YEDİ YAZAÇLILAR

- TEÇHİZAT | TEÇHİZ | DONATMA ile/||/<> DONATMA ile/||/<> DONATIM

( donatım Yola çıkarılacak geminin araç gereç ve belgelerle donatılması Sinema TV Bir görünçlük içinde yer alan her çeşit eşya nesne Yardımcı sahne eşyaları Aksesuvar aksesuar Yarışa başlarken ya da yarış boyunca kendi izlemcileri eliyle belirli yerde ve belirli uzanım içinde koşucuların yarış kurallarına uygun olarak yiyecek içecek ya da yedek parça gereksemelerini karşılamaları Resim Heykel Mimarlık Bir sanat yapıtında ikinci derecede olan ayrıntılar yardımcı öğeler Bir işletme ya da kuruluşun çalışabilmesi için gerekli araç ve gereçlerin tümü yapıcılık Bir yapı için gerekli olan bütün döşemin yerleştirilmesi Durağan kuruluşların işlemlerinde gerekli olan ayrıntılar konuşma araçları her çeşit sağlık kuruluşları ve benzerleri )

- TECHNICAL EDUCATION[İng.] ile/||/<> ENSEIGNEMENT TECHNIQUE[Fr.] ile/||/<> TEKNİK ÖĞRETİM

( Bir tekniğin ya da teknik yöntem ve becerilerin kazandırılmasına önem veren mühendis teknisyen ve işçi yetiştirmeyi amaç edinen öğretim alanı ya da türü )

- TECİM/TİCARET:
KAZANMAK ya da GEREKSİNİMİNİ KARŞILAMAK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIRMAK ya da GEREKSİNİMİ KARŞILAMAK

- TECİMER, AHMET (SARIYER, 1911 - 1979)

( Sarıyerlidir. Ticaretle uğraştı. Sarıyer'deki her tür sosyal faaliyetin içinde bulundu. Bilhassa spor ile çok ilgilendi. Sarıyer Gençlik Mahfilinin en aktif üyelirenden biriydi. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem (1948 - 1949) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı, Sarıyer Spor Kulübünden "Hizmet Armağanı" ödülü aldı. )

- TECİM/SEL / TİCARET/TİCARİ ile/ve ÜRETİM/SEL

( Üretim Geliştirme Aşamaları:
Araştırma
Gözlem
Çözümleme
Geliştirme
Deneme
Tecimleştirme/Ticarileştirme )

- TECRİBETEN[Ar.] ile TECRİBÎ[Ar.]

( Tecrübe ederek, deneyerek, sınayarak. İLE Deneme ile ilgili. )

- TECRİD ile/değil/yerine TEZKİYE

- TECRİP | DENEYİM ile/||/<> DENEYİM

( 1 Belli bir amaca göre ve belirli yöntem ve kurallara uygun olarak yapılan deney 2 Amacı belli ve koşulları hazırlanmış olarak yapılan gözlemlere verilen ad Bilgi ve beceri kazandırıcı bilinçli ya da bilinçsiz kişisel edinim ve yaşantı deney II )

- TECRİT[Ar. < TECRĪD] ile/değil/yerine/=/||/<> AYIRMA | SOYUTLAMA | YALITIM

( tecrit odası vibrasyon tecridi ayırma Bir insanı dış dünyadan kopararak kendi hâline bırakma Bulaşıcı hastalığın daha fazla canlıya bulaşmasını önlemek amacıyla hastanın diğer canlılarla olan ilişkilerinin en az seviyeye indirilmesi ya da kesilmesi soyutlama yalıtım Mahkûmu cezasını tek başına çekmesi için diğer hükümlülerden ayırma )

- TECRİT | YALITIM ile/||/<> YALITIM

( Bir özdek ya da dizgenin kütle erke gibi herhangi bir aktarım olayından korumak için çevresiyle ilişkisini kesme Bir olay ya da değişkeni salt biçimiyle gözleyebilmek üzere başka olay ya da değişkenlerin etkilerinden arıtarak soyutlama elektrik 1 Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk lastik porselen vb ile kaplama sarma işlemi 2 Elektrik ve ısı akımını engelleme olayı Bir nesnenin ya da bir yerin çevresi ile her türlü terke ya da özdek alışverişini ya da etkileşimini engelleme işlemi Elektrik ve ısı akımını engelleme olayı )

- TECRİT ile RİYÂZÂT

- TECRÜBE MEVZUU | DENEK ile/||/<> DENEK

( Üzerinde deney araştırma ölçme sayısal işlem ve değerlendirme yapılan kimse ya da şey Üzerinde deneme yapılan birey ya da nesne Bir deneylemede deneysel değişkenin etkileri altında bırakılarak değişmeleri gözlenen ya da deneye vurulan edilgen birey ya da canlı katılmacı denek )

- TECRÜBE SAHİBİ[Ar.] ile/değil/yerine/= DENEYİM İYESİ

- TECRÜBE[Ar. < TECRİBE] ile/değil/yerine/=/||/<> DENEYİM | DENEY | GÖRGÜ

( deneyim deney görgü )

- TECRÜBE | TECRÜBE-İ KALEMİYE | TECRÜBE ETME, TEST | KALEM TECRÜBESİ | DENEME ile/||/<> DENEME ile/||/<> DENEMEK

( Atma ya da atlama yapan yarışçının her dönede birer kez kullandığı sınama hakkı Seçme yapmak için yumrukoyuncularını karşılaştırma Eğitim ve öğretimle ilgili bir kuramın bir görüşün bir yöntemin uygulama olanağını araştırmak bir öğrenci ya da öğretmen topluluğuyle ilişkili sorunların çözümü için önerilen çözüm yollarının geçerliğini anlamak amacıyla bilimsel ölçüler içinde ortam hazırlama ve tasarlanılan şeyi deneme eylemi Bir bilim bir sanat sorununu yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunan düzyazı türü olasılık kuramı Bir olayı oluşturmak üzere olasılıksal bir tasarımla yapılan deney Bir bilgi ya da yordamı uygulama yoluyla ya da denenceyle sınama 1 genel uygulayım Bir nesne aygıt araç vb niteliklerini işlevini belirlemek için yapılan işlem 2 bayındırlık a Bir yolun kullanıma açılmadan önce sınanması b Bir nesne özdek vb nin çeşitli niteliklerini direnç iletkenlik vb ortaya çıkarmak için yapılan fiziksel kimyasal işlem c Bir makinenin yapısında ya da işleyişinde aksaklık olup olmadığını çıkarmak için yapılan denetim 3 kimya Bir kimyasal ürün üzerine ivedilikle uygulanan çözümleme 4 metalbilim Metal parçaların çeşitli özelliklerini saptamak için yapılan işlem Bir konuyu derinden derine incelemek dâvasında bulunulmıyan eser DENEME YAZARI Essayiste Metal parçaların çeşitli özelliklerini ve bunların değişimlerini saptamak için yapılan işlem 1 Araştırmacının deneklere yöntemi uyguladığı verileri elde ettiği ve çıkan sonuçların değerlendirdiği ve bu üç elementi tasarım sırasında denetlediği bir çalışma 2 Bir olayı ya da genel bir gerçeği keşfetmek ya da göstermek için kullanılan bir işlem değerini anlamak için bir insanı bir nesneyi ya da bir düşünceyi sınamak tecrübe etmek bir işe başarmak amacıyla başlamak girişmek teşebbüs etmek )

- TECRÜBE TÜPÜ | DENEY TÜPÜ ile/||/<> DENEY TÜPÜ

( İçinde kimi kimya deneyleri yapılan dar uzun bir ucu kapalı cam boru Laboratuvarda kullanılan göre değişen boyutlarda uzun içi boş silindir biçiminde adi ya da özel cam malzeme tüp )

- TECRÜBE | YAŞANTI ile/||/<> YAŞANTI

( Kişinin dolaysız algıları ve etkinlikleri ile kazandığı bilgi tavır ve beceriler 1 Bireyin algılayarak ve doğrudan doğruya etkinlik göstererek edindiği bilgi tutum ve becerilerin tümü 2 İnsanın özdeksel ve toplumsal çevresiyle ilişki kurması sonucu gerçekleşen etkileşim süreci 1 Kişiliği zenginleştirdiği kabul edilen bir anlamı olan bütün yaşanmış deneyler 2 Kendileri aracılığıyle benin bir şeyin bilincine vardığı bütün ruhsal olaylar 3 Bir kezlik olan bir daha yinelenemeyen ruh olayları Felsefede 1 Geniş anlamında a Doğrudan doğruya olan bilinç içeriği b Bilinç olayı bilinç edimi Husserlin yönelmişlik yaşantısı intentionales Erlebnis c Bir şeye yönelmiş duygu 2 Soyut düşünce ve kurama karşı benin dünya ile doğrudan doğruya karşılaşması gerçeklikle dolaysız bağlantı kurması )

