| D... |

- ELLE(ME)MEK ile/ve/||/<> "EL AT(MA)MAK"

- EL/LER ile/ve AYAK/LAR

( ... İLE/VE Tarsus, metatarsus ve ayak flanksları dahil olmak üzere, 26 kemikten meydana gelir. )
( Sert eller için: Lahlaha macunu. )
( Divân şiirinde sevgilinin ayağı bir güzellik unsuru olarak ele alınmaz. Bazı deyimler ile sevgilinin yüceliğini anlatmada kullanılır. )

- ELLERİ YIKAMADA:
YEMEKTEN ÖNCE
ve UYUMADAN ÖNCE

( ... VE Uyku/rüya sırasında -düşük de olsa- parmağınızı gözünüze değdirme olasılığından dolayı gözün mikrop kapmaması için uyumadan önce elleri temiz tutmakta yarar vardır! )

- ELLEŞMEK ile/ve/||/<>/> YİYİŞMEK ile/ve/||/<>/> SEVİŞMEK ile/ve/||/<>/> DÜZÜŞMEK/KOÇMAK (SİKİŞMEK)[AGANİGİ NAGANİGİ/FAN FİNİ FİN FON]/İŞ PİŞİRMEK/MERCİMEĞİ FIRINA VERMEK

( Gövdenin her ayrı noktasını elle hissetmek/keşfetmek/yaşamak. İLE/VE/||/<>/>
Omuz üstündeki bölgede yaşanan bakışma, öpüşme, yalama, emme, dudakların arasında sıkıştırma, üfleme/soluk verme/soluk alma, dişleme, ısırma. İLE/VE/||/<>/>
Tüm gövde üzerinde gözlerin, ağzın(dudakların, dişlerin), yanakların, ellerin, parmakların birlikte işlemesi. İLE/VE/||/<>/>
Farklı, çeşitli pozisyonlarda penis-vajina giriş-çıkış döngüsü[siklon/siklus]. )
( Çevrenin ilgisini çekmeyecek yakınlaşma hareketleri. İLE/VE/||/<>/>
Çevrede birilerinin olma ve/ya da bulunma ya da gözlenme olasılığının zihinde bulunmasında yaşanan. İLE/VE/||/<>/>
Çevresel etmenlerin bulunmamasına karşın zihinsel/kişisel sınırların devrede bulunmasında yaşanan. İLE/VE/||/<>/>
Ne çevresel, ne kişisel/zihinsel hiçbir sınırın bulunmadığında yaşanan. )

- ELLİ BİN ile/değil YEDİ BİN

- 57 KİTAP ile/ve/değil 5 KİTAP

- ELLİ ile ELLİ / ELLİ ile ELLİ ELLİ

- ELLİ/LİK ile ELLİK ile ELLİNCİ ile ELLİ BİNLİK

- ELLIPSOID değil/yerine/= SÖBÜR, SÖBÜK

- ELLİPTİC COHOMOLOGY ile/||/<> ORDİNARY COHOMOLOGY

( Elliptic cohomology eliptik eğri yapısı taşıyan kohomolojiyken İLE ordinary cohomology standart kohomoloji kuramıdir )
( Formül: Elliptic spectrum )

- ELLİPTİC FUNCTİON ile/||/<> MODULAR FUNCTİON

( Elliptic çift periyodik, modular modüler grup. )
( Formül: Doubly periodic İLE modular group )

- ELLIPTICAL değil/yerine/= SÖBÜCÜL

- ELLİŞER ile ELLİŞERLİ

- ELLIS-VAN CREVELD SYNDROME[İng.] değil/yerine/= ELLİS-VAN CREVELD SENDROMU

( Genetik olarak kalıtılan bir hastalık. Bu kişilerde; cücelik, fazladan parmak, kalpte, kollarda ve bileklerde şekil bozukluğu görülüyor. Bu nadir hastalığa sahip olduğu bilinen bireylerin çoğu Amişler ve %7'si bu hastalığa sebep olan çekinik geni taşıyor.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- 57.Cİ ALAY değil 57. ALAY

( Hem nokta koyup hem de -ci eki getirilmez! )
( )

- ELMA ile ARMUT[Fars. < EMRUD]

( Elmayı soy da ye, armudu say da ye.
[Elma, kabuğu soyularak, armut da aşırı gidilmeyerek, sayı ile yenilmelidir.] )
( Armudun önü, kirazın sonu. Armudu ilk çıktığı zaman, kirazı da biteceği zaman yemeli. )
( Her gün bir elma, doktor uzakta! )
( Elma, birçok uyarandan daha etkili bir uyku açıcıdır. )
( SİG: ELMA [Sevgilinin çenesi ve gabgabı sürekli elmayla betimlenir.] )
( Elmayı, ayışığı kızartır. )
( Gülgillerden, çiçekleri pembe ya da beyaz bir ağaç. | Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi ya da tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi. İLE Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç. | Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi. | Çok bön, çok aptal. )

- ELMA ile ELMA SUYU ile ELMA AĞACI

- ELMA'/ELMAÎ[Ar.] ile ELMAH/ELMAHÎ[Ar.]

