YEDİ YAZAÇLILAR

- TİMÂR:
TEZKERELİ
ile TEZKERESİZ

- TIMARHANE[Fars. < TĪMĀR + ḪĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> AKIL HASTANESİ (TIMARHANE KAÇKINI)

- TIMARHANE/LİK ile TIMARHANE KAÇKINI

- TIMARLAMAK ile TIMAR ile TIMARCI/LIK ile TIMARLI

- TIMARLI SİPAHİ ile/||/<> TOPRAKLI SÜVARİ

( topraklı süvari )

- TIMARLI SİPAHİ ile/||/<> TOPRAKLI | TOPRAKLI SÜVARİ

( bk. topraklı süvari. )

- TIMBER-WORK[İng.] ile/||/<> PAN DE BOİS[Fr.] ile/||/<> FACHWERKBAU[Alm.] ile/||/<> BAĞDADİ[Ar. < BAGDÂDİ]

( Mimarlık Kalastan duvar dikmelerinin dışa ve içe gelen yüzleri çıtalarla kaplanır üzerleri sıvanır Böylece iç ve dış sıvalar arası boş kalır Bu biçimde yapılan duvarlara bağdadî denir )

- TIME BARGAIN[İng.] ile/||/<> ÖNCEDEN SATIŞ

( Genellikle tarım sektöründe satışa konu olan mal henüz ortada yokken ve ilerideki bir tarihte alıcıya teslim koşuluyla yapılan bir tür vadeli satış işlemi )

- TIME CRYSTAL ile/||/<> SPACE CRYSTAL

( Time crystal zamanda periyodik yapı gösterirken İLE space crystal uzayda periyodik atom dizilimi gösterir )
( Formül: Temporal periodicity )

- TIME vs. HISTORY


- TIME SIGNAL[İng.] ile/||/<> SIGNAL HORAIRE[Fr.] ile/||/<> ZEITZEICHEN[Alm.] ile/||/<> SAAT AYARI

( TV Saatlerin düzeltilmesi için belirli zamanlarda görüntülü ve sesli olarak verilen ayar )

- TIMEOUT[İng.] ile/||/<> ZAMAN AŞIMI

- TIMESTAMP[İng.] ile/değil/yerine/= ZAMAN DAMGASI

- THYMINE[İng.] / THYMIN, THYMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİMİN

- TİMSAH GÖZYAŞI ile/değil/yerine/>< GÖZYAŞI

- TİMSAH ile/ve GAVYAL/HİNT GAVYALİ

( )

- TİMSAH ile GÖZLÜKLÜ, KAYMAN TİMSAHI

- TİMSAH ile NİL TİMSAHI

- TİMSAH ile TİMSAH GÖZYAŞLARI ile TİMSAH BENZERİ

- TİMSAH ile TUZLU SU TİMSAHI

( ... İLE 7 m. uzunluğunda ve 1 ton ağırlığındadır. )
( ... İLE Hem tatlı sularda, hem de deniz sularında yaşarlar. )
( ... İLE 15 dk.'ya kadar su altında, havasız kalabilmektedir. )
( ... İLE Avustralya'da, Mangrow ormanlarında yaşarlar. )

- TİMSAH'IN:
ILIK YUMURTASI
ile/ve SOĞUK YUMURTASI

( Eril timsah. İLE Dişil timsah. )

- TİMSAL ETMEK değil ...NIN TİMSALİ

- TİMURCUOĞLU, NAİL U. (TRABZON, 1970)

( Kartal S.K. den transfer edildi ve 5 sezon (1997 - 2002) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 136 lig, 5 kupa, 2 turnuva olmak üzere 143 resmi ve 48 özel maçla birlikte toplam olarak 191 maçta oynadı. Lig maçlarında 65, kupa maçlarında 1, turnuva maçlarında 1 ve özel maçlarda 19 olmak üzere toplam olarak takımına 86 gol kazandırdı. )

- TİMÜS[Fr. < Yun.] ile/değil/yerine/= ÖZDEN/UYKULUK

( Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgıbezi. )

- TİN TİN (GİTMEK/YÜRÜMEK)

( Sessiz, patırtısız bir biçimde. )

- TİN/AN = SPIRIT[İng.] = ESPRIT[Fr.] = GEIST[Alm.] = SPIRITUS[Lat.] = PNEUMA, NOUS[Yun.] = ALIENTO[İsp.]

