- UYKUNUN KAÇMASI ile/ve UYKUNUN AÇILMASI
- UYKUSUZLUK ile UYKUSUZLUK HASTASI
- UYKU/UYUMA "YÖNELİMİ/İSTEĞİ" ile/ve/değil/||/<>/< SOĞUKTA DONMAK
- UYMAMAK ile AYKIRI OLMAK
- UYSAL ile/||/<> YUMUŞAK BAŞLI
- UYSALLAR, REŞAT (SARIYER, 1922 - 2001)
( Sarıyerlidir. Sarıyer'den yetişen güreşçilerden biridir. Birçok güreş kulübünde lisanslı olarak güreşti. İstanbul birincilikleri ve Türkiye ikinciliği gibi dereceleri var. Zonguldak Kömür İşletmeleri Güreş takımında güreşçi ve antrenör olarak görev yaptı. Sarıyer Halkevi güreş takımında bulundu, antrenörlük yaptı. Halkevi tiyatro ekibinde de yer aldı. Yurtdışına gitti ve Almanya'da hem güreşti hem de antrenörlük yaptı. )
- UYSALLAR, SUAT (SARIYER, 1936 - 2017)
( Hava Assb. Okulda okudu. Kıbrıs Barış Harekâtına katıldı (1974) Gazi oldu. Emekli olduktan sonra bir süre özel teşebbüste çalıştı. Uzun yıllar futbol hakemliği yaptı. Türkiye Futbol Federasyonu Gözlemciliği ve Saha Komiserliği yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulunda bulundu. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )
- UYSALLAŞMAK ile UYSALLAŞTIRMAK ile UYSAL/LIK ile UYSALCA
- UYUCANA" değil UYUYACAĞINA
- UYUKLAMA | LETARJİ ile/||/<> LETARJİ ile/||/<> LETARJİ[Fr. < LÉTHARGIE]
( Çevreye ve uyartılara karşı duyarlılık ve ilginin tamamen kayboluşuyla belirgin uyuşukluk ve hareketsizlik durumu Uyuşukluk )
- UYUKLAMA/UYKUNUN GELMESİ ile İÇ/İNİN GEÇMESİ
- UYUM BAŞARISI[İng. FITNESS] ile/||/<> AKRABA SEÇİLİMİ[İng. KIN SELECTION] ile/||/<> DİREKT UYUM BAŞARISI[İng. DIRECT FITNESS] ile/||/<> DOLAYLI UYUM BAŞARISI[İng. INDIRECT FITNESS] ile/||/<> EBEVEYN YATIRIM TEORİSİ[İng. PARENTAL INVESTMENT THEORY] ile/||/<> KAPSAYICI UYUM BAŞARISI[İng. INCLUSIVE FITNESS]
( Bir türün gelecek nesillere ne kadar gen aktardığını gösteren ya da gelecek nesillere aktaracağı gen performansının ölçülmesinde kullanılan, ömür boyu eşeysel başarıyı ve hayatta kalma becerisini gösteren terimdir. @@ Tür içindeki bireylerin yalnızca kendi uyum başarılarına yönelik değil, aynı zamanda akrabalarının uyum başarısına yönelik olarak da deneyimledikleri seçilim tipidir. Akrabaların hayatta kalıp üreyebilmesi, bireylerin kendisi tarafından paylaşılan genlerin de başarısı olduğundan dolaylı uyum başarısı ile ilişkilidir. @@ Yavru üretebilme becerisiyle ilişkili olan uyum başarısıdır. Hayatta kalabilmeye ve üremeye doğrudan katkı sağlayan her özellik, direkt uyum başarısını arttırmaktadır. @@ Bir bireyin akrabalarının üreme başarısındaki artıştan ötürü, kendisine benzer genlerin nesiller içerisindeki başarısının artmasına bağlı olarak, ilgilenilen bireyin uyum başarısının artmasıdır.Bir birey (F) düşünün. Bireyin annesi (A), babası (B), kuzeni (K) olsun. Bireyin anne ve babasıyla paylaştığı genlerin benzerliği oldukça yüksektir (0.5 olarak ifade edilir). Kuzeni ile paylaştığı genler de önemli düzeydedir (0.25 olarak ifade edilir). Bu akrabaların evrimsel süreç içerisindeki başarılarının yüksek olması, dolaylı olarak bireyin kendi evrimsel uyum başarısını da arttırmaktadır. Çünkü akrabaları başarılı olup üredikçe, kendisinde bulunan genleri de aktarabilmektedirler. @@ Ebeveyn yatırımı (PI: parental investment), ebeveynin soyunun devam edebilmesi dolayısıyla kendi özelliklerinin doğada sürdürülebilmesi için yavru bakımına yaptığı harcamalardır. Zaman ve enerji en önemli ebeveyn yatırımlarıdır. Ebeveynler, bu teori sayesinde anlaşıldığı gibi, aslında yavrularına "karşılıksız" bir sevgi beslemezler ve "karşılıksız" olarak bakımda bulunmazlar. Evrimsel açıdan bu emeklerinin karşılığı, kendi genlerini büyük oranda taşıyan yavrularının hayatta kalıp, kendilerindeki genleri yaymalarıyla, uyum başarısının dolaylı olarak artması biçiminde döner. @@ En basit tanımıyla direkt uyum başarısı, bireyin üreme ve hayatta kalma başarısı ile dolaylı uyum başarısının (bireyin akrabalarının üreme başarısından kaynaklı evrimsel başarısıdır) toplamıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- UYUM | EZGİ/AHENK[Fars. < ĀHENG] ile/||/<> TEMPO | SIKINTI/EZGİ ile/||/<> UYUM | ARMONİ/HARMONİ[Fr. < HARMONIE] ile/||/<> ŞARKI | EZGİ/ŞANSON[Fr. < CHANSON]
( ahenk kaidesi ahenk tahtası uyum Çalgılı eğlence Edebî metinlerde sözcüklerin sıralanışından veya birbirleriyle ilişkisinden doğan ve kulağa hoş gelen ses düzeni ezgi )
- UYUM | HARMONİ[Fr. < HARMONIE] ile/||/<> ...
- UYUM SAĞLAMAK ile UYARLANABİLİR ile ADAPTASYON ile UYARLANMIŞ ile ADAPTÖR ile ADAPTASYON ile UYARLANABİLİR ile ADAPTÖR
- UYUM | YÖNELİM | ORYANTASYON ile/||/<> ORYANTASYON ile/||/<> UYARI CEVABI
( uyarı cevabı Yönelme )
- UYUM = AHENK = HARMONY[İng.] = HARMANIE[Fr.] = HARMONIE[Alm.] = HARMONIA[Yun. Zarafet ve uyum tanrıçası.] = ARMONÍA[İsp.]