( Pek zeki, çok anlayışlı. İLE Her gördüğü şeyi, incelemeye/tetkike, araştırmaya meraklı. )

- ELMA ile FİLELMASI

( ... İLE Turunçgillerden, Hindistan'da yetişen bir ağaç. | Bu ağacın, yenilen meyvesi. )

- ELMA değil HABBE


- ELMA ile/değil HÜNLAP

- ELMA ile İSVİÇRE ELMASI

- ELMA ile KAK

- ELMA ile KUBA ELMASI

- ELMA ile MİSKET (ELMASI)

( ... İLE Amasya ya da şeker elması. )

- ELMA/ALMA[Oğuz] ile/= ALMILA
[<

- ELMABAŞ PATKA ile/ve/|| ÜVEYİK

( Soyu, dünya ölçeğinde tehlikede olan, çok sayıda ülkede avı yasaklanan ve koruma çalışmaları başlatılan üveyik ve elmabaş patkanın "avı", ülkemizde ne yazık ki hâlâ yasal. Çoğu avcı, bu iki türün gerçekten yok olmanın eşiğinde olduğuna inanmak istemiyor. 11 Mayıs'ta toplanacak olan Merkez Av Komisyonu'nun bilimsel verilerle karar alması, üveyik ve elmabaş patkanın avının yasaklanması gerekiyor. )

- ELMACIK KEMİĞİ ile/ve YANAK

( Yanak, gül ile betimlenir. )
( Yanak, vahdeti simgeler. )
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )
( YÂSEMEN: Divân şiirinde daha çok rengi, kokusu ve yaprağı dolayısıyla anılır. Sevgilinin yanağıyla ilgili olarak gösterilir. )
( ... ile/ve DULUK )

- ELMACIK ile ELMACIK KEMİĞİ

- ELMA'Î[Ar.] ile LEVZÂ'Î[Ar.]


- ELMA/LIK ile ELMAS ile ELMACI/LIK ile ELMALI ile ELMASLI ile ELMA SUYU ile ELMA ÇAYI ile ELMA HOŞAFI ile ELMA ŞARABI ile ELMA ŞEKERİ ile ELMA ŞURUBU ile ELMA SİRKESİ ile ELMA YANAKLI ile ELMA KOMPOSTOSU

- ELMAS PARÇASI ile CAM KIRIĞI

- ELMAS ŞEKLİNDEKİ ile ELMASLI

- ELMAS, UĞURCAN (SARIYER, 1937 - 2005)

( İş hayatına çocuk yaşta başladı. Sarıyer'deki Uğurcan Balık Restaurant ve Canlı Balık Gazinosunun İşletmeciliğini yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem başkan olarak görev yaptı, Kulübün divan kurulu üyesiydi. )

- ELMAS, YAŞAR (RUMELİFENERİ, 1957)

( Sarıyer altyapısından yetişti ve profesyonel kadroya alındı (1974). Üç sezon (1974 - 1977) tescilli kaldığı Sarıyer'den Beşiktaş'a transfer ederek ayrıldı. Bilahare tekrar Sarıyer'e döndü ve bir sezon (1984/85) daha oynadı. Sarıyer forması altında 42 lig, 7 kupa, 5 turnuva ve 43 amatör lig olmak üzere 97 resmi ve 27 özel maçla birlikte toplam olarak 124 müsabaka oynadı. Kupa maçlarında 1, amatör lig maçlarında 6 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 9 gol kazandırdı. 3 kez Ümit Milli takım formasını giydi. Antrenör ve teknik direktör olarak Sarıyer ve başka kulüplerde görev yaptı. )

- ELMAS ile ACNR

( Doğadaki en sert maddedir. İLE ACNR[AGGREGATED CARBON NANOROD: TOPLANMIŞ KARBON NANO ÇUBUK] Çok güçlü karbon moleküllerini sıkıştırıp 2226 C'ye kadar ısıtarak meydana getirildi. [2005'te!][Moleküllerden her biri, beşgen ve altıgen biçiminde içiçe geçen 60 atom içerir. ] )
( Elması ancak elmas ya da ACNR çizebilir. )
( En sert/sağlam şeyler: Elmas, çelik ve Kendini Tanımak/Bilmek! )

- ELMAS ile ELMAS ŞEKLİ

- ELMAS ile GRAFİT

( ... İLE Kurşun kaleminin ucunun yapıldığı madde. )
( İkisi de karbondan oluşur fakat grafitin karbon atomları farklı biçimde dizilmiştir. )
( Mohs Sertlik Skalası'nda 10 değerine sahiptir. VE Mohs Sertlik Skalası'nda 1,5 değerine sahiptir. )
( Smithson Tennant [1761-1815], elmasın saf kömürün bir biçimi olduğunu gösteren ilk kişidir. )

- ELMAS ile KARAELMAS

( ... İLE Kayaları delmekte kullanılan siyah elmas, karbonado. | Maden kömürü. )

- ELMAS ve/||/<>/>/< KÖMÜR ve/||/<>/>/< "ŞEKER"

( Karbon atomlarının ilişkilerinin, dik açılı olması. VE/||/<>/>/< Farklı açılarda olması. VE/||/<>/>/< Farklı açılarda olması. )

- ELMAS ile/||/<> MOİSSANİT

( Doğadaki en sert maden. İLE/||/<> Yapay olarak üretilen ve elmasa çok benzeyen bir taş. )

- ELMAS[Ar., Fars. < Yun.] ve PLATİN[İsp.]