- TİNDALİZASYON/TYNDALLIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= AŞAMALI MİKROPSUZLAŞTIRMA

- TİNDEN DOĞMA ve/||/<> YENİDEN DOĞMA

- TİNDEN DOĞMUŞ OLAN ile/ve/||/<>/> YENİDEN DOĞMUŞ OLAN

- TİNER[İng. < THINNER] ile/değil/yerine/=/||/<> İNCELTİCİ


- TİNER[İng. < THINNER] ile/değil/yerine/= İNCELTİCİ

- TINGIR ile TINGIR MINGIR ile TINGIR TINGIR ile TINGIRI YOLUNDA

- TINGIR ile TINGIRTI ile TINI ile TINLAMA

( Metal bir nesnenin sert bir yüzeye düştüğü zaman çıkardığı ses. | Parasız, züğürt. | Boş. | Para. İLE Tıngırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı. İLE Türlü müzik araçlarının verdiği sesleri birbirinden ayırt etmeyi sağlayan ses özelliği. | Bir nesnenin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir nesnenin aynı yükseklikte çıkan sesinden ayırt ettiren özellik, tınnet. | Söyleniş biçimi, vurgusu. İLE "Tın" sesinin biraz sürüp gitmesi, çınlaması. )

- TİN'İN DOYUMU:
SEVİLEREK
değil SEVEREK

- TİNİN | EJDERHA ile/||/<> EJDERHA

( Bir takımyıldızın adı astronomi )

- TEINTURE[Fr.] ile/değil/yerine/= TİNKTÜR

- TINLAMA ile TINLAMALI

- TINMAK ile TINMAZ MELAİKE

- TINMAZ, HÜSEYİN (1942)

( Rumelikavaklı işadamı. Rumelikavak Spor Kulübü Üyesidir. Bu kulüpte uzun süre Yönetici ve bir dönem de Başkan olarak görev yaptı. Rumelikavak Güzelleştirme Derneği ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. )

- TINNED[İng.] ile/||/<> ÉTAMÉ[Fr.] ile/||/<> VERZINNT[Alm.] ile/||/<> KALAYLI

( Kalaylama işleminden geçmiş olan )

- TİNNÎN ile EJDERHA

- TİNNİTUS ile/||/<> MENİERE

( Kulakta çınlama ya da uğultu. İLE/||/<> İç kulakta sıvı birikimi ile baş dönmesi ve duyma kaybı. )

- TİNNİTUS ile/||/<> VERTİGO

( Kulakta çınlama ya da uğultu. İLE/||/<> Baş dönmesi ve dengesizlik. )

- TİNSEL ALAN ile ESTETİK ALAN

- TİNSEL ALAN ile ESTETİK ALAN

- TYPE I BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= BİRINCİ TÜR YANLILIK

- TIP/TABABET ile/değil/yerine/= SAĞ/SAĞBİLGİ

- TIP TARİHİNDEKİ DÖNEMLER:
GİZEMCİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AKILCI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YENİLİKÇİ

- TIP = MEDICINE[İng.] = MÉDECINE[Fr.] = ARZNEI[Alm.] = MEDICINA[İt., İsp.]

- TIP TIP = KÜÇÜK VE HAFİF BİÇİMDE


- TİP-1 BULANIK ile/||/<> TİP-2 BULANIK

( Tip-1 tek üyelik derecesi, Tip-2 üyelik derecesinin kendisi de bulanık )
( Jerry Mendel tarafından 1999 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1884) (Ülke: Avusturya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kalıtım yasaları, modern genetiğin kurucusu) )

- TIP ile/||/<> ANATOMİ

( Kulliyyat fi-Tibb, tıp ansiklopedisi )
( İbn Rüşd (Averroes) tarafından 1162 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1126-1198) (Ülke: Endülüs) (Önemli katkıları: Aristoteles yorumları, felsefe ve tıp çalışmaları) )

- TIP ile/||/<> FELSEFE

( Tıp ve felsefeyi birleştiren bütüncül yaklaşım )
( İbn Sina (Avicenna) tarafından 1025 yılında keşfedildi/formüle edildi. (980-1037) (Ülke: İran/Buhara) (Alan: biyoloji) (Önemli katkıları: El-Kanun fi Tıb kitabı, tıp ansiklopedisi, felsefe ve mantık çalışmaları) )