- UYUM ile/ve/||/<>/> ÇATIŞMA ile/ve/||/<>/> ÇÖZÜLME
- UYUM ile/ve/||/<> EŞZAMANLILIK
- HARMONY[İng.] / CONSONANCE[Fr.] / HARMONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUM
- UYUM ile/ve TINLAMA
- UYUM ile/ve TUTARLILIK
- UYUM >< UYUMSUZLUK
( Küçük şeyleri büyütür. >< Büyük şeylerin çürümesine neden olur. )
- UYUM ile/ve YETENEK
- UYUM/AHENK ile/ve/değil/||/<> İNSİCÂM
- UYUMAK/UYKU ile/ve UYUKLAMAK/PİNEKLEMEK/IMIZGANMAK/KÜNGÜLDEMEK/KÜNGÜRDEMEK/ŞEKERLEME/KAYLÛLE
( Günde ortalama 7 saat uyku yeterlidir! [Kişiden kişiye, değişkenlere ve koşullara bağlı olmak üzere 4 - 10 saat arasında olabilir.] )
( SAAT ON[22:00], YATAĞA KON! )
( Uykuya dalma süresi, yaklaşık, 7 dakikadır. )
( Elma, birçok uyarandan daha etkili bir uyku açıcıdır. )
( ÂFTÂB-SÜVÂR[Fars.]: Sabahları erken kalkan, gün doğmadan uyanmak alışkanlığına sahip olan. )
( İHTİMÂM[Ar.]: Elemden/kederden dolayı uyuyamama. )
( Uyuklama durumunda, ereksiyon gerçekleşebilmesi, olağandır. )
( ... İLE Uyuklar gibi hareketsiz oturmak. | Bir yerde, hiçbir iş yapmadan oturmak. )
( KÜNGÜLDEMEK/KÜNGÜRDEMEK: Uyuklamak. | Elden ayaktan düşmek. )
- UYUMAK ile UYUŞMAK ile UYUŞMAK
( Uyku durumu/deneyimi. İLE Kendin geçmek. İLE Birlikte ya da karşılıklı olarak uyumlu hareket etmek ya da hareket etmeye çalışmak. )
- UYUMAK ile ZIBARMAK
( ... İLE Ölmek, gebermek. | Sızmak. )
- UYUMALI!
- UYUMLANDIRMAK | UYUMLULUK | UYUMSUZLUK ile/||/<> AHENKLEŞTİRMEK | AHENKLİLİK | AHENKSİZLİK ile/||/<> UYARLIK | İMTİZAÇSIZLIK ile/||/<> UYARLILIK
- UYUM/LU/LUK ile/ve PARALEL/LİK
- UYUMLULUK ile UYUMLU ile GÜÇLÜK ile KARMAŞIK ile KOMPLİKASYON ile UYUMLU ile İLTİFAT ile ÜCRETSİZ OLARAK ile ÜCRETSİZ
- UYUMLULUK ile UYUMLU ile YURTTAŞ
- UYUMSUZ ile/||/<> İMTİZAÇSIZ
- UYUMSUZ ile KÖTÜ EŞ
- UYUMSUZ ile/ve/değil/||/<> TUTUNAMAYAN
- INCONVENIENCE[İng.] / INADÉQUATION[Fr.] / UNSTIMMIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUMSUZLUK
- UYUMSUZ/LUK ile/ve/değil/||/<>/>/< SUSKUN/LUK
- UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ
- UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ ile UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ
- UYURGEZER ile/||/<> UYUR GÖZ ile/||/<> UYUR UYANIK ile/||/<> YEDİ UYURLAR
( Uyuyan uyku hâlinde olan Durgun olan su )
- UYUŞMAK ile UYUŞABİLMEK
- UYUŞMAK ile/değil/yerine/>< YETİŞMEK
- UYUŞMUŞ ile UYUŞMUŞ
- UYUŞ(TUR)MAK ile/değil/<>/< UYUMLAN(DIR)MAK
- UYUŞUK ile ÇÜRÜMEK
- UYUŞUK ile LETARJİ
- UYUTAN ile/ve/||/<> UYUMALIK ile/ve/||/<> UYKULUK
- UYUTMAK ile/ve/||/<> UYANDIRMAK
( Gövdeyi ameliyat etmek için gereklidir. İLE/VE/||/<> Zihni/ni "ameliyat etmek" için gereklidir. )
- UYUTMAK ile UYUTULMAK ile UYUTABİLMEK
- HYPNOTIC[İng.] / HYPNOTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUTUCU, HİPNOTİK
- UYUTUM | HİPNOZ[Fr. < HYPNOSE] ile/||/<> ...
- UYUTUM = NEVM-İ SINAİ = HYPNOSIS[İng.] = HYPNOSE[Fr., Alm.] = HYNOS[Yun.]
- KİTAP/MUSHAF:
UYUYAN BİREY/TOPLUM İÇİN değil/><
OKUYAN VE DÜŞÜNEN BİREY/TOPLUM İÇİN
(

)
- UYUZ BÖCEĞİ ile/||/<> UYUZ İLACI ile/||/<> UYUZ MERHEMİ ile/||/<> UYUZ OTU ile/||/<> UYUZ SİNEĞİ
( Uyuz böceğinin üst derinin altına girerek yaptığı kaşındırıcı bulaşıcı bir deri hastalığı Bu hastalığa tutulmuş olan Düşük nitelikli değersiz mal Hoşlanılmayan sevimsiz kimse Parası olmayan züğürt kimse Hareketli canlı olmayan uyuşuk pısırık miskin kimse )
- UYUZ (BULAŞMASI):
HAYVANDA/N ile/değil/< İNSANDA/N
( Hayvanda bulunan bakteri ile insanda bulunan bakteri tamamen farklı olduğundan, uyuz, hayvanlardan değil insandan, kişiler arasında yaşanan bulaşıcı bir sayrılıktır. )
- UYUZLAŞMAK ile UYUZ/LUK ile UYUZLU ile UYUZ OTU ile UYUZ İLACI ile UYUZ BÖCEĞİ ile UYUZ SİNEĞİ ile UYUZ MERHEMİ ile UYUZ BÖCEKLERİ
- UZAGÖRÜ/ÖTEGÖRÜ/TELEPATİ ile/değil AYNI ŞEYİ DÜŞÜNMEK
- UZAK AKRABA ile/||/<> UZAK ARA ile/||/<> UZAK BENZEŞME ile/||/<> UZAK BENZEŞMEZLİK ile/||/<> UZAK DOĞU ile/||/<> UZAK GÖÇÜŞME ile/||/<> UZAK GÖRÜŞ ile/||/<> UZAK METATEZ ile/||/<> UZAK ŞARK ile/||/<> UZAK YOL KAPTANI ile/||/<> YEDİ GÖMLEK UZAK
( Gidilmesi çok süren çok ötelerde bulunan ırak I yakın karşıtı Arada çok zaman bulunan Eli gücü veya hükmü yetişmez İhtimali az olan Ayrı birbiriyle yakın ilgisi olmayan Yakın olmayan yer Herhangi bir şeyden nasip almamış olan )
- UZAK AKRABA ile/||/<> UZAKTAN AKRABA
- UZAK DURMALI!:
KÖRDEN değil NANKÖRDEN <>
YÜZSÜZDEN değil İKİYÜZLÜDEN <>
"TİPİ BOZUK"TAN değil "SÜTÜ BOZUKTAN"
- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR" ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR
- UZAK GÖÇÜŞME ile/||/<> UZAK GÖÇÜŞME
( Derleme uzaktan geçişme uzaktan metatez ırak aktarım uzaktan göçme Bazı sözcüklerde yan yana bulunmayan i r s ş gibi ünsüzlerin birbirinin yerine geçmesi Reçel leçer kebelek kelebek vb Yanyana bulunmayan ünsüzlerin yer değiştirmesi ile oluşan göçüşme olayı ödünç öndüç ileri ireli lanet nalet güvercin güvencir zerdali zelderi vb Ayrıca göçüşme )
- UZAK GÖÇÜŞME ile/||/<> YANDAŞ GÖÇÜŞME
( Bir kelimede komşu veya uzak ünlü veya ünsüzlerin yer değiştirmesi yer değiştirme metatez çömlek çölmek kibrit kirbit lanet nalet sarımsak sarmısak vb )
- UZAK | IRAK ile/||/<> UZAKLAŞMAK | UZAKLIK | UZAKSAMAK ile/||/<> IRAMAK ile/||/<> IRAKLAŞMAK | IRAKLIK | IRAKSAMAK
( ırakgörür )
- UZAK?:
MEMLEKET Mİ? ile/ve/||/<> YILDIZLAR MI? ile/ve/||/<> GENÇLİĞİM Mİ?