- TECRÜBE YAYINI ile/||/<> TRIAL PROGRAMME (ABD: PROGRAM), PILOT PROGRAMME, PILOT[İng.] ile/||/<> ÉMISSION D'ESSAI[Fr.] ile/||/<> VERSUCHSSENDUNG, TESTSENDUNG[Alm.] ile/||/<> DENEME YAYINI

( TV 1 Yeni kurulan bir televizyon vericisinin yayın niteliğini araştırmak ve düzeltmek için girişilen yayın 2 Yeni yayına başlayan bir televizyon yayacının izlencelerini geliştirmek amacıyla girişilen yayın 3 Yeni hazırlanmış bir izlence dizisisinin izleyicilerdeki tepkisini ölçmek ve bu dizinin ilerisi için sonuçlar çıkarmak amacıyla yapılan yayın )

- TECRÜBE[Ar.] ile/değil/yerine/= DENEYİM

- TECRÜBE ile TECRÜBELİ/LİK ile TECRÜBESİZ/LİK ile TECRÜBESİZCE


- TECRÜBİ[Ar. < TECRİBĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> DENEYSEL | DENEYİMSEL

( deneysel deneyimsel )

- TECRÜBİ ile/||/<> EXPERIMENTAL[İng.] ile/||/<> EXPÉRIMENTAL[Fr.] ile/||/<> EXPERIMENTELL[Alm.] ile/||/<> DENEYSEL

( Deneylerle ölçümlerle ilgili )

- TECVİT/TECVİD[Ar.] ile/değil/yerine/= SÖZCÜĞÜ, DÜZGÜN/UYGUN OKUMA

( Sözcüklerin söylenişinde, seslerin çıkaklarına, uzunluk ve kısalıklarına göre okunması. | Kur'ân-ı Kerîm'in, doğru okunmasını sağlayan bilim. | Bu bilim üzerine yazılmış kitap. )

- TECZİYE[Ar. < TECZİYE] ile/değil/yerine/=/||/<> CEZALANDIRMA

- TEDAFÜİ[Ar. < TEDĀFUʿĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> SAVUNMALIK

- TEDAHÜL, ENTERFERANS | GİRİŞİM ile/||/<> GİRİŞİM

( Sinema TV İki ya da daha çok dalganın birbirine eklenmesi ya da üst üste binmesi Işık dalgalarının birbirlerini etkilemesiyle dalga boyları cinsinden faz ayrımına göre ışık koyuluğunun artması ya da azalması Bir iş ya da eyleme başlamak üzere hazırlık yapma bir işi yapmak üzere ele alma G yerel tıkız Abel öbeği olmak üzere f ile g Borel işlevleri için dy diye tanımlanan işlev Simgesi f g Bir ışınım titreşimlerinin genliğinin aynı dalga dizisinin bölümlerinin üst üste gelmesiyle yer yer zayıflaması ya da büyümesi Bir kaynaktan yayımlanan eş sıklıktaki ışınımların yakın iki delikçikten geçtikten sonra doğan ayrı evreleri nedeniyle ortaya çıkan etkileşim 1 fizik a İki titreşim deviniminin birbirini yok etmesi olayı b İki ya da daha çok dalganın ışık ya da ses üst üste gelmesinden doğan olay 2 elektrik Yaklaşık sayıda iki titreşimin aralarındaki ayrım yüzünden alıcıda oluşan vınlama 3 sinematelevizyon İki ya da daha çok dalganın birbirine eklenmesi üst üste binmesi Işık dalgalarının üst üste gelmesiyle ışık yeğinliğinin kimi yerlerde çok kimi yerlerde az çıkması olayı Bir noktaya ulaşan birden çok dalganın o noktada uyardıkları yönleçsel etkilerin bir birleşke oluşturmaları bu birleşke sıfırla toplam arasında değerler alır fizik Bir mal ya da hizmetin sağlanılması değiştirilmesi verimli çabaların bir araya getirilmesi gibi hakka ve ekonomik durumlara ilişkin bir kuruluşun gerçekleştirilmesi Planlı bir biçimde bir işe girişme Başta gelen bir açınığı söylemeden önce gırtlakta ve bunun dolayındaki örgenlerde meydana gelen kımıldama Girişim ses kirişlerinin gerilmeden önce kapanmadığına göre YUMUŞAK ya da KERTELİ yahut İLERLEK Douce graduelle ou progressive kapandığına göre de SERT ya da AÇIK yahut KUVVETLİ dure daire ou forte gibi adlarla anılır girişim )

- TEDAHUL[Ar. < TEDĀḪUL] ile/değil/yerine/=/||/<> TEDAHÜL

( Birbirinin içine girme Ödemede gecikme Yığılıp kalma birikme )

- TEDÂHÜL[Ar.] ile TEDÂVÜL[Ar.]

( Birbirinin içine girme. | Ödemede gecikme. | Yığılıp kalma, birikme. İLE Dolanım. )

- TEDARİK ETMEK ile/değil/yerine/= EDİNDİRMEK

- TEDARİK ile/değil/yerine/= EDİNDİRİ


- TEDARİK ile/ve TEMİN

- TEDARİKLEMEK ile TEDARİK ile TEDARİKLİ ile TEDARİKÇİ/LİK ile TEDARİKSİZ/LİK

- TEDARİK/Lİ ile TEDBİR/Lİ

- TEDARUK[Ar. < TEDĀRUK] ile/değil/yerine/=/||/<> TEDARİK

( sümmettedarik Araştırıp bulma sağlama elde etme hazırlık )

- TEDAVİ ile/ve DÖNÜŞÜM

- TEDAVİ ile HER ŞEYİ İYİLEŞTİR ile TEDAVİ ARAYIŞI

- TEDÂVÜL[Ar. < DEVLET | çoğ. TEDÂVÜLÂT] ile TEDÂVÜR[Ar. < DEVR]

( Elden ele gezme, dolaşma, kullanılma. İLE Sıra ile yapma, karşılıklı yapma. )

- TEDÂVÜL[Ar.]/SİRKÜLASYON[Fr.] ile/değil/yerine/= DOLAŞIM/DOLANIM

- TEDAVÜL[Ar. < TEDĀVUL] ile/değil/yerine/=/||/<> DOLANIM

- TEDÂVÜL/SİRKÜLASYON ile/değil/yerine/= DOLAŞIM


- TEDBİR[Ar. < DÜBÛR] ile/ve TEMKİN[Ar. < MEKÂNET]

( Tedbirli ve mütevazı olun, şansı yakalarsınız. )
( Bir şeyi sağlayacak ya da önleyecek yol, yöntem, çözüm, çare. İLE/VE Bir işin sonunu düşünerek ölçülü, tedbirli davranma. | Ağırbaşlılık. | Hastalığın bir yere yerleşmesi. | İhtiyat, tedbir. )

- TEDBİR ile GEREKLİLİK

- TEDBİR ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR

- TEDBİR[Ar. < DÜBÛR] ile İHTİYÂT

( Bir şeyi elde edecek ya da önleyecek yol, çare. | Kul irâdesi. İLE
İleriyi düşünerek/görerek davranma. | Sakınma. | Yedek. )

- TEDBİR ve/||/<> İTİDAL ve/||/<> CESÂRET

- Tedbiri DİNLE!!!

- TEDBİR-İ NEFS/NÜFUS ile/ve/||/<>/> TEDBİR-İ MENZİL ile/ve/||/<>/> TEDBİR-İ MEDÎNE/MÜDÜN ile/ve/||/<>/> TEDBİR-İ ME'ÂD

( Bireyin ve toplumun oluşumunda.[Kişisel ahlâk, nefsi terbiye etmek] İLE/VE/||/<>/> Aileyi/topluluğu yönetmek.[Evi ve geçimi adâletle yönetmek] İLE/VE/||/<>/> Kenti/toplumu yönetmek.[Devleti adâletle yönetmek] İLE/VE/||/<>/> Dinî, manevi düzen.[Âhirete hazırlıklı olmak] )

- TEDBİRLİ ile/değil/yerine/= ÖNLEMLİ

- TEDEMMU'[< DEM][Ar.] ile ...

