CE...

- CEYLAN/ÂHÛ ile DİBAGAT/ANTİLOP[Fr.] ile GEYİK

( ... İLE ... İLE Gebelik süreleri, 160-200 gündür. )
( MARAL: Dişil geyik. )
( Ceylan ile Antilop ile Geyik )

- CEYLÂN ile/||/<> GAZAL

( (anlamdaş. gazel, Gazella dorcas) Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının boynuzlugiller (Bovidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 110, yüksekliği 60 cm. Boynuzları yay gibi ve gözleri iridir. Toprak rengindedir. Zarif ve çeviktir. Eti ve derisi için avlanır. Kuzey Afrika ve Batı Asyada çöl ve steplerde yaşar. @@ Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, 110 cm kadar uzunlukta, 60 cm kadar yükseklikte, boynuzları yay gibi ve gözleri iri, toprak renginde, zarif ve çevik, eti ve derisi için avlanan, Afrika ve Asya'da çöl ve steplerde yaşayan bir memeli türü. Gazal. )

- CEYLAN ile MOĞOL CEYLANI

- CEYLAN/CEREN/CERAN ile ZEREN

( ... İLE Moğolistan'daki ceylanlara verilen ad. )

- CEYLAN ile ZÜRAFA CEYLANI

- QUARTERING[İng.] / QUARTIER[Fr.] / QUARTIEREN, VIERTELN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEYREKLEME

- ÇEYREKLEMEK ile ÇEYREK ile ÇEYREK SON ile ÇEYREK ALTIN ile ÇEYREK FİNAL ile ÇEYREK FİNALİST

- CEZ' ile CEZ/CEZÎRE

( Ağaç kökü. İLE Ada. )

- CEZ'[Ar.] ile CEZ'[Ar.] ile CEZ[Fars.]/CEZÎRE[Ar.]

( Göz boncuğu denilen, kara alaca ve değerli bir süs taşı, damarlı akik. İLE Ağaç kökü. İLE Ada. )

- CEZA


- CEZA:
AMAÇ
değil/yerine/>< ARAÇ

( [bkz.] CESARE BECCARIA[15 Mart 1738 - 28 Kasım 1794] )

- CEZÂ:
ÂRIZÎ
ile/ve/||/<> İSTİSNAÎ

- CEZA EVİNDE KALMA SÜRESİNİN ARTIRILMASI ile/ve/değil/||/<>/< CEZANIN ARTIRILMASI

- CEZA:
GELECEĞE YÖNELİK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GEÇMİŞE DÖNÜK

- CEZÂ:
HAD
ve/||/<> KISAS ve/||/<> ERŞ ve/||/<> TÂZİR

( Beş amaç/makâsıd-ı hamse. VE/||/<> ... VE/||/<> ... VE/||/<> İctihad yoluyladır.[Had ve kefâret cezası konulmamışlar için] )

- CEZA:
MUTLAK
ile/ve/||/<> NİSBÎ ile/ve/||/<> KARMA

( Kesinlik ve karşılık. İLE/VE/||/<> Önleyici. İLE/VE/||/<> Hem önleyici, hem de karşılık. )

- CEZA SAHASI değil/yerine/= KIZIT ALANI

- CEZA:
SUÇ İŞLEDİĞİNDEN DOLAYI
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SUÇ İŞLENMEMESİ İÇİN

- CEZA TÜZESİ(HUKUKU) ile/ve/değil ÖZGÜRLÜKLERİN TÜZESİ(HUKUKU)

- CEZÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA ile/ve İCRÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA ile/ve CEZÂ USÛLÜNDE ile/ve DÜŞMAN CEZÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA

( Güneşin batmasından bir saat sonra başlar ve güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar devam eder. [TCK 502] İLE/VE
Güneşin batmasından doğmasına kadar süren zaman. [İc. İf. K. 51] İLE/VE
Nisan ayı başından 30 Eylül'e kadar saat 21.00'den sabahın 04.00'üne; 01 Ekim'den 31 Mart'a kadar saat 21.00'den sabahın 06.00'sına kadar devam eden süre. [CMUK 96] )

- CEZA YARGILAMASINDA:
CEZA KARARNAMESİ
ile/değil/yerine/||/<>/> BASİT YARGILAMA USÛLÜ

( )
( )
( )

- CEZÂ ile AZAP

( ... İLE Sıkıntı, ıstırap. | Lezzet. )

- CEZA ile BEDEL

- CEZÂ ile/ve/değil/yerine/||/<> CEFÂ

- CEZÂ'[Ar.] ile CEZÂ'[Ar.]

( Sabırsızlıkla sızlanma. İLE İyi ya da kötü karşılık, azap. )

- CEZÂ ile/ve DİSİPLİN

( Karşılık. İLE/VE Öğrenme. )
( Ceza aynı hatayı yinelemeyi önlemelidir sadece. )
( Cezalandıran ya da cezalandırılan siz olabilirsiniz ama, cezanın suça uygun olmasına özen gösterin. )

- CEZA değil ERİŞEMEME

- CEZÂ ile/değil KARŞILIK

( Kötülüğü cezalandırmayan, yapılmasını emreden gibidir. )

- CEZA değil/yerine/= KIZIT

- CEZÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< LÜTÛF


- CEZÂ[Ar.] ile MUKÂBELE[Ar.]

