| T... |

- TRANSDÜSER/TRANSDUCER[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEVİRGEÇ

- TRANSE[Fr. < TRANSE] ile/değil/yerine/=/||/<> TRANS

( trans yağ Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman girdikleri özel hipnoz durumu Kendinden geçme içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme )

- TRANSEKSİYON/TRANSECTION[İng.] ile/değil/yerine/= ENİNE KESİ

- TRANS-ETKİLİ GEN[İng. TRANS-ACTING GENE] ile/||/<> TRANSDÜKSİYON[İng. TRANSDUCTION] ile/||/<> TRANSKRANİYAL MANYETİK STİMÜLASYON[İng. TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION] ile/||/<> TRANSKRİPSİYON BAŞLAMA KONUMU[İng. TRANSCRIPTION START SITE] ile/||/<> TRANSKRİPSİYON BİRİMİ[İng. TRANSCRIPTION UNIT] ile/||/<> TRANSKRİPSİYON FAKTÖRLERİ[İng. TRANSCRIPTION FACTORS] ile/||/<> TRANSKRİPTOM[İng. TRANSCRIPTOME] ile/||/<> TRANSKRİPTOMA[İng. TRANSCRIPTOME] ile/||/<> TRANSKRİPTOMİK[İng. TRANSCRIPTOMICS] ile/||/<> TRANSPİRASYON[İng. TRANSPIRATION] ile/||/<> TRANSPOSAZ[İng. TRANSPOSASE]

( Farklı bir kromozom üstündeki başka bir gen ile hareket ya da işbirliği eden gendir. @@ Bir bakterinin DNA'sının, bir diğer bakteriye, genellikle bir virüs aracılığıyla bulaşması, geçmesi durumudur. Kalıtsal maddelerde özel bir çeşit yeniden düzenleme (Genlerde Yeniden Düzenleniş) durumudur. Gametlerin birleşmesinden çok, bulaşma olaylarında görülen bir durumdur. Belirli bir bakteri kuşağındaki (soyundaki) DNA, başka bir kuşağın genetik karakterlerini kapabilir. Antibiyotiklere karşı direnç, bir bakteriden diğerlerine transdüksiyon yoluyla geçmektedir. @@ Beyindeki sinir gözelerini uyararak depresyon semptomlarını iyileştirmek için manyetik alanları kullanan invaziv olmayan bir prosedür. Tipik olarak diğer depresyon tedavileri etkili olmadığında kullanılır. @@ mRNA sentezinin başladığı gen pozisyonu.Bu akış yönünde 5 UTR olarak anılan translasyon başlama bölgesine giden konum. @@ Öncü kodon ve sonlandırma kodonu arasında uzanan DNA bölgesi. @@ Transkripsiyon başlama düzenlenmesine kontrol elemanlarını bağlayarak ve RNA polimerlerinin hareket etmesine izin vererek direk olarak katılan proteinlerdir. Transkripsiyon etmeni genlerin transkripsiyonunu düzenlemek için DNA üzerinde belirli bir diziye bağlanabilir. @@ Belirli bir göze, doku ya da organizmanın belirli bir zaman diliminde ürettiği tüm RNA moleküllerinin toplamını ifade eden terim. Transkripsiyon süreci, genetik bilginin DNA'dan RNA'ya aktarılması işlemidir ve genlerin ifadesinin başlangıcı anlamına gelmektedir. Bu süreçte, belirli genlerin DNA dizileri RNA moleküllerine çevrilir. Bu RNA'lar daha sonra protein üretimi için kullanılır. Transkriptom analizi, hangi genlerin hangi koşullar altında aktif olduğunu ve bu aktivitenin nasıl değiştiğinin anlaşılmasını sağlar. @@ Herhangi bir zamanda, göze popülasyonu olarak ifade edilen bütün genlerin kimlik ve ekspresyon seviyesini gösterir. @@ Bir organizmanın belirli bir göze, doku ya da organizmada belirli bir zaman diliminde üretilen tüm RNA moleküllerinin incelenmesiyle ilgilenen bilim dalı. Bu disiplin, hangi genlerin aktif olduğunu ve bu genlerin aktivitesinin çeşitli iç ve dış etmenlere nasıl tepki verdiğini anlamayı amaçlar. @@ Bitkilerin stomalar aracılığı ile su kaybetmesi. @@ Transpozon yerleştirmesini katelize eden enzimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TRANSFEKSİYON[İng. TRANSFECTION] ile/||/<> TRANSFORMASYON[İng. TRANSFORMATION]

( Ökaryotik göze içindeki serbest DNA'ya yabancı DNA eklenmesidir. Bakteri genetiğinde, transformasyon olarak adlandırılır @@ Bakteriyel dönüşümlerde, DNA parçalarının çözünür biçimlerinin içinde bir bakteriden diğerine gen transferi anlamına gelir; kötü niyetli dönüşümlerde ise, normal hayvan göze dönüşümü düzensiz büyümeye işarettir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TRANSFER[Fr. < TRANSFERT] ile/değil/yerine/=/||/<> AKTARMA | PARA AKTARIMI

( Bir şeyi bir kimseyi bir grubu bir yerden alıp başka bir yere götürme aktarma para aktarımı Bir kimsenin bedel karşılığında başka bir kulüp kurum vb ne geçmesi )

- TRANSFER[İng., Fr.] ile/değil/yerine/= AKTARIM, AKTARMA

- TRANSFER[İng.] ile/değil/yerine/= AKTARMA

- TRANSFER :/yerine AKTARMAK, TRANSFER

- TRANSFERANS/TRANSFERENCE[İng.] ile/değil/yerine/= AKTARIM


- TRANSFERASE[İng.] / TRANSFÉRASE[Fr.] / TRANSFERASE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSFERAZ

- TRANSFERRIN[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSFERRİN

- TRANSFORM :/yerine DÖNÜŞTÜRMEK

- TRANSFORMASYON | DÖNÜŞTÜRÜM ile/||/<> DÖNÜŞTÜRÜM

( 1 genel uygulayım Belirli yapı ve özellikler dizisinin başka bir yapı ve özellikler dizisine geçmesiyle oluşan başkalaşım 2 kimya Kimyasal yollarla bir özdeciğin yapısını değiştirme 1 Kimyasal yollarla bir özdeciğin yapısını değiştirme 2 Temel yöneyler üzerine işlerlerin etkisiyle konsayı dizgesini değiştirme Belirli bir süreçle bir noktaya başka bir noktanın karşı getirilmesi Doğaçtan oyunculukta bir anlatımdan başka bir anlatıma güzelduyusal bir uyumla geçmek Bu oyuncunun yaratı gücüne ilişkin bir şeydir Örnek Bir ağacı simgelerken giderek uçan bir kuş görünümünü alma )

