YEDİ YAZAÇLILAR

- SİNDİRİM ile/||/<> SOLUNUM ile/||/<> DOLAŞIM ile/||/<> BOŞALTIM ile/||/<> ÜREME

( Canlıların hayatta kalması ve devamı için gerekli beş temel sistem. )
( Formül: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ → 6CO₂ + 6H₂O + ATP )
( William Harvey tarafından 1628 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1578-1657) (Ülke: İngiltere) (Alan: Tıp) (Önemli katkıları: Kan dolaşımı sistemi) )

- SİNDİRİM'DE:
TÜKÜRÜK BEZİ
ile/ve/<> İNCEBAĞIRSAK BEZİ ile/ve/<> PANKREAS ile/ve/<> KARACİĞER

- SINE QUA NON[Lat.]/ABSOLUTE MUST[İng.] ile/değil/yerine/= OLMAZSA OLMAZ

- SİNEK ile BÜĞE(LEK)/BÜVE(LEK)

( ... İLE Daha çok, sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan, sokucu sinek. )

- SİNEKLENMEK ile SİNEK/LİK ile SİNEKLER ile SİNEK KUŞU ile SİNEK SIKLET ile SİNEK AĞIRLIK ile SİNEK MANTARI

- SİNEKLİ BAKKAL < SOYTARININ KIZI

- SİNEKLİ MESCİD

( Vefa'dadır. )

- SİNEKOLOJİ[Fr. < SYNÉCOLOGİE] ile/||/<> SİNONİM

( (Yun. syn: ile; oikos: ev halkı; logos: bilim) Çeşitli türlerden oluşan bir grubun bireyleri ile bu bireylerin yaşadıkları ortam arasındaki ilişkiyi inceleyen ekolojinin bir kolu. @@ Çeşitli türlerden oluşan bir grubun bireyleri ve bu bireylerin yaşadıkları ortam arasındaki ilişkiyi inceleyen ekolojinin bir kolu. )

- SİNEMA SANATKÂRI, SİNEMA ADAMI ile/||/<> FILM-MAKER, MOVIE-MAKER[İng.] ile/||/<> CINÉASTE, ARTISTE[Fr.] ile/||/<> FILMEMACHER, CINEAST[Alm.] ile/||/<> SİNEMA SANATÇISI

( Sinema Sinema sanatının ürünlerini veren kimse )

- SİNEMA ile/ve TİYATRO


- SİNEMA'DA:
OSMANLI( XX. YY.)
ile/ve/değil/||/<>/> AYASTEFANOS

- SİNEMALAŞTIRMAK ile SİNEMA ile SİNEMACI/LIK ile SİNEMA SALONU ile SİNEMA PERDESİ ile SİNEMA TEKNİĞİ ile SİNEMA SANAYİSİ ile SİNEMA SANATÇISI ile SİNEMA ENDÜSTRİSİ

- SİNERJİ[Fr. < SYNERGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARTI GÜÇ | GÖREVDAŞLIK

( artı güç görevdaşlık Bir işi yapmak ve sonuçlandırmak için varılan ortak istek güç )

- SINERJİ/SYNERGY[İng.] ile/değil/yerine/= ARTI ETKİ | YÖNDEŞ ETKİ

- SİNERJİ ENERJİ

- SYNERGY[İng.] ile/değil/yerine/= SİNERJİ

- SİNESTEZİ[Fr. < SYNÉSTHÉSIE] ile/değil/yerine/=/||/<> DUYUM İKİLİĞİ

- SİNGAMİ[İng. SYNGAMY] ile/||/<> SİNGENİK[İng. SYNGENEIC]

( Morfolojik olarak benzer iki gözenin birleşmesi ile olan ve bir gözelilerde görülen bir üreme biçimi. @@ Genetiği özdeş (izogenik) üyeleri aynı türden monozigotik ikizlere denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SİNGAMİ ile ...

( Döllenme sırasında hücrelerin birleşmesi. )

- SİNGAPUR'DA RESMÎ DİL:
ÇİNCE
ile/ve/<> MALAYCA ile/ve/<> TAMİLCE


- SINGER[İng.] ile/||/<> CHANTEUR(-EUSE)[Fr.] ile/||/<> SÄNGER(-IN)[Alm.] ile/||/<> ŞARKICI

( Sinema TV Bir filmde ya da televizyon izlencesinde şarkı söyleyen kimse )

- SINGER :/yerine ŞARKICI

- ŞINGIL[İng. < SHINGLE] ile/||/<> ...

- SINGLE ATOM ile/||/<> CLUSTER ile/||/<> NANOPARTICLE

( Farklı boyutlardaki katalizör yapıları. )
( Formül: Aktivite ∝ 1/d )

- SINGLE MODE ile/||/<> MULTIMODE ile/||/<> POLARIZATION MAINTAINING

( Işığın yalnızca tek bir yol (mod) boyunca ilerlediği ince çekirdekli optik fiberdir; dağılımı düşük olduğundan uzun mesafe ve yüksek bant genişliği için kullanılır. @@ Işığın birçok yol boyunca aynı anda ilerlediği kalın çekirdekli fiberdir; modlar arası dağılım yüzünden kısa mesafede kullanılır, bağlantısı ucuz ve kolaydır. @@ Işığın polarizasyon durumunu boyunca bozmadan taşıyan özel tek modlu fiberdir; girişimölçer ve algılayıcı gibi polarizasyona duyarlı düzeneklerde gerekir. )
( Formül: NA = √(n₁² - n₂²) )

- SINGLE-ATOM CATALYSIS ile/||/<> CLUSTER CATALYSIS

( Single-atom catalysis izole tek atom katalitik merkezken İLE cluster catalysis atom kümeleri katalitik merkezdir )
( Formül: Maximum utilization )

- SINGLET ile/||/<> TRIPLET ile/||/<> ISC

( Elektronik uyarılmış durum türleri. )
( Formül: ΔE(S-T) = 2J )

- SINIF/DERSHANE ile/değil/yerine/= ÖĞREŞLİK/ÖĞRETEY

- SINIFLAMAK ile SINIFLANMAK ile SINIFLAŞMAK ile SINIFLANDIRMAK ile SINIFLAYABİLMEK ile SINIF ile SINIFLI ile SINIFSAL ile SINIFSIZ ile SINIF BAŞKANI ile SINIF ÖĞRETMENİ ile SINIF ÖĞRETMENLİĞİ