- UZAK TUT/ALIM! ve/||/<> UZAK DUR/ALIM!
( Yüzü "çirkin olan"ı değil yüreği çirkin olanı. VE/||/<> Giysisi kirli olandan değil "zihni/düşüncesi" kirli olandan. )
- UZAK ile UZAK DOĞU ile UZAK ile UZAK ile NALBANT
- UZAKDOĞU KÜLTÜRÜ ile/ve TASAVVUF
- UZAKDOĞU SİMGELERİ/KÜLTÜRÜ ile/ve ORTADOĞU SİMGELERİ/KÜLTÜRÜ
( Doğa bilgeliği. İLE/VE Toplum bilgeliği. )
- UZAKDOĞU TERİMLERİ/SÖZLÜĞÜ ile/ve TASAVVUF TERİMLERİ/SÖZLÜĞÜ
- UZAKLAŞMAK/YAKINLAŞMAK ile/ve ETRAFINDA DOLAŞMAK
- UZAKLIK/MESAFE ile UZAY UZAKLIĞI
- UZAKLIK ÖLÇÜMÜNDE:
NİRENGİ ile/ve/||/<>/> PARALAKS
- UZAK/LIK ile/ve BAĞIMSIZ/LIK
- UZAKLIK ile/ve/||/<> "TAÇ UTANGAÇLIĞI"
( ... İLE/VE/||/<> Ağaç türlerinin en tepesinde bulunan dallarının birbirine dokunmaktan kaçınması. )
(

)
- UZAKTAN AKRABA ile/||/<> UZAKTAN EĞİTİM ile/||/<> UZAKTAN GÜDÜMLÜ ile/||/<> UZAKTAN KUMANDA ile/||/<> UZAKTAN MERHABA ile/||/<> UZAKTAN UZAĞA ile/||/<> UZAKTAN YAKINDAN
( Uzak yerden alarga Yakın bir ilişki olmadan dolaylı olarak )
- UZAKTAN EN İYİ FARK EDİLEN RENK ile ...
( TURUNCU )
- UZAKTAN ETKİ ile DOKUNMA/TEMAS
- UZAKTAN ETKİ ile/ve/||/<> YERELLİK
- UZAKTAN ile UZAKTAN UZAĞA ile UZAKTAN AKRABA ile UZAKTAN EĞİTİM ile UZAKTAN KUMANDA ile UZAKTAN MERHABA ile UZAKTAN YAKINDAN ile UZAKTAN KUMANDALI ile UZAKTAN KUMANDASIZ
- UZAM ile/ve/||/<> YAYILIM
- UZANMAK (YATMAK) ile BANYODAN/DUŞTAN SONRA UZANMAK (YATMAK)
- UZANMAK ile DAĞILMAK
- UZANMAK ile/ve KIVRILMAK
- UZANMAK ile/||/<> UZAMAK
( uzamak )
- UZATMA BÖLÜMÜ ile/||/<> UZATMA DAKİKASI ile/||/<> UZATMA İŞARETİ ile/||/<> UZATMA KABLOSU ile/||/<> UZATMA PENALTISI
( Uzatmak işi temdit Sıhhi tesisatçılıkta kısa boruları uzatmak için kullanılan kısa boru parçası Bir ucu kıyıya bağlı durumda denize uzatılıp bırakılarak kullanılan balık ağı Futbol vb oyunların sonuna eklenen duraklama dakikaları Eşit sayılarla biten bir elemeli oyunu kazananın belli olması amacıyla kurallarına uygun olarak belli bir süre daha sürdürme )
- UZATMA KABLOSU ile/||/<> SEYYAR KABLO
- UZATMA ile UZATMALI ile UZATMA İŞARETİ ile UZATMALI ÇAVUŞ ile UZATMA PENALTISI ile UZATMALI NİŞANLI ile UZATMALI SEVGİLİ
- UZATMAK(ITNÂB[Ar.]) ile/ve/değil DEVAM ETTİRMEK
- UZATMAK" ile/değil/yerine/||/<>/< "AÇMAK"
- UZATMAK" ile/değil AYRINTILARIN DÜŞÜNÜLME/KONUŞULMA GEREĞİ
- UZATMAK ile/değil AYRINTIYA GİRMEK
- UZATMAK ile/ve/değil DEVAM ETTİRMEK
- UZA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/< TEKRAR
- UZATMAK ile UZATILABİLİR ile UZATILMIŞ ile GENİŞLETİCİ ile UZANAN
- UZATMALI ÇAVUŞ ile/||/<> UZATMALI NİŞANLI ile/||/<> UZATMALI SEVGİLİ
( Süresi uzatılan )
- UZAY ADAMI ile/||/<> UZAY ARACI ile/||/<> UZAY BİLİMİ ile/||/<> UZAY BOŞLUĞU ile/||/<> UZAY ÇAĞI ile/||/<> UZAY EĞRİSİ ile/||/<> UZAY GEMİSİ ile/||/<> UZAY GEOMETRİ ile/||/<> UZAY HUKUKU ile/||/<> UZAY İSTASYONU ile/||/<> UZAY KAPSÜLÜ ile/||/<> UZAY PİLOTU ile/||/<> UZAY SAVAŞI ile/||/<> UZAY SONDASI ile/||/<> UZAY TAŞI ile/||/<> UZAY UÇUŞU ile/||/<> UZAY ÜSSÜ ile/||/<> SİBER UZAY
( Gök cisimleri de dâhil olmak üzere bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk gök feza mekân Çeşitli boyut ve özelliklere sahip mekân )
- SPACE CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= UZAY AKIMI
- SPACE GROUP[İng.] / GROUPE SPATIAL[Fr.] / RAUMGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY GRUBU
- UZAY/BRAVAIS ÖRGÜSÜ
( Bir kristaldeki atom, iyon ve moleküllerin, uzayda, düzenli olarak tekrarlanan dizilişi. )
- SPEKTROSKOPI / SPECTROSCOPIQUE[Fr.] / SPACE LATTICE[İng.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY ÖRGÜSÜ
- RÄUMLICHE POLARKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAYSAL KUTUPSAL KOORDİNATLAR
- UZDUYUM | TELEPATİ[Fr. < TÉLÉPATHIE] ile/||/<> ...
