YEDİ YAZAÇLILAR

- TUĞRAKEŞ[Tr. < TUĞRA + Fars. -KEŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> NİŞANCI

- TUH | TU ile/||/<> TUHAFİYECİ | TUHAFÇI

( tu kaka )

- DEPLETION REGION[İng.] / RÉGION D'ÉPUISEMENT[Fr.] / ERSCHÖPFUNGSBEREICH, ERSCHÖPFUNGSREGION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜKENME/TÜKETİM BÖLGESİ

- TÜKENME:
"YENİLİNCE"
değil "PES EDİNCE"

- TÜKENME ile/ve/<>/> ÇÖZÜNME

- TÜKENME ile TÜKENMEZ/LİK ile TÜKENMEZ KALEM

- TÜKETENLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< ÜRETENLER

( Eşek arısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/< Bal arısı. )
( Fare(mouse) kullanıcısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/< Klavye kullanıcısı. )

- TÜKETİLEN ile TÜKETİLEREK ile TÜKETİCİ ile TÜKETİCİ MALI ile TÜKETİM MALLARI ile TÜKETEN ile TAMAMLAMAK ile TÜKETİM ile TÜKETİM

- DEPLETED URANIUM[İng.] / URANIUM APPAUVRI[Fr.] / ERSCHÖPFTES URAN, ERSCHÖPFNUNGSURAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜKETİLMİŞ URANYUM

- DEPLETION LAYER RECTIFICATION[İng.] / REDRESSEMENT PAR COUCHE D'ARRÊT[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜKETİM KATMANLI DOĞRULTMA


- DEPLETION LAYER TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À COUCHE D'ARRÊT[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜKETİM KATMANLI TRANSİSTÖR

- TÜKETİM VERGİSİ ile TÜKETİM VERGİSİ

- TÜKETİM ile İSRAF

( İSTİHLAK: Tüketim, yoğaltım. )

- TÜKETİM ile/değil/yerine KULLANIM

- TÜKETİM ile/ve/değil/yerine/||/<> PAYLAŞIM

- TÜKETİM ve/ SIKILMA ve/ TÜKETİM

- TÜKETME ÇABASI yerine ANLAMA ÇABASI

- TÜKETME | TÜKETMEK ile/||/<> YOĞALTMA | YOĞALTMAK

- TÜKÜRMEK ile ÜFÜRMEK

- TÜKÜRÜK BEZLERİ ile/||/<> TÜKÜRÜK HOKKASI ile/||/<> TÜKÜRÜK OTU

( Tükürük bezlerinin ağza akan salgısı )

- TÜKÜRÜK ile/ve BALGAM

( TAKAŞŞU'/TEKAŞŞU'[Ar. < KAŞ]: Balgam çıkarma. )
( TEKAŞŞU'-İ DEM[Ar.]: Kan tükürme. )
( [İt./İsp.] SALIVA con/y/e ... )

- TÜKÜRÜK ve/<> PTİYALİN[Fr. < Yun.]

( ... VE/<> Nişastanın sindirilmesine yarayan, tükürükte bulunan bir enzim. )

- TÜKÜRÜKLEMEK ile TÜKÜRÜKLENMEK ile TÜKÜRÜK ile TÜKÜRÜK OTU ile TÜKÜRÜK BEZLERİ ile TÜKÜRÜK HOKKASI

- TUL | TÛL | UZUNLUK ile/||/<> UZUNLUK

( Sinema Bir filmin uzunluk birimiyle metre ya da ayak belirtilen boyu boy Bir doğru üzerinde bulunan bir noktalar kümesinin kapsamı matematik fizik )

- TUL[Ar. < ṬŪL] ile/değil/yerine/=/||/<> BOYLAM | UZUNLUK

( tul derecesi boylam uzunluk )

- TÜLBENT[Fars. < DULBEND] ile/||/<> ...

( pamuktan ince ve seyrek dokunmuş hafif ve yumuşak bez bu bezden yapılmış başörtüsü dulband a turban tiara hat )

- TÜLBENT[Fars. < TER + BEND] ile/değil/yerine/= YAZMA

( İnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez. | Bu bezden yapılmış başörtüsü. )

- TÜLBENT ile TÜLBENTÇİ/LİK

- TULUMBA[İt. < TROMBA] ile/||/<> ...

( 1 Tüfekte iğnenin bulunduğu yer Kovalca Bozüyük Bilecik 2 Bağ ve meyve ağaçlarını ilaçlamakta kullanılan araç Kemalpaşa İzmir İtal tromba pump Fransızcada trompe olarak kullanılır Türkçede başlangıçta turumba olarak kullanıldığı anlaşılıyor Sonradan bu biçim tulumbaya çevrilmiştir Bu biçimin oluşmasında Türkçe tulum sözünün analojik baskısından söz edilebilir mi bilmiyoruz Doerfer tromba ile tulum arasında contamination olasılığı üzerinde durmuştur Farsça tūlumba Arapça ṭūlunba Rumca τουλούμπα gibi dillere Türkçeden geçmiştir )

- TULUMBA[İt. < TROMBA] ile TULUMBA

( Sıvıları alçak yerlerden çekmeye ya da yüksek yerlere çıkarmaya yarayan araç. | Otomobil lastiği, futbol topu vb. şeyleri şişirmeye ya da herhangi bir sıvıyı sıkmaya, bir şey üzerine püskürtmeye yarayan araç. | Bağ ve meyve ağaçlarını ilaçlamakta kullanılan araç. İLE Tüfekte, iğnenin bulunduğu yer. )

- TULUMBA ile TULUMBACI/LIK ile TULUMBA KOLU ile TULUMBA TATLISI

- TULUMBACI ile/||/<> BİR AYAKKABI TÜRÜ. (AZLANAPA -KÜTAHYA)

( Bir ayakkabı türü Azlanapa Kütahya )

- TULUMCU ile/||/<> TULUMCU

( Körm O Eski Türk şenliklerinde düzeni sağlayan görevli Bu görevli deri don ve külah giyer elinde keçi derisinden bir tulum taşırdı Tulumu su ya da hava ile şişirir gösteri alanının içine taşmış olanlara tulumu ile vurarak uyarırdı Eski şenliklerde bir yandan soytarılık yaparken bir yandan ellerindeki havayla şişirilmiş tulumlarla oyun alanına taşanları hizaya sokan şenlik alanını düzenleyen ve gerektiğinde tulumuna su doldurup şenlik alanını sulayan önemli bir şenlik görevlisi )

- TULUM'DA:
TULUM ZURNA
ile/ve TRAKYA TULUM(BORULU TULUM [Kırklareli])

- TULYA KURTULAN ATLI SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ

( Gümüşdere Köyünde bulunan bu dernek faaliyetleri arasında atıcılık ve binicilik eğitimi verilmektedir. )

- THULIUM[İng.] / THULIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TULYUM

- TÜM DÜŞÜNCELERİN, ...:
BAŞLADIĞI/KAYNAĞI
ve/||/<> DURDUĞU/SONLANDIĞI

( Akıl. VE/||/<> Akıl. )

- TÜM TANRICI/PANTEİST[Fr. < PANTHÉISTE] ile/||/<> TÜM TANRICILIK/PANTEİZM[Fr. < PANTHÉISME]

- TÜM VAROLAN/LAR (BİRİCİK!)

- TÛM ile/||/<> AIL[Fr.] ile/||/<> ALLIUM SATIVUM[Lat.] ile/||/<> SARMISAK

( botanik tarım )

- TÜM ile AYRINCASIZ/İSTİSNASIZ[Ar.]

- TÜMAMİRAL ile PATRONA[İt.]

