- ACENTELİK ile/||/<> ARACILIK ile/||/<> TEMSİLCİLİK
( Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu. )
- AÇIK ARTIRMA ile/||/<> AÇIK BİLET ile/||/<> AÇIK BONO ile/||/<> AÇIK CİRO ile/||/<> AÇIK ÇEK ile/||/<> AÇIK DENİZ ile/||/<> AÇIK DEVRE ile/||/<> AÇIK DURUŞMA ile/||/<> AÇIK EKSİLTME ile/||/<> AÇIK HECE ile/||/<> AÇIK HESAP ile/||/<> AÇIK İMZA ile/||/<> AÇIK İŞLETME ile/||/<> AÇIK KREDİ ile/||/<> AÇIK LİMAN ile/||/<> AÇIK MAAŞI ile/||/<> AÇIK MEKTUP ile/||/<> AÇIK ORDUGÂH ile/||/<> AÇIK OTURUM ile/||/<> AÇIK OY ile/||/<> AÇIK ÖĞRETİM ile/||/<> AÇIK ÖNERME ile/||/<> AÇIK PAZAR ile/||/<> AÇIK POLİÇE ile/||/<> AÇIK REJİM ile/||/<> AÇIK SARI ile/||/<> AÇIK SAYIM ile/||/<> AÇIK ŞEHİR ile/||/<> AÇIK TAŞIT ile/||/<> AÇIK TEŞEKKÜR ile/||/<> AÇIK TOHUMLULAR ile/||/<> AÇIK TRİBÜN ile/||/<> AÇIK YARA ile/||/<> AÇIK YEŞİL ile/||/<> AÇIK ZAMAN ile/||/<> AÇIK AĞIL ile/||/<> AÇIK DURUM ile/||/<> AÇIK GÖRÜŞ ile/||/<> AÇIK BÜFE ile/||/<> AÇIK RAF ile/||/<> AÇIK ALAN ile/||/<> AÇIK PİYASA ile/||/<> AÇIK LİSE ile/||/<> AÇIK GİYİMLİ ile/||/<> AÇIK GİYİM ile/||/<> AÇIK TOPLUM ile/||/<> AÇIK ARA ile/||/<> AÇIK YOL ile/||/<> AÇIK ALIN ile/||/<> AÇIK ALINLA ile/||/<> AÇIK MUTFAK ile/||/<> AÇIK OTOPARK ile/||/<> AÇIK ERİŞİM
( Bir malın satışında alıcılar arasında fiyat artırma yarışına dayanan satış biçimi; artırma, müzayede. @@ Tarihi kararlaştırılmamış yolculuklarda kullanılmak üzere belirli bir dönem için geçerli olan bilet. @@ Para hanesi boş bırakılarak imza edilen bono; açık senet. @@ Senet ya da çekin arkasının kime ödeneceği belirtilmeden imzalanmasıyla yapılan ciro. @@ Üzerine para miktarı yazılmamış çek. Her konuda verilen destek ya da yetki; açık kart. @@ Denizin, kara sularının dışında kalan bölümü. Denizin kıyıdan çok uzaklarda bulunan geniş bölümü; engin (I), alarga. @@ Bir yalıtkanla üzerinden elektrik akımının sürekli olarak geçmesinin engellendiği devre. @@ Herkesin dinleyebileceği duruşma; açık celse. @@ Yaptırılacak bir işin, satın alınacak bir malın ucuza sağlanması için işi yapacak ya da malı satacak kişiler arasında fiyat düşürme yarışına dayanan işlem. @@ Ünlü ile biten ya da tek ünlüden oluşan hece; açık seslem. @@ Peşin para ya da bono vermeden yapılan alışveriş. @@ Üzeri boş bırakılan bir kâğıdın altına, dolduracak olana güvenilerek atılan imza. @@ Maden yatağını örten verimsiz topraklar kaldırıldıktan sonra açık havada kurulan işletme. @@ Bankaların güvendikleri müşterilere rehin, ipotek ya da kefil istemeksizin verdikleri borç para. @@ Gemilerin idari açıdan kolayca girip çıktıkları liman. Hava şartlarından kolayca etkilenen liman. @@ Görevinden alınan birine yasaca tanınan belirli bir süre içinde ödenen aylık. @@ Yazıldığı kimseye gönderilmeyip basın yoluyla açıklanan mektup. @@ Kırda kurulan ordugâh. @@ Seçilmiş bir konuşmacı grubu tarafından güncel, siyasal, sosyal ve bilimsel konuların ya da sorunların herkesin izleyebileceği bir biçimde açık olarak tartışıldığı toplantı; panel. Halka ve basına açık olarak yapılan meclis oturumu; açık celse. @@ Verenin adını gösteren ve konuşulan sorun üzerindeki düşüncesini belirli edecek biçimde verilen oy. @@ Dersleri radyo, televizyon vb. araçlarla yayımlanan ya da kitapları posta ile ilgililere ulaştırılan öğretim biçimi. @@ İçinde değişken bulunan ve bu değişkenin alacağı değerle doğruluğu ya da yanlışlığı kesinleşen önerme. @@ Her devletin malını serbestçe satabileceği, gümrük işlemleri yapılmayan şehir ya da ülke. @@ Eksik bilgileri sonradan tamamlanmak üzere düzenlenen poliçe. @@ Parlamenter rejim. @@ Sarının bir ya da birkaç ton açığı. Bu renkte olan. @@ Bir seçim sonunda verilen oyların açık olarak sayılması; aleni tadat. @@ Düşman saldırısına karşı savunma önlemleri alınmamış, içinde herhangi bir askerî hedef bulunmayan ve bu durumu önceden ilan edilmiş olan şehir. @@ Üstü örtülmemiş araba, otomobil vb. @@ Herhangi birine ya da kamuoyuna basın yoluyla edilen teşekkür. @@ Tohumları kozalak pulları üzerinde açık olarak bulunan çiçekli bitkilerin ayrıldığı iki büyük daldan biri; çıplak tohumlular. @@ Açık havadaki spor karşılaşmalarında seyircilerin oturduğu ve üstü kapalı olmayan bölüm. @@ Vücut dokusunda dış ya da iç yırtılmayı içeren, deri ya da mukozaların bütünlüğü bozulmuş yara. @@ Yeşilin bir ya da birkaç ton açığı. Bu renkte olan. @@ Tutkalın yüzeye sürülmesi ile malzemelerin sıkıştırılması arasında geçen süre. @@ Koyunların ve keçilerin barındırıldıkları üstü açık, etrafı taş duvar ya da çitlerle çevrili basit barınak. @@ Güreşte vücudun dizler bükülü, ayaklar açık, dirsekler gövdeye yakın, kollar yarı gergin olarak aldığı durum. @@ Cezaevlerinde yatanlarla yakınlarının belirli günlerde, aralarında herhangi bir fiziksel engel olmaksızın yaptıkları görüşme biçimi. @@ Yiyecek ve içeceklerin serbestçe seçilip alındığı servis düzeni. Bu düzende yapılan. @@ Kütüphanelerde ve mağazalarda kitapların ve malların kolaylıkla seçilebilmesini sağlamak üzere yapılmış sergen. @@ Şehrin gürültüsünden uzak, insanların dinlenebilecekleri çeşitli bitkilerle kaplı yer. Geniş, kapalı olmayan yer. @@ Fiyatların tamamen arz ve talebe göre belirlendiği piyasa. @@ Liselerde uygulanan açık öğretim biçimi. @@ Kolları, göğsü ya da sırtı açıkta bırakan elbise giymiş olan (kadın); dekolte. @@ Kadın giyiminin kolları, göğsü ya da sırtı açıkta bırakan biçimi; dekolte. @@ Dış dünya ile her türlü ilişki içinde olan insan topluluğu. @@ Aradaki farkı çok açarak. @@ Liman giriş ve çıkışlarında teknelerin kullanabilecekleri, sancak ve iskele şamandıralarıyla işaretlenmiş serbest yol ya da kanal. @@ Normalden daha geniş olan alın. Hiçbir kanunsuz ve ahlak dışı tutumu olmama durumu. @@ Hiçbir kanunsuz ve ahlak dışı tutumu olmadan, yaptıklarının doğruluğundan emin olarak. @@ Duvara sabitlenmiş tezgâh ve dolaplarının yanı sıra ortada, bir bölümü masa olarak da kullanılabilen, alt kısmında dolap ve çekmece bulunan, dört tarafı açık, adaya benzer tezgâhın bulunduğu, salon ya da oturma odasıyla iç içe olan mutfak; ada mutfak, Amerikan mutfak. @@ Etrafı çevrili, üstü açık araç park yeri. @@ Genel ağda yer alan kitap, dergi, tez vb. kaynaklara herhangi bir izin almadan ve ücret ödemeden ulaşma durumu. )
- ADÂLET ile/ve/||/<> MERHAMET ile/ve/||/<> TİCARET
- ALICI BULMAK ile/||/<> ALICI ÇIKMAK ile/||/<> ALICI GÖZÜYLE BAKMAK ile/||/<> ALICI KILIĞINA GİRMEK ile/||/<> ALICI KUŞUN ÖMRÜ AZ OLUR ile/||/<> ALICI ÖDEMELİ
( Müşteri bulmak. @@ Müşteri olmak. istemek, talip olmak. @@ İnceden inceye gözden geçirmek. @@ Müşteri gibi davranmak. @@ "Başkalarına saldırmayı alışkanlık edinen kimsenin düşmanı çok olur, bu düşmanlar onun canına kıyarlar" anlamında kullanılan bir söz. @@ Taşıma ücreti alıcı tarafından ödenen (gönderi). )
- ALIŞ FİYATI ile/||/<> MALİYET FİYATI ile/||/<> LANSMAN FİYATI
( Bir mal için alım karşılığı ödenen para. @@ Bir malın çeşitli üretim ve dağıtım dönemlerinde, o döneme kadar yapılan harcamaların bütünü; doğal fiyat, normal fiyat. @@ Yeni bir ürünün tanıtım amaçlı indirimli fiyatı. )
- ALIŞVERİŞ/TİCARET ile/ve DEĞİŞTOKUŞ/TAKAS/TRAMPA[İt.]
( ABRA: Değiştokuşta üste verilen. )
( MÜTÂCERE: Birbiriyle ticaret yapma. )