- TRANSFORMASYON | DÖNÜŞÜM ile/||/<> DÖNÜŞÜM ile/||/<> HALKBİLİM

( Dünya halkbiliminde bir amacı gerçekleştirmek cezadan kaçınmak ya da yarışma kazanmak amacıyla genellikle büyüsel yollarla insan hayvan nesne ve doğaüstü güçlerin birbirlerinin biçim ve görevlerini alabileceklerine ilişkin evrensel halk inancı halkbilim büyü dönüşümcü dönüşümcülük Ruhsal çözümleme Bilinçaltına itilmiş tutuklu bir duygu ya da isteğin karşıtı görünümünde ya da başka bir biçimde bilince yükselmesi işlev gönderim Bir kimyasal tepkimede tepkenlerin tüketilme oranı Bir elementin nüklidinin nükleer tepkime sonucu bir başka element nüklidine dönüşmesi Aristotelesin Poetika adlı yapıtında oyun kahramanının yazgısında beklenmedik bir dönüşüm Talihin dönmesi Belirli yapı ve özellikler dizisinin başka bir yapı ve özellikler dizisine dönüşmesi olayı Fonksiyon Özellikle doğrusal uzaylar arasındaki doğrusal dönüşüm Veri seti normal dağılımdan uzak olduğunda verileri daha farklı bir ölçüm skalasında logaritmik karekök gibi matematiksel bir fonksiyon yardımıyla tüm ham veriyi normal dağılım elde etmek üzere dönüşüme uğratma işlemi )

- TRANSFORMASYON[Fr. < TRANSFORMATION] ile/değil/yerine/=/||/<> DÖNÜŞÜM

- TRANSFORMASYON/TRANSFORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= YAPISAL DEĞİŞİM | DÖNÜŞÜM

- TRANSFORMASYON[Fr./İng.] ile/değil/yerine/= DÖNÜŞÜM

- TRANSFORMASYON ile/değil/yerine/= DÖNÜŞÜM

- TRANSFORMASYON ile/||/<> TRANSDÜKSİYON

( Transformasyon doğrudan DNA alımı İLE transdüksiyon virüs aracılıdır )
( Formül: Direkt İLE virüs )

- TRANSFORMASYON ile/||/<> TRANSFEKSİYON

( Transformasyon bakteri DNA alma İLE transfeksiyon eukaryot. )
( Formül: Bacterial İLE eukaryotic DNA uptake )

- TRANSFORMATEUR/TRANCE[Fr. < TRANSFORMATEUR] ile/değil/yerine/= TRANS: KARŞI[Lat.] ile/değil/yerine/= TRANSCRIPT[İng. < TRANSCRIPT] ile/değil/yerine/= TRANSFER

( bk. takım değiştirme. @@ )

- TRANSFORMATION vs. ALTERATION

- TRANSFORMATION :/yerine DÖNÜŞÜM

- TRANSFORMATION ile/||/<> ISOMETRY

( Transformation genel dönüşüm İLE isometry mesafe koruyan. )
( Formül: General İLE distance preserving )

- TRANSFORMATÖR, TRAFO | DÖNÜŞTÜRÜCÜ ile/||/<> DÖNÜŞTÜRÜCÜ

( I fizik elektrik 1 Elektrik alkımının gerilimini yeğinliğini değiştiren aygıt 2 Sıklıkta bir değişiklik yapmaksızın belirli bir gerilimdeki dalgalı alkımı başka bir gerilime çeviren aygıt II sinema televizyon Bir ya da birkaç yayın dizgesinden değişik biçimlerdeki dalgayı alan ve bunları başka bir biçimde bir ya da birkaç başka araca yayın dizgesine veren araç Kıvıl gerilim ve akımı değiştiren aygıt Gelen elektrik akımının gerilimini yeğinliğini değiştiren aygıt )

- TRANSFORMATÖR[Fr. < TRANSFORMATEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> DÖNÜŞTÜRÜCÜ

- TRANSFORMATÖR[İng. TRANSFORMER] ile/||/<> DOĞRU AKIM[İng. DIRECT CURRENT]

( İki ya da daha fazla devre arasındaki elektrik enerjisi aktarımını elektromanyetik indüksiyonla sağlayan cihazlardır. Trafo olarak da bilinir. Trafolar, doğru akım devrelerinde değil alternatif akım devrelerinde kullanılır. Genellikle bir elektrik devresindeki akımı ve gerilimi yükseltme ya da azaltma, elektrik enerjisinin dağıtımı ve aktarımı gibi amaçlar için kullanılır. @@ Zamanla kutbu değişmeyen elektrik akımıdır. Doğru akımda elektrik yükleri, yüksek potansiyelden alçak potansiyele doğru akmaktadır. Sürekli akım olarak da bilinmektedir. "DC" olarak kısaltılmaktadır. Ev cihazları (televizyon, radyo, ütü vb.) ve elektrikli araçlar, başlıca kullanım alanlarıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TRANSFORMATÖR[Fr./İng.] ile/değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ

- TRANSFORMATÖR ile/değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- TRANSFORMATÖR ile/||/<> JENERATÖR (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Elektromanyetik indüksiyonla alternatif gerilimi yükseltip düşüren ama enerji üretmeyen aygıttır; sarım sayısı oranına göre gerilimi değiştirir, gücü (ideal durumda) korur, yalnızca AC ile çalışır. @@ Mekanik enerjiyi (dönme) elektrik enerjisine çeviren aygıttır; bir bobinin manyetik alan içinde döndürülmesiyle akım üretir. İlki var olan elektriği dönüştürür, ikincisi sıfırdan üretir. )
( Formül: V₂/V₁=N₂/N₁ ~ ε=NBAω )

- MUHAVVİLE[Osm.] / TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATOR, UMSPANNER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSFORMATÖR

- TRANSFORMER/SOCIETY[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSFORMATEUR/SOCIÉTÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TRANSFORMATOR/GESELLSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOCIETAS[Lat.] ile/değil/yerine/= DÖNÜŞ

( Disk ya da çekiç atmada, atış hızı için gerekli olan merkezkaç kuvveti oluşturmak amacıyla vücudu kendi ekseni üzerinde döndürme. @@ Oyuncunun, bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi. @@ Sürekli biçimde yinelenen belli bir işlem dizisi, özellikte bu dizinin bir kez yinelenme süresi, bk. dönüş süresi. @@ Bir sözü söyledikten sonra ondan dönermiş gibi yaparak karşıtını ya da daha güçlüsünü söylemekle anlatımı güçlendirme:/............................demin / Ferda senin dedim, beni alkışladın; hayır, / Her şey vediadır sana, ey genç! .....(Tevfik Fikret, Ferda) @@ 1. genel uygulayım: Bir şeyin kendi ekseni çevresinde bir tam devinimi. 2. mekanik: Bir tekerleğin tam dönmesi. @@ Dansçının dönmesi. @@ @@ bk. salınım )

- TRANSFORMER[İng.] ile/||/<> TRANSFORMATEUR[Fr.] ile/||/<> TRANSFORMATOR[Alm.] ile/||/<> DÖNÜŞÜMCÜ

( Bugünkü koşullarıyla dünyayı ve kültürü yaratan söylensel kişi )

- TRANSFORMİST[Fr. < TRANSFORMISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> DÖNÜŞÜMCÜ