( ... İLE Tümamirale yakın eski bir deniz subaylığı aşaması. )

- TÜMCE ile İÇTÜMCE

( ... İLE Bir tümce içinde, tümleç gibi kullanılan iç tümce.[Örnek: Bakan, "Aylıklar, yılbaşından önce verilecektir." dedi.] )

- TÜMCE ile ÖNERME(KAZİYYE)

( Doğru ya da yanlış yansıtan tümceye "kaziyye"(Önerme/Hükm/Kada) denir.
Kaziyye, felsefecilere göre 3, mantıkçılara göre 4 unsurdan meydana gelir.
Fârâbî'ye göre iki çeşit kaziyye vardır;
* Yüklemli önerme(el kazıyyetü'l-hamliyye) [-Konu(mevzû), -Yüklem(mahmûl)]
* Şartlı önerme(el-kazıyyetü'ş-şartıyye) (iki yüklemli önermenin bir "şart edatı" ile bağlanması )

- TÜMCE ile TÜMCE BİLGİSİ

- NOKTA KOYMAK:
TÜMCENİN SONUNDA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİRCİKTE

- TÜMDENGELİMSEL ile/ve/||/<> TÜMEVARIMSAL ile/ve/||/<> GERİÇIKARIMSAL

( Bütünden, parçaya. İLE/VE/||/<> Parçadan, bütüne. İLE/VE/||/<> Parçadan, parçaya. )

- TÜMEL OLUMLU ==> TİKEL OLUMLU ile TÜMEL OLUMSUZ ==> TÜMEL OLUMSUZ ile TİKEL OLUMLU ==> TİKEL OLUMLU

( Her insan canlıdır. Bir kısım canlı insandır.) İLE
( Hiçbir insan taş değildir. Hiçbir taş insan değildir. ) İLE
( Bir kısım insan canlıdır. Bir kısım canlı insandır. )

- RÉFLEXION TOTALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMEL YANSIMA

- TÜMELİ DÜŞÜNMEK ile/ve/||/=/<>/> TÜMELDE KENDİNİ DÜŞÜNMEK


- TÜMEL/LİK ile/ve/||/<> HEDEF/Lİ/LİK

- TÜMEVARIM/ENDÜKSİYON[Fr. < INDUCTION] ile/||/<> TÜMEVARIM/İSTİKRA[Ar. < İSTİḲRĀʾ]

- TÜMEVARIM = İSTİKRÂ = INDUCTION[İng., Fr.] = INDUKTION[Alm.] = INDUCTIO[Lat.] = EPAGOGE[Yun.]

- CIRCUIT INTÉGRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMLEŞİK DEVRE

- INTEGRATING CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= TÜMLEŞTİREN DEVRE

- TÜMÖRAL/TUMORAL[İng.] ile/değil/yerine/= URA BENZER

- ÂYÎNE-İ MUHADDEB, MİRÂT-İ MUHADDEB[Osm.] / CONVEX MIRROR[İng.] / MIROIR CONVEXE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMSEK AYNA

- TÜMÜ ile HER YERDE ile BÜTÜN GÜN BOYUNCA ile TÜM HAYAT BOYU ile BÜTÜN GECE BOYUNCA ile HEPSİ DIŞARI ile BAŞTAN ile HEPSİ AKRABA ile HEPSİ ile HEP BİRLİKTE

- TÜMÜYLE HAZ >< TÜMÜYLE "KÂR"/ÇIKAR

( Tümüyle haz, "kâr"dan/çıkardan vazgeçmeyi; tümüyle "kâr"/çıkar, hazdan vazgeçmeyi gerektirir. Dolayısıyla, hem haz, hem de yarar, ne haz, ne de "kâr"; dengelisi olarak da, biraz haz, biraz da "kâr" üzerinden düşünülebilir, hareket edilebilir fakat [0-1 biçiminde "ya / ya da" ile] biri birine, yeğlenemez ve/ya da üzerine inşâ olunamaz/olunmamalıdır! )

- TÜMÜYLE/BÜTÜNÜYLE ile/değil/yerine BÜYÜK ÖLÇÜDE


- TUNÇ BİLEKLİ ile/||/<> TUNÇ ÇAĞI ile/||/<> TUNÇ KAFİYE ile/||/<> TUNÇ UYAK

( Koyu kızıl renkte olan bakır çinko ve kalay alaşımı bronz Bu alaşımdan yapılan )

- TUNCELİ ile TUNCELİLİ/LİK

- TUNÇLAMAK ile TUNÇLAŞMAK ile TUNÇLAŞTIRMAK ile TUN ile TUNÇ ile TUN TUN ile TUNÇ KAFİYE ile TUNÇ BİLEKLİ

- TUNDRA ile/||/<> KUTUP BOZKIRI

- TÜNEL[İng./Fr. < TUNNEL] ile/değil/yerine/= İÇGEÇİT/İÇYOL

- TÜNEMEK ile TÜN

- TÜNEMEK ile/||/<> TÜNEKLEMEK

- TUNGSTEN FILAMENT LAMB[İng.] / WOLFRAM FILAMENT LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN FİLAMENT LAMBA

- TUNGSTEN-HALOGEN LAMB[İng.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN-HALOJEN LAMBA

- TUNGSTEN[Fr. < TUNGSTÈNE] ile/değil/yerine/=/||/<> VOLFRAM


- TUNGSTÈNE, VOLFRAM[Fr.] ile/||/<> TUNGSTEN[Fr. < TUNGSTÈNE]

( kimya )

- TUNİK ile/||/<> TUNİK[Fr. < TUNIQUE]

( Antik tragedyada oyuncuların giydikleri uzun kollu ayaklara dek uzanan ve göğüs hizasında kemeri olan giysi Dansçıların giydikleri gömleğe verilen ad 1 Bir yapıyı saran kılıf 2 Ergin tunikatların vücudunu çevreleyen tunisin denilen ve selüloza benzeyen bir polisakarit kapsayan bazen jelâtinimsi bazen de katı sert ve ağır olan kalın kılıf )

- TÜNİNK[İng. < TUNNING] ile/değil/yerine/= EŞ TİTREME / İNCE AYAR

- TUNİQUE[Fr. < TUNIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> TUNİK

( Pantolon veya etek üzerine giyilen dizlere kadar inen üst giysisi )

- TÜP BEBEK ile/değil/yerine/> AŞILAMA

( )

- TÜP BİÇİMİNDE/TÜPSÜ KOROLLA = TÜVEYC-İ ÜNBÛBÎ = COROLLE TUBULÉE, COROLLE TUBULEUSE

- TUPAMAROS ve/<> SOL DÜŞÜNCE

( 60'lı yıllarda, güç koşullarda yaşayan Uruguay'lı köylülerin, sendikalaşma hareketi olarak başlayıp, kentlerdeki sol düşünce ile birleşen örgüt. VE/<> ... )

- SPECIES MOLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= TÜR MOLARİTESİ

- TÜR | ŞEKİL | UYARLAMA | SÜRÜM | DÖNME | VERSİYON ile/||/<> VERSİYON ile/||/<> VERSİYON[Fr. < VERSION]

( Çevirme )

- TUR[Fr. < TOUR] ile/değil/yerine/= DOLAŞMA


- TÜR ile AŞAĞILARA KARŞI NAZİK ile ANAOKULU ile NAZİKÇE ile NEZAKET ile AŞAĞILIKLARA KARŞI NEZAKET ile İYİLİKLER ile ÇEŞİTLER

- NEVÎ[Osm.] / SPECIES[İng.] / ESPECIÉ[Fr.] / ART, SORTE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜR

- TÜR ile NİTELİK

- TURAN ile TURANİ ile TURANCI/LIK ile TURANLI

- TÜRBE ÇEŞME (SALİH PAŞA ÇEŞMESİ)

( Dursun Fakih Sokakta ve Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesinin yanındadır (H.1238, M.1822). Çeşmeyi Sadrazam Hacı Salih Paşa yaptırdığı için bu isimle de bilinir. Hastanenin bulunduğu alan eskiden mezarlıktı ve bu mezarlıkta bu sokağa bakan duvar dibinde Salih Paşa'nın Türbesi olduğu için hem ön sokağa Türbe Sokak adını verdiler, hem de çeşmeye "Türbe Çeşmesi" denildi. Çeşmenin kitabesinde "Sahib - ül hayrat vel - hasenat elhac Salih Paşa Sadr - ı Ali hala" (1238) yazılıdır. )

- MAHRÛTÎ ÇARK, TÜRBİN[Osm.] / TURBINE[İng.] / TURBINE[Fr.] / TURBINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBİN

- TURBINE HYDRAULIQUE[Fr.] ile/||/<> SU TÜRBİNİ

( fizik )

- TURBINE[Fr.] ile/||/<> TÜRBİN[Fr. < TURBINE]

( fizik )

- TURBİNE[Fr. < TURBINE] ile/değil/yerine/=/||/<> TÜRBİN

( buhar türbini gaz türbini rüzgâr türbini su türbini Su buhar gaz gibi herhangi bir akışkanın hareket enerjisiyle ve birtakım özel düzenekler yardımıyla dönerek çalışan genellikle elektrik üretmede kullanılan araç )