( Gözün yaşarması. | Sayrılıktan dolayı gözden yaş gelme. )

- TEDENNÎ[Ar. < DENÂVET | ÇOĞ. DUNUVV] ETMEDEN ve/||/<>/> TEVELLÎ OLMAZ

( Yaklaşmak, aşağıya yakın olmak. VE/||/<>/> Dostluk, birini Allah rızâsı için sevme, dost edinme. )

- TEDENNİ[Ar. < TEDENNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> TEDENNİ

( Gerileme düşme )

- TEDENNÎ[Ar.] ile TENEZZÜL[Ar.]

( Gerileme, düşme. İLE Kendi durumundan daha aşağıdaki bir işi, bir durumu kabul etme. | Alçakgönüllülük gösterme. )

- TEDİP/TEDİB[Ar.] ile/değil/yerine/= USLANDIRMA, YOLA GETİRME, TERBİYE ETME

- TEDİRGİNLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HEYECAN

- TEDİYE EMRİ ile/değil/yerine/= ÖDEME BUYRUĞU

- TEDRÎCEN[Ar.] ile/ve/||/<> TEDRÎCÎ[Ar.]

( Azar azar, giderek, gittikçe. İLE Derece derece, yavaş yavaş olan. )

- TEDRİCİ[Ar. < TEDRĪCĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> TEDRİCÎ

( Derece derece yavaş yavaş olan )

- TEDRİS[Ar. < TEDRĪS] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖĞRETME (RAHLEİTEDRİS)

- TEDRİS ile TEDRİÇ ile TEDRİCİ

- TEDRİSAT | ÖĞRETİM ile/||/<> ÖĞRETİM

( Belli bir amaçla gerekli bilgileri öğretmek işi 1 Belli bir amaca göre gereken şeyleri öğretme işi 2 Bir eğitim kurumunda bir küme öğrenciye belli dal ya da konularda bilgi verme 3 Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme eylemi )

- TEDRİSAT[Ar.] ile/değil/yerine/= ÖĞRETİM

- TEDRİSAT[Ar. < TEDRĪSĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖĞRETİM (ORTA TEDRİSAT)

- TEDVİN[Ar. < TEDVĪN] ile/değil/yerine/=/||/<> DERLEME

- TEDVÎN[Ar. < DÎVÂN] ile/değil/yerine/= DERLEM/E

( Dîvân biçimine sokma. | Kitaplaştırma. | Yasalaştırma. [yazılı ve bütünlüklü duruma getirilen kurallar][İng. CODIFICATION] )

- TEDVİN ile/değil/yerine/= DERLEYİ

- TEDVİR[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇEVİRME | YÖNETME, ÇEKİP ÇEVİRME

- TEEBBÎ[Ar.] ile/ve TEEMMÜM[Ar.]

( Birini, baba edinme. | Birini, evlât edinme. İLE/VE Ana edinme. | Çocuğun, anne tarafından tanınması. )

- TEEDDÜP[Ar. < TEʾEDDUB] ile/değil/yerine/=/||/<> UTANMA

- TEEDDÜB[Ar.] ile/değil/yerine/= UTANMAK

- TEEHHÜL[Ar. < EHL] ile TEEHHÜR[Ar. < TE'HÎR | çoğ. TEEHHÜRÂT]

( Ehlileşme. | Evlenme. İLE Sonraya, geriye kalma. | Gecikme. )

- TEEHHÜL[Ar. < TEʾEHHUL] ile/değil/yerine/=/||/<> EVLENME

- TEEHHÜR[Ar. < TEʾAḪḪUR] ile/değil/yerine/=/||/<> GECİKME

- TEEKKÜL ile ...

( Yaranın açılıp büyümesi, oyulup açılması. )

- TEELLÜF | UZLAŞMA ile/||/<> UZLAŞMA

( Tutum görüş kanıların birbirine uygun düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşması 1 Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama 2 Uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma )

- TEELLÜH ve KEMÂL

- Teemmül için DİNLE!!!

- TEEMMÜL ile/||/<> SPECULATION[İng.] ile/||/<> KURMACA

( Salt düşünceyle türetilmiş olana aykırı ve geçerlenmeye kapalı bilgiler dizgesi )

- TEEMMUL[Ar. < TEʾEMMUL] ile/değil/yerine/=/||/<> TEEMMÜL

( Bir işi ayrıntılarıyla düşünme düşünüp taşınma )

- TEEMMÜL ile/ve/<> TEFEKKUH

( İyice, etraflıca düşünme. İLE/VE/<> Fıkıh öğrenme. | Fıkıhta çok bilgili olma. )

- TEENAGE[İng. < TEENAGE] ile/değil/yerine/=/||/<> TEENAGE

( ergenlik )

- TEENNÎ[Ar. < ENÂET] ile/değil/yerine/= YAVAŞ GİTME, YAVAŞ HAREKET ETME, YAVAŞLIK; GECİKME | İLERİYİ DÜŞÜNEREK ACELESİZ, DİKKATLİ DAVRANMAK

- TEENNÜS[Ar. < ÜNS] ile TEENNÜS[Ar. < ÜNS]

( Dişil/müennes olma. | Kadın gibi hareket etme, kadınlaşma. İLE Alışma, Ünsiyet peyda etme. )

- TEESSÜF[Ar. < TEʾESSUF] ile/değil/yerine/=/||/<> YAZIKLANMA

- TEESSÜF[Ar.] ile NEDEM[Ar.]

- TEESSÜF[Ar.] ile/değil/yerine/= YERİNME

( Acınmak. | Pişman olmak. )

- TEESSÜM[< İSM] ile ...

( GÜNAHTAN KAÇINMA )

- TEESSÜR | DUYGULANIM ile/||/<> DUYGULANIM

( İstenç ve anlıktan ayrı görülen duygusal tepkiler gösterme durumu 1 Etkilenme 2 Duyarlığın devinime geçişi 3 Dış nedenlerle bir ruh durumunun değişmesi 4 Tutkudan daha düzenli ama daha güçsüz olan seçkin bir eğilim )

- TEESSÜR[Ar. < TEʾES̱S̱UR] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜZÜNTÜ | DUYGULANIM

( üzüntü duygulanım Bir şeyden etkilenme )

- TEESSÜR[Ar.] ile TEESSÜR[Ar. < ESR, ESÂRET | çoğ. TEESSÜRÂT]

( Oyalandırma, işten alıkoyma. İLE Kederli ve üzüntülü olarak duygulanma, içlenme. | Bir şeyin etkisini duyma. | Acı, keder duyma. )

- TEESSÜS[Ar.] ile/değil/yerine/= KURULMA, ORTAYA ÇIKMA | YERLEŞME, TEMELLEŞME, KÖKLEŞME


- TEESSUS[Ar. < TEʾESSUS] ile/değil/yerine/=/||/<> TEESSÜS

( Kurulma ortaya çıkma Yerleşme temelleşme kökleşme )

- TEEYYÜT[Ar. < TEʾEYYUD] ile/değil/yerine/=/||/<> GERÇEKLENME

- TEEYYÜT[Ar.] ile/değil/yerine/= DOĞRU ÇIKMA, GERÇEKLENME

- TEFAHÜR[Ar. < TEFĀḪUR] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖVÜNME

- TEFÂHÜR[< FAHR] ile/değil/yerine/= ÖVÜNME | ÖVÜNÇ

- TEFARİK[Ar. < TEFĀRĪḲ] ile/değil/yerine/=/||/<> TEFARİK

( Genellikle kırmızı beyaz ve mor kumaştan dikilen gömlek ve şalvardan oluşan kol ağızları paça kenarları ile şalvarın yanları işlenmiş kadın giysisi Yüksekliği santimetre olan büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki Pogostemon patchouly )

- TEFÂVÜD[Ar.] ile YARARLAŞMA, BİRBİRİNDEN YARARLANMA

( YARARLAŞMA, BİRBİRİNDEN YARARLANMA )

- TEFAVÜT[Ar. < TEFĀVUT] ile/değil/yerine/=/||/<> FARKLILIK

- TEFÂZUL-U İKTİDÂR ile/||/<> DİFFÉRENCE DE POTENTİEL[Fr.] ile/||/<> POTANSİYEL FARKI

( fizik )