- TRANSFORMİST ile TRANSFORMİZM ile TRANSFORMASYON

- TRANSFORMİZM[Fr. < TRANSFORMISME] ile/değil/yerine/=/||/<> DÖNÜŞÜMCÜLÜK

- TRANSFORMİZM[Fr./İng.] ile/değil/yerine/= DÖNÜŞÜMCÜLÜK

- TRANSFORMİZM ile/değil/yerine/= DÖNÜŞÜMCÜLÜK

- TRANSFUSİON[Fr. < TRANSFUSION] ile/değil/yerine/=/||/<> TRANSFÜZYON

( Kan ve kan ürünlerinin damar yoluyla vücuda verilmesi )

- TRANSFÜZYON/TRANSFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= KAN AKTARIMI

- TRANSFÜZYON ile/değil/yerine/= KAN AKTARIMI

- TRANSGENİK/TRANSGENIC[İng.] ile/değil/yerine/= GEN AKTARIMLI

- TRANSGENİK ile GENETİK DÜZENLEME

( Başka bir organizmadan gen aktarılmış canlılar. İLE Genleri laboratuvar teknikleriyle değiştirilmiş canlılar. )

- TRANSHUMANCE[İng.] ile/||/<> TRANSHUMANCE[Fr.] ile/||/<> HALBNOMADISMUS[Alm.] ile/||/<> YARI GÖÇEBELİK

( Ekonominin sığırcılık çiftçilik üzerine temellendiği göç süresi ve göç yollarının daha kısa olduğu göçebelikle yerleşik yaşam arasındaki yaşama biçimi )

- TRANSHUMANT/TRANSHUMANCE[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSHUMANT/TRANSHUMANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= HERDENWANDERER/TRANSHUMANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYLANMA

( Vücut bölümlerinde, kasların gerilme ve kasılma gücü ile oluşan ve birbirini ölçülü olarak izleyen esnek yaklaşma, uzaklaşma devinimi. @@ otomobil: Yolun düzgün olmamasından ileri gelen sarsıntıları azaltmaya yarayıp, bir taşıtın ağırlığını dingillere aktaran yay, dengelik vb. öğelerin tümü. )

- TRANSHUMANT[İng.] ile/||/<> TRANSHUMANT[Fr.] ile/||/<> HERDENWANDERER[Alm.] ile/||/<> YAYLACI ile/||/<> TRANSHUMANCE[İng.] ile/||/<> TRANSHUMANCE[Fr.] ile/||/<> TRANSHUMANZ[Alm.] ile/||/<> YAYLACILIK

( yaylacılık Yaylacıların biri yüksek öteki alçak yerlerde kurulmuş iki yerleşim özeği arasında hayvanlarıyla birlikte çevrimsel yer değiştirmeğe dayalı yarı göçebelik niteliğindeki kırsal yaşam biçimi )

- TRANSİLVANYA HALISI değil TÜRK HALISI

( Kara Kilise, Braşov - Romanya )

- INVERSE GAIN OF TRANSISTOR[İng.] / GAIN INVERSE DU TRANSISTOR[Fr.] / TRANSISTOR-INVERSGEWINN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSİSTÖR TERS KAZANCI

- TRANSISTOR-TRANSISTOR-LOGIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSİSTÖR-TRANSİSTÖR MANTIĞI (TTL)


- TRANSİSTÖR/TRANSİSTOR[Fr. < TRANSISTOR] ile/||/<> DİYOT/DİODE[Fr. < DIODE]

( Germanyum veya silisyum elementlerinin yarı iletkenlik özelliklerinden yararlanılarak imal edilen elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan sağlam yapılı ve uzun ömürlü alet )

- TRANSİSTÖR[Fr./İng.] ile/değil/yerine/= İLETEÇ/GEÇİRGEÇ

( Germanyum ya da silisyum öğelerinin yarı iletkenlik özelliklerinden yararlanılarak üretilen, elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan, sağlam yapılı ve uzun ömürlü araç. )

- TRANSİSTOR[Fr. < TRANSISTOR] ile/değil/yerine/=/||/<> TRANSİSTÖR

( Germanyum veya silisyum elementlerinin yarı iletkenlik özelliklerinden yararlanılarak imal edilen elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan sağlam yapılı ve uzun ömürlü alet )

- TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR[Fr.] / TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSİSTOR

- TRANSIT[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞRUDAN GEÇİŞ

- TRANSİT[Fr./İng.] ile/değil/yerine/= DURMADAN GEÇMEK | GEÇİCİ

( Bir yerden dinlenmeden, beklemeden, durmadan geçmek. | Geçici. | Malların bir ülkenin topraklarından gümrüksüz geçmesi. )

- TRANSİT ile/değil/yerine/= DURMAZLI

- TRANSİT[Fr. < TRANSIT] ile/değil/yerine/=/||/<> TRANSİT

( Bir yerden dinlenmeden beklemeden durmadan geçmek Malların bir ülkenin topraklarından gümrüksüz geçmesi )

- TRANSITION :/yerine GEÇİŞ

- TRANSITIONAL FOSSIL[İng.] ile/değil/yerine/= ARA TÜR FOSİLİ

( Evrimsel süreçte hem ata türe, hem de torun türe ait özellikleri bünyesinde barındıran canlı türlerinin fosilleşmiş kalıntıları.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TRANSİZYON/TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ, DEĞİŞME

- TRANSİZYONEL/TRANSITIONAL[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞİCİ | GEÇİCİ

- TRANSKRİPSİYON ETMENLERİ ile PROMOTÖR BÖLGESİ

( DNA'daki belirli genlerin transkribe edilmesini denetleyen proteinler. İLE DNA'da transkripsiyonun başlangıç noktasını belirleyen bölge. )

- TRANSKRİPSİYON[İng. TRANSCRIPTION] ile/||/<> BAŞLANGIÇ KOMPLEKSİ[İng. INITIATION COMPLEX] ile/||/<> BAŞLATICI[İng. PROMOTER] ile/||/<> CAAT KUTUSU[İng. CAAT BOX] ile/||/<> DİSGRAFİ[İng. DYSGRAPHIA] ile/||/<> POLİMER[İng. POLYMER] ile/||/<> RNA POLİMERAZ[İng. RNA POLYMERASE] ile/||/<> TATA KUTUSU[İng. TATA BOX]