( Billurlaşmış arı karbon. | Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş. İLE Atom numarası 78, atom ağırlığı 195.23 olan, 21,4 yoğunluğunda, 1755 °C'de ergiyen, kolay işlenen, çok dayanıklı, değerli bir öğe. [Simgesi: Pt] )

- ELMAS ile RENKLİ ELMAS

- ELMAS ile ROZA[İt.]

( ... İLE Bir tür pembe elmas. | Bu elmasla yapılmış takı. )

- ELMAS ile/||/<> SAFİR

( Doğadaki en sert maden. İLE/||/<> Korundum mineralinin bir çeşidi. )

- ELMAS ve TIRNAK

( Elmas doğadaki/doğal en sert maddedir. Elması eritebilen tek şey, gözyaşıdır. VE Gözyaşının eritemediği tek şey ise tırnaktır. )
( Gözyaşı, göze kaçan birçok maddeyi eritebilecek keskinliktedir. Geceleri tırnak kesilmemesinin nedeni ise gözyaşının tırnağı eritememesinden dolayı sıçrayıp da göze kaçmaması/batmaması içindir. [Yani, hurafe/bâtıl inanç değildir, dikkat etmek gerekir.] )
( Tavukların kursağı bile tırnağı eritemez. )
( Cam kesiminde elmas kullanılır. )

- ELMASKUM PLAJI

( Rumelikavağı sınırları içindedir. Altınkum'a bitişik ve batı tarafındadır. Her yıl binlerce insan bu plaj ve tesislerden yararlanmaktadır. Giriş ücretlidir. )

- ELMAS'TA:
SIRÇA
ile/ve KARAVANA ile/ve PERO ile/ve ROZA ile/ve CULLINAN

( Ham. İLE/VE Yassı ve ince. İLE/VE Armut biçiminde tek parça. İLE/VE Pembe. Hollanda taşı. İLE/VE Dünyanın en büyük elması. Afrika yıldızı. Yapuk. )

- EL-MÛZEC / UMMÛZEC[Ar.] ile ÖRNEK

( Örnek. )

- ELO:
Bir değerlendirme ve sınıflandırma sistemi.


- ELONGASYON/ELONGATION[İng.] değil/yerine/= UZATMA

- ELONGATION COEFFICIENT[İng.] değil/yerine/= UZAMA KATSAYISI

( Bir maddenin 1 cm'lik uzunluğunun sıcaklığını 1°C artırdığımızda boyundaki uzama miktarına "Uzama katsayısı" denir. SI birim sisteminde birimi 1/K'dir. Sıcaklık °C olursa, birimi 1/°C olur. Madde için ayırt edici bir özelliktir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ELSE :/yerine BAŞKA

- ELSEWHERE :/yerine BAŞKA YERDE

- ELSTER-GEITEL EFFECT[İng.] / EFFET ELSTER-GEITEL[Fr.] / ELSTER-GEITELSCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELSTER-GEİTEL ETKİSİ

- ELTAF[Ar. < LATÎF] ile ELTÂF[Ar. < LÛTF]

( Daha/pek lâtif, güzel, hoş. İLE İyilikler, iyilikseverlikler, nezâketler. )

- ELÜAŞVİLİ, ALBERT (İST. 1949)

( Üniversite öğrenimini tamamladıktan sonra kendi şirketleri olan Hasköy Yün İplik Fabrikasında iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- ELUATE[İng.] ile/değil/yerine/= ELUAT

- ELUENT SUPPRESSOR COLUMN[İng.] ile/değil/yerine/= ELUENT BASKILAYICI KOLON

- ELUENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELUENT


- ELÜK ile ALAY (ETMEK)
[<

- ELUSIVE vs. ILLUSIVE

- ELUTION CHROMATOGRAPHY[İng.] / FLUTION CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON KROMATOGRAFİSİ

- ELÜSYON ile/||/<> ELÜSYON

( Yıkayarak ayırma. İLE/||/<> Buharlaşma. )

- ELUTION[İng.] / ÉLUTION[Fr.] / FLUTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON

- ELÜSYON ile/||/<> ELÜZYON

( Yıkayarak ayırma. İLE/||/<> Sıvı birikimi. )

- ELVAN ile EBRÛ

- ELVAN ile ELVAN ELVAN

- ELVAN ve TELVİN

( Doğa. VE Bülbül. )

- ELVERİŞLİ ile VERİMLİ


- ELVERİŞLİ/LİK ile ELVERİŞSİZ/LİK

- ELYAF değil/yerine/= İPSİ

- ELZEM[Ar.] değil/yerine VAZGEÇİLMEZ

- EM/ELECTRON MICROSCOPE[İng.] değil/yerine/= ELEKTRON MİKROSKOBU

- EM = EM SAM
[<

( İlaç. )

- EM- ile/||/<> -EMİA/-AEMİA ile/||/<> AP-/APO-/APH- ile/||/<> HEM-/HEMA-/HEMAT-/HEMATA-/HEMATO-/HEMO- ile/||/<> SANGUİ-/SANGUİN- ile/||/<> -PLASMİA ile/||/<> THROMB-/THROMBO-

( Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili durum. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan plazmasının özel bir durumu ile ilgili. İLE/||/<> Pıhtı ya da trombusla ilgili. )

- EM[Ar.] ile EV[Ar.]