- TEFEKKÜR | DÜŞÜNME ile/||/<> DÜŞÜNME

( Algılama ve yapımsal işlemlerden çok düşünüleri kullanarak sorun çözme etkinliği 1 Zihnin bir konuyla ilgili bilgileri karşılaştırarak aralarındaki bağlantıları inceleyerek bir yargıya ya da karara varma etkinliği 2 Zihinden geçirme ya da zihin yoluyla arayıp bulma 3 Tasarlama anımsama 1 Geniş anlamda Aristotelesin öne sürdüğü biçimiyle insanı hayvandan ayıran belirgin öznitelik Duyum ve izlenimlerden tasarımlardan ayrı olarak usun bağımsız ve kendine özgü eylemi karşılaştırmalar yapma ayırma birleştirme bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi Usun bu eyleminin ürünü düşüncedir Düşünceler ancak düşünmenin yaratıcılığı içinde gerçekleşirler Düşünmenin belli bir biçim almasıyle düşünce oluşur bu da ancak dil yoluyla olur Düşüncenin dille sıkı bir bağlılığı vardır Düşünceler sözcüklere dökülemiyorsa düşünme biçim almamış düşünce olmamış demektir Düşünme gerçek nesnelere yöneliyorsa somut düşünme düşüncel ideal nesnelere yöneliyorsa soyut düşünme adını alır 2 Dar anlamda Mantıksal biçimsel olarak Anlığın yanlış yapmadan işlemesi Her düşünmede a düşünen bir özne b ruhsal düşünme olayı c düşünülmüş olan düşünce içeriği d düşüncenin dile getirildiği deyiş biçimi e düşüncenin yöneldiği konu yer alır Düşünme olayını ruhbilim düşünmenin bilgideki görevini bilgi öğretisi kavramsal olanla bağlantısını mantık varlıkla bağlantısını fizikötesi toplumdaki yerini toplumbilim araştırır )

- TEFEKKÜR[Ar. < TEFEKKUR] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜŞÜNME (TEFEKKÜR DÜNYASI)

- TEFEKKÜR ile/değil/yerine/= DÜŞÜNÜM

- TEFEKKÜR ve/> İSTİ'DÂD

- TEFEKKÜR ile/ve/> TAAKKUL

( Her kişinin becerisidir. [kendince ve kabı kadar] İLE/VE/> Er kişinin becerisidir. )

- TEFENNÜN Fİ-L-İBARE | TEFENNÜN-FİL-İBARE | TENEVVÜ | ÇEŞİTLEME ile/||/<> ÇEŞİTLEME

( Parçaların boylarına biçimlerine ve yoğunluklarına göre sıralanarak çökeltiImesi Klasik ikilide Pas de deux kadın ve erkek dansçıların solo dansları Bir sözcüğü yinelemekten kurtulmak için onu anlamdaşıyla yakın anlamlısıyla değiştirme ya da tümceyi başka bir biçime sokma Söz sanatı terimi Bir defa söylenmiş bir sözü tekrarlamak gerekince genelemeden tekrardan kaçınmak için onu başka bir şekle sokma Değişiklendirme çeşitlendirme çeşitlendirme Klasik dans ikilisinde kadın ve erkek dansçının solo dansları )

- TEFERRUAT[Ar. < TEFERRUʿĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> AYRINTI

- TEFERRÜS[Ar. < FERÂSET | çoğ. TEFERRÜSÂT] ile TEFERRÜŞ[Ar. < FERŞ] ile TEFERRÜZ[Ar. < İFRÂZ]

( Sezme, anlar gibi olma. İLE Yayılma, serilme. İLE Ayrılma. )

- TEFESSÜH | KOKUŞMAK ile/||/<> KOKUŞMA ile/||/<> KOKUŞMA | SASIMAK

( sasımak Çürüme Dokuların ölümden sonra kokuşma bakterilerinin etkisiyle parçalanması ve erimesi çürüme pütrefaksiyon Ölüm sonrası oluşan en son değişimdir ve ölümden sonra oldukça uzun bir zamanın geçtiğini gösterir kokuşmak )

- TEFEVVUK, TAHAKKÜM | AVANTAJ ile/||/<> AVANTAJ ile/||/<> ÜSTÜNLÜK

( üstünlük üstünlük Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu Bir devletin başkaları üzerinde kurduğu siyasal kültürel ya da ekonomik egemenlik Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma )

- TEFEVVUK, TAHAKKÜM | AVANTAJ ile/||/<> ÜSTÜNLÜK | ÜSTÜNLÜK

( bk. üstünlük. @@ bk. üstünlük@@Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. @@ Bir devletin, başkaları üzerinde kurduğu siyasal, kültürel ya da ekonomik egemenlik. @@ Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma. )

- TEFHİM[Ar. < TEFHĪM] ile/değil/yerine/=/||/<> ANLATMA

- TE'FÎK[Ar. çoğ. TE'FÎKÂT] ile TEVFÎK[Ar.] ile TEVFÎK["TEYFÎK" değil!][Ar. < VEFK | çoğ. TEVFÎKAT]

( Yalan söyleme. | Yalan, iftira etme. İLE Elçilikle yollama. İLE Uydurma, uygunlaştırma. | Allah'ın yardımına kavuşma. | Bir kırılmada kırılan parçaları birbirine geçirme. | Tezat yapmadan, bir sözcüğün anımsattığı başka sözcükleri de aynı ibarede söyleme. )

- TEFLİK | DİLİNİM ile/||/<> DİLİNİM

( jeoloji )

- TEFRİK ile TEFRİKA ile TEFRİKA ROMAN

- TEFRİKA | BÖLÜNTÜ ile/||/<> BÖLÜNTÜ

( Bir yapıtın bir dergi ya da gazetede parça parça olarak yayımlanması bu biçimde yayımlanan yapıt Deneysel tasarım Bölüklerde aynı işlemlerin uygulandığı alt bölümlerden her biri 1 Bir a b aralığı için eşitsizliğini gerçekleyen sayılarının oluşturduğu kapalı aralıklar kümesi 2 Ayrıca bakınız küme ayrışımı Kısım kısım yayınlanan bir kitabın her kısmı )

- TEFRİKA ile/değil/yerine/= İKİLİK

- TEFRİKA[Ar.] ile/değil/yerine/= SÜRMECE | İKİLİK

( Gazete ya da dergilerde çıkan, birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizi. | Bu biçimde yayımlanan. | İkilik. )

- TEFRİKA[Ar. < TEFRİḲA] ile/değil/yerine/=/||/<> TEFRİKA

( tefrika roman Gazete ya da dergilerde çıkan birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizi Bu biçimde yayımlanan ikilik )

- TEFRİKÇİ, FARK GÖZETİCİ ile/||/<> DISCRIMINATORY[İng.] ile/||/<> DISCRIMINATOIRE[Fr.] ile/||/<> AYRIMCI

( Gümrük vergilerinde ya da bildirmelik dışı önlemlerde mallar ya da ülkeler yönünden eşitlik gözetilmemesi )

- TEFRÎŞ, TEFRÎŞÂT[Ar. < FERŞ] ile/değil/yerine/= DÖŞEME, DÖŞENME, DÖŞEMEÇ, YAYMA | EV EŞYASINI DÜZENLEME


- TEFSİRCİ | YORUMCU ile/||/<> YORUMCU

( TV Yorum hazırlayan ve okuyan kimse Yorumlama işini yapan kimse yorum Bir kitabı yorumlayan açıklayan yazara verilen ad )

- TEFSİRE[Ar.] ile ...

( Hekimin, sayrının sidiğindeki değerleri/sonuçları incelemesi. | Sayrının, hekim tarafından incelenmiş sidiği. )

- TEFTİH[Ar. < TEFTĪḤ] ile/değil/yerine/=/||/<> AÇMA | GEĞİRME

( açma geğirme )

- TEFTİŞ HEYETİ ile/değil/yerine/= DENETLEME KURULU/DENETİM KURULU

- TEFTİŞ-İ MESÂHİF ile/ve/||/<>/> TETKİK-İ MÜELLEFAT
:MECLİSİ/DEFTERLERİ

- TEFVİZ[Ar. < TEFVĪŻ] ile/değil/yerine/=/||/<> İHALE | DAĞITMA

( ihale dağıtma Bir taşınmaz malı bilinen değeri karşılığı bir kimseye verme )

- TEGAFÜL[Ar.] ile/değil/yerine/= ANLAMAMAZLIKTAN GELME

- TEGAFUL[Ar. < TEĠĀFUL] ile/değil/yerine/=/||/<> TEGAFÜL

( Anlamazlıktan gelme )

- TEGANNİ[Ar. < TEĠANNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> TEGANNİ

( Şarkı söyleme )

- TEGANNİ[Ar.] ile/değil/yerine/= YIRLAMAK, ŞARKI SÖYLEME


- TEGARRİ | BİRİKİŞME ile/||/<> BİRİKİŞME

( karşılık aglütinasyon ad yönelme gösteren ön ek glutinare yapışmak Sıvı bir ortamda asılı duran kan gözelerinin ya da bakterilerin yapışarak yığınlar meydana getirmesi zooloji Yığınlar meydana getirme Özellikle polenler bakteriler kırmızı kan hücreleri ve protozoonların ya kendiliğinden ya da belirli bu antikorla ya da bir ajan ile muamelesinden sonra bir arada yığınlar meydana getirmesi Aglutinasyon )