- TİP[Fr./İng. < TYPE] ile TİPLEME

( Öykü, roman, tiyatro gibi uzun anlatıma dayalı edebî yapıtlarda kişi kadrosu içinde yer alan ve belirli bir düşüncenin, topluluğun zihniyetini ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen kişi. | Kendine özgü kişiliği olmayan, genellikle bilinen kalıplardaki kişileri gösteren oyun kişisi. İLE Belirli bir tipin tüm çapraşık özelliklerini, bunu en iyi, en rahat, en inandırıcı biçimde temsil edebilecek kişiyle canlandırmak. )

- TIPALAMAK ile TIPALANMAK ile TIP ile TIPA ile TIPALI ile TIP TIP ile TIPASIZ ile TIPI TIPINA

- TIPATIP (BENZEMEK)

- TİPİK/TYPICAL[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜN, OLAĞAN

- TIPKIEŞ | KLON ile/||/<> KLON ile/||/<> KLON[İng. < CLONE]

( Bir hücreden çoğaltılan hücreler topluluğu Hayvan ve bitki doku kültüründe mitoz bölünme ile bir hücreden meydana gelen hücreler topluluğu veya bitki doku kültüründe bir tek bireyden vejetatif veya eşeysiz üretilerek tekrar tekrar çoğaltılan bitki grubu Eşeysiz üremeyle bir hücreden veya organizmadan çoğaltılan genetik olarak birbirinin aynı olan hücre veya canlı grubu Tek bir diploit hücreden mitoz yoluyla türeyen bir hücre kuşağı veya aynı atasal genden rekombinant teknikler yoluyla çoğaltılmış gen dizileri )

- TIPKISI ile TIPKISI TIPKISINA

- TİPOGRAFYA/TİPOGRAFİ[Fr.] ile/değil/yerine/= BASKI YÖNTEMİ | BASIM

( Kabartma biçimlerle ilgili baskı yöntemi. | Basım. )

- TIPTA:
GENEL CERRAHİ
ile/ve/||/<> İÇ(DAHİLİYE) ile/ve/||/<> KADIN-DOĞUM ile/ve/||/<> ÇOCUK HASTALIKLARI

- TIRAŞLAMAK ile TIRAŞLANMAK ile TIRAŞ ile TIRAŞLI ile TIRAŞÇI ile TIRAŞSIZ ile TIRAŞ TASI ile TIRAŞ KREMİ ile TIRAŞ BIÇAĞI ile TIRAŞ KÖPÜĞÜ ile TIRAŞ SABUNU ile TIRAŞ FIRÇASI ile TIRAŞ LOSYONU ile TIRAŞ MAKİNESİ

- TİRAT[Fr. < TİRADE] ile/değil/yerine/= UZUN KONUŞMA

( Bir tiyatro oyununda, oyunculardan birinin uzun uzun konuşması, bir defada söylediği parça. | Yazı ya da konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi. | Uzun ve tumturaklı konuşma. )

- THYRATRON INVERTER[İng.] ile/değil/yerine/= TİRATRON EVİRİCİ

- TİRBUŞON[Fr. < TIRE-BOUCHON] ile/değil/yerine/=/||/<> BURGU

- TİRBUŞON[Fr. < TIRE-BOUCHON] ile/değil/yerine/= BURGU

( Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. | Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir araç. | Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici araç. | Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. )

- TİREMEK = AĞIRLIĞINI KARŞILAYABİLMEK

- TİRENDAZ, KEMANKEŞ ile/||/<> ARCHER, BOWMAN[İng.] ile/||/<> TİREUR A L'ARC, ARCHER[Fr.] ile/||/<> SCHÜTZE (MIT PFEIL UND BOGEN)[Alm.] ile/||/<> OKÇU

( Okla silâhlanmış asker )

- TIRIM TIRIM (ARAMAK/ARANMAK)

- TIRKAZ ile/||/<> KAPI MANDALI. (KIZILCASÖĞÜT *BANAZ -UŞAK)

( Kapı mandalı Kızılcasöğüt Banaz Uşak Ağızlarda dırkaz olarak da geçer Anadoluda ahırda yatmak için yapılan yer ahır sekisi ve ahıra bitişik ev oda olarak da kullanılır Dankoffa göre ALT 136 Ermeniceden alınmıştır dṙgoc bar on door Rӓsӓnen V 479a tırkaz dırkaz biçimlerini saymakla yetinmiştir )

