( Gözelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan ya da bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, çingene ahtapotu, vejetasyon. İLE Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı. )
( neos genç plasma şekil Hücrelerin anormal çoğalmasıyla oluşan büyüme Çoğalan hücreler ya o bölgede kalır iyi huylu tümör ya da çoğalmaya devam eden hücreler organizmanın diğer bölgelerine yayılarak metastaz yapar habis tümör kötü huylu tümör Neoplasm Ur 1 Organizmadaki hücrelerden herhangi birinin özerklik kazanarak sınırsız amaçsız ilerleyici ve kontrol edilemez tarzda çoğalmasıyla oluşan düzenli bir doku organizasyonuna sahip olamayan başlatıcı neden ortadan kaldırılsa dahi gelişmeye en azından var olmaya devam eden yeni ve normal dışı doku kitlesi neoplazi neoplazm neoplazma 2 Genel bir anlamda herhangi bir yerel şişkinlik yangının belli başlı belirtilerinden bir tanesi )
( Sadece ribonükleik asidin (RNA) yapısında bulunan azotlu organik baz tipidir. Kimyasal formülü C4H4N2O2 olup IUPAC adı Pirimidin-2,4(1H, 3H)-Dion'dur. @@ DNA molekülünün ya da DNA-RNA ikiliğinin karşılıklı uçlarında, hidrojen bağlarıyla birbirleriyle eşleşen nükleotitlerdir. Sitozin (C), Guanin (G) ile tamamlayıcıdır, Adenin (A) ise Urasil (U) ve Timin (T) ile tamamlayıcıdır.
( Doğadan elde edilen üretilen yararlı şey hasılat mahsul Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey Sanatçının ortaya koyduğu eser Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey meyve )
( 1 Herhangi bir sanat üretim ve öğretim etkinliği için baş vurulması gereken beceri işlem ya da yol 2 Mekanik uğraşılara sanayi ile ilgili işlere ya da uygulamalı bilimlere ilişkin tekhne kılgısal yapabilme gücü 1 İnsanın doğal güç ve gereçleri kendisi için yararlı kılma sanatı 2 Kuramsal bilginin karşısında bilimin uygulamaları bilimsel bilgiye dayalı uygulamalar Günümüzdeki anlamı budur Bilimin amacının bilgi olmasına karşılık tekniğin amacı ortaya bir şey koymadır üretimdir 3 Bir yapıt ortaya koyma bir işi başarmada kullanılan yöntem yol yaratma biçimi düşünme tekniği çalışma tekniği vb )
( Uygunluk kuramı doğruluk gerçeğe uygunluk İLE tutarlılık kuramı doğruluk iç tutarlılıktır. Uygunluk dış dünya ile uyum İLE tutarlılık sistem içi uyumdur. Uygunluk klasik İLE tutarlılık tutumlu yaklaşımdır. )
( boyunaltı bezi boyunaltı bezi boyun altı bezi Boyun altı bezi Lenfositlerin yapıldığı retikulum ipliklerinin bulunmadığı dış kısmında bağ dokudan oluşan bir kapsül bulunan gelişmede işlev yapan erkek ve dişi cinsiyet hormonlarının faaliyeti sonucu küçülen dışta timositlerden oluşan korteks ve içte ise lenfoblastlar retikulum hücreleri ve Hassal cisimciklerinden oluşan medulla bulunan ön mediastinal boşlukta yer alan birincil lenfoid organ )
( ahenk kaidesi ahenk tahtası uyum Çalgılı eğlence Edebî metinlerde sözcüklerin sıralanışından veya birbirleriyle ilişkisinden doğan ve kulağa hoş gelen ses düzeni ezgi )
( İkincil duygu gözelerinden meydana gelen ve sıvı halindeki maddelerin duyulmasına yarayan organlar dil üzerinde tat alma cisimciği böceklerde tat alma kılları v b )
( Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği demir yolu aracı. İLE/VE/||/<> Lokomotifin arkasına bağlanan, gerekli yakıtı, suyu taşıyan vagon. )
