTMAK ile KOPARILMAK ile KOPARTILMAK ile KOPARABİLMEK ile KOPARTTIRMAK ile KOPARIVERMEK ile KOPARTABİLMEK

- KOPÇALAMAK ile KOPÇALANMAK ile KOPÇA ile KOPÇALI ile KOPÇASIZ

- KÖPEK YILDIZI ile KÖPEK ile KÖPEK KÜREK ile KÖPEK EĞİTMENİ ile İNATÇI ile KÖPEK

- KÖPEK / KANİŞ

( Uzun, kıvırcık tüylü bir cins köpek. )

- KÖPEK ile KANİŞ/RAKÎB/PODDLE[İng.< (Alm.: Suya atlamak. [ilk başta ördek avlamada kullanılmalarından dolayı])]

- KÖPEK ile KÖPEK DİŞLERİ

- KÖPEK ile/ve/||/<>/< KÖPÜK

- KÖPEK ile/ve/değil/||/<>/< KURT

( [oyun/culuk] Hem yavru dönemi, hem de yetişkinlikte. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Sadece yavru döneminde. )
( Sofos. İLE Sofist. )
( Köpek, "havladı" diye kurt, avlanmayacak mı? )

- KÖPEK ile KUTUP AYISI

( ... İLE Başlı başına, yürüyen burun gibi bir canlı. Koku alma duyusu en gelişkin canlı. )
( ... İLE Solaklardır. )
( ... İLE Bir yavru kutup ayısı, doğduğunda, sadece 450 gram ağırlığındadır. Yetişkin olduklarında ise ağırlığıkları 750 kilogramı bulabilir.
)

- KÖPEKLEMEK ile KÖPEKLENMEK ile KÖPEKLEŞMEK ile KÖPEK/LİK ile KÖPEKLİ ile KÖPEKSİZ ile KÖPEK DİŞİ ile KÖPEK SOYU ile KÖPEK ÜZÜMÜ ile KÖPEK BALIĞI ile KÖPEK SOĞANI ile KÖPEK BALIKLARI ile KÖPEK SARIMSAĞI

- KÖPRÜCÜK ile KÖPRÜCÜK KEMİĞİ

- KÖPRÜLENMEK ile KÖPRÜ ile KÖPRÜCÜ/LÜK ile KÖPRÜLÜ ile KÖPRÜ YOL ile KÖPRÜLEME ile KÖPRÜ ÜSTÜ ile KÖPRÜLEME AMELİYATI

- KÖPÜK ile KİMYASAL ÇAPRAZ BAĞLI POLİETİLEN KÖPÜK

- KÖPÜK ile KÖPÜK
[<

( Köpük. İLE Güğümde kaynarken taşan şey. )

- KÖPÜK ile KÖPÜK KAUÇUK

- KOPUK/LUK ile KAYITSIZ/LIK

- KOPUKLUK ile/||/<> KESİNTİ

- KOPUK/LUK ile KOPUKSUZ

- KÖPÜRMEK ile KÖPÜLEMEK ile KÖPÜKLENMEK ile KÖPÜREBİLMEK ile KÖPÜK ile KÖPÜKLÜ ile KÖPÜKSÜZ


- KOPYALAMAK ile KOPYA KOPYA ile İKİYÜZLÜLÜK

- KOPYALAMAK ile KOPYALANMAK ile KOPYALAYABİLMEK ile KOPYA ile KOPYACI/LIK ile KOPYA FİLM ile KOPYA KALEMİ ile KOPYA KAĞIDI ile KOPYA DEFTERİ ile KOPYA MÜREKKEBİ

- KÖR ile ÇIKMAZ SOKAK ile KÖRBAĞIRSAK ile KÖR KALPLİ ile KÖR NOKTA ile KÖRÜ KÖRÜNE ile KÖRLÜK

- KÖRELMEK ile/<> KÖRELİŞ

( Keskinliğini yitirmek. | Suyu çekilmek. | Ateş ya da ışık sönecek duruma gelmek. | Değer, önem ya da yeteneğini yitirmek. | Soyu tükenmek. | Bir örgenin beslenemeyerek küçülmesi, dumura uğraması. İLE/VE/=/||/<>/> Körelme durumu ve süreci. )

- KÖRELMEK ile KÖRELTMEK ile KÖRELTEBİLMEK

- KÖRK ile KÖRPE
[<

( Güzellik. İLE Geç. | Mevsimi geçtikten sonra doğan kuzu, deve ve buzağı. )
( KÖRPE OĞUL: Yazın doğan çocuk. | KÖRPE FİLİZ: Geç filizlenmiş bitki. | KÖRPE YEMİŞ: Geç olgunlaşan meyve. )