- ÜZERE ile ÜZERİ ile ÜZERLİK
- ÜZERİNDE DURMAK ile/ve GÖZARDI ETMEMEK
- ÜZERİNE ALINMA değil ÜZERİNE ALMA
- ÜZERİNE ALMA ile ALINMA
- ÜZERİNE ALMA ile/ve/değil/yerine ÜSTLENME
- ÜZERİNE BASA BASA ile/yerine ALTINI ÇİZEREK
- ÜZERİNE BİRŞEYLER SÖYLEMEK ile BELİRLEMEK
( Bir şey ki söylemesen de olur, söyleme! Bir şey ki yapmasan da olur, yapma! )
- ÜZERİNE ÇIKMAK ile/ve/değil/yerine ÖTESİNE GEÇMEK
- ÜZERİNE KONUŞULAMAZ/LAR ile/ve/değil İFADE EDİLEMEZ/LER
- ÜZERİNE ile/değil/yerine/=/||/<> ÜSTÜNE | HAKKINDA
( üstüne hakkında den dolayı den sonra den daha üstün )
- ... ÜZERİNE ile/ve/değil/||/<>/< ... ÜZERE
- ÜZERLİK ile/||/<> ÜZERLİK
( Zygophyllaceae familyasından beyaz çiçekli özellikle aşırı derecede otlatılmış alanlarda bol bulunan meyveleri toplanarak nazarlık yapımında kullanılan çok yıllık otsu bir tür Nazarlık Demirdikenliler familyasından beyaz çiçekli özellikle aşırı derecede otlatılmış alanlarda bol miktarda bulunan meyvelerinden nazarlık yapılan içerdiği betakarbolin alkaloitleri nedeniyle mera hayvanlarında eş güdüm bozukluğu ve felçle belirgin zehirlenmelere neden olan çok yıllık otsu bitki nazarlık Peganum harmala Ağızlarda üzellik üzerik yüzerlik yüzellik olarak da geçer Az üzǝrlik üzērlik Kırım özerlik Osmanlıcada yüzerlik üzerlik olarak geçer Kıpçakçada yüzerlük biçimi kullanılmıştır Räsänen üzerlik ve yüzerlik biçimleri üzerinde durmuş ancak köken vermemiştir Raute eine Pflanze die Samenkörner verschiedener Pflanzen die zur Räucherung bei der Heilung von Krankheiten verwendet werden V 524b Clauson yǖzērlik the plant rue Peganon harmala sözünün yüzerden türediğini ancak yüzer a hundred each yüz to swim veya yüz to flay kökleriyle açık bir ilgisinin bulunmadığını yazmıştır Akalın üzerliğin aslında yabani sedef otu olması dolayısıyla Orta Türkçede sedef otu olarak geçen ilrük eldrük sözünün Oğuzlar tarafından yabani sedef otu karşılığında olmak üzere yoz ilrük adıyla kullanılmasından çıktığını yazmıştır Orta Türkçede yoδ sözünün zamanla soysuzlaşmak bozulmak bitki hayvan karşılığında kullanıldığını biliyoruz yoz Akalına göre 1993 256 yoz ilrük birleşik adı gerileyici benzeşme ve göçüşme métathèse sonucunda yüzerlik biçimini almış olmalıdır Türkçede l ve r sesleri göçüşmeli métathétique olarak kullanılabilmektedir Başta y sesinin düşmesi ise sonradan gerçekleşmiştir Üzerliğin aphrodisiaque olarak kullanılması nedeniyle yüz erlik tütsüsünün nazara karşı insanların üzerine tutulması dolayısıyla üzeri lik biçimlerinden oluştuğu yolundaki açıklamalar halk etimolojisi örnekleridir Osmanlıcada Farsça sipend üzerlik tohumu olarak geçer Diyaleklerde üzerlik için ısırık adırasman vb adlar kullanılır ısrık ısırık adırıspan YUyg edrasman Türki adirasman gül asman )
- UZGÖREN ile/||/<> UZGÖRÜR ile/||/<> UZ İLETİŞİM
( Masallarda az gittik uz gittik dere tepe düz gittik tekerlemesinde uzak anlamında kullanılan bir söz )
- UZGÖRÜR ile/||/<> UZGÖREN
- ÜZGÜ ile ÜZGÜN/LÜK ile ÜZGÜLÜ ile ÜZGÜSÜZ ile ÜZGÜN BALIĞI
- ÜZGÜNÜM" ile/değil/yerine/<>/< ÜZÜLDÜM
- UZLAŞIM ile/ve/||/<> ALT/ASGARİ KOŞUl
- UZLAŞIM/SAL = İTİBAR/Î = CONVENTION/AL[İng.] = CONVENTION/NEL[Fr.] = KONVENTION/EL[Alm.] = CONVENTIO[Lat.] = CONVENCIÓN[İsp.]
