| G... |

- GÖSTERME/LİK ile GÖSTERMECİ/LİK ile GÖSTERME HAKKI ile GÖSTERME ZARFI ile GÖSTERME SIFATI ile GÖSTERME ZAMİRİ ile GÖSTERME PARMAĞI ile GÖSTERME HASTALIĞI

- GÖT-GÖBEK (SALMAK, BÜYÜTMEK)

- GÖT KOKUSU değil/yerine/||/<>/< TER ya da BOK KOKUSU

- GOTİK ile GOTİK SANAT ile GOTİK HARFLER

- GOTİK ile/||/<> ULUSLARARASI GOTİK ile/||/<> STİL GALANTE

( Avrupa'da Ortaçağ mimarisine verilen ad. XII. yüzyılın ortasından Rönesans'a kadar süreci içeren Gotik, resim ve heykel de kapsayan geniş bir sanat akımıdır. Geç Gotik, Uluslararası Gotik (Bkz. "Bkz." ile geçen madde) altı bir dönemi niteler. İLE/||/<> XIV. yüzyıl sonunda ilk kez Fransız sarayında beliren bir sanat üslûbu. Bir üslûp olarak temelde Gotik'e bağlı olan bu anlayışta özellikle manzara ayrıntılarına, hayvanlara ve giysilere gerçekçi bir yaklaşım söz konusudur. Ama bu gerçekçilik, daha geç dönemin esinini doğadan alan ve Masaccio ile Donatello'nun yapıtlarında anlatımını bulan gerçekçi yaklaşımdan farklıdır. İLE/||/<> Zarif üslûp. Almanya'da XIV. yüzyıl sonu ile XV. yüzyıl başında egemen olmuş bir sanat anlayışı. Uluslararası Gotik'le sıkı sıkıya ilişkili olan bu anlayışta, figürler yumuşak, zarif ve incelikli bir biçimde betimlenir, sıcak renklerle boyanırdı. )

- GOTO PAIR[İng.] / PAIRE DE GOTO[Fr.] / GOTO-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= GOTO ÇİFTİ

- GÖTÜ-BAŞI (AÇIKTA GEZMEK/AYRI OYNAMAK)

- GÖTÜ KALKMAK ile/ve/değil/yerine KANI BİTLENMEK

- GÖTÜN GÖTÜN (UZAKLAŞMAK/KAÇMAK)

- GÖTÜNLE" GÜLMEK değil GÖTÜYLE GÜLMEK


- GÖTÜRMEK ile DEVİRMEK

- GÖTÜRMEK ile GÖTÜRTMEK ile GÖTÜRÜLMEK ile GÖTÜREBİLMEK ile GÖTÜRÜ ile GÖTÜRÜ İŞ ile GÖTÜRÜ TUR ile GÖTÜRÜ PAZARLIK

- GÖTÜRMEK ile YÜRÜTMEK

- GÖTÜRÜ ile GÖTÜRÜM ile GÖTÜRÜŞ

( Para ile satın alınan şeyler ya da para karşılığında yapılan işler için toptan fiyat vererek. İLE Dayanma. İLE Götürme eylemi ya da biçimi. )

- GÖTÜRÜLMEK ile/ve/değil/yerine GİTMEK

- GÖTÜRÜM ile GÖTÜRÜMLÜ ile GÖTÜRÜMSÜZ

- GÖVDE

( STEM )

- GÖVDE AMELİYATI ile/ve/||/<> MANEVİ AMELİYAT

( [Kişinin] Uyut(ul)ması gerekir. İLE/VE/||/<> Uyan(dırıl)ması gerekir. )

- GÖVDE GELİŞTİRME ile/değil/yerine FITNESS

( )

- GÖVDE/İNSAN ile/ve/<>

( İNSAN ve NEY: 60 )

- GÖVDE ISISINDA:
41/42 ÜSTÜ
ile/ve/||/<> 34.5 ALTI ile/ve/||/<> 31 ALTI

( Tehlikelidir. İLE/VE/||/<> Tehlikelidir. İLE/VE/||/<> Ölümcüldür. )

- GÖVDE VE DALLAR = SÂK VE A'ZÂ = TIGE ET RAMEAUX

- GÖVDE ve/||/<>/> ANLIK ve/||/<>/> BİR/LİK

- GÖVDE ve/||/<> ANLIK(ZİHİN) ve/||/<> TİN

( Çap/çeper. VE/||/<> Yarıçap. VE/||/<> Merkez. )

- GÖVDE = BEDEN = BODY[İng.] = CORPS[Fr.] = DAS LEIB, DER KÖRPER[Alm.] = IL CORPO[İt.] = EL CUERPO[İsp.] = CORPUS[Lat.] = TO SOMA, HO KHROS[Yun.] = CİSM, CESED, CURM[Ar.] = BEDEN[Fars.] = HET LICHAAM[Felm.] = DEHA[Sansk.]