( DNA'nın RNA polimeraz tarafından mRNA formatına dönüştürülmesi. Gen ifadesinin ilk adımı. @@ RNA polimeraz-II, halihazırda bulunan ya da genel transkripsiyon ya da başlangıç etmenleri (TFII ya da IF/elF), başlatıcı, hızlandırıcı ve susturu elemanlardan oluşmuş, transkripsiyonun başlangıç alanında yer alan çoklu-protein kompleksi. RNA sentezini bu kompleksin oluşumuyla başlar. @@ Gen ifade sürecinde RNA polimeraz için başlangıç bağlanma noktasıdır. DNA yazılımı sırasında RNA polimeraz ve diğer görevli proteinler (transkripsiyon etmenleri) ilk olarak genin 5' ucundaki başlatıcıya bağlanırlar. @@ CAT Kutusu da denen, ökaryotik genlerde 5' ucunda, trankripsiyon başlangıç bölgesinin yaklaşık 75bp yukarısında bulunan, oldukça korunmuş bir DNA dizisi. NF-1/CTF transkripsiyon etmenlerine bağlanır. @@ Başta el yazısı olmak üzere yazma yeteneğini ve aynı zamanda tutarlılığı da etkileyen, yazılı anlatımda bir öğrenme güçlüğüdür. Spesifik bir öğrenme güçlüğü (SLD) olduğu kadar bir transkripsiyon bozukluğudur, yani bozuk el yazısı, ortografik kodlama ve parmak dizilimi (yazmak için gerekli kasların hareketi) ile ilişkili bir yazma bozukluğudur. Genellikle diğer öğrenme güçlükleri ve konuşma bozukluğu, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ya da gelişimsel koordinasyon bozukluğu (DCD) gibi nörogelişimsel bozukluklarla örtüşür. @@ Doğal ya da sentetik monomerlerin bir araya gelerek oluşturduğu büyük yapılara verilen genel isim. Yunanca "polymeres" sözcüğünden gelmektedir. "Polys", "birkaç, birçok" anlamına; "meros" "parça, birim" anlamına gelmektedir. @@ DNA'yı şablon alarak bir RNA molekülünü transkribe eden bir enzim. Substrat olarak ribonükleotid trifosfatlar (rNTP) kullanır. RNA molekülünün 3' ucuna her seferinde bir nükleotid ekleyerek büyütür (bu reaksiyon pirofosfatları serbest bırakır). RNA polimeraz I, sadece bir tür RNA molekülünün (pre-rRNA) sentezine ayrılmıştır. RNA polimeraz II genel transkripsiyon reaksiyonları için gereklidir. RNA polimeraz III, tRNA'lar ve 5S rRNA gibi küçük RNA'lar üretir. @@ RNA polimeraz II'nin bağlandığı ökaryotik genlerin transkripsiyon başlatma alanının 25 ila 35 bp yukarısında bulunan kısa nükleotid dizisi. Konsensus dizisi 5'-TATAA / TAA-3 'dir. TATA kutusu, genel transkripsiyon etmeni TFIID'ye bağlanır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TRANSKRİPSİYON[Fr. < TRANSCRIPTION] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇEVİRİ YAZI

- TRANSKRIPSİYON/TRANSCRIPTION[İng.] ile/değil/yerine/= KOPYALAMA

- TRANSKRİPSİYON[Fr./İng. < TRANSCRIPTION] ile/değil/yerine/= ÇEVİRİYAZI/KOPYALAMA

( آ) ا) > Ā, ā

أ) ا) > A,a / E,e / I,ı/ İ,i / U,u/ Ü,ü

ب > B,b

پ > P,p

ت > T,t

ث > Ŝ,ŝ

ج > C,c

چ > Ç,ç

ح > Ĥ,ĥ

خ > Ħ,ħ

د > D,d

ذ > Ź,ź

ر > R,r

ز > Z,z

ژ > J,j

س > S,s

ش > Ş,ş

ص > Ś,ś

ض > Ż,ż / Đ,đ

ط > Ş,ş

ظ > Ž,ž

ع > Ǿ

غ > Ġ,ġ

ف > F,f

ق > Ķ,ķ

ك > K,k

ل > L,l

م > M,m

ن > N,n

و > V,v / Ū,ū / Ü,ü / O,o / Ö,ö

ه > H,h / a / e

لا > La / lā

ى > Y,y / I, ı / Ī,Ī

' > ǿ )
( â > Uzun a

é > Kapalı e

ē > Uzun e

π > Patlayıcı, tonlu, art damak ünsüzü

« > Sızıcı, tonsuz, art damak ünsüzü

h > Hırıltılı, sızıcı, sedasız ön damak ünsüzü

ȋ > Uzun i

ḳ > Patlayıcı, tonsuz, art damak ünsüzü

ñ > Nazal n

ō > Uzun o

û > Uzun u )

- TRANSKRİPSİYON ile TRANSLASYON

( DNA'nın, RNA'ya çevrilmesi. İLE RNA'nın proteine çevrilmesi. )

- TRANSKRİPSİYON ile/||/<> TRANSLASYON

( Transkripsiyon DNA→RNA İLE translasyon RNA→proteindir )
( Formül: Çekirdekte İLE ribozomda )

- TRANSKRİPT[İng. < TRANSCRIPT] ile/değil/yerine/=/||/<> NOT DÖKÜM BELGESİ


- TRANSKÜTAN/TRANSCUTANEOUS[İng.] ile/değil/yerine/= DERİDEN

- TRANSKÜTANÖZ/TRANSCUTANEOUS[İng.] ile/değil/yerine/= DERİ GEÇİŞLİ

- TRANSLASYON | ÖTELENME ile/||/<> ÖTELENME

( Basınç altında bulunduğu zaman kristallerinin ana eksenine dik düzlemler boyunca kırılarak buzulun plastik akmasını sonuçlayan nitelik Özdeğin konum değiştirme devinimi 1 genel uygulayım Bir nesnenin aynı doğrultuda yer değiştirmesi 2 matematik Matematik bir uzayı ya da uzay içindeki nesneyi aynı doğrultuda bir yerden başka bir yere götürme işlemi 3 bilişim Bir çizeylemin istenen yere yüklenebilmesi için gerekli olan bütün adresleri yeniden değerlendirme işlemi Bir nesnenin aynı doğrultuda yer değiştirmesi Bir cismin ya da dizgenin tüm noktalarının koşut doğrultuda ve eşit tatarda kakması )

- TRANSLASYON ile PROTEİN SENTEZİ

( RNA'daki bilginin proteinlere dönüştürülmesi işlemi. İLE Gözelerde proteinlerin üretilmesi işlemi. )

- TRANSLATE :/yerine ÇEVİRMEK

- TRANSLİTERASYON[Fr./İng. < TRANSLITERATION] ile/değil/yerine/= HARF ÇEVİRİSİ

( Yabancı yazıların, okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması. )

- TRANSLİTERASYON/TRANSLİTERATİON[Fr. < TRANSLITÉRATION] ile/||/<> TRANSKRİBE/TRANSCRİBE[İng. < TRANSCRIBE] ile/||/<> LATİNİZE/LATİNİZE[İng. < LATINIZE]

( Bir yazılı metindeki seslerin söyleyişteki değerleri dikkate alınmaksızın başka bir alfabeyle harf harf gösterilmesi harf çevirisi )

- TRANSLİTERASYON ile/||/<> HARF ÇEVİRİSİ

- TRANSLİTERATİON[Fr. < TRANSLITÉRATION] ile/değil/yerine/=/||/<> TRANSLİTERASYON

( Bir yazılı metindeki seslerin söyleyişteki değerleri dikkate alınmaksızın başka bir alfabeyle harf harf gösterilmesi harf çevirisi )

- TRANSLITERATION[İng.] ile/||/<> TRANSLITÉRATION[Fr.] ile/||/<> TRANSLITERATION[Alm.] ile/||/<> HARF ÇEVİRİSİ

( Bir metindeki harflerin başka bir alfabedeki karşılıklarıyle gösterilmesi oldı öldi olır vb )

- TRANSLOKASYON/TRANSLOCATION[İng.] ile/değil/yerine/= YER DEĞİŞİM

- TRANSLOKASYON ile/||/<> İNVERSİYON ile/||/<> DUPLİKASYON

( Kromozomlardaki yapısal değişiklikler. )
( Formül: Karyotip: 46 ileXX veya 46 ileXY )