- TIRKAZ ile/değil/yerine/=/||/<> KAPI MANDALI | SÜRGÜ

( kapı mandalı sürgü )

- TIRMÎZÎ ile/ve/değil TİLMÎZİ[Ar. | çoğ. TELÂMÎZ/E]

( ... İLE/VE/DEĞİL Öğrencisi/talebesi. | Çırağı. )

- TIRNAK ile/değil/yerine/=/||/<> KESKİ | TIRNAK İŞARETİ

( tırnak besleyicisi tırnak cilası tırnak derisi tırnak işareti tırnak kemiği tırnak makası tırnak pidesi tırnak yeri badem tırnak kaşık tırnak tepeden tırnağa ayna tırnağı domuztırnağı katırtırnağı keçitırnağı kurttırnağı şeytantırnağı şeytan tırnağı dişiyle tırnağıyla İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka Kanca gibi araçların kıvrık yeri Gemi demirinin ucundaki yassı parça Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar Heykel dökümünde kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılan dişlerin her biri Kanun çalmakta kullanılan mızrap keski tırnak işareti Mermi atıldıktan sonra kovanın çıkarılmasına yarayan silah mekanizması )

- TIRNAKLAMAK ile TIRNAKLANMAK ile TIRNAKLATMAK ile TIRNAK/LIK ile TIRNAKLI ile TIRNAKÇI/LIK ile TIRNAK YERİ ile TIRNAK DERİSİ ile TIRNAK KEMİĞİ ile TIRNAK MAKASI ile TIRNAK İŞARETİ ile TIRNAK BESLEYİCİSİ

- TIRNAKLI ile/||/<> BİR HALI TÜRÜ. (*SENİRKENT -ISPARTA)

( Bir halı türü Senirkent Isparta )

- TIRPANA ile/||/<> TIRPANA[Yun.]

( anlamdaş rina Raja batis Köpekbalıkları Selachii takımının özkedibalığıgiller Rajidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 2 5 m ağırlığı 75 kgr Sırtı kurşuni renkli olup dikensiz ve pulsuzdur Kuma gömülür Eti lezzetlidir Kuzey denizlerinde yaşar Köpek balıkları Selachii takımının öz kedi balığıgiller Rajidae familyasından 2 5 m kadar uzunlukta 75 cm kadar ağırlıkta dikenleri ve pulları olmayan kuma gömülebilen bir balık türü Rina Vatoz balıkları Rajiformes takımının vatoz balığıgiller Rajidae familyasından 2 5 m kadar uzunlukta 75 kg kadar ağırlıkta olabilen dikenleri ve pulları olmayan kuma gömülebilen bir balık türü rina Rumcadan alındığı anlaşılıyor Meyer TürkSt 25 Rumca δρεπάνι Türkçe tırpan biçimiyle birleştirmişse de Rumca karşılığının balık adı olarak kullanıldığını tespit edememiştir Georgacas FT 128 31 134 149 Rumca δρεπάνα veya τρυπάνα biçiminden geldiğini bildirmiştir Tzitzilise göre GrLw 532 bir çeşit deniz balığına verilen τούρπαινα adından alınmıştır )

- TIRPANLAMAK ile TIRPANLANMAK ile TIRPANLATMAK ile TIRPAN ile TIRPANA ile TIRPANCI/LIK

- TIRSMAK ile TIR ile TIRT ile TIRI VIRI

- TIRTIKLAMAK = ÇALMAK/AŞIRMAK

- TIRTIL, KEDİCİK, AMENTUM = SEBEL-İ MÜZEKKER = CHATON


- TIRTIL ile KESE BÖCEĞİ TIRTILI

- TIRTIL ile KIRLANGIÇ KUYRUĞU TIRTILI

- TIRTIL ile/değil/<>/> NİMFA ile/değil/<>/> KELEBEK

( Tırtılın, "son" dediği şeye, dünyanın geri kalanı, "kelebek" der. )

- TIRTIR ile/||/<> SAPAN LASTİĞİ. (İNÖNÜ -ESKİŞEHİR)