- GÖVDE ile/ve

- GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN

( Gövde ve gövdeyle özdeşlik duygusu var oldukça, düş kırıklıkları kaçınılmazdır. )
( Gövde olmadığında siz gövdeden ayrılmış değilsiniz - sadece Siz'siniz. )
( Gövde, üzerinde aşırı konsantrasyon kendi amacına ters düşer ve aksi sonuç verir. )
( Kendinin, gövde ve zihin olmadığını bilen bir kişi, bencil olamaz. Çünkü, bencillik nedeni olabilecek bir şeye sahip değildir. )
( Benlik, öylesine kendinden emindir ki, cesâreti tümüyle kırılmadıkça vazgeçmez. )
( Bir gövdede odaklanmış sonsuz olansınız. )
( "Ben Gövde'yim" düşüncesini yok edin, o zaman iç ve dış bir olacak. )
( "Ben Gövde'yim" düşüncesinin ötesine geçin. )
( Gövde ve zihin sınırlılardır, onun için de incinmeye açıklardır, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )
( Gövde ve zihin içinde olmadığınızı, fakat her birinin de farkında olduğunuzu bilmek, kendini-biliştir. )
( Sükûnet ve sessizlik içinde "Ben" kabuğu erir ve iç ile dış bir olur. )
( Her kim, varoluşu hakkında bir yanıt arayarak düşünürse ve kendi kaynağını bulmayı içtenlikle isterse, her zaman mevcut olan "Ben-im" duygusunu kavrayabilir ve zihni karartan bulutlar dağılıp, varlığın özü tüm ihtişamıyla görününceye dek onun üzerinde büyük dikkatle ve sabırla durabilir. )
( As long as there is the body and the sense of identity vs. the body, frustration is inevitable.
Without the body you are not disembodied - you Just are.
The self is so self confident, that unless it is totally discouraged, it will not give up.
Go beyond the I-am-the-body idea.
The body and the mind are limited and therefore vulnerable; they need protection which gives rise to fear.
Whoever is puzzled by his very existence as a conscious being and earnestly wants to find his own source, can grasp the ever-present sense of I am and dwell on it assiduously and patiently, till the clouds obscuring the mind dissolve and the heart of being is seen in all its glory. )

- GÖVDE ile/ve/||/<> BİLİNÇ

( Zuhur/tezahür. İLE/VE/||/<> Tecelli. )
( Kişi, önce gövdesine bakmalıdır. )
( İnsan gövdesi, doktoru, eczanesi kendinde olan bir yapıya sahiptir. )
( MENZİL-İ CÂN: İnsan gövdesi. | Ulvî âlem. )
( TENÂVÜR[Ar.]: İri gövdeli kişi. )

- GÖVDE ile/ve/<> BÜNYE[Ar.]

- GÖVDE ve/||/<> EV ve/||/<> EVREN

( Bilinç. VE/||/<> Kişi. VE/||/<> Yaşam. )
( Tohum. VE/||/<> Ağaç. VE/||/<> Meyve. )

- GÖVDE ile KONGÖVDE

( ... İLE Palmiyelerde olduğu gibi, üzerinde yaprak kalıntıları, izleri bulunan dalsız, budaksız gövde. )

- GÖVDE ve/<> MÂBED

( Mâbedine[gövdesine] bakmayan, mâbâdına[kıçına] bakmak zorunda kalır. )
( Akılsız başın cezasını, ayaklar çeker. )

- GÖVDE = SÂK = TIGE

- GÖVDE ile/ve/<> ZİHİN

( Gövde ile gövdede barınan bilinç arasında zihin yer alır. )
( Gövde, ölçüsünü bilir, ama zihin bilmez. )
( Gövde ve zihin sınırlılardır, onun için de incinmeye açıklardır, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )
( Gövde, dış varlığı, bilinç iç varlığı tanımlar, saf farkındalık halinde ise En Yüce Olan'la temas kurulur. )
( Gövdenin ötesine geçmek için sağlıklı olmalısınız; zihnin ötesine geçmek için ise zihniniz kusursuz bir düzen içinde olmalı. )