- EMA/EUROPEAN MEDICINES AGENCY[İng.] değil/yerine/= AVRUPA İLAÇ AJANSI

- E-MAIL yerine E-POSTA

- EMALANGANİ ile/||/<> RAND

( Swaziland'ın para birimi. @@ Güney Afrika para birimi. )

- EMÂLÎC[Ar. < ÜMLÛC] ile EMÂLÎS[Ar. < İMLÎS/E]

( Uzun yapraklı otlar/fidanlar. İLE Otsuz ve susuz çöller. )

- EMANET ETMEK ile EMANET ile EMANET ETME

- EMANET ETMEK ile EMANETÇİ ile ALICI ile SEVKIYAT

- EMÂNET ETMEK değil/yerine TEŞEKKÜR ETMEK

- EMÂNET:
MÂRİFET
ve/||/<> TEVHİD

- EMANET, A. MEHMET (SARIYER, 1964):

( Sarıyerlidir. Sarıyer İlkokulu, Sarıyer Ortaokulu ve Sarıyer Lisesinden mezun oldu. İş hayatına aile ortaklığı olan Karadeniz A. Ş. Firmasında Balık kabzımalı olarak başladı. Bilahare bu işinden ayrıldı. Sarıyer Spor Kulübü, Sarıyerliler Derneği (SA - DER), 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği, Yenimahalle Spor Kulübü'nde üye olup, bir dönem (2007/2008)yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü, 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği ve Yenimahalle Spor Kulübünde Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. )

- EMANET, SAİM (İST, 1928)

( Haydarpaşa Lisesinden mezun oldu. Askerlikten sonra ticari hayata Kabzımallık Şirketinde başladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 7 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu üyesidir. )

- EMANET, SALİM (KASIMPAŞA, 1929)

( Bankacı olarak iş hayatına atıldı ve özel teşebbüste çalıştıktan sonra emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- EMANET ile EMANETÇİ/LİK ile EMANET DOLABI

- EMANET[Ar.] değil/yerine/= KORUNMALIK


- EMÂNET ile/ve/||/<> ÖDÜNÇ

- EMÂNET ile/ve/||/<>/> ZİLYED ile/ve/||/<>/> MÜLKİYET

- EMANETİ, EHLİNE VERMEK ile/ve/||/<>/> İŞİ, O İŞE UYGUN/YETKİN KİŞİYE VERMEK

- EMÂNETİ:
TESLİM ETMEK
ile/ve/değil/<> TEVDÎ ETMEK

- EMÂRÂT[Ar. < EMÂRE] ile EMÂRET[Ar. < EMR] ile EMÂRİD[Ar. < EMRED]

( Nişanlar, eserler, deliller, alâmetler. İLE Emirlik, beylik, prenslik. | Emir'in hali ve sıfatı. İLE Bıyıkları terlememiş gençler. )

- EMÂRE[Ar.] ile ALÂMET[Ar.]

( Belirti, iz, ipucu. İLE Belirti, işaret, iz, nişan. | Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne. )

- EMARE ile EMARET

- EMÂRE ile EMMÂRE

- EMÂRE[Ar.] ile/ve/||/<> ESAM/E[< ESÂM/İ / İSİMLER][Ar.]

( Belirti. İLE/VE/||/<> Adlar/isimler. )

- EMÂRE ile REMZ


- EMAYE ile EMAYECİ ile EMAYE EŞYA

- ENAMEL[İng.] / ÉMAIL[Fr.] / GLAUS, EMAILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMAYE

- EMAYLAMAK ile EMAY ile EMAYE

- EMBED vs. INTEGRATE

- EMBEDDING PRINCIPLE değil/yerine/= İÇEYERLEŞTİRME İLKESİ

- EMBESİL[Fr. < IMBÉCILE] değil/yerine/= BUDALA, APTAL, AHMAK

- EMBOLİ[Fr. < EMBOLIE] değil/yerine/= DAMAR TIKANIKLIĞI

- EMBOLİ/EMBOLUS[İng.] değil/yerine/= TIKAÇ

- EMBOLİ ile/||/<> TROMBOZ

( Damar içinde dolaşan bir pıhtının tıkanıklığa neden olması. İLE/||/<> Damar içinde pıhtı oluşumu ile tıkanıklık oluşması. )

- EMBOLISM[İng.] değil/yerine/= EMBOLİZM

( Bir cismin kan akımıyla sürüklenerek damarları tıkaması olayıdır. Kan akımıyla sürüklenen cisim, maddenin fiziksel halleri olan katı, sıvı, gaz olabilir. Kan akımıyla sürüklenen bu cisme "embolus" denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EMBOLİZASYON/EMBOLIZATION[İng.] değil/yerine/= TIKAÇLA(N)MA

- EMBRACE :/yerine KUCAKLAMAK

- EMBRİYO[İng. EMBRYO] ile/||/<> AMNİYON SIVISI[İng. AMNIOTIC FLUID] ile/||/<> DİKOTİL[İng. DICOTS] ile/||/<> DİPLOBLAST ile/||/<> DÖTERESTOM[İng. DEUTEROSTOME]