( Sapan lastiği inönü Eskişehir Ağızlarda turtar tıltar turtur olarak da geçer Türkçe tırtıl biçimi benzeşmezlik dissimilation sonunda oluşmuştur trtur caterpillar Rusça tyrtyr da Ermenice bir alıntıdır Vasmer REW 4 )

- TİRYÂKİ ile/değil/yerine/= DÜŞKÜN

- TİRYAKİ ile/||/<> TİRYAKİ[Ar. < TİRYÂKİ]

( Kar Mahallenin yaşlısı afyona yakalanmış bir tiryaki Bu tip yarı uyur yarı uyanık bir durumda dolaşır Konuştuğu sırada birden horlayarak uyumaya başlar Mahalleli bu tiplerle alay etmek için çeşitli oyunlar yapar Gölge oyununun acı gülünç tipi Afyonludur sözlerinin ortasında uyur Gürültüden patırtıdan çok korkar Boş gezenin boş kalfasıdır ters dalgın tembel ve duygusuzdur Sürekli düş dünyasında yaşar Ruhsal açıdan hastadır )

- TISAB[İng.] ile/değil/yerine/= TİŞAT (TOPLAM İYONİK ŞİDDET AYARLAMA TAMPONU)

- TISS/THERAPEUTIC INTERVENTION SCORING SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= TERAPÖTİK GİRİŞİMSEL PUANLAMA DÜZENİ | GİRİŞİM PUANLAMA DÜZENİ

- TİŞYE/PARŞÖMEN ( < BERGAMA-PERGAMENT ):
Ak deri.

( Koyun, keçi, özellikle dana derisinden bir tür yazı kağıdı. )

- TİT/URINALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= TAM İDRAR TAHLİLİ


- [ne yazık ki]
PARA BATIRMA YANILIMINDA:
TITANIC
ile/ve/||/<>/> CONCORDE

- TITANIC ve/||/<>/> HALOMONAS TITANICAE

( Titanic, Atlas Okyanusu'nun 3657 m. derinliğine kadar battıktan sonra pasla beslenen Halomonas Titanicae adı verilen bir tür bakterinin, geminin yapımında kullanılan 50 bin ton demiri yavaş yavaş tükettiği ortaya çıkmıştır. )
( )

- TITANITE[İng.] / TITANITE[Fr.] / TITANIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTANİT

- TITICACA GÖLÜ[GÜNEYBATI]:
"HUINAMARCA GÖLÜ"
ile/ve/<> "PEQUENO GÖLÜ"

( Bolivya'lıların, gölün güneybatısında kalan, kendi taraflarında bulunan %40'lık bölümüne verdikleri ad. VE/<> Bolivya tarafındaki, gölün bu aynı küçük bölümüne, Peru'luların verdikleri ad.[Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )

- TİTİZLENMEK ile TİTİZLEŞMEK ile TİTİZ/LİK ile TİTİZCE

- TİTİZLİK" ile/ve "ÜZERİNE TİTREMEK"

- TITRATION[İng.] / TITRAGE[Fr.] / TITRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON

- TİTRE/TITER[İng.] ile/değil/yerine/= EŞ DERİŞİM

- ZITTERBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREK HAREKET

- TİTREK/LERZAN[Fars. < LERZĀN] ile/||/<> TİTREME/LERZE[Fars. < LERZE]


- TİTREME, KIRPIŞIM | KIRPIŞMA ile/||/<> KIRPIŞMA

( Sinema TV Saniyedeki resim sayısı gözün ağtabaka izlenimi süresinden az ya da buna yakın olduğunda ortaya çıkan ve görüntülükteki resmin atlamalı titrek olarak görünmesine yol açan durum pırıldama 1 )

- TİTREME, KIRPIŞIM | KIRPIŞMA ile/||/<> TİTREME

( Sinema/TV. Saniyedeki resim sayısı, gözün ağtabaka izlenimi süresinden az ya da buna yakın olduğunda ortaya çıkan ve görüntülükteki resmin atlamalı, titrek olarak görünmesine yol açan durum. @@ bk. pırıldama 1. )

- TİTREME ile ISPAZMOZ[Yun.]

