| T... |

- TÜVAN[Fars. < TUVĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> KUVVET

- TÜVANA[Fars. < TEVĀNĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> DİNÇ

- TÜVÂNÂ[Fars. < TEVÂNÂ] ile/değil/yerine/= GÜÇLÜ, DİNÇ, CANLI

- TUVAREK ile ...

( Çöl bireyleri. )

- TÜVEYÇ[Ar. < TUVEYC] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇİÇEK TACI

- TÜVİT/TÜVİT[TWEED][YER ADI] ile/||/<> ANGORA/ANGORA[İng. < ANGORA] ile/||/<> ZEFİR/ZEPHYR[Fr. < ZÉPHYR] ile/||/<> DENİM/DENİM[İng. < DENIM] ile/||/<> JAKAR/JAKAR[Fr. < FRANSIZ JACQUARD][ÖZEL AD] ile/||/<> GRON/GROSGRAİN[Fr. < GROS-GRAIN] ile/||/<> POLAR/POLAR[POLARTEC][ŞİRKET ADI] ile/||/<> PUANTİYE/POİNTİLLE[Fr. < POINTILLÉ] ile/||/<> ÇULAKİ/CULLAKİ[Ar. < CULL + Yun. -AKI] ile/||/<> EMPİRME/İMPRİME[Fr. < IMPRIMÉ] ile/||/<> ŞEŞTARİ/ŞEŞTARİ[Fars. < ŞEŞTĀRĮ] ile/||/<> VÂLE/VALE[Fars. < VĀLE]

( Taranmış yünden yapılan çoğu iki renkte spor giyecekler yapımında kullanılan kumaş türü Bu kumaştan yapılmış )

- TÜVİT[TWEED][YER ADI] ile/değil/yerine/=/||/<> TÜVİT

( Taranmış yünden yapılan çoğu iki renkte spor giyecekler yapımında kullanılan kumaş türü Bu kumaştan yapılmış )

- TÜY AĞIRLIK ile/||/<> TÜY BULUT ile/||/<> TÜY SIKLET ile/||/<> TÜYTOP ile/||/<> TÜY TÜS ile/||/<> TÜYÜ BOZUK ile/||/<> AYVA TÜYÜ ile/||/<> DEVETÜYÜ ile/||/<> DEVE TÜYÜ ile/||/<> KAZ TÜYÜ ile/||/<> KUŞ TÜYÜ ile/||/<> TAVUS TÜYÜ ile/||/<> BEZ TÜYLER ile/||/<> EMİCİ TÜYLER

( İnsan ve hayvan derisi üzerinde bulunan ince kısa yumuşak ve sık uzantılar Kuşların gövdesini örten ince ve tel gibi uzantıların her biri veya tamamı Bazı bitki ve meyvelerle bazı dokumalar üzerinde görülen ince kısa yumuşak ve sık uzantılar )

- TÜY SIKLET ile/||/<> TÜY AĞIRLIK

- TÜY/TÜS ile/ve AYVA TÜYÜ

( ... İLE/VE İlk çıkan tüyler. )
( [Divan edebiyatında] AYVA TÜYLERİ: Harf, yazı. )
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazılıdır. )

- TÜY ile/değil ÇAKŞIR

( ... İLE/DEĞİL Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy. | Bir çeşit erkek şalvarı. )

- TÜY ile/ve/değil/||/<> KIL

( Kuşlardaki "kalın/ince" ve/ya da "sert/yumuşak" olan deri uzantısı. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Tüm kara ve deniz canlılarındaki "kalın/ince" ve/ya da "sert/yumuşak" olan deri uzantısı. )
( )

- TÜY ile/değil ÖLKER/ÜLGER

( ... İLE/DEĞİL Kadife, şeftali vb.'nin üzerinde bulunan ince tüy. )

- TÜY ile SORGUÇ

( ... İLE Bazı kuşların tepelerinde bulunan, uzunca tüy. | Serpuşların ön tarafına takılan tüy ya da püskül biçimindeki süs. )

- TÜY ile/ve/değil TELEK

( ... İLE/VE/DEĞİL Kuşların gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan, çeşitli renklerde kalın eksenli tüy. )

- TÜY ile TÜY KENARI ile TÜYLER ile TÜYLÜ

- TÜY ile TÜYO ile TÜY TÜS ile TÜY SIKLET ile TÜYÜ BOZUK/LUK ile TÜY AĞIRLIK

- TÜY ile/değil ZELFE

( ... İLE/DEĞİL Yeni çıkmaya başlayan kanat tüyü. )

- TUYA ve/||/<> I. SETİ

( [II. Ramses'in] Annesi. VE/||/<> Babası. )

- TUYAU[Fr. < TUYAU] ile/değil/yerine/=/||/<> TÜYO

( Herhangi bir konuda verilen gizli bilgi Sınavda başkasından yardım görme veya bir kaynaktan yararlanma kopya Yarış öncesinde belirlenen veya tahmin edilen yarışmacı hakkında verilen gizli bilgi )

- TUYGUN ile ...

( Yırtıcı bir kuş. )

- TÜYLENME ile/ve/||/<>/> KARINSA

( ... İLE/VE/||/<>/> Kuşların tüy değiştirmesi. )

- TÜYLENME ile TÜYLENME

( Tüy çıkma, üzerinde tüyler oluşması. İLE Para sahibi olmak. )

- TÜYLENMEK ile TÜYLENDİRMEK

- (TÜYLERİ/M) DİKEN DİKEN

- TÜYLERİNİ ALMAK ile TÜY DÖKÜCÜ

- TÜYLÜ DALAK OTU ile/||/<> ACI YAVŞAN ile/||/<> YAYLA YAVŞANI ile/||/<> SANCI OTU

- TÜYLÜ DALAK OTU ile/||/<> DAĞ DALAK OTU ile/||/<> DALAK OTU

( Yüksekliği 1040 santimetre olan yatık veya dik gri veya beyaz tüylü çok yıllık bir tür dalak otu acı yavşan sancı otu yayla yavşanı Teucrium polium @@ Yüksekliği 510 santimetre olan yere yatık ve çiçekleri soluk sarı renkli bir tür dalak otu Teucrium montana @@ Ballıbabagillerden Akdeniz çevresinde kuru yerlerde yetiştirilen yüz kadar türü bulunan güçlendirici uyarıcı ve yara sağaltıcı olarak kullanılan otsu veya odunsu bitki duvarsedefi Teucrium chamaedrys )

- TÜYLÜ DALAK OTU ile/||/<> KISAMAHMUT OTU

( Yüksekliği 1040 santimetre olan yatık veya dik gri veya beyaz tüylü çok yıllık bir tür dalak otu acı yavşan sancı otu yayla yavşanı Teucrium polium )

- TÜYLÜ DALAK OTU ile/||/<> TÜYLÜ MEŞE ile/||/<> TÜYLÜ TÜSLÜ

( Tüyü olan Uzun tüyleri olan kilim )

- TÜYLÜ["TÜĞLÜ" değil!] ile/ve/||/<>/> TÜLEKMEN

( ... İLE/VE/||/<>/> Kabarık tüylü. )

- TÜYLÜ ile TÜYLÜ MEŞE ile TÜYLÜ DALAK OTU

- TÜYO ile ÖNERİ

- TUYUĞ ile/||/<> TUYUĞ

( 1 XIV ve XV yüzyıllarda birkaç ozanın yazdığı fâilâtün fâilâtün fâilün ölçüsünde dört dizeli ve a a a uyaklı bir koşuk biçimi Dilberin işi itab ü naz olur Çeşmi cadu gamzesi gammaz olur Ey gönül sabret tahammül kıl ana Yare erişmek işi az az olur Kadı Burhanettin 2 Halk edebiyatında rubainin karşılığı olan bir koşuk biçimi Bir tek dörtlükten oluşur Uyak düzeni mani gibidir On bir heceli olanları aruzun fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbına uyar Duyuğ da denir Az kullanılan bir koşuk biçimidir Halk edebiyatı terimi Duyuğ duyuğ )

- TUYUR-I ASÂFİR FIRKASI | ÖTÜCÜ KUŞLAR ile/||/<> ÖTÜCÜ KUŞLAR

( zooloji Kuşlar Aves sınıfnın karinalılar Carinatae bölümünden çeşitli boyda türleri olan türleri genellikle tüneyen ses kaslarının bağlantı ve yerleri dikkate alınarak ses kasları gelişigüzel dizililer Anisomyodi ve ses kasları eşit dizililer Diacromyodi olmak üzere iki alt takımı olan mevcut kuş türlerinin yarısını içine alan 7000 kadar türü bulunan bir takım )

- TUYUR-I ASÂFİR FIRKASI | ÖTÜCÜ KUŞLAR ile/||/<> SERÇE

( (zooloji) @@ Kuşlar (Aves) sınıfnın, karinalılar (Carinatae) bölümünden, çeşitli boyda türleri olan, türleri genellikle tüneyen, ses kaslarının bağlantı ve yerleri dikkate alınarak ses kasları gelişigüzel dizililer (Anisomyodi) ve ses kasları eşit dizililer (Diacromyodi) olmak üzere iki alt takımı olan, mevcut kuş türlerinin yarısını içine alan, 7000 kadar türü bulunan bir takım. )

- TUZ RUHU[Osm.] / SPIRITS OF SALT, HYDROCHLORIC ACID[İng.] / ACID CHLORHYDRIQUE, ESPRIT DE SEL[Fr.] / SALZSÄURE, CHLORWASSERSTOFFSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ ASİDİ, HİDROKLORİK ASİT

- TUZ-BUZ

- TUZ-BUZ (OLMAK) UN-UFAK (OLMAK/ETMEK)

- SALINOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM AYGITI


- SALINOMÈTRE[Fr.] / SALZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM/KONTROL AYGITI/CİHAZI

- TUZ EKMEK DÜŞMANI ile/||/<> TUZ EKMEK HAKKI ile/||/<> TUZ RUHU ile/||/<> TUZU KURU ile/||/<> İYOTLU TUZ ile/||/<> BAKIR TUZU ile/||/<> BULAŞIK MAKİNESİ TUZU ile/||/<> İNGİLİZ TUZU ile/||/<> KAYA TUZU ile/||/<> LİMON TUZU ile/||/<> SOFRA TUZU

( Kokusuz suda eriyen yiyecekleri korumada ve tatlandırmada kullanılan billursu madde Bir asitteki hidrojenin yerini bir bazın almasıyla oluşan birleşim sodyum klorür NaCl )

- TUZ-EKMEK HAKKI

- SALT EFFECT[İng.] / SALZ EINFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ ETKİSİ

- TUZ GÖLÜ ile LÛT GÖLÜ ile LA'NGA CO GÖLÜ ile SALT LAKE CITY

( Ankara ile Konya arasında bulunan göl. İLE Ürdün ile İsrail sınırındadır. [Normal denizlerden 10 kat daha tuzludur.] [24 farklı mineral içeren bu gölden, Potasyum minerali elde edilmektedir.] İLE Tibet'tedir. İLE Amerika'nın, Utah eyaletindedir.[Batı yarıküresinin en büyük tuzlu su kütlesi ve dünyadaki tuzluluk oranı en yüksek iç su kütlelerinden biridir.] [Tuz gölleri, balık ve bitkiden yoksundur.] )
( ... ile ... ile ile ... )

- SALT BRIDGE[İng.] / SALZ BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ KÖPRÜSÜ

- SALINIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ ÖLÇER

- SALMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ YOĞUNLUĞU ÖLÇER

- TUZ ile ASİT TUZU ile BAZİK TUZLAR ile KAYA TUZU ile DENİZ TUZU[HİPERTONİK] ile KAN TUZU[İZOTONİK] ile BİLEŞİMİNDE HİDRAT BULUNAN TUZLAR

( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Gövdemizdeki/kanımızdaki[izotonik] tuz, binde dokuz[0,009] oranındadır. İLE Deniz suyundaki[hipertonik] tuz, binde otuzdur[0,030][%3]. İLE ... )
( ... VS. ... VS. ... VS. ... VS. [0,009] in the blood/body. VS. [0,030][%3] in the sea water. VS. ... )

- TUZ ile BAZAL[Fr. < BASAL]

( ... İLE Bazı çok olan tuz. | Bazın özelliklerini taşıyan. )

- TUZ ile ESTER

( Asit ve bazın nötralizasyonu sonucu oluşan bileşik. İLE Asit ve alkolün tepkimesi sonucu oluşan bileşik. )

- TUZ ile GÖZTAŞI

( ... İLE Kimi göz, deri, bitki sayrılıklarında ve bağcılıkta kullanılan, koyu mavi renkte, zehirli bir tuz, bakır sülfat[CuSO4]. )

- TUZ ile/ve/<>/> HALOJEN[Fr. < Yun. HALS: Tuz. | GENNAN: Doğurmak.]

( ... İLE/VE/<>/> Madenlerle birleşince tuz verebilen, flor, klor, brom ve iyot öğelerine verilen ad. )

- MİLH[Osm.] / SALT[İng.] / SEL[Fr.] / SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ

- TUZ ile/||/<> SODYUM KLORÜR

- TUZ ile TUZ RUHU ile TUZU KURU/LUK ile TUZ EKMEK HAKKI ile TUZ EKMEK DÜŞMANI

- TUZ ile/ve/||/<>/> TUZCUL

( Kokusuz, suda eriyen, yiyecekleri korumada ve tatlandırmada kullanılan billursu nesne. | Bir asitteki hidrojenin yerini bir bazın almasıyla oluşan birleşim, sodyum klorür[NaCl]. İLE Tuzlu toprakları seven bitki. )

- TUZAĞA DÜŞ(ÜR)MEK ile/ve/değil/||/<>/< GAFİL AVLA(N)MAK

- TUZAĞA DÜŞÜRMEK ile TUZAK ile TUZAĞA DÜŞÜRÜCÜ

- [ne yazık ki]
!TUZAK
ile/ve/||/<> !KUNDAK


- TUZAK = MANDEPSİ[argo]

- TUZAK ile/ve/değil/||/<> PUSU

( [ne yazık ki] Yakalamaya yarayan araç ya da düzenek. | Birini güç ve tehlikeli bir duruma düşürmek için kurulan düzenek. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Birine saldırmak için saklanarak beklenilen yer. )

- TRAP[İng.] / PIÈGE[Fr.] ile/değil/yerine/= TUZAK

- TUZAK ile/||/<> TUZAK

( Fiziksel kimya aygıtlarında kimi gazları yoğunlaştırarak alıkoyan ya da asıltı taneciklerini tutan kap 1 Bir alıcıdaki istenmeyen ünlemleri eleyen ya da yok eden soğurum süzgeci 2 Boşluk oluşturan emmeçlerde yayınan yağ ya da cıva uçuklarını soğutup yoğuşturarak tutan düzenek Su ürünlerinin bir hazne içerisine girip yakalanmasını sağlayarak kaçmasına engel olan geliştirilmiş av araçları Anadoluda duzak olarak da geçer duzak duzak tuzak tuzak Blk tuzak tuzok tuzak Kırgızlar kıldan yapılmış tuzağa kıltak adını verirler Alt Tel tuzak duzak ilmik ilmikli kapan tuhax tusax ip ilmek zincir bukağı OT tuzak Kökenini bilmiyoruz Türkçe tuzak ile tor ağ biçimi arasında bağlantı kurulamaz tor 1 )

- TUZAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TUZAKLI

- TUZAKLAMAK ile TUZAKLANMAK ile TUZAK ile TUZAKÇI/LIK

- TUZCU/LUK ile TUZCUL

- TÜZE(HUKUK) (DAİRESİ) ile/ve/||/<> TÜRE(ADÂLET) (DAİRESİ)
HUKUK ve/||/<> ADÂLET ve/||/<> ÖZGÜRLÜK ve/||/<> MEŞRÛİYET(GEÇERLİLİK)

( ... İLE/VE/||/<> Lâyık olana, lâyık olunanı vermek/verebilmektir. )
( Adâlet ancak hakikatten, saadet ancak adâletten doğabilir. )
( Attika mahkemelerinde, suçlu, suçu tespit edildikten sonra, bazı hallerde, kendine uygun gördüğü cezayı kendi isteyebilirdi. )
( Adâlette gecikme olmaz! | Adâletin gecikmesi olmaz/olmamalı! | Adâletin gecikmişi olmaz! )
( "BURNU SÜRTMEK": Yavuz Sultan Selim, hükümdarlığında, hırsızlık yapanları bir direğe bağlar, tanınması için günlerce çarşının içinde dolaştırtırmış. Bugünkü deyimle yüz kızartıcı suçlar dediğimiz çeşitli ahlâki suçlarda ise suçluyu burnu yere sürtecek biçimde bir arabaya yatırtır, burnunu yere sürttürürmüş. "Bırak, burnu sürtsün biraz!" gibi deyimler buradan gelmektedir. Yavuz Sultan Selim'in ilk sekiz yılında yaptığı bu uygulamalarla toplum büyük bir huzura ulaşmış ve hem devletin gücünü, hem de bütçesini üç kat büyütmüştür. )
( ZEMBİLLİ ALİ EFENDİ(CEMÂLÎ)'nin adâlet anlayışını ve uygulamalarını yani kendine neden "Zembilli" denildiğini de araştırmanızı salık veririz. )
( |

ADÂLET DAİRESİ

Adâlet, dünya barışının temelidir.
Dünya bağının sınırlarını devlet belirler.
İşte bu devlet duvarını inşâ edecek, devlete düzen sağlayacak olan hukuktur.
Siyasi güç olmaksızın hukuk, yaptırımlarını yerine getiremez.
Siyasi gücü, askeriye korur.
Askeri gücün yaşamasını ekonomi sağlar.
Ekonomik gücü halk sunar.
Halkın birliğini sağlayacak olan ise adâlettir.

Adl'dir mucib-i salâh-ı cihan
Cihan bir bağdır, divan devlet
Devletin nâzımı şeriattır
Şeriata olamaz hiç hâris illâ mülk
Mülk zabteylemez illâ leşker
Leşkeri cem edemez illâ mal
Malı cem eyleyen raiyettir
Raiyeti kul eder padişah-ı âleme adl. )
( Sayın Muharrem Balcı'nın yayınlarını paylaştığı adresi... www.MuharremBALCI.com )
( Elimizde kudret olmadığı sürece, özgürlük isteriz.
Kudreti ele geçirince üstün olmak isteriz.
Ama başaramazsak, adâlet isteriz. )
( "Kurallara uymak", adâlet değildir. )
( |
  | )
( ... İLE/VE/||/<> Güçler arasındaki denge. )

- TÜZE(HUKUK) GÜVENLİĞİ / TÜZE(HUKUK) GÜVENCESİ

- TÜZE(HUKUK) ve/<>/|| FİZİK


- TÜZE/HUKUK ve/||/<> SABIR

( Hukuku bilen(/ler), sabreder. )

- TÜZE(HUKUK) ile/<> YAZIN(EDEBİYAT)

( Toplumbilim. İLE/<> Sanat. )
( [Amaç] Adâlet. İLE/<> Dilde ve düşüncede, incelik. )
( Yorum, yasa koyucunun amacına göredir ve gerekçelere bakılır. İLE/<> Çağrışım ve yorumlar, okurdan okura değişir. )
( İkisi de bir "söz" söyler fakat hukuk açısından "kuralın" ya da "yargının" sözü esastır. [Kuralın sözünü, yasa koyucu; yargının sözünü, yargıç söyler. Yargıcın sözü, kuralın sözüne uygun olmak zorundadır.] İLE/<> Önemli[öncelikli] olan, öykünün sözüdür. )
( [sözü] Yasa koyucu ya da yargıç söyler. İLE/<> Önce, yazar; sonra, okur söyler. )
( Akla, mantığa ve toplumsal gerçekliğe dayanır, sınır koyar. İLE/<> Hayal gücü ve yaratıcılık, öne çıkar ve sınırsızdır. )
( [sözü] Zorla söyler, zorla dinletir. İLE/<> Zorla söylemez, ["Heves" sözüdür, muhatapları gönüllüdür.]
["Zorla güzellik olmaz!" ama hukuk olur! Hukuk'un, zorlayıcı/yaptırım gücü vardır.] )
( Tekil öyküler hakkında yargıya varabilmek için olası öykülerin tamamını kuşatacak, "genel kurallar" koymayı amaçlar.[Tekil bir öykünün peşinden giden edebiyat, hukukun sabitlemek, her zaman ve her yerde aynı anlama getirmek istediği sözü açmak, genişletmek, çoğaltmak, yeni anlamlar katmak içindir.] İLE/<> Kişinin, insan öykülerinin peşindedir. )
( Çelişki sevmez, gördüğü yerde çelişkileri bertaraf etmek ister. İLE/<> Çelişkileri kışkırtıp bu çelişkilerden yeni anlamlar doğmasına ebelik yapmayı, en azından böylesi olasılıklar bulunduğunu unutturmamayı arzular. )
( Tekil kişiyi, genel ve soyut koşullar içinde değerlendirir. Yasalar, genel işlemlerdir, belirli bir durum içindeki herkes için düzenlenmişlerdir[tedvîn]. İLE/<> Kişinin, bir başkasından ayrıldığı noktaların peşindedir. )
( Yönlendirmelerle ilgilenmez, eylemle ilgilenir. Hukukun odaklandığı, öncelikle eylemdir, istisnalar dışında, eyleme giden yol önem taşımaz. İLE/<> Bu yoldaki uğrakları, kişinin durumunu, yönlendirmelerini, onu etkileyen etmenleri didikler. )
( Kişinin, neyi, neden yaptığının değil ne yaptığının ve bu yaptığının ne gibi sonuçlar doğurduğunun yanıtını arar. İLE/<> Kişinin derinliğinin ve yapıp ettiklerindeki değişkenlerin peşindedir. Bunun doğal sonucu olarak, edebiyatçı, insanı, "yargılamak" yerine anlamaya çalışır. )
( Süreç ve sonuç birliği, bütünlüğü vardır/aranır. İLE/<> Süreç odaklıdır. )
( Açık, net, sözü uzatmayan ve tartışmaya kapalı
bir ifade biçiminin peşindedir. İLE/<> Sayısız çağrışımlar, uzun soluklu ifadeler kullanır. )
( Hukuk ve Edebiyat Dersleri’nin, Türkiye’deki Serüveni:

Özyeğin Ünv., Bilgi Ünv. [2014 - ...]

Akdeniz Ünv., Kemerburgaz Ünv., Ulus. Antalya Ünv. [2013 - ...]

Turgut Özal Ünv., Yaşar Ün, [2012 - ...]

Kocaeli Ünv., Atılım Ün. [2011 - ...]

Kadir Has Ünv. [2009 - ...]

Ankara Ünv. [2006 - ...]

Galatasaray Ünv. [2005 - 2010]

Bilgi Ünv. [2004 - 2007]

Bahçeşehir Ünv. [2001 - 2010]



Dünyada, edebiyat ve hukuk ilişkisinin, akademide konuşulmaya başlandığı tarihler...

ABD’de, 1800'lerin sonu...

Almanya ve İtalya'da 1920'li yıllar...

Fransa ve İspanya2da 1950'li yıllar... )
( Düz kalıplardan oluşan, tek renkli, sınırlı ifade
olanakları ile iş görür. İLE/<> Sözcükleri, sınırsızca kullanır, benzetmeler, ironiler, çift anlamlar, imâlar ile son derece geniş dil olanaklarına sahiptir. )
( "h" ve "k" ["sert"] İLE/<> "d" ve "b" [yumuşak] )
( Düzenler, emreder, tanımlar ya da bilgilendirir. İLE/<> Belirtir. Duygu ve düşünceleri, estetik kaygılarla dile getirir. )
( Hukuk metni, "yazar" merkezlidir. İLE/<> Edebî metin, okur merkezlidir. )
( Alıcı, satıcı, sanık, mağdur gibi sonsal sınıflandırmalar içinde biriciklikleri pek de düşünülmeden değerlendirilirler.[Katalog suçlar vardır fakat katalog kahramanlar yoktur.] İLE/<> Kişi[kahraman], kendine özgüdür. Biricik olduğu göz ardı edilmez. )
( "Olmayacak" bir öykü üstüne söz söylemez. İLE/<> Gerçeğe aykırı olanla da olanaksız olanla da ilgilenir.

Yasa, olası öykülerde...

Ya kahramana ne yapması gerektiğini söyler: Kural

Ya ne yapmaması gerektiğini: Yasak

Ya yapacağı şeyi nasıl yapacağını: Yöntem/Usûl

Ya kahramanın yaptığı şeyi yapmış sayıp saymayacağını: Tespit

Ya da kahramanın yaptığı ya da yapmadığı şeyin yaptırımını: Ceza, Tazminat vb. )
( Hukuk Fakültesi Mezunu Yazarlar...

Fuat Köprülü, Necati Cumalı, Oktay Rıfat, Ziya Osman Saba, Mithat Cemal Kuntay, Burhan Felek, Samet Ağaoğlu, Metin Önal Mengüşoğlu, Rasim Özdenören, Mevlana İdris, Sibel Eraslan, Nuri Pakdil, Orhan Seyfi Orhon, Şevket Rado, Gülten Akın, Demir Özlü, Vüs'at O. Bener, Orhan Hançerlioğlu, Asaf Halet Çelebi, Çetin Altan, İlhan Selçuk, Uğur Mumcu, Zeyyat Selimoğlu, Şemsi Belli, Kemal Burkay, Erdal Öz, Yiğit Okur, Ebubekir Eroğlu, Tahir Abacı, Turgay Fişekçi, Akif Kurtuluş, Behçet Çelik, Faruk Erem...

Hukuk Fakültesi Mezunu Müzisyen...

Şerif Muhiddin Targan



Hukuk Fakültesini yarıda bırakanlar:

Attilâ İlhan, Yakup Kadri, Ahmet Haşim, Hilmi Yavuz, Ahmet Muhip Dıranas, Melih Cevdet Anday... )
( Hukuk ve Edebiyat Dersleri’nin, Türkiye’deki Serüveni:

Özyeğin Ünv., Bilgi Ünv. [2014 - ...]

Akdeniz Ünv., Kemerburgaz Ünv., Ulus. Antalya Ünv. [2013 - ...]

Turgut Özal Ünv., Yaşar Ün, [2012 - ...]

Kocaeli Ünv., Atılım Ün. [2011 - ...]

Kadir Has Ünv. [2009 - ...]

Ankara Ünv. [2006 - ...]

Galatasaray Ünv. [2005 - 2010]

Bilgi Ünv. [2004 - 2007]

Bahçeşehir Ünv. [2001 - 2010]



Dünyada, edebiyat ve hukuk ilişkisinin, akademide konuşulmaya başlandığı tarihler...

ABD’de, 1800'lerin sonu...

Almanya ve İtalya'da 1920'li yıllar...