- TÜRBÜLANS[İng./Fr. TURBULENCE] ile/değil/yerine/= HAVA BURGACI/GİRDAP


- TURBULENT CURRENT/FLOW[İng.] / FLUX TURBULENT[Fr.] / TURBULENTE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANSLI AKIŞ/AKIM

- HOMOGENEOUS FLUID[İng.] / HOMOGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ AKIŞKAN

- MÜTECANİS[Osm.] / HOMOGENEOUS[İng.] / HOMOGÉNE[Fr.] / HOMOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ/HOMOJEN

- HOMOGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ IŞINIM

- HOMOGENEOUS SOLIDS[İng.] / SOLIDES HOMOGÈNES[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ KATILAR

- HETEROGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN AKIŞKAN

- HETEROGENER KERNREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN ÇEKİRDEK REAKTÖRÜ

- INHOMOGENE DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN DİFÜZYON

- HETEROGENE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN IŞINIM

- HETEROGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN


- HOMOGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR

- HOMOGENE DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ YAYINIM

- TÜRDİRİLLTİMİ[İng. DE-EXTINCTION] ile/||/<> GERİ ISLAH[İng. BACK-BREEDING] ile/||/<> KLON[İng. CLONE] ile/||/<> YAPAY SEÇİLİM[İng. ARTIFICIAL SELECTION]

( Soyu tükenmiş türlerin bireylerine (genellikle genetik olarak) benzer canlı organizmaların yeniden oluşturulma süreci. Daha uzun tanımıyla türdiriltimi; soyu tükenmiş bir türün genetik açıdan benzer canlılarda yapay seçilim yoluyla geri ıslah, klonlama ve genom düzenlemesi gibi teknikler kullanılarak canlı bir organizmanın nesli tükenmiş türe doğru değiştirilmesi sürecidir. @@ Canlı organizmaların popülasyonları içindeki belirli atasal özelliklerin yeniden ortaya çıkarılması adına yapay seçilimin kullanılması. @@ Ebeveynine genetik olarak birebir benzeyen canlı. Aynı zamanda, genetik olarak birebir aynı olan canlı bireylerini ya da gruplarını da belirtmek için kullanılır. @@ İstenen karakterleri taşıyan canlıların, bir diğer canlı tarafından (genelde insan tarafından) seçilerek bunlardan döl alınması. Pratik olarak bakıldığında, insanoğlunun evrim üzerinde sahip olduğu bir çeşit kontrol yöntemi. Bitkilerde hastalıklara karşı dirençli ve fazla ürün veren türler; sığırlarda da çabuk büyüyen ve fazlaca et ya da süt veren türler bu yapay seçilim yöntemiyle elde edilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TÜREMEK ile TÜRKLEŞMEK ile TÜRKÇELEŞMEK ile TÜRKLEŞTİRMEK ile TÜRKÇELEŞTİRMEK ile TÜR ile TÜRE ile TÜRK/LÜK ile TÜRKÇE ile TÜRKÇÜ/LÜK ile TÜRK ELİ ile TÜRKÇECİ/LİK ile TÜRK AKSAĞI ile TÜRK BİBERİ ile TÜRK MEŞESİ ile TÜRK KAHVESİ ile TÜRKLÜK BİLİMİ ile TÜRKLÜK BİLGİSİ ile TÜRK CUMHURİYETLERİ

- TÜREMİŞ AD ile TÜREMİŞ FİİL ile TÜREMİŞ İSİM ile TÜREMİŞ ZARF ile TÜREMİŞ SIFAT ile TÜREMİŞ KELİME

- TÜREMİŞ KELİME ile/||/<> TÜREMİŞ SÖZCÜK

- TÜREMİŞ ZARF ile/||/<> ...

( Almanca abgeleitetes Adverb abgeleitetes Umstandswort adverbe derive derived adverb müştak zarf Zarf türetmeye yarayan eklerle kurulmuş zarf bizcileyin biz ce leyin bizim gibi sabah leyin akşam leyin tez cek çabuçak çabuk çak yaz ın kış ın ardı n ca seğirtmek ileri il geri yukarı beri vb )

- TÜRETİLMİŞ ile TÜRETME

- TÜRETİM EKİ ile ...

- TÜRETİMSEL BİÇİMBİRİM ile ...


- TÜRETME ile ...

( DERIVATION )

- TÜRETME ile TÜRETME EKİ

- TÜRETME ile TÜREV ile TÜREVLER ile TÜRETMEK ile FAYDA ELDE ETMEK

- TÜRE(T)ME ile YARATMA

- TURGOR PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= TURGOR BASINCI

( Suyun göze çeperine yaptığı basınçtır. Bitki gözesi, saf su alarak bir miktar şişer. Hücre özsuyunun yüksek seviyedeki osmotik yoğunluğu dolayısıyla dış ortamdaki su, iç ortama doğru hareket eder ve geçiş yaşanır. İçeri giren su, göze zarını göze çeperine doğru basınç oluşturarak iter. Bu basınca, turgor basıncı adı verilmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TURGOR ile OZMOTİK/OSMOTİK BASINÇ

( Bitki gözelerinde suyun göze zarına uyguladığı basınç. İLE Çözelti yoğunlaşma farkından kaynaklanan basınç. )

- TURGUTLU, SERDAR (FERİKÖY, 1948)

( Kilyos'ludur. Kurtuluş İlkokulu ve Şişli Ortaokulunu bitirdi. Askeri okulda okudu. Denizci olarak, Gölçük'te Muhriplerde, İstanbul Umuryeri Avcı botlarında, İstanbul Boğazı Komutanlığı Kısım Amirliği, Çanakkalede Boğaz Komutanlığı Hizmet Bölük Komutalığı gibi değişik görevlerde bulundu. 1974'te Kıbrıs Barış harekâtına katılarak Gazi oldu. 1992'de kendi isteği ile Kıdemli Yüzbaşı olarak emekli oldu. Sivil hayata atıldıktan sonra Hakanlar Otomotiv şirketinde 8 yıl finans müdürlüğü yaptıktan sonra 2014'te Kumköy (Kilyos) muhtarlığına seçildi bu görevi 2019 yılına kadar devam ettüirdi. )

- TURING ile/||/<> GIERER-MEINHARDT ile/||/<> GRAY-SCOTT

( Biyolojik desenlerin matematiği. )
( Formül: ∂u/∂t = D∇²u + f(u ilev) )

- TÜRK AKSAĞI ile/||/<> TÜRK BİBERİ ile/||/<> TÜRK CUMHURİYETLERİ ile/||/<> TÜRK DÜNYASI ile/||/<> TÜRK ELİ ile/||/<> TÜRK KAHVESİ ile/||/<> TÜRKKÂRİ ile/||/<> TÜRK MEŞESİ ile/||/<> GÖKTÜRK ile/||/<> GÖKTÜRK HARFLERİ ile/||/<> YENİ TÜRK HARFLERİ ile/||/<> AHISKA TÜRKLERİ ile/||/<> MESKET TÜRKLERİ ile/||/<> AZERBAYCAN TÜRKÜ ile/||/<> HORASAN TÜRKÜ

( Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse )

- TÜRK BAYRAĞI'NDA:
8 KÖŞELİ YILDIZ
ile/değil/yerine/<>/> 5 KÖŞELİ YILDIZ


- TÜRK DİLİ KOLLARINDA:
YAZI DİLLERİ
ile/ve/<> KONUŞMA DİLLERİ

( 1. OĞUZ GRUBU: Gagauzca, Türkçe [Türkiye Türkçe'si, Kıbrıs'taki de içinde olmak üzere], Azerbaycan Türkçe'si, Türkmence.

2. KARLUK GRUBU: Özbekçe, Uygurca

3. KIPÇAK GRUBU: Kırım Tatarcası, Tatarca (Kazan ya da Tataristan Tatarcası), Başkortça, Karaçay-Balkarca, Kumukça, Nogayca, Kazakça, Karakalpakça, Kırgızca, Karayca [Litvanya Karayları'nın yazı dili]

4. ALTAY GRUBU: Altayca, Tuvaca (Tubaca), Hakasça

5. SAHA GRUBU: Sahaca [Yakutça]

6. BULGAR GRUBU: Çuvaşça

ile/ve/

1. İRAN'DA: Halaçça [eski Hun Türkçe'sinin devamı), Kaşgayca, Horasanca, Güney Oğuzca [çok sayıda, irili ufaklı, Türk konuşma dilleri]

2. ÇİN'DE: Salarca [Karluk-Oğuz karışımı -Kansu bölgesi], Sarı-Uygurca[Şaro-yugurca "Eski Uygurca'nın devamı" - Kansu bölgesi], Füyü-Kırgızca [Heilungjiyan, Mançurya bölgesi - Eski Kırgızca'nın devamı, bugünkü Kırgızca'dan ayrı!]