- UZLAŞIM ile/ve/<> TANIŞIKLIK
- UZLAŞIM ve UNUTMAK
- UZLAŞIM ile/ve/<> UYUM
- UZLAŞIM ile/ve/değil/yerine UYUMLU BİRLİK
- UZLAŞIM/SAL ile UYLAŞIM/SAL
- UZLAŞMA | KONSENSÜS ile/||/<> KONSENSÜS[Fr. < CONSENSUS]
- UZLAŞMA | UYGUNLUK | UYUM/MUTABAKAT[Ar. < MUṬĀBAḲAT] ile/||/<> UZLAŞTIRMA | TELİF HAKKI/TELİF[Ar. < TEʾLĪF]
( mutabakat zaptı umum mutabakat beyannamesi uzlaşma uygunluk uyum )
- UZLAŞMA ile/ve/||/<> BARIŞMA
- UZLAŞMA ile/değil ERDEM
- UZLAŞMA ile/ve İMAN
- UZLAŞMA ile UZLAŞMACI
- UZLAŞMA ile UZLAŞMAZ/LIK ile UZLAŞMACI/LIK ile UZLAŞMALI
- UZLAŞ(TIR)MA ile/değil ANLAŞ(TIR)MA
- UZLUK/EHLİYET/HAZAKAT ile/ve/<> DEĞİM/LİYÂKAT
- UZLUK/HAZAKAT[Ar. < ḤAẔĀḲAT] ile/||/<> USTA/HAZIK[Ar. < ḤĀẔİḲ]
- UZMAN ÇAVUŞ ile/||/<> UZMAN DOKTOR ile/||/<> UZMAN HEKİM ile/||/<> UZMAN JANDARMA ile/||/<> BAŞUZMAN ile/||/<> BESLENME UZMANI ile/||/<> DİYABET UZMANI ile/||/<> DİYET UZMANI ile/||/<> EKOLOJİ UZMANI ile/||/<> ELÇİLİK UZMANI ile/||/<> EMBRİYOLOJİ UZMANI ile/||/<> FİZİK TEDAVİ UZMANI ile/||/<> HESAP UZMANI ile/||/<> İÇ HASTALIKLARI UZMANI ile/||/<> İLETİŞİM UZMANI
( Belli bir işte belli bir konuda bilgi görüş ve becerisi çok olan kimse mütehassıs kompetan spesiyalist Yükseköğretim kurumlarında özel bilgi veya uzmanlığa ihtiyaç gösteren bir işle laboratuvarlarda kütüphanelerde atölyelerde ve diğer uygulama alanlarında görevlendirilen öğretim yardımcıları )
- UZMANLAŞMAK ile UZMAN/LIK ile UZMAN HEKİM ile UZMAN ÇAVUŞ/LUK ile UZMAN DOKTOR ile UZMAN JANDARMA/LIK ile UZMANLIK BELGESİ
- UZMANLIK BELGESİ ile/||/<> BAŞUZMANLIK ile/||/<> İLETİŞİM UZMANLIĞI
( Uzman olma durumu uzmanın görevi eksperlik mütehassıslık ihtisas II kompetanlık )
- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİREŞİM/TEVHİD
- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< USTA/LIK
- ÜZME TAHTASI ile/ve SNOWBOARD
( Meşe köyü - İkizdere - Rize'de. İLE/VE Dağlarda. )
( Çimende. İLE/VE Karda. )
- ÜZN | KULAK[Rus.] ile/||/<> KULAK KEPÇESİ ile/||/<> KULAK ZARI
( İşitme organı olup memelilerde dış-, orta-ve iç-kulak olmak üzere üç bölgeden meydana gelir. @@ Kotanın ayarını sağlayan iki demir parçası. (Akbulut *İspir -Erzurum) @@ (zooloji) @@ Toprak sahibi olan, ücretli emek kullanarak tarımsal üretim yapan veya toprak ve tarımsal araçları kiraya vererek tefecilik yoluyla haksız kazanç sağlayan varlıklı Rus köylüsü. @@ İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. @@ ~ Az gulag. -Tkm gulak. -TatK kolak. -Bşk kolak. -Nog kulak. -Kklp kulak. -Kzk kulak. -Krg kulak. -Sart kulak. -Tar kulak. -Alt, Tel, Kuğ, Şor, Sag, Koy, Kaça, Küer kulak. -Hak xulax. -Tuv kulak. -Yak kulgāx. -Çuv xălxa. Eski Türkçeden başlayarak kullanılır (kulgak, kulkak). Orta Türkçede kulak olarak geçer. Kâşgarlı Mahmud'a göre kulxak ve kulkak biçimleri de kullanılır. Eski Kıpçakçada kulağ ve kulak olarak geçer. Yaygın bir inanca göre *kul- 'işitmek' kökünden geldiği anlaşılıyor. Eski kulgak biçiminde gördüğümüz -gak (~ -ak) eki eski ve yeni diyalektlerde yaygındır. Bu açıklamayı yapan uzmanlar, Türkçe *kul- kökünü doğrulamak için Fin-Ugor dillerinde kullanılan biçimleri tanık olarak değerlendirmişlerdir. Mac hall- 'işitmek'. -Ost xól-. -Çer kol- vb. Türkçede buna benzer birçok organ adı geçtiğini biliyoruz. Ayak < adak ( )
- ÜZN-İ VUSTA ile/||/<> OREILLE MOYENNEM[Fr.] ile/||/<> ORTA KULAK
( zooloji )
- UZÖLÇER | TELEMETRE ile/||/<> TELEMETRE[Fr. < TÉLÉMÈTRE]
- UZÖLÇÜM | TELEMETRİ[Fr. < TÉLÉMÈTRIE] ile/||/<> ...