- CEZÂ ile/ve/=/||/<>/>/< RAHMET

( Hem suçlu, hem de mağdur için. )

- CEZA ile/ve YAPTIRIM

- CEZÂDA AŞIRIYA DÜŞMEK değil/yerine/>< HATAYLA BERAAT

- CEZAEVİ değil/yerine/= KIZITEVİ

- CEZAÎ ŞART değil/yerine/= KIZITSAL KOŞUL

- CEZALANMAK ile CEZALANDIRMAK ile CEZA ile CEZAİ ile CEZALI ile CEZASIZ/LIK ile CEZASIZCA ile CEZA ALANI ile CEZA ATIŞI ile CEZA REİSİ ile CEZA HUKUKU ile CEZA SAHASI ile CEZA VURUŞU

- CEZALARDA:
YANLIŞ YAPILANA
ile YAPILMAYANA/KARŞILANMAYANA [zorunlu olduğu halde]

( Geliştirir. İLE [belki] Dönüştürür. )
( Verilebilir de, verilmeyebilir de. İLE Çoğunlukla verilmesi gerekir. )
( Niyete göre hafifletilebilir. İLE Ne niyet, ne özel koşullar pek değerlendirilmez. )
( Haklılık/haksızlık, yerindelik-yersizlik, adâlet aranabilir. İLE Ne haklılık, ne de herhangi bir şey aranır. )
( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )

- CEZAYİR ile CEZAYİR

- CEZAYİRLİ HASAN PAŞA MEYDAN PARKI

( Çayırbaşı Mahallesindedir. 1.100,00 m²lik bir alan üzerindedir. 1.025 m² yeşil alanı bulunmaktadır. Üzerinde Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın bir heykeli bulunmaktadır. )

- CEZAYİR'Lİ HASAN PAŞA ile "CEZAYİR'Lİ HASAN PAŞA"LAR

( Sadrazam ve Kaptan-ı Derya. İLE ... )

- CEZAYİRLİ ile CEZAYİR MENEKŞESİ

- CEZAYİRLİYAN YALISI/AVUSTURYA BÜYÜKELÇİLİĞİ YAZLIĞI

( Yeniköy Tarabya Yolu üzerindedir. 1885'te inşâ edilmiştir. Yalı Birinci Dünya Savaşından önce Avusturya - Macaristan sonra Avusturya Büyükelçiliği olarak kullanılmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra Büyükelçilik Ankara'ya taşınmış bu sahilhane de elçiliğin yazlığı olarak kalmıştır. )

- CEZAYİRLİYAN, MIGIRDIÇ (İST. 1806 - 1861)

( Serkis Amia Cezayirliyan'ın oğlu olup, İstanbul'un önemli sarraflarından biriydi. Sarraf iken Gümrük Emini tayin edildi. 1843'te iki ay hapis cezasını çektikten sonra Bursa'ya sürgün edildi. Sadrazam Reşit Paşa'nın azlinden sonra durumu sarsılmış, 1859'da irade - i seniye ile bütün hesaplarına ve servetine el konulunca yurt dışına çıkmış, Londra'da iken el konulan servetini kurtarmak için verdiği uğraştan sonuç alamamış ve hasta olarak İstanbul'a dönmüş ve Kadıköy'de ölmüştür. Yeniköy'de adını taşıyan yalısı ünlüdür. )

- CEZBE ile/ve/||/<> BAYILMA

( [çoğunlukla] Çevresinde birileri yoksa yapılamayan//gelinemeyen/deneyimlenemeyen. :) )

- CEZBE ve/<> HİZMET

- CEZBETMEK ile ÇEKİCİ ile CAZİBE ile TURİSTİK YERLER ile ÇEKİCİ ile ÇEKİCİ KALİTE ile ÇEKİCİLİK

- CEZBETMEK ile CEZBELENMEK ile CEZBE ile CEZBELİ ile CEZBESİZ

- CEZEL[Ar.] ile CEZER[Ar.]

( Bir şeyi ikiye bölme. İLE Havuç. )

- CEZEL[Ar.] ile SÜRÛR[Ar.]


- CEZÎL[Ar.] ile CEZL[Ar.]

( Peltek ve bozuk olmayan söz/sözcük. İLE Tomruk, kalın odun. | Çetrefil olmayıp, dürüst, doğru olan. [sözler/sözcükler için kullanılır] )

- CEZİR ile CEZİRE

- CEZM

( BİR SÖZCÜĞÜN SONUNDAKİ HARF YA DA HAREKEYİ DÜŞÜRME | KESİN KARAR, NİYET )

- CEZR | ALÇALMA ile/||/<> GELGİT

( Kabarma-alçalma olayında suların indiği dönem. @@ Yerkabuğunun genişçe bir bölümünün, içgüçlerin etkisiyle asal durumunu yitirerek çanaklaşma, tekneleşme vb. yeni bir biçim kazanması. @@ (astronomi) )

- CİBRİYYE[Ar.] ile KİBR[Ar.] ile CEBERÛT[Ar.]

- ÇİÇEĞİN ORTASI = MERKEZ-İ ZEHRE = CENTRE DE LA FLEUR

- ÇİFTE "STANDART" ile ÇELİŞKİ

- CEMENT[İng.] / CIMENT[Fr.] / ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİMENTO

- CİNNET ile/>/<> CENNET

( İçeride. İLE/<> Dışarıda. )

- ÇIRAK[Fars. :Işık.] ve/<> ÇERAĞ[Fars.]


- CİSİM ile/ve/||/<>/> CİRİM ile/ve/||/<>/> CESED

( Yeryüzünde. İLE/VE/||/<>/> Gökte/uzayda. İLE/VE/||/<>/> Ölmüş olan. )

- CİRİT ile/ve KÖKFÖRÜ ile/ve ÇEVGAN

- CIVRAK/CAVRAK ile/||/<> ÇEVİK[Fars. < ÇABUK]/TETİK/ATİK/KIRNAK

( Tez, çevik, kıvrak/divrek, acele eden. İLE/||/<> Kolaylık ve hızla davranan. )

- ÇİZMEK ile İÇERİ ÇEKMEK ile ÇİZGİ ÇEKMEK ile ÇİZGİLER ÇİZ ile DIŞARI ÇEKMEK ile HAZIRLAMAK ile ÇEKMECE ile ÇİZİM ile ÇİZGİ ÇİZME

- CELL DE CLARK[Fr.] ile/değil/yerine/= CLARK GÖZESİ

- CLARK CELL[İng.] / CELLULE DE CLARK[Fr.] / CLARK-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= CLARK PİLİ

- COAT :/yerine CEKET, PALTO

- VÜCUB EHLİYETİ > HAK EHLİYETİ ve/||/<> EDÂ EHLİYETİ ve/||/<> FİİL EHLİYETİ ve/||/<> CEZAİ EHLİYET

- ÇOĞUL = CEMİ = PLURAL[İng., Fr., Alm., İsp.] = PLURALIS[Lat.]