- GÖVDE ve/||/<> ZİHİN ve/||/<> KALP ve/||/<> HİÇ

( Deneyim aradığımızda. VE/||/<> Bilgiyi aradığımızda. VE/||/<> Tanrı'yı aradığımızda. VE/||/<> Hakikati aradığımızda. )

-

- DİNLENME:
GÖVDEDE
ile/ve/||/<> BEYİNDE ile/ve/||/<> GÖNÜLDE

( Uzanarak. İLE/VE/||/<> Uyuyarak. İLE/VE/||/<> Paylaşarak![Aynı zaman ve mekânda, aynı durumları paylaşarak!] [Söyleşerek DEĞİL susuşabilerek!] )

- ÖLMEK:
GÖVDEDE
ile/ve/değil/yerine/<>/< KENDİNDE

- GÖVDE/DE:
YIĞILMA
ile/ve/değil/||/<> ASILMA

( Doku. @@ Kas ve fasya. )

- GÖVDEDEN DOĞMAK/DOĞAN ile/ve TOPLUMDAN DOĞMAK/DOĞAN ile/ve KENDİNDEN DOĞMAK/DOĞAN


- GÖVDELENMEK ile GÖVDE ile GÖVDELİ/LİK ile GÖVDESEL ile GÖVDESİZ/LİK ile GÖVDE GÖSTERİSİ

- GÖVDE/MİZ:
OKSİJEN
ve/||/<> KARBON ve/||/<> HİDROJEN ve/||/<> NİTROJEN ve/||/<>
KALSİYUM
ve/||/<> FOSFOR ve/||/<> + 54 ÖĞE

( %65 ve/||/<> %18 ve/||/<> %10 ve/||/<> %3 ve/||/<> %1.4 ve/||/<> %1.1 ve/||/<> + %0 - 0.99 )

- GÖVDEMİZİ ...:
(YETERİNCE) KULLANMAMAK
ile/ve/değil/ne yazık ki/=/||/<>/> KÖTÜYE KULLANMAK

- GÖVDE(N):
[ne] ATMAK
ve [ne de] TAPMAK

- GÖVDENİN/TEN'İN ABDESTİ ile/ve AKIL'IN/VİCDANIN ABDESTİ ile/ve NEFS'İN ABDESTİ

( Su ile. İLE/VE Gözyaşı ile. İLE/VE Kelâm/sohbet ile. )

- GÖVDE'NİN:
ABDESTİ
ile/ve KULLUĞU

( Su ile. İLE/VE İşlevi ile. )

- GÖVDENİN ANATOMİK YAPISI = SÂKIN İNTİSÂC-I TEŞRÎHÎSİ = STRUCTURE ANATOMIQUE DE LA TIGE

- GÖVDENİN DENGESİNDE: SU ve TUZ

- GÖVDENİN EYLEMİ ile/ve/<> NEFSİN EYLEMİ ile/ve/<> ÖZÜN EYLEMİ

( El ile. İLE/VE/<> Hayal ile. İLE/VE/<> Sevgi ile. )

- ENGELLİLER:
GÖVDESEL
ile/ve/ne yazık ki/||/<> DUYUSAL ile/ve/ne yazık ki/||/<> İŞİTME ile/ve/ne yazık ki/||/<> KONUŞMA ile/ve/ne yazık ki/||/<>
ZİHİNSEL
ile/ve/ne yazık ki/||/<> GEÇİCİ ile/ve/ne yazık ki/||/<> YAŞLILAR


- GÖVDESEL ile GÖVDE BAĞIMLI

- GÖVEM ERİĞİ/GEYİK DİKENİ/AKDİKEN ALIÇ[Fars. < ALUÇA] ile ALIÇ[Fars. < ALUÇA]

( Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç. İLE Bu ağacın mayhoş yemişi. )

- GÖVEM ile GÖVEM ERİĞİ

- GÖVERMEK ile GÖVERİ

- GOVERNMENT vs. DYNASTY

- GOVERNMENT :/yerine HÜKÜMET

- GOVERNOR :/yerine VALİ

- GÖYNÜK ile GÖYÜK

( Yanık. | Güneşte yanmış. | İyice olmuş yemiş/meyve. | Acısı olan, elemli. İLE Yanık, yanmış. | Sayrılık ateşi, humma. )

- GÖYNÜMEK

( İçin için yanmak. )