- TEGARRİ | KÜMELEŞİM | AGLÜTİNASYON ile/||/<> AGLÜTİNASYON ile/||/<> BİRİKİŞME

( birikişme Kümelenme karşılık aglütinasyon ad yönelme gösteren ön ek glutinare yapışmak Sıvı bir ortamda asılı duran kan gözelerinin ya da bakterilerin yapışarak yığınlar meydana getirmesi zooloji Yığınlar meydana getirme Özellikle polenler bakteriler kırmızı kan hücreleri ve protozoonların ya kendiliğinden ya da belirli bu antikorla ya da bir ajan ile muamelesinden sonra bir arada yığınlar meydana getirmesi Aglutinasyon )

- TEGARRİ | KÜMELEŞİM | AGLÜTİNASYON ile/||/<> BİRİKİŞME | BİRİKİŞME

( bk. birikişme @@ Kümelenme. @@ @@(karşılık: aglütinasyon), (Lat. ad = yönelme gösteren ön ek, Lat. glutinare = yapışmak): Sıvı bir ortamda asılı duran kan gözelerinin ya da bakterilerin yapışarak yığınlar meydana getirmesi. @@ (zooloji) @@ Yığınlar meydana getirme. Özellikle polenler, bakteriler, kırmızı kan hücreleri ve protozoonların ya kendiliğinden ya da belirli bu- antikorla ya da bir ajan ile muamelesinden sonra bir arada yığınlar meydana getirmesi. Aglutinasyon. )

- TEĞELTİ ile/||/<> AT EYERİNİN ALTINA KONULAN KEÇE

( at eyerinin altına konulan keçe Anadolu ağızlarında teğelti eyer altına konulan keçe biçimi yaygın olarak geçer Bütün Anadolu ağızlarında kullanıldığı anlaşılıyor Az tǝkaltı Azeri ağızlarında tǝkaltĭ olarak da geçer Doerfere göre TMEN 920 Moğolcadan alındığı anlaşılıyor degel Art Kleidung tü versehen mit Doerfer TMEN 919 Moğolca degele ilişkin bilgi almak için Doerfer TMEN 200 Moğolca dnin Türkçede tye çevrilmesi düşündürücüdür Türkçeden Farsçaya da geçmiştir tagaltū tagaltī felt cloth placed under a saddle to prevent the galling of the horses back Çağdaş diyalektlerde teğeltiye tokum adı verilir Bu adın da Moğolcadan alındığı açıktır toqum feutre quon met sous la selle des chevaux tapis sur lequel on met la selle Doerfer TMEN 142 Ligeti KSİNA 83 19 Türkçede at eyerinin altına konulan keçeye eskiden eyrim eğrim adı da verilirdi eyrim Türkçede belleme haşa yapık yona gibi birtakım adlar da geçer Kazaklar tokum yanında Decke unter dem Sattel olarak cılkım adını da kullanırlar Madırlar eyer yastığına tepse Sagaylar ise tipse adını verirler Daha çok bilgi almak için Schönig ML 8990 )

- TEGU/LAGARTO[İsp.] ile KIRMIZI TEGU ile ALTIN/SİYAH TEGU/KAPLAN KERTENKELE

( Teiidae ailesindeki bir kertenkele türüdür. İLE Batı Arjantin, Bolivya ve Paraguay'a özgü bir kertenkele. İLE Bir tegu türüdür. )

- TEHÂCÜM[< HÜCÛM] ile/değil/yerine/= SALDIRMA | ÜŞÜŞME, TOPLAŞMA

- TEHACUM[Ar. < TEHĀCUM] ile/değil/yerine/=/||/<> TEHACÜM

( saldırma Üşüşme bir yere toplaşma )

- TEHALÜF | BENZEMEZLİK >< BENZERLİK

- TEHÂLÜF[Ar. < HALF] ile TEHÂLÜF[Ar. < HULF | çoğ. TEHÂLÜFÂT]

( Yargıcın iki tarafa da yemin verdirmesi. İLE Birbirine karşıt olma, birbirine uymama. | Aykırılık. )

- TEHALÜF[Ar. < TEḪĀLUF] ile/değil/yerine/=/||/<> AYKIRILIK


- TEHÂLÜF ile/||/<> DISSIMILARITY[İng.] ile/||/<> BENZEMEZLİK

( Ayrı kümelerde yer alan birimlerin ayırıcı yanları ya da tutum ve davranışların birbirine uygun düşmeme durumu )

- TEHALÜF ile/||/<> INCOMPATIBILITY[İng.] ile/||/<> UZLAŞMAZLIK

( Tutum görüş ve kanıların birbirine aykırı düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşmazlığı )

- TEHALÜK[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇOK İSTEME, CAN ATMA

- TEHALUK[Ar. < TEHĀLUK] ile/değil/yerine/=/||/<> TEHALÜK

( Can atma çok isteme )

- TEHDİT ile/değil "GÖZDAĞI VERMEK"

- TEHDİT ile/değil/yerine/= KORKUTU/GÖZDAĞI

- TEHDİT ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< OLUMSUZ OLASILIK

- [ne yazık ki]
!TEHDİT
ile/ve/||/<> TEHLİKE

- TEHDİTKÂR[Ar.] ile/değil/yerine/= KORKUTULU/GÖZDAĞILI

- TEHECCÜD[< HECD]["TEHECVÜD" değil!] ile/değil/yerine/= GECE UYANIP NAMAZ KILMA | GECE KILINAN NAMAZ


- TEHEVVÜR[Ar. < HEVR] ile/değil/yerine/= İLERİ ÖFKE/GAZAP, ÖFKELENME, KÖPÜRME

- TEHEYYÜÇ[Ar. < TEHEYYUC] ile/değil/yerine/=/||/<> HEYECAN

- TEHİ ile TEHİR ile TEHİRLİ ile TEHİRSİZ

- TEHİR[Ar. < AHAR | çoğ. TEHÎRÂT] ile TECÎL[Ar. < ECL | çoğ. TECÎLÂT]

( Erteleme, sonraya/geriye bırakma. İLE Belirli bir zamana kadar erteleme, sonraya/geriye bırakma. )

- TEHİR ile/değil/yerine/= ÖTELEME/ERTELEME

- HAZARD WARNING SYMBOLS[İng.] ile/değil/yerine/= TEHLİKE İKAZ SEMBOLLERİ

- TEHLİKE[Ar. < TEHLUKE] ile/||/<> ...

( Kağnı döşeme tahtalarının dayandığı orta ağaç Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta )

- TEHLİKE ve/|| ÇÖZÜM

- TEHLİKE ve/> KURTULUŞ

( Kişi, düştüğü çukurdan, ancak, kendi çıkabilir. )

- TEHLİKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLASILIK


- TEHLİKE ile TEHLİKELİ

- TEHLİKE ile TEHLİKELİ ile TEHLİKELİ YER ile TEHLİKELİ DURUM

- TEHLİKE ile TEHLİKELİ/LİK ile TEHLİKESİZ/LİK

- TEHLİKE ile/değil VAROLUŞ SORUNSALI

- TEHLİKELİ ile/ve/değil/||/<>/< DUYARLI/HASSAS

- TEHLİKE/Lİ[Ar. TEHLUKE]["TELİKELİ" değil!] ile/ve/||/<> RİSK/Lİ

( Tehlike, insana zarar verebilecek bir olgu gibi yorumlansa da, doğru davranış biçimleriyle aynı tehlike, ilerleme ve iç gelişme de sağlayabilir. )
( Tehlike, bilinci/zihni güçlendirir ve içsel barışın, başarının en önemli kuralı olduğunu kavramamızı sağlar. )

- TEHLİKEYE ATMAK ile TEHLİKE

- TEHLİKEYE ATMAK ile TEHLİKEYE ATILMIŞ

- TEHLUKE[Ar. < TEHLUKE] ile/değil/yerine/=/||/<> TEHLİKE

( Büyük zarar ya da yok olmaya yol açabilecek durum muhatara Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum )

- TEHZİP, TEDİP | KOREKSİYON | TASHİH | TASHİH ETME | TAZELEME PROVASI | ISLAH | DÜZELTME ile/||/<> DÜZELTME ile/||/<> DÜZELTMEK ile/||/<> İZLENCE DÜZELTME