- ÜZÜLME ve/||/<>/> BÜZÜLME
- ÜZÜLME ile/ve/değil/||/<>/< ŞAŞIRMA
- ÜZÜLMEK ile DÜŞÜNMEK
- ÜZÜLMEK ile/||/<> ESEFLENMEK
- ÜZÜLMEK ile/ve HESAP SORMAK
- ÜZÜLMEK ile ISTIRAP
- ÜZÜLMEK ile/ve/||/<>/> SÜZÜLMEK
- ÜZÜLMEK ile ÜZÜLEBİLMEK ile ÜZÜLÜVERMEK
- ÜZÜM ASMASI ile/||/<> ÜZÜMGÜNEŞİ ile/||/<> ÜZÜM PEKMEZİ ile/||/<> ÜZÜM SALKIMI ile/||/<> ÜZÜM SİRKESİ ile/||/<> ÜZÜM ŞEKERİ ile/||/<> ÜZÜM ŞIRASI ile/||/<> ÜZÜM ÜZÜM ile/||/<> ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM ile/||/<> ÇÖPSÜZ ÜZÜM ile/||/<> KURU ÜZÜM ile/||/<> ŞIRALIK ÜZÜM ile/||/<> YAŞ ÜZÜM ile/||/<> AMERİKAN ÜZÜMÜ ile/||/<> AYI ÜZÜMÜ ile/||/<> BEKTAŞİ ÜZÜMÜ ile/||/<> BESNİ ÜZÜMÜ ile/||/<> ÇAVUŞ ÜZÜMÜ ile/||/<> ÇİLEK ÜZÜMÜ ile/||/<> ÇOBANÜZÜMÜ ile/||/<> DENİZÜZÜMÜ ile/||/<> FRENK ÜZÜMÜ ile/||/<> HASANDEDE ÜZÜMÜ ile/||/<> İT ÜZÜMÜ ile/||/<> KÖPEK ÜZÜMÜ ile/||/<> KURT ÜZÜMÜ ile/||/<> KUŞ ÜZÜMÜ ile/||/<> MİS ÜZÜMÜ ile/||/<> MİSKET ÜZÜMÜ ile/||/<> PARMAK ÜZÜMÜ ile/||/<> PEYGAMBER ÜZÜMÜ ile/||/<> SULTANİYE ÜZÜMÜ ile/||/<> TİLKİ ÜZÜMÜ
( Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi )
- GRAPE SUGAR[İng.] / TRAUBEN ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ŞEKERİ
- ÜZÜM, ÜZÜME, BAKA BAKA KARARIR ile/ve/||/<> KÖRLE YATAN, ŞAŞI KALKAR
- ÜZÜM ile/değil BEKTÂŞÎ ÜZÜMÜ
( ... İLE/DEĞİL Taşkırangillerden bir çalı. | Bu çalının, mayhoş, nohut büyüklüğünde, ak ya da kara yemişi. )
- ÜZÜM ile LANGSAT
( ... İLE Uzakdoğu'da ve özellikle Malezya'da bulunan, üzüme benzeyen sarı bir tropikal meyve. )
- ÜZÜM ile MÜŞKÜLE
( ... İLE Bağbozumuna yakın bir zamanda yetişen, kalınca kabuklu, iri ve uzun taneli bir üzüm. )
- ÜZÜM ile ŞEKERCİBOYASI/AMERİKAN ÜZÜMÜ
( ... İLE Şekerciboyasıgillerden, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan, 2-3 metre yüksekliğinde, üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık bir bitki, Amerikan üzümü (Phytolacca americana) )
- ÜZÜM ile ÜZÜMCÜ/LÜK ile ÜZÜMLÜ ile ÜZÜMSÜZ ile ÜZÜM SUYU ile ÜZÜM ÜZÜM ile ÜZÜMLÜ KEK ile ÜZÜM ASMASI ile ÜZÜM HOŞAFI ile ÜZÜM KURUSU ile ÜZÜM ŞEKERİ ile ÜZÜM ŞIRASI ile ÜZÜM PEKMEZİ ile ÜZÜM SALKIMI ile ÜZÜM SİRKESİ ile ÜZÜM KOMPOSTOSU
- ÜZÜMLÜ ile/||/<> PERDE SÜSÜ. (*YALVAÇ -ISPARTA)
( Perde süsü Yalvaç Isparta )
- UZUN ÇİZGİ ile/||/<> KONUŞMA ÇİZGİSİ
- UZUN KLİTORİSLİ KADIN (ERİL) ve "KISA PENİSLİ ERKEK" (DİŞİL):
İNSAN
- (UZUN SÜRE) OTURMAK yerine BİSİKLET
- UZUN/KISA) SÜRELİ/LİK (/ SOLUKLU/LUK) ile SÜREKLİ/LİK
- UZUN UZADIYA (KONUŞMAK/ANLATMAK)
- UZUN UZUN BAKMAK ile GÖZ KIRPMAK
( ... İLE Bir kişinin, ortalama göz kırpma hızı, 100 - 400 milisaniye arasında gerçekleşmektedir. )
- UZUN UZUN DÜŞÜNMEK/BOŞ BOŞ OTURMAK ile/ve/değil/yerine AZ AZ (DA OLSA) EYLEMEK/BİR ŞEYLER YAPMAK
( Pek kolay olmasa da... )
( Kepçe tutan elim olsun, dış kapıda yerim olsun! )
- UZUN UZUN (KONUŞMA ANLATMAK)
- UZUN UZUN KONUŞMAK ile "UZATMAK"
- UZUN YAŞAMAK ile/ve/<>/değil/yerine DERİN/DÜRÜST/DOĞRU YAŞAMAK
- UZUN, ECEM (SARIYER, 1992)
( Sinema sanatçısı. Sarıyer'de doğdu, ilköğretim, ortaöğretim ve Liseyi Sarıyer Hüseyin Kalkavan Lisesinde okudu. Okuluna devam ederken oyunculuğa başlandı. Önce Ülker reklamlarında oynadı sonra da Aliye dizisindeki rolü ile çocuk yaşta şöhreti yakaladı. Sırasıyle, Aliye, Geniş Zamanlar, Pulsar, Gönül Salıncağı, Ah kalbim ve Küçük Sırlar dizilerinde oynadı. 2014 yılında Yapı Kredi Afife Jale Tiyatro ödüllerinden "Yılın en başarılı Genç Kuşak Sanatçısı" Ödülüne layık görüldü. )
- UZUN, NUMAN (SARIYER, 1923 - 2008)
( İ.Ü. İktisat Fakültesini yarım bırakarak iş hayatına atıldı. Sarıyer ilk takımında futbol oynadı. Fenerbahçe'ye transfer olduktan bir süre sonra tekrar Sarıyer'e transfer oldu ve burada futbol yaşamını noktaladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem başkanlık ve ayrıca 14 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. Demokrat Partisi Sarıyer İlçe Başkanı iken 27 Mayıs 1960 İhtilali ile tutuklandıysa da kısa sürede aklanarak kurtuldu. Bilahare siyasi çalışmaların başlaması ile Adalet Partisi Saflarında siyasete atıldı. Adalet Partisinin uzun süre İl Başkanlığını yaptı. İstanbul İl Genel Meclisinde bulundu ve 6 dönem (1963 - 1968) Daimi Encümen Üyesi olarak hizmet verdi. Siyasi haşatına her kademede devam etti ve İstanbul Belediye Meclisi Üyesi ve İstanbul Milletvekili olarak TBMM de görev yaptı. )
- ÜZÜNÇ ile ÜZÜNÇLÜ
- LENGTH CONTRACTION[İng.] / CONTRACTION DES LONGUEURS[Fr.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK BÜZÜLMESİ
- UZUNLUK ÖLÇÜSÜ ile/||/<> DİLİ UZUNLUK ile/||/<> ELİ UZUNLUK ile/||/<> KOLU UZUNLUK ile/||/<> DALGA UZUNLUĞU ile/||/<> ODAK UZUNLUĞU ile/||/<> VURGU UZUNLUĞU
( Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü tul Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı boy I en karşıtı Yazının sözün kapsam yönünden genişliği Süre yönünden uzun olma durumu )