3. RUSYA'DA: Dolganca [artık, Sahaca/Yakutça yazı dili kullanılıyor], [XIX. yy. sonlarında, Alman asıllı Rus Türkoloğu Vilhelm Raddloff, Çarlık Rusya'sının, geniş Sibirya bölgesinde, 20 kadar birbirinden ayrı Türk konuşma dillerini belirlemiş, onların konuşma dilinden metinler yayımlamıştı. Ancak, bu dillerin çoğu son 60 yıl içinde yitip gitti, en son 1998'de Rusya'da yayımlanan bir araştırmada, bunların bir bölümünün hâlâ konuşulduğu belirtilmiştir.] )
( )

- TÜRK KIRMIZISI ile/= EDİRNE KIRMIZISI

- TÜRK MEŞESİ ile/||/<> MAZI MEŞESİ ile/||/<> PALAMUT MEŞESİ ile/||/<> SAÇLI MEŞE ile/||/<> SAPLI MEŞE ile/||/<> MANTAR MEŞESİ ile/||/<> SAPSIZ MEŞE

( Ülkemizde yetişen bir tür meşe Quercus cerris @@ Mazı üstünde urların oluştuğu bir tür meşe Quercus infectoria @@ Yurdumuzun batı bölgesinde yetişen 510 metre yüksekliğinde kışın yapraklarını döken bir tür meşe Quercus vallonea @@ Bir tür meşe Quercus cerris @@ Kayıngiller familyasından ak meşeler grubuna giren 1520 metre uzayabilen yurdumuzda yetişen bir tür meşe Quercus robur @@ Batı Akdeniz Bölgesinde yetişen bir tür meşe sezü Quercus suber @@ Kayıngiller familyasından dar tepeli yüksek orman kuran meşe türlerinden birisi Quercus petraea )

- TÜRK ve/||/<> KUMANDI

( ... VE/||/<> Kuzey Altaylarda yaşayan bir Türk boyu. | Bu boydan olan kişi. )

- TÜRK ile/ve/değil/yerine TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI

- TÜRKÇE FELSEFE" (YAPMAK) değil FELSEFEYİ TÜRKÇE (DİLİNDE) (YAPMAK)

- TÜRKÇE, LASTİK GİBİDİR/BİR DİLDİR değil/ne yazık ki (CAHİL/AHMAK) KİŞİ, HERŞEYİ, HER YERE (OLMADIK YERLERE) ÇEKER/ÇEKEBİLİR

- TÜRKÇE YAZI DİLLERİ

- TÜRKÇE ve/||/<> HALAÇÇA

( ... VE/||/<> İran'ın güneyinde, toplu olarak yaşayan bir Türk toplumun konuştuğu dil. )