( ... İLE Aşırı titreme, kasılma. )

- TİTREME ile/||/<> TİTREMEK

( Sinema TV 1 Sinema ya da almaç görüntülüğünde resmin sürekli olarak hafifçe kıpırdaması biçiminde ortaya çıkan durum 2 Bir filmin ya da mıknatıslı ses kuşağının seslendirme ya da okuma aygıtındaki geçişinde düzensizlikten dolayı sesin bozulması ışık titremesi İskelet kaslarının gözle görülür biçimde titremesi tremor Korku hipokalsemi hipomagnezemi ateşli hastalıklar ve elektrolit dengesizliği gibi nedenlerden kaynaklanır )

- TİTREME ile TİTREŞİM

( İHTİZÂZ ile ... )

- TİTREMEK/TİRİLDEMEK ile SAKIRDAMAK/SAKIRTI

( ... İLE Korkudan ya da soğuktan titremek. )

- TİTREMEK ile/ve/> SARSILMAK

- TİTREMLEMEK ile TİTREM ile TİTREME

- VIBRATION-ROTATION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE VIBRATION-ROTATION[Fr.] / SCHWINGUNGS-ROTATIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM-DÖNME TAYFI/SPEKTRUMU

- VIBRATION ENERGY LEVELS[İng.] / NIVEAUX D'ÉNERGIE DE VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM ENERJİ DÜZEYLERİSEVİYELERİ


- VIBRATION QUANTUM NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KUANTUM SAYILARI

- SCHWINGUNGSQUANTENZAHL, VIBRATIONSQUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KUANTUM SAYISI

- SCHWINGUNGSMITTELPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM MERKEZİ

- TİTREŞİM ile/ve/<> DÖNÜŞÜM

- VIBRATIONAL RELAXATION[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMSEL DURULMA

- VIBRATOR[İng.] / VIBREUR[Fr.] ile/değil/yerine/= TİTREŞTİRİCİ

- THIAMINE[İng.] / THIAMINE[Fr.] / THIAMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYAMİN

- TİYATRO:
OYUNU, GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN
ve/||/<> GERÇEĞİ, OYUNLAŞTIRMAK İÇİN

- TİYATRO PİYESİ HALİNE İFRAĞ | OYUNLAŞTIRMA ile/||/<> OYUNLAŞTIRMA

( Başka türden bir yapıtı oyunlaştırma 1 Devinim konuşma yansılama gibi öğelerden yararlanarak doğa ve toplum olaylarının imgesel bir ortam içinde canlandırılması 2 Bir öykünün bir masalın ya da tiyatro türünden olmayan herhangi bir eserin teknik yönden oynanabilir duruma gelmesi 3 Çocukların tek tek ya da kümeler halinde kendilerini başkalarının yerine koyarak birtakım olayları ve insan ilişkilerini canlandırmaları etkinliği 1 Roman öykü ya da başka türde bir yapıtı sahne yapıtı biçimine sokma 2 Bir olayı ya da bir düşünceyi çok canlı ve somut bir biçimde anlatma )

- TİYATRO VE SİNEMA SALONLARI'NDA:
PARTER
ile/ve/||/<> BALKON ile/ve/||/<> LOCA[Fr. < İt.]

( İlk kat. İLE/VE/||/<> Asma kat/lar. İLE/VE/||/<> Bazı izleyicilerin oturduğu özel bölüm. | Masonların, toplantı yeri. )
( ... İLE/VE/||/<> Dışarı doğru, dışarıda. İLE/VE/||/<> İçeri doğru, içeride. )

- TİYATRO:
"ZENGİN MESLEĞİ"
değil/fakat ZENGİN MESLEK

- TİYATRO ile/>< ANTİTİYATRO[Fr.]

( ... İLE/>< Klasik tiyatro kurallarının dışına çıkan tiyatro türü. )

- TİYATRO ile/ve DİN

- TİYATRO ve/=/||/<> HALK SAĞLIĞI

- TİYATRO ile/ve/||/<> KUMPANYA[İt. < COMPAGNIA]

( ... İLE/VE/||/<> Genellikle yabancı sınai, ticari ortaklık. | Tiyatro topluluğu. | Aynı görüşü paylaşan, aynı eylemi yapanlar topluluğu. )

- TİYATRO ile PARADİ

( Tiyatroda üst kat galerisi. )

- TİYATROLAŞTIRMAK ile TİYATRO ile TİYATROCU/LUK

- THIONINE[İng.] / THIONINE[Fr.] / THIONINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYONİN

- THIOUREA[İng.] ile/değil/yerine/= TİYOÜRE

- TLR ile/||/<> NOD ile/||/<> RIG-I

( Doğal bağışıklık sensörleri. )
( Formül: PAMP → PRR → İnflamasyon )

- TO ADOPT vs. "TO SUPPORT/LIKE"

- TO APPROVE vs. TO GET FIXED

- TO ARRANGE vs. TO ENTICE/SEDUCE/TEMPT

- TO ASCRIBE vs. TO RECONCILE

- TO ASK/REQUIRE vs./and TO BELIEVE

- TO ASSUME vs. TO PRESUME

- TO ATTRACT ATTENTION vs. TO AROUSE INTEREST

- TO BE CARRIED AWAY vs. SENSATION

- TO BE CONSOLED(/TO SOOTHE/DIVERT) vs. TO (BE) DECEIVE(D)

- TO BE DEVIDED vs. TO DISPERSE


- [not] TO BE DEVOTED vs. TO ATTACH IMPORTANCE/PRIORITY (IN NECESSARY/ENOUGH)

- TO BECOME LOFTY, (TO EXALT/SUBLIMATE) vs. TO RISE/INCREASE, (TO PROMOTE)

- TO BELIEVE vs. TO AGREE

- TO BELIEVE vs. TO GET BASE

- TO BELIEVE vs. WANT TO BELIEVE

- TO BELIEVE vs./and TO JOIN

- TO BREAK INTO PIECES vs. TO BE DIVIDED

- TO CENSOR vs. TO CENSURE

- [not] "TO CHEAT" vs. NOT ABLE TO EXPLAIN

- TO CHEAT vs. "TO CONCOCT"


- TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR UNKNOWN WORDS vs. TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR [ESPECIALLY] KNOWN WORDS

- TO COMMEND vs. TO COMMENT

- TO COMPARE vs. "TO KNOCK"

- TO COMPOSE vs. TO COMPRISE

- TO CONCEPT vs. TO CONCEPTUAL

- TO CONFUSE vs. TO BOTHER

- TO CONFUSE vs. TO CALL

- TO CONFUSE vs. TO COMPARE

- TO CONFUSE vs. TO DELVE

- TO CONFUSE vs. TO FASTEN/ATTACH


- TO CONFUSE vs. TO LIKEN

- TO CONFUSE vs. TO LOSE

- TO CONFUSE vs. TO NOT CONFUSE

- TO CONFUSE vs. TO RECONCILE

- TO CONFUSE vs. TO REPLACE

- TO CONFUSE vs. TO RESEARCH

- TO CONFUSE vs. TO ROLL UP

- TO CONFUSE vs. TO TIDY UP

- TO CONFUSE vs. TO UNITE

- TO CONFUSE vs. TO SMUDGE


- TO CONTACT[İng.] ile/||/<> METTRE EN CONTACT[Fr.] ile/||/<> NEBENEINANDERSTELLEN[Alm.] ile/||/<> DEĞDİRME

( Ayrı ayrı katmanlanmış durumda bulunan katmanları yanyana getirme )

- TO CONTROL AT THE END vs. TO CONTROL AT THE BEGINNING AND CONTINUOUSLY

- TO CREATE vs./and TO ACCEPT AS PRESENT/EXIST

- TO DELUDE vs. TO DECEIVE

- TO DETERMINE vs. "TO ARRANGE"

- TO DETERMINE vs. TO PUT/BRING FORWARD

- TO DISCLOSE vs. TO EXPOSE/TO REVEAL vs. TO DIVULGE

- TO DISTORT vs. TO REFLECT BACK

- TO DON'T THINK vs. HAVEN'T THOUGHT ABOUT

- TO EXAGGERATE vs. TO DISTORT


- TO EXCLUDE vs. TO LEAVE OUT

- TO EXCLUDE vs. TO PRETEND NOT TO SEE/TO TURN A BLIND EYE

- TO EXPLAIN vs./and TO EXPLAIN TO/FOR TO LEARN

- TO FIND STRANGE vs. TO REGARD AS A STRANGER

- TO FINISH vs. CLOSING

- TO FINISH vs. TO CONSUME

- [not] TO FORGET vs. PASSING FAST

- TO GET ANGRY vs. TO GRUMBLE

- TO GET FINISH vs. TO RELEASE

- TO GET FURTHER/BEYOND vs. TO POSTPONE/DELAY


- TO GET IMPRESS vs. TO TAKE

- [not] TO GET/GIVE PROMISE vs. TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT

- [not] TO GIVE/TAKE WEIGHT instead TO CONTROL THE WEIGHT UP/DOWN

- TO GIVE/TO TAKE vs. SHARING

- TO GROW vs. TO DEVELOP

- TO INVOLVE vs. TO TALK ABOUT/ON

- TO KNOW vs./and TO BELIEVE

- TO KNOW vs./and TO KNOW THE HISTORY OF YOU KNOW/KNOWLEDGE

- TO LEAN vs. TO LEAN AGAINST

- TO LEAN vs. TO LEAN AGAINST/OVER


- TO LEAVE vs. TO DIGRESS

- TO LISTEN/PRETEND TO LISTEN vs. INDIFFERENCE/UNCONCERN/NEGLIGENCE

- TO MAKE BETTER vs. TO CORRECT

- TO MAKE DIFFICULTIES vs. TO GET HOPELESSNESS/DESPAIR

- TO OBSERVE vs. TO SCAN

- TO OPEN vs. OPENING

- [not] TO PASS THE DAY instead LIVE THE DAY

- TO PREPARE vs./and RIGGING

- TO PRODUCE vs. TO CREATE

- TO PROJECT vs. TO ARRANGE


- TO PROTECT vs. ABSTAIN

- TO PROTECT/SAVE vs. TO WATCH FOR/TO PROTECT

- TO QUIT vs. ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE

- [not] TO REPLACE vs. TRANSFORMATION

- TO RESPECT vs. TO EXALT

- TO SAY DIRECTLY vs. TO SAY/TALK FRANKLY/OPENLY

- TO SCRATCH vs. TO DIG UP

- [not] TO SEE WORTHLESS/LITTLE vs. TO (HAD) BEEN FARAWAY

- TO SHOW vs. TO PRESENT

- TO SLOW DOWN vs. TO AVOID SHOWING OFF


- TO SMOOTH; TO CORRECT vs. TO PACK/TIDY UP; SUMMARIZE

- TO SPEND vs. TO CONSUME

- TO SUPPORT vs. TO ADVERTISE

- TO SWING UP AND DOWN[İng.] ile/||/<> OSCILLER (BALANCER)[Fr.] ile/||/<> PENDELN[Alm.] ile/||/<> SARKAÇLAMAK

( Türlü tutuş ve duruşlarda gergin durumda bulunan vücut bölümlerini kendi ağırlıklarıyla düşmeye ve sallanmaya bırakmak )

- TO TALK AT LENGTH vs. "TO PROLONG"

- [not] TO TALK FRANKLY vs./and EXPRESS IN DETAIL

- [not] TO TALK THE PROBLEMS AS PROBLEMS vs. TO TALK PROBLEMS AS VEHICLE FOR DEVELOPMENT/PROGRESS

- [not] TO TALK/WRITE vs./and/also TO DO(/MAKE)/TO APPLY

- [not] TO TEACH vs. TO EXPLAIN

- TO THINK and MANAGE TO NOT VAIN/WASTE TALKING


- TO THINK vs. TO IMAGINE

- TO TURN INSIDE OUT vs. TO REPLACE

- [not] TO UNDERSTAND WRONGLY vs. WRONG MEANING

- TO VERIFY vs. TO SUPPORT

- TO VISUALIZE LIKE HOW/WHAT YOU ARE vs. TO BE LIKE HOW/WHAT YOU ARE

- TO WORK vs. TO PRODUCE

- TOBACCO :/yerine TÜTÜN

- TODOROV, NİKOLAİ (BALTCHİK, BULGARİSTAN, 1964)

( Bulgaristan'ın Sofya Leviski kulübünden transfer edildi ve bir sezon (1996 - 1997) tescilli kaldığı Sarıyer S.K. da 21 lig ve 2 kupa maçı olmak üzere 23 resmi ve ayrıca 7 özel maçla birlikte toplam olarak 30 maçta oynadı. Lig maçlarında takımına 3 gol kazandırdı. Lig sonunda ülkesine dönerek Sarıyer'den ayrıldı. )

- TOE :/yerine AYAK PARMAĞI

- TOFU[JAPONCA] ile/değil/yerine/=/||/<> SOYA ETİ