( izlence düzeltme Yazıyı yanlışlardan fazlalıklardan kurtarmak eksiklerini gidermek işlemi Resim Heykel Yapıtın bitiminden sonra sanatçının yaptığı düzeltmeler boğaz açma temizleme mekanik Yapım sırasında bozulan madensel parçaları ısıtarak ya da başka yöntemlerle ilk biçimlerine getirme işlemi Yanlış olarak gerçekleştirilen vergilerin yasalarına göre düzeltilmesi Bir sayışımı bir işelmi kapsadığı yanlışlıklardan arıtarak düzeltme Oyun seyirci karşısına çıkartıldıktan sonra görülen bazı aksaklıkları düzeltmek için yapılan ara çalışması anl parlatma çalışması Bir bulgunun eksik olan ve kullanılmasını engelleyen bir niteliğini giderme ya da daha iyi kullanılabilir duruma getirme )

- TEİDEN[Ar. < TE'KĪDEN] ile/değil/yerine/=/||/<> TEKİDEN

( Tekit ederek tekit yoluyla üsteleyerek yineleyerek )

- TEİST[Fr. < THÉISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> TANRICI

- TEİZM[Fr. < THÉISME] ile/değil/yerine/=/||/<> TANRICILIK

- TEK ANADOLU

- TEK ANLAMLI = VAHİD-ÜL-MÂNÂ = UNIVOCAL[İng.] = UNIVOQUE[Fr.] = EINDEUTIG[Alm.] = UNIVOCUS[Lat.]

- TEK BAŞINA | KENDİLİĞİNDEN/KENDİ KENDİNE ile/||/<> DALKILIÇ | TEK BAŞINA/YALIN KILIÇ

( Kimseye danışmaksızın Kimseyle ilgisi ilişkisi olmadan tek başına Kendisine Başkasının yardımı ve ortaklığı olmadan kendiliğinden )

- TEK BAŞINA YÜRÜMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KARANLIKTA YÜRÜMEK

- TEK/BAZI) BİLİMBİREYLERİ

- TEK BİR KİŞİNİN:
ÜZÜNTÜSÜ
ve/||/<> MUTLULUĞU

( Tüm bireyleri mutsuz edebilir. VE/||/<> Herkesin yüzünü güldürebilir. :) )

- TEK BOYUTLULUK ile/değil/yerine/> DERİNLEŞME


- TEK ÇENEKLİ ile/||/<> BİR ÇENEKLİLER ile/||/<> İKİ ÇENEKLİ

( Çeneği olan )

- TEK ÇENEKLİLER ile/ve ÇİFT ÇENEKLİLER

- ODD-EVEN NUCLEUS[İng.] / NOYAU IMPAIR-PAIR[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK-ÇİFT ÇEKİRDEK

- TEK ÇOCUK ile KARDEŞİ OLAN

( 10 oturum/seans gerektirir. İLE 5 oturum/seans yeterlidir. )

- SINGULAR SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= TEK ÇÖZELTİ

- TEK DORUKLU ile/ve/||/<> ÇİFT DORUKLU

- SINGLET STATE[İng.] ile/değil/yerine/= TEK DURUM

- TEK DUVARLI CNT ile/||/<> ÇOK DUVARLI CNT

( SWCNT tek katman, MWCNT konsantrik çoklu. )
( Formül: 0.5-2nm İLE 5-100nm )

- UNIJUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR UNIJONCTION[Fr.] / EINANSCHLUSSTRANSISTOR, EINKNOTENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK EKLEMLİ TRANSİSTOR

- UNIAXIAL CRYSTAL[İng.] / CRISTAL UNIAXE[Fr.] / EINACHSIGER KRISTALL, EINFACHSIGER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK EKSENLİ KRİSTAL


- TEK EŞLİ/MONOGAM[Fr. < MONOGAME] ile/||/<> TEK EŞLİLİK/MONOGAMİ[Fr. < MONOGAMIE]

- EINFARBIGE STÖRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK FREKANSLI GİRİŞİM

- TEK GÖZELİ/HÜCRELİ ile/ve/||/<> TERLİKSİ

( ... İLE/VE/||/<> Bütün kirpiklilerden, durgun ve kirli sularda yaşayan, yassı gövdeli, tek hücreli hayvan. )

- TEK HÜCRELİ/LER

- TEK KİŞİLİK BİSİKLET ile/ve ÇİFT KİŞİLİK BİSİKLET (TANDEM)

- TEK KİŞİLİK YATAKTA:
TEK YATMAK
ile/ve/yerine ÇİFT YATMAK

- SINGLE CRYSTAL[İng.] / MONOCRISTAL[Fr.] / EINKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KRİSTAL

- ANTENNE MONOPOLAIRE, ANTENNE UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLIGE/EINPOLARISIERT ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU ANTEN

- LIAISON UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLIGE/EINPOLARISIERT BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU BAĞ

- CRISTAL UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLARER/EINPOLARISIERT KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU KRİSTAL


- UNIPOLAR TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLARER/EINPOLARISIERT TRANSISTOR, UNIPOLARER TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU TRANSİSTOR

- UNIPOLAR[İng.] / UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLIG, MONOPOLAR, UNIPOLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU

- UNIMOLECULAR PROCESS[İng.] / MONOMOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK MOLEKÜLLÜ İŞLEM

- TEK OLAN/LAR

- ODD PARITY[İng.] / PARITÉ IMPAIRE[Fr.] / UNGERADE PARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK PARİTE

- MONOCHROMATOR[İng.] / MONOCHROMATEUR[Fr.] / MONOCHROMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLEYİCİ, TEK RENK ÜRETİCİ, MONOKROMATÖR

- MONOCHROMATIC INTERFERENCE[İng.] / INTERFÉRENCE MONOCHROMATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ GİRİŞİM

- TEK SU İÇMEYEN/LER ile ...

( BEYAZ TÜYLÜ LEMUR )

- TEK TANRICI/MONOTEİST[Fr. < MONOTHÉISTE] ile/||/<> TEK TANRICILIK/MONOTEİZM[Fr. < MONOTHÉISME]

- TEK TANRICI ile/değil TEK TANRILI


- TEK TANRILI DİN/LER ile/ve TEK TANRILI VAHİY DİN(LER)İ

- TEK TARAFLI | TEK YANLI ile/||/<> TEK EŞLİLİK | TEK EVLİLİK ile/||/<> TEK PARMAKLILAR | TEK TIRNAKLILAR ile/||/<> TEK DERS SINAVI | TEK DERS İMTİHANI

- TEK TARAFLI ile/değil TEK TARAF AĞIRLIKLI

- ODD-ODD NUCLEUS[İng.] / NOYAU IMPAIR-IMPAIR[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK-TEK ÇEKİRDEK

- TEK TEK ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve İKİ ŞEYİ (NİSPETSİZ) BİLMEK ile/ve İKİ ŞEY ARASINDAKİ İLİŞKİYİ BİLMEK ile/ve "...DIR" TASDİĞİNİ BİLMEK

- TEK TEK ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve İKİ ŞEYİ (NİSPETSİZ) BİLMEK ile/ve İKİ ŞEY ARASINDAKİ İLİŞKİYİ BİLMEK ile/ve "...DIR" TASDİĞİNİ BİLMEK

- TEK TERİMLİ ile/||/<> ÇOK TERİMLİ

( Tek terimli monomial, çok terimli polinomdur )
( Formül: 5x İLE x²+2x+1 )

- TEK TÜRKİYE

- MONOCHARGE ELECTRET[İng.] / ÉLECTRET MONOCHARGÉ[Fr.] / MONOLADUNGS-ELEKTRET[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK YÜKLÜ ELEKTRET

- ÖZDEŞ(TEK YUMURTA) İKİZLERİ ile KARDEŞ(ÇİFT YUMURTA) İKİZLERİ

( MÜTÂEMET: İkiz doğurma. )
( Her zaman aynı cinsiyete sahiplerdir. İLE Farklı cinsiyetlere sahip olabilirler. )
( Tek zigot oluşur. İLE İki zigot oluşur.
[İkisinde de göbek bağı bulunmaktadır. Çift yumurta ikizlerinde ayrı ayrı plasenta ve su kesesi varken bu durum, tek yumurta ikizlerinde farklılık göstermektedir. Tek yumurta ikizlerinde döllenmenin gerçekleştiği zamana göre plasentalarının ve su keselerinin ayrılıp ayrılmayacağı durumu farklılık göstermektedir. Döllenmenin, 1 ile 4 arasında gerçekleştiği durumlarda, ikizlerin ayrı ayrı su kesesi ve plasentaları olabilir. Ancak, 4 ile 8 gün arası döllenmelerde, su kesesi ve plasenta ortaktır.] )
( Bir yumurtanın döllendikten hemen sonra ikiye bölünerek ortaya çıkan iki göze öbeğinin gelişimiyle. İLE İki ayrı yumurtanın, iki ayrı spermle döllenmesinden oluşan. )