- TÜRKÇE ile/ve/||/<> MOĞOLCA'DA ORTAK BAZI ADLAR VE SÖZCÜKLER

( Su İLE/VE/=/||/<> Us
Ot İLE/VE/=/||/<> Od
Arı İLE/VE/=/||/<> Arig
Elma İLE/VE/=/||/<> Alim
İncir İLE/VE/=/||/<> İnjir
İnci İLE/VE/=/||/<> Jinci
Üzüm İLE/VE/=/||/<> Usem
Çiçek İLE/VE/=/||/<> Çeçek
Nar İLE/VE/=/||/<> Anar
Erik İLE/VE/=/||/<> Erüg
Kayısı İLE/VE/=/||/<> Küilesun
Sarı İLE/VE/=/||/<> Shar
Kara İLE/VE/=/||/<> Khar
Gök İLE/VE/=/||/<> Khök
Alaca İLE/VE/=/||/<> Alak
Sürü İLE/VE/=/||/<> Sürüg
Boğa İLE/VE/=/||/<> Buga
Teke İLE/VE/=/||/<> Teke
Koç İLE/VE/=/||/<> Kuçe
Koyun İLE/VE/=/||/<> Gogin
İnek İLE/VE/=/||/<> Ünee
Deve İLE/VE/=/||/<> Teme
Öküz İLE/VE/=/||/<> Ökher
Buzağı İLE/VE/=/||/<> Biragu
Aygır İLE/VE/=/||/<> Ajirga
Aslan İLE/VE/=/||/<> Arslan
Sansar İLE/VE/=/||/<> Susar
Tavuk İLE/VE/=/||/<> Tagavut
Tosbağa İLE/VE/=/||/<> Tosbuga
Güvercin İLE/VE/=/||/<> Kegürcigen
Saksağan İLE/VE/=/||/<> Şagacagay
Karga İLE/VE/=/||/<> Karuga
Yüce İLE/VE/=/||/<> Yeke
Yüksek İLE/VE/=/||/<> Ügsügü
Yumruk İLE/VE/=/||/<> Yudruk
Yıl İLE/VE/=/||/<> Cıl
Yol İLE/VE/=/||/<> Col
Yolcu İLE/VE/=/||/<> Coçi
Çağ İLE/VE/=/||/<> Cag
Çöl İLE/VE/=/||/<> Çöl
Toz İLE/VE/=/||/<> Toos
Tuz İLE/VE/=/||/<> Duvus
Kum İLE/VE/=/||/<> Kumaq
Dağ İLE/VE/=/||/<> Tag
Bağ İLE/VE/=/||/<> Bag
Tarla İLE/VE/=/||/<> Talbar
Toprak İLE/VE/=/||/<> Tobarag
Tomruk İLE/VE/=/||/<> Tomura
Tırmık İLE/VE/=/||/<> Tarmugur
Tekerlek İLE/VE/=/||/<> Tögürig
Değirmen İLE/VE/=/||/<> Tegerme
Buğday İLE/VE/=/||/<> Buudai
Saman İLE/VE/=/||/<> Saban
Arpa İLE/VE/=/||/<> Arva
Sarımsak İLE/VE/=/||/<> Sarmis
Soğan İLE/VE/=/||/<> Songin
Arık İLE/VE/=/||/<> Arug
Bayır İLE/VE/=/||/<> Baguri
Katı İLE/VE/=/||/<> Khatu
Kuru İLE/VE/=/||/<> Khurai
Kurut İLE/VE/=/||/<> Kuurud
Kuduz İLE/VE/=/||/<> Kutuq
Kaburga İLE/VE/=/||/<> Taburga
Karanlık İLE/VE/=/||/<> Kharankhui
Kargaşa İLE/VE/=/||/<> Karguça
Karman çorman İLE/VE/=/||/<> Harman çirman
Boğmak İLE/VE/=/||/<> Bogu
Bütün İLE/VE/=/||/<> Büten
Bulanık İLE/VE/=/||/<> Bulangir
Bayram İLE/VE/=/||/<> Bayar
Büyücü İLE/VE/=/||/<> Bögeçi
Tümen İLE/VE/=/||/<> Tumen
Boz İLE/VE/=/||/<> Börte
Er İLE/VE/=/||/<> Ere
Döl İLE/VE/=/||/<> Töl
Genç İLE/VE/=/||/<> Kence
Türemek İLE/VE/=/||/<> Törük
Ant İLE/VE/=/||/<> Andagay
Çizik İLE/VE/=/||/<> Cirüg
Çeri İLE/VE/=/||/<> Çereg
Subay İLE/VE/=/||/<> Subay
Kurşun İLE/VE/=/||/<> Gurquljin
Noyan İLE/VE/=/||/<> Noyan
Nöker İLE/VE/=/||/<> Nöger
Nokoy İLE/VE/=/||/<> Nokoi
Tuğ İLE/VE/=/||/<> Tuğ
Ece İLE/VE/=/||/<> Ece
Elçi İLE/VE/=/||/<> Elchin
Erken İLE/VE/=/||/<> Erten
Ercilasun İLE/VE/=/||/<> Ercilasun
Bıyık İLE/VE/=/||/<> Budigi
Beden İLE/VE/=/||/<> Beyen
Yıldız İLE/VE/=/||/<> Ultuz
Bohça İLE/VE/=/||/<> Bagça
Erk İLE/VE/=/||/<> Erka
Kir İLE/VE/=/||/Hokir
İkiz İLE/VE/=/||/<> İkere
Yaka İLE/VE/=/||/<> Caga
Cep İLE/VE/=/||/<> Cebe
Açık İLE/VE/=/||/<> Açug
Adım İLE/VE/=/||/<> Adam
Narin İLE/VE/=/||/<> Narin
Ürkek İLE/VE/=/||/<> Ürqeh
Yürek İLE/VE/=/||/<> Cirüge
Yarlık İLE/VE/=/||/<> Carlıq
Böğür İLE/VE/=/||/<> Jigüür
Öğle İLE/VE/=/||/<> Üüde
Kan İLE/VE/=/||/Kanu
Kalkan İLE/VE/=/||/<> Kalka
Belge İLE/VE/=/||/<> Belge
Balta İLE/VE/=/||/<> Balta
Şölen İLE/VE/=/||/<> Şilün
İnanç İLE/VE/=/||/<> Ünençi
Gökyüzü İLE/VE/=/||/<> Kök Yoli
Bahadır İLE/VE/=/||/<> Bagaatır
Sadak İLE/VE/=/||/<> Sağadak
Sağır İLE/VE/=/||/<> Sagara
Serin İLE/VE/=/||/<> Serüün
Sakal İLE/VE/=/||/<> Sahal
Karakol İLE/VE/=/||/<> Karagul
Tümen İLE/VE/=/||/<> Tumen
Tasma İLE/VE/=/||/<> Tasama
Güç İLE/VE/=/||/<> Khüch
Ordu İLE/VE/=/||/<> Orda
Çerçi İLE/VE/=/||/<> Carci
Çomak İLE/VE/=/||/<> Çokumaq
Gömlek İLE/VE/=/||/<> Gümliq
Çolpan İLE/VE/=/||/<> Tsolban
Çağan İLE/VE/=/||/<> Chaggan
Celayir İLE/VE/=/||/<> Jalair
Oymak İLE/VE/=/||/<> Amag
Otağ İLE/VE/=/||/<> Utaga
Oba İLE/VE/=/||/<> Obuğ
Cebe İLE/VE/=/||/<> Cebe
Yurt İLE/VE/=/||/<> Yurd
Ulus İLE/VE/=/||/<> Uls
Ülke İLE/VE/=/||/<> Ülige
Yasa İLE/VE/=/||/<> Yassa
Yasak İLE/VE/=/||/<> Yasaq
Yargı İLE/VE/=/||/<> Yargu
Yargıç İLE/VE/=/||/<> Yarguci
Altın İLE/VE/=/||/<> Altan
Altay İLE/VE/=/||/<> Altai
Deniz İLE/VE/=/||/<> Tengis
Dalga İLE/VE/=/||/<> Dabalga
Erdem İLE/VE/=/||/<> Erdem
Ceren İLE/VE/=/||/<> Ceren
Bayan İLE/VE/=/||/<> Bayan
Hatun İLE/VE/=/||/<> Khatun
Sayın İLE/VE/=/||/<> Sayin
Yeğen İLE/VE/=/||/<> Cige
Ağa İLE/VE/=/||/<> Aka
Ana İLE/VE/=/||/<> Eke
Amca İLE/VE/=/||/<> Amaga
Bacı İLE/VE/=/||/<> Bacuka
Baldız İLE/VE/=/||/<> Balçir
Bacanak İLE/VE/=/||/<> Baca
Bürümcük İLE/VE/=/||/<> Bürüncek
Sakağı İLE/VE/=/||/<> Sakagu
Sarışın İLE/VE/=/||/<> Sıragçın
Seyrek İLE/VE/=/||/<> Seyreq
Sırık İLE/VE/=/||/<> Sirug
Pısırık İLE/VE/=/||/<> Besereg
Soru İLE/VE/=/||/<> Surag
Sürmek İLE/VE/=/||/<> Sürçi
Kuyu İLE/VE/=/||/<> Kudug
Solak İLE/VE/=/||/<> Solugay
Dağarcık İLE/VE/=/||/<> Tagarçuq
Damga İLE/VE/=/||/<> Tamaga
Damar İLE/VE/=/||/<> Tamır
Demir İLE/VE/=/||/<> Temir
Bilgi İLE/VE/=/||/<> Bilig
Bitik İLE/VE/=/||/<> Bitig
Barak İLE/VE/=/||/<> Barak
Büyük İLE/VE/=/||/<> Bedük
Küçük İLE/VE/=/||/<> Çüçig
Bayat İLE/VE/=/||/<> Bayaud
Bayındır İLE/VE/=/||/<> Bayandur
Kepenek İLE/VE/=/||/<> Kebenek
Tulum İLE/VE/=/||/<> Tulum
Kalkan İLE/VE/=/||/<> Kalgan
Tolga İLE/VE/=/||/<> Duulga
Tayga İLE/VE/=/||/<> Taiga
Tuğrul İLE/VE/=/||/<> Touril
Tarkan İLE/VE/=/||/<> Darkhan
Kağan İLE/VE/=/||/<> Kagaan
Kurultay İLE/VE/=/||/<> Krultai
Teñgri İLE/VE/=/||/<> Tenger
Tanrıdağı İLE/VE/=/||/<> Tengritahkt
Timuçin İLE/VE/=/||/<> Temujhi
Cengiz İLE/VE/=/||/<> Chingis
Hülagü İLE/VE/=/||/<> Uulagui
Kubilay İLE/VE/=/||/<> Khublaai
Subutay İLE/VE/=/||/<> Subedai
Tolunay İLE/VE/=/||/<> Tulanai
Ogeday İLE/VE/=/||/<> Oggedai
Çağatay İLE/VE/=/||/<> Jaggatai
Cerkutay İLE/VE/=/||/<> Jargutai
Bengütay İLE/VE/=/||/<> Möngeudai
Urankay İLE/VE/=/||/<> Uurankai
Olcay İLE/VE/=/||/<> Uulcay
Bori Tigin İLE/VE/=/||/<> Börjigid
Börteçine İLE/VE/=/||/<> Börtechino
Ergenekon İLE/VE/=/||/<> Eregene'khun )

- TURKEY OAK[İng.] ile/||/<> QUERCUS CERRIS[Lat.] ile/||/<> TÜRK MEŞESİ

( Kayıngiller Fagaceae familyasından 25 m kadar boylanabilen yapraklarını döken meyveleri iki yılda olgunlaşan ülkemizin her tarafında görülebilen bir tür )

- TURKISH SHORTHAIR CAT[İng.] ile/||/<> VAN KEDİSİ

( Türkiye de Van yöresinden köken alan 1969 yılında saf kan kedi ırkı olarak kabul edilmiş korkmadan suya girip yüzen tek kedi ırkı olan göz rengiyle dikkat çeken her iki gözü mavi kehribar sarısı ve tonları olabileceği gibi bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkte de olabilen sağırlığın yaygın bir olgu olduğu düşünülse de iki gözü farklı renkteki kedilerde ve mavi gözlülerde ancak 2 3 civarında sağırlık olgusuna rastlanan tüyleri uzun yumuşak iki tabakalı ve alt tüyleri ipeksi yapıda gövdesinde beyaz renk olan tüyleri özellikle kuyruk ve baş bölgesindeki sarı lekeleriyle birlikte karakteristik rengini oluşturan kuyruğu tilki kuyruğu gibi uzun ve tüylü kendilerini temizlemeye büyük önem gösteren iyi bir avcı olmanın yanı sıra kendi isteğiyle suda yüzmeyi ve suyla oynamayı tercih eden zeki canlı ve insana bağlı yapıda uzun tüylü kedi ırkı )

- TURKISH[İng.] ile/||/<> TURC[Fr.] ile/||/<> TÜRKÇE

( Öğrencilere Türk dilini doğru ve etkili bir biçimde kullanma alışkanlığını kazandırmak ereğiyle ilkokuldan başlayarak bütün ortaöğretim kurumlarıyla kimi üniversite ve yüksek okullarda okutulan ders )

- TÜRKİYE'DE, BÖLGESEL FaRkLaR

( Türkiye'de Bölgesel FaRkLaR yazısını okumak için burayı tıklayınız... )

- DÜŞÜNEN ADAM HEYKELİ:
TÜRKİYE'DE
ile/>< DÜNYADA

( [ne yazık ki]
"Bakırköy akıl hastahanesinde". İLE/>< Üniversitelerde. )

- TÜRKİYE'DEKİ EN BÜYÜK ÇINAR ile ...