( İnsan biyolojisinde embriyo, fetüsden önceki zigottan sonraki büyüyen organizma evresidir. Embriyo, zigotun göze bölünmesine başlamasından hemen sonraki aşamadır. 8 hafta boyunca devam eden göze bölünmeleri ve değişim sonucunda embriyo fetüse dönüşür ve organizca bundan sonra organlaşmaya başlar. @@ Amniyon kesesi içinde bulunan ve dölütün (embriyonun) nemli, su içeren bir ortamda yüzmesini sağlayan sıvıdır. @@ Tohumlarında bir çift çeneğe sahip olan bitki grubu. Kapalı tohumlu bitkileri oluşturan 2 öbekten ikincisi. Embriyonik gelişim esnasında tohumlarında 2 tane çenek oluşumu gözlenir. Ayırt edici özellikleri ağsı damar yapısı ve düzenli dizilmiş iletim demetleri. @@ Endoderm (iç deri) ve ektoderm (dış deri) olmak üzere yalnızca iki temel embriyonik göze katmanını oluşturan, mezoderm (orta deri) katmanını oluşturmayan hayvanlardır. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan önce oluşması durumudur. Derisidikenlileri ve kordalıları kapsar. "Ağız-sonra hayvanlar" olarak da bilinirler.İnsan, döterestom bir hayvan türüdür. Embriyolojik gelişimi sırasında, diğer tüm kordalılar gibi ağzı, anüsünden sonra oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EMBRİYO[Fr. < EMBRYON] değil/yerine/= OĞULCUK

- EMBRİYO ile EMBRİYOLOJİ ile EMBRİYONİK ile EMBRİYONİK KATMAN

- EMBRİYO ile/||/<> FETÜS

( Embriyo ilk 8 hafta İLE fetüs 9. haftadan doğuma. )
( Formül: Organogenez İLE büyüme )

- EMBRİYO = RÜŞEYM = EMBRYON

- EMBRİYOLOG[Fr. < EMBRYOLOGUE] değil/yerine/= EMBRİYOLOJİ UZMANI

- EMBRİYOLOJİ[İng. EMBRYOLOGY] ile/||/<> PROTOSTOM[İng. PROTOSTOME] ile/||/<> VON BAER KURALI[İng. VON BAER RULE] ile/||/<> VON BAER KURARLI[İng. VON BAER'S RULE]

( Biyolojinin bir dalıdır. Döllenmiş yumurtadan başlayarak canlıların tam bir biçimde meydana gelişine kadar geçen gelişme aşamalarını inceleyen bilimdir. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan sonra oluşması durumudur. Omurgasızları, yumuşakçaları ve yuvarlak solucanları kapsar. "Ağız-önce hayvanlar" olarak da bilinirler. @@ Karl Ernst von Baer'in embriyoloji hakkında öne sürdüğü kuraldır. Bu kurala göre bir hayvanın embriyosunda ilk önce taksonomik sınıflandırma içinde ait olduğu daha genel öbeğe has özellikler, sonrasında ise kademeli olarak canlının kendi cinsine ve türüne ait özellikleri gelişir.Bu kurala örnek olarak insan embriyosunda ilk haftalarda solungaç yarığı gözlenmesi daha sonrasında ise insana ait uzuvların belirli hale gelmesi verilebilir. @@ Karl Ernst von Baer 1828'de Almanya Königsberg Üniversitesi'nde çalışırken, hayvanların gelişme sürecini anlatan dört maddeden oluşan ve daha sonra von Baer'in embriyoloji kanunları olarak adlandırılan bir çalışma yayınladı. Bu yasalarla birlikte von Baer, ​​hayvan embriyolarının gelişimini (ontogenezi) tarif ederken, o sırada gündemde olan hayvan gelişimi ile ilgili popüler teorileri de eleştirdi. Von Baer'in embriyoloji kanunları, farklı organizma sınıflarının gelişimi ile ontogenez arasındaki kalıplar ve dünyadaki türlerin çeşitlenmesi (filojeni) arasındaki ilişkileri ve kalıpları araştırmak için bir çerçeve sağlamıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EMBRİYOLOJİK[Fr. < EMBRYOLOGIQUE] değil/yerine/= EMBRİYOLOJİ İLE İLGİLİ


- EMBRYOGENESIS[İng.] değil/yerine/= EMBRİYOGENEZ

( Embriyonun oluşması ve gelişmesi sürecinin tamamıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- [ E = mc² ]
"EM, CE(KARE)"
değil ME, CE(KARE)

- EMCÂD[Ar. < MECÎD] ile EMCED[Ar. < MECÎD]

( Onur, şeref, haysiyet sahibi olanlar. İLE Daha/pek çok onur, şeref, haysiyet sahibi olan. )

- EMDİRMEK ile EMDİRTMEK ile EMDİREBİLMEK

- EMDİRMEK ile/ve/değil/||/<>/> EMZİRMEK

- EMEÇ

( Su ve karayosunlarının, kökü andıran, tutunma örgeni. )

- EMED[Ar.] ile EMEDD[Ar. < MEDD]

( Son, nihâyet. İLE Daha/pek uzun, sürekli. )

- EMED[Ar.] ile GÂYE[Ar.]