- GÖYNÜMEK ile GÖYNÜK


- GÖZ

( ÖZ | ÖZ'ÜN AYNASI, KAPISI, DIŞLAŞMASI | ZÂT | "SUYUN AKMAYA BAŞLADIĞI KAYNAK" )

- GÖZ AKI

- GÖZ GÖZE (GELMEK)

- GÖZ GÖZESİ ile/ve/||/<> ÇUBUK GÖZE

( ... @@ Retina tabakasında bulunan, ışığa duyarlı iki gözeden biri. )

- GÖZ:
GÜNEŞ
ve/<> GÜZELLİK

- GÖZ İÇİNE DOĞRUDAN BAKMAK yerine İKİ KAŞIN ARASINA BAKMAK

- GÖZ KAMAŞTIRMAK ile GÖZLERİ KAMAŞMIŞ ile GÖZ KAMAŞTIRMASI

- GÖZ KAPAĞI ve/+/||/<> DUDAK

( "Herşeyi görme!" diye vardır. VE/+/||/<> "Her sözü söyleme!" diye vardır. )
( Kulakta, sürekli takılı olması gereken iki küpe...

Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME! )

- GÖZ KAPAĞI ile/ve/||/<>/> PİTOZİS

( ... İLE/VE/||/<>/> Göz kapağı düşüklüğü. )

- GÖZ KAPAKLARI YANGISI(İLTİHABI) ile/ve GÖZYAŞI YANGISI(İLTİHABI)

( BLEFARİT ile/ve DAKRİYORİSSİT )

- GÖZ KARARI ile/ve EL KARARI

- GÖZ KARARI ile/değil/yerine ÖLÇÜ

- GÖZ KIRPMAK/KIPMAK ile GÖZ KIRPIŞTIRMAK/KIPIŞTIRMAK

- GÖZ KIRPMAK ile YANIP SÖNÜYOR

- GÖZ KORKUTAN ile KORKUSUZ

- EYEPIECE, OCULAR[İng.] / OCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZ MERCEĞİ

- GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK ile/ve/ya da ÇÖZMEK

- GÖZ ÖNÜNDE:
()TUTMAK()
ile/ve/değil/<> ()BULUNDURMAK()

- GÖZ ÖNÜNE ALARAK/ALMAK değil GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURARAK

- GÖZ ÖNÜNE ALARAK/ALMAK değil GÖZE ALARAK/ALMAK


- GÖZ ÖNÜNE ALMAK değil GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK

- GÖZ ÖNÜNE ALMAK değil GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK

- GÖZ ÖNÜNE ALMAK değil GÖZE ALMAK

- GÖZ RENKLERİNDE:
SEVDÂ
ile SERKÂ ile ŞEHLÂ ile ŞEVLÂ

( Siyah renkte. İLE Yeşil ya da mavi renkte. İLE Elâ ya da açık kahverengi renkte. [Gözlerin "iki ayrı yönde" gibi bakışı.] [Kadının en arzulu bakışı.] İLE Koyu kahverengi. )

- GÖZ SIVILARI'NI

- GÖZ TANSİYONUNDA:
AÇIK AÇILI
ile KAPALI AÇILI

- GÖZ UYGARLIĞI ile/ve/<> SÖZ UYGARLIĞI

( Dışa bakar. İLE/VE/<> İçe bakar. )

- GÖZ VAR, NİZAM VAR değil GÖZ VAR, İZAN VAR

( İZAN: Anlama yeteneği, anlayış. | Bir şeyin, göz ve akıl yoluyla anlaşılabilmesi. )

- GÖZ VE KULAK ve EL VE AYAK

- GÖZ YUMMA ile BAĞIŞLAMAK


- GÖZ YUMMA ile GÖZ YUMMAK

- GÖZ ve/||/<>/>/< AKIL

( Göz, odur ki; dağın arkasını göre! VE/||/<>/>/< Akıl, odur ki; başına geleni/geleceği bile! )

- GÖZ ve/<> BİLİNÇ

( Göz ve bilinç, tüm dünyayı gördüğü halde, kendini [pek] [kolay kolay] göremez. )

- GÖZ ile/ve/değil EŞİK

- GÖZ ve/||/<>/> GÖNÜL[< GÖNENME/GÖNENÇ] ve/||/<>/> AYAK

( Gözden uzak(ırak) olan, gönülden/zihinden (de) uzak(ırak) olur. )
( Göz, dostu görendir. )
( DİLÂ: EY GÖNÜL )
( Göz, nereye bakar; gönül, oraya akar. VE/||/<>/> Gönül, nereye akar; ayak, oraya koşar. )