- ÇOĞUL/LUK / ÇOK/LU ile/ve/değil/||/<> ÇEŞİT/Lİ/LİK


- CORE :/yerine ÇEKİRDEK, ANA

- COŞKUNLUK ile CEZBE

- COURAGE :/yerine CESARET

- CÜRET ile/değil/yerine CESÂRET

- CÜRETKAR ile CESARET

- DAĞ KEÇİSİ ile ÇENGEL BOYNUZLU DAĞ KEÇİSİ

- DAİRE ile DAİRE DANSI ile ÇEMBERCİ ile DAİRELER ile TAÇ

- DALGIÇ ile TÜRLÜ ile ÇEŞİTLENDİRİLMİŞ ile OYALAMA ile ÇEŞİTLİLİK

- DALLI KÖK = CEZR-İ MÜTEŞA'İB = RACINE RAMEUSE

- DARE SOOF ile CESARET


- DARE :/yerine CESARET ETMEK

- DARTMAQ[Azr.] = ÇEKMEK, ÇEKİŞTİRMEK[Tr.]

- DAVRANMAK ile ARABULUCU OLARAK HAREKET ETMEK ile DİKKATSİZCE HAREKET ETMEK ile DİKKATLİ DAVRAN ile İHTİYATLI DAVRANMAK ile ÇEKİNGEN DAVRANMAK ile DELİ GİBİ DAVRANMAK ile ALDATICI DAVRANMAK ile DÜRÜST OLMAYAN BİR ŞEKİLDE DAVRANMAK ile APTALCA DAVRANMAK ile NAZİK DAVRAN ile SERT DAVRANMAK ile TEDBİRSİZCE DAVRANMAK ile ALÇAKÇA DAVRANMAK ile BECERİKSİZCE DAVRANMAK ile AHLAKSIZCA DAVRANMAK ile CİMRİ DAVRANMAK ile HAREKETE GEÇMEK ile APTALCA DAVRANMAK

- DAVUL ile CEMBE

( ... İLE Mali'de kullanılan bir davul. )

- DE RHAM COHOMOLOGY ile/||/<> ČECH COHOMOLOGY

( de Rham diferansiyel form, Čech örtü intersection. )
( Formül: Differential forms İLE cover intersections )

- DEBYE-SEARS ULTRASONIC CELL[İng.] / CELLULE ULTRASONIQUE DE DEBYE-SEARS[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SEARS ULTRASONİK GÖZESİ/HÜCRESİ

- DEDİKODU/KOĞUCULUK/FİSKOS/GIYBET ile/ve "ÇEKİŞTİRME"

( NEMÎMESÂZ: Dedikoducu. )

- DEDİKODU ile/ve/<>/= CEHÂLET

- DEGAS ile CEZANNE

- DEĞİŞİK "AÇILARDAN/YÖNLERDEN" değil ÇEŞİTLİ AÇILARDAN/YÖNLERDEN


- DEĞİŞİK/LİK ile/ve/değil/||/<> ÇEŞİTLİ/LİK

- DEMİR ile ÇELİK

( ... İLE Demire, %2 karbon katılarak. / Karbon oranının azaltılmasıyla. )
( HESPAIDOS: Demir tanrısı. )
( LAHOR ÇELİĞİ )

- DERC[Ar.] (ETMEK) ile/ve/||/<> CEM[Ar.] ETMEK

( Hattatların yazdığı meşk tomarı. )
( Nakışlı kâğıda yazılmış yazı. )
( Sokma, arasına sıkıştırma. | Gazeteye yazma. | Toplama, biriktirme. İLE/VE/||/<> Toplamak. | Bir araya getirmek. )

- DER-/DERO- ile/||/<> CERVİC-/CERVİCO- ile/||/<> TRACHEL-/TRACHELO- ile/||/<> OM-/OMO- ile/||/<> PHARYNG- ile/||/<> CLEİD-/CLEİDO-

( Boyun. İLE/||/<> Boyun, boyunla ilgili, bir organın serviksi ile ilgili. İLE/||/<> Boyun ya da boyuna benzer yapı ile ilgili. İLE/||/<> Omuz. İLE/||/<> Boğaz. İLE/||/<> Köprücük kemiği, Klaviküla ile ilgili. )

- DEVİNİM/DİNAMİK ile/ve ÇELİŞKİ

- DEVŞİRME ile/||/<>/> CİVELEK ile/||/<>/> ÇERİ ile/||/<>/> YENİÇERİ/SOLAK ile/||/<>/> CERRAH ile/||/<>/> BAŞESKİ ile/||/<>/> EŞKİNCİ ile/||/<>/> KETHÜDA ile/||/<>/> ODABAŞI ile/||/<>/> TURNACIBAŞI ile/||/<>/> ULÛFECİ ile/||/<>/> ASÂKİR-İ MANSURE