- EMEK SOKAK PARKI

( Kazım Karabekir Mahallesindedir. 777,18 m²lik bir alanı kapsamakta olup, 516,26 m²lik yeşil alanı, 44,62 m²lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )

- EMEK ile/ve/<> AHLÂK


- EMEK ile/ve ÇABA

( Büyük çabalar harcamadıkça, çaba harcamanın bizi hiçbir yere götürmeyeceğini anlayamayız. )

- EMEK ile/ve/||/<> EDEP ile/ve/||/<> SABIR

- EMEK ile/ve/<> EKMEK

- EMEK ile EMEKLEMEK ile EMEKLİ/LİK ile EMEKÇİ/LİK ile EMEKSİZ/LİK ile EMEKLİ MAAŞI ile EMEKLEME ÇAĞI ile EMEKLİ AYLIĞI ile EMEKSİZ EVLAT ile EMEKÇİ SINIFI ile EMEKLİLİK ÇAĞI ile EMEKLEME DÖNEMİ ile EMEKLİ İKRAMİYESİ

- EMEK ile/ve EYLEM

( İnsan kendi emeğinin varlığıdır. )
( İnsan için emeğinden fazlası yoktur. )

- EMEK ile/ve/<> GEÇİM/MAİŞET[Ar.]

- EMEK ile/ve HAREKET

- EMEK ve/||/<>/> MAKİNE GÜCÜ

- EMEK ile/ve MÜLKİYET

- EMEK ve/||/<> SEVİNÇ


- EMEK ve SÖZ(/LEŞMEK) (VERMEK)

- EMEK ve/<> YAŞATMAK

- EMEK ile/ve/||/<>/> YEMEK( ile/ve/||/<>/> EMEK)

( Emek olmadan, hiçbir şey olmaz.
[Lat.] Nil sine labore. )

- EMEK ile/ve YÜREK

( Emeğim sevincimdir. )
( Kişi, emeğinin sevincini duyandır. )
( Emeğimizi bizi sevindirir! )

- EMEKÇİ ile/ve/||/<>/> EMEKLİ

- EMEKÇİ ile/ve/değil/||/<>/= GİRİŞİMCİ

- EMEKLEME ve/||/<>/>/< MEMEYE EMEKLEME

( )

- EMEKLİLİK:
RESEN
ile/ve/||/<> İSTEĞE BAĞLI

- EMEL[Ar.]/AMAÇ[Fars.] ile/ve EREK

( Zorunluluk/lar ile. İLE/VE Keyfî. )

- EMEL/GÂYE[Ar.] değil/yerine/= İSTEK/UMUT/ÜMİT/ÜLKÜ


- EMEL ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ

( Geleceğe dönük umut ve arzu.[Çoğu zaman soyut ve belirsiz.] @@ Umut değil hedefi belirli ve bağlanmış bir yönelim. )
( "Makam emeli taşımaktadır." @@ "Makam üzerine şibak nihali sabittir."[belirsiz bir arzu değil odaklanmış ve izlenebilir bir yöneliş söz konusudur.] )

- EMEL ile/ve/||/<>/< TEMEL

- EMEL ile TÛLE EMEL

- EMERGE :/yerine ORTAYA ÇIKMAK

- EMERGE SUBMERGE

- EMERGENCE İLE SELF-ORGANİZATION İLE CRİTİCALİTY ile/||/<> KARMAŞIK SİSTEMLER

( Basit kurallardan karmaşık davranış. )
( Formül: Power law: P(x) ∼ x^(-α) )

- EMERGENCE ile/||/<> REDÜKSİYONİZM

( Emergence bütün > parçalar toplamı, redüksiyon parçalara ayırma. )
( Formül: Karmaşık İLE basit )

- EMERGENCY :/yerine ACİL DURUM

- EMERGENT ÇEKİM ile/||/<> EİNSTEİN ÇEKİM

( Emergent çekim mikroskopik etkileşimlerden doğarken, Einstein çekim geometrik uzay-zaman eğriliğidir )
( Formül: G_μν ∝ T_μν )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- EMERGENT SPACETIME ile/||/<> MİNKOWSKİ UZAYI

( Emergent spacetime kuantum dolanıklıktan doğarken İLE Minkowski uzayı sabit düz uzay-zamandır )
( Formül: ds² = η_μν dx^μ dx^ν )

- EMERJENSİ/EMERCENSİ[İng. < EMERGENCY] değil/yerine/= ACİL

- EMETİK ile EMEZİS ile HİPEREMEZ/İS

( Kusturucu. İLE Kusma. İLE Aşırı kusma. )

- EMETOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= EMETOFOBİ

( Kusma korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EMETULLAH HATUN ÇEŞMESİ