- SINIFLANDIRICI ÇİFTLEŞME[İng. ASSORTATIVE MATING] ile/||/<> NEGATİF SINIFLANDIRICI ÇİFTLEŞME[İng. NEGATIVE ASSORTATIVE MATING] ile/||/<> POZİTİF SINIFLANDIRICI ÇİFTLEŞME[İng. POSITIVE ASSORTATIVE MATING]

( Bireylerin, kendileriyle benzer genleri (genotipi) ya da fiziksel özellikleri (fenotipi) taşıyan bireylerle çiftleşmeye olan eğilimleri sonucu oluşan çiftleşmedir. Eşin bazı özel nitelikleri nedeniyle eş seçimi yapılmasıdır. Sınıflandırıcı (asortatif) çiftleşme genellikle pozitif yöndedir, yani insanlar kendilerine benzer eş seçme eğilimindedirler (anadili, zeka, boy, deri rengi, müzik yeteneği, vs.). Bireyin kendinden farklı özelliklerde bir eş seçmesi, yani negatif sınıflandırıcı çiftleşme yaygın değildir. Çiftlerin paylaştığı bu karakteristik özellikler açılırsa bunlar da genetik olarak tanımlanır, dolayısıyla pozitif sınıflandırıcı çiftleşmenin genetik etkisi heterozigot genotiplerine zararına, homozigot genotiplerin artışı şeklindedir. @@ Bir çeşit rastlantısal olmayan üreme biçimi. Bu durumda bazı özellikler için benzemeyen bireyler çiftleşirken, bu özellikler için benzer olan bireyler çiftleşmez. Bu durum heterozigotlarda artış gösterir ve homozigotlarda azalma. @@ Bir çeşit rastlantısal olmayan üreme biçimi. Bu durumda bazı özellikler için benzeyen bireyler çiftleşirken, bu özellikler için benzer olmayan bireyler çiftleşmez. Bu durum homozigotlarda artışa yol açar ve heterozigotlarda azalmaya...

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SINIFLANDIRMA ile/ve/değil/< ADLANDIRMA/KODLAMA

- SINIFLAR ile/ve [ŞUBELER('İ)] ve (ÖZELLİKLERİ)

( * KINGDOM ANIMALIA
Parazoa
[Porifera (Süngerler)] - ( Koanositler [yakalı hücreler-özgün kamçılı hücreler, bakterileri ve küçük besin parçacıklarını sindirir]; hücreler çok olanaklı[totipotent] olma eğilimindedir[zigotta görülen tüm hayvanı meydana getirebilme olanağına sahiplerdir] )
* EUMETAZOA
Radiata
- [Cnidaria (Hidralar, denizanaları, deniz şakayıkları, mercanlar)] - ( Özgün iğneleyici yapıların [Cnidae] her biri özelleşmiş bir hücre [knidosit] içinde yer alır. Tek[gastrovasküler] açıklık vardır [sindirim kanalı tam olmayıp ağız var fakat anüs yoktur] )
- [Ctenophora (Taraklı hayvanlar)] - ( Avı yakalamada kullanılan yapışıcı yapılar [kolloblastlar] vardır. Sekiz sıra halinde dizilmiş, silli plakaların oluşturduğu taraklar mevcuttur. Tek[gastrovasküler] açıklık vardır. )
* BILATERIA
Protostomia:
Lophotrochozoa

- [Platyhelminthes (Yassı solucanlar)] - ( Gövdeleri dorsoventral olarak yassılmış, segmentsiz ve asölomatlardır. Tek[gastrovasküler] açıklık vardır ya da sindirim kanalı yoktur. )
- [Rotifera (Rotiferler)] - ( Sindirim kanalı tam olan pseudosölomat hayvanlardır. Yutakta trofi denilen çeneler vardır. Baş, silli taç [corona] taşır. Dolaşım sistemi yoktur. [İlk, tam sindirim kanalı görülen!] )
- [Lotoforlu Şubeler (Bryozoa, Brachiopoda, Phoronida)] - ( Lotofor [silli tentaküller taşıyan beslenme ile ilgili yapı] taşıyan sölomat hayvanlardır. )
- [Nemertea (Hortumlu solucanlar)] - ( Önde yer alan özgün hortum, içi sıvı dolu bir boşluk [rhynchocoel] ile çevrilidir. Sindirim sistemi tamdır [ağız ve anüs vardır]. Kapalı dolaşım sistemi vardır. [İlk kapalı dolaşım!] )
- [Mollusca (Midye, salyangoz, mürekkepbalığı)] - ( Üç gövde bölgesi [kaslı ayak, iç kitle, manto] içeren sölomlu hayvanlardır. Sölom indirgenmiştir. Temel gövde boşluğu hemosöldür. )
- [Annelida (Halkalı solucanlar)] - ( Gövde duvarı ve iç organları [sindirim kanalı dışında] segmentli, sölomat hayvanlardır. )
Protostomia:
Ecdysozoa

- [Nematoda (Yuvarlak solucanlar)] - ( Silindirik gövdeleri ilk uçta incelmiş, segmentsiz, pseudosölomat hayvanlardır. Dolaşım sistemi yoktur. )
- [Arthropoda (kabuklular, böcekler, örümcekler)] - ( Gövdeleri segmentli, üyeleri eklemli olan, dış iskeletleri ektodermden gelişen sölomat hayvanlardır. )
Deuterostomia
- [Echinodermata (Deniz yıldızları, deniz kestaneleri)] - ( İkincil olarak radiyal anatomi [larvalar bilateral; erginler radiyal] gösteren, özgün su-damar sistemine sahip, iç iskeleti olan sölomat hayvanlardır. )
- [Chordata (amfiöksüsler, tunikatlar, omurgalılar)] - ( Notokordu olan, dorsalde içi boş sinir şeridi bulunan, farenjiyal yarıkları ve kaslı postanal kuyruğu olan sölomat hayvanlardır. ) )

- SINIFLAR = SUNÛF = CLASSES

- SINIFTA KALMAK ile/ve/||/<> SINIFTA KALMAK

( Öğretimde aynı yılı tekrar okumak. İLE Okulun binasındaki sınıfların zorunlu ya da turizm amaçlı, konaklama/geceyi geçirme ortamı olarak kullanılması. )