- TEK ile/ve/değil <> BİRİCİK

- TEK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN TEK

- TEK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN TEK

- TEK ile/ve/değil/<> BİRİCİK

- TEKABBUZ | SİNEREZE | TAKABBUZ | KONTRAKSİYON | BÜZÜLME ile/||/<> BÜZÜLME

( Sinema Hava koşullarının elverişsizliğinden dolayı film tabanında ya da duyarkatta ortaya çıkan kırışma kısalma Kayaç taneciklerinin soğuma ile küçülmesi ve daralması Bir peltenin sıvı kesimini birden geri vererek oylumunu küçültmesi Günlük sıcaklık ayrımlarının büyük olduğu karasal iklimlerde görülen kayaçların oylum değiştirmeleriyle ilgili fiziksel olay genleşme mekanik parçalanma metalbilim Soğuma sonucunda ısıtılmış metal parçaların boyutlarında oluşan küçülme Isıtılmış metal parçanın boyutlarında soğuma nedeniyle görülen küçülme Bir numunenin uzunluğunun ıslanma ya da sıcaklık sonucu kısalması )

- TEKABBUZ | SİNEREZE | TAKABBUZ | KONTRAKSİYON | BÜZÜLME ile/||/<> GEVREME

( Sinema Hava koşullarının elverişsizliğinden dolayı film tabanında ya da duyarkatta ortaya çıkan kırışma, kısalma. @@ Kayaç taneciklerinin soğuma ile küçülmesi ve daralması. @@ Bir peltenin, sıvı kesimini birden geri vererek oylumunu küçültmesi. @@ Günlük sıcaklık ayrımlarının büyük olduğu karasal iklimlerde görülen, kayaçların oylum değiştirmeleriyle ilgili fiziksel olay. bk. genleşme, mekanik parçalanma. @@ metalbilim: Soğuma sonucunda, ısıtılmış metal parçaların boyutlarında oluşan küçülme. @@ Isıtılmış metal parçanın boyutlarında, soğuma nedeniyle görülen küçülme. @@ Bir numunenin uzunluğunun ıslanma ya da sıcaklık sonucu kısalması. )

- TEKABBUZ | SİNEREZE | TAKABBUZ | KONTRAKSİYON | DARALMA ile/||/<> DARALMA ile/||/<> BÜZÜLME

( büzülme Derleme darlaşma kırılma Geniş ünlülerin yanlarındaki bazı ünsüzlerin etkisiyle darlaşması Eğmek iymek geymek giymek geymeyen giymiyen yene yine vb Bir iktisadi dalgalanma evresinde reel gayrisafî yurtiçi hasılanın zirveden dibe kadar geçirdiği azalma süreci genişleme I Bazı seslerin boğumlanması sırasında ses yolunda meydana gelen daralma ı i u ü ünlüleri ile s z ş gibi ünsüzler ses yolunun daralması ile boğumlanan ünsüz türleridir II Ünlü daralması Azerbaycan Türkçesi daralma Türkmen Türkçesi daaralma Gagauz Türkçesi daralmak Özbek Türkçesi tórayiş Uygur Türkçesi tariyiş Tatar Türkçesi tarayu Başkurt Türkçesi tarayıw tar boluw Krç Malk tarboluw Nogay Türkçesi tarayuw Kazak Türkçesi tarıluw Kırgız Türkçesi tar boluu Alt tapçılanan Hakas Türkçesi targılanganı Türkçesi targılanganı Rusça sujeniye sujivaniye Sinema Hava koşullarının elverişsizliğinden dolayı film tabanında ya da duyarkatta ortaya çıkan kırışma kısalma Kayaç taneciklerinin soğuma ile küçülmesi ve daralması Bir peltenin sıvı kesimini birden geri vererek oylumunu küçültmesi Günlük sıcaklık ayrımlarının büyük olduğu karasal iklimlerde görülen kayaçların oylum değiştirmeleriyle ilgili fiziksel olay genleşme mekanik parçalanma metalbilim Soğuma sonucunda ısıtılmış metal parçaların boyutlarında oluşan küçülme Isıtılmış metal parçanın boyutlarında soğuma nedeniyle görülen küçülme Bir numunenin uzunluğunun ıslanma ya da sıcaklık sonucu kısalması )

- TEKABBUZ/TAKABBUZ | SİNEREZE | KONTRAKSİYON | BÜZÜLME/DARALMA >< GENİŞLEME

- TEKABÜL ETMEK ile/değil/yerine/= KARŞILIK GELMEK

- TEKABÜL[Ar. < KABL] ile/değil/yerine/= EŞİTİ / KARŞI OLUM

( Birbirinin karşısında bulunan, birbirini karşılıklı olarak dışta bırakan kavram ya da yargı arasındaki bağlantı. )

- TEKABUL[Ar. < TEḲĀBUL] ile/değil/yerine/=/||/<> TEKABÜL

( Karşılık olma karşılama yerini tutma karşı olum )

- TEKÂFFÎ/İKTİDÂ'[Ar. < KIDVE] ile TEKÂFÎ/TEKÂFÜ'[Ar. < KÜF]

( Uyma, tâbî olma. İLE Birbirinin dengi olma. )

- TEKALİF[Ar. < TEKĀLĪF] ile/değil/yerine/=/||/<> TEKÂLİF

( Teklifler Vergiler salmalar )

- TEKÂLÜB[Ar. < KELB] ile TEKÂRÜB[Ar. < KURB]["ka" uzun okunur]

( Köpek gibi saldırma. İLE İki şeyin birbirine yakın olma durumu. | Yakınsama.[bkz. TAKARRÜB][İng., Fr. CONVERGENCE] )

- TEKÂMÜL | EVRİM | EVOLÜSYON ile/||/<> EVOLÜSYON ile/||/<> EVRİM

( evrim Evrim Evrim Belli bir doğrultuda gelişip ilerleme canlıların yıldızların gelişimi 1 Basamak basamak oluşan ya da art arda ve sürekli olarak gerçekleşen değişme 2 Bir yasaya uygun olarak doğada ya da toplumda görülen dönüşüm karşılık evolusyon evolvere açılmak Canlının tür ırk ve grup olarak gelişmesi bir canlıyı diğerlerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları Filogeni 1 Olanakların içten dışa doğru gerçekleşmesi 2 Başlangıçta belirtisiz olarak bulunan bir ilkenin yavaş yavaş kendini gerçekleştirip gelişmesi ve sonunda oluşarak ortaya çıkması 3 Bir ereğe doğru sürekli olarak adım adım ilerleyen ve kendi içinden oluşan değişme Dış nedenlerle belirlenmiş bir değişmenin karşıtı 4 Ne belli bir anlamla belirlenmiş olarak ne de bir ereğe yönelmiş olarak yavaş ve basamak basamak oluşan değişim dönüşüm 5 Biçim almamıştan az belirgin olandan biçim almışa tam belirgin olana giden değişim 6 Yavaş ve sürekli ya da sıçramalı atılımlı olarak bir biçimden öbür biçime bir türden öbür türe giden değişim dönüşüm 7 Fizikötesinde a Tanrının kendisini dünya olarak gerçekleştirmesi Nikolaus Cusannusta panteismde b Oluşan değişen gerçeklikler olarak ide ve tin Bunlar oluş sürecine girmeleriyle değerden düşmezler tersine daha zenginleşirler somut canlı bir gerçeklik kazanırlar Alman idealizminde olduğu gibi 8 insan yaşamı ve tarihinde a Belirsiz nedenlerden çıkan bireysel organik bir gelişme Aydınlanmanın karşıtı olarak romantizmde görülür b Birliğin birbirlerini dışarda bırakan karşıtlara bölünmesi yoluyla kendiliğinden oluşan eytişimsel bir devinim bu karşıtlar daha yüksek bir birlikte ortadan kaldırılarak birleştirilirler bu birlikten de yeni yeni karşıtlar çıkar Alman İdealizminde özellikle Hegelde ve eytişimsel özdekçilikte böyledir eytişim c Gelecekteki bir ereğe doğru usa uygun ilerleme süreci d Bulucu sınayıcı yeniyi yaratıcı oluş Nietzsche ve Bergsonda 9 Gelişme a Zaman dışı matematiksel ilişkilerde Ör Noktanın gelişmesi olarak çizgi b Düşünce alanında bir çözümleme anlamında açarak ortaya koyma bir düşüncenin mantıksal olarak geliştirilmesi Aşamalı oldukça yavaş bir yönlü dönüşümler dizisi biyoloji zooloji Canlının tür olarak gelişmesi bir canlıyı diğerlerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları Evolüsyon Canlının tür olarak gelişmesi bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları evolüsyon Canlının tür olarak gelişmesi bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişim olayları evolüsyon )