( İznik'tedir. [Çapı 20 m.] )

- TÜRKİYE'NİN EN TEHLİKELİ YOLLARI ile/değil/yerine/>< DÜNYANIN EN GÜZEL YOLLARI

( Görmek için burayı tıklayınız... İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Görmek için burayı tıklayınız... )

- TÜRKİYE/TÜRKİYÂ = TÜRK ELİ

- TÜRKLER ile/ve/<> SAHALAR

( ... İLE/VE/<> Yakut Türkleri'nin kendilerine verdiği ad. )
( ... İLE/VE/<> Sahalar, kullandıkları dile, "Saha tıla"[Saha dili] diyorlar.[Saha dili için en kapsamlı araştırmayı, Eduard Karloviç Pekarskiy yapmış. Hazırladığı, "Saha Dili Sözlüğü"ne, 25.000 sözcük almış.]
[1907 - 1930 yılları arasında, 13 cilt olarak basılan bu sözlükte, sözcüklerin anlamlarının yanı sıra, sözlü gelenekte yaşayan folklora ait pek çok unsura da yer verilmiş. Atatürk'ümüz de, Saha Türkleri'nin dili ile ilgilenmiş ve bu 13 ciltlik sözlük, isteği üzerine, 1937 yılında kendine hediye edilmiş. Atatürk'ümüz de, dil devrimini hazırlarken, bu sözlükten çok yararlanmış.] )

- TÜRKLÜK BİLGİSİ ile/||/<> TÜRKLÜK BİLİMİ

( Türk olma durumu Türklere özgü nitelik Türklerin meydana getirdiği topluluk )

- TÜRKLÜK BİLİMCİ/TÜRKOLOG[Fr. < TURCOLOGUE] ile/||/<> TÜRKLÜK BİLİMİ/TÜRKOLOJİ[Fr. < TURCOLOGIE]

- TÜRKLÜK BİLİMCİ ile/||/<> TÜRKİYATÇI

- TÜRKMEN, CEMALETTİN (POYRAZ, 1930 - 2006)

( İ.Ü. Fen Fakültesi'nden Jeofizik ve Jeoloji Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. Etibank (Murgul) ve özel Verdi Şirketi'nde çalıştı. Emekli olduktan sonra yer altı suyu uzmanı olarak çalıştı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 4 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor kulübü Divan Kurulu üyesiydi. )

- TÜRKMEN = TÜRK-İ İMAN

- TÜRKMEN ile TÜRKMENCE

- TÜRKOLOG[Fr. < TURCOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> TÜRKLÜK BİLİMCİ

- TÜRKOLOG[Fr. < TURCOLOGUE] ile/değil/yerine/= TÜRKLÜK BİLİMİ UZMANI

- TÜRKOLOJİ[Fr. < TURCOLOGIE] ile/değil/yerine/= TÜRKLÜK BİLİMİ

- TÜRKOLOJİ[Fr. < TURCOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> TÜRKLÜK BİLİMİ

- TÜRKÜAZ değil TURKUAZ


- TÜRKÜAZ değil TURKUAZ

- TURKUAZ ile TURKUAZ MAVİSİ ile TURKUAZ YEŞİLİ

- TURQUOISE[İng.] / TURQUOISE[Fr.] / TURKUZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TURKUAZ

- TURKUAZ ile/||/<> VARİSİT

( Mavi-yeşil renkte bir fosfat. İLE/||/<> Yeşil renkte bir fosfat minerali. )

- TURLA, MEHMET G. (SARIYER, 1929)

( Robert Kolejden mezun oldu. Askerlik görevini Kore Türk Tugay'ın yaptı. Uzun yıllar üst düzeyde yönetici olarak çalıştı. Sarıyer Spor Kulübünde 1 dönem başkan, 4 dönem yönetici olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )

- TÜRLER, NEVİLER = ENVÂ' = ESPÈCES

- TÜRLEŞME[İng. SPECIATION] ile/||/<> ANAGENEZ[İng. ANAGENESIS] ile/||/<> COĞRAFİ BARİYERE BAĞLI TÜRLEŞME[İng. ALLOPATRIC SPECIATION] ile/||/<> FİLETİK DÖNÜŞÜM[İng. PHYLETIC TRANSFORMATION] ile/||/<> GEN AKIŞI[İng. GENE FLOW]

( Evrimsel süreç içerisinde, çeşitli izolasyon mekanizmaları dahilinde birbirinden ayrılan, eskiden aynı türe ait olan popülasyonların, farklı evrim mekanizmalarının farklı etkileri altında, nesiller içinde birbirlerinden farklı yönlere doğru evrimleşmeleri ve farklı özellikler geliştirmeleri durumudur. Bu farklı yönlere giden evrim sonucunda popülasyonlar bir noktadan sonra farklı türler olarak isimlendirilebilecek kadar farklılaşırlar. Kısaca, bir türden, yeni türlerin evrimine denir.Şempanzeler (Pan troglodytes) ve Bonobolar (Pan paniscus), eskiden tek bir tür iken, Kongo Nehri'nin de oluşumuna ve atasal popülasyonu iki popülasyona bölmesine neden olan bir deprem sonucu oluşan coğrafi izolasyon ile nehrin iki yakasında kalan popülasyonların farklı yönlerdeki evrimsel değişimleri sonucunda, günümüzden 1-2 milyon yıl önce türleşmişlerdir. @@ Evrimsel süreçte türlerin modifikasyonlar sonucu değişmesi ancak türleşmenin (atasından farklı yeni türlerin) oluşmaması durumudur. @@ Türleşmenin, türün farklı gruplarının arasına coğrafi bariyer girmesi sonucu gerçekleşmesi. Modern şempanze (Pan troglodytes) ve Bonobo (Pan paniscus) türlerinin 2 milyon yıl kadar önce, Kongo Nehri'nin akış yönünde meydana gelen ciddi bir değişim sonrasında, ortak atasına ait farklı grupların nehrin iki yakasında kalması sonucu türleştiği düşünülmekte. Primatlar genel olarak ıslanmayı sevmedikleri için ayrılan öbekler birbirleriyle olan bağlarını yitirmiş ve 2 milyon yıl içinde farklı türlere evrimleşmişler. "Alopatrik" türleşme olarak da bilinir. @@ Bir türün, popülasyon bazında ve nesiller içerisinde, herhangi bir türleşme ya da izolasyon olmaksızın, fiziksel özellikleri (fenotip) bakımından farklılaşması, evrim geçirmesidir. "Anagenez" olarak da bilinir. @@ Alellerin bir popülasyondan bir diğerine olan hareketidir. Tipik olarak bireylerin fiziksel yer değiştirmeleri ya da oluşturulan gametlerin rüzgar, akıntılar, organik taşıyıcılar vb. aracılığıyla mesafe kat etmesi sonucu oluşur. Türleşmeyi genellikle yavaşlatsa da, hızlandırdığı durumlar da gözlenmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TURMALİN ile/||/<> SUGİLİT

( Birçok renkte bulunabilen bir taş. İLE/||/<> Mor renkli nadir bir mineral. )

- TURNA YEMİŞİ ile/ve/||/<> YABAN MERSİNİ/LİKAPA/MAVİ YEMİŞ ile/ve/||/<> KIZILCIK

( )

- TURNA ile İBİS/MISIR TURNASI

( Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika'da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş. İLE Leyleksilerden, Afrika ve Batı Asya'nın sulak alanlarında yaşayan bir kuş. )

- TURNA ile KARKARA

( ... İLE Başı sorguçlu turna. )
( ... İLE Bataklık bölgelerde yaşarlar. )

- TURNA ile SİYAH BOYUNLU TURNA

- TURNA ile TAÇLI TURNA

( ... İLE Barışçıl, sevimli ve nazik olan bu kuş, Uganda'nın bayrağında da yer alan simgesidir. [Bu kuşu öldürmenin 7 yıllık hapis cezası vardır.] )

- TURNA ile TURNACI ile TURNA KIRI ile TURNA BALIĞI ile TURNA KATARI

- TURNAAYAĞI ile/||/<> TURNABACAĞI ile/||/<> TURNA BALIĞI ile/||/<> TURNAGAGASI ile/||/<> TURNAGEÇİDİ ile/||/<> TURNAGÖZÜ ile/||/<> TURNA KATARI ile/||/<> TURNA KIRI ile/||/<> TELLİ TURNA ile/||/<> DENİZ TURNASI ile/||/<> MISIR TURNASI

( Turnagillerden Avrupa ve Kuzey Afrika da toplu olarak yaşayan göçebe iri bir kuş Grus grus )