- LIMITING CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= SINIR AKIMI, İS

- SİNİR GÖZESİ(NÖRON) ile/ve GLİA GÖZESİ

( Sinir uyaranlarını ileten gözeler. İLE/VE Sinir gözelerini destekleyen ve koruyan gözeler.[İşlevleri tam anlamıyla açıklığa kavuşmamıştır.][Sinir gözelerinin çalışmasını destekleyici ve onları besleyici işlevleri vardır.][Bellekte önemli rol oynar.] )
( ... İLE/VE Nöronların 50 katı kadardır. )
( ... İLE/VE Beynin yapısal çerçevesini oluşturur, nöronları idare ederek temizlik işlevi görür ve nöronlar öldükten sonra kalıntıları temizler. )

- VITESSE LIMITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SINIR HIZ

- SİNİR HÜCRESİ[İng. NERVE CELL] ile/||/<> DENDRİT[İng. DENDRITE] ile/||/<> NÖROTRANSMİTTER[İng. NEUROTRANSMITTER]

( Vücuttaki bilgi iletimini sağlayan özelleşmiş göze tipi. Çekirdek ve organeller "göze gövdesi" adı verilen etrafı "dendrit" adlı kısa dallanmış uzantılarla kaplı olan bir bölgede bulunur. Dendritler sinir gözesine iletilen bilgiyi almakla görevli yapılardır. Dendritlerden çok daha uzun olan "akson" isimli genellikle tek bir tane bulunan dal şeklindeki uzantı ise sinir gözesinin bir başka sinir gözesine bilgi iletiminde görev alır. Akson, bilgiyi ucundaki "sinaps" adlı bir bölgeye iletir. Sinaps bölgesindeki "nörotransmitter" adlı kimyasal haberciler ise bu bilgiyi diğer sinir gözesine aktarır. Bu sayede bilgi iletimi tamamlanmış olur. "Nöron" olarak da adlandırılır. @@ Nöronların, başka bir nörondan gelen elektrokimyasal uyarıyı almakla görevli göze uzantısı. Dallanarak ağaç gibi bir yapı kazanır. Genellikle aldığı uyarı nöron gövdesine taşınır ancak Tek-Kutuplu Nöronlarda (unipolar) dendritten alınan uyarı nöron gövdesini pas geçerek doğrudan aksona taşınır. @@ Bir nöron ile farklı tür bir göze arasında ya da nöronlar arasında iletişimi sağlayan kimyasallardır. Sinir gözelerinden hedef gözelere sinyal iletmekte olan bu kimyasal haberciler, beynin pek çok işlemi düzenlemesine destek olmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- GRENZSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR IŞINIMI

- RANDSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR KATMANI


- SİNİR KILIFI/MİYELİN/MYELIN[İng.] ile/ve/||/<> SİNİR GÖZESİ/NÖRON

( Sinir gözelerinin aksonlarını saran yalıtıcı tabaka. İLE/VE/||/<> Sinir gözesi. )

- SINIR KONTROL DEPARTMANI ile SINIR

- SINIR | KONTUR[Fr. < CONTOUR] ile/||/<> ...

- ŞERÂİT-İ HUDÛD[Osm.] / BOUNDARY CONDITIONS[İng.] / CONDITIONS AUX LIMITES[Fr.] / GRENZBEDINGUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR KOŞULLARI

- SINIR KOYMAK ile/ve HAKİMİYET ALTINDA TUTMAK

- GRAVITE[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR POTANSİYELİ ES

- SİNİR SİSTEMİ ile/||/<> ENDOKRİN SİSTEM

( Sinir elektrik hızlı yerel, endokrin hormon yavaş yaygın. )
( Formül: Nörotransmitter İLE hormon )

- SİNİR SİSTEMİ ile/ve/||/<> ENTERİK SİNİR SİSTEMİ

( Gövdenin her yerine yayılmış olan ve her birimi birbiriyle ilişki halinde bulunan bir elektriksel ve kimyasal iletişim ağı. İLE/VE/||/<> Bağırsakların, merkezî sinir sistemiyle bağlantısını sağlayan sinir sistemi. [Yaklaşık, 500 milyon sinir gözesi bulunmaktadır.] Aynı beyin gibi, davranışlarımız ve zihinsel dengemiz üzerinde etkisi bulunan, ikinci beyin olarak kabul edilen bir sistemdir. Enterik sinir sistemi ve beyin, işbirliği içinde çalışır. )
( ile/ve/||/<> ... )

- SINIR ile/ve/<>/değil/yerine ÇERÇEVE

- SINIR ile/ve GÜNEŞ SİSTEMİNİN SINIRLARININ ÖTESİ


- SINIR ile/ve/||/<> KIYI ile/ve/||/<> UFUK ile/ve/||/<> YERYÜZÜ ile/ve/||/<> GÖKYÜZÜ ile/ve/||/<> KÜRE ile/ve/||/<> ARAF ile/ve/||/<> EŞİK ile/ve/||/<> BAĞLAÇ ile/ve/||/<> KURGU

( Önemli eşikler ve sınırlar. )

- SINIR ile/ve KUŞATMA

- SINIR ile SINIR MUHAFIZI ile SINIR SAKİNİ ile SINIR OFİSİ ile SINIR GÖREVLİSİ ile KENARLIKSIZ ile SINIR ÇİZGİSİ ile SINIRLAR

- İSTENÇ/İRÂDE VE SİNİRBİLİM DENEYLERİNDE:
LIBET
ile/ve/||/<> HAGGARD VE EIMER ile/ve/||/<> HAYNES ile/ve/||/<> FRIED

- SİNİRCE ile/değil/yerine KORUYUCULUK

- SINIRDA | SIRA DIŞI | MARJİNAL ile/||/<> MARJİNAL ile/||/<> MARJİNAL[Fr. < MARGINAL]

( Kenara ait kenarda oluşan 1 Kenarda olan 2 Pek az 3 Pek az önemli olan )

- SINIRLAMAK ile SINIRLANMAK ile SINIRLANDIRMAK ile SINIR ile SINIRLI/LIK ile SINIRSIZ/LIK ile SINIR AÇI ile SINIR BOYU ile SINIR DIŞI ile SINIR TAŞI ile SINIRSIZCA ile SINIR KAPISI ile SINIRLI SAYI ile SINIRLI DOĞRU ile SINIRSIZ SAYI ile SINIR KARAKOLU ile SINIRSIZ DOĞRU ile SINIRSIZ YETKİ ile SINIRLI ORTAKLIK ile SINIRLI SORUMLULUK ile SINIRSIZ SORUMLULUK