( Asker yetiştirilmek üzere Yeniçeri ocağına alınacak çocukları seçip toplama işi. İLE/||/<>/> Yeniçeri ocağına yeni girmiş delikanlı. İLE/||/<>/> Asker. İLE/||/<>/> Piyade askeri. İLE/||/<> Yeniçeri ordusunda görevli hekim. İLE/||/<> Yeniçeri bölüklerinin en kıdemsiz subayı ve erlerinin en kıdemlisi. İLE/||/<>/> Osmanlı sultanı ya da serdar ile savaşa giden ve ordunun vurucu gücünü oluşturan yeniçeri askerleri. İLE/||/<>/> Yeniçeri Ocağı'nda, Yeniçeri Ağası'ndan sonra gelen en yüksek subay. İLE/||/<>/> Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selâm törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay. İLE/||/<> Yeniçeri Ocağı'nda bir bölüğünün komutanı. Son dönemde mübaşirlik yapanlara verilmiştir. İLE/||/<> Yeniçerilikte bir sınıf süvari askeri. İLE/||/<> İkinci Mahmut döneminde, yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra kurulan yeni ordunun adı. )
( FERİK: Tümgeneral ya da korgeneral.
HASSA ORDUSU: Hükümdarı ve sarayı korumakla görevli askeri sınıf.
KAPIKULU: Ücretli Osmanlı askeri.
KARAKULAK: Emir çavuşu ya da haberci.
LAĞIMCILAR: Kapıkulu Ordusu'nda düşman kalesini yıkmak için tünel kazan askeri birlik.
LEVEND: Deniz askeri.
LİKATOR: Bulgarlar'dan oluşan Voynuk Teşkilatındaki küçük rütbeli subaylar.
LİVA: İki alaydan oluşan askeri birlik. | İlden küçük, ilçeden büyük olan yönetim bölgesi.
MALKOÇ: Akıncılar ocağının komutanı.
PENCİK: Asker yetiştirilmek için, savaş tutsaklarından beşte bir oranında ayrılan acemioğlan adayları.
PEYK: Postacılık, taşımacılık ve korumacılık yapan, törenlerde yer alan asker sınıfı.
REDİF: Son dönem Osmanlı ordusunda askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er.
REİS-ÜL KÜTTAB: XVII. Yüzyıla kadar Osmanlılarda Sultan divanı katiplerinin başı.
RİKABİYE: Sadrazam, vezir gibi devlet adamları tarafından devlet adamlarına verilen ad.
RİYALA: Tümgenerale eşit bir rütbe.
SAKA: Eyalet askerlerine bağlı bir sınıf.
SALMA: Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri.
SARICA: Eyalet valilerinin buyruğundaki başıbozuk asker.
SEKBAN: Eyalet paşaları ve sancak beylerine bağlı olarak görev yapan bir sınıf asker. | Sınır boylarında görev yapan asker sınıfı.
SERASKER: Kara ordusu komutan. | Sadrazamlık görevi ile yükümlü olmayan ve Osmanlı ordusunun komutanlığını yapan vezirin ünvanı.
SİPAHİ: Osmanlılarda tımar sahibi atlı grup.
ÜMERA: Bey, amir, üst düzey subay.
VELEDEŞ: Kapıkulu süvarilerinin oğullarına verilen ad.
VÜZERA: Vezirler.
YASAVUL: İlhanlılarda ordu müfettişine verilen ad. )

- DİDİŞMEK ile/ve CEDELLEŞMEK

- DİDİŞMEK ile/ve ÇEKİŞMEK

- DİK ÜÇGEN ile/ve/||/<>/> CEBİRSEL DÜŞÜNME

- DİLENCİ ile CERRAR

( .. İLE Çekici, sürükleyici. | Zorla para alan. | Savaş araçlarıyla donatılmış, kalabalık ordu. | Dilenci. )

- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL OLMAYAN/LAR]:
BAHÂRİYE
ile/ve/<> CEMREVİYE ile/ve/<> FAHRİYE ile/ve/<> IYDİYE ile/ve/<> MEDHİYE ile/ve/<> MERSİYE ile/ve/<> HİCVİYE ile/ve/<> GAZAVATNÂME ile/ve/<> SAKİNÂME ile/ve/<> HAMAMNÂME ile/ve/<> SAHİLNÂME ile/ve/<> KIYÂFETNÂME ile/ve/<> SURNÂME ile/ve/<> LÛGAZ ile/ve/<> MUAMMÂ ile/ve/<> HEZLİYÂT ile/ve/<> TARİH DÜŞÜRME ile/ve/<> ŞEHR-ENGİZ ile/ve/<> DÂRİYE