- GÖZ ile/ve GÖRGÜ

- GÖZ ile GÖZ ALICI ile GÖZ TEMİZLEYİCİ ile GÖZ TEMİZLEME ile GÖZ MUAYENESİ ile GÖZ AÇICI ile GÖZ AĞRISI ile GÖZ YUVASI

- GÖZ ile/ve GÖZ KÜRESİ ile/ve GÖZBEBEĞİ ile/ve GÖZ ÇUKURU ile/ve GÖZ KAPAĞI

( Göz açık olmalı, aklını bulunduğu yere almalı. )
( "Suyun akmaya başladığı kaynak." )
( Göz, Zât'ı; geri kalanı, sıfatı simgeler. )
( Gözlerimiz hayatımız boyunca doğduğumuz andaki boyutlarında kalıyor. Burnumuz ve kulaklarımızın ise büyümesi hiç sona ermiyor. )
( Bir gözün, 1.800.000 damarı vardır. )
( EŞFÂR[Ar. < ŞÜFR]: Gözkapağının kenarları, kirpik yerleri. )
( Her bir göz, 130 milyon görme siniri hücresinden oluşmaktadır. )
( ... İLE ... İLE Gözbebeği, ilgi çekici bir nesneye baktığımızda ya da bir olaya şahit olduğumuzda, %45 oranında büyür. İLE ... İLE ... )
( Bazı örgenimizde, işlevlerinin tamamına ulaşması zaman alırken, gözlerimiz, sürekli olarak etkindir. )
( Gözler, saatte 36.000 bit bilgiyi işleyebiliyor. )
( Gözlerimiz, tüm öteki örgenlerimizden daha fazla olarak, beyin gücünün %65'inden yararlanıyor. )
( Neredeyse herkesin bir gözü, ötekinden az da olsa daha güçlüdür. )
( Tanrı heykellerinin gözbebeği yoktur. )

- GÖZ ile/ve GÖZDEKİ ANLAM VE DERİNLİK

- GÖZ ile/||/<> GÖZE

( Suyun çıktığı yer, kaynak. İLE/||/<> Gözlü, pınar, çeşme. | İlkbaharda çıkıp yazın kaybolan su. | Örme, örgü, yama. | Süzgeç. | Hücre. )

- GÖZ GÖZLÜK

- GÖZ ile/ve/<> İRİS[Yun.]

( ... İLE/VE/<> Saydam tabaka ile göz merceği arasında bulunan, ince, kasılabilen bir zardan oluşan, gözün renkli bölümü. )

- GÖZ ve/||/<> KALP

( Gülmek için!... :) VE/||/<> Sevmek için!... )

- GÖZ ile KENE GÖZ

( ... İLE Çok küçük gözlü. )

- GÖZ ile/ve/=/<> KİŞİLİK/AKIL

- GÖZ ile/ve/||/<> KULAK

( Simgenin/ibretin müşterisi. İLE/VE/||/<> Sözün müşterisi. )
( Göz, dostu görendir. )
( %84 İLE/VE/||/<> %11 )
( [Renklerde dalgaboyu] 400 - 700 nm. İLE/VE/||/<> 20 - 20.000 Hz aralığı. )

- GÖZ ile/ve/<> ÖNODA

( ... İLE/VE/<> Gözde, saydam tabaka ile iris arasında kalan boşluk. )

- GÖZ ile/ve/<> ÖTEKİ ÖRGENLER

( Göz dışında, kişinin çoğu örgeni, -35 °C'de donar. )
( GÖZLER, YALAN SÖYLEMEZ!

Arabası uçuruma yuvarlanmış ve sürücünün cesedi ancak birkaç hafta sonra Ağustos ayında tesadüfen bir köylü tarafından çürümüş halde bulunabilmiş.

Ölüm nedeninin trafik kazası olduğu biliniyor fakat kazanın alkolün ya da başka bir maddenin etkisi altında meydana gelip gelmediğini saptayabilmek için otopside alınan kanda 0.80 promil gram alkol bulunmuş.

Göziçi sıvısında ise alkol bulunmadığı ayrıca uyutucu ve uyuşturucu bir madde bulunmadığı rapor edilmiş.