- TEKÂMÜL, İNKİŞÂF | EVRİM ile/||/<> EVRİM

( Belli bir doğrultuda gelişip ilerleme canlıların yıldızların gelişimi 1 Basamak basamak oluşan ya da art arda ve sürekli olarak gerçekleşen değişme 2 Bir yasaya uygun olarak doğada ya da toplumda görülen dönüşüm karşılık evolusyon evolvere açılmak Canlının tür ırk ve grup olarak gelişmesi bir canlıyı diğerlerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları Filogeni 1 Olanakların içten dışa doğru gerçekleşmesi 2 Başlangıçta belirtisiz olarak bulunan bir ilkenin yavaş yavaş kendini gerçekleştirip gelişmesi ve sonunda oluşarak ortaya çıkması 3 Bir ereğe doğru sürekli olarak adım adım ilerleyen ve kendi içinden oluşan değişme Dış nedenlerle belirlenmiş bir değişmenin karşıtı 4 Ne belli bir anlamla belirlenmiş olarak ne de bir ereğe yönelmiş olarak yavaş ve basamak basamak oluşan değişim dönüşüm 5 Biçim almamıştan az belirgin olandan biçim almışa tam belirgin olana giden değişim 6 Yavaş ve sürekli ya da sıçramalı atılımlı olarak bir biçimden öbür biçime bir türden öbür türe giden değişim dönüşüm 7 Fizikötesinde a Tanrının kendisini dünya olarak gerçekleştirmesi Nikolaus Cusannusta panteismde b Oluşan değişen gerçeklikler olarak ide ve tin Bunlar oluş sürecine girmeleriyle değerden düşmezler tersine daha zenginleşirler somut canlı bir gerçeklik kazanırlar Alman idealizminde olduğu gibi 8 insan yaşamı ve tarihinde a Belirsiz nedenlerden çıkan bireysel organik bir gelişme Aydınlanmanın karşıtı olarak romantizmde görülür b Birliğin birbirlerini dışarda bırakan karşıtlara bölünmesi yoluyla kendiliğinden oluşan eytişimsel bir devinim bu karşıtlar daha yüksek bir birlikte ortadan kaldırılarak birleştirilirler bu birlikten de yeni yeni karşıtlar çıkar Alman İdealizminde özellikle Hegelde ve eytişimsel özdekçilikte böyledir eytişim c Gelecekteki bir ereğe doğru usa uygun ilerleme süreci d Bulucu sınayıcı yeniyi yaratıcı oluş Nietzsche ve Bergsonda 9 Gelişme a Zaman dışı matematiksel ilişkilerde Ör Noktanın gelişmesi olarak çizgi b Düşünce alanında bir çözümleme anlamında açarak ortaya koyma bir düşüncenin mantıksal olarak geliştirilmesi Aşamalı oldukça yavaş bir yönlü dönüşümler dizisi biyoloji zooloji Canlının tür olarak gelişmesi bir canlıyı diğerlerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları Evolüsyon Canlının tür olarak gelişmesi bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları evolüsyon Canlının tür olarak gelişmesi bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişim olayları evolüsyon )

- TEKÂMÜL | İNKİŞAF | GELİŞİM ile/||/<> GELİŞİM ile/||/<> EVRİM

( evrim Bir oyunun sonuca doğru inandırıcı bir yolda gelişmesini kapsayan bölüm ya da kuruluş Bir olayın ardışık evreler biçiminde oluşuma doğru ilerlemesi Bir oyunun inandırıcı aşamalarla çözüme doğru gelişmesini kapsayan dramatik doku Belli bir doğrultuda gelişip ilerleme canlıların yıldızların gelişimi 1 Basamak basamak oluşan ya da art arda ve sürekli olarak gerçekleşen değişme 2 Bir yasaya uygun olarak doğada ya da toplumda görülen dönüşüm karşılık evolusyon evolvere açılmak Canlının tür ırk ve grup olarak gelişmesi bir canlıyı diğerlerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları Filogeni 1 Olanakların içten dışa doğru gerçekleşmesi 2 Başlangıçta belirtisiz olarak bulunan bir ilkenin yavaş yavaş kendini gerçekleştirip gelişmesi ve sonunda oluşarak ortaya çıkması 3 Bir ereğe doğru sürekli olarak adım adım ilerleyen ve kendi içinden oluşan değişme Dış nedenlerle belirlenmiş bir değişmenin karşıtı 4 Ne belli bir anlamla belirlenmiş olarak ne de bir ereğe yönelmiş olarak yavaş ve basamak basamak oluşan değişim dönüşüm 5 Biçim almamıştan az belirgin olandan biçim almışa tam belirgin olana giden değişim 6 Yavaş ve sürekli ya da sıçramalı atılımlı olarak bir biçimden öbür biçime bir türden öbür türe giden değişim dönüşüm 7 Fizikötesinde a Tanrının kendisini dünya olarak gerçekleştirmesi Nikolaus Cusannusta panteismde b Oluşan değişen gerçeklikler olarak ide ve tin Bunlar oluş sürecine girmeleriyle değerden düşmezler tersine daha zenginleşirler somut canlı bir gerçeklik kazanırlar Alman idealizminde olduğu gibi 8 insan yaşamı ve tarihinde a Belirsiz nedenlerden çıkan bireysel organik bir gelişme Aydınlanmanın karşıtı olarak romantizmde görülür b Birliğin birbirlerini dışarda bırakan karşıtlara bölünmesi yoluyla kendiliğinden oluşan eytişimsel bir devinim bu karşıtlar daha yüksek bir birlikte ortadan kaldırılarak birleştirilirler bu birlikten de yeni yeni karşıtlar çıkar Alman İdealizminde özellikle Hegelde ve eytişimsel özdekçilikte böyledir eytişim c Gelecekteki bir ereğe doğru usa uygun ilerleme süreci d Bulucu sınayıcı yeniyi yaratıcı oluş Nietzsche ve Bergsonda 9 Gelişme a Zaman dışı matematiksel ilişkilerde Ör Noktanın gelişmesi olarak çizgi b Düşünce alanında bir çözümleme anlamında açarak ortaya koyma bir düşüncenin mantıksal olarak geliştirilmesi Aşamalı oldukça yavaş bir yönlü dönüşümler dizisi biyoloji zooloji Canlının tür olarak gelişmesi bir canlıyı diğerlerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları Evolüsyon Canlının tür olarak gelişmesi bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları evolüsyon Canlının tür olarak gelişmesi bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişim olayları evolüsyon )

- TEKÂMÜL[Ar. < KEMÂL] ile/ve/değil/||/<>/< TEKÂBÜL[Ar. < KABL]

- TEKÂMÜL[Ar. < KEMÂL] ile/değil/yerine/= OLGUNLAŞMA

- TEKÂMÜL | OLGUNLAŞMA ile/||/<> OLGUNLAŞMA

( Canlı varlığın kalıtım ve çevrenin etkileşimi ile birbirini izleyen olgunluk düzeylerine ulaşması 1 Kalıtım ve çevre koşulları arasında etkileşim sonucu olan biyolojik gelişme 2 Bedensel fizyolojik ve sinirsel gelişme dolayısıyle bir organizmanın özelliklerinde görülen değişmeler 3 Bireyin davranışlarında öğrenme ve alıştırma yapma yoluyla değil de büyüme sürecinin doğal sonucu olarak görülen değişme karşılık matürasyon maturus olgun Eşeylik organlarında indirgeme bölünmesi sonucu eşeylik gözelerinin gelişmelerinin tamamlanması ve dolayısıyla bireyin eşeylik olgunluğu erişmesi zooloji Tam bir şekilde farklılaşmış ve işlevsel duruma geçmiş olan ergin olma durumu eşeysel olgunluğa erişme Matürasyon Tam olarak farklılaşmış ve işlevsel duruma geçmiş olan ergin olma durumu eşeysel olgunluğa erişme matürasyon Erken evresi körpe geç evresi kartlaşmış olarak ifade edilen bitkinin gelişim evresi vejetasyon )

- TEKÂMÜL[Ar. < TEKĀMUL] ile/değil/yerine/=/||/<> OLGUNLAŞMA | GELİŞME | EVRİM

( olgunlaşma gelişme evrim )