- LENGTH[İng.] / LONGUEUR[Fr.] / LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK
- UZUNLUK ile UZATMAK ile UZATMA ile UZUNLAMASINA ile UZUN
- UZUN/LUK ile/ve YÜKSEK/LİK
( İki nokta arasında. İLE/VE Zeminden hareket ederek. )
- UZUNSOY, PROF. DR. ORHAN (ADANA 1922 - 1988)
( Üniversite öğretim üyesi. ilköğrenimini değişik kentlerde yapmıştır. 1939 yılında Ankara Atatürk Lisesini bitirmiş, aynı yıl Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesine girmiş, 1943 yılında bu fakülteden mezun olmuştur. Askerlik görevinden sonra, 30.03.1946 tarihinde Orman Fakültesi Orman İşletme İnşaatı Kürsüsüne asistan olarak atanmıştır 1951 yılında "Karadeniz Boğazı Mıntıkasında Toprak Taşınmasının Sebepleri ve Bu Taşınmayı Önleyecek İdari, Teknik ve Kültürel Tedbirlerin Araştırılması" adlı doktora tezi ile Doktor unvanını almıştır. 1956 yılında "Ankara Çevrelerinde Toprak Erozyonunun Şürnulü ve Çıplak Yamaçların Yeşillendirilmesi Üzerine Araştırmalar" konulu çalışmasını tamamlayarak Doçent unvanını kazanmıştır. 1960 - 1961 ve 1964 - 1965 yıllarında Almanya ve Avusturya'da incelemelerde bulunmuştur. 1967 yılında Profesör olan UZUNSOY, Prof. Dr. Orhan, İst.1969 - 1970 yılları arasında, İstanbul Cağaloğlu Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu Müdürlüğü görevini üstlenmiş ve bu okulda öğretim üyeliği yapmıştır. 1971 - 1972 yılları arasında da Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanlığı yapmıştır. UZUNSOY, emekliliğine kısa bir süre kala 08.09.1988 tarihinde vefât etmiştir. )
- ÜZÜNTÜ | HASTALIK | UR | SIKINTI/DERT[Fars. < DERD] ile/||/<> HASTALIK | BOZUKLUK | NEDEN/İLLET[Ar. < ʿİLLET] ile/||/<> HASTALIK | ANLAŞMAZLIK/MARAZA[Ar. < MARAŻA] ile/||/<> BOZUKLUK | İNME/SEKTE[Ar. < SEKTE]
( dert babası dert küpü dert ortağı dert sahibi boğaz derdi geçim derdi başı dertte üzüntü hastalık ur Sızlanma ile karışık dilek Yapılmak istenen şey sıkıntı )
- ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<>/> (")ÇARESİZLİK(")
- ÜZÜNTÜ = KEDER = PAIN[İng.] = DOULEUR[Fr.] = SCHMERZ[Alm.] = DOLOR[Lat.]
- ÜZÜNTÜ ve SIKINTI ve KAYGI/ENDİŞE
( Geçmişe ait. VE Şimdide. VE Gelecek için. )
- ÜZÜNTÜLÜ ile/||/<> ÜZÜNÇLÜ
- UZUNYA DALYANI
( Uzunya koyunda kurulan beri bu dalyan uzun bir zamandan beri kurulmuyor. )
- UZVİ KİMYA | ORGANİK KİMYA ile/||/<> ORGANİK KİMYA
( Karbonatlar karbon oksitleri ve sülfürlerin dışında kalan karbon bileşiklerinin kimyası kimya Karbon kapsayan bileşiklerin kimyası )
- UZVÎ | ÖRGENSEL ile/||/<> ÖRGENSEL ile/||/<> ORGANİK
( organik Örgene değgin örgenle ilgili Kökeni bitkisel ve hayvansal olan özdek biyoloji kimya 1 Canlı organizmadan elde edilen yapısında karbon içeren 2 Organlardan oluşmuş yapı gösteren Hidrokarbon zinciri veya halkası taşıyan maddeler )
- UZVİYET | UZVİYET | CANLI VARLIK | ORGANİZMA ile/||/<> ORGANİZMA ile/||/<> ORGANİZMA[Fr. < ORGANISME]
( organon aygıt Ayrı ayrı görevleri olan organlar tarafından hayatsal olaylarını devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık hayvan ya da bitki botanik Ayrı ayrı organlar ile hayalî olaylarını devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık Yaşamsal işlevlerini devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık )
- UZVİYYET[Ar. < ʿUŻVİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> UZVİYET
( organizma Çeşitli organlardan meydana gelmiş şey )
- UZV-U TENİS ile/||/<> ARCHÉGON[Fr.] ile/||/<> ARKEGON[Fr. < ARCHÉGONE]
( botanik )
- VAAZ KÜRSÜSÜ ile/||/<> SON CEMAAT YERİ ile/||/<> SAKIF ile/||/<> HÜNKÂR MAHFİLİ
( Belirli gün ve saatlerde, imamın vaaz vermek için çıktığı, koltuk ya da küçük balkon biçimindeki bölüm. İLE/||/<> XIV. yüzyıldan itibaren cami ve mescitlerde yaygın olarak kullanılan, ana mekânın dışında yarı açık hazırlık bölümü. İLE/||/<> Camilerde son cemaat yerinin dışında ek bir bölüm. Özellikle iç avlusu olan yapılarda, cemaatin hava şartlarından korunması amacına yöneliktir. İLE/||/<> Camilerde hükümdara ayrılan bölüm.[Bazen galerinin bir bölümü, bazen ayrı bir daire biçimindedir.] )
- VABESTE[Fars. < VĀBESTE] ile/değil/yerine/=/||/<> BAĞLI
- VABESTE[Fars.] ile/değil/yerine/= BAĞLI
- VAC/VAK/VACUUM ASSISTED CLOSURE[İng.] ile/değil/yerine/= VAKUM YARDIMLI YARA KAPATMA, NEGATİF BASINÇLI YARA KAPATMA
- VACCINE[İng.] ile/değil/yerine/= AŞI
( Belirli hastalıklara neden olan patojenlere karşı bağışıklık kazandıran tıbbi araç. Latince "inek" anlamına gelen "vacca" sözcüğünden türemiştir. Aşı, 1796 yılında sığır çiçeği lezyonlarının insanda çiçek hastalığını engellediğini fark eden İngiliz doktor, Edward Jenner tarafından icat edilmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- VACİB, MEVACİB | ULUFE[Ar. < ʿULŪFE] ile/||/<> ...