- TRANSLÜMINAL/TRANSLUMINAL[İng.] ile/değil/yerine/= İÇ BOŞLUKTAN

- TRANSLÜMİNASYON/TRANSILLUMINATION[İng.] ile/değil/yerine/= IŞIK GEÇİRİM

- TRANSLÜSEN/TRANSLUCENT[İng.] ile/değil/yerine/= YARI SAYDAM

- TRANSMEMBRAN/TRANSMEMBRANE[İng.] ile/değil/yerine/= ZARDAN

- TRANSMİSSİON[Fr. < TRANSMISSION] ile/değil/yerine/=/||/<> TRANSMİSYON

( Elektrikli taşıtlarda dingilin motora göre gerek dikey gerek yatay düzende hareket etmesini sağlayan organ )

- TRANSMİSYON/TRANSMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= AŞIRTIM | GENETİK AKTARIM | İLETIM

- TRANSMİSYON ile/||/<> TRANSMISSION[İng.] ile/||/<> TRANSMISSION[Fr.] ile/||/<> TRANSMISSION[Alm.] ile/||/<> GEÇİRİM

( Bir ortam ya da nesnenin bir yüzeyine gelen ve karşı yüzeyinden çıkan ışınım ya da erke yeğinlikleri arasındaki oran )

- TRANSMİTER/TRANSMİTTER[İng.] ile/değil/yerine/= UYARI AKTARICI


- TRANSMÜRAL/TRANSMURAL[İng.] ile/değil/yerine/= DUVAR TUTAN | DUVARDAN

- TRANSMUTATION[İng.] / TRANSMUTATION[Fr.] / TRANSMUTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSMÜTASYON

- TRANSÖZOFAGEAL/TRANSESOPHAGEAL[İng.] ile/değil/yerine/= YEMEK BORUSUNDAN

- TRANSPARAN[İng. < TRANSPARENT] ile/değil/yerine/= İÇ GÖSTERİR

- TRANSPARAN/TRANSPARENT[İng.] ile/değil/yerine/= SAYDAM

- TRANSPARAN[Fr. < TRANSPARENT] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞEFFAF (TRANSPARAN ELBİSE, TRANSPARAN GİYSİ, TRANSPARAN KIYAFET)

- TRANSPARENCY vs. ADVERTISEMENT

- TRANSPARENCY/TRANSPARENCY[İng.] ile/değil/yerine/= SAYDAMLIK

- TRANSPARENCY vs. FLEXIBILITY

( Saydamlık/şeffaflık. İLE Esneklik. )

- TRANSPERSONAL değil/yerine BEN-ÖTESİ


- TRANSPIRATION[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSPİRASYON

- TRANSPLANT[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSPLANT

- TRANSPLANTASYON/NAKİL/TRANSPLANTATION[İng.] ile/değil/yerine/= AKTARIM

- TRANSPLANTASYON[İng. < TRANSPLANTATION] ile/değil/yerine/= DOKU/ÖRGEN AKTARIMI

- TRANSPLANTASYON[Fr. < TRANSPLANTATION] ile/değil/yerine/=/||/<> ORGAN NAKLİ | BİTKİ NAKLİ

( organ nakli bitki nakli )

- TRANSPLANTASYON[Fr./İng. < TRANSPLANTATION] ile/değil/yerine/= ÖRGEN/BİTKİ AKTARIMI

- TRANSPLÂNTASYON ile/||/<> DOKU AŞISI

( doku aşısı )

- TRANSPLANTATION[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSPLANTASYON

- TRANSPORT[İng.] ile/değil/yerine/= TAŞINIM, TAŞIMA

- TRANSPORT[Fr. < TRANSPORT] ile/değil/yerine/=/||/<> TRANSPORT

( Bir yerden başka bir yere taşıma iletme taşımacılık )

- TRANSPORTASYON | TAŞINIM ile/||/<> TAŞINIM

( Kimyasal tepkimeler ya da fiziksel olaylarda özdeğin uzay içinde bir konumdan bir başka konuma götürülmesi Kütle kıvıl yük ya da erkenin genellikle özdecik çarpışmaları sonucu ortamın bir yerinden ilgili değişkenleri daha düşük bir yerine aktarılması )

- TRANSPORTATION :/yerine ULAŞIM

- TRANSPORTER[İng. < TRANSPORTER] ile/değil/yerine/=/||/<> TRANSPORTER

( yükçeker )

- TRANSPOZE ile ŞET

( ... İLE Türk musikîsinde bir makamı kendi perdelerinden daha tiz ya da pes perdelerde çalma. )

- TRANSPOZİSYON/TRANSPOSITION[İng.] ile/değil/yerine/= YER DEĞİŞİMİ

- AŞKIN/SAL = MÜTEALİ = TRANSCENDENTAL[İng., Fr.] = TRANSZENDENTAL[Alm.] = TRANSCENDERE[Lat.]

- TRANSSEXUEL[Fr. < TRANSSEXUEL] ile/değil/yerine/=/||/<> TRANSSEKSÜEL

( Hormon tedavisi görüp ameliyat olarak cinsiyet değiştiren )

- TRANSURANIC ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS TRANSURÉS[Fr.] / TRANSURANCE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSURANİK ELEMENTLER, TRANSURANUM ELEMENTLERİ

- TRANSVERSE[İng.] ile/değil/yerine/= ENINE

- TRAPATT DIODE[İng.] / DIODE TRAPATT[Fr.] / TRAPATT-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRAPATT DİYOTU


- TRAPEZ[Fr.] ile/değil/yerine/= SALINCAK

( Alt uclarına bir çubuk bağlanmış bulunan iki düşey ipten yapılmış salıncağa benzer bir jimnastik aracı. | Trapezci. )

- TRAPEZ ile/||/<> TRAPEZ[Fr. < TRAPÈZE]

( İki ucundan iple yere koşut olarak asılı demir ya da sağlam ağaçtan yapılmış asılma aracı yamukkas Uçlarına bir çubuk bağlanmış bulunan iki düşey ipten yapılmış bir jimnastik ve gösteri salıncağı trapèze 1 geometride yamuk 2 trapez 3 sırttaki bir kas R τράπεζα trapeze )

- TRAPEZ ile TRAPEZCİ/LİK ile TRAPEZLİ ile TRAPEZSİZ

- TRAPEZE ARTIST[İng.] ile/||/<> TRAPÉZISTE[Fr.] ile/||/<> TRAPEZ-KÜNSTLER[Alm.] ile/||/<> TRAPEZCİ

( Trapez üstünde çeşitli tehlikeli gösteriler yapan sanatçı )

- TRAPEZE[Fr. < TRAPÈZE] ile/değil/yerine/=/||/<> TRAPEZ

( Alt uçlarına bir çubuk bağlanmış bulunan iki düşey ipten yapılmış salıncağa benzer bir jimnastik aracı trapezci )

- TRAPPE[Fr. < TRAPPE] ile/değil/yerine/=/||/<> TRAP

( Hendek tuzak Sahnede yerde bulunan kapak )

- TRAŞ BIÇAĞI, JİLET [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]