- KORKAK ile/ve/<> KAYPAK

- KORKAK ile KORKAKLIK ile KORKAKÇA

- KORKAKLIK ile/ve/değil/||/<>/< KORUMA

- KORKALAMAK ile KORKAK/LIK ile KORKAKÇA


- KORKMAK ile KORUMAK ile KORKULMAK ile KORKABİLMEK ile KOR ile KORE ile KORO ile KORT ile KORU/LUK ile KORECE ile KORELİ ile KORUCU/LUK ile KORO HALİNDE

- KORKU ile KORKUTMAK ile KORKMUŞ ile KORKUTUCU ile KORKUNÇ

- KORKUNÇLAŞMAK ile KORKUNÇLAŞTIRMAK ile KORKUNÇ/LUK

- KORKUTMAK ile KORKUTABİLMEK ile KORKU/LUK ile KORKUT ile KORKUŞ ile KORKULU ile KORKUSUZ/LUK ile KORKULUKLU ile KORKUSUZCA ile KORKULUKSUZ ile KORKU DAMARI

- KORKUTMAK ile KORKUTMAK

( Engellemek/korumak için olan. İLE Şaşırtmak, gülmek, eğlenmek için olan. )
( Çocukları hiçbir biçimde korkutmayınız! [Belki sadece/ancak savaşta düşmanı olabilir![o da ancak daha fazla zarar görmemek içindir.] İLE Düşmanın bile olsa, ne şaka, ne de başka bir gerekçe ya da koşulla, hiç kimseyi korkutmayınız! )

- KÖRLEŞMEK ile KÖRLEŞTİRMEK

- KÖRLETMEK ile KÖRLETEBİLMEK

- [ne yazık ki]
"KORONA SALAK(KORONASALAK)/COVIDIOT"
ile/ve/||/<> "KORONA NARSİST(KORONARSİST)"

( "Bana/bize bir şey olmaz" diyerek çoğu kişiye virüs bulaştıranlar. İLE/VE/||/<> "Kendileri dışında kimseye bulaşıp bulaşmadığını önemsemeyenler." )

- KORSE ile KORSECİ/LİK ile KORSELİ ile KORSESİZ

- KORUK ile KORUK SUYU ile KORUK LÜFERİ ile KORUK ŞERBETİ


- KÖRÜK ile/||/<> KÖRÜKLEMEK
[<

( Körük. İLE/||/<> ... )

- KÖRÜKLEMEK ile KÖRÜKLENMEK ile KÖRÜKLEYEBİLMEK ile KÖRÜK ile KÖRÜKLÜ ile KÖRÜKÇÜ/LÜK ile KÖRÜKSÜZ ile KÖRÜKLÜ OTOBÜS

- KORUMAK ile/ve/||/<> KOLLAMAK

- KORUMAK ile/ve/<> KULLANMAK

( Dengede olmalılardır! )

- KORUMAK ile KURTARMAK

- KORUMA/LIK ile KORUMACI/LIK ile KORUMALI ile KORUMASIZ ile KORUMA ARACI ile KORUMA POLİSİ ile KORUMA ÜNSÜZÜ ile KORUMA GÖREVLİSİ

- KORUNAK ile KORUNAKLI/LIK ile KORUNAKSIZ/LIK

- KORUNAK ile KORUNCAK/MAHFAZA[Ar.] ile KORUNGA

( Tehlikeden kurtulmak, korunmak için yapılmış yer. | Sığınılan, saklanılan yapı, mağara gibi yer. | Koruyan, esirgeyen, saklayan kişi. İLE Ambalajlanan malı dış etkilere karşı korumak için ambalaj çatısına çakılan tahta, kontrplak vb. malzeme. İLE Otsu, genellikle 30-70 cm. boyunda, çok yıllık, pembe çiçekli, hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki. )

- KORUNMAK ile KORUNULMAK ile KORUNABİLMEK ile KORUN ile KORUN DOKUSU

- KORUYABİLMEK ile KORUYUCU/LUK ile KORUYUCU AİLE ile KORUYUCU ÜNSÜZ ile KORUYUCU KAPLAMA ile KORUYUCU HEKİMLİK


- KOŞABİLMEK ile KOŞAMLAMAK ile KOŞA/LIK ile KOŞAM ile KOŞAÇ ile KOŞAR ADIM

- KÖSGÜK ile/||/<> KORKULUK
[<

( "Kötü gözler"den sakınmak için küçük bahçelere ve üzüm bağlarına dikilen korkuluk. İLE/||/<> ... )