- TURNAGAGASI ile/||/<> DÖNBABA

- TURNE ile/değil/yerine/= GEZMECE

- TURNİKE/TOURNİQUE[İng.] ile/değil/yerine/= BOĞMAÇ

- TURNİKE ile/ve/||/<> ATEL

( Yoğun kanamalarda. İLE/VE/||/<> Kırık/çıkıklarda, yaralanmalarda/vurmalarda[travmalarda]. )
( Kan akışını kesmek üzere. İLE/VE/||/<> Hareket ettir(t)memek üzere. )
( - Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği, en az 8-10 cm. olmalıdır.
- Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
- Turnike uygulamasının yapıldığı saat, bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
- Turnike, her 15-20 dk. gevşetilip sıkılmalıdır. )

- LITMUS PAPER[İng.] / PAPIER DE TOURNESOL[Fr.] / LACKMUS PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= TURNUSOL KÂĞIDI


- TURNUSOL/TOURNESOL[Fr. < TOURNESOL] ile/||/<> ÜSTÜBEÇ/İSFİDAC[Fars. < İSFĮDĀC’DAN]

( turnusol boyası turnusol kâğıdı Birtakım bitkilerden elde edilen mavi boya maddesi )

- LITMUS[İng.] / LACKMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TURNUSOL

- TURNUVA ile/değil/yerine/= YARIŞTAY

- TURONIAN EPOCH[İng.] ile/değil/yerine/= TURONİN EPOKU

( Günümüzden 93.900.000 ile 89.800.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TURP ile/değil EJDER MEYVESİ

( ... İLE/DEĞİL Dış görünüşü turp gibi, kırmızı ve aralarından yeşil yapraklar çıkan, içi beyaz fakat siyah noktalar bulunan, tadı çok güzel bir meyve.[Vietnam'da] )

- TURP ile KIRMIZI TURP

( ... İLE Turpgillerden, kökü kırmızı olan bir tür turp. )

- TURQUOİSE[Fr. < TURQUOISE] ile/değil/yerine/=/||/<> TURKUAZ

( turkuaz mavisi turkuaz yeşili Mavi yeşil ve beyazın karışımından ortaya çıkan renk turkuaz mavisi turkuaz yeşili firuze Bu renkte olan Bu renkte değerli bir taş Bu taşın rengi )

- TURŞUDA[Fars.]:
SİRKE
değil LİMON

( Tuzlu suda ve limon suyu içinde bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze ya da meyve. )
(

Limonun Sirkeye Göre Üstünlükleri

Limon ve sirke, ekşilik ve lezzet dışında da birçok açıdan farklıdır. Limon, kimyasal, biyolojik, bitkisel ve tıbbi bakımlardan daha verimli ve olumlu sonuçlar sunar.

Kimyasal Yapı

Limon, doğal sitrik asit içerir ve kalsiyum şelasyonu sağlar. Sirke ise asetik asit içerir ve daha korozif özellikler gösterir.

Biyolojik Özellikler

Limon doğrudan bitkisel üründür ve güçlü flavonoidlerle birlikte gelir. Sirke ise fermantasyon ürünü olup, biyolojik çeşitliliği sınırlıdır.

Bitkisel ve Üretim Süreci

Limon ağaçtan doğrudan hasat edilirken, sirke üretimi ikinci kademe bir işlem gerektirir ve bu süreçte doğal özelliklerin bir kısmı kaybolabilir.

Sağlık ve Tıbbi Etkiler

  • Limon, yüksek C vitamini ile bağışıklığı destekler.
  • Böbrek taşlarını önleyebilir.
  • Vücutta alkalileştirici etki yapar.
  • Güçlü antioksidan özellikler taşır.
  • Sirke ise aşırı kullanımda diş minesine zarar verebilir ve mideyi tahriş edebilir.

Yanlış Bilinen Noktalar

  • Limon, pH bakımından daha asidik olmasına rağmen vücudu alkalileştirir.
  • Limon antiseptik etkisi ile kısa sürede doğal koruma sağlar.
  • Sirke, doğru kullanılmadığında alerjik reaksiyonlara yol açabilir.

Özet Karşılaştırma

Özellik Limon Sirke
C vitamini kaynağı ✔️
Probiyotik etkiler ✔️ (doğal sirke için)
Antiseptik etki ✔️ ✔️
Alkalileştirici etki ✔️
Diş minesi zararı Düşük risk Yüksek risk
Sindirimi destekleme ✔️ ✔️
Doğallık safhası Doğrudan bitkisel Fermente ürün
Alerji riski Düşük Orta-yüksek
Sonuç itibarı ile limon, doğallık, sağlık ve güvenlik açısından sirkeye göre daha üstün bir seçenektir. )

- TURUNCÎ ŞEYH ile/ve TURUNCÎ UŞŞÂKÎ ZÂDE

( Ünlü bir çeşit lâle. İLE/VE Ünlü bir çeşit lâle. )

- TURUNCİ[Fars. < TURUNC + Ar. -Ī] ile/değil/yerine/=/||/<> TURUNCU

( açık turuncu koyu turuncu Sarı ve kırmızının karışımından ortaya çıkan renk turunç meyvesinin rengi Bu renkte olan )

- TURUNCU ve FOSFOR

( Uzaktan en iyi fark edilen renk. VE Havadan en iyi farkedilen. )

- TURUNCULAŞMAK ile TURUNÇ ile TURUNCU

- TUŞE/TOUCH[İng.] ile/değil/yerine/= DOKUNUM

- TUSSILAGO FARFARA[Lat.] ile/||/<> DEVETABANI

( Yapraklarında müsilaj acı glikozit tanen organik asitler inülin şeker ve fitosterol içeren enfüzyon biçiminde yumuşatıcı balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılan bileşikgiller familyasından bir bitki öksürük otu )

- TUSSILAGO FARFARA[Lat.] ile/||/<> ÖKSÜRÜK OTU

( Devetabanı )

- TUTACAK BİR DAL/ŞEY değil TUTUNACAK BİR DAL/ŞEY

- TUTACAK ile TUTAÇ ile TUTAK ile TUTAM ile TUTAMAÇ/TUTAMAK

( Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti, tutaç, tutak. İLE Laboratuvar maşası. | Tutacak. İLE Bir şeyin tutulacak yeri. | Tutacak. | Kabza. | Maşa, kerpeten vb. araçların tutmaya yarayan kanatlarından her biri. | Rehine. İLE Avuç içi ya da parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan. İLE Tutamaç. | Tutunulacak, dayanılacak, güvenilecek nesne. )

- TUTAK ile/değil/yerine/=/||/<> TUTACAK | KABZA | REHİNE

( Bir şeyin tutulacak yeri tutacak kabza Maşa kerpeten vb araçların tutmaya yarayan kanatlarından her biri rehine )

- TUTAM/GANZİLİS ile TUTAM ile TUTAM ile TUTAM/DİZENEK/TERTİP/NİZAM/FORMAT[İng.]

( Avuç içi ya da parmak uclarıyla tutulabilen miktarda olan. | Deste, demet. İLE Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi ya da pay, hisse, parti, lot. | Belge. İLE Durum. İLE Soruların biçimsel özellikleri, dile getirilişi, dizisi, geçişleri ve özel eylem simgeleriyle bir gözlem aracının taşıdığı biçimsel düzen. )

- TUTAMAÇ ile TUTAMAÇLI


- TUTAMAK ile TUTUCULAŞMAK ile TUT ile TUTU ile TUTUCU/LUK ile TUTULU ile TUTAMAKSIZ ile TUTULU SATIŞ

- TUTANAK/MAZBATA[Ar. < MAŻBAṬA] ile/||/<> TUTANAK/ZABIT[Ar. < ŻABṬ] ile/||/<> TUTANAK/ZABITNAME[Ar. < ŻABṬ + Fars. NĀME]

- TUTANAK ile TUTANAKÇI/LIK

- TUTANAK ile/||/<> TUTULGA ile/||/<> ZABIT VARAKASI

- TUTARIK ile TUTARIKLI

- TUTARLI OLMAK ile/ve/değil/<> TUTARLI DAVRANMAK

( Zorunlu değildir. İLE/VE/DEĞİL/<> Zorunludur. )
( Sorunlu olabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Sorunsuzdur. )
( Her zaman için geçerli olamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Çoğunlukla geçerli olmalıdır. )
( "İddia"sında/zannında olabilirsin. İLE/VE/DEĞİL/<> İspat edersin. )
( Söz ile. İLE/VE/DEĞİL/<> Tutum/tavır ile. )

- TUTARLI OLMAK TUTARLI DAVRANMAK

- TUTARLI = İNSİCAMLI = CONSEQUENT[İng.] = CONSÉQUENT[Fr.] = KONSEQUENT[Alm.] = CONSEQUENS[Lat.] = CONSECUTIVO/VA[İsp.]