- TRAŞ BIÇAĞI, JİLET [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- TRAS/TRASS[Alm. < TRASS] ile/||/<> TÜF/TUF[Fr. < TUF] ile/||/<> BENTONİT/BENTONİTE[İng. < BENTONITE]

( Volkanik tüf )

- TRAŞ ile/ve "ETEK TRAŞI"


- TRASE/TRACING[İng.] ile/değil/yerine/= YOL, İZ

- TRASH[İng.] ile/||/<> ÇÖP SEPETİ

- TRASS[Alm. < TRASS] ile/değil/yerine/=/||/<> TRAS

( Volkanik tüf )

- TRATA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> TRATA

( Torbalı balık ağı )

- TRAUMA[Fr. < TRAUMA] ile/değil/yerine/=/||/<> TRAVMA

( sarsıntı Bir doku veya organın yapısını biçimini bozan ve dıştan mekanik bir tepki sonucu oluşan yerel yara örselenme )

- TRAUMA[İng.] ile/||/<> YARALANMA

( Canlı üzerinde beden ve ruh açısından önemli ve kapsamlı incinme ve yaralanma belirtileri bırakan yaşantılar )

- TRAUMAT-/TRAUMATO- ile/||/<> HELC-/HELCO-

( Yara. İLE/||/<> Ülser, ülser yapan, dokuyu yiyen yara. )

- TRAUMATİQUE[Fr. < TRAUMATIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> TRAVMATİK

( Travmayla ilgili Travmaya yol açan )

- TRAUMATOLOGY[İng.] ile/||/<> TRAVMATOLOJİ[Fr. < TRAUMATOLOGIE]

( Yaralanmaların etki ve tedavisini konu alan bilim dalı )

- TRAVAY LABOUR[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞUM EYLEMİ


- TRAVEL vs. JOURNEY vs. TRIP vs. EXPEDITION

- TRAVEL :/yerine SEYAHAT

- TRAVELİNG | KAYDIRMA ile/||/<> KAYDIRMA ile/||/<> KAYDIRMAK

( Sinema TV Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi özellikle öne geriye yanlara aşağıya yukarıya sürekli devinimi Karşı namlu üzerinden kaydırılarak yapılan doğru dürtüş Savunmanın belirli bir anında oyunun güç noktasını birden bire değiştirmek Bir bilgi birimindeki öğeleri ikilleri sayamakları damgaları sola ya da sağa doğru taşıma aritmetiksel kaydırma mantıksal kaydırma Bir şeye özgü olan adın onunla benzerliği ya da herhangi bir ilgisi bulunan başka bir şeye de ad olarak verilmesi masanın ayağı dağın eteği makinenin kolu gibi gaydırma Evlerin bitişiğine araba kağnı odun vb şeyler koymak üzere yapılmış kulübe Özgüney Yalvaç Isparta gaydırma Yukarıtırtar Yalvaç Isparta Kadın fesi Çallı Burhaniye Balıkesir Söz sanatı terimi Bir şeye özel olan adın onunla benzerliği veya herhangi bir ilgisi bulunan başka bir şeye de ad olarak verilmesi Masanın ayağı Dağın eteği Makinenin kolu gibi 1 Bir yatırımın satışından elde edilen nakit paranın bir başka yatırımda kullanılması 2 Bir ülkenin uluslararası para piyasasına müdahale ederek ülkesinden para çıkışını durdurması 3 İki ülke arasında yapılan ticarette ödeme bedellerinin satıcı veya alıcı tarafından kabul edilebilen başka bir para birimine çevrilmesi )

- TRAVELİNG | KAYDIRMA ile/||/<> VİNÇ

( Sinema/TV. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi; özellikle öne, geriye, yanlara, aşağıya, yukarıya sürekli devinimi. @@ Karşı namlu üzerinden kaydırılarak yapılan doğru dürtüş. @@ Savunmanın belirli bir anında, oyunun güç noktasını birden bire değiştirmek. @@ Bir bilgi birimindeki öğeleri (ikilleri, sayamakları, damgaları) sola ya da sağa doğru taşıma, bk. aritmetiksel kaydırma, mantıksal kaydırma. @@ Bir şeye özgü olan adın, onunla benzerliği ya da herhangi bir ilgisi bulunan başka bir şeye de ad olarak verilmesi (masanın ayağı, dağın eteği, makinenin kolu gibi). @@ [gaydırma]: Evlerin bitişiğine araba, kağnı, odun vb. şeyler koymak üzere yapılmış kulübe. (Özgüney *Yalvaç -Isparta) [gaydırma] : (Yukarıtırtar *Yalvaç -Isparta) @@ Kadın fesi. (Çallı *Burhaniye -Balıkesir) @@ (Söz sanatı terimi) Bir şeye özel olan adın, onunla benzerliği veya herhangi bir ilgisi bulunan başka bir şeye de ad olarak verilmesi. Masanın ayağı, Dağın eteği, Makinenin kolu gibi. @@ 1. Bir yatırımın satışından elde edilen nakit paranın bir başka yatırımda kullanılması. 2. Bir ülkenin uluslararası para piyasasına müdahale ederek ülkesinden para çıkışını durdurması. 3. İki ülke arasında yapılan ticarette ödeme bedellerinin, satıcı veya alıcı tarafından kabul edilebilen başka bir para birimine çevrilmesi. @@ @@ )

- TRAVELLER vs. TOURIST

- TRAVELLING COMPANY[İng.] ile/||/<> THÉÂTRE AMBULANT[Fr.] ile/||/<> WANDERTHEATER[Alm.] ile/||/<> GEZİCİ TOPLULUK

( 1 Belli bir yeri olan ama gidebileceği yerlere sık sık geziler yapıp oyunlar veren tiyatro 2 Belli bir yeri olmayıp özel araçlarla her yana gidip oyunlar veren topluluk )

- TRAVELLING THEATRE[İng.] ile/||/<> THÉÂTRE AMBULANT[Fr.] ile/||/<> WANDERTHEATER[Alm.] ile/||/<> GEZİCİ TİYATRO

( Belli yerleşik bir düzeni olmayan kentten kente köyden köye gezerek oyunlar oynayan tiyatro )

- TRAVERS | TABANLIK ile/||/<> TABANLIK

( tabanlık I tabanlık II )

- TRAVERS[Fr. < TRAVERSE] ile/değil/yerine/=/||/<> TABANLIK

- TRAVERS[Fr.] ile TRAVERTEN[Fr. < TRAVERTİN]

( Üzerine rayların yerleştirildiği, yere enine konulmuş demir ya da ağaç parçaların her biri. | Ayağın rahat etmesi için ayakkabı içine yerleştirilen kumaş parçası, tabanlık. İLE Bazı kaynak sularının dibinde biriken, kalkerli ya da silisli tortu, pamuk taşı. )

- TRAVERTEN[Fr. < TRAVERTIN] ile/||/<> PAMUKTAŞ

( pamuktaş )

- TRAVERTEN ile MERMER

( Yeraltı sularının çözünmüş olarak bulunan kalsiyum karbonatın, yeryüzünde çökelmesi sonucunda oluşmuş doğal bir taş. İLE Kalkerlerin, ısı ve basınç altında metamorfizmaya uğrayarak tekrar kristalleşmesi sonucunda oluşan taş. )
( Mermere göre daha yumuşak bir kayaçtır.
Daha parlak, daha dayanıklı ve sağlıklı bir yapıya sahiptir.
Mermere göre, daha kolay işlenir ve parlatma açısından cilâlamayı çabuk kabullenir.
Doğal yapısını korumaya yönelik bakım yapmayı gerektirir.
Yüzeyi, sünger gibi deliklidir ve hafiftir.
Daha doğal bir görünümü vardır.