( Zekeriyaköy muhtarlığı karşısında bulunan bu çeşmenin eski çeşme ile hiçbir benzerliği yok (H. 1158, M. 1745). "İstanbul Çeşmeleri" kitabında cami karşısında olduğu belirtilen bu çeşme, muhtarlık binası karşısında ve ulu çınarın dibindedir. "İstanbul Çeşme ve Sebilleri" kitabında çeşmenin yerinde bulunmadığı belirtilmiş olmasına karşın çeşmenin mevcudiyeti tespit edilmiştir. Çeşme iki üç kez onarım görünce eski hüviyetini kaybetti. Son onarım 1994 yılında Göçmen ailesi tarafından mermerden yapıldı ve çeşme bütünüyle değişti. Kitabede"Hayrat 1994" yazısı yer almaktadır. Çeşme Soğuksu memba suyundan akış almaktadır. Çeşmenin ilk kitabesi, muhtarlık binasında sergilenmekte olup kitabede şöyle yazmaktadır: Sahib - ül hayrat vel - hasenat el muhtaç ilâ/ Rahmet - i Rabbih - il gafur merhume ve mağfure/ Emetullah Hatun ruhuna el fâtiha" (115). )

- EMEVÎLER ile/ve ABBÂSÎLER

( Hz. Muhammed'inn torunlarına zulmettiler. İLE/VE Âlimlere zulmettiler. )

- EMEZİS/EMESIS, VOMITING[İng.] değil/yerine/= KUSMA

- EMG/ELECTROMYOGRAM[İng.] değil/yerine/= ELEKTROMİYOGRAM, KAS ELEKTRİK ÇİZGESİ

- EMGEK ile/ve/||/<> EMEK
[<

( Zorluk. İLE/VE/||/<> Zorlukları aşmak için harcanan çaba anlamında emek. )

- EMHÂR[Ar. < MEHR] ile/ve/||/<> EMHÂR[Ar. < MÜHR] ile/ve/||/<> EMHÂL[Ar. < MEHL]

( Nikâh bedelleri, ayrılma durumunda, hanım eşe verilecek, nikâhta kararlaştırılan para vs. @@ Taylar, at yavruları. @@ Bir şeyin yapılması için verilen fazla zamanlar, mühletler, vâdeler. )

- EMİCİ ile EMİCİ KILLAR ile EMİCİ TÜYLER


- EMİG ile EMİK
[<

( Meme. İLE Ilık. )

- EMÎHE

( Koyunlarda meydana gelen uyuzluk. )

- EMİLİM ile EMİCİ

- EMİLMEK ile EMİLEBİLMEK

- EMİN OLMAK ile/ve GÜVEN İÇİNDE OLMAK

- EMİN OLMAK ile/ve İNANMAK

- EMİN OLMAK ve/<> ÖZGÜR OLMAK

- EMİN OLMAK ve/<> TESLİMİYET

- EMİN" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> BİLMİŞ

- EMİN değil/yerine/= GÜVENİK/GÜVENLİ


- EMİN[Ar.] değil/yerine/= GÜVENLİ

- EMÎN[Ar.] ile ME'MÛN[Ar.]

- EMİN ve/||/<>/> YEMİN

( Eminsek, yemine gerek kalmaz fakat yine de bazen ve bazı koşullarda yemin edilebilir/beklenebilir. [Doğru söz, yeminden ileridir.] )

- EMİNA ile/ve İZE

( Tahıllar için eski bir ağırlık ölçüsü. İLE/VE Bir tahıl ölçüsü. )

- EMINENT vs. IMMINENT

- EMİN/LİK ile/ve PEKİN/LİK

- EMİNLİK ile/ve ŞÜPHE ETMEMEK

- BENLİK:
EMİR ALTINDA
ile/ve/> SORGULAYAN ile/ve/> SEZGİSEL ile/ve/> BEKLENTİSİZ ile/ve/>
RIZÂ SAHİBİ
ile/ve/> RÂZI OLUNAN ile/ve/> SAFLAŞMIŞ

- EMİR EDEN ile/ve/yerine HİZMET EDEN

- Emir verildiyse SUS!!!


- EMİR VERMEK ile/ve/değil/yerine/>/< DOĞRUDAN SÖYLEMEK

- EMİR ile/değil KOŞUL

- EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/BUYURU

- EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/KOMUT

( Askerlere, izcilere, öğrencilere, gövde eğitimi çalışmalarında ya da bir tören sırasında, bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için bildirilen/söylenilen söz. )

- EMİR ile/ve/değil/<> DEVİR

- EMİR ile/ve/değil/yerine DİLEK

- EMİR ile/ve EDEB

( Emir, edebten üstündür. )

- EMİR ile/ve EDEP/EDEB

( Emir edebten üstündür. )

- EMİR ile EMİR

( Buyruk. | Bir orundan öbürüne geçerken, görevliye verilen belge. İLE Araplarda ve öteki müslüman ülkelerde bir kavim, kent ya da ülkenin başı. )

- EMİR ile EMİR ABBAS ile EMİR ALİ ile EMİR FARAJ ile EMİR GHOLİ ile EMİR HASAN ile EMİR HÜSEYİN ile EMİR MANSUR ile EMİR MEHDİ ile EMİR RIZA


- EMİR ile/ve/değil/<> ENGEL

- EMİR ile/ve/değil GİZİL EMİR

- EMİR ile/ve İŞ/LER

- EMİR ile/ve İZİN

- EMİR ile/değil/yerine/||/></< TAKDİR

- EMİR ile TÂLİMAT

- EMİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEKLİF

- EMİRÇGE = KIKIRDAK
[<

- EMİRGAN ERMENİ MEZARLIĞI

( Reşitpaşa mahallesinin çarşı içinde olup Rum ve Müslüman mezarlıkları ile yan yanadır. Tarihi mezarlıklardan biridir. )