Cesedin çürümeye başlaması ile ortamda bulunan bakteri ve mayaların etkisi ile kan şekeri tüketilirken alkol üretilir. Ağustos sıcağında çürümenin daha hızlı olması nedeniyle kanda 1.50 promil grama kadar alkol oluşabilir.

Göziçi sıvısı anatomik özelliği nedeniyle yalıtılmış bir yapıya sahiptir ve alkol yapan bakterilerin içeriye girmesine izin vermez.

Göziçi sıvısında alkol ölçümünün önemini bilen bir uzman, gözünde alkol saptanmayan sürücünün, kanında bulunan alkolün cesedin çürümesine bağlı olarak meydana geldiğini dolayısıyla kazayı alkolün etkisi altında yapmadığını rapor eder.

Ölümden sonra bile,
Gözler, yalan söylemez! )

- GÖZ ile PETEKGÖZ

( ... İLE Eklembacaklı hayvanlarda görülen, birçok görme gözesinden oluşan göz türü. )

- GÖZ YÜZ


- GÖZ ile/ve/<> YÜZ(SURAT, VECİH, ÇEHRE, SİMA[Fars.], DİDAR)

( )

- GÖZALTI/GÖZETİM/NEZÂRET[Ar.] ile GÖZ ALTI

( Birinin, güvenlik güçleri tarafından belirli bir yerde ve belirli bir süre alıkonulması. | Denetleme. İLE Yüzde gözlerin hemen altında bulunan bölüm. )

- GÖZBEBEĞİ ve/||/<> SARIBENEK

( .. VE/||/<> Gözde, ağ tabakanın ortasında bulunan ve simgenin en net olarak oluştuğu, sarı renkli duygun nokta. )

- ... değil GÖZDAĞI

- GÖZDAĞI ile GÖZDAĞI

- GÖZDE:
SİYANOLAB
ile/ve/||/<> KLOROLAB ile/ve/||/<> ERITOLAB

- GÖZDEKİ AĞ TABAKANIN EN DUYARLI NOKTASI

( ŞELEL )

- GÖZDEN ÇIKARMAK ile/değil/yerine GÖZDEN KAÇIRMAK

- GÖZDEN DÜŞEN ile/ve/||/<>/> GÖZDE (OLAN)

- GÖZDEN DÜŞME ile/ve/<>/>< YÜCELME

( İkisi de, kişiyi eşit şaşırtır. )

- GÖZDEN GEÇİRME ile KOLAÇAN ETME

( ... İLE Herhangi bir amaçla çevreyi dolaşıp pek belirli etmeksizin gözden geçirme. )

- GÖZDEN GEÇİRMEK ile/ve ELDEN GEÇİRMEK

- GÖZDEN GEÇİRMEK ile/ve/||/<> GÖZLEMLEMEK

- GÖZDEN GEÇİRMEK ile İRDELEMEK

- GÖZDEN IRAK OLAN, GÖNÜLDEN IRAK OLUR
ile/ve/değil/yerine
GÖNÜLE GİREN, GÖZDEN UZAK OLSA NE OLUR

- GÖZE ALMAK değil GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK

- GÖZE BATMA ile/değil/yerine GÖZE ÇARPMA

- GÖZE ÇEPERİ ile GÖZE ZARI

( Bitki gözelerinde bulunan ve gözeyi çevreleyen sert bir tabaka. İLE Tüm canlı gözelerinde bulunan ve gözenin içini dış ortamdan ayıran ince bir zar. )

- GÖZE DUVARI ile GÖZE ZAR

( Bitki gözelerinde bulunan ve gözeyi koruyan sert tabakadır. İLE Tüm gözelerde bulunan ve gözeyi çevreleyen esnek tabakadır. )

- GÖZE GÖZ


- GÖZE/HÜCRE ile/||/<> BÖLÜNME

( Bitki hücresi bölünmesinin ayrıntılı incelenmesi )
( Eduard Strasburger tarafından 1882 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1844-1912) (Ülke: Almanya) (Alan: Botanik) (Önemli katkıları: Mitoz, hücre bölünmesi) )

- CELL[İng.] / CELLULE[Fr.] / ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖZE/HÜCRE

- GÖZE/HÜCRE ile TURGOR

( ... İLE Gözenin çok su çekerek şişmesi, özsuyunun kıvamının azalması. )

- GÖZE/HÜCRE[Ar.]/SEL[İng. < CELL] ile/||/<> AYLITSEL[İng. < İSLET CELL]

( Göze. İLE/||/<> Adacık gözesi. )