- SINIRLAMAK ile SINIRLI ile KAPATILMA

- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil/||/<>/< ÇERÇEVELENDİRME

- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil KAPSAMA


- SINIRLANDIRMADA:
YASALILIK
ve/||/<> GEÇERLİLİK(MEŞRÛİYET) ve/||/<> TOPLUMSAL GEREKLİLİK

- SINIRLAR:
GÖVDEDE
ile/ve/||/<>/> DUYUDA ile/ve/||/<>/> BEYİNDE

( - İnsan gövdesinde 100 trilyon göze(hücre) vardır. [Bu gözelerden 50 milyonu her saniye yenilenir. Her gözede ise 15 milyar atom vardır.]
- Kalp, kanı 30 metre yüksekliğe fışkırtabilecek kadar güçlüdür.
- Kalp, bir dakikada gövdemizdeki kanın tamamını dolaştırır.
- Kan, bir günde gövdemizde tam 96 bin 540 km. yol alır.
- Kalp, yaşam boyunca iki buçuk milyar kereden daha fazla atar. 200 milyon litreye yakın kan pompalar.
- Toplam alyuvar sayısı [eritrosit] 25 trilyondur.
- Toplam akyuvar sayısı [lökosit] 25-100 milyar arasıdır.
- Çenemiz, bir şey çiğnerken 100 kiloya kadar basınç uygular.
- Gövdemizde 650 kas vardır, en güçlü kasımız da dilimizdir.
- Beynimizde 100 milyar sinir gözesi vardır ve bu gözelerin gönderdiği iletiler, saatte 274 km hızla yayılır.
- Bağırsaklarımızın toplam uzunluğu 200 metredir.
- Gövdemiz, Yaşam boyunca 20 kilo deri atar.
- Derideki sinirlerin uzunluğu 72 km.'yi bulur.
- Kişi, bir günde yirmidört bin kez soluk alıp verir.
- İnsan gövdesindeki damarlar, uc uca getirilse oluşan uzunluk, dünyayı iki kez dolaşır. [40.000 km. x 2 = 80.000 km.] )

- SİNİRLENMEK ile ÜZÜLMEK

- SINIRLI EVREN TASAVVURU ile/değil/yerine SINIRSIZ EVREN TASAVVURU

- Sinirli olduğunda DİNLE!!!

- Sinirli olduğunda SUS!!!

- SINIRLI ORTAKLIK ile/||/<> LİMİTED ŞİRKET

( limited şirket )

- SINIRLI TUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< YETİNMEK

- SİNİRLİ ile DELİ

( Varsılsa. İLE Yoksulsa. )

- SINIRLI ile/ve KAYNAĞI SINIRSIZDA OLAN SINIRLI


- SINIRLI ile/ve KISITLI

- MAHDUD, MÜTENÂHÎ[Osm.] / ENDLICH, FINIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIRLI

- SINIRLI ile SEÇMELİ

( Sınırlı olanın sıra ile acı ve haz verici olması zorunludur. )

- SINIRLI ile/ve/||/<> SINIRLAYICI

- SINIRLI ile/||/<> SINIRLI

( Terimleri sayısı verilen bir N sayışımdan küçük olan bir kümenin bu niteliği tanımlı )

- SINIRLI ile SONLU

- SİNİR/Lİ ile/ve/değil TELAŞ/LI

- SİNİRLİLİK ile/ve/<>/değil İSYAN

- SINIRLILIK ile/ve TEKRAR

- SİNİRLİ/LİK ile/ve/değil/<> TEPKİSEL/LİK


- SINIRLI/LIK ile YETERSİZ/LİK

- [ne yazık ki]
SINIRSIZ "KONUŞMA"
ile/ve/||/<>/> "SINIRSIZ SAHİP OLMA"

- SINIRSIZ ile/ve KAYNAĞI SINIRSIZDA OLAN SINIRLI

- SINIRSIZ >< SINIRLI

- SİNISTER LEFT[İng.] ile/değil/yerine/= SOL | SOLDAKİ

- SYNCHROTRON RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT SYNCHROTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNKROTRON IŞINIMI/IŞINI

- SİNMEK ile İŞLEMEK

- SİNN-İ İNHİTÂT ile/değil/yerine/= ÇÖKKÜNLÜK DÖNEMİ

- SİNOFOBİ[İng. CYNOPHOBIA] ile/||/<> SİNONİM[İng. SYNONYM]

( Köpek korkusu olarak bilinen, Yunancada "köpek" anlamına gelen κύων ("kýōn") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ 1. Aynı kategoride kullanılan aynı taksonu ifade eden iki ya da daha fazla sayıdaki bilimsel isim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SİNOFRİ/SYNOPHRYS[İng.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK KAŞ


- SİNOLOGUE[Fr. < SINOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> SİNOLOG

( Sinoloji bilgini )

- SİNONİM[Fr. < SYNONYME] ile/değil/yerine/= EŞ ANLAMLI

- SİNONİM[Fr. < SYNONYME] ile/değil/yerine/=/||/<> EŞ ANLAMLI

- SİNOPSİS ile/ve/||/<> TRETMAN

( İmge'nin ele alınış biçimi. @@ İmgenin, simgeselliğini ele alış biçimi. )

- SİNOVİYA/SYNOVIA[İng.] ile/değil/yerine/= EKLEM SIVISI

- SİNSİLEŞMEK ile SİNSİ/LİK ile SİNSİN ile SİNSİCE

- SİNSİ/LİK ile/ve/||/<>/> SİNİRLİ/LİK

- SİNTENİ ile/||/<> ORTOLOGİ

( Sinteni gen sırası korunumu İLE ortologi işlev korunumu. )
( Formül: Gene order İLE function conservation )

- SINTERING ile/||/<> SLIP CASTING ile/||/<> SOL-GEL ile/||/<> SERAMİK ÜRETİM

( Seramik işleme yöntemleri. )
( Formül: ρ/ρₒ = 1 - (1-ρᵢ/ρₒ)exp(-kt) )

- CREUSET DE FUSION EN VERRE FRITTÉE[Fr.] / SINTER GLASSSCHMELZTIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNTERLENMİŞ CAM KROZE


- FRITTING, SINTERING[İng.] / FRITTER[Fr.] / FRITTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNTERLEŞTİRME

- SİNTILASYON/SCINTILLATION[İng.] ile/değil/yerine/= SAÇILIM

- SİNTİNE[İt. < SENTINA] ile/||/<> GEMİNİN İÇİNDE EN ALT BÖLÜM

( geminin içinde en alt bölüm İtal sentina well room Latince sentinanın kökenini bilmiyoruz Akdeniz dillerinde yaygın olarak kullanılır sentina sentine Cezayir santīna R σαντίνα )

- SİNÜS ile/||/<> KOSİNÜS

( Trigonometrik fonksiyonların hassas tabloları )
( Takiyüddin tarafından 1570 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1526-1585) (Ülke: Osmanlı/Şam) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: İstanbul Rasathanesi, astronomi aletleri, optik) )

- SİNÜS ile/||/<> KOSİNÜS ile/||/<> TANJANT

( Açı-kenar ilişkileri. )
( Formül: tan = sin/cos )

- SINUSOIDAL[İng.] / SINUSOÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNÜSEL

- SİNUSİTE[Fr. < SINUSITE] ile/değil/yerine/=/||/<> SİNÜZİT

( Ateş baş ağrısı burun tıkanıklığı ve akıntı ile kendini gösteren burun boşluğuna yakın bulunan kemik içindeki boşluklardan bir veya daha fazlasının iltihaplanması )

- SINUSITIS[İng.] ile/||/<> SİNÜZİT[Fr. < SINUSITE]

( Burun boşluğuna yakın olarak bulunan kemik içindeki boşluklardan bir veya daha fazlasının yangısı Burun mukozasının yangısal olaylarının bir devamı olarak ve paranazal sinüslerin karmaşık yapısı ve boyutlarından dolayı atlarda çok önemlidir )

- SINE GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE À SINUS[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNÜSLÜ GALVANOMETRE

- SİNÜZİT/SİNUSİTE[Fr. < SINUSITE] ile/||/<> SİSTİT/CYSTİTE[Fr. < CYSTITE] ile/||/<> TRAKE/TRACHEE[Fr. < TRACHÉE] ile/||/<> TRAKEİT/TRACHEİTE[Fr. < TRACHÉITE] ile/||/<> SELÜLİT/CELLULİTE[Fr. < CELLULITE]

( Ateş baş ağrısı burun tıkanıklığı ve akıntı ile kendini gösteren burun boşluğuna yakın bulunan kemik içindeki boşluklardan bir veya daha fazlasının iltihaplanması )

- SİNÜZİT[Fr.] <> REFLÜ[Lat.]

( Ateş, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve akıntısı ile beliren yüz sinüslerinin yangılanması. İLE Midedekilerin, ağızdan geri gelmesi biçimindeki bir sindirim düzeni sayrılığı. )

- SİNÜZİT ile/||/<> RİNİT

( Sinüslerin yangılanması ile burun tıkanıklığı ve baş ağrısı. İLE/||/<> Burun mukozasının yangılanması ile burun akıntısı ve tıkanıklık. )

- SIGNAL-TO-NOISE RATIO[İng.] / RAUSCHABSTAND, SIGNAL-RAUSCH-VERHÄLTNIS, STÖRABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNYAL-GÜRÜLTÜ ORANI

- SIGNAL GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE SIGNAUX[Fr.] / SIGNALGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNYAL ÜRETECİ

- SİNYAL ile SİNYAL MÜZİĞİ ile SİNYAL LAMBASI

- SİNYOR ile SİNYORA

- SİOSEPOL KÖPRÜSÜ

( 33 kemerli köprü. )

- SIPA ile/||/<> EŞEK YAVRUSU

( eşek yavrusu OT sıp iki yaşına girmiş tay Clauson Kâşgarlı Mahmuda borçlu olduğumuz bu veriyi sip diye okumuştur CAJ 10 162 Eski Kıpçakçada sıpa bir yaşında eşek yavrusu olarak geçer Sonundaki anın bir ek olduğu anlaşılıyor Türkçe buğur erkek deve adı yanında kullanılan buğra biçimindeki a gibi Türkçede sıpa yanında kullanılan sırpa biçimindeki r sonradan türemiştir Anadolu ağızlarında eşek yavrusuna birçok ad verilir kırı kiri kirik kürük kodak koduk gibi Çağdaş diyalektlerde de eşek yavrusu olarak türlü adlar kullanılır Az godug goduk kürre gürre kodik koduk kodık gibi O bakımdan sıpa dar bir alanda kalmıştır )

- SİPARİŞ | ISMARLAMA ile/||/<> ISMARLAMAK

( Satın alma işleminden önce bu yönde yapılmış olan sözlü ya da yazılı istem )

- SİPARİŞ ile EMİR


- SİPARİŞ ile/ve ISMARLAMA

- SİPARİŞ[Fars. < SİPĀRİŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> SİPARİŞ

( ısmarlama Yapılması ısmarlanan şey Birinin kendi maaşından kesilerek başkasına gönderdiği ödediği aylık para )

- SİPARİŞ ile/||/<> SİPARİŞ[Fars. < SİPÂRİŞ]

( Bir şeyin yapılmasını bir malın üretilmesini gönderilmesini getirilmesini isteme ısmarlama )

- SİPARİŞ ile SİPARİŞÇİ

- SİPER | DAYANAK ile/||/<> DAYANAK

( Ağaçişleri makinelerinde işlenen parçayı gerekli konumda ve yönde ilerletmeye yarayan aygıt 1 ağaç işleri İşlenen parçayı gerekli konumda ya da yönde ilerletmeye yarayan aygıt 2 kimya Değişik düzenekleri dayamaya devinimsiz tutmaya yarayan tahta demir vb yapılmış aygıt Altta bulunan temel Niteliklerin taşıyıcısı kendisine bir şey yüklenilen şey töz Bir gerçekliğin onaylanması için olayların görüngülerin arkasında ya da altında bulunması gereken şey cebirde taban geometride )

- SİPER[Fars.]/KAZAMAT[Fr. < CASEMATE] ile/değil/yerine/= KUYTU, DULDA[yerel]

( Yağmur, güneş ve yelin etkileyemediği, gizli, kuytu yer. | Esirgeme, koruma. )
( KAZAMAT: Toplardan, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper. )
( Kışın duldasında, yazın gölgesinde. )

- SİPERLENMEK ile SİPER/LİK ile SİPERLİ ile SİPERSİZ

- ŞIPPADAK/ŞIPPADANAK/ŞIRAKKADAK/ŞAKKADAK/PATTADAK/PATTADAN/PATTADANAK ANSIZIN/ANİ[Ar.]

( Birdenbire ve beklenmeyen bir zamanda. )

- ŞİPŞAK ile/değil/yerine/= ÇABUCAK

- ŞİPŞAK ile/değil/yerine/=/||/<> ÇABUCAK | ŞİPŞAKÇI

( çabucak Çekildikten kısa süre sonra basılabilen alamünit fotoğraf şipşakçı )

- SIR:
"ÜSTÜ ÖRTÜLEN"
değil PAYLAŞIL(A)MAYAN

- SIR ile/ve/||/<> DOSTLUK

( Bir şeyi anlatmamak isteyişimizde başlar. İLE/VE/||/<> Her şeyi anlatmak isteyişimizde başlar. )

- SIR ile/||/<> MYSTERY[İng.] ile/||/<> MYSTÈRE[Fr.] ile/||/<> MYSTERIUM, GEHEIMNIS[Alm.] ile/||/<> GİZEM

( 1 Duyuları aşan usumuzun doğal durumunda varoluşu ve özü bize kapalı saklı kalan şey 2 Doğaüstü inanç doğruları )

- SIR ile/||/<> SEIR ile/||/<> NETWORK

( Hastalık yayılımı matematiği. )
( Formül: R₀ = βS₀/γ )

- SIR ile/||/<> SIRALTI TEKNİĞİ ile/||/<> SLİP TEKNİĞİ ile/||/<> PERDAH TEKNİĞİ/LÜSTER ile/||/<> RENKLİ SIR TEKNİĞİ ile/||/<> KARBOTİ

( Keramikler üzerinde koruyucu, cam benzeri tabaka. İLE/||/<> Keramik boyalarının bisküvi halindeki keramikler üzerine boyanarak üstlerine sır çekilmesi, boyaların sır altında kalması ile oluşan teknik. İLE/||/<> İlk dönem Osmanlı keramiklerinde hamur kırmızıdır. İşte bu kırmızı rengi kapanak, beyaz ve düzgün bir yüzey elde etmek için keramikler astarlanır. Slip tekniğinde de esas olan bu astardır. Bu teknikte süsleme astarla yapılır. Burada astar, normaldeki halinden daha koyudur. Kırmızı hamurlu kap üzerine, istenen motiflere göre fırça ile astarla süsleme yapılır ve istenen renk, saydam sırlanır. İLE/||/<> Perdah tekniği çini ve keramik alanında bir sır üstü çalışmasıdır. Kap istenen renkte sırla sırlanıp fırınlandıktan sonra perdah adı verilen madde ile istenen örnekler yapılır ve az hararetli, dumanlı bir fırında tekrar fırınlanır. Bu fırınlamadan sonra, kap madeni bir parlaklık kazanır. İLE/||/<> Osmanlılar tarafından uygulanan bir çini tekniği. Bu teknikte boya sır altındadır. Sırın kendisi renklidir. İlk olarak, levha üzerine sınır birbirine karışmasını önleyen, kontur oluşturan bir madde ile sınırlar belirlenir. Daha sonra, istenen renkler sırasıyla boya gibi kullanılarak levha renklendirilir. En son fırın işlemiyle renkler ve yüzey tarafında içinden kaynaklanan bir mermerleşme karışması sağlanır. İLE/||/<> Keramiklerin süslenmesinde kullanılan bir teknik. Doğrudan kabın üzerine yapılan ya da ikinci hamuru yapıştırmak yoluyla bir takım kabartma figürlerin işlenmesi. )

- SIRA SIRA (DİZMEK/DİZİLME)

- ŞİRA ÜL-HANEK ile/||/<> VOILE DU PALAIS[Fr.] ile/||/<> DAMAK ETEĞİ

- ŞIRA[Fars. < ŞİRE] ile/||/<>/> GÜNBALI

( Henüz mayalanmamış üzüm suyu. | Bazı meyve ve sebzelerin özü. @@ Güneş altında bırakılarak koyulaştırılmış üzüm şırası. )

- SIRADAN | BAYAĞI/ALELADE[Ar. < ʿALĀ'L-ʿĀDE] ile/||/<> SIRADAN | GERÇEKTEN/BAYAĞI

( sıradan bayağı )

- SIRADAN BİRİ ile/yerine/değil HERHANGİ BİRİ


- ORDENTLICHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIRADAN DALGA

- ORDENTLICHER STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= SIRADAN IŞIN

- SIRADAN KİŞİ ile/değil AYDINLANAN KİŞİ

( Aydınlandığını sanır. İLE/DEĞİL Sıradan olduğunu anlar. )

- SIRADAN KİŞİ değil/yerine ETİK VE ESTETİK KİŞİ

( ... DEĞİL/YERİNE Bilgeliğin, etiğe; sanatın da estetiğe dönüştürmesiyle. )

- SIRADAN ile KLÂSİK

- SIRADAN ile/değil OLAĞAN

- SIRADAN ile/ve/||/<> SONRADAN

- SIRADAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YALIN

- SIRADANLAŞMA ile/ve/||/<> NORMALLEŞME

- SIRADANLAŞMAK ile SIRADANLAŞTIRMAK ile SIRADAN/LIK


- SIRADANLAŞMAK ile/ve/değil/yerine/<>/>< "UYUM SAĞLAMAK/GÖSTERMEK"

- SIRADAN/LIK ile YAVAN/LIK

( ... İLE Yağı az. | Katıksız. | Hoşa gitmeyen, tatsız. | Görgüsüz, bilgisiz. )

- SIRADÜZEN/SİLSİLE-İ MERÂTİB/HİYERARŞİ ile/ve/||/<> BAKIŞIMSIZLIK/ASİMETRİ

- SIRADÜZEN(HİYERARŞİ) YETKİSİ ile/ve/||/<> VESÂYET YETKİSİ

- SIRADÜZENSİZLİK ile/ve/||/<> KARMAŞA

- ÖLÜM:
"SIRALI"
ile/ve/değil/||/<>/< SIRASIZ

- ŞIRA/LIK ile ŞIRAK ile ŞIRACI/LIK ile ŞIRALI ile ŞIRASIZ ile ŞIRAK ŞIRAK ile ŞIRALIK ÜZÜM

- SIRASIZ ile/değil/yerine/>< SIRALI

- SIRAT[Ar. < ṢİRĀṬ] ile/değil/yerine/=/||/<> SIRAT KÖPRÜSÜ | YOL

( sırat köprüsü sırat köprüsü yol )

- SIRAT ile SIRAT KÖPRÜSÜ


- SIRATAŞ BATARYASI

( Sırataş Bataryası Rumelikavağı ile Mavramoloz bataryası arasındadır. 19. yy ortalarında Boğazın savunması amacı ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Batarya ve müştemilatının 1906'da onarım gördüğü, bataryada 2 parça 35 kalibrelik, 2 parça 22 kalibrelik topun bulunduğu kayıtlarda görülmektedir, )

- SIRATAŞ DALYANI

( Karataş dalyanı ile yan yana kurulan bu dalyan uzun bir süreden beri kurulmamaktadır. )

- SİRÂYET[Ar.] ile/değil/yerine/= GEÇME/BULAŞMA

- SİRÂYET ile/ve/<> NÜFÛZ

- SİRAYET[Ar. < SİRĀYET] ile/değil/yerine/=/||/<> SİRAYET

( Hastalık başkalarına geçme bulaşma Etkisi altına alma )

- SIRÇA[Tr. < SIRIÇGA]/CAM[Fars. < KUPA] ile/ve/||/<>/> AYNA[Ar.]

( Cam, camdan yapılmış. İLE/VE/||/<>/> Camın sırlanmışı. )

- SIRÇALI KÖŞK değil SIRÇA KÖŞK

- SIRDAŞ ile KENDİNDEN EMİN ile KENDİNDEN EMİN ile GİZLİCE ile GÜVENLE

- SİRETEN[Ar. < SĮRETEN] ile/değil/yerine/=/||/<> SİRETEN

( Huy ve karakter bakımından )

- SIRF ile/ve HAKİKAT


- SIRIK DOMATES ile YER DOMATESİ ile YEŞİL DOMATES ile KAVATA ile OVAL ile ELİKA ile SALKİTO

( Salatalık. İLE Yemeklik. İLE Turşuluk. İLE Dolmalık. [Kızarmayan domates] )

- SIRIK/HEREK[Yun. < ] ile/||/<> SIRIK/İSPALYA[Fr. < ESPALIER]

- SIRIK ile HEREK/İSPALYA[Fr.]

( ... İLE Asma, fasulye gibi sarılgan bitkilerin tutunması için yanlarına dikilen sırık. )

- SIRIKLA ATLAMA ile SIRIKLA YÜKSEK ATLAMA

- SIRIKLAMAK ile SIRIK ile SIRIKÇI ile SIRIK HAMALI ile SIRIK DOMATESİ ile SIRIK FASULYESİ

- ŞİRİN[Fars. < ŞĪRĪN] ile/değil/yerine/=/||/<> SEVİMLİ

- ŞİRİN ile/değil/yerine/= SEVİMLİ

- ŞIRINGA[İng. < SYRINGE]/ENJEKTÖR ile/değil/yerine/= İĞNE

- ŞIRINGA | İĞNE | ENJEKTÖR ile/||/<> ENJEKTÖR ile/||/<> ENJEKTÖR[Fr. < INJECTEUR]

( Şırınga )

- ŞIRINGA[İt. SIRINGA] ile ...

( SYRINGE )

- ŞIRINGA/SİRİNGA[İt. < SIRINGA] ile/||/<> ZERK/ZERK[Ar. < ZERḲ]

( Havayı sıvıları emmeye veya itmeye yarayan alet enjektör )

- SİRİNGA[İt. < SIRINGA] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞIRINGA

( Havayı sıvıları emmeye veya itmeye yarayan alet enjektör )

- ŞIRINGALAMAK ile ŞIRINGA ile ŞIRINGACI/LIK

- ŞİRİN/LİK / SEVİMLİ/LİK ile/ve/değil/||/<>/< SAF/LIK

- ŞİRİN/LİK / SEVİMLİ/LİK ile/ve/değil/||/<>/< ŞAPŞAL/LIK

- GÖKBÖRİ/KÖPEKYILDIZI/SİRİUS[Fr., Alm., Rusça]/SOTHIS[Mısır]/SEIRIOS[Yun.]/İŞVARA[Hintçe]/ŞİRA[Ar.]:
A
ile/ve/||/<> B

- ŞİRK[Ar.] ile/değil/yerine/= EŞKOŞMAK

- SİRKAT ile/||/<> VOLERIE[Fr.] ile/||/<> HIRSIZLIK

- SİRKECİ ile/ve/||/<>/< SİRKE-Cİ

- SİRKELENMEK ile SİRKELEŞMEK ile SİRKE/LİK ile SİRKEN ile SİRKECİ/LİK ile SİRKELİ ile SİRKE RUHU ile SİRKE SİNEĞİ


- SİRKEN ile/ve/||/<> BAMBA/İSTİFNO

- SİRKENGEBİN[Fars. < SİRKENGUBİN] ile/||/<> SİRKELİ BAL ŞERBETİ

( sirkeli bal şerbeti Türkçede sirkencebin olarak da geçer sirkangubīn oxymel honey and vinagre prescribed for the bile sirke angabīn angubīn honey Türkçe sirkencebin biçiminin Arapçadan alındığı anlaşılıyor )

- ŞİRKET HİSSESİ ile/değil/yerine/= ORTAKLIK PAYI

- ŞİRKET[Ar. < ŞİRKET] ile/değil/yerine/=/||/<> ORTAKLIK (ANONİM ŞİRKET, KOLEKTİF ŞİRKET, KOMANDİT ŞİRKET, LİMİTET ŞİRKET, PARAVAN ŞİRKET, İŞLETME ŞİRKETİ, ŞİRKETLER BİRLİĞİ)