- EMİRGAN İLKÖĞRETİM OKULU

( Sarıyer'in en eski okullarından biri olup 1870'de Hidiv İsmail Paşa tarafından yaptırıldı. Önceleri dini eğitim verilen bir okuldu. 1881'de modern eğitime başladı. Bu okulda Mirgün - i Mektebi Rüştiye - i Zekkürin adı ile erkek ortaokulu olarak da eğitim verildi. 1934'te karma eğitime geçildi. 1960'da meydana gelen bir çökme nedeni ile okul kapatılmış 1970'de tekrar ilkokul olarak eğitim ve öğretime başlamış, 1986'da büyük onarım gören okul modern hale getirilmiş, bilahare ilköğretim okuluna dönüştürüldü. Üç katlı okul binası Emirgan'daki önemli tarihi eserlerdendir. )

- EMİRGAN KORUSU

( Emirgan Korusu İstanbul'un önemli mesirelerinden biridir. Koru, Emirgan'ın kuzey batısındaki yamaç ve tepe üzerinde yer alır. Bu alan Bizans ve Osmanlılar dönemin servi ormanı ile kaplı idi. Bu alan 16. yy. da Nişancı Feridun Bey'e verilmiş ve "Feridun Paşa Bahçesi" olarak isimlendirilmişti. Sultan IV. Murat bahçeyi Emirgünoğlu Yusuf Paşa'ya vermiş ve burası "Emirgüne bahçesi", "Mirgün bahçesi", ve "Mirgün" olarak değişik isimle anılmıştır. Bu isimler zamanla Emirgan'a dönüşerek semtin ismi olarak kaldı. 19. yy.ın ikinci yarısında Sultan Abdülaziz (1861 - 1871) bu büyük araziye Mısır Hidivi İsmail Paşa'ya vermiş, Paşa da bu büyük alana 1871 - 1878 yılları arasında Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk'ü yaptırdı. 472.000 m²'lik koruluk, İsmail Paşa'nın varislerinden Satvet Lütfi Tozan'dan, İstanbul Belediyesince 1943'te satın alınarak halka açıldı. İstanbul ve Sarıyer'in en gözde dinlence yeri olarak ihtiyaca cevap verecek biçimde tanzim edildi. Koruluk içindeki köşklerden Sarı Köşk 1979, Pembe Köşk 1982 ve Beyaz Köşk 1983'te restore edildiler. İçinde iki de gölet bulunan korulukta her yıl "Lale Bayramı" şenlikleri yapılmaktadır. Koruluk içinde 120 den fazla ağaç türü bulunmaktadır. )

- EMİRGAN MAHALLESİ

( İlçenin deniz sahili mahallelerinden biri olup Baltalimanı, Fatih Sultan Mehmet, Reşitpaşa ve İstinye'den sınır alır. Bizans döneminde ismi Kiparodis olan (Kyparodes) idi. İsmin karşılığı ise "Servi" idi. Bu ismin verilmesinin nedeni yörenin servi ormanı ile çevrilmiş olmasıydı. Sultan IV. Murat (1623 - 1640) Revan seferine gittiğinde (1635), Revan Kumandanı Emirgüneoğlu Tahmasp Kulu Han hiç savaşmadan Osmanlılar safına geçti ve kaleyi teslim etti. Bu olaydan sonra IV. Murat Emirgüneoğlu'na vezirlik rütbesi vermiş, ismini de Yusuf Paşa olarak değiştirdi. Emirgan'daki büyük Nişancı Feridun Bey'in bahçesini ona bağışladı. Bahçeye'de Emirgüne Bahçesi" denildi. Semtin adı da Emirgan oldu. 1933 - 1934 yılları arasında Emirgan'a "Uluköy"adı verilmişse de bu isim tutmamış ve "Mirgün" olarak değiştirildi. Bilahare Emirgan'a dönüştü. 1992 nüfus sayımına göne mahallenin nüfusu 8.204'tür. )

- EMİRGAN MÜSLÜMAN MEZARLIĞI

( Emirgan mezarlığı olarak bilinen Müslüman mezarlığı, Reşitpaşa mahallesi çarşı içindedir. Türk, Rum ve Ermeni mezarlıklarının üçü bir arada olup, tarihi mezarlardır. )

- EMİRGAN RUM MEZARLIĞI

( Reşitpaşa mahallesinin çarşı içinde olup Müslüman ve Ermeni mezarlıkları ile yan yana olup, tarihi bir mezarlıktır. )

- EMİRGAN SPOR KULÜBÜ

( 1949'da Hüseyin Sakaoğlu, Kemal Dalgıç, İsmail Ergün, Ahmet Sakaoğlu ve Todori Hocis tarafından kuruldu. Futbol ve voleybol dalında faaliyet gösteren kulüp, halen sadece futbol dalında yarışmalara katılmaktadır. Bu kulüpten; İsmail Alemdaroğlu, Mehmet Orman, Cevat Cantez, Şeref Köklü, Erdoğan Cantez, Adnan Kıstas, Ayhan Örslü gibi sporcular yetişti. )