( Osmanlılarda kapıkulu askerine saray ve devlet örgütlerindeki kimi görevlilere üç ayda bir verilen ödenek )
- VÂCİBU'L-VUCÛD yerine KÂDİRU'L-MUHTÂR
- VÂDE FARKSIZ ile/değil/yerine/= SÜREV ARTISIZ
- VÂDELİ HESAP ile/değil/yerine/= SÜREVLİ SAYANAK
- VADELİ HESAP ile/||/<> VADELİ MEVDUAT ile/||/<> VADELİ SATIŞ ile/||/<> KISA VADELİ ile/||/<> UZUN VADELİ
( Vadesi olan Süresi sınırlanmış )
- VÂDESİZ HESAP ile/değil/yerine/= SÜREVSİZ SAYANAK
- VADESİZ HESAP ile/||/<> VADESİZ MEVDUAT
- VADESİZ HESAP ile/||/<> VADESİZ MEVDUAT
( Vadesi olmayan Süresi sınırlandırılmamış )
- VADETMEK ile VADE ile VADELİ ile VADESİZ ile VADE SONU ile VADE BİTİMİ ile VADELİ HESAP ile VADELİ SATIŞ ile VADESİZ HESAP ile VADELİ MEVDUAT ile VADESİZ MEVDUAT
- VADOLUNMAK[Ar. < VAʿD + Tr. OLUNMAK] ile/değil/yerine/=/||/<> VADOLUNMAK
( Bir iş yerine getirilmek üzere söz verilmek )
- VAFTİZ ile HAÇ VAFTİZİ ile VAFTİZ ile VAFTİZCİ ile VAFTİZHANE
- VAGON[Fr./İng. < WAGON] ile/ve/||/<> FURGON[Fr. < FOURGON]
( ... İLE/VE/||/<> Nesne vagonu. )
- VAGON ile/ve/<> VAGONET
( Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği, demiryolu aracı. İLE Yana ya da arkaya doğru devrilebilen ve kimi toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon. )
- VAGONET ile/değil/yerine/= TAŞIRCIK
- VAHÂ[Ar.] ile ILGIM/SERAP/YALGIN/PUSARIK
( Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yer. İLE ... )
- VAHA ile/değil/yerine/= SUVLA/YEŞERGE
- VAHÂMET ile/ve/<> HEZİMET
- VAHAMET[Ar. < VAḪĀMET] ile/değil/yerine/=/||/<> VAHAMET
( Güçlük korkulacak tehlikeli durum )
- VAHAMET ile VAHAMETLİ
- VAHDET-İ VUCUD ile VAHDET-İ ŞÜHÛD
- VAHDETİVÜCUT[Ar. < VAḤDET + VÜCŪD] ile/değil/yerine/=/||/<> VARLIK BİRLİĞİ
- VAHİD-İ KIYASÎ | AYAR[Ar. < İYÂR] ile/||/<> İNCE AYAR
( TV. Almaçlarda seçik, doğru ve düzgün bir görüntü ve pürüzsüz ses elde etmek amacıyla yapılan düzenlemeler. (Başlıca ayarlar oluk seçme, sertlik ayarı, parlaklık ayarı, yükseklik ayarı, genişlik ayarı, düşey doğrusallık ayarı, görüntülük ayarıdır). @@ (fizik) @@ Altın ya da gümüş karışımlı madenlerde, değerli olanının genel külçeye olan katkısız oranı. @@ Ayarlama işi. @@ @@ )
- VAHİD-ÜL-FİLKA NEBATAT | BİR ÇENEKLİLER ile/||/<> BİR ÇENEKLİLER
( botanik Sadece bir kotilodonu olan embriyo veya bitkiler monokotiledon tek çenekliler )
- VAHİD-ÜL-FİLKA NEBATAT | BİR ÇENEKLİLER >< KAPALI TOHUMLULAR
( (botanik) @@ Sadece bir kotilodonu olan embriyo veya bitkiler, monokotiledon, tek çenekliler. )
- VAHİD-ÜL-MANA | TEK ANLAMLI ile/||/<> TEK ANLAMLI ile/||/<> EŞ SESLİ
( 1 Yalnızca bir anlamı olan sözcük ya da kavram Karşıtı eş sesli 2 Belirli kesin olarak belirlenmiş Tek bir kavramı tek bir anlamı yansıtan kelime Araçgereç adları terimler bazı somut ve soyut adlar tek anlamlıdırlar ağızlık duvar elek dizlik silecek keser masa sandalye vb Terim olarak dörtgen atardamar çekim gramerde yer çekimi soyut ad barış acıma sevinç güzellik gibi Karşıtı çok anlamlılık tır aequivocus aequus eşit özdeş vox ses Ses bakımından birbirinin aynı ancak anlamları değişik olan sözcüklerin niteliği Çokanlamlı olan sözcükler Ör Kara bağ kaç çalmak Dil coğrafyasında aynı sesi kullanan bölgelere denir Azerbaycan Türkçesi omonim Türkmen Türkçesi omonim Gagauz Türkçesi omonim Özbek Türkçesi omonim şakldöş Uygur Türkçesi şakildóş söz Tatar Türkçesi omonim awazdaş süz Başkurt Türkçesi omonim omonim Krç Malk omonim Nogay Türkçesi omonim Kazak Türkçesi omonim Kırgız Türkçesi omonim Alt omonim aydıları tüňey te uçurı başka söstör Hakas Türkçesi omonim Tuva Türkçesi omonim Türkçesi omonim Rusça omonim )
- VAHİY DİNLERİ ile/ve EVRENSEL DİNLER
- VAHİY/VAHY[Ar. < VAḤY] ile/||/<> VAHYOLUNMAK/VAHYOLUNMAK[Ar. < VAḤY + Tr. OLUNMAK]
( vahyolunmak Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere bildirilmesi Bu biçimde bildirilen buyruk )
- VAHİY ile İLHÂMÂT ile RÜYÂ ile FERÂSET
( Cebrail ile gelen. İLE Cebrail'siz gelen. İLE Cebrail'siz gelen. İLE Kendi öngördüğün. )
- VAHŞET ile/ve VAHÂMET["VEHÂMET" değil!]
- VAHŞET[Ar.] ile/değil/yerine/= YIRTINÇ/ACIMASIZLIK
- VAHŞÎ | YABANIL ile/||/<> AV HAYVANLARI (KARADA)
( av hayvanları karada )
- VAHŞÎ ile/||/<> SAUVAGE[Fr.] ile/||/<> YABANİ
( zooloji )
- VAHŞİ ile VAHŞET ile GADDARCA DAVRANMAK ile VAHŞİCE ile KABA
- VAHŞİ[Ar.] ile/değil/yerine/= YABANIL
- VAHŞİ ile/değil/yerine/= YIRTICI
- VAHŞİCE/VAHŞİYANE[Ar. < VAḤŞĪ + Fars. -ĀNE] >< UYGAR/SİVİLİZE[Fr. < CIVILISÉ]
- VAHŞİCE ile/||/<> VAHŞİCESİNE
- VAHŞİLEŞMEK ile VAHŞİLEŞTİRMEK ile VAHŞİ/LİK ile VAHŞİCE ile VAHŞİ ORMAN ile VAHŞİ HAYVAN
- VAHŞİYANE[Ar. < VAḤŞĪ + Fars. -ĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> VAHŞİCE
- VAHYOLUNMAK[Ar. < VAḤY + Tr. OLUNMAK] ile/değil/yerine/=/||/<> VAHYOLUNMAK
( Vahiy gelmek )