- GÖZE ORGANELLERİNDE:
KLOROPLAST
ile/ve/<> KROMOPLAST ile/ve/<> LÖKOPLAST

( )

- CONSTANTE D'UNE CELLULE ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZE SABİTİ

- CELLULE DE VOLTAGA[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZE VOLTAJI

- GÖZE ZARI İLE SİTOPLAZMA İLE ÇEKİRDEK İLE MİTOKONDRİ İLE ER İLE GOLGİ ile/||/<> TEMEL GÖZE ORGANELLERİ

( Ökaryotik gözenin altı temel organeli ve işlevleri. )
( Formül: ATP: ADP + Pi + enerji )

- GÖZE ZARI ile/||/<> GÖZE DUVARI

( Zar esnek fosfolipit, duvar sert selüloz/kitin )
( Formül: Fosfolipit çift tabaka İLE Selüloz/Kitin )

- GÖZE, ŞEREF (İST. 1942)

( Ortaköy S. K. den kaleci olarak transfer edildi ve üç sezon (1966 - 1969) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 96 lig, 7 kupa, 3 turnuva maçı olmak üzere 106 resmi ve 9 özel maçla birlikte 115 maçta Sarıyer'de formasını giydi. Lig maçlarında 75, kupa maçlarında 5, turnuva maçlarında 3 olmak üzere resmi maçlarda 83 ve özel maçlarda yediği 17 golle birlikte toplam olarak 100 gol yedi. Kütahyaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )

- GÖZE ile DOKUMA

( Canlıların temel yapı birimi. İLE Benzer işlevleri yerine getiren gözelerin oluşturduğu yapılar. )

- GÖZE/HÜCRE[Ar.]/CELLULE[İng./Fr.] ile/ve/||/<>/> DOKU

( Canlının en küçük yapı birimi. İLE/VE/||/<>/> Benzer gözelerin bir araya gelmesiyle oluşan yapı birimi. )

- GÖZE ile LENFOSİT[Fr.]

( ... İLE Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan gözesi. )

- GÖZE ile ORGANEL

( Canlıların temel yapı birimi. İLE Gözenin işlevlerini yerine getiren küçük organcıkları. )

- GÖZE ile ZOOSPOR[Fr. < Yun. ZOON: Hayvan. | SPOROS: Tohum.]

( ... İLE Suda yaşayan mantarlarda ve suyosunlarında bulunan, selüloz zardan yoksun, üzerindeki iki ya da daha çok titrek tüyle devinen üreme gözesi. )

- GÖZELER = HÜCERÂT = CELLULES

- GÖZELER ile/ve/||/<> ÖLÇEKLER

( )

- GÖZENE ile GÖZENEK ile GÖZENEKLİ/LİK ile GÖZENEKSİZ/LİK

- MESÂME[Osm.] / PORE[İng.] / PORE[Fr.] / PORE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖZENEK

- SINTERED GLASS CRUCIBLE[İng.] ile/değil/yerine/= GÖZENEKLİ CAM KRÖZE


- SPONGY PLATINUM[İng.] / MOUSSE DE PLATINE[Fr.] / GÖZENEKLI PLATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖZENEKLİ PLATİN

- MESÂMİYET[Osm.] / POROSITY[İng.] / POROSITÉ[Fr.] / POROSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖZENEKLİLİK, POROZİTE

- GÖZERİMİ/UFUK ile/ve/değil EŞİK

- Gözeterek KONUŞ!!!

- GÖZETİM:
DENETLEMEK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAKINDAN TAKİP ETMEK

- GÖZETİM ile/ve/<> DENETİM

- MAKİNE ÖĞRENMESİ:
GÖZETİMSİZ
ile/ve/değil/||/<>/< GÖZETİMLİ

- GÖZETLEME KULESİ

( Garipçe köyün batı tarafında ve en yüksek tepenin üzerindedir. Kale tipindedir ve kim tarafından hangi tarihte yaptırıldığı hakkında bir bilgi yoktur. )

- GÖZETLEYİŞ ile GÖZETLEYİCİ/LİK

- GÖZETME ile GÖZETMEN/LİK


- GÖZETMEK ile GÖZETİLMEK ile GÖZETLEMEK ile GÖZETLENMEK ile GÖZETLETMEK ile GÖZETTİRMEK ile GÖZETEBİLMEK ile GÖZETLEYEBİLMEK ile GÖZETİCİ/LİK ile GÖZETLEME DELİĞİ