İLE

Travertene göre daha sert bir kayaçtır ve saha sert yüzeylidir.
Daha zor işlenir.
Belirli dönemlerde silinmesi ve parlatılması gerekir. )

- TRAVERTEN ile/||/<> PAMUK TAŞI

- TRAVERTIN[Fr.] ile/||/<> PAMUK TAŞI

( kefekî taşı traverten pamuktaş jeoloji )

- TRAVERTİN[Fr. < TRAVERTIN] ile/değil/yerine/=/||/<> TRAVERTEN

( Birtakım kaynak sularının dibinde biriken kalkerli veya silisli tortu pamuk taşı )

- TRAVESTİ[Fr. < TRAVESTI] ile/değil/yerine/=/||/<> TRAVESTİ

( Kadın gibi giyinip süslenen eş cinsel )

- TRAVESTIE[Alm.] ile/||/<> TRAVESTİ[Fr. < TRAVESTI] | GÜLÜNÇLEME

( Özü değiştirmeden biçimini değiştirip gülünç yapan yazın türü Bunun için çoğu kez tanınmış konular ele alınmıştır örnekler çokça güldürür Örn Nestroy komedyalarında Richard Wagnerin operaları travestileri gülünçleme )

- TRAVMA:
DOĞA KAYNAKLI
ile/ve/ne yazık ki/||/<> İNSAN KAYNAKLI

- TRAVMA/BLOKAJ ile/ve AYDINLANMA

- TRAVMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DENEYİM

( [örüntüsü/bağlamı/öyküsü/anlamı] Yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vardır. )

- TRAVMA["TROVMA" değil!]/TRAUMA[İng.]/DARBE[Ar.] ile/değil/yerine/= ÖRSELENME

- TRAVMATİK/TRAUMATIC[İng.] ile/değil/yerine/= ÖRSELEYİCİ, YARALAYICI, SARSICI

- TRAVMATİZASYON/TRAUMATIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÖRSELENME, YARALANMA, SARSILMA

- TRAVMATOLOJİ[Fr. < TRAUMATOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> SARSINTI BİLİMİ

- TRAVMATOLOJİK[Fr. < TRAUMATOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> SARSINTI BİLİMSEL

- TRAWL[İng. < TRAWL] ile/değil/yerine/=/||/<> TROL

( Teknelerle suyun dibinde sürüklenerek çekilen huni biçiminde geniş ağızlı balık ağı Genel ağ üzerinden sosyal ortamlarda gizli kimliklerle başkalarını avlamak dolandırmak alay etmek yanlış yönlendirmek vb üzere kurulan tuzak trolcü )

- TREADMILL[İng.] ile/değil/yerine/= KOŞU BANDI

- TREASURY BOND, TREASURY BILL[İng.] ile/||/<> HAZİNE BONOSU ile/||/<> GOVERNMENT BOND[İng.] ile/||/<> DEVLET TAHVİLİ

( Hazinenin kısa dönemli finansman gereksinimini karşılamak amacıyla çıkarılan bir yıldan kısa vadeli devlet iç borçlanma senedi devlet tahvili hazine açığı Devletin ödünç fon sağlamak amacıyla değişken veya sabit faizli kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkardığı bir yıldan uzun vadeli borç senedi devlet iç borçlanma senetleri hazine bonosu )

- TREAT :/yerine DAVRANMAK, TEDAVİ ETMEK

- TREATMENT :/yerine TEDAVİ


- TREATY vs. PREARRANGED-FEEDBACKED

- TREATY :/yerine ANTLAŞMA

- TREATY =/<> CONTRACT =/<> AGREEMENT =/<> CONVENTION =/<> COVENANT

( Antlaşma. )

- TREE SPARROW[İng.] ile/||/<> MOINEAU FRIQUET[Fr.] ile/||/<> PASSER MONTANUS[Lat.] ile/||/<> FELDSPERLING[Alm.] ile/||/<> AĞAÇ SERÇESİ

( Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının serçegiller Passeridae familyasından 14 5 cm kadar uzunlukta sırtı kahverengi karnı kül rengi ak Avrupa ve Asyada orman ve bahçelerde yaşayan bir tür Dağ serçesi )

- TREE :/yerine AĞAÇ

- TREHALOSE[İng.] ile/değil/yerine/= TREHALOZ

( İki glikoz molekülünden oluşan bir şekerdir. C12H22O11 formülü ile gösterilir. Bazı omurgasız hayvanlar, bakteriler, mantarlar ve bitkiler donmaktan ve susuzluktan korunmak için enerji kaynağı olarak trehaloz sentezler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TREKKİNG ile/değil/yerine/= DAĞ YÜRÜYÜŞÜ

- TREKKİNG[İng. < TREKKING] ile/değil/yerine/=/||/<> TREKKİNG

( doğa yürüyüşü )

- TREKKING yerine YÜRÜYÜŞ/DAĞ YÜRÜYÜŞÜ

- TRELLE'Lİ ANTIMUS ile/ve/||/<> MİLET'Lİ İZİDOR

( Ayasofya'nın mimarları. )

- TREMENDOUS :/yerine MUAZZAM

- TREMOLİT ile/||/<> AMFİBOL

( amfibol jeoloji Kayaç yapıcı mineral grubu Karışık ve Ca Na Ma Fe Mg Al Ti elemanlarının yer aldığı çift zincirli oksit silis tuzları metalik olmayan parıltı çoğu monoklinal pek azı rombusal 1 eşeğimli amfiboller Tremolit arı Ca Mg silikatları renksiz gri ak yeşilimsi çizgi ak sertlik 5 6 yoğunluk 2 93 1 ışıntaşı Bir bölüm demir oksit kapsadığı için koyu yeşil çizgi ak griak sertlik 5 6 yoğunluk 33 2 bayağı hornblend Daha çok Al ve üç değerli Felidir koyu yeşil yeşil kara çizgi ak sertlik 5 6 yoğunluk 33 47 sodyumlu amfiboller Arfvedsonit koyu mavi çizgi mavi gri sertlik 5 6 yoğunluk 3 4 Pibekit Koyu yeşil çizgi gri mavi sertlik 4 yoğunluk 3 393 44 barke vikit Koyu kahverengi çizgi koyu gri yeşil sertlik 5 6 yoğunluk 3 33 52 krokıtfolit Kahverengi gri mavi çizgi mavi sertlik 4 yoğunluk 3 33 3 glokofan Mavi koyu mavi gri çizgi gri mavi sertlik 66 5 yoğunluk 32 15 Eşeğimli amfibollerin çoğu telli ışınsal büyüyüşler gösterebilirler Bunlar asbest adı ile sanayide kullanılırlar 2 kübik amfiboller Antofillit gri kahverengi yeşil çizgi ak gri ak sertlik 5 56 yoğunluk 2 93 2 jeoloji )

- TREMOLİTE[Fr. < TRÉMOLITE] ile/değil/yerine/=/||/<> TREMOLİT

( İçinde magnezyum kalsiyum demir ve alüminyum bulunan amfibol grubundan doğal silikat )

- TREMOR[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREME

- TREMPLİN[Fr. < TREMPLIN] ile/değil/yerine/=/||/<> TRAMPLEN

( Yüzme sporunda suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit öteki ucu esneyen sıçrama tahtası Kayakta atlamayı yapan sporcuya gerekli hızı sağlayan özel olarak düzenlenmiş eğik alan )

- TREN ile HIZLI TREN ile TRAMVAY ile HIZLI TRAMVAY ile METRO ile FÜNİKÜLER

- TREN ile MOTOTREN[Fr.]