( Olay ve süreçleri tek etkene ya da nedene dayanarak açıklama yaklaşımı monos tek 1 Gerçekliğin temeli olarak yalnızca tek bir ilkeyi örneğin yalnızca özdeği özdeksel tekçilik yalnızca tini tinsel tekçilik vb kabul eden dünya görüşü Tekçiliğin karşı kavramı olarak ikicilik iki temel ilkeyi çokçuluk ilkelerin ya da temel güçlerin çokluğunu kabul eder 2 Birlikli bir dünya tablosuna varmaya çalışan dünya görüşü )
( 1 Yalnızca bir anlamı olan sözcük ya da kavram Karşıtı eş sesli 2 Belirli kesin olarak belirlenmiş Tek bir kavramı tek bir anlamı yansıtan kelime Araçgereç adları terimler bazı somut ve soyut adlar tek anlamlıdırlar ağızlık duvar elek dizlik silecek keser masa sandalye vb Terim olarak dörtgen atardamar çekim gramerde yer çekimi soyut ad barış acıma sevinç güzellik gibi Karşıtı çok anlamlılık tır aequivocus aequus eşit özdeş vox ses Ses bakımından birbirinin aynı ancak anlamları değişik olan sözcüklerin niteliği Çokanlamlı olan sözcükler Ör Kara bağ kaç çalmak Dil coğrafyasında aynı sesi kullanan bölgelere denir Azerbaycan Türkçesi omonim Türkmen Türkçesi omonim Gagauz Türkçesi omonim Özbek Türkçesi omonim şakldöş Uygur Türkçesi şakildóş söz Tatar Türkçesi omonim awazdaş süz Başkurt Türkçesi omonim omonim Krç Malk omonim Nogay Türkçesi omonim Kazak Türkçesi omonim Kırgız Türkçesi omonim Alt omonim aydıları tüňey te uçurı başka söstör Hakas Türkçesi omonim Tuva Türkçesi omonim Türkçesi omonim Rusça omonim )
( Osmanlılar döneminde devletçe görevlendirilen tarih yazarı tarih 2 Osmanlılarda zamanın olaylarını yazmakla görevlendirilen resmî tarihçinin sanı Vakanüvislerce olguları olayları oluş sırasına göre yazılmış tarihsel yapıt vakanüvis Bir olayın bir gözlemin zamanını gün ay yıl olarak belirten ifade 1 Ulusların geçmişte oluşturdukları kültür ürünlerini yaptıkları savaşları kurdukları siyasal ve ekonomik ilişkileri yöntemli bir biçimde inceleyen geçmişe değgin olayları yer ve zaman göstererek gerçeğe uygun biçimde açıklayan bilim dalı 2 Öğrencilere tarih bilincini kazandırmak gerek kendi uluslarının gerek öteki ulusların tarih boyunca gösterdikleri ilerlemeler üzerinde bilgi edinmelerini sağlamak amacıyla ilk ve orta dereceli okullarda okutulan ders 1 Divan ozanlarının önem verdikleri geleneklerden biri de tarih düşürmektir Doğum ölüm büyük yapı önemli olaylar tarih düşürmek için bir fırsattı Şöyle düşürülürdü Arap abecesi Ebced denilen özel bir sıralanışa göre dizilmiş her birine birden ona on1dan yüze yüzden bine kadar bir sayı değeri verilmiştir Sözcük ya da dize harflerle öyle örülür ki sayı toplamaları istenen tarihi gösterir Örnekler Timur 803 hicret yılında Sivası zaptediyor yıkıp yakıyor Bu olaya harap tarihi düşürülmüştür Türleri a tarihi sade Senin sinnin Süruri geldi kırka 1205 b tarihi mucem Yalnız noktalı harfler hesap olunarak çıkan tarih Bunatarihi mücevher de denirdi c Yalnız noktasız harfleri hesap olunana da tarihi mühmel ya da sade denirdi Tarih dizesindeki birkaç sayı eksiği varsa tamlanması ya da artığın çıkarılması gereği öncül dizede imlenir 2 XIX yüzyıla değin tarih bir yazın türü idi Anlatımda güzelliği amaç edinilir araya koşuklar fıkralar sıkıştırılarak konu tatlandırıldı Pozitivizm akımından sonra bilimsel olmağa yöneldi Daha önceleri tarihsel konuları 1 Şehnameciler 2 Vakanüvisler 3 Özel tarihçiler işlerlerdi İnsanların üyesi bulundukları toplumu etkileyen eylemlerinden doğan olayları zaman ve yer göstererek anlatan bu olaylar arasındaki nedense ilişkileri daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını karşılıklı etkilenmeleri araştırıp gösteren bilim 2 Bir olayın gününü ayını ve yılını bildiren söz 29 Ekim 1923 Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu tarihtir 3Tarih kitabı Cevdet Paşanın Osmanlı Tarihi Naima Tarihi historia historein bilmeye çalışmak bilmek anlatmak 1 Olup biten şeyler olarak tarih 1 En geniş anlamında Zaman içindeki değişmelerin tümü Bu anlamda yeryüzü tarihinden de sözedilir 2 İnsanın dünyasında olup bitenler insanlığa ilişkin olay süreçleri 3 Sonluluğu ve zamanlılığı planlayarak yaratarak eyleyerek ve inanarak geleceğe yönelmişliği aynı zamanda geçmişe olan bağıntısı içindeki insan varoluşunun kendine özgü bir boyutu 4 Dar anlamda Geçmiş olan a Yitirilmiş olan artık bulunmayan b Yinelenmeyen bir kezlik olan c Olmakta olan zamanın gidişi içinde ortaya çıkan durumlar d Geçmişte olmuş olan ama aynı zamanda şimdi de bulunan II Bilgi ve bilim olarak tarih Geçmişin incelenmesi 1 Aktarılan gelenekler yoluyla yapılan araştırma 2Olayların anlatılması ya da belgelenmesi ile yapılan araştırma 3 Tarih bilimi olarak a Eleştirerek eleştirel yöntemle araştıran b Betimleyen ve yorumlayan incelemeler Nesrin hikâyeleme türlerinden biri olup her türlü kaynaklardan faydalanarak zaman içinde geçen olayları sebep ve sonuç bakımından birbirine bağlar TARİHSEL Tarihî Historique TARİHÇİ Müverrih Historien RESMİ TARİHÇİ Vakanüvis Historiographe tarih 1 b )
( ... İLE Bizans döneminde vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli'deki Hıristiyan beylerine verilen ad.
Osmanlı Türkçesi'nde, Hıristiyan hükümdarlara verilen bir sandır.]
[Bizans'ta merkez dışındaki kentlerin müstakil valilerine Tekfur denirdi. Bunların idari ve askeri görevleri vardı. Türkiye Selçukluları ve Osmanlı'nın ilk dönemlerinde Tekfurlarla çok sıkı ilişki kuruldu. Tekfurlar Türk akınlarından korunup bağımsızlıklarını korumak için Türklere çok miktarda vergi verirdi. Tekfurların bazıları, durumlarını koruyabilmek için Türk kumandan ve beyleriyle akraba olma yollarına başvururdu. Bu nedenle, çoğu Tekfur, kızını Türk kumandan ya da oğluna gelin verirdi. Bu Tekfur'ların içinden, Müslüman olanlar da oldu. Bunlardan Harman kaya Tekfuru Köse Mihal, en ünlüsüdür. Osmanlı'ya ve İslâmiyet'e hizmetlerde bulunmuştur. Bizans yıkılınca, tekfurluk da tamamen tarihe karışmıştır.] )
( Erişilmek istenen yere ayak basmak ulaşmak vasıl olmak Belli bir duruma veya düzeye gelmek Hoş olmayan bir sona ermek Bir şeyi iyice anlamak veya duymak Acımadan çekinmeden yapmak Kadın evlenmek Bir durumdan başka duruma geçmek )
( Saygı gerek önce
Sonra ölçü
Sonra anlayış gerek
Sonra hak gözetmek
Özen ve duyarlılık gerek
Sürekli hareket gerek
Her an bütünlük
Çoğunlukla susabilmek
Herşeyin ölçütü yok(luk)
[En sonunda, Yaşam ve İnsan/Kişilik] )
( Üzerine düşünülebilecek ve konuşulabilecekler, düşünülmesi ve konuşulması gerekenler/öncelikliler... )
( Bir gözlemler dizisinde gözlem değerlerinin ortalama çevresindeki yayılmalarının bir anlatımı ay toplam değişim 1 Bir X kümesinin altkümelerinden oluşan A takımı ve küme işlevi Kitaplıkların fazla gereçlerini birbiriyle değiştirme işlemi fizik kimya metalbilim Bir özelliğe ilişkin değerde belirli koşullar altında görülen nicel başkalaşım Bir özelliğe ilişkin değerin belirli koşullar altında azalıp çoğalması Bir niceliğin değerinin artışı ya da azalışı matematik zooloji Bir ekin ünlü uyumlarına ya da ünsüz benzeşmelerine göre türlü biçimlere girmesi İyelik eki i ve değişimleri ı ü u çıkma durumu eki den ve değişimleri dan ten tan vb Mal hizmet ve üretim faktörlerinin iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi Bir özelliğe ilişkin değerin belirli koşullar altında azalıp çoğalması Çevre etkileriyle canlıların fenotiplerinde meydana gelen değişiklikler modifikasyon Varyasyon değişim )
( Belirli birtakım kişi nesne ve olaylara karşı sürekli olarak aynı biçimde davranmamıza neden olan öğrenilmiş bir eğilim Bireyin insanlar olaylar ve cansız varlıklar karşısında takındığı davranış biçimi 1 Sanatçının yeteneklerine özel görüş anlayış ve eğilimlerine dayanan ve bunları yansıtan anlatış biçimi 2 économie es t iktisat Yazarın aşırılıktan sakınarak anlatımı gereğine göre düzenlemesi Davranışları güdüleyen kalıplı ve kazanılmış eğilim ya da yatkınlık Para biriktirme varlık sağlama )
( Daha çok ayrı yapıların zemin katında yer ile aynı seviyede ya da biraz yükseltilmiş, ön cepheyi kaplayan, üzeri bir çatıyla örtülü, yanları açık ya da camlı büyükçe sundurma. İLE/||/<> Apartmanlarda ya da evlerde en üst katın üç tarafı ve üstü açık olan bölümü. )
( Mycobacterium tuberculosis ve Mycobacterium bovis cinsine dâhil bakteriler tarafından oluşturulan sıklıkla akciğeri etkileyen kronik bulaşıcı hastalık verem ince hastalık tüberkülozis )
( Kamu hizmetlerine harcanmak üzere hükûmetin veya yerel yönetimlerin yasalara göre herkesten doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan topladığı para Bir evin bir iş yerinin gideri algı karşıtı Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik )
( toplardamar Toplardamar anat Toplardamar karşılık vena vena damar Kanı vücutdan ve akciğerden yüreğe taşıyan damarlar biyoloji İçinde kanın tek yönde ilerlemesini sağlayan kapakçıklar bulunan duvar yapılarında atardamarlara göre daha az kas tabakası ve elâstik teller bulunan kanı yüreğe taşıyan damar En geniş olanı vena cavadır anat İçinde kanın tek yönde ilerlemesini sağlayan kapakçıklar bulunan atardamarlara göre sayıları uzunlukları fazla olan ve kirli kan taşıyan damar vena )
( karşılık vena vena damar Kanı vücutdan ve akciğerden yüreğe taşıyan damarlar biyoloji İçinde kanın tek yönde ilerlemesini sağlayan kapakçıklar bulunan duvar yapılarında atardamarlara göre daha az kas tabakası ve elâstik teller bulunan kanı yüreğe taşıyan damar En geniş olanı vena cavadır anat İçinde kanın tek yönde ilerlemesini sağlayan kapakçıklar bulunan atardamarlara göre sayıları uzunlukları fazla olan ve kirli kan taşıyan damar vena )
( Karşılaşmadan önce karşılaşmacıların ağırlıklarının ölçülmesi Karşılaşmalardan önce yapılan ağırlık ölçümü ölçü 1 Eski Yunan nazmında iki adımdan ibaret ölçü birimi 2 Genel olarak bir dizede adımların veya hecelerin sayısı ile sıralanma şekli TARTI VURGUSU Accent métrique fizik kimya )
( Gırtlakta oluşan sesin boğaz ağız burun boşluklarında büyümesi Özdeğin belirli sıklıkta yinelenen gidip gelme devinimi 1 fizik Bir noktanın gözün göremeyeceği ölçüde kısa kımıldanışı küçük hızlı salınım 2 elektrik Yükleme boşaltma akımlarının bir elektrik çevriminden art arda geçişi Esnek bir nesne parçalarının her saniye eş sayıda ileri geri yaptıkları düzenli salınım Esnek bir özdeğin ya da dalgalanan bir ortamın denge durumundan ayrılıp bırakılmasıyla başlayan yinelemeli devinim fizik Oyunculukta sesin gırtlak ağız burun alın göğüs karın boşluğu ve benzeri boşluklar yoluyla büyümesi )
( Döndürülerek bir yere sokulan burmalı çivi. İLE/VE/||/<> Vidaları söküp takmakta kullanılan, ucu düz, yıldız ya da farklı biçimlerde olabilen araç. )
( Sinema TV Özellikle güvenlik güçleri trafik otomobilleri bildirmenlerce ya da sinema ve televizyon yapım çalışmalarında kullanılan elde taşınabilecek boy ve ağırlıkta alıcıverici aygıt )
( Yumurtalarını kovan çevresindeki mum kırıntılarına bırakarak peteklerin kurtlanmasına yol açan ve özellikle bilgisiz arıcılığın en büyük düşmanlarından biri sayılan gececi kelebek arı güvesi mum güvesi bal güvesi )
( karşılık trihurus Trichurus Yuvarlakkurtlar Aschelminthes sınıfının iplikkurtları Nematodes takımından bir ilkelkurt cinsi Ön tarafı ince ve uzun bir kırbaç biçimindedir )
( Frank Wilcoxon tarafından 1945 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1965) (Ülke: İrlanda-ABD) (Alan: İstatistik) (Önemli katkıları: Wilcoxon testleri, parametrik olmayan istatistik) )
( Bir yapıtın biçiminin değiştirilerek başka bir türden yapıt durumuna getirilmesi sözgelişi romandan tiyatro yapıtı yapılması ya da başka bir düzene konulması )
( Hünnapgillerden yaprakları almaşık kırmızı renkli yemişi olan bir bitki Rhamnus frangula @@ Kök boyasıgillerden meyve kabuk veya odunundan güzel kırmızı renk elde edilen bir kök Rhamnus infectorius @@ Hünnapgillerden yapraklarından yeşil boya çıkarılan bir bitki Rhamnus clorophorus globosus )
( ... VE/||/<>/> Otizmin, bireyler ve toplum tarafından algısı, yorumlanışı, gösterilen yanlış tepkiler yerine yapıcı yaklaşımların farkını harika bir süreç ve anlatımla sunuyor. )
( Otizmli Bireylerle İlgili Çekilmiş 17 Film...
- Temple Grandin
- Barfi
- Mary&Max
- Yağmur Adam /Rain Man
- My Name is Khan
- Benim Adın Sam /I am Sam
- Snow Cake
- Ocean Heaven /Hai Yang Tian Tang
- Ben X
- The Black Balloon
- Campeones
- Adam
- Mozart be Balina / Mozart and the Whale
- Çok Gürültü ve Çok Yakın
- Sevgili John
- Silent Fall
- Molly )
( türkü yakmak Zehirlenmelerde zehrin saptanması için yapılacak analize uygun alınan örneklerin ısıya dayanıklı pota gibi malzemeler içerisinde kül fırınında yakılması olayı Bir olayla bir sevgiyle ilgili olarak söylenmiş türkü Buna türkü dizmek türkü çıkarmak da denir Halk edebiyatı terimi Türküye ezgi uydurmak )
( Yanmakta olan Yanmış olan Rengi koyulaşmış Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş kavruk Verimsiz kıraç duruma gelmiş olan Bıkkın üzüntülü dertli olan Duygulu dokunaklı acılı etkili olan Yanmış yer yanmış olan yerde kalan iz Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu )
( Birleşiminde karbon bulunan nesnelerin, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olması. İLE/VE/||/<>/> Duman ya da buhar çıkarma. | Dumanı geri verme. | Yaşamak, var oluşunu sürdürme. | İyi ya da kötü kokma. )
( Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri bina mimari Yapılmakta olan konut yol köprü vb inşaat konstrüksiyon Yapma oluşturma ortaya konulma meydana getirme Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü bünye strüktür Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge strüktür Kendine özgü işleyiş kurallarına sahip düzen örgü Bir hücrede bir dokuda karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün strüktür )
( 1 Herhangi bir gen eklenmiş plâzmidin ya da sadece plâzmidin bakteri maya ya da diğer bir canlı hücre içerisine aktarılması olayı Serbest DNA nın bir bakteriden diğerine aktarılması 1 Bir hücreye dışarıdan bir DNA nın girişi ve hücrenin yeni bir fenotipinin elde edilmesi 2 Kanserle ilişkili olan veya hücrelerin kanser hücrelerine dönüşmesine neden olan morfolojik değişiklikler )