- GÖZETMEK ile GÖZETLEMEK

- GÖZKAPAĞI ile PTOZ

( Üst gözkapağının sarkması. )

- GÖZLEM İLE HİPOTEZ İLE DENEY İLE KURAM İLE YASA İLE PARADİGMA ile/||/<> BİLİMSEL YÖNTEM

( Bilimsel bilgi üretiminin altı temel aşaması. )
( Formül: Gözlem → Hipotez → Test → Sonuç )

- GÖZLEM İLE HİPOTEZ İLE DENEY İLE KURAM ile/||/<> BİLİMSEL YÖNTEM

( Bilimsel araştırma süreci. )
( Formül: Falsifiability )

- GÖZLEM MANZARASI ve/<>/değil/yerine ALGI MANZARASI

- OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖZLEM MERCEĞİ

- GÖZLEM ve/||/<>/> DENEY ve/||/<>/> ÖLÇÜM

- GÖZLEM ile HESAP

- GÖZLEM ile/ve/> İÇ KONUŞMA


- GÖZLEM ile/ve/yerine KATILIM

( Düşüncelerinizi, duygularınızı, sözlerinizi ve eylemlerinizi gözlemleyin. )

- GÖZLEM = MÜŞAHEDE = OBSERVATION[İng., Fr.] = BEOBACHTUNG[Alm.] = OBSERVAR, MIRAR[İsp.]

- MÜŞÂHEDE[Osm.] / OBSERVATION[İng.] / OBSERVATION[Fr.] / BEOBACHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖZLEM

- GÖZLEM ile/ve/değil/||/<> ÖNGÖRÜ

- GÖZLEME ile BAZLAMA/Ç

( ... İLE Sacda pişirilmiş, yuvarlak pide. | Tatlısı bol, kalın gözleme. )

- GÖZLEME ile GÖZLEMECİ/LİK

- GÖZLEMEK ile GÖZETLEMEK/DİKİZLEMEK

( Araştırma, takip. İLE Habersiz, gizlice izleme. "Röntgencilik". )
( Olumlu, doğru. İLE Olumsuz, yanlış. )

- GÖZLEMEK ile/değil GÖZLEMLEMEK

- GÖZLEMEK ile GÖZLENMEK ile GÖZLETMEK ile GÖZLEMLEMEK ile GÖZLENEBİLMEK ile GÖZLEYEBİLMEK ile GÖZLEMLEYEBİLMEK ile GÖZLEM ile GÖZLEMCİ/LİK

- GÖZLEMLEMEK ile/ve/<> İNCELEMEK


- GÖZLEMLEMEK ile TARAMAK

- GÖZLEMLEMEK ile/ve/||/<> "TARTMAK"

- GÖZLEMLEMEK ile/ve/||/<> YAKALAMAK

- GÖZLEMLEMELİ!

- VAR OLANLARIN, VAR OLMASI...:
GÖZLEMLEYEBİLSEK DE
ve/||/<> GÖZLEMLEYEMESEK DE

- Gözlemleyerek KONUŞ!!!

- GÖZLEMSEL BİLGİ ile/ve KATILIMSAL BİLGİ

- GÖZLENEBİLİYOR değil GÖZLEMLENEBİLİYOR

- GÖZLER:
YAŞLI
ile/ve/değil/||/<>/> YASLI

- GÖZLER ile GÖZE BATAN ŞEY ile GÖZ LEKESİ


- GÖZ/LER ile/ve/değil İMAN DOLU GÖZ/LER

- GÖZLERİM ...:
"YAŞLANACAK"
değil YAŞARACAK

- GÖZLERİM "YAŞLANDI" değil GÖZLERİM "YAŞARDI"

- GÖZLERİN DOLMASI ve/||/<> BOĞAZIN DÜĞÜMLENMESİ

- Gözlerinin içine bakarak KONUŞ!!!

- Gözlerle konuşabilmek için SUS!!!

- KENDİLİK:
GÖZLEYEN
ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEN

- GÖZLEYEN ile/değil GÖZLEMLEYEN

- GÖZLÜ ile GÖZLÜK ile GÖZLÜKLÜ/LÜK ile GÖZLÜKÇÜ/LÜK ile GÖZLÜKSÜZ/LÜK ile GÖZLÜKLÜ YILAN

- GÖZLÜK ...:
GİYMEK
değil TAKMAK


- GÖZLÜK ile/ve/değil EŞİK