( XIII. yy.'dan, XIX. yy.'a kadar, 3182 Dîvân Şairi vardır. )
( Bahar nitelemeleriyle başlanarak birini övmek için yazılan kasîde. | Baharın gelişiyle doğanın uyanışını, değişimini, güzelleşmesini konu edinen kasîdeler. İLE/VE/
Bayramlar, baharlar gibi cemre vesilesiyle, dönemlerindeki önemli kişiler için yazılan şiirler. İLE/VE/
Bir kişinin[devletli, bir başka şair ya da şairin kendinin] övüldüğü şiirler. İLE/VE/
Dönem büyüklerinden birini bayramın gelişi dolayısıyla öven kasîde türü. İLE/VE/
Bir kişiyi [devlet ya da tasavvuf ileri gelenlerini] övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/
Bir ölenin/vefâtın ardından duyulan acıyı anlatmak, öleni övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/
Bir kişiyi, kurumu, toplumsal olayı, geleneği yeren/taşlayan manzum türü. [Siham-ı Kaza - Nef'î] İLE/VE/
Savaşları, kahramanlıkları, zaferleri anlatan manzum ya da mensur yapıtlar. [İlk gazavatnameler XV. yy.'da yazılmaya başlanmıştır] İLE/VE/
İçki ve içki âlemlerinin övülerek anlatıldığı manzum yapıtlar. İLE/VE/
Hamamları, hamam eğlencelerini ve hamamdaki güzelleri betimlemek üzere yazılan manzum yapıtlar. [ilki: Deli Birader - Gazalî] İLE/VE/
İstanbul kıyıları ile buralardaki yerlerinin anlatıldığı şiirlerin genel adı. [Fennî] İLE/VE/
Kişilerin karakterlerini, fiziksel görünümlerini [göz rengi, boy uzunluğu/kısalığı vb.] temel alarak açıklamaya çalışan yapıtlar. İLE/VE/
Sarayın mutlu günlerini [evlenme, doğum şenlikleri vb.] anlatann manzum yapıtlar. İLE/VE/
Hece vezniyle yazılmış manzum bilmece. İLE/VE/
Belirli kurallara göre düzenlenip çözülebilen manzum bilmece. İLE/VE/
Alaylı bir dille yazılmış manzum türü. [zarif bir nükte ya da güzel bir mazmun kadar kaba şakalara, taşlamalara ve sövgülere de yer verilir] İLE/VE/
Önem verilen bir olayın ya da bir yapının kuruluş yılını bildiren bir tümce, bir mısra ya da beyit yazmak. İLE/VE/
[Fars.: "Şehir karıştıran"] Bir kenti, o kentin güzelliklerini, doğal ve sosyal özelliklerini anlatan manzum yapıtlar. İLE/VE/
Yeni yaptırılmış saray, köşk, yalı benzeri binalar için yazılmış kasîdeler. )

- DIVERSE :/yerine ÇEŞİTLİ

- DIVERSITY :/yerine ÇEŞİTLİLİK

- DİVERTİKÜL değil/yerine/= CEPÇİK

- DOĞRUSAL ile ÇEVRİMSEL

- CEVELÂN, CEVLÂN, DEVERÂN[Osm.] / CIRCULATION[İng.] / CIRCULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DOLAŞIM

- DÖNDÜRMEK ile ÇEVİRMEK

- DÖRT İSTEK:
AÇGÖZLÜLÜK
ile/ve/||/<>/> ÇEKİŞME ile/ve/||/<>/> GÖSTERİŞ ile/ve/||/<>/> GÜÇ TUTKUSU

- CEREYÂN-İ İŞBÂ[Osm.] / SATURATION CURRENT[İng.] / COURANT DE SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA AKIMI

- DRAGOMAN[Fr. < DRAGOMAN] değil/yerine/= ÇEVİRMEN


- DÜNYA(") ile/ve/=/||/<>/> ÇEVRE

- DUYMAK ile DİNLEYİCİ ile İŞİTME ile İŞİTME CİHAZI ile KULAKTAN DOLMA ile CENAZE ARABASI

- DÜZ (DOKUNMUŞ) ile/ve SUMAK ile/ve CECİM/CİCİM ile/ve ZİLİ ile/ve HEYBE

( ... İLE/VE ... İLE/VE Nakışlı ve ince. Sivas/Divriği bölgesinde. İLE/VE Ağrı/Patnos, Çanakkale bölgelerinde. İLE/VE Urfa bölgesinde. )

- DÜZELTME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CESÂRET VERME

- ECMA'U[Ar.] ile CEM'[Ar.]

- ECOLOGICAL LIFE TIME değil/yerine/= ÇEVRESEL YAŞAM SÜRESİ

- ECOSPECİES değil/yerine/= ÇEVREBİREYLER

- ECT-/ECTO- ile/||/<> -ECTASİA/-ECTASİS ile/||/<> -ECTOMİZE ile/||/<> -ECTOMY ile/||/<> -CENOSİS ile/||/<> -STEREİSİS ile/||/<> ECTRO-

( Dış, dışta, olmaksızın. İLE/||/<> Dilatasyon, genişleme. İLE/||/<> Eksizyondan uğrama. İLE/||/<> Cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Akıntı, cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Bir bölümün cerrahi olarak çıkarılması, eksiklik. İLE/||/<> Doğuştan, konjenital olarak eksik. )

- EGEMENLİK ile/ve/değil/yerine ÇEKİM/CAZİBE/CEZBE

- EĞİLİM ile/ve/<> ÇEKİLEN


- EHLİYETE, KISMÎ/TAM ENGEL OLABİLECEKLER:
CİNNET
ile/ve/||/<> SAĞIRLIK ile/ve/||/<> UNUTMA(NİSYAN) ile/ve/||/<> UYKU ile/ve/||/<> SARA ile/ve/||/<> HASTALIK(MARAZ) ile/ve/||/<> SAKATLIK(MALÛLİYET) ile/ve/||/<> BUNAMA(ATEH) ile/ve/||/<> CEHİL ile/ve/||/<> SARHOŞLUK(SEKİR) ile/ve/||/<> HAFİFLİK(HEZEL) ile/ve/||/<> İSRAF ile/ve/||/<> ESÂRET ile/ve/||/<> ENGEL(ZECİR) ile/ve/||/<> YOLCULUK(SEYAHAT)

- EKOLOJİ[İng. ECOLOGY] ile/||/<> ARDILLIK[İng. SUCCESSION] ile/||/<> BEİJERİNCK PRENSİBİ[İng. BEIJERINCK PRINCIPLE] ile/||/<> BİEJERNİK PRENSİBİ[İng. BIEJERNIK'S PRINCIPLE] ile/||/<> ÇEVREBİLİM[İng. ECOLOGY]

( Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir. @@ Ortamdan (canlı yaşamayan alan) çevreye (canlıların yaşayabildiği alan) dönüşen bir alandaki bitki örtüsünün, ortamın ekolojik koşullarının değişmesiyle sıralı değişimidir. Süksesyon olarak da isimlendirilir. @@ Mikrobiyolog Martinus Beijerinck tarafından öne sürülen bir prensiptir. Mikrobiyal ekoloji üzerinde çalışan Beiderinck'e göre her şey her yerdedir; çevre seçer. Yani seçilim sadece makro düzeyde değil mikro düzeyde de geçerlidir. @@ Biejernik'in mikrobiyel ekoloji prensibi de denir Her şey her yerdedir, çevre seçer. @@ Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EKOLOJİ/ECOLOGY[İng.] değil/yerine/= ÇEVRE BİLİMİ