Fransa ve İspanya2da 1950'li yıllar... )
( Hukuk ve Edebiyat arasında, buraya kadarki FaRkLaR, Sayın Mehmet Ali Başaran'ın (avukat ve edebiyatçı) tespitleridir. Katkıları için çok teşekkür ediyor, çalışmalarının ve başarılarının sürekliliğini diliyoruz... )

- TÜZE [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- TÜZE ve/||/<>/= AKIL

- TÜZE/HUKUK ile/ve/||/<> AKTÖRE/AHLÂK

( [Hesap] Eylemden sonra. İLE/VE/||/<> Eylemden önce. )
( Görünen ahlâk. İLE/VE/||/<> Görünmeyen hukuk.
Visible moral. VS./AND/||/<> Invisible law. )

- TÜZE ve/||/<> DEVLET

- TÜZE = JUSTICE[İng.] = DROIT[Fr.] = RECHT[Alm.] = DIRITTO[İt.] = DERECHO[İsp.]

- TÜZE ile/ve MATEMATİK

- TÜZE ile/ve TOPLUMBİLİM

- TÜZE ile TÜZEL/LİK ile TÜZEL KİŞİ/LİK


- TÜZE ve/||/<>/>/< USSALLIK

- TÜZE/HUKUK:
BORU GİBİ
değil/yerine HUNİ GİBİ

- TÜZE/HUKUK:
VAR OLAN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLMASI GEREKEN

- TÜZE(HUKUK) ile/ve/||/<> ADLÎ TIP

- TÜZE/HUKUK ve/=/||/<>/>/< BÜTÜN/LÜK

- TÜZE(HUKUK) ile/ve/||/<> ÇOKLU TÜZE

- TÜZEL/HUKUKÎ ERDEMLER'DE:
GENELLİK
ve/||/<> İLÂN ETME ve/||/<> GERİYE YÜRÜ(TÜLE)MEME ve/||/<> AÇIKLIK ve/||/<> ÇELİŞKİSİZLİK ve/||/<> UYMA OLANAĞI ve/||/<> KALICILIK ve/||/<> İLÂN EDİLEN KURAL İLE RESMÎ EYLEM ARASINDAKİ UYGUNLUK

- TÜZEL/HUKUKÎ ile/ve/||/<>/< TÜREL/ÂDİL

- TÜZEL İŞLEYİŞTE:
İNGİLİZ
ile/ve/||/<> AMERİKAN ile/ve/||/<> ALMAN ile/ve/||/<> TÜRK

- TÜZEL KİŞİ | HÜKMİ ŞAHIS ile/||/<> TÜZEL KİŞİLİK | HÜKMİ ŞAHSİYET


- TÜZEL ile TÖZEL

( Hukukla ilgili, hukuksal, hukukî. | Hükümle ilgili, hükmî. İLE Tözle ilgili. )

- TÜZEL/HUKUKÎ SORUMLULUK ile/ve/değil/=/||/<>/>/< İNSANÎ/BİREYSEL SORUMLULUK

- TÜZE'NİN TEMEL İLKELERİ - ULPIAN[M.S. 170 - 223]:
ONURLU YAŞAMAK
ve/||/<> BAŞKASINI İNCİTMEMEK ve/||/<> HERKESE, HAKKINI TESLİM ETMEK

- TÜZENİN(HUKUKUN):
ÜSTÜNLÜĞÜ
ve/||/<> KORUYUCULUĞU

( Kuşkunun bulunduğu durumlarda, haktan yararlanma durum ve yeteneğini genişletmeyle gerçekleşir. )

- TUZLA/MEMLEHA[Ar.] ile Tuzla

( Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz ya da göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer. | Tuzlak. İLE İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. )

- TUZLAMAK ile TUZLANMAK ile TUZLA ile TUZLAK

- TUZLU BALGAM ile/||/<> TATLISIYLA TUZLUSUYLA

( Tuzu olan Tuzu çok olan Çok pahalı )

- SALT ICE[İng.] ile/değil/yerine/= TUZLU BUZ

- TUZLU SU İÇME(ME)K ile/ve/||/<> KEÇİBOYNUZU YEME(ME)K

- BRINE[İng.] / SAUMURE[Fr.] / SOLE (SALZSOLE), SALZLÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZLU SU


- TUZLUK ile/||/<> TAZE PEYNİR SERTLEŞTİRME DOLABI (-MARAŞ)

( Taze peynir sertleştirme dolabı Maraş )

- SALINITY[İng.] / SALINITÉ, SALURE[Fr.] / SALZIGKEIT, SALZGEHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZLULUK

- TUZLU/LUK ile TUZLUK ile TUZLUCA ile TUZLUKÇU ile TUZLU BALGAM

- TUZRUHU | HİDROKLORİK ASİT ile/||/<> HİDROKLORİK ASİT

( Dağlama paklama ve temizleme çözeltilerinde çok kullanılan hidrojen klorürün sudaki çözeltisi renksiz yenimsel özellikteki asit HCI )

- TUZSU ile TUZSUZ/LUK

- TUZSU ile/||/<> TUZUMSU

- TUZU KURU OLMAK ile/değil GÖTÜNDE PİRELER UÇUŞMAK

- TUZU KURULUK ile/||/<> GÖZ KURULUĞU

( Kuru olma durumu )

- TÜZÜK ile/ve/||/<>/> YÖNETMELİK

- TV :/yerine TELEVİZYON


- TVİST ile TVİSTÇİ

- TWELVE :/yerine ON İKİ

- TWENTY :/yerine YİRMİ

- TWETT, M[İng.] ile/değil/yerine/= TWETT, M.

- TWICE :/yerine İKİ KERE

- TWIN :/yerine İKİZ

- TWINE[İng.] ile/||/<> KINNAP[Ar. < KİNNEB]

( Kaba şeyler dikmeye bağlamaya yarayan ince sicim veya kalın iplik )

- TWİST ANGLE ile/||/<> MOİRÉ ile/||/<> MAGİC ANGLE

( Üst üste konan iki atomik-ince tabakanın birbirine göre döndürülme açısıdır; bu açı malzemenin elektronik özelliğini kökten değiştirir. @@ İki hafifçe döndürülmüş örgünün üst üste binmesiyle oluşan, çok daha büyük ölçekli yeni bir dönemsel desendir. @@ Grafen tabakalarının, yaklaşık 1,1 derece döndürüldüğünde bantların düzleşip süperiletkenlik gibi güçlü etkileşim olaylarının belirdiği özel açıdır. Üçü, döndürerek malzeme tasarlama (twistronik) alanının temel kavramlarıdır. )
( Formül: θ = 1.1° (magic) )

- TWIST[İng.] ile/||/<> GAM[Ar. < GAMM | FR. < GAMME]

( Ağ ipliklerinin burkulması durumu )

- TWİST[İng. < TWIST] ile/değil/yerine/=/||/<> TVİST

( Özellikle gençler arasında lı yıllarda yaygınlık kazanan çok hızlı ritmi olan bir dans Bu dansın müziği )

- TWİSTOR THEORY ile/||/<> SPİNOR ALANLARI

( Twistor theory karmaşık uzay-zaman geometrisiyken İLE spinor alanları Lorentz grubunun temsilidir )
( Formül: Z^A = (π^A İLE ω^{A′}) )

- TWO vs. EVERYTHING/EVERYBODY/EVERYTIME

- (not TWO TIMES) TWICE

- TWO :/yerine İKİ

- TX/ORGAN NAKLİ/TRANSPLANTATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÖRGEN AKTARIMI

- TXT/TEXT[İng.] ile/değil/yerine/= METİN DOSYASI

- TYAGA ile ...

( Red, terk. Tyaga tüm çalışmaların meyvelerini red ve terk etmektir. Örneğin, tyaga, karma'yı tutkusuzca ve sonuçları hakkında hiçbir arzu taşımaksızın icra etmelidir, yerine getirmelidir. )

- TYMPANIC ile ...

( Kulak zarı. )

- TYNDALL EFFECT[İng.] / EFFET TYNDALL[Fr.] / TYNDALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TYNDALL ETKİSİ/OLAYI

- TYPE I ERROR ile/||/<> TYPE II ERROR

( Type I α doğru H₀ reddi, Type II β yanlış H₀ kabulü. )
( Formül: False positive İLE false negative )

- TYPE I ile/||/<> TYPE IIA/IIB ile/||/<> HETEROTİC ile/||/<> M-THEORY

( Hem açık hem kapalı sicimler içeren, belirli bir simetriye dayalı sicim kuramıdır. @@ Yalnızca kapalı sicimler içeren iki sicim kuramıdır; parçacıkların kiralliği bakımından ayrılırlar. @@ Sağ ve sol yönlü titreşimleri farklı kuramlardan alan melez sicim kuramlarıdır. @@ Bütün bu sicim kuramlarını on bir boyutta tek bir çerçevede birleştiren üst kuramdır. İlk üçü beş sicim kuramının çeşitleridir, dördüncüsü hepsini birbirine bağlar. )
( Formül: D = 10 (string) ~ 11 (M) )

- TYPE OF RHUBARB[İng.] ile/||/<> RHUBARBE[Fr.] ile/||/<> RHEUM RIBES[Lat.] ile/||/<> RHABARBER[Alm.] ile/||/<> IŞKIN

( Karabuğdaygiller Polygonaceae familyasından taban yaprakları geniş yaprakları ve kabukları yenen 4060 cm kadar boyda olan bir bitki türü Yerel ağızlarda ışkın yanında ışgın ve uşgun biçimleri de kullanılır ışgın ravent ışkın Orta Türkçede ışgun ve kışgun olarak geçer Halasi Kun Köprülü Arm 1 47 Eski Kıpçakçada ışkun biçimi kullanılır Farsça aşxūn aşxuwān a sort of dock plant sözünden alınmıştır Farsçada işxūn a sort of dock olarak da geçer Kâşgarlı Mahmudun ışgun yanında verdiği kışgun biçiminin başındaki k sesi açıklanmaya muhtaçtır Teleütlerin ravende verdikleri yışkım ve yışkıt adı düşündürücüdür Bu ad ile ışkın arasında bir bağ kurulabilir mi açık olarak bilmiyoruz Yalnız yışkım adı yanında geçen yışkıt biçiminin bir yazım yanlışı sonunda ortaya çıktığı anlaşılıyor yazısında ш ş ile т nin el yazısındaki biçimi т kolaylıkla karıştırılabilir Örn Radloffun sözlüğünde Tatarca ışkı sözü yanında geçen ıtkı biçimi bu tür bir yazım yanlışı sonunda ortaya çıkmıştır ışkı Katarinskiynin verdiği Başkurtça koroş biçimi de buna benzer bir örnektir Gombocz BTLw 130 bu verinin Türkçe kurumdan başka bir şey olmadığını fark etmemiştir Tzitzilisin ışkının Rumcadan geldiği yolundaki açıklaması yanlıştır GrLw 371 Eren TD 54 332 371 )

- TYPE[Fr. < TYPE] ile/değil/yerine/=/||/<> TİP

( piknik tip tek tip Aynı cinsten bütün varlıkların veya nesnelerin temel özelliklerini büyük ölçüde kendinde toplayan örnek Tür çeşit İlgi çekici değişik kimse Hikâye roman tiyatro gibi uzun anlatıma dayalı edebî eserlerde kişi kadrosu içinde yer alan ve belli bir düşüncenin topluluğun zihniyetini ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen kişi Kendine özgü kişiliği olmayan genellikle bilinen kalıplardaki insanları gösteren oyun kişisi )

- TYPE :/yerine TİP, TÜR

- TYPEWRITER[İng.] ile/||/<> DAKTİLO[Fr. < DACTYLO]

- TYPEWRITER[İng.] ile/||/<> MACHINE À ÉCRIRE[Fr.] ile/||/<> YAZI MAKİNESİ | İŞLETMEN YAZI MAKİNESİ

( Bir satırdaki damgaları tek tek kâğıda yazan ve dizgenin bilgisayar işletmenine yönelik iletileri için çıkış birimi olarak kullanıldığı gibi işletmenin dizgeye iletmek istediği denetim deyimleri için bir klavye aracılığıyla dizgeye kısıtlı oylumda veri girişi için de kullanılan birim işletmen yazı makinesi )

- TYPHO[İng.] ile/||/<> TİFO[Yun.]

( Salmonella typhi ile bulaşık besin ve suların neden olduğu ateşli hastalık )

- TYPHON[Fr.] ile/||/<> TAYFUN[İng. < TYPHOON]

( coğrafya )

- TYPHOON[İng. < TYPHOON] ile/değil/yerine/=/||/<> TAYFUN

( Okyanuslarda görülen ve doğudan batıya doğru esen güçlü kasırga )

- TYPHUS[Fr. < TYPHUS] ile/değil/yerine/=/||/<> TİFÜS

( Bitle geçen ortalama on beş gün süren vücutta pembe lekelerle beliren ateşli ve tehlikeli bir hastalık lekeli humma )

- TYPICAL :/yerine TİPİK, KENDİNE ÖZGÜ

- TYPICALLY :/yerine TİPİK OLARAK

- TYPING, TYPECASTING, "TYPAGE"[İng.] ile/||/<> TYPAGE[Fr.] ile/||/<> TYPENBILDUNG[Alm.] ile/||/<> TİPLEME

( Sinema TV Belirli bir tipin tüm çapraşık özelliklerini bunu en iyi en rahat en inandırıcı yoldan yansıtabilecek kişiyle canlandırma )

- TYPİQUE[Fr. < TYPIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> TİPİK

( Bir kimseyi veya nesneyi niteleyen karakteristik Çok özgün olan )

- TYPOGRAPHİE[Fr. < TYPOGRAPHIE'DEN] ile/değil/yerine/=/||/<> TİPO

( Kurşundan dökülmüş harflerin bir araya getirilmesiyle yapılan bir baskı türü )

- TYPOGRAPHİE[Fr. < TYPOGRAPHIE] ile/değil/yerine/=/||/<> TİPOGRAFİ

( Kabartma biçimlerle ilgili baskı yöntemi tipografya basım )

- TYPOGRAPHİQUE[Fr. < TYPOGRAPHIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> TİPOGRAFİK

( Tipografi ile ilgili )

- TYPOLOGİE[Fr. < TYPOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> TİPOLOJİ

( İnsan tiplerini belirleme ve ayırt etme yöntemi )

- TYPOLOGİQUE[Fr. < TYPOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> TİPOLOJİK

( tipolojik tasnif Tipolojiye ilişkin )

- TYRAN[Fr. < TYRAN] ile/değil/yerine/=/||/<> TİRAN

( Eski Yunan da siyasal gücü zorla ele geçiren onu kötüye kullanan kimse despot I )

- TZU-JAN[Çince] ile ...

( Doğal olarak, kendiliğinden oluşum. )

- TRIPEOD[İng.] / TRÉPIED[Fr.] / DREIFUSS, DREIFUSSGESTELL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ AYAK

- TRIPHASÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇ EVRELİ

- THREE PHASED[İng.] / DREI EINGETEILT, DREIPHASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ FAZLI

- TRIPLE-BEAM BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ KOLLU TERAZİ

- THREE CENTERED BOND[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ MERKEZLİ BAĞ

- THREE COLOURS TECHNIQUES[İng.] / TECHNIQUE TRICHROME[Fr.] / DREIFARBENTECHNIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ RENK TEKNİĞİ

- UÇ | SON | TERMİNAL ile/||/<> TERMİNAL ile/||/<> TERMİNAL[Fr. < TERMINAL]

( Uçta bulunan Sona ait uçta bulunan son bitim )

- TRIODE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇ UÇLU

- TRISTIMULUS VALUES[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ UYARAN DEĞERİ


- UC ile TARAF

- UC ile TARAF

( Uclar, güdülenmeyi engeller! )
( TARAFEYN: Uclar. )

- UÇAK MEZARLIĞI ile/||/<> UÇAKSAVAR ile/||/<> DOLMUŞ UÇAK ile/||/<> TEPKİLİ UÇAK ile/||/<> AVCI UÇAĞI ile/||/<> BOMBARDIMAN UÇAĞI ile/||/<> DENİZ UÇAĞI ile/||/<> EĞİTİM UÇAĞI ile/||/<> SAVAŞ UÇAĞI

( Kanatlarının altındaki havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı tayyare )

- DELTA-Y TRANSFORMATION[İng.] / TRANSFORMATION DELTA-ÉTOILE[Fr.] / DREIECK-STERN-UMWANDLUNG, DREIECKS-Y-UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇGEN-YILDIZ DÖNÜŞÜMÜ

- ÜÇKÂĞITÇI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< TUTARSIZ/LIK

- TRIPLE BOND[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ BAĞ

- TRIPLET STATE[İng.] / ÉTAT TRIPLET[Fr.] / TRIPLETTZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ DURUM

- TRIPLE POINT[İng.] / POINT TRIPLE[Fr.] / DREIFACHER PUNKT, TRIPELPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ NOKTA

- TERNARY SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ SİSTEM

- TRIPLE SALT[İng.] / TRIPLE SEL[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ TUZ


- ÜÇLÜK | TRİLOJİ ile/||/<> TRİLOJİ[Fr. < TRILOGIE]

- TAYYAR[Osm.] / VOLATILE[İng.] / FLÜCHTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCU

- TRIPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇÜNCÜL BİLEŞİK

- BUTYLCARBINOL, TERTIARY[İng.] / BUTYLCARBINOL, TERTIAIRE[Fr.] / TERTIÄRER, TERTIÄRES[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇÜNCÜL, TERSİYER, BÜTİLKARBİNOL

- UÇUŞ KARTI ile/||/<> UÇUŞ KULESİ ile/||/<> KÖR UÇUŞ ile/||/<> TARİFELİ UÇUŞ ile/||/<> YALAMA UÇUŞ ile/||/<> GECE UÇUŞU ile/||/<> KUŞ UÇUŞU ile/||/<> UZAY UÇUŞU

( Uçmak işi pervaz II Uyuşturucu veya alkol etkisiyle kendinden geçme )

- ÜFLEMEK ile TROMPET ÇALMAK ile DARBE DARBE ile BURUN DARBESİ ile BOYNUNA DARBE ile KAFAYA DARBE ile HAVAYA UÇURMAK ile YUMRUKLA VURMAK ile ÜFLEYİCİ ile KURT SİNEĞİ ile ÜFLEME ile DARBELER ile ŞATAFATLI

- UĞRAŞMAK ile TAKILMAK

- UKE/UKULELEDE:
SOPRANO
ile/ve/||/<>/> KONÇERTO ile/ve/||/<>/> TENOR ile/ve/||/<>/> BARİTON

- ÜLKE ile TAŞRALI ile KIRSAL KESİM

- TRANSDUCTEUR ULTRASONORE[Fr.] ile/değil/yerine/= ULTRASES DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- ULURU ile/ve NAZCA ile/ve TRAXIEN ile/ve VALCOMANICA ile/ve GOZO

( Avustralya'da. İLE/VE Peru'da. İLE/VE Malta'da. İLE/VE İtalya'da. İLE/VE Malta'da. )

- ULUS/ULUSAL ile/ve/<> TOPLUM/TOPLUMSAL

- ULUSLARARASI BEHÇET ÇALIŞMA GRUBU KRİTERLERİ ile/||/<> TÜRK DERMATOLOJİ DERNEĞİ KRİTERLERİ

( Uluslararası kriterler tekrarlayan oral ülser artı iki majör bulgu İLE Türk kriterleri daha geniş semptom spektrumu içerir. Uluslararası kriterler daha özgül İLE Türk kriterleri daha duyarlıdır. İki kriter seti de klinik tanı için kullanılır. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )

- UMMAK ile TAHMİN ETMEK

- UN ile TEFF UNU

- UNGULATE[İng.] ile/değil/yerine/= TOYNAKLI

( Toynaklı ayakları ve otçul beslenmeleri ile bilinen bir memeli hayvan grubu. Modern toynaklı memeliler iki ana takımda sınıflandırılırmaktadır: Artiodactyla, yani çift parmaklı toynaklılar (domuzlar, develer, geyikler ve sığırlar) ve Perissodactyla, tek parmaklı toynaklılar (atlar, tapirler ve gergedanlar).

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ÜNİAKSİYEL/UNIAXIAL[İng.] ile/değil/yerine/= TEK EKSENLİ

- ÜNİDİREKSİYONEL/UNIDIRECTIONAL[İng.] ile/değil/yerine/= TEK YÖNLÜ

- ÜNİFOKAL/UNIFOCAL[İng.] ile/değil/yerine/= TEK ODAKLI

- UNIFORM[İng.] ile/değil/yerine/= TEK BİÇİMLİ


- UNILATERAL[İng.] ile/||/<> TEK TARAFLI

( Bir tarafta oluşan tek taraflı sadece bir tarafı tutan )

- UNILATERAL[İng.] ile/değil/yerine/= TEK TARAFLI

- UNIPARENTAL DISOMY[İng.] ile/değil/yerine/= TEK EBEVEYNLİ DİSOMİ

( Bir ebeveynden karşılık gelen homologun kaybıyla, diğer ebeveynden gelen bir kromozomun her iki homologunun katılımı. Mol gebelik, ebeveyin disomi bozukluğudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- UNIPOLAR[İng.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU

- ÜNİVALAN/UNIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= TEK DEĞERLİKLİ

- ÜNİVARYANT/UNIVARIANT[İng.] ile/değil/yerine/= TEK DEĞİŞKENLİ

- UNIVITELLUS[Fr.] ile/||/<> TEK YUMURTA İKİZİ

( biyoloji )

- UNLARDA:
BUĞDAY
ile/||/<> TAM BUĞDAY ile/||/<> KARABUĞDAY/GREÇKA ile/||/<> KIRMIZI BUĞDAY ile/||/<> KEPEKLİ ile/||/<> SİYEZ ile/||/<> KAVILCA ile/||/<> KUNDUR ile/||/<> YULAF ile/||/<> ÇAVDAR ile/||/<> ARPA ile/||/<> MISIR ile/||/<> KİNOA ile/||/<> TEFF ile/||/<> AMARANT ile/||/<> NOHUT ile/||/<> KESTANE ile/||/<> KEÇİBOYNUZU ile/||/<> BADEM ile/||/<> CEVİZ ile/||/<> FINDIK ile/||/<> ANTEPFISTIĞI ile/||/<> ARAROT ile/||/<> DİNKEL[Alm.]/FARRO[İt.]

( Kabuğundan ve kepeğinden ayrılarak kullanılan, işlenmiş buğday unundan [beyaz ekmek] yapılır. İLE/||/<> Buğday tanesinin kabuğuyla birlikte öğütülerek elde edilir. Besin değerleri, öteki rafine unlara göre daha yüksektir.[Glüten içerir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Anadolu'nun, en eski çeşitlerindendir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.] Ekmek yapımına çok uygundur.[Kepeği ile öğütülmüş olanını yeğlenmelidir.][Glüteni düşüktür.] İLE/||/<> Kepeğinden ayrılmamış undur. İLE/||/<> Kastamonu bölgesinin unudur. Tüm unlarla karıştırılabilir. Aroması "keskin" gelebilir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Glüteni çok düşüktür. Çok sağlıklıdır.] İLE/||/<> Kars'ta yetişen bir buğdaydır. Kökeni, Kastamonu'dur. [Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Her türlü iklime dayanıklı, güçlü bir yapısı olduğundan, kabuk bölümü kalındır. Kabuk bölümünün kalınlığı, tanelerinin ufak kalmasına ve glüten içeriğinin, öteki buğday türlerine göre daha olmasını sağlamıştır ve bu nedenle de glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Güneydoğu Anadolu bölgesi buğdayıdır. İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. [Deri ve bağırsak sorunu olanların, yulaf ununu yeğleyebilir.][Yüksek besin değerine sahip ve glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Bol proteinlidir.[Yüksek glüten içerir.][Soğuk iklime dayanıklıdır.] İLE/||/<> Çok eski bir buğday türüdür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Güney Amerika'da, And Dağları'nda, doğal olarak yetişen, otumsu bir bitkinin, kurutulmuş tohumudur.[Unu da, tohumları gibi yüksek demir ve besin değerlerine sahiptir ve çok lezzetlidir.][Tek başına ya da tüm unlarla karıştırılabilir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Amarant[horozibiği] bitkisinin tohumlarından elde edilir.[Tüm unlar içinde, en yüksek proteine sahiptir.][Glüten içermez ve glisemik indeksi düşüktür.][Tadı, ekşi ve keskin olduğundan, lezzeti görecelidir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan un. [Çocuk maması yapılan un.] İLE/||/<> Siyez ile benzerlik taşır.[İçeriğindeki protein yapısı daha kırılgan ve çözünebilir olduğundan, tüm tahıl unları içinde, siyez kadar düşük glütene sahiptir.][Genetiği değişmemiş bir çeşittir.][Her türlü hamur işinde kullanılabilir.] )
( ... İLE/||/<> Glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni çok düşüktür. İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. İLE/||/<> Yüksek glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten içermez. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Düşük glütene sahiptir. )

- ÜNLÜ BENZEŞMESİ ile/||/<> ÜNLÜ ÇATIŞMASI ile/||/<> ÜNLÜ DARALMASI ile/||/<> ÜNLÜ DÜŞMESİ ile/||/<> ÜNLÜ DÜZLEŞMESİ ile/||/<> ÜNLÜ HARF ile/||/<> ÜNLÜ KAYNAŞMASI ile/||/<> ÜNLÜ KISALMASI ile/||/<> ÜNLÜ TÜREMESİ ile/||/<> ÜNLÜ UYUMU ile/||/<> ÜNLÜ YUVARLAKLAŞMASI ile/||/<> AĞIZSIL ÜNLÜ ile/||/<> ART ÜNLÜ ile/||/<> BAĞLAYICI ÜNLÜ ile/||/<> DAR ÜNLÜ ile/||/<> DÜZ ÜNLÜ ile/||/<> GENİŞ ÜNLÜ ile/||/<> İKİZ ÜNLÜ ile/||/<> İNCE ÜNLÜ ile/||/<> KALIN ÜNLÜ ile/||/<> KISA ÜNLÜ ile/||/<> ÖN ÜNLÜ ile/||/<> TÜREME ÜNLÜ ile/||/<> UZUN ÜNLÜ ile/||/<> YARDIMCI ÜNLÜ ile/||/<> YARI ÜNLÜ ile/||/<> YUVARLAK ÜNLÜ ile/||/<> AĞIZ ÜNLÜSÜ ile/||/<> BAĞLANTI ÜNLÜSÜ ile/||/<> DUDAK ÜNLÜSÜ ile/||/<> GENİZ ÜNLÜSÜ ile/||/<> PEKİŞTİRME ÜNLÜSÜ

( Herkesçe bilinen ün salmış olan angın adlı sanlı anlı şanlı şöhretli tanınmış meşhur şanlı namlı I namdar Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda bir engelle karşılaşmadan ses tellerini titreştirmesi sonucu oluşan ses sesli vokal II a e ı i o ö u ü )

- ÜNLÜ/ANGIN/MEŞHUR/ŞÖHRET ile/ve/değil/yerine TANINMIŞ/LIK

( Ün/şöhret, âfettir. )