- TUTARLI/LIK ile/ve/||/<> BAĞDAŞIK/LIK

- TUTARLI/LIK ile/ve DAYANAKLI/LIK

( Derin anlamda devamlılığa, tutarlılık sonucu ulaşılır. )
( Tutarlı olun, yapaylık ve kurnazlıktan uzak durun. )

- TUTARLI/LIK ile/ve/> DENGELİ/LİK

- TUTARLI/LIK ile DOĞRU/LUK

- TUTARLI/LIK ile/ve/<> GEÇERLİ/LİK

- TUTARLILIK ile/ve/||/<> "HESABINI VEREBİLMEK"

- TUTARLILIK ile/ve/||/<>/> İTİBAR

( Kendimizde gö(ste)rebileceğimiz. İLE/VE/||/<>/> Ötekilerde [ve kendimizde] gö(ste)rebileceğimiz. )

- TUTARLILIK ile/ve/değil/||/<> KENDİNE YAKIŞTIRAMAMAK

- TUTARLI/LIK ile/ve/||/<>/> ÖNGÖRÜLEBİLİR/LİK

- TUTARLILIK ile/ve/||/<>/< SAMİMİYET, İÇTENLİK, AÇIKLIK, ŞEFFAFLIK, SÜREKLİLİK, BÜTÜNLÜK

- TUTARLI/LIK ile/ve/<>/değil TAMAMLANMIŞ/LIK / TAMAMLAYICI/LIK

- TUTARLI/LIK ile/ve/<> UYUMLU/LUK


- TUTARLI/LIK ile/ve/||/<>/> YETERLİ/LİK

- Tutarlı KONUŞ!!!

- TUTARSIZLIĞINDAN UTANMAMAK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜYÜ SEVMEMEK

- TUTARSIZLIK ile/değil/yerine/>< TUTARLILIK/İNSİCAM

- TUTÇEK | FORSEPS ile/||/<> FORSEPS[Fr. < FORCEPS]

( anat Kerpeten kıskaç )

- TUTKAL ŞERBETİ ile/||/<> İNCE TUTKAL ile/||/<> PLASTİK TUTKAL ile/||/<> BALIK TUTKALI ile/||/<> BONCUK TUTKALI ile/||/<> GLÜTEN TUTKALI ile/||/<> KAURİT TUTKALI ile/||/<> KAZEİN TUTKALI ile/||/<> LASTİK TUTKALI

( Deri kıkırdak vb hayvansal maddelerden elde edilen katılaşıp sertleşme özelliğiyle tahta kâğıt vb yapıştırmaya yarayan madde )

- TUTKAL SUYU, TUTKAL ŞERBETİ ile/||/<> TUTKAL ŞERBETİ

( İçine çok az eritilmiş tutkal katılan ılık su )

- TUTKALLAMAK ile TUTKALLANMAK ile TUTKAL ile TUTKALCI/LIK ile TUTKALLI ile TUTKALSIZ ile TUTKAL ŞERBETİ

- TUTKU:
ISTIRAP
değil/yerine/> DEĞİŞİM

( Tutku, kişiyi, ıstıraptan, gelişim ve değişime taşıyan köprüdür. )

- TUTKU ve/||/<>/= AKILSIZ (")BAĞLANMA(")


- TUTKU ile/ve/değil/yerine/>< FERÂGAT

- TUTKU ile HIRSLI ile İDDİALI BİR ŞEKİLDE

- TUTKU = İHTİRAS = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.] = PATHOS[Yun.] = PASION[İsp.]

( Tutuklu kalmak. )

- TUTKULAŞMAK ile TUTKU ile TUTKUN/LUK ile TUTKULU ile TUTKUSAL ile TUTKUSUZ/LUK

- TUTMA ile/değil/yerine/=/||/<> DESTEKLEME | YANAŞMA

( aktutma deniz tutması taşıt tutması Tutmak işi destekleme yanaşma Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma markaj )

- TUTMA ile/ve/değil/||/<>/< TIKANMA

- TUTMAK/SAKLAMAK ile/yerine HEYBEYE ATMAK

- TUTMAK ile/değil/yerine/=/||/<> AVLAMAK | KAPLAMAK | BAĞLAMAK | SUNMAK

( tutçek vurtut çultutmaz yantutmaz Elde bulundurmak ele almak Ele geçirmek yakalamak avlamak Yanında bulundurmak alıkoymak Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak tevkif etmek kaplamak Kırağı çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak kalmak Denetimi ve yetkisi altına almak Desteklemek birinden yana çıkmak Benimsemek beğenmek Gereğini yapmak yerine getirmek Uygun gelmek çelişmez olmak Kapatmak sarmak Hizmetine almak veya kiralamak Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek Beddua dua ah vb etkisini göstermek gerçekleşmek yerine gelmek varmak Ulaşmak varmak Para toplamı e varmak değeri olmak Bir yere uğramak Herhangi bir durumda bulundurmak Varsaymak farz etmek Alacağa veya vereceğe saymak Bir yere yaklaştırmak Bir aleti kullanabilmek bağlamak Beklenen sonucu vermek İş görebilmek Sürmek zaman almak Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak Bir şeyi kullanması için uzatmak sunmak İşgal etmek Takip etmek izlemek Bırakmamak Sarmak bürümek Asılmak kuvvetlice sarılmak Bir kimsenin yerini almak Otobüs vapur uçak vb hasta etmek Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak Bir yerde kalmasını sağlamak Bir sanat eseri geniş ilgi görmek Biriktirmek tasarruf etmek Askerlikte bankacılıkta durdurmak blokaj dan başlamak Bir şeyi belleğe yerleştirmek Bazı takım oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketine ayakla veya vücutla engel olmak markaja almak )

- TUTMAK ile YARIŞMA DÜZENLEMEK ile TOPLANTI YAPMAK ile GERİ ÇEKİL ile TUT CANIM ile DAYAN ile TOPLANTI YAPMAK ile BİR GEMİYİ TUTMAK ile BİR DAKİKA BEKLE ile SAYGI DUYMAK ile SORUMLU TUTMAK ile TUTUCU ile TUTMA ile HOLDİNG ŞİRKETİ ile SIKI TUTMAK

- TUTSAKLIK | ESİRLİK ile/||/<> TUTSAK PAZARI | ESİR PAZARI


- TÜTSÜLEMEK ile TÜTSÜLENMEK ile TÜTSÜLETMEK ile TÜTSÜ/LÜK ile TÜTSÜLÜ ile TÜTSÜ GÖZÜ

- TUTTUĞUN, ALTIN OLSUN! ile/ve/||/<>
ALLAH, NE İSTEĞİN/MURADIN VARSA, VERSİN!

( Gerçekleşse, ikisi de kötü dua/beddua olabilecek, bu kadar ileri/uc derecede ve olanaksız olan "düşünce", "dilek", "dua" ya da "sözlere", "dilde" ve yaşamımızda yer vermemek gerekmektedir. Niyeti ve sözü de abartmak yerine uygun/doğru davranış ve tutumlarımızla, hizmet ederek, eyleyerek, çalışarak ve daha çok vererek ya da paylaşarak yani "el duası olmadan, dil duasının olmayacağını" anlamak ve anımsamak durumundayızdır. Bilgisiz, akılsız, yetersiz yaklaşımlara ya da "üçkâğıtçılıkta", bunlar gibi abartılı sözlere de itibar etmemenin bilgisi ve bilinciyle sağlanabilmektedir. )

- TUTUCU ile MUHAFAZAKAR PARTİ ile KONSERVATİF OLARAK ile MUHAFAZAKARLIK ile KORUMAK

- TUTUKLU/TUTUKLA(N)MA ile/ve/değil/||/<>/< GÖZALTINDA/GÖZALTINA ALMA

( [ancak özel ve zorunlu durumlarda] Yargıç dışında, ne savcı, ne de polis tutuklama yapabilir.[yaptıkları tutuklama değil gözaltına alma ve/ya da [sınırlılığında] bulundurmadır] )

- TUTUKLUK ile/||/<> KONUŞMA KORKUSU