( ... İLE Bir termik motorla çalışan, yolcu taşıyan demiryolu taşıtı. )

- TREN ile TREN KAZASI

- TRENÇKOT[İng. < TRENCH-COAT] ile/değil/yerine/= YAĞMURLUK

( İçi astarlı, kemerli, su geçirmez yağmurluk. )

- TRENÇKOT[İng. < TRENCH-COAT] ile/değil/yerine/=/||/<> YAĞMURLUK


- TRENÇKOT ile TRENÇKOTLU

- TREND vs. TO MARK A NEW EPOCH

- TREND ile ÇIĞIR AÇMAK

- TREND :/yerine EĞİLİM, AKIM

- TREND ile/değil/yerine/= EĞİLİM

- TREND ile EKOL

- EĞİLİM/TREND[İng.] ile FURYA[İt. < FURIA]

( Eğilim. İLE Olağandan çok fazla bulunma durumu. )

- TREND[İng. < TREND] ile/değil/yerine/=/||/<> TREND

( eğilim )

- [ne yazık ki]
"TRENİ/OTOBÜSÜ KAÇIRMAK"
ile/ve/değil/||/<>/< DOĞRU DURAKTA VE ZAMANINDA BULUNMAMAK

- TRENT/TREND[İng.] ile/değil/yerine/= EĞİLIM


- THREONINE[İng.] / THREONIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TREONİN

- TRESLECHES[İsp. < TRESLECHES] ile/değil/yerine/=/||/<> TRİLEÇE

( Pandispanya kekinin üzerine şekerle kaynatılmış inek manda ve keçi sütü karışımının dökülmesiyle yapılan bir tür tatlı )

- TRETUVAR[Fr. < TROTTOIR] ile/değil/yerine/=/||/<> YAYA KALDIRIMI

- TRETUVAR/TROTUAR[Fr. < TROTTOIR] ile/değil/yerine/= YAYA KALDIRIMI

- TRI-N-HEXYLALUMINIUM[İng.] / TR, -N-HEXYLALUMINIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİ-N-HEKSİLALÜMİNYUM

- TRI-N-HEKSALAMINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİ-N-HEKZİLAMONYUM

- TRI-[İng.] / TRI-[Fr.] / TRI-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİ-

- TRİAD[Osm.] / TRIADE[İng.] / TRIADE[Fr.] / TRIADE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAD

- TRİAJ[Fr.] ile/değil/yerine/= İLK TANI/BAKI

- TRIACONTANE[İng.] / TRIACONTANE[Fr.] / TRIAKONTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAKONTAN


- TRIAKONTANOL[İng.] / TRIAKONTANOL[Fr.] / TRIAKONTANOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAKONTANOL

- TRİAKSİYEL/TRIAXIAL[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ EKSENLİ

- TRIAL :/yerine DENEME, DURUŞMA

- TRIALKYLALUMINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİALKİL ALÜMİNYUM

- TRIALKYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİALKİLAMİN

- TRIALLYLAMINE[İng.] / AMINE DE TRIALLYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİALLİLAMİN

- TRIAMINE[İng.] / TRIAMINE[Fr.] / TRIAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMİN

- TRIAMINOBENZENE[İng.] / TRIAMINOBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMİNOBENZEN

- TRIAMINOBENZÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİAMİNOBENZÈNE

- TRIAMORPHA[İng.] / TRIAMORPHE[Fr.] / TRIAMORPH[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMORF


- TRIAMCINOLONE ACETONIDE[İng.] / TRIAMCINOLONE ACÉTONIDE[Fr.] / TRIAMCINOLON ACETONID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMSİNOLON ASETONİD/ASETONÜR

- TRIAMTERENE[İng.] ile/değil/yerine/= TRİAMTEREN

- TRIANGULATION[Fr.] ile/||/<> NİRENGİ NOKTASI

( coğrafya )

- TRİANGÜLER/TRIANGULAR[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇGENIMSİ

- TRİYAS[Fr.] ile/> PLİYOSEN[Fr. < Yun.]

( İkinci Çağın yaklaşık kırk beş milyon yıllık dönemi. İLE/> Üçüncü çağın en son dönemi. )

- TRİAS[Fr. < TRIAS] ile/değil/yerine/=/||/<> TRİYAS

( İkinci Çağ ın yaklaşık kırk beş milyon yıllık dönemi )

- TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTATE[Fr.] / TRI-ACETAT, AZETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETAT

- TRIACETIN, GLYCEROL TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTINE[Fr.] / TRIASETIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETİN, GLİSERİN TRİASETAT

- TRIACETONAMINE[İng.] / TRIACÉTONAEMINE[Fr.] / TRIACERONAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETONAMİN

- TRİATHLON[Fr. < TRIATHLON] ile/değil/yerine/=/||/<> TRİATLON

( Yüzme koşu ve bisiklet yarışından oluşan atletizm dalı Slalom tüfekle ateş kayak yarışlarından oluşan spor dalı )

- TRIAZANE[İng.] / TRIAZANE[Fr.] / TRIAZAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZAN

- TRIAZANO-[İng.] / TRIAZANO-[Fr.] / TRIAZANO[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZANO

- TRIAZENE[İng.] / TRIAZÉNE[Fr.] / TRIAZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZEN

- TRIAZINE[İng.] / TRIAZINE[Fr.] / TRIAZINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZİN

- TRIAZINYL[İng.] / TRIAZINYLE[Fr.] / TRIAZINYL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZİNİL

- TRIAZOLE[İng.] / TRIAZOL[Fr.] / TRIAZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZOL

- TRİAZOLYL[Osm.] / TRIAZOLYLE[İng.] / TRIAZOLYLE[Fr.] / TRIAZOLYL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZOLİL

- TRIAZOLONE[İng.] / TRIAZOLONE[Fr.] / TRIAZOLONE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZOLON

- TRIBASIC[İng.] / TRIBASIQUE[Fr.] / DREIBASISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBAZİK

- TRIBE :/yerine KABİLE


- -TRIBE ile/||/<> -TRIPSY

( Ezici, ovucu, aşındırıcı, bastırıcı araç. İLE/||/<> Ezici ameliyat, parçalama. )

- TRIBENZYL[İng.] / TRIBENCIL[Fr.] / TRIBENZYL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBENZİL