| ...LL... |

- TAMLIK İLE TUTARLILIK İLE KARAR VERİLEBİLİRLİK ile/||/<> MANTIK SİSTEM ÖZELLİKLERİ

( Formel sistemlerin temel özellikleri. )
( Formül: Gödel: Tam ve tutarlı olamaz )

- TANI[İng. DIAGNOSIS] ile/||/<> ABELL YARIÇAPI[İng. ABELL RADIUS] ile/||/<> AKIM[İng. CURRENT] ile/||/<> AKROMAT[İng. ACHROMATIC] ile/||/<> AKTİF BAĞIŞIKLIK[İng. ACTIVE IMMUNITY] ile/||/<> ANTİKOR[İng. ANTIBODY] ile/||/<> ASTERİZM[İng. ASTERISM] ile/||/<> B HÜCRELERİ[İng. B CELLS]

( Doğada, herhangi bir şeyin nedenini tanımlama işidir. Genellikle hastalıkların tanımlanması olarak kullanılır. @@ Astronomide Abell kataloğundaki gökada kümelerinden hareketle, uzunluğu 2,14 megaparsek kabul edilen, tipik bir gökada kümesinin yarıçapı olarak tanımlanır. @@ Tanımlanabilir bir yönde hareket eden su ya da hava gibi bir akışkanın hareketidir. Elektrikte, belirli bir süre boyunca bir noktadan geçen elektrik akışı ya da elektrik miktarını tanımlamak için kullanılır. @@ Renk körlüğüne sahip kişileri tanımlamak için kullanılan terim. @@ Hastalığa maruz kalınması ile kazanılan bağışıklıktır. Hastalığa sebep olan organizmalara direkt maruz kalma ile ya da organizmanın zayıflatılmış ya da öldürülmüş halinin aşı yolu ile vücuda verilmesi ile oluşur. Her iki durumda da bağışıklığı kazanmış bir kişi ileride hastalık ile karşılaştığında bağışıklık sistemi hastalığı tanıyacaktır ve gerekli antikorları üretecektir. Aktif bağışıklık uzun ömürlüdür ve ömür boyu sürebilmektedir. @@ Antijen adı verilen yabancı bir maddenin varlığına yanıt olarak bağışıklık sistemi tarafından üretilen ve bu etkenlerin patojenik (hastalık yapıcı) yeteneklerini önleyen koruyucu bir protein. Antikorlar antijenleri tanır ve vücuttan uzaklaştırmak için onlara tutunur. @@ Gece gökyüzünde net bir biçimde gözlemlenebilen, belirgin ve tanıdık şekiller oluşturan popüler yıldız gruplarıdır. Üyeleri aynı takımyıldızında yer alabileceği gibi farklı takımyıldızlarından da olabilir. Büyükayı takımyıldızının bir parçası olan Büyük Kepçe ile Vega, Altair ve Deneb üçlüsünün oluşturduğu "yaz üçgeni" örnek olarak verilebilir. @@ Adaptif bağışıklığın bir parçası olarak antijen spesifik hümoral bağışıklıktan sorumlu olan lenfositlerin büyük bir ailesi. Onların antijen reseptörleri yüzey immünoglobülinleridir (antikorlar). Plazma gözelerine farklılaşarak peptidleri doğrudan tanıyıp antikorları salgılarlar. Ayrıca uzun ömürlü hafıza gözeleri olarak bulunurlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TANIM ile BASKIN ÖZELLİK

( HOROI ile ... )

- TANIM ile/ve BELİT/AKSİYOM/MÜSELLEMÂT

( ... İLE/VE Geriye götürülemeyen ilke. )

- TANITLAMA ile/ve/||/<> TEMELLENDİRME

- TANRI APOLLON'A BAĞLANAN SANATLAR
ile/ve/||/<>/>
TANRI DIANISOS'A BAĞLANAN SANATLAR

( Plastik sanatlar. İLE/VE/||/<>/> Şiir, müzik, dans. )
( Birey. İLE/VE/||/<>/> Birleşme. )

- TANRI/OĞAN = ALLAH = GOD[İng.] = DIEU[Fr.] = GOTT[Alm.] = DEUS[Lat.] = THEOS[Yun.] = DIOS[İsp.]

- TANRI ile TANRI SENİ KORUSUN ile TANRI KORUSUN ile TANRI BÜYÜKTÜR ile EN İYİSİNİ ALLAH BİLİR ile TANRI BİZİ KORUSUN ile LANET OLSUN ONA ile TANRI KORKUSU ile TÜRLERİN TANRISI ile TANRIYA TAPAN

- TANRI/ALLAH:
FERDİYET/BİREYSELLİK
ve/> CEMÂL/ESTETİK

- TANRILAŞTIRMAK ile TANRISALLAŞTIRMAK


- TANRISAL KRALLIK ile/ve DÜNYEVÎ KRALLIK

- TANRI/SALLIK / TANRI/LAR ile/ve/<> DEĞİŞMEZ(LİK)LER

- TAPMAK:
GENELLEME
ve/ya da/<> İNDİRGEME ve/ya da/<> ÖZDEŞLEŞTİRME

- TARABYA MAHALLESİ

( Sahil şeridinde yer alan bir mahalle olup, Yeniköy, Kireçburnu, Ferahevler, Çamlıtepe (Derbent) ve Cumhuriyet Mahallelerinden sınır almaktadır. Tarabya'nın antik çağdaki ismi Pharmacias (Pharmakeion), bir diğer ismi de Pharmacias (Farmakkues) idi. Bu isimler zehirleyici, öldürücü ilaç anlamına geliyordu. Efsaneye göre Kalkida Kralının kızı babasının hazinelerine sahip olabilmek için hazineyi korumakla görevli olanlardı zehirlemiş, arta kalanı da kendi içmişti. Bu efsane nedeni ile semte zehirli anlamını veren Farmakeus denilmiş. Yüz yıllar sonra 55. yy. da hastalanan Patrik Attikos buraya gelmiş ve hastalığına şifa bulup iyileşince semtin adını da şifa ve terapi anlamına gelen Therapia (Tedavi - şifa) ya dönüştürdü. Zamanla Therapia Tarabya oldu. Sultan II. Selim (1566 - 1574) boğaza yaptığı bir gezi sırasında burada balık yemiş ve çok beğendiği bu yerde bir kasır yapılmasını Sadrazam Sokulu Mehmet Paşa'ya emretmiş. Yapılan kasrın ismini de "Servi Çemenzari" koydurmuş. Semte de Keyif" anlamına gelen "Terabiye" adını vermiş ve bu isim zamanla Tarabya'ya dönüşmüştür. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 15.905'dir. )

- TARAKLAMAK ile TARAK ile TARAKLI ile TARAKÇI/LIK ile TARAKSIZ ile TARAK İŞİ ile TARAK OTU ile TARAKLILAR ile TARAK DUBASI ile TARAK KEMİĞİ ile TARAK OTUGİLLER

- TARİH ile/ve/<> BELLEK

- TARİH ve/||/<> TOPLUMSAL BELLEK

( Kesintilidir. VE/||/<> Süreklidir. )
( Kanıta dayalı ve nesnellik iddiası vardır. VE/||/<> Özneldir ve kimlik önde tutulur. )
( Demarcated. AND/||/<> Continous. )

- TAR'IN TELLERİNDE:
AĞ TEL
ile/ve SARI TEL ile/ve KÖK TEL ile/ve BAM TELİ ile/ve 1. ÇİFT ZENG TELİ ile/ve 2. ÇİFT ZENG TELİ

( [orta oktav] Do İLE/VE [orta oktav] Sol İLE/VE [-1. oktav] Do İLE/VE [-2. oktav] Sol İLE/VE [+2. oktav] Sol İLE/VE [+2. oktav] Do )
( Suyu simgeler. [Su gibi akıcıdır.] İLE/VE Ateşi simgeler. [Ateş gibi yakıcıdır.] İLE/VE Toprağı simgeler. [Toprak gibi sabitleyicidir.] İLE/VE Kararlılık duygusu ve mutmainlik sağlar/sunar. İLE/VE 1. ve 2. çift zeng telleri, coşku, özgürlük ve rahatlama duygusu sağlar/sunar. )
( Sayın Nevcivan Özel'in Facebook sayfası için burayı tıklayınız...
[Katkıları için teşekkür eder, tüm çalışmalarında başarılarının devamını dileriz!]

)
( TAR )

- TARLA ile TARLA KUŞU ile TARLA FARESİ ile TARLA SIÇANI ile TARLA KUŞUGİLLER

- TARTIŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/||/<>/< TEMELLENDİRİLMESİ GEREKEN


- TARTIŞMALI KİTAPLARIN KULLANILMASI ile ÖĞRETİCİ/DİDAKTİK KİTAPLARIN KULLANILMASI

- TAŞAK/HAYA/BİLLUR[Ar.]/TESTİS[İng. < TESTICLE] ile/ve/||/<> ANTER

( Hayvan ve insanda. İLE/VE/||/<> Bitkide.[Çiceklerin tohum taşıyan torbaları] )

- TASALLÜB[Ar.] değil/yerine/= KATILAŞMA

- TASALLUT[< SALÂLET] ile SATAŞMA, BAŞINA EKŞİME, MUSALLAT OLMA

- TASALLUT değil/yerine/= SARKINTILIK

- TASARIM/TASAR ÇİZİM = TASAVVUR = REPRESENTATION[İng.] = REPRÉSENTATION[Fr.] = VORSTELLUNG[Alm.] = REPRAESENTATIO[Lat.] = REPRESENTAR[İsp.]

- TASARRUF[< SARF] değil/yerine/= ARTIRIM | KULLANIM

( SAHİP OLMA | İDÂRE İLE KULLANMA, TUTUM, EKONOMİ | ARTIRMA, ARTIRILMA )

- TASAVVUF ile/ve/=/||/<>/< DİNİN EDİMSELLİĞİ

- TAŞİKARDİ[İng. TACHYCARDIA] ile/||/<> DEFİBRİLASYON[İng. DEFIBRILLATION] ile/||/<> KAFEİN[İng. CAFFEINE]

( Taşikardi ya da taşiaritmi; kalp ritminin dinlenme sırasında olması gereken değerini aşmasıdır. Bu durum bir hastalık belirtisi olabilecekken aynı zamanda yoğun egzersiz, sindirim hâli, alkol ya da kafein içeren içecekler tüketimi, kalp ritmine etki eden ilaç tüketimi gibi sebeplere bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir. Taşikardi değerleri yaşa göre değişkenlik gösterir. @@ Defibrilasyon, ventriküler fibrilasyon (V-fib) ve kalp atımı alınamayan ventriküler taşikardi (V-tach) gibi hayatı tehlikeye atabilecek kalp ritim bozukluklarında kullanılan, kalbe elektrik şoku vermeye dayanan bir tedavi yöntemidir. @@ Kimyasal formülü C8H10N4O2 olan bir alkaloiddir. Kahvede, çayda ve eser miktarda, kakaoda bulunur. Alman kimyager Friedlieb Ferdinand Runge tarafından 1819 yılında keşfedilmiştir. Kafein, merkezî sinir sisteminde uyarıcı bir maddedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TAŞILLAŞMAK ile TAŞIL ile TAŞILLI ile TAŞIL BİLİMİ ile TAŞIL BİLİMSEL


- TASIM = KIYAS/TASMİM[Ar.] = SYLLOGISM[İng.] = SYLLOGISME[Fr.] = SYLLOGISMUS[Alm.] = SYLLOGISMOS[Yun.] = SILOGISMO[İsp.]

- TAŞINIR/LIK ile TAŞINIR EV ile TAŞINIR DEĞER ile TAŞINIR BELLEK

- CARRIER WAVE[İng.] / ONDE PORTEUSE[Fr.] / TRÄGERWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIYICI DALGA

- TATLI SU BUZULLARI ile TUZLU SU BUZULLARI

( ... İLE Kuzeyde, denizin donması ile oluşur. )
( Buzullar, genellikle yükseklerde (Tibet, Himalaya gibi) ya da Kutup'a çok yakın enlemlerde (Grönland, Alaska, Antartika gibi) oluşur. )
( CÜMUDİYE: Buzul. )

- TATLILAŞMAK ile TATLILAŞTIRMAK ile TATLI/LIK ile TATLICA ile TATLICI/LIK ile TATLILI ile TATLI SU ile TATLI DİL ile TATLI SÖZ ile TATLI BELA ile TATLI SERT ile TATLI BADEM ile TATLI DİLLİ/LİK ile TATLI KAÇIK ile TATLI LİMON ile TATLI SÖZLÜ/LÜK ile TATLI TATLI ile TATLI KAŞIĞI ile TATLI SÜLÜMEN

- TAXPAYER :/yerine VERGİ MÜKELLEFİ

- SHIFT OF SPECTRAL LINE[İng.] / DÉCALAGE DE LA RAIE SPECTRALE[Fr.] / SPEKTRALLINIENVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYF ÇİZGİSİ KAYMASI

- SPECTRAL LINE, SPECTRUM LINE[İng.] / RAIE SPECTRALE[Fr.] / SPEKTRALLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYF ÇİZGİSİ

- SPEKTRALE HELLIGKEITSEMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYFSAL IŞIK DUYARLILIĞI

- TAZALLÜM[Ar.] değil/yerine/= SIZLANMA, YAKINMA


- TAZLÎL/TADLÎL[Ar.] ile TAZLÎL[Ar. < ZILL]

( Dalâlete düşürme, doğru yoldan çıkarma, azdırma, ayartma. İLE Gölgelendirme, gölgelendirilme. )

- TEBELLEŞ[Ar.] değil/yerine/= BİRBİRİNE GEÇMİŞ, KARMAKARIŞIK, KARIŞMIŞ

- TEBELLEŞ ile/ve/değil/||/<>/< MUSALLAT (OLMAK)

- TEBELLÜĞ[Ar.] değil/yerine/= BİLDİRİMİ ALMAK

- TEBELLÜL[Ar.] ile TEBELLÜR[Eski Türkçe < BİLLÛR]

( Islanma, nemlenme. İLE Billurlaşma. [Fr. CRISTALLISATION] )

- TEBELLÜR[Ar.] ETME değil/yerine/= BELİRGİNLEŞME

- TECELLÎ[< CELÂ < CELV] ile ...

( GÖRÜNME, BELİRME | KADER, TÂLİH | ALLAH'IN LÜTFÛNA NAİL OLMA | Görünme, belirme, Allah'ın sır ve kudretinin, eşya âleminde ve canlılarda görünmesi. | HAK NÛRUNUN TESÎRİYLE MAKBUL KULLARIN KALBİNDE İLÂHÎ SIRLARIN AYÂN OLMASI )

- TECELLİ ile/ve EYLEM

- TECELLÎ ile/ve FÂŞ ETMEK

- TECELLÎ ile/ve/<> FEYZ

( İkisi de süreklidir. )

- TECELLİ ile/ve GÜZELLİK

( AHLÂK: Vahiy yoluyla gelen tecellî. )

- TECELLİ ile SEZGİ

( Dışta. İLE İçte. )

- TECELLİ ile/ve SUDUR

- TECELLİ[Ar.] ile/ve/||/<> TAHAKKUK[Ar.]

- TECELLİ ile/ve/||/<> TECELLİ

( Yoksa. İLE/VE/||/<> Yalan. )

- TECELLİ ile/ve/değil TECELLİGÂH

( ... İLE Fark vardır. )

- TECELLÎ ile/ve/<> TECESSÜM

- TECELLÎ ile/<> TEZÂHÜR

( Kuvantum düzeyinde. İLE/VE/||/<>/< Atom düzeyinde. )
( Kalptedir. İLE/VE/||/<>/< Eylemdedir. )
( Dışarıdan, bilince yansıma. İLE/VE/||/<>/< Dışarıda. )

- TECELLÎ/FEYZ ile/ve/<> ZUHÛRÂT

( Sanatsal. İLE/VE/<> Bilimsel. )
( Tecellî. İLE/VE/<> Zuhûr. )
( Süreklidir. İLE/VE/<> ... )

- TEDENNÎ[Ar. < DENÂVET | ÇOĞ. DUNUVV] ETMEDEN ve/||/<>/> TEVELLÎ OLMAZ

( Yaklaşmak, aşağıya yakın olmak. VE/||/<>/> Dostluk, birini Allah rızâsı için sevme, dost edinme. )

- TEELLÜH ve KEMÂL

- TEESSÜS[Ar.] değil/yerine/= KURULMA, ORTAYA ÇIKMA | YERLEŞME, TEMELLEŞME, KÖKLEŞME

- TEF ile/ve/değil/<> ZİLLİ TEF

- TEF'TE:
ZİLLİ
ile/ve ZİLSİZ

- TEFTİŞ-İ MESÂHİF ile/ve/||/<>/> TETKİK-İ MÜELLEFAT
:MECLİSİ/DEFTERLERİ

- TEFVÎZ[Ar.]/İHÂLE değil/yerine/= UYGUN KOŞULLARLA VERME

( Sipariş etme. | Allah'tan bekleme. | Dağıtım. | Bir Taşınmaz malı, bilinen değeri karşılığı birine verme. )

- HAZARD WARNING SYMBOLS[İng.] ile/değil/yerine/= TEHLİKE İKAZ SEMBOLLERİ

- UNIAXIAL CRYSTAL[İng.] / CRISTAL UNIAXE[Fr.] / EINACHSIGER KRISTALL, EINFACHSIGER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK EKSENLİ KRİSTAL

- SINGLE CRYSTAL[İng.] / MONOCRISTAL[Fr.] / EINKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KRİSTAL

- TEK KULLANIMLIK ile TEK KULLANIMLIK ile İMHA ETMEK ile EĞİLİM ile TASARRUFLAR ile MÜLKSÜZLEŞTİRİLMİŞ ile MÜLKSÜZLEŞTİRME ile TASARRUF


- TEK KULLANIMLIK/LAR

( * KİBRİT | * LENS | * FOTOĞRAF MAKİNESİ | * AMPUL/FLORASAN | * TÜP | * SAKIZ | * ETİKET | * YAPIŞTIRICI | * (BAZI/ÇEŞİTLİ) PLASTİK ÜRÜNLER | * (BAZI/ÇEŞİTLİ) SAĞLIK ÜRÜNLERİ | * (BAZI/ÇEŞİTLİ) TEMİZLİK ÜRÜNLERİ | * KULAK ÇÖPÜ | * AĞDA | * TUVALET KAĞIDI | * PED, TAMPON | * KONDOM/PREZERVATİF | * BİLET | * ŞİFRE, PAROLA, KOD )

- CRISTAL UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLARER/EINPOLARISIERT KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU KRİSTAL

- UNIMOLECULAR PROCESS[İng.] / MONOMOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK MOLEKÜLLÜ İŞLEM

- MONOMOLECULAR LAYER, MONOLAYER[İng.] ile/değil/yerine/= TEK MOLEKÜLLÜ TABAKA, MONOKTABAKA

- MONOMOLEKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK MOLEKÜLLÜ

- TEK TİPLEŞTİRME" ile/değil ASGARİ KOŞULLAR

- TEKBİR ile/ve TEHLÎL[< HELL]

( "ALLAHÜ EKBER(ALLAH, ULULARIN ULUSUDUR)", "ALLAHÜ EKBER, ALLAHÜ EKBER, LÂİLÂHE İLL'ALLAHÜ V'ALLAHÜ EKBER, ALLAHÜ EKBER VE Lİ-LLÂH-İL HAMD" İLE Allah'a inanma ve bunu sık sık sözle de tekrarlamak, "lâilâhe-ill-Allah" sözünü tekrarlama. )

- TEKDÜZELİ/LİK ile/değil KURALLI/LIK

- TEKELLEŞMEK ile TEKELLEŞTİRMEK ile TEKEL ile TEKELCİ/LİK ile TEKEL BAYİSİ ile TEKEL MADDESİ ile TEKEL ÜRÜNLERİ ile TEKELCİ ANAMALCILIK

- TEKELLÜF[Ar.] değil/yerine/= YAPMACIK

( Zahmet veren bir iş görme, güçlüğe katlanma. | Bir işi gösterişli bir biçimde yapmaya çalışma, özenme. | Gösteriş.

)

- TEKELLÜM[Ar. KELÂM] ile ...

( Söyleme, konuşma. | Bir yazarın kendini ölmüş sayarak yazı yazması. )

- TEKLEŞME ile TEKELLEŞME

( Tek duruma gelme. | Ünsüz tekleşmesi. İLE Tek başına sahip olma. )

- TEKLİ/LİK ile TEKLİF ile TEKLİK ile TEKLİFLİ ile TEKLİFSİZ/LİK ile TEKLİFSİZCE ile TEKLİF TEKELLÜF ile TEKLİFSİZ KONUŞMA

- TEKMİLLEMEK ile TEKMİL ile TEKMİL HABERİ

- TEKNOLOJİYİ TAKİP ETMEK ile/ve TEKNOLOJİYİ KULLANMAK

( İleriden. İLE/VE Geriden. )

- TEKRAR ve/<> BELLEK GÜÇLENDİRMESİ

- TELEPHOTO LENS[İng.] / LENTILLE TÉLÉOBJECTIF[Fr.] / FERNOBJEKTIV[Alm.] ile/değil/yerine/= TELEFOTO MERCEK

- TELL :/yerine SÖYLEMEK

- TELLÂK ile NÂTIR

( Beyler hamamında. İLE Hanımlar hamamında. )

- TELLAL/DELLÂL[Ar.] ile ...

( Alıcı ile satıcı arasında, antlaşmayı sağlayan kişi. )

- TELLALİYE ile TELLALİYE RESMİ

- TELLEMEK ile TELLENMEK ile TELLETMEK ile TELLENDİRMEK

- TELLERİ(MİZİ) KARDEŞ EYLEMEK ve/||/<>/> SAZI(MIZI) DÜZENLEMEK

- TELLİ BABA ÇEŞMESİ

( Telli Baba Türbesi bahçesine bir hayırsever hanım tarafından yapıldı (H.1975). Kitabesinde şöyle yazıyor: Besmeleyle açalım suyu/ Şifa dileyelim Allah'tan/ Hayırsever hanıma/ Bu suyu Telli Babanın/ Ruhuna bağış yapılmıştır. 1975". )

- TELLİ BABA

( Rumelikavağı Telli Tabya mevkiinin üst tarafında yola yakın yerde bulunan bir yatırdır. Yatırın mezarı Hacı Nimet Abla (Özden) tarafından onarılarak türbe haline getirildi. Türbe içindeki mezarda kimin yattığı kesin olarak bilinmiyor. Mezarda, Türk balıkçı gencine aşık olan bir Rum rahibe kızın bulunduğu öteden beri söylencesi yaygındır. Rahibe kız Rumelikavağı'ndaki manastırdan deniz yolu ile kaçarken, kayığının batması üzerine boğularak ölmüş, cesedi bu mevkide kıyıya vurmuş ve bulunduğu yerin az yukarısında gömülmüş. Telli Tabya'dan esinlenilerek üzerine gelin teli konmuş. Telli gelin, Telli Baba olup çıkmış. Bir başka söylem ise Telli Tabya'da bekçilik yapan bir ermişin ölmesi üzerine buraya gömülmüş olması nedeni ile Telli Baba denildiğidir. )

- TELLİ DAVUL = BAS GİTAR

- TELLİ-DUVAKLI

- TELLİ SAZLAR ile/ve NEFESLİ SAZLAR ile/ve VURMALI SAZLAR

( Ud-i Kadîm, Tanbur-i Servinân, Kopuz-u Rûmî, Rebab, Şeştar, Mugni, Ceng, Kânun. İLE
Zurna, Nefir, Ney, Irak Nâyı, Erganun, Mûsikar, Burgu. İLE
Kâse, Bardak, Davul, Def, Darbuka, Kös, Nakkare, Zil. )
( Sultanların Rebab çaldırma isteği, Hitab-ı İlâhi'ye ulaşabilmek üzeredir. )

- TELLİ TABYA BURNU

( Telli Tabya mevki Yenimahalle ile Rumelikavak arasındaki en uç nokta, yani çıkıntıya Telli Tabyaburnu denilmektedir. )

- TELLİ TABYA ÇEŞMESİ

( Yenimahalle Rumelikavak arasında bulunan ve halen değişik biçimde işlevini sürdüren Telli Tabya'nın bahçesi içinde olduğu Ata Tarihinde bildirilen çeşmenin (H.1230, M.1815), bugün mevcut olmadığı bilinmektedir. )

- TELLİ TABYA DALYANI

( Telli Tabya'nın batı tarafından kurulan bu dalyan çok uzun zamandan beri kurulmuyor. )

- TELLİ TABYA

( Yenimahalle ile Rumelikavak arasındaki burun başındadır. Tabya'ya "Deli Tabya" da denilmektedir. Bazı eserlerde Mliton denilen Telli Tabya Sultan Abdülmecid döneminde (1839 - 1861) Fransız Mimar Tavsan'a yaptırılmıştır. Tabya yapıldığından beri savunma amaçlı kullanıldı. II. Dünya Savaşı sırasında (1939 - 1946) Telli Tabya, Anadolukavağı arasında, deniz yüzeyinden deniz dibine doğru, denizaltı mania ağları çekildi. Bu ağlar çeliktendi. Birinci hat Teli Tabya'dan Anadolukavağı'na doğru, ikinci hat Anadolukavağı'ndan Telli Tabya'ya doğru denizin ortasına çekildi. Gemilerin geçmesi için iki hat arasında 60 - 70 metre açık kapı bırakıldı. Liman kontrol cihazlarının gelişmesi üzerine ağlar kaldırıldı. Kontrol amaçlı tesisler terk edildi. )

- TELLİ ile TELLİCE ile TELLİ PULLU ile TELLİ TURNA ile TELLİ OTOBÜS ile TELLİ SAZLAR ile TELLİ DUVAKLI ile TELLİ BALIKÇIL ile TELLİ ÇALGILAR

- TELLURIUM[İng.] / TELLURIUM[Fr.] / TELLUR[Alm.] ile/değil/yerine/= TELLÜR

- TELLÜR[Te]

( Atom numarası 52, atom ağırlığı 127,60, yoğunluğu 6,24 olan, 450 °C'de eriyen, mavimtırak beyaz renkte bir öğe. )

- TEMBELLEŞMEK ile TEMBELLEŞTİRMEK ile TEMBEL/LİK ile TEMBELCE

- TEMBELLİK YAPMAMAK ile/ve TEMBELLİK YAPAMAMAK

( Bilginin, ilmin yetersizliğinden. İLE/VE Aklın yetersizliğinden. )

- TEMBELLİK ile/ve/değil ALIŞKANLIK

- TEMBELLİK ile/ve/<> ART NİYET

- TEMBELLİK ile/ve/<> ÇALIŞMAMAK

( Tembellik gövdenin aptallığı; aptallık da, zihnin tembelliğidir. )
( Tembel olursan hakkını alamazsın; kızgın olursan hakkın üzerine sabredemezsin. )
( Tembellik her kötülüğün anasıdır. )

- TEMBELLİK ile/değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR

- TEMBELLİK ile DÜŞÜNÜR/SANATÇI "TEMBELLİĞİ"

( Yıkıcı. İLE "Tembellik" sonrası, yapıcı, yaratıcı ve dönüştürücü bir ürüne götürebilecek türden. )

- TEMBELLİK ile/ve/<>/değil İŞ BEĞENMEMEZLİK

- TEMBELLİK ile/ve/değil/<> "KENDİNE"(KEYFİNE/RAHATINA) GÖRE DÜŞÜNME

- TEMBELLİK ile/ve/değil ÖNCELİK

- [ne yazık ki]
TEMBELLİK
ile/ve/değil/||/<>/< "SONRA YAPARIM" (ÖLÇÜSÜZLÜĞÜ)

- TEMBELLİK ile TEMBEL

- FUNDAMENTAL WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE FONDAMENTALE[Fr.] / GRUNDWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL DALGA BOYU

- TEMEL KABULLER/AKSİYOMLAR:
VAR OLUŞ
ile/ve/||/<> BAĞIMSIZLIK ile/ve/||/<> DEĞİŞMEZLİK/BENZERLİK ile/ve/||/<> BİLİNEBİLİRLİK ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK ile/ve/||/<> PAYLAŞILABİLİRLİK/ANLATILABİLİRLİK

- ASLÎ SAVT, SAVT-İ ASLÎ[Osm.] / FUNDAMENTAL SOUND[İng.] / SON FONDAMENTAL[Fr.] / GRUNDSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL SES


- TEMELLENDİRME ile/ve/<> DAYANDIRMA

- TEMELLENDİRME ile GEREKÇELENDİRME

- TEMELLENDİRMEK ile/ve/||/<>/> DEĞERLENDİRMEK

- TEMEL/LENDİRMEK ile/ve/||/<> NEDEN/SELLEŞTİRMEK

- TEMELLENME ile/ve/||/<>/> AÇIĞA ÇIKMAK

- TEMELLENMEK ile TEMELLEŞMEK ile TEMELLENDİRMEK ile TEMELLEŞTİRMEK ile TEMEL/LÜK ile TEMELLİ/LİK ile TEMELSİZ/LİK ile TEMEL HARF ile TEMEL TAŞI ile TEMEL CÜMLE ile TEMEL DİREK ile TEMEL DURUŞ ile TEMEL TÜMCE ile TEMEL DİREĞİ ile TEMEL DUVARI ile TEMEL EĞİTİM ile TEMEL HAKLAR ile TEMEL KAZISI ile TEMEL ÇİVİSİ ile TEMEL ÖNERME ile TEMEL SAYILAR ile TEMEL ÖĞRETİM ile TEMEL BİLİMLER ile TEMELLİ SENATÖR

- TEMELLİ ile DAYALI ile GÖREVE DAYALI ile TAHMİNLERE DAYALI ile GERÇEĞİNE DAYANARAK ile GERÇEĞE DAYALI

- TEMELLİ ... ile/ve/değil/||/<> KALICI OLARAK

- TEMELLİ ile KÖKTEN ile TOPTAN

- TEMELLUK[Ar. < MELK] ile TEMELLÜK[Ar. < MELK/MÜLK]

( Yaltaklanma, dalkavukluk. İLE Mülk edinme, kendine mâl etme, sahip olma. )

- TEMENNÂ ile KANDİLLİ TEMENNÂ/SELÂM

( Öne doğru eğildikten sonra doğrulurken eli başa götürerek verilen selam.

İLE

El etek öperek, yerlere kadar eğilerek verilen selam. )

- TEMESSÜK ile/||/<> VAKIF TEMESSÜKÜ ile/||/<> TAPU TEMESSÜKÜ ile/||/<> TEFVÎZ ile/||/<> CİHET-İ İTÂ-YI SENET ile/||/<> VAKF-I MÜSTESNÂ ile/||/<> MAZBÛT VAKIFLAR ile/||/<> MÜLHAK VAKIFLAR ile/||/<> TEVLİYET ile/||/<> MÜTEVELLİ ile/||/<> MÜSTEGAL[ÇOĞ. MÜSTEGALLÂT] ile/||/<> MECLİS-İ İDÂRE

( Eski hukukta borç senedi. | Has, timar ve zeamet sahipleri ile mütevelliler tarafından verilen, miri ve vakıf arazide tasarruf yetkisini bildiren belge. @@ Vakıf memurları tarafından eski tarihlerde verilen senet. @@ Tapu memurları tarafından eski tarihlerde verilen senet. @@ Para mukabilinde ya da satılan bir hak mukabilinde hükümet tarafından verilen. @@ Senetin veriliş nedeni, iktisâb. @@ Vakıflar idaresinin müdahale ve mürakabesi olmaksızın, doğrudan doğruya mütevellileri tarafından idare olunan vakıflar. @@ Yönetimi devlet tarafından ele alınmış vakıflar; bir vakıf iki biçimde mazbut vakıf olur; ya tüm vakıf yöneticileri ölmüştür ya da vakfeden kişi yönetici göstermemiştir. Bu durumda bu vakıfların yönetimi devlet tarafından ele alınır; devlet bu yönetimi Vakıflar Genel Müdürlüğü eli ile kullanır. @@ Vakfın vakfiyesindeki şartlara göre vakfın işlerini gören (mütevellileri) tarafından yönetilen vakıflar. Vakıflar Genel Müdürlüğü denetimine tâbidir. @@ Vakıf malları üzerinde kullanma yetkisi, vakıf işine bakma görevi. Bu görev sahiplerine mütevelli denir. @@ Bir vakfın idaresine memur edilen kişi. @@ Vakfa gelir getirmesi için tavanlı, damlı ve damsız vakfedilmiş olan mallar anlamına gelen müstegal kelimesinin çoğuludur. Çatısı bulunmayan arsa bağ bahçe gibi yerler. @@ Yönetim kurulu, idare meclisi. )

- TEMSİLLER ile/ve/||/<> TEMSİL ÇOKLUSU

- TENEKELEMEK ile TENEKE ile TENEKECİ/LİK ile TENEKE CAZ ile TENEKE MAHALLESİ

- TENEŞİR[Fars. < TENŞÜR] ile/ve/||/<> MUSALLA[Ar.] ile/ve/||/<> KATAFALK[Fr. < CATAFALQUE]

( Kırkından sonra azanı, teneşir paklar. )
( Üstünde ölü yıkanılan mermer/kerevet. İLE Namaz kılmaya yarayan, açık yer. | Camilerde, cenaze konulup önünde namaz kılınan yer. İLE Önünden geçilerek kendine saygı gösterilmek istenen ölünün tabutunun konulması için yapılmış yüksek yer. )

- TENTENE[yerel]/DANTEL[Fr. < DENTELLE] ile KOPANAKİ[Yun.]

( Her türlü iplikle örülen ya da bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü. İLE El ile bir tür dantel örmek için kullanılan silindir biçimli araç. | Bu araç üstünde örülen bir dantel türü. )

- TENTENE/DANTEL[Fr. < DENTELLE] ile SUTAŞI

- THRESHOLD OF REACTION[İng.] / SEUIL DE RÉACTION[Fr.] / REAKTIONSSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME EŞİĞİ

- TEPKİSELLİK ile/değil/yerine İKNÂ

- TEPKİSELLİK ile/ve/değil/yerine İNANDIKLARINDAN VAZGEÇMEMEK


- TEPKİSELLİK ile/ve/değil/yerine SICAĞI SICAĞINA

- TERAZİ MAHALLESİ

( Kilyos'ta su terazisinin bulunduğu yerleşim bölgesi. )

- BALANCE ROOM[İng.] / SALLE DE PESÉE[Fr.] / WAAGE ZIMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERAZİ ODASI

- TERELELLİ = HAFİF VE HOPPA

- TERİMLERİN/KAVRAMLARIN KULLANIMINDA:
FARKLILIK
ile/ve/değil/yerine YEĞLEME

- TERM SYMBOLS[İng.] ile/değil/yerine/= TERM SEMBOLLERİ

- THERMIONISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK GÖZE/HÜCRE

- THERMOTROPIC LIQUID CRYSTAL[İng.] / CRISTAL LIQUIDE THERMOTROPE[Fr.] / THERMOTROPER FLÜSSIGKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOTROP SIVI KRİSTAL

- TERMS :/yerine KOŞULLAR, TERİMLER

- INVERSE BETA DECAY[İng.] / DÉCROISSANCE BÊTA INVERSE[Fr.] / INVERSER BETA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS BETA BOZUNUMU


- REVERSIBLE CELL[İng.] / TERSINIR GÖZE/HÜCRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR GÖZE/HÜCRE

- IRREVERSIBLE CELL[İng.] ile/değil/yerine/= TERSİNMEZ GÖZE/HÜCRE (VOLTAMETRİ)

- TESCİL ile TESCİLLİ ile TESCİLSİZ

- TEŞEKKÜR EDERİM/EYVALLAH değil/yerine/= SAĞOL

- TEŞEKKÜR ile/ve ALLAH'A ŞÜKÜR

- TEŞEKKÜRDE:
ESTAĞFİRULLÂH
ile/ve/değil/||/<> RİCA EDERİM

- TESELLİ EDİLEBİLİR ile TESELLİ ile TESELLİ EDİCİ ile KONSOL ile PEKİŞTİRMEK ile KONSOLİDE ile KONSOLİDASYON

- TESELLÎ[Ar.] değil/yerine/= AVUNÇ

- TESELLİ ile KENDİNİ KANDIRMAK

- TESELLÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TECELLİ

( Hakikati keşf edebilmek için teselli değil tecelli gerekir. )

- TESELLİ ile TESELLİSİZ/LİK ile TESELLİ MÜKAFATI

- TESELLİDE:
DÜNYA
ile İSLÂM ile İMAN ile İHSAN

- TESELLÜM[Ar.] değil/yerine/= VERİLEN BİR ŞEYİ ALMA

- TESEYYÜP[Ar.] değil/yerine/= KAYITSIZLIK, TEMBELLİK, İHMALCİLİK

- TESKİN[Ar.] ile/ve/||/<> TESELLİ[Ar.]

( Acı, öfke, heyecan vb. duyguları yatıştırma, dindirmeye çalışma. İLE/ve/||/<> Avunma, avuntu, avunç. )

- TESLİM ile TESLİM TAŞI ile TESLİM TESELLÜM

- TEŞNE[Fars.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖNÜLLÜ

( Susamış. | Çok istekli. @@ ... )

- TESPİH ile TESPİHLİ ile TESPİHÇİ/LİK ile TESPİH AĞACI ile TESPİH BÖCEĞİ ile TESPİH ÇALISI ile TESPİHLİ SİLME ile TESPİH BÖCEKLERİ ile TESPİH AĞACIGİLLER

- TESPİT ile GENELLEME

- ONDE EN DENTS DE SCIE[Fr.] / SÄGEZAHNWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TESTERE DİŞİ DALGA


- TESTERELEMEK ile TESTERE ile TESTERELİ ile TESTERE BALIĞI ile TESTERE ÇAPRAZI ile TESTERE BALIĞIGİLLER

- TESTICULAR FEMINIZATION[İng.] değil/yerine/= TESTİKÜLER KADINSALLIK

( Y kromozomu üzerindeki SRY geninin eksikliğinden kaynaklanan interseks biçimi. Bu özelliğe sahip olan ve XY seks kromozomunu taşıyan bireyler, androjen hormonuna karşı yeterli tepki veremediklerinden ötürü ikincil erkek karakterlerini taşımazlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TESTİS ile/||/<> KLİNEFELTER SENDROMU[İng. KLINEFELTER SYNDROME] ile/||/<> MAMMİLLER CİSİM[İng. MAMMILARY BODY] ile/||/<> PENİS ile/||/<> SPERMATOSİT[İng. SPERMATOCYTE]

( Testis, hayvanlarda, sperm ve erkek hormonları olan androjenleri üreten organ. İnsanlarda testisler iki tanedir ve oval şekilindedir. Bunlar, penisin hemen arkasında ve anüsün önünde bulunan skrotal kesede bulunurlar. @@ Erkek bireylerde görünen birden fazla X kromozomunun olması durumu. Genelde genotipleri XY yerine XXY olur. Aynı zamanda bu kişilerde büyük göğüsler, küçük testisler, kısırlık ve hafif mental gerilik görülür. @@ Hipotalamusun posteroinferior yüzündeki beyin sapı çekirdeklerine mammiller cisim adı verilir. Beynin alt tarafındaki iki küresel yapı olarak gözlemlenirler, başlangıçta beynin testisleri olarak adlandırılan bu yapılar daha sonra beynin göğüsleri olarak bilinmeye başlandı. Hafıza ile ilgili bilgiler forniks aracılığıyla Mammiller cisimlere iletilir, bu cisimler bellek bilgilerinin iletilmesinin ötesinde tegmentum ile olan bağlantıları yoluyla uygun davranışsal tepkilerin yaratılmasını kolaylaştırmaya yardım eder. @@ Penis, memelilerde erkeklerinin çiftleşme organıdır ve genellikle idrarın vücuttan çıktığı kanalı barındırır. @@ Mayoz bölünmenin de oluştuğu gelişimin spermatogenez evresinde, spermatogonyumdan üretilen erkek gametositidir. Testislerin sperm kanalcıklarında üretilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TESTOSTERON[Fr. < TESTOSTÉRONE] değil/yerine/= ERKEK EŞEYSELLİK HORMONU

- TETRAGONALES KRISTALLSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= TETRAGONAL KRİSTAL SİSTEMİ

- TEVÂRÜS[Ar. < VERÂSET] ile/ve/> TEMELLÜK[Ar. < MELK/MÜLK] ile/ve/> TEMESSÜL[Ar. < MİSL] ile/ve/> TERCÜME[Ar. < TERCEME] ile/ve/> TELİF[Ar. < ÜLFET] ile/ve/> TEKELLÜM[Ar. < KELÂM]

( Birinden miras kalması, mirasa konma. | Kalıtım yoluyla birinden ötekine geçme. İLE/VE/> Kendine mâl etme. İLE/VE/> Benzeşme. | Özümleme. İLE/VE/> Çeviri. İLE/VE/> Birleştirmek. İLE/VE/> Dile getirmek, anlatmak, söylemek. )

- TEVÂZU'[< VAZ (çoğ. TEVÂZUÂT)] değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK (GÖSTERME)

( ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK (GÖSTERME) )

- TEVECCÜD[< VECD]:
VECDE GELME, HALLENME, COŞMA

- TEVEKKÜL ile TEVEKKÜLLÜ ile TEVEKKÜLSÜZ/LÜK

- TEVEKKÜLLÜ değil/yerine/= KUTGÜVENÇLİ


- TEVELLÂ[< VELY] ile/ve TEBERRÂ[< BERÂ]

( Yanaşma, yakınlaşma, bağlılık. İLE/VE Uzaklaşma. )

- TEVELLÂ/TEVELLÎ[< VELY] değil/yerine/= BİRİNE YANAŞMA | BİRİNİ DOST TUTMA | İYİ AHLÂK | EHL-İ BEYT'İ, HZ. ALİ'Yİ SEVME, ONLARDAN MEDET VE ŞEFÂAT İSTEME, KENDİLERİNE OLAN YAKINLIK, BAĞLILIK

- TEVELLU'[Ar.] ile TEVELLÜH[Ar. < VELEH | çoğ. TEVELLÜHÂT]

( Sevme, aşk ve ilginin oluşması. İLE Şaşakalma. )

- TEVELLÜT[Ar. < VİLÂDET] değil/yerine/= DOĞMA | DOĞUM (ZAMANI)

- TEVELLÜT ile TEVELLÜTLÜ

- TEVLİYET[Ar.] değil/yerine/= VAKIF MALLARINA BAKMA GÖREVİ

- TEYELLEMEK ile TEYELLENMEK ile TEYEL ile TEYELLİ ile TEYEL İPLİĞİ

- TEZELLÜL ile/değil/yerine/< TEVÂZÛ

( Aşağılanma. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Alçakgönüllülük. )
( "Alçakgönüllüğün" aşırısı ve sonu. İLE/DEĞİL/YERİNE/< ... )

- TEZELLÜL[Ar.] ile ZÜLL[Ar.]

- TEZELZÜL[Ar.] değil/yerine/= SARSILMA, SALLANMA


- TEZGÂH[Fars. < DESTGÂH: Makine.] değil/yerine/= ELLEK

- THERMOPHİLE İLE PSYCHROPHİLE İLE HALOPHİLE İLE ACİDOPHİLE ile/||/<> EKSTREMOFİLLER

( Ekstrem ortam organizmaları. )
( Formül: Tmax = 122°C )

- THOMSON'S ATOM MODEL[İng.] / MODÈLE D'ATOME DE THOMSON[Fr.] / THOMSON-ATOMMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON ATOM MODELİ

- THRILL vs. SHIVER vs. RIGOR vs. VIBRATION

- TIBBİ İLÜSTRASYON/MEDICAL ILLUSTRATION[İng.] değil/yerine/= TIBBİ GÖRSELLEME

- TIKANMA ile/ve/||/<> ENGELLENME

- TİLLE[Ar.] ile TİLLE[Ar.]

( Basamak. | Sıradağ. İLE İşlenmemiş altın. )

- TİNDALİZASYON/TYNDALLIZATION[İng.] değil/yerine/= AŞAMALI MİKROPSUZLAŞTIRMA

- TİRB[Ar.] ile/ve/||/<> ZEMÎL[Ar.] ile/ve/||/<> SEMÎR[Ar.] ile/ve/||/<> SAHİB[Ar.] ile/ve/||/<> REFÎK[Ar.] ile/ve/||/<> HİLL[Ar.] ile/ve/||/<> NECİY[Ar.]

( Bizimle aynı yaşta olan. İLE/VE/||/<> İş arkadaşımız. İLE/VE/||/<> Oturduğumuz yerde bize arkadaşlık eden. İLE/VE/||/<> Bizimle geceleri konuşan. İLE/VE/||/<> Uzun süre bizimle arkadaşlık eden. İLE/VE/||/<> Yolculuk arkadaşımız. İLE/VE/||/<> Bizi kalbine yerleştiren. İLE/VE/||/<> Sırdaş. )

- TİRFİLLENMEK ile TİRFİL


- TIRILLAMAK ile TIRIL

- TIRTIL ile TURBULENT PHOSPHILA TIRTILLARI

( )

- TIRTILLANMAK ile TIRTIL ile TIRTILLI ile TIRTILLI BIÇAK

- THIOLS, MERCAPTANS[İng.] / MERCAPTANS, THIOLACCOLOS[Fr.] / MERCAPTANE, THIOALKOHOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYOLLER, TİYOALKOLLER, MERKAPTANLAR

- TO CALL/TO SEEK/TO SEARCH vs./and TO SHARE

- TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR UNKNOWN WORDS vs. TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR [ESPECIALLY] KNOWN WORDS

- TO COLLAPSE vs. TO DISPERSE

- TO CONFUSE vs. TO CALL

- TO CONFUSE vs. TO ROLL UP

- TO FIT WELL vs. HARMONIZE


- TO FOLLOW vs. TO CONTINUE

- TO LOCATE vs. TO FIT WELL

- TO MAKE DEEPEN vs. TO FIT WELL

- TO RESIST vs. REBELLION

- TO vs. TILL/UNTIL

- TO TRAIN vs./and PRACTICE/EXERCISE/DRILL

- TO TRAVEL vs. TO STROLL/RAMBLE/WANDER

- TOGGLE İLE OSCİLLATOR İLE COUNTER ile/||/<> GENETİK DEVRELER

( Hücresel mantık devreleri. )
( Formül: dx/dt = α/(1+y^β) - x )

- TOHUM YAPRAKLARI, KOTİLEDONLAR, ÇENEKLER = EVRÂK-I BEZRÎYE = FEUILLES SÉMINALES, COTYLÉDONS

- TOKAMAK İLE STELLARATOR İLE ICF ile/||/<> FÜZYON YAKLAŞIMLARI

( Kontrollü füzyon yöntemleri. )
( Formül: Q = P_out/P_in > 1 )

- TOKAMAK ile/||/<> STELLARATOR

( Tokamak akım sürücü toroidal İLE stellarator harici alan kararlı. )
( Formül: ITER İLE W7-X )

- TOLLENS REAGENT[İng.] / TOLLENS REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLLENS BELİRTECİ/REAKTİFİ

- TOMBULLAŞMAK ile TOMBUL/LUK ile TOMBULCA

- TOP ATEŞİ ile GÜLLE ile TOPÇU

- TOP ile/ve/||/<>/< GÜLLE

- TOP ile TOPU ile TOP TOP ile TOP ÇAM ile TOP AĞAÇ ile TOP ATIMI ile TOP SAKAL ile TOP SAĞIR ile TOP SÜRME ile TOP TÜFEK ile TOPU TOPU ile TOP KANDİL ile TOP ZAMBAK ile TOP ARABASI ile TOP MERMİSİ ile TOP SAKALLI ile TOP TEKNİĞİ ile TOP PATLICAN ile TOP TOPLAYICI/LIK

- TOPAL ile TOPALLAMAK

- TOPALLAMAK ile TOPAL/LIK ile TOPAL KAPI

- TOPARLAK HÜCRE = HÜCRE-İ MÜDEVVERE = CELLULE RONDE