- ŞİRKET ile/||/<> SOCIÉTÉ[Fr.] ile/||/<> ORTAKLIK

- ŞİRKETLEŞMEK ile ŞİRKETLEŞTİRMEK ile ŞİRKET ile ŞİRKETLER BİRLİĞİ

- SİRKÜLASYON/CIRCULATION[İng.] ile/değil/yerine/= DOLAŞIM

- SİRKÜLASYON[Fr. < CIRCULATION] ile/değil/yerine/=/||/<> DOLAŞIM | DOLANIM

( dolaşım dolanım )

- SİRKÜLASYON[İng. < CIRCULATION] ile/değil/yerine/= DOLAŞIM/YAYILMA

- CIRCULATION PUMP[İng.] / ZIRKULATIONS PUMPE, UMWALZPUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİRKÜLASYON POMPASI


- SİRKÜLER[Fr. < CIRCULAIRE] ile/değil/yerine/=/||/<> GENELGE | DUYURUM

( imza sirküleri genelge duyurum )

- SİRKÜLER ile/||/<> CIRCULAR[İng.] ile/||/<> CIRCULAIRE[Fr.] ile/||/<> GENELGE

( 1 Çeşitli kişilere aynı konuda gönderilen yazılım genelge 2 Tecimcilerin belirli özellikleri tanıtmak bildirmek amacıyla gönderdikleri genelgeler )

- SİRKÜLER ile/değil/yerine/= DUYURUM

- SİRKÜLER ile SEKÜLER

- SİRKÜMFLEKS/CIRCUMFLEX[İng.] ile/değil/yerine/= DOLANAN

- SİRKÜMSTANSİYALITE/CIRCUMSTANTIALITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEVRESEL KONUŞMA

- SIRLAMAK ile/||/<> SIRLAMA

( Irakgörür aynalarının arka yüzünü gümüşlemek Bir yüzeyi sır ile örtme işlemi )

- SIRLAR'DA:
KİŞİYE VERİLEN SIR
ile/ve AÇILDIKÇA ÇOĞALAN SIR ile/ve SAKLANDIKÇA ÇOĞALAN SIR

- SIRMA ile SIRMALI ile SIRMA SAÇ ile SIRMA SAÇLI

- SİROCCO[İt. < SIROCCO] ile/değil/yerine/=/||/<> SİROKO

( Akdeniz havzasında görülen çok sıcak bir rüzgâr )

- SİROKO[İt. < SIROCCO] ile/||/<> ...

( Akdeniz havzasında görülen çok sıcak bir rüzgâr İtal Venedik siroco southeast wind Bütün Akdeniz dillerinde kullanılır Kökeni sık sık irdelenmişse de bugüne değin ortaya çıkarılamamıştır Arapça şalūq veya şulūqtan geldiği öne sürülmüştür Ancak Arapça şalūq ve şulūq biçimlerinin kökeni de karışıktır )

- SİROZ ile/||/<> HEPATİT

( Karaciğerin süreğen hasar görmesi ile skar dokusu oluşumu. İLE/||/<> Karaciğerin yangılanması ile ilişkili bir bulaş. )

- SİROZ ile SİROZLU

- ŞİRRET ile/değil/yerine/= KAVGACI/KAPIŞKAN

- SIRT DESTEĞİ ile GERİ ile ARKA SOKAK ile İLERİ GERİ ile SIRT OLUŞUMU ile ARKASI ile GERİ ÇEKİLMEK ile YEDEKLE ile ARKA BAHÇE

- SİRTAKİ[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> SİRTAKİ

( Kolların ve ayak hareketlerinin önemli olduğu giderek hızlanan bir tür halk oyunu )

- SIRTI PEK/LİK ile SIRTI SIRA ile SIRTI YUFKA

- SIRTINDAN VURAN('A) ve/<> ARKANDAN KONUŞAN('A)

( Kızma! Ona güvenip arkanı dönen sensin! VE/<> Darılma! Adam yerine koyan sensin! )

- SIRTINI DAYAMAK ile/değil/yerine/>< GÜVENMEK

- SIRTINI DÖNMEK değil/yerine SIRTINI YASLAMAK


- SIRTLAN/YELELİKURT/ANDIK/ANDUK ile YABAN KÖPEĞİ

( 4 modern türleri bulunmaktadır. İLE ... )
( Sırtlanların, köpeklerle bir akrabalığı yoktur. [En yakın akrabaları misk kedileridir.] )
( Aslanlarınkinden iki kat büyüklükte kalpleri vardır. İLE ... )
( 5 kilometre boyunca saatte 55 kilometre hızla koşabilirler. İLE ... )
( Sırtlanlar çok miktarda ve çok hızlı yerler. [Gövde ağırlıklarının 3 katı kadar] İLE ... )
( Hedefteki avı kaçmaktan vazgeçene kadar kilometrelerce takip ederler. Kurban pes ettiği anda, karnına ve bacaklarına saldırırlar. İLE ... )
( Av hayvanı ölümlerinin 1/4'ünden sorumlulardır. [Çok sayıdaki bölgede, avladıkları hayvanlar, aslanların en büyük besin kaynağıdır.] İLE ... )
( Tek rakipleri aslanlardır. [Aralarında sürekli bir savaş hali bulunur.][İkisi de birbirinden yemek çalarlar fakat yaygın inancın aksine, daha çok aslanlar sırtlanların leşlerinden aşırırlar.]Bir ısırıştaki uyguladığı çene gücü, aslanınkinden daha fazladır. İLE ... )
( Midelerindeki konsantre hidroklorik asit sayesinde deri ve kemikleri de sindirebilirler. [Kalsiyumun etkisiyle dışkıları beyaz renktedir.] İLE ... )
( Yavruları çiftler halinde doğar. [Yavrulardan birinin egemenlik kurmak için ikizini öldürdüğü sıkça görülmektedir.] İLE ... )
( Dişillerin önderlik ettiği topluluklar halinde yaşarlar. İLE ... )
( Bir ailedeki sırtlan sayısı 80'e kadar çıkabilir.[Fakat avlanmak için küçük gruplara bölünürler.] İLE ... )
( Yaşlanmış aslanlar sürünün dışında kaldıklarından dolayı sırtlanlar tarafından parçalanırlar.] )
( BEHDEL[Ar.]: Sırtlan yavrusu. )
( Etiyopya'nın Harar bölgesinde yaşayan bir hayvansever, her akşam, yüzlerce sırtlanı, tek tek adıyla çağırarak kendi eliyle beslemektedir.[Tebrik ve teşekkür ediyoruz!] )