- EKOLOJİ/EKOLOG değil/yerine/= ÇEVREBİLİMCİ

- EKOLOJİ ile ÇEVRE

( Canlıların birbiriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Bir canlının yaşadığı ve gereksinim duyduğu tüm çevresel koşulların bütünüdür. )

- EKOLOJİK FAKTÖR değil/yerine/= ÇEVRESEL ETMEN/ETKEN

- EKOLOJİK NİŞ değil/yerine/= ÇEVRESEL ORUN

- EKOLOJİK POTENZ/POTANSİYEL değil/yerine/= ÇEVRESEL KOŞULLUK

- EKOLOJİK TOLERANS değil/yerine/= ÇEVRESEL DAYANCA

- EKOLOJİK VALANS değil/yerine/= ÇEVRESEL DEĞERLİK


- EKOLOJİK değil/yerine/= ÇEVREBİLİMSEL/ÇEVRESEL

- EKOLOJİST değil/yerine/= ÇEVREBİLİCİ

- EKOLOJİZM değil/yerine/= ÇEVREBİLİCİLİK

- EKOSENTRİK değil/yerine/= ÇEVREÖZEKÇİ

- EKOSENTRİZM değil/yerine/= ÇEVREÖZEKÇİLİK

- EKOSİSTEM EKOLOJİSİ/KOMÜNİTE EKOLOJİSİ değil/yerine/= ÇEVREDİZGE ÇEVREBİLİMİ/TOPLULUK ÇEVREBİLİMİ

- EKOSİSTEM değil/yerine/= ÇEVREDİZGE

- EKOTİP/EKOLOJİK IRK değil/yerine/= ÇEVRETÜR/ÇEVRESEL SOY

- EKREM REŞİT REY ve/||/<> CEMAL REŞİT REY

( ["Lüküs Hayat" oyununun]
Yazarı. VE/||/<> Müzik yapımcısı. )

- EKSTRAKSİYON/EXTRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKÇIKAR | ÖZÜTLEME


- EKSTRAKTÖR/EXTRACTOR[İng.] değil/yerine/= ÇEKÇIKARIR

- EL-BURHÂN ile CEDEL ile HATÂBE(T) ile ŞİİR ile MUĞÂLATA/SAFSATA

( İspat. Kesin sonuç olmak amacıyla kesinlik taşıyan öncüllerden oluşturulan kıyas. İLE
Diyalektik. Yaygın olarak bilinen önermelerden oluşan kıyas. İLE
Retorik. Güvene bağlı olarak kabullenilen(makbûlât) önermelerden oluşan kıyas. İLE
Poetik. İnsan ruhunu mutluluğa ya da mutsuzluğa yöneltici etkisi olan önermelerden oluşan kıyas. İLE
Sofistik. Gerçeğe benzer ya da yaygınlık kazanmış yalan ya da kuruntudan oluşan önermelerden oluşan kıyas. )

- CEREYÂN-İ BERKİYE[Osm.] / ELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK AKIMI

- CELLULE ÉLECTROLITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK GÖZE

- EMMEK ile/ve/||/<> ÇEKMEK

- ENCOURAGE :/yerine CESARETLENDİRMEK

- ENGEL ile/ve ÇENGEL

- ENVIRONMENT :/yerine ÇEVRE

- ENVIRONMENTAL[İng.] değil/yerine/= ÇEVRESEL

- ENVIRONMENTAL :/yerine ÇEVRESEL


- ERİK ile/ve/||/<>/> ÜZÜM ile/ve/||/<>/> CEVİZ/KOZ

( [Yenilebilen] Dışı. İLE/VE/||/<>/> Hem dışı, hem de içi. İLE/VE/||/<>/> İçi. )
( Ekşi/tatlı. İLE/VE/||/<>/> Tatlı. İLE/VE/||/<>/> [ince zarı/kabuğu soyulmazsa] hem acı, hem de tatlı | Ne acı[ince zarı/kabuğu soyulursa], ne de tatlı. )
( Şeriat. İLE/VE/||/<>/> Tarikat. İLE/VE/||/<>/> Hakikat. )
( Çıktım erik dalına
Anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıyıp
Der ne yersin kozumu

Yunus Emre )
( Niyâzî Mısrî'nin şerhini (de) okumanızı salık veririz. )

- ESÂRET değil/yerine CESÂRET

( Cesâret yoksa esâret vardır/oluşur. )

- CEREYÂN-İ MÜESSİRE[Osm.] / EFFECTIVE CURRENT[İng.] / COURANT EFFICACE[Fr.] / EFFEKTIVER STROM/STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN AKIM

- EV:
HAZIRYAPIM(PREFABRİK)
ile ÇELİK

- EVRENİN DIŞI" ile/<> "CENNET/CEHENNEM"

( İkisine de gidebilen ve dönebilen yoktur. )

- EVRİLME ile/ve/değil ÇEVRİLME

- EVRİM ile/ve/değil/||/<>/> ÇEŞİTLENDİRICİ/LIK

- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ile/ve/||/<> ÇEKİŞENLERİN EYTİŞİMİ(AMPHETESIS[Yun.])

- EZÂ ile/ve/||/<> CEZÂ

- F CENTERS[İng.] / CENTRES-F[Fr.] ile/değil/yerine/= F MERKEZLERİ


- FAHRENHEIT ile/ve/<> CELSIUS

( 1708 ile 1742 )

- FARE ile ÇEKİRGE FARESİ

- FARK:
CEM ÖNCESİ
ile/ve/değil/yerine CEM ile/ve/değil/yerine CEM SONRASI

( Şirk. İLE/VE Zındıklık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tevhid. )

- FARK ile ÇELİŞKİ

- FARK ile/ve/<>/= CEM

- FARK ile/ve/<> CEM/TEVHİD

( Süreli. İLE/VE Süresiz. )
( Denize girip çıkar gibi sürekli denizde kal(a)madan kıyıda/farkta yaşarsın. [Yüzmeyi de bilmek gerek.] )

- FARKLI FARKLI ile ÇEŞİT ÇEŞİT

- FARK/LI/LIK ile/ve/||/<> ÇEŞİT/Lİ/LİK

- FAURE CELL[İng.] / CELLULE DE FAURE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAURE PİLİ

- FAZLA ile/ve ÇEŞİTLİ


- Fİ'E[Ar.] ile CEMÂ'AT[Ar.]

- FİİL BİNASI LÂHİKALARI | ÇATI EKLERİ ile/||/<> ÇEKİM EKİ | AD ÇEKİMİ, EYLEM ÇEKİMİ

( Eylem kök veya gövdelerinden, dönüşlü, edilgen, işteş, ettirgen çatılar meydana getirmeye yarayan ekler: -(i) n- (sev-in-) ; -(i) l- (sev-il-) ; -(i) ş- (sev-iş-) ; -(i) t- (kapa-t-) ; -(i, e) r- (geç-ir-, gid-er-) , -dir- (sev-dir-) , -dirt- (sev-dir-t-, yap-tır-t-) vb. @@ Fiil kök veya gövdelerinden dönüşlülük (reflexive, mütavaat), edilgenlik (passiv, mechul), ettirgenlik (faktitiv, ta’diye) ve işteşlik (reziprok, müşareket) gibi farklı görünüşlere sahip fiil çatıları yapmaya yarayan ekler: -(I)n/-(U)n- (giy-in-, tara-n-, tut-un-); -(I)l-/-(U)l- (at-ıl-, sev-il-, gör-ül-); -(I)t- -(U)t- (acı-t-, oku-t-, yürü-t-), -(I)r-/-(U)r- (aş-ır-, geç-ir-, duy-ur-); -DIr-/ -DUr- (al-dır-, gez-dir-, bul-dur-, sök-tür-) -(I)ş-/-(U)ş- (kes-iş-, bil-iş-, koş-uş-) vb. )

- FİKİR YÜRÜTMEK ile/ve ÇERÇEVE OLUŞTURMAK

- CEVHER[Osm.] / ORE DRESSING[İng.] / MINERAUX, MINERAI, PRÉPARATION MÉCANIQUE DES MINERAIS[Fr.] / ERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLİZ, CEVHER ÖN HAZIRLAMA İŞLEMİ

- FİLM/FİLİM değil/yerine/= ÇEL, YARGAK,(ZAR GİBİ İNCE) | ÇELKİ (ÜZERİNE GÖRÜNTÜ ÇEKİLMİŞ ÇEL)

- FİRÂK <>/> VİSÂL
ve/||/<>
BELÂ <>/> ÂHİR
ve/||/<>
CEFÂ <>/> VEFÂ
ve/||/<>
GAM <>/> PÂYÂN

- FIRSAT ile/ve/<> CESÂRET

- BAKLAVA:
FISTIKLI
yerine CEVİZLİ yerine FINDIKLI

- FİTNE ile/ve CEHALET

- FLOW CYTOMETRY ile/||/<> CELL SORTİNG

( Flow cytometry hücre analiz tekniğiyken İLE cell sorting hücre ayırma tekniğidir )
( Formül: FACS )

- PHOTOCELL[İng.] / CELLULE PHOTOÉLECTRIQUE[Fr.] / FOTOSEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOGÖZE, FOTOSEL

- FOTOSENTEZDE ETMENLER:
BİTKİSEL
ile/ve/||/<> ÇEVRESEL

( )
( )

- PHOTOVOLTAIC CELL[İng.] / CELLULE PHOTOVOLTAÏQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOVOLTAİK PİL

- FRAME :/yerine ÇERÇEVE

- FRAME[İng.] değil/yerine/= ÇERÇEVE, KARE KARE

- FRENSİZ ile/||/<> ÇEYREK FREN ile/||/<> YARIM FREN ile/||/<> TAM FREN(STALL)

- FUNDAMENTAL İLE HOMOLOGY İLE COHOMOLOGY ile/||/<> CEBİRSEL TOPOLOJİ

( Topolojik invaryantlar. )
( Formül: χ = Σ(-1)^i b_i )

- FUNERAL :/yerine CENAZE

- FÜNİKÜLER[Fr. < FUNICULAIRE] değil/yerine/= ÇEKMELİ VAGON

- GAGA ile ÇENEK

( ... İLE Kuş gagasının alt ve üst bölümlerinin her biri. )

- CEREYÂN-İ GALVÂNÎ[Osm.] / GALVANIC CURRENT[İng.] / COURANT GALVANIQUE[Fr.] / GALVANISCHER STROM, GALVANISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= GALVANİK AKIM

- GANG :/yerine ÇETE

- GANJ ile ÇETE ile BİR ARAYA GELMEK ile ÇETE ile GANGSTER ile İSKELE

- GARANTİ" ile/ve/değil/||/<>/< "CEPTE"

- CELLULE AU GAZ[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZLI GÖZE/HÜCRE

- GELİŞİMDE:
ZORUNLULUK
ile/ve/||/<> CESÂRET

- GENEL ile/ve/yerine/değil ÇEŞİTLİ

- GENTLEMAN :/yerine CENTİLMEN

- GERMEN ile GERMEN[Lat.] ile CERMEN

( Kale, kermen, kirman. İLE Canlılarda, gametlere dayanan ve gametlerle taşınan üreme öğelerinin tümü. İLE Eskiden, bugünkü Almanya'yı, Bohemya ve Polonya'nın batı bölümünü kapsayan Cermanya'da oturan halk ya da bu halktan olan kişi. )

- GEVEZE ile ÇENESİ DÜŞÜK


- GEVHER[Fars. > GÜHER] ile/=/> CEVHER

( Elmas, cevher, mücevher. | İnci. | Değerli taş. | Bir şeyin aslı, esası. )

- GEZEGEN ile CERES GEZEGENİ(EN BÜYÜK GEZEGEN)

- GÖRMEZDEN GELMEK ile CEHALET ile CAHİL ile CAHİL İNSANLAR ile CAHİLCE ile CAHİLLER ile GÖRMEZDEN GELİNDİ

- CELL[İng.] / CELLULE[Fr.] / ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖZE/HÜCRE

- CELLULE DE VOLTAGA[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZE VOLTAJI

- GÖZE/HÜCRE[Ar.]/CELLULE[İng./Fr.] ile/ve/||/<>/> DOKU

( Canlının en küçük yapı birimi. İLE/VE/||/<>/> Benzer gözelerin bir araya gelmesiyle oluşan yapı birimi. )

- GÖZELER = HÜCERÂT = CELLULES

- GÖZÜ KARA/LIK ile/değil/yerine CESÂRET

- GÖZÜ PEK ile CESURCA ile CESARET

- GREEN FONKSİYONU ile/||/<> ÇEKİRDEK FONKSİYON

( Green diferansiyel denklem çözücü, çekirdek integral operatör. )
( Formül: G(x ilex") delta kaynak )

- GROUP İLE RİNG İLE FİELD İLE MODULE ile/||/<> CEBİRSEL YAPILAR

( Soyut cebir temel yapıları. )
( Formül: (G İLE *) grup aksiyomları )

- GRUP İLE HALKA İLE CAD ile/||/<> CEBİRSEL YAPILAR

( Grup tek işlemli, halka iki işlemli, cad ise iki işlemli bölmeli yapıdır. )
( Formül: a*(b*c) = (a*b)*c )

- GUATR[Fr.] = CEDRE[Ar.]/GUŞA[Arnavutça]

( Boyundaki kalkanbezinin, aşırı büyümesiyle beliren sayrılık. )

- GÜDÜ ile CEZBE

( İtim. İLE Çekim. | Tarikat ehlinin kendinden geçme durumu. )

- GULAM ile/||/<> ALABEYİ ile/||/<> CANBAZ ile/||/<> MİRAHUR ile/||/<> ÇARKA ile/||/<> BELDAR ile/||/<> BOSTANCI ile/||/<> AKINCI ile/||/<> CEBELİ ile/||/<> DALKILIÇ ile/||/<> DELİ ile/||/<> FARİSAN

( Asker. İLE/||/<> Bir bölgede tüm tımarlı sipahilerin en büyük amiri. İLE/||/<> Atlı fedai asker. İLE/||/<> Has ahırın en büyük yöneticisi. İLE/||/<> Osmanlılar'da öncü görevi. İLE/||/<> Dağ geçitlerini aşan, temizleyen ve koruyan, buradan geçenlerin güvenliğini sağlayan görevliler. İLE/||/<> Sarayın ve kentin güvenliğinden sorumlu askerler. İLE/||/<> Osmanlı'nın askerî örgütlenmesinde, sınır bölgelerinde, düşman ülkelerine akınlar, baskınlar tertipleyerek yıpratma harekâtında bulunan hafif süvari birlikleri. İLE/||/<> Tımar sahiplerinin savaşa hazır olarak beslemek zorunda olduğu asker. İLE/||/<> Gönüllü olarak tehlikeli işlerde kullanılan asker. İLE/||/<> Vezir ve Beylerbeyine bağlı olarak görev yapan hafif süvari örgütünün askeri. İLE/||/<> Eyâletlerde, hudutlardaki muhafız askerler. )

- SOLAR CELL[İng.] / CELLULE SOLEIL[Fr.] ile/değil/yerine/= GÜNEŞ PİLİ

- GÜZELLİK ile/ve/değil/||/<>/< ÇEŞİTLİLİK

- HAKİKAT = GERÇEKLİK ve/+ ÇEŞİTLİLLİK(OLGUSALLIKLAR)

( TRUTH = REALITY and/+ VARIETY )

- HALVET ile/ve/değil/> CELVET

- HAMSİ ile ÇERUKA

( Hamsigillerden, Akdeniz, Karadeniz ve Batı Avrupa kıyılarında yaşayan, 10-12 cm. boyunda, ince uzun bir balık. İLE/VE Göl hamsisi. )

- HANÇER ile CENBİYE/CEMBİYE

( ... İLE Yemenli'lerin, genç yaşlarından ölünceye kadar bellerinde taşıdıkları bir hançer. )

- TİMSAH:
HANTAL
ile/ve/değil/>< ÇEVİK

( Karada. İLE/VE/DEĞİL/>< Suda. )

- [ne yazık ki]
HASAN FEHMİ
ile/ve/||/<> ABDİ İPEKÇİ ile/ve/||/<> ÇETİN EMEÇ ile/ve/||/<> UĞUR MUMCU ile/ve/||/<> ÖTEKİLER

( 06 Nisan 1909 tarihinde, Serbesti gazetesinin yazarı Hasan Fehmi, Galata Köprüsü'nde öldürülür... Hasan Fehmi, düşüncelerinden dolayı katledilen ilk gazetecidir. Bu nedenle, 06 Nisan, "Öldürülen Gazeteciler